Page 1

Müzayedede yer alan eserler siz sanatseverlere daha yak›ndan tan›t›lmas› amac›yla 14,15,16 fiubat tarihlerinde The Sofa Hotel’de sergilenecektir. Dileyenler afla€›daki numaralardan kay›t yapt›rarak müzayedeye telefonla da kat›labilirler. PBX: 0212 259 45 13 CEP: 0533 667 58 82 0549 737 40 70 0533 395 71 09


MÜZAYEDEY‹ HAZIRLAYANLAR: Ahmet Utku Ayfle Utku TASARIM: Erkal Yavi FOTO⁄RALAR: Hüseyin Atifl Metin Karg›n

BASKI: MAS Hamidiye Mahallesi, Soğuksu Caddesi, No: 3 Kağıthane-İstanbul Tel: 0212 294 10 00 info@masmat.com.tr Sertifika No: 12055

MUHASEBE: Gamze Balc› Murat Bafler HUKUK İŞLERİ: Mahmut Öztürkler

MÜZAYEDE GÜNÜ VE MÜZAYEDE ÖNCES‹ ‹RT‹BAT ‹Ç‹N: MAÇKA MEZAT: 0212 259 45 13 0533 667 58 82 0549 737 40 70 0533 395 71 09 contact@mackamezat.com www.mackamezat.com THE SOFA HOTEL: 0212 248 03 89 0212 248 03 94 0212 248 03 96 0212 296 53 52 0212 296 52 45 0212 296 52 28


KEREM TOPUZ YÖNET‹M‹NDE 17 ŞUBAT 2013 PAZAR SAAT: 15.00 THE SOFA HOTEL

THE SOFA HOTEL Teşvikiye Caddesi No. 41-41A 34367 Niflantafl›, ‹stanbul

CEVAT DEREL‹ FAHRELN‹SSA ZE‹D F‹KRET MUALLA AL‹YE BERGER HAKKI ANLI BEDR‹ RAHM‹ EYÜBO⁄LU FERRUH BAfiA⁄A C‹HAT BURAK SEL‹M TURAN fiÜKR‹YE D‹KMEN T‹RAJE D‹KMEN NEJAD MEL‹H DEVR‹M MÜB‹N ORHON ABDURRAHMAN ÖZTOPRAK ADNAN ÇOKER BURHAN DO⁄ANÇAY FER‹T ‹fiCAN ÖMER ULUÇ YÜKSEL ARSLAN ALTAN GÜRMAN N‹L YALTER MEHMET GÜLERYÜZ SARK‹S ZABUNYAN NEfi’E ERDOK BURHAN UYGUR NUR KOÇAK KOMET ALAETT‹N AKSOY SEYHUN TOPUZ FER‹T ÖZfiEN OSMAN D‹NÇ ZEK‹ ARSLAN AYfiE ERKMEN BARBARA&ZAFER BARAN CANAN TOLON SEV‹NÇ ALTAN KEMAL ÖNSOY M‹THAT fiEN AHMET ORAN ‹RFAN ÖNÜRMEN SELMA GÜRBÜZ GÜLAY SEMERC‹O⁄LU HÜSEY‹N ARDA YASEMİN ASLAN BAKİRİ ARDAN ÖZMENOĞLU


005

1

YÜKSEL ARSLAN ARTURE ‹mzal›, 1967 tarihli Desen 16x24 cm.

3.000 – 5.000 TL.


2

BURHAN DOĞANÇAY BURHAN DO⁄ANÇAY (1929) Babası Ressam Adil Doğançay’ın da katkısıyla gençlik döneminde resimle ilgilenmeye başladı. İlk kişisel segisini 1956 yılında Ankara’da açtı. Eserlerinden biri 1962 yılında Guggenheim Müzesi Koleksiyonu’na alındı. 1975 yılında “Dünya Duvarları” serisine başladı. 114 ülkede duvarları fotoğrafladı. 1982 yılında bu çalışmanın ürünlerini Centre Georges Pompidou’da (Paris), “Fısıldayan Duvarlar” adı altında sergiledi. Doğançay duvarlarla, durmadan değişen, hızla akıp giden yaşamın ardında bıraktıklarını anlattı. İlk retrospektif sergisini 2001 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirdi. Doğançay ve yapıtları hakkında Almanya, Amerika, Fransa ve Türkiye’de kitaplar yayınlandı. Eserleri 22 farklı ülkede müze ve kurumsal koleksiyonlarda yer almaktadır. Louisiana Modern Sanat Müzesi (Danimarka), Brüksel Avrupa Parlamentosu (Belçika), Benaki Müzesi (Atina, Yunanistan), Kenddy Sanat Müzesi (Kanada), Brooklyn Müzesi, Modern Sanat Müzesi, New York Metropolitan Sanat Müzesi (ABD), Newark Müzesi (ABD), Houston Güzel Sanatlar Müzesi (ABD) eserlerinin bulunduğu müzelerden bazılarıdır.

KURDELELER İmzalı, 1991 tarihli Serigrafi, 66/100 51x85 cm.

500 – 1.000 TL.

3

BURHAN DOĞANÇAY KURDELELER İmzalı, 1991 tarihli Serigrafi, 72/100 76x50 cm.

500 – 1.000 TL.


007

ERGİN İNAN (1943)

4

ERGİN İNAN YOKTAN VAR EDEN İmzalı, 2000 tarihli Ahşap üzerine karışık teknik 10.5x10.5 cm.

1.000 – 2.000 TL.

5

ERGİN İNAN AMOS İmzalı, 2000 tarihli Ahşap üzerine karışık teknik 10.5x10.5 cm.

1.000 – 2.000 TL.

İlk ve orta öğrenimini Malatya’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne 1963 yılında kaydını yaptırdıysa da bir yıl sonra 1964 yılında şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olan İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Resim Bölümü’ nün yetenek sınavlarını kazanarak resim öğrenimine başladı. Kral Schlamminger ve Helmut Hungerberg’in öğrencisi oldu. 1968 yılında mezun olduğu okula açılan asistanlık sınavını kazanarak ve Helmut Hungerberg’ in asistanı olarak göreve başladı. 1969 ylında burslu olarak gittiği Salzburg Yaz Akademisi’nde Prof. Emilio Vedova ile resim çalıştı. Federal Almanya Hükümeti’nin “Alman Akademik Öğrenci Değişimi” bursunu 1970 yılında kazanan sanatçı, üç yıl boyunca Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde Prof. Rudi Tröger ve Prof. Max Zimmerman ile resim, özgünbaskı alanında çalışmalar yaptı. Bu arada Paris, Venedik, Verona, Mantova ve Floransa’da bulunan Müzelerde incelemelerde bulunan Ergin İnan, “Baskıresim Teknikleri” adlı teziyle, mezun olduğu okula 1975 yılında öğretim görevlisi olarak atandı. 1982 ylında öğretim üyesi olarak görev aldığı Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’ne 1985 yılında profesör olarak atandı. On beş yıl boyunca aksatmadan katıldığı Küstausstellung - Wasserburg am inn Germany sergilerine süresiz katılım şansını 1972 yılında jüri seçimiyle yakalayan sanatçı, 1985 - 86 yıllarında Berlin Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda konuk profesör olarak desen dersleri verdi. Çalışmaları insan figürleri, böcekler, kelebekler, sürüngenler, gözyaşı damlaları, yapraklar, gibi nesneler ve yazıyla bütünleştirdiği kompozisyonları, felsefe oluşturacak bir temel üzerinde betimlenerek, ikonografik ve kültürel imgeler arasında kurulan görsel, simgesel ve mistik ilişkileri yansıtıyor.


6

7

SELMA GÜRBÜZ

SELMA GÜRBÜZ

KAFES

CİN

İmzalı, 2004 tarihli Kağıt üzerine mürekkep 140x70 cm.

İmzalı, 2004 tarihli Kağıt üzerine mürekkep 140x70 cm.

8.000 – 12.000 TL.

8.000 – 12.000 TL.

SELMA GÜRBÜZ / CİN İLE PERİ / APEL 2004 SERGİ KATALOĞU

SELMA GÜRBÜZ / CİN İLE PERİ / APEL 2004 SERGİ KATALOĞU


009

8

SELMA GÜRBÜZ KAFALI ADAM İmzalı, 2004 tarihli Kağıt üzerine mürekkep 155x85 cm.

10.000 – 12.000 TL.

9 SELMA GÜRBÜZ (1960) Sanat öğrenimine 1978’de İngiltere’de Exeter College’da resim, fotoğraf ve tiyatro dallarında başlayan sanatçı, Exeter College of Art Design’da iki yıl resim ve heykel öğrenimi gördü. Ardından Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü bitirdi. Siyah-beyaz ağırlıklı resimlerinde ve hayvan formlarına yer verdiği heykellerinde, formun gerisindeki psikolojik çağrışımları, vurgulayıcı ve ekspresif bir teknikle sergilemektedir. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdüren Gürbüz’ün eserleri Londra’da British Museum, Paris’te Galerie Maeght koleksiyonu, İstanbul Modern, Proje 4L, İstanbul, Ankara Resim Heykel Müzesi ile kurumsal ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

SELMA GÜRBÜZ SUNAK İmzalı, 2004 tarihli Kağıt üzerine mürekkep 142x70 cm.

10.000 – 12.000 TL.


10

11

Mylar

SELMA GÜRBÜZ

CANAN TOLON

LALETTAYN

SOYUT KOMPOZİSYON

Mylar, patenti Dupont Teijin Films’e ait olan bir polyester film ismidir, fotoğrafçılık, dijital baskı, ofset, litografide, inkjet baskıda, v.s. kullanılmaktadır. Mylar’ın düz ve parlak yüzeyinde çalışmanın kolay olmadığını, malzemenin cinsinden dolayi geri dönüşü olmayan bir işlem yaratıldığını söyleyen Tolon, ancak bu yüzeyde yapılan hızlı çalışmalarında ‘anı’ yakalayabildiğini, siyah yağlıboyayla yaptığı eserlerde formların tekrarının bir düzen oluşturduğunu, bazı formları öne çıkarıp bazılarına derinlik kattığını farkeder. Çok yönlü, boyutlu, katmanlı ve farklı açıların yarattığı girift perspektiflerin fotoğrafçılıkta görülen ‘super posé’ tekniği ile ilk bakışta fotoğrafa benzeyen ancak fotoğrafla hiç ilgisi olmayan imajlar yaratması hoşuna gider. Gerçekle hayal arasında asılı duran eserler tuhaf bir dengesizlik oluşturmakta, yerçekimine başkaldırıyor gibi durmaktadırlar. Bu yüzeyde yapılan yağlıboya eserlerin çizimleri soyut gibi gerçeküstü görünür. Tolon’un denge, yerçekimi ve mimari çizimlere olan ilgisini ortaya çıkartabilen bir malzeme olduğu için sanatçı mylar’ı 1995 yılından bu yana kullanmaktadır.

İmzalı, 2004 tarihli Kağıt üzerine toz pastel 155x85 cm.

8.000 – 12.000 TL.

2003 tarihli Myler üzerine yağlıboya 113x72 cm.

8.000 – 12.000 TL.


011

12

KEMAL ÖNSOY SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2000 tarihli Kağıt üzerine akrilik 96x65 cm.

8.000 – 12.000 TL.


13

SEVİNÇ ALTAN

SEVİNÇ ALTAN (1954)

CEYLAN

“Tuvalin veya bulduğu her türlü kağıdın uzamını yalın çizgilerle ‘yer’leştiriyor Sevinç Altan. Yer olmayan, insana sınırsızlık, özgürlük, çoğu kez de belirsizlik duygusu veren uzamı yalın bir dil, bir tür hiyeroglif sayesinde güvenli bir yer haline getiriyor; yeryazımına (geography) girişiyor.” (Rahmi Öğdül)

İmzalı, 2011 tarihli Kompozit panel üzerine marufle kağıt üzerine yağlıboya 110x123 cm.

1983’te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Neşet Günal Atölyesi’nden mezun oldu. İstanbul, Ankara, İzmir’deki çeşitli sanat galerilerinin yanı sıra, Apartman Projesi (2002), DSM Diyarbakır’da (2003) kişisel sergiler yaptı, karma sergilere katıldı.

8.000 – 12.000 TL.


013

AHMET ORAN (1957) İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Prof. Adnan Çoker Atölyesi’nde öğrenim gördü. 1980– 1987 yılları arasında Viyana Tatbiki Sanatlar Yüksekokulu’nda Prof. Carl Unger’in resim, vitray ve grafik atölyelerine ve Prof. A. Frahner’in Atölyesi’ne devam ederek Viyana Tatbiki Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Eserlerinde, düşüncenin imgeye dönüşmesi için bedenini eyleme çağıran biri olarak, koşullandırılmış bir bilgi (geleneksel anlamda tuval resmi) içerisinde yol alabilmenin olasılıklarını araştırıyor. Resimleri kuşatıcı mekansal bir hacim duygusu yaratıyor. Daha önceki çalışmaları içeriye, uzamın derinliğine inerken şimdikiler ise, dışarıya, bakan kişiyi kuşatan bir mekana açılıyor. 1980’den beri Avusturya ve Türkiye’de çeşitli sergiler gerçekleştirmiş olan sanatçı yaşamını Viyana ve İstanbul’da sürdürmektedir.

14

AHMET ORAN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1999 tarihli Ahşap panel üzerine yağlıboya 150x90 cm.

8.000 – 12.000 TL.


FERİT İŞCAN (1931-1986) İtalya’nın Trieste şehrinde 1931’de doğan sanatçı, 1942’de Paris’e yerleşti. 1950-1955 arasında, değişik atölyelerde ve Paris Güzel Sanatlar Okulu’nda çalıştı. Paul Klee ile karşılaşıp onun resminden etkilendi. 1956’da Dôme Ödülü’nü kazandı. 1961’de “İcare’nin Düşüşü” tablosuyla Genç Ressamlar ödülünü aldı. 1967’de “Solgun Gölge” adlı yapıtıyla “Onze”lar Ödülü’nü elde etti. 1970’te ölü doğa resimlerine döndü. 1975’ten sonra soyut peyzajlar yaptı. Resimlerinde barok görsel bir dil oluşturan İşcan yenifigürasyon yönünde de çalışmalarını yoğunlaştırdı. Klasik ile soyut arasında bir teknik geliştirerek yaptığı çalışmalarla Paris’te prestijli galeriler ve salonlarda kişisel sergiler açtı. Fransa’da 1986 yılında yaşamını yitirmiştir.

15

FERİT İŞCAN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 51 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 55x45 cm.

3.000 – 5.000 TL.

16

FERİT İŞCAN KEMAN İmzalı, 1958 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 24x41 cm.

2.000 – 3.000 TL.


015

ZEKİ ARSLAN (1949) Resimlerinde belirgin bir renk hakimiyeti, yerleşik tanımlamalara aykırı bir renk kullanımı vardır. “Zeki Arslan’ın eserlerinde renkler dinamik bir karakter sergiliyor, tuvalden dışarıya taşıyor. Hareket ana tema olarak ortaya çıkıyor.” (Tayfun Belgin) Sanat yaşamı boyunca figüratif resim, peyzaj, fotoğraf, serigrafi, gravür ve grafik tasarım üzerine çalışmalar yaptı, yüzey sorunları üzerinde durdu. 1977-82 yılları arasında Almanya’da Münster Sanat Akademisi Design Bölümü’nde sanat eğitimi gördü. İlk kişisel sergisini Lippstadt Şehir Müzesi’nde açtı.

17

ZEKİ ARSLAN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1995 tarihli İstanbul Tuval üzerine yağlıboya 185X145 cm.

8.000 – 12.000 TL.


SARKİS ZABUNYAN (1938) 1957-1960 yılları arasında, İDGSA Resim Bölümü’nde öğrenim gördü. 1964’te gittiği Paris’i, sürekli yaşama ve çalışma alanı olarak seçti. 1988’de Paris’te Pontus Hulten’in yönettiği, Uluslararası Yüksek Plastik Sanatlar Enstitüsünde, profesör olarak görev yapan sanatçı, ilk kişisel sergisini 1960’ta, İstanbul’da Alman Kültür Merkezi’nde açmış, daha sonra çalışmalarını Paris’te yoğunlaştırmıştır. 1967’deki Paris Bienali’nde Resim Dalı Birincilik Ödülünü kazandı. 1985’te Fransa Kültür Bakanlığının, heykel dalında verdiği Devlet Büyük Ödülü’nü kazandı. Çevresel sanat ve enstalasyon türündeki yapıtlarının yanı sıra, kavramsal resimleriyle de, çağdaş sanat oluşumları içinde yer alan Sarkis, Türkiye’de ‘Çaylak Sokağı’ adıyla ses bantları ve nesne enstalasyonuna dayalı olarak 1980’li yılların sonunda sergilediği işlerinde, geriye dönüşümlü bir çağrışım estetiği geliştirmiş olmasıyla tanınıyor.

18

SARKİS ZABUNYAN KIRMIZI YEŞİL İstanbul İmzalı, 1993 tarihli Kağıt üzerine guaj 75x54 cm.

12.000 – 15.000 TL.


017

19

SARKİS ZABUNYAN ‘20.YY ve SONRASI’ 22 ADET TEKSTİL SERİSİ 12.000 – 15.000 TL.


20

SARKİS ZABUNYAN 13 ADET SİYAH-BEYAZ FOTOĞRAF 196X127 cm. 127X205 cm.

12.000 – 15.000 TL.


019

21

ALTAN GÜRMAN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1962 tarihinde 31.Venedik Bienaline katıldığı resim Ahşap panel üzerine yağlıboya 64x95 cm.

8.000 – 12.000 TL.

ALTAN GÜRMAN (1935– 1976) “Sanat daha az kutsal, yaşama daha yakın olmalıdır.” Altan Gürman Gürman, kabul görmüş sanat anlayışlarını hem biçimsel hem de düşünsel anlamda sorgulayan nadir sanatçılardandı. Dekupaj, montaj, baskı, kesme ve yapıştırma gibi farklı teknikleri kullandı, dışavurum ile sanat eseri arasındaki ilişkiyi soğutmak üzere hazır malzemelerden de yararlandı. Şeker pancarı, patates, ip ve kömür gibi gündelik, bilindik nesneleri resmin konusu, hatta resmin kendisine dönüştürdü; askeriye ve bürokrasiyi irdeleyen malzeme ve simgeler üzerinden insan özgürlüğünü ve sanatın hayatla ilişkisini sorguladı. Gürman, Türkiye’de figüratif ve soyut resmin kabul gördüğü 1960’larda sanatçı Bilge Alkor’a, öğrenim görmekte olduğu Paris’ten yazdığı bir mektupta, bütün bildiklerini ve yaptıklarını unutup silerek yeni bir şeyler üretmeye başlamak istediğini yazmıştır. Sanatçılığının yanı sıra yenilikçi eğitim anlayışıyla da Gürman, yaşıtlarını ve genç kuşakları derinden etkilemiştir.


YÜKSEL ARSLAN (1933) “(...) Yüksel Arslan’ın kurduğu dünya, yazın’ın, felsefenin, resmin, arkeolojinin, halk sanatlarının sınırlarında kurulmuş bir dünyadır. Dolayısıyla birçok benzeri olan, ama bir tek benzeri olmayan bir dünyadır.” 1953 yılında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi öğrenimi görmeye başladı, ama yarım bıraktı. 1955’te ilk sergisini Maya Galerisi’nde açtı. Daha sonra İstanbul Alman Kültür Merkezi’nde “Phallisme” isimli bir sergi açtı (1959). Eserlerinin önemli bir kısmını kendine özgü bir teknikle, doğal malzemeler kullanarak oluşturdu. 1961’de ilk arture’lerini yaptı. Paris’teki ilk sergisi “Homonculuscucus-palus, planus-phallusmicrococcus”u Raymond Cordier Galerisi’nde düzenlendi. 1964’te artürleri, Paris’teki Galeri Charpentier tarafından düzenlenen ve Gerçeküstücülük tarihinin en önemli sergilerinden biri sayılan “Gerçeküstücülüğün Kökenleri, Tarihi ve İlişkileri” sergisinde izlendi. 1968-1969 arasında Aliénations dizisini, 1969-1975 arasında otuz arture’den oluşan ve Maloine yayınevi tarafından kitaplaştırılan (1975) Le Capital dizisini gerçekleştirdi. 1975-1979 arasında Essai d’Actualisation du “Capital” serisini gerçekleştirdi. 1980’de Influences dizisine başladı (1980). Sedat Simavi Görsel Sanatlar (1981) ve Grandville Kara Mizah Ödülleri’ni (1982) kazandı. 1984’ten 1986’ya kadar Autoarture dizisinin üzerinde çalıştı. 1986’da L’Homme dizisine başladı. 2008 yılında New York Drawing Center’da Brett Littman küratörlüğünde 27 arture’dan oluşan bir sergi açtı. 2009 yılında santralistanbul’da oldukça kapsamlı bir Yüksel Arslan Retrospektif Sergisi düzenlendi. Bunların yanı sıra Fransa’nn çeşitli yerlerinde, Viyana Modern Sanatlar Müzesi ve Prag Milli Galerisi’nde eserleri sergilendi.

22

YÜKSEL ARSLAN OTOPORTRE İmzalı, 1953 tarihli Füzen desen 25x18 cm.

3.000 – 5.000 TL.

23

YÜKSEL ARSLAN KAPİTALİN GÜNCELLEŞTİRİLMESİ İmzalı, 1978 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 50X71 cm.

100.000 – 120.000 TL.


021


24

YÜKSEL ARSLAN ARTURE 29 İmzalı, 1963 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 62x35 cm.

30.000 – 40.000 TL.


023

25

YÜKSEL ARSLAN ‘FRUTTI FROTTA’ SERISINDEN ARTURE 441 İmzalı, 1993 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 40x109 cm.

40.000 – 60.000 TL. ARSLAN JACQUES VALLET L’HOMME KITABININ 210. SAYFASINDA YER ALMAKTADIR.


26

YÜKSEL ARSLAN FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1967 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 59x110 cm.

80.000 -– 100.000 TL.


025

27

YÜKSEL ARSLAN ARTURE 97 İmzalı, 1966 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 40x75 cm.

80.000 – 100.000 TL.


28

YÜKSEL ARSLAN ARTURE 40 İmzalı, 1964 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 40X65 cm.

25.000 – 30.000 TL.

29

YÜKSEL ARSLAN İNSANLI GÜNLER III / DÜMENSİZ KARADENİZ İmzalı, 1955 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 44X76 cm.

20.000 – 25.000 TL.


027

30

YÜKSEL ARSLAN ‘AUTOARTURES VIII’ SERISINDEN ARTURE 337 İmzalı, 1985 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 40x40 cm.

20.000 – 25.000 TL. ARSLAN AUTOARTURES KITABININ 45. SAYFASINDA YER ALMAKTADIR.


31

32

YÜKSEL ARSLAN

YÜKSEL ARSLAN

‘INFLUENCES’ SERISINDEN LAUTREAMONT, ARTURE 289

SİNİRLERİN ANALİZİ

İmzalı, 1983 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 30X21 cm.

15.000 – 20.000 TL.

İmzalı, 1964 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 32X20 cm.

15.000 – 20.000 TL.


029

33

34

YÜKSEL ARSLAN

YÜKSEL ARSLAN

‘INFLUENCES (B) SERISINDEN B. BRECHT, ARTURE 313

‘INFLUENCES’ (B) SERISINDEN YANNIS RITSOS, ARTURE 326

İmzalı, 1983 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 30X21 cm.

İmzalı, 1984 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 30X21 cm.

15.000 – 25.000 TL.

15.000 – 25.000 TL. ARSLAN INFLUENCES KITABININ 40. SAYFASINDA YER ALMAKTADIR.


35

36

YÜKSEL ARSLAN

YÜKSEL ARSLAN

‘INFLUENCES (A)-ARTS ET TRADITIONS POPULAIRES SERISINDEN ARTURE 223

‘INFLUENCES’ (B) SERISINDEN G.BATAILLE, ARTURE 316

İmzalı, 1980 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 30X21 cm.

İmzalı, 1983 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 30X21 cm.

15.000 – 25.000 TL.

15.000 – 25.000 TL.


031

37

YÜKSEL ARSLAN ‘INFLUENCES’ (B) SERISINDEN 2-A SOCRATES, ARTURE 253 İmzalı, 1981 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 30X21 cm.

15.000 – 25.000 TL.


NEJAD MEL‹H DEVR‹M


033


NEJAT MEL‹H DEVR‹M (1923-1995) 1923 y›l›nda ‹stanbul’da doğdu. Yazar ‹zzet Melih Devrim ile ressam Fahrelnissa Zeid’in oğludur. ‹stanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki ad›yla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nde Leopold Levy Atölyesi’nde çal›şt›. 1947’de Paris’e yerleşti ve ayn› y›l Paris’te Allard Galerisi’nde ilk kişisel sergisini açt›. Prof. Witmore’un yan›nda öğrendiği Türk hat ve Bizans mozaik sanat› ilk dönem yap›tlar›n› biçimlendirdi. Doğu sanat› ve Frans›z şiirsel soyutlamas› etkilendiği başl›ca kaynaklar oldu. J. Lassaigne, Nejad’›n “boşluk ve ritim sorunlar›na yepyeni ve köklü çözümler” getirdiğini vurgulam›şt›r. G. Boudaille, 1960’l› y›llarda Nejad’›n resmini “hareketli, coşkulu, huzursuz ve zarif, karmaş›k, çok yönlü ve değişken olan yarat›c›s›n›n bir aynas›“ olarak tan›mlam›şt›r. Nejad’›n sanat› soyut resmin bir uzant›s›d›r ve deneyim ve birikimlerle kazan›lm›ş bir görüşün ve duyarl›ğ›n ürünüdür. Resimlerinde renkler, kal›n boya ve k›sa f›rça vuruşlar›ndan oluşan lekelerin kompozisyonu göze çarpar. Nejad Türk Çağdaş Soyutu’nun yan› s›ra uluslararas› soyutun da özgün bir temsilcisidir. 1995 y›l›nda Polonya’da vefat etmiştir. Eserleri Türkiye’de ve yurtd›ş›nda çeşitli müzeler ve önemli koleksiyonlarda bulunmaktad›r.


035

10 Ağustos 1953 tarihinde Presses Litteraires de France taraf›ndan bas›lm›ş olan Collection Artistes de Ce Temps serisinden NEJAD adl› kitap Georges Boudaille (1925-1991) taraf›ndan yaz›lm›ş olup önsözü tan›nm›ş sanat eleştirmeni, yazar ve küratör Jacques Lassaigne (1911-1983) taraf›ndan kaleme al›nm›şt›r. Nejad Devrim ve sanat›yla ilgili aşağ›daki al›nt›lar bu kitaptan tercüme edilmiştir:

NEJAD “Nejad’›n, günümüz soyut resim ak›m›na uygun ancak günün sanatç›lar›na benzemeyen bir stili vard›r. Hiç bir çağdaş ustan›n etkisini taş›mayan eserlerinde içsel zenginliğinin d›şavurumunu ve sanatç›n›n yoğun hisleri ile vicdan›n›n tuvale yans›mas›n› izliyoruz. Soğuk ve metodik basit bir estetik anlay›ş› ile değil, göze çarpan bir renk cümbüşü, k›r›k ritmleri ve ilişkisiz kompozisyonlar› ile kendini farkl›laşt›ran Nejad, diğer akademik ve s›radan ritm ve uyum peşindeki çağdaşlar›ndan farkl› bir yol izlemektedir. Kompozisyonundaki grafik anlay›ş›n› içten, spontan ve el yaz›s›n› and›ran bir ak›c›l›kta tutmakta, formlar› bir çok parçaya ay›r›rken tuvalin yüzeyinde renkli bir uyumu yakalamaktad›r. Nejad’›n tablolar›n› zengin bir malzeme olarak görmek gerek, adeta bir tülden bakarcas›na bazen belirgin ve bazen hafifçe yap›lm›ş elemanlar gözlemlenir. Renkler, aynadan yans›yan bir dialog gibidir. Tuvale işlenen renklerin görevi ›ş›k saçmakt›r, karş›t renkler kullan›l›r ve bazen ‹stanbul’un tüm camilerinin ›ş›klar› yanm›şcas›na bir bayram havas› gözlemlenir. Malzemeler bazen gecenin saydaml›ğ›n› bazen de içinden hayat ve kan›n geçtiği damar yollar›n›n işlendiği aç›k renkli bir teni an›msat›r. Derin bir ›ş›k banyosunu yans›tan kompozisyonlar› sedef gibi kadifemsi veya abanoz ve gece gibi derin ve karanl›kt›r. ‹şlerinde iki benzer tema işler, biri ak›c›, hafif, havai bir ›ş›ğ›n geçtiği - diğeri ise ayd›nl›k/karanl›k karş›tl›ğ›n› mistik, fanatik, tutkulu bir şekilde yans›tan ›ş›k - bunlar iki kardeş ancak düşman medeniyetleri yans›t›r. Iş›kl› tuvaller ‹talya’n›n tüm nostaljisini, iklimini, kolay hayat›n› ve mavi gök tutkusunu yans›t›r. Burada yapt›ğ› işler ‹talya’n›n harabeleridir, örneğin iki Dorik kolon aras›ndaki mavi gökyüzünü düşler. ‘Tenebreuses Symphonies’ ise sanatç›n›n ‹spanyol geleneklerine olan merak›n›,..şiddet zevkini ortaya koyar. Kan, at›n ölümü..,k›l›c›n p›r›lt›s›, rengarenk k›yafetlerin karmaşas› ve görkemi, boğan›n veya matadorun ölümüne daha çok renk katar. Boğa güreşinin, engizisyonun, anti-Napoleon gerillalar›n konular› işlenir Nejad’›n bu işlerinde. Bugün 30 yaş›nda bir sanatç› olarak Nejad çok ender, hatta gördüğüm tek sanatç›d›r ki, gözünüzün önünde müthiş bir h›zla say›s›z eser yapabilir. Ancak amatörlerin olduğu kadar müzelerin bile çoktan gelip eserlerini sat›n ald›klar›n› ve bu al›mlar›n› belirli sürelerle tekrarlad›klar›n› söylememde yarar var. Demek istediğim, Nejad’›n eser yaparkenki h›z›, işlerinin kalitesini hiç bozmad›ğ› gibi atölyesinde duran onlarca desen ve suluboya eser sanatç›n›n ne kadar hayat dolu olduğunun göstergesidir. Tüm fiziki ve zihinsel enerjisi plastik sanatlara çevrilidir. Ayn› zincirin halkalar› gibi işlerindeki elemanlar da birbirini takib etmektedir. Küçüklüğünden beri resim yapan Nejad’›n kozmopolit ortamlarda geçen gençliğinde ailesiyle yapt›ğ› yolculuklar onu Paris’den Berlin’e Avrupa’n›n çeşitli müzelerine götürmüştür. 16 yaş›nda ressam olmaya karar verip ‹stanbul Güzel Sanatlar Akademisine girmiş, Léopold Lévy atölyesinde çal›şm›şt›r. Okuldayken Ayasofya’n›n Bizans mozaiklerine, Arap kaligrafisine ve soyut ‹slam sanat›na merak› olmuş ve bütün bunlar Nejad’› soyut resme yöneltmiştir. Frans›zca eğitim/Bizans tesiri/‹slam gelenekleri ile Nejad’›n estetik görüşü özetlenebilir. Fransa’n›n sanat eğitimi ve tekniğini kullanarak Paris Yeni Ekolü grubuna dahil olan Nejad, işleriyle günümüz ak›m›n›n içine girmiştir. Bu olgu, Orta Avrupa’dan gelen bir çok sanatç› içinde ender Türklerden biri olmas›ndan m› kaynaklan›yor? ‹slam ve Hristiyan sanat görüşleri aras›ndaki rekabet ve çelişkiye yüzy›llard›r bir tiyatro sahnesi vazifesi gören ‹stanbul’da yetişen Nejad, bu iki z›tl›ktaki ortak ve ayk›r› noktalar› iyi bilen biridir.


GEORGES BOUDAILLE 1969-1974 Uluslararas› Sanat Eleştirmenleri Vakf› Fransa Başkan› 1971 sonras› Paris Bienali Genel delegesi. Ayr›ca Picasso’nun catalogue raisonné’sinin Vlaminck, Goya, Modigliani,Gaugain, G.Courbet gibi sanatc›lar›n hayatlar›n› anlatan kitaplar›n ve Les Peintres Expressionistes ile L’art Abstrait isimli kitaplar›n yazar›d›r.

Belki ‹spanya’n›n vahşi ve mistik halini sevmesi de bundan dolay›, Toledo gecelerini resmetmesi de bu yüzdendir.. Constantinople gibi ‹spanya’da ‹slam ve Hristiyanl›k karş› karş›ya gelmemiş midir? 1943-44 k›ş›nda Nejad Kariye Camiine kapan›p Bizans mozaiklerini incelerken bir gün Bizans mozaiklerinin araşt›rmac›s› Prof Thomas Withmore ile karş›laş›r.. Nitekim 1945-48 y›llar› aras›ndaki tablolar›nda Ecole de Paris estetiği ile Bizans mozaiklerini harmanlad›ğ› görülür. Bu arada Profesor Withmore’un referans›yla Paris’te tan›şt›ğ› Alice Toklas ile çok yak›n arkadaş olup, Gertrude Stein’›n çevresine girerek onun koleksiyonunu inceler ve orada tan›d›ğ› Juan Gris’den etkilenir. 1944-45 y›llar›nda Paris’e yerleşen Nejad k›sa bir süre peyzaj ve natürmortlar yap›p hemen sonra sert renkli ve geniş grafik çizgilerin esere bask›n olduğu işler yapm›şt›r. 1946dan 1950’lere kadar süren bu tarz çal›şmalar› s›ras›nda ‹talya ve Ravenna’y› görüp tarz›n› değiştirmeye başlad›. Tuvalin yüzeyini dekompoze etmeye, bir puzzle görüntüsü vermeye başlad›- adeta mozaik yap›yordu. Bu resimlerine bir bütünlük hakimdi, bu eserlerinde yads›namaz bir üstünlük, detaylar› işlerken bile bütünü bozmadan büyük bir armoni, bir uyum yakalam›şt›. ‹şte 1950’den 1953’e kadar Lydia Conti’de sergilenen işlerinde bu yeni oluşumdan örnekler vard›r. Gitgide tekniğinden emin olan Nejad daha hür ve güçlü tablolar yapm›ş ve bugün onda takdir ettiğimiz sanat anlay›ş›n› yakalam›şt›r. Nejad’›n sanat›n›n ve Ecole de Paris’deki yerinin görülebilmesi için onun oryantalizm olgusuna yatk›nl›ğ›n› da bir tarafa ay›rmak gerekir. Arap dini süslemelerde görülen soyut motifler ile birlikte al›ş›lmam›ş yumuşak bir renk paleti, yeşil,eflatun ve grilerin hakim olduğu ahenkli eserler üreten sanatç› bu bağlamda Türk ve ‹slam sanat›ndan yararlanm›şt›r. Bu devrin işlerinin çoğu birer başyap›t değerindedir. Türkiye ve doğu dünyas› için Nejad, Kemal Atatürk’ün yapt›ğ› reformlar›n devam›nda Bat› sanat› ile ‹slam m›ras›n› bir noktada buluşturmaya çal›şan kişi olmuştur. Denilebilir ki Nejad ilk defa Orta Doğu sanat›n› Ecole de Paris düzeyine getiren kişidir. Böylece folklorik bağlamda ‹slam’›n Garcia Lorca’s›na benzetilebilir. Ancak Nejad’da kulland›ğ›m›z ‘oryantalizm’ terimini çökmüş Bizantizmle kar›şt›rmamak gerekir. Nejad, rafine bir tarz ile güçlü, şaş›rt›c›, taşk›n bir dinamizmin yarat›c›s› olmuştur; kulland›ğ› form ve renkleri, kompozisyonun izin verdiği ölçüde minimuma indirmiştir. Otantik, k›zg›n mizaçl› ve iç dünyas› kar›ş›k bir adam›n art› ve eksilerinin de aksettiği türbülanslar› işlerinde iyi okumak gerekmektedir. Nejad’› soyut resme iten şeyleri sadece öğrenimine, ailesinden ald›ğ› değerlere ve geleneklere bağlamamak, onun karakter ve huyunu, mizac›n› da hesaba katmak gerekir. ‹şine odakl›, tutkulu bir kişiliği olan bu adam› başka hangi estetik anlay›ş ifade edebilir ki? Misyonu ve sanat› ile özgün, yapmac›ks›z, saf ve güzel hislerini Frans›z ölçüleri ile yans›tarak bizde ‘kopukluk’, ‘aidiyetsizlik’ duyular› yarat›rken, ayn› zamanda onunla ‘benzerlik’ bulduğumuz duyular› da bir arada yaşayabiliyoruz tablolar›na bakt›ğ›m›zda. 20.yy‘›n birinci yar›s›nda Türkler, Polonyal›lar, ‹spanyollar ve Frans›zlar entellektüel ve global bir ortak dil geliştirdiler, bu aşamada ›rklar›n farkl›lğ› insanlar›n ortaklaşa sahip olduğu mitlerin daha iyi anlaş›lmas›na neden oldu. Nejad’›n becerisi ve başar›s› sayesinde bir kez daha bu farkl›l›kta bir ortak nokta bulabildiğimizi belirtmek isterim.”


037

Nejad 1953 tarihli kitab›nın son sayfalar›nda Nejad Devrim’in kat›ld›ğ› kişisel ve grup sergileri, salonlar ve eserlerinin bulunduğu özel koleksiyonlar belirtilmiştir. Bunlar aras›nda ilginç olanlar›:

- Nejad Devrim’in Türk Modern Sanat› aç›s›ndan önemli bir başar›s› da Paris’teki Ecole de Paris’nin önde gelen sanatç›lar›ndan olmas› ve devrininin sanat ak›m›n› en iyi uygulayan sanatç›lardan biri olarak Fransa’y› çeşitli tarihlerde yurtd›ş›nda temsil ediyor olmas›d›r. - Nejad’›n Paris’teki ilk y›llar›nda 1947’de henüz 24 yaş›ndayken Frans›z Devletinin onun bir eserini sat›n alm›ş olmas› - 1950’de Fransa’y› temsil eden sanatç›lardan biri olarak New York’taki en önemli galerilerden Sydney Janis Galerisinde karma sergiye kat›lmas› - 1951’de Paris Musée d’Art Modern’de eserlerini sergilemiş olmas› - 1953’de Torino Frans›z-‹talyan Bienalinde yine Fransa’y› temsilen kat›lm›ş olmas› - 1949’daki Londra’daki sergisinin katalog önsözünü Jacques Lassaigne gibi tan›nm›ş bir sanat eleştirmeninin yazm›ş olmas› - 1949 ve 1953’de Londra’daki Hanover Gallery’de kişisel sergi açm›ş olmas›. Ayn› galeride 1949’da Francis Bacon ilk sergisini açm›ş, daha sonra Hanover Avrupa’n›n en önemli galerilerinden biri olmuş, Giacometti,Miro, H. Moore, Matisse, M. Duchamp, M. Ernst, Man Ray ve Magritte gibi sanatç›lar›n eserlerini sergilemiştir. - Devrinin en önemli edebiyat ustalar›n›n ve sanatç›lar› ile sanat koleksiyonerlerinin onun eserlerinden sat›n alm›ş olmalar›. Bunlar›n aralar›nda A.B.Toklas, Gertrude Stein, Sonia Delaunay, Lydia Conti, Tristan Tzara, R.Melville gibi isimler var. Eserlerinin bulunduğu müzeler aras›nda ise Paris Güzel Sanatlar Müzesi, Belçika Kraliyet Müzesi, Varşova Ulusal Müzesi, ‹stanbul DRHM, Saint-Etienne Müzesi, Grenoble Müzesi, Aalborg Müzesi, Aarhus Müzesi, Havana Müzesi, Pekin Müzesi, Kopenhag Tuborg Vakf› bulunmaktad›r. - 1951’deki Paris sergisinin katalog önsözünü ise 1950-60’lar›n en tan›nm›ş soyut sanat eleştirmenlerinden, Kandinsky, Poliakoff ve Nicolas de Stael gibi sanatc›larla cal›san Charles Estienne’in (1908-1966) yazm›ş olmas›.


039

38

NEJAD MELİH DEVRİM SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1956 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 300X200 cm.

800.000 – 1.200.000 TL. İSTANBUL MODERN’DEKI GÖKKUŞAĞINDA 2 KUŞAK FAHRELNİSSA ZEİD – NEJAD MELİH DEVRİM SERGISININ 240. S AYFASINDA BASILIDIR.


041

39

NEJAD MELİH DEVRİM AYASOFYA İmzalı, 1948 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 97X72 cm.

50.000 – 70.000 TL. İSTANBUL MODERN’DEKI GÖKKUŞAĞINDA 2 KUŞAK FAHRELNİSSA ZEİD – NEJAD MELİH DEVRİM SERGISININ 157. SAYFASINDA BASILIDIR.


40

NEJAD MELİH DEVRİM SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1948 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 196X130 cm.

400.000 – 600.000 TL. İSTANBUL MODERN’DEKI GÖKKUŞAĞINDA 2 KUŞAK FAHRELNİSSA ZEİD – NEJAD MELİH DEVRİM SERGISININ 193. SAYFASINDA BASILIDIR.


043

41

NEJAD MELİH DEVRİM SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1950 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 196X130 cm.

400.000 – 600.000 TL. İSTANBUL MODERN’DEKI GÖKKUŞAĞINDA 2 KUŞAK FAHRELNİSSA ZEİD – NEJAD MELİH DEVRİM SERGISININ 192. SAYFASINDA BASILIDIR.


42

NEJAD MELİH DEVRİM SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1947 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 157X107 cm.

250.000 – 350.000 TL. İSTANBUL MODERN’DEKI GÖKKUŞAĞINDA 2 KUŞAK FAHRELNİSSA ZEİD – NEJAD MELİH DEVRİM SERGISININ 168. SAYFASINDA BASILIDIR.


045

43

NEJAD MELİH DEVRİM SUR LE THEME-MOTİF DE CHOPIN İmzalı, 1961 tarihl Tuval üzerine yağlıboya 101X50 cm.

50.000 – 70.000 TL. 2001 TARIHLI İSTANBUL KÜLTÜR MERKEZİ’NDE DÜZENLENEN RETROSPEKTIF SERGISI IÇIN HAZIRLANAN GALERİ NEV HALDUN DOSTOĞLU ‘NEJAD’ KITABININ 127. SAYFASINDA YER ALMAKTADIR.


44

NEJAD MELİH DEVRİM NÜ İmzalı, 1946 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 59x81 cm.

50.000 – 70.000 TL. 2001 TARIHLI İSTANBUL KÜLTÜR MERKEZİ’NDE DÜZENLENEN RETROSPEKTIF SERGISI IÇIN HAZIRLANAN GALERİ NEV HALDUN DOSTOĞLU ‘NEJAD’ KITABININ 52. SAYFASINDA YER ALMAKTADIR.


047 ŞÜRİYE DİKMEN (1907?-2000) Sanat yaşamı boyunca portre, özellikle kadın portreleri, ve çiçek resimleri yapmaktan vazgeçmedi. Eserlerini yalınlaştırarak oluşturmaya çaba harcadı. Genellikle duralit üzerine çalışan Dikmen, boyayı çok ince kullanarak zemin dokusunu da kompozisyona dahil etti. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü, Zeki Kocamemi, Nurullah Berk ve Cemal Berk Atölyeleri’nden mezun oldu. Paris’te Fernand Léger Atölyesi’nin yanı sıra, Ranson Akademisi’nde Gustave Singier ve Roger Chastel ile çalıştı. Ecole de Louvre’da sanat eğitimi gördü. Edinbourg Festivali, 6. Sao Paulo Bienali, Paris, Brüksel ve Viyana’da açılan “Çağdaş Türk Sanatı” sergilerine katıldı.

45

ŞÜKRİYE DİKMEN NÜ İmzalı Kontraplak üzerine yağlıboya 105x55 cm.

35.000 – 50.000 TL.


46

NEJAD MELİH DEVRİM LALELER İmzalı, 1973 tarihli Karton üzerine yağlıboya 25x20 cm.

12.000 – 15.000 TL.


049

47

FAHRELNİSSA ZEİD SİMİTÇİ FIRINI İmzalı, Panele marufle kağıt üzerine karışık teknik 26x40 cm.

10.000 – 12.000 TL.

FAHRELNİSSA ZEİD (1901-1991) Sadrazam Cevat Paşa’nın kardeşi diplomat, asker, fotoğrafçı ve tarihçi Şakir Paşa’nın kızıdır. Değişik dallarda sanatçılar yetiştirmiş olan Şakir Paşa ailesinden olup, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) ile ressam Aliye Berger’in kardeşi, ressam Nejad Melih Devrim ile tiyatro sanatçısı ve yazar Şirin Devrim’in annesi, seramik sanatçısı Füreya Koral’ın teyzesidir. Sanayi-i Nefise’de Resim Bölümü’nde öğrenim gördü. 1928’de Paris’e giderek Ranson Akademisi’nde Bissiere ve Stahlbach Atölyeleri’nde çalıştı. 1934’de, Irak Büyükelçisi Prens Zeid ile evlenen sanatçı, İngiltere, Fransa, Ürdün, Almanya’da, önemli sanat merkezlerinde kişisel sergiler açtı. Dış ülkelerde pek çok sergi açmış ilk Türk kadın sanatçısıdır. 1991 yılında Amman’da vefat etti. Paris, New York, Ürdün ve Türkiye müzelerinde eserleri olan sanatçı, soyut resimleriyle tanınmaktadır. Portreden, soyut-nakışsı kompozisyonlara, spontane izlenimlere varıncaya kadar, değişik yönlerde biçimlenen sanatı, özgün ve kişisel yaratma gücünün canlılığından kaynaklanan bir temel anlayışa dayanır. Büyük tuval üzerine küçük kareler, üçgenler, dörtgenlerden oluşan geometrik formları sarı, kırmızı, yeşil, beyaz ve mor renklerin en parlak, çarpıcı değerleriyle coşkuyla boyamıştır. Kontrast renkler cesaretle uyum endişesi taşımadan kullanılmış olmakla birlikte, bu zıt renkler sabırla bir araya getirilerek çok farklı, özgün ve çarpıcı bütünler oluşturmuş, ışıldayan, dağılan küçük renkli geometrik parçaların yarattığı bir ağa dönüşmüştür.


48

FAHRELNİSSA ZEİD BÜYÜKDERE İmzalı – Büyükdere yazılı Kağıt üzerine karışık teknik 26x20 cm.

10.000 – 12.000 TL.


051

49

NEJAD MELİH DEVRİM SAHAF AHMET AK İmzalı, İstanbul 1946 tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 40x26 cm.

15.000 – 18.000 TL.


MÜBİN ORHON (1924-1981) Lirik ekspresyonizm (dışavurumculuk) ile doğu düşüncesini birleştirdiği soyut resimleriyle 1950’lerde Paris Okulu Sanatçıları arasında yer almıştır. Öğrenimini Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yapan sanatçı 1947’de doktora yapmak için gittiği Paris’te resme yönelmiştir. 1949’da Académie de la Grande Chaumiere’de desen çalışmalarına başlamış, 52-53 yıllarında orada Modigliani’nin öğrencisi olmuştur. İlhan Koman, Şadi Çalık ve Sadi Öziş’le birlikte kurdukları Soyut Sanat Atölyesi’ne devam ederek resim çalışmıştır. Bu dönemde sanatın merkezi olan Paris’te özellikle Kandinsky ve Mondrian gibi soyut sanatçıların yapıtlarını incelemiş ve onlardan etkilenmiştir. Geometrikden lirik dışavurumculuğa geçen tarzı benimseyerek, spontan ve duygusal yaklaşımla, tablolarında renklerin dansını, hareketini yansıtmıştır. Fırça darbeleriyle, boya akıtmalarıyla, sıcak renklerle veya soğuk tonlarda yaptığı eserlerinde ince, kırılgan bir dünya ve mistik bir derinlik yakalamıştır. Monokrom resimlerinde yansıttığı dingin/durgun duygular izleyiciyi meditasyona davet eder gibidir. 50’li yıllardan itibaren Paris’in ileri gelen galerilerinde açtığı sergilerle tanınan ve Fransa’daki Ecole de Paris sanatcıları arasına giren sanatçının en büyük koleksiyoneri İngiliz Sainsbury ailesi olmuştur. (East Anglia Üniversitesinde özel Sainsbury koleksiyonunda 62 eseri halen sergilenmektedir). Brüksel (1958), İngiltere (1964) ve Amerika’da (1959) açtığı kişisel sergileri dışında sayısız grup sergilerine katılan sanatçının Türkiye’de ilk sergisi 1962’de açılmıştır. Mubin, 1964’te Türkiye’ye askerlik için dönmüş, bir süre serbest çalıştıktan sonra 1966’da yeniden Paris’e giderek ölümüne kadar bu kentte yaşamıştır. 1960’larda doğu sanatına yönelerek Doğu felsefesi, düşünce yapısı ve tasavvuf sistemiyle ilgilenen Mübin Orhon giderek üslubunu bu doğrultuda geliştirmiştir. 1970’lerden başlayarak Mevleviler üzerinde çalışmıştır.

Tanzimat Sadrazamı Büyük Reşit Paşanın torunu olan Mübin Orhon Orhan Veli’nin de akrabasıdır. “1948 yılının yaz başlangıcında, hazirandı sanıyorum, bu uğurlamada ben de vardım. Mübin uzun boyuyla, geminin güvertesinde toplanmış yolcuların tepesinden, bize iki elini birden sallayarak hoşçakalın derken, Orhan Veli dolu gözlerle gemiye bakıp, bana da gülümsemeye çalışıyordu. Gemi Sarayburnu’na doğru açılırken, sigara paketinin arkasına bir şeyler yazdığını gördüm. Gemi akıp gitti Marmara’ya; hiç konuşmadan yürüdük, gene hiç konuşmadan Karaköy’deki küçük meyhanelerden birine girdik. İkinci kadehten sonra, ‘Bak sana bir şiir okuyayım’ dedi. Okuduğu, biraz önce yazdığı şiirdi. Ayrılış “Bakakalırım giden geminin ardından Atamam kendimi denize, dünya güzel; Serde erkeklik var, ağlayamam.” Şiiri okudu, sustuk ve öyle suskun içtik.” Mucap Ofluoğlu’nun ‘Silinmiş Alkışlar İçinde’ isimli kitabından alıntı.

50

MÜBİN ORHON KIRMIZI SOYUT İmzalı, 1973 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 100x81 cm.

60.000 – 80.000 TL.


053


51

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1958 tarihli Tuvale marufle karton üzerine yağlıboya 65x50 cm.

20.000 – 30.000 TL.


055

52

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1962 tarihli Paris Tuval üzerine yağlıboya 100x65 cm.

50.000 – 60.000 TL.


53

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1974 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 50x61 cm.

30.000 – 40.000 TL.

54

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1975 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 60x60 cm.

35.000 – 45.000 TL.


057

55

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1975 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 80x80 cm.

50.000 – 60.000 TL.


56

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1978 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 80x64 cm.

40.000 – 50.000 TL.

57

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1973 tarihli Paris Tuval üzerine yağlıboya 80x100 cm.

50.000 – 60.000 TL.


059

58

MÜBİN ORHON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 1973 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 100x100 cm.

80.000 – 100.000 TL.


KEMAL ÖNSOY ‘Önsoy’un eserlerinde renk katmanlar›n›n aras›ndan s›yr›lan belli belirsiz şekiller bellekteki gitgellerin izleri gibi bir hayal dünyas› yarat›r. Geçmişten, belirsiz bir zamandan seslenmektedir sanatç› sanki ve soyut/figüratif ay›r›m›n›n kaybolduğu farkl› bir boyut, bir nevi sihirli bir iç dünyas›ndan resmeder ‹stanbul, New York gibi makineleşmiş mega kentleri. Yitip giden değerleri, yozlaşan kültürü, yeni düzenin çarp›kl›ğ›n› yans›tt›ğ› eserlerinde, bu şehirlerin karmaşas›n›, dönüşümünü paylaşanlar›n simgelerine rastlan›r. Çağdaş Türk resminin en başar›l› sanatç›lar›ndan olan Önsoy’un müzayedemizde sat›şa sunulan iki eseri, sanatç›n›n 1990-1993 y›llar› aras›nda New York’ta yaşarken yapt›ğ› tablolard›r. Gerek renkleri gerek boyutlar› aç›s›ndan s›ra d›ş› olan bu erken devir her iki eserde Önsoy’un birer başyap›t›d›r.

KEMAL ÖNSOY (1954) “Kemal Önsoy, uzun süre, katmanlarla ilgilendi. Toplumların, kümelerin, yaşam koşulları sonucunda bıraktıkları izlere yöneldi. Yerleşmelerdeki döküntüler, sürekli yapılanmalar ve yıkımlarla birbiri üzerine yığınlaşan kültürel kodların peşine düştü. Bu takip bir bakıma sanat tarihinin izini sürmek biçiminde de anlaşılabilir. Böylelikle biz, katmanların üst üsteliğini kavrıyor, zaman içinde dolanabiliyorduk. Zaman olgusunun içerdiği ‘ardışıklık’, ‘süre’ ve ‘zamandaşlık’ kavramları ana sorunsalları gibi görünüyordu. Resimlerinde, katmanları birbirinden ayırt edebilecek işaretler bırakıyordu. Sonuç olarak, yaşanmış ve bitmişin anılarını, el izlerini hâlâ yaşamlı kılan, duvarlara yönelik bir ilgiydi onunki.” Zeynep Yasa Yaman 1980 yılında İstanbul Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ( şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi) Resim Bölümü Ergin İnan Atölyesi’nden mezun oldu. İlk sergisini 1979 yılında İstanbul’da yaptı. Venedik Bienali (1990), 4. İstanbul Bienali (1995) ve 7. İstanbul Bienali (2001) ve São Paolo Bienali’nde (2002), İstanbul Modern Müzesi (2005-2006), Santral İstanbul (2007-2008) eserleri yer aldı.

59

KEMAL ÖNSOY NEW YORK İmzalı, 1990 tarihli Tuval üstüne akrilik 244x244 cm.

250.000 – 350.000 TL.


061


Önsoy’un resminde yak›ndan uzağa her ad›m alg›lanma biçimini zorlayarak makrokozmosdan mikrokozmosa doğru ayr› bir resim veriyor. Burnunu dayad›ğ›n zaman asit gibi, kaba, evrenin ilk oluşumuna benziyor. Biraz uzaktan resimde ölümcüllüğünü kovalayan canl›lar var, figüre doğru ve figürden uzağa vahşi bir erotik dans içindeler. Canl›lar, uzaklaşt›kça iyiden iyiye belirginleşiyor, ki bu görüntü, henüz yak›n-uzak aras›ndaki parçalanman›n başl›baş›na bir konu haline gelmediği, Rumeli Han›’n›n ilk resimlerini hat›rl›yor. Önsoy, resminde mekan ve figür uzun bir dönem boyunca, varl›klar› için pazarl›ktayd›lar. Ağ›rl›kta olmaya çal›şan mekan olsa da, mekan figür için bir dinlenme noktas›, beliren figüre bir yast›k olmakla yetiniyordu. Bu anlamda bir desensellik vard›. Ancak şimdi her iki öğe de ayr›lmaz bir birliktelik içinde, kavgalar›n› ayn› s›n›rlarda geliştirmekteler. Oluşan mekan, figürün içinden doğduğu evren olarak ayn› zamanda onun kaynağ›d›r. Önsoy, resimlerinde canl›lar oluşturuyor. Canl›lar oluşturmak, geleneksel anlamda, çizimlerde olduğu gibi yap›c› bir süreç. Ancak, Leon Golub’da görüldüğü gibi canl›lara, oluşmuş yüzeyden eksilterek, yani y›karak var›yor. Golub boyay› eritip kaz›yarak, napal›m bombas›n›n insan gövdesi üzerindeki etkisine, sosyal şiddete ve iktidara at›f yaparken, Önsoy, çivi, parke rendesi, s›vac› malas› ve elindeki diğer duvar-yer işkencesi aletleriyle, sert kahverengi Belçika keteni üzerinde zengin bir doğal yaşam ç›kart›yor. Evrenin ilk yarat›klar› nas›l doğdular? O canl›lar resmin alt›nda, ameliye ile ç›kmas› beklenen bir derinliktedir. Çizimleri bir düş görüntüsü gibi, resmin duraklad›ğ› noktay› saptamaya yard›m ediyor. Desen ve resim sürecinin z›tl›ğ› düşünüldüğünde ikisinin de sonunda vard›klar› nokta önemli değil. Önsoy, en literal anlam›yla resmini yaparken, bir resimden bir diğerine geçerken sürekli olarak kendi resminin tarihini yaz›yor. Bu kendisiyle ve ressamlar›yla bir hesaplaşma. Trajik bir güzellik görmek; seyretmenin garip özelliği bu değil mi zaten? Çökmekte olan bir dünyan›n, savaş görmediği halde eriyenbir binan›n ac› güzelliğinden bir haz almak? Narin yaşamlar, ve bunlar›n yaz›lmas›ndaki sertlik, bu sert yaşamdaki narinlik, kentin süregelen insanl›k durumunda, Önsoy’un yazg›s›nda sürüyor. VASIF KORTUN GALER‹ NEV KEMAL ÖNSOY SERGİ KATALOĞU 1989

60

KEMAL ÖNSOY KUTSAL ÇÖP NEWYORK İmzalı, 90 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 220x180 cm.

250.000 – 350.000 TL.


063


GÜLAY SEMERCİOĞLU (1968) Boya gibi geleneksel bir malzeme yerine, endüstriyel bir malzeme olan kilometrelerce uzunluktaki teller ile, renge ve ışığa hükmeden soyut kompozisyonlar oluşturur. “Gündelik yaşamda bağlayıcı veya enerji ve sinyal taşıyıcı olarak kullanılan tel, Gülay Semercioğlu’nun ellerinde aynı işlevlerini düşünsel boyutta sürdürüyor.” (Burhan Kum) Sanatçı yapıtlarının sahip olduğu mimari unsurların, yarattığı üç boyutluluk algısının ve heykelsel yaklaşımının farkında olmasına rağmen, onları resim olarak sınıflandırıyor (Marcus Graf). 1994 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nü bitirdi. Sanatçı kişisel sergilerinin yanı sıra Mardin Bienali (2010), İstanbul Cool, LTMH Galeri (2010, New York), Kasa Galerisi 10. Yıl Sergisi (2010, İstanbul), Kaleidoscope, Kashya Hildebrand Gallery (2009, Zurich) gibi çok sayıda karma etkinliklere de katılmıştır. Gülay Semercioğlu’nun eserleri Centehne Corporation (Amerika) ve Point Hotel’in (İstanbul) yanı sıra, Amerika, Kanada, Avrupa, Ortadoğu, Hon Kong ve Çin’de çok sayıda koleksiyonda yer almaktadır.

61

GÜLAY SEMERCİOĞLU TOGETHER WITH MY SWEET THINGS İmzalı, 2010 tarihli, Monocrom Wire, Screw, Wood Tel, çivi, ahşap 180X150 cm.

80.000 – 120.000 TL.


065


62

İRFAN ÖNÜRMEN İmzalı, 2001 tarihli, diptik Tuval üzerine karışık teknik 175x240 cm.

40.000 – 50.000 TL.

İRFAN ÖNÜRMEN (1958) İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü Neşe Erdok Atölyesi’nden mezun oldu. 1988’de ilk kişisel sergisini açtı. Çalışmaları İstanbul Bienallerinde, Brüksel ve Frankfurt’da sergilenmiştir. Figüratif bir anlayışı benimsediği çalışmalarında, sıradan insanların sıradan davranışlarına yönelir, rastlantılar içindeki insansal özü yakalamaya çalışır. Eserleri İstanbul Modern de dahil olmak üzere birçok koleksiyonda yer almaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.


067

NEŞ’E ERDOK (1940) “Bende biçim daima ön plana çıkar. Renk ise bicime bağlı olan, ikinci derecede önemli bir öğedir... rengi daha çok biçimin etkisini arttırmak, belki psikolojik etkiyi vurgulamak için kullanıyorum.” (Neş’e Erdok) Tekil figürleri resmederken yaptığı ölçülü deformasyonlar, Erdok’un üslubunun en belirgin özelliklerindendir. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü, Neşet Günal Atölyesi’nden mezun oldu. 19651967 yılları arasinda önce İspanyol Hükümeti bursuyla Madrid’de resim çalışmaları yaptı, daha sonra devlet bursuyla Ensba’da resim, fresk, vitray öğrenimi gördü. İlk kişisel sergisini 1972 yılında Paris’te açtı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Resim Heykel Müzesi, İstanbul Modern, Norton Simon Müzesi’nin de aralarında bulunduğu, yurtiçi ve yurtdışında çeşitli müze ve koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. Neş’e Erdok Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nde birçok önemli sanatçıyı yetiştirmiştir.

63

NEŞ’E ERDOK (1940) RESSAM VE MODEL İmzalı, 2000 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 170x140 cm.

50.000 – 70.000 TL.


ABDURRAHMAN ÖZTOPRAK (1927-2011) Çağdaş Türk Sanatının en önemli soyut ustalarındandır. Abdurrahman Öztoprak İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü Nurullah Berk Atölyesi’nden mezun oldu. 1952-75 yılları arasında Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nde fresk bölümünde çalıştı. İstanbul’un hareketli sanat ortamından uzakta yaşayan, kendini ve sanatını besleyen doğa ve klasik müziğe merakı ile bilinen yakın zamanda kaybettiğimiz Abdurrahman Öztoprak öğrencilik yıllarından itibaren seçtiği soyutlama tekniğini sürekli olarak geliştirmiş ve yeni bir soluk getirmiştir. Kompozisyonlarındaki titiz ve ölçülü tarzı, renk uyumundan ödün vermeden, klasik soyut diyebileceğimiz geometrik form anlayışıyla kurguladığı tablolarında, müzik notalarında görülen düzen ve kuralları andıran gizemli dünyalar yaratmıştır. Gençliğinde yaptığı dış ve iç mekan işlerinde kullandığı yüzey/mekan ilişkisini tuvallerine de aktaran sanatçının en önem verdiği konu, tutkuyla bağlı olduğu müziğin soyutluluğunu tablolarına aktarabilmek - bu devinimi yakalamaktı. Tüm işlerinde görülen rafine denge, formların bir döngü içinde ahenkli tekrarları eserlere lirik bir boyut, anıtsal bir özellik katmıştır. Öztoprak’ın genelde kullandığı mat renkteki renk paletine kattığı altın, bakır ve gümüş boyaların ışıltısı da ölçülü, uyumlu nüanslarla işlere ayrı bir görsellik kazandırır. Kompozisyonun içinde kimi zaman rastlanan resimsel ögeler, geçen bir bulut, bir düşünce gibi kurguyu yumuşatan, akıl ve his dünyalarının çarpışmasını anımsatan dışavurumlardır. Küçük veya büyük olsun tüm tablolarında, sanatçının formlarına kattığı enerji farkedilmekte, yüzeyde yakalanan bu kinetik enerji eserlere farklı bir boyut yüklemektedir. Kişisel sergilerinin yanı sıra Ca’Pesaro Uluslararası Modern Sanatlar Müzesi Venedik (2008), Elgiz Cağdaş Sanat Müzesi (2007), Milli Reasurans Galerisi (1998), Vanhagen (Paris, 2008), Turquoise 2000 (Paris), II. İstanbul Bienali Ramko Sanat Glerisi, Çağdaş Türk Resim Sanatı Sergisi (Barcelona, 1985) ve Akdeniz Ülkeleri Sergisi (Tunus, 1955) gibi yurtiçi ve yurtdışında birçok karma sergiye katıldı.

64

ABDURRAHMAN ÖZTOPRAK ÜÇ VAV / KALİGRAFİ SERİSİ İmzalı, 1994 tarihli Tuval üzerine akrilik 160x140 cm.

80.000 – 120.000 TL.


069


“RESİM YAPARKEN BEN BİZATİHİ MÜZİK OLURUM” CADENZA Cadenza, melodi ve armonide bir dinlenme noktasına yükseliş, varış. Melodi ve armoniyi resme dönüştürmek…

Öztoprak’ın 2000’li yıllardaki çalışma anlayışının içinde, özellikle parçabütün ilişkisinden hareket eden kompozisyonlarındaki belirgin hatlara dikkat ediniz, elde edilen bir notanın alfabetik yapısına benzer bir durum sunar. Bu yapılarda tüm yükselen ve alçalan müziği duyumsamak olasıdır. Burada, klasik duyumlarla beslenen, fakat üst yapısında Barok’un o, kendine özgü kıvrımlı yollarında ilerleyen melodilerinin namelerini duyar gibi oluruz. Müzik-resim ilişkisi öyle bir hale ulaşmıştır ki, aralarındaki örtü iyice kalkmış ve konuyla ilgili hemen her şey belirgin bir şekilde kompozisyon yüzeylerinde belirmiştir. Bu tam olarak zirve yapmaktan başka bir şey değildir. DR.ÖZKAN EROĞLU

65

ABDURRAHMAN ÖZTOPRAK CADENZA İmzalı, 2000 tarihli Tuval üzerine akrilik 160x360 cm.

250.000 – 350.000 TL.


ABDURRAHMAN ÖZTOPRAK’IN SANATI VE MÜZİK “Resim yaparken müzik dinlemem. Resim yaparken ben bizatihi müzik olurum.”(1) Müziği resme dönüştürebilmek için, Mondrian gibi sanatçlar, müziksel kompozisyonun sistematiğini resime uyarlamaya çalıştılar. “Temsili olmayan sanat, tek türden form üretmemek koşuluyla, karşılıklı ilişkilerden ortaya çıkan dinamik bir ritimin yaratılmasıyla uygulandı (…) Dinamik ritim, her sanatta sonuca götürücü bir etmen olduğu gibi, temsili olmayan bir çalışmanın da zorunlu elemanıdır.” Müzik eseri öncelikle açıkça okunabilen ve analiz edilebilen bir kompleks yapı olarak anlaşıldı. Özellikle Richard Paul Lohse ve Jakob Weber gibi “Konstrüktivist” (Yapısalcı) ve “Konkret” (Geometrik Soyut) sanatcılar, müzikle ilişki konusunu derinlemesine araştırdılar ve bu ikisi örneğin, Bach’ın kantat yapısına ve ritmine uygun renk sıralamaları geliştirdiler.(2) Güzel sanatlar ile müzik arasındaki bu diyalog, Peter Vogel’in “ses heykellerinden” bugünün dijital sanatçılarının bilgisayarda üretilen imajlarına kadar uzanan bir geleneğin başlangıcını oluşturur. Bu müzik anlayışını, sahip olduğu çok karmaşık ve incelikli yapısal tasarımıyla ilişkilendirilen bir müzik algısını bir yana bırakacak olursak; yeniden müzik ile resim sanatının birleşmesinin mümkün olup olmayacağı sorusuyla karşı karşıya kalıyoruz. Aynı soruyu Frantisek Kupka 1913’te kendisine şöyle sormuştu; “Ben hala karanlıkta yolumu arıyorum, fakat dinlemek ile görmek arasında bir şeyi bulacağmı hissediyorum ve, Bach’ın notalarla yarattığı gibi, renklerle bir fuga yaratabilecegime inanıyorum.”(3) Öztoprak’ın eserlerinde de bu bir temel soru oluşturuyor, bu soruyu resimlerinde sürekli yeniden sordugu belli oluyor ve her bir resmi bu soruya, kesin olmasa da, yeni bir yanıt buluyor: “Müziği resimlerimde yansıtabilmek için yirmi sekiz yıldır bir çalışma ve arayış içindeyim.”(4) DR. TOBIAS HOFFMAN INGOLSTADT SOYUT SANAT MÜZESİ DİREKTÖRÜ

1.Sanatçıyla görüşme, Ekim 2010, Akyaka 2. Piet Mondrian 1937, Plastic, Art and Pure Plastic Art içinde alıntı, s.177 3. Aktaran: Dietmar Guderian, Serielle Strukturen und Harmonikale Systeme, s.434-437 4. Sanatçıyla görüşme, Ekim 2010, Akyaka.


66

ALAETTİN AKSOY SAHTE SOYLULUKLAR İmzalı, 1989 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 150x187 cm.

120.000 – 150.000 TL.

ALAETTİN AKSOY (1942) 1963-1968 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Bedri Rahmi atölyesinde resim eğitimi aldı. Henüz Akademi’de öğrenci iken eserleri, Genç Sanatçılar Bienali kapsamında,Paris Modern Sanatlar Müzesi‘nde sergilendi. Mezuniyetini takip eden yıl (1969) İstanbul’da Alman Kültür Merkezi‘nde ilk kişisel sergisini açtı. 1972’de devlet bursu ile Fransa‘ya gitti. Paris’de geçirdiği beş yıl boyunca Fransa’nın çeşitli merkezlerinde düzenlenen karma sergilere katıldı; ayrıca 1975 yılında, Aksoy’un taş baskıları Fransız sanatından seçme örneklerle birlikte Seul’da sergilendi. 1977’de Türkiye’ye dönerek Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi‘nde öğretim üyesi oldu. Sanatçı, aynı zamanda İstanbul’daki atölyesinde tamamlanması aylar, kimi zaman yıllar alan tuvalleri ve taşbaskıları üzerinde çalışmaya devam ediyor. İnsan ve mekan kavramlarına, bir yaşam yorumu açısından yaklaştığı resimlerinde, ince bir ironi, kurgusal bir düzenleme anlayışı ve zamandan soyutlanmış iğneleyici bir şiirsellikle yorum getirir. İçeriğin biçimle desteklenen bu yorumu, kendi kuşağının paylaşılan ve giderek daha çok kabul görmeye başlayan bir görüş açısıyla da bütünleşmektedir.


075

67

ÖMER ULUÇ PEYZAJ - MEHTAP İmzalı, 99 tarihli Tuval üzerine akrilik 120x120 cm.

150.000 – 200.000 TL.

ÖMER ULUÇ (1931-2010) Sanat yaşamı boyunca, dönemin Türk Çağdaş Sanatının öncülerinden oldu. John Ash, resim yapmak Uluç için bir keşfetme sürecidir, demiştir. Tuval üzerinde fırça hareketleriyle formlarını yaratmış, konularını dışavurmuştur. Resimlerinde fırça tekniği ile oluşturduğu soyut figürleri, heykellerinde de yaratmıştır. Amerika’da önce mühendislik, sonra resim eğitimi gördü. Nuri İyem’in Atölyesi’nde (Tavanarası Ressamları) çalıştı. İlk kişisel sergisini 1955 yılında Boston’da Earl Pilgrim Galeri’de açtı. Daha sonra da İstanbul, Ankara, La Haye, Paris, Venedik, New York, Berlin’de sergileri oldu. Birçok sanat fuarının yanı sıra, 1969 Sao Paolo Bienali, 1987, 1989 ve 1999 İstanbul Bienalleri’ne katıldı. Eserleri Paris’teki Kültür Bakanlığı Müzeleri, Berlin’deki Canlı Müze ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yer almaktadır.


68

KEMAL ÖNSOY SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2001 tarihli Tuval üstüne akrilik 140x200 cm.

50.000 – 70.000 TL.


077

69

FERRUH BAŞAĞA SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2003 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 160x200 cm.

50.000 – 70.000 TL.

FERRUH BAŞAĞA (1914-2010) Düşünceye dayalı soyut resmin ülkemizdeki öncülerinden sayılır. “Gördüğünün değil, düşündüğünün resmini yapma iddiasını taşıdı. 1930’lardan bugüne, resmi her seferinde daha az temsili, daha çok olmayı diledi.” (Ayşegül Sönmez) Özellikle 1990’lardan sonra geometrik bir yaklaşımla, soyut ve dengeli kompozisyonlar oluşturdu. Tuval resminin yanı sıra heykel denemeleri ve mozaik çalışmaları da bulunmaktadır. 1935 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne girdi. Nazmi Ziya, Zeki Kocamemi ve Léopold Levy atölyelerinde çalıştı. Daha sonra Yeniler Grubu’na katıldı. 1945 yılında ilk kişisel sergisini açtı (Beyoğlu Kitap Sarayı, İstanbul). Sao Paolo (Brezilya, 1962), 5. Tahran Regional (İran, 1966), İskenderiye (Mısır, 1971) ve 1. Asya-Avrupa Sanat Bienalleri’ne (Türkiye, 1986) katıldı. İstanbul ve İzmir Resim ve Heykel Müzeleri, Bursa Sanat Galerisi’nde ve Yeni Delhi, Amsterdam, Paris, Sarajevo, Belgrad, Düsseldorf, Münih, Viyana, New York, Philadelphia, San Francisco’da birçok resmi kuruluş ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır.


NUR KOÇAK (1941) Türkiye’de FOTO-GERÇEKÇİLİK akımını ilk uygulayanlardandır. İlk ve ortaöğrenimini gördüğü TED (Türk Eğitim Derneği) Ankara Koleji’nde ilk resim çalışmalarını Turgut ZAİM’le yapmış, daha sonra liseyi bitirdiği ABD’nin başkenti Washington’da resim öğretmeni SoyutDışavurumcu Leon Berkowitz (19111987) kendisini ‘okulunun en iyi resim öğrencisi’ seçmiştir. 1960’ta Türkiye’ye dönünce Güzel Sanatlar Akademisi (GSA, b.MSGSÜ) Yüksek Resim Bölümü’ne giren Koçak bu kurumda önce Adnan ÇOKER, sonra Cemal TOLLU ve kısa bir süre de Neşet GÜNAL’la çalışmıştır. 1968’de mezun olmuş, 1970’te Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı Avrupa sınavını kazanarak resim dalında uzmanlık eğitimi görmek üzere Paris’e gitmiştir. ENSBA (Güzel Sanatlar Ulusal Yüksekokulu)’nda Jean Bertholle’ün (1909-1996) duvar resmine yönelik desen atölyesinde bir süre daha eğitim görmüş; bu yıllarda Avrupa’nın çeşitli müze ve galerilerini yakından izleme olanağı bulmuştur. “Fetiş Nesneler/Nesne Kadınlar” adlı resim dizisine 1974’te Paris’te başlamıştır. Aynı yıl İstanbul’a döndükten sonra 1975-81 arasında İDGSA (e.GSA) Yüksek Resim Bölümü’nde, 2000-2001 arasında Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. 1981’den beri serbest ressam olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

70

NUR KOÇAK VİTRİN SERİSİ İmzalı, 1989 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 114x162 cm.

150.000 – 200.000 TL.


079


71

SELMA GÜRBÜZ ŞAHİN BAKICISI İmzalı, 2004 tarihli Özel el yapımı kağıt üzerine mürekkep 280x120 cm.

15.000 – 25.000 TL. SELMA GÜRBÜZ / CİN İLE PERİ / APEL 2004 SERGİ KATALOĞUNDA


081

72

CANAN TOLON SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2003 tarihli Tuval üzerine pas ve akrilik 142x123 cm.

40.000 – 50.000 TL.

CANAN TOLON (1955) Almanya ve İngilterede tasarım ve iç mimarlık, UC Berkeley’de mimari master ve doktorasını yapan sanatçı Berkeley ABD’de yaşamaktadır. Çocukken geçirdiği çocuk felci ile uzun yılları hastanede geçen sanatçı, eserlerinde zaman olgusunu vurgular, şimdiki zaman ve geçmiş zamanı ve geleceği yansıtabilmek için tuval üzerine kullandığı paslanmış çelik gibi sanayi ürünleri, kahve telvesi gibi organik malzemelerle dokular yaratır, alışılagelmemiş enstalasyonlarında çim, toprak, saman gibi yaşam döngüsü sembolleri kullanır. Çizimlerin tekrarı ile bir hayal dünyası, gözün önünden hızla geçen zaman/manzara/anılar gibi sınırları belirsiz formlar yaratır. Londra’da Saatchi Gallery, Kiev Bienali, İstanbul Modern, Rotterdam Museum Boijmans, Tanas Berlin, Pera Müzesi, Arter, Cer Modern, National Museum of Women in the Arts Washington D.C., Martin Gropius Bau Berlin, San Francisco Museum of Modern Art gibi saygın yerlerde eserleri sergilenen sanatçı sayısız kişisel ve grup sergilerine katılmıştır. Tuval üzerine pas ve akrilik Canan Tolon 1991 yılından beri çalıştığı paslı eserleri ile ilgili “paslanmış objelerin tuval üzerindeki izlerinin oluşumu dev baskılar benzeri bir teknik gerektiriyor, pasla çalışmak uzun zaman alan uğraşlı bir iş ve her eser, malzemenin özelliğinden ötürü, ‘kazaen oluşumlar’la ortaya çıkıyor. Pas ve akrilik işlerin yüzeyi çok dokulu bir yapıya sahiptir, yapımı süresince izler bırakır, sanat eserine dönüşmeden önce kimler tarafından nerede nasıl kullanıldığına dair işaretler barındırır.” İşlerindeki dokuya önem veren sanatçı, bunu yerde çalışmasına bağlamakta ve eserin yapımı sırasında oluşan kırışıklar ve pürüzlerin de işin bir parçası olduğunu belirtmektedir. Çalışırken oluşan katmanlar arasında geçirdiği ‘an’lar ve ‘şimdiki zaman’ların mesajının en az bitmiş iş kadar önemli olduğuna inanan Tolon, katmanlar arasındaki duygulara odaklanmasını anlatabilmek için, bir yamaç paraşütçüsünün, atlayışının sonundaki düşüşünün ne kadar sert olacağını bilmeden yaptığı uçuşu ve hissettiği hazzı örnek verir. Sanatçının, canlıların yaşam devinimleri süresince geçirdikleri organik değişimlere olan ilgisi onun paslanmayla ilgilenmesine neden olmuş ve pası, sanatında bir boya gibi kullanmıştır.


FİKRET MUALLA (1903-1967) Şehir manzarası içerisinde insan gruplarını, barları, müzisyenleri resmetti. Nature-morte’lar, manzaralar, portreler yaptı. Resimlerini genellikle renkli fon kağıtları üzerine guaj boya çizimleriyle oluşturdu. Özellikle Paris’in eğlence hayatı, kafeleri, barları, sokakları ve insanları Fikret Mualla’nın tuvallerinde, canlı renklerle yeniden var olmuşlardır. İsviçre’de aldığı mühendislik eğitiminin ardından, Berlin Güzel Sanatlar Okulu’na giderek Arthur Kampf’ın öğrencisi oldu. Nazım Hikmet’in “Benerci Kendini Neden Öldürdü” isimli oyununun kitabını resimlendirdi, İstanbul Şehir Tiyatroları’da çalıştı, Lüküs Hayat, Deli Dolu, Saz ve Caz operetlerinin kostümlerini tasarladı. İstanbul’da ilk kişisel sergisini 1934’te açtı. New York World Fair’deki Abidin Dino’nun tasarladığı Türk pavyonunda (1939) çok sayıda eser sergileme fırsatı oldu. Aynı sene Paris’e gitti, Academie de la Grande Chaumière’e yazılarak Othon Friesz atölyesinde çalıştı. 1954’te Bernheim Galerisi’nde iki büyük kişisel sergi açtı. Ölümünün ardından, eserlerinin bir kısmı devlet tarafından satın alındı ve Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde Fikret Mualla Salonu oluştruldu.

73

FİKRET MUALLA RETROSPEKTİF (Barlar, Portreler, Sokaklar, Bordeller, Nüler, Cazcılar, Balerinler ve Hayvanlar serilerinden örneklerle 20 tablodan oluşmuştur) İmzalı, triptik Kağıt üzerine guaj 160x234 cm.

150.000 – 250.000 TL. (Eski Dina Vjerny koleksiyonu)


DINA VIERNY (1919-2009) II. Dünya Savafl› direniflçilerinden, 1943 y›l›nda Gestapo taraf›ndan tutuklanan ve sanatç› dostlar› taraf›ndan kurtar›lan Dina Vierny’nin hayat› bir roman gibidir. Koleksiyoner, galerici, sanat hamisi kiflili€iyle tan›nan Vierny henüz 16 yafl›ndayken AristideMaillol’un ‘muse’ü olarak ün sal›p daha sonra Bonnard, Matisse, Van Dongen’in de modelli€ini yapm›flt›r. Rus as›ll› olan Vierny, devrin önde gelen entelektüel ve sanatç›lar›ndan oluflan bir çevrede yaflam›fl, FahrelnissaZeid ile yak›n bir dostluk kurmufltur. Matisse’in deste€iyle 1947’de açt›€› ve kendi ad›n› tafl›yan galerisinde Poliakoff, Dufy, Kandinsky, Picasso gibi sanatç›lar› sergilemifltir. 50’li y›llarda tan›d›€› Fikret Mualla’y› sevmifl ve eserlerini sat›n alm›flt›r. Frans›z Devletine hibe etti€i 18 adet Maillol heykeli 1964’ten bu yana Paris’te Tuileries bahçesinde sergilenmektedir. 1995 y›l›nda Dina Vierny Vakf› olarak MuséeMaillol’ü kurmufltur.


74

FİKRET MUALLA PORTRE İmzalı, 1954 tarihli Kağıt üzerine guaj 20x26 cm.

8.000 – 12.000 TL. (Eski Dina Vjerny koleksiyonu)


087

75

KOMET FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1990’lı yıllar Tuval üzerine yağlıboya 60x92 cm.

30.000 – 40.000 TL.

KOMET (1941) Düşsel mekanları, figürleri ve konuları resmeder Komet. Düşlerini resimlerinde kendisi şekillendirir, izleyiciye sunar. Gerçek dışı figürler yaratır. Resimlerinde, gerçekle hayal ürünü iç içe geçmiştir. Boyama tekniğiyle yaşanmışı, fanteziyi, geçmişi, düşleri kaynaştırır. Komet, 1960-67 yılları aras›nda İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Halil Dikmen ve Zeki Faik İzer Atölyeleri’nde çalıştı. 1971’de devlet bursuyla Paris’e gitti ve Vincence Üniversitesi Arts Plastique Bölümü’ne devam etti. Daha sonra Panik Grubu’na katıldı. Fransa’nın çeşitli kentlerinde, Lozan ve Viyana’da kişisel sergiler açtı, karma sergilere katıldı. Eserleri Lozan Kanton Müzesi, Viyana Modern Sanatlar Müzesi, Kopenhag Grafik Sanatlar Müzesi, Paris Modern Sanatlar Müzesi, Foundation Nationale de I`art Comtemporain (Paris), İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ve İstanbul Modern’de yer almaktadır.


BURHAN UYGUR (1940-1992) “İnsanın kafasının içindekileri çizmeye çabalıyorum. İnsanın içinden çıkamadığı sorunların resmini çiziyorum. Benim resimlerime bakanlar, isterlerse, insanların sorunlarını görebilirler.” sözleriyle özetliyor Uygur sanat gayesini. Lekeci bir yaklaşımla oluşturduğu figürleri, özgün bir duyum ve renk anlayışı ile şekilleniyor. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü, Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nden mezun oldu. 1968 yılında Beyoğlu Sanat Galerisi’ne ilk sergisini açtı. 1970’te Avusturya Hükümeti’nin bursuyla gittiği Salzburg Yaz Akademisi’nde Ressam Corneille ile çalıştı. 1. Uluslararası İstanbul Bienali (1987, İstanbul), Asya-Avrupa Sanat Bienali (1988, Ankara), 2. Uluslararası İstanbul Bienali’ne (1989, İstanbul) katıldı. Çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır.

76

BURHAN UYGUR ZAMAN İmzalı, 1979 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 50x60 cm.

15.000 – 25.000 TL. ‘Yaşam namuslu bir sessizliğin rüşvetsiz bir zamana boşuna hürmeti mi? ’ yazılı.


089

ALİYE BERGER (1903-1974) Sanatçı bir aileden gelen Berger, Kabaağaçlı Şakir Paşa’nın kızı, Halikarnas Balıkçısı ile Fahrünnisa Zeid’in kardeşi ve Füreya Koral ile Nejat Devrim’in teyzesiydi. Aliye Berger 1903’te İstanbul’da doğdu, buradaki Fransız okullarından olan Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde eğitim gördü. Resim ve piyano dersleri aldı. 1924’te Türkiye’de bulunan Macar keman virtüözü ve pedagog, sonradan eşi olacak Karl Berger’den ders aldi. Sanatçı 1935’ten 1939’a kadar Berlin ve Paris’te kardeşi Fahrünnisa Zeid’in yanında kalarak sanat hareketlerini izledi. Eşi ölünce Londra’ya giderek John Buckland Wright’in atölyesinde heykel ve gravür çalıştı, 1951’de Türkiye’ye döndüğünde ilk kişisel sergisini açtı. Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği’nin (AICA) 1954’te İstanbul’da toplanan kongresi nedeniyle Yapı Kredi Bankası’nın düzenlediği yarışmada ilk yağlıboya çalışmasıyla birincilik ödülünü, bir yıl sonra ikinci Tahran Bienali’nde ikincilik ödülünü aldı. Aliye Berger desen ve yağlıboya resimler yaptıysa da çoğunlukla oyma baskı tekniğinde, siyahbeyazın ara tonlarında yapıtlar verdi. Zımpara kağıdı, kasap kağıdı ve tülbenti malzeme olarak kullanan sanatçı günlük yaşamın kalıplarını, İstanbul’un çeşitli köşelerini bazen gerçekçi, bazen de fantastik biçimde, özgün bir lirizm ve dışavurumculukla yansıttı.

77

ALİYE BERGER FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, No:122 Kağıt üzerine karışık teknik 77x27 cm.

5.000 – 8.000 TL.


BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975) Trabzon’da lisede okurken, öğretmeni Zeki Kocamemi’nin katkısıyla resim ve şiire yöneldi. 1929’da İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) girdi ve Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı’nın yanında çalıştı. 1931’de Paris’e gitti ve 1932’de Paris’te Andre Lhote’un Atölyesi’ne devam etti. 1933’te Akademi’ye geri döndü ve 1936’da mezun oldu. Akademi’de Leopold Levy’nin yanında resim öğretmeni olarak çalışmaya başlayan sanatçının akademik kariyeri 1975 yılına kadar devam etti. Eyüboğlu D Grubunun sergilerine katıldı; 1935’te Bükreş ve 1936 Moskova’da sergilerine davet edildi. 1950’lerde International Brussels Exhibition için 227m’lik bir panel hazırladı ve birincilik ödülünü aldı. Ayrıca 50m’lik bir paneli NATO’nun Brüksel merkezi için hazırladı. São Paulo Bienali, Tokyo Print Bienallerine katıldı. Eyüboğlu 1960’da Rockefeller ve Ford Foundation Grant ile konuk profesör olarak University of Berkeley, California’da bulundu. Sanatçının eserleri sayısız özel ve kurumsal koleksiyonlarda ve Museum of Modern Art, New York, İstanbul Modern gibi önemli müzelerde bulunmaktadır. Eyüboğlu değişik araç-gereç ve farklı tekniklerle oluşturduğu işlerinde, batı sanatının zengin deneyim ve birikimleriyle, yöresel ve geleneksel halk sanatının ürünleri arasında, kendi sanat anlayışına özgü köprüler kurdu. Çağımızın sanat anlayışı içinde daha çok renge önem veren bir ressamımızdır. Az malzemeyle çok şey anlatma sanatı olarak tanımladığı halk sanatı, Bedri Rahmi’nin coşku dolu bir üretimle biçimlenen resimlerinde, tükenmez bir kaynak oluşturur. Çağdaş resim sanatımızda, bu kaynağı ilk keşfeden ve öğrencilerine özgün sanat üretmenin yollarını öncelikle bu kaynakta ve yaşamın içinde aramak gerektiğini esinlendiren o olmuştur. Aynı zamanda bir sanat yazarı olarak da, dönemine büyük katkıda bulunmuştur. 1975 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

78

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU ‘SONSUZA GİDEN VAV’LAR İmzalı, 1972 Tarihli Kağıt üzerine karışık teknik 17x17 cm.

4.000 – 6.000 TL.


091

79

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU SALI PAZARI-GALATA İmzalı, 1943 Tarihli Panel üzerine yağlıboya 31x13 cm.

25.000 – 35.000 TL.


CEVAT DERELİ (1900-1989) Rüştiye ve İdadi’de okudu. Nazmi Ziya’nın yönlendirmesiyle kaydını yaptırdığı Sanayi-i Nefise’de Hikmet Onat ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1922-23 yıllarında, arkadaşlarıyla Yeni Resim Cemiyeti’ni kurdu. 1923’de devlet bursuyla Paris’e gitti ve 1928’e kadar Julian Akademisi’nde Paul Albert Laurens Atölyesi’nde çalıştı. Müstakiller Grubu’nun üyeleri arasına katıldı. Türk resminin 1930’larda içine girdiği ortamda Kübizm’e dayalı, yapı ve çizgi sağlamlığından kaynaklanan kübist-konstrüktivist görüşü benimsemiş olan Cevat Dereli giderek daha rahat bir tempoyla şiirsel bir özgürlüğü benimsemiştir. Sanatçının resimlerinin kaynağı doğanın kendisidir. Resme yansıyan konu yöresel, geleneksel, günlük yaşamın içinde dikkatimizi çekmeyen sıradanlıkta olmasına karşın, yaşayıp geride bıraktığımız bir yaşam parçasının aniden ortaya çıkışı gibi bu sıradanlıktan kurtulup şiirsellik kazanmaktadır. Derinlikle yüzeysellik, onun resimlerinde birbirinin içindedir. Resimleri giderek zorlamasız, hafif, yumuşak ve simgesel bir özellik kazanarak, bitmemişlik-yarım kalmışlık etkisi yaratmaktadır. İstanbul doğasını, balıkçıların yaşamını, Bağdat Caddesi “Yellozlar”ını konu alan bir dizi resim yaptı. 1989 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

80

CEVAT DERELİ MİMAR SİNAN KÖPRÜSÜ BÜYÜKÇEKMECE İmzalı Tuval üzerine yağlıboya 38x46 cm.

15.000 – 25.000 TL.

81

CİHAT BURAK KALYON İmzalı Tuval üzerine yağlıboya 22x22 cm.

5.000 – 7.000 TL.


093

CİHAT BURAK (1915-1994)

82

CİHAT BURAK ÇİÇEKLER İmzalı, 86 tarihli Ahşap panel üzerine yağlıboya 45x32 cm.

20.000 – 30.000 TL.

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Mimarlık Bölümü’nde okudu. 1953–1955 ve 1961-1965 yılları arasında, Paris’te resim çalışmaları yaptı. Tarihsel olaylara ve yaşanan güncel gelişmelere, kendine özgü esprili bir yöntemle eğildiği resimlerinde, uysal ama derinlikli bir anlam, katışıksız ve saf bir gözlem gücü sezilir. Resim sanatı adına öğrendiklerini ve bildiklerini tümüyle unutarak, spontane ve içtenlikli bir üslubu eleştirmekten yana çaba gösterir. Cihat Burak çizgi ile düşünen, çizginin olasılıklarını tuval, kağıt, seramik, metal plaka gibi farklı yüzeylerde deneyen ve araştıran bir sanatçıdır. Sanatının özgünlüğü, bir anlatım dili bularak duygularını karşısındakine anlatan her türlü ifade biçimini bir özgüvenle kabullenmesinden ve onu kendi diline dönüştürmesinden kaynaklanır. Kendi zamanını neredeyse günü gününe kayda geçiren şaşmaz bir gözlemcidir. Kentsel düzenin yitip giden değerlerini, değişimin yuttuğu tarihsel belleği, yozlaşan insan ilişkilerini, popüler kültürün yarattığı tek tip erozyonu keskin bir mizah gücüyle eleştirir. Modern olmaya çalışan bir toplumun yitirdiği ve ardında bıraktığı kültürel birikime sahip çıkmak ister. Sokak aralarını, kahve ve meyhaneleri turlar, gündüzden geceye karşısına çıkan her türlü anti-kahramanı resmine konu edinir: Bıçkın mahalle kabadayıları, Telli Baba ziyaretine giden yeni evli çiftler, batakhanelerde birer tanrıça gibi karşılanan genelev kadınları, duvar diplerinde çerez satan fıstıkçılar, birbirlerine elense çeken pehlivanlar, toplumsal ve ekonomik dinamiğe tutunamayan çaresizler onun kahramanlarıdır. Mimari yozlaşmaya, kültürel değerlerin yok oluşuna, politikanın yapaylığına yönelik öfkesini yansıtırken, toplumsal eleştiriyi, inceden inceye iğneleyerek yapar. 1994 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.


83

ÖMER ULUÇ FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON Tuval üzarine akrilik 68x61 cm.

15.000 – 25.000 TL.


095

84

ÖMER ULUÇ FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON Tuval üzarine akrilik 56x56 cm.

8.000 – 10.000 TL.


85

OSMAN DİNÇ ESKİ AYLAR 2003 Demir Heykel / Yerleştirme Ø 60x3 cm.

15.000 – 25.000 TL. OSMAN DİNÇ (1948) 1948 yılında Denizli’nin Bozkurt ilçesinde doğdu. 1969 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Bölümü’nden mezun oldu, Şavaştepe Öğretmen Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. 1972 yılında sanat eğitimi için gittiği Fransa’da Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi ve 1975 yılında mezun oldu. Türkiye’ye dönerek 2 yıl Bursa Eğitim Enstitüsü’nde görev yaptı. 1977 yılından itiraben sanat yaşamında Paris’te devam etmiştir. Bourges Sanat Yüksek Okulu’nda (L’ecole Nationale Superieure D’art De Bourges) öğretim görevlisi olan Dinç 20’den fazlası yurtdışında olmak üzere 34 kişisel sergi düzenledi, 59 karma sergiye katıldı. Dinç ahşap ve metal malzemeyi değerlendirerek, kavramsal görüşler doğrultusunda eserlerini oluşturmaktadır.


097

86 ADNAN ÇOKER (1927) Türk Resminde soyutçu anlayışın en önemli temsilcilerindendir. İstanbul Devler Güzel Sanatlar Akademisi Zeki Kocamemi Atölyesi’nden mezun oldu. 1955 yılında Avrupa Konkuru’nu kazanarak devlet bursuyla Paris’e gitti ve André Lhote Atölyesi’nde çalıştı. Daha sonra Hayter Atölyesi’nde gravür, Goetz Atölyesi’nde resim çalıştı. 1963 yılında arkadaşlarıyla beraber Mavi Grubu’nu kurdu. 1965 yılında gittiği Salzburg Yaz Akademisi’nde Emilio Vedova Atölyesi’nde soyut çalışmalar yaptı. Soyut arayışlı minimalist erken devir işlerinin akabinde simetriye dayalı, geometrik mimari ögelerle bezeli eserlere yönelen Çoker’in olmazsa olmazı siyah fonlu tuvalleridir. Tablodaki iki boyutlu öğeler bu karanlık yüzeyi bölerek farklı boşluklar oluşturmakta, siyah rengin derinliği vurgulanmaktadır. Genelde Selçuk ve Osmanlı mimarisinin evrensel bir dille tuvale aktarılmasını içeren eserlerinde simetrinin getirdiği dingin, anıtsal bir duruş yakalamıştır. Eserlerin kurgusuna kozmik bir görüntü veren geometrik şekillerin pastel ve gümüş renkleri tuvale ışıklarını yansıtırken, derin siyah fon daima baskındır. Kişisel sergilerinin yanı sıra, Modern Türk Grafik Sergisi (Viyana, 1960), 2. Paris Bienali (1961), 31. Venedik Bienali (1962), Çağdaş Türk Sanatı Sergisi (Roma/ Berlin/ Paris/ Brüksel, 1964), 5. Tahran Bölgesel Bienali (1966), 10. Sao Paolo Bienali (1969), Çağdaş Türk Sanatı (ABD, 1971), 11. İskenderiye Bienali (1976), Uluslararası Plastik Sanatlar Sergisi, Modern Sanatlar Müzesi (Belgrad, 1980), 3. Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali (Ankara, 1990) katıldığı karma etkinliklerden bazılarıdır.

ADNAN ÇOKER MOR SINIRLAMA İmzalı, 1971 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 65x81 cm.

25.000 – 35.000 TL. MALEVİCH’E SAYGI SERGI KATALOĞUNUN 79. SAYFASINDA YER AMAKTADIR AYRICA ADNAN ÇOKER 2010 RETROSPEKTİF KATALOĞU 211. SAYFASINDA DA YER ALMAKTADIR.


87 MEHMET GÜLERYÜZ (1938)

MEHMET GÜLERYÜZ

“Mehmet Güleryüz’ün resmi ifade edilemez olanı hedef seçmiştir. Bu nedenle önündeki metni, durumu, olayı, resim geleneğini tersten, karşıt bağlam ve ilişkilerle okur Güleryüz.” Levent Çalıkoğlu

OCTOBER / NEWYORK

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü, Cemal Tollu Atölyesi’nde öğrenim gördü. 1963 yılında desen ağırlıklı ilk sergisini açtı. 1970-75 yılları arasında devlet bursu ile gittiği Paris’te, Resim ve Litografi alanlarında yüksek lisansını tamamladı. 1984 yılında Brüksel’de yaptığı heykel ve gravürlerini Galeri 2016’da sergiledi. Güleryüz’ün 25 yıllık sanat hayatına ilişkin retrospektif sergi, Galeri Nev tarafından düzenlendi. 2003’te Yapı Kredi Kazım Taşkent Galerisi’nde 40 yıl desen retrospektifini, Galeri Nev’de “Elli Sanat Yılı” sergisini gerçekleştirdi. 5. Genç Sanatçılar Bienali (Paris, 1965), 5. Tahran Bienali (1966), Uluslararası İskenderiye Bienali (Mısır, 1987), 1. Uluslararası İstanbul Bienali (1987), 2. Uluslararası İstanbul Bienali (1989), 1. Uluslararası Desen Bienali (Pilsen, 2004), 2. Beijing International Bienelle, The IAA Exhibit’e (2005) katıldı. İstanbul ve Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzeleri, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Sakıp Sabancı Koleksiyonu, Merkez Bankası Çağdaş Türk Resmi Koleksiyonu, Fransa Kültür Bakanlığı Koleksiyonu, T.C. Kültür Bakanlığı Koleksiyonu, Eczacıbaşı Koleksiyonu ve New York Üniversitesi Koleksiyonu’nda eserleri bulunmaktadır.

İmzalı, 1980 tarihli Tuval üzerine desen 80x143 cm.

20.000 – 30.000 TL.


099

88

MEHMET GÜLERYÜZ KAFKAS TEBEŞİR DAİRESİ İmzalı, 1965 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 75x150 cm.

50.000 – 70.000 TL.


SEYHUN TOPUZ (1942) Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Heykel Bölümü’nü 1971 yılında bitirdi. 1974-1978 yılları arasında aynı kurumda asistan olarak görev yaptı. 1977 yılında yeterlik araştırmasını tamamladı. 1978-1980 ve 1983-1984 yılları arasında çalışmalarını New York’ta sürdürdü. 1978-1980 yılları arasında Art Students Leauge’de heykelci Jose de Creeft ile çalıştı. 1970’li yılların başından itibaren, heykel çalışmalarında “kare”, “daire”, üçgen” gibi doğal referanslardan arınmış, soyut formlarla uğraşan sanatçı, her çalışma için tek bir biçim seçiyor ve o biçimin heykel dilindeki olanaklarını araştırıyor. Yıllar içinde aynı formu tekrar tekrar ele aldığındna nasıl çeşitlenip farklılaşabildiğine yeniden bakıyor. Bu kavramsal biçimler boşluk, denge gibi önemli ögelerle birlikte var oluyorlar. Elbette uygulamaya karar verdiğinde işlerin aktarılacağı malzemenin ve rengin o yapıta ne getireceği çalışmalarının diğer yönünü oluşturuyor. Topuz halen İstanbul’da serbest olarak çalışmaktadır.

89

SEYHUN TOPUZ PİRİNÇ HEYKEL Unique 1990 tarihli 71x51x25 cm.

20.000 – 25.000 TL.


101

90

SEYHUN TOPUZ DEMİR HEYKEL Unique 1973 tarihli 75X66X21 cm.

20.000 – 25.000 TL.


FERİT ÖZŞEN (1943) 1943’de Konya’da doğdu. 1968’de Viyana Akademisi’nde FritzWotruba’nın yanında bir yıl eğitim gördü. 1971’de Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’nü bitirdi. 1978’de Münih Akademisi’nde bronz döküm üzerine çalıştı. Japon Hükümeti’nin bursuyla Japonya’da çalışmalar yaptı. Özşen’in 3’ü Suudi Arabistan’da, biri Japonya’da ve diğerleri yurdun çeşitli şehirlerinde 37 heykel, anıt ve büstü bulunmaktadır. Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğretim üyeliğini halen sürdüren ve kişisel sergiler gerçekleştiren sanatçı 12 ödüle sahiptir.

91

FERİT ÖZŞEN NÜ İmzalı, 1983 tarihli Bronz Heykel 34x37x24 cm.

8.000 – 10.000 TL.


103

HÜSEYİN ARDA (1969) 1969 doğumlu Hüseyin arda, Berlin’deki atölyesinde heykel ve kavramsal sanat çalışmalarını sürdürmektedir. Sanat anlayışında Japon performans sanatı olan Butoh tiyatrosundan ve Akira Kurasawa’dan ve Christo’dan etkilendiğini söylemektedir. Butoh sanatının öğretisi olan minimal hareketle dinamizm yaratma tarzını heykellerine taşıyan Arda’nın büyük boy heykellerinde bir güç gösterisi gizlidir. Demirle çalışan ve demirin paslı halini seven Arda, Berlin de bulunan atölyesinde ‘Anima Ferrea- Demirin Ruhu’ başlıklı interaktif kentsel sanat sergisini devam ettirmektedir. Heykeltıraş Arda başta Almanya olmak üzere pek çok Avrupa kentinde sergilere katılmış ve birçok uluslararası sanat projesi organize etmiştir. ‘Almanya için Kelimeler’ projesini (Wörter für Deutschland) 2003-2007 yılları arasında hayata geçirerek 21 adet dev boyutlu sözcük heykeli Berlin’in çeşitli kent meydanlarına dikmiştir. ‘Hayat küpü’ (Cubus of Life) projesi için kısa filmler yapan sanatçı bu filmlerin senaryolarını kendi yazmaktadır. İstanbul Avrupa Başkenti 2010 yılı içinde başlayan ‘Kelime Kelime İstanbul’ interaktif kentsel sanat projesi ile adından söz ettiren sanatçı, Orhan Veli’nin ‘Anlatamıyorum’ başlıklı şiirinin giriş bölümünü labirent şeklinde uygulayarak dev bir enstalasyon yaratmış ve bunu Haliç’te sergilemiştir. İstanbul’un 50 farklı noktasında farklı sosyal, kültürel ve coğrafi grupların seçtikleri kelimeleri heykelleştirmeyi hedefleyen proje çeşitli sivil toplum kuruluşları yanı sıra yerel yönetimlerle işbirliğinde yürütülmektedir. Hüseyin Arda’nın eserleri Yeni Zelanda, Fransa, İngiltere, Portekiz, Yunanistan, Monoko, İsviçre, Avusturya, Avusturalya ve Almanya’da çeşitli koleksiyonlarda bulunmaktadır. Fransa’nın batı kıyısındaki bir adada (Gavrinis) özel bir koleksiyona girmiş olan büyük boy eserleri 2009’dan beri açık havada sergilenmektedir.

92

HÜSEYİN ARDA TORSO Unique Demir Heykel Metal kaynak kolaj tekniği 80x42x23 cm.

15.000 – 20.000 TL.


YASEMİN ASLAN BAKİRİ (1942) Sanatçı kaftanlarnda, camın şeffaf ve kırılgan doğası ile metalin soğuk, örtücü ve sert yapısı arasındaki zıtlığı zarif bir uyumla yorumlamıştır. İşlerinde imparatorluğun ihtişamıyla, günümüzün formlarını buluşturan Aslan Bakiri; cam›n akışkan0lığı ve duruluğuyla müthiş bir sadeliğe ulaş›r. Geçmişin izlerine dokunurken “Cam Kaftanlar”, zaman ve mekan oyunu içinde, çağdaş figürler olarak yerini al›r. 1988 y›l›nda, Mimar Sinan Üniversitesi,Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik -Cam Ana Sanat Dal›‘n› bitirdi. Ard›ndan İngiltere’de, Surrey Institute of Art & Design University College,Üç Boyutlu Tasar›m BA (Hons) eğitimi alan sanatç›, Annette Meech, Christopher Williams, David Taylor, Fleur Tookey gibi birçok uluslararası tanınmış sanatçı ile çalıştı. Beylerbeyi Sarayı’nda (Creative Euphoria, 2009), Finlandiya Cam Müzesi’nde (Glass From Turkey, 2009), Londra’daki Cat Hill Gallery’de (Glass, 2006), II.Bienal Internacional Del Mosaico Contemporaneo’da (Arjantin, 2005), New York’taki Marcus Garvey Park’ta (Park Sergisi, 2000) eserleri sergilendi. Sanatç›n›n birçok özel koleksiyonda eserleri bulunmaktad›r. (Maçka Modern) 2010 Chicago SOFA Turkish Cultural Foundation, 2011 Luxembourg Glass Symposium Bienale’”Contemporary Art in Glass, 2012 Londra Grosvenor Gallery’de ‘Turkish Modern Art’ sergisi, 2012 İstanbul Tasarım Bienali paralel katılımcısı olarak ‘Guardian Angel’ sergisi. Sanatçının uluslararası üne sahip Farjam gibi bir çok özel ve kurumsal koleksiyonlarda ve Eskişehir Cam Müzesi eserleri bulunmaktadır.

93

YASEMİN ASLAN BAKİRİ KAFTAN İmzalı Sıcak döküm cam, el yapımı metal 115x131x80x3 cm.

12.000 – 15.000 TL.


105

94

ARDAN ÖZMENOĞLU GRİPİN 2012 Post-it notları üzerine karışık teknik 74X74 cm.

5.000 – 7.000 TL.

95

ARDAN ÖZMENOĞLU DÖNERCİ 2012 Post-it notları üzerine karışık teknik 90X74 cm.

7.000 – 10.000 TL.

ARDAN ÖZMENOĞLU (1979) Lisans (BA) ve lisansüstü eğitimini (MFA) Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde tamamladı. Çalıştığı atölyeler arasında Künstlerhaus Bethanien, Berlin; Lower East Side Printshop, New York; Frans Maserel Sanat Merkezi, Belçika ve Kulturkontakt, Vienna bulunmaktadır. “1 kuş, 2 kuş, 3 kuş…” AC Institute, New York 2010, “Aklıma Takılan Şeyler”, Ekav Art Galeri, 2010 İstanbul, “Play Revisited”, Galeri IAC Berlin (2008 Berlin), kişisel sergilerinden bazılarıdır. Borusan Sanat Koleksiyonu, eserlerinin yer aldığı koleksiyonlardandır. Bu eser daha önce ALANistanbul’daki “Popartistanbul” sergisinde (2010) yer aldı. Son olarakta 2012 Kasım ayında New York Bertrand Delacroix Gallery’de E PLURIBUS UNUM sergisini açmıştır.


96

KEMAL ÖNSOY SOYUT KOMPOZİSYON Tuval üzerine karışık teknik 190x170 cm.

60.000 – 80.000 TL.


107

97

BARBARA & ZAFER BARAN RHODODENDRON 2002 C print

12.000 – 15.000 TL. AYNI ESERIN IKI EDISYONU TEL AVIV MUSEUM OF ART VE ROTHSCHILD KOLEKSIYONU’NDA BULUNMAKTADIR.

BARBARA (1956) & ZAFER BARAN (1955) Birlikte çalışan Barbara ve Zafer Baran fotoğraf tekniklerini sürekli geliştirerek uluslararası alanda ses getirmektedirler. Barbara’nın daha anlatıya dayalı tarzı ile Zafer’in kavramsal tekniği birleştiğinde ortaya deneysel işler, ilginç seriler çıkmaktadır.   Son çalışmaları olan astrofotograf tekniği içeren Ay Çizimleri  sadece yıldızlar ve ayışığı ile çekilmis, 2012’de İngiltere’de Oriel Davies Open icin seçilmiştir. 1999 ve 2004 yıllarında İngiltere’de Royal Mail tarafından sipariş edilen ve kendi adlarıyla basılan resmi pulları bulunmaktadır. Bu müzayedede görülen diptik çiçek fotoğraflari Ephemera serisine ait olup hayatin kırılganlığını ifade etmektedir.  Aynı zamanda polenlerin yakın çekim görüntüleri hayatın devinimini, çoğalma ve cinsellik ögelerini çağrıştırmaktadır. İlk kullanılan fotoğraf tekniği olan fotogramı andıran ancak dijital teknikle çekilmis bu fotoğraflar ikon tarzında çalışılmış büyük boy portre tadında, masalsı bir estetik yakalamaktadır.  Kesilmis çiçeklerin siyah bir fon üzerinde ince nüanslarla değişen renklerine bakarken yaratan/yaratılan ve güzelliğin geçiciliğii nosyonları aynı karede hapsedilmiştir. Aralarında David Hockney, Antony Gormley, Bridget Riley gibi 48 sanatçıyla birlikte İngiltere’de Millenium sanatçısı seçilmis olan Baran’larin eserleri Royal Mail tarafindan basılmıştır.   Londra ve İstanbul’da çeşitli kişisel sergiler haricinde karma sergileri arasında Victoria and Albert Museum’da 2005-2008, ‘Cameraless photography’ 20102011 ve ‘Picturing Plants ‘2011, Tel Aviv Museum of Art,2004 ‘Rose c’est la Vie:On Flowers in Contemporary Art’ (M.Quinn,J.Koons,W. Tillmans, R.Mapplethorpe,A.Warhol, T. Struth ve K. Ataman ile), Saatchi Gallery 1994 ‘A Positive View (N.Parkinson, D.Hockney, C.Sherman, İ.Penn, D.Bailey, C.Beaton, A.Liebovitz, Christo, H.Newton, vs. )’,Borusan Art Centre 2000, The British Library 1999, Royal Festival Hall, 1985. Sanatçılar Paris Photo, London Art Fair, photo-London, Art Chicago, Miami ve Artbeat İstanbul fuarlarına katılmışlardır.  Koleksiyonerleri arasında Victoria and Albert Museum, Rothschild Koleksiyonu,Tel Aviv Museum of Art, Tate Britain, Royal Horticultural Society, London Metropolitan University ve National Media Museum bulunmaktadir.


NİL YALTER (1938) 1965 yılından beri Paris’te yaşamaktadır. 1974–1977 arasında etnolog Bernard Dupaigne ile birlikte İstanbul, Paris, New York, Grenoble gibi kentlerde göç üzerine araştırmalar yaptı. 1975’te Dorothée Selz ve Isabelle Champion-Métadier ile birlikte ‘Femmes en Lutte’ (Direnen Kadınlar) grubunu kurdu. 1980-1995 arasında Sorbonne Üniversitesi’nde, 1985–1988 arasında da Saint-Denis Üniversitesi’nde video sanatı dersleri verdi. “Başsız Kadın veya Göbek Dansı” (1974) adını taşıyan ilk video çalışmasından başlayarak kadınların gelenek içinde baskı altında tutulmasına eleştirel bir bakış getirdi. Belgesel ile kurmaca anlatımları birleştirdiği videolarını desen, fotoğraf ve resimlerle birlikte yerleştirme biçiminde seyirciye sunan sanatçı, 80’li yıllardan beri bilgisayar ortamında iki boyutlu ve 90’ların ortalarından itibaren de etkileşimli, üç boyutlu çalışmalarını sürdürüyor.

Kadının sosyal kimliği ile ilgili problemlere değinilen bu videoda Nil Yalter kendi vücudunu kullanmıştır. Filmde kamera, oryantal dansöz kıyafeti giymiş kadının göbeğine odaklıdır, sanatçı bir keçe kalemle göbeğinin çevresine René Nelly’nin ‘Erotique et Civilisations’ adlı kitabından alıntılar yazar, “la femme véritable est a la fois ‘convexe’ et ‘concave’ diye başlayan alıntı diğer yazılarla devam eder, bu arada Yalter’in videolarında sıkça kullandığı ‘voice over’ tekniğiyle, yazılan metin Fransızca olarak bir kadın tarafından yükses sesle okunur. Bundan sonra ise oryantal müzik eşliğinde göbek dansı başlar. Sanatçının 1974 yılında yaptığı bu ilk video işi aynı zamanda Türkiye’nin de ilk videosudur, Paris Modern Sanatlar Müzesinde sergilenmiş ve bugün Centre Pompidou, İstanbul Modern ve Verbund gibi müze koleksiyonlarında bulunmaktadır. Yalter başsız görülen kadının erkekler dünyasının gözünden ‘meta’ olarak görüldüğü mesajını vermiş hem de videoda konu edilen ‘isimsiz’ kadını, Nelly’nin kitabında bahsedilen Afrika’da bazı bölgelerde kadınlara yapılan sünneti protesto etmek için kullanmıştır. Ayrıca Anadolu’da doğurtganlığı arttırmak için kadınların göbeklerine tılsımlı yazı yazan imamları da hatırlatan bu eser, kadınların bir seks objesi olarak görüldüğünün ve en tabii hakkı olan doğal zevklerinden mahrum bırakıldığının altını çizer. Nil Yalter’in bu eseri kadınların kendi bedenleri üzerinde hak iddia edememeleri olgusuna başkaldıran, 70’li yılların öncü feminist videosu olarak Fransa’da da ses getirmiştir.


109

98

NİL YALTER BAŞSIZ KADIN,GÖBEK DANSI (LA FEMME SANS TETE, LA DANSE DU VENTRE) 1974 tarihli Video 30’ 00’’

20.000 – 30.000 TL.


PFM-I AND OTHERS Video Enstalasyon Edisyon 10 + 1 AP, 2001 00:00:04 sesli/renkli 6 monitör için (5 alternatif)

AYŞE ERKMEN 1977 yılında Mimar Sinan Üniversitesi, Heykel bölümünden mezun olan Erkmen 1993 yılında DAAD sanatçı programı (Berliner Künstlerprogramm) ile bir yıllığına Berlin’e gitti. 19981999 yılları arasında Kassel Sanat Akademisi’nde Arnold Bode Profesörü olarak ve 2000-2007 yılları arasında Frankfurt Staedelschule’de öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2002’de Almanya’nın Hessen eyaletinde iki yılda bir verilen Maria Sibylla Merian ödülünü aldı. Son 20 yıldır yerli ve yabancı müzelerde, uluslararası galerilerde ve bienallerde işleri kesintisiz olarak sergilenen Ayşe Erkmen’in kişisel sergileri arasında “Weggefährten”, Hamburger Bahnhof, Berlin (2008); “Hausgenossen” K21 Kunstsammlung Nordrhein-Westfalen, Düsseldorf (2008); “Under the Roof”, Ikon Gallery, Birmingham (2005); “Busy Colours”, Sculpture Centre, New York (2005); “durchnässt”, Schirn Kunsthalle, Frankfurt (2005); “Kuckuck”, Kunstmuseum St. Gallen, St. Gallen (2003); “Kein gutes Zeichen”, Secession, Viyana (2002) ve karma sergileri arasında ise “Tactics of Invisibility”, Witte de With, Centre for Contemporary Art, Rotterdam (2010), Manifesta 1, Rotterdam (1996); Skulpturen Projekte, Münster (1997) yer almakta. Bunların yanısıra Erkmen, 2. ve 4. Uluslararası İstanbul Bienali ve Shanghai, Berlin, Kwangju, Sharjah, Christchurch Bienalleri ile Folkestone ve Echigo Tsumari Trienalleri’ne katıldı. Ayşe Erkmen ayrıca 2010 yılından beri Münster Kunstakademie’de ders veriyor. Erkmen, son olarak ta Venedik 54. Uluslararası Sanat Sergisi’nde Türkiye’yi temsil etti. Erkmen İstanbul ve Berlin’de yaşıyor.

Erkmen’in mayınları konu alan bu video enstalasyonu sanatçının 1997’de MünsterSculpture Project için yaptığı işin bilgisayar animasyonu tekniği ile DVD’e uyarlanmış şeklidir. Bu eserin öncülüğünü oluşturan seramik formlar, Erkmen’in ahşaptan şekillendirdiği modellere uygun olarak yapılmış olup Berlin’deki GaleriesLafayette mağaza vitrininde “Objects of Mine” adı altında sergilenmiştir. ‘Mine’ kelimesindeki çifte açılım ‘benim’ ve ‘mayın’ olarak algınabilindiğinden, sanatçı istediği vurguyu İngilizce başlıkta yakalayabilmektedir. Erkmen’in bir Kızılhaç dergisinden esinlenerek kullandığı bu askeri objelerin her birinin farklı kod adları olduğu halde sanatçı hepsini kelebek mayınların kodu olan PFM-1 adı altında toplamıştır. Günümüzde de yapımı süren bu mayınlar İtalya, Sovyetler Birliği ve Çin gibi farklı ülkelerde üretilmekte olup Bosna’da, Afganistan’da ve Körfez savaşlarında kullanılmış ve hala da kullanılmaktadır. Mayınlardan zarar görenlerin yaklaşık birkaç yüz bin kişi olduğu ve bunların çoğunlukla çocuk olduğu bilinmektedir. Mayınların zararsız ve kandırıcı görünüşlerini Erkmen videosunda, parlak yüzeyli, hoplayan zıplayan çocuksu nesneleri yansıtarak yorumlamıştır . Enstalasyondaki mayınlar farklı sesler ve hareketlerle izleyiciye doğru diagonal olarak ilerlerken gölgeleri de izlenir. Mayınların çıkardığı sesler eğlenceli bir olaya tanıklık ediliyormuş hissi verirken patladıklarında eğlence biter. İzleyici, yan yana duran monitörlerde belli bir tempoda süren ve hiç bitmeyen bir savaş dansına tanıklık eder gibidir. Bu eserin ilginç bir yanı ise yapımından bu yana onca yıl geçtiği halde Erkmen’in verdiği mesajın güncelliğini kaybetmemiş olmasıdır. Sanatçının en iyi bilinen ve sergilenen eserlerinden biri olan bu enstalasyonun bir edisyonu İstanbul Modern Müzesinin devamlı koleksiyonundadır.

99

AYŞE ERKMEN MAYINLAR NO:2 (PFM-1 AND OTHERS) 1997 tarihli Video Enstalasyon

20.000 – 30.000 TL.


111


HAKKI ANLI (1906-1991) Lisedeyken hocası Avni Lifij’in tesiriyle resme yönelen Hakkı Anlı, 1925’de girdiği Sanayii Nefise (GSA) de Namık İsmail atölyesinde çalışmış 1932 yılında mezun olmuştur. Önceleri figüratif ve peyzaj eserler yapan sanatçı, uzun yıllar ortaokul ve liselerde hocalık yapmıştır. 1941’de D Grubu’nun 9 sergisine resim vererek grup üyesi olmuş ve grubun resmen dağılışına değin sürekli sergilerine katılmıştır. 1947’de Paris’e bursla giderek iki yıl kalan sanatçı, 1949’da Frochet Akademisinde hayranı olduğu Jean Metzinger ile çalışmıştır. 1950’lere değin yine eski grup üyelerinin birlikte düzenledikleri karma sergilere kübist tarzda figüratif yapıtlar vermiştir. Anlı 1954’te Fransa’ya yerleştikten sonra soyuta yönelmiş, 60’larda soyuttan uzaklaşarak lirik soyut bir resim anlayışını seçmiştir. Bu yıllardaki işlerin konusu helezoni, yuvarlak hatlıi şekiller olmuştur. Bunu izleyen devirde figüratif ağırlıklı erotik eserlerinde genelde kadın süjeleri, sevişen çiftleri resimlemiş, bu figürleri büyük lekeler halinde kendi deyimiyle “yere basmayan, havada uzay boşluğunda duran” şekilde yansıtmıştır. Anlı’nın çok renk kullanmadığı ve yine kendi deyimiyle “çevre çizgilerinin hafif ışıklı olduğu” bu tabloları kendisinin tanımıyla Lumiere / ışığa karşı tekniğiyle yaptığı işleridir. Sanatçı son yıllarında İstanbul’a dönerek burada vefat etmiştir. Eserleri G.Guggenheim N.York, Grenoble, Tel Aviv, İstanbul Resim Heykel ve Auckland Art Müzelerinin koleksiyonlarında ve yerli, yabancı özel ve kurumsal koleksiyonlarda bulunan sanatçı İstanbul, Ankara, Paris, St.Gallen, Zürih, Münih şehirlerinde bir çok kişisel ve grup sergilerine katılmıştır.

100

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON 1963 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 130x97 cm.

40.000 – 60.000 TL.


113


101

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Tuval üzerine yağlıboya 90x116 cm.

30.000 – 40.000 TL.


115

102

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, ‘H.Anlı 68’ Tuval üzerine yağlıboya 90x114 cm.

20.000 – 25.000 TL.


103

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON 1976 tarihli Tuvale marufle kağıt üzerine yağlıboya 50x65 cm.

6.000 – 8.000 TL.


117

104

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON 1976 tarihli Tuvale marufle kağıt üzerine yağlıboya 50x65 cm.

6.000 – 8.000 TL.


105

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON Panel üzerine yağlıboya 43x28 cm.

4.000 – 6.000 TL.


119

106

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı Pano üzerine yağlıboya 46x38 cm.

4.000 – 6.000 TL.


107

HAKKI ANLI NÜ 1978 tarihli Tuvale marufle kağıt üzerine yağlıboya 117x42 cm.

8.000 – 10.000 TL.


121

64x50 cm.

64x50 cm.

108

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Kağıt üzerine karışık teknik

15.000 – 20.000 TL. 64x50 cm.

60x48 cm.


44x57 cm.

64x50 cm.

109

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Kağıt üzerine karışık teknik

15.000 – 20.000 TL. 64x50 cm.

64x50 cm.


123

61x46 cm.

64x50 cm.

110

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Kağıt üzerine karışık teknik

15.000 – 20.000 TL. 64x50 cm.

60x48 cm.


75x60 cm.

64x50 cm.

64x50 cm.

64x50 cm.

111

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Kağıt üzerine karışık teknik

15.000 – 20.000 TL.


125

112

HAKKI ANLI FİGÜR 1976 tarihli Tuvale marufle kağıt üzerine yağlıboya 50x65 cm.

5.000 – 7.000 TL.


SELİM TURAN (1915-1994) Soyut alanında Çağdaş Türk Sanatı’nın öncülerinden sayılır. 1947’de Paris’e taşınmadan önce yaptığı manzara ve toplumsal içerikli resimleri, ağırlıklı olarak yerini soyut çalışmalara bıraktı. Mermer ve hareketli heykeller de yaptı. Farklı dönemlerde figüratif ve non-figüratif eserler verdi. Çizgi ve lekelerle, uyum içinde, dengeli, soyut kompozisyonlar oluşturdu. 1938 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim Bölümü’nden mezun oldu. Zeki Kocamemi ve Leopold Levy’nin öğrencisi oldu. 1941’de atölyeden bir grup arkadaşıyla birlikte Liman Sergisi’ni açtı. Sanatçı Yeniler Grubu’nun kurucularındandır. Non-figüratif resimleri ile Salon de Realites Nouvelles’e katıldı ve 1950’de ilk non-figüratif kişisel sergisini Galeri Bretau’da açtı. Daha sonra Salon de Mai ve Salon de Comparison’da eserlerini sergiledi. Fransa’nın birçok kentinde fresk, seramik, mozaik ve heykelleri bulunmaktadır.

113

SELİM TURAN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Tuval üzerine yağlıboya 210x150 cm.

200.000 – 250.000 TL.


127


114

SELİM TURAN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Tuval üzerine yağlıboya 130x80 cm.

60.000 – 80.000 TL.


129

115

SELİM TURAN KUVAYİ MİLLİYE İmzalı Tuval üzerine yağlıboya 65x100 cm.

25.000 – 35.000 TL.


116

SELİM TURAN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı Tuval üzerine yağlıboya 55x65 cm.

15.000 – 20.000 TL.


131

117

SELİM TURAN SOYUT KOMPOZİSYON Tuval üzerine yağlıboya 74X51 cm.

12.000 – 15.000 TL.


118

SELİM TURAN SOYUT KOMPOZİSYON Pano üzerine yağlıboya 55X46 cm.

10.000 – 12.000 TL.


133

119

SELİM TURAN SOYUT KOMPOZİSYON Pano üzerine yağlıboya 61X50 cm.

12.000 – 15.000 TL.


120

SELİM TURAN SOYUT KOMPOZİSYON Tuval üzerine yağlıboya 60x70 cm.

12.000 – 15.000 TL.


135

121

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 60 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 65x100 cm.

12.000 – 15.000 TL.


122

HAKKI ANLI SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 64 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 130x97 cm.

30.000 – 40.000 TL.


137

123

HAKKI ANLI SALKIM SAÇAK İmzalı, ‘H.Anlı 69’ Tuval üzerine yağlıboya 81x60 cm.

15.000 – 20.000 TL.


124

HAKKI ANLI PEYZAJ İmzalı, 1979 Kağıt üzerine karışık teknik 50x64 cm.

4.000 – 6.000 TL.


139

125

HAKKI ANLI PEYZAJ İmzalı, 1978 Kağıt üzerine karışık teknik 50x64 cm.

4.000 – 6.000 TL.


126

HAKKI ANLI PEYZAJ İmzalı Kağıt üzerine yağlıboya 38x46 cm.

4.000 – 6.000 TL.


141

127

HAKKI ANLI PEYZAJ İmzalı, 1979 Kağıt üzerine yağlıboya 50x65 cm.

4.000 – 6.000 TL.


128

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1979 Kağıt üzerine karışık teknik 44x62 cm.

4.000 – 6.000 TL.


143

129

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON Tuval üzerine yağlıboya 73x60 cm.

8.000 – 10.000 TL.


130

MİTHAT ŞEN MİTHAT ŞEN (1957) Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi) Resim Bölümü’nü bitiren sanatçı ilk kişisel sergisini 1982’de İstanbul’da düzenlemiştir. 1990 Venedik Bienali’nde Kemal Önsoy ile birlikte Türkiye’yi temsil etmiştir. Soyut organik biçim şemaları üzerinde, gerçeklilikle gerçekdışı olanının lişkilerini kendine özgü bir teknik düzeyde yansıtmakta, insan bedeninin yapısından kaynaklanan bir bütünlüğü, görsel organizmanın da yapısal karakteri olarak değerlendirmektedir. Son dönem yapıtlarında tamamen soyut kompozisyonlar ve farklı malzeme kullanımları ağırlık kazanmıştır. İstanbul’da yaşamaktadır.

SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2005 tarihli Tuval üzerine akrilik Ø 123 cm.

5.000 – 7.000 TL.


145

131

MİTHAT ŞEN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2005 tarihli Tuval üzerine akrilik Ø 123 cm.

5.000 – 7.000 TL.


132

MİTHAT ŞEN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2005 tarihli Tuval üzerine akrilik 123x123 cm.

5.000 – 7.000 TL.


147

133

MİTHAT ŞEN SOYUT KOMPOZİSYON İmzalı, 2005 tarihli Tuval üzerine akrilik 123x123 cm.

5.000 – 7.000 TL.


134

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1980 Kağıt üzerine karışık teknik 64x50 cm.

4.000 – 6.000 TL.


149

135

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON 1980 tarihli Kağıt üzerine yağlıboya 58x41 cm.

4.000 – 6.000 TL.


136

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı Kağıt üzerine yağlıboya 40x26 cm.

3.000 – 5.000 TL.


151

137

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON 1979 tarihli Izorel pano üzerine yağlıboya 36x51 cm.

3.000 – 5.000 TL.


138

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1979 Kağıt üzerine karışık teknik 50x65 cm.

4.000 – 6.000 TL.


153

139

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1979 Kağıt üzerine karışık teknik 50x65 cm.

4.000 – 6.000 TL.


140

HAKKI ANLI PEYZAJ İmzalı, 1979 Kağıt üzerine yağlıboya 38x46 cm.

4.000 – 6.000 TL.


155

141

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1976 Kağıt üzerine karışık teknik 50x65 cm.

4.000 – 6.000 TL.


142

HAKKI ANLI FİGÜR 1977 tarihli Tuvale marufle kağıt üzerine yağlıboya 65x50 cm.

4.000 – 6.000 TL.


157

143

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1978 Kağıt üzerine karışık teknik 50x65 cm.

4.000 – 6.000 TL.


144

HAKKI ANLI FİGÜRLÜ KOMPOZİSYON İmzalı, 1980 Kağıt üzerine karışık teknik 57x45 cm.

4.000 – 6.000 TL.


159

145 TİRAJE DİKMEN (1923) İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi’ni bitirdi. Bir yandan, “İstanbul’da Kadın İşçilerin Çalışma Koşulları” konulu doktora tezini hazırlarken, diğer yandan İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Léopold Lévy ile resim çalışmaya başladı. 1949 yılında Fransız Hükümeti’nden aldığı burs ile Paris’e gitti; önce Hukuk ve İktisadi Bilimler Fakültesi’ne kaydoldu, ardından École du Louvre’da Sanat Tarihi ve Müzeoloji okudu. İlk kişisel sergisini 1956 yılında, Ernst, Miro ve Arp’ın eserlerini düzenli olarak sergileyen Galerie Edouard Loeb’da açtı. 1964’te davet edildiği ve bugün Gerçeküstücülük tarihinin en önemli sergilerinden biri sayılan “Gerçeküstücülüğün Kökenleri, Tarihi ve İlişkileri” sergisinin kataloğunda kendisinden “genç imgesel resmin en güçlü figürlerinden biri” olarak söz edildi. Daha sonraki yıllarda eserleri, Fransa ve Türkiye’nin çeşitli sanat merkezlerinde açılan kişisel ve karma sergilerde izlenen Tiraje Dikmen, resim çalışmalarını Paris’te aralıksız sürdürdü.

TİRAJE DİKMEN BÜYÜ İmzalı, 2002 tarihli Tuval üzerine yağlıboya 60x74 cm.

3.000 – 5.000 TL.


161

MÜZAYEDE KOŞULLARI 1. Maçka Mezat satıcı için aracıdır. Satıcı, Eser sahibi olup, Katalogda eser sahibi belli edilmiştir. 2. Satıcı, Satışa sunulan Eserlerin 2863 sayılı Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre Topkapı Sarayı Müzesi, Türk İslam Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi , Askeri Müze, Yıldız Sarayı Müzesi ve Ayasofya Müzesi uzmanlarınca kontrolünü yaptırmış ve müzayede için anılan kurumların onayını teyit eder. 3. Müzayedede arttırmalar sarih şekilde bayrak kaldırmak sureti ile yapılır. Alıcı, bayrak kaldırmak sureti ile yapmış olduğu teklif ile bağlıdır. Satışı, münadinin son çekiç darbesiyle münakit olur. Alıcı, müzayedenin her ne sebeple olursa olsun butlanını dermeyan edemez. 4. Restorasyon, tamir veya bazı bölümlerin yenilenmesinde genelde açıklamalar yapılır. Tamir veya bazı bölümlerinin yenilenmesinden dolayı şirket sorumlu tutulamaz. Eserlerimiz müzayede öncesinde incelenmeye sunulmuştur. Bu nedenle, müzayedeye katılanların, eserleri önceden görmüş ve incelemiş oldukları kabul edilir. Müzayede katalogun da yer alan ve eserlerin tanıtımı için verilen tüm bilgiler sadece eksperlerin kanaatleridir. Tüm malların haliyle satışa sunulduğunu, alıcının satılan malı pey sürmeden evvel yeterince muayene ettiğini ve B.K.198 hükmünün uygulanmasından peşinen feragat ettiğini kabul ve taahhüt eder. Her malın yanında haliyle yazma zorunluluğu yoktur. Satın alan bu durumu peşinen kabul eder. Maçka Mezat, satılan malın tekeffülü ile mükellef değildir. 5. Bu müzayede kapsamında satışa sunulan eserlerin beyan edilen vasıfları haiz olmaması, orijin itibariyle beyana uygun olmaması ya da hak sahibinin rızası hilafına elinden çıkmış olması, satışa engel bir durum ortaya çıkması vs.durumlarında; hukuki sorumluluk, Satıcı eser sahibine aittir. 6. Alıcı, müzayede öncesi her malın kondisyonunu incelemeli, tarife uyup uymadığını kontrol etmeli ve bunda kendi görüsüne dayanmalıdır. Müzayedeye sunulan eserlerle ilgili olarak Maçka Mezat tarafından katalogda veya diğer herhangi bir baskıda veya bir kondisyon raporunda o eserin yapımcısı, geldiği yeri, menşei, tarihi, yaşı, ebatları, imal edildiği yer ve yapımcısı satış fiyatı gibi verilen bilgiler sadece Maçka Mezat’ın fikri olarak belirtilmiştir. 7. Satılan eserlerin fiyatları çekiç fiyatı üzerinden % 7 Komisyon + KDV, ödenmesi gereken diğer vergi ve resimler bedeli ilave edilerek bulunur. Satın alınan malın bedeli tam olarak ödenmediği takdirde Maçka Mezat dilerse satış akdini her hangi bir ihtara lüzum kalmaksızın feshe ve uğradığı bilcümle zararlarını ticari faiz ile birlikte tahsile, dilerse satış sonrası düzenlenen fatura bedelini ihtara lüzum kalmaksızın, fatura tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte tahsile yetkilidir. Maçka Mezat’ın sair dava ve talep hakları saklıdır. Fatura bedeli tahsil edilinceye kadar geçecek süre içinde malın muhafazası için Maçka Mezat’ın yapacağı bilcümle masraflar alıcı tarafından ödenmedikçe satılan mal alıcıya teslim edilmez. 8. Alıcı olacak kimselerin müzayedede bulunmaları tavsiye edilir. Ancak müzayede öncesi yazılı olarak veya telefonla bildirilen peyleri Maçka Mezat bu talimatlar muvacehesinde yürütür. Ancak ne Maçka Mezat, ne memur ve çalışanları zuhur edebilecek ihmal veya hatadan ötürü sorumluluk kabul etmez. Maçka Mezat’ın bir eser için iki eşit rezerv alması ve bu peyin müzayedede o mal için verilen en yüksek meblağ olması halinde ilgili eser, bu eş peyleri ilk veren kimseye satılır. 9. Şirketimiz hiçbir mazeret göstermeksizin dilediği şahısları müzayedeye kabul etmeme, müzayedeye koyduğu malı geri çekme, başka mallarla birlikte satma, birbirinden ayırma veya satışını reddetme ve gerekirse müzayedeyi katalog sıra ve numarasını izlemeden yapma yetkisine sahiptir. 10. Müzayedeye katılarak 8.000 (sekizbin) TL. ve daha yüksek bir bedelle eser satın alan gerçek ve tüzel kişilere 4208 sayılı kanun gereğince kimlik tespit yapılacaktır. 11. Müzayedede fiyat artırımı, bayrak kaldırmak suretiyle yapılır. Bayrağın her kaldırılışının ne kadar değer artışını ifade ettiğini belirlemeye ve bu belirlenen değerleri gerektiğinde değiştirmeye kurumumuz yetkilidir. 12. Kimlik tespiti yaptırarak bayrak kartını imzalayan ve bu suretle müzayedeye katılmış olan her kişi, yukarıdaki koşulları peşinen kabul etmiş sayılır.


KAYNAKÇA • MAÇKA MODERN ART GALLERY • MODERN VE ÖTESİ, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul, 2007. • KAYA ÖZSEZGİN, Günümüz Türk Ressamları • FERRUH BAŞAĞA, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2000. • ARSLAN INFLUENCES 1985 • ARSLAN JACQUES VALLET L’HOMME 1995 • ARSLAN AUTOARTURES 1986 • İSTANBUL MODERN gökkuşağında İki Kuşak Fahrelnissa ile Nejad • PARİS İSTANBUL KEREM TOPUZ 1990 • ADNAN ÇOKER Malevich’e Saygı, Yüzelli Çarpı Yüzelli Santimetre 1989 • SEYHUN TOPUZ Maçka Sanat Galerisi 1994 • SEYHUN TOPUZ KOLEKSİYONLAR 2010 • BEDRİ RAHMİ 100 YILA DOĞRU 2009 • ÜÇÜ BİRLİKTE Fahrelnisa-Aliye-Füreya Yapı Kredi Kültür Sanat 2001 • MEKANIN ŞİİRSELLİĞİ: ÖZTOPRAK VE JENERASYONU Proje 4L • MEHMET GÜLERYÜZ RETROSPEKTİF 1958-2008 TÜRKİYE İŞ BANKASI Kültür Yayınları 2009 • NEJAD 1923-1995 GALERİnev 2001 • MODERN VE ÖTESİ İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Yayınları 2008 • Kemal Önsoy Rumeli Hanı Galeri Nev 1989 • NEJAD COLLECTION ARTISTES DE CE TEMPS 1953 • Mübin Orhon MİLLİ REASURANS SANAT GALERİSİ 2001 • Fikret Mualla Anılar, Resimler, Mektupları Kerem Topuz 2005 • BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU TURAN EROL – ARA GÜLER Cem Yayınevi 1984 • ÖMER ULUÇ PARÇALANMANIN KİMYASI Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık 2009 • ADNAN ÇOKER RETROSPEKTİF BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ 2010 • ABDURRAHMAN ÖZTOPRAK YALIN SOYUT Proje 4L 2012 • ABDURRAHMAN ÖZTOPRAK DUYGULARIN RESİMLERİ BİLİM SANAT GALERİSİ 1999 • Cihat Burak retrospektifi İSTANBUL MODERN 2008 • FERRUH BAŞAĞA KIYMET GİRAY Türkiye İş Bankası 2003 • ECZACIBAŞI SANAT ANSİKLOPEDİSİ Yem yayınları • Fahr-El-Nissa Zeid GALERIE COLETTE ALLENDY 1949 • FAHR-EL-NISSA-ZEID Dina Vierny 1961 • SELMA GÜRBÜZ CİN İLE PERİ APEL 2004 • BURHAN UYGUR KAYA ÖZSEZGİN Yapı Kredi Kültür Yayınları 2000 • HAKKI ANLI Fırtına ve Heyecan GALERI NEV 1998 • SEVİNÇ ALTAN Kataloğu, Maçka Modern Art Gallery, 2010. • HÜSEYİN ARDA Kataloğu, Maçka Modern Art Gallery, 2011 • DINA VIERNY • NUR KOÇAK ikililer, üçlüler, diptikler, triptikler bir seçki 44A • Gülay Semercioğlu Light on Line PİARTWORKS 2009 • CANAN TOLON PARALEL DÜNYANIN MİMARI FİNANSBANK 2011 • www.nilyalter.com/texts/gerceklige-alternatif-bir-gerceklik-nil-yaltevideosu • www.ayseerkmen.com • www.canantolon.com • www.galerinev.com • www.seyhuntopuz.com • http://www.turkishpaintings.com • http://www.ardatachelesmetallwerkstatt.com/ • http://irfanonurmen.com/ • www.mackamodern.com


Maçka Mezat  

Maçka Mezat 02/2013 Müzayedesi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you