Page 1

Kültür þenliði büyük ilgi gördü Ali Edis

M

idyat ilçesinde düzenlenen ‘Anadolu ve Mezopotamya Kardeþler Kültür Þenliði’nde Irak ve Midyat

arasýnda kardeþlik köprüleri kuruldu. Irak’tan gelen öðrenciler sunduklarý gösterilerle vatandaþlarýn gönlünü fethetti. Kapalý Spor Salonu’nda düzenlenen þenliðe Kaymakam

Oðuzhan Bingöl, Hasankeyf Kaymakamý Halit Mengi, 22. Dönem Milletvekili Nihat Eri, Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu, daire amirleri ile çok sayýda vatandaþ katýldý. Erdem Koleji öðrencisi Yaðmur Gurgiç’in Ýstiklal Marþý’ný okumasýyla baþlayan programý Ýbrahim Candan sundu. Öðrencilerin seslendirdiði Kürtçe, Türkçe ve Arapça þarkýlarla katýlýmcýlar adeta mest oldu. Yaklaþýk 3 bin kiþi katýldýðý programda Süleymaniye, Kerkük, Duhok, Erbil ve Kerkük gibi þehirlerden gelen öðrenciler vatandaþlara duygulu anlar yaþattý. Programda konuþma yapan Kaymakam Oðuzhan Bingöl, "Ýstiklal Marþý’nýn kardeþliði altýnda doðusuyla batýsýyla burada bir araya gelmiþ bulunuyoruz. Biz Anadolu’da kardeþliði sýnýrlarýn ötesine geçirmek için devlet olarak olaðan üstü gayret sarf ediyoruz. Bu gayretimize destek veren sivil toplum örgütleri, deðerli

gönül adamlarý, bu kardeþliðimizi býrakýn Anadolu’nun, Ortadoðu’nun en ücra köþelerine kadar götürmüþler biz bugün bunu gördük. Biz aslýnda Irak ile Suriye ile doðuyla, batýyla aramýzdaki sýnýrý sorun etmiyoruz. Biz Muhammed kardeþliðinde buluþuyoruz.” þeklinde konuþtu.

Kültür þenliðinin organizasyonunu üstlenen Midyat Sanayici ve Ýþ Adamalarý Derneði (MÝSADER) Baþkaný Yusuf Yenigün ise sevgi çiçeklerinin yaþattýðý anlardan dolayý emek gösteren herkesi kutladýðýný belirtti. Yaklaþýk 2 saat süren program, 'Yeni Bir Dünya' þarkýsýnýn

Artuklu Üniversitesi Arap Dünyasýnda görücüye çýktý

S

ana ve Aden þehirlerinde düzenlenen Uluslararasý Eðitim Fuarýna, Mardin Artuklu Üniversitesi damgasýný vurdu.

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

14 Mart 2013 Perþembe

Yýl: 9 Sayý 2595 Fiyatý :25 Kr

Türkiye'den 36 üniversitenin katýlýmýyla Yemen'in Baþkenti Sana ve Aden þehirlerinde düzenlenen Uluslararasý Eðitim Fuarýna, Mardin Artuklu Üniversitesi damgasýný Sayfa 2’de vurdu.

Mardin Ýl Emniyet Müdürlüðü, Kontör ve Para dolandýrýcýlýðýna karþý vatandaþý uyardý...

Atatürk'ün Mardin'e geliþi'nin yýl dönümü kutlandý M. Sait Çakar

A

tatürk'ün Mardin'e geliþinin 97. yýl dönümü törenlerle kutlandý.

Hükümet Konaðý alanýnda Atatürk anýtýna çelenklerin sunulmasýndan sonra, saygý duruþu ve istiklal marþý okundu. Törene; Mardin Valisi Turhan Ayvaz , Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, Garnizon Komutaný Tuðgeneral Lokman Ali Yýlmaz, kamu kurum ve kuruluþ temsilcileri, gaziler,öðrenciler ve çok sayýda vatandaþ katýldý. Törende bir konuþma yapan Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu günün anlam ve önemini belirten konuþmasýnda, Mardin'in Atatürk'ün hayatýnda dönüm noktasý olduðunu söyleyerek; "Mustafa Kemal Atatürk; '' Paþa Olduðum Diyar'' ibaresiyle sürekli sevgi ile yad ettiði güzel þehrimiz Mardin'e ilk defa 13 Mart 1916 tarihinde gelmiþtir. Bu geliþ 19 Mayýslarýn da habercisiydi. Ayný zamanda Milli Mücadele meþalesinin yanacaðý ve ülkemizi istiklaline kavuþturacaðýnýn da adýmýydý. Çünkü Mardin Mustafa Kemal için bir dönüm noktasýydý. Kendisi Mardin'de iken Paþalýða terfi etmiþ ve bu güzel haberi burada almýþtý."þeklinde konuþtu. Baþkan Ayanoðlu konuþmasýna devamla; "Farklýlýklarýn bir arada ve barýþ içinde yaþamasýnýn tamamen gerçek, sahici bir toplumsal canlýlýðý arz eden Mardin, Büyük Liderin buraya geliþini eþi emsali görülmemiþ bir birlik ve bütünlük örneðini sergileyerek günlerce sokaklarda heyecanlý bir bekleyiþle, sevgi tezahüratlarý arasýnda onu karþýlamýþtýr. Büyük Lider Mustafa Kemal bu sevgi karþýsýnda duygulanarak halkýn arasýna karýþýp herkesi ayrý ayrý selamlamýþtýr. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasýný saðlayan ve bizi batý demokrasileri ile tanýþmamýza vesile olan Büyük Lideri saygý, sevgi ve hürmetle yad ediyor, hepinizi saygýyla selamlýyorum" dedi. Törende, Öðrenciler günün anlam ve önemini belirten þiirler okudu. Halk oyunlarý ekibinin sergiledikleri halk oyunlarý gösterisi ilgiyle izlendi.

‘Sakýn kanmayýn!’ Ýsmail Erkar

M

ardin Ýl Emniyet Müdürlüðü, ülke genelinde dolandýrýcýlarýn kendilerini farklý adlarla tanýtýp, vatandaþlarý dolandýrmasý üzerine, yazýlý bir basýn açýklamasý yaparak vatandaþlarý uyardý. Yapýlan uyarý açýklamasýnda, þu ifadelere yer verildi: Ülkemiz genelinde kontörTL dolandýrýcýlýðý olarak bilinen iletiþim cihazlarý kullanmak suretiyle aradýklarý vatandaþlarýmýza kendilerini Hâkim, Savcý, Baþkomiser, Polis, Milli Ýstihbarat Teþkilatý (MÝT) görevlisi gibi unvanlar kullanarak, çeþitli bahanelerle vatandaþlar üzerinde psikolojik baský oluþturup, maðdurlarý banka þubeleri, PTT þubeleri veya ATM

cihazlarýna yönlendirerek verilen hesaplara para veya cep telefonu numaralarýna para kontör yatýrmalarýný saðlayarak haksýz gelir elde eden þüphelilerin gün geçtikçe yeni yöntemlere baþvurduklarý ve bu yöntemlerle dolandýrýlan kiþi sayýsýnda artýþ meydana geldiði müþahede edilmiþtir. Dolandýrýcýlýk olaylarýnda maðdur olan vatandaþlarýn para yatýrdýklarý hesabýn kime ait olduðu hakkýnda bilgi sahibi olmadýklarý, banka- PTT þubelerinde bulunan hesaplarýndan para çekerek, kredi kullanarak veya yanlarýndaki nakit parayý istenilen hesaba yatýrarak veya verilen isme havale yaparak dolandýrýldýklarý tespit edilmiþtir. Devamý Sayfa 2’de

Rehine kamu görevlileri serbest

P

KK, Türkiye'de farlý tarihlerde kaçýrdýðý ve 2 yýldýr elinde tuttuðu 8 kamu görevlisini Kuzey Irak'ýn Amediye bölgesinde heyete teslim etti. Terör örgütünün yayýn organlarý kaymakam adayý, asker ve polislerin heyete teslim edilmesini canlý olarak yayýnladý. Buna göre heyetle bir araya gelen örgüt mensuplarýndan oluþan baþka bir heyet, birer konuþma yaptý. Yapýlan konuþmalardan sonra kaymakam adayý Kenan Erenoðlu, polis memuru Nadir Özgen, astsubay Abdullah Söpçeler, uzman çavuþlar Zihni Koç ve Kemal Ekinci, erler Hadi Gizli, Ramazan Baþaran ve Reþat Çeçan'ý heyete protokolle teslim edildi. Terör örgütünün yayýn organý Nuçe TV'deki yayýna göre PKK'nýn elinde bulunan kiþiler teslim olmadan önce þunlarý söyledi. Kaymakam adayý Kenan Erenoðlu: "Gelirken farklý bir süreç baþlamýþtý, giderken farklý bir süreç baþladý. Hoþ bir süreçteyiz. Olumlu

gittiðini gözlemlediðimiz bir süreçteyiz. Biz üzerimize düþeni yaptýk. Bizimle birlikte kritik bir süreç baþlamýþtý. Þimdi daha hoþ bir hava ile ayrýlýyoruz. Aileme kavuþacaðýmýz için mutluyum." Astsubay Abdullah Söpçeler: Ailemle buluþacaðým için mutluyum. Sonuçta yaþanmasý gereken yaþandý. Herkes için hayýrlý olsun. Polis memuru Nadir Özgen: Sürecin iyi olmasýný bekliyorum. Süreç için hayýrlý olmasýný bekliyorum. Geliþmeleri radyoda dinledik. Süreç inþallah iyi olur. Er Hadi Gizli: Uzun bir süre oldu. Hayýrlý olmasýný diliyorum Er Ramazan Baþaran: Süreç inþallah iyi olur. Er Reþat Çeçen: Dilerim barýþ olur. Uzman çavuþ Kemal Ekinci: Süreç güzel iþliyor. Hayýrlýsý olsun. Doðmamýþ bir çocuðum vardý inþallah onun göreceðiz.

Aileme kavuþacaðým için mutluyum. Uzman çavuþ Zihni Koç: Ben de diðer arkadaþlarým gibi mutluyum. (CÝHAN)

BM: Süreç baþarýlý olursa Mahmur Kampý'ný boþaltýrýz

B

irleþmiþ Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, Kürt sorununun çözülebilmesi için Kuzey Irak’taki Mahmur Kampý'nýn boþaltýlmasý için BM olarak yardýma hazýr olduklarýný söyledi. Sayfa 3’te


14 Mart 2013 Perþembe

Emniyet uyardý: Sakýn kanmayýn! Sayfa 1’den devam

T

elefon ile dolandýrýcýlýk olaylarýna örnek olarak;

- … isimli vatandaþýmýzý cep telefonundan arayan ve kendisini polis olarak tanýtan kiþinin, aradýðý þahsýn adýna kredi kartý çýkarýlmýþ olduðunu, bu kartla dolandýrýcýlýk yapýldýðýný belirtmiþ, bu þahýslarýn yakalanmasý için verdiði hesap numaralarýna para yatýrmasýný talep etmiþtir. Baþka bir olayda, vatandaþýmýz ikametinde oturuyorken ev telefonunu ve ardýndan kullanmýþ olduðu cep telefonunu deðiþik GSM hatlarýndan arayarak

kendisini Cumhuriyet Savcýsý Erkan olarak tanýtan þahsýn internetten senin adýna terör örgütüne yardým yapýlýyor. Bu iþin çözülmesi için verdiði banka hesabýna para yatýrýlmasý ve farklý GSM hatlarýna para yüklemesi talep edilmiþtir. -… isimli þahsý, kullanmýþ olduðu cep telefonundan kendisini Cumhuriyet Savcýsý olarak tanýtan bir þahsýn aradýðý, bilgilerinin terör örgütü tarafýndan ele geçirilerek kullanýldýðý, bu örgütün yakalanmasý için para ve kontör yardýmý talep edildiði söylenmiþtir. --… isimli þahsý, kullanmýþ olduðu cep telefonundan kendisini Baþkomiser Ali Poyrazoðlu olarak tanýtan bir þahsýn

aradýðý, adýna 19 tane kaçak hat çýkarýldýðý, bu hatlarýn terör örgütü tarafýndan kullanýldýðý, þahýslarýn yakalanmasý için para yardýmý talep edildiði söylenmiþtir. Yukarýda belirtilen ve benzer dolandýrýcýlýk olaylarýna karþý Mardin Emniyet Müdürlüðünce vatandaþlarýmýzýn bilgilendirilmesi-bilinçlendirilmesi çalýþmalarý kapsamýnda; muhtemel telefonla dolandýrýcýlýk olaylarýna karþý ilimizde bulunan tüm banka personeli, hem yazýlý hem þifahi olarak bilgilendirilmiþtir. Bununla birlikte dolandýrýcýlýk olaylarýna karþý hazýrlanan afiþler ve el broþürleri halkýn yoðun olarak bulunduðu herkes tarafýndan görülebilecek tüm bankalar ve bankamatikler baþta olmak üzere kamu kurum ve kuruluþlarý ile alýþveriþ merkezleri ve özel iþyerlerine asýlmýþtýr. Ayrýca, el broþürleri esnaflar ve vatandaþlarýmýza daðýtýlmýþtýr. Son günlerde yaygýn olarak yaþanan telefon ile dolandýrýcýlýk olaylarýna karþý etkin ve bütüncül bir þekilde mücadele edilebilmesi ve vatandaþlarýmýzýn maðdur olmamalarý amacýyla, Mardin Valiliðince konu ile ilgili resmi yazý, afiþ ve el broþürü örnekleri Ýlçe Kaymakamlýklarýna, Kamu Kurum ve Kuruluþlarý ile Banka Þubelerine gönderilmiþtir. Ayrýca; Mardin Emniyet Müdürlüðünce hazýrlanan “Uyarý Metni”nin, belirli aralýklarla yýl boyunca; -Mardin Belediye Baþkanlýðý ve Ýlçe Belediye Baþkanlýklarýnca halka anons ile duyurulmasý, - Mardin Ýl Müftülüðünce de Mardin merkez ve ilçelerde tüm camilerde Cuma günü hutbede iþlenmesi saðlanarak Mardin genelinde tüm vatandaþlar telefonla dolandýrýcýlýk olaylarýna karþý, bilgilendirmeye ve bilinçlendirilmeye çalýþýlmaktadýr. VATANDAÞLARIMIZA UYARI: SAKIN KANMAYIN! HÝÇBÝR DEVLET GÖREVLÝSÝ, “POLÝS, HAKÝM, SAVCI, EMNÝYET MENSUBU VEYA MÝLLÝ ÝSTÝHBARAT TEÞKÝLATI (MÝT) GÖREVLÝSÝ” VATANDAÞTAN KONTÖR VEYA PARA ÝSTEMEZ. ÞÜPHELENDÝÐÝNÝZ HER DURUMDA 155 POLÝS ÝMDAT HATTINI ARAYARAK DOLANDIRICILARIN YAKALANMASINDA POLÝSE YARDIMCI OLUNUZ.

‘Ýçkici, kumarcý, manyaklarla evlenmeyin’ Ýletiþim Haber Merkezi

V

ali Ayvaz, Midyat Ýlçesi'nde düzenlenen kadýnlar günü etkinliðinde kadýnlardan evleneceði erkeði iyi seçmelerini istedi. Mardin Valisi Turhan Ayvaz, Midyat Ýlçesi'nde düzenlenen kadýnlar günü etkinliðinde kadýnlardan evleneceði erkeði iyi seçmelerini isteyerek, "Böyle içkici, kumarcý vesaire manyaklarla evlenirseniz böyle olur. Onun için bu iþ biraz da size kalmýþ; annelere, babalara kalmýþ" dedi. Mardin'in Midyat Ýlçesi'nde Çok Amaçlý Toplum Merkezi (ÇATOM) tarafýndan düzenlenen 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü etkinliðinde kadýnlar, 'Cinsiyet Eþitliliðine Duyarlýlýk'

yürüyüþü yaptý. Yöresel kýyafetlerle yürüyüþe katýlan kadýnlar, davul zurna eþliðinde halay çekti. Yaklaþýk 1 kilometrelik yürüyüþ sýrasýnda zýlgýt çeken kadýnlar, 'Güçlüyüz çünkü anneyiz', 'Toplumun rengi kadýndýr', 'Her renk bir kadýndýr', 'Bilinçli kadýn bilinçli toplum' yazýlý dövizler taþýdý. Etkinliðe, Ak Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Þahkulubey, Mardin Valisi Turhan Ayvaz, Midyat Kaymakamý Oðuzhan Bingöl, Belediye Baþkaný Þehmus Nasýroðlu ve GAP Bölge Kalkýnma Ýdaresi Baþkaný Sadrettin Karahocagil ile Mardin'in ilçelerinden kadýnlar katýldý. Þölende konuþan Mardin Valisi Turhan Ayvaz, þunlarý söyledi:

"Kadýnlar için, kadýnlar günü 8 Mart. Erkekler için bunun anlamý nedir? Erkekler için anlamý þudur. Evde hanýmefendi hasta olduðu zaman veya anne ve babasýný ziyarete gittiði zaman, biz erkekler bundan hiç hoþlanmayýz o yüzden onlar evden ayrýldýðýnda evde hayat duruyor. Hatta itiraf etmek lazým ki, erkekler evde aç kalýyor. Dolayýsýyla kadýnlar için sadece 12 ayda bir gün 8 Mart, erkekler için kadýnlar günü her gündür. Toplumda muhakkak ufak tefek arýzalar oluyor. Bayana þiddet gösterenler oluyor. Baþtan siz de evleneceðiniz erkeði iyi seçin, psikolojisini iyi ölçün. Böyle içkici, kumarcý vesaire manyaklarla evlenirseniz böyle olur. Onun için bu iþ biraz da size kalmýþ; annelere, babalara kalmýþ. Her toplumda muhakkak çürük elmalar oluyor. Ýnþallah bu sorunlar da zamanla hal olacak kanunlarýmýzýn sonucunda." Vali Ayvaz, en þanssýz kadýnýn ise anne ve babasý tarafýndan 18 yaþýný doldurmadan evlendirilen, bir meslek öðretilmeyen kiþi olduðunu söyledi. Bu kiþilerin için hayatýn zor ve garantisinin bulunmadýðýný belirten Vali Ayvaz, "Evlendirildiði zaman, çoluk çocuða karýþtýðý zaman, en küçük bir kavga ve gürültüde anne ve babasýnýn evine tekrar çocuðuyla döndüðünde, iþte dünyasý hem kendi baþýna çökmektedir, hem de çocuðunu küçük yaþta evlendirip, ben kurtuldum diyen anne ve babalarýn baþýna dünya çökmektedir. En þanslý bayan okuyan bayandýr, çalýþandýr. Eline ekmeðini alan ve altýn bizliði takan, okuduktan sonra doktor, mühendis ve milletvekiliðine kadar yükselendir en þanlý bayan. Ýnþallah sizler en þanslý bayanlar olma yolunda ilerlersiniz" diye konuþtu. Þölende kadýnlar, Türkçe, Kürtçe ve Arapça, þarkýlar eþliðinde halay çekerken; alanda güvenliði saðlayan kadýn polisler de halaya katýldý.

2

Artuklu Üniversitesi Arap Dünyasýnda görücüye çýktý

Ýsmail Erkar

S

ana ve Aden þehirlerinde düzenlenen Uluslararasý Eðitim Fuarýna, Mardin Artuklu Üniversitesi damgasýný vurdu. Türkiye'den 36 üniversitenin katýlýmýyla Yemen'in Baþkenti Sana ve Aden þehirlerinde düzenlenen Uluslararasý Eðitim Fuarýna, Mardin Artuklu Üniversitesi damgasýný vurdu. Yurtdýþý Türkler Akraba topluluklarý, YÖK, Dýþ Ekonomik iliþkiler Kurulu ve Yunus Emre Enstitüsü'nün üst düzey katýlým ve katkýlarýyla Yemen Türk Büyükelçiliðinin himayesinde düzenlenen "Yemen'de Türk eðitim Fuarlarý Haftasý"na katýlan Mardin Artuklu Üniversitesi Yemen ve Türk yükseköðretim yetkilileri tarafýndan çok büyük bir ilgi gördü. Mardin Artuklu Üniversitesi'nin eðitim imkânlarý hakkýnda bilgi almak üzere üniversite standý önünde büyük bir yoðunluðun gözlendiði fuarda, Yemenli öðrenci ve akademisyenlere ayrýntýlý bilgiler sunan Genel Sekreter Yardýmcýsý Cengiz Aydýn, Arap öðrencilerin belki de Yemen'de bulamadýklarý eðitim imkânýný çeþitli yöntemlerle medeniyetler þehri Mardin'de bulabileceklerini belirtti. Sana Büyükelçisi Fazlý Çorman, Yemen Eðitim Bakaný Abdurrezzak Yahya el-Eþvel, Teknik ve Mesleki Eðitim Bakaný Abdülhafiz el-Numan, Yüksek Eðitim ve Bilimsel Araþtýrma Bakaný Hiþam Þerif, Yurtdýþý Türkler ve Akraba Toplumlar Baþkaný Kemal Yurtnaç, Muþ Valisi Ali Çýnar, Yunus Emre Enstitüsü Baþkaný Hayati Develi, TÝKA Yemen Program Koordinatörü Prof. Dr. Faruk Bozgöz, YÖK Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Þiþman, DEÝK Eðitim Ekonomisi Baþkaný Mustafa Aydýn'ýn ziyaret ettiði Mardin Artuklu Üniversitesi standý önünde konuþan Yüksek Eðitim ve Bilimsel Araþtýrma Bakaný Hiþam Þerif, Mardin þehrinin farklý mimari yapýsýna dikkat

çekerek, kýsa bir süre içinde, üniversitenin bünyesine kattýðý fakülte ve bölümlerle þehrin vizyonuna farklý anlamlar katacaðýný ifade etti. Mardin Artuklu Üniversitesi'nin Yemen Üniversiteleri için bir rol model teþkil etmesi açýsýndan dikkate alýnmasý gereken bir örnek oluþturduðunu belirten Hiþam Þerif, ''Eðitime yapýlan yatýrýmlar, bir ülkenin kalkýnmasý için yapýlacak en önemli faaliyettir. Türk üniversiteleri buraya kadar gelerek modern eðitim anlayýþýndaki tecrübelerini bize açmýþtýr.'' ifadelerini kullanarak Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay'ý çabalarýndan dolayý tebrik etti. Geçtiðimiz yýl itibariyle kamuya açýk baþvuru imkâný saðlanan Türkiye burslarýna, Yemen'den yaklaþýk 1700 öðrencinin baþvurduðu bilgisini veren Omay, bu sayýnýn; Yemen'in nüfusuna oranla baþvuru adediyle diðer ülkelerin çok üzerinde seyrettiðinin altýný çizdi. Mardin Artuklu Üniversitesini temsilen üst düzey katýlýmcý olarak "Yemen Türk Eðitim Fuarý" nda bulunan Rektör Omay, "Tarihi izlerimizin derinden hissedildiði baþkent Sana'da olsun Aden'de olsun üniversitemize gösterilen bu yakýn ilgi Mardin Artuklu Üniversitesi'nin son dönemlerde akademik ve bilimsel alanlarda yaptýðý atýlýmlarýn, ülke sýnýrlarý dýþýna taþtýðýnýn bir göstergesidir." dedi. Sana'a Üniversitesi ile Mardin Artuklu Üniversitesi arasýnda üniversitelerarasý deðiþim programlarý, kültürel ve bilimsel iliþkilerin geliþtirilmesini hedefleyen bir "iþbirliði protokolü" imzaladýklarý bilgisini de veren Prof. Dr. Omay, Mardin Artuklu Üniversitesi ile Yemen Üniversiteleri arasýnda bilimsel alanlarda iþbirliði ve kapsamlý danýþmalarý geliþtirmek üzere kurumsal bir çerçevenin saðlandýðýný ve önümüzdeki dönemlerde akademik anlamda iliþkilerin daha da geniþleyip derinleþeceðine inandýðýný ifade etti.

Ortaköyde iki aile arasýnda kavga : 2 Ölü 1 aðýr yaralý Sedat Aslanaçier

M

ardin'in Ortaköy Beldesinden Baðýþ ve Efe aileleri arasýnda çýkan kavgada 2 kiþi hayatýný kaybetti. Olayda bir kiþi de aðýr þekilde yaralandý. Edinilen bilgiye göre, Ortaköy beldesinde gün önce A. B ile A.E. arasýnda çocuklarýn kavgasýndan dolayý tartýþma yaþandý Tartýþma vatandaþlarýn araya girmesiyle yatýþtýrýldý. Dün akþam saatlerinde bir

yakýnýný hastaneye getiren ailelerden biri Mardin Devlet Hastanesinde saat 20.00 sýralarýnda karþýlaþarak yeniden tartýþmaya baþladýlar. Tartýþmanýn silahlý kavgaya dönüþtüðü olayda A. B. ile A.E. hayatlarýný kaybederken Murat Baðýþ aðýr þekilde yaralandý. Yaralý vatandaþ Mardin Devlet Hastanesinde tedavi altýna alýnýrken hayatýný kaybeden vatandaþlarýn cenazeleri ayný hastanenin morguna kaldýrýldý. Olayla ilgili soruþturma baþlatýldýðý öðrenildi.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

14 Mart 2013 Perþembe

3

Gül: Tarihimizde sýkýntýlar sadece Süryaniler deðil herkesle ilgili olmuþtur

C

Kurtulmuþ: Barýþ sürecinde en büyük katký Müslüman Kürt halkýnýn

A

K Parti Genel Baþkan Yardýmcýsý Numan Kurtulmuþ, Türkiye'de barýþ sürecine gelinmesinde en büyük katkýyý Müslüman Kürt halkýnýn yaptýðýný belirtti. Kurtulmuþ, "Eðer burada bir barýþ süreci olacaksa, bu barýþ sürecinin bana göre bir numaralý hem muhatabý, hem de bir numaralý aktörü Müslüman Kürt halkýdýr." diye konuþtu. Ýngiltere'nin baþkenti Londra'da bulunan Numan Kurtulmuþ, burada Cihan Haber Ajansý'na özel bir mülakat vererek, gündeme yönelik önemli açýklamalarda bulundu. Kurtulmuþ, geçtiðimiz günlerde Milliyet'te yayýnlanan ve büyük tartýþmalara neden olan Ýmralý Zabýtlarý'na iliþkin, "Bu zabýtlarýn deþifre edilmiþ olmasý fevkalade büyük bir yanlýþtýr. Kim deþifre ettiyse büyük bir yanlýþlýk yaptý. Bu deþifre edilen bilgilerin yayýnlanmasý ikinci büyük yanlýþtýr." dedi. Kürt meselesinde barýþ sürecine gelinmesinde Müslüman Kürt halkýnýn büyük katkýsý olduðunu söyleyen Kurtulmuþ, "Bölge halký senelerdir büyük zorluklar çektiler. Bir taraftan terör örgütünün, diðer taraftan devletin aðýr baskýlarý altýnda kaldýlar. Her zaman Türkiye'nin dirliðinden, birliðinden; ortak vatanýn, ortak medeniyetin, ortak inancýn çocuklarý olmaktan bahsettiler. Ve hep bu hisle bu medeniyete, bu coðrafyaya, bu ülkeye baðlý kaldýlar. Dolayýsýyla, eðer burada bir barýþ süreci olacaksa, bu barýþ sürecinin bana göre bir numaralý hem muhatabý, hem de bir numaralý aktörü Müslüman Kürt halkýdýr." þeklinde konuþtu. "Süreç inþallah sonuna kadar gider" PKK'nýn elinde tutulan kamu görevlilerinin serbest býrakýlmasýný olumlu bir adým olarak gördüklerini dile getiren Kurtulmuþ, "Arkasýndan da inþallah en kýsa sürede silahlar býrakýlýr. Daha sonrasýnda ise bu silahlara bulaþmýþ olan insanlar, terör meselesinin içerisine girmiþ olan insanlarýn içerisinde belki önemli bir kýsmý Türkiye'ye gelmesi mümkün deðil. Bu kiþiler baþka ülkelere giderler. Bunlarýn hepsi teknik meselelerdir. Aslolan silahlarýn býrakýlýp bu iradede samimi olunduðunun göstergesidir. Bu anlamda süreç þimdiye kadar doðru ve düzgün gidiyor. Ýnþallah sonuna kadar da doðru gider. Barýþý istemeyen içeriden ve dýþarýdan bazý güçlerin bu süreci provoke etmelerinden korktuklarýný dile getiren Kurtulmuþ, "Ümit ederiz ki böyle bir provokasyonla bu süreç karþý karþýya kalmaz. Burada herkese büyük sorumluluklar düþüyor." Dedi. "Baþkanlýk sistemi Anayasa paketinin olmazsa olmazý mý?" sorusuna Numan Kurtulmuþ, "Yok, hayýr. Mühim olan Türkiye'nin bunu tartýþmasýdýr." þeklinde cevap verdi. Kurtulmuþ, 2014'teki Cumhurbaþkaný'nýn halk oyuyla seçilmesiyle birlikte Türkiye'nin fiili bir yarý-baþkanlýk sitemini kabul etmiþ olacaðýný belirterek, "Bugünkü yapýsý itibariyle de zaten bizim ülkemizdeki sistemle, mesela Fransa'daki yarýbaþkanlýk sistemi arasýnda çok büyük fark yok. Sadece iþte Fransa Cumhurbaþkaný istediði zaman parlamentoyu feshedebiliyor. Bizde de þartlar oluþtuðu zaman Cumhurbaþkaný feshedebiliyor." dedi. Baþkanlýk sistemini tartýþmalarýnda bir tek noktaya kilitlenip kalmanýn Türkiye'nin demokratikleþmesine bir fayda saðlamayacaðýný ifade eden Kurtulmuþ, "Baþkanlýk sistemi bir büyük demokratikleþme paketinin bir parçasýdýr. Siyasi partiler yasasýyla, seçim yasasýyla; Anayasa'nýn diðer inanç özgürlükleri, vatandaþlýk meselesi; adem-i merkeziyetçi yönetim tarzý gibi büyük bir anayasal reformun içerisinde, 12 Eylül'ün getirmiþ olduðu bütün antidemokratik yasal kodlarýn hepsinin deðiþtirilmesi yolundaki

adýmlardan birisidir baþkanlýk sistemi." diye konuþtu. Türkiye'nin bütün bu demokratik adýmlarý atmasýyla birlikte baþkanlýk sistemine geçmesinin ideal bir demokrasi bakýmýndan daha faydalý olacaðýný savunan AK Partili siyasetçi, "Fakat, tek baþýna baþkanlýðý alýr geriye kalan diðer konularý bir tarafa býrakýrsanýz bunun Türkiye'nin demokratikleþmesine bir faydasý olmayacaðý kanaatindeyiz." dedi. Kurtulmuþ, Baþkanlýk sistemi tartýþmalarýndan önce görülmesi gereken konunun, demokrasi tarihinde Türkiye'de ilk defa 2014'te Cumhurbaþkaný'nýn halk tarafýndan doðrudan seçilecek olmasý olduðuna iþaret etti. Bunun Türkiye için devrim niteliðinde bir adým olduðunu vurgulayan Kurtulmuþ, "Çünkü malumunuz, rahmetli Ali Fuat Baþgil'in ensesine silah dayayarak Ankara garýndan Ýstanbul'a geri gönderildi 1961 yýlýnda Baþgil'in cumhurbaþkanlýðý adaylýðýnýn önlenmesiyle baþlayýn, en son Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaþkanlýðý seçilmesine kadar olan süreçte bütün cumhurbaþkanlarý kapalý kapýlar ardýnda, alavere dalavereyle, baskýlarla ve bir takým elitlerin zorlamasýyla seçilmiþtir. Türkiye'de halk bundan kurtuluyor. Ýlk sefer kendi helal oylarýyla doðrudan doðruya halk cumhurbaþkaný seçecek." þeklinde konuþtu. AB bizim için medeniyet projesi deðil AB üyelik sürecine iliþkin deðerlendirmede de bulunan Numan Kurtulmuþ, AB'nin kendileri için nihayetinde bir 'standartlar seti' olduðunu, ancak 'medeniyet projesi' olmadýðýný kaydetti. Kurtulmuþ, "AB'nin uzun yüzyýllar boyu tartýþarak gelmiþ olduðu nokta, aslýnda bizim de ekonomik ve siyasi geliþmemiz için atmamýz gereken bazý adýmlarý içeriyorsa, biz bunlarý AB üyesi olsak da olmasak da atmak durumundayýz." dedi. Türkiye'nin demokratikleþme süreçlerini hýzla tamamlayarak yoluna devam etmesi gerektiðini vurgulayan Kurtulmuþ, "Bir gün AB Türkiye'nin deðerini anlar ve tam üyelik teklif ederse, o zaman da o günün þartlarýnda bunlar konuþulur." sözlerine yer verdi. Türkiye-AB iliþkilerinde hep isteyen, arzulu olan tarafýn Türkiye olduðuna dikkat çeken Kurtulmuþ, "Ancak bugün geldiðimiz noktada çok açýk bir þekilde söyleyebiliriz ki bizim AB'ye olan ihtiyacýmýzdan çok daha fazla AB'nin bize ihtiyacý var." diye konuþtu. Kurtulmuþ, Avrupa ekonomisinin dinamizm kazanmasý ve dünyada rekabet edebilir bölge haline gelebilmesi için Türkiye gibi gerçekten ciddi ivme kazanmýþ bir ülkeye ihtiyacý olduðuna dikkat çekti. Kurtulmuþ sözlerini þöyle sürdürdü: "AB, 2. Dünya Savaþý'ndan sonra geliþen en önemli ve en baþarýlý entegrasyon çalýþmasý olarak gerçekten dikkat çekti. AB, kýsa süre içerisinde çok önemli merhaleler katetti. Ama maalesef AB de son 20 yýldýr geldi ve bir yerlerde durdu. Ortak para birimini oluþturdu ama ortak maliye politikalarýný oluþturamadý. Hatta AB anayasasý bütün üye ülkelerde kabul edilmedi. AB, ortak parlamentosunu oluþturdu ama ortak ordusunu oluþturamadý. Dolayýsýyla AB birlik aþamasýnda çok baþarýlý, ancak ortak bir Avrupa devleti olma konusunda da baþarýsýz kaldý. Bunun üzerine bir de ekonomik kriz eklenince -bu kriz sadece finansal bir kriz deðil ayný zamanda yapýsal bir kriz, yani sanayi kapitalizminin getirmiþ olduðu büyük refah dalgasý Avrupa için finansal kapitalizm döneminde gerçekleþmedi. Çok az bir kitle bundan istifade etti, büyük çoðunluk bundan istifade edemedi. Þimdi bunlar da üstü üstüne gelince, AB, Avrupalýlar için de cazip bir araç olmaktan çýktý." (CÝHAN)

umhurbaþkaný Abdullah Gül, Ýsveç'teki Türkiyeli Süryanileri doðduklarý topraklarý ziyaret ederek önyargýlarý aþmaya çaðýrdý. Ýsveç Parlamentosu'nda Midyatlý Süryani Milletvekili Yýlmaz Kerimo'nun sorusuna cevap veren Gül, milletvekilinin Türkçe konuþmalarýný dinlemekten memnuniyet duyduðunu söyleyerek söze baþladý. Geçmiþte çeþitli sýkýntýlar olduðunu ve bunlarýn Türkiye’nin demokratik standartlarýnýn yeterli derecede yüksek olmadýðýndan kaynaklandýðýný ifade eden Gül, Süryani vatandaþlarýn Lozan

Antlaþmasý'na göre azýnlýk statüsünde olmadýðýný hatýrlattý. Abdullah Gül, þöyle devam etti: "Aslýnda Türkiye’deki azýnlýklar da dahil kanun önünde herkes eþit. Bu bakýmdan hiçbir engel söz konusu deðil. Siyasi tarihimizde olaðanüstü dönemlerde sýkýntýlar sadece Süryaniler deðil bütün vatandaþlarýmýzla ilgili olmuþtur. Türkiye’de çok köklü reformlar yapýlmaktadýr. Kendi vatandaþlarýmýz hak ettiði için biz bu reformlarý sahiplenerek standartlarý sürekli yükseltiyoruz. Eskiden tabu olan birçok þey bugün günümüzün bir parçasýdýr. Bunlar gayet tabii, gayet olaðandýr. Herkesin farklýlýðýný yaþamasýndan memnun oluruz. Ülkemizdeki mevcut farklýlýklarý zenginlik olarak görüyoruz. Farklýlýðý tehdit olarak görürseniz onlar gerçekten tehdit olur ama zenginlik olarak görürseniz onlar sizi gerçekten güçlü kýlar. Bugün Türkiye’de böyle bir anlayýþ çerçevesinde çok köklü reformlar yapýlmaktadýr. Okullarda tercihli dersler içerisinde herkes farklý dilleri de okutabilmektedir. Herkes bunlarý tercih edebilir." Yýlmaz Kerimo'nun Mor Gabriel Kilisesi'nin iþgal altýnda olduðu iddiasýna da cevap veren Gül, kilisenin açýk olduðunu fakat çevresindeki bazý arazilerin kime ait olduðuyla ilgili bir davanýn

bulunduðunu dile getirdi. Cumhurbaþkaný Gül, "Kilisenin kapalý olduðunu söylersek yanlýþ bir imaj vermiþ oluruz." dedi. Gül, vakýflar yasasýnda yapýlan son deðiþiklikle birçok azýnlýklara ait mülklerin tekrar tescil edilerek sahiplerine iade edildiðini hatýrlattý ve "Türkiye’de böyle bir süreç var." diye devam etti. Türkiye'de sadece camileri restore etmediklerini belirten Gül, "Kiliseleri, havralarý, bütün tarihi eserleri mirasýmýz olarak gördüðümüz için onlarý da hep restore ediyoruz." dedi. Ayasaofya Müzesi'nin camiye çevrilmesine dair iddialara da cevap veren Gül, "Ýstanbul’a giderseniz Ayasofya Müzesi’ni de herkes gezebilir. Ýnsanlar konuþabilirler ama böyle bir teþebbüsü de sizden duydum yeni ilk defa." diye konuþtu. Gül, sözlerine þöyle devam etti: "Bazen imajlarla gerçekler arasýnda çok fark vardýr. Biliyorum ki Türkiye ile ilgili negatif bir imaj oluþturulmuþtur. Ama herkes doðduðu topraklara giderse o zaman Türkiye’nin gerçeðinin ne olduðun herkes görecektir doðrusu." Süryaniler dahil Türk toplumunun temsilcileriyle dün buluþtuðunu ifade eden Gül, onlara da tatillerini Türkiye’de geçirip doðduklarý topraklarý görmeye davet ettiðini dile getirdi. (CÝHAN)

BM: Süreç baþarýlý olursa Mahmur Kampý'ný boþaltýrýz

B

irleþmiþ Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, Kürt sorununun çözülebilmesi için Kuzey Irak’taki Mahmur Kampý'nýn boþaltýlmasý için BM olarak yardýma hazýr olduklarýný söyledi. Today’s Zaman gazetesinde bugün yer alan bir habere göre, Guterres, Kürt sorununun çözümü için terör örgütüne silah býraktýrmayý amaçlayan süreçten ümitli olduðunu söyledi ve “Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi kontrolünde ve BM gözetiminde olan Mahmur Kampý'nda yaþayan Türkiye vatandaþý Kürtlerin gönüllü olarak geri dönme süreci baþlatýlabilir.” dedi. Türk devleti tarafýndan baþlatýlan sürecin baþarýlý olmasý durumunda, Mahmur Kampý'ndaki mültecilerin geri dönme imkaný olabileceðine dikkat çeken Guteres,

BM’nin bu konuda yardýmcý olmaya hazýr olduðunu vurguladý. Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, süreç ile konuþurken Mahmur konusunu da masaya yatýracaklarýnýn iþaretini vermiþ ve bu konuda BM ile görüþmeler yapacaklarýný söylemiþti. “Bekaa'dan sonra Mahmur Kampý þu anda daðýn kuluçkasý þeklinde” ve “BM korumasý altýnda” diyen Baþbakan, bu konunun da üzerinde duracaklarýný belirtmiþti. Erdoðan, “Mahmur Kampý'ný masaya yatýracaðýz. BM ile görüþmek durumundayýz. Terörle mücadele diyoruz ama buralardan terörist yetiþiyor. Üzerinde tabii ki durmamýz lazým” þeklinde konuþan Erdoðan, en son 25 Þubat’ta Birleþik Arap Emirlikleri’nden dönerken, Mahmur kampýnýn “BM ile görüþülerek halledilmesi gereken bir süreç” olduðuna dikkat çekmiþti. 1990’lardaki çatýþmalar

esnasýnda Irak’a göç eden TC vatandaþý Kürtlerin bir kýsmý Mahmur Kampýna yerleþtirilmiþti. Sayýlarýnýn 10 binin çok üzerinde olduðu tahmin edilen kampýn sakinlerinin çoðunluðunun kadýn ve çocuklardan oluþtuðu biliniyor. Türkiye zaman zaman Mahmur Kampý konusunu Irak ve BM nezdinde gündeme getirmiþ, kampýn PKK için büyük öneme sahip olduðu, hem askeri hem de lojistik destek saðladýðý, örgütün etkili siyasi merkezleri arasýnda yer aldýðýný belirterek, Mahmur Kampý'nýn kapatýlmasýný talep etmiþti. Abdullah Öcalan’ýn süreç ile ilgili hazýrladýðý ve örgüte gönderdiði mektuplarda üçüncü aþama olarak PKK'lýlarýn sosyal hayata kazandýrýlmasý ve normalleþme sürecini kapsamýnda, Mahmur Kampý'nýn boþaltýlmasý öngörülüyor. (CÝHAN)

Þivan Perwer: Süreç engellere takýlmamalý

K

ürt müziðinin önde gelen ses sanatçýsý Þivan Perwer, Ýmralý görüþmeleri ile atýlan adýmlarýn çok önemli olduðunu ve bu sürece herkesin katký saplamasý gerektiðini söyledi. Yaþanan olumlu geliþmelerden dolayý çok mutlu olduðunu ifade eden Perwer, barýþa hizmet etmek ve katký saðlamak için, herkesin elinden geldiði kadar çaba harcamasý gerektiðini ifade etti. Irak’ýn kuzeyindeki Erbil þehrinde Cihan Haber Ajansý’na( Cihan) özel açýklamada bulunan Perwer, yaþanan olumlu sürece darbe vuracak tüm unsurlarýn, bertaraf edilmesi gerektiðinin altýný çizdi. Perwer, "Barýþ demek, insanlarýn birbirine sevgi elini uzatmasý demektir. Barýþ demek insanlarýn bir birini kabul etmesi demektir. Baþlayan bu süreç engellere takýlmamalý.” ifadesini kullandý. PKK'nýn elindeki rehinelerin serbest býrakýlmasý konusuna da deðinen Perwer,"Bu durum bir esaretti. Eðer barýþ süreci baþlamýþ ise esareti ortadan kaldýrmak lazým. Serbest býrakýlmalarý çok olumlu bir geliþme . Biz de halkýmýzýn toplumumuzun bir ferdi olarak, bir

sanatçýsý olarak elimizden ne gelirse buna katkýda bulunmaya çalýþýrýz." dedi Bahar havasýna herkes gibi kendisinin de çok sevindiðini ifade eden Perwer, "Herkes gibi ben de yaþanan olumlu geliþmelere çok seviniyorum. Umarým bu süreç daha güçlenir ve geliþir. Bu gerçekleþirse

artýk esaret olmayacak, ölüm olmayacak, insanlar biri birini sevecek. Türk'ü , Kürdü, Arap'ý Fars’ý herkes bir birini sevmeli. Ben þahsen tüm toplumlarý, tüm insanlarý inancýyla, rengiyle diliyle severim. Herkesin bu dünyada yaþama hakký vardýr." þeklinde konuþtu. (CÝHAN)


14 Mart 2013 Perþembe

4

‘Aynkehf’ten Aynvert’e’ Süryani filminin çekimleri bitti B

atman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Sedat Cereci'nin 'Aynkehf ’ten Aynvert'e adlý Süryani filminin çekimleri tamamlandý. 1915 yýlýnda Süryani ve Müslümanlar arasýnda yaþanan çatýþmayý konu alan filmin çekimleri kurgu aþamasýnda. Yörede kalan Süryanilerle yaptýklarý görüþmelerde, Anadolu tarihi adýna utandýklarýný belirten Yönetmen Prof. Dr. Sedat Cereci, bundan yaklaþýk 90 yýl önce yörede barýþa darbe vuran unsurlarýn, bugün de yöredeki huzursuzluðun temel nedeni olduðunu bildirdi. Güneydoðu Anadolu Bölgesi’nde yaþayan Süryanilerle Müslümanlar arasýnda, 1915 yýlýnda çýkan çatýþmalar sýrasýnda yörenin dini önderlerinden Þeyh Fethullah Efendi’nin binlerce Süryani’yi korumasý altýna alarak ölümden kurtarmasýný ve barýþý saðlamasýný konu edinen 'Aynkehf ’ten Aynvert’e' adlý belgesel filmin son çekimleri, tamamlanarak kurgu aþamasýna geçildi. Geçmiþte Süryanilerin yaþadýðý Zaz ve Hah köylerinde yapýlan çekimlerle görüntüleri tamamlanan belgesel filmin konusunu oluþturan çatýþmalarýn ve Þeyh Fethullah Efendi’nin yöre barýþýna katkýlarýnýn tarih kitaplarýnda yer almadýðý belirtildi. Prof. Dr. Sedat Cereci tarafýndan yönetilen filmin metninin Yrd. Doç. Dr. Ersoy Soydan tarafýndan yazýldýðý, Nuri Abaþlýoðlu ve Öðr. Gör. Ekrem Çelikiz’in görüntüleri kaydettiði, Yrd. Doç. Dr. Funda Masdar, Arþ. Gör. Murat Bayazýt, Arþ. Gör. Olgun Atamer, Arþ. Gör. Gürbüz Taþkýran, Halit Kavak, Emine Polat, Veysi Arslan’ýn yapým ekibinde görev aldýðý bildirildi. Batman ve Mardin yörelerinde geçmiþte Süryanilerin yoðun olarak yaþadýðý Aynvert, Hapsinas, Killýt, Hah, Zaz gibi köylerde ve Þeyh Fethullah Efendi’nin yaþadýðý Aynkehf köyünde yapýlan çekimlerde, Güneydoðu Anadolu

Batman'dan Suriye’ye gýda ve ilaç yardýmý

S tarihinin gizli kalmýþ bir bölümünün aydýnlatýldýðý ve filmle belgelendiði dile getirildi. Süryanilerin “aziz” olarak kabul ettiði ve kutsayarak evlerinden kiliselerine kadar fotoðraflarýný astýðý Þeyh Fethullah Efendi’nin, barýþ çabalarýnýn özellikle vurgulandýðý belgesel filmde, binlerce yýl yörenin ev sahipliðini yaparak uygarca yaþayan Süryanilerin yöreyi terk etmelerinin ardýndan, acý verici bir hüzün atmosferinin oluþtuðu belirtildi. Yörede kalan Süryanilerle yaptýklarý görüþmelerde, Anadolu tarihi adýna utandýklarýný belirten yönetmen Prof. Dr. Sedat Cereci, bundan yaklaþýk 90 yýl önce yörede barýþa darbe vuran unsurlarýn, bugün de yöredeki huzursuzluðun temel nedeni olduðunu bildirdi. Þeyh Fethullah Efendi’nin torunu

Sabahattin Hamidi’nin anlattýðý tarihsel geliþmeler, Anadolu’da yaþayan Süryanilerin terk ettikleri köylerde kalan sayýlý Süryanilerin anlattýðý acý anýlar ve hüzünlü göçlerle dramatik bir yapý kazanan belgesel filmin, Süryanilerin binlerce yýllýk vataný olan Anadolu’nun yakýn geçmiþini tartýþmaya açtýðý dile getirildi. Çekimler sýrasýnda þaþýrtýcý verilere ulaþtýklarýný söyleyen Prof. Dr. Sedat Cereci, yöredeki kilise ve diðer Süryani yapýlarýyla, Süryanilerin Anadolu’daki tarihlerinin en az 2000 yýl öncesine kadar uzandýðýný açýkladý. Yaklaþýk 1 yýldýr süren çekimlerin ardýndan, kurgu aþamasýna gelinen belgesel filmin, özgün Süryani müzikleri ve Ýngilizce altyazýyla Haziran ayýna kadar tamamlanarak, uluslararasý festivallerde gösterime hazýr olacaðý belirtildi. (CÝHAN)

ivil toplum örgütü, siyasi parti ve Batman Belediyesi’nin de içinde yer aldýðý 'Batman Suriye Halklarý ile Yardýmlaþma ve Dayanýþma Giriþimi', iç savaþ yaþayan Suriye halkýna gýda ve ilaç yardýmýnda bulundu. Suriye’nin Kamýþlý kentine gönderilecek yardým konvoyu Milli Egemenlik Caddesi'nde düzenlenen basýn açýklamasýnýn ardýndan uðurlandý. Batman’da bulunan sivil toplum örgütü, siyasi parti ve Batman Belediyesi’nin de içinde yer aldýðý 'Batman Suriye Halklarý ile Yardýmlaþma ve Dayanýþma Giriþimi'nin, iç savaþ yaþayan Suriye halkýna yardým ulaþtýrma kampanyasý sürüyor. Batman Belediye bahçesi, Petrol Ýþ Sendikasý, Midyatlýlar Derneði ve AK Parti Ýl Baþkanlýðý'nda toplanan yardým malzemeleri Milli Egemenlik Caddesi'nde düzenlenen basýn açýklamasýnýn ardýndan uðurlandý. Basýn açýklamasýný okuyan Tabip Odasý Baþkaný Mehmet Demir, temel gýda

maddeleri (bulgur, þeker, çay, pirinç, yað, salça, makarna vb.) temizlik malzemeleri ile çocuk bezi, çocuk mamasý ve ilaçtan oluþan 9 kamyon yardým malzemesinin Nusaybin Belediyesi ve Kaymakamlýk üzerinden Kamýþlý kentine teslim edileceðini söyledi. Sýnýr ili olmamakla beraber Suriye halkýnýn çekmiþ olduðu sýkýntýlarý hücrelerine kadar hisettiklerini belirten Demir, “Batman’daki bütün sivil toplum örgütleri, AK Parti ve BDP’nin ortaklaþa oluþturduklarý 'Batman Suriye Halklarý ile Yardýmlaþma ve Dayanýþma Giriþimi' birkaç günlük bir çalýþma yapmýþ bulunmaktadýr. Bu çalýþmanýn sonucunda þu anda hazýrladýðýmýz 9 kamyon gýdayý Kamýþlý þehrine Nusaybin Belediyesi ve Kaymakamlýk üzerinden teslim edilmek üzere göndereceðiz. Katký sunan bütün arkadaþlara teþekkür ederiz. Batman hiçbir zaman yardýmlarýný esirgemeyen bir kenttir. Bu yönüyle de Batman halkýný tebrik ediyoruz.” Dedi. (CÝHAN)

Üniversitede kurtuluþ destaný konferansý BDP Genel Baþkaný B Demirtaþ taburcu oldu

atman Üniversitesi Konferans Salonu’nda Okutman Zehra Þahin tarafýndan 'Bir Milletin Kurtuluþu' konulu konferans verildi. Ýstiklal Marþý'nýn kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u anma günü programý çerçevesinde verilen konferans yoðun

ilgi gördü. Konferansa Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam, Batman Vali Yardýmcýsý Soner Karataþoðlu, Rektör Yardýmcýsý Prof. Dr. Aydýn Durmuþ, Mühendislik Mimarlýk Fakültesi

Dekaný Prof. Dr. Hakan Çoban, MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Bahattin Ýþcan, Kozluk MYO Müdürü Doç. Dr. Þemsettin Dursun ve bazý il yöneticilerinin yaný sýra üniversitenin akademik ve idari personeli ile öðrenciler katýldý. Konferans, Kurtuluþ Savaþý þehitlerinin anýsýna 1 dakikalýk saygý duruþu ve ardýndan Ýstiklal Marþý'nýn okunmasýyla baþladý. Batman Üniversitesi Öðretim Görevlisi Okutman Zehra Þahin, Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale ve Ýstiklal Savaþý'nýn sesi olduðunu ifade etti. Þahin, Ersoy'un kurtuluþ mücadelesinin manevi lideri olduðunu belirterek þunlarý söyledi: "Mehmet Akif Ersoy'un 'Kahraman Ordumuza' ithaf etmiþ bulunduðu Ýstiklal Marþý, yazýldýðý ölüm kalým devrinin bir destanýdýr. Bu destaný kaleme alan Mehmet Akif Ersoy 25 asýrdan beri hiçbir vakit istiklalsiz yaþamamýþ olan milletimizin esir olamayacaðýna dair inancýný cesaretle haykýrmýþtýr." Konferans, Vali Yardýmcýsý Soner Karataþoðlu'nun Okutman Zehra Þahin'e hediye vermesiyle sona erdi. (CÝHAN)

B

DP Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ, tedavi gördüðü hastaneden taburcu edildi. Demirtaþ, dün sabaha karþý kaldýrýldýðý hastanede anjiyo olmuþtu. Demirtaþ, rahatsýzlanan Baþbakan Recep Tayip Erdoðan’a da hayýrlý þifalar diledi. BDP Genel Baþkaný Demirtaþ, hastane çýkýþýnda basýn mensuplarýnýn sorularýný cevapladý. Çok iyi olduðunu ve toparlandýðýný söyleyen Demirtaþ, “Ýki gün boyunca burada, arkadaþlar sað olsunlar, hastane personeli ve deðerli doktor arkadaþlarým ilgilendiler. Kýsa bir tedavi verdiler, birkaç gün dinleneceðiz ama ciddi bir sýkýntý yok. Dualarýný esirgemeyen, bizleri arayan herkese teþekkür ediyorum. Bir iki gün içinde toparlanmýþ oluruz.” dedi. Baþbakan Erdoðan’ýn da rahatsýzlandýðý ve bunun bir tesadüf mü sorusuna Demirtaþ, “Kendisine geçmiþ olsun dileklerimi iletiyorum, hayýrlý þifalar diliyorum. Hepimiz

Newroz koþusunda madalyalar sahibini buldu B atman Belediyesi Nevruz Barýþ Turnuvasý atletizm dalýnda 4 ayrý kategoride düzenlenen yarýþmalar sona erdi. Küçük Kýzlar’da Ruken Tek, Küçük Erkekler’de Yüksel Ýlhan, Yýldýz Kýzlar’da Kübra Yaman, Yýldýz Erkekler’de ise Serdar Turgut ipi göðüsleyerek birinci oldu. Batman Belediyesi Newroz Barýþ Turnuvasý’nýn ateletizm dalýnda birincilik ödülleri sahibini buldu. 4 ayrý yaþ kategorisinde düzenlenen ve Küçük Kýzlar’da Ruken Tek, Küçük

Erkekler’de Yüksel Ýlhan, Yýldýz Kýzlar’da Kübra Yaman, Yýldýz Erkekler’de ise Serdar Turgut’un altýn madalya kazandýðý yarýþmalarda atletler birincilik için kýyasýya mücadele etti. Atletizm dalýnda dereceye girenlerin madalyalarý BDP Batman Ýl Eþbaþkaný Serdar Atalay, Belediye Baþkanvekili Adnan Pekgül, Belediye Baþkan Yardýmcýsý Mustafa Tuðyýldýz ve Gençlik Ýl Spor Þube Müdürü Halil Çöl tarafýndan verildi.

Belediye çay bahçesinde düzenlenen ödül töreninde kýsa bir konuþma yapan Belediye Baþkanvekili Adnan Pekgül, yeni genç kuþaðýn hayatýn her alanýnda deðiþik aktivitelerle beslenerek geliþimlerini desteklemeyi amaç edindiklerini belirterek, “Newroz Barýþ Turnuvasýnýn bu amaca uygun bir þekilde iþlevini yerine getirdiðini görmek bizi sevindiriyor. Genç arkadaþlarýmýzýn olaðanüstü gayreti ve mücadele azmi heyecan vericiydi. Sizleri izlemek büyük bir keyifti. Hayatýn her

alanýnda hiç eksilmeden bu azmi ve heyecaný göstereceðinize yürekten inanýyorum. Bu istekli ve azimli çabayla hayatý her alanýný güzelleþtireceðinizden þüphe duymuyorum. Yarýþmalarda dereceye giren ve giremeyen bütün genç atletlerimizi içtenlikle kutluyorum, iyi ki varsýnýz diyorum.” þeklinde konuþtu. (CÝHAN)

koþturan insanlarýz, yoðunluk ve yorgunluk herkesi fiziki olarak biraz yoruyor. Sayýn Baþbakan umuyorum en kýsa zamanda saðlýðýna kavuþur. Tekrar acil þifalar diliyorum. Tesadüftür tabiî ki.” þeklinde cevapladý. Demirtaþ, sýzdýrýlan Ýmralý tutanaklarýyla ilgili ise partisinin yaptýðý açýklamadan haberi olduðunu söyledi. Hastalanmasý nedeniyle Eþ Genel Baþkaný Kýþanak’ýn yazýlý açýklama yapma durumunda kaldýðýný dile getiren Demirtaþ, þunlarý söyledi: “Aslýnda bugün grup toplantýsý yapabilsek orada halkýmýzla paylaþacaktýk. Ama bu sorunlar nedeniyle grup toplantýsý gerçekleþmeyince yazýlý açýklamayla kamuoyuna bilgilendirme gereði duyduk. Orada belirttiðimiz çerçevededir. Gizleyecek, saklayacak bir þey yok. Orada partimizin kýsmen sorumluluðu olduðu için gereðini de yaptýðýmýzýn herkesin bilmesi lazým. Biz karþýlýklý güven temelinde sorunlarý çözmek için süreci ilerletmek için uðraþýyoruz. Biz güvenlik oluþturacak hiçbir þey yapmadýk, yapmayýz da herkesin bunu bilmesi lazým.” (CÝHAN(


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

14 Mart 2013 Perþembe

'Türk insaný, günlük ihtiyacýndan 3 kat fazla tuz tüketiyor'

T

ürkiye’de 70 bin, dünyada ise 2 milyonun üzerinde kiþi diyaliz ve böbrek nakli tedavileriyle yaþamýný sürdürmeye çalýþýyor. Bu sayý her geçen gün katlanarak artýyor. Uzmanlar, az su içilmesi ve fazla tuz tüketiminin böbrek rahatsýzlýðýnda etken olduðuna dikkat çekiyor. Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalýklarý Derneði'nin araþtýrmasýna göre de Türk halký günde yaklaþýk vücudun ihtiyacý olan 6 gram tuzun üç katý miktarý yani 18 gram tuz tüketiyor. International Hospital Nefroloji Uzmaný Doç. Dr. Ülkem Çakýr, kandan atýk ürünlerin süzülüp temizlenmesinden ve sývý fazlasýnýn idrar þeklinde atýlmasýndan böbreklerin sorumlu olduðunu hatýrlattý. Ayný zamanda kan basýncýnýn düzenlenmesi, yeni kýrmýzý kan hücrelerinin yapýlmasý ve kemiklerin saðlýklý olmasýna da yardýmcý olduðunu dile getirdi. Doç. Dr. Çakýr, iki böbreðin birden çalýþamamasý durumunda böbrek yetmezliði oluþtuðunu aktararak, “Sonrasýnda ise hayatý riske atan, üre, kreatinin, potasyum, kanda asit miktarýnýn artmasý gibi ölümcül tablolar ortaya çýkýyor. Bu tablolar ani ve hýzlý olabileceði gibi, yýllar içinde yavaþ yavaþ da olabiliyor. Son dönem böbrek yetmezliði hastalarý, kronik böbrek hastalýðý

sorununun görünen kýsmýný oluþturuyor.” dedi. Türk Nefroloji Derneði'nin 23 ilde 10 bin 750 eriþkinin katýlýmý ile bir çalýþma yaptýðýný aktaran Çakýr, þu bilgileri verdi: “Bu çalýþmada Türkiye'de eriþkinlerin yüzde 15.7'sinde çeþitli evrelerde kronik böbrek hastalýðý varlýðýný ortaya koyuyor. Bu oran, basit bir hesapla ülkemizde yaklaþýk 7 milyon 500 bin kronik böbrek hastasý bulunduðu, yani her 6–7 eriþkinden birinin böbrek hastasý olduðu anlamýna geliyor ve sorunun boyutunun tahmin edilenin çok üzerinde olduðuna dikkat çekiyor.” Doç. Dr. Ülkem Çakýr, 14 Mart Dünya Böbrek Günü nedeniyle böbrek hastalýklarýna neden olan etkenler ve dikkat edilmesi gerekenler hakkýnda da bilgiler vererek, “Her gün vücuda yeterli miktarda su giriþi olmazsa böbrekler zehirli maddelerin atýlýmýný gerçekleþtiremiyor. Yeterli su tüketmeyen herkesin böbreðinde hayatýnýn bir bölümünde mutlaka iþlev bozukluðu geliþiyor. Saðlýklý bir insanda vücut aðýrlýðýnýn yüzde 60’ý sudur. Dolayýsýyla vücut aðýrlýðýna göre su tüketilmesi gerekiyor. Normal kiloda eriþkin bir kadýn günde 1,5-2 litre, erkekler ise günde 2-2,5 litre su içmeli. Çay,

meyve suyu ve soda gibi içecekleri günlük tüketimin dýþýnda tutulmalý. Ancak unutmayýn çok su içmek de az su içmek kadar zararlý. Günde 45 litre su içtiðinizde böbreðinizin idrarý konsantre etme yeteneði zorlanýyor. Bu da vücutta sodyum oranýný azaltýyor. Düþük sodyum oranlarý da beyin fonksiyonlarýnýn bozulmasýna yol açýp hayatý tehdit ediyor.” diye konuþtu. Vücudun günlük tuz ihtiyacýnýn ortalama 5-6 gram olduðunu anlatan Çakýr, yapýlmasý gerekenlerle ilgili þu bilgileri verdi: “Bunun yaklaþýk 2 gramý yemeklere hiç tuz konulmasa bile gün içerisinde yenilen sebze ve meyvelerden alýnýyor. Eðer yenilen yemeklerde kýsýtlama yapýlmazsa yiyeceklerdeki yüksek tuz vücuda

alýnýyor. Bunlarýn yaný sýra içeriðinde fazla miktarda tuz bulunan peynir, turþu ve salça gibi yiyecekler de fazladan tuz alýmýna neden oluyor. Bazý durumlarda kiþilerin tuz alýmý 20-25 gramý bulabiliyor. Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalýklarý Derneði'nin araþtýrmasýna göre halkýmýz günde yaklaþýk 18 gram tuz tüketiyor. Tuz tüketiminin böbrek fonksiyonlarý üzerinde doðrudan etkisi var. Fazla tuz tüketildiði zaman böbrek içindeki kýlcal damar dolaþým sisteminde kan basýncý yükseliyor. Bu yüksek kan basýncý devamlý hal alýrsa küçük kýlcal damarlarýn yýrtýlarak harap olmasýna neden oluyor, ayrýca idrardan protein kaçýrmaya yol açýyor.” (CÝHAN)

Obezite eklem kireçlenmesine neden oluyor

A

dana Özel Meridien Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmaný Dr. Mehmet Arýkoðlu, eklemlerde kireçlenme oluþmasýný önlemek için en önemli faktörün obeziteden kaçýnmak olduðunu söyledi. Bu konuda þikayette bulunanlarýn kilolarýndan mutlaka kurtulmalarý gerektiðini belirten Arýkoðlu, kilo vermenin kireçlenmeden kaynaklý yakýnmalarý azaltacaðýný vurguladý. Halk arasýnda ‘kireçlenme’ olarak bilinen ‘artroz’ veya ‘osteoartrit’in, eklemlerde meydana gelen aþýnma ve yýpranma sonucu ortaya çýktýðýný kaydeden Arýkoðlu, kemikleri birbirine baðlayan eklemlerde karþýlýklý kemik yüzeylerini kaplayan, aðrýsýz ve kaygan hareketi saðlayan eklem kýkýrdaðý bulunduðunu hatýrlattý. Arýkoðlu, “Yýllar içinde bu parlak ve düzgün yüzeyli doku aþýnýr, eskir ve yer yer dökülerek altýndaki kemik ortaya çýkar.” dedi. Yaygýn inanýþýn aksine artrozda, eklemlerde kireç birikmesinin söz konusu

olmadýðýný vurgulayan Arýkoðlu, kireçlerin en sýk yük taþýyan eklemlerde görüldüðünü, en fazla diz eklemi olmak üzere; kalça, el parmaklarý ve omurgada sýk olarak tutulduðu bilgisini verdi. Arýkoðlu, kireçlenmenin en önemli belirtisinin aðrý olduðunu ifade ederek, eklemde þiþlik, kemik çýkýntýlar ve þekil bozukluklarýnýn da diðer belirtiler olarak öne çýktýðýný belirtti. Arýkoðlu, “Kemik yüzeylerin birbirine sürtünmesi sonucu týkýrtý þeklinde sesler duyulabilir. Eklemlerin hareket açýklýðý azalýr ve tutulan eklemde iþlev kaybý ortaya çýkar. Hastalarýn yakýnmalarý soðuk ve nemli havalarda daha da artar.” diye konuþtu. Kireçlenmeden korunmak için ne yapýlmasý gerektiðini de anlatan Arýkoðlu, eklemlerde kireçlenme oluþmasýný önlemek için en önemli faktörün obeziteden kaçýnmak olduðunun altýný çizdi. Hastalýk baþladýktan sonra da kilo vermenin çok önemli olduðuna iþaret eden Arýkoðlu, açýklamasýný da þöyle sürdürdü;

“Kilo vererek hastalýðýn ilerlemesi yavaþlatýlabilir ve yakýnmalar azaltýlabilir. Düzenli ve zorlayýcý olmayan egzersizler, eklem saðlýðý için önemli. Haftada 5 kez 20-30 dakikalýk düþük yoðunluklu egzersiz, hem genel saðlýk, hem de eklem saðlýðý için faydalý. Yüzme, yürüyüþ, bisiklet, golf gibi sporlar ileri yaþlarda bile yapýlabilir.” Obezitenin hastalýðýn ilerleme hýzýný etkileyen en önemli

faktör olduðu uyarýsýnda bulunan Arýkoðlu, þiþman kiþilerde kilo verme ile hem hastalýðýn belirtilerinin hafifleyeceði, hem de ilerlemesinin yavaþlayacaðýný dile getirdi. Arýkoðlu, hasarlý eklemi aþýrý zorlamaktan kaçýnarak yapýlacak uygun egzersizlerin; kaslarý güçlendirmek ve eklem hareket açýklýðýný korumak açýsýndan faydalý olduðunu ifade etti. (CÝHAN)

Grip döneminde gözler enfeksiyon kapabilir V M. Sait Çakar

ücut direncinin düþtüðü kýþ aylarýnda sýk rastlanýlan grip, hastalarý sadece yataða düþürmekle kalmýyor, gözde enfeksiyona da neden olabiliyor. Uzmanlar, grip döneminde, gözde oluþan þiþkinlik ve kýzarýklýk karþýsýnda hemen bir hekime baþvurulmasý önerilerinde bulundu. Kýþ aylarýnda insan saðlýðýný tehdit eden grip hastalýðý gözlerde kýzarýklýk, yanma ve sulanma gibi sorunlarý da beraberinde getiriyor. Dr. Hüseyin Erdem Þimþek, grip ve nezle olan hastalarýn gözlerinin hassaslaþtýðýný ve dikkatli olunmasý gerektiðini belirtti. Þimþek, “Hastalýk boyunca göz sýk sýk sulanýr, kýzarýr ve

hassaslaþýr. Gözlerin hassaslaþmasý ise virüslere açýk bir hal almasý anlamýna gelir. Bu nedenle grip ve nezle süresince gözümüzün temizliði ve bakýmýna daha fazla dikkat etmemiz gerekir.” dedi. Grip boyunca ellerin sýk yýkanmasý, gözle temasýnýn mümkün olduðunca azaltýlmasý gerektiðinin altýný çizen Þimþek, aðýr göz makyajýnýn da göze zarar vereceðini ifade etti. Þimþek, “Grip gibi hastalýklar gözde aðrý, sulanma gibi þikayetlere neden olabilir. Sulanan gözü elle silmek ve ovuþturmak ise ciddi hastalýklara neden olabilir. Gözde oluþan aðrý,

yanma, þiþlik ve aþýrý sulanma gibi þikayetler görüldüðünde zaman kaybetmeden hekime baþvurulmalý. Gözde oluþan enfeksiyonlarýn antibiyotik veya damla gibi ilaçlarla tedavi edebilir ancak erken müdahalenin büyük önem taþýdýðýný unutmamak gerekiyor.” ifadelerini kullandý. (CÝHAN)

5

BASINDAN Nevruz, sürece desteði sarsmamalý… nümüzdeki 17-21 Mart arasýnda BDP tarafýndan yapýlacak Nevruz kutlamalarý bir provokasyon endiþesi doðurdu.

Ö

Ÿ Önce BDP genel merkezinden bir genelge gönderildi. “Kürtlerin özgürlüðü ve statülü bir yaþama daha fazla yaklaþtýðý ve Öcalan’ý özgürlüðe kavuþturmanýn olanaklý hale geldiði bir dönemde, 2013 Nevruz’u ‘Öcalan’a özgürlük, Kürtlere statü’ þiarý ile karþýlanýp kutlanacaktýr” denildi… Sonra Demirtaþ, Kýþanak ve Ahmet Türk’ün ayný minvaldeki çaðrýlarý geldi. “Nevruz’u Kürtlerin geleceðinin belirleneceði ve Sayýn Öcalan’ýn özgürleþmesi, Kürtlerin adil eþit yaþamý için kendi statüsünü belirleyecek bir Nevruz olarak deðerlendiriyoruz.” dediler… Sürece destek veren büyük çoðunluk, çözümü hiç böyle anlamýyor. Çözüm sürecini, makul çoðunluk, silahlarýn býrakýlmasý, sýnýr dýþýna çýkma ve içeride siyaset yapma yolunun demokratik sivil bir anayasa ile açýlmasý olarak anlýyor. Nitekim Sayýn Baþbakan da Siirt’te yaptýðý konuþmada, “Silahlarý ayaklarýnýzýn altýna alacak, çözümü siyasette arayacaksýnýz.” diye bir daha hatýrlatma yaptý. BDP’nin yaklaþýmý, yani çözüm sürecini Öcalan’ýn salýverilmesine indirgeme, beklenen barýþ dilinin ruhuna da aykýrý. Ve süreçle ilgili endiþeleri, kuþkularý besleyecektir. BDP, bu yaklaþýmla, tabanýna moral verme, tabandakileri sakinleþtirme, ikna etme gayesi güdüyor olabilir. Fakat baþta Sayýn Baþbakan’ý, hükümeti, tam da muhalefetin suçlamalarýna malzeme olacak þekilde böylesine hoyratça zorda býrakmaya çalýþmak sürece hiçbir fayda saðlamaz. “Öcalan’a özgürlük” þartý, daha yolun baþýnda “biz çözümden vazgeçtik” demenin baþka bir yolu mudur? Yeni sivil demokrat bir anayasa ile eþit yurttaþlýk üzerinde mutabakat saðlamaya çalýþýrken, “Kürtlere statü” çaðrýsý ile “iktidarý paylaþma” talebinde bulunmanýn samimi bir izahý var mý? Bir yandan “birlikte yaþamayý istiyoruz” denirken, diðer yandan gözümüzün içine baka baka hassasiyetimizin sinir uçlarýna basýlacak. Bu kabul edilebilir mi? Çözüm sürecine her þeye raðmen destek veren, vermek isteyen insanlarýn Nevruz’da yapýlacak tahrikler karþýsýnda tavrý ne olmalýdýr? Baþtan beri söylenen, bu sürecin gerçekten sabýrlarý zorlayacaðý, çok sýkýntýlý bir süreç olacaðýdýr. Yüreðimize taþ basalým demiþtik. O zaman bunun yolu, Öcalan, BDP yöneticileri ve Kandil’den gelen laflarý, açýklamalarý duymazdan gelip, somut adýmlara bakmaktýr. Mesela kaçýrýlan kamu görevlilerinin bugün býrakýlacaðý söylendi. Siz bu yazýyý okurken verilen söz tutulursa, çözüm adýna bunu önemsemeliyiz. Nevruz’da yine ileri geri laflar edilse de, Öcalan’ýn bir manifestosu -o da ne demekseyayýnlansa da bunu da duymazdan gelip, -eðer yapýlacaksa- silahlarýn býrakýlmasý çaðrýsýný önemsemeliyiz. Kýsacasý, laflarýn tesirine kapýlmak yerine, atýlan somut adýmlarý önemsemeli ve barýþ gelene kadar sürece desteðimizi devam ettirmeliyiz. Bu duruþ, bu tavýr taviz anlamýna gelmiyor. Çünkü barýþýn neticesi çok önemli. Türkiye, ayaðýndaki prangayý çözecek. Barýþla gelecek istikrar halkýmýzýn fakirlikten, cehaletten kurtulma, huzuru, refahý yakalamasý adýna çok deðerli. Evet, muhalefetin iki partisinin ve belli medyanýn, süreci baltalamaya çalýþmasý halkýmýzýn bir bölümünün kafasýný gerçekten karýþtýrýyor. Yapýlanlar eleþtiri deðil, hakaret ve suçlamadýr. Bizim bir talihsizliðimiz de budur. Baþka ülkeler benzer problemlerini çözerken arkalarýnda muhalefetin ve medyanýn desteði vardý. Bizde býrakýn desteði, acýmasýz bir köstekleme var... Hüseyin Gülerce (Zaman) h.gulerce@zaman.com.tr


14 Mart 2013 Perþembe

Prof. Temel: Naylon poþet kullanýmý 10 kuruþa çözülür D

icle Üniversitesi Eczacýlýk Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Hamdi Temel, çevre kirliliðine neden olan naylon poþet kullanýmýnýn, 10-20 kuruþa azaltýlabileceðini söyledi. Temel, “Türkiye’de naylon poþeti 10-20 kuruþ yaparsak, naylon poþet problemini çözeriz.” dedi. Hamdi Temel, Türkiye’de naylon poþetlerin oldukça fazla kullanýldýðýný söyledi. Alýþveriþlerde bir poþet yerine birden fazla poþet alýndýðýný ifade eden Temel, “Oysa naylon poþetlerin hammaddesi petrol. Bunlardan plastikler elde ediliyor. Bu petrol türevlerini bedava almýyoruz. Dünyanýn en çok vergisini veren ülkelerden biriyiz. Buna raðmen, dünyada en fazla naylon poþet kullanan ülkelerden biri de biziz.” þeklinde konuþtu. Yabancý filmlerde oyuncularýn fast food’lara gittiðinde, kasiyerin hamburgeri kese kaðýdýna koyduðunu dile getiren Temel, “Akþam gidip televizyona bakýp bizde ne yapýyor, hepsi naylon poþetlere koyuyor. Halka mal olmuþ kiþilerin kesinlikle çevre kirliliðine önem vermesini istiyoruz.” dedi. Çevreye atýlan poþetlerin çözülmesiyle kimyasallarýn bitki ve hayvanlara geçtiðini belirten Temel, bunlarý tüketen insanlarýn dolaylý yollarla kimyasallardan etkilendiðini dile getirdi. Temel, þöyle konuþtu: “Naylon poþetler kimyasal þeyler. Biz bunlarý kullanýyoruz. Kullandýktan sonra da atýyoruz. Atýyoruz da sonrasý bizim için çok önemli. Bunlar çözülmeye uðruyor. Topraða geçiyor. Topraktan bitkiler, hayvanlar ve en son bize kadar geliyor. Sel felaketlerine neden oluyorlar. Kanalizasyonlarý týkýyorlar. Bilmeden attýðýmýz poþeti belki bir

hayvan yiyor. Hayvan katili olabiliyoruz. Bunlar çok önemli þeyler. Dünyamýz bir tane. Gidecek baþka bir yerimiz yok. Bunun için herkesin bu konuda taþýn altýna elini atmasýný istiyoruz.” Naylon poþet kullanýmýnýn, 10-20 kuruþa çözülebileceðini ifade eden Temel, “Caydýrmak için 10-20 kuruþ yaparsak, naylon poþet problemini çözeriz Türkiye’de. Dünya, bu þekilde çözmüþ. Yeniden bir þeyler yapýp keþfetmenin anlamý yok. Dünya bunu çözmüþse biz de bu konuyu rahatlýkla 10-20 kuruþ yaparak kirliliði çözebiliriz.“ þeklinde konuþtu. Temel, naylon poþet kullanýmýný azaltmak için gül ve file þeklinde bez torbalar tasarladýklarýný dile getirdi. (CÝHAN)

'Dinin direði namaz' konulu program düzenlendi stanbul Büyükþehir Belediyesi (Ý.B.B.) Batman Ýmam Hatip Lisesi’nde 'Dinin direði namaz' konulu program düzenledi. Konferans Salonu’nda gerçekleþen programa öðretmen ve öðrenciler katýldý. Program Kur’an tilavetiyle baþladý. Ardýndan bir konuþma yapan Ý.B.B. Ýmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri öðretmeni Ramazan Ece, namazýn önemi konusunda açýklamalar yaptý, namazla ilgili öðrencilere çeþitli nasihatlerde bulundu. Ardýndan programda, öðrencilerin okuduðu ve namazýn

Ý

Öðrencilere kýrtasiye yardýmý

D

iyarbakýr Kayapýnar Kaymakamlýðý, maddi durumu zayýf bin 300 öðrenciye kýrtasiye yardýmýnda bulundu. Diyarbakýr Kayapýnar Kaymakamlýðý, maddi durumu zayýf baþarýlý öðrencilerin, okul hayatýnda daha baþarýlý olabilmesi için yardým yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda belirlenen bin 300 öðrenciye LYS, SBS sýnav seti, ilkokul 1, 2 ve 3. sýnýflara ise kýrtasiye yardýmý yapýldý. Baþarýlý öðrencilere kýrtasiye, çanta ve kitaplarýný veren Kayapýnar Kaymakamý Cemal Kansýz, maddi durumu zayýf olan baþarýlý öðrencilerin her zaman yanýnda olduklarýný söyledi. Bu kapsamda, bin 300 öðrenciye

6

ulaþtýklarýný ifade eden Kansýz, “Baþarýlý öðrencilerimizin her zaman yanýndayýz. Onlar yeter ki okusunlar.” dedi. Hediyelerini alan öðrenciler de Kaymakam Kansýz’a teþekkür etti. Derslerinde baþarýlý olmak için ellerinden geleni yapacaklarýný belirten öðrenciler, en iyi lise ve üniversiteleri kazanacaklarýna söz verdiler. (CÝHAN)

çeþitli yönlerini anlatan ilahi ve þiirler okundu. Daha sonra meslek dersleri öðretmeni Ramazan Ece, çeþitli görsel bilgilerin yer aldýðý slaytlar eþliðinde namazýn nasýl kýlýnmasý gerektiðini ve önemi hususunda öðrencilere açýklamalarda bulundu. Ece konuþmasýnda, özellikle namazýn kýlýnmasý sýrasýnda meydana gelen usul hatalarý ile ilgili öðrencilerin dikkatini çekti. Namaza Müslümanlarýn Hz. Peygamber'in gösterdiði hassasiyet gibi özel ve önem vermeleri gerektiði üzerinde duran Ece, namazýn dinin direði olmasýnýn ne anlama geldiðini açýkladý. Daha sonra programa emeði geçen öðrencilere Bilge Kýrtasiye tarafýndan hazýrlanan hediyeler takdim edildi. Ardýndan da okulda birinci dönem onur belgesi almaya hak kazanan öðrencilere okul öðretmenleri tarafýndan onur belgeleri verildi. (CÝHAN)

14 Mart 2013 Perşembe Gazete Sayfaları  

14 Mart 2013 Perşembe Gazete Sayfaları

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you