Page 1

PKK Navigasyon M kullanmaya baþladý

hazýrlandýðý belirtildi. Güvenlik güçlerinin dikkati sonucu Nusaybin’de olasý eylemlerin önüne geçildi.

Sedat Aslanaçier

ardin’de güvenlik güçleri tarafýndan terör örgütü PKK’ya yönelik sürdürülen operasyon kapsamýnda kýrsal kesimde çok sayýda sýðýnak ele geçirildi. Güvenlik güçleri, Mardin’in Nusaybin ilçesi Bakok Daðý ve Korucu köy kýrsalýnda PKK’ya yönelik düzenlenen operasyonlarda örgüte ait çok sayýda sýðýnak buldu. Sýðýnaklarýn içinde yapýlan aramalarda çok sayýda yaþamsal malzeme ve bomba imalatýnda kullanýlan patlayýcý madde ile bu patlayýcýlarda kullanýlmak üzere büyük ve küçük piknik tüpleri bulundu. Korucu köyünde ortaya çýkan sýðýnakta ele geçirilen patlayýcýlar ve piknik tüplerinin askeri araçlarýn geçiþ güzergâhlarýnda ve askeri noktalara saldýrý amacý ile

GÜNLÜK BAĞIMSIZ GAZETE

10 Ağustos 2012 Cuma

Terör, hedeflerini bulmak için Navigasyon kullanmaya baþladý Son günlerde terör örgütü PKK’nýn bölgede yollarý gösteren navigasyon cihazlarý kullandýðý dikkat çekiyor. Güvenlik güçlerinin kýrsal kesimde sýðýnaklarda ortaya çýkardýðý malzemelerin arasýnda sýk sýk navigasyon cihazý yer almasý PKK terör örgütünün askeri karakollarý ve hedefleri bulmak için bu cihazý kullandýðý ortaya çýktý. Özellikle Kuzey Irak ve Suriye üzerinden Türkiye’ye sýzan teröristler, hedeflerini bulmak için navigasyon cihazlarýndan faydalanýyor.

Mardin’de eylem yapamayan örgüt vatandaþýn trafosunu patlatýyor

Olayla ilgili açýklama yapan Mardin Valisi Turhan Ayvaz, terör örgütüne yönelik son günlerde Mardin'de düzenlenen operasyonlarda büyük darbe vurulduðunu belirterek, güvenlik güçlerinin Nusaybin kýrsalýnda düzenlediði operasyonlarda çok sayýda sýðýnak ele geçirildiðini söyledi. Vali Ayvaz, "Nusaybin'de bulunan sýðýnakta bomba imalatýnda yapýlacak tüpler malzemeler ele geçirildi. Sýðýnaklarda yapýlan aramada bomba imalatýnda kullanýlan patlayýcýlar,16 adet küçük tüp, 2 adet büyük tüp, 150 adet kullanýlmamýþ büyük boy pil, muhtelif týbbi malzeme, 1 adet DVD oynatýcý, 162 adet CD, 1 adet navigasyon cihazý bulundu. Bölgede operasyonlar devam ediyor. Halkýmýzýn huzuru için güvenlik güçleri Ramazan ayýnda bile gece gündüz operasyonlarýný sürdürmektedir.” Dedi.

Yıl: 9 Sayı 2418 Fiyatı :25 Kr

Bakan Ergün: Kaçak elektrik kullanýmý sanayiyi etkiliyor

Kimse Yokmu Derneði, Derik’te 750 Organize Sanayi Bölgesi'ni ziyaret Bakan Nihat Ergün, bölgede son yýllarda kiþiye yemek daðýttý sanayi alanýnda önemli geliþmeler yaþandýðýna dikkati çekti. Ergün, Hükümet'in İsmail Erkar

K

imse Yok mu Derneði, Mardin Derik ilçesinde Ramazan ayý faaliyetleri kapsamýnda 750 kiþiye yemek daðýtýmý, 150 kiþiye iftar sofrasý ve 500 fakir ve muhtaç ailelere gýda yardýmý yaptý. Yardým faaliyetleri hakkýnda açýklama yapan Kimse Yok mu Derneði Derik Temsilcisi Mustafa Güler, bin 500 aileye ulaþtýklarýný söyledi. Güler, “Ramazan ayý faaliyetleri kapsamýnda Kimse Yok mu Derneði olarak 500 dul ve yetim aileye gýda yardýmý, 750 kiþilik yemek daðýtýmý ve 150 kiþiye ise iftar sofrasý kurarak yemek verdik. Kimse yok mu Derneði olarak bu Ramazan'da Derik’te bin 500 kiþiye ulaþmýþ olduk. Faaliyetlerimizi gelenekselleþtirerek her yýl yenilerini ekleyerek yapmaya devam edeceðiz. Fakir ve ihtiyaç sahibi kiþilere yardýmlarda bulunan ve bizlere hayýrlarýný ulaþtýran hayýrseverlere teþekkür ediyorum. Allah hayýrlarýný kabul etsin.” dedi. Derik Müftüsü Yaþar Toker, Kimse Yok mu Derneði’ne teþekkür etti.

bölgeye yönelik uygulamaya koyduðu yeni yeni teþvik yasasý ile birlikte Güneydoðu Anadolu'da sanayi alanýnda her ilde yeni iþ alanlarýnýn açýldýðýný vurguladý. Ali Edis

B

ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakaný Nihat Ergün, Mardin bölgesinde sulama amaçlý kaçak elektrik kullanýmý nedeniyle elektrik kesintilerinin sanayi de üretimi ve makineleri olumsuz etkilediðini söyledi. 2 günlük gezi kapsamýnda geldiði karayolu ile Diyarbakýr'dan Mardin’e gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakaný Nihat Ergün, Diyarbakýr karayolu üzerinde; Mardin Valisi Turhan Ayvaz, Ak Parti Mardin milletvekilleri Gönül Þahkullubey, Abdurrahim Akdað, Ak Parti Ýl Baþkaný Ýbrahim Fide tarafýndan karþýlandý. Organize Sanayi Bölgesi'ni ziyaret Bakan Nihat Ergün, bölgede son yýllarda sanayi alanýnda önemli geliþmeler yaþandýðýna dikkati çekti. Ergün, Hükümet'in bölgeye yönelik uygulamaya koyduðu yeni yeni teþvik yasasý ile birlikte Güneydoðu

Anadolu'da sanayi alanýnda her ilde yeni iþ alanlarýnýn açýldýðýný vurguladý. Sulama için kaçak elektrik kullanýlýyor Gazetecilerin gündeme iliþkin sorularýný da cevaplayan Bakan Nihat Ergün, 'Bölgedeki elektrik kesintileri sanayicileri ve vatandaþlarý zor durumda býrakýyor. Bu konuda ne düþünüyorsunuz' þeklindeki soruyu, "OSB'nin kendi elektrik alt yapýsýnda bir sorun yok. Elektrik kesintileri sulama amaçlý kaçak elektrik kullanýmýndan kaynaklanýyor. Bu olay sadece kaçak elektrik kullanýmý olarak karþýmýza çýkmýyor. Ayný zamanda sanayilerde ve þehir merkezlerinde elektrik voltajýnýn düþmesi ve elektrik kesintisi olarak da karþýmýza çýkýyor. Sulama amacýyla belli saatlerde hesapta kitapda olmayan öyle elektrik çekiliyor ki hem sanayici hem vatandaþ zor durumda kalýyor. Hesapta olsa

Abdurrahman Sadien Kuran tilaveti ile büyüledi Murat Akgül

D

ünya Kur’an-ý Kerim okuma birincisi Güney Afrikalý hafýz Abdurrahman Sadien, Mardin Belediyesi’nin organizasyonuyla dün gece Dara Anfi Tiyatro Alanýnda gerçekleþtirdiði Kur’an-ý Kerim tilavetiyle ile izleyenleri büyüledi. Düzenlenen programa ilgi büyüktü. Program, Mardinin Ünlü hafýzlarýndan eski Ulucami Müezzini Hafýz Ali’nin Kur’an-ý Kerim okumasýyla baþladý.Mardin Müftülüðü Ýlahi korusunun bir aðýzdan ilahi okumasý da programa farklý bir renk kazandý. Dara Anfi Tiyatro Salonunda Teravih namazýndan sonra, Bülbül sesli hocalarýn ardýndan Kur’an-ý Kerimi

seslendiren Abdurrahman Sadien güzel sesi ve okuyuþuyla dinleyicilere duygulu anlar yaþattý. Abdurrahman sadien’in Kur’an-ý Kerim tilaveti katýlýmcýlarý duygulandýrýrken, bazý vatandaþlar da gözyaþlarýna hakim olamadý. Mardin Belediye Baþkaný Mehmet Beþir Ayanoðlu, “ Kur’an ziyafetiyle bu programý taçlandýran ve Mardin halkýnýn Kur’an-ý Kerime olan ilgi ve iþtiyakýný bizlere gösterdiði için Abdurrahman Sadien beyefendiye sonsuz þükranlarýmý ve teþekkürlerimi sunuyorum” dedi. Dünya ihtiyarladýkça, gençliðini ve tazeliðini koruyan Kur’an-ý Kerim tilaveti, Abdurrahman Sadien’in gür sesi ve muhteþem edasýyla devam etti.

bilirsiniz. Dersiniz ki, 'Ben bu saatlerde þu kadar elektrik kullanýmý var planlamamý yapayým.' Fakat, ani bir elektrik çekimi bütün sistemi alt üst ediyor. Sanayicinin

makinesi zarar görüyor, üretimi zarar görüyor, insanlarýn evlerinde elektrikli ve elektronik aletleri yanýyor." þeklinde Sayfa 2’de cevapladý.

Midyat Kaymakamý Akkaya, Yomra’ya atandý M İsmail Erkar

idyat ilçesi Kaymakamý Fatih Akkaya, Trabzon’un Yomra ilçesine atandý. Yaklaþýk 3 yýllýk görev süresin ardýndan tayýný çýkan Kaymakam Fatih Akkaya'nýn yeni görev yeri Yomra oldu. Midyat’ta tayin olduðunda da Ramazan ayý içerisinde olduklarýný ve 4 Ramazan gördüklerini belirten Akkaya, "Üç yýl oldu. Buralardan ayrýlmak kolay deðil. Her þeyimizle özdeþleþmiþtik, alýþmýþtýk bir Kürtçe ve Arapçamýz eksikti. Gerçekten buralardan, buranýn

insanýndan ayrýlmaktan dolayý üzgünüz." diye konuþtu. Önümüzdeki hafta ayrýlacak olan Kaymakam Akkaya’nýn boþalan yerine Elazýð’ýn Baskil ilçe Kaymakamý Oðuzhan Bingöl atandý.


10 Ağustos 2012 Cuma

2

Bakan Ergün: Kaçak elektrik kullanýmý sanayiyi etkiliyor Suriye durulsun daha güçlü ekonomik iþbirliði ortaya çýkacaktýr

Sayfa 1’den devam

E

nerj bakanlýðý tedbir alýyor

Bölgeye elektrik güçlendirmesi yapýlmasý için Enerji,

Tarým ve Çalýþma bakanlarýnýn biraraya gelerek sorunu görüþtüðünü de anlatan Bakan Ergün, "Enerji Bakanlýðýmýz bu konuyla ilgili ek tedbirler alacak. Hem enerji takviyesi yapacak hemde kaçakla mücadele için ek tedbirler alacak. Hýzlý bir sonuç almak için gayret ediyoruz. " diye konuþtu.

'Suriye'de yaþanan olaylar sýnýr ticaretini nasýl etkiliyor' þeklindeki bir soruya da Bakan Ergün þöyle cevap verdi: "Suriye'deki çatýþmalar nedeniyle ticarette bir yýldan beri aksamalar mevcut. Suriye'de yaþananlara üzülüyoruz. Keþke Suriye kendi dönüþümünü, deðiþimini, demokratik mekanizmalar kullanarak tamamlayabilseydi. Biz Suriye yönetimine çok yardýmcý olmak istedik. Bölgede büyük bir deðiþim var. Bu iþler böyle gitmez. Komþuyuz biz. Kimsenin topraðýnda, malýnda mülkünde gözümüz yok' dedik. Onlar sadece bizim komþularýmýz deðil, ayný zamanda akrabalarýmýz. Ama maalesef yönetim bunlara kulak vermedi, baþka seslere kulak verdi. Baþka seslere kulak verince karþýmýza bugün ki tablo çýktý. Bir acý, çile çekiyorlarsa, bizim acýmýz oluyor ayný zamanda. Bu iþin bir tarafý. Diðer

tarafý da birçok insan iþ yaparken, þimdi iþ yapamaz hale geliyor. Sýkýntý bize de doðal olarak yansýyor. Bir an evvel iþler toparlansýn, bir an evvel iþler bitsin. Ýnþallah sýnýr ticaretinin de ilerisinde çok daha güçlü ekonomik iþbirliklerinin olduðu bir atmosfer ortaya çýkacak.”

Sanayisi olmayan ülkede ekonomi yoktur ‘Bir ülkede sanayi yoksa gerçek ekonomi yoktur' diyen Bakan Ergün," Þehirler sanayiyle bir þekilde buluþmalýdýr. Bugün Yunanistan'ýn çekmiþ olduðu sýkýntýnýn temelinde sanayiyi terk etmiþ olmasý vardýr. Denizi, kumu, havayý, güneþ satalým. Avrupa Birliði Fonlarý'ndan gelenleri de yiyelim, içelim, savuralým. Sonra bütçe açýklarý, borçlar alsýn baþýný gitsin. Ondan sonra da iki yakan bir araya gelmesin. Þimdi Yunanistan'ýn iki yakasý bir araya gelmiyor. 300 milyar 500 milyar Euro pompalandý Yunanistan'a. Toparlansýn diye ama

olmadý. Bu çok büyük para, Þimdi bizim 300 milyar - 500 milyar Avro paramýz olsa, biz Türkiye’yi uçururuz. Türkiye her açýdan uçar.'' þeklinde konuþtu.

SES Eðitim Sekreteri Çakar, Kýzýltepe’nin Saðlýk raporunu kamuoyu ile paylaþtý Murat Akgül

K

ýzýltepe Saðlýk ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasý SES Eðitim Sekreteri Menduh Çakar Kýzýltepe’nin Saðlýk raporunu basýna ve kamuoyu ile paylaþmak için bir basýn açýklamasý yaptý. Çakar açýklamasýnda þunlarý söyledi: “Bizler Kýzýltepe Saðlýk ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasý ( Kýzýltepe SES ) olarak ilçemizin saðlýk sorunlarýný araþtýrdýk. Son dönemlerde Kýzýltepe Devlet Hastanesinin Elektrik sorunu ve Su sorunu Halen çözülmüþ deðildir.Bizler Kýzýltepe SES Olarak iki üç sefer Hastane idaresi ile görüþtük bu sorun çözülmese bizler Kýzýltepe SES olarak gereken adýmlarý atacaðýz Basýn mensuplarýný da çaðýracaðýz eylem mücadelemizde yapacaðýz gerekli yerlere mesajýmýzý vereceðiz dedik.

Elektrik sorunu devam ediyor Hastane Baþtabipliði bize bu hafta içinde Hastaneye özel bir elektrik hattý çekeceðiz.Bir hafta geçti Hastaneye bir hat çekildi ama maalesef yeterli deðil halen klimalar çalýþmýyor kýsaltmalarda ve elektrik dalgalanmalarý olduðu için sürekli jeneratör devreye giriyor. Servis sorumlularý þikayetçi,hastalar zor durumda olduklarýný açýkladýlar Bu durumu basýn yolu ile ilgililere ve vekillerimize rapor halinde sunacaðýz. gerekli ilgi ve sonuç alýnmasa eylemlerimize devam edeceðiz. Hastanenin Su kuyusu durumu ise kuyu kazýlmýþ iþlemleri bitmiþ dalgýç indirilmesi için gerekeni yapýlacaktýr deniliyor.

Çözüm için Akdað’dan destek talebi Önemli diðer bir durum Hastaneye giren dönemeç yolunda sürekli kazalar yaþanmakta hata ölümlerde oldu buna çözüm için ya üst geçit yada alt geçidin yapýlmasý için yetkilileri soruna çözüm için çaðrýda bulunuyoruz. Burada bir kez daha ilçemizin vekilli Sayýn A.Rahim Akdað'a çaðrýda bulunuyoruz bunu gündeme alýp gereðinin yapýlmasý için sizden arz ediyoruz.

Personel daðýlýmýnda dengesizlik Ýlçemizde yýllarýn birikimi, halka halka biriken sorunlar, bana ne diyen zihniyet, ihmal edilen hizmetler, saðlýk sorunlarýný ikinci plana iten faktörlerin hepsini aþaðýda belirttik.

Ülkemizde saðlýkta dönüþüm programý,saðlýðýn piyasaya açýlmasý neoliberal politikalarýn sonucu saðlýk alanýnda yaþanana olumsuzluklarýn ilimizde de yansýmasýný fazlasýyla bulmaktadýr.Ülkemizde kamusal alanda çalýþan 400 yüz bine yakýn saðlýk çalýþaný bulunmaktadýr. Ülke nüfusuna böldüðümüzde ilimizde 4200 saðlýk çalýþaný çalýþmasý gerekirken þu andaki mevcut çalýþan saðlýk personeli 2400 civarýndadýr.Buda bize gösteriyor ki ya ikide bir saðlýk çalýþmalarý ihmal edilmekte yada bu yük mevcut olan saðlýk personeli üzerine yýðýlmaktadýr. Ýlimizde ilgili kaynaklardan resmi olmayan aldýðýmýz bilgilere göre 186 uzman doktor 256 pratisyen hekim 41 diþ hekimi altý eczacý 543 hemþire 372 ebe 427 saðlýk memuru 664 diðer personel bulunmaktadýr.Saðlýk çalýþmasý bir ekip çalýþmasý olduðundan hareketle bu istatistiklere bakýldýðýnda çalýþma daðýlýmýnda da ciddi bir dengesizlik vardýr.

Evde doðum oranlarý yüksek Saðlýk ocaklarý yerine geçen aile hekimliðinin sonuçlarý henuz ortaya çýkmamýþtýr.gebe bebek çocuk izlemelerinin denetimden yoksun olduðu için yapýlýp yapýlmadýðýný bilemiyoruz. pansuman enjeksiyon ve muayene iþleriyle yetinmektedir. 112 Acil Ambulans arabalarý yetersizdir. Anne ve çocuk saðlýðý göz önüne alýndýðýnda bölgedeki saðlýk çalýþmalarý daha çarpýcý bir þekilde ortaya çýkýyor.Saðlýk bakanlýðýnýn verilerine göre batý ilerinde saðlýk personeli olmadan yapýlan doðumlarýn oraný %8'lerde iken bölgemizde %30'lar üzerindedir.Batý ilerinde evde doðum oraný %8'iken bölgede %40'lardadýr. Aþýlama oranlarýnda da ciddi farklýlýklar vardýr.

Diþ ünitesi Hastanelere yýðýlan hastalarýn yüzde yetmiþi birinci basamak ta tedavi olabilecek hastalardýr. Sevk zincirinin kaldýrýlmasý hastanelerde yýðýlmalara neden olmakta hem tedavi maliyeti yükselmekte hem yetersiz olan salonlarda nefes alamaz duruma gelmektedir.Ýlçelere tayin edilen doktorlarýmýzýn çoðu fiziki mekan yokluðundan dönüþüm'lü olarak çalýþmakta yeterli saðlýk personeli olmadýðý için vardiya sistemine geçememektedir.Bir çok saðlýk personeli torpil yaparak asil görevini býrakýp idareciliðe baþlamakta kendi görevini de arkadaþlarýnýn omuzlarýna yýðmakta veya ihmal etmektedir.bir

çalýþma yapýlýrsa bunun küçümsenmeyecek bir rakam olduðu ortaya çýkacaktýr. aðýz ve diþ saðlýðý hizmetleri daha önce dýþarýya sevk edilen aðýz ve diþ hastalýklarýnýn tedavi ve yapýlmasýnýn Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan kaldýrýlmasýyla büyük bir sýkýntý yaþanmakta.Ýlimizde sadece Mardin merkezde diþ hastanesi bulunmakta bütün il ve ilçelerdeki vatandaþlarýn buraya yýðýlmasýyla aylarca randevu verilmekte ciddi hak gasplarý yaþanmakta vatandaþlarýmýz maðdur olmaktadýr. Bu anlamda vatandaþlarýn maðdur olmamasý için büyük ilçe hastanelerinde aðýz ve diþ hastalýklarý tedavi ve yapým laboratuarlarýnýn açýlmasý gerekiyor.Örnek olarak Kýzýltepe devlet hastanesinde 9 diþ tabibi bulunmakta yer olmadýðýndan dolayý dönüþümlü olarak çalýþmakta sadece tedavi ve muayene ve diþ çekimi yapmaktadýrlar.Kýzýltepe’de yeni devlet hastanesine taþýndý .Eski devlet hastanesinin bir bölümü þimdiden baþlayarak diþ saðlýðý bölümüne ayrýlmasý önemlidir.onarýmý için genel bütçe den para aktarýldýðýný söylediler.dileriz ki biran önce onarýlýp,aðýz ve diþ hastanesi olarak halkýmýza hizmet versin. Çevre ve halk saðlýðý sorunlarýna önem verilmesi saðlýðýn korunmasý için bir yandan kiþiye yönelik koruyucu hekimlik hizmeti, diðer yandan çevreyi koruma uygulamalarýný hayata geçirmek gerekir.

Biz Kýzýltepe SES olarak çevre, doða ve saðlýk sorunlarýna çok önem vermekteyiz. Gönüllü ekipler üzerinden çevre ve saðlýk bilinci eðitim çalýþmalarýný baþlatmak aile planlamasýna yönelik yerel yönetimlerle ortaklaþarak çözüm geliþtirmek Çevre temizliðine önem verilmesi, çöp toplama konteynýrlarýn gerekli yerlere konulmasý, çöplerin zamanýnda toplanmasý, çevre temizliði ile ilgili bilgilendirici yazýlarýn uygun yerlere asýlmasý.

Günde 9 bin kiþi hastalanýyor

Sokak çocuklarý

Kýzýltepe’de günlük olarak özel ve kamu saðlýk kuruluþlarýna baþvuran hasta sayýsý yaklaþýk olarak 9 bini geçmektedir. Aylýk olarak 200bin insanýn muayene edildiði ortaya çýkmakta buda bize gösteriyor ki ilçe halkýnýn hepsi her ay hastalanmakta. Bunun nedenlerini araþtýrdýðýmýzda. Ýçme sularýnýn kirliliði yeþil alanlarýn yoksunluðu çarpýk kentleþme elektrik sorunu, halk saðlýðýnýn yetersiz olmasý koruyucu saðlýk hizmetlerinin aile hekimliðiyle bir muammaya dönüþmesi sonucu hastalýklarý beraberinde getirmektedir.

Sokak çocuklarýna yönelik ilimizde son yýllarýn malum nedenlerinden dolayý köyden kente zorunlu göç nedeniyle sokak çocuklarýnýn sayýsý hýzla artmakta þiddet ortamýyla karþý karþýya uyuþturucu ve kötü alýþkanlýklar buluþmaktadýr. Ýntihar olaylarý buna eklenince ilimizde bu alana yönelik bir planlamanýn yapýlmasý madde baðýmlýlarýna yönelik tedavi merkezlerinin açýlmasý ki bu ilimizde hiç yoktur) þiddet gören çocuklara yönelik rehabilitasyon merkezlerinin kurulmasý ekonomik ve barýnma yerlerinin temin edilmesi gerekmektedir özürlü ve engellilerin sorunlarý ilimizde nüfusun yüzde onlarý özürlü ve engellilerden oluþmaktadýr.

Belediyeden istekler Hastalýklarýn yayýlmasýný önlemek kirli sularý dezenfekte etmek hastalýk taþýyýcý kara sinek sivri sinek vb gibi haþaratla mücadele etmek hastalýk aracý olan baþý boþ hayvanlara yönelik çalýþma yapmak gýda maddelerinin kontrolünü yapmak içme sularý þebekelerine önem vermek hastalýk

üreten derelerin ýslahý küresel ýsýnmaya karþý yeþil alanlarý koruma altýna almak ve geliþtirmek park ve bahçelere gerekli önemi vermek gübreliklere ve toplum saðlýðýný tehdit eden sorunlara karþý harekete geçmek gerekir.

Çevre temizliði

Son yýlarda hükümetin geliþtirdiði yöntemler ölümlü olmakla beraber açýlan rehabilitasyon merkezlerinin denetim altýna alýnmasý hastanelerde özürlülere yönelik pozitif

ayrýmcýlýk yapýlmasý hastanelerde ve saðlýk kurumlarýnda fiziki mekanlarýn özürlülerin koþularýna göre yer yapýlmasý genel olarak bütün özürlülerin bilim ve teknikle buluþturulmasýný saðlamak gerekir.

Yanýk tedavi ünitesi Ýlimizde yanýk tedavi merkezi bulunmamaktadýr Ýlçemizin 200 bini aþan nüfusuyla 50 ilden daha büyük. Buna acil ihtiyaç vardýr çünkü bu gibi yanýk tedavi hastalarý Diyarbakýr ve Þanlýurfa'ya sevk etmektedirler. Bu da halkýn ne kadar maðdur olduðunu ortaya koymaktadýr. Bu raporumuzu Kýzýltepe Kaymakamlýðýna.Kýzýltepe Belediye Baþkanlýðýna Mardin Saðlýk Müdürlüðüne Kýzýltepe Devlet Hastanesi Baþtabipliðine Kýzýltepe Sivil Toplum Kuruluþlarýna ve Ýlimizin 6 vekiline PTT Ýle Rapor gönderýlmiþtýr.”ifadelerini kullandý. Çakar raporunda ayrýca Kýzýltepe’de acil ihtiyaç duyulan konulu ise þu þekilde sýraladý: “Engelli ve özürlü vatandaþlarýmýzýn sorunlarý, Ýlçemizde bir yanýk tedavi merkezinin kurulmasý, Aðýz ve diþ hastanesinin biran önce bitirilmesi, Yeni yeþil alanlarýn mutlaka hayata geçilmesi, Ana çocuk saðlýðý merkezinin daha aktif hale getirilmesi ve aile planlamasýna önem verilmesi, Verem savaþ dispanserinin faaliyete geçirilmesi, Ýçme ve kullanma sularýnýn klorlanmasý, Ýlçemizde bir saðlýk konseyi komisyonun kurulmasý. Ýlçemizde Bir Madde Baðýmlýlýðý Rehabilitasyon binasý Kýzýltepe stadyum bitiþiðinde 2 yýldýr binasý yapýlmýþ halen buraya gerekli malzeme alýnmamýþ ve eleman atanmamýþtýr ilgilileri bu konuya eðilmelerini bir an önce burasýný faaliyete geçirmek için giriþimlerin yapýlmasý son dönemlerde artan madde baðýmlýlýðý bizi özüyor gençlerimize sahip çýkalým.”


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

10 Ağustos 2012 Cuma

3

YÖK Baþkaný: Disiplin yönetmeliðindeki aðýr müeyyideler hafifletildi

Y

ÖK Baþkaný Gökhan Çetinsaya, deðiþtirilen Yükseköðretim Kurumlarý Öðrenci Disiplin Yönetmeliði’nin öðrencilerin kampüs dýþý davranýþlarýný içermediðini, yönetmelikte suç sayýlabilecek fiillerin azaltýldýðýný, aðýr müeyyidelerin hafifletildiðini, soyut kavramlarýn da somut hale getirildiðini söyledi. Gökhan Çetinsaya, deðiþtirilen Yükseköðretim Kurumlarý Öðrenci Disiplin Yönetmeliði hakkýnda bir basýn toplantýsý düzenledi. YÖK Baþkaný Çetinsaya burada yaptýðý konuþmada, öðrenci disiplin yönetmeliðinde yapýlan deðiþikliðin sonuçlandýðýný belirterek, “Ben dün itibariyle imzaladým ve Resmi Gazete’ye gönderdim.” dedi. Söz konusu yönetmeliðin 1985 yýlýnda çýktýðýný hatýrlatan Gökhan Çetinsaya, “12 Eylül sonrasý dönemin vesayetçi anlayýþýný, otoriter anlayýþýný temsil ediyordu. Daha çok 12 Eylül öncesi üniversitelerde yaþanan öðrenci olaylarýna bir tepkiyi dile getiriyordu. Örgütlenme ve ifade hürriyetlerini sýnýrlayan bir yaklaþým içindeydi.” diye konuþtu.

Daha özgürlükçü ve daha katýlýmcý bir öðrenci disiplin yönetmeliði amaçladýklarýný dile getiren Çetinsaya, “Fakat burada tek temel kýsýtlanmamýz, mevcut 2547 Sayýlý Yükseköðretim Kanunu’nun ilgili hükümleridir. Þu anda kanun deðiþtirmek elimizde deðil. Bunun çalýþmalarýný þu anda yürütüyoruz. Mevcut çerçevenin imkan verdiði ölçüde ve son yýllarda katedilen diðer deðiþiklikler çerçevesinde mümkün olduðunca en katýlýmcý yönetmeliði çýkartmaya çalýþtýk.” þeklinde konuþtu. Çetinsaya, “Soruþturma usul ve esaslarýný gözden geçirdik. Daha þeffaf daha rasyonel bir sürece soktuk. Hem zihniyet olarak hem de soruþturma usulü bakýmýndan disiplin yönetmeliði önemli deðiþiklikler içeriyor.” diye konuþtu. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz Atar ise “Yeni yönetmeliðin felsefesi tamamen farklý. Eski yönetmelik yükseköðretim öðrencilerini birer yetiþkin olarak kabul etmiyordu. Onlarý izlenmesi gereken, davranýþlarý sürekli kontrol altýnda tutulmasý gereken

kiþiler olarak görmekteydi. Üniversite öðrencisinden ziyade lise ve daha alt düzeydeki öðrencilerle benzer bir disiplin mantýðý içindeydi.” dedi. Öðrencilerin üniversite dýþýndaki faaliyetlerinin de eski disiplin yönetmeliðinin kapsamýnda olduðunu aktaran Atar, bu yönetmelikte kampüs dýþýndaki faaliyetler kural olarak yönetmeliðin kapsamý dýþýnda tutulduðunu ifade etti. Bunu kanunun izin verdiði ölçüde yapabildiklerine iþaret eden Atar, “2547 Sayýlý Kanun'da disiplin ile ilgili bir madde bulunuyor. Bu kanunu da çalýþmaktayýz. Bu kanun çalýþýlýrken, disiplin ile ilgili madde de daha demokratik, daha özgürlükçü bir þekilde yeniden düzenlenecektir. Yapamadýðýmýz bazý düzenlemeleri de daha sonra yapmayý düþünüyoruz.” þeklinde konuþtu. Yeni yönetmelik ile öðrencileri kampüs dýþýnda izlemekten vazgeçileceðini ifade eden Atar, iki yönetmelik arasýndaki kýyaslamalarý þöyle anlattý: “Bundan sonra kesinleþmiþ bir mahkumiyet olmadan ve bu öðrencilik ile iliþkisi kesin olarak açýða çýkmadan kampüs dýþýnda faaliyetler üniversitede disiplin suçu olarak nitelendirilmeyecek. Eski yönetmeliðe göre çýkarma cezasý gerektiren fiiller çok fazlaydý. Bunlar azaltýlmýþtýr. Önceki yönetmelikte bir öðrenci bir kurumdan çýkartýldýðýnda, baþka hiçbir yükseköðretim kurumuna giremiyordu. Yeni yönetmelikte sadece

çýkarýldýðý yükseköðretim kurumuna giremez þeklinde bir daraltma yapýlmýþtýr. Kaba ve saygýsýz davranmak, þarký söylemek, çalgý çalmak, çevresini temiz tutmamak gibi adeta ilkokul öðrencilerin terbiye edilme yöntemlerine benzer fiiller yönetmelikten çýkartýlmýþtýr. Bildiri daðýtmak, bir fikir açýklamak, bir düþüncenin propagandasýný yapmak eski yönetmelikte suçtu. Bunlar tamamen çýkartýlmýþtýr, cezalandýrýlmayacaktýr.” Yönetmeliðe eklenen bazý suçlarýn da bulunduðunu aktaran Atar, “Bu yeni geliþmelerin getirdiði bir zaruret. Öðrenciler bir takým tez, seminer, ödev yapabiliyorlar. Akademisyenlerde intihal ile ilgili disiplin hükmü var. Bu yönetmelik lisansüstü öðrenciler için de geçerli. Öyle olunca akademik nitelikli tez, ödev, seminer gibi çalýþmalarda intihal yapmayý disiplin suçu haline getirdik.” dedi. Bazý biliþim suçlarýnýn da yönetmeliðe ilave edildiðini dile getiren Atar, “Mesela bir öðrenci, yükseköðretim kurumunun biliþim sistemine zarar verirse, ya da biliþim sistemine izinsiz girerek kendisine ya da baþkalarýna haksýz çýkar saðlarsa bu da disiplin suçu haline getirildi.” þeklinde konuþtu. Önceki yönetmelikte sadece çýkartma cezasýna itiraz edilebildiðini kaydeden Atar, bu yönetmelikle birlikte öðrenciler tüm disiplin cezalarýna karþý itiraz haklarýný kullanabileceklerini söyledi. (CÝHAN)

Bayraktar: Kibrit kutusu yapmýyoruz, karakol yapýyoruz

Ç

evre ve Þehircilik Bakaný Erdoðan Bayraktar, karakollarýn inþaatýnýn devam ettiðini söyledi. Karakol yapmanýn iki günlük bir süreç olmadýðýný vurgulayan Bayraktar, “Kibrit kutusu yapmýyoruz, karakol yapýyoruz.” dedi. Çevre ve Þehircilik Bakaný Bayraktar, yabancýlarýn taþýnmaz edinimlerine yönelik yapýlan düzenlemeye iliþkin Tapu Kadastro Genel Müdürlüðü'nde basýn toplantýsý düzenledi. Bakan Bayraktar, burada Hakkari’de Geçimli Karakolu’nda düzenlenen terör saldýrýsýnda 2’si korucu 8 güvenlik görevlisinin þehit olmasýnýn ardýndan baþlayan karakol tartýþmasýyla ilgili sorularý cevapladý. Bakan Bayraktar, karakollarýn yapýlmasý konusunda geri adým

atmanýn söz konusu olmadýðýný, inþaatlarýn sürdüðünü, fakat bir takým aksamalarýn olduðunun altýný çizdi. Bayraktar, “Bu inþaatlar yürüyor, ama sizin de bildiðiniz gibi bir takým aksamalar var. Bu 90 yýllýk bir süreç, 2008’de biz bu süreci TOKÝ iþbirliðiyle götürmeye baþladýk. TOKÝ olarak Milli Savunma Bakanlýðý’ndan 44, Jandarma Genel Komutanlýðý'ndan 118 karakolun yani toplam 162 karakolun yapýlmasý için iþlemler baþlatýldý. Bunlardan 98’i bitirilip teslim edildi.” þeklinde konuþtu. Yapýlan 98 karakolun saldýrýlamayacak kadar güvenli olduðunu ve bu yüzden saldýrýlan yerlerin bu karakollar olmadýðýnýn altýný çizen Bakan Bayraktar, kendisine iþini yapmadýðý için dava açan

CHP Grup Baþkan Vekili Muharrem Ýnce‘ ye cevap olarak da terör meselesinin 74 buçuk milyonun milli meselesi olduðunu hatýrlattý. "Bizim içimiz kan aðlarken bu meseleyi bu þekilde deðerlendirmek üzücü." ifadesini kullanan Bayraktar, “Yapýlan çalýþmalar ve iþ gücü ortada, fazla bir þey söylemeye gerek yok.” diye konuþtu. (CÝHAN)

Eski Türkiye'den kurtulmanýn yolu, yeni anayasadan geçiyor

H

AS Parti Genel Baþkaný Numan Kurtulmuþ, yeni ve sivil bir anayasa hazýrlamanýn Türkiye'nin geleceði için artýk þart olduðunu söyledi. Eski Türkiye'den kurtulmadan geleceðe yürümenin mümkün olmadýðýný aktaran Kurtulmuþ, "Türkiye, bütün karanlýk iþlerden kurtulmak zorundadýr. Yeni anayasa 'yeni Türkiye'nin baþlangýcýnýn ilk adýmý olmalý." ifadelerini kullandý. Baþbakan Tayyip Erdoðan'la yaptýðý görüþmeden sonra AK Parti'yle bütünleþme sürecini baþlatan HAS Parti Genel Baþkaný Numan Kurtulmuþ önemli açýklamalar yaptý. Ülkenin tarihi bir dönemeçte bulunduðunu kaydeden Kurtulmuþ, yeni Türkiye için "Vesayetin ve darbe tehditlerinin olmadýðý bir sistemin kurulmasý gerektiðini' söyledi. Bunun yolunun yeni bir anayasadan geçtiðine dikkat çekerek, "Yeni anayasa yeni Türkiye'nin baþlangýcýnýn ilk adýmý olmalý. Bu yapýlmadan Türkiye birçok meselesini maalesef çözemeyecek." dedi. Önceki akþam Malatyalý iþadamlarý ile iftarda bir araya gelen HAS Parti Genel Baþkaný, Türkiye'nin dýþarýda etkili olabilmesi için önce 'kendi bahçesini' düzenlemesi gerektiðini söyledi. "Eski Türkiye'den kurtulmadan ülkenin ileri gitmesi mümkün deðil." diyen Kurtulmuþ þöyle devam etti: "Nedir eski Türkiye? Eski Türkiye'de 5 ihtilal var. Baþbakan asýlmýþ. Baþbakanlar silah zoruyla iktidardan uzaklaþtýrýlmýþ. 12 Mart, 12 Eylül, 27 Mayýs, 27 Nisan, 28 Þubatlar var. Bunlarýn hepsinde millet iradesinin önünün kapatýlmasý söz konusu. Recep Yazýcýoðlu, Muhsin Yazýcýoðlu, Turgut Özal, Bedri Ýncetahtacý gibi þaibeli ölümler var. Hrant Dink cinayeti var. Bunlar çözülmeden yeni Türkiye'nin yoluna devam etmesi mümkün deðil. Bu milletin çocuklarýný Alevi-Sünni, saðcýsolcu diye birbirlerine boðazlatmaya çalýþan karanlýk odalarýn bir sürü eylemleri var. Daha üç gün önce Malatya'da yaþananlar. Çorum olaylarý, Sivas olaylarý, Maraþ olaylarý gibi hâlâ tozlu raflarda ne olduðu belli olmadan kalan bir sürü provokasyonlar var. Daha yeni yaþanmýþ Gazi olaylarý var.

Türkiye bütün bunlarý çözmek zorundadýr. Ergenekon'u, Balyoz'u, diðer adý unutulmaya çalýþýlan bütün bu karanlýk pis iþlerden kurtulmak zorundayýz." Genel sekreteri sivilleþse de MGK'nýn hâlâ alternatif bir hükümet gibi çalýþtýðýna vurgu yapan HAS Parti lideri, bu yapýnýn deðiþtirilmesi gerektiðini vurguladý. Yüksek Askerî Þûra toplantýsýnýn bu dönemde sorunsuz geçmesini de yeterli görmeyen Kurtulmuþ'a göre, YAÞ, Savunma Bakanlýðý'na baðlý bir istiþare kurulu haline getirilmeli. Çevremizdeki ülkelerin çok kanlý bir dönüþüm süreci yaþadýðýný hatýrlatan Kurtulmuþ, "Suriye meselesi göz göre göre Türkiye'yi büyük bir badirenin içerisine sürüklemektedir." dedi. Türkiye'nin kendi iç barýþýný saðlamak zorunda olduðuna dikkat çekerek, sözlerini þöyle sürdürdü: "Türkiye, Kürt sorununu adil ve demokratik bir durumda çözme mecburiyetinde. Eðer bu çözülmezse uluslararasý terör siyaseti, maalesef PKK gibi hain maþalarý kullanarak ülkedeki karýþýklýklarý sürdürecektir. Daðlýca, Çukurca ve son olarak Geçimli'deki karakol baskýnlarý. Hemen hemen hepsi bir kopya kâðýdýyla kopya çekmiþ gibi birbirinin aynýsý. Bunlardan kurtulmanýn yolu, bu ülkede bütün vatandaþlarýn kendisini birinci sýnýf hissettiði bir Türkiye'yi kurmaktýr. Dindar insanlarýn, Alevilerin, azýnlýklarýn herkesin sorunlarý var. Hakkâri Yüksekova'daki çoban kardeþimizle, Ankara Çankaya'daki cumhurbaþkanýmýzýn sadece kâðýt üzerinde deðil, gerçekten eþit olduðu bir Türkiye'yi kurmalýyýz. Herkes kendisinin hakkýný hukukunu bilmeli ve bu ülke benim diye sahip çýkmalý." "Siyasetin istese de bazý þeyleri yapma gücü olmaz." diyen Numan Kurtulmuþ, özellikle Ortadoðu coðrafyasýnda bölgenin kendi kültürel gücünün (jeokültür) kullanýlmasý gerektiðini vurguladý. Kurtulmuþ'un bir baþka tespiti ise þöyle oldu: "Bizim hedefimiz, fillerin girip daðýttýðý züccaciye dükkânýnda kalan üç beþ tane bardaðý, tabaðý tekrar raflara dizmek deðildir. Bizim vazifemiz filleri kolundan tutup insanlýk aleminin dýþýna atmaktýr.” (CÝHAN)

Bakan Yazýcý: Suriye’ye yönelik hiçbir zaman yaptýrým uygulamadýk

G

ümrük ve Ticaret Bakaný Hayati Yazýcý, Suriye’ye yönelik hiçbir zaman yaptýrým uygulamadýklarýný ifade etti. Yazýcý, Esnaf ve Sanatkarlar Derneði’nin Keçiören bað evinde düzenlediði sahur programýna katýldý. Ticareti yapanlarýn halklar olduðunu, dolayýsýyla halklara yönelik yaptýrým uygulanamayacaðýný ifade eden Yazýcý, ”O ülke yönetiminin Suriye’deki gibi halkýna yönelik katliam yapmaya baþlamýþsa silah sevkiyatýna izin vermezsiniz. Halkýn günlük ihtiyaç metaryalleriyle ilgili gümrük kapýlarýndan giriþ çýkýþýnýn yasaklanmasý söz konusu olmaz” dedi. Bakan Yazýcý, sýnýr kapýlarýnda aldýklarý tedbirin, Özgür Suriye Ordusu'nun sýnýr kapýlarýnýn Suriye tarafýndaki yönetimi ele geçirmelerinin ardýndan bir takým unsurlarýn kapýlardaki teknik alet ve edevatlarý tahrip etmelerinden ve sýnýr kapýlarýndan geçen tankerleri yaðmalamalarýndan

kaynaklandýðýný dile getirdi. Yazýcý, ”Geçiþlerin güvenli olmasý için önlemler aldýk. Sýnýr kapýlarýnýn tamamen kapatýlmasý söz konusu deðil. Türkiye tarafýndan Suriye’ye geçeceklerin gümrük iþlemleri yapýlmýyor. Ancak Suriye’den ticaret için Türkiye’ye gelenlere yönelik gümrük iþlemleri devam ediyor" diye konuþtu.

“Irak hükümeti evet deðði an iki sýnýr kapýsýnýn yapýmýan baþlayacaðýcýz” Habur sýnýr kapýsýnýn batýsýnda Aktepe ve Ovaköy’de iki sýnýr kapýsýnýn daha açýlmasý için Irak hükümetinden cevap beklediklerini belirtti. Þu an için en aktif sýnýr kapýsýnýn Habur olduðunu dile getiren bakan, Suriyedeki olaylar ve Irak’la ticaretin geliþmesi nedeniyle Habur’da yoðunluk yaþandýðýný ifade etti. Bu yoðunluðu baþka kapýlara aktarmak düþüncesi haricinde birkaç senedir Irak hükümetiyle iki sýnýr kapýsý için görüþmeler yaptýklarýný aktaran

Yazýcý, Irak merkezi yönetimi ile bölgesel yönetimiyle görüþmelerin sürdüðünü, kendi iç hukuk kurallarý olarak gerekeni yaptýklarýný, Irak’tan gelecek cevabý beklediklerini anlattý. Ýki sýnýr kapýsý dýþýnda Habur çayý üzerinde gümrük güzergahýndaki geçiþi saðlayan iki köprüye ilaveten bir köprü daha yapmak düþüncesinde olduklarýný da ifade etti. Sýnýr ticaret bölgesi çalýþmalarýnýn da devam ettiðini söyleyen Yazýcý, ”Hakkari, Üzümlü, Derecik ve Þýrnak-Gülyazý’da sýnýr ticaret bölgesi çalýþmalarmýz var. Bunlar sýnýr ticaretine imkan verecek ticaret aktivitelerine zemin hazýrlayacak. Ama bunlar sýnýr kapýsý deðil” dedi. “Her ne olursa olsun herþeyin baþý güvenlik” diyen Yazýcý, ”Sloganýmýz Türkiye’yi en kolay ticaret yapýlan ülke haline getirmek. Bu yetmez, en güvenli ticaretin yapýldýðý ülke haline getirmek. Sýnýr ticaret bölgelerinde güvenliðin saðlanmasý hususunda da güvenlik birimleri gereken çalýþmayý yapacaktýr” þeklinde konuþtu. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

10 Ağustos 2012 Cuma

4

Bakan Yýlmaz: Batman Üniversitesi'ne 95 milyon lira bütçe sunduk

K

alkýnma Bakaný Cevdet Yýlmaz, Batman Üniversitesi'ne sunulan bütçenin 95 milyon TL olduðunu söyledi. Bakan Yýlmaz, üniversitenin yeni kampüs alanýnda incelemelerde bulundu. Bir dizi etkinliklere katýlmak için Batman'a gelen Kalkýnma Bakaný Cevdet Yýlmaz, beraberinde Batman Valisi Ahmet Turhan, AK Parti Batman Milletvekili Ziver Özdemir, Ýl Baþkaný Murat Güneþtekin ve bazý partililerle Batman Üniversitesi kampüs alanýna giderek incelemede bulundu. Bakan Yýlmaz'ý Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam ve beraberindeki heyet, üniversitenin yeni kampüs alanýnda yapacaðý birinci kapý mevkisinde karþýladý. Rektör Prof.Dr. Uluçam, Bakan Yýlmaz'a kuþ bakýþý kampüs alaný hakkýnda bilgi verdikten sonra rektörlük hizmet binasý, fenedebiyat ve mühendislik- mimarlýk fakültelerini gezdirdi.

Rektörlük hizmet binasýnda öncelikle çalýþmalar hakkýnda bilgi alan Bakan Yýlmaz, Batman Üniversitesi'ne cari harcamalarýnýn dýþýnda 95 milyon TL bütçe sunduklarýný belirterek “ Batman Üniversitesi'ne cari harcamalarýn dýþýnda 95 Milyon TL bütçe sunduk. Üniversiteye desteðimiz her zaman olacaktýr. Üniversitelerin geliþmesini kýsa sürede beklememeliyiz. Batman Üniversitesi yeni kampüs alanýyla da Batman'ýn geliþimi açýsýndan lokomotif görevi görecektir.” diye konuþtu. Bakan Yýlmaz Adalet ve Kalkýnma Partisi'nin güçlü bir parti olduðuna da dikkat çekerek konuþmasýný þöyle sürdürdü: “3-5 yýl içerisinde üniversitelere muazzam bir yatýrým yaptýk. Kýsa bir sürede mesafeler kat edildi. Hem kadro alanýnda, hem de fiziki yapýlaþma alanýnda. Bu üniversiteye 95 milyon lira hükümetimiz yatýrým yaptý. Devletimiz güçlüdür. Türkiye, geliþen demokrasisi ve ekonomisiyle dünyada çok daha iyiye giderken;

Üniversite, Batman'ýn su kaynaklarýndan olan Zilek'te incelemelerde bulundu

Güneydoðu da bundan hak ettiði payý alacaktýr. Son 10 yýlda sadece Doðu ve Güneydoðu'ya 32 milyar lira yatýrým yaptýk. Geçmiþte hiç bir dönemde böyle bir yatýrým yapýlmamýþtýr. Çok þükür bunu yaptýk. Bu geçmiþteki ihmalleri kapatma açýsýndan önemlidir." Üniversite Rektörü Prof. Dr. Uluçam da “ Batman halký, iþ adamlarý ve STK'larý üniversitemize destek sunuyor. Baþta Maliye Bakanýmýz Sayýn Mehmet Þimþek, Sayýn Valimiz Ahmet Turhan hiçbir zaman desteklerini bizlerden esirgemediler. Yalnýz Batmanlýlar biraz acele ediyor. Üniversitenin hemen geliþmesini bekliyorlar. Ama ne yazýk ki ifade ettiðiniz gibi üniversiteler hemen geliþmiyor, kampüs alanlarýnýn bile geliþmesi zaman alabiliyor.” Dedi. (CÝHAN)

Güneydoðunun yýldýzý parlayacak B

atman Üniversitesi Jeoloji Mühendisliði Bölümü, Batman’ýn güney batý kesiminde bulunan ve yöredeki önemli su kaynaklarýndan olan Zilek kaynaklarýnda incelemelerde bulundu. Çalýþmalarla ilgili bilgi veren Bölüm Baþkaný Doç. Dr. M. Tahir Nalbantçýlar, "Batman’ýn sahip olduðu jeolojik özellikleri tanýmak ve önemini anlamak üzere yaptýðýmýz bu teknik çalýþmada kentimizde uzun yýlardýr konuþulan ve þu an için boþa akan bu su kaynaklarýný yerinde inceleme fýrsatý bulduk. Jeoloji mühendisliði bölümü hocalarý olarak bu incelemelerimizde Zilek kaynaklarýnýn güçlü debiye sahip olduðunu ve kaynak suyu olmasýndan ötürü çok kýymetli

K

olduðunu söyleyebiliriz.” dedi. Batman'daki bazý su kaynaklarýn yeraltý suyundan gelmesi nedeniyle çok yararlý olduðuna dikkat çeken Nalbantçýlar þöyle konuþtu: "Özellikle yüzey sularýnýn her türlü kirlenmeye karþý savunmasýz olmasý bu kaynaklardan akan suyu bir kez daha deðerli kýlmaktadýr. Batmanlýlar olarak böyle deðerli bir su kaynaðýndan sonuna kadar yararlanmamýz en akýlcýl olaný olacaktýr. Ilýsu Baraj Gölü altýnda kalmadan bu su kaynaðýný deðerlendirmemiz gerekir. Aksi takdirde yarýn geç kalýnmýþ olabilir. Zilek kaynaklarý Batman için bir deðerdir, bir þanstýr.” (CÝHAN)

alkýnma Bakaný Cevdet Yýlmaz, “Geliþen demokrasisi ile ekonomisi ile Türkiye çok daha iyi bir yere giderken Doðu ve Güneydoðu Anadolu Bölgesi de bundan hak ettiði payý alacakatýr “ dedi. Tarifeli uçakla Batman'a gelen Bakan Yýlmaz, valiliði ziyaret ederek Vali Ahmet Turhan ile görüþtü. Vali Ahmet Turhan, Batman’ýn altyapý ve yatýrýmlar konusundaki geliþimini tamamlamak üzere olduðunu belirten Cevdet Yýlmaz, "Eðitim ve sanayide ciddi potansiyele sahip kent, gelecekte bölgenin incisi olacak. " diye konuþtu. Bakan Yýlmaz burada yaptýðý açýklamada, hükümet olarak bölgenin geliþmesi ve kalkýnmasýnýn sadece kamu yatýrýmlarýyla mümkün olmadýðýný, özel sektör yatýrýmlarýnýn da arttýrýlmasý gerektiðini söyledi. Bu nedenle son dönemde çok güçlü bir teþvik sistemi ilan ettiklerini kaydeden Cevdet Yýlmaz, 6. bölge diye ilan ettikleri 15 ilden birinin de Batman olduðunu ifade etti. Son 10 yýlda sadece doðu ve güneydoðuya 32 milyar lira yatýrým yaptýklarýna dikkat çeken Bakan Yýlmaz þunlarý dile getirdi: “Terörün olmadýðý, þiddetin olmadýðý, herkes neye inanýyorsa neyi düþünüyorsa açýkça

ifade edebildiði farklý görüþlere farklý siyasi eðilimlere farklý etnik mezhebi yapýlara herkesin saygý gösterdiði bir ortamda bu bölgemizin kalkýnmasýný, geliþmesini, ilerlemesini istiyoruz. Terör maalesef büyük bedeller ödetiyor. Özellikle de bu bölgede yaþayan insanlara. Aþýna, iþine, ekmeðine maalesef mani oluyor. Tabi biz ona bakmadan doðru bildiðimizi yapmaya devam ediyoruz. Kamu yatýrýmlarýmýzý devam ettiriyoruz. GAP Eylem Planý kapsamýnda önemli yatýrýmlar yapýyoruz. Þimdi eylem planýmýzý revize

BASED’den iftar yemeði

ediyoruz. Geleceðe dönük adýmlarýmýz inþallah devam edecek. Bir taraftan da özel sektör yatýrýmlarý açýsýndan da önemli adýmlar atmýþ bulunmaktayýz. Geliþen demokrasisi ile ekonomisi ile Türkiye çok daha iyi bir yere giderken Doðu, Güneydoðu bölgemiz de bundan hak ettiði payý alacaktýr inþallah. Geçtiðimiz 10 yýlda sadece bu ayýrt edebildiðimiz yatýrýmlar doðuya güneydoðuya 32 milyar lira yatýrým yapmýþýz. Geçmiþte hiçbir dönemde bu dönem kadar büyük bir yatýrým yapýlmamýþ.” (CÝHAN)

B

atman'da iki yýl önce kurulan Batman Saðlýk Eðitim Derneði (BASED) bin kiþilik iftar yemeði verdi. Yaklaþýk iki yýl önce kuruluþ çalýþmalarýný tamamlayýp hizmete açýlan derneðin Beyaz Þato tesislerinde verdiði yemeðe kanaat önderleri, kurum ve kuruluþ müdürleri, iþ adamlarý, birçok sivil toplum örgütü temsilcisi, doktorlar, saðlýk çalýþanlarý ve çok sayýda davetli katýldý. Kuran’ý Kerim tilaveti ile baþlayan iftar programýnda yemeðin ardýndan dernek çalýþmalarýný anlatan kýsa bir slayt gösterimi sunuldu. Programýn açýlýþ konuþmasýný

yapan Dernek Baþkaný Yasin Sarý, Batman’da öðrenciler için açýlan okuma salonlarýnda kimsesiz ve yardýma muhtaç ailelere çeþitli yardýmlarda bulunduklarýný, düzenledikleri çeþitli programlarla

yardýmlaþma ve dayanýþma faaliyetlerine her zaman öncelik verdiklerini söyledi. Programýn sonunda dernek çalýþmalarýna katký sunanlara plaket takdim edildi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

10 Ağustos 2012 Cuma

5

Ýshalden her sene 2 milyon T çocuk ölüyor

BASINDAN... Ýslamcýlýk ve ideoloji

abii ki Ýslamcýlar vahy almýyor, zamaný okumaya ve vahyle belirlenmiþ temel ilkeleri/nasslarý yorumlamaya, tarihsel ve toplumsal durumlara cevap vermeye çalýþýyorlar.

U

zmanlar, çocuklarda yaz aylarýnda ortaya çýkan ishal ve besin zehirlenmeleri konusunda anne babalara dikkatli olmalarý çaðrýsý yaptý. Doruk Saðlýk Grubu Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Uzmaný Sözer Sarýoðlu, saðlýk ve hijyen koþullarýndaki ilerlemelere raðmen dünyada çocuklarda 2 milyar ishal vakasý görüldüðünü ve yýlda 2 milyon çocuðun bu sebeple öldüðünü ifade etti. Dr. Sözer Sarýoðlu, ishali anne sütü almayan bebeklerde 24 saat içinde üçten daha fazla sulu dýþkýlama, anne sütüyle beslenenlerde normalden daha sýk ve sulu dýþkýlama olarak tanýmladýklarýný ve besin zehirlenmesinin de ishale yol açtýðýný belirtti. Sarýoðlu þunlarý kaydetti: "Türkiye gibi geliþmekte olan ülkelerde enfeksiyon hastalýklarýnýn baþlýca etkeni rotavirüsüdür. Ateþ, kusma ve ishal ile seyreden rotavirüsü enfeksiyonlarýnýn ciddi sorunlara yol açmamasý için rotavirüs aþýsý geliþtirilmiþtir. Bu aþýnýn bebeðin ikinci ayýnda yapýlmasýný öneriyoruz." Sarýoðlu, ishalli hastalýklarýn ortaya çýkmasýndaki risk faktörlerini

anne sütünün yetersiz alýnmasý, biberon veya emzik kullanýmý, piþmiþ yiyeceklerin oda sýcaklýðýnda bekletilmesi, temiz olmayan su kullanýmý ve tuvalet sonrasý ellerin yeterince sabunla yýkanmamasý olarak sýraladý. Besin zehirlenmelerinin de çocuklarda önemli sorunlara yol açtýðýný anlatan Sarýoðlu, "Zehirlenmenin belirtileri ani baþlayan karýn aðrýsý, bulantý kusma ve ateþin eþlik ettiði, ishalle seyreden ve ayný gýdanýn tüketilmesiyle birlikte en az iki kiþide bulgularýn ortaya çýkmasýdýr." dedi. Besin zehirlenmelerinin özellikle yaz aylarýnda artýþ gösterdiðine dikkat çeken Sarýoðlu, çoðunun bakterilerden meydana geldiðini belirtti. Besin zehirlenmelerinde temizliðin önemine de iþaret eden Sarýoðlu, tüm hayvansal gýdalarýn iyice piþirilerek kullanýlmasý ve piþmiþ yiyeceklerin de oda sýcaklýðýnda 2 saatten fazla bekletilmemesi gerektiðini kaydetti. Ýshal baþlayan çocuklara evde uygulanacak tedavi hakkýnda bilgi veren Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Uzmaný Dr. Sözer Sarýoðlu, anne sütü alan bebeklerin

Ýslamcýlarýn vahyle iliþkileri, "metluv veya gayri metluv vahy"in ýþýðýnda, bize baðýþlanmýþ düþünme melekesini, akletme yetisini kullanarak içinde yaþadýklarý toplumun, dünyanýn sorunlarýna çözümler arama çabasýndan ibarettir. Akýllarýný vahyin ýþýðýnda kullananlar vahyin ve aklýn nimetlerinden istifade edebilen kimselerdir.

daha sýk emzirilmeleri gerektiðini; anne sütü almayan çocuklara ise mama miktarýnýn artýrýlarak su, yoðurt, muz, patates püresi, pirinç lapasý gibi yiyecekler verilmesi gerektiðini dile getirdi. Sarýoðlu, her dýþkýlamadan sonra 2 yaþýn altýndaki çocuklara 1 çay bardaðý su 2 yaþýndan büyük çocuklara 1 su bardaðý su içirilmesi gerektiðini vurguladý. Doktor Sarýoðlu, belirtiler içerisinde ateþle birlikte çok fazla sayýda dýþkýlamasý olan ve tekrarlayan kusmalarýn görüldüðü bebeðin beslenemediði, kilo kaybýnýn görüldüðü dýþkýsýnýn kanlý ve mukuslu olduðu hallerde doktora

baþvurulmasý gerektiðini önemle vurguladý. Uzm. Dr. Sözer Sarýoðlu þöyle devam etti: "Günde sekizden fazla sulu ishal yapan, günde ikiden fazla kusan ve iki yaþýn altýndaki bebekler, sývý kaybý açýsýndan daha büyük risk altýndadýr. Bebeðin dilinin kuru olmasý, aðlarken gözyaþýnýn olmamasý, seyrek idrar yapmasý, býngýldaðýnýn ve göz kürelerinin çökük olmasý, huzursuzluk ve uykuya eðilimli olmasý çocuktaki sývý kaybýnýn ciddiyetini gösterir. Annelerin bu bulgularý iyi takip etmeleri ve gecikmeden doktora baþvurmalarý gerekir.” (CÝHAN)

Çocuklarda idrar kaçýrmaya dikkat! Ç

ocuk ve Ergen Psikiyatristi Iþýlay Altýntaþ, çocuklarda sýk görülen ve altýný ýslatma diye tabir edilen Enüresis hastalýðýný anlattý. Altýntaþ, Türkiye'de ilkokul dönemindeki her 100 çocuktan 1125'inin idrar kaçýrma problemi yaþadýðýný ifade etti. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Iþýlay Altýntaþ, "Enüresis týbbi bir nedene baðlý olmaksýzýn çocuðun tuvalet dýþýnda yerlerde (sýklýkla yatak ya da giysiler) idrar kaçýrmasýdýr. Uzun aralýklarla idrar kaçýran her çocuða enüretik denmez. Çocuðun enüresiz tanýsý almasý için bu sorunun en az 3 ay devam ediyor olmasý ve haftada en az iki kez idrar kaçýrýyor olmasý gerekir. 5 yaþýndan önce idrar kaçýrma enüresiz olarak deðerlendirilmez. Ayrýca tüm çocukluk dönemi psikiyatrik hastalýklarýnýn tanýsý için gerekli olan sorunun çocuðun geliþimini, hayatýný yani iþlevselliðini olumsuz etkiliyor olmasýdýr. Altta yatan týbbi sebepler mutlaka araþtýrýlmalýdýr. Her belirtide olduðu gibi çocuk bu sýkýntýyý sadece kendi yaþadýðýný düþünür ve bu utanç verici konuyu kimse bilsin istemez" dedi. Enüresizin tüm toplumlarda en sýk görülen psikiyatrik hastalýklardan biri olduðunu belirten Altýntaþ, "Hastalýðýn Türkiye'deki yaygýnlýðýný inceleyen araþtýrmacýlar

M. Sait Çakar

ilkokul dönemindeki her 100 çocuktan 11-25 tanesinin enüresis olduðunu görmüþlerdir. Bu da her sýnýfta en az 2-3 arkadaþýnýn benzer bir sorun yaþadýðýna iþaret eder" diye konuþtu. Bir çocuðun gece altýný ýslatmasýnýn nedenlerini de açýklayan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Iþýlay Altýntaþ , "Genetik nedenler önemli bir role sahiptir. Eðer ailede enüresis yoksa çocukta enüresis olma ihtimali yüzde 15 iken, bir ebeveynde enüresis olmasý bu ihtimali yüzde 44'e her iki ebeveynde olmasý ise yüzde 77'ye çýkarýr. Mesane idrar yollarýnýn son duraklarýndan biridir. Mesanede depolanan idrar gerilen mesanenin sinyal göndermesi ile kiþiyi tuvalet arayýþýna sevk eder. Mesane duvarýnda normalde gevþek olan kas kasýlarak idrar boþalýmýný gerçekleþtirir. Özelikle tedaviye dirençli enüresisi olan çocuklarda mesane hacmi küçük olduðu için çabuk dolar. Mesane kasý baþýna buyruk kasýlabilir ve mesane tam dolmadan idrar yapma isteði uyandýrarak gece birkaç kez idrarýný kaçýrmasýna neden olabilir. Bu çocuklarýn ailelerinden alýnan genel bilgi aslýnda uykularýnýn çok derin olduðu ve uyandýrýlmakta zorlandýklarý yönünde. Bunu destekleyen araþtýrma bulgularý olmakla birlikte direk bir nedensel iliþki kurulamamýþ. Yapýlan araþtýrmalar enüresisin daha çok uykunun ilk üçte birlik kýsmýnda daha sýk olduðunu gösteriyor olsa da özelikle mesane kapasitesi düþük olduðu için sýk idrar giden çocuklarýn gece boyunca altlarýna kaçýrabildikleri görülmüþ" dedi. Çocuklarýn gece altýný ýslatmasýnýn nedenlerinden birinin de "merkezi sinir sisteminin geliþiminde gecikme" olduðunu ifade eden Altýntaþ, "Enüresis tanýsý alan çocuklarda yapýlan araþtýrmalar sonucunda bu çocuklarda yaþýtlarýna göre motor geliþim ya da dil geliþiminin daha geriden geldiði, boy kýsalýðý ya da kemik yaþýnýn geri olmasý gibi bulgulara rastlanmýþtýr. Diðer destekleyen sebeplerden biri ve önemli olaný, bu

hastalýkla birlikte yine beynin geliþimsel hastalýklarýndan biri olan dikkat eksikliði hiperaktivitenin daha sýk görülmesi" diye konuþtu. Altýntaþ, "Hormonal etkenler: AVP (Arginin vasopressin antidiüretik hormon) vücudumuzda gece salgýlanan ve idrar üretimini azaltan bir hormondur. Bu hormonun çalýþmasýnda bir sorun olduðunda gece idrar üretimi artarak enüresise neden olabilir. Ýlaçlar ve hastalýklar: Çocuðun kullandýðý bazý ilaçlarýn yan etkisi olarak, diyabet ya da üriner sistemi etkileyen hastalýklarýn alt ýslatma sebebi olabileceði akýlda tutulmalý; idrar tahlili ve gerekirse ilgili tetkikler mutlaka istenmelidir" þeklinde konuþtu. Enüresis yeni doðan kardeþe karþý geliþen kimi zaman saldýrgan duygularýn kimi zaman sevgiyi paylaþmaktan gelen hayal kýrýklýðýnýn ifadesi olabileceðini de ifade eden Altýntaþ, "Bebek olan kardeþine gösterilen sevgiyi o da týpký bebek gibi altýna kaçýrarak elde edebilir. Tabii ki bunu çocuk bilerek ve istemli olarak yapmaz ancak kendince sevil me ihtiyacýný ve mutsuzluðunu gösterme yoludur. Çocuk psikiyatrisinde bu bebekleþme davranýþlarýna "regresyon" yani bebekliðe gerileme adý verilir. Çocuktan gelen bu sinyaller asla görmezden gelinmemelidir. Ailede ölüm, boþanma, taþýnma, okulda yaþanan travmalar, hastanede yatma, çocuðun ihmali ya da istismarý çocuðun yaþamýnda onu sýkýntýya ve korkuya sokabilecek her türlü olay enüresisi ortaya çýkarabilir. Bu durumlarda alt ýslatma aslýnda yaþanan mutsuzluðun ve kaygýnýn ifade þeklidir" dedi. Altýntaþ, "Eðer anne çeþitli nedenlerle (çoðunlukla annenin mutsuzluðu ya da korkularý) çocuðun üstüne aþýrý düþüyorsa çocuðun yapmasý gereken her þeyi anne onun yerine yaparak (gece onunla uyuyor, yemeðini kendi yediriyorsa) çocuðun büyümesine izin vermiyorsa çocuðun bebek olarak kalmaktan baþka çaresi olmayacaktýr. Bu durumda tüm bebekler gibi o da altýný ýslatacaktýr. Bu noktada alt ýslatma aslýnda çocuðun büyümesine engel olan anne çocuk iliþkisinin bir göstergesidir. Çoðunlukla bu anneler tuvalet eðitimi vermekte gecikir ve çocuk uzun süre bezli olarak kalýr. Diðer taraftan bazý anneler aþýrý titiz, düzenli ve kurallý olabilir. Bu ailelerde olmasý gerekenler çocuðun ihtiyaçlarýna ve geliþimsel düzeyine deðil; annenin kafasýndaki kurallara ve düzene tabidir. Çocuk annesinin kurallarýna uymak zorundadýr ve bu ailelerde alt ýslatan çocuk aslýnda bu düzene direkt olarak deðil; belki

pasif olarak tepki gösteriyor olabilir" diye konuþtu. Enüresis geliþimini engellemek için tuvalet eðitimine önem verilmesi gerektiðine dikkat çeken Altýntaþ, "Tuvalet eðitimine 3 yaþtan sonra baþlanmasý enüresis için zemin hazýrlayabilir. Çocuk geliþimsel olarak idrar kontrolünü denetleyebilecekken uygun tuvalet alýþkanlýðýnýn öðretilememesi aslýnda tuvaletini bezine yapmasýnýn doðru olduðuna dair yanlýþ bir tutumu destekler. Buna alýþan çocuðun daha sonra tuvalet alýþkanlýðý öðretilirken yerleþmiþ bir tutumu deðiþtirmesi daha güç olacaktýr. Diðer taraftan tuvalet eðitimi verilirken korkutmalar ya da ufak kaçaklarýn cezalandýrýlmasý, çocuðun bu konuda çok daha duyarlý ve kýrýlgan olmasýna sebep olur. Bu da daha sonradan enüresis ayný zamanda kaka kaçýrma (enkompresiz) geliþimine zemin hazýrlar" þeklinde konuþtu. Alt ýslatan çocuklarýn mutlaka tedavi ettirilmesi gerektiðini hatýrlatan Altýnt aþ þunlarý söyledi; "Öncelikle her belirtinin çocuðun hayatýnda bir þeylerin yolunda gitmediði ile ilgili bir iþaret olabileceði düþünülecek olursa tedavi baþvurusu yolunda gitmeyen þeyleri tespit etmek ve bunlara müdahale etmek adýna bir adýmdýr. Diðer taraftan enüresis hem çocuk hem anne baba için oldukça sýkýntý verici bir durumdur. Enüresis, çocuklarda benlik saygýsýnýn, kendine olan güvenin azalmasýna neden olur. Yapýlan araþtýrmalar enüresis tedavi edildiðinde benlik saygýsýnýn yeniden düzeldiði ve çocuðun yoluna daha rahat devam ettiðini göstermektedir. Çocuk ergen psikiyatrisi kliniklerinde maalesef annelerin bu durumla baþa çýkmakta çok uygunsuz yollar kullandýklarýna da þahit olabiliyoruz. Ýlkokula giden çocuklarýný gece kaçýrdýklarý için bezleyenler bile olabiliyor. Yanlýþ baþa çýkma yöntemlerinin kendisi psikolojik geliþimi enüresizin kendisinden daha kötü etkileyebiliyor. Diðer taraftan bu çocuklarda sýklýkla birlikte görülen diðer geliþimsel sorunlar dikkat eksikliði, hiperaktivite, kaka kaçýrma (enkompresis), uyku bozukluklarý iyi deðerlendirilmelidir. Psikiyatrik bozukluklarýn enüretik çocuklarýn yaklaþýk %20'sinde gözlendiði bildirilmiþtir. Bunlar ruhsal bozukluklardan daha çok; uyum sorunlarý, davranýþ problemleri, zaman içinde özgüvende azalma, sosyal izolasyon, akranlarý tarafýndan dýþlanma, ebeveynler tarafýndan olumsuz tutum ve davranýþlara maruz kalma olarak saptanmýþtýr." (CÝHAN)

Bu açýdan bakýldýðýnda Ýslamcýlýk yapýlacak tanýma ve özellikle siyasetle iliþkilendirildiði forma göre- bir ideolojidir. Yasin Aktay'ýn günün ayak oyunlarý ve atraksiyonlarý dýþýnda siyaseti "bir fikrin tarafý olmak" þeklindeki tanýmý doðrudur. Bu manada Ýslam'ýn ilk siyasi fýrkasý Hz. Ali taraftarlýðý olarak ortaya çýkmýþ bulunan Þia'dýr. Ýslam tarihinde teþekkül etmiþ bulunan mezheplerin ayný zamanda birer siyasi tercih ve bir siyasi fikir ve gruba taraf olmak olarak ortaya çýkmalarý, siyasetin tarih açýsýndan meþruiyetine önemli vurgudur. Ýdeolojiyi de, siyasi bir tercih ve tarafýn akli huccet ve burhanlar desteðinde ifade edilmesi olarak görebiliriz. "Ýdeolojiler"in ölen kötü ruhlar olduðu zannediliyor. Oysa (kendisi dýþýnda kalan) ideolojilerin tümünün ölümünü ilan eden liberalizmdir. Liberalizm yayýnladýðý ölüm ilanýyla bizatihi kendisi ruhu dogmatizm olan bir ideolojiye dönüþmüþ bulunmaktadýr. Ben "ideoloji"ye þöyle bir taným getirilebileceðini düþünüyorum: "Ýdeoloji" Grekçe iþtikakýna uygun olarak "fikrin bilgisi"dir sadece. Ýslam açýsýndan bir ideolojiden söz etmek icap ederse bu, tersinden "bilgi ve haberin fikri" olur ancak. Vahy aracýlýðýyla bize bildirilen bilgi ve haberlerin beþeri içtihadý, tefsiri, yorumu ve tevili demek olan entelektüel, sosyal, politik formlarý bizim ideolojimizdir. Fýkýh usulü kavramlarýyla isimlendirmek icap ederse bir Ýslamcý'nýn ideolojisinin hüküm deðeri "beþeri içtihat"tan ibarettir. Ama bu, Kantçý zihnin vahyi kendi bireysel süzgecinden geçirerek iþine geleni alýp iþine gelmediði þeyi dýþarýda býraktýðý "eleþtirel aklýn iþlemi" deðildir. Bu manadaki bireyselliðin ve birey olmanýn deðeri yoktur. Ýslami epistemoloji içinde olup biten etkinlik vahyin ýþýðýnda aklýn dünyayý kavramasý, anlamasý ve yorumlamasýdýr. Bu içtihat çabasýnda "görecelik" yoktur, Ýslamcýlarýn da bilgileri ve fikirleri doðalarý gereði mutlak deðil zannidir, Maðrip'ten Endonezya'ya, Yemen'den Kýrým'a Müslümanlarý içinde tutan bir ana çerçeve, sabit hudutlar (Hududullah), hükümler var. Ýçtihat ve yorumlar ana çerçeveyi, nasslarý buharlaþtýrmaz. Bu iþlemde hakikat parçalanmaz, postmodern "ne olsa gider" veya liberal "kiþisel tercihe veya bireysel akla göre"ye de yer yoktur. Beþeri içtihatlarý "belirleyen " Kur'an ve Sünnet (nass), "etkileyen " tarihsel ve toplumsal durumlar, akan zaman ve buna paralel hükümlerin illetlerine göre deðiþen karakteridir. Ýslamcýlar "Kur'an'a ve Sünnet'e dönüþ" sabitesinin altýný çizerlerken, Nesefi'nin "Hakaiku'l eþya-ý sabitetün: Eþyanýn hakikati sabittir" ilkesini hatýrlatýp nasslarýn muhkemliðine iþaret ediyorlar. Ýslamcýlýk kendi içinde çoðulcudur. Totalitarizm, monarþi, dogmatizm ve mutlakiyetçilik türü zihni ve politik sapmalar Batý'ya aittirler; bu doktrinler ve sistemler Hakikat'e meydan okuma biçimleridir; bunlar Ýslam mirasýna yabancýdýr. Mümtaz'er Türköne'nin içi rahat olsun, Ýslamcýlarla ilgili yargýlarýný tashih etsin. Tarihselcilik, hermönetik veya modernizm gibi paradigma ve yöntemlerin dýþýnda kendi asli ve sahih usulü içinde birbirinden hayli farklý Ýslamcýlýklarýn olmasý tabiidir, zenginliktir. Ýslamcýlýk "dikey (tarihsel)" ve "yatay (çaðdaþ)" olarak da çoðulcudur ve farklýlýða açýktýr. Ebu Hanife'nin politik iktidar karþýsýndaki tutumu ile öðrencisi Ebu Yusuf'unki ayný deðildir. Ehl-i Rey ile Ehl-i Hadis de öyledir. Bana göre Selefilerle Sufiler arasýndaki farkýn da hükmü budur. Modern zamanlara geldiðimizde Cemalleddin Efgani ile Muhammed Abduh'un, Seyyid Kutup ile Malik Binnebi'nin, Nedvilerinki ile Mevdudi'nin ayný zeminde farklarý ne kadar meþru ise Türkiye ölçeðinde Milli Görüþ, Nakþibendi, Nurcu veya Süleymancý Ýslam anlayýþlarý da öylece meþrudurlar. Her biri birer ýrmak gibi Ýslam'ýn büyük nehrine akar. Biri biter, diðeri baþlar ama Ýslam'ýn iddiasý, daveti, davasý ve duasý olan Ýslamcýlýk tarih içinde akmaya devam eder. Ali Bulaç a.bulac@zaman.com.tr 09 Aðustos 2012


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

10 Ağustos 2012 Cuma

6

Bakan Ergün: ‘Kürt sorunu’nda devlet ciddi hatalar yaptý B ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakaný Nihat Ergün, ‘Kürt sorunu’ diye bugün konuþulan sorunun düne kadar konuþulamadýðýný kaydetti. Bakan Ergün, "Bu meselede devletin önemli hatalarý oldu." dedi. Nihat Ergün, Diyarbakýr’daki sivil toplum kuruluþlarýnýn temsilcileri, kanat önderleri ve iþ adamlarýyla buluþtu. Þehirdeki bütün kesimlerden temsilcilerin katýldýðý ve ‘Diyarbakýr Buluþmasý’ adý verilen iftara yaklaþýk 600 kiþi katýldý. Diyarbakýr Valisi Mustafa Toprak ve mülki amirlerin de iþtirak ettiði iftarda AK Parti'li vekiller de hazýr bulundu. Kaplan City Salonu'nda gerçekleþtirilen yemekte konuþan Bakan Nihat Ergün, son dönemlerde yaþanan ve konuþmayý zorlaþtýran, kelimeleri boðaza düðümleyen terör olaylarýn problemlerin çözüm yollarýna döþenen mayýnlar olduðunu söyledi. Ergün, ''Atýlan kurþunlar sadece askere ve polise atýlan kurþunlar deðil, bütün problemlerin çözüm noktasý olabilecek birliðe, demokrasiye, beraberliðe, bölgenin huzuruna ve refahýna sýkýlmýþ kurþunlardýr.'' dedi. Terör yoluyla döþenmiþ

mayýnlarýn, sorunlarýn çözülmesine, bölgenin geliþmesine döþenmiþ bombalar olduðunu kaydeden Ergün, bölgedeki insanlarýn daha iyi þartlarda yaþamasýnýn sabote edildiðini vurguladý. ‘Kürt sorunu’ diye bugün konuþulan sorunun düne kadar konuþulamadýðýný kaydeden Bakan Ergün, artýk meselenin ciddi manada konuþulduðunu bildirdi. Bu meselede devletin önemli hatalarý olduðunu kaydeden Ergün, sözlerini þöyle sürdürdü: ''Ancak bunlarýn birer birer düzeldiði, sorunlarýn çözüldüðü bir ortamda çatýþmalarý, terörü ne mazur gösterebilir? Terör, sorularýn çözülmesini güçleþtiren konuþmayý bile imkansýz hale getiren bir yaklaþýmdýr. Bu saldýrýlar olmazsa daha hýzlý adýmlar atmak mümkündür. Kim çözümü ne kadar engellemeye çalýþýrsa çalýþsýn, biz vatandaþlarýmýzýn sorunlarýnýn çözümünden yana politikalar geliþtirmek için adýmlar atmak mecburiyetindeyiz. Kandan yana olmanýn kimseye bir faydasý yok. Candan yana olmak lazým '' Bakan Ergün, Türkiye'ye ve millete hizmet etmenin herhangi bir ülkeye herhangi bir millete hizmet etmekten çok farklý

olduðunu, bir imparatorluk gibi idare edilmesi gerektiðini söyledi. Herkesin özgürlüðünü doya doya bu topraklarda yaþayabilecek bir iklime sahip olabilmesi gerektiðini anlatan Ergün, þöyle konuþtu: ''Vataný Botan'a sýkýþtýrmak doðru bir yaklaþým deðil, vatan Botan'dan ibaret deðil. Vatan, Botan'dan çok daha büyük bir þey, Edirne'den Hakkari'ye kadar bir þey. Bu bayrak rengini beraber akýttýðýmýz kandan alýyor. Kimin kanýnýn rengi kýrmýzý? Türklerin kaný mý? Kürtlerin mi? imparatorluk topraklarý içerisindeki Araplarýn mý? Macaristan'a gidip Galiçya þehitliðini ziyaret ettim. Baktým Diyarbakýr'dan þehitler var, Edirne'den Erzurum'dan þehitler var, Müslümanlar ve Hristiyanlar var. Ermeni vatandaþlarýmýz kanýný dökmüþ bu vatan için. Onun kanýný rengi de var onda. Bizim milletimiz için Fatih Sultan Mehmet neyse, Selahaddin-i Eyyubi de odur.

Kudüs'ü alan Selahaddin-i Eyyubi ile Ýstanbul'u alan Fatih Sultan Mehmet aynýdýr. Çünkü biz onlarýz, onlar da biz. Böyle bakmak lazým. Fuzuli ne kadar bizimse Ahmed-i Hani de o kadar

bizimdir. Ýkisinin birbirinden farký yok. Biz bunlarý yeniden inþa etmek zorundayýz. Bu ortak noktalar olmadýðýnda Türkler de ayakta kalamaz, Kürtler de.'' Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakaný Ergün, iftarýn ardýndan beraberinde Vali Mustafa Toprak, AK Parti Milletvekilleri Cuma Ýçten, Süleyman Hamzaoðullarý, Oya Eronat, Galip Ensarioðlu ve

Mine Lök Beyaz ile bölgesel yayýn yapan Güncel Gazetesi'nin birinci kuruluþ yýl dönümü etkinliðine katýldý. Milletvekilleri ile pasta kesen Bakan Ergün, Genel Yayýn Yönetmeni Volkan Eser'den gazete ile ilgili bilgi aldý. Bakan Ergün, Ulu Cami'de kýldýðý teravih namazýnýn ardýndan bir kahvehanede vatandaþlarla sohbet etti. (CÝHAN)

Hayýrsever iþadamý her gün 300 kiþiye iftar veriyor

H

ilvan Belediyesi tarafýndan organizesi ve eski Þanlýurfa Milletvekili Faruk Bayrak’ýn finans desteði ile her gün 100. Yýl Meydaný'nda 300 kiþiye iftar yemeði veriliyor. Kur'an-ý Kerim tilaveti baþlayan programlarda ilahiler dinleyicileri mest ediyor. Her kesimden vatandaþýn ilgi gösterdiði geleneksel iftar yemeðinde türlü, bulgur-pirinç pilavý, çorba, tatlý ve su ikram ediliyor. Ýftar yemeðine Hilvan Belediye Baþkaný Aslan Ali Bayýk, Hilvan Kaymakamý Uður Sezer ve

kurum idare amirlerinin yaný sýra yüzlerce vatandaþ katýlýyor. (CÝHAN)

Þanlýurfa'da meslek liselerine ilgi arttý

niversiteye giriþ sýnavýnda katsayý sorununun ortadan kalkmasý velileri meslek liselerine yönlendirdi. Þanlýurfa'da sanayicinin, iþadamlarýnýn ara elemana ihtiyaç duymasýndan dolayý mesleki eðitim veren okullara baþvurular arttý. Mesleki ve teknik eðitim veren okullarý gezerek bilgi alan veliler okul müdürleriyle de görüþmeleri sýklaþtýrdý. Þanlýurfa Ýl Milli Eðitim Müdürü Ahmet Pala, meslek liselerine raðbetin gözlendiðini söyledi. 21. yüzyýlýn dinamikleri göz önünde bulundurulduðunda, sürekli geliþen ve deðiþen mesleklerin, ortaöðretimi bitiren tüm bireylerde

Ü

güçlü temel beceri ve yeterliliklere sahip olmayý gerektirdiðini aktaran Pala þöyle devam etti: “Mesleki ve teknik eðitimde gençlerin potansiyellerine ulaþmalarýnýn yolu insan onuruna yaraþýr þartlar altýnda iþgücü piyasasýna girmelerinden geçiyor. Bu manada ülkemizde birçok giriþimcinin ara elemana ihtiyaç duyduðunu, nitelikli eleman bulmakta sýkýntý çektiklerini görüyoruz. Mesleki ve teknik eðitimin istenilen sonuçlarýna çok yaklaþtýðýmýzý düþünüyorum. Dolayýsýyla hem velilerimiz hem öðrencilerimiz, çaðýmýzýn þartlarýný ve gelecekle ilgili gözde alanlarý göz önünde bulundurarak tercihlerini yapmalarý gerekmektedir.” (CÝHAN)

10 Ağustos 2010 Cuma Gazete Sayfaları  

10 Ağustos 2010 Cuma Gazete Sayfaları

Advertisement