Page 1

Þehit polis Cengiz Emgizek, memleketine törenle uðurlandý M

Ýsmail Erkar

ardin Devlet Hastanesi önünde teröristlerin polis aracýna düzenlediði saldýrý sonucu þehit olan polis memuru Cengiz Emgizek için cenaze töreni düzenlendi. Mardin Emniyet Müdürlüðü'nde düzenlenen cenaze törenine Mardin Valisi Turhan Ayvaz, Tuðay Komutaný Lokman Ali Yýlmaz, Mardin Belediye Baþkan yardýmcýsý Murtaza Varlýk, Emniyet Müdürü Derviþ Kara, Cumhuriyet Baþsavcýsý Emre Dündar, askeri ve sivil yetkililer ile kurum amirleri, ilçe kaymakamlarý, polis mensuplarý ve çok sayýda vatandaþ katýldý. Cenaze törenine katýlan þehit polis Cengiz Emgizek’in eþi Hatice Emgizek ve annesi Elif Emgizek ile kardeþleri tabuta sarýlarak gözyaþý döktü. Þehit annesi, Cengiz Emgizek’in fotoðrafýna sarýlarak, "Beni de oðlumun tabutuna koyun." diye feryat etti. 1,5 yaþýndaki þehit oðlu Muhammed ise polis memurlarýnýn

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

18 Ocak 2013 Cuma

kucaðýnda cenaze törenini seyretti. Cengiz Emgizek’in babasý Hanefi Emgizek ise oðlunun katilleri bulunmasý için Mardin Valisi Turhan Ayvaz’da yardým istedi. Þehit polis memuru Kaya'nýn özgeçmiþinin okunmasý ve saygý duruþuyla baþlayan törende konuþan Mardin Emniyet Müdürü Derviþ Kara, "Bilindiði gibi hasta ambulans ve hastanelere dokunmamak her türlü öncelik ve yardýmý saðlamak her türlü insanlýðýn ortak paydalarýndan bir tanesi olduðunu belirterek, Maalesef son bir yýldýr Mardin ve ilçelerinde terör örgütü PKK ve KCK örgütü düzenlediði silahlý ve bombalý saldýrýda 3 tane þehit verdik. 5 tane polis memuru da yaralandý. Bu olayýn aydýnlatýlmasý için ne gerekiyorsa yapacaðýz. Bilindiði gibi hasta, ambulans ve hastanelere dokunmamak, her türlü öncelik, yardým ve kolaylýðý saðlamak insanlýðýn ortak paydalarýndan birisidir. Ýç güvenlikten sorumlu kolluk kuvveti olarak vatan ve vatandaþlarýmýzýn bir bütün olduðuna ve asla

parçalanmayacaðýna inanýyoruz. Bizler vatan evlatlarýmýzýn okuyup aydýnlanmasý, çalýþýp zenginleþmesi ve her türlü tercihlerini hür iradeleriyle yapmalarý konusunda gerekli güvenlik tedbirlerini almaya, yeri ve zamaný geldiðinde polis memuru Cengiz Engizek gibi son borcumuzu da ödemeye hazýrýz. Bizler yangýnýn olduðu yerde itfaiyeci ve su olmaya, terör ve yýkýmýn olduðu yerde huzur vermeye ve inþa etmeðe kararlýyýz. Bu mücadeledeki en büyük destekçimiz kadirþinas milletimizdir. Tarih boyunca büyük düþünen ve büyük hareket eden milletimiz önündeki tüm badireleri tek tek atlatacak, zengin, müreffeh ve huzurlu geleceðine doðru yol almaya devam edecektir." dedi. Konuþmalarýn ardýndan Mardin Müftüsü Dursun Ali Coþkun tarafýndan dualar okundu. Daha sonra þehitin cenazesi önce ambulansla Mardin Havaalaný'na, buradan da tarifeli uçakla Kahramanmaraþ’a gönderildi.

Yýl: 9 Sayý 2548 Fiyatý :25 Kr

Kaymakamlýktan örnek uygulama SYDV'na kayýtlý bulunan 12 bin yardýma muhtaç dosyayý incelemeye koyulan 8 sosyolog ayný zamanda köy köy, mezra mezra dolaþýp imkaný kýsýtlý olan baþka vatandaþ olup olmadýðýný tespit etmeye çalýþýyor. Ali Edis

TOGEM'den M eðitim yardýmý

M

ardin Belediyesi bünyesinde kurulan Toplumsal Geliþim Merkezi (TOGEM) yardýmlarýna devam ediyor. Mardin TOGEM, Üsküdar Belediyesi TOGEM'den gelen eðitim materyallerini Mardin'de ki ilkokul, ortaokul ve liselere daðýttý. 7 yüz adet orta ve lise yardýmcý kaynak seti ile bir hayýrsever vatandaþtan alýnan 2 yüz adet okul çantasýnýn daðýtýmý tamamlandý. Sayfa 2’de 3’te

idyat ilçesinde kaymakamlýða baðlý Sosyal Yardýmlaþma ve Dayanýþma Vakfý(SYDV) uzman kadrosu fakir ve yardýma muhtaç vatandaþlarý yerinde ziyaret edip tespitler yapýyor. Yardým yapýlmýyorsa Kaymakam Oðuzhan Bingöl'ün talimatýyla acil yardým yapýlýyor. SYDV'na kayýtlý bulunan 12 bin yardýma muhtaç dosyayý incelemeye koyulan 8 sosyolog ayný zamanda köy köy, mezra mezra dolaþýp imkaný kýsýtlý olan baþka vatandaþ olup olmadýðýný tespit etmeye çalýþýyor. Vakýf bünyesinde

görevli 8 sosyolog Kaymakamlýk tarafýndan tahsis edilen iki araçla mesai baþlamasýyla birlikte vatandaþlara tespit ziyaretleri düzenliyor. Uzman görevlilere muhtarla eþlik ederken Kürtçe, Arapça ve Türkçe sorularla muhtaç vatandaþlarý dinliyor ve not anketlerine önemli bilgiler yazýyor. Kaymakam Oðuzhan Bingöl'ün yardýma muhtaç insanlar, yetimler ve dullara çok önem verdiðini hatýrlatan sosyolog Sedat Ölmez, "Arkadaþlarýmýzla birlikte günde ortalama 400 hane ziyareti gerçekleþtiriyoruz. Tüm köyleri yerinde inceledik. Belde ve merkezde çalýþmalarýmýz tüm hýzýyla devam

edecek. Sosyal yardýmlaþma adý altýnda fakirliði ortadan kaldýrmak amacýyla yapmýþ olduðu desteði ve yardýmý geliri gerçek anlamda düþük ve yardýma muhtaç insanlarý tespit edip bu yardýmlarý ona ulaþtýrmayý hedefliyoruz." Dedi. Vatandaþlarýn ev ziyaretlerinden dolayý memnun olduðunu iþaret eden Çavuþlu Beldesi Cumhuriyet Mahalle muhtarý Muhtar Mehmet Alioðlu ise "Vatandaþý tek tek geziyoruz. Vatandaþ derdini anlatýyor kendi aðzýyla anlatýyor, bizde elimizden geldiði kadar yardýmcý olmaya çalýþýyoruz." þeklinde konuþtu.

Trafiðe kayýtlý araç sayýsý 16,9 milyonu aþtý

T

rafiðe kayýtlý araç sayýsý Kasým ayý sonu itibarýyla 16 milyon 979 bin 606 oldu. Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) Kasým ayý Motorlu Kara Taþýtlarý istatistiklerini açýkladý. Trafiðe kayýtlý 16,9 milyonun üzerindeki taþýtýn yüzde 50,7’sini otomobil, yüzde 16,4’ünü kamyonet, yüzde 15,7’sini motosiklet, yüzde 8,9’unu traktör, yüzde 4,4’ünü kamyon, yüzde 2,3’ünü minibüs, yüzde 1,4’ünü otobüs, yüzde 0,2’sini ise özel amaçlý taþýtlar Sayfa 3’te oluþturdu.

Öðrencilere giyim yardýmý yapýldý

Suriyeli Vatandaþlar çadýrlara yerleþti S Ý M. Sait Çakar

uriye'de devam eden iç savaþ ve zulümden kaçan bir grup Suriyeli vatandaþ, Mardin'in Midyat ilçesinde kurduklarý çadýrlara yerleþti. 11 çadýrda, 55 vatandaþ zor þartlarda yaþam mücadelesi veriyor. Akçakaya Mahallesi Cizre Yolu üzerinde boþ alana yerleþen Suriyeli vatandaþlar, Türkiye'nin yakýn ilgisinden memnun olduklarýný belirtiyor. Havanýn soðuk olmasý özellikle çocuklarý etkilerken, çadýrlarda vatandaþlarýn yakacak, giyim ve gýda desteði

saðladýðýný belirtirken, Midyat Kaymakamlýðý'nýn da yardýmcý olduklarýný belirtiyor. Suriye'deki olaylarda iki oðlunun hayatýný kaybettiðini, bir oðlunun kayýp olduðunu söyleyen Hatice Muhammed Ahmed, Türkiye'de akrabalarýnýn olduðunu belirtti. Ahmed, Türkiye'deki tüm yetkililere ve bize yardým eden herkese teþekkür ederiz." diye konuþtu. Yaþadýklarý için þükrettiklerini belirten Ahmet Hasan ise "Önceki hafta kaçtým. Þuan ayaðým kýrýk. 11 çadýr kurduk ve 55 kiþiyiz, buna da þükür, yaþýyoruz." Dedi.

stanbul'da bulunan Midyatlý iþadamlarý Fatih Mete, Serkan Edis ve Levent Yýldýz, Ovabaþý Ýlkokulu'nda okuyan öðrencilere bot, çorap, eldiven, kaþkol ve bereden oluþan hediye paketleri göndererek eðitime destek verdi. Ovabaþý Köyü Ýlkokulu'nda yapýlan törene, Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Þehmus Ýleri, Þenköy Çok Programlý Lise Müdürü Öztekin Akçay, Acýrlý Çok Programlý Lisesi Müdür Yardýmcýsý Cemil Yýldýrým katýldý. Sayfa 2’de 3’te


18 Ocak 2013 Cuma

2

Kýzlar Basketbol Ýl þampiyonasý'nda Kanlý Nigar beðeniyle izlendi birinci belli oldu M Ali Edis

ardin Valiliðinin Kültür Etkinlikleri Kapsamýnda Diyarbakýr Devlet Tiyatrosu oyuncularý tarafýndan Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen "Kanlý Nigar" adlý tiyatro oyunu izleyiciler tarafýndan ilgiyle izlendi.

M. Sait Çakar

M

ardin'de Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürlüðü ile Milli Eðitim Müdürlüðü'nün ilköðretim okullarý arasýnda düzenlediði Kýzlar Basketbol Ýl Þampiyonasý nefes kesen final maçýyla sona erdi. Atatürk Kapalý Spor Salonu'nda düzenlenen turnuvada final maçýnda Mardin Noter Cevdet Altun Ýlkokulu öðrencileri, Nusaybin Sýla Ortaokulu grubunu 55 -40 yenerek üst üstte ikinci kez Mardin þampiyonu oldu. Noter Cevdet Altun Ýlkokulu'nun yýldýz kýzlarý elde ettikleri bu þampiyonlukla Mardin’i bölge geneli yapýlacak olan müsabakalarda temsil etme hakkýný kazandý. Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Mustafa Kuzu, Mardin’de okullar arasý düzenlenen Basketbol Turnuvasý'nda bu yýl yine Noter Cevdet Ýlköðretim Okulu Kýzlar Takýmý þampiyon olarak Mardin’i

Diyarbakýr Devlet Tiyatrosu oyuncularýnýn oynadýðý, Sadýk Þendil tarafýndan yazýlan ve Volkan Özgömeç tarafýndan yönetilen geleneksel Türk Tiyatrosundan pek çok unsuru barýndýran oyun izleyicilerin beðenisini kazandý. Oyunun bitiminde, Ýl Kültür ve

Güneydoðu Bölgesi'nde yapýlacak olan basketbol þampiyonasýnda temsil edeceklerini kaydetti. Final maçlarýnda öðrencilerini yalnýz býrakmayan Noter Cevdet Altun Ýlkokulu Müdürü Murat Baðýþ, okulun kýz öðrencilerinden oluþan basketbol takýmý iki yýldýr Mardin birincisi olduðunu belirterek, kýz öðrencilerin derslerdeki baþarýlarýnýn spora

da yansýdýðýný söyledi. Ödül törenin ardýndan Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Mustafa Kuzu ve Nusaybin Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Ýzzettin Aydýn finallerde baþarý gösterip ilk üçe giren takýmlarýn yönetici, oyuncu ve öðretmenleriyle birlikte toplu hatýra fotoðrafý çektirdi.

Turizm Müdürü Davut Beliktay, Kanlý Nigar karakterini oynayan Duygu Gökhan’a bir demet çiçek vererek kendisine ve bütün oyunculara teþekkür etti. Kanlý Nigar adlý oyunu çok sayýda

Kýzýltepe Belediyesi alt yapý çalýþmalarýna devam ediyor Ýsmail Erkar

K

ýzýltepe ilçesinde belediye tarafýndan Ersoylu, Bahçelievler ve Atatürk mahallelerinde baþlatýlan parke yol ve kaldýrým döþeme çalýþmalarý devam ediyor. Çalýþmalarý yerinde inceleyen Belediye Baþkan Yardýmcýsý Þemsettin Sulhan, Kýzýltepe'nin giderek güzelleþmesi, daha estetik ve modern bir ilçe haline gelmesi için çalýþmalarýnýn devam ettiðini söyledi. Sulhan, "Ýnsanlarýmýzýn daha güzel bir yol ve

kaldýrýmlardan evlerine gidip gelmelerini saðlamak için çalýþýyoruz. Bu çalýþmalarýmýz Kýzýltepe'nin tüm sokak ve caddelerinde devam edecektir. Tabi vatandaþlarýmýzýn biraz sabretmesi gerekecek. Aslýnda bu çalýþmalar Kýzýltepe'de bugüne kadar gecikmiþ çalýþmalardýr. Ancak Baþkanýmýz Ferhan Türk ve yönetiminin gelmesi ile halkýmýzýn bize verdiði destekle birlikte biz bu çalýþmalara imza attýk. Yol kaplama ve kaldýrým yenilme çalýþmalarýmýza yoðun bir þekilde devam edeceðiz" dedi.

TOGEM'den eðitim yardýmý Sedat Aslanaçier

M

ardin Belediyesi bünyesinde kurulan Toplumsal Geliþim Merkezi (TOGEM) yardýmlarýna devam ediyor. Mardin TOGEM, Üsküdar Belediyesi TOGEM'den gelen eðitim materyallerini Mardin'de ki ilkokul, ortaokul ve liselere daðýttý. 7 yüz adet orta ve lise yardýmcý kaynak seti ile bir hayýrsever vatandaþtan alýnan 2 yüz adet okul çantasýnýn daðýtýmý tamamlandý. Mardin TOGEM Onursal Baþkaný, Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu'nun eþi Fahriye Ayanoðlu, TOGEM'in kýsa bir süre önce kurulmasýna raðmen

her geçen gün daha da büyüdüðünü söyleyerek;"Bir gönüllüler hareketi olan TOGEM, Mardin'e hayýrlý hizmetlerde bulunuyor.Üsküdar Belediyesi TOGEM ve bir hayýrsever vatandaþýmýzýn baðýþladýðý çanta ve eðitim setlerini Mardin'de bulunan okullara daðýttýk.Hayýrseverlerin ve gönüllü çalýþanlarýmýzn katkýlarýyla yardýmlarýmýz devam edecek."dedi. Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn eþi Emine Erdoðan öncülüðünde 2005 yýlýnda Üsküdar Belediyesi bünyesinde kurulan ve daha sonra diðer bazý belediyelerin de bünyesinde açýlan Toplum Geliþim Merkezleri (

TOGEM) bulunduklarý illerde özellikle eðitim alanýnda yaptýklarý yardýmlarla önemli bir boþluðu dolduruyor.

Öðrencilere giyim yardýmý yapýldý Ali Edis stanbul'da bulunan Midyatlý iþadamlarý Fatih Mete, Serkan Edis ve Levent Yýldýz, Ovabaþý Ýlkokulu'nda okuyan öðrencilere bot, çorap, eldiven, kaþkol ve bereden oluþan hediye paketleri göndererek eðitime destek verdi. Ovabaþý Köyü Ýlkokulu'nda yapýlan törene, Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Þehmus Ýleri, Þenköy Çok Programlý Lise Müdürü Öztekin Akçay, Acýrlý Çok Programlý Lisesi Müdür Yardýmcýsý Cemil Yýldýrým katýldý. Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Þehmus Ýleri, törende yaptýðý konuþmada, eðitime yapýlan her türlü yatýrýmýn kaliteyi yükselttiðini belirterek, hayýrsever iþ adamlarýna ve kardeþ sýnýf sýnýfa eðitime katkýlarýndan dolayý teþekkür etti. Ýleri, "Ovabaþý Ýlkokulu'nda bulunan bütün eksiklikler giderildi. Midyatlý hayýrsever üç iþ adamýmýzýn gönderdiði malzemelerden dolayý kendilerine teþekkür ederim. Bunun diðer okullarýmýza da vesile olmasýný diliyoruz. Bu tür yardýmlarýn diðer okullarýmýza da diðer iþ adamlarýmýz tarafýndan yapýlamasýný istiyoruz, eðitim konusunda daha duyarlý olmalarýný bekliyoruz" dedi. Ahmet Aydýn isimli öðrenci

Ý

velisi de, yapýlan yardýmlardan ötürü memnuniyetini dile getirerek, "Bu tür yardýmlarýn yapýlmasýndan dolayý çok memnun olduk. Öðretmenlerimizden çok memnunuz okulumuzun bütün ihtiyaçlarýný kendi imkanlarý ile yapmalarýndan çok memnun

kalýyoruz. Öðrencilerimiz ile çok ilgileniyorlar. Kardeþ sýnýfa ve hediye gönderen Midyatlý iþ adamlarýna çok teþekkür ederiz" dedi. Konuþmalarýn ardýndan hediye paketlerinin daðýtýmý yapýldý.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

18 Ocak 2013 Cuma

Baþbakan Erdoðan: Ekmek israfý ile her yýl 500 okulun parasýný çöpe atýyoruz

B

aþbakan Recep Tayyip Erdoðan, ülkemizde günde bin 500 ton yýlda ise 550 bin ton ekmeðin israf edildiðine dikkati çekerek, "Adet olarak günde 6 milyon, yýlda 2 milyar adet ekmek maalesef çöpe gidiyor. Ekonomik büyüklüðü bu israfýn yýlda 1,5 milyar lira. Çöpe giden 1,5 milyar ile 162 bin asgari ücretliye maaþ ödenebildiði gibi 500 okul, 500 yurt ya da 500 km bölünmüþ yol yapýlabiliyor. Ýsraf yoluyla biz bu ekonomik kaynaðý çöpe atmýþ oluyoruz." dedi. Erdoðan, dünyanýn en büyük 10 ekonomisinden biri olurken en büyük israfçýsý olmamýz gerektiðini belirterek, böyle bir durumda galip deðil maðlup olacaðýmýzý vurgulayarak, "Müsrifliðin sonu müflis olmaktýr." diye konuþtu. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), israfýn önlenmesine iliþkin toplumsal bir duyarlýlýk ve farkýndalýk yaratýlmak amacýyla "Ekmek Ýsrafýný Önleme Kampanyasý" baþlattý. Kampanyanýn baþlangýç toplantýsýna Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan da katýldý. Erdoðan, TOBB Konferans Salonu'nda gerçekleþtirilen toplantýda ekmek israfýnýn; nedenleri, boyutlarý, önlenmesi ve tüketici alýþkanlýklarý gibi detaylarý içeren bir raporu açýkladý. Burada bir konuþma yapan Baþbakan Erdoðan, ekmeðin medeniyetimizdeki önemine deðindi. "Ecdadýmýz zengin de olsa fakir de olsa ekmeðe bir sarf malzemesi olarak deðil bir nimet olarak bakmýþtýr." diyen Erdoðan, bir milletin refah düzeyinin sadece ürettiði ve tükettiði ile ölçülemeyeceðini belirti. "Bizim medeniyetimiz refah ve kalkýnmayý gayrinizami rakamlarla izah edemez. Refah ve kalkýnma bedenin ihtiyaçlarý kadar ruhun ihtiyaçlarýn da temin edilmesiyle olur. Edebini kutsallarýný muhafaza etmesiyle olur." ifadelerini kullanan Erdoðan, ekmek misalinin refah ve kalkýnma anlayýþlarýnýn en önemli göstergesi olduðunu vurguladý. Erdoðan, "Ekmeði sadece unun ekmeðe dönüþmesi olarak göremeyiz. Bir gýda olmasýnýn ötesinde bir nimet, mübarek bir emanet olarak görürüz. Bunu kaybedersek medeniyetimize yabancýlaþýr, eleþtirdiðimiz o milletlerin seviyesine düþeriz. Zenginleþtikçe israfý artan bir yaþam tarzý bizim tarzýmýz olamaz. Zenginleþtikçe tasarrufu artan bir millet olmak zorundayýz." dedi. Dünyada yýlda 870 milyon insanýn yetersiz beslendiðini, 10 milyon insanýn açlýk ve yetersiz beslenmeden hayatýný kaybettiðini belirten Erdoðan, "Bu acý tabloyu daha da acýlaþtýran bir durum var. Yýlda 1,3 milyar ton gýda israf ediliyor. Ekonomik deðeri 1 trilyon dolar. Bir taraftan 10 milyon kiþi açlýktan ölüyor diðer tarafta 1,3 milyar ton gýda israf ediliyor. 1,3 milyar ton gýdanýn dörtte biri aç insanlar ulaþtýrýlabilse bu ölümler olmayacak. Ama maalesef ulaþtýrýlamýyor." diye kaydetti. Amerikada yýllýk üretilen gýdanýn yüzde 40'ý israf edilirken, Kanada'da yýlda 27 milyar dolarlýk gýdanýn israf edildiðini aktaran Erdoðan, "Bu rakam en fakir 32 ülkenin toplam milli gelirine denk. Avrupa Birliði içinde de yýllýk 20 milyar dolara yakýn gýda israf ediliyor." diye ekledi. Geçen hafta Afrika ziyareti gerçekleþtirdiðini hatýrlatan Erdoðan,

"Oradaki sefaleti açlýðý gördüm. Bunlardan sadece cüzi bir kýsmý oralara ulaþsa oralarý ihya eder. O insanlar sefalet içinde yaþamazlar. Bu israf anlayýþý tasarrufa dönüþmüyor, oralara ulaþmýyor. Zaten böyle bir þeyi düþünmeleri de söz konusu deðil. Bu geliyor geliyor Türk insanýna düþüyor. Bu adýmý bizim atmamýz lazým. Bu kampanyaya özenle ele almamýz lazým. Bir tarafta yiyecek bulamayan insanlar, diðer tarafta týka basa doyan, yiyemediðini çöpe atan bir kesim var." deðerlendirmesinde bulundu. Tevfik Fikret'i "Yiyin efendiler yiyin, aksýrýncaya týksýrýncaya kadar yiyin" mýsralarýný aktaran Erdoðan, "Ýþte böyle bir toplum var. Bu adil bir toplum deðildir, hýrstýr, tamahtýr açgözlülüktür. Yaþanan çatýþma ve savaþlarýn altýnda da bu adaletsizlik var. Biz israf edenlerin yanýnda olamayýz, tasarruf edenlerin yanýnda olmalýyýz." dedi. Türkiye olarak 10 senede bu tasarrufun çok faydalarýný gördüklerini; ama görmeleri gereken çok kalemler olduðunu kaydeden Erdoðan, bu hafta Bakanlar Kurulu'nda da Türkiye'de kamu kuruluþlarýnýn gayrimenkul israfý üzerine durduklarýný aktardý. "Buralarda da çok ciddi israf var. Senede bir ay gidecekler, 10 ay buralarý çýplak çürümeye yüz tutacak. Neymiþ? Kamu mensuplarýnýn yaz tatillerini geçirmelerine fýrsat vermek. Eðer yapacaksak belirli dönemlerde otellerle anlaþýrsýn olur biter." ifadelerini kullandý. Ziyaretlerinde Somali'den Myanmar'a, Haiti'den Nijer'e kadar bu tablonun yanlýþlýðýný aktardýklarýný, düzeltme çabalarýný anlattýklarýný kaydeden Baþbakan Erdoðan, "Artan zenginlikle birlikte Türkiye'de de israfýn boyutlarý arzu etmediðimiz seviyede büyüyor. Bunu önlemek için çabalarýmýzý sürdürüyoruz." dedi. TMO'nun son derece anlamlý bir araþtýrma yaptýðýný kaydeden Erdoðan, ardýndan bu araþtýrmanýn bazý detaylarýný þöyle aktardý:" TMO'nun araþtýrmasýna göre Türkiye'de günde 25 bin 300 ton ekmek üretiliyor. Yýllýk ekmek üretimi 9,2 milyon ton. 250 gramlýk standart ekmek büyüklüðü dikkate alýndýðýnda günde 101 milyon yýlda 37 milyar ekmek üretiliyor. Bir yýlda üretilen ekmeðin parasal karþýlýðý 26 milyar lira. Tüketime baktýðýmýzda günde 24 bin yýlda 8,2 milyon ton. Yýlda 35 milyar ekmek tüketiliyor. Parasal karþýlýðý 24,3 milyar lira. Ülkemizde günde bin 500 ton yýlda 550 bin ton ekmek israf ediliyor, çöpe atýlýyor. Adet olarak günde 6 milyon, yýlda 2 milyar adet ekmek maalesef çöpe gidiyor. Ekonomik büyüklüðü bu israfýn yýlda 1,5 milyar lira. Araþtýrmada ekmeðin nerelerde israf edildiði de ölçülmüþ. Evlerde alýnan ekmeðin yüzde 2,9'u israf ediliyor, lokantalarda ve benzeri yerlerde yüzde 3'ü israf ediliyor. Öðrenci yemekhanelerinde ise israf oraný yüzde 7'ye kadar yükseliyor. Zenginleþme israfý artýrýyor. Ekmek çeþitliliði artýyor, ekmek tüketimi azalýyor ama ekmek israfý büyüyor." Ardýndan "beyaz ekmek denilen ekmeði sofralarýmýzdan kaldýralým." diye bir öneri getiren Erdoðan, "Has samimi buðday unundan ekmek üretelim dedim bakanýma. Kepek oraný yüksek ekmeði

getirelim dedim. Gýda bunda, güç bunda…Bizim dedelerimiz ninelerimiz bu beyaz ekmeði mi yiyordu? Tam aksine buðdayý öðütüp bu unla ekmeði yapýyordu. Þimdi onun adýmlarýný atýyoruz." Türkiye'de ekonominin büyümesine paralel olarak ekmek çeþitliliðinin arttýðýný, ekmek tüketiminin azaldýðýný ama israfýn büyüdüðünü gördüklerini söyleyen Erdoðan, "Bunlar mutlaka önmeli, dikkate alýnmasý gereken rakamlar. Ekmek israfý sadece ekmek israfý anlamýna gelmiyor. Mazot, tuz elektrik ve benzeri birçok israf da ekmekle birlikte gerçekleþmiþ oluyor." dedi. Erdoðan ardýndan bu yan israflar ilgili rakamlarý paylaþtý: "Bir kilo ekmek için 1,6 litre su harcanýyor. Yýlda israf edilen 6 milyon ekmek için 880 milyar litre su boþa harcanmýþ oluyor. Tabi bir de ekonomik kaygýmýz var. Yýlda ekonomik olarak ekmek israfýnýn karþýlýðý olan 1,5 milyar ile 162 bin asgari ücretliye maaþ ödeniyor. 500 okul veya 500 yurt 500 km bölünmüþ yol yapýlabilir. Ýsraf yoluyla biz bu ekonomik kaynaðý çöpe atmýþ oluyoruz." Milletçe öz eleþtiri yapmak zorunda olduklarýnýn altýný çizen Baþbakan Erdoðan, "Büyüdükçe israf eden bir milet olamayýz. Bizim medeniyet, kültür ve inançlarýmýz buna izin vermez. Bir akarsudan abdest olsak dahi o suyu israf etmekten imtina eden bir anlayýþa sahibiz. Bir yerlerde dostlarýmýz kardeþlerimiz açlýkla imtihan edilirken bizim ekmeði çöpe atmamýz asla kabul edilebilir bir þey deðildir. O çöp konteynerlerinin içinde ekmek arayan insanlarý görerek gücenen bir ülke olamayýz, güçlenen bir ülke olamayýz. Tam aksine onlar bizi zillet imtihanýyla imtihan etmelidir. Bunlar olmamalý. Sadece onlarýn karnýnýn doymamasý deðil çöplerde bu tür atýklar olmaz, bunun bilmeleri lazým." ifadelerini kullandý. Erdoðan son olarak, þöyle kaydetti: "Bizim muhatabý olduðumuz emir son derece net, Yüce Rabbimizden geliyor: 'Ey iman edenler, yiyiniz içiniz ama israf etmeyiniz.' Kampanyayý çok önemsiyorum, ciddiyetle ve kararlýlýkla takip edilmesini rica ediyorum." Son olarak "maðluptur bu yolda galip" ifadesini hatýrlatan Erdoðan, "Dünyanýn en büyük 10 ekonomisinden biri olurken en büyük israfçýsýndan biri olurken orada galip deðil maðlup olmuþ oluruz. Müfrisliðin sonu müflis olmaktýr." dedi. Program Gümrük ve Ticaret Bakaný Hayati Yazýcý, Tarým, Gýda ve hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Ýþler Bakaný Fatma Þahin ve Diyanet Ýþleri Baþkaný Mehmet Görmez de katýldý. (CÝHAN)

3

Belgeler, PTT’nin mail sistemi ile daha güvenli iletilecek

P

TT, elektronik iletilerin güvenli olarak iletilmesini saðlamak amacýyla 4 yýldýr üzerinde çalýþtýðý Kayýtlý Ekonomik Posta Hizmetleri Sistemini uygulamaya koydu. Ýletilerin hukuki yaptýrýmýný saðlayan sistem, resmi, özel, ticari her türlü belge veya yazýnýn kurum kuruluþ ve þahýslar arasýnda güvenli olarak gönderilip alýnmasýný saðlayacak. Fiziki iþlemlerden elektronik hizmetlere doðru hýzlý bir geçiþin yaþandýðý günümüzde, dijital çaðýn gereklerine uygun elektronik hizmetlerin güvenilir bir þekilde saðlanabilmesi için PTT Kayýtlý Ekonomik Posta Hizmetleri Sistemini (KES) baþlattý. Sistem artýk, elektronik ortamda oluþturulan belgenin kiþiler ve kurumlar arasýnda hukuken geçerli olmasýný saðlarken, elektronik belgede “güvenli imza ” ve “zaman damgalanmasý” kullanýlmasý ile belge hukuki güvenliðe sahip olacak. PTT’nin 4 yýllýk çalýþmasýnýn ürünü olarak ortaya çýkan KES, bir otelde Ulaþtýrma Denizcilik ve Haberleþme Bakaný Binali Yýldýrým, BTK Baþkaný Tayfun Acarer, PTT Genel Müdürü Osman Tural’in katýldýðý bir toplantý ile tanýtýldý. Tanýtým toplantýsýnda konuþan Bakan Binali Yýldýrým, ilk olarak elektronik imza sertifikasý belgesi verecek yetkilendirmeyi yaptýklarýný belirterek; bu sistemin esasýnda elektronik ortamdan güvenli haberleþme sistemi olduðunu söyledi. Kayýtlý Elektronik Posta Hizmet Sistemi (KES) hakkýnda bilgi veren Bakan Binali Yýldýrým, elektronik

hizmetlerin gittikçe kayýtlý hale geldiðini belirtti. Devlet dairelerinde daha önce resmi yazýlar yazýldýðýný hatýrlatan Bakan Yýldýrým, altýna mühür basýlan ve imza atýlan bu mektuplarý hatýrlatarak; KES’ in de benzer bir iþlevi gördüðünü anlattý. Bu sistemle, kaðýt, mühür ve imzanýn artýk ortadan kalktýðýný kaydeden Bakan Yýldýrým, þu bilgileri verdi: “Gözükmeyen her þeyde þüphe vardýr. Acaba gitti mi gibi endiþelerde gelir. Bunun tedbiri de böyle ilk tedbir olarak elektronik imza kanunu çýkardýk. Yazýþmalar þimdi yapýlýyor, bakýyoruz altýnda bir numara. Bu numara imza yerine geçiyor. Bu numara bir yetkiliyi temsil ediyor. Elektronik ortamdan bunu güvenli bir biçimde götürmek için PTT’ye bunu ‘Bizim adýmýza takip et.’ Sonra muhatabýn, ‘Efendim bunu duymadýk, bana gelmedik.’ gibi þikâyeti olmasýn diyoruz. Yazýnýn içeriðinden doðan bir mahrumiyet olunca da iþin sahibi belli olsun.” Buradan gerçekleþtirilecek her iþlem hukuki bir sonuç doðuracaðýný dile getiren Bakan Yýldýrým, “ Bu yüzden çok önemlidir. Bazýlarý bunu 'kep' diye anýmsayabilir. PTT þapkasý geleneksel devam edecek. PTT geleneklerine sahip çýkarken, elektronik hizmetlerle kendisini yeniliyor, Bir Çin atasözü, ‘Binlerce kilometre yolculuklarý bile tek bir adýmla baþlar. O zaman böyleydi, þimdi binlerce kilometrelik yol tek bir yolla baþlar.’diyor. Þimdi, binlerce kilometrelik adýmlar tek bir adýmla baþlar.” KEP hakkýnda bilgi veren Bilgi Teknolojileri Baþkaný Tayfun Acarer ise bilginin en önemli kaynak olduðunu vurguladý. Bilginin iletilmesinde güvenliðin saðlanmasýnýn Türkiye açýsýndan son derece önemli olduðunu ifade eden Acarer, “KEP önümüzdeki süreçte daha önemli hale gelecek. Elektronik imza tamamlanmýþtý. Ancak, bu iletileri güvenliðini saðlayamadýðýmýz için gönderemiyorduk. Ancak KEP’le bunu saðlamýþ olduk. ”diye konuþtu. (CÝHAN)

Trafiðe kayýtlý araç sayýsý 16,9 milyonu aþtý

T

rafiðe kayýtlý araç sayýsý Kasým ayý sonu itibarýyla 16 milyon 979 bin 606

oldu.

Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) Kasým ayý Motorlu Kara Taþýtlarý istatistiklerini açýkladý. Trafiðe kayýtlý 16,9 milyonun üzerindeki taþýtýn yüzde 50,7’sini otomobil, yüzde 16,4’ünü kamyonet, yüzde 15,7’sini motosiklet, yüzde 8,9’unu traktör, yüzde 4,4’ünü kamyon, yüzde 2,3’ünü minibüs, yüzde 1,4’ünü otobüs, yüzde 0,2’sini ise özel amaçlý taþýtlar oluþturdu. Söz konusu ayda 91 bin 960 taþýtýn trafiðe kaydý yapýldý. Trafiðe kaydý yapýlan taþýtlar içinde otomobil yüzde 57,3 ile ilk sýrada yer aldý. Bunu sýrasý ile yüzde 17,8 ile kamyonet, yüzde 13,1 ile motosiklet, yüzde 5,4 ile traktör takip etti. Taþýtlarýn yüzde 6,5’ini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlý taþýtlar oluþturdu. Kasým ayýnda trafiðe kaydý yapýlan taþýt sayýsý bir önceki aya göre yüzde 6,5; trafiðe kaydý yapýlan taþýt sayýsý

geçen yýlýn ayný ayýna göre yüzde 8,1 arttý. Trafikteki toplam taþýt sayýsý Ocak-Kasým döneminde 890 bin 78 arttý. Ocak-Kasým döneminde 997 bin 97 taþýtýn trafiðe kaydý yapýlýrken 107 bin 19 taþýtýn ise kaydý silindi. 425 bin 290 taþýtýn da devri yapýldý. Devri yapýlan toplam 425 bin 290

taþýt içinde otomobil yüzde 66,8 ile ilk sýrada yer aldý. Otomobili sýrasýyla yüzde 17,1 ile kamyonet, yüzde 4,4 ile motosiklet, yüzde 4,3 ile traktör takip etti. Kasým ayýnda devri yapýlan taþýtlarýn yüzde 7,4’ünü ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlý taþýtlar oluþturdu. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

18 Ocak 2013 Cuma

4

‘Mardin’e gelmelisiniz’ A

K Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler, Mardin’in ezan, çan ve hazan seslerinin bir arada duyulabileceði eski bir Mezopotamya kenti olduðunu belirterek, Rusya halkýný Mardin’i ve kültürünü tanýmaya çaðýrdý. Güler, Mardin Türkiye’nin en huzurlu kentlerinden biri olduðunu, asayis ve güvenlikte üçüncü sýrada yer aldýðýný ifade etti. “Mardin öne çýkýyor” Muammer Güler, RS FM’e yaptýðý açýklamada, Mardin’in kültürel zenginliklerine dikkat çekti. Güler þunlarý söyledi: “Mardin’e gelen turistlerin hem Mardin merkezde, hem çok yakýn bir kent olarak eski bir tarihi kent olan Dara Antik Harabeleri de ve yine yakýndaki Hasankeyf ’te ve bir tur olarak gelenler için Midyat’ta ki bu da çok önemli bir turizm merkezi ve en az Mardin merkezindeki gibi bir mimari dokuya sahip Midyat ve hemen yakýnýndaki bir daha söylüyorum Þanlýurfa ve Hasankeyf ’i de içine katan bir tur düzenlemesinde Mardin çok öne çýkýyor.” Türkiye’nin en huzurlu kenti... Güler, Mardin’in Türkiye’nin en huzurlu kentlerinden biri olduðuna iþaret etti. Mardin Milletvekili Güler, kentin vaadettiklerini þöyle anlattý:

“Mardin, Türkiye’nin en huzurlu kentlerinden birisi. Güvenlik anlamýnda hiçbir sýkýntýsý olmayan ve Türkiye standartlarýnda asayiþ açýsýndan üçüncü sýrada yer alan bir kent. Bu çok az bilinen önemli bir özelliðidir Mardin’in... Turizm potansiyeline gelince, kent merkezi bu konuda önde olsa da, Midyat’ta, Dara Harabeleri’nde, Þanlýurfa’da, Hasankeyf ’te de büyük bir potansiyel var. Bu tur içerisinde güvenlik yönünden hiçbir sýkýntý yok, konaklama anlamýnda hiçbir sýkýntý yok ama turistlerin gelip görebileceði çok zenginlikler var.” “Rus turistler Mardin’e gelmeli; ezan, çan ve hazan bir arada” Güler, Mardin’in kültürel zenginliðine dikkat çekti. Kentte ezan çan ve hazan sesinin bir arada duyulabileceðini anýmsatan Güler kentte farklý dinlere ait kültürel eserlerin hepsinin koruma altýnda olduðunu söyledi. “Rus turistler bu turizm gruplarýna geldikleri takdirde Mardin’de çok deðiþik þeyler görecekler ve Türkiye’yi tanýma anlamýnda, Türkleri tanýma anlamýnda, bölge insanlarýný tanýma anlamýnda çok farklýlýklar görecekler. Orada ezan sesi, çan sesi, hazan sesi bir arada, farklý dinlerde insanlar birbirlerinin kimliklerine, birbirlerinin inançlarýna saygý göstererek yýllarca bir hoþ görü içinde yaþadýlar. Ve birbirlerinin medeniyet eserlerini hep sakladýlar. Onlarý geleceðe taþýma anlamýnda önemli bir irade gösterdiler.” “Ailece, Rusya’yla iliþkilerimiz iyi” “Bizim ailece de Rusya’yla iliþkiler konusunda bir özelliðimiz var. Benim oðlum akýcý bir Rusçayý konuþabilen, hem iþ Rusçasý hem de günlük konuþma olarak özellikle biz orada önemli çalýþmalar yaptý. Þu anda da Türkiye gelen Rus vatandaþlarýna da VIP anlamýnda hizmet verdiðini de ifade etmek isterim. Tabi biz bu turizm hareketliðini Mardin’e de bekliyoruz. Bakýn buradan kendilerine özellikle belirtiyorum. Mardin’in hedefi 5 milyon turist Rus turistlerin Mardin’le ilgili turlara katýlmalarý halinde çok farklý þeyler göreceklerini ve bu ziyaretlerden çok memnun olacaklarýný ifade ediyorum. Ve gerçekten görülmesi gereken yer, zaten biz bu tarihi dönüþümü, restorasyon çalýþmalarýný bitirdiðimizde Mardin için hedeflediðimiz yýllýk turist sayýsý 5 milyondur. Bu çok iddialý bir hedeftir. Ama biz bu hedefin gerçekleþeceðine inanýyoruz.” RS FM Ankara muhabiri Hale Gönültaþ’ýn, AK Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler’le gerçekleþtirdiði söyleþinin tamamýný Þöyle: -Kültür ve Turizm Bakanlýðý’nda ve Güneydoðu Anadolu illerine yönelik tanýtým hamlesine Mardin’den baþladý. Ýlk tercih olarak neden Mardin seçildi? -Öncelikle dinleyicilerinize selamlarýmý, saygýlarýmý iletiyorum, çalýþanlarýnýza da baþarýlar diliyorum. Mardin’in 2012 yýlýnda Kültür ve Turizm Bakanlýðý Turizm Tanýtma Genel Müdürlüðü’nce öncelik sýrasýna alýnmasýnýn birkaç sebebi var. Baþta Sayýn Bakanýmýz Ertuðrul Günay’a ve Turizm

Tanýtma Genel Müdürü Ýstanbul valiliðindeyken çalýþma arkadaþým olan o dönemin Ýstanbul vali yardýmcýsý bu dönemde de Turizm Tanýtma Genel Müdürü olan Sayýn Cumhur Güven Taþbaþ’a ve deðerli arkadaþlarýna da teþekkürlerimi ifade ediyorum. Kadim bir medeniyetin izlerini

taþýyor Mardin’in Güneydoðu Anadolu’da ve Türkiye’nin turizm potansiyelinde turizm destinasyonunda çok özel bir yeri var, bunu birkaç sebebe baðlayabiliriz. Bir kere Mardin kadim bir medeniyetin bugüne yansýyan izlerini yüzlerce, binlerce yýla raðmen taþýyarak gelmiþ bir kent. Mimari dokusu dünyada belki Toledo’yla eþdeðer olarak görülüyor. Þu anda dünyada mimari yapýsýný büyük ölçüde ve kent yaþamý itibariyle koruyan bir Toledo’dan bahsediliyor ve bir de Mardin. Tabi birçok kentin kendine özgü mimari özellikleri, geçmiþ dönemde bütün medeniyetlerin izlerini taþýyan bir yapýsý var ama bunun kentin tamamýna yönelik olarak ifade edilmesi kent yaþamý içinde bu mimari özelliðin önemli yer tutmasý önemli burada. Mardin’deki yapýlarýn özellikle eski Mardin dediðimiz ve yine binlerce yýllýk bir tarihi olan Mardin Kalesi’nin eteðindeki taþ yapýlar, eski yapýlar, geçmiþ medeniyet izlerini taþýyan yapýlar aðýrlýkta. Elbette ki þu anda devam etmekte olan da bir kentsel dönüþüm çalýþmasý var, bu kent dokusu yýllar boyunca içinde bazý çarpýk yapýlarý da geliþtirmiþ. Þimdi bunlarla ilgili çok önemli bir çalýþma yapýldý. Yaklaþýk 20052006’lý yýllardan itibaren yine Kültür ve Turizm Bakanlýðý’nýn öncülüðünde, Mardin valiliði, Mardin belediyesi ve deðiþik vakýflar ki bunlarýn içerisinde ÇEKÜL Vakfý da ön plana çýkan bir çalýþma içerisinde ve bazý üniversiteler iþin içine girdiler bunlarla birlikte bir dönüþüm çalýþmasý, bir restorasyon çalýþmasý baþlatýldý ve tespit yapýldý. Yaklaþýk 800’e yakýn ilave yapýnýn, eklemenin, çýkýntýlarýn o mimari dokuyu, o tarihi özellikleri olan yapýlarý bozduðu tespit edildi ve bunlarýn yýkýmý ve eserlerin de eskisine uygun olarak bozulmakta olanlarýn restorasyonu gündeme geldi. Bu proje þu anda devam ediyor. Þu ana kadar 150’ye yakýn yer yýkýldý, birçok yerde kamulaþtýrma yapýldý. Mardin’in yeni þehir bölgesinde yeni binalar yapýlarak insanlarýn oraya taþýnmasý suretiyle tarihi doku bütünüyle ortaya çýkarýlmýþ olacak; tamamen bir turizm þehri, mimari dokusu korunmuþ bir þehir haline gelecek. Ve bu tabi ki Mardin’in turizm potansiyelini büyük ölçüde deðiþtirecek. Bir kültür turizmi þehri olacak bir kere. Eski bir Mezopotamya kentidir, binlerce yýllýk medeniyet içersinde birçok medeniyetin orada izleri vardýr. Bir de tabi Mardin’in bu mimari yüzü iþin maddi boyutu ama bir de iþin bir manevi boyutu, bir yaþam boyutu, bir sosyal boyutu, bir kültürel boyutu var ki bence en az Mardin’in mimari dokusu kadar önemli bir yapý. Bu da binlerce yýldan beri farklý din, dil ve kültür ve etnisite, farklý yapýda insanlar, dinler bir uzlaþý içinde. Mardin UNESCO’ya aday Kültür ve Turizm Bakanlýðý’nýn geçtiðimiz günlerde bir çalýþtayý vardý. Mardin’de düzenlenen çalýþtayda teknik çalýþmalar konusunda bilgi verdiðiniz az önce o altýný çizdiðiniz kültürel turizmin arttýrýlmasý için de neler yapýlmasý gerektiði konusu mutlaka öne çýkmýþtýr. Bu konuda neler anlatabilirsiniz? Yine uluslararasý arenada Mardin’e daha çok turist çekmek için bir fikir teatisi, yol haritasý belirlendi mi? Rusya’nýn da çok ciddi bir potansiyeli var; özellikle kültür turizmini öne çýkartarak Rus turistleri Mardin’e çekmek gibi bir proje söz konusu olabilir mi? Ve bununla ilgili bir tur operatörleriyle bir toplantýnýz, böyle bir gündeminiz var mý? -Söylediðiniz konularýn tamamý bu çalýþtaylarda ve bu çalýþmada gündeme geldi. Bir kere Mardin’in turizm zenginliðinin ne olduðu ortaya kondu, eksiklikler, yapýlmasý gerekenler ve hangi turlarýn düzenlemesi gerektiði meselesi gündeme geldi. Benim baþtan anlattýðým o teknik ve tarihi dönüþüm kültür turizmi faaliyetleri bu iþin tabi ki en can alýcý noktasý. Zaten Mardin þu anda UNESCO Dünya Kültür Mirasý listesinin adaylarý arasýnda. Bu çalýþmalar bittiði zaman inþallah dünya kültür mirasýna girecek. Beþ yýldýzlý oteller yapýldý, bunlar Ankara’da, Ýstanbul’da olsa altý, yedi yýldýza tekabül edebilecek düzeyde tesisler... Þu anda yabancý turistler için son derece uygun barýnma koþullarý var. Tabi Mardin’i tek baþýna da bir turizm destinasyonu olarak

almamak lazým. Çünkü Mardin’e gelen turistlerin hem Mardin merkezde, hem çok yakýn bir kent olarak eski bir tarihi kent olan Dara Antik Harabeleri de ve yine yakýndaki Hasankeyf ’te ve bir tur olarak gelenler için Midyat’ta ki bu da çok önemli bir turizm merkezi ve en az Mardin merkezindeki gibi bir mimari dokuya sahip Midyat ve hemen yakýnýndaki bir daha söylüyorum Þanlýurfa ve Hasankeyf ’i de içine katan bir tur düzenlemesinde Mardin çok öne çýkýyor.

Rus Turistlere Mardin’i öneriyorum Güvenlik anlamýnda hiçbir sýkýntýsý olmayan ve Türkiye ölçülerinde, Türkiye standartlarýnda üçüncü sýrada asayiþ ve güvenlik yönünden üçüncü sýrada yer alan bir kent. Bu çok az bilinen bir özelliði, bu çok önemli bir özelliði Mardin merkezi itibariyle ki bütün turizm hareketliliði, turizm potansiyeli bahsettiðim gibi Mardin’in merkezinde, Midyat’ta, Dara Harabeleri’nde, Þanlýurfa’da, Hasankeyf ’te. Bu tur içerisinde güvenlik yönünden hiçbir sýkýntý yok, konaklama anlamýnda hiçbir sýkýntý yok ama turistlerin gelip görebileceði çok zenginlikler var. Ben 7,5 yýla yakýn bir sürede Ýstanbul Valiliði görevini yürüttüm. Tabi ki Rus turistlerinin ülkemiz açýsýndan ve Rusya’yla son yýllardaki geliþen iliþkilerimiz bu iliþkilerimiz ekonomik yönden çok geliþti ve Rus turistlerin Ýstanbul’da yoðun olarak büyük ilgisini gördük. Rus turistlerin Ege bölgesindeki aðýrlýklarýný biliyorum. Yýllar içerisinde Rus turistler ülkemize çok büyük ölçüde raðbet ettiler ama ben asýl onlarýn keþfetmesi gereken bir yer olarak Mardin’i öneriyorum kendilerine. Diyorum ki; Rus turistler bu turizm gruplarýna geldikleri takdirde Mardin’de çok deðiþik þeyler görecekler ve Türkiye’yi tanýma anlamýnda, Türkleri tanýma anlamýnda, bölge insanlarýný tanýma anlamýnda çok farklýlýklar görecekler; ezan sesi, çan sesi, hazan sesi bir arada, farklý dinlerde insanlar birbirlerinin kimliklerine, birbirlerinin inançlarýna saygý göstererek yýllarca bir hoþ görü içinde yaþadýlar. Ve birbirlerinin medeniyet eserlerini hep sakladýlar. Onlarý geleceðe taþýma anlamýnda önemli bir irade gösterdiler. “5 milyon turist bekliyoruz” Biz tarihi dönüþümü, restorasyon çalýþmalarýný bitirdiðimizde Mardin için hedeflediðimiz yýllýk turist sayýsý 5 milyondur. Bu çok iddialý bir hedeftir. Ama biz bu hedefin gerçekleþeceðine inanýyoruz. Çünkü dünyada o zaman Toledo’yu yarýþabilen tek kent durumuna gelecek. Ve böyle bir kentin görülmesi tarihi bir kentin, bütün tarihi özelliklerini barýndýrarak ve kent yaþamýný da hissedecek þekilde turizm sahnesine çýkmasý büyük bir zenginlikte katacak Mardin’e. Biz Mardin’in geleceðini bu anlamda kültür turizminin geliþmesinde görüyoruz.

150 binden 1 milyon 100 bine...

-Aðýrlýklý olarak hangi ülkelerden turistler tercih ediyorlar Mardin’i?

- Þu anda Mardin’e çok önemli size söylüyorum en son rakamýmýz 1 milyon 100 bin. Bakýn 10 sene önce Mardin’e gelen turist sayýsý 150 binden 1 milyon 100 bine çýktý. O bölgede her kentten bir kere iç turizm olarak çok büyük bir hareketlilik var. Avrupa’dan çok turist geliyor, Japonya’dan çok turist geliyor, Arap ülkelerinden çok turist geliyor. Ruslar henüz keþfedemedi.

müteþekkil. O yörenin misafirperverliði zaten dillere destan. O anlamda dýþarýdan gelen insanlarýn býrakýn kandýrýlmasýný belki yerli turistlere yapýlan hizmetin, izzet ikramýn, onlara yapýlan hoþgörünün, Asurlulardan beri o bölgedeki anlayýþýn çok daha fazlasýný yabancýlara bütün medeniyetlerin ve özellikle o bölgede gösteren bir kent, onlarý baðrýna basan bir Süryanilerin uzun yýllar orada yarattýðý kent. Þu ana kadar hiçbir olumsuzluk medeniyet eserleri var. Onlarýn büyük dini yaþanmadý. Yabancýya saygýyý, onlarý merkezleri orada ve farklý Hýristiyanlýk baðrýna basmayý kendi ilkeleri içerisinde eserleri olarak çok sayýda eser var ve çok özel bir yerde tutan bir kent. hepside korunmuþ durumda. Tabi o Misafirlerimiz, esnafýn yaklaþýmýný, bölgedeki tarýmsal potansiyeli de GAP’ýnda vatandaþýn yaklaþýmýný, yardýmýný en önemli merkezlerinden birisi olarak göreceklerdir. Ben ve ailem, o yörenin de bir Mardin’i görecekler. Bizim açýmýzdan çok milletvekili, o yörenin de bir insaný olarak önemli bir inanç turizmi merkezi, her türlü yardýma hazýrým, bu konuda bir Süryanilerin ilk ve en büyük kiliselerinin sýkýntý yaþanmamasý için katkýda olduðu bir yer. Baþka medeniyet eserleri de bulunacaðýný açýkça ifade ediyorum. var ama özgünlüðünü koruyan yapý Aracýlýðýnýzla da deðerli Rusya halkýna itibariyle de tek þehir, bir biblo þehir, bir inci bütün baðýmsýz cumhuriyetlerle ve özerk þehir, gece manzarasý muhteþem, bir büyük cumhuriyetlerle beraber gelip o yöreyi Mezopotamya ovasýný kalenin eteðinden görmelerini diliyorum. Burasý çok özel bir bütün bir gece o ýþýklarýyla görebilen bir toprak, özel bir kent, özel bir yöre. kent. Mardin’in deðiþik sanatsal eserleri -Son olarak bir sorumuz daha var. Mesela telkari ve gümüþ olacak. Hükümetin terörle mücadelenin iþlemeciliðinde dünyanýn en önemli sonlandýrýlmasý, Kürt sorunun çözümü için kentlerinden bir tanesi, dokumacýlýkta, folklorik eserlerde, yöre eserlerinde de çok baþlattýðý bir süreç var. Bu sürecin ilerlemesi özellikle Doðu ve Güneydoðu Anadolu’da önde. Ama bu arada el iþçiliðinin de en kültür alanýnda, turizm alanýnda yaygýn olduðu kentlerden bir tanesi ve o potansiyelin artýrýlmasý böyle bir beklenti bölgenin folklorunu yakýndan tanýmak var mý? Sizin bu yöndeki deðerlendirmeniz anlamýnda da muhteþem bir yemek ve nedir? mutfak kültürü. Bakýn bunu da eklemem lazým. Mardin o yörede çok muhteþem bir -Aslýnda tabi o bölgede biz uzun yemek zenginliðine de sahip. yýllar Kürt kökenli yurttaþlarýmýzla, Arap ve -Birkaç isim söyleyelim mi, Mardin Türkmen ve Süryani kökenli vatandaþlarýmýzýn, azýnlýk statüsünde olan yemeklerinden... Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaþlarýmýzýn, - Çið köfteden baþlayarak bu bölgede medeniyet izleri var. Hepsi bir sembusek dediðimiz, içli köfte dediðimiz, arada bir hoþgörü içerisinde beraber oldular. kaburga dediðimiz et yemeklerinde çok Tabi ki bu uzun yýllar devam etmekte olan önde olan bir kent ve gelen insanlarýn bu terör sorunu tabi beraberinde Kürt açýkça ifade ediyorum, bir daha böyle bir sorunu diye de ifade edilen bir meseleyi güzelliði yaþayabileceklerini sanmýyorum. ortaya çýkardý. Bu sorun çözülmeli. Ben Özellikle Rus turistler keþfedebilirlerse, Mardin baþta olmak üzere, bölgenin bunun devamý gelir. çözüme çok önemli katkýsý olacaðýna “Mardin’in misafirperverliði dillere inanýyorum. Zaten demokratik açýlým, milli destan” birlik ve kardeþlik projesi içerisinde Artuklu Üniversitesi bünyesinde kurulan Yaþayan -Bir de þunu belirtmek lazým, Diller Enstitüsü bu açýlýmýn çok özel bir güvenlik açýsýndan hiçbir sorun yok. Fakat noktasý haline geldi. Kürtçe þu anda yüksek Mardin halký da yýllar yýlý turistlerle, yerli lisans tezi olarak Artuklu Üniversitesi’nde ve yabancý turistlerle iç içe olduðu için bir uygulanýyor ve Kürtçe seçmeli dersin kandýrýlma, turistin kandýrýlmasý özellikle öðretmenleri de þu anda Artuklu son dönemlerde uluslararasý kamuoyunun Üniversitesi’nde yetiþtiriliyor. Mardin’deki gündemine geldi çeþitli belgeseller bu geliþme hepsine imkân saðlayacak. Biz aracýlýðýyla, gelen turistin de yerli halkla ve bu zenginlik içerisinde bu farklý esnafla karþýlýklý güven içerisinde özelliklerimizi, farklý kültürel özelliklerimizi olabileceði rahatlýkla hareket edebileceði zenginliðin çok önemli bir parçasý olarak bir kent Mardin. biliyoruz. Ve o anlamda hiç birbirimizden - Çok güzel bir noktaya deðindiniz. bir ötekileþtirme farklýlaþtýrma anlamýnda Bu konu gerçekten de belki turizmin de bir çabamýz yok. Ve biz uzun yýllar bir arada kanayan yaralarýndan bir tanesi. Mardin yaþamanýn verdiði zenginliði geliþtirmeyi halký bir kere misafirperver insanlardan hedefliyoruz. (Ýletiþim Haber Merkezi)

PKK'lý kadýnlarýn cenaze töreninde, Öcalan fotoðrafý yok F

ransa'nýn baþkenti Paris'te infaz edilen PKK'lý Sakine Cansýz, Leyla Söylemez ve Fidan Güngör için Diyarbakýr'da cenaze töreni düzenledi. Binlerce kiþinin katýldýðý törende terör örgütünün sözde bayraklarý açýldý. Diyarbakýr'da BDP'nin düzenlediði bir eylemde ilk kez teröristbaþý Abdullah Öcalan'ýn fotoðrafý yer almadý. Törende, geçtiðimiz günlerde güvenlik güçleri tarafýndan öldürülen terör örgütünün Diyarbakýr sorumlusu Ertem Karabulut'un büyük fotoðrafý taþýndý Diyarbakýr'ýn Baðlar ilçesinde özel bir hastanenin morgundan alýnan cenazeler büyük bir kalabalýk eþliðinde Batýkent Meydaný'na getirildi. Meydaný dolduran binlerce kiþi, cenazeleri 'þehitler ölmez' ve 'hoþ geldiniz' sloganýyla karþýladý. Terör örgütü PKK'nýn bayrak olarak kullandýðý bez parçasýna sarýlý tabutlar, kadýnlarýn omzunda tören alýnana getirildi. Cenazeler için saygý duruþunun ardýndan konuþmalar yapýldý. BDP Diyarbakýr Ýl Baþkaný Zübeyde Zümrüt, kadýn katillerinin ortaya çýkartýlmasý ve Kürtlerden özür dilenmesi gerektiðini söyledi. Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir ise konuþmasýnda bugünün bayram günü, Nevruz günü olduðunu söyledi.

Baydemir, "Bütün dünya görsün Kürt milleti yalnýz deðildir. Bugün zulüm lanetleniyor. Bütün dünyayý çaðrým þudur; bizden birini öldürseniz biz 100 bin daha artacaðýz. Siz baþkente, Diyarbakýr kalesine hoþgeldiniz. Sizin önünüzde emeðinizin önünde saygýyla eðiyorum." Dedi. Ahmet Türk ise bugün gözlerin Diyarbakýr üzerinde olduðunu belirterek, "Özgürlük mücadelesinin bedelleri çok büyük oluyor. Kim ne derse dersin Kürt halký özgürlük ötesinde hiçbir þey kabul etmeyeceði kararýný vermiþtir." ifadelerini kullandý. Bu ülkede her zaman barýþ ve haklarýn kardeþliðini istediklerini belirten Türk, barýþ taleplerini hiçbir zaman gündemden düþürmediklerini kaydetti. Türk, "Barýþ kardeþlik ve eþitlik için hep arayýþlar içinde olduk. Hep barýþ mesajlarý verdik. Bugün çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Bugün herkes büyük bir hassasiyet beklemektedir. Üç yoldaþýmýz kaybetmemize raðmen barýþý esas alan bir yaklaþýmý halkýmýz esas almaktadýr. Ancak ve ancak barýþ karþýlýklý saygýyla oluþur. Barýþ halklarýn birbirini tanýmasýyla oluþur. Barýþta adalet ve eþitlik olmalýdýr. Bütün dünya Diyarbakýr'da barýþa zarar gelmesin diyor. Biz bu duyguyla bugün

þehitlerimizi uðurluyoruz. Barýþ için hassasiyetten bahsedenler Kandil'i bombalýyor. Bu nasýl bir hassasiyettir, nasýl bir barýþseverliktir. Kürtleri boþa çýkarmaya çalýþýp siyaset yapacaksýn ayrýca Kürtlerin üzerine bomba yaðdýracaksýn. Bu hassasiyeti sizden de bekliyoruz. Türk halkýna da sesleniyorum. Barýþtan bahseden Baþbakanýnýz Kürtlerin üzerine bomba yaðdýrýyor." diye konuþtu. DTK Genel Baþkan Yardýmcýsý Aysel Tuðluk, bu katliamý yapanlarý lanetlediklerini söyledi. Tuðluk, þöyle konuþtu: "O kurþunlar öszgürlük isteyen kadýnlara, barýþa ve Ýmralý'da yapýlan görüþmelere sýkýlmýþtýr. Onun arkasýnda kimlerin olduðu bellidir. Kürt sorunun çözümünü istemeyenlerdir. Biz o katilleri tanýyoruz iyi biliyoruz. Bugün üç kadýnýn acýsýný yaþarken konuþmanýn güç olduðunu belirten Tuðluk, " Onlarýn özgürlük bayraðýný sonuna kadar taþýyacaðýz. O bayraðý onurla gururla taþýyacaðýz, yere düþmeyecektir. Özgürlük mücadelesi büyük bedeller gerekiyor. Bunun çok acýsýný çektik ama yýlmadýk. Mücadelemiz özgürlüðümüz kazanýncaya kadar ne bahasýna olursa olsun sonuna kadar devam edecektir. Bu topraklar özgür oluþuncaya kadar mücadelemiz devam edecektir." (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

Aldýðýmýz radyasyonun yüzde 85’i doðal yollardan

R

adyoloji Uzmaný Dr. Fatma Þentürk Mutlu, insanlarýn kozmik ýþýnlar, topraktan yayýlan radon ýþýmalarý, toprakta, suda ve yiyeceklerde olabilecek doðal radyasyona daha çok maruz kaldýðýný söyledi. Ýnsan eliyle oluþturulmuþ kaynaklardan alýnan radyasyonun çok daha fazlasýný, solunan havadan, güneþten ve hatta sudan alýndýðýna dikkat çeken Uzm. Dr. Mutlu, baz istasyonlarý, cep telefonlarý, mikrodalga fýrýnlarý, yüksek gerilim hatlarý ve radarlarn iyonlaþtýrýcý radyasyon kaynaðý olmadýðýný ve üremeyi etkilemediðinin bilimsel araþtýrmalarla belirlendiðini kaydetti. Bursa Özel Bahar Hastanesi’nden Radyoloji Uzmaný Dr. Fatma Þentürk Mutlu, radyasyonun yaþamýn bir parçasý olduðunu, ýsý ve ýþýðýngüneþten gelen radyasyonun doðal formu olduðunu dile getirdi. Uzm. Dr. Fatma Þentürk Mutlu, "Bunlarýn yaný sýra mikrodalgalar, radyo dalgalarý, radar, X-ýþýnlarý, gama ýþýnlarý radyasyonun diðer türleridir. Bunlar çevremizde doðal olarak bulunduðu gibi yapay olarak da elde edilmektedir. Radyasyon, madde üzerinde meydana getirdiði etkilere göre; iyonlaþtýrýcý radyasyon (X-ýþýnlarý, gama ýþýnlarý, alfa, beta radyasyonlarý, kozmik ýþýnlar, nötronlar) ve iyonlaþtýrýcý olmayan radyasyon (ultraviyole, kýzýlötesi, radyo dalgalarý, mikrodalgalar) þeklinde sýnýflandýrýlýr. Temelde iki çeþit radyasyon vardýr: Doðal ve yapay radyasyonlar. Doðal radyasyonlar, adýndan da anlaþýlacaðý üzere, doða kaynaklarýndan ortaya çýkan radyasyon tipidir. Bunlar arasýnda kozmik ýþýnlar, topraktan yayýlan

radon ýþýmalarý, toprakta, suda ve yiyeceklerde olabilecek doðal radyoaktif maddeler sayýlabilir. Doðal olmayan radyasyonlar ise, insan eliyle oluþturulan veya kullanýlan araç ve gereçlerden alýnan radyasyonlardýr." dedi. Ýnsan vücudunun doðal kaynaklý radyasyona çok daha fazla maruz kaldýðýna iþaret eden uzm. Dr. Mutlu, halk arasýnda bilinenin aksine insan eliyle oluþturulmuþ kaynaklardan alýnan radyasyonun çok daha fazlasýný, solunulan havadan, güneþten ve hatta sudan alýndýðýný kaydetti. Ýnsan vücudunun maruz kaldýðý radyasyonun yaklaþýk üçte ikisinin doðal kaynaklardan alýndýðýný, sadece yüzde 15'inin týbbi taný amacýyla kullanýlan radyolojik incelemelerden alýndýðýný belirten Dr. Mutlu, bunlar dýþýndaki kaynaklardan alýnan radyasyonun ise çok daha az olduðunu dile getirdi. Vücuda solunum ve sindirim yollarýyla, hava, su, tüm bitkisel ve hayvansal besinlerde az da olsa bulunan radyoaktif maddelerin alýndýðýna dikkat çeken Uzm. Dr. Fatma Þentürk Mutlu þunlarý kaydetti: “Bunlarda zamanla çeþitli organlarda birikmektedir. Buna ek olarak kozmik ýþýnlardan ve yerkürede bulunan doðal radyoaktif maddelerden etkilendiðimiz de düþünüldüðünde, insan vücudu hem iç hem de dýþ radyasyon ýþýnlanmasýna doðal olarak maruz kalmaktadýr. Týbbi alandaki radyasyon uygulamalarý, radyasyonla görüntü elde edebilme ve radyasyonun hücre veya tümörleri yok edebilme yeteneðine sahip olmasý temeline dayanýr. Bu iki özelliðinden dolayý radyasyon hastalýklarýn teþhis ve tedavisinde önemli rol oynar.”

Bebek zarar görebilir Tanýsal amaçlý görüntüleme yöntemlerinin yaygýn ve daha kolay uygulanmaya baþlanmasý ile gebe olan veya muhtemel anne adaylarýnda bu yönteme baþvurma sayýsýnýn giderek arttýðýna dikkat çeken Uzm. Dr. Mutlu, gebelikte yapýlan tanýsal amaçlý radyolojik incelemeler sýrasýnda alýnan iyonizan radyasyonun hastalar ve yakýnlarý açýsýndan gerilim nedeni olduðunu söyledi. Bu endiþede radyasyonun insan saðlýðý üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili yayýnlar, filmler ve medya haberlerinin önemli rol oynadýðýný anlatan Mutlu, "Ýyonize radyasyona en hassas olan hücreler hýzlý bölünen hücreler olduðu için geliþmekte olan bebeðin zarar görme olasýlýðý oldukça fazladýr. Ýyonize radyasyon yayan radyolojik yöntemler düz filmler, ilaçlý böbrek filmi, mamografi, fluoroskopi, anjiyografi, bilgisayarlý tomografi ve nükleer týp incelemeleridir. ‘Ultrason’ dalgalarý aslýnda insan kulaðýnýn duyabileceði seslerden daha yüksek frekanslý ses dalgalarýdýr. Ýyonize edici özellikleri olmadýðýndan, taný amaçlý kullanýldýklarýnda þu ana kadar canlý dokular üzerinde zararlý bir etkileri gösterilmemiþtir. Ýyonize radyasyonun bebek üzerine etkileri ile ilgili insanda yapýlmýþ bilimsel çalýþma yoktur. Bugün elimizdeki bilgilerin çoðu vaka sunumlarý ile Japonya'daki atom bombasý ile Çernobil faciasý sonrasý hayatta kalanlarda yapýlan inceleme sonuçlarýna dayanmaktadýr. Bu verilere göre en sýk görülen potansiyel zararlý etkiler gebelik kaybý (düþük veya ölü doðum), sakatlýk, büyüme ve geliþme bozukluklarý, nörolojik yan

Çok temiz ortamlar da çocuklarý hasta ediyor V

ücudun savunma gücü olan baðýþýklýk sisteminin; aðýz, burun ya da deri yoluyla dýþarýdan gelen virüslerin vücuda giriþini engellediðini belirten uzmanlar, bunun, kiþinin hastalýk kapmasýný da engellediðini belirtiyor. Ancak, fazla korumacý ailelerin

M. Sait Çakar

çocuklarýnda baðýþýklýk sistemi yeterince geliþemediði için daha sýk ve daha aðýr enfeksiyonlar geçirme riski ortaya çýktýðý vurgulanýyor. Uzmanlar, bir çocuðun her yýl aþaðý yukarý 7-10 kez üst solunum yollarý enfeksiyonu geçirmesinin son derece normal ve baðýþýklýk sistemini güçlendiren bir durum olduðunu belirtiyor. Uzmanlar, bu nedenle çocuklarýn baðýþýklýk sisteminin geliþebilmesi için çevredeki mikrop ve bakterilere de ihtiyaç duyduðunu dikkat çekiyor. Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Uzmaný Dr. Merve Baþkan, baðýþýklýk sisteminin, çocukluk döneminde kuvvetlendirilmesi, yetiþkinlik döneminde saðlýklý bir yaþam sürdürülebilmesi açýsýndan büyük önem taþýdýðýný söyledi. Düzenli beslenmenin yaný sýra çocuklarýn saðlýklý ortamlarda büyümesinde baðýþýklýk sisteminin geliþmesinin önemli bir rol oynadýðýný

belirten Dr. Baþkan, ancak saðlýklý ortam denildiðinde akla aþýrý hijyen ortamlar gelmemesi gerektiðini kaydetti. Dr. Baþkan, bu sebeple çocuklarýn baðýþýklýk sisteminin geliþebilmesi için çevredeki mikrop ve bakterilere de ihtiyaç duyduðunu vurguladý. Ayný ortamda, ayný ailede yaþayan ikizlerde bile baðýþýklýk sisteminin farklýlýklar gösterebildiðini kaydeden Dr. Baþkan, fazla korumacý ailelerin çocuklarýnda baðýþýklýk sistemi yeterince geliþemediði için daha sýk ve daha aðýr enfeksiyonlar geçirme riskleri olduðunu ifade etti. Dr. Baþkan, þöyle dedi: “Öz çamaþýr suyu gibi maddelerle evin sýk sýk temizlenmesi çocuðun baðýþýklýk sisteminin geliþmesini engeller. Çocuk, ne kadar çok yaþadýðý çevreyle iliþkide ise yaþýtlarý ile oynuyor, toprakla oynuyor ise o kadar baðýþýklýk sistemi güçlenir. Ailenin tek çocuðu olup steril çevrede yaþayan çocuklarda baðýþýklýk sistemi geliþemez ve bunun sonucunda çocuk sýk sýk hasta olurlar. Çok kardeþli kalabalýk evlerde büyüyen çocuklar ise daha güçlü baðýþýklýk sistemine sahiptirler. Toplumsal bir flora vardýr ve çocuk bu flora ile iç içe yaþayarak baðýþýklýðýný güçlendirir.” “Kreþe giden çocuklar, eðer evde çok korumacý ve steril ortamda büyütülmüþler ise doðal

etkiler, zeka geriliði ve kanserdir.Geliþen bebeðin radyasyondan etkilenme oraný ve zararlý etkiler geliþme evresine göre deðiþmektedir. Bu dönemler olasý etkilere göre 3 döneme ayrýlabilir." diye konuþtu. "Bebeðin rahme düþmesini engeller” Ana rahmine düþmeden önceki sürenin (0-2 gebelik haftalarý) radyasyonun olumsuz etkisi olabileceðine vurgu yapan Uzm. Dr. Fatma Þentürk Mutlu, "Ya rahme yerleþmeyi engeller ve bebeðin kaybýna yol açar ya da olumsuz hiçbir etkisi olmaz. Buna ya hep ya hiç etkisi denir. Organ geliþiminin olduðu süre (3-8. Gebelik haftalarý) organ geliþimi esnasýndaki 3-8 haftalar arasý süre de düþük doz radyasyon anomali riskini artýrmazken doz artýnca anomali görülme olasýlýðý artmaktadýr. Gebelik geliþme süresi (9.hafta sonrasý). 9. gebelik haftasý sonrasý bebeðin iyonize radyasyona hassasiyeti azalýr 25 haftaya kadar ki dönemde santral sinir sistemi en fazla etkilenmektedir. Santral sinir sisteminin etkilenmesi için radyasyon dozunun çok yüksek olmasý gerekir. Unutulmamasý gerekir ki embriyonun ancak yüksek dozda radyasyona (30 rad) maruz kalmasý IQ deðerinde düþüþe sebep olabilir. Bu deðerler tanýsal amaçlý kullanýlan radyasyon deðerlerinin çok üstündedir." dedi. Radyasyon içeren her türlü uygulamada ‘riske karþý kazanç’ deðerlendirmesi yapýlmasý gerektiðini dile getiren Mutlu, baz istasyonlarý, cep telefonlarý, mikrodalga fýrýnlarý, yüksek gerilim hatlarý ve radarlarýn iyonlaþtýrýcý radyasyon kaynaðý olmadýðýný söyledi. (CÝHAN)

olarak kreþin ilk yýllarýnda birçok mikroorganizma ile karþýlaþtýklarý için sýk enfeksiyon geçireceklerdir." ifadesini kullanan Dr. Baþkan, “Bu enfeksiyonlar, yüzde 80 viral enfeksiyonlardýr. Bu durumda gereksiz antibiyotik kullanýmý ile çocuðun cilt, baðýrsak, boðaz florasý bozularak bakteri direnci artar, çocukta alerji, astým ve atopi riski artar.” dedi. Bu süreçte yapýlan en büyük hatanýn, geçirdikleri üst solunum yollarý enfeksiyonlarýndan ötürü çocuðu kreþten alarak kiþisel geliþimine engel olmak olduðuna dikkat çeken Dr. Baþkan, “Unutulmamalý ki eninde sonunda çocuk okula baþlayýnca yine ayný mikroorganizmalarý içeren toplumsal floraya girecek. Yine bu enfeksiyonlarý ilk yýllarýnda geçirecektir. Çocuk, bu florayla ne kadar erken karþýlaþýrsa o kadar güçlü baðýþýklýk sistemi olur." ifadesini kullandý. Çocuklarýn baðýþýklýk sisteminin geliþiminde piyasada bulunan güçlendirici ürünlerin çocuða bir katkýsýnýn olmadýðýný vurgulayan Dr. Baþkan, bunun yerine, dengeli ve saðlýklý beslenerek baðýþýklýk sisteminin daha iyi korunacaðýna dikkat çekti. (CÝHAN)

18 Ocak 2013 Cuma

5

BASINDAN Hayat ve mutluluk

H

er þey insanýn mutluluðu, inananlara göre iki cihan mutluluðu (saadet-i dâreyn) için. Ne demek mutluluk? Mutluluk maddîmanevî (bedenî-ruhî) bir sýhhat dengesi içinde tekâmül ederek yaþayabilmektir. (Ahirette Allah’ýn rýzâsýna nâil olmaktýr.) Bu tanýmlar özü itibarýyla evrenseldir. Unsurlarý izahlarý ayrýca verilebilir ve burada bazý farklýlýklar olabilir. Siyaset de insanýn mutluluðu içindir, demokrasi de. Amaç insanýn maddî-manevî (ruhî, kültürel) ihtiyaçlarýný karþýlamak, bu yönde kurulacak dengeleri geliþtirmektir. Aslýnda bilimin ve sanatýn amacý da bu öze baðlýdýr. BBC’de gördüm, Amerika’da bireylerin 20 gr. esrar bulundurmalarý serbest býrakýlacakmýþ. Esrar içme tercihi bir mutluluk sebebi olabilir mi? Normal bir ihtiyaç sayýlabilir mi? Denge saðlýðýna sahip bir insan, niçin esrar içip kendini uyuþturma ihtiyacý hissetsin? Uyuþturucu, insanýn dengesini bozar, aklýný ve iradesini zaafa uðratýr. Bu, bilimsel bir gerçek. Böyle bir gerçek, özgürlük konusu olabilir mi, yahut niçin ve nasýl olabilir? “Olabilir” denilir ise uyuþturucularý tamamen serbest býrakýp gýda maddesi gibi satýlmalarýna izin vermek de meþrû hale gelmez mi? Ýþin doðrusu þu: Ýnsanlar mutsuz ve bunalýmlý olduðu için uyuþturucu kullanmak istiyor, sen de buna izin veriyorsun. Halbuki senin asýl görevin onlarýn mutsuzluðunu ve dengesizliðini önleyen bir düzen kurmaktýr. Yani sistem kendi aczini itiraf ediyor, bunun sonucu olan yozlaþmalarýn taleplerini de özgürlük çerçevesine almak gereðini duyuyor. Kendini sorgulamýyor, aczini giderme çarelerini aramýyor, bir çaresizlik teslimiyeti gösteriyor. Ama siyasetin görevi, yozlaþmanýn taleplerini deðil, mutluluðun ihtiyaçlarýný karþýlamaktýr. Bunu yapamýyorsa ben baþarýlýyým diyemez. Görevini yapmamasýnýn negatif uzantýlarýný da normal karþýlýyor, özgürlük çerçevesine dâhil ediyor. Halbuki uyuþturucu kullanmak, insanýn hem kendisine hem ailesine hem topluma zarar verebilen bir tercihtir. Bunun özgürlüðünü vereceksin, sonra bunun yol açabileceði suçlarý önlemek için kurallar koyacaksýn! Siyasîsosyal düzenin görevi, insanýn mutluluðunu (saðlýðýný) tehlikeye düþürebilecek suçlarýn sebeplerini ortadan kaldýrmaktýr. Asýl mutsuzluk kaynaðý bu düzen anlayýþýdýr. Niçin insanlarýn uyuþturucu kullanma ihtiyacý duymayacaklarý bir mutluluk dengesine kavuþmalarýný mümkün kýlan bir düzen kurmuyorsun? Sonuçlarýna karþýsýn ama o sonuçlarý doðuran sebeplere karþý deðilsin. Samimiyet bunun neresinde? Samimiyetsiz ve sevgisiz düþünce hür deðildir, hür olmayan düþünce düþünce deðildir. Descartes birinci bölümünü ihmal etmiþ. Hayatý mutluluk gayesine yer vermeden anlamlandýramayýz. Hayat canlý olmaktan, canlý kalmaktan ibaret deðil. Yanlýþ anlaþýlmasýn, mutluluk da keyif sürmek deðil. Bazý acýlarýmýzla ve sýkýntýlarýmýzla da denge istikameti üzere mutlu olabiliriz. Yeter ki karanlýkta olmayalým. Ýnanan, düþünen, maddîmanevî çare ve tedbir donanýmlarýna sahip olup da doðru istikamet dengesi içinde sevgiyle yaþayan herkes mutluluk yolundadýr. Onun hayatý aydýnlýktýr, anlamlýdýr. Batý’da evsiz barksýz sokak insanlarý var. Bizde de var. Bir tinercinin sabaha kadar parkta iki büklüm uyuduðunu balkondan gözlerimle gördüm. Böyle düzen olur mu? Hayata ve insana bakýþýmýzý yeniden sorgulamalýyýz. Aslýnda etnik mesele de hayatý ve mutluluðu bilmemekten kaynaklanýyor. Çýkmazdaki akýl doðru düþünemez. Anne, baba, çocuklar, aile ve toplum için “bütünlükçü mutlu yaþama hakký“ aslî düþünce konumuz olmalýdýr. Bütünlük hasreti mutluluk hasretidir, fakat farkýnda deðiliz. Ahmet Selim (Zaman) A.selim@zaman.com.tr


18 Ocak 2013 Cuma

6

150 kontenjan ayrýlan Kürtçe yüksek lisansa 1.500 kiþi baþvurdu D icle Üniversitesi’nde (DÜ) 150 kontenjan ayrýlan Kürtçe üzerine tezsiz yüksek lisans eðitimi için yaklaþýk 1.500 kiþi baþvuruda bulundu.

Milli Eðitim Bakanlýðý, yaþayan diller ve lehçeler dersi kapsamýnda ilk ve ortaöðretimlerde ilk kez Kürtçenin Kurmanci ve Zazaki lehçelerine

yer verdi. Bu dersleri verecek öðretmen temini noktasýnda ciddi sýkýntý yaþayan Milli Eðitim, çözümü Kürtçeyi bilen mevcut Türkçe, matematik ve sosyal bilgiler öðretmenlerinde buldu. Ancak söz konusu öðretmenler yetersiz kaldý. Sorunun çözümü için üniversiteler devreye girdi. Diyarbakýr’daki Dicle Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

bünyesinde Kürtçe ve Zazaki üzerine tezsiz yüksek lisans programý açtý. 150 kiþilik programa bin 500 kiþi baþvuruda bulundu. Adaylarýn yüzde 30’u Zazaki, yüzde 70’i ise Kurmanki lehçesini tercih etti. Adaylar, gramer, dil bilgisi ve Kürt edebiyatý alanlarýndan sýnava tabi tutulacak. Yazýlý imtihanda baþarý gösterenler mülakata alýnacak. Dersler þubat ayýnda baþlayacak, aðustosta son bulacak. TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen ‘anadilde savunma’ tasarýsýnýn Meclis Genel Kurulu gündemine inmesiyle birlikte tercüman açýðý kendini gösterdi.

Bunu dikkate alan Dicle Üniversitesi, tezsiz yüksek lisans programýna çeviri dersi de ekledi. Çevirinin nasýl yapýlacaðý ve tercüme teknikleri hakkýnda ders alan öðrenciler, mezun olduktan sonra adliyelerde Kürtçe tercüman olarak görev yapabilecek. Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Ramazan Günay, tezsiz yüksek lisans sýnavýnýn 50 soru üzerinden optik formlarla yapýlacaðýný, öðrencilerin Kürtçe ve Zazaki alanýnda seviyelerinin ölçüleceðini dile getirdi. (CÝHAN)

Eski milli futbolcular, dostluk maçýnda rakiplerine acýmadý: 4-0

T

ürk Milli Futbol Takýmý ve dört büyük kulüpte forma giyen eski futbolcular, GAP Arena Stadyumu'nun ýþýklandýrmasý sebebiyle, eski Þanlýurfasporlu futbolcularýn oluþturduðu takýmla, özel bir gösteri maçý yaptý. Eski millilerin oluþturduðu takým, rakip takýmý 4-0 yendi. Eski milli futbolculardan Rüþtü Rençber, Tümer Metin, Okan Buruk, Mert Korkmaz, Ýlyas Kahraman, Tolunay Kafkas gibi ünlü futbolcularýn da forma giydiði özel maçta, dostluk rüzgârlarý esti. Konu ile ilgili maçtan önce bir açýklama yapan Þanlýurfa Valisi Celalettin Güvenç, "Kýdemli arkadaþlarým, eski ve yaþlý da demiyorum, kýdemli arkadaþlarýmla toplandýk. Ýki aydýr aþaðý yukarý antreman yapýyoruz. Bu günde milli takýmýmýzýn efsaneleri burada. Birlikte eðleneceðiz. Gençler burada, insanlarýmýz burada, mutlu bir gün, güzel bir gün." dedi. Ýnsanlarýn gösterdiði sýcak

ilgiyi çok sevdiðini aktaran Hakan Ünsal, "Biz sýcakkanlý insanlarýn olduðu, muhabbetin böyle olduðu yerlerden çok zevk alýyoruz. Ýnsanlarýn çarþýda gezerken göstermiþ olduðu ilgi, alaka, sýcakkanlýlýðý, misafirperverlik karþýsýnda çok etkilendik. Bizim için en önemli olan buradaki insanlar üzerinde býrakacaðýmýz iz olacaktýr." þeklinde konuþtu. GAP Arena Stadyumu'nun atmosferinin büyüleyici olduðunu kaydeden Tümer Metin ise "4-5 saattir buradayýz. Geldiðimiz andan itibaren gösterilen ilgiye, tüm þehir halkýna, sayýn valimizin önderliðinde çok teþekkür ediyorum. Maçýmýzý oynayacaðýz. Kazasýz, belasýz bir gösteri maçý olsun. Çok mutlu anlar geçirdik. Umarým izleyenler de güzel bir maç seyreder. Bizde çok keyif alýyoruz." diye konuþtu. Açýklamalarýn ardýndan oynanan maçta eski millilerin oluþturduðu takým, rakip takýmý 4-0 yendi. (CÝHAN)

Cizre, ilk kez voleybol maçýna ev sahipliði yaptý Þ

ýrnak’ýn Cizre ilçesi, ilk kez Voleybol Bölgesel Amatör Ligi R Grubu'nda mücadele eden takýmlara ev sahipliði yaptý. Cizre Spor Salonu'nda oynanan ilk resmi müsabakada Cizre Dicle Spor ile komþu ilçenin takýmý Silopi Serhat Belediye Spor takýmlarý karþýlaþtý. Karþýlaþmayý Cizre Dicle Spor 3–0 kazandý. Davullarla maçý izlemeye gelen Cizreli gençler, maç boyunca centilmen bir þekilde takýmlarýný destekledi. Gençler, maçýn sonunda galibiyet sevincine de ortak oldu. Cizre Dicle Spor antrenörü Abdulhakim Selimoðlu, Cizre sosyal yaþamýna renk katan bu etkinlikte salonda maça beklenenden fazla ilgi olduðunu söyledi. Selimoðlu, "Futbolcu

kardeþlerimizle el ele vererek bu yola çýktýk. En büyük destekçimiz ve teþvik eden her zamanki gibi kaymakamýmýz oldu. Ticaret ve Sanayi Odamýz da takýma malzeme desteði saðladý. Kendim ve takýmým adýna bize destek veren herkese teþekkürlerimizi sunuyoruz. Ýnþallah gruptan çýkarak bir üst lig olan 3. lige çýkma hedefimizi saðlayacaðýz." Dedi.(CÝHAN)

8 ilde eþ zamanlý operasyon: 840 bin paket kaçak sigara ele geçirildi

Þ

anlýurfa merkezli 8 il ve ilçelerde eþ zamanlý düzenlenen operasyonda, 840 bin paket kaçak sigara ele geçirildi. Operasyonda 62 þüpheli hakkýnda yasal iþlem yapýldý. 4 milyon 503 bin 670 lira deðerindeki kaçak sigara ele geçirilirken 15 araca el konuldu. Þanlýurfa polisinin istihbarat çalýþmalarý sonucunda yaklaþýk 9 aydýr takibe aldýðý sigara kaçakçýlarýna yönelik yönelik operasyon düzenlendi. 9 aylýk takip sonucunda yurt dýþýndan getirilen kaçak sigaralarýn Þanlýurfa üzerinden batý illerine sevk edildiði belirlendi. Çete üyelerinin kaçak sigaralarý kamyonet, kamyon, LPG tankeri, beton mikseri tankeri ve benzeri yük taþýyan büyük kamyonlarýn içerisindeki özel tertibatlý (zulalý) altýna gizlemek suretiyle batý illerine daðýtýmý

Zayi Pasaportumu kaybettim. Hükümsüzdür

gerçekleþtirildiði öðrenildi. Yaklaþýk 9 aylýk takip sonucunda Þanlýurfa merkez ile ilçelerinde, Hakkari, Muþ, Ankara, Bingöl ve Van illerinde gerçekleþtirilen operasyonlarda 839 bin 800 paket gümrük kaçaðý sigara ve sigara kaçakçýlýðýnda kullanýlan 15 araç ele geçirildi. Kaçak sigaralarýn gümrüklenmiþ deðerinin 4 milyon 503 bin 670 TL olduðu belirlendi. Ýl Emniyet Müdürlüðü'nden yapýlan yazýlý açýklamada, "Soruþturma kapsamýnda dün Þanlýurfa merkezli olmak üzere Þanlýurfa, Van, Hakkari, Batman, Muþ, Bitlis ve Bingöl Ýlinde yapýlan eþ zamanlý operasyon kapsamýnda; 62 þüpheli þahýs hakkýnda yasal iþlem yapýlmýþtýr.” Denildi. (CÝHAN) Ayetullah AÞITÝ

18 Ocak 2013 Cuma Gazete Sayfaları  

18 Ocak 2013 Cuma Gazete Sayfaları