Issuu on Google+

Üniversiteden 'Mardin Ýþrak Günleri' semineri M Sedat Aslanaçier

ardin Artuklu Üniversitesi Felsefe Bölümü ve Mimarlýk Fakültesi’nin iþbirliðinde düzenlenecek, 'Mardin Ýþrak Günleri' seminerlerinin ilki, 1012 Mayýs 2013 tarihleri arasýnda Mimarlýk fakültesi binasýnda gerçekleþtirilecek. Ýþrâkîlik Ekolü’nün, 'Sühreverdî' özelinde ele alýnarak gündeme getirileceði ve 2 gün sürecek seminerin birinci gününde, 'Sühreverdî’nin Yaþadýðý Dönemde Tarihsel ve Siyasî Koþullar’, ’Kadîm Ýran Dinleri ve Sühreverdî’nin Ýþrak Felsefesi’, ’Meþrîkî Düþünceden Ýþrâkî Felsefeye’, ’Ýþrâkîlik Bir Tavýr mýdýr Yoksa Müstakil Bir Ekol müdür?’, ’Sühreverdî’de Nefs Teorisi

ve Ruh Göçü’ temalý oturumlar þeklinde yapýlacak. 'Mardin Ýþrak Günler' seminerine katýlacak olanlarýn; Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden, kendi alanlarýnda uzmanlaþmýþ çok deðerli akademisyen ve araþtýrmacýlardan oluþtuðunu kaydeden Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, Ýþrâkîlik’in Ýslam felsefesinin en dinamik ve özgün bir ekolü olarak Þihâbuddîn Sühreverdî’nin öncülüðünde Fars entelektüel muhitinde devam ettiðini bilgisini verdi. Rektör Omay, bilgiyi insanýn sezgisel bir yolla keþfedebileceðini öne süren teozofik ve gnostik bir düþünce akýmý olan Ýþrâkîlik’in modern akademik çevrelerce en az

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

ilgiyi gördüðünü savunarak, “Üniversitemiz kurulduðu günden bu yana insaný ve bilgiyi merkeze koyup, asýrlarca marifet ve kültürel birikimin ev sahipliðini yapmýþ bir þehrin soluklaþmýþ ihtiþamýna yeniden canlýlýk kazandýrma vizyonuyla hareket etmektedir.” dedi. Bir þehrin, ancak ve ancak fikirsel dinamiklerini harekete geçirmesi durumunda maddi ve manevi alanlarda cazibe odaðý haline gelebileceðini ifade eden Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü, 2 gün sürecek seminer programý ve ele alýnacak konular hakkýnda ayrýntýlý bilgi verdi. Rektör Omay, “Mardin’in marifet dünyasýný zenginleþtirecek böylesine nitelikli bir çalýþmaya imza attýklarý için Mardin Artuklu Üniversitesi Felsefe ve Mimarlýk

11 Mayýs 2013 Cumartesi

Bölümü akademisyenlerini kutluyorum.” dedi. Mimarlýk Fakültesi binasýnda 10-12 Mayýs 2013 tarihleri arasýnda gerçekleþtirilecek ve ikinci gününde ‘Sühreverdî’nin Felsefî Tasavvuf Düþüncesinde Marifet’,’ Sühreverdî Epitemolojisinde Huzûrî Bilgi’,’

Fiziksel Evrenin Bütünleþtirilmesi için Erken Bir Teþebbüs: Sühreverdî'de Miktar Kavramý’, ’Misâl Kavramý ve Sühreverdî'nin Platonik Ýdeleri’ gibi baþlýklarýn sunulacaðý 'Mardin Ýþrak Günleri' semineri tartýþma, müzakere ve 'musahabeyle' sona erecek.

Yýl: 9 Sayý 2644 Fiyatý :25 Kr

‘Kentsel Dönüþüm yasasý ile

ülkemiz yeniden imar edilecek’ Baþkan Ayanoðlu Engellilerle yemekte bir araya geldi Ýsmail Erkar

M

ardin Belediyesi Engelliler Birimi, Mardin'de ki engelli vatandaþlarý ve ailelerini yemekte buluþturdu. Engelliler Haftasý nedeniyle düzenlenen etkinliðe Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu ile Türkiye Sakatlar Derneði Mardin Þube Baþkaný ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Baþkan Yardýmcýsý Sayýn Hasan Anuk ta katýldý. Son derece neþeli geçen yemekli etkinlikte konuþma yapan Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, engelli vatandaþlar için farkýndalýk duygusunun her zaman canlý tutulmasý gerektiðini söyleyerek; "Keþke yeryüzünde hiç engelli olmasa keþke hiç hastalýk olmasa. Eminim herkesin temennisi budur.Ama Takdir-i Ýlahi gereði bazýlarý engelli bazýlarý hasta oluyor.Bizlere düþen bu kardeþlerimiz için olabildiðince hayatý yaþamý kolaylaþtýrmaktr. Belediye olarak yeni yaptýðýmýz ve yapacaðýmýz kaldýrým ve yollarý, binalarý engelli vatandaþlarýmýzýn rahat edebileceði þekilde düzenliyoruz. Engelli vatandaþlarýmýzýn sosyal ve kültürel faaliyetlerde aktif olarak bulunmalarýný saðlamak için çalýþmalar yapýyoruz. Belediye bünyesinde kurmuþ olduðumuz Engelliler Birimi her konuda sizlere yardýmcý olmaya devam etmektedir."dedi. Baþkan Ayanoðlu, konuþmasýnýn ardýndan yemeðe katýlan engelli vatandaþlarla sohbet ederek þakalaþtý. Belediyeye ait servis araçlarýyla evlerinden alýnan engelli vatandaþlar, etkinliðin bitmesinin ardýndan tekrar servis araçlarýyla evlerine götürüldü.

Halil Ýbrahim Metin kentsel dönüþüm yasasýný son yýllardaki en kapsamlý ve en faydalý yasalardan olduðunu dile getirerek " 6306 sayýlý kentsel dönüþüm yasasý ile ülkemiz yeniden imar edilmektedir...

M

ÜSÝAD Mardin þubesinin geleneksel Dost Meclisinin bu haftaki konuðu Çevre ve Þehircilik il Müdürlüðü oldu. MÜSÝAD MARDÝN þubesi yönetim kurulu üyesi Ercan Erbek’in ev sahipliðinde Maraþparkcaferestaurantta yapýlan dost meclisi kalabalýk bir heyetle yapýldý. Toplantýya MÜSÝAD Mardin þube Baþkaný Mehmet Ali Dündar ,kurucu baþkan Kazým Aksoy, GençMÜSÝAD baþkaný Gazi Yýldýz, Çevre ve Þehircilik Ýl Müdürü Halil ibrahim Metin, il Müdür Yardýmcýlarý Halil Kösesoy, Alattin Demirat, Huseyin Aras ,M. Derviþ Gönüller ve MÜSÝAD Mardin üyeleri katýldý. Sayfa 2’de

Altan Tan: BDP yeni anayasadan umutsuz

Ýsveçli parlamenterlerden Vali Ayvaz’a ziyaret

B

arýþ ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakýr Milletvekili Altan Tan, Anayasa Uzlaþma Komisyonu’nda bel kemiði olan ana maddelerde 4 parti arasýnda uzlaþma saðlanamadýðýný ifade etti. Sayfa 3’te

Ali Edis

B

ir dizi gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Mardin'e gelen Ýsveçli parlamenterler Yýlmaz Kerimo ve Jacop Johnsson, Vali Turhan Ayvaz’a nezaket ziyaretinde bulundu. Mardin ilinin sosyal, ekonomik, turizm konularý hakkýnda parlamenterlere bilgi veren Vali Turhan Ayvaz, Mardin'in huzur ve güvenlik açýsýndan son derece güvenilir bir þehir olduðunu söyledi. Yýlda bir milyon turisti aðýrlayan Mardin’in son yýllarda gerek sanayide ve gerekse turizmde önemli geliþmeler yaþadýðýný belirten Ayvaz, "7 bin

Emniyetten çarpýcý rapor: Silahlarýn yüzde 80'i ruhsatsýz

yýllýk tarihi kentin farklý diller, dinler ve kültürleri dünyaya hoþgörü mesajlarý vermektedir." dedi. Þehrin tarihi yapýsýnýn resmedildiði tablolarý gören parlamenterler, Mardin'in çok özel bir þehir olduðunu ifade etti. Vali Turhan Ayvaz parlamenterlere Ýsmet Yedikardeþ’in eserlerinin bulunduðu plaket hediye etti.

T

ürkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 'Silah Kanunu Tasarýsý' görüþülürken; Emniyetin hazýrladýðý silah kaçakçýlýðý raporu ise Türkiye'nin geldiði noktayý gözler önüne seriyor. Asayiþ olaylarýnda kullanýlan silahlarýn yaklaþýk yüzde 80'inin ruhsatsýz olduðu ortaya çýktý. Sayfa 3’te


11 Mayýs 2013 Cumartesi

2

‘Kentsel Dönüþüm yasasý ile

ülkemiz yeniden imar edilecek’ M. Sait Çakar

M

ÜSÝAD Mardin þubesinin geleneksel Dost Meclisinin bu haftaki konuðu Çevre ve Þehircilik il Müdürlüðü idi. MÜSÝAD MARDÝN þubesi yönetim kurulu üyesi Ercan Erbek’in ev sahipliðinde Maraþparkcafe-restaurantta yapýlan dost meclisi kalabalýk bir heyetle yapýldý. Toplantýya MÜSÝAD Mardin þube Baþkaný Mehmet Ali Dündar ,kurucu baþkan Kazým Aksoy, GençMÜSÝAD baþkaný Gazi Yýldýz, Çevre ve Þehircilik Ýl Müdürü Halil ibrahimMetin,il Müdür Yardýmcýlarý Halil Kösesoy, Alattin Demirat, Huseyin Aras ,M. Derviþ Gönüller ve MÜSÝAD Mardin üyeleri katýldý. Toplantýnýn açýlýþ konuþmasýný yapan MÜSÝAD Mardin Þube Baþkaný Mehmet Ali Dündar katýlýmcýlara dost meclisine katýlýmlarýndan dolayý teþekkür ederek,son dönemin en gözde konusu olan çevre ve þehircilik konusunu masaya yatýrma gereði hissettiklerini dile getirdi.Gelenekselleþen dost meclislerinin Mardin’ i ilgilendiren her konuda devam edeceðini söyledi. Dost meclisinde söz alan Çevre ve Þehircilik Ýl Müdürü Halil Ýbrahim Metin, davetlerinden dolayý MÜSÝAD Mardin þubesine teþekkür ederek böyle bir mecliste olmalarýndan dolayý duyduklarý memnuniyeti dile getirdi. Metin "MÜSÝAD’ýn bizleri davet ederek çevre ve þehircilik konusunu gündeme taþýmalarý ve MÜSÝAD üyelerine sunum yapma þansý verdiði için Baþkan ve yönetimine teþekkür ediyorum. Son dönemde deðiþen mevzuatlarla beraber müdürlüðümüzün yetki ve sorumluluk alanlarý daha da geniþledi. Çevre Müdürlüðünün de bünyemize katýlmasý ile yükümlülüklerimiz arttý. Yeni düzenlemelerle kentsel dönüþümün yanýnda, çevre, imar, ruhsatlandýrma, ýsý yalýtým gibi konular da yetki kapsamýmýza alýndý. Tabiat varlýklarýný koruma yükümlülüðü de müdürlüðümüze

devredildi. Yerel yönetimlerin deðiþik nedenlerle vermekte geciktiði ya da týkandýðý her türlü imar tadilat ve ruhsatlandýrma iþlemlerini artýk il müdürlüðümüz bünyesinde gerçekleþtirebilmekteyiz.Buda vatandaþýn daha hýzlý hizmet almasýný saðlayacaktýr" dedi.

sektörü yani bir sürece girmiþtir. Yaþanýlabilir konutlarýn inþasý,deprem riskimizi minimuma indirgerken,iç talebimizin en az on yýl boyunca inþaat sektörü adýna canlý kalmasý saðlanacaktýr. Ancak kentsel dönüþümde iþadamlarý olarak birinci önceliðimiz ekonomik kazanç olmamalýdýr. Yatýrýmcý mutlaka kar etme esasýna göre faaliyet Halil Ýbrahim Metin kentsel dönüþüm gösterirken, kentsel dönüþümde bize göre kar yasasýný son yýllardaki en kapsamlý ve en öncelik olmamalýdýr. Yakýn geçmiþte faydalý yasalardan olduðunu dile getirerek " yaþadýðýmýz deprem felaketleri,bu yasanýn ne 6306 sayýlý kentsel dönüþüm yasasý ile kadar önemli ve gerekli olduðunu bize ülkemiz yeniden imar edilmektedir. Bu yasa kapsamýnda ikameti sakýncalý eski konutlarýn göstermektedir.Baþta Sayýn Baþbakanýmýz yýkýlarak yerlerine yaþanabilir alanlarýn inþasý olmak üzere hükumetimize bu yasayý hayata geçirdikleri için MÜSÝAD olarak hedeflenmektedir. Yasa kapsamýnda devletin þükranlarýmýzý sunuyoruz.MÜSÝAD olarak 6 bir sürü teþviðimevcuttur. Bu destekler; kira ay önce Karadeniz Ereðli de, SayýnBakanýmýz desteði,her türlü harçtan muafiyet ile çok Erdoðan Bayraktar‘ýn katýlýmý ile iki gün düþük faizli kredi kullanma imkâný süren Genel Ýdare Kurulumuzda kentsel doðurmaktadýr.Yani,eski konutunu kentsel dönüþüm yasasýný ve getirilerini tartýþmaya dönüþüm kapsamýnda yenileyen bir açmýþtýk.MÜSÝAD Mardin olarak ta kentsel vatandaþýmýza devlet,18 ay boyunca 550,00 dönüþüm alanýnda yetkili ilk ve tek TL kira yardýmý,baðýmsýz bölüm baþýna firma,binalara Enerji Kimlik Belgesi verme 100.000,00TL’ye kadar düþük faizli kredi yetkisine sahip bir firma ile Mardin de ikinci kullanma imkaný verirken,her türlü tapu ve ve en kapsamlý inþaat analiz laboratuvarýný belediye harcýndan muaf olma þansý üyelerimiz,ortaklýk misyonumuza uygun vermektedir.Bunun baþlangýç noktasý da hak olarak faaliyete geçirmiþlerdir.Þu an itibariyle sahiplerinin ,yetkilendirilmiþ firmalara Mardin de 5000 yakýn konut yatýrýmý bulunan yapacaðý bir müracaat ile olacaktýr.Bu devasa MÜSÝAD Mardin üyeleri olarak, projenin sadece kar marjý temelinde deðerlendirilmemesi gerekir.Mardin Çevre ve yatýrýmlarýmýzý Mardinimizin daha yaþanýlýr bir þehir olmasýna yönelik artacaktýr”.dedi Þehircilik Ýl Müdürlüðümüz, ülkemizin bu alanda en sorunsuz müdürlükleri arasýnda “En büyük yatýrýmýmýz çözüm sürecine olup,yatýrýmcýlarýmýza her türlü desteði destek olmalý” vermeye hazýrdýr‘dedi. Dündar “Çözüm süreci ile birlikte “Kentsel dönüþümde kar etmek önceliðimiz canlanan ekonomimize her kesimin katkýda olmalý” bulunmasýný arzuluyoruz.Süreçle birlikte barýþ ikliminin kendini MÜSÝAD Mardin þube baþkaný hissettirmesi,dýþarýdan da sermaye akýþýný Mehmet Ali Dündar ise konuþmasýnda hýzlandýracaktýr. Mardin in Büyükþehir olmasý neticesinde

Çevre ve Þehircilik il Müdürlüðünün sorumluluðunun arttýðýný, Ýl özel idaresinin de kapatýlýyor olmasýndan dolayý, hedeflenen büyük projelerin denetiminin kendilerine verildiðini söyledi. Dündar “Kentsel dönüþüm gibi tarihi bir yasayla ülkemizde inþaat

6 Mayýs günü MÜSÝAD Genel Baþkanýmýz Sayýn Nail Olpak baþkanlýðýnda genel merkezimizin,genel kurul sonrasý ilk yönetim kurulu toplantýsý ile beraber sektör kurullarýmýzýn baþkanlarý ve tüm þube baþkanlarýmýzýn katýldýðý geniþletilmiþ baþkanlar toplantýmýzý Batmanda gerçekleþtirdik. Bundaki amacýmýz,çözüm sürecine olan desteðimizi yinelemek ve ülkemizin batýsýnda çalýþan iþadamlarýmýzý bölgeye davet etmektir. Bizim en büyük yatýrýmýmýz,ve kazancýmýz çözüm sürecinin baþarý ile nihayete erdirilmesi olacaktýr.”dedi Dost meclisi MÜSÝAD üyelerinin konu ile ilgili sorularý ve katýlýmcý þube müdürlerinin verdikleri cevaplarla devam etti.MÜSÝAD Mardin þube baþkaný Mehmet Ali Dündar katýlýmlarý anýsýna Çevre ve Þehircilik Ýl Müdürü Halil Ýbrahim Metin’ e plaket sunarken,toplantý yapýlan ikramlarla sona erdi.

Sosyal Güvenlik Haftasý etkinliði Ýsmail Erkar

S

osyal Güvenlik Kurumu (SGK) Müdürlüðü, 'Saðlýk Güvenlik Haftasý' dolayýsýyla gazetecilerle bir araya geldi. Basýn toplantýsýna Vali Yardýmcýsý Müfit Gültekin, SGK Ýl Müdürü Mehmet Salih Ýlhan, kurum çalýþanlarý ve basýn mensuplarý katýldý. SGK Ýl Müdürü Mehmet Salih Ýlhan, Sosyal Güvenlik Haftasý, farkýndalýk oluþturmak, bilgilendirmek ve bilinçlendirmek açýsýndan Sosyal Güvenlik Haftasý etkinliklerinin büyük önem taþýdýðýný belirtti. Ýlhan, "SSK, Bað-Kur, Emekli

Sandýðý Kurumlarý birleþtirerek, Sosyal Güvenlik Kurumu adýný almýþlardýr. Beþ yýldýr yapmýþ olduðumuz Sosyal Güvenlik Kurumu Haftasýyla amacýmýza ulaþtýðýmýzý söyleyebiliriz. Yediden yetmiþe hepimizin yanýnda olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nu herkese ve her kesime tanýtmak insanlarda sosyal güvenlik bilincini yaygýnlaþtýrmak amacýyla bugüne kadar düzenlediðimiz etkinliklerle sivil toplum örgütleri ve kitle iletiþim araçlarýyla vatandaþlarýmýza ulaþmaktayýz. Sosyal Güvenlik Reformu ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tüm vatandaþlara saðladýðý hizmetin daha etkin, daha hýzlý ve daha kaliteli olabilmesi için sürekli bir yenileme ve geliþtirme

anlayýþýný hayatýmýzda daha hissedilir bir hale getirmektir. Geçen beþ yýl içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu il müdürlükleri ve merkez müdürlükleriyle hizmet odaklý olarak epey mesafe aldýðýmýzý düþünüyoruz. Haftanýn tüm insanlara hayýrlý olmasýný bugünden yarýna SGK'nýn hep yanýmýzda olduðunun bilinmesi istiyoruz" dedi.

Ev kurul kararýyla yýkýldý ailesiyle açýkta kaldý Arþiv

D

iyarbakýr Kültür ve Tabiat Varlýðýný Koruma Bölge Kurulu Mardin merkeze baðlý Dara köyünde izinsiz yapýlan inþaatlarýn yýkýlmasý yönünde karar verdi. Köyün dýþýnda yapýlan eve yýkým kararý verirken, tarihi kalýntýlarýn üzerinde yapýlan evlere yýkým kararý çýkmamasý ise tepkilere neden oldu. Dara köyünde üç yýl önce 70 bin TL harcayarak yaptýrdýðý ev yýkýlan Tahir Daraeli, Diyarbakýr Kültür ve Tabiat Varlýðýný Koruma Bölge Kurulu'un verdiði yýkým kararýna tepki gösterdi. Üç çocuðu ve eþyalarý ile birlikte açýkta kaldýðýný belirten Daraeli, evi yaparken hiç kimsenin kendisini uyarmadýðýný söyledi. Daraeli, "Yýllarca inþaatlarda amelelik yapýp çalýþarak çoluk çocuðumun baþýný sokacak bir ev yaptým. Evi bitirince gelip evimi yýktýlar. 3 çocuðum ile birlikte açýkta kaldýk. Dýþarýda yatýyoruz. Köyde tarihi kalýntýlarýn üzerinde yapýlan binalar yýkýlmadý. Onlara göz yumuluyor. Ben köyün dýþýnda ev yaptým. Onu da yýktýlar. Bu adalet midir?" diye sordu. Kucaðýndaki 5 aylýk bebeði ile eþyalarýn baþýnda

Mesob Baþkaný Gazan’dan 'Engelliler Haftasý' mesajý Ali Edis

1

0-16 Mayýs tarihleri arasýnda kutlanan Engelliler Haftasý dolayýsýyla bir mesaj yayýnlayan Mesob Baþkaný Doðan Gazan, bütün engelli vatandaþlara engelsiz bir yaþam dileyerek, hayatýn her alanýna engelli vatandaþlarýmýzýn da katýlýmýný tam ve eþit olarak saðladýðýmýz zaman, hak ve eþitliði de saðlamýþ oluruz. Baþkan Gazan’ýn mesajý þöyle, "Tüm dünyada olduðu gibi ülkemizde de engelli vatandaþlarýmýz toplumun önemli bir kesimini oluþturmaktadýr. Bundan dolayý engellilik sadece engelli vatandaþýmýz veya ailesini deðil, herkesi ilgilendiren önemli bir konudur. Engelli vatandaþlarýmýza acýyarak, yardým etme duygusu ile deðil, onlarý toplumun bir parçasý olarak görüp, hayata katýlýmlarýný

saðlamak hepimizin ortak görevidir. Eðitimden saðlýða, kültür ve sanattan, spor ve kent yaþamýna, ulaþýmdan sosyal yaþama kadar, hayatýn her alanýna engelli vatandaþlarýmýzýn da katýlýmýný tam ve eþit olarak saðladýðýmýz zaman, hak ve eþitliði de saðlamýþ oluruz. Bu duygu ve düþüncelerle tüm engelli vatandaþlarýmýzýn Engelliler Haftasý’ný kutlar, aileleriyle birlikte, saðlýklý, mutlu ve huzurlu bir yaþam geçirmelerini diliyorum.”

gözyaþý döken Daraeli’in eþi Azize Daraeli ise yaþadýðý olaydan dolayý psikolojisinin bozulduðunu dile getirdi. Yýllardýr eþinin inþaatlarda çalýþarak biriktirdiði para ile baþlarýný sokacak bir ev yaptýklarýný belirten Daraeli, "Evi yaparken kimse gelip 'burada ev yapamazsýnýz' demedi. Ev bitince 3 ay önce gelip evimizi yýkacaklarýný söylediler. Þimdi evimizi yýktýlar. Çocuklarýmla birlikte açýkta kaldýk. Yetkililerden yardým bekliyoruz." dedi. "Köylüler maðdur ediliyor" Mardin Dara köyü muhtarý Ýbrahim Bilgiç, Diyarbakýr Kültür ve Tabiat Varlýðýný Koruma Bölge Kurulu'nun verdiði yýkým kararýna tepki gösterdi. Yýkým kararý yüzünden ailenin durumunun periþan olduðunu belirten Bilgiç, "Dara köyü yaklaþýk 40 yýldýr birinci derece arkeolojik sit alanýnda bulunmasý sebebiyle köy halký büyük sýkýntý yaþamakta. Kendi mülkiyetleri içinde esarete maruz kalmýþ eli ve ayaklarý baðlanmýþ durumdadýr. Onurlarý ayaklar altýna alýnmýþ göç etmeye mecbur býrakýlmýþtýr. Defalarca müracaat edilmesine raðmen, ilgili kurumlar bu halk için çözüm yolunda bir adým atmamýþtýr. Devletimiz ve Koruma Kurulu bu maðdur insanlar için hiçbir zaman insan onuru düþünülmemiþ bir taþ parçasý insandan daha kýymetli olduðunu savunmuþtur.” dedi Köyde 200 hane bulunduðunu ifade eden Bilgiç, tarihin üzerinde ev yapmýþ yaklaþýk 30–40 ev var. Sadece bu evin yýkýlma kararý verildi. Þu anda çoluk çocuklarý ile birlikte açýkta kaldýlar. Dara köyünün acilen kamulaþtýrarak, hak sahiplerine ihtiyacý karþýlayacak bedel veya konutlarýn yapýlmasý gerekir. Dara arkeolojik sit alanýnda ilk defa yapýlan koruma amaçlý imar planý sonuçlanýp, maðdur köy sakinlerine bir yol gösterilene kadar kurul kararýyla yýkýmý istenen yapýlarýn yýkýlmasýnýn ileriki bir tarihe alýnmasý gerekir.” diye konuþtu. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

11 Mayýs 2013 Cumartesi

3

"Bilim kurgu filmleri çocuklarý gerçek hayata karþý yabancýlaþtýrýyor" M

edya Ýzleyicileri Hareketi Derneði Baþkaný Dr. Hüseyin Pala, bilim-kurgu tarzý filmlerin çocuklarýn karar verme süreçlerini olumsuz etkilediðini söyledi. ‘Alien’ adlý filmi izleyen bir çocuðun evde kapýlarýn arkasýnda canavar aramaya kalkabileceðini belirten Pala, “Yetiþkin bir kiþi bilim-kurgu filmlerin kendisini gerçek hayata karþý yabancýlaþtýrmasýnýn sonuçlarýna katlanabilir. Bunun geçici bir durum olduðunu bilir ve gerçek hayata kolaylýkla geri dönebilir. Çocuklarýn bu tür yabancýlaþtýrmalardan kolaylýkla sýyrýlýp geri döndüklerini söyleyemeyiz. Bunun için aileler muhakkak çocuklarýyla birlikte televizyon seyretmeli, gerekli durumlarda müdahale etmelidir.” tavsiyesinde bulundu. Medya Ýzleyicileri hareketi Derneði Baþkaný Dr. Hüseyin Pala, bilimkurgu filmlerin çocuklarýn psikolojisi üzerine bir araþtýrma yaptý. Türk televizyonlarýnda gösterimi yapýlan ‘Dünyalar Savaþý’, ‘Yapay Zeka’ ve Alien (Diriliþ) isimli 3 bilim-kurgu filmini mercek altýna alan Dr. Hüseyin Pala, bu tarz filmlerin alýþýlmadýk, olaðandýþý görsel terkipler aracýlýðýyla çocuklarýn zihnini uyardýðýný söyledi. Bilim-kurgu tarzý filmlerin çocukluk ve gençliðin hayatýn tamamýný etkileyebilecek süreçleri ihtiva ettiðini vurgulayan Pala, “Günlük hayatta karþýlýðý ve doðrulamasý bulunmayan karakterlerin çocukla kurabileceði baðlarýn hayatýn tamamýna sirayet edebilen menfi sonuçlarýnýn olabileceði unutulmamalýdýr. Korku-bilim kurgu türü filmlerin çocuklarýn karar verme süreçlerini etkileyebileceði, onlarda kalýcý izler býrakabileceði söylenebilir. Mesela ‘Alien (Diriliþ)’ adlý filmi çocuklara seyrettirirseniz, çocuk evde kapýlarýn arkasýnda canavar aramaya kalkabilir veya hayatýmýzýn güvenlik hattýný kuran güven duygusu zedelenilir.” diye konuþtu. Bilim-kurgu filmlerin olaðan hayatý parçalayarak kendine seyircinin gözünde yer açtýðýný belirten Pala,

“Yetiþkin bir kiþi bilim-kurgu filmlerin kendisini gerçek hayata karþý yabancýlaþtýrmasýnýn sonuçlarýna katlanabilir. En azýndan bunun geçici bir durum olduðunu bilir ve gerçek hayata kolaylýkla geri dönebilir. Çocuklarýn bu tür yabancýlaþtýrmalardan kolaylýkla sýyrýlýp geri döndüklerini söyleyemeyiz.” sözlerinin altýný çizdi. Aileler çocuklarý ile birlikte Televizyon izlemeli Bilim-kurgu tarzý film izleyen bir çocuðun seyrettiði filmin gerçek dünyada rastlanmayacak türden bir olay olduðunu öðrenebilmesi için muhakkak desteklenmesi gerektiðini hatýrlatan Palan ailelere þu tavsiyelerde bulundu: “Aileler akýllý iþaret uygulamasýna muhakkak dikkat etmeli, özellikle küçüklerin bu tür filmlerle iletiþim kurmasý engellenmelidir. Bunun için aileler muhakkak çocuklarýyla birlikte televizyon seyretmeli, gerekli durumlarda müdahale etmelidir. Çocuðun görebileceði muhtemel zararlar, önleyici tedbir mantýðýyla hareket ederek ortadan

kaldýrýlabilir. Bu noktada geleneðimizin kullanmýþ olduðu yöntemlerin oldukça insani olduðunu hatýrlatmak isterim. Battalgazi destanlarý, Hz. Ali Cenkleri, Keloðlan Masallarý vb. zihnin özgün üretim yapmasýna müsaade eden uygulamalardýr. Bunlarý dinleyerek büyüyen çocuklarýn bunlara dair hayallerinin her biri özgündür eþsiz ve benzersidir. Bu açýdan bakýldýðýnda bu tür görsel içeriklerin çocuklarýn farklýlýðýný ortadan kaldýrarak onlarý daha çok birbirine benzeyen varlýklara dönüþtürdüðünü söyleyebiliriz.” Geçtiðimiz Pazar günü ulusal bir TV kanalýnda gösterilen ‘Dünyalar Savaþý’ isimli filmde insanýn acziyeti ve gücüne yapýlan vurgular içerdiðini belirten Pala þunlarý söyledi: “Ýnsanýn ne kadar güçsüz olabileceði ve ne kadar güçlü olabileceði bilim kurgu filmlerinde insan dýþý varlýklar tarafýndan yapýlan saldýrýlar aracýlýðýyla test edilir. Filmde aniden çýkýveren rüzgar ve yýldýrýmlar sonrasýnda yerden devasa metal canavarlar çýkýyor. Ýnsan psikolojisi alt üst oluyor. Filmde gerçekten bu alt üst oluverme durumu baþarýlý bir þekilde verilmiþ. Ancak verilen bir þey daha var ki bu, insaný derininden yakalayan bir mesaj: Bu tür bir durum karþýsýnda insan yapayalnýzdýr. Manzara korkunç, durum vahim, sanki cenneti zebaniler iþgal edivermiþ. Steven Spielberg’in ‘Yapay Zeka’ isimli filminde teknosferin sadece toplumun yapýsýný deðil insanda somutlaþan anlamý da deðiþtirdiðine vurgu yapýlýr. Klasik yaklaþým, anlamýn insanda somutlaþan en yüksek þey olduðunu zikrederken, evrimci yaklaþým bunun insaný da aþan bir tarafýnýn olduðunu, anlamýn durmayacaðýný ileri sürer. Spielberg bu filminde bu görüþü kuvvetli bir þekilde desteklemektedir. Anlamýn, farký fark etmenin, insandan makineye geçmesi insanýn biricikliðini ortadan kaldýrýrken, klasik teolojik söyleme de ciddi bir itiraz geliþtirilir.” (CÝHAN)

Altan Tan: BDP yeni anayasadan umutsuz yüzde yüzünü arkasýna alamamýþtýr. Topu taca atmanýn anlamý yok." ifadesini kullandý. 'AKP’ye, ’gelin anayasayý birlikte yapalým’ mý diyorsunuz?' sorusunu BDP’li vekil, "Herkese bu çaðrýda bulunuyoruz. CHP ve MHP bu oyunu oynamýyoruz derse stadyumu kapatacak mýyýz?" diye cevapladý. Altan Tan, partilerin yeni anayasa konusunda taktik savaþý yaptýðýný, haziran sonunda da uzlaþýlmamýþ bir metin olacaðýný kaydederek, bu durumu, “25 sene daha tartýþalým ama netice çýkmayacak" þeklinde deðerlendirdi.

B

arýþ ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakýr Milletvekili Altan Tan, Anayasa Uzlaþma Komisyonu’nda bel kemiði olan ana maddelerde 4 parti arasýnda uzlaþma saðlanamadýðýný ifade etti. BDP’li Altan Tan, TBMM’de düzenlediði basýn toplantýsýnda, yeni anayasada haziran sonunda da uzlaþýlmamýþ bir metin olacaðýný öne sürerek, "Peygamberler bile toplumun yüzde yüzünü arkasýna alamamýþtýr. Topu taca atmanýn anlamý yok." dedi. Anayasa Uzlaþma Komisyonu’nda bel kemiði olan ana maddelerde 4 parti arasýnda uzlaþma saðlanamadýðýný söyleyen Tan, bu ana temel konularda 4 partinin birbirine yaklaþtýrýlabilecek, uzlaþtýrýlabilecek deðil farklý görüþleri olduðunu ifade etti. MHP ve CHP’nin 'Kemalist, laikçi, ulusal devlet anlayýþýndan yana olduklarýný' aktaran Tan, "AKP yetkililerine soruyoruz; bugün en geliþmiþ demokratik standartlarla yeni bir anayasa yapmak mý yoksa laikçi, ulus devlet anlayýþýný boyanýp tekrar satmak mý istiyorsunuz?" diye konuþtu. Gül’ü eleþtirdi Tan, Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’ün 'Devletin adý Türk devletidir' sözlerini de eleþtirdi. Yeni anayasa yapmamak için hiçbir gerekçe olmadýðýný belirten Tan, "Yeni anayasa yapmak için yeterli irade ve çoðunluk vardýr. Peygamberler bile toplumun

“Ak parti ile Bdp anlaþamadý”

AK Parti ile BDP arasýnda bir anayasa metni konusunda anlaþmasý olmadýðýný belirten Tan, "Bu ayýp bir þey deðil, keþke olsaydý." dedi. Tan, PKK’nýn geri çekilmeye baþlamasýyla çözüm sürecinin bitmediðini, yeni baþladýðýný ifade etti. TBMM Üyeliði Yasa Teklifi ile ilgili bir soruya ise Altan Tan, teklifi henüz görmediðini, ancak alkollü araç kullanan, hýzlý araç kullanan milletvekiline ceza kesilmesi gerektiðini söyledi. Tan, milletvekillerinin de diðer kamu görevleri gibi makul, anlaþýlabilir bazý haklarý olmasý gerektiðini sözlerine ekledi. (CÝHAN)

Uyuþturucu kullananlar; maddeyi satanýn kim olduðunu söylerse ceza almýyor

K

ullanmak için uyuþturucu veya uyarýcý madde satýn alan, kabul eden veya bulunduran kiþinin, resmî makamlar tarafýndan haber alýnmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiðini merciine haber vererek suçlularýn yakalanmalarýný saðlarsa cezadan kurtulduðu bildirildi. Türk Ceza Kanunu'nun uyuþturucu madde kullaným ve ticaretini düzenleyen etkin piþmanlýk maddesine göre, bir baðýmlý uyuþturucu kullandýðýný ve maddeyi kimlerden nasýl satýn aldýðýný polis veya jandarmanýn haber almadan önce ilgili mercilere bildirirse hakkýnda ceza uygulanmýyor. Uyuþturucu maddeyle ilgili düzenlenen etkin piþmanlýk maddesine göre; uyuþturucu veya uyarýcý madde imal ve ticareti suçlarýna iþtirak etmiþ olan kiþi, resmî makamlar tarafýndan haber alýnmadan önce, diðer suç ortaklarýný ve uyuþturucu veya uyarýcý maddelerin saklandýðý veya imal edildiði yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarýnýn yakalanmasýný veya uyuþturucu veya uyarýcý maddenin ele geçirilmesini saðlamasý hâlinde, hakkýnda cezaya hükmolunmuyor. Yine ayný maddeye göre, kullanmak için uyuþturucu veya uyarýcý madde satýn alan, kabul eden veya bulunduran kiþi, resmî makamlar tarafýndan haber alýnmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiðini merciine haber vererek suçlularýn yakalanmalarýný veya uyuþturucu veya uyarýcý maddenin ele

geçirilmesini kolaylaþtýrýrsa, hakkýnda ceza uygulanmýyor. Etkin piþmanlýðý düzenleyen 192. maddede þu ifadelere yer veriliyor: "Bu suçlar haber alýndýktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çýkmasýna ve fail veya diðer suç ortaklarýnýn yakalanmasýna hizmet ve yardým eden kiþi hakkýnda verilecek ceza, yardýmýn niteliðine göre dörtte birden yarýsýna kadarý indirilir. Uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan kiþi, hakkýnda kullanmak için uyuþturucu veya uyarýcý madde satýn almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayý soruþturma baþlatýlmadan önce resmî makamlara baþvurarak tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz". 190. maddede ise "Uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanýlmasýný kolaylaþtýrmak için; özel yer, donaným veya malzeme saðlayan, kullananlarýn yakalanmalarýný zorlaþtýracak önlemler alan, kullanma yöntemleri konusunda baþkalarýna bilgi veren, kiþi, iki yýldan beþ yýla kadar hapis cezasý ile cezalandýrýlýr. Bu maddede tanýmlanan suçlarýn tabip, diþ tabibi, eczacý, kimyager, veteriner, saðlýk memuru, laborant, ebe, hemþire, diþ teknisyeni, hasta bakýcý, saðlýk hizmeti veren, kimyacýlýkla veya ecza ticareti ile iþtigal eden kiþi tarafýndan iþlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarý oranýnda artýrýlýr. Uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanýlmasýný alenen özendiren veya bu nitelikte yayýn yapan kiþi, 2 yýldan 5 yýla kadar hapis cezasý ile cezalandýrýlýr." ifadeleri yer aldý. (CÝHAN)

Emniyetten çarpýcý rapor: Silahlarýn yüzde 80'i ruhsatsýz

T

ürkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 'Silah Kanunu Tasarýsý' görüþülürken; Emniyetin hazýrladýðý silah kaçakçýlýðý raporu ise Türkiye'nin geldiði noktayý gözler önüne seriyor. Asayiþ olaylarýnda kullanýlan silahlarýn yaklaþýk yüzde 80'inin ruhsatsýz olduðu ortaya çýktý. Raporda, Suriye'de yaþanan iç karýþýklýklara dikkat çekiliyor ve uyarýda bulunuluyor: "Bu ülkeye giden ve çeþitli yollarla halkýn eline geçen silahlarýn önümüzdeki süreçte ülkemize ve diðer komþu ülkelere yönelik silah kaçakçýlýðýna kaynaklýk edeceði öngörülmektedir." Cihan Haber Ajansý'nýn (Cihan) ulaþtýðý Emniyet Genel Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Baþkanlýðý 2012 yýlý raporunda, silahlar konusunda dikkat çekici bilgiler yer alýyor. Ateþli silah kullanýlarak iþlenen suçlara iliþkin verilere göre 2010-2012 yýllarý arasýnda asayiþ olaylarýnda ele geçirilen silahlarýn yaklaþýk yüzde 80'i ruhsatsýz.

Suriye’deki iç karýþýklýk silah kaçakçýlýðýna kaynaklýk edecek Irak, Bosna-Hersek, Libya gibi bazý ülkelerde yaþanan savaþlardan sonra bu bölgelerde kalan silahlar, zamanla çevre ülkeleri de etkiliyor. Özellikle Irak'ta yaþanan savaþtan sonra Türkiye'ye yönelik silah kaçakçýlýðýnda büyük artýþ görüldü. Emniyetin raporunda, "Suriye'de yaþanan iç karýþýklýklar sebebiyle bu ülkeye giden ve çeþitli yollarla halkýn eline geçen silahlarýn önümüzdeki süreçte ülkemize ve diðer komþu ülkelere yönelik silah kaçakçýlýðýna kaynaklýk edeceði öngörülmektedir." denildi. Türkiye'de silah ve mühimmat kaçakçýlýðýyla mücadele kapsamýnda 6136 sayýlý Ateþli Silahlar ve Býçaklar ile Diðer Aletler Hakkýnda Kanun'da çeþitli cezalar öngörülüyor. 2012 yýlýnda el yapýmý silah yakalamalarýnda Karadeniz Bölgesi'nden sonra özellikle Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde artýþ yaþandý. Bu durum, silahlanmak isteyen þahýslarýn fabrikasyon silah kaçakçýlýðýnýn azalmasý sebebiyle el

yapýmý silaha yöneldiðini gösteriyor. Yakalanan silahlarýn büyük bir bölümü el yapýmý silah Son 5 yýlda yakalanan silah türleri þöyle: Kurusýkýdan çevrilme tabanca yüzde 16; el yapýmý tabanca yüzde 33; fabrikasyon tabanca yüzde 51. 2012 yýlýnda yakalanan silah türleri de þu þekilde: Kursýkýdan çevrilme tabanca yüzde 12; fabrikasyon tabanca yüzde 41; el yapýmý tabanca yüzde 47. Türkiye'de yakalanan silahlarýn menþeleri incelendiðinde son 5 yýlda ele geçirilen el yapýmý silahlarýn oraný yüzde 33 iken; 2012

yýlýnda bu oran yüzde 47'ye çýktý. Bu durum el yapýmý silah yakalamalarýndaki artýþý gösteriyor. 2012 yýlýnda en çok silahmühimmat kaçakçýlýðý operasyonlarýnýn yapýldýðý iller sýrasýyla þöyle: Ordu 26, Giresun 21, Ankara 14, Batman 8, Ýstanbul 8, Sivas 8, Adana 7, Afyon 7, Diyarbakýr 7. 2008 yýlýndan günümüze kadar gerçekleþtirilen silah kaçakçýlýðý operasyonlarýnda silah yakalama birbirine yakýn düzeyde devam ediyor. 2012 yýlýnda operasyon sayýsýnda yaklaþýk yüzde 5 düþüþ olurken; ele geçirilen silah miktarý da 2011 yýlýna göre daha az oldu. (CÝHAN)


11 Mayýs 2013 Cumartesi

4

Hollandalý Multi, Diyarbakýr'da bin 500 kiþiye istihdam saðlayacak H

ollanda merkezli Avrupa'nýn büyük firmalarýndan Multi Development Türkiye ve Diyarbakýr firmasý Altýndað ortaklýðýyla Forum Diyarbakýr adýyla alýþ-veriþ merkezi açacak. 2014 yýlýnýn Eylül ayýnda açýlmasý planlanan AVM'de bin 500 kiþi istihdam edilecek. Multi Development Türkiye CEO’su Hulusi Belgü ile Altýndað Gayrimenkul Yatýrým Geliþtirme Ýnþaat Þirketi Genel Müdürü Selahattin Altýndað Diyarbakýr'da düzenledikleri basýn toplantýsýnda

yapacaklarý ortak yatýrým hakkýnda bilgi verdi. Forum Diyarbakýr projesi, bugüne kadar bölgede önemli yatýrýmlara imza atan Altýndað Gayrimenkul Yatýrým Geliþtirme Ýnþaat þirketinin yüzde 50 ortaklýðýyla hayata geçecek. Belgü, Türkiye genelinde 9 ayrý þehirde 10 ‘Forum’ alýþveriþ merkeziyle hizmet verdiklerini belirterek, 4’ü inþaat, 2’si geliþtirme aþamasýnda olan 6 alýþveriþ merkezi için de çalýþmalarýn devam ettiðini söyledi. Diyarbakýr ekonomisi ve sosyal

hayatý için son derece önemli bir yatýrýma imza attýklarýný vurgulayan Belgü, “Günümüzün yaþam standartlarýnda alýþveriþ merkezleri artýk bir ihtiyaç halini aldý. Bugün Türkiye’de 53 ilde 299 alýþveriþ merkezi var; bunun 37’si Anadolu’da yer alýyor. Dolayýsýyla hala Anadolu’da büyük potansiyel var. Sektör, büyümek için Anadolu’ya yayýlmak istiyor.” diye konuþtu. Anadolu’da alýþveriþ merkezlerine büyük bir ilgi olduðunu belirten Belgü, halen kendilerinin de Gaziantep, Adana, Diyarbakýr, Çorum, Çanakkale ve Elazýð’da 6 proje üzerinde çalýþmalarýný sürdürdüklerini söyledi. Belgü, bu projelerden biri olan Forum Diyarbakýr’ýn, ticaret, otel, hastane, yeniden geliþtirme ve yeni konut projeleriyle þehrin yeni yaþam alaný olarak tasarlanan bir bölgede yer alacaðýný kaydetti. Altýndað, Birikimimizi Forum Diyarbakýr’da ortaya koyacaðýz Altýndað Gayrimenkul Yatýrým Geliþtirme Genel Müdürü Selahattin Altýndað ise bugüne kadar baþta inþaat ve turizm alanýnda olmak üzere uluslararasý standartta projeler hayata geçirdiklerini söyledi. Altýndað þunlarý söyledi: "Ülkemizde alýþveriþ merkezi sektörünün lideri Multi Development Türkiye ile Diyarbakýr’a son derece modern ve ekonomik anlamda katma deðer yaratacak bir projeyi kazandýrmak için yola çýktýk. Daima iþ üreten bir grup þirketi olarak, Türkiye'nin ve Diyarbakýr’ýn hedeflerinin büyümesine katký yapmaktan dolayý gururluyuz.” (CÝHAN)

Sincan’dan Silopi’ye 2. kardeþlik köprüsü

A

nkara'nýn Sincan ilçesi Þehit Emrah Yiðit Anaokulu, Hayriye Andiçen Anaokulu ve Arým Balým Kreþi’nden bir heyet, ‘Kardeþ Okul Projesi’ kapsamýnda Þýrnak'ýn Silopi ilçesine geldi. Heyet, Silopi'de Þehit Teðmen Þenol Kamýþ Anaokulu, Vatan Ýlkokulu Anasýnýfý ve Babýndak Ýlkokulu Anasýnýfý'ný ziyaret etti. Beraberlerinde getirdükleri hediyeler ve alzemelerle okullarýn ve öðrencilerin ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna yardýmcý olmayý amaçlayan heyet, farklý coðrafyalardaki insanlar arasýnda yeni gönül köprüler kurmayý da hedefliyor. Türkiye Eðitim ve Sevgi Derneði (TESED) Ufuk Sincan Temsilciliði’nin organize ettiði ‘Kardeþ Okul Projesi’ çerçevesinde yapýlan gezi 4 -5 Mayýs tarihlerinde gerçekleþti. TESED yetkilileri, okul yönetici ve öðretmenlerinin yanýnda Sincan Kaymakamý Ufuk Seçilmiþ’in eþi Selma Seçilmiþ ve Silopi Kaymakamý Suat Demirci’nin eþi Hediye Demirci’nin de katýldýðý ziyaretlerde ev sahipliðini Silopi Eðitimciler ve Giriþimci Ýþ Adamlarý Derneði (SEVGÝDER) yaptý. Ýki gün süren programýn ilk gününde kardeþ aileler ziyaret edilerek, toplam 6 aileye çeþitli ihtiyaç malzemelerinden oluþan yardým paketleri verildi. Kardeþlik mesajlarýnýn verildiði ziyaretlerde, yöre insanlarýnýn sýcakkanlýlýðý ve misafirperverliði gözlerden kaçmadý. Gezinin ikinci gününde kardeþ okul ziyaretleri yapýlarak, Sincan Þehit Emrah Yiðit Anaokulu ile Silopi Þehit Teðmen Þenol Kamýþ Anaokulu; Sincan Hayriye Andiçen Anaokulu ile Silopi Vatan Ýlkokulu Anasýnýfý ve Etimesgut

Arým Balým Kreþi ile Silopi Babýndak Ýlkokulu Anasýnýfý arasýnda kardeþ okul iþbirliði protokolü imzalandý. Silopi’li öðrencilere hediyeler verildi Yapýlan kardeþ okul iþ birliði için haftalar öncesinden baþlayan hummalý bir hazýrlýðýn sonucunda Anakara’daki okullardan toplanan ve getirilen hediyeler öðrencilere bir bir takdim edildi. Silopi’deki okullarýn yönetici, öðretmen, öðrenci ve velileri hafta sonu olmasýna raðmen okullarýnda hazýr bulundu. Þehit Emrah Yiðit Anaokulu 54 koli eðitim malzemesi, kýyafet, kitap ve eðitici oyuncaðý Silopi Þehit Teðmen Þenol Kamýþ Anaokulu'ndaki 110 öðrenci ve 15 aileye verdi. Hayriye Andiçen Anaokulu, 15 koli eðitici oyuncak, eðitim ve kýrtasiye malzemesini Silopi Vatan Ýlkokulu Anasýnýfý'ndaki 32 öðrenciye; okula da 5 koli kitap ve sarf malzemesi hediye etti. Arým Balým Kreþi de 5 koli oyuncak, kýrtasiye ve eðitim malzemesini Silopi Babýndak Ýlkokulu Anasýnýfý öðrencilerine daðýttý. Karþýlýklý bilgi alýþveriþinin de yapýldýðý okul ziyaretlerinde, Ankara’daki öðrencilerin yazdýðý resimli mektuplar Silopi’deki öðrencilere teslim edildi. Öðretmen ve öðrencisiyle adeta sevgi yumaðýnýn oluþtuðu etkinlikte, çocuklar büyük sevinç yaþadý. Silopi izlenimlerini Sincan’da öðrencilerle paylaþtýlar 12 kiþiden oluþan Sincan heyeti Cizre, Mardin ve Diyarbakýr’ýn tarihi mekânlarýný kýsa bir ziyaretten sonra Ankara’daki okullarýna dönerek yapýlanlarý öðrenci, öðretmen ve velileri

ile paylaþtý. Gezi koordinatörü TESED Yönetim Kurulu Üyesi Berrin Özgen, yapýlan kardeþ aile ve kardeþ okul ziyaretlerinin amacýna ulaþmasýndan mutluluk duyduðunu ve karþýlýklý olarak devam edeceðini belirtti. TESED Ufuk Temsilcisi Hayati Durmuþ ise 'Kardeþ Okul Projesi'nde yapýlanlardan memnun olduklarýný belirterek, projeye destek verdikleri için Sincan Kaymakamý Ufuk Seçilmiþ ve eþi Selma Seçilmiþ, Silopi Kaymakamý Suat Demirci ve eþi Hediye Demirci, Sincan Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Zihni Özdemir ve þube müdürlerine, Silopi Ýlçe Milli Eðitim Müdürü ve þube müdürlerine, Sincan, Etimesgut ve Silopi’deki okullarýn yönetici, öðretmen, okul aile birliði baþkanlarý ve velilerine, Silopi’deki SEVGÝDER’in yöneticileri ile öðretmenlerine ve misafirperver yöre halkýna teþekkür etti.(CÝHAN)

Batman'da 'çekilme sürecini izleme komisyonu' kuruldu

B

atman Barosu, ÝHD, Mazlumder, Tabip Odasý, Ses, Petrol-Ýþ ve Özgür-Der çekilme sürecine iliþkin 'Ýzleme Komisyonu' kurdu. Komisyon, çekilme sürecinde Batman’da meydana gelebilecek olaylarý takip etme, rapor hazýrlama, yaþanan sýkýntýlarýn giderilmesi konusunda inisiyatif alma ve barýþ yolunda üzerine düþen ahlaki ve insani görevleri yerine getirme çabasý içinde olacaðýný açýkladý. Batman Barosu CMUK Uygulama Merkezi Çok Amaçlý Salonu'nda ilk toplantýsýný gerçekleþtiren 'Ýzleme Komisyonu', son birkaç aydýr Kürt sorununun barýþçýl yöntemlerle çözülmesi konusunda önemli adýmlar atýldýðýna dikkat çekti. Basýn açýklamasýný okuyan Batman Baro Baþkaný Avukat Ahmet Sevim, baþlatýlan çözüm sürecini þartsýz koþulsuz desteklediklerini belirterek, meselenin taraflarýnýn iradesinin, toplumun barýþ yönündeki iradesi ile örtüþmüþ olmasýný deðerli bulduklarýný ifade etti. Kürt meselesinin þiddet yöntemleriyle çözülmeyeceði, meselenin ayný zamanda bir hak ve hürriyetler meselesi olduðu ve ancak siyaset kurumunca, siyasi aktörlerce çözülmesi gerektiðini yýllardýr dile getirdiklerini

söyleyen Sevim, baþlayan sürecin uzun ve zorlu olacaðýný söyledi. Çekilmenin, çatýþmalarýn bitmesinden çok daha fazla þeyi ifade ettiðine vurgu yapan Sevim, "Çekilmenin sorunsuz yaþanmasý konusunda taraflardaki hassasiyeti ve iradeyi önemsiyoruz. Bu irade, barýþa olan inancýmýzý ve ümidimizi pekiþtirmektedir. Ancak yakýn geçmiþte yaþanan kötü tecrübelerden de ders çýkarmak gerektiðinden hareketle, büyük bedel, çaba ve emekle gelinen bu noktadan dönüþün olmamasý için ve dahasý bir tek insanýmýzýn burnunun kanamadan çekilme sürecinin tamamlanmasý için izleme komisyonu kurduk." dedi. Sürecin uzun ve zorlu olacaðýna dikkat çeken Sevim, açýklamada þunlarý ifade etti: "Þüphesiz bu sürecin en kritik aþamasý PKK’nýn Türkiye sýnýrlarý dýþýna çýkmasý süreci olacaktýr. 8 Mayýs'ta baþlandýðý belirtilen çekilmenin, çatýþmalarýn, dolayýsýyla ölümlerin son bulmasýnýn yaný sýra çözüme dair demokratik süreçlerin iþlemesi, siyaset kurumunun elinin güçlendirilmesi ve temel hak ve hürriyetler konusundaki taleplerin daha yüksek sesle dile getirilebilmesi gibi sonuçlarý da olacaktýr." (CÝHAN)

Beytüþþebaplý öðrenci 32 il içinde birinci oldu

Þ

ýrnak Beytüþþebap'ta ilköðretim okulu ikinci sýnýf öðrencisi Meryem Ataman, ‘Þifre Yayýnlarý’ tarafýndan düzenlenen Kazaným Ölçe Sýnavý'nda birinci oldu. 32 il arasýnda yapýlan sýnavda birinci olan Ataman’ý okul müdürü ve idarecileri tebrik etti. Türkiye genelinde yapýlan ve Þifre Yayýnlarý tarafýndan düzenlenen kazaným ölçe sýnavýna katýlan Þýrnak’ýn Beytüþþebap ilçesi Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu ikinci sýnýf öðrencisi Meryem Ataman, 32 il arasýnda birinci olup büyük bir baþarý elde etti. 2 bin 300

öðrencinin katýldýðý kazaným ölçme sýnavýnda büyük bir baþarý

gösteren Meryem Ataman’a okulu tarafýndan çeþitli hediyeler verildi. Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu Müdürü Musa Parspancý, “Ýkinci sýnýf öðrencimiz olan Meryem Ataman’a, göstermiþ olduðu baþarýsýndan dolayý okul olarak öðretmenlerimizle birlikte kýrtasiye yardýmýnda bulunarak öðrencimize baþarý belgesi verdik. Þifre yayýnlarý tarafýndan yapýlan kazaným ölçme 4. sýnavýnda öðrencimiz Türkiye derecesine girerek 32 il arasýnda birinci oldu. Biz de bu baþarýsýndan dolayý çok mutluyuz. Öðrencimizin baþarýlarýnýn devamýný dileriz.” Dedi. (CÝHAN)

Musiki dalýnda Batman Mehmet Þimþek Anadolu Ýmam Hatip Lisesi birinci

A

rapça Bilgi ve Etkinlik Yarýþmalarý Bölge Finali, Kýzýltepe Süleyman Solhan Kýz Anadolu Ýmam Hatip Lisesi koordinatörlüðünde Mardin Kýzýltepe´de yapýldý. Yarýþmalar sonunda, Musiki dalýnda Batman Merkez Mehmet Þimþek Anadolu Ýmam Hatip Lisesi birinci, Mardin Kýzýltepe Özcan Yýldýz Anadolu Ýmam Hatip Lisesi ikinci, Siirt

Kurtalan Anadolu Ýmam Hatip Lisesi ise üçüncü oldu. Arapça yarýþmasýnda Musiki dalýnda bölge birincisi olan Batman Mehmet Þimþek Anadolu Ýmam Hatip Lisesi, þehri, Konya’da yapýlacak olan Türkiye finalinde temsil etmeye hak kazandý. Daha yeni öðretime baþlayan bir okul olduklarýný hatýrlatan Mehmet Þimþek Anadolu Ýmam Hatip Lisesi Müdürü Abdullah Bal,

öðrencilerinin, bu kýsa sürede önemli bir baþarýya imza attýklarýndan dolayý büyük bir mutluluk yaþadýklarýný ve bu baþarýlarýn önümüzdeki yýllarda da devam edeceðine inandýðýný ifade etti. Bal, öðrencilerinin, Batman’ý en iyi þekilde temsil ederek Türkiye finalinde de adýndan söz ettiren bir okul olacaðýný sözlerine ekledi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

11 Mayýs 2013 Cumartesi

Belirtisi olmayan hipertansiyon çok tehlikeli! D

ünya genelinde 1,5 milyar, ülkemizde ise yaklaþýk 15 milyon kiþinin hipertansiyon hastasý olduðu tahmin ediliyor. Kalp hastalýklarý, inme ve böbrek yetersizliðine kadar gidebilen yüksek tansiyonun belirtileri; sabahlarý ense bölgesinde aðrý, nefes darlýðý, çarpýntý, baþ dönmesi, baþ aðrýsý ve sýk idrara çýkma olarak açýklanýyor. Uzmanlar, belirtisi olmayan yüksek tansiyonun çok tehlikeli olduðunu kaydediyor. Kardiyoloji Uzmaný Dr. Erol Saðatlý, hipertansiyon ve tedavisi hakkýnda bilgi verdi. Saðatlý, “Hipertansiyon; iki ya da daha fazla sayýda, uygun þartlarda yapýlmýþ kan basýncý ölçümünün 140/90 mm Hg veya daha yüksek olmasý ile seyreden bir hastalýktýr. Hipertansiyon hastalarýnýn

yüzde 95’inde baþlýca bir neden gösterilememektedir. Bu durum ‘primer’ ya da ’esansiyel hipertansiyon’ olarak adlandýrýlýr. Hastalarýn yaklaþýk yüzde 5’inde ise tanýmlanabilir bir neden gösterilebilmektedir ve bu durum ‘sekonder hipertansiyon’ olarak tanýmlanmaktadýr.” dedi. Yüksek tansiyon hastalýðýnýn belirtilerini sýralayan Saðatlý, “Bu belirtiler; sabahlarý ense bölgesinde aðrý, nefes darlýðý, çarpýntý, baþ dönmesi, baþ aðrýsý, sýk idrara çýkma þeklinde ortaya çýkabilir. Tansiyon çok yüksek olduðu halde bazý hastalarda hiç bir þikayet olmayabilir. Bu durum tehlike sinyalidir. Hipertansiyon geliþiminde, genetik faktörler, yaþ ve cinsiyet deðiþtirilemeyen risk faktörlerindendir. 50 yaþýn altýnda erkeklerde, 50 yaþ üstünde ise kadýnlarda hipertansiyon görülme oranýnýn arttýðý bilinmektedir. Hipertansiyondan korunmak için aþýrý kilo almamaya dikkat edilmeli, sigara ve alkol kullanýmý ile aþýrý tuz tüketiminden kaçýnýlmalý, stresten uzak durulmaya çalýþýlmalýdýr.” ifadelerini kullandý. Ciddi hastalýklar kapýnýzý çalmasýn! “Yüksek tansiyon günümüzde hala beyin damarlarýndaki týkanýklýk ve kanamalar açýsýndan baþlýca risk

faktörleri arasýndadýr.” diyen Saðatlý, “Ayrýca, kolesterol ve sigara alýþkanlýðýnýn yaný sýra;miyokard enfarktüsünün baþlýca nedenleri arasýnda yer alýr. Kalp ve dolaþým yetmezliði olan kiþilerin yüzde 75'inde bu hastalýklarýn nedeninin hipertansiyon olduðu bildirilmiþtir. Tansiyon yükselmesinin damar duvarýnda kalýnlaþma gibi belirgin deðiþikliklere yol açarak; týkayýcý damar hastalýklarý, anevrizmalar ve böbrek yetmezliði gibi bir dizi doku bozukluklarýna neden olduðu bilinmektedir.” þeklinde konuþtu. Yüksek tansiyonun tedavi ile kontrol altýna alýnabileceðini ifade eden Saðatlý, sözlerini þöyle noktaladý: “Tedaviye baþlama kararý, kan basýncý ve toplam kardiyovasküler riske baðlýdýr. Kilo kontrolü, fiziksel aktivitenin artýrýlmasý, alkol alýmýnýn azaltýlmasý, tuz kýsýtlamasý ve meyvesebze tüketimi, düþük yaðlý süt ürünlerinin kullanýlmasý gibi yaþam tarzý deðiþiklikleri tüm hipertansiyon hastalarýna önerilmektedir. Uygun

hastalarda ise ilaç tedavisi ile hipertansiyon kontrol altýna alýnabilmektedir. Son yýllarda bu tedaviler sonucunda kan basýncýnýn düþürülmesiyle kalp ve damar hastalýklarýna yakalanma ve bu hastalýklar nedeniyle hayatýný kaybetme oranýnýn belirgin ölçüde azaldýðý kanýtlanmýþtýr. Yüksek tansiyonlu hastalarýn tedaviden sonraki tablolarýna bakýldýðýnda özellikle felç, kalp hastalýðý, dolaþým bozukluklarý ile böbrek yetmezliðinin ortaya çýkma sýklýðýnýn azaldýðý görülmektedir.” (CÝHAN)

Diþler doðal yollarla beyazlatýlabilir U zmanlar, çay ve sigara gibi dýþ etmenler nedeniyle beyazlýðýný kaybeden diþlerin doðal yollarla rengine kavuþabileceðini

söyledi. Diþlerin beyazlatýlmasýnda ve güçlenmesinde etkili olan meyve ve bitkileri sýralayan Dt. Aslý Tapan, týbbi yöntemlerin de diþleri üç ton beyazlatabileceðini belirtti. Dt. Aslý Tapan, diþlerin doðal yollarla nasýl beyazlatýlabileceðini iliþkin bilgi verdi. Bazý meyve ve bitkilerin diþlerin beyazlamasýnda etkili olduðunu vurgulayan Tapan, bazýlarýnýn da diþlerin güçlenmesine yardýmcý olduðunu anlattý. Tapan, diþ beyazlýðýnýn korunmasý için etkili olan bitki ve meyveleri þöyle sýraladý: “Çilek; güzel tadý ve hoþ kokusu ile bilinen bu meyve, diþler üzerinde leke oluþumunu

engellemektedir. Ancak çileðin içerisindeki asit ve þekerin diþ minesine zarar vermemesi için, tüketildikten sonra su içilmeli veya aðýz çalkalanmalýdýr. Portakal; bu meyvenin kabuðunun içinden doðal diþ macununu elde edilebilmektedir. Haftada bir kaç defa uygulanmasý fayda saðlar. Elma sirkesi ve limon suyu; beyazlatmada faydalý olan bu doðal ürünler sýk kullanýldýklarýnda diþminesine zarar verip, çürük oluþumunun hýzlanmasýna yol açabilir. Bu nedenle dikkatli kullanýlmalýdýr. En saðlýklý beyazlatýcý ürünler ise doðal lifli ürünlerdir. Diþleri leke yapan bakterilerden temizleyip aðýz ve diþ saðlýðýnda önemli rol oynar.Bunlar elma, havuç, karnabahar ve armut olarak sayýlabilir.” Tapan, diþleri güçlü tutmak için

de bazý ürünlerin tüketilmesi gerektiðini belirtti. Süt, somon balýðý, portakal ve turunçgiller, çilek, su, brokoli, portakal, ananas, susam tohumu, badem, kuru meyveler ve adaçayýnýn da diþlerin güçlenmesinde etkili olduðunu kaydeden Tapan, ayrýca týbbi yöntemlerle de diþlerin üç ton beyazlatýlabileceðine dikkat çekti. (CÝHAN)

Çocuklarýnýzý 2-7 yaþ arasý sünnet yaptýrmayýn

U

zmanlar sünnetin doðumdan sonraki ilk 20 günde ya da 7 yaþýndan sonra yapýlmasýnýn uygun olduðunu belirtiyor. Diðer yaþlar bazý psikolojik sorunlara yol açabiliyor. Medicalpark Özel Elazýð Hastanesi Üroloji Uzmaný Prof. Dr. Mustafa Kemal Atikeler, ailelerin özellikle yaz aylarýnda yaptýrmayý tercih ettiði sünnet ile ilgili bilgiler verdi. Sünnetin hem dini hem de saðlýk açýsýndan büyük önem taþýdýðýný belirten Prof. Dr. Atikeler, "Çocuk için 2-6 yaþ, özellikle de 4-5 yaþ arasý psikososyal geliþme evreleridir. Bu yaþlarda çocukta pipisini kaybetme korkusu geliþiyor, anneye baðlýlýk da son derece kuvvetli hale geliyor." dedi.

M. Sait Çakar

Yedi yaþýndan sonra bu psikososyal evrenin durgunluða girdiðini ve ergenlik çaðýna kadar devam ettiðini kaydeden Prof. Dr. Atikeler, bu yaþlarda yapýlacak sünnet, çocuðun psikososyal açýdan geliþmesini saðladýðý gibi, çocuk toplumun bir üyesi olduðunu fark ediyor, neden sünnet olduðunu fark ediyor, neden sünnet olduðunu anlayacak hale geldiðini ifade etti. Toplumumuzda ve diðer ülkelerin epidemiyolojik çalýþmalarýnda; 400 bin erkek bebekte idrar yolu enfeksiyonu yüzde 7 iken sünnet olan bebeklerde bu oran yüzde 0.7 olarak belirlendiðini kaydeden Prof. Dr. Atikeler, yeni doðan

dönemde sünnet yapýlmasýnýn idrar yolu enfeksiyon geliþme

riskini 10 kat azalttýðýný ifade etti. (CÝHAN)

Karpuzu, aç karnýna ve çekirdekleriyle birlikte tüketin

S

akarya Ada Týp Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmaný Tuðba Demircan Kýlýç, karpuzun birçok faydasý olduðunu belirtiyor. Karpuzun B, C vitamini ve lif yönünden zengin olduðunu vurgulayan Kýlýç, önemli ölçüde de demir, potasyum, kalsiyum ve sodyum mineralleri barýndýrdýðýný

kaydediyor. Demircan, "Karpuz antioksidan özelliði ile kanserden koruyor. Yüzde 90'ý su olduðu için susuzluk ihtiyacýný gideriyor. Böbrekleri çalýþtýrýyor. Karpuz çekirdeðindeki ‘Likopen' de kalbi enfarktüsten koruyor. Abartmamak þartýyla çekirdekleriyle birlikte yenmesini öneriyoruz." diyor. Karpuzun tok karnýna tüketilmesinin yanlýþ olduðunu belirten Kýlýç, "Karpuzu tok karnýna tüketmek þiþkinlik ve hazýmsýzlýða yol açar. Açken ya da ara öðünlerde ve çekirdekleriyle birlikte tüketilmeli.” Diyor. (CÝHAN)

5

BASINDAN Mekân kullanýmý

G

eleneksel þehrin mekân kullanýmý kentin mekân kullanýmýna göre bazý farklýlýklar arz eder.

Ÿ Kentin apartman dairesi geniþ aileye göre deðil, çekirdek aileye göre düzenlenmiþtir, çoðu zaman bunun konut üretimindeki ekonomik zaruretlerden kaynaklandýðý düþünülür, ancak mesken yerine ikame edilen daire tercih edilen aile modeliyle yakýn ilgilidir. Dairenin iç mekâný çekirdeðe göre modernize edildiðinden yatýya misafir almak mümkün deðildir. Dairenin dizaynýnda hem dolaylý nüfus kontrolü hem modern çekirdek aile modelinin zorunlu tercih olmasý hedeflenmiþtir. Daire içinde yaþayan çekirdek aile doðasý dolayýsýyla bencil, bireyci ve tabii beþeri baðlardan (yakýn akraba) kopuktur. Daire alt ve orta sýnýflarýn evidir, gelir düzeyi yüksek zenginler eþitsiz büyümenin nimetleri sonucunda türeme sýnýflar olduðundan zaten ‘modern’ ve bireycidirler. Daire modelinde yaþlý anne-babaya bile yer yoktur. Düþünüyorum, rahmetli annem on kiþi de misafirliðe gelse 80-90 metrekarelik evde yatýracak yer bulabiliyordu. Bu mesele de olmazdý. Mekân üzerinde düþündükçe anladým ki mesele, mekân kullanýmýndan kaynaklanýyor. Evin en geniþ mekâný salon, nadiren gelecek misafir için kapalý tutulur. Evin en geniþ, en konforlu, en prestijli eþyalarýnýn bulunduðu mekân hakikatte fonksiyonsuzdur. Oturma odasý evin daha küçük, daha loþ bir odasýdýr. Televizyon orada bulunur, aile bireyleri orada oturur. Çocuklara ait bir oda ve bir de sadece akþamdan sabaha kullanýlan yatak odasý var. Bu tepeden týrnaða yanlýþ bir mekân kullanýmýdýr. Geleneksel mekânlarda odalar çok fonksiyonlu-çok amaçlý tasarlanýr. Ayný mekân üzerinde sofra açýldýðýnda yemek odasý, yatak serilince yatak odasý oluyor. Geleneksel mekâný olduðu gibi bugüne aktarmanýn ne kadar güç olduðu ortada, ama eðer aileyi, akrabayý ve komþuluk iliþkisini esas alan bir mekân üzerinde düþünmek durumundaysak mekân perspektifimizi deðiþtirmek zorundayýz. Sormamýz gereken soru þudur: Mekân mý oturma biçimimizi ve hayat telakkimizi belirleyecek, yoksa dini referans alan medeniyet tasavvurumuz ve yaþama biçimimiz mi? 60-70 metrekarelik, iki oda bir salon apartman dairelerinde Ýslam’a ayarlanmýþ bir mekândan söz edilemez. Mekân bizi belirliyor, oysa felsefemiz mekâný belirlemeli. Burada temel bir zihniyet deðiþimine gitme zarureti söz konusu. Mekân ferah, geniþ olmalý, mutlaka bir felsefesi kabule dayanmalý. Osmanlý, Selçuklu, Abbasiler, Safeviler, Emeviler belli bir âlem ve hayat tasavvurunu mekâna yansýtma baþarýsýný gösterebilmiþ örneklerdir. Ýnançtan neþ’et eden ilkenin mekâna ve mimariye nasýl þekil verdiðinin örnekleri var. Osmanlý cami mimarisinde model filin dört ayaðýdýr. Emevi cami mimarisinde yana doðru geliþen saf düzeni esas alýnmýþtýr. Bunun çarpýcý örneði Þam Beni Ümeyye Camii’dir; Diyarbakýr ve Mardin ulu camileri de bu modele göre inþa edilmiþlerdir. Çünkü Peygamber Efendimiz (sas) “ilk safta namaz kýlmanýn büyük sevabý”ndan söz etmiþtir: “Ýnsanlar ilk safýn sevabýný bilselerdi, ön safta durabilmek için kur’a çekmekten baþka çare bulamazlardý.” (Buhari, Ezan, 9; Müslim, Salat, 129.) Bundan hareketle Þam Emeviye Camii’nin mimarý þöyle demiþtir: “Elimden gelse doðudan batýya kadar uzanan tek saflýk bir mescid yapardým.” Geleneksel Müslüman evinde tuvaletin önü ve arkasý kýbleye dönük olmaz; bu pozisyonda Kâ’be öne ve arkaya alýnmaz. Þimdiki “ yedi kat takva erbabý mimarlar”ýn hiçbiri bu inceliðe dikkat etmiyor. Klozetin üzerine “hijyen ve akýllýdýr” yazmayý ihmal etmeyenler, tuvaletin yönünü kýblenin aksine kondurmayý akýl edemiyor. Lavabolar yerden hayli yüksek, abdest alýrken ayaklarý yýkamak zahmetli bir iþ. Siyasetçisi gibi dindarlýðý ve “bizim medeniyetimiz”i kimseye kaptýrmayan muhafazakâr mimar, projesini çizdiði evde namazýn kýlýndýðýný aklýna getirmiyor; müteahhitle ortaklaþa paylaþtýðý kaygý Batý usulü konfora açýk mekân ve bir arsadan kaç pahalý daire veya iþyeri üretilebileceði hususudur.. Ali Bulaç a.bulac@zaman.com.tr


11 Mayýs 2013 Cumartesi

6

Güven: Diyarbakýr halkýnýn saðlýðý her þeyden daha önemli D

iyarbakýr Emniyet Müdürü Recep Güven, halkýn saðlýðýnýn her þeyden daha önemli olduðunu belirtti. Diyarbakýr Emniyet Müdürü Güven, Kamu Hastaneleri Birliði Genel Sekreteri Doç. Dr. Muhammed Güzel Kurtoðlu’nu ziyaret etti. Güven, hastanenin çalýþmalarý yakýnlarýndan, dostlarýndan duyduðunu belirterek, “Çalýþmalarýnýzdaki takdire deðer geliþmeler, özveriler bizleri sevindirmektedir. Tüm saðlýk çalýþanlarýna baþarýlar diliyorum. Her türlü durumda yanýnýzdayým. Ben ve teþkilatýmýn tüm destekleri sizlerledir. Diyarbakýr halkýnýn saðlýðý her þeyden önemlidir. Kamu kurumlarý arasýnda dayanýþma bölgenin huzuru için çok önem arz etmektedir. Ýnþallah hep birlikte güzel hizmetler yapacaðýz. Geldiðimiz günden bu yana Diyarbakýr’ýmýzýn huzuru için elimizden geleni yapýyoruz, yapmaya devam edeceðiz inþallah. Güzel günleri hep

birlikte göreceðiz, bu güzel çalýþmalarýnýzdan dolayý teþekkür ediyorum.” diye konuþtu. Kamu Hastaneleri Birliði Genel Sekreteri Doç. Dr. Muhammed Güzel Kurtoðlu ise ziyaretten duyduklarý memnuniyetleri dile getirdi. Kurtoðlu, “Bölgeyi, bölge insanýný seven bir müdür Recep Güven. Bölgede uzun yýllardýr baþarýlý hizmetleri ile gündemde yerini

almýþtýr. Çok kibar, beyefendiliði ile insanlarýn sorunlarýna çözüm getiren, bizler için önemli bir deðerdir. Gece gündüz demeden, halkýn huzuru için elinden geleni yapmaktadýr. Bu ziyaret bizleri çok mutlu etti, sað olsunlar bizlerde her zaman böylesi önemli müdürlerimizin yanlarýndayýz, kapýmýz her zaman açýktýr. Baþarýlar diliyoruz.” Þeklinde konuþtu. (CÝHAN)

TÜÝK: Nüfus hesaplanmasý eksik veya hatalý deðil T

ürkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK), Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi'nin, sürekli güncelliðinin saðlanmasý nedeniyle nüfusun eksik veya hatalý hesaplanmasýnýn söz konusu olmadýðýný vurguladý. TÜÝK'ten yapýlan yazýlý açýklamada, Türkiye ile ilgili nüfus tahminlerinin çeþitli kurumlar tarafýndan açýklanmasýnýn ve bunun basýnda yer almasýnýn, gerçek nüfus büyüklüðüne iliþkin kamuoyunda farklý yorumlara neden olduðu belirtildi. Açýklamada, nüfusuna iliþkin bilgilerin, resmi istatistik programý kapsamýnda yerleþim yerlerine göre 2007 yýlýndan beri Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi'nden ve kurumsal yerlerde kalanlar için ilgili kurum ve kuruluþlardan alýnan bilgilerle uluslararasý standartlara uygun olarak TÜÝK tarafýndan açýklandýðý bildirildi.

‘Doðu ve Güneydoðu’da hareketlenme baþladý’

B

aþbakan Recep Tayyip Erdoðan, 30 sene terörle mücadele edildiðini ve 40 binin üzerinde insan kaybýnýn olduðunu söyledi. Çözüm süreciyle birlikte Doðu ve Güneydoðu bölgelerinde yatýrýmlarýn hareketlendiðini anlatan Erdoðan, “Artýk yatýrýmlar noktasýnda oralara doðru bir serpilme baþladý. Ýnanýyorum ki verdiðimiz Baþbakan Erdoðan, Avrupa Birliði Bakanlýðý'nýn Ersamus Projesi açýlýþ programý kapsamýnda 200 öðrencinin Avrupa'ya uðurlanmasý ile ilgili Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen törene katýldý. Erdoðan konuþmasýnda, terörle mücadele konusuna deðindi. 30 sene Türkiye’nin terör ile mücadele ettiðini belirten Erdoðan, “Þehitlerimiz insan kaybýmýz. 40 binin üzerinde. Ýþin maddi boyutunun asgarisini söylüyorum; 350 milyar dolar. Sadece þu son 10 yýlda hesabý þöyle ortalama alsak, 100 milyar dolar olarak bunun hesabýný yapsak, þu 100 milyar dolarla

Türkiye’de nelerin yapýlabileceðinin hesabýný varýn siz yapýn! Bakýn bu terör bizden neleri aldý götürdü. Þimdi Güneydoðu'da ve Doðu'da hareketlenme baþladý. Artýk yatýrýmlar noktasýnda oralara doðru bir serpilme baþladý. Ýnanýyorum ki verdiðimiz teþviklerle Güneydoðu'da ve Doðu'da yatýrýmlar arttýkça Türkiye inþallah sýçramasýný yapacaktýr.” diye konuþtu. 2023 yýlýnda kiþi baþý gelirin 25 bin dolara ulaþacaðýný ifade eden Erdoðan, “Hedefimiz olan 2023’teki kiþi baþý 25 bin dolara ulaþacaktýr. Bunu da yakalayacaðýz. Genç, giriþimci, akýllý nüfusumuzla dünyayý þaþýrtmaya, dünyanýn dikkatini çekmeye devam edeceðiz. Her zaman öz güven içinde olacaðýz. Her zaman ecdadýmýzdan ilham alacaðýz. Geleceðe bu ruh ile yürüyeceðiz. Bugün artýk Türkiye’de olumsuz bakýþ açýsýný kabul etmiyoruz. Mümkün deðilmiþ gibi görünenler bal gibi oluyor.” ifadelerini kullandý. (CÝHAN)

Akçakale'de bin litre kaçak mazot ele geçirildi

uluslararasý kurum ve kuruluþlarýn kendi ihtiyaçlarýna ve geleceðe yönelik nüfus tahminleri yaptýklarý ifade edildi. Açýklamada, Türkiye Ýstatistik Kurumu'nun nüfus projeksiyonlarýný yenilediði ve sonuçlarýný 14 Þubat 2013'te kamuoyuna Hata ve eksik yok duyurduðuna iþaret edildi. Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Bu kapsamda, CIA ve benzeri Sistemi'nin, sürekli güncelliðinin kurum/kuruluþlar tarafýndan açýklanan saðlanmasý nedeniyle nüfusun eksik veya nüfus tahminleri, bu kurumlarýn hatalý hesaplanmasýnýn söz konusu olmadýðý vurgulanan açýklamada, ulusal ve kendilerine göre belirledikleri yöntemler ve

Engelli askerler terhis olma sevinci yaþadý

güncel olmayan veri kaynaklarýna dayandýðýna dikkat çekildi. Açýklamada, “Benzer sorunun, Türkiye haricinde baþka ülkeler tarafýndan da yaþandýðý, haberler yapýldýðý ve ilgili istatistik ofislerinin açýklamalar yaptýklarý gözlemlendi. Örneðin Norveç Ýstatistik Ofisi, CIA 2012 yýlý tahminlerinin Norveç nüfusunu gerçek deðerinden yüzde 6 az gösterdiðini belirten basýn açýklamalarý yaptý. Türkiye ile ilgili resmi istatistiklerin üretilmesi ve yayýmlanmasý konusunda ulusal ve uluslararasý düzeyde yetkili tek kuruluþ Türkiye Ýstatistik Kurumu'dur. Bu nedenle, sadece Türkiye Ýstatistik Kurumu tarafýndan resmi ve uluslararasý standartlarda ve kayýt sistemlerine dayalý olarak elde edilen nüfus bilgileri dikkate alýnmalý ve kullanýlmalýdýr." bilgisi verildi. (CÝHAN)

A

kçakale Ýlçe Emniyet Asayiþ ekipleri tarafýndan alýnan ihbar üzerine belirlenen adrese düzenlenen operasyonda 55 bidon içerisinde bulunan yaklaþýk bin litre kaçak mazot ele geçirildi. Olayla ilgili Suriye uyruklu yakalanan A.T. ve A.T. isimli kardeþler, ifadeleri alýndýktan sonra savcýlýða sevk edildi. Olayla ilgili soruþturma devam ediyor. (CÝHAN)

Vekillere trafikte ayrýcalýk AÝHM yolunda

K

E

ngelliler Haftasý kapsamýnda Diyarbakýr Ýl Jandarma Komutanlýðý'da bir günlük temsili askerlik töreni yapýldý. Jandarma Alay Komutanlýðý'nda düzenlenen törene Diyarbakýr Valisi Mustafa Toprak, 2. Taktik Hava Kuvvet Komutaný Korgeneral Nejat Bilgin, 7. Kolordu Komutaný Korgeneral Abdullah Recep, Emniyet Müdürü Recep Güven, engellilerin aileleri ve çok sayýda davetli katýldý. Bir günlük askerlik sevincini yaþayan 12 engelli ilk olarak askerlik yemini etti, yemin töreninden sonra terhis belgelerini Vali Mustafa Toprak, Korgeneral Abdullah Recep'in elinden aldý. Engelli askerler daha sonra halay

çekerek terhislerini kutladý. Törenin ardýndan komutanlar engelli asker aileleriyle birlikte yemek yedi. Engelli askerlerden Mustafa Oðuz'un annesi Sultan Oðuz, oðlunun bir günlük de olsa asker olmasýndan ötürü çok mutlu olduðunu söyledi. 'Bu sevinci Allah olmayanlara da versin' diyen anne Oðuz, "Benim diðer oðlum da engelli. Vatani görevini yapamadý. Ona çok üzülüyorum, bir oðlum kaldý. O da seneye Allah izin verise vatan görevini yapacak. 'Oðlum anne bana valiz ver. Ben askere gideceðim ben sizinle konuþacaðým' diyordu. Bir gün kýsmet olacak diyordum, bugün kýsmetmiþ." þeklinde konuþtu. (CÝHAN)

arayolu Trafik ve Yol Güvenliði Araþtýrma Derneði Genel Baþkaný Ýhsan Memiþ, milletvekillerine trafikte saðlanan ayrýcalýklarýn iptali için Anayasa Mahkemesi’ne, çözülmezse Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi’ne (AÝHM) götüreceklerini söyledi. Ýhsan Memiþ, konuyla ilgili açýklamasýnda, trafiðin herkesin evrensel olarak kabul ettiði kurallarla yönetildiðini belirtti. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 9 Mayýs günü

yapýlan görüþmeleri hatýrlatan Memiþ, iktidar ve muhalefet olarak 4 partinin imzasý ile verilen teklifte milletvekillerinin özlük haklarýnýn iyileþtirilmesi, protokol sýralamasýnýn deðiþtirilmesinin yanýnda milletvekili araçlarýna özel plaka uygulanmasý, ceza yazýlmamasý ve geçiþ üstünlüðüne sahip araçlardan sayýlmasý gibi hususlar görüþülerek kabul edildiðini kaydetti. Memiþ, milletvekilleri için trafikte avantaj saðlayan düzenlemenin, TBMM Genel

Kurulu'na gelip yasalaþtýðý takdirde, iptali için dernek olarak öncelikle Anayasa Mahkemesi’ne gidileceðini, çözümlenmediði takdirde konuyu AÝHM’e götüreceklerini ifade etti. "Trafik kurallarý evrenseldir" Trafiðin herkesin evrensel olarak kabul ettiði kurallarla yönetildiðini vurgulayan Memiþ, “Taþýdýðý risk bakýmýndan da fakir, zengin, çocuk, yaþlý, bay, bayan, milletvekili veya bakan ayýrt etmez. Bu nedenle bu imtiyazlar TBMM'deki vekillerine, onlarýn çocuklarýna, eþlerine ve eski bakan ve milletvekillerine trafikte eþit yaþama hakkýný vermeyerek özel yaþama ve korunma hakkýný birlikte getirir. Bu imtiyazýn kullanýlmasý mevcut anayasamýza, evrensel hukuka ve mevcut kanunlarýmýza aykýrýdýr. Türkiye, uygulandýðý takdirde topluma iyi örnek olacaðýna daima kötü örnek olacaktýr. Ayrýca devleti iç hukukta temsil eden emniyet güçlerimizi çok zor durumda býrakacak ve rencide edecektir.” görüþünü savundu. (CÝHAN)


11 Mayıs 2013 Cumartesi Gazete sayfaları