Issuu on Google+

STK’lar gelecek mülteciler için açýklama Ýsmail Erkar

M

idyat ilçesinde Suriyeli mülteciler için kurulacak çadýr kent çalýþmalarý sona doðru yaklaþýldý. Ýlçedeki Sivil Toplum Kuruluþlar (STK) gelecek mültecilere hoþgörü yaklaþma çaðrýsýnda bulundu. Barýþ ve Kardeþlik Parký’nda bir araya gelen STK üyeleri, Suriye’den gelecek yaklaþý 10 bin sýðýnmacý için Ensar ve Muhacir kardeþliðini hatýrlatarak açýklama yaptý. Resulullah (sav) ve ashabý

hicret ettikleri zaman Medineli Müslümanlar onlarý nasýl karþýlamýþsa Midyatlýlarýnda Suriyelileri böyle karþýlamasý gerektiðini iþaret etti. STK’lar adýna açýklamada bulunan Din Bir-Sen Midyat Temsilcisi Tevfik Acar, “Nasýl ki Medineli Müslümanlar Mekke’den gelen muhacir kardeþini en iyi þekilde karþýlamýþlarsa ve her konuda onlara destek olmuþlarsa bizde bu þekilde Suriye’den gelecek olan kardeþlerimizi muhacir bilip ki öyledirler zaten hicret ediyorlar

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

kendi yurtlarýndan memleketlerinden biz de Allah rýzasý için yardým etmeliyiz. Gayrimüslimler Süryaniler de geldiði zaman onlar da bizim. Burada nihayetinde Süryani

17 Haziran 2013 Pazartesi

Yýl: 9 Sayý 2675 Fiyatý :25 Kr

vatandaþlarýmýz var. Süryaniler olarak komþularýmýz onlarda insan. Böyle düþünmek lazým. Müslüman'a bu yakýþýr. En iyi þekilde onlara yardýmcý olmalýyýz. Kamptadýrlar zaten devlet en iyi þekilde onlarla ilgilenecek onlara bakacak. Her türlü ihtiyaçlarýný karþýlayacak.” þeklinde konuþtu. Kaygýya ve karamsarlýðýn olmamasý gerektiðini iþaret eden Acar, “Güzel þeyler olacak biz ensar gönlüyle bakarsak onlarda muhacir kardeþlerimizdir. Allah rýzasý için hiçbir farkýmýz yoktur. Ýnþallah durum da düzelir Suriye’de artýk onlarda kendi memleketlerine yurtlarýna dönerler. 50 yýl önce Türkiye’de kýtlýk olunca bizim büyüklerimiz anlatýyordu.

Dedelerimiz gidip oradan gaz yaðý bile getiriyorlardý. Tuz getiriyorlardý. O gün onlar bize bakýyordu biz bu gün biz onlara bakacaðýz. Hiç çekinmeyelim. Kardeþçe onlarla ilgilenmeliyiz.” diye konuþtu. Yapýlan açýklamada Esnaf ve Sanatkarlar Odasý Baþkaný Yusuf Demirdað, Ziraat Odasý Baþkaný Beþir Evsen, Din Bir-Sen Midyat Temsilcisi Tevfik Acar, Eðitim-Bir-Sen Midyat Temsicisi Abdulkadir Altay, Ýmam Hatip Lisesi Mezunlarý Derneði Baþkaný Hýdýr Atasal, Aktif Öðretmenler Derneði Baþkaný Hasan Çelik, Sanayici ve Ýþ Adamlarý Derneði Baþkaný Yusuf Yenigün, Midyat ve Köyleri Dayanýþma Derneði yönetim kurulu üyesi Bülent Þimþek hazýr bulundu. STK’lar yaptýklarý açýklamanýn ardýndan ayrýldý.

Bölgenin ilk gebelik okulu Mardin Kadýn Doðum ve Çocuk Hastalýklarý Hastanesi Baþhekimi Uzman Doktor Saffet Yavuz, Kardelen Okulu'nu hizmete açtýklarýný söyledi... Ýsmail Erkar

Tarihi Dunaysýr Köprüsü restore ediliyor Sedat Aslanaçier

K

ýzýltepe ilçesinde bulunan ve 12. Yüzyýlda Artuklular tarafýndan yapýldýðý tahmin edilen tarihi Dunaysýr Köprüsü restore ediliyor. Koçhisar Mahallesi'nde bulunan ve aktif kullanýlan taþ köprü tarihi dokusuna uygun hale getirilecek. Karayollarý 9. Bölge Müdürlüðü tarafýnda baþlatýlan yenileme çalýþmalarý kapsamýnda köprüye uygulanan beton ve asfalt sökülerek yapýya uygun döþeme, korneþ ve korkuluk gibi malzemeler kullanýlacak. Ayrýca köprünün ayaklarý güçlendirilecek. Trafiðe kapatýlacak köprünün yaya ulaþýmý ise köprünün hemen yanýnda yapýlan geçici yaya yolu ile saðlanacak. 5 gözlü köprünün atýklardan kapanan bir gözü de yapýlan çalýþmalar kapsamýnda temizlenerek açýldý. 2014 yýlýnýn Nisan ayýnda bitmesi planlanan çalýþmalar ile tarihi zenginlik aslýna kavuþacak. Köprü, ismini Kýzýltepe’nin eski ismi Olan Dunaysýr’dan alýyor. Zergan Deresinin üzerinde kurulan köprü, kesme kireç taþý ve molozlardan yapýlmýþ. Köprünün restorasyon iþini yapan müteahhit Elfesysel Halifeoðlu, Mardin’in Savur ilçesinde bir Kýzýltepe Dunaysýr Köprüsü ve Þanlýurfa’nýn Siverek ilçesinde bir köprü olmak üzere toplam üç tarihi köprünün restore edileceðini söyledi. Halifeoðlu, ”Beton, asfalt, derzler ve dere yataðýnýn temizliðini yapacaðýz. Enjeksiyon ile köprü ayaklarýnýn güçlendirmesini yapacaðýz. Seylanlarýna enjeksiyon yapýlacak. Seylanlarýn üstündeki mevcut betonlarý kaldýracaðýz. Köprünün üstündeki mevcut beton ve asfalt sökülecek. Onun yerine köprünün özüne uygun döþeme, korneþ, korkuluk yapýlacak. Restorasyonlarý 2014 yýlýnýn Nisan ayýna kadar bitirmeye çalýþacaðýz.” þeklinde konuþtu. Tarihi Dunaysýr Köprüsü’nün aslýna uygun olarak restore edilmesinin tarihi ve kültürel açýdan önemli olduðunu ifade eden Recep Çifçi, yüzyýllar boyunca medeniyetlere sahiplik yapan tarihi köprüye sahip çýkýlmasýna sevindiklerini söyledi. Abdullah Uçar isimli vatandaþ ise “Bütün Kýzýltepe halký buna seviniyor. Bu köprünün üzerinde çok araç ve yaya geçiyor. Çok saðlam bir köprü. Üstünden týrlar geçiyor bir þey olmuyor. Restore edilmesi güzel bir þey.” þeklinde konuþtu.

M

ardin Kadýn Doðum ve Çocuk Hastalýklarý Hastanesi'nde, Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde ilk defa Kardelen Gebe Okulu açýldý. Mardin Kadýn Doðum ve Çocuk Hastalýklarý Hastanesi Baþhekimi uzman doktor Saffet Yavuz, Kardelen Okulu'nu hizmete açtýklarýný söyledi. Burada bir psikolog, çocuk doktoru, kadýn doðum uzmaný, çocuk geliþim uzmaný ve ebe ile birlikte gebelere profesyonel destek saðladýklarýný aktaran Uzm. Dr. Yavuz, "Mardin ili artýk büyük þehir kapsamýnda bizde bu alanda ki eksiklerimizi gidererek hazýrlýklarýmýzý yapýyoruz" dedi. Mardin Kadýn Doðum ve Çocuk Hastalýklarý Hastanesi

Kardelen Gebe Okulu'nun ilk öðretmeni olan ebe Gülistan Aydoðan ise, gebelere doðum öncesi ve doðum sonrasý gebelik bakýmý, gebelikte beslenme gibi eðitimleri verdiklerini ifade etti. Hastanelerinde gebelik ve ebelik eðitimi verdiklerini kaydeden Aydoðan, "Bunun yanýnda gebelikte yaþanabilecek tarifsiz bir mutluluk olduðunu ve her gebenin bunu yaþana bilmesi gerektiðini anlatmaya çalýþýyoruz. Gebeliðin mucizevi bir olay olduðunu baþýna gelebilecek en güzel olay olduðunu onlara benimsetmek ve hak ettiklerini onlara inandýrmak için çalýþýyoruz" diye konuþtu. Eðitime katýlan gebe bayanlar ise böyle bir hizmetin kendilerine sunulmasýnýn özellikle Mardin gibi illerde çok önemli olduðunu dile getirdi.

Biçerdöver hasadý kontrolleri yapýldý M. Sait Çakar

M

ardin Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Ýl Müdürü Mehmet Salih Söðüt, tane ile sap kaybýný önlemek için Mardin'de biçerdöver hasadý kontrollerinin yapýldýðýný belirtti. Söðüt, makamýnda gazetecilere yaptýðý açýklamada, 13 ekipten oluþan 29 teknik personelin il genelinde saha çalýþmalarýnda görevlendirildiðini belirterek "Çiftçilerimizin büyük emek, zaman ve masrafla üretmiþ olduklarý hububatýn zamanýnda, en az tane ile sap kaybý ile tekniðe uygun olarak biçilmesini saðlamak ve bu sayede milli servet kaybýný önlemek, biçerdöverlerle yapýlan hasatta meydana gelen tane kayýplarý ile tane hasarýný minimize etmek amacýyla Ýlimiz ve Ýlçelerimizde 13 ekipten oluþan 29 teknik personel saha çalýþmalarýnda görevlendirildi. Ýlimizde yaklaþýk 2 milyon 130 bin 150

imara aykýrý ev mühürlendi

M

dekar hububat ekiliþi bulunmaktadýr. Bunun yüzde 75-80'ni biçerdöverle hasat edilmekte. Çiftçilerimizin, alýn teri olan ürünlerinde tane kaybý ve ürün hasarýnýn önüne geçmek ve 'tane

tane ton olur' gerçeði ile üreticilerimizin emeklerinin karþýlýðýný almalarý, hem de ülke ekonomisine katký saðlamasýný amaçladýk. Bu kapsama kontrollerimiz yapýlmýþtýr. " dedi

idyat'ta 75 yaþýndaki Hasan Araz'a ait ev, belediye tarafýndan balkon ve istinat duvarýnýn imara aykýrý olduðu gerekçesiyle mühürlendi. Midyat Ýlçesi Þenköy Beldesi'nde yaþayan 75 yaþýndaki Hasan Araz'a ait ev, belediye tarafýndan balkon ve istinat duvarýnýn imara aykýrý olduðu gerekçesiyle Sayfa 2’de mühürlendi.


17 Haziran 2013 Pazartesi

Þenköy’de imara aykýrý olan ev mühürlendi M. Sait Çakar

M

idyat'ta 75 yaþýndaki Hasan Araz'a ait ev, belediye tarafýndan balkon ve istinat duvarýnýn imara aykýrý olduðu gerekçesiyle mühürlendi. Midyat Ýlçesi Þenköy Beldesi'nde yaþayan 75 yaþýndaki Hasan Araz'a ait ev, belediye tarafýndan balkon ve istinat duvarýnýn imara aykýrý olduðu gerekçesiyle mühürlendi. Araz ailesi kapýsý müherlenen evlerine istinat duvarýnýn üzerindeki tel örgüyü kaldýrýp, girip çýkmaya baþladý. Midyat'a baðlý Ak Partili Þenköy Belde Belediye Baþkanlýðý, Yeni Mahalle Zafer Caddesi Numara 19'da bulunan müstakil binanýn isnat duvarý ile balkon kolonlarýnýn projede belirlenen ruhsata aykýrý yapýldýðý gerekçesiyle yýkým kararý verip, evin kapýsýný mühürledi. Evde yaþayan Mehmet Araz, eþi Hasine Araz ile engeli olan çocuklarý Hasan Araz, jandarma nezaretinde evden çýkarýlarak, evin dýþ kapýsý belediye tarafýndan

mühürlendi. Yaþlý çift, evlerinin dýþ kapýsý mühürlendiðinden dolayý, 2 metre uzunluðundaki isnat duvarý üzerine bulunan tel örgüyü keserek, eve girip çýkmaya baþladý.

Belediye tarafýndan evlerinin mühürlenmesine tepki gösteren Mehmet Araz, "Evimin tapusu var, ruhsatý var, harç pusulasý var. Her þeyi var. Niye kapýma mühür vurdular. Sebebi nedir. Evimin ruhsatý var. Evimin vergisini veriyorum. Bu sene de 212 TL emlak vergisi yatýrdým. Nasýl kapýyý mühürlüyorlar. Hangi kanunda yazýyor. Hangi gerekçeyle kapýmýza mühür vuruyorlar. Ne yaptýk. Evim ile belediye arasýndaki mesafe 30 metredir. Aramýzda Midyat-Mardin karayolu geçiyor. 2009 yýlý Þubat ayýnda evim için 4 bin 450 TL ödeyerek ruhsat aldým. Aldýðým ruhsat 3 kat için ve balkon da var içinde. Bu 4,5 yýldýr belediye niye balkonun kaçaktýr, yapma demedi. Niye yaptýn diye söylemediler. Þimdi söylüyorlar" dedi. Yaþlý olmalarýndan dolayý evden

çýkarýlmalarýna bir anlam veremediklerini kaydeden Araz, "Biz yaþlýyýz. Ben ve eþim 75 yaþýndayýz. Oðlumda 25 yaþýnda özürlüdür, raporu var. Eþim böbrek hastasýdýr. Ben de 4 defa anjiyo oldum. Kalp hastasýyým. Bizleri çok maðdur ettiler. Bu maðduriyetimizin devlet tarafýndan giderilmesini istirham ediyoruz. Bu büyük haksýzlýktýr. Evim kaçak deðil. Niye bu mühür vurulmuþ anlamýþ deðilim. Yetkililerin biran önce bu mührü kaldýrýlmasýný istiyorum" dedi.

Araz, yýkým kararýnýn iptali için mahkemeye baþvuracaklarýný sözlerine ekledi. Þenköy Belde Belediye Baþkanlýðý'nýn mühürleme ile ilgili aldýðý kararda, "Yapýnýn Batý tarafýnda kalan bölümde imar mevzuatýna aykýrý inþaat yapýlmýþ sýnýr ihlali yapýldýðý, inþaatýn ruhsatsýz olduðu yapýlan ölçüm ve kontrollerden anlaþýlmýþtýr. Bu nedenle Belediye Meclisi'nin aldýðý karar ve tutanaklar gereðince ihlalin söz konusu olan alanlarýnýn yýkýmý gerçekleþecektir. 3194 Sayýlý Ýmar Kanunu'nun 32'nci Maddesine göre Belediye Meclis'imizde alýnan karar üzerine belediye giriþ kapýsýndaki ilan panosunda ilan yapýlmýþ ve kanuni sürenin tamamlanmasýna raðmen yapý sahibi hiçbir müracaat ya da iþlem yapmadýðý görüldüðünden þahsa tebligat yapýlmýþ sayýlmýþ olup, tebligat süresi sonunda yapýnýn mühürlenmesi ve tatil edilmesi gerektiðinden; 3194 Sayýlý Ýmar Kanunu'nun 32'nci maddesine göre belediyemiz yetkili elemanlarýnca yapýnýn batý cephesindeki giriþ kapýsýndan mühürlenerek, mühür zabýt varakasý ilgisine okutup açýklandýktan sonra imza altýna alýnmýþtýr" denildi.

2

Vali Cengiz’den Rektör Omay’a ziyaret Sedat Aslanaçier

C

umhurbaþkaný Abdullah Gül tarafýndan onaylanan son valiler kararnamesi ile Mardin Valiliði görevine atanan Vali Dr. Ahmet Cengiz, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay’ý ziyaret etti. Rektör Serdar Bedii Omay’ýn bir müddet önce Mardin Valisi Ahmet Cengiz’e yaptýðý ziyaretin iadesi niteliðini taþýyan bu ziyaret vesilesiyle aðýrlýklý olarak Mardin Artuklu Üniversitesinin geliþim süreci ve kuruluþundan bugüne kadar gerçekleþtirdiði faaliyet ve atýlýmlar hakkýnda görüþ alýþveriþinde bulunuldu. Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardýmcýlarý Prof. Dr. Ahmet Erkol ve Prof. Dr. Kadri Yýldýrým’ýn yaný sýra Güzel Sanatlar Fakültesi Dekaný Prof. Zekiye Sarýkartal’ýnda hazýr bulunduðu ziyarette Genel Sekreter Yardýmcýsý Cengiz Aydýn’ýn; üniversitenin akademik, bilimsel ve idari alanlarda yapýlan bütün çalýþmalarýný sine- vizyon eþliðinde anlattýðý sunumundan sonra Rektör Omay, üniversitenin kente yaptýðý katkýya iþaret ederek, “Gelinen nokta itibariyle Mardin Artuklu Üniversitesi, Mardin’in geliþiminde

lokomotif görevi üstlenmiþtir “ ifadesini kullandý. Üniversiteyi, dinamik ve uluslararasý kalitede eðitim veren bir kurum haline getirmek için kararlý ve etkin çalýþmalar yaptýklarýný belirten Omay, medeniyetler havzasýnda bulunan bir þehrin üniversitesi olduklarý þuuruyla hareket ettiklerini vurgulayarak, Mardin’in tarihi ve mimari zenginliðini ortaya koyacak bütün çalýþmalarda Mimarlýk Fakültesi ve onun bünyesinde yer alan Restorasyon bölümünün her türlü bilimsel katkýyý saðlamaya hazýr olduðunu söyledi. Sorunlarýn çözülebilmesi ve hedeflenen kalkýnmanýn saðlanmasýnýn birlik, beraberlik ve kurumlararasý koordinasyonla mümkün olabileceðinin altýný çizen Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz ise, kurumlar arasý uyum ve koordinasyona özel bir önem atfettiðini vurguladý. Mardin Artuklu Üniversitesi’nin þehrin sosyo-kültürel ve ekonomik geliþmiþliðinde oynadýðý rol ve buna iliþkin olumlu kazanýmlara dikkat çeken Mardin Valisi Cengiz bu ziyaretten dolayý duyduðu memnuniyeti dile getirerek üniversite ile her alanda iþbirliði içerisinde olacaklarýný belirtti.

Midyat’taTayin olan hakim ve savcýlara veda gecesi düzenlendi Ali Edis

H

akimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafýndan 2013 yýlý ana kararnamesi ile Mardin’in Midyat Adliyesi'nden tayini çýkan hakim ve savcýlar için veda gecesi düzenlendi. Duygulu anlarýn yaþandýðý gecede, hakim ve savcýlara yeni görevlerinde baþarý dilekleri iletildi. Matiat Otel Havuz Baþý’nda düzenlenen veda programýna; Kaymakam Oðuzhan Bingöl, Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu, Baþsavcý Adnan Küçükyumuk, Aðýr Ceza Reisi Sezgin Güverçin, Mardin Barosu Midyat Temsilcisi Av. Halil Altunkaynak, hakim ve savcýlar, baro avukatlarý ile adliye personeli hazýr bulundu. Hakim ve savcýlarýn yýl boyu yaptýklarý etkinliklerle devam eden sinevizyon gösteriminin ardýndan program konuþmalarla devam etti. Baþsavcý Adnan Küçükyumuk konuþmasýnda; “Yaklaþýk iki yýl beraber çalýþtýk arkadaþlarýmýzla savcýlarýmýzla hâkimlerimizle sað olsunlar. Çalýþkanlýklarýyla beyefendi kiþilikleriyle, hanýmefendilikleriyle gerçekten örnek kiþilerdi. Kendilerinden ayrýldýðýmýz için üzülüyoruz tabi veda yemeklerinde kliþe sözler gibi algýlanýyor ama gerçekten arkadaþlarýmýzdan ayrýldýðýmýz için çok hüzünlüyüz.

Tesellimiz arkadaþlarýmýzýn istedikleri yerlere gitmeleri. Ýnþallah orada daha huzurlu, daha mutlu, daha baþarýlý bir hayat geçirirler. Ben kendilerine Midyat’ a yapmýþ olduklarý hizmetten dolayý teþekkür ediyorum.“ dedi. Daha sonra tayini çýkan hakim ve savcýlara protokol üyelerince çeþitli hediyeler verildi. Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný Sezgin Güverçin, ayrýlýklarýn hüzünlü olduðunu belirten konuþmasýnda meslektaþlarýna yeni görev yerlerinde baþarý dileklerinde bulundu. Hakim ve savcýlar tarafýndan yapýlan duygulu konuþmalarda katýlýmcýlar hüzünlü anlar yaþadý. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Erdem Ersoy ise “Gerçekten iki yýldýr çok güzel günlerimiz geçti. Çok güzel dostluklar edindik. Adliyedeki meslektaþlarýmýz, deðerli personelimiz, deðerli avukat arkadaþlarýmýz gerçekten çok güzel bir ortamýmýz vardý. Böyle bir ortamdan ayrýldýðýmýz için çok üzgünüm. Midyat’ýn bu sýcaklýðý hoþgörü içerisinde olmasýnda dolayý adliyemizi olumlu yönden etkiledi. Kimsenin kalbini istemeden de kýrdýysak affola hakkýnýzý helal edin benden yana helal olsun.” diye konuþtu. Canlý müzik eþliðinde oynanan halay ve çifte telli oyunlarýnýn ardýndan katýlýmcýlarýn birlikte hatýra fotoðrafý çekilmesiyle program sona erdi.

Toprak Bayramý kutlandý Ýsmail Erkar

M

ardin Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Ýl Müdürlüðü Toplantý Salonunda “Toprak Bayramý” kutlamasý yapýldý.

Tayini çýkan hakim ve savcýlar Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafýndan 2013 yýlý ana kararnamesi tayini çýkan hakim ve savcýlar þöyle; Arman Ýlhan-Seferihisar Cumhuriyet Savcýlýðý’na, Ali CanbolatYargýtay Tetkik Hakimliði’ne, Erdem Ersoy- Foça Hakimliði’ne, Zuhal ÝlhanSeferihisar Hakimliði’ne, Nuray Canbolat Yargýtay Tetkik Hakimliði’ne atandý.

Toprak Bayramý Kutlama Törenine Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz, Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Ýl Müdürü Mehmet Salih Söðüt, Ýl Müdür Yardýmcýlarý, Þube Müdürleri, Ýlçe Müdürleri, Tema Vakfý Yetkilileri, Ziraat Odasý Baþkanlarý, Sakarya Aycan Çaltekin Ýlköðretim Okulu Öðretmen ve Öðrencileri, Selahaddin Eyubi Ýlköðretim Okulu Öðretmen ve Öðrencileri, Abdulkadir Tutaþý Ýlköðretim Öðretmen ve Öðrencileri, Hikmet Uluðbay Ýlköðretim Okulu Öðretmen ve Öðrencileri ile Çiftçiler katýldý. Topraðýn önemine iliþkin özellikle ilköðretim çocuklarýna topraðýn korunmasý ve topraðýn önemi gibi konularda eðitim verilmesinin çok önemli olduðunu ifade eden Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz, " Hepimizin gideceði son yer topraktýr. Bu sebeple bizim topraða sahip çýkmamýz hayati bir önem taþýyor. Eðer topraðý bir þekilde yok edersek,tarým arazilerine büyük binalar yaparsak, bilinçsiz tarým ilaçlarý ve gübre kullanýrsak, toprak ölür. Toprak ta, canlýlar gibi bakým ister, itimat ister. Topraðý erozyondan korumak için aðaç dikmek gerekir. Aðaçla toprak ayrý düþünülemez. Tabi topraðýn, her yer için önemli olduðu gibi Mardin için de büyük bir önemi vardýr.Çünkü Mardin Ýlinin çok

önemli bir tarým potansiyeli var. Bu hususta Ýl Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðüne çok iþ düþüyor. Çocuklarýmýza küçük yaþta topraðýn önemini ve topraðý korumalarý gerektiðini öðretelim. Ýnþallah gelecek, hem Türkiye için, hem de Mardin için güzel olacak" þeklinde konuþtu. Günün anlam ve önemine iliþkin söz alan Ýl Müdürü Mehmet Salih Söðüt ise, Topraðýn, hava ve su gibi canlýlarýn yaþamasý için vazgeçilmez bir unsur olduðunu ifade ederek; "Toprak binlerce hatta milyonlarca yýlda oluþmakta ve insan ömrüyle kýyaslandýðýnda muazzam bir süreci iþaret etmektedir. Toprak-insan iliþkileri insanlýk tarihi kadar eskidir. Günümüzde ise konu, en az geliþmiþ ülkeden, sanayi ötesi ülkelere kadar önemini ve güncelliðini sürdürmektedir. Bunun en önemli nedeni; Topraðýn çoðaltma olanaðý olmayan tek üretim aracý olmasý, buna karþýlýk bu üretim aracýný kullanan dünya nüfusunun hýzla artmasýdýr. Ýnsanlar ve hayvanlar dolaylý olarak besinlerini topraktan saðladýklarý gibi onun üzerinde gezinir, dinlenir barýnýrlar. Yani toprak tüm canlýlarýn hem beslendiði hem de barýndýðý yerdir. Topraðýn Tarýmsal, Endüstriyel, Ekonomik, Ulusal önemi oldukça büyüktür. Ülkelerin gözünde toprak kutsaldýr" dedi. Programda öðrenciler Topraðýn önemi ile ilgili þiirler okudu, gösteriler yaptý. Toprak Muhafazasýný iyi kullanýmda baþarýlý olan çiftçilere baþarý sertifikasý ve ödülleri Vali Dr. Ahmet Cengiz tarafýndan verildi.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

17 Haziran 2013 Pazartesi

3

Sabit numara taþýma

þirketlere yaradý

T

ürkiye’de 13 milyon abonesi olan sabit telefon için verilen numara taþýma izni þirketlere yaradý. Þu aþamada her numara için 25 TL ödeyen bir kurumun 30 hattý olmasý durumunda gideri aylýk 750 TL’yi buluyor. Görüþme bedelinde de yüzde 50 indirim uygulanýyor. Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) 9 Mayýs 2009 kararýnýn ardýndan sabit numara taþýmalarý arttý. Buna baðlý olarak ataða kalkan ses operatörleri kurumsal þirketlere pek çok hat ve fiyat önerisi sunuyor. Operatörlerden OMS Telekom, hat adedine baðlý olarak fiyat ayarlamalarý vaat ediyor. Görüþme bedelinde de yüzde 50 indirim yapýyor. Genel Müdür Fatih Özdemir, Türkiye’de 13 milyon sabit numara olduðunu belirterek, “Numara taþýma için çok büyük bir sektör var. Ülke dýþýnda Almanya'da bu proses baþladýðýnda Deutsche Telekom müþterilerinin yüzde 50‘sini yitirdi. Yani numaralarýn yarýsý taþýndý.” dedi. Mobil operatörlerde numara taþýma yavaþlarken, BTK’nýn onayýyla sabit numara taþýmada artýþ görüldüðünü bildiren Özdemir, OMS olarak çaðrý merkezleri, büyük ölçekli firmalar, hastaneler, yoðun trafiði olan kurumsal þirketlere hitap ettiklerini aktardý. Özdemir, “Numarasýný bize taþýyan kurumlara büyük artýlar sunuyoruz. Evvela tek numaradan yüzlerce hat kullanýlmasýna imkân

AFAD: Türkiye'de yaklaþýk 490 bin Suriye vatandaþý bulunuyor

tanýyoruz. Ayrýca sabit ücret de almýyoruz. Örneðin 30 adet numarasý olan bir þirketin, 25 TL sabit ücret için sadece ayda 750 TL sabit ücret gideri oluyor. Görüþme ücretleri ise bizde yüzde 50’ye varan oranlarda daha uygun. Numarasýný bize taþýyan bir kurum, aylýk binlerce TL yarar elde ediyor.” ifadelerini kullandý. Yüzde 100 yerli sermaye olan OMS Telekom, aylýk iki milyon dakika ses üretimine ulaþtý. Özdemir, “Faaliyete geçtiðimiz 2011 sonunda 500 bin dakika ses üretir konumdaydýk. 2012 sonunda ise bir milyon dakikaya dayandýk. Þu anda ise sene bitmeden 2 milyon dakika ses üretimi yapar olduk. Aralýk ayýna kadar 3 milyon dakikayý aþmayý hedefliyoruz. Yani her sene katlanarak büyüyoruz.” dedi.

Þu anda bireysel kullanýcýlara hitap etmeyen uygulamaya deðinen Fatih Özdemir, þu açýklamalarda bulundu: “Bizim yaptýðýmýz numara taþýma sistemi kurumsal müþteriler için geçerli. Yani bünyesinde en az 30 – 40 hat kullanan kurumsal þirketlere hizmet veriyoruz. Tek numara üzerinden yüzlerce hat kullanýlmasýna imkân tanýyoruz. Örneðin bir numara için operatöre ödenen sabit ücret 25 TL iken, 30 adet numara kullanan bir kurumun aylýk sadece sabit ücrete ödeyeceði para 750 TL gibi bir rakama ulaþýr. Hâlbuki numarasýný bize taþýyan bir kurum için sabit ücret ortadan kalkýyor. Üstelik görüþme ücretleri de yüzde 50’ye yakýn bir avantaj saðlýyor. Ayrýca tek numara üzerinden yüzlerce hat açabiliyoruz.” (CÝHAN)

Eðitim Bir Sen: 66 aylýklar için saðlýk raporu uygulamasý kalksýn

E

ðitim Bir Sen bir yýlýný dolduran ‘4+4+4’ eðitim sistemine iliþkin izleme ve deðerlendirme raporunu basýna açýkladý. Raporun öneriler kýsmýnda 66 aylýk çocuklarýný okula göndermek istemeyen velilerden saðlýk raporu alma uygulamasýndan vazgeçilme önerisi dikkat çekti. Genel anlamda sistemin doðru olduðunu ancak eksiklikleri olduðunu vurgulayan Eðitim Bir Sen Genel Baþkaný Yardýmcýsý Ahmet Özer, özellikle 66 aylýk çocuklarýn okula

gitme konusunda karar verme yetkisinin ailelerde olmasý gerektiðine dikkat çekti. Özer, “Bir yýl süre zarfýnda sistemin 66 aylýk çocuklarýn okula baþlama yaþýnýn küçük olduðunu bize gösterdi. Yapýlan çalýþmalarda aileler ve öðretmenler, 66 aylýklarýn kalem tutmakta zorlandýklarý, okuma öðrenme motivasyonunun büyük öðrencilere göre daha az olduðu gözlemlendi.” dedi. Eðitim Bir Sen raporunda yer alan bazý öneriler þöyle:

-Seçmeli dersler ve alan öðretmenliðindeki ihtiyacýn karþýlanmasý için bütçe imkaný zorlanarak, 100 bin yeni öðretmen alýnmalý. -Zorunlu okula baþlama yaþýnýn 66 ay olarak tanýmlanmasý, ancak okula baþlama yaþýnýn uygun görülmeyen çocuklar için saðlýk raporu istenmesinden vazgeçilmeli, -Alan deðiþikliði yapan sýnýf öðretmenlerinden, tekrar sýnýf öðretmenliðine dönmek isteyenlere bu imkan saðlanmalý, -Ortaokul ve liselerdeki haftalýk ders saati aþaðý çekilmeli, -Ýlköðretim okullarýnýn ilk ve ortaokul olarak ayrýþmasý hýzlý bir þekilde sonuçlanmalý, -Yeni eðitim sisteminin amacýna ulaþmasý için mevcut okul ve dersliklerin yetersizliði ile ikili eðitim sisteminin getirdiði problemler göz önüne alýnarak yeni okul ve derslik üretimine aðýrlýk verilmeli. (CÝHAN)

B

aþbakanlýk Afet ve Acil Durum Yönetimi Baþkanlýðý (AFAD), bugün itibariyle Türkiye'de yaklaþýk 490 bin Suriye vatandaþý bulunduðunu açýkladý. AFAD'ýn açýklamasýnda, kurulan 14 çadýrkent, 1 geçici kabul merkezi ve 5 adet konteynerkentte bugün itibariyle 200 bin 91 Suriye vatandaþý olduðu belirtildi. Açýklamada, kamplarýn dýþýnda çeþitli illerde bulunan yaklaþýk 290 bin Suriye vatandaþýn olduðu ve onlarýn da günlük insani ihtiyaçlarý ve saðlýk hizmetleri AFAD'ýn koordinasyonunda saðlandýðý ifade edildi. AFAD'ýn yaptýðý açýklamada þu bilgiler yer aldý; "Baþkanlýðýmýzca kurulan Kilis Elbeyli Beþiriye ve Malatya Beydaðý konteynerkentleri hizmete açýlmýþ olup, bu barýnma merkezlerine Suriye vatandaþlarýnýn yerleþtirilmelerine baþlanmýþtýr. Mardin Midyat Çadýrkenti’nin yapým çalýþmalarýnda ise son aþamaya gelinmiþ olup, barýnma merkezi önümüzdeki günlerde Suriye vatandaþlarýnýn yerleþimlerine açýlacaktýr. Baþkanlýðýmýzca; Hatay’da 5, Þanlýurfa’da 2, Gaziantep’te 3, Kahramanmaraþ, Osmaniye,

Adýyaman ve Adana’da 1’er olmak üzere toplam 14 çadýrkent ile Kilis’te 2, Þanlýurfa, Malatya ve Gaziantep’te 1’er olmak üzere toplam 5 adet konteynerkent kurulmuþtur. Yürütülen eðitim ve saðlýk hizmetleri kapsamýnda 564 derslikte toplam 29 bin 534 çocuk ve gence eðitim verilmektedir, Kamplardaki sahra hastanelerimizde ve mobil saðlýk ünitelerimizde 12 Haziran 2013 itibariyle 5 bin 76 poliklinik hizmeti gerçekleþtirilmiþtir. Ayrýca kamplarýmýzda bugüne kadar 3 bin 572 doðum gerçekleþmiþ olup, toplam gerçekleþen poliklinik hizmeti sayýsý 1 milyonu aþmaktadýr." AFAD'ýn verilerine göre bugüne kadar Türkiye'ye 324 bin 290 Suriye vatandaþýn giriþ yaptýðý, toplam 124 bin 199 Suriye vatandaþýnýn da ülkesine döndüðünün altý çizildi. Suriyelilerin il il daðýlýmý ise þu þekilde açýklandý; "Hatay’da 14 bin 859, Gaziantep’te 32 bin 631, Kilis’te 15 bin 486, Þanlýurfa’da 93 bin 395, Kahramanmaraþ’ta 15 bin 134, Osmaniye’de 7 bin 885, Adýyaman’da 10 bin 398, Adana’da 9 bin 697 ve Malatya’da 173 kiþi.” (CÝHAN)

PKK’ya son üç ayda 2 bin kiþi katýldý

3 Viranþehir'de polis 1 kaleþnikof tüfek, 4 tabanca ele geçirdi

Þ

anlýurfa'nýn Viranþehir ilçesinde yapýlan operasyonda 4 adet tabanca ile birlikte bir adet Kaleþnikof marka tüfek ele geçirildi Viranþehir'de meydana gelen kasten yaralama ve ikametten hýrsýzlýk

olayý ile ilgili yürütülen faaliyetler çerçevesinde 1 adet kaleþnikof marka uzun namlulu silah, bu silaha ait þarjör ele geçirildi. Genel asayiþ ve yol arama, kontrol esnasýnda ise 63 plakalý araçta Hüseyin T.(63) isimli vatandaþa ait bir tabanca ve mermiler, yine 63.. plakalý özel otoda Hüseyin Ö.(29) üzerinde 1 adet tabanca ve bu tabancaya ait mermi ve þarjörler ele geçirildi. Ayrýca kontrol noktasýnda þüpheli Hýdýr T.(52) adlý vatandaþ üzerinde yapýlan aramada 2 adet tabanca ve bu tabancalara ait çeþitli mermilerde bulundu. Aramalarda ele geçen silahlara el konulurken vatandaþlara para cezasý uygulandý. (CÝHAN)

0 yýldýr devam eden terörün bitmesine yönelik çözüm sürecinde ilginç bir geliþme yaþanýyor. propaganda ve eleman kazanma faaliyetlerini artýran terör örgütü PKK'ya, son üç ayda 2 bin kiþinin katýldýðý belirtiliyor. Örgüte katýlanlardan 850'sinin üniversite öðrencisi olduðu iddia ediliyor. Propaganda ve eleman kazanma faaliyetlerini arttýran terör örgütü PKK 'ya, son üç ayda 2 bin kiþinin katýldýðý belirtiliyor. Örgüte katýlanlardan 850'sinin üniversite öðrencisi olduðu kaydediliyor. Zaman Gazetesi'nin haberine göre, PKK'nýn þehir kadrolarýnýn yönlendirdiði elemanlar, en çok Mardin'in Dargeçit ilçesi ile Þýrnak bölgesinden Kuzey Irak'a gönderiliyor. Çocuklarý daða götürülen bazý aileler, güvenlik güçlerine ‘kayýp' baþvurusu yapýyor. PKK özellikle 13 – 18 yaþ arasýndaki gençleri farklý yalanlarla aðýna düþürüyor. Bunlardan biri lisenin üçüncü sýnýf öðrencisi Ali A. oldu.

Diyarbakýr’ýn Yeniþehir ilçesindeki bir lisenin üçüncü sýnýf öðrencisi Ali A., iddiaya göre, 2 ay önce bir yürüyüþe katýldý. Örgüt mensuplarý, “Polis her yerde seni arýyor, dikkat et” diyerek, yardýmcý olabileceklerini belirtti. Daha sonra 3 lise öðrencisini daha kandýrýp, 4 çocuðu Diyarbakýr kýrsalýnda PKK’nýn daðdaki elemanlarýna teslim etti. Aileler çocuklarýna ulaþabilmek için, Diyarbakýr ve Bingöl kýrsalýndaki kamplara kadar gitti ancak eli boþ

döndü. Ali’nin ailesine haber gönderen PKK, “Þervan kamplarda eðitimini görüyor, merak etmeyin” dedi. Ýlkokul mezunu S.G. ise iþ vaadiyle daða gönderildi. Jandarmaya kayýp baþvurusunda bulunan aileye S.G.’nin Genç kýrsalýndaki kampta olduðu ve merak etmemeleri söylendi. “Oðlumun gitmesiyle periþan olduk.” diyen S.G.’nin babasý, örgütün geri dönmemeleri için çocuklarý aileleriyle görüþtürmediðini ifade etti. (CÝHAN)


17 Haziran 2013 Pazartesi

4

Çözüm konferansýnýn ikincisi yapýldý mralý'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan'ýn 'Nevruz mektubu'nda dile getirdiði konferanslarýnýn ikincisi Diyarbakýr'da 'Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansý' adýyla yapýlýyor. 2 gün süren konferansýn açýlýþ konuþmalarýnda benzer mesajlarýn verilmesini dikkat çekti. Abdullah Öcalan ise konferansa gönderdiði mesajýnda Kürtler için varlýk ve yokluk döneminin bitiðini belirterek, varolma sürecinde gençlerin mücadeleye hazýr olmasý çaðrýnda bulunmasý dikkat çekti. HAKPAR Genel Baþkaný Kemal Burkay'ýn 'sonucu belli' diyerek katýlmadýðý konferansa BDP'ye yakýn oluþumlarýn aðýrlýkta olmasý ve Öcalan'ýn mesajýndan sonra ayaða kalkýp 'Biji Serok ApoYaþasýn baþkan Apo' diye slogan atmalarý dikkat çekti. Öcalan'ýn yapýlmasýný istediði konferans Ankara'nýn ardýndan Diyarbakýr'ýn Sur ilçesindeki Liluz Otel'de yapýldý. Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansý'na davet edilen partilerden HAKPAR ile HÜDAPAR katýlmadý. Konferansta KADEP, SDP, Azadi Ýnisiyatifi, DDKD gibi oluþumlar BDP ile ayný safta yer aldý.

Ý

Konferansýn hedeflerinden biri olan bütün Kürtlerin katýlmasý ve birlikte hareket etmesinin de çok uzaðýnda kaldý. Katýlýmcýlarýn büyük bölümü Demokratik Toplum Kongresi'nin üyelerinden oluþtu. Konferansýn açýlýþý konuþmasýný yapan BDP Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ, Türkiye’de bütün farklýlýklara demokratik siyaset hakký tanýnmasý gerektiðini, bunlarýn önündeki yasal engellerin de kaldýrýlmasý gerektiðini söyledi. Bu isteklerin devletin vereceði lütuf ve hediye olmayacaðýný ifade eden Demirtaþ, “Bu istek 12 Eylül askeri darbesiyle alýnmýþ, gasp edilmiþ, haklarýn iadesi olacaktýr. ” dedi. Demokratik bir þekilde siyaset yapabilen çok az siyasi partinin olduðunu belirten Demirtaþ, “Biz parlamentodaysak demokrasiyle deðil, halkýn öz gücüyle oradayýz. Parlamentoda temsil gücüne yer açýlmalý. Bu hükümete düþen tarihi bir sorumluluktur.” þeklinde konuþtu. Demokratik haklarýn tanýndýðý yeni bir anayasanýn yapýlmasý gerektiðini dile getiren Demirtaþ, parlamentoda Kürt kimliðinin kabulüne göre yeni bir anayasa tartýþmasýnýn açýlmasý gerektiðinin altýný çizdi. Konferansta yüzyýllardýr bir araya gelemeyen

Kürt halkýnýn sorunun çözümü noktasýnda tarihi bir adým atýlacaðýný ifade eden Demirtaþ, “Bu konferanstan çýkacak sonuçlar müzakerenin gidiþatýný ve Kürt halkýnýn taleplerinin somutlaþmasýný belirleyecek olan platformdur. Çözüm sürecinin müdahilidir bu konferans. Bu konferans baþlý baþýna bir entelektüel tartýþmanýn ötesinde Kürtlerin ortak iradesini temsil eden sembolik meclistir. Bu Meclis'in tarihi görevini yerine getirmesi için þartlar her zamankinden daha uygundur.” diye konuþtu. Konferansta Öcalan’ýn mektubu okundu Abdullah Öcalan'ýn, gönderdiði mektup konferansta okundu. Silahý devre dýþý býrakarak demokratik siyasi mücadele ile devam etme iradesinin ilk aþamasýnýn tamamlandýðýný belirten Öcalan, “Bundan sonraki aþamada görev sorumluluk daha çok da konferans bileþenlerinindir. Elbette devletin ve hükümetin de bu süreçte son derece ciddi görevleri vardýr. Demokratik siyasetin bütün kanallarýný açmak, siyaset üzerindeki her türlü açýk ve gizli baskýyý sonlandýrmak yasal ve anayasal güvenceler ile bunu teminat altýna

almak gibi sorumluluklarý vardýr. Sürecin saðlýklý ilerleyebilmesinin baþka da yolu yoktur. Ben bana yüklenen önderlik misyonum gereðince müzakere sürecinin önünü açýyorum, bu yolda yürümesi ve sürecin içini doldurmasý gerekenlerde sizlersiniz. Devlet barýþçýl çözüm için samimi ve ciddi ise benim sizlerle, dýþ dünyayla, diðer arkadaþlarýmla ve halkla iliþkilerimi saðlamak zorundadýr. Bu temelde geniþ katýlýmla toplanan konferansýnýz müzakere sürecinin en temel siyasi mekanizmasý olmak durumundadýr.” dedi. Öcalan, “Artýk hiçbir güç kimliðimizi, dilimizi, kültürümüzü inkar etme kudretini kendinde göremeyecektir. Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, Arap, Fars, Türkmen ve daha bir çok halk, Müslüman, Hristiyan, Musevi, Yahudi, Alevi, Yezidi ve daha bir çok inanç birbirleriyle alt üst iliþkisi kurmadan gerçek bir kardeþlik ve eþitlik hukuku içerisinde bir arada yaþayabilir. Yeni bir halklar ittifaký kurmak her zamankinden daha mümkündür.” þeklinde konuþtu. Silahlar devre dýþý býrakýlmalý, demokratik siyasetin önü açýlmalý Silahý devre dýþý býrakarak demokratik siyasi mücadele ile devam etme iradesinin ilk aþamasýnýn tamamlandýðýný belirten Öcalan, “Bundan sonraki aþamada görev sorumluluk daha çok da konferans bileþenlerinindir. Elbette devletin ve hükümetin de bu süreçte son derece ciddi görevleri vardýr. Demokratik siyasetin bütün kanallarýný açmak, siyaset üzerindeki her türlü açýk ve gizli baskýyý sonlandýrmak yasal ve anayasal güvenceler ile bunu teminat altýna

almak gibi sorumluluklarý vardýr. Sürecin saðlýklý ilerleyebilmesinin baþka da yolu yoktur.” dedi. Devlet çözümde ciddi ise dýþ dünyayla iliþkimi saðlamalý Öcalan kendine yüklenen önderlik misyonunun gereðince müzakere sürecinin önünü açtýðýný, bu yolda yürümesi ve sürecin içini doldurmasý gerekenlerin konferansa katýlanlarýn olduðunu belirten Öcalan, “Devlet barýþçýl çözüm için samimi ve ciddi ise benim sizlerle, dýþ dünyayla, diðer arkadaþlarýmla ve halkla iliþkilerimi saðlamak zorundadýr. Bu temelde geniþ katýlýmla toplanan konferansýnýz müzakere sürecinin en temel siyasi mekanizmasý olmak durumundadýr. Kürdistan halklarý bundan sonra hangi hukuk içerisinde bir arada yaþayacaðý, dilini, kültürünü nasýl koruyup geliþtireceði, Türkiye Cumhuriyeti devleti ile diðer devletlerle hangi hukuk çerçevesinde varlýðýný sürdüreceði meseleleri eminim ki konferansýnýzýn temel görevlerinden olacaktýr. Sizlerin alacaðý kararlar ve varacaðý sonuçlar bizim yürüttüðümüz müzakere sürecine de yol gösterecektir.” diye konuþtu. Gençler kendini iyi yetiþtirmeli Gençlerin saldýrýlara karþý hazýrlýklý olmasýný isteyen Öcalan, konuþmasýný þöyle sürdürdü: “Her dönemde olduðu gibi siyasal mücadelemizin bu döneminde de fedakarlýðýn en büyüðünü gençliðin üstleneceðinden kuþkum yoktur. Genç arkadaþlarýmýn her açýdan kendini donanýmlý hale getirerek bütün saldýrýlara karþý hazýrlýklý olacaðýndan kuþkum yoktur.” (CÝHAN)

Viranþehir polisinden çocuklara büyük hizmet

Þ

Mehmetçik, 10 öðrenciye bisiklet hediye etti

D

iyarbakýr Valiliði ve Ýl Jandarma Komutanlýðý'nca yürütülen 'Bilinçli ve Güvenli

Yaþam Projesi' kapsamýndan faydalanan 150 öðrenci Ýl Jandarma Alay Komutanlýðý’ný ziyaret etti.

Burada güzel resim yapan 10 öðrenciye bisiklet hediye edildi. Sosyal Destek Projesi (SODES) kapsamýnda uygulanan proje kapsamýnda 'Bilinçli ve Güvenli Yaþam Projesi'nde yer alan köylerde yaþayan 150 öðrenci Jandarma ekipleriyle önce sinemaya ve pikniðe gitti ardýndan Ýl Jandarma Alay Komutanlýðý’ndaki törene katýldý. Burada resim yarýþmasýnda ödüle layýk görülen 10 öðrenciye bisiklet verildi. Öðrenciler, çeþitli etkinlikler yaptýklarýný belirterek, "Asker aðabeylerimiz bizi sabahtan beri gezdirdi. Onlarý çok sevdik. Onlar da bizi çok sevdi" ifadelerini kullandý. Sayalar Köyü’nden Yusuf Aslan, öðretmenin haber vermesiyle resim yarýþmasýna katýldýðýný söyledi. Yaptýðý resmin ödül almasýndan dolayý çok sevindiðini ifade eden Aslan, “Bisikletimle her yeri gezmek istiyorum. Çok mutluyum." ifadelerini kullandý. (CÝHAN)

anlýurfa'nýn Viranþehir ilçesinde polis SODES kapsamýnda açtýðý kurslarla çocuklarý spor ve sanata yönlendiriyor. Ýlçede açýlan badminton, baðlama, basketbol, futbol, gitar, halkoyunlarý, keman, masa tenisi, resim, teniz kort ve voleybol kursunda toplam 132 öðrenci eðitim görüyor. Viranþehir Ýlçe Emniyet Müdürü Fahri Vardal ilçede 10 ayrý dalda kurs açarak çocuklarýn sosyal ve kültürel aktivitelerle ilgilenmelerini saðladýklarýný ifade ederek, 132 öðrencinin bu kurslara katýldýðýný kaydetti. Proje Koordinatörü Büro Amiri Nurullah Demir kurslara yoðun ilgi olduðunu belirterek gençlerin kötü alýþkanlýklar kazanmasýna mani olmak için öðretmenlerden büyük destek aldýklarýný söyledi. Demir, “Ýlçe Emniyet Müdürümüz Fahri

Vardal, Müdür Yardýmcýlarýmýz Selami Ermiþ ve Öner Aðrýdað’ýn projeye büyük katkýlarý oldu. Gençlerimizi spor ve sanat aktivitelere yönlendirerek kötü alýþkanlýklardan korumak istiyoruz. Ýlgi görmeyen her çocuk kötü alýþkanlýklar edinebilir ve bir suça itilme ihtimali ile karþý karþýyadýr. Geleceðimizin teminatý olan çocuklarýn saðlýklý, eðitimli ve milletini seven bir fert olarak yetiþmesini arzu ediyoruz. Bu baðlamda futbol dalýnda 20, basketbol 15, voleybol 10, badminton 20, masa tenisi 20, baðlama 10, gitar 10, keman 5, resim 20 ve halk oyunlarýnda 12 öðrenciyi branþlarýnda baþarýlý öðretmenler gözetiminde eðitiyoruz. Bunun yaný sýra 160 öðrenciyi de þehir dýþý gezi kapsamýnda Gaziantep hayvanat bahçesine götürüp gezdirdik.” Dedi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

17 Haziran 2013 Pazartesi

Pis havuz suyu, dýþ kulak

5

BASINDAN

Deli gömleði

iltihabýna yol açýyor K Y

az aylarýnýn gelmesiyle birlikte tatilcileri havuz konusunda uyaran uzmanlar, pis havuz suyunun dýþ kulak iltihabýna (yüzücü kulaðý) neden olduðunu belirtiyor. Uzmanlar, temiz havuza girilmesi ve kulaklarýn ýslak kalmamasýný öneriyor.

var." diye konuþtu.

Kulak burun boðaz uzmaný Op. Dr. Bahadýr Baykal, "Havuza ve denize girilen yaz aylarýnda kulak saðlýðýna daha fazla özen gösterilmelidir. Özellikle kirli havuzlar dýþ kulak yolu iltihabýna yani 'yüzücü kulaðýna' neden olabiliyor." dedi. Kulakta en sýk görülen problemlerin baþýnda kulaða su kaçýrýlmasýnýn geldiðini söyleyen Baykal, "Kulaða su kaçmasý ile ortaya bazý sorunlar çýkabilir. Dýþ kulak yolunda bulunan salgý, soyulan kulak derisi ve dökülen kulak kýllarý ile birlikte 'buþon' denen sert bir týkaç oluþturur. Halk arasýnda kulak kiri diye bilinen bu týkaç suyu emerek sünger gibi þiþer ve kiþinin kulaðýnýn aniden týkanmasýna sebep olur. Tatile gitmeden önce bir mutlaka kulak burun boðaz, uzmanýna baþvurmakta ve buþonun temizlenmesinde fayda var." ifadelerini kullandý. Kulaklarýn temizlenmesinin herhangi bir sakýncasý olmadýðýný kaydeden Baykal, "Dýþ kulak yolunun ortamý hafif asidiktir, bu asit ortam, bakteriler ve mantarlar gibi zararlý mikroplara karþý koruyucu bir bariyer oluþturur.

Kulakta bulunan salgý bezleri tarafýndan üretilen serumen örtüsü de aslýnda kulak için faydalýdýr. Bazen duymayý ve kulaðýn hava almasýný engelleyecek þekilde fazla miktarda biriken serumen buþon hekim tarafýndan temizlenebilir ve herhangi bir sakýncasý yoktur. Temizleme iþleminin alýþkanlýk yapabileceði sanýlýyor. Fakat sanýldýðýnýn aksine bu iþlem kulakta alýþkanlýk yapmaz." þeklinde konuþtu. Baykal sözlerine þöyle devam etti: "Kulaðý temizleme çubuklarý ile sýk sýk karýþtýrmak yanlýþ bir davranýþtýr. Çünkü kulaðý sýk karýþtýrmak oradaki sinir uçlarýný uyarýr ve daha çok salgý üretilmesine sebep olur. Çok salgý üretimi de kulaklardaki serumenin geriye doðru itilip kulak zarýna

yapýþmasýna neden olabilir.Bu durumda kulak aðrýsý veya týkanmaya yol açabilir. Ayrýca bu þekilde dýþ kulak yolunu kaþýmak, nörodermatit denen ve sinir uçlarýnýn uyarýlmasýndan kaynaklanan kulak kaþýntýsýna neden olabilir. Kaþýmak kaþýntýyý tetikler, buda daha çok kaþýmak ve dýþ kulak yolu derisinde yaralar oluþturarak iltihap kapmasýna sebep olabilir." Kulakta mevcut olan iltihabýn bazý belirtilerle kendini göstereceðini aktaran Baykal, "Kulak deliðinin hemen önündeki kýkýrdaða dokunamýyorsanýz ve hassasiyet, aðrý mevcut ise dýþ kulakta enfeksiyon var demektir. Bu þikayetlerin yanýnda kötü kokulu akýntýlar da baþlamýþsa acilen KBB doktoruna baþvurmanýzda fayda

Dýþ kulak iltihabý yazýn görülür Dýþ kulak iltihabýnýn yaz ayrýlarýnda daha sýk görüldüðünü söyleyen Baykal, "Yaz aylarýnda insanlar serinlemek ihtiyacý duyarlar. Yaz aylarýnda havuz veya denize girilmesiyle de dýþ kulak yoluna dolan sular dýþ kulak yolu iltihaplarýna neden olur.Hatta en büyük nedenidir diyebiliriz.Eðer yeterince temiz olmayan sularda yüzerseniz,dýþ kulak yolu iltihabýna hazýrlýklý olmalýsýnýz.Zaten dýþ kulak yolu iltihabý, daha çok yüzme sonrasý görüldüðünden 'yüzücü kulaðý' diye adlandýrýlýr. Dýþ kulak yolunda bulunan psödomonas adlý bakteri nemli ve sýcak ortamlarda üremeyi sever. Kulak kaþýntýsýna, yeþil renkli kötü kokulu akýntýya ve bunlarla birlikte aðrýya neden olabilir. Mantar oluþumunu tetikleyen faktörlerin arasýnda ýslak ve nemli býrakýlmýþ kulak yolu da vardýr. Bu durumda da kaþýntý,aðrý ve týkanýklýk meydana gelebilir." dedi. Ýþitme cihazý kullananlar, cihazýn hijyenine dikkat etmeli Denize veya havuza giren kiþiler iþitme cihazý ve kulaklýk kullanýyorsa yaz aylarýnda mutlaka cihazýn hijyenine dikkat etmeliler diyen Baykal, "Kulak havalanmasýný saðlamak için arada cihazý çýkarmalýlar. Düzenli olarak kulak bakýmýný yaptýrmalýlar ve kulakta iltihap söz konusuysa tedavilerinin sonuna kadar cihazlarýný kullanmamalarý gerekir." diye konuþtu. (CÝHAN)

Reflü ciddi hastalýklara zemin hazýrlayabilir

M

emorial Hizmet Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Necip Aytuð, toplumda sýk rastlanan hastalýklardan biri olan reflünün, vücudun diðer bölgelerinde kendini gösteren pek çok rahatsýzlýða davetiye çýkarabileceðini söyledi. Aytuð, yaþam tarzý deðiþikliðinin tedaviyi kolaylaþtýrabileceðini belirtti. Açken ya da tokken mide asidi ve sindirimle ilgili olarak diðer mide sývýlarýnýn yemek borusuna ve boðaza doðru geri gelmesinin reflüye iþaret ettiðini anlatan Aytuð, “Kiþide haftada en az bir kez göðüs kemiði arkasýnda yanma hissi ( kalp yangýsý) veya aðzýnda ekþi-acý su tadý olmasý durumunda reflü

M. Sait Çakar

hastalýðýndan söz edilebilir. Göðüs kemiði arkasýnda yanma hissi veya aðýzda ekþi bir tat olmasý, reflü hastalýðýnda en sýk görülen temel yakýnmalardýr. Bu iki þikayetten bir veya ikisinin ayný kiþide bulunmasý o kiþinin reflüsü olduðunu ortaya koymaktadýr.” dedi. Reflü hastalýðýnýn yemek borusu dýþýndaki organlarý ilgilendiren yakýnma ve hastalýklara da yol açtýðýný kaydeden Aytuð, “Kalp dýþý göðüs aðrýsý, ses de kalýnlaþma, ses kalitesinde bozulma, yutma güçlüðü, astým, boðaz seviyesinde yumru hissetme, sinüzit, farenjit, larenjit, diþ çürükleri, müzmin öksürük reflünün yol açtýðý hastalýklar arasýnda yer almaktadýr. Bir kýsým pnömoniler (zatürre), akciðer dokusunda nedbe dokusu artýþý, bazý gýrtlak kanserleri vakalarý reflü hastalýðý ile iliþkilendirilmektedir.” ifadelerini kullandý. Yemek borusu ile bronþlarýn anne karnýnda geliþim evresinde ayný dokudan farklýlaþarak oluþmalarý, bu organlarýn sinir sistemlerinin de ayný sinirden kaynaklanmasý sonucunu doðurduðunu belirten Aytuð, þunlarý söyledi: “Bu nedenle; yemek borusundaki sinirlerin reflü sonucu asit veya safra kaçaðý ile uyarýlmasý, hava yollarýnda refleks kasýlmaya neden olarak astýma veya hava yollarýnýn aþýrý duyarlýlýðýna yol açtýðý düþünülmektedir. Astým hastalarýnýn yüzde 35-90 kadarýnda reflü belirtileri görülmektedir. Astým ve reflüsü olan bireylerde; yemek borusunun etkisiz kasýlmasý, yemek borusu

kasýlmalarýnýn normalden daha kuvvetli olmasý veya yemek borusu alt ucundaki “sfinkter” denen özel valv ( kapak) sistemindeki basýncýn normalden düþük olmasý gibi bulgulara da deðiþik oranlarda rastlanabilmektedir. Astým belirtileri eriþkin yaþ grubunda ortaya çýkýyorsa, kiþilerin astým ile ilgili aile öyküsü yoksa, astým belirtileri yemek yemekle, egzersizle veya yatar pozisyonda artýyor ise, astým nedeni olarak reflü hastalýðýnýn dikkatlice araþtýrýlmasý gerekmektedir.” Tedaviyi kolaylaþtýrmak için yaþam tarzýnda deðiþikliðe gidilmesinin þart olduðunu aktaran Aytuð, sözlerini þöyle tamamladý: “Þiþman hastalar zayýflamalý, öðünler sýk aralýklý ve az miktarda tüketilmeli, akþam yemeði ile yatýþ arasýndaki süre en az 2-3 saat olmalý, yatmadan önce atýþtýrma alýþkanlýðýndan vazgeçilmeli ve reflüsü olanlarda yatak baþ tarafý yükseltilmelidir. Diyet ve yaþam biçimi deðiþiklikleri, reflü hastalýðýnda tedaviye yardýmcýdýr

ancak sýklýkla tek baþýna yeterli deðildir.Cerrahi yönteme baþvurulmasý gerekebilir Hastalarýn tedavisinde mide asit salgýsýnýn baskýlanmasýna yönelik ilaçlar belirli sürelerde sýklýkla kullanýlmakta ve vakalarýn büyük çoðunluðunda etkili olmaktadýr. Özellikle genç yaþ gruplarý ilaçlar tedavisine iyi cevap vermektedir. Fakat reflüyü kolaylaþtýran büyük mide fýtýðý gibi yapýsal bozukluklarý olan, doz azaltýmýnda yakýnmalarý hemen tekrarlayan ve bu nedenle ilaçlarý azaltamayan hasta gruplarýnda cerrahi reflü tedavisi iyi bir seçenektir. Ýlaçlara cevapsýz vakalarda nedeni belirlenmeden cerrahi tedavi yoluna gidilmesi, cerrahi tedavinin baþarý oranýný ileri derecede olumsuz etkilediðinden tavsiye edilmemektedir. Günümüzde reflü cerrahisi bu konuda yetkin merkezlerde laparaskopi denilen kapalý ameliyat þeklinde, kýsa sürede ve etkin olarak uygulanabilmektedir. (CÝHAN)

üreselleþme dediðimiz zaman ilk önümüze çýkan þey bir “belirsizlik”. Belirsizliðin ne olduðunu iyi bilmiyoruz, çünkü süreç tanýmlanmýþ deðil. Sermayenin akýþkanlýðý küreselleþme denen sürecin en önemli karakteri.

Küreselleþme büyük ölçüde ekonomik süreçlerden ibaret; ancak aktörleri belirli deðil; bir mecrasý ABD’li, bir mecrasý Çinli veya Arap. Bir þeyler oluyor, insanlar ne olup bittiðini doðru dürüst anlayamýyor. Sermaye önündeki engellerin aþýlmasýný istiyor, girdiði yerde güvenli bir ortam arýyor. Beraberinde yepyeni ekonomik süreçler getiriyor. Ardýndan süreçleri dönüþtürüyor. Bir zaman sonra süreçlerin toplumlarý, ülkeleri karþýlýklý olarak baðýmlý hale getirdiðini gözlüyoruz. Bize eðitimde, biliþimde, kültürde, sanatta, insan davranýþlarýnda, tüketim alýþkanlýklarýnda karþýlýklý baðýmlýlar olduðumuz söyleniyor, ama genelde biz belirleniyor, birileri bizi determine ediyor. Küreselleþmeye paralel bölgesel entegrasyonlar ortaya çýkýyor. Entegrasyonlarýn bir özelliði ulusal egemenliðin bir bölümünün devrini öngörmeleri. Bunun sonucunda ulus kimliði zayýflýyor. Kuþkusuz uluslar ortadan kalkmýyor. Sosyologlarda bundan böyle “ulus kimliði” yerine “kent kimliði”nin öne çýkacaðý yönünde bir beklenti var. Belki de insanlar kendilerini “büyük uluslar ”la ifade etmek yerine yaþadýklarý kentlerle ifade edecekler. “Ben Fransýz’ým, Türk’üm” demek yerine belki de “ben Parisliyim, Ýstanbulluyum” diyecek. Bu süreçte ulus kimliði zayýflayýnca, yerini daha somut, daha mekâna ait bir aidiyete býrakýyor. Deðiþimi etraflýca anlamaya çalýþmak lazým. Söz konusu varsayým veya beklenti eðer dikkate alýnmaya deðer ise bu sürecin bir yerinde bütün dünyada cazibe merkezleri olmaya aday sýnýrlý sayýda kent ortaya çýkacak demektir. Daha doðrusu belki de dünyada küresel süreci birkaç kent etkileyip dönüþtürecek. Þunu sorabiliriz: Ýstanbul böyle bir þehir midir, merkezi kentler arasýna girmeye aday bir potansiyeli var mýdýr? Hükümetin megakent projesi dahilinde nüfusu 40 milyona çýkarmak istemesi bununla mý ilgilidir? Ve bu ne kadar doðrudur? Birileri –küresel güçler- Ýstanbul’a bir gelecek perspektifi çiziyor. Küresel bir iþ bölümü, bir proje kendini adeta dayatýyor. Bir bakýma Ricardo’nun o bildik “mukayeseli üstünlükler teorisi” yeniden canlanýyor. Global düzeyde kentleri merkeze alan bir iþ bölümü. Bu Batý hegemonyasýnýn kendini yeniden üretmesinden baþkasý deðil. Mesela kuzeyliler ve zenginler, sermaye yoðun, kâr marjý yüksek ve fakat çevreye zararý az alanlarda (yüksek teknoloji, elektronik, gen, iletiþim vs.) uzmanlaþsýn istenirken, güneyliler ve yoksullar, yani bu sürecin dýþýnda kalanlar, emek yoðun, kâr marjý düþük, çevreye zararý fazla ve sosyal maliyeti de ayný zamanda yüksek ve pahalý alanlara doðru itilsin isteniyor. Süreç yoksullarýn yaþadýðý kentlerde kayýt dýþý ekonomiyi de hýzlandýrýyor. Hayli kalabalýk ve yoksul kentlerde sosyal güvenlik, sigorta vb. koruyucu mekanizmalar yok. Küresel sermaye emeðin ucuz olduðu, sendikal ve sosyal haklarýn olmadýðý bu kentlere yönelme eðilimine giriyor. Sürecin muharrik gücü liberal özgürlükler, bedenin dönüþtürücü talepleri ve yaþama biçimleri ile bireysel tercihlerin önündeki engellerin ortadan kaldýrýlmasý. Yoksullara da bu vaat ediliyor, medya üzerinden kitlelere narkoz veriliyor.Ýstanbul ve diðer Ýslam merkezleriyle ilgili yeni bir “þehirmedeniyet perspektifi”ne ihtiyaç var. Tahrir veya Taksim’de yaþadýðýmýz olaylarýn bugüne iliþkin politik sorunlarý, iç ve dýþ boyutlarý tabii ki önemli. Asýl sorun modern kent modelinin kadim Ýslam merkezlerine bir deli gömleði gibi giydirilmesi. Bunu görmezlikten gelirsek politik kavga ve kargaþalar içinde boðulup gideceðiz. Merkezleri belli politikalarla belirlenmiþ devletlerin muhafazakâr-dindar kadrolarca yönetilmesi kentlerin kalbinde vuku bulan patlamalarý önlemeye yetmiyor. Sorun salt politik deðil, bir medeniyet krizi. Ali Bulaç (Zaman) a.bulac@zaman.com.tr


17 Haziran 2013 Pazartesi

6

Türkiye’de 5 yýlda 5.5 milyon hektar arazi toplulaþtýrýldý T

arým Reformu Genel Müdürü (TRGM) Dr. Gürsel Küsek, Türkiye’de 1961’de Karaman’da baþlayan arazi toplulaþtýrma çalýþmalarýnýn 2002 yýlýnda hýzlandýðýný söyledi. Güneydoðu Anadolu Projesi (GAP) ile 2008’de yýllýk 1 milyon hektar toplulaþtýrma hedefine baþlandýðýný belirten Küsek, son 5 yýlda 5.5 milyon hektar arazide toplulaþtýrmanýn yapýldýðýný kaydetti. Ülkede iþletmelerin büyüklüklerinin dünya ile rekabet edecek ölçüde olmadýðýný hatýrlatan Küsek, bir çiftçinin ortalama 10 parselinden her birinin 10 dekarýn altýnda kaldýðýný dile getirdi. Böylesi parçalý bir yapýda topraðýn geometrik þekillerinin tarýmsal mekanizasyon ve sulamaya elveriþsiz hale geldiðini anlatan Küsek, “Arazinin yasal bir yolu yok. Yine yaklaþýk yüzde 50’si su ihtiyacýný komþu parseller üzerinden saðlýyor. Böyle bir altyapýda çitçilerimizin dünya ile rekabet etmesi mümkün deðil.” dedi. Tarým Reformu Genel Müdürlüðü’nce Hilton Oteli’nde düzenlenen “Ulusal kamu yatýrýmlarýnda arazi toplulaþtýrma faaliyetlerinin kullaným olanaklarý ve geleceði” çalýþtayýnýn açýlýþýnda konuþan Dr. Gürsel Küsek, Türkiye’nin tarýmsal sýnýrlarýn tarihsel etkilerle geometrik þekillerle oluþtuðunu belirtti. Bu parseller üzerinden mantýklý bir sulamaný geçirmenin son derece güç olduðunun altýný çizen Küsek, “Toplulaþtýrma uygulandýðýnda geometrisi daha düzgün, yol ve sulama kanalýndan doðrudan yaralanan, alan büyüklüðü ile çok daha olumlu tarýmsal altyapý koþullarý saðlanmýþ oluyor. Sadece parselleri düzenlemiyoruz. Tarla yollarý, sulama kanallarýný, taþ toplama, sekileme gibi birçok faaliyeti birlikte yürütüyoruz.”diye konuþtu. Arazi toplulaþtýrmasýnýn birçok kurumun iþbirliðiyle baþarýlabilecek bir uygulama olduðunu vurgulayan Küsek, þöyle devam etti: “Bir çok kuruluþu bir araya getirerek, tek bir proje altýnda entegre çözümleri üretmeye gayret ediyoruz. Bu kavram Türkiye için biraz yeni, biraz daha geliþtirilmesi lazým. Tüm paydaþlar bu kavramý içselleþtirmeli. Konu sadece bir kuruluþun görevi deðil. Bu hususlarda biraz daha farkýndalýk oluþturmak istiyoruz.” Toplulaþtýrmanýn özellikle çiftçilere önemli kazanýmlar saðladýðýný aktaran Dr. Gürsel Küsek, ülkede sulama oranýnýn yüzde 60’ýn üzerine çýkmadýðýna iþaret etti. 5 milyon hektarýn yüzde 40’nýn sulanmadýðýna dikkat çeken Küsek, bunun 2 milyon hektar arazi anlamýna

Özel Çaðlayan Okullarý Türkiye’de en kaliteli okul seçildi

Þ

geldiðini söyledi. Küsek, “Örneðin; bu arazide mýsýr eksek, hektara 10 ton mýsýr alsak, 20 milyon ton ürün eder. Þu anda yaðlý tohum ithal eden bir ülkeyiz. Ama diðer tarafýndan sulanan alanlarý çok etkin kullanamýyor ve var olan üretim potansiyeli deðerlendirilmiyor. Yeterli yem bitkisine sahip deðiliz. Çünkü arazilerimiz parçalý, altyapý yeterli deðil; ne yaparsak yapalým, bu küçük yapýlar üzerinden istenen yere ulaþamýyoruz. Sulama þebekelerinin yenilemesi lazým. Hektara 5 bin TL. bir para harcayarak, bu yenileme yapýldýðýnda 5 milyon hektar için 25 milyar TL. ilave yatýrýma ihtiyaç var.” açýklamasýný yaptý. Karahocagil: Toplulaþtýrma barýþ projesidir GAP Ýdaresi Baþkaný Sadrettin Karahocagil, son 5 yýlda yapýlan sulama, ulaþtýrma, organize sanayi, üniversite ve sosyal destek programlarýyla GAP’ýn dünyanýn en kapsamlý bölgesel kalkýnma projesi haline geldiðini belirtti. Þu ana kadar yaklaþýk 30 milyar dolarlýk harcama yapýldýðýný ifade eden Karahocagil, mastýr planda öngörülen 32 milyar dolarýn aþýlacaðýný duyurdu. 45 çok amaçlý toplum merkezinde bugüne kadar 250 bin kadýna ulaþýldýðýna

Þýrnak Yaðmur Koleji'nde mezuniyet töreni

Þ

ýrnak'ýn ilk ve tek özel okulu olan Özel Burç Yaðmur Koleji ikinci mezunlarýný törenle verdi. Özel Burç Yaðmur Ýlköðretim Okulu bahçesinde düzenlenen törene Þýrnak Valisi Vahdettin Özkan, veliler, öðrenciler ve öðretmenler katýldý. Törende konuþan Okul Müdürü Mahmut Umut, 31 mezun verdiklerini ifade ederek, "Bunlar bizim ikinci mezunlarýmýz. Geçen yýl 15 öðrencimizi mezun etmiþtik. Bu yýl 31 öðrencimizi mezun edeceðiz. SBS’ye giren öðrencilerimiz iyi dereceler elde etti. Ýnþallah Þýrnak için hayýrlý olur. Sadece SBS'ye çalýþan bir okul deðiliz. Ayný zamanda sosyal bir okuluz. Sosyal alanda çalýþma yapan bir okuluz." açýklamasýnda

bulundu.

Þýrnak Valisi Vahdettin Özkan da okulun pýrýl pýrýl öðrenciler yetiþtirdiðini anlatarak, "Benim kýzým da burada okudu. 2 sene burada, son sýnýfta Ankara'da okudu. Ama aklý, fikri, beyni aðýrlýklý olarak burada. Dolayýsýyla kendisine özel diplomayý burada alayým þeklinde talebi oldu. Okulun öðretmen kadrosunu, yöneticilerin niteliðini biliyoruz. Öðrenciler için çok fedakarlýk yaptýðýný biliyoruz. Verdikleri tüm hizmetler için teþekkür ediyorum." þeklinde konuþtu. Konuþmalarýn ardýndan öðrencilere mezuniyet belgeleri verildi. (CÝHAN)

deðinen Karahocagil, ekonomik ve sosyal hedeflerini iyileþtiren GAP ile Güneydoðu’nun geliþmiþlikte üst seviyelere çýktýðýný hatýrlattý. Sulama yatýrýmlarýnda yüzde 20’lik bir gerçekleþmenin saðlandýðýný anlatan Karahocagil, þunlarý söyledi: “Yüzde 60–65 civarýnda sulama altyapýlarý tamamlandý. Þebeke çalýþmalarý baþlayacak. Þu anda 370 bin hektar olan sulanabilen arazi önümüzdeki birkaç yýl içinde 800 bin–1 milyon hektara çýkacak. Þu anda iki yýlda bir ürün alýnabilen arazilerde 5 ürün alabilme imkâný doðacak. Bölgede 7 kat ürün artýþý olacak. Gýda ve enerji üssü GAP Türkiye’nin yüz aký olacak. GAP Eylem Planý’nýn en önemli ayaklarýndan biri sulama ve toplulaþtýrmanýn ilk defa birlikte ele alýnmasýdýr. Sulamaya açýlacak 800 bin hektar civarýndaki alanýn toplulaþtýrmasýna da karar verildi. Daha sonra yapýlan ekle 2 milyon hektar sahada toplulaþtýrma çalýþmalarý baþladý. Bu herhalde dünyanýn en büyük toplulaþtýrmalarýndan biri oldu. 73 ihale gerçekleþti. Toplulaþtýrma bir barýþ projesidir. Arazi kavgalarýný sona erdiriyor. Herkes tapularýný aldýðý için arazi itilaflarý bitiyor. Bölgede arazi açýsýndan barýþ tesis edilmiþ oluyor. Sulamanýn mutlaka toplulaþtýrma ile yapýlmasý gerekir.” (CÝHAN)

anlýurfa Çaðlayan Ýlkokulu ve Ortaokulu toplam kalite yönetiminde Türkiye birincisi oldu. Milli Eðitim Bakanlýðý (MEB) tarafýndan Türkiye’de en kaliteli okul seçilen Çaðlayan Okullarý, ödülünü Milli Eðitim Bakaný Nabi Avcý’nýn elinden aldý. Toplam Kalite Yönetimi (TKY) çalýþmalarý kapsamýnda MEB tarafýndan her yýl il ve ilçelerde "Yýlýn Kaliteli Okulu ve Yýlýn Kaliteli Ekibi" kategorilerinde yarýþma düzenleniyor. Okulun eðitimöðretim çalýþmalarý, sýnav, spor ve sanat alanýndaki baþarýlarý, sosyal ve kültürel çalýþmalarý, sosyal sorumluluk projeleri çalýþmalarý, öðrenci-veli-çalýþan memnuniyetleri, fiziki iyileþtirmeler, rehberlik çalýþmalarýnýn kritere alýndýðý yarýþmada bu yýlki en kaliteli okul olarak Çaðlayan Okullarý ödüle layýk görüldü. En kaliteli okul seçildikleri için çok mutlu

olduklarýný dile getiren Özel Çaðlayan Okullarý Genel Müdürü Taner Hafýzoðlu, çok büyük bir baþarýya imza attýklarý ifade etti. Hafýzoðlu, “Biz çocuklarýmýza düþünme becerisi dersi veriyoruz. Anasýnýfýndan 8’inci sýnýfa kaar he öðrecimize görsel algý, düþünme becerisi, mental matematik dersleri veriyoruz. Geçen yýl ildeki SBS’deki ilk 10 öðrencinin 9 tanesi bizim okulumuzdan çýktý. 55 tane projeye katýldýk.” dedi. Hedeflerini her zaman daha yüksek tutmaya çalýþtýklarýný belirten Hafýzoðlu, “Bu sene biz kurum kategorisinde Türkiye birincisi olduk. Birinci olduðumuz için bu yarýþmaya 3 yýl boyunca giremiyoruz. Ama inþallah gelecek yýl ekip kategorisinde Türkiye birincisi olmak için yine bu yarýþmaya müracat edeceðiz. Bu baþarýda herkesi katkýsý var. Kurumda emeði geçen herkese teþekkür ederim.” diye konuþtu. (CÝHAN)

Barýþ Kupasýný Mardinliler kazandý Ý zmir Mardinliler Federasyonu’nun (ÝMAF) barýþ sürecine destek amacýyla düzenlediði futbol turnuvasý Mardinliler Derneði’nin (MARDER) þampiyonluðu ile sona erdi. Final oynayan Karabaðlar Çamlýk Derneði 2. olurken Alýçlýlýlar Derneði’ne de centilmenlik kupasý verildi.

ÝMAF’ýn barýþ sürecine destek için “Barýþa Sen de Bir Pas Ver” adýyla düzenlediði futbol turnuvasý Gaziemir Onur Spor Tesisleri’nde yapýlan final maçýyla sona erdi. MARDER ve Karabaðlar Çamlýk Derneði arasýnda oynanan maçta, MARDER maçý 6-3 kazanarak þampiyonluða ulaþtý.

Maçýn ardýndan yapýlan kupa töreninde þampiyonluk kupasý MARDER Baþkaný Ýsmail Bedir ve oyunculara takdim edildi. ÝMAF Genel Baþkaný Mehmet Þakin Irmak, bütün takýmlarý kutlayarak, “Barýþýn adýna yakýþan bir tablo izledik. 16 takýmýmýz da çok iyi mücadele etti. En önemlisi burada 100’den fazla gencimiz ayný sahada yan yana geldi. Böylesi toplumsal buluþmalarýn bizi barýþa götüreceðine inanýyorum. Þampiyon olan takýmýmýzý tebrik ediyorum. Tüm genç kardeþlerime de hayatlarýnda baþarýlar diliyorum” dedi. MARDER Baþkaný Ýsmail Bedir de, turnuvanýn çok baþarýlý geçtiðinin altýný çizerek, “Bu kadar

gencimizi buluþturmak bizim için önemliydi” ifadesini kullandý. Turnuvada 2. olan Karabaðlar Çamlýk Derneði Baþkaný Osman Doðan da, “Federasyonumuza barýþa bu kadar yürekten ses verdiði için teþekkür ediyorum” diye konuþtu. Turnuva Genel Koordinatörü Sait Baþdaþ da, turnuvanýn geleneksel hale getirileceðini belirterek, “Bu takýmlarý kutluyorum. Ýnanýyorum ki ÝMAF adýna kuracaðýmýz takým profesyonel olarak büyük baþarýlara imza atacak. Gelenekselleþen turnuvamýzda birliðimize güç katacak” sözlerine yer verdi. Konuþmalarýn ardýndan takýmlar toplu fotoðraf çektirdi.


17 haziran 2013 pazartesi