Page 1

Nusaybin belediyesinden aðaç dikme kampanyasý Ýsmail Erkar usaybin Belediyesi , "Dikili Bir Aðacýn Yoksa Sende Yoksun" sloganýyla ilçe genelinde fidan dikme kampanyasý baþlattý. Nusaybin Belediyesi tarafýndan ilçe genelinde fidan dikme kampanyasý baþlatýldý. "Dikili Bir Aðacýn Yoksa Sende Yoksun" sloganýyla baþlatýlan kampanya çerçevesinde, ilk etapta ilçenin Zeynel Abidin Mahallesi’nde bulunan Zeynel Abidin Çocuk Parký’nda fidan ve yetiþkin aðaç dikme çalýþmasý baþlatýldý. Kampanya hakkýnda bilgi veren Nusaybin Belediyesi Peyzaj Mimari Baki Kardaþ, daha yeþil ve ekolojik bir çevre

N

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

25 Þubat 2013 Pazartesi

Yýl: 9 Sayý 2580 Fiyatý :25 Kr

yaratmak amacýyla her yýl periyodik olarak fidan dikme ve yeþillendirme çalýþmasý yaptýklarýný belirterek, “Ekolojik belediyecilik ilkesinden hareketle çalýþmalarýný yürütüyor. Geçen yýlda "Dikili Bir Aðacýn Yoksa Sende Yoksun" sloganýyla aðaçlandýrma kampanyasý baþlatmýþtýk. Bu yýl bu kampanyanýn ikincisi düzenliyoruz” diye aktardý. 2010- 2012 yýllarý arasýnda Ekolojik Belediyecilik ilkesinden hareketle kurmuþ olduðumuz park ve bahçeler fidanlýðýndan 65 bin adet fidan üretimi gerçekleþtirdiklerini söyleyen Kardaþ; “ fidanlýk çalýþmalarýmýz ve aðaç dikimi her yýl yüzde yüz kapasite artýþý

saðlayarak devam ettiriyoruz. Fidan dikimini ‘salt insan faydasý’ amacýyla deðil ‘o fidanlarýn bir can’ olduðunu ve toprakla buluþturmalarý gerekir ” dedi. Nusaybin Belediyesi tarafýndan "Dikili Bir Aðacýn Yoksa Sende Yoksun" sloganýyla baþlatýlan fidan dikme kampanyasý çerçevesinde 10 bin fidan toprakla buluþturulacaktýr. 5 bin fidan ise yurttaþlara ücretsiz olarak verilecektir. Aðaçlandýrma kampanyasý 22 Þubat`tan 6 Nisan tarihine kadar devam edecek. Kampanya kapsamýnda her hafta bir parkta aðaçlandýrma çalýþmasý yapýlacak.

Akdað: Allah da affetmez Yardýma muhtaç aileye ev Ýsmail Erkar

N

usaybin ilçesi Kaymakamlýðý, yardýma muhtaç bir aileye ev yaptý. Nusaybin Kaymakamlýðýna baðlý Sosyal Yardýmlaþma ve Dayanýþma Vakfý'na (Sydv) baþvuran 5 çocuk babasý Ýsmet Savcý, 2 çocuðunun engelli olduðunu, Girmeli Beldesinde oturduðu evinin ise yýkýlma tehlikesiyle karþý karþýya olduðunu belirtti. Kaymakam Murat Girgin'in talimatýyla yapýlan incelemeden sonra Savcý'ya yardým edilmesi kararý çýktý. Yýkýlan eski binanýn yerine Kaymakamlýk Sydv tarafýndan yeni inþa edilen ev Savcý ailesine teslim edildi. Kaymakam Girgin ve eþi Zeynep Girgin Savcý ailesini ziyaret etti. Sosyal devlet ilkesini benimsediklerini ve Nusaybin Kaymakamlýðý olarak vatandaþýn her türlü sorunuyla yakýndan ilgilendiklerini belirten Kaymakam Girgin, Savcý ailesinin de ev ihtiyacýný karþýladýklarýný söyledi. Evin yapýmýndan içerisindeki tüm eþyalara kadar Sydv tarafýndan karþýlandýðýný bidiren Girgin; "Vatandaþlarýmýzýn derdiyle dertlenip sevinçleriyle seviniyoruz. Ýmkanlarýmýz dahilinde hiç bir vatandaþýmýzý geri çevirmemeye çalýþýyoruz. Ýlçemizde yardýma muhtaç bizde kayýtlarý olan tüm ailelerimize gýdasýndan kýþlýk kömürüne kadar yardýmlarý düzenli olarak sürdürüyoruz. Girmeli Beldemizde oturan bu ailemizin baþvurusu üzerine arkadaþlarýmýzýn yaptýðý araþtýrma sonrasý ailemize evin tamamýný inþa ederek teslim ettik. Biz de bugün olarak hayýrlý olsun ziyaretinde bulunuyoruz. Güle güle otursunlar" þeklinde konuþtu. Yardýmlarýndan dolayý Savcý ailesi Kaymakam Girgin ve eþi ile Sydv çalýþanlarýna teþekkür etti. Evi gezen Kaymakam Girgin ve beraberindekiler daha sonra beldede kendilerine çeþitli yardýmlar için müracaat eden aileleri ziyaret etti.

Dargeçit’teki faili meçhul cinayetleriyle ilgili rapor açýklandý

D

argeçit ilçesinde 1995 yýlýnda faili meçhul cinayetlere kurban giden 6 sivil ve bir uzman çavuþun akýbetlerinin ortaya çýkarýlmasý için geçtiðimiz yýl Dargeçit ilçesine baðlý Baðözü köyünde yapýlan kazýlarda ortaya çýkan cesetlerin adli týp raporu açýklandý. Sayfa 2’de

AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdað, Türkiye'nin bugüne kadar terör konusunda büyük bedeller ödediðini belirterek, "Bu iþe olumsuz etki edecek olanlarý, halk da tarih de Allah da affetmeyecek" dedi. Ýsmail Erkar

A

K Parti'li Abdurrahim Akdað, çözüm sürecine olumsuz etki edecekleri uyardý.

AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdað, Türkiye'nin bugüne kadar terör konusunda büyük bedeller ödediðini belirterek, "Bu iþe olumsuz etki edecek olanlarý, halk da tarih de Allah da affetmeyecek" dedi. Akdað, terörün sona erdirilmesi için sürdürülen çabalarý ve Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn Mardin gezisini deðerlendirdi. Baþbakan Erdoðan'ýn geçen hafta Mardin'e geliþini, "cumartesi ve pazar günü Türkiye'nin kalbi Mardin'de attý" þeklinde özetleyebileceðini belirten Akdað, halkýn Erdoðan'a olan güvenini, inancýný ve çözüm iradesine verdiði desteði meydanda bulunarak, sloganlarýyla, pankartlarýyla deklare ettiðini kaydetti. Akdað, halkýn Kýzýltepe Ýlçesi'nde, "Biji aþiti, biji Erdoðan"

yani "yaþasýn barýþ, yaþasýn Erdoðan" pankartý açarak çözüm yönündeki iradelerini ortaya koyduðunu söyleyerek, halkýn Erdoðan'a güvendiðini, inandýðýný ve bunu da açýkça ilan ettiðini kaydetti. -"33 yýl sonra bir Baþbakan Kýzýltepe'ye geldi"33 yýl sonra bir Baþbakan'ýn Kýzýltepe'ye geldiðini ve miting düzenlediðini ifade eden Akdað, "Baþbakan orada halkla buluþtu, kucaklaþtý. STK'lar, sendikalar, dernek ve vakýf baþkanlarýyla toplantý yaptý. Bu da büyük bir memnuniyete neden oldu, bunu gözlemledim" dedi. Akdað, "Kürt milletvekilisiniz, bu sorun bu sefer çözülecek mi-" sorusuna þu yanýtý verdi: "Biz bugüne kadar Türkiye olarak büyük bir bedel ödedik. Bu savaþ bizim savaþýmýz deðil. Birileri; canýmýz, kanýmýz, gözyaþý üzerinden kendi emellerini gerçekleþtirmek istiyor. Ama Türkiye'de AK Parti ile birlikte, Sayýn Baþbakan'ýn

önderliðinde red, inkar ve asimilasyon politikalarýna son verildi. Halk bu çabayý, iradeyi, Baþbakan'ýn risk almasýný gördü. Biz bütün bölgeleriyle birlikte Türkiye'yiz. Bundan sonra bir tabutun gelmesini hiç kimse izah edemez. Biz 76 milyon kardeþiz, daha baþka söylenecek kutlu, anlamlý bir kelime olmadýðý için bu kelimeyi söylüyorum. Bunun bir kazananý olmadýðýný, 28 yýldýr yaþayarak öðrendik. Baþbakan gibi bir dünya liderinin dirayeti olmasaydý, bunun üzerine bu þekilde kararlýlýkla gitmek mümkün olmayacaktý. Bu; Türkiye, Türkler, Kürtler ve ülkede yaþayan etnik gruplar için bir þanstýr." -"BDP'nin baþka seçeneði yok"Akdað, BDP'nin bu ülkenin realitesi olduðunu ifade ederek, BDP'nin bu sürece katký vermekten baþka seçeneði olmadýðýný söyledi. Akdað, "Zira, halk herkesten çözüm noktasýnda katký istiyor. Bu iþe olumsuz etki edecek olanlarý halk da affetmeyecek, tarih de affetmeyecek,

Allah da affetmeyecek" dedi. Batýdaki anne-babanýn oðlunu güle oynaya askere gönderdiðini, doðu ve güneydoðudaki anne-babanýn ise sabah kalktýðýnda oðlunun yataðýnda olmadýðýný gördüðünü kaydeden Akdað, "Biz bir ülke ile savaþta ve çatýþma içinde deðiliz. Çanakkale'de bu ülke için þehit olan dedelerin torunlarý, bugün Gabar'da, Cudi'de birbirini öldürmek için konuþlanmýþ. Baþbakan bu oyunu bozacak Allah'ýn izniyle" diye konuþtu.

Fatih projesi kapsamnda 360 adet tablet bilgisayar daðýtýldý M. Sait Çakar

F

ýrsatlarý Artýrma Teknolojiyi Ýyileþtirme Hareketi (Fatih) Projesi kapsamýnda Mardin'de 360 adet tablet Bilgisayar daðýtýldý. Mardin ÝMKB Anadolu Öðretmen Lisesi'nde 9. sýnýf öðrencilerine tablet Bilgisayar daðýtýmýnda bulunan Mardin Valisi Turhan Ayvaz, sýnýfta öðretmenlerden tablet Bilgisayar ile etkileþimli tahta denilen 'akýllý tahta' hakkýnda bilgi aldý. Ayvaz, proje kapsamýnda 9.

sýnýf öðrencilerine toplam 360 adet tablet Bilgisayar geldiðini, 33 okulda da toplam 810 adet etkileþimli tahta kurulduðunu söyledi. Eðitimde teknolojiden yararlanmanýn önemine deðinen Ayvaz, eðitimde teknolojiden yararlanýlmasýyla Türkiye'nin ilerleyeceðini ve ihracatýnýn da artacaðýný belirtti. tablet bilgisayarlarla öðrencilerin internetten de yararlanabileceðini ve böylece öðrencilerde fýrsat eþitliðinin gerçekleþeceðini belirten Ayvaz,

öðrencilere internette çok fazla sohbet etmemelerini öðütledi.

Ayvaz, Ýl Milli Eðitim Müdürü Mevlüt Kuntoðlu ile birlikte tablet bilgisayarlarý öðrencilere daðýttý.


25 Þubat 2013 Pazartesi

2

Dargeçit’teki faili meçhul cinayetleriyle ilgili rapor açýklandý

D

argeçit ilçesinde 1995 yýlýnda faili meçhul cinayetlere kurban giden 6 sivil ve bir uzman çavuþun akýbetlerinin ortaya çýkarýlmasý için geçtiðimiz yýl Dargeçit ilçesine baðlý Baðözü köyünde yapýlan kazýlarda ortaya çýkan cesetlerin adli týp raporu açýklandý. Mardin Ýnsan Haklarý Þubesi tarafýndan açýklanan rapora göre, 1995 yýlýnda Dargeçit ilçesinde faili meçhul cinayetlere kurban giden 6 kiþiden biri olan M. Emin Aslan’in kimliði tespit edildi. ÝHD Mardin Þubesi Baþkaný Erdal Kuzu dernek binasýnda düzenlediði basýn açýklamasýnda, Dargeçit raporu hakkýnda bilgi verdi. Kuzu, "Hukuki mücadele çerçevesinde 17.02.2012 ve 25.02.2012 tarihlerinde daha önce güvenlik gerekçesi ile boþaltýlmýþ Dargeçit Baðözü (Tiruva) köyünde yapýlan kazý çalýþmasý neticesinde bulunan kemiklerin adli týp tarafýndan incelenmesi sonucu ilk gelen rapor itibari ile köyün ortasýnda bulunan kuyuda bulunan kafatasý ve kemiklerin iki ayrý insana ait olduðu ve bunlardan bir tanesinin kayýp Mehmet Emin Aslan'a olduðu adli týp rapor ile ortaya çýkmýþtýr.” dedi. Gelecek ek rapor ile diðer kemiklerin kime ait olduðunu netleþeceðini belirten Kuzu, sözlerine þöyle devam etti: "Bu rapor, evlerinden gözaltýna alýnan ve gözaltý biriminde sorgulanan sivil yurttaþlarýn devlet görevlileri tarafýndan açýkça ortadan kaldýrýldýklarýnýn resmi belgesidir, kanýtýdýr. Kuyuda yanmýþ halde bulunan bu kemiklerin yýllardýr aileleri ve bizler tarafýndan izlerine

ulaþmak için çaba gösterdiðimiz, aralarýnda çocuklarýn da bulunduðu 6 sivil ve bir devlet görevlisinin nasýl ortadan kaldýrýldýklarýna, yaþamlarýna son verildiðinin hikâyesidir.” Mardin’de 52 kiþi faili meçhul cinayete kurban gitti Mardin ili açýsýndan 19931996 yýllarýnýn karanlýk bir dönem olduðunu ifade eden Kuzu, 52 sivilin gözaltýnda kaybettirildiðini iddia etti. Kuzu, þöyle konuþtu: "Daha önce Mardin Derik ilçesinde iþlenen cinayetler ve kaybettirilme vakalarýna iliþkin hazýrlanan iddianame ile Dargeçit'te bulduðumuz bu kemiklerin, yargýsýz infaz ve kaybettirilmenin bir devlet konsepti olarak uygulandýðýnýn teyididir. Parça parça halinde bulunan deliller bir bütün olarak insanlýk dýþý muamele ve uygulamalarýn sistematikliðini, bütünselliðini ortaya koymaktadýr. 1993-1996 yýllarý arasýnda iþlenen cinayetler, zorla kaybettirilme vakalarýnýn muhakkak þekilde gerçeði ortaya çýkaracak þekilde irdelenmesi gerekmektedir. Bu soruþturmanýn zaman aþýmýna uðramadan, failleri hakkýnda bir an önce soruþturma makamlarý tarafýndan güvenlik tedbirine baþvurulmasý gerekmektedir. Bulunan cesetlerin kimlik tespitleri, ölüm nedenleri, öldürülme biçimleri, öldürülme tarihleri ve yaþlarý adli týp kurumunun yapacaðý çalýþmadan sonra belli olacaðý bilinmek ile beraber, kimliklerin tespiti veya tespit olunmamasý halinde dahi þikâyet hakký kullanýlacaktýr. Bununla beraber þu tespitleri kamuoyu ile paylaþma ihtiyacý duymaktayýz.” "Çocuðumun kemiklerine kavuþmanýn sevincini yaþýyorum" Dargeçit ilçesi Baðözü köyünde oðlunu faili meçhul cinayete kurban veren M. Emin Aslan’ýn babasý Ýbrahim Aslan ise 18 yýl aradan sonra çocuðunun kemiklerine kavuþmanýn sevincini yaþadýðýný söyledi. Aslan, þunlarý dile getirdi: "Allah dualarýmý kabul etti. Bu soruþturmayý yürüten makamlardan tek isteðim, bu suçu yapanlar hakkýnda gereken iþlemlerin baþlatýlmasýný istiyorum. 18 yýldýr oðlumun kemiklerine dahi kavuþmak için hep Allah'a dua ettim.” Dargeçit ilçesinde bulunan faili meçhul cinayetlerle ilgili hazýrlanan raporda þu ifadelere yer

verildi: “Baðözü köyünde þüpheli olarak tespit edilen bütün yerlerde insan kemikleri bulunmasý nedeni ile toplu mezar alaný olduðu, bu neden ile köyün tamamýnýn þüpheli alan olarak kabul edilerek, delillerin karartýlmamasý için adli makamlar tarafýndan koruma altýna alýnmasý ve uzman kiþilerden oluþacak bir araþtýrma komisyonun daha geniþ bir araþtýrma yürütülmesi gerekmektedir. Köyün 1992 ve 2000 yýllarý arasýnda güvenlik gerekçesi ile boþattýrýlmýþ olmasý, giriþ ve çýkýþlarýn izne tabi olmasý, hakim tepede askeri noktalarýn bulunmasý nedeni ile gömülmelerin ve kuyuya atýlmalarýn o tarihteki güvenlik görevlilerin bilgisi dahilinde gömüldükleri... Kiþilerin hiçbir hukuki, dini ve örfi kural dikkate alýnmaksýzýn gömüldükleri veya kuyuya atýldýklarý... Gömülen veya kuyuya atýlmýþ kiþilerin normal bir ölüm sonucu yaþamlarýný kaybetmedikleri... Bir kýsým cesetlerde bulunan elbiselerin sivil yurttaþlarýn günlük yaþamda kullandýklarý elbiseler olduklarý ve elbiselerin üzerinde firma etiketlerinin bulunduðu... Bulunan cesetlerin baþvurucu ailelere ait çýkmamasý halinde dahi gömülme veya atýlma biçimi, kemiklerde ki þüpheler, diðer nedenlerden dolayý savcýlýk tarafýnda özenli ve ayrýntýlý bir soruþturmanýn yürütülmesi, olayýn gerçekleþme biçimini ortaya çýkaracak þekilde dönemin güvenlikten sorumlu görevlilerini, belediye görevlileri ve baþkanlarýnýn þimdilik bilgilerine veya ifadelerine baþvurulmasýný... Halen devam Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðý tarafýndan yürütülen soruþturmanýn geniþletilmesi ve etkin bir soruþturmanýn yürütülmesini... Faili meçhul cinayet, kayýp yurttaþlarýn akýbetlerini ortaya çýkarýlacak tarafsýz ve baðýmsýz bir komisyonun kurulmasý... Yine mezar açma iþlemlerinin BM protokolüne uygun baðýmsýz komisyonlar tarafýndan yapýlmasýný talep etmeyiz. Bu soruþturma da adli makamlarýn delillerin toplanmasýnda duyarlýlýk gösterdikleri, adli týp uzmaný ve yardýmcýlarýnýn yeteri özeni gösterdiði tespiti yapýlmýþtýr. Yapýlan çalýþmanýn kamuoyu ile paylaþýlmasý ve yargýsýz infazlardaki dehþetin kamuoyu tarafýndan bilinmesi için söz konusu çalýþma rapor haline getirilmiþtir.” (CÝHAN)

Bebek ölüm hýzýnýn en yüksek olduðu bölge Güneydoðu T

ürkiye Ýstatistik Kurumu(TÜÝK) verilerine göre bebek ölüm oranlarýnda binde 16,1'lik oranla birinci sýrada Güneydoðu Anadolu Bölgesi yer aldý. Verilere göre, 3 bin 310 olan bebek ölüm oraný 3 bin 357’ye çýktý. TÜÝK Diyarbakýr Bölge Müdürlüðü, yayýmladýðý 2011 yýlý ölüm istatistiklerine göre, en çok bebek ölümlerinin yaþandýðý bölge Güneydoðu Anadolu Bölgesi oldu. Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde ölüm sayýsý 2010 yýlýnda 27 bin 601 iken, 2011 yýlýnda 27 bin 625’e yükseldi. Ölenlerin yüzde 53,48’ini erkekler, yüzde 46,52’sini ise

kadýnlar oluþturdu. 2010-2011 verileri dikkate alýndýðýnda, Diyarbakýr’da ölüm sayýsý 5 bin 320’den 5 bin 333’e yükseldi. Bölgede ölüm sayýsý düþen iller ise sadece Mardin ve Batman oldu. Ölüm sayýsý Mardin’de 2 bin 625’den 2 bin 485’e, Batman’da bin 615’den bin 387’e indi. ÝBBS 1.Düzey’e göre 2011 yýlýnda, bebek ölüm hýzýnýn en yüksek olduðu bölge binde 16,1 ile Güneydoðu Anadolu, en düþük olduðu bölge ise binde 8 ile Ýstanbul Bölgesi oldu. Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde bebek ölümleri 3 bin 310’dan 3 bin 357’e çýktý. 2010 yýlýnda binde 15,8 olan bebek ölüm hýzý binde

16,1’e týrmandý. Güneydoðu Anadolu Bölgesi'ni binde 15,7 ile Kuzeydoðu Anadolu Bölgesi, binde 13,7 ile Doðu Anadolu Bölgesi takip etti. TÜÝK verilerine göre ölenlerin yüzde 35’i 75 yaþ ve üstündeki vatandaþlar oluþtuðu ortaya çýktý. Ölüm oranlarýnýn en düþük olduðu yaþ grubu ise yüzde 1,6 ile 10-14 yaþ grubu oldu. Ölümlerin en yüksek olduðu yaþ grubu olan 75 ve daha yukarý yaþ grubunun bölgedeki illere göre sýralamasýnda Diyarbakýr yüzde 34,73'lük oranla birinci, Þýrnak ise yüzde 29,06'lýk oranla son sýrada yer aldý. (CÝHAN)

49 yýllýk enstrümanýný Sakýp Sabancý Mardin Kent Müzesi'ne baðýþladý Ýsmail Erkar

M

ardin'de ayný zamanda sýcak demir ustalýðý yapan mahalli sanatçý Abdulkadir Gökbalýk, 49 yýllýk enstrümanýný Sakýp Sabancý Mardin Kent Müzesi'ne teþhir edilmek üzere baðýþladý. Tarihi Demirciler Çarþýsý'nda 40 yýldýr sanatçý titizliðiyle demir döven, ayný zamanda da usta bir kanun sanatçýsý olan 54 yaþýndaki Abdulkadir Gökbalýk, 49 yýllýk can yoldaþý kanununa veda ederek müzeye býraktý. Kanun, restore edildikten sonra teþhir edilecek. 8 yaþýndayken tahta ve telefon kablolarýndan yaptýðý kanunu çalarak müziðe baþladýðýný anlatan Gökbalýk, "Daha okula baþlamamýþtým, 8 yaþlarýndaydým. O zaman çalýþmýyordum. Kendime eski bir tahta buldum. Ama tel yok. Ne paramýz var ne pulumuz. Telefon kablolarýndan birkaç parça buldum. Kanunun tellerini bununla yaptým. Ufak bir tahta parçasý ile de akortlarýný düzenliyordum. Böyle baþladým kanun çalmaya. Þimdiye kadar da çalýyorum. Yurt içinde yurt dýþýnda bir çok yerde Mardin'i temsil ettik" dedi. Artýk müziði býraktýðýný, çok sevdiði enstrümanýnýn müzede sergilenmesini istediðini, müziði de terk etmenin hüznünü yaþadýðýný dile getiren Gökbalýk, "Çünkü kimse bize sahip çýkmadý. Yurt içinde, yurt dýþýnda ve Mardin'e gelen birçok misafire hitap ettik. Biz Mardin'in yerlisiyiz. Mardin'in kültürünü ancak biz yaþatabiliriz. Dýþarýdan gelen bir sanatçý bunu yaþatamaz. Ben kanunu hibe ediyorum. Ýnþallah müze müdürümüz onu hak ettiði yerde sergiler. Bu da benden bir hatýra olarak kalýr. Bu kanunun 49 yýllýk bir geçmiþi var. Birinden

almýþtým. Çok eski bir zamana ait, neredeyse benimle yaþýt" diye konuþtu. Abdulkadir Gökbalýk, demircilik mesleðinin çok yorucu olduðunu, ayrýca sesten dolayý kulak hassasiyetini de kaybettiðini, buna raðmen akortlarý yapabildiðini belirterek, iki önemli sanatýn bir arada yapýlmasýnýn maharet istediðini kaydetti. Bütün gençlere bir enstrüman çalmalarýný tavsiye eden Gökbalýk, gençlerin kahvehanelerde zaman geçirmesi yerine müzikle uðraþmasý temennisinde bulundu. Sakýp Sabancý Mardin Kent Müzesi Müdürü Gani Tarkan ise, enstrümaný müzede sergilemekten mutluluk duyacaklarýný söyledi. Baðýþlanan kanunun restore edilerek teþhir edileceðini aktaran Tarkan, "Demir ustasý Abdulkadir beyin müzemize baðýþladýðý 49 yýllýk kanun güzide eserlerimizden biri oldu. 49 yýllýk kanun þeklen de biraz yýpranmýþ. Kanun restore edilecek ve teþhir tanzime sunulacak" dedi. Tarkan, müzenin 2009'da açýldýðýný, Türkiye'de baðýþlanan eserler ile oluþturulmuþ ilk müze olduðunu bildirdi. Müzede bulunan eserlerin yüzde 70'inin vatandaþlar tarafýndan baðýþlandýðýný ifade eden Tarkan, baðýþlarýn devamýný beklediklerini söyledi. Eserlerin özel ilgi gösterilerek teþhir edildiðini de belirten Tarkan, "Þu ana kadar müzemize baðýþlanan eser sayýsý 312 idi. Bununla 313 oldu. Müze baðýþlanan eserler sayesinde ayakta kalabiliyor. Abdulkadir beye duyarlýlýðý için çok teþekkür ediyoruz" diye konuþtu.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

GIDA SATIN ALINACAKTIR MÝLLÝ SAVUNMA BAKANLIÐI GENEL KURMAY BAÞKANLIÐI BAÐLILARI VE MÜSTEÞARLIK 70 MKNZ.P.TUG.K. 3 Kalem Gýda Maddesi(Tuz,Sýnýf-l(Sofra Tuzu),Tip-l(iyotlu),Poþet Reçel(40 gr.lýk)(Çeþit-2 Çilek,Çeþit-3 Kayýsý,Çeþit-4 Viþne) ve Poþet Pastörize Tereyaðý,Kahvaltýlýk(15 gr.lýk) alýmý 4734 sayýlý Kamu Ýhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açýk ihale usulü ile ihale edilecektir. Ýhaleye iliþkin ayrýntýlý bilgiler aþaðýda yer almaktadýr: Ýhale Kayýt Numarasý : 2013/18846 1-idarenin a) Adresi : ÝSTASYON MAHALLESÝ 1 NCI CAD. 1 47066 MARDÝN MERKEZ/MARDÝN b) Telefon ve faks numarasý : 4822151955-4822152144 c) Elektronik Posta Adresi : Tug70mknzp@hotmail. com ç) Ýhale dokümanýnýn görülebileceði internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ 2-Ýhale konusu malýn a) Niteliði, türü ve miktarý : Ýhalenin niteliði, türü ve miktarýna iliþkin ayrýntýlý bilgiye EKAP'ta (Elektronik Kamu Alýmlarý Platformu) yer alan ihale dokümaný içinde bulunan idari þartnameden ulaþýlabilir. b) Teslim yeri : 70 inci Mknz.P.Tug.K.lýðý/Mardin c) Teslim tarihleri : Sözleþmenin imzalanmasýný müteakip aþaðýdaki teslim programýna göre iþe baþlanacaktýr. 10.3.2. Mallarýn teslim programý aþaðýda belirtildiði gibidir. 1. Tuz,Smýf-l (Sofra Tuzu).Tip-l(Ýyotlu):50.000 Kð. Tuz sözleþmenin imzalanmasýna müteakip 15 (onbeþ) takvim günü içerisinde teslim edilecektir. 2. Paket Reçel ( 40 gr.lýk) ( Çeþit-2 Çilek,Çeþit-3 Kayýsý,Çeþit-4 Viþne) : l'inci Taksiti 300.000 Ad. (100.000 Ad. Çilek, lOO.OO0'Ad. Kayýsý, 100.000 Ad. Viþne) sözleþmenin imzalanmasýný müteakip 15 (onbeþ) takvim günü içerisinde, 2'nci taksiti 300.000 Adet (100.000 Ad. Çilek, 100.000 Ad. Kayýsý, 100.000 Ad. Viþne) 10-20 Haziran 2013 tarihleri arasýnda, teslim edilecektir. 3. Paket Pastörize Tereyaðý,Kahvaltýlýk (15 gr.lýk.): l'inci Taksiti 300.000 Ad. sözleþmenin imzalanmasýný müteakip 15 (onbeþ) takvim günü içerisinde, 2'nci taksiti 300.000 Adet 10-20 Haziran 2013 tarihleri arasýnda, teslim edilecektir. Ancak herhangi bir nedenle sözleþme akdinin gecikmesi nedeniyle süresi geçmiþ taksit durumunda kalan taksitler Garnizon Komutanlýðý onayý ile yükleniciye bildirilecek yeni teslim programýna göre teslim alýnacaktýr. 10.3.3. Taahhüt edilen mallar 70'inci Mknz. P.Tug.K.lýðý Tþn.(Tük.) 206 Mal Saymanlýðý deposuna kadar taþýma tahmil, tahliye, depoda istifleme, ambalaj masraflarý ve buna benzer bütün giderler yükleniciye ait olmak üzere yukarýda belirtilen teslim programýna uygun olarak teslim edilecektir. 10.3.4. Taahhüt edilen malýn son teslim günü tatil gününe tesadüf ettiði takdirde teslimat, tatili müteakip ilk iþ gününde yapýlacaktýr. Bundan dolayý gecikme cezasý alýnmaz. Teslimatlar iþ günü ve iþ saatlerinde yapýlýr. 3- Ýhalenin a) Yapýlacaðý yer : 70 inci Mknz.P.Tug.Ýh.Kom.Bþk.lýðý/Mardin b) Tarihi ve saati : 21.03.2013-10:00 4. Ýhaleye katýlabilme þartlarý ve istenilen belgeler ile yeterlik deðerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. Ýhaleye katýlma þartlarý ve istenilen belgeler: 4.1.1. Mevzuatý gereði kayýtlý olduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasý ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasý belgesi; 4.1.1.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasýna ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasýna kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.1.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgili mevzuatý gereði kayýtlý bulunduðu Ticaret ve/veya Sanayi odasýndan, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, tüzel kiþiliðin odaya kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduðunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; 4.1.2.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, 4.1.2.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgisine göre tüzel kiþiliðin ortaklarý, üyeleri veya kurucularý ile tüzel kiþiliðin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamýnýn bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmamasý halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususlarý gösteren belgeler ile tüzel kiþiliðin noter tasdikli imza sirküleri, 4.1.3. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen teklif mektubu. 4.1.4. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen geçici teminat. 4.1.5 Ýhale konusu alýmýn tamamý veya bir kýsmý alt yüklenicilere yaptýrýlamaz. 4.1.6 Tüzel kiþi tarafýndan iþ deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kiþiliðin yarýsýndan fazla hissesine sahip ortaðýna ait olmasý halinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliði veya yeminli mali müþavir ya da serbest muhasebeci mali müþavir veya noter tarafýndan ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiði tarihten geriye doðru son bir yýldýr kesintisiz olarak bu þartýn korunduðunu gösteren belge, standart forma uygun belge, 4.2. Ekonomik ve mali yeterliðe iliþkin belgeler ve bu belgelerin taþýmasý gereken kriterler: Ýdare tarafýndan ekonomik ve mali yeterliðe iliþkin kriter belirtilmemiþtir. 4.3. Mesleki ve Teknik yeterliðe iliþkin belgeler ve bu belgelerin taþýmasý gereken kriterler: 4.3.1. Ýþ deneyim belgeleri: Son beþ yýl içinde bedel içeren bir sözleþme kapsamýnda kesin kabul iþlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 20 oranýndan az olmamak üzere ihale konusu iþ veya benzer iþlere iliþkin iþ deneyimini gösteren belgeler. 4.3.2. Yetkili satýcýlýðý veya imalatçýlýðý gösteren belgeler: a) Ýmalatçý ise imalatçý olduðunu gösteren belge veya belgeler, b) Yetkili satýcý veya yetkili temsilci ise yetkili satýcý ya da yetkili temsilci olduðunu gösteren belge veya belgeler, c) Türkiye'de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarýdaki belgelerden biriyle birlikte sunduðu serbest bölge faaliyet belgesi. Ýsteklilerin yukarýda sayýlan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunmasý yeterli kabul edilir. Ýsteklinin imalatçý olduðu aþaðýdaki belgeler ile tevsik edilir. a) Aday veya istekli adýna düzenlenen Sanayi Sicil Belgesi, b) Adayýn veya isteklinin üyesi olduðu meslek odasý tarafýndan aday veya istekli adýna düzenlenen Kapasite Raporu, c) Adayýn veya isteklinin kayýtlý olduðu meslek odasý tarafýndan aday veya istekli adýna düzenlenen Ýmalat Yeterlik Belgesi, ç) Adayýn veya isteklinin kayýtlý olduðu meslek odasý tarafýndan aday veya istekli adýna düzenlenmiþ ve teklif ettiði mala iliþkin Yerli Malý Belgesi, d) Alým konusu fidan, çiçek veya tohum gibi mallar ise Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý düzenlenen ve adayýn veya isteklinin teklif edilen ürünün üretici olduðunu gösteren belge veya belgeler, e) Alým konusu malýn gýda veya gýda ile temas eden madde ve malzeme olmasý durumunda gýda ve gýda ile temas eden madde ve malzemelerin üretimini düzenleyen mevzuat çerçevesinde aday veya istekli adýna düzenlenmiþ ve alým konusu mal veya mallarýn faaliyet konusu olarak belirlendiði Gýda Sicil Belgesi (Sertifikasý) ya da aday ve istekli adýna ve teklif edilen ürüne iliþkin düzenlenen Gýda Üretim Sertifikasý/Gýda Üretim Ýzin Belgesi, f) Týbbi cihaz üreticisi, OEM (Original Equipment Manafacturer - Orijinal Malzeme Üreticisi) tarzý ürün ürettirmek suretiyle üretici niteliðini kazanmýþ ise bu üretime iliþkin sözleþme, g) Harp araç ve gereçleri ile silah, mühimmat ve patlayýcý maddelere iliþkin olarak ilgili mevzuat uyarýnca yetkili bakanlýk veya kuruluþlarca verilen üretim/iþletim izni (müsaadesi) belgeleri, ð) Adayýn veya isteklinin alým konusu malý ürettiðine iliþkin olarak ilgili mevzuat uyarýnca yetkili kurum veya kuruluþlarca düzenlenen ve aday veya isteklinin üretici veya imalatçý olduðunu gösteren belgeler. 4.4. Bu ihalede benzer iþ olarak kabul edilecek iþler: 4.4.1.Benzer iþ olarak tüm gýda maddeleri alým ihaleleri kabul edilecektir. 5. Ekonomik açýdan en avantajlý teklif sadece fiyat esasýna göre verilecektir 6. Ýhaleye sadece yerli istekliler katýlabilecektir. 7. Ýhale dokümanýnýn görülmesi ve satýn alýnmasý: 7.1. Ýhale dokümaný, idarenin adresinde görülebilir ve 10 TRY (Türk Lirasý) Karþýlýðý 70 inci Mknz.P.Tug.Ýh.Kom.Bþk.lýðý/Mardin adresinden satýn alýnabilir. 7.2. Ýhaleye teklif verecek olanlarýn ihale dokümanýný satýn almalarý veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar 70 inci Mknz.P.Tug.Ýh.Kom.Bþk.lýðý/Mardin adresine elden teslim edilebileceði gibi, ayný adrese iadeli taahhütlü posta vasýtasýyla da gönderilebilir. 9. Ýstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. Ýhale sonucu, üzerine ihale yapýlan istekliyle her bir mal kalemi miktarý ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatlarýn çarpýmý sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleþme imzalanacaktýr. Bu ihalede, kýsmý teklif verilebilir. 10. Ýstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. BASIN NO : 63

25 Þubat 2013 Pazartesi

3

Diyarbakýr'da Suriye halký için yardým kampanyasý baþlatýldý

D

iyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, Baðlar, Yeniþehir, Sur ve Kayapýnar belediye baþkanlarý, sivil toplum kuruluþlarý temsilcilerinin de katýlýmýyla Suriye halkýna destek olmak amacýyla yardým kampanyasýnýn baþlatýldýðýný açýkladý. Suriye'de süren iç savaþtan dolayý savaþ maðdurlarýna destek amaçlý Diyarbakýr'da yardým kampanyasý baþlatýldý. Kampanya açýklamasýna Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, Yeniþehir Belediye Baþkaný Selim Kurbanoðlu, Sur Belediye Baþkaný Abdullah Demirbaþ, Baðlar Belediye Baþkaný Yüksel Baran, Kayapýnar Belediye Baþkan Yardýmcýsý Ýhsan Avcý, meclis üyeleri, Diyarbakýr’ýn sivil toplum örgütleri, Meslek Oda ve örgütlerinin temsilcileri katýldý. Büyükþehir ve 4 ilçe belediyesi adýna açýklama yapan Baydemir, Suriye’deki iç savaþý, çatýþmayý kaygýyla izlediklerini belirterek, “Oradaki baskýcý rejime halkýn göstermiþ olduðu refleksin ve direnmenin ve çatýþmanýn da yaratmýþ olduðu büyük bir insani dram söz konusu.” dedi. Suriye halklarýnýn bir an önce barýþa, özgürlüðe, demokrasiye kavuþmasýný temenni eden Baydemir, þu ifadelere yer verdi: “Þüphesiz ki bu despotik rejimin, uygulamalarýnýn yaratmýþ olduðu bir baþka insani travma, bir baþka trajedi var. Orada bulunan sivil halkýn içerisinde bulunduðu maddi güçlükler, yoksulluk, açlýða varan bir gýda ambargosu. Tam da bu noktada Diyarbakýr’da bulunan dinamiklerimiz, hatýrý sayýlýr bir çabanýn içerisinde bulundular. Dayanýþma içinde bulunan tüm yurttaþlarýmýza teþekkür ederim.” 10 çeþit gýda maddesi toplanacak Baydemir, þu ana kadar gönderilen yardýmlarýn yaný sýra Büyükþehir Belediyesi ile birlikte Baðlar, Yeniþehir, Kayapýnar ve Sur belediyelerinin resmi müracaatýyla aldýklarý izinle dayanýþma sürecini devam ettireceklerini söyledi. Büyükþehir ve ilçe belediyelerinin ortaklaþa yürütecekleri kampanyanýn yaklaþýk bir ay süreceðini ifade eden Baydemir, yardým malzemelerinin özellikle bugüne kadar en az ulaþmýþ olan Halep, Afrîn, Kamýþlý, Serekani gibi bölgelere Nusaybin üzerinden gönderileceðini duyurdu. Diyarbakýr halkýnýn desteðiyle toplanacak yardým malzemelerinin temel ihtiyaç malzemeleri olan 10 kalemden oluþacaðýný ifade eden Baydemir, "Kuru bakliyat, un, pirinç, yað, çay, þeker, çocuk

bezi ve çocuk mamasý. Bunun dýþýndaki yardým malzemeleri kabul edilmeyecek.” bilgisini verdi. Yardýmlar 5 belediyede toplanacak Toplanacak malzemelerin Büyükþehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Baþkanlýðý’nýn bulunduðu Sümerpark’ta, Baðlar Belediyesi Zabýta Müdürlüðü’nde, Kayapýnar Belediyesi Þantiyesi’nde, Sur Belediyesi Mardinkapý Þantiyesi’nde, Yeniþehir Belediyesi Alipýnar Þantiyesi’nde kabul ve tasnif edileceðini söyleyen Baydemir, bu yardýmlarýn kayýt altýna alýnarak kamyonlara yükleneceðini ve evraklarla birlikte sýnýr bölgesinde bulunan Nusaybin Belediyesi’ne teslim edileceðini söyledi. Bu zaman dilimi içerisinde kitle iletiþim araçlarýnýn yaný sýra billboardlar ve çeþitli araçlarla en geniþ þekilde halka ulaþmaya çalýþacaklarýný kaydeden Baydemir, “Bu çalýþmayý yürütürken Demokratik Toplum Kongresi, siyasi partilerimiz, sivil toplum örgütlerinin tümüyle ortaklaþa hareket etmeye açýk olduðumuzu belirtmek isteriz.” ifadesini kullandý. Baydemir sözlerini þöyle sürdürdü: “Diyarbakýr halký nasýl ki Gölcük’te deprem felaketine maruz kalan kardeþlerimiz için el uzattýysa, Batman’da, Bingöl’de Elazýð’da, Van’da nasýl destek ve kardeþlik elini uzattýysa, Filistin halkýyla nasýl dayanýþtýysa bugün de kardeþlerimizle dayanýþma günüdür. Bugün de dostluk elimizi, kardeþlik elimizi Halep, Afrîn, Kamýþlý, Serêkanî’ye uzatýyoruz. Diyarbakýr halkýndan istirhamýmýz bu çaðrýmýzýn olabilecek en görkemli þekilde karþýlanmasý ve kardeþlerimize en kýsa zamanda insani, temel gýda maddelerinin ulaþtýrýlmasýdýr. Umut ediyoruz ki olabilecek en kýsa zamanda Suriye halklarýnýn tamamý Kürdüyle, Arabýyla, diðer etnik kimlikleriyle demokratik bir rejim içinde, özgürce, kardeþçe bir yaþamý elde edebilmeleridir.” (CÝHAN)

Akman'dan kýz çocuklarýna okuyun tavsiyesi

Þ

anlýurfa’nýn Birecik ilçesinde 'Öncelik Kýzlarda' SODES projesi kapsamýndaki programa konuþmacý olarak davet edilen AK Parti Þanlýurfa Milletvekili Yahya Akman kýz çocuklarýna kendilerine sunulan imkanlarý deðerlendirerek okumalarýný tavsiye etti. 'Öncelik Kýzlarda Projesi' programýnýn açýlýþ konuþmasýný Birecik Kaymakamý Fehmi Sinan Niyazi yaptý. Niyazi, “Bu projeden 160 kýz öðrencimiz faydalanmaktadýr. Bunlar dershaneye gidemeyen öðrencilerimizdir. Aile ziyaretleri, kültür ve kariyer gezileri yine bu proje kapsamýnda yapýlmaktadýr." dedi. Milletvekili Akman ise “Burada bulunan kýz çocuklarýndan Birecik’in,

Urfa’nýn ve hatta Türkiye’nin geleceði ile ilgili çok büyük iþler yapmasýný bekliyorum." ifadesini kullandý. Daha önceleri kýz çocuklarý için okumanýn çok zor olduðunu, þu andaki imkânlarýn ise çok iyi olduðunu ifade eden Akman, bunu en iyi þekilde deðerlendirmeleri tavsiyesinde bulundu. Akman, öðrencilerden gelen 'baþörtüsü meselesi yeni anayasada çözülecek mi' þeklindeki bir soru üzerine, baþörtüsünün þu an üniversitelerde serbest olduðunu, tüm alanlarda serbest olmasý için çalýþtýklarýný söyledi. Program sonunda Birecik Kaymakamý Fehmi Sinan Niyazi, Milletvekili Yahya Akman’a plaket takdim etti. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

25 Þubat 2013 Pazartesi

4

YÖK Baþkaný Çetinsaya: Mesleki eðitimde kesinlikle reform gerekiyor

Y

üksek Öðretim Kurulu (YÖK) Baþkaný Gökhan Çetinsaya, üniversitelerdeki mesleki eðitimde reformunun kesinlikle þart olduðunu vurguladý. Üniversitelerarasý Kurul Toplantýsý Þanlýurfa’da gerçekleþti. Toplantýya,70 rektör katýldý. Rektörlerin katýldýðý toplantýnýn açýlýþýnda konuþma yapan YÖK Baþkaný Çetinsaya, 2012- 2023 Yökseköðretim stratejik tercihler çalýþmasýný slayt þeklinde anlattý. Açýköðretim öðrencileri ve örgün eðitim de eðitim gören öðrencilerin istatistiksel bilgilerini sunan Çetinsaya, açýk öðretimin azaltýlýp örgün öðretimdeki öðrencilerin

arttýrýlmasý gerektiðini söyledi. Mevcut 3.5 milyonluk üniversite öðrenci sayýsýnýn 2023’te 4.5 milyona ulaþtýrmayý hedeflediklerini kaydeden Çetinsaya, konuþmasýnda nitelikli eðitim ve insan gücünün öneminin altýný çizdi. arge araþtýrmalarýnýn önü açýlmasý gerektiðinin de altýný çizen Çetinsaya, dokrota ve öðretim üyelerinin sayýsýnýn da hýzla arttýrýlmasý gerektiðini vurguladý. Çetinsaya, konuþmasýný þöyle sürdürdü; "Önlisans, lisans, yüksek lisans, ve doktorada farklý politikalar izlememiz gerekiyor. Mesleki eðitimde kesinlikle reform gerekiyor. Kaçýnýlmaz bir þey. Yaptýðýmýz çalýþmalar var. Kesinlikle doktora sayýmýzý 2-3 kat arttýrmamýz gerekiyor. Bazý üniversitelerde bazý branþlarda daha çok doktora vermemiz gerektiðini teþvik edilmeliyiz. Küresel ekonomide nitelikli eðitim, insan gücü ve araþtýrma olacak. Her manada araþtýrma geliþtirilmeli. Bu anlamda binde 48’den binde 84’e çýktý arge harcamalarýna ayýrdýðýmýz oran. Ama dünya ortalamalarý ile karþýlaþtýrdýðýmýz zaman büyük sýçrama yapmamýz lazým. Argenin önündeki engelleri kaldýrmak önemli bir vazifemiz.” 2023 vizyon çalýþmalarý kapsamýnda önemli deðiþiklikler hedeflediklerini altýný çizen Çetinsaya, “Öðretim üyelerinin Arge’ye engelleyen faktörleri ortadan kaldýrmamýz gerekiyor.

Ýlinin ve ülkenin ihtiyaçlarýný gözeten bir üniversite anlayýþýmýz, nitelikli araþtýrmacýlarý ülkeye çekebilmek vazifemiz. Doktora sonrasý araþtýrmacý statüsünü oturtmak önemli. Performans ödülleri önemli. Kütüphane ve laboratuvar alt yapýlarý oldukça önemli. Ama burada kantarýn topuzunu kaçýrmamak lazým." dedi. Hedeflere ulaþmak için akademik iþgücüne ciddi anlamda ihtiyaç duyulduðunu vurgulayan Çetinsaya, “Bu vizyon için akademin iþgücü lazým. Ýþte bu konuda ciddi sorunlar var. Akademisyenliðin cazibesinin arttýrýlmasý sorunu var. Akademisyen sayýsý ciddi arttýrýlmalý. Hedefleri yakalamak için öðretim üyeleri sayýsý arttýrýlmalý. Mevcut doktora sayýmýzý 3 kat çýkarmamýz lazým. 4 bin doktora yaptýrýyoruz. Bunun 12 binler seviyesine çýkmasý lazým.” ifadelerine yer verdi. Þanlýurfa Valisi Celalettin Güvenç, Belediye Baþkaný Eþref Fakýbaba da birer konuþma yaptý. Vali Güvenç, konuþmasýnda üniversitelerden beklentisini açýk bir þekilde aktarýrken Baþkan Fakýbaba, müzakere sürecinde üniversitelere görev düþtüðünü belirterek bölge olarak bu barýþa duyulan ihtiyacýn altýný çizdi. Kurul toplantýsýnýn öðleden sonra basýna kapalý bir þekilde devam edeceði bildirildi. (CÝHAN)

TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal: Yeni sahalardan umutluyuz

B

u ayýn sonunda emekliliðe ayrýlacak olan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklýðý (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal petrol sahalarýný gezdi, personelle yemek yedi. TPAO Batman Bölge Müdürü Gökhan Akýn ve ünite amirleri tarafýndan karþýlanan Genel Müdür Mehmet Uysal, TPAO Batman Bölge Müdürü Gökhan Akýn ve Bölge Müdür Yardýmcýlarýndan oluþan heyet ile TPAO petrol sahalarýný gezdi. TPAO ve TPÝC ekibi ile birlikte Hasankeyf ilçesi Kedil köyü mevkiinde Fransýz Perenco petrol þirketi firmasý ile ortaklaþa yürüttükleri Kedil-1'sondaj sahasýna giden Uysal, sahada çalýþan

mühendislerden bilgi aldý. Yaklaþýk 4 ay önce Perenco Petrol Þirketi ve TPAO'nun ortaklaþa yaptýklarý sismik çalýþmalarý sonucunda, bin 800 metre derinlikte sondaj yapýldý. Ardýndan bir süre önce TPAO Sondaj Müdürlüðüne baðlý ekip Kedil -1 kuyusunda yaptýklarý sondaj çalýþmasýnda 2 bin 800 metre derinlikte gravitesi yüksek kaliteli petrol bulundu. 2008-2009 yýlýndan beri çalýþma yapýlan yeni alanlardaki yüzey ve altyapý çalýþmalarý konusunda bilgi veren mühendisler, Kedil’in 16 kilometrelik bir alana sahip olduðunu, ama softek yapýsýnýn 60 kilometre karelik bir alan

sahip olduðuna dikkat çekti. Buradaki çalýþmalarýn olumlu sonuçlar vermesi halinde hayal edilemeyecek rakamlara ulaþacaklarýný belirten mühendisler, sahanýn Raman sahasýndan daha yüksek olduðunu, hem de gravitesinin daha yüksek olduðunu ileri sürdü. Genel Müdür Uysal, Batman'ýn TPAO'nun da Batman'ýn omurgasý olduðunu ifade ederek, gelecek dönemde Batman'daki petrol üretiminin daha da artacaðýný belirtti. Uysal, “Ben 37 yýllýk Türkiye petrolleri çalýþanýyým. Bu raporlar bana çok büyük heyecan veriyor. Ben burada iki, iki buçuk milyar varil petrol olduðunu düþünüyorum. Buralarda sismik çalýþmalarýnýn ardýndan mutlaka sondaj yapmamýz gerekiyor.” dedi. Kedil-1 kuyusunda incelemelerin ardýndan Batý Raman sahasýna giden Uysal, 2 bin 800 metre kare alan üzerinde üç katlý yeni yapýlan yemekhane ve iki katlý atölye ve idare bölümünü ziyaretinden sonra yeni yapýlan yemekhanede yemek yedi. Yemekhanede onuruna verilen yemeðin ardýndan konuþan Uysal, "’Arkadaþlar hepiniz burada canla baþla çalýþýyorsunuz. Hepinizin çalýþmalarýndan memnunum, þu var ki ben de 27 Þubat'ta aranýzdan ayrýlýyorum ve emekli oluyorum. Hepiniz hakkýnýzý helal edin." dedi. TPAO Batý Raman sahasýnda çalýþanlar tarafýndan Mehmet Uysal'a çiçek ve saat hediye edildi. (CÝHAN)

Polonyalý iki aktivist kendi köylerinin ismini taþýyan Dereser'i ziyaret etti

A

lternatif Gençlik Çalýþmalarý Derneði bünyesinde çalýþmalar yürüten Polonyalý iki gönüllü aktivist, Polonya’daki köyleri ile ayný adý taþýyan Dereser köyünü ziyaret etti. Hasankeyf, Suçeken ve çevredeki tarihi ve turistik yerleri gezen biyoteknoloji uzmnaý Ewelina Rog ve Ýngilizce öðretmeni Dagmara Szczepaniec adlý gönüllüler internette yaptýklarý araþtýrmada, Gercüþ’e baðlý Dereser köyü ismine rastladýklarýný, ayný köy isminin Polonya’da da olduðunu söylediler. Meraklarýný gidermek için köyü gezmek istediklerini belirten gönüllüler, "Ýki köyün isminin ayný olmasý bize ilginç geldi. Atalarýmýzýn burayla bir baðlantýsý var mý bilemiyoruz. Köy çevresindeki maðaralarý, Suçeken ve Hasankeyf ’i gezdik çok ilginç, insaný büyüleyen

eserler var.” diye konuþtular. Dereser Köyü Turizm ve Kültür Dernek Baþkaný Bahattin Durmaz da Polonya’da Dereser adlý bir köyün olduðunu doðruladý. Gelen Polonyalýlarýn köyü ziyaret etmesinin köyün tanýtýlmasýnda olumlu katký saðlayacaðýný söyledi. 5 bin yýllýk tarihi geçmiþe sahip Dereser köyünün yeterince tanýnmadýðýndan yakýnan Durmaz, bu tür ziyaretçilerin artmasý temennisinde bulundu. Batman Turizm Tanýtým Derneði Baþkaný Emin Bulut ise Dereser köyünün tarihi bir geçmiþe sahip olduðunu, ancak bu güne kadar yeterince tanýnmadýðýný söyledi. Bulut, "Polonyalý iki aktivistin kendi köylerinin adýný taþýyan Dereser köyünü görmek istemesi bizi son derece sevindirdi. Biz de kendilerine yardýmcý olduk.” Dedi. (CÝHAN)

Batman’da 'Barýþa Omuz Veriyoruz' imza kampanyasý baþladý

B

DP Batman Ýl Teþkilatý "Barýþa Omuz Veriyoruz" adýyla baþlatýlan imza kampanyasýna destek verdi. Gülistan Caddesi Ýnsan Haklarý Anýtý önünde yapýlan basýn açýklamasýnýn ardýndan metni imzaya açan BDP Batman Ýl Teþkilatý, barýþa giden yolda atýlacak tüm demokratik adýmlarý sahipleneceklerini belirtti. Basýn açýklamasýný okuyan BDP Batman Ýl Eþ Baþkaný Rahþan Çarboða, toplumun demokratik bir yönde geliþmesi için çaba gösteren yurttaþlar olarak son geliþmeler üzerine açýklama yapma gereði duyduklarýný ifade etti. Analarýn artýk aðlamak istemediðini, belirten Çarboða, Ýmralý'da Abdullah Öcalan ile yürütülen görüþmelerin, özlemi çekilen barýþýn kapýsýný ciddi bir biçimde araladýðýný söyledi. Toplumun neredeyse bütün kesimlerinde farklý ölçülerde var olan güvensizliði, korkuyu, tedirginliði ve kaygýyý gidererek süreci ilerletmenin huzur ve güveni artýracaðýna vurgu yapan Çarboða açýklamada þunlarý dile getirdi: "Sürecin mümkün olduðu kadar þeffaf hale getirilmesi büyük bir ihtiyaçtýr. TBMM'den baþlayarak,

çözüme katký sunabilecek bütün taraf ve kesimleri sürecin parçasý haline getirmek demokratik, adil ve kalýcý çözümü kolaylaþtýracak ve hýzlandýracaktýr. Bizler bu doðrultuda atýlacak demokratik adýmlarý, adresine bakmadan sahipleneceðiz. Hiç kuþku yok ki, bu büyük sorunun çözümü istisnasýz herkese büyük sorumluluk ve görevler yüklemektedir. Bunun bilincinde olan ve yýllardýr bu doðrultuda çaba gösteren insanlar olarak, geçmiþten çýkarýlan dersler ýþýðýnda herkesi bu zorlu büyük yürüyüþe katýlmaya, destek olmaya, sorumlu davranmaya çaðýrýyoruz. Bu yoldan yürünerek barýþ ve refah içinde, demokratik ve yeni bir Türkiye'ye ulaþabiliriz.”(CÝHAN)

Batman’da terör maðdurlarý anýsýna hokey turnuvasý

B

atman'da 26 Eylül 2011'de yaþanan terör saldýrýsýnda þehit olan biri polis memuru 3 kiþi anýsýna hokey turnuvasý düzenlendi. Batman Emniyet Müdürlüðü'nce, Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen turnuvada 50'si erkek 80 sporcu mücadele etti. "Yetenek Sizden, Destek Bizden" projesi kapsamýnda düzenlenen turnuvanýn finalinde Fatih Lisesi takýmý, Yahya Kemal Beyatlý Lisesi takýmýný 5-3 yenerek þampiyon oldu. Turnuvayý izleyen Türkiye Hokey Federasyonu Baþkaný Sadýk Karakan, yaptýðý açýklamada, organizasyonun teröre kurban giden

biri polis memuru ikisi sivil 3 vatandaþýn anýsýna düzenlenmesinin çok anlamlý olduðunu söyledi. Gençlerin, zamanlarýný kahvehane köþelerinde veya baþka yerlerde israf etmeden spor salonlarýna çekilmesinin sadece bir spor deðil, ayný zamanda vatan hizmeti olduðunu belirten Karakan, Batman'da örnek bir çalýþma yapýldýðýný ifade etti. Türkiye Hokey Federasyonu olarak 64 ilde teþkilatlarýnýn olduðunu belirten Karakan, "Buradaki tabloyu Türkiye'nin hiçbir yerinde görmedim. Onun için bu çocuklarýn anne babalarýna emniyet ve spor teþkilatýna yürekten

teþekkür ederim. Federasyon olarak her zaman bunun destekçisi olacaðýz." dedi. Batman Emniyet Müdürlüðü Çocuk Þubesi Müdür Bilal Yalçýn da gençlere yeni bir alternatif sunmak ve kentte hokey sporunu yaygýnlaþtýrmak için çalýþma baþlattýklarýný söyledi. Kentte 2011 yýlýnda meydana gelen terör olayýnda iki vatandaþ ve bir polisin þehit olduðunu hatýrlatan Yalçýn, "Onlarýn ruhlarýný þad etmek ve anmak için bu turnuvayý organize ettik. Hokey Türkiye'de yaygýn bir spor olmadýðý için böyle bir ilgi beklemiyorduk. Ancak anlatýnca öðrencilerden çok fazla talep oldu." þeklinde konuþtu.

Turnuvanýn sonunda düzenlenen ödül töreninde turnuvaya katýlan sporculara madalya ve kupalarý verildi. Turnuvada þampiyon olan Fatih Lisesi'nin ödülü Vali Yýlmaz Arslan tarafýndan verildi. Turnuva öncesi yapýlan

çekiliþte kazanan vatandaþlara da çeþitli hediyeler verildi. Turnuvayý, Vali Yýlmaz Arslan, kurum müdürlerinin yaný sýra terör saldýrýsýnda hamile eþi Mizgin Doru ve 4 yaþýndaki kýzý Sultan Doru'yu kaybeden Talat Doru da izledi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

25 Þubat 2013 Pazartesi

‘Öfkemi kontrol edemiyorum!’ R diyen 253 kiþiye destek verildi

5

BASINDAN

Þ

iddeti Önleme ve Ýzleme Merkezleri’nin ilk verilerine göre kadýna yönelik þiddet uygulayanlarýn yüzde 81’i evli, eðitimli ve meslek sahibi. Yüzde 67’sinin en az bir tane çocuðu var. Kadýna yönelik þiddeti önlemek için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý’nýn hayata geçirdiði çalýþmalardan birisi de Þiddeti Önleme ve Ýzleme Merkezleri (ÞÖNÝM). Hem þiddet gören kadýnlara hem de þiddeti uygulayan eþ, kardeþ ve baba gibi bireylere yönelik hizmet veren ÞÖNÝM’ler, kadýna yönelik þiddetin gerçek verilerinin oluþturulmasýna da imkân saðlýyor. Kadýna yönelik þiddetin aile içerisinden geldiðinin en büyük kanýtý da yine ÞÖNÝM’lerden gelen verilerde mevcut. Merkezlere þiddet uyguladýðý için baþvuran bireylerin yüzde 81’i evli, yüzde 2’si de boþanmýþ. Aile ve Sosyal Politikalar Bakaný Fatma Þahin de bu merkezlere “Öfkemi kontrol edemiyorum, bana yardým edin!” diyerek birçok erkeðin baþvurduðunu söylüyor. Bu kapsamda merkezler, 253 kiþiye

psikososyal destek hizmeti verdi. Daha önce kolluk kuvvetlerine gelen kadýna yönelik þiddet vakalarý, sýradan þiddet olaylarýndan ayýrt edilmeden kayda alýnýyordu. Bu da gerçek bir istatistiksel verinin tutulmasýný engelliyordu. Medyaya yansýyan þiddet istatistikleri ise yine medyaya yansýyan olaylar üzerinden derleniyordu. ÞÖNÝM’ler, 2012 yýlý

barýnma talebinde bulundu. Barýnma talebini psikolojik rehberlik ve meslekî rehberlik istekleri takip etti. Talepler doðrultusunda ÞÖNÝM’lere baþvuran 252 kiþiye barýnma desteði verildi. Eþinden ya da aile içerisindeki bir bireyden þiddet gördüðü gerekçesiyle þiddeti önleme merkezlerine baþvuran ve herhangi bir iþte çalýþmayan maðdurlardan 89’una meslekî danýþmanlýk hizmeti verildi. 65 þiddet maðduru ise fiziksel ve ruhsal saðlýk þikâyetleri sebebiyle saðlýk hizmeti aldý. Þiddet görenlerin yüzde 67’sinin en az bir tane olmak üzere çocuðu var. Bu çocuklarýn da ruh saðlýðý göz önüne alýnarak, baþvuran maðdurlardan 253 kiþiye psikososyal destek verildi. 2013 yýlýna ait ilk verilerde dikkat çeken bir diðer veri ise maðdur ve þiddet gösteren bireylerin eðitim durumu. Hem maðdurlarýn hem de þiddet gösterenlerin büyük bir çoðunluðu ortaokul mezunu. Yüzde 13-14’lük bir bölümü ise lise mezunu. ÞÖNÝM’lere baþvuran þiddet maðdurlarýnýn aksine þiddet uygulayanlarýn yüzde 80’i bir iþte çalýþýyor.

sonbaharýnda faaliyete geçti. Bu merkezlere kasým ve aralýk aylarýnda toplam 212 kiþi baþvurdu. 2013’ün ocak ayýnda ise merkezlere baþvuran kiþi sayýsý 114. Ocak ayýnda 102 kiþiyle yapýlan yüz yüze görüþmeler sonrasý þiddet gören ve gösterenlere saðlýk, ekonomi, eðitim, meslek ve hukuk alanýnda çeþitli hizmetler verildi. ÞÖNÝM’lere yansýyan 3 aylýk rakamlara göre maðdurlar en çok

'Çin tuzu zararlý deðil'

Ç

inli uzmanlar, son günlerde 'saðlýða zararlý' iddiasýyla ile gündeme gelen ve Çin tuzu olarak da adlandýrýlan ''monosodyum glutamat'' ýn ( MSG) zararlý olmadýðýný savundu. Ÿ Çin Çeþni Derneði (China Condiment Association) Ýcra Kurulu Baþkaný Wei Xiangyun, MSG'nin insan saðlýðýna zararlý olmadýðýný söyledi. Çin'de üç þekilde bu maddenin tüketildiðini ifade eden Wei, dünyada yapýlan araþtýrmalarda söz konusu maddenin binde 2 oranýnda insanlarda alerjiye neden olduðunun saptandýðýný aktardý. Çin'de MSG'ye karþý bir sýnýrlama olmadýðýný belirten Wei, ülkesindeki Çin tuzunun sirke, soya sosu gibi 17 tat maddesinden bir tanesi olduðunu dile getirdi. Çinli uzman, Çin'deki Çeþni Endüstri ile ilgili yazdýðý kitabýnda da Çin'de MSG ile ilgili standardýn bulunduðunu gösterdi. Wei, MSG'Nin Çin'de tahýllardan elde edildiðini, sade, tuzlu ve tuzla birlikte diðer katký maddelerinin katýlmasýyla üç þekilde tüketildiði dile getirdi. Çinli uzmanlar adý geçen katký maddesinin zararsýz olduðunu söylese de ülkedeki soysal medyada uzmanlara dayanýlarak bu madenin

zararlý olduðu görüþleri aktarýlýyor. Halk, zararýna çok vakýf olmasa da Çin tuzunu marketlerden almaya devam ediyor. Bazýlarý ise sadece misafirleri için yemek yaparken kullandýðýný ifade ediyor. Bunlardan birisi ise Zhang Ruyi isimli bir Çinli bayan. Kendisinin bu katký maddesinden yemediðini, sadece aile bireylerine yemek yaparken kullandýðýný söyleyen Zhang, 'Weijing'in insan saðlýðýna zararlý olduðuna inanýyorum. Bazen yaptýðým yemeklere lezzet katmasý için çok az kullanýyorum'' ifadelerini kullandý. MSG yerine yine tavuktan yapýlan bir baþka Çin tuzu da tercih ediliyor Çin'de. Ancak bu tuzun içinde de yine MSG maddesi bulunuyor. Çinlilerin tabiriyle weijing'in (MSG) herhangi bir besleyiciliði yok. Çok kullanýlmasý halinde erkeklerde üreme sistemlerine yönelik zararlarý olduðu belirtiliyor. MSG, uzun süre kullanýlmasý sonucunda ise saç dökülmesi ve görme yeteneðinde sorunlara da yol açýyor. 1908'de deniz yosunundan izole edilerek kullanýlan MSG'yi Japonlar buldu ve sonrasýnda dünyaya yayýldý. Glutamik asidin anyonik formu olan ve glutamat denilen bir tuz olan

MSG, gýda katkýlarý listesinde E-621 olarak tanýmlanýyor. Gýdalarýn ve yemeklerin orijinal tadýný arttýrarak daha lezzetli olarak algýlanmasýný saðlayan MSG, gýdalarda aroma arttýrýcý olarak kullanýlýyor. Çinliler ise bu tuza Weijing diyorlar. Çinliler genelde bu maddeyi yemeklere tat vermesi için yada gýdalarda katký maddesi olarak kullanýyor. MSG Çin'de yasak deðil ve sýnýrlama da yok ancak katký maddesi olarak kullanýlýrken belli bir standardý bulunuyor. Çin'de yýlda 3 milyon ton civarýnda üretilen MSG, çoðunlukla ülke içinde tüketiliyor. Geriye kalaný ise ihraç ediliyor. Resmi rakamlara göre, Türkiye, 2011 yýlýnda Çin'den 2050 ton, 2012'de ise 2182 ton Çin tuzu ithal etti. MSG'nin etkileri üzerinde dünyada farklý görüþler var ve bazýlarý MSG'nin kimi rahatsýzlýklarý tetikleyici olduðunu söylerken, bazý araþtýrmacýlar da söz konusu etkileri farklý maddelere baðlayarak MSG'nin zararsýz olduðunu belirtiyor. Çin'in internetteki arama motoru Baidu'da MSG ile ilgili yazýlarda, bu maddenin aþýrý kullanýlmasý durumda merkezi sinir sistemini etkilemesinden dolayý

alzheimer, parkinson ve sara gibi hastalýklara sebep olacaðý aktarýlýrken, ayrýca vücutta yað birikimi, obezite, böbrek ve karaciðerde kalýcý hasarlara yol açtýðýna deðinildi. Çin medyasýnda, bir insanýn günde en fazla 6 gram weijing tüketmesi gerektiði, fazlasýnýn insan saðlýðý için olumsuz sonuçlar doðuracaðýna vurgu yapýldý. Yavru civciv ve yavru fare üzerinde yapýlan deneylerde de MSG maddesinin fazla kullanýlmasý sonucu sinirsel ve görsel bozukluklara yol açtýðý ve ayrýca çocuklarýn kemik geliþimini de olumsuz etkilediði ifade edildi. Bu madenin 60 yaþ ve üzeri yaþlýlar ile tansiyon ve böbrek hastalarýnýn az kullanmasý tavsiye ediliyor. Çin'deki internet sitelerinde, MSG'nin merkezi sinir sistemini tahrip ettiði uyarýsýnda bulunuyor ve kanser, kalp çarpýntýsý, migren ve hiperaktiviteye neden olduðu, iþtah açýcý özelliði nedeniyle de obeziteyi tetiklediði savunuluyor. (CÝHAN)

Hamilelikte içilen sigara, bebekte ‘kolik’ yapýyor

H

iç susmadan çýðlýk çýðlýða aðlayan, kramp halinde sürekli kasýlan bir bebek pek çok annenin kâbusu.

M. Sait Çakar

Ýnfantil kolik denilen bu durumun birçok nedeni olabiliyor. Besin alerjisi, besin intoleransýnýn yaný sýra hamilelikte yaþanan stres de bebekte kramp halinin nedenlerinden. Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Uzmaný Dr. Arzu Yaþaroðlu Erkum’a göre hamilelikteki stres ve annenin sigara ve kahve kullanýmý, infantil koliði artýrýyor. Erkum, hastalýðýn nedenleri konusunda þunlarý dile getiriyor: “Yapýlan bazý araþtýrmalar, anne diyetindeki inek sütü, lahana, karnabahar, brokoli, turunçgiller, çikolata, soðan gibi besinlerle,

annenin sigara ve kahve kullanýmýnýn infantil koliði artýrdýðýný tespit etmiþtir. Hamilelikte sýk psikolojik stres yaþayan, gergin bir ruhsal durum içinde olan anne ve ailelerin bebeklerinde yine infantil kolik sýklýðý fazla bulunmuþtur.” Düþük doðum aðýrlýklý bebeklerde bu hastalýðýn daha sýk görüldüðünü kaydeden uzman Erkum, “Tedavide öncelikle, ailenin endiþesini anlamak, bu durum ve süreç hakkýnda bilgilendirmek gerekir. Annede veya aile içinde görülen endiþe veya gerginliði azaltmak da tedavinin bir parçasý. Anne, sigara kullanmamalý. Kahveyi 1-2 fincandan fazla tüketmemeli. Anne diyetinden inek sütü, turunçgiller, lahana, brokoli, karnabahar, turpgiller, çikolata,

baharatlý gýdalar çýkartýlmalý. Bebek loþ, sessiz bir ortamda tutulmalý. Kolik sancýlarý sýrasýnda, kucakta veya beþikte hafifçe sallanmasý, ninni söylenmesi ya da müzik dinletilmesi, bebekte rahatlama saðlayabilir. Ilýk banyo yaptýrmak, karnýna masaj yapmak rahatlatýr. Huzursuzluk ve aðlama nöbetleri genellikle öðleden sonra ve akþam saatlerindedir. Bebeklerin yüzde 50’ye yakýnýnda belirtiler 3 ay içinde kaybolurken, yüzde 40’ýnda 6. aya, yüzde 10’unda bir yaþa kadar sürebilmektedir.” Diyor. (CÝHAN)

Sigara Belâsý

uh ve beden saðlýðýmýzýn baþ belâsý sigaranýn sayýsýz zararlarý herkesçe bilindiði halde, hâlâ yaygýn olarak tüketiliyor olmasý bizleri endiþeye sevk etmektedir. Dünyada ve ülkemizde alýnan önleyici ve yasaklayýcý onca tedbirlere raðmen, bünyemizi kemiren bir tümör gibi, sigara toplumu zehirlemeye devam etmektedir.

En baþta kanser olmak üzere, birçok ölümcül hastalýðýn kaynaðý olan, hem de baðýmlýlýk yapan bu sigaradaki karbon monoksit, katran, nikotin vb. maddeler çok zararlý, pis ve tehlikelidir. Örneðin 60 mg. nikotin bir insana zerk edildiðinde öldürmeye yeterlidir. Sigaradaki zehirli kimyevî maddeler sadece içenleri deðil, sigara dumanýna ma'ruz kalan pasif içicileri de zehirler. Zira ayný ortamda dumanlý havayý soluyanlar da zehirli dumaný ciðerlerine çekmektedirler. Hatta az da olsa günde birkaç tane içenler de zehirlenmeye devam etmektedirler. Herkesin bu belâdan mutlaka kurtulmasý ve tedavi olmasý icap eder. Sigaranýn saðlýða zararlarýndan baþka, pis ve kötü kokusu da üzerinde durulmasý gereken önemli bir husustur. Ýçenlerin aðýz, diþ ve solunum yollarýna sinen katranýmsý aðýr koku; onunla temas eden ve yanýnda duranlarý iðrenç derecede rahatsýz eder. Zira insanýn ter kokusu, vücut kokusu, hatta umumî helâdaki kötü kokular dahî sigara kokusu kadar aðýr ve tiksindirici deðildir. Dolayýsýyla sevdiklerimizi ve çevremizdeki herkesi kötü kokuyla rahatsýz etmeye hiç hakkýmýz yoktur. Bu arada sigaranýn israf yönünü ve cebimize verdiði ekonomik zararý da göz ardý edemeyiz. Sigaraya harcanan parayý yýllar içinde üst üste hesaplayarak istatistikî bir rakam çýkardýðýmýzda; milyarlara varan bir bütçeyi kendimizi zehirlemek için harcadýðýmýzý dehþetle görürüz. Ýsraf haramdýr. Kendi irademizle ve kendi paramýzla kendimizi ölümcül bir tehlikeye atmak ne kadar acý ve dramatik bir durumdur. Akýl kârý deðildir. Týp otoriteleri hekimler; baþta kanser olmak üzere, yüzlerce hastalýðýn sigaradan kaynaklandýðýný bangýr bangýr baðýrýrken, milyarlarca paranýn duman olup gittiðini görürken ve çevremiz kötü kokusundan rahatsýzken, hâlâ sigara içmeye devam edenler, harakiri yaparak intihar etmektedirler. Bunlar özürlü, baðýmlý ve tedavisi gerekli kimselerdir. Çocuklarýnýn bunlardan uzak tutulmasý icap eder. Sigaranýn zararlarý, yarým asýr önce bugünkü kadar bilinmiyordu. Dolayýsýyla çok yaygýndý. Herkes içerdi. Tütün mamulleri bir rahatlama vesilesi olarak normal ve mubah ya da mekruh kabul edilirdi. Ýþte tam 50 yýl önce pek çok hocalar bile sigara tüttürürken, kendilerinden ilim ve feyiz aldýðýmýz üstaz Süleyman Efendi Hz.ve onun talebeleri sigarayý kesinlikle yasaklamýþlardý. Hocalarýmýza çok minnettarýz ki, gençken sigaraya ilgi duymaya baþladýðýmýz o günlerde, beynimize adeta nakþettikleri ve bir çivi gibi çaktýklarý sözleri þöyleydi: “Çocuklar! Her ne kadar kimileri “sigara mekruhtur” diyorsa da, haddi-zatýnda “SÝGARA HARAMDIR.” Sakýn içmeyin. Çünkü sigara zararlýdýr, dolayýsýyla haramdýr. Sigara israftýr, dolayýsýyla haramdýr. Sigara baðýmlýlýk yapar, dolayýsýyla haramdýr.” Þâir Mehmet Âkif'e ait þu þiir de çok anlamlýdýr. Âkif der ki: Duhan diye bir zulmet düþtü cihana Çýksýn diye tütsü verdiler imana, Duydum ki, bazý âlimler de içermiþ, Utanmadan mihraba bile geçermiþ. Saðlýklý bir hayat ve dumansýz hava için, sigara müptelâsý herkesi bundan kurtulmaya çaðýrýyorum. Bunun için istek ve irade yeterlidir. Azaltarak býrakýlmaz. Býrakmaya tam karar verip birden býrakmalýdýr. Birkaç hafta zorlanabilir. Ancak sonunda içme isteði giderek ortadan kalkar. Þevket Tandoðan Haber Vaktim


25 Þubat 2013 Pazartesi

6

Cizre’de saðlýkçýlar da terörle anýlmak istemiyor Þ

ýrnak’ýn Cizre ilçesinde yeni hizmete açýlan özel Botan Hospital Baþhekimi Þaban Alpaydýn, artýk terörle deðil saðlýkla anýlmak istediklerini söyledi. Güneydoðu’da saðlýk alanýnda ciddi geliþmeler yaþanýyor. Hem devletin hem de özel sektörün bölgeye yaptýklarý yatýrýmlar bölge insanýný sevindiriyor. Þýrnak’ýn Cizre ilçesinde yeni hizmete açýlan Özel Botan Hospital de bunlardan biri. Modern ve son teknolojiyi kullanan hastane 60 yataklý, 13 doktor ve 80 personelle hizmet vermeye baþladý. Hastanenin açýlmasýyla bölge insanýnýn baþka illere gitmesine gerek kalmayacaðý belirtildi. Cizre Özel Botan Hospital Yönetim Kurulu Baþkaný ve Baþhekimi Þaban Alpaydýn, “Bu bölgenin sadece terörle anýlmasýný istemiyoruz. Bu bölgede bu tür güzel iþlerin de yapýlacaðýný insanlarýn görmesi gerekiyor. Sizden ricamýz bu bölgeyi göz ardý etmeyiniz.” dedi. Hükümetin saðlýkta dönüþüm programý çerçevesinde son 8 yýlda saðlýkta çok ciddi deðiþim ve dönüþüm gerçekleþtiðini söyleyen Baþhekim

Þaban Alpaydýn, “Birçok ilde özel sektör yatýrým yapmaya ve bununla paralel devlet hastaneleri de kendi kendilerini deðiþtirmeye ve yenilemeye baþladý. Biz Diyarbakýr’daki bir saðlýk ekibi olarak bu bölgede bir ihtiyaç olduðunu ve burada herhangi bir saðlýk yatýrýmý olmadýðýný görünce fizibilite çalýþmasý yaptýk ve bu çalýþma neticesinde buraya bir saðlýk yatýrýmý tesisi kurmaya karar kýldýk. Hastanemiz 60 yataklý bir kapasiteli, 2 ameliyathanesi, bir doðumhanesi olan bir hastanedir. Þu an itibariyle 13 doktor çalýþmakta, 80 tane de personelle hizmete baþlamýþ bulunmaktayýz. Hastanemizde tam teþekküllü bir laboratuvar, 1,5 tesisat bir emar, 4 kesitli tomografi cihazý, direk röntgen, 2 adet dört boyutlu ultrason cihazý, 24 saat acil servis ve ambulansýmýzla hizmet veriyoruz. Hastanemizde SGK'lý hastalara bakanlýðýn öngördüðü cüzi farklar ile hizmet sunuyoruz.” diye konuþtu. “Yatýrýmcýlar hiç çekinmeden gelsinler” Þaban Alpaydýn, bölgedeki ve

diðer bölgelerdeki iþadamlarýnýn bu bölgeye rahatlýkla gelebileceklerini ifade ederek, þunlarý söyledi: "Gerçekten bu bölgede ciddi manada hem bürokrasiden hem de sivil toplum örgütlerinden ve halktan her türlü destek göreceklerdir. Bu bölgenin sadece terörle anýlmasýný istemiyoruz. Bu bölgede bu tür güzel iþlerin de yapýlacaðýný insanlarýn görmesi gerekiyor. Sizden ricamýz bu bölgeyi göz ardý etmeyiniz. Türkiye’deki bu saðlýkta dönüþüm programý ile birlikte yurt dýþýnda da ciddi bir hasta akýþý Türkiye’ye gelmekte ve Cizre ilçemizin sýnýr kapýsýna yakýn olmasý itibariyle biz Kuzey Irak’tan ve Suriye’den ciddi bir hasta akýþý beklemekteyiz. Bütün bunlarý göz önünde bulundurarak bu yatýrýmýmýzý burada gerçekleþtirdik.” Vatandaþ artýk baþka illere gitmeyecek Vatandaþ Suphi Olurluk, “Ne mutlu, böyle bir þeyin memleketimizde olmasý. Çok memnunuz. Hastalarýmýzý eskiden Gaziantep, Ankara bilmem nereye götürüyorduk. Þimdi bizim memleketimizde böyle bir hastane varken artýk oralara gitmeye gerek kalmadý.” dedi. Sevgi Çiçek ise þunlarý söyledi: “Ýki gündür hastamýzý buraya getiriyoruz, gayet memnunuz. Hemþireler olsun, doktorlar olsun çok iyi ilgileniyorlar. Batman olsun, Diyarbakýr olsun yani çoðu yerleri gezdik, tedavileri ve muayeneleri iyiydi, ama Cizre gibi bir yerde böyle bir kurumun olmasý herkes için çok iyi oldu.” Nesibe Oran da düþüncelerini þöyle dile getirdi: “Böyle bir hastanenin buraya açýlmasýný çok iyi karþýlýyoruz. Diyarbakýr’a, Batman’a gitmekten býktýk artýk. Ýyi ki Cizre’de böyle bir þey oldu. Darýsý baþkalarýnýn da baþýna.” (CÝHAN)

Toplumsal uzlaþý için editöryal baðýmsýzlýk þart

T

ürkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfý ile Medialog Platformu'nun birlikte düzenlediði 'Toplumsal Uzlaþý ve Medya' çalýþtayýnda editöryal baðýmsýzlýðýn önemine dikkat çekildi. Zaman gazetesi yazarý Þahin Alpay, medyada çoðulculuk ve rekabetin olmasý gerektiðini belirterek, "Basýn ve ifade özgürlüðünün tam olmasý gerekiyor. Þiddeti kýþkýrtma dýþýnda bütün görüþlerin açýkça ifade edilmesi gerekiyor. Nasýl akademik baðýmsýzlýk þart ise gazeteciler için de editöryal baðýmsýzlýk þart. Yani gazetecilerin tarafýndan, bir yere baðlý olmadan, yürütülen bir medya þarttýr." dedi. Medyanýn ilkelerine sýký sýkýya baðlý olmasý gerektiðini belirten Alpay, Türkiye'de bugün durumun ortada olduðunu belirtti. Alpay, "Çoðulculuk açýsýndan iyi durumdayýz, eskisi gibi kartel yok. Ýnternetle birlikte bir çoðulculuða sahibiz. Basýn ve ifade özgürlüðü açýsýndan durum nedir peki? Son derece kötü bir durumdayýz. Ýnsanlar tabi ki farklý görüþte olacaklardýr, ama þiddete çaðrý kýþkýrtýcýlýk medyamýzda hala çok vahim sorunlar olarak karþýmýzda duruyor. Türkiye bu yýla büyük umutla girdi. Artýk Türkiye eþitlik ve adalet temelinde hiçbir kýsýtlamaya tabi kalmadan yaþayacaðý bir döneme girdik. Her zamandan daha iyimser bir durumdayýz." diye konuþtu. Kürt yazar ve siyasetçi Ýbrahim Güçlü ise demokrasiye dayanmayan barýþ sürecinin sihirli bir þekilde yansýtýldýðýný kaydetti. Güçlü þunlarý söyledi: "Barýþ demokrasiye dayanmýyorsa Kürtlerle Türkler, Alevilerle Sünniler arasýnda eþitlik saðlamadan nasýl barýþ saðlarsýnýz? Öyle

bir barýþ ki yine Türkler egemen bir ulus, Kürtler ezilen bir ulus. Þimdi bütün bunlara baktýðýmýzda bu durumun çok ciddi genel geçer laflarýn ötesinde gerçekçi noktalara dokunulmasý gerektiðini görüyoruz ve hak hukuk konusunda sorunu var. Ýlginç bir demokrasi anlayýþý var. Döneme göre demokrasi anlayýþý var. Topu taca atmayý çok seviyoruz. Patronlara baktýðýmýzda gazetecilerden daha demokratik ve hak hukuka dayanýyorlar. Basýnýn kendine dönüp bakmasý gerekiyor. Biraz kendilerine dönüp baksýnlar. Kimi zaman gazeteciler yaptýklarýyla patronu bile bazý noktalara sürüklüyorlar." Kürt yazar Halit Sadinî ise Hakkari'den bakýldýðý zaman bütün basýnýn ayný baþlýkla 'bölücü, teröristler' ifadeleri kullandýðýný söyledi. Sadinî, "Elime bir büyüteç alýyorum, biraz vicdanlý olanlarý görüyorum. Çünkü Türkiye'nin batýsýndaki algý ile doðudaki algý farklý. Hepimiz Müslümanýz. Bu süreçte hepimizin sorumluluðu var. Kürtler birbirini öldürdüðü zaman ölüsüne saygý gösterip üzerine örtmüþse buna barýþ kapýsý diyoruz. Bu ahlakýn sonucu olarak son 30 yýlda hiçbir asker, polis ve korucuyu öldüren PKK'lýlar onlarý öldürdüðü gibi býrakýr. Kulaðýný kesmez. Ýnsan öldürmek dünyanýn en büyük kötülüðüdür. Buna karþýlýk bu kadar yüzlerce PKK'lýnýn gözleri çýkartýldý. Bu hikayeler bu ahlaktan kaynaklanýyor. Bu savaþ kirlendi. Buna raðmen halk barýþ istiyor. Asker de daðdakiler de polisler de fakir fukaranýn çocuklarýdýr. Bu yüzden Kürtler diyor ki oðlum askeri öldüme, olanlar halkýn çocuklarýdýr." (CÝHAN)

25 Şubat 2013 Pazartesi Gazete Sayfaları  

25 Şubat 2013 Pazartesi Gazete Sayfaları

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you