Page 1

LOJİSTİĞE ÜRÜN VE HİZMET SAĞLAYANLARIN DERGİSİ Yıl: 4 / Sayı: 31 / OCAK 2013

Süleyman SAĞLIK: Ekmeğin peşinde HIZLA geçen 75 yıl

TIR’la 1 günde Almanya’ya gidiyordu; 50 kez Suudi Arabistan’dan geçti, Hac farizesini ancak 5 yıl önce eşiyle birlikte yerine getirebildi…

LOJİSTİK DUAYENİNDEN TAVSİYE: “GELECEK; ‘DEPOCULUK’TA”

K C U K

R C rada T & RUir a S U &T gi b 1

&

B USi der B ik

U R T

&


2

OCAK


3


Gümrük basitleşti Rusya’ya ihracat kolaylaştı e

18'd

KISA KISA 8-17 61 ülkede Balansmatic var 20 Standart Yay İhracata hız verecek 22 İşler Pres, 2012’de yüzde 300 büyüdü 24 PTT - İş Bankası ile HGS almak daha kolay 36

Interroll, gıda için akıllı hijyenik çözümler sunuyor

B segmentinin çığır açan aracı Yeni Hyundai i20 38

BUS&TRUCK

& BUSTRUCK

& KISA KISA 41-44 &

BUS TRUCK

a

26'd

Süleyman Sağlık: a 30'd Ekmeğin peşinde HIZLA geçen 75 yıl

Lojistikte sektörel eğitimin önemi artıyor

e

4

28'd

OCAK

Yeni IVECO Stralis Hi Way “2013 Yılının Kamyonu” 48 Kässbohrer’in hafif şasi ürün teknolojisi Almanlar’a tanıtıldı 48


5


v

editoryal bakış Selçuk ONUR info@lojiport.com

Şuradan, buradan… İ

yi kötü, acı tatlı bir yılı geride bıraktık. Genel olarak bakıldığında hem tedarikçiler, hem de taşımacılar açısından çok da verimli bir yıl geçirildiği söylenemez. Hepsini bir kenara bırakıp, birkaç olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. KARADA VE DENİZDE SEÇİM: Yılın bitmesine 1-2 ay kala, sessiz sedasız ilerleyen uluslararası karayolu taşımacılarının amiral gemisi UND’ye Çetin Nuhoğlu bombası düştü. Ekim ayına kadar UND seçimleri ile ilgili tek kelime etmeyen Nuhoğlu, UND yönetiminin U.N Ro-Ro ile ilgili rekabet davasına müdahil olmama kararının ardından adaylığını ilan etti. Bir anda erken seçim ortamına giren dernekte sular şimdilik durulmuşa benziyor. Dergimizin ellerinizde olacağı 19 Ocak tarihinde seçim sonuçlanmış olacak. Koltuğu işgal edenin kimliği ne olursa olsun, yapacağı hamlelerin sektöre ‘can suyu’ olmasını dilerim. Denizde ise daha enterasan bir seçim yaşanacak. Çünkü, yıllardan sonra ilk kez işaret edilen adayın seçilememesi söz konusu. Yıllardır liyakate göre değil, soyadına göre yapılan seçimler 2013 yılı itibariyle rafa kalkacak gibi gözüküyor. En büyük talihsizlik ise, bu dönemin yine denizci aileleri temsil eden Şadan Kaptanoğlu’na denk gelmesi. Şadan Hanım bilgi birikimi, dünya görüşü ve kalitesiyle, Metin Kalkavan’dan boşalacak o koltuğu dolduracak ayardadır. Öte yandan, soyadı hegemonyasına son vermeye kararlı Salih Zeki Çakır da, tecrübe ve birikimiyle hiç de Şadan Kaptanoğlu’dan aşağı değildir. Uzun yıllardır ilk kez DTO kıran kırana bir seçim yarışına sahne olacak gibi gözüküyor. Koltuğun yeni sahibinin, artık iletişimin gücünü iyi kullanacağına inanıyorum. Türk denizciliğini hak ettiği yere taşıyanın elleri öpülür. KÖPRÜ VE OTOYOLLARIN YENİ SAHİBİNE ÖNERİ: Köprü ve otobanlar uzunca bir süreliğine el değiştirdi. Bundan sonra, yapılacak güzel işlerden de; hatalardan da sorumlu olacakların adresi bellidir. Bence, yeni konsorsiyum gişe olgusunu gözden geçirmelidir. Köprülerdeki, hatta İstanbul içindeki trafik yoğunluğunun ana nedenlerinden biri de gişelerdir. Bir düşünün lütfen! Hızınızı almışsınız ve hoooooppp bir huniye doğru ilerliyorsunuz. Doğal olarak bu yavaşlama zincirleme reaksiyonla arkanızdakileri de etkileyecek. Halbuki, gişeleri tek bir noktada toplamak yerine ana arter çıkışlarına alırsanız, huni ortadan kalkar. Her artere de aynı yoğunlukta araç giremeyeceğinden; ayrıca ana artere gitmek için anayol terk edileceğinden trafiğin hızında hiçbir duraklama olmayacaktır. Kimse size ‘paranızı almayın’ demiyor. Paranızı alacağınız noktaları içerlere çekmeniz yeterli. DR. AHMET PAKSOY O İTİBARI GERİ GETİRİR: İDO’da tam anlamıyla bir ‘Amerika’yı yeniden keşfetme’ durumu yaşandı. Yıllardır zarar eden bir işletmeyi dizlerinin üzerine kaldıran Binali Yıldırım’dan sonra, dümene geçip kurumu tabiri caizse ‘koşturan’ biri yok sayılarak, yeni arayışlar denendi. Oysa, çözüm yanıbaşlarındaydı. Geç de olsa, aldıkları bu karar nedeniyle konsorsiyumun tüm yetkililerini kutluyorum. Paksoy, İDO’ya hem daha çok para kazandıracak, hem de sistemli bir şekilde yok edilmeye çalışılan kurumun itibarını geri getirecektir. 7 DENİZ İLE YENİDEN DENİZE GİRİYORUZ: Son olarak bir de bizden haber verelim. Uzun süre ara verdiğim denizci dostlarımla yeniden buluşacağım bir dergiye Şubat ayı itibariyle start veriyoruz. Vira ve Deniz Ticareti dergilerinde uzun yıllar çalışan ve sektörü iyi tanıyan İbrahim Kocamış ile uluslararası deniz ticareti, gemi-yat inşa ve savunma sanayiine yönelik haberler verecek 7DENİZ dergisini çıkarma kararı aldık. Sırtını denize dönmeyenlerin dergisi 7DENİZ’in sektörün yeni sesi olacağına inancım tam. Tüm okurlarıma yeni yılda da sağlık ve bol kazanç diliyorum. Saygılarımla.

6

OCAK

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü LOJİMEDYA Basın Yayın Reklam Pazarlama Org. Tic. Ltd. Şti. adına Selçuk ONUR Editör Hacı Yusuf ÖZER Burak GÜNER Cengiz TEPEBAŞ Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü Funda BİNGÖL Görsel Yönetmen Talha Feyyaz DUYAR Yayın Danışmanı Atilla YILDIZTEKİN Danışmanlar Kurulu Denizyolu: Kapt. Ayhan ÇEKİÇ, Geza DOLOGH, Adam DUPRE Karayolu: Arif DAVRAN, Zahit SAĞLIK, Mine KAYA, Havayolu: Musa ALİOĞLU Demiryolu: İbrahim ÖZ, Yaşar ROTA Gümrük: Osan BAŞTA Almanya Temsilcisi Doğan PÜRSÜN Hollanda Temsilcisi İlhan KARAÇAY İngiltere Temsilcisi Tahsin ÖZALAN Yayın Türü Yerel Süreli Yayın Yayına Hazırlayan LOJİMEDYA Perpa Ticaret Merkezi A Blok Kat: 13 - No: 2007 Okmeydanı-İSTANBUL Tel: 0212 251 86 70 Faks: 0212 320 58 20 CTP ve Baskı MİLSAN Basın San. A.Ş. Cemal Ulusoy Cad. No: 38/A Bahçelievler/İSTANBUL Tel: 0212 471 71 50 Dergimizde yayınlanan yazı ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz.


7


LOJİSTİK KISA KISA

Allison şanzımanlı Axor görücüye çıktı

B

u yıl, Mercedes-Benz ortaklığı ile Allison Transmission, Fransız pazarında Axor 2533NLG Euro şasili kamyonu Allison 3000 Serisi tam otomatik şanzıman donanımlı olarak piyasaya sürüyor. Araç ilk kez, Fransa’da düzenlenen 25. Pollutec Fuarı Ulaşım ve Lojistik ziyaretçileri ile buluşurken, Allison, standında 3000 Serisi

şanzımanlara da yer verildi. Allison Transmission, aynı zamanda 5. Nesil elektronik kontrolleri de fuarda tanıttı. Geliştirilmiş Şanzıman Kontrol Modülü (TCM) donanım ve yazılımı ile yeni entegre eğim ölçer ve diğer birçok özellik, kolay OEM entegrasyonu sayesinde araç performansını ve yakıt tasarrufunu arttırıyor.

Continental’den

ağır yüklere

özel HTR 2 D

Continental kış lastikleri bağımsız testlerde yine 1 numara

D

ünyanın en büyük lastik tedarikçilerinden Continental’in yeni kış lastiği modeli ContiWinterContactTM TS 850, Alman Otomotiv Dergisi Auto Zeitung tarafından gerçekleştirilen kış lastiği testinde birinci oldu. Auto Zeitung’un 25. sayısında gerçekleştirdiği bir diğer testte de

8

OCAK

ContiWinterContact TS 830 P SUV kış lastiği rakiplerini geride bıraktı. ContiWinterContact TM TS 850 ve ContiWinterContact TS 830 P, Almanya’nın saygın Otomotiv Dergisi Auto Zeitung tarafından gerçekleştirilen kış dönemi lastik testinde rakiplerini geride bırakarak birinci oldular.

ünyanın en büyük lastik üreticilerinden Continental, HTR 2 römork lastiğini şimdi 425/65 R 22.5 ebatında da sunuyor. Ağır yükler için tasarlanan ve bölgesel taşımacılıkta sürücülere büyük kolaylık sağlayan yeni HTR 2 treyler lastikleri, aynı zamanda yakıt ve maliyet tasarrufu da sağlıyor. Düşük yuvarlanma direnci ile dikkat çeken ve 5 ton için 165 yük indeksine sahip yeni HTR 2 treyler lastikleri, bir veya iki akslı treylerlerde de rahatlıkla kullanılabiliyor.


9


LOJİSTİK KISA KISA

Goodyear en yeşil

lastik firması seçildi D ünyanın en büyük lastik üreticilerinden Goodyear, Newsweek Dergisi’nin her sene Amerika’nın en büyük 500 şirketi arasından yapmış olduğu Yeşil Sıralama’da “Green Rankings” geçen seneye göre 178 sıra yükselerek sürdürülebilirlik ve çevresel performans konusunda büyük bir başarı elde etti. Newsweek Dergisi, çevresel ayak izi, “çevresel” yönetim

ve raporlamada şeffaflık gibi etmenleri içeren bir sıralama ile en büyük 500 ABD şirketini belirledi. Derginin 2012 yılına ait en büyük 500 ABD şirketi sıralamasında Goodyear, 2011 yılında 252. sırada iken 2012’de 74. sıraya yükseldi. Goodyear, Newsweek’in “Green Rankings” değerlendirmesinde derece alan tek lastik üreticisi oldu.

Michelin, OMSAN Lojistik işbirliği

T

üm Avrupa’yı kapsayan ve lastikle ilgili 360 derece hizmet içeren Avrupa’nın 1 numarası Michelin Filo Çözümleri artık Türkiye’deki lojistik şirketleri için de sunulmaya başladı. Müşteriye yönelik tüm hizmet kademelerinde tek bir muhatap sağlayan Michelin Filo Çözümleri, filoların elverişliliğini artırıp, operasyonel maliyetlerini azaltarak işletmelerin taşımacılık maliyetlerini

10

OCAK

düşürüyor. Önümüzdeki 5 yıl boyunca Michelin Filo Çözümleri’nden hizmet alacak olan OMSAN, Michelin’in deneyimi ve Avrupa’daki geniş hizmet ağından faydalanacak. Anlaşma kapsamında OMSAN için, özel hazırlanan lastik yönetimiyle filodaki araçların lastiklerinin bakımı, kaplanması ve diş açma işlemleri Michelin Filo Çözümleri tarafından yerine getirilecek.

İncitaş Genel Müdürü Serdar Demirdağ

4445Akü ile Ankara’da ve Bursa’da da yollar açık

O

tomotiv yan sanayi sektöründe ana ve perakende bayilerinin gelişimini destekleyecek projeler ortaya koyan İncitaş, 4445Akü yol yardım hattı ile akü değişim hizmeti konusunda araç kullanıcılarına destek oluyor. 4445Akü, İstanbullu araç kullanıcılarının ardından Ankara ve Bursa’daki araç kullanıcılarına da hizmet vermeye başladı.

Varan Otobüs Grubu Genel Müdürü İmran Okumuş

Ulusoy ve Varan güvenli seyahatten ödün vermiyor

S

on 4 ayda gerçekleştirdiği yatırımlarla hizmet ağını güçlendiren Ulusoy ve Varan Kış lastiği uygulamasını zorunlu hale getiren Yeni Karayolları Trafik Kanun tasarısının yasalaşmasını beklemeden filosundaki 450 otobüs ve 150 servis aracında kış lastiği uygulamasına geçti.


Y E N İ

W I N N I N G

Yeni Stralis Hi-Way: Truck of the Year 2013. Maliyetleri minimuma indiren üs tün teknolojisi, daha fazla güç ve daha fazla tork sağlayan motoru, kusursuz s tili ve konforu sayesinde dünyada uzun yol t aşımacılığında yeni bir rekor daha kırıldı. Yen i Stralis Hi-Way: Truck of the Year 2013.

W W W . I V E C O . C O M

11


LOJİSTİK KISA KISA

Segmentinde

ilk 5 yıldız Transit Custom’a

2

Ford’un kaptanı değişti F ord Otosan’ın 1959 yılındaki kuruluşundan bu yana Yönetim Kurulu Üyesi, 1972 yılından itibaren de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Rahmi Koç, başkanlık görevini Ali Koç’a devretti. Görevine Ford Otosan Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam edecek Rahmi Koç yaptığı açıklamada Ford Otosan’ın başarılarından büyük gurur duyduğunu vurgularken, “40 yıl boyunca Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi

yaptım. Ortaklarımızla fevkalade uyum içinde çalıştık. Ford Otosan Türkiye’de otomotiv endüstrisi için önemli ve şevk veren bir yatırım olmuştur” diye konuştu. Ford Otosan Yönetim Kurulu yeni Başkanı Ali Koç da konuyla ilişkin yaptığı açıklamada, “Rahmi M. Koç, geçmişte olduğu gibi gelecekte de engin bilgi ve tecrübesi, vizyoner bakış açısı ile şirketimize ve yönetim kurulumuza rehberlik etmeye devam edecektir” dedi.

012 Uluslararası Ticari Aracı ödüllü Yeni Transit Custom, bağımsız araç güvenlik kuruluşu Euro NCAP’ten 5 yıldız alan sınıfının ilk aracı olurken yolcu taşımacılığı segmentindeyse Yeni Tourneo Custom da 5 yıldız aldı. EuroNCAP’in yeni ağır vasıta çarpışma testine tabi tutulan ve genel koruma kategorisinde yüzde 77 puan elde eden Transit Custom, çocuk korumada yüzde 90, yetişkin korumada yüzde 84 ve güvenlik özellikleri kategorisinde de yüzde 71’e ulaşarak sınıfının en iyi skorlarını kaydetti. Bu yüksek skorlarla EuroNCAP testini tamamlayan Transit Custom, sınıfında ilk defa 5 yıldız mertebesine ulaşan araç oldu.

Iveco Dakar 2013 için Güney Amerika yolunda Renault Trucks onaylı üst yapıcılarını belirledi

R

enault Trucks’ın kriterlerini yerine getirerek “Onaylı Üst Yapıcı” olmaya hak kazanan firmalar, Renault Trucks Türkiye Ürün Yönetimi Müdürü Ömer Onay ve Ürün Teknik Sorumlusu Ercüment Gül’ün yaptıkları proses denetimleri ve Renault Trucks Fransa Ürün Kalite bölümü yetkililerinin ürün denetim çalışmaları sonucunda belirlendi.

12

OCAK

H

ollanda’dan Dakar 2013’e katılan Team De Rooy’un sponsorları bu yıl da Iveco ve FPT Endüstriyel. 2012’de Team De Rooy’un sponsorluğunu üstlenen Iveco ve FPT Endüstriyel, yakalanan büyük başarının ardından anlaşmalarını yenilediler. Yarışlar, yardım, organizasyon ve basın için sağlanan 700 kadar araç Kuzey Fransa’daki Le Havre limanından kargo gemisiyle yola çıktı.


LOJİSTİK KISA KISA

Borusan Lojistik, araç filosunu HAMA ile genişletti

F

aaliyetlerini geliştirmek doğrultusunda araç filosunu genişleten Borusan Lojistik, HAMA Oto Kiralama A.Ş. ile işbirliği yapmayı tercih etti. Borusan Lojistik, 29 Axor ve 25 treyler kiraladı. Borusan Lojistik, HAMA Oto Kiralama A.Ş.’den kiraladığı araçlar ile araç filosunu genişletti. Şirketin HAMA’dan kiraladığı araçlar 29 adet PowerShift otomatik şanzımanlı Euro 5 Mercedes Benz Axor 1840 LS ile 17 adedi açık sal tipi 8 adedi kayar perdeli toplam 25 adet KOLUMAN

marka treyler oldu. Faaliyetlerini geliştirmek doğrultusunda filosunu genişletmeye yönelik yatırım yapan Borusan Lojistik, bu kapsamda Türkiye’nin en büyük profesyonel ticari araç kiralama şirketi HAMA’yla işbirliği yaptı.

Mercedes-Benz Türk’ten Öz-Trans’a büyük teslimat

M

ercedes-Benz Türk A.Ş., 2004 yılından bu yana nakliye sektöründe hizmet gösteren Öz-Trans Uluslararası Nakliyat Şirketi’ne tek seferde 103 Mercedes-Benz Actros 1844 LS teslim etti. Böylelikle İskenderun’da 10 çekici ile sektörel faaliyetlerine başlayan Öz-Trans Nakliyat, tamamı Mercedes-Benz araçtan oluşan filosundaki araç sayısını 2012’de 243’e yükselterek taşımacılık sektörüne verdiği hizmetlere büyük bir ivme kazandırdı.

Kamil Koç’a 15 adet Mercedes-Benz Travego

T

ürkiye’ nin önde gelen yolcu taşıma şirketlerinden olan Kamil Koç Otobüsleri A.Ş., filosunu Mercedes-Benz ile güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda şirket, Mercedes-Benz Türk ile 15 adet “Travego 15” alımı konusunda anlaştı. Teslim tö-

reni esnasında MBT adına bir konuşma yapan Burak Batumlu, Mercedes-Benz ve Kamil Koç arasında uzun yıllardır sürmekte olan verimli işbirliğinin devam edeceğine olan inancını vurgulayarak, satışı yapılan otobüslerin her iki camiaya da hayırlı olmasını diledi.

Metro’dan 6,8 milyon Avro’luk Safir yatırımı

T

ürkiye’nin en büyük filosuna sahip olan ve 76 kente günde ortalama 1.400 sefer düzenleyen Metro Turizm, büyüyen ve gelişen Türkiye’ye duyduğu güvenle, 2013 yılına filosuna yaptığı yeni yatırımla girdi. Metro Turizm, TEMSA ile gerçekleştirdiği 6,8 milyon Avro tutarındaki anlaşma kapsamında filosuna toplam 30 adet otobüsü katarak toplam araç sayısını 1.303’e yükseltti.

13


HAVAYOLU KISA KISA

Pegasus’tan, tarihin en büyük uçak siparişi

P

Çelebi, yönetimini güçlendiriyor

Ç

elebi Grubu, ulusal ve uluslararası pazarlardaki başarılı performansına paralel olarak, yönetimini de; yaklaşık son bir yıllık dönemde bünyesine kattığı tecrübeli ve başarılı profesyonellere daha da güçlendiriyor. Çelebi Grubu’nda, Çelebi Havacılık Holding ve Çelebi Holding Yönetim Kurulları Üyelikleri’ne İbrahim Kanburoğlu, Çelebi Holding Satış ve Pazar Geliştirmeden Sorumlu İcra Kurulu Üyeliği’ne Pınar Massena, Çelebi Hava Servisi A.Ş. (ÇHS) Genel Müdürlüğü’ne Koray Özbay ve Çelebi Turizm (Çe-Tur) Genel Müdürlüğü’ne Do-

ğan Kaşıkçı atandı. Ayrıca; Çelebi Havacılık Holding Kalite Direktörü olarak Kubilay Eser’i, Çelebi Havacılık Holding Süreç Geliştirme ve Planlama Direktörü olarak Bülent Artan’ı, Çelebi Havacılık Holding İnsan Kaynakları Direktörü olarak Mehmet Bakar’ı, Çelebi Hava Servisi A.Ş. (ÇHS) Ticaret Direktörü olarak Eric Willems’i ve Çelebi Hava Servisi A.Ş. (ÇHS) İnsan Kaynakları Direktörü olarak Pınar Yenigün’ü bünyesine katan Çelebi, daha da güçlenen yönetim kadrosuyla faaliyet gösterdiği tüm alanlarda başarılara imza atmaya devam ediyor.

egasus Hava Yolları, Airbus’a 12 milyar dolar değerinde verdiği A320neo ve A321neo’dan oluşan 100 uçaklık siparişi ile bir rekora imza atarak, Türk Sivil Havacılık tarihinin en büyük uçak siparişini verdi.

Aprona yerli otobüs Temsa Avenue indi

T

emsa’nın kentiçi ulaşımda fark yaratan aracı Avenue, Türk Hava Yolları’nın apron otobüsünde tercihi oldu. THY filosuna aldığı 6 Avenue otobüsü Batman, Sivas, Konya, Elazığ ve Ağrı havalimanlarında kullanacak.

TAV Havalimanları’nda dört yeni atama

T

AV Havalimanları’nda üst yönetime dört yeni atama gerçekleşti. Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan Mehmet Erdoğan önümüzdeki dönemde Dış İlişkiler Direktörlüğü görevini üstlenecek. Türkiye’de proje finansmanını ilk gerçekleştiren

14

OCAK

şirketler arasında yer alan holdingde Finans Direktörlüğü’ne (CFO-Chief Financial Officer) Proje ve Yapılandırılmış Finansman Koordinatörü Burcu Geriş getirildi. Geriş, İDO Genel Müdür Vekili olarak şirketten ayrılan Murat Uluğ’dan boşalan koltuğa

atandı. Kuruluşundan bu yana şirkette kurumsal iletişim süreçlerini yöneten Bengi Vargül, 1 Aralık itibariyle Kurumsal İletişim Direktörlüğü’nü üstlendi. Yatırımcı İlişkileri Koordinatörü Nursel İlgen de Yatırımcı İlişkileri Direktörü olarak görev yapacak.


DHL Global Forwarding Libya’da ofis açtı

D

HL Global Forwarding, petrol ve hidrokarbon üretimi ile beklenenden çok daha kısa zamanda ekonomik iyileşme gösteren Libya’da ilk ofisini açtı. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika, DHL Global Forwarding Ceo’su Thomas Nieszner, “Libya petrol zengini bir ülke, kendini geliştirmek

için dünyanın her yerinden gelen yatırımcılara kapısını açıyor. Ülkenin devrim sonrası toparlanması çok hızlı ilerlemiştir. 2012 yılındaki petrol üretimi çatışma öncesi seviyelerinin yüzde 90ı civarındadır ve bu rakam 2013 yılında da çatışma öncesindeki seviyelere ulaşacaktır” dedi.

HAVAYOLU KISA KISA

Lufthansa Premium Economy sınıfı uygulaması başlatıyor

L

“Yılın Havayolu” Emirates!

ufthansa ürün portföyünü genişleterek, tüm uzun menzilli Lufthansa uçuşlarında Premium Economy sınıfı uygulamasına geçiyor. Lufthansa yönetim kurulu yeni uygulama için gerekli yatırımların başlatılması için onay verdi. Yeni Lufthansa ürünü için somut bir proje hazırlanması ve ayrıntılı uygulama takviminin belirlenmesi amacıyla bir proje ekibi oluşturulması kararlaştırıldı.

D

ünyanın en hızlı büyüyen havayolu şirketlerinden Emirates, önde gelen havacılık araştırmaları şirketlerinden Centre for Asia Pacific Aviation (CAPA) tarafından üçüncü kez Yılın Havayolu ödülüne layık görüldü. CAPA Yılın Havayolu ödülü, havacılık endüstrisine en büyük katkıyı sunan şirketlere veriliyor.

Etihad Havayolları interneti uçuruyor! B irleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ulusal havayolu şirketi Etihad Havayolları, Panasonic Avionics Global Communications Suite tarafından desteklenen uçuş içi internet ve mobil bağlantı servisi “Etihad Wi-Fly”ı hizmete sundu.

15


OTOMOTİV KISA KISA

Chevrolet, sıcak bölgelere

1.5 milyon futbol topu gönderecek

K

öklü ve başarılı tarihe sahip Chevrolet markası, kurumsal sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde; savaş bölgeleri, rehine kampları, yoksul ve Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği sıcak bölgelere 3 yıl içerisinde 1.5 milyon futbol topu gönderiyor. Mucit Tim Jahnigen’in televizyonda izlediği bir belgeselde; Darfur’da çöpleri iple bağlayarak yaptıkları bir topla futbol oynayan çocukların görüntülerinden etkilenmesiyle ortaya

çıkan One World Futbal Project, dünyaca ünlü müzisyen Sting’in ve Chevrolet’nin destek vermesiyle birlikte büyüdü ve şekillendi. Her tür ortama dayanıklı olan One World Futbol topu yüzlerce sıradan topun dayanabildiğinden daha uzun süre dayanabiliyor. Top, asla şişirilmeye ihtiyaç duymuyor ve defalarca delinse dahi havası inmiyor. One World Futbol topu, her tür sahada tahmini 30 yıl kullanılabiliyor.

Chevrolet

WTCC takımına

“Sportbest” ödülü

C

hevrolet WTCC takımı, 15 Orta ve Doğu Avrupa ülkesinin önde gelen otomotiv editörlerinin oluşturduğu AUTOBEST jürisi tarafından, “Sportbest” 2012 ödülüne layık görüldü. AUTOBEST Başkanı Ilia Seliktar ödülle ilgili olarak, “Bu ödül yeni stratejimizin yeni bir dışa vurumu. Şimdiye kadar, bölgemizden gelen genç, yetenekli sürücülere önem verdik. “Gelecek Seviye” yaklaşımımız kapsamında, genç ve yetenekli sürücülere yatırım yapmaya devam edeceğiz. Daha önce motor sporları alanında bir çalışması olmayan Chevrolet, çok kısa bir süre içinde bu alanda bir numaraya gelmeyi başardı. Hepimiz, Chevy ekibinin yalnızca bizim verdiğimiz bu ödülü değil aynı zamanda tüm motor sporları hayranlarının da alkışlarını hak ettiğine inanıyoruz” dedi.

Lüksün çıtası Lorinser ile yükseliyor M ercedes-Benz için geliştirdiği gövde ve performans kitleri ile gündemi belirleyen dünyaca üne sahip Alman modifiye devi Lorinser, Mercedes-Benz SL 500 için geliştirdiği yeni tasarım paketi ile lüksün tuning standartlarını yeniden yazdı. Lorinser mühendisleri SL 500’ in aerodinamik tasarımı üzerinde çalışırken “Form fonksiyonu takip eder“ prensibini benimsemiş ve aracın tasarımında kullandıkları tüm tekil komponentleri bir bütünlük içinde dengelemeyi başarmış; etkileyici bir tasarım, optimize edilmiş bir hava akışı ve daha hızlı viraj almayı sağlayan ilave yol tutuşu… Bu anlayış SL 500’e üst kademe convertible’lar arasında sarsıcı bir güzellik katmasının yanı sıra küçük kardeşi SLK’dan da net bir şekilde ayrışmasını sağlamış.

16

OCAK


OTOMOTİV KISA KISA

Subaru BRZ,

“Yılın Otomobili” yarışmasında finalist oldu

O

tomobil dünyasının en prestijli ödülü “Car Of The Year” (Yılın Otomobili) finalinde yarışacak adaylar belli oldu. Finale kalan otomobiller arasında “Saf Sürüş Zevki” sloganı ile yola çıkan Subaru BRZ de bulunuyor. Final listesine kalan modeller arasından en çok puanı alan otomobil “Yılın Otomobili” seçilecek. 19 Şubat’ta gerçekleşecek ikinci oylamanın ardından “Yılın Otomobili” 4 Mart 2013’teki Cenevre Otomobil Fuarı öncesinde yapılacak törenle açıklanacak.

Toyota, Alman TÜV Raporunda üst üste 3’ncü kez lider

T

Volkswagen Sözlük otomobilin dilinden anlıyor V olkswagen Binek Araç, müşteri ihtiyaçlarına en uygun ürün ve hizmetleri sunma ilkesiyle gerçekleştirdiği çalışmalarına bir yenisini daha ekledi: Volkswagen Sözlük. Gelişen otomotiv teknolojisinin her geçen gün yeni bir terimi, yeni bir ifadeyi hayatımıza dahil etmesiyle neredeyse ayrı bir lisan haline gelen otomotiv terminolojisini anlamak için bir sözlük gerekiyor. İşte bu sözlük, Volkswagen Binek Araç tarafından hazırlandı ve kullanıma sunuldu.

oyota’nın kalitesi ve güvenirlirliği Alman denetleme ajansı TÜV tarafından üst üste 3’ncü kez tescil edildi. Temmuz 2011Haziran 2012 tarihleri arasında 8.1 milyon aracın incelenmesiyle hazırlanan 2013 TÜV raporunda en başarılı marka olarak dikkat çeken Toyota, rapordaki en güvenilir 50 araç içerisinde 29 modeliyle yer aldı. Toyota bunun yanında çeşitli araç yaş kategorisinde 20 modeliyle ilk 10’da yer bulurken, hibrit teknolojisinin öncüsü Prius 4-5 yaş kategorisinde 1 numara oldu. Toyota ayrıca, TÜV raporunun 2-3 yaş araç kategorisinde de Avensis, Prius, Yaris ve IQ’dan oluşan 4 aracıyla yer alarak büyük bir başarıya imza attı.

Volkswagen sahiplerinin yanı sıra, otomobil sahibi olmak isteyenlerin araç alım kararlarında faydalı olacak sözlük, araçların teknik ve donanım özellikleriyle ilgili özel tabirleri anlamak açısından büyük kolaylık sunuyor.

17


HABER

Gümrük basitleşti Rusya’ya ihracat kolaylaştı

G

ümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Gümrük Servisi arasında gümrük işlemlerinin basitleştirilmesine ilişkin imzalanan protokol çerçevesinde, Basitleştirilmiş Gümrük Hattı danışma ve denetim faaliyetlerinin yürütülmesi konusunda Favor Trans Lojistik ve Taşımacılık yetkilendirildi. Buna göre Favor, Türkiye’den Rusya’ya BGH kapsamında ihraç edilecek her türlü malın veri giriş işlemlerinin yapılması, denetimi, paketlemesi, etiketlemesi, belgelemesi, sevk zincirinin takip edilmesi konularında yetkili ve sorumlu şirket oldu. Favor Genel Müdürü Tamer Dinçşahin, BGH ile her iki ülkenin gümrük teşkilatlarının, nakliyesi yapılacak mallar hakkında sevkıyattan önce bilgi sahibi olduğunu ve ürünlerin Rusya’da ikinci kez fiziki kontrole uğramaksızın kolaylıkla ihraç edildiğini söyledi. Tercihe bağlı olan BGH’yi kullanan Türk ihracatçılarının Rusya gümrüğünde uygulanan genel referans fiyatlarından da muaf tutularak faturada belirtilen birim fiyatına göre gümrük işlemlerine tabi olduğuna dikkati çeken Dinçşahin, BGH ile ayrıca Türkiye ile Rusya arasındaki ticaretin yüzde 50’sine yakınını oluşturan ve bavul ticareti olarak adlandırılan kayıt dışı ticaretin önüne geçmenin amaçlandığını kaydetti. Dinçşahin, “Türkiye’den Rusya’ya kayıtlı ihracat rakamı 6,3 milyar dolar ve bu rakam sene sonunda 7 milyar dolara ulaşacak. Söylenen, bir 7 milyar dolarlık da kayıt dışı ihracat var” dedi. Şirketlerin ihracat ettikleri ürünlerin fatura beyanına uygun olup olmadığının kontrolünü yapıp belge hazırladıklarını anlatan Dinçşahin, “Burada en önemli nokta güvenilir bir veri transferi. Kontrollerin sonunda oluşturduğumuz belge, elektronik ortamda önce Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne,

18

OCAK

Türkiye ile Rusya arasındaki ticarette sevk edilen mallara ilişkin bilgilerin iki ülkenin gümrük idareleri arasında elektronik yolla önceden değişimine dayanan bir sistem olan Basitleştirilmiş Gümrük Hattı (BGH), firmalara dış ticaret işlemlerinde çeşitli kolaylıklar sağlıyor.

oradan Gümrük Bakanlığı’na ve oradan da aynı yolla Rus Gümrüğü’nün yetkilendirilmiş sunucusuna gidiyor. Rusya’da yapılan kontrollerin sonunda veriler uygunsa aynı gün ters veri yoluyla onaylanıp geliyor” diye konuştu. Sistemin kesintisiz veri akışının sürekliliği ve bir saldırıya uğramaması için ciddi bir altyapısı bulunduğunu ifade eden Dinçşahin, herhangi bir olayda transferin aksamaması için Ankara’da yerin altında yedek bir sunucu daha bulunduğunu kaydetti. Dinçşahin, Rusya’nın bu hattı güvenli bir ticaretin sağlanabilmesi için koyduğuna işaret ederek, “Bu hat gönüllük esasına dayalı, zorunlu değil. İsteyen buradan yapar. Buradan yaptığınız zaman referans fiyat uygulamasından muafsınız. Ayrıca ürünlerin kontrolü ve

onayı için bir daha beklemiyorsunuz. Dolayısıyla müşterinize teslim günü konusunda temin vermiş oluyorsunuz. Bir de Rusya’nın ekstra bir maliyet çıkarıp çıkarmayacağına dair bir korkunuz yok. Yani rekabetçi, sürdürülebilir, hızlı ve maliyetlerini bilindiği bir hat bu” ifadelerini kullandı. BGH’nin daha çok gıda sektörü firmalarınca tercih edildiğini ve Rusya’ya yapılan taze sebze-meyve ihracatının yaklaşık yüzde 40’ında bu hattın kullanıldığını aktaran Dinçşahin, kendilerinin ilk etapta gıda, tekstil ve deri sektörlerinin bu hattı kullanmalarını sağlamaya yöneldiklerini, kimya, hububat ve otomotiv sektörlerinin de bu hatta ilgi duymaya başladığını söyledi. Dinçşahin, 6 ayda Rusya’ya kayıtlı ihracatın yüzde 2’lik bir kısmı-


HABER

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ SON PROTOKOLLER BGH’YE GEÇİŞİ HIZLANDIRACAK

nın BGH üzerinden gittiğini, bu oranı kısa vadede yüzde 10’lara çıkarmaya çalıştıklarını belirtti. Türkiye ile Rusya arasında kayıt dışı ihracatın da bu hatta çekilmesi yolunda çalışmalar olduğuna değinen Dinçşahin, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in son İstanbul ziyareti sırasında Türkiye ile Rusya arasında imzalanan kaçak ticaretten doğan kara para ile mücadelede işbirliği protokolü ve Sberbank’ın Türk Eximbank’a Türkiye’den Rusya’ya ihracata finansman desteği sağlanmasını öngören işbirliği protokolünün, Türk ihracatçısının BGH uygulamasına geçişini hızlandıracağını vurguladı. Süreç içinde uygulamanın daha da iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldığını anlatan Dinçşahin, şunları kaydetti: ”Rusya, 2008’de protokoller imzalandıktan hemen sonra Moskova Vnukovo Havalimanı Terminali’ni bu hattan yararlanacak firmaların ithalat işlemleri için yetkilendirdi. İlk başta havayoluyla başlamıştı. Sonra karayolunu ilave ettik. Ancak geniş bir coğrafyaya sahip Rusya’da önce Moskova’ya gidip oradan diğer bölgelere gitmek lojistik maliyetini yükselttiğinden bir kara kapısı daha bulalım dedik. ‘Tamam’ dediler. Bir ay içerisine

bir kara kapısı daha yetkilendirilecek. Bu sefer coğrafya çok farklılaşacak, kullanım artacak. Son olarak da Türk ihracatçısının yine lojistik maliyetlerini azaltmak ve süre avantaj sağlamak için kara ve hava terminalinin yanında deniz yoluyla sevk edilecek konteyner, dökme yük ve Ro-Ro taşımacılığı için Karadeniz’de bir limanın BGH kapsamında yetkilendirilmesine karar verildi. Bir de bazı aksaklıklar sebebiyle daha güvenilir ve hızlı veri akışını sağlayan sisteme geçilmesi gerekir dedik. Rusya ve Türkiye ortak bir dilde anlaştı, ikisi de aynı yatırımı yaptı ve veri akışını sağlayan sistemi değiştirdi. Ülkeler bu sistemin çalışması için ne gerekiyorsa yerine getiriyor.” Türkiye ile Rusya arasında vizelerin kaldırılmasının ardından Türkiye’ye gelen turist sayısının artmasıyla birlikte Rusya’da Türk markaların bilinirliğinin ve talebinin arttığını ifade eden Dinçşahin, “Bu süreç içerisinde Rusya’da da AVM kültürü başladı ve Türkiye’den birçok marka oraya gidip mağaza açtı. Pazarda faturalı mal satılmaz, kontrolü mümkün değildir ama mağazacılık ve AVM kültüründe kayıtlı ekonomi vardır. O zaman siz otomatik olarak kayıtlı mal göndermek zorunda kalacaksınız. Yani adımlar zaten o

tarafa doğru gidiyor” dedi. Rusya Federal Gümrük Servisi’nin Temmuz 2008’de yayınladığı bir iç genelgeyle Türkiye’den Rusya Federasyonu’na yapılan tüm sevkıyatlar için uygulamaya aldığı yoğun kontrollerde Türk araçları ve ürünleri Rus gümrüklerinde uzun süre beklemek zorunda kaldı. Krizin çözümü için iki ülkenin gümrük idaresi yetkilerinin Moskova’da yaptıkları müzakereler sonucunda 18 Eylül 2008 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Müsteşarlığı ile Rusya Federasyonu Federal Gümrük Servisi Arasında Gümrük İşlemlerinin Basitleştirilmesine İlişkin Protokol” imzalandı. Söz konusu Protokol ile iki ülke arasında Basitleştirilmiş Gümrük Hattı (BGH) adında bir sistem oluşturulması öngörüldü. Rusya, 2008’de protokoller imzalandıktan hemen sonra Moskova Vnukovo Kargo Terminali’ni bu hattan yararlanacak firmaların ithalat işlemleri için yetkilendirirken, Türkiye, 25 Mayıs 2012 tarihine kadar böyle bir yetkilendirme yapmadı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, 25 Mayıs 2012 tarihinde ise BGH danışma ve denetim faaliyetlerinin yürütülmesi konusunda Favor Trans Lojistik ve Taşımacılık yetkilendirdi.

19


HABER

‘ÜRÜNLERİMİZ İLE İLGİLİ HER TÜRLÜ SORUNU EN KISA SÜREDE ÇÖZÜYORUZ’

61 ülkede Balansmatic var Oto servis ve garaj ekipmanları alanında başladıkları üretim yolculuklarına hızlı bir gelişim göstererek devam ettiklerini belirten Balansmatic Otomotiv ve Endüstriyel Balans Makineleri Genel Müdürü Tahsin Gümüş “Günümüze kadar uzanan gelişim sürecimiz sonunda konum itibariyle yenilik ve teknoloji kullanımında otomotiv sektöründe öncü ve lider bir firma haline geldik” diyor. 20

OCAK

1990 yılında Ulukent Sanayi Bölgesinde oto servis ve garaj ekipmanları alanında üretimlerine başlayan Balansmatic, otomotiv sektörüne yönelik seyyar balans makineleri, far ayar cihazları, bilgisayarlı sabit balans makineleri, rot ayar cihazları, resepsiyon liftleri, jant düzeltme ve jant parlatma makineleri üretiyor. Otomotiv sektöründe TSE, ISO 9000:2001 ve CE kalite belgeleri sahip olan firma, sahip olduğu geniş ürün yelpazesi ile dikkat çekiyor. Pervane, rotor, fan, şaft ve birçok kendi ekseninde dönen objelerin dikey ve yatay balans-

larını yapabilen hassas ölçüm ve test cihazlarını da imal eden Balansmatic, çoğunlukla Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika, Afrika ve Ortadoğu bloğu ülkelerinin yanı sıra Solomon Adaları, Trinidat, Jamaika, Tobago, Portoriko, Ekvator, Malezya, Tayvan ve Şili gibi toplamda 61 ülkeye ihracat yapıyor. Firma hakkında bilgiler veren Balansmatic Otomotiv ve Endüstriyel Balans Makineleri Genel Müdürü Tahsin Gümüş, otomotiv ve ticari araçlar sektörüne İzmir’de küçük bir dükkanda hizmet vermeye başladıklarını belirterek geride bıraktıkları

yıllarda kaliteden taviz vermeyen


HABER Tahsin Gümüş, Biz bir İzmir firmasıyız. Ürettiğimiz ürünlerle genellikle otomotiv ve ticari araçlar sektörüne hitap ediyoruz. Servis ağırlıklı çalışıyoruz. Balans ve rot makineleri imal ediyoruz” dedi.

üretim anlayışlarıyla bugün bütün dünyanın tanıdığı ve bildiği bir marka haline geldiklerini bildirdi. Yakaladıkları başarı grafiğinde müşterilerini anlayan ve onların istek ve taleplerine uygun üretim yapan firma anlayışının bulunduğunun altını çizen Gümüş, “Sadece kaliteyi yakalamak ile ürünlerinizi bütün dünyada pazarlayamazsınız. Kalitenin yanında müşterilerinizin yanında olmanız ve onlara güven vermeniz gerekiyor” diyerek 61 ülkeye ihracat yapan bir kuruluş olmalarının sırrını açıkladı.

‘SÜREKLİ YENİLİK PEŞİNDE OLAN BİR FİRMAYIZ’

Ürün ve servis kalitesini uluslararası standartların üzerine çıkartmayı ve yüksek kaliteli ürünler üreterek sektörünün önemli firmalarından biri olmayı başardıklarını vurgulayan Gümüş “Biz bir İzmir firmasıyız. Ürettiğimiz ürünlerle genellikle otomotiv ve ticari araçlar sektörüne hitap ediyoruz. Servis ağırlıklı çalışıyoruz. Balans ve rot makineleri imal ediyoruz. Jant, sabit balans ve seyyar balans üzerine kurulmuş bir firmayız. Sektörümüz ile ilgili her türlü teknolojik gelişmeyi yakından takip ederek üretim anlayışımıza bir artı değer daha ekliyoruz. Kuruluş yılımızdan itibaren yenilikleri takip

etmek içinde sık sık sektörel fuarlara katılıyoruz” dedi.

‘6 YILDIR MAKİNELERİMİZİ AYNI FİYATTA PİYASAYA SUNUYORUZ’

Malzeme, servis ve makine ihtiyacını dünyanın en saygın tedarikçilerinden sağlayarak yüksek kaliteli üretim yaptıklarını dile getiren Gümüş, “Otomotiv ve ticari araçlar sektöründe yedek parça ihtiyacı olan kişiler genellikle Çin malı ürünler kullanmayı tercih ediyor. Bu da bizi olduğu kadar sektöre yerli malı üretim yapmaya çalışan firmaları olumsuz yönde etkiliyor. Sadece fiyatı ucuz olduğu için tercih edilen bu Çin malı ürünler belirli bir zaman sonunda çeşitli kalite sorunları gösteriyor. Biz piyasada dolaşan bu tip kalitesiz ürünlerle başarılı bir şekilde mücadele ediyoruz. Özellikle Çin malı ürünlerle doğru ve etkili bir şekilde rekabet edebilmek için uzun bir süredir fiyatlarımızda artış yapmıyoruz. Bir nev’i firma olarak kendi sermayemizden ve kazançlarımızdan feragat ediyoruz” diyerek Çin malı ürünlerle rekabet yöntemlerini anlattı. Şirket politikalarının vazgeçilmez unsuru olarak koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlamak, kaliteli ürün ve hizmet sunmak, etik

kurallar çerçevesinde rekabet etmek ve yasal düzenlemelere koşulsuz riayet etmek olduğunu söyleyen Gümüş, “Tam ve eksiksiz müşteri memnuniyetini sağlamanın yanında, kendimizi ve ürünlerimizi takip etmek içinde ürünlerimizin 2 yıllık garanti süreci bulunuyor. Yaptığımız ürünün en ufak bir sıkıntısını dahi çözmek zorundayız. Türkiye’nin ve dünyanın neresinde olunursa olunsun ürünlerimiz ile ilgili sorunları en kısa sürede çözmeye çalışıyoruz. Gezici servislerimiz belli bir rut plan ve rotasyonu çerçevesinde yurtiçi ve yurtdışı müşterilerimize bakım–onarım ve eğitim hizmetleri veriyor” diyerek İstanbul, Ankara ve Samsun bölge müdürlüklerinin, talep halinde kendilerine yakın sayılabilinecek lokasyonlardaki müşterilerine aynı gün içinde ulaşıp yerinde servis desteği verdiğini ve böylelikle müşterilerinin faaliyetlerini sekteye uğratmadan devam edebilme imkânı bulabildiklerini söyledi.

‘2013 BALANSMATİC İÇİN UMUT DOLU BİR YIL’

Tüm çalışmalarında müşterilerine kaliteli ürünleri en uygun koşullarda sunmayı kendilerine görev edindiklerini kaydeden Gümüş, sektör açısından 2012’nin iyi geçmediğini belirterek sözlerine şu şekilde devam etti: “2012 yılı 2011 yılına göre çok daha zayıf geçen bir yıl oldu. 2012’nin geneli için otomotiv ve ticari araçlar sektöründe çok sağlıklı bir piyasanın var olmadığını söyleyebilirim. Sektörümüzde ciddi anlamda sıkıntı bulunuyor. Yaşanan sıkıntıları görüyoruz ve duyuyoruz. Yeni yılın 2012 yılından çok daha iyi geçeceğini umut ediyorum.”

21


HABER

Standart Yay ihracata hız verecek Almanya’dan Çine, Meksika’dan Endonezya’ya kadar geniş bir coğrafyadaki müşterilerine kaliteli ürünler üretmek arzusuyla hareket ettiklerini belirten Standart Yay Genel Müdürü Necdet Yıldız, “Son zamanlarda Türkiye’de işini iyi yapan birçok firma bulunuyor. Biz de bunlardan birisiyiz’ diyor. 1979 yılında İstanbul’da kurulan Standart Yay AŞ, müşterilerine İstanbul İkitelli’deki 3 bin metrekarelik fabrikasında hizmet veriyor. OEM parçaları üreten firmanın müşterileri arasında büyük otomotiv fabrikaları ile elektrik sektörünün önde gelen şirketleri bulunuyor. Yurt içinde ve yurt dışında birçok ünlü marka ile çalışan Standart Yay, müşteri taleplerine eksiksiz cevap vererek yay sektö-

22

OCAK

ründe vazgeçilmez bir marka olmayı başarıyor. Sektörde verdiği hizmetler sonucu birçok sertifikaya layık görülen firma, nitelikli eleman yapısıyla kaliteli ürünler üretiyor. Standart Yay’ın üretimde kullandığı malzemelerin standartlara uygunluğu, malzemeleri üreten firmalardan alınan sertifikalarla ve şirketin kalite departmanının mal kabulündeki tel çapı kontrolü, teknik şartnameye göre


HABER

kimyasal analiz, kopma mukavemet kontrolleri ve ambalaj kontrolü denetimleri ile kontrol altında tutuluyor. ‘YURTİÇİ VE YURTDIŞI PİYASALARDA RAKİPSİZ BİR KONUMDAYIZ’ Ulusal veya uluslararası geçerli olan standartlar kullanılan ve yay sarımından paketlenmeye kadar geçirdiği tüm aşamalarda ISO9001:2000 Kalite Yönetim Sistem gerekliliklerine uygun olarak ürünlerini ürettiklerini belirten Standart Yay Genel Müdürü Necdet Yıldız, “Firmamız soğuk sarım tekniği ile otomotiv ve ticari araçlar sektörüne yay üretiyor. Ürettiğimiz yayları Almanya, Macaristan, Fransa, Çin, Meksika ve Endonezya gibi firmalara ihraç ediyoruz. Otomobillerde kullanılan amortisör yaylarından Avrupa’ya, Almanya’ya, İngiltere’ye, Polonya’ya ihracatlarımız bulunuyor. Ülkemizde üretilen traktörlerin bütün orijinal ekipman parçaları firmamızda üretiliyor” diyerek üretim yaptıkları sektörler hakkında bilgiler verdi. ‘YAPTIĞIMIZ İŞİ İYİ BİR ŞEKİLDE YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ’ Tasarım, üretim, depolama, lojistik ve satış sonrası hizmetler konularındaki uzmanlığıyla müşterilerinin güvenini sağladıklarını ifade eden Yıldız, bu güveni  değişmez  müşterileriyle  pekiştirerek sektördeki kalıcılıklarını ve vazgeçilmezliklerini kanıtladıklarını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti: “Özellikle ülkemizde son

Necdet Yıldız

zamanlarda yaptığı işi iyi yapan birçok firma bulunuyor. Artık Türkiye’de de çok iyi şeyler yapılıyor. Bizde yapılan bu iyi şeylerden bir tanesini yapıyoruz. Yaptığımız ürün Avrupa’daki ürünlere nazaran çok daha yüksek kalitededir. Hem ömür açısından hem de fiyat açısından daha iyi durumdayız. Her türlü dizayn yapabilme yeteneğine sahibiz. Ürettiğimiz ürünlerin tasarımlarını tamamen müşteri istekleri doğrultusunda yapıyoruz. Müşterilerimizden gelen taleplere kendi bilgi birikimimiz ve tecrübemizle çeşitli ilaveler yaparak istenilen ürünü kusursuz bir şekilde başarıyla tamamlıyoruz. Kaliteli, kullanıma uygun, müşteri memnu-

niyeti sağlayan iyi bir yay üretiyoruz.” ‘İHRACAT HACMİMİZİ ARTIRMAK İSTİYORUZ’ Ünlü markaların fason üreticilerine yay konusunda teknik destek hizmeti vererek  müşteri portföyünü geliştirdiklerine dikkat çeken Yıldız, “2012 yılı diğer yıllara nazaran pek iyi geçmedi ve bizi olumsuz yönde etkiledi. Üretimimizin yurtdışında olması ve Avrupa da yaşanan krizler bizi bu duruma getirdi. İhracat hacmimizi arttırmak için çalışmalar yapıyoruz. Sektörel yenilikleri yakından takip edebilmek için fuarlara katılıyoruz. Şu anda kapasite kullanım oranımız yüzde 40 civarında. Biz firma olarak bu oranı yüzde 100’e çıkarmak için yeni çalışmalar yapıyoruz” dedi. ‘MÜŞTERİLERİMİZİN HER TÜRLÜ SORUNUNA ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ’ Müşterilerinin isteklerini uzman kadrosuyla yapılandıran ve özel tasarımlarına da teknik destek hizmeti verdiklerinin altını çizen Necdet Yıldız, “Tüm ürünlerimizin 2 yıl garantisi bulunuyor. Ürettiğimiz ürünlerin arkasındayız. Malzeme ve ürün izlenebilirliğimiz var. Sevk ettiğimiz ürünün parti kodunun bize bildirilmesi sonucunda ürünle ilgili bir problem var ise var olan sorunu en kısa zamanda çözebiliyoruz. Ürünlerimizi sürekli olarak takip altına alıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

23


HABER

İşler Pres

2012’de

yüzde

300 büyüdü

Kaliteden taviz vermeyen üretim anlayışının kendilerine sürekli kazandırdığını belirten İşler Pres Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti Endüstri Ürünleri Tasarımcısı Gürkan Erol, “Bu sayede herkesin şikayet ettiği bir ortamda bizler satışlarımızı artırıyoruz’ diyor.

İ

şler Pres 1984 senesinde saclı imalat ile faaliyetlerine başladı. Zaman içerisinde sıcak pres dövme işi, CNC talaşlı üretim ve kalıp tasarımları ile otomotiv yan sanayi sektöründe kalitesini ve imalat çeşitliliğini arttırarak makine parkurunu genişletip sektörde NİMBLE JOİNT markası ile rot ve rotil olarak çeşitli otomotiv markalarının yan sanayi ürünlerini piyasaya sundu. Otomotiv piyasasına daha iyi hizmet verebilmek için 2000 metrekarelik kapalı alandaki makine parkurunu genişleten İşler Pres, son sistem maki-

24

OCAK


HABER Gürkan Erol: 2012 BİZİM İÇİN ÇOK BAŞARILI BİR YIL OLDU

nelerle iç piyasaya ve ihracata yönelik iş kapasitesini ve kalitesini sürekli arttırıyor. Otomotiv ve yedek parça sektöründe ürün sağlamlığı, kalitesi ve hizmet ağı ile öncü firmalardan biri olarak yollarına devam ettiklerini belirten İşler Pres Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti Endüstri Ürünleri Tasarımcısı Gürkan Erol, “1984 senesinden beri otomotiv sektördeyiz. Saclı imalat ve sıcak dövme işleri yapıyoruz. Rot miller, rot grubu, jant anahtarı, yarı mamul ürünler gibi ürünlerin imalatçısıyız. Genel olarak iç piyasada çalışıyor olsak da ürünlerimiz Almanya, Polonya gibi

ülkelere de gidiyor” diyerek konuşmasına başladı. Otomotiv sektöründe kendisini geliştiren, ürünleri ve tasarımlarıyla örnek gösterilen ve sektörün kalite çıtasını belirleyen bir firma olduklarına dikkat çeken Erol, 2012 yılının sektördeki birçok firmanın aksine kendileri için gayet verimli geçtiğini belirterek özellikle bijon anahtarları grubunda geçen yıl çok iyi satış rakamlarını yakaladıklarını açıkladı. Piyasadan yoğun olarak gelen talepler doğrultusunda ihtiyacı karşılamak için yeni makine yatırımları yaptıklarını kaydeden Erol, 2011 yılı ile kıyaslandığında üretimlerini 3 kat artırdıklarını bildirdi. ‘KALİFİYE PERSONEL SAYIMIZI ARTTIRIYORUZ’ Üretimin her aşamasında kontrolü elde tutan bir anlayışla hizmetlerine devam ettiklerini dile getiren Erol, kalitesinden ve güvenilirliğinden ödün vermeyen, insan sağlığına önem veren ve bu doğrultuda üretim yapmayı amaçlayan bir hizmet kalitesine sahip olduklarını dile getirdi. Müşterilerine daha iyi hizmet verebilmek amacıyla bünyelerinde çalışan nitelikli personel

sayısını artırmayı hedeflediklerini işaret eden Erol, yeni istihdam edecekleri kalifiye personeller ile müşteri memnuniyetini artıracaklarını söyledi. ‘Yabancı firmalara nazaran yerli firmaların tercih edilmesini bekliyorum’ diyen Erol, piyasada iş yapan firmaların Çin’den ürün getirtmesi yerine tercihlerini yerli malı üründen yana kullanmalarını beklediklerini belirtti. ‘SATTIĞIMIZ ÜRÜNÜN ARKASINDAYIZ’ Otomotiv sektöründeki gelişmeleri yakından takip ederek kendini sürekli geliştiren, ürün ve hizmet kalitesini artırarak sektöre daha çok katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade eden Gürkan Erol konuşmasına şu cümleler ile son verdi: “Ürünlerimizin üzerinde firma amblemlerimiz yer alıyor. Bu nedenle piyasadaki diğer ürünlerden kolayca ayırt edilebiliyoruz. Ürünlerimizde bozulma olduğu taktirde geri dönüşümünü yapıyoruz. Ürettiğimiz her ürünün garantisi bulunuyor. Bizden kaynaklı olan bir durum ya da hata var ise hatalı olan ve ihtiyacı karşılamayan ürünü yenisi ile değiştiriyoruz.”

25


HABER

Interroll, gıda için akıllı hijyenik çözümler sunuyor

S

on yıllarda tüm dünyada meydana gelen yiyecek kaynaklı hastalıkların artış hızı, uluslararası sağlık güvenliğini giderek daha fazla tehdit ediyor. Yiyecek kaynaklı hastalıkların toplum ve ticaret üzerindeki küresel etkilerini net bir şekilde ortaya koyan veriler olmasa da, güncel tahminler bunun milyarlarca dolar değerinde olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı mevcut gıda güvenliği ve gıda üretimi yasalarının daha aktif bir şekilde uygulanıp takip edilebilmesi amacıyla söz konusu yasaları daha da katı bir hale getiriyor. Market raflarında yerini alan gıdaların kalitesi ve güvenliği konusunda insanların giderek daha seçici ve dikkatli olduğu bir ortamda, ürün geri çağırmalar gıda sektörünü tehdit eder hale geliyor. Gıda endüstrisi ve lojistiği alanında her gün bu kadar olumsuz haberin çıktığı bir ortamda, dünyanın önde gelen tesis içi lojistik firması Interroll gıda firmalarının çözüm ortağı olma yolunda önemli bir adım daha atıyor. Interroll’ün gıda endüstrisi için ürettiği akıllı hijyenik çözümler hakkında bilgiler veren Interroll Türkiye Genel Müdürü Bülent Çalışkan, gıda işleme endüstrisinin görevinin, tarımsal mahsulleri veya hayvansal ürünleri her çeşit gıda ürününün üretiminde kullanmak olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “KPMG tarafından yapılan bir araştırmaya göre, durgun seyreden ekonomiye rağmen gıda ve içecek şirketleri gelirlerini arttırmaya devam ediyor. Bu endüstriler büyümelerini hızlandırmak için yeni ürünlere ve teknolojilere yaptıkları yatırımları da giderek artırıyor. Bir yandan büyümeye yatırım yapan şirketler, diğer yandan maliyetlere ve verimliliğe odaklanmayı sürdürüyor ve gıda güvenliği ile yürürlükteki yönetmeliklere uygunluk konularına daha fazla önem veriyor. Gıda sektöründe

26

OCAK

Interroll’ün gıda firmaları için ürettiği tambur motorların düzenli ve hijyenik bir şekilde temizlenip dezenfekte edilebildiğini belirten Interroll Türkiye Genel Müdürü Bülent Çalışkan, “Bu sayede gıda üreticilerinin en yüksek hijyen standartlarına ulaşabilmesini sağlıyoruz” diyor. faaliyet gösteren şirketler, Gıda Güvenliği Modernizasyon Kanunu ve AB Yönetmelikleri gibi düzenlemelerdeki pek çok değişikliğe aktif bir şekilde yanıt vermeye çalışıyor. Bu şirketler aynı zamanda, yiyecek kaynaklı hastalıklara özel bir önem verilmesini gerektiren risk yönetimiyle ilgili konulara da aktif biçimde ilgi gösteriyor.” ‘YİYECEK KAYNAKLI HASTALIKLAR ARTIYOR’ Yiyecek kaynaklı hastalıkların patojenik bakterilerle, virüslerle, parazitlerle veya kimyasal maddelerle kirlenmiş bir gıda maddesinin tüketilmesinden kaynaklanan hastalıklar olduğuna dikkat çeken Çalışkan, bu hastalıklar tüm dünyada halk sağlığı üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek gıda üreticilerinin üzerindeki artan baskıya karşı Interrol’un sunduğu çözümleri şu şekilde özetledi: “Tüm bunların bir sonucu olarak, gıda üreticilerinin üzerindeki kalite kontrol süreçlerini geliştirme yönündeki baskıların önümüzdeki yıllarda artacağını bekleyebiliriz. Risk yönetimi ve azaltımı, gıda güvenliği uygulamalarını daha iyi bir hale getirme yolunda atılacak ilk adımlardır. Interroll, malzeme işleme süreçleriyle ilgili en katı hijyen kurallarına uyum sağlamalarında tüm dünyadaki gıda üreticilerine yardımcı olmak amacıyla, şu anda piyasada bulunan en hijyenik motoru geliştirdi.” TAMBUR MOTORLARIN TEMİZLİĞİ KOLAY Gıda endüstrileri tarafından kulla-

nılan redüktörlü motorların hantal bir yapısının olduğunu belirten Çalışkan, Interroll tarafından redüktörlü motorların ikamesi olarak piyasaya sunulan tambur motorların ise üstün yanlarını hakkında şunları söyledi: “Redüktörlü


motorlar hantaldır, kurulumu zordur ve en önemlisi hijyenik değildir: Danimarka Teknoloji Enstitüsü tarafından test edilip “temizlenemez” oldukları sonucuna varılan bu sistemler pahalı kabinler ve koruma sistemleri de gerektiriyor. Interroll tambur motorları ise, yüksek basınçlı su, buhar ve kimyasal maddeler kullanılarak düzenli ve hijyenik bir şekilde temizlenip dezenfekte edilebiliyor. Bu da, gıda üreticilerinin en yüksek hijyen standartlarına ulaşabilmesini sağlıyor.” Interroll ArGe Merkezi’nin sadece FDA ve EC direktifi 1935/2004’u uygun birinci sınıf malzemeler kullanarak her yönden Avrupa Hijyen Mühendisliği ve Tasarım Grubu (EHEDG) talimatlarına uygun olarak Senkronize Kampanalı Motor sistemini tasarladığını kaydeden Çalışkan, “Ayrıca, standart IP66 ve IP69k sızdırmazlık sistemleri sayesinde Interroll Senkron Tambur Motor her türlü ıslak ve yüksek basınçlı yıkama uygulaması için ideal bir çözümdür. Interroll tambur motor, üretim prosesinde salmonella, listeriya, E.koli ve diğer zararlı mik-

roorganizmaları minimuma indiren temizlenebilirlik özelliğine sahiptir” diyerek sözlerine devam etti. OPTİMUM GIDA GÜVENLİĞİ Interroll tambur motorda kullanılan malzemelerin kimyasal direncinin gerçek ortamda yapılan testlerle onaylandığını vurgulayan Çalışkan, “Özel temizlik, hijyen ve servis çözümlerinde dünya lideri olan temizleme uzmanı Ecolab, bu malzemelerin Topax ürün ailesine dâhil ürünler kullanılarak yapılan tipik temizleme ve hijyen prosedürlerine maruz kaldıklarında asgari 5 yıl kullanım ömrü sunacaklarını sertifikalandırmıştır. Gıda üreticisi Butterball LLC. şirketinden Jeff Evers, “Hijyen çok önemli olduğu için Interrol ürünlerini seviyorum. Piyasadan silinmemiz sadece bir kutu bozuk veya kokmuş etin bu tesisten çıkmasına bağlı!” diyor. Gıda üretiminde Interrol tambur motorlarını kullanan Butterball, her yıl elliden fazla ülkeye 100 milyon sterlin değerinde hindi ihraç eden dünyanın önde gelen hindi üreticilerinden biri.

TAMBURLU MOTORLA 133 €/YIL TASARRUF Interroll tambur motorlar seçilerek tesislerde her bir tamburlu motorla 133 €/yıl tasarruf edilebileceğini ifade eden Çalışkan, “Üstelik bu sadece doğrudan enerji maliyetindeki tasarruf. Klima kullanım maliyetleri, artan verimlilik ve kısalan arıza/durma süreleri gibi dolaylı maliyetleri de dikkate aldığınızda çok daha fazla tasarruf edebileceğinizi göreceksiniz. Avrupa’nın önde gelen deniz mahsulleri işleme sistemi tedarikçilerinden Grupo Hrg’den Miguel H. Alonso, “Kurulum ve bakım için harcanan zaman ve paradan edilen tasarrufu dikkate almamanız durumunda bile, bu sistemin 4 kat daha uzun ömürlü olması dahil başlı başına yüzde 68,75 civarında tasarruf etmemizi sağlıyor. Her ne kadar başlangıç maliyeti biraz daha yüksek olsa da, tambur motora yapılan bir yatırım redüktörlü motora yapılan bir yatırımdan çok daha kârlı. Bu nedenle de Interroll tambur motorlarını seçtik. Gerçekten hijyenik, güvenilir ve düşük maliyetli eksiksiz çözümler sunabilmemizde bize önemli bir şekilde yardımcı oluyorlar” şeklinde konuştu.

27


HABER

DE EKTÖR EYİ S Ç A M A LEŞM YONEL S E F O PR MAK SAĞLA

Lojistikte sektörel eğitimin önemi artıyor UTİKAD, sektörde yaşanan gelişim ve değişimlere bağlı olarak sürekli artan eğitim ihtiyacını karşılamak amacı ile eğitim programlarının çeşit ve içeriğini yeniledi. 28

OCAK

T

aşımacılık ve lojistik sektöründe eğitime verilen önem ve ilgi her geçen gün artıyor. Çeşitlenen, gelişen, büyüyen sektörün kalite, verimlilik, uzmanlık gibi kavramlara bakışı da şekil değiştiriyor. Sürekli hız ve yüksek kalite için çözüm üret-


HABER

mek üstüne kurgulanmış bir hizmet anlayışı, şirketlerin eğitim vizyonuna da yansıyor. Artık hizmet sağlayıcılar, daha kaliteli çalışan profili için gerekli bilgiye hızlı ve güvenilir yolla ulaşmak istiyorlar. Yüksek hedefleri olan şirketler, spesifik uzmanlık alanlarına yoğunlaşmış, derinlikli ve detaylı sektör içi eğitimler talep ediyorlar. UTİKAD, eğitim misyonu gereği uzun yıllardan bu yana sektöre yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Eğitimlerini “Kurum İçi” ve “Genel Katılıma Açık Eğitimler” olarak iki bölüme ayıran UTİKAD, bu yıl “Mesleki Lojistik Eğitim-

leri”ne satış içerikli eğitimleri de ekledi. Kişisel gelişim alanındaki programını ise “Liderlik Yolculuğu Eğitimleri” ile zenginleştirdi. Dernek bünyesinde, 10 farklı başlık altında toplanan eğitimlere, bu yıl “Kara Operasyon Eğitimi”, “Hava Operasyon Eğitimi”, “Maliyet Yönetimi”, “Yük Sorumluluk Sigorta Eğitimi”, “Proje Yönetimi”, “Lojistik Süreç Yönetimi” ve “Lojistik&Taşıma Mevzuatı Eğitimleri” gibi tamamen operasyonel donanımı artırmayı hedef alan programlar da eklenerek toplam eğitim sayısı 35’e çıkarıldı. Öğrenme ve uygulamanın interaktif modellemeyle gerçekleştirildiği, teorik bilgilerin güncel, sektörel vakalarla örneklendirildiği UTİKAD’da, eğitim öncesi ve sonrası uygulanan testlerle, eğitimlerin verimliliği ve operasyonel uygulamada pratiğe dönüştürme etkinliği ölçülüyor. EĞİTİMLERE LOJİSTİK ÖĞRENCİLERİ DE KATILABİLİYOR Çalışanların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunan, verimliliği ve şirkete aidiyet duygusunu artıran bu eğitimlerden; dış ticaret, taşımacılık ve lojistik sektörü çalışanlarının yanı sıra lojistik lise, meslek yüksek okulu ve fakülte mezunları da faydalanıyor. UTİKAD, sertifikalı eğitim programları ile sektör içi çalışanların vizyonlarını yükseltmekle kalmıyor, yeni başlayanlar için de donanımlı bir hazırlık olanağı sunuyor.

UTİKAD eğitim programları lojistik ve taşımacılık sektörü insan kaynakları yöneticileri ile gerçekleştirilen ihtiyaç analizleri sonuçları doğrultusunda planlanıyor. Eğitimlerde mesleki bilgilerin güncellenmesi, bilgilerin günlük iş yaşamına aktarılma becerisinin geliştirilmesi, alanla ilgili bakış açılarının zenginleştirilmesi, olay incelemeler ile tecrübe kazandırılması yanında; sektördeki personel değişim hızının düşürülmesi, işe alım ve işten çıkarma süreçlerinden dolayı artan maliyetlerin azaltılması ve sektörel profesyonellik düzeyinin yükseltmesi hedefleniyor. EĞİTİMLER DONANIMLI LOJİSTİKÇİLER YETİŞTİRİYOR Her platformda sektörel eğitimin önemine değinen UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin şunları söylüyor: “Taşımacılık ve lojistik sektörünün ana gündem maddeleri arasında yer alan nitelikli insan gücü ihtiyacının karşılanması konusunda önemli bir eksiği tamamlayan sektörel eğitimler, çalışanlara mesleki teknik çerçevenin yanında hukuk, sigorta, gümrük gibi mevzuata yönelik konular ve operasyonel teorik bilgi de sunuyor. Bu yönüyle diğer sektörel eğitimlerden ayrılan UTİKAD eğitimleri, her düzeyde sektör çalışanına uygulamalı eğitimlerde sektörün lider isimleri ile bir araya gelme ve deneyimlerinden faydalanma olanağı da sağlıyor.”

29


PORTRE

TIR’la 1 günde Almanya’ya gidiyordu; 50 kez S. Arabistan’dan geçti, Hac farizesini ancak 5 yıl önce eşiyle yerine getirebildi…

Süleyman Sağlık: Ekmeğin peşinde HIZLA geçen 75 yıl 2013 yılıyla birlikte Türk nakliyeciliğini, Türk lojistiğine dönüştüren değerlerimizi sayfalarımıza taşımaya karar verdik. İlk sayımızın konuğu da, bugünkü Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) Başkanı Zekeriya Alp’ten satın aldığı TIR ile taşımacılığa soyunan Sağlık Group Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sağlık. 1937 doğumlu Süleyman Sağlık’ın yaşam öyküsü doğduğu kent olan Adapazarı’nın Aralık köyünde başlıyor. Yol kenarında hayvanları otlatmakla geçen günlere, gidecek okul olmadığından eğitimi sığdıramamış Küçük Süleyman Sağlık.

30

OCAK

Bakın o günleri nasıl anlatıyor: “Adapazarı’nın Aralık köyünde hayvanları bekler, yol kenarında onları otlatırdım. Okur yazarlığım yoktu, Kuran kursuna gitmiştim. Fakir bir aileden geliyordum. Rahmetli dedem, Türkiye’ye gelmek için Edirne

Karaağaç’ta iki ay mübadele değişimi beklemiş. Erzincan Tercan’a gitmişler, orada geçinemeyince Trabzon’a geçmişler. Nemlioğluzadeler’in yanında çalıştıktan sonra orada da geçimlerini sağlayamayınca, Adapazarı’na gelmişler. Dedem, ben 7 yaşındayken


PORTRE

vefat etti. Dedem, 3 oğluna ve 3 kızına 15 dönüm arazinin dışında hiçbir şey bırakamamış. 6’ya bölününce babam kendine düşen 2.5 dönüm arazi ile ayrılmış. Ben de 7 yaşından itibaren çalışmaya başladım. Öküz ve mandaları otlatmaya götürüyorum.” ASKER OCAĞI DEĞİL, ANA KUCAĞI Vatan görevi olan askerlik, bir insana bu kadar mı çok şey katar. Buna en çok Süleyman Sağlık’ın yaşam öyküsünde şahit olacak ve çok şaşıracaksınız. Bakın neler olmuş: “Yıl, 1945. 8 yaşındayken çift sürmeye başladım. O zaman yarıcılık güzel bir iş ama yarıcılık yapmak için tarla yok. Harmanı yapıyor, savuruyorsun bir teneke ona bir teneke bana kalıyor ancak. Yürüye yürüye askerliğe kadar geldim. Askerde bir binbaşımız vardı. Beni çavuş kursuna göndermek istiyordu. Ben de araba kullanmasını bilmediğim halde araç peşinde koşmaya meraklıydım ama çavuş olmak hiç ilgimi çekmiyordu. Siirt’te 3 kişiyi çavuş

kursuna gönderecekler. Sen, sen, sen diye bizleri seçti. ‘Komutanım, okuryazarım yok’ dedim. ‘Konuşma fazla, çık!’ dedi. Mecburen gittim, 3 ay sonra okuma yazma kursu ile birlikte çavuş da oldum. Diplomayı da aldım. Daha sonra garaj çavuşu yaptılar. Erdem Yılmaz isminde bir komutan şoförü vardı. Beni ehliyet almam için ikna etti. Okudum ve 1 ay sonra sınava girdim ama arabayı kullanmayı bilmiyorum. Malatya’da sınava gireceğim. ‘Kolay’ dedi, uçuyorum, hiç hayatımda araba kullanmamışım. Tarlaya girdik, yarım saat içinde her şeyi öğrendim ve şoför oldum. Yarım saatten sonra heyet, imtihan için geldi. Arabaya bindim ama fazla rahatım. Heyet başkanı ‘sen kullan’ dedi. Kolumu da camın kenarından çıkardım. ‘Bravo, seni tebrik ediyorum, güzel bir şoförsün’ dedi. ‘Ama, bir suçun var, bu kez ehliyet alamayacaksın’ deyince, ‘Komutanım, anladım kolumu buraya koymamam lazımdı değil mi?’ diye sorunca başını salladı ve ‘hadi affettim’ dedikten sonra ehliyet verdi.”

CEPTE KURUŞ YOK, OTOBÜS ALMAK İÇİN YOLLARDA! Askerliğin kendisine çok şey kattığını her fırsatta zikrediyor Süleyman Sağlık. Öykü şöyle devam ediyor: “Asker dönüşü ticarete başladım. En büyük merakım otobüstü. Çünkü, en fazla para kazandıran iş otobüsçülüktü. O dönem sadece Kamil Koç vardı. Bursa’ya Magirus almaya gittim fakat, cebimde 5 kuruş para yok. Uzun boylu bir adamdı İnegöllüymüş. Otobüs alma isteğimi uzun uzun anlattım. Adam da, ‘Paranız olup olmadığını bilmiyorum ama ne kadar paran varsa, otobüsün değeri 100 lira mı, sen 20 bin lira getir, sana otobüs vereceğim, seni sevdim. Ben de başarılı bir insan izlenimi bıraktın’ diye konuştu. Rahmetli babama söyledim. Bana, ‘şoförün parası pul, karısı duldur’ derdi. Bir türlü kabul ettiremedim. Daha sonra Mercedes o dönem Türkiye’ye yeni gelmiş. İzmir Fuarı’na gitmiştim. Mengerler’i buldum, araba almayı kafama taktım ama param yok. Konuştum, tamam dediler. Babama

31


PORTRE

En büyük merakım otobüstü. Çünkü, en fazla para kazandıran iş otobüsçülüktü. O dönem sadece Kamil Koç vardı. Bursa’ya Magirus almaya gittim fakat, cebimde 5 kuruş para yok. Otobüs alma isteğimi uzun uzun anlattım. Adam da, ‘Paranız olup olmadığını bilmiyorum ama otobüsün değeri 100 lira mı, sen 20 bin lira getir, sana otobüs vereceğim, seni sevdim. Ben de başarılı bir insan izlenimi bıraktın’ diye konuştu.”

döndüm ve ben karar verdim otobüs alacağım dedim. Gülerek ‘olur’ dedi ve ekledi: ‘Eğer başarırsan, hepinizin ama başaramazsan seni her şeyden mahrum edeceğim.’ Ben de riske girmedim ve vazgeçtim.” CEZMİ TAŞKIN İLE TIRCILIK BAŞLIYOR Cezmi Taşkın ve Taşkınlar Nakliyat, Süleyman Sağlık’ın hayatında önemli bir yer tutuyor. Cezmi Taşkın da, tam anlamıyla hasbelkader nakliye dünyasına adım atmış. Halen faaliyette olan bir Aygaz Bayi. O yıllarda bayilik şartı olarak bir kamyon alması gerekmiş. Böylece nakliyeciliğe de ilk adımlarını atmış. Türkiye’deki 24 numaralı C.2 Lisans sahibi. Süleyman Amca, Cezmi Bey ile tanışma öyküsünü de şöyle aktarıyor: “Kasımpaşa’dan bir adam geldi. 3-5 kişi toplanıp bir firma kurmuşlar. ‘Bize araba lazım’ dediler. Cezmi Taşkın’ın kurduğu Taşkınlar Nakliyat. Biz de hiç sorma soruşturma yapmadan geldik, sözleşmeyi yaptık. Harmanı bitirdim, gittim iş yapmaya, baktım adam Aygazcı. Bir Aygaz bayisi var. Merter’de iki ay yük almak için bekledim. Yük yok, veremiyorlar. İstanbul Nakliyat’ın arabaları geliyor, yüklüyor basıp gidiyor; ben bekliyorum. En sonunda Cezmi Taşkın’ın yakasına yapıştım ‘iki aydır bekliyorum beni mahvettin’ diye. Neyse, Almanya’da Schenker, buradaki ayağı da Berker olan bir kuruluş var. İki kardeş, Schenker’in acenteliğini yapıyor. Onun yanında da, Osman isminde Cezmi Taşkın’ın yeğeni çalışıyor. Mussis Saltıyan isminde gayrimüslim bir de müdürleri varmış. Cezmi Taşkın, Mussis Saltiyan’a telefon ediyor.

32

OCAK

TIR, bir taksi yola koyulduk. Yanımdaki, Süleyman Ağabey, sen hangi köydensin? Aralık köyünden. Ben de…. KÖY ÇOCUĞU SÜLEYMAN SAĞLIK Hadi len! Ben Adapazarlı oldum AVRUPA YOLLARINDA sen de Adapazarlı oldun. Ben, Aralık Trailer’i branda çevirerek, TIR’a köyündenim dedim, sen de ben de o dönüştürdük. Buradan boş Karaköydenim diyorsun. Hadi Adapazarını man’a gittim, oradan yarım araba iplik bilemeyebilirim ama Aralık köyünü de yükledim. Ardından da diğer yarısını mi bilemeyeceğim? Nevşehir’de tamamladım. İlk yurtdışı Ben, Reşat Bey’in oğluyum seferim olan Belçika’ya yola çıktım. Köy dedi. çocuğu Süleyman Sağlık, ne yol ne de Rahmetli babası bir kadınla evlenilisan bilir. Belçika’da ipliği boşalttım. yor. Babası ölünce, annesi de babasıOrada Konyalıoğlu isminde Ankaralı bir nın doktoruyla evlenmiş. firmaya rastladım. O da bu nedenle doktoİki arabaları vardı, run oğluyum demiş. Halİngiltere’ye gidecek“Bir Volvo alıp, İran’a buki, Reşat Bey’in oğlu. ler. Ben de onların gittim ama arabaya Onları uğurladık, arabayı peşine takıldım bakım yaptırmamıştım, Schenker’in merkezine gidiyoruz. Benim benim hatam var. Sadekoyduk. Bir Kıbrıslı Türk arabanın plakası 54. ce ön frenleri tutuyorvardı, bana kebap filan Onlar da benim gibi du. Aşağı inerken, aniyedirdiler. Geriye dönyolu bilmiyor. Onlar den önüme araç çıktı, düm, ertesi sabah; ‘700 nereye giderse ben fren yaiptım. Tabi, arka kilometre ileriye gidecek, de gidiyorum. Bu taraflar tutmadığı için oradan yük alacaksın’ dearada arkamdan araba ön tarafa diklendi diler. ‘Kiminle konuşacabir araba geliyor. ve yattı. Sonra geldim, ğım, nasıl konuşacağım Otobanda, elleriyle çalıştırdım. İzmit’e bilemiyorum’ dedim. ‘parka gir, parka gir’ gelince, tamir edip, Hangi lisanı biliyorsun? diye işaret ediyorlar. sonra da o arabayla Türkçe, Boşnakça ve Önümüzü kestiler, yola devam ettim.” Sırpça. parka girdik. ‘NereliMükemmel. sin’ diye sordular. Param yetmez. Adapazarlıyım. Al sana para. deyince öteki atıldı. Otobana çıkmak için yolu bilmiyoBen de Adapazarlıyım. Doktorun rum. oğluyum. Al sana taksi. ‘Çocuklar bu adamlar Manchester’e Londra’dan 8 kilometre sonra gidecekler ama yolu bilmiyorlar. Ben ulaşacağım otobana geceleyin geç Londra’da kalacağım, onları Manchesvakit gittim; gerçekten çok dürüst ter’e uğurlayalım’ dedim. Bir tanesi insanlar. Fabrikaya vardım, içerde yanıma bindi, arkalarından gidiyoruz. 3 ‘Aman bu adam beni öldürecek, şuna bir iş verin!’ diyor. Neyse hemen bir yük ayarlıyorlar.

İlk kaza


PORTRE

kimse yok. Birini buldum, ‘gel buraya’ dedim. ‘Bak kamyon, bak adres’ dedim. Adam, ‘haaaa’ dedi. Arabayı aldı, ‘beni takip et’ anlamında bir şeyler söyledi. Doğru fabrikaya gittik. Fabrika gece vardiyasında, hep beraber yemek yedik. Sabahleyin kalktık. 14 ton yük yükledik, Bursa Renault fabrikasına. Yola çıktım. Otobana vardım, yemek yok düşünmüyorum yemeği, tek amacım yerime ulaşmak. Dedim bir kahvaltı yapayım. Baktım, bir kadın bir erkek turist. ‘Londra’ya kadar okey, Londra’dan sonra mafiş’ dedim. Çünkü, Belçika’ya gideceğim. ‘Problem yok’ dediler ve bindiler yol gösterdiler. Gece 12’de limana geldim, bastım düğmelere vurup kafayı yattım. Yemek filan hak getire. Yolu arıyorum, meğerse tünel varmış, oradan geçince Dover’e varıyormuşum. Bir yere geldik, direksiyonu kıracağım. Karşımda bir adam var ‘arkaya bak ben yürüyeceğim’ dedim. Gel gel dedi. Ama arabanın kıçı otobüse sürttü. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü, oturdum. Otobüs şoförü ‘no problem’ diyor ama ben perişan oldum. Bana kola söylüyor, No diyorum. Polis geldi, yazdı çizdi. Polis tamam deyince, beni köprüye kadar götürmesini söyledim. Oradan Dover’e ulaştım ve TIR’cılığa başlamış oldum. 1 AYDA GİDEN YÜKÜ 5 GÜNDE ULAŞTIRDIM TIR’cılığa adım atan Süleyman Sağlık, aynı zamanda çılgın da bir temponun içine düşüyor. Çalışmayı bir yaşam biçimi haline getiren Sağlık, oldukça da dayanıklı. Yine onun cümleleriyle devam edelim: “Bir araba, iki araba hiç durmadan çalışıyorum. Ben yükü aramıyorum,

yük beni buluyor. Belçika Genk’ten yük yükledim. General Motors parçası Kuveyt’e gidecek. 13 bin 500 mark navlunu var. Kuveyt’e gittim. Bir gümrüklü sahayla karşılaşıyorsun önce, nereden gelirsen gel, ilk durağın o gümrüklü saha. Gece olduğunda ise, kilitliyor otele gidiyorsun. Arabayı gümrükte bıraktım, baktım bir adam arabanın başında bekliyor. Geldim adam bana sarılmaya, öpmeye başladı. Hayırdır dedim. Türkçe bilen birisine ‘sor bakalım ne diyor’ dedim. Meğerse, ‘Bana 5 günde yükümü getirdi. Ben 1 aydır bu malzemeyi getirtmeye çalışıyorum’ diyormuş. 13 bin 500 marka getirmiştim. Ama adam komisyoncuya 20 bin mark veriyormuş. ‘Ben bu şoförle çalışırsam, bu malı ayda 5 sefer satarım. Ona 5 bin mark zam yapıyorum. Bundan böyle 25 bin marka onunla çalışacağım” demiş adam. Ortadan aracı da kalkınca, ayda en az iki tur yapıyordum, 50 bin markı cebime koyuyordum.” KARDEŞLERLE YOLLAR AYRILIYOR Aynı genleri taşımalarına karşın, kardeşler bir türlü Süleyman Sağlık’ın çalışma temposuna ayak uyduramamışlar. Bu rahatsızlıklar birikince de ayrılık kaçınılmaz olmuş. “1975 yılında babama, ‘artık para kazanıyoruz. İkinci arabayı sipariş vereceğim’ dedim. İkinci araba da çıktı. O arabayı da kardeşime verdim. Araba aldım ama kardeşim gelmiyor, öbürleri çalışmak istemiyor. Köyde oturmuşlar, başka hiçbir iş yok. Dedim, ben ‘ayrılmak istiyorum’ Rahmetli babamın tanıdığı biri vardı onu kıramadı. Madem ayrılmak istiyor o ayrılsın. Zannettiler

ki, ben her şeyin en iyisine sahip olacağım. Babamın dostlarından 3-5 kişi geldi, ‘sen ayrıl’ dedi. ‘O zaman, madem bana yetkiyi verdiniz, bölüştürmeyi de ben yapacağım.’ Aramızda kardeşlerimizden biri sakat. En güzel makineyi ona verelim. İkinci olarak, en güzel makineyi diğer kardeşime; üçüncüye Volvo biçerdöveri veriyorum. Yani en kötülerini kendime aldım ve ayrıldık. Devlet, 2.5 milyon lira bankaya yatırdığında 2.5 milyon da kredi veriyordu. Tüm kardeşlerimin bu şartlarda araba almasını sağladım. Ama yine de zor geldi kardeşlerime. Bana göre bunun arkasında kıskanma vardı. Gidiyor, geliyor cebinde 5 kuruş para kalmıyor. Her şeyin bir usulü var. Daha sonra bana üç oğlum yardımcı oldu. En küçük makine ile 60 bin lira kazanan makineyi aldım, 300 bin lira kazanan makineyi onlara verdim. O en kötü makineyle bile çocuklarımla birlikte 240 bin lira kazandım. Kardeşlerimle bir yere kadar yürüdüm ama çocuklarla büyük paralar kazandım.” ZEKERİYA ALP’İN TIR’I ARTIK SÜLEYMAN SAĞLIK’IN Süleyman Sağlık’ın kazanma azmi, onun hayatının vazgeçilmez bir parçası da olmuştur. Ayrılık olmuştur ama büyümek ve işini geliştirme arzusundadır. “İki araba 6 kişinin üzerinde kaldı. 3 kişiye bir araba düşüyordu. Dedim, ‘ben ayrıldım şimdi bir TIR alacağım.’ Bir TIR’ın fiyatı 2 milyon 500 bin liraydı. 500 bin peşin; 3’e taksim edersek, hemen 175 bin lira ya siz bana vereceksiniz. Ya da, 325 bin lira peşinattan geri kalanı da taksitle vereceğim, Ne ona, ne ötekine yanaştılar. Yardımcı

“1 TIR ile çıktığımız yolda 224 özmal araca ulaştık. 50 bin metrekara kapalı alan kapasitesine sahip ve uluslararası lojistik pazarında söz sahibi bir firma konumundayız ama daha fazla da büyütmek istemiyorum. İşin başını göremiyorsan o işten hayır gelmez. Bugün görüyorum, birçok işletmede hatalar yapılıyor. Her işin başı araştırmak. Sağlık Group’un büyümesi için çocuklarıma depolama işine girmelerini öneriyorum.”

33


PORTRE

olmayınca, ben de rahmetli hanımın altınlarını 2-3 ay sonra geri vermek üzere istedim. ‘Al, dedi zaten zekat vermem lazım.’ Altını sattım 85 bin liraya, geri kalan 300 bin lirayı da topladım. Erşen Nakliyat’ta Beşiktaş Futbol Takımı’nın kaptanları Zekeriya Alp ve Sanlı Sarıalioğlu’na gittim. Onlar da bir TIR almışlar ama çalıştıramıyorlar. O TIR’ı 1 milyon 450 bin liraya, 300 peşinle satın aldım. Arabanın kalan borcu olan 1 milyon 150 bin lirayı 5 ayda bitirdim. Sekizinci ayda 1 milyon TL ve 10 bin mark kazancım vardı. Düşündüm ki, bir firma kurayım. Ama, bir arabayla da firma kurulmuyor. Kardeşlerimi yeniden içeriye almam lazım. Kardeşlerime ‘gelin bir firma kuralım’ dedim, ‘olur’ dediler. Rahmetli Nazır ‘ben hemen sana 20 bin lira vereyim’ dedi. Ben de de para vardı, onlardan hiç para istemeden bir ayda firmayı kurduk. Benim arabayı da firmanın ortak malı yaptım. Firmayı kurduk, dedim ‘verin parayı araba alacağım.’ Valla ‘bizde para yok’ dediler. Nasıl olsa firma kuruldu hepsini de ortak ettim. Peki ‘o halde yüzde 5 komisyon vereyim size’ dedim. ‘Tamam, hiçbir şeye karışmayacağız, bize yüzde 5 komisyon ver razıyız’ dediler. Kısa sürede işi geliştirdik. Kanunlardan da istifade ederek, 1983 yılında 10 arabaya ulaştım.” SAĞLIK GROUP’UN TEMELLERİ ATILIYOR Daha önce yaşananlar ve kardeşlerini iyi tanıyan Süleyman Sağlık, çıkış yolu arayışındadır ve sonunda yöntemi bulur. “10 arabaya ulaşınca, beni bir kaygı aldı. Birimize bir şey olursa, onlarda birer araba; bende 10 araba kardeşlerim bunu kabul etmez. Zahit’i çağırdım, ‘gel biz bir firma kuralım, bunlara da eski firmayı bırakalım.’ Tamam mı tamam. Zahit, o zaman 15-16 yaşlarında ama firmanın bütün kuruluş işlemleriyle o uğraştı. Müdür de ben oldum, arabaları firmama aktardım. Onlara da, ‘7 araba var firma devam edecek’ şeklinde bildirdim. Yani, bizimki limited, onlarınki kollektif yürüyebilecek konumdaydı. Rahmetli babam bunu duyunca bana kızdı. ‘Kardeşlerinle alıp götürecektin, ayrılmayacaktın’ dedi. Ben öyle bıraksaydım, buralara gelemezdik. Sonra,

34

OCAK

50 sefer Mekke’den geçtim, Hac’a ancak 5 yıl önce gittim Ben hayatımda sigara alkol içmedim. Namazı da 5 vakit kılamazdım, şimdi kılıyorum. Mekke’den belki 50 sefer geçtim. Mekke’den Taif’e gidiyorum. Medine 300 kilometre. Oradan gece gündüz geçip giderdim. Mekke’nin yanından geçip, Mina’dan devam ederdim. Baktım sol tarafta bir cami var iki rekat namaz kıldım. Ve yaklaşık 5 sene evvel oğluma dedim ki, - Hanımla bize iki bilet al hacca gidelim.

ben onlara hazır bir firma bıraktım. Şu an 3 tane firma kurdum, o firma da benim gibi yürüyebilirdi. Yüzde 5 komisyon, firmanın masraflarına yetmez, çünkü parayı araba kazanır. Kardeşlerim bana uymuyordu. En büyük, ardından da onun küçüğü geçti ama onlar hep direksiyonda kalmayı tercih etti. Ben hep direksiyondaydım. Adnan ve Nahit de benimle birlikte direksiyondaydı, çünkü

- Baba olmuyor’ - Başaran Ulusoy’u ara! Başaran Ulusoy’u aradı, birini gönderdiler hemen vizeler alındı. Hanım bile havaalanında öğrendi hacca gittiğimizi. Mekke’de benden daha güçlüydü. Hastalık, henüz yakasına yapışmamıştı. Benim de ilk haccım oldu. 50 kere gittim geldim, ‘bir kere çek kenara hac farizeni getir’ demedim. Yapmazdım. Sürekli çalışırdım. Parayı bu kadar severdim.”

daha mutluydular. Buradan çıkar, hiç durmadan Suudi Arabistan’a giderdim. 7-8 yaşındaydı Zahit. Onunla birlikte birkaç kez Avrupa’ya gittik. Yöneticiliği başardığı için de şirket idaresinde kaldı. Aşağı yukarı 1995 yılına kadar direksiyon başındaydım. Şimdi de giderim ama kanunlar müsaade etmez. Önce Sağlık, sonra Susa, sonra da SGL’yi kurduk. Susa’ya kadar tek yetkili bendim. Daha sonra 2000 yılında


PORTRE

Süleyman Sağlık Harman makinasında oğulları Zahit ve Nahit Sağlık ile birlikte

Zahit yürütmeye başladı. Aslında şimdi de yönetimin başındayım ama sadece Ankara’ya oraya buraya gitmiyorum. Ulusoy, bana ‘birini yerine yetiştir’ demişti. Ben ‘bunu yapamam, ama Zahit’i bir şeyler öğrenmesi için senin yanına verebilirim’ dedim. Zahit’i Saffet Ulusoy yetiştirmiştir. Büyük emeği vardır Zahit’in üstünde.” YAKIT ARTTI, ESKİ KAZANÇLAR TARİH OLDU Uluslararası taşımacılığın eski cazibesi yitirdiğini ifade eden Süleyman Sağlık, sektörün o muhteşem günlerini de şöyle özetliyor. “Almanca, Sırpça, Boşnakça biliyorum. Bulgar’a, Yugoslav’a, Çekoslovakya’ya, Polonya’ya giriyorum hep Sırpça anlaşıyoruz. Küçük farklılıklar var sadece. Bu beni çok rahatlatıyor. Almancayı su gibi biliyordum, ama kullanmadığım için unutmuşumdur. Almanya’ya giriş yapıyorum. Bulgar’dan 500 marka 2 ton mazot alıyordum. Büyük depom vardı. Alman’a girerken, 30 litreden fazlası yasak. Gümrükteki görevlilerle öyle iyi anlaşıyoruz ki, 1 şişe viski tüm kapıları açıyor. 1 ton mazotla Alman’a giriyorum bütün ülkeyi geziyorum. Almanya’da mazotun litresi 147 fenik, çıkarken deklare yapıyorum. Ben Almanya’da 500 litre mazot aldım diyordum. Masraflar sıfır, gelirler büyük. Bunu defalarca yaptım. O günlerde insanlara bu çeşme bir gün kesilecek derdim, inandıramazdım. Adam, Almanya’dan Türkiye’ye 4-5 günde geliyor. Ben bir günde gelirdim. Geçen gün küçük arabayla Novi

Pazar’a gittim. Gündüz, 1’de buradan çıktım, gece 12’de Novi Pazar’a vardım. 1200 kilometre. Yemek yok. bisküvitle idare ederdim. Dur diyen yoktu. Niye bu kadar kilometre yapıyorsun diyen yoktu.” GELECEK DEPOCULUKTA Süleyman Sağlık’ın özellikle kendi oğulları başta olmak üzere, lojistik sektöründen geçinenlere de bir tavsiyesi var: “1 TIR ile çıktığımız yolda 224 özmal araca ulaştık. 50 bin metrekare kapalı alan kapasitesine sahip ve uluslararası lojistik pazarında söz sahibi bir firma konumundayız ama daha fazla da büyütmek istemiyorum. İşin başını ve verimliliğini göremiyorsan o işten hayır gelmez. Bugün görüyorum, birçok işletmede hatalar yapılıyor. Her işin başı araştırmak. Sağlık Group’un büyümesi için çocuklarıma depolama ve lojistiğin diğer dallarında faaliyet göstermelerini öneriyorum. Hadımköy’de 400 dönüme yakın arsa aldım. . Zahit’in turizm yatırımlarını da doğru buluyorum ama fazla ileri gitmemek, ayarlı olmak lazım. Bence şu an geçer akçe depolama. TIR’cılığa biraz daha devam edeceğim. Otobüsçülüğe çok merakım vardı ve hırslı biriydim. Babamı bir türlü ikna edemezdim. O zaman para otobüsçülükteydi. Daha sonra TIR’cılık otobüsçülüğü geçti. Bugünlerde ise, TIR’cılık da öldü. 224 aracım var, her birinden biner Euro kazansam 224 bin Euro eder, bugün onu kazanamıyorum. Yarısını kazanırsan öpüp başına koy!”

BKT hataydı, ama bir Saffet Ulusoy daha çıkarsa yine Ro-Ro’ya girerim “Ro-Ro’dan iyi de para kazandığımızı itiraf etmeliyim.Fiyat çok güzel ama satılmamalıydı. Necmi Çoban’ı tanımazdım. Ereğli’de çalışırken otelini görürdüm. Necmi Çoban, Mahiye, Tamer Gürkan, Şükrü Atak biraraya gelmişler. Beni de çağırdılar. Tamer Gürkan’ın benimle bir problemi vardı o nedenle işin içinde o varsa uzak durmayı yeğlerdim. Ama, Necmi Çoban’ı da orada görünce biraz rahatladım. Çünkü, Çoban akıllıdır. ‘Hep birlikte bir Ro-Ro kuracağız’ dediler. (Tamer Gürkan’a doğru yönelip) ‘Kiminle, bu adamla mı? Bu adamla yola çıkılmaz.’ Çoban ve Mahiye ‘bize güven’ dediler. Çoban, ‘ben bu işin içindeyim’ deyince girdim. Ama, çok büyük hata yaptım. Kurulmasının hemen ardından UND Deniz de faaliyete geçince, biz darboğaza girdik. Halbuki, gel bize katıl, birlikte olalım. Üstelik kiralık değil özmal gemiyle başlayalım. Kurdular, kimse ne ona, ne de bize araba verdi. Ben hatalı olarak kendimi görüyorum. 5 milyon Eurom gitti. Ben tek başına gidip o paraya bir gemi sipariş edebilirdim. 10 milyon Euro peşinatla Flensburg tersanesinden gemi alabilirsiniz. Alırdın, U.N Ro-Ro’ya da kiraya verirdin. UND bizi destekleseydi, arka arkaya gemiler alırdık. Nakliyeci için de bir rekabet olurdu. 1.200 Euro’ya gidiyorduk şu an 2500 Euro; çünkü rekabet yok. Ama Saffet Ulusoy gibi bir adam yine çıkarsa, yine Ro-Ro’ya girerim. Saffet Ulusoy, bir gün dedi ki, ‘Süleyman Sağlık, senin arabaların gemiye binmiyor.’ Ben de şaka olsun diye ‘ortaklığımız yok da ondan’ diye cevap verdim. Birkaç gün sonra Ro-Ro hissesi almamı sağladı. Daha sonra alabildiğim kadar hisseyi de ekledim ve ben hayatımda hiç bu kadar para kazanmadım.”

Süleyman Sağlık’ın askerde aldığı ilkokul diploması

35


HABER

PTT Yönetim Kurulu Başkanı ile Genel Müdürü Osman Tural ve İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, HGS işbirliğini imza altına aldı.

PTT – İş Bankası ile almak daha kolay

İ

ki kurum arasındaki işbirliğine göre, İş Bankası şubelerinden ve İnternet Şubesi’nden banka müşterilerine HGS etiket satışı ve otomatik bakiye yüklemesi işlemi gerçekleşecek, bu satış ve yükleme işlemini İş Bankası’nın kredi kartı ya da ek hesabı sahibi müşteriler yapabilecek. PTT ve İş Bankası arasındaki işbirliğinin duyurulduğu basın toplantısında konuşan PTT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Osman Tural, PTT ailesi olarak İş Bankası ile gerçekleştirdikleri işbirliğinden büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Tural konuşmasında; “PTT olarak 172 yıllık tecrübe ve birikimimizle günümüz gelişmeleri ışığında kaliteli hizmetler üretmek ve bunları halkımıza götürmek gayesiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği, İş Bankası şubelerinden ve İnternet Şubesi’nden banka müşterilerine Hızlı Geçiş Sistemi etiket satışı ve otomatik bakiye yüklemesi işlemlerinin yapabilmesini sağlayan bir anlaşmadır. Vatandaşlar Kartlı Geçiş Sisteminin (KGS) yerini alacak HGS

36

OCAK

HGS

PTT ile İş Bankası yaptıkları işbirliği ile müşterilerin Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) etiketine ulaşmalarını daha kolay hale getirdi.

ürünlerini İş Bankası’nın şubeleri ve İnternet Şubesi’nden temin edebilecekler, söz konusu ürünler ek hesabı bulunan bir cari hesap veya kredi kartı ile ilişkilendirileceği için otomatik yükleme talimatı kapsamında HGS etiketinin bakiyesi belirli bir limitin altına indikçe otomatik yükleme işleminin gerçekleştirilmesi söz konusu olacak. PTT olarak bu işbirliği ile yeni müşterilere yeni hizmet sunmak ve hizmetlerimize bir yenisini ilave ediyor olmaktan büyük bir onur duyuyoruz” dedi. HGS ETİKETLERİ İŞ BANKASI ŞUBELERİ VE E-ŞUBESİ’NDE İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali ise İş Bankası olarak müşterilerinin hayatlarını kolaylaştıracak yenilikçi ürünler sunduklarını, değişen müşteri talep ve ihtiyaçlarını proaktif olarak

takip ettiklerini belirterek, PTT ile yapılan işbirliği ile köprü ve otoyol geçişlerini kolaylaştıran HGS’nin de otomatik yükleme kolaylığı ile birlikte müşterilerinin hizmetine sunulduğunu söyledi. Adnan Bali konuşmasında, “Bankamız HGS uygulaması ile HGS etiketlerinin satışı esnasında müşterilerimizin ek hesabı bulunan bir cari hesap veya kredi kartı ile ilişkilendirilmesi, otomatik yükleme talimatı kapsamında da HGS etiketinin bakiyesi belirli bir limitin altına indikçe otomatik yükleme işleminin gerçekleştirilmesi söz konusu olacaktır. Böylece etikette yeterli bakiye olup olmadığı konusunda müşterilerimiz endişe duymayacaklardır. HGS etiketleri şubelerimizden, 1. sınıf HGS etiketleri ise hem şubelerimiz hem de İnternet Şubemizden ücretsiz olarak alınabilecektir” dedi.


HABER

37


OTOMOTİV

B segmentinin çığır açan aracı

Yeni Hyundai i20

Y

eni tasarım felsefesiyle dış ve iç mekânda yaptığı modern değişikliklerle daha modern ve yenilikçi bir görünüm kazanan Yeni i20, genç kitlenin tercihi olmayı planlıyor. Mevcut i20’nin oldukça başarılı şasisi üzerinden yola çıkılarak baştan aşağı geliştirilen Yeni i20; yüksek teknoloji, artan konfor ve segmentinde ayrı bir çağ açacak donanımlarıyla da modern yüzünü sergiliyor.

38

OCAK

Hyundai’nin ekonomik sınıfında yer alan ve ülkemizde en çok tercih edilen araçlardan biri olan Hyundai i20, yenilenen tasarımı ile genç müşterilerin tercihi olmayı hedefliyor Yeni i20, genişleyen ölçüleri, artan malzeme kalitesi ve yüksek teknolojili donanımları ile bir önceki i20 Modeli’nin başarısını çok daha ileriye götür-

me konusunda oldukça iddialı. Araç, 1.2 litre ve 1.4 litrelik benzinli motorlar ile 1.4 litrelik dizel motora sahip olacak. Tüm motorlar bir önceki jenarasyon-


OTOMOTİV

dan baz alınırken 1.2 litrelik benzinli motorda kullanılan D-CVVT (çift değişken zamanlamalı subap) teknolojisi ile gücü 78 bg’den 85 bg’e çıkartıldı. 1.4 litrelik benzinli motor 100 bg, yine 1.4 litrelik dizel motor ise 90 bg güç üretiyor. 1.2 litrelik benzinli motor 5 ileri düz, 1.4 litrelik dizel motor ise 6 ileri düz vites ile tercih edilebilirken 1.4 litrelik benzinli motor 6 ileri düz veya 4 ileri otomatik vites seçenekleri ile satışa sunulacak. 3 silindirli 1.1 litrelik dizel ünite 75 bg gücü ve sadece 84 gr/km’ye kadar düşen emisyon değeri ile yüksek performansı düşük yakıt tüketimi ile birlikte sunuyor. Türkiye’de toplam 4 farklı donanım paketi ile satışa sunulacak olan araç, en düşük donanım seviyesinde dahi birçok konfor ve güvenlik ekipmanını müşterilerine sunuyor. Aracın donanım paketleri Jump, Sense, Tune ve Elite olarak adlandırıldı.

YENİ HYUNDAI i20, GENÇLERİN YENİ GÖZDESİ OLMAYA HAZIR Başlangıç paketi olan Jump seviyesinde ABS, EBD, BAS, sürücü ve yolcu havayastığı, uzaktan kumandalı merkezi kilit, 4 hoparlörlü ve MP3 çalarlı müzik sistemi, iPod ve Aux bağlantısı, tek dokunuşlu 3’lü dönüş sinyali, elektrik destekli direksiyon, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon simidi, krom iç kaplı kapı kolları ve el freni düğmesi, metal görünümlü ön konsol, klima, soğutmalı torpido gözü, elektrikli ön ve arka camlar, 60/40 oranında katlanabilir arka koltuklar ve 15 inç lastikler standart olarak sunuluyor. Yeni Hyundai i20’nin özel lansman

fiyatları motor, şanzıman ve donanım paketlerine göre 30 bin 690 TL ile 45 bin 280 TL arasında değişiyor.

39


HABER

Aktaş, 2013’te yüzde 30 büyümenin peşinde

L

ojistik Ekipmanlar Dergisi’ne konuşan Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı Burhan Kurt, şirketin 2013 planlarını anlattı. 2013 yılı için yüzde 30’luk bir büyüme hedeflediklerini söyleyen Burhan Kurt, Çin’de devreye girecek olan yeni üretim merkeziyle birlikte yine birçok pazarda önemli bir atılım hedeflediklerini dile getirdi. Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hava süspansiyon sistemlerinde teknoloji yoğun bir çalışma süreci var. Bu nedenle tüm dünyadaki personel sayımızı yüzde 10 gibi bir oranda arttıracağız. Bu da bizi 700’lü sayıların üzerine çıkartacak. Buna ek olarak uzun zamandır hedefimizde olan Rusya pazarına yönelik bir yatırım da planlıyoruz. Rusya’da ürünlerimiz en fazla tercih edilen markalar arasında yer alıyor. Bölgede planladığımız yatırımları da 2013 yılında hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Güney Amerika’da da önemli atılımlar yapıyor olacağız. Brezilya pazarının yüzde 8’ni biz karşılıyoruz. 2013’teki hedefimiz yüzde 14 pazar payını yakalamak olacak.” 2012 HEDEFLERİ YAKALANDI 2012 yılı hedeflerinin büyük ölçüde yakalandığını söyleyen Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı Burhan Kurt, “AB ülkelerinde yaşanan daralma bizi bir miktar da olsa etkiledi. Ancak alternatif pazarlarda önemli başarılar elde ettik. Bu başarılar bizim için önemli avantajlar sağladı. Türk otomotivcisi 2008 sonrası krizde alternatif pazarların önemini anladı. Bu çerçevede kendi uzmanlık alanımız olan hava süspansiyon sistemlerinde alternatif pazarlara yönelerek 2012 yılını olumlu bir şekilde kapadık” dedi. HEDEF: 2023’TE DÜNYA LİDERLİĞİ Aktaş’ın 2023 yılında sektörünün dünya lideri olmayı hedeflediğini açıklayan İcra Kurulu Başkanı Burhan

40

OCAK

2013 yılında mevcut duruma oranla yüzde 30’luk bir büyüme hedeflediklerini söyleyen Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı Burhan Kurt, Aktaş’ın personel sayısının da bu sene içinde yüzde 10’luk bir büyüme kaydedeceğini dile getirdi. Kurt, “2023 yılında sektörün dünya lideri olmayı hedefliyoruz” dedi.

Kurt, “Bu nedenle 2023 yılına kadar hedeflerimizi aktif olarak belirledik. Her yıl pazar payımızı belirli oranda arttırarak bu hedefi yakalamayı planlıyoruz. 2013 yılında 75. yılımıza girdik. Aktaş Holding bugün; Brezilya, Çin, Bulgaristan, Almanya ve ABD’de yerleşik 13 şirket ile ulaşım, yapı ve yeşil enerji ana faaliyet gruplarında çalışmalarını sürdürmektedir. 2012 yılı gerçekleşen ciromuz ise 120 Milyon Euro. Şu an itibari ile 680’e yakın istihdamımız var. Aktaş Holding, Ulaşım Grubu bünyesinde otomotiv ve trenler için hava süspansiyon sistemi, Yapı Grubu bünyesinde izolasyon ve su sızdırmazlığı için EPDM membran ve Yeşil Enerji Grubu bünyesinde de

enerji verimliliğini sağlayan kauçuk temelli ürünleri üretmektedir. Hava süspansiyon sistemi üretiminde dünyada şu anda ilk 3 firma arasında yer alıyoruz” diye konuştu. Aktaş Holding olarak sosyal sorumluluk çalışmalarına da önemli oranda katkı sağladıklarını belirten Kurt, “2011 yılında tüm sosyal sorumluluk çalışmalarımızı Aktaş Eğitim Vakfı bünyesinde topladık. Vakıf çalışmalarımız kapsamında Dünyayı kas gücü ile dolaşan ve elde ettiği geliri ilköğretim okullarında okuyan öğrencilere bağışlayan Erden Eruç’a destek veriyoruz. Diğer tarafta vakıf bünyesinde burs ve eğitim çalışmalarını da sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.


KISA KISA

Taşımacılık sektörü rüzgarla 500 milyon euro büyüyecek

A

rtan enerji yatırımları, özellikle de rüzgar enerji santrallerine yönelik yatırımlar, enerjide proje taşımacılığının her geçen daha da büyümesini sağlıyor. Türkiye’de rüzgar enerjisinde mevcut kurulu gücün 2 bin MW, lisans verilen gücün ise 8 bin MW civarında olduğuna değinen Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği Genel Müdürü Engin Kuzucu, bu rakamın 2015’te 15 bin MW’a; 2020’de ise 20 bin MW’a yükselmesi beklendiğinin altını çiziyor. Kuzucu, özellikle rüzgar enerjisi santrallerine yapılacak yatırımların taşımacılık sektöründe en az 500 milyon Euro büyüme yaratacağının altını çiziyor.

Alışan, depolama çözümlerini geliştirmeye devam ediyor

A

lışan Lojistik, faaliyet alanlarına bir yeni bölge daha ekledi. Türkiye’nin hızla büyüyen şehirlerinden birisi olan Gaziantep’te yeni bir depolama tesisi açan Alışan; 27 yıllık tecrübesi ve başta kimya olmak üzere birçok alandaki uzmanlığı sayesinde Gaziantep ve bölgesinde de lojistik hizmeti ver-

meye başladı. Gaziantep’te kurulan yeni tesisleri ile İskenderun, Mersin ve bağlı bölgelerdeki tüm depolama, yurt içi dağılım, uluslararası nakliye, demir yolu ve deniz yolu nakliyesi hizmetlerini vermeye başlayan Alışan Lojistik, yeni depo yatırımı ile faaliyet gerçekleştirdiği bölgelere yenilerini de eklemiş oldu.

Taha Kargo’nun da tercihi Scania

S

cania, uluslararası nakliyat hizmetlerinde bulunan firmaların tercihinde ilk sırada yer alıyor. Irak’a gerçekleşen karayolu nakliyesinde hacim olarak ilk sırada bulunan Taha Kargo, filosuna 3 adet Scania P310

4x2 daha ekledi. Taha Kargo’ya yeni araçları Doğuş Otomotiv Yetkili Satıcı ve Servisi Flash Otomotiv tesislerinde, Doğuş Otomotiv ve Taha Kargo yetkililerinin katıldığı bir törenle teslim edildi.

41


KISA KISA

ARÜS-DER’den Yerli Üreticiye Müjde

B

ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Devlet Malzeme Ofisi ve devletin diğer kurumlarıyla yapılan çalışmalar sonucunda yerli üreticiye DMO alımlarında %15’e kadar fiyat avantajı sağlanması gündemde. Yakın bir tarihte uygulamaya konması beklenen proje ile sektör üreticileri rahat bir nefes alacağa benziyor.

İzmirli Adalıyağ İnşaat da

Ford Cargo’yu tercih etti T ürkiye’nin 10 yıldır üst üste pazar lideri olan Ford Otosan’ın Eskişehir İnönü tesislerinde ürettiği Ford Cargo’lar, İzmir Aliağa’da faaliyet gösteren Adalıyağ İnşaat’ın da ilk tercihi oldu. Ford Otosan Ege Bölgesi

Kamyon Bölge Müdürü Mete İnceer ve Otokoç İzmir Satış Temsilcisi Koray Kapçı, 10 adet 4136D Ford Cargo’yu Adalıyağ İnşaat ortaklarından Kerim Adalı ve Murat Öztürk’e törenle teslim etti.

Bektaşlar Turizm 2012’nin

son yatırımını NEOPLAN ile yaptı

U

En başarılı Ford Cargo

başteknisyenleri seçildi

F

ord Otosan, müşteri memnuniyetini daha üst seviyeye taşıma hedefiyle Ford Cargo servislerinde görev yapan 58 başteknisyen arasında yarışma gerçekleştirdi. Servis

42

hizmetinin en önemli unsurlarından biri olan ilk seferde doğru tamir oranını artırmayı hedefleyen yarışmayı kazanan 3 başteknisyen farklı hediyelerle ödüllendirildi.

OCAK

laştırma sektöründe 50 yılı aşkın süredir “kaliteli hizmet” sloganı ile hizmet veren Bektaşlar Turizm, filosunu güçlendirmeye devam ediyor. 2012 yılının son yatırımını, 11 adet NEOPLAN Tourliner ve 4 adet MAN Fortuna seyahat otobüsü alarak tamamlayan Bektaşlar Turizm’e araçları düzenlenen törenle teslim edildi. Ankara MAN

tesislerinde düzenlenen teslimat törenine Bektaşlar Turizm yetkilisi Enver Bektaş, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlama Direktörü Eren Gündüz,MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Mali İşler Grup Müdürü Nuri Atalay ve MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Otobüs Satış Bölge Yöneticisi Ufuk Demirer katıldı.


KISA KISA

Segmentinde

ilk 5 yıldız Transit Custom’a

2

Ford’un kaptanı değişti F ord Otosan’ın 1959 yılındaki kuruluşundan bu yana Yönetim Kurulu Üyesi, 1972 yılından itibaren de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Rahmi Koç, başkanlık görevini Ali Koç’a devretti. Görevine Ford Otosan Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam edecek Rahmi Koç yaptığı açıklamada Ford Otosan’ın başarılarından büyük gurur duyduğunu vurgularken, “40 yıl boyunca Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi

yaptım. Ortaklarımızla fevkalade uyum içinde çalıştık. Ford Otosan Türkiye’de otomotiv endüstrisi için önemli ve şevk veren bir yatırım olmuştur” diye konuştu. Ford Otosan Yönetim Kurulu yeni Başkanı Ali Koç da konuyla ilişkin yaptığı açıklamada, “Rahmi M. Koç, geçmişte olduğu gibi gelecekte de engin bilgi ve tecrübesi, vizyoner bakış açısı ile şirketimize ve yönetim kurulumuza rehberlik etmeye devam edecektir” dedi.

012 Uluslararası Ticari Aracı ödüllü Yeni Transit Custom, bağımsız araç güvenlik kuruluşu Euro NCAP’ten 5 yıldız alan sınıfının ilk aracı olurken yolcu taşımacılığı segmentindeyse Yeni Tourneo Custom da 5 yıldız aldı. EuroNCAP’in yeni ağır vasıta çarpışma testine tabi tutulan ve genel koruma kategorisinde yüzde 77 puan elde eden Transit Custom, çocuk korumada yüzde 90, yetişkin korumada yüzde 84 ve güvenlik özellikleri kategorisinde de yüzde 71’e ulaşarak sınıfının en iyi skorlarını kaydetti. Bu yüksek skorlarla EuroNCAP testini tamamlayan Transit Custom, sınıfında ilk defa 5 yıldız mertebesine ulaşan araç oldu.

Iveco Dakar 2013 için Güney Amerika yolunda Renault Trucks onaylı üst yapıcılarını belirledi

R

enault Trucks’ın kriterlerini yerine getirerek “Onaylı Üst Yapıcı” olmaya hak kazanan firmalar, Renault Trucks Türkiye Ürün Yönetimi Müdürü Ömer Onay ve Ürün Teknik Sorumlusu Ercüment Gül’ün yaptıkları proses denetimleri ve Renault Trucks Fransa Ürün Kalite bölümü yetkililerinin ürün denetim çalışmaları sonucunda belirlendi.

H

ollanda’dan Dakar 2013’e katılan Team De Rooy’un sponsorları bu yıl da Iveco ve FPT Endüstriyel. 2012’de Team De Rooy’un sponsorluğunu üstlenen Iveco ve FPT Endüstriyel, yakalanan büyük başarının ardından anlaşmalarını yenilediler. Yarışlar, yardım, organizasyon ve basın için sağlanan 700 kadar araç Kuzey Fransa’daki Le Havre limanından kargo gemisiyle yola çıktı.

43


KISA KISA

Borusan Lojistik, araç filosunu HAMA ile genişletti

F Mercedes-Benz Türk’ten Öz-Trans’a büyük teslimat

M

ercedes-Benz Türk A.Ş., 2004 yılından bu yana nakliye sektöründe hizmet gösteren Öz-Trans Uluslararası Nakliyat Şirketi’ne tek seferde 103 Mercedes-Benz Actros 1844 LS teslim etti. Böylelikle İskenderun’da 10 çekici ile sektörel faaliyetlerine başlayan Öz-Trans Nakliyat, tamamı Mercedes-Benz araçtan oluşan filosundaki araç sayısını 2012’de 243’e yükselterek taşımacılık sektörüne verdiği hizmetlere büyük bir ivme kazandırdı.

aaliyetlerini geliştirmek doğrultusunda araç filosunu genişleten Borusan Lojistik, HAMA Oto Kiralama A.Ş. ile işbirliği yapmayı tercih etti. Borusan Lojistik, 29 Axor ve 25 treyler kiraladı. Borusan Lojistik, HAMA Oto Kiralama A.Ş.’den kiraladığı araçlar ile araç filosunu genişletti. Şirketin HAMA’dan kiraladığı araçlar 29 adet PowerShift otomatik şanzımanlı Euro 5 Mercedes Benz Axor 1840 LS ile 17 adedi açık sal tipi 8 adedi kayar perdeli toplam 25 adet KOLUMAN

marka treyler oldu. Faaliyetlerini geliştirmek doğrultusunda filosunu genişletmeye yönelik yatırım yapan Borusan Lojistik, bu kapsamda Türkiye’nin en büyük profesyonel ticari araç kiralama şirketi HAMA’yla işbirliği yaptı.

Kamil Koç’a 15 adet Mercedes-Benz Travego

T Metro’dan 6,8 milyon Avro’luk Safir yatırımı

T

ürkiye’nin en büyük filosuna sahip olan ve 76 kente günde ortalama 1.400 sefer düzenleyen Metro Turizm, büyüyen ve gelişen Türkiye’ye duyduğu güvenle, 2013 yılına filosuna yaptığı yeni yatırımla girdi. Metro Turizm, TEMSA ile gerçekleştirdiği 6,8 milyon Avro tutarındaki anlaşma kapsamında filosuna toplam 30 adet otobüsü katarak toplam araç sayısını 1.303’e yükseltti.

44

OCAK

ürkiye’ nin önde gelen yolcu taşıma şirketlerinden olan Kamil Koç Otobüsleri A.Ş., filosunu Mercedes-Benz ile güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda şirket, Mercedes-Benz Türk ile 15 adet “Travego 15” alımı konusunda anlaştı. Teslim tö-

reni esnasında MBT adına bir konuşma yapan Burak Batumlu, Mercedes-Benz ve Kamil Koç arasında uzun yıllardır sürmekte olan verimli işbirliğinin devam edeceğine olan inancını vurgulayarak, satışı yapılan otobüslerin her iki camiaya da hayırlı olmasını diledi.


HABER

Mercedes-Benz Türk’ten Martaş’a 100 Axor HEDEF: HER YIL YÜZDE 15 BÜYÜME

Mercedes-Benz Türk A.Ş., 1984’ten bu yana lojistik sektöründe hizmet veren Martaş Uluslararası Taşımacılık İnşaat ve Ticaret Ltd.Şti. ile yeni bir iş ortaklığına imza attı.

E

ylül ayında 50, Aralık ayında 50 adet olmak üzere, 2012 yılında toplam 100 adet Mercedes-Benz Axor 1840 LS çekici satın alan Martaş Lojistik, yeni Mercedes-Benz kamyonlarla hem filosunu gençleştirdi hem de filosundaki toplam araç sayısını arttırarak taşımacılık sektöründeki yükselişini sürdürdü. Mercedes-Benz Türk Pazarlama ve Satış Direktörü Süer Sülün tören sırasında yaptığı konuşmada, Mercedes-Benz Türk ile Martaş Lojistik arasında kurulan yeni iş ortaklığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sülün, Mercedes-Benz Türk’ün araç satışlarında ikinci el araç alım satımı, servis, finansman ve sigorta hizmetlerini de sunduğunu, Martaş Lojistik’e yapılan 100 adetlik filo satışında da çok özel koşullarda finansman ve ikinci el alım hizmetleri dahil edilerek satış yapıldığını söyledi. MARTAŞ İLK KEZ ‘AXOR‘ DEDİ Bu iş ortaklığının yalnızca satıştan ibaret olmadığını belirten Sülün, uzun yıllar sürecek bir iş ortaklığına adım attıklarını belirterek yeni Mercedes-Benz Axor kamyonların Martaş Lojistik’e bol kazançlar getirmesini temenni etti. Müşterileriyle olan ilişkilerinin satışla başlayıp satışla bitmediğini söyleyen Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Müdürü Bahadır Özbayır, Martaş Lojistik ile olan birlikteliklerinin süreceğine dikkat

çekti. Martaş’ın ilk kez Axor aldığını da hatırlatan Özbayır, Axor’la birlikte Martaş’ın kara geçeceğini söyledi. Aksaray’daki fabrikada 41 bin üretim adedine ulaştıklarını da dile getiren Özbayır, Mercedes-Benz Türk’ün kamyon grubunda yıllardır sürmekte olan tartışmasız liderliğinin bu satışla daha da güçlendiğini, Mercedes-Benz kamyonların büyük filoların tercihi olmaya devam ettiğini belirtti. “YAKIT TASARRUFU TERCİH SEBEBİMİZ” Axor’un yurt içinde üretiliyor

olmasının kendileri için önemli tercih sebeplerinden biri olduğunu söyleyen Martaş Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdi Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mercedes’i seçmemizdeki ilk neden yakıt tasarrufu konusunda dikkatimizi çekmesi. İkinci neden ise Mercedes’in ikinci el araçlarının da değerini kaybetmiyor olması. Mercedes’in bakım ve servis konularındaki başarılı hizmetleri de diğer tercih sebeplerimizden biri. Özellikle de yedek parçaların daha ulaşılabilir ve ucuz olması, Mercedes’i bu alanda rakipsiz kılıyor.”

45


HABER

35 yıllık gelenek sürüyor… TIRSAN 2012’de de lider

T

ürkiye’nin 35 yıldır lider treyler üreticisi TIRSAN, 2012 yılını da tüm hedeflerini gerçekleştirme gururu ile tamamladı. 1 Aralık 2011 – 30 Kasım 2012 tarihleri arasında toplam 7.450 adet treyler satışı ile TIRSAN, 2012 yılında da liderliğe ulaştı. 81 İLE SATIŞ TIRSAN Treyler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu konuyla ilgili yaptığı açıklamada ‘Üretimden satışa, satış sonrası hizmetlerden yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarımıza kadar her alanda tüm hedeflerimize ulaştık.Türkiye’nin 81 iline satış yaptık, her yolda ve her tip taşımacılıkta müşterilerimizin birinci tercihi olduk. 35 yıldır olduğu gibi 2012 yılını da

46

OCAK

lider olarak tamamlıyoruz. Tüm TIRSAN dostlarına gönülden teşekkür ederiz’ dedi. SÜREKLİ GELİŞİME DEVAM 2012 yılı da önceki yıllar gibi müşterilerimize daha kaliteli ürünler ve hizmetler sunabilmek amacıyla sürekli gelişim içinde geçti’ diyerek sözlerine devam eden Nuhoğlu, ‘Türkiye çapında 47 satış sonrası hizmet noktasına ulaştık. Tüm treyler ürün gruplarımızda garanti süremizi 2 yıla çıkardık. Her durumda ve her yolda verdiğimiz servis hizmeti ile müşterilerimizden hep tam not aldık’ dedi. 35.yılda da sektöre değer katan projeler ile müşterilerine yenilikler sunmaya devam ettiklerini belirten Çetin Nuhoğlu ‘Ağır ticari araç sektöründe operasyonel filo kiralama ve 2.el çekici ve treyler alım ve satımı yapan FiloTIR Araç Satış ve Kiralama A.Ş. şirketini kurduk. Tırsan Finans hiz-

metimiz ile müşterilerimizi en uygun finansman yöntemleriyle buluşturmaya devam ediyoruz’ dedi. TIRSAN Ar-Ge Merkezinin müşterileri ihtiyaçları doğrultusunda Kässbohrer Lowbed, Kässbohrer Yatay Silobas ve Frigo araçlarında geliştirmeler yaptığını vurgulayan Nuhoğlu ‘10 yıl paslanmazlık garantisi verdiğimiz yeni kataforez teknolojimiz ile artık rekabette bir adım daha öndeyiz’ dedi. YURTDIŞI BÜYÜME TAMGAZ Uluslararası pazarlarda 2012 yılında elde ettiğimiz gelişim 2013 ve sonrasında yapacaklarımızın göstergesidir diyen Çetin Nuhoğlu ‘Asırlık Kässbohrer ve Talson markalarımızla katıldığımız IAA fuarı, yurtdışı satış sonrası hizmetler ağımızın genişlemesi, Rusya’da ithal lowbed grubunda pazar lideri olmamız ve son olarak Rusya’da Tula bölgesinde Yasnogorsk şehrinde faaliyete geçen fabrikamız ile yurtdışında da büyümeye devam ediyoruz’ dedi.


HABER

İzmir’e Avenue yakıştı

T

arihi Havagazı Fabrikası’nda 28 Aralık Cuma günü düzenlenen törende konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, 90 dakika içinde tek bilet uygulaması ile en ucuz ulaşımın İzmir’de gerçekleştirildiğini söyledi. Kocaoğlu, “Biz ‘tek bilet 90 dakika’ dedik. Böyle bir uygulama hiçbir yerde yok. Otobüse dar gelirli vatandaşımız, öğrencimiz, sabit gelirliler biniyor. O zaman biz otobüsü bütün dünya kentlerinde olduğu gibi sübvanse etmek zorundayız. Bunu herkes yapıyor. Portekiz’e gittik, gördük. Orada ulaşıma devletin ‘yüzde 30-50 arasında’ sübvansesi var. Oran, ulaşımın çeşidine göre değişiyor. Bizde böyle bir sübvanse yok. O zaman bunu Büyükşehir Belediyesi sübvanse etmek zorunda. 90 dakika uygulamasıyla, dar gelirli vatandaşlarımızın cebine ayda ortalama 100 TL katkı koyuyoruz. Bu, asgari ücretin yüzde 10’undan fazla katkı sağladığımız anlamına gelir” dedi. 9 yılda 15 misli büyüme İzmir’deki körfez ulaşımı için üretimi devam eden 15 yeni yolcu gemisi ile raylı sistem yatırımları hakkında da bilgi veren Kocaoğlu, “Raylı sistemde göreve geldiğimizde 11 km hat vardı. Şu anda 94 km.. 80 km’lik Aliağa-Menderes hattını bitirdik, 2.5 km Bornova hattını Evka 3’e kadar uzattık. Üçyol-Üçkuyular Metro Hattı’nın çalışmaları da sürüyor. İZBAN

Büyükşehir Belediyesi, tamamı klimalı ve engelli binişine uygun 33 milyon Euro maliyeti olan 300 yeni solo Avenue için protokolü Temsa Global ile imzaladı. Ardından metroya da klima geldi. Alçak tabanlı otobüsümüz yoktu. Şimdi sayıları arttı. 300 Avenue ile sayı bin 172 olacak. Sefere çıkan otobüslerin yüzde 80- 85’i alçak tabanlı ve klimalı. Elimizde halen eski otobüsler var. Bunları süreç içinde yenileyeceğiz. Göreve geldiğimizde 1 milyon 100-200 bin yolcu taşıyorduk; şimdi ise günlük 1,5 milyon yolcu taşıyoruz. Otobüs filomuzu da 1500’e çıkarttık. Filonun yüzde 75’ini yenileriyle değiştirdik. Avenue ile İzmir’deki ortalama otobüs yaşı 5’e düşecek” dedi. projesinde Menderes’ten Torbalı’ya demiryolunun uzatılması için çalışmalarımız sürüyor. Bu hattımızı 112 km’ye çıkartıyoruz. Tramvaylarla birlikte İzmir’de raylı sistem hatlarını 15 misli arttırarak 158 km’ye çıkacağız. Bunu 9 yılda gerçekleştirdik” dedi. Otobüs filosu 1500’e ulaşıyor Göreve geldiği günlerde klimalı otobüs olmadığını hatırlatan Kocaoğlu, “ÜNIVERSIADE 2005 Oyunları için bazı otobüslerimize klima taktırdık. Klima ile tanışmamız böyle oldu.

Avenue’nin yakıt tüketimi düşük TEMSA CEO’su Tamer Ünlü ise 2013 yılında toplam 1.350 otobüs üretimi planladıklarını ve Avrupa’nın en büyük otobüs fabrikası olmaya aday olduklarını söyledi. İzmir için üretecekleri Avenue modelinin çok beğenildiğine dikkat çeken Ünlü, “O kadar beğenildi ve o kadar sattı ki, şu anda tüm belediyelere veriyoruz. Belediyeler ‘sizinkiler daha az yakıyor’ diyor. Vatandaşlar otobüs duraklarında sabırla Avenue’nin gelmesini beklediklerini söylüyor” dedi.

47


HABER

Yeni Iveco Stralis Hi Way Iveco’nun ağır-görev kamyonu yeni Stralis Hi-Way Avrupa’nın önde gelen 25ticari araç yayın organından oluşan jurinin oyları ile “2013 Uluslararası Yılın Kamyonu” ödülünü aldı. Jüri üyelerine göre yeni Stralis Hi-Way uzun yol taşımacılığında yakıt ekonomisi, güvenlik, kullanım, konfor ve çevrecilik konularında en büyük katkıyı gerçekleştiriyor. Iveco Genel Müdür Yardımcısı Tansu Giz, yeni Stralis Hi-Way’in en önemli özelliğini Toplam Kulla-

48

OCAK

nım Maliyetinde (TOM) sağlanan önemli azalma ve HI-eSCR katalitik konvektör sisteminin kullanılması olarak açıkladı. Yeni Stralis’in kullanım maliyetlerini yüzde 4 azalttığına dikkat çeken Giz, “Yeni Stralis’de mükemmel performans ve düşük yakıt tüketimi sağlayan Cursor FPT motor bulunuyor. FPT(Fiat Power Train) tarafından tasarlanan ve üretilen eşsiz Yüksek Verimli SCR (Hi-eSCR) sayesinde yeni Stralis Euro 6 emisyon normlarını EGR kul-

lanmadan karşılayan pazardaki tek ürün olma özelliğine sahip. FPT’nin yüksek verimli SCR sistemi nitrojen oksid seviyesini yüzde 95 oranında azaltıyor. FPT’nin eşsiz teknolojisi sayesinde yakıt tüketimi artırılmadan nitrojen oksid seviyesi düşürülüyor. Yeni Stralis’in ayrıca şoföre kabini de yenilendi. Bayiler ve müşterilerden gelen geri bildirimler değerlendirilerek kabin ergonomisi ve konforu geliştirildi. Kabinin dış tasarımında yapılan değişiklikler ile kazanılan aerodi-


HABER

“2013 Yılının Kamyonu” nami sayesinde yakıt tüketiminde azalma sağlandı. Ayrıca ön ızgara tampon ve deflektörler yeniden tasarlandı” diye konuştu. 2012 IVECO İÇİN BAŞARILI BİR YILDI 2012’nin Iveco’nun hem ürün, hem de satışta atılımlar yaptığı bir yıl olduğunu ifade eden Tansu Giz, “2012 yılında Iveco’nun dünya genelinde ödüllendirilen bir başarı daha var. Dakar’a kamyon dalında birincilik, ikincilik ve altıncılıkla

tam anlamıyla egemen olduk. Iveco’nun Dakar 2012’ye katılımındaki hedef Iveco araçlarının mükemmelliğini bir kez daha kanıtlamaktı. 3 araçla ilk 6 pozisyona yerleşerek kazanılan ralli, Iveco Trakker ve Powerstar’ın zaten kullanıcılar tarafından kabul edilen günlük kullanım ve zorlu koşullarla başa çıkabilme yeteneğinin yanı sıra verimlilik, dayanıklılık ve güvenliğini de kanıtlamış oldu” açıklamasını yaptı. Her iki başarının da altında uzun

süren disiplinli çalışmaların bulunduğunu söyleyen Giz, şöyle devam etti: “2012 yılında Türkiye pazarında en çok satılan Iveco modeli Daily 7 ton şasi ve panel van olmuştur. Bu araçlar düşük yakıt tüketimleri, konforları ve güçlü gövde yapısı ile kullanıcılar tarafından tercih edilmektedir” İfadelerini kullandı. Giz, Iveco’nun ürün gamını 2012 de tamamen yenilediği için, 2013 yılında herhangi bir yeni ürün lansmanı öngörülmediğini de sözlerine ekledi.

Ödülü alan Iveco CEO’su Alfredo Altavilla, “Yeni Stralis müşteri için ekonomi, verimlilik, kalite ve müşteriye sağlanan değer açısından yeni standartlar sunmaktadır. Bu ürün Iveco’nun müşterilerimize yakın olmak, mükemmel ürünler sunmak konularındaki yeni stratejisinin bir göstergesidir” dedi.

49


HABER

Car Training Institute’un (CTI) Uluslararası Ticari Araçlar konferansında hafif şasi ürün teknolojisi anlatıldı…

Kässbohrer’in hafif şasi ürün teknolojisi Almanlar’a tanıtıldı Bu yıl 13-14 Kasım tarihleri arasında Wiesbaden Almanya’da 9.su yapılan konferansta Tırsan iştiraklerinden Kässbohrer Fahrzeuwerke GmbH iş geliştirmeden sorumlu Yönetim Kurulu üyesi İffet Türken Konuşmacı olarak katıldı.

50

OCAK


2003 yılında kurulan Car Training Institude her yıl düzenlediği konferanslarda otomotiv sektörünün lider kuruluşlarını bir araya getirerek sektördeki çalışmaların, yeni teknolojilerin ve yeniliklerin ortak bir platformda konuşulmasını ve sektörün gelişmesini sağlamakta. Bu yıl dokuzuncusu yapılan konferansın ana konuları ticari ve ağır vasıta araçlarda ve treylerlerde CO2 emisyon azatlımı ve buna bağlı olarak çekici ile treylerin ağırlığının düşürülmesi ve aerodinamik kavramının yakıt tasarrufuna etkisi oldu. Sektörün çekici ve

treyler konularında önde gelen kuruluşlarının katıldığı konferansta uluslararası treyler sektöründe önemli bir rolü olan Kässbohrer’in geliştirdiği hafif şasi ve teknoloji büyük ilgi gördü. Ticari araclarda trendler uzerine sektörün diğer öncü kuruluşlarının da sunumlarını yaptığı konferansta Kässbohrer Fahrzeuwerke GmbH iş geliştirmeden sorumlu Yönetim Kurulu üyesi İffet Türken yaptığı konuşmada “ Kässbohrer treyler sektöründe en geniş ürün gamına sahip üreticidir. Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde her geçen gün teknolojimizi daha da

geliştiriyoruz. Değişen müşteri ihtiyaçları ve çevresel koşulların gerektirdikleri bizim ürünlerimizin de değişmesini ve gelişmesini sağlıyor. Ar-Ge çalışmalarımız sırasında elde ettiğimiz başarılara bu sene bir yenisini daha ekledik. Çok farklı taşımacılık ihtiyaçları için kullanılmakta olan ürünlerimizin ağırlığını daha da düşürerek yakıt tasarrufunun artmasını sağladık. Bu teknolojimizi ve yeniliğimizi uyguladığımız ürünlerimizden bazıları platform semi-treyler, çimento taşıyıcı semi-treyler, akaryakıt tanker semi-treylerdir” dedi.

51


HABER

Satko’dan “uçtan uc”a çözümler ile takip kolaylığı 1994’den bugüne firmalar sevkiyattaki ürünlerini ya da araçlarını Satko ile kolaylıkla takip edebildiklerini belirten Satko Teknoloji Satış Müdürü Mustafa Teker, “Lojistik firmalarının ihtiyacı olan her türlü çözümü Satko’nun ürün portföyünde bulmak mümkün” diyor.

N

akliye ve lojistik sektörlerine ve araçlarını takip etmek isteyen değişik sektörlerden tüm müşterilerine ekonomik, güvenilir ve pratik araç takip ve filo yönetim çözümleri sunan Satko Teknoloji, harita üzerinde sadece araç takibinden ziyade, araç filolarının performansını artıracak, maliyetleri düşürecek, iş süreçlerini hızlandıracak araç takip sistemleri ve filo yönetim ürünleri geliştiriyor ve bunların satış sonrası hizmetlerini başarıyla gerçekleştiriyor. Ürün ve hizmetleri hakkında bilgiler veren Satko Teknoloji Satış Müdürü Mustafa Teker, lojistik firmaları için var olan sistemlerin sürekli geliştiğini vurgulayarak Satko Teknoloji’nin sunduğu ürünler hakkında şu bilgiler verdi: “Müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarına cevap verecek ürün portföyüne sahibiz. Basit araç takip ve kontrol ihtiyaçları için simTRACS ürünümüz var, Uluslararası nakliye firmalarının tüm ihtiyaçlarını çözüm olacak, onların tüm süreçlerini takip edip, yönetebilen OmniExpress ürünümüz var, ve bunların dışında toplu ulaşım gibi, akaryakıt dağıtımı gibi, sektörel ve çok farklı talepleri karşılayabildiğimiz MiX Telematics ürünümüz var. Bu sene portföyümüze yeni eklediğimiz çözümler de oldu. Örneğin Kargo Kontrol, bu ürün ile artık, römorkların, treylerlerin bağımsız takibi ve yönetimi de, en profesyonel şekilde yapılabilir oldu.” Römorkların, treylerlerin takibine ve yönetimine ilişkin sundukları çözümlerin kullanıcılarına önemli avantajlar sağladığına değinen Mustafa Teker, “Bu çözümde bir takım esnek kabiliyetlerimiz var. Ne gibi? Birincisi; bu sistem tamamen treylerlere özel

52

OCAK

Satko Teknoloji Satış Müdürü Mustafa Teker (solda) ve Satko Genel Müdürü Nedim Çelebiler

olarak geliştirilmiş bir sistemdir. Bu aparat treylere bağımsız takılıyor. Kendi bataryası var. Zor koşullarda ve dış ortamda, soğuk hava şartlarında çalışabilme özelliğine sahip. Aktif bir ekipman olduğu için, çekici bağlı olmasa da takip imkânı sunuyor. Römorkların içindeki kapının açılması durumlarını takip imkânı sağlıyoruz. Frigo ekipman varsa, direk ısı takibi ve kontrolünü sağlayabiliyoruz. En

önemlisi de, sürücünün her türlü hatalı kullanımını algılayabiliyoruz. Zaten OmniExpress ile, çekici bazında sürücünün performans yönetimini yapabiliyorduk, şimdi Kargo Kontrol ile direk römorkun elektronik altyapısı (EBS) üzerindeki hata bilgilerine ulaşmak mümkün hale geldi. Mesela savrulma gibi, ABS elektrik bağlantısı olmadan kullanım gibi römorka zarar verebilecek her türlü kullanımı


HABER

‘LASTİK BASINÇ TAKİBİ İLE LOJİSTİK FİRMALARA OPERASYONEL VERİMLİLİK SAĞLIYORUZ’

olarak daha verimli, daha ekonomik ve daha uygun şekilde çalışmalarını sağlıyoruz. Bunu başarabilmek için de güncel teknolojiyi en verimli şekilde sektöre sunuyoruz” şeklinde konuşarak düşüncelerini açıkladı. “PAZAR PAYIMIZ KATLANARAK ARTIYOR” Satko’nun pazarda giderek büyüdüğünün ve pazar payını her geçen gün daha da artırdığının altını çizen Mustafa Teker, “Her geçen sene kullanmakta olduğumuz sistemlerde bu işin yaygınlaşmasına dönük ilave avantajlar çıkıyor. Müşterilerimizin teknolojiyi alma ve kullanma maliyetlerinde önemli azalmalar oluyor, iletişim maliyetleri azalıyor, cihazlar ufalıyor, ürünlerin teknolojisi artıyor. Bunların hepsini biz müşterilerimize yansıtıyoruz. Firma olarak pazar payımız ve ürünlerimizi kullanan çözüm ortaklarımızın sayısı katlanarak artıyor. Bazen taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu yönde organizasyonumuzu, satış gücümüzü ve de servis gücümüzü arttırarak devam ediyor olacağız. Ama hedeflerimiz büyük. Bu büyük hedefler doğrultusunda da çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” diyerek sözlerini sürdürdü. Eksiksiz müşteri memnuniyeti sağlamak için izledikleri rotayı açıklayan Mustafa Teker, Satko Teknoloji yönetiminin bu noktada önemli bir fonksiyona sahip olduğunu belirterek, “Firma olarak yüksek müşteri memnuniyetini hedef alıyoruz. Şirketimizin sunduğu çözümler konusunda müşterilerimizden gelen geri bildirimleri en hızlı bir şekilde cevaplıyoruz. Bu konuda oldukça iddialıyız. Burada önemli olan yönetim olarak tutumumuz. Yönetim ekibi direk olarak bütün müşterilerin şikayet ve talepleriyle ilgilenen bir yapıda. Bu özelliğimiz sayesinde sektörde satış sonrası hizmetler alanında ayrı bir başarı yakaladık” diyerek Satko teknoloji’nin satış sonrası verdiği hizmet kalitesi hakkında görüşlerini açıkladı.

raporluyoruz” ifadelerini çıkıyor. Kargo Kontrol sis‘SADECE kullandı. temimizle entegre çalışan ÇEKİCİLERİN Özellikle lojistik firmaLastik basınç sensörümüz DEĞİL larından gelen istek ve sayesinde lastiklerdeki hava RÖMORKLARIN DA talepler doğrultusunda basınçları bizim merkezimizBAĞIMSIZ Satko Teknoloji’nin Türkiden otomatik olarak takip TAKİBİNİ ye’de ilk defa lastik basınç edilerek raporlanıyor. Lastik SAĞLIYORUZ’ sensörünü hizmete sunbasınçlarındaki herhangi duğunu söyleyen Mustafa bir değişim ya da azalma Teker, “Firma olarak birçok anında algılanıyor. Elbetkonuda sektöre yön veren bir konumdate bu süreçlerin hepsi aslında, lojistik yız. Özellikle ticari araçlar için ilave olarak sektöründe faaliyet gösteren firmaların bir fonksiyonumuz daha var. O da, lastik operasyonel maliyetlerini azaltmaya basınç sensörü. Bunu da yine sektörde yönelik. Satko’nun varlık sebebi de bu. ilk yapan konumdayız. Çözümümüz Biz lojistik firmalarının operasyonel Avrupa’da 20 binin üzerinde treylerde çalışıyor ve güvenle kullanılıyor.” diyerek Satko Teknoloji tarafından sunulan lastik basınç sensörü hakkında açıklama yaptı. Lojistik ve nakliye firmaları için Mustafa Teker; “Müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarına cevap verecek ürün en büyük maliyet kalemlerinden birinin portföyüne sahibiz. Basit araç takip ve kontrol ihtiyaçları için simTRACS lastik giderleri olduğuna dikkat çeken ürünümüz var, Uluslararası nakliye firmalarının tüm ihtiyaçlarını çözüm olacak, Mustafa Teker, “Römorklardaki en büyük onların tüm süreçlerini takip edip, yönetebilen OmniExpress ürünümüz var. maliyet olarak lastik giderleri karşımıza Bu sene portföyümüze yeni eklediğimiz çözümler de oldu.” dedi

53


HABER

Pirelli ağır vasıtada Pirelli, ağır vasıtalar için geliştirdiği 01 serisiyle oldukça iddialı. Türkiye’de M+S lastiklerinden farklı olarak tek kış lastiği üretimi gerçekleştiren tek firma konumunda bulunan Pirelli, W:01 olarak ağırvasıta kış lastiklerini, 22,5” ve ilk kez 17,5” jant ölçülerinde pazara sundu.

Y

eni ağır vasıta serisiyle ilgili bilgi veren Türk Pirelli Lastikleri Ağırvasıta Lastikleri Pazarlama Koordinatörü Oktay Ginalli, lastiklerin taban blokların geometrisi ve yüksek dolu/boş oranı sayesinde özellikle şehirlerarası çalışan uzun yol otobüsleri için kışın ideal bir çözüm ortağı olarak öne çıktığına dikkat çekti. “W:01 Serisi yapısında barındırdığı üstün teknolojiyle kış aylarında da yüksek performans ve güvenlik bekleyen ağır vasıta sürücülerinin ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap veriyor” diyen Ginalli, “Kış lastikleri ıslak ve karlı yüzeylerde daha kısa fren mesafesi sunmaktadır. Ayrıca kış lastikleri soğuk hava koşullarında yaz lastiklerine göre ıslak ve karlı zeminde daha iyi yol tutuşu sağlamaktadırlar. Pirelli’nin W:01 ağırvasıta kış lastikleri de +4 derecenin altındaki hava koşullarında M+S lastiklerine göre %13 daha iyi direksiyon hakimiyeti sağlarken , karla kaplı yolda %23 daha düşük fren mesafesi sunmakta ve virajlarda daha iyi yol tutuşu garanti etmektedir. Önemli bir nokta, ticari araçların kış lastikleri kullanımında diğer lastiklerde olduğu gibi ağırlığı/ yükü optimum şekilde yerleştirmeleri gerekmektedir. Ağırvasıta lastiklerinin aracın yakıt tüketimine %35’e kadar etki ettiği bilinmektedir. Kış lastikleri de yapıları gereği daha iyi yol tutuş ve araç hakimiyeti sağladıkları için kış

54

OCAK

koşullarında yaz lastiklerine oranla daha düşük yakıt tüketimi sunmaktadır” diye konuştu. Yeni Avrupa Birliği Lastik Etiketleme Yönetmeliği, lastiklerin yakıt verimliliği, ıslakta tutunma ve dış sesi hakkında bilgilerin gösterimi ile ilgili etiketleme şartını zorunlu kıldığını hatırlatan Türk Pirelli Lastikleri Ağırvasıta Lastikleri Pazarlama Koordinatörü Oktay Ginalli, yeni yönetmeliğin düşük gürültü seviyesine sahip yakıt tasarrufu sağlayan güvenli lastikleri teşvik ederek karayolu ulaşımının güvenliğini ve verimliliğini artırmayı hedeflediğini dile getirdi. Lastik etiketleme yönetmeliğinin aynı zamanda son kullanıcılara doğru lastik seçimleri için şeffaflık ve daha fazla bilgi sahibi olma imkanı sunduğunu söyleyen Ginalli, “Yönetmelik, 1 Temmuz 2012 itibariyle üretilen ve 1 Kasım 2012 itibariyle Avrupa Birliği

ülkelerinde satışa çıkan tüm lastiklerin son kullanıcıların satın alma öncesinde görebilecekleri şekilde etiketlenmesini gerektiriyor” dedi. Ginalli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lastikler yuvarlanırken seyahat yönünün tersine hareket eden bir güç uygulamaktadırlar. Lastiklerin, binek araçlarda %20, ağır vasıtalarda ise %35 oranında yakıt tüketimine etki ettiği göz önünde bulundurulduğunda, düşük dönme direnci değerlerine ulaşmak daha da önem kazanıyor. AB Lastik Etiket Yönetmeliğine göre dönme direnci, ağır vasıtalarda A’dan (en iyi derece) F’ye (en kötü derece), otomobil ve hafif ticari araçlarda ise G’ye (en kötü derece) kadar dereceler halinde ifade ediliyor. “C” ile “B” olarak sınıflandırılan lastiklerde yakıt tüketimi otomobilde %2,5-%4,5 arasında, ağır vasıtalarda ise %5-%8 arasında


HABER

fark atıyor Pirelli’den 35 Milyon Euro’luk yatırım 1960 yılında kurulan ve günümüzde 1900 kişiye istihdam yaratan tesiste; hafif ticari araç lastikleri, ağır vasıta ve römork lastikleri pazarın talep ettiği bütün ölçü ve koşullara göre üretiliyor. Uzun yol kullanımından bölgesel kullanıma, off şartlardan kış ve çok amaçlı kullanıma hitap eden ürün gamının en önemli üyesi olan yeni 01 Serisi’nin de üretimi İzmit’te gerçekleştiriliyor. Tamamı Türk personelden oluşan Türk Pirelli’nin Ar-Ge birimi 2007 yılında kuruldu. Cirosunun yaklaşık yüzde 3’ünü Ar-Ge çalışmalarına ayıran Türk Pirelli bunun dışında Ar-Ge laboratuarlarına ve lastik test makinelerine yaklaşık 3 milyon TL yatırım yaptı. Marka bu sayede de pazarın değişen şartlarına, tüketici beklenti ve taleplerine en uygun ürünleri geliştiriyor. Yine fabrika içerisinde gerçekleştirilen iç ve dış mekan testleriyle ürünlerin bu ihtiyacı en iyi şekilde karşıladığı test ediliyor.

artış veya düşüş anlamına geliyor. Örneğin yılda karışık zeminde 20.000 km yapan bir sedan araçta “C” etiketi olan bir lastik yerine “B” etiketi olan bir lastik tercih eden sürücü %3,35 daha az yakıt tüketerek 45,5 litre yakıt ve 108,4 kg CO2 tasarrufu sağlamış oluyor. Her bir sınıf arasındaki fark, 80 km/s hızdayken ıslak zeminde fren mesafesinde yaklaşık 2,6 metre azalma veya artış anlamına geliyor. Ses Seviyesi ise; trafik gürültüsü, trafik yoğunluğu, araç türü, sürüş şekli ve lastik-yol etkileşimi gibi birçok faktör tarafından belirlenen çevresel bir konudur. Etikette belirtilen değer sürüş sırasında sürücünün algılayacağı içsel değer değil, gürültü kirliliğine yol açan dış değerdir.” Yönetmelik değişikliğinin ardından kış lastiği konusunda piyasada ciddi bir sıkıntı yaşandığını kaydeden Ginalli, “Yerli üretim gerçekleştiren firma

olarak biz yönetmelik için hazırlıklarımızı ilk yürürlüğe girdiği dönemde yaptık. Üretim planlarımızı revize ettik. Pirelli olarak talebi karşılayacak şekilde M+S (mud & snow yani çamur ve kar) kodlu verdiğimiz lastiklere sahibiz. O nedenle stoklarımız mevcut ve talepleri elimizden geldiğince karşılamaya çalışıyoruz. Yönetmelikle ilgili söylemler Temmuz ayından beri basında yer alıyor. Bu nedenle planlarımızı ona göre yaptık, kış lastiklerini Ağustos ayından itibaren bayilerimize teslim etmeye başladık ve şu anda da tüketicilerimizin ihtiyaçlarını elimizden geldiğince karşılayabiliyoruz. Bayilerimizde de ciddi bir yoğunluk söz konusu” diye konuştu.

anlattı. Ginalli, filolara yönelik olarak sunduğumuz çözümlerden biri olarak Fleet check” yani “Filo kontrol” isimli uygulamayı anlattı. Ginalli, Özellikle uluslararası çalışan Filolara Filo Mühendislerimiz ile “on the field” yani yerinde verdiğimiz bu hizmet ile lastik analizleri gerçekleştirerek doğru lastik seçimi ve kullanımını sağlamaktayız” ifadelerini kullandı. Ginalli, kısa bir süre sonra lansmanı yapılacak olan “Cyber Fleet”i de anlattı. “Lastikler konuşacak diyebilirim” diyen Ginalli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lastik hava basıncı, çalışma sıcaklığı ve yaptığı km lastiğin içine basitçe monte edilecek bir sensör ve GPS aracılığı ile an ve an araç sürücüsüne ve filo merkezi istediği an görebiliyor ve takip edebiliyor olacaklar. Bizim tüketicilerimize sunduğumuz bir diğer önemli servisimiz de sunduğumuz kaplanabilirlik. Sertifikalı lastik kaplamacılarımız ile tüketicilerimize kaliteli kaplanabilirlik hizmeti sunuyoruz. Lastiklerimizin kaplanabilirlik özelliklerini artırmak için tasarım, projelendirme ve malzeme seçimi aşamalarında da özenle çalışıyoruz. Ürünlerimizi geliştirirken ve üretirken dayanıklı olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Bunu da güvenlik, ve çevre dostu özelliklerinden ödün vermeden gerçekleştiriyoruz.”

PİRELLİ’DEN FİLO ÇÖZÜMÜ Türk Pirelli Lastikleri Ağırvasıta Lastikleri Pazarlama Koordinatörü Oktay Ginalli, Pirelli’nin filo çözümlerini

55

Oktay Ginalli


HEDEF: 2022 YILINDA DÜNYA’DA İLK 10 KONTRAT LOJİSTİK ŞİRKETİNDEN BİRİ OLMAK

HABER

Balnak artık Borusan Lojistik’in…

Lojistik sektörünün

yeni lideri Lojistik sektörünün en hızlı büyüyen şirketlerinden Borusan Lojistik’in Balnak’ı satın almasına Rekabet Kurumu onay verdi. Bu satın alma ile Borusan Lojistik, istihdam sağladığı 4 bin kişi, 400 bin metrekareyi aşan depolama alanları ve 600 milyon dolarlık cirosu ile Türk lojistik sektörünün yeni lideri oldu.

K

uruluşundan bu yana büyük bir ivme ile büyüyen Borusan Lojistik’in sektörün önde gelen oyuncularından Balnak’ı satın almasına Rekabet Kurumu’ndan onay çıktı. Bu satın alma sonrasında Borusan Lojistik, 4 kıtada bulunan 6 şirketi, istihdam sağladığı 4 bin kişi, 400 bin metrekareyi aşan depolama alanları, 10 binin üzerinde müşterisi ve 600 milyon dolarlık cirosuyla Türk lojistik sektörünün lider şirketi haline geldi. Borusan Lojistik’ten yapılan açıklamada, birleşme sürecinde iki şirketin operasyonlarına kendi yapıları altında, aynı hizmet anlayışı ile devam edeceği ve hedefin iyi planlanmış bir entegrasyon süreci sonunda tek çatı altında toplanarak bütünleşik bir yapı kurmak olduğu kaydedildi. Entegrasyon sürecinin profesyonel bir yaklaşımla yönetilmesi için bu konuda önemli bilgi ve deneyim birikimi olan uluslararası danışmanlık şirketlerinden destek alan firma, stratejik entegrasyon konusunda

56

OCAK

The Boston Consulting Group (BCG), insan kaynakları ve kültür entegrasyonu konusunda ise Odgers Berndtson firmalarından hizmet alıyor. Türkiye lojistik sektörünü yeniden şekillendiren bu satın almanın ardından Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç, Balnak satın almasının kendileri açısından taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: “Borusan Lojistik olarak 2011-2015 stratejik planını kurgularken organik ve inorganik büyüme alternatiflerini değerlendirmiş ve satın alma yoluyla büyüme seçeneğini ön plana almıştık. Bu doğrultuda, Borusan Lojistik ve Balnak’ın birbirini tamamlayan güçlü yönleri ve özellikleri olduğunu gördüğümüzde, bu satın almayı gerçekleştirmeye karar verdik. Şimdi önümüze iki somut hedef koyuyoruz. Bu hedeflerin birincisi 2015 yılında 1 milyar doları aşan ciro ile lojistik sektöründeki lider pozisyonumuzu perçinlemek; ikincisi de 2022 yılında dünyanın ilk 10 kontrat lojistik şirketinden biri konumuna gelmektir.”


Aklın yolu İdo’dan, avantajlı yolculuk fırsatı sosyal ağlardan geçer!

HABER

/idokurumsal

/idokurumsal

/idokurumsal

/idokurumsal

Hepsi ve daha fazlası için Türkiye’nin yeni ulaşım sitesi

ido.com.tr 57


58

OCAK

Profile for Lojistik  Ekipmanlar

Lojistik Ekipmanlar Dergisi Ocak Sayısı  

Lojistik Ekipmanlar Dergisi Ocak Sayısı

Lojistik Ekipmanlar Dergisi Ocak Sayısı  

Lojistik Ekipmanlar Dergisi Ocak Sayısı

Advertisement