Page 1

Kadim Þehir Dergisinden Ankara çýkarmasý “Bu Dergide Hayat Var” sloganýyla ilk sayýsýna merhaba diyen Mardin Kadimþehir dergisi Valilik, yerel yönetim, sivil toplum örgütleri, basýn camiasý, kamu kurumlarý, kuruluþlar, iþ dünyasý tarafýndan takdirle karþýlandý...

Y

ayýn hayatýna geçtiðimiz ay baþlayan Kadim Þehir Dergisi henüz ilk sayýsýnda herkesin beðenisini kazandý. Mardin'in Büyükþehir oluþu nedeniyle ilk sayýsýnda Büyükþehir dosyasýný iþleyen dergi, kapak dosyalarýnýn yanýnda kültür, sanat, tarih, edebiyat, aktüalite, saðlýk, spor ve benzeri bir çok konuya da sayfalarýnda yer veriyor. Dergiye her kesimden yoðun ilgi geldi “Bu Dergide Hayat Var” sloganýyla ilk sayýsýna merhaba diyen Mardin Kadimþehir dergisi Valilik, yerel yönetim, sivil toplum örgütleri, basýn camiasý, kamu kurumlarý, kuruluþlar, iþ dünyasý tarafýndan takdirle karþýlandý. Dergi Mardin'in yaný sýra Baþkent

Ankara'da da büyük ses uyandýrdý. Derginin ilk sayýsýnýn baskýya gireceði sýrada Ýçiþleri Bakanlýðý görevine getirilen Muammer Güler ilk röportajýný Mardin Kadimþehir dergisine vererek dergiye verdiði önemi ve takdiri göstermiþ oldu. Kadimþehir dergisi Ýçiþleri Bakanýnýn davetlisi olarak Ankara'daydý Ýçiþleri Bakaný Muammer Güler'in davetlisi olarak Ankara'ya gelen Kadimþehir dergisi imtiyaz sahibi Rýdvan Fidan, Genel Yayýn Yönetmeni Þeyhmus Edis, Yayýn Koordinatörü Yusuf Metin Yardýmcý ve Yayýn Kurulu Üyesi Murat Baðýþ Ýçiþleri bakanlýðýnda Dicle Kalkýnma Ajansý (DÝKA) eski Genel Sekreteri ve þu

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

anda Ýçiþleri Bakaný Danýþmaný olarak görev yapan Abdullah Erin tarafýndan karþýlanýp bakanlýkta aðýrlandýlar. Erin, dergiyi hazýrlayan ekibi tebrik ederek bu kaliteli çalýþmanýn bakanlýkta oldukça ilgi gördüðünü aktardý. Ekip ardýndan Ýçiþleri Bakaný'nýn makamýna geçerek Bakan Muammer Güler ile röportaj yaptýlar. Bakan Güler, röportajýnda kendisinin Ýçiþleri Bakanlýðýna getirilme süreci, büyükþehir yasasý, Mardin ile ilgili projeler, çözüm süreci baþta olmak üzere Türkiye gündeminde bulunan birçok konuyla ilgili açýklamalarda bulundu. Mardin'le ilgili çeþitli müjdeler de veren Güler, Mardin Kadimþehir dergisinin kalitesi ve içeriðini de çok beðendiðini ve takdir ettiðini Devamý Sayfa 3’te söyledi.

11 Mart 2013 Pazartesi

Yýl: 9 Sayý 2592 Fiyatý :25 Kr

70 yýldýr ayný cins, güvercin besliyor

9

0 yaþýndaki Mardinli Þeyhmus Atay, 70 yýldýr güvercin besliyor. Güvercin, tarih boyunca kimi zaman barýþýn simgesi, kimi zaman da iletiþim aracý olarak kullanýldý. Þimdilerde eskisi kadar deðer atfedilmese de bu kuþlarýn bazý þehirlerde meraklýlarý çok. Mardin de onlardan biri. Þehirde 3 bin civarýnda güvercin meraklýsý var. 7’den 70’e herkesin evinde beslediði güvercinlere bazen bir araba bazen de ev fiyatý kadar paha biçiliyor. 90 yaþýndaki Mardinli Þeyhmus Atay, 70 yýldýr ayný ýrktan gelme güvercin besliyor. Kuþlar sayesinde ayakta durabildiðini anlatýyor: “7

yaþýndan beri güvercin besliyorum. Bu merak babamdan geçti bana. 70 yýldan beri ayný ýrktan gelme barýþýn sembolü ‘Yusufi’ güvercinlerini besliyorum. Bunlarý baþka ýrklarla karýþtýrmadan günümüze kadar getirdim.” Devamý Sayfa 3te

Anadilde eðitim masaya yatýrýldý Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardýmcýsý ve Yaþayan Diller Enstitüsü Baþkaný Prof. Dr. Kadri Yýldýrým, anadilde eðitimin en erken 10 yýl sonra verilebileceðini söyledi... M. Sait Çakar

Kadýnlar Günü'ne özel konferans Ýsmail Erkar

D

erik Kadýn Kültür Merkezi 8 Mart Dünya Kadýn Günü kutlamalarý çerçevesinde konferans düzenledi. Derik Kültür Sarayý'nda düzenlenen konferansa konuþmacý olarak Derik Devlet Hastanesi'nde görevli psikolog Dr. Tuðba Güzel katýldý. Konferans öncesi açýlýþ konuþmasý yapan Derik Kadýn Kültür Merkezi Müdiresi Medine Yol, konferansa katýlan kadýnlara teþekkür etti. Yol, konuþmasýna, “Sizlere hizmet için ilçemizde açýlan Derik Kültür Merkezimizin organize ettiði bu konferansa katýlýmlarýnýzdan dolayý hepinize teþekkür ediyorum. Kadýn Kültür Merkezimiz siz Derikli hemþehrilerimize hizmet etmek için her zaman göreve hazýrdýr. Sizler kadýnlar olarak neye ihtiyacýnýz olduðunu bize iletmeniz yeterlidir. Özellikle eðitim konusunda, þu an uygulamakta olduðumuz kurslarýmýz var. Bilgisayar kursu, ebru, okuma-yazma kursu, hazýr giyim, çocuk geliþimi, dikiþ-nakýþ kursu vb. kurslar bunlardan bir kaçýdýr. Kadýn Kültür Merkezi olarak Derik Kaymakamýmýz Ahmet Demirci Bey’in desteðiyle sizlerin istediðini yerine getirmeye hazýrýz. Yeter ki kadýn olarak bizden isteyin. Biz sizler için hizmete hazýrýz.” þeklinde konuþtu. Kadýnlara hitap eden Derik Devlet Hastanesi doktoru Psikolog Dr. Tuðba Güzel ise bayanlarýn her türlü dertlerini dinlemeye hazýr olduðunu söyledi. Güzel, þöyle dedi: “Derik ilçenize yeni atandým. Bu konferans sayesinde siz Derikli hanýmlarla tanýþma fýrsatým oldu. Devlet Hastanesi'nin kapýsý sizlere her zaman açýktýr. Her türlü derdinizi bana açabilirsiniz. Psikolog olarak dertlerinize çözüm üretmeye hazýrým. Hiç çekinmeden her türlü psikolojik desteði vermeye hazýrým. Çekinmenize, utanmanýza ve sýkýlmanýza gerek yoktur.” Dedi.

T

ürkiye'de ilk defa öðrencilerine Kürtçe eðitim veren ve Milli Eðitim Bakanlýðý tarafýndan okutulan Kürtçe seçmeli dersin materyallerini hazýrlayan Mardin Artuklu Üniversitesi, düzenlediði bir panelle anadilde eðitimi masaya yatýrdý. Sunumlarýn tamamen Kürtçe yapýlýp, Kürtçe haricinde hiçbir dilin konuþulmadýðý panelde, üniversitenin Kürt akademisyenlerinin yanýnda Hollanda ve Amerika'dan gelen Kürdologlar da birer sunum yaptý. Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu'nda düzenlenen panelde bir konuþma yapan Rektör Yardýmcýsý ve Yaþayan Diller Enstitüsü Baþkaný Prof. Dr. Kadri Yýldýrým, anadilde eðitimin en erken 10 yýl sonra verilebileceðini söyledi. Ülkenin normalleþmesiyle beraber anadilde eðitimin gündeme geldiðini kaydeden Yýldýrým, "Panelin amacý dikkatleri anadile çevirmektir. On günden beri deðiþik platformlarda deðiþik dernek, vakýf ve dil enstitüleri tarafýndan farklý alanlarda dikkatler bunun üzerine çekiliyor. Biz de bunu yapalým istedik. Zuzan Berwari'yi Amerika'dan çaðýrdýk. Kendisi orada ders materyalleri inceleme komisyonu baþkanýdýr. Bizdeki TOFEL'a benzer bir Kürdi TOFEL diyebileceðimiz, Kürtçe baðlamýnda bir TOFEL üzerinde çalýþýyor. Bizim enstitümüzde bu çalýþmalarýn bir

paydaþý olmak istiyor. Dolayýsýyla Amerika'daki merkezin bir nevi ikincisi Artuklu Üniversitesi'nde inþallah gerçekleþecek" dedi. Yýldýrým, konuþmasýný þöyle sürdürdü: "Tabii 'Kürt var mýdýr, yok mudur', 'Kürtçe var mýdýr, yok mudur' tartýþmalarýndan, Kürtçe'nin ders materyallerini tartýþmaya geldik. O noktadan bu noktaya geldik. Kürtçe'de þu gramatik hal veya dil bilimsel konu acaba nasýldýr? Onun üzerinde yoðunlaþma noktasýna geldi. Bunlar son derece sevindirici geliþmelerdir. Ülkemizin normalizasyonu açýsýndan, ülkemizin geçmekte olduðu kritik süreci alnýnýn aký ile baþarýlý bir þekilde bitirebilmesi açýsýndan, Artuklu Üniversitesi öteden beri olumlu rol oynamak için elinden geleni yapmýþ ve þimdi de yapýyor, bundan sonra da yapacaktýr. Çünkü ülkemizin bu hassas sürecinde çok önemsenmesi gereken bir olgu olarak biz dili görüyoruz ve herhangi bir politik veya siyasi mülahaza göz önünde bulundurmadan sadece bu dil, dil olduðu için ve edebiyat olduðu için bu konuya yaklaþýyoruz. Ülkemizin normalizasyonu saðlansýn diye akademik bir katký saðlamayý hedefliyoruz. Bizim amacýmýz budur. Ýnþallah bu amaca doðru yürürken umduðumuz þekilde yol alýrýz." Açýlýþ konuþmasýndan sonra, Hollanda'dan gelen Kürdolog Prof. Dr. Michiell Leezenberg ve Amerika Marilant Üniversitesi'nden gelen Prof. Dr. Zuzan Berwari ile Mardin Artuklu Üniversitesi'nden Yrd. Doç.

Dr. Hayrullah Acar ve Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Adak'ýn birer sunum yaptýðý panele geçildi. Panelde konuþan Hollandalý Kürdolog Leezenberg, "Kürtçe bir medeniyet dili olmasaydý bugünlere gelmezdi. Beni Kürtçe'yi öðrenmeme ve üzerinde çalýþma yapmama sevk eden, bu dilin 4 ülkede yasaklý olmasý ve anadilinde bir çalýþma yapýlmasýna müsaade edilmemesiydi. Anlayacaðýnýz Kürtçe yasaklý olduðu için Kürdolog oldum. Kürtçe'yi konuþtukça, öðrendikçe Hollandaca'ya da yakýn olduðunu fark ettim. Her iki dilde Hint- Avrupa dil grubuna ait. 8 dil biliyorum ama en kolay öðrendiðim yabancý dil Kürtçe oldu" diye konuþtu. Panelde bir sunum yapan Prof. Dr. Zuzan Berwari de, Kürtler için anadilde eðitim görmeleri kadar normal bir hakkýn olmadýðýný savunarak, Kürtçe hakkýnda yurt dýþýnda yapýlan akademik çalýþmalarla ilgili bilgiler verdi. 2010 yýlýnda Amerika'da ilk defa Kürtçe bir TOFEL sýnavý gerçekleþtirdikleri bilgisini veren Berwari, gerektiði takdirde ayný sistemi Mardin Artuklu Üniversitesi ile birlikte çalýþmak istediklerini söyledi. Panelin moderatörlüðünü yapan üniversitenin Kürt Dili ve Edebiyatý Anabilim Dalý Baþkaný Yrd. Doç. Dr. Hayrullah Acar, panel sonunda Türkçe yaptýðý açýklamada, "Üniversite bünyesinde Yaþayan Diller Enstitüsü Kürt Dili ve Edebiyatý Anabilim Dalý olarak þu

ana kadar yaptýðýmýz kültürel çalýþmalarýn bir yenisi, özellikle son günlerde açýlým sürecinde gündemde olan, belki de iþin en önemli ayaðýný teþkil eden bir bölümdür anadilde eðitim tartýþmalarý... Anadilde eðitimle ilgili çalýþmalarý konu alan bir panel düzenledik. Panelistlerimiz Hollanda'dan Prof. Dr. Michiell Leezenberg, bir Kürdolog olarak anadilde eðitim süreçlerini anlatan tebliðini sundu. Amerika'dan Marilant Üniversitesi'nden yine dil ile ilgili çalýþmalar içinde bulunan, eðitim materyalleri ile ilgili uzmanlýk alaný olan bir akademisyen Prof. Dr. Zuzan Berwari misafirimizdi. Üniversitemizden Abdurrahman Adak da tebliðini, eðitimin olmadýðý dönemlerden Kürtçe'nin yasak olduðu dönemden baþlayarak, bugünlere kadarki Kürdoloji çalýþmalarý hakkýnda bilgiler verdi" ifadelerini kullandý.

Bir asrýn canlý tarihi

K

ýzýltepe ilçesine baðlý Sürekli köyünde yaþayan 110 yaþýndaki Yusuf Çoban, ilerlemiþ yaþýna raðmen Osmanlý Devleti'nin son padiþahlarýný ve cumhuriyetin ilk kurulduðu yýllarý bugün gibi hatýrladýðýný söyledi. Bir asrýn üzerinde yaþamýþ olan Yusuf dede, Sultan 2. Abdülhamid Han, Sultan Reþad, Mustafa Kemal Atatürk ve Ýsmet Ýnönü döneminin canlý tanýklýðýný Sayfa 2’de yaptýðýný belirtti.

Sosyal Medya Baðýmlýlýðý

S

osyal medyanýn öncelikli hedefi insanlarýn tüketim duygularýný teþvik etmektir. Lütfü Günlüoðlu

Sayfa 2’de


11 Mart 2013 Pazartesi

2

Bir asrýn canlý tarihi Ýsmail Erkar

K

ýzýltepe ilçesine baðlý Sürekli köyünde yaþayan 110 yaþýndaki Yusuf Çoban, ilerlemiþ yaþýna raðmen Osmanlý Devleti'nin son padiþahlarýný ve cumhuriyetin ilk kurulduðu yýllarý bugün gibi hatýrladýðýný söyledi. Bir asrýn üzerinde yaþamýþ olan Yusuf dede, Sultan 2. Abdülhamid Han, Sultan Reþad, Mustafa Kemal Atatürk ve Ýsmet Ýnönü döneminin canlý tanýklýðýný yaptýðýný belirtti. 70 yaþýndan sonra Kur'an-ý Kerim okumayý öðrenen Yusuf Çoban, köyde tek gözlü bir evde kýzýnýn yanýnda yaþýyor. Maddi imkansýzlýklar çeken Çoban, 8 çocuðunun vefat ettiðini, 2 oðlu ve 3 kýzýnýn ise hayatta olduðunu dile getirdi.

Torunlarýnýn sayýsýný hatýrlamayan Yusuf dede, son iki yýldan beri dizlerinde baþlayan aðrýlardan þikayetçi olduðunu ifade etti. Osmanlý Devleti zamanýnda, bütün milletlerin Osmanlý'dan ve sultanlardan memnun olduðunu belirten Yusuf Çoban, cumhuriyetin kurulduðu günleri de çok iyi hatýrladýðýný kaydetti. Mustafa Kemal Atatürk'ün halka karþý çok iyi olduðunu anlatan Yusuf dede, "Atatürk halk için çok iyiydi. Halka karþý bir zulmünü görmedik. Halký helaka götüren ise Ýsmet Paþa oldu. Ýsmet Paþa zamanýnda sadece tavuklarýn vergisi yoktu. Her erkek baþýna 6 mecidiye (Osmanlý parasý) vergi alýnýyordu. Her þey yasaklandý. Dehlizlere Kur'an-ý Kerim doldurup topraða

Sosyal Medya Baðýmlýlýðý

S

gömdük. Toprak altýnda hala o Kur'an-ý Kerimler var" dedi. Nüfus cüzdanýnda 93

yaþýnda olduðunu belirten Yusuf Çoban, 17 yaþýndayken nüfus kaydýnýn yapýldýðýný söyledi.

Milletvekili Bekin'den farklý kutlama mesajý M. Sait Çakar

A

k Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Þahkulubey, Kadýnlar gününü Peygamber efendimizden örnekler vererek kutladý AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Þahkulubey yayýmladýðý mesajla 8 Mart Dünya Kadýnlar Gününü kutladý. Þahkulubey mesajýnda þunlarý söyledi: “Cinsiyet, ýrk, dini inanç, dil hangi türden olursa olsun, insanlar arasýnda yapýlan ayrýmcýlýðý kabul etmemiz mümkün deðildir. Bunlarýn tamamýný reddediyoruz. Her insanýn birbiriyle eþit haklara sahip olduðuna inanýyoruz. Dün olduðu gibi, bugün ve yarýn da kadýný ve erkeðiyle

birlik ve beraberlik içerisinde çalýþacaðýz, üreteceðiz; ülkemizi, geliþmiþ ülkeler arasýnda hak ettiði yere getirip, uluslararasý arenada söz sahibi yapacak kalkýnma hedefini gerçekleþtireceðiz. Gerek Türkiye gerekse Mardin, kadýn ve erkek arasýndaki eþitsizliðin giderilmesinde en önemli araç olan kadýnlarýn eðitimi konusunda büyük mesafe almýþtýr. Kýz öðrencilerimizdeki okullaþma oranýnýn Türkiye ortalamasýna yakýn olmasý bizleri sevindirmektedir. Özellikle yüksek öðrenim yapmak isteyen kýzlarýmýzýn hangi gerekçeyle olursa olsun eðitim hakkýnýn alýnmasýna þiddetle karþýyýz. Kýz çocuklarýmýzýn okumasý, kadýnlarýmýzýn meslek edinmesi hususunda çalýþmalarýmýz

Eðitim-Sen Þube Baþkaný Öztemel, kamu çalýþaný kadýnlarý unutmadý Sedat Aslanaçier

D

erik ilçesinde Eðitim-Sen Þube Baþkaný Mahmut Öztemel, 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü dolayýsýyla bayan öðretmenlere ve kamu çalýþanlarýna karanfil daðýttý. Öztemel, "Güvencesizleþtirme, kayýt dýþý çalýþtýrma uygulamalarý, en fazla kadýn emekçileri etkiliyor. Kadýnlar sadece emek süreçlerinde, fabrikalarda, atölyelerde, dersliklerde, tarlalarda eþitsizliðe, sömürüye, þiddete maruz kalmýyor. Ayrýmcýlýk ve þiddet her yerde. Her yýl ülkemizde ve dünyada binlerce kadýn öldürülüyor, tecavüze uðruyor, taciz ediliyor, dövülüyor. Ülkemizde, kadýna yönelik þiddet, kadýn emeði sömürüsü, kadýn

bedeni sömürüsü, kadýn yoksulluðu, kadýn iþsizliði, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kýz çocuklarý, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldýrganý koruyup kollayan hukuk sistemi, kadýnýn özgürleþmesi önünde en büyük engeller olarak durmaktadýr. Kadýnlarýmýz çalýþma hayatýnda en dezavantajlý kesimlerden birini oluþturuyor. Sayýsal verilere baktýðýmýzda, 2012 yýlýnda, kayýt dýþý çalýþan kadýnlarýn sayýsý önceki yýla göre 132 bin kiþi, iþsiz kadýn sayýsý ise 110 bin kiþi artýþ göstermiþtir. Tüm kadýnlar adýna Derik’ te çalýþan kadýn kamu çalýþanlarýna karanfil daðýttýk. Ýnsan onuruna yaraþýr özgür bir gelecek umuduyla tüm kadýnlarýnýn gününü kutluyoruz." Dedi.

aralýksýz devam edecek. Geldiðimiz noktada, yapýlan yasal düzenlemelerle kadýna karþý negatif ayrýmcýlýðýn ortadan kaldýrýlmasý hususunda sevindirici geliþmeler olmuþ; hükümetimiz döneminde kadýn erkek eþitliði anayasada tanýmlanmýþtýr (kadýnlar ve erkekler eþit haklara sahiptir. Devlet bu eþitliðin yaþama geçmesini saðlamakla yükümlüdür. Mad.10/2 2004). Öte yandan sosyal hayatta baþarýyla ön plana çýkan kadýnlarýmýzýn sayýsý her geçen gün artmaktadýr. AK Parti döneminde kadýnlara yönelik çalýþmalar yoðunluk kazanmýþtýr. Özellikle kadýnlarýn siyasette temsili, eðitim konusundaki engellerin ortadan kaldýrýlmasý, kadýna yönelik þiddetin önlenmesi gibi birçok konuda önemli mesafe alýnmýþ, gerekli yasal düzenlemeler yapýlmýþtýr. AK Parti, kadýnýn maðdur edilmemesi ve ailenin

korunmasý için gerekli çalýþmalarý yapmaktadýr. Toplumun temel taþý olan ailenin korunmasýný desteklerken, diðer yandan da maðdur kadýnlarýn korunmasý için ülke genelinde kadýn konukevleri sayýsýný arttýrmýþtýr. Tüm illerde þiddete uðrayanlarýn barýnabilecekleri ilk kabul merkezleri de kurulmuþtur. Hz. Peygamberimiz Veda Hutbesinde: ‘Kadýnlarýn haklarýný gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanýzý tavsiye ederim… Sizin kadýnlar üzerinde hakkýnýz, onlarýn da sizin üzerinizde haklarý vardýr’ buyurmaktadýrlar. Büyük hedeflerimiz var ve bu hedeflere ulaþabilmemiz ancak, toplumsal hayatýn her alanýnda fýrsat eþitliðine sahip, kadýnlar ile mümkün olacaktýr. Zira kadýnýn olmadýðý her alan yarým kalmaya mahkûmdur. Bütün kadýnlarýmýzýn 8 Mart Dünya Kadýnlar Gününü kutluyorum”.

Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Kahraman, bayan öðretmenlere karanfil daðýttý Ali Edis

D

erik ilçesi Milli Eðitim Müdürü Mustafa Kahraman, "8 Mart Dünya Kadýnlar Günü" dolayýsýyla bayan öðretmenlere karanfil daðýttý. Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Mustafa Kahraman ve þube müdürleri, ilçe merkez ve köy okullarýný ziyaret etti. Bayan öðretmenlerin 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü'nü kutlayarak, karanfil verdi. Kadýnýn olduðu yerde, güzellikler ve baþarýnýn

hakim olduðunu belirten Kahraman, "Kadýnlarýmýzýn kutsallýðýna yakýþýr gün olarak bilinen 8 Mart'ýn eþitlik özgürlük saðlýk ve barýþa, vesile olmasýný diliyorum. Buradan dünyadaki tüm kadýnlarýn gününü de kutluyorum. Kadýnýn olduðu yerde, güzellikler ve baþarý hakimdir. Her baþarýlý erkeðin arkasýnda, mutlaka baþarýlý bir kadýn vardýr. Ýlçemizde özellikle baþarýlý hizmetlerde, bayanlarýn önemli bir payý bulunmaktadýr." Dedi.

osyal medyanýn öncelikli hedefi insanlarýn tüketim Lütfü Günlüoðlu duygularýný teþvik etmektir. Sosyal medya, internet ve iletiþim dünyasý ellerindeki imkânlarý da kullanarak “tüketime dayalý hayat tarzýný” tek geçerli yol olarak göstermektedir. Bu anlamda sosyal medya ve internet dünyasý ile mücadele etmek çok zor. Çünkü karþý çýktýðýmýz þeyin toplum nezdinde birçok faydasý vardýr. Ýfade özgürlüðü, bilgi edinme hakký, iletiþim hakký ve serbest ticaret gibi saymakla bitiremeyeceðimiz kadar birçok faydalarý da vardýr. Çok hýzlý deðiþen ve geliþen dünyamýzda zararlý ve baðýmlýlýk yapan sigara, alkol ve uyuþturucu ile birlikte gittikçe yaygýn hale gelen sosyal medya ve internet baðýmlýlýðý ile karþý karþýyayýz. Bu harika buluþlarýn büyük faydalarý olduðu gibi, ölçülü, orantýlý kullanýlmadýðýnda kullanýcýsýna çok yönlü zararlar vermeye baþlar. Kesinlikle bilinmelidir ki, Yeþilay Cemiyeti ilerlemenin, teknolojinin karþýsýnda olmaksýzýn her zaman teknoloji baðýmlýlýðýna karþý uyarýcý ve yönlendirici bir rol üstlenmiþtir. Bu görevini her ortamda yapmaya gayret göstermektedir. Yaþadýðýmýz bu asýrda insanýmýz (özellikle de gençlerimiz) için en büyük tehlike internet kullanýmýdýr. Milyonlarca internet kullanýcýsý farklý sitelerde dolaþarak her gün reklam bombardýmanýna maruz kalmakta, bu reklamlardan olumsuz etkilenmektedir. Milyonlarý bulan internet kullanýcýlarý tehlikeden habersiz bir þekilde birbirlerine bilgi paylaþmaktadýr. Bu alanda sosyal medyanýn rolü çok büyüktür. Sosyal medya kullanýcýlarýnýn birbirleriyle paylaþtýklarý bilgiler uzayda bir yerde depolanmakta, gerektiðinde kötü amaçlar için kullanýlabildiði açýk bir gerçektir. Bu depolara Ýsrail, Amerika ve Ýngiltere sahiptir. Bu nedenledir ki, sakýncalý bilgilerin sosyal medyada paylaþýlmasý doðru deðildir. Ýsteseniz dahi paylaþtýklarýnýzý bir daha geri alamazsýnýz. Bu bilgiler zamanla büyük þirketlere, istihbarat örgütlerine ve reklam þirketlerine satýlmasý mümkündür. Ýnternet kullanarak yalnýzlaþan insanlarýn sayýsý her geçen gün artýþ göstermektedir. Bu insanlarýn psikolojileri bozulmakta, aile içi iletiþimleri azalmakta, toplumdan gitgide uzaklaþmaktadýrlar. Ve zamanla toplumun öteki kýsmý için sorun teþkil etmektedir. Sosyal medyanýn öncelikli hedefi insanlarýn tüketim duygularýný teþvik etmektir. Sosyal medya, internet ve iletiþim dünyasý ellerindeki imkanlarý da kullanarak “tüketime dayalý hayat tarzýný” tek geçerli yol olarak göstermektedir. Bu anlamda sosyal medya ve internet dünyasý ile mücadele etmek çok zor. Çünkü karþý çýktýðýmýz þeyin toplum nezdinde birçok faydasý vardýr. Ýfade özgürlüðü, bilgi edinme hakký, iletiþim hakký ve serbest ticaret gibi saymakla bitiremeyeceðimiz kadar birçok faydalarý da vardýr. Sosyal medya, internet baðýmlýlýðý insaný öyle bir hale sokmuþ ki, insanlar bazen gerçek olan fiziki dünyalarýný bile unutarak sanal bir âleme dalar giderler… Amerika'da yapýlan araþtýrma sonucunda; her beþ boþanmanýn bir tanesinin nedeni Facebook olduðunu ortaya koymuþtur. Yine ülkemizde yapýlan araþtýrmaya göre internet kullanýcýlarýnýn ortalama beþ saatlerini internet baþýnda geçirmektedirler. Türkiye'de yaklaþýk 35 Milyon Facebook kullanýcýsý olduðu düþünülürse, bu rakam her geçen gün artýþ göstererek tehlikenin boyutlarýný ortaya koymuþtur. Bizler Yeþilay Cemiyeti olarak, hayatýn her alanýnda olduðu gibi sosyal medyanýn ve internet kullanýmýnda da ölçülü olmayý tavsiye ediyoruz.

mardin@yesilay.org.tr


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

11 Mart 2013 Pazartesi

3

Kadim Þehir Dergisinden Ankara çýkarmasý Ýletiþim Haber Merkezi Sayfa 1’den devam erginin Mardin'in tanýtýmýna önemli katkýlar saðlayacaðýna inandýðýný kaydeden Bakan Güler, dergiyi çok beðendiðini de belirtti. Dergi ekibi, röportajýn ardýndan yemeðe bakanlýk danýþmanlarý Abdullah Erin ve Cihangir Köksal ile birlikte Bakan Güler'in kendileri onuruna verilen yemeðe katýldýlar. Gece geç saatlere kadar devam eden yemek, oldukça sýcak ve samimi bir ortamda gerçekleþti. Ýçiþleri Bakanlýðý'nýn yaný sýra Ankara'da birçok ziyaret gerçekleþtiren Mardin Kadimþehir dergisi ekibi, her yerde yoðun bir ilgi ile karþýlandýlar.

D

Kadimþehir dergisi, ikinci gün TBMM'deydi Ankara ziyaretinin ikinci gününde Türkiye Büyük Millet Meclisine geçen Kadimþehir dergisi imtiyaz sahibi Rýdvan Fidan, Genel

Yayýn Yönetmeni Þeyhmus Edis ve Yayýn Kurulu üyesi Murat Baðýþ burada Milletvekili Abdurrahim Akdað tarafýndan karþýlandýlar. Abdurrahim Akdað tarafýndan kendileri için verilen yemeðe katýlan dergi ekibine meclis çalýþmalarý ve Mardin'le ilgili gündemde olan projelerle ilgili bilgiler veren Akdað, dergiyi de çok kaliteli bulduðunu söyleyerek, derginin içeriðinin de doyurucu olduðunu belirtti. Mardin'in kültürünün, sosyal yaþamýnýn, geleneklerinin, ilçelerinin, tarihi zenginliklerinin ve doðal güzelliklerinin de iþlenmesiyle derginin adeta Mardin ve ilçelerinin aynasý olacaðýný söyledi. Bakan Taner Yýldýz'a da dergi takdim edildi Milletvekili Akdað ile birlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakaný Taner Yýldýz'ý ziyaret eden dergi ekibi, Bakan Yýldýz tarafýndan çok sýcak bir þekilde karþýlandýlar. Yýldýz, kendisine takdim edilen dergiyi inceleyerek baþarý dileklerini iletti. Eski vekiller de unutulmadý Dergi ekibi, Meclis ziyaretinden sonra eski Milletvekili Halit Demir'i Çankaya'da bulunan ofisinde ziyaret ettiler. Yaklaþýk iki saat süren ziyaretten duyduðu memnuniyeti dile getiren Demir, dergiyi incelediðini ve Mardin'de bu denli kaliteli ve zengin içerikli bir dergi çýkarýlýyor olmasýndan mutlu olduðunu anlattý. Ziyaret esnasýnda gündemdeki konularla ilgili sohbet edildi. Eski Mardin milletvekili Veysi Þahin de kendisine dergi takdim edildi. Dergiyi inceleyerek beðenilerini dile getiren Þahin, ziyaretten duyduðu sevinci de dergi ekibiyle birlikte paylaþtý. Fidan: Dergiye gösterilen büyük teveccüh mutluluk verici Daha birinci sayýlarýnda bu denli bir teveccühe mazhar olmalarýnýn kendilerini son derece mutlu ettiðini ifade eden derginin imtiyaz sahibi Rýdvan Fidan, gerek Mardin'de, gerek Ankara'da Ýçiþleri Bakanýmýz Muammer Güler olmak üzere her kesimden ve herkesten kendilerine gösterilen bu alaka nedeniyle son derece sevinç duyduklarýný ve onurlandýklarýný anlattý. Rýdvan Fidan, en üst düzeyde karþýlaþtýklarý bu ilgi ve güvenin sorumluluklarýný daha da arttýrdýðýný belirterek, bundan sonraki çalýþmalarýný hassasiyetle ve bu sorumluluk bilinciyle gerçekleþtireceklerinin altýný çizdi.

ÝLAN SAVUR ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN

Bu baþarý uyumlu bir ekip çalýþmasýyla gerçekleþti Ýlk sayýda yakalanan bu baþarýnýn ve saðlanan bu güvenin bir ekip çalýþmasý sonucu gerçekleþtiðini de vurgulayan Fidan, dergide emeði geçen bütün ekip üyelerine özverili çalýþmalarýndan dolayý þükranlarýný iletti.

ESAS NO : 2012/140 Esas KARAR NO : 2013/27 Davacý TAHA SARÝKUÞ aleyhine mahkememizde açýlan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi istemli) davasýnýn yapýlan açýk yargýlamasý sonunda; HÜKÜM : Davanýn kabulü ile, Mardin ili Savur ilçesi Yenilmez Köyü Cilt No:45. Hane No:48, BSN No: 18, TC Kimlik No: 17096655458, Hasan ve Ali Edis Halime'den olma TAHA SARÝKUÞ'un "SARÝKUÞ" olan soyadýnýn "EMÝN", 05.03.1972 olan doðum tarihinin 29.11.1970, Ömerli olan Sayfa 1’den Devamý doðum yerinin Beyrut/LÜBNAN olarak düzeltilmesiyle Nüfus'a tay’ýn güvercinlere sevgisi kayýt ve TESCÝLÝNE, öyle fazla ki yeri gelmiþ Karar verilmiþ olup 4721 sayýlý Türk Medeni Kanunu 27/2 maddesi çocuklarýnýn rýzkýndan kesip gereðince ilan olunur. 07/03/2013

70 yýldýr ayný cins,güvercin besliyor

A

güvercinleri beslemiþ:

ÝLAN SAVUR ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ESAS NO : 2012/142 Esas KARAR NO : 2013/28 Davacý ABDULHADÝ SARÝKUÞ aleyhine mahkememizde açýlan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi istemli) davasýnýn yapýlan açýk yargýlamasý sonunda; HÜKÜM: Davanýn kabulü ile, Mardin ili Savur ilçesi Yenilmez Köyü Cilt No:45, Hane No:48,BSN No: 15, TC Kimlik No: 17102655298, Hasan ve Halime'den olma ABDULHADÝ SARÝKUÞ'un "SARÝKUÞ" olan soyadýnýn "EMÝN", 04.02.1966 olan doðum tarihinin 14.05.1965, Ömerli olan doðum yerinin Beyrut/LÜBNAN olarak düzeltilmesiyle Nüfus'a kayýt ve TESCÝLÝNE, Karar verilmiþ olup 4721 sayýlý Türk Medeni Kanunu 27/2 maddesi gereðince Ýlan olunur. 07/03/2013

“Güvercinlerim evlatlarým gibidir. Onlara özel yemler hazýrlayýp gözüm gibi bakýyorum. Dünyayý verseler deðiþmem. 80 yýldýr

ÝLAN SAVUR ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ESAS NO : 2012/141 Esas KARAR NO : 2013/29 Davacý MAHMUT SARÝKUÞ aleyhine mahkememizde açýlan Nüfus (Ad Ve Soyadý Düzeltilmesi Ýstemli) davasýnýn yapýlan açýk yargýlamasý sonunda; HÜKÜM: Davanýn kabulü ile, Mardin ili Savur ilçesi Yenilmez Köyü Cilt No:45, Hane No:48, BSN No: 14, TC Kimlik No: 17105655134, Hasan ve Halime'den olma MAHMUT SARÝKUÞ'un "SARÝKUÞ" olan soyadýnýn "EMÝN" , 30.01.1964 olan doðum tarihinin 14.02.1963, Ömerli olan doðum yerinin Beyrut/LÜBNAN olarak düzeltilmesiyle Nüfus'a kayýt ve TESCÝLÝNE, Karar verilmiþ olup 4721 sayýlý Türk Medeni Kanunu 27/2 maddesi gereðince ilan olunur. 07/03/2013

güvercinlerime sevgimi verdim. Çocuklarýmýn rýz kýndan kesip güver cinleri besledim. Onlarý görmeden hiçbir gün yatmam. Yaþlý ve hasta olduðum için yürüyemiyorum. Çocuklarým her gün beni güvercinlerin yanýna getiriyor, onlarla dertleþiyorum. Yaþlandýðým ve bakamadýðým için üzülüyorum ama onlarý çocuklarýma emanet ettim.” 900 yýl önce Mardin’de Artuklu hükümdarlarýnýn da güvercin beslediðini söyleyen Atay, þehirde güvercin tutkusunun her zaman devam edeceðini düþünüyor: “Hayat devam ettiði sürece güvercinler Mardinlilerin ev ve damlarýnda eksik olmayacak. Kuþlarý görmek için Türkiye ve dünyanýn farklý þehirlerinden meraklýlarý Mardin’e geliyor. Bazen servet ödenerek bu kuþlar alýnýyor.”


11 Mart 2013 Pazartesi

4

Þanlýurfa’da 32 STK’dan çözüm sürecine tam destek

Þ

anlýurfa Ticaret ve Sanayi Odasý (ÞUTSO) öncülüðünde gerçekleþtirilen STK Baþkanlarý 5. Ýstiþare Toplantýsý'nda çözüm süreci ele alýndý. 32 STK baþkanýnýn imzasýný taþýyan bir açýklama yapýldý. Çözüm sürecine tam destek verildiði vurgulanan açýklamada, saðduyu ve kararlýlýða dikkat çekildi. Ortak açýklamada herkesin elini taþýn altýna sokmasý istendi. Þanlýurfa Ticaret ve Sanayi Odasý (ÞUTSO) Baþkaný Sabri Ertekin’in organizasyonuyla her ay gerçekleþtirilen istiþare toplantýlarýnýn bu ay ki konusu bölgemizin ve ülkemizin yaþadýðý

sýkýntýlardan olan 'Terör ve Kürt sorununun çözümüne yönelik atýlacak adýmlar' oldu. Ýstiþare toplantýsýnýn ardýndan aralarýnda ÞUTSO Yönetim Kurulu Baþkaný Sabri Ertekin, Esnaf ve Sanatkarlar Odasý Baþkan Yardýmcýsý Mustafa Arslan, ÞUGÝAD Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Öksüzoðlu, Kent Konseyi Baþkaný Sabri Diþli, ÞUPÝAD Yönetim Kurulu Baþkaný Ýbrahim Toru Eczacýlar Odasý Yönetim Kurulu Baþkaný Nejdet Bayýk, TOBB Kadýn Giriþimciler Kurulu Baþkaný Vildan Polat, TOBB Genç Giriþimciler Kurulu Baþkaný Mahmut Barut’un da bulunduðu 32 STK

Baþkaný’nýn imzasýyla bir ortak açýklama yapýldý. STK Baþkanlarý ortak açýklamasýnda þu ifadelere yer verildi: "Terör yýllardýr canýmýzý yakýyor. Ýþ dünyasý olarak önceliðimiz, terör olaylarýnýn son bulmasý, Kürt sorununun çözülmesi, barýþýn ve toplumsal huzurun saðlanmasýdýr. 30 yýldýr devam eden ve gerek ülkemizin gerekse bölgemizin ekonomisine olumsuz etkileri olan bu sorunlarýn çözümü için hükümetimizin her türlü riski alarak baþlattýðý çözüm arayýþlarýný destekliyoruz." Açýklamada sürecin kararlý ve yapýcý bir biçimde yönetilerek, saðduyuyla sürdürülmesi gerektiðinin altý çizildi. Terör sorununun çözümü için baþlatýlan süreçte sorumluluðun, yalnýzca hükümete ve siyasi partilere deðil, sivil toplumdan medyaya ülkenin tüm kurumlarýna düþtüðünü vurgulandýðý açýklamada, "Tüm siyasi partiler ve temsilcileri, sivil toplum örgütleri, barýþ dilini öne çýkararak, ortak bir yaklaþým geliþtirmelidir. Türkiye'de yýllardýr özlemini çektiðimiz barýþýn saðlanmasý için bu sürecin saðlýklý bir þekilde yönetilmesi, tüm çevrelerin sorumluluk içinde barýþa destek yönünde hareket etmesi gerektiðini düþünüyoruz. Süreci baltalamak isteyenlere fýrsat verilmemelidir." ifadelerini kullandý. (CÝHAN)

Diyarbakýr’ýn altýn kýzlarýndan süper baþarý

Þýrnak Baro Baþkaný Elçi: Uludere D Raporu Türkiye için utanç verici Þ

ýrnak’ýn Uludere ilçesinde hava saldýrýsý sonucu ölen 34 kiþi için Meclis komisyonunun açýkladýðý rapora tepki gösteren Þýrnak Baro Baþkaný Nuþirevan Elçi, kasýt olmasa da ceza yasasýna göre olasý kastýn olduðunu savundu. Cizre Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkaný Adnan Elçi ise “Bu þekilde kararýn çýkmasý, yargýya gitmeden komisyondan böyle bir kararýn çýkmasý gerçekten Türkiye için utanç vericidir.” dedi. Þýrnak’ýn Uludere ilçesinde, Aralýk 2011 yýlýnda hava saldýrýsý sonucu ölen 34 kiþi için TBMM'nin kurduðu araþtýrma komisyonu, saldýrý raporunu açýkladý. Rapora bir tepki de Þýrnak’tan geldi. Raporla ilgili gazetecilere açýklamada bulunan Þýrnak Baro Baþkaný Nuþirevan Elçi, “Maðdur aileler maalesef savcýnýn yürüttüðü soruþturmadan umutlarýný kesmiþlerdi.

En büyük umutlarý Meclis'te çýkacak rapor saðlýklý, gerçekleri yansýtýr ve bu rapor akabinde adli soruþturmanýn da Meclis'in belirleyeceði rapor doðrultusunda saðlýklý yürüme umutlarý vardý. Maalesef basýnda takip ettiðimiz kadarýyla yani gerçekten rapor sonuçlarý olayý doðrular nitelikte deðil. Kasýt olmasa da bizim ceza yasamýza göre olasý kastýn olduðuna inanýyoruz. Çünkü zaten kriterler vardýr herkesin bildiði. Ýlk etapta insanlarýn bunlarý kaçakçý sivil vatandaþlarýn olabileceðini tespit edebilme ihtimali çok yüksektir. Onun dýþýnda zaten o bölgenin ekonomik koþullarýndan kaynaklý olarak 100 yýldan beri, Cumhuriyet tarihinden beri zaten sýnýr kaçakçýlýðý þeklinde algýlanýyordu ve sürekli yapýlýyordu. Oradaki bürokrat ve herkes bunu biliyordu. Raporun bu þekilde çýkmasý gerçekten hem bizleri, hem maðdurlarý, hem kamuoyunu derinden üzdüðüne inanýyorum.” diye konuþtu. Ailelerin iç hukukta umutlarýnýn tükenmiþ olacaðýný ifade eden Elçi, sözlerini þöyle sürdürdü: “Uluslararasý ceza mahkemesi olsun, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi olsun, onlardan aldýðým bilgilere göre bu yerlere baþvuracaklar. Çünkü maalesef iç hukuk yollarýnda haklarýn arýnabileceði umutlarý tamamen tükenmiþ bulunmaktadýr. Onlar da Avrupa’daki Ýnsan Haklarý Mahkemesi'nde haklarýný arayacaklar. Dileriz ki Meclis bu hatasýndan döner. Çünkü onlar muhalefet þeklinde olayýn özeti, gerçekleri en azýndan ortaya çýkmasýný temenni ediyoruz.” "Türkiyemiz için, ülkemiz için çok önemli bir olaydýr"

Rapora bir tepki de Cizre Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkaný Adnan Elçi’den geldi. Raporun, Türkiye için kara bir leke olduðunu dile getiren Adnan Elçi, “Roboski olayý Türkiyemiz için, ülkemiz için, bölgemiz için çok önemli bir olaydýr. Çünkü bu 34 insanýmýz katledilmiþti. Bu katledilenlerin faillerinin bulunmasý hepimizin dileðiydi. Ama ne yazýk ki komisyonda yapýlan oylamada rapor içeriði üyelere daðýtýlmadan böyle bir kararýn alýnmasý ve bu kararýn AK Parti’nin oylarýyla kabul edilmesi, bu AK Parti içinde kara bir leke olarak ben bunu görüyorum. Çünkü bu komisyon eðer þeffaf yürütmüþ olsaydý, bu komisyon üyelerine bu raporun açýklanmasý daha þeffaf olacaktý. Hem hükümet için hem de kamuoyu için. Bir de bu öyle bir olay deðil ki sadece Türkiye’deki kamuoyu dünya kamuoyu gündemindedir. Çünkü 34 insan katledilmiþtir. Bu insanlar eðer kaçakçý olarak da söyleniyorsa da kaçakçý olarak bir kiþi olarak sýnýr dýþý gidebilir. Fakat toplu olarak gitmeleri mutlaka birilerinden izin almýþlar ki o þekilde karþý tarafa geçmiþler. Dönüþte de bazý açýklamalar yapýldý. Dönüþte yine toplu bir þekilde Türkiye’ye girmek istemiþler. Orada emir beklemiþler. Ondan sonra bu bekleme sýrasýnda iþte bu insanlar katledildi. Gerçekten büyük bir olaydýr. Çünkü bu vicdan sahibi, içinde kalbi olan insanlar bu olayýn üzerinde durmalarý lazým. Çünkü bu insanlarýn anneler, babalarý ta ölünceye kadar bu onlarýn yüreðinde bir ateþ gibi olacaktýr. Tabi bu olayýn böyle bu þekilde kapatýlmasý ve kasýt yok demeleri, bu þekilde kapatmalarý Türkiye için büyük bir kara leke olarak görüyorum.” þeklinde konuþtu. (CÝHAN)

Diyarbakýr Emniyet Müdürü’nden Fýrat: kadýnlara Kürtçe kutlama

S

D

iyarbakýr Emniyet Müdürü Recep Güven, 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü’nü Diyarbakýr’daki yerel bir gazeteye Türkçe ve Kürtçe ilanlar vererek kutladý. Siirt Emniyet müdürüyken Diyarbakýr’a atanan Güven, düzenlediði basýn toplantýsýnda önemli açýklamalarda bulunmuþ, teþkilatýna örnek olmasý açýsýndan da en baþta kendisinin Kürtçe öðreneceðini söylemiþti. Uzun zamandýr Kürtçe ders aldýðý bilinen Güven, 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü’nde Diyarbakýrlý kadýnlara sürpriz yaptý. Güven, Diyarbakýr’ýn yerel gazetelerinden Güneydoðu Güncel Gazetesi’nde 8 Mart

Dünya Kadýnlar Günü nedeniyle Türkçe ve Kürtçe mesaj yayýmlattý. Güven, mesajýnda “Doðumdan ölüme kadar hayatýn her anýnda varlýklarýný hissettiðimiz, bizi biz yapan deðerli kadýnlarýmýzýn bu özel gününü yürekten kutluyorum.” Dedi. (CÝHAN)

iyarbakýrlý Sevda Artýk ile Amine Akçakmak, büyük bir baþarýya imza atarak milli takýmý seçildi. Sporcular, yenilgisiz olarak Türkiye Þampiyonu olduktan sonra Uluslararasý Karate Þampiyonasý’nda ülkemizi milli takýmda temsil etmeye hak kazandý. Akçakmak ise 5 rakibini yenip çýktýðý finalde rakibiyle beraber kalýnca hakem kararýyla üçüncü oldu. Akçakmak, Hazar Ülkeleri Karate Þampiyonasý’nda ülkemizi milli takýmda temsil edecek. Diyarbakýr Nehir Eðitim Kurumlarý bünyesinde faaliyet gösteren Özel Nil Koleji, eðitimdeki baþarýlarý ile beraber spor alanýnda da büyük baþarýlara imza atmaya devam ediyor. Diyarbakýr’da basketbol, voleybol, futsal, satranç, kort tenisi, masa tenisi ve güreþ branþlarýnda birinci olan Özel Nil Koleji, karate branþýnda da büyük bir baþarýya imza atarak 2 öðrencisini Türkiye Milli takýmýna kazandýrdý. Ýzmir Halkapýnar Kapalý Spor Salonu’nda düzenlenen Yýldýzlar Türkiye Karate Þampiyonasý ve Milli Takým Seçmelerinde Özel Nil Koleji sporcularý büyük baþarý elde etti. 65 ilden bin 700’ün üstünde sporcunun katýldýðý þampiyonada Özel Nil Koleji öðrencileri her branþta olduðu gibi madalya kürsüsüne çýkmayý baþararak milli takýma girmeye hak kazandý. Yýldýzlar Türkiye Karate Þampiyonasý ve Milli Takým seçmelerinde baþarýlý olan Özel Nil Koleji sporcularý, Özel Nil Koleji Müdürü Ali Pehlivan’ý makamýnda ziyaret ederek spora verdiði destekten dolayý teþekkür

etti. Pehlivan, sporun ferdin beden ve ruh saðlýðýnýn geliþmesinin yanýnda belli kurallara göre rekabet ölçüleri içinde mücadele etme, heyecan duyma, yarýþma, yarýþmada üstün gelme zamanýný içerdiðini belirterek, “ Spor etkinliklerinde bulunan çocuk ve genç; kendini tanýr, yeteneklerini geliþtirir, sýnýrlý ve güçlü yönlerinin öðrenir, fiziksel uygunluðu geliþtirir, saðlýklý ve mutlu yaþamýnda gerekli bilgi, davranýþ, alýþkanlýklar ve beceriler kazanýr.” dedi. 47 kilo yýldýz bayanlarda yarýþan Diyarbakýr’ýn altýn kýzý Sevda Artýk, turnuvada hiçbir rakibine puan vermeden Türkiye Þampiyonu olarak Uluslararasý Karate Þampiyonasý’nda ülkemizi milli takýmda temsil etmeye hak kazandý. 35 kilo yýldýz bayanlarda yarýþan Amine Akçakmak ise ilk defa katýldýðý Türkiye Þampiyonasý’nda beþ rakibini de yenerek finale çýktý. Ancak büyük mücadele verdiði final maçýnýn berabere bitmesi üzerine hakem kararý ile Türkiye üçüncülüðü elde etti ve yaz aylarý baþýnda yapýlacak olan Hazar Ülkeleri Karate Þampiyonasý’nda ülkemizi milli takýmda temsil etmeye hak kazanmýþ oldu. Bu arada milli takýma çaðrýlan iki sporcunun Milli Takým antrenörü Mehmet Yazar ise aldýklarý baþarýdan dolayý sporcularýyla herkesten fazla kendisinin gurur duyduðunu söyledi. Yazar, spora ve sporculara verdiði destekten dolayý Nehir Eðitim Kurumlarý Genel Müdürü Yýlmaz Demir ve Okul Müdürü Ali Pehlivan’a teþekkür etti. (CÝHAN)

Saðlýk Bakaný ateþle oynuyor

aadet Partisi (SP) Batman Ýl Baþkaný Mehmet Fýrat, Saðlýk Bakanlýðý'nca uygulamaya konulmak istenen ve adýna 'süt bankasý' denilen uygulamaya tepki gösterdi. Ýl Baþkaný Mehmet Fýrat, konuyu ibretle izlediklerini, uygulamanýn toplumun inancýna, fýtratýna, kültürüne tamamen zýt olduðunu ifade etti. Uygulamayý nefretle kýnadýklarýný belirten Fýrat, asýrlardýr süregelen ve Ýslam fýkhýna göre süt kardeþlerin birbirlerine nikahlanamayacaðý gerçeði ortada iken, böylesine garip ve bir o kadar da dehþet verici olayýn Türkiye’de uygulanmaya konulmak

istenmesinin büyük bir gaflet olduðunu ileri sürdü. Fýrat, konuyla ilgili açýklamasýnda þunlarý ifade etti: “Süt anneleri tarafýndan süt bankalarýna verilecek sütten içen karþýt cinsten iki insanýn, yýllar sonra evlenmek için bir araya gelemeyeceðini kim garanti edebilir. Bu giriþim, tamamen neslin bozulmasýna yönelik bir uygulamadýr. Bunu Türkiye’de gerçekleþtirmek isteyenler yarýn Allah'a hesap veremeyeceklerdir. Onun için Saðlýk Bakanlýðý ateþle oynamaktadýr. Böylesine ahlak ve maneviyat bozucu olan, Ýslam

fýkhýnýn ilkelerini hiçe sayan ve geriden gelen neslin bozulmasýna sebep teþkil edecek olan bu gayri Ýslami fiilden vazgeçilmeli ve uygulama derhal durdurulmalýdýr.” (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

11 Mart 2013 Pazartesi

5

Ýdrar kaçýranlar utandýklarý için tedavi imkanýndan yararlanamýyor G

BASINDAN Köklü dönüþüm

eldiðimiz noktada türümüz köklü bir dönüþüm geçiriyor. Þu üç alandaki deðiþim sosyo-ekonomik alandan ontolojik alana sýçrayan dönüþüme iþaret eder:

drar kaçýrma (üriner inkontinans), bir kiþinin idrarýný isteðine baðlý olarak tutamamasý ya da mesane kontrolünü saðlayamamasýyla ortaya çýkýyor. Toplum içinde oldukça sýk görülen bir sorun olmakla birlikte, utanma ve doktora gidememe sebebiyle, tedavisi olduðu halde hastalar bu imkanlardan yararlanamayabiliyor. Bazen de idrar kaçýrma doðal yaþlanma sürecinin bir parçasý zannediliyor. Kadýn Hastalýklarý ve Doðum Uzmaný Dr. Aybala Akýl, genç hastalarda daha sýklýkla belirli bir neden bulunabilirse de daha ileri yaþlarda sýklýkla birçok neden birlikte idrar kaçýrmaya sebep olduðunu söyledi. Tüm kadýnlar arasýnda idrar kaçýrma sýklýðý, ilk kaçýrmanýn görüldüðü andan itibaren deðerlendirildiðinde yüzde 25-45 arasýnda deðiþtiðini anlatan Uzm. Dr. Aybala Akýl, “Ýdrar kaçýrmanýn sýklýðý, þiddeti yaþla birlikte artýyor. Ayrýca bu þikayet gebelikte de oldukça sýk görülüyor, gebe kadýnlarýn yüzde 30 - 60’ýný etkiliyor. Ýdrar kaçýrmanýn farklý türleri vardýr ve bunlarýn taný yöntemleri de tedavileri de farklýdýr. Bunlar arasýnda en sýk görülenleri stres tipi, sýkýþma tipi ve karýþýk tip idrar kaçýrmadýr. Stres tipi idrar kaçýrma; gülme, öksürme, hapþýrma ya da karýn içinde basýnç artýþýna neden olan baþka olaylar esnasýnda görülen idrar kaçýrmaya deniliyor. Sýkýþma tipi idrar kaçýrmada, hasta

Ý

aniden çok þiddetli bir idrar yapma isteði duyuyor. Sýklýkla ‘sýkýþma’ hissi o kadar güçlü oluyor ki, hasta tuvalete yetiþemiyor.” dedi. Ýdrar kaçýrma için en bilinen risk faktörleri arasýnda doðum yapma, obezite, baþka üriner sistemdeki belirtilerin varlýðý ve fonksiyonel bozukluklar olduðunu anlatan Uzm. Dr. Aybala Akýl, yüksek kafein alýmý, diyabet, inme, depresyon, vajinal doðum yapmýþ olmak, östrojen yetersizliði (menopoz) gibi baþka durumlarýn da idrar kaçýrmaya katkýsý bulunduðunu dile getirdi. Ýdrar kaçýrmanýn teþhisinin konulmasý ve türünün

anlaþýlabilmesi için, ilk görüþmede, hastanýn hikayesi, fizik muayenesi ve idrar tahlili yapýldýðýna iþaret eden Dr. Akýl þunlarý kaydetti: “Ýdrar kaçýrma ile birlikte sýklýkla pelvik organlarda da sarkma olabiliyor. Bunun anlaþýlabilmesi için, hekiminiz size vajinal muayene yaparak rahim, idrar kesesi ya da rektum gibi organlarýnýzda sarkma olup olmadýðýný deðerlendirebilir. Stres tipi idrar kaçýrmanýn tanýsý, öksürerek oluþturan stres sýrasýnda, idrar kanalýnýn aðzýndan idrar kaçýrmanýn gözle görülmesine dayanýyor. Öksürük esnasýnda karýn kaslarýmýzý kastýðýmýz için karýn için basýncýmýz artar, bu da idrar

kaçaðýna yol açýyor. Bu test için hastanýn idrara sýkýþýk olarak baþvurmasý gerekiyor. Hekiminiz sizi jinekolojik pozisyonda muayene masasýna hazýrladýktan sonra, idrar kanalýnýzý çýkýþýný gözünüzle gözleyerek sizi öksürtecektir, test bundan ibarettir.” Dr. Akýl’a göre; günlük alýnan sývý miktarýný azaltmak, özellikle de gece yatmadan birkaç saat önce daha az sývý tüketmek de idrar kaçýrma tedavisinde uygulanabiliyor. Alkol, kafein, baharatlý ya da asitli gýdalar gibi yiyecek ya da içecekleri azaltmanýn da tedavide önemli bir yere sahip olduðunu belirten Uzm. Dr. Akýl, idrar kaçýrmaya karþýlýk uygulanabilecek tavsiyeleri þöyle sýraladý: “Fazla kiloyu vermek. Þeker hastasýysanýz, kan þekerinizi mümkün olduðu kadar normale yakýn tutmak. Diüretikler denilen idrar söktürücü ilaçlardan kullanýyorsanýz, bunlarýn kullanýmýný kýsýtlamak. Ýdrar kaçýrmaya sebep olacak baþka hastalýklarýnýz varsa bunlarýn tedavisi için ilgili hekimlere baþvurmak. Mesanenin yeniden eðitilmesi: Önceden belirlenmiþ bir plan çerçevesinde, örneðin her saat baþý, tuvalete gidip mesanenizi boþaltýn. Ýdrar yapma isteðiniz yoksa bile mutlaka tuvalete gidin. Buna alýþtýktan sonra, gittikçe aralarýný açarak, gene önceden belirlediðiniz aralýklarla düzenli olarak tuvalete giderek mesanenizi alýþtýrýn. Zamanla tuvalet saatlerinin arasýný 3 ya da 4 saate çýkarýn.” (CÝHAN)

Duygusal yapýlarý kadýnlarýn kalbini daha çok yoruyor U

zmanlar, kadýnlarýn kalbini en çok 'duygusal yapýlarý'nýn yorduðunu söylüyor. Kadýnlarýn hayatýn her alanýnda sevdiði herkes için koþuþturmasýnýn, daha çok enerji harcamasýna ve yorulmasýna sebep olduðu belirtiliyor. Acýbadem Hastanesi’nden yapýlan açýklamada, “Yalnýzca yorgunluk deðil, yapýsal bazý özellikler de erkeklere göre daha narin bir yapýsý olan kadýn kalbinin yorulmasýna yol açabiliyor. Bu durum kadýnlarýn aþk da dahil olmak üzere birçok etkenden çok daha çabuk etkilenmesine neden olabiliyor.” denildi. Kadýn kalbinin erkeðe göre çok daha narin olduðunun vurgulandýðý açýklamada, erkeklerde vücut

M. Sait Çakar

yüzeyine göre kalbin ortalama aðýrlýðý 134gr/m2 iken kadýnlarda bu ortalamanýn 110gr/m2 olduðu belirtildi. Açýklamaya göre, 60 kilogram aðýrlýðýndaki bir kadýnýn kalbi 176 gramken, ayný kiloya sahip bir erkeðinki 227 gram. Kadýnlarýn kalp damarlarýnýn çapý erkeklere oranla daha küçük, kalp duvar kalýnlýklarý da daha dar. Bu nedenle kalp krizi geçiren kadýnlarýn kalp yetmezliðine girme ihtimalleri erkeklere oranla çok daha fazla. Ayrýca damar çaplarýnýn küçük olmasý kadýnlarýn kýlcal damar hastalýklarýna yatkýn olmasýna neden oluyor. Kardiyoloji kliniklerine göðüs aðrýsý þikayetiyle birçok kadýn hastaneye baþvuruyor. Bazýlarýnýn efor testleri bozuk olmasý nedeniyle koroner anjiyografi yapýlýyor. Ancak zaman zaman gözle görülebilir olan kalp damarlarýnýn tamamen açýk olduðu ortaya çýkýyor. Bunun nedeni ise çoðu zaman gözle görülemeyecek incelikteki kalp damarlarýnýn hasta olmasýndan kaynaklanýyor. Kadýnlarda bu durum

sýklýkla yaþanýyor." Kadýnlarýn damar fonksiyonlarý hormonal nedenlerle de farklýlýk gösterebiliyor. Bu farklýlýk kalp damar hastalýklarýnýn tanýsýnýn doðru koyulmasýnda sorun oluþturuyor. Öyle ki efor testinin güvenirlilik oraný bile kadýnlarda daha düþük. Erkeklerde bu oran yaklaþýk yüzde 80 iken, kadýnlarda yüzde 65 civarýnda. Kadýnlarýn kalp damarlarýnýn daha narin olmasý, bypass cerrahisinde de zorluk çýkarýyor. Özellikle vücut yüzeyi daha küçük olan kadýnlarýn bypass ameliyatlarýnda, kanama ve kalp yetmezliðine baðlý þok gibi komplikasyon oluþma ihtimalleri artabiliyor.

'Anne sütü ile beslenen bebeðin IQ'su yüksek olur' ADANA - 08.03.2013 16:54 Mucizevi bir besin maddesi olarak öne çýkan anne sütünün, bebek ile anne arasýnda duygusal bir bað kurduðu gibi, bebeklerin IQ deðerini yükselttiði bildirildi. Adana Özel Meridien Hastanesi Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Uzmaný Dr. Seda Karataþ, yeni doðan bebeðin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi gerektiðinin altýný çizdi. Saðlam çocuk izleminin, birinci basamak çocuk saðlýðý ve hastalýklarý hizmetlerinin de temelini oluþturduðunu kaydeden Karataþ, “Saðlam çocuk izlemi, tüm çocuklarýn

Aþk acýsýnýn kalp saðlýðýný olumsuz yönde etkileyebildiðine dikkat çekilen açýklamada, aþk acýsý ve sevilenin ölümü gibi yoðun strese neden olan olaylarýn nefes darlýðý ve göðüs aðrýsý gibi belirtilerin oluþmasýna zemin hazýrladýðýna vurgu yapýlýyor. Ani korku, depresyon ve doðal afetler de kadýnlarda kalp hastalýðý riskini artýrýyor. Kasýk bölgesindeki kanamalar kadýnlarda daha sýk yaþanýyor. Bu durumun en önemli nedeni ise kadýnlarda yað dokusunun daha fazla olmasý ve anjiyografi kýlýfýnýn çýkartýldýðý atardamara anjiyografi sonunda yeterince basý uygulamasýnýn daha zor olmasý gösteriliyor. (CÝHAN)

Ÿ (a) Erkek ve kadýn birbirlerine karþý “özgürleþerek” radikal bir kopuþ hali yaþýyorlar. (b) Rol ve fonksiyon deðiþimi, rekabetçi piyasa ve deðiþmekte olan besin ve gýdalar cinsiyetlerin birbirine dönüþümüne yol açýyor. Kadýn erkekleþiyor, erkek kadýnlaþýyor; bunun sonucunda “üçüncü cins(iyet)” teþekkül ediyor. (c) Tarihte ve beþeriyetin sahih örfünde alternatifi olmayan aile daðýlýyor. F. Capra, her üç bin senede radikal bir dönüþümün vuku bulduðuna iþaret eder. Tezine göre, yeni bir döneme girdik. Yeni üç bin yýllýk dönemin somut belirtileri yerine ikame edilemez fosil kaynaklarýn tükenmesi; eril kültürün yerini diþil kültürün almasý ve köklü paradigma deðiþimi. Capra, bize insan iradesini aþan ve fakat ne olduðunu bilemediðimiz tarihe iliþkin bir döngüden söz ediyor. Tarih insan iradesinin ürünüdür, yapýp etmelerinin kaydýdýr. Bu gezegende yapýp ettiðimiz her þey bizim irademizin dýþýnda deðildir, bu yüzden sorumluyuz. Sebepler mevhum güçler veya döngüler deðil, insanýn yapýp ettikleri olduðuna göre, olup bitenin bir açýklamasý olmalý. Bunun için bir kavramsal çerçeveye ihtiyacýmýz var. Perspektif bakýþýmýzýn kendisinden ve muhtevasýndan daha önemli sayýlýr. Bize vuzuh kazandýracak kavramsal çerçevenin üçlü sacayaðý var: Söylemin perspektifi; iliþkiler aðý; varoluþsal durum. Söylemin perspektifi dört kanaldan besleniyor: (a) Batý oryantalizminin Müslüman doðulu kadýn üzerinde dil-söylem yoluyla kurduðu kültürel hegemonya, (b) Kadýnlarýn çok yönlü sorunlarýný ele alýr ve fetva verirken Ýslam’ýn salt fýkhi perspektifini kullanýp kelami ve irfani-felsefi boyutunu hesaba katmayan; belki bunun kadar önemli sosyo politik faktörleri ve küresel ekonomik baskýlarý dikkate almayan modernist fýkýhçý söylem, (c) Batý ve küresel deðiþim programlarý çerçevesinde etkinleþtirilmiþ feminist söylem, (d) Popüler söylem ve bununla baðlantýlý kadýný medya üzerinden kamusal yollarla yeniden inþa eden söylem, eðitim, akademik çalýþmalar ve hükümetlerin takip ettiði politikalar. Kavramsal çerçevemizin ikinci ayaðýnda iliþkiler aðý var. Ýliþkiler aðýndan kastettiðimiz toplumsallýðýn en etkin ve doðru zemini olan aile baðlamýdýr. Erkek ve kadýn ancak aile ortamýnda soyut insan olmaktan çýkarýp somut insan kategorisine çýkar, kiþiliklerini oluþturan toplumsal durumda somutlaþtýrýrlar. Hegemonik söylem kadýný somut kimliðinden tecrit etmek suretiyle tekilleþtirip yalnýzlaþtýrýyor. Çünkü ancak bu sayede onu dinin, geleneðin ve ailenin alanýndan çýkartýp yeni bir iþleme tabi tutabiliyor. Söz konusu iþlemle kadýn fizyolojik varlýk yapýsý referans alýnmadýkça erkekle eþitleþtirilemez. Bu postmodern zamanýn “birey ve beden” merkezli süblimasyonlarýna denk düþer. Salt “soyut kadýn”, salt “soyut erkek” gibi bize bir þey anlatmaz. Kadýn; kýz bebektir, genç kýzdýr, kýz çocuðudur, bekârdýr, eþtir, duldur, annedir, kýz kardeþ veya abladýr, babaanne/anneannedir. Kýsaca cinsiyeti ile somut bir durumdadýr. Kadýnýn iþ hayatý, sivil etkinlikleri, siyasi davranýþlarý vb. sosyal rolleriyle bu somut varlýðýndan ayrý düþünülemez. Çerçevemizin üçüncü ayaðý varoluþsaldýr. Kadýn ya ontolojik olarak öne çýkar ki bu onun fýtratýnýn altýný çizer veya deðerler alanýnda belirgin olur ki, burada öne çýkan antropolojik-kültürel yönüdür. Kadýn veya erkek olsun, mutlak özgürlük veya baðýmsýzlýk mutlak boþluktur. Ýnsan somut bir durumda varoluþunu yaþar, üreyip neslini devam ettirir. Bunu da saðlayan cinselliðin etkin rol oynadýðý ailedir ki, toplumsal hayat, “medeni olmak”lýk hali ancak bununla mümkündür. Yaþadýðýmýz dönüþüm sadece fýtratý bozmuyor, neslin dokusunu ve medeni olmaklýk halini de dönüþtürüyor. Ali Bulaç (Zaman)

a.bulac@zaman.com.tr

büyüme ve geliþmelerinin izlendiði, saðlýklý olup olmadýðýnýn deðerlendirildiði, aþý ve saðlýk eðitimi gibi koruyucu hekimlik uygulamalarýnýn sunulduðu bir çocuk saðlýðý izlemi hizmetidir. Saðlam çocuk için önerilen standart bir program vardýr.” dedi.

olarak öne çýktýðýný anlatan Uz. Dr. Karataþ, tüm anne adaylarýný ve yeni doðan bebeði olan anneleri, anne sütünün önemi, doðru emzirme teknikleri, yeni doðan bebeðin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi konularýnda bilgilendirdiklerini de dile getirdi.

Anne sütünün önemine de dikkat çeken Karataþ, “Enerji, protein, yað, karbonhidrat ve diðer elzem besin öðeleri ile yeni doðanda büyüme ve geliþmeyi saðlayan karmaþýk biyolojik bir sývýdýr anne sütü.” diye konuþtu. Anne sütünün içerdiði birçok biyoaktif enzim, hormon, büyüme etmeni ve baðýþýklýk öðelerini içeren yapýsý ile eþsiz bir besin maddesi

"DUYGUSAL BÝR BAÐ KURAR" Anne sütünün yararlarý konusunda da açýklamalarda bulunan Karataþ, anne sütünün anne ile bebeði arasýnda duygusal bir bað kurulmasýný saðladýðý gibi immün (baðýþýklýk) sistemini geliþtirip, annenin meme ve over kanseri riskini azalttýðýný, emen bebeklerde de IQ daha yüksek

olacaðýný, ishal ve solunum yolu hastalýklarýndan koruyup, fizyolojik sarýlýðý da önlediðini belirtti. Aþýlama konusuna iþaret eden Karataþ, þöyle devam etti: “Aþýlarýn saðladýðý en büyük yarar toplum saðlýðýnýn devam ettirilmesidir. Aþýlar, öncelikle uygulandýklarý kiþileri hastalýktan korur, ancak hastalýktan korunan kiþiler mikroplarý diðer kiþilere taþýyamayacaðý için aþýlanmamýþ kiþilere de hastalýðýn geçiþi engelleneceði için onlar da korunabilir. Enfeksiyon hastalýklarýnýn yolaçtýðý bireysel hasar ve maliyet yanýnda kýsa sürede büyük kitlelere ulaþmasý sonucu oluþturduðu etki çok daha büyük olmaktadýr.”


11 Mart 2013 Pazartesi

6

Kuran-ý Kerim Okuma Yarýþmasý Finali yapýldý M

illi Eðitim Bakanlýðý Din Öðretimi Genel Müdürlüðü tarafýndan her yýl düzenlenen Kur’an-ý Kerim’i Güzel Okuma Yarýþmasý ve Ezan Okuma Yarýþmasý Batman Finali, Batman Merkez Anadolu Ýmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda yapýldý. Yarýþmaya, Merkez Anadolu Ýmam Hatip Lisesi Müdürü Engin Baðdagül, Mehmet Þimþek Anadolu Ýmam Hatip Lisesi Müdürü M. Selim Solmaz, Sason Ýmam Hatip Lisesi Müdürü Osman Karataþ, öðretmenler ve öðrenciler katýldý. Batman genelinde 5 imam hatip lisesinin katýldýðý yarýþmada, Sason Ýmam Hatip Lisesi’ni Ýbrahim Aydýn, Batman Merkez Ýmam Hatip Lisesi’ni Muhammed Þalumlu, Kozluk

Ýmam Hatip Lisesi’ni Ýsa Çetinkaya, Mehmet Þimþek Anadolu Ýmam Hatip Lisesi’ni Cüneyt Konak, Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Ýmam Hatip Lisesi’ni ise Þuayp Bali adlý öðrenciler temsil etti. Yarýþmada öðrenciler, Kur’an-ý Kerim’i yüzünden okuma konusunda, tecvit, mahreç kaidelerine riayet, makam ve ses kriterlerine uyup uymadýklarý yönünden deðerlendirildi. Yarýþma sonunda, Batman Merkez Ýmam Hatip Lisesi’nden Muhammed Þalumlu adlý öðrenci, jüri üyelerinden 95 puan alarak birinci oldu ve Batman’ý bölge finalinde temsil etmeye hak kazandý. Ezan yarýþmasýnda merkez imam hatip lisesi birinci oldu Kur’an-ý Kerim’i Güzel Okuma Yarýþmasý’nýn ardýndan, Ezan Okuma Yarýþmasý yapýldý. Yarýþmada; Sason Ýmam Hatip Lisesi’ni Mahmut Aydýn, Batman Merkez Anadolu Ýmam Hatip Lisesi’ni Mustafa Gönülaçar, Kozluk Ýmam Hatip Lisesi’ni Rýdvan Akboða, Mehmet Þimþek Anadolu Ýmam Hatip Lisesi’ni Ömer Özdaþ, Ý.B.B. Ýmam Hatip Lisesi’ni de Muhammed Ýnal adlý öðrenciler temsil etti. Ezan yarýþmasý sonunda da Batman Merkez Anadolu Ýmam Hatip Lisesi öðrencisi Mustafa Gönülaçar, jüri üyelerinden 94 puan alarak birinci oldu ve Batman’ý bölge finalinde temsil etmeye hak kazandý. Kur’an-ý Kerim Okuma Yarýþmasý Bölge Finali, bu yýl 21 Nisan 2013 tarihinde Þanlýurfa, Ezan Okuma Yarýþmasý Bölge Finali ise 14 Nisan 2013 tarihinde Bitlis ilinde gerçekleþtirilecek. (CÝHAN)

Çaðlayan Baran Koleji, komþularýyla kahvaltýda buluþtu

V

iranþehir Çaðlayan Baran Koleji, komþularý ile kahvaltýda bir araya geldi. Komþu apartmanlardan çaðrýlan davetliler, okul yönetimi tarafýndan verilen kahvaltýda bir araya geldi. Okul Müdürü Bekir Sabuncu böyle bir etkinliðin amacýný, "(Komþusu aç iken kendisi tok olan bizden deðildir) anlayýþýndan geçtiði üzere çevremizdeki öðrencilerle tanýþýp, onlarýn hal hatýrlarýný sormaktýr." þeklinde özetledi. Müdür Sabuncu, "Toplumumuzda artan nüfus ve teknolojiye raðmen maalesef

Zayi

Nüfus Cüzdanýmý kaybettim. Hükümsüzdür.

insanlar eskiye nazaran daha çok yalnýzlaþmaktadýr. Bu çaresizliðin üzerine bu ve benzeri projeler geliþtirip yalnýz okul içi faaliyetlerle deðil, okul-toplum kaynaþmasýný saðlayarak yarýnlara daha güçlü adýmlarla ilerleyebiliriz." dedi. Komþu apartmanlara yapýlan kahvaltýlý programýn devamýný isteyen davetlilere, okul olarak her zaman kapýlarýnýn açýk olduðunu belirten Sabuncu, bu etkinliðin gelenekselleþmesini temenni ettiklerini sözlerine ekledi. (CÝHAN) Emine EKÝN T.C. No: 36089008262

11 Mart 2013 Pazartesi Gazete Sayaları  

11 Mart 2013 Pazartesi Gazete Sayaları

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you