Issuu on Google+

Dursun Ali Akınet

50. Sanat Yılını Kutladı Ordu Valiliği, “Halil İbrahim” ve “Yolun Sonu Görünüyor” türküleri başta olmak üzere çok sayıda eseri kaleme alan ve şiir kitabı çıkartan Şair Dursun Ali Akınet’in 50. sanat yılını, düzenlediği bir konserle kutladı.

Komisyonda Kabul Edildi Ordu’yu büyükşehir yapacak olan kanun teklifi İç İşleri komisyonunda kabul edilerek meclise sevk edildi.

GÜNLÜK TARAFSIZ SİYASİ GAZETE

YIL: 2

Turkcell Yönetim Kuruluna Atandı

TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Ak Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat yaptığı açıklamada: “Ordu Büyükşehir kanun teklifimiz içişleri komisyonunda MHP muhalefetine rağmen kabul edildi. İnşallah Perşembe günü de Genel kurul’da görüşüyoruz. Hayırlı olsun” dedi. 5’te

FATSA’DAN KARADENİZ’E 13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Görevden Alınmaları Kolaylaşıyor 5’te

www.gazetekuzey.com

Dursun Ali Akınet’in 50. Sanat Yılı Kutlama Konserine, şiirlerini besteleyen ve seslendiren Türk Halk Müziği sanatçıları Musa Eroğlu, Şükriye Tutkun, Mehmet Gümüş, Zeynep Asya, Ali Osman Erbaş, Yusuf Gül ve Ata Bahri Çağlayan katıldı. Dursun Ali Akınet’in yaşantısından kesitler aktaran Vali Orhan Düzgün, “Dursun Ali Akınet”in aslında çok çileli ve zorlu geçen bir çocukluğu var” dedi. 7’de

Büyükşehir Kanun Teklifi

SAYI:334

FİYAT: 50 Krş.

Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Hilmi Güler, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Turkcell Yönetim Kurulu Üyeliği’ne getirildi. 3’te

38 Yıldır Neredeydiniz? ÖZEL

HABER

38 yıldır çökük durumda trafiğe açık olan Elmaköy köprüsü ani bir kararla trafiğe kapatıldı. Köprüye çürük raporu verildi ancak köylüler yasağa aldırış etmeden, köprüden geçiş yapmaya devam ediyor.

“Akif’i Anlatarak Bitirmek Mümkün Değil”

“Kimse Sahip Çıkmadı”

Cesareti ve İş Bitiriciliği Gün Yüzüne Çıktı

Belediye Meclisi 74 Üyeden Oluşacak

Ünye Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi inşaatında yapılması gerekli olan eksikliklerin giderilmesi için Ordu Valiliğinin yaptığı öneriye Bakan onay vermeyince, Vali Düzgün yetkisini kullanarak sorunu çözdü .

PUSULA

Bakanlık bürokrasisini aşamayan Ordu Valisi Orhan Düzgün ilgili yerel bürokratlardan oluşan bir komisyon kurdurarak konu ile ilgili bir değerlendirme yapmalarını emretti. Komisyon değerlendirme raporuna göre inşaatın gecikmesi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği gibi öğrencilerin can ve mal güvenliği açısından tehlike arz etmekteydi. Komisyon kararları doğrultusunda harekete geçen Ordu Valiliği inşaatın bitirilmesini sağladı. Nezaketi ve kibarlığı ile tanınan Vali Düzgün’ün cesareti ve iş bitiriciliği de bu gelişmeyle gün yüzüne çımış oldu. 4’te

Mustafa Kemal KAYMAK

Herkes Üzerine Düşeni Yapmalı, Taşın Altına Elini Sokmalı 03

Büyükşehir statüsü kazanmasına kesin gözüyle bakılan Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Meclisi de büyük olacak. Tüm il genelindeki seçmenlerin oylarıyla seçilecek Büyükşehir Belediye Meclisi, Büyükşehir Belediye Başkanı dahil 74 üyeden oluşacak. 3’te

Emekli Ordulular Korosu Şefliğini Fatsa Belediyesi eski Başkanlarından Yener Topaloğlu’nun yaptığı ve çoğunluğunu Ankara’da yaşayan emekli Orduluların oluşturduğu, Türk Sanat Müziği Korosu çalışmalarını aralıksız sürdü3’te rüyor.

İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü nedeniyle, Fatsa Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu ve Hatice Bahattin Şener İlkokulu tarafından düzenlenen program izleyenlerden tam not aldı. 8’de

Önemsenmeyen Kulak Akıntıları Sağır Yapıyor

Kulak akıntılarının birçok sebebi olduğunu, dış kulak, orta kulak, kulak zarı ve iç kulak hastalıklarından kaynaklanabileceğini belirten Fatsa Devlet Hastanesi doktorlarından Op. Dr.Gülizar Erarslan, önemsenmeyen kulak akıntıları konusunda 9’da uyardı.

SATIRBAŞI

Çatalpınar ilçesine bağlı Elmaköy köyünde Çamaş ve Çatalpınar ilçelerini birbirine, 4 köyü de Fatsa-Aybastı karayoluna bağlantısını sağlayan köprü 1974 yılında yapıldı ancak 1 yıl sonra yarısından hasar gördü. Köprüde 38 yıldır trafik akışı sağlanıyordu ancak 1 ay önce çürük raporu verilmesiyle köprü trafiğe kapatıldı. Köy sakinlerinden Fikri Karadere; “Köprü 1974 yılında yapıldı, 1975 yılında çöktü, çöktükten sonra kimse sahip çıkmadı” dedi. 5’te

Yrd. Doç. Dr.

Ahmet FİDAN Cybersapience İnsan Topluluğunda Din ve Tanrı Kavramı

05


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Sayfa

2

Namaz Vakitleri

TE

BE

SS

Hava Durumu

Ü M

ORDU’da BUGÜN HAVALAR NASIL?

bizi maçcı yaptı ya bu herifler

Çok Bulutlu EN DÜŞÜK : 14 C EN YÜKSEK : 19 C

ORDU NAMAZ VAKİTLERİ İmsâk: Güneş: Öğle: İkindi: Akşam: Yatsı:

04:11 05:37 11:44 15:01 17:40 18:58

Günün Fıkrası

benim işim foto çekmek ara sıra da çekinelim

Tarihte Bugün

1781 : Alman kökenli İngiliz astronom William Hershel, Uranüs gezegenini keşfetti Güneş sisteminin yedinci gezegeni olan Uranüs’ün daha önceleri bir yıldız olduğu sanılıyordu

off be yoruldum biraz dinleneyim

1954 : Cemal Reşit Rey konser vermek üzere Yugoslavya’ya gitti. 1979 : İstanbul’da özel öğrenci yurtları kapatıldı. 1983 : Beylerbeyi’nde restore edilmekte olan tarihi İsmail Hakkı Efendi Yalısı gece çıkan yangında tamamen yandı Yalının yanındaki 205 yıllık Beylerbeyi Camii’nin kubbesi de tamamen yandı.

en soldaki bizden değil o misafir

Bir gün Bismark, harpte yararlilik gösteren bir askere madalya takarken: -Asker, 100 altın mı istersin, yoksa bu madalyayı mı? Asker: -Madalyanın kıymeti nedir? der. Bismark: -Maddi değeri aşağı-yukarı üç altın, diye cevap verir. Asker : -Öyleyse 97 altınla madalyayı isterim! ************************************* Babası önündeki boş resim kağıdına bakan Selin`e sordu: -Kızım ne resmi yapıyorsun? -Babacığım,çimenlikte bir keçi resmi yapıyorum. -Nerede o çimen? Ben göremiyorum. -Hepsini keçi yedi. -Eee!Keçiyide göremiyorum. -Yiyecek birşey bulamayınca oda gitti.

1984 : Gümrük kaçakçılığı davasından yargılanan Abuzer Uğurlu Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. yanında küçücük çıktım ya

1987 : Uluslararası Halter Federasyonu, halterci Naim Süleymanoğlu’na, Türkiye’ye iltica tarihinden 6 Aralık1987 tarihine kadar yarışmalardan men cezası verdi. 1992 : İstanbul Ticaret Odası yönetim kuruluna ilk kez bir kadın seçildi. 1996 : Efes Pilsen basketbol takımı Avrupa Koraç Kupası’nı aldı.

la ben zaten kiloluyum çok sıkıştırdınız beni ya

2009 : Ankara ile Eskişehir arasında hizmet verecek yüksek hızlı tren, seferlerine başladı. Erdoğan’ın kullandığı tren, 250 km hıza ulaştı.

maşşallah deyin haaa

çok mu açtım gözlerimi

Bu sayfamızda yer almak istiyorsanız, sizde fotoğraflarınızı gönderin... tebessum@gazetekuzey.com

www.gazetekuzey.com

Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına Tüzel Kişi Temsilcisi

Niyazi YEŞİLLER Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Muhabirler Muhsin Yılmaz Resul Koşar Taner Şen Genel Yayın Yönetmeni Beytullah Şeker Nusret Yeşiller Haber Merkezi Görsel Yönetmen Ahmet Alkan Engin YARAN Hukuk Danışmanı Sayfa Editörü Av. Doğan Pehlivan Emrah Çoşkun Reklam Haber Müdürü Erkan Kaş Betül Yeşiller Oğuzhan Yılmaz Dizgi-Grafik Grafiker Yeşiller Grafik Tasarım İlkay Yeşiller www.yesillermatbaa.com İnternet Editörü Dağıtım Çiğdem Akyol Şah Medya Ajans Yayın Türü Yerel Süreli Gazetemiz İHA Abonesidir. Gazetemiz basın ahlak kurallarına uymayı taahhüt eder. Köşe yazıları ile ilgili hukuki sorumluluk yazarlara aittir. Baskı Tesisi Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Yeşiller Grafik Tasarım Reklam ve Matbaa

Adres MKP. Mah. Şehit Polis Erkan Alışır Cad. No:29 Fatsa/ORDU Tel : 0452 407 10 11 Faks : 0452 407 10 12 E-Posta : gazetekuzey@gmail.com

Şifalı Bitkiler

Manolya ağacının kabuğu antidepresan özelliğe sahip Manolya ağacının kabuklarında bulunan 2 aktif madde anti tümör ve iltihap kurutucu özellikleriyle beraber anti depresan etkiye de sahip. Honoikol ve magnolol, geleneksel Çin tıbbında solunum ve bağırsak sorunlarını çözmek için kullanılan manolya ağacının kabuklarında bulunan 2 aktif madde. Manolyanın geleneksel tıpta kullanım alanları nelerdir? Manolyanın kabuğu ve tomurcukları şifalı özellikleri nedeniyle kullanılır. Tomurcukları sinüs tıkanıklıkları ve sinüs baş ağrıları için oral yolla veya merhem olarak kullanılır. Manolya kabuğunun ise daha geniş bir kullanım alanı var.Manolya kabuğunun yer aldığı bitkisel ilaçlar akciğer ve bağırsak sorunları için kullanılır. Son zamanlarda manolyada bulunan magnolol ve honokiol maddeleri bazı kanser türlerini tedavi etmedeki potansiyeli nedeniyle bilim adamlarının dikkatini çekiyor. Magnolol ve honokiol nevroz, anksiyete, felç ve başağrısı te-

davisinde uzun zamandır kullanılıyor. Son çalışmada Çin Nanjing Üniversitesinden bir grup araştırmacı honokiol ve magnolol karışımlarının antidepresan etkisini fareler üzerinde yaptıkları deneylerle test ettiler. Deneyde kullanılan stres faktörleri farelerin serotonin ve adenilil siklaz seviyelerini çok düşük düzeylere düşürülmüş. Serotonin nedir? Serotonin ya da 5-hidroksitriptamin beyinde, kanda, sindirim yollarında ve beyin epifizinde bulunan bir hormondur. Hem bir nörotransmiter (beyin hücrelerinin birbirleriyel ve vücudun diğer hücreleriyle haberleşmesini sağlayan kmyasallar) hem de bir vazokonstriktör(damar büzücü) olarak çalışır.Beyinde serotonin eksikliği depresyona neden olur. Serotonin duygular, vücut sıcaklığı, ruhsal durum, uyku, cinsellik ve iştah üzerinde de önemli rol oynar. Beyindeki serotonin üreten serotonerjik nöronlar çocuklarda normal değilse ani bebek ölümü sendromuna yol açabilir.

2012 : Sivas’ta, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nin yakılması ve 37 kişinin ölümüne ilişkin 7 sanık hakkındaki dava, zaman aşımı nedeniyle düşürüldü.

KOÇ

BOĞA

İKİZLER

YENGEÇ

ASLAN

BAŞAK

21 Mart - 20 Nisan

21 Nisan - 21 Mayıs

22 Mayıs - 21 Haziran

22 Haziran - 23 Temmuz

22 Temmuz - 23 Ağustos

24 Ağustos - 23 Eylül

Gün ortasına kadar kendinizi kısıtlanmış hissedebilirsiniz. Sosyal çalışmaların ve büyük yardım kuruluşlarının getirdiği temalar üzerinde durabilirsiniz. Önemli fedakarlıklar sizi bağlayacaktır. Ay burcunuza geçtiğinde geçmişin etkileri biraz olsun azalacak. Daha kararlı olmanız gereken kişisel konulara hakim olmak, yeni adımlara yönelmek söz konusu.

İçinde bulunduğunuz grubun sosyal değerlerinde değişiklikler, size getirdiği ilham alacağınız konular var. Bir parça kendinizden vereceğiniz, karşılıksız paylaşımlara yöneleceğiniz gelişmelere yakın durun. Yeni bir organizasyon içinde yer alarak somut işler çıkarabilirsiniz. Gün ortasından sonra istikrarsız zamanlar var. Kontrol duygunuzu kaybedebilirsiniz.

İş hayatında yaratıcı etkiler, size esin kaynağı olan çalışmalar içindesiniz. Ancak bir yandan da mesleki konularda daha tutarlı hedefler belirlemeniz gerek. Gün ortasından sonra hayatınıza hareket giriyor. Yeni gruplar, arkadaşlar ve sosyal imkanlar hayatınıza taze enerjiler taşıyacak. Bir grubun içinde farklı anlayışlar geliştirmek, yeniliklere açık olmanın tam zamanı.

Yurt dışı ve uzaklarla ilgili konular aynı zamanda din ve inançlarla ilgili sorgulamalar getiriyor. Bu alanda bazı karmaşalar içinde olabilirsiniz. Belki de eğitim hayatınıza ilişkin kararsızlıklar öne çıkabilir. Gün ortasından sonra daha bilinçli olmanız gereken işler var. İşe ait amaçlar, alternatif hedefler peşinde olacaksınız. Ani gelişmeler yeni görevlere dikkat çekebilir.

Gün ortasına dek başkaları ile olan parasal bağlarınıza odaklısınız. Farkında olmadığınız riskler kendi kaynaklarınız adına sorun yaratabilir. Eşin ya da ortağın para durumuna ilişkin belirsizlikleri dikkate almalısınız. Daha sonra hayata karşı daha cesur ve girişken olacağınız adımlar atılabilir. Önceden başlattığınız iletişim ve medya konuları hızlanacak.

Uzun zamandır beklediğiniz süreç başlıyor. Ortaklıklarda yenilenmeler, önemli başlangıçlarla moral kazanıyorsunuz. Ortağın yaşadığı değişim de size olumlu yansımakta. Yeni bir ortaklık üzerinden kazanımlar elde edebilirsiniz. Anlaşmalar, başkalarının getirdiği kalıcı öneriler size güven verebilir. Ancak parasal paylaşımlarda daha dikkatli olunması gereken bir dönem.

TERAZİ

AKREP

YAY

OĞLAK

KOVA

BALIK

24 Eylül - 22 Ekim

23 Ekim - 22 Kasım

23 Kasım - 22 Aralık

23 Aralık - 20 Ocak

21 Ocak - 18 Şubat

19 Şubat - 20 Mart

İş ortamında başlayan değişiklikler hızlanıyor. Ancak daha ilkeli ve tutarlı çalışmalar içinde bulunmalısınız. Yaratıcı yanlarınızı artistik biçimde iş konularına aktarabilirsiniz. Biraz dinlenmek ve bedene ait konulara da özen göstermek gerekiyor. Gün ortasından sonra ikili ilişkilerde sizi oyalayan ve hareketli kılan etkilerle bir aradasınız.

Hayal gücüne dayalı işler ve yaratıcı açıdan sizi zenginleştiren konularla ilgilenebilirsiniz. Ancak bir yandan da çocuklarla ilgili temalar sizi oyalıyor. Yine bu dönem aşkta kendinizi kaptırmaya açıksınız. Gözü kapalı hareket etmekten kaçının. Neyse ki gün ortasından sonra önemli öncelikleriniz var. İşte aldığınız sorumluluklar, hızlı hareket etmeniz gereken yeni konular olacak.

Kendinizden verdiğiniz, bazı çözülmeler yaşadığınız yuvaya ait sorunlar sürmekte. En azından eldeki kaynakların daha dikkatli kullanılması adına gerçekçi olma gereği duymalısınız. Gün ortasından sonra canlı ve farklı duygular içinde olacaksınız. Yeni heyecanlar, hobilerde ve keyif alınan konularda yenilikler yapmak sizi harekete geçirecek.

Son derece canlı ve hareketli koşullar beliriyor. İletişim ve kısa yolculuklar hızlı biçimde hayatınıza girebilir. Bu gelişmelerin getireceği fırsatlar üzerinde durabilirsiniz. Düşüncelerinizi yenilemeniz, değişik öğretilere yakın durmanız sizi her açıdan geliştirecektir. Yakınlar ya da kardeşlerle olan ilişkilerde oldukça keyifli zamanlar yaşanabilir. Evdeki sorumluluklar devam ediyor.

Para durumunuzla ilgili konularda yenilenmeler söz konusu. Bu alanda daha cesur kararlar alabilir, akılcı planlarınıza hız verebilirsiniz. Ancak yaşanan dalgalanmalar giderlerdeki artışın süreceğini gösteriyor. Çalışma kapasitenizi iyi kullanmak yolu ile işten gelecek kaynakları sağlam kılabilirsiniz. Ödemelerinizle ilgili yeni planlar yapmalısınız.

Yükselen enerjiniz sizi hareketli kılıyor. Ay’ın burcunuzdaki yolculuğu eklenince dikkat çekici olmayı başaracaksınız. Kendi şansınızı yaratabileceğiniz etkilerle ilerlemek, yeni projeleri hayata geçirmekte kararlısınız. Ancak gün ortasından sonra gündeminiz değişecek. Gelir ve giderler yeniden hesaplanacak. Yaratıcı yeteneklerinizi kullanarak kaynak yaratmaya çalışın.


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Sayfa

Ordu Büyükşehir

Belediye Meclisi 74 Üyeden Oluşacak Büyükşehir statüsü kazanmasına kesin gözüyle bakılan Ordu Belediyesi’nin Meclisi de büyük olacak. Tüm il genelindeki seçmenlerin oylarıyla seçilecek Büyükşehir Belediye Meclisi, Büyükşehir Belediye Başkanı dahil 74 üyeden oluşacak.

Ordu’nun Büyükşehir olma yolunda son viraja girmesinden sonra ayrıntılarda ortaya çıkmaya başladı. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Belediye Meclis Üye sayısı 74 olacak. Her ilçe nüfus sayısına göre Büyükşehir Belediyesine meclis üyesi verecek. Tüm il genelindeki seçmenlerin oylarıyla seçilecek Büyükşehir Belediye Meclisi, Büyükşehir Belediye Başkanı dahil 74 üyeden oluşacak. Büyükşehir Belediye Meclisinin oluşumu Büyükşehir Belediye Meclisi’nin sayısal oluşum kriteri de nüfusa endeksli. Bu değerlendirme bazında seçim sonrası çeşitli partilerden oluşan ilçe belediye meclisleri, Büyükşehir’e beşte bir oranında temsilci gönderme hakkı kazanıyor. En

fazla üyeyi 3 büyük ilçe Merkez ilçe, Ünye ve Fatsa 6 tane meclis üyesini büyükşehir belediye meclisine gönderecek. Akkuş, Aybastı, Gölköy, Korgan, Kumru, İkizce, Perşembe 3 ‘er kişi, Çatalpınar,Çaybaşı,Gürgente pe,Kabataş, Mesudiye,Ulubey 2,Çamaş,Gülyalı,Kabadüz ise bir kişi ile büyükşehir belediye meclisinde temsil edilecekler. Ordu’nun büyükşehir meclisi, bu hesaplamalarla bütün ilçelerden gelen 54 üye, her ilçe belediye başkanının doğal büyükşehir meclis üyesi olması nedeniyle 20 üye ve büyükşehir belediye başkanı olmak üzere toplam 74 kişiden oluşacak. İlçelerin belediye meclisi nasıl oluşacak? Ordu’nun ilçeleri nüfusa orantılı olarak çeşitli sayılarda

belediye meclislerinden oluşacak. Buna göre en kalabalık ilçe meclisleri, Ordu Merkez, Ünye ve Fatsa Belediye Meclisleri olacak. Nüfusu 100 binden fazla olan bu ilçelerde meclisler 31 üye ve bir başkandan oluşacak ve ilçe belediye başkanına ilaveten %20 si büyükşehir meclisinde de görev yapacak. Nüfus oranına göre ilçe belediye meclisinin sandalye sayıları şu şekilde olacak. Nüfusu 10 binin altında olan ilçelerin meclisi 9 kişiden oluşacak, nüfusu 10 bin bir-20 bin arası ilçelerin meclis üye sayısı 11, nüfusu 20 bin bir-50 bin arası ilçelerin meclis üye sayısı 15, nüfusu 50 bin bir-100 bin arası ilçelerin meclis üye sayısı 25, nüfusu 100 bin bir-200 bin arası ilçelerin meclis üye sayısı 31 Bu tabloya göre Ordu Valiliğinin açıkladığı ilçelerin nüfus dağılımlarına göre İlçeler bazında Büyükşehir Belediye meclis üyeleri dağılımı şu şekilde olacak: Merkez: 6 +1, Akkuş : 3 +1 Aybastı:3+1 Çamaş 1+1 Çatalpınar : 2 +1 Çaybaşı :2 +1 Fatsa :6+1 Gölköy :3+1 Gülyalı : 1+1 Gürgentepe :2+1

İkizce : 3 +1 Kabadüz : 1 +1 Kabataş :2 +1 Korgan : 3+1 Kumru : 3+1 Mesudiye : 2 +1 Perşembe :3+1 Ulubey : 2+1 Ünye : 6+1üye gönderecek (NOT: +1’ler o ilçelerin belediye başkanlarıdır.) Nüfusu 10 binin altında kalan Gülyalı, Çamaş, Kabadüz ilçeleri belediye meclisi 9 üyeden oluşuyor. Gülyalı, Çamaş, Kabadüz büyükşehir meclisine sadece 1 üye ve Belediye Başkanlarını doğal üye olarak gönderecek. İlçe meclisinden, büyükşehir meclisine seçim işlemi Ordulu seçmenin kafasındaki en önemli sorulardan birisi de; peki Büyükşehir Belediye Meclis üyesi nasıl seçilecek? Bunun cevabı da, büyükşehir meclisi, tıpkı genel seçimlerde milletvekili dağılımı gibi yapılacak hesaplamayla belirlenecek. Yani, yerleşim biriminde kullanılan geçerli oylardan önce %10 seçim barajı düşülecek. Kalan rakam bölünerek büyükten başlamak kaydıyla hangi partinin kaç meclis üyesi çıkaracağını ve hangilerinin büyükşehir meclisine gideceğini belirleyecek

Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Hilmi Güler, SPK Tarafından

Turkcell Yönetim Kurulu Üyeliği’ne Atandı Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Hilmi Güler, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Turkcell Yönetim Kurulu Üyeliği’ne getirildi. Bu atama kamuoyunda “Turkcell’de gece yarısı operasyonu” ve “ AK Turkcell dönemi başladı” şeklinde yorumlandı Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Kurumsal Yönetim İlkelerinden bağımsız yönetim kurulu üyesi seçimine ilişkin uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi amacıyla Turkcell'e bağımsız üye olarak Ahmet Akça, Atilla Koç ve Mehmet Hilmi Güler atandığını açıkladı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Turkcell'in Yönetim Kurulu üyelerinden, Mehmet Bülent Ergin, Tero Erkki Kivisaari ve Oleg Adolfoviç Malis'i Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden alarak, yerlerine Ahmet Akça, Eski Turizm Bakanı Atilla Koç ve Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Mehmet Hilmi Güler'i atadı. Konuya ilişkin SPK’dan ya-

pılan açıklamada, "Yönetim kurulu üyeliğine atanan kişilerin, yerlerine usulüne uygun olarak yeni bağımsız üyeler seçilip göreve başlayana ya da Kurulumuzca bu konuda yeni bir karar alınıncaya kadar görev yapmalarına" karar verildiği ifadesi yer aldı. 7 yıl Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 10 yıl AK Parti Ordu Milletvekilliği yapan, Bakanlığı döneminde gerek ülke genelinde gerekse Avrupa ve Orta Asya coğrafyasında gerçekleştirdiği enerji atılımlarıyla önemli bir yer tutan, Ordu'nun en önemli sorunlarına el atarak bugün temeli atılan veya açılışı yapılan yatırımları gerçekleştiren M. Hilmi Güler, yeni atandı-

ğı Turkcell Yönetim Kurulu üyeliği görevine de başladı. Turkcell Yönetim Kuruluna üyeliğine atanması ile ilgili konuşan Hilmi Güler,"Bu görevimde de başarılı olacağıma inanıyorum" dedi. NE KADAR MAAŞ ALACAK? Turkcell yönetiminin yaptığı 2010 tarihli Genel Kurul'da alınan karara göre, Hilmi Güler ayda yaklaşık 20 bin Türk lirası maaş alacak. Turkcell İletişim Hizmetleri'nin yönetiminin 29 Nisan 2010'da gerçekleştirdiği Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda "25 Şubat 2010 tarihinden geçerli olmak üzere ve görevleri süresince, Yönetim Kurulu

Başkanı'na, yıllık net 250 bin Euro ve her bir Yönetim Kurulu Üyelerine ise yıllık net 100 bin Euro huzur hakkı ödenmesine" karar verildi.

Emekli Ordulular Korosu Şefliğini Fatsa Belediyesi eski Başkanlarından Yener Topaloğlu’nun yaptığı ve çoğunluğunu Ankara’da yaşayan emekli Orduluların oluşturduğu, Türk Sanat Müziği

Korosu çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fatsa Belediyesi eski Başkanlarından Yener Topaloğlu’nun şeflik yaptığı, Orduspor’un eski futbolcusu Deve Cemal lakaplı Cemal Baş ve Alanoğlu Durmuş’un eşleriyle birlikte yer aldıkları koroda, sanatçı Elif Güreşçi’nin babası Av. Hüseyin Güreşçi, milletvekili merhum Hamdi Mağden’in kızı Çağlayan Hanım, Ömer Şengül ve Mustafa Şensoy gibi Orduluların yakından tanıdıkları kişiler de var. Koronun saz heyetinde ise ritm sazda eski Ordu Milletvekillerinden Yılmaz Sanioğlu’nun eşi Neşe Sanioğlu yer alırken Mahmut Tuncer ile Fatsalı emekli öğretmen

Ali Bey de udi olarak görev yapıyor. Şefliğini, ayni zamanda bestekar ve TSM Sanatçısı da olan eski Fatsa Belediye Başkanlarından Yener Topaloğlu’nun yaptığı koro, Ordu Tanıtım Günlerinde ilk konserini verdi. İzleyenlerin beğenisini kazanan koronun Ankara Oran’daki Monica Otelde verdiği konsere, THM’nin ünlü sanatçısı Ümit Tokcan ile birlikte eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da iştirak etti. Koro elemanları, 5 Mayıs’ta Resim ve Heykel Müzesinde verecekleri konser için vakıf binasındaki çalışmalarını, her pazar günü aralıksız sürdürüyor.

3

PUSULA Mustafa Kemal KAYMAK mkkaymak@hotmail.com

Herkes Üzerine Düşeni Yapmalı Taşın Altına Elini Sokmalı “Fatsa’nın, tüm dünya kamuoyunca adından başka neyi biliniyor ve neyi ile tanınıyor dersiniz? Hiç bir şeyi ile… Turizm yatırımları, kültürel değerlerini ön plana çıkaracak varlıkları, eğitimde parmakla gösterilecek başarıları, adını tarihe altın harflerle yazdıracak siyaset adamları hiç olmadı. Dedik ya, bir tek adı tarih sayfalarında benliklerde hiç silinmemek üzere yerini aldı. Dönem belgeselleri olmasa, tarihe ışık tutacak kitaplar olmasa, bir adresi anlaşılır tarif etmek için kodlama yaparken alfabede F harfi olmasa, adı da yok olup gidecekti. Buna da şükür. Şükür ama yine de yetmiyor işte… Bir şeyler yapmak lazım. Fatsa’yı, Fatsalıları yani bizleri tüm kamuoyuna anlatacak, “biz yok olmadık buradayız” dedirtecek, tanıtımına katkı sağlayacak bir şeyler yapmak lazım. Peki, ne yapmalı? Bir şehrin tanıtımında ve daha geniş coğrafyaya ulaşmasında turizmi, kültürel değerleri, sanatı ve eğitimi kadar sporu ve spordaki başarısı da önemlidir. O nedenle sporuna katkı sağlamalı. Medeniyetleri bir araya getiren, dostluğun, kardeşliğin ve barışın sağlanmasında aracı unsur olan spor ve sporda alınan başarılar değil mi? Ben de bu hafta gündemdeki spor kulübümüz olan Fatsa Belediye Spor’un şu an içinde bulunduğu durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Fatsa Belediye Spor geçmiş yıllarda 3. lige kadar yükselmiş, başarılara imza atmış, ilçemizin tanıtımına katkı sağlamış ama özellikle mali yetersizlikler ve kötü yönetim biçiminden dolayı kısa sürede küme düşmüş ve şehri üzüntüye boğmuş. Şimdi ise… Fatsa Belediyesinin yoğun desteği ve yöneticilerin çabalarıyla yapılan etkinlikler ve çalışmaların ardından bir amatör takımın yapamayacağı transferler yapıldı. Teknik heyetinden sporcusuna kadar, profesyonel kadrolar kurularak hazırlıklara başlandı. Birçok amatör takımda olmayan mali bütçeyle BAL ligi maçlarına çıkıldı. Bu mali kaynakta kolay elde edilmemişti. Fatsa Belediyesinin manevi desteğiyle sağlanan bu mali kaynak, Fatsa Belediye Spor’u buralara kadar getirdi. Yeterli mi? Yeterli değil elbette… Çünkü şu sıralar ligde şampiyonluk mücadelesi veriyor. Belki de bugüne kadar harcanan para kadar mali kaynak gerekiyor. Sakın yönetim böyle bir kaynağa ihtiyacımız yok demesin… Çünkü İstanbul’da yapılacak olan gece tamamıyla takıma gelir amacıyla yapılıyor. O nedenle; Belediye spor başkan ve yöneticileri taşın altına elini sokmalı ve Fatsa Belediye Spora mali kaynak sağlanması için öncülük yapmalı. Elbette sadece belediyenin ve birkaç özverili insanın desteğiyle bu kaynak bulunmaz. Şehrimizin sivil toplum örgütleri, odaları, dernekleri, işadamları bu işe sahip çıkmalı ve destek vermeli. 3. lige çıkma konusunda bu hava yakalanmışken, ilçemizin adını duyurmaya ve kamuoyuna tanıtmaya ramak kalmışken, kimse bana ne dememeli ve elinin tersiyle bir kenara itmemeli. Gerekirse bütün odalar üyelerinden bu konuda yardım talebinde bulunmalı, işadamları ellerinden geldiğince destek vermeli. Bunu Fatsa’nın birlik ve beraberliği için yapmalılar. Aksi halde havanda laf dövmüş olursunuz. Fatsa’yı seviyorum demekle iş bitmiyor, Fatsa’yı sevdiğinizi göstermek zorundasınız. Haydi, bugünden itibaren hep birlikte spora ve sporcularımıza sahip çıkalım. Çünkü Fatsa Belediye Spor, Fatsa’nın adını temsil edecek” Evet, bugüne kadar yaşanan tüm olumsuz gelişmeleri ve eleştirileri bir kenara bırakarak Fatsa Belediye Spor’a 3.lig yolunda sahip çıkılmalı ve gereken destek verilmeli. Birlik ve beraberlik içerisinde olunduğunda neler yapabileceğimizi yedi düvel duymuşken, siyasi çekişmeleri, kişisel hesaplaşmaları bir kenara bırakabilmeliyi başarmalıyız. Fatsa’da yaşayan bireyler olarak bu güce ve inanca sahip olduğumuz unutulmamalı. Geçtiğimiz yıl elimizden kaçırdığımız birinciliği bu yıl kaçırmamalıyız. Aksi takdirde buna tahammül edemez, yıllarca hayıflanır dururuz. Çünkü 3. lige çıkmak için bu yıl son şansımız. Neden mi? Çünkü hem böyle bir hava hem de böyle bir para bir daha bulunmaz. Ondan sonra 3. lige çıkmak hayal olur diye düşünüyorum. Şimdi ne yapılmalı? Elbette ki bir şeyler yapmalı… Siyasetçilerden gazetecilere, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden, işadamlarına ve vatandaşlara kadar herkes birlik ve beraberlik içinde üzerine düşen görevi yerine getirmeli ve taşın altına elini sokmalı. Kısacası, bu saatten sonra lazım olan, para… Para, para, para… 3. lige çıkmanın tek yolu bu!


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Sayfa

4

Nezaketi ve Kibarlığı ile Tanınan Vali Orhan Düzgün’ün

Cesareti ve İş Bitiriciliği de Gün Yüzüne Çıktı Ünye Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi inşaatında zaruret arz eden eksikliklerin giderilmesi için Ordu Valiliğinin yaptığı öneriye Bakan onay vermeyince, Vali Düzgün yetkisini kullanarak sorunu çözdü . ro, basketbol ve voleybol oyun sahası, perde duvar v.b.- bazı eksiklerinin %10 ilave işler kapsamında yapılması yönünde 20 Mayıs 2010 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına başvuran Ordu Valiliği, 671.877 TL tutarında ödenek talep eder. Milli Eğitim Bakanlığı Yatırımlar ve Tesisler Genel Müdürü Sait Altınay 28 Haziran 2010 tarihli yazısı ile Ordu Valiliğinin talebini ‘isabetli bulmadığını’ bildirir. Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Eğitimi Genel Müdürlüğünün 11 Mart 2008 tarih ve 991 sayılı onayı ile kurulan Ünye Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi 2008-2009 eğitim yılında 52 kayıtlı öğrencisi ile Mehmet Akif Ersoy İlköğretim okulunun bahçesinde yapılan geçici dersliklerde öğretime başlar. Ağustos 2009’da yapılan 7 milyon sözleşme bedelli ihalenin ardından okul, pansiyon ve uygulama otelinden oluşan kampüs inşaatına 1 Aralık 2009 tarihinde başlanılır. KAMU YARARI 31.12.2011 de bitirilmesi öngörülen projenin inşaatı aşamasında ortaya çıkan bazı eksikliklerin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığına başvuran Ordu Valiliğinin istekleri, bizzat dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu tarafından reddedilir. Ordu Valiliği geri adım atmaz. Vali Düzgün inşaatın bir an önce bitirilmesi

için kararlıdır. Çünkü eksikliklerin %10 ilave işler kapsamında yapılmasında kamu yararı olduğu gibi can ve mal güvenliği açısından da zorunludur. İNŞAAT BİTMELİ Bakanlık bürokrasisini aşamayan Ordu Valisi Orhan Düzgün ilgili yerel bürokratlardan oluşan bir komisyon kurdurarak konu ile ilgili bir değerlendirme yapmalarını emreder. Komisyon değerlendirme raporuna göre inşaatın gecikmesi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği gibi öğrencilerin can ve mal güvenliği açısından tehlike arz etmektedir. Komisyon kararları doğrultusunda harekete geçen Ordu Valiliği inşaatın bitirilmesini sağlar. “İSABETLİ DEĞİL” Ünye Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi inşaatı projesinde bulunmayan Anfi tiyat-

KANUNA AYKIRI Bunun üzerine Ordu Valisi Orhan Düzgün imzalı ve 30 Eylül 2010 tarihli yazı ile öğrencilerin can güvenliği açısından zorunlu görülen imalatların gerçekleştirilmesi adına, ‘konunun yeniden değerlendirilerek, projenin bir bütün halinde ve bir an önce tamamlanabilmesi açısından, söz konusu eksikliklerin % 10 ilave işler kapsamında yapılması için gerekli onayın verilmesi talep edilir. Milli Eğitim Bakanlığı Yatırımlar ve Tesisler Daire Başkanlığı görüşünü değiştirmez. 4 Kasım 2010 tarihli yazı ile Ordu Valiliğinin ilave iş yaptırılması teklifi, ‘4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa aykırı ‘ olduğundan uygun bulunmaz. TEKNİK HEYET Yatırımlar ve Tesisler Daire Başkanlığının olumsuz yanıtı-

nın ardından Ordu Valisi Orhan Düzgün dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya bizzat gönderdiği 24 Nisan 2011 tarihli yazıda konunun önemi ve aciliyetini bildirirken, yerinde keşif yapılması için bir teknik heyet gönderilmesini Bakanın takdirlerine sunar. Nisan 2011 ortalarında Ünye’ye gelerek keşif yapan heyetin görüşünün olumsuz olması üzerine, dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu Ordu Valiliğine gönderdiği 2 Haziran 2011 tarihli yazısıyla, ilave iş yaptırılması teklifinin ‘4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa uygun olmadığını’ bildirir. KOMİSYON TOPLANTISI Bakanlığın olumsuz görüşlerinin ardından Ordu Valisi Orhan Düzgün inşaattaki sıkıntıların görüşüleceği bir komisyon toplanmasını ister. Vali Yardımcısı ve Komisyon Başkanı Erdem Kıyak, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mustafa Yılmaz, Ünye Kaymakamı Dr. Osman Günaydın, İl Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Uzun ve İl Çevre ve Şehircilik Müdürü Bulut Çubuk’tan oluşan komisyonda ‘ Ünye Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi inşaatındaki eksikliklerin yeni bir ihale gerçekleştirmeden 2009 yılı fiyatları ile yapılmasında ekonomik kazanç sağlanacağı ve kamu yararı oluşacağı, inşaatın kısa sürede ta-

mamlanarak eğitim ve öğretime açılması gerektiği aksi halde telafisi mümkün olmayan sıkıntılar doğacağı, eksikliklerin tamamlanmasının can ve mal emniyeti açısından zaruri olduğu ve inşaat için yeterli ödeneğin bulunması sebebiyle, belirtilen işlerin % 10 ilave işler kapsamında yapılması gerektiği’ öngörüleri 20.07.2011 tarihli tutanakla imza altına alınır. BAKANA RAĞMEN… Bakanlığın olumsuz görüş belirtmesi ve Ordu Valiliğinin istekle-

rinin Kamu İhale Kanununa aykırı olduğunu bildirmesine rağmen, Ordu Valiliği duruşunu değiştirmez ve komisyonun aldığı kararlar doğrultusunda öngörülen işler gerçekleştirilir. Ünye Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi bugün okul, pansiyon ve uygulama otelinden oluşan yeni kampüsünde eğitim veriyor. Öte yandan Ordu kamuoyunda nezaketi ve kibarlığı ile tanınan Vali Düzgün’ün cesareti ve iş bitiriciliği de bu gelişmeyle gün yüzüne çıktı.(Kaynak:Ordu Hayat)

Veda Turları Devam Ediyor

15 Şubat 2013 günü emekliye ayrılacak olan Fatsa İlçe Tarım Müdürü Ahmet Doğruca çevre ilçelerdeki İlçe Tarım Müdürlerine veda ziyaretleri gerçekleştirdi. Gerçekleşen veda ziyaretleri ile ilgili bir açıklama yapan Fatsa İlçe Tarım Müdürü Ahmet Doğruca, “20 yıl beraber çalıştığım arkadaşlarımı ziyaret ettim. Ayrılık zor bir olay. Birlikte iyi, kötü günlerimiz oldu. O yüzen arkadaşlarımı yerlerine gide-

rek ziyaret etmek istedim. Ben merkezi bir ilçede bulunduğum için çevre ilçelerdeki müdür arkadaşlarımın bana bazı fikirleri danıştıkları oldu. Benim de onlara yol gösterdiğim günler oldu, yani bir nevi onlara ağabeylik yaptım. Birçoklarının ilçe müdürü olmalarında kendi inisiyatifimle yardımcı oldum. Bu bakımdan kendilerinden helallik aldım. Dostluklarımız bundan sonra ömür boyu devam edecek” dedi.


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

38 Yıldır Neredeydiniz? 38 yıldır çökük durumda trafiğe açık olan Elmaköy köprüsü ani bir kararla trafiğe kapatıldı. Köprüye çürük raporu verildi ancak köylüler yasağa aldırış etmeden, köprüden geçiş yapmaya devam ediyor. 4-5 tane köy kullanıyor. Köprümüz aynı zamanda 2 ilçeyi bir birine bağlıyor. Köprünüz yapılacak deniyor, 33 seneden beri ben bu memleketteyim hiçbir şey yapılmadı” diye konuştu.

Çatalpınar ilçesine bağlı Elmaköy köyünde Çamaş ve Çatalpınar ilçelerini birbirine, 4 köyü de Fatsa-Aybastı karayoluna bağlantısını sağlayan köprü 1974 yılında yapıldı ancak 1 yıl sonra yarısından hasar gördü. Köprüde 38 yıldır trafik akışı sağlanıyordu ancak 1 ay önce çürük raporu verilmesiyle köprü trafiğe kapatıldı. Elmaköy köyünde esnaflık yapan Mustafa Karadere bu köprüden resmi kurum amirlerinin de geçiş yaptığını iddia ederek, “Trafiğe kapalı levha astılar ama vatandaş geçiyor. Benim burada atölyem var, 20 tonluk tır ile bu köprüden geçiyorum hiçbir sıkıntım yok. Hiç kimsenin haberi olmadan muhtara falan da haber

vermeden bu levhayı astılar gittiler. Buranın bir esnafı olarak bize hiç bir bilgi verilmedi” dedi. “KİMSE SAHİP ÇIKMADI” Köy sakinlerinden Fikri Karadere ise köprünün hasar gördüğü tarihten beri 38 yıl geçtiğini ifade ederek, “Köprü 1974 yılında yapıldı, 1975 yılında çöktü, çöktükten sonra kimse sahip çıkmadı. Belli yerlere dilekçe verildi. Zamanında Vali bile bu köprüden geçti. Buranın bir alternatifi olarak vatandaşın 6-7 kilometre ileriye giderek yola karayoluna çıkması gerekiyor. Niçin bu köprü yapılmıyor. Köprünün bir an önce yapılması için ilgililerin sesimizi duymasını istiyoruz. Bu köprüyü

“ÇÜRÜK RAPORU ALDI” Elmaköy Köyü Muhtarı Rıfat Meşedüzü ; “Köprü 74 yılında yapıldı. Bolaman Çayı’na 75 yılında büyük bir su geldi ve o zaman köprünün ayağı çöktü. O günden bugüne birkaç tane muhtar gelip geçti. Dilekçe verdiler mi bilgim yok. Ama ben 7 yıldır muhtarım. Şuan ki Kaymakam Bey ile birlikte istişare yaptık. Daha önce o gelmeden bir dilekçe vermiştim. Köy hizmetlerinden, çakıl, beton verip, işçiliğini bana yaptıracaklardı kabul etmedim. Tekrar dilekçe yazdık. Kaymakam bey tekrar bir rapor istedi. Mühendisler gelip baktılar ve çürük raporu verdiler. Sonra da köprüyü kapattık. Fakat trafik akışı şuan da mecbur devam ediyor. Eğer etmezse ulaşım felç olur. Köyümüz aynı zamanda turistik bir alandır. “YA ÇÖKERSE…” Trafik akışı esnasında, “köprü ya çökerse” düşüncesi var, fakat korkacak kadar değil. Köprünün

kırık oluşu, şifa suyunun, Çatalpınar’ın ve köprüyü yapan kuruluşların bir kamburu olarak duruyor. Köprünün kapatılması, özel idareden gelen rapora karşılık talep edildi. Ama kararı kim verdi bilmiyorum. Daha önce bir valimiz bu köprüden geçmiştir, ancak dikkatini çekmemiştir. Vermiş olduğumuz dilekçeden sonra, şuan ki valimiz, bizzat orman bakanı ile beraber gelerek köprüye baktılar. Yeni köprü yapılacak müjdesini Kaymakam Bey’den aldık. Bu yıl için programa alındığını belirtti. Kaymakam Bey bu konuyla çok detaylı ilgileniyor. Bende yanında olmakla birlikte, bu sene bu işi bitirmeyi planlıyoruz” dedi.

Büyükşehir Kanun Teklifi

Komisyonda Kabul Edildi Ordu adım adım büyükşehire koşuyor. Geçtiğimiz hafta Başbakan Erdoğan’ın Ordu’yu büyükşehir yapacak yasanın meclise verilmesi için verdiği talimatın ardından TBMM İçişleri Komisyonu büyükşehir kanun teklifini kabul etti. Ordu’yu büyükşehir yapacak kanun teklifi İçişleri Komisyonunda kabul edildi. Ordu İlini büyükşehir yapacak olan kanun teklifi İç İşleri komisyonunda kabul edi-

lerek meclise sevk edildi. TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Ak Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat Twitter hesabından yaptığı açıklamada: “TBMM İç İşleri Komisyonunda Ordu Büyükşehir Belediye’sini görüşüyoruz. İnşallah Perşembe günü de Genel kurul’da görüşüyoruz. Ordu Büyükşehir kanun teklifimiz içişleri komisyonunda MHP muhalefetine rağmen kabul edildi. Hayırlı olsun” dedi.

Oda ve Borsa Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin

Görevden Alınmaları Kolaylaşıyor uzaklaştırılması sürecinde, bakanlık karar mercii olmadığından, dava açılabilmesi için ilave bir prosedüre gerek olmadığı belirtildi.

Birlik, oda ve borsa başkan ve yönetim kurulu üyelerinin görevden uzaklaştırılmasında, bakanlık müfettişi teklifi şartının kaldırılmasına ilişkin hüküm, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Torba Yasa Tasarısı'nda yaptığı değişiklikle, TOBB'da birlik yöneticileri dahil, oda, borsa başkanları ve yönetim kurulu

üyelerinin görevden uzaklaştırılmasında, 'bakanlık müfettişlerinin teklifi' şartı kaldırılarak, prosedür kolaylaştırdı. Gümrük Kanunu'nda yapılacak değişiklikleri düzenleyen tasarıdaki TOBB'a ilişkin maddeler, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen önergelerle değiştirildi. Tasarının, oda, borsa, birlik üyelerinin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin hükümlerini içeren 42'nci maddesindeki deği-

şikliğe göre, organ üyelerinin görevden uzaklaştırılmaları, bakanlık müfettişlerinin teklifi olmadan, bakanlık veya doğrudan Cumhuriyet savcısı tarafından yetkili asliye hukuk mahkemesinde açılan dava üzerine, 2 ay içerisinde basit usulde yapılacak yargılama sonucunda karara bağlanacak. Tasarının ilk halinde, süreç bakanlık müfettişlerinin teklifi ile başlıyordu. Önergenin gerekçesinde, organ üyelerinin görevden

6 aylık süre şartı da kaldırıldı Öte yandan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, TOBB seçimlerinin ertelenmesi nedeniyle, torba tasarıda yer alan 43'üncü maddeye de önergeyle yeni bir fıkra eklendi. Buna göre, "oda ve borsa üyelerinin seçme ve seçilme haklarını kullanabilmeleri için şirketin, sahibi, ortağı yönetim kurulu üyesi, genel müdürü, murahhas azası seviyesinde üst düzey yöneticisi olmaları, şirketi temsil ile bağlayıcı işlem yapmaya yetkili olmaları ve bu durumun seçimden en az 6 ay öncesini kapsaması" yönündeki, "6 aylık süre şartı", 2013 yılı Mayıs-Haziran aylarında gerçekleştirilecek olan oda ve borsaların organ seçimlerinde aranmayacak.

Sayfa

5

SATIRBAŞI Yrd. Doç. Dr.

Ahmet FİDAN ahmet@ahmetfidan.com www.ahmetfidan.com

Cybersapience İnsan Topluluğunda Din ve Tanrı Kavramı Din & İlahiyat, Ekonomi, Felsefe, Fütüroloji,Psikoloji, Toplum | Yorum yapin Cybersapience insan topluluğunun bir çok farklı alanlarda incelemesini sırası geldikçe yapmaktayız. Bir toplum olur da bu toplumda din öğesinin pas geçilmesi mümkün olabilir mi? Elbette ki hayır. Cybersapience insan topluluğunda en belirgin özellik,öncelikle her şeyin alfanümerik bir düzlemi olması, sonra da bu gerçeğin organik işlemcilere entegre edilmiş olmasıdır.Bilgi ötesi toplumda, en çok öne çıkan asıl konu ise, madde ile enerji kavramının bu günkü kadar mutlak bir şekilde birbirinden ayrılmasının mümkün olamayacağıdır. Madde ile enerji bizi fizik ile metafizik ayrımına götürmektedir. Yine 2008 bilgilerimize göre madde ile enerji kavramlarının ilgili bilim dalı olarak ta quantum fiziği karşımıza çıkar. Quantum fiziğinin üzerinde çalışıldığı mekan düzlemi de nanometrik alan veya düzlemdir. Kısaca, madde ile enerjinin geçişimi, bir milimetrenin milyonlarca küçük parçaları içinde cereyan edecektir. Bu bağlamda, maddenin gözle görülmeyen bir küçüklükte ele alınması, deney masasına konulması hatta yönlendirilmesi bizi metafiziğe götürecektir. 2020 yılı ve sonrasında insanlar “yaratıcı” kavramına da bu günkünden çok farklı olarak bakacaklardır. Bu gün, yaratıcıdan kaynaklanan olaylara karşı kelam ve tasavvuf

dilinde “hikmet” olarak bakılırken 2020 yılında olay çok daha matematiksel ve pozitif bilim tabanlı olarak evrenin dengesinin koruyucusunun mutlak kudreti ve planlaması olarak bakılacaktır. Hatta öyle ki, cybersapience insanların büyük çoğunluğu yaratıcının bu kudretini sorgulamaya veya çözmeye çalışacaktır. Toplumda yaratıcı veya tanrı kavram bu günkü gibi dokunulmaz ve tartışılmaz olmaktan çıkacak, moleküler biyologlar, quantum fizikçileri, astrologlar, kahinler, mutasavvıflar, ilahiyatçılar özelde kelam bilimcileri aynı masa etrafında TANRI kavramını irdeleyerek sonsuz evrenin sonsuzluğunu maddeden enerjiye geçişin kontrolü veya yönlendirilip yönlendirilememesini tartışacaklardır. Pek tabi ki bu tartışmalarda, kutsal kitaplardan, psikolojk verilerden, astroloji biliminden, elde edilebilecek en küçük ipuçları değerlendirilerek “IŞINLANMA”olayına çözüm aranacaktır. Eşyaların (cansız varlıkların) ve ruh taşımayan canlıların ışınlanmasının temelleri atılacaktır. İnsanın ışınlaması konusunda ise her bir insanın ruh taşımasından dolayı bu günkü bilgimle bunun mümkün olamayacağını düşünmekteyim. Zira ruhun bedenden ayrılıp aynı atomize olmuş hücrelerle aynı kanaldan taşınması insana tanrısallık katmakta ki bu düşün sisteminin sonu kaosa yani KIYAMETE gitmektedir. Bilinçli yarınlar dileğimle.

2020 yılı ve sonrasında insanlar “yaratıcı” kavramına da bu günkünden çok farklı olarak bakacaklardır.


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Sayfa

6


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Sayfa

7

Fatsalı Şair Dursun Ali Akınet 50. Sanat Yılını Kutladı Ordu Valiliği, “Halil İbrahim” ve “Yolun Sonu Görünüyor” türküleri başta olmak üzere çok sayıda eseri kaleme alan ve şiir kitabı çıkartan Şair Dursun Ali Akınet’in 50. sanat yılını, düzenlediği bir konserle kutladı.

Şair Dursun Ali Akınet’in şiirlerini besteleyen ve seslendiren Türk Halk Müziği sanatçıları Musa Eroğlu, Şükriye Tutkun, Mehmet Gümüş, Zeynep Asya, Ali Osman Erbaş, Yusuf Gül, Ata Bahri Çağlayan’ın sanatçı olarak katıldığı, “Dursun Ali Akınet’in 50. Sanat Yılı Kutlama Konseri” programında bir konuşma yapan Vali Orhan Düzgün, “Şiirde, edebiyatta, sanatta bir ulu çınar misali 50 yıldır gölgesinde soluklandığımız Dursun Ali Akınet’in şiir yazmaya başlayışının bu yıl 50. yılı. Biz de Ordu Valiliği olarak 50. yıl münasebetiyle kendisine olan vefa borcumuzu göstermek, yaşarken onun kıymetini takdir etmek amacıyla bu geceyi düzenledik” dedi. Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ve büyük ilgi gösterilen konsere, İçişleri Eski Bakanı İdris Naim Şahin, Vali Orhan Düzgün, Ordu Milletvekili İdris Yıldız, Garnizon Komutanı

Albay Şeref Çakmak, Belediye Başkanı Seyit Torun, Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Akkan, Odü Rektörü Prof.Dr Tarık Yarılgaç, Vali Yardımcıları Salih Yüce, Abdullah Demir, Mahmut Ağbal, Yemen Bayrak, İl Emniyet Müdürü Hakan Kırmacı, İl Genel Meclis Başkanı Engin Tekintaş, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Selami Aydın, Ordu Sanat Derneği Başkanı Gökhan Akçiçek, Şair Dursun Ali Akınet, bazı ilçe kaymakamları ile ilçe ve belde belediye başkanları, daire müdürleri ve sanatseverler katıldı. ÇİLE DOLU BİR ÇOCUKLUK GEÇİRDİ Şair Dursun Ali Akınet’in yaşantısından kesitler aktaran Vali Orhan Düzgün, “Dursun Ali Akınet”in aslında çok çileli ve zorlu geçen bir çocukluğu var. Kendisi babasını 11 yaşında kaybediyor. İlkokulu bitirdikten sonra

ekonomik imkânları olmadığı için okula devam edemiyor ve ailesine destek olmak amacıyla çobanlık, değirmende işçilik, odun satıcılığı gibi işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Ama okumaya olan aşkı ve sevgisi, okula devam edememesi, onu okumaktan ve yazmaktan vazgeçirmiyor. Annesi kendisine Veysel Karani’nin şiir kitapları başta olmak üzere bazı kitaplar okutuyor, çevredeki köylüler onun okumalarını zevkle dinliyor. Onlardan da etkilenerek kendisi şiir yazmaya başlıyor. Onun şiirleri ile bugün pek çoğumuzun kulaklarında çınlayan ‘Halil İbrahim’, ‘Yolun Sonu Görünüyor’, ‘Tel Vurdu Beni’, ‘Turnam Başım Darda Benim’, ‘Gönül Vurgun Yedi’ gibi daha pek çok eser bestelenerek türkülere dönüşüyor” diye konuştu. Geceye katılan sanatçı ve davetlilere teşekkür eden Vali Düzgün, “Bugüne ait davetimizi kendisine ilettiğimde kendisinin de memnuniyetle Dursun Ali Beye olan saygısından ve sevgisinden dolayı mutlaka bu geceye katılmak istediğini ifade eden ve bu program için Ordu’ya gelen İçişleri Eski Bakanı Sayın İdris Naim Şahin başta olmak üzere bütün

davetlilerimize de burada ayrıca teşekkür etmek istiyorum” dedi. MUHTEŞEM KONSER Konuşmaların ardından davetlilere, şair Dursun Ali Akınet’in yaşam öyküsünü içeren sinevizyon gösterisi sunuldu. Büyük bir beğeniyle izlenen sinevizyon gösterisinden sonra şair Dursun Ali Akınet’in 50. sanat yılı kutlama konserine katılan sanatçılar Ata Bahri Çağlayan, Ali Osman Erbaş, Yusuf Gül, Şükriye Tutkun, Mehmet Gümüş ve Musa Eroğlu söyledikleri türkülerle konsere katılan davetlilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Dursun Ali Akınet’in şiirlerinden bestelenen eserlerin seslendirildiği konserde, sanatçı Musa Eroğlu, söylediği türkülerle geceye ayrı bir renk katarken, davetliler de zaman zaman sanatçının söylediği türkülere eşlik etti. Sanatçıların performansları, sahnedeki neşeli tavırları ve izleyici ile kurdukları iletişim ile dolu dolu geçen program 4 saat sürdü. AKINET’E, ONUR PLAKETİ Konser sonunda İçişleri Eski Bakanı Sayın İdris Naim Şahin, Dursun Ali Akınet’e günün anısı-

na onur plaketi verdi. İçişleri Eski Bakanı Sayın İdris Naim Şahin, yaptığı konu��mada,”Ordu’da güzellik adına, sevgi adına, sanat adına bir büyük buluşmayı icra ettik. Hep birlikte bunun mutluluğunu ve gururunu yaşamaktayız. Sayın Akınet’in yazdıkları bu toprakların hikayeleri, bu coğrafyanın özellikleri, bizim insanımızın hikayeleri. Güzel olanda, kalıcı olan da bu. Şiir insanı şuurlu insan, aklını doğru yerde kullanan insan. Bizim şairimiz olarak bir kez daha kendisine sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz” dedi. Onur plaketini alan Dursun Ali Akınet ise, çok mutlu olduğunu ve duygulandığını dile getirerek, herkese teşekkür etti.

Sanatçılar Ata Bahri Çağlayan, Ali Osman Erbaş, Yusuf Gül, Şükriye Tutkun, Mehmet Gümüş ve Musa Eroğlu’na da günün anısına plaket ve çiçekleri İçişleri Eski Bakanı Sayın İdris Naim Şahin, Vali Orhan Düzgün, Ordu Milletvekili İdris Yıldız, Belediye Başkanı Seyit Torun tarafından verildi.


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Sayfa

8

“Akif’i Anlatarak Bitirmek Mümkün Değil” Yargıtay 7. Daireye İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü nedeniyle, Fatsa Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu ve Hatice Bahattin Şener İlkokulu tarafından düzenlenen program izleyenlerden tam not aldı.

Fatsa Belediyesi Kültür Sarayı’nda gerçekleşen programa Fatsa Kaymakamı Bekir Atmaca, Fatsa Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Yücetepe, Fatsa İlçe Jandarma Bölük Komutanı Yzb. Fatih Çetil, İlçe Fatsa Emniyet Müdürü Hüseyin Arslan, daire amirleri, öğrenciler ve öğrenci velileri katıldı. Anma programının açılış konuşmasını Okul Müdürü Osman

Görmüş yaptı. Görmüş konuşmasında her milletin, bağımsızlık sembolleri ve kültürüne ışık tutan işaret taşlarının olduğunu belirterek, “Sembolleri bayrağıdır, marşıdır. İşaret taşları ise; Geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan yolumuzu çizen gönül insanlarıdır. Bunlar kim mi? Mevlana’yı bilir misiniz? Ya yunus’u, Eyyüp Sultan’ı, Hacı Bektaşi Veli’yi Hacı Bayram Veli’yi ne kadar tanırız,

tanımalıyız. Çünkü onların mozaik taşları üzerinde güçlü bir devlet olmuşuz. İşte Akif’te bumlardan birisidir. Bunların gönül güzelliğini taşıyarak yazar İstiklal Marşımızı. Der ki; Ey bu vatanın kurtuluşu için, milletimizin maddi ve manevi varlıkları için savaşan arkadaşlar; merak etme, endişelere kapılıp üzülme. Bir alev gibi süzülüp dalgalanan al bayrağımız altında, söylendikçe bu marş, bayrak yere inmeyecek, daima yüksekte kalacaktır. Onun bölgesi, yanan gönüllere serinlik, üşüyen yüreklere ateş olacaktır. Alevleri, bu topraklardaki son bir ocak yandıkça ve canlı tek bir kişi kalana değin sönmeyecek ve daima diri kalacaktır. Akif bir gönül insanıydı. İstiklal savaşında Mustafa Kemal Atatürk tarafından gönüllerin fethiyle görevlendirilmiştir. Kürsü kürsü dolaşarak yüreğindeki bağımsızlık ateşini, Anadolu İnsanına yaydı. Mehmet Akif ‘i anlatarak bitirmek mümkün değil. İnanıyorum ki, bizlerde, bu ruhu

taşıdığımız sürece, Akif’i ‘’Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın’’ cümlesini anlamış oluruz” dedi. Okul Müdürü Osman Görmüş’ün ardından mehteran takımı gösterisini sundu ardından da 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy oratoryosu sahnelendi. Programın son bölümünde İlçe genelinde yapılan İstiklal Marşını En Güzel Okuma Yarışmasında dereceye girenleri ödülleri Kaymakam Bekir Atmaca tarafından verildi.

Ordulu Başkan Ordulu İsmail Hakkı Asarlıoğlu Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanlığına seçildi. 7. Hukuk Dairesi Başkanı İsmail Hakkı Asarlıoğlu ise 1950 yılında Ordu'da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Asarlıoğlu, Ordu hakim adayı olarak mesleğe başladı. Seydişehir, Muradiye, Yavuzeli, Bulancak, Ankara/ Gölbaşı ve Ankara Hakimliği görevlerinde bulunan Asarlıoğlu, 2002 yılında Yargıtay Üyeliğine seçildi.

Halk Oyunlarında Ödüller Sahiplerini Buldu

Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Ordu İl yarışması beş ekibin katılımıyla Atatürk Spor Salonunda yapıldı.

Çevreyolu Bu Yaz Tamam Ünye Kaymakamı Mustafa Demir, yapımı devam eden çevreyolundaki son durum hakkında bilgi almak için Yunus Emre ve Bayramca mevkilerindeki çalışmaları inceledi. Karadeniz Sahil Yolu’nun önemli bağlantılarından olan Ünye Çevreyolu’nda çalışmalar devam ediyor. Bir süre önce alt yüklenici firmadan kaynaklanan sorunlar nedeniyle duran ardından yeni bir ihaleyle devam eden çalışmalar hakkında bilgi alan Ünye Kaymakamı Mustafa Demir, çevreyolunun son durumunu yerinde inceledi. Yunus Emre ve Bayramca

mevkilerinde müteahhitler ile birlikte incelemelerde bulunan Ünye Kaymakamı Mustafa Demir, Bayramca Tepesinden geçen tüplerin tamamen bittiğini söyledi. 2013 yazına yetiştirilmesi planlanan yolun Yunus Emre Tepesinden geçen tüplerden Ordu Samsun istikametine giden kısımdaki tünelin bitmesine ise sadece 70 metre kaldı. Yaz boyunca aksayan çalışmaların vardiya usulüyle kapatılması planlanan Ünye Çevreyolu’nun 2013 yazında bitirilmesi ve Ünye’ye rahat bir nefes aldırması hedefleniyor.

Hanyanı Çaybaşı’na Bağlanıyor Ünye’ye bağlı 2 bin 14 nüfuslu Hanyanı Beldesi, Belediye Meclis toplantısında belediye meclis üyelerinin 6’ya 5 üye kararıyla Çaybaşı’na bağlanma kararı aldı. Hanyanı Belediye Başkanı Bahattin Taş, “Birleşme ve sınır hakkımızı kullanarak Çaybaşı ilçesine bağlanma kararı aldık” dedi.

Ünye’ye bağlı 2 bin 14 nüfuslu Hanyanı Beldesi, bugün düzenlediği Belediye Meclis toplantısında belediye meclis üyelerinin 6’ya 5 üye kararıyla Çaybaşı ilçesine bağlanma kararı aldı. Hanyanı Belediye Başkanı Bahattin Taş, yaptığı açıklamada, bugün düzenledikleri belediye meclis toplantısında alınan karar doğrultusunda Çaybaşı ilçesine bağlanma kararı aldıklarını söyledi. Ordu’nun Büyükşehir konusunun gündeme gelmesinin ardından Büyükşehir yasası kapsamında birleşme ve sınır hakkını kullandıklarını belirten Taş, açıklamasında şunları kaydetti: ‘’Çaybaşı Belediye Başkanı Zekeriya Sarıkoca, Çaybaşı ilçesindeki siyasi otoriteler ve ileri gelenleri bize Çaybaşı ilçesine bağlanmayı teklif ettiler. 6 Aralık

2012 tarihinde çıkarılan Büyükşehir yasasının 6363 sayılı kanunun geçici 2. maddesinin 5. fıkrasına göre değerlendirme yaptık. Birleşme ve sınır hakkımızı kullanarak Çaybaşı ilçesine bağlanma kararı aldık. Ordu’nun Büyükşehir yasası gündeme geldiğinde bu düşünce halkla paylaşıldı. Halkımızla yaptığımız görüşmeler sonrası bir kısmının istediği bir kısmın istemediği ortaya çıktı. Çaybaşı ilçesi eski bir nahiyemiz. Çaybaşı Belediye binası ile Hanyanı Belediye Binası arası 5 km mesafesi var. Ünye ilçe merkez ile aramızdaki mesafe 23 km. Talebelerimiz taşıma ile Çaybaşı’na gidiyor. Bir tarafı büyütüp diğer tarafı küçültmenin anlamı yok. Biz de bugün yaptığımız Belediye Meclisi toplantısında 6’ya 5 üye kararıyla Çaybaşı ilçesine bağlanmayı uy-

gun gördük.’’ Başkan Taş, 9 belediye meclisi üyesinden 5’inin Ünye’ye bağlı kalmak istediğini, 4 kişinin Çaybaşı ilçesine bağlanmayı tercih ettiğini, kendisinin oyunun da 2 oy sayılarak Çaybaşı’na bağlanma kararı almasının ardından 6’ya 5 çoğunluk sağlandığını sözlerine ekledi. Alınan bu karar sonrası 31 Aralık 2012 TÜİK sonuçlarına göre 2 bin 14 nüfuslu Hanyanı Beldesi, Çaybaşı Belediye Meclisi’nde salt çoğunluğun kabul etmesi durumunda Çaybaşı ilçesine resmi olarak bağlanacağı bildirildi. Taş, Hanyanı Belediyesi

Meclis toplantısında kullanılan oylara ilişkin şu bilgiyi verdi: “Üyelerden 5’i Ramazan Şen ve Nail Dursun (AK Parti), Osman Arslan ve Hamit Şen (S.P.) Yusuf Şentepe (MHP) Ünye’ye bağlanması yönünde oy kullanırken, Kemal Kurt, Ahmet Gürsu ve Niyazi Tenli (Ak Parti) ve İsmail Şahin (MHP) Çaybaşı’na bağlansın diye oy kullandılar. Meclis üyelerinin 5-4 Ünye’ye tercihte bulunmalarına karşı Hanyanı Belediye Başkanının tercihi Çaybaşı’ndan yana olunca Başkanın oyu 2 oy sayıldığından Hanyanı Belediyesi’nin Çaybaşı Belediyesi’ne bağlanması kararı alındı.

Atatürk spor salonunda yapılan yarışmalar sonunda büyükler düzenlemeli dalda Perşembe spor kulübü 86 puanla birinci oldu. Gençler düzenlemeli dalda Erfad spor kulübü 90 puanla birinci, İdman yurdu spor kulübü ise 85. 33 puanla ikinci oldu. Minikler düzenlemeli dalda ise Ordu idman yurdu spor kulübü 85. 33 puanla birinciliği elde etti. Düzenlemesiz dalda ise Gürgentepe spor kulübü 85 puanla birinci oldu. Yarışma sonrası düzenlenen kupa töreninde büyükler düzenlemeli dalda birinci

olan Perşembe spor kulübü ve gençler düzenlemeli dalda birinci olan Erfad spor kulübüne kupalarını Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ömer Yılmaz verirken, Gençler düzenlemeli dalda ikinci olan İdman yurdu spor kulübüne kupasını Halk oyunları Federasyonu Merkez Hakem kurulu üyesi Şakir Erdem verdi. Minikler düzenlemeli dalda birinci olan Ordu İdman yurdu spor kulübüne ve düzenlemesiz dalsa birinci olan Gürgentepe spor kulübüne ise kupalarını Milli Eğitim Bakanlığı Baş Müfettişi Nail Hacı Osmanoğlu takdim etti.

Kesme Çiçek Yetiştiriciliğini teşvik etmek, desteklemek ve yaygınlaştırmak amacıyla yapılan çalışmalar hızla devam ediyor. Bu kapsamda Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü işbirliğiyle açılan ve 67 kursiyerin katıldığı “Temel Kesme Çiçek Yetiştiriciliği” kursu 21 Mart 2013 Perşembe günü sona erecek. Temel Kesme Çiçek Yetiştiriciliği Kursunu, Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü personellerinden Mühendis Osman

Akpınar, Teknikerler Reha Yeğen ve Çiğdem Duyar veriyor. Kursla ilgili bir değerlendirme yapan İl Müdürü Musa Sağlam, Ordu’nun başlıca geçim kaynağının fındık olduğunu, fındığın yanında ek gelir getiren diğer ürünlerinde Ordu ekonomisine kazandırmak gerektiğini belirtti. Sağlam, “Ordu Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü olarak kursiyerlerimize, gerek teknik olarak ve gerekse arazi çalışmalarında her zaman destek olacağız”dedi.

Kesme Çiçek Yetiştiriciliğinde Akşam Kursu


13 MART 2013 ÇARŞAMBA

Sayfa PARA PİYASASI ALIŞ

ALTIN PİYASASI

Yüzde 50 Randımanlı Kabuklu Fındık

SATIŞ

EURO

2,33

2,34

24 AYAR ALTIN (GRAM)

DOLAR

1,79

1,80

ÇEYREL ALTIN

ORDU

4,30

90,90

GİRESUN

4,90

146,55

TRABZON

4,25

9

Sağlık

Önemsenmeyen Kulak Akıntıları Sağır Yapıyor Kulak akıntılarının birçok sebebi olduğunu, dış kulak, orta kulak, kulak zarı ve iç kulak hastalıklarından kaynaklanabileceğini belirten Fatsa Devlet Hastanesi doktorlarından Op. Dr.Gülizar Erarslan, önemsenmeyen kulak akıntıları konusunda uyardı.

Erarslan, “Bakteriyel enfeksiyon, mantar enfeksiyonu, alerjik (egzama) ve kolestom dediği-

miz, kulak zarı ve kemiklerini eriten hastalıklardan kaynaklanabilir. Kulak akıntıları önemsen-

mediğinde, bilhassa akıntı orta kulaktan kaynaklanıyorsa, kulak zarı delik veya erimiştir. Kötü kokulu ve koyu akıntı varsa bu kulak zarını ve kemikleri eriterek, menenjit, beyin apsesi ve iç kulak iltihabı yaparak tam işitme kaybına sebep olabilen kolestatom dediğimiz hastalığa bağlı olabilir” dedi. Op. Dr. Gülizar Erarslan, ara sıra nükseden kulak akıntılarının, eğer tedavi ile düzeliyor, bir süre sonra tekrarlanıyorsa genellikle kulak zarının delik olduğuna işaret ederek, kulak zarının delik olması halinde mutlaka bir uzman doktora başvurulması gerektiğini vurguladı. Erarslan, ameliyatla tamir edilmeyen yırtık kulak zarının her iltihaplanmasında kulaktaki

hasar ve işitme kaybının artacağına dikkat çekti. Kulak zarı yırtılmaları ve erimelerinin tedavisinde kulak kanalından ya da kulak arkasından doğru çalışarak yeni zar yaptıklarını kaydeden Op. Dr.Erarslan, şunları söyledi: “Kulak zarının eridiği ve yırtıldığı durumlarda biz kulak kanalından veya kulak arkasından doğru çalışarak yeni zar yapıyoruz. Eğer kemiklerde erime varsa kıkırdak, kemik greftle veya protezle tamir yaparak işitme kaybını düzeltiyoruz. Kulak zarı ve orta kulaktaki kemikçiklerden tamamen erimiş olsa bile, ameliyatta hastalıkları temizleyerek hem kemikçikleri ve hem de kulak zarını yeniden oluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

Aşırı Tuz Kullanımı Kronik Hastalıklara Yol Açabiliyor 1–17 Mart tuza dikkat haftası çerçevesinde Ordu Halk Sağlığı Müdürü Dr. Çetin Gündoğdu, aşırı tuz kullanımının kronik hastalıklara yol açabileceğini söyledi. Ordu Halk Sağlığı Müdürü Dr. Çetin Gündoğdu, tuzun kullanılması ile ilgili şu açıklamalarda bulundu. Gündoğdu, “Bebeklerde ve çocuklarda büyüme geriliği, zekâ geriliği, cücelik gebelerde düşük ve ölü doğum yapma riski ve her yaşta guatr hastalığı görülür. Pişirme sırasında oluşacak iyot kaybının en aza indirilmesi için, tuz yemeklere pişirme sonrasında eklenmelidir. Saklama sırasında oluşabilecek iyot kaybının önlenmesi için, iyotlu tuz serin, kuru, ışıksız ortamda ve koyu renkli cam kaplarda saklanmalı” dedi. Çocukluk döneminden itibaren dikkat edilmeli Gündoğdu, “Dünya da en önemli sağlık sorunu olarak kabul edilen kronik hastalıklar, ülkemizde her geçen gün sayısı hızla artan ölümlerin başlıca nedenlerindendir. Kronik hastalıkların(obezite, diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları vb.) en önemli değiştirilebilir risk faktörleri; sağlıksız beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği ve sigara kullan ımıdır. Kronik hastalıkların orta düzey risk faktörleri, kan basıncı artışı, kan glukoz seviyesinde artış, kan lipidlerin

de artış ve obezite olarak belirlenmiştir. Risk faktörleri içerisinde kan basıncının kardiyovasküler, hastalıklar üzerine çok fazla etkisi oldu ğ u bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2010 yılında yayınlanan rapora göre aşırı tuz tüketimine bağlı olarak meydana gelen yüksek tansiyonun inmelere %51, kalp hastalıklarına %45 oranın da neden olduğu görülmüştür. Diyet sodyum tüketimi toplumsal ve bireysel kan basıncı seviyesinin belirleyicisidir. Yapılan çalışmalarda 1g/gün diyette tuz alımının azaltılması felçler de %5, kalp krizlerinde %3'lük azalmaya, diyette tuz al ı m ı n ı n 9 g/gün azaltılmasının ise felçlerde %34 kalp krizlerinde ise %24'lük bir azalmaya neden olduğu tespit edilmiş tir. Sofra tuzu, kabartma tozu ve yemek sodası sodyumun en iyi kaynaklar ı d ı r. Salamura besinler de (zeytin, turşu, peynir gibi) sodyum alımına önemli oranda katkı da bulunur. Ülkemizde tuz tüketimi için önerilen değer 5 gr (1 silme tatlı kaşığı ) iken tüketilen miktar 3,5 kat ı yani 18g / gündür. Fazla tuz tüketimi yüksek kan basıncına neden olmaktadır. Yüksek kan basıncı ise ülkemizde ölümlerin ve hastalık yükünün en önemli nedeni olan kalp hastalıklar ı n ı n başta gelen risk faktörüdür. Ayrıca mide kanseri, osteoporoz ve böbrek hastalıklarının oluş umuna sebep olmasının yanında çocukluk döneminde fazla miktarda tuz

tüketilmesi hipertansiyon ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Bu yüzden çocukluk çağından itibaren doğru beslenme alışkanlıklarının kazanılması oldukça önemlidir” diye konuştu. Tuz tüketimini azaltılmalı Gündoğdu, “Yemeğinizi pişirirken tuz eklemeyin. Yemek masalarınızdan tuzluğu kaldırın. Lezzetlendirmek için maydonoz, nane, dereotu, çeşitli baharatlar, kırmızıbiber, limon ve sirke kullanın. Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi yiyeceklerden uzak durun. Ketçap, mayonez, hardal, soya sosu gibi hazır sos ve baharatların yüksek oranda tuz içerdiklerini unutmayın. Market

alışverişlerinizde aldığınız yiyeceklerin tuz oranlarını mutlaka dikkat edin. Zeytin, peynir, turşu gibi gıdaları tüketmeden önce en az 12 dakika mutlaka suda bekletip tuz oranlarını azaltın. Cips, kraker, tuzlu bisküvi gibi ürünlerin tüketiminde dikkatli olun. Restoran, cafe, lokanta, gibi yerlerde kullanılan tuzun iyotlu tuz olması sağlanmalı, tuzluk yerine 1 gr.lık küçük paketler de tuz verilmelidir. Sodyumun sadece tuzlu gıdalarda değil aynı zaman da şekerli gıdalar ve bazı sebzelerde de yüksek olduğunu unutmayın. Unutmayalım ki damak tadımız için önemli olan tuzun azaltılması uzun vadede sağlığımız için büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

Kamyon Dereye Uçtu Ordu Giresun Havalimanı inşaatına taş taşıyan kamyon, yol kenarındaki toprağın çökmesi sonucu dereye yuvarlandı. Gülyalı İlçesi Divane Köyü'nde bulunan taş ocağından Ordu'Giresun Havalimanı inşaatına taş taşıyan Yakup Yüce'nin (30) kullandığı 55 UC 012 plakalı kamyon, karşı istikametten gelen başka bir kamyona yol vermek istediği

esnada yolun kenarına yaklaştı. Kamyon, yolun kenarındaki toprak alanın çökmesi sonucu dereye yuvarlandı. Kazayı sürücü Yakup Yüce'nin hafif sıyrıklarla atlattı. Kamyon dereden vinçle çıkarılırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bu diyet kanser davetçisi!

Uzman Diyetisyen Işın Sayın, meyve şoklarının yalnız zorunlu hallerde, son çare olarak, diyetisyen denetiminde üstelik en fazla iki gün yapılabileceğini belirtti. Diyetisyen tarafından bu diyetlerin karbonhidrat, yağ ve protein yüzdelerinin hesaplanması gerektiğini belirten Işın Sayın, “Uygulama süresi uzarsa kas kayıpları, insülin direncinin ilerlemesi, hipoglisemik atakların sıklaşması olağandır. Bu diyetin bırakılmasıyla birlikte önüne geçilemeyen karbonhidrat isteği ortaya çıkabilir. Bunlar hem kişinin genel sağlığının bozulması hem de verdiği kiloyu fazlasıyla geri alması anlamına geliyor” dedi. Hızlı zayıflama uğruna çeşitli, sağlıksız yollara başvurulduğunu anlatan Işın Sayın, şunları söyledi: “Oysa zayıflama, basitçe bir enerji dengesine bağlıdır. Aldığınız enerji, harcadığınızdan düşükse, kilo verirsiniz. Örneğin; tüm gün meyve yiyerek de, sadece tereyağı yiyerek de zayıflayabilirsiniz. Yeter ki; harcadığınız enerjinin altında kalacak şekilde besin alın. Ancak, burada ‘esas olan sağlıktır’. Vücudun ihtiyaç duyduğu 200’den fazla çeşitlilikte besin ögesi vardır. Besin çeşitliliğine özen gösterin. Sadece bu şekilde sağlığı ve metabolizma hızını korursunuz. Bu tip çeşitlilik içeren sağlıklı diyetlerin bir yararı da; kas ve kahverengi yağ dokusu kayıplarının önlenmesidir.” Meyvelerde fruktoz adlı bir şeker türünün glikoza dönüştüğünü belirten Işın Sayın; sözlerini şöyle tamamladı: “Bunlar, kanserli hücrelerin beslenmek, büyümek, metastaz yapmak üzere kullandığı şekerlerdir. Günde 50 gramdan fazla fruktoz almamakta fayda vardır. Günlük 2-3 porsiyon az tatlı meyve güvenlidir. Fakat gün boyu meyve yemek; gün boyu şekerli meşrubat içmek gibidir. Zayıflatmayabilir ve uzun sürdürülmesi kanser riskini artırabilir.”

Tıkalı burun gelişme geriliği yapıyor

Bebeklerin sağlıklı gelişimi için nefes almalarının önemine dikkat çeken uzmanlar, tıkalı burunlar konusunda aileleri uyarıyor. Bebeklerin doğuştan sağlıklı nefes alma dürtüsüne sahip olduğunu ifade eden uzmanlar, “Bebekler sadece burnundan nefes alır. Ağızdan nefes almayı henüz öğrenmedikleri için burunlarının tıkalı olması, bebeklerin büyüme ve gelişme geriliği göstermesine; huzursuz, sinirli ve mutsuz olmasına yol açar. Burnu tıkalı olan bebeklerde beslenme sorunları da sıklıkla yaşanır” diyor. Temizlenmemiş bir burunun bebekler için hastalık kaynağı olabileceğini vurgulayan uzmanlar, “Bebeklerin burun kanalları son derece dardır ve günlük doğal mukus üretimi nedeniyle bu kanallar kolayca tıkanabilir. Sümkürme yeteneği henüz gelişmemiş olan bebeklerin burunlarındaki mukus, ortamda bakteri ve alerjen parçacıkların tutunmasına neden olur. Ortamdan uzaklaştırılmayan alerjen ve bakteriler, enfeksiyon gelişimine neden olabilir. Doğal okyanus suyundan elde edilen Sinomarin Babies, bebeğiniz için güvenilir bir günlük burun yıkaması sağlar. Böylece bebeğiniz rahatça nefes alır, enfeksiyonlara ve alerjik reaksiyonlara karşı korunur” uyarılarında bulunuyor.


SP R

Orduspor, Gaziantepspor Hazırlıklarına Başladı

Orduspor, Gaziantepspor hazırlıklarına başladı. Elazığspor karşılaşmasının ardından 1 günlük ara veren takım, antrenmanlara başladı. Teknik Direktör Hector Cuper gözetiminde dün başlayan antrenman Durugöl Tesislerinde gerçekleşti. Düz koşu ve ısınma hareketleri ile başla-

yan antrenman da Elazığspor karşısında ilk 11'de sahaya çıkan oyuncular yenileme çalışmaları ile antrenmanı tamamlarken, diğer oyuncular ise karşıklı pas ve dar alanda çift kale maç gerçekleştirdi. Antrenmanda Ayila Yussuf, kondisyoner Pedro Abraham ile birlikte çalıştı.

Stresi Kaldıramadılar

H.Bahattin Şener, Kız Meslek Lisesi ve İlçe Emniyet Galip

Fatsa Belediyespor Kulübü Başkanı Muammer Coşkun Zara Belediyespor maçının kesinlikle kazanılması gereken bir maç olduğunu belirterek, “Futbolcularımız bu maçın stresini kaldıramadı” dedi.

Muammer Coşkun Fatsa Belediyespor Kulüp Başkanı Muammer Coşkun, “Zara Belediyespor şampiyonluk yolundaki rakiplerimizden birisiydi. Ligimizi baktığımız zaman Bafra, Zara ve Fatsa Belediyesporumuz şampiyonluğa oy-

nuyor. Geçen haftada Atakum Belediyespor maçında 6 maçlık bir seri sonunda bir iş kazası yaşadık. Atakum karşılaşmasında iyi bir oyun kurduk 5 veya 6 gol pozisyona girdik fakat bu haftaki Zara maçında takımımızın çok iyi

hazırlanmasına rağmen 1 kırmızı kart cezalımız hariç tam kadro çıktık. Taraftarlarımızda çok önem gösterdiler maça ve stadı tam doldurdular. Bizler yönetim olarak üzerimize düşeni en iyi şekilde yaptık. Bunu da Fatsa halkı biliyor ve kabullendi. Biz yönetim olarak yapmamız gerekeni yapmasaydık Zara maçına 6 bin taraftar gelmezdi. Bölgemizde yetişen en iyi hocamız Sinan Bayraktar ve yardımcı hocalarla anlaştık. Bu durumda sıkıntı gözükmüyor. Taraftar anlamında ligdeki en coşkulu taraftara sahibiz. Futbolcularımızla alakalı da bir sorunumuz yok fakat bu zamana kadar oynanılan ligdeki maçlardan en kötü futbolu bu maçta oynadılar. Kaleye doğru dürüst bir şutumuz bile yok. İnsanı üzen budur. Atakum maçında berabere kaldık ama iyi futbol sergiledik bu bizleri tatmin etti. Şuanda geldiğimiz konumda devir karalar bağlanacak, kötü senaryolar çizilecek bir durum değil, bu hafta

çok önemli. Bunun bir iş kazası olarak nitelendiriyorum. Hesapta olmayan bir beraberlikti” dedi. “ Çok Süründük Ayağa Kalma Zamanı Geldi” Fatsa Belediyespor’un lige kesinlikle havlu atmadığını da ifade eden Başkan Coşkun, “Biz üzerimize düşen görevi yapmaya devam edeceğiz. Futbolcularımızın Fatsa Belediyespor ruhu ile mücadele etmesini istiyoruz. Bununla ilgili de teknik direktörümüz birlikte bir toplantı yaptık ve yapılması gerekenlerle ilgili konuştuk. Futbolcularımızda ne yapması gerektiğini iyi biliyor. Artık çok süründük ayağa kalma zamanı geldi. Önümüzde 8 hafta var ve 7 final maçımız kaldı. Artık bizim iş kazalarına, bahanelere sığınmayacağız. İnşallah bu yolun sonu şampiyonluk olacağız. Bizim Rakibimiz biziz. Fatsa Belediyespor takımı bu yıl hedefine ulaşacaktır” diye konuştu.

Fatsa İlçe Emniyet Müdürlüğü Sporla Gelen Kardeşlik Projesi kapsamında yapılan 4.Geleneksel Voleybol Turnuvasına 11/03/2013 günü yapılan karşılaşmalarla devam edildi. İlk karşılaşma Hatice Bahattin Şener İ.Ö.O. takımı ile Toplum Sağlığı Merkezi takımı arasında oynandı. Yaklaşık 30 seyircinin izlediği karşılaşmayı Hatice Bahattin Şener İ.Ö.O. takımı 25-9, 25-11, 25-13’lük setlerle 3-0 kazandı. Günün 2. maçın-

da Kız Meslek Lisesi takımı ile Deniz Bilimleri Fakültesi takımları karşı karşıya geldi. 40 seyircinin izlediği karşılaşmayı Kız Meslek Lisesi takımı 25-10, 16-25, 25-21, 2513’lük setlerle 3-1 kazandı. Günün 3. maçında Endüstri Meslek Lisesi takımı ile İlçe Emniyet Müdürlüğü takımları karşı karşıya gelmiş yaklaşık 40 seyircinin izlediği karşılaşmayı İlçe Emniyet Müdürlüğü takımı 25-23, 22-25, 12-25, 21-25’lik setlerle 3-1 kazandı.

Türkmen : “Kalan 9 maçı kazanabilecek güçteyiz”

Orduspor Kulübü Başkanı Nedim Türkmen, teknik direktör Hector Cuper'e yönelik yapılan eleştirilere ilişkin "Olumsuz düşünmenin ve moral bozmanın bir anlamı yok, kalan 9 maçı da kazanabilecek güçteyiz" dedi. Türkmen yaptığı açıklamada, Orduluların ligde geride kalan haftalarda eleştirmekten çok takımlarına destek çıkmaları gerektiğini söyledi. ''Sezonun değerlendirmesini sezon bittiğinde hep beraber yaparız'' diyen Türkmen, şöyle konuştu: ''Orduspor, gayet olumlu futbol oynuyor. Önümüzde 9 haftamız var. Şu anda 29 puan ile 32 puan arasında 7 ta-

kım var. Ayrıca 29 puan ile 37 puan arasında da 13 takım var. Şimdiye kadar böyle bir lig oynanmadı. Dolayısıyla teknik direktör Hector Cuper ve oyuncular çalışıyor. Uzun vadeli düşünüyoruz. Takım hiç oynamazsa ve adamlar vurdumduymaz olsa tamam. Ama takım bir şeyler yapmak için çabalıyor. Sezonun değerlendirmesini sezon bittiğinde hep beraber yaparız. Şu anda yapılacak olan yıkıcı şeylerin hiç kimseye faydası olmaz. Geride kalan 9 maçın 5'i içeride. Buradan 5 galibiyet aldığın zaman hiçbir problemin yok. Deplasmanda zaten puan alacağız. 9 maç 27 puan edi-

yor. Her antrenmanı takip ediyorum. Bir olumsuzluk görsem tabi ki müdahale edeceğim. Biz bu 9 haftayı en iyi şekilde kapatırız. Daha sonra kim nerede, ne yanlış yapmış bakarız. Bu durumun şu anda yeri değil.''

Teknik kadro ve oyunculara güveniyorum "Teknik kadro ve oyunculara güvenlerinin tam olduğunu vurgulayan Türkmen, şunları kaydetti:''Hafta sonu sahamızda Gaziantepspor maçı var. Bu maç ile Elazığ yenilgisini telafi edeceğiz ve önümüze bakacağız. Burada olumsuz düşünmenin ve mo-

ral bozmanın bir anlamı yok. Kalan 9 maçı da kazanabilecek güçteyiz. Bu kadar güveniyoruz takımımıza. Hafta sonu sahamızda oynayacağımız Gaziantepspor karşılaşmasında kale arkası biletlerini 2 liraya indirdik. Tribünleri doldurarak Gaziantepspor'u yeneceğiz ve önümüze bakacağız'' ifadelerini kullandı. Elazığspor maçında İyi Oynadık "Türkmen, Orduspor'un şu ana kadar deplasmanda oynadığı en iyi futbolu Sanica Boru Elazığspor maçında sergilediğini belirterek, ''İlk devrenin 3-0 olması gerekirdi, ama

olmadı. Rakip takımın pozisyonu yoktu ancak atağa çıkarken kaptırdığımız bir toptan golü yedik. Gayet iyi top oynadık. Ama deplasmanda 3-4 pozisyona girerseniz bir tanesini atmanız gerekir. Rakip takım bizi cezalandırdı. Maç sonu itibariyle istatistiklerde karşı takımdan üstün olduğumuz görünüyor. Ama bunu değerlendiremedik'' diye konuştu.

Cuper : “Takımımız Sahada Mücadele Ediyor”

Orduspor teknik direktörü Hector Cuper, "Şu andaki puan durumuna göre kimin küme düşeceğini söyleyemezsiniz" dedi. Hector Cuper, antrenman öncesinde gazetecilerin sorularına cevap verdi. Cuper, ilk olarak şunları söyledi: "Benim prensibim şu. Ben oyuncularla konuştuğumda onlar benim gözüme bakıyorsa, beni dinliyorsa ya da tepki vermeye çalışırlarsa aldıkları sonuçlara karşı her

zaman o takımla devam ederim hiçbir şekilde bırakmam. Ama ben baktım ki oyuncularım gözümün içine bakmıyor, konuşurken tepki vermiyorlarsa, evet o zaman bırakabilirim."

ÖRNEK VERDİ Daha önce çalıştırıp ayrıldığı Mallorca takımını örnek veren Hector Cuper, bu konuda şunları söyledi: "Mallorca takımıyla böyle bir

şey yaşadım aslında. Kümeye düşüyordu, üstündekiyle 8 puan fark vardı. 7 maç kala birçok maç kazandık, son maçta ligde kalabildik. Böyle durumlar oluşabiliyor tabi. Ama dediğim gibi oyuncular benim gözüme baktığı zaman, ben onların baktığını biliyorsam, tepki vermek istediklerini biliyorsam her şekilde devam ederim. Mallorca örneği şuan Mersin'le benzer bir durum 8 puan. Onlar benim gözüme bakmadıkları gün, tepki vermedikleri

gün ben burada olmayacağım."

TÜRKİYE LİGİ KALİTELİ Türkiye liginin çok kaliteli bir lig olduğuna da dikkat çeken Hector Cuper, Süper Lig'de ki puanlara bakıldığında takımların birbirine çok yakın olduğunu kaydetti. 30-33 puanın altındaki takımların şu anda hiçbirinin sakin olamadığını vurgulayan Hector Cuper, sözyerini şöyle sürdürdü: "Kimin küme düşeceğini de

söyleyemezsiniz. Futbolda hep bir mantık üzerinde gitmeye çalışırsınız. Bu takım buna karşı kazanır işte, büyükler puan vermeyecek onlar kazanacak, diye düşünürsünüz ama böyle bir şey yok aslında. Sonuçlara baktığınız zaman herkes birbirine karşı yeniyor. O yüzden kimin düşeceğini de bilmiyorsun. Puanlar birbirine çok yakın."

Nedim Türkmen


MİR KUZEY 334 SAYI