Issuu on Google+

Esnaf ve Turizmcilerden Baþkan Ayanoðlu’na ziyaret

M

ardin’de ki turizmciler ile birinci cadde esnafý, Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu’na destek ziyareti yaptý. Gerçekleþtirile n ziyaretin ardýndan esnaf ve turizmciler tarafýndan, geçtiðimiz günlerde küçük bir grubun gerçekleþtirdiði çirkin gösteriyi kýnayan bir bildiri okundu. Sayfa 2’de

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

27 Nisan 2013 Cumartesi

Yýl: 9 Sayý 2632 Fiyatý :25 Kr

Midyat'ta Suriyeli Süryani mülteciler için çadýr kent kuruluyor Ali Edis

M

idyat ilçesinde, Suriye'den gelecek mülteciler için bir buçuk ay gibi kýsa sürede 10 bin kiþinin barýnacaðý çadýrkent kurulacaðý bildirildi. Çadýr kentin 4 bin kiþilik bölümünün Süryani kökenlik Suriyeli vatandaþlara ayrýlacaðý da öðrenildi. Midyat'ta çadýr kent için Afet ve Acil Durum Komisyonu kuruldu. Komisyon, kamp çalýþmalarýný yakýndan takip ve organize edecek. Kaymakam Oðuzhan Bingöl, Midyat halkýnýn bu insanlara misafir gözüyle bakmasý gerektiðini belirterek, "Baþlarýna yaðan bombalar bizim üzerimize de yaðabilirdi. Kendimizi onlarýn yerine

koyup öyle davranmamýz gerekiyor.” dedi. Çadýr kentte yapýlan çalýþmalar hakkýnda bilgi veren Afet ve Acil Durum Komisyon üyesi Abdulhakim Erin ise “ Zemin düzeltme, alt yapý, üst yapý, çamaþýrhane, bulaþýkhane gibi hizmetlerin verilmesi için gerekli çalýþmalarý buradan yürütüyoruz. Gece gündüz demeden çalýþmalar sürüyor. 1 buçuk ay gibi sürede çadýr kent faaliyete geçecek.” þeklinde konmuþtu.

ASDER heyeti STK temsilcileri ile barýþ sürecini görüþtü 2 bin adet captagon hap yakalandý

K

ýzýltepe ilçesinde Suriye uyruklu iki kiþi üzerinde 2 bin adet captagon hap ele geçirildi. Mardin Emniyet Müdürlüðü'nden yapýlan açýklamada; Kýzýltepe ilçesi Dedeman kavþaðýnda þüpheli hareketler sergileyen Suriye uyruklu Ý.H.M.(37) ve M.Ý.B.(14) isimli iki þahýs güvenlik güçleri tarafýndan durduruldu. Þahýslarýn üzerinde yapýlan aramada bellerine sarýlý vaziyette 2 bin adet uyarýcý captagon hap ele geçirildi. Olayda iki Suriyeli gözaltýna alýndý. Gözaltýna alýnan Suriye uyruklu Ý.H.M çýkarýldýðý mahkeme tarafýndan tutuklanarak cezaevine konuldu. Ayrýca Mardin Savur ilçesine baðlý Üçkavak köyünde S.T isimli þahsýn evinde yapýlan aramada ise, 300 gram esrar maddesi, 20 gram kubar esrar maddesi, 5 bin 487 hint kenevir bitkisi ele geçirildi. Olayla ilgisi bulunan 4 kiþi gözaltýna alýndý. Bunlardan 3’ü tutuklandýðý ifade edildi. (CÝHAN)

Trafik kazalarýnda üç ayda 479 kiþi hayatýný kaybetti

Adaleti Savunanlar Derneði (ASDER) Genel Baþkan Yardýmcýsý Abdullah Kaplan, terör örgütü PKK'nýn yurt dýþýna çekilme kararý aldýðýný belirterek, "8 Mayýs'ta çekilme baþlýyor ve bu bir ön þarta baðlý deðil... Sedat Aslanaçier

A

daleti Savunanlar Derneði (ASDER) Genel Baþkan Yardýmcýsý Abdullah Kaplan, terör örgütü PKK'nýn yurt dýþýna çekilme kararý aldýðýný belirterek, "8 Mayýs'ta çekilme baþlýyor ve bu bir ön þarta baðlý deðil. Memleketimin daðlarýna ve gönüllere bahar gelmiþ, gördüðümüz odur." dedi. Mardin'de sivil toplum kuruluþu temsilcileriyle bir araya gelen Genel Baþkan Yardýmcýsý Abdullah Kaplan, akil insanlar listesinden baðýmsýz olarak çözüm sürecine destek vermek için kendi inisiyatifleriyle bölgeyi ziyaret ettiklerini söyledi. Çözüm sürecine 'barýþ süreci' demenin daha doðru olacaðýný ifade eden Kaplan, herkesin gücü nispetince buna olumlu katký vermesi gerekir. Zaten olumsuz katký verenler bizi kan, gözyaþý ve

cenazelerle buluþturdu. Bu yaklaþýmýn deðiþmesi gerekiyor. Biz de eski askerler olarak 'nasýl bir katký saðlayabiliriz' diye böyle bir pencereden baktýk ve bölgeye geldik. Sürecin olumlu ve çok iyi bir mutabakatla yürütüldüðünü görüyoruz.” Her ne kadar bazý kesimler olayý sulandýrmaya çalýþsa da, sürecin çok hassas ve çok özel olduðunu ifade eden Kaplan, "Ben sürecin doðru yürüdüðünü düþünüyorum. Geçmiþte yaþadýðýmýz yol kazalarýnýn bir daha yaþanmamasý için bazý hassasiyetleri korumak gerekiyor. Yani askerin burada olumsuz bir rol oynayacaðý kanaatinde deðilim. 8 Mayýs'ta çekilme baþlýyor ve bu bir ön þarta baðlý çekilme deðil. Memleketimin daðlarýna ve gönüllere bahar gelmiþ, gördüðümüz o. Ýnþallah bu kalýcý olur ve yazý yaþarýz. Doðu ve

Yardýmcýsý Mustafa Hacýmustafaoðullarý da yanlýþlýða karþý her zaman mücadelelerinin süreceðini, sorunlarýn çözümü için var güçleri ile çalýþtýklarýný dile getirdi.

Nusaybin'de 2 el bombasý ve 1 uzun namlulu silah yakalandý

Mardin’de Felsefe Kongresi yapýldý N

T

ürkiye, aldýðý tedbirlere raðmen trafik terörüne engel olamýyor. 2013 yýlýnýn ilk üç ayýnda meydana gelen 73 bin 951 trafik kazasýnda 479 kiþi hayatýný kaybetti. Çeþitli sebeplerden dolayý 42 bin 488 sürücünün ise ehliyetine el konuldu. Mahkemeye sevk edilen sürücü sayýsý 59 bin 67 iken, trafikten men edilen araç sayýsý da 177 bin 39 oldu. Sayfa 3’te

Güneydoðu Anadolu bölgesinde sürece yoðun desteðin olmasýnýn doðal karþýlamak gerektiðini, en büyük acýnýn bölgede yaþandý.” dedi ASDER Genel Baþkan

M

ardin Artuklu Üniversitesi 13. Felsefe kongresine ev sahipliði yaptý. 25 üniversiteden yaklaþýk 2500 öðrencinin katýlýmýyla MAÜ’de

gerçekleþen kongreye Mardin Yalýmköy Belde Belediye Baþkaný Abdulkerim Adam MAÜ Rektör yardýmcýsý Kadri Yýldýrým katýldý. Sayfa 2’de

usaybin ilçesinde bir eve yapýlan operasyonda 2 adet el bombasý, 1 kalaþnikof marka uzun namlulu tüfek ve 89 mermi ele geçirildi. Mardin Ýl Emniyet Müdürlüðü'nden yapýlan yazýlý açýklamada, Nusaybin ilçesinde alýnan ihbar üzerine terörle mücadele ve özel harekat polisleri tarafýndan Nusaybin ilçesi Fýrat Mahallesi'nde sabaha karþý operasyon düzenlendi. Evde ve araçta yapýlan aramada 1 adet kaleþnikof marka uzun namlulu tüfek, 2 adet þarjör içerisinde toplam 58 fiþek,

kaleþnikof tüfeðe ait 31 adet fiþek ve 2 adet el bombasý ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltýna alýnan kiþi tutuklanarak cezaevine konuldu. (CÝHAN)


27 Nisan 2013 Cumartesi

2

Esnaf ve Turizmcilerden Baþkan Ayanoðlu’na ziyaret Ýsmail Erkar

M

ardin’de ki turizmciler ile birinci cadde esnafý, Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu’na destek ziyareti yaptý. Gerçekleþtirilen ziyaretin ardýndan esnaf ve turizmciler tarafýndan, geçtiðimiz günlerde küçük bir grubun gerçekleþtirdiði çirkin gösteriyi kýnayan bir bildiri okundu. Gösteriyi yapanlarýn, Mardinli esnafla ilgileri olmadýðýnýn kullandýklarý yöntemden zaten ortaya çýktýðýnýn ifade edildiði bildiride; “Mardinli olan herkesin malumu olduðu üzere, Mardin esnafý tarihi boyunca, talep, istek ve þikayetlerini; vandal ,çirkin ve Mardin halkýnýn huzurunu bozan yöntemlerle dile getirmez. Esnafýmýz her zaman demokratik hakkýný, kendine yakýþan yöntemlerle yapmýþtýr. Bu küçük provakatif grubun Mardin'le, Mardinli esnafla ilgileri olmadýðý kullandýklarý yöntemden zaten ortaya çýkmaktadýr.”denildi. Mardin’e yapýlan dev yatýrýmlarý ve bunlarýn getirisini görmekten aciz birkaç kiþilik grubun Mardin halkýnýn huzurunu bozarak, gösteriyi bazý siyasi emellerine alet ettiklerinin belirtildiði bildiride þu ifadelere yer verildi; “Eðer bugün Mardin'i yýlda 1 milyon turist ziyaret ediyor, onlarca otel açýlýyorsa,yeni sektörler hizmete girip istihdam artýyor ve Mardinli gençlerimiz iþ buluyorsa, esnafýmýz Mardin'e gelen yüzbinlerce turiste mal satabiliyor,ardý ardýna fabrikalar açýlýyorsa, hava alanýmýz, havalimanýna dönüþüyorsa, tüm bunlar; belediyenin ve valiliðin uygulamaya koyduðu dev projeler sayesinde olmaktadýr. Tarihi Dönüþüm Projesi, Sit Alaný Altyapý Projesi,Üretilen Yeþil alanlar, parklar ve diðer tüm tesisler Mardin'i gerçek anlamda bir þehir görünümüne kavuþtururken, þehrin katma deðerini de yükseltmektedir. Kepenk kapatmalar, gösterileri, molotoflar, saldýrýlar ve nümayiþler yüzünden çevremizdeki il ve ilçelerde; ticari, kültürel ve ekonomik hayat felç olurken, Mardin Dünyanýn parlayan yýldýzý olarak, UNESCO 'ya girmeye

Mardin’de Felsefe Kongresi yapýldý M. Sait Çakar

aday en güçlü þehir konumuna yükselmiþtir. Altyapý ve üstyapýsý tamamlanmýþ, ulaþým imkanlarý artmýþ, çevresindeki il ve ilçelerin aksine huzuru yakalamýþ bir Mardin hem yatýrýmcýlarýn hem yerli ve yabancý turistlerin ilgisini daha çok çekecektir.Bu sayede esnafýmýz daha da zenginleþirken, gençlerimiz de iþ için þehir dýþýna göç etmek zorunda kalmayacaktýr.” Birinci cadde esnafý ve turizmcilerin yayýnladýklarý bildiride devamla; “ Geçtiðimiz günlerde esnaflýkla herhangi bir ilgileri olmayan, kime hizmet ettikleri Mardin halký tarafýndan çok iyi bilinen küçük bir grup ,Cumhuriyet Meydaný'nda Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu ve Mardin Valisi Turhan Ayvaz aleyhinde Mardin ruhuna yabancý, çirkin bir gösteri yapmýþtýr.Bu küçük ve provakatif grubun kime hizmet ettiði ve ne adýna bu gösteriyi düzenledikleri tüm Mardin halký tarafýndan çok iyi bilinmektedir. Ýhalesi, yapýmý ve kontrolü Mardin Valiliði tarafýndan sürdürülen

Birinci Cadde'de ki yol yapým çalýþmalarýný bahane eden bu küçük grup gösteri düzenlemiþtir. Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, Ýlgisi olmadýðý halde Mardin halkýnýn temsilcisi sýfatýyla kendine yakýþan þekilde ve büyük bir cesaret örneði göstererek bu küçük grubun taleplerini dinlemek üzere yanlarýna gitmiþtir.Mardin halkýnýn kadim terbiyesi, köklü geleneði ve þehirli kültürüyle uzaktan yakýndan ilgisi olmayan ve daha sonra esnaf olmadýðý da anlaþýlan bu güruh, sorunlarýný dinlemek üzere yanlarýna gelen belediye baþkaný ve vali aleyhinde çirkin tezahüratlarda bulunmuþtur. Tüm bu dev yatýrýmlarý ve bunlarýn getirisini görmekten aciz birkaç kiþilik grubun Mardin halkýnýn huzurunu bozan ve bazý siyasi emellerine alet ettikleri; çirkin, kaba ve art niyetli gösterilerini þiddetle kýnýyor ve Mardin'in her alanda makus talihini deðiþtiren çalýþmalarý büyük bir cesaret ve fedakarlýkla yürüten Mardin Belediye Baþkanýmýz sayýn Mehmet Beþir Ayanoðlu'nun her zaman yanýnda olduðumuzu ve bu çalýþmalarýný desteklediðimizi kamuoyuna saygýyla arz ederiz.”denildi.

Yalýmköy belde belediyesi tarafýndan Aynur Doðan konseri düzenlendi

Y

alým Belediye Baþkaný Yalýmköy belde belediyesi tarafýndan Mardin Atatürk Kültür Merkezinde Aynur Doðan konseri düzenlendi. Konsere yaklaþýk 2500 Kiþi katýldý. Aynur doðanýn seslendirdiði þarkýlara eþlik eden vatandaþlar yaklaþýk 2 saat süren konserde vatandaþlar coþkulu dakikalar yaþadý. Konser sonunda Yalýmköy Belde Belediye Baþkaný Abdulkerim Adam, sanatçý Aynur Doðan’a çiçek verdi daha sonra abdulkerim adam yaptýðý açýklamada þunlarý söyledi “Bu tarz etkinliklerin

þehrimizde devam etmesi için kültür adýna, sanat adýna her türlü desteði vermeye devam edeceðiz gördüðünüz gibi vatandaþlarýmýz coþkulu bir þekilde konseri dinledi. Eðlendi bu etkinlikleri daha çok artýrmak gerekiyor bu yüzden biz yalým belediyesi olarak halkýmýza bu tür etkinlikleri yapmak için elimizden geleni yapýyoruz ve yapmaya devam edeceðiz” dedi. Vatandaþlardan Ahmet Sekman “bu tarz konserler þehrimizde verilmesi bizler adýna sevindirici umarým yalým belediyesini diðer belediyeler örnek alýr

yalým belediyesine katkýlarýnýdan teþekkür ediyorum” dedi.

M

ardin Artuklu Üniversitesi 13. Felsefe kongresine ev sahipliði yaptý. 25 üniversiteden yaklaþýk 2500 öðrencinin katýlýmýyla MAÜ’de gerçekleþen kongreye Mardin Yalýmköy Belde Belediye Baþkaný Abdulkerim Adam MAÜ Rektör yardýmcýsý Kadri Yýldýrým katýldý. MAÜ Rektör yardýmcýsý Yaþayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yýldýrým herkesin ifadesini özgürce yapmasý gerektiðini ifade etti. Ülkemizde de özgürce ifade olduðunu söyleyen yýldýrým, “herkesin kendisini ifade bilen ki Kurani bir tabirle bütün diller Allah’ýn ayetleridir. Her insan Allah’ýn bu ayetlerinde dilediði dille duygularýný düþüncelerini ifade etme özgürlüðüne ve hakkýna hukukuna sahiptir. Medeni Dünyanýn birçok yerinde olduðu gibi ülkemizde de bu noktaya gelindiði için bizi çok çok mutlu ve bahtiyar ediyor” dedi. 13 felsefe kongresi düzenleyen MAÜ öðrencisi Celal Çakmak yaptýðý açýlýþ konuþmasýnda, “Felsefe varlýða hayata, insana, doðaya; teke ve tüme farklý bakabilmektir bütünü görebilmektir. Farklýlýklarý sezebilmektir. Olaðan olanýn perdesini yýrtabilmek sorgulayabilmektir. Soru sorabilmek, cevaplarýn peþine düþmektir Doðru ve eleþtirel düþünebilmektir. Birey olarak ‘’Kendin olabilmek ‘’, toplumsal sorumluklarýn farkýnda olmaktýr. Bilinci

Ceylan aydýn isimli vatandaþ ise “Yalým belediye baþkaný sayýn Abdulkerim Adam beyefendiye teþekkür ediyoruz çok güzel bir organizasyon ile bizi sevindirdi Tarsus ilçesinde Allah ondanersin'in razý olsun umarým bu eðitim faaliyetlerini belediyeyi diðer belediyeler örnek alýr” sürdüren Özel Bahar dedi. Koleji Mardin’e kardeþlik köprüsü kurdu. Bahar Koleji öðrencilerinin biriktirdiði harçlýklar, sýnýf annelerinin yapmýþ olduðu kermesler ve Tarsuslu hayýrseverlerin yapmýþ olduðu yardýmlar yerini buldu. Bahar Koleji öðretmen, veli ve öðrencilerinden oluþan heyet, kardeþ okul öðrencileri için hazýrlanan hediye paketleri ile Mardin Anafartalar Ýlköðretim Okuluna gitti. Hazýrlanan hediye beraberlik ve kardeþliðinin hiç paketleri kardeþ okul öðrencilerine kimse tarafýndan bozulamayacaðý verildi. Ardýndan da Mardin dile getirildi. Bahar Koleji Müdür merkeze baðlý Sancarlý Köyü Yardýmcýsý Tahir Yayar, “Mardinli Ýlkokuluna geçen Bahar Koleji kardeþlerimizin bu misafirperver ekibi, yanlarýnda getirdikleri ve sýcak kanlý yaklaþýmý hediyeleri kardeþ öðrencilere öðrencilerimizi, sýnýf annelerimizi takdim etti. ve bizleri derinden etkiledi. Ziyaret esnasýnda duygulu Kardeþliðimizin niþanesi olarak anlar yaþanýrken, köy muhtarýnýn Tarsus insanýnýn katkýlarý ile evinde verilen öðle yemeði hazýrladýðýmýz hediye paketlerini esnasýnda ülkenin birlik, kardeþ okul öðrencilerimize

evrensele taþýyabilmektir. Goethe’n in deðindiði gibi felsefe üç bin yýlýn-bizcehesabýný verebilmenin düþünsel çabasýdýr. Karl Jaspers (Yasber) ‘’Felsefe yolda olmaktýr’’ Der Biz Bu yolun belki henüz baþýndayýz ama sorumluklarýmýzýn bilincindeyiz. Ýddialarýmýz ve söyleyeceklerimiz Mardin Artuklu Felsefe Bölümü öðrencileri olarakHocalarýmýzýn öncülüðünde Bu topraklara, Mezopotamya’da yeþeren, Ýslam, Medeniyetiyle Güçlenen ve Batýnýn Kendisini Keþfetmesini saðlayan kadim bilgeliði yeniden keþfetmek; dünü buluþturarak yarýnlarý inþa etmek ve bin yýlarýn düþünsel hesabýný vermektir amacýmýz Kongrenin güzel geçmesini temeni ederiz” þeklinde konuþtu. 13. Felsefe kongresi Ana Sponsoru Yalýmköy Belde Belediye Baþkaný Abdulkerim Adam yaptýðý Açýklamada þunlarý söyledi. “Baþka illerden gelen tüm siz deðerli öðrenci arkadaþlarýmýz hepiniz tarihi þehir Mardin’e hoþ geldin þeref verdiniz 3 gün boyunca felsefe ile ilgili güzel bir toplantý gerçekleþtireceksiniz her zaman üniversite gençliðini desteklemeye hazýrým bu teþekkür belgesi Mardin için bir onurdur bu belgeyi tüm Mardinli hemþerilerimin adýna alýyorum tekrar tüm ögrencileremize baþarýlar diliyor hepinizi saygý ile selamlýyorum” dedi . Farklý illerden gelen öðrenciler ise mardin’in çok güzel olduðunu ve bu kongrenin Mardin’e faydalý olmasýný dilediklerini ifade ettiler.

Tarsus'tan Mardin'de kardeþlik köprüsü kuruldu

M

verdik. Gerçekten tam bir kardeþlik havasý yaþandý. Önümüzdeki günlerde de bu kardeþlerimizi Tarsus’ta aðýrlayacaðýz. Bizi bu güzel faaliyetimizde yalnýz býrakmayan Tarsus halkýna, sýnýf annelerimize ve misafirperverliðin sýnýrlarýný zorlayan Mardinlilere bütün kalbimizle teþekkür ediyoruz.” þeklinde konuþtu. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

27 Nisan 2013 Cumartesi

3

"Uluslararasý toplum Suriye konusunda Türkiye’yi yalnýz býraktý"

Trafik kazalarýnda üç ayda 479 kiþi hayatýný kaybetti G T

ürkiye, aldýðý tedbirlere raðmen trafik terörüne engel olamýyor. 2013 yýlýnýn ilk üç ayýnda meydana gelen 73 bin 951 trafik kazasýnda 479 kiþi hayatýný kaybetti. Çeþitli sebeplerden dolayý 42 bin 488 sürücünün ise ehliyetine el konuldu. Mahkemeye sevk edilen sürücü sayýsý 59 bin 67 iken, trafikten men edilen araç sayýsý da 177 bin 39 oldu. Emniyet Genel Müdürlüðü Trafik Eðitim ve Araþtýrma Dairesi Baþkanlýðý verilerine göre 2013 yýlýnýn ilk üç aylýk döneminde 390'ý ölümlü olmak üzere toplam 73 bin 951 trafik kazasý yaþandý. Kazalarda 479 kiþi hayatýný kaybederken;

43 bin 9 kiþi de yaralandý veya sakat kaldý. Ayný dönemde maddi hasarlý kaza sayýsý ise 47 bin 371. Kazalar, oluþ þekillerine göre 'yandan çarpma, yayaya çarpma, arkadan çarpma, devrilme-savrulma-takla ve yoldan çýkma' þeklinde gerçekleþti. Kusur unsurlarý bakýmýndan ise sürücüler birinci sýrada yer alýyor. Sürücüleri yayalar, araçlar, yollar ve yolcular izliyor. Trafik kazalarýna sebep olan sürücülerin kusurlarý da sýrasýyla þöyle: "Araç hýzýný yol, hava ve trafiðin gerektirdiði þartlara uydurmamak. Kavþak, geçiþ önceliðine uymamak. Arkadan çarpmak. Doðrultu deðiþtirme (dönüþ) kurallarýna uymamak.

Manevralarý düzenleyen genel þartlara uymamak. Kurallara uygun olarak park etmiþ araçlara çarpmak. Aþýrý hýzla araç kullanmak. Trafik güvenliði ile ilgili diðer kurallara uymamak. Kýrmýzý ýþýk veya görevlinin dur iþaretine uymamak. 'Taþýt giremez' trafik iþareti bulunan yerlere girmek. Alkollü olarak araç kullanmak." 42 bin sürücü ehliyetini kaybetti Trafik kazalarýna dah çok otomobiller, kamyonet, motosiklet, minibüs, otobüs, kamyonlar karýþtý. Ýstatistik verilere göre, yayalara ve yolculara Ocak-Þubat-Mart döneminde 3 bin 965'i ihbarlý olmak üzere 4 bin 3, sürücülere 1 milyon 232 bin 825'i ihbarlý olmak üzere 1 milyon 240 bin 187, araç plakasýna 1 milyon 593 bin 620 ihbarlý trafik cezasý uygulandý. Toplam trafik ceza sayýsý 2 milyon 837 bin 810 iken; üç aylýk döneminde 406 milyon 430 bin 941 TL para cezasý uygulandý. Ýlk üç aylýk dönemde alkollü araç kullandýklarý gerekçesiyle 35 bin 579 sürücünün, 100 ceza puanýný dolduran 5 bin 711 sürücünün; 5 kez hýz limitini aþan 53 sürücünün, saðlýk þartlarý deðiþen 708 sürücünün; K.T.K. 41/E gereði hüküm giyen 4 sürücünün, mahkeme kararýyla 433 sürücünün ehliyetine el konuldu. Mahkemeye sevk edilen sürücü sayýsý 59 bin 67 iken, trafikten men edilen araç sayýsý da 177 bin 39 oldu. Jandarma bölgesinde ise ayný dönemde 6 bin 434 trafik kazasý yaþandý. Kazalarda 186 kiþi ölürken, 7 bin 267 kiþi de yaralandý. Kazalarýn birinci sebebini yine sürücüler oluþturuyor. (CÝHAN)

Doðu’ya ilave 6 puanlýk prim indirimi geliyor H

ükümetin uzun süredir üzerinde çalýþtýðý yeni istihdam teþviklerine iliþkin düzenleme

netleþti.

Baþbakanlýk Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüðü tarafýndan Baþbakan Tayyip Erdoðan’ýn imzasýyla Meclis’e sunulan yasa teklifinde prim teþvikine iliþkin önemli maddeler yer aldý. Torba yasa olarak sunulan ve pek çok deðiþiklik getiren tasarýya göre, geri kalmýþ illerde on ve üzeri sigortalý çalýþtýran iþyerlerinde 6 puanlýk ilave prim indirimi uygulanacak. Yeni prim teþviki Hazine tarafýndan ödenen mevcut prim teþviklerine ilave olarak uygulanacak. Bakanlar Kurulu, prim teþvikinin uygulanacaðý illeri belirlerken sosyoekonomik geliþmiþlik seviyesini dikkate alacak. Prim teþvikinin süresi de bu geliþmiþlik durumuna göre belirlenecek. Düzenleme ile bölgesel istihdam teþviki uygulamasý hayata geçirilecek. Yasa tasarýsý ile ekonomik olarak geri kalmýþ illerde ilave 6 puanlýk prim teþviki uygulanabilecek. Çözüm süreciyle baðlantýlý olarak iþsizliðin yüksek olduðu Güneydoðu’daki þehirlerde bu teþvik uygulamaya sokulacak. Böylece çalýþanlarýn sigorta primlerinin bir bölümü

Hazine tarafýndan karþýlanarak iþverenlerin daha fazla istihdam saðlamasý teþvik edilecek. Çalýþanlarýn sigorta primlerinin 6 puanýnýn iþveren tarafýndan karþýlanmasýyla iþçi çalýþtýrmak daha ucuza mümkün olacak. 6 puanlýk prim teþviki, mevcut teþviklere ilave olarak geleceði için belirlenen illerde sigorta primlerinin önemli bir bölümü devlet tarafýndan üstlenilmiþ olacak. Tasarýyla yurtdýþýna giden iþçiler için de 5 puanlýk prim teþviki geliyor. Ýþverenler, yurtdýþýna götürdükleri her iþçi için iþveren sigorta priminin 5 puanlýk kýsmýný Hazine’den alabilecek. Bu prim teþvikinden faydalanabilmek için iþverenlerin prim, idari para cezasý ve bunlara iliþkin gecikme cezasý bulunmamasý gerekiyor. Torba yasada sosyal güvenliðe iliþkin de pek çok madde yer aldý. 18 yaþýna kadar olanlarýn þartsýz genel saðlýk sigortalýsý sayýlmasý hükme baðlanýyor. Böylece bu alanda yaþanan kafa karýþýklýklarý giderilmiþ olacak. Türkiye’de öðrenim gören yabancý uyruklu öðrenciler de ilk kayýt tarihinden itibaren üç ay içerisinde talepte bulunmalarý halinde genel saðlýk sigortasý kapsamýna alýnacak.

Düzenlemeyle Tanýk Koruma Kanunu kapsamýnda haklarýnda koruma tedbirleri uygulanan kiþilerle, aile içi þiddet yasasý kapsamýnda koruma altýnda olanlar gelir tespiti yaptýrmadan genel saðlýk sigortalýsý sayýlacak. Türkiye’de 1 yýldan fazla ikamet izniyle yaþayan yabancý uyruklular ise zorunlu genel saðlýk sigortalýsý kapsamýndan çýkarýlýyor. Bunlarýn genel saðlýk sigortalýlýðý isteðe baðlý olacak. Özel hastaneler ile vakýf üniversitesi hastanelerinde hastadan alýnan fark ücretleri artýrýlýyor. Tahsil edilecek ilave ücret tavaný bir katýndan iki katýna çýkarýlacak. Tasarýyla üniversite hastanelerinde hocalarýn ek ücret alabilmesinin de önü açýlýyor. Üniversite hastanelerinde doktorlar, mesai saati dýþýnda baktýklarý hastalardan ilave ücret alabilecekler. Bu ilave ücretler, her muayene için asgari ücreti geçemeyecek.(CÝHAN)

azeteciler ve Yazarlar Vakfý (GYV) Kadýn Platformu tarafýndan düzenlenen 'Güncel Geliþmeler Iþýðýnda Türkiye'nin MülteciSýðýnmacý Politikasý’ baþlýklý çalýþtayýn sonuç bildirgesi yayýmlandý. Uluslararasý alanda yük paylaþýmý konusunda Türkiye’nin yaptýðý muhtelif çaðrýlara uluslararasý toplumun yeterli derecede duyarlýlýk göstermediði ve Türkiye’nin Suriye kriziyle adeta baþbaþa býrakýldýðý vurgulanan bildirgede, "Dýþiþleri Bakanlýðý, AFAD, TBMM Ýnsan Haklarý Kurulu katýlýmcýlarý, Suriye’den gelen göç hareketi ve muhtemel dalgalara karþý hazýrlýklý olduklarýný vurgulamýþlardýr. Sivil toplum kuruluþlarýnca kamplardaki þeffaflýðýn arttýrýlmasý yönünde talepler dile getirilmiþtir." denildi. Ulusal ve uluslararasý düzeyde pek çok toplantýya ev sahipliði yapan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfý (GYV) Kadýn Platformu, ‘Güncel Geliþmeler Iþýðýnda Türkiye'nin Mülteci-Sýðýnmacý Politikasý’ baþlýklý bir çalýþtay düzenledi. Rixos Otel’de düzenlenen çalýþtayda özellikle Suriye’de yaþanan olaylardan sonra Türkiye’ye gelen Suriyelilerle birlikte daha çok gündeme taþýnan mültecisýðýnmacý meselesinin, devlet ve sivil toplum nezdinde mevcut durum analizi yapýlýp sorunlar tespit edilerek çözüme yönelik adýmlar tartýþýldý. Birleþmiþ Milletler'in (BM) Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nde (ECOSOC) Genel Danýþmanlýk Statüsünde olan GYV’nin düzenlediði ve BM Mülteci Yüksek Komiserliði Türkiye Temsilcisi Carol Batchelor’ýn da konuþma yaptýðý çalýþtaya, ulusal ve uluslararasý düzeyde pek çok STK temsilcisi, bürokrat, gazeteci, akademisyen ve yabancý misyon temsilcileri müzakereci veya konuþmacý olarak katýldý. Açýlýþ konuþmasýný GYV Baþkaný Mustafa Yeþil’in yaptýðý çalýþtayda 3 oturumda 13 sunum yapýldý. Çalýþtayýn sonunda 12 maddelik bir sonuç bildirgesi yayýmlandý. Türkiye göç veren bir ülke iken bilahare transit ülke ve ardýndan da hedef ülke haline geldiði belirtilen sonuç bildirgesinde, Türkiye’nin göç yapýsýnýn karmaþýk olmasý sebebiyle Türkiye’de bulunan yabancýlarý çeþitli gruplara ayýrmak gerektiði belirtildi. Bu gruplar içerisinde düzenli göçmenler, düzensiz göçmenler ve uluslarasý korumaya ihtiyacý

BDP, PKK'nýn çekilme sürecini halka anlatacak

B

arýþ ve Demokrasi Partisi (BDP), terör örgütü PKK'nýn sýnýr dýþýna çekilecek olmasý sebebiyle her bölgede 5 kiþiden oluþan komisyonlar kuracak. 45 ilde, 74 bölgede köy köy, mahalle mahalle toplantýlar düzenlenerek süreç anlatýlacak. BDP'den yapýlan açýklamada, MYK toplantýsýnda demokratik kurtuluþ ve özgür yaþamý inþa hamlesini halkla paylaþmak amacýyla yeni bir örgütlenme hamlesi baþlatma kararý alýndýðý bildirildi. Bu karar gereði süreci örgütleyecek, halký saðlýklý ve yeterli derecede bilgilendirecek, halkýn etkin katýlýmýný saðlayacak mekanizmalarýn oluþturulmasýnýn planlandýðý ifade edildi. Bu kapsamda yaygýn ve kesintisiz halk

toplantýlarý düzenlenecek. Açýklamada, "Toplantýlarýn odaðýnda, baþlatýlan bu büyük özgürlük hamlesini halkla paylaþmak ile, halkýn sürece büyük bir dikkat ve coþkuyla katýlmasýný saðlamak yer almaktadýr. Bu kapsamda her bölgede 5 kiþiden oluþan komisyonlar kurularak 45 ilde, 74 bölgede köy köy, mahalle mahalle toplantýlar düzenlenecektir. Toplantýlara milletvekillerimiz, MYK ve PM üyelerimiz, il ve ilçe eþbaþkanlarýmýz ile il yöneticilerimiz, meclis üyelerimiz, sivil toplum örgütleri temsilcileri de katýlacaktýr. Söz konusu demokratik kurtuluþ ve özgür yaþamý inþa hamlesi toplantýlarýnýn 10 Mayýs 2013 tarihine kadar bitirilmesi hedeflenmektedir." denildi.(CÝHAN)

olanlarý birbirinden ayýrmak gerektiði vurgulanan bildirge de, bunlarýn sahip olacaðý haklarýn yaný sýra Türkiye’nin de yükümlülüklerinin belirlenmesi açýsýndan önem taþýdýðý hatýrlatýldý. Sonuç bildirgesinde þu açýklamalara yer verildi: -Göç ve ilticayý yürüten birim, il emniyet müdürlüklerine baðlý yabancýlar þubeleri olmakla beraber 6458 sayýlý kanunun yürürlüðe girmesiyle beraber sivil ve daha profesyonel br grubun bu iþi yürüteceði; ve YUK ile kabul edilen Göç Ýdaresi Genel Müdürlüðü merkez, taþra ve yurtdýþý teþkilatýndaki sivil personel ile göç ve ilticanýn yönetilmesinin insan haklarý açýsýndan daha duyarlý bir yaklaþým olduðu ifade edilmiþ. -Yabancýlar ve Uluslararasý Koruma Kanunu’nun AÝHM kararlarý, AB müktesebatý çerçevesinde hazýrlanmýþ olmasý uluslararasý kuruluþlar, insan haklarý örgütleri, sivil toplum kuruluþlarý, ve hükümetler arasý örgütler tarafýndan memnuniyetle karþýlanmýþ. -Türkiye’de geçici koruma altýnda bulunan Suriyelilere gerek kamplarda, gerekse kamp dýþýnda sunulan hizmetler ve yapýlan muameleler konusunda uluslararasý örgütlerin ve sivil toplum kuruluþlarýnýn temsilcileri de dahil olmak üzere memnuniyetlerini ifade etmiþlerdir. Özellikle de 1951 yýlýndan beri sýðýnma alanýnda dünya genelinde faaliyetler yürüten BMMYK’ýn kamplarla ilgili memnuniyetini dile getirmesi ve Suriyelilere Türkiye yeterli derece koruma saðladýðý için bu alaný kapsam dýþýnda tutmasý da anlamlý. -11 Nisan 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayýnlanan 6458 sayýlý Yabancýlar ve Uluslararasý Koruma Kanunu sivil toplum kuruluþlarý, uluslararasý kuruluþlar, akademisyenler, kamu kurumlarý katýlýmýyla hazýrlanan, hazýrlýk süreci þeffaf bir þekilde yürütülen, AIHM kararlarý, AB göç ve iltica müktesebatý dikkate alýnarak hazýrlanan bir yasa olarak bu alanda çalýþan her kesimce olumlu karþýlanmýþ. -Uluslararasý alanda yük paylaþýmý konusunda Türkiye’nin yaptýðý muhtelif çaðrýlara uluslararasý toplum yeterli derecede duyarlýlýk göstermemiþ ve Türkiye, Suriye kriziyle adeta baþbaþa býrakýlmýþ. -Dýþiþleri Bakanlýðý, AFAD, TBMM Ýnsan Haklarý Kurulu katýlýmcýlarý, Suriye’den gelen göç hareketi ve muhtemel dalgalara karþý hazýrlýklý olduklarýný vurgulamýþ. -Sivil toplum kuruluþlarýnca kamplardaki þeffaflýðýn arttýrýlmasý yönünde talepler dile getirilmiþ. -Yabancýlar ve Uluslararasý Koruma Kanunu bütün kesimlerce olumlu karþýlanmaktadýr. Katýlýmcý bir anlayýþla hazýrlandýðý kabul edilmekle beraber, ayný bakýþ açýsýnýn kanunun uygulanmasý sýrasýnda da gösterilmesine ve insan haklarý odaklý olan niteliðinin gözden kaçýrýlmamasýna dikkat çekilmiþ. -Göç ve iltica alanýnda Türkiye’de bazý üniversitelerde merkezler olmakla beraber, akademik çalýþmalarýn ve bilimsel araþtýrma projelerinin artýrýlmasýna ihtiyaç duyulmakta. -Göç ve iltica alanýnda medyanýn dili ve rolü, toplumsal algý ve hassasiyetler noktasýnda önem taþýmakta. (CÝHAN)


27 Nisan 2013 Cumartesi

4

Kýþanak: Geri görüþü olmayan yolda Ýbrahim Güçlü: Ufukta PKK’nýn silah býrakmasý yürümek istiyoruz

B

DP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak, KCK sözde Yürütme Konseyi Baþkaný Murat Karayýlan’ýn Kandil’de yaptýðý açýklamalarý önemsediklerini vurguladý. Çözüm Süreci'nde rahat bir döneme girildiðinin altýný çizen Kýþanak, "Geri görüþü olmadan barýþa, demokratikleþmeye ve özgülüklere doðru giden yolda yürümek istiyoruz." dedi. PKK’lýlarýn sýnýr dýþýna çekilmesine karþýlýk korucularýn da silahsýzlandýrýlmasýný istedi. Murat Karayýlan’ýn Kandil’de yaptýðý açýklamalarý düzenlediði basýn toplantýsýnda deðerlendiren Kýþanak, önemli açýklamalarda bulundu. Türkiye’nin 1999’da geri çekilme sürecini yaþadýðýný ancak gerekli þartlarýn yerine getirilmediði için 2013 yýlýnda geri çekilme sürecinin yeniden yaþandýðýný söyleyen Kýþanak, þu anda Kürt sorununun barýþçýl yöntemlerle çözülmeye çalýþýldýðýný dile getirdi. Kandil’de yapýlan açýklamanýn ardýndan daha rahat bir döneme girildiðini iþaret eden Kýþanak, süreç açýsýndan önemli bir adýmýn atýlmýþ olduðunu vurguladý. PKK’nýn silahlý unsurlarýnýn 8 Mayýs’tan itibaren Türkiye sýnýrlarý dýþýna hareket etmeye baþlayacaðýný hatýrlatan Kýþanak, "Bu Türkiye kamuoyunda demokratik siyaseti güçlendirmek için bir fýrsat olarak deðerlendirilmeli. Demokrasi, reform, anayasa tartýþmalarýný çok daha güçlü yürütmemiz ve bu konuda somutlar adýmlar atma cesaretini göstermemiz gereken bir sürece giriyoruz. Dünkü açýklamayý tarihi buluyoruz, önemli buluyoruz." ifadelerine yer verdi. Kandil’de açýklamayla çözüm sürecinde kritik bir aþamaya gelindiðini kaydeden Kýþanak, "Bu kritik eþik aþýlmýþ oldu. Bu konuda önemli bir karar verildi. Kamuoyuyla paylaþýldý. Bu geri çekilme sürecini sorunsuz sýkýntýsýz herhangi bir operasyon, çatýþma, can kaybý yaþanmadan tamamlanmasýný arzu ediyoruz. Bizde BDP olarak bu konuda azami gayret göstereceðiz." Dedi. "BDP ve DTK baþkanlarý olarak çözüm sürecini halka anlatacaðýz" BDP EÞ Genel Baþkaný Kýþanak, çözüm sürecini halka daha iyi anlatmak için oluþturduklarý 5’er kiþilik komite ve BDP-DTK Eþ Baþkanlarý olarak bölgede toplantýlar düzenleyeceklerini açýkladý. Bölge gezisinin 3-17 Mayýs tarihleri arasýný kapsadýðýný belirten Kýþanak, konuþmasýný þöyle sürdürdü: "Öncelikli olarak biz örgütlü bulunduðumuz bütün illerde partimizin genel yöneticilerinin ve DTK, STK, kadýn ve gençlik temsilcilerinin yer alacaðý 5’er kiþilik komiteler oluþturduk. Ayrýca 74 bölgede çalýþma birimleri kurduk. Partimizin örgütlü olduðu bütün il ve ilçelerde bütün mahallelerde, köylerde halk toplantýlarý yaparak bu süreci halkýmýzla birlikte

K

paylaþmak ve halký sürece müdahil eden bir yaklaþým içinde olacaðýz. Biz BDP ve DTK Eþ Baþkanlarý 4 ayrý koldan bölge gezisi baþlatýyoruz 317 Mayýs tarihler arasýnda bir bölge gezisi yapacaðýz. Bölgedeki illerin tamamýný kapsayan bir program olacak bu. Bu program kapsamýnda da örgütlü olduðumuz bölge ilerinin tamamýný ve büyük içleri ziyaret edeceðiz. Hem halkla buluþacaðýz hem de o kentteki STK örütleri, meslek örgütleri, kanaat önderleriyle toplantýlar yaparak onlarýn da sürece aktif olarak katýlmalarý konusunda bir çaba içinde olacaðýz." "Dönüþü olmayan bir yola girmek istiyoruz" Çözüm sürecinde dönüþü olmayan bir yola girmeyi istediklerini önemle vurgulayan Kýþanak, “Geri görüþü olmadan barýþa demokratikleþmeye ve özgülüklere doðru giden yol yürümek istiyoruz” ifadesine yer verdi. Kent merkezlerinin silahlý ve zýrhlý araçlardan arýndýrýlmasýný isteyen Kýþnak, "Bizim bu süreçten baðýmsýz olarak sürekli söylediðimiz hükümetten de istediðimiz sivil yerleþim alanlarýn bu kadar aþýrý silahlý zýrhlý araçlarla donatýlmýþ olmasý baþlý baþýna problemdir. Bu sivil yerleþim yerlerinde insanlarý biraz korkutma sindirme, yýldýrma maksadýyla yýðýlmýþ güvenlik kuvvetlerinin yýðýnaklarýnýn biraz kendi karargahlarýna çekilmesi gerekiyor. Sivil alan mý askeri alan mý yoksa bir güvenlik bölgesi mi ayýrt edilemeyecek düzeye gelmiþ ilçeler var. Bu uygulamalarýn da artýk son bulmasý gerekiyor." þeklinde konuþtu. "Korucular da silahsýzlandýrýlsýn" Koruculuðun büyük bir problem olduðunu, yapýlmasý gerekenin ellerinden silahlarýn alýnmasý gerektiðini ifade eden Kýþanak, "PKK’nýn silahlý kuvvetlerini Türkiye sýnýr dýþýna çekmesini herkes çok önemsedi

bunun üzerinde çok duruldu, çok söz söylendi ancak þu anda sivil olan fakat elinde silah olan kiþiler. Bu büyük bir problemdir. Onlar gündelik hayatýn içinde korucular. Köydeler, kasabadalar halkýn içindeler çocuklarýn yanýndalar elerinde silahlarý bombalarýyla teçhizatlarýyla sivil hayatýn içinde konumlandýrýlmýþ. Öncelikli olarak yapýlmasý gereken bu kiþilerden sivil normal hayata uyum saðlayabilecek silahlardan arýndýrmasýný saðlayacak bir program yapmaktýr." diye konuþtu. "Bölünme korkusu boþuna" ‘Türkiye’nin bütün farklýlýklarý bir zenginlik olarak kabul edilmeli ve bu yasal hukuksal bir zemine kavuþmalý.’diyen Kýþanak, Türkiye’deki bölünme korkusunun da doðru bir þekilde ele alýnmasý gerektiðini ifade ederek, "Aslýnda bu oluþturulmuþ bir korku bunu çok açýk söylüyorum Türkiye’deki bölünme korkusu oluþturulmuþ bir korku. Yüksek siyasetin, devletin kendi politiklarý doðrultusunda kamuoyuna sürekli ajite etmesi, sürekli böyle bir korku varmýþ gibi bir yaklaþým içinde olmasý ve ‘Kürt yoktur’ demesi. Var olanlarý ‘varým’ diyenlere karþý þiddetle üzerine gitmesi bu korkuyu büyütmüþtür. Devletin, hükümetin tutumu deðiþirse toplum birbirine daha aracýsýz tanýþýrsa bu bölünme korkusunun aþýlacaðýný düþünüyorum." dedi. PKK’nýn belirttiði üç aþamanýn doðru þekilde yürütülmesi durumunda her þeyin kolay bir þekilde halledileceðini savunan Kýþanak, "Çünkü alsýnda en nihayetinde bizim Kürt sorunu dediðimiz þey aslýnda bir hak ve özgürlükler sorunudur. Temel hak ve özgürlüklerin önünden engeller kalkarsa, reformlar gerçekleþtirilirse, Türkiye demokratik adýmlarla güçlü ilerlerse ben diðer sorunlarýn daha rahat çözüleceðini düþünüyorum." þeklinde konuþtu. (CÝHAN)

Silvanlý miniklerden Kutlu Doðum programý

D

iyarbakýr’ýn Silvan ilçesinde eðitim faaliyetlerini sürdüren Özel Ýhsan Arslan Koleji öðrencileri Kutlu Doðum etkinlikleri kapsamýnda bir program yaptý. Okulun anasýnýfý öðrencilerinin hazýrladýðý "Yetim kýz" gösterisinde izleyenler gözyaþlarýna hâkim olamadý. Hz. Muhammed'in (sav) doðumu esnasýnda yýldýzlardaki hareketliliði anlatan skeç ise ayakta alkýþlandý. Programa Silvan Kaymakamý Yunus Sezer’in yaný sýra çok sayýda öðrenci ve veli katýldý. Okulun 300 kiþilik konferans salonunu dolduran veliler,

anasýnýfýndan 8. sýnýfa kadar çeþitli sýnýflardaki öðrenciler etkinliklerle

Hz. Muhammed'in (sav) Kutlu Doðumu'nu andý. Silvan Kaymakamý Yunus Sezer, programý çok baþarýlý bulduðunu belirterek, “Öðrencileri bu þekilde hazýrlayan öðretmen ve idarecileri tebrik ederim." dedi. Okul Müdürü Cem Bektaþ ise "Alemlere rahmet olarak gönderilen Kutlu Nebi'nin böyle minik aðýzlar ve tertemiz yürekler tarafýndan anýlmasý bizleri duygulandýrdý. Verdiðimiz eðitimin meyvelerini bu þekilde gördüðümüz için Allah'a þükrediyoruz. Vesile olan öðretmen ve öðrencileri tebrik ediyor, teþriflerinden ötürü sayýn Kaymakamýmýza ve velilerimize teþekkür ediyorum." diye konuþtu. (CÝHAN)

çok uzak ihtimal

ürt siyasetçi Ýbrahim Güçlü, Murat Karayýlan’ýn açýklamalarýndan PKK’nýn silah býrakmayacaðýnýn anlaþýldýðýný söyledi. Karayýlan’ýn açýklamalarýyla yeni bir sürecin baþladýðýný iþaret eden Güçlü, “Üstelik Mustafa Karasu’nun Selahattin Demirtaþ’ýn, Murat Karayýlan’ýn açýklamalarý yan yana getirildiðinde gelecekte de PKK’nýn silah býrakmasýnýn çok uzak bir ihtimal olduðuyla ilgili bir sonuca varabiliyoruz.” dedi. Güçlü, terör örgütü PKK’nýn bugün Kandil’de geri çekilmeyle ilgili yaptýðý açýklamayý deðerlendirdi. Güçlü, PKK’nýn Kandil’deki liderlerinden Murat Karayýlan’ýn daha önce açýklamalar yapan hükümetin ve Abdullah Öcalan’ýn açýklamalarýný dýþlayan bir tarzda konuþtuðunu vurguladý. Hükümetin ‘PKK kesinlikle silah býrakacak’ tarzýnda söylemleri olduðunu hatýrlatan Güçlü, “Öcalan’da 21 Mart'ta yaptýðý açýklamada PKK’nýn silahlý mücadelesini son vermesi gerektiðini söylemiþti. Dolayýsýyla ‘demokratik siyaset dönemi baþlamýþtýr’ diyordu. Bu demokratik siyaset döneminde PKK kendisini yeniden yapýlandýracak tabiî ki talepleriyle ilgili de yeni demokratik siyasete uygun sonuçlar olacaktý. Hükümetinde söylediði de oydu. Hükümet diyordu ki ‘PKK’lýlar silahsýz bir þekilde Kandil'e çekilecekler silahlarýný da burada býrakacaklar. Ondan sonra da Kandil'de doðrudan bir silahlanma süreci baþlayacaktýr. Böylece bizim düþündüðümüz çözüm sürecinin baþlangýcý olacaktýr.’ diyordu. Kandil'e bakýldýðý zaman bu açýklamalarýn dýþýnda bir ilkesel olarak PKK silahlý mücadeleyi býrakmayacaðýný açýklamýþ oldu.” dedi. Mustafa Karasu, Selahattin Demirtaþ ve Sýrrý Süreyya Önder’in çeþitli zamanlarda yaptýðý açýklamalarda Abdullah Öcalan’ýn serbest býrakýlmasý durumunda silahýn býrakabileceklerini

açýkladýðýný belirten Güçlü, “Oysa Karayýlan Abdullah Öcalan’ýn ‘ülkesel olarak biz silahlý mücadeleyi býraktýk’ tezine düþüncesine uygun olarak demokratik siyasete nasýl geçebilecekleriyle ilgili bir yapýlanmayý ileri süreceklerdi. Onun için hükümetle yeni bir pazarlýk süreci baþlamýþ durumda. Oysa hükümet ‘hiçbir pazarlýk yapacak durumda deðiliz PKK ile’ diyordu.” diye konuþtu. Karayýlan açýklamalarýna bakýldýðý zaman ufukta PKK’nýn silahý býrakmasýnýn görünmediðini vurgulayan Güçlü, “Üstelik Karasu’nun açýklamalarý, Demirtaþ’ýn, Karayýlan’ýn açýklamalarý yan yana getirildiðinde gelecekte de PKK’nýn silah býrakmasýnýn çok uzak bir ihtimal olduðuyla ilgili bir sonuca varabiliyoruz. Onun için bu açýklamalardan sonra yeni bir tartýþma baþlamýþtý. Zaman içinde gerçekler anlaþýlmaya baþlanacak. Karayýlan’ýn yaptýðý açýklamalarla Öcalan’ýn yaptýðý açýklama hükümetin bu zamana kadar yaptýðý açýklamalar yan yana getirildiði zaman bazý çok ciddi acý gerçeklerle karþý karþýya kalýnacak. En önemli þey bence bölgece Irak’taki geliþmelere baktýðýmýzda PKK’nýn kendi silahlý güçlerini Ýran ve Irak ittifaký içinde yeniden konumlandýrmaya çalýþmasý olacak. Bu konumlama bir projenin sonucu olduðu Öcalan’ýn 'geri çekilin' talebine karþý duramayacaklarýný ama bugün oraya çekilmekle doðrusu bu üçlü ittifakýn saðlanmasý Türkiye’nin nüfuzunu daraltabilir.” ifadelerini kullandý. (CÝHAN)

Aracýn boþ olan her tarafýna sigara zulalamýþlar

Þ

anlýurfa Viranþehir Emniyet Müdürlüðü'nün düzenlediði operasyonda bir otomobilin her tarafýnda zulalanmýþ 4 bin paket sigara ele geçirildi. Motor, kapýlar, bagaj ve koltuk döþemeleri dahil her tarafýna gizlenen sigara kartonlarý polis ekiplerini þaþýrttý. Viranþehir Emniyet Müdürlüðü yetkililerinin ilçe merkezinde düzenlediði asayiþ ve yol aramasý esnasýnda þüpheli Hikmet B. (49) idaresindeki 27…2543 plakalý araç durduruldu. Araçta yapýlan aramada farklý

yerlere zulalanmýþ 4 bin paket gümrük kaçaðý sigara ele geçirildi. Araçta bulunan Ahmet K.(48) ve Muhammed E.(23) gözaltýna alýnarak adli makamlara sevk edildi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

27 Nisan 2013 Cumartesi

5

Uzmanýndan uyarý: Zayýflamak için Helal gýda, þuur ve hassasiyeti manevi açlýðý da doyurmak gerekir G

BASINDAN

O

bezite ile Mücadele Derneði Baþkaný Halil Kargulu, obezitenin sadece vücutta yað birikmesi olmadýðýný belirterek "Bu iþin bir psikoloji, ruhi ve manevi açlýk boyutu var. Bir bütün olarak ele alýnmasý gerekiyor.'' dedi. Halil Kargulu, Moral FM’de Selahaddin Kocaaslan’ýn sunduðu Sabah Gündemi programýna konuk oldu. Kargulu, programda Türkiye’de obezite oranlarýnýn neden arttýðýný, diyetisyen ve zayýflama uzmanlarýnýn yaptýðý hatalarý ve zayýflamak isteyenlerin yapmasý gerekenleri anlattý. Obezitenin sadece vücutta yað birikmesi olmadýðýný vurgulayan dernek baþkaný, “Bu iþin bir psikoloji, ruhi ve manevi açlýk boyutu var. Manevi doyum olmadan kiþinin fiziki doyuma ulaþmasý imkânsýzdýr. Ýnsan makine deðildir. Her türlü varlýðýyla mükemmel yaratýlmýþtýr.” dedi. Kargulu, zayýflamada yaþanan en büyük sýkýntýyý, “Ýnsanlar küçücük parçalara ayrýlarak bu konuyu ele alýnýyor. Zihinleri yeterince çok özgür olmadýðý, bilinçleri farklý yönlendirmelere maruz kaldýðý için ruhsal doyumu nasýl gideceklerini bilmiyorlar. Onun için hep bir tüketimle, saðlýklý ve dengeli beslenmeyle ile bu sorunu çözmeye çalýþýyorlar. Saðlýklý ve dengeli beslenme zayýflama bütününün sadece yüzde 2,5’unu oluþturur. Saðlýklý ve dengeli düþünmeden saðlýklý ve dengeli beslenemeyiz. Burada geri kalan yüzde 97,5’u içine alan manevi ve ruhsal doyum, hayatýn farklý renklerini yaþayýp

üretim saðlamak gibi konularý biz saðlayamazsak yüzde 2,5’un içinde kayboluruz. Gerçekleri göz ardý edebiliriz. Ve kýsýr döngü içinde kalýrýz.” þeklinde açýkladý. “Biz insanlarý makine gibi görmemeliyiz. Manevi ihtiyaçlarýný da bilmeliyiz.” diye konuþan Obezite ile Mücadele Derneði Baþkaný Kargulu, “Açlýk sadece fiziksel ihtiyaçlarýndan kaynaklanmýyor. Ruhsal anlamdaki tatmini yaþayamaz ve yaþatamazsak farklý boyutlardaki açlýklarý biz fiziksel açlýk olarak algýlayýp yine tüketimle doyurmaya çalýþabiliriz.” uyarýsýnda bulundu. Kargulu, açýklamalarýna þöyle devam etti: “4,5 yaþýnda 34 kilo aðýrlýðýndaki bir çocuk için özel bir hastanede uzman bir doktor tahliller yapýldýðýnda bir sýkýntý görmediðini söyleyebiliyor. Diyor ki; hastanýn kilo sorunu vardýr; obezite bakýmsýzlýk deðil, çok iyi bakým göstergesidir. Kilolu olmayý insanlarýn sadece fiziksel özelliklerine bakarak, yaþayabileceði psikolojik etkileri görmeden, ruhsal dünyanýn aðýrlýðýný bilmeden ele alýyor. Çocuklara ve diðer insanlara yaklaþýmýnýz sadece makine gibi olursa onlarda biraz dýþlanarak kendilerini tatmin etmek için abur cuburla doyumunu saðlayacaktýr.” “Neden dünya hýzlý þiþmanlýyor ve çocuklar neden böyle obez oluyor?” sorusuna Kargulu, þöyle karþýlýk verdi: “Sadece gýdalarýn saðlýklý mý, deðil mi kýsmýna bakýyoruz. Elbette buna dikkat edeceðiz. GDO var mý, katký

eçen hafta helal gýdanýn saðlýk boyutunu ön plana çýkartýp yeni bir tarif denemesinde bulunmuþtuk.

Bizzat Allah ve Rasulü’nün (sas) beyan buyurduðu emir ve yasaklar baþta, bunlarý merkeze alan içtihadî hükümlerden oluþan dinî deðerler hayatýn her alanýnda olduðu gibi helal gýda mevzuunda da dinî kimliðin hem oluþumunda hem istikamet üzere süreklilik kazanmasýnda inkârý gayri kabil bir öneme sahiptir. Bu ayný zamanda Müslüman’ýn dünya görüþünü, hayat tarzýný belirleyen bir unsurdur.

maddesi var mý, niþasta var mý gibi konular çok önemli. Özellikle katký maddelerinin doyma mekanizmasýný kapatarak yiyeceðe lezzet katmasý gibi ciddi konular var. Ama çözümü bugün dayatýlan kýsmýn dýþýndaki bölümlerde aramak yeni çözümler sunacaktýr. Biz bunun için uðraþýyoruz. Çünkü diyet ayrý bir sektör haline gelmiþ. Bu sektörde o kadar çok insanlarýn kafasýný karýþtýran kiþiler ve zayýflatýcý ürünler var ki! Biz bunlarýn hepsini kaldýrýn atýn demiyoruz. Ýþe yaramaz demiyoruz. Sadece dünyada en mükemmel ilaç olsa bile bütünün

yüzde birini teþkil eder. Bütün oluþturmadan, insanlarýn zihinlerini özgürleþtirmeden baþarý saðlayamazsýnýz. Önce bireyi alýp geçmiþin bütün önyargý ve kaygýlarýndan arýndýrarak sorunu çözmemiz gerekiyor. Varsa bir takým geçmiþ bilgileri varsa onlarý silip yeni bilgileri öðretmeye çalýþýyoruz. Konunun psikolojik, sosyoloji, manevi ve ruhi boyutuna bakarak bir bütün içinde çözüm üretiyoruz. Yoksa sadece düzenli ve saðlýklý beslenme üzerinden yapýlan çalýþmalar bir süren sonra yeniden patlak verebiliyor.” (CÝHAN)

Çocuðunuzda dikkat bozukluðu mu var? nternet baðýmlýlýðý, çocuklarýn eðitim ve sosyal hayatýný olumsuz etkileyen dikkat bozukluðu ve hiperaktiviteyi tetikliyor. Uzmanlara göre, ailesinde alkol baðýmlýsý olan çocuklarda bu hastalýk daha sýk görülüyor.

Ý

‘Futbol oynarken en çok çocuðum koþuyor ama topun peþinden deðil’, ‘Oturmasý gereken sýnýfta hep ayakta dolaþýyor’, ‘Yürürken ayaðýndakiler sanki ayakkabý deðil de patenmiþ gibi hareket ediyor’. Bunlar dikkat eksikliði ve hiperaktivite (DEHB) teþhisi konulan çocuklardaki belirtilerden sadece birkaçý. Uzmanlar çocuklarýn ve ergenlerin eðitim ve sosyal hayatýný etkileyen bu hastalýða karþý aileleri uyarýyor. Zira ailesinde antisosyal kiþilik bozukluðu, histeri, alkolizm ve madde baðýmlýlýðý olan bireylerin bulunduðu çocuklarda dikkat

bozukluðu ve hiperaktivite daha fazla görülüyor. Hisar Intercontinental Hospital Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Iþýlay Altýntaþ, internet baðýmlýlýðýnýn dikkat eksikliðiyle doðru orantýlý olarak arttýðýný kaydediyor. Çocuk–ergen psikiyatrisi kliniklerine en sýk baþvuru sebeplerinden birisi de dikkat eksikliði ve hiperaktivite. Uzman Altýntaþ, hiperaktif çocuklarla ilgili “Bu çocuklarda bir amaca yönelik olmayan, geliþimsel olarak uygunsuz, kontrol edilemeyen, kimi zaman oyun oynamayý bile engelleyen bir hareketlilik gözlenebilir. Bu çocuklar güvenlikle ilgili konularda diðer çocuklara göre çok daha risklidir.” diyor. Eðitimde ise aklýna gelen ilk cevabý söyleyen, ilk seçeneði iþaretleyen, yazarken ve okurken harf atlayan ve soru bitmeden cevabý yapýþtýran bu çocuklarýn, akademik performansý

olumsuz etkilenebiliyor. Hiperaktivite yüzde 76 kalýtsal özellik gösteriyor. Birinci derece akrabalarýnda hiperaktivite bulunanlarda hastalýðýn görülme sýklýðý 4-5 kat daha fazla. Ayrýca doðum travmalarý, prematürite gibi beynin oksijensiz kalma riskini artýran durumlarda da daha sýk görülüyor. Ýnternet baðýmlýlýðýnda erkekler kýzlardan daha fazla risk altýnda Uzman Iþýlay Altýntaþ, internet baðýmlýlýðý ile ilgili araþtýrma verilerine göre en riskli grubun çocuk ve ergenler olduðunu kaydediyor. Erkeklerin kýzlara göre daha fazla risk altýnda olduðuna dikkat çeken Altýntaþ, “Araþtýrma verilerine göre yüzde 20 oranýnda dikkat eksikliði ile birliktelik saptanmýþtýr. Ýnternet baðýmlýlýðý olarak deðerlendirilen gruba baktýðýmýzda erkeklerde dikkat

eksikliði, sosyal fobi, hostilite ve depresyon birlikteliði daha sýktýr. Kýzlarda ise dikkat eksikliði ve depresyonla birlikteliðin daha fazla olduðu düþünülmektedir.” þeklinde konuþuyor. Ýnternet baðýmlýlýðý olan grupta psikiyatrik belirtilerin daha þiddetli olabildiðini dile getiren uzman, ayrýca internet baðýmlýlýðýyla çocuklarýn internet baþýnda geçirdiði süre arttýkça, geliþen iskelet kas sisteminin geliþiminin zarar görebileceðini ve epilepsiyi tetikleyebileceðini söylüyor. (CÝHAN)

Alkol, þiddete yol açýyor T ürkiye Yeþilay Cemiyeti ve Dünya Saðlýk Örgütü koordinasyonu ile 26-27 Nisan'da düzenlenecek olan 'Global Alkol Politikalarý Sempozyumu'na konuþmacý olarak davet edilen Prof. Dr. Mark A. Bellis, alkol tüketimi ile þiddetin de artýþ gösterdiðini belirtiyor.

M. Sait Çakar

Türkiye Yeþilay Cemiyeti ve Dünya Saðlýk Örgütü koordinasyonu ile 26-27 Nisan'da düzenlenecek olan 'Global Alkol Politikalarý Sempozyumu' 53 Ülkeden Dünya Saðlýk Örgütü yetkilileri baþta olmak üzere 1200'ü aþkýn konusunda uzman ismi aðýrlayacak. Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleþtirilecek olan sempozyuma Dünya Saðlýk Örgütü Genel Baþkaný Dr. Margaret Chan da katýlýyor. Sempozyum, Türkiye ve dünya siyasetine alkol politikalarý önerileri sunmak, alkol politikalarý alanýnda çalýþmalar yapan uluslararasý aktörlerle bilgi paylaþýmýnda bulunmak ve toplumda alkol tüketiminin

zararlarý ile ilgili farkýndalýk saðlamayý amaçlýyor.

Þiddetin Önlenmesi için Dünya Saðlýk Örgütü Ýþbirliði Merkezi, Kamu Saðlýðý Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mark A. Bellis. Sempozyumda, 'Alkol Kullanýmýna Baðlý Þiddet ve Maðduriyetleri' anlatacak olan Bellis, alkol tüketimi ve tüm þiddet türleri arasýnda kuvvetli psikolojik, sosyal ve kültürel baðlantýlarý olduðu konusunda bilimsel yazýlarý ile tanýnýyor.

Prof. Dr. Mark Bellis, daha önce BBC'ye verdiði röportajda; Ýngiltere'de North West Kamu Saðlýðý Araþtýrma Merkezi'nce yapýlan önemli verileri açýklamýþtý. Bellis, bu açýklamasýnda, alkole baðlý þiddet olaylarýnda 16 bin kiþinin hayatýný kaybettiðini belirtmiþti.

Röportajda küresel olarak kiþiler arasý þiddetin kamu saðlýðý açýsýndan büyük bir tehdit oluþturduðunu ifade eden Bellis, þiddetin fiziksel ve akýl saðlýðý üzerindeki etkileri tedavi etmenin, saðlýk hizmetleri açýsýndan büyük bütçelere mal olduðunu ifade etmiþti.

(CÝHAN)

Ýsterseniz helal ve haram mefhumunu hayalen zihninizden silin ve sadece bir günlük muhtemel bir yaþantýnýzý hayal edin. Zinadan yetim malýný yemeye, hýrsýzlýktan rüþvete, domuz etini yemekten kul hakkýna uzanan çizgide nasýl bir hayatýnýz olurdu acaba? Kur’an’ýn tam üç ayetiyle üzerine Allah’ýn adýnýn anýlmadýðý hayvanlarýn yenilmesini yasaklamasýný anlamak baþka türlü mümkün olmaz. Meseleyi küçümsediðimizden deðil, aksine Kur’an’ýn üç ayeti ile buna sayfalarý arasýnda yer vermesi besmeleli kesimin ne kadar önemli olduðunu, Ýlahi iradenin buna ne kadar önem verdiðini gösterir. Ýþte bunu ifade sadedinde diyorum; helal gýda tevhidden giyinme kurallarýna uzanan çizgide dinî kimliðin oluþumu ve muhafazasýnda yeri olan önemli bir unsurdur. O zaman helal gýda þuur ve hassasiyetinin sürekli canlý tutulmasýna ciddi ihtiyaç var. Eðer tam bu noktada hassasiyet kaybedilirse, haramlar helal addedilmeye baþlanýr. Yalnýz hemen ilave edelim; helal gýda meselesini “helal su, helal þampuan, helal diþ macunu” türünden reklamlara þimdiden konu etmenin özellikle bizim toplumumuz için çok erken olduðunu düþünüyorum. Benim þahsi görüþüme göre ister ticarî isterse gerçekten samimi niyetlerle yapýlsýn, bu türlü yaklaþýmlar helal gýda meselesini sulandýrýr. Neden? Zira toplumda “helal gýda” kavramý üzerinde geçen haftaki yazýda belirttiðimiz meselenin saðlýk boyutu henüz tarife dahil edilmiþ ve tabanda böylesi bir þuur, bir bakýþ açýsý oluþmuþ deðil. Evet, ben de katýlýyorum; helal þampuan, helal sabun denirken o ürünün insan saðlýðýna zarar verici unsurlardan arýndýrýlmýþ olmasý kastediliyor; doðru ama bunu yaptýðýnýz yer helal gýda denince besmeleli kesim bir yana sadece domuz etinin yenmemesinin anlaþýldýðý bir yerse, bu anlayýþýn olduðu yerde helal sabun deme meseleyi sulandýrma demektir. Keþke üretilmiþ tüm ürünlerde hijyen þartlarýna göre üretilmiþ, insan saðlýðýný hiçe sayan unsurlardan arýndýrýlmýþ bir mahiyet sergilese helal gýda. Burada helal gýda sertifikasý veren kurumlarla üretici þirketlere çok büyük görev düþüyor. Gönül öyle arzu ediyor ki helal simgesini üzerinde taþýyan bir malý dünyanýn her yerinde hangi dine ait olursa olsun insanlar gönül rahatlýðý içinde alsalar. Müslümanlar bununla dini deðerlere ve hijyen þartlarýna uygunluðu, gayrimüslimler ise sadece hijyen þartlarýna muvafakati anlasalar. Bitirirken; üç yazýlýk bu seride helal gýda dedim ama helal gýda dendiði zaman birçoklarýnýn aklýna gelen gýda uzmanlarý ve son tahlilde hüküm verme zorunluluðu açýsýndan din alimlerini ilgilendiren istihale dediðimiz kimyasal deðiþim ve dönüþüm, E rumuzu ile ifade edilen katký maddeleri, besmeleli kesimde aranan þartlar, ehl-i kitabýn yiyecekleri, Kur’an ve sünnette yenilipyenilmeyeceðine dair net beyan olmayan kara ve deniz hayvanlarýnýn hükmü vb. meselelere hiç girmedim. Zira bunlar köþe yazýsýnýn sýnýrlarýný aþkýn, etraflýca ele alýnmasý gerekli olan konular. Aksine bu yazý serisindeki amacým, helal gýda tarifinde meselenin dini boyutunun yaný sýra saðlýk boyutuna dikkati çekmek ve toplumda bu konuda bir þuur ve hassasiyetin oluþmasýna katkýda bulunmaktý. Bir gün nasip olursa köþe yazýsý hacmine sýðacak þekilde söz konusu hususlara da deðiniriz. Ahmet Kurucan (Zaman) a.kurucan@zaman.com.tr


27 Nisan 2013 Cumartesi

6

"Kürt sorununun sosyo-ekonomik bir Ýhtiyaç sahibi problem olduðu, tamamen hayal ve uydurma” aileler ve öðrenciler Ç

özüm süreciyle birlikte kurulan Ýç Anadolu Bölgesi Akil Ýnsanlar Heyeti üyesi Prof. Dr. Erol Göka, kimliklerin insanlarýn giysisi, cildi, ulusal derisi olduðunu söyledi. "Güneydoðu'daki sorun, sosyo ekonomik bir problem olduðu, iþsizlik bitse, feodal yapý kýrýlsa, toprak reformu olsa Kürt sorunu falan kalmaz" diye bir propaganda olduðunu hatýrlatan Göka, bunun tamamen hayal ve uydurma olduðunu, kimlik meselesinin sanýlandan çok daha önemli olduðunu gördüðünü ifade etti. Ýç Anadolu'dan hali vakti yerinde olan Kürt vatandaþlarýn daða giden evlatlarý bulunduðuna dikkat çekerek bunun çok yakýcý bir þey olduðunu kaydetti. Cihan TV Network'te yayýnlanan Anadolu'da Sabah programýnda Baþkent konuðu olan Prof. Dr. Erol Göka, bölgede yaptýðý ziyaretlerde yaþadýklarýný anlattý. Kimlik meselesiyle ilgili çok uðraþtýðýný belirten Göka, kimliklerin insanlarýn giysisi, cildi, ulusal derisi olduðunu vurguladý. Göka, þöyle devam etti: "Bir propaganda vardýr: 'Güneydoðu, sosyo-ekonomik bir problemdir. Ýþsizlik bitse, feodal yapý kýrýlsa, toprak reformu olsa Kürt sorunu falan kalmaz' diye. Buna, benim de inanan bir yanýmda varmýþ. Bunun tamamen hayal olduðunu, uydurma olduðunu; kimlik meselesinin bizim

sandýðýmýzdan çok daha önemli olduðunu gördüm. Çok yakýcý bir þey. Ýç Anadolu'dan Kürt vatandaþlarýmýzýn daða giden evlatlarý var. Bu Kürt vatandaþlarýnýn hali vakti yerinde. Çoðu da iyi fakültelerde okuyor. Bunu ben bilmiyordum, çok münferit sanýyordum. Genç insan için kimliðin çok önemli olduðunu biliyorduk ama etnik kimliðin bu kadar örseleyici olabildiðini, etnik kimliði için bütün geleceðinden vazgeçebileceðini sahada gördüm. Bunu tekrar oturup düþünmem lazým. Bunu batýlý akademisyenlerin de bildiðini sanmýyorum." Akademideki literatür nedeniyle demokrasiyle milliyetçiliðin yan yana gelebileceðini düþünmediðini dile getiren Göka, "Farkettim ki demokratik milliyetçilik diye bir þey olsaydý, insanlarýn milliyetçiliðini kendi farklýlýklarýný yaþasýn, etnik kimliklere saygý gösterelim topyekün Türkiye'den burada yaþamakla ilgili siyasi akým olsaydý þimdi çok daha rahat olurdu. Bunu niye dile getirmedim diye çok hayýflandým. Milliyetçilik, memlekette sulh, sukun adýna yapýlanlara karþý çýkmak olmamalýydý. Demokratik milliyetçilik gibi ara kavramlara ihtiyaç var." dedi. Akil Ýnsanlar'ýn toplumu çimdikleyerek varolan barýþ duygusunu uyandýrdýðýný anlatan Göka, barýþ ve

çözüm istendiðini belirterek milletin temsil yetkisi verdiði hükümetin böyle bir giriþimde bulunduðunu ve bunun saðlanacaðýný vurguladý. Göka, "Akil heyetin bir þehre gelmesi, 'ey insanlar, siz çözüm açýsýndan içinizde sulh sukun duygusu açýsýndan nerdesiniz? Bunu biraz daha yukarý kaldýrýn. Komþun olan Kürt vatandaþa biraz daha sýcak bak. Biraz daha onunla sarýl'; bunu hatýrlatmak. Türkiye Cumhuriyeti, böyle bir yolu ilk defa deniyor. Bu ayný zamanda demokrasimizin geldiði olgunluk düzeyidir. Bu ülkede bütün siyaset, ekonomik ve sosyal hayat, devlet ve lider merkezli olarak gidiyor. Milletimiz sessiz ve sakin. Ama bunun olumsuzluðu organizasyona yansýmýyor. Milletin içindeki sükun arzusu, Türklerle Kürtler buluþmalýydý. Kimlikler etrafýnda öbekleþmisiz. Milletin birbirinden haberi yok. Mütedeyyin sadece mütedeyyinlerle farklý mezhepten olan sadece kendileriyle bir araya gelmeye baþlamýþ. Kürt Kürtle biraya gelmeye baþlamýþ. Asýl tehlike buydu. Birilerinin araya girip müdahale etmesi gerekiyordu. Bunu sivil toplum yapamadý. Hükümet yapmak zorunda kaldý. Baþka sorunlarýn çözümünde Aksaray'da bir vatandaþýmýz önerdi. Niye baþörtüsü için akiller heyeti toplanmýyor. Bakakaldým. Ýþte budur istediðimiz." þeklinde konuþtu. (CÝHAN)

EDS, ýþýk ihlallerini yüzde 95 azalttý

Þ

anlýurfa’da 8 aydýr kavþaklarda devreye konulan EDS, kavþaklardaki ýþýk ihlallerini yüzde 95, kazalarý da yüzde 50 azalttý. Þanlýurfa Emniyet Müdürlüðü kaza ve ýþýk ihlallerinin en çok yaþandýðý 10 kavþaðý tespit ederek Elektronik Denetleme Sistemi’ni(EDS) kurdu. Baþta ýþýk ihlalleri ve kaza oranlarýný düþürmek amacýyla kurulan sistem 8 ayda kendini kanýtladý. Günde onlarca ihlali kaydeden sistem hatalý araç kullanan sürücülere ceza yaðdýrýyor. Ýki polis memuru merkezden kavþaklarý anlýk takip ediyor. Kural ihlali yapanlara ceza yazýyor, gerekli görüldüðünde ise anonsla en yakýn ekibe bildiriyor. Konu ile ilgili bilgi veren Þanlýurfa Emniyeti Trafik Denetleme Þube Müdür Yardýmcýsý Dr. Yavuz Özbaran, insanlarýn denetim algýsýnýn bile kurallara uyumda önemli bir faktör olduðunu söyledi. Öncelikle sýkýntýlý 10 kavþaðý tespit etiklerini dile getiren Özbaran, belirlenen kavþaklara EDS sitemi kurduklarýný anlattý. 8 ay önce kurulan sistem sayesinde sürücülerin kurallara uymasýnda önemli ölçüde olumlu deðiþikliklerin olduðunu ifade eden Özbaran, “Þöyle söyleyeyim bilimsel olarak yaptýðýmýz çalýþmalar ilk günden 8 ay içerisinde yaklaþýk yüzde 95 civarýnda insanlarýn kýrmýzý

ýþýktan geçmeyi azalttýðý görülmekte. Bu sistemle kýrmýzý ýþýkta geçmenin yaný sýra birçok hatanýn önüne geçmiþ bulunuyoruz. Yine bizim tespit ettiðimiz sayýlarda yüzde 50 civarýnda bu kavþaklarda kazalarýn azaldýðýný gösteriyor.” dedi. Bu olumlu sonucu eklediklerini dile getiren Özbaran, Þanlýurfa’ya yeni denetleme hizmetlerinin kýsa sürede devreye gireceðini kaydetti. Kazalarýn

T

Özel Burç Yaðmur Koleji öðrencisi Türkiye 2.’si oldu. Þýrnak’ta eðitim faaliyetlerini

K

imse Yok mu Derneði Diyarbakýr Þubesi tarafýndan ihtiyaç sahibi aileler ve öðrenciler yararýna kermes düzenlendi. Kimse Yok mu Derneði Diyarbakýr Þubesi tarafýndan ihtiyaç sahibi aileler ve öðrenciler yararýna kermes düzenlendi. Dernek þube binasýndaki kermesin açýlýþýný; Diyarbakýr Giriþimci Ýþadamlarý Derneði(DÝGÝAD) Baþkaný Alaaddin Korkutata, Kimse Yok mu Derneði Diyarbakýr Þubesi Baþkaný Ahmet Dabanoðlu ve Kimse Yok mu Diyarbakýr Þube Müdürü Recep Tanýþ gerçekleþtirdi. Diyarbakýr Giriþimci Ýþadamlarý Derneði(DÝGÝAD) Baþkaný Alaaddin Korkutata, açýlýþta yaptýðý konuþmada Kimse Yok mu Derneði'nin Türkiye'de ve Dünya'da ihtiyaç sahibi binlerce kiþiye el uzattýðýný ifade etti. Korkutata, derneðin Diyarbakýr'da da yýllardýr birçok kiþiye ulaþtýðýný vurgulayarak, "Bugün de o hizmet zincirlerine bir yenisin daha ekleme adýna burada kapsamlý bir kermes düzenlendi. Bu kermesten elde edilecek gelirle yine yüzlerce binlerce ihtiyaç sahibine hem gýda hem giyim hem farklý alanlardaki o

sýkýntýlarý giderme adýna katký saðlanacak. Bize düþen herkesin kendi konumunda bu derneðe katký sunmasýdýr. Ýþ adamlarý kendi konumlarýnda gayret etmeliler. Hanýmefendiler, beyefendiler bu kermese gelip görerek, katký sunmalarý lazým. Ýnþallah daha fazla ihtiyaç sahibi insanlara ulaþýlýr. Ben bu manada Kimse Yok Mu'nun baþkanýna müdürüne bu kermesi oluþmasýndan emeði geçen herkese teþekkür ederim. Baþarýlarýnýn dilerim." Kimse Yok mu Derneði Diyarbakýr Þubesi Baþkaný Ahmet Dabanoðlu, kermesin maðdur ailelere yardým yapma amacýyla düzenlendiðini ifade ederek, "Kermes 10 gün devam edecek. Buradan elde edilen geliri yine Diyarbakýrlýlar için kullanacaðýz. Tüm Diyarbakýr'ý buraya bekliyoruz." þeklinde konuþtu. Kimse Yok mu Diyarbakýr Þubesi Müdürü Recep Tanýþ, kermeste yeni doðmuþ bebekten, yaþlý insanlarýn ihtiyacýný görecek giyim eþyalarýna kadar her bulunduðuna dikkati çekti. Kermeste gýdadan giyime, hediyelik eþyadan oyuncaða, zücaciyeden kozmetik ürünlerine kadar birçok ürün yer alýyor. (CÝHAN)

sayýsýnýn azaltýlmasý için tüm yollarýn deneneceðini aktaran Özbaran, tünel radarlarý denilen hýz tespit sisteminin de kýsa sürede Þanlýurfa’da faaliyete geçeceðini açýkladý. Baþta kýrmýzý ýþýk ve emniyet kemeri ile ilgili 10 temel kuralýn yazýlý olduðu EDS tabelasý trafik kurallarýný ihlal eden sürücülerin korkulu rüyasý haline geldi. Sistemin ilerleyen zamanlarda diðer kavþaklarda da uygulanmasý bekleniyor. (CÝHAN)

Monami'nin resim yarýþmasýnda Türkiye 2.’si Þýrnak’tan ürkiye genelinde Monami firmasý tarafýndan düzenlenen resim yarýþmasýnda Þýrnak

yararýna kermes

sürdüren Özel Burç Yaðmur Koleji, her geçen gün yeni yeni projelerle adýndan söz ettiriyor. Hem eðitim açýsýndan hem de sosyal ve kültürel aktiviteler konusunda büyük baþarýlara imza atan Yaðmur Koleji, Þýrnak’ýn eðitimine büyük katký saðlýyor. Türkiye genelinde Monami firmasý tarafýndan düzenlenen resim yarýþmasýnda yine Þýrnak’tan Özel Yaðmur Koleji Türkiye 2.’si çýkarmayý baþardý. Türkiye geneli düzenlenen “Çocuk ve Çevre” konulu resim yarýþmasýnda Özel Burç Yaðmur Koleji öðrencisi Tuðrul Yýldýrým Türkiye 2.’si olarak bisiklet ödülü kazandý. Ayrýca 6 öðrenci madalya 137 öðrenci de baþarý belgesi alarak mutluluklarýný paylaþtýlar. Okul Müdürü Mahmut Umut, “öðrencilerin bu baþarýlarýndan dolayý tebrik edip baþarýlarýnýn devamýný diledi. (CÝHAN)

AK Parti Gençlik Kollarý Birecik'te kitap daðýttý

Þ

anlýurfa’nýn Birecik ilçesinde AK Parti Gençlik Kollarý, Yukarý Habib Ýlkokulu'nda öðrencilere kitap daðýttý. Birecik AK Parti Gençlik Kollarý Baþkaný Tahir Kaðan, öðrencilere kitap okumayý sevdirmek amacýyla Yukarý Habib

köyünü ziyaret ederek kitap daðýttýklarýný söyledi. Kaðan, "Bunu sadece Yukarý Habib köyünde deðil, bütün köylerde sürdürmek istiyoruz. Katýlan herkese teþekkür ediyorum." dedi. Öðrencilerin kitaplarý aldýklarýnda çok mutlu ve heyecanlý olduklarý görüldü. (CÝHAN)


27 Nisan 2013 Cumartesi Gazete sayfaları