Issuu on Google+

Kaymakam Girginden, Çaðlar köyüne kurulan kooperatifi ziyaret

Ýsmail Erkar

N

usaybin ilçesine kurulan Çaðlar Köyü kooperatifine 250 büyük baþ hayvan verildi. Kaymakam Murat Girgin, kooperatifi inceleyerek kooperatif yetkililerinden bilgi aldý. Kaymakam Girgin, Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk il müdürü Mehmet Salih Söðüt ve ilçe müdürü Nevaf Kalkan'la birlikte Çaðlar kooperatifini ziyaret etti.

Hayvan barýnaklarýný inceleyen Girgin, proje hakkýnda kooperatif yetkililerinden bilgi aldý. Hayvancýlýk projelerinin burada yaþayan vatandaþlar için çok önemli projeler olduðunu bildiren Girgin, bu tür projeler sayesinde köyden kente göçün de önlenebileceðini söyledi. Girgin; "projemiz, süt inekçiliðine yöneliktir. Burada hayvanlarýmýzýn sütleri

deðerlendirilerek süt fabrikalarýna, yoðurt ve peynir imalathanelerine verilerek hem onlara bir gelir hem de burada çoðaltýlarak diðer köylerimiz de örnek olacak güzel bir projedir. Temennimiz, bu güzel projelerin bölgemizde, ilçemizde yaygýnlaþarak daha çok vatandaþýmýzýn üretime katký sunmalarý, istihdam edilmelerini saðlayacak ve köyden kente göçü bir nebzede olsa engelleyecek, Tarým Bakanlýðýmýzýn deðiþik hibe programlarýyla daha da çoðalmasý. Ýnþallah vatandaþlarýmýz için güzel gelir getirecek, örnek olacak faydalý bir proje olur" dedi. Kaymakam Girgin'in incelemelerinden sonra Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk müdürlüðü veterinerleri yeni getirilen hayvanlarýn saðlýk kontrollerini yaptý.

Polis, okul yakan zanlýlarý ayakkabý izinden yakaladý Sedat Aslanaçier

K

ýzýltepe ilçesinde 21 Aðustos günü bir okulun kapýlarýný kýrýp, ateþe veren ve eþyalarýna zarar veren þahýslar polisin yaptýðý titiz çalýþmalar sonucu gözaltýna alýndý. Olaydan 2 gün sonra 5 kiþiyi gözaltýna alan Kýzýltepe Güvenlik Þube ekipleri, olay yerindeki ayakkabý izinden yola çýkarak 2 kiþiyi daha gözaltýna aldý.

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

27 Aðustos 2012 Pazartesi

Yýl: 9 Sayý 2429 Fiyatý :25 Kr

18 yaþýndan küçük olan 5 kiþi, çýkarýldýklarý adli makamlarca serbest býrakýlýrken

ayakkabý izinden yolla çýkýlarak gözaltýna alýnan þahýslarýn ise emniyetteki iþlemleri sürüyor. Söz konusu zanlýlar Mehmet Doðru Ýlköðretim Okulu'nun kapýlarýný çekiç ve tekmelerle açarak içeriye girmiþ, bilgisayar, fotokopi cihazlarý, tablolar, öðrencilerin aldýklarý baþarý kupalarýný tahrip etmiþ, Atatürk büstü ve bazý sýnýflarý ise benzin dökerek ateþe vermiþti. Zanlýlarýn daha önce de öðrenci yurduna molotoflu ve ses bombalý eylem düzenledikleri tespit edildi.

Mardin’de M.Ö. 3. yüzyýla ait bronz ve demirden yapýlmýþ maskeler bulundu

Kazdýkça tarih çýkýyor

Mardin Müzesi tarafýndan Ilýsu Barajý'nda yapýlan arkeolojik kazýlarda ortaya çýkarýlan maskeler, Roma Ýmparatorluðu zamanýnda Mardin’e gelen gezici tiyatro grubuna ait olduðu tespit edildi. Geçtiðimiz ay Ilýsu Barajý havzasýnda yapýlan arkeolojik kazýlarda topraðýn altýndan çýkarýlan maskeler, Mardin Müzesi'nde bulunan laboratuvarda restore edilerek, koruma altýna alýndý. Murat Akgül

7

bin yýllýk tarihi geçmiþi bulunan Mardin’de M.Ö. 3. yüzyýla ait Roma Ýmparatorluðu döneminde tiyatrolarda kullanýlan 2 bin yýllýk demir ve bronz maske bulundu. Mardin Müzesi tarafýndan Ilýsu Barajý'nda yapýlan arkeolojik kazýlarda ortaya çýkarýlan maskeler, Roma Ýmparatorluðu zamanýnda Mardin’e gelen gezici tiyatro grubuna ait olduðu tespit edildi. Geçtiðimiz ay Ilýsu Barajý havzasýnda yapýlan arkeolojik kazýlarda topraðýn altýndan çýkarýlan maskeler, Mardin Müzesi'nde bulunan laboratuvarda restore edilerek, koruma altýna alýndý. 7 ay öne Mardin-Nusaybin ilçesine baðlý Gýrnavaz köyünde ortaya çýkan dünyanýn ilk tapusu ve dünyanýn ilk oyuncak arabasýnýn ardýndan þimdi de 2 bin yýllýk tarihi geçmiþi bulunan Romalýlara ait gezici tiyatrocularýn kullandýðý demir ve bronz maskeler ortaya çýktý. Bunun üzerine Mardin Müzesi, Ilýsu Barajý'ndaki kazýlara

aðýrlýk verdi. Mardin Kültür ve Turizm Müdürü Davut Beliktay, dünyanýn en eski medeniyetlerin barýndýðý Mardin’de kazdýkça tarih çýktýðýný belirtti. Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoðan ile birlikte ortaya çýkan maskeleri basýna tanýtan Kültür ve Turizm Müdürü Davut Beliktay, Ilýsu Barajý havzasýnda Mardin Müzesi ekipleri tarafýndan yapýlan kazýlarda topraðýn altýndan ortaya çýkarýlan maskelerin yapýlan laboratuvar analizlerinde M.Ö. 3. yüzyýl Roma Ýmparatorluðu'na ait olduðunun tespit edildiðini söyledi. Yaklaþýk 2 bin yýllýk tarihi geçmiþi bulunan maskelerin Romalýlar döneminde Mardin’e gelen tiyatro grubu tarafýndan oyunlarda kullanýldýðýný tahmin ettiklerini kaydeden Beliktay, þu bilgileri verdi: "Bu maskeler

Medeniyetler, Barýþ için Midyat'ta buluþuyor Ali Edis

A

geçtiðimiz ay Ilýsu Barajý'nda yapýlan kazýlarda ortaya çýktý. Roma dönemindeki bu eser o dönemde bu bölgede tiyatro olmadýðý için gezici tiyatrolar aracýlýðý ile Mardin’e getirildiði ortaya çýktý. Bu gezici tiyatronun batýdan doðuya geldiði tahmin edilmektedir. Restorasyonlarýn tanzim edilmesi sýrasýnda bunlara yer ayrýldýktan sonra teþhir edilecek." Mardin Müze Müdürü

Nihat Erdoðan ise ortaya çýkan eserlerin Mardin tarihi açýsýndan büyük önem arz ettiðini belirtti. Erdoðan, Roma Ýmparatorluðu'nun gezici tiyatro grubuna ait bronz ve demirden yapýlan maskelerin deðerinin paha biçilemez olduðunu söyledi. Erdoðan, "Türkiye’nin ilk maskelerinin Mardin’de bulunmasý bizleri sevindirdi. Mardin, tarih açýsýndan çok zengin bir kültüre sahiptir. Ilýsu Barajý'nda þu anda ekiplerimiz kazý çalýþmalarýna devam ediyor. Oradaki tarihi hazineyi ortaya çýkarmak için çaba sarf ediyoruz.” þeklinde konuþtu.

Taþ atan Mardinli Brando ‘Kýrýk Midyeler’de baþrol oynadý

M

olotofun, taþýn gölgesinden set ýþýklarýna. Mardinli Uður Barýþ henüz 15 yaþýnda. Köye gelen film ekibi tarafýndan keþfedildi, 'Kýrýk Midyeler'de parmak ýsýrtan bir performans gösterdi. Çekimler bittiðinde, o hapsin yolunu tuttu. Sayfa 2’de

K Parti MKYK Üyesi ve Kadýn Kollarý Genel Baþkan Yardýmcýsý Hediye Dalgýç, Mardin'in Midyat ilçesinde SOSGED tarafýndan kurulacak Barýþ Sofrasý Projesi'ne katýlmak üzere Projeye ev sahipliði yapan Midyat Belediye Baþkaný Þeyhmus Nasýroðlu'nun eþi Nurþen Nasýroðlu'nun davetlisi olarak Midyat'a geliyor. Sosyal Geliþim Enstitüsü (SOSGED) 31 Aðustos günü Mardin'in Midyat'ta 10 binlerce kiþinin katýlýmýyla gerçekleþtireceði barýþ ve hoþgörü Sofrasý Projesi'ne üst düzey katýlýmcýlarýn isimleri de öðrenilmeye baþladý. Ev sahipliðini Midyat Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu'nun yapacaðý temsili "Medeniyetler sofrasýnda" yurt dýþýndan gelecek konuklarla birlikte 30 bin kiþinin aðýrlanmasý hedefleniyor. Türkiye'nin en etkili sivil toplum örgütleri arasýnda yer alan ve kýsa adý (AGÝP) olan Akdeniz Giriþimci ve Projeciler Derneði Baþkaný Ak Parti MKYK Üyesi olan Ýþ kadýný Hediye Dalgýç, Midyat Belediye Baþkaný Þeyhmus Nasýroðlu'nun eþi Nurþen Nasýroðlu'nun özel davetlisi olarak Midyat'ta kurulacak Barýþ Sofrasý'ndaki yerini almak üzere Midyat'a geliyor. Halklarýn kardeþliðini ve medeniyetlerin bir arada yaþayabileceðine inanan herkesi Midyat'ta kurulacak olan temsili Barýþ Sofrasýnda aðýrlamak istediklerini belirten Midyat Belediye Baþkaný Þeyhmus Nasýroðlu'nun eþi Nurþen Nasýroðlu, "Halklarýmýz arasýndaki barýþ köprülerinin ayaklarýný saðlamlaþtýracak bu büyük projeye destek olmak üzere gelecek herkes biz, Midyatlýlarýn misafiridir. Bizim kültürümüze göre gelen misafirin baþýmýzýn gözümüzün üzerinde yeri vardýr. Hediye Dalgýç Haným baþta olmak üzere bütün barýþ elçileri ve gönüllülerini ilçemizde aðýrlamak için heyecanlanýyoruz" dedi.


27 Aðustos 2012 Pazartesi

2

Taþ atan Mardinli Brando ‘Kýrýk Midyeler’de baþrol oynadý Taþ atan 15 yaþýndaki Barýþ, köyüne gelen sinemacýlardan oyunculuk tekilifi aldý. “Kýrýk Midyeler"de baþrol oynadý. Film ekibi galaya hazýrlanýrken, eleþtirmenlerin "Marlon Brando''ya benzettiði Barýþ, cezaevinde gün sayýyordu.

M

olotofun, taþýn gölgesinden set ýþýklarýna. Mardinli Uður Barýþ henüz 15 yaþýnda. Köye gelen film ekibi tarafýndan keþfedildi, 'Kýrýk Midyeler'de parmak ýsýrtan bir performans gösterdi. Çekimler bittiðinde, o hapsin yolunu tuttu. 4 ay sonra çýktý, galaya yetiþti, hayatý deðiþti. Eleþtirmenlerin 'Küçük Marlon Brando'su, 'Abiler, ablalar alkýþladý. Her þey deðiþti' diyor... Güneydoðu'nun öteki yüzü... Onun hikayesi baþlý baþýna film olur. Ýþte Mardin'in bir köyünde, at arabasý sýrtýnda keþfedilen 'taþ atan çocuk' Uður Barýþ Mehmetoðlu'nun (15) baþrole uzanan öyküsü: 'Aslýnda bizler iyi çocuklarýz. Sadece bizim oralarda durumlar biraz farklý. Siyaset, ben ve arkadaþlarým için oyun gibi...' Bu sözler Uður Barýþ'a ait. Hikayesinin de ana fikri gibi. Uður, Mardin Nusaybinli. Kendi ifadesiyle 'çocukluðu misket deðil, mermi kovanlarý' toplayarak geçmiþ. Çevresindekilere göre fazla asi, zaptedilemez. 7 aðabeyi ve 5 ablasý var. 15 yaþýna kadar köyünden dýþarý hiç adým atmamýþ. Taa ki, bir film ekibinin yolu uzaklardaki o köye düþene kadar. Okuldan kaçmýþtý Onu keþfeden Yönetmen Seyfettin Tokmak oldu. Mardin'den, Ýstanbul'a oradan da Almanya'ya gitmek için yola çýkan iki çocuðun hayallerini anlatan 'Kýrýk Midyeler' için oyuncu arayan Tokmak, Uður'u görür görmez kararýný verdi. Tokmak, 'At arabasýnýn üzerinde, okuldan kaçtýðý her halinden belli, eðreti bir kravatla keþfettim onu' diyor. Ve o tesadüfle Uður için Ýstanbul yolu açýldý. Yaþadýklarý inanýlmazdý. Martýyla güvercinin farký ne? Yönetmen Tokmak, Uður Barýþ'ýn ilk günlerini þöyle anlatýyor: 'Ýstanbul'a getirdiðimizde yüzündeki þaþkýnlýk inanýlmaz anlamlar taþýyordu. Denizi ilk gördüðünde uzun bir süre martýlarýn güvercinlerden farkýný anlamaya çalýþtý. Geçen zaman diliminde benimle hiç konuþmadý. Türkçe konuþmayacaðýný ancak Kürtçe konuþabileceðini, Kürtçe öðrenmem gerektiðini söylüyordu.' Hapisteyken çok üzülmüþtüm" Ýstanbul'daki çekimler bittikten sonra Uður Barýþ için hayatýnýn en zor dönemi baþladý. 2011 yýlýnýn Ekim ayýnda, katýldýðý bir mitingde polise taþ attýðý gerekçesiyle tutuklandý. Cezaeviyle de tanýþmýþ oldu. 4 ay boyunca hapiste kaldý. Sancýlý günlerdi. Uður, 'Ýçerideyken en büyük üzüntüm filmi izleyemeyeceðimi düþünmek oldu. Taþý zarar vermek için atmamýþtým çocuk aklý iþte' diyor. "Okula mayýn bile getirmiþtim" Küçük oyuncunun sözleri düþündürücü: 'Ben küçükken bilye yerine boþ kovan biriktirirdim. Okulla aram pek iyi deðildi. Bir keresinde Suriye sýnýrýnda bulduðumuz patlamamýþ mayýný

Bilgeliler arazilerinin bedelini istiyor Bilge Köyü'nde yaþanan katliamdan sonra Kýrklareli'nde konutlara yerleþtirilen köylüler arazi bedelini alýrlarsa yeni arazi alacaklar. Ýletiþim Haber Merkezi

M

azýdaðý’na baðlý Bilge Köyü’nde yaklaþýk 2.5 yýl önce yaþanan katliamdan sonra Kýrklareli’nde özel bir güvenlik çemberi içinde inþa edilen konutlara taþýnan Bilge Köylüler, geride býraktýklarý arazilerinin peþine düþtü.

arkadaþlarýmla okul bahçesine getirmiþtik. Müdürümüz bize hep kýzardý. Aslýnda bizler iyi çocuklarýz. Sadece bizim oralarda durumlar biraz farklý... Siyaset ben ve arkadaþlarým için bir oyun gibi...' "Hiçbir þey eskisi gibi deðil" Uður, filmin galasýna 2 hafta kala tutuksuz yargýlanmak üzere tahliye oldu. Sonrasýnda yaþadýklarý ise hayata bakýþýný, beklentilerini baþtan aþaðý deðiþtirdi: 'Filmi izleyebileceðimi öðrenince çok heyecanlandým. Cezaevinden çýkýp galaya gittiðimde yönetmenimiz beni sahneye çaðýrdý. Ablalar, aðabeyler alkýþladýlar hep. O günden sonra artýk hiçbir þey eskisi gibi deðil.' "Atmýyorum, attýrmýyorum" Uður Barýþ, 'Þimdi arkadaþlarýma da anlatýyorum, 'O eski oyunlarý artýk oynamayalým, babanýza deðil bana inanýn, bu iþlere bulaþmayalým' diyorum. Çocukken birilerinin bizi burada unuttuðunu zannederdim. Ama artýk umutlarým, hayallerim var. Oyuncu olmak istiyorum. En beðendiðim oyuncu Þevket Çoruh. Belki bir gün onun gibi olurum' diyor. Ödülleri topladý Kýrýk Midyeler'de, Almanya'daki akrabalarýnýn yanýna gidebilmek umuduyla Ýstanbul'a çalýþmaya giden Mardinli çocuklar Hakim ve Faysal'ýn hikayesi anlatýlýyor. Faysal bulaþýkçýlýk, ele-avuca sýðmayan Hakim (Uður Barýþ Mehmetoðlu) midyecilik yapmanýn yollarýný arar. Para biriktirmeye çalýþan, Kumkapý'da göçmenlerin kaldýðý virane bir pansiyonda yaþayan çocuklara, Afrikalý Babatunde de yardým edecektir. Kalp hastasý kýzýnýn tedavisi için Türkiye'ye gelen ve ayný pansiyonda kalan Medina ise çocuklarý uzaktan uzaða kollamaktadýr. Pansiyon

sahibi Cevat'ýn ise çocuklarla ilgili baþka karanlýk planlarý vardýr. Ancak Medina'nýn aniden kaybolmasýyla planlar altüst olur. - FESTÝVALLER: Ýstanbul Film Festivali, Saraybosna Film Festivali, Zürih Film Festivali, Open Doek (Belçika), Schlinger Çocuk Filmleri Festivali, Castellinaria Film Festivali, Montpellier Film Festivali'ne katýldý. - ÖDÜL ve DESTEKLER: Kültür ve Turizm Bakanlýðý Yapým Desteði, EAVE (Avrupa Baðýmsýz Yapýmcýlar Birliði) Bursu, Ýsveç Film Enstitüsü Yapým Desteði, Saraybosna Film Festivali - Arte/ZDF Ödülü, Cinelink The Post Republic Ödülü... "Eleþtirmenler onu efsaneye benzetiyor" Yönetmen Seyfettin Tokmak, Uður Barýþ'ýn oyunculuk açýsýndan hak ettiði yeri zamanla bulacaðýna inanýyor. Tokmak, 'Uður için yurtdýþýndan aldýðýmýz tepkiler inanýlmaz. Film eleþtirmenleri tarafýndan 'Küçük Marlon Brando' olarak gösteriliyor. Uður'un, canlandýrdýðý 'Hakim' karakteri gibi pes etmeden hayallerinin peþinde koþacaðýna inanýyorum. Zaten bu ülkenin, doðusunda yoksulluða, savaþ ortamýnda yaþamaya mahkum edilmiþ çocuklarýnýn fýrsat verildiðinde ne kadar yetenekli olduklarýný gösteren en önemli ipucu Uður' diye konuþtu. 'A letter to the King'de de oynadý Uður Barýþ Mehmetoðlu, ilk filmi 'Kýrýk Midyeler'de gösterdiði baþarýlý performansla dikkatleri üzerine çekti. Ve ardýndan Norveçli yönetmen Hisham Zaman'ýn 'A letter to the king' isimli fiminde de oynadý.

Ýsmail Erkar

G

eçtiðimiz günlerde Mardin Ýl Jandarma Komutanlýðý görevine atanan Kýdemli Albay Vural Erol, Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu’na iade-i ziyarette bulundu.Oldukça sýcak ve samimi bir havada geçen ziyarette konuþan Mardin Ýl Jandarma Komutaný Erol, Mardin’e atanmaktan ve burada bulunmaktan son derece memnun olduðunu belirtti. Baþkan Ayanoðlu da, Mardin Ýl Jandarma Komutanlýðý görevine atanan Vural Erol’a hayýrlý olsun dileðinde bulunarak yeni görevinde baþarýlar diledi.

Kamulaþtýracak kurum aranýyor Köylülerin arsalarýnýn kamulaþtýrýlmasý mevzuata takýldý. Köyde yaþayanlara ait arsalarýn kamulaþtýrýlmasý için önce Maliye Bakanlýðý Ýçiþleri Bakanlýðý’na bir yazý yazdý. Ýçiþleri Bakanlýðý ‘Mevzuata uygunsa kamulaþtýrýlsýn’ dedi. Ancak kamulaþtýrma için öncelikle genel bütçeli bir kamu kurumunun talepte bulunmasý gerektiði anlaþýldý. Þu anda yazýþmalar devam ediyor. Son seçenekse köylülerin arsa ve arazilerini kendilerinin satmasý. Mevzuata uygunluk için Bilge Köyü’ndeki arsa ve arazilere genel bütçeli yani Çevre ve Þehircilik Bakanlýðý, Ulaþtýrma Bakanlýðý gibi bir kurumun talepte bulunmasý gerekiyor.

Baday, STK ve mahalle muhtarlarýný ziyaret etti

Ýl Jandarma Komutaný Erol’dan Baþkan Ayanoðlu’na Ziyaret K Ali Edis

Çok maðdur durumdayýz 7’si çocuk 44 kiþinin öldüðü katliamdan sonra devletin korumasýnda Mardin’in Mazýdaðý ilçesine baðlý köylerine veda eden 100 kiþilik 16 hane bunun için hükümetin kapýsýný çaldý. Bilge Köylüler, artýk köylerine dönemediklerini ve maðdur olduklarýný belirterek arazilerinin bedellerinin ödenmesi için Kýrklareli Valiliði ve AK Parti Kýrklareli Ýl Baþkanlýðý vasýtasýyla Maliye Bakanlýðý’na dilekçe verdi. Mardin’den gelen köylüler can güvenliði nedeniyle Kýrklareli’nde devlet tarafýndan yaptýrýlan 2 blok ve 32 daireden oluþan apartmanlara yerleþtirilmiþti. Kýrklareli, Mardin’e en uzak noktada bulunan il olduðu için seçilmiþti. Geçen yýl Baþbakan Erdoðan ’a mektup yazarak toprak isteyen Bilge Köylülerden Abdülkadir Çelebi, Velo Çelebi oðlu Ali Çelebi ve Þükrü Çelebi Maliye Bakanlýðý’na iletilmesi için bir dilekçe yazarak köylerinde kalan arazilerinin bedellerinin ödenmesini talep etti. 16 haneyi temsilen hazýrlanan dilekçede þöyle denildi: “Bilge Köyü hudutlarý dahilinde adýmýza kayýtlý olan, babalarýmýzdan, dedelerimizden kalan vergili, tapulu ev ve arazilerimizin Bilge Köyü’nden 16 hane ve 100 kiþi olarak gelemediðimizden dolayý devlet tarafýndan satýn alýnmasýný istiyoruz. Yine Mazýdaðý Engin Köyü’ndeki

ninem Fatma’nýn 150 dönüm arazisi de bizlerin tarla baþýnda olmayýþýmýzdan baþkalarý adýna yazýlmýþtýr. Burada çok maðdur olmaktayýz. Bedellerinin tarafýmýza ödenmesi bakýmýndan makamýnýza dilekçe ile müracaatta bulunmak zorunda kaldýk.” Tek parça yer arandý AK Parti Kýrklareli Ýl Baþkaný Hüsmen Terkin, köylülerin geride kalan arazisinin 2 bin dönüm olduðunu söylüyor. Terkin, “Köylülerin isteði üzerine Kýrklareli civarýnda tek parça 2 bin dönümlük bir yer arandý. Ancak bu nitelikte bir arazi bulunamadý. Þimdi arazilerinin karþýlýðýný nakdi olarak talep eden bir dilekçe ile valiliðe baþvurdular. Türkiye ’nin herhangi bir yerinden toprak alýp yerleþmek istiyorlar. ‘Kendi imkânlarýmýzla yaþayýp devlete yük olmak istemiyoruz’ diyorlar” dedi.

ýzýltepe Belediye Baþkanvekili Haþim Baday, Kent Konseyi Kýzýltepe Genel Sekreteri Aslan Baþboða, Kýzýltepe Belediyesi Meclis Üyesi Necat Çoþkun ve beraberindeki heyet, hem görüþ alýþ veriþinde bulunmak hem de sorunlarý tespit etmek amacýyla, Sivil Toplum Kuruluþlarýnýn temsilcilerini ve mahalle muhtarlarýný ziyaret etti. Baday, konuþmasýnda hem STK ile mahalle muhtarlarýnýn hem de Kýzýltepe Belediyesi'nin yaptýðý çalýþmalarýn bir birleriyle paralel çalýþmalar olduðunu belirterek, her iki kurumunda insaný mutlu etmeyi hedefleyen çalýþmalar yaptýðýný bildirdi. Yaptýklarý çalýþmalarla

Kýzýltepe’ye hizmet etmeye gayret ettiklerini bildiren Baday, "Gücümüzü birleþtirerek Kýzýltepe’ye hizmet etmeye çalýþýyoruz" dedi. Baday’ý ve beraberindeki

heyeti aralarýnda görmekten mutluluk duyduklarýný söyleyen STK baþkanlarý ve mahalle muhtarlarý, Kýzýltepe halkýna hizmet etmek için her zaman Kýzýltepe Belediyesi ile çalýþacaklarýnýn sözünü verdi.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

27 Aðustos 2012 Pazartesi

3

Suriye ve Irak'a çalýþan OSB'lerde iþler durdu T

'Veliler, 66 ayýný doldurmuþ çocuklarýný raporla anaokuluna kaydettirebilir' stanbul Ýl Milli Eðitim Müdürü Muammer Yýldýz, 66 ayýný doldurduðu halde fiziksel ve ruhsal yönden yeterli olmayan çocuklarýn alýnacak raporla anaokuluna kaydettirilebileceðini söyledi. Yýldýz, “Aileler bu raporlarý çocuk doktorlarýndan, devlet hastanelerinden ve üniversite hastanelerinden alabilirler.” dedi. Yýldýz, bazý gazetelerde çýkan yoðunluktan dolayý sýnýf mevcutlarýnýn 80 kiþi olacaðý yönündeki haberleri de yalanladý. Ýstanbul Ýl Milli eðitim Müdürü Muammer Yýldýz, okullarýn açýlmasýna sayýlý günler kala gündeme iliþkin konularý Cihan Haber Ajansý’na deðerlendirdi. Son günlerde yeni eðitim sistemine iliþkin bazý medya organlarýnda çýkan haberlerle ilgili açýklamalarda bulundu. 60 ila 66 aylýk çocuklarýn, ailelerinin isteðine baðlý olarak okula gönderileceðini hatýrlatan Muammer Yýldýz, 66 ayýn üzerindeki çocuklar için yeni yönetmeliðin dikkate alýnacaðýný anlattý. 66 ayýný doldurduðu halde çocuklarýný okula göndermeyen aileler için bakanlýðýn bir düzenleme yaptýðýný belirten Yýldýz, "Kamuoyundaki bu konuyla ilgili eleþtirileri Sayýn Bakanýmýz dikkate aldýlar ve yönetmelikte deðiþiklik yaparak 60 ay ile 66 ay arasýný velinin inisiyatifine, arzusuna açýk hale getirdiler. Veli isterse çocuðunu gönderecek, istemezse göndermeyecek. Ama 66 ayý doldurmuþsa çocuðunu okula göndermek zorunda. Böyle olunca burada birtakým serzeniþler, itirazlar oluyor. Özellikle anneler bu konuyu gündeme getirdiler. Çocuklarýnýn fiziki ve ruhsal geliþimlerini nazara vererek çocuklarýnýn bu süreçte okula gidemeyeceklerini ifade ediyorlar.” þeklinde konuþtu. Milli Eðitim Bakaný’nýn Saðlýk Bakaný ile görüþmesinin ardýndan yönetmelikte deðiþiklik yapýldýðýný belirten Yýldýz, “Doktorlarýn verdiði rapora baðlý olarak aileler çocuklarýný ilkokula deðil de anaokuluna kayýt ettirebilirler. Çocuklarýnýn fiziki ve ruhsal yönden yeterli olmadýðýný düþünen aileler çocuk doktorlarýndan, devlet hastanelerinden ve üniversite hastanelerinden rapor alabilir. Rapora baðlý olarak anaokuluna kaydettirebilirler." ifadelerini kullandý.

Ý

‘Sýnýflar 80 kiþilik olmayacak’ Geçtiðimiz günlerde bir gazetede çýkan 'Sýnýflar 80 kiþilik olacak' þeklindeki haberin doðru olmadýðýný vurgulayan Yýldýz, "Þu an birinci sýnýfa kayýt yaptýran öðrenci sayýsý 373 bin. Geçen sene bu rakam 220 bindi. Bu rakam aldatýcý. Bazý medya kuruluþlarý ‘Sýnýflar 80 kiþilik oldu’ demeye baþladý. Bu doðru deðil.” dedi. 60-66 ay arasý çocuklarýn ne kadarýnýn okula gönderilip gönderilmeyeceðinin bilinmediðini anlatan Yýldýz, “Bizim tespit ettiðimiz 373 bin

rakamýna onlar da dahil. Yani bu 373 bin'in içerisindeki 114 bin öðrencinin kararý velisine baðlý. Dolayýsýyla bu rakamýn çok düþeceðine inanýyoruz. Ayrýca 66 aydan sonrada rapora baðlý. Velilerin bir kýsmý rapor alýp çocuklarýný göndermeyebilirler. Rakamlarý toplayýp çýkardýðýnýzda daha makul bir rakamla karþýlaþýyoruz.” diye konuþtu.

ürkiye'nin komþu ülkelerle yaþadýðý gerginlik ortamý ticaret hayatýný da olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle Suriye'de artan tansiyon bu bölgeye yönelik üretim yapan yerli fabrikalarý vurmuþ durumda. Irak ve Suriye pazarý için çalýþan þirketlerin iþlerinin durma noktasýna kadar geldiðine dikkat çeken Organize Sanayi Bölgeleri Derneði (OSBDER) Baþkaný Hüseyin Kutsi Tuncay, Ýran'a yönelik ambargonun da ticareti hayatý olumsuz yönde etkilediðinin altýný çiziyor. Irak pazarýna iþ yapan iþletmelerin alacaklarýnýn da arttýðýný ifade eden Tuncay, komþu ülkelerle yaþanan sorunlarýn sonucunun

ne olacaðýnýn belirsizliðini koruduðunu kaydetti. Bu konuda sanayici için ciddi tereddütler olduðunu dile getiren Tuncay, "Suriye'de yaþanan karýþýklýk Türkiye'nin diðer ülkelere olan ihracatýna da yansýyacak. Önümüzdeki dönemde Irak'la sýnýr ticareti de olumsuz yönde etkilenebilir. Ürdün'e mal satan firma mal satmak için Suriye'den geçmek zorunda. Malý uçak gibi baþka yöntemlerle de gönderemeyiz. Bu seferde maliyetler katlanýr. Türkiye'deki iþletmeler yabancýlar ile rekabet edemez hale gelir." diye konuþtu. Türkiye ile Suriye arasýndaki ticaret hacmi her geçen gün azalýyor. 2011 yýlýnda 2 milyar dolarý bulan iki ülke arasýndaki ticaret hacmi bu

‘Birinci sýnýflar için daha fazla sýnýf ayrýlacak’ Birinci sýnýf öðrencileri için daha fazla sýnýf ayrýlacaðýný kaydeden Yýldýz, “Bu nedenle birinci sýnýflarýn derslikleri 80 kiþilik olmayacak, diðer sýnýflarýn kaç kiþiyse ona yakýn olacak. Ayrýca yeni dersliklerimiz açýlacak. Ýstanbul'da 60 tane yeni yapýlmýþ okulumuz yeni eðitim öðretim yýlýnda açýlmýþ olacak. Okullardaki atýl sýnýflarý da faaliyete geçireceðiz.” dedi. Yeni dönemde 2 bin 500 okulun eðitime hazýr hale getirildiðini aktaran Yýldýz, bu okullarýn ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak düzenlendiðini söyledi. Yýldýz sözlerini þöyle sürdürdü: "Milli Eðitim Bakanlýðý bazý yönetmeliklerle bu yasanýn en iyi þekilde uygulanmasý için çaba sarf ediyor. Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü olarak ise okullarýmýzýn bu yeni kanuna göre dönüþümlerini tamamlamaya çalýþtýk. Ýstanbul'da bin 450’ye yakýn okul vardý. Bunlarýn bir kýsmýný ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak dönüþtürmüþ olduk. Bu yeni durumda bin 250’ye yakýn yeni ilkokulumuz, bin100 civarýnda ortaokul ve 85 tane de baðýmsýz imam hatip ortaokulu oluþtu. Bu okullarýn öðrenci kayýtlarý yapýldý, tamamlandý. Ýlkokullarýn tamamý adrese dayalý kayýt sistemine göre tamamlandý ."

'Yeni sistemde 500 öðretmen fazlalýðý olacak' Yeni sistemle 5. Sýnýflarýn olmayacaðýna dikkat çeken Yýldýz, buradan gelecek öðretmenlerin baþka okullara kaydýrýlacaðýný belirtti. “Þu anda elimizde bin tane öðretmen fazlalýðý var.” diyen Yýldýz, “Þimdi yeni dönemde öðretmen atamalarý olacak. Biz bu norm fazlalarýný ihtiyacý olan bölgelere kaydýracaðýz. Bizim tahminimize göre yaklaþýk 500 öðretmen fazlalýðý olacak. Bunlarý da Ýhtiyaçlara uygun þekilde deðerlendireceðiz." dedi. Öðrencilerini okula göndermeyen ailelere verilecek cezalara da deðinen Yýldýz, konuyla ilgili þu ifadeleri kullandý: "Biz bu cezanýn gerçekleþeceðini düþünmüyoruz. Daha önce de çocuklarýný okula göndermeyen velilerle ilgili çalýþmalar yaptýk. Çocuklarýný okula göndermeyen ailelere ilçe müdürlerimizi, rehber öðretmenlerimizi gönderiyorduk ve sorunlarý neyse maddi, manevi çözmeye çalýþýyorduk. Dolayýsýyla ben bu durumun o noktaya geleceðini düþünmüyorum." (CÝHAN)

yýlýn ilk beþ aylýk döneminde 300 milyon dolara kadar gerilemiþ durumda. Ticaretin büyük çoðunluðu da Suriye'ye yönelik elektrik ihracatýndan kaynaklanýyor. Organize sanayi bölgelerinde son dönemde genel bir durgunluðun söz konusu olduðunu ifade eden OSBDER Baþkaný Tuncay, sadece organize sanayi bölgelerindeki toplam üretim ve elektrik artýþýna bakýlmasýnýn doðru olmadýðý görüþünde. Organize sanayi bölgelerinin fazla enerjiyi sattýðýný ifade eden Tuncay, "Yatýrýmcý sayýsý arttýðý için kullanýlan elektrik miktarý da artýyor. Bu da doðru analiz yapýlmasýna engel oluyor." deðerlendirmesinde bulundu. Ekonomideki en büyük sorunlarýndan birinin cari açýk problemi olduðunun altýný çizen OSBDER Baþkaný Tuncay, Türkiye'nin kendi ürettiði malýn ithalatçýsý olduðunu vurguluyor. Tuncay yerli sanayicinin 2 dolara ürettiði malzemenin Çin'den 1,2 dolara mamul malzeme olarak geldiðine dikkat çekerek durgunluðun tekstil baþta olmak üzere çok fazla sayýda sektörde hissedildiðinin altýný çiziyor.

Teþvik Yasasý olumlu Ekonomi yönetimi tarafýndan hazýrlanan ve Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan tarafýndan açýklanan yeni Teþvik Paketi sanayiciler tarafýndan olumlu bulunuyor. OSB'lere yatýrým yapanlarýn bulunduðu bölgenin bir alt kademesinde deðerlendirileceðini aktaran Baþkan Hüseyin Kutsi Tuncay, bunun olumlu bir geliþme olduðunu kaydetti. Türkiye'de 80 OSB dýþýndakilerin büyük ölçüde bölgede yatýrýmý olmayanlar tarafýndan yönetildiðini belirten Tuncay, yatýrýmý yapan ile kararý verenlerin ayný olmasý gerektiði görüþünde. Türkiye'de 264 OSB olduðunu ifade eden Tuncay, 156'sýnda bir veya birden fazla iþletme olduðunu kaydetti. Sadece Artvin'de OSB olmadýðýný ifade eden Tuncay, birçok þehirde olmasý gerektiðinden fazla OSB olmasýný eleþtiriyor. (CÝHAN)

Aileler, araçlarda çocuk koltuðu kullanýmý konusunda bilinçsiz

O

rtadoðu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) BÝLTÝR Merkezi Taþýt Güvenliði Birimi Hasarsýz Çarpýþma Test Laboratuvarý'nda, çocuk koltuklarýnýn dinamik testleri son teknoloji ürünü milyon dolarlýk mankenler üzerinde yapýlýyor. Bebeklerin daha güvenli seyahat etmesi için yapýlan çalýþmalar, Türkiye’de kullanýlan çocuk koltuklarýnýn kullanýmýnýn bilinmediðini ortaya çýkardý. Çocuk koltuðu kullanýmý ile çalýþma yapan Uzman Zeki Çol, çocuk koltuðu kullanýmýnda bilgi eksikliði olduðunu düþündüklerini ifade etti. Çocuk koltuklarýnýn uygun olduklarý yaþ gruplarýna göre kullanýlmasý gerektiðini ifade eden Çol, “Ayrýca çocuk koltuðu kullaným þartlarýndan biri de emniyet

kemerinin kilitlenmesidir. Emniyet kemerinin kilitlenmeden kullanýlmasý çocuðun kaza anýnda öne hareketini kýsýtlayamaz ve çocuk önünde bulunan koltuða çarpýp yaralanabilir. Ayrýca emniyet kemerinin kilitsiz kullanýmýnda karýn bölgesine girdiði gözlenmektedir. Bu da çocuðun iç organlarýnda hasarlara sebep olabilir.” diye konuþtu. Yaptýðý çalýþmalar sonucunda, çocuk koltuðu kullanýlmadýðý zamanlarda emniyet kemerinin çocuðun boynunu yaralayabileceði uyarýsýnda da bulunan Çol, þöyle devam etti: “Uygun koltuk kullanýlmadýðý zaman çocuk üzerinde oluþan negatif ivme deðerleri artmaktadýr. Bu da çocuðun vücut ve iç organ yaralanmalarýnda etkili bir faktördür.” Yapýlan çalýþmalarýn, çocuðun

anne kucaðýnda yaptýðý yolcuðun tehlikeli yolculuk kategorisine girdiðinin altýný çizen Çol, “Anne kaza anýnda çocuðunu korumak yerine ölümüne sebep olmaktadýr. Çocuðunu kendisiyle konsol ya da koltuk arasýnda sýkýþtýrarak yer çekimi ivmesinin onlarca katý kadar bir kütle ile çocuðuna kuvvet uygulamaktadýr.” ifadelerini kullandý.

“Kaza anýndaki hasarlar testlerle tespit ediliyor” ODTÜ-BÝLTÝR Merkezi Taþýt Güvenliði Birimi Hasarsýz Çarpýþma Test Laboratuvarý'nda otomobil ile yük ve yolcu taþýyan tüm ticari araçlarda kullanýlan koltuk, emniyet kemeri, hava yastýðý ve bagaj kýsýtlayýcý sistemler için önden çarpma, arkadan çarpma testleri yapýlýyor. Laboratuvardaki çalýþmalarla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Mustafa Gökler, "Araçlarla yapýlan testlerde, araç içerisindeki sürücü ya da yolcularýn kaza sýrasýnda kafalarýný aracýn içindeki deðiþik noktalara çarpmalarýyla oluþabilecek hasarlarý ölçmeye çalýþýyoruz. Kafa formunu kullanarak robot ve fýrlatýcý yardýmýyla aracýn deðiþik noktalarýna darbeler uygulayarak kafa formunun üzerinden ölçümler alýyoruz ve hasarý tespit ediyoruz." Dedi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

27 Aðustos 2012 Pazartesi

4

Diyarbakýr, Uzun Hasan’ýn hediyelerinin peþinde

D

iyarbakýr, Akkoyunlu hükümdarlarýndan Uzun Hasan’ýn Ergani ilçesinde kabri bulunan Hz. Zülküf (s.a) türbesine hediye olarak býraktýðý eþyalarýn peþine düþtü. Dicle Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Haspolat, yaptýklarý araþtýrmada, hükümdar Uzun Hasan’ýn hediye ettiði eþyalarýn Ankara Etnografya Müzesi’nde olduðunu öðrendiklerini belirterek, aralarýnda altýn, gümüþ, halý, seccade ve þamdanlarýn bulunduðu eþyalarýn

Diyarbakýr’a teslim edilmesi gerektiðini kaydetti. Peygamber kabir ve makamlarý, sahabe valisi, harem-i þerifi, medreseleri, kilise, surlarý ve daha niceleriyle Diyarbakýr’ýn her köþesi ayrý bir deðeri taþýyor. Diyarbakýr, bugünlerde kadim topraðýnda yatan peygamberlerden Hz. Zülküf(s.a) türbesine, Akkoyunlu hükümdarý Uzun Hasan’ýn hediye ettiði eþyalarýn peþinde. Dicle Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Haspolat, Diyarbakýr’ýn eþsiz bir deðere sahip olduðunu belirterek, bu deðerleriyle bir türlü gündeme gelmediðini söyledi. Diyarbakýr ve çevresinde hüküm süren Akkoyunlularýn peygamber kabir ve makamlarýna büyük deðer verdiðini anlatan Haspolat, hükümdar Uzun Hasan’ýn Ergani ilçesinde bulunan ve Kur’an’da adý geçen peygamberlerden Hz. Zülküf(a.s) türbesine hediye ettiði bazý eþyalarýnýn Ankara’da olduðunu ve Diyarbakýr’a teslim edilmesi gerektiðini söyledi. Haspolat, “Ergani Zülküf peygamber türbesine Uzun Hasan’ýn baðýþladýðý þamdanlar ve bir zamanlar Sivas valilerinden birinin gönderdiði bir gümüþ pencere çerçevesi vakýflar dairesince alýnmýþ, Ýstanbul’a gönderilmiþtir. Tarihi kaynaklarda, mezarýn üstündeki ipekli örtülerin antika olanlarý 1926’da Diyarbakýr Evkaf Dairesi'ne gönderildiði, mescit duvarýnda ise Artuklu hükümdarlarýndan Fahrettin Karaaslan’a ait ve üzerinde Fahreddin

ibaresi bulunan güzel bir nesih kitabe olduðu belirtiliyor.” dedi. Haspolat, bunlarýn günümüzde olmadýðýna dikkat çekti. Hükümdar Uzun Hasan’ýn Ergani doðumlu olduðunun kaynaklarda yer aldýðýný anlatan Haspolat, hükümdarýn Zülküf peygamberin zaviyesine þamdanlar hediye ettiðini ve þamdanlarýn þu an Ankara Etnoðrafya Müzesi’nde olduðunun bilindiðini kaydetti. Haspolat þunlarý söyledi: “1926’da burada bulunan altýn ve gümüþ gibi kýymetli eþyalar, çok deðerli halý ve seccadeler, gümüþ çerçeve, Uzun Hasan’ýn hediye ettiði þamdan Diyarbakýr Vakýflar Ýdaresi'ne, Ankara’ya ve Ýstanbul’a gönderilmiþtir. Arif Paþa seyahatnamesinde 1252’de Melik Salih zamanýnda yapýlan ve hediye edilen þamdanla, hazrete ait bir demir asayý gördüðünü, ayrýca Ýran yapýmý bir þamdaný da gördüðünü ifade eder. Ali Emiri Efendi ise 1879’da Abidin Paþa ile burayý ziyaret ettiðini, burada 1402 tarihinde Karayülük Osman Bey tarafýndan yaptýrýlmýþ çok süslü Ergani Kalesi anahtarýný gördüðünü, ayrýca biri 1252 tarihindeki Melik Salih’e ait olmak üzere 2 þamdan olduðunu ifade eder. Bugün bu deðerlerimizi kendi þehrimizde görmemiz gerekiyor. Bu hediyeler her gün ziyaretçi akýnýna uðrayan Hz. Zülküf ’ün türbesinde olmasý daha güzel olmaz mý?” Haspolat, eþyalarýn Diyarbakýr’a teslim edilmesi için giriþimlerde bulunacaklarýný kaydetti. (CÝHAN)

Gaziantep’te meydana gelen 10 kiþinin hayatýný kaybettiði 70 kiþinin yaralandýðý saldýrýyý Barýþ ve Demokrasi Partisi yaptýðý yazýlý bir açýklamayla kýnamýþtý. Patlamanýn terör örgütü PKK’nýn yaptýðýnýn ortaya çýkmasýyla BDP’nin sürdüreceði tavrýn ne olacaðý merak ediliyordu. Diyarbakýr’da terör örgütü tarafýndan kaçýrýlan 3 askerin ailesiyle birlikte

açýklama yapan Demirtaþ, saldýrýlarla ile ilgili açýklanan bilgilerin ne kadar doðru, ne kadar yanlýþ olduðunu bilmediklerini söyledi.

BDP Genel Baþkaný Demirtaþ: Tavrýmýzý faile göre deðiþtirmeyiz

B

arýþ ve Demokrasi Partisi(BDP) Genel Baþkaný Selahattin Demirktaþ, Gaziantep'teki terör saldýrýsýna karþý tavýrlarýný faile göre deðiþtirecek bir parti olmadýklarýný söyledi. Demirtaþ, "Biz tavrýmýzý faile göre ya da saldýrýyý gerçekleþtirenlere göre deðiþtirecek bir parti deðiliz. Biz olay ve bu acý nedeniyle tavrýmýzý ortaya koyduk." dedi.

Demirtaþ, saldýrýnýn faillerine yardým ettiði gerekçesiyle tutuklanan öðretmenin kendi halinde bir insan olduðunu savunarak, "Gözaltýna aldýklarý kendi halinde bir öðretmen. Ýþinde gücünde olan insanlar. Zaten gözaltýna alýnanlardan 3’ü serbest býrakýldý. Biz Gaziantep’teki katliamla ilgili tavrýmýzý ortaya koyarken kimin yaptýðýna bakmazsýzýn bu tavrý ortaya koyduk. Hükümetin görevi tereddüde yer býrakmadan bunu ortayý çýkarmak. PKK iki kez açýklama yaptý ve olayý kýnadý. Olayýn kendileriyle ilgisinin olmadýðýný belirtiyorlar. Bunun aksini ispatlamak, gerçeði ortaya çýkarmak hükümetin görevidir. Bugüne kadar hiçbir kamu yetkilisi net olarak kimler tarafýndan Gaziantep katliamýnýn gerçekleþtirildiðini ifade edemedi. Olayda hala ciddi soru iþaretleri var. Dýþ baðlantýsý nedir istihbarat birimlerinin rolü nedir ortaya çýkarýlmasý gerekiyor." dedi. Demirtaþ açýklamasýn devamýnda kaçýrýlan askerlere devletin sahip çýkmadýðýný iddia ederek, bir an önce býrakýlmalarýný temenni ettiðini kaydetti. "Saldýrýda hayatýný kaybeden Azak’ýn ailesine baþsaðlýðý ziyareti" BDP Genel Baþkaný Demirtaþ, BDP Milletvekili Nursel Aydoðan ile BDP Diyarbakýr Ýl Baþkaný Zübeyde Zümrüt, Gaziantep’teki terör saldýrýsýnda hayatýný kaybeden infaz koruma memuru Davut Azak’ýn babasý Halim Azak’a baþsaðlýðý ziyaretinde bulundu. Demirtaþ, burada yaptýðý açýklamada, olayýn karanlýkta kaldýðýný ve aydýnlatýlmasý gerektiðini iddia etti. Acýlý baba Halim Azak konuþmazken amca Ahmet Azak, Türkiye’de ölen herkesin acýsýný derinden paylaþtýklarýný ve olaylarýn bitmesi temennisinde bulunduklarýný kaydetti. (CÝHAN)

Batmanlý futbolcular görücüye çýkýyor B atman Emniyet Müdürlüðü, mahalleler yarýþýyor futbol turnuvasýnda baþarýlý olan 14 sporcuyu Ýstanbul’la getiriyor. Beþiktaþ, Fenerbahçe gibi büyük takýmlarla antrenmana çýkacak olan futbolcular, büyük takýmlara transfer olma þansý yakalayacak. Batman Emniyet Müdürlüðü SODES kapsamýnda yürütülen Batman Mahalleler Yarýþýyor Futbol Turnuvasý projesi kapsamýnda 3 Bin kiþi arasýnda yapýlan seçmelerde 14 – 16 yaþ grubunda 588 öðrenci ile 42 mahalle takýmý oluþturuldu. Takýmlar arasýnda yapýlan turnuva süresince koordinatör olarak görev alan polis memurlarý ve beden eðitimi öðretmenleri, gözlem ve antrenmanlar sonucunda baþarýlý gördükleri 14 futbolcuyu seçti. Seçilen baþarýlý futbolcular 2 polis memuru eþliðinde proje ortaðý AYSO (Avrupa Yýldýzlarý Spor Okulu) tarafýndan 26 Aðustos 10 Eylül tarihleri arasý Ýstanbul’da planlanan futbol ile

antrenmanlara katýlarak seçmelere katýlacak. Ýstanbul’un tarihi ve turistik yerlerini gezecek olan sporcular ÝBB, Fenerbahçe, TFF sahasý, Beþiktaþ, Kasýmpaþa, Galatasaray, Bursa ve Eskiþehir takýmlarýyla antrenmana çýkma fýrsatý bulacak. Ayrýca Fenerbahçe - Spartak Moskova, ÝBB – MP Antalyaspor, Galatasaray-Bursa ve Türkiye Hollanda maçýný izleyecekler. Proje kapsamýnda baþarýlý futbolcularýn büyük takýmlara transfer olma þansý yakalayacaðýný belirten TDP (Toplum Destekli Polis) Þube Müdür Vekili Komiser Hakan Sezen, ayrýca eðitime devam eden öðrencilerinde eðitim süresi boyunca destekleneceðini ileri sürdü. Böylesi organizasyon ve projelerle gençlerin kendilerini gösterme fýrsdatý yakaladýðýna dikkat çeken futbolcular ise elemeleri geçtikleri için mutlu olduklarýný belirterek kendilerine bu imkaný saðlayan Emniyet müdürlüðü Ayso’ya teþekkür etti. (CÝHAN)

Þüpheli araçlardan biri Diyarbakýr’da ele geçirildi

G

aziantep’te 9 kiþinin öldüðü, çok sayýda kiþinin yaralandýðý bombalý saldýrý sonrasýnda aranan bombalý araçlardan birinin Diyarbakýr ’da ele geçirildiði öðrenildi. E.B. yönetimindeki kahverengi ve 01 plakalý araç, polisin sýký takibi sonucu durdurulduktan sonra arama yapýlmak üzere Emniyet Müdürlüðü'ne götürüldü. Konu ile ilgili þuana kadar resmi bir açýklama yapmadý. Alýnan bilgiye göre, Gaziantep’teki bombalý araç saldýrýnýn ardýndan, istihbarat birimleri tarafýndan güvenlik birimleri uyarýlarak deðiþik bölgelerde bombalý araçlarýn olduðu yönündeki bilgiler üzerine polis alarma geçirildi. Diyarbakýr polisi yapýlan bir ihbar üzere 01 plakalý bir aracý takibe aldý. Terör ekipleri tarafýndan bir sokak içerisinde kýstýrýlan araç durduruldu. Sürücüyle birlikte emniyete götürülen araçta bomba olup olmadýðý öðrenilemedi. Diyarbakýr polisi, 'kýrmýzý alarm' durumunu sürdürürken, þüpheli araç ve kiþiler anýnda kontrol ediliyor. Mobese kameralardan tespit edilen görüntüler anýnda deðerlendiriliyor. Vatandaþlarýn

telefon ihbarlarýný dikkate alan polis ekipleri kent merkezinde mobil görev yapýyor. Bu arada, Gaziantep'te meydana gelen patlama olayý ile ilgili olarak Diyarbakýr’da 4 kiþinin gözaltýna alýnmýþ, sorgulanmak üzere Gaziantep Emniyet Müdürlüðü ekiplerine teslim edilmiþti. Yakalanan 4 kiþi ile birlikte cep telefonlarý, sim kartlarý, hafýza kartlarý, hard disk, DVD ve CD'ler, flash bellek ve örgütsel doküman ele geçirilmiþti.

Vatandaþlar çok duyarlý emniyete ihbar yaðýyor Bu arada Gaziantep’te meydana gelen saldýrýdan sonra polisin gösterdiði duyarlýlýðý vatandaþlar da gösteriyor. Diyarbakýrlýlar, þüpheli gördükleri araçlarý polisi bildiriyor. Diyarbakýr’da bir aracýn Yeniþehir ilçesi Silvan yolundan Toplu Konutlar bölgesine girdiði ve durumunun þüpheli olduðunun ihbarý üzerine polis alarma geçti. Kýsa sürede bulunan aracýn herhangi bir þeye rastlanmadý. Ýlde bombalý araçlarýn çekiciyle taþýnabileceði ihtimaline karþý da hemen hemen bütün araç yüklü çekiciler durdurulup aranýyor. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

27 Aðustos 2012 Pazartesi

Çocuklarda diþ çürümesi yavaþlatýlabilir Ç

ocuklar þeker, çikolata gibi ürünleri tüketmede ve diþlerinin bakýmýnda yetiþkinler kadar dikkatli olamadýklarý için diþleri daha çabuk çürüyor.

Çocuklar, çürüðün erken döneminde görülebilen soðuksýcak hassasiyeti ve hafif aðrý gibi sinyalleri zamanýnda fark edemiyor ve ancak dayanýlamayacak kadar aðrý hissettiklerinde durumu fark ediyor. Dolayýsýyla diþ çürümesini engellemede geç kalýnmýþ olabiliyor. Uzmanlar bu durumda çocuðun süt diþlerinin çürümesini engelleyecek ya da yavaþlatacak bir tedavi olan 'Fissür Örtücüler' yöntemini öneriyor. Azý diþlerin çiðneme yüzeyindeki küçük çukurcuklarýna Fissür deniyor. Yiyecek artýklarý ve bakteriler bu girintilere yerleþip diþlerin

çürümesine sebep oluyor. Diþ Hekimi Çaðdaþ Kýþlaoðlu, aðýz bakýmýna yetiþkinler kadar dikkat edemeyen çocuklarýn diþlerinin

üzerindeki girinti ve çýkýntýlarý rahatlýkla temizleyemediðine dikkat çekiyor. Kýþlaoðlu, "Arka diþler üzerindeki bu oluklara uygulanan fissür örtücüler, diþ

minesine yapýþarak çürük oluþumunu engelliyor. Beyaz, þeffaf, sývý ve plastik esaslý maddeler olan fissür örtücülerin akýþkan kývamý diþ oluklarýna tamamen tutunmasýný saðlýyor. Bu bölgeleri týkayarak yiyecek artýklarý ve bakterilerin yapýþmasýný engelliyor." diyor. Fissür örtücülerin zaman içinde aþýnsa da diþ yüzeyinde uzun süre kalabildiðini dile getiren Kýþlaoðlu, "Fissür Örtücüler düþtükten sonra bile uygulama yapýlan diþler çürümeye karþý diðer diþlerden daha dirençlidirler. Eðer düþtükten sonra 6 ay içerisinde tekrar uygulanýrsa çürüðe karþý koruma da devam eder. Bu uygulama yapýldýktan sonra da diþlerin düzenli fýrçalanmasý ve çocuklarýn rutin olarak diþ hekimi kontrollerine götürülmesi gerekir." ifadelerini kullanýyor. (CÝHAN)

'Kan þekerinin aþýrý yükselmesi ve düþmesi körlüðe yol açabilir'

T

ürkiye nüfusunun yaklaþýk yüzde 14'ünü yakýndan ilgilendiren diyabet hastalýðýnýn yani halk arasýndaki adýyla þeker hastalýðýnýn, aþýrý yükselip düþmesinin körlüðe neden olabileceðini söyledi. Küçük damarlarýn hastalýðý olarak bilinen diyabeti genetik miras, beslenme alýþkanlýklarý ve yaþa baðlý nedenler ile etkiliyor. Diyabet hastalýðý hayati önem taþýyan bir çok organýn hasar görmesine sebep olurken, bu organlarýn baþýnda göz geliyor. Antalya Dünyagöz Hastanesi doktorlarýndan Op.Dr. Semra Hoca, diyabet hastalarýnýn nasýl ayak saðlýðýna nasýl dikkat ediyorlarsa göz saðlýðý konusunda hassas davranmalarýnýn gerekliliðini vurguluyor. Özellikle kan þekerindeki aþýrý - birden yükselme ve aþýrý birden düþüþe baðlý olarak diyabetin göz içi ve göz damarlarýnda ciddi tahribatý neticesinde retinada önce týkanmalar daha sonrada yeni

ödem alanlarý ve küçük damarlar oluþtuðunu belirten Op.Dr. Semra Hoca, "Normal retina damarlarýndan farklý olan bu küçük damarlar , oldukça hassas olduklarýndan kolay kanayabilirken göz içi zarlarýný geliþtiriyor ve sonucunda kalýcý körlüðe yol açýyor." diye konuþtu. Dünyada 50 yaþ altýndaki kiþilerde bir numaralý körlük nedeni olan diyabetik retinopati, diyabetlilik süresi ile oldukça yakýndan ilgili olduðunu vurgulayan Op.Dr. Hoca ,tip 1 diyabet hastalýðýnýn genç yaþta baþlamasý nedeni ile diyabetik retinopati , tip 1 diyabetlilerde daha þiddetli seyrettiðini özellikle altýný çizdi. Türk toplumunun oldukça fazla karbonhidrat tükettiðini söyleyen Op.Dr. Semra Hoca, þöyle devam etti: "Bayram ve yaz tatillerinde, her þey dahil sistemden faydalanan tatilciler ciddi karbonhidrat beslenmesi yapmaktalar. Aþýrý karbonhidrat tüketimi, özellikle

hipoglisemik olan kiþilerde , kan þekeri düzeyinin denge performansýný kaybetmesine sebep olurken bu durum biranda oluþabilecek görme kayýplarýný da beraberinde getirebiliyor. Bunun yanýnda kan þekerindeki bu ani deðiþimler, görme sinirlerini ciddi anlamda

hasara uðratabiliyor." Körlüðün önüne geçmek içinse özellikle hastalýðýn 5. yýlýndan itibaren, her diyabet hastasýnýn düzenli olarak yýlda 2 kez göz hakimine gitmesini ve özellikle göz dibi muayenesi yaptýrmasý gerektiði ifade edildi. (CÝHAN)

Obezite, beynin performansýný düþürüyor B

ilim adamlarýnýn yaptýðý son araþtýrmalara göre obezite beynin performansýný düþürüyor. BBC'de yer alan habere göre Neurology adlý dergide yayýmlanan araþtýrmada 6 bin

M. Sait Çakar

Ýngiliz'in saðlýk durumlarý on yýldan uzun bir süre takip edildi. Araþtýrmaya katýlan 35 ile 55 yaþ arasýndaki kiþiler düzenli olarak hafýza ve idrak testlerine sokuldu. Metabolizmalarýnda saðlýksýz deðiþimler olan obez deneklerin idrak testlerinde gösterdikleri baþarý diðer deneklere oranla çok daha hýzlý düþüþe geçti. Obezite'nin bunamayý hýzlandýrdýðý daha önce ortaya çýkartýlmýþtý. Ýngiltere Alzheimer Araþtýrmalarý Derneði'nden Shirley Cramer, araþtýrmayla ilgili "Henüz obezite ile metabolik düzensizliklerin neden beyin fonksiyonlarýndaki zayýflama ile baðlantýlý olduðunu bilmiyoruz. Ancak toplumdaki obezite oraný hýzla artarken bu konuda daha derine inmek þart gibi görünüyor. Bu araþtýrma idrak gücünün azalmasýna odaklanmýþ ancak daha önce yapýlan araþtýrmalar saðlýklý beslenmenin, spor yapmanýn, tansiyonu ve kolestrolü kontrol altýnda tutmanýn bunamayý geciktirdiðini ortaya koymuþtu." Diyor. (CÝHAN)

Hamilelikte tuz, varise sebep oluyor H

amilelik sürecinde kadýnlarda görülen ve dayanýlmaz aðrýlara sebebiyet veren varisi önlemek için uzmanlar tuzdan ve topuklu ayakkabýdan uzak durmayý öneriyor.

Hamilelik sürecinin varis oluþumunu kolaylaþtýrdýðýný söyleyen Ýsveç Ayak Saðlýðý Uzmaný Özgül Ýþgör, hamilelikte yürüyüþ ve yüzmenin ise varisi engellediðini söylüyor. Ýþgör hamilelere þu tavsiyelerde

bulunuyor: "Hamileyken bol bol su içilmeli ve fazla tuzlu yiyecekler tüketilmemeli. Çünkü fazla yaðlý ve tuzlu yiyeceklerle beslenmek damarlarýn yapýsýný ve kan dolaþýmýný bozarak varisin ortaya çýkmasýný kolaylaþtýrýyor. Hamileler otururken bacak bacak üstüne atmamalý, çok dar giysiler giymemeli, uzun süreli araba kullanmamalý. Ayrýca sýrt üstü yatmak yerine sol tarafa doðru yatmalarýný öneriyoruz.” (CÝHAN)

5

BASINDAN...

A

Ýttihad-ý Ýslam

bdülhamit'in önde gelen muhaliflerinden biri olan Ali Suavi, Osmanlý Devleti'nin çöküþünü hakka'l yakin yaþamadý, ama siyasi ve toplumsal olaylarý doðru okuyup net öngörülerde bulunmasý dolayýsýyla ayne'l yakin gördü. Vefatýnýn (1878) üzerinden 30 yýl sonra Osmanlý Mondros mütarekesini imzaladý. Balkanlar'dan sonra sýranýn Ortadoðu'ya ve Afrika'ya geleceðini tahmin etmek zor deðildi. Bunu Abdülhamit de görüyordu, hatta günün birinde Ermeni nüfusun yoðun olarak yaþadýðý Vilayet-i Sitte'nin dahi elden çýkabileceðini hesap edip meseleyi Ýttihatçýlar gibi 'katliam' yaparak deðil, bölgeye imparatorluðun baþka bölgelerinden -mesela Yemen, Libya vd.Müslüman nüfus transferiyle çözebileceðini düþünüyordu. Ama padiþah dahi yönetici kademesinde ne yapýlmasý gerektiði konusunda berrak, gerçekçi, fizibilite deðeri olan projeprogram sahibi kimse yoktu. Padiþahýn projesi, çöküþü geciktirip bu arada idari ve sosyal kurumlarý modernleþtirmekten ibaretti, yeni idari yapýlanma arzularýný kaale almak istemiyordu. Ali Suavi'ye göre olaylarýn nasýl bir seyir takip edeceðini zamanýnda kestirip ona göre tedbir almayanlar, sonbahar yapraðý gibi kuvvetle esen rüzgara kapýlýp giderler. Osmanlý Devleti'nin ýslahý ve ülkenin bütünlüðü herkesin kaygýsýdýr, var olan idari sisteme parlamento getirmek önemli bir adým olacaktý, hatta bununla da yetinilebilirdi, çünkü "bir devletin, 30-40 milyon reayenin hayat ve mematý üç-dört kimsenin elinde olmaktansa, birkaç yüz kiþiden müteþekkil bir heyetin (meclis) elinde olmasý akla daha uygundur." Ama Osmanlý'nýn sorunu bununla bitmeyecekti. Asýl merkezin dýþýnda vuku bulmakta olan geliþmelere karþý önleyici tedbirler almak gerekirdi ki, bunlardan en önemli olaný, Afrika'daki Tunus, Trablus ve Mýsýr'ýn günün birinde Cezayir gibi Osmanlý Devleti'nden kopma ya da koparýlma noktasýna gelmeden gerçekçi bir adým atmaktý. Mýsýr yöneticilerinden Riyaz Paþa'ya gönderdiði mektubunda bu görüþlerini dile getiren Suavi'ye göre Osmanlý'nýn bu geniþ sahayý elinde bulundurmasý açýkça anlaþýlmýþtýr, sömürgeci Avrupalýlardan önce davranýp bir "Afrika Devleti" adý altýnda Osmanlý'ya baðlý bir otonom yönetimin oluþturulmasý ve bunun bizzat Osmanlý Devleti tarafýndan gerçekleþtirilmesiydi. Cemal Kutay, 1908'deki vahim hatayý Suavi'nin çok önceden gördüðünü belirttikten sonra bunun bir "basiret" olduðunu söylemektedir. Ýyi niyetine raðmen Abdülhamit, kendisini etten duvar gibi ören belli bir zümrenin dargörüþlülüðünün dýþýna çýkýp olup bitene eleþtirel bakan Ýslamcýlara kulak asmadý. Bugün de yazýk ki benzer bir süreçten geçiyoruz. Kürt, Alevi, gayrimüslimlerin durumu, bölge politikalarý, Suriye'de takip ettiðimiz hatalý politikalar dolayýsýyla komþularýmýzla içine düþtüðümüz durum tarihin acý verici biçimde tekerrür etmekte olduðunu gösteriyor. Yeni çýkan tabloya bakalým: Irak mezhep ve ýrk temelinde üçe bölündü; Suriye benzer bölünme sürecini takip ediyor. Onlarca çeyrek ve yarým kubbeyi birleþtirici tek bir kubbe bulunamazsa, Türkiye ve Ýran da ayný akýbete uðrayacak. Eðer Ýran Rusya'ya, Türkiye Batý'ya güvenip siyasi birlik ve toprak bütünlüðünü koruyabileceklerini düþünüyorlarsa, bizatihi parçalanmanýn ve bölünmenin hakiki faktörlerinin bunlar olduðunu bilmek lazým. Daha geniþ, daha kapsayýcý, daha birleþtirici bir þemsiyeye, kucaklayýcý bir kubbeye ihtiyacýmýz var. Kabul etmek ve görmek lazým ki, Ortadoðu denen büyük coðrafyanýn tam kalbinde 25 milyon Kürt yaþýyor. Ve Kürtler dört parçaya bölünmüþ eski statülerine artýk rýza göstermiyorlar. Ama onlar da bilmeliler ki, Adem ve Havva'nýn yüce Allah'ýn uyarýlarýna raðmen acý meyveyi yiyip dünyaya indirilmeleri gibi, "Her ne olursa olsun, önce bizim de Araplar, Farslar ve Türkler gibi bir ulus devletimiz olsun, sonra oturup birliði düþünürüz" diyecek olurlarsa, büyük bir hatayý tekrar edecek, hem kendilerine hem baþkalarýna acý yaþatacaklardýr. Tabii ki, Türkler, Araplar ve Ýranlýlar da artýk hiçbir sorun çözmediði ve eskisi gibi devam etmesi mümkün olmadýðý anlaþýlan ulus devlet, mezhepçilik ve milliyetçilik ýsrarlarýndan vazgeçmelidirler. Ýslamcýlar bütün kavimleri, dinleri ve mezhepleri içine alacak büyük bir bölgesel entegrasyon öneriyor; Ýttihad-ý Ýslam'ýn bugünkü tercümesi budur. A.bulac@zaman.com.tr Ali Bulac a.bulac@zaman.com.tr 5 Aðustos 2012


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

27 Aðustos 2012 Pazartesi

6

kredi kartý masraflarýný "Antep saldýrýsýnýn amacý anayasa Kesilen bankalardan talep edin çalýþmalarý, heyecan kaybolmamalý" T

G

aziantep’teki terör saldýrýsýný gerçekleþtiren terör örgütü PKK’nýn hedefinin sadece öldürmek olmadýðýna iliþkin kamuoyundaki algý giderek güçleniyor. Saldýrýlarýn zamanlamasýna dikkat çeken Avrasya Kalkýnma Platformu Genel Baþkaný Hasan Cengiz asýl hedefin anayasa çalýþmalarý olduðuna dikkat çekiyor. Örgütün Ramazan ayýnda ve Gaziantep’te gerçekleþtirdiði eylemlerin anayasa çalýþmalarýna olan inancý zayýflattýðýný ve 'Bu Meclis yeni anayasayý yapamayacak' gibi bir görüþ ortaya çýktýðýný belirten Cengiz, baþta TBMM Baþkaný Cemil Çiçek olmak üzere siyasilere anayasa çalýþmalarýndan geri adým atmamalarý çaðrýsýnda bulundu.

Cihan Haber Ajansý’na konuþan Hasan Cengiz, Gaziantep’teki saldýrýnýn hem iç politika hem de dýþ politikada bazý hedefleri olduðunu belirtti. Türkiye’nin son 10 yýlda artýk 'oyuncu deðil oyun kuran bir ülke' olduðunun altýný çizdi. Saldýrýlarýn arkasýndaki iç politika hedefinin de anayasa çalýþmalarý olduðunu söyleyen Hasan Cengiz, saldýrýlarýn arkasýndaki güçlerin güçlü ve yeni bir anayasa, milletle barýþýk bir anayasa istemediklerine dikkat çekti. Cengiz, “Milletin devlet barýþmasýný istemeyenler bu saldýrýlarý yapacaklar. Daha önce Ergenekon aracýlýðýyla yapýyorlardý, þimdi ellerinde sadece örgüt kaldý.” ifadelerini kullandý.

Saldýrýlarýn Cemil Çiçek’i daha da heyecanlandýrmasý lazým Örgütün yapmýþ olduðu saldýrýlarýn anayasa çalýþmalarýna olan inancý zayýflattýðýný ve “Bu Meclis yeni anayasayý yapamayacak” gibi bir görüþ ortaya çýkmasýna neden olduðunu belirten Avrasya Kalkýnma Platformu Genel Baþkaný Cengiz, “Cemil Çiçek’in karamsarlýða düþtüðü anlar oluyor ama bu hadiselerin onu daha da heyecanlandýrmasý lazýmdýr.” ifadesini kullandý. Hasan Cengiz, þunlarý söyledi: “Meclis Baþkaný'na özellikle

sesleniyorum, yeni anayasa çalýþmalarýndaki heyecaný devam etsin. Çok hayýrlý bir hizmet baþlatmýþtý, o devam etsin. Referandumda dünyanýn dört bir yanýndan yeni anayasa çalýþmalarý olsun diye gelenler oldu.”

Yeni Anayasa 1921 Anayasasýna benziyor, yeni Türkiye’nin ilk anayasasý olacak Yapýlacak yeni anayasanýn, yeni büyük Türkiye’nin ilk anayasasý olacaðýný vurgulayan Cengiz, bu açýdan yeni anayasayý 1921’de yapýlan anayasaya benzetti. Türkiye’nin Kurtuluþ Savaþý’na benzer bir mücadelenin içinde olduðunu kaydeden Cengiz, “O zaman bir kurtuluþ savaþý vermiþtik, þimdi de benzer bir savaþ veriyoruz. Þimdiki düþmanlarýn amacý yeni ve büyük bir Türkiye’nin oluþmasýný önlemek.” þeklinde konuþtu. Anayasa çalýþmalarýndaki heyecanýn devam etmesi çaðrýsýnda bulunan Cengiz, sözlerine þöyle devam etti: “Gerekirse Anayasa Platformu zaman zaman yine toplantýlar düzenlemeli. Sivil toplumla yine buluþulmalý, tekrar gündeme getirilmeli.” Saldýrýlarýn yeni anayasa çalýþmalarýna yapýlan bir sabote giriþimi olduðunu vurgulayan Cengiz, hala 1980 Anayasasýnýn geçerli olduðunu hatýrlattý. "Bir Anne, bebek katiline nasýl sarýlýr?" BDP milletvekilleri ile PKK’lý teröristlerin kucaklaþmasýný da deðerlendiren Hasan Cengiz, “Bir anne, bir bebek katiline nasýl sarýlabilir?” diye sordu. Bu manzaranýn dokunulmazlýklarý gündeme getirdiðini belirten Cengiz, söz konusu milletvekillerinin dokunulmazlýklarýnýn kaldýrýlmasý konusunun Meclis açýldýðýnda gündeme gelmesini umduðunu belirtti. Cengiz, dokunulmazlýklar kaldýrýlamýyor olsa bile kýsýtlanabileceðini vurguladý. Saldýrýlarýn arkasýnda Ýran ya das Suriye deðil, gizli servisler var Saldýrýlarýn arkasýnda kimler olduðuna dair düþüncelerini de paylaþan Hasan Cengiz, kamuoyundaki iddialarýn aksine saldýrýnýn arkasýnda Ýran ya da Suriye olmadýðýna inandýðýný belirtti. Cengiz, saldýrýlarýn arkasýnda Türkiye’nin bölgede hakim olmasýný istemeyen baþka gizli servisler olduðunu düþündüðünü aktardý. (CÝHAN)

üketici Dernekleri Federasyo nu (TÜDEF) Genel Baþkaný Sýtký Yýlmaz, kredi kartý ücretinin alýnmasýnýn hukuka aykýrý olduðunu belirtti. Yýlmaz, tüketicilere "Konut ve tüketici kredisine baðlý olarak alýnan baþta dosya masrafý olmak üzere komisyon, ekspertiz ücreti ve ipotek fek ücreti için bankalara; geriye doðru 10 yýl için iadeli taahhütlü mektupla bir dilekçe göndererek iade talep edin." çaðrýsýnda bulundu. TÜDEF, bankalarýn kredi kartý üzerinden yaptýklarý kesintileri Bankacýlýk Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) önünde protesto etti. Konuyla ilgili açýklama yapan TÜDEF Baþkaný Sýtký Yýlmaz, bankalarýn kredi kartý üzerinden 31 kalem adý altýnda kesinti yaptýðýný söyledi. Bu kesintilerle bankalarýn yýlda 17 milyar lira haksýz kazanç saðladýðýný kaydeden Yýlmaz, "Tüketici bu haksýz mali yük altýnda ezilmekte ve ciddi sorunlar yaþamaktadýr. Bu nedenle kredi iþlemlerinde faiz dýþýnda baþka bir kesinti yapýlmasýna kesinlikle karþýyýz. Çünkü yapýlan kesintilerin bir hizmet karþýlýðý bulunmamaktadýr. Kredilerden alýnan yüksek faiz tüm masraflarýn karþýlanmasýna yetmektedir." dedi. Kredi kartýndan bir defaya mahsus da olsa yýllýk ücreti alýnmasýna karþý olduklarýný vurgulayan TÜDEF Baþkaný, kredi kartý aylýk akdi faizinin 2.34, gecikme faizinin ise 2.84 olduðunu, üye iþ yerlerinden kart maliyetinin fazlasýyla karþýlandýðýný kaydetti. Yýlmaz, maliyeti 4 ila 6 lirayý bulan kredi kartýndan yýllýk 55 lira ücret alýnmasýnýn hakkaniyet ilkesine aykýrý olduðunu aktardý. Hesap iþletim ücreti adý altýnda tüketicinin vadesiz mevduat hesabýnýn buharlaþtýrýldýðýný dile getiren

Yýlmaz, "100 TL olarak açýlan mevduat hesabý 4–5 yýl sonra sýfýrlanmaktadýr. Faizi, vergisi ve taksiti belli kesinleþmiþ kredilerden üç ayda bir hesap iþletim ücreti alýnmasý hiçbir haklý nedeni olamaz." þeklinde konuþtu. Konut ve tüketici kredilerinden baþta dosya masrafý olmak üzere komisyon ücreti, ekspertiz ücreti, ipotek fek ücreti gibi ek kesintiler yapýldýðýný ifade eden Yýlmaz, bu kesintilerin hukuka aykýrý alýndýðýna iliþkin yargý kararlarý bulunduðunu ifade etti. Tüketicilere çaðrýda bulunan TÜDEF Baþkaný Yýlmaz, vatandaþlarýn bu kesintileri bankalara iadeli taahhütlü mektupla bir dilekçe gönderip iade talebinde bulunmalarýný istedi. Yýlmaz, taleplerine olumlu yanýt alamayan tüketicinin parasal sýnýrlarýna göre Tüketici hakem heyetlerine, tüketici mahkemesine, tüketici mahkemesinin bulunmadýðý yerleþim yerlerinde ise tüketici mahkemesi sýfatýyla görev yapan asliye hukuk mahkemelerine baþvurabileceklerini kaydetti. Gümrük ve Ticaret Bakanlýðý tarafýndan hazýrlanan Tüketici Yasa Taslaðý bu haksýz kesintilerin kaldýrýlmasý için bir fýrsat yarattýðýný sözlerine ekleyen Yýlmaz, Bakanlýðýn bu konudaki düzenlemelerini olumlu karþýlamakla birlikte kredi ve kredi kartýndan alýnan faiz dýþýnda bu kredilere baðlý tüm kesintilerin kaldýrýlmasýný istedi. Açýklama sýrasýnda grup üyeleri mini bir gösteri yaptý. Gösteride bankadan kredi çeken bir vatandaþýn omzuna 31 kalem kesintisi yüklendi. Grup üyeleri ise bu kesintileri uçurtma haline getirdi. (CÝHAN)

Sigara içilen mekânlarý GPS'li ekipler denetleyecek

S

aðlýk Bakanlýðý, kapalý mekânda sigara içildiðine yönelik her gün onlarca ihbar alýyor.

Türkler Bilgisayar oyununa para ödemekten kaçýnmýyor

L

eague of Legends’in yapýmcýsý Riot Games, Türklerin oynadýðý bilgisayar oyunlarý hakkýnda araþtýrma yaptý. Araþtýrma için Türkiye’nin farklý bölgelerinden, farklý sosyo-ekonomik düzeye sahip 16-35 yaþ arasýndaki 988 erkek PC oyuncusundan görüþ alýndý. Buna göre oyuncularýn yüzde 31’i oyun karakterlerine yeni özellik katmak için para ödemekten çekinmiyor. Oyuncularýn en çok önem verdiði 3 kriter ise sýrasýyla güven, makul fiyat ve yapýmcý desteði. Türkiye’deki oyun segmentasyonuna göre yüzde 31 olan en fazla pay ‘Yalnýz Kurtlar’ adýndaki kategoriye ait. Eðitimli ve yüksek sosyoekonomik düzeye sahip olan ‘Yalnýz Kurtlar’ kullanýcý grubu, yeni karakterler, bu karakterler için ekstra özellikler ve

yeni bölümler için para ödemekten kaçýnmýyor. Satýn alabilirlik düzeyi olarak en yüksek seviyeye sahip olan bu grup oyun konusunda seçici deðil ancak oyunlar konusunda web sitelerini, forumlarý ve oyun bloglarýný takip ediyor. Çoðunlukla evdeki bilgisayarlarýndan oyun oynamayý tercih eden yalnýz kurtlarýn oyunlarda yeni arkadaþlar edinmiyor. Haftada ortalama 4,5 saat online oyun oynayan ‘Yalnýz Kurtlar’, 2,5 saat offline oyun oynuyor. Bu grup, yüzde 83 oranýnda PC platformunu tercih ediyor. Oynadýklarý oyunlarý tabletlerde ve oyun konsollarýnda da bulabilmek istiyor. Yapýmcý þirketlerden beklentileri ise oyuncularýna destek saðlayarak güven vermeleri, oyunlar ve oyunlardaki ekstra özelliklerin fiyatlarýný makul düzeyde tutmalarý. (CÝHAN)

Ancak yapýlan ihbar sonrasý denetim ekiplerinin nerede olduðunu tespit edip, uygun olan ekibi adrese yönlendirmek, vakit kaybýna sebep oluyor. Ayrýca aradan süre geçtiði için ihbara konu olan durum da çoðu zaman ortadan kalkmýþ oluyor. Saðlýk Bakanlýðý, ihbarlarýn daha hýzlý deðerlendirebilmesi için önemli bir adým atýyor. Bakanlýk, denetim ekiplerini "GPS Mobil Cihaz Ýzleme Sistemi" ile takip etme kararý aldý. Bakanlýk, böylece 15 dakika içinde ihbar alýnan mekâný denetlemeyi hedefliyor. Yeni uygulamaya göre mobil halde bulunan denetleme ekipleri bundan böyle GPS sistemi ile bakanlýktan takip edilecek. Herhangi bir ihbar geldiðinde þikâyete konu olan mekâna en yakýn denetim ekibi anýnda görülecek. Ýlgili ekip hemen mekâna yönlendirilecek. Bakanlýk, uygulamayý önümüzdeki eylül ayýnda Ankara'da baþlatacak. Daha sonra Türkiye'deki 2 bin 828 denetim elemanýnýn tamamý ekip olarak GPS sistemi uygulamasýna dâhil edilecek. Ekipler, kapalý

mekânlarda sigara içimini engelleyen yasanýn çýkmasýndan itibaren, 19 Mayýs 2008 ile 30 Haziran 2012 tarihleri arasýnda 3 milyon 670 bin 672 denetim yaptý. 25 milyon 334 bin 127 TL de idari para cezasý kesti. Yeni denetleme sistemi ile ekiplerin daha çok ihlali engelleyebileceði belirtiliyor. 2 milyon 200 bin kiþi sigarayý býraktý Saðlýk Bakanlýðý verilerine göre Alo 171 Sigara Býrakma Danýþma Hattý'ný, 27 Ekim 2010

tarihinden 30 Haziran 2012 tarihine kadar, sigarayý býrakmak istediðini söyleyen 4 milyon 256 bin 324 kiþi aradý. 2010 yýlý ile 2012'nin ilk 4 ayýnda sigara býrakma polikliniklerine 519 bin 353 kiþi müracaat etti. 2008'den 2010 yýlýna kadar 2 milyon 200 bin kiþi sigarayý tamamen býraktý. Verilere göre Türkiye'de hâlâ 15 yaþ üzeri nüfusta 16 milyon kiþi sigara kullanýyor. Tütün kullanýmýna baðlý hastalýklar nedeni ile de yýlda 100 bine yakýn insan hayatýný kaybediyor. (CÝHAN)


27 Ağustos 2012 Pazartesi Gazerte Sayfaları