Page 169

HLC Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Merkezi’nde

OP. DR. C. ÖZERK DEMİRALP’E SORDUK

“Size En Uygun Estetik Hangisi?” “Yaşa Göre Estetik Tüyoları” “Hangi Yaşta Hangi Estetik Uygulanmalı?” Güzellik, her yaştan insanın vazgeçemediği bir değer ve çağımızın olmazsa olmazlarının başında geliyor. Görselliğin gün geçtikçe daha revaçta olduğu bir dünyada, güzel ve estetik görünmeye olan ilgi de artmaya devam ediyor. Geride bıraktığımız 2016 yılı, özellikle kadınların estetik cerrahiye olan yoğun ilgisiyle geçti. Peki, yaşınızın hangi estetik müdahaleye uygun olduğunu biliyor musunuz? Merak ettiğiniz ve aklınıza takılan bütün soruları Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. C. Özerk Demiralp’e sorduk. Demiralp, gelen talepler doğrultusunda yaş gruplaması yaparak size en uygun estetik tüyoları bizlerle paylaştı. Biz de, sizler için yaş grupları başlığı altında kendisinin tüyolarını sunuyoruz.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE ESTETİK TÜYOLAR 20-30 yaş arası Botoksa olan talebin en yoğun olduğu 20-30 yaş aralığı, gelecekte kırışıklık olmasını istemeyen ve şimdiden önlem almak isteyen gruptan oluşuyor. “Botoks benim için erken mi?” diye bize soruyorlar. Bunun için öncelikle cilt analizi yapıp hastanın kırışık bir cilde meyilli olup olmadığını değerlendiriyoruz. Bazı ciltler kırışıklığa daha eğilimli olduğu için 30 yaşına gelmeden ciltte derin çizgiler oluşabiliyor. Bu grupta uygun dozlarda botoks uygulaması, geleceğe hazırlık konusunda büyük avantaj sağlıyor. 20-30 yaş aralığındaki kişilerin en yoğun taleplerinden bir diğerini ise dudak dolgusu oluşturuyor. İnce dudaklara sahip kişilere yapılan dolgu, bir sene boyunca hacimli dudaklara sahip olunmasını sağladığı için kişiyi mutlu ediyor ve öz güvenini artırıyor. Botoks ve dudak dolgusunun yanında, burun ameliyatı oldukça revaçta olan operasyonlardan bir tanesi. Burnun gelişimini tamamlandığı 18 yaş dikkate alınacak olursa; burnundaki şekil bozukluğundan ve nefes alma probleminden rahatsızlık duyan gençler, burunlarının düzeltilmesini istiyorlar. Artık eskisi gibi ameliyat sonrası morarma şikâyetinin çok olmaması ve tamponların kolay çıkarılabilmesi, burun ameliyatı korkusunu ortadan kaldırıyor. Kişi, bir ay sonunda güzel bir buruna kavuşabiliyor. Talep edilen bir diğer ameliyat ise meme büyütme ameliyatı. Meme estetiği, güzel bir vücuda sahip olmak isteyen kadının öz güvenini de tamamlıyor. Meme büyüklüğü yeterli olmayan kadınlar - eğer doğum düşünmüyorlarsa - bu dönem içerisinde ameliyat olabilirler. Hamilelik ve emzirme döneminde memede büyüme olacağı için, tam şeklin oluşturulması açısından bu ameliyatı emzirme sonrasına ertelemek çok daha mantıklı olacaktır.

“Artık eskisi gibi ameliyat sonrası morarma şikâyetinin çok olmaması, tamponların kolay çıkarılabilmesi ve burun ameliyatı korkusunu ortadan kaldırıyor. Kişi, bir ay sonunda güzel bir buruna kavuşabiliyor.” giderilmesi için oluyor. Gerilmiş ve genişlemiş yüz hatlarına, uygun dozlarda dolgu uygulamalarıyla, hastalarımızın kendi tabiri ile “maske gibi görünüm’’e neden olmadan, bu hatları rahatlatmak mümkün. Cildin nemlenmesini, kalitesini ve kolajen miktarını artırmak için “PRP” adını verdiğimiz kök hücre tedavisi, en çok önerdiğim ve en çok talep edilen ikinci işlem. Bu uygulama sonrasında çok daha canlı ve genç görünümlü bir cilde sahip olabilmeniz mümkün. Bize başvuran hastaları değerlendirdiğimizde, en sık talep edilen ameliyatların başında liposuction ve meme düzeltme operasyonları geldiğini söyleyebiliriz. Hastalarımız, lazer liposuction yöntemi ile fazla yağ birikintilerinden kısa sürede kurtuluyorlar. Klasik yöntemlere göre daha kısa sürede sosyal hayata dönebilen hastalarımız, böylece estetik bir vücut görünümü elde edebiliyorlar. Doğumlara bağlı meme şeklinin bozulduğu durumlarda, tek başına meme dikleştirme operasyonu gerçekleştiriyoruz. Eğer doğum sonrası memede hacim kaybı da söz konusu olmuşsa, silikon desteği yaparak daha iyi sonuçlar alıyoruz. 40-50 yaş arası Bu yaş grubunda, yüzde ve ellerde artan lekelenmeler ile karşılaşıyoruz. Özellikle güneşin radyoaktif etkisi, bazı ciltleri bölgesel olarak melanin artışına maruz bırakıyor. Bu gibi durumlarda yeni nesil kimyasal peeling uygulamaları ve lazerler ile başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Atrofiye uğramış, yani hücreleri zayıflamış bölgelerin doldurulması amacıyla yağ enjeksiyonu ve dolgu uygulamaları bu dönemde sıkça talep edilebiliyor. 40-50 yaş arasındaki hastalarımıza en sık yaptığımız ameliyatların başında, sarkmış bölgeleri düzeltme operasyonları geliyor. Karın, yüz ve kolda meydana gelen sarkıklıkları, yer çekiminden ve yaşla beraber gevşeyen derileri germe işlemlerinden sonra, hastalarımız kısa sürede bu sarkmaların toparlandığı genç bir vücuda sahip olabiliyorlar. 50-60 yaş arası Bu yaş grubunda en çok tercih edilen işlemi, göz kapağı ameliyatları oluşturuyor. Sarkmış ve göze baskı yapan üst göz kapağı derisinin alınması ve yağ fıtıklaşmalarının tedavi edilmesi ile kişi daha canlı bir görünüme kavuşuyor. Sarkan deriden kaynaklanan görme sıkıntısı da böylece giderilmiş oluyor.

30-40 yaş arası:

Yapılacak bu uygulamaları uygun steril şartlar altında, alanında tecrübeli ve yetkin doktorlara yaptırmanızı, her işlemin bir riski olduğunu, bir komplikasyonla karşılaştığınızda bunun üstesinden gelebilecek bir Plastik Cerrahi uzmanına kendinizi emanet etmenizi öneriyorum.

Bu yaş grubunda en çok talep edilen işlem, özellikle yanak ile burun arasında oluşan nazolabial bölge adını verdiğimiz derin çizginin

Op. Dr. C. Özerk Demiralp’e bize verdiği bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.

MAG Mayıs 2017  
MAG Mayıs 2017