Issuu on Google+

Çocuklar oyun oynayacak, yetiþkinler spor yapacak Ali Edis

M

idyat Belediyesi ilçedeki park ve bahçelerde yürüttüðü çalýþmalarla çocuklarý sevindirirken büyükler için de spor alanlarý yaratýyor. Çevre görselliði ve estetiðine büyük önem veren Midyat Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu; halkýn bu yöndeki beklentileri doðrultusunda kenti güzelleþtirmek, göze hoþ görünen bir yer haline dönüþtürmek için; kentin görsel zenginlikleri sayýlan meydanlar, kavþaklar, parklar, spor alanlarý ve yeþil alanlarla ilgili çalýþmalarýný gerçekleþtirmeye devam ediyor. Midyat Belediyesi’nin, Dicle Kalkýnma Ajansý (DÝKA) iþbirliði ile hayata geçirdiði park revize projesi kapsamýnda Yunus Emre Mahallesi’ndeki Mahmut Pak Parký ile Prof. Dr. Metin Sözen Parký yeniden düzenlendi. Kentsel dönüþüm projeleri kapsamýnda revize edilen park alanlarýna; fitness spor aletleri,

basketbol potalarý, çocuk oyun grubu, oturma gruplarý, kamelyalar ve aydýnlatma direkleri yerleþtirildi. Revize çalýþmalarýnýn toplam maliyetinin 850 bin TL olduðu açýklandý. Midyat Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu, her mahalleye çocuk parký projelerinin devam ettiðini belirterek, yürüttükleri her projenin yarýnlarý için olduðunu ifade etti. Kentin nefes alýnan mekânlarýný park ve meydanlarýn oluþturduðunu kaydeden Baþkan Nasýroðlu, Midyatlýlarýn saðlýðý, açýk havada kaliteli zaman geçirmesi için parklardaki çalýþmalarýn yoðunlaþtýðýný vurguladý ve þunlarý söyledi: “Bütün gün okulda ya da evde enerjilerini yeteri kadar boþaltamayan çocuklarýmýz için her mahallede güvenilir çocuk oyun alanlarý yaratmayý hedefliyoruz. Dijital teknolojinin yaþamýmýzýn her alanýna girdiði bir dönemde çocuklarýmýzýn açýk alanlara, yeþile, arkadaþlarýyla bir arada oyun oynayacaklarý ortamlara olan özlemi de artýyor. Saðlýkla,

mutlulukla, paylaþým ve bir arada olmanýn deðeriyle büyüyen çocuklarýn, ayný oranda saðlýklý bir toplum oluþturacaðýnýn bilinciyle, onlar için en iyisini, en güzelini yapmaya çalýþýyoruz. Bu anlamda Midyat parklarýnda yürüttüðümüz çalýþmalarla güvenli oyun alanlarý yaratýyoruz.” Çocuk parklarýna yerleþtirilen fitness aletleri sayesinde vatandaþlarýn spor yapma imkânýna kavuþtuðunu anlatan Nasýroðlu, spor yapmanýn saðlýklý bir yaþam için oldukça gerekli olduðundan hareketle parklarý fitness aletleri ile donattýklarýný belirtti. Park içerisine yerleþtirdikleri fitness aletleri ile mahalle sakinlerinin spor yapma imkânýna kavuþtuðunu anlatan Nasýroðlu, "Okullarýmýzýn yakýnýnda oluþturduðumuz çocuk parklarýnýn farklý bir yönü bulunuyor. Burada hem öðlen aralarýnda, hem de akþamüstlerinde anneler küçük çocuklarýný getirip kamelyalarýnda hoþça vakit geçirirken, çocuklarý da oyun gruplarýnda oynama imkâný

buluyor. Oyun gruplarýnýn altýnda kauçuk zemin olduðu için aileler güvenle çocuklarýnýn oyun oynayýþýný seyredebiliyor. Bu parklarýn akþamlarý için ýþýklandýrma sistemi de bulunuyor. Kadýnlarýmýz burada örgü örerken, isteyenler günlük gazete ya da kitap okuyup, fitness aletlerinden yararlanarak daha zinde kalabiliyor.” Diye konuþtu.

‘Belediyemiz hizmet üretmeye devam edecektir’ diyen Nasýroðlu, vatandaþlardan kendi mahallelerinde ve sokaklarýnda bulunan parklara sahip çakmalarýný rica etti. Þehmus Nasýroðlu, Belediye olarak; ‘ yapmasý bizden, yaþatmasý sizden’ diyerek, revize edilen parklarýn baþta mahalle sakinleri olmak üzere tüm ilçe halkýna hayýrlý olmasýný diledi.

Kaymakamý Bingöl: Sizleri hafýzamýzýn arkasýna alýyorsak asýl engelli biziz

T

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

24 Aralýk 2012 Pazartesi

Yýl: 9 Sayý 2528 Fiyatý :25 Kr

ürkiye Sakatlar Konfederasyon Baþkaný Yusuf Çelebi, Midyat’ta, Midyat Engellileri Eðitim ve Koruma Derneði’ni (MEEKD) açýlýþýný yapmak üzere ilçeye geldi. Açýlýþa katýlan Kaymakam Oðuzhan Bingöl, “Eðer þu kapýdan çýktýktan sonra sizleri tekrar hafýzamýzýn arka tarafýna atýyorsak, asýl engelliler bizleriz.” Dedi. Sayfa 2’de 3’te

Devlet hastanesinden bir ilk Margenç Masa Tenisi Takýmndan büyük baþarý M. Sait Çakar

1

5-16 Aralýk 2012 tarihinde Kayseri'de yapýlan "Masa Tenisi Türkiye Kupasý" grup elemelerinde Margenç masa tenisi takýmý 3. olarak büyük bir baþarýya imza attý. Margenç masa tenisi antrenörü Ýzzettin Atasever Türkiye kupasýnda karþýlaþtýklarý takýmlarýn maçlarýnýn oldukça zor olduðunu, bu zorlu maçlarý geride býrakarak Türkiye'de son 16 takým arasýna kaldýklarýný belirtti. Atasever “Ekibimiz Hüdaverdi Uður, Tufan Yalçýn, Burak Karatatar, Orhan Altay, Ýbrahim Kalkan, Mekan Ceylan'dan oluþmakta, grupta yer alan Malatya, Diyarbakýr, Kayseri Birlik Spor, Batman, Adana Çukurova Üniversitesi gibi takýmlarý eleyerek sadece Kayseri Kaski Spor Kulübüne yenildik. Kaski Spor Kulübünde de Afrika Þampiyonu olan Elsayed Lashin gibi sporcularýn bulunuyor. Bu tür sporcularla oynamanýn takýmýmýz sporcularý için büyük bir deneyim oldu. Türkiye finallerinde Fenerbahçe, Beþiktaþ, Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi gibi süper ligde oynayan takýmlarla karþýlaþacaðýz. Bu takýmlarda bulunan birçok Çinli, Avrupalý, Asyalý ve Afrikalý ileri düzeydeki sporcularla karþýlaþma fýrsatýný yakaladýk. Takýmlarýna her zaman destek olan valimiz Turhan Ayvaz'a ve takýma öncülük eden, baþarýda büyük pay sahibi olan Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Mustafa Kuzu'ya masa tenisi camiasý olarak teþekkür ederiz.” Dedi. Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Mustafa Kuzu masa tenisinde yaptýklarý çalýþmalarýn karþýlýðýný aldýklarýný; Türkiye Kupasýnda ilk 3’e kalmalarýnýn anlamlý olduðunu belirti. Kuzu “2. ligde lider durumdayýz; minikler kategorisinde ilk 3’e, yýldýzlar kategorisinde de ilk 4’e girerek bütün kategorilerde masa tenisinde Türkiye finallerine gitmeye hak kazandýklarýný, ilimizi en iyi þekilde temsil edeceklerini inanýyorum, antrenör ve bütün sporcularýmýzý gönülden tebrik ediyorum.” Dedi.

Mardin Devlet Hastanesi Týbbi Hizmetler Baþka-ný ve KBB uzmaný Dr. Rýza Dündar, Türkiye’de büyük saðlýk merkezleri dýþýnda yapýlmayan ameliyatlarýn artýk Mardin’de yapýldýðýný söyledi. Sedat Aslanaçier

M

ardin Devlet Hastanesi'nde, sadece büyük saðlýk merkezlerinde yapýlan kulak ameliyatlarý da yapýlmaya baþladý. Doðuþtan geçmeyen kulak akýntýsý ve iþitme azlýðý çeken 12 yaþýndaki Diyar Bal, baþarýlý bir ameliyatla saðlýðýna kavuþtu. Konuyla ilgili bilgi veren Mardin Devlet Hastanesi Týbbi Hizmetler Baþkaný ve KBB uzmaný Dr. Rýza Dündar, Türkiye’de büyük saðlýk merkezleri dýþýnda yapýlmayan bu ameliyatýn artýk Mardin’de yapýldýðýný söyledi. Uzm. Dr. Dündar, "Geçen günlerde hastanemize, sol kulakta tedavilere raðmen geçmeyen iltihaplý akýntý ve iþitme azlýðý þikâyetiyle baþvuran hasta, baþarýlý bir ameliyatla saðlýðýna kavuþturuldu. Tetkiklerde, sol orta kulakta polip adý verilen et oluþumlarýna rastladýk. Ayrýca kolesteatom adý verilen cilt dokusuna benzer dokunun da orta kulakta kemikçiklerde yýkýma yol açtýðýný saptadýk. Opr. Dr. Fatih Kemal Soy, Opr. Dr. Haþmet Yazýcý, Opr. Dr. Hakan Erdem ve Opr. Dr. Sedat Doðan ile

birlikte ameliyatý yaptýk. Orta kulak iltihaplarý, özellikle akýntýyla seyreden tipleri önemlidir ve mutlaka uzman kontrolüne gidilmesi gereken durumlardýr. Kulak hassas bir organ olup hastalýklarý, ileride telafisi zor durumlara düþülmemesi için ciddiye alýnmalýdýr.” dedi. 'Ýlçelerde de bu tür ameliyatlar yapýlacak' Özellikle Mardin ve Kýzýltepe devlet hastanelerinde sýk yapýlan buna benzer ameliyatlarýn diðer ilçe hastanelerinde yapýlmasý için çalýþma baþlattýklarýný belirten Týbbi Hizmetler Baþkaný Dündar, "Yakýn zamanda tüm ilçe hastanelerimizde kulak burun boðaz ile ilgili birçok ameliyatý yapabilir duruma geleceðiz. Böylece hastalarýmýzýn sevk edilmesinin önüne geçerek, yakýnlarýnýn da maðduriyetine son vermeyi amaçlýyoruz." þeklinde konuþtu Bu tür ameliyatlarýn zor olduðunu belirteh Opr. Dr. Soy da þunlarý kaydetti: "Kulakta yoðun miktarda kolestetatom vardý. Beyne doðru kemik yýkýmýna yol açýyordu ve kritik seviyeye ulaþmýþtý. Bunun üzerine hastaya radikal mastoidektomi yapýldý. Bu ameliyat, özellikle çocuklarda riskleri fazla olmakla beraber hayat kurtarýcý özelliði de taþýmaktadýr. Hastamýzýn kulaðýndaki tüm hastalýklý kemik dokular temizlenerek, ileride hayati sýkýntýlara yol açabilecek durumlarýn önüne geçildi. Þu an hastamýzýn durumu iyi, artýk rahatlýkla iþitebilecek duruma geldi.”

Birer damla S kan, 2 bin 500 bebeði kurtardý

aðlýk Bakanlýðý’nýn Yenidoðan Tarama Programý sayesinde 4 bin 316 bebek, zeka ve bedensel geliþme geriliði oluþmadan uygun tedavi programýna alýndý.

Sayfa 5’te

"Irak kamyonlarý denetlenmiyor, Türk þoförler ise cezaya maruz kalýyor"

T

ürkiye ile Irak arasýnda taþýmacýlýk yapan nakliyecilik sektörü temsilcileri, Türk þoförler ile Iraklý nakliyeciler arasýndaki adaletsiz uygulamalara dikkat çekti. Türkiye’den Irak’a giden þoförlerin ciddi denetimden geçirildiðini, tonaj sýnýrlamasýna tabi tutulduðunu belirten nakliyeciler, ancak Iraklý þoförlerin hiçbir denetime tabi tutulmadan Türkiye’ye yük taþýdýðýný ve Türkiye’den yük aldýðýný söyledi. Türkiye’de kamyonlarýn 15 ton yük ile sýnýrlandýrýldýðýný ifade eden nakliyeciler, Irak’tan gelen kamyonlarýn 30 tona kadar yük aldýðýný ve bunun denetlenmediðini savundu. Yine Irak’tan gelen kamyonlarýn bin 500 ile 2 bin litre yakýtla geldiðini iddia eden nakliyeciler, Türk þoförlerin ise 400 litre ile sýnýrlandýrýldýðýný kaydetti.

Türkiye Þoförler Federasyonu Baþkaný Fevzi Apaydýn, federasyon yönetim kurulu ve 43 oda baþkaný þoförlerin ve nakliyecilerin sorunlarýný Mardin’de tartýþtý. Sayfa 2’de 3’te


24 Aralýk 2012 Pazartesi

2

"Irak kamyonlarý denetlenmiyor, Türk þoförler ise cezaya maruz kalýyor" Türkiye’den Irak’a giden þoförlerin ciddi denetimden geçirildiðini, tonaj sýnýrlamasýna tabi tutulduðunu belirten nakliyeciler, ancak Iraklý þoförlerin hiçbir denetime tabi tutulmadan Türkiye’ye yük taþýdýðýný ve Türkiye’den yük aldýðýný söyledi. Türkiye’de kamyonlarýn 15 ton yük ile sýnýrlandýrýldýðýný ifade eden nakliyeciler, Irak’tan gelen kamyonlarýn 30 tona kadar yük aldýðýný ve bunun denetlenmediðini savundu. Ýsmail Erkar

Midyat’ta iþ adamlarý ve öðretmenler konferansta buluþtu

T

ürkiye ile Irak arasýnda taþýmacýlýk yapan nakliyecilik sektörü temsilcileri, Türk þoförler ile Iraklý nakliyeciler arasýndaki adaletsiz uygulamalara dikkat çekti. Türkiye’den Irak’a giden þoförlerin ciddi denetimden geçirildiðini, tonaj sýnýrlamasýna tabi tutulduðunu belirten nakliyeciler, ancak Iraklý þoförlerin hiçbir denetime tabi tutulmadan Türkiye’ye yük taþýdýðýný ve Türkiye’den yük aldýðýný söyledi. Türkiye’de kamyonlarýn 15 ton yük ile sýnýrlandýrýldýðýný ifade eden nakliyeciler, Irak’tan gelen kamyonlarýn 30 tona kadar yük aldýðýný ve bunun denetlenmediðini savundu. Yine Irak’tan gelen kamyonlarýn bin 500 ile 2 bin litre yakýtla geldiðini iddia eden nakliyeciler, Türk þoförlerin ise 400 litre ile sýnýrlandýrýldýðýný kaydetti. Türkiye Þoförler Federasyonu Baþkaný Fevzi Apaydýn, federasyon yönetim kurulu ve 43 oda baþkaný þoförlerin ve nakliyecilerin sorunlarýný Mardin’de tartýþtý. Yönetim kurulu toplantýsýný Mardin’de yapan federasyon Kýzýltepe Þoförler Odasý Baþkaný Bedran Þahin’in davetlisi olarak akþam yemeðini Kýzýltepe Yoncalý köyünde yedi. Þoför ve nakliyecilerin sorunlarýnýn tartýþýldýðý yemekte Irak’a nakliyat yapan þoförlerin sorunlarý üzerinde duruldu. Türkiye’den Irak’a giden þoförlerin ciddi denetimden geçirildiðini, tonaj sýnýrlamasýna tabi tutulduðunu belirten Mardin Þoförler ve Otomobilciler Baþkaný Ali Baraj, ancak Iraklý þoförlerin hiçbir denetime tabi tutulmadan Türkiye’ye yük taþýdýðýný ve Türkiye’den yük aldýðýný söyledi. Türkiye’de kamyonlarýn 15 ton yük ile sýnýrlandýrýldýðýný ifade eden Baraj, Irak’tan gelen kamyonlarýn 30 tona kadar yük aldýðýný ve bunun

M. Sait Çakar

M

denetlenmediðini savundu. Yine Irak’tan gelen kamyonlarýn bin 500 ile 2 bin litre yakýtla geldiðini iddia eden Baraj, Türk þoförlerin ise 400 litre ile sýnýrlandýrýldýðýný kaydetti. Türk þoförlerin bir hafta, bazen daha uzun süre kuyrukta beklediðini aktaran baþkanlar, Iraklý þoförlerin ise sýraya girmeden geçiþ yaptýðýný belirtti. Durumun adaletsiz olduðunu kaydeden Baraj, þunlarý dile getirdi: "Bizim þoförlerimiz bir sefer yaparken Iraklý þoförler 3 sefer yapýyor. Sesimizi duyuramýyoruz. Burada Iraklý þoför 30 ton, bazen dorse takarak 60 tona kadar yük alýyor. Kimse bir þey demiyor. Bizim þoförümüz 15 ton alýyor. Fazlasýnda ceza yiyor. Þoförümüz sefer için bir hafta beklerken, Iraklý þoför sýraya girmeden yük alýp gidiyor. Bu durumun düzeltilmesi lazým. Eþit þartlarda çalýþmak istiyoruz.” Irak pazarýnýn özelikle bölge için göz ardý edilemeyeceðini anlatan Kýzýltepe Ticaret Borsasý Baþkaný

Mehmet Þahin de istibdat haddi uygulamasý konusunda sýkýntý yaþandýðýný söyledi. Habur Sýnýr Kapýsý'nda yaþanan sýkýntýlarýn þoförleri olumsuz etkilediðini kaydeden Þahin, zor bir iþte çalýþan þoförlerin giriþ çýkýþ þartlarýnýn iyileþtirilmesi ve Iraklý þoförlerle eþit þartlar çalýþýlmasý gerektiðini kaydetti. Nusaybin Þoförler ve Otomobilciler Odasý Genel Sekreteri Hüseyin Gündoðdu, son yýllarda þoförlerin sorunlarýnýn katlanarak arttýðýný bildirdi. Þoförlerin bazen bir ay aileleri ile görüþemediðini hatýrlatan Gündoðdu, sýnýr kapýlarýnda iþleyiþin hýzlandýrýlmasý gerektiðini kaydetti. Federasyonu Baþkaný Fevzi Apaydýn ise özelikle sýnýr bölgelerinde çalýþan kamyoncularýn büyük sýkýntýlarla karþýlaþtýðýný dile getirdi. Apaydýn, gerekli düzenlemelerin yapýlmasý için çalýþmalarýnýn bulunduðunu ve durumdan siyasilerinde haberdar olduðunu vurguladý.

idyat ilçesinde Aktif Öðretmenler Derneði (MÝAD) tarafýndan düzenlene kaynaþma programýnda iþ adamlarý ve öðretmenleri bir araya geldi. Programýn özel konuðu ise Ýlahiyatçý Yazar Dr. Mustafa Arslan oldu. Kocatepe Ýlköðretim Okulu Konferans Salonunda düzenlene programa Aktif Öðretmenler Derneði Baþkaný Hasan Çelik’in yaný sýra dernek üyeleri, iþadamlarý ve birçok sivil toplum temsilcisi katýldý. Vatandaþlarýn aileleri ile geldiði programda Ýlahiyatçý Yazar Dr. Mustafa Arslan ‘Peygamber Sevgisi’ konulu konuþma gerçekleþtirdi. Âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberin ümmeti olmanýn önemini vurgulayan Dr.

Mustafa Arslan, O’na layýk olmanýn yolu ise sünnetlerini yerine getirmekten geçtiðini kaydetti. Hz. Aiþe’nin Peygamber Efendimiz’e olan sevgisinden de örnekler vererek sözlerini sürdürürken, Arslan katýlýmcýlar tarafýndan dikkatle dinlendiði gözlendi. Konuþmalarýn sonunda ‘Umreyi Yaþamak’ isimli þiirini seslendiren Dr. Arslan’ý dinleyenlerin duygulandýðý görüldü. MÝAD Baþkaný Hasan Çelik ise konferansa yoðun katýlým gerçekleþtiðini belirtip, birlik, beraberlik anlamýnda ve kaynaþma adýna benzer programlar gerçekleþtireceklerini sözlerine ekledi. Program, yazara ait kitaplarý imzalamasýyla son buldu.

Kaymakamý Bingöl: Sizleri hafýzamýzýn 'Bilge Köyü Katliamý' arkasýna alýyorsak asýl engelli biziz davasýnda yeni karar M T Ali Edis

ürkiye Sakatlar Konfederasyon Baþkaný Yusuf Çelebi, Midyat’ta, Midyat Engellileri Eðitim ve Koruma Derneði’ni (MEEKD) açýlýþýný yapmak üzere ilçeye geldi. Açýlýþa katýlan Kaymakam Oðuzhan Bingöl, “Eðer þu kapýdan çýktýktan sonra sizleri tekrar hafýzamýzýn arka tarafýna atýyorsak, asýl engelliler bizleriz.” dedi. Gölcük Mahallesi, Ýskenderun Caddesi’nde engelliler binasý ve derneði açýlýþ törenine Kaymakam Oðuzhan Bingöl, Baþsavcý Adnan Küçükyumuk, Belediye Baþkan Yardýmcýsý Metin Kutlu, Emniyet Müdürü Serdar Yurdagül,

Türkiye Sakatlar Konfederasyon Baþkaný Yusuf Çelebi, Batman Engelliler Kent Konseyi Baþkaný Abdullah Gezici, Batman Görme Engelliler Baþkaný Adnan Sapanca, Batman Engelsiz Yaþam Derneði Baþkaný Beyhan Özgener, Süryani Kiliseler Vakfý Baþkaný Anto Nuay, Midyat Engellileri Eðitim ve Koruma Derneði Baþkaný Ekrem Kalkan ve çok sayýda davetli katýldý.

azýdaðý ilçesine baðlý Bilge köyünde 7'si çocuk 44 kiþinin öldürülmesi olayýnýn davasýnda Yargýtay tarafýndan sanýk Mehmet Çelebi'nin Fesih Çelebi'yi öldürmesine iliþkin verilen aðýrlaþtýrýlmýþ müebbet hapis cezasý kararýnýn bozulmasýnýn ardýndan, Çorum Aðýr Ceza Mahkemesi'nde görülmeye baþlanan davada karar çýktý.

Açýlýþtan sonra gazetecilere açýklamalarda bulunan Kaymakam Oðuzhan Bingöl, engellilere önem verilmesi gerektiðini, bu baðlamda ne gerekiyorsa yapmaya hazýr olduklarýný kaydetti. Engellilere engel çýkartanlarýn asýl engelli olduðunu vurgulayan Kaymakam Bingöl, “Eðer þu kapýdan çýktýktan sonra sizleri tekrar hafýzamýzýn arka tarafýna atýyorsak, asýl engelliler bizleriz.” þeklinde konuþtu. Açýlýþa Süryani Kiliseler Vakfý Baþkaný Anto Noay’ýn da katýldý. Belediye Baþkan Yardýmcýsý Metin Kutlu’nun belediye adýna elektrik ve su konusunda derneðe destek sunacaklarýný belirtmesi katýlýmcýlar tarafýndan sevinçle karþýlandý. Devlet yetkilileri tarafýndan sýcakkanlý ve engelli dostu olarak karþýlanmalarý karþýsýnda oldukça memnun olduklarýný kaydeden Türkiye Sakatlar Konfederasyon Baþkaný Yusuf Çelebi ise “Midyat’ta engellilerin derdiyle dertlenecek yetkililerin olmasý karþýsýnda çok memnun kaldýk.” diye konuþtu.

Mehmet Çelebi'ye, Fesih Çelebi'yi öldürdüðü için 28 yýl ve Medine Çelebi'yi öldürmeye teþebbüsten ise 22 yýl 8 ay hapis cezasý verilmesi kararlaþtýrýldý. Mahkeme heyeti ayrýca diðer sanýk Abdülhakim Çelebi'ye de saldýrýda yaralanan Medine Çelebi'yi öldürmeye teþebbüs suçundan 22 yýl 8 ay ve Ateþli Silahlar Kanunu'na muhalefet suçundan ise bin 500 lira para cezasý verdi. Çorum Aðýr Ceza Mahkemesi'nde görülmeye baþlanan davaya sanýklar Mehmet Çelebi ve Abdülhakim Çelebi ile avukatlarý katýldý. Burada konuþan sanýk Mehmet Çelebi, daha önce mahkeme de söylediði sözleri tekrarlayarak 17 teröristi devleti korumak adýna öldürdüðünü iddia etti. Davanýn namus davasý olduðunu savunan Çelebi, ''Ben namusumu akrabama emanet ettim ve daða çýkarak terörist öldürdüm ama o adam benim namusumu

kirletti. Ben teyzelerimi, dayýlarýmý, çocuklarý, akrabalarýmý elimle öldürdüm. Piþman da deðilim. Namus için babamý bile öldürürüm.'' dedi.

Eski Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný Hüseyin Turgut Bayraktar'ý eleþtiren Mehmet Çelebi, yargýlamalarda yanlýþlýklar olduðunu iddia etti. Bayraktar'ýn delilleri karartýðýný savunan Mehmet Çelebi'nin aðladýðý görüldü. Sanýk Abdülhakim Çelebi ise olayýn namus davasý olduðunu ve tüm yetkililerin bunun bilindiðini iddia etti. Yalancý þahitlerin olduðunu savunan Abdülhakim Çelebi, davanýn bozulmasýný talep etti.

Bu arada sanýk Mehmet Çelebi'nin eski Çorum Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný Hüseyin Turgut Bayraktar'a dava açacaðý iddia edildi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

Uyuþturucu; Asrýn Büyük Felaketi

K

olalý, gazlý içeceklerin içinde az miktarda uyuþturucu olduðu bilinmektedir. Gençlerimiz, çocuklarýmýz da bu içecekler ile uyuþturucu kullanýmýna adým atmaktadýr. Önce merakla baþlar, sonra Lütfü Günlüoðlu ölümle bitmektedir. Bir- iki defa kullanmakla kiþiyi baðýmlý hale getirmektedir… Ýnsan üç boyutlu bir varlýktýr; fiziki, ruhi ve sosyal. Her üç boyutuyla da meþru bir þekilde doyurulmasý, tatmin edilmesi gerekir. Aksi halde hayatý çekilmez bir hal alýr. Baþýboþ býrakýlmasý halinde de insanlýk dünyasý büyük bir felaketle karþý karþýya kalýr. Ýþte bu korkunç felaketlerden biri de uyuþturucu belasýdýr.

Ülkemizde yaklaþýk 500 bin uyuþturucu baðýmlýsý olduðu sanýlmaktadýr. Bu konuda alýnan önlemler bir türlü sonunu getirmiyor. Hemen hemen her gün televizyonlarda uyuþturucu haberinin geçmediði gün yok. Uyuþturucu tacirlerine sürekli baskýnlar yapýlýyor, önemli miktarda uyuþturucu ele geçiriliyor, imha ediliyor. Yine de bir türlü bu operasyonlarýn sonu gelmiyor. Bütün dünyada da ayný manzarayý görebiliyoruz. Uyuþturucu ile mücadele sýnýrlarý aþmýþ, küresel bir sorun haline gelmiþtir. Bütün ülkelerin iþbirliði ile önlenebilir. Ancak bu iþbirliðini bir türlü göremiyoruz. Bazý ülkelerde açýkça uyuþturucu üretimi ve kullanýmý neredeyse serbest iken, diðer ülkelerde sýký tedbirler alýnmaktadýr. Uyuþturucu kaçakçýlýðýna karþý öncelikle sokak satýcýlarýyla, uluslar arasý uyuþturucu þebekeleri ve terör örgütleri ile mücadele edilmelidir. Çünkü bu sahadaki rant oldukça büyüktür. Özellikle terör örgütlerinin en önemli gelir kaynaklarýndan biri de uyuþturucu kaçakçýlýðýdýr. Yapýlan araþtýrmalara göre uyuþturucu mafyasýnýn yýllýk kazancý bir triyon dolarý aþmaktadýr. Son zamanlarda özellikle bölgemizde yapýlan büyük operasyonlar sonucunda, uyuþturucu ekili tarlalardaki uyuþturucu üretiminde kullanýlan

24 Aralýk 2012 Pazartesi

3

esrar yakýlarak imha edildi. Binlerce dönüm ekili alanlar kontrol altýna alýndý. Suçlular gözaltýna alýnarak cezalandýrýldý. Elbette ki bunlar olumlu geliþmelerdir, ancak yeterli olduðu söylenemez. Hatta birkaç gün önce de Diyarbakýr'ýn Lice ilçesine baðlý 4 köyüne yapýlan geniþ operasyonda 21 ton esrar ele geçirildi. 7 Kamyon ile taþýnabilen tarihin en büyük uyuþturucu baskýnlarýndan biri olarak tarihe geçti. Bu miktar piyasaya sürülseydi Allah bilir kaç insanýmýzý zehirleyecekti. Daha önceki makalelerimde sýk sýk belirttiðim gibi, uyuþturucu madde üretenler büyük bir insanlýk suçu iþlemektedir. Buna raðmen alýnan tedbirler yetersiz olduðundan etkin bir sonuç alýnamýyor. Uyuþturucu kullanýmýnýn ilköðretim okullarýna kadar indiði yapýlan araþtýrmalar sonucu ortaya çýkmýþtýr. Devlet bu konudaki çalýþmalarýný hýzlandýrmalýdýr. Uyuþturucu üreticilerine verilen cezalar caydýrýcý olmadýðýndan zehir tacirleri daha rahat hareket etmektedir. Sonuç itibariyle de cezayý uyuþturucu mafyasýndan çok, bu iþi yapan ayakçýlar, sokak satýcýlarý almaktadýr. Hz. Peygamber bir hadisinde “aklý olmayanýn dini de yoktur” diye buyurmaktadýr. Yani aklý olmayan için din, iman söz konusu deðildir, onlar zaten sorumlu deðildirler. Sorumluluk

sadece akýllýlar içindir. Ýslam dini her zaman insan hayatýný esas almaktadýr. Ýnsan hayatý için önemli olan can, mal, nesil ve aklý koruma altýna alýr, bu çerçevede çeþitli müeyyideler koyar. Uyuþturucu madde kullanan kiþilerin aklý, caný ve nesli her zaman tehlike altýndadýr. Hatta mallarý dahi risk taþýmaktadýr. Böyle olmasýna raðmen yine de günümüz dünyasýnda ülkeler uyuþturucunun önlenmesi konusunda yeteri kadar iþbirliðine gitmedikleri açýktýr. Hâlbuki bu mesele sadece bir ülkeyi deðil, tüm dünyayý tehdit eder hale gelmiþ, korkunç boyutlara ulaþmýþtýr. Bir ahtapot gibi çevremizi sarmýþ, gençlerimizi, çocuklarýmýzý bu bataklýðýn içine atmýþtýr.

Kolalý, gazlý içeceklerin içinde az miktarda uyuþturucu olduðu bilinmektedir. Gençlerimiz, çocuklarýmýz da bu içecekler ile uyuþturucu kullanýmýna adým atmaktadýr. Önce merakla baþlar, sonra ölümle bitmektedir. Bir- iki defa kullanmakla kiþiyi baðýmlý hale getirmektedir. Gençler, uyuþturucu baðýmlýðý köleliktir, asla baðýmlý olmayýn, özgür yaþayýn. Saçlarýnýzý alkol, sigara ve uyuþturucu ile deðil, bilim ve irfanla aðartýn… Daha saðlýklý, daha mutlu ve özgür bir dünyada yaþama temennisiyle…

mardin@yesilay.org.tr

Aþiretler, Esed sonrasý tek bayrak için toplandý S

Suriyelilerin kaldýðý kamplarý gezen Katarlý iþ adamý 5 milyon lira baðýþladý

S

uriye’de yaþanan dram nedeniyle Türkiye’nin kucak açtýðý sýðýnmacýlara Katarlý iþ adamý Muhammed El Nacr, 5 milyon lira katký saðlayacaðýný açýkladý. Þanlýurfa Valiliði'nin rehberliðinde Suriyeli sýðýnmacýlarýn kaldýðý çadýr kentleri gezen Katarlý iþ adamý Muhammed El Nacr, Harran’da kurulan yeni kampa 5 milyon TL’lik yardýmda bulunmaya kararý verdi. Ýþ adamý yardým yapmakta geç kaldýðý içinde üzgün olduðunu söyledi. Baþbakanlýk Afet ve Acil Durum Yönetimi Baþkanlýðý koordinasyonunda Suriyeli misafirler için Ceylanpýnar ve Akçakale’den sonra Þanlýurfa’da kurulan çadýr kentlere bir yenisi daha ekleniyor. 10 bin sýðýnmacýnýn daha Þanlýurfa’da misafir edilebilmesi için son hazýrlýklarýn yapýldýðý ve konteynýrlarýn kurulduðu Harran ilçesindeki kampa yurt dýþýndan yardým eli uzandý. Þanlýurfa Valisi Celalettin Güvenç’i makamýnda ziyaret eden Katarlý iþ adamý Muhammed El Nacr, kurulumu ve hazýrlýklarý Türkiye tarafýndan yapýlan Harran Konteynýr kentinde misafirlerin kalacaðý evlerin iç tefriþatýný yapmayý kapsayan 5 milyon TL’lik yardým protokolü imzaladý. Vali Güvenç, Harran Kaymakamlýðý'ný da ziyaret eden ElNacr’a yapacaðý yardýmlardan dolayý teþekkür etti. Katarlý hayýrsever iþ adamýnýn yapacaðý yardýmla ilgili bilgi veren Güvenç, “Harran’da sýðýnmacýlar için kuracaðýmýz 10 bin kiþilik konteynýr kentin döþemelerini ve tefriþatlarýný iþ adamý Muhammed El-Nacr yapacak. Allah yardýmlarýnýn devamýný getirsin. Bunu Türkiye’deki iþ adamlarýmýz zaten yapýyor. Bu yardým dýþarýdaki diðer iþ adamlarýna örnek oluyor. Kendilerine yardýmlarýndan dolayý teþekkür ediyorum.” dedi. “Yardýmda geciktiðimiz için çok üzgünüz” Mülteciler barýndýðý kamplarý gezen Katarlý hayýrsever iþ adamý Muhammed El-Nacr oldukça duygulandýðý gözlendi. Türkiye’nin yaptýðý misafirperverliðin büyüklüðüne

vurgu yapan Katalý iþ adamý, yardýmda geciktiði için üzgün olduðunun altýný çizdi. Ýþ adamý Nacr, Türkiye Cumhuriyeti’nin bugüne kadar çok büyük bir özveriyle Suriyelilere kucak açtýðýný; kamplara gerçekleþtirdiði gezi sýrasýnda gördüðünü söyledi. Bu misafirperverlikten dolayý Türkiye’ye teþekkür eden Muhammed El Nacr, “Yaptýðýmýz yardýmý görev olarak görüyorum ve yardým etmek için buraya gelmekte geç kaldýðýmýz için de çok üzgünüz.” dedi. Açýklamalarýn ardýndan protokol imzalarý atýlarak barýþýn bir an önce saðlanmasý ve Suriye’de akan kanýn bir an önce durmasý için temenniler dile getirildi. Vali Güvenç’in makamýnda Katarlý iþ adamý Muhammed El Nacr ile imzalanan protokol törenine Harran Kaymakamý Muhammed Selami Yazýcý, Bozova Kaymakamý Recep Öztürk ve Katarlý iþ adamýnýn yakýnlarý katýldý. Öte yandan Vali Celalettin Güvenç, geçtiðimiz hafta Harran ilçesinde kurulan konteynýr kenti ziyaret ederek yapýlan son hazýrlýklarý yerinde incelemiþti. Þanlýurfa’ya sýðýnan mülteci sayýsý 70 bine yükselecek Bu arada Suriyelilerin en fazla sýðýndýðý ile Þanlýurfa oldu. Mevcut iki kampta bulunan Suriyelilerin sayýsý 60 bine ulaþýrken hala kurulum aþamasýnda bulunan konteynýr kente yerleþtirilecek mültecilerle birlikte Þanlýurfa’ya sýðýnan mülteci sayýsýnýn 70 bine ulaþmasý bekleniyor. (CÝHAN)

uriye’nin önde gelen aþiret liderleri, Esed sonrasý Suriye birliði için toplandý. Askeri, siyasi ve sivil katýlýmýn olduðu görüþmeler Þanlýurfa’da baþladý. 150 kiþilik katýlýmýn olduðu görüþmelerde 3 temel konu ele alýnacak. Bunlardan biri Suriye’nin bölünmemesi, diðeri Esed sonrasý kurulacak hükümette Baas rejimine yakýn hiç kimsenin yönetimde söz sahibi edilmeyeceði, üçüncüsü de düzenli ordu kurularak dýþ müdahalelerin engellenmesi ve terör uzantýlarýnýn temizlenmesi. El Cezire bölgesi aþiretleri, Esed sonrasý planlarý konuþuyor. Dün baþlayan toplantýda Türkiye’ye minnet ve þükran duygularý dile getirildi. Bir milyonu aþkýn ferdi bulunan Bagara aþireti lideri Nevaf El Beþar öncülüðünde yapýlan organizasyona El Cezire mýntýkasýnda bulunan Haseke, Dinezor ve Rakka kentindeki aþiret reisleri, aydýnlar ve iç kesimlerdeki yaklaþýk 20 savaþçý grubun komutanlarý katýldý. Müzakereler sonucunda ortak bir bildiri yayýnlanmasý hedefleniyor. Organizasyona her kesimden katýlýmýn olduðunu belirten Bagara lideri Nevef El Beþar, Suriye’nin geleceðinde Suriye’de yaþayan Kürt, Arap, Hristiyan, Müslüman olmak üzere herkesin söz hakkýnýn bulunacaðýný ifade etti. Toplantýda üç temel hedef etrafýnda görüþ bildirileceðini kaydeden Nevaf El Beþar, “Buradaki hedef Suriye’nin

bölünmemesi. Bizim burada 3 önemli kýrmýzý çizgimiz var. Bir Suriye’nin bölünmemesi, iki; Baas uzantýlý bir hükümetin baþa gelmemesi, üç Suriye’nin içerisindeki tüm unsurlarla güçlü bir Suriye oluþturarak dýþarýdan yapýlacak bir müdahaleyi engellemek. Dýþ müdahalenin Suriye’yi böleceðini düþünüyoruz. Biz buna karþýyýz. Biz bütünlüðü oluþturmak için Suriye çatýsý altýnda birleþmek için toplantý yapýyoruz. Biz bu konuda Türk halkýna müteþekkiriz.” dedi. Suriyeli gruba ev sahipliði Yapan ARAPDER Baþkaný Þükrü Kýrboða, Türkiye Araplarý Derneði olarak yaný baþlarýnda Suriye’de cereyan eden karmaþýklýða bir nebze olsun katký saðlamak istediðini ifade eti. Kýrboða, toplantýda Türkiye’yi için tehdit unsuru taþýyan gruplarla ilgili fikirlerini de paylaþacaðýný anlattý. Kýrboða, “Bizim amacýmýz daha güvenli olan bir yerde akrabalarýmýzý toplayarak gelecekleriyle ilgili karar vermesini saðlamaktýr.” ifadelerine yer verdi. “25 mermi ile hava üstlerini ele geçirmeye göderiyorsunuz” Askeri, siyasi ve sivillerden oluþan 150 kiþilik grup, Suriye’nin geleceðini müzakere ederken toplantýda herkesin isteklerini açýk bir þekilde dile getirmesi gerektiði vurgulandý. Ýlk günkü görüþmelerde daha çok Özgür Suriye Ordusu komutanlarý söz hakký istedi.

Komutanlarýn kurula sitemli olduklarý gözlendi. Söz hakký isteyen komutanlar, canlarý pahasýna savaþtýklarýný, ancak bu savaþta gerekli desteði göremediklerini savundu. Söz hakký isteyen üst düzey bir komutan ise kurula þu þekilde seslendi: “Siz burada oturarak bir þeyler çözmeye çalýþýyorsunuz. Biz ise canýmýz pahasýna tehlikeli yerlere giriyor, savaþýyoruz. Bizim sizden istediðimiz silah. Biz hava üssünü ele geçirmek için gittiðimizde her birimize sadece 25 mermi veriliyor. Bu mermilerle ne yapabiliriz ki, aðýr silahlara karþý ne kadar direnebiliriz ki?” (CÝHAN)

T.C. MERKEZ/ MARDÝN 1. ÝCRA DAÝRESÝ 2012/233 TLMT.

Örnek No: 25*

TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 25/01/2013 günü saat 14:00 14:10 de Mardin Artuklu Otoparký’da yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin %60'ýna istekli bulunmadýðý taktirde 30/01/2013 Çarþamba günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; þu kadarki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alaca��ýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden %....... oranýnda KDV.'nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði; gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý Ýlan olunur. 19/12/2012 Takdir Edilen Deðeri TL. Adedi Cinsi 13.000.00 1 Adet 47 AD 951 Plakalý, 2011 Model, FÝORÝNO CARGO 1.3 M JET Marka, FIAT Tipli, 199A20004133725 Motor No'lu, NM422500000230072 Þasi No'lu, Beyaz Renkli, Ön cam çatlak, ön kaput darbeli, arka sað kapý darbeli muhtelif yerlerde çizikler, akü boþ sol dikiz aynasý kýrýk (ÝÝK m.114/1,114/3) Bu Örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan Örnek 63'e karþýlýk gelmektedir. BASIN NO:572


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

24 Aralýk 2012 Pazartesi

4

Hakkýnda 7 kez müebbet Bakan Yýldýrým: Diyarbakýr'ý ülkenin diðer illerine bölünmüþ yollarla baðladýk istenen Atað, tahliye edildi

D

U

laþtýrma Denizcilik ve Haberleþme Bakaný Binali Yýldýrým, "Diyarbakýr'ý saðýndan, solundan, kuzeyinden, güneyinden ülkenin diðer illerine bölünmüþ yollarla baðladýk. Yollarý ördük, milleti birleþtirdik. Doðu ile batýyý, kuzey ile güneyi kardeþ yaptýk. Bu ülkenin kardeþliðe, birliðe, beraberliðe ve düþmanlarýný çatlatmaya ihtiyacý var. Bunun için çalýþýyoruz." diye konuþtu. Ulaþtýrma Denizcilik ve Haberleþme Bakaný Binali Yýldýrým ve Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, Üniversite Köprülü Kavþaðý'nýn açýlýþý için Diyarbakýr ’a geldi. Bakan Yýldýrým, açýlýþta yaptýðý konuþmada, Dicle Üniversitesi’ne giden söz konusu eski yolun üniversitenin giriþ ve çýkýþlarýna yakýþmadýðýný, bu nedenle yeni kavþak yaptýklarýný ifade etti. Yýldýrým, "Bitlis, Siirt güzergahlarýný baðlayan modern kavþak projesini baþlattýk. 1 yýlda tamamladýk. Hizmete açýyoruz. Ýstanbul,Ankara, Ýzmir ’de olduðu gibi gayet güzel bir kavþak olmuþ. Bütün kavþaklarý yemyeþil yapacaðýz güzel mekanlar olacak." dedi. Sadece Diyarbakýr ’a 12 tane kavþak yapýldýðýný, 3’ünü hizmete açtýklarýný, diðer 4 tanesinin de 1-2 ay içinde tamamlanacaðýný anlatan Yýldýrým, "Diyarbakýr medeniyetlerin buluþtuðu nokta olmanýn yanýnda yollarýnda buluþtuðu þehir olacak." ifadelerini kullandý. Bazý kiþilerin “200 milyon kavþaklara harcanýr mý?” diye sorduklarýný kaydeden Yýldýrým, “Mevzu Diyarbakýr olursa daha da fazlasý harcanýr." ifadelerini kullandý. "Diyarbakýr'a 80 yýlda 45 kilometre yol yapýlmýþ" Cumhuriyet tarihi boyunca 80

yýlda Diyarbakýr ’a 45 kilometre bölünmüþ yol yapýldýðýný belirten Yýldýrým, þöyle konuþtu: "80 yýlda Diyarbakýr ’a yapýlan bölünmüþ yol ne kadar biliyor musunuz? Topu topu 45 kilometre. Seneye böldüðünüzde yarým metre yani 500 metre düþüyor. Ülkenin kalkýnmasý için çalýþan Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, arkadaþlarý ve AK Parti 10 yýlda 327 kilometre bölünmüþ yol yaptý. Bir yanda da 80 yýlda 45 kilometre. Ýþte hizmet budur. Lafla iþimiz yok. Kimileri kilometrelerce laf eder, bir arpa boyu yol yapar, AK Parti iktidarý da kilometrelerce yol yapar, ancak bir arpa boyu laf söyler." diye konuþtu. Diyarbakýr ’ý Mardin, Elazýð, Batman ve Siirt’e baðladýklarýný anlatan Yýldýrým, "Diyarbakýr'ý saðýndan,

solundan, kuzeyinden, güneyinden ülkenin diðer illerine bölünmüþ yollarla baðladýk. Yollarý ördük, milleti birleþtirdik. Doðu ile batýyý, kuzey ile güneyi kardeþ yaptýk. Bu ülkenin kardeþliðe, birliðe, beraberliðe ve düþmanlarýný çatlatmaya ihtiyacý var. Bunun için çalýþýyoruz." þeklinde konuþtu. Bakan Yýldýrým, Diyarbakýr ’a kavþaðýn dýþýnda çevre yolunun da yapýlacaðýný dile getirdi. Urfa’ya, Batman’a, Mardin’e gidecek olan vatandaþlarýn þehir içine girmeden ulaþýmlarýný saðlayabileceklerini dile getiren Yýldýrým, "Çevre yolunun 13 kilometresi bitti. Geriye 30 kilometresi kaldý. 1,5 yýlda 30 kilometre çevre yolu da bitecek. Toplam 43 kilometre çevre yolu Diyarbakýr ’a kazandýrmýþ olacaðýz." dedi. "Yollar asfaltlanacak" ‘Diyarbakýr ’ýn yollarýný yapmak yetmez’ diyen Yýldýrým, diðer yollarýn da asfaltlanacaðýný dile getirdi. Bu proje kapsamýnda 300 kilometre yolun yeniden asfaltlanacaðýný dile getiren Yýldýrým, “Diyarbakýr ’ýn komþu illerine kadar sýcak asfaltla kaplýyoruz. Bunlarýn tutarý 450 milyon lira. Helal-i hoþ olsun. Diyarbakýr ’da nerede hizmet var diyenlere söylüyorum. 2 katrilyonluk proje hedeflendi. 1 katrilyonluk proje gerçekleþtirildi. Geriye 1 katrilyonluk proje kaldý. Onu da yapacaðýz.”þeklinde konuþtu. Konuþmalarýn ardýndan kurdela kesimiyle kavþak hizmete açýldý. Bakan Eker ve Yýldýrým daha sonra Ak Parti Diyarbakýr Ýl Teþkilatýnýn Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlediði ‘Siyaset Akademisi’ programýna hareket etti. (CÝHAN)

iyarbakýr ’da görülen faili meçhul cinayetler davasýnda tutuklu yargýlanan korucubaþý ve eski Cizre Belediye Baþkaný Kamil Atað, tahliye edildi. Atað, ayný davada tutuklu yargýlanan emekli Albay Cemal Temizöz'ün 19931995 yýllarý arasýnda Cizre'de kurduðu iddia edilen 'Suç iþlemek için oluþturulan teþekkül mensuplarýný azmettirmek suretiyle' Ramazan Uykur, Abdurrahman Akyol, Ýhsan Arslan, Beþir Bayar, Abdurrezak Binzet, Ýzzet Padýr ve Abdullah Özdemir isimli kiþileri öldürtmek suçlarýndan 7 kez müebbet hapis cezasý talebiyle yargýlanýyordu. Þýrnak'n Cizre ilçesinde 1993-1995 yýllarý arasýnda iþlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili davanýn görüldüðü duruþmaya devam edildi. Duruþmaya, tutuklu sanýklar Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Baþkaný ve Korucubaþý Kamil Atað, itirafçý Adem Yakin, Fýrat Altun (Abdulhakim Güven), Hýdýr Altuð, tutuksuz sanýk Temer Atað ile JÝTEM'in infaz mangasýnýn sorumlusu olduðu iddia edilen Yavuz kod adlý Burhanettin Kýyak isimli uzman çavuþ katýldý. Duruþmanýn öðleden sonraki bölümünde, sanýklara savunma için söz verildi. Savunmalarýnýn ardýndan iddia makamýnýn

G

davanýn duruþmasý Diyarbakýr 6'ncý Aðýr Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruþmaya emekli Albay Cemal Temizöz, eski Cizre Belediye Baþkaný ve korucubaþý Kamil Atað, itirafçý Adem Yakin, Hýdýr Altuð, Abdulhakim Güven, tutuksuz sanýk Temer Atað ile geçtiðimiz ay Ankara'da yakalanan ve JÝTEM'in infaz mangasýnýn sorumlusu olduðu iddia edilen Yavuz kod adlý Burhanettin Kýyak, dosyasýnýn bu dava dosyasýyla birleþmesi nedeniyle hazýr edildi. Mahkeme baþkaný Bekir Türksoy, birleþen dosya ile ilgili 30 sayfalýk iddianameyi okudu. Yeni iddianamede sanýklar Kýyak, Adem Yakin, Abdulhakim Güven, Hýdýr Altuð Cizre'de 1993-1995 yýlýnda iþlenen cinayetlerden sorumlu olduklarý belirtildi. Mahkeme heyeti iddianamede sanýklarýn Cizre'de kurduðu sorgu ekibi aracýlýðýyla insanlarý evlerinden alýp, sorgulayýp öldürdüklerinin belirtildiðini vurguladý. Ýddianamede, Temizöz tarafýndan göreve getirilen ve ‘sorgu ekibi' diye

adlandýrýlan 6-7 kiþilik grubun yakalama, sorgulama, serbest býrakma, adliyeye sevk etme gibi durumlarda tek hakim olduðunu ve karakol komutanlarýný devre dýþý býrakarak direkt Temizöz'le çalýþtýklarý vurgulandý. Ýddianamede o dönemde karakol komutanlýðý yapan Ahmet Öznalbant ile Mehmet Aksoy'un da ifadelerini yer verildi. Karakol komutanlarýnýn þu beyanlarda bulunduðuna yer verildi: "Adli evraklarýn tamamýný 6-7 kiþilik itirafçý ve rütbelilerden oluþan grup yapar, oluþturulan evraký Ýlçe Jandarma Komutaný imzasý ile adliyeye intikal ettirirlerdi. Ayrýca gözaltý iþlemlerini de yine bu grup yapar bize herhangi bir bilgi vermezlerdi. Nezarethane defterleri de onlardaydý. Karakolumuzda ve civarýnda bulunan bahsettiðim sivil kýyafetli 6-7 kiþi, ‘Sorgu ekibi' diye bilinirdi. Bu birim direkt ilçe jandarma komutaný Cemal Temizöz ile birlikte çalýþýrdý. Emir ve komutayý ondan alýrdý. Ayrýca bu sorgu ekibi beyaz renkli bir Renault

araç, kalaþnikof silah ve tabanca kullanýrdý. Diðer tüm askeri personel G-3 piyade tüfeði kullanýrdý. ‘Sorgu ekibi' diye bilinen Selim Hoca, Tuna, Yavuz, Cabbar isimli kiþiler ile sivil olan isimlerini bilmediðim 2-3 kiþi daha vardý. Bizim karakol teþkilat kadromuzda sorgu diye bir birimimiz yoktu. Ama fiilen devam eden böyle bir birim vardý. Bu ekip þüpheliler aldýðýnda ya da býraktýðýnda sadece Temizöz'e bilgi verir, talimatlarý da ondan alýrlardý." Duruþmada söz alan müdafi avukatlarýndan Veysel Vesek, sanýk Burhanettin Kýyak'ýn Yavuz kod adýný kullanmasýna raðmen kod adý ve gerçek adýyla attýðý imzanýn ayný olduðunun belgelerde görüldüðünü hatýrlattý. Vesek, "Yavuz kod adlý birin olduðunu defalarca belirtmemize, mahkemenin de Cizre Ýlçe Jandarma'dan defalarca bilgi istenmesine raðmen jandarma böyle bir ismin olmadýðýný beyan etti. Mahkemeye yalan bilgi verdi. Kýyak, avukatlarýn çabasýyla ortaya çýkartýldý.

Savcý 7 kez müebbet istemiþti Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðý tarafýndan 2009 yýlýnda hazýrlanan iddianamede Kamil Atað hakkýnda 'Cürüm iþlemek için oluþturulan teþekküle katýlarak mensubu olmak ve teþekkül mensuplarýný azmettirmek suretiyle Ramazan Uykur, Abdurrahman Akyol, Ýhsan Arslan, Beþir Bayar, Abdurrezak Binzet'i öldürtmek suçundan 5 kez müebbet hapis cezasý talep ediliyordu. (CÝHAN)

Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý'na mühendis alýnacak

G

ýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, bakanlýða çeþitli alanlarda 2 bin 600 mühendis alýnacaðýný açýkladý. Bakan Mehdi Eker, Diyarbakýr-Silvan Devlet Yolu Üniversite Köprülü Kavþaðý'nýn açýlýþýna katýlmak üzere Diyarbakýr'a geldi. Açýlýþ sonrasýnda gazetecilere açýklamalarda bulunan Bakan Eker, bakanlýða veteriner hekim, ziraat mühendisi, gýda mühendisi, su ürünleri mühendisi ve diðer tarýmla ile ilgili branþlarda 2 bin 600 kiþinin alýnacaðýný söyledi. Eker, ÖSYM’ye 27-31 Aralýk tarihleri arasýnda KPSS puanýna göre baþvurulmasý gerektiðini dile getirdi. Daha önce alýmý yapýlan köylerde tarým danýþmaný olarak görevlendirilenlerin sayýsýnýn 7 bin 500 olduðunu hatýrlatan Bakan Eker, 2 bin 600 kiþinin alýmý ile bu sayýnýn 10 binin üzerine çýkacaðýný

Faili meçhul cinayetler davasýnda ortaya çýkan gerçek

üneydoðu'daki faili meçhul cinayetlerle ilgili davanýn görüldüðü duruþmada ilginç bir geliþme yaþandý. Davanýn bir numaralý sanýðý emekli albay Cemal Temizöz, JÝTEM bünyesinde infaz mangasýnýn kurulduðunu ilk kez itiraf etti. Ýnfaz mangasýnýn sorumlusu olmakla suçlanan Yavuz kod adlý uzman çavuþ Burhanettin Kýyak'ýn ilk kez hakim karþýsýna çýktýðý duruþmada Temizöz, "Ben ifade alýnmasý için bazý kiþileri görevlendirdiðimi belirtiyorum. Ama görevlendirmenin jandarma karakol hiyerarþisinde olmadýðý, yasa dýþý bir örgütmüþ gibi gösteriliyor. Ben gözaltýna alýnanlarla ilgili iþlemlerin daha hýzlý yapýlmasý için bu görevlendirmeyi yaptým" dedi. Temizöz, daha önceki duruþmalarda Yavuz kod adlý birini tanýmadýðýný ve böyle bir yapýnýn olmadýðýný ýsrarla dile getirmiþti. Þýrnak’ýn Cizre ilçesinde 1993-95 yýllarý arasýnda iþlenen 20 faali meçhul cinayetle ilgili açýlan

taleplerini alan mahkeme heyeti, ara karar için duruþmaya ara verdi. Mahkeme heyeti cezaevinde geçirdiði süreyi göz önünde bulundurarak Kamil Atað'ýn tahliyesine karar verdi. Sanýklardan Temizöz, Adem Yakin, Hýdýr Altuð, Abdulhakim Güven ile Burhanettin Kýyak'ýn ise dosyadaki mevcut delil, tanýk ve gizli tanýk beyanlarý, bilirkiþi raporlarýnýn durumu göz önüne alýnarak tutukluluk halinin devamýný karar verdi.

Biz sanýklarýn hala korunduðuna inanýyoruz. Tanýklara her seferinde 'yalan söylüyor' denildi ancak bugün ortaya çýkan manzara gösteriyor ki tanýklar doðruyu söylüyor ve Yavuz kod adlý Kýyak burada." diye konuþtu. Duruþmada söz verilen iddia makamý sanýklardan eski Cizre Belediye Baþkaný ve korucubaþý Kamil Atað'ýn tahliyesini istedi. Savcý Temizöz, Yakin, Altuð, Güven ve Kýyak'ýn da mevcut delil durumu ve gizli tanýk ve tanýk beyanlarýnýn dikkate alýnarak tutukluluk halinin devamýný istedi. Cemal Temizöz ise Cizre'de görev yaptýðý sýrada ilçenin cehennem gibi olduðunu belirterek sadece terörle deðil kaçakçýlýk, hýrsýzlýk, gümrük ve birçok konuda çalýþtýðýný söyledi. Temizöz, "Cizre'de çok çalýþtým karþýlýðý bu olmamalýydý." dedi. Tanýk beyanlarýný tek tek deðerlendiren Temizöz, tanýklarýn doðru söylemediðini kaydetti. Sanýk Burhanettin Kýyak ise suçlamalarý kabul etmeyerek savunma için süre istedi. (CÝHAN)

ifade etti. Bakanlýðýn sitesinde konuyla ilgili ayrýntýlý bilginin yer alacaðýný belirten Eker, “Adaylarýn ÖSYM'ye yapacaklarý baþvuruda Türkiye'nin hangi il, hangi ilçe, hangi köyünde görev yapacaðýna iliþkin bilgi de yer alacak. Puan ve tercihlerine göre yerleþtirmeye tabi tutulacaklar. Baþvurusu onaylanan 2 bin 600 teknik eleman köylerde tarým danýþmaný statüsünde çalýþacak.'' þeklinde konuþtu. Okul sütü ihalesinin dün onaylandýðýný ifade eden Bakan, bugün ihaleyi kazanan firmalarýn bölgeler itibariyle belirlendiðini belirterek, ''200 mililitrelik kapalý kutularda haftanýn 3 günü okullarýmýzda okul sütü daðýtýlacak.” dedi. Okullarda süt daðýtýmýnýn yarý dönem tatilinin ardýndan baþlayacaðýný müjdeleyen Eker, özel okul öðrencilerinin de bu uygulamadan faydalanacaðýný dile getirdi. (CÝHAN)

Kimse Yok Mu, mültecilere yardým eli uzattý

K

imse Yok mu Derneði Þanlýurfa þubesi ve Þanlýurfa Valiliði iþbirliðiyle Akçakale'de ikamet eden 200 Suriyeli aileye gýda, giyim, battaniye ve temizlik malzemesi yardýmý yaptý. Yardým daðýtýmýna Kimse Yok Mu Derneði Yönetim Kurulu Baþkaný Ünal Öztürk de katýldý. Öztürk, yapýlan yardýmlarla ilgili þöyle konuþtu: "Ülkelerindeki savaþtan kaçan Suriyeli kardeþlerimizin maddi sýkýntýlar çektiðini tespit ettik. Az bir zaman için bile olsa bu bu kardeþlerimizin ihtiyaçlarýný karþýlamak daha önemlisi onlarla kardeþ olduðumuzu göstermek için þu an buradayýz. Ziyaret ettiðimiz ailelerin çoðu eþini, kardeþini oðlunu Suriye'de kaybeden ailelerden oluþuyor. Keþke hepsine yardým elimizi uzata bilsek, fakat þu an için iki yüz aileye yardým yapabildik." Yardýmlarý Suriyelilere ulaþtýrmada katký saðlayanlara teþekkür eden Öztürk, "Suriyeli çocuklara oyuncak daðýtýmý sýrasýndaki mutluluk bizlere fazlasýyla yetti." Dedi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

24 Aralýk 2012 Pazartesi

5

"Çocuklarýn yýlda 7-10 kez enfeksiyon BASINDAN geçirmesi son derece normaldir" B 'Kürt sorunu' nedir?

Ç

ocuk saðlýðý ve hastalýklarý uzmaný Dr. Merve Baþkan, aþýrý hijyenin, çocuklarýn baðýþýklýk sistemini olumsuz etkilediðini söyledi. Baþkan, "Bir çocuðun her yýl aþaðý yukarý 7 - 10 kez üst solunum yollarý enfeksiyonu geçirmesi son derece normal ve baðýþýklýk sistemini güçlendiren bir durumdur.” dedi. Baðýþýk sistemi geliþiminin anne karnýnda baþladýðýný ifade eden Dr. Baþkan, þu bilgileri verdi: “Ýlk aylarda zayýftýr ve zamanla geçirilen enfeksiyonlar ile hafýza fonksiyonu geliþerek olgunlaþýr ve vücudumuzu korumaya baþlar. Annenin gebelikteki beslenmesi, stresi, gebelikte geçirilen enfeksiyonlar ile baðýþýk sistemi oluþmaya baþlar. Bebek doðduktan sonra da çocuðun beslenmesi, yaþadýðý ortamýn fiziksel durumu, çocukluk döneminde geçirilen enfeksiyonlar, kullanýlan ilaçlar ve aþýlar ile baðýþýklýk sistemini etkileyen faktörlerdir. Ayný ortamda, ayný ailede yaþayan ikizlerde bile baðýþýklýk sistemi farklýlýklar gösterebilmektedir. Fazla korumacý ailelerin çocuklarýnda baðýþýklýk sistemi yeterince geliþemediði için daha sýk ve daha aðýr enfeksiyonlar geçirme riskleri vardýr.”

Çamaþýr suyu ile sýk temizlik hastalýk getiriyor Son yýllarda astým - alerjik otoimmun hastalýklarýn ve enfeksiyonlarýn özellikle sosyoekonomik olarak geliþmiþ ülkelerde daha sýk görülmeye baþlanmadýðýna dikkat çeken Baþkan, þöyle devam etti: “Hijyen hipotezine göre ortam sterilliði arttýkça baðýþýklýk sistemi kendine doðru çalýþýr ve kendine zarar vermeye baþlar. Bazý otoimmun hastalýklarýn temelinde bu

yatmaktadýr. Çamaþýr suyu gibi maddelerle evin sýk sýk temizlenmesi çocuðun baðýþýklýk sisteminin geliþmesini engeller. Çocuk ne kadar çok yaþadýðý çevreyle iliþkide ise yaþýtlarý ile oynuyor, toprakla oynuyor ise o kadar baðýþýklýk sistemi güçlenir. Ailenin tek çocuðu olup steril çevrede yaþayan çocuklarda baðýþýklýk sistemini geliþemez ve bunun sonucunda çocuk sýk sýk hasta olurlar. Çok kardeþli kalabalýk evlerde büyüyen çocuklar ise daha güçlü baðýþýklýk sistemine sahiptirler.

Toplumsal bir flora vardýr ve çocuk bu flora ile iç içe yaþayarak baðýþýklýðýný güçlendirir.” “Kreþe giden çocuklar eðer evde çok korumacý ve steril ortamda büyütülmüþler ise doðal olarak kreþin ilk yýllarýnda birçok mikroorganizma ile karþýlaþtýklarý için sýk enfeksiyon geçireceklerdir.” diyen Dr. Merve Baþkan, þu uyarýlarý yaptý: “Bu enfeksiyonlarýn yüzde 80’i viral enfeksiyonlardýr ve bu durumlarda gereksiz antibiyotik kullanýmý ile çocuðun cilt - baðýrsak ve boðaz florasý bozularak bakteri direnci artar ve çocukta alerji - astým – atopi riski artar. Yapýlan en büyük hata çocuklarýn sýk geçirdikleri üst solunum yollarý enfeksiyonlarýndan ötürü çocuðu kreþten alarak kiþisel geliþimine engel olmaktýr. Unutulmamalýdýr ki eninde sonunda çocuk okula baþlayýnca yine ayný mikroorganizmalarý içeren toplumsal floraya girecek ve yine bu enfeksiyonlarý ilk yýllarýnda geçirecektir. Çocuk bu florayla ne kadar erken karþýlaþýrsa o kadar güçlü baðýþýklýk sistemi olur.” Baðýþýklýk sistemi için anne sütünün önemine deðinen Baþkan, “Baðýþýklýk sisteminde en önemli besin kaynaðý tabi ki anne sütüdür." diye konuþtu. (CÝHAN)

Birer damla kan, 2 bin 500 bebeði kurtardý

S

aðlýk Bakanlýðý’nýn Yenidoðan Tarama Programý sayesinde 4 bin 316 bebek, zeka ve bedensel geliþme geriliði oluþmadan uygun tedavi programýna alýndý. Program kapsamýnda 2011 yýlýnda 1 milyon 266 bin 785 bebeðin taramasý yapýldý. Bebeklerden alýnan birer damla kanla yapýlan tahlil sonucunda fenilketonüri, doðumsal hipotiroidi ve biyotinidaz eksikliði teþhisleri koyulan 2 bin 559 bebeðin tedavisine baþlandý. Saðlýk Bakanlýðý, 19 Aralýk 2006 tarih ve 2006/130 sayýlý genelge doðrultusunda, yenidoðan hastalýklarýnýn geri dönüþümsüz zararlarýnýn engellenmesi ve topluma getirdiði yükün önlenmesi için ülke genelinde Yenidoðan Tarama Programý baþlattý. Bu kapsamda troid bezinden troid hormonlarýnýn yeterince salgýlanmamasý sonucu oluþan bir hastalýk olan hipotroidi, fenilketonüri, iþitme kaybý ve biyotinidaz eksikliði gibi hastalýklar tespit edilmeye çalýþýlýyor. Saðlýk personeli tarafýndan yeni doðan bebeklerin topuðundan alýnan kan numuneleri inceleniyor. Bakanlýk,

herhangi bir rahatsýzlýk tespit edilen çocuklarýn aileleriyle irtibatýný sürdürerek tedavilerini yakýndan takip ediyor. Ýþitme kaybý tespit edilen bin 757 bebek tedavi altýna alýndý Program kapsamýnda 2011 yýlý içinde doðan 1 milyon 266 bin 785 bebeðin taramasý yapýldý. Sonuçta 154 bebeðe fenilketonüri, 2 bin 201 bebeðe doðumsal hipotiroidi ve 204 bebeðe biyotinidaz eksikliði teþhisleri koyularak tedavilerine baþlandý. Yine geçen yýl 959 bin bebeðe iþitme taramasý yapýldý. Bin 757’sinde iþitme kaybý tespit edilerek tedavi programýna alýndý. 81 ilde 727 hastanede yenidoðan iþitme taramasý ünitesi kurulmasý tamamlandý. Taramalarýn daha da yaygýnlaþtýrýlmasý amacýyla Saðlýk Bakanlýðý, 200 hastaneye daha cihaz temini için alýmlar yaptý. Yenidoðan tarama programý ile teþhisi koyulan hastalýklar Doðumsal Hipotiroidi (Doðuþtan Tiroid Bezi Tembelliði): Tiroid bezinin doðuþtan hiç olmamasý veya yetersiz tiroid hormonu üretmesi sonucunda

ortaya çýkýyor. Buna baðlý olarak aðýr zeka geriliði ve bedensel geliþme geriliði görülüyor. Teþhis koyulan vakalarýn tedavisinin kolay olduðu belirtiliyor. Fenilketonüri: Doðuþtan bir enzim eksikliði sebebiyle besinlerle alýnan fenilalanin isimli bir aminoasit (proteinleri oluþturan yapýtaþý) parçalanamaz ve vücutta birikmesi sonucu kasýlma nöbetleri, spastiklik, zeka geriliði ve bedensel geliþme geriliði görülür. Erken teþhis ve tedaviyle

bu belirtilerin ortaya çýkmasý önlenebiliyor. Tedavi olarak özel mamalar ve fenilalaninden fakir diyet veriliyor. Biyotinidaz Eksikliði: Biyotinidaz adlý enzimin doðuþtan eksikliði sonucunda, biyotin isimli vitaminin vücut tarafýndan iþlenmesinde ve kullanýlmasýnda bozukluklar ortaya çýkýyor. Bunun sonucunda cilt bozukluklarý, kasýlma nöbetleri, körlük, saðýrlýk, geliþme geriliði görülüyor ve ölümle sonuçlanabiliyor. (CÝHAN)

'Abur cubur isteyen çocuklara fýrýnda az yaðlý patates verin' A M. Sait Çakar

nne ve babalarýn, çocuklarýna saðlýklý beslenme alýþkanlýklarýný küçük yaþtan itibaren kazandýrmalarý halinde yetiþkinlikte beslenmeden kaynaklanan sorunlarýn da çözümlenmiþ olacaðý belirtildi. Haftanýn beþ gününü okulda geçiren ve arkadaþlarýndan gördüklerini uygulamak isteyen çocuklara yasaklar koymanýn oldukça zor olacaðýný belirten Acýbadem Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmaný Gülþah Erensoy, abur cubur isteyen çocuklara, fýrýnda az yaðlý patates verilmesini öneriyor. Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Ýlköðretim Okulu öðrencilerine yeterli ve dengeli beslenmenin önemini anlatan Erensoy, yeterli ve dengeli beslenmenin ilk

kuralýnýn karýþýk beslenme olduðunu vurguladý. Esensoy, þunlarý dile getirdi: “Karýþýk beslenme karbonhidrat, protein, yað, vitamin, mineral ve posa içeren besinlerin hepsinin bir arada tüketilmesi ile saðlanabilir. Tüm yiyecek gruplarýndan, her gün belirli ölçülerde tüketmek gerekir.” Az ve sýk beslenmek gerektiðinin altýný çizen Erensoy, þu önerilerde bulundu: “Öðün atlamayýn. Mutlaka kahvaltý etme alýþkanlýðý kazanýn. Bol su tüketin, susamadan da su için. Posa alýmýný artýrýn, lifli gýdalar tüketin. Fast food tüketimine dikkat edin. Önerilerden fazla protein almayýn. Az ve uygun yað tüketin. Þeker ve þekerli besinleri fazla tüketmeyin. Tuz tüketimini dengeleyin. Yavaþ yiyin ve çok çiðneyin. Ýçeriði

bilinmeyen hazýr gýdalarý tüketmeyin.” Hamburger, cips, çikolata gibi çocuklarýn en çok sevdiði besinler arasýnda yer alan yiyeceklerin çok fazla tüketildiðini ifade eden Erensoy, "Çikolatayý sevdiðinizi biliyorum, ama saðlýklý ve dengeli beslenmeniz için bu tür yiyeceklerden uzak durmalý, daha saðlýklý olan peynir, yumurta, et, süt, baklagiller, sebze ve meyve grubu besinlerine aðýrlýk vermelisiniz. Canýnýz cips çektiðinde annenizden, fýrýnda az yað ile piþmiþ patates yapmasýný isteyebilir, çikolata çektiðinde de bitter çikolatayý tercih edebilirsiniz.” þeklinde tavsiyelerde bulundu. (CÝHAN)

ir AK Partili hem inkar, ret ve asimilasyon politikalarýný kaldýrdýk dedikten sonra hâlâ 'Kürt sorunu vardýr' diyorsa kendisiyle çeliþiyor demektir. Ýkisi bir arada olmaz. Daha düne kadar 'Kürt sorunu'nu herkes ret, inkar ve asimilasyon politikalarýnýn bir ürünü olarak tanýmlýyordu. Baþka bir deyiþle, etnik kimliðin inkarý sonucunda ortaya çýkan bir sorun olarak tanýmlýyordu. Þimdi ret, inkar ve asimilasyon politikalarý var mý? Kürtlerin etnik kimliði inkar ediliyor mu? PKK/BDP canibinin dýþýnda tarafsýz ve dürüst hiç kimse ret, inkar ve asimilasyon politikalarýnýn devam ettiðini söylemiyor. Etnik kimliðin inkarý üzerinden yürütülen bir devlet aklýnýn mevcudiyetini sürdürdüðünü de söylemiyor. PKK/BDP canibinin ýsrarla 'Kürt sorunu' denkleminde o eski ezberlerini tekrarlamalarýný anlamakta güçlük çekmem. Çünkü bu denklem bozulduðunda PKK/BDP canibi siyasî kozlarýný bütünüyle kaybetmiþ olacaklardýr. Benim anlamadýðým AK Partili veya AK Parti'ye yakýn kiþilerin ýsrarla sanki hâlâ bu ülkede paradigmal düzeyde 'Kürt sorunu' çözülmediði varsayýmýndan hareketle PKK/BDP canibinin bu siyasî denklemi içinde düþünmeye devam etmeleridir. Bu çeliþkiye bence tez elden son verilmelidir. Ya ret, inkar ve asimilasyon politikalarýnýn tarihe uðurlandýðý iddiasýndan vazgeçilmelidir, ya da eski ezbere dayalý PKK/BDP canibinin dört elle sarýldýðý o siyasî denklem reddedilmelidir. Ve/ya anlamak için soruyorum: 'Kürt sorunu' nedir? Geçmiþin tanýmlarýný biliyoruz. Bugün hâlâ Kürt sorununun varlýðýný sürdürdüðünü iddia edenler neye dayanarak bunu söylüyorlar? Doðrusu bu zevâtýn 'Kürt sorunu'nu nasýl tanýmladýklarýný çok merak ediyorum. Öcalan'ýn 'Kürt sorunu'nu bir 'inkar sorunu' olarak gördüðünü biliyorum. Nitekim yakalandýktan sonra gündemleþtirdiði sloganlardan biri de þu olmuþtu: 'Ne inkar, ne isyan! Demokratik Cumhuriyet!' AK Parti iktidarý döneminde inkar paradigmal düzeyde sonlandýrýldý. Telaffuzu dahi suç sayýlan demokratik ve kültürel adýmlar atýldý. Ama buna raðmen isyan devam ediyor. Demek ki isyanýn devam etmesi, inkarýn varlýðýný sürdürmesiyle alakalý deðil. Bir baþka deyiþle, bir inkar sorunu olarak 'Kürt sorunu' çözülemediði için isyan devam ediyor deðil. PKK/BDP canibini AK Parti düþmanlýðýnda Ergenekoncularla ortaklaþtýran saikin ne olduðunu da doðrusu bilmek istiyorum. Anlamak ve bilmek istiyorum sadece. O yüzden soruyorum. Cevap vermek isteyen herkese kapým ardýna kadar açýk… Yeter ki tartýþmanýn düzeyi aþaðý çekilmesin ve hiç kimse bel altý vuruþa tenezzül etmesin. Düþünce tartýþmasýnda þahsiyata yer olmadýðýný bilmem belirtmeye gerek var mý? Fikrine güvenen baþkaca hiç bir þeye zinhar tenezzül etmez. KiM TAKLACI, KÝM DÖNEK? Fikrî/siyasî düzeyde tartýþmaya cesareti olmayan PKK'nýn medyadaki kalemþorlarý gibi bazý siyasetçileri de son derece sýð ve düzeysiz. Siz düþünsel/siyasal eleþtiri getiriyorsunuz, adamlar kalkýp þahsiyat yapýyor. 'Çamur at tutmazsa izi kalýr!' cinsinden bir karalama kampanyasýna giriþiyor. Meclis'teki kaplanlarýndan biri, sözün gücüne güveneceðine dedikodunun ve iftiranýn zýrhýna bürünüyor. Fikrine güveniyorsan adam gibi çýk karþýma konuþalým/tartýþalým. Ýki medenî insan gibi, iki düzeyli siyasetçi gibi. Uludere konusunda AK Partili Kürt vekillerinin onurunu diline dolamak senin boyunu aþar. Onur bahsinde konuþacak son kiþisin sen çünkü. Uludere'deki Kürt kanýný sahiden önemsiyorsan, PKK'nýn döktüðü binlerce Kürt kanýnýn, kundaktaki Kürt bebenin hesabýný sor da sendeki onuru ve cesareti görelim. Öyle kürsüde 'Dobrovski Metiner!' diyerek düzeysiz sataþmalarda bulunmak kolay. Yazýk demokrasi ve özgürlük kelimesine, sen aðzýna aldýkça kirleniyorlar çünkü. Özgürlük mü diyorsun? Önce kendini PKK'ya karþý özgürleþtir! Demokrasi mi diyorsun? Önce PKK'nýn yaþam hakkýný ortadan kaldýran silahlý tehdit ve vesayet rejimine karþý çýk! PKK'nýn kendinden olmayan Kürtleri silah zoruyla hizaya getirmesini, susturmasýný ve bastýrmasýný onaylayýp sonra da demokrasi ve özgürlük demek ne onurla baðdaþýr, ne de ilkesellikle… Önce ilkeli ve samimi olmayý öðreneceksin… Demokrasi diyorsan, PKK'nýn baþkalarýnýn özgürlük alanýný yok eden imha siyasetine karþý çýkacaksýn. Kendin için deðil asýl baþkalarý için özgürlük istiyorsan ve baþkalarýnýn özgürlüðüne yönelik tehditlere karþý çýkabiliyorsan sen özgürlükçüyüm diyebilirsin… Uludere'de dökülen Kürt kanýnýn edebiyatýný yaparken PKK'nýn elindeki Kürt kanýný savunacak bir ilkesizlik örneði sergiliyorsan aðzýna demokrasi kelimesini almayacaksýn… 'Dönek' ve 'taklacý' diyen densiz adam sana da bir çift sözüm var… Baðýmsýz ve Birleþik Kürdistan istiyordun! Öcalan yakalandýktan sonra bir gecede bu amacýndan vazgeçtin. Niye? Çünkü 'ulu önder' olarak kabul ettiðin Öcalan fikrini yüzde yüz deðiþtirdiði için. Öcalan, birdenbire, 'Ortak vatan, üniter devlet, tek resmi dil, Türkiye ulusu' demeye baþladý. 'Etnik federasyon/otonomi istemiyoruz, demokratik cumhuriyet istiyoruz!' dedi. 'Ne mutlu Türküm diyene!' sözündeki 'Türklük'ün etnik deðil kültürel milliyetçilik anlamýna geldiðini ve içinin doðru doldurulmasý halinde 'Türk vatandaþlýðý' tanýmýna itirazlarýnýn olmayacaðýný söyledi. Sen ne yaptýn? Anýnda çark ettin. Þimdi kalkmýþ utanmadan baþkasýný taklacýlýkla suçluyorsun… Ahlaksýzlýk arýyorsan aynaya bak derim… Kimin kirli olduðu da ortada… Kimin elinde Kürt kanýnýn, kardeþ kanýnýn olduðu da… Kimin baþka ülkeler tarafýndan nasýl tetikçi olarak kullanýldýðý da… Bana inanmýyorsan Öcalan'ýn þu sözlerine kulak ver: 'Bizi Suriye vb. ülkeler Türkiye'ye karþý kullandý.' Sahi, þimdi kim kullanýyor sizi? YENÝ ÞAFAK-MEHMET METÝNER 20-12.2012


24 Aralýk 2012 Pazartesi

6

Suriyeli minikler ülkelerindeki savaþý çizdikleri resimlerle anlatýyor S

uriye’de 22 aydýr süren iç çatýþma nedeniyle yüz binlerce Suriyeli yurtlarýný terk edip baþka ülkelere sýðýndý. En çok sýðýnmacýnýn yerleþtiði ülkelerden biri de Türkiye. En çok Suriyeli'yi aðýrlayan þehir ise Þanlýurfa. En kalabalýk mülteci kampý da Akçakale Süleyman Þah Kampý. 25 bin Suriyeli'ye ev sahipliði yapan Süleyman Þah Mülteci Kampý dram dolu. Yaþlýlar çadýrlarda ülkelerine gelecek özgür günleri beklerken savaþýn en büyük maðdurlarý olan minikler ise savaþýn izlerini çizdikleri resimlerle ortaya koyuyor. 2 derslikte 650 öðrenciye okul öncesi eðitimin verildiði çadýr kentte, okul öncesi öðrencilere öðretmenlik yapan Cansu Laçin’in minik öðrencileri savaþýn

izlerini resimlerine taþýdýklarý söyledi. Öðretmenler ise savaþ izlerini minik kafalardan silmek için yeni alanlar seçiyor. 4 bin 700 çadýrýn bulunduðu kampta yaklaþýk 4 bin öðrenci eðitim görüyor. Tüm ihtiyaçlarý devlet tarafýndan karþýlanan Suriyelilerin eðitim ve eðitici kurslara önem verdiði kaydediliyor. Çadýr Kent Müdür Yardýmcýsý Ýsmail Kaya ise sadece anasýnýfýna gelen öðrenci sayýsýnýn 700’e yaklaþtýðýný söyledi. Kaya, “12 þubelik ana sýnýfý mevcut. Yaklaþýk 650 öðrenci eðitim görüyor. Toplam da öðrenci sayýmýz 4 bine yakýn. Ana sýnýfýnda öðretmenlik yapan Arapça bilen Türk öðretmenleri tercih ediyoruz. 1-12 sýnýf arasý öðrencilerin öðretmeni hepsi Suriyeli. Büyün kýrtasiye malzemeleri

devlet tarafýndan karþýlanýyor. Burada ceplerinden bir lira bile harcamýyorlar.” dedi. Anasýnýfý öðretmeni Cansu Laçin ise öðrencileri savaþ psikolojisinden kurtarmaya çalýþtýklarýný ancak bunun o kadar da kolay olmadýðýný ifade etti. Öðrencilerin savaþý unutmasý için soft resimleri çizdirmeyi tercih ettiklerini anlatan Laçin, ancak bunun yaný sýra bazý öðrencilerin savaþ terimlerini resimlerine aktardýðýný belirtti. Laçin, "Çocuklar genelde umutlarýný, olmasýný istediklerini çiziyorlar. Geçen bir öðrencimiz savaþ resmini çizmiþti. Roket, ambulans resmi yapmýþ, sedyedeki hastayý çizmiþ bununla Esed’in bomba attýðý yaralandýðýný ambulansla taþýndýðýný anlatmaya çalýþmýþ. Biz bunlarýn silinmesi için eðitimle karýþýk o zihinlerinde olan þeyi silmeye çalýþýyoruz. Eðitimle eðlendirmeye gayret gösteriyoruz. Þarký söyletiyoruz, Türkçe þarký öðrenenler bile var. Bazý savaþ kalýntýlarý kafalarýnda iyice yer edinmiþ, silememiþler ne kadar etkili olmaya çalýþsak da sonuçta gözlerinin önünde yaþanan olaylar azalmamýþ. Biz yine de elimizden geleni yapmaya çalýþýyoruz.” þeklinde konuþtu. Öðretmen Leyla Durmuþ da þu ifadelere yer verdi: “ Umutlarýný kaðýda yazýp çiziyorlar. Bazen oynuyorlar, silah çiziyorlar. Füze, bomba falan çiziyorlar. Savaþý anlatýyorlar yani.” (CÝHAN)

Yatýrýmlarýn ve istihdamýn teþviki devam etsin Þ

ýrnak Cizre Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkaný Adnan Elçi, bu yýl sona erecek Teþvik Yasasý’nýn ya deðiþtirilmesini ya da devam etmesini istedi. Þanlýurfa Ticaret ve Sanayi Odasý (ÞUTSO) öncülüðünde bir araya gelen Güneydoðu Anadolu Bölgesi’ndeki 11 iþ kolunda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluþlarýnýn temsilcileri, bu yýl sona erecek ‘5084 Sayýlý Teþvik Yasasý’nda deðiþiklik yapýlmasýný talep etti. Cizre TSO Baþkaný Adnan Elçi, söz konusu yasa sayesinde Türkiye’de binlerce kiþiye istihdam olanaðý saðlandýðýný söyledi. Yasanýn 31 Aralýk 2012 tarihinde sona ereceðini hatýrlatan Elçi, buna karþýlýk hükümetin son dönemde yeni yatýrýmcýlara yönelik uygulamaya koyduðu Teþvik Yasasý’nýn bölge illerinde güzel geliþmelere vesile olduðunu, ancak son yasadan önceki yatýrýmcýlara da destek verilmesini istedi. Eski yatýrýmcýlarýn yeni Teþvik Yasasý’ndan yeterince yararlanamadýðýný savunan Elçi, þunlarý kaydetti: "Son yasa yeni yatýrýmcýlara yönelik. Eski yatýrýmcýlarýmýz zaten çok kar eder pozisyonda deðiller. Bunlarýn da yaþamasý lazým. Önceden yatýrým

yapmýþ diye cezalandýrýlmamasý lazým. Teþvikten yeni yararlanan firma ile önceden yatýrým yapan firmalar arasýnda kiþi baþý 446 TL fark var. Eskiden beri 300-500 iþçi çalýþtýran firmalarýmýz var. Bu fark aylýk rakamlara vurulduðunda eski firmalara dezavantaj oluþuyor. Bu þekilde eski firmalarýn devam etmesi ve yaþamasý mümkün deðil.” Söz konusu deðiþikliðin yapýlabilmesi için bölgedeki iþ adamlarýnýn yoðun gayret içerisinde olduðunu dile getiren Adnan Elçi, aksi halde bölgedeki birçok iþçinin istemeyerek de olsa sokakta kalabileceðini belirtti. Elçi, "Bunun düzeltilmesi için bütün arkadaþlarýmýz adýna sayýn Baþbakanýmýza sesleniyoruz. Bu kanunu yýl bitmeden düzeltilsin. Mümkünse eski firmalar da iþçi desteklerinden yararlansýn. O da olmuyorsa 5084 Sayýlý yasa birkaç sene daha devam ettirilsin.’’ Dedi. (CÝHAN)

Ýdilli çiftçiler, Antalya Tarým Fuarý'ný gezdi

Þ

ýrnak’ýn Ýdil ilçesinden giden çiftçiler Antalya Tarým Fuarý'ný gezdi. Antalya'da yapýlan ‘Growtech Eurasýa 2012 Seracýlýk, Tarým-Alet Ekipmanlarý Fuarý’na Þýrnak’ýn Ýdil ilçesinden de 9 çiftçi katýldý. Ýdil Ýlçe Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Müdürü Ömer Faruk Sakin yönetiminde Alakamýþ, Ocaklý, Gedik, Özbek, Tepecik ve Kayý köylerinden fuara katýlan çiftçiler modern tarým aletleri ve özellikle sera tarýmý hakkýnda detaylý bilgi sahibi oldu. Fuarda seracýlýk ile ilgili her türlü materyal ve seracýlýk teknikleri, sulama sistemleri, fide, fidan, tohum çeþitleri, bitki koruma ilaçlarý, gübre çeþitleri, son teknoloji alet ve ekipmanlarýn olduðu fuara toplam 650 firma katýlarak ürünlerini çiftçilerin bilgisine sundu. Batý Akdeniz Tarýmsal Araþtýrma Enstitüsü'nü de gezen çiftçiler, turunçgiller ve sebze seracýlýðý hakkýnda bilgi sahibi oldu. Yerli ve yabancý çiftçilerin de ziyaret ettiði fuarda çiftçiler diðer çiftçilerle tanýþma imkâný buldu ve bilgi alýþveriþinde bulundular. Kaymakamlýðýn desteklediði tarým fuarý gezisinde çiftçiler modern tarým üzerine elde ettikleri bilgileri ilçede de uygulama konusunda imkan sahibi oldu. Antalya’dan dönen çiftçiler ile toplantý yapan Kaymakam Muhammed Mustafa Ýmamoðlu, çiftçilerin izlenimleri hakkýnda bilgi aldý. Bölgenin sera tarýmý için çok elveriþli olduðunu belirten Kaymakam Ýmamoðlu, seracýlýk üzerine çalýþmalar yapýlabileceðini ve özellikle çiftçilerin kooperatif kurarak toplu hareket

etmeleri gerektiðini söyledi. Ýlçeden de bu fuara katýlan çiftçilerin elde ettikleri bu bilgilerini ilçedeki diðer çiftçilere aktarabileceklerini de kaydetti. (CÝHAN)

Sürücü kurslarý derneðinde baþkanlýk seçimi yapýldý

C

izre-Ýdil Sürücü Kurslarý Çalýþanlarý Birliði Derneði'nde seçim yapýldý. Baþkan seçilen Þükrü Yaðan, birinci önceliklerinin kurslarýn sorunlarýna sahip çýkmak olduðunu söyledi. Dernek binasýnda gerçekleþtirilen toplantýya, 18 kayýtlý üyeden 16'sý katýldý. Dernek faaliyet raporu ve mali tablolar okunarak oylandý, ardýndan seçimlere geçildi. Tek liste halinde gidilen seçimde Þükrü Yaðan baþkan oldu. Yaðan, yaptýðý konuþmada, birinci önceliðinin kurslarýn sorunlarýna sahip çýkmak olduðunun altýný çizdi. Dernek içerisinde örnek teþkil edecek birlik görüntüsü yaþandýðýný kaydeden Yaðan, "Dernek üyelerimiz, bundan önce olduðu gibi bundan sonra da eðitim kalitesini yükseltmek için rekabet edecektir. Sürücü eðitimimizin kalitesini artýrmak Türkiye'deki kara yolu güvenliði saðlanmasýnda üzerimize düþen görevi yapmak için elimizden gelen çabayý gösteriyoruz." diye konuþtu. (CÝHAN)


24 Aralık 2012 Pazartesi Gazete Sayfaları