Issuu on Google+

Köydeki harabeler tehlike saçýyor K

7 milyon Tl’lik 39 SODES M projesi imzalandý

M. Sait Çakar

ardin'de 2012 yýlý için kabul edilen 7 milyon TL’lik 39 SODES projesi imzalandý. Mardin Valiliði'nda düzenlenen imza törenine Vali Turhan Ayvaz, eþi Fatma Ayvaz, Vali Yardýmcýsý Hüseyin Avcý, Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, Ýl Emniyet Müdürü Derviþ Kara, Ýl Saðlýk Müdürü Mehmet Derviþ, Ýl Gençlik ve Spor Müdürü Mustafa Kuzu, kurum temsilcileri ve dernek baþkanlarý katýldý. Sayfa 2’de

ýzýltepe ilçesine baðlý Karaman köyünde bulunan harabeler tehlike saçýyor. Zaman zaman çökmelerin meydana geldiði harabeler, köy sakinlerinin hayatýný tehlikeye sokuyor. Yaþanan yaðýþlar ise çökmeleri hýzlandýrýyor. Köyde vatandaþlarýn bir zamanlar ev olarak kullandýðý birçok eski yapý var. Yýllardýr kullanýlmayan evler harabeye dönmüþ durumda. Zaman zaman çöken harabeler köylüleri tedirgin ediyor. Köy içinde gezen vatandaþlarýn göçük altýnda kalmaktan korkuyor. Köylerinin çok eski bir köy olduðunu dile getiren muhtar Murat Demir, yaþanan olaylardan sonra köylerini boþattýklarýný ancak son yýllarda köylülerin tekrar köye

dönüþ yaptýðýný söyledi. Yapýlan dönüþlerle beraber bir çok sýkýntý ile karþýlaþtýklarýný dile getiren Demir, eksiklerin giderilmesi için devlet yardým beklediklerini ifade etti. Harabe evlerin yýkýlmasý ya da tarihi deðeri olanlarýn koruma altýna alýnýp restore edilmesi

gerektiðini anlatan Demir, köylüleri bunu yapacak durumu olmadýðýný belirtti. Köylülerin ancak geçimlerini tedarik edebildiðini kaydeden Demir, bu konuda devletten yardým beklediklerini aktardý. Demir, yaptýðý giriþimlerin ise sonuçsuz kaldýðýný söyledi.

Ýnternet baðlantýsýna sahip ev sayýsý yüzde 47,2'ye yükseldi

T

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

17 Aðustos 2012 Cuma

Yýl: 9 Sayý 2423 Fiyatý :25 Kr

ürkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) Nisan ayýnda gerçekleþtirilen Hanehalký Biliþim Teknolojileri Kullaným Araþtýrmasý sonuçlarýný açýkladý. Sonuçlara göre Türkiye genelinde hanelerin yüzde 47,2’si evden internete eriþim imkânýna sahip. Sayfa 3’te

Üniversite, Rektör Omay dedi Mardin Artuklu Üniversitesi “Rektör Adayý Belirleme Seçimi” sonuçlandý. Oylama sonunda yapýlan sayýmda altý aday arasýndan en çok oyu Prof. Dr. Serdar Bedii Omay aldý. Sedat Aslanaçier

A

rtuklu Üniversitesi Konferans Salonu'nda düzenlenen ve oy kullanacak yeterli çoðunluðun tespitinden sonra baþlatýlan rektörlük seçiminin açýlýþýnda konuþan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, Üniversitenin kuruluþundan bugüne kadar yaptýðý çalýþmalarý deðerlendirerek, görev süresi boyunca, daha özgür ve demokratik bir üniversite ortamý yaratmaya çalýþtýðýný belirtti. Herkesin kendi kimliði ve dini ile özgürce temsil edilebildiði bir üniversite oluþturmak için mücadele

Lütfi Günlüoðlu

Sigarasýz Bir Toplum Saðlýklý ve Uygar Bir Toplumdur

B

ugün üzerinde yaþadýðýmýz dünya için en büyük tehlike nükleer savaþlar, terör veya açlýk felaketinden ziyade tek kelime ile “Baðýmlýlýk Hastalýðý”dýr. Nükleer savaþlarýn taraflarý bellidir ve karþýlýklýdýr. Sonuçta bir taraf kaybeder, bir taraf kazanacaktýr. Baðýmlýlýk yapan maddeleri üretmek ise, tarafý olmayan bir saldýrýdýr. Sayfa 2’de

Nusaybin'de 130 Aileye Bayram yardýmý yapýldý

verdiðini ifade eden rektör Omay, üniversitelerin bir ülkenin gelecekteki nitelikli insan potansiyelini yetiþtiren kurumlar olduðunun altýný çizdi. Konuþmasýnda, 2547 Sayýlý Yükseköðretim Kanunu'na göre, “Üniversitelerde Rektör Belirleme” kýstaslarýnýn eleþtirilecek taraflarýnýn da olduðunu söyleyen Omay, “ Örneðin yasa gereði üniversitenin kadrolu öðretim üyeleri oy kullanabiliyor. Üniversite sadece bizden ibaret deðildir. Temizlik iþçisinden rektörüne kadar; öðretim görevlileri, idari personel, öðrenci temsilcilerimiz, okutmanlarýmýz ve uzmanlarýmýzýn da burada olmasý ve bu rektörlük seçiminde aktif rol oynamalarýný arzu ederdim” þeklinde konuþtu. Mevcut seçim sisteminin bütün üniversitelerde kutuplaþmaya yol açabileceðine dikkati çeken Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü: ''Belki bunu þu anda yeni kurulan bir üniversite olarak yaþamýyoruz. Ancak önümüzdeki dönemlerde böyle bir durumun bizi de beklediðini çok iyi biliyorum. Umut ediyorum ki hali hazýrda hazýrlanan yeni YÖK kanunu taslaðýnda

bu problemler izale edilmiþ ve daha modern, çaðdaþ, adil, akademik ve hür bir sisteme adým atmýþ oluruz'' dedi. Divan baþkanlýðýný Rektör Yardýmcýsý Prof. Dr. Kadri Yýldýrým'ýn yaptýðý ve 56 öðretim üyesinden 52'sinin oy kullandýðý seçimde, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Serdar Bedii Omay, Prof. Dr. Uður Tanyeli, Prof. Dr. Mustafa Oflaz, Prof. Dr. Yaþar Kasap, Prof. Dr. Ayþegül Baykan, Prof. Dr. Bülent Tanju, ve Prof.Dr. Mustafa Oflaz yarýþtý. Soyadý sýralamasýna göre oy kullanan öðretim üyelerinin oylama iþlemlerinin tamamlanmasýnýn ardýndan yapýlan sayým sonucunda, rektör adaylarý arasýnda en yüksek oyu 43 oyla mevcut rektör Prof. Dr. Serdar Bedii Omay aldý. Rektörlük seçimine baþvuran 6 rektör adayýnýn isimleri, aldýklarý oy sayýlarý ile birlikte yüksek Öðretim Kurumu'na (YÖK) bildirilecek. YÖK'ün Rektör Adaylarýný Ýnceleme Komisyonu çalýþmasý ve Yüksek Öðretim Genel Kurulunun toplantýlarý ardýndan yapacaðý deðerlendirmeden sonra belirlenen üç isim Cumhurbaþkaný Abdullah Gül'e sunulacak.

Ýsmail Erkar

N

usaybin ilçesinde faaliyet gösteren Düþünce Kültür ve Yardýmlaþma Derneði (Düþünce-Der) tarafýndan tespit edilen 130 aileye dernek binasýnda hazýrlanan yardým paketleri, dernek gönüllüleri tarafýndan ailelere daðýtýldý. Törende konuþan Dernek Baþkan

TOGEM’den iftar yemeði Murat Akgül

K

ýsa bir sure once kurulmasýna raðmen Mardinlilerin gönlünde taht kuran Toplumsal Geliþim Merkezi ( TOGEM) dar gelirli 100 vatadaþa iftar yemeði verdi. Fakir, yetim ve dullardan oluþan yüz kiþiye, TOGEM yararýna Mardin Belediye Baþkaný’nýn eþi ayný zamanda TOGEM Onursal Baþkaný olan Fahriye Ayanoðlu tarafýndan iftar yemeði verildi. TOGEM Personelinin de katýldýðý yemek güzel anlara sahne oldu. Bayan Ayanoðlu masalarý tek tek dolaþarak gelen konuklarla ilgilendi. Küçük adýmlarýn çýð gibi büyüyen yardým dalgalarýna dönüþebileceðini' ifade eden Bayan Aynaoðlu yaptýðý konuþmada þunlarý söyledi’ Geliþinizle bereketlendirdiðimiz bu iftar yemeðine hepiniz hoþ geldiniz. Rabbim bundan sonraki yaþantýmýzda daha hayýrlý faliyetlerde bulunmamýzý nasip etsin.Davetimize icabet eden herkese teþekkür ederim’’ dedi. Ýftar yemeðine katýlan aileler her yýl tekrarlanan bu uygulamadan çok memnun kaldýklarýný ifade etti. Verilen iftar yemeðinin ardýndan iftara katýlan misafirler belediyenin servis aracý ile evlerine býrakýldý. Yardýmcýsý Seyfettin Aðýrman, maddi durumu iyi olan vatandaþlar ile yardýma muhtaç aileler arasýnda köprü görevini üstlendiklerini söyledi. Bu kapsamda 130 aileye gýda yardýmýnda bulunduklarýný belirten Aðýrman,"Özelikle mukaddes aylarda ve Bayram günlerinde maddi durumu iyi olmayan muhtaç vatandaþlarýmýzý sevindirmeye çalýþýyoruz. Nusaybin halký fakir olan

ve özelikle yaz aylarýnda þehir dýþýna çalýþmaya giden ailelerin çok olduðu bir yerdir. Dernek olarak biz büyük bir kitlenin ihtiyacýný karþýlayacak durumda deðiliz. Maddi durumu iyi olan hemþehrilerimizin bu konuda bize yardým ettiði sürece biz daha çok aileyi sevindireceðiz. Bu konuda yardýmlarýný esirgemeyen kardeþlerimize teþekkür ediyoruz" dedi.


17 Aðustos 2012 Cuma

2

7 milyon TL’lik 39 SODES projesi imzalandý Ýsmail Erkar

M

ardin'de 2012 yýlý için kabul edilen 7 milyon TL’lik 39 SODES projesi

imzalandý. Mardin Valiliði'nda düzenlenen imza törenine Vali Turhan Ayvaz, eþi Fatma Ayvaz, Vali Yardýmcýsý Hüseyin Avcý, Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, Ýl Emniyet Müdürü Derviþ Kara, Ýl Saðlýk Müdürü Mehmet Derviþ, Ýl Gençlik ve Spor Müdürü Mustafa Kuzu, kurum temsilcileri ve dernek baþkanlarý katýldý. Toplantýda konuþan Vali Turhan Ayvaz, SODES projelerinin 2011 yýlýnda Mardin’de 245 farklý alanda hayata geçirildiðini, bu projelerden 125 bin 277 kiþinin yararlandýðýný, 2012 yýlýnda ise 7 milyon TL’lik 39 projenin onayýný

imzaladýklarýný söyledi. Ýnsanlarý toplumsal yaþamýn bir parçasý olduðuna inandýrmak, sosyal etkinliklerle aralarýndaki diyalogu ve etkileþimi üst düzeye çýkarmak için bu projelerin Güneydoðu insaný için çok büyük önem arz ettiðini belirten Vali Turhan Ayvaz, "2011 yýlýnda SODES projeleri desteði ile Mardin’de 68 çocuk parký, 54 kültür sanat ve spor kursu, 35 öðrenci gezisi, 21 mesleki eðitim kursu, 20 spor tesisi, 16 etüd merkezi, 14 gençlik merkezi, 9 çocuk merkezi, 5 kadýn merkezi, 3 tiyatro ve sinema salonu yapýlmýþtýr.” dedi. SODES projeleri hem istihdama hem de iþ kurmada birçok gencimize iþ alanlarý oluþturduðuna dikkat çeken Ayvaz, "760 bin nüfuslu Mardin’de her 7 kiþiden birine ulaþan SODES’in imkânlarý ile Mardin’in kalkýnmasý adýna

Lütfi Günlüoðlu

Sigarasýz Bir Toplum Saðlýklý ve Uygar Bir Toplumdur

B

büyük bir baþarý elde edildi. Proje yürütücü kuruluþlara her türlü kolaylýk saðlanmaktadýr.

Kaymakam Fatih Akkaya veda ziyaretlerinde baþladý

Zabýtadan ‘Maytap’ uyarýsý usaybin Belediyesi Zabýta Müdürlüðü ekipleri yaklaþan Ramazan Bayramý dolayýsýyla maytap satýlan iþyerlerinde denetim yaptý.

N

Bu tür maddelerin çocuklar için hayati risk taþýmasý nedeniyle satýþýnýn yasak olduðunu ifade eden Gündüz, oluþturduklarý ekiplerin Bayram öncesinde ve Bayram süresince denetimlerini sürdüreceðini belirtti.

Zabýta Amiri Berces Gündüz yaptýðý açýklamada, Ramazan Bayramý dolayýsýyla özellikle ara sokaklardaki market ve bakkallarýn maytap ve benzeri patlayýcý maddelerin satýþýna baþladýðýný söyledi.

Gündüz, vatandaþlara da çocuklarýna bu konuda uyarýda bulunmalarýný tavsiye ederek, maytap ve benzeri patlayýcý madde satan iþ yerlerine gerekli cezai iþlemi uygulayacaklarýný bildirdi.

M. Sait Çakar

Ali Edis çiþleri Bakanlýðý tarafýndan geçtiðimiz haftalarda yayýmlanan kararnameyle Mardin'in Midyat ilçesi Kaymakamý Fatih Akkaya, Trabzon'un Yomra ilçesine atandý.

Ý

Kaymakam Akkaya Yomra'ya atanmasýnýn ardýndan iftar ve veda yemeði tertip etti. Kasrý Nehroz Butik otel’de düzenlenen veda yemeðine Midyat Kaymakamý Fatih Akkaya, eþi S.Hilal ve kýzý Duruþah Akaya, Midyat Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu, Emniyet Müdürü Serdal Yurdagül, Süryani cemaati, daire amirleri, mahalle ve köy muhtarlarý ve sivil toplum örgütü temsilcileri katýldý. Yemeðin ardýndan, daha sonra ise söz alan Midyat Belediye Baþkan yardýmcýsý Tevfik Baysal, Midyat Kaymakamý olan Fatih Akkaya ile birlikte çok güzel çalýþmalara imza attýklarý söyleyerek, kendisine ilçelerine verdikleri desteklerden dolayý teþekkür edip, tüm Midyat halký adýna üzerinde ilçenin simgesi olan figürler bulunan bir plaket takdim etti. Program boyunca oldukça duygu dolu anlar yaþayan Midyat Kaymakamý Fatih Akkaya, konuþmakta güçlük çekti. Gözyaþlarýný tutamayan Akkaya þöyle konuþtu;“3 yýldýr görev yaptýðým ve Midyat ilçesinde en uzun görev yerim Midyat oldu. Kaymakamýnýz olarak buradan içim buruk bir þekilde gideceðim. Görevim sýrasýnca bilerek ya da bilmeyerek üzdüðümüz hemþerilerimiz varsa onlardan ve tüm Midyat halkýndan haklarýný helal etmelerini istiyorum. Bende varsa hakkýmý helal ediyorum. Üç

yýl oldu. Buralardan ayrýlmak kolay deðil. Her þeyimizle özdeþleþmiþtik, alýþmýþtýk bir Kürtçe ve Arapçamýz eksikti. Gerçekten buralardan, buranýn insanýndan ayrýlmaktan dolayý üzgünüz. Bundan sonra Midyat benim ikinci memleketim.” þeklinde konuþtu.

Sorunlarýn çözümü konusunda birebir iletiþim kurulmaktadýr.” diye konuþtu.

Daha sonra programda Midyat Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu ve Emniyet Müdürü Serdar Yurdagül ile iþ Adamý Mithat Yenigün tarafýndan Kaymakam Akkaya’ya plaket takdim edildi. Önümüzdeki hafta ayrýlacak olan Kaymakam Akkaya'nýn boþalan yerine Elazýð'ýn Baskil ilçe Kaymakamý Oðuzhan Bingöl atandý. Kaymakamý Akkaya veda ziyaretlerinde baþladý Trabzon’un Yomra ilçesine ataman Midyat Kaymakamý Fatih Akkaya, kurum ve daire amirlerine veda ziyaretinde bulundu. Üç yýldýr görevli olduðu Mardin’in Midyat ilçesinde veda ziyaretinde buluna Kaymakam Fatih Akkaya, Hükümet konaðýnda bulunan kurumlarý gezmesinin ardýndan Adliye makamlarýný ziyaret etti. Midyat’taki görevi sýrasýnda iyi mesafe alýndýðýný belirterek, “Kaymakamlýðým sýrasýnda Midyat’ta iyi günlerimiz oldu. Ben Midyat’ta görev yaptýðým süre içerisinde hemþerilerimle de çok güzel diyaloglarýmýz oldu. Birlikte çok güzel hizmetlerimiz oldu. Midyatlýlarýn haklarýný helal etmelerini istiyorum. Benim hakkým helal olsun.”dedi. Bir süre kurum amirleriyle görüþen Akkaya, Midyat ve halkýný her zaman gönlünde güzel hatýralarla yaþatacaðýný söyledi.

Düþünce-Der'den 130 aileye gýda yardýmý Murat Akgül

N

usaybin ilçesinde faliyet gösteren Düþünce-Der tarafýndan muhtaç ailelere Bayram yardýmý yapýldý. Dernek Baþkan Yardýmcýsý Seyfettin Aðýrman, DüþünceDer olarak 2010 yýlýndan beri yardým faaliyetlerinde bulunduklarýný söyledi. Aðýrman, "Bu konuda maddi durumu iyi olan vatandaþlarla ve fakir olan kardeþlerimizin arasýnda köprü olmaya çalýþýyoruz. Özelikle mukaddes aylarda ve Bayram günlerinde maddi durumu iyi olmayan mahtaç vatandaþlarýmýzý sevindirmeye çalýþýyoruz. Bu konuda yardýmlarýný esirgemeyen kardeþlerimize teþekkür ediyoruz. Nusaybin esnafýndan yardýmlarýný esirgememelerini bekliyoruz. Her ne kadar 130 aileye yardým etmiþsek de ileriki zamanlarda artýrmayý düþünüyoruz. Bize gelecek olan yardýmlara baðlýdýr. Dernek olarak biz büyük bir kitlenin ihtiyacýný karþýlayacak durumda deðiliz. Nusaybin halký fakir olan ve

ugün üzerinde yaþadýðýmýz dünya için en büyük tehlike nükleer savaþlar, terör veya açlýk felaketinden ziyade tek kelime ile “Baðýmlýlýk Hastalýðý”dýr. Nükleer savaþlarýn taraflarý bellidir ve karþýlýklýdýr. Sonuçta bir taraf kaybeder, bir taraf kazanacaktýr. Baðýmlýlýk yapan maddeleri üretmek ise, tarafý olmayan bir saldýrýdýr. Üstelik tüm insani ve kutsal deðerler ile insan iradesine yapýlmýþ bir saldýrýdýr. Özellikle de sigaradan rant elde edenler sigara üreticileri ve sigara satýcýlarýdýr. Kaybedenler ise sigara tiryakileridir. Onlar hem saðlýklarýný, hem de paralarýný kaybederler. Etrafýmýza bakýp gördüðümüz insanlarýn büyük bir bölümü ya yemek baðýmlýsý, ya bir dizi baðýmlýsý, ya da sigara ve benzeri zararlý madde baðýmlýsýdýr. Yapýlan araþtýrmalar sonucunda anlaþýlmýþtýr ki, insanlarý kötülüðe, zararlý maddeleri kullanmaya iten en önemli sebep “Manevi Boþluk” tur. Maneviyatý zayýf olan insanlar; zararlý alýþkanlýklarý, baðýmlýlýk yapan maddeleri kullanmayý kurtuluþ reçetesi olarak görmektedirler. Oysaki madde kullanmak hiçbir zaman dert çözmediði gibi, tam aksine dertleri daha çok arttýrmaktadýr. Zararlý alýþkanlýklar ayný zamanda maneviyatýmýzý kemiren hastalýklardýr. Yapýlan bir anket ile 1000 kiþiye “neden alkol kullanmýyorsun” sorusuna yüzde 50’sinin verdiði cevap, “haram olduðu için” þeklinde olmuþtur. Bu da gösteriyor ki, dinin zararlý alýþkanlýklar üzerinde önemli bir etkisi vardýr. Zafer kazanmada da maddi güçten çok maneviyatýn etkisi görülür. Savaþlarda baþarýlý olmak için maddi gücün etkisi yüzde 25 ise, maneviyatýn oraný yüzde 75’tir. Saygýdeðer Mardinli Hemþerilerim; Mübarek Ramazan Ayý’nýn sonuna yaklaþtýk, Ramazan Bayramýný kutlayacaðýz. Uzun yýllardan beri kendimizi ve çocuklarýmýzý da aldatarak bayramlarda misafirlerimize sigara ve kola gibi gazlý içecekler ikram ettik, çocuklarýmýza da kötü örnek olduk. Kesinlikle ve özellikle bilinmelidir ki, sigara asla ikram ürünü olmadýðý gibi, ikram etmek de medeni bir davranýþ deðildir. TUBÝTAK’ýn yaptýðý araþtýrmalara göre gazlý içeceklerin içinde deðiþik oranda baðýmlýlýk yapan kokain, kafein ve alkol bulunmaktadýr. Durum böyle olmasýna raðmen ambalajlarýnda herhangi bir uyarý da bulunmamaktadýr. Bu zararlý maddelerin yerine, taze sýkýlmýþ meyve sularý, limonata, çay, yöremizin meþhur içeceði meyan kökü ve ayran gibi tabii içecekler ikram edelim, toplumun saðlýðýna bir katkýda bulunalým. Mübarek Ramazan Ayý’nýn arýnma ve rahmet ayý olmasý gerçeðinden yola çýkarak, bu Mübarek ayda baðýmlýlýklarýn insana ve topluma verdiði zararlarýn bir kez daha farkýna varalým. Kendimiz içsek de içmesek de asla misafirlerimize ikram etmeyelim. Böylece ve en baþta çocuklarýmýza güzel örnek olalým. Misafire ikram edilen her sigara çocuðun zihninde meþrulaþtýrýlmýþ olur. Bilerek yada bilmeyerek ikram edilen sigarayý gören çocuk özenti ve merak sonucu sigaraya baþlar ve ondan sonra ömür boyu bunun acýsýný/sýkýntýsýný çeker, ölüme kadar götürür.

özelikle yaz aylarýnda þehir dýþýna çalýþmaya giden ailelerin çok olduðu bir yerdir. Ýnþallah yardýmlarýmýz devam edecek, bu konuda bize yardým eden Nusaybinli hemþerilerimizden Allah razý olsun diyoruz. Maddi durumu iyi olan hemþerilerimizin bu konuda bize yardým ettiði sürece biz daha çok aileyi sevindireceðiz" dedi.

Þunu da asla unutmayalým; sigarasýz bir toplum saðlýklý ve uygar bir toplumdur. Zararlý alýþkanlýklar ve baðýmlýlýklarla mücadele edemeyen toplumlar batmaya mahkûmdur. Bu vesile ile siz deðerli Mardinli kardeþlerimin, Mübarek Ramazan-ý Þerifinizi ve Mübarek Ramazan Bayramýnýzý en içten dileklerimle kutlar, zararlý alýþkanlýklarýn olmadýðý bir ülkede ve bir dünyada yaþamanýzý temenni ederim.

Mardin@yesilay.org.tr


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

Ýnternet baðlantýsýna sahip ev sayýsý yüzde 47,2'ye yükseldi

T

ürkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) Nisan ayýnda gerçekleþtirilen Hanehalký Biliþim Teknolojileri Kullaným Araþtýrmasý sonuçlarýný açýkladý. Sonuçlara göre Türkiye genelinde hanelerin yüzde 47,2’si evden internete eriþim imkânýna sahip. Bu oran 2011 yýlýnýn ayný ayýnda yüzde 42,9 idi. Evden internete eriþim imkâný olmayan hanelerin yüzde 27,6’sý evden internete baðlanmama nedeni olarak ihtiyaç duymadýklarýný belirtti. Ýnternet eriþim imkâný olan hane oraný kentsel yerlerde yüzde 55,5 iken, kýrsal yerlerde yüzde 27,3 oldu. Yüzde 60,5 ile Ýstanbul, yüzde 49,7 ile Batý Marmara, yüzde 60,6 ile Doðu Marmara, yüzde 57,5 ile Batý Anadolu bölgesinde internet eriþim imkaný olan hane oraný Türkiye ortalamasýnýn üzerinde yer aldý. 2012 yýlý Nisan ayýnda hanelerin yüzde 43,2’sinde geniþbant internet eriþim imkâný bulunurken, ADSL, yüzde 31,3 ile tüm haneler, yüzde 66,4 ile internet kullanýlan haneler arasýnda en çok kullanýlan baðlantý türü oldu. 3G baðlantý ise tüm hanelerin yüzde 13,9’unda, internet kullanýlan hanelerin yüzde 29,5’inde internet eriþim imkâný saðlanýyor. 16-74 yaþ grubundaki bireylerde bilgisayar ve internet kullaným oranlarý sýrasýyla yüzde 48,7 ve yüzde 47,4 olarak belirlendi. Bilgisayar ve internet kullaným oranlarý 16-74 yaþ grubundaki erkeklerde yüzde 59 ve yüzde 58,1 iken, kadýnlarda yüzde 38,5 ve yüzde 37 oldu. Bilgisayar ve internet kullaným

oranlarýnýn en yüksek olduðu yaþ grubu 16-24 oldu. Bilgisayar ve internet kullanýmý tüm yaþ gruplarýnda erkeklerde daha yüksek olarak belirlendi. 16-74 yaþ grubundaki tüm bireylerin yüzde 37,8’si interneti düzenli olarak (hemen hemen her gün veya haftada en az bir defa) kullanýrken, internet en çok çevrimiçi haber, gazete ya da dergi okuma, haber indirme için kullanýldý. Bunu yüzde 66,8 ile e-posta gönderme/alma, yüzde 61,3 ile mal ve hizmetler hakkýnda bilgi arama, yüzde 49,1 ile oyun, müzik, film, görüntü indirme ve oynama takip etti.

Ýnternet en çok evde kullanýlýyor 2012 yýlý ilk üç ayýnda (Ocak-

Mart 2012) 16-74 yaþ grubu internet kullanan bireylerin yüzde 70’i interneti evde kullanýrken, bunu yüzde 33,8 ile iþyeri, yüzde 17,8 ile arkadaþ, akraba evi yüzde 16 ile internet kafe, yüzde 7,2 ile eðitim alýnan yer, yüzde 5,9 ile kablosuz baðlantýnýn yapýlabildiði yerler takip etti. Ýnternet kullanan bireylerin Ýnternet üzerinden kiþisel kullaným amacýyla mal veya hizmet sipariþi verme ya da satýn alma oraný yüzde 21,8 olarak gerçekleþti. 2011 yýlý Nisan ile 2012 yýlý Mart aylarýný kapsayan on iki aylýk dönemde Ýnternet üzerinden alýþveriþ yapan bireylerin yüzde 44,4’ü giyim ve spor malzemesi, yüzde 25,5’i elektronik araç, yüzde 21,2’si ev eþyasý, yüzde 18,3’ü gýda maddeleri ile günlük gereksinimler, yüzde 17,4’ü seyahat ile ilgili faaliyetler (seyahat bileti, araç kiralama vb.), yüzde 15,6’sý kitap, dergi, gazete (e-kitap dahil) aldý. Ýnternet üzerinden satýn alýþ ya da sipariþ veren bireylerin yüzde 9,4’ü sorun yaþadýklarýný belirtirken, yanlýþ ya da hasarlý ürün ve hizmet teslimi karþýlaþýlan en önemli sorun türü olarak belirtildi. 2011 yýlý Nisan ile 2012 yýlý Mart aylarýný kapsayan son on iki aylýk dönemde internet kullanan bireylerin kiþisel amaçla kamu kurum/kuruluþlarý ile iletiþimde internet kullanma oraný yüzde 45,1 oldu. Bu oran önceki yýlýn ayný döneminde (2010 Nisan-2011 Mart) yüzde 38,9 olarak gerçekleþmiþti. Kullaným amaçlarý arasýnda kamu kuruluþlarýna ait web sitelerinden bilgi edinme yüzde 42,9 ile ilk sýrayý aldý. (CÝHAN)

Küçük tedbirler hayat kurtarýyor R

amazan Bayramý'na 3 gün kala milyonlarca vatandaþ sýla-i rahim için yola çýkmaya hazýrlanýrken dikkatler yine trafik kazalarýna çevrildi. Artan yoðunluk ve sürücülerin dikkatsizliði her yýl yüzlerce hayatýn kazalarda sönmesine sebep oluyor. Ancak küçük tedbirlerle güvenli yolculuk mümkün. Uzmanlar, en az 6-7 saat uyuduktan sonra yola çýkýlmasý gerektiðini belirtiyor. Oruçlu yola çýkacaklarýn sabah saatlerini veya iftardan bir saat sonrasýný tercih etmesi gerekiyor. Kazalarýn çoðu varýþ noktasýna ulaþmak üzereyken meydana geldiði için gidilecek yere yaklaþtýkça hýzlanmamaya dikkat edilmeli. Gözlerin karýncalanmasý, esneme, göz kapaklarýnda aðýrlýk, ensede gerginlik hissedildiðinde mola verilmeli. 2012'nin ilk 6 ayýnda Türkiye genelinde 147 bin 423 trafik kazasý meydana geldi. Kazalarda bin 31 kiþi hayatýný kaybetti, 95 bin 825 kiþi yaralandý. Uzmanlara göre yollarda her yýl yaþanan acý tablolarýn önüne alýnacak basit tedbirler geçilebilir. Karayollarý Genel Müdürü Mehmet Cahit Turhan, vatandaþlarýn rahat yolculuk yapabilmeleri için Ramazan Bayramý'nýn iki gün öncesi ve iki gün sonrasý olmak üzere 4 gün boyunca karayollarýndaki üstyapý asfalt çalýþmalarýný durdurma kararý aldýklarýný söylüyor. Turhan, bayramda 30 Aðustos tarihinde bitirilmesi planlanan Fatih Sultan Mehmet ve Haliç köprülerindeki çalýþmalarýn da devam edeceðini belirtiyor. Bayram trafiðine havadan denetÝM Bayram tatillerinde yüzlerce kiþinin trafik kazalarýnda hayatýný kaybetmesi, Emniyet Genel Müdürlüðü'nü harekete geçirdi. Emniyet, arife günüyle birlikte dört gün sürecek Ramazan Bayramý tatilinde acý görüntülerin tekrarlanmamasý için tedbirler alýyor. Bu çerçevede, havadan ve karadan denetimler daha da sýklaþtýrýlacak. Bayram haftasý boyunca, polis ve jandarma trafik ekipleri yoðun mesai yapacak. Karadan denetimlerin yanýnda polis helikopterleri Ankara, Ýstanbul, Konya ve Eskiþehir güzergâhlarýnda gün boyu uçacak. Trafiði tehdit ettiði tespit edilen araçlarýn plakalarý anýnda denetim merkezlerine aktarýlacak. Bu araçlara müdahale edilecek. Motorize ekipler de trafiðin normal seyrinde devam etmesi için sürekli hareket halinde olacak. Tatil süresince, personel takviyesi de yapýlacak. Þehir içi ve þehirlerarasý kavþak ve geçitler aralýksýz kontrol edilecek. Kontroller gece yarýsý da devam edecek. Havanýn kararmasýnýn ardýndan polis ekipleri, araçlarýnýn tepe lambalarýný açýk

tutacak. Bunun yaný sýra trafikten sorumlu birim amirleri, sorumlu olduklarý güzergâhlarda ekiplerinin baþýnda bulunacak. Trafik personeline, bayrama rast gelmesi sebebiyle futbol sezonunun

açýlýþýnda herhangi bir görev verilmeyecek. Terminallere giriþ ve çýkýþlarda yolcu otobüslerinin takograflarý, þoförünün alkol durumu ve korsan taþýmacýlýk yapýp yapmadýðý takibe alýnacak. (CÝHAN)

17 Aðustos 2012 Cuma

3

DES Baþkaný Avcý: Türkiye'nin geleceði dijital eðitimde

D

emokrat Eðitimciler Sendikasý (DES) Genel Baþkaný Gürkan Avcý, Türkiye’nin internet kullanýmýnda dünya ikincisi olduðunu hatýrlattý. Avcý, "Çocuk nüfusumuzun yüzde 75’i interneti kullanýyor. Eðitimde yeni stratejimiz iletiþim çaðý eðitimine geçmek olmalýdýr. Türkiye sanal okul, interaktif - dijital eðitim sayesinde, eðitimde fýrsat ve kalite eþitliðini, sýnavsýz lise ve üniversiteyi hayal olmaktan çýkaracaktýr.” dedi. Gürkan Avcý, yaptýðý yazýlý açýklamada, Milli Eðitim Bakanlýðý tarafýndan yapýlan 12 yýllýk zorunlu eðitim ve Fatih Projesi gibi reformlarýn Türk eðitim sistemini muasýr medeniyet düzeyine yaklaþtýrdýðýný belirtti. Her çocuðun internete baðlanmasýný destekleyen bir proje olmasý nedeniyle Fatih Projesini önemsediðini kaydeden Avcý, þöyle devam etti: “Fakat çocuklar bir yandan doðru ve þeffaf internet araçlarýna, diðer yandan ise bu araçlarý kullanmasýný saðlayacak bilinç ve beceriye sahip olmalarý için eðitilmelidir. Çocuklarýn saðlýklý ve verimli internet kullanýmý kültürü kazanmalarý için öðretmenlerinin ve anne babalarýnýn da eðitilmeleri ihtiyaçtýr.” dedi. Milli Eðitim Bakanlýðý’nýn çocuklara yönelik yaratýcý ve eðitici online içeriklerin hazýrlanmasýný teþvik etmek ve yaþa uygun içeriklere eriþim saðlayan platformlar geliþtirmek yönünde reform ve giriþimlerde bulunmasý gerektiðine dikkat çeken Avcý, “Ýnternet çocuklarýmýza ve gençlere, eðitimde yaratýcý olabilmeleri ve kendilerini özgürce ifade edebilmeleri için müthiþ fýrsatlar sunmaktadýr.

Dünyayla birlikte Türkiye’nin yaþadýðý çað, dijital çaðdýr. Online ortamda en aktif olanlar da genç kuþaklardýr. Bu nedenle çocuklarýmýz için eðitimsel kaliteli içerik, hizmet ve korunma saðlayarak; ilgili tüm taraflarla bu perspektifte bir strateji oluþturulmalýdýr.” ifadelerini kullandý. Sanal okul ve sanal eðitim gibi uygulamalarýn geliþmiþ ülkelerde etkili bir eðitim aracý olarak kullanýldýðýný hatýrlatan Avcý, küresel aktör ve bölgesel güç haline gelen Türkiye’nin yakýn bir zamanda bölgesinin eðitim üssü haline geleceðini ve eðitim sistem ve araçlarýný ihraç eden bir ülke olacaðýný kaydetti. Gürkan Avcý, “Çocuklarýn dijital ve medya okur-yazarlýðýný geliþtirmek ve online ortamda sorumlu davranmalarýný saðlamak amacýyla tüm okullarda online güvenlik konulu bilinçlendirme çalýþmalarý ve e-eðitime hýz kazandýrmak öncelikli hedefimiz olmalýdýr. Yapýlan araþtýrmalara göre 2015 yýlýna kadar tüm sektörlerdeki iþlerin yüzde 90'ýnýn teknolojik beceriler gerektirmesi beklendiði söyleniyor. Türkiye dijital eðitime gerekli yatýrýmý yaptýðý takdirde gelecekte gençlerimiz için çok geniþ iþ imkânlarý ortaya çýkacaktýr. Dünyada dijital içerik piyasasýnýn 160 milyar dolara ulaþtýðý ifade ediliyor. Fatih Projesi gibi yeni projelerle çocuklarýmýzýn yoðun þekilde kullanacaðý tablet bilgisayarlar, akýllý telefonlar ve diz üstü bilgisayarlarýn yaygýnlaþmasýyla çocuk ve gençlerimiz için interaktif, yaratýcý ve eðitici internet içeriðine yönelik iþ, imkan ve istihdam potansiyeli de artacaktýr.” Açýklamasýnda bulundu. (CÝHAN)

Diyanet-Sen: Terör sorununu anneler çözecek

T

ürkiye Diyanet ve Vakýf Görevlileri Sendikasý (Diyanet-Sen) Genel Baþkaný Mehmet Bayraktutar, son günlerde artan terör olaylarýný bitirmek için Doðu ve Güneydoðu Anadolu bölgeleri baþta olmak üzere ülke genelinde yeni bir çalýþma baþlattýklarýný açýkladý. Annelerin doðru bir þekilde dini eðitim almalarý için proje çalýþmasý baþlattýklarýný belirten Bayraktutar, “Terör sorununu anneler çözecek.” dedi. Türkiye Diyanet ve Vakýf Görevlileri Sendikasý (DiyanetSen), basýn mensuplarý ve sendikalarýn basýn danýþmanlarýyla iftar yemeðinde bir araya geldi. Ýçkale Otel'de gerçekleþtirilen iftarda konuþma yapan Diyanet-Sen Genel Baþkaný Mehmet Bayraktutar, son günlerde artan terör olaylarýndan duyduklarý rahatsýzlýðý belirterek, Diyanet-Sen’in Doðu ve Güneydoðu Anadolu bölgelerinde kadýnlara yönelik dini eðitim konusunda bir araþtýrma baþlattýklarýný kaydetti. "Terörün panzehiri din kardeþliðidir" Mehmet Bayraktutar, terörün panzehirinin din

kardeþliði olduðunu vurgulayarak, “Yüzyýllardýr Türk, Kürt, Laz, Çerkez bir arada yaþanan bu vatan evlatlarýnýn birleþtirici, bütünleþtirici unsuru, dindir, Ýslam’dýr. Ýnanýyoruz ki analar, dini eðitimi iyi bir þekilde aldýðýnda, Allah korkusunu kardeþlik, merhamet ve þefkat duygusunu küçük yaþta evlatlarýna aþýlayacak ve genç yavrularýmýzýn daða çýkýþý, teröre bulaþmasý engellenecektir. Þefkat kahramaný annelerimizin doðru bir dini eðitimle terörü bitireceðine inanýyoruz. Bu nedenle Doðu ve Güneydoðu Anadolu bölgelerimizde dini eðitimden uzak olarak yetiþtirilen kadýnlarýmýza ve kýzlarýmýza yönelik dini eðitim konusunda gerekli fizibilite araþtýrmasý yaparak bu açýðýn kapatýlmasýný istiyoruz. Bu konudaki araþtýrmalarýmýzýn sonuçlarýný da proje tamamlandýðýnda deðerli kamuoyumuz ile paylaþacaðýz.” diye konuþtu. Diyanet-Sen Genel Baþkaný Mehmet Bayraktutar, Myanmar'da Arakan Müslümanlarýna yönelik gerçekleþen katliamýn kendilerini

derinden üzdüðünü belirterek, böyle bir vahþete seyirci kalamayacaklarýný ve MemurSen’e baðlý sendikalar olarak yardým kampanyasý baþlattýklarýný duyurdu. Bayraktutar, BM’yi yapýlan zulme 'dur' demeye çaðýrdý. Suriye halkýna uygulanan devlet terörünü 'Müslümanlýða sýðmayacak büyük bir vahþet' sözleriyle deðerlendiren Bayraktutar, “Kendi halkýna bu vahþeti reva görenlerin sonu maalesef hep hüsrandýr. Tarihten ders almayan diktatör rejimler

kendi sonlarýný kendi elleriyle hazýrlamaktadýr. Diyanet-Sen olarak, bizlerin dileði akan kanýn durmasý, halk iradesinin önündeki engellerin kaldýrýlmasý ve Suriye’deki bütünlüðün korunmasýdýr.” þeklinde konuþtu. Diyanet-Sen’in çalýþmalarýna da deðinen Bayraktutar, üye sayýlarýnýn 61 bini bulduðunu söyledi. Bayraktutar, en yakýn rakiplerine 40 bin fark attýklarýný ve 9. kez yetkili sendika olmayý baþardýklarýný dile getirdi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

17 Aðustos 2012 Cuma

4

PKK, Þemdinli baþarýsýzlýðýný Jeoloji mühendisleri bakýr madenini inceledi örtmek için gündemi deðiþtirdi

C

HP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün kaçýrýlmasý olayýnda terör örgütünün neyi hedeflediði ve bu eylem sonucunda hedefine ulaþýp ulaþmadýðý cevap arayan sorularýn baþýnda geliyor. Bazý aydýnlar, örgütün propaganda amaçlý Aygün'ü kaçýrdýðýný ve hedefine ulaþtýðýný düþünüyor. Ancak Kürt siyasetinin önemli isimleri PKK'nýn Þemdinli'deki kalkýþmada baþarýsýz olduðu, gündemi deðiþtirmek için Aygün'ü kaçýrdýðý görüþünde. Bu isimlerden Ýbrahim Güçlü, örgütün adam kaçýrarak 'ben varým ve hüküm sürmek istiyorum' mesajýný vermeye çalýþtýðýna, bir diðer yönüyle 'varlýðýmý kabul edin' dediðine iþaret ediyor. Güçlü, "PKK Þemdinli'de kurtarýlmýþ bölge amaçladý, baþarýlý olamadý. Gündem deðiþtirmeye yönelik bir hamle yaptý." dedi. Güçlü, Aygün'ün 2 gün içinde býrakýlmasý ve CHP'li vekilin açýklamalarýný ise þöyle yorumladý: "Býrakýlmasýnda ise Aygün'ün Alevi ve Kürt olmasý, her kesimin tepki göstermesi ve Tunceli'de bir karþýlýðýnýn olmasý etkili oldu. Burada acaba alttan bir anlaþma var mý, sorusu akýllara geliyor. Aygün'ün sanki birtakým sözler verdiði izlenimi oluþtu bende. Aygün, barýþ talebini önemsediðini söyledi, örgütün barýþ talebinin nasýl bir talep olduðunu açýklamadý. PKK acaba Dersim'i terk edin mi, dedi." HAKPAR Genel Baþkaný Bayram Bozyel de insan kaçýrmanýn hak gasbý olduðunun, çözüm imkânýný yok edeceðinin altýný çiziyor. Terör örgütünün, kaçýrdýðý insanlarý daha çok propaganda malzemesi olarak kullandýðýný belirterek, "Aygün'ü de býrakmak zorundaydý. Çünkü kaçýrma olayýna karþý tepki yerinde ve anlamlý oldu. Bundan böyle adam kaçýrma olaylarýnda kamuoyunun tepki göstermesi, sivil toplumun sesini yükseltmesi gerektiðini gördük.

Sivillere yönelik saldýrý ve kaçýrma tutumu içine girilmemesi gerektiði ortaya çýktý. Tabii ki Kürt sorunu çözülmeden coðrafya mayýnlardan temizlenmeden bu sýkýntýlar devam edecektir. Kalýcý çözüm bulmamýz gerekiyor." diye konuþtu. Kürt yazar-siyasetçi Tahsin Sever ise sivil siyasete müdahalenin doðru olmadýðýna dikkat çekerken, PKK'nýn Türk siyasal sistemi içinde 1991 yýlýndan beri temsil edildiðini, bugün fiili olarak Meclis'te yer aldýðýný anlatýyor. "Durum böyle iken bir milletvekilinin silahla kaçýrýlmasý ve propaganda amacýyla kullanýlmasý doðru ve ahlaki bir yöntem deðil." diyen Sever, þöyle devam ediyor: "Aygün, PKK'nýn savaþý anlamsýz gördüðünü söyledi. Hiç kimse anlamsýz gördüðü bir savaþý sürdürmez, döner kendi içinde bunu tartýþýr yeni bir yol yöntem belirler. Bu savaþýn anlamsýz olduðunu söyleyen Kürt muhalifler hain edilmedi mi? PKK yýllardýr Kürt sahasýný kapatmýþ diðer Kürt ya da siyasi partilerin buraya girmesini istememiþtir. Aygün açýklamalarýna baktýðýmýzda çözüm için kendisinden yardým istediðini söylüyor. Ortada bir çeliþki var. CHP'nin açýlým dönemindeki açýklamalarý hâlâ hafýzalarda. Ret ve inkarýn mimarý olan bir CHP açýkça bir ikilem içindedir. Çok sayýda ulusalcýnýn olduðu bir parti, atýlacak her adýma karþý çýkmaya devam etmiþtir." Diyarbakýr Baro Baþkaný Mehmet Emin Aktar da, þu ifadeleri kullandý: "Aygün'ün kaçýrýldýðý andan beri toplumda herkesin takýndýðý tavýr çok önemliydi. Umarým bu ve buna benzer olaylar tekrarlanmaz. Bu kaçýrma olayý, herkesin bu konuda, sorunlarýn çözümüne yönelik, düþünmeye ve kafa yormaya yönelmesi gerektiðini gösterdi." Ankara Strateji Enstitüsü Baþkaný Prof. Dr. Mehmet Özcan: Terör örgütü, Aygün'ü propaganda amaçlý kaçýrdý

PKK propaganda amaçlý yaptýðý eylemde baþarýlý oldu. Kamuoyunda, Alevi tabanýnda ve siyasette meydana gelen ciddi tepkiler nedeniyle örgüt bu süreci kendi adýna iyi yönetti. 'Bakýn ben bölgedeki milletvekilini bile kaçýrabilirim, bu güç bende var, bölgeye hâkimim' mesajýný vermeye çalýþtý. Þemdinli saldýrýsý da dünya kamuoyuna verilmek istenen bir mesajdý. Terör örgütü, Alevi taban üzerinde korkutma, baský ve yýldýrma noktasýnda amacýna ulaþamadýðý için propagandaya baþvurdu. Oysa örgütün daha önceki açýklamalarýnda Hüseyin Aygün, ciddi bir þekilde devletin o bölgede özel savaþ yöntemlerinin yürütücüsü olmakla suçlanýyor. Bu, örgüt içinde iþbirlikçilik anlamýna gelir. Gazeteci-yazar Orhan Miroðlu: Yaþananlar, Dersim'de PKK ve Alevileri karþý karþýya getirir Hüseyin Bey'in kaçýrýlma olayý üzerinde hiç durmamasý PKK'nýn kaçýrma yöntemini onayladýðý anlamýna geliyor. Yaþananlarý meþru bir þekilde gösteren Aygün partisiyle sýkýntý yaþar. Aygün'ün çýkýp olayý kýnamasý gerekirken çok güzel bir þekilde gösterdi. Bu durum partisiyle arasýný açar. Çünkü PKK bir talebini Parlamento'da konuþulmasýný istiyorsa kendi grubu ile dile getirebilir. Olmadý Karayýlan çýkar açýklamada bulunur. Açýklamalar, son günlerde PKK'nýn oluþan sert yüzünü yumuþatabilir ancak PKK bu durumdan hiçbir þey kazanamaz. Yaþananlar Dersim bölgesinde PKK ve Alevileri karþý karþýya getirecektir. Alevilerin ve PKK'nýn stratejilerini çakýþtýracak. Geçen seçimlerde CHP'nin Hüseyin Aygün gibi bir adayý göstermesi PKK'nýn Dersim'de bir adayýný kaybettiðini gösteriyor. Kürt yazar ve siyasetçi Ümit Fýrat: PKK, nabýz yoklamasý yaptý PKK nabýz yoklamasý yaptý ve toplum tarafýndan tasvip edilmediðini de gördü. Örgüt bu eylemle bir þey kazanmadý ancak gündemde kalabileceðini düþündü. PKK, barýþ çaðrýsý yapmak istese bunu Aygün vasýtasýyla deðil, Kandil'de kamera önünden yapar. Amaçlarý Aygün'ü daha uzun süre tutmaktý. Ancak gelen tepkiler karþýsýnda geri adým attýlar. Alevilere bir gözdaðý verildi gibi iddialar var. Ben buna katýlmýyorum. Çünkü Alevilerin AKP'ye ya da sað görüþlü bir partiye meyletmesi halinde PKK'da tedirginlik olurdu. PKK, Alevilerin durduðu yerden rahatsýz deðil. Onlarýn daha önce Tunceli milletvekilliðinden dolayý Hüseyin Aygün'e karþý bir öfkeleri vardý. Ama artýk Tunceli ve Alevi deyince Hüseyin Aygün gündeme gelecek. (CÝHAN)

DÝCLE KALKINMA AJANSI PERSONEL ALIM ÝLANI Dicle Kalkýnma Ajansý (DÝKA), 25 01 2006 tarih ve 5449 sayýlý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþu Koordinasyonu ve Görevleri Hakkýnda Kanun'un 18 inci maddesi ile 25.07.2006 tarih ve 26239 sayýlý Resmî Gazete'de yayýmlanan Kalkýnma Ajanslarý Personel Yönetmeliðinin ilgili madde hükümleri çerçevesinde; Mardin, Batman. Siirt ve Þýrnak illerinde çalýþtýrýlmak üzere takým çalýþmasýna yatkýn, iletiþim becerisine sahip, analitik düþünebilen, deðiþen çalýþma koþullarýna uyum saðlayabilen, seyahat engeli olmayan kiþiler arasýndan 1 adet "iç Denetçi", 1 adet "Hukuk Müþavirliði Hizmetinden Sorumlu Uzman Personel" 10 adet Uzman Personel", destek personel statüsünde 1 adet "Bilgi Ýþlem Görevlisi". 1 adet Yönetici Asistaný ve 1 adet Finansman, Bütçe ve Muhasebe Görevlisi istihdamýný gerçekleþtirecektir Alýnacak 10 adet uzman personelin mezun olduklarý bölümlere göre daðýlýmý aþaðýdaki gibidir Þehir ve Bölge Planlama 1 Gýda Mühendisliði 1 Maden Mühendisliði 1 Ziraat Mühendisliði 1 Uzman Personel Hukuk, iktisat, Maliye, Ýþletme, Kamu Yönetimi, Uluslararasý Ýliþkiler, istatistik, Çalýþma Ekonomisi ve Endüstri iliþkileri. 6 Matematik, Sosyoloji, Mimarlýk, Þehir ve Bölge Planlama, Mühendislik Dicle Kalkýnma Ajansýnýn merkezi Mardin ili olup, Ajans faaliyet alanlarýný Mardin, Batman, Siirt ve Þýrnak illeri oluþturmaktadýr Bu nedenle sýnavda baþarýlý olanlar bu illerden Ajansýn uygun göreceði herhangi birinde istihdam edilecektir SINAV BAÞVURU TARÝH VE SAATLERÝ: 10 Eylül 2012 - 21 Eylül 2012 tarihleri arasýnda saat 8:30 -17:30 (haftasonu ve resmi tatil günleri hariç) SINAVA KATILMAYA HAK KAZANAN ADAYLARIN ÝLANI: 26 Eylül 2012 SINAV TARÝHÝ VE SAATÝ: Sýnav 01 Ekim 2012 tarihinde saat 10:OO'da baþlayacaktýr Sýnavýn yapýlacaðý gün ve saatler 26 Eylül 2012 tarihinde Ajansýn web sitesinde ilan edilecektir BAÞVURU VE SINAV YERÝ: Dicle Kalkýnma Ajansý. Savurkapý Mahallesi Meydanbaþý Mevkii No 31/ MARDÝN Ayrýntýlý bilgi için www.dika.org.tr internet adresini ziyaret edebilirsiniz. BASIN NO: 367

B

atman Üniversitesi Jeoloji Mühendisliði Bölümü, jeolojik amaçlý incelemelerini Siirt’te de sürdürdü. Siirt’in Madenköy ve civarýnda bulunan Park Elektrik tarafýndan iþletilen bakýr yataklarýna giden Jeoloji Mühendisliði Bölümü buradaki maden iþletme, zenginleþtirme tesislerini ve bakýr cevherini yakýndan inceleme imkaný buldu. Çalýþmalar esnasýnda öðrencilerin maden yataðýnýn oluþumu, tanýnmasý, cevherleþme, cevher-kayaç iliþkisi, cevherin ayýrtlanmasý, cevherin konsantrasyonu için gerekli zenginleþtirme aþamalarý yerinde görüldü. Öðrencilerin yapýlan incelemeyle maden yataklarýný yakýndan tanýma fýrsatý bulduklarýný belirten Bölüm Baþkaný Doç. Dr. M. Tahir Nalbantçýlar, “ Bizlere bölgemizdeki en önemli bakýr madeni olan bu maden yataðýný öðrencilerimiz yakýndan inceleme ve

tanýma fýrsatý buldu. Bu olanaðý saðlayan Park Elektrik yetkililerine teþekkür ederiz.” diye konuþtu. Çalýþmaya katýlan Rektör Yardýmcýsý Prof. Dr. Yaþar Eren, Batman Üniversitesi olarak hem Batman'da hem de yakýn çevrelerdeki yeraltý kaynaklarýný tanýmak ve potansiyelini anlamak amacýyla yürütülen bu incelemeleri desteklediklerini ve bu tür araþtýrmalarýn üniversitenin bir görevi olarak gördüklerini söyledi. Jeoloji Mühendisliði Bölümü Maden Yataklarý ve Jeokimya Anabilim Dalý Baþkaný Yrd. Doç. Dr. H. Alim Baran ise bu bölgede araþtýrýlmayý bekleyen daha çok alanýn olduðunu dile getirerek bu alanlar içerisinde de yeni maden sahalarýnýn bulunacaðý kanaatinde olduðunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Murat Ünal, Yrd. Doç. Dr. Sema Tetiker ve Yrd. Doç. Dr. Salih Dinç’in de katýldýðý incelemelerde araziden çeþitli kayaç ve cevher örnekleri alýndý. (CÝHAN)

Polis, yaz kampý için öðrencileri Kefken’e götürdü Þ

anlýurfa polisi 42 öðrenciyi yaz kampý için Kefken’e götürdü. Öðrenciler arasý kaynaþmayý, ortak iþ yapabilmeyi, zararlý alýþkanlýklardan uzak tutmayý hedefleyen kamp bir hafta sürecek. Kampta çeþitli alanlarda eðitim kurslarý düzenlenecek. Þanlýurfa Valiliði’nin katkýlarýyla Emniyet Müdürlüðü 42 öðrenciyi yaz kampýna gönderdi. Kocaeli’nin Kandýra ilçesi Kefken çevresindeki yaz kampý bir hafta sürecek. Kamp programý ile öðrencilerin birbirleriyle kaynaþarak ortak iþ yapabilme duygularýný pekiþtirmek, düzenlenecek etkinliklerde yeni dostluklarýn geliþmesi, zihinlerinde yeni ufuklarýn açýlmasý hedefleniyor. Ayrýca zararlý faaliyet ve alýþkanlýklardan uzak

tutulmalarý ve polis-halk iþbirliðinin geliþmesi de amaçlanýyor. Yaz kampýna katýlacak öðrencileri belirlemek için önce aileleri ziyaret edildi, onaylarý alýndý. Öðrenciler aileleri ile birlikte polisevinde iftarýný açtýktan sonra kampa katýlmak üzere yola çýktý. Öðrencilere Bilgilendirme ve Önleme Faaliyetleri Büro personeli eþlik edecek. Öðrenciler diðer illerden katýlan öðrencilerle birlikte bir hafta boyunca hocalar eþliðinde futbol, voleybol, basketbol, badminton, satranç, halk oyunlarý, resim, müzik, tiyatro ve dans branþlarýnda faaliyetler yapacak, branþ dersleri dýþýnda boþ zamanlarýnda çeþitli gösteriler, konser, yarýþma ve deniz faaliyetine katýlacak. (CÝHAN)

Zehir tacirlerine operasyon

Þ

ýrnak Ýl Emniyet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele Þube Müdürlüðü ekiplerinin zehir tacirlerine yönelik 3 ayrý ilde düzenledikleri operasyonda 9 kiþi gözaltýna alýndý.

Zanlýlarla birlikte 4 bin 416 gram esrar maddesi ele geçirildi. Þýrnak polisinin, uyuþturucu ticareti yapan sokak satýcýlarýna ve uyuþturucu madde kullanan þahýslarýn yakalanmalarýna yönelik 3 ilde eþ zamanlý olarak

gerçekleþtirdiði operasyon kapsamýnda; Þýrnak’ta 31, Mardin'de 3 ve Diyarbakýr'da 1 kiþi gözaltýna alýndý. Zanlýlarla birlikte 4 bin 416 gram esrar maddesi ele geçirildi. Zanlýlardan 25'i 'içici' konumunda olduklarý gerekçesiyle ifadeleri alýndýktan sonra serbest býrakýldý.

Satýcý ve temin edici konumunda bulunduklarý belirtilen 9 kiþi ise sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandý. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

Bayramda aðýr

gýdalardan kaçýnýn U

zmanlar Ramazan Bayramý'nda aðýr yemeklerden kaçýnýlmasý gerektiðini, oruç tutulan dönemin ardýndan 2 öðünden 3 öðüne çýkýlmasýyla saðlýk problemlerinin yaþanabileceðini söyledi.

Uzmanlar, Ramazan ayý boyunca tutulan oruç sebebiyle 2 öðün yemeye alýþan vücudun bayramla birlikte geçilen 3 öðünlük normal yemek düzeninde farklý tepki gösterebileceðini söyledi. Özel Medical Park Hastanesi Diyet Uzmaný Nilgün Ýstek, Ramazan ayýnda beslenme alýþkanlýðýnýn 2 öðüne düþmesinin bazý deðiþikliklere sebep olduðunu belirterek, "Ramazan'dan sonra tekrar 3 öðüne çýkmasý bazý saðlýk problemlerine yol açabilir. Bu iþin hafif olarak yapýlmasý gerekir. Kiþilerin öðünlerine hafiften geçmesi gerekir. Kahvaltýdan itibaren kendilerini uzun süre tok hissettirecek yiyeceklere yer vermesi gerekir. Bu dönemde sývý kaybý olabilir. Ramazan ayýnýn yaz dönemine gelmesi dolayýsýyla de bu sýkýntý ortaya çýkabilir. Bu sebeple Ramazan Bayramý'nýn ilk günü sývý tüketimine dikkat edilmelidir" dedi. Hastalýðý olan ve olmayan

kiþilerde önerilerin deðiþtiðini belirten Ýstek, "Öneriler genel saðlýklý beslenme kapsamýnda deðerlendirilmelidir. Bayramda ikram edilen her þeyin yenmesi yanlýþtýr. Gerektiði yerde bu ikramlarý geri çevirme hakkýmýz var. Ýkram edildiði zaman tabaðýn bitirilmemesi de söz konusu olabilir. Kimi tatlýlar tadýmlýk tüketilmelidir. Bu sebeple bayramda tatlý yarken kýsýtlama getirmeliyiz. Herhangi saðlýk problemi olmayan kiþiler için bu yeterli olabilir. Kalp, tansiyon gibi

hastalýðý olan kiþiler bu duruma biraz daha itina ile yaklaþmalýdýr. Kiþinin kendi kontrolünü saðlamasý açýsýndan misafirliðe giderken tok karnýna çýkmasý gerekir. Aç karnýna gitmemesi son derece önem taþýyor. Aç karnýna gittiðimiz zaman ikram edilen þeyi geri çevirmemiz son derece düþük" ifadelerini kullandý. Bayramýn ilk gününde yiyeceklerimize dikkat etmemiz gerektiðini belirten Ýstek, "Kahvaltý kesinlikle atlanmamalýdýr. Bizi uzun süre tok

Klima boyun aðrýsýný tetikliyor F

izik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmaný Semiha Büyükpoyraz, özellikle masa baþýnda ve klimalý ortamda çalýþanlarý boyun ve sýrt aðrýlarýna karþý uyardý. Masa baþýnda çalýþan ve klimaya maruz kalan kiþilerin risk altýnda olduklarýný belirten Doruk Saðlýk Grubu'ndan Uzm. Dr. Büyükpoyraz, “Baþ ve boyun aðrýsý çekiyor, boyun hareketlerinde tutukluk

hissediyorsanýz ve aðrý kesici ilaçlara yanýt alamýyorsanýz kronik boyun aðrýsýyla karþý karþýya olabilirsiniz. Özellikle masa baþýnda ve klimalý ortamlarda çalýþanlarýn tehdit altýnda olduðu boyun aðrýsý sürekli ayný pozisyonda durmak, klima ya da soðuða maruz kalmak gibi nedenlerle oluþuyor. Boyun kaslarýnýn kasýlmasý sonucunda meydana gelen boyundaki düzleþme, boyun aðrýsý, baþ aðrýsý, baþ dönmesi gibi þikayetlere yol açýyor. Aðrý sýrta ve göðse yayýlýrsa, kollarda aðrý ve uyuþma ile birlikteyse boyun fýtýðýndan söz edilebilir. Sabahlarý uykusuz ve bitkin kalkma, boyun ve sýrt kaslarýnda sürekli aðrý, huzursuzlukgerginlik, her þeye karþý isteksizlik varsa Fibromiyalji Sendromu (Yumuþak Doku Romatizmasý)

geliþmiþ olabilir.” dedi. Fizik muayene, laboratuvar ve radyolojik tetikler (röntgen, MR) ile hastalýðýn tanýsý konarak derecesinin saptandýðýný belirten Büyükpoyraz, tedavide kullanýlan aðrý kesici, kas gevþetici ilaçlar, sýcak tatbiki ve fizik tedavi yöntemleri ile baþlangýç safhasýnda hastalýðýn ilerlemesinin önlenebileceðini kaydetti. Büyükpoyraz, hastalýðýn ayýrýcý tan��sý yapýlmadan tedaviye baþlamak doðru olmadýðýný; çok seyrek görülen boyun bölgesi abseleri, kanserleri vs. aðrýyla ortaya çýkabilir, tanýsý netleþmeden tedaviye baþlamak mevcut problemi daha da arttýrdýðýný ifade etti. Egzersiz ile boyun ve sýrt kaslarýnýn kuvvetlendirilebileceðini vurgulayan Büyükpoyraz, spor yapmanýn özellikle yüzmenin yararlý olacaðýný söyledi. Tedavi edilmeyen boyun aðrýlarýnda baþ aðrýlarýnýn sýklýkla görülmeye baþladýðýný, alýnan aðrý kesicilerin ise etkisini yitirdiðini kaydeden Büyükpoyraz, kollarda aðrý-

tutacak yiyeceklere yer verilmelidir. Proteinli ve liftli yiyecekler ilk sýrayý alýyor. Kahvaltý peynir, ceviz, zeytin, badem, domates salatalýk, tam tahýl ve buðdaylý ekmekten olaþabilir. Öðlen ve akþam yemeklerine dikkat etmeliyiz. Salata ile baþlangýç yapýp, çorba, sebze yemekleri, etli yemekler tercih edilebilir. Yanýna yoðurt, cacýk, ayran alýnabilir. Mümkün olduðunca rafine ürünler kullanýlmamalýdýr. Pirinç pilavý yerine, bulgur pilavý tercih edilebilir. Ara ürünler mutlaka alýnmalýdýr. Her övünden önce su içmek gerekir. Mümkün olduðunca yemek ve çok çiðnemek gerekir. Bunlar tokluk açýsýndan önerdiðimiz þeylerdir" diye konuþtu.

Günlük yiyeceklerimizin porsiyon ölçüsüne dikkat etmemiz gerektiðini belirten Ýstek, "Bir seferde yediðimiz miktar fazla olmamalýdýr. Günde 4 porsiyon meyve yiyeceksek, bunu bir seferde yememeliyiz. Gün içerisine yaymak gerekir. Yediðimiz þeylerin porsiyon ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Az porsiyonlarla sýk olarak beslenmeye dikkat edelim. Sývý tüketimini ihmal etmeyelim" þeklinde konuþtu.

Merdivenaltýnda korsan üretim yapýlan saðlýksýz gýda ürünlerinin kesinlikle alýnmamasý gerektiðini belirten Palandöken, tatlý ve þekerleme alýnýrken dikkat edilmesi gereken hususlarý þöyle anlattý:

BASINDAN... Karþýtlýk

E

þ'ari'nin "Makalat"ta, Gazali'nin "Makasýd"da yapmaya çalýþtýðý þey, Ýslam inancýna yönelen saldýrýlara karþý akideyi savunmaktýr. Her ikisi ve onlarý takip edenler bir yandan dýþ dünyadan -Hind, Ýran, Babil, Mýsýr, Yunan- gelen felsefi ve teolojik etkilere karþý koyarlarken, diðer yandan ya bu Ýslam dýþý inanç ve fikirleri Ýslami form altýnda savunanlara karþý Kur'an ve Sünnet'in çizdiði genel dairenin içine sokmaya veya din ve mezhep kisvesine bürünüp Ýslam þeriatýný ve Müslümanlarýn birliðini bozmaya kalkýþanlara karþý koymaya çalýþýyorlardý. Ýmam Eþ'ari'nin, eleþtirdiði fýrka ve gruplara "Ýslamiyyun (Ýslamcýlar)" demesi manidardýr. Ýslamcýlarýn görüþlerine, savunduklarý tezlere-söylemlere -her birini kendi içinde tasvire, objektif anlatýma ve tanýtýma tabi tutarak"makalat" adýný vermiþtir. Onu takip eden Gazali de, ayný usulü kullanýp eleþtirdiði Yunan metafiziði etkisindeki zatlarý "felasife (filozoflar)" isimlendirip gayesinin "felsefe"nin kendisi olmadýðýný ihsas etmiþtir ki, onun da kitabýna seçtiði isim "Makasidu' felasife"dir. Kýsaca Eþ'ari'nin "makalat"ý ile Gazali'nin "makasýd"ý ayný muhteva ve kavramsal çerçeveye sahiptirler. Eþ'ari ve Gazali, Müslümanlarýn askeri, ekonomik, siyasi ve kültürel olarak hakim olduklarý bir dönemde bu önemli gayreti gösteriyorlardý. Biz ise son 300 yýldýr sürekli yeniliyoruz. Þu var ki, bizim yenilgimiz askeridir; fikri-entelektüel veya kelami-felsefi deðildir. Eðer bazý Ýslamcýlar da Batýcýlar -liberaller, solcular ve milliyetçiler gibi- fikri olarak yenilgi psikolojisi içine girmiþlerse, bu onlarýn diðerleri gibi Ýbn Haldun'un dediði "maðluplar galibi taklid eder" hastalýðýna yakalanmýþlar demektir. Bu baptaki Müslüman fikir adamlarý, bilginler ve kanaat önderleri kendi dinlerinin özüne, köklerine ve zengin tarihi miraslarýna dönebilirlerse, kýsa zamanda þifa bulabilirler, ama eðer Ýslamiyet'i kendi zihin dünyalarýnda-, liberalizme, sosyalizme, milliyetçiliðe, feminizme açýk hale getirirlerse bunun çaresi yoktur.

Mümtaz'er Türköne, bize "kendinizi karþýtýnda tanýmladýðýnýz Batý deðiþti", derken iki hata yapýyor: güçsüzlük, uyuþukluk hislerde azalma ile fýtýk oluþumuna zemin hazýrladýðýnýn, aðrýnýn kronikleþmesinin yaþam kalitesini azaltýp depresyona neden olabileceðinin altýný çizdi. Büyükpoyraz, boyunda aðrý ve gerginliðin önlenmesi konusunda nelere dikkat edilmesi gerektiðini þu þekilde sýraladý. “Soðuktan korunmalý, uzun süre sabit þekilde durulmamalý, özellikle masa baþýnda çalýþanlar boyun kaslarýný güçlendirecek egzersizler yapmalý, stresten uzak durulmalý, aðýr kaldýrmamalý, tek kolla yük taþýmamalýdýr.”(CÝHAN)

R

amazan Bayramý'nýn vazgeçilmezi tatlýlarla ilgili Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Baþkaný Bendevi Palandöken'den önemli bir uyarý geldi. 3-5 liraya satýlan tatlýya tatlý denilemeyeceðini belirten Palandöken, vatandaþlarýn Ramazan fýrsatçýlarýna dikkat etmesi gerektiðini söyledi.

5

Bu da bize, Ýslamcýlara haksýzca yöneltilen "tepkisellik" eleþtirisinin tashihe muhtaç olduðunu göstermektedir. Müslümanlar tabii ki askeri, politik ve ekonomik sömürgeciliðe, iþgallere karþý tepki gösterecekler, cihad edip daru'l-Ýslam'ý müdafaa edeceklerdir; ama bu onlarýn fikren yenildikleri, meydan okumalarýný "Batý'ya tepkisellik" üzerinden kurguladýklarý anlamýna gelmez. Batý, nasýl kendini oryantalizm yaparak "Doðu karþýtlýðý" üzerinden tanýmladýðýndan kendine zarar veriyorsa, Müslümanlar da oksidentalizm yapmak suretiyle kendilerini "Batý karþýtlýðý" üzerinden tanýmladýklarýnda kendilerine zarar vereceklerdir.

3 liraya tatlý olmaz, janjanlý ambalajlara aldanmayýn M. Sait Çakar

17 Aðustos 2012 Cuma

"Yol kenarýnda araç arkalarýnda satýlan tatlý ve þekerleme gibi ürünlerden uzak durulmalý. Ucuz fiyata kanmayýn. Olmasý gereken fiyatýn altýnda satýlan ürüne þüpheyle yaklaþýlmalýdýr. 3-5 liraya tatlý olmaz. Alacaðýnýz üründe albenisi olan janjanlý ambalajlarý deðil, önce alýþveriþ yapacaðýnýz esnafý iyi tespit edin. Çünkü

gerçek esnaf kendi yemediði bir ürünü kim olursa olsun müþterisine satmaz. Korsan satýcýlardan yapacaðýnýz her alýþveriþ hem saðlýðýnýza zarar verir hem de kayýt dýþý ekonomiyi büyütür." TESK Baþkaný, Ramazan fýrsatçýlarýna karþý denetimin de artýrýlmasýný istedi. (CÝHAN)

1) "Batý Batý'dýr", deðiþmedi. Batý ya "Aydýnlanma'nýn karanlýðý"ndan çýkýp sahih vahyin nuru içine girer ve tarihsel-felsefi mirasýný yeni bir kritiðe tabi tutar ya da yýkýcý, nihilist, sömürgeci ve çatýþmacý tutumunda devam eder. Batý deðiþseydi, en hafifinden Ýslam topraklarýný iþgal edip Müslümanlara bunca acýyý yaþatmazdý. Batý, sadece askeri olarak saldýrýp kaynaklarý yaðmalamakla yetinmiyor; bizden dinimizi "özel alana hapsetmemizi, marjinalleþtirmemizi ve izafileþtirmemizi" istiyor. Böyle bir dinden geriye zulme, haksýzlýklara, sömürüye itiraz etmeyen, küresel hegemonyaya uyum gösteren þeriatsýz cihadsýz soyut bir inanç kalýr ancak. 2) Ýslamcýlarý soyut "Batý-karþýtlýðý"yla suçlamanýn arka plandaki psikolojik zemini milliyetçiliði, liberalizmi ve solu-sosyalizmi evrensel doðrular, tezler katýna çýkarma ihtiyacýndan neþ'et eder. Tabii ki bilgi, bilimsel çalýþmalar, beþeri tecrübe ve bunlar arasýndaki interaktif iliþkilerde, her þey mutlak ak ve kara deðildir, arada gri alanlar söz konusudur. Ama temelde belirleyen konumundaki akideler arasýnda gri alanlara karþý çok dikkatli olmak gerekir: Ýlk insandan son insana kadar tevhid-þirk, iman-küfür, hak-batýl, adalet-zulüm, güzellikçirkinlik, ahlak-tereddi arasýnda karþýtlýk ve çatýþma ortadan kalkmayacaktýr. Haramlarýn kanýksandýðý, günahýn estetize edildiði, münkerlerin özgürlükler adý altýnda yüceltildiði bir dünyaya itiraz etmiyorsanýz, akideniz buharlaþýr. Böyle zamanlarda harama karþý helali, münkere karþý ma'rufu, günaha karþý ahlaký yüksek sesle, dýþlayarak, teberri ederek narkoz yemiþ zihinlere hatýrlatmak (zikr) gerekir. Ali Bulaç (Zaman) a.bulac@zaman.com.tr 16 Aðustos 2012


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

17 Aðustos 2012 Cuma

6

Pamuk daha modern ortamda i þlenecek Þ

anlýurfa Ticaret Borsasý Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Kaya, Bakanlar Kurulu kararýyla, pamuklarýn kontrolüne iliþkin yayýnlanan teblið sayesinde pamuklarýn denetimlerinin daha hýzlý bir þekilde yapýlacaðýný söyledi. Þanlýurfa'da üretilen pamuk miktarý arttý, ancak kalitede düþüþ oldu. Þanlýurfa'da üretilen pamuðun pazar payý düþünce yetkililer pamukta kalitenin yükseltilmesi için kollarý sývadý. Uzun süren çalýþmalar sonucunda yasal zeminde

düzenlemeler yapýldý. Son düzenlemelerle birlikte pamukta kalitenin de yükseltilmesi bekleniyor. Þanlýurfa Ticaret Borsasý Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Kaya, 8 Haziran 2012 tarihinde Bakanlar Kurulu kararý ile yayýnlanan pamuklarýn kontrolüne iliþkin tebliðle birlikte pamuk denetimlerinde yeni uygulamalarýn getirildiðini hatýrlattý. Kaya, bu sistemin pamuklarýn daha modern ortamlarda iþlenmesini ve denetimlerin daha hýzlý bir þekilde yapýlmasýný saðlayacaðýný söyledi.

Çýrçýr fabrikalarýnýn lisanslý sorumlu pamuk denetçisi bulundurmak zorunda olduðunu belirten Baþkan Kaya, açýklamasýnda þunlarý dile getirdi: “Bakanlar Kurulu kararýyla yürürlüðe konulan Pamuklarýn Kontrolüne Dair Tüzük uyarýnca tasnif ve kontrolü zorunlu olan pamuklarýn ihracatýnda, ithalatýnda ve iç piyasa kontrollerinde uygulanacak usul ve esaslarý düzenlemek üzere pamuklarýn kontrolüne iliþkin 15 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüðe giren teblið, beraberinde birçok yeniliði getirdi. Bu teblið ile pamukçulara ayný zamanda e- imza zorunluluðu getirildi. E- imzasý bulunmayan firmalar iþlem yapamayacak.” Sorumlu pamuk denetçisi için Ekonomi Bakanlýðý Güneydoðu Anadolu Bölge Müdürlüðü tarafýndan Þanlýurfa Ticaret Borsasý Toplantý Salonu’nda kurslar verildiðini de belirten Kaya; kurslara toplam 283 kiþinin katýldýðýný söyledi. Çýrçýr fabrikalarýnda ýþýk odalarýnýn mutlaka olmasý gerektiðini kaydeden Kaya; “Yayýnlanan bu teblið ile denetimler daha hýzlý ve daha düþük bir maliyetle yapýlacak. Bu nedenle pamuk sorumlu denetçileri ve çýrçýr ve prese fabrikalarý müþterek olarak sorumluluk kazanmýþ oluyor. Denetimlerde bekleme süreleri de azalmýþ oluyor.” Deðerlendirmesinde bulundu. (CÝHAN)

GÖKDER'in iftarý büyük beðeni topladý

G

öklü Eðitim Kültür ve Yardýmlaþma Derneði (GÖKDER)'nin geleneksel hale getirdiði, “Sevgi Hoþgörü ve Diyalog“ programý bu yýlda büyük beðeni topladý. Aþaðý Halfeti’de düzenlenen iftar programýna Argýl Belediye Baþkaný Hüseyin Þimþek, Halfeti Ýlçe Müftüsü Mustafa Demirbaþ ve bölge halký katýldý. GÖKDER Baþkaný Hasan Mavigök, derneðin 3 yýldýr faaliyet gösterdiðine dikkati çekerek, " Bu zaman içerisinde hep birlik ve beraberlik programlarý düzenlemeye çalýþtýk. Kardeþ olarak yaþadýðýmýz

bu ülkede inþallah hep böyle birlik ve beraberlik programlarý düzenlemeye devam edeceðiz." þeklinde konuþtu. Halfeti Ýlçe Müftüsü Mustafa Demirbaþ ise, “Bu tür birlik ve beraberlik programlarý düzenleyen arkadaþlarýmýza ne kadar teþekkür etsek azdýr. Bugün Suriye’de ve dünyanýn birçok yerinde gördüðünüz üzere Müslümanlara karþý yapýlanlar göz önünde, oradaki kardeþlerimize toplu dua etmek için böyle bir araya getirici programlar düzenleyen GÖKDER'e ve tertip komitesine teþekkür ediyorum." Dedi. (CÝHAN)

AK Parti Cizre Ýlçe Teþkilatý, Ramazan yardýmýnda bulundu

Þ

ýrnak’ýn Cizre ilçesinde AK Parti Teþkilatý, Ramazan ayý münasebetiyle muhtaç ailelere gýda yardýmý daðýttý. Cizre’de hiçbir ideolojik farký ve hiçbir parti farký gözetmeksizin Ramazan yardým paketlerini daðýttýklarýný söyleyen AK Parti Cizre Ýlçe Baþkaný Mehmet Uður Özalp, Cizre’de ihtiyaç sahibi bin 60 aileye gýda yardýmý daðýttýklarýný ifade etti. Cizre Ýlçe Baþkanlýðý'na bu sene yeni getirilen M. Uður Özalp, “Bilindiði üzere biz de yönetimin baþýna yeni geçtik. Artýk genç ve aktif bir kadro ile parti çalýþmalarýmýzý Cizre’de yapacaðýz. Halkýmýzdan gelen desteklerle bu yolumuza artýk beraber devam edeceðiz.” dedi. Ramazan ayýnýn hayýr ayý olduðunu aktaran Baþkan Uður Özalp, “AK Parti Genel Merkezi vesilesi ile Cizre’de bin 60 ihtiyaç sahibi ailelere gýda yardýmý daðýttýk. Elimizden gelen her þeyi vatandaþlarýmýz için yapmaya çalýþýyoruz. Burada hiçbir sanayimiz yok. Sadece Habur Sýnýr Kapýsý var.

Habur Sýnýr Kapýsý bir gün kapanýrsa vatandaþlarýmýz çok maðdur duruma düþüyorlar. Onun için bölgemizdeki insanlarýmýz yardýma çok muhtaçtýr. Ayrýca buraya gelmeyen ve maddi durumu olmayan özürlü vatandaþlarýmýza yardýmlarýný evlerine kadar götürdük. Burada biz hiçbir ideolojik düþünce farký gözetmeksizin, hiçbir parti farký gözetmeksizin yardýmlarýmýzý ihtiyaç sahibi ailelere verdik. Bizim amacýmýz fakir fukara aileleri sevindirmek, yanlarýnda olmak, dertlerini dinlemek ve bir nebze de olsa bu ramazan ayýnda bayram arifesinde fakirlerimizin yüzlerini güldürmektir.” diye konuþtu. Özalp sözlerini þöyle sürdürdü: “Bölgemizin kalkýnmasý adýna partimizle beraber hareket ederek çabalarýmýzý sarf ediyoruz. Bizim bölge eskiden birçok hizmetten mahrum býrakýlmýþtý. Partimizin iktidara gelmesiyle beraber artýk buralara da hizmetler yapýlmaya baþlandý. Bizim hedefimiz bölgeyi kalkýndýrmaktýr.”

(CÝHAN)


17 ağustos 2012 Cuma Gazete Sayfaları