Issuu on Google+

“Üreticileri Kredi Çekmeye Teşvik Edeceklerine

Fındığa Sahip Çıksınlar”

zorunda olan üreticinin çektiği kredide 1 puan indirime gidilmesinin ne gibi bir katkısı olabilir ki? Önemli olan üreticiye katkı sağlayıcı uygulamalar getirmek, üreticinin mahsulüne değer vermek ve sahip çıkmaktır. Sayfa 4’te

Duygulu Anlar Yaşadı, Göz Yaşlarına Hakim Olamadı

Birçok kamu kurumunda olduğu gibi, Fatsa Belediyesi Kültür Sarayı’nda da engellilerin etkinliklere rahatça katılmalarını sağlayacak engelli rampalarının olmayışı tepki toplamıştı. Fatsa Kaymakamlığının

Kayseri valiliği görevine atanan Ordu Valisi Orhan Düzgün, makamında düzenlediği basın toplantısında duygulu anlar yaşadı ve zaman zaman göz yaşlarına hakim olamadı. Vali Düzgün, makamında gazetecilere yaptığı açıklamada, Ordu’da görev yapmak-

Hükümet Konağında yapacağı engelli asansöründen sonra, Fatsa Belediyesi de Kültür Sarayında engelli rampası yapmaya hazırlanıyor. Bu iyi ve önemli gelişmeyi Fatsa Belediyesi Başkan Yardımcısı Bülent Yücetepe açıkladı. Sayfa 3’te

www.gazetekuzey.com

Fatsa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özgen, “Bugün hangi bankaya giderseniz gidin, çiftçi kredisi alabilmek için asgari 1 ay beklemeniz gerekiyor. Bu böyle olmaz, olmamalı. 1 ay gün bekledikten sonra ne anlamı kalıyor? 1 ay beklemek

Kültür Sarayı’na da Engelli Rampası Yapılıyor

FATSA’DAN KARADENİZ’E 10 MAYIS 2013 CUMA

GÜNLÜK TARAFSIZ SİYASİ GAZETE

YIL: 2

SAYI:384

FİYAT: 50 Krş.

tan son derece mutlu olduğunu ifade ederek, “Yaklaşık 44 aydır Ordu Valisi olarak görev yapıyordum. Ordu’da görev yapmaktan gayet mutluydum. Elimizden geldiğince Ordu’nun gelişmesi ve kalkınması için gayret gösterdik” diye konuştu. Sayfa 3’te

“Fatsa’daki Gelişmeler Egemen Siyaseti Ürkütüyordu” Sayfa 6’da

“Gerekli Talimatları Verdik, inceletiyoruz!” Gazetemizin dünkü sayısında yer alan “Elekçi’de Sandallar Balçıkla Sıvanıyor” ve “Arabalarını Park Edip Rahatsız Ediyorlar” başlıklarıyla yer alan haberlerimize, Fatsa Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Aktepe bir açıklama yaparak cevap verdi.

L ÖZEER HAB

Evkaf’a Yeni Asri Mezarlık

Fatsa Evkaf Mahallesinde bulunan Asri mezarlık tamamen dolmuş durumda. Konuyla ilgili açıklama yapan Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, yine Evkaf Mahallesinin sınırları içerisinde Fatsa Devlet Hastanesi’nin üst tarafında bulunan, hazineye ait 30 dönümlük bir alanı yeni mezarlık alanı olaSayfa 4’te rak tahsis ettiklerini söyledi.

“İslam’da, “Anneler Günü” Adıyla Bir Uygulama Yok!”

Anneler Günü dolayısıyla, Fatsa Müftülüğü Aile İrşat ve Rehberlik bürosu tarafından Belediye Kültür Sarayı’nda kadınlara yönelik toplantı düzenlendi. İslam’da, gelenek ve göreneklerimizde, “Anneler Günü” adıyla bir uygulama olmadığının altını çizen Müftü Şenel Yılmaz, “Madem bu artık uygulana gelmiş, kutlanıyor; bizim de bunlardan ders, ibret çıkarmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. Sayfa 7’de

“O Kokunun Nedenini Bulacağız”

“Bizimde Sıkıntımız Var”

Muharrem Aktepe gazetemize yaptığı özel açıklamada şunları söyledi: “ Elekçi ırmağının herhangi bir yerinden akan bir lağım yok. Oradaki işyerlerinin, meskenlerin, hastanelerin ve diğer bütün her yerin kanalizasyonu bizim mevcut kanalizasyon hattımızın içerisinden geçiyor. Bu arada, elekçi ırmağında kötü koku ile alakalı bize herhangi bir talep gelmedi. Bizim orada bir işletmemiz var, bu işletmemizdeki personelimizden de böyle bir başvuru herhangi bir şikâyet, herhangi bir durum iletilmedi bize. Bu konu ilgili gazetedeki haberi gördükten sonra arkadaşlara gerekli talimatı verdim. Arkadaşlar gerekli incelemeleri yerinde yapacaklar, o kokunun nedenini bulacaklar.”

Elekçi ırmağında bulunan set ile Yunus Emre Köprüsü arasında ki alana dökülen çöp ve molozlar ile ilgili de açıklama yapan Fatsa Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Aktepe, “Bu konu ile ilgili bizim de sıkıntımız var. Fatsa’nın muhtelif yerlerinde bu tür sıkıntılar var. Bir tanesi daha önceden Bolaman ırmağının üzerinde oluyordu. İşte spor kompleksi yapıldıktan sonra, orada faaliyetler başladıktan sonra bu çirkin görüntü Bolaman ırmağı üzerinden kalktı. Elekçi ırmağı üzerinde belli bölgelerde sıkıntı var. Ama bu sıkıntıları yaşarken vatandaşlarımız bizi arasın. Biz anında arkadaşlarımızı, ekiplerimizi oraya yönlendiririz” dedi. Sayfa 3’te

“Can Suyumuzu Kestiler, Şimdi de Nefesimizi Kesiyorlar” Kendi Geçitlerini Yapmışlar

AK Parti’nin 2023 vizyonunda hayata geçirmeyi planladığı değişiklilerden biri de Jandarma Genel Komutanlığı’nın yapısı. Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki Jandarma Genel Komutanlığı, İçişleri Bakanlığına bağlanarak sivilleştirilecek. Çalışma

tamamlanınca Jandarma Genel Komutanlığı, Jandarma Genel Müdürlüğü olacak. Muhtarlar, “Jandarmanın kalkıp kır polisinin gelmesi güvenliğimizi azalttığı gibi sorunlarımızı dile getireceğimiz bir kolluk kuvvet merkezi de olmayacaktır.

Dolayısıyla gelen kır polisinin bize faydasından çok zararı olacaktır. Zaten beldemizi kapatarak can suyumuzu kestiler, son olarak da nefesimizi kesmek için bu uygulamaya başladılar. Allah sonumuzu hayır etsin” dediler. Sayfa 5’te

“Hastalarımız Doğru Bilgi Vermeli” “Dolunay’da Eylül Ayında Eğitim-Öğretime Başlanacak” Sayfa 5’te

Fatsa ilçesi ile Ordu ilinin bağlantı yolu olan Bolaman otoyolunda her yıl onlarca trafik kazası meydana geliyor. Trafik kazaları sonucunda onlarca vatandaş yaralandığı gibi birçok vatandaşımız da hayatını kaybediyor.Vatandaşlar yolun karşısına geçerken zor anlar yaşamamak için orta refüjlere kendileri ahşaptan yaptıkları köprüleri kullanıyor. Sayfa 3’te

Sami Tandoğdu’dan Fatsalılara Mesaj Var

CHP Ordu Eski Milletvekili Dr. Sami Tandoğdu tedavisine devam edilen Amerika’dan Fatsalılara selamlarını iletti. Tandoğdu, “Fatsa’yı ve Fatsalıları çok özledim. Hepsi gözümde tütüyor. Tüm Fatsalı hemşerilerime sevgi ve saygılarımı gönderiyorum” dedi. 3’te

Tarımsal Destek Ödemeleri Her An Hesabınıza Yatabilir Sayfa 9’da

Sayfa 5’te


10 MAYIS 2013 CUMA

Sayfa

2

‘Okullar Hayat Olsun’ Hayat Verdi

Sağlık

Fatsa Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ile Sakarya Ortaokulu işbirliğiyle, Okullar Hayat Olsun Projesi kapsamında açılan Bilgisayar İşletmenliği, İş ve Sosyal Hayatta İletişim ve İngilizce Seviye A1 kurslarının belge töreni yapıldı.

Gizli Boğmaca Bebeklerde Tehlikeli Boğmaca tanısı konulan 176 bebekte yapılan araştırmada, bebeklerin yüzde 90’ında boğmacanın kendi ailesinden geçtiği belirlendi. Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Kurugöl, öksürükle kendini gösteren, bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olan boğmaca ile ilgili ciddi sorun yaşandığını belirtti. Hekimlerin, öksürüğü uzamış çocuk ve erişkinlerde boğmaca ihtimalini çok fazla düşünmediklerini ifade eden Kurugöl, “Öksürüğü uzamış hasta geldiğinde doktorun aklına sinüzit, verem, reflü, alerjik hastalıklar, tüberküloz gelir, hatta ‘kanser mi’ diye araştırma yapılır ama kimsenin aklına boğmaca gelmez” dedi. Prof. Dr. Kurugöl, iyileşemeyen hastanın doktor doktor dolaşmak zorunda kaldığını, gerekli ya da gereksiz tetkikler yaptırdığını ifade ederek, bunun yaşam kalitesinin düşmesine neden olduğunu, en önemlisinin ise hastaların bebeklere hastalığı bulaştırabildiklerine dikkati çekti. Boğmacayı bulaştıran erişkinlere yönelik tedbir alınması ve bebeklerin korunması gerektiğine işaret eden Kurugöl, şöyle devam etti: “Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi işbirliğinde araştırma yaptık. Boğmaca tanısı koyduğumuz 176 bebeğin annesi, babası, kardeşleri ya da evdeki diğer yakınlarından örnek aldık. Yüzde 90’ında boğmacanın ya anneden ya babadan ya da evdeki diğer bireyden geçtiğini gördük. İşin kötüsü evdeki erişkinler de boğmaca olduğunu bilmiyor. Sigaradan, alerjiden öksürdüklerini sanıyor. Trajikomik bir durum. Bu sorunun önüne geçebilmek için bebeğin etrafındaki erişkinlerin boğmaca aşısı yaptırmaları gerekir.” Kurugöl, Sağlık Bakanlığı’nın ilkokul öğrencilerinin aşılanma takvimini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini savundu.

‘Emilerek Temizlenen’ Emzik Alerjiden Koruyor Gothenburg Üniversitesi’nde yapılan araştırmadan ilginç bir sonuç çıktı. Araştırma, emziklerin ebeveynler tarafından “emilerek temizlenmesinin” bebekleri alerjiden koruyabileceğini gösterdi.

İsveçli bilim insanlarının araştırması, basit bir uygulamanın alerjiye karşı koruma sağlayabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, doğumdan itibaren 184 ebeveynin bebekleri 6 aylık olana dek emzikleri hangi yöntemle temizlediğini araştırdı. Katılımcıların çoğunun, yere düştükten sonra emziği musluk suyuyla yıkadığı ve bebeğe verdiği görüldü. Temizlemek için, bazı ebeveynlerin emziği kaynattığı, bazılarınınsa emdiği gözlendi. Temizlik için emziği emen ebeveynlerin bebeklerinin, 1,5 yaşına geldiklerinde alerjik egzamaya yakalanma risklerinin diğerlerinden az olduğu belirlendi. Pediatrics dergisinde yayımlanan araştırmada, bu bebeklerde üst solunum yolları enfeksiyonu riskinin de diğerlerinden düşük olduğu vurgulandı. Tükürüğün birçok bakteri ve virüs içerdiğini, emziği emerek ebeveynlerin bebeklerine bunları aktardığını belirten araştırmacılardan Agnes Wold, karmaşık ağız mikro florasının erken oluşmasının bağışıklık sisteminin sağlıklı olgunlaşmasına katkıda bulunduğunu ve böylece bebeğin alerjiyle daha iyi “mücadele edebildiğini” açıkladı.

www.gazetekuzey.com

Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına Tüzel Kişi Temsilcisi

Niyazi YEŞİLLER

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nusret Yeşiller

Genel Yayın Yönetmeni Betül Yeşiller

İnternet Editörü Çiğdem Akyol

Haber Müdürü Mehmet Sabri Uğurbaş Haber Merkezi Engin Yaran Resul Koşar Taner Şen Beytullah Şeker Oğuzhan Yılmaz Ahmet Alkan Fatma Canlı Hamdi Büklü

Sayfa Editörü Emrah Çoşkun

Reklam Erkan Kaş

Hukuk Danışmanı Av. Doğan Pehlivan

Grafiker İlkay Yeşiller

Dizgi-Grafik Yeşiller Grafik Tasarım www.yesillermatbaa.com

Dağıtım Şah Medya Ajans

Yayın Türü Yerel Süreli Gazetemiz basın ahlak kurallarına uymayı taahhüt eder. Köşe yazıları ile ilgili hukuki sorumluluk yazarlara aittir. Gazetemiz İHA Abonesidir. Adres Baskı Tesisi MKP. Mah. Şehit Polis Erkan Alışır Cad. No:29 Fatsa/ORDU Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tel : 0452 407 10 11 Faks : 0452 407 10 12 Yeşiller Grafik Tasarım Reklam ve Matbaa E-Posta : gazetekuzey@gmail.com

Bilgisayar İşletmenliği kursunda 12 kişi, İş ve Sosyal Hayatta İletişim Kursunda 18 kişi ve İngilizce Seviye A1 Kursunda ise 10 kişi olmak üzere toplam 40 kişi belge almaya hak kazandı. Sakarya Ortaokulu Konferans Salonunda yapılan belge törenine; Fatsa Kaymakamı Bekir Atmaca, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Gürsel Avcı, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hüseyin Biberoğlu, Fatsa Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Celal Acar, Dumlupınar İlkokulu Müdürü Cemal Er, Halk Eğitimi Merkezi Müdür Yardımcıları ve kursiyerler katıldı.

Düğün Arifesinde Az Kalsın Yanıyorlardı

İkizce ilçesi Şenbolluk Beldesinde seyir halinde giden gelin arabası alev alırken, olayda şans eseri ölen ya da yaralanan

olmadı. İlküvez beldesinde gerçekleşen kına gecesinin ardından gelin alan Cemal Bayır, Şen-

bolluk beldesine dönmek üzere konvoy ile yola çıktı. Düğün konvoyunun köy merkezine yaklaştığı 12.10 sıralarında, Cemal ve Hatice Bayır çiftinin bulundukları araç seyir halindeyken bir anda alev aldı. Toprak zeminde havalanan tozlar neticesinde gelin aracının yandığı fark edilemedi. Çevreden geçen başka bir aracın olayı fark etmesiyle, Cemal ve Hatice Bayır çift ile şoför apar topar araçtan inerek, yangın tüpü ile aracı söndürmeye çalıştı. Alev topuna dönen aracı söndürmek için kullanılan yangın tüpü yeterli olmazken, çevre okul ve belediyelerde bulunan yangın tüpleri ile takviye

yapıldı ancak aradan geçen zaman içerisinde araç tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Şaşkınlıklarını üzerinden atan gelin ve damat, Şenbolluk’da konaklamalarının ardından cumartesi günü yapacakları düğün törenlerini gerçekleştirmek üzere Bursa’ya gitti.

“Bu Tedavi İlaç Tedavisi Kadar Önemli” Ordu'da Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde tedavi gören hastalar, aldıkları el işi eğitimleri sonucunda yaptıkları eserleri sergilemeye başladı. Satılan eserlerin gelirleri yine tedavi gören hastalar için kullanılıyor. Ordu'da toplum ruh sağlığı merkezinde tedavi gören hastalar, aldıkları el işi eğitimleri sonucunda eserlerini görücüye çıkarmaya başladı. İl Halk Eğitim Merkezi görevlilerinde el işi eğitimi alan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi hastalarının eserleri, çeşitli etkinliklerde kurulan stantlarla alıcısına ulaştırılıyor. Satılan el işlerinden elde edilen gelir ise yine hastalar için kullanılıyor. Proje ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezinin faaliyetlerini değerlendiren Ordu Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri Uzmanı

Yrd. Doç. Dr. Esra Yançar Demir, bu tarz organizasyonlarla hastaların topluma kazanımının sağlandığını belirterek, “hastalarımızın hastalıklarından dolayı varolan bilinçsel işlevliklerindeki kayıplar nedeniyle oluşan toplumsal yetersizliklerini bir nevi kapatmaya, onları toplu-

ma kazandırmaya çalışıyoruz.” Demir, ailelere seslenirken tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların toplum ruh sağlığı merkezlerine getirilmesi konusunda çağrıda bulunarak, “ailelere buradan sesleniyorum, lütfen bu tedavi ilaç tedavisi kadar önemli. Hatta daha da önemli

olduğunu düşünüyorum. Çünkü hastalarımız burada hastalıklarından dolayı kaybettikleri güveni tekrar kazanıyorlar. Bir şekilde üretmenin keyfine varıyorlar. Biz her zaman onlara yardım etmeye hazırız. Yeter ki bizden yardım istesinler.” Merkezdeki hastalara el işi eğitimi veren ilk Halk Eğitim Merkezi görevlileri ise hastaların önce zorlandıklarını ardından ise el işine bağımlılık yaşadıklarını söylerlerken, “hastalarımız ilk önce ‘yapamıyoruz’ diyorlar, fakat yapmaya başladıklarında çok zevk alıyorlar. Zamanla artık alışıyorlar ve öğrenen ötekine öğretmeye çalışıyor. Zamanın güzel geçtiğini hissediyorlar. Bizde mutlu oluyoruz. Onlara bunu yaptırmaktan bizde ayrıca zevk alıyoruz.”


10 MAYIS 2013 CUMA

Sayfa

3

“Gerekli Talimatları Verdik, İnceletiyoruz!”

/ Hamdi BÜKLÜ

Gazetemizin dünkü sayısında yer alan “Elekçi’de Sandallar Balçıkla Sıvanıyor” ve “Arabalarını Park Edip Rahatsız Ediyorlar” başlıklarıyla yer alan haberlerimize, Fatsa Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Aktepe bir açıklama yaparak cevap verdi. Elekçi mevkiinde oturan vatandaşların ırmaktan gelen pis koku ve ırmak zemininin balçıkla dolması ile ilgili tepkilerine Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Aktepe, “Belediyemizin bir ihmali söz konusu değildir. Çünkü ırmak içinden hiçbir şekilde kanalizasyon geçmemektedir. Irmağın Korgan-Kumru hattından gelen atıkları buna neden olmuş

olabilir. Şimdi gerekli talimatları vererek inceletiyoruz. Vatandaşlarımızın huzuru ve sağlığı için ne yapmak gerekirse hepsini yerine getirmeye hazırız. Bizim Belediyecilik anlayışımızda budur” dedi. “BİZE BİR ŞİKAYET GELMEDİ” Muharrem Aktepe gazetemize yaptığı özel açıklamada şunları söyledi: “ Elek��i ırmağının herhangi bir yerinden akan bir lağım yok. Oradaki işyerlerinin, meskenlerin, hastanelerin ve diğer bütün her yerin kanalizasyonu bizim mevcut kanalizasyon hattımızın içerisinden geçiyor. Bu arada, elekçi ırmağında kötü koku ile alakalı bize herhangi bir talep gelmedi. Bizim orada bir işletme-

miz var, bu işletmemizdeki personelimizden de böyle bir başvuru herhangi bir şikâyet, herhangi bir durum iletilmedi bize. Bu konu ilgili gazetedeki haberi gördükten sonra arkadaşlara gerekli talimatı verdim. Arkadaşlar gerekli incelemeleri yerinde yapacaklar, o kokunun nedenini bulacaklar. Ama benim tahminim şöyle bir durum var. Bizim en büyük sorunumuz Fatsa’da ki kanalizasyonlar değil. Bugün kumru’nun, Korgan’ın, bütün yüksek kesimdeki yerlerin kanalizasyonları bir şekilde elekçi ırmağına akıyor. Ve bu fotoğrafını çektiğiniz yerde bu durağanlığın son noktası. Haliyle burada böyle bir birikme olmuş olabilir. Şöyle bir başlık atmışsınız “ elekçi de sandallar balçıkla sıvanıyor” böyle de bir durum yok yani. Elekçinin derinliği belli bir mesafede, zaten o derinliğe inemiyoruz. Sağındaki solundaki setlerden dolayı zaman zaman burada dolma olabiliyor. Bu dolmalar neticesinde yine boşaltma yapabiliyoruz. Böyle bir koku var mı bilmiyorum. Ama buraya akan herhangi bir şekilde kanalizasyonumuz yoktur. Yani orada koku varmı yokmu gerekli çalışmalar için arkadaşlara talimat verdim. Nedir, ne değildir baktıracağım. Şimdi köprünün altından bizim içme suyu hattımızda geçiyor, terfi merkezi hattımızda geçiyor.

Zaman zaman sızıntı olabiliyor. O da hattın köprünün gövdesinden geçmesinden dolayı basınçla çalıştığı için zaman zaman yapabiliyor. Ama herhangi bir şekilde kanalizasyon falan kaçağı söz konusu değil.” “VATANDAŞLARIMIZ BİZE YARDIMCI OLSUN” Elekçi ırmağında bulunan set ile Yunus Emre Köprüsü arasında ki alana dökülen çöp ve molozlar ile ilgili de açıklama yapan Fatsa Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Aktepe, “bu konudan biz de rahatsızız. Bu alana moloz dökülürken vatandaşlarımızın belediyeyi arayarak bize yardımcı olmasını istiyoruz” diyerek şu açıklamayı yaptı: “Bu konu ile ilgili bizim de sıkıntımız var. Fatsa’nın muhtelif yerlerinde bu tür sıkıntılar var. Bir tanesi daha önceden Bolaman ırmağının üzerinde oluyordu. İşte spor kompleksi yapıldıktan sonra, orada faaliyetler başladıktan sonra bu çirkin görüntü Bolaman ırmağı üzerinden kalktı. Elekçi ırmağı üzerinde belli bölgelerde sıkıntı var. Ama bu sıkıntıları yaşarken vatandaşlarımız bizi arasın. Biz anında arkadaşlarımızı, ekiplerimizi oraya yönlendiririz. 24 saat esasına göre çalışan bir teşkilatımız var. Vatandaşlarımız bizi hangi saatte ararsa arasınlar muhakkak karşı-

Vali Düzgün Makamında Düzenlediği Basın Toplantısında

Duygulu Anlar Yaşadı, Göz Yaşlarına Hakim Olamadı

Kayseri valiliği görevine atanan Ordu Valisi Orhan Düzgün, makamında düzenlediği basın toplantısında duygulu anlar yaşadı ve zaman zaman göz yaşlarına hakim olamadı. Cumhurbaşkanı Abdullah

Gül'ün memleketi Kayseri'ye vali olarak atanan Ordu Valisi Orhan Düzgün, "Cumhurbaşkanımızın memleketinde görev yapacak olmak onur verici" dedi. Vali Düzgün, makamında gazetecilere yaptığı açıklamada,

Ordu'da görev yapmaktan son derece mutlu olduğunu ifade ederek, "Yaklaşık 44 aydır Ordu Valisi olarak görev yapıyordum. Ordu'da görev yapmaktan gayet mutluydum. Elimizden geldiğince Ordu'nun gelişmesi ve kalkın-

ması için gayret gösterdik. Her oturduğumuz koltuktan kalkacağımız gibi, bu Ordu Valiliği koltuğunda da önümüzdeki günlerde ayrılacağız. Tabi yapılmış olan çalışmalar devam edecektir" diye konuştu. "Valiler kararnamesinde son anda listeye girerek Sayın Cumhurbaşkanımızın taktirleri doğrultusunda yine hükümetimizin onayı ile Sayın Cumhurbaşkanımızın memleketine atandık" diyen Ordu Valisi Orhan Düzgün, sözlerini, "Cumhurbaşkanımızın memleketinde görev yapmak bizim için de gerçekten onur verici bir görev olacak. Oradaki görev süresi içinde de bu millete en iyi şekilde hizmet etmeye, görevimizi layıkıyla yapmaya, halkla ilişkilerimizi iyi tutmaya gayret göstereceğiz" şeklinde tamamladı.

Kültür Sarayı’na da Engelli Rampası Yapılıyor açıkladı. Yücetepe, gazetemize yaptığı özel açıklamada, çalışmaların süratle devam ettiğini söyledi. Belediyesi Başkan Yardımcısı Bülent Yücetepe; “Oradaki merdivenle ilgili sorun olduğunu biliyorum ama basınla problem yaşandığından bilgim yok. Tabi siz habercisiniz haberlerinizi yapacaksınız, biz de eleştiriler yapıcı olduktan sonra dikkate alacağız. Şuan Kültür Sarayı’nın

/ Fatma CANLI

Birçok kamu kurumunda olduğu gibi, Fatsa Belediyesi Kültür Sarayı’nda da engellilerin etkinliklere rahatça katılmalarını sağlayacak engelli rampalarının olmayışı tepki toplamıştı. Fatsa Kaymakamlığının Hü-

kümet Konağında yapacağı engelli asansöründen sonra, Fatsa Belediyesi de Kültür Sarayında engelli rampası yapmaya hazırlanıyor. Bu iyi ve önemli gelişmeyi Fatsa Belediyesi Başkan Yardımcısı Bülent Yücetepe

kafeterya kısmında bir tadilatımız var zaten. Başkan Bey’in zamanında söylediği ortası basamaklı, kenarları lastik olsun ki arkadan iten rahat çıkabilsin tarzındaki merdivenlerimizin arası biraz açık olmuş. Şimdi biz onu kırarak ve ortayı biraz daha doldurarak, rahat inip çıkmalarını sağlayacağız. İç kısım da dâhil olmak üzere bütün rampalarda bunu sağlayacağız. Çalışmamız devam ediyor” dedi.

larında bir muhatap bulurlar. Ve muhatap bu şikâyete anında müdahale eder. Bu kanalizasyonla herhangi bir yere moloz dökme ile alakalı bir problemdir. Vatandaşlarımızdan ricamız şu bahsettikleri yerde vatandaşın birisinin kamyonla çöp dökme, moloz dökme, hafriyat dökme gibi bir durum varsa bunu bize anında bildirsinler. Ya da bir fotoğrafını çeksinler, bize bunu ulaştırsınlar ya da bize anında 153 den ulaşırlarsa bu sorunu birlikte bertaraf ederiz. Yani biz zaman zaman bu kirli görüntüyü ortadan kaldırmak için araçlarımızla temizlik yapıyoruz. Buranın başına sabit bir zabıta dikmemiz söz konusu değil. Vatandaşlarımızın da bu konuda duyarlı olup olay bittikten

sonra şikayet etmek yerine olay esnasında bize haber vermelerini istiyoruz. “9 BİN TL’YE KADAR CEZA YAZIYORUZ” Çevreyi kirletme cezası diye çevre kanunda bir madde var. Buna göre biz ceza yazabiliyoruz. Belediye encümeni olarak, bu kirletme işlemini yapanlara, hafriyat, moloz dökenlere, çöp dökenlere 9 bin liraya kadar ceza yazabiliyoruz. Yani bizim vatandaşlarımızdan istediğimiz tek şey bu durumu bize bildirmeleri. Biz bunlara anında müdahale eder, anında ceza yazarız. Bize vatandaş şikâyetini yaptı, biz yerinde giderek ceza yazdığımız kişiler, şahıslar ve firmalar oldu.

Kendi Geçitlerini Yapmışlar

/ Hamdi BÜKLÜ

Fatsa ilçesi ile Ordu ilinin bağlantı yolu olan Bolaman otoyolunda her yıl onlarca trafik kazası meydana geliyor. Trafik kazaları sonucunda onlarca vatandaş yaralandığı gibi birçok vatandaşımız da hayatını kaybediyor. Yapılan denetimler sonucunda kazaların genellikle yayalara, sürücülere ve karayoluna bağlı nedenlerden olduğu tespit edildi. Bolaman otoyolu güzergâhında ikamet eden vatandaşlar, yetkililerin her trafik kazası sonrasında çözüm

bulacaklarını söyleyip daha sonra unutulmaktan şikayet ediyor. Ayrıca vatandaşlar, alt geçit veya üst geçit yapılması konusunda birçok kez dilekçe verdiklerini ancak hiç bir sonuç alamadıklarını söylediler. Yetkililerin verdikleri sözü her seferinde unutması nedeniyle vatandaş kendi derdine kendisi çözüm bulmaya çalışıyor. Bolaman mevkiindeki otoyolda yayaların kendilerine buldukları çözümler görenleri şaşırtıyor. Vatandaşlar yolun karşısına geçerken zor anlar yaşamamak için orta refüjlere kendileri ahşaptan yaptıkları köprüleri kullanıyor. Vatandaşlar bir an önce buradaki trafik sorunlarının çözülmesi için yetkililere seslendi.

Sami Tandoğdu’dan Fatsalılara Mesaj Var

ka’da bulunan ve tedavi si devam eden Dr. Sami Tandoğd u, Gazetemiz aracılığıyla gönd erdiği mesajda “Haziran ayında gelmeyi planlıyorum. Amerika ile Türkiye arasında saat farkı old uğu için her zaman arayamıyorum . Elimden geldiğince çok ara maya ve sevdiklerimle hasret gid ermeye çalışıyorum. Fatsa’yı ve Fatsalıları çok özledim. Hepsi gözümde / Mehmet S. UĞURBA tütüyor. Ş Tüm Fatsalı hemşeriler ime sevgi ve saygılarım CHP Ordu Eski Milletvek ı gönderiili Dr. yorum” de di. Sami Tandoğdu tedavi sine deMilletvekilliği vam edilen Amerika’da dönemindeki n Fatsalı- çalışm aları ve alçakgönüllü kiş lara selamlarını iletti. iliğiyle Fatsa ve Ordu Kendisine telefonla ula halkı taraştığı- fından ço k sevilen Tandoğdu’ya mız, rahatsızlığı nedeniy le Ameri- acil şifa lar diliyoruz.


10 MAYIS 2013 CUMA

“Üreticileri Kredi Çekmeye Teşvik Edeceklerine

Fındığa Sahip Çıksınlar”

/ Mehmet S. UĞURBAŞ

Fatsa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özgen, gazetemize yapmış olduğu açıklamada, çiftçi kredilerinde yapılan 1 puanlık faiz indirimini değerlendirirken, üreticilerin ilaçlama konusuna özen göstermesi gerektiğini belirtti. Özgen ayrıca, devlet desteği olmadığı sürece fındıkta kesin bir çözüm olmayacağını da sözlerine ekledi. “İlaçlama Önemli” Üreticileri ilaçlama konusunda uyaran Özgen: “Üreticilerimizin fındık bahçelerini iyi gübrelediklerini ve bu konuda çok bilinçli davrandıklarını gözlemliyoruz ancak, ilaçlama konusunda aynı hassasiyeti göstermiyorlar. İlaçlamada da aynı özeni göstermeleri gerekiyor. Bu yıl söylenen rekolte tahmini, bölgemizde fındığın az olacağına işaret ediyor. Fındıkta ciddi anlamda bir istikrar görünüyor” dedi.

4 Evkaf’a Yeni Asri Mezarlık Sayfa

“Tehlike Devam Ediyor” Fındığın çuvala girene kadar risk altında olduğunu vurgulayan Özgen: “Şu anda fındık tüm tehlikeleri atlatmış değil. Sis ve kuraklık ile alakalı bir sıkıntı var. Toprak ciddi anlamda suya ihtiyaç duyuyor. Fındıkta hiçbir zaman tehlike bitmez. Fındık ne zaman çuvala girerse o zaman tehlike yok demektir. Doğal afetlere karşı üreticilerimizin yapabileceği çok bir şey yok ama en azından gübreleme ve ilaçlama konularında hassas davranarak önlem almış olurlar. Özellikle yaprak biti ve fındık kurduyla mücadelede gereken önlemleri almaları gerekiyor. En ciddi tehlikelerden biri fındık kurdu” dedi. “Çaya Sahip Çıkılıyor” Devletin Rize çayına sahip çıktığı kadar fındığa da sahip çıkması gerektiğini belirten Özgen: “Fındıkta bugüne dek neler

yaşlandı, söylendi, yazılıp çizildi, basın olarak hepsiyle alakalı bilgi sahibisiniz. Fındık serbest piyasanın kucağına bırakıldığı müddetçe üreticinin yüzü gülmeyecektir. Fındık, hükümetler tarafından kesinlikle desteklenmeli. Bugün Karadeniz Bölgesi’nde Rize çayına fiyat verilmesi ve 1.35 TL olarak açıklanması, fiyatın beğenilmemesi halinde bile devlet güvencesi olduğu görülüyor. En azından devlet sahip çıkıyor. Aynı politikanın fındıkta da olması lazım. Geçtiğimiz yıllarda Ağustos ayının 15 – 16’sı gibi fındık fiyatları açıklanırdı. Üretici sadece iki yorum yapardı: ‘Fiyat iyi veya fiyat düşük.’ Bunun dışında herhangi bir tartışma yaşanmazdı ama bugün fındığın hükümet tarafından desteklenmeyen fındıkta spekülasyonlar bitmiyor” diye konuştu.

“Devlet Güvencesi Şart” Fındıkla alakalı kesin çözümüğn bir tek devlet güvencesiyle sağlanabileceğini söyleyen Mehmet Özgen: “Fındık, hükümet güvencesi altına alınmadıkça hiçbir zaman kesin çözüm olmaz. Geçici çözümlerle idare edilir. Tartışmalarla sezon başlar, tartışmalarla sezon biter. Herhangi bir kazanç olmaz, yalnızca üreticinin çenesi yorulur. Alan bazlı desteklemeler çiftçiyi kısmen de olsa rahatlatıyor ama fındıkta istikrar sağlanması, üreticinin yüzünün gülmesi için tek şart devlet güvencesi. Alan bazlı desteklemeler yerine fiyatlarda düzenleme yapılması çok daha iyi bir uygulama olacak. Kesin çözüm için başka yol yok. Devletin çıkıp ‘ben fındığa sahip çıkıyorum, fiyat şu-

dur, kimse bu fiyattan düşük bir fiyata fındık almayacak’ demesi gerekiyor” dedi. “Balık Yemeyi Değil, Tutmayı Öğretsinler” Üreticiyi krediye teşvik etmek yerine ürününe destek verilmesi gerektiğini önemle vurgulayan Başkan Mehmet Özgen: “Bugün hangi bankaya giderseniz gidin, çiftçi kredisi alabilmek için asgari 1 ay beklemeniz gerekiyor. Bu böyle olmaz, olmamalı. 1 ay gün bekledikten sonra ne anlamı kalıyor? 1 ay beklemek zorunda olan üreticinin çektiği kredide 1 puan indirime gidilmesinin ne gibi bir katkısı olabilir ki? Önemli olan üreticiye katkı sağlayıcı uygulamalar getirmek, üreticinin mahsulüne değer vermek ve sahip çıkmaktır. Kredi de 1 puan indirimin üreticimize faydası olmaz. Üreticimize balık yemeyi değil balık tutmayı öğretmeleri gerekiyor. Üreticilerimizi yaptıkları işten soğutmak yerine daha fazla üretime teşvik etmek gerekiyor”

Fatsa Evkaf Mahallesinde bulunan Asri mezarlık tamamen dolmuş durumda. Konuyla ilgili açıklama yapan Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, yine Evkaf Mahallesinin sınırları içerisinde Fatsa Devlet Hastanesi’nin üst tarafında bulunan, hazineye ait 30 dönümlük bir alanı yeni mezarlık alanı olarak tahsis ettiklerini söyledi. Konuyla ilgili Evkaf Mahallesinde bulunan Asri mezarlıkta açıklama yapan Başkan Anlayan; ”Öncelikle burada yatan bütün merhumlara Allah’tan Rahmet diliyorum. Asri mezarlık yıllardır Fatsa’ya hizmet ediyor, ihtiyaçlara cevap vermeye çalışıyordu ama

artık tamamen dolmuş durumda. Bu sebeple de yeni bir mezarlığa ihtiyaç var. Bu asri mezarlık 15 dönüm, yeni tahsis ettiğimiz alan ise 30 dönüm büyüklüğünde. Yine Evkaf Mahallemizin sınırlarında Fatsa Devlet Hastanesi’nin üst tarafında hazineye ait olan 30 dönümlük bir yer tahsisi yaptık. Buranın tahsis aşaması bitti, düzenleme çalışmaları başlayacak. Düzenleme çalışmaları bittiği andan itibaren de vatandaşlara mezarlık yeri verilmeye başlanacak. Mezarlık problemini çözüyoruz. Burada yatanlara Allah’tan Rahmet kalanlara da sağlıklı, sıhhatli uzun yıllar diliyorum” dedi.


10 MAYIS 2013 CUMA

Sayfa

“Can Suyumuzu Kestiler, Şimdi de Nefesimizi Kesiyorlar”

/ Hamdi BÜKLÜ

AK Parti'nin 2023 vizyonunda hayata geçirmeyi planladığı değişiklilerden biri de Jandarma Genel Komutanlığı'nın yapısı. Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki Jandarma Genel Komutanlığı, İçişleri Bakanlığına bağlanarak sivilleştirilecek. Çalışma tamamlanınca Jandarma Genel Komutanlığı, Jandarma Genel Müdürlüğü olacak. Kır polisi olarak yapılandırılmasıyla jandarmaya er-erbaş alımı da yapılmayacak. 300 bin jandarma personeli zamanla kır polisine dönüşecek. Polis ile jandarmanın görev tanımlamaları da tamamen ayrılacak, Polise yardımcı teşkilat haline getirilecek olan jandarmaya er-erbaş alımı da yapılmayacak. Konuyla ilgili görüşlerini gazetemize değerlendiren köy muhtarları uygulamadan pek memnun olacak gibi görünmüyor. Muhtarlar ayrıca büyükşehir ile ilgili endişeleri de olduğunu söylediler.

İşte Muhtarların ‘Kır Polisi’ ile ilgili görüşleri: “Elimizden Bir Şey Gelmiyor” Hatipli Beldesi Kadıoğlu Mahallesi Muhtarı Fikri Koçak, “Ordu’nun Büyükşehir olmasından önceki dönemde beldemizde yoğun olmasa da kısmı hizmetler yapılıyordu. Ancak, Büyükşehir’in getirdiği belde ve belediyeleri kapatma yasası varolan kısmi hizmetlerinde tamamen bitmesine neden olacaktır. Dolayısla beldelerimiz köy, köylerimiz mahalle olmasıyla bizlerin unutulacağını ve en son planda kalacağımızı düşünüyorum. Burada kimse, kimseyi kandırmasın. Büyükşehir olmak için atılan temellere biz belde ve belediyeler dolgu malzemesi olarak kullanıldık. Bizlerin son çaresi 2014 yılında yapılacak olan seçimlerde güzel bir aday çıkarak yapılmasını istediğimiz hizmetleri dile getirerek bir yarar sağlanmasıdır. Ayrıca güvenlik ve asayiş sisteminde değişim olmasıyla kolluk kuvvetimiz olan jan-

darma gidiyor yerine kır polisi gelecekmiş. Bizler kolluk kuvvetimiz olan jandarma ile hep sıcak bağ kurduk ama gelen polisi ayda değil yılda bir kez göreceğiz. Bu sistemle gelen güvenlik kuvveti bizi mi koruyacak yoksa bölgeyi mi tanıyacaktır? Yapılmasını istedikleri güvenlik sistemine karşıyız ama ne çare elimizden hiçbir şey gelmiyor” dedi. “Nasıl Bağ Kuracağız” Hatipli Beldesi Kargucak Mahallesi Muhtarı Ahmet Salman, “ Büyükşehirin etkisinde kalan Ordu Merkezin, bulunduğumuz köy ve taşralara en azından 5 sene bir faydası olamayacaktır. Burada yapılması gereken kapanan belde veya belediyelerdeki personellerin bulundukları görev yerlerinden alınmamsı ve yaptıkları hizmetlerin devamını istiyoruz. Sorunlarımızın dile getirilmesi ve çözüm yolunun bulunması açısından bir makamın bırakılması gerekirdi. Kışın yağan kar sonucunda yollarımız

köstebek yuvasına dönüyor ama belde başkanlarımız bu sorunu çözüm yolu buluyordu. Büyükşehir olmasıyla bu hizmette boşa düşerek, tam anlamıyla mahrumiyet bölgesi olacağız. Şimdi soruyorum, 9 mahalle muhtarının yerine bir muhtar gelerek, 9 mahallenin sorunlarını çözümü aşamasında ne kadar fayda sağlayacaktır. Öyle bir hale getirdiler ki bizlerin hizmet alması imkânsızlaştı. Büyükşehir olmamız hasebiyle de varolan Jandarma Komutanlığı’nın kalkması ve yerine kır polisi getirilerek güvenliğimiz sağlanmaya çalışılacaktır. Yani bizler jandarmamızla bir aile diyalogundayken, resmi bir duruş sergileyen polis ile nasıl bir bağ kuracağız. Şehir merkezinde dahi sıklıkla göremediğimiz ekibi köylerimizde bulma imkânımız olmayacaktır. Kısacası bizler bu durumdan zararlı çıkacağız ” dedi. “Allah Sonumuzu Hayır Etsin“ Hatipli Beldesi Kütoğlu Mahallesi Muhtarı Mehmet Karaağaç, “Jandarmanın kalkıp kır polisinin gelmesi güvenliğimizi azalttığı gibi sorunlarımızı dile getireceğimiz bir kolluk kuvvet merkezi de olmayacaktır. Dolayısıyla gelen kır polisinin bize faydasından çok zararı olacaktır. Zaten beldemizi kapatarak can suyumuzu kestiler, son olarak da nefesimizi kesmek için bu uygulamaya başladılar. Allah sonumuzu hayır etsin” dedi.

5

“Dolunay’da Eylül Ayında Eğitim-Öğretime Başlanacak”

Fatsa Belediye Başkanı Hüseyin Anlayan, Dolunay Mahallesi’nde yapılan ilkokul inşaatını yerinde inceledi. Dolunay da yapılan okulun başlama ve bitiş tarihini daha önce kamuoyuyla paylaştığını dile getiren Başkan Anlayan; “İnşaatımız İnşallah Eylül ayında tamamen bitmiş ve yeni eğitim yılında hizmete sunulur hale gelmiş olacak” dedi. Çalışmaların nasıl gittiğini ve ne aşamada olduğunu görmek için inşaatı yerinde incelemek istediğini de belirten Başkan Anlayan; “Şuanda kaba inşaatı ve iç sıvaları bitmiş durumda. Biryandan da çevre düzenlemesi başladı. Diğer kısımlarda bu yaz

inşallah bitecek. Program aksamadan devam ediyor.Dolunay Mahallesi Fatsa’da büyük mahallelerin başında geliyor. Çok büyük bir yapılaşma, toplu konut ve nüfus artışı var bu mahallede. Bu mahallenin en önemli üç sorunu var. Çok şükür bunların hayata geçmesi bizleri çok mutlu ediyor. Bir tanesi yolların asfaltlanmasıydı. İkincisi dolmuş meselesiydi. Üçüncüsü de okul ihtiyacıydı. Bu sorunların hepsini çözdük. Burası 32 derslikli bir İlköğretim Okulu. Dolunay Mahallemizin tamamına hizmet verecek bir okul. Ben hem Dolunay Mahallemize hem de Fatsa’mıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Valilik Vatandaşlardan Gelen Şikayetleri Dikkate Aldı

Fiyat Tarifesi ve Etiket Denetimi Yapılacak

Vali Orhan Düzgün, Ordu’da turizm sezonunun başlaması nedeniyle vatandaşlardan gelen şikayetleri de dikkate alarak, ticari işyeri ve işletmelerde ‘Fiyat Tarifesi’ ve ‘Etiket’ bulundurma denetimi yapılacağını söyledi. “İlimizdeki İşyerleri ve İşletmeler, Müşteri Memnuniyetini Ön Plana Alan Yaklaşım ve Anlayışı İçinde Hizmet Sunumunda Bulunmalı”

Yeme-içme mekanlarının denetlenmesiyle ilgili açıklamada bulunan Vali Orhan Düzgün, “Ordu’nun turizm kenti olması yönünde ciddi emek vermekte ve gayret sarf etmekteyiz. Bir yerde turizmin gelişmesi için, sadece tesislerin yapılması yeterli değildir. Yerli ve yabancı turistler, bir yöreye gittiklerinde, o yörenin doğal güzelliklerini, kültür ve tabiat varlıklarının yakından tanımanın yanında, güler-

yüz, ilgi ve alaka görmeyi bekler. Yaz aylarına girmeye hazırlandığımız bugünlerde, ilimizde bir turizm hareketliliği yaşanmaktadır. İlimize gelen yerli ve yabancı konuklar, ilimizin tarihi ve turistik mekanlarını gezip görmelerinin yanında, ilimizin yöresel lezzetlerini, yemek kültürünü tatmaktadırlar. Turizm sektörüne hizmet veren ilimizdeki tüm işletmelerin, müşteri memnuniyetini ön plana alan bir yaklaşım ve anlayış içinde hareket etmesi, ilimizin turizm alanındaki gelişimine önemli katkı sağlayacaktır” dedi. “Bugünden İtibaren Ticari İşyeri ve İşletmelerde, ‘Fiyat Tarifesi’ ve ‘Etiket’ Denetimi Başlayacak” Ticari işletmelerde fiyat tarifesi ve etiket bulundurma zorunluluğuna dikkat çeken Vali Düzgün, “İlimize gelen yerli ve yabancı turistler, yeme-içme mekanlarına gittiklerinde fiyat tarifesi bulunmadığından bazı sıkıntılarla karşılaştıkları yönünde bizlere şikayetlerini

iletmektedirler. 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Kanunun 12. maddesine göre, ticari işletmelerin satışa sundukları mallara fiyat etiketi, hizmetlerle ilgili de tarife ve fiyat listelerini herkesin görebileceği bir şekilde asmaları gerekir. Bu yasal yükümlülüğü, tüm ticari işyerleri ve işletmeler yerine getirmelidir. Başta turizm sektörüne hizmet veren işletmeler olmak üzere tüm işyeri ve işletmelerin fiyat tarifesi ve etiket bulundurma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediklerinin denetlenmesi için İl Ticaret Müdürlüğü yetkililerine talimat verdim. Bugünden itibaren, İl Ticaret Müdürlüğü personelleri il genelindeki işyeri ve işletmelerde fiyat tarifesi denetimlerine başlayacaktır. Esnafımızın, işletme sahiplerinin cezai müeyyide ile karşılaşmamaları için, işyerlerinde, işletmelerinde yasal bir zorunluluk olan fiyat tarifesi ve etiket bulundurmaları gerekir” diye konuştu.

idari Yargı Hâkimliği Ünye İİBF’de, İdari Yargı Hâkimliği Mesleği ile ilgili konferans düzenlendi. Ordu Üniversitesi Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 75. Yıl Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa, konuşmacı olarak Ordu İdare Mahkemesi Hâkimlerinden İdari Yargı Hâkimi

Kadri Ergün katıldı. İdari Yargı Hâkimliği mesleğinin tanıtımı amaçlı düzenlenen konferansa ODÜ’lü akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Yaklaşık olarak 2 saat süren konferansta İdari Yargı Hâkimi Kadri Ergün, idari yargıda görev yapan hâkimlerin, kişilerle yürütme ve idare arasındaki ilişkileri düzenleyen idare hukuku ve vergi hukuku mevzuatının uygulanmasından doğan uyuşmazlıkları karara bağlamakla görevli olduğunu, İdari yargı hâkimlerinin, özellikle hukuki bilgi ve uzmanlık oluşumunda kamu hizmetleri alanında da deneyim sahibi olması

gerektiği, İdari Yargı Hâkimi olabilmek için Hukuk Fakültesi veya İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunu olmanın yeterli olduğu, genel olarak idari yargı hâkimlerinin %20’sinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunları arasından seçildiğini ifade edilerek, başvuru ve sınav koşulları, Mesleğin tanıtımı, staj ve görevde

yükselme konularına dair önemli bilgiler aktardı. Program sonrası Ünye İİBF Dekanı Prof. Dr. Güven Murat tarafından, İdari Yargı Hâkimi Kadri Ergün’e “İdari Yargı Hâkimliği Mesleği” konusunda önemli mesleki açıklamalarından dolayı bir buket çiçek ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Tarımsal Destek Ödemeleri Her An Hesabınıza Yatabilir

Tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında 1 milyar lira ödenek serbest bırakıldı. Üreticilerin aylardır dört gözle beklediği destek ödemeleri her an hesaplarına yatabilir. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında çiftçi ve üreticilere ödenmek üzere yaklaşık 1 milyar lira ödeneğin serbest bırakılmasını onayladı.

Söz konusu ödenekle hayvancılık destekleri için 562 milyon lira, fark ödemesi destekleri için 259 milyon lira, tarım sigortaları desteği için 125 milyon lira, kırsal kalkınma destekleri için 6 milyon lira, diğer destekler için ise 16 milyon lira ödeme yapılacak. Böylelikle toplamda 968 milyon liralık tarımsal destek ödemesi yapılmış olacak.


10 MAYIS 2013 CUMA

Sayfa

6

“Fatsa’daki Gelişmeler Egemen Siyaseti Ürkütüyordu” dı” dedi.

/ Mehmet S. UĞURBAŞ

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İlçe Eş Sözcüsü Taylan Şendur, bugünkü yerel yönetimlerle Fikri Sönmez dönemi arasında büyük farklılıklar olduğunu ifade etti. Şendur: “Bundan tamı tamına 34 yıl önce, bu ülkenin Karadeniz kıyısında, on dört bin nüfuslu bir ilçede, öyle bir gelişme yaşanmıştı ki, 34 yıl sonra bile hafızalarımızda tazeliğini korumayı başarıyor. Fatsa’da, bağımsız devrimci aday, yılların kökleşmiş partileri ve siyasetçileri karşısında, sandıkta halkın oyunu alarak seçimleri göğüsledi ve adeta rakiplerini ezerek seçim başarısı elde etti. Bu kişi, tarihe Terzi Fikri olarak geçen Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez’di. Fikri Sönmez, Ordu’nun Fatsa ilçesinde terzilik yaparak hayatını kazanmaya çalışan halkın içinden biriydi. Sade yaşantısıyla, şehrin elit ailelerinden olmayan renkli kişiliğiyle, siyasetin ezberini bozan,

herkesi şaşırtan bir politik önderliğe neden olarak, önemli bir çıkış yaptı ve sıradan insanların da siyasette kendilerini var edebileceklerini ispat etti” dedi. “Egemen Siyaseti Ürküttü” Fatsa’daki demokratik gelişmelerin egemen siyaseti ürküttüğünü ifade eden Şendur: “O günlerde de, bugünlerde de siyasete egemen olan anlayışı, ‘halk adına ve halk için yapıyoruz’ edebiyatını alt üst ederek, ilk kez bu topraklarda, halkla da birlikte bir şeyler yapılabileceğini gösterdi. 70’li yıllarda hem iktisadi açıdan, hem de siyasal açıdan kaosun hâkim olduğu Türkiye’de Fatsa’da ki gelişmeler egemen siyaseti ürküten, muhalif siyaseti de umutlandıran bir seyir izlemiştir. Demokrasi açısından oldukça çıtanın düşük olduğu günlerde, Fatsa’da ki seçim başarısıyla devrimciler farklı bir demokrasi anlayışını uygulamak açısından ciddi bir olanağa sahip olmuşlar-

“Doğrudan Demokrasi Denemesi” Fatsa’nın tüm kararlarının halkla birlikte alındığını vurgulayan Şendur: “Yerleşik siyasetin dışında bir yönetim anlayışıyla, tüm karar alma süreçlerinde halkla birlikte olmayı esas alan bir süreç ortaya çıkmıştı. Bir kentin yönetimine yurttaş her düzeyde katılmış, alınan kararların başarısı da gücünü bu karar alma süreçlerindeki katılımcılıktan almıştı. İşte ezber bozan buydu. Fatsa’nın egemen siyaset tarafından tehdit olarak görülmesinin nedeni de buydu. Ülkenin her tarafı savaş alanına dönmüşken, Fatsa bu açıdan en düşük yoğunluklu gerilimleri yaşıyorken, hedef olması esas olarak bundandı. Evet, Fatsa’da bir ‘Doğrudan Demokrasi’ denemesi yapılıyordu ve bu deneme yerleşik egemen siyaseti rahatsız ediyordu. Derhal bu durum sonlandırılmalıydı. Müsaade edilmesi halinde bu durum tüm ülke için örnek teşkil edebilir ve halk içinde karşılık görebilirdi” dedi. “Halk Komiteleri Kurulmuştu” O dönemde halkın kendi kendini yönettiğini söyleyen Şendur: “Fatsa’da kurulan mahallelerdeki halk komiteleri ilginç bir denemeydi. Halkın kendini seçimden seçime demokrasicilik oynadığı verili uygulamanın dışında, her gün her yerde siyasetin asli unsuru haline gelmesine neden oluyordu. Artık yurttaş kendisini temsil edecek vekalet sistemi yerine, her gün alınan kararlara katıldığı, söz ve karar sahibi olduğu bir aidiyet içinde bulunuyordu.

İLAN AYDEMİR İş Merkezinde Kiralık Ofisler Ayhan Aydemir 0532 382 37 19

Adres Dumlupınar Mah. Reşadiye Cad. Topaloğlu Camii karşısı FATSA Müracat Aydemir Muhasebe Bürosu

Bu durum herkes için yeni bir durumdu. Yurttaş açısından hayli ilginç ve kabul gören bir yönetim anlayışı, tarih boyunca kendisini hep yönetsel erkin tepesinde gören anlayış için problemli ve tehlikeliydi. Fatsa tüm bu açılardan yarattığı değerler ve demokrasi anlayışıyla fiziksel olarak yok edilmiş olsa bile fikren ve tarihe bıraktığı kısa dönemli pratik süreciyle yaşamaya ve ışık tutmaya devam ediyor” dedi. “Zorlu Bir Süreç” Türkiye’nin zorlu bir süreçte olduğunu belirten Şendur: “Bugün Türkiye’nin tartıştığı ve yol bulmaya çalıştığı birçok meselenin aslında 34 yıl önceki Fatsa deneyinde saklı olduğunu anlıyoruz. Türkiye bugün daha demokratik bir ülke olmak istiyor. Tarihten gelen sorunlarını çözmek, 21. Yüzyılın dünyasına ve gerçeğine uygun bir hamle yaparak, iç sorunlarla uğraşan değil, yurttaşıyla barışık olan daha özgürlükçü bir ülke olmak istiyor. İnsanların dininden, etnik kökeninden ve siyasal düşüncelerinden dolayı dışlanmadığı, birey hak ve özgürlüklerin gelişmiş olduğu, yurttaşların kendilerini daha özgür hissettikleri bir ülkede yaşamak istedikleri bir ülke inşa etmek elbette çok zordur” dedi. “Fatsa Bize Işık Tutuyor” Yeniden katılımcı bir demokrasi kurmanın imkansız olmadığının altını çizen Şendur: “Bugün yine halkın katımının önemsendiği bir demokrasi kurmakta oldukça zordur. Ama bunların hiç biri imkânsız değildir. İmkânsız olan şey değişimin engellenemeyecek kadar toplumsal bir gerçeklik

olduğudur. İşte bu anlamda da Fatsa bize ışık tutmaktadır. Fatsa’nın insana verdiği değer, insanı toplumsal yaşamın aktif bir unsuru olarak gören temel prensibi bugün çokça ihtiyacını duyduğumuz şeydir. Fikri Sönmez’in “Ben ne yaptıysam halkım için ve halkımla birlikte yaptım” sözü o yüzden bize çok şey anlatmaktadır. Cumhuriyet tarihi boyunca, siyasetçilerimiz hep halk için halk adına siyaset yapmışlardır. Hatta halka rağmen de siyaset yapılmıştır. Ancak Fatsa’nın tarihsel manifestosu, sadece halk için halk adına değildir. Aynı zamanda halkla birlikte yapma anlayışı öndedir. O yüzden Fikri Sönmez’in 12 Eylül mahkemeleri karşısındaki bu anlamlı mesajı onu ve Fatsa’yı en iyi anlatan söz olarak öne çıkmıştır. Şayet bugün Türkiye daha ileri bir demokrasi için adım atmak niyetindeyse, kendi ülkesinde yaşanmış bu deneye sırt dönerek değil, yüzünü dönerek hareket etmelidir. Daha ileri ve özgürlükçü bir anayasanın bile izlerini o deneyin içinde bulmak mümkündür. Halkın daha katılımcı olduğu bir demokrasi için bu özgün örnek irdelenmelidir” dedi.

“Gökdelenleri Halk İstemiyor” O dönemki yönetişm anlayışıyla bugünü kıyaslayan Şendur: “Fikri Sönmez dönemiyle bugünü karşılaştıracak olursak -tabi ki iki dönemin de koşulları ve olanaklarının farklı olduğunun bilincindeyiz- öncelikle yönetime doğrudan katılımla ilgili ayrışmalar var. Günümüzde kararlar alınırken halkın çıkarları ve istekleri çok da dikkate alınmıyor. Örneğin Fatsa’ya yapılan gökdelenleri

halkın istediğine inanmıyorum. Sahillerimizdeki tesislerin kar amacı güdülerek özel sektöre kiralanmasını halkımız istemiyor. Su faturalarını ödeyemeyen ailelerimizin sularının kesilmesi gibi birçok uygulama halk için halkın yararı için yapılacak bir belediye yönetiminde olmayacak uygulamalardır” dedi. “Yeşilliğimizi Kaybediyoruz” Fatsa’nın gittikçe betonlaştığını ifade eden Taylan Şendur: “Fatsa artık Karadeniz’e özgü olan yeşilliğini kaybetmektedir ve hızla betonlaşmaktadır. Buna önlem alamazsak yirmi otuz yıl sonra yeşile hasret kalacağız. Yine maalesef belediyemizin terkedilen veya sokaklara bırakılan hayvanlar için barınağı yoktur, yine birçok kamu kurumunda engellilere yönelik hizmet veren ulaşım altyapısı bulunmamaktadır. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. İşin özü Fikri Sönmez döneminde belediye halkın emrinde halk için vardı günümüzde ise belediyeler sermayenin emrinde sermayeye hizmet için varlar” diye konuştu.


10 MAYIS 2013 CUMA

Sayfa

7

“Hasta Değiliz ki, Buğday Ekmeği Alalım” “Türk Denizcilik Geleneği ve Gelişimi” Konferansı / Hamdi BÜKLÜ

Günlük temel enerji kaynağımız olan ve neredeyse tüm sofralarda afiyetle tüketilen ekmek ilerleyen günlerde sarı buğday unundan yapılacak. Bugüne kadar ekmeğin düşük randımanlı unlardan yapılması nedeniyle; B grubu vitamin yetersizliklerinin yüksek oranda görülmesine neden olduğu ve diyabet, obezite ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalığın artışına zemin oluşturduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda Tam buğday unu ekmeğinin tüketimini yaygınlaştırmak amacıyla bir çalışma yürütülmektedir. Konuyla ilgili Fatsalı fırıncılar, tam buğday unu ekmeğinin artılarını ve eksilerini gazetemize değerlendirdi. “Maddi Zararı Olmayacak” Necati Kulak, “ Sağlık Bakanlığı’nın yürütmüş olduğu sağlıklı beslenme ve hareketli Hayat programı kapsamında tam buğday ekmeğinin üretilmesi konusunda bir çalışma başladı. Zaten fırınımızda tam buğday unundan ekmek yapıp satıyorduk. Ancak beyaz ekmek tüketicisinin, tam buğday ekmeğine ilgisi olacağını düşünmüyorum. Çünkü uzun yıllardan beri beyaz ekmek tüketiliyor. Kısa bir zaman içerisinde tam buğday unu ekmeği tüketiminin yaygınlaşacağını sanmıyorum” şeklinde konuştu.

“Uzun Zaman Alır” İsa Güleryüz, “ Fırıncılık mesleğine erken yaşlarda başladığım için buğday unu ekmeğinin, beyaz un ekmeği ile kıyaslanması doğru olmayacağını düşünüyorum. Türk milleti olarak damak tadımıza düşkün olduğumuz için kimse kolay kolay beyaz ekmeği bırakmaz. Tabi ki tam buğday ekmeğinin sağlık açısından yararlı olduğunu düşünüyorum. Biz fırıncılar yasaların istediği gibi ürettiğimiz için tam buğday ekmeği üretilmesi istenirse biz de aynı şekilde bu uygulamayı yaparız. Tam buğday unu ekmeğinin yapılması için gerekli maddelerin maliyeti beyaz un ekmeğiyle aynı olduğu için ekstra bir durum söz konusu değildir. Yinelemek gerekirse vatandaşların tam buğday unu ekmeğini hemen kabullenmesi uzun bir zaman içersinde olacaktır” dedi. “Biz Hasta Değiliz” Sabri Güneş, “Tam buğday ekmeği üretimini ve tüketimini yaptığım için bakanlığın vermiş olduğu kararın çok doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak vatandaşlarımız tam buğday ekmeği alma konusunda olumlu yaklaşmıyorlar. Ekmek almaya gelen vatandaş, “Biz hasta değiliz ki buğday ekmeği alalım” diye söylüyor ve bu da beyaz ekmeğin bir anda bırakılamayacağını gösteriyor. Tam buğday ekmeğinin biz fırıncılara maliyeti

olmayacaktır. Çünkü her iki un türünün çuval birim fiyatı arasında 3-4 lira gibi bir rakam oynadığı için fazla maliyet farkı olmaz. Eskiden ofis unu yani daha esmer bir un vardı. Şimdi buğday unları katkılı olduğu ve çok fazla lezzeti olmadığı için vatandaşın ilgisi çok az” diye konuştu. “Ekmekler Elimizde Kalabilir” Mehmet Kısacık, “ Bakanlığın vermiş olduğu emir gereğince tam buğday unu ekmeği üretimini yapıyoruz. Aslında bu yönerge çıkmazdan öncede tam buğday unu

ekmeği üretimi yapıyorduk ama vatandaşın ilgisi olmuyordu. Sadece sağlık sorunlarından dolayı tam buğday unu ekmeği alanlar oluyordu. Damak tadımıza çok hitap etmediği için kolay bir geçiş olmayacaktır. Tam buğday unu ekmeğinin üretiminin biz fırıncılara ekstra bir maliyeti olmayacağını düşünüyorum. Ancak vatandaşın tam buğday unu ekmeğine talebi olmaz ise bu ekmeklerin elimizde kalması söz konusudur. Bu durumda ise oluşan maddi zararın kim tarafından karşılanacağı bilinmemektedir” dedi.

Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi’nde “Türk Denizcilik Geleneği ve Gelişimi” konulu konferans verilecek. 10 Mayıs 2013 Cuma günü(bugün) gerçekleşecek olan konferansa, Ordu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhan Ekinci konuşmacı olarak katılacak. Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanlığı tarafından yapılan açıklamada, Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Necati Samsun konferans salonunda gerçekleştirilecek olan konferansa katılımın açık olduğu belirtildi.

“İslam’da, “Anneler Günü” Adıyla Bir Uygulama Yok!”

/ Fatma CANLI

Fatsa Müftüsü Şenel Yılmaz, anne ve babaya merhametli davranmayan, onları hor gören, onlardan tiksinen, yaşlılıklarında onlara eziyet edenlerin, aynı durumu kendileri kendi evlat veya torunlarından yaşayacaklarını hatırlatarak, "Men Dakka, Dukka" dedi

Anneler Günü dolayısıyla, Fatsa Müftülüğü Aile İrşat ve Rehberlik bürosu tarafından Belediye Kültür Sarayı'nda kadınlara yönelik düzenlenen toplantıda konuşan Fatsa Müftüsü Şenel Yılmaz, annelerin evlatlarını ne sıkıntılar içinde taşıdıklarını, doğurdukla-

rını ve büyüttüklerini Kur'an-ı Kerim'den ayetlerle anlatarak, "Anneler, Rahman sıfatına benzerler. Sizler için uykusuz kalırlar, kendilerini tehlikeye atarlar, sizleri büyütür, korur, kollarlar ve karşılığında da sizlerden hiç bir şey istemezler. Siz sadece anneye bir güler yüz ve saygı göstermeniz bile onlar için bir sevinç kaynağıdır. Kendi-

mize nasıl davranılmasını istiyor isek, annelerimize de öyle davranmalıyız” diye konuştu. İslam’da, gelenek ve göreneklerimizde, "Anneler Günü" adıyla bir uygulama olmadığının altını çizen Müftü Şenel Yılmaz, "Madem bu artık uygulana gelmiş, kutlanıyor; bizim de bunlardan ders, ibret çıkarmamız gerekiyor" şeklinde konuştu Fatsa Belediye Kültür Merkezi'ndeki etkinliğe çok sayıda kadın katıldı. Etkinlikte; anneler gününe özel türküler ve sunumlar yapıldı. Ayrıca kuran kursu hocalarından Hatice Mindiloğlu öncülüğünde misafirlere Kuran-ı Kerim dinletisi sunuldu.


10 MAYIS 2013 CUMA

Sayfa

8

İhaleye Katılacak Firmalar Alanı Gezdi ‘Kamuda Etik’

Ordu Valiliği AB ve Dış İlişkiler Koordinasyon Merkezince hazırlanan ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından onaylanan toplam 9,3 milyon Euro bütçeli "Arım, Balım, Peteğim Projesi” kapsamında yapılacak tesis inşaatının ihalesine katılmak isteyen firmalara yönelik “Information meeting/site visit” programı gerçekleştirildi. Proje sahasının görülmesi ve teknik bilgilendirme için Program Otoritesi Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı IPA Dairesi Uzmanları ve Avrupa Birliği Tür-

kiye Delegasyonu temsilcileri ile ihaleye katılmak isteyen firmalara yönelik yapılan "Information meeting/site visit" programına AB Türkiye Delegasyonundan Mustafa Fazlıoğlu, Hakan Toplamacıoğlu, Ali Güven Gündemir, Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığından Cem Aktemur, Özlem Akçil, Ersin Bağdur, Tunç Gürdal, Arım Balım Peteğim Projesinin Sirer Vekili Eyüp Elmas, KOSGEB Müdürü Sinan Şahin, İl Özel İdaresi Plan ve Proje Müdürü Bülent Civelek, Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Baş-

kanı Necati Aydın, Ordu Arıcılık Araştırma Müdürü Feyzullah Konak, Teknik Koordinatör Şeref Cınbırtoğlu, İdari Koordinatör Enver Top katıldı. Toplantıyla ilgili bilgi veren Ordu Arıcılık Araştırma Müdürü Feyzullah Konak, 5.000 metrekare alan üzerine 3 farklı yapı için ihaleye katılacak firmaların zorunlu saha gezme programı uygulandığını ve bu saha gezme programına katılan firmaların ihaleye teklif verebileceklerini söyledi. Beklenenin üzerinde bir talep olduğunu ve 26 Haziran’da ihale yapılacağını belirten Feyzullah Konak, ”Burada 2 farklı bina yapılacak. Analizlerin yapılacağı laboratuar binası ile 3 bin metrekareye sahip arı ürünleri işleme, paketleme ve değerlendirme ünitelerinin bulunduğu bina yapılacak. Ayrıca temel petek ve imalatının olacağı bina da yer alacak” dedi. Ordu Arıcılık Araştırma Müdürü Feyzullah Konak, bu proje kapsamında yaklaşık 150 kişinin istihdam edileceğini, üreticilere

ve KOBİ’lere hem markalaşma, hem de teknik konularda eğitim verileceğini de sözlerine ekledi. Toplantıda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Uzman Cem Aktemur, ihale mevzuatı ile ilgili katılımcılara bilgiler verdi ve saha ziyaretine katılarak, sertifika almayan firmaların ihaleye teklif veremeyeceklerinin altını çizdi. Bilgilendirme toplantısının ardından proje sahasını görmeye gelen 15 firma yetkilisi sahayı gezerek bilgi aldı ve merak ettikleri konularda soruları yönelttiler. Saha ziyareti sonunda katılımcılar (site visit) sertifikası aldı. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında devam etmekte olan Mali İşbirliği sürecinde Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) çerçevesinde, Arıcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü'nün başvuru sahibi olduğu ‘Arım Balım Peteğim Proje'sinin Yapım işleri bileşeninin ihale duyurusu, 27 Mart 2013 tarihinde yayınlanmış olup, ihalenin değerlendirilmesine 25 Haziran 2013 tarihinde başlanacak.

Ordu’ya Müzik Müzesi Kuruluyor Ordu Valisi Orhan Düzgün, Ordu'da kamulaştırılma ve restorasyon işlemleri biten tarihi binaların birisinde "Müzik Müzesi" kurulacağını söyledi. “8. Allgau Orient Rally-Dostluk ve Barış Rallisi”ne katılan yaklaşık 700 rallicinin 6 Mayıs akşamı Ordu’da konaklamasını sağlayan ve ralliye katılanlar için Ordu Kültür Sanat Merkezi “Yöresel Ordu Gecesi” düzenleyen Vali Orhan Düzgün, gecede yaptığı açıklamada, Ordu’ya “Müzik Müzesi” kurulacağının müjdesini verdi. Dünyanın en eğlenceli macera ve dostluk rallisi olarak kabul edilen ve 27 Nisan 2013 tarihinde Almanya'nın Oberstaufenu şehrinden başlayan "8. Allgau Orient Rally- Dostluk ve Barış Rallisi"ne katılan ralliciler, 6 Mayıs akşamı Ordu Kültür Sanat Merkezi (OKSM)’nde düzenlenen “Yöresel Ordu Gecesi”nde, beraberinde getirdikleri içlerinde 100 yıllık piyano olmak üzere 150'ye yakın müzik aletini Ordu’da bıraktılar.

“Tarihi Konaklardan Birisi Müzik Müzesi Olacak” Ralliciler tarafından bağışlanan müzik aletlerinin, Ordu’da açılacak bir “Müzik Müzesi”nde sergileneceğini ifade eden Vali Düzgün, "Yeni kamulaştırdığımız tarihi binalardan birine 'Müzik

Müzesi' kurma projemiz vardı. Dostluk ve Barış Rallisi’ne katılan rallicilerin sanki bu projemizi biliyormuşçasına beraberinde getirdikleri müzik aletlerini ilimize bağışlamaları, bizleri çok memnun etti. Rallicilerin bağışladığı bu müzik aletlerinin ve yöremize ait diğer müzik aletlerinin sergileneceği bir 'Müzik Müzesi'ni inşallah yakın zamanda açacağız" dedi.

rupa'dan gelen misafirlerin bize hediye ettiği 150'ye yakın müzik aleti zengin bir envanter oluşturdu. Değişik ülkelerde kullanılan müzik aletlerin bir kısmının 100 yıllık tarihi var. Bu müzik aletlerini değerlendirmek suretiyle Ordu'nun güzel bir müzik müzesine kavuşması, Ordu’nun kültür hayatına büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum"

“Hediye Edilen Müzik Aletlerinin Tarihi Değeri Var” Hediye edilen bazı müzik aletlerinin tarihi değeri olduğunu belirten Vali Düzgün sözlerini şöyle sürdürdü: "Ordu'da bir Müzik Müzesi kurulması yönünde bundan 5-6 ay önce bir fikrimiz oluşmuştu. Bu ralli kapsamında Av-

“Tarihi Binalar Müze Olacak” Kurulması planlanan “Müzik Müzesi” ile ilgili açıklamada bulunan Vali Düzgün, "Dostluk ve Barış Rallisi kapsamında ilimizi ziyaret eden yaklaşık 700 rallici beraberinde getirdikleri 100 yıllık piyanodan, çok değişik müzik aletlerine kadar yaklaşık 150

müzik aletini bize hediye ettiler. Ordu'daki restore ettiğimiz ve kamulaştırdığımız tarihi binaları birer müzeye dönüştürmeyi hedefliyoruz. En başında eski Taşbaşı Kilisesi var. Orayı müze yapmak üzere üniversiteden devraldık. Kamulaştırdığımız Sağralar Konağı ve Eski Vali Konağı var. Zamanla müzeye dönüştürmeyi düşündüğümüz Nüfus Müdürlüğü ile Askerlik Şubesi ve lojmanı var. Bu sivil mimarlık örneği binaları da, arkeoloji müzesi, kent tarihi müzesi ve müzik müzesi gibi amaçlarla değerlendirmeyi düşünüyoruz" diye konuştu. “Taşbaşı Kilisesi'nde, Orijinal Taş Doku Ortaya Çıkarılacak” Taşbaşı Kilisesi'nin tarihi dokuya uygun olacağını belirten Vali Düzgün, "Bu amaçlarla Taşbaşı Kilisesi'ne fonksiyon vermek amacıyla proje ihalesi yapıldı. Kilisenin eski haline dönüştürülmesi amacıyla sıvaların sökülerek, orijinal taş dokunun ortaya çıkartılması sağlanacak. Bu çalışmanın sonunda kilise bir Kent Tarihi Müzesi, Arkeoloji Müzesi ya da Müzik Müzesi olarak değerlendirilecek. Başta elimizde hazır olarak bulunan eski Vali Konağı ve Sağralar Konağı'nı da benzeri amaçlarla değerlendirmeyi düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

Şap Hastalığı ve Korunma Yolları Kumru İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce Yanlızdam, Tekke ve Eskiçokdeğirmen Köylerinde “Şap Hastalığı ve Korunma Yolları” konulu toplantı düzenlendi. Kumru İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce yapılan toplantılara, İlçe Müdür V. Funda Güneş, Veteriner Hekim

Nilay Demirci, Veteriner Sağlık Teknikeri Reyhan Seymen ve 68 kadın çiftçi katıldı. Toplantıda, Halk arasında tabak hastalığı olarak bilinen şap hastalığının, bulaşma şekli, hastalıktan korunma yolları, hastalık çıkmadan ve çıktıktan sonra alınacak tedbirler ve hastalığın meydana getirdiği ekonomik kayıplar (et ve süt kaybı, genç hayvanlarda ölümlerin görülmesi) hakkında katılımcılara bilgi verildi. Ayrıca belgesiz-kontrolsüz alım-satım yapmamaları konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiği vurgulandı.

2008 yılından itibaren her yıl 25 Mayıs tarihinde ülke genelinde “Etik Günü” aynı günün yer aldığı hafta da “Etik Haftası” olarak kutlanıyor. Etik günü ve Haftası öncesinde Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kamu görevlilerine yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Musa Sağlam, Kamuda etik kültürünü yerleştirmek ve geliştirmek, kamu

görevlilerinin görevlerini yürütürken uymaları gereken davranış ilkelerini belirlemek, bu ilkelere uygun davranış göstermeleri açısından onlara yardımcı olmak ve görevlerin yerine getirilmesinde adalet, dürüstlük, saydamlık ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda hareket etmek gibi konularda bilgi verdi. Bilgilendirme toplantısına tüm personelin katılımı sağlanırken, toplantıda İç Kontrol Görevlisi Hakan Aktaş tarafından da “Kamuda Etik” konulu bir sunum gerçekleştirildi.

Ordu Finalinde 1. Oldu

Diyanet İşleri Başkanlığınca, Kur’an kurslarına katılımı artırmak ve Kur’an-ı Kerim’i güzel okumayı teşvik etmek amacıyla 17 yaş üstü Kur’an kursu öğrencilerinin katıldığı Ordu finalinde 17 yaş üstü erkeklerde Fatsa Gülüşanhatun Kur'an Kursu öğrencisi Bekir Salı Ordu birincisi oldu. Fatsa Müftüsü Şenel

Yılmaz konuyta ilişkin yaptığı açıklamada, “Müftülüğümüze bağlı Kur'an Kursumuzun başarısından dolayı Kur'an Kursu Öğreticisi Hüseyin Sezen'i ve gayretleriyle birinciliği kazanan öğrencimiz Bekir Salı'yı tebrik ediyoruz. Birinciye Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından kitap hediye edildi” dedi.

6 Yaşında Kur’an-ı Kerim Okudu

Fatsa Müftüsü Şenel Yılmaz tarafından makamında hediye ile ödüllendirilen Mustafa Kemal İyigün, Kur’an-ı Kerim ve dua okudu. Fatsa Müftüsü Şenel Yılmaz İyigün’ü bu başarısından dolayı kutladı. Müftü Yılmaz, “Eğitimde yaş sınırının kalkmasıyla, Diyanet İşleri Başkanlığının küçük yaştaki çocukların eğitimi hususundaki çalışmaları ilk meyvele-

rini vermeye başladı. Fatsa Müftülüğüne bağlı olan Dolunay Mahallesi Ravza Kız Kur'an Kursu ve Altın Çocuk Gündüz Bakımevinin ortak dayanışması ile 6 yaşındaki Mustafa Kemal İyigün oldukça kısa sürede öğretmeni Sevda Depe ve ailesi Güner -Birsen İyigün'ün gayretleri ile Kur'an-ı Kerim'e geçti ve bitirdiği Hatim ile bu başarısını taçlandırdı” dedi.


10 MAYIS 2013 CUMA

Sayfa

9

“Hastalarımız Doğru Bilgi Vermeli” Bu sayede hem hastanın erken bir şekilde normal hayata dönmesi ve tedavi sonrasında oluşabilecek rahatsızlıkların da engellenmesine sağlamış olur.

“ Aileler İyi Örnek Olmalı ” Diş rahatsızlığı olan vatandaşların genellikle diş hekimine gelmeme sebeplerinin dişsiz yaşayabileceklerini düşündüklerinden dolayı olduğunu düşünüyoruz. Bu düşünce doğru olmadığı kadar diğer rahatsızlıkların da oluşmasına neden olmaktadır. Vatandaşlarımız ellerine, yüzleri-

/ Hamdi BÜKLÜ

Her yaşta her insanın çekmiş olduğu diş ağrıları büyük bir derttir.Buna rağmen ülkemizde ve bölgemizde ağız ve diş sağlığına vatandaşların gereken önemi vermedikleri gözleniyor. Ağız ve diş sağlığı konusunda yapılması ve dikkat edilmesi gereken hususları Fatsa Semt Polikliniği Diş Hekimi Ahmet Duran gazetemize anlattı. Ahmet Duran, “Ağız ve diş sağlığı, ağız içerisinde bulunan dişlerimizin ve dişlerimizi çevreleyen dokuların temiz tutulmasıyla sağlanır. Birçok hastalığın başlangıç noktası ilk olarak ağızdır. Örneğin; diş rahatsızlığıyla gelip ancak genel bir rahatsızlığı olduğu halde, bu hastalığı diş hekimiyle paylaşmadığı için yapılan diş çekim operasyonu sonucunda, hastanın enfeksiyon kapmasıyla diğer hastalıklara davetiye çıkardığı gibi daha kötü sağlık problemleri de ortaya çıkabi-

lir. Bunun yanısıra hastanın, diş rahatsızlığı konusunda yapılan muayene, tedavi veya anamnez alındıktan sonra hastanın kalp kapakçıklarının iltihap kapmasından dolayı oluşan hastalık ölümle sonuçlanabilmektedir. Diş rahatsızlığı için gelen Kalp, Dolaşım Yolu ve Tansiyon hastaları, hastalıkları ve kullandıkları ilaçların bilgisini Diş hekimine söylemeyerek yapılan tedavi sonucunda önemli rahatsızlıkların oluşmasına neden oluyorlar. Burada yapılması gereken, diş rahatsızlığı ile gelen hastanın bu hastalık dışında bulunan rahatsızlığı konusunda bilgi vererek diş hekimine yardımcı olması lazımdır. Örneğin; Diş rahatsızlığı için gelen bir hasta, kan sulandırıcı kullanıyorsa bunun bilgisini diş hekimine vererek yapılacak tedavi ya da operasyonun şekli ve operasyona dâhil edilecek olan kalp doktorunun katılımı konusunda yardımcı olması gerekir.

ne, gözlerine ve kulaklarına daha önem vererek, dişsiz yaşayabileceklerini düşünerek dişlerine önem vermiyorlar. Aslında önem verdikleri diğer organlar ve dokular kadar diş ve ağız sağlığının da önemsenmesi gerektiğini ve olmadan yaşanamayacağının bilinmesi gerekmektedir.

“Ağız Kokusunun Çözümü” Ağız kokusunun birçok sebebi bulunmaktadır. Bunlardan ağız dışı sebeplerle de olabileceği ağız içi sebeplerle de ortaya çıkabilmektedir. Burada önemli olan

şeylerden birisi ise ağız içi temizliğin hastaya anlatılarak çözüm yolunun bulunması sağlanmalıdır. Oral hijyen, dişlerin ve dişleri saran dokuların çok iyi bir şekilde temizlenmesi ve fırçalanmasıyla sağlanır. Dişlerin ara yüzeylerinin de diş ipleri ile diğer bakteriler temizlenmiş olur. Diş hekimi olarak, dişlerin gün en az iki defa fırçalanarak ağız ve diş sağlının korunacağını söylüyorum. Ayrıca vatandaşların her Altı Ay’da bir diş hekimine giderek ağız ve diş sağlı taraması yaptırması gerekmektedir. Bunların yanısıra diş çürükleri

ve dişte birken tartarlar sonucunda oluşan kokunun giderilmesi ve temizlenmesi dişlerin fırçalamasıyla olabilecektir. Eğer bu hijyen sağlamadığı dişlerin çekilmesi gerekebilir ama vatandaşlarımız çürük dişler çekildikten sonraki süreçte dokuların üzerinde biriken gıda tortularıyla hem ağız kokusuna hemde ağız yoluyla bulaşan hastalıkların oluşmasında imkan sağlamış olular. Yapılaması gereken, dişin yüzeyinde ve ağız içerisindeki dokuların temizlenmesi sağlanarak ağız kokusunun oluşmasını engelleyebilirler” dedi.

Son Yolculuğuna Dualarla Uğurlandı Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde Hacıbey Deresi'ne düşerek şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Gökhan Günbey, memleketi Perşembe’de son yolculuğuna uğurlandı. Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Derecik beldesinde Hacıbey Deresi üzerinde kaçakçılık amacıyla kullanılan teleferiğin halatlarını kesmeye çalıştığı sırada dengesini kaybederek dereye düşen Piyade Uzman Onbaşı Gökhan Günbey'in cenazesi, 4 günlük aramanın ardından ön-

ceki gün bulunmuştu. Bayrağa sarılı naaşı, Perşembe ilçesine bağlı Tepe köydeki baba evine getirildi. Şehit Piyade Uzman Onbaşı Gökhan Günbey’in evindedün helallik alındıktan sonra Tepe Köy Merkez Camii'nde düzenle-

nen cenaze törenine Ordu Valisi Orhan Düzgün, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hacı Abdullah Doğan, AK Parti Ordu Milletvekili Fatih Han Ünal, Ordu İl Garnizon Komutanı Jandarma Albay Şeref Çakmak, Perşembe Kaymakamı

Abdullah Küçük, AK Parti Ordu İl Başkanı Hüseyin Akyol, askeri erkan, kurum müdürleri, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri şehit Gökhan Günbey’in ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının arından Şehit Günbey, köydeki aile kabristanlığına defnedildi. Cenaze töreninde Anne Emine Günbey, baba Mahsar Günbey, kız kardeşi Nuriye Günbey ve yakın akrabaları ayakta güçlükle durabildi. Şehit Piyade Uzman Onbaşı Gökhan Günbey’in dayısı Erdoğan Özyer, yeğenini dereye düştüğünü öğrendikten sonra Ordu’dan Hakkari’ye gittiğini, yeğeninin cansız bedenini düştüğü yerden 500 metre uzakta bulduklarını söyledi.


SP R

Orduspor, Antalyaspor Hazırlıklarını Sürdürdü Orduspor, Antalyaspor hazırlıklarını sürdürdü. Dün Orduspor Durugöl Tesislerinde Teknik Direktör Cevat Güler gözetiminde başlayan antrenman karşılıklı düz koşu ve karşılıklı pas çalışması ile başladı. Antrenman pas çalışması ile devam etti. Antrenmanda dar alanda çift kale maç yapılırken son bölümde ise şut çalışması gerçekleşti. Antrenmanda sakatlıkları devam edip, tedavileri süren Romero, Agustin Garcia, Miguel Garcia yer almadı.

Ordu’nun Gururu Çağla Engel Tanımıyor

Ordu’nun gururu Çağla Baş (20) başarılarla dolu spor yaşamını ve anılarını paylaştı.

Aslen Ordulu olan ve Ordu’nun sporda ki en büyük gururlarından birisi haline gelen

Çağla Baş, başarılarla dolu yaşam öyküsünü şöyle anlattı,

“Spora 11 yaşımda başladım” “Ordu Belediyesi Bedensel engelliler spor kulübü hem basketbol takımında hem atıcılık silahlar branşlarında spor hayatıma devam ediyorum. 11 yaşımda basketbola başladım. İlk başta tereddüt ettim ama maçlara gittikçe sporu daha çok sevmeye başladım. 2009 yılında Paris’te dünya şampiyonasına katıldım. Orada bayanlarda takım halinde dünya beşinciliği elde ettik. Daha sonra bayan millilere seçildim. Londra’da Avrupa şampiyonasına katıldım. Burada Avrupa altıncısı oldum. 2010’da Cevat Karagöl sayesinde atıcılığa başladım. İlk Türkiye şampiyonasında Türkiye dördüncüsü oldum. Oradan da milli takıma çağrıldım. Daha sonra ki senelerde ise iki kez Türkiye üçüncüsü oldum. Geçtiğimiz yıl Antalya’da ise tüfek branşında dünya ikincisi olma başarısını

Doğan’dan Turnuva Kupa Törenine Davet

Amatör Ligin 7. haftasında da namağlup Ünvanını Koruyan İstanbul Ünyespor, 2013 Yılı 9. Ünye ve Çevre İlçeler Futbol Turnuvasında da Kupa Törenine hazırlanıyor. İstanbul’da gurbetteki Ünyelililerin ortak rengi İstanbul Ünyespor Amatör lig 7. hafta maçında ligin güçlü takımlarından, İstanbul PTT Gençlik

Spor’la deplasmanda yaptığı maçtan 1 puan çıkarmayı başardı. 15 puanla 3. sıraya yerleşen İstünspor önümüzdeki hafta 2. sıradaki Hamidiyesporla yapacağı zorlu maçın hazırlıklarına erken başladı. Kulüp Başkanı Ayhan Doğan yaptığı açıklamada; ''Esasen biz, İstanbul’da kurulu Ünyespor’umuzu, daha çok, Ünye

ve çevre İlçeler Futbol Turnuvalarını profesyonel bir yaklaşımla yürütmek için yaşatıyoruz. ve Bu yıl 9. düzenlenen Turnuvalarımızda bu güne kadar 55 kadar, mahalle, köy ve beldelerimiz, Ünye ve çevre İlçelerimizle birlikte yer aldı. Sosyal bir birliktelik sağlandı, sporu bütün gurbetteki hemşehrilerimize yayarak, kaynaşma sağlandı. Oldukça güzel bir proje ve bu yıl da, Turnuva yürütme başkanlığını Dr. Fahrettin Özkan, kulübümüzün önerisi ve bütün derneklerimizin ortak karar ve seçimiyle üstlendi. Sağolsun. Biz bu faaliyetlerimizi sporumuzdan aldığımız ortak rengimizle yürütürken, diğer taraftan da, gurbette bir amatör takımımız, sahalarda olsun istedik. Abartmıyoruz. Ses-

siz, sedasız, fazla gürültü koparmadan, hemşehrilerimizin gurbetteki ortak rengi İstanbul Ünyespor’umuzu, karınca kararınca kabilinden amatör bir A Takımı ve bir de minikler takımlarımızla yaşatmaya devam ediyoruz.''diye açıklamada bulundu. Bir de davet, ya da duyurumuz var diyen Başkan Doğan, “9 Mayıs Atatür’kü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesi ile, İçişleri eski Bakanımız Sn. İdris Naim Şahin ve Ordu Milletvekilimiz Sn. Mustafa Hamarat'ın teşrifleriyle 19 Mayıs Pazar Günü, İstanbul Arnavutköy Kayabaşı Kent Ormanında yapacağımız, 2013 Yılı Ünye ve Çevre İlçeler Futbol turnuvası Kupa Töreni ve şölenine Tüm Hemşehrilerimizi bekliyoruz'' dedi.

Ordu Lisesi Büyük Bir Başarıya imza Attı Türkiye’nin her ilinden onlarca lisenin katıldığı Türkiye Liseler Arası Futsal Turnuvası’nda elenen Ordu Lisesi Erkek ve Kız Futsal Takımları büyük bir başarıya imza atarak, Türkiye’de ilk 30 lise arasında yer aldılar. Ordu Lisesi Erkek Futsal Takımı, yarı finalde elendi ve Türkiye 28.’si oldu. Kız Futsal Takımı ise finallerde turnuvaya veda ederek Türkiye 12.’si oldu.

Göz ardı edilemeyecek bir başarı yakaladıklarını belirten Ordu Lisesi Antrenörü Özcan Türkmen, “Hem erkek hem kızlarda büyük bir başarı yakaladık. Erkeklerde 28. sırada yer aldık. Kızlarda biraz daha iyi mücadele ettik ve Türkiye 12.’si olduk. Gönlümüzden şampiyon olmak geçerdi. Ama bu da iyi bir başarı oyuncularımı kutluyorum” dedi.

elde ettim. Geçtiğimiz haftalarda ise Polonya’da yine dünya ikincisi oldum.”

“Zorluklara alıştım artık” “Ordu’da ki antrenmanlarımı burada ki poligon da yapıyorum. Her ay düzenli olarak Ankara’da kamplarımız ve yarışmalarımız oluyor. Bu şekilde de çalışmalarıma devam ediyorum. Hedefimde ise önce İspanya’da ki Avrupa şampiyonası ve 2016 olimpiyatlar var. Kamplarımız çok ağır geçiyor. Bu da benim için zor oluyor. Ancak bir müddet sonra alışmaya başlıyorum ki buna da başarı için mecburum. O sebeple artık bu zorluklara alıştım diyebilirim. Tabi buradan ve ailemde ayrılmak biraz zor oluyor. Onun dışında da bir problemim olmuyor.” “Unutamadığım anım” “Hayatımda ilk defa Antalya

kupasında yarışmaya birinci girdim. Finalde namlunun ucu hiç durmuyordu. Şaka gibiydi. Hayatımda o anı hiçbir zaman unutamam. Çok stresliydi ve ikinci olmuştum.” “Amatör sporlara destek verilmeli” “Ordu’da daha çok Orduspora destek veriliyor. Onun dışında burada amatör spora çok destek verildiğini düşünmüyorum. Bana göre bireysel sporlara daha çok destek verilmeli. Çünkü hep geri planda kalıyor. Ben bana gösterilen ilgiden ve verilen değerden çok memnunum. Ordu’da valimize ve belediye başkanımıza bu anlamda teşekkür ediyorum. Ailem benim her şeyim. Her anlarımda yanımda oldular. Başarılarımdaki en büyük pay onlara ait. Bende aldığım her ödülü onlara vermeyi gurur sayıyorum.” (orduyorum)

Demirspor U16 Hükmen Galip

U–16 Futbol Turnuvası’nda önceki gün, Demirspor U–16 Takımı, Fatsaspor’un maça çıkmaması sonucu karşılaşmayı 3–0 hükmen galip tamamladı. Durugöl 1 Nolu Saha’da sat 13:00’da oynanması gereken Demirspor-Fatsaspor karşılaşmasını Fatsaspor’un maça çıkmaması nedeniyle Demirspor hükmen 3–0 kazandı.U–14, U–17 ve U–19 kategorilerinde büyük başarılara imza atan Demirspor, U–16 kategorisinde de iddialı. Demirspor U–16 takımında hedef Ordu şampiyonu olmak. “Hedef şampiyonluk” Her kategori de olduğu gibi U–16 kategorisinde de şampiyonluğu hedeflediklerini ifade eden Demirspor Antrenörü Murat Konanç, “U–16 turnuvasındaki hedefimiz, şampiyon olmak. Zaten her yaş grubunda şampiyonluk için oynuyoruz. Bu sezon bütün yaş grupların-

da en az Play-Off oynadık. Demirspor, her zaman şampiyonluğu hedefler. Aslında asıl amaç şampiyon olmak değil. Asıl amacımız şampiyonlukla birlikte profesyonel futbolcular yetiştirmek. Oyuncularımızı iyi yerlerde görmek bizi mutlu eder. U-14’te şampiyon olduğumuz gibi U16’da da tek hedefimiz şampiyonluk” dedi. “Orduspor maçı önemli” Cumartesi günü Orduspor U–16 Takımı ile önemli bir maça çıkacaklarını söyleyen Konanç, “U–16 Turnuvası’nda toplam 6 takım yer alıyor. Favorilerden biri de biziz. Ama en önemli maçımızı Cumartesi günü Orduspor ile oynayacağız. Eğer Orduspor’u yenersek çok büyük avantaj yakalarız” ifadelerini kullandı.Demirspor U-16 Takımı, Cumartesi günü saat 10:00’da Durugöl’de Orduspor U-16 ile önemli bir maç oynayacak. (orduhayat)


MİR KUZEY 384 SAYI