Page 1

YIL:1 SAYI:1

HAZIRAN 2018

de

iz HA FTA LIK eg

itim & eg len ce & bil gi

MANCHESTER DIL OKULLARI IMAGINATION IS MORE IMPORTANT THAN KNOWLEDGE. ALBERT EINSTEIN ÜCRETSIZ

BY MERT ŞAHİN


OWNER MANCHESTER DİL OKULLARI SEMİH İYİ

GENERAL PUBLICATION DIRECTOR MERT SAHİN

CONTRIBUTIONS KÜRSAD ARSLAN KUBİLAY ZURNACI ECE DEMİREL YUSUF ATALAY EZGİ TASKIN EFE YÜKSEL BEYZA AYHAN

CONTACT MANCHESTERDİLOKULLARI 19 MANCHESTERCORUM


ZEKA NEDİR ? ATATÜRK HAFTANIN 50 KELİMESİ ENSTRÜMANTAL MÜZIK KÜRESEL ISINMA ETKİNLİKLER


ZEKA NEDİR “Kavramlar ve algılar yardımıyla soyut ya da somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, soyut düşünme, muhakeme etme ve bu zihinsel işlevleri uyumlu şekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri zekâ olarak adlandırılmaktadır.” “Zekânın farklı tanımlarının olmasına karşılık zekâya ilişkin kuramların tümü zekânın geliştirilebilecek bir kapasite ya da potansiyel olduğu ve biyolojik temellerinin bulunduğu noktalarında birleşir. Buna göre zekâ, bireyin doğuştan sahip olduğu, kalıtımla kuşaktan kuşağa geçen ve merkez sinir sisteminin işlevlerini kapsayan; deneyim, öğrenme ve çevreden kaynaklanan etkenlerle biçimlenen bir bileşimdir. Zekâ birçok zihinsel yeteneğin değişik durum ve koşullarda kullanılmasını içerir. Bu yetenekler arasında başlıcaları: Sözel Anlayış: sözcükleri tanıma ve anlama, Sözel Akıcılık: sözel ve yazılı olarak sözcük ve ifadeleri çabucak bulabilme, Sayısal Yetenek: aritmetiksel işlemleri çabuk ve doğru olarak yapabilme, Alansal ve Uzay ilişkileri: iki ve üç boyutlu görsel algılamayı yapabilme, Bellek: işitsel ve görsel olarak belleme gücü, Algısal Hız: karmaşık bir nesnenin ayrıntılarını görebilme, zemin şekil ilişkisini ayırt edebilme, benzerlik ve farklılıkları doğru olarak algılayabilme, Mantıklı düşünme: muhakeme yürütebilme, olarak sayılabilir. Bir kişinin zekâ seviyesi diğer koşullar eşit tutulduğunda ne kadar zor işler başardığı veya aynı güçlükteki işlerden ne kadar çoğunu başarabildiği veya ne kadar kısa sürede doğru sonuca ulaşabildiği ile belli olur.

Zekanın Biyolojik Temelleri Zekâ ile beyin arasında çok yakın bir ilişki vardır. Zekanın beyinde yer aldığı kabul edilir. Bir insan beyninde 10 milyardan fazla sinir hücresi bulunmakta, her bir hücre ortalama 10.000 hücre ile bağlantı içerisinde çalışmaktadır. Nöron adı verilen bu sinir hücrelerinde sinyaller çok karmaşık elektro-kimyasal olaylar zinciriyle oluşan ve sayısı saniyede 1000 taneye kadar çıkabilen titreşimler halinde iletilmektedir. Beynin ne biçimde çalıştığı henüz çözümlenebilmiş değildir. Belleğin işleyiş mekanizması, beyin algılama yaparken gösterdiği esneklik yeteneği gibi konular bilim adamlarını yıllarca uğraştırmış hala da uğraştırmaktadır. Bir kısım bilim adamları belirli işlerden beynin belirli bölgelerindeki hücreleri sorumlu tutarak konuya açıklama getirirken, ünlü nörolog Karl Pribram hologram teorisini beyinle bağdaştırmak üzere yaptığı çalışmalarda beynin çevresi hakkındaki bilgileri sınıflandırılmamış bir karmaşık düzen içerisinde aldığı, alınan bu bilgilerin holografik, yani üst üste bindirilmiş dalgalar ve onların girişimleriyle oluşan modele dayalı bir biçimde kaydedildiği ve daha sonra dışarıdan gelen frekanslara göre bilgilerin alışkın olduğumuz mekan-zaman için düzenlenerek, bilinen algı dünyasının oluştuğunu söylemektedir.


Zekanın Yaşa Göre Gelişimi

Zekâ yaşamın ilk on yılında büyük bir gelişme kaydetmektedir. Bu süre içinde en hızlı gelişme ilk iki yılda gerçekleşir. Başlangıçta davranışı birkaç refleksten oluşan insan, iki yıl sonunda kendi başına yürüyebilen, konuşabilen, bazı basit problemleri çözebilen, neden sonuç ilişkisi kurabilen, basit planlamalar yapabilen, hatırlayabilen bir kişi hale gelir.

Sembollerle düşünebilme 11 yaşında başlar. 12 yaştan sonra zekanın hızında azalma olsa da gelişmeye devam eder. Gelişmenin en üst düzeyine 14-18 yaşlar arasında varılır. Zihinsel güç 30 yaşa kadar bu düzeyde kalır. Daha sonraki yaşlarda yeni malzeme öğrenmedeki başarı yavaş olarak azalmaya başlar, ancak öğrenilen bilgiler kaybolmaz tam tersine yaş ilerledikçe, deneyimden dolayı edinilen bilgiyi kullanmadaki beceri artar.

Zekanın Soyaçekim ile İlgisi

Doğuştan gelen zekânın değerlendirilmesi için bilinen bir yöntem yoktur. Kalıtımla çevre arasındaki ilişki birbirinden ayrı ve uzakta yetiştirilen ikizlerin davranış ve başarılarının incelenmesiyle bir ölçüye kadar belirlenebilir. Tek yumurta ikizlerinin kalıtımı, birbirlerinin aynıdır. Doğumdan itibaren birbirlerinden farklı çevrelerde yetişen tek yumurta ikizlerinin ve aynı evde yetişen çift yumurta ikizlerinin zekâ puanlarının karşılaştırıldığı bir araştırmada, değişik çevrelerde yetişseler bile, kalıtımı aynı olan tek yumurta ikizlerinin zekâlarının, aynı çevrede yetişip, kalıtımları birbirinden farklı olan çift yumurta ikizlerinin zekâlarından daha çok birbirlerine benzediği ortaya çıkmıştır. Bir başka araştırmada ise, bebek iken evlat edinilen çocukların zekâlarını, üvey anne-babalarının zekâları ve ayrıca doğal anne-babalarının zekâları ile karşılaştırmışlar ve bu çocukların zeka puanlarının doğal ana-babalarınkine daha çok benzediği görülmüştür. Bunun gibi çok sayıda yapılan araştırmalar, kalıtımın zekâ gelişmesinde önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur.

Zeka ve Başarı Üstün zekâlı bir bireyin toplumda bununla orantılı olarak başarılı olacağı varsayılırsa da, kimi zaman denetlenemeyen dış etkenler nedeniyle uzun vadeli tahminler geçersiz çıkabilir. Zekanın toplumsal başarıya dönüştürülebilmesini sağlayan mekanizma henüz yeterince anlaşılamamıştır. Çocukluk döneminde yapılan başarı testlerinin aynı dönemde yapılan IQ testleri ile benzer sonuçlar verdiği görülürse de, yaşamın ileri ki yıllarında ortaya çıkacak davranış kalıplarının tamamen bu sonuçlarla belirlenmesi mümkün değildir.”


Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Mahalle mektebinde öğrenim gördü. Bir süre sonra Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. 1888'de babasının vefatı üzerine bir müddet Rapla Çiftliği'nde çalıştı. 1893 senesinde de Selanik Askeri Rüştiyesi'ne girdi. 1896-1899 yılları arasında Manastır Askeri İdadisi'nde eğitimini sürdürdü. Bu dönemde başlayan 1897 OsmanlıYunan Savaşı'na gönüllü olarak katılmak istediyse de öğrenci olduğu gerekçesiyle cepheye gidemedi.

ATATÜRK

Daha sonra 13 Mart 1899 tarihinde İstanbul'da Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye giren Atatürk, 11 Ocak 1905'te de Erkan-ı Harbiye Mektebi'nden kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Eğitimini tamamlamasının ardından da Şam'da bulunan 5.Ordu'ya tayin edildi. 1905 senesinde de Lütfi Müfit Bey'in emrine girdi. Bu dönemde düşük rütbeli subay olarak Suriye'nin çeşitli bölgelerindeki isyancılarla mücadele etti ve gerilla savaşı hakkında tecrübe kazandı. 13 Ekim 1907'de de 3.Ordu'ya kurmay olarak atandı. 1908 yılında da İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu. II. Meşrutiyet'in ilan edilmesi üzerine de Trablusgarp'a gönderildi. 13 Ocak 1909'da da Selanik Redif Fırkası'nın kurmay başkanlığına getirildi. 19 Nisan 1909'da da İstanbul'a girecek olan Hareket Ordusu'nun birinci kademe birlikleri arasında görev yaptı.

MANCHESTER DİL OKULLARI

Daha sonra 3. Ordu Kurmaylığı, 3. Ordu Subay Talimgahı Komutanlığı, 5. Kolordu Kurmaylığı ve 38. Piyade Alayı Komutanlığı'nda vazifelerde bulundu.


HAFTANIN KELİMELERİ YKS DİL SINAVINDA EN ÇOK ÇIKAN KELİMELER

1. mixture: karışım 2. garbage: çöp (rubbish, trash) 3. patterned: nakışlı, desenli 4. wet: ıslak - yağışlı 5. nasty: çekilmez, baş belası 6. journalist: gazeteci, muhabir 7. furious: kızgın, öfkeli (annoyed, fuming) 8. nervous: gergin 9. impressed: etkilenmiş 10. envious: kıskanç (jealous) 11. struggle: mücadele etmek (strive) 12. witness: şahit, görgü tanığı 13. moral: ahlak 14. morale: moral 15. demoralised: morali bozuk 16. dive: dalmak 17. paddle: suda yürümek 18. submarine: denizaltı 19. cramp conditions: zor şartlar 20. gang: çete 21. crew: mürettebat 22. board: yönetim kurulu 23. dispute: anlaşmazlık, çatışma (conflict) 24. calculate: hesaplamak 25. resolve: karar vermek (decide) 26. arouse: uyandırmak (şüphe, merak vb) 27. crawl: emeklemek 28. skip: atlamak, bir şeyi önemsiz saymak 29. stroll: yürüyüşe çıkmak, gezinmek 30. peep: birini gizlice gözetlemek 31. retreat: geri çekilmek 32. battle: savaş 33. punctually: zamanında, vaktinde 34. accurately: tastamam, doğru 35. ban sb. from sth.: yasaklamak (prohibit) 36. persuade: ikna etmek (convince) 37. imprison: hapsetmek 38. destroy: yıkmak, mahvetmek 39. release: azad etmek, serbest bırakmak (let out, liberate, emancipate) 40. extremely: aşırı derecede, çok 41. settlement: yerleşim 42. orchard: meyve bahçesi 43. shore: sahil, kıyı (coast) 44. citizen: vatandaş 45. resignation: istifa 46. treaty: anlaşma, mukavele 47. sailor: denizci 48. border: sınır 49. edge: kenar 50. frost: don, soğuk, ayaz


HAFTANIN MÜZİK TÜRÜ ENSTRÜMANTAL MÜZIK

Enstrümantal müzik de genelleyici bir madde. Elektronik müzik, klasik müzik gibi müzik türleri enstrümantal sayılabilir. Sahnelerde çalan film müzikleri de genellikle enstrümantaldir. Yann Tiersen ve Yanni bu türün en çok dinlenen isimlerinden ikisidir.


KÜRESEL ISINMA NEDİR? Küresel ısınmayı en açık şekilde; “Başlıca atmosfere salınan gazların neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artışa verilen isimdir.” tanımlamak mümkündür. Günümüzde bilim insanları küresel ısınma konusunda hemfikirdirler. Küresel İklim Değişikliği (KİD) insani endüstriyel, tarımsal ve enerji tüketimi gibi faaliyetlerinin sonucu olarak atmosferdeki miktarı ve yoğunluğu artan sera gazlarının neden olduğu küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişiklikleridir. Bu iklim değişikleri kuraklık, çölleşme, yağışlardaki dengesizlik ve sapmalar, su baskınları, tayfun, fırtına, hortum vb. meteorolojik olaylarda artışlar gibi belirtilerle kendini gösterir.

düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, Güneş'ten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı düşünülmektedir. Atmosferdeki gazların gelen Güneş ışınımına karşı geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalgalı yer ışınımına karşı çok daha az geçirgen olması nedeniyle yerkürenin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu doğal süreç sera etkisi olarak adlandırmaktadır.

M A N C H E S T E R

Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu

D İ L O K U L L A R I


ETKİ NLİK LER

EFE YÜKSEL


HAFTAYA GÖRÜŞMEK ÜZERE DE  IZ

MANCHESTER DIL OKULLARI  

MANCHESTER DIL OKULLARININ HAFTALIK ÜCRETSIZ E-DERGI'SI

MANCHESTER DIL OKULLARI  

MANCHESTER DIL OKULLARININ HAFTALIK ÜCRETSIZ E-DERGI'SI

Advertisement