Page 1

Ýlginç sahte para operasyonu M. Sait Çakar

M

ardin Emniyet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele Þube Müdürlüðü ekipleri, ilginç bir sahte para operasyonuna imza attý. Operasyonu düzenleyen polisleri bile þaþkýna çeviren sahte para olayý, bir ihbarla ortaya çýktý. Senegal ve Fildiþi Sahili Cumhuriyeti

uyruklu 2 kiþi, geçtiðimiz günlerde Mardin'e gelerek bir otele yerleþti. Kendilerini 'Fildiþi Sahili Cumhuriyeti Petrol Bakaný'nýn akrabasý' olarak tanýtan þüpheliler, Mardin'de bir iþletme sahibi ile irtibata geçti. Birleþmiþ Milletler'den aldýklarý yüklü miktarda dövizi çalýnmamasý için siyaha boyadýklarýný ve bunlarý özel bir solüsyonla normale çevirebildiklerini söyleyen þüpheliler, bu

parayý düþük deðerle piyasaya sürmek istediklerini söyledi. Az miktarda gerçek parayý solüsyonla temizleyen þüpheliler, bunlarý kimliði açýklanmayan iþletmeciye vererek Türk lirasýna çevirmesini istedi. Temizlenmiþ para banka ve döviz bürosunda sorunsuz bir þekilde bozdurulurken, þüpheliler ellerinde yüklü miktarda banknot olduðunu söyledi. Bu þekilde güven kazanan þüpheliler, siyaha boyanmýþ 150 bin Euro bulunduðunu, ancak ellerindeki solüsyonun bu kadar parayý temizlemeye yetmeyeceðini söyleyip, para talep etti. Þüphelilerin para talep etmesi üzerine, iþletme sahibi olayý polise bildirdi. Operasyon baþlatan polis iki þüpheliyi kaldýklarý otelde yakalayýp gözaltýna aldý. Mardin Emniyet Müdürlüðü, þüphelilerin kaldýklarý otelde yapýlan aramada, siyaha boyanmýþ 20 dolarlýk 2 banknot, solüsyonlar, ýþýða doðru bakýldýðýnda Dolar ve Euro olarak görünen 5 sahte banknot ve gerçek olduðu tespit edilen 2 bin 480 ABD dolarý ve 200 TL ele geçirildiðini açýkladý. Yakalanan þüpheliler, sorgularýnýn ardýndan Adliyeye sevk edilecek.

Üniversitede Nevruz coþkusu Ýsmail Erkar

M

ardin Artuklu Üniversitesi’nin kampüs alanýnda düzenlen nevruz etkinliðinde öðrenciler ateþ yakarak, halay çekip þarký söylediler. Üniversitenin Saðlýk, Kültür ve Spor Daire Baþkanlýðý ile Öðrenci Konseyi Baþkanlýðý tarafýndan üniversite yerleþkesinde düzenlenen Nevruz kutlamasýna Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardýmcýsý Prof. Dr. Kadri Yýldýrým, öðretim üyeleri, idari personel ve çok sayýda öðrenci katýldý. Yaklaþýk bin öðrencinin katýldýðý nevruz etkinliðinde konuþan Artuklu Üniversitesi Rektör YardýmcýsýProf. Dr. Kadri Yýldýrým, Nevruz Bayramý’nýn tarihiyle ilgili ayrýntýlýbilgiler sunarak, kadim bir kutlama olan Nevruzun her anlamýyla idrak edilmesi, hatýrlanmasý ve kutlanmasý gerektiðini ifade etti.

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

22 Mart 2013 Cuma

Yýl: 9 Sayý 2602 Fiyatý :25 Kr

Yýldýrým’ýn “Nevruz öldürülmek istenen susturulmak istenen benliðinden koparýlmak istenen baharýn kara kýþa karþý

zaferidir. Biz bahar olacaðýz. Kara kýþa karþý birleþeceðiz. Nevruz dinlerin, dillerin ve kardeþliðini halklarýn kardeþliðini farz alan bir özgürlük bayramýdýr. Biz Artuklu Üniversitesi olarak dinlerin, dillerin ve halklarýn kardeþliði için mücadele ediyoruz" þeklindeki sözleri katýlýmcýlar tarafýndan büyük bir alkýþ ve tezahüratla karþýlandý. Nevruz ateþinin yakýlmasýyla baþlayan kutlamada sahne alan ses sanatçýsý Hadice Yaþar’ýn (XECE) icra ettiði Türkçe ve Kürtçe þarkýlar eþliðinde kalabalýk guruplar halinde halay çeken öðrenciler çeþitli etkinliklerle Nevruz Bayram’ýný kutladýlar. Öte yandan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, Cumhuriyet tarihinde dikkate deðer güzel deðiþimlerin yaþandýðý bu süreçte Türküyle, Kürdüyle, Arabýyla herkesin böylesine bir bayram havasýný soluyup barýþ ve kardeþlik içinde en güzel yaþayacaklarý bir Türkiye dileðinde bulunarak, herkesin Nevruz bayramýný kutladý.

Barýþ mesajlarý olumlu

karþýlandý Müsiad Baþkaný'ndan 2 dilde kutlama mesajý Sedat Aslanaçier

M

ÜSÝAD Mardin Þube Baþkaný Mehmet Ali Dündar Nevruz Bayramý ile ilgili bir mesaj yayýnladý.

Baþkan Dündar, Türkçe ve Kürtçe olarak yayýnladýðý mesajýnda þu ifadelere yer verdi: Dünya da sayýsýz halk tarafýndan kutlanan Newroz bayramý ülkemizde de etkinliklerle kutlanmaktadýr. Barýþýn, sevincin, gün dönümünün ve de zalimlere karþý bir baþ kaldýrýþýn bayramýdýr Newroz. Kardeþliðin, eþitliðin, hak ve adaletin yaþanmasýna vesile olmuþ bir bayramdýr Newroz. Zalim Dehhaklarýn yiðit Kawalar önünde diz çöktüðü bir bayramdýr Newroz. Günümüz dünyasýnda ve özellikle orta doðu’da yaþanan iç savaþlar ve huzursuzluklarla bu yýlda Newroz’u kutlamaktayýz. Suriye’de süren insanlýk dramýný iliklerimize kadar hissederken, dünyanýn farklý yerlerinde yaþanan zulümlerle paralel bir Newroz’a eriþtik. Ülkemizde son dönemde yaþanan barýþ ikliminin inþasý için bir umut ve huzur bayramý olmasý, kardeþliðin tesisi için bir fýrsat olmasýný diliyorum. Ez hevidarým Cejna Newroze we bibe sedema aþiti u býratiye. Cejna Newroze lý Geleme Piroz be… Bu duygu ve düþüncelerle halkýmýzýn Newroz Bayramýný kutlar, Newroz’un Ülkemize barýþ ve huzur getirmesini dilerim.

Ene Suriye… Ez Suri mi… Ben Suriye’yim…

S

iz hiç boynunuzu büktünüz mü? Çocuklarýnýz aç diye baþkalarýnýn eline baktýðýnýz? Ýçinizdeki endiþeleriniz dudaklarýnýzý titretti mi? Muharrem Aðalday

Sayfa 2’de

STK ve kanaat önderleri, Abdullah Öcalan’ýn silahlarýn býrakýlmasý ve örgütün sýnýr dýþýna çekilmesi mesajýna destek vererek, barýþýn saðlanmasý adýna önemli bir adým olduðunu söylediler... Ali Edis

D

iyarbakýr'daki Nevruz kutlamalarýnda Ýmralý Cezaevi'nde ömür boyu hapse mahkum edilen Abdullah Öcalan'ýn vermiþ olduðu barýþ mesajlarýný, Mardin’de sivil toplum kuruluþlarý (STK) olumlu karþýladý. STK ve kanaat önderleri, Abdullah Öcalan’ýn silahlarýn býrakýlmasý ve örgütün sýnýr dýþýna çekilmesi mesajýna destek vererek, barýþýn saðlanmasý adýna önemli bir adým olduðunu söylediler. Konu ile ilgili deðerlendirmede bulunan MÜSÝAD Mardin Ýl Baþkaný M. Ali Dündar, 21 Mart Nevruz'unda ister Türk olsun ister Kürt olsun, beklentilerini karþýlayacak bir Nevruz coþkusu ile karþý karþýya kaldýklarýný belirterek, Abdullah

Öcalan’ýn verdiði mesajlarý çok olumlu ve uygun gördüklerini söyledi. Örgütün, silahlarý býrakýp ülke dýþýna çýkmasý talimatý, bu konudaki beklentilerin, bütün kamuoyunun beklentisinin ýþýðýnda geliþen olaylar olduðunu belirten Dündar, “Türkiye’de birlik ve beraberliðin güçlenmesi tüm halklarýn eþit bir þekilde ve modern bir þekilde yaþamasýnýn koþullarýnýn inþasý için yeni bir sürece girmiþ olduðumuza inanýyorum. Bu alanda hepimizin bütün STK’larýn bu yapýlan çalýþmalara destek verilmesi gerekir. Nevruz coþkusunun bütün Türkiye’ye barýþý getirmesini istiyorum. Bizim bu çözüm sürecinde hepimizin üzerine düþen görevi yerine getirmemiz gerekir. Yeni bir milada giriyoruz. Bu çözüme katký saðlamalýyýz. Abdullah Öcalan’ýn Nevruz’da

MUSÝAD Mardin Ýl Baþkaný M. Ali Dündar

USTAD Baþkaný Ahmet Akgül

vermiþ olduðu mesajlar çok önemlidir.” dedi. Günlerdir beklenen Öcalan mesajlarýnýn, barýþýn tesisi için çok önem arz ettiðini belirten Uluslararasý Stratejik Tahlil ve Araþtýrmalar Merkezi (USTAD) Baþkaný Ahmet Akgül ise Diyarbakýr’da çok önemli mesajlar verildiðini ifade etti. Akgül, þöyle dedi: "Abdullah Öcalan burada kardeþlik vurgusundan bahsetti. Milyonlarýn artýk barýþ ve çözüm istediklerinden bahsetti. Ýslam kardeþliðinden bahsetti. Silahlarýn býrakýlmasýný istedi. Bu mesaj çok netti. Oldukça dikkat çeken mesajlar verdi. Bu çok önemlidir. Türkiye, artýk yeni bir sürece girdi. Bu, barýþ ve kardeþlik sürecidir. Bunu dikkate almak gerekir. Bu mesajlarda herkesin alacaðý mesajlar vardýr. Artýk birlik beraberliðin zamaný geldi. Güneydoðu’nun kalkýnmasý, Türkiye’nin kalkýnmasý demektir. Bundan sonra Türkiye’de çatýþma ortamý deðil barýþ ve kardeþlik ortamý tesisi edilecek.”

Mardin Ýþ Adamlarý Derneði Yönetim Kurulu Baþkan yardýmcýsý Medeni Çelik Mardin Ýþ Adamlarý Derneði Yönetim Kurulu Baþkan Yardýmcýsý Medeni Çelik de bugün gerçekten Türkiye’de iki baharýn birden yaþandýðýný söyledi. Çelik, þunlarý ifade etti: ”Bu cümleler konuþulduðu zaman, ben bir iþ adamý olarak bölgenin geleceðini düþünen olarak aðlamak istedim. Barýþ deniliyor. Biz kardeþiz. Ama silahlarýn susmasý, bölge adýna, Türkiye adýna çok önemlidir. Bu barýþ ile bölgenin kalkýnmasý adýna çok önemli buluyorum. Zaten þu anda Mardin, Türkiye’ye model olacaktýr. Bu barýþa katký saðlayan herkese minnettarýz. Artýk bir yürek tek yürek olma zamanýdýr. Mardin modeli, baktýðýmýzda büyüyen Mardin’de Kürdü ile Arabý, Türkü, Süryanisi, Hristiyaný, Ermenisi ile herkes bir kilim gibi Mardin’deki kilim gibi annelerimizin ördüðü kilim gibi, bir tek renk, bir tek yürek olacaðýz. Ýþ adamlarý olarak barýþ saðlandýðý zaman bölgenin ekonomisinin daha da güçleneceðini ve iþsizliðin sona ereceðine inanýyorum.”

Midyat Kaymakamý: Dizilerde Öcalan'dan PKK'ya çaðrý: Silahlarý býrakýn, sýnýr dýþýna çýkýn! kadýnlar aþaðýlanýyor

T

erör örgütü PKK'nýn lideri Abdullah Öcalan, örgüt mensuplarýnýn silahlarýný

býrakarak sýnýr dýþýna çýkmasýný istedi. Diyarbakýr'daki Nevruz kutlamalarý sýrasýnda cezaevinden gönderdiði mektubu okunan Öcalan, artýk silahlarýn susmasý, fikirlerin konuþmasý gerektiðini açýkladý. Öcalan'ýn mektubu Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Kürtçe metni Pervin Buldan, Türkçe metni ise milletvekili Sýrrý Süreyya Önder okudu. Sayfa 4’te

M

idyat Kaymakamý Oðuzhan Bingöl, þiddet maðduru kadýnlarýn kullanýmýna sunulan 'Panik Butonu' ile ilgili

olarak, "Nasýl bir varlýðýz ki sizler kendinizi bizden korumak için butona ihtiyaç duyuyorsunuz. Sayfa 2’de


22 Mart 2013 Cuma

Midyat Kaymakamý: Dizilerde

kadýnlar aþaðýlanýyor

Ene Suriye… Ez Suri mi… Ben Suriye’yim…

S

iz hiç boynunuzu büktünüz mü?

Çocuklarýnýz aç diye baþkalarýnýn eline baktýðýnýz? Ýçinizdeki endiþeleriniz dudaklarýnýzý titretti mi?

Midyat Kaymakamý, Panik Butonu ile ilgili "Nasýl bir varlýðýz ki sizler kendinizi bizden korumak için butona ihtiyaç duyuyorsunuz" dedi...

M

Bingöl, þiddete çare aranýrken sadece eli sopalýlarýn diðerlerini dövdüðü bir uygulamadan bahsedildiðini, bunun da medya tarafýndan yönlendirildiðini vurgulayarak, þöyle konuþtu:

Avrupa Birliði desteði ile GAP Ýdaresi tarafýndan kadýn sivil toplum kuruluþlarýnýn güçlendirilmesi hibe programý kapsamýnda yürütülen projenin kapanýþ toplantýsýna katýlan Midyat Kaymakamý Oðuzhan Bingöl, kadýna uygulanan þiddetin sorgulanmasý gerektiðini, þiddetin sadece salt bir cehaletten kaynaklandýðýný düþünmediðini söyledi. Þiddetin toplumda güçlünün güçsüze uyguladýðý bir orantýsýz güç olduðunu anlatan Bingöl, "Þiddet sadece erkeðin kadýna uygulamýþ olduðu orantýsýz bir güç deðildir. Toplumda usta çýraðýna, amir memuruna þiddet uyguluyor. Bizim adalet duygumuz mu eksik?" diye sordu.

"Þiddeti kanýksayamýyorum, anlayamýyorum. Toplumda biraz da þiddeti Güneydoðu'ya atfediyorlar. Ama ben en eðitimli çevrelerde dahi kadýna yönelik þiddetin çok daha fazla olduðunu, sadece fiziksel anlamda bir þiddet deðildir ama baskýnýn çok daha fazla olduðunu düþünüyorum. Çare aranýrken de sadece eli sopalýlarýn diðerlerini dövdüðü bir uygulamadan bahsediliyor genelde bu noktada ben medyanýn yönlendirmesinden þikayetçiyim. Çünkü en büyük þiddeti medyanýn kendisi bize gösteriyor. Özellikle televizyondaki diziler. Dizilerdeki kadýnýn aþaðýlanmýþ halinin Türkiye'de ikinci bir örneði yaþamsal olarak yok bence. Bunun aslýnda gündeme getirilmesi gerekiyor. Dizileri bir insan olarak, bir kiþi olarak, sonuna kadar eleþtiriyorum. Çünkü bir kadýnýn aþaðýlandýðý yegane yer varsa onlar da dizilerdir. Toplumda biraz sanki Doðu ve Güneydoðu'ya bir objektif çekerek sorunun asýl kaynaðý kapatýlmak isteniyor.”

M. Sait Çakar idyat Kaymakamý Oðuzhan Bingöl, þiddet maðduru kadýnlarýn kullanýmýna sunulan 'Panik Butonu' ile ilgili olarak, "Nasýl bir varlýðýz ki sizler kendinizi bizden korumak için butona ihtiyaç duyuyorsunuz. Sorunun haksýzlýk eden tarafý olmaktan dolayý utanýyorum. Eðer bu soruna erkek sebep oluyorsa gerçekten erkek olmaktan utanýyorum" dedi.

Kaymakam Bingöl, þiddet maðduru kadýnlarýn kullanýmýna sunulan 'Panik Butonu' ile ilgili olarak da sorunun haksýzlýk eden tarafý olmaktan dolayý utandýðýný kaydetti. Bingöl, "Eðer bu soruna erkek sebep oluyorsa gerçekten erkek olmaktan utanýyorum. Þimdi kadýnýn eline bir alarm zili verilmesinden söz ediliyor. Nasýl bir varlýðýz ki sizler kendinizi korumak için butona ihtiyaç duyuyorsunuz. Bu soruna çok acil bir çözüm getirilmesi gerekiyor. Ama Türkiye'de ne olur sorunu Doðu'ya,

Güneydoðu'ya indirgemeyelim. Hamuruyla yorulduðumuz bir dinin özü adalet. Bizi dinin bu temel emrinden uzaklaþtýran nedir? Aslýnda ben onu çok merak ediyorum. Nasýl bir adalet duygusudur ki bir insana haksýzlýk edebiliyoruz. Burada sosyal sebepleri ve bizi yönlendiren sebepleri çok iyi araþtýrýp ortaya çýkarmak gerekiyor" dedi. Dizilerdeki kadýnýn aþaðýlanmýþ halinin Türkiye'de ikinci yaþamsal bir örneðinin olmadýðýný kaydeden Oðuzhan

Bahçeþehir Koleji'nden vali Ayvaz'a ziyaret Ýsmail Erkar

M

ardin Bahçeþehir Koleji öðrencileri ve yöneticileri ile birlikte Mardin Valisi Turhan Ayvaz’ý makamýn da ziyaret etti. Vali Turhan Ayvaz öðrenciler ile yakýndan ilgilenerek öðrencilerin

sorularýný cevapladý ve öðrencilere hediyeler verdi. Vali Turhan Ayvaz, kendisini ziyarete gelen öðrencilerden Türkiye genelinde yapýlan Oxford Bigread yarýþmasýnda bölge 1.liði almasýndan ve Bahçeþehir Kolejleri arasýnda yapýlan SBS denemelerinden 700 tam puan alan öðrenci olmasýndan 6.sýnýf öðrencisi Yusuf Öter’in tebrik etti. Vali Ayvaz

2

Siz hiç Suriyeli oldunuz mu?

Muharrem Aðalday

Kendinizi bir an onlarýn yerine koyabildiniz mi? Birileri! Yurdunuz dan çýkarttý mý sizi?

Geçmiþiniz bir anda yok oldu mu sizlerin de? Açlýktan aðladýðýnýz oldu mu? Günlerce sokak, sokak iþ bulmak için dolandýnýz mý? Geçmiþinizi yok ettiler mi sizin de? Siz Müslümansýnýz diye öldürüldünüz mü? Taciz edildiniz mi hiç? Namusunuza deðdi mi zalimlerin eli? Açlýk korkusuyla sýnandýðýnýz oldu mu? Kuyrukta kaydýnýzý da yapsýnlar diye bebeðiniz kucaðýnýzda beklediðiniz kaç gün var hayatýnýzda? Geleceðinizin meçhullüðüne kaç dakika düþündüðünüzü söyleyecek kaç satýr yazabilirsiniz? Süt alacak parasý olmayan baba oldunuz mu? Yalan söylemek! zorunda kalan bir anne. Çaresiz bir aðabey/abla rolünü kaç sahne oynadýnýz? Birilerinin yaþamlarýna hayranlýkla baktýðýnýz olmadý mý sizlerin de? Çocuklarýmýzý bu halde görürsek ne yapacaðýmýzý düþünenimiz kaç kiþi? Zalimlere beddua edeceðimize zulmetmemesi için ne yaptýðýmýzý bir sorgulasak? Hayatýmýza baktýðýmýzda bizlerin yarýn ayný senaryo ile karþý karþýya kalmayacaðýmýzýn garantisini verebilecek var mý?

öðrencilerin her alanda baþarýlý olmalarýnýn geleceðe yapýlan en büyük yatýrým olduðunu belirtti. Okul Müdürü Abdülhamit Akikol Bahçeþehir Kolejlerinin yenilikçi ve çaðdaþ eðitim anlayýþý, öðrenci odaklý eðitim sistemi, anadil edinme modeli ile öðrencilere yabancý dil kazaným çalýþmalarý , öðrencilerin sadece akademik anlamda deðil sosyal anlamda da

geliþimlerinin ön planda tutulduðu hakkýnda bilgi verdi. Okul Müdürü Akikol, Mardin’de Bahçeþehir Koleji’nin faaliyete geçmesinin sevindirici olduðunu söyledi. Ayný zamanda eðitim alanýnda yapýlacak yatýrýmlarýn desteklenmesi gerektiðini ,ilimizde özel öðretim kurumlarýnýn sayýsýnýn artmasýnýn eðitimde baþarýyý ve sosyal geliþimi destekleyeceðini bildirdi.

Nusaybin Ak Parti Danýþma kurulu toplantýsý yapýldý

Allah’tan korkmayanlarýn bir oyunu bu… Çocuklarýmýza Allah’tan korkmayanlarýn ahlaksýzlýðýný öðretmeliyiz. Dik durmalarýmýz olmalý, ömer muhtar gibi, malcom gibi, said nursi gibi. Düþmaný bilmek harbin yarýsýný kazanmak anlamý taþýr bence. Düþmaný da belli deðil bu harbin ya iþte zor olan budur Kurþun hangi namludan saplanacak bedenlerinize bilinmez Kaydýnýzý tez düþecekler þu fani dünyadan, size sormadan, size raðmen Ben de Suriye’yim ben de Suriye’liyim Ben yaralýyým, içim kan aðlýyor, Suriye’yim ben Ýçimde sahabeleri barýndýrdým

Suriye’de yaralanan çocuk Nusaybin'e getirildi Sedat Aslanaçier

S

uriye'de yaþanan patlama sonrasý yanarak yaralanan 6 yaþýndaki Celil Þükrü, mayýnlý sahadan Mardin'in Nusaybin ilçesine getirildi.

Patlama sonrasý çýkan yangýn arasýnda kalan 6 yaþýndaki Celil Þükrü'nün vücudunda aðýr yanýk meydana geldi. Ailesi tarafýndan Kamýþlý'ya getirilen Þükrü burada tedavi edilemeyince mayýnlý sahadan geçirilerek Nusaybin'e getirildi. Nusaybin Devlet Hastanesinde ilk tedavisi yapýlan Suriyeli çocuk daha sonra Elazýð Ýnönü Ünversitesi Týp Fakültesi Yanýk Ünitesine sevk edildi. Bu arada olayýn duyulmasý üzerine Hastaneye gelen Nusaybin Ticaret Borsasý Baþkaný Necdet Aktaþ ve bazý Nusaybinliler aileyle yakýndan ilgilendi.

yýllardýr Minarelerim ezansýz kaldý þimdi, camilerim cemaatsiz Suriye’yim ben kan aðlar analarým, kan aðlar babalarým

Sedat Aslanaçier

A

K Parti Nusaybin ilçe binasýna yapýlan toplantý, divan kurulunun seçilmesiyle baþladý.

Saygý duruþu ve Ýstiklal Marþý'ndan sonra Danýþma kurulunun açýlýþ konuþmasýný yapan ilçe baþkaný Osman Doðru, yaptýklarý çalýþmalar hakkýnda diven ve üyelere bilgi verdi. Nusaybin'de yapýmý devam eden yeni devlet hastanesinin hýzlandýrýlmasý, meslek yüksekokulunun biran önce baþlamasý ve elektrik sorunun

çözüü için büyük çaba gösterdiklerini söyledi. Mardin'in Büyükþehir olmasýyla yerel seçim hazýrlýklarýna erken baþladýklarýný kaydeden Doðru, herkesin üzerine düþeni en iyi þekilde yapmasý gerektiðini ifade etti. Danýþma kurulu toplantýsýna il baþkan yardýmcýsý Tahir Kýlýç, ilçe koordinatörü Hüsamettin Demir, Kýzýltepe ilçe baþkaný Cengiz Demirkaya, Nusaybin ilçe baþkaný Osman Doðru, kadýn Kollarý baþkaný Haice Ay ve Gençlik Kollarý baþkaný Abdullah Tekin katýldý.

Çocuklarým þaramplen parçalarýnýn izlerini taþýyor Fýrtýnalar kopuyor içimde, beni çiðnediler, yaktýlar, yýktýlar Harabeye döndüm Suriye’yim ben Kimsesiz kaldým bir baþýma üþüþtü üzerime leþ kargalarý gibi Allah’tan korkmazlar… Bombaladýlar her tarafýmý, seyrediyor Müslümanlar! Ben Suriye’yim duyan yok mu feryadýmý? Ben ümmetin acýsýyým, Filistin’in kardeþiyim. Muharrem7347@hotmail.com


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

22 Mart 2013 Cuma

3

ÝÞKUR Genel Müdürü Yazýcý: 107 devlet 'Sonsuz Nur'a üniversitesinde irtibat bürosu kuracaðýz yoðun ilgi

T

ürkiye Ýþ Kurumu (ÝÞKUR) Genel Müdürü Nusret Yazýcý, kurumun 2013 yýlýnda iþe yerleþtirme hedefinin 1 milyon kiþi olduðunu söyledi. ÝÞKUR'un 107 devlet üniversitesinde irtibat noktalarý kuracaðýný belirten Yazýcý, ÝÞKUR personelinin üniversitelerde çalýþarak üniversitede eðitim görenlere profesyonel danýþmanlýk hizmeti vereceðini ifade etti. ÝÞKUR Türkiye genelinde iþgücü piyasasýnýn talep boyutunu tespit edebilmek amacýyla yaptýðý 'Ýþgücü Piyasasý Talep Araþtýrmasý'ný tamamladý. Ankara Hilton Otel’de bir basýn toplantýsý düzenleyen ÝÞKUR Genel Müdürü Nusret Yazýcý, araþtýrmanýn sonuçlarý ile ilgili bilgi verdi. Kurumun amacýnýn istihdamýn artýrýlmasý olduðunu aktaran Yazýcý, ÝÞKUR'un 107 devlet üniversitesinde irtibat noktalarý kuracaklarýný belirterek, ÝÞKUR personelinin üniversitelerde çalýþarak üniversitede eðitim görenlere profesyonel danýþmanlýk hizmeti vereceðini ifade etti. Ülkenin hazýr eðitimli iþgücünü, iþverenlerin aradýðý açýk iþlere yönlendirmek istediklerini anlatan Yazýcý, ''107 devlet üniversitesindeki tüm gençlerimize iþ koçluðu yapacaðýz. Bunun bir benzerini de meslek liselerinde yapacaðýz. Ýþ ve meslek danýþmanlarýmýz tüm meslek liselerinin son sýnýflarýna iþgücüne dair sunumlar yapacak.'' diye konuþtu. Türkiye'nin hazýr eðitimli iþgücünü deðerlendirmek istediklerini anlatan Yazýcý, "Birinci sýnýftan itibaren fakülteyi bitirdiðin zaman þu niteliklere de sahip olmalýsýn' gibi bilgilerle donatacaðýz. Sektördeki açýk þu kadar, iþ bulma olasýlýðýn þudur' diyerek iþ koçluðu yapacaðýz." þeklinde konuþtu. "2013 yýlýnda hedef 1 milyon" 2012 yýlýnda sektörlerden 991 bin açýk iþ aldýklarýný söyleyen Yazýcý, bunlardan 140 bininin kamu, 851 bininin ise özel sektör olduðunu aktardý. Her ay ortalama 100 bin açýk iþ aldýklarýný anlatan Yazýcý, bunun 40-60 bininin karþýlandýðýný dile getirdi. Yazýcý, "2011'de iþe yerleþtirme rakamýmýz 363 bin, 2012'de 556 bin, 2013 hedefimiz ise 1 milyon. Kendimizi bu hedefe kilitlemiþ durumdayýz." dedi. Kadýn istihdamýnda hedef Ýþe yerleþtirilenlerin yüzde 30'unun kadýn olduðuna dikkat çeken Yazýcý, bu rakamý 2017'de yüzde 35'e yükseltmeyi hedeflediklerini ne bildirdi. Geçen yýl kayýtlý iþsiz sayýsýnýn 2 milyon 372 bin olduðuna deðinen Yazýcý, þöyle konuþtu: ''Bu rakam 2 yýl boyunca sisteme kayýtlý olanlar. Bu süreyi biraz kýsaltmak istiyoruz, 1 yýla çekmek istiyoruz. Bu süreyi 1 yýla çekince kayýtlý iþsiz sayýsý 1 milyon 800 bine düþüyor ama kayýttan silip peþini býrakmayacaðýz. Tekrar arayacaðýz, kayýtlarýný yenileyeceðiz. Yeni kayýt olarak rakamlar yeniden 2 milyon 300 bini bulacak. Çünkü iþsizlerimizle sürekli temas halinde olmak istiyoruz. Vatandaþlarýmýzýn bize geliþ sayýsýný artýrmak istiyoruz. Bir kere kaydolup bir daha ÝÞKUR'un kapýsýný çalmamalarýný istemiyoruz.'' Türkiye'de 333 özel istihdam bürosunun 2004'ten buyana 268 bin kiþiyi iþe yerleþtirdiðini belirten Yazýcý, özel istihdam bürolarýný çok önemsediklerini ve yeni bir düzenleme yaparak, bu bürolarýn artýk mesleki

eðitim kursu düzenleyebilecek duruma geldiðini dile getirdi. Ýþbaþý eðitim programý ile istihdam Ýþbaþý eðitim programlarýn hakkýnda da bilgi veren Yazýcý, bu programdan 2 kiþi çalýþtýran her iþ yerinin faydalanabildiðini, bu durumdaki özel sektör iþ yerlerine 3 çalýþanýn ÝÞKUR tarafýndan verildiðini ifade etti. ÝÞKUR'a kayýtlý olanlarýn programdan faydalanabildiðine iþaret eden Yazýcý, ''Gençlerin 6 ay boyunca iþbaþý eðitimindeki maliyetini karþýlýyoruz. Günlük 25 lira cep harçlýðý veriyoruz, iþbaþý kaza sigortasý ve genel saðlýk sigortasýný yapýyoruz. 6 ay boyunca iþletmelerde eðitilmelerini saðlýyoruz. Bu programda istihdamda kalma oraný yüzde 50. Ýþbaþý eðitim programýndan faydalanan her iki kiþiden biri o iþ yerinde kalýyor. Ýþverenlerin de programa yaklaþýmý çok iyi. 2012'de 31 bin kiþi bu programdan faydalandý." diye konuþtu. Ýþ ve meslek danýþmanlarýnýn istihdama katkýsýna da deðinen Yazýcý, 3 bin 746 iþ ve meslek danýþmanýnýn geçen yýl 842 bin 419 bireysel görüþme gerçekleþtirdiðini bildirdi. Yazýcý, burada da hedefin 1 milyon bireysel görüþme yapýlmasý olduðunu belirtti. "5.7 milyar tl iþsizlik maaþý ödendi" Sözlerine rakamlar vererek devam eden Yazýcý, geçen yýl yaklaþýk 370 bin kiþiye iþsizlik maaþý ödediklerini belirten Yazýcý, bugüne kadar 5,7 milyar lira iþsizlik maaþý ödendiðini, Ýþsizlik Sigortasý Fonu'ndaki rakamýn bugün itibarýyla 62,4 milyar TL olduðunu kaydetti. Yazýcý, sözlerine þöyle devam etti: “Ödenen iþsizlik ücreti artýrýlabilir mi? Elbette artýrýlabilir ama buradaki en önemli kaygý þu, iþsizlik maaþýnýn bir mesleðe dönüþmemesi lazým. Minimum 6 ay maksimum 10 ay olarak ödeniyor. ÝÞKUR olarak ortalama 5,5 ay iþsizlik maaþý ödüyoruz. Ýþsiz kalan arkadaþlarýmýz 6 ay beklemeden iþe yerleþtiriliyor.” "Gap'a 11.3 milyar lira aktarýldý" Ýþsizlik Sigortasý Fonu'ndan GAP'a 11,3 milyar lira aktarýldýðýna iþaret eden Yazýcý, paranýn gelir baþlayýnca ÝÞKUR'a ödeneceðini ifade etti. "270 bin iþgücüne ihtiyaç var" Türkiye'nin Ýþgücü Piyasasý Analizi'nin 2012'nin Eylül ve Ekim aylarýnda gerçekleþtirildiðini hatýrlatan Yazýcý, tarým ve kamu sektörlerinin kapsam dýþýnda tutulduðunu ve 53 bin 194 iþ yerinin ziyaret edildiðini söyledi. Yazýcý, 2012 Eylül ve Ekim döneminde bin 825 meslekte 215 bin kiþilik açýk iþin tespit edildiðini bildirdi. Yazýcý, 2 bin 120 farklý meslekte 270 bin kiþinin mesleðinin temininde güçlük çekildiðine dikkat çekti. Yazýcý, 6 milyon kiþinin çalýþtýðý iþ yerlerine ulaþýlan araþtýrma sonuçlarýna göre, kadýnlarýn çalýþtýðý mesleklerin daha çok nitelik gerektirdiðini, mesleksizliðin kadýn istihdamýnýn önünde çok daha büyük engel olduðunu vurguladý. Açýk iþlerde talep edilen eðitim düzeyine bakýldýðýnda iþverenin nitelikli mesleði olan eleman aradýðýný anlatan Yazýcý, “Ýþveren, ne mezunu olduðunu sorarsanýz, 'fark etmez' diyor. Diploma aramýyor. 'Meslek lisesi mi olsun, genel lise mi olsun' diye sorduðumuz zaman genel lise yüzde 7, meslek lisesi 10,4. Biz

meslek lisesinin çok daha yüksek çýkmasýný isterdik.” þeklinde konuþtu. Dezavantajlý gruplarýn istihdama kazandýrýlmasýyla ilgili olarak ise Yazýcý, “35 bin engelliyi iþe yerleþtirdik. Ýþe yerleþtirdiðimiz kadýnlarýn oranýný da dikkate aldýðýmýzda yaklaþýk yüzde 30'larda. 2013 yýlýný engelli ve kadýn istihdamý olarak ilan ettik. Bu konuyla alakalý çok ciddi çalýþmalar gerçekleþtireceðiz. 2014 yýlýný kadýn, 2015 yýlýný da yoðun bir þekilde engelli istihdamýna ayýracaðýz.” sözlerini dile getirdi. Yazýcý, kadýn sýðýnma evlerindeki kadýnlarýn istihdamýna iliþkin, kadýn sýðýnma evlerindeki kadýnlar için 81 il müdürlüðüne bir yazý yazdýklarýný, tüm sýðýnma evleri iþ ve meslek danýþmanlarý tarafýndan ziyaret edilecek ve çalýþabilir durumda olan kadýnlara iþe yerleþtirmede öncelik verileceðini söyledi. Yazýcý, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý ile yaptýklarý çalýþmalar sonucu sosyal yardým alan 22 bin kiþinin iþe yerleþtirildiðini, 15 kiþinin ise meslek kurslarýna yönlendirildiðini anlattý. (CÝHAN)

Þ

anlýurfa'nýn Akçakale ilçesinde Eðitim, Kültür ve Dayanýþma Derneði tarafýndan, Kutlu Doðum ayý etkinlikleri kapsamýnda Hz. Muhammed'in(SAV) hayatýný anlatan 'Sonsuz Nur' kitabýndan sýnav düzenlenecek. Sýnav için baþvuran vatandaþlarýn sayýsý 500'ü buldu. Akçakale Eðitim Kültür ve Dayanýþma Derneði ile Akçakale Müftülüðü iþbirliðiyle Efendimiz(SAV) hayatlarýný anlatan Sonsuz Nur serisinin ilk kitabý olan Sonsuz Nur(Alemlere Rahmet olarak gönderilen Nebi) adlý eserden sýnav yapýlacak.Akçakale Eðitim Kültür ve Dayanýþma Derneði Üyesi Mahmut Þahin, yapýlcak sýnavla ilgili þöyle konuþtu: "Efendiler efendisinin hayatýný gençerimize okutmak ve onun getirdiði kutlu mesajý daha iyi anlamak amacýyla bu sýnavý organize ettik. 13 Nisan Cumartesi

günü gerçekleþtireceðimiz sýnava ilçemizde bulunan tüm orta okul ve lise öðrencilerin katýlmasýný temenni ediyoruz. Sýnava baþvurmak isteyen öðrenciler kayýtlarýný Þafak Kýrtasiye'den yaptýrabilirler. Bugün itibariyle sýnava baþvuru sayýsý 500'ü aþtý. Ayrýca sýnav sonucunda yapýlcak deðerlendirmede ilk 10'a girecek gençlerimize hediyelerimiz olacak. Tüm gençlerimizi bu sýnava baþvurmaya davet ediyoruz." (CÝHAN)

Ýbrahim Güçlü: Türkiye yeni anayasa yapma fýrsatýný iyi deðerlendirmeli

K

ürt siyasetçi ve yazar Ýbrahim Güçlü, Kürtlerin kolektif ulusal ve demokratik haklarý konusunda Öcalan'la pazarlýk yapýlmasýnýn, onu tek muhatap kabul etmesinin büyük bir yanlýþ olduðunu söyledi. Kürtlerin kolektif haklarý sorununun bütün Kürtlerin sorunu olduðuna dikkat çeken Güçlü, Türkiye'nin yeni anayasa yapma fýrsatýný iyi deðerlendirmesini istedi. Cihan Haber Ajansý (Cihan) muhabirine konuþan Kürt siyasetçi ve yazar Ýbrahim Güçlü, barýþýn, çözümün yakýn olduðu görüþünde olmadýðýný kaydetti. Terör örgütü PKK'nýn devletin Kürtlerin geleceðini kontrol etme stratejisinin bir ürünü olduðuna dikkat çeken Güçlü, Öcalan'ýn ise PKK'nýn baþ mimarlarýndan biri olduðunu söyledi. Öcalan'ýn Türkiye dýþýna çýktýktan sonra Suriye, Ýran, Irak devletlerinin güdümüne girdiðini anlatan Güçlü, Kemalist devletten bir ölçüde 'özerkleþti'ðini ve 'baðýmsýzlaþtý'ðýný belirtti. 1999 yýlýnda Türkiye'ye gelmesinden sonra tekrar kontrole alýndýðýný dile getiren Güçlü, "Ama örgütü, bölgesel dýþ iliþkilerinden dolayý, özerkliðini korudu. Aslýnda Öcalan da kendi geleceði açýsýndan bu durumdan memnuniyet duydu. PKK, Suriye'deki ayaklanmadan sonra, bu yapýsýný daha da saðlamlaþtýrdý. Yapýsal olarak PKK'nýn varlýðýnýn silaha dayandýðý, silahla Kürtler ve siyaset üzerinde kontrol yarattýðý, silahýn PKK yöneticilerine tartýþmasýz imtiyazlý bir statü yarattýðý, demokratikleþmeyi ve çoðulculuðu engellediði için silahtan vazgeçmesinin olanaksýz olduðu çok açýk. Hükümet, Ergenekon, Balyoz, darbe davalarýyla bir ölçüde Kemalist devlet güçlerini ve askeri vesayeti denetim altýna aldýktan sonra; Öcalan, tercihini, hükümetten yana yaptý. Bu noktada hükümet, Öcalan'la PKK'yý silahsýzlandýrabileceði dar görüþlülüðü içine girdi. Bu baþlý baþýna yanlýþtý." dedi. "Bdp'nin varlýðý Pkk'ya dayalý" Hükümetin çözümden kastýnýn ne olduðunun anlaþýlýr olmamasýnýn da yanlýþ olduðunu ifade eden Güçlü, "Hükümet, PKK'yý silahsýzlandýrmak mý istiyor; yoksa Kürtlerin yönetme hakký da dahil kolektif haklarýnýn teslimi saðlayacak çözümü ararken, PKK sorununu da bunun için de mi çözecek?" diye sordu. Bunun belli olmadýðýný söyleyen Güçlü, Öcalan'la Kürtlerin geleceði ile ilgili pazarlýklara girilmesinin sorunu daha da içinden çýkýlmaz hale getirdiðine dikkat çekti. BDP'nýn varlýðýnýn PKK'ya dayalý, ayný zamanda PKK'ya baðýmlý ve güdümlü bir parti olduðunu anlatan Güçlü, PKK'nýn tanýdýðý özgürlük kadar, kendisi için siyaset, karar üretme, özerk davranma alaný oluþturduðunu vurguladý. BDP'nin bulunulan aþamada da tartýþýlan konularýn hepsinde Öcalan ve Kandil arasýnda karar verici deðil, karar taþýyýcý ve emanetçi bir aktör olduðunun altýný çizen Güçlü, þöyle devam etti: "Ama Kandil'e, PKK merkezine daha yakýn ve baðýmlýdýr. Verili durumda Öcalan'ýn hükümete

gerçekçi ve PKK'nýn da çýkarlarýnýn bir gereðidir. Kandil'in Öcalan'la doðrudan çatýþmamasýnýn önüne geçmesinin de bir aracýdýr. PKK'nýn silahlara veda etmeyeceði, egemenlik talebinden vazgeçmeyeceði de mutlak bir gerçekliktir." diye konuþtu.

yakýnlýðýndan ve hükümetin her þeyi Öcalan'a kabul ettirdiði kabulden hareketle 'Öcalan tek irademizdir' demesine raðmen, hükümet Öcalan görüþmeleri somut hale gelince, Kandil'in duyarlýlýðý içinde itiraz etti. Bu nedenle, BDP'nin samimi olup olmamasý önemli deðil. BDP'nin tavýr ve politikalarýný, PKK merkezi (Kandil) üzerinden okumak gerekir. Son PKK heyeti Kandil görüþmesinde yeni yol haritasý edindi. Nevroz için 'Kürtlere statü, Öcalan'a özgürlük' sloganý Öcalan'a dolaylý muhalefet etmedir. Oysa, Öcalan'ýn statü ve kendisi için güya özgürlük talebi yok." Kürtlerin haklarý bütün kürtlerin sorunu Hükümetin PKK'nýn silah býrakmayacaðýný bildiðini savunan Güçlü, mahalli ve Cumhurbaþkanlýðý seçimlerini çatýþmanýn olmadýðý koþullarda geçirmek istediðini ifade etti. BDP'nin desteðiyle yeni anayasayý ve Baþkanlýk istemini geçirmeyi ise büyük kazanç kabul ettiðini dile getiren Güçlü, bu dönemde çatýþmasýzlýðýn PKK'nýn da iþine geleceðini belirterek "Silahlý adamlarýný Suriye Kürdistaný'nda ikame eder. Hükümet, 'silahsýzlanma olacakmýþ' gibi davranýyor. Bu doðru deðil ve çok büyük yanlýþ. Hükümetin, PKK'nýn silahsýzlandýrýlmasý dýþýnda, Kürtlerin kolektif ulusal ve demokratik haklarý konusunda Öcalan'la pazarlýk yapmasý, onu tek muhatap kabul etmesi, büyük bir yanlýþtýr; demokrasi ve hukuk dýþýlýktýr. Oysa Kürtlerin kolektif haklarý sorunu, bütün Kürtlerin sorunudur." Hükümetin PKK'nýn silahlý adamlarýnýn kendi egemenlik alaný olmayan bir yere çýkmasýný istemesinin de Türkiye'nin Öcalan'ýn Suriye'den teslimini deðil, çýkarýlmasýný istemesi tutumuyla özdeþleþen baþlý baþýna sorunlu bir durum olduðuna dikkat çeken Güçlü, hükümetin demokrasiye ve hukukun üstünlüðü ilkelerine uygun süreci devam ettirmediðini ileri sürdü. Hükümetin PKK'nýn tek parti, tek ideoloji, tek lider otoriter, totaliter, otokratik yapýsýný görmezlikten gelerek; muhataplýða devam etme gibi bir yanlýþlýða düþtüðünü belirten Güçlü, "Hükümetin yapmasý gereken asýl þey, daha basit ve risksiz olan Türkiye'nin 100 yýllýk sorunu olan Kürt halkýnýn ulusal ve demokratik haklarýný iade etmesi; devleti, Kürtlerin, Türklerin, tüm etnik gruplarýn devleti yapacak evrensel demokrasiye ve hukuka uygun kapsamlý bir yeni anayasa yapmasýdýr. Bu kapsamlý proje içinde PKK sorununu çözmeye çalýþmasýdýr. PKK'nýn ateþkes yapmasý geçici olarak

Kürtlerin yeni partisinin önündekiþ engel Pkk Öcalan'ýn devletin eliyle PKK'yý kurduðunun netleþmiþ durumda olduðunu ifade eden Güçlü, þunlarý söyledi: "1979'da Suriye'ye çýktýktan sonra devlet kontrolünden çýktý. 1999 yýlýnda Türkiye'ye getirilmesiyle tekrar devlet kontrolüne alýndý ve devletin rotasýnda hareket etmesi saðlandý. Kandil-PKK merkezi, baþka devletlerin ve güç odaklarýnýn denetimindedir. Ayrýca silahsýzlanmayý kendi varlýðýnýn son bulmasý olarak deðerlendiriyor. Öcalan bile silahla kazandýðý statüyü silahsýz halde kaybedeceði ikircikliðine sahip. Bu nedenle Öcalan, PKK'yý bir yere kadar ve bir kesimiyle kontrol etmektedir; edebilir. Bir yerden sonra PKK üzerinde kontrol sahibi olma durumunda deðildir. BDP, Kürtlerin bir kesimi, yüzde 19'luk kesimi tarafýndan tasvip edilmektedir. Üstelik Kürdistan'da tek Kürt alternatifi olmasý, devletin uygulamalarýndan dolayý, hakký olmayan ve kerhen aldýðý en azýndan yüzde onluk bir destek var. BDP, Kürtlerin çýkarlarýndan ziyade parti çýkarlarýný ve PKK elitinin çýkarlarýný; Kürtlerin ulusal hak ve özgürlüklerinden ziyade, Öcalan'ýn liderliði, PKK elitinin statüsünün korunmasý ve kurumlaþmasý için mücadele ediyor. AK Parti, geniþ Kürt kesimlerinden oy almasýna raðmen, Kürtleri nitelik olarak temsil etmiyor. Bu nedenle, BDP ve AK Parti dýþýnda, Ýslamcý muhafazakâr, ulusal demokrat ve baðýmsýzlýkçý Kürtler, sosyal liberal demokrat Kürtler yeni bir parti arayýþý içindeler. Radikal Ýslamcýlar Hür Dava Partisi'ni kurmuþ durumdalar. Asýl arayýþ da merkezi bir Kürt siyasi partisinde odaklanmaktadýr. Bu arayýþlarýn önündeki en büyük engel devletin geleneksel inkârcý politikalarýyla, PKK'nýn silahla otoriter ve totaliter yapýsýdýr." Kürtlerin kendi kendini yönetme hakký, Kürtçe eðitim-öðretim hakký da içinde olmak üzere bütün ulusal ve demokratik haklarýndan yoksun olduðunu dile getiren Güçlü, bundan dolayý Türkiye'nin yeni anayasa yapma fýrsatýný iyi deðerlendirmesini istedi. Anayasanýn bir ülkede ya da ortak ülkelerde yaþayan milletlerin kendi devletlerini tanýmlamalarýný, kuralsal ve kurumsal yapýlanmasýný ifade ettiðini anlatan Güçlü, "Yeni Toplumsal sözleþme; Kürtlerin, Türklerin, diðer etnik gruplarýn ve azýnlýklarýn birlikte yeni bir devletini inþa etmeyi; yeni bir kurucu irade ortaya çýkarmayý; uluslar, ideolojiler, dinler, mezhepler, sýnýflar üstü bir federal devlet kurmayý saðlamalýdýr. Bugüne kadar yapýlan açýlýmlar 'Kürt sorununu' çözemedi. Bu nedenle, Kürtler arasýnda da parçalý ve eklektik bir kabul gördü." Dedi. (CÝHAN)


4

22 Mart 2013 Cuma

Nevruz'da barýþ rüzgarlarý esti D

iyarbakýr'daki Nevruz kutlamalarýnda barýþ havasý esiyor. Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi Baþkaný Osman Baydemir, Nevruz barýþýn ve kardeþliðin tecellisi olmasýný istedi. Yüzleri maskeli gruptan ilginç konuþma BDP Diyarbakýr Ýl Baþkaný

Zübeyde Zümrüt'ün konuþmasýnýn ardýndan sahneye yüzü kapalý 7-8 kiþi çýkýp PKK'yý temsil eden bayrak ve flamalarý açtý. Yüzleri kapalý þekilde bir konuþma yapan bu kiþiler þunlarý söyledi: " Bu tarihi süreçte biz AK Parti'ye ve Türkiye inanmýyoruz, Kürdistan hareketi PKK'ya inanýyoruz. Ancak bir kez daha AK Parti devleti Osmanlý Devleti gibi tasfiye planý içinde. Barýþtan bahseden askeri operasyonlarý sürdürüyor. Erdoðan diyor ki 'PKK'lýlar sýnýr dýþý olsunlar biz bir þeyler yapacaðý. Biz diyoruz ki bu topraklar bizimdir ve vatanýmýzdýr. Biz AK Parti devletini uyarýyoruz bu süreçte AK Parti oyun oynamasýn. Yoksa bilsinler ki savaþýmýz görecekler. dostumuz da düþmanýmýz da. Baþkan Apo hemen özgür olmalýdýr. Yoksa daha fazla daha mücadele daha fazla savaþtýr. Onun için diyoruz ki söyle baþkan Apo. Baþkansýz hayat olmaz.Yaþasýn PKK ve Baþkan Apo."

özgürlüðe doðru ilerliyor. Nevruzunuz kutlu olsun. Seyit Rýza'dan Mazlum Doðan'a bugüne kadar kimin emeði özgürlük mücadelesinde geçmiþse onun önünde saygýyla eðiliyorum." dedi. Nevruz alanýnda barýþýn baþkentinden Suriye'ye, Ýran, Irak'a selam gönderdiðini belirten Baydemir, Nevruz'un aydýnlýk ve güzellik olduðunu kaydetti. Baydemir,

Suriye'deki Kürt bölgesindeki PYD'nin baþkaný Müslim Salih'e, Irak Kürdistan Bölge Baþkaný Mesut Barzani, Irak eski Cumhurbaþkaný Celal Talabani'ye de selam gönderdi. Baydemir, " Bu Nevruz barýþýn ve kardeþliðin tecellisinin Nevruzu olsun. Özgürlük mücadelesinde yolunuz açýk olsun." dedi. Kobani Meclis Üyesi Ayþe Delila, yaptýðý konuþmada Kürtlerin

birliðinin saðlanmasý gerektiðini söyledi. Bu yýl ki Nevruz'u gazetecilerden Cemal Uþþak, Sedat Ergin, Aslý Aydýntaþbaþ, Can Dündar, Mete Çubukçu, Ezgi Baþaran, Hüseyin Yayman, Banu Güven, Mehmet Altan ve Ayþegül Doðan gibi isimler de takip etti. Karadeniz Niyazi Koyuncu sahne aldý. (CÝHAN)

cenderesinden ortaklaþa çýkýþ yapmak için hepimizin Ortadoðu'nun temel iki stratejik gücü olarak kendi öz kültür ve uygarlýklarýna uygun þekilde demokratik modernitemizi inþa etmeye çaðýrýyorum. Zaman ihtilafýn, çatýþmanýn, birbirlerini horlamanýn deðil, ittifakýn, birlikteliðin, kucaklaþma ve helalleþmenin zamanýdýr. Çanakkale'de omuz omuza þehit düþen Türkler ve Kürtler; Kurtuluþ Savaþý'ný birlikte yapmýþlar, 1920 Meclisi'ni birlikte açmýþlardýr. Ortak geçmiþimizin önümüze koyduðu gerçek; ortak geleceðimizi de birlikte kurmamýz gerektiðidir. TBMM'nin kuruluþundaki ruh, bugün de yeni dönemi aydýnlatmaktadýr. Tüm ezilen halklarý, sýnýf ve kültür temsilcilerini; en eski sömürge ve ezilen sýnýf olan kadýnlarý, ezilen mezhepleri, tarikatlarý ve diðer kültürel varlýk sahiplerini, iþçi sýnýfýnýn temsilcilerini ve sistemden dýþtalanan herkesi çýkýþýn yeni seçeneði olan Demokratik Modernite Sistemi'nde yer tutmaya, zihniyet ve formunu kazanmaya çaðýrýyorum. Ortadoðu ve Orta Asya kendi öz tarihine uygun, bir çaðdaþ modernite ve demokratik düzen aramaktadýr. Herkesin özgürce ve kardeþçe bir arada yaþayacaðý yeni bir model arayýþý, ekmek ve su kadar nesnel bir ihtiyaç haline gelmiþtir. Bu modele yine Anadolu ve Mezopotamya coðrafyasýnýn, ondaki kültür ve zamanýn öncülük etmesi, onu inþa etmesi kaçýnýlmazdýr. 'Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Araplarý 'Milli Dayanýþma ve Barýþ Konferansý'na çaðýrýyorum' Týpký yakýn tarihte Misak-i Milli çerçevesinde Türklerin ve Kürtlerin öncülüðünde gerçekleþen Milli Kurtuluþ Savaþý'nýn daha güncel, karmaþýk ve derinleþmiþ bir türevini yaþýyoruz. Son doksan yýlýn tüm hata, eksiklik ve yanlýþlýklarýna raðmen bir kez daha yanýmýza, maðdur edilmiþ, büyük felaketlere uðramýþ halklarý, sýnýflarý ve kültürleri de alarak bir model inþa etmeye çalýþýyoruz. Tüm bu kesimleri; eþitlikçi, özgür ve demokratik ifade tarzýnýn örgütlenmesini gerçekleþtirmeye çaðýrýyorum. Misak-i Milli'ye aykýrý olarak parçalanmýþ ve bugün Suriye ve Irak

Arap Cumhuriyeti'nde aðýr sorunlar ve çatýþmalar içinde yaþamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Araplarý birleþik bir "Milli Dayanýþma ve Barýþ Konferansý" temelinde kendi gerçeklerini tartýþmaya, bilinçlenmeye ve kararlaþmaya çaðýrýyorum. Bu topraklarýn tarihselliðinde önemli bir yer tutan "BÝZ" kavramýnýn geniþliði ve kapsayýcýlýðý dar, seçkinci iktidar elitleri eliyle "TEK"e indirgenmiþtir. "BÝZ" kavramýna eski ruhunu ve pratiðini vermenin zamanýdýr. Bizi bölmek ve çatýþtýrmak isteyenlere karþý bütünleþeceðiz. Ayrýþtýrmak isteyenlere karþý birleþeceðiz. Zamanýn ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akýþýna direnenler, uçuruma sürüklenirler. Bölge halklarý yeni þafaklarýn doðuþuna þahitlik etmektedir. Savaþlardan, çatýþmalardan, bölünmelerden yorgun düþen Ortadoðu halklarý artýk kökleri üzerinden yeniden doðmak, omuz omuza aðaya kalkmak istiyor. Bu Newroz hepimize yeni bir müjdedir. Hz. Musa, Hz. Ýsa ve Hz. Muhammed'in mesajlarýndaki hakikatler, bugün yeni müjdelerle hayata geçiyor, insanoðlu kaybettiklerini geri kazanmaya çalýþýyor. Batýnýn çaðdaþ uygarlýk deðerlerini toptan inkar etmiyoruz. Ondaki aydýnlanmacý, eþit, özgür ve demokratik deðerleri alýyor kendi varlýk deðerlerimizle, evrensel yaþam forumlarýmýzla sentezleyerek yaþamlaþtýrýyoruz. Yeni mücadelenin zemini fikir, ideoloji ve demokratik siyasettir, büyük bir demokratik hamle baþlatmaktýr. Selam olsun bu sürece güç verenlere, demokratik-barýþ çözümünü destekleyenlere! Selam olsun halklarýn kardeþliði, eþitliði ve demokratik özgürlüðü için sorumluluk üstlenenlere! Yaþasýn Newroz, yaþasýn halklarýn kardeþliði! Ýmralý Cezaevi 21 Mart 2013 Abdullah ÖCALAN

Baydemir: Nevruz barýþýn ve kardeþliðin tecellisi olsun Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir ise "Ey yerin göðün sahibi Allahým sana þükürler olsun Diyarbakýr

Öcalan'dan PKK'ya çaðrý: Silahlarý býrakýn, sýnýr dýþýna çýkýn!

T

erör örgütü PKK'nýn lideri Abdullah Öcalan, örgüt mensuplarýnýn silahlarýný býrakarak sýnýr dýþýna çýkmasýný istedi. Diyarbakýr'daki Nevruz kutlamalarý sýrasýnda cezaevinden gönderdiði mektubu okunan Öcalan, artýk silahlarýn susmasý, fikirlerin konuþmasý gerektiðini açýkladý. Öcalan'ýn mektubu Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Kürtçe metni Pervin Buldan, Türkçe metni ise milletvekili Sýrrý Süreyya Önder okudu. Öcalan mesajýnda terör örgütüne 'silahlarý býrakýn Türkiye dýþýna çýkýn' çaðrýsýnda bulundu. "Ülke bütünlüðü içerisinde yeni ve barýþçýl bir siyaset gerçekleþtirelim." diyen Öcalan, "Artýk silahlý unsurlarýmýzýn sýnýr ötesine çekilmesi aþamasýna gelinmiþtir. Yüreðini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceðine inanýyorum. Bu, bir son deðil, yeni bir baþlangýçtýr. Bu, mücadeleyi býrakma deðil, daha farklý bir mücadeleyi baþlatmadýr." diye konuþtu. Öcalan'ýn mesajlarýndan biri de, "Türk ve Kürt halký Çanakkale'de birlikte þehit oldu. Zaman, kucaklaþma ve helalleþme zamaný" þeklinde oldu. "Saygýdeðer Türkiye halký" diyerek Türk halkýna da seslenen Öcalan, "Bugün kadim Anadolu'yu Türkiye olarak yaþayan Türk halký bilmeli ki Kürtlerle bin yýla yakýn Ýslam bayraðý altýndaki ortak yaþamlarý, kardeþlik ve dayanýþma hukukuna dayanmaktadýr. Gerçek anlamda bu kardeþlik hukukunda; fetih, inkar, red, zorla asimilasyon ve imha yoktur, olmamalýdýr." açýklamasýnda bulundu. Sömürü rejimlerinin, baskýcý ve inkarcý anlayýþlarýn artýk miadýný doldurduðunu aktaran Öcalan, "Ortadoðu ve Orta Asya halklarý artýk uyanýyor. Kendine ve aslýna dönüyor. Birbirlerine karþý kýþkýrtýcý ve köreltici savaþlara ve çatýþmalara dur diyor.. Bugün artýk yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoðu'ya ve yeni bir geleceðe uyanýyoruz." ifadelerine yer verdi. Kürtlerin Misak-i Milli'ye aykýrý olarak parçalandýðýný söyleyen Öcalan, "Bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti'nde aðýr sorunlar ve çatýþmalar içinde yaþamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Araplarý, birleþik bir 'Milli Dayanýþma ve Barýþ Konferansý' temelinde kendi gerçeklerini tartýþmaya, bilinçlenmeye ve kararlaþmaya çaðýrýyorum." dedi. Öcalan'ýn mektubunun tam metni þöyle: Selam olsun bu uyanýþ, canlanýþ ve diriliþ günü olan Newrozu en geniþ katýlým ve ittifakla kutlayan Ortadoðu ve Orta Asya halklarýna… Selam olsun yeni bir dönemin

miladý ve gün ýþýðý olan Newrozu büyük bir coþkuyla ve demokratik bir hoþgörüyle kutlayan kardeþ halklara… Selam olsun demokratik haklarý özgürlük ve eþitliði rehber edinen bu büyük yolun yolcularýna… Zaðros ve Toros dað eteklerinden, Fýrat ve Dicle nehir vadilerine; kutsal Mezopotamya ve Anadolu topraklarýndan tarým, köy ve þehir uygarlýklarýna analýk eden halklarýn en eskilerinden olan Kürtler sizlere selam olsun... Binlerce yýllýk bu büyük medeniyeti farklý ýrklarla, dinlerle, mezheplerle kardeþçe ve dostça birlikte yaþayan, birlikte inþa eden Kürtler için Dicle ile Fýrat, Sakarya ve Meriç'in kardeþidir. Aðrý ve Cudi Daðý, Kaçkar ve Erciyes'in dostudur. Halay ve Delilo, Horon ve Zeybek'le hýsým-akrabadýr. Bu büyük medeniyet bu kardeþ topluluklar, siyasi baskýlarla harici müdahalelerle grupsal çýkarlarla birbirlerine düþürülmeye çalýþýlmýþ hakký, hukuku, eþitliði ve özgürlüðü esas almayan düzenler inþa edilmeye çalýþýlmýþtýr. Son iki yüz yýllýk fetih savaþlarý batýlý emperyalist müdahaleler baskýcý ve inkarcý anlayýþlar, Arabi, Türki, Farisi, Kürdi topluluklarý ulus devletçiklere, sanal sýnýrlara suni problemlere gark etmeye çalýþmýþtýr. Sömürü rejimleri, baskýcý ve inkarcý anlayýþlar artýk miadýný doldurmuþtur. Ortadoðu ve Orta Asya halklarý artýk uyanýyor. Kendine ve aslýna dönüyor. Birbirlerine karþý kýþkýrtýcý ve köreltici savaþlara ve çatýþmalara dur diyor. Newroz ateþiyle yüreði tutuþan, meydanlarý hýnca hýnç dolduran yüz binler, milyonlar artýk barýþ diyor, kardeþlik diyor, çözüm istiyor. 'Yeni bir Türkiye'ye uyanýyoruz' Ýçinde doðduðumuz çaresizliðe, bilgisizliðe, köleliðe karþý bireysel isyanýmla baþlayan bu mücadele her türlü dayatmaya karþý bir bilinci, bir anlayýþý, bir ruhu oluþturmayý amaçlýyordu. Bugün görüyorum ki, bu haykýrýþ bir noktaya ulaþmýþtýr. Bizim kavgamýz hiçbir ýrka, dine, mezhebe veya gruba karþý olmamýþtýr, olamaz. Bizim kavgamýz ezilmiþliðe, bilgisizliðe, haksýzlýða, geri býrakýlmýþlýða her türlü baský ve ezilmeye karþý olmuþtur. Bugün artýk yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoðu'ya ve yeni bir geleceðe uyanýyoruz. Çaðrýmý baðrýna basan gençler, mesajýmý yüreðine katan yüce kadýnlar, söylemlerimi baþ-göz üstüne diyerek

kabul eden dostlar, sesime kulak kesilen insanlar; Bugün yeni bir dönem baþlýyor. Silahlý direniþ sürecinden, demokratik siyaset sürecine kapý açýlýyor. Siyasi, sosyal ve ekonomik yaný aðýr basan bir süreç baþlýyor; demokratik haklarý, özgürlükleri, eþitliði esas alan bir anlayýþ geliþiyor. Biz, onlarca yýlýmýzý bu halk için feda ettik, büyük bedeller ödedik. Bu fedakarlýklarýn, bu mücadelelerin hiçbiri boþa gitmedi. Kürtler özbenliðini, aslýný ve kimliðini yeniden kazandý. 'Silahlý unsurlarýmýzýn sýnýr ötesine çekilmesi aþamasýna gelindi' "Artýk silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuþsun" noktasýna geldik. Yok sayan, inkar eden, dýþlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan Türküne, Kürdüne, Lazýna, Çerkezine bakmadan insandan, bu coðrafyanýn baðrýndan akýyor. Ben, bu çaðrýma kulak veren milyonlarýn þahitliðinde diyorum ki; artýk yeni bir dönem baþlýyor, silah deðil, siyaset öne çýkýyor. Artýk silahlý unsurlarýmýzýn sýnýr ötesine çekilmesi aþamasýna gelinmiþtir. Yüreðini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceðine inanýyorum. Bu bir son deðil, yeni bir baþlangýçtýr. Bu mücadeleyi býrakma deðil, daha farklý bir mücadeleyi baþlatmadýr. Etnik ve tek uluslu coðrafyalar oluþturmak, bizim aslýmýzý ve özümüzü inkar eden modernitenin hedeflediði insanlýk dýþý bir imalattýr. Kürdistan ve Anadolu tarihine yaraþýr þekilde tüm halklarýn ve Kültürlerin eþit, özgür ve demokratik ülkesinin oluþmasý için herkese büyük sorumluluk düþüyor. Bu Newroz münasebetiyle en az Kürtler kadar Ermenileri, Türkmenleri, Asurlarý, Araplarý ve diðer halk topluluklarýný da yakýlan ateþten kaynaklý özgürlük ve eþitlik ýþýklarýný, kendi öz eþitlik ve özgürlük ýþýklarý olarak görmeye ve yaþamaya çaðýrýyorum. Saygýdeðer Türkiye halký; Bugün kadim Anadolu'yu Türkiye olarak yaþayan Türk halký bilmeli ki Kürtlerle bin yýla yakýn Ýslam bayraðý altýndaki ortak yaþamlarý kardeþlik ve dayanýþma hukukuna dayanmaktadýr. Gerçek anlamýnda, bu kardeþlik hukukunda fetih, inkar, red, zorla asimilasyon ve imha yoktur, olmamalýdýr. Kapitalist moderniteye dayalý son yüzyýlýn baský, imha ve asimilasyon politikalarý; halký baðlamayan dar bir seçkinci iktidar elitinin, tüm tarihi ve de kardeþlik hukukunu inkar eden çabalarýný ifade etmektedir. Günümüzde artýk tarihe ve kardeþlik hukukuna ters düþtüðü iyice açýða çýkan bu zulüm

(CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

22 Mart 2013 Cuma

Haftanýn Duasý

Ü S R Ü K

Kudretine ve merhametine hudut olmayan Ululardan Ulu Rabb’imiz! Ömürleri vefa ettikçe dergâhýnýn bendeleri olarak kalmaya söz vermiþ yolunun bu yolcularýný, bütün þek ve þüphelerden kurtulup imanî hiçbir meselede herhangi bir tereddüt ve kuþkuya düþmeyecek ölçüde tam bir yakînle ve Sana sonsuz itimat ve güvene vesile olabilecek kývamda hakiki bir tevekkülle donatmaný ve böylece desteklemeni diliyoruz.

Sözün Özü Nesiller kendilerine gösterilecek yüksek hedef ve ulvî ideallerle canlýlýklarýný korurlar. Hedefsiz, mefkûresiz kaldýklarýnda da kadavralaþýr ve birer iskelet haline gelirler. Otlar, aðaçlar, hatta tabiattaki bütün varlýklar, canlý kaldýklarý sürece çiçek açar, meyve verir ve faydalý olabilirler. Ýnsan ise; ancak yüksek idealleri, aksiyon ve mücahedeleriyle canlý kalýr ve varlýðýný sürdürebilir.

Ýkindi Sohbetleri

Amelin ruhu ihlas ve samimiyettir 1 - Ýhlas, cesetteki ruh gibidir. Ýnsan bir þeyler yapsa ve yaptýklarýnda da ihlaslý olmasa, onun amelleri cansýz bir ceset gibi olur. 2 - Bir insan yapacaðý bir iþte Allah’ýn rýzasýný esas almýþsa bu, ona kuvvet kazandýrýr; zira o kiþi ihlas sayesinde Allah’a dayanmýþ olur.

hlas ve amel, ruh ve ceset gibi biri diðerini tamamlayan iki özdür. Amelsiz ihlas olamayacaðýndan ameli olmayan bir insanýn “ben ihlaslýyým” demesi de mümkün deðildir.

Ý

Allah nezdinde ameller tamamen ihlasa baðlýdýr. Bediüzzaman Hazretleri’nin dediði gibi: Ýhlaslý bir dirhem amel, ihlassýz batmanlarla halis olmayan amele müreccahtýr. Ýnsan her hususta, oturmada, kalkmada, düþünmede, konuþmada, hatta sevmede dahi ihlaslý olmalýdýr. Sevginin bile ihlaslý bir zerresi, batmanlarla ücretli muhabbete tereccuh eder. Bir þair bunu ifade ederken þöyle der: “Ben sevgim karþýlýðýnda kimseden bir mukabele, bir ücret talep etmiyorum; çünkü karþýlýðýnda ücret ve mukabele istenen sevgi deðersizdir.” Buna göre þayet bir iþte Allah’ýn rýzasý esas alýnmýþsa bu, ona kuvvet kazandýrýr; zira o insan ihlas sayesinde Allah’a dayanmýþ olur. Her þeyiyle Allah’a dayanan insan ise yenilmezliðe erer. Öyleyse

M. Sait Çakar

Fasýldan Fasýla

Sen benim olunca… nsan, emredildiði için ibadet yapmalý; evet, biz ibadetimizi Rabb’imiz emretti diye yapmalý ve neticede de “rýza-yý ilahî” demeliyiz. Zira Rabb’imiz hoþnut olduktan sonra baþka bir þey olmasa da olur.

Ý

Ama O razý olmazsa, yapýlan þeylerin hiçbiri bir kýymet ifade etmez. Evet, amelde rýza-yý ilahî olunca her þey tamam demektir. Burada bir menkýbe ile meseleyi tenvir edebiliriz: Harun Reþid’in Bermekîlerden Cafer adýnda bir veziri vardýr. Abbasî hilafetine karþý kötülükleri olmuþtur ama yine de sadýk bir insandýr. Harun Reþit onu evvela kýzkardeþiyle evlendirmiþ, sonra da bir kýsým melhuz veya muhakkak ihanetlerden ötürü öldürtmüþtür. Halife bir gün tebasýna hediyeler daðýtýrken Cafer’i de çaðýrtýr;

3 - Hem amel hem de ihlas üzerinde ýsrarla durulmuþtur; zira hiç kimse, ihlaslý amele muvaffak olamýyorum diye amelinden vazgeçmemelidir.

Zira ihlas, cesetteki ruh gibidir. Ýnsan bir þeyler yapsa ve yaptýklarýnda da ihlaslý olmasa, onun amelleri cansýz bir ceset gibi olur. Bu itibarla ihlassýz bir amel bütün manevî kapýlarý aþýp geçse de, rýza kapýsýna varýnca orada takýlýr ve daha ileriye gidemez. Böyle birinin ameli o önemli basamakta bir paçavra gibi insanýn suratýna çarpýlýr. Allah muhafaza buyursun!

-Sen de bir þey iste vereyim, der. O, hiçbir þey istemez ve

amel ve ihlasý birbirinden ayrý düþünmek söz konusu olmamalýdýr. Hem amel hem de ihlas üzerinde ýsrarla durulmuþtur; zira hiç kimse, ihlaslý amele muvaffak olamýyorum diye amelinden vazgeçmemelidir. Ýnsan amelinin yanýnda kendini ihlaslý olmaya da zorlamalýdýr. Aksi halde o, þeytana aldanmýþ olur. Bazen böyle birine “Falan adam gösteriþ için namaz kýlýyor.” diyebilirler; ne var ki biz bir mümin hakkýnda, gösteriþ için namaz kýlýyor diye suizanda bulunamayýz. Evet, bazen insan namaza durunca aklýna namazýn tadil-i erkânýný baþkalarýna göstermek gibi düþünceler gelebilir. Ancak abdest alma, namaz kýlma, hele kýsa gecelerde yatsý namazýný kýlma, sonra sabah namazýna kalkma ve sýcakta terleye terleye teravih namazýný eda etme gibi külfetleri, sýrf gösteriþ olsun diye hiç kimse kolay kolay göze alamaz. Her þeye raðmen çok çetin olan bu iþlere katlanýrken bir insanýn aklýndan bu tür þeyler geçebiliyorsa o bütün bütün müraî demektir. Binaenaleyh, herkes amel ederken, amelinin Cenab-ý Hakk’ýn rýzasýna muvafýk olup olmadýðý endiþesiyle tir tir titremelidir. Evet, insan, amelinin kabul olup olmamasý üzerinde durmamalý, onu düþünmemeli ve “Ben bana düþeni yapmaya çalýþtým, elimde çok küçük bir armaðanla Rabb’imin kapýsýna geldim; kabul edip etmemek O’nun bileceði þeydir, ama ben, kabul edeceði ümidini beslemekteyim.” demelidir. Kýrýk Testi Hz. Mevlana, konuyla

5

ilgili latif, hikmetli ve nükteli bir kýssa anlatýr: Çölde kendi halinde, fakir ve mütevekkil bir adam vardýr. Hanýmý onu Baðdat’taki halifeyi görmesi ve onun ikramlarýna nâil olmasý için teþvikle elindeki bir testi suyu hediye olarak götürmeye ikna eder. O da hakikaten çölde en deðerli hediye olabilecek bir testi temiz yaðmur suyu alýp yola çýkar. Yolda her türlü tehlikeden testisini koruyarak Baðdat’a ulaþýr. Saray görevlileri kendisini karþýlar, saraya alýp büyük iltifatlarda bulunurlar ve “Hünkârýmýz sizi kabul edecek” derler. Padiþah, Dicle’nin çaðlamasýna bakmayýp onun hediyesini kabul eder ve sarayda istediði kadar misafiri olarak kalabileceðini söyler. Giderken de testisine altýn doldurup eline verir ve þöyle der: “Senin gücün buna yetiyordu, bunu getirdin. Elinde olsaydý kervanlarla gelen elçilerin hediyelerine denk þeylerle gelecektin.” Dönüþte saray görevlileri onu beldesine daha kýsa bir yoldan götürürler ve giderken de Dicle’nin üzerinden geçerler. Adam bakar kocaman ýrmak çaðlayýp gidiyor. Suyun kaynaðýndaki halifeye getirdiði bir testi sudan dolayý biraz utanýr ve “Böyle altýndan ýrmaklar akan bir sarayda oturan halifenin benim bir testi suyumu kabul edip bana hediyeler vermesi onun büyüklüðünden; zira bu suyun onun hazinesine hiçbir þey katmayacaðý gibi, hazinesindeki sulara nispeten de ancak deryaya nispeten damla mesabesindedir” der. Ýþte bizim, Rabb’imize karþý ibadet ü taatýmýz da, Hazreti Mevlânâ’nýn anlattýðý, bu sermayesi bir testi çöl suyu olan adamýn armaðaný mahiyetindedir. O yüzden bizler her zaman; “Ey bu yerlerin malik-i hakikisi, ey bütün hazinelerin sahibi! Bizim, ibadet adýna sunduðumuz þeylerin hiçbirine Sen muhtaç deðilsin, bunlarý bizden bir sadakat niþanesi olarak istiyorsun. Biz de bunun için elimize geçen bu küçük þeylerle Senin Dergâh-ý nezd-i ehadiyetine sýðýnýyor, damlamýzý derya yapmaný diliyoruz.” demeliyiz. Ýþte bu, ihlastýr, samimiyettir, özyürekliliktir.

-Canýnýn saðlýðý hünkârým, diye cevap verir. -Servetimin dörtte birini. -Hayýr, istemem, der. -Yarýsýný.. dörtte üçünü.. hepsini vereyim… -Serveti ne yapayým padiþahým! Der ve dünyalýk bir þey istemediðini ifade eder. -E ne istiyorsun? -Ben senin hoþnutluðunu ve seni istiyorum. Çünkü sen benim olunca her þey de benim olur, der. Bu menkýbenin de ifade

ettiði gibi, Cenab-ý Hakk’ýn marziyyatýný esas alma ve Hz. Pîr’in beyanýyla, O’nu görme, O’nu iþitme, O’nu dinleme, O’nu konuþma, O’nu anlama, O’nu bilmeye çalýþma çok hayati ve önemli bir husustur.. ve bunun dýþýndaki anlama, bilme, görme ve duymalarýn da hiçbir faydasý yoktur. Bu anlayýþ içinde, kendini zorlama, Rabb’in hoþnutluðunu kazanma istikametinde hareket etme.. üzerinde durulacak hayati hususlardýr. Amelin mutlak bir karþýlýðý ve mükâfatý vardýr ama bu, uhrevidir. Dünyaya ait karþýlýklar tâlidir; talepsiz terettüp eden þeyler ise, Rabb’im lütfetti denilerek “tahdis-i nimet”le karþýlanmalýdýr. Hatta bazen insan, -vicdanýnda biraz derinse- korkup; “Acaba Rabb’im dünyada bana, karþýlýðýný ahirette almayý beklediðim nimetleri verip de ahirette beni mahrum mu etmek istiyor?” deyip irkilmelidir. Ýnþallah bu düþünce içinde hizmet eden insanlar ara sýra akýllarýna baþka mülahazalar gelse de öteler adýna kayýp yaþamazlar. Ayrýca, ihlasý kazanmak için biraz da ihlasýn dertlisi olmak lazýmdýr. Sürekli Cenab-ý Hakk’ý düþünmek, murakabede bulunmak, sýk sýk râbýta-i mevtle sarmaþ dolaþ olup, öteleri ve ölümü düþünmek, ihlasa giden yolda çok önemlidir.

His Dünyasý

Ýnancýn Atlas Ýklimi Ýnançsýz sînelerde bir gece garipliði,Sarmýþ ufuklarýný zulmetler perde perde,Bir zifirî karanlýk ki ruh müptezelliði,Sanki kýzýl bir karadelik var az ilerde,Ýmana hasret gidilen bu yerde. Hülyâlarý týpký zulmette dönen bir dolap, Ne gelenden bir haber ne gidenden bir iz var..

O iklimde her yol Cennete doðru ilerler. Yollarda nuranî gökçek yüzlüler... Tül tül bulutlar altýnda bitmeyen bir bahar, Salar kendini ruh uyanýlmaz bir uykuya; Gönül yaydan boþalan ok, þikârýný arar; Gittikçe tüllenir karþý ufukta bir ziyâ;

Yeis bir derince kuyu ve ötesi serap,

Daha ileride ýþýktan deryâ...

Sam gibi eser o iklimde esince rüzgâr;

Sonsuza yelken açýlýr bu derin hülyâda,

Bütün varlýk kaos, eþya sitemkâr... ***

Ne düþler yeþerir bin bir hâtýra zevkiyle;

Ýnananlarýn ufku gökyüzü gibi parlak,

Sonra vuslata ererler bu tatlý rüyâda,

Bir derinlik içinde geçer “ân”lar, saatler..

Sînelerinde duyulan sonsuzluk þevkiyle..

Yeryüzü güzellikler meþheri yaprak yaprak;

Gâye O, diðer þeylerse vesile... M. Fethullah Gülen Hazýrlayan : Sedat Aslanaçier


22 Mart 2013 Cuma

6

BDP’liler: Sürecin A tam arkasýndayýz D

AK Parti'li Metiner: Diyarbakýr 'Nevruz'u yeni bir baþlangýç

iyarbakýr’da Nevruz alaný beklenen þekilde doldu. Nevruz kutlamalarýný 500’e yakýn gazeteci takip etti. Nevruz ateþin yakýlmasýnýn ardýndan BDP’liler sýrayla konuþtu. Ýlk olarak BDP Ýl Baþkaný Zübeyde Zümrüt ve Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi Baþkaný Osman Baydemir konuþtu. Yapýlan konuþmalarýn ardýndan Abdullah Öcalan’ýn mektubu Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Kürtçe metni Pervin Buldan, Türkçe metni ise milletvekili Sýrrý Süreyya Önder okudu. Öcalan mesajýnda terör örgütüne 'silahlarý býrakýn Türkiye dýþýna çýkýn' çaðrýsýnda bulundu. "Ülke bütünlüðü içerisinde yeni ve barýþçýl bir siyaset gerçekleþtirelim." diyen Öcalan, "Artýk silahlý unsurlarýmýzýn sýnýr ötesine çekilmesi aþamasýna gelinmiþtir. Yüreðini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceðine inanýyorum. Bu, bir son deðil, yeni bir baþlangýçtýr. Bu, mücadeleyi býrakma deðil, daha farklý bir mücadeleyi baþlatmadýr." diye konuþtu. Bdp’liler: sürecin tam arkasýndayýz BDP Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ: "Öcalan’ýn verdiði mesajlarýn çok önemli olduðunu vurguladý. Nevruz alanýnda Öcalan’ýn mesajýnýn okunmasýyla verilmesi gereken en güçlü mesajýn verildiðinin altýný çizen Demirtaþ, “Biz Barýþ ve Demokrasi Partisi olarak gençlerin kadýnlarýn dostlarýmýzýn bütün halkýmýzýn desteðiyle bugün barýþ iradesiyle karþýnýzdayýz. Öcalan’ýn uzattýðý bu dostluk, kardeþlik ve barýþ elinin havada kalmamasý için üzerimize düþen her þeyi yapmaya hazýr olduðumuzu ifade ediyoruz. Bir kez daha yüz yýllardýr barýþa hasret kalmýþ bu topraklara hayýrlý olsun. Artýk bu topraklara barýþ gelir inþallah. Bugün böylesine güçlü bir çaðrý hepimizin içine umutlandýrdý. Bu umutlarýn boþa çýkmamasý için elimizden geleni yapýyoruz." "Kürt halkýnýn ortak sözünü Öcalan dile getirdi" BDP Eþbaþkaný Gültan Kýþanak, okunan mesajla Kürt halkýnýn ortak sözünü Öcalan’ýn dile getirdiðini söyledi. ‘Bu söz hepimiz adýna direne halkýz adýna kadýnlar adýna genler adýna Berivanlar adýna söyleniþ sözdür.’ diyen Kýþanak, þöyle konuþtu: “Biz bu sözün gereðini yapmak için bundan sonra daha çok çalýþacaðýz sözümüzü bugün söyledik. Burada Amed meydanýna bir kez daha sizler hem tarih yazdýnýz hem de tarihe tanýklýk ettiniz. Þimdi yeni bir

süreci hep beraber daha güçlü daha meni adýmlarla yürümek için hazýr mýyýz? Amed hazýr mý? kardeþliðe barýþa eþitliðe inananlar bu sürece hazýr mý? Bu yolu yürümek geçer bu onuru bize bahsedersiniz ömrümüzün sonuna kadar sizinle birlikte barýþ için çözüm için özgürlük için özgürlük için yürümeye hazýrýz. Size Amed haklýna söz veriyoruz.” "Toplumumuz Kürd’üyle Türk’üyle barýþ istiyor" Van Baðýmsýz Milletvekili Aysel Tuðluk ise Öcalan’ýn mesajýnýn bir özgürlük, demokrasi ve kardeþlik manifestosu olarak deðerlendirdiðini söyledi. Bu çaðrýda sadece Kürtler haklarýný kazansýn diðerleri ne olursa olsun gibi bir ifadenin olmadýðýn dile getiren Tuðluk, Öcalan’ýn mesajýnda tüm inanç ve kültürler için özgürlük denildiðini kaydetti. Öcalan’ýn mesajýna adalet ve eþitlik içeren bir karþýlýk vereceklerini önemle vurgulayan Tuðluk, “Evet bir kez daha son kez barýþmayý deniyoruz. Bu kez barýþmayý baþarmak istiyoruz. Halklarýmýza onurlu barýþý armaðan ermek istiyoruz. Buradan söylüyoruz bizler Kürt siyasetçiler olarak Demokratik Toplum Kongresi olarak Öcalan’ýn ortaya koyduðu çözümün arkasýnda sonuna kadar duracaðýz. Artýk barýþa mecburuz barýþ artýk soyut bir kavram deðil barýþ toplumsal bir talep haline geldi. Toplumumuz Kürdüyle Türküyle barýþ istiyor. Ýþte bizim boynumuzun borcudur barýþý armaðan etmek. Bunu baþaracaðýz ve barýþý bu topraklara getireceðiz. Bu anlamlý çaðrýya ayný içerikte ayný özde yanýtlar verilmesi gerekiyor. Kürt hareketi, Öcalan bu sürecin barýþla sonuçlanmasý

için acýlar yaþanmamasý için gereken adýmlarý attýlar. Bu süreç deðiþemez. Bu adýmlara denk yanýtlar verilmeli. Gelin yeniden Kürt, Türk tüm halklarýn eþit ve özgür yaþayacaðý Demokratik Cumhuriyeti inþa edelim.”dedi. "Biz kardeþlik istiyoruz" Sorunun inkardan, imhadan doðduðunu belirten Tuðluk, Kürtlerin isyanýn yok sayýldýðýný, Kürt diline, kimliðine yasaklar konulduðunu belirterek, “Ýþte bu isyaný bitirmenin yolu kabulden geçer. Bu halký kimliðiyle kültürüyle tanýmaktan geçer.”dedi. ‘Deðerli halkýmýz biz ne kadar Kürtsek biz ne kadar Mezopotamyalýysak o kadar da Anadoluluyuz’ diyen Tuðluk, konuþmasýný þöyle sürdürdü: “Ve biz kardeþlik istiyoruz. Bizim 1000 yýllýk ittifakýmýz var. Birlikte acýlar yaþadýk, birlikte öldük ve birlikte kazanacaðýmýza inanýyoruz. Yeni bir sürecin içerisindeyiz. Bu süreci demokratik kurtuluþ olarak görüyoruz. Bu süreç her zamankinden daha çok mücadele sürecidir. Gelin her günü nevruz alanýna dönüþtürelim. Barýþ, demokrasi için her gün sokaklarda her alaný tahrir meydanýna dönüþtürelim. Bunu yaparsak inanýrsak kazanabiliriz, barýþý gerçekleþtirebiliriz. Ben bunu baþaracaðýmýza inanýyorum. Kazanacaðýmýza olan inançla Kürdistan halkýný tüm dostlarýmýzý yeniden mücadeleye çaðýrýyoruz. Barýþa dair demokrasiye dair demokrasinin iradesin açýða çýkarmaya çaðýrýyorum. Bu topraklara barýþ ve özgürlük gelecek. Biz hep mücadele ederek direnerek bu günlere geldik. Bundan sonra da mücadele ederek kazanacaðýz.” (CÝHAN)

Eðitim Bir Sen, baþörtülü öðretmenlerin derslere baþörtüyle girmelerini istedi

Þ

ýrnak Cizre Eðitim Bir Sen Þubesi, yapýlan sayýma göre Cizre’nin en çok üyeye sahip sendikasý olarak 'Cizre’nin yetkili sendikasý' unvanýný kazandý. Bu sevinci üyeleriyle paylaþan Cizre Eðitim Bir Sen Þubesi, Öðretmenevi’nd e üyeleriyle bir araya gelerek, baþörtülü öðretmenlerin baþörtüyle derslere girmelerini istedi. Yapýlan sayýma göre; Cizre’nin en çok üyeye sahip sendikasý olarak Cizre’nin yetkili sendikasý unvanýný kazanan Eðitim-Bir-Sen Cizre Þubesi,

Cizre Öðretmenevi’nde bu zaferini tüm üyeleriyle birlikte 'Büyük Buluþma' olarak kutladý. Öðretmenevi’nde düzenlenen programa; Þýrnak Ýl Milli Eðitim Müdürü Yüksel Arslan, Þýrnak Ýl Milli Eðitim Þube Müdürü Hasan Berhuni, Eðitim Bir Sen Þýrnak Ýl Baþkaný Muhammed Sait Yürgüç, Cizre Eðitim Bir Sen Þube Baþkaný Abdullah Çatý ve Cizre Eðitim Bir Sen üyeleri katýldý. Açýlýþ konuþmasýný yapan Þýrnak Eðitim Bir Sen Baþkaný Sait Yürgüç, birlikteliðin ve beraber olmanýn önemine dikkat çekti.

Cizre’de görev yapan baþörtülü öðretmenlerin, yarýndan itibaren baþörtülü derslere girmelerini isteyen Ýl Baþkaný Muhammed Sait Yürgüç, bunun için her türlü bedeli ödemeye hazýr olduklarýný söyledi. Muhammed Sait Yürgüç, “Bu kenti de bu ülkeyi de deðiþtirecek olanlar, kalkýndýracak olanlar ve kalkýndýrmaya devam edecekler yine öðretmenler olacaktýr. Ülkeyi deðiþtirebilmek için sendikacýlýk gerçekten çok önemlidir. 24 yaþýndayým yaklaþýk birkaç yýl oldu öðretmen olalý. Ancak bu iþe ilk baþladýðým andan itibaren öðretmenlerin bir arada olmasý gerektiðini, onlarý ancak birlik ve beraberlik duygularý içerisinde bir þeyleri baþarabileceðini hep gördüm ve bunun için sendikada çalýþmaya devam ediyorum.

dalet ve Kalkýnma Partisi (AK Parti) Adýyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Diyarbakýr Nevruz'unun, silahlara elveda denilen yeni bir baþlangýç olduðunu söyledi. Metiner, Abdullah Öcalan’ýn mesajlarýný ‘çok olumlu’ olarak nitelendirdi. Mehmet Metiner, Diyarbakýr’daki Nevruz kutlamalarý ve terörist baþý Abdullah Öcalan’ýn mesajý ile ilgili deðerlendirmelerde bulundu. Öcalan’ýn mesajlarýný ‘çok olumlu’ olarak nitelendiren Metiner, “Silahlara 'elveda' dedi. Ýslam kardeþliðine vurgu yaptý. Tarihsel geçmiþimize vurgu yaptý. Günün çatýþma deðil, kardeþlik günü olduðunu söyledi. Çok anlamlý. Kesin bir dille silahlý güçlerin sýnýr dýþýna çýkmasý gerektiðini söyledi. Silahlarýn miladýný doldurduðunu söyledi. Silah yerine demokratik siyaseti önerdi. Binlerce, yüz binlerce insanda Diyarbakýr’da bu çaðrýya olumlu yanýt verdi. Türkiye’nin batýsýnda da bu çaðrýnýn olumlu bakýldýðý kanaatindeyim. Türk ve Kürt milliyetçilerini þaþýrtan, birliðe, barýþa, demokrasiye vurgu yapan bir konuþmaydý. Türkiye toplumunun bu konuþma ile rahatlayacaðý kanaatindeyim.” diye konuþtu. Bir çatýþmasýzlýk süreci olduðunu dile getiren Metiner, “Bu devam edecek. Bir

takvim çerçevesinde silahlý güçlerin ülke dýþýna çekilmesi saðlanacak. 'Hayýrlý uðurlu' olsun. Bölge halkýnýn da Türkiye halkýnýn da memnun olduðunu düþünüyorum.” ifadesini kullandý. Metiner, bazý partilerin mesajýn kendisinden çok Abdullah Öcalan’ýn posterlerine takýlýp kaldýðýný söyledi. Muhalefet milletvekillerinden gelen, “Türk bayraðý yoktu.” eleþtirilerinin hatýrlatýlmasý üzerine Metiner, “Ülke bizim, Misak-ý Milli bizim deniyor. Kimsenin bu devletle bayrakla kavgasý yok. Bence biçime takýlmamak lazým. Diyarbakýr Nevruz'u yeni bir baþlangýç oldu. Silahlara elveda dediðimiz bir günün baþlangýcý oldu. Herkese 'hayýrlý olsun.'” Dedi. (CÝHAN)

Öðrenciler, Kürtçe ve Türkçe þarkýlarla Nevruz'u kutladý

B

atman’da, okul bahçesinde ateþ yakýp üstünden atlayan öðrenciler, Nevruz’u anlatan þiirler okuyup, seslendirdikleri þarký türküler eþliðinde halay çekip eðlendi. 21 Mart Nevruz Bayramý'nda Batman’da bir ilk yaþandý. Batman Valiliði'nin oluru ile Nevruz Bayramý'nýn okullarda kutlanmasýna izin verildi. Batman Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý (ÝMKB) Lisesi’nin

Sizlerin de bu noktada her zaman yanýmýzda olmanýzý istiyoruz. Malumunuz önemli ve zor dönemeçlerden geçiyoruz. Bir tarafta hüzün ve keder, bir tarafta tarihi bir damga olan binlerce yýl anlatýlan kardeþliðe gösterdiðiniz tavýr ve sonuç. 12 milyon 300 bin imza. Biz imza kampanyasýna baþladýðýmýzda Memur Sen'in baþka iþi gücü yok mu? Öðretmenlerin maaþý bitti, ek ödenek bitti baþörtüsü mü kaldý diyorlar. Bu mesele öðretmenin birkaç yýllýk meselesi deðil. Bu, 30 yýllýk bir kardelendir. Bu bir duruþtur, bu bir kendini gösteriþtir. Bu bir haklý davadýr. Sizlerin de yanýmýzda olduðunuz için biz çok mutluyuz. Sað olun. Buradan baþörtülü bayan öðretmen arkadaþlara bir duyuru yapmak istiyorum. Yarýndan itibaren lütfen okullarýnýzda baþörtülü olarak derslerinize girin bedeli ne olursa olsun. Biz her türlü bedeli ödemeye hazýrýz. Zaten bu bedeli ödemek için buradayýz.” diye konuþtu. Ýl Milli Eðitim Müdürü Yüksel Arslan da eðitimcilerin görevinin, öðrencilerin gelecekte

düzenlediði Nevruz Bayramý kutlamalarý renkli görüntülere sahne oldu. ÝMKB Lisesi bahçesinde toplanan okul öðrencileri ateþ yakarak, davul zurna eþliðinde ateþin etrafýnda halaylar çekti. Öðrencilerin söylediði Kürtçe ve Türkçe þarkýlarla coþan öðrenciler, ateþin üzerinden atlayarak baharýn habercisi Nevruz Bayramý'ný kutladý. Yaklaþýk 2 saat süren kutlamalarla ilgili açýklama yapan ÝMKB Lisesi Müdürü Þehmus Kalkan, Batman Valiliði'nden aldýklarý izin ile Nevruz Bayramý'ný kutladýklarýný belirtti. Kalkan, kutlamalarda siyasi içerikli slogan ve þarkýlarýn içermediði her þeyin serbest olduðunu söyledi. Öðrencilerin Nevruz kutlama programý, þiirler ve Kürtçe, Türkçe þarkýlarla devam etti. (CÝHAN)

güzel hayaller kurmalarýný saðlamak olduðunu ifade etti. Arslan, “Bizim mesleðimizin temel amacý toplumlarý birleþtiren, toplumlarý kuran, toplumlarý medeniyete kavuþturan bireyler yetiþtirmektir. Onun için öðretmenlik mesleði çok önemlidir. Biz sadece öðrencinin zihni ve akli dengelerini geliþtirmek için bir takým faaliyetler ve programlar yürütüyoruz. Bu, yalnýzca eðitim gayesi olamaz. En önemli þey bir insan yetiþtirmektir. En önemli þey, çok iyi bir yurttaþ yetiþtirmektir. En önemli þey, ülkenin kalkýnmasýna katký saðlayacak rekabet gücü olan, dünyada rekabet saðlayabilecek bir meslek sahibi fert yetiþtirmektir. O halde yapmamýz gereken þey, ilk önce insanýmýzý düzeltelim, dünyamýz düzelecektir.” ifadelerini kullandý. Daha sonra Cizre Eðitim Bir Sen Sendikasý, Yapýlan konuþmalarýn ardýndan ‘Cizre’nin yetkili sendikasý Eðitim Bir Sen’ þeklinde hazýrlanan özel pasta kesilerek üyelerine daðýtarak sevinçlerini yaþadý. (CÝHAN)

22 Mart 2013 Cuma Gazete Sayfaları  

22 Mart 2013 Cuma Gazete Sayfaları

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you