Page 1

Mardin Valiliði Proje Ofisi Örnek Proje Ofisi Seçildi yürütülmekte olan projeleri yerinde ziyaret etti. Yapýlan bu ziyarete SODES proje uzmanlarý da eþlik etti.

Ýsmail Erkar

B

u yýl ilk defa SODES kapsamýna alýnan Yozgat, Aksaray, Sivas ve Niðde’den gelen Proje uzmanlarýna örnek proje ofisi olarak baþarýnýn sýrrýný öðrenme ve tecrübelerin paylaþýlmasý adýna neler yapýldýðýnýn anlatýldýðý çalýþma ziyareti yapýldý. Kalkýnma Bakanlýðý Sosyal Ýçerme Dairesi baþkaný ve uzmanlarý, SODES kapsamýna alýnan Yozgat, Aksaray, Sivas ve Niðde illerinin Vali Yardýmcýlarý ve 4 ilin SODES uzmanlarý

olmak üzere toplam 16 kiþilik heyet örnek proje ofisi seçilen Mardin SODES Proje Koordinasyon Merkezimizi ziyaret ederek, Mardin 'de yürütülen SODES Projelerini yerinde incelediler. 08-09 Nisan tarihinde gerçekleþen çalýþma ziyaretinde, SODES’in uygulanma süreçleri içerikli sunumun ardýndan proje ofisi çalýþanlarý bakanlýk yetkilileri ile birlikte gelen heyete birimimizi gezdirerek birimdeki çalýþma þekillerini anlattý. Ayrýca gelen heyet proje uzmanlarýmýzdan dosyalar ve projeler hakkýnda da bilgi aldý. Genel bilgi aktarýmý sonrasýnda yetkililer

Ýlk olarak SODES projelerinden Kýzýltepe Ýlçesinde bulunan Kýzýltepe Gençlik Merkezi ziyaret edildi. Heyeti folklör ekibi karþýladý. Gençlik Merkezi çok beðenildi ve büyük ilgi gördü. Gençlik Merkezinde yürütülen faaliyetler hakkýnda da heyet geniþ bilgi aldý. Ardýndan Saðlýk Müdürlüðünün yürüttüðü Þefkat Eli projesi ziyaret edildi, kursiyerler ile toplantý salonunda projenin akýþý hakkýnda bilgi alýþveriþi saðlandý. Kursiyerler hasta ve yaþlý bakýmý kurslarý sayesinde Mardin’deki hasta ve yaþlýlarýmýz için umut kaynaðý olduklarýný bu konuda eðitimin þart olduðunu dile getirdiler. Çok heyecanlý ve hareketli

geçen bir baþka proje ziyareti ise Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürlüðünün yürüttüðü Gençlerle El Ele projesi oldu. Cývýl cývýl gençlerin müzikten tutun da fotoðrafçýlýk kursuna kadar her türlü aktivetinin verildiði projede gençlerimiz mini bir konser vererek heyeti kendine hayran býraktý. Bir sonraki durak ise Mardin Belediyesi’nin yürüttüðü Belediye Etüt Merkezi oldu. Burada eðitimle coþan öðrencileri karþýsýnda gören heyet onlarýn arasýna karýþarak onlarla bütünleþti. Karþýlýklý soru cevap þeklinde geliþen ziyarette gözleri parlayan öðrenciler eðitime yakýlan bir ýþýk gibi heyeti aydýnlattý. Ziyaretin son gününde Midyat Ýlçemizde CAN SUYU ve UMUTLA GELEN BAÞARI isimli Projeler yerinde izlendi. Projelerin uygulandýðý alanlarda Öðrencilerle ve proje yetkilileri ile karþýlýklý görüþmeler yapýldý. Projeden

yararlanan öðrencilerin çok memnun olduklarýný misafirler birebir gördüler. Öðrencilerin ilerdeki idealleri adýna konuþmalar yapýldý. Heyet ilimizdeki tarihi ve turistik yerleri gezdi. Mardin’in kültürel mirasý hakkýnda rehberler eþliðinde detaylý bilgiler alan misafirler Mardin’e hayranlýklarýný ifade ettiler. 4 Ýlden Gelen Vali Yardýmcýlarý ve Sodes Proje Uzmanlarý Mardin Ofisinin tecrübelerini illerinde uygulayacaklarýný ve Mardin gibi baþarýlý olmayý istediklerini belirttiler. Kalkýnma Bakanlýðý Sosyal Ýçerme Dairesi baþkaný Rýdvan Kurt ÝPEK ve beraberindeki yetkililer ziyaretle alakalý, Mardin’in göstermiþ olduðu özverili çalýþmalardan dolayý teþekkürlerini iletttiler. Baþarýlarýn devamýný temenni edip, Mardin’i gittikleri her yerde anlatacaklarýný belirttiler.

Artuklu Üniversitesi Halk Oyunlarý ekibi mest etti

T

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

12 Nisan 2013 Cuma

ürk Polis Teþkilatý’nýn kuruluþ yýldönümü ve Polis Haftasý kutlamlarý kapsamýnda Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinliklede sahne alan “Mardin Artuklu Üniversitesi Halk Oyunlarý Ekibi” sergilediði yöresel halk oyunlarý ile seyircileri adeta büyüledi.

Yýl: 9 Sayý 2620 Fiyatý :25 Kr

Sayfa 2’de

'Türkiye'de sorun iþsizlik deðil

mesleksizlik' Danimarka'nýn Büyükelçisi Ruben Madsen’den Mardin Valiliðine ziyaret Ali Edis

D

animarka'nýn Ankara Büyükelçisi Ruben Madsen, bir takým gezi ve temaslarda bulunmak üzere Mardin iline geldi. Büyükelçi Madsen,Valilik Makamýnda Vali Vekili Hüseyin Avcý’yý ziyaret etti. Ziyaretten duyduðu memnuniyeti dile getiren Vali Vekili Hüseyin Avcý, Büyükelçi Madsen’le Mardin ilinin sosyal,ekonomik ve turizm konularý hakkýnda bilgi alýþveriþinde bulundu. Görüþmenin ardýndan Vali Vekili Avcý, Danimarka'nýn Ankara Büyükelçisi Ruben Madsen’e Mardin ilinin tarihi yapýsýný simgeleyen bir plaket verdi.

Yalýmköy beldesine 5 bin kiþilik düðün salonu

Y

alýmköy belde belediyesi beldeye 5000 kiþilik düðün salonun temelini attý. Yalýmköy belde belediyesi vatandaþlarýn sokakta düðün yapmamasý ve maðdur olmamalarý için belde de 10 dönümlük arazi üzerine 5000 kiþilik düðün salonun temelini attý.

Milli Eðitim Bakanlýðý Mesleki ve Teknik Eðitimi Genel Müdürlüðü Grup Baþkaný Þennur Çetin, Türkiye’de asýl sorun iþsizlik deðil, mesleksizlik ve nitelikli personel eksikliði olduðunu söyledi... M. Sait Çakar

M

illi Eðitim Bakanlýðý Mesleki ve Teknik Eðitimi Genel Müdürlüðü Grup Baþkaný Þennur Çetin, Türkiye’de asýl sorun iþsizlik deðil, mesleksizlik ve nitelikli personel eksikliði olduðunu söyledi. Avrupa Birliði (AB) ve Milli Eðitim Bakanlýðý (MEB) tarafýndan finanse edilen Kýz Çocuklarýnýn Okullaþma Oranýnýn Artýrýlmasý Projesi (KEP) Mardin'inde içinde bulunduðu 16 ilde uygulanýyor. Proje kapsamýnda Mardin Hildon Garden Ýnn Otel'de Eðitim Geleceðim konferansý düzenlendi. Konferansa Mardin Vali Yardýmcýsý Hüseyin Avcý, Mardin Belediye Baþkaný Beþir Ayanoðlu, Milli Eðitim Müdürü Mevlüt

Sayfa 2’de

Kuntoðlu, Mardin Ýl Müftüsü Dursun Ali Coþkun, Deyrulzafaran Manastýrý Metropoliti Saliba Özmen, Milli Eðitim Bakanlýðý Mesleki ve Teknik Eðitimi Genel Müdürlüðü Gurup Baþkaný Þennur Çetin, okul müdürleri ve vatandaþlar katýldý. Konferansta açýlýþ konuþmasýný yapan Milli Eðitim Bakanlýðý Mesleki ve Teknik Eðitimi Genel Müdürlüðü Grup Baþkaný Þennur Çetin, Özellikle kýz çocuklarýnýn eðitime kazandýrýlmasý konusunda oranýnýn artýrmasý amacýyla projenin büyük önem taþýdýðýný söyledi. Kadýnýn ücretsiz aile iþçiliði konumundan çýkartýlarak, iþ hayatýnda öncelikli çalýþmasýnýn ülkenin sosyal, ekonomik ve

Milli Eðitim Bakanlýðý Mesleki ve Teknik Eðitimi Genel Müdürlüðü Grup Baþkaný Þennur Çetin

kültürel geliþmesine olumlu etki taþýyacaðýný belirten Milli Eðitim Bakanlýðý Mesleki ve Teknik Eðitimi Genel Müdürlüðü Grup Baþkaný Þennur Çetin, “ Milli eðitim Bakanlýðý Mesleki ve Teknik Eðitim Genel Müdürlüðü olarak ihtiyaç duyulan mesleklerde nitelikli iþ gücünün yetiþtirilmesi için gerekli bilgi becerilerin verildiði eðitimlerin okul ortamýnda ailelerin ve velilerin yardýmlarý ile gerçekleþtirilmesi Türkiye için çok büyük bir önem arz etmektedir” dedi. Türkiye’de bugün genç

iþsizler sorunu tartýþýldýðýna dikkat çeken Çetin,” Türkiye’de asýl sorun iþsizlik deðil, mesleksizlik ve nitelikli personel eksikliðidir. Bakanlýðýmýzýn 20102014 stratejik planýna baktýðýmýzda eðitimde geliþim bakýmýndan cinsiyet ve bölgesel farklýlýklarýn giderilmesi hususunda öncelikle hedeflerimizde yer almaktadýr. Bir erkeði eðitirseniz bir adamý eðitmiþ olursunuz. Bir kadýný eðitirseniz bir aileyi bir kuþaðý eðitmiþ olursunuz. " diye konuþtu Devamý Sayfa 2’de

Polisten kan baðýþý

M

ardin Ýl Emniyet Müdürlüðü personeli, Türk Polis Teþkilatý'nýn 168. yýldönümü kapsamýnda Kýzýlay'a kan baðýþýnda bulundu. Mardin Ýl Emniyet Müdürü Derviþ Kaya, Emniyet Müdürlüðü personeli ve vatandaþlarýn katýldýðý kan baðýþ kampanyasý yoðun ilgi gördü.

Barýþý en çok güneydoðu istiyor

A

kil Ýnsanlar Heyeti Güneydoðu Anadolu Bölgesi Baþkaný Yýlmaz Ensaroðlu, barýþý en çok isteyenlerin, Kürtler baþta olmak Sayfa 2’de üzere güneydoðuda yaþayan

insanlar olduðunu söyledi. Ensaroðlu, “Burada yaþayan insanlarla toplumun diðer kesimlerin duygularý, düþünceleri, endiþe ve beklentileri farklý. Ama bu ülkede birlikte

yaþayacaksak bütün farklý kesimleri kuþatacak, talep ve beklentileri karþýlayacak beklentileri toplum olarak beraber hareket etmek zorundayýz.” Dedi. Sayfa 3’te


12 Nisan 2013 Cuma

2

'Türkiye'de sorun iþsizlik

deðil mesleksizlik' Mardin Müftüsü Dursun Ali Coþkun

Mardin Milli Eðitim Müdürü Mevlüt Kuntoðlu

Sayfa 1’den devam

M

ardin Vali Vekili Hüseyin Avcý ise, projenin içinde Mardin'de dahil olmasý kendilerini mutlu ettiðini belirtti. Avcý” 4+4+4 eðitimde okula gidilmesi zaten mecburidir. Tabi bunun mecburi olmasý bir þeyi ifade etmiyor. Bunun tedbirlerini de almak lazým. Bu konuda tedbirler alýnýyor. Hemen hemen bütün ilçelerimizde Kýz yurdu inþaatlarý devam ediyor. Kýzýný bu okullara göndermek istemeyen velilerimiz içinde taþýmacýlýk eðitimi yapýyoruz. Çocuklarýmýzý kapýný önünden alýyoruz. Okula götürüyoruz bitiminde tekrar eve býrakýyoruz. Kýz çocuklarýmýzýn okula kazandýrýlmasý için ne gerekiyorsa

yapýlýyor.” dedi Mardin Milli Eðitim Müdürü Mevlüt Kuntoðlu da, Projenin Mardin'de 10 pilot okulda uygulandýðýný kaydetti. Kýz çocuklarýnýn eðitimi toplumsal açýdan þansa býrakýlmayacak kadar önemli olduðunu belirten Kuntoðlu ''Temel eðitimde kýz çocuklarýmýzýn okullaþma oraný Türkiye'de yüzde 96 iken Mardin'de yüzde 95'tir.Ortaöðretimde ise Türkiye ortalamasý yüzde 69 iken Mardin'de yüzde 43'tür. Hedef kitlemiz okullaþmanýn düþük olduðu devamsýzlýðýn ve okul terklerinin fazla olduðu okullarýmýz, öncelikli olarak kýz çocuklarý ve bunlarýn aileleridir.'' Þeklinde konuþtu Projeyi candan ve gönülden desteklediklerini belirten Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, Özellikle dezavantajlý mahallelerde kýz çocuklarýnýn eðitim engtre edilmesinin çok önemli olduðunu ifade etti. Ayanoðlu, “ Oradaki anne ve babalarýn bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bu toplumsal bir yaradýr. Bu toplumda kadýnlarýn bakýþ açýsý uzun yýllar ihmal edilmiþ. Hep eril bir dil kullanmýþýz. Zararýn neresinden dönersek kardýr. Bu saatten sonra bile olsa kýz çocuklarýmýzýn okullaþmasý durumunda bu bütün geliþmiþlik konularýna yansýyacaktýr." Bütün semavi dinlerin ve

Mardin Emniyet Müdürlüðü personeli kan baðýþýnda bulundu

Mardin ve Diyarbakýr Metropoliti Salibe Özmen Müslümanlýðýn kýz çocuklarýna ayrý bir önem verdiðine dikkat çeken Mardin Müftüsü Dursun Ali Coþkun katýlýmcýlara Ýslam dininin kadýna ve okumaya ne kadar önem verdiðini ayetler ve hadisler ýþýðýnda örnekler verdi. Coþkun,” Kuran'ý Kerim kadýn erkek ayrýmý yapmadan insandan bahseder. Ama pozitif ayrýmcýlýðý görebiliriz. Yüce kitabýmýzýn ilk ayeti okudur. Oku emrine ilk evet diyen de Hz. Hatice annemizdir. Bütün semavi dinler ve Ýslam dini aslýnda kadýnlara çok farklý özellik tanýmýþ. Bu yönde hareket etmemiz gerekir. Kýz çocuklarýmýzýn okullaþma oraný gerçekten çok düþük. Bu yüzden buna çok dikkat etmemiz gerekir." Mardin ve Diyarbakýr Metropoliti Salibe Özmen ise, Geçmiþ dönemlerde kadýnlarýn eðitimine önem verildiðini dikkat çekti. Özmen” Eðitim Allah’tan sonra ikinci ýþýktýr. Bizler deriz ki tanrý ýþýktýr. Bize güç veren bizi yaratan bizi kutsal kýlan o ýþýktýr. Ýlim-Ýrfan'da ikinci ýþýktýr. Tanrýya giden yolun en belirgin köþe taþýdýr. Hem geleneðimizde hem göreneðimizde kýzlarýn eðitimi vardýr. Zaman zaman ihmal edilmiþ maalesef. Ama bizim genlerimizde tüm insanlarýn genlerinde aslýnda kadýnýn, kýzýn birinci derecede eðitimde olmasý þarttýr. " diye konuþtu.

Artuklu Üniversitesi Halk Oyunlarý ekibi mest etti Sedat Aslanaçier

T

ürk Polis Teþkilatý’nýn kuruluþ yýldönümü ve Polis Haftasý kutlamalarý kapsamýnda Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinliklerde sahne alan “Mardin Artuklu Üniversitesi Halk Oyunlarý Ekibi” sergilediði yöresel halk oyunlarý ile seyircileri adeta büyüledi. Ýl Protokolü ve emniyet mensuplarýnýn yaný sýra üniversite öðrencileri ve vatandaþlarýn tamamen doldurduðu salonda, Mardin yöresine ait Cirane, Delilo, Keçkane, Þerizbin gibi deðiþik melodi ve ritimlerden oluþan yöresel oyunlarýyla büyük bir performans ortaya koyan “Halk Oyunlarý Ekibi” izleyiciler tarafýndan uzun süre alkýþlandý. Üniversitenin farklý bölümlerinde eðitim gören 16 kýz öðrenciden oluþan “Mardin Artuklu Üniversitesi Halk

Oyunlarý Ekibi”nin 14-19 Mayýs tarihleri arasýnda Türkiye Halk Oyunlarý Federasyonu tarafýndan Ýzmir’de düzenlenecek “Üniversiteler Halk Danslarý Þenliði” ne katýlacaðý bilgisini veren Genel Sekreter Yardýmcýsý Sedat Gül, þenlik kapsamýnda düzenlenecek halk oyunlarý yarýþmasýnda iddialý olduklarýný belirtti. Mardin folklorunun önemli bileþenlerinden biri olan halk oyunlarýnýn çeþitlilik ve kapsam bakýmýndan zenginliðiyle dikkat çektiðine vurgu yapan Sedat Gül, halk oyunlarýnýn paylaþmayý ve kendini ifade etmeyi öðrettiðini kaydederek; “Halk Oyunlarýnýn bu özelliklerinden yola çýkarak, öðrencilerimizin bireysel geliþiminin yaný sýra toplumsal geliþiminin de saðlanmasýna katkýda bulunmayý hedefliyoruz.” dedi. Gül, “Üniversiteler Halk

Danslarý” yarýþmasýnda “Otantik Dal” da yarýþacaklarýný ve üniversite ekibini sergileyecekleri yöresel halk oyunlarý ve yöresel kostümlerle Mardin’nin tanýtýmýnda kültür elçisi þeklinde nitelendirerek sözlerini þöyle sürdürdü: “Mardin, halk oyunlarý açýsýndan eþsiz bir laboratuvar gibidir. Þu ana kadar, Mardin yöresinde tespit edilen birçok halk oyunu, belki de bölgenin en zengin oyun karakterine sahip iller arasýnda yer aldýðýný ispatlamaktadýr. Bir kültür ve medeniyetler beþiði olan Mardin'de, hemen hemen her yerde ayrý oyunlar, ayrý giysiler ve ayrý müziklere rastlanmaktadýr. Bu da çok kültürlü bu kadim þehrin bu alandaki zenginliðinin bir göstergesidir."

Ali Edis

M

ardin Ýl Emniyet Müdürlüðü personeli, Türk Polis Teþkilatý'nýn 168. yýldönümü kapsamýnda Kýzýlay'a kan baðýþýnda bulundu. Mardin Ýl Emniyet Müdürü Derviþ Kaya, Emniyet Müdürlüðü personeli ve vatandaþlarýn katýldýðý kan baðýþ kampanyasý yoðun ilgi gördü. Ýl Emniyet Müdürlüðü'nde kurulan Kýzýlay çadýrýnda kuyruk oluþturan polis memurlarý, kan vermek için birbirleriyle yarýþtý. Kan vermenin bir insanlýk vazifesi olduðunu

belirten Emniyet Müdürü Kara, kan baðýþýnýn hem insanlýðýn saðlýðý açýsýndan hem de ihtiyacý olan vatandaþlarýn can güvenliði açýsýndan çok önemli olduðunu söyledi. Kara, "Kan vermek insan hayatý için çok önemlidir. Kanýn herkese lazým olabileceðini düþüncesi ile hareket etmemiz gerekir. En büyük yatýrým insana olan yatýrýmdýr. Her zaman vatandaþýn kan ihtiyacýný karþýlayan polis teþkilatý olarak, vatandaþýmýza nasýl ki canýmýzý veriyoruz, kanýmýzý da öyle veririz." dedi. Kampanyanýn önümüzdeki günlerde merkeze baðlý 9 ilçede devam edeceði belirtildi.

Yalýmköy beldesine 5 bin kiþilik düðün salonu M. Sait Çakar

Y

alýmköy belde belediyesi beldeye 5000 kiþilik düðün salonun temelini

attý.

Yalýmköy belde belediyesi vatandaþlarýn sokakta düðün yapmamasý ve maðdur olmamalarý için belde de 10 dönümlük arazi üzerine 5000 kiþilik düðün salonun temelini attý. Düðün salonun çok amaçlý toplantýlara da ev sahipliði yapacaðýný belirten Yalýmköy Belde Belediye Baþkaný Abdulkerim Adam,

“Vatandaþlarýmýzýn ihtiyacýný karþýlamak için bu düðün salonu gerekliydi. Vatandaþlarýmýz sokaklarda düðünlerini yapýyor veya Mardin’de pahalý olduðu halde otellerde yapmak zorunda kalýyordu. Bizde vatandaþlarýmýzýn bize gelen bu talebine cevap vermek amacýyla bu düðün salonunu yaptýrýyoruz. Bu düðün salonu haziran ayýnda vatandaþlarýmýzýn hizmetine açacaðýz. Düðün salonumuz ve çok amaçlý konferans salonumuz Belde halkýna ve Mardin halkýna hayýrlý uðurlu olsun” dedi.

TOBB Kadýn Giriþimcileri baþkan Ayanoðlu’nu ziyaret etti Ýsmail Erkar

T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliði (TOBB) Kadýn Giriþimciler Kurulu Güneydoðu Anadolu Bölge Baþkaný Selda Tandoðan Demirel, temsilciðini yaptýðý bölgedeki 9 ilde inceleme ve çalýþmalara baþladý. Mardin'de Kadýn Giriþimciler Ýcra Kurulu Baþkaný Deniz Hitay ile birlikte, valilik, belediye baþkanlýðý ile ticaret ve sanayi odasý baþkanlýðýný ziyaret ederek çalýþmalar hakkýnda bilgi veren kadýn giriþimciler, kadýnýn TOBB bünyesinde ve toplumda olmasý gereken yerini ve hedeflerini anlattý. Kadýn Giriþimciler Kurulu Güneydoðu Anadolu Bölge Baþkaný Selda Tandoðan Demirel, kadýn

giriþimcilerin Türkiye'deki yeri ve konumunu il yöneticilerine anlattýklarýný ve yereldeki kadýnýn rol model olmasýný amaçladýklarýný ifade etti. Demirel, "Öncelikle Türkiye'deki konumumuzu yetkililere ve giriþimci kadýnlarýmýza anlatýyoruz. Giriþimci kadýn temsilcileriyle motivasyon toplantýlarý gerçekleþtirerek, çekincelerimizi ve almamýz gereken konumumuzu

dillendiriyoruz. Yerelde kadýnlarýn yerel yönetimlerde daha etkin ve yoðun yer almasý taleplerimizi ilgililere ve yetkililere iletiyoruz. Yerelde kadýn rol model olma hedef ve amacýmýz var. Bunu baþaracaðýmýza inanýyorum. Baþardýðýmýz zaman da bölgede kadýnýn gerek yerel meclislerde gerekse yönetimlerde daha etkin söz sahibi olacaðýna inanýyoruz" dedi.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

12 Nisan 2013 Cuma

3

Barýþý en çok güneydoðu istiyor A

kil Ýnsanlar Heyeti Güneydoðu Anadolu Bölgesi Baþkaný Yýlmaz Ensaroðlu, barýþý en çok isteyenlerin, Kürtler baþta olmak üzere güneydoðuda yaþayan insanlar olduðunu söyledi. Ensaroðlu, “Burada yaþayan insanlarla toplumun diðer kesimlerin duygularý, düþünceleri, endiþe ve beklentileri farklý. Ama bu ülkede birlikte yaþayacaksak bütün farklý kesimleri kuþatacak, talep ve beklentileri karþýlayacak beklentileri toplum olarak beraber hareket etmek zorundayýz.” dedi. Akil Ýnsanlar Grubu’nun Güneydoðu Anadolu Bölgesi heyeti, ilk toplantýsýný Diyarbakýr’da yaptý. Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu (KESK) Genel Baþkaný Lami Özgen, Mazlum Der Genel Baþkaný Ahmet Faruk Ünsal, Avukat Kezban Hatemi, eski milletvekili Mehmet Emin Ekmen, gazeteci Etyen Mahçupyan ve Prof. Dr. Fazýl Hüsnü Erdem’in katýldýðý toplantýda heyetin yol haritasý belirlendi. Diðer üyeler Murat Belge ve Yýlmaz Erdoðan’ýn da gün içinde Diyarbakýr’a gelerek çalýþmalara katýlacaðý açýklandý. Yol haritasýný belirledikten sonra gazetecilerin sorularýný cevaplayan heyet üyeleri, bölgenin taleplerini dinleyip hükümete ve kamuoyuna ileteceklerini vurguladý. Bölgenin sesini duyurmak istediklerini anlatan heyet baþkaný Yýlmaz Ensaroðlu, “Birlikte yaþamanýn koþullarýný, zeminini burada yaþayan insanlarla belirleyeceðiz. Sadece bizim deðil bütün Türkiye’nin gözü güneydoðuda. Diðer komisyondaki arkadaþlar da, ‘tüm komisyonlar bir yana siz bir yana’ diyor. Bize yüklenen manevi sorumluluk biraz daha fazla. Bütün Türkiye’nin barýþa dair düþüncelerini belirleyecek bir noktadýr güneydoðu. Bütün þehirlere gücümüz yettiðince gideceðiz.” þeklinde konuþtu. Herkesin fikrini alabilmek amacýyla özel bir mail adresi oluþturduklarýna dikkat çeken Ensaroðlu, isteyen herkesin görüþ

ve düþüncelerini bu adrese atabileceðini kaydetti. akilinsanlarguneydogu@gmail.com adresinde toplanan önerilerin daha sonra rapora dönüþtürüleceðini söyleyen Ensaroðlu, 13 Nisan’a kadar Diyarbakýr’da kalacaklarýný, 17-20 Nisan tarihlerinde Mardin ve Þýrnak’a, 24-27 Nisan’da Batman ve Siirt’e, 8-11 Mayýs’ta Antep ve Kilis’e, 15 Mayýs’ta da Þanlýurfa ve Adýyaman’a gitmeyi planladýklarýný açýkladý. Son deðerlendirmeyi Diyarbakýr’da STK’larla yapacaklarýný, ardýndan da 2 ay sonra raporu tamamlayacaklarýný kaydeden Ensaroðlu, yol haritalarýný þöyle özetledi: “Bölgede farklý eðilimler, farklý düþünceler var. Her gittiðimiz yerde her kesime ulaþmak istiyoruz. Siyasi partiler, hareketler, STK’lar, dini cemaatler, kanaat önderleri, Kürtçede rusipî olarak ifade ettiðimiz hakem rolü biçilmiþ olan saygýn kiþilerine ulaþmaya çalýþacaðýz. Murat Ýzol’un ailesini ziyaret edeceðiz. Ýlk duraðýmýz orasý olacak. Bir grup anne ile görüþeceðiz, onlarý ziyaret edeceðiz. Siyasi partileri öðlenden sonra ziyaret edeceðiz. Akþam bir grup STK ve entellektüelle istiþare toplantýsý yapacaðýz. Yarýn Ceylan Önkol’un ailesini ziyaret etmeyi tasarlýyoruz. Cumartesi günü çeþitli meslek kuruluþlarýyla toplantý yapýp Diyarbakýr programýmýzý tamamlamayý düþünüyoruz. Þýrnak’ta Roboski’ye gideceðiz. Orada açýlmýþ ve sarýlmamýþ bir yara var. Roboskili ailelerin yaralarýný sarmaya yönelik bir çaba içerisinde olacaðýz.” Heyetin diðer üyeleri de, gazetecilerin sorularý üzerine þu görüþleri dile getirdi: Avukat Kezban Hatemi: Bu komisyon son derece baðýmsýz bir komisyon. Yapacaðýmýz þey, olaný ve olmasý gerekeni bir rapor halinde, öneri olarak hem ilgililere hem de kamuoyuna açýklamaktan baþka bir þey deðil. Göreve baþlarken inanýlmaz bir e mail ve telefon trafiðine maruz kaldýk. Ýnsanlar ummadýðýmýz yerlerden destek veriyor. Bu bizi çok heyecanlandýrdý. Bu ülkede artýk

Akil Ýnsanlar Heyeti'nden Murat Ýzol'un ailesine baþsaðlýðý ziyareti

G

üneydoðu Anadolu Bölgesi Akil Ýnsanlar Heyeti, Diyarbakýr'da geçtiðimiz hafta polisten kaçarken Dicle Nehri'ne atlayan ve cesedi bulunan Murat Ýzol'in ailesine baþsaðlýðý ziyaretinde bulundu. Yýlmaz Ensaroðlu, baþkanlýðýnda ailenin oturduðu Yeniþehir ilçesindeki TOKÝ konutlarýna gelen akil insanlar burada Murat Ýzol'un eniþtesi Recep Kaymak ile nenesi Naile Pala ile görüþtü. Akil insanlar heyetinde bulunun avukat Kezban Hatemi, acýlý nenenin yanýna oturdu. Ziyarette basýn mensuplarý görüntü aldýktan sonra

dýþarý çýktý. Evden çýktýktan sonra bir açýklama yapan heyetin baþkaný Yýlmaz Ensaroðlu, Murat Ýzol'un polisten kaçarken Dicle Nehri'ne atladýðýný ve daha sonra cesedinin bulunduðunu söyledi. Ensaroðlu böyle olaylarýn 1990'lý yýllarda yaþandýðýný belirterek, bu olayýn bölgedeki insanlarýn güvenlik açýsýndan yaþadýklarý açýsýndan önemli olduðunu kaydetti. Çalýþmaya bu aileyi ziyaret ederecek baþladýklarýný anlatan Ensaroðlu, bu süreçle birlikte bir daha böyle olaylarýn yaþanmayacaðýný umut ettiklerini vurguladý. (CÝHAN)

herkes çözüm arýyor. Bunu ben çok anlamlý buluyorum. Ülkenin her yerinden insanlar yardým için ne yapabiliriz sorusunu soruyor. Bu, artýk barýþ, huzur ve sükuna ihtiyaç olduðunu gösteriyor. Her iki taraftan da anlayýþ bekliyoruz. Buradaki beklentileri tespit etmek, þimdiye kadar aktarýlamayan, engellenen her noktaya ulaþmayý hedefliyoruz. Hiçbir ayrýmcýlýk yapmadan, herkesi dinlemeyi planlýyoruz. Dolayýsýyla bunu çok önemsiyoruz. Bu durumun çözülmesini istemeyenler de çok. Nitekim üniversitelerde baþlayan olaylar bunu gösteriyor. Türkiye’de siyaset yapma tarzý deðiþiyor Mazlum Der Genel Baþkaný Ahmet Faruk Ünsal: Ýlk defa Türkiye’de çatýþan taraflarýn akil insanlar tarafýndan destek istendiði bir süreç yaþanýyor. Bu devlet açýsýndan da bir ilk. Türkiye’de bundan sonra siyaset yapma tarzýnýn deðiþtiðinin göstergesidir. Bizim komisyonumuzun üzerinde çalýþtýðýmýz sorunun çözümüne dair tarihi bir misyonu olmakla

birlikte Türkiye’de siyaset yapmanýn farklý bir yolunu da açtýðýný ifade etmek istiyorum. Olabildiðince hiç kimseyi dýþarýda býrakmamaya dikkat edeceðiz. Korucularýn fazla olduðu, önemli sorun oluþturduðu veyahut sorunlar yaþadýðý yerlere gideceðiz. BDP ve Hudapar ile görüþeceðiz. Sadece bunlar deðil geçmiþte de yaþanmýþ, bu ülke insanýnýn içinde kanayan yara olan baþka sorunlar da var. Barýþýn baþlangýcýndayýz KESK Baþkaný Lami Özgen: Elbette 7 bölgenin komisyonu var. Ancak geçmiþten bu yana Kürt sorununun çözümüne iliþkin Diyarbakýr’a ve bölgeye vurgular yapýldý. Biz de bu bölgenin komisyonu olarak kendi misyonumuzun farkýndayýz. Ancak gerçek anlamda Kürt sorununun barýþçýl, demokratik, çözümünün baþlangýcýnda olduðunu kabul ediyorum. Özellikle barýþ dili ve ikliminin yansýtýlmasýnda bölge ve Diyarbakýr basýnýna çok büyük görev düþüyor. Objektif ve somut bir yaklaþýmýn buradan bütün

Türkiye’ye yansýmasý, diðer bütün bölgeler üzerinde etkili olacaðýný düþünüyorum. Önce yürütülen politikalar zaten iflas etmiþtir. Savaþ her þeyin üstünü örttü Etyen Mahçupyan: Ýlk soruya döneceðim; Güneydoðu’da olmak kolay mý zor mu? Beklentileri nasýl karþýlýyorsunuz, diye sormuþlardý. Güneydoðu çok özel bir yer. Savaþ güneydoðuya bir örtü gibi geldi, üstünü örttü. Güneydoðu diðer bölgelerden çok farklý bir yer. Yoðunlaþan ses de güneydoðuda bir entelektüel siyasileþmeyi yarattý. Çok daha derinlikli analizlere sahipler. Güneydoðuda iþ yapmak, kolay mý zor mu diye sorulduðu zaman bir kere her zaman daha hakikidir, daha derinliklidir, daha keyiflidir. Beklenti meselesine gelince de, þunu da görmek lazým. Savaþ hali birbirimizden beklentinin olmadýðý bir dönemdi. Beklenti çok önemli bir þeydir, tedavi edicidir. Umarým insanlarýn bizden beklentileri çoktur ve bizim de onlardan beklentilerimiz var. Beklentiler çünkü tedavi edicidir. (CÝHAN)

Lisanslý haritacýlarýn yeminlerine el konuldu ç yýl önce mahkemeler huzurunda yemin ederek büro açma yetkisi alan lisanslý haritacýlarýn yetkileri geri alýndý. Ülke geneli yaklaþýk 250 büronun kapatýlmasýna karar verildi. Gerekçe ise sýnav usulleri gösterildi. Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinin iþini hafifletmek amacýyla hükümet, 2005 yýlýnda 5368 sayýlý kanunla lisanslý haritacýlarýn alýnmasýna karar verdi. Büro açma yetkisinin alýnmasý için lisanslý haritacýlar sýnava tabi tutuldu. Bin 200 harita kadastro mühendisinin baþvurduðu sýnavda 250 kiþi sýnavda baþarý göstererek lisanslý harita bürosu açma yetkisi aldý. Sýnavý baþarý ile geçen adaylarýn büro açmalarý için Tapu Kadastro Genel Müdürlüðü’ne 18 bin liralýk teminat yatýrýlmasý istendi. Ardýndan faaliyet göstereceði bölge mahkemesinde yemin etmesi istendi. 250 mühendis çalýþacaðý yerin sulh mahkemelerinde yemin ederek büro açtý. 3 yýlýn ardýndan bir vatandaþ, "Sýnav öncesi '4 yanlýþ bir doðruyu götürecek' denilirken, sýnav anýnda yanlýþlarýn doðrularý götürmeyeceði söylendi. Ben bu kural deðiþikliðini bilmiyordum, 6 soruyu boþ býraktým ve kaybettim" diyerek sýnavýn iptali için Danýþtay’a baþvurdu. Sonradan baþvurusunu geri çekmesine raðmen Danýþtay davaya devam edip sýnavý iptal etti. Sýnav iptal edilince noter tarzý faaliyette bulunan bürolar hakkýnda kapatýlma kararý alýndý.

Ü

“Sýnav iptal edilebilir, büro neden kapatýlýyor?" Lisanslý Harita Kadastro

Mühendisleri ve Bürolarý Derneði (LÝHKABDER) Baþkaný Hülya Karslý, þu an iþlevsiz duran binlerce büronun tekrar açýlmasýný istedi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðü'nün LÝHKAB bürolarýnýn kapatýlmasý için aldýðý karar lisanslý mühendislerin tepkisini çekti. Þanlýurfa’da bulunan Lisanslý Mühendis Aziz Arslan, sýnavýn iptaline yönelik mahkeme kararýna saygý duyduklarýný, ancak bürolarýn kapatýlmasý kararýnýn kabul edilemeyeceðini söyledi. Bürolarýn kapatýlmasýna karar veremediðini dile getiren Arslan, yeni bir sýnavýn yapýlmasý önerisinde bulundu. Arslan yeni sýnav yapýlana kadar da faaliyetlerine izin verilmesini istedi. Tapu’da 2 ayda çözülen sorun Lihkap’da iki günde çözülüyor 3 yýldýr faaliyet gösteren LÝHKAB bürolarýnýn yýllardýr tapuda çözülmeyen sorunlarýn hýzla çözmeye baþladýðý belirtiliyor. Tapu ve Kadastro’da yaklaþýk iki ayda çözülen aplikasyon iþlemlerinin LÝHKAB bürolarýnda en fazla iki günü bulduðu kaydediliyor. Cins Deðiþikliði, ölçüm birleþtirme ve aplikasyon(planýn zeminde uygulanmasý) yetkilerinin verildiði LÝHKAB’larýn yetkisi bu durumda tekrar tapu kadastro müdürlüklerine devredildi. Bundan en çok rahatsýzlýk duyan ise vatandaþ oldu. “Binlerce kiþi iþsiz kalacak Baþbakan'dan çözüm bekliyoruz” Þanlýurfa’da LÝHKAB bürosu iþleten Mühendis Aziz Arslan, baþta Baþbakan olmak üzere yetkililerden çözüm beklediklerini belirtti.

Bürolarýn açýlmasý için yaklaþýk 150 bin liralýk masraf yaptýklarýný kaydeden Arslan, “Ölçüm aletleri, iþ yeri mobilyalarý, personel derken yaklaþýk her bir büro için 150 bin liralýk masraf yapýyoruz. Ülke geneli yaklaþýk 250 büro var. Bu bürolarda çalýþan binlerce teknik personel var. Bunlar hepsi iþsiz kalacak. Baþta baþbakan olmak üzere devlet büyüklerimizden çözüm bekliyoruz.” dedi. Verilen haklarýn korunmasýný isteyen Arslan, aksi takdirde yapýlan fedakârlýklarýn telafi edilemeyeceðini belirtti. Arslan, “Birçok arkadaþýmýz sýnavý kazandýktan sonra bulunduklarý müdürlükten istifa ederek bu iþleri yürütmeye baþladý. Mal varlýklarýmýzý satarak büro açtýk. Ancak þimdi bütün emek boþa gidecek. Mahkemenin kararýna da saygý duyuyoruz, ancak bürolarýn kapatýlmasý da nerden çýktý? Bürolarýn yetkileri geri verilmezse yapýlan fedakarlýklarýn telafisi olamaz.” diyerek çözüm istedi. Sýnav iptal olabilir, ama okul kapatýlýr mý?” diye soran Arslan, sýnav ile bürolarýn baðýmsýz olmasý gerektiðini savundu. (CÝHAN)


12 Nisan 2013 Cuma

4

"Diyalogla Türkiye’de sessiz bir devrim gerçekleþiyor" T

ürkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfý(GYV) Kültürler Arasý Diyalog Platformu tarafýndan yapýlan ‘tecrübe paylaþýmý’ ve dinler arasý diyalog faaliyeti Þanlýurfa’da gerçekleþti. Ermeni, Musevi, Süryani ve Katolik dininin temsilcileri uðradýklarý baskýlar ve Türkiye’nin diyaloða açýlan kapýlarý konusunda fikirlerini savundu. El Ruha Otel’de gerçekleþen toplantýya Ýl Müftüsü ve bölgenin tanýnan mollalarý da katýldý. Televizyon sahipleri ve ildeki yazarlarýn yer aldýðý panelde Kürt sorunu ve devam eden barýþ süreci ile ilgili düþünceler dile getirildi. Karþýlýklý sevgi ve saygý içerisinde gerçekleþen toplantýda farklýlýklarýn zenginlik kabul edilmesi vurgusu yapýldý. Bazý inanç temsilcileri bölgede inançlarýna dair eserlerin yok edildiðini ileri sürerken, Þanlýurfalý yazar Sabri Diþli, panelde ayaða kalkarak Ermeni ve Süryani temsilcilerinden özür diledi. “Size ait bir mezar taþýnýzý bile gösteremiyoruz” diyen yazar Diþli, bunun mahcubiyeti içerisinde olduðunu vurguladý. Panelde konuþan Ermeni Patriði Arem Ateþyan’ýn yardýmcýsý Sahak Maþalyan, GYV’nin çalýþmalarýný övdü. Geçmiþten ders çýkarýlmasý gerektiðini aktaran Maþalyan, gelinen noktada 'birbirimize saygý duymayý öðrenmemiz' gerektiðini ifade etti. “Komþu rahatsýzsa sen de rahat edemezsin.” diyen Maþalyan, “Acý da olsa bunu öðreniyoruz. Kürt açýlýmýndaki bu

geliþme bize ümit veriyor.” dedi. Kültürler Arasý Diyalog Platformu’nu insanlarýn acý çekmeden birbirini anlamanýn, birbirine saygý duymanýn platformu olarak tanýmlayan Maþalyan, “Bu tecrübeler teorikte tanýdýðýmýz insanlarý bize ayný sofrada da tanýma fýrsatý veriyor. Benim önyargýlarým kýrýlýyor bu tarz toplantýlarla, bir gün bile benim düþüncelerimi deðiþtirdi. GYV Türkiye'de sessiz bir devrim gerçekleþtiriyor. Barýþ, ayný sofrayý, platformu paylaþmayla, el sýkýþmayla, göz göze utanmadan bakabilmeyle oluyor. Bunun yolunu pek çok tepkilere raðmen GYV baþarmýþtýr.” ifadelerini kullandý. Türk Museviler Hamambaþlýðý Müþaviri Ýzak Kolman ise Osmanlý döneminde Hakimlik bile yaparken sonradan ötekileþtirildiklerini kaydetti ve bunu diyalog eksikliðine baðladý. Kolman, “Önyargýyla yaþýyor ve yaþatýlýyoruz ve birbirleri arasýnda bir ötekileþtirme duvar oluþturuluyor. 1995’ten beri farlý din inanç mensuplarýyla bu diyalog baþladý ve artýk her þey daha iyi olacak, ben buna inanýyorum.”” sözlerini kaydetti. Süryani Katolik Kilisesi Vakfý Baþkaný Zeki Basatemir ise barýþýnda olduðu kavganýn da olduðu günlerde bu topraklarda birlikte yaþadýklarýný ve kapýlarýnýn her zaman kardeþlerine açýk olduðunu dile getirdi. Barýþ süreci ve bu diyalog faaliyetlerinden umutlu olduðunu aktaran Bestemir, Artýk ötekileþtirmenin bitmesi adýna fazlasýyla umut taþýdýklarýnýn altýný çizdi. “Süryaniler bize felsefeyi öðrettiler” diyen Þanlýurfa Müftüsü Ýhsan Açýk ise Süryanileri ziyaret ettiðinde hep bu sebepten ötürü onlara teþekkür ettiðini anlattý. “Diyalog en iyi savaþtan daha hayýrlýdýr” diyen Açýk, sözlerine þöyle devam etti: “Þanlýurfa peygamberler

açýsýnda kültür açýþýndan çok zengin bir kent yeter ki birbirimizi tanýyalým, anlayalým. Diyalog en iyi savaþtan daha hayýrlýdýr. Biz diyalog yapacaðýz, biz komþu olacaðýz, biz birbirimizi anlayacaðýz, iþ bizlerde bitiyor.” Türkiye’de yüzde 73'lük kýsmýn Romanlarla komþu olmak istemediðini ileri süren Edirne Roman Derneði Baþkan Yardýmcýsý Bahaddin Ulusoy da "Hepimiz insanýz, insan olmayý baþarabilirsek gerisinin geleceðini düþünüyorum. Bundan sonraki süreçte daha barýþçýl bir süreç temenni ediyoruz. Eðitime çok önem veriyoruz, bu günlerin eðitim ile çözülebileceðini düþünmekteyiz.” ifadelerine yer verdi. “Ýslamiyet þefkat dinidir” Molla Sabri Yazar da platformdaki konuþmasýnda Ýslamiyetin birleþtirici ve þefkat dini olduðunu vurguladý. Ýslamiyetin hep beraber, birlikte yaþamayý, baþkalarý karþý iyi davranmayý emrettiðini aktaran Yazar, Osmanlý’yý örnek gösterdi. Yazar, þunlarý söyledi: “Osmanlý döneminde olduðu gibi barýþ içinde yaþamaya gayret etmeliyiz. Bizlere düþen bizden sonra gelen insanlara karþý iyi davranmayý, birbirine karþý anlayýþlý olmayý öðretmeliyiz.” "Aleviler hala baský altýnda" Alevileri temsilen platforma katýlan Þanlýurfa’nýn Kýsas Beldesi Belediye Baþkaný Ali Eröz ise Alevilerin hala çeþitli baskýlara maruz kaldýðýný ileri sürdü. Mevcut hükümet döneminde 7 çalýþtayýn yapýldýðýný hatýrlatan Eröz, bir arpa boyu ilerlemenin katedilemediðini öne sürdü. “Ben baþkasýnýn inancýna saygý gösterdiðim gibi baþkasýndan da ayný saygýyý beklerim” diyen Eröz, Alevilerin camide ibadet yapmaya zorlandýðýný ve cemevlerinin önünün açýlmadýðýný dile getirdi. (CÝHAN)

Yaraladýklarý þahýslarý hastane yolunda da taradýlar: 2 ölü, 1 yaralý Þ

anlýurfa’da iki aile arasýnda arazi anlaþmazlýðý nedeniyle kavga çýktý. Silahlarýn kullanýldýðý kavgada 2 kiþi öldü, bir kiþi yaralandý. Bir ailenin,

yaraladýklarý diðer aile fertlerini hastaneye taþýyan otomobili takip ederek kurþun yaðmuruna tuttuðu öðrenildi. Þanlýurfa merkeze baðlý Gürpýnar

köyünde Dönmez ve Ateþ ailesi arasýndaki arazi anlaþmazlýðý kanlý bitti. Ýki aile arasýnda tartýþmaya neden olan arazide iddiaya göre Dönmez ailesi fertleri koyun otlattý. Ateþ ailesi fertleri ise arazinin kendisine ait olduðunu belirterek tartýþtý. Tartýþma önce taþlý sopalý kavgaya, ardýndan silahlý kavgaya dönüþtü. Ýddiaya göre Ateþ ailesi fertlerinden iki kiþi tabanca ile hasýmlarýna ateþ etti. Yaralanan Dönmez ailesi fertleri otomobile binerek hastaneye gitti, bu sýrada hasýmlarý takip ettikleri araca kurþun yaðdýrdý. Yaralýlarýn bindiði otomobile çok sayýda kurþunun isabet ettiði belirtildi. Yaralýlardan Halil Dönmez(32) yolda, Abdullah Kaþ(17) ise kaldýrýldýðý OSM Hastanesi'nde hayatýný kaybetti. Yaralý olarak kurtulan Ýsmail Dönmez'in (18) hayati tehlikesinin sürdüðü öðrenildi. Güvenlik güçleri hastane önünde önlem aldý. Hayatýný kaybedenlerin yakýnlarý hastane önünde fenalýk geçirdi. Olay ile ilgili soruþturma baþlatýldý. (CÝHAN)

CHP, çözüm süreci için doðu ve batýyý Þanlýurfa’da birleþtirdi

C

umhuriyet Halk Partisi(CHP) doðu ve batý bölgesinin insanlarýný güneydoðuda birleþtirdi. CHP, batýdan 9 ilin parti üyesi ile doðunun 9 ilindeki partilileri Þanlýurfa’da bir araya getirdi. Çözüm sürecine katký için 150 CHP’li oteller yerine evlerde misafir edilecek. CHP, çözüm sürecine katký sunmak amacýyla önemli bir adým attý. Doðunun 9 ilindeki partililerini ve batýnýn 9 ilindeki partililerini Güneydoðu’da bir araya getiren CHP, bölgeler arasý kaynaþmayý saðladý. Ýnsanlara birbirlerini tanýma fýrsatý sunan 4 günlük çalýþma bugün baþladý. Gece baþta Ýzmir olmak üzere batýnýn 9 ilinden 80 CHP üyesi Þanlýurfa’ya geldi. doðunun 9 ilindeki CHP’liler ise bu gün Þanlýurfa’ya ulaþacak. Gece batý illerinden gelen CHP’liler sabah parti merkezinde buluþtu. Parti ziyaretinin ardýndan 5 gruba ayrýlan partililerden bir kýsmý Polis Teþkilatý'nýn 168. yýl dönümü etkinliklerine katýldý. Bazýlarý çeþitli ziyaretlerde bulundu, bazýlarý da çarþýyý gezip vatandaþla sohbet etti. Balýklýgöl’e giden CHP’li grup, burada yöresel kýyafetleri giydi, hatýra fotoðrafý çektirdi. Balýklara yem atan grup, barýþ dileðinde bulundu. Ardýndan Haþimiye esnafýný ziyaret edecek grup, bölge insanýnýn barýþ süreci ile ilgili fikirlerini öðrenecek. Konu ile ilgili açýklama yapan CHP Ýl Baþkaný Ferhat Karataþ, 4 günlük programýn amacýnýn doðu-batý kaynaþmasý olduðunu söyledi. Barýþa giden yolun desteklenmesi gerektiðinin altýný çizen Karataþ, bu nedenle partililerinin yaþananlarý yerinde görmesinin önemli olduðunu vurguladý. Çözüm sürecini hatýrlatan Karataþ, insanlarýn bölgede olup biteni kendi gözleri ile görmelerini istediklerini aktardý. Karataþ, “Bu nedenle batýdan 9 ilden gelen partililerimiz var. Doðudan da 9 ilin misafiri var. Bunlar birlikte Urfa’yý dolaþacak. Esnafla görüþecek, vatandaþla kaynaþacak. 4 günlük bir program planlamamýz yok, herkesin gezip görmesini istiyoruz.” dedi. “Biz barýþ istiyoruz çünkü acýyý biz çekiyoruz” Baþkan Karataþ çözüm süreci ile igili beklentilerini de paylaþtý. Barýþý istediklerinin altýný çizen Karataþ, “Doðu’nun insaný batýdaki gibi düþünmeyebilir." diyerek, partisinin teþkilatlar arasýnda

farklý düþüncede olanlar olabileceðine deðindi. Karataþ, barýþý siyaset için deðil, acýyý kendileri çektiði için istediklerinin bilinmesi gerektiðini vurguladý. Karataþ, þunlarý söyledi: “Barýþa gidilsin diyoruz. Sonu barýþ olunca yöntem farklý olabilir. Tabi bizim Doðu’da yaþayan teþkilatlarýmýz batýdakiler gibi düþünmeyebilir. Çünkü biz bu alanda yaþýyoruz. Bizim düþüncemiz barýþa destek yönünde. Çünkü acýlarý biz burada çekiyoruz. Bizim ciðerlerimiz yanýyor. Gerçekten barýþ istiyoruz, sýrf siyaset yapmak için deðil, yeter artýk diyoruz 30 yýldýr anneler rahat gece uyumadý.” Bu arada Þanlýurfa’ya gelen yaklaþýk 150 kiþilik CHP heyeti, oteller yerine evlerde kalacak. Bölge insaný ile daha yakýn iliþki kurmayý planlayan heyetin kalacaðý evler planlandý. Organizenin amacýna ulaþmasý için misafirleri oteller yerine evlerde aðýrlayacaklarýný belirten Karataþ, evlerde daha iyi sohbet ortamýnýn bulunacaðýný ifade etti. CHP’lilerin yöresel kýyafet sevgisi Batý illerinden gelen CHP’li bir grup Balýklýgöl’ü ziyaret etti. Burada hatýra fotoðrafý çektiren heyet, hiç görmedikleri Güneydoðu’ya hayran kaldýklarýný dile getirdi. Barýþ ve kardeþlik için geldiklerini aktaran CHP’li grubun tamamý yöresel kýyafet giydi. Batý illerinden gelen CHP’lilerden Hatun Deniz, “Böyle bir ortama daha önce hiç girmedik. Ege Bölgesi'nden geldik. Kardeþlik, dostluk, barýþ için geldik. Hep beraber kaynaþmak için geldik. Böyle giyinmek beni mutlu etti.” diyerek duygularýný ifade etti. Emine Kara da “Çok müthiþ bir ortam. Ýnsanlar çok sýcakkanlý, çok memnunuz. Barýþ istiyoruz. Hepimiz kardeþiz.” diye konuþtu. Muðla’nýn Dalaman Ýlçe CHP Kadýn Kollarý Baþkaný Gül Yeþiltuna da bölgeye gelmenin mutluluðunu yaþadýðýný anlattý. Umduðundan çok daha güzel bulduðunu aktaran Yeþiltuna, çok insancýl, iyi iliþkilerle döneceklerini ifade etti. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

Ü S R Ü K

12 Nisan 2013 Cuma

Sözün Özü

Haftanýn Duasý Ey selamet ve esenliðin kaynaðý, biricik melceimiz, yegâne Rabb’imiz! Simalarýmýzý ve dünyanýn dört bir bucaðýndaki kadýn-erkek bütün kardeþlerimizin, sevenlerimizin, sevdiklerimizin nâsiyelerini esmâ-i hüsnanýn ve sýfât-ý sübhaniyenin nurlarýyla tenvîr buyur ve pýrýl pýrýl hale getir.. hepimizin üzerine marifet tecellîlerini yaðmurun semadan inmesi gibi saðanak saðanak indir.. Amin.

Çocuk eðitimi için anne ve babanýn yetiþtirilmesi de çok önemlidir. Baba babalýðýný, anne de anneliðini bilerek kendilerine düþen vazifeleri bihakkýn yapmalýdýrlar. Bir anne, çalýþýyor bile olsa, akþam eve geldiðinde çocuðuna anne þefkatini dolu dolu yaþatmalýdýr. Anne ve baba þefkatinden mahrum çocuklar, içinde bulunduklarý toplumdan kopuk yaþar, hatta zamanla toplum düþmaný bile olabilirler.

Fasýldan Fasýla Ben nefsime zulmettim!

Ýkindi Sohbetleri

Ýçten bir “ münâcât

Sübhâneke” kelimesi þu manaya gelmektedir: Hz. Yunus aleyhisselam denize atýldýðý anda; deniz, balýk, gecenin karanlýðý, çeþit çeþit zulümat ve düþmanlarý adeta onun aleyhinde ittifak etmiþ gibi bir husus söz konusuydu.

Bu durumda Hz. Yunus’un öyle bir zâta teveccüh etmesi lazýmdý ki, o zâtýn hem denize, hem balýða, hem de gecenin karanlýðýna hükmü geçsin. Bu da bilkülliye esbabý nefyedip ýzdýrar haliyle Cenab-ý Hakk’a teveccüh etmekle olacaktý. Ýþte tam da bu noktada Hz. Yunus “Sübhâneke” demiþti ki, bu söz, “Ben bütün esbabý tesirden azlettim. Her þeyden sýyrýlarak sadece ve sadece Sana döndüm. Sen tutarsan kurtulurum. Sen býrakýrsan batarým.” anlamýna gelmektedir.

H

z. Yunus bin Metta, Musul yakýnlarýnda bulunan Ninova ahalisine gönderilmiþ bir peygamberdir.

O (aleyhisselam), putlara tapan Ninova halkýný senelerce Allah’a imana ve ibadete dâvet eder. Kavmi ise ona iman etmedikleri gibi pek çok eza ve cefada bulunurlar. Yýllar ve yýllar yýlmadan, ümitsizliðe kapýlmadan onlarý hak dine davet edip, iman etmedikleri takdirde üzerlerine Allah’ýn azabýnýn gelebileceðini hatýrlatýr. Halk bu uyarýya da kulak asmaz. Belanýn gelebileceði iþaretine binaen ayrýlmasýyla alakalý açýk bir emir gelmedenüzüntüyle oradan ayrýlýr. Aradan birkaç gün geçtikten sonra gökyüzü kararýr, þehri simsiyah bir duman kaplar, Ninovalýlar telâþlanýr ve herkes bir korkuyla sarsýlýr. Allah’ýn azabýnýn üzerlerine geldiðini anlarlar ve piþmanlýk duyarak tevbe ile Allah’a yönelirler. Cenab-ý Erhamu’r-Râhimîn de onlarýn tövbelerini kabul eder ve o azabý üzerlerinden kaldýrýr.

Bu arada þehirden ayrýlan Hz. Yunus aleyhisselam ise Dicle Nehri kenarýndayken yolcularla dolu bir gemiye biner ve gemi hareket edip kýyýdan uzaklaþýr. Bir müddet gittikten sonra gemide bazý problemler belirir. Bunun üzerine kaptan veya baþka biri, “Aramýzda bulunan bir suçlu yüzünden baþýmýza bunlar geldi.” der ve bu suçlunun tespiti için kur’a çekilir. Çekilen kur’alar her defasýnda Hz. Yunus’u gösterir. Bunun üzerine onu denize atarlar. Denize atýlan Yunus aleyhisselamý Cenab-ý Hakk’ýn emriyle bir balýk yutar. Balýðýn karnýnda Hz. Yunus, “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” ifadeleriyle Allah’ý (cc) tesbih u takdiste bulunur. Bu dua ve tesbih, onun kurtuluþuna vesile olur. Esasen bir insanýn, ülkesinden ayrýlýp bir yere gitmesi günah deðildir. Ancak Hz. Yunus bir

M. Sait Çakar

peygamberdir ve mukarrebindendir. Allah’a yakýn olan insanlar, yakýnlýðýn gereði tabiri caizse- baþlarýný kaþýmak isterken bile bunu izinle yapmalýdýrlar. Ýþte bu zelleden dolayýdýr ki Cenab-ý Hak onu, tebcil edalý te’dip etmiþtir. Onun, yaþadýðý yerden ayrýlýp deniz kenarýna gelmesi, orada bir gemiye binmesi, gemiye binmesiyle orada olaðanüstü þeylerin olmasý, kur’a çekilmesi, kur’anýn her defasýnda ona çýkmasý, bunun neticesinde denize atýlmasý, denizde bir balýk tarafýndan yutulmasý ve bununla birlikte balýðýn karnýnda yaþamasý, bütün bunlar asla bir tesadüf deðildir. Ýþte bütün bunlarýn farkýnda olan Hz. Yunus aleyhisselam balýðýn karnýnda “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” demiþtir ki bu ifade bir manada þu anlama gelmektedir: “Ey Mabud-u mutlak ve maksudun bi’l-istihkak! Sen’den baþka ilah, hâkim, hükmü nâfiz ve hâmi yoktur. Seni tesbih u takdis ediyorum. Sen, noksan sýfatlardan münezzeh ve müberrasýn. Þu an içinde bulunduðum durumda bana tabiatýn ve esbabýn herhangi bir tesiri ve yardýmý olamaz. Bu denizin dalgalarýna kimse hükmedemez; balýða kimse sözünü geçiremez; þu karanlýktan kimse beni kurtaramaz. Bütün bu esbaba hükmedecek yalnýz Sensin. Bu itibarla esbaba tesir-i hakiki vermeyerek yalnýz Seni tenzih edip Sana sýðýnýyorum. Müsebbibü’lesbab Sensin; ben nefsime ve kendi kendime zulmettim...” Esasen “Ben nefsime zulmettim” cümlesi, her büyük müminin duasýný noktaladýðý bir ifadedir. Hz. Âdem, kâkülünün daðýldýðý ve Rabb’isinin yüzüne bakamaz hale geldiði zaman “Rabb’imiz nefsimize zulmettik.” (A’raf, 7/23); Hz. Musa

5

aleyhisselam, belaya maruz kaldýðýnda ise “Rabbim kendime zulmettim, beni maðfiret et.” (Kasas, 28/16) demiþti. Evet, hemen her büyük kâmet-i bâlânýn böyle bir sürçme karþýsýnda “nefsime zulmettim, haksýzlýk yaptým, yanlýþ adým attým” anlamýndaki ifadelerle Allah’a yalvardýklarýný görürüz. Sen’den Baþka Ýlah Yok Üstad’ýn da dediði gibi “Lailâhe illâ ente” cümlesiyle istikbale bakýlmaktadýr. Bu ifade, “Senden baþka mabud-u bi’l-hak, maksud-u bi’l-istihkak yoktur. Geleceði, hakkýmýzda aydýnlatacak Sensin. Ben halkýmýn kalbine Senin envar-ý marifetini koymaya çalýþtým. Ancak onlar bunu almamak için direndiler. Aslýnda bu hakikati onlarýn kafalarýna yerleþtirecek olan Sendin ve beni yalnýz bir sebep kýlmýþtýn.” anlamýna gelir. Bu dua, öyle tesirli olmuþtu ki, Hz. Yunus memleketi Ninova’ya döndükten sonra yüz bin insan birden ona iman etmiþti. Evet, “Kalbleri tenvir edecek, aydýnlatacak olan O’dur. Her þeyin zimamý ve anahtarý O’nun elindedir. O isterse her þey rahatlýkla olur. Ýstemezse, en rahat þeyler dahi çok çetinleþir.” Binaenaleyh bu ifade, Hz. Yunus’un þahsýnda bizlere de bir þeyler söylemektedir. Günümüzde iç içe düþmanlar, müminlerin etrafýný çepeçevre sarmýþ; buna mukabil esbap bütün bütün sukût etmiþ, inananlar ise adeta eli-kolu baðlý meflûç durumda gibi bir halleri var. Bu açýdan onlarla, dünya çapýndaki düþmanlarý arasýnda kuvvet dengesi katiyen söz konusu deðil. Ýþte bütün bunlardan ötürü “La ilâhe illâ ente”nin içinde þu mana da vardýr: “Allah’ým! Bu kadar aðýr þartlar altýnda bütün zararlýlarý defetmek, bütün menfaatli þeyleri celbetmek Sana mahsustur. Yoldan çýkan kimselere akýl vermek Sana ait bir þeydir. Bu mevzuda bize de sabr-ý cemil ver.” Mümin, “Lâ ilâhe illa ente” derken hem bu manayý, hem de bu sözün Hz. Yunus’un hayatýnda nasýl o müthiþ harikalara vesile olduðunu düþünmeli ve kendi hayatýnda da -inþallah- pek büyük hayýrlara vesile olacaðýna inanmalýdýr.

“Ýnnî küntü minezzâlimîn”e gelince; bu ifadeyle, müminler, Cenab-ý Hakk’ýn, kendi nefislerine nazar-ý merhametini celbetme adýna þöyle demektedir: “Ya Rabbî! Biz, hemen çoðumuzu aldatan ve þaþýrtan duygularla donatýlmýþ varlýklarýz. Yer yer þehvetimiz ve öfkemiz galebe çalabilir.. Sabýrsýzlýk bize hükmedebilir ve biz bütün

bununla nefsimize zulmetmiþ olabiliriz. Bu periþaniyetimizi Senin huzurunda dillendiriyor, takatsizliðimizi ve güçsüzlüðümüzü seslendiriyor, elimizden bir þey gelmediðini ifade ile Senin sonsuz kuvvetine sýðýnýyoruz. Nazar-ý merhametini bizlerden esirgeme; Senin gibi merhametli bir Zât, bizim gibi defalarca düþmüþ kalkmýþ kimselere imdat etmezse onlarý kimse kurtaramaz. Ýþte bizim bu halimizi, Senin de o mübarek, mukaddes, müberra, muallâ ve münezzeh hususiyetini Sana arz ediyor, hakkýmýzda nazarý merhametini diliyor ve dileniyoruz.” Evet, iþte bu þekilde düþündüðümüz takdirde, Cenab-ý Hakk’ýn nazar-ý merhametini celbetmiþ oluruz. Evet, Yunus bin Metta üç tane mübarek kelime içinde, ancak her birerleri dünya ve ukba kapýlarý açacak kelimelerle hissiyatýný, bir nebiye yakýþýr þekilde Rabbi’ne takdim etmiþ ve bu duayý okur okumaz sýrlý bir elektrik düðmesine dokunur gibi balýðýn karný onun için bir tahte’l-bahr (denizaltý) olmuþ.. ve bu tahte’l-bahr onu sahil-i selamete çýkarmýþ..

His Dünyasý

Her Yerde Seni Ararým Yûnus’un ufkunda Duyur ruhuma sevgini, Kalmasýn Sen’siz kararým. Mest et ki bezminle beni, Her yerde Sen’i ararým. Dört bir yanda izler ile, Ufuklarda gözler ile, En yürekten sözler ile, Hem inler hem de yanarým. Sular gibi çaðlayarak, Sana gönül baðlayarak, Hiç durmadan aðlayarak, Herkesten Sen’i sorarým. Arzum, kendimden geçeyim, Vuslat þarabýn içeyim, Ak yolunu yol seçeyim, Baþka yollardan bîzârým. M. Fethullah Gülen Hazýrlayan : Sedat Aslanaçier


12 Nisan 2013 Cuma

6

Akil Ýnsanlar Güneydoðu Baþkaný Ensaroðlu: Faili meçhullerin yaralarý sarýlmalý A

kil Ýnsanlar Güneydoðu Anadolu Bölgesi Baþkaný Yýlmaz Ensaroðlu, yapacaklarý çalýþmalar kapsamýnda bölgede iþlenen faili meçhul cinayetlere geniþ yer ayýracaklarýný söyledi. Ensaroðlu, faali meçhul cinayetlerin açtýðý yaralarýn sarýlmasý gerektiðini belirterek, "Programýmýzda zannediyorum faili meçhul cinayetlerin maðdurlarýyla görüþme olacak. Çünkü çok ciddi yaralar açmýþ, Kürtlerin zihin ve gönül dünyasýnda ciddi yaralar açmýþ, hala kanayan ve sarýlmasý gereken birtakým dosyalar var. Yüzleþilmesi ve hesaplaþmasý gereken birtakým dosyalar bölgede. Toplumsal olarak helalleþmek baþka bir þey, ama insanlýða karþý iþlenmiþ suçlarla ilgili olarak da bir hesaplaþmayý yapmak gerekiyor. Bunlarla ilgili somut þeyler anlatmamýz mümkün olacak." dedi. Akil Ýnsanlar Güneydoðu Anadolu Bölgesi Baþkaný Yýlmaz Ensaroðlu, Diyarbakýr'da yarýn yapacaklarý ilk toplantý için þehre geldi. Diyarbakýr'da toplantý hazýrlýklarýný yapan Ensaroðlu, Cihan Haber Ajansý'na (Cihan) açýklamalarda bulundu. Ensaroðlu, "Diyarbakýr'da nasýl bir çalýþma yapacaðýmýzý arkadaþlarýmýzýn nasýl zaman ayýrabileceklerini konuþacaðýz. Her ne kadar bizim

bölgede barýþ sürecine çözüm sürecine yüzde 90'lara varan bir destek olsa da bu bölgede yaþayan insanlarýn da farklý talep beklenti ve kaygýlarý var. Burada taleplerden ötürü ülkenin geri kalan kýsmýnda farklý kaygýlar tedirginlikler var. Dolayýsýyla buradaki bütün toplumsal dinamiklerin olabildiðince tamamýna ulaþmak herkesin herkesimin görüþ öneri ve eleþtirilerini almayý sonra kendi içinde tasnif edip bir rapora dönüþtürmeye ve bunu hem karar alýcýlara hem de diðer komisyonlara iletmeye onlarý bu anlamda beslemeye çalýþacaðýz." diye konuþtu. Çalýþmalar kapsamýnda diðer bölgelerdeki komisyonlarýn raporlarýndan istifadeyle onlarda var olan düþünceleri, kaygýlarý bu bölgeye taþýyacaklarýný anlatan Ensaroðlu, "Yani herkesin kendisini gözden geçirmesini, taleplerini, üslubunu, dilini, söylemini, pozisyonunu, iliþkilerini çözüm sürecine katký saðlamaya yönelik düzeltilmesini saðlayacaðýz. Yarýn burada toplantý yaptýktan sonra belirleyeceðiz plan doðrultusunda hareket edeceðiz." dedi. Toplumun bütün kesimiyle görüþmeye özen göstereceklerini anlatan Ensaroðlu, "Kadýn çocuk gençlik dini cemaatlerle

gayrimüslim cemaatlerle herkesle görüþeceðiz. Yani kimsenin, 'bizi dinlemediler' demesini istemiyoruz. Gücümüz yettiðince herkese ulaþmaya çalýþacaðýz. Belki birbirine yakýn düþünen kuruluþlardan bir tanesini seçmek durumunda da kalabileceðiz. Ama her türlü görüþün olmasýný saðlayacaðýz." ifadelerini kullandý.

"Örgütlerin þiddetin bittiðini belirttiði dönemde öðrencilerin þiddete baþvurmasý doðru deðil" Dicle Üniversitesi'ndeki olaylara da deðinen Ensaroðlu, olaylarýn büyük bir talihsizlik olduðunu kaydetti. Ensaroðlu þunlarý söyledi: "Yýllardan beri silahlý mücadele yürüten örgütlerin artýk silahlarý susturma, silah devrinin geçtiðini ilan ettikleri, þiddet dýþý yöntemlerle siyasetle fikirleri konuþturarak mücadele zamanýn geldiðini ilan ettiði ve böylesine tutum takýndýðý bir dönemde, bütün Türkiye'nin kalýcý bir barýþýn hangi þartlarla, hangi koþullarla neler saðlayarak yapýlabileceðine kafa yorarken Dicle Üniversitesi'nde böyle olaylar olmasý son derece üzücü. Oysa biz 70'li yýllarda bunlarý býrakmýþ olmalýydýk. O dönem de vardý. Ýþte bir grup üniversitede hakimiyet kurar, biri ele geçirmeye çalýþýr beriki oraya

Polis Günü'nde Kürtçe mesaj verilmesi barýþ ümidini güçlendirdi sokakta yürürken artýk kendi üniformasýný giyebilecek kadar cesaretleri gelmiþtir. Buda aslýnda bizim barýþa ne kadar yakýn olduðumuzu gösteriyor. Sokaklarda biz artýk gaz almýyoruz. Sokakta taþ atan çocuklar görmüyoruz. Buda bizi umuda ve barýþa götürdüðünü görüyoruz. Herkes için barýþ olmasý gerekiyor inþallah olur. Bu mesajý yazan Emniyet Müdürlüðüne caný gönülden teþekkür ediyoruz. Korkmasýnlar ülke bölünmez tam tersine bir Mozambik gibi birleþirler.” diye konuþtu.

Þ

ýrnak’ýn Cizre Ýlçe Emniyet Müdürlüðü, 10 Nisan Polis Haftasý dolayýsýyla hazýrlattýðý afiþde barýþ sürecine yer vererek, Kürtçe olarak vatandaþlardan barýþ ve kardeþliðe el uzatmasýný istedi. Emniyet teþkilatýnýn 168. yýldönümü dolayýsýyla dün Kürtçe mevlit okutan Cizre Ýlçe Emniyet Müdürlüðü, þimdi de Cizre’nin en iþlek caddesinde bulunan dev dijital reklam panosunda barýþ ve kardeþlik mesajlarý verdi. Özellikle barýþ ve kardeþlik mesajlarýn Kürtçe olmasý Cizreliler tarafýndan büyük ilgi görmesine neden oldu. Reklam panosunda þu ifadeler geçiyor; “Kardeþlik ve barýþa gelin sizde el uzatýn (Werýn hun jý dest býdýn býratiu aþitiye.). Halk için emniyet(Jý bo gel ewlehi). Adalet için hizmet( Jý bo dadmendiye xýzmet). Sizin huzurunuz bizim gururumuzdur(Aramiya we serbýlýndiya me ye).” Dijital ekranda yayýnlanan bir klip ise oldukça dikkat çekici. Çevik kuvvet polisi ile taþ atan çocuklar arasýnda gerçekleþen olay anlatýlýyor. Taþ atan çocuða karþý bir polis memuru kaskýný kafasýndan çýkarýyor. Polisin bu hareketini gören çocukta elindeki taþý yere býrakýyor. Daha sonra polis memuru yandaki bakkala gidip bir futbol topu alýyor. Aldýðý futbol topunu taþ atan çocuklara göndererek karþýlýklý futbol maçý oynamaya baþlýyorlar.

Bu yazý kardeþliðimizi güçlendirdi Cizre emniyetin bu hareketinden memnun kalan Cizreli vatandaþlar memnuniyetini Cihan Haber Ajansý’na (CÝHAN) anlattý. 20-30 sene önce yapýlmasý gerekenin yeni yeni yapýldýðýný söyleyen Yasin Taþdemir isimli vatandaþ, “Her zaman bizi birbirimize düþürdüler. Sanki Kürtçe yazýlsa vatan, millet

bölünecek. TRT Þeþ’in açýldý ne vatan bölündü ne de millet bölündü. Bu yazý da daha çok kardeþliðimizi güçlendirdi. Aslýnda olmasý gerekende buydu. Bu yazý bizi umuda ve barýþa götürdü. Bu coðrafyada yýllardýr sürekli kan barut olmuþ, kardeþlik hiçbir zaman egemen olmamýþtýr. Buda bazý egemen güçlerinin, bazý insanlarýn ve silah tüccarlarýn iþine geldiði için burada barýþ saðlanamamýþtýr. Halbuki biz bu coðrafyada kardeþiz. Olmasý gerekende budur. Biz barýþ sürecinden umutluyuz. Ýnþallah barýþ olur. Ama hala bazý siyasi parti liderleri sanki oyuncaklarý elinden alýnýyor gibi bazýlarý kuduruyorlar. Onlarýn kudurmalarýna raðmen yine bu ülkede barýþ hakimiyet olacaktýr. Bu coðrafyada en çok ezilen halk olmamýza raðmen biz yine de barýþ istiyoruz. Buda bizim ne kadar erdemli insanlar olduðumuzu gösteriyor.” dedi.

Emniyetin bu yazýsýný büyük gururla karþýladým Vatandaþ Zeki Macartay da þöyle konuþtu: “Bu gibi bölgenin bir vatandaþý olarak Emniyet Müdürlüðümüz tarafýndan yazýlan bu Kürtçe barýþ mesajlarýný gerçekten ben þimdi gördüðümde büyük bir gururla karþýladým. Çünkü bu þekilde yazýlan yazýlar zaman haline göre, Türkiye Cumhuriyeti’ne göre kardeþlik ruhuna iþlenmiþ güzel bir örnektir. Belki geç kalýnmýþ olabilir ama geçin neresinden dönersen dön orada bir fayda vardýr. Þuanda Doðu Güneydoðu illerin çoðunda Kürtçe halkýn çoðunluk olduðu için bu gibi yazýlar Emniyet Müdürlüðün ne kadar geliþmiþ olduðunu ve iyi niyetli olduðunu gösteriyor. Yani içinde yaþayan bütün insanlarýn birlikteliðin yaþamanýn, her insanýn istediði gibi örf ve adetlerini yaþanabilecek ve yaþatýlabilecek bir örnektir. Bende bu bölgenin bir vatandaþý olarak Emniyet Müdürümüz Ercan Ýçli’ye buradaki yazýlan yazýnýn güzel örneðinden dolayý teþekkür ediyorum.”

Barýþa olan umudum daha da arttý Diðer siyasi partilerin sözde sosyal demokrat partiler olduðunu ifade eden Yasin Taþdemir, “ Ama sadece sosyal demokrat parti tabelalarýnda vardýr. Barýþa geldiði zaman barýþtan kaçýyorlar, uzlaþmadan kaçýyorlar. Ondan sonra sürekli topu baþkasýna atýyorlar. Burada Emniyet Müdürlüðün yazýsýný görünce ben þahsen bir Kürt vatandaþý olarak çok sevindim. Ben 8 aydýr Cizre’de bulunuyorum ilk kez artýk barýþa olan umudum daha çok artmýþtýr. Özellikle son zamanlarda barýþ sürecinin baþlamasýyla beraber ben alanlarda, sahalarda artýk bizim polislerimizde bir yere bir markete girdiðinde, bir

Polis ve halk birlikte Barýþ sürecinde yürümesi güzel bir adýmdýr Þerzat Oðun ise “Bu güzel bir hizmettir. Böyle halk ile polis bu barýþ sürecinde birlikte desteklemesi ve sürdürmesi güzel bir adýmdýr. Kürtçe olarak barýþ mesajlarý verilmesi kötü bir þey deðil tam tersine güzel bir þeydir. Sonuçta yüzde 90’ý bu halk Kürt’tür. Kendi dilinde böyle bir yazý görmeleri ve okumalarý güzel hizmettir ve barýþ süreci içinde güzel bir adým olur. Bu duruma kimse bozulmasýn, üzülmesin böyle þeyleri büyük görmesinler bunlar normal ve güzel þeylerdir. Allah’ýn izni ile güzel adýmlardýr. Barýþ süreci devam ederse çok mutlu olacaðýz.” ifadelerini kullandý. Yaþlý bir amca da Kürtçe olarak þunlarý söyledi: “Biz çok mutlu olduk.

sokmaz... Gençler bunlarý artýk 2000'li yýllar Türkiyesinde geride býrakmasý gereken þeyler. Bunlarla sadece kendilerine deðil bütün topluma zarar veriyorlar. Umuyorum büyükleri de sorumlu davranýr, kýsa sürede bir çözüme baðlarlar. Dicle Üniversitesi'nde öðrenciler farklýlýklarýna raðmen karþýlýklý konuþma, okuma, herkes birbirini

ikna etmek zorunda deðil. Biz barýþý niye istiyoruz, diyoruz ki kamu otoritesi yýllardan beri bu bölgede ciddi baskýlar uyguladý. Çoðulcullaþmamýzý, kendimizi geliþtirmemizi engelledi. Bunu eleþtirirken bizim gençlik örgütleri otoriterleþmeye baþlarsa burada baþka bir sorun var demektir.” (CÝHAN)

Provokasyon ihtimaline dikkati çeken Saraç: Kulüp faaliyeti neden sorun oldu?

D

icle Üniversitesi(DÜ) Rektörü Ayþegül Jale Saraç, üniversitede öðrenci kulüplerinin sürekli çeþitli faaliyetlerde bulunduðunu, bu zamana kadar da hiçbir sorunun yaþanmadýðýný söyledi. Olaylarýn kulüp faaliyeti bahanesiyle çýkmasýnýn çok ilginç olduðunu belirten Saraç, provokasyon ihtimaline dikkati çekerek, “Neden bugün oldu? Tüm Türkiye’de bu süreci akamete uðratma gibi kamuoyu ve bizlerin aklýna gelen bu. Bugüne kadar hiçbir þey yokken, her gün kulüpler bu þekilde faaliyetlerini yaparken ne oldu da birden bire bir kulübün faaliyet sorun oldu?” sorularýný sordu. Dicle Üniversitesi Rektörü Saraç, Türkiye’de güzel bir sürece girildiðini, bu sürecin baþarýlý bir þekilde devamý için millet olarak herkesin elinden geleni yapmasý gerektiðini söyledi. Sürecin akamete uðratýlmasý için Türkiye’de çeþitli illerde ve üniversitelerde provokasyonlarýn yapýldýðýný kaydeden Saraç, Dicle Üniversitesi’nde de son günlerde provokatif olaylarýn yaþandýðýný dile getirdi. Üniversitede yaþanan olaylarý yönetim olarak takip ettiklerini ifade eden Saraç, olaylarý kastederek, “Tahminimize göre üniversitemizde de böyle bir süreç yaþanmakta.” ifadesine yer verdi. Üniversitenin normalde çok huzurlu bir mekan olduðunu dile anlatan Saraç, þunlarý söyledi: “Türkiye'nin en huzurlu üniversitelerinden birisi. Bu huzur ortamýný son birkaç gün içerisinde bozmaya yönelik provokatif olaylar yaþandý maalesef. Aslýnda olayýn

çýkýþýna baktýðýmýzda çok basit bir olaydan baþlamýþ gibi gözüküyor. Üç gündür biz yönetim olarak son derece hassasiyetle bu konuyla ilgileniyoruz. Gerek bizler, gerek bu konuda gerekli kurumlarla iþ birliði yaparak bu konuda gerekli hassasiyeti gösteriyoruz.” Saraç, senato toplantýsý sonrasýnda üniversitede eðitimde 3 günlük ara verme kararý alýndýðýný açýkladý. Üniversitede öðrenci kulüplerinin çok sýk faaliyet yaptýklarýný, zaman zaman ayný gün 3 -4 kulübün faaliyette bulunduðu bilgisini veren Saraç, olaylarýn kulüp faaliyetinde çýkmasýnýn þaþýrtýcý olduðunu belirterek, þöyle konuþtu: “Neden bugün oldu? Tüm Türkiye’de bu süreci akamete uðratma gibi kamuoyu ve bizlerin aklýna gelen bu. Bugüne kadar hiçbir þey yokken her gün kulüpler bu þekilde faaliyetlerini yaparken ne oldu da birden bire bir kulübün faaliyet sorun oldu? Katýlýmcýlara baktýðýnýzda çocuklar, kadýnlar. Öyle deðiþik bir þey de yok. Halka da açýk bu konferanslarýmýz. Ne oldu? Bence konunun ana püf noktasý bu. Bizleri bu konuda en çok düþündüren konu bu. Bu da sürecin akamete uðratýlmasýyla ilgili provokatif eylemlerden birinin de burasý olduðunu düþündürüyor bizlere.” Saraç, olaylarda 4 öðrencinin yaralandýðýný; bunlardan birinin ayaðýndan, 2 öðrencinin kalçasýndan, bir öðrencinin ise karnýndan yaralandýðýný söyledi. Bir baþka öðrencinin ise hem göðsünden hem karnýndan yaralandýðýný dile getiren Saraç, üniversiteyle alakasý olmayan bir kiþinin de yaralandýðýný kaydetti. (CÝHAN)

Birecik’te kitap fuarý açýldý

Þ

anlýurfa’nýn Birecik ilçesinde kitap fuarý açýldý. Fuar, 9- 14 Nisan tarihlerinde açýk olacak. Fuarýn açýlýþýna Birecik Kaymakamý Fehmi Sinan Niyazi, Birecik Belediye Baþkaný Av. Faruk Pýnarbaþý, Birecik Müftüsü Mekki Solmaz, Ýlçe Jandarma Komutaný Dursun Çiftçi, Ýlçe Emniyet Müdürü Barýþ Ertuðrul, kurum müdürleri, daire amirleri ve öðrenciler katýldý. Açýlýþta konuþan Birecik Kaymakamý Fehmi Sinan Niyazi, “Ýnsanoðlunun icat ettiði þeyler arasýnda bir sýralama yapýlýrsa herhalde yazý en baþta gelir. Çünkü þu an öðrendiðimiz her þeyi gelecek nesillere aktarmayý ancak yazarak baþarabiliriz. Eðer yazý olmasaydý insanlýk düþüncelerini bir sonraki nesillere aktaramaz ve insanlýk düþünce açýsýndan kýsýr kalýrdý. Dolayýsý ile Birecik gibi bir ilçede kitap fuarýnýn açýlmasý teþebbüsü bile göðsümüzü kabartmaya

yeter." þeklinde konuþtu. Belediye Baþkaný Av. Faruk Pýnarbaþý ise “Kitaplarýn önemine vurgu yaparak, bu organizasyonu yapan kiþilere çok teþekkür ediyorum." dedi. Kitap fuarýnýn organizasyonunu yapan Müslüm Kaðan da amaçlarýnýn çocuklara kendi birikimleri ile kitap alma alýþkanlýðý kazandýrmak ve tasarruflu olmayý aþýlamak olduðunu söyledi. Kaðan, açýlýþa katýlan eðitimci yazar Ahmet Maraþlý’nýn kendisine ait kitaplarýný imzalamasýnýn hoþ bir ortam oluþturduðunu ifade etti. (CÝHAN)


12 Nisan 2013 Cuma Gazete Sayfaları  

12 Nisan 2013 Cuma Gazete Sayfaları

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you