Issuu on Google+

EN ÖNEMLİ YATIRIM GENÇLERDİR

RESSAM BELGESEL ÇEKİMLERİNİ TAMAMLADI

4

3

YILMAZ VALİ DÜZGÜN; ORDU’YA 21. YÜZYIL ÇAĞ TÜRKİYE’SİNİ ATLATACAĞIZ HAZIRLAMALIYIZ

10

3 Tarih

18

www.gazetekuzey.com Fiyatı: 50 kr

G ü n l ü k Ta r a f s ı z S i y a s i G a z e t e

Yıl: 1

Tel: 0452 407 10 11

Eylül 2012 Salı Sayı: 186

YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR 2012–2013 öğretim yılı İlköğretim Haftası Kutlama programı Atatürk Anıtının önünde yapılan çelenk sunma töreninin ardından Dumlupınar İlkokulunda devam etmiştir. Törene Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, Garnizon Komutanı Bnb. Salih Gödek, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Jn.Yzb. Fatih Çetil, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı’nın katılımıyla Anıt önünde başladı. Anıta Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı’nın çelenginin sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Anıt önündeki çelenk sunma töreni ardından İlköğretim Haftası Kutlama Programı için Dumlupınar İlkokuluna gidildi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı

İlköğretim Haftası Kutlama Programı hakkında görüşlerini bildirirken ATATÜRK' ün,"Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır" sözünü de öğretmenlere bir kez daha hatırlatmış oldu. Ahmet Gürsel Avcı günün önemi ile ilgili yaptığı konuşmasında “Yeni bir eğitim öğretim yılının başlangıcında, sizlerle birlikte olmanın, Türkiye'nin aydınlık geleceği olan çocuklarımızı yetiştirecek değerli öğretmenlerimiz ve ülkemizin geleceği çocuklarımızla birlikte olmanın farklı heyecanı ve gururu içinde, sizleri saygıyla selamlıyorum. 9

EĞİTİME HAZIRIZ

2012–2013 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla beraber öğrenciler ders başı yapmış oldu. Bu yıl yeni sistemle beraber okullarda öğrenci sayısında artışlar oldu. Yeni eğitim-öğretim yılının başlaması ile Fatsa Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı okulları ve sınıfları ziyaret etti ve öğrencilere isteklerini sordu. Ahmet Gürsel Avcı ziyareti esnasında yeni sistemle beraber öğrenci sayısındaki artışla ilgili bilgiler verirken ; “ Şuan öğrenci sayısı ile ilgili net bir bilgi veremem. Ama e-okuldan alınan bilgiye göre 21 bin 460 öğrenci başlamış oldu. Biliyorsunuz ki yeni müfredat, yeni sistem ve yeni yasayla 4+4+4’e geçildi. Burası Dumlupınar İlkokulu oldu. Bu sene kademeli geçiş olduğundan burada şuan da 5.sınıf öğrenci kaydı almadı. Sakarya Ortaokulu da 1.sınıfa öğrenci kaydı almadı. Böylelikle bu iki okul ilişkilendirilmiş oldu. Önümüzdeki yıllarda bu geçiş işini bir an önce yapma-

yı düşünüyoruz. Dolunay ve Şehabettin Harputlu İlköğretim Okulları bitince geçiş işleminin tamamen bitmiş olacağını planlıyoruz. Zaten geçiş işleminin 3 yıl süresi var 3 yıl sonra burası da tamamen ilkokul olmuş olacak. Şuan 6.sınıfta olan mevcut öğrencilerimiz mezun olduğu zaman tamamen ilkokula geçişi sağlanmış olacak. Ama biz bir an önce geçiş yapmak için çalışmalara devam ediyoruz. Öğretmen eksiğimiz yok aksine 31 tane norm fazlası sınıf öğretmenimiz vardı. Bu öğretmenlerimizi de okullarımıza görevlendirmelerini yaparak eritmiş olduk. Fatsa ilçesinde şuan da öğretmen ihyacımız yok. İmam Hatip Lisesine 650 öğrencimiz kayıt yaptırdı bu sene gerek lise 1’e gerekse ortaokula bu yüzden 9. Sınıflarda ikili öğretim uygulanacak. Okullarımızda sıra sıkıntısı var bunları çözmeye çalışıyoruz. Ciddi bir sıkıntımız kalmadı eğitim – öğretime hazır olarak başlamış olduk” dedi.

Şehit Eşi Songül Akkuş;

HAKKINI HELAL ETMİYORUM

Afyonkarahisar'da askeri mühimmat deposunda 5 Eylül'de meydana gelen patlamada şehit düşen 25 askerden biri olan Uzman Çavuş Cüneyt Akkuş, memleketi Ordu’da gözyaşları arasında dün toprağa verildi. Ankara'da GATA’da düzenlenen törenin ardından cenazesi karayoluyla memleketi Ordu’ya getirilen iki çocuk babası Cüneyt Akkuş’un naaşı

ilk olarak Gökömer köyündeki baba evine götürüldü. Burada helallik alınan Cüneyt Akkuş’un naaşı daha sonra Ordu Devlet Hastanesi morguna getirildi. Dün Ordu Dev-

let Hastanesi morgundan alınan şehit Cüneyt Akkuş’un naşı Merkez ilçe Yeni Mahalle’deki evlerine getirilerek dost, arkadaş ve komşularından helallik alındı. 8

FATSA'DA TRAFİK KAZASI, 3 KİŞİ YARALANDI İlçenin Dolunay mahallesi girişinde bulunan kavşakta meydana gelen kazada, bir otomobil hurdaya döndü. Kazada hamile bir bayan ile birlikte 3 kişi yaralandı.Kaza Dolunay mahallesindeki kavşaktan dönüş yapmakta olan, İlhan Keskin yönetiminde-

ki 52 EL 435 plakalı otomobile, Samsun’dan Ordu istikametine gitmekte olan Sait Savaş Yüksel yönetimindeki 52 AP 076 plakalı minibüsün çarpması sonucu, içerisinde hamile bir bayanında bulunduğu otomobildeki 3 kişi çeşitli yerlerinden yaralandılar. 9

KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK

Fatsa Ali Rıza Demircan İlkokulu öğrencileri ve öğretmenleri Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı’yı ziyaret ettiler. Ali Rıza Demircan İlkokulu Müdürü Nihat Altay yeni görevinde müdürümüze başarılar dilerken öğrenciler de çiçek hediye ettiler. Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı yapılan ziyaret karşısında memnuniyetini belirtti. Aynı zamanda öğrencilerin ve öğretmenlerin sorunları olduğunda her zaman kapısının açık olduğunu belirtirken; “ Ziyarette bulunarak Ali Rıza Demircan ilkokulu öğrencileri ve öğretmenleri güzel bir nezaket örneği sergilediler. Bu hafta İlköğretim Haftası programımızı bugün Dumlupınar İlkokulunda yapmış olduk. 8

SATIRBAŞI Yrd. Doç. Dr. Ahmet FİDAN ahmet@ahmetfidan.com

BU NESİL NEDEN ŞIMARIK? İŞTE CEVABI! Geçen hafta Yavuz Bülent Bakiler'in bir sohbetine tanık oldum. Kendisi Sivas'ın bağrından yetişmiş sayısı binlere varan Sivas'lı ünlü şairlerdendir. Sivas ise eğer konuşulan, akla ilk gelen Sivas'ın şairidir. Neyse… 7


2

18/09/2012 Salı

Yüzde 50 Randımanlı Kabuklu Fındık

ORDU: GİRESUN: TRABZON:

3,90 TL 4.40 TL 3,85 TL

Avrupa Para Birimi EURO

Amerika Para Birimi DOLAR

Alış:2,33 Satış: 2,34

gazetekuzey@gmail.com

Sizde Fotoğraflarınızı Gönderin Yayınlayalım

Çeyrek Altın

Boğa 21Nisan-21Mayıs

İkizler 22Mayıs-21Haziran

18/09/1790 Yergöğü Mütarekesi. 1787’de başlayan Osmanlı-Rus savaşları sırasında Avusturya ile Yergöğü’de yapılan savaşta Avusturya’nın yenilmesiyle sonuçlanmıştır. 18/09/1890 Ertuğrul fırkateyni, Japon sularında şiddetli bir fırtınada battı; 540 denizci öldü. 18/09/1923 Hindistan Ulusal Kongresi 1923’de sivil itaatsizlik kampanyası başlattı.

Başak 24Ağustos-23Eylül

ortak önlemleri içeriyordu. 18/09/1956 Efes’te 1926’dan beri sürdürülen arkeolojik kazılarda, ‘’Prytaneion’’ adı verilen bölümde, dünyaca ünlü Artemis heykeli gün ışığına çıkarıldı. 18/09/1971 Türkiye Güzeli Filiz Vural Avrupa Güzeli seçildi.

18/09/1934 Sovyetler Birliği, Milletler Cemiyeti’ne girdi.

18/09/1993 Hamza Yerlikaya Dünya Grekoromen Güreş Şampiyonası’nda 26 yıl aradan sonra Türkiye’ye altın madalya kazandırdı.

18/09/1937 Nyon Antlaşması 1937’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Nyon Antlaşması Akdeniz’de korsanlık faaliyetlerine karşı

18/09/1997 89 Ülke kara mayınlarının yasaklanması antlaşmasını onayladı. Amerika Birleşik Devletleri metne imza atmayı reddetti.

üfle hadi bakim

hadi mumları yakalım

İmsâk: 4:37 Güneş: 6:05 Öğle: 12:30 İkindi: 15:56 Akşam: 18:42 Yatsı: 20:02

yemek üzeri künefe keyfi

incir nefis be

Torun sakın fındık yutma

Ben napcaktım yaaaav

Ay karşıt burcunuz Terazi’de ilerlerken, bugün daha hareketli ve aktif olacaksınız.Her şeyi herkesle paylaşmak istiyorsunuz.. Uzak yollarla ilgili planlarınız olacaktır. Düşüncelerinizde müthiş bir aksiyon var. Fikirlerinizi herkese kabul ettirmek zorunda değilsiniz. İsteklerinizdeki artışlar sizi yorabilir. Dikkatli olmalısınız.

Yaratıcılığınız konusunda rakip tanımıyor ve ödün vermekten hoşlanmıyorsunuz. Bugün, bir takım varsayımlar üzerinde fazla düşünerek zaman kaybetmemeli ve bir an önce harekete geçmelisiniz..Araştırdığınız konuların size sağlayacağı yarardan çok zararı olabilir. Ayrıca zevklere aşırı düşkünlük, sağlık sorunlarınızda beraberinde getirebilir. Yalnız kaldığınız zaman çok daha verimli olduğunuzu bildiğiniz halde, sürekli kalabalık ortamları tercih ediyorsunuz. Özellikle sakin bir gün sizi bekliyor ve gücünüzün daha iyi fark ettiğinizi göreceksiniz. Ay kombinasyon burcunuz Terazi de ilerliyor ve partnerinizle olan ilişkinize yeni bir renk veriyor. Karamsarlık duygularınızı ona yansıtmamalısınız.

İş yaşantınızda özgür çalışmaya ihtiyacınız var. Bugün iş imkanlarınız genişleyebilir. Duygusal yönlerinizi yaratıcılığınızla birleştirecek ve kendinizi daha da verimli hissedeceksiniz.İlginç fırsatlar sizi bekliyor ve değerlendirmelerinizi kişisel özelliklerinizi düşünerek yapmalısınız. Seyahatleri gündeme getirecek bir iş teklifi alaYengeç 22Haziran-23Temmuz bilirsiniz.

Aslan 24Temmuz-23Ağustos

Ordu Namaz Vakitleri

Parçalı Bulutlu

Karadenizde gemilerim batmadı

Gücünüzün üzerinde verim sergileyeceğiniz bir gün. Ay, sizin kombinasyon burcunuz Terazi’de ilerlerken, bir çok aktivitelerin içinde olacaksınız. Duygularınızı ortaya koyabileceğiniz bir iş imkanı sizi bekliyor. Yoğun çalışma temponuzu sayesinde, bir çok başarı size gelecektir. İdeallerinizden emin olarak ilerliyorsunuz.

Kendinizi ve kişisel özgürlüğünüzü sorgulayarak, adımlarınızı sağlam bir şekilde atmaktan yanasınız. Bugün araştırmalarınızı derinleştirerek, şimdiye kadar düşünmediğiniz konular üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Sonuç sizin istediğiniz gibi olacak ve kişisel tatmin ağlayacağınız özel bir çalışmayı ortaya çıkaracaksınız.

Terazi 24Eylül-22Ekim

Akrep 23Ekim-22Kasım

Yay 23Kasım-22Aralık

Oğlak 23Aralık-20Ocak

Kova 21Ocak-18Şubat

Balık 19Şubat-20Mart

hadi taşı beni

Canlı olsaydı bunla Fatsa’ya kadar giderdik

ASTROLOJİ

Koç 21Mart-20Nisan

Ordu Hava Durumu

Alış: 1,78 En Düşük: 18 Satış: 1,79 102,20 TL 162,95 TL En Yüksek: 26

İskoçyalının tavuğu İngiliz'in bahçesine yumurtlamış. Biri: - Tavuk benim, yumurta da benimdir.. diyor. Diğeri: - Benim bahçem, dolayısı ile yumurta da benimdir… En sonunda İskoç: - Bu böyle sürer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım. Yerde en kısa süre kalan yumurtayı alsın" der. İngiliz de kabul eder. İskoç'un önce tekme atmasına karar verirler. İskoç en ağır postallarını giyip gelir. İyice bir abanıp İngiliz'in bacaklarının arasına bir tekme atar. İngiliz yerden yarım saat sonra ancak kalkabilir. İngiliz tam tekmeyi atmak için hazırlanacakken, İskoç yumurtayı uzatır: -Al senin olsun, bir yumurta için değmez…

Koçanlarspor

24 Ayar Altın

Ay burcunuzda ilerlerken, duygusal yönleriniz atağa kalkıyor. Sürekli değişimler içindesiniz. Gün içinde, bir takım kararsızlıklar yaşamanız mümkün. Bugün, partnerinizle olan ilişkilerinizde içten ve samimi davranıyorsunuz. Fakat bağımsızlık duygularınızda biraz çılgınlık gizli ve bu özelliğinizi ilişkinize yansıtmaktasınız.

Yaptığınız işin karşılığını almak, ve bu konuda hiç kimseye taviz vermek istemiyorsunuz. İş disiplininiz mükemmel. Birlikte çalıştığınız kişilerin, en az sizin kadar özverili çalışmasını istiyorsunuz. Maddesel menfaatlerinizi korumak zorundasınız ve bugün egolarınızı ön plana çıkaracaksınız. Öfkeli davranışlarınıza dikkat etmelisiniz.

Bugün, iletişim konusunda son derece başarılı çalışmalar içindesiniz. Çevrenizde gelişen duygusal konulara kafanızı takarak, aktivitenizin hızını düşürmemelisiniz.Yakın dostlarınızın size vereceği destek, motivasyon gücünüzü arttırıyor. Düşüncelerinizi süsleyerek, anlatım gücünüzü ikiye katlıyor ve ikna kabiliyetinizi mükemmel sergiliyorsunuz. Düşüncelerinizde sürekli bir genişleme söz konusu. Bugün, bir çok işi bir arada yapmayı tasarlıyorsunuz. İdeallerinizi bir an önce gerçekleştirmek için gerekli tüm donelere sahipsiniz. Sezgisel yeteneğinizi kişisel özelliklerinizle birleştirerek bir çok başarılı çalışmanın altına imza atacaksınız.Bir arkadaşlarınızla birlikte yolculuk planlarınız olacaktır. Sıra dışı arkadaşlarınızın size yapacağı tekliflere hazır olmalısınız. Gününüzü renklendirecek ve iş imkanlarınızı daha da rahatlatacak cazip öneriler alabilirsiniz. Karşılaşacağınız kişilerin bazıları sizi farklı bir şekilde etkileyecektir.. Bugün, enerjinizi çevrenizdeki önemli kişilerle besleyebilirsiniz. Ziyaretçileriniz olacaktır..

İşinizle ilgili açılımlara ihtiyacınız var.Fakat, düşündüğünüz şeyleri yaşama geçirme konusunda karasızlık çekebilirsiniz. Hırslarınızı canlı tutamıyor ve değişen şartlara hemen uyum sağlıyorsunuz. Bugün, toplumsal konularda yaratıcılığınızı ön plana çıkaracaksınız. Kişisel egolarınızın tatmin sağlayacağı özel günlerden birini yaşıyorsunuz.

ŞİFALI BİTKİLER ARABİSTAN KİRAZI

K

iraz bize tabiat ananın sunmuş olduğu en güzel ve en tatlı mucizedir. Kiraz yaz günlerinin en vazgeçilmez meyvesidir. İçeriğindeki meyve oranı düşük olduğundan dolayı diyetlerde rahatlıkla kullanılabilen bir meyvedir. Son zamanlarda bitkisel çözümlerden faydalanma yolu çoğunlukla tercih edilir duruma gelmiştir. İşte bazı dönemlerde dolunay zamanı dönemlerinde vücutta detoks işleminin yapılarak vücudun arınması ve temizlenmesi mantığı güncel hale gelmiştir. Bu detoks günlerinde kiraz detoksu uygulamasıyla vücudun detoksu sağlanabilmektedir. Kiraz için ne güzel söylemdir ki beni yiyen doymayın, yiyende sapım kadar ince kalsın. İşte kiraz ne güzel de kendini anlatmış bizlere. Kirazların çeşitleri farklı farklıdır. Arabistan kirazı son günlerde tercih edilebilen seçe-

neklerimiz arasındadır. Kirazların yenildikten sonra saplarının bir araya getirilip kurutulması halinde bir tutam halinde demleyeceğimiz çay haline getirerek tüketebileceğimiz bir seçeneği vardır ki bu en çok kadınlarımızın tercih ettiği ve kullandığı seçeneklerden birisidir bu şekilde içilen çay zayıflamaya çok büyük katkı ve yarar sağlamaktadır. Kirazın hangi çeşidini satın alırsak alalım kirazın bedenimize sağladığı faydalardan yararlanmak için kirazı sofralarımızdan ve hayatımızdan eksik etmeyelim bol bol tüketelim.

ASLANYAĞI (LEONTOPİDİUM ALPİNİUM)

B

ileşikgiller familyasından; Alp dağlarının yüksek tepelerindeki kireçli topraklarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri yıldız şeklindedir. Ağustos ayında toplanıp kurutulur. Faydası : Çocuklarda görülen ishalleri keser.


18/09/2012 Salı

3

21. YÜZYIL TÜRKİYE’SİNİ HAZIRLAMALIYIZ ÇEKİMLER TAMAMLADI Ordu Valisi Orhan Düzgün, 2012-2013 Ordu'nun doğal, kültürel güzelliklerinin iki yıldır çekimini yapan Ressam Bünyamin Kara, belgesel çekiminin son ayağını Kabadüz ilçesinde tamamladı.

eğitim-öğretim yılına başlaması sebebiyle öğrenci, öğretmen ve velilere seslendi.

V

ali Düzgün, “Öğrencilerimizin daha çok çalışması, öğretmenlerimizin de bilgiyi aktarmayla birlikte, bilgiye ulaşma yollarını sunan kişiler olmaları, velilerimizin ise her konuda evlatlarına verdikleri destekle 21. yüzyıl Türkiye’sini hazırladığımızın idrakinde olmaları gerekmektedir" dedi. Vali Orhan Düzgün,yaptığı açıklamada, yeni eğitim-öğretim yılının başlaması nedeniyle öğretmenlerin, öğrenci ve velilerin heyecanına yürekten katıldığını belirterek, “Şüphesiz eğitim-öğretim; üzerinde titizlikle durulması ve her şeyden fazla sahiplenilmesi gereken, kararlılık isteyen ve süreklilik taşıyan uğraş dolu bir süreçtir. Bu noktada ‘İnsan olma, millet olma davası’ olarak benimsediğimiz ilköğretim davası süreci, Atatürk’ün bize gösterdiği çağdaş medeniyete ulaşma ülkümüzün temelidir. Bu temel ne kadar sağlam

atılırsa o kadar güvenilir ve o kadar ümit vaat edici olacaktır” diye konuştu. Öğrenci, öğretmen ve velilere seslenen Vali Düzgün, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu bağlamda; öğrencilerimizin daha çok çalışması, öğretmenlerimizin de bilgiyi aktarmayla birlikte, bilgiye ulaşma yollarını sunan kişiler olmaları, velilerimizin ise her konuda evlatlarına verdikleri destekle 21. yüzyıl Türkiye’sini hazırladığımızın idrakinde olmaları gerekmektedir. Kuşkusuz toplumun eğitime katılımını arttırmada, öğretimde farkındalık oluşturmada hepimize büyük sorumluluk düşmektedir. Öğretmen, öğrenci, veli ve toplumun her kesimindeki bireyler olarak eğitim öğretimin ülkemizin gelişmesinde belirleyici bir unsur olduğunu idrak etmeli ve hepimiz üzerimize düşen sorumluluk ve görevlerinin bilincinde olmalıyız. ‘Herkesin eğitim için yapabile-

ceği bir şey vardır’ sözünden yola çıkarak, Veli, öğretmen ve okul yönetimi iş birliğini tam olarak sağlamak, eğitim-öğretimde başarının en önemli hazırlayıcısıdır.” Öğretmen ve idarecilere de seslenen Vali Düzgün, açıklamasında şunları belirtti: “Değerli öğretmenlerimiz ve eğitim yöneticilerimiz, amacımız; geleceğimiz olan öğrencilerimizi, Türk Milli Eğitiminin genel amacı doğrultusunda ve en iyi şekilde yetiştirmektir. Bunu sağlamak için sizlerle birlikte yeni gelişmeleri de dikkate alarak var gücü-

müzle çalışacağız. Çevreyle iç içe, toplumla bütünleşmiş, değişim ve gelişime açık eğitim yuvaları olarak 2012-2013 eğitim-öğretim yılını hep birlikte başarıyla tamamlayacağımız noktasında sizlere olan inancımız ve güvenimiz tamdır. Ordu eğitim ailesine yeni eğitim ve öğretim yılında başarılar dilerken, eğitim kalitesinin ve başarının arttırılması için çaba gösteren kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyor, tüm yönetici, öğretmen, anne, baba ve sevgili öğrencilerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

MUSTAFA HAMARAT SALMAN’DA TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, AK Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, Akkuş ilçesi Salman beldesinde incelemeler yaptı.

B

elde girişinde Salman Belediye Başkanı Mehmet Demirci, İl Genel Meclis Üyesi Ercan Çayıroğlu, belediye meclis üyeleri, muh-

tarlar ve belde halkı tarafından karşılanan Hamarat’a Çaybaşı Kaymakamı Berkan Sönmezay, AK Parti Akkuş İlçe Başkanı Ramazan Acar, AK Parti

Çaybaşı İlçe Başkanı Hüseyin Semiz, İlküvez Belediye Başkanı İsmet Yanık, Çamlı Belediye Başkanı Sebahattin Bol, Hanyanı Belediye Başkanı Bahattin Taş, Akpınar Belediye Başkanı Osman Çamoğlu eşlik ettiler. Salman beldesindeki yapımı devam eden yollar ile konkasör ocağını gezen Hamarat, Salman Belediye Başkanı Mehmet Demirci’den bilgiler aldı. Halen yapımı süren konkasör ocağının günde Bin metreküp dört sınıf malzeme üreteceğini ve bir ay içinde açılacağını belirten Belediye Başkanı Demirci, 15 km’lik Salman-Salıpazarı yolunu genişletme çalışmala-

rının da devam ettiğini söyledi. Yolda belediyeye ait araçların çalıştığını, Özel İdare Genel Sekreterliği’nin mazot yardımında bulunduğunu belirten Demirci, 2013 yılı bahar aylarına kadar yolun açılacağını söyledi. TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat ise yolun bir an önce bitirilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek, konkasör ocağının açılışında bulunmak istediğini belirtti. Hamarat, İl Genel Meclis Üyesi Ercan Çayıroğlu’nun çocuklarının sünnet düğününe de katıldı.

T

üm ilçeleri dolaşan ve son olarak Kabadüz ilçesine gelen ressam Bünyamin Kara, belgesel çekimlerinin yılbaşına kadar kurgu ve montajının tamamlanacağını söyledi. Fotoğraf ve görüntüleri aynı anda sergileyeceğini ifade eden Kara, "Ordu ve ilçelerin tanıtımına önemli katkı sağlayacağına inandığım belgesel çekimini tamamladım. Yılbaşına kadar çok özel bir durum olmasa montaj ve kurgusu tamamlanacak. Yaklaşık iki yıl süren belgesel çekimi yerel ve ulusal televizyon kanallarında 4 bölüm 90 dakika olarak yayınlanacak" dedi. Kara, Özel Meditech Hasta-

nesi'nin Sanat Danışmanı olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Hastanemizde resimleri ve görüntüleri sergiliyor, yaşadığımız yerin güzelliklerini insanlarla paylaşıyoruz. Sona yaklaştığım belgesel çekimlerinde Kabadüz ilçesine geniş yer vereceğim. Buranın kültür ve doğası diğerlerinden çok farklı. Özellikle Kale Boynu Obası ve Geçilmez Kanyonu beni çok etkiledi. Oraların ayrıca tablosunu yapmak istiyorum. Çambaşı yaylasında sanatçı için bir serginin açılabileceği her şey var. Sadece Kabadüz’le ilgili Ordu ve İstanbul’da sergi açmayı kesinlikle düşünüyorum."

AŞKLARI ENGEL TANIMADI Ordu’da doğuştan yürüme engelli olan Kadir Kurt (37) ile bir engeli bulunmayan Adanalı Sevilay Tatlıkiraz (34) dünya evine girdi.

GÖÇÜK ALTINDA KALAN 2 İŞÇİ ÖLÜMDEN DÖNDÜ Ünye’de yapımı devam eden Yunus Emre Tüneli’nde meydana gelen göçükte toprak altında kalan 2 işçi, arkadaşları tarafından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

Ü

nye’de yapımı devam eden Çevre Yolu’nda bulunan bin 860 metre uzunluğundaki Yunus Emre Tüneli’nde dün gece göçük meydana geldi. Tünelin her iki yanına açılmakta olan drenaj kanalı için yapılan kazı sırasında meydana gelen göçükte Salim Yerişenoğlu ve Cemil Solakoğlu adlı iki işçi beline kadar toprak altında kaldı. Arkadaşlarının toprak altında kaldığını gören işçiler hemen kurtarma çalışmalarına başlarken, iş ma-

kineleri ile akan toprağın bir kısmı alındıktan sonra toprağa gömülen iki işçi kurtarıldı. Bin 860 metrelik tünelin ortasında oluşan göçük nedeniyle yaralanan 2 işçi, olay yerine gelen 112 Acil Servis ambulansı ile Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ayaklarında ezilme meydana gelen işçiler hastanede tedavi altına alınırken, hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Öte yandan tünelde yaşanan göçüğün küçük çaplı olduğu ve çalışmaları etkilemediği belirtildi.

Ünye Çevre Yolu kapsamında yapımı süren Yunus Emre Tüneli’nde 2011 yılında da bü-

yük bir göçük meydana gelmiş, ancak olayda ölen ya da yaralanan olmamıştı.

İmtiyaz Sahibi Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına Tüzel Kişi temsilcisi Niyazi Yeşiller

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Muhsin Yılmaz

İşletme Müdürü Nusret Yeşiller

Sayfa Editörü Özkan Yıldırım

Genel Koordinatör Betül Yeşiller

Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Dalgacı

Grafiker Emrah Çoşkun

Haber Merkezi Ahmet Alkan

Muhabirler Taner Şen Mustafa Kemal Poyraz

Baskı Operatörü Çetin Ucuzova

Hukuk Danışmanı Av. Doğan Pehlivan

Dizgi-Grafik Yeşiller Grafik Tasarım Reklam ve Matbaa

Dağıtım Alp Medya Ajans

Yayın Türü Yerel Süreli Baskı Tesisi Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Yeşiller Grafik Tasarım Reklam ve Matbaa

Reklam Ahmet Kaytaz Oğuzhan Yılmaz

Adres MKP. Mah. Şehit Polis Erkan Alışır Cad. No:29 Fatsa/ORDU Tel: 0452 407 10 11 Faks: 0452 407 10 12 e-posta: gazetekuzey@gmail.com

Gazetemiz İHA Abonesidir. Gazetemiz basın ahlak kurallarına uymayı taahhüt eder. - Köşe yazıları ile ilgili hukuki sorumluluk yazarlara aittir.

D

ört yıl önce telefon konuşmasıyla başlayan ve damadın bedensel engeli dışında birçok engelle karşılaştıklarını belirten çift, ilişkilerini görkemli bir düğün ile taçlandırdılar. Sevilay ve Kadir çiftinin düğünü, Ordu Ayışığı Düğün Salonu'nda aile, dost ve akrabaların katılımıyla yapıldı. Engelleri aşarak evlendiklerini ifade eden damat Kadir Kurt, ilişkilerinde kendi engeli dışında birçok engelle karşılaştıklarını belirterek, "İlk telefon görüşmesi ile tanıştık ve internette konuşmaya devam ettik. 4 yıldır tanışıyoruz. 4 yı-

lın sonunda evlenmeye karar verdik. Ben engelliyim, eşim engelli değil. Engelim evliliğimize engel olmadı. Sadece engelli olmayıp beyninde engel olanların ‘engeliyle evlenilir mi’ diyen insanların bize engel olmaya çalıştıklarını gördüm” dedi. Hiçbir engeli olmayan ve Ordu’ya kilometrelerce uzak Adana’dan gelin gelmeyi kabul eden muhasebeci olan Sevilay Yaylıkiraz ise, “Adanayım, Ordu’ya gelin geldim. Kadir ile 4 yıldır tanışıyoruz. Kadir’in engeli bana engel olmadı. Bir ömür boyu bu mutluluğu devam ettirme çabasında olacağız” diye konuştu.

Anlayan Kitap & Kırtasiye Mehmet ANLAYAN 0536 855 70 18 anlayankirtasiye@hotmail.com Adres: M.K.P. Mah. A.Cevat Güvenkaya Cad. No:14/A Dereüstü/FATSA Tel: 0452 Tel: 0452 424 424 20 22 20 22


4

18/09/2012 Salı

EN ÖNEMLİ YATIRIM GENÇLERDİR OKUL SERVİSLERİ AK Parti Ordu Milletvekili Fatih Han Ünal, 2012-2013 eğitim öğretim yılının yarın başlıyor olması nedeniyle yaptığı açıklamada “Bir ülke için yapılacak en önemli yatırım insana özellikle de çocuklara ve gençlere yapılan yatırımdır” dedi.

M

illetvekili Ünal, yaptığı açıklamada “20122013 eğitim-öğretim yılında geleceğimizin teminatı sevgili yavrularımızı feda-

kar öğretmenlerimize emanet ediyor; yeni eğitim-öğretim yılının başta sevgili öğrencilerimiz ve ailelerine, fedakar ve onurlu mesleği temsil eden

saygıdeğer öğretmenlerimize ve tüm Ordu ilimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” diyerek şunları söyledi: “Geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz çocuklarımızın ve gençlerimizin en iyi imkan ve şartlara kavuşturularak çağın gerekleri doğrultusunda kaliteli bir eğitim almaları için iktidarımız döneminde Eğitim bütçesi her dönem en fazla bütçeden pay almış, 9 yılda ülke genelinde 170 bin yeni derslik inşa edilmiş, Bütün okullarımıza hızlı internet bağlantısı getirilmiş, sınıflarımız bilişim teknolojisinin ürünleri ile tanışmıştır. Fatih projesi ile okullarımızda yeni bir teknolojik devrim yapılacak ve 4.yılında tamamlana-

cak bu proje ile emsalimiz olan ülkelere fark atmış olacağız. 2003’ten bu yana ilk ve ortaöğretim ders kitapları ücretsiz dağıtılmakta, bu amaçla dağıtılan kitaplara yaklaşık 2 milyar tl harcama yapılmıştır. Ordu ilimizde de 2003 tarihinden itibaren hayırsever katkıları da dahil olmak üzere, 92 İlköğretim okulunda 1033 adet derslik, 15 ortaöğretim okulunda 206 adet derslik , 18 Okulöncesi okulunda 57 adet derslik tamamlanarak eğitim öğretime açılmıştır. Ayrıca ilimizde 19 İlköğretimde 295 adet derslik, 4 ortaöğretimde 80 adet derslik, 9 okulöncesinde 20 adet derslik inşaatının yapımları devam etmektedir.”

SICAK HAVA YENİDEN DENİZLE BULUŞTURDU Ordu’da mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklığı nedeniyle vatandaşlar hafta sonunu da fırsat bilerek sahile ve parklara akın etti.

G

eçtiğimiz hafta içinde yağmurlu ve mevsim normallerine göre soğuk bir haöva yüzünden evlerine kapanan Ordulular, bu hafta sonu bastıran sıcakları fırsat bilerek yeniden deniz keyfini yaşamaya başladılar.Mevsim normallerinin biraz üzerinde seyreden sıcak havayı ve hafta sonunu değerlendirmek isteyen vatandaşlar parklara ve sahillere akın ederek, yazın son günlerinin tadını çıkardılar. Ey-

lül ayının ortaları olmasına rağmen hava sıcaklığının 28, deniz suyu sıcaklığının ise 23 olarak belirlendiği Ordu’'da vatandaşlar hem sahilde güneşlendi hem de Karadeniz’in serin sularına kendilerini bırakarak serinledi. Aileleri ile birlikte parklara giden çocuklar ise salıncaklarda sallanarak ve kaydıraklardan kayarak keyifli dakikalar geçirdi. Sıcak havanın gelecek hafta içinde de etkisini sürdüreceği bildirildi.

HER GURBETÇİNİN BİR YARASI VARDIR ‘Almanya acı vatan’, Türkiye’de yaşayanlar için bir film adından öte anlam taşımaz, ya gurbettekiler için? Selçuk Şahin Ordu’lu genç ve girişimci bir işadamı, gurbetçi çocuğu olmaktan öte, Almanya’da doğmuş, bir çoklarının diline doladığı üzere Almancı sayılmaz, Alman’da değil. O iki arada, bir derede.

Ş

ahin; Şairin dediği gibi “gurbetçilik zor zenaat” ve bence her gurbetçinin mutlaka bir yarası vardır. Ben Almanya doğumluyum. Ama daha kendime gelmeden, dokuz aylıkken beni Türkiye’ye geri getiriyorlar, Ordu’da dedemin yanında kalıyorum. Okul çağı gelince yedi yaşımda hop tekrar Almanya’ya geri götürülüyorum. Ordu’da fırıncılık ve pastacılık yapanların çoğunluğunun dışarıdan, özellikle Çamlıhemşin’den geldiklerini bilmeyen yoktur. Arkasında yatan sebepleri, hemşerimiz ama ayni zamanda kendi ataları da Çamlıhemşin’den gelen Başak Pastanesi sahibi Şerif Kanber’e sorduk. Çamlıhemşin’in sırrı nedir? Çamlıhemşin, dağlık ormanlık bir yer, yapacak fazla iş güç yok o zamanlar. Haliyle insanlar arayış içindeler. Rusya’ya

çalışmaya gitmek seçeneklerden biri. Rusların mutfak kültüründe de un ve unlu mamüller önemli bir yer tutuyor. Fırıncılık ta yorucu ve meşakkatlı bir meslek, dolayısıyla dışarıdan gelenler için iş bulmanın en kolay yolu. Sonra her giden bir yakınını yanına alıyor. Böylece iş bir anda gelenekselleşiyor. Mesleği öğrendikten sonra geri dönenler ise, memlekette ayni işi devam ettiriyorlar. Bu durumun en kısa ve anlaşılır özeti budur. Sonra kimileri Türkiye’nin dört bir yanına dağılıyorlar. Benim dedem de 40’lı yıllarda Ordu’ya geliyor. Evet sonra çocuklar Buket pastanesini açıyorlar. Ordu’da pastaneciliğin seyri değişiyor. Peşinden Yeni Buket açılıyor. Özellikle Yeni Buket Ordu’nun sosyal hayatına farklılık getiriyor. Ordu Sineması ve hemen altında Yeni Buket’in Ordu’nun sosyal gelişimine katkısı her-

kes tarafından bilinir ve kabul görür. Yeni Buket Ordu’luların buluşma mekanı olur. Her şey yolunda giderken, 12 Eylül öncesi yaşananlar Ordu’nun sosyal hayatına ve dolayısıyla Yeni Buket’e de darbe vuruyor. Durum öyle bir hal alıyor ki, kordona bile kimseler çıkmaz oluyor. Bu da işlere yansıyınca salon, dolayısıyla pastane küçültülür. Bir ara aileme kızıp tepki vermek için İzmir’e giderek birkaç yıl Alsancak’ta, Reyhan pastanesinde çalıştım. 12 Eylül sonrası askerden döndükten sonra, ortalık daha müsait, yeni bir vizyon koyalım, Yeni Buket’i büyütelim diye teklif ettim. Kabul görmeyince babam ve ortaklarından ayrılarak, meslekten bir arkadaşla Başak Pastanesini açtım, 1983’te. Gene Sırrı Paşa’da, Galeri Servet’in yanında. Bu arada Galeri Servet’e değinmeden olmaz. Herkesin hakkını vermesi gerekir, Sırrı Paşa’nın öne çıkmasında Galeri Servet’in çok büyük

payı vardır. Başak pastanesinin orda ömrü kısa sürdü, mal sahibi ile anlaşamayınca 3 yıl sonra, 19 Eylül’ün yanında Yüksel Tarakçıoğlu’nun binasına geldim. Yaklaşık onbeş yıl orda hizmet verdim. Şimdi burada, yeni yerimde ikinci yılıma girdim, inşallah böyle devam ederim. Özellikle son yıllarda pastacılık sektörü Ordu’da çok gelişti ama gelenek hiç değişmedi, eskiden olduğu gibi yeni açılan müesseseleri de gene oraların insanları çalıştırıyorlar ve hepsi çok başarılılar. Birde şimdi her şey çok çeşitlendi. Eskiden bir tek unlu mamüller vardı, şimdi ise bistrol çıktı. Pastadan çorbaya, sütlü tatlıya çok çeşitli ürünler var artık, nerdeyse yok, yok diyebiliriz. İnsanlar pastanelerde artık bir restoranda olduğu gibi karınlarını doyurabilirler, eskiden olduğu gibi yalnızca pasta ya da tatlı için gelmiyorlar. Doğruyu söylemek gerekirse işin hakkını veren karşılığını alıyor. Hepsiyle gurur duyuyorum.

DENETİMİ BAŞLADI

Eğitim-öğretim döneminde öğrencilerin ve okul taşıtlarının karıştığı trafik kazalarının önlemek amacıyla okul servisleri sıkı bir şekilde denetlenecek.

İ

lk ve orta öğretim kurumlarında ders başı yapılacağı 17 Eylül 2012 Pazartesi günü yeni eğitim-öğretim döneminde öğrencilerin ve okul taşıtlarının karıştığı trafik kazalarının önlemek ve çocukların güvenli bir trafik ortamında eğitimlerini sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla okul servisleri sıkı bir şekilde denetlenecek. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı İsmail Baş imzasıyla Ordu Valiliği’ne gönderilen yazıda, Ordu ilinin 3. grup iller kapsamına alındığı ve günde iki kez kontrol yapılacağı belirtildi. Buna göre, Ordu’da sabah 1, öğleden sonra 2 saat süreyle Ordu Valiliği’nin belirleyeceği saat-

lerde okul servisleri denetlenecek. Yapılacak denetimlerde Okul Servis Aracı Bakım ve Onarım Takip Formu, Okul Servis Aracı Özel İzin Belgesi, şoförün, rehber personelin ve öğrencilerin emniyet kemerleri, fazla yolcu alıp almadıkları ve araçlarda rehber personel araçların camlarında renkli film tabakası bulundurulup bulundurulmadığı başta olmak üzere Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği ve Okul Servis Araçları Trafik Yönetmeliği’nde belirtilen hususlar titizlikle kontrol edilecek. Denetimler 21 Eylül 2012 Cuma gününe kadar devam edecek.

ÜNYE’DE FECİ KAZA:

1 ÖLÜ, 4 YARALI

Ünye’de meydana gelen trafik kazasında 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.

K

aza, Gölevi Mahallesi TOKİ Kavşağı’nda meydana geldi. Samsun’dan Ünye istikametine gitmekte olan Tahsin Çaka (60) idaresindeki 52 EF 181 plakalı kapalı kasa kamyonet, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüjdeki bariyerlere çarptı. Hurda yığınına dönen otomobilde bulunan sürücü ile birlikte Emine(56), Murat (30),

Şadiye Çaka (28) ile Şükriye Şener (52) yaralandı. Yaralılar olay yerine sevk edilen ambulanslarla Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, otomobil sürücüsü Tahsin Çaka tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yaralılardan Murat Çaka’nın durumunun ağır olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

ÇAKMAKLA OYNAYAN ÇOCUK EVİ YAKTI Ü nye’de 3 yaşındaki çocuğun çakmakla oynarken çıkardığı yangında yaralanan olmazken, maddi hasar meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ilçenin Çınarlı Mahallesi Çıldır Sokak’ta 4 katlı binanın

2. katındaki evde yangın çıktı. Yangın çıktığı sırada evde bulunan 3 çocuk annesi Züleyha Kılıç, 3 yaşındaki kızı Gülbahar’ı alıp evden çıkarak yangından yara almadan kurtuldu. Anne Züleyha Kılıç, ‘’Oğlum

Barış (17) ve Burak (9) yangın çıktığı sırada evde değildi. Evde 3 yaşındaki kızım Gülbahar’la ben vardık. Kızım oturma odasında oynuyordu, çakmakla oynamış, yangın çıktı. Kızımı alıp evden çıktım’’ dedi.

Komşularının haber vermesi üzerine yangın yerine gelen Ünye İtfaiye ekipleri yarım saatlik müdahaleyle yangını söndürdü. Yangında evin oturma odası tamamen yanarak kullanılamaz hale gelirken, olay maddi hasarla sonuçlandı.


18/09/2012 Salı

5

STK'LAR DA FİKİR AYRILIĞINA DÜŞTÜ ORDU’DA ÖĞRENCİLER Sivil Toplum Kuruluşlarından Belediye hizmet binasının yer tespiti için görüş almak amacıyla Kent Konseyi tarafından düzenlenen çalıştayda,STK'lar fikir ayrılığına düştü. SINIFLARI DOLDURDU

Ç

eşitli fikirlerin ortaya atıldığı çalıştayda, Belediye Hizmet Binasının mevcut yerine mi, yoksa başka bir yere mi yapılması gereği konusunda görüş beyan eden sivil toplum kuruluşu temsilcile-

rinin çoğunluğu, mevcut alanın yeşil alan olmasından yana. Açılış Konuşmasını gerçekleştiren Ordu Kent Konseyi Başkanı Haluk Türkmen; “Bu alanın yeniden yapılanmaya açılması veya başka bir biçim-

de değerlendirilmesi noktasında, paydaşımız olan 160 sivil toplum örgütü, kurumlar ve bu konuya ilgi duyan vatandaşların görüşlerinin alınacağı, sonrasında ise yapılacak çalışma grubu değerlendirmesi ve sonucun kamuoyu ile paylaşılacağı bir genel kurul kararı alınmıştır" dedi. Ordu Belediyesi'ni temsilen çalıştaya Belediye Başkan Yardımcısı Ergun Alaybeyoğlu katıldı. Alaybeyoğlu, Ordu Belediyesinin toplumun her kesimine hizmet veremeye çalıştığını ifade ederek; "Bana sorarsanız belediye binasının başımızın üstünde olması lazım" dedi. Alaybeyoğlu'nun konuşmasının ardından söz alan STK

temsilcilerinin yaptıkları konuşmalarda Belediye hizmet binasının yeri ile çeşitli görüşlere yer verilirken, fikirde birliktelik sağlanamadı. Yeni yapılacak hizmet binasının yeri ile ilgili olarak, bazı Sivil Toplum Kuruluşları, karayolları arazisi, kamyon garajı veya otogarın yerine yapılması görüşlerinde bulunurken, bazıları ise hizmet binasının eski yerine yapılmasının şehir açısından daha olumlu olacağını belirttiler. Toplantı sonunda ise Kent Konseyi Başkanı Haluk Türkmen, eski belediye binasının bulunduğu alanın ne şekilde kullanılacağına yönelik tüm vatandaşların görüşlerinin alınacağı bir genel kurul toplayacaklarını açıkladı.

ORDU’DA HAYVANCILIĞI GELİŞTİRMELİYİZ

Veteriner Hekimler Odası'nın düzenlediği toplantıda bir konuşma yapan Ordu Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Musa Sağlam, veterinerlere seslenerek hayvancılığın daha üst seviyelere çıkarılması için çok çaba gösterilmesi gerektiğini söyledi.

S

ağlam, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların bu memlekete bir vefa örneği göstererek bir iki hayvanla da olsa oraları sahiplenmelerinin çok anlamlı olduğunu belirterek, veteriner hekimlerin şehrin en ücra köşelerine kadar hizmet götürerek kırsalda yaşayan insanların araziyi boş bırakmalarını ve göç etmelerini engellediklerinin altını çizdi. Sağlam yaptığı konuşmada; "İlimizde hayvansal üretimin artırılması gerekiyor. Siz veteriner hekimler asıl işin tozunu yutanlar ve sahada olanlarsınız. Bir tarım kuruluşu olarak tek başımıza bizim bu alanda yeterli hizmeti verebilmemiz mümkün değil. Bu ancak birbirimizle bir bütün halinde hareket ederek sağlanabilir. İlimizde hayvansal üretimi nasıl geliştirebileceğimizi ortak

akıl çerçevesinde değerlendirerek, çalışmalarımızı o yönde yapmamız gerekir. İl Müdürlüğü olarak üzerimize düşen ne varsa her zaman destek olmaya hazırız. Yeter ki bizden makul ve mantıklı, ilimiz hayvancılığına katkıda bulunmak adına destekler talep edilsin." “Şu an zor şartlarda çalışan, zor bir mesleğin mensuplarıyız” Veteriner hekimlerin icra ettikleri görevlerin zor olduğunu ve zor şartlar altında çalıştıklarını kaydeden Sağlam, bütün zor şartlara rağmen Ordu'da ki hayvancılığın geliştirilmesi adına yapılacak her türlü faaliyetin her şart altında yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Bu zor mesleğin bananecilikten uzak ,birlik içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirten Sağlam; "Herkese her şekliyle ulaşan bir yönümüz var. Bu-

2012-2013 eğitim-öğretim yılı başladı. 8 yıllık zorunlu eğitimin sona erdiği bu dönemda öğrenciler yeni eğitim sistemiyle tanıştı.

O

rdu'da yaklaşık 137 bin öğrenci ve 7 bin 6 öğretmen ders başı yaptı. 3 aydır sessiz günler geçiren okullar yeni eğitimöğretim yılının başlamasıyla şenlenirken, öğrenciler önce okul idaresinden kitaplarını teslim aldıktan soran sınıflarına geçerek, ilk derslerine başladı. Ordu Valisi Orhan Düzgün, 2012- 2013 eğitim-öğ-

retim yılına, son bir yılda yapımı tamamlanan 15 yeni okulu da hizmete kazandırarak başladıklarını belirterek, “Halen inşaatı devam eden okul sayımız 32, derslik sayımız ise 395. Ayrıca 980 kapasiteli 6 yeni yurt inşaatımız, 3 kapalı spor salonumuz var. 2012'de yapımına başlanacak olan okul sayısı 14, derslik sayısı ise 231’dir” dedi.

MEÇHUL ASKER

ORTAOKULU’NA AÇILIŞ gün taşrada, kırsalda neredeyse uğramadığınız ev yok. İşte bu sebepten dolayı eğer bizler birlikte hareket ederek hizmet sağlayabilirsek, ancak o zaman hayvancılığımızın gelişmesine katkıda bulunmuş olabiliriz. Onun içinde yapacağı-

mız her görevde her şeyden önce vicdani sorumluluğumuzu bilerek hareket etmemiz lazım. Bananecilikten uzak olup, bu şehir için daha neler yapabiliriz düşüncesiyle birlikte atacağımız adımlar çok daha faydalı olacaktır" dedi.

Ünye’de 2012-2013 eğitim öğretim yılına büyük uğraşlar sonucunda yetiştirilen Meçhul Asker Ortaokulu törenle yeni eğitim öğretim yılına açıldı.

FINDIK PAZARA CHP İLÇE BAŞKANININ ACI GÜNÜ

NAZLI İNİYOR

Tarihin en düşük fındık fiyatlarının verildiği şu günlerde, yüksek kesimlerde havaların iyi gitmemesi nedeniyle, fındık pazara yavaş iniyor.

Y

eni eğitim ve öğretim yılının başlaması nedeniyle çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamak için fındığını pazara indirmek zorunda kalan üretici, fındığın serbest piyasada 3.70 ve 3.90 liradan işlem görmesiyle sıkıntılı anlar yaşıyor. Bölge milletvekillerinin ise fındık sezonunda üreticinin tepki göstermeleri endişesi ile piyasalarda gözükmemeleri dikkatlerden kaçmıyor. Başbakanlığın fındık bölgele-

CHP İlçe Başkanı Orhan Bodancı’nın annesi Zümrüt Bodancı vefat etti.

Ü Ü

rine gönderdiği müfettişlerle, fındık fiyatlarının düşüşü konusunda inceleme ve denetimler yaptırdığı öğrenildi. Fındık tüccarları üreticinin elinden ucuza aldıkları fındığı, ihracat yapan firmalara bekleterek satmaması halinde, ihracatçıların taahhütlerini yerine getirememe tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklar. Bu nedenle önümüzdeki günlerde fındık fiyatlarının önemli ölçüde artması bekleniyor.

nye esnaflarından Burhan Bodancı’nın eşi, CHP Ünye İlçe Başkanı İbrahim Orhan Bodancı, İlhan ve Ayhan Bodancı kardeşlerin anneleri, Kazım Bodancı’nın yengesi Zümrüt Hanım 80 yaşında vefat etti. Rahatsızlığı nedeniyle 21 gündür yattığı Samsun Medical Park Hastanesi’nde hayatını kaybeden merhume Zümrüt Bodancı’nın cenazesi Kaledere Mahallesi Zincirlikuyu Sokak’taki evinden alınarak Ünye Merkez Büyük Cami’ye getirildi. Merhumenin cenazesi Ünye Merkez Büyük Camii’nde 15 Eylül 2012

Cumartesi günü öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Fatsa Yalıköy’de aile kabristanlığına defnedildi. Cenazeye Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun, Ak Parti Ünye İlçe Başkanı Ahmet Çamyar, Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin, Eski Belediye Başkan adayı Harun Reşit Sever, partinin Ünye ilçe teşkilatı başta olmak üzere çok sayıda kişi katılırken, CHP Ordu Milletvekili İdris Yıldız, partinin Ordu ve Ünye Teşkilatı başta olmak üzere çok sayıda kişi de çelenk göndererek taziyelerini bildirdi.

nye İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Erdem, Ünye’de 1933 yılında kurularak ilçenin en eski okulu olan Ünye Meçhul Asker Okulu, ortaokul olarak eğitim öğretim dönemine hazır hale getirildiğini söyledi. Okulun Türkiye’de iyi gösterilecek binalar arasında yerini aldığını ifade eden Erdem, şunları kaydetti: “Ünye Meçhul Asker Ortaokulu’nun ihalesini alan Ankara merkezli 8K inşaat firması 5 katlı 5 bin 500 metre kare alan üzerine kurulan okulun temelini 1 Şubat 2012 tarihinde attı. 2013 yılının mayıs aylarının başında bitirilmesi planlanan okul, 7.5 ayda tamamlanarak eğitime hazır hale geldi. Ankara’dan gelen heyet yapılacak işin yüzde 95’inin tamamlandığını söyledi. Eksiklikler ve bunların tamamlanması yolunda bir tutanak tutarak geçici olarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümü-

ze teslim etti. 32 derslikli, 6 ana sınıfı açma kapasiteli, 1600 öğrenci, 95’i öğretmen olmak üzere 100 personeli bulunan okulumuz mükemmel oldu. Özel trafo ve jeneratörümüz var. Mantolaması, konferans salonu yapılabilecek bir sığınağı, spor salonu, kamera sistemi, asansörü, engelli rampası ve tuvaletleri var. Türkiye’de çok iyi binalar arasında gösterilebilecek düzeyde.” Erdem, yapılacak olan Ordu Sağlık Meslek Lisesi’nin Meçhul Asker’den esinlenileceğini söyleyerek, “Ordu Milli Eğitim Müdürümüz okulumuzu çok beğendi. Ordu’da yapılacak olan Sağlık Meslek Lisesi’nin projesini de aynı binadan yapmayı düşünüyor. Bu binanın bu projenin en büyük özelliği dar alanda uygulanabilecek en iyi proje olmasıdır. Çünkü Karadeniz Bölgesinde çok fazla arsa yok” dedi.


6

18/09/2012 Salı

ÇOCUKLARINIZIN EĞİTİMİNE DİKKAT Uzmanlar senenin başında ebeveyn ve öğretmenleri uyardı. Oyun çağındaki bir çocuğu okuldan geldikten sonra dersin başına oturtmanın zor olduğuna dikkat çeken uzmanlar, ödevler konusunda anne, baba ve öğretmenleri dikkatli olmaya davet etti.

P

rof. Dr. Nevzat Tarhan, ailenin çocuğa ödev yapmayı sevdirmesi için öncelikle çocuğunun nasıl bir öğrenme modelinin olduğunu bilmesi gerektiğini ifade ederek, bir insanın beş çocuğu varsa beşinin de öğrenme modelinin birbirinden farklı olabileceğini kaydetti. Tarhan, çocuğunun öğrenme modelini bilen annebabanın okuldaki başarısını artırabileceğinin altını çizdi. Çocukların ödeve soğuk bakmaları ve ödev yapmak istememelerinde ailelerin ve öğretmenlerin bazı yanlış tutumlarının etkisi olabildiğini ifade eden Tarhan, bu konuda öğretmen davranışlarıyla ilgili birkaç saptamada bulundu. Dikkatlerin bu konuya çekilmesiyle çocukların öğretmenleriyle eşgüdüm halinde ödev yapmama sorununa da çare bulunabileceğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ödevlerin korku nesnesi haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Tarhan şunları kaydetti: "Ödev çocuk için bir korku nesnesi haline geldiyse çocuk ödevden de okuldan da soğur. Okul günleri aklına geldikçe bile irkilir, o günleri nefretle ve soğuk duygularla hatırlar. Böyle durumlarda çocuğun öğrenmesi de zaten kalıcı olmaz. Ödevi böylesi bir korku aracı haline getirmeme konusunda anne babalar kadar öğretmenler de

duyarlı olmalıdır. Verilen ödevler bütünleştirici, konunun anlamına yardımcı, çocuğu sıkmadan merak uyandıracak mahiyette az ama öz olursa çocuk için daha faydalı olacaktır". Bu çağın öğretmen profilini de çizen Tarhan şöyle devam etti: ”Çok başarılı bir öğretmen emekli olurken genç bir meslektaşı kendisine başarısını neye borçlu olduğunu sormuş, başarılı öğretmen şöyle cevap vermiş: öğrencinin başarılı olabilmesi için dersi sevmesi, dersi sevebilmesi için öğretmeni sevmesi, öğretmeni sevebilmesi için de öğretmenin öğrenciyi sevmesi gerekir. Öğrenciyi seversen ona öğretmek daha kolay olur.” Gerçekten de sevginin çocukları etkileyici bir gücü vardır. Bu gücü kullanabilmek için öğrenciye değer vermek gerekir. Öğrenciyi azarlayan, aşağılayan, hata yaptığı zaman yerin dibine batıran, arkadaşları arasında küçük düşüren öğretmen modeli bu çağın modeli değildir. Ne yazık ki hâlâ öğrencileri aşağılayan, kaba kuvvet uygulayan öğretmenlere rastlayabiliyoruz. Hâlbuki çocukta korku duygusu yerine sevgi duygusunu harekete geçirerek öğretmek çok daha kolaydır. Öğretmen öğrenciye sevgiyle yaklaştığı zaman çocuğun beyni öğrenmeyle ilgili bir mutluluk kimyasalı salgılar ve öğrenme kalıcı hale gelir".

Tarhan eğitim sürecinde ailelerin yaptıkları hatalara ise şöyle değindi: “İlk hata çocuk okuldan gelir gelmez onu dersin başına oturmaya zorlamaktır. Dinlenmesi için hiç fırsat vermeden, hemen ödevini yapmaya zorlamak çocuğun ödeve karşı antipati duymasına, kötü duygular beslemesine neden olur. Bazı anneler sanki çocuğun ödevi olduğunu, ders çalışması gerektiğini düşünemezmiş gibi masanın başına oturana kadar çocuğuna sürekli çalışması gerektiğini hatırlatması son derece yanlış bir davranıştır. Çocuk hiç dinlenmeden ödeve başlarsa ödevden de oyundan da bir tat alamaz. Oysaki çocuk okuldan geldikten sonra belli bir süre serbest bırakılsa, rahat bir nefes alsa daha verimli bir çalışma yapacaktır”. Anne-öğretmen ve çocuk ilişkisine dikkat çeken Tarhan, “Sürekli ders çalışmasını hatırlatan bir anne varsa, çocuk onu gördüğü zaman sadece ders çalışma zorunluluğunu hatırlar, başka bir şey hatırlamaz. Anneyle çocuğun ilişkisi bozulursa, düzeltmek zor olur; oysa dersteki zayıflık bir şekilde telafi edilir. Onun için anneyle olan ilişkiyi bozmadan ders çalışmayı zevkli hale getirmek gerekir. Aynı şekilde öğretmenle öğrencinin ilişkisi de bozulmadan gidebilmelidir. “Çocuğun hayatının programlı olması gerekir. Okuldan sonra belli bir süreyi oyun ve dinlenme ile geçirmeli, ardından ders çalışmalıdır. Aileler de bu saatleri belirleyip çocuğun buna riayet etmesini sağlamalıdır. Çocuk ders çalışırken ödevin konusunun yanı sıra hayatı, ders çalışma metodunu, disiplinli olmayı, zorluklara dayanmayı öğrenmelidir. Çocuğa güven duygusunun eşlik ettiği bir sorumluluk duygusu kazandırmak gerekir. Aksi halde sadece itaati öğrenir. As-

lında çocuk bireysel yaratıcılık, sorun çözme, insanlarla iletişim kurabilme gibi beceriler kazanmalıdır. Sadece kurallara uyan, otoriteye itaat eden bir insan olarak yetişmemelidir. Ancak özgür düşünen, farklı olabilen, sorgulayan, yeteneklerini geliştirebilen çocukların yetiştiği bir toplum gelişebilir. O nedenle ödev salt bir bilgi yığını değil hayat becerisi şeklinde öğretilebilmelidir. Yapılan hatalardan birisi de ailelerin çok yüksek motivasyonlu olmaları ve çocuğa devamlı çok başarılı olmasını beklediklerini hissettirmeleridir. Ailedeki yüksek beklenti düzeyine ulaşamayan çocuk ne yaparsa yapsın ailesini memnun edemez. Bu nedenle “Nasıl olsa ben annemi ve babamı memnun edemeyeceğim” deyip yenilgiyi baştan kabul eder hiç çalışmamaya başlar. Aslında yeterince zeki olan çocuk, “yapamam, başaramam” duygusuna yenildiği için başarısız olur. Hem öğretmen hem de aile hep olumsuza; çocuğun hatalarına, kusurlarına odaklanırsa çocuğun kendine güveni zayıflar, çalışma şevki kırılır. Sık sık verdiğimiz bir örnek vardır. Diyelim ki çocuk karne getirdi. Notlarının yedi tanesi iyi, üç tanesi zayıf. Çoğu ailenin yaklaşımı neden üç tane zayıf olduğunu sorgulamak şeklinde olur. Aileler bunu iyi niyetle, çocuğun daha başarılı olmasını istedikleri için yaparlar fakat farkında olmadan çocuğu ders çalışmaktan soğutuyorlar. Oysa “Bak, şu dersler pekiyi, bunları çok güzel başarmışsın. Hadi beraber bu üç zayıfı nasıl düzelteceğimizi düşünelim ve bir çözüm bulalım” denirse çocuk “Annemle babam benim olumlu yönlerimi de görebiliyor” der ve dikkatini zayıfları düzeltmeye verir, başarabileceğine inanır ve çözüm üretir" dedi.

2 BİN 500 EMEKLİYE RAYLI SİSTEMDE ÖĞRENCİ EKSİK MAAŞ ÖDENDİ VE ÖĞRETMENE İNDİRİM Devletin 2000 yılından önce emekli olanlara 10 milyon TL borcu olduğu, alacağının 23 milyon TL olduğu öğrenildi. 3 bin kişiye fazla, 2 bin 500 kişiye eksik ödeme yapıldığı belirlendi.

E

mekli maaşlarında yapılan yanlış hesaplamanın detayları ortaya çıkıyor. Devletin 2000 yılından önce emekli olanlara 10 milyon TL borcu olduğu, alacağının 23 milyon TL olduğu öğrenildi. Elde edilen bilgiler, devletin fazla ödeme nedeniyle oluşan tutarı tahsil etmeyeceği yönünde. Yetkililer, eksik ödenen paranın hak sahiplerine yılbaşından önce ve tek seferde ödeneceğini belirtiyor. İntibak çalışmasında 2000

yılından önce emekli olan yaklaşık 5 bin 500 kişinin maaşının yanlış hesaplandığı ortaya çıkmıştı. Yapılan çalışma sonucunda 3 binden fazla emeklinin fazla para aldığı, yaklaşık 2 bin 500 kişiye de eksik maaş verildiği belirlendi. Kayıtların elle girildiği dönemlerde en fazla hatanın yoğunlaştığı yıl ise 1996. Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri, haklarından çocuklarının yararlandığı emekliye de intibakın yapıldığını belirtiyor.

Samsun Büyükşehir Belediyesi, yeni öğretim yılında tüm öğretmen ve öğrencilere mesafe ayrımı olmaksızın yolculuk ücretlerinde indirim yaptı.

SAĞLIK KÖŞESİ

SİNDİRİM SİSTEMİ İÇİN

ELZEM VİTAMİNLER

B vitaminlerini günlük beslenmenize dahil etmek için tahıl, kurubaklagil, deniz ürünleri, yumurta, süt ve yeşil yapraklı sebze tüketimini artırın

S

ağlıklı sindirim sistemi, kendimizi her zaman konforlu hissetmemizi sağlıyor. Bunun için vücudumuz tarafından üretilmeyen B vitaminlerini besinlerle yeterli olarak tüketmek gerekiyor. Suda eriyen B vitaminleri, gerekli görevlerini tamamlayıp vücudu terk ediyor. Bu nedenle yeterli miktarlarda alınmaları çok önemli. Bir diğer özelliği de, çok çabuk değer kaybetmeleri, yani hemen tüketilmelerinde fayda var. Folik asit: Yetersizliğinde doğum defektleri yaşanabileceği gibi bu B grubu vitamini, özellikle sindirim sisteminin sağlıklı olması için önemli. Çalışmalar yeterli folik asit alımının kolon kanseri riskini azalttığını gösteriyor. Bir porsiyon kıymalı sebze yemeği, bir porsiyon mercimek yemeği, bir porsiyon bulgur pilavı, bir yumurta, bir bardak süt, bir porsiyon sebze yemeği, bir porsiyon salata, bir adet meyve, altı orta dilim ekmekten oluşan günlük diyette, yetişkinler için yeterli folik asit alınmış olur. B1 vitamini (Tiamin): Karbonhidratlardan hücrelere enerji sağlıyor. Tiamin yetersizliğinin klinik belirtileri, sinir ve sindirim sistemi bozuklukları şeklinde görülür. Eksikliğinin hafif belirtileri arasında iştah azalması ve yorgunluk var. Tiaminin en zengin kaynakları, bitki tohumları. Özellikle tohumların dış kısımlarında ve embriyolarında, endosperm kısmından yoğun bulunur.

İ

ndirim hakkında yapılan açıklamada, Samkart kullanan tüm öğretmen, üniversite ve lise öğrencilerinde yeni fiyat 1 TL, ilköğretim öğrencilerinde ise 0.75 TL olarak belirlendi. Açıklamada önceki fiyatların uzun mesafede 1.35 TL, kısa mesafede de 1.10 TL olduğu hatırlatıldı. KULLAN-AT BİLET UYGULAMASI Samsun Büyükşehir Belediyesi, hafif raylı sistemde 15 Ey-

lül 2012 tarihi itibariyle “KullanAt” tabir edilen yeni bir ödeme seçeneği başlattı. Yolculara yeni ödeme seçenekleri sunan, “Kullan-At” biletlerde, 2 binişlik gidiş-dönüş kartları,5 binişlik aile kartları ve 10 binişlik grup kartları yer alıyor. 15 Eylül 2012 itibariyle hafif raylı sistemde kullanılacak olan akıllı biletlerin fiyatları ise şu şekilde belirlendi: “Akıllı jeton: 2 TL, 2'lik gidiş-dönüş kartı: 3.75 TL, 5'lik aile kartı: 9 TL, 10'luk gidiş-dönüş kartı: 17.50 TL.”

B2 vitamini (Riboflavin): Yetersizliğinde ağız ve dilde, yarayla şişliğe sebep oluyor. Işık temasında vitamin özelliğini kaybediyor. Örneğin, aydınlık, serin yerde iki gün bekletilen yoğurttaki riboflavinin dörtte biri kayboluyor. Yine yoğurdun suyunun süzülmesi veya tarhananın güneşte kurutulması, önemli vitamin kayıplarına yol açıyor. B3 vitamini (Niasin): Bu vitamin karbonhidrat, yağ ve

alkol metabolizmasında önemli rol oynuyor. Yetersizliğinde kusma ve ishale neden olan pellegra hastalığı ortaya çıkabiliyor. Sinir ve sindirim sisteminin sağlıklı olması için ihtiyaç duyulan bir vitamin. Tavuk, hindi, balık, mantar, yer fıstığı, ay çekirdeği, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve patates iyi kaynakları arasında. B6 vitamini (Piridoksin): Özellikle protein metabolizmasında önemli görev yapıyor, proteinleri vücutta işlenmesine yardımcı oluyor. Halk arasında mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin üretimi için de gerekiyor. Muz, patates, nohut, balık, tavuk, kavun, ıspanak, brokoli, kırmızı et, domates ve ay çekirdeğinde bulunuyor. Biotin: Besinlerle alınan yağ, karbonhidrat ve proteinlerin vücutta metabolize edilmesi için ihtiyaç duyuluyor. Yetersizliğiyle pek karşılaşılmıyor çünkü bağırsaklarda da yapılıyor. Protein yakımından sonra, atık maddelerin sindirim sisteminden uzaklaştırılmasını sağlıyor. Yumurta sarısı, peynir ve yerfıstığı biotin kaynaklarından. C vitamini: Soğuk algınlığına karşı korumasının dışında, diş ve diş eti sağlığına katkı yaparak sindirimi destekliyor. Demirin vücuttaki kullanımını artırdığı için de elzem. Turunçgiller, kırmızı meyveler, domates, biber, brokoli, kuşburnu C vitamini bakımından zengin. C vitamini kaybını önlemek için meyve ve sebzeler doğrandıktan veya suyu sıkıldıktan sonra beklenmemeli, hemen tüketilmeli. Sebzeler pişirileceği zaman ayıklanır ve kesilir kesilmez az miktardaki kaynar suya atılarak veya susuz olarak kısa sürede pişirilirse çok az vitamin kaybı oluyor. D vitamini: Dişlerin güçlü olmasını sağlamakla birlikte birçok çalışma, düşük D vitamini alımının kolon kanseri riskini artırdığını gösteriyor. Bu vitamin için güneş ışınlarından faydalanmak gerekiyor. Yumurta sarısı, somon, orkinos gibi yağlı balıklar, zenginleştirilmiş süt ürünleri ve kahvaltılık gevreklerde bulunuyor.


18/09/2012 Salı

YARILGAÇ: ÜNYE’Yİ ÖNEMSİYORUZ Ordu Üniversitesinin mevcut öğrenci sayısının üçte birinin Ünye’de karşılandığını söyleyen Rektör Yarılgaç, “Ünye’deki mevcut öğrenci sayısı nerdeyse üniversitenin 3’te 1’ne denk geliyor. Bu nedenle de Ünye’yi önemsiyoruz” dedi.

M

illetvekili Mustafa Hamarat, “Ordu’daki iş adamlarına seslenerek diğer şehirdeki iş adamları nasıl üniversitelerinin gelişimi için çalışmalar ve katkılar yapıyorlarsa bizim Ordulu ve Ordudaki iş adamlarının da Ordu Üniversitesine katkı sağlamalarını istiyorum” diye konuştu. Ordu Üniversitesi (ODÜ) Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç, AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, Ünye Kaymakamı Mustafa Demir, Ünye Kültür Eğitim ve Dayanışma

Derneği (ÜNKED) Başkanı Reşit Erol ve yönetim kurulu üyeleri, Orman İşletme Müdürü Recep Temel ile Ünye Orman İşletme Müdürlüğünde bir araya geldi. Hamarat, Yarılgaç ve beraberindekiler Ünye’de kampus yeri için bir takım incelemelerde bulundular. Ordu Üniversitesi’nin her sorununda ve çözüm yollarında yanında olduklarını söyleyen Milletvekili Mustafa Hamarat, işadamlarına Ordu Üniversitesinin gelişimi ve bölgede ki eğitimin yükselmesi için çağrıda

bulundu. Milletvekili Hamarat, “Ordu Üniversitesi bizim göz bebeğimizdir. Her türlü problemlerin yanında olduk bundan sonrada olacağız. Bölgedeki ve bölge dışında bulunan iş adamlarımızın daha aktif olmalarını, Ordu Üniversitesine sahip çıkmalarını istiyorum. Diğer şehirdeki iş adamları nasıl Üniversitelerinin gelişimi için çalışmalar ve katkılar yapıyorlarsa bizim Ordulu ve Ordudaki iş adamlarının da Ordu Üniversitesine katkı sağlamalarını istiyorum” dedi. Yarılgaç’tan Yüksek Öğrenim için destek istendi Ünye Yüksek Öğrenimin gelişmesi için kampus alanının önemine vurgu yapan ÜNKED Başkanı Reşit Erol inceleme sonrası Orman İşletme Müdürlüğü’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ünyeliler olarak Yüksek Öğrenimin gelişimi için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ve

bundan sonrada yapmaya hazırız. Bunu önceki çalışmalarımızda gösterdik. Biz Ünye’de yüksek öğrenimi önemsiyoruz. Bu konuda da sizden destek ve yardım bekliyoruz. Ünyeliler Üniversite ile barışıktır, sizin de katkılarınızda Ünye’de yüksek öğrenim hak ettiği yere gelecektir” dedi. Ordu Üniversitesi Rektörü Tarık Yarılgaç da şunları kaydetti: “Mahalli destek sağlanırsa, bu çalışmalar meyvesini verir daha hızlı sonuç alırız. Devlet Millet işbirliği ile daha çabuk ve daha fazla mesafe alırız. Şu anda Ordu Üniversitesinin mevcut sayısının üçte birini Ünye karşılıyor durumda, yani Ünye’deki mevcut öğrenci sayısı nerdeyse Üniversitenin 3’te 1’ne denk geliyor. Bu nedenle de Ünye’yi önemsiyoruz” dedi. Ünye’de üniversitelerle ilgili sıkıntılar hakkında da bilgi alan Rektör Yarılgaç incelemelerinin ardından Ünye’den ayrıldı.

YILDIZ’DAN EĞİTİM-ÖĞRETİM MESAJI

C

HP Ordu Milletvekili İdris Yıldız, yeni eğitim ve öğretim yılı nedeni ile yazılı olarak yayınladığı mesajında şu görüşleri dile getirdi. “Yaşadığı çağı çok iyi okuyabilen bir lider olan Mustafa Kemal Atatürk, toplum hayatını ilgilendiren her konuda ölümsüz

görüşler ve eserler üretmiştir, bu bağlamda, eğitim ve öğretim O’nun en yoğun çalıştığı alanlardan bir tanesidir. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, bir milletin geleceği üzerinde eğitimin oynadığı rolü çok iyi bilmektedir. Ona göre, ekonomide, sağlıkta, sanatta, sporda nerede bir

problem varsa onun temelinde eğitim yatmaktadır. Bu çerçevede Atatürk’ün Eğitim Politikası’nın hedefi “Milli, Laik, Cumhuriyetçi ve Çağdaş” bir nesil yetiştirmektir. Bu şekilde hem Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri sağlamlaştırılmış olacak, hem de en kısa zamanda çağdaş medeniyet seviyesine ulaşılacaktır. Bu nedenle Ulu Önder “Milli Eğitim'in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir” demiştir. Bir ülkenin geleceğine yapa-

bileceği en büyük yatırım eğitim yatırımlarıdır. Çocuklarımızı, Atatürk ilke ve inkılâpları ile Türk milletinin milli ve manevi değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven, topluma karşı sorumluluk duyan kişiler olarak hayata hazırlama sorumluluğumuz olduğu asla unutulmamalıdır. Bunu başarmak için Eğitim sistemimiz, her zaman akılcılık ve bilimsellik ışığında, çağdaş ve evrensel değerleri içeren bir anlayışta olmalıdır.” dedi. Bu duygu ve düşüncelerle, bugün başlayan 2012–2013 eğitim-öğretim yılının hayırlı olmasını diliyor, tüm öğretmen ve öğrencilerimiz ile ailelerine sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir eğitim öğretim yılı geçirmelerini temenni ediyor, sevgi ve saygılar sunuyorum ifadelerini kullandı.

OBKT EKİM’DE YABAN ARILARI

DURDURDU PERDE DİYECEK İNŞAAT Kabadüz’de karkas binaya yuva yaOrdu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosunun yeni sezon için perdelerini Ekim ayında açacağı bildirildi

O

BKT’den yapılan açıklamada tarih verilmezken şunlar kaydedildi: Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu;2012-2013 tiyatro sezonunu geçen yıl sahnelediği Haldun Taner'in yazdığı ve Murat Demirbaş'ın yönettiği "Eşeğin Gölgesi",Feyzullah

Arslan ve Nermin Ertürmen'in yazdığı "Yarınlara geç kalmadan" ,Hakan Güven’in yazdığı ve Cemil Gündüz'ün yönettiği çocuk oyunu "Kırmızı şapkalı kurt " adlı oyunlarla Ekim ayında siz değerli sanatseverlerin huzuruna çıkmaya hazırlanıyor.

pan sarıca diye isimlendirilen yaban arıları inşaatı durdurdu.

B

ina sahibi Ahmet Büyük, evin inşaatına sarıca arılarının yuva yapması nedeniyle başlayamadığını söyledi. Uzun yıllardır ilk kez bu büyüklükte bir koloni ile karşılaştığını anlatan Büyük, ”Yaklaşık 3 ay öncesinde sarıcaların odaya yuva yaptığını fark ettim. Yuvada o kadar çok sayıda yaban arısı var ki çıkardıkları

sesler binanın dışından duyuluyor” dedi. Mahalleliyi gece gündüz sarıcaların rahatsız ettiğini ifade eden Büyük,”Karkas katı yaptıracaktım, yuva nedeniyle yaptıramıyorum. Şimdilik o katı sarıcalara bıraktım. Kış geldiğinde yaban arıları ölecekmiş. Bizde evi yaptırmak için kışın gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

7

SATIRBAŞI Yrd. Doç. Dr. Ahmet FİDAN ahmet@ahmetfidan.com

BU NESİL NEDEN ŞIMARIK? İŞTE CEVABI! Geçen hafta Yavuz Bülent Bakiler'in bir sohbetine tanık oldum. Kendisi Sivas'ın bağrından yetişmiş sayısı binlere varan Sivas'lı ünlü şairlerdendir. Sivas ise eğer konuşulan, akla ilk gelen Sivas'ın şairidir. Neyse… Babasından gün görmemiş değerli üstadımız. Çocukluğunu yaşayamamış. Terbiyesi bozulmasın diye yüzüne bile bakmamış doğru dürüst babası. Çoğu Anadolu evladının yaşayamadığı gibi. Babasından gün görememesi, sevgi görememesi karşısında o çocuklarına tam tersine yumuşak davranmış. İşte buydu. Jenerasyonlar arasındaki bozulma sürecinin hatası ortaya çıkmıştı. Peki yıllara göre baba – anne kısaca ebeveyn rolleri nasıl değişime uğramıştı. Sosyolojik olarak aşağıdaki gibi kabaca bir saptamada bulunabiliriz. YILLAR: EBEVEYN TÜRÜ VE ROLÜ 1900-1950 li Yıllar: Her Şeyi Kontrol Eden Yasakçı, Otoriter Ceberrut Baba/Anne (Ebeveyn) Dönemi 1960-1990 lı Yıllar: Ilımlı, Özgürlükçü, Paylaşımcı İnsancıl Baba/ Anne (Ebeveyn) Dönemi 1990-2012 li Yıllar: Ilımlı, Özgürlükçü, Paylaşımcı Ne Yaptığını Bildiğini Zanneden Ama Kontrolü Kaybetmiş Şaşkın Baba/Anne (Ebeveyn) Dönemi Bu çizelgede görüleceği gibi ebeveynler 1900 lü yıllardan 1950 li yıllara kadar gördükleri ebeveyn rolünden çok çekmişler, sıkıntı duymuşlar ve bu çektiklerini 1960-1990 lı yıllar arasında ben çektim çocuklarım çekmesin düşüncesiyle tam tersi bir ebeveyn rolü oynamışlardır. Buraya kadar son derece mantıklı. Ne var ki, bu dönemin eskiye göre her şeyin kıymetini bilen zorluklarını gören ebeveynleri, kendi çocukluk döneminde yaşadıkları sıkıntıyı hatırlayarak kendi çocuklarının kendi sundukları hak ve imkanların kıymetini bilmesini istemekte. Ne var ki, artık yıl 1900 lü yıllara dayanmış ve 1950-60 lı yılların ebeveynlerinin torunları, eskiyi görmediklerinden ve de o dönemin ebeveynleri olarak kendi çocuklarına çektirdiklerini unuturcasına torunlarının yaptıklarını ya da yapmadıklarını görmezden gelmekteler. İşte bu nedenle zamanımızın çocuklarının tatminsiz, vefasız ve şımarık olmasının en önemli nedeni, Dedeler ve Ninelerdir. Bu öylesine bir iddia değildir. Zira bu durumdaki sorumluluğun dede veya ninelerde olmasının iki büyük sebebi vardır. 1. 1940-50 li yılların babaları sırf şımarmasın, terbiyesi bozulmasın diye çocuklarına karşı ceberrut davranmışlardır. Bu ceberrut davranış paketinde neler vardı. - Çocuklarla muhatap olmama, konuşmama. (Çocukla ancak anneleri aracılığıyla muhatap olma) - Öpüp okşamama, (Çocuk ancak uyurken öpüp okşanır.) - Sevmeme (Çocuğa sevgi gösterilmemesi varsayılan bir ayardır. Ancak içten sevilir. Sevginin ortaya çıkarılması racona aykırıdır. - Ödüllendirmeme (Çocuğun ödüllendirilmesi başlı başına bir terbiye zaafiyetidir. Ödüllendirme gerekse bile bu hissettirilmemelidir. - İstediğinin Alınmaması (Çocukların istediği olmaz, olAmaz. Olsa bile bu sadece ve sadece dinlenilip sonunda azarlanmak için bir araçtır.Yukarıda yaklaşık 5 maddede ortaya koyduğumuz ceberrut davranış paketi, o zamanın çocuklarının bu günün ebeveynlerinin sevgi, ilgi ve mutluluktan yoksun bir çocukluk dönemi geçirmelerine neden olmuştur. Bu dönemi (1940-50 li yılları) ezik olarak geçiren o zamanın çocukları, bu günlerin baba ve anneleri, çocuklarını yetiştirirken, kendi yaşadıkları tecrübelerden hareketle son derece sevecen, yardımsever, anlayışlı olmaya çalışmışlardır. Dünyanın hızlı değişen yapısına bir de kendi acılarını yaşatmama düşüncesini de eklediğimizde bu jenerasyonun çocukları şımarık, doyumsuz, vefasız bir yaratığa dönüşmüşlerdir. 2. 2000 li yıllardan itibaren ebeveyn-çocuk ilişkisinde neler oluyor? Her dediği yapılan, her istediği alınan, gözlerinin içine bakılan, en küçük davranışı ödüllendirilen, sevilen değer verilen, öpülen okşanan çocuk, bunları çok kısa bir zaman içinde olması gerekli olgular olarak görmeye başlıyor. Yani bunları birer lütuf olarak değil tam tersine bir zorunluluk veya varsayılan ayar olarak görülmeye başlıyor. İşte bu anlayış ve algılayış farkı ve dönemi, gençlerdeki kronik ve kronolojik bir olgu halini almıştır. Bu ise, jenerasyonlar arasında algılanamayan toplumsal bozulmanın fay hattını oluşturmaktadır. SONUÇ/ÇÖZÜM: Bu dönemin ebeveynleri bir dursunlar. Geriye baksınlar. Babalarının annelerinin yaptıklarını yeniden değerlendirsinler. Onların kendilerine biçtikleri rolü ve çerçeveyi bunun kapsamını takdir etsinler. Ardından kendi çocuklarına biçtikleri değeri rolü ve çerçeveyi ve bunun kapsamını takdir etsinler. Göreceklerdir ki, babaları (bu günün dedeleri) ne kadar dar bir rol ve çerçeve çizmişlerse kendileri de (bu günün babaları) o kadar geniş çerçeve çizmişlerdir. O halde, 1950 li yılların biçilen rolü ne kadar dar ve can acıtıcı ise, 1990-2000 li yılların biçilen rolü o kadar geniş ve şımartıcıdır. İş yine bu günün ebevenlerine düşmektedir. Zira onlar eskisi kadar dar olmayan ama bu günkü kadar da geniş belirlenmeyen yeni bir rol çerçevesi hazırlamalıdırlar. Eğer bu günün ebevenleri yani bizler eşimizle uzlaşarak bu roldeki değişime yönelik güncellemeyi yapmazsak daha çok diz dövmeye ve sızlanmaya devam edeceğiz. Bu rol değişim sürecinde kendilerine karşı son derece ceberrut, torunlarına karşı son derece özgürlükçü davranan olaylara çifte standartlı yaklaşan dedelerin/ninelerin kendilerini ve çocuklarını yönlendirme teşebbüslerine (nazikçe) izin vermemelidirler. Bir sonraki yazımda, "Bu Günün Hem Kel, Hem Fodul Çocukları Yarının Nasıl Bir Ebeveyni Olacaklar!? konusunu işlemek ümidi ile. Sağlıcakla ve huzurla kalınız efendim.


8

18/09/2012 Salı

PELİT İNŞAAT EV’LENDİRİYOR! Çok yakında Fatsa’da 3.inşaat projesine başlayacak olan Pelit İnşaat sahibi Hüseyin Pelit Mir Kuzey Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Muhsin Yılmaz’a ile yaptığı röportajında ticari hayatı ve siyasi ve sosyal yaşantısı ile ilgili bilgiler paylaştı.

İ

ş adamı Hüseyin Pelit, “Henüz başlamadığım projeden daire satmam müşterilerimize güven verdiği gibi bizim cesaretimizi daha artırdı” dedi. Fatsa’da 3 tane inşaat projeleri olduğunu belirten Pelit İnşaat sahibi Hüseyin Pelit, “3. projeye bir ay sonra başlayacağız. Toplam 75 daire 8 tane de iş yerimiz var. Dairelerin toplamına yeni projelerde dâhil fakat yeni yapılan projelerde iş yeri yok. Ben aslen Çamaşlıyım. İstanbul’dan geldim ve burada ticarete başladım. Buraya ilk geldiğimde İstanbul’daki sistemde dairelere anahtar tesliminde yaptığım için burada anahtarları üzerine koyana kadar daireleri satmadım. Ama dairelerimi satışa sunduktan sonra 3–4 ay içinde mevcut birinci projemin satışını bitirdim. Burayı tamamen bitirdim hatta ikinci projemin de

anahtarlarını üzerine koymak üzereyim. O noktada da satışlarımız istekli görülüyor. Üçüncü başlayacağım projeden de sattım” dedi. 3. PROJE BİTİNCE SATIŞLA ALAKALI BİR KAYGIM OLMAZ” İnşaatçılığın insanların güveniyle alakalı bir meslek olduğunu kaydeden iş adamı Pelit, “Birinci projeyi bitirmeden ben burada hiç daire satmadım. Ne yapmak istediğimi, ne yaptığımı insanlar gördükçe daha da faydalı olundu sanıyorum ki bu üçüncü projemi de bitirdiğimde burada benim satışla alakalı bir kaygım olmaz. Belki ilerde eksi veya artı olur ama şuan ki görüşüm satışla alakalı bir sorunum yok. Ondan dolayı zaten projeler birden hızlandı. Ben burada senede bir tane projeye yapa-

yım, buradaki değer verdiğimiz Metin ağabeyimiz projelerin başında diye buraya geldik. Tek başıma düşündüğüm bir proje olsaydı burayı çok tercih etmezdim. Bir de ben İstanbul’da kazanamadığım parayı burada kazayım diye bir düşünceyle gelmedim. Çocukluğumdan beri memleketteki o çocuklukta beraber olduğum insanlarla birbirimizi unuttuk, yeni yeni tekrardan tanışıyoruz. Memleketin güzelliklerine artık daha rahat gidebiliyorum. Önceden geldiğimde canım sıkılıyordu, çünkü hiçbir yeri bilmiyordum. Dostlar benim düşündüğümden daha farklı burada dostluklar kurdum. O yüzden memleketimde olmaktan memnunum” diye konuştu. “SİYASİ PROJEM YOK” Siyasi bir projesi olmadığını da söyleyen Pelit İnşaat sahibi Hüseyin Pelit, “Ben zaten siyasi anlamda hiçbir alanda bulunmayı düşünmüyorum. Ama tabi ki zaman neyi gerektirir onu bilemeyiz. Şuan ki düşünce itibariyle bunu söylüyorum. Şuan da ticari anlamda projelerim var. Siyasi anlamda tabi ki bu sosyal aktiviteler niteliğinde derneklerde çeşitli yerlerde görev aldım. Ordulular Derneği ikinci başkanlığı sıfatım yine devam etmekte, Çamaşlılar Derneği yöneticisiyiz aynı zamanda. Çamaş’ta dört sezondur güreş ağalığı festival ağalığı niteliğim devam ediyor. Bunlar sosyal

aktiviteler ve güzel şeyler. Zaman zaman bazı sorular yöneliyor. Memlekete çok sıcak ilgi duyduğumuzdan siyasi bir düşünceye sahip olup olmadığım soruluyor. Ama içimizde şuan için asla öyle bir düşünce yok” dedi. “İSTANBUL DÜNYA ŞEHRİ FATSA’DA ORDU’NUN ŞEHRİ” Fatsa’yı tercih etmesindeki ilk sebebin memleketi olmasından kaynaklandığını vurgulayan iş adamı Pelit, “ikinci sebebi de bir İstanbul şehri dünya şehri Fatsa’da Ordu’nun şehri diye düşünüyorum. Fatsa coğrafi yapısı itibariyle herkesin bildiği gibi arkasında çok ilçeler buranın bağlantı yolu ile diğer illere gitme noktasında onun için burası bir merkez noktasıdır. Ve onun ürününü birinci inşaatımda bile gördüm. Şurada ki birinci inşaat olarak yaptığım inşaatta satışlarımın yüzde 70’ini Fatsa’nın dışındaki insanlara satışını yaptım. Özellikle yurt dışında yaşayan insanlarımıza satış yaptım. Yani müşterilerimin birçoğu Fatsa dışından diyebilirim. Yurt dışında yaşayan insanlar memlekete özel yatırım çabasında. Çünkü emekliliğini memleketinde yaşamak istiyorlar. Sanıyorum ki geleceğe yönelik Fatsa çok daha güzel bir şehir olacak ve katlanarak büyüyecek. Karadeniz’de iller arasında ismini duyuracaktır ilçeler arasında değil” şeklinde konuştu.

BAŞKAN ANLAYAN CANLI

SOKAĞA KONUK OLDU Fatsa Belediyesi Asfalt yol çalışmalarını geceleride sürdürüyor. Önceki gece ekipler Dolunay mahallesi , Canlı sokak bölgesinin yollarını asfaltladı.

G

ece 24:00 saatlerinde asfalt çalışmalarını yerinde inceleyen Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, Başkan yardımcıları Muharrem Aktepe, Bülent Yücetepe ve Sokak sakinleri Canlı sokakta hem asfalt yolları gezdiler hem de , sohbet edip çay içtiler. Başkan Anlayan, şuana kadar 200.000m2. Asfalt yol yaptıklarını böyle giderse Ekim sonuna kadar 250.000 m2.yi bulacaklarını söyledi. Ekim sonunda Doğusundan batısına kadar Programladıkları tüm yollarlı asfaltlayacaklarını belirten Başkan Anlayan,ayrıca site yollarımız haricinde Dolmuş yolunun da aynı paralelde ilerlediğini belirtti. Anlayan Canlı Sokak sakinlerine teşekkür ederken,asfalt

yaptığımız bölgelerde akşamları böyle sohbetler düzenliyoruz.Hem vatandaşlarımızı bilgilendirip,diğer çalışmalarımızda onlara bire bir olarak aktarıyor,onlarında sorunlarını yüz yüze dinleyip çözüm yoluna gidiyoruz dedi. Canlı sokak sakinleri adına kısa bir açıklama yapan Halil Şendur isimli vatandaş yazın tozdan kışın çamurdan bıkmıştık Allah Başkanımızdan razı olsun bizi çok büyük bir dertten kurtardı.Ona ve Belediye çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz,Başkanımız ayrıca bizi kırmadı ve gecenin ilerleyen saatlerine kadar oturup çayımızı içti . Ondan Belediyenin yapmış olduğu diğer çalışmalar hakkında da bilgi alma imkanı bulduk çok teşekkür ediyoruz dedi.

SENİN HAKKINI BU VATANA HELAL ETMİYORUM KAPIMIZ HER Afyonkarahisar'da askeri mühimmat deposunda 5 Eylül'de meydana gelen patlamada şehit düşen 25 askerden biri olan Uzman Çavuş Cüneyt Akkuş, memleketi Ordu’da gözyaşları arasında dün toprağa verildi.

A

nkara'da GATA’da düzenlenen törenin ardından cenazesi karayoluyla memleketi Ordu’ya getirilen iki çocuk babası Cü-

neyt Akkuş’un naaşı ilk olarak Gökömer köyündeki baba evine götürüldü. Burada helallik alınan Cüneyt Akkuş’un naaşı daha sonra Ordu Devlet Has-

tanesi morguna getirildi. Dün Ordu Devlet Hastanesi morgundan alınan şehit Cüneyt Akkuş’un naşı Merkez ilçe Yeni Mahalle’deki evlerine getirilerek dost, arkadaş ve komşularından helallik alındı. Şehit Cüneyt Akkuş’un naaşı buradan Jandarma Garnizon şehitliği yanındaki Eskipazar Camisi’ne götürüldü. Burada öğle namazının ardından kılınan cenaze namazına Ordu Valisi Orhan Düzgün, Giresun Valisi Dursun Ali Şahin, AK Parti Ordu Milletvekilleri Fatih Han Ünal, Mustafa Hamarat, İhsan Şener, Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Abdullah Doğan, Ordu Jandarma Komutanı Şeref Çakmak, Ordu Üni-

versitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç, Kaymakamlar, belediye başkanları, siyasi parti yöneticileri, askeri erkan ve binlerce vatandaş katıldı. Cenazede şehidin annesi Türkan Akkuş, baba Hasan Akkuş gözyaşlarına hakim olamazken, şehidin eşi Songül Akkuş sinir krizleri geçirdi. Songül Akkuş eşinin tabutuna seslenerek, “Senin hakkını bu vatana helal etmiyorum” diye haykırdı. Akkuş ailesi oğullarının acısını adeta yüreklerine taş basarak yaşarken, şehit eşi Songül Akkuş’un eşinin kamuflajını giydiği gözlendi. Şehit Cüneyt Akkuş’un naaşı, cenaze namazının ardından Jandarma Garnizon Şehitliği’nde toprağa verildi.

GİRESUN’DA YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÖRENLE BAŞLADI Giresun'da 2012-2013 yeni Eğitim Öğretim yılı Çotanak İlköğretim Okulu’nda yapılan törenle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan tören minik öğrencilerin halk oyunları gösterisi ile devam etti.

T

örene Çotanak İlköğretim Okulu’u 3. sınıf öğrencisi Betül Nur Eksen’in İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını içten ve eksiksiz okuması damga vurdu. İstiklal Marşı'nı el hareketleri ile içten ve gür sesle okuyan öğrenciye Vali Şahin, zarfın içinde para vererek "Bu da sana benim hediyem olsun" dedi. Törende konuşan Vali Dursun Ali Şahin, ”Sonunu üç ay önce getirdiğimiz eğitim dönemimin

yeni bir başlangıcı ile birlikteyiz. Fakat bu başlangıç farklı bir başlangıç olduğu kadar da anlamlı bir başlangıç. Eğitimin 12 yıla çıkarıldığı bu reformu ben hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bütün velilere, öğrencilere ve öğretmene hayırlı uğrulu olsun diliyorum" dedi. Vali Şahin konuşmasının ardından sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet edip kitap ve defterlerini verdi.

ZAMAN AÇIK Fatsa Ali Rıza Demircan İlkokulu öğrencileri ve öğretmenleri Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı’yı ziyaret ettiler.

A

li Rıza Demircan İlkokulu Müdürü Nihat Altay yeni görevinde müdürümüze başarılar dilerken öğrenciler de çiçek hediye ettiler. Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı yapılan ziyaret karşısında memnuniyetini belirtti. Aynı zamanda öğrencilerin ve öğretmenlerin sorunları olduğunda her zaman kapısının açık olduğunu belirtirken; “ Ziyarette bulunarak Ali Rıza Demircan ilkokulu öğrencileri ve öğretmenleri güzel bir nezaket örneği sergilediler. Bu hafta İlköğretim Haftası programımızı bugün Dumlupınar İlkokulunda yapmış olduk. Tabi ki hafta boyunca diğer okullarımıza da gideceğiz. Öğrenci ve öğretmenlerimizle

tanışacağız. Ben göreve başlayalı da daha 2 ay oldu personeli tanımadığım için hem tanışma programı hem de öğrencilerimizle tanışıp onların dertlerini dinleme, ihtiyaçlarını dinleme ve personellerle tanışma programlarımız olacak. Sadece bugün için değil benim kapım bütün öğretmenlerimize ve öğrencilerimize her zaman kapımız sonuna kadar açıktır. 24 saatte telefonum açık her konuda arayabilirler. Öğrencilerimizin ihtiyaç ve istekleri olursa da tedarik etmek için elimden gelen bu gayreti sarf etmeye hazırım” dedi. Konuşmasının ardından Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı öğrencilere kitap hediye etti.


18/09/2012 Salı

YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR

9

KABADÜZ YAYLA

2012–2013 öğretim yılı İlköğretim Haftası Kutlama programı Atatürk Anıtının önünde yapılan çelenk sunma töreninin ardından Dumlupınar İlkokulunda devam etmiştir.

FOTOĞRAF GÜNLERİ

zengin bir medeniyetin mensuplarısınız, size sunulan eğitim imkânlarını en iyi şekilde değerlendirerek, kendinizi geleceğe iyi bir şekilde hazırlayarak, milletimizi sevindirmek ve bu güzelim ülkeye hizmet etmek en büyük hedefiniz olmalıdır. Velilerimize de buradan belirtmek isterim ki bugün bize emanet ettiğiniz çocuklarınızın sizler için çok değerli olduğunu, onlar için çok büyük fedakârlıklar yaptığınızı biliyoruz. Evlatlarınıza, asil bir milletin ferdi olarak gurur duymayı, aziz vatanı yüceltmeyi, engelleri birer birer aşmayı, büyük düşünmeyi öğretmek için çalıştığımızı biliniz. Bu nedenle, sürekli okullarınızı, öğretmenlerinizi ziyaret ediniz. Öğrencinizle ilgili olunuz. Öğrencinizin yalnızca öğretim yönünden değil, eğitim yönünden de gelişmesi için imkânlarınızı sonuna kadar kullanınız. Bu duygu ve düşüncelerle öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize en içten sevgi ve başarı dileklerimi sunuyor, İlköğretim haftası ve 2012–2013 eğitim öğretim yılının ülkemiz ve Fatsa İlçemiz için hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.

Kabadüz ilçesinde yalla Fotoğraf günleri programı belli oldu.

T

örene Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, Garnizon Komutanı Bnb. Salih Gödek, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Jn.Yzb. Fatih Çetil, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı’nın katılımıyla Anıt önünde başladı. Anıta Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı’nın çelenginin sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Anıt önündeki çelenk sunma töreni ardından İlköğretim Haftası Kutlama Programı için Dumlupınar İlkokuluna gidildi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı İlköğretim Haftası Kutlama Programı hakkında görüşlerini bildirirken ATATÜRK' ün,"Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır"

sözünü de öğretmenlere bir kez daha hatırlatmış oldu. Ahmet Gürsel Avcı günün önemi ile ilgili yaptığı konuşmasında “Yeni bir eğitim öğretim yılının başlangıcında, sizlerle birlikte olmanın, Türkiye'nin aydınlık geleceği olan çocuklarımızı yetiştirecek değerli öğretmenlerimiz ve ülkemizin geleceği çocuklarımızla birlikte olmanın farklı heyecanı ve gururu içinde, sizleri saygıyla selamlıyorum. Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK henüz Kurtuluş savaşı yıllarında 1921'de Milli Eğitim Kongresini toplayarak çağdaş bir eğitimin temelini atmış, kazanılan zaferin ardından asıl savaşın cehalette yapılacağını vurgulamıştır. ATATÜRK; Türk ulusuna hedef olarak gös-

terdiği çağdaş ülkeler seviyesine ulaşmanın tek yolunun toplumun eğitilmesinden geçtiğinin bilinci ile eğitim seferberliğini başlatmıştı. Başöğretmen ATATÜRK' ün,"Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır" diye hitap ettiği değerli yönetici ve öğretmenlerimiz; eğitimin kalitesinin temel belirleyicileri olan siz değerli öğretmenlerimizin, çocuklarımıza bilgiden önce sevgi veren, mesaisinin odağına merhameti koyan, mesleğin gereklerine göre yetişen, işini ve öğrencisini seven kişiler olması; yöneticilerin ise öğretim konularında güçlü liderlik gösteren, öğrenci ve öğretmenlerden beklentilerini açıkça ortaya koyan ve bunları onlara ulaştıran, kişiler olması hedefimizdir. Amacımız, bilgi aktarma değil bilgiye ulaşmanın yollarını araştıran, bulabilen, bilgiyi paylaşabilen, teknolojiyi üretebilen ve insanlığın yararına kullanabilen dinamik, özgüvenli bir nesil yetiştirebilmek olmalıdır. Ülkemizin geleceği, geleceğimizin güvencesi sevgili öğrencilerim! Bütün ömrünü milletine, hizmete ve ülkesini yeniden kurmaya adamış bir ecdadın torunlarısınız. Sizler köklü ve

ÇALIK YEDAŞ, BM ÜYESİ OLDU Çalık YEDAŞ Birleşmiş Milletler(BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni İmzaladı. BM'nin web sayfasında, Çalık YEDAŞ için, “Aramıza katılan son şirket” ibaresi yazıldı. Çalık YEDAŞ, BM'ye katılan ilk elektrik dağıtım şirketi olma özelliğini de kazandı.

O

rdu, Samsun, Amasya, Çorum ve Sinop illerinin elektrik dağıtım işini üstlenen Çalık YEDAŞ, artık dünyanın küresel konuma ulaşmış dev holdinglerinin yer aldığı Birleşmiş Milletler Teşkilatı'na katıldı. BM'nin Küresel İlkeler Sözleşmesi'ni imzalayan Çalık YEDAŞ, BM'de yer alan holdingler arasında elektrik dağıtımı yapan Türkiye'deki tek şirket unvanına sahip oldu.

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen, Avrupa Mükemmellik Ödülü yolundaki son adım olarak görülüyor. Kamuoyuna hesap verilebilirlik ve şeffaflığa dayalı bir gönüllülük girişimi olan BM üyeliği, insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele gibi 4 alanda yer alan evrensel olarak da kabul görmüş, 10 ilkeyi destekleyeceği-

ni taahhüt etmiş sayılıyor. Dünyanın sayılı holdingleri arasına bir şirket olarak girmeyi başaran Çalık YEDAŞ, elektrik dağıtım şirketi olarak ta bir ilke imza atmış oldu. EFQM Avrupa Mükemmellik Ödülü çalışmaları kapsamında yürütmekte olduğu ve modeli "sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk alma", "toplumla ilgili sonuçlar" maddeleri kapsamında uygulamaya başlayan Çalık YEDAŞ'ın, Birleşmiş Milletler ile sözleşme imzalaması, BM'nin küresel konumda olan WEB sayfasında da duyuruldu. Çalık YEDAŞ'ın katılımını ve Küresel İlkeler Sözleşmesi'ni imzalaması, sitede, "Aramıza son katılan şirket” olarak dünyaya ilan edildi. Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından 2000 yılından bu yana giderek yaygınlaştırılan Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne imza atan şirketlerin, bu ilkelere uyum konusunda sarf ettiği gayretler rapor edilerek Birleşmiş Milletler’in web sayfasından da duyuruluyor.

BM'NİN KRİTERLERİ İLKESİ DEĞERLERİMİZLE PARALEL Çalık YEDAŞ Genel Müdürü Nurettin Türkoğlu, "Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi şirketimiz iş değerleri ve davranış ilkelerine paralellik göstermektedir. Çalık YEDAŞ, Avrupa, dünya liderliğine aday şirket olarak hedefi doğrultusunda dünyadaki en iyi uygulamaları bünyemize yansıtabilme çabamız ve şu anda bile pek çok girişimimiz olmasına rağmen daha gidecek çok yolumuz ve yapacak çok işimiz olduğunu bilmemizdir. BM güvenilir kuruluşları ve sivil toplumu bir araya getiren uluslararası gönüllü bir kurumsal vatandaşlık ağıdır. Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin imza sahipleri bu on ilkeyi şeffaflık ve sürdürülebilir kalkınma için iş stratejilerine entegre ederek durumlarıyla ilgili düzenli rapor hazırlar. Bugün, Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin 100 ülkede 4 bin ’den fazla katılımcısı var" dedi.

FATSA'DA TRAFİK KAZASI 3 KİŞİ YARALANDI İlçenin Dolunay mahallesi girişinde bulunan kavşakta meydana gelen kazada, bir otomobil hurdaya döndü. Kazada hamile bir bayan ile birlikte 3 kişi yaralandı.

K

aza Dolunay mahallesindeki kavşaktan dönüş yapmakta olan, İlhan Keskin yönetimindeki 52 EL 435 plakalı otomobile, Samsun’dan Ordu istikametine gitmekte olan Sait Savaş Yüksel yönetimindeki 52 AP 076 plakalı minibüsün çarpması sonucu, içerisinde hamile bir bayanında bulun-

duğu otomobildeki 3 kişi çeşitli yerlerinden yaralandılar. Olay yerine çağrılan 112 acil servis ekipleri ve Fatsa Belediyesi İtfayesi’ ne ait ekiplerin kurtarma çalışması sonucu, yaralılar Fatsa Devlet Hastanesi Acil servisine kaldırılarak tedavi altına alındılar. Olay ile ilgili soruşturma devam ediyor.

2

8- 30 Eylül arası düzenlenecek olan yarışma ile ilgili olarak düzenlenen program şöyle: 28 Eylül: Saat 14’de Teleferik parkında toplanarak Kurul kayalıklarına ziyaret yapılacak. Saat1 6’da Bakacak okulhandan kamp merkezine hareket edilecek akşamda kamp merkezinde akşam yemeği verilecek tanışma yapılacak slayt ve video gösterisi gerçekleştirilecek. 29 Eylül: Sabah kahvaltısının ardından Kurt kayası gezisi ve Kaleboynu ziyaret edilecek Burada öğle yemeğinin ardından Kancık taşında fotoğraf çekimi yapılacak., Daha sonra Ablak taşına geçilecek Arpalık- Soğuksu ve

tekrar Kaleboynu’na geçiş. Kale boynundan Susuz taşına arabalarla hareket . 30 Eylül.: Erken kalkıldıktan sonra İkidere’de fotoğraf çekimi yapılacak. Eşek meydanında kahvaltı sonrası Çambaşı Semen Kilisesi gezilecek ardından Karagöl’e çıkılacak. Daha sonra dönüşler gerçekleştirilecek. Fotoğraf günleri boyunca çekilecek olan fotoğraflarla yapılacak olan yarışmanın seçici kurulu Yr. Doç. Seçkin Tercan (MSGSÜ Fotoğra Bölümü), Öğr. Gr.Mustafa Kağan Hekim (Kocaeli Üniversitesi Fotoğraf Bölümü), Tolga Ünsün (İstanbul Fotoğraf Akademisi), Umut Verdi (OFSAD Başkanı) dan oluşturuldu.

İSTİHDAM ODAKLI BÜYÜME

İŞSİZLİĞİ DÜŞÜRDÜ

E

konomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’de işsizlik oranlarının düşmeye devam ettiğini, Türkiye ekonomisinin istihdam odaklı büyüme gerçekleştirdiğini belirterek, “İstihdam odaklı büyüme işsizliği düşürdü işsizliğin çaresi büyüme, büyümenin lokomotifi ihracat” dedi. Haziran 2012 istihdam verilerini değerlendiren Çağlayan, “Dünyanın pek çok ülke ekonomisinde görülen sıkıntılara rağmen ihracatta, cari açıkta, işsizlikte görülen bu iyileşmeler Türkiye ekonomisinin gücünü göstermektedir. Bu gelişmeler bizleri rehavete sevk etmeden ülkemiz ekonomisinin istikrarlı şekilde büyümesi için, azimle daha iyisini yapmak için hükümetimiz çalışmalarını sürdürecektir” dedi. Geçen ay olduğu gibi bu ay da işsizlik oranının uzun zamandır görülmeyen seviyelere indiğini kaydeden Çağlayan, “2012 Haziran ayı işsizlik oranı yüzde 8’e indi. 2001 krizinden sonraki en düşük seviyedeyiz. Geçen ay ilk kez 25 milyon seviyesini geçen istihdam hacmimiz, Haziranda yükselmeye devam etti. İşsiz sayısı son 4 ayda 500 bin, geçen yıla göre 311 bin azaldı. Çalışan sayısı geçen aya göre 296 bin, geçen yılın Haziran ayına göre 676 bin yükseldi. İstihdam edilenlerin sayısı 26 milyonda dayandı. Bu ihracatla büyüyen Türkiye ekonomisinin bir sonucu. Net ihracatın etkisiyle büyüyen Türkiye ekonomisi, yatırım teşvikleriyle yeni yatırımların hayat bulması gelecekte işsizlik oranlarını daha da düşürecektir. Büyümenin kalitesi yükseldi. Son 4 ayda istihdam artışı 2 milyon 239 bin oldu. İşsiz sayısı 500 bin azaldı. İnşaat sektöründeki istihdam şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaşarak 1 milyon 921 bin kişiye yükseldi. Benzer şekilde hizmetler sektö-

ründe de 12 milyon 339 bin kişilik istihdam ile şimdiye kadar ki en yüksek istihdam seviyesine ulaşıldı. Rekor kıracağımızı geçen ay söylemiştim” dedi. Çağlayan, “İşsizlik oranında yakalanan yüzde 8’lik seviye, 2012 OVP’de belirtilen yüzde 10.4’lük oranın yüzde 2.4 puan daha düşüktür. 2012 yılının 6 aylık dönemindeki işsizlik ortalaması yüzde 9.3 olmuştur. Bu ortalama seviyesi dahi OVP hedeflerinin altındadır. Diğer taraftan işsizlik oranında sağlanan bu iyileşme, 2014 yılı OVP hedeflerimizin de (yüzde9.9) altındadır” dedi. Avrupa’da ve diğer ülkelerde işsizlikte hala kalıcı bir iyileşme olmamasına rağmen Türkiye’de işsizlik oranı gerilemeye devam ettiğini ifade eden Çağlayan, “Son verilere göre AB’de işsizlik ortalaması yüzde 10.4, Euro Bölgesi’nde yüzde 11.3, İspanya’da 25.1; Fransa’da 10.3 ve ABD’de 8.3 iken bizde yüzde 8’e inmesi Türkiye ekonomisinin yanı başındaki krizlere rağmen ne kadar istikrarlı olduğunun bir göstergesidir. Bundan 11 yıl önce 2001 krizini yaşarken, ‘yarın ne olacağını bilemiyoruz’ diyen işadamları şimdi geleceğe güvenle bakıp uzun vadeli planlar yapabiliyor, istihdam oluşuyor. Her fırsatta söylediğim gibi, iç talebin de büyümeye destek vermesi durumunda istihdamda hacminde ve işsizlik oranında çok daha iyisini başarabiliriz. Yeni teşvik sistemi etkisini göstermeye başladıktan sonra işsizlikte çok daha iyi oranlar yakalayacağımıza eminim. Önümüzdeki bir ya da iki ayda istihdam hacminde bir miktar daha iyileşme görebiliriz. Ama 2013’te göreceğimiz oranlar bugünkünden de iyi olacak. Türkiye ekonomisi bu yolda ilerlemeye devam ettikçe daha iyi veriler göreceğimize eminim” dedi.


www.gazetekuzey.com

18/09/2012 Salı

Tel: 0452 407 10 11

Göreve geldiği günden beri Ordu sporunda büyük atılımlar yapan Ordu Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ömer Yılmaz ile yaptıkları ve yapacakları hizmetleri konusunda büyük atılımların olduğunu gördük. Bu durumu siz okuyucularımız için derledik… Hem de yapılan ve yapılacak bütün çalışmalarla birlikte…

O

/ M. Kemal POYRAZ

rdu sporunda yıllardır, aynı sorunlar tekrarlanıp durdu. Bir tarafta futbol konusunda yapılması gerekenler diğer yanda futbolun gölgesinde kalan diğer branşların ‘biz de buradayız’ çığlıkları… Bu tartışmaların gölgesinde Rize’den Ordu’ya atanan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ömer Yılmaz için ise Ordu spor camiasında artık sadece bir kanı var: Bu adam, Ordu sporu için devrim yapıyor… Hedef 2016… Ömer Yılmaz… ‘Vizyoner Hizmet Adamı’ namıyla OrduGençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü görevine getirildi. En büyük hedefi ise Ordu’yu ‘2016 olimpiyatlarında’ başarıyla temsil edecek sporcular yaratmak. Peki bu nasıl olacak? Gazetemizin araştırmasına göre; Tek-

vando, judo ve boks sporunda bu sıralar toplam 15 sporcuya önemli eğitimler veriliyor. Ve bütün bu sporculara maddi destek sağlanıyor. Sahalar yenilendi… 19 Eylül Stadı zemininin yapılmasında yoğun mesai harcayan Ömer Yılmaz’ın diğer önemli hedefi ise tüm ilçe statlarının sentetik hale getirilmesi… Bu sayede Ordu futbolcu tarlası haline getirilecek ve ‘Neden Ordu’da artık futbolcu yetişmiyor’ şeklinde tartışılan altyapı soruna çözüm bulunmuş olunacak. Bilindiği üzere Perşembe, Korgan, Ünye, Cevizdere, Aybastı ve Kumru İlçe Statlarının sentetik saha ihalesi şu anda yapılmış durumda. Ordu’ya 5 spor salonu daha… Ömer Yılmaz’ın projeleri sadece futbol ile sınırlı değil. Ordu-

Merkez’in yanı sıra birkaç ilçeye toplamda en az 5 Kapalı Spor Salonu yapılacak. Bu sayede basketbol, voleybol ve hentbol gibi salon sporlarına olan ilgi artacak… Bununla birlikte Kamp Eğitim Merkezi’nde basketbol potası konularak antrenman amaçlı alan elde edildi. Buraya şu anda tenis ve voleybol oynanması için de gerekli materyaller ilave ediliyor. (Kamp Eğitim Merkezi daha önce sadece güreş için kullanılıyordu)

na Ordu’dan milli takıma yüzme sporcusu kazandırılabilir.

Yüzmede büyük hedefler… Büyük bedellerle Durugöl’e yapılan Olimpik Yüzme Havuzu’nda da şu anda Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde 4 antrenör eğitim veriyor. Yüzme sporunun, Olimpiyat yarışlarında büyük ödül payı olduğundan yola çıkarsak, böylelikle belki 2016 değil ama 2020 olimpiyatları-

Melet Irmağına, kano ve rafting parkuru… Ayrıca kano ve rafting gibi doğa sporlarının canlandırılması için de büyük çalışmalar var. Yine Ömer Yılmaz önderliğinde Melet Irmağı üzerine kano ve rafting parkuru yapılması gündemde… Bu proje tıpkı teleferik gibi Ordululara eğlence ve gezi alternatifi olacak nitelikte.

Dağcılık unutulmadı… Hatırlanacağı üzere kısa bir süre önce Ömer Yılmaz’ın kendi gayretleriyle Dağcılık Kulübü de aktif hale getirildi. Bunun en büyük sebebi ise ulusal bir turnuvaya Ordu’nun ev sahipliği yapma arzusu… Zira prosedür gereği dağcılıkla ilgili kulübü olmayan bir ilde ulusal bir turnuva yapılamıyor.

FATSA BLD.SPOR’DA

ÜNYE EVİNDE GALİP NOĞMAN ŞOKU Fatsa Belediyespor’da ilk transferlerden biri olan golcü Ömer Doğan’ın gelmemesi, solbek Gürkan’ın da ailevi nedenlerle takımdan ayrılmasının ardından şimdide orta oyuncusu Noğman şoku yaşanıyor.

O

rta sahanın başarılı ismi Noğman’ın öğretmen olarak Rize’nin Kalkandere ilçesine tayin olması ve bu nedenle takımdan ayrılması nedeniyle hiç beklendik bir durumla karşı karşıya gelinde. Fatsa Belediyespor Teknik Direktörü Sinan Bayraktar Noğman’ın takımdan ayrılmasına çok üzüldüklerini belirterek, “Noğman öğretmenliği kazandı. Devlet memurluğu bir insan için daha garantili bir meslek. Bu bakımdan ayrılmak zorunda kaldı. Sezonun başlamasına bir hafta kaldı. Şimdi kısa sürede Noğman’ın yerine bir

transfer yapmak istiyoruz” dedi.

Spor Toto 2.Lig Kırmızı Grup 2. hafta mücadelesinde Sakaryaspor’u kendi evinde konuk eden Ünyespor ilk yarısını 1-0 önde tamamladığı karşılaşmayı ikinci yarıda 2-1 geriye düşmesine rağmen son on dakikada attığı iki penaltı golü ile 3-2 kazandı.

Ü

nye Şehir Stadı’nda sezonun ilk maçına çıkan yeşil-beyazlılar taraftarlarca coşkulu karşılanırken sıcak ve güzel bir havada oynanan müsabakayı Ünye Kaymakamı Mustafa Demir, Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu, İl Genel Meclisi Üyesi Fahri Şahin, Ünyespor Kulüp Başkanı İrfan Şahin karşılaşmayı birlikte izlediler. Konuk Sakaryaspor’un vuruşu ile başlayan karşılaşmada daha ilk dakikalardan itibaren atak görünen Ünyespor sahada genç kadrosu ile mücadele eden konuk takım karşısında ilk golünü 7. dakikada Cihan Fatih ile kazandı. 1-0 üstünlüğü yakalayan yeşil-beyazlılar taraftar desteğini de arkasına alarak geliştirdiği ataklar sonucunda iki mutlak golden olurken bir topu da direğe takıldı. Maçın ikinci yarısına tutuk başlayan Ünyespor, genç Sakaryaspor karşısında 49.dakikada duran top organizasyonu sonrası Onur’un golüne engel olamadı ve skora denge geldi.

Tekrar öne geçmek için Sakaryaspor yarı alanına yerleşen Ünyespor 60. dakikada savunmasında dengesiz yakalanınca Kerem’in golü ile sarsıldı ve 2-1 mağlup duruma düştü. Sahada mağlup durumda mücadele eden Ünyespor beraberlik golü arayışlarına girerken yapılan oyuncu değişiklikleriyle oyun daha da hareketlendi. 80. dakikada gelişen Ünyespor atağında Uğurtan yere indirildi ve hakem penaltıya hükmetti. Penaltı atışını Muzaffer ile gole çeviren yeşil-beyazlılar 2-2 beraberliğin ardından 3 puanı getirecek gol için tekrar rakip kaleye yüklendiği dakikalarda bun sefer usta golcüsü Serdar ile gole giderken kaleci Harun engeline takıldı ve maçın hakemi ikinci kez penaltı noktasını

* Kurumsal Kimlik, Logo, Kartvizit * Dergi, Katolog, Broşür, İnsert * Plaket, Kupa, Laminasyon Kaplama * Puzzle, Afiş, Bilboard * Araç Giydirme, Işıklı Işıksız Led Tabela * Matbaamız Maliye Antlaşmalıdır. * Resmi Evrak Basımı Yapılır. * Agfa (Avalon-AzuraC95) CTP Makinasi * Roland 200 Ofset Baskı * 115 EM Polar Bıçak * Strafor (Köpük) Kesim Makinası * Selefon Makinası * Konica-Minolta Dış Mekan Baskı Makinası * Heidelberg Baskı Makinası * Konica-Minolta Dijital Baskı Makinası * Kırım Makinası *

gösterdi. 88. dakikada topun başına tekrar geçen Muzaffer ikinci kez Sakarya filelerini havalandırırken Ünyespor’un 3-2 üstünlüğünü ilan etmiş oldu. Sakaryaspor 3 oyuncu değişikliğini yaptığı için 88. dakikada Serdar’ı yere indirerek kırmızı kartla oyun dışında kalan kaleci Harun’un yerine kaleye Selim geçmek zorunda kaldı. Maç öncesinde Bingöl’ün Karlıova ilçesinde Çevik Kuvvet ekiplerini taşıyan servis aracının geçişi sırasında yola döşenen mayının patlaması sonucu şehit düşen 8 polis için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ünyespor ve Sakaryaspor taraftarları “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atıldı. Ünyespor:3 - Sakaryaspor 2 Stad: Ünye Şehir

Hakemler: Sarperbarış Saka xxx, Önder Yılmaz xxx, Hilmi Göktürk İmamoğlu xxx Ünyespor: Sezai xx, Mehmet x, Serhat xx, Kenan xx (Dk. 71 Muzaffer xx), Mikail xxx, Azmi xxxx, Fatih Sülüner xx (Dk. 81 Serdar xx) , Akın xx, Cihan Fatih Özdemir xxx (Dk. 89 Özgür Çetiner ?), Adem xx, Uğurtan xxx Sakaryaspor: Harun x, Hakkı x (Dk. 43 Hakan xx), Metekan x (Dk. 81 Selim ?), Özgür Kedikli xx, Kerem xx, Abdulkadir x, Bünyamin xx, Onur xx, Levent xx, Muhammer x, Çağrı x (Dk. 76 Alaattin Hamza x). Sarı kartlar: Dk. 37 Serhat, Dk. 40 Mehmet, Dk. 69 Adem (Ünyespor), Dk. 40 Abdulkadir, Dk. 65 Metekan, Dk. 66 Muhammer, Dk. 73 Çağrı, Dk. 89 Özgür, Dk. 90+6 Levent (Sakaryaspor) Kırmızı kart: Dk-88Harun (Sakaryaspor) Goller: Dk. 7 Cihan Fatih, Dk 80 Muzaffer, Dk. 88 (Ünyespor), Dk. 49 Onur, Dk. 60 Kerem (Sakaryaspor)


MİR KUZEY 186 SAYI