Issuu on Google+

LOJİSTİĞE ÜRÜN VE HİZMET SAĞLAYANLARIN DERGİSİ

INTRA LOJİSTİK

İ Bİ Kİ D R E AR R AD Gİ A

YIL: 3 / SAYI: 30 / ARALIK 2012


r e l i k e d n içi Tesis içi lojistik ekipmanları üretimi Interroll’den sorulur 24

DAF Trucks Euro 6’dan Sorumlu Proje Test Müdürü Raoul Wijnands, yeni ‘bebek’lerini şöyle özetliyor:

150 Actros ile bu yılın tek seferdeki en büyük araç alımını gerçekleştiren Kahramanlı Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahramanlı:

Bu şimdiye kadar yaptığımız en iyi XF 48

Herkes Mercedes gibi babayiğit olamaz 42

SoftTech, mevcut sisteminiz ne olursa olsun, sizi birkaç saatte ‘Martının Gözü’ne taşıyor İranlı KSM Group, ağır yükünü Volvo ile taşıyacak 47

Limanınızı ‘3 D’ yöneteceksiniz

28

Çekici ve treyler aynı adreste yaygınlaşıyor 52

PTT, dünyada ilk 10’a oynuyor 40

Hava kargoda Türkiye’nin parlayan 43 yıldızı: ACT


Selçuk ONUR selcuk@lojiport.com

. . . n e d r ö t edi

BURULAŞ iskelesinde İDO gemileri ne arıyor?

ursa Büyükşehir Belediyesi, Kabataş-Bursa arasında feribot seferleri yapmak için ne kadar kararlıysa, İDO da yaptırmamakta bir o kadar kararlı.

B 2

Aralık Pazar günü yolum Kabataş’a düştü. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ulaştırma hizmetlerini yürütmek üzere kurulan BURULAŞ, başlatacağını duyurduğu feribot seferlerinin İstanbul ayağını Kabataş’ta kurduğu iskelesinden yapacak. Ama, bakınca iskelenin sağında ve solunda birer feribot görüyorsunuz. Üstelik, sahipleri de İDO; son yıllarda yapılan modern arabalı vapurlar: SAHİLBEND ile SUHULET. İskeleyi iki yanlı öyle kapatmışlar ki, bir başka geminin yanaşması mümkün değil. DO’yu, bu eylemi nedeniyle kuralları ihlalle suçlayabilirsiniz. Peki, soru şu: Özelleştirmeden parayı bastırıp satın alan ve bunu eskisi gibi kamu hizmeti değil, kar amacıyla yapan bir şirket, yeni rakipler yaratılacağını bilseydi o meblağı yine verir miydi?

İ

Soruya, herkesin vereceği yanıtın ‘hayır’ olduğundan eminim. OYUN DEVAM EDERKEN KURAL DEĞİŞTİRİLMEZ 61 milyon dolar bedelle kârlı bir işletmeyi saınız. O kuruluşu alan konsorsiyumda,Türkiye’nin en başarılı üç firması ile işi taşıma olan yabancı bir diğer şirket var. İhale sözleşmesinde, ‘süreç içinde yeni rakipler yaratılabilir’ ya da ‘İBB’nin de desteğiyle komşu belediyeler, aynı konuda yatırım yapabilir’ yazıyor olsaydı. Yine 861 milyon dolara satabilir miydiniz?

8

İDO’YA BEL ALTI ÇALIŞILIYOR DO, artık bir kamu kurumu değil. O nedenle, eskisi gibi muhabbetle savunduğumu söyleyemem. Geçen yıl benim de eleştirdiğim ve yanlışlığını konsorsiyumun en tepesindeki isim olan Hamdi Akın’ın da kabul eiği bir ‘fiyat politikasızlığı’ gerçeği yaşandı. Ama, yiğidin hakkını da yiğide teslim gerekir. Devir sözleşmesinde önceki paragraa yazılan ibarelerin olmadığına kesinlikle eminim. Peki niye açık ihaleyle ve görece iyi bir bedelle saığınız kuruluşa yeni rakipler yaratmaya çalışıyorsunuz. Üstelik bunu komşu illerden bir belediye ile yaparak ‘minareye kılıf uydurma’ gayretindesiniz.

İ

ÖZELLEŞTİRMELER NEGATİF ETKİLENİR er ne kadar özelleştirilecek çok fazla kurum kalmasa da, başkentin göbeğinden tüm Türkiye’ye gurur verecek ve hızla büyüyen bir PTT gerçeği var. On yıl öncesine kadar milyonlarca lira zarar eden bir kurum, İDO özelleştirmesi öncesi yapılanlar gibi, doğru bir yöntem ve yönetimle dünya devleri arasına girmeye aday kuruluş oldu. Kanımca, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin göreceği en büyük özelleştirmelerden biri olmaya aday.

H

eki şimdi soru şu: Siz, İDO’ya yapılan ‘arkadan dolanma’ taktiğini PTT için de uygulamayacağınızı nasıl anlatacaksınız? Özellikle yabancı yatırımcı, en hakim konumda aldığı bir kuruluşa, günün birinde devlet imkanlarıyla büyüyen bir rakip çıkmayacağından nasıl emin olabilir?

P

ırakın serbest piyasa kendi kurallarını belirlesin! Ama, bu sözcükten özel sektör ‘istediği gibi at oynatır’ anlamı da çıkarılmasın.  Bir kuruluş, haksız fiyat politikası uygularsa, karşısına sadece önce kanunlar, sonra da bilinçli halkın tepkisi çıkmalı…

B

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü LOJİMEDYA Basın Yayın Reklam Pazarlama Org. Tic. Ltd. Şti. adına Selçuk ONUR Editör Hacı Yusuf ÖZER Burak GÜNER Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü Funda BİNGÖL Görsel Yönetmen Talha Feyyaz DUYAR Yayın Danışmanı Atilla YILDIZTEKİN Danışmanlar Kurulu Denizyolu: Kapt. Ayhan ÇEKİÇ, Geza DOLOGH, Adam DUPRE Karayolu: Arif DAVRAN, Zahit SAĞLIK, Mine KAYA Havayolu: Musa ALİOĞLU Demiryolu: İbrahim ÖZ, Yaşar ROTA Gümrük: Osan BAŞTA Almanya Temsilcisi Doğan PÜRSÜN Hollanda Temsilcisi İlhan KARAÇAY İngiltere Temsilcisi Tahsin ÖZALAN Yayın Türü Yerel Süreli Yayın Yayına Hazırlayan LOJİMEDYA Perpa Ticaret Merkezi A Blok Kat: 13 - No: 2007 Okmeydanı-İSTANBUL Tel: 0212 251 86 70 Faks: 0212 320 58 20 CTP ve Baskı MİLSAN Basın San. A.Ş. Cemal Ulusoy Cad. No: 38/A Bahçelievler/İSTANBUL Tel: 0212 471 71 50 Dergimizde yayınlanan yazı ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz.


KISA KISA

Sprinter Panelvan Yurtiçi Kargo’nun ‘Mobil Şube’si oldu Mercedes-Benz Türk’ün Türk kargo sektörünün öncüsü Yurtiçi Kargo ile gerçekleştirdiği “Mobil şube” projesi çerçevesinde şehir içi ve şehirler arası yük taşımacılığı sektöründe önemli bir yere sahip olan “Sprinter Panelvan” aracı özel bir donanımla “Mobil şube” hizmeti vermeye başladı. Böylece Mercedes-Benz Türk, Yurtiçi Kargo'nun, Türkiye genelinde hizmet vermekte olan 760’dan fazla şubesinin ve acente-

sinin yanında; kargo alım ve dağıtım potansiyeli yüksek bölgelerde, tatil beldeleri, yoğun gönderisi olan müşteriler, iş merkezleri ve üniversite kampüsleri gibi kurumsal ve bireysel müşteri ihtiyaçlarının arttığı bölgelerde tüm sabit şubelerdeki hizmetlerden faydalanılmasını sağlayan ve birer gezici şube özelliğini taşıyan “Mobil Şube'ler” projesinin altyapısını Sprinter Panelvan aracı oluşturuyor.

Arvento 3’üncü kez Deloitte Teknoloji Fast 50 listesinde

Özer Hınçal

Araç takip sistemleri alanında Türkiye’de Pazar lideri konumunda olan Arvento Mobile Systems, Deloitte’un Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirlemek amacıyla yürüttüğü Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda 3’üncü kez yer almayı başardı. Deloitte Teknoloji Fast 50 listesinde yer alan şirketler, 2007 - 2011 yılları arasında net satış gelirlerinde kaydettikleri büyümeye göre programda yer almaya hak kazanıyorlar.

12 MÜŞTERİDEN 14 BİN MÜŞTERİYE Yakaladıkları başarıyı değerlendiren Arvento Mobile Systems Genel Müdürü Özer Hıncal, 2007 - 2011 yılları arasında kaydettikleri büyümenin ardında, kuruldukları günden beri teknolojiden insan kaynağına uzanan birçok farklı alana yaptıkları yatırımların olduğunu belirtti. Hıncal, “2005’te 12 müşteri ile başlayan yolculuklarının şu anda araç takip sistemleri alanında Türkiye’de pazar lideri olarak, 22 ülkede 14 binden fazla müşteriye hizmet veren bir şirket haline geldiklerini söyledi.

TLS ve Tuscor Lloyds, işbirliklerini geliştirmek amacıyla bir araya geldi TLS Lojistik, dünyanın belli başlı lojistik sektörü şirketlerinden oluşan ve sürekli büyüyen bir çözüm ortakları ağının da bir parçası. Merkezi İngiltere’nin Manchester şehrinde bulunan global partnerleri Tuscor Lloyds da bu ağın en önemli isimlerinden biri. TLS Lojistik ve Tuscor Lloyds yetkilileri, iki yıldır süren işbirliklerini güçlendirmek adına İngiltere’de bir araya geldi. Çalışmalarının odağında enerji sektörü yer alıyor. Örneğin, 100 tonluk rüzgâr güllerinin Çin’in Şangay şehrinden Mer-

8

sin’e, tek parça hâlinde nakledilmesi işini birlikte başarıyla gerçekleştiriyorlar. Bu konuda derin bir deneyim sahibi olduk-

Faysal Yalınkılıç

OMSAN’da görev değişimi OMSAN’da Stratejik Planlama ve Pazarlama Yöneticisi olarak görev yapan Faysal Yalınkılıç, Kasım 2012 tarihi itibariyle Stratejik Planlama ve Pazarlama Müdürü olarak atandı. Yalınkılıç, 2001 – 2005 yılları arasında TÜSSİDE - TÜBİTAK’ta Uzman Araştırmacı, 2006 – 2007 yılları arasında Baymak’ta Organizasyon Geliştirme Yöneticisi, 2007 – 2008 yılları arasında Bimsa’da Strateji Danışmanı, 2008 – 2009 yılları arasında OMSAN Lojistik’te Stratejik Planlama ve Pazarlama Uzmanı, 2010 yılından bu yana yine OMSAN Lojistik’te Stratejik Planlama ve Pazarlama Yöneticisi olarak görev yaptı.

larından benzer vasıflardaki yükleri dünyadaki herhangi bir noktadan başka bir noktaya rahatlıkla taşıyabiliyorlar.

Aralık 2012


KISA KISA

GEFCO Türkiye artık Atatürk Havalimanı’nda!

GEFCO, hizmet ağını genişletmek amacıyla Atatürk Havalimanı ofisini faaliyete geçirdi. 2002 yılından beri Türkiye’de faaliyet gösteren GEFCO, İstanbul Atatürk Havaalanı’nda açtığı ofis ile yatırımlarına devam ediyor. Havalimanı ofisinde hava ithalat ve ihracat hizmetleri ile beraber gümrük hizmetlerini de kapsayan eksiksiz bir hizmet sunan GEFCO, bu ofis ile hava taşımacılığı sektöründeki yerini, pazar payını ve gelecekte yatırımlarını düzenli olarak artırmayı planlıyor.

Yurtiçi Kargo ile uluslararası gönderiler de güvende Türkiye genelinde 760’dan fazla şubesi ve acentesiyle hizmet veren Yurtiçi Kargo, müşterilerinin yurtdışı gönderilerini ise Avrupa’nın en büyük kargo şirketlerinden biri olan çözüm ortağı Geopost ile birlikte, dünyanın dört bir yanına ulaştırmaya devam ediyor.

10

DSV’den 5 milyon euronun üzerinde IT yatırımı DSV Hava ve Deniz Taşımacılığı A.Ş. ailesinin her aşamasında ve operasyonunda şu anda tüm mevcut programlarının yerini alacak SAP, ediEnterprise sistemi, Cargolink ve Webcost Programları 01 Ocak 2013 tarihi itibariyle kullanılmaya başlanacak. Yeni entegre edilecek sistemlerle birlikte DSV Ailesi operasyonel süreçlerine hız katmanın yanı sıra dünya çapında Hava ve Deniz ihtiyaçlarına hitap etmeyi hedefliyor.

Cumhurbaşkanlığının yeni makam aracı GEFCO Türkiye’nin desteği ile Türkiye’de! Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resmi geçit töreninde kullandığı yeni makam aracı, otomotiv lojistiği sektörünün liderlerinden GEFCO Türkiye güvencesiyle, Sayın Cumhurbaşkanı’na teslim edildi. Mercedes- Benz markasının GEFCO Türkiye güvencesiyle

lojistiğini sağladığı Mercedes-Benz S S600 Pullman serisi limuzin görünümlü otomobil, zırhlı olma özelliği ile ordu standartlarındaki silahlara karşı da dayanıklı. Dünya liderlerinin de tercih ettiği otomobil olarak bilinen Mercedes-Benz S serisi Pullman Guard 5 ton ağırlığa sahip.

SGS ve SOFT’tan lojistik sektörüne bir yenilik daha Lojistik sektörüne bilgi işlem/yazılım konusunda 20 yıldan beri öncülük eden SOFT Bilgi İşlem ile 2006 yılından bu yana sektörü T1 ve alternatif transit sistemleri konusunda yönlendiren SGS TRANSİTNET yepyeni bir hizmeti birlikte sunacak. SOFT programlarını kullanan lojistik işletmecileri/taşımacılar/taşım a işleri organizatörleri, operasyona dair mevcut verilerini tekrar veri girişi yapmadan SGS TRANSİTNET sistemine ileterek gerek Türk gerekse AB gümrük idarelerine T1 BEYANI sunacak.

Aralık 2012


* / 2Æ3$ !"#$% 1 +(Â(

!$&' *#5É# 'Æ+ # 'Æ+ / *$3 / *$3 %Æ8 3É %Æ8 3ÉÃ ÆÆ Ã #(Ã(

(e/%&3Ú/Ú/ ,0/%6Ü6 !"#!$!%

&'( )*

,Æ*1.+&,-,

.

.

/0/1+2$

30/1+2$

(%+&,-,

4

.54

60/1+2$

.1011+2$

%+&,-,

7

.57

80/1+2$

.4011+2$

)+&,-,

/

75/

9011+2$

.:0/1+2$ .9011+2$

8 3 8É,+&,-,

3

653

..011+2$

, *1.+&,-,

.1

35.1

.4011+2$

4.011+2$

*+&,-,

.4

.15.4

.:011+2$

4:011+2$

8 3 8É++&,-,

.8

.75.8

.6011+2$

7.011+2$

(*+&,-,

44

.3544

.9011+2$

73011+2$

((*+&,-,

77

47577

47011+2$

:9011+2$


KISA KISA

OPET’ten, World kullanıcılarına

%30 TL ekstra indirim OPET, Türkiye’nin en bonkör kredi kartı Worldcard ile 20 Kasım – 31 Aralık 2012 tarihleri arasında geçerli olacolanak yeni bir kampanyaya imza atıyor. Kampanya kapsamında Yapı Kredi World üyesi Opet/Sunpet istasyonlarından yapılan 4 kez 75 TL’lik akaryakıt ve otogaz alışverişine, 30 TL ekstre indi-

rimi sağlanıyor. Kampanyaya katılmak isteyen Yapı Kredi Worldcard sahiplerinin “OPET” yazıp bir boşluk bırakarak kart numarasının son 6 rakamını SMS ile 3160’a, Vakıfbank Worldcard sahiplerinin ise yine “OPET” yazıp bir boşluk bırakarak kartın son 6 hanesini 6635’e SMS göndermesi gerekiyor.

OPET’İN hikayesi kitap oldu

Tofaş’a 10 üzerinden 9,03! Tofaş’ın kurumsal yönetim derecelendirme notu 10 üzerinden 9,03 seviyesine yükseldi. Saha Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. tarafından revize edilen Tofaş’ın “Kurumsal Yönetim” notu 8,58’den (85,83) 9,03’e (90,25) yükseltildi. Tofaş, bu not artışıyla İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Kurumsal Yönetim Endek-

si’nde “en yüksek nota sahip otomotiv şirketi” olma başarısını 2012 yılında da sürdürdü. Tofaş CEO’su Kamil Başaran, “Kurumsal yönetim ilkelerine uyum çerçevesinde bugün ulaştığımız nokta, Tofaş’ın tüm paydaşlarımıza karşı adil, şeffaf, hesap verebilir ve sorumlu bir anlayışla yönetildiğinin en önemli göstergesidir” açıklamasını yaptı.

VIP Turizm’le yeni yılı bambaşka şehirlerde karşılayın VIP Turizm, yeni yıl turları ile sizleri dünyayı saran coşku ve heyecana ortak ederken; dünyanın en güzel şehirlerinde, en güzel yeni yıl eğlencelerine davet ediyor. Mavinin ve kırmızının ülkesi Fas, sizi Uzakdoğu rüzgarlarıyla sarmalayacak Bangkok-Phuket-Singapur; tarih kokan antik başkentler Roma ve Floransa; Fransız Rivierası Cote D’Azur; Kızıldeniz’in incisi Sharm El Sheikh; Ortadoğu'nun Paris'i Beyrut; Gaudi’nin ihtişamlı şehri Barselona bu yılbaşında sizi bekleyen en gözde şehirler arasında yerini aldı.

12

Gazeteci-Yazar Nebil Özgentürk tarafından kaleme alınan “Opet Mucizesi-Yokuşu Tırmanan Ömür” adlı kitap, uzun yıllarını öğretmenliğe adayan OPET’in kurucuları Nurten-Fikret Öztürk çiftinin öyküsünü anlatıyor. OPET’in 20’nci yılı onuruna hazırlanan kitap, anlamlı bir günde Öğretmenler Günü’nde satışa çıktı. Kitabın satışından elde edilecek gelir ise LÖSEV’e bağışlanacak.

HMF Makina’dan başarılı bir organizasyon HMF Makina, 16 Kasım 2012 tarihinde Denizli Denizkızı Restaurant’ ta Hyundai müşterilerine özel bir yemek düzenledi. Canlı müzik eşliğinde düzenlenen bu keyifli yemekte 252 değerli müşterisini ağırladı. HMF Makina, güçlü ekibinin de katıldığı yemekte HL780-9 Marble, R380LC-9, R35Z-9 ve 2 adet forkliftini de sergileme imkanı buldu. Gecenin sürprizi ise Hyundai müşterilerine özel hazırlanan hediye paketleri oldu.

Aralık 2012


KISA KISA

“OPET Tarihe Saygı Ortaokulu” açıldı “Tarihe Saygı Projesi” ile Gelibolu Yarımadası’ndaki uygulamalarını altı yıldır aralıksız sürdüren OPET, bölgenin doğal dokusunu koruyarak, çağdaş bir görünüme kavuşması için çalışmalarına devam ediyor. Geçtiğimiz yıl 57. Alay Şehitliği’ni yenileyen OPET, son olarak Eceabat’ta işlevini yitiren Türközü İlköğretim Okulu’nun yerine, yeni ve modern bir okul inşa ederek eğitim ve öğretim hayatına kazandırdı. Açılış törenine; Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Eceabat Kaymakamı Mehmet Akçay, Eceabat Belediye Başkanı Kemal Dokuz, OPET Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk ve OPET Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk katıldı. Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, “Tarihe Saygı Projesi” ile sadece fiziki düzenlemeler değil, yöre halkının yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların da yapıldığını belirterek, OPET’e teşekkürlerini iletti.

Michelin, Euromaster ile hizmette çıtayı yükseltti Dünyanın önde gelen lastik üreticilerinden Michelin, tüketicilere daha fazla hizmet ve ürün çeşitliliği sunacağı yeni yapılanması ile uzman lastik bayi ağında değişime imza atıyor. 17 ülkede 2 bini aşkın noktada faaliyet gösteren ve lastik hizmetlerinde Avrupa lideri olan perakende zinciri Euromaster ile gerçekleştirilen işbirliği çerçevesinde Michelin, 2013 yılı sonuna kadar 300 bayisini Euromaster franchise çatısı altında toplayacak.

Shell, madeni yağlar pazarının küresel lideri Shell’in güçlü rekabetçi konumu, geçtiğimiz birkaç aydır madeni yağ sektörünü inceleyen lider araştırma firmalarının dikkatini çekiyor. Shell’in küresel pazar payındaki liderliği Kline&Co. firması-

nın en son raporunda doğrulanırken Ipsos MORI ve Harris Interactive firmaları yaptığı araştırmalarda Shell’in Çin, Malezya, Tayland, Rusya ve ABD’de (Pennzoil) en çok tercih edilen

binek araç motor yağı olduğu sonucuna vardı. Bununla birlikte Frost&Sullivan firması ise Shell’i otomotiv madeni yağları dalında Avrupa “Müşteri için Değer Geliştirme Ödülü”ne layık gördü.

Goodyear kış lastiği alana mont hediye! Goodyear, yenilikçi ve üstün teknolojiye sahip güvenli lastikleri tüketicilere avantajlı kampanyalarla buluşturmaya devam ediyor. 1 Kasım tarihinde başlayan kampanya ile Goodyear bayilerinden 4 adet Goodyear kış lastiği alanlar mont sahibi olacak.

14

Aralık 2012


,QWHUUROOWDPEXUPRWRUODU× UÊ ˆÞi˜ˆŽÊ UÊ >Ãh˜XhÊÃÕʈiÊÞhŽ>˜>LˆˆÀÊ­*ÊÈÈÉșʎœÀՓ>ÊÃiۈÞiÈ® UÊ ¯ÎÓÊÛiÊØâiÀˆÊi˜iÀˆÊÌ>Ã>ÀÀÕvÕÊ Ê Ê UÊ ¯™Ç½ÞiÊÛ>À>˜ÊÞ؎ÃiŽÊ“iŽ>˜ˆŽÊÛiÀˆ“ UÊ ˜Ìi}ÀiÊÌiÀ“>ÊŽœ˜ÌÀœ UÊ >Žh“Ê}iÀiŽÌˆÀ“iÞi˜ÊÌ>Ã>Àh“ UÊ >ÈÌÊÛiʅhâhʓœ˜Ì> UÊ ÃÌïŽÊ}ŸÀؘؓ UÊ “˜ˆÞȉˆ UÊ -iÃÈâ

,QWHUUROO/RMLVWLN6LVWHPOHUL7LF/WGúWL $÷DR÷OX0\3UHVWLJHLú0HUNH]L %DUEDURV0DKDOOHVL,KODPXU6RNDN 1R$WDúHKLU,VWDQEXO 7HO  )DNV  ZZZLQWHUUROOFRP HPDLOWUVDOHV#LQWHUUROOFRP


KISA KISA

Krone teslimatları tam gaz Taşımacılık sektörüne sunduğu üstün kaliteli ürünleri ve satış sonrası hizmet kalitesiyle müşterilerinin her türlü ihtiyacına cevap vererek çözüm ortağı olan Krone, ihtisas taşımacılıklarında da tercih ediliyor. Sağlamlığı, kullanım kolaylığı, yük güvenliği dona-

nımları ve yüksek ikinci el değeri ile Krone, Av-Nur Taşımacılık ve Alsa Meşrubat’ın da tercih ettiği üstyapı markası oldu. 1973 yılından bu yana içecek sektöründe dağıtım konusunda uzmanlaşan Alsa Meşrubat, İstanbul geneline gerçekleştirdiği taşımacılık

faaliyetlerinde kullandığı filosuna Profi Liner Ultra modelini ekledi. Doğuş Otomotiv Krone Yetkili Satıcısı Flash Otomotiv tesislerinden yeni araçlarını Alsa Meşrubat yetkilisi Erol Yılmaz teslim aldı.

Gaziantep’e çevreci otobüs Gaziantep Büyükşehir Belediyesi kentiçi toplu taşımada kullanılmak üzere, filosuna 50 adet çevre dostu MAN Lion‘s City CNG doğalgazlı otobüs ekledi. Gazianteplilerin daha hızlı ve konforlu hizmet alabilmelerini sağlamak amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen yatırım kapsamında alınan doğalgazlı otobüslerde, engelli rampası, klima ve kamera sistemi bulunuyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde

düzenlenen imza törenine, Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbay, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlama Direktörü Eren Gündüz, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş Kamu Satış Müdürü Taylan Aslanoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbay, toplu taşımada günde 100 bin kişiyi taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Samsun yine “Otokar” dedi Metro 125’inci Safir’ini aldı

Türkiye’de 76 noktaya günde 1850 sefer düzenleyen Metro Turizm filosunu yeni yatırımlarla büyütüyor. Şirket Temsa ile 10 adetlik SAFİR VİP yatırımı konusunda anlaşma imzaladı. Metro Turizm’in filosundaki özmal Safir sayısı son yatırımla 125’e ulaştı. 2012 yılında 23 milyon yolcu taşıma hedefine doğru ilerleyen Metro Turizm yeni otobüs yatırımları

16

yapıyor. Filosunda yer alan özmal 115 Safirden duyduğu memnuniyetle Metro Turizm yeni yatırımlarında da tercihini Safir VIP’ten yana kullandı. 10 adetlik Safir VIP yatırımına yönelik anlaşmanın protokolü Temsa Adana Fabrikası’nda Metro Holding Ceo’su Ertan Çakır ile Temsa Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gürleyik tarafından imzalandı.

Türkiye’de 76 noktaya günde 1850 sefer düzenleyen Metro Turizm filosunu yeni yatırımlarla büyütüyor. Şirket Temsa ile 10 adetlik SAFİR VİP yatırımı konusunda anlaşma imzaladı. Metro Turizm’in filosundaki özmal Safir sayısı son yatırımla 125’e ulaştı. 2012 yılında 23 milyon yolcu taşıma hedefine doğru ilerleyen Metro Turizm yeni otobüs yatırımları yapıyor. Filosunda yer alan özmal 115 Safirden duyduğu

memnuniyetle Metro Turizm yeni yatırımlarında da tercihini Safir VIP’ten yana kullandı. 10 adetlik Safir VIP yatırımına yönelik anlaşmanın protokolü Temsa Adana Fabrikası’nda Metro Holding Ceo’su Ertan Çakır ile Temsa Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gürleyik tarafından imzalandı.

Aralık 2012


KISA KISA

ABC, DAF ve TIRSAN’la büyüyor TIRSAN Treyler A.Ş. Samandıra Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen tören ile ER-BİL Uluslararası Transport 100 adet DAF XF105.460 ve 100 adet TIRSAN Mega Şasili Maksima Semi-Treyler siparişinin 60’ar adetlik kısmını teslim aldı. Tırsan bayisi DAF-TIRSAN Otomotiv’in gerçekleştirdiği satışın teslimat törenine TIRSAN Treyler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, ERBİL Uluslararası Transport Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Bilen ve DAF-TIRSAN Otomotiv Özel Müşteriler Yöneticisi Ertuğrul Erkoç katıldı. TIRSAN Treyler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu basın toplantısında yaptığı konuşmada yeni alımları ile beraber 300 DAF çekici ve 300 TIRSAN treyler araca sahip olan ABC Grup Bünyesindeki ER-BİL Uluslararası Trans-

port ile yapılan işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Nuhoğlu, “DAF ve TIRSAN kombinasyonunu kullanan tüm müşterilerimizde aynı sonucu görüyoruz; tekrar tekrar DAF ve TIRSAN’ı tercih ediyorlar. Çünkü DAF ve TIRSAN treyler kombinasyonunda performans yükseliyor. Yakıt sarfiyatında elde edilen tasar-

ruf, her yol ve yük şartında değişmeyen performans seviyesi tekrar DAF ve TIRSAN’ı tercih etmeyi sağlıyor” dedi.

Kässbohrer, ESTA’ya üye oldu Tırsan Grup markalarından olan Kässbohrer, Avrupa Mobil Vinç ve Ağır Taşımacılık Birliği (ESTA)’ya üye oldu. ESTA, Mobil vinç, yükseltme platformları, kiralama ve ağır yük taşımacılık şirketlerinin üye olduğu bir birlik...

%100 Scania

%0 faiz

En zorlu işler Meiller’le çözülüyor İnşaat sektörü, kalitesi, sağlamlığı, güvenlik donanımları ile büyük projelerde görev alan Meiller’i seçmeye devam ediyor. Özbüker Hafriyat, Mendeş Beton ve Barankaya İnşaat filolarını Meiller’in çelik yarı römork damper modeli ile güçlendirdi. Üç kuşak boyunca İzmir’de birçok büyük projeye başarı ile imza atan Özbüker

18

Hafriyat, yeni projelerde yer almak için filosuna Meiller çelik yarı römork ilave etti. İzmir’de faaliyetlerini sürdüren Mendeş Beton da filosunu Meiller damper ile güçlendiren firmalar arasına katıldı. İzmir’in önde gelen inşaat firmalarından Barankaya da Meiller damperi tercih etti. Barankaya İnşaat yetkilisi Nedim Kaya “Bugün

teslim aldığımız Meiller damper, devam eden projelerimiz için çözüm ortağımız olacak. Hizmet verdiğimiz sektör ağır çalışma koşullarında zorlu taşıma işlerini gerekiyor. Bunların altından başarıyla kalkabilmeniz için kaliteli, dayanıklı ve güvenli araç kullanmak zorundasınız. İşte biz Meiller’i bu özellikleri taşıdığı için tercih ettik” dedi.

Scania, Kasım ayında başlattığı 100.000 Türk Lirası ya da 75.000 Euro kredi alımlarında %0 faizli 12 ay vade fırsatı içeren Satış/Kredi Kampanyası ile, G420 CA4X2HSA çekicilerinde müşterilerine kaçırılmayacak bir araç alım fırsatı sunuyor. Satış/Kredi Kampanyası kapsamında, Scania Tüketici Finansmanı A.Ş. ile yapılan çalışmada 24, 36 ve 48 aya varan çok uygun vade seçenekleri ile aracını yenilemek isteyenler için takas desteği de sağlanıyor. Türkiye geneline yayılmış tüm Scania Yetkili Satıcılarında devam eden Satış/Kredi Kampanyası yıl sonuna kadar geçerli olacak.

Aralık 2012


KISA KISA

Yeni Clio’ya Altın Direksiyon Ödülü! 1 milyonuncu Fiat 500 üretildi! Fiat’ın yaklaşık 5 yıl önce ilk olarak Polonya’da, 2011 yılından itibaren ise Meksika’da da üretimine başladığı Fiat 500 modelinin 1 milyonuncusu geçtiğimiz günlerde banttan törenle indirildi. Fiat’ın Polonya’daki fabrikasında üretilen Fiat 500, kısa sürede ulaştığı satış ve üretim başarısıyla Fiat’ın stil sahibi ikon modeller geliştirme konusundaki başarısını en iyi biçimde kanıtlayan modellerin başında geliyor. İtalya’dan Brezilya’ya, Güney Afrika’dan Japonya’ya ve ABD’den Türkiye’ye kadar 100’den fazla ülkede satılan Fiat 500, sınıfında standart olarak yedi hava yastığı sunan ve 1 milyondan fazla kişiselleştirme olasılığına sahip olan ilk araç olması gibi özelliklerinin yanı sıra Euro NCAP testlerinden 5 yıldız kazanan 3.55 metre uzunluğundaki ilk araç, tüm motor versiyonlarında geliştirilmiş ESP sunan ilk araç, 100 tane özel tasarım orijinal aksesuar sunan ilk araç ve devrim yaratan iki silindirli TwinAir motor ailesi ile donatılan ilk Fiat Grubu aracı olması gibi özellikleriyle de ön plana çıkıyor.

20

Ekim ayındaki Paris Motor Show’da RTL/Auto Plus ‘En İyi Araç’ ödülünün ardından, Yeni Clio, Berlin’de 2012 ‘Altın Direksiyon’ ile bir başka uluslararası ödül kazanmıştı. Yeni Clio, bu kez de Türk okuyucuları tarafından aynı ödüle layık görüldü. Haftalık otomobil der-

gisi Auto SHOW okurlarının oluşturduğu halk jürisinin oylarıyla Yeni Clio, “Altın Direksiyon Türkiye Küçük Sınıf Birincisi” seçildi.

Jeep Wrangler’a yılın 4x4’ü ödülü Tofaş çatısı altında temsil edilen Jeep markasının model yelpazesi içinde yer alan Wrangler, İngiltere’de 4x4 Dergisi tarafından “Hardcore” sınıfında yılın arazi aracı ödülüne layık görüldü. Ülkemizde 73 bin Euro’dan başlayan satış fiyatıyla dikkat çeken ve özellikle sert arazi şartlarına boyun eğmeyen yapısıyla ön plana çıkan Jeep Wrangler, oybirliğiyle tüm rakiplerini geride bırakmayı başardı.

Elektrikli Spark Los Angeles’ta tanıtıldı Chevrolet, Los Angeles Otomobil Fuarı’nda, markanın popüler yeni mini otomobili Spark’ın elektrikli versiyonunu tanıtacak. Spark EV lansmanı 2013’te gerçekleştirdi. Chevrolet ayrıca interaktif bilgi-eğlence sistemi MyLink’in işlevselliği artırılarak geliştirilmiş versiyonunu da fuarda tanıttı. Yeni MyLink ilk olarak yeni 2014 Impala modeli ile birlikte satışa sunuldu. Chevrolet Global Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Chris Perry konuyla ilgili olarak, "Chevrolet’nin tanıtımını gerçekleştirdiği yeni ürün, özellik ve teknolojiler tüketiciye olağanüstü bir işlevsellik, konfor ve rahatlık sunmak için tasarlandı. Chevrolet bu sayede, üst üste global satış rekoru kırdığı sekiz çeyrekte yakaladığı bu ivmeyi devam et-

tiriyor. Spark EV ve yeni nesil MyLink, Chevrolet’nin günümüz tüketicisinin kolaylıkla benimseyeceği ve gerçek

anlamda değer vereceği gelişmiş teknolojiler sunma konusundaki kararlılığını gösteriyor” dedi.

Aralık 2012


KISA KISA

Proton’dan 4G teknolojili inovasyon atağı

Amarok’ta 4 bin 600 TL’ye varan fiyat avantajları

Proton’un yeni geliştirmiş olduğu C segmenti Sedan modeli, şık ve modern tasarımlı Proton Preve, firmanın özellikle gelişen dünya pazarlarına yönelik tasarlayıp geliştirdiği ilk global otomobili. Proton’un bugüne kadar

geliştirmiş olduğu diğer tüm modellerden hem tasarım hem donanım özellikleri açısından farklı ve yenilikçi bir yapıya sahip olan Preve’de, efsanevi Lotus mühendisliğinin ruhu kendini hissettiriyor. Yeni Proton Preve ‘Drive it to

believe it’ sloganı ile kullanıcılara sunuluyor. Anahtarsız motor çalıştırma, EBD-elektronik fren gücü dağılımı, led farlar, ayna sinyalleri bulunan Proton Preve aynı zamanda segmentinde bir ilk olan 4G özelliğine de sahip.

Volkswagen Ticari Araç, avantajlı fiyat uygulamalarına devam ediyor. Otomatik şanzımanlı versiyonuyla genişleyen Amarok ailesinin tüm versiyonlarında avantajlı fiyat olanakları sunuluyor. 4 bin 600 TL’ye varan indirimlerin sunulduğu uygulama süresince Volkswagen Amarok’un manuel şanzımanlı 4x2 2.0 BiTDI Trendline versiyonu 55 bin 215 TL’den başlayan kampanyalı anahtar teslim fiyatlarla alınabiliyor. Ailenin yine manuel şanzımanlı 4x4 Trendline versiyonu ise 61 bin 180 TL’den başlayan fiyatlara sahip.

Yenilenen Q5 satışa sunuldu! Öncelikle benzinli ve dizel olmak üzere iki motor seçeneğiyle satışa çıkan yeni Q5, zengin standart donanımı ve çok yönlü opsiyonel donanım seçenekleri ile 69 bin 160 Euro’dan başlayan fiyatlarla showroomlarda yerini aldı. Audi’nin tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de büyük ilgi çeken SUV’u, Q5 yenilendi. Çok yönlü ve başarılı bir karaktere sahip bu SUV

şimdi, tasarım, bilgi–eğlence, şasi ve motor konularında birçok yeni çözüm getirerek daha çekici, verimli ve sportif bir hâle geldi. Türkiye’de ilk planda 2.0 TDI ve 2.0 TFSI olmak üzere iki motor seçeneğiyle sunulan yeni Q5, performansı artırılmış olmasına rağmen yakıt tüketim değerlerinin yüzde 15 kadar azaltılmasıyla son derece iddialı.

Toyota Plaza Sandıkçı Sakaryalıların hizmetinde Dünyanın lider otomobil üreticisi Toyota’nın 55’nci ve en yeni plazası Sakarya’da hizmete girdi. Toyota’nın 3S Plaza konseptine uygun olarak, satış, servis ve yedek parça hizmeti verecek olan Toyota Plaza Sandıkçı, 3 bin m2’si kapalı, bin 270 m2’si servis, 940 m2’si showroom

Aralık 2012

ve 7 bin 500 m2’si açık olmak üzere toplam 10 bin 500 m2’lik kullanım alanına sahip bulunuyor. Sakarya başta olmak üzere tüm bölgeye hizmet vermek amacıyla açılan Toyota Plaza Sandıkçı’da satış ve satış sonrası hizmetler için 32 kişilik uzman bir ekip bulunuyor.

21


KISA KISA

TURKISH CARGO, başarısını ödülle tescilledi Yurt içi ve Yurtdışı katılımcıların büyük ilgi gösterdiği Logitrans Transport Lojistik Fuarı kapsamında düzenlenen tören ile “Logitrans 2012 Lojistik Ödülleri” sahiplerini bulurken, Türkiye’nin lider hava kargo taşıyıcısı Turkish Cargo, sektörel yayınların ve sektörün sivil top-

lum kuruluşları temsilcilerinden oluşan jüri tarafından değerlendirilen yarışmada ‘’Uluslararası Hava Taşıma Firmaları’’ kategorisinde ikinci kez ödüle layık görüldü.

Sani Şener, DEİK Türk-Fransız İş Konseyi Başkanı seçildi TAV Havalimanları’nın İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Fransız İş Konseyi Başkanlığına seçildi. Şener, konsey başkanlığını iki yıl boyunca sürdürecek. Konseyin Fransız başkanı da ülkenin en büyük işveren sendikası olan Mouvement des Entreprises de France (MEDEF International) içerisinden belirleniyor; halen BNP Paribas’tan Jean Lemierre tarafından yürütülüyor. Şener, şunları söyledi: “Türk özel sektörünün küresel piyasada hak ettiği konuma ulaşması için çalışan DEİK önemli bir misyon üstleniyor. Kurulla yaşıt olan Türk-Fransız İş Konseyi, iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine ciddi katkı sunmuştur.

22

Simit Sarayı Lufthansa ile ortak oluyor! Simit Sarayı İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukçu, bu yıl 12'ncisi düzenlenen Perakende Günleri'nde, markasının başarı sırlarını ve yeni girişimlerini anlattığı bir konuşma yaptı. “Kendimizi herkese rakip görüyoruz” diyen Kavukçu, uçakta da simit satışına başladıklarını açıkladı. THY ve Alman Havayolu Lufthansa’nın iştiraki SunExpress’in başlattığı uygulama hakkında bilgi veren Kavukçu, normalde

simit fiyatının kendi kafelerinde 1 TL olduğunu, uçakta ise 2 TL’ye satıldığını belirtti. Lufthansa’nın catering (yiyecek tedarik) şirketi LSG Sky Chefs ile ortaklık için görüşme halinde olduklarını açıklayan Kavukçu, “Catering konusunda bir ortaklık kurma niyetimiz var. İnşallah anlaşacağız ve artık Lufthansa’nın, hatta Emirates’in uçuşlarında da simit yedireceğiz. THY ile herhangi bir görüşmemiz yok” dedi.

SHGM, yeni logosunu seçti Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, kurumsal kimlik çalışmaları çerçevesinde sivil havacılık çalışanları ve diğer ilgililerin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarından faydalanarak yeni logosunu seçti. Kurum çalışanları arasında ortak bir kurum kültürünün ve sektör kuruluşları ile ortak davranış kalıplarının oluşturulması amacıyla yürütülen kurumsal kimlik çalışmalarının, iş akışına yönelik süreçlerin iyileştirilmesi, görsel iletişim araçlarında standartların oluşturulması ve internet sayfası yenileme gibi diğer faaliyetler ile devam etmesi planlanıyor. Yeni logo 1 Ocak 2013’te yürürlüğe girecek.

Aralık 2012


DOSYA

Hava kargoda Türkiye’nin parlayan yıldızı: ACT Hava taşımacılığının atağa geçtiği günümüzde, Türk sivil havacılık şirketleri de büyümesini günden güne sürdürüyor. Havayolu kargo taşımacılığı alanında faaliyet gösteren ACT Havayolları, son dönemde gerçekleştirdiği atılımlarla dikkat çekiyor.

S

ivil havacılığın duayenlerinden Yavuz Çizmeci tarafından 2006’da kurulan ACT, filosunda 6 Airbus A300 – B4 ve 2 Boeing 747 – 400 bulunduruyor. Geçtiğimiz yıl 34 milyar dolarlık sermayesiyle Çin’in en büyük holdinglerinden HNA’nın ortak olduğu ACT, bu gücü arkasına aldıktan sonra Türkiye’nin en büyük kargo taşımacılığı şirketlerinden biri haline geldi. HNA, havacılıkta Çin’in üçüncü,

Aralık 2012

dünyanın ise yedinci en büyük havayolu grubu konumunda bulunuyor. Avrasya bölgesi operasyonlarını genişletmek için ACT ile ortaklık kuran HNA’nın, şirket üzerinde yüzde 49 hissesi bulunuyor. HNA ve ACT ortaklığı, Avrupa, Afrika ve Asya arasında Türkiye’nin stratejik öneminden kaynaklanan bir köprü üzerinde faaliyet gösteriyor. Genelde charter uçuşlar yapan ACT’nin Eylül

ayından beri tarifeli seferlerine de başladığını söyleyen Satış ve Pazarlama Analisti Büşra Akman, haftanın 5 günü Sabiha Gökçen – Liege arası tarifeli seferler düzenlediğini söyledi. Önümüzdeki günlerde Asya-Türkiye-Avrupa arasında tarifeli seferlerin başlayacağının müjdesini verdi. BOEING 747 YATIRIMI HIZ KAZANACAK ACT Havayollarının yeni

yatırım planlarından bahseden Büşra Akman, hedeflerinin, filolarındaki Boeing 747 – 400 sayısını artırmak olduğunu söyledi. Akman, İngiliz firması MAGMA’yla olan işbirliklerini de anlattı. Eylül sonunda başlayan birlikteliğin 3 aylık deneme sürecinin ardından sürekli bir işbirliğine dönüşeceğini kaydeden Akman, Boeing 747’lerden birinin sadece bu operasyon için kullanıldığına vurgu yaptı.

23


“SÖNDÜRME SİSTEMLERİ YASAL BİR ZORUNLULUK OLMALI”

Lojistik depoların olmazsa olmazı: Tyco Avrupa ve Amerika’da özellikle depolama alanında kullanılan söndürme sistemleri konusunda en önde gelen isimlerden biri olan Tyco’nun Türkiye Sorumlusu Sadin Tellioğlu, yangın söndürme sistemlerinin bir lojistik deposundaki payının yüzde 50’lere ulaştığına dikkat çekti. Söndürme, elektronik algılama ve güvenlik sistemleri alanında toplam 60 ülkezde faaliyet gösteren Tyco, geçtiğimiz yıl 10.2 milyar dolarlık ciroya imza atarak sektördeki büyüklüğünü bir kez daha göstermiş oldu. Ceva, Ekol, Gökbora, Barsan, Solmaz gibi sektörün önde gelen isimle-

24

Aralık 2012


DOSYA

riyle birlikte çalışan Tyco, Türkiye’de piyasanın yüzde 60’ına hakim konumda bulunuyor. Şirket hakkında Lojistik Ekipmanlar Dergisi’ne bilgi veren Tyco Türkiye, Ortadoğu, Ukrayna ve Hazar Bölgesi’nden Sorumlu İş Geliştirme Müdürü Sadin Tellioğlu, sahip oldukları sistemler ve tecrübe ile söndürme konusunda Türkiye’de yeni bir sayfa açmak istediklerini dile getirdi. “PAYIMIZ BÜYÜK” Lojistik depolar konusunda yangın söndürme ve önleme sistemlerinin büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Sadin Tellioğlu, Söndürme sistemlerinin önemi lojistik güvenliği konusunda oldukça büyük bir öneme

Aralık 2012

sahip. Depolama malzemelerinin çeşitliliği çok fazla. Türkiye’deki lojistik firmalarının Avrupalı firmalarla çalışmaya başlaması bu alandaki ilk atılımın önünü açtı. Bir lojistik deponun yatırımında söndürme, duman atma ve algılama sistemlerinin payı yüzde 30 ya da 50’yi buluyor. Bu, bir bina yatırımı için oldukça büyük bir rakam. Bu nedenle de lojistik firmaları bizimle yakından işbirliği içerisinde. Dolayısıyla da harcadıkları paranın çoğunu bize ödedikleri için sistemler hakkında bilgi sahibi olmak istiyorlar. Biz de onlara bu konuyla ilgili bilgi veriyoruz. Özellikle de planlama aşamasında birlikte çalışmaya gayret gösteriyoruz. Böylece kullanım aşamasında da daha az sorun yaşamalarını sağlıyoruz. Ayrıca bakım ve teknik hizmet konularında da kendilerine yardımcı oluyoruz. Türkiye’de uyguladığımız birçok çeşitte depo söndürme sistemi var. Tüm ürünlerimizi testlerini yaparak teslim ediyoruz. Amacımız, bu alandaki eksiklikten dolayı yatırımcı, uygulamacı ve mühendisleri bilgilendirip depo söndürme sistemleri konusunda Tür-

kiye’de yeni bir sayfa açmak” diye konuştu. SİGORTACILAR, SEKTÖRÜ ÖNLEM ALMAYA İTTİ Yerli ve yabancı sigortacıların yangın söndürme, önleme ve algılama sistemleri konusunda oldukça hassas davrandığını söyleyen Tellioğlu, bu hassasiyetin zamanla söndürme sistemleri konusunda bir yaptırım olmaya başladığını kaydetti. Lojistik depolarındaki yangın söndürme ve algılama sistemlerinin, hem Avrupa Birliği hem de Amerikan standartları olan NFPA tarafından desteklendiğini söyleyen Tellioğlu, “Bunun nedeni ise sigortacıların yurtdışından Türkiye’ye daha çok aktif olarak ilgi göstermeleri. Daha önceleri yerli sigorta şirketleri bu konuda çok yaptırım uygulamıyorlardı. Ancak yabancı sigortacıların artmasıyla bu konu önem kazandı. Çünkü yabancı sigorta şirketlerinin ilk sordukları şeylerin başında söndürme ve algılama sistemleri ge-

liyor. Yoksa sigorta anlaşması yapmayı kabul etmiyorlar. Eğer bu sistemler mevcutsa primleri yumuşatarak anlaşma sağlıyorlar. Tabi bu da firmalar üzerinde çok büyük bir yaptırım sağlıyor” ifadelerini kullandı. Söndürme ve algılama sistemlerinin yasal olarak zorunlu kılınması gerektiğine de vurgu yapan Tellioğlu, “Avrupa ya da Amerika’da bu sistemler devletin görevlendirdiği kuruluşlar tarafından sürekli denetleniyor. Bu sistemin Türkiye’de de yerleşmesi gerekiyor” diye konuştu. Tyco’nun Türkiye’de mal üretiminin olmadığını söyleyen Sadin Tellioğlu, “Türkiye’de mühendislik ve proje üretimi var” dedi. Türkiye’deki ofislerinden mühendisler aracılığıyla Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlere mühendislik hizmeti götürdüklerini kaydeden Tellioğlu, aynı hizmeti Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren firmalara da verdiklerini dile getirdi. Tellioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de bu alanda hizmet veren, bu alanda yardımda ihtiyacı olan herkese ulaşmak istiyoruz. Yapılan araştırmalar sonucu bize ulaşan bilgilere göre Tyco’nun şu anda Türkiye piyasasında yüzde 60’lık bir pazar payı var. Tabi ki bu rakamlar Türkiye’de çok ölçülebilir olmadığı için kesin bir şey söylemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

25


DOSYA

Tesis içi lojistik ekipmanları üretimi Interroll’den sorulur Interroll Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Bülent Çalışkan, tesis içi lojistik ekipmanları üretim, pazarlama ve satışı yapan firmalar içerisinde iddialı bir firma olduklarını belirtti. Türkiye pazarına sundukları yenilikler ile ilgili bir açılmada bulunan Çalışkan, “Konveyör imalatı sektöründe faaliyet gösteren firmalara tambur motorları, konveyör ruloları ve rulo motorları gibi ürünleri temin ediyoruz. Ayrıca palet depolamak için enerjisiz çalışan, bakım maliyeti sıfır olan, daha az forkliftin kullanılan, FIFO prensibine bağlı kalacak dinamik sistem (palet kayar raf) sunuyoruz” şeklinde bilgi verdi. Bir firma aracılığıyla Türkiye pazarında 15 yılı aşkın bir süredir yer aldıklarını belirten Interroll’un Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Çalışkan, 1 Temmuz 2011 yılı itibari ile bağımsız olarak kendi ofislerini açtıklarını vurguladı. Global bir marka olan İnterroll’un İsviçre merkezli olduğu bilgisini veren Çalışkan, “1959 yılından beri tesis içi lojistik ekipmanları üreten firmamızın 29 ülkede, üretim tesisi ve ofisleri bulunuyor. Aktif olduğumuz pazarlar içerisinde, tesis içi lojistik alanın da en iyi ürünlerimizi sunarak, gıda, lojistik, endüstri, ilaç gibi sektörlerde yapılacak olan projelerde ilk seçim olmak istiyoruz” dedi. ‘POTANSİYEL MÜŞTERİLER ANA HEDEF KİTLEMİZ’ Interroll Türkiye’nin bu yıla ilişkin hedefleri hakkında da bilgi veren Çalışkan, “Çalıştığımız ve çalışmakta olan müşterilerimizle birlikte henüz ürünlerimizi kullanmamış ancak Interroll müş-

26

‘ROLLER DRIVE, FİRMALARIN ENERJİ TASARRUFUNA KATKIDA BULUNUYOR’

Konveyör imalatı sektöründe faaliyet gösteren firmalara tambur motor, konveyör rulo ve motorlu rulolar gibi ürünler ile hizmet verdiklerinin altını çizen Interroll Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Bülent Çalışkan, tesis içi lojistik ekipmanları konusunda iddialı olduklarının söyledi.

terisi olma potansiyeline sahip firmalara ulaşmaya çalışıyoruz. Çok hızlı büyüyen ve gelişen bu pazardaki amacımız büyüme hızımızı arttırarak henüz ulaşamadığımız potansiyel müşterilere ulaşmak, bu firmaları Interroll ailesine dahil etmek ve mevcut müşterilerimize de daha hızlı servis vermektir” ifadelerini kullandı. Sözü edilen hedefler kapsamında tesis içi lojistik projeleri üreten firmaları Interroll’ün son teknoloji ürünleriyle donatmak istediklerini belirten Ça-

lışkan, “Buna bağlı olarak son kullanıcılar, daha fazla enerji tasarrufu yapmamıza yardımcı olan, bakım maliyeti daha düşük konveyörleri kullanma imkanı bulacak. Ayrıca yıl içinde müşterilerimiz için seminerler düzenleyerek, özellikle de yeni ürünlerimiz hakkında bilgilendirme ve teknolojiyi kullanarak bir adım önde olmalarını sağlamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Hedefler kapsamında Türkiye pazarı dışında Ortadoğu’ya da ürün

gönderdiklerine işaret eden Çalışkan, Suudi Arabistan, Mısır, Dubai ve İsrail’e de tüm ürün gruplarının satışını yaptıklarına dikkat çekti. Dünya genelinde enerji tasarrufunun öne çıkmasıyla konveyör sektörünün de bu durumdan etkilediğine işaret eden Bülent Çalışkan, içten motorlu tambur motorların bu işlevi üstlendiğini de belirtti. Avrupa konveyör sektöründe birkaç yıldır yaygın bir şekilde kullanılan ‘Roller Drive’ adlı ürün ile Interroll’ün de enerji tasarrufuna destek verdiğini açıklayan Çalışkan, ürün hakkında şu bilgileri verdi: “Ürün konveyör rulosu görünümünde olup, içinde 24 voltluk bir DC motor barındırıyor. Birbirine o-ring veya polyvee dediğimiz kayışlarla ikili setler halinde bağlanan ruloların arasında çalışan Roller Drive, diğer rulolara da destek vererek, 100 kilograma kadar olan ağırlıktaki yüklerin taşınmasını sağlıyor. Böylece sisteme dışarıdan bir motor bağlamaya gerek kalmıyor. Ürünün sağladığı avantajlardan ilk öne çıkanlar; çok az bir enerji ile 100 kilograma kadar yük taşıyabilmesi, redüktörlü motorlarla karşılaştırıldığında maliyetinin düşük olması, çok sessiz çalışması, yerden tasarruf sağlaması ve estetik bir görünümü olmasıdır. Ürün piyasaya çıktığından beri Avrupa’da büyük ilgi gördü ve satışlar beklediği-

Aralık 2012


DOSYA

mizin üzerinde bir hızla arttı.” Sözü edilen ürünün Türkiye’de de kullanıldığını dile getiren Çalışkan, “Bu yılın Haziran ayında müşterilerimizin de katılımı ile bu ürünle ilgili bir bilgilendirme ve eğitim semineri düzenledik. Bu ürün Türkiye’de büyük ilgi gördü ve talep hızla artmaya başladı. Ürünü kullanan müşterilerimiz tarafından ürün memnuniyeti firmamıza bildirildi. Biz, Türkiye’deki konveyör üreticisi firmaların da bu önemli yeniliğin avantajlarından faydalanmalarını, daha az enerji ile daha verimli çalışan bu sistemi herkesin kullanmasını arzu ediyoruz” dedi. ‘EKONOMİDEKİ CANLILIK ÜRETİMİ ARTTIRIYOR’ Konveyör sektörünün ekonomideki dalgalanmalarla doğru orantılı çalıştığını vurgulayan Çalışkan, bu alanda Türkiye’de binden fazla firmanın faaliyet gösterdiğini belirtti. Bu firmaları doğrudan ve dolaylı üretici olarak ikiye ayıran Çalışkan, “Doğrudan üreticiler yalnızca konveyör sistemleri üretmek üzere çalışıyor. Bazı firmaların ise ana faaliyet sektörü makine veya başka bir sektör olup, müşterileri için bir sistem tasarlarken sistemin bir parçası olan konveyörü de kendileri yapmayı tercih ediyor. Bu iki gruba da her gün yenileri ekleniyor. Bu biraz da eko-

Aralık 2012

nominin canlılığına bağlı bir durum. Talep ne kadar canlıysa sektör de o kadar hareketli oluyor. Canlılık arttıkça üretim artıyor, bununla birlikte insanların taleplerini daha hızlı bir şekilde ulaştırma ihtiyacı ortaya çıkıyor. Hareketliliğin artması konveyör sektörünün de büyümesini sağlıyor. En ufak dalgalanmalar ise sektöre olumsuz bir biçimde doğrudan yansıyor” değerlendirmesini yaptı. Interroll’ün kuruluşundan bugüne kaliteli üretime önem verdiğini sözlerine ekleyen Çalışkan, sektörde yer alan üretici firmaların da imalatta kaliteye önem vermesi gerektiğini belirtti. ‘Türkiye’deki konveyör üreticisi firmaların kaliteli ürünleri kullanarak, müşterilerine daha kaliteli işler yapmasını amaç edindik’ şeklinde konuşan Çalışkan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’deki konveyör üreticisi firmalarının müşterileri olan çeşitli sektörlerdeki son kullanıcı firmalarının çoğu kendilerine yapılacak işlerde Interroll ürünlerinin kullanılmasını şart koşuyor. Fakat Interroll ürünlerini kullanmayan firmalar, konveyör maliyetini düşürmek amacıyla kalitesiz malzemelerden üretilmiş rulolar kullanıyor. Kalitesiz rulo ve yardımcı ekipman kullanılması da zincirleme bir etki yaratıyor ve son kullanıcıyı yarı yolda bırakıyor. Son kullanıcıların yarı yolda kalmamasını için

ürünlerimizin kalitesini ön plana çıkartarak, kalitesiz konveyör üretilmesinin ve kullanıcıların mağdur olmasının önüne geçmeye çalışıyoruz.” ‘ÖNCELİĞİMİZ KALİTE OLMALI��� Bununla birlikte Interroll ürünlerinin bazı parçalarının da Uzakdoğu’da taklit edilerek, Türkiye piyasasında satıldığına atıfta bulunan Çalışkan, “Çalıştığımız firmalara taklitlere rağbet etmemelerini, aksi durumda kalitesizlik maliyetinin karşılarına çıkacağını anlatmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Sektördeki aktörlerin öncelikle yaptıkları işlerde kullanacakları ekipmanlarda kaliteye birinci derecede önem vermeleri

gerektiğine dikkat çeken Çalışkan, bu sayede ilgili firmaların katma değerli imalat yapabileceği görüşünü kaydetti. Konveyör alanının sanayi için çok önemli olduğunu ve bu alanda ciddi bir mühendislik birikiminin gerektiğine vurgulayan Çalışkan, “Bu işi yapan ve yapacak kişilerin belli bir mühendislik eğitimi almaları gerekiyor. Bu nedenle firma sahiplerinin ve çalıştırdıkları kişilerin mühendislik eğitimi almış olmaları, yaptıkları işlere olumlu yansıyacak ve firmalarını ön plana çıkartacaktır. Ülke olarak ise, sektörde gelecek vadeden, fakat finansal bakımdan güçlü olmayan firmaların bir şekilde desteklenmesi gerekiyor” şeklinde önerilerde bulundu.

27


DOSYA

Her depoya özel çözümler Jungheinrich’te

D

epo içindeki lojistik işlemlerini standart uygulamalardan kurtararak her müşteri için ayrı özel çözümler sunduklarını söyleyen Jungheinrich Satış Koordinatörü Serkan Aydınlık, “Zaten bu iş standart olamaz, yapılacak her uygulama için farklı bir sistem geliştirmek gerekiyor. Genellikle kullanılan ürünler belli standartlar çerçevesindedir ancak bu ürünlerin depolanması ve gerektiği hallerde kullanıma hazırlanması için uygulanacak yöntem, tamamen depolama alanının durumuna, yüksekliğine, işin konusuna ya da ürünün niteliğine göre değişkenlik gösterebilir. İşte biz de bu noktada devreye girerek işi en efektif yolla yapmak için müşterilerimize yol gösteriyoruz” diye konuştu. Yaklaşık 6 ana ürün, 150’nin üzerinde de firmanın kendi ürettiği modifiyeli ürünle hizmet verdiklerini söyleyen Serkan Aydınlık, izledikleri yolu şöyle anlattı: “Bizler bu tür işlemlerde önce müşterimizi ziyaret ediyoruz, bu operasyonların sonucunda gerekli olan bilgileri alıyoruz ve o bilgilere bağlı olarak da ekip-

28

Depo içindeki işlemleri standart uygulamaların dışına çıkaran Jungheinrich, her müşterisi için sunduğu farklı çözümlerle kendisine duyulan güvenin hakkını veriyor… manı öneriyoruz. Örneğin, sipariş toplama işlemi ya da makineden çıkmış ekipmanların istiflenmesi ve dışarıya sevk edilmesi gerekli uygulamaları yerine getiriyoruz. Tamamen müşterilerimizin istekleri doğrultusunda çalışıyoruz.” “BİZİ FARKLI KILAN YATIRIM ANLAYIŞIMIZ” Jungheinric’in, yüzde 100 öz sermayesiyle hizmet veren sektörün sayılı isimlerinden biri konumunda olduğunu hatırlatan Aydınlık, “An itibariyle piyasadaki rakiplerimizin tamamı distrübitörlük yoluyla hizmet verirken biz tamamen kendi ürettiği-

Jungheinrich Satış Koordinatörü Serkan Aydınlık

lardan biridir. Biz Türkiye’de 27 teknisyen arkadaşımızla 8-9 farklı bölgede yerinde hizmet verip sorunlara anında müdahale ediyoruz. Bu tarz bir yatırım yüksek bir maliyet gerektiriyor. Bunu gerçekleştirebilecek distrübitör de Türkiye’de pek fazla yok” ifadelerini kullandı.

miz ürünlerle müşterilerimizin ihtiyaçlarını gideriyoruz” dedi. Jungheinrich’in avan“FARKLI YÜK tajının, yapılacak işin duruMERKEZLERİYLE muna göre araçlardaki KAPASİTEYİ ARTIRDIK” modifikasyonları düzenleyeAr-Ge çalışmalarına hız bilmek olduğunu dile getiren vererek ürün çeşitliliğini geAydınlık, “Firmanın kendi liştirdiklerini söyleyen Jungiçerisindeki yatırım anlayışı heinrich Satış Koordinatörü da bu yüzden farklı. DistrüSerkan Aydınlık, Jungbitör firmaların yatırım heinrich’in önümüzanlayışları biraz deki dönemde daha maliyete yösektöre kazandıra“Müşterilerimizin nelik. Daha az yatıcağı yenilikler istekleri rımlar yaparak kar hakkında bizi doğrultusunda marjlarını daha bilgi verdi. Alçalışıyoruz” yüksek tutma eğimanya’da yapılan limi içerisindeler. Ar-Ge çalışmaları Jungheinric olarak sonucunda EFG 4 serisi bizim böyle bir amacımız (2.500 – 3.000 kg) akülü yok. Biz, tamamen merkezin forklift üzerinde yenilikler yabelirlediği kurallar ve sistempılarak piyasaya sunduklaler çerçevesinde hareket edirını söyleyen Aydınlık, Bu yoruz. Elbette ekipmanda özellikle akü degerekli halğişiminin yan taraftan ollerde ması ve ekipmandaki aktif komponentler arasındaki rol alıkablo uzunluğunun miniyoruz mum olması dolayısıyla bu ancak da enerji sarfiyatını minimize genel ederek maksimum perforolarak çamans sağlaması açısından lışma prensibimiz en dikkat çekici ve rakipler bu. Bu da Junghekarşısında fark yaratıcı özelinric’i rakiplerinlik olarak belirtilebilir. Bunun den öne çıkaran yanı sıra ürünlerde farklı en önemli başlıkyük merkezleri uygulayarak kapasiteyi artırdık” şeklinde konuştu.

Aralık 2012


DOSYA

Gökbora, depo yatırımlarında hız kesmeyecek

T

emelleri 1954 yılında Tekirdağ’da Fahrettin Çak tarafından atılan Gökbora AŞ, 1983 yılında Türkiye'nin dış ticaret alanında gösterdiği gelişmeye paralel olarak nakliye sektörüne hizmet vermeye başladı. Kurulduğu ilk günlerde 10 araç ve 20 personelle çıktığı büyüme yolculuğuna, kendisini sürekli geliştirerek devam eden firma, gerek yurt dışı şirketleriyle yaptığı işbirlikleri ile gerekse de personel, tesis, araç kalite ve miktarlarına yaptığı yatırımlarla adından sıkça söz ettiriyor. Şu anda bünyesinde yaklaşık 700 plakalık bir filoya sahip olan Gökbora AŞ, ayrıca kapalı alanda 100 bin metrekarelik depolama imkanına sahip olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Yurt içinde 7 farklı şehirde, yurt dışında da 7 farklı ülkede kendine ait şirketleriyle faaliyet gösteren firma, hava, kara, deniz, proje ve ağır nakliye operasyonlarının tamamını kendi araçlarıyla gerçekleştiriyor. Firma hakkında bilgiler veren Gökbora AŞ Proje Hizmetleri Müdürü Bora Çak, şirketin taşıma ve depolama kapasiteleriyle ilgili şunları söyledi: “İstanbul’un her iki yakasında, Bursa, İzmir, Adana illerinde hem gümrüklü hem de gümrüksüz kapalı ve açık depolama yerlerimiz mevcut. Romanya

Hem yurtiçinde hem de yurt dışında birçok depo alanlarının olduğunu kaydeden Gökbora AŞ Proje Hizmetleri Müdürü Bora Çak, “Mevcut yatırımlarımız büyüme hızımıza yetişemiyor, mutlaka yeni depo yatırımları yapacağız” diyor. ğunca alınabilir fiyatlarla hizve Almanya’da da 5’er bin met vermeye çalıştıklarını metrekareden 10 bin metreifade ederek “Müşterilerimizin kare olmak üzere, yine kendibizimle çalıştıkları zaman kenmize ait olan tesislerimiz var. dilerini farklı hissedebilmeleriMüşterilerimize yurt dışında nin en nedenlerinden biri de ve yurt içinde gerekli depouyguladığımız esnek fiyat polama ve lojistik hizmetlerle illitikasıdır. Devamında gerekli gili her türlü desteği tüm tertibatlarımız, yani malverebiliyoruz. Proje ve ağır zemenin sigortalanması ve nakliyede de ciddi bir yatırıyapmış olduğumuz araç mımız mevcut. Tek seyatırımları geliyor. Olferde 3 dingilli ve 12 dukça yeni bir fiaksa kadar araçla‘OLDUKÇA loyla hizmet rımızla çeşitli sekYENİ BİR veriyoruz. Yurt getörlerden gelen ARAÇ nelinde önemli çataleplere hitap FİLOSUNA lışmalarımız olsa da edebiliyoruz. Şu ağırlıklı olarak Avruanda tek seferde SAHİBİZ’ pa’da faaliyet gösteri450 tona kadar tayoruz. Sektöre şıma kapasitemiz mevgetirdiğimiz önemli yeniliklercut. Proje ve ağır yük den biri olarak Avrupa ülkenakliyesiyle alakalı da lerine yoğun çalıştığımız 2005’ten beri faaliyet gösterihatlarda, müşterilerimiz biyoruz.” zimle bire bir irtibat kurmasını gösterebiliriz. Bu açıdan baktı‘MÜŞTERİLERİMİZLE BİREBİR ğımızda müşterilerimizle bire İLETİŞİM KURUYORUZ’ bir iletişim halinde olma özelliProje ve ağır sanayide müşğimiz bizi, sektörde farklı kılan terilerine sundukları hizmetlerve başarıya ulaştıran den bahseden Çak, müşterilerine mümkün oldu-

özellikler arasında birinci sırada yer alıyor” dedi. Gökbora AŞ’nin geçmiş yıllarda yapmış olduğu araç yatırımlarıyla oldukça yeni bir araç filosuna sahip olduğunu vurgulayan Çak, yeri ve zamanı geldikçe mevcut olan filolarında bazı yenilemeler yapacaklarını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti: “Araç yatırımlarımızın bir kısmını 2012 yılı içerisinde yaptık. Bunlar tenteli diye sınıflandırılan standart araçlardı. 2012 yılı içerisinde ağır nakliye araçları ile ilgili herhangi bir yatırımımız olmadı. Uzun vadede mevcut bir takım yatırım planlarımız var ancak 2013'ün 2. yarısında bunlar hayata geçirilecektir. Zaten şu anda oldukça yeni bir filoyla çalışıyoruz. Bu grupta yer alan araçlarımızın modellerini son yatırımlarımızla 2008’e kadar indirdik. Tenteli grubunda ise filomuzu yenileme çalışmalarımızı ise bütün hızıyla sürdürüyoruz” dedi.

Gökbora AŞ Proje Hizmetleri Müdürü Bora Çak

Aralık 2012

29


DOSYA

SoftTech, mevcut sisteminiz ne olursa olsun, sizi birkaç saatte ‘Martının Gözü’ne taşıyor

Limanınızı ‘3 D’ yöneteceksiniz

D

kod yazılımının adaptasünya limanları, kısa yonu ile değil, Türk mühendbir süre sonra tamaislerinin doğrudan analiz, men Türk mühendisletasarım, yazılım, birim test, rinin geliştirdiği yeni bir entegrasyon çalışmalarıyla liman otomasyon yazılımı meydana çıktı. Ürünün bir sistemiyle tanışacak. Konçok özelliğinin yanında, bilteyner, genel yük ve Ro-Ro hassa Türk mevzuatına ve modülleri içeren özellikle yerel muhasebe sistemlerine konteyner operasyonlarında uygunluğunun, ürünü rakipönem arz eden yerin kısıtlı lerinden ayıran en olduğu bölgelerde yükönemli özellik olduleme ve tahliye opedüşünüyorasyonunu LİMANINIZI ğunu ruz. Bu nedenle yönetmek amaIPAD rakiplerinden cıyla geliştirilen ‘GullsEye’ (MartıÜZERİNDEN DE daha fonksiyonel bir üründen nın Gözü) ihti3 BOYUTLU bahsediyoruz.” yaca uygun, İZLEYEBİLECEKSİNİZ Yeni ürün gelişgüncel teknolojitirmenin, içinde lerle donatıldı. temel iki unsur baUygulamanın dünrındırdığını ifade eden yada ilk kez geliştirilen Levent Berkman, “Birinci bir program olmadığını belirönemli unsur; güncel teknoten SoftTech Genel Müdürü lojilerin kullanılması; ikincisi Levent Berkman, ayrımı şu de; gerçek iş gereksinimlerisözlerle ortaya koyuyor: nin daha iyi algılamış olma“Evet, ürünün alternatifleri sıdır. Yani gerçek ihtiyacı vardır. Ancak, gerek inovasbiliyor olmalı ve bunu günyon, gerek içerdiği fikirler ve cel teknolojiye entegre etmelimanın içerisinde adeta bir lisiniz. En önemlisi de sadece “Martının gözü”yle gezme yerel ihtiyaçları değil, ulusdeneyimi yaşatan 3 D molararası standartları da gözedülüyle özgün bir üründür. tiyor olmalısınız. Bizim için TÜBİTAK TEYDEB tarafından limanların verimliliği birinci desteklenen proje ile geliştisıradadır. GullsEye ile limanrilmiş olması gerçek bir ARdaki her aktivite bazında GE çalışması olduğunun olayı yorumlamak, iyileştirkanıtıdır. GullsEye içinde yer mek, ölçmek ve değerlendiralan modüllerden pek çoğu mek mümkün. dünyadaki diğer eşdeğer örOptimizasyon modülünün neklerinde yer almamakta oluşturulmasına, İTÜ’lü akaya da kısıtlı bir şekilde yer demisyenlerin de çok önemli almaktadır. Herhangi bir

30

OPERASYON GullsEye Operasyon Modülü, liman içerisinde gerçekleştirilen hizmetlere ait iş akışlarının görsel olarak tasarlanmasını sağlar. Operasyon başlatılabilir, duraklatılabilir, sonlandırılabilir. Operasyon durumu, hangi aşamada olduğu gözlemlenebilir. Kişi ve ekipmanlar üzerindeki işler görülebilir, gerektiğinde iş devri yapılabilir ve yeni iş emirleri gönderilebilir. Operasyonun tüm aşamaları kayıt altına alınır. Tüm operasyonları, el terminalleri ve dokunmatik ekranlar aracılığı ve kablosuz iletişim ile gerçekleyerek, personel ve departmanlar arası iletişimi anında sağlayarak bilgi akışından kaynaklanan gecikmeler ve iş kayıpları ortadan kaldırılır. Kantarlar ile entegre çalışarak yapılan tartımların otomasyonu sağlanır. Araçların boş ve dolu tartımlarını iş emirleri ile yöneterek tahliye edilen yük ve konteynerlerin ağırlıkları kullanıcı müdahelesi olmaksızın hesaplanır.

LİMAN İZLEME GullsEye izleme modülü ile liman içinde üç boyutlu ortamda gezinmek, limanın durumunu canlı olarak izlemek mümkündür. Sahaların doluluk oranları, sahip olduğu sahalar ve planlanan konteynerler Rıhtımların yanaşma kapasiteleri ve rıhtımlara yanaşmış gemiler. Vinç, RTG, stacker, kamyon gibi ekipmanların genel özellikleri ve aktif iş emirleri El terminallerinin aktif iş emirleri, puantör bilgileri Kantarların aktif iş emirleri, tanıtım raporları Kapıların aktif iş emirleri, tartım raporları Kapıların aktif giriş-çıkış bilgileri canlı olarak izlenebilir.

Aralık 2012


DOSYA

Aral覺k 2012

31


Lojistik Ödülleri Atlas’ın ‘Jüri Özel Ödülü’nü aldılar…

SoftTech’in GullsEye Projesi taçlandı

katkıları olmuştur. Yeni çıkan her ürünün, (bu bir donanım, el terminali veya yeni bir yazılım olabilir.) Entegrasyonunun kısa zamanda ve az maliyetle yapılmasını sağlıyoruz. Bunun yanı sıra, gerek yerel gerekse de global perspektifte düşündüğümüzde, mevzuata ve değişiklilklere hızla adapte olabilecek yetenekte çalışmalar gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. GullsEye’ı ön plana çıkaran unsurlardan biri de, limanların kullanmakta olduğu ERP veya benzer sistemlere kolay entegre olabilmesidir. Liman kullanıcılarının uygulamaya eriştiği arayüzlerin tasarımında, operasyonları ve kullanımı kolaylaştırmak, bu sayede verimliliği artırmak temel hedeflerimizden biri olmuştur” açıklamasını yaptı. LİMAN ÇALIŞIRKEN, YENİ SİSTEM DEVREDE Ürünün en önemli özelliklerinden birinin de, “Mevcut kullanılmakta olan ürünlerde biriken verilerin GullsEye kullanıma geçtiğinde de ‘veri göçü’ yoluyla kendi bünyesinde barındırması” olarak açıklayan Berkman, “Çünkü, arkasında ciddi bir analiz desteği vardır. Önceki sistemden hangi verilerin yeni sisteme aktarılacağı zaten belirlenmiştir. Burada amaç, limanda birkaç saatlik kesintiyle eski sistemdeki kullanılan verilerin yeni sisteme maksimum oranda aktarılmasıdır. Ve geçiş tamamlandığında, birçok veri de yeni sisteme taşınmış olduğundan, ‘şu tarihe kadar böyle, bundan sonra böyle’ diye bir durum yaşanmaz. Sistem, bütünüyle korunmuş ve veri göçü yöntemiyle entegrasyon gerçekleşmiştir. Veri göçü tamamlandığında bir saha testi yapılıp, çalışma esnasında ne olabileceği de test edilir. Böylece kullanıcı da, ürünün işlevselliğini, kapı giriş-çıkışlarının hayata geç-

32

U

luslararası taşımacılık firmalarını bir araya getiren LOGITRANS Fuarı, sektörün en prestijli ödül törenine de ev sahipliği yaptı. Lojistik Ödülleri Atlas’ın, 3’üncü kez sahiplerini bulduğu törende Türkiye İş Bankası iştiraklerinden bilişim şirketi SoftTech’in GullsEye Liman Projesi de, ‘Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. SoftTech adına ödülü UND Başkan Yardımcısı Zahit Sağlık’ın elinden alan Genel Müdür Levent Berkman, tamamen Türk mühendislerinin geliştirdiği 3 boyutlu liman yönetim sisteminin büyük jürinin dikkatini çekmesinden duyduğu memnuniyeti belirterek, “Limanları bir martının gözü gibi takip edecek otomasyon çözümümüz kısa sürede Türk limanlarındaki yerini alacak. Lojistik proje dalında ödüle değer bulunmamızdan dolayı gururluyum” diye konuştu.

tiğini, konteyner operasyonlarının çalıştığını bizzat gözlemler.” SOFTTECH’DE MÜHENDİS ORDUSU ÇALIŞIYOR GullsEye’ı limanların kullanımına sunmak için uzun ve yoğun mesailer harcandığını belirten Genel Müdür Levent Berkman, sözlerine şöyle devam etti: “Şirketimizde 700 çalışanımız vardır. Bunların 650’si yazılım geliştirme süreçleriyle ilgilidir. Tüm yazılım ekipleri uluslararası standartlar ve sertifikasyonlar çerçevesinde, müşterilerine en hatasız ve en güvenilir yazılım çözümlerini sunmak için var güçleri ile çalışıyorlar. Bu ürünün gelişmesinde de 30 kişilik bir yazılım ekibiyle çalıştık. Liman operasyonlarında oluşabilecek hata veya kesintilerin, ciddi maliyetlere yol açabileceğinin bilinci içerisinde ürünü geliştirdik. Amaç limanlarda hem kul-

lanıcıların hayatını kolaylaştırmak, hem verimliliği artırmak hem de hizmet ve operasyonlardaki riskleri minimuma indirmektir. Ürünümüzü aktif olarak 2013 yılında tanıtmayı planlıyoruz. Artık tüm testleri başarıyla geçen ürünümüz limanlarda hizmet vermeye hazırdır.” SoftTech’in bir İş Bankası iştiraki olmasından dolayı, bankacılık yazılımları sektöründen gelen bilgi birikimlerinin bulunduğunu, köklü bir yazılım geçmişleri olduğunu ifade eden Levent Berkman, “Mesela, mobil teknolojilerdeki deneyimimizi GullsEye’a yansıttık. Limanı tablet cihaz ve ipad üzerinden de 3 boyutlu izleyebiliyorsunuz” diye konuştu. MODÜLER VE DAHA ESNEK Levent Berkman, GullsEye’ı rakiplerinden ayıran özellikleri de şöyle sıraladı: “GullsEye modüler bir sisteme sahiptir. 3 D modüllü her sis-

teme entegre olabilir. Uluslararası rakiplerin, Türkiye’deki limanlarda konumlanması noktasında, özellikle yerel mevzuata ve kanunlara uyum konusunda ihtiyaca cevap verememesi, akademik makalelere konu olmuştur. Biz AR-GE projeleri geliştiren, teknokent bölgesinde yaşayan bir şirketiz. GullsEye’ı tercih eden limanlar, tam bir otomasyon yazılımı sahibi olmanın yanı sıra, gerektiğinde kurumsal yazılım desteği ile yanlarında olacak bir şirket ile çalışacaklar. Bütün bunları düşündüğünüzde hem ilk sahip olma, hem de mevzuat değişikliklerine uyum daha uygun maliyetlerle gerçekleşecektir. Gelecekteki ihtiyaçların karşılanması noktasında, ihtiyacın doğru anlaşılması, makul maliyetlerle karşılanabilmesi, en önemlisi yetkin ve kurumsal; sizinle aynı dili konuşan bir muhattabınızın bulunması GullsEye’ı öne çıkaran özelliklerdir.”

Aralık 2012


DOSYA

Aktif Antrepo, agresif bir büyüme hedefliyor 2008

yılında kurulan Aktif Antrepo, müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda antrepo alanını büyüterek lojistik sektörü için TIR yatırımları gerçekleştirdi. Çevikliği ve aktif yaklaşımlarıyla müşterilerinin istek ve taleplerini çok çabuk bir şekilde algılayıp her türlü müşteri şikâyetine hızlı ve kaliteli çözümler sunan Aktif Antrepo, lojistik hizmetindeki yapısını büyüterek uluslararası kimliğini daha da geliştiriyor. Firma, müşterilerinin tüm antrepo ve lojistik faaliyetlerini üstlenerek, ürünleri maksimum hizmet ve minimum maliyetle hızlı, güvenilir ve farklı hizmetlerle müşteri memnuniyeti sağlamayı hedefliyor. Firma hakkında bilgiler veren Aktif Antrepo Lojistik Müdürü Kadir Ertan, bugünden geleceği görerek firmalarının 10 yıllık planlarını hazırladıklarını belirterek bu planlar dahilinde gelişmek ve büyümek istediklerini söyledi. ‘Şirket olarak inovasyona inanıyoruz. Gelişime inanıyoruz’ diyen Ertan, Aktif Antrepo’nun büyüme hedefleri doğrultusunda hareket ettiklerini kaydederek şirket olarak kendilerinin dışında gelişen ve değişen etkenleri de kontrol ederek müşterilerine her türlü koşulda tam ve eksiksiz hizmet verme amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Firma olarak uluslararası piyasalarla çalıştıklarını, bu nedenle diğer ülkelerin ekonomik durumlarını, kanunlarını ve beklentilerini de bilmek zorunda olduklarını ifade eden Ertan, “Türkiye’nin dışındaki diğer ülkelerin ekonomileriyle de ilgileniyoruz, diğer ülkelerdeki tedarikçi ve müşterilerle de ilgileniyoruz. Oraya gidip müşterilerle birebir görüşmeler yapıyoruz.

Aralık 2012

yük nerde? Ne zaman gidecek? Bir sıkıntı var mı, yok mu? Bir problem var mı?’ gibi sorular sorabilirsiniz. Biz bu süreçleri doğru bir şekilde olduğu gibi müşterilerimize iletiyoruz. Bu da insanların çok mutlu ve güvenli olmalarını sağlıyor. Bizim en büyük özelliğimiz bu. Şikayet ne? Biz genelde Türk plaka araç kullandığımız için Avrupa’ya geçiş sürecinde her ülkenin belirli kuralları var, geçiş belgeleri var. Bunları almak durumundasınız. Bunları almadan geçtiğiniz zaman sıkıntılar oluyor. Yani bu süreçten dolayı bazen gecikmeler oluyor. Müşterilerin de ara sıra bundan yakındıkları oluyor. Bu gibi durumlarda bile müşterilerimize bir hatamız “MÜŞTERİLERE BİLGİYİ DOĞRU varsa dahi olayı VE HIZLI BİR anlatıyoruz” diyeŞEKİLDE rek müşterilere ULAŞTIRIYORUZ” doğru bilgiyi hızlı ve net bir şekilde vermenin önemini anlattı.

Aktif Antrepo Lojistik Müdürü Kadir Ertan (solda) ve Özkaradeniz Group Firma sahibi Sinan Özkara.

Bunun neticesinde, bu büyük pazarda kendimizde pastanın büyük bir dilimiyle yer edinmek istiyoruz” dedi. “MÜŞTERİ TALEPLERİ BİZİ YÖNLENDİRİYOR” İlk antrepolarını açtıklarında 2 bin metrekarelik bir alana sahip olduklarını dile getiren Ertan, “Sonradan müşterilerimize verdiğimiz kalite ve güvenli hizmet doğrultusunda, müşterilerimizden gelen taleplerle antrepo alanımızı 5.250 metrekareye çıkarttık. 2012’nin başında da yine müşterilerimizden gelen

talepler ve bizim yaptığımız planlar doğrultusunda şu anda antrepo alanımızı 15.750 metrekareye çıkarıyoruz. Aynı zamanda 4 bin metrekarelik açık depo alanımız var. Bu şekilde müşterilerimize ve tedarikçilerimize hizmet sunmaya devam ediyoruz” diyerek konuşmasını sürdürdü. Müşterilerine, taşıma sürecindeki ürünleriyle ilgili bilgileri doğru ve hızlı bir şekilde ilettiklerinin altını çizen Ertan, “Siz de bir yük gönderdiğiniz zaman doğal olarak bir gün sonra ‘Acaba şu anda benim

“DEVAMLI OLARAK BÜYÜMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ” Firma olarak büyüme yolunda her geçen gün daha sağlam adımlar atarak planlarını bir bir hayata geçirdiklerini vurgulayan Ertan, büyüme konusunda agresif bir tutum izleyeceklerini belirterek konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Büyüme konusunda ciddi planlarımız var. Öngördüğümüz ve uymaya gayret ettiğimiz 10 yıllık bir planımız var. Bu planımızı dünyada olabilecek durumlara göre revize edebiliriz. Ama asla taviz vermeyeceğimiz tutumumuz büyüme konusu olacak. Her şatta ve durumda ciddi oranda büyüme rakamlarına ulaşmak için ciddi çaba sarf ediyor olacağız.”

33


HABER

Kuzey güney hattı, Samsun’a da Türk ekonomisine de doping olur TCDD

’den yorgun ve hedefi olmayan bir liman devralan Ceygroup, Samsunport’u kısa sürede Karadeniz’in gözde limanı haline getirmeyi başardı. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı’nın şimdiki hedefi, dünyanın dört bir yanından Mersin ve İskenderun limanlarına gelen yükleri, kara ve demiryoluyla yukarı taşıyacak sistemin içinde yer almak. Ulaştırma Bakanlığı, bir süredir boğazları bypass ederek kuzey ve güneyi hem karayolu, hem de demiryolu ile buluşturma çalışmaları yapıyor. Dik bir açıyla varış sürelerini kısaltarak, daha ucuza taşımanın önünü açacak bu sistem, birçok lojistik firmasının olduğu gibi Ceygroup’un da ilgi alanı

Ceygroup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, boğazları bypass edecek sistemde yer almak için demiryollarında serbestleşmeyi beklediklerini söyledi… içinde. Fakat, Ceygroup’un rakiplerinden bir adım önde olduğu önemli avantajı var. Çünkü, kuruluş aynı zamanda Karadeniz’in parlayan yıldızı Samsunport’un da imtiyaz sahibi. Logitrans Fuarı öncesinde basınla bir buluşma gerçekleştiren Ceygroup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, özellikle MIP liman yetkilileri ile konu üzerinde çalışmalar yaptıklarını kaydetti. İşte Ali Avcı’nın tespitleri: “Ama öncelikle bu çalışmanın hayata geçebilmesi için demiryolunun özel sektöre entegre olması lazım. Ana hatlar, dünyanın dört bir yanından Mersin ya da İskenderun’a geliyorlar. Kuzey-güney hattı başladığında Rusya’ya, Karadeniz’e götüreceği konteynerleri bu limanlarda bırakacaklar. Konteynerler Karadeniz bölgesine taşınacak, buradan da direkt Rusya ve diğer Karadeniz limanlarına ulaşacak. Böyle yapıldığında boğazları bypass

etmiş olursunuz. Buradan karayolu ya da demiryoluyla alınan yükler Samsun Limanı’na aktarılabilir. Çünkü, biz altyapı olarak da, liman olarak da bu operasyon için uygunuz. Tabi, bunun için demiryolu sinyalizasyon altyapısının gelişmesi de şart. Biz, şu an demiryolu mevzuatını bekliyoruz. Mevzuatta gerekli değişiklikler yapıldığında kendi lokomotifimiz ve vagonumuzla yerimizi almak isteriz. Demiryolu, yük taşımacılığında olmazsa olmazlardandır. Özellikle hızlı tüketime yönelik olmayan malların tamamının demiryolu ile taşınması gerekir. Son on yılda büyük yatırımlar yapılıyor. Demiryolunda yük taşımaya yönelik adımlar da atılırsa, karayolunda yaşanan sorunların bence büyük kısmı sona erer. 300-500 kilometreyi geçen mesafelerde kesinlikle demiryolu kullanılması gerektiğine inanıyorum.”

LİMAN GELİŞTİ, BÖLGE UÇUŞA GEÇTİ TCDD özelleştirmesi sonrası kullanım hakkı Ceygroup’a geçen Samsun Limanı, kuzeyden giren tahıl kapısı konumuna geldi. Çünkü altyapı yenilendi. Yeni silolar eklendi. Buna bir de hızlı tahliye sistemini kattığınızda bir anda bölgenin cazibe merkezi oldu Samsunport. Samsun limanıyla birlikte bölgenin ihracat rakamlarının da arttığının altını çizen Avcı, “Çankırı’ya dünyanın en büyük seramik fabrikası kuruldu, hammadde ithalatı Samsunport’tan yapılmaya başlandı. Çorum, Türkiye’nin en önemli sanayi kentleri arasında. Çorum’un arka bahçesi gibiyiz. Firma sahiplerini, hatlarını davet ettik. Onlar da ‘artık bizim satış limanımız Samsun’dur’ diyorlar” sözleriyle limanın geldiği yere dikkat çekti. YASAKLAMAK DEĞİL, ÇÖZÜM BULMAK GEREK Erdemir’in Sivas’ta cevher ocakları var. Ama, işlenmek için Ereğli’ye kelimenin tam anlamıyla kulağını ters yönden göstererek geliyormuş. Sivas’tan trenlerle yola çıkarılan cevher, önce trenle İskenderun’a, oradan da gemi yoluyla Akdeniz, Ege,

Ceygroup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı’nın şimdiki hedefi, dünyanın dört bir yanından Mersin ve İskenderun limanlarına gelen yükleri, kara ve demiryoluyla yukarı taşıyacak sistemin içinde yer almak.

Aralık 2012


HABER

BÖYLEYDİ

BÖYLE OLDU Marmara ve Karadeniz’e ulaşıyormuş. Bu örnek taşıma hikayesini de şu sözlerle aktarıyor Ali Avcı: “Aslında bizim şu an uyguladığımız yöntem, yani karadan Samsun’a, oradan da Ereğli’ye ulaştırma yöntemi daha önce Samsun’da denenmiş. Ancak, çevreyi inanılmaz rahatsız ettiği ve bölgeyi kıpkırmızı yaptığı için yoğun bir şekilde şikayet alıyormuş. Yönetim erki de, sonunda çözümü yasaklamakta bulmuş. Erdemir, biz müracaat edene kadar cevheri Sivas’tan İskenderun’a demiryolu ile getirip, gemiyle Akdeniz, Ege, Boğazlar’ı geçip Karadeniz’e ulaştırıyordu. Hadi bugün gemi navlunları ucuz. Peki, yarın arttığında ne yapacaksınız? Kulağını tersten gösteren böyle bir taşıma yöntemi olmaz. Limanı aldığımızın hemen ertesi günü, liman sahibi olarak Erdemir yöneticilerine gittim. Bizi görünce hayret ettiler. Biz lojistikçiyiz. Burada, böyle bir potansiyel var; hem bizim için, hem de

Aralık 2012

ekonomi için doğrusu bu. Bugün her ay yaklaşık 50 bin ton civarında vagonla limana cevher geliyor. Bu miktar, önceki yıllarda elleçlenenin oldukça üzerinde. Geçtiğimiz günlerde belediye başkanımıza sordum. Eskiden cevher yüklemek yasakmış. Biz, yeniden yüklemeye başladık, siz bunun farkında mısınız diye. Farkında bile olmadığını söyledi. Dünyadaki bütün limanlara bakın hemen tamamı şehir merkezindedir. Avrupalı, kent trafiğiyle liman trafiğini birbirinden ayırmış. Liman da, şehir de günlük yaşamına devam eder. Ancak, elleçlemede yöntemler vardır. Çevreci unsurları kullanırsanız, kimseyi rahatsız etmezsiniz. Biz de, cevher elleçlemede öyle yaptık. Cevher yüklü vagon, kapalı bir deponun içine girer. Burada yükünü alta boşaltır, oradan da bantlar yardımıyla gemilere yüklenir. Yani, yasaklamakla bir yere varılmıyor, çözüm üretmek gerek.” Özelleştirme ön-

cesi Samsun Limanı’nda konteyner diye bir yük çeşidini sadece diğer limanları ziyaretlerinde görebiliyorlarmış. Ceygroup’un limanı 36 yıllığına devralmasıyla bu da tarih olmuş. Çünkü, yıllardır tek kuruş yatırım yapılmadan yaşamaya çalışan limana iki yılda 35 milyon dolar harcanmış. Yenilenen diğer ekipmanlarla birlikte dev vinçlere de kavuşan limanın konteyner elleçleme macerası da böyle başlamış. “Limanda sıfır konteyner vardı” diyen Ali Avcı, yatırımın gururunu da şu sözlerle bizimle paylaştı: “Ama, şu an 30 bin TEU’yu geçtik, daha da artmasını umuyoruz. İnsanlar, önce gözüyle düşünür. Önce görecekler, sonra gelecekler. Samsun’un talihsizliği ana hatların güzergahında olmaması. Karadeniz’de genelde feederlar çalışır. Böyle bir hattı besleyecek yük de yok. Fakat, bölge ekonomisi geliştikçe, Samsunport’un taşıyacağı konteyner miktarı artacaktır. Çünkü, biz yatırımlarımızı ona göre yaptık.”

SATIR BAŞLARIYLA

CEY GROUP n Kombine taşımacılıkta oldukça iddialı. Paketleme, yükleme, boşaltma, depolama ve depodan depoya taşıma işlerini başarıyla yapıyor. n Tahıl lojistiğinde uzman bir kuruluş. Her limanda siloları var ve tank kapasitesi 800 bin tona ulaştı. n Lojistikçi olup da limancılığı da birarada yürüten ilk şirket. n Lojistikçi olup da limancılığı da birarada yürüten ilk şirket. Türkiye’nin Karadeniz’e açılan kapısı olan Samsun Limanı’nı 125 milyon dolar bedelle satın aldı. 35 milyon dolar da yatırım yaptı. 10 bin metrekarelik depolama alanı 40 bin tona çıkarıldı. 20 bin tonluk siloyu da 60 bin tona çıkardılar. Dizel makinelerin kullanımına son verildi. Tüm makine ve vinçler elektrikliye dönüştü. n Samsunport, Ro-Ro taşımacılığında da önemli bir yerde. 25 Ro-Ro gemisi çalışıyor. n Cey Group’un 2011 cirosu 100 milyon dolar.

35


HABER

Yeni hamlelerle 2013 yılında adından çok söz ettireceğe benziyor…

İDO ve BALO Projesi, Çelebi’nin Bandırma’sını ‘en gözde’ liman yapacak

Kaptan Özgür Durmaçalış

36

Çelebi Holding’in TCDD’den devraldığı Bandırma Limanı, 2013 yılıyla birlikte kelimenin tam anlamıyla ‘koşmaya’ hazırlanıyor. Ro-Ro’da İDO’nun 220 metrelik gemilerini ağırlamaya hazırlanan liman, BALO Projesi’nin start almasıyla da, konteynerlerin Anadolu’daki çıkış kapısı olacak. Limana şu an günlük 11 Ro-Ro gemisinin sefer yaptığını belirten Çelebi Bandırma Limanı Genel Müdürü Kaptan Özgür Durmaçalış, “Bunların 3’ü Tekirdağ’a; 8’i de Ambarlı terminaline gidiyor. Ticari araç kısmının haricinde, yazları günde 6 sefer; kışları da 2 sefer yapan İDO’muz var.

O da, Yenikapı’ya yolcu ve araç taşıyor. Bu trafiğin konsolide olması için özellikle İDO’nun bir çalışması gündemde. Ticari araçlar karşıya geceleri geçiyor; İDO da, tam tersini yaparak gündüzleri geçiş yapıyor. Gemilerin bir bölümünün pik zamanlarda konsolide olması söz konusu. 200-220 metrelik gemilerle hem ticari aracın, hem otomobilin, hem de yolcunun taşınabileceği bir sistem düşünülüyor. İDO özelleştirmeden gemiler ve iskeleler aldığı gibi, Ambarlı’da 300 bin metrekarelik de bir alan aldı. Terminal olarak orası düşünülüyor. İDO tarafından büyük gemi yanaşma talebi olduğu

Aralık 2012


HABER

Çelebi Bandırma Limanı Genel Müdürü Kaptan Özgür Durmaçalış, Genel Yayın Yönetmenimiz Selçuk Onur’un sorularını yanıtladı.

HIZIMIZA YETİŞİLEMİYOR ‘YAVAŞLAYIN’ TALEPLERİ ALIYORUZ

20 MİLYON DOLARLIK EKİPMAN GELİYOR için biz de kısa mendireğimizin tarafına bir iskele yaptık. Büyük gemileri oraya yanaştırıp TIR ve otomobilin inebileceği, yolcunun ağırlanabileceği bir terminal hazırladık. Limanın batı tarafında otomobil parkları da olacak. Özellikle yazın inanılmaz bir yolcu talebi oluyor ve İDO da bu talebi yanıtlamak istiyor. Pik zamandaki yolcu talebine karşılık verip, kışın da arz fazlasını ticari araç ve otomobilde değerlendirmeyi hedefliyorlar” açıklamasını yaptı. 2010 yılında imtiyaz sözleşmesiyle TCDD’den 36 yıllığına limanı devraldıklarının altını çizen Durmaçalış, “Yatırımlarımızı sürekli revize ederek, optimuma ulaşmaya çalıştık. Limanda 5 ana terminalde elleçleme yapıyoruz. Limanın maksimum draftı 8-12 metre. Faz 2 ile ilgili çalışmamız bittiğinde 14 metre drafta ulaşacağız. Böylece panamax tipi gemileri de elleçlememiz mümkün olacak. Şu anda ilk

Aralık 2012

fazla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Konteyner en önemli kısmıydı. Konteyner için 18 milyon dolarlık bir inşaat yatırımı gerçekleştirdik. 20 milyon dolarlık da bir ekipman siparişi verdik, onlar da 2013 ve 2014 yılında limanda olacaklar. 2012 yılının sonunda da şu an bakan onayında olan bir imar planımız var. Onaydan sonra sıvı yük terminalimizin inşaatına başlayacağız. Orada da boru hattına bağlı 180 bin tonluk bir tank çiftliği olacak. Aynı zamanda liman kapısının büyümesi ve liman yolunu karayoluna bağlayacak 1.5 kilometrelik yolun in-

Bandırma Limanı’nı devraldıktan sonra, öncelikle fiziksel koşullarda iyileştirmelere gittiklerini ifade eden Kaptan Özgür Durmaçalış, şöyle devam ei: “Gemiler artık daha uygun zeminlere yanaşabiliyor. Limanı aldığımız gün ekipmanların tamamını yeniledik. Günlük elleçlenen yük tonajı büyük gemilerde 1200

şaatı devam edecek” sözleriyle yaptıkları yatırımları sıraladı. BALO’NUN KİLİT NOKTASI OLACAKLAR Liman, dünyadaki birçok örnekte olduğu gibi şehir merkezinin içinde yer alıyor. Limanın arka sahası da tamamen şehirle çevrili. Ama demiryolu hattının sağlı sollu bölgelerinde yatırım arazileri bulunuyor.

tonken, şimdi bu oran 12-15 bin tonlara çıktı. O kadar ki, bazen müşterinin depo alış kapasitesi ya da kamyon parkı elleçleme hızımızı karşılamıyor, bize ‘yavaşlayın’ talepleriyle gelebiliyorlar. Çünkü, dünyadaki en üst teknoloji neyse ona yatırım yapıp, onu kullanıyoruz. Müşteri gözünde büyük farklar oldu.”

Durmaçalış, limanın genişleme çalışmaları hakkında da şunları aktarıyor: “Belediyenin 800 bin metrekarelik bir arazisi var. Bu arazi ile ilgili belediye yetkilileri ile görüşmelerimiz sürüyor. 2013 yılında start verilecek BALO Projesi için de limanımız stratejik öneme sahip. Çünkü liman, projenin Anadolu’daki çıkış noktası konumunda. Anadolu’dan çıkan konteynerlerin konsolide olacağı yer limanımız olacak. Sektördeki birçok ilgili gibi biz de özlemle demiryollarını serbestleştirecek kanunu bekliyoruz. Tüm ekipman ve teknoloji yatırımlarımızı gelişmelere paralel sürdürüyoruz.”

37


HABER

Alışan-Interbulk işbirliği, taşımacılık sektöründe yeni bir dönem başlatıyor Kurulduğu 1985 yılından Özellikle kimyasal ürün taşımacılığında uzmanlaşan Alışan, dünya beri profesyonel kadrosu ve taşımacılık devi Interbulk ile işbirliğine giderek müşteri memnuniyetini lojistik sektörüne yönelik geliştirdiği öncü, sonuç odaklı ön planda tutan ve müşteri firmanın ismini riske atmadan güvenli çözümler ile Alışan Lojistik; operasyonlar gerçekleştirmeyi hedefliyor. ulusal ve global pazarın önemli bir oyuncusu olarak biliniyor. Şu anda bünyesinde yaklaşık 800 personel ile çalışmalarına devam eden firma, ağrılıklı olarak hızlı tüketim malları ve kimya sektöründe uzmanlaşmış durumda. Avrupa standartlarında, sorunsuz ve güvenli operasyon yaparak, müşteri memnuniyetini ön planda tutan bir anlayış ile hizmetlerine sının firmaya ek maliyetler devam eden Alışan, uluslargetirdiğini belirterek her arası taşımacılık, gümrükgeçen gün değişen ve gelileme, gümrüklü ve şen teknolojinin lojistik firmagümrüksüz depolama, larına maliyetleri düşürecek dökme sıvı (likit) ve toz kimybir takım avantajlarının olevi madde taşımacılığı alanması gerektiğini bildirdi. Bir larında nitelikli hizmetleriyle tank konteynerinin ya da siön plana çıkıyor. lobasın içerisine yerleştirileLojistik sektörünün en cek olan özel bir önemli buluşma organizasambalajlama sistemi sayeyonlarından biri olarak sinde ürünlerin istenilen yere kabul edilen Logitrans Transdöküleceğini vurgulayan port Lojistik Fuarı’nda Alışan Devrim, bu yeni çözüm saGroup ve Interbulk işbirliği yesinde lojistik firmalarının hakkında görüşlerine başambalajlama maliyetlerinin vurduğumuz Alışan Group azaltılacağına dikkat çekti. Operasyonlar Koordinatörü Türkiye’de yerel zincir temJan Devrim, bu iş ortaklığı silcisi ve iş ortağı olarak Alıile Türk lojistik pazarında şan Lojistik ile güçlü bir yeni bir dönemin başlayaanlaşmaya imza atan Intercağını kaydetti. bulk Group’un dünyanın Dökme kuru yük olarak hemen her yerindeki ofisleri tabir edilen ürünlerin taşınsayesinde kombine taşımamasında kullanılan bir cılık konusunda uzmanlaştaşıma şekli olan mış bir firma olduğuna paletli taşımanın değinen Devrim, “20 bine DÖKME KURU bazı malların tayakın konteyner ve tankı ile YÜK ÜRÜNLERİN şınmasında eksdünyanın en büyük ve en TAŞINMASINDA tra bir maliyete yaratıcı lojistik şirketlerinden MALİYETLER neden olduğunu bir tanesi olan Interbulk; AZALACAK belirten Devrim, tank konteyner sayısıyla Interbulk Group ile dünyanın en büyük üçüncü gerçekleştirdikleri bu caklarını söyledi. nın da maliyet açısından şirketi olarak karşımıza çıkıişbirliği sayesinde dökme ‘Dökme kuru ürün dediğimiz doğal olarak bir dezavantajı yor. Polimer taşımacılığında kuru yük ürünlerin taşınmaürünlerin taşınması ülkevar’ diyen Devrim, taşıması ise Avrupa’nın en büyük sında müşterilerine önemli yapılan ürünün ambalajlanmizde ağırlıklı olarak palet konteyner filosuna sahip. Inmaliyet avantajı sağlayamasının ve paletle taşınmaile yapılıyor. Paletli taşımaterbulk, özellikle sıvı/katı

38

Aralık 2012


HABER

dökme kimyasal ürün taşımacılığı ve katı dökme gıda taşımacılığı konusunda sürekli yenilikler üretiyor. Tüm lojistik süreçlerin gelişime odaklanan Interbulk, taşıma, depolama ve boşaltma gibi konularda da yeni bir dönemi başlatacak olan gelişmeleri kendi grup firmaları sayesinde yaratıyor” diyerek sözlerini sürdürdü. “ALIŞAN, TAŞIMACILIKTA RİSKLERİ MİNİMİZE EDİYOR” Alışan’ı en çok kimya sektörünün tercih etmesini değerlendiren Devrim, bu tercihi etkileyen en önemli etmenin Alışan’a duyulan güvenin olduğunu bildirerek konuyla ilgili şu görüşleri dile getirdi: “Özellikle kimya sektörünün Alışan’ı tercih etmesi için çok önemli bir sebep var. Biz en güvenli, en iyi iş yapan, müşterimizin ürününü ve markasını riske etmeden çalışan bir tedarikçiyiz. Müşterimizin taşıdığımız ürünü aynı zamanda müşterimizin itibarı olarak görüyoruz. Özellikle kimyevi ürünler normlarına uygun taşımadığı zaman, çevreye ve insan verdiği zarardan sadece nakliyeyi yapan firma değil aynı zamanda üretici firma da mesul oluyor. Biz Alışan olarak bu konudaki riskleri tüm süreçleriyle minimize ediyoruz. Avrupa Kimya Sanayicileri Derneği’nin SQAS isimli bir değerlendirme standardı var. Bakın denetleme veya belgelendirme demiyorum. Bu bir değerlendirme standardı. Türkiye’de bu değerlendirmeden geçen ilk yerli firmayız ve 100 üzerinden 99 puan ile Avrupa’nın en güçlü lojistik şirketlerinden birisiyiz. Bu, denetçinin bize verdiği yazılı beyandır. Biz çeşitli müşterilerimiz için tehlikeli kimyasal maddeler taşıyoruz. Bunu yaparken de son derece güvenli bir operasyon yapıyoruz.” Alışan’ın müşteri portföyü ve çalışma prensibi hak-

Aralık 2012

kında da bilgiler veren Devrim, müşterilerini sadece iş yaptıkları bir firma olarak görmediklerini, onlarla daha yakın ilişkiler kurduklarını ve onları bilgilendirmeyi ihmal etmediklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim müşteri portföyümüzün neredeyse tamamı çok uluslu ve büyük şirketlerden oluşuyor. O yüzden bizim için müşteriler A’dan B’ye taşıma yapan firmalar değil, sürekli birlikte yaşadığımız kişilerdir. Bu yüzden bilgi sistemlerimizi entegre hale getiriyoruz. Otomatik raporlama sistemleri kuruyoruz. Bu hizmeti tamamlayıcı bir takım çözümler hazırlıyoruz. Bu, siparişin alınmasından faturanın kesilmesine, faturanın kesilmesi sonrası süreçlere kadar yürüyen bir operasyon alanı. Şirketimizin içerisinde bütün müşterilerimizin birer temsilcisi bulunuyor. Bu arkadaşlarımız tabiri caizse müşterilerimiz adına bir avukatlık faaliyeti yürütüyorlar. Ve şirket içinde onların beklentilerini dinlemek, onların arzularına cevap vermekten mesuldürler.”

büyümeye devam ediyor. 2012 yılı içerisinde şu ana kadar yüzde 30’a yakın bir büyüme oranı yakaladık. 2013 bütçelerimizin çalışmaları henüz tamamlanmadı. Rakamsal olarak bir şey söyleyemem ama 2013 yılında da çok ciddi oranda büyüme kaydedeceğimizi söyleyebilirim. 2013 yılı içerisinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bir takım operasyonlara başlamayı planlıyoruz. Bunun için Gaziantep’te bir gümrüklü depo ve bir ser-

“ALIŞAN BİRÇOK NOKTADA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR” Firma olarak önümüzdeki dönemde birçok yeni projeye imza atmak istediklerini kaydeden Devrim, 2013 yılı içerisinde özellikle Türkiye’nin güney ve doğu kesimlerine odaklanacaklarını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Alışan birçok noktada

best depo açılmasıyla ilgili çalışmalarımızı tamamladık. Bu iki tesis Aralığın başında faaliyete geçecek. Böylece o bölgelere dağıtım ve depolama hizmeti veriyor olacağız. Bu şekilde Mersin, Doğu Akdeniz, Doğu Anadolu bölgesinde de müşterilerimize hizmet veriyor olacağız.” Lojistik Ekipmanlar Der-

gisi’ne Logitrans Fuarı’nda yaptığı açıklamada Türkiye’deki taşımacılık sektörünün geleceğini de değerlendiren Devrim, “Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de petrokimya alanı çok ciddi büyüme gösterecek. Bu konuda özellikle Akdeniz Bölgesi son derece önemli bir geçiş noktası durumunda bulunuyor. Demiryolu taşımacılığı alanında da ülkemizde önemli iyileştirmeler yapılıyor. Türk demiryolu altyapısının gelişmesi özel-

“MÜŞTERİLERİMİZ SÜREKLİ BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ İNSANLARDIR” “DÖKME KURU YÜK ÜRÜNLERİN TAŞINMASINDA MALİYETLER AZALACAK” “DEMİRYOLU ALTYAPISININ GELİŞMESİYLE FARKLI ÇÖZÜMLER SUNULACAK” ‘DÜNYANIN KABUL ETTİĞİ BİR FİRMA İLE İŞBİRLİĞİNE BAŞLADIK’ likle lojistik firmalarına önemli avantajlar sağlayacak. Bu sayede bizim farklı ekipmanlar kullanarak müşterilerimize hem çevreci hem de daha kaliteli hizmet sunmamızın önü açılacak. İnterbulk ile işbirliğimiz bu konuda atılmış önemli bir adım. Bu adımın neticesini hep beraber göreceğiz” dedi.

39


HABER

Etis Lojistik ilk 10’u hedefliyor Lojistik sektörüne yeni bir bakış açısı ve dinamizm kazandırmak ve etkili bir çözüm ortağı olmak amacıyla İstanbullines bünyesinde 2007 yılında kurulan Etis Lojistik AŞ, 2010 yılı sonundan bu yana Gübre Fabrikaları TAŞ ve Nesma Group ortaklığındaki Negmar Denizcilik Yatırım AŞ iştiraki olarak faaliyetlerine devam ediyor. Etis Lojistik’in optimum lojistik çözümün temini için nitelikli insan kaynakları ve etkin IT altyapısı ile gemi, demiryolu, kara nakliyesi modlarını entegre olarak kullandığını söyleyen Etis Lojistik Genel Müdürü Erdal Kılıç, Türkiye’nin ilk 10 lojistik firması arasında yer almayı hedeflediklerini kaydetti. 55 çekici, 90 dorsesiyle her türlü dökme ve torbalı yük sevkiyatı yapabilen bir filoya sahip olan şirketlerinin hızlı, verimli ve kombine lojistik çözümleri sunduğunu vurgulayan Kılıç, sektörde güçlü ve etkin bir stratejik çözüm ortağı olmayı hedeflediklerini vurguladı. Etis lojistik olarak daha çok deniz yolu ve karayolu entegreli taşımalar yaptıklarını belirten Erdal Kılıç, özellikle Türkiye’de yurt içi taşımaları yaparken deniz yolunu yoğun olarak kullandıklarını söyledi. Genellikle denizyoluyla ulaşım imkânının olmadığı iç ve doğu kesimlere yaptıkları taşımacılık faaliyetlerinde Samsun ve İskenderun Limanı’na denizyoluyla oradan da iç kesimlere karayolu ile ulaştıklarını açıklayan Kılıç, firma ve taşımacılık faaliyetleri hakkında şunları söyledi: “Etis lojistik, bağlı bulunduğu grup itibariyle bakıldığında bir denizcilik grubu olduğunu görüyoruz. Biz de bu kapsamda yapmış olduğumuz taşımada deniz yolu ve karayolu entegreli taşımalar yapıyoruz.” ‘İSTANBUL LİNES İLE ORTAK

40

Lojistik sektöründe Türkiye’nin en büyük 10 firması arasında yer almak istediklerini belirten Etis Lojistik A.Ş Genel Müdürü Erdal Kılıç, firma olarak büyüme hedeflerini, tercih edilme nedenlerini ve Lojistik sektörüne nasıl katkıda bulunacaklarını derginiz Lojistik Ekipmanlar ile paylaştı.

‘TASARRUF SAĞLAYAN BİR MANTIKLA LOJİSTİK SÜREÇLERİNİ YÖNETİYORUZ’

HAREKET EDİYORUZ’ Marmara Denizi’nden yaptıkları taşımacılık faaliyetlerinde ise grup şirketlerinden İstanbul Lines ile ortak hareket ettiklerini dile getiren Kılıç, “Özellikle Marmara’nın kuzey güney geçişi söz konusu olduğunda belirli müşterilerimizin yüklerini Ro-Ro kullanarak geçiriyoruz. Esasen geçen sene demiryolunda da çok önemli taşımalar yaptık. Yükümüz ve destinasyonumuz buna müsait. Bu anlamıyla geçen sene 10 bin tona yakın bir demiryolu taşıması yap-

mıştık. Fakat bu sene maalesef bu hızlı tren çalışmaları ve demiryolu altyapısının hazır olmaması ve yatırımlar nedeniyle demiryolu hatlarının kapalı olması sebebiyle gerek İzmit bölgesinde gerekse İskenderun bölgesinde demiryolu hatlarını efektif olarak kullanamıyoruz. Ancak 2013, 2014 ve sonrası için gerek altyapının tamamlanması gerekse de bizim bu konuda yapmaya çalıştığımız yatırımlarla beraber demiryolunu da çok etkin bir şekilde kullanabileceğimizi söyleyebiliriz”

‘ORTA VE UZUN VADEDE BİRÇOK DEPO YATIRIMI YAPACAĞIZ’ şeklinde konuştu. Etis Lojistik’in orta ve uzun vadeli stratejik depo yatırımlarının bulunduğunu vurgulayan Kılıç, kendilerine ait sağlam altyapısı olan bir yurt içi dağıtım lojistik ağı kurarak yollarına devam etmek istediklerini ifade ederek sözlerine şu şekilde devam etti: “ Orta vadeli, bizim için bu 2-3 yıl anlamına geliyor, depo yatırımlarımız daha çok liman bölgelerinde bulunuyor. Bu anlamda 2013 yılında Sam-

Aralık 2012


HABER

sun, Tekirdağ ve Antalya bölgelerinden bir ya da iki tanesinde liman bölgesinde depolama ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir depo yatırımı yapmak istiyoruz. Uzun vadede, bizim açımızdan bu 2015 sonrasını ifade ediyor. Yurt içi dağıtım lojistiğini kurmak ve burada bir alt yapıya sahip olmak anlamında çeşitli depolara ihtiyaçlar duyulacağı için depo yatırımlarında bulunmak istiyoruz. Ancak yatırımlarını gerçekleştireceğimiz depoların planlanmasını 2015 sonrası zaman diliminde gerçekleştireceğiz.“ ‘BÜYÜK HEDEFLER PEŞİNDE KOŞUYORUZ’ Önümüzdeki günlere ait hedeflerinden bahseden Erdal Kılıç, maden ve kimya sektöründe dökme ve torbalı kuru yük taşımalarında müşteri tabanını genişletmeyi ve pazar paylarını artırmayı planladıklarını bildirdi. Liman hizmetlerindeki katma değeri artırmak için liman sahasıyla ilgili depo çözümleri geliştirerek bu çözümleri uygulamayı planladıklarını da kaydeden Kılıç, firmanın diğer hedefleriyle ilgili şu bilgileri verdi: “Yurtiçinde gerekli sayıda bölgesel transfer depolarını açarak kapsayıcı bir lojistik ağ kurmak ve B2B müşterilerin lojistik ihtiyaçlarına optimum çözümler sağlamak istiyoruz. Böylece sektörel çeşitliliği ve bölgesel dağıtım imkanları ile toplam pazar penetrasyonunu artırmış olacağız. Yurtdışında ise Mısır, Kuzey Afrika, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle İran üzerinden gerekse bu ülkeler ile Türkiye arasında lojistik hizmetler üretmek gerekse de bu ülkeler içinde ve bağlantılı olduğu ülkelerde lojistik yatırımlar yapmayı hedefliyoruz. Lojistik şirketleri açısından müşterileri ile etkili iletişim kurmanın sektörde ilerlemek ve gelişmek için temel ilkelerden biri olduğuna dikkat

Aralık 2012

çeken Kılıç, özellikle lojistik firmaları ile iyi iletişim kurabilmek için belirli bir düzeyde alt yapıya sahip olunması gerektiğini bildirdi. Etis Lojistik AŞ Genel Müdürü Erdal Kılıç, sektörde teklif verirken ve müşterilerini belirlerken belli kurallar çerçevesinde hareket etmeye çalıştıklarını belirterek kendileri ile çözüm ortağı olan firmaların Etis Lojistik’in iletişime verdiği önemi bilerek bu tercihi yaptıklarını söyledi. ‘Çözüm ortaklarımızın bizi tercih etmelerinde ve piyasadaki diğer firmalar ile karşılaştırdıklarında daha çok bize gelmelerindeki en önemli sebep bu altyapıdan kaynaklanıyor’ diyen Kılıç, “Lojistik sektörü bu altyapı eksikliği nedeniyle çeşitli zorluklar ya-

şıyor. Özellikle bizim gibi orta ve büyük ölçekli işletmeler ile çalışan firmaların müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fiziksel altyapı, insan kaynakları ve her türlü ihtiyacı karşılayabilecek altyapı eksikliklerini gidererek müşterilerinin ihtiyaçları bir bütün olarak giderebilmeleri gerekiyor. Müşterilerimizin problemlerini doğru algılayan, doğru çözümler geliştiren ve bunu yaparken de en optimum maliyetlerle müşteri ihtiyaçlarını karşılayan bir firma olmak için uğraşıyoruz. Firma olarak müşterisine de kazandıran bir ekip ve o ekibin müşteri yapmasını sağlayacak çeşitli fiziksel ve bilgili iletişim alt yapılarına sahip olmaya çalışıyoruz” diyerek

müşterilerine sunmak istedikleri ayrıcalıklı hizmetleri anlattı. Çok kısa sürede önemli aşamalar kaydederek müşteri potansiyelini hızla arttıran Etis Lojistik’in son olarak tercih edilme nedeni ile ilgili olarak görüşlerini açıklayan Kılıç, “Müşterilerimize zamanında, verimli ve müşterimize kazanç getiren, onlara tasarruf sağlayan bir mantıkla lojistik süreçlerini yönettiğimiz için tercih edildiğimizi düşünüyoruz. İki yıl gibi kısa bir süre içerisinde bizi seçen ve bizimle devam eden müşterilerin bizimle çalışmaya devam etme sebeplerini ve bizi seçme sebeplerini incelediğimizde en önemli seçim kriterinin bu bahsettiğimiz altyapı olduğunu söyleyebiliriz.”

41


HABER

PTT, dünyada ilk 10’a oynuyor PTT Genel Müdürü Osman Tural, ''Türk Paket Ekspres’i satın aldık. Tüm dünyaya Türkiye'den paket gönderme işini en kısa süre ve en ucuz ücrete yapacak bir sistemi kuruyoruz. Tabi bu tersine de dönecek. 2023 yılı hedefimiz, dünyadaki ilk 10 kargo şirketinden biri arasına girmek” diye konuştu.

PTT

Genel Müdürü Osman Tural, ''Biz ne zaman 'PTT'lerde para kazanıyoruz, PTT'lerde para var' dedik, birileri gelip, PTT'yi soymaya çalıştı. Artık gelsinler, gelmeleri bir şeyi değiştirmiyor'' dedi. Tural, Milli Pul Sergisi'nin açılış törenine katılmak için geldiği Kayseri'de, gazetecilere yaptığı açıklamada, PTT'nin yeni hizmetlerinin uygulamaya konulduğunu anımsatarak, bunlardan en önemlilerinin köprü ve otoyollardaki 'Hızlı Geçiş Sistemi', 'eTebligat Projesi' ve 'e-pttAVM' olduğunu söyledi. Gelecek yıl uygulamaya koyacakları projelerin başında lojistik üs projesinin geldiğini vurgulayan Tural, şu bilgileri verdi: ''İstanbul'da lojistik bir üs kuruyoruz. Kargo işine başladık ama lojistik üs kargodan biraz daha farklı. Artık müşteriler belirli periyotlarla dağıtılacak

42

mallarını bize verecek. Dağıtım periyotunu ve takvimini bize söyleyecek. Biz malları teslim alıp, dağıtımını gerçekleştireceğiz. İstanbul'da çok modern bir posta işleme merkezi var. Hemen onun yanına bu lojistik üssü kuruyoruz. TOKİ, bunun proje ihalesini yaptı. Önümüzdeki yıl bunu gerçekleştireceğiz. PTT Bank ile ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. PTT Bank, 245 çeşit işlemin yapıldığı bir tahsilat ve ödeme merkezi haline geldi. Artık PTT'ler insanların uğramak istemediği değil, uğrayıp işlerini yaptırmak istediği yerler.'' “SOYMAYA GELEN ELİ BOŞ GİDER” Tural, bir gazetecinin, PTT şubelerinde yaşanan soygun olaylarına karşı ne tür tedbirler alındığına ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı: ''PTT'de soygun, moygun yok. PTT'de soygun seviyesi, 1996'daki seviyenin altında.

PTT'NİN 2023 HEDEFİ

2012'de gerçekleşen soygun sayısı 16. 1996'da gerçekleşen soygun sayısı bunun 5-6 katı. Şimdi ben böyle diyeceğim, siz bunu yayınlayacaksınız, 3-5 tanesi gelecek, PTT'leri soymaya kalkacak, onun için bunu yayınlamayın daha iyi. Biz ne zaman 'PTT'lerde para kazanıyoruz, PTT'lerde para var' dedik, birileri gelip, PTT'yi soymaya çalıştı. Artık gelsinler, gelmeleri bir şeyi değiştirmiyor. Kamera sistemimiz var, güvenlik sistemimiz var. Gerekli yerlerde de bizim güvenlik görevlilerimiz var. Soygun yapan herkes de kamera sistemi sayesinde aşağı yukarı yakalandı. Gelecekleri varsa görecekleri var gibi bir söylemde de bulunmak istemiyorum ama bulunduk mecburen. Ben daha önce de söyledim, para pul yok bizde. Geldiklerinde eli boş giderler. Biz paraları hemen taşıyoruz. Para bulamazlar. Onun için soymaya falan gelmesinler.''

Genel Müdür Osman Tural, PTT'nin 2023 yılı hedefleri arasında, bir Türk kargo şirketinin dünyadaki ilk 10 kargo şirketinden biri olmasının yer aldığını vurguladı. Bununla ilgili ilk adımı attıklarını ifade eden Tural, şöyle konuştu: ''TURPEKS diye uluslararası dağıtım yapmak üzere PTT'nin de içerisinde olduğu bir şirketin isim hakkını aldık. Türk Paket Ekspres. Önümüzdeki yıldan itibaren bunun lansmanına başlayacağız. Tüm dünyaya Türkiye'den paket gönderme işini en kısa süre ve en ucuz ücrete yapacak bir sistemi kuruyoruz. Tabi bu tersine de dönecek. Başka ülkelerde de iş yapacak bir sistem kurmaya çalışıyoruz. Oradaki hedefimiz şu; 'Neden DHL Türkiye'de iş yapıyor biz Almanya'da iş yapmıyoruz, neden TNT Türkiye'de iş yapıyor biz Hollanda'da iş yapmıyoruz, neden UPS Türkiye'de iş yapıyor biz Amerika'da iş yapmıyoruz' mantığıyla uluslararası bir kargo şirketinin temellerini atıp, bu özel kamu ortaklığı şeklinde de olabilir, illa PTT'nin yapacağı bir şey değil, 2023 için böyle bir hedef koyduk. 2023'ün PTT anlamındaki hedefi, dünyanın en iyi hizmet götüren 10 posta teşkilatından biri olmak.''

Aralık 2012


HABER

“İKİNCİ EL ARACINIZ MERCEDES İSE, BAKKALIN ÖNÜNE KOYUN SATARSINIZ”

150 Actros ile bu yılın tek seferdeki en büyük araç alımını gerçekleştiren Kahramanlı Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahramanlı:

Herkes Mercedes gibi babayiğit olamaz

150 Actros ile bu yılın en büyük araç alımını gerçekleştiren Mersin merkezli Kahramanlı Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahramanlı, “Filomuzun tamamı MAN araçlardan oluşuyordu. İlk teklifi de yine MAN’dan aldık. Ancak, işi bayilere devrettiler. Onlar da ‘biz yapamıyoruz’ diye çekildi. Evet, 149 eski aracı alıp, 150 araç vermek her babayiğidin yapabileceği bir iş değildir. Mercedes, o yüzden büyük” diye konuştu. Mercedes-Benz Türk A.Ş, 20 yıldır lojistik sektöründe hizmet veren Mersin merkezli Kahramanlı Uluslararası Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. ile iş birliğini güçlendirdi. Kahramanlı Lojistik, sektördeki gücünü filosuna yeni kattığı 150 adet Mercedes-Benz Actros1844LS Euro5 ile arttırmayı tercih etti. Kahramanlı Lojistik, 150 adetlik alım için filosundaki 149 aracı takasa vererek yeniledi. Mercedes-Benz Türk’ün 2.el şirketi olan Mercedes-Benz Taşıt Ticaret ve Servis A.Ş. ve Mercedes-Benz Finansman Türk A.Ş.’nin katkılarıyla, “birleşik teklif” yöntemi ile gerçekleşen bu satış sayesinde Kahramanlı Lojistik, filosunun %90’ınını gençleştirmiş oldu. Euro 5 motorlu 150 adetlik araç filosunun ilk 100 adedinin teslimatı Ekim ve Kasım aylarında tamamlanırken, son 50 adetlik partinin teslimatı da Aralık ayı içinde tamamlanacak.

Aralık 2012

FİRMA SADECE İŞİNE ODAKLANACAK Tören sırasında konuşma yapan Mercedes-Benz Türk Pazarlama ve Satış Direktörü Süer Sülün; “Bu anlaşma yalnızca satıştan ibaret değildir. Bu kadar büyük bir iş hacmini tek bir seferde gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyuyoruz. Birleşik teklifle toplam 350 araç sattık. Bugüne kadar 1.000 araç bu yöntemle satışa sunuldu. Kahramanlı Lojistik’ten Mercedes olmayan 149 aracı aldık, yerine 150 adet Actros 1844 LS Euro 5 araç verdik. Truck Store’ın, 36 ay boyunca bakım, satış, dönem sonunda geri alımı kapsayan birleşik teklif yöntemiyle Kahramanlı filosunun tamamı Mercedes oldu. Araçları 3 yıl sonra geri

alacağız. O dönemde firma, sabit bir ücret ödeyerek sadece işine kanalize olacak.” şeklinde konuştu. “FİLO, YÜZDE 99 MAN’DI, %100 MERCEDES OLDU” En büyük projeye Mercedes ile başladıklarını ifade eden Kahramanlı Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahramanlı da, “İşe başladığımızda filomuzu MAN ile oluşturmuştuk, yüzde 99 oranında MAN’dı. Bu alımla da yüzde 100 Mercedes oldu. Hedefi olan bir firmayız. 35 yıldır sektördeyim. İlk kez öz malımızı verip, kiralık araç alıyoruz. Artık, kiralık araca geçtiğimizi söyleyebilirim” açıklamasını yaptı. Ali Kahramanlı şöyle devam etti: “149 araç verip,

150 alıyorsunuz. Bunu Mercedes’ten başkası yapamaz. Filomuzu oluşturduğu için MAN da bize teklif verdi. Ancak, işi bayilere devrettikleri için gerekli özeni gösteremediler. Ve daha sonra ‘biz bunu yapamıyoruz’ diye kestirip attılar. Evet, bu her babayiğidin yapabileceği bir iş değildir. Mercedes, o yüzden büyük. Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Hekim Toloğ, bize sadece aracı satmadı. Hizmet de verdi. Üstelik, bunu her talep ettiğimizde gerçekleştirdi. Her yerde servis ve hizmeti olan bir kurumla çalışıyoruz. Bu yüzden ikinci el Mercedes aracınız varsa, bakkalın önüne dahi koysanız satarsınız. 100 bin Euro’ya araç alıyorsunuz. Her ay tamiri, bakımı, yağı ve araç taksidi veriyor ve yıl sonunda 1.000-1.500 Euro ancak kazanabiliyorsunuz. O yüzden böyle bir yöntemi tercih ettik. Doğrusu bizce budur. Yeni filomuz, yüksek hacimli taşıma kapasitesi ve düşük yakıt sarfiyatı ile maliyetlerimizi aşağı çekecek. Euro 5 standartlarına sahip yeni kamyonlarımızla hem daha rekabetçi, hem daha çevreci bir şirket olacağız” Kahramanlı, konuşmasını “Bu alımın ardından önümüzdeki yıl 100 adet de 1840 Axor almayı planlıyoruz” sözleriyle sonlandırdı.

43


HABER

İranlı KSM Group, ağır yükünü Volvo ile taşıyacak İran merkezli, inşaat sektörünün lider kuruluşlarından KSM Group, Türkiye’de uluslararası taşımacılık sektörüne yatırım yaparak tüm alt yapı çalışmalarını tamamlıyor. Bu çalışmaların en önemli kısmı olan araç seçiminde ise tercihini Volvo Kamyon’dan yana kullandı. KSM Group, Volvo Kamyon’dan teslim aldığı on beş adet Volvo FH ile uzun yolların ağır yükünü Volvo kalitesinde taşımaya hazırlanıyor. 2000 yılında Tahran’da, inşaat sektöründe dünya çapında faaliyet göstermek amacıyla kurulan Kara Sazeh Matin (KSM) Holding, 2011 yılı itibariyle Türkiye’deki yatırımlarına başladı. Türkiye’de uluslararası taşımacılık alanında yatırımlarını gerçekleştiren KSM Group, ilk adımlarını atarak Volvo Kamyon’dan teslim aldığı on beş adet Volvo FH 4x2 540 HP, Euro 5 çekici ile filosunu kurdu. Filosunun tüm alt yapısını hem Türkiye’de hem de İran’da tamamlayan KSM, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin

44

yanı sıra İran ve Türkiye Cumhuriyeti Ülkeleri’ne hizmet taşıyacak. Serbest depolama, gümrüklü depolama ve iç dağıtım hizmetleri için yapılanmasını sürdüren KSM Group, ilerleyen dönemlerde transit yük taşımacılığı, deniz yolu ve demiryolu taşımacılığı alanlarında da faaliyet göstermeye hazırlanıyor. KSM Group, FH çekicilerini yeni araç parkının açılışında teslim aldı KSM Group, teslim aldığı on beş adet Volvo FH 4x2 540 Hp Euro 5 çekicileri ise yüksek performansının yanı sıra yakıt tüketiminde de verimli araçlar olması nedeniyle tercih ediyor. Uzun yol taşımacılığının zorlu koşulları için tasarlanan Volvo FH çekiciler, KSM Group’a güven, konfor, mükemmel sürüş özelliklerinin yanı sıra uzun işletim süresi ile de çözüm ortağı oluyor. Yeni araç parkının açılışı ve çekicilerinin teslimatı için gerçekleştirilen törene KSM Group adına Yönetim Kurulu Başkanı Amirhossein Ghan-

bar, Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Ülkeler Koordinatörü Saeid Alimirzaei, Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Yousefzade, İran Lojistik Genel Müdürü Mehdi Javidnia, Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Masoud Seyyidi, Türkiye Lojistik Müdürü Kubilay Erkutay, Operasyon Müdürü Masoud Delfani katıldı. KSM Group’un Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Yousefzade konuya ilişkin yaptığı açıklamada; ”KSM Group olarak “İmkansızlıkları Aşıyoruz” sloganıyla hareket ediyor ve her yeni projemizi yeni bir zorluk, yeni bir sınav düşüncesiyle çözüme kavuşturuyoruz. Uluslararası nakliye sektöründe söz sahibi olmak için çıktığımız bu yolda, Türkiye’de yaptığımız yatırımlarla emin adımlarla ilerliyoruz ve Volvo ile çalışmak bize güven veriyor. İran’da inşaat projelerimizde kullandığımız Volvo’lardan oldukça memnunuz ve bu nedenle Türkiye’de de Volvo Kamyon ile çalışmak istedik. Volvo FH çekicileri tercih etmemizin önemli sebepleri ise

sunduğu yüksek performans, dayanıklılık ve taşıma kapasitesi. Ayrıca yakıt ve işletme maliyetleri de düşük. Beklenmedik işletim maliyetlerine sebep olmaması da bizim için önemli. Hedeflerimize ulaşmak için yaptığımız yatırımlarda, Volvo Kamyon’dan destek almaya ve iş birliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Volvo Kamyon adına törene katılan Bölge Satış Temsilcisi Bora Gür konuya ilişkin olarak; “KSM Group, Türkiye’de büyük yatırım planları yapıyor ve kısa zamanda hızla büyüme gösterecekleri bir operasyon yürütüyor. FH da işi süratle, verimlilikle ve kârlı bir şekilde yapan güçlü, yakıtta tasarruflu ve mükemmel sürüş özellikleri sunuyor. Bu doğrultuda KSM Group’un Volvo FH çekici tercihi, projelerine destek verecek. KSM Group’un kriterlerine uygun olarak terzi usulü üretilen Volvo FH çekicilerin onlar için en ideal nakliye çözümünü sunacağına inanıyoruz” dedi.

Aralık 2012


HABER

Yeni Volvo FH serisi ile üstün yol tutuş Volvo Kamyon, yeni FH serisini geliştirirken kamyonun yol tutuşuna ve yolda vereceği tepkilere büyük özen gösterdi.

G

eometri optimizasyonu, geliştirilmiş ön ve arka süspansiyon tasarımı, geliştirilmiş kabin devrilme önleme özellikleri ve hem kabin hem de şasi için iyi dengelenmiş amortisörler. Volvo Kamyon'un Yol Tutuş ve Sürüş Müdürü Stefan Axelsson'a göre tüm bu faktörler, boşta gitme dengesinde önceki FH serisine kıyasla yüzde 50 iyileşme sağlıyor. DAHA FAZLA HASSASİYET Şasi ve kabinde yapılan iyileştirmeler, aynı zamanda yeni Volvo FH'ın yönlendirme dengesinin de daha iyi olduğu anlamına geliyor. Devrilmeyi önleme ve yönlendirme dengesi kombinas-

Aralık 2012

yonu sürücüye daha gelişmiş bir hassasiyet ve kontrol hissi sağlayarak sürüşü kolaylaştırıyor. Stefan Axelsson açıklamasında, “Yeni FH, yolda dengeli ve öngörülebilir bir sürüş sunuyor. Ayrıca direksiyon hakimiyetini mükemmelleştirmeyi de başardık. Direksiyon simidi aracın hareketlerine hassas ve doğru tepkiler veriyor. Direksiyon simidinin yatırılabilir kolon özelliği, fiziki durumları ne olursa olsun tüm sürücülerin aracını gerçekten konforlu bir oturma pozisyonunda sürebileceği anlamına geliyor" diyor. Yönlendirme ve devrilmeyi önleme dengesinin, sürücü üzerinde doğrudan ve nakliyecinin kârlılığı üzerinde dolaylı bir etkisi bulunuyor. Stefan Axelsson bu konuyla ilgili olarak; “Kamyonun geliştirilmiş özellikleri, sürücünün daha az yorulmasını ve böylece aracı daha rahat sürmesini sağlıyor. İşine odaklanabilen bir sürücü, aracını daha güvenli kullanıyor ve ister araç sürmek, ister rotanın so-

nunda müşteriyle buluşmak olsun, her işte daha başarılı oluyor” diyor. DÜNYA’DA BİR İLK BAĞIMSIZ ÖN SÜSPANSİYON Yeni Volvo FH serisi, aynı zamanda dünyanın bağımsız ön süspansiyonlu (IFS) ilk ağır çekicisi. IFS’nin yanı sıra kremayer ve pinyonlu direksiyon ile FH çekici, sürüş ve yol tutuş üzerinde çok büyük bir etkisi olan iki yeni özelliğe sahip. Volvo Kamyon Ürün Yöneticisi Martin Palming konuya ilişkin olarak; "IFS ön tekerleklerin ayrı birer süspansiyonu olması ve böylece bir tekerleğin hareketlerinin diğerini etkilememesi anlamına geliyor. Sonuç olarak yolda daha istikrarlı ve dengeli bir sürüştür sağlanıyor" diyor.

yonlu direksiyon da binek araç sektöründen örnek alınan teknolojidir. Dişlilerle donatılmış bir direksiyon şaftı, direksiyon simidi hareketlerinin tekerleklere geleneksel bir direksiyon dişlisine kıyasla daha doğrudan iletilmesini sağlar. Bu da sürücüye daha hassas bir yol tutuş hissi olarak yansır. Bu iki yeni özelliğin bir arada oluşu yeni Volvo FH'a benzersiz sürüş ve yol tutuş özellikleri kazandırıyor.

Volvo Kamyon'un Yol Tutuş ve Sürüş Müdürü Stefan Axelsson

DAHA HASSAS YOL TUTUŞ Kremayer ve pin-

45


LANSMAN

DAF Trucks Euro 6’dan Sorumlu Proje Test Müdürü Raoul Wijnands, yeni ‘bebek’lerini şöyle özetliyor:

Bu şimdiye kadar yaptığımız en iyi X F ‘Daha az yakıt’, ‘daha çok randıman’ bu iki faktör, otomotiv üretiminin olmazsa olmazları haline geldi. Buna bir de çevre kaygıları eklenince üretim maliyetleri ‘uçuk’ sayılabilecek rakamlara fırlayabiliyor. İşte DAF’ın yeni XF Euro 6’sı da buna en tipik örneklerden biri olarak gösterilebilir. Çünkü, havaya neredeyse ‘sıfır’ emisyon salacak yeni araç için 900 milyon Euro harcanmış. DAF XF Euro 6’nın dünya lansmanı hemen her ülkeden gazetecinin katılımıyla İspanya’nın Malaga kentinde gerçekleştirildi. DAF’ın Türkiye Distribütörü TIRSAN adına katıldığımız organizasyonda biz de LOJİSTİK EKİPMANLAR okurları için yeni aracı ayrıntılarıyla test etme imkanı bulduk. Euro 6’ya geçişte eklenen komponentler nedeniyle en çok ağırlık artırmama çalışmalarının kendilerini zorladığını ifade eden DAF Trucks Euro 6’dan Sorumlu Proje Test Müdürü Raoul Wijnands, “Yeni dingil tasarımı, akü, şanzıman, üst yatak yeni direksiyon sistemi ve sentetik malzemeler sayesinde Euro 6’ya geçiş etkisinin 90 kilonun altında kalmasını sağladık” diye konuştu. TORK KAYBI MI O DA NE? Otomatik şanzıman farklı yazılımlara sahip. Hızlı vites değişimi sayesinde tork kaybı olmadan geçiş sağlayabiliyorsunuz. Özellikle rampa çıkışlarda hız kaybetmeden vites değişimi sağlayan yeni Euro 6 XF, inişlerde de eko roll sistemi sayesinde otomatik şanzımanı boşa alarak yakıt harcamadan sizi aşağıya ulaştırıyor. Tabi, bu da yakıt tasarrufu olarak

46

size geri dönüyor. Yaptıkları en önemli yeniliklerden birini de ‘soğutma kapasitesini artırmak’ olarak açıklayan Wijnands, “Çünkü, yeni motorun öncekine göre yüzde 28 daha fazla soğutmaya ihtiyacı var. Bu nedenle soğutma yüzeyini yüzde 30 artırmamız gerekti. Fanı direkt krank miline bağlayarak yüksek hızlı fan ihtayacından da kurtulmuş olduk. Böylece daha az enerji harcayarak, daha yüksek soğutma kapasitesi elde ettik. Emiş deliklerinin sayısı artırıldı. Yüzeyden daha içeriye gömüldüğü için gürültüyü de azalttık. Böylece daha soğuk ve çok miktarda havanın motora iletilmesini sağladık” açıklamasını yaptı.

tekerin arkasında, motora en yakın şekilde yer almaktadır. Ad blue tarafı sol tekerin üzerine alındı. Bu sayede 1500 litreye varan yakın tankı kapasitesi sunabilme imkanına kavuştuk. Farklı uygulamalar için aracın sağ tarafı boş bırakılmak isteniyorsa, 2.3 metrelik bir alan yaratabilme opsiyonu tanıdık. Adblue tank kapasitesi standart olarak 90 litre, opsiyonel olarak da 140 litreye kadar çıkarılabilir hale geldi. Yeni motor ve yeni kabinle birlikte daha yüksek kapasiteye ihtiyaç duymaya başladık. Bu nedenle tasarımı da yeniledik. 8 ton kapasiteli yeni dingiller kullanmaya başladık. Süspansiyon tasarımları da arkasından geldi. 3 makaslı 9 ton kapasiteli, 2

makaslı 8 ton kapasiteli ve tek makaslı 7.5 ton kapasiteli dingil sunabiliyoruz. Aynı zamanda ön dingilde havalı süspansiyon alternatifi de seçenekler arasında. Yeni kabini tasarlarken, yeni kabin yataklaması ve yeni ön kabin süspansiyonlarını da tasarladık. Bu hem daha düşük kabiniçi hem de kullanım konforu getirdi” diye konuştu. GÜVEN VE KONFOR İÇ İÇE Yeni kabini tasarlarken, sürücü güvenliğini ön planda tutarak, yaşamının büyük bölümünü kabinde geçiren sürücüyü de düşündüklerini ifade eden Wijnands şöyle devam etti: “Kabin arkasındaki yataklama sayesinde bir çar-

YENİ KABİN Bütün bu değişiklikleri eski şasileriyle yapmanın mümkün olmadığını ifade eden Wijnands, “Bu yüzden tamamen yeni bir şasi çerçevesi tasarladık. Ön tarafta geniş bir kapasite sunabilmek için, şasi profillerinin arasını açtık. Eskiye göre daha öne monte edilmiş bir koruma çerçevesi tasarladık. Bütün bu aparatların tamamını yüksek teknolojili hafif ve mukavim demirden yaptık. Standart aracımızda egzoz gazlarını işlediğimiz ünite sağ

Aralık 2012


LANSMAN

pışma anında kabini şasiden kopmadan 40 santim kadar arkaya hareket ettirebiliyor. Bu da güvenlik açısından kabinin az zarar görmesini ve sürücünün yara almamasını sağlıyor. Tüm bağımsız kuruluşların yaptığı değerlendirmelerde ve şoför testlerinden sonra dizayn ettiğimiz XF kabini ‘en iyi kabin’ olarak değerlendiriyoruz. Euro 6 seviyesine ulaşabilmek için aracın dışında kapıları, ızgaraları tüm dış görüntüyü yeniledik. Bütün araçlarımızda havalandırma özelliğine sahip yeni koltukları kullanmaya başladık. Fren pedalını yeniledik. Fren pedalı salıncak gibi tasarlandı. Bu da sürücüye daha geniş ayak mesafesi sundu. Yatağımız, şu an pazardaki en iyi yatakken, onu dahi iyileştirmeyi başardık. 2 metrelik yatağımızı 2.20’ye uzattık. Kabin içi konforu da daha iyi konuma getirmeyi başardık. Optimum ergonomiyi sağlaya-

Aralık 2012

cak şekilde 5 koltuğu yeniledik.” SÜRÜCÜYE NOT MOTİVASYONU Wijnands, kabin içi yeniliklerini şu sözlerle sürdürdü:

“Gösterge paneli yenilenerek, araç üzerindeki yerlerine göre uyarılar verildi. Arıza neredeyse arızanın ikazı da orada gösterildi. Yeni gösterge, aralarında Türkçe’nin de olduğu 34 li-

sana dönüştürülebiliyor. 5 renkli ve 5 inçlik bir displaye sahip. Euro 6 ile birlikte lanse ettiğimiz bir diğer özellik de, performans asistanı. O da yakıt sarfiyatını kontrol edebilecek en önemli etkenlerden. Çünkü, iyi şoför de, kötü şoför de var. Araç sürücüye performans notu vererek, kendini geliştirmesine yardımcı oluyor. Amaç, kötü şoförleri daha iyi şoförlere dönüştürmek. Sistemin çalışma mantığı sürücüyü cezalandırmak değil, motive etmek üzerine kurulmuş. Her hareketinde sürücü uyarılıyor ve tavsiyelerde bulunuluyor. Böylece iyi yaptığı şeyleri daha da iyi yapmasını sağlıyor. Çünkü, yakıt sarfiyatı açısından şoför en önemli parametredir. Ayrıca yakıt tasarrufu sağlama önerileri de aracın içinde yer alıyor: ‘rüzgarlığı ayarladın mı? Lastik basınçlarını kontrol ettin mi?’ gibi faydalı öneriler de, sistem tarafından sürücüye iletiliyor. Yeni

47


LANSMAN

ön konsolda e-panel ve müzik sistemi de yer alıyor. Ön konsolda şoförün sürekli kullandığı kredi kartı, otoban geçiş kartı için 3 ayrı yuva bulunuyor. Fincanını koyabileceği fincan tutucuları da açılabilir şekilde tasarlandı. Araçta ayrıca açılabilir masayla birlikte kül tablası da mevcut. Şarj için de iki ayrı USB soketi bulunuyor. Üst yatak yüzde 95 saklama alanı olarak kullanılıyor. O yüzden yeni araçta üst yatak çevrilebilir şekilde tasarlandı. Alt üst edilerek saklama alanı, çevrilerek de yine yatak olarak kullanılabiliyor. Kabin içinde göze çarpan en önemli değişikliklerden biri de klas bir görünüme sahip alüminyum çıtalar. Kabin içinde ısıtma ve iklimlendirmeyi de iyileştirdik. Homojen kanallarla hava sirkülasyonunu daha uygun hale getirdik. Kapılardaki çıtayı ortadan kaldırarak tek parça bir cam elde ettik. Bu da daha geniş bir görünüm imkanı ve kör noktanın ortadan kalkmasını sağladı. Güvenlik açısından daha geniş görünümün büyük önemi var. Kapı, tek parça açılabilen bir camla tamamen yeniden tasarlandı. Güvenliği önemsediğimiz bir diğer değişiklik de gece kilidi. Sürücü, özellikle uyku anında kapının hemen yanında bulunan mekanizmaya basarak kapının dışardan açılmasını engelleyebiliyor.” Yeni ön tasarım temel olarak fazla soğutma ihtiyacını da beraberinde getirmiş. Bu nedenle, köşeleri daha yu-

Sürücünün notu TEST SÜRÜŞÜ arıkça yakıt masranız düşüyor

varlak dizayn ettiklerini belirten Wijnands, “Bu da daha iyi bir aerodinami ile rüzgar hızının kesilmesini önleyecek bir dizayn elde etmemizi sağladı. Bu değişiklik ayrıca kapı kollarının da daha temiz kalmasını beraberinde getirdi. DAF logosunun da daha büyük ve ortada olması bizim için bir müşteri beklentisiydi. Bunu da hayata geçirdik. Yeni tampon 2.5 santim daha öne alındı. Böylece darbe geldiğinde farların ve ön panelin zarar görmemesini hedefledik. Farların altındaki gündüz sürüş farları LED olarak tasarlandı. Tampondaki sis lambaları opsiyonel olarak direksiyonun yönlendiği tarafa doğru çevrilebiliyor. Euro 6 XF, sektörde bir ilk olarak LED farlarla donatılmıştır. Araç üzerindeki tüm ışıklar otomatik kumanda üzerinden kontrol edilebilme özelliğine sahip. Anahtar üzerindeki bir düğmeye basılarak, araç üzerindeki tüm lambaların faal olduğu

veya olmadığı kontrol edilebilir. Yeni anahtar sistemi, kapıyı kilitlerken açık olan camların da kapanmasını sağlıyor. Yeni üst rüzgarlık tasarımı 25 kg’lik bir ağırlık tasarrufunu da beraberinde getirdi. Bazen, üst rüzgarlığın ayarlanma ihtiyacı doğar. Ama, sürücüler bu ayarlama konusunda pek de istekli davranmayarak ihmal edebilirler. Bu durum da yakıt sarfiyatının artmasına yol açar. Rüzgarlığımız kolay ayarlanabilmesi sayesinde farklı yükseklikteki semi treylerlere uygun hale getirilebiliyor. Kapı ve yan tasarımlar da yenilendi. Yan park lambaları daha öne ve aşağıya alındı. Bu da, park esnasında daha kolay görebilme imkanı getirdi. Yeni soğutma kapasitesinin artışından ötürü kabin, eski araca göre 3.5 santim daha yukarıya monte edildi. Fiber boyalı parçalar, tamamen metal olarak tasarlandı. Böylece daha uzun ömürlü hale getirildi” ifadelerini kullandı.

“TIRSAN’a dilediği kadar araç veririz ama istediğimiz fiyata satarsa” Akşam yemeğinde DAF Trucks Satış Operasyonlarından Sorumlu Türkiye Bölge Müdürü Marc Blom ile aynı masadayız. TIRSAN Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu’nun her platformda DAF için dile getirdiği ‘araç olsaydı daha fazla satardık’ serzenişini birinci ağızdan dile getirdik. “Zor zamanlarda Türkiye’den medet umuyorken; pazarın iyi durumda olduğu dönemlerde pek ilginizi çekemiyoruz. Ne kadar verirseniz Türkiye distribütörünüz TIRSAN da o kadar satıyor. İyi dönemlerde uyguladığınız bir kota mı var?” sorumuza Blom’un yanıtı şöyle oldu. “Türkiye zor bir pazar, satışlar da pek gerçek rakamları yansıtmıyor. Orada üretim yapan firmalarla rekabet etmeye çalışıyoruz. Dalgalanmalar da pazara girmemizi zorlaştırıyor. TIRSAN’ın istediği kadar araç vermemiz mümkün ama istediğimiz fiyatlarda satarsa.”

48

Ertesi gün test alanındayız. Şehrin dışında otobana yakın, ama akan trafiğin içinde görme imkanı bulduk yeni Euro 6 XF’i. Sürüş yapılan alan, test pisti olmayınca bir takım prosedürler de ister istemez devreye giriyor. O nedenle 4 kişilik Türk ekibinden sadece E sını ehliyeti olan iki arkadaşımız kullanabildi. DAF’ın yeni bebeklerini… Son yıllarda yapılan tüm çekiciler gibi, Euro 6 XF de, bir uzay gemisinin kabinini andırıyor. İçi inanılmaz rahat ve geniş. Araç, bizden önce ömrünün 3 katı kadar simülatörler tarandan test edilmiş. Ayrıca seçilmiş müşteriler de10 milyon kilometreden fazla yol almış. Aracımızın bir başka güzel özelliği de, Adapazarı’nda yapılmış, son rötuşları Almanya’da tamamlanmış Türk TIRSAN’ın Kässbohrer silobasının takılı olmasıydı. İspanya’da olunca, ardınızda Türk markalı bir aracın olması sizi daha da bir gururlandırıyor. Çekicimiz XF 510, sürücü koltuğuna sektör basınının tecrübeli isimlerinden arkadaşımız Vahit Mahmatlı geçti. Bize kılavuzluk eden DAF görevlisi aracı ayrıntılarıyla tanıtıyor. Ve Vahit’in gaza basmasıyla yola çıkıyoruz. Aracımız, kalkıştan itibaren bir öğretmen gibi Vahit’e sürekli notlar veriyor. Devamlı denetim altında olmak, ilk başta rahatsız edici gibi gözükse de, çıkış noktası ‘doğru kullanmanın zirvesi’ olunca ister istemez, sizi zirveye ulaştıracak dikkae işler yapmak zorunda hissediyorsunuz kendinizi. Araca yeni yeni alışmaya


NOTLAR… LANSMAN

çalışan Vahit arkadaşımız, birkaç kez şeritin üzerinde gidince ‘şeritine geç’ uyarısıyla birlikte kırık notun da sahibi oluyor. Ama zaman çok, düzgün işler yapıldığında da sizi onurlandıran bir öğretmeniniz var. Öndeki araçla takip mesafesini koruyabiliyor ve bunu 5 kademeli olarak ayarlayabiliyorsunuz. Bu aralığı geçerseniz, araç kendiliğinden frenleme yapıyor. FARKINDA OLMADAN AZ YAKIYORSUNUZ Anlık yakıt tüketimini görmek mümkün. Sürüş tamamlandığında da ortalama yakıt tüketimini görebiliyorsunuz. Sağa sinyal verildiğinde normalde opsiyonel olarak verilen otomatik kamera devreye giriyor. Böylece aracın döneceği istikameti önceden görme imkanına kavuşuyorsunuz. 35 kilometreyi geçtikten sonra araç, vites değiştirme işlemini kendi yapıyor. Yokuş aşağı giderken, araç otomatik olarak boşa alıyor ve kendi ağırlığıyla gidiyor. Bu da yakıt tasarrufu olarak size dönüyor. Meyil değiştikçe vites de kendiliğinden değişiyor Yokuş aşağı 84’ü geçmemeye ayarlıyorsun araç da, 84’ü geçmiyor, eğim artınca motor frenini kullanıyor. Düzlüğe gelince yine boşa alıyor. Şu an 1900 devirde yokuş iniyoruz. Düzlüğe gelince araç salınıyor ve motor sesini duymuyorsunuz. 8. İnci viteste indik, 8. viteste çıkıyoruz hızımız 40 km civarında. 50 ile inmiştik. Şu an kendiliğinden 9. vitese aı oldukça dik bir yokuş, çok virajlı. Yeniden 50 km hıza ulaştık. Yaklaşık 150 kilometre yol yaptıktan sonra yeniden varış noktasına dönüyoruz. Bu arada merak edenler için Vahit 62 ile başladığı notunu bitişe gelirken 84’e yükseli.

• DAF Trucks EURO6 XF ilk lansmanını Eylül ayında IAA Fuarı'nda gerçekleştirdi. • Aracın seri üretimine 1 Nisan 2013 tarihi itibariyle başlanacak. Diğer serilerin (CF ve LF) EURO6 versiyonu lansmanı gelecek yıl içinde gerçekleştirilecek. • 1 Ocak 2014 tarihi itibariyle Avrupa Birliğinde EURO6 emisyon standardı yeni tescil edilecek araçlar için zorunlu olacak. • 2013 yılında Avrupa'da toplam araç satışlarının azami %20'sinin EURO6 olması beklenmekte. • Şu an için EURO6 araç alacak nakliyecilere sağlanan teşvikler (İlk yatırımda ve sonrasında otoban kullanımlarında) yeterli değildir. O yüzden önümüzdeki yıl için en karlı yatırım EURO5 araçlar olacaktır. • DAF EURO5 araçlar ATe konsepti sayesinde tüm rakiplerinden daha düşük Toplam Sahip Olma Maliyeti (Total Cost of Ownership) sunuyor. • DAF araçların yakıt sarfiyatı konusundaki farkı, TTM dergisinin Kasım sayısında yaptığı sürüş testi ile ortaya çıkmış. Test sonuçlarına göre, ATe öncesinde de DAF tüm rakiplerinden daha az yakıt sarfederken, ATe ile rakipleri arasındaki farkı daha da açmayı başarmış. Aynı şartlar altında yakıt sarfiyatını 27,7lt/100km’den 25,9lt/100km'ye düşürmüş.


HABER

Çekici ve treyler aynı adreste yaygınlaşıyor T

IRSAN, Mercedes’in ağır toplarını bayilik ağına eklemeye devam ediyor. Güneydoğu’dan Türkiye’nin ilk 500’üne 253. sıradan giren Gelecek Otomotiv’den sonra, kuruluş ikinci işbirliğini Mercedes’in Türkiye’ye gelmesinde etkisi olan otomotiv sektörünün lokomotiflerinden Mengerler ile yaptı. TIRSAN, Avrupa’da başarıyla uyguladığı çekici ile treyleri aynı adreste sunma hizmetini Türkiye’de de yaygınlaştırıyor. 73. yıldır Mercedes Ailesi içinde yer alan Mengerler Otomotiv ile Tür-

50

kiye’nin en büyük treyler üreticisi TIRSAN işbirliklerini Milas’ta attıkları imza ile belgeledi. İmza töreninde konuşan TIRSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Çetin Nuhoğlu, Mengerler’in şapka çıkarılacak bir aile olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü. “Bugün çok onurluyum. 35 yıl geçti. 35. yılda sektörün öncülerinden otomotivin bu ülkede gelişmesine en önemli katkılarda bulunan bir aile ile yan yana olmaktan dolayı çok mutluyum. Mengerler gibi kuruluşlar

bizim değerlerimizdir. TIRSAN da, bir Türk şirketi. 35 yıldır buradayız ve çok basit bir iddiamız var: Bütün dünyada en fazla ürün gamına sahip şirket olmak. Türkiye’de ürettiğimizin yarısını Türkiye’ye, diğer yarısını Avrupa’ya satıyoruz. Ve de Türkiye’de hiç kimsenin bizden daha kaliteli, daha iyi, müşterisini daha iyi tatmin edebilecek ürünü yapamayacağını iddia ediyoruz. Bu kadar basit bir felsefeyle yola çıktık. Uzun yıllar verimlilik açısından Türkiye’de bu araçların niye kullanılmadığını görüp çok

üzülüyordum. Ama son 3 yılda özellikle ulaştırma politikalarımızın değişmesi, duble yollar ve sektöre standart getirilmesi sonucu biz de ürünlerimizin büyük bölümünü Türkiye’ye satar hale geldik. Türkiye’de bu mevcut gücümüzle araç satamadığımız için 1998’de Almanya’da fabrikamızı açmıştık. Çok net olarak şunu söylüyorum ki, TIRSAN kurulduğu yıldan beri pazar lideri olmuştur. Bugün de açık ara pazar lideridir. Bunun temeli müşterilerin isteklerini iyi anlayabilmemiz, onlarla yan yana olabilmemiz ama

Aralık 2012


HABER

hepsinden öte müşterinin istediklerini zamanında verebilmemizdir. Bundan sonra da yaşadığımız müddetçe kullanıcılarımızın öneri ve eleştirilerinize kulak vereceğiz ve ne istendiyse yerine getirmeye çalışacağız.” İKİ BÜYÜK MARKA AYNI ADRESTE Bugün Mengerler ile çok önemli bir anlaşma imzaladıklarına dikkat çeken Nuhoğlu, “Mercedes Ailesi’nde Mengerler, Gelecek Otomotiv’den sonra ikinci işbirliği yaptığımız ikinci kuruluştur. Mengerler, özellikle daha geniş kitlelere ulaşmak için tercih ettiğimiz ikinci bayimiz olarak aramıza katıldı. Amacımız, Mengerler’in müşteri memnuniyeti konusundaki bilgi ve tecrübesini TIRSAN kalitesiyle birleştirmekti. Tüm Avrupa’da çekici ve arkası yani treyler birlikte satılmaktadır. Yani bir nakliyeci, çekiciyi bir yerden aldığı zaman treyleri de oradan almak istiyor. Servisini de aynı yerde yaptırmak; bir problem yaşadığı zaman da yedek parçasını oradan temin etmek istiyor. Bu, yıllardır Avrupa’da uyguladığımız bir modeldi. Hollanda Kassbohrer satışlarını Daimler’in bayileri yapar, onlarla anlaşmamız var. Rusya’da ise MAN, Mercedes ve Ford ile birlikte çalışıyoruz. Yani, çekici ve treylerin birlikte hareket etmesi herkesin yararınadır. Tek yerden borçlanmak, tek yerden servis alınması; böyle büyük bir markanın arkasından böyle büyük bir markayla beraber hizmetleri görebilmek işleyişi kolaylaştıracaktır. TIRSAN ve Mengerler olarak ödediğiniz paranın hakkını vermek için her türlü çalışmayı yapacağız. Memnun olmayan herkes, istediği an aracını geri getirebilir. Bunun yerine başkasını istiyorum da diyebilir. Bizim amacımız, ‘öyle bir marka yaratalım, Türkiye’de öyle bir marka oluşturalım

Aralık 2012

73. yıldır Mercedes Ailesi içinde yer alan Mengerler Otomotiv ile Türkiye’nin en büyük treyler üreticisi TIRSAN işbirliklerini Milas’ta attıkları imza ile belgeledi. Mengerler Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gülseren Zambak, Mercedes ve TIRSAN’ın birbirine çok yakıştığını söyledi.

ki, sizler, Türkiye, çalışanlarımız markalarından gurur duysun’dur. Bugün nasıl Mengerler denince, böyle bir marka yaratıldığı için herkesin tüyleri diken diken oluyor gurur duyuyorsak, biz de 35 yıldır bunu başarmak için uğraşıyoruz” diye konuştu.

2013 ÜRETİM HEDEFİ 9 BİN TREYLER, 3 BİN İHRACAT Önümüzdeki hafta ikinci fabrikalarını Rusya’da açacaklarını söyleyen Çetin Nuhoğlu, “TIRSAN, inşallah 2012’de yaptığı en yakın rakibinden 5 kat daha fazla treyler üretimini 2013’te de 9 binden fazla treyler üreterek

devam ettirecek. Bu yılı 7 bin 500 treyler ile kapatıyoruz. 9 bin treylerin 3 bini ihraç edilecek. İhraç edilecek ülkelerde ağırlık Almanya, Hollanda, Polonya ve Rusya’dır. Yani, yüksek standartları kabul eden ülkelerden söz ediyorum” açıklamasını yaptı.

51


HABER

Ford Trucks’tan lojistik şirketlerine katma değerli ürün ve hizmetler Ford Otosan, 15-17 Kasım 2012 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Logitrans Transport Lojistik Fuarı’nda, yenilenen ürün gamının yanı sıra lojistik müşterilerine katma değerli hizmetlerini de tanıı. Ford’un yeni hizmetleri sayesinde Filo müşterileri, maliyetlerini önemli oranda düşürebilecek.

T

ürkiye otomotiv sektörünün lider markası Ford Otosan, 15-17 Kasım tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen Logitrans Transport Lojistik Fuarı 9’uncu salonda, tamamen yeni ürününün yanı sıra lojistikte katma değer sağlayan FORD’UN EN GüçLü özel hizmetlerini de tanıttı. DELİkANLISI 2013 yılı Ocak ayında satışa Ford Cargo 1846T sunulacak olan Ford Cargo çekici ilk kez 1846T çekici ilk kez kamuoyukamuoyunun nun beğenisine sunulurken beğenisine sunuldu. Ford müşterilerinin hayatlarını kolaylaştıracak, maliyetlerini düşürecek ve filoların araç parkını daha verimli denetlemelerini sağlayacak Filobil, FordTrucks Rental-Çekici ve Kamyon Kiralama Hizmeti, Ford Sürüş Akademisi, Bakım Paketleri, Uzatılmış Garanti, Gezici Servis, Yerinde Bakım, Euroservis, Avrupa Yol Yardım Hizmeti, Üstyapı Güvence Sistemi, Yakıt Güvence Sistemi ve İkinci El gibi hizAğır vasıta pazarında yüzde metler tanıtıldı. Fuarda ilk kez 20 ile ikinci sırada bulunan sergilenen Ford’un yeni çekiFord Otosan, yılın ilk 10 cisi 1846T’nin full donanımlı, ayında Türkiye’de yaklaşık 4 otomatik şanzımanlı ve de bin 800 adetlik Ford Cargo samanuel şanzımanlı versiyontışına ulaşırken 750 adet Ford ları sergilendi. Fuar alanında Cargo ihraç etti. Yılsonuna sergilenen Ford Cargo kadar yurtiçinde 6 bin 1838T çekicinin yanı 500 adetlik Ford sıra fuarın dış alaFORD TRUCKS Cargo satışına ulaşnında da bir Ford RENTAL İLE mayı hedefledikleCargo 1846T ralli İŞLETMELER rini belirten Ford çekicisi ve emniyet İŞLERİNE Otosan Kamyon İş kemeri simülatörü ODAKLANIYOR Birimi Satış, Pazarhazır bulundu. Türlama ve Satış Sonrası kiye’de geliştirdiği Operasyonları Müdürü Ford Cargo 1846T ile Emrah Duman; “Ford Truck of the Year’da üçünTrucks olarak bugüne kadarki cülük ödülü almayı başaran Ford Otosan, Ford Dünyası’nın ivmemizi hızlandırarak güçlenmeye devam ediyoruz. hafif, orta ve ağır ticari araçMüşterilerimizin güvenini kalarda ana ürün geliştirme ve üretim merkezi konumunu pe- zanan ürünlerimiz, sağladığımız yeni katma değerli kiştirmeye devam ediyor.

52

hizmetlerle birlikte maliyet kalemlerini düşürerek bütçelerine destek olacaklar. İlk alım maliyetinin yanı sıra işletim maliyetlerinde de rakipsiz olan Ford Cargo araçlarımız Filobil, yerinde onarım ve bakım gibi uygulamalarla müşterilerimizin zamandan da tasarruf etmelerini sağlayacak,” dedi. Müşterilerine ürünün ötesinde katma değerli hizmetler sunmayı görev edinen Ford Trucks, ürün ve üst yapı çözümlerinin ardından şirket bütçelerine fayda sağlayacak yeni uygulamalar başlatıyor. Ford Trucks Rental ile tamamen yeni bir operasyonel kiralama sistemini tanıtan Ford Otosan, filo sahiplerinin öz sermayelerini ve finansal

kaynaklarını araca değil, işe yönlendirmelerini sağlıyor. Filo sahiplerini bakım, kasko, muayene, ikinci el, hasar veya vergi gibi mali yüklerden arındıran Ford Trucks Rental, istenildiğinde ekip ve kademe gibi hizmetler sunarak ilave maliyet kalemlerinden de kurtarabiliyor. Kiralama faturasını ay bazında gider gösterebilen işletmeler, bu sayede öngörülmeyen masrafları sıfırlarken dönemsel işlerde de büyük avantaj elde edebiliyorlar. Fuarın açılışındaki basın toplantısında Ford’un lojistik sektörüne yönelik hizmetlerini tanıtan Kamyon İş Birimi Pazarlama Müdür Yardımcısı Tufan Altuğ, yeni özellikleri tek tek açıkladı.

Aralık 2012


HABER

FİLOBİL İLE FİLOYA TAM KONTROL Aracın seyir halindeyken bilgilerini yöneticilere aktaran ve bu sayede işletim masraflarını azaltan filo bilgi sistemi Filobil, Ford Cargo araçların yakıt tüketimini ve sürücülerin performansını inceleyerek günlük raporlar çıkarabiliyor. Filobil ile yakıt, bakım ve yapıdan oluşan işletme masraflarının yüzde 50’sini takip edebilen işletme, aracın coğrafi konumu, ihlal durumları, sürücü ve araca göre verilerin temini, sürücü takibi, arıza-bakım gibi detaylara da ulaşabiliyor. Filobil tarafından sağlanan karşılaştırmalı raporlarla sürücülerin ve araçların birbirleriyle, araçların ve sürücülerin filo ortalamaları ve belirlenen hedeflerle, aynı araç/sürücülerin farklı rotaları ile ilgili bilgi aktarabiliyor. Filobil ile filo sahipleri, filolarının takibinin yanı sıra maliyetleri ve şoförleri kontrol altında tutabilecekler. Filobil sisteminin etkinlik ve verimliliğini artırmak isteyen işletmelere tamamen yeni bir hizmeti başlatan Ford Trucks, Filobil ve Ford Sürüş Akademisi hizmetlerini birleştiriyor. Yakıt, bakım, personel gibi başlıca işletme masraflarını düşürmek adına Filobil hizmetinden yararlanan işletmelere Ford Sürüş Akademisi tarafından geri besleme sağlanarak özel ekonomik sürüş eğitimleri planlanabiliyor. Ford Sürüş Akademisi’nden eğitim talebinde bulunan firmalara demo Filobil uygulanarak eğitim öncesi ve sonrası sürücü davranışlarını kıyaslama imkanı veriliyor. Filobil’e ilave olarak müşterilerin en düşük işletme maliyetlerine sahip olmasını sağlayan Ford Sürüş Akademisi’nde Ford Cargo sürücülerinin en iyi kamyon sürücüleri olması için ekonomik, emniyetli ve performanslı sürüş eğitimi veriliyor. Ford Sürüş Akademisi’nde 2012 yılı içerisinde 500 şoföre eğitim verilmesini planlanırken eğitimi tamamlamış şoförler arasında da en başarılı katılımcıyı belirlemek üzere yılın sürücüsü etkinliği planlanıyor. İşletme ve araç sahiplerinin işlerine odaklanmalarını sağlamak üzere hizmet ağını ve kapsamını genişleten Ford Trucks satış sonrasında; bakım paketleri,

Aralık 2012

uzatılmış garanti, gezici servis, yerinde bakım, Euroservis, Avrupa yol yardım hizmeti, üstyapı güvence sistemi ve yakıt güvence sistemi uygulamalarını müşterilerine sunuyor. Ford Cargo müşterilerine fiyat artışından etkilenmeden servis hizmeti sağlamayı hedefleyen bakım paketi, satış anında veya ilk bakım süresine kadar bakım paketlerinin satın alınabilmesini sağlıyor. Ayrıca isteyen Ford Trucks müşterileri, satış anında veya ilk bakım süresine kadar aracın garanti süresini ilave 1 yıl tam kapsamlı olarak uzatılabiliyorlar. Yetkili servis dışında kapsamlı bakım ve belirli onarım işlemlerinin yerinde yapılmasına imkan veren Ford Trucks Gezici Servis, müşterilerin zamandan tasarruf etmelerini sağlarken hayatlarını da kolaylaştırıyor. Gezici Servis hizmeti ile filo araçlarına periyodik bakım, motor parça değişimleri, şanzıman onarımı, elektrik tesisatı tamir ve değişimi, lastik bakımı, trim tamirleri, elektronik teşhis ve mekanik parça değişimleri dahil yapılabiliyor. Gezici Servis’e ilave olarak müşterilerin zaman kaybını önlemek üzere Yerinde Bakım hizmetini devreye alan Ford Trucks, yetkili servislerin desteğiyle periyodik bakım ve ufak onarım hizmetlerini müşterilerin garajlarında gerçekleştiriyor. Akaryakıt gibi hassas konularda da müşterilerine destek olan Ford Trucks, Akaryakıt alımlarının ardışık olarak Opet istasyonlarından yapılması ve YGS kartının istasyonlarda okutulması halinde, Ford Cargo’lardaki akaryakıt kaynaklı arızaların giderleri karşılıyor. ÜSTYAPICIDAN TESLİM DÖRT DÖRTLÜK FORD CARGO ARAÇLAR Müşterilerinin ihtiyacına göre doğru ve güvenilir ekipmanlarla araç teslimi gerçekleştiren Ford Trucks, kalifiye olmaya hak kazanmış üstyapı firmaları ile iş birlikteliği sürdürerek Ford Cargo kullanıcılarına güvenli üstyapılar sunuyor. Son kullanıcıya üstyapılı aracı sorunsuz, üstyapısı ile beraber garantili teslim etmeyi içeren bu hizmet için Ford Trucks 76 üstyapı firmasını teknik değerlendirmeden geçirerek 12 firma ile iş birlikteliği kararı aldı.

Kamyon İş Birimi Pazarlama Müdür Yardımcısı Tufan Altuğ

53


HABER

Michelin’den ıslak zeminde hayat kurtaran öğütler

Virajlardaki su birikintilerine dikkat!

Sonbaharla birlikte yağışların başlamasının ardından ıslak zemin ve virajlardaki su birikintileri sürücülerin korkulu rüyası olmaya başladı.

D

ünyanın önde gelen lastik üreticilerinden Michelin, yaya ve yol güvenliği konusunda sürücüleri bilinçlendirmeye devam ediyor. Farklı hava ve yol şartlarında lastiklerdeki güvenlik ve performans��nı en üst düzeye çıkarmak için Ar-Ge çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Michelin’in yaptığı araştırmalar, meydana gelen trafik kazalarının büyük bir kısmının kullanıcı hatalarından kaynaklandığını ve özellikle virajlarda oluşan su birikintilerinin sürücüler için büyük tehlike yarattığını ortaya koydu. Michelin’in son reklam kampanyasında öne çıkan yeni ürünü Primacy3 ile ıslak zeminde güvenliği 3’e katladıklarını ve 120 yıldan uzun süredir lastiklerinde güvenlik ve performansı bir arada sunan Michelin’in Primacy3 ile performans bütünlüğünü bir kez daha kanıtladığını ifade eden Sertan Akçagöz, “Islak ve kuru zeminde fren mesafesi, yol tutuşunun yanı sıra, yakıt tüketimi, düşük lastik sesi ile dikkatleri üzerine çeken Primacy3, dayanıklılık ve uzun ömürlülüğüyle de sürücüle-

54

rin beklentilerini karşılıyor” dedi. ISLAK ZEMİNDE TAKİP MESAFESİNİ KORUYUN! Islak zeminde fren mesafesi ve virajlarda performansın önemine işaret eden Akçagöz, yağışlı havalarda genel olarak fren mesafesinin arttığını vurguladı. Yağışlı havada sürücülerin yaptığı en büyük hataların takip mesafesini korumamaları ve hızlarını azaltmamaları olduğunu belirten Akçagöz, “Trafik kazalarının yüzde 25’i virajlarda meydana gelirken, bu kazaların yarısı da ıslak zeminde gerçekleşiyor. Hayat kurtarıcı önlemlerden biri de özellikle virajlarda su birikintilerinden geçişlerde olabildiğince hızımızı azaltmak” diye konuştu. ISLAK ZEMİNDE FRENLEMEYE DİKKAT! Yağışlı havalarda özellikle ıslak zeminlerde fren mesafesi kuru zemine oranla daha da uzayacaktır. Fren mesafesinin daha da

artmaması için fren esnasında tekerleklerin kilitlenmesini engellemek için kademeli olarak fren yapmaya çalışınız. Sağanak yağışlarda görüşünüzün azalacağı için hızınızı yavaşlatın ve önünüzdeki araçlarla aranızdaki mesafeyi azaltın. Her zaman yolculuklarınıza başlamadan önce aracınızın lastik havalarını ve aydınlatma sistemlerini kontrol edin.

Yağışlı havalarda ise bunların yanı sıra aracın temizleme sistemlerini yanı sileceklerini kontrol edin. Camlarınızın çamurlanma ihtimaline karşı silecek sularının dolu olmasına özen gösterin. Yaşışlı havalarda özellikle çift şeritli yollarda, diğer şeritten gelen araçların su sıçratma ihtimaline karşı camlarınızı tam açmayınız. Çevrenize odaklanın ve yağışlı havalarda her zaman olduğunuzdan daha fazla dikkatli olun.

Aralık 2012


HABER

GAZ, Sakarya’da montaja başlıyor Mersa Otomotiv distribütörlüğünde Türkiye operasyonlarına tekrar başlayan GAZ, Sakarya’daki fabrikada ağırlıklı olarak ‘GAZelle Business’ modelinin montajını yapacak. Fabrika, iç pazara olduğu kadar ihracata yönelik araçlar da üreterek ülke ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor. Alınan bu kararda, komple aracın gümrük maliyeti yüksekliğinin montaj yoluyla daha da indirilmesinin planlandığı görüşü hakim. “MERSA GÜÇLÜ DURURSA, BİZ DE BÜYÜK DÜŞÜNÜRÜZ” Açılış öncesi yapılan basın toplantısında konuşan GAZ Group CEO’su Bo Inge Andersson, “Projenin ilk adımında üretimin başlamasıyla birlikte dağıtım ve servis ağının kurulmasına odaklanacağız. Avrupa’da her noktaya ulaşacağız. Türkiye’de uzun vadede başarılı olacağımıza inanıyorum. Burada büyüyen bir pazar var. Türkiye’de hafif ticari araçta bir boşluk olduğunu gördük. Montajla başlayıp, üretimle devam edeceğiz. Rusya’da üretilen araçların Avrupa standartlarına gelmesi, oluşan boşluğu doldurabilmemize yardımcı olacak. Türkiye küresel büyümemizin ilk aşaması. Planımız yavaş büyümek. Bugün stratejik ortaklık ile başlıyoruz. Hiçbir sınırımız yok. Türkiye’de yatı-

Rusya’nın en önemli ticari araç markası GAZ, montaj hattını Mersa Otomotiv’in 15 milyon Euro yatırımla kurduğu Sakarya’daki fabrikaya taşıdı. 2 Aralık Pazar günü açılışı gerçekleştirilen tesiste montajı tamamlanan ilk araç üretim bandından indi.

2013 yılı için hedeflediğimiz rımlarımız var. Mersa güçlü satış miktarı ihracat ve ithaolursa, biz de daha büyük dülatta 2.500 adet. Böyşünürüz” açıklamasını lece yan sanayimiz yaptı. “2013’TE ve istihdam başta Sakarya’da öz ser2.500 ARAÇ olmak üzere ülke mayeleriyle montaj ekonomisine katkı üretim hattını kurSATACAĞIZ, hedefliyoruz” diye duklarını ifade eden YÜZDE 20 konuştu. Gaz Ticari Araçlar UCUZ Türkiye’de üreTürkiye Yönetim KuOLACAĞIZ” tim için ilk adımı Sarulu Başkanı Adil karya’da attıklarını Gören de, “Burada monbelirten GAZ Ticari Araçtajlanacak araçlar, yurtiçi lar Satış ve Pazarlama Müdürü ve yurtdışı pazarlara TürkiOleg Markov da şu ifadeleri ye’den ulaştırılacak. Kuzey Afkullandı: “Bu bir distribütörlük rika ve Avrupa’yı öncelikli değil. Türkiye’deki firmalar için pazarımız olarak görüyoruz.

de iş olanakları yaratmaya geldik. Rusya’daki pazar hacminin yüzde 50’si bize ait. Türkiye’de böyle bir pazar payı tabi ki beklemiyoruz. Hedefimiz yüzde 7-10 arasındaki bir bantta başlamaktır. Şu anda 400’e yakın araç türümüz mevcut. Türkiye’de de bu kadar geniş bir yelpazede var olmak istiyoruz.. Ürünlerimizi satmanın yanı sıra, fiyatı da dikkati alırsanız yüzde 15-20 daha ucuza geliyoruz. Bunun yanı sıra, kendi finans olanaklarımızla da müşterilerimize cazip imkanlar sunacağız.”


HABER

Kale Nakliyat, seramik lojistiğinde iddialı 1957

yılında Çanakkale Seramik Fabrikaları AŞ ile temelleri atılan Kale Grubu, Türkiye'de seramik sektörünün kuruluşuna öncülük ederek bu alandaki yatırımları ile bir dünya devi haline geldi. Yaklaşık 38 yıl önce kendi şirket ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan Kale Nakliyat, lojistik sektöründe öncü olma yolunda hızla ilerliyor. Kara, deniz ve demiryolu ulaşımında hizmet veren Kale Nakliyat, daha sonra şirket politikasını değiştirerek büyük bir filo ile 3. şahıs hizmetleri vermeye başladı. ‘NAKLİYAT SEKTÖRÜNDE UZMAN BİR FİRMAYIZ’ 2013 yılında daha çok dağıtım merkezleri ve depolama yatırımları şekillendirerek müşterilerine verdiği hizmet kalitesini yükselten Kale Nakliyat’ın Lojistik ve İşletme Müdürü Alper

56

Özellikle seramik ürünlerinin taşınmasında uzman bir firma olduklarına dikkat çeken Kale Nakliyat Lojistik ve İşletme Müdürü Alper Akyar, “Nakliyat sektöründeki tecrübemiz diğer müşterilerimize de daha iyi hizmet vermemizi sağlıyor” diyor. Akyar firmanın hizmetleri ile ilgili “1974 yılında kurulan şirketimiz, grubumuzun artan lojistik ihtiyaçlarını daha etkili bir şekilde karşılayabilmek için 1990’lı yılların ortalarından itibaren denizyolu ve demiryolu taşımalarına da ağırlık vermeye başladı. Nakliyat sektöründeki uzmanlığımız diğer müşterilerimize de etkin bir şekilde hiz-

met vermemizi sağlıyor. Firma olarak seramik lojistiğinde önemli bir yere sahibiz. Bu konuda Türkiye’nin en iyi şirketi olduğumuzu iddia ediyoruz. Grup içinde kullandığımız Skorsky helikopterimizi bu sene başında sattık. Hava yoluyla ilgili şimdilik bir yatırım düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin her şehrinde dağıtım bayisi bulunan Kale Nakliyat’ın müşterilerine

önemli maliyet avantajı sağladığına değinen Akyar, ”Müşterilerimizin taleplerine hızlı cevap verebilme ve yüklerin konsolide edilmesi ile yaratılan maliyet avantajımız müşterilerimizin devamlılığını ve müşteri sayısındaki artışımızı sağlıyor” dedi. Lojistik sektöründe ilkleri gerçekleştiren ve sektöre şirket adını büyük harfler ile yazdıran bir firma olduklarını dile getiren Akyar “ TCDD’den demiryolu istasyonu kiralayarak kullanıma açan da yine biziz. Sonuç olarak lojistik sektöründe tüm yaptıklarımız ve bunları yaparken yarattığımız verimlilik bizim ikinci kez Lojistik ödülünü almamıza yardımcı oldu” diyerek gün geçtikçe sektörde artan şirket prestijine vurguda bulundu.

Kale Nakliyat, 2. kez lojistik ödülüne layık görüldü. Lojistik ve İşletme Müdürü Alper Akyar’a ödülünü, Demiryolu Taşımacıları Derneği Başkanı İbrahim Öz verdi.

Aralık 2012


DOSYA

ITC ile TTS işbirliği, Almanya – Türkiye hattının ötesine geçecek Logitrans 2011’de tanışan ITC Logistic ve TTS Uluslararası Nakliyat, başarılı bir işbirliğine imza aı. Birbirlerinin Almanya ve Türkiye’deki işlerini bir üst seviyeye taşıyan iki firma, Avrupa’da yaşanan ekonomik kriz ortamında büyümenin anahtarını göstermiş oldu. Logitrans 2012’de birlikte stant açan ITC Logistic ve TTS Uluslararası Nakliyat, işbirliklerini ayrıntılarını Lojistik Ekipmanlar Dergisi’ne anlaı.

Y

aklaşık 40 yıldır Almanya’da hizmet veren ITC Logistic, Almanya’da 4, tüm Avrupa’da 14 ofisiyle faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda dünya çapında 160 ortakla işbirliği yapan ITC, özellikle de gümrük işlemleri konusunda gösterdiği başarıyla dikkat çekiyor. Şirketin Türkiye Satış Temsilcisi Gülay Kapucu, “Türkiye’ye açız” diyor. 1994 yılında İstanbul’da kurulan TTS Uluslararası Nakliyat ise önce Almanya’dan karayolu nakliyesiyle işe başladı, ardından da karayolu taşıması yaptığı ülkelere Hollanda, Belçika, İtalya’yı da ekledi. “İŞBİRLİĞİMİZ BÜYÜYECEK” ITC’nin Almanya’daki tüm müşterilerinin lojistik işlemlerini yürüttüğünü söyleyen TTS Uluslararsı Nakliyat İş geliştirme Müdürü Şahver Demirel, şuanda işbirliğimizin temeli Almanya –Türkiye üzerine ama ilerleyen süreçte, birlikte diğer Avrupa ülkelerinde de işbirliği içerisinde olabiliriz. Çünkü ITC, Avrupa’nın birçok yerinde büyük depolama alanlarına sahipken, TTS’nin de bu ülkelerde potansiyel müşterileri mevcut. TTS olarak daha çok kimya, ilaç ve elektronik sektörlerine hizmet verdiklerini belirten Demirel, ITC işbirliğiyle birlikte planlarının da büyüdüğünü şu sözlerle dile getirdi: “Faaliyet alanlarımıza karayolu taşımacılığı yanında hava kargo ve de-

Aralık 2012

yor. Bu yüzden de bizi seçiyor” diye konuştu. Yaklaşık 7 yıldır Türkiye’de hizmet verdiklerini belirten Gülay Kapucu, son iki yıldır Türkiye’deki faaliyetlerine ağırlık verdiklerini söyledi. TTS Lojistik ile yapılan işbirliği sayesinde Türkiye’deki yerlerini sağlamlaştırmaya çalıştıklarını söyleyen Kapucu, önceden haftada iki olan Türkiye çıkışlarının bu işbirliğinin ardından haftada yedi güne ulaştığını söyledi.

Gülay Kapucu, “Müşterilerimiz çoğunlukla gümrük işlemlerine karışmadan taşımalarının yapılmasını istiyor. Bu yüzden de bizi seçiyor”

nizyolu taşımacılığını da ITC Türkiye Satış Temsilcisi ekledik ve 2014 yılına Gülay Kapucu, bu sakadar İstanbul’da yede Türkiye’deki özellikle ilaç lojismüşterilerinin ter“TÜM GÜMRÜK tiği alanında aktif cih sebebi oldukİŞLEMLERİNİ olacak depolama larını dile getirdi. KENDİMİZ alanları kurmayı Bu hizmetleri saHALLEDİYORUZ” hedefliyoruz. Ayyesinde hem kenrıca 2013 yılında dileri hem de müşterileri açısınithalat ve ihracat dan zamandan tasartaşıması yaptığımız ruf etmeyi başardıklarını ülke sayısını da arttırmayı söyleyen Kapucu, “Müşteriamaçlıyoruz.” lerimiz çoğunlukla gümrük ITC Logistic olarak kendi işlemlerine karışmadan taşıgümrük işlemlerini kendilerimalarının yapılmasını istinin yürüttüğünü söyleyen

BAŞARININ ANAHTARI YÜZYÜZE İLETİŞİM ITC Logistic olarak en önem verdikleri konunun bire bir iletişim olduğunu söyleyen Kapucu, “Bizim avantajımız müşterimizle yüz yüze iletişim kuruyor olmamız. Elbette bu kurumsal olmadığımız anlamına gelmiyor, bu tamamen şirket politikamız. Müşterimizin bir sorunu ya da isteği olduğunda bize telefon ya da maille ulaşmak yerine doğrudan temsilcilerimizle iletişim kuruyor. Böylece hem yapılan işler hızlanmış oluyor hem de müşterilerimizin güvenini kazanmış oluyoruz. Bu politika genel müdürümüzün isteği üzerine oluşturuldu. Her dili konuşan temsilcilerimiz dünyanın farklı noktalarındaki müşterilerimizle bire bir iletişim içerisinde. Bürokrasiyi kaldırarak hem müşterilerimizin zamanını çalmıyoruz hem de daha etkili bir hizmet veriyoruz” diye konuştu.

57


HABER

İstanbul ihalesinde ‘aslan payı’ Avenue’ün Avenue İstanbul ulaşımında önemli bir ayrıcalık sunuyor. Avenue kentiçi ulaşımda hizmet veren otobüsçülerden yoğun ilgi görüyor. Aracın yakıt ekonomisinde sağladığı avantajlar, üst düzey teknolojisi sahibini ve kullanıcısını memnun ederken, araç içindeki konfor düzeyi de İstanbul trafiğindeki seyahati keyifli hale getiriyor. İSTANBUL OTOBÜS A.Ş’DE 143 AVENUE İstanbul Otobüs A.Ş’nin 544 araçlık filosunun en büyük payı 143 adetlik sayı ile Avenue araçlar oluşturuyor. Avenue, bugün Adana ve Malatya ulaşımında da hizmet veriyor. Temsa, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı 200 adetlik otobüs ihalesinin kazanmasının ardından Avenue aracın teslimat hazırlıklarını sürdürüyor.

şında işletme maliyetinin avantajlarıyla birlikte aracın trafikte sürekli çalışır halde olmasını sağlamak geliyor. Servislerimiz sundukları hizmet kalitesi ile zorlu koşullarda çalışan otobüsçülere 24 saat destek oluyorlar. İstanbul Otobüs A.Ş’nin yeni ihaleleri ve özel halk otobüsçülerinin araç değişimleri ile Avenue sayısı artmaya devam edeceğine inanıyoruz” dedi.

SATIŞ SONRASI HİZMET İstanbul yollarında hizmet veren Avenue sayısının 200’ü aştığını belirten Murat Anıl, “Ürün kalitesinin yanı sıra satış ve satış sonrasındaki hizmet kalitesi de Avenue aracımızı öne çıkartan unsurlardan bir tanesi. İstanbul’da halen Coşkunlar Oto ile Avenue’nun satışı gerçekleştirilirken, Brey Otomotiv, Akyüzler ve Ataser Otomotiv ile satış sonrası hizmetlere yönelik faaliyetler yürütülüyor. Otobüsü en değerli hale getiren unsurların ba-

AVENUE İZMİR İLE TANIŞMAYA HAZIRLANIYOR Avenue’nun çok yakında İzmir ulaşımında da hizmet vermeye başlayacağını ifade eden Murat Anıl, “Kentiçi ulaşımda toplu taşımaya verilen önem giderek artıyor. Artık her belediye otobüs filosunu modern araçlar katmak için çalışmalar yürütüyor. Engelli ulaşıma uygun araçların hizmet vermeye başlaması bu süreçte çok önemli bir adım oldu. İstanbul, Malatya ve

58

Adana ile tanışan ve büyük beğeni kazanan Avenue aracımız çok yakında İzmir ulaşımında da kendini gösterecek. Bu illerin arasına yenileri de katılacak. Avenue farklı ihtiyaçlar ve çözümler sunan yeni ürünleri noktasında çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu. CNG’Lİ AVENUE HAZIR CNG’li Avenue konusunda da bilgiler veren Murat Anıl, ürünlerinin hazır olduğunu, ancak büyükşehirlerin gaz dolum tesisi konusunda henüz altyapıları oluşturmadığına dikkat çekerek, “CNG’li ürünümüz hazır. Müşterilerimiz talep ettiği anda teslimatları yapabilecek durumdayız. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta büyükşehirlerimizin CNG’li ürünlerin kullanımına yönelik altyapıları henüz tam anlamıyla oluşturmamalarının yarattığı bir sıkıntı var.

Müşteriye henüz bu altyapılar hazır olmadan ürünü vererek mağduriyet yaratmak istemiyoruz. Gaz dolum tesisleri ile birlikte altyapı da oluşturulduğunda CNG’li Avenue ürünümüzün de kentiçi ulaşımda hizmet veriyor olmasından mutluluk duyacağız” dedi. 2013 YENİLİKLERİ Murat Anıl, 2013 yılında ürün gamında yenilikler olacağını da açıkladı: Kentiçi ulaşımda araç değişimlerine yönelik talep sadece 12 metrelik ürünlerle sınırlı değil. 2013 yılı içinde MD9 2 ve 3 kapılıyı pazara sunacağız. Özellikle yeni büyükşehir sayısının artışıyla birlikte ulaşımda değişim, dönüşüm daha da hızlanacak. 9 metrelik ürünlerde yoğun bir talep olacak. MD9 ile Avenue’da olduğu gibi çok başarılı olacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

Aralık 2012



Lojistik Ekipmanlar Dergisi Aralık Sayısı