Page 1

KÖYDE İKİ VEKİLLİ İFTAR FINDIK YANLIŞ ÇUVALDA Kumru’ya bağlı Şenyurt Köyü beş yıldan bu yana süren geleneği devam ettirerek Bütün köylü ve misafirleri özel yapılmış çadırda ağırlayarak Ramazan coşkusunu hep beraber yaşıyorlar. / Mustafa DALGACI aman zaman köyün ileri gelenlerinin sponsorluğunda yapılan İftar yemeğinin dün akşamki sponsoru Helvacıoğlu ailesi olurken İftara Ak Parti Ordu Milletvekilleri İhsan Şener ve Mustafa Hamarat katıldı. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı iftar yemeğine Ordu Milletvekillerinin yanı sıra Kumru Kaymakamı Ahmet Özkan, Kumru Belediye Başkanı Ticabi Civelek, Yukarı Damlalı Belediye Başkanı Nevzat Kavasoğlu, Ak parti Kumru İlçe Başkanı Yusuf Yalçuva’nın yanı sıra bazı idare amirleri Sayfa 4’te katıldı.

Z

Fındığın naylon çuvallara konulmaması için yetkililer yıllardır uyarılar yapıyor.

B

ilindiği gibi Tarım İl Müdürlüğü tarafından Karadeniz’in en önemli tarım ürünlerinden biri olan fındığın, naylon çuvala değil jüt çuvala konulması gerektiği vurgulanmış, fındığın naylon çuvala konulmasının fındığın çürümesine yol açtığını belirtilmişti. Ancak bu önerilerin pek dikkate alınmadığı fındığını yine naylon çuvallara dolduran üreticinin bu görüntülerinden belli oluyor. Sayfa 3’te

Tarih

09

www.gazetekuzey.com Fiyatı: 50 kr

G ü n l ü k Ta r a f s ı z S i y a s i G a z e t e

Yıl: 1

Tel: 0452 407 10 11

Ağustos 2012 Perşembe Sayı: 154

ORDU SOKAKLARI

BOŞ KALDI HİZMETİ KÖYE DEĞİL Fındık sezonu başlamasıyla birlikte Ordu sokakları boş kaldı. Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi son yılların en kurak yaz mevsiminin yaşandığı Ordu'da fındık hasadının başlamasıyla da Ordu sokaklarında in cin top oynuyor. 4’te

EVE GÖTÜRÜYORUZ Ordu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın Fatsalı muhtarlara hitaben yaptığı konuşmada, Ordu’nun büyükşehir olduğunda gelen ödeneklerin çok fazla artacağını, dolayısıyla hizmetin de artacağını söyledi.

DEDE MİRASI DEĞİRMEN Ordu’da 100 yıllık su değirmeni babadan oğulla kalarak, vatandaşların mısırlarını un haline getirmeye devam ediyor.

O

Gölköy İlçesi Karagöz Mahallesi'nde Kara Dere üzerine, Niyazi Çapa, tarafından tam yüz yıl önce kurulan su değirmenini oğlundan sonra torunu Muhammer Çapa çalıştırmaya devam ediyor. 3’te

ÖZEL HABER

ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ DEĞİŞECEK Yılda iki kez toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun dünkü toplantısında, eğitimle ilgili dikkat çeken kararlar alındı. Toplantının sonuçlarıyla ilgili açıklama Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'den Sayfa 6’da geldi.

630 AİLE SEVİNDİRİLDİ Ünye Ticaret ve Sanayi Odası (ÜTSO) bu Ramazan’da da muhtaç aileleri sevindirdi.

Sayfa 6’da

Muhsin YILMAZ

İsmet Bayındır vefat etti Fatsa eşraflarından merhum Hacı Cemil Bayındır’ın oğlu Hikmet Bayındır’ın kardeşi, İsmail Bayındır’ın babası, Cemil ve Ali bayındır’ın amcaları Hacı İsmet Bayındır vefat etti. Bayındır Asri Mezarlıktaki aile kabristanlığında toprağa verildi. 8’de

FATSA YARDIMDA SINIR TANIMIYOR Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlar için başlattığı yardım kampanyasında Fatsa’da yaklaşık 28 bin lira toplandı. Güneydoğu Asya’da bulunan Myanmar’ın Arakan bölgesinde yaşayan Müslüman halka karşı, son dönemde iyice artan şiddet hareketleri nedeniyle evsiz kalan ve yurtlarını terk eden binlerce insan; mül7’de teci durumuna düştü.

rdu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın köy yollarının asfalt olmasında iç bölgelere çok geride kaldıklarını belirterek, “Bizim bölgede köylere hizmet götürme yok evlere hizmet götürme var” dedi. Ordu ilinin büyükşehir olması konusunda Fatsalı muhtarlara hitaben bir konuşma yapan Ordu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın Ordu’nun coğrafi özelliği külfetleri beraberinde getirdiğini belirterek, “Şu anda bölgemizde

bulunan bizim özelliklerimize aynı hususiyetlere sahip olan Trabzon vilayeti büyükşehir olmayı neden ısrarla istediği konusunda bunu kafamızda net canlanması için rakamlardan bahsetmek istiyorum.Ordu 6 bin kilometre kare alan. 11 bin kilometre sadece köy ağı olan alan. Bu alana göre İstanbul’a kadar 6 defa gidip geliyorsunuz. Türkiye’de en fazla yol ağı olan vilayetiz. 480 köyümüz, 53 belde, 18 ilçe, 73 belediSayfa 9’da yemiz var.

YARILGAÇ’TAN ORDU ÜNİVERSİTESİ İDARİ PERSONELİNE İFTAR YEMEĞİ Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarlıgaç tarafından Meslek Yüksekokulu Uygulama Restoranı’nda düzenlenen yemeğe; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Yılmaz, Genel Sekreter Metin Karakuş ve daire başkanlarının yanı sıra idari personel katıldı. Ordu Üniversitesi ailesinin büyüyen gelişen nüfusunu yansıtan iftar yemeğinde masaları tek tek dolaşan Rektör Prof. Dr. YARILGAÇ yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi. “Her geçen yıl büyüyen üniversitemizin tüm çalışanlarını bir arada görmek hakikaten bizlere gurur veriyor. Ufuklarımızı arttırıyor. Sayfa 8’de


2

09/08/2012 Perşembe

Fatsa Ticaret Borsası Yüzde 50 Randımanlı Kabuklu Fındık

Avrupa Para Birimi EURO

Amerika Para Birimi DOLAR

Alış:2,21 Satış: 2,22

3,95 TL

FIKRA

Alış: 1,78 Satış: 1,79

24 Ayar Altın

Kuvvetli Sağanak

En Düşük: 20 En Yüksek: 29

92,45 TL 148,65 TL

Karikatür

Eskiden otobüsler olmadığından karadenizli biri gemiyle istanbul'a gelmiş istanbul'da bir süre kalmış ve o zaman içindede piyasaya avrupadan eski püskü otobüsler gelmiş ve bu otobüslerden bir kısmı karadeniz hattında çalışıyormuş karadenizli memleketine dönerken otobüsle ilk defa seyahat edecek binmiş otobüse koyulmuş yola izmit, adapazarı derken şoför normal viteslerle yol alırken gelmiş bolu rampasına başlamış takviye vites kullanmaya o sırada karadenizli hep şoförü takip ediyormuş rampada şoför vites küçültüp vites büyültüp devam ederken o sırada vites kolu şoförün elinde kalır ve şoför yolculara vites kolunun koptuğunu biraz gecikeceklerini söylemiş o sırada karadenizli kalkmış ayağa; - ''İstanbul'dan beri seni takib edeyrum oynuya oynuya sonuna kopardin oni daaa''...

Ordu Hava Durumu

Çeyrek Altın

Ordu Namaz Vakitleri

İmsâk: 3:44 Güneş: 5:25 Öğle: 12:41 İkindi: 16:31 Akşam: 19:45 Yatsı: 21:17

Tarihte Bugün 09/08/1915 Birinci Anafartalar Zaferi. 09/08/1928 Arap alfabesi yerine Latin esasına dayanan Türk alfabesi kabul edildi. Mustafa Kemal Paşa yeni harfler üzerine konuştu: “Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak mecburiyetindeyiz. “. 09/08/1934 İstanbul’da halkın deniz hamamları ve plajlar dışında denize girmesi yasaklandı. 09/08/1951 Ücretli Hafta Tatili Kanunu çıktı. İşçiler resmi tatil günleriyle hafta tatilinde yarım yevmiye almaya başladılar.

09/08/1970 Cumhuriyet tarihinin 3. devalüasyonu yapıldı; 1 dolar 9 liradan 15 liraya çıkartıldı. 09/08/1974 12 Mart Muhtırası sonrası yurtdışına çıkan Mihri Belli Türkiye’ye dönerek teslim oldu; genel aftan yararlanan Belli serbest bırakıldı. 09/08/1992 25. Olimpiyat Oyunları Barcelona’da başladı. 09/08/1997 54 gazeteciler cemiyeti ve derneğinin oluşturduğu Gazeteciler Federasyonu 9 Ağustos 1997’de resmen kuruldu. 09/08/1997 Eski YÖK (Yüksek Öğrenim Kurulu) başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından dünya sağlığına son elli yılda en çok katkı yapan kişi seçildi.

Sizde Fotoğraflarınızı Gönderin Yayınlayalım

gazetekuzey@gmail.com

Arkadaşlar herkes görev yerine

vay be şu insanların derdine bak

bak yarın sabah gazetedesin

az işim var sonra ara

ben çok ünlüyümdür ha

Ufff dişim kaşınıyor

ben namaza gidiyorum

uşşşş benim Ayşe teyzem

Bugün Sizi Neler Bekliyor? Koç 21Mart-20Nisan

Güneş’ten olumlu etkiler alıyorsunuz. Uzun yollarda sizi bekleyen güçlü dostlarınızdan beklediğiniz haberleri alacaksınız. Yönetici gezegeninizin konumu, bir takım işlerinizi çevrenizle kombinasyon bir şekilde halletmeniz gerektiğini söylüyor. Maddesel isteklerinizin önünüze çıkacak olan fırsatlarla paralel ilerleyeceğini unutmamalısınız.

Yoğun ilişkileri seviyorsunuz. Hedeflerinizde ve deneyimlerinizde güçlü konumlar arıyorsunuz. Kolay tatmin olmayan bir yapınız var. Bugün, içsel disiplininiz mükemmel bir şekilde seyrediyor. Sadece kendinizin değil, çevrenizin sorunlarına da çözüm getiriyorsunuz. Dingin ve Aslan sabırlı yapınızı ortaya çıkaran, başarılı çalışma24Temmuz-23Ağustos lar içindesiniz. Finans konularında başarılı bir grafik çizeceksiniz.

Boğa 21Nisan-21Mayıs

İş yaşantınızda yaratıcılığınızı istediğiniz gibi kullanarak olayları yönlendirebiliyorsunuz. Çevre ilişkilerine kapalı ve eleştirici davranacağınız bir gün Büyük ve kalıcı başarıları sevdiğiniz için, küçük olaylara tahammülünüz yok. Dizginleri elden bırakmayarak başarınızı artırabilirsiniz. Özel arkadaş grubunuzla olumlu ortaklıklar söz konusu olacak.

Bulunduğunuz şartları gözden geçirmeden karar almıyor olmanız, başarınızı daha da güçlendiriyor. Duygusal yönlerinizi yaratıcılığınızla birleştireceksiniz. Kariyerinizle ilgili mesleki çalışmalarına hız kazandırmak isteseniz de, gerekli donanımı sağlamak için, üstlerinizden fikir almanız gerekiyor. Beklemek size zor geliyor.

İkizler 22Mayıs-21Haziran

Hafızanızı kullanmanız gereken konularla ilgili bazı oluşumlar gündeme gelebilir. Kardeşler ve kan bağı olduğunuz kişilerin güvenliği söz konusu olacaktır. Merkür’den olumlu etkiler alıyorsunuz. Bugün, zihinsel aktivitenizin oldukça yüksek. Duygularınızı kolay ifade edemeyeceğiniz bir gün içindesiniz. Bencillikle suçlansanız bile taviz vermemelisiniz.

Yengeç 22Haziran-23Temmuz

Bilinçaltınız çok yoğun. Düşünce yumağı içindesiniz ve gizli planlarınızın mevcudiyeti , sizi başkalarına göre daha karizmatik ve ilginç yapıyor. Güneş, para evinizi etkiliyor ve bugün harcamalar konusunda planlı ve programlı gitmeniz gerekiyor. Bugün yakınlarınızın size ihtiyacı olacak ve onlara yardım etmeye çalışacaksınız.

Başak 24Ağustos-23Eylül

Terazi 24Eylül-22Ekim

Akrep 23Ekim-22Kasım

Çevrenizde size karşı baskıcı tavırlar takınan kişiler ortaya çıkacak ve bunlarla mücadele etmek zorunda kalacaksınız. Bugün başarılı olma konusunda güçlük çekmeyeceksiniz. Detaylar konusunda sizin farklı yaklaşımlarınız var. Kazançlar konusunda beklediğiniz gelişmelerde bazı gecikmeler var.. Güçlü kişileri seviyorsunuz. Bugün isteklerinizi karşı tarafa yansıtırken, doğru kararlar peşindesiniz ve sonradan sizi zor durumda bırakacak işler yapmak istemiyorsunuz. Beklediğiniz haberlerde sürpriz gelişmelere neden olacak olaylarla karşılaşacaksınız. Sezgilerinize her konuda güvenebilirsiniz Genital organlarınızla ilgili problemlere dikkat edin.

Yay 23Kasım-22Aralık

Oğlak 23Aralık-20Ocak

Kova 21Ocak-18Şubat

Balık 19Şubat-20Mart

Maddi konularda istekleriniz hiç bitmiyor. Bugün satın almayı düşündüğünüz şeylere bir sınır koymalı ve bütçenizi dengeleme konusunda dikkatli davranmalısınız. Ortak çalışma içinde bulunduğunuz kişilerin, yaratma gücünden olumlu etkilenebilirsiniz. Mesleki konularda ,istediğiniz her türlü şartları karşı tarafa kabul ettireceksiniz. Kardeşlerle ilgili konular gündeme gelecektir. Düşündüğünüz olayları çok fazla büyütebilir ve kafanızın daha karışmasına neden olabilirsiniz. Özellikle, duygusal ilişkilerinizde istemediğiniz saplantılarınızı denetim altında tutmalısınız. Yaptığınız çalışmalar, istediğiniz hedefe yaklaşmanızı sağlıyor. Özenli seçimleriniz sayesinde yaşam kalitenizi yüksek tutuyorsunuz.

Güneş’in karşıt eviniz. Aslan’da olması, karşılıklı ilişkilerinizde inatçı ve mantıklı yönlerinizi ortaya çıkaracak. Bugün rutin işlerinizde fazla detaycı davranacak ve çevrenizde değişim rüzgarları estireceksiniz. Kısa yollarla ilgili planlarınız için gerekli tüm detayları gözden geçirmeli ve atılımlarınızı doğru bir şekilde yapmalısınız.

Uzak yollarla ilgili kurduğunuz hayallerin gerçekleşmesini istiyorsanız, bazı bilgi birikimlerinizden yaralanabilirsiniz. Üstün yönleri olan kişilerden hoşlandığınız için, görüşlerinizi sadece size performans kazandıracak nitelikteki kişilerle paylaşmaktan yanasınız.. Yüksek bir yaşam standartı peşindesiniz.


09/08/2012 Perşembe

Şehrin Alt Yapısını

Elden Geçiriyoruz

Belediye Başkanı Seyit Torun Şarkiye Mahallesi’nde devam eden yol ve kaldırım çalışmalarını yerinde inceledi.

Ş

3

AK PARTİ’DEN YENİ MÜDÜRLERE ZİYARET

AK Parti Ünye İlçe Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, görevlerine yeni başlayan Ünye İlçe Özel İdare Müdürü Mehmet Aktiken ve Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Erdem’e ‘hayırlı olsun’ ziyaretinde bulundu.

İ

lk olarak ziyaret edilen Ünye İlçe Özel İdare Müdürü Mehmet Aktiken, “İnşallah memleket için hep beraber hayırlı işlere vesile oluruz. Tabi ki kimsenin tek başına bir şeyler yapma şansı yok. Birlikten kuvvet doğar. Basınımızla, siz siyasi temsilcilerimizle başta kaymakamımız olmak üzere inşallah iyi şeylere imza atacağız” diyerek, AK Parti İlçe Başkanına ve yönetim kurulu üyelerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Erdem de konuşmasında, “27 Temmuz Cuma günü göreve başladım ve bugün ikinci haftamız. Tabi ben Ünye’nin yabancısı değilim. 2004-2008 yılları

arasında Ünye Yeşilkent okulunda okul müdürü olarak çalıştım. Daha sonrada İl Milli Eğitim Şube Müdürü olarak çalıştım. Tabi ilde çalışırken de Ünye ile ilgili çeşitli konularla ilgilendik. Dolayısıyla Ünye benim yabancı olduğum bir ilçe değil. Gerek okul müdürleri gerekse misafirlerimiz ağırlıklı olarak tanıdığımız bir çevre. Bu konuda avantajlı olduğumu ifade edebilirim. İnşallah el ele verip çok güzel çalışmalar içerisine gireceğiz. Sizler bize ne kadar destek verirseniz, bizler o kadar hızlı yürürüz” dedi. AK Parti İlçe Başkanı Av. Ahmet Çamyar ise ilk olarak yapılan yol çalışmalarına değindi. Çamyar

konuşmasında, “Görev değişikliği, kan değişikliği yeni bir ivme ve yeni bir hareketin başlangıcı-

dır aynı zamanda. Ben yeni müdürlerimize görevlerinde başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

ise fındıkta terleme yapıyor ve üründe çürük oluşmasına neden oluyor. Fındığın toplanması

yanında kurutma sırasındaki işlemlere çok dikkat edilmesi gerekiyor.

FINDIK YANLIŞ ÇUVALDA

arkiye Mahallesi Barbaros Caddesi Fatma Hatun Sokağı gezerek, burada devam eden doğalgaz çalışmaları ile ilgili Fındıkgaz yetkililerinden bilgi alan Belediye Başkanı Seyit Torun, doğalgaz çalışmalarının ardından bu caddenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulacağını söyledi. Barbaros Caddesindeki esnaflarla da sohbet eden Başkan Seyit Torun, “Mahalle muhtarları ve halkımızın beklentileri doğrultu-

sunda oluşturduğumuz 2012 çalışma programını aksatmadan yerine getirmek istiyoruz. Bu doğrultuda kentin bir çok noktasında yol ve alt yapı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ordu Belediyesi ekipleri, şehrin alt yapısını elden geçiriyor, bazı bölgelerde ise neredeyse tamamen değiştiriyor. Çalışma yapılan bölgelerde halkımızın gerek çalışanlarımıza gerekse bizlere gösterdiği anlayış ve tahammüle teşekkür ediyorum” dedi.

İmtiyaz Sahibi Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına Tüzel Kişi temsilcisi Niyazi Yeşiller Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fahrettin Özyurt Genel Yayın Yönetmeni Muhsin Yılmaz

Fındığın naylon çuvallara konulmaması için yetkililer yıllardır uyarılar yapıyor.

B

ilindiği gibi Tarım İl Müdürlüğü tarafından Karadeniz’in en önemli tarım ürünlerinden biri olan fındığın, naylon çuvala değil jüt çuvala konulması gerektiği vurgulanmış, fındığın naylon çuvala konulmasının fındığın çürümesine yol açtığını belirtilmişti. Ancak bu önerilerin pek dikkate alınmadığı fındığını yine naylon çuvallara dolduran üreticinin bu görüntülerinden belli oluyor. Fındığın naylon çuvallara konulmaması için yetkililer yıllardır uyarılar yapıyor. Fındıkların jüt çuvallara konulması gerekti-

ğini belirten yetkililerin bu uyarılarını üreticiler dikkate almıyor. 10-15 yıl önce naylon çuvalla henüz tanışmayan üreticiler mecburen jüt çuval kullanırken, naylon çuvalların yaygınlaşması ile birlikte jüt çuval kullanımı da azaldı. Naylon çuvala konulan fındıklar bu çuvallarda bekletildikten sonra fındıkta çürüklerin oluşmasına neden oluyor. Kurutma esnasında ise bir yağmur yağdığında üstüne naylon örtüler seriliyor. Naylon örtünün direkt olarak fındığın üstüne serilmesi

ÜNYE’DE ŞİDDETLİ YAĞIŞ DEDE MİRASI DEĞİRMEN Ünye’de etkili olan sağanak yağmur, ev ve işyerlerini sular altında bıraktı. Dükkanlarını su baskınına karşı korumaya çalışan esnaf bastıran yağmur karşısında çaresiz kaldı.

Ordu’da 100 yıllık su değirmeni babadan oğulla kalarak, vatandaşların mısırlarını un haline getirmeye devam ediyor.

Sayfa Editörü Mustafa Dalgacı Muhabirler Taner Şen Özkan Yıldırım Mustafa Kemal Poyraz İşletme Müdürü Nusret Yeşiller Genel Koordinatör Betül Yeşiller Haber Merkezi Özlem Altan Grafiker Emrah Çoşkun Baskı Operatörü Çetin Ucuzova Reklam Ahmet Kaytaz Oğuzhan Yılmaz Hukuk Danışmanı Av. Doğan Pehlivan Dizgi-Grafik Yeşiller Grafik Tasarım Reklam ve Matbaa Yayın Türü Yerel Süreli Dağıtım Alp Medya Ajans

M

eteorolojinin şiddetli yağış uyarılarının ardından sağanak yağmur Ünye’de etkili oldu. Yaklaşık yarım saat devam eden yağmurla birlikte Niksar Caddesi, Pazaryeri ve Cumhuriyet Meydanı’nda oluşan su birikintileri işyerlerini sular altında bıraktı. Yağan yağmur karşısında işyerlerini su baskınına karşı korumaya çalışan esnaflar, ellerindeki fırça ve paspaslarla dük-

kanlara suların girmesini engellemeye çalıştılar. Her sağanak yağış sonrasında su baskınlarının yaşandığı caddelerde ciddi tedbir alınmasını isteyen esnaflar, “Her yaz bu tür tehlikeyi birkaç kez yaşıyoruz. Yetersiz alt yapı yüzünden işyerlerimiz en az yılda bir kez sular altında kalıyor. Belediyenin su baskını tehlikesi olan caddelerde daha etkili çözüm üretmesini bekliyoruz” dediler.

G

ölköy İlçesi Karagöz Mahallesi'nde Kara Dere üzerine, Niyazi Çapa, tarafından tam yüz yıl önce kurulan su değirmenini oğlundan sonra torunu Muhammer Çapa çalıştırmaya devam ediyor. Değirmenciliğin yok olmayacak bir meslek olduğunu belirten Muhammer Çaba, “Bu değirmen bizlere dedemizden yadigar kalmıştır. Değirmeni anılarıyla birlikte yaşatmaya çalışıyoruz. De-

dem babama, babamda bana bıraktı. Ben de bu değirmeni çocuklarıma bırakacağım. Ben değirmenciliği yok olmayacak meslek olarak görüyorum. Ordu’da çok fazla çalışan su değirmeni kalmadı. İnsanlar uzaklardan bile mısırını getiriyor. Değirmende fotoğraf çektiriyor. Her şeyden önce bu değirmen bir tarihtir. 100 yıldır çalışıyor. Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmalıyız” diye konuştu.

Anlayan Kitap & Kırtasiye

Baskı Tesisi Mir Mehmetoğlu Gıda Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Yeşiller Grafik Tasarım Reklam ve Matbaa Adres MKP. Mah. Şehit Polis Erkan Alışır Cad. No:29 Fatsa/ORDU Tel: 0452 407 10 11 Faks: 0452 407 10 12 e-posta: gazetekuzey@gmail.com Gazetemiz İHA Abonesidir. Gazetemiz basın ahlak kurallarına uymayı taahhüt eder. Köşe yazarları ile ilgili hukuki sorumluluk yazarlara aittir.

Mehmet ANLAYAN 0536 855 70 18 anlayankirtasiye@hotmail.com Adres: M.K.P. Mah. A.Cevat Güvenkaya Cad. No:14/A Dereüstü/FATSA Tel: 0452 Tel: 0452 424 424 20 22 20 22


4

09/08/2012 Perşembe

KÖYDE İKİ VEKİLLİ İFTAR Kumru’ya bağlı Şenyurt Köyü beş yıldan bu yana süren geleneği devam ettirerek Bütün köylü ve misafirleri özel yapılmış çadırda ağırlayarak Ramazan coşkusunu hep beraber yaşıyorlar. / Mustafa DALGACI aman zaman köyün ileri gelenlerinin sponsorluğunda yapılan İftar yemeğinin dün akşamki sponsoru Helvacıoğlu ailesi olurken İftara Ak Parti Ordu Milletvekilleri İhsan Şener ve Mustafa Hamarat katıldı. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı iftar yemeğine Ordu Milletvekillerinin yanı sıra Kumru Kaymakamı Ahmet Özkan, Kumru Belediye Başkanı Ticabi Civelek, Yukarı Damlalı Belediye Başkanı Nevzat Kavasoğlu, Ak parti Kumru İlçe Başkanı Yusuf Yalçuva’nın yanı sıra bazı idare amirleri katıldı. Misafirler ile tek tek ilgilenen Helvacıoğlu ailesi İkramı da bizzat kendi elleri ile yaparken Aile büyüğü Hüsamettin Helvacıoğlu “Köyümüzde yıllardır gelenek

Z

ehtap

SEN DOĞRU OL, KEM BELASINI BULUR Günümüzde sahtekar ve kötü niyetli insan sayısı o kadar çoğaldı ki maalesef hızlarına yetişmenin mümkünü yok ama çok şükür ki Allah katın da kötü niyet cezasını iyi niyette mükafatını buluyor . işte sizin için seçtiğim ve sevdiğim bir hikaye ile bunun bir örneği ;

hale gelen iftar çadırı köylülerimiz ve tanıdığımız tüm arkadaşlarımızla beraber Ramazan ayının coşkusunu yaşıyoruz. İnsan bir biri ile olunca o yemek bir o kadar daha güzelleşiyor. Ayrıca davetimizi kabul ederek bizleri kırmayan başta Milletvekillerimize, Kumru Kaymakamımıza siyasilerimize ve katılan her kese buradan teşekkür ediyorum” dedi. Ak Parti Ordu Milletvekilleri İhsan Şener ve Mustafa Hamarat’ta ilgi karşısında hayretlerini gizleyemeyerek “Yıllardır sürdürülen bu gelenek çok güzel, Ramazan ayı bütünleşme ayı ve biz bunu burada bir kez daha gördük. Çadır ise özellikle özel yapılmış çok farklı bu günü düşünen ve tertipleyen herkese teşekkür ediyoruz’’ dedi.

Ak Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, ‘’Tarihi Ünye evleri korunarak Ünye’nin kültür varlığına kazandırılmalı’’ dedi.

H

Hem tarihi evleriyle hem de kadılarıyla meşhur olan bu sokağımızda Sokak Sağlıklaştırma Çevre Düzenlemesi yapılıyor. Tarihi Ünye evler restore edilerek tarihi dokusuna kavuşturuluyor’’ dedi. Tarihi Ünye evlerinin ilçeye kazandırılması için Ünyelilere çağrı yapan Hamarat, şunları kaydetti: ‘’Ünye evlerinde mülkiyet problemi çok, çok hisseli evler. Özel sektörü, şahısları, Ünye’yi seven iş adamlarını ‘Ünye’den bir ev alın, restore ettirin’ diye teşvik ediyoruz. Sahipleri yaptırabiliyorsa, sahiplerini teşvik ediyoruz. Tarihi Ünye evleri ko-

runarak Ünye’nin kültür varlığına kazandırılmalı. Ünye’nin sevenleri olarak elimizdeki bu

tarihi değerlere sahip çıkıp, kültürümüze ve turizme bir katkıda bulunmuş oluruz.’’

BAŞIMIZDA TERÖR BELASI VAR Hükümetin terör politikasında değişikliğe gitmesi gerektiğini söyleyen CHP Ünye İlçe Başkanı Orhan Bodancı, “Başımızda terör belası var. Artık şehit vermek istemiyoruz” dedi.

M

eclisin aldığı yetki belgesini kullanmadığını söyleyen Bodancı, “Mecliste yetki belgesi alındı, bu yetki belgesi Kandil’deki terör ocaklarına operasyonlar yapılması için verildi. Üstünden 1 yılı aşmasına rağmen hiçbir eylem ve hareket yok. Biz Sayın Bakanımızın açıkladığı gibi sivrisinekleri öldürmekle değil de bataklığı kurutulması tarafındayız, bataklık ta Kandil’dir. En kısa sürede aldıkları yetkinin gereğini yapmalarını bekliyoruz” diye konuştu. Bodancı, partideki açıklamasında Karadeniz Bölgesi’nde

üreticiyi ilgilendiren fındık ürünüyle ilgili olara da “Hiçbir fındık üreticimiz fındığını kaç liraya satacağını, yarın ne olacağını bilememektedir. Acilen lisanslı depoculuk sistemine geçilmeli, hükümet fiyat konusunda belirleyici olmalıdır. Yoksa fındık üreticimiz sürekli sömürülecektir” dedi. CHP Ünye İlçe Başkanı Orhan Bodancı, partinin Ünye İlçe Teşkilatı’nda yaptığı basın açıklamasıyla ülke gündemine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Hükümeti terör politikası nedeniyle eleştiren Bodancı, “Yoğun bir gündem içinden geçiyoruz, başımızda terör belası var. Gündemde hükümetin ve Bakanımızın yaptığı açıklamalar var. Sayın Bakanımız İdris Naim Şahin, birkaç gün önce burada idi. Kendisi İçişleri Bakanı olarak burada müzik etkinliklerine katılırken maalesef biz Güney Doğu’da 8 tane daha fidanımızı kaybettik. Sayın Bakanımızın buradaki açıklamasında ‘Ben hal-

anışır

mehtapdanisir@mynet.com

ÜNYE’DEN BİR EV ALIN, RESTORE ETTİRİN amarat, Ünye Kaymakamı Mustafa Demir ve beraberindekilerle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce Ordu Valiliği İl Özel Genel Sekreterliği tarafından Ünye Sokak Sağlıklaştırma Çevre Düzenleme çalışmaları kapsamında yürütülen Kadılar Yokuşu restorasyon çalışmalarını inceledi. Restorasyon sürecini değerlendiren Hamarat, ‘’Ünye’miz geçmişi ve kültürü derin, tarihi bir ilçemiz. Ünye’de bugüne kalan tarihi eserlere sahip çıkalım istiyoruz. Burası tarihi bir sokak, Kadılar Yokuşu.

M D

kımın arasındayım, sürekli sizinle birlikteyim’ ifadeleri var. Bizde bir Bakanın halkın arasında olmasını tabi ki uygun görürüz ama Bakanımızın öncelikle toprağa verilen şehit ailelerinin arasında olmasını isteriz. Üretici yarının belirsizliğinden tedirgin Bodancı, partideki açıklamasında Karadeniz Bölgesi’nde üreticiyi ilgilendiren fındık ürünüyle ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı: ‘’Fındık ayı içerisindeyiz, maalesef hiçbir fındık üreticimiz fındığını kaç liraya satacağını, yarın ne olacağını bilememektedir. Acilen lisanslı depoculuk sistemine geçilmeli, hükümet fiyat konusunda belirleyici olmalıdır. Yoksa fındık üreticimiz sürekli sömürülecektir. Fındığımızın fiyatını artık biz değil, başkaları belirlemektedir. Bunun içinde hükümetin acilen tedbir alması gerekir. Hükümet Libya’ya yaptığı 500 milyon lira yardımın bir bölümünü

Karadeniz köylüsüne yapsa hem Fiskobirlik’in borcu bitecek, hem de üretici çok daha iyi fiyatla fındığını Fiskobirlik’e satar duruma gelecek. Biz bu hükümet tarafından borçla yönetilen borç alınarak dağıtılan bir iktidar ve ülke haline geldik” Öğrenci yurduna ihtiyaç var Bodancı, açıklamasında Ünye’de eğitim konusunda öğrenci yurdu ihtiyacının da olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Ünye’de fakültemiz ve yüksek okulumuz var. Öğrenci sayımız da yüksek. Öğrencilerimiz ilçemize geldiklerinde kalacak yer konusunda büyük sıkıntılar çekiliyor. Ünye’de bir kız, bir erkek öğrenci yurdu var ama kapasiteleri düşük. Gölevi Mevkii’ne erkek öğrenci yurdu yapılması için başlanmıştı, ama durduğunu biliyoruz. Yurdun en kısa zamanda da bitirilmesini istiyoruz. Çünkü gelen öğrenciler değişik yurtlarda kalmak zorunda kalıyorlar.”

SEN DOĞRU OL,KEM BELASINI BULUR Dervişin biri eski İstanbul sokaklarında : “-Sen doğru ol kem belasını bulur. Sen doğru ol kem belasını bulur.” Diye diye dolaşıyormuş. Padişahın biri tebdil-i kıyafet çarşıda gezerken dervişin sözlerini duymuş, ilgisini çekmiş ve dervişe : -Her gün sarayıma gel seninle muhabbet ederiz demiş. Dervişimiz ertesi gün …… Sarayın kapısına gitmiş padişahın karşısına çıkarılmış sohbet muhabbet zaman geçmiş saraydan ayrılırken padişah dervişin cebine bir altın konulmasını emretmiş. Sarayın dışında dervişimizi takip eden sahte derviş kılıklı biri yanına yanaşmış , -Ya arkadaş, Padişah seni neden saraya davet etti? Derdi neymiş? Falan filan bir yığın sorgu suale tutmuş. Her gün bir altın aldığını da öğrenince. Onun yaptığı işi ben de yaparımdiye düşünmüş. Sormuş, -Ya kardeş, hergün ben de seninle gelsem rahatsız olmazsın değil mi? demiş belki Padişah bana da bir altın verir çoluk çocuğum nasiplenir. İyi derviş: -Padişahım kabul ederse neden olmasın sende gelirsin tabii demiş. Gel zaman git zaman padişah her muhabbet sonrası bir ona bir öbürüne birer altın verdirir olmuş. Sahte derviş bir sabah gerçek dervişi çorba içmeye davet etmiş. Garsona da gizlice arkadaşının çorbasına bol sarmısak koymasını tembihlemiş. -Padişah’ımla muhabbet ederken kötü kokarım sözlerine sözüm ona çare de üretmiş. -Ağzına mendil tutarsın kardeşim demiş. O gün aynen böyle olmuş bizim derviş ağzını mendille örterek padişahla söyleşisini sürdürmüş. Bu arada sahte derviş fırsat bulduğunda Padişahın kulağına eğilip -Efendim arkadaşım ağzını mendille neden kapatıyordu biliyor musunuz, ağzınız kokuyormuş o kokuyu duymamak için’ demiş. Padişah çok sinirlenmiş çağırın o dervişi demiş. Gerçek dervişe sarayın fırıncısına verilmek üzere bir pusula vermiş ve -Al bunu fırıncıya götür demiş. Dervişin okuma yazması yok tabii tam kapıdan çıkıp fırıncıya gidecekken sahte derviş : -İstersen ver o pusulayı ben götüreyim fırıncıya, belki Padişah ekmek lütfetmiştir çocuklara götürürüm senin ekmeğe ihtiyacın mı olur?’ demiş. Onunda okuması yok ,pusula böylece sahte dervişin elinden fırıncıya ulaşmış. fırıncı kağıtta yazılan ‘bunu sana getireni kızgın fırına at’ emrini hemen yerine getirip sahte dervişi küt ,alev alev yanan kızgın fırına yollamış. Ertesi gün gerçek derviş yine saraya gelmiş. Padişah şaşırmış: - Hayrola sen dün fırıncıya gitmedin mi ?’diye sormuş. Derviş de olanları birbir anlatmış. Padişah dervişin kulağına eğilmiş: -SEN DOĞRU OL, KEM BELASINI BULUR ‘demiş. GÜNAHLARA KEFARETTİR GÖNÜLDEKİ KEDER NİYETLER HALİS OLUNCA AMELLER OLMAZ HEDER BİRAZ DAHA SABREYLE NELER GÖRECEKSİN NELER MEVLAM İHMAL DEĞİL İMTİHAN EDER

ORDU SOKAKLARI

BOŞ KALDI

Fındık sezonu başlamasıyla birlikte Ordu sokakları boş kaldı.

O

rdu'da fındık sezonunun başlamasıyla sokaklar boş kaldı. Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi son yılların en kurak yaz mevsiminin yaşandığı Ordu'da fındık hasadının başlamasıyla da Ordu so-

kaklarında in cin top oynuyor. Aşırı sıcakların devam ettiği Ordu'da il dışından fındık hasadı için gelen gurbetçiler ve Ordu'da yaşayan çok sayıda vatandaş fındık toplamak için köylere çekildi.


09/08/2012 Perşembe

ELVEDA YA ŞEHR-İ RAMAZAN

Hazırlayan: Nusret YEŞİLLER

BİR BUSRA SEFERİ DAHA

H

azret-i Hatice Şam'a göndereceği kervanının hazırlıklarını yapıyordur ki Atike hala gelir, yeğeni Muhammed'den söz açar. “Şam'a bir kervan göndereceğini duyduk. Eğer işi ona verirsen minnettar kalırız sana.” Rahip Nestura edeple gelir huzurunda durur “İsa aleyhisselama İncili gönderen Allah hakkı için söylüyorum ki; sen son Peygambersin” der, “Ah sana vahiy indiği günlere erişsem de hizmetinde bulunsam.” Hüveylid kızı Hatice (radıyallahü anhâ) Mekke'nin asil ailelerinden birine mensuptur ki nesebi, Hazret-i Kusay'da Aleyhisselatü vesselam Efendimiz ile birleşir. Daha önce iki defa evlenmiştir, Atîk bin Azîz'den bir kızı, Ebû Hâle Hind bin Zürâre et-Temîmî'den de bir oğlu dünyaya gelmiştir. Güçlü, becerikli, dirayetli, bir kadındır, kervancılık gibi zor bir işin hakkından gelir. Kölelerine kâhyalarına müşfik davranır, fikirlerini alır, korur kollar, bu yüzden hanımlarına sadıktırlar. Kureyşliler bu zarif merhametli kadını “temiz” manasına gelen “Tahire” büyük manasına gelen “Kübra” adıyla anarlar. Melike-i Arab'ın elbette talipleri vardır. Zenginler, itibarlılar kapısını aşındırırlar. Hiç birine yüz vermez, nedense bu bahsi açmaz. Bir gece rüya görür... Ay gökyüzünden inmiş göğsüne girmiştir. Nuru kollarından çıkmaktadır, ortalığı ışıl ışıl aydınlatmakta... Rüyanın verdiği hazla uyanır, gider amcaoğlu Varaka bin Nevfel'e sorar. Varaka çok okumaktan gözlerini kaybetmiş bir zattır, ilimde deryadır. (Hoş Hatice de çok okur Tevrat ve İncil'e

K

5

vakıftır.) Varaka rüyayı “anlaşılan ahir zaman Peygamberi dünyaya geldi” diye tabir eder, “Ey Hadice; sen onunla evlenir ve ilk iman etme şerefine nail olursun. Bu din cihana yayılır, nuru âlemi sarar!” Hazret-i Hatice bu sırrı titizlikle saklar, kimseciklere açmaz. Server-i Kainat 25 yaşlarındadır o sıralar. Halası Atike ile amcası Ebû Talib onu nasıl evlendireceklerini konuşmaktadırlar. Bakın şu işe ki elleri dardır, yeğenlerine önce para kazandıracak bir iş bulmalıdırlar. Mekke'de iş dendi mi akla tek şey gelir, “kervan!” Hazret-i Hatice Şam'a göndereceği kervanın hazırlıklarını yapıyordur ki Atike Hala gelir, yeğeni Muhammed'den söz açar. “Artık vakti” der, “Onu evlendirmeliyiz. Lâkin düğün yapacak kudretimiz yok, Şam'a bir kervan göndereceğini duyduk. İşi ona verirsen minnettar kalırız sana.” -Ey Seyyide-i Kureyş, Muhammed-ül Emin'in evsafını işittim. Doğruluğundan şüphem yok. Ancak kervan idaresi maharet ister, kendisini görmem konuşmam lâzım. İçi bir hoş olmuştur, sanki rüyası ile alâkası var. Efendimizin geleceği vakit, kıyafet seçer, evini süsler, hizmetçilerini tembihler, tabiri caizse sultanlar gibi karşılar. Geldiklerinde önünde semavi kitaplar vardır. Bir Tevrat'a bir Efendimize bakar, Hatem-ül enbiyaya dair işaretler yakalar. Emirlerin meliklerin peşinde koştukları Hatice, kararını vermiştir. Onunla evlenecek, son peygambere hanım olma şerefine erişecektir. Kervan hazırlanırken Habibullah'a bir elbise gönderir ki sıradan bir şeydir, hani pazar-

da satılanlardan. Ayrıca hükümdarlara yaraşır bir elbise yaptırır ve en genç en güçlü deveyi süsletip donatır. Kahyâsını kenara çeker. “Bak Meysere!” der, “Kervan Mekke'den ayrılıncaya kadar Muhammed-ül Emin yol elbisesini giyecek ve devesini kendi sürecek. Ama şehirden uzaklaşınca O'na şu elbiseleri hediye ettiğimi söyleyecek, giymesini rica edeceksin. Onu süslediğimiz deveye bindirecek ve yularını sen çekeceksin. Unutma O'nun emrindesin. Efendini üzme, kırma, yorma. Gözün üzerinde olsun, tehlikelerden kolla. Kazanıp kazanmamak umurumda değil, fazla oyalanma!” Ve vakit gelir, develer doğrulurlar. İri tabanlarını zemine vura vura yürür, ortalığı toza bularlar. Naralar, çığlıklar, ziller, çıngıraklar... Abdülmuttalib oğulları için bu üzücü bir şeydir aslında. Aileden biri ilk defa başkasının kervanı ile çıkıyordur yola. Kureyş'te ücret ile tutulmak asillere göre değildir zira. Kervan ağır ağır uzaklaşır, vadiler arasında kaybolur. Meysere molada Fahr-i Kainat'a değerli elbiseleri uzatır ve “hanımefendinin emri” der, “bunları giymenizi arzuluyorlar” Sonra genç ve güçlü deveye bindirir, yularını tutar. Bu imtiyaz kafilede bulunan Ebu Cehil ve Şeybe'nin gözünden kaçmaz, hasetlerinden çatlarlar. Hatta Meysere'nin koluna girip kenara alırlar. Bu iltifat niye? Ona eski urbalarını giydir, sürünsün biraz!” Meysere “siz işinize bakın” diye çıkışır, “karışmayın bana!” Ancak Huzeyme bin Hakim Sülemi (Hadice annemizin akrabası olur) Server-i Kainatın harikulade hallerine şahit olur,

hayranlığı artar. Bir ara develerden ikisi tutulup yığılırlar, sanki nüzul iner hayvancıklara. Yol uzun, zemin yıpratıcıdır. Tek çare ikisini kesmek, yüklerini diğerlerine paylaştırmaktır. Meysere çaresizdir, panik içinde Efendimize koşar “Ya seydi medet!” Fahr-i kainat gelir deveciklerin başlarını okşar, ayaklarını sıvazlar. Allahü teâlânın lütfü keremi ile mecâlsiz hayvanlar sıçrayıp kalkar, kervanın önünde gitmeye başlarlar. Huzeyme. Meysere'ye “yaz bir kenara” diye fısıldar, “bu gencin şanı çok yüksek olacak!” Hangisini anlatalım, başının üzerinde gölge yapan kuşlar, eli deyince çoğalan aşlar, yeşeren ağaçlar... Eski Şam diye de anılan Busra birçok medeniyete ev sahipliği yapmış antik bir kenttir. Devasa sütunlar, saraylar, tiyatrolar, bazilikalar... Kureyş kervanı yine manastır civarında konaklar... Bahira vefat etmiş, yerine talebesi Nestura geçmiştir. O dahi son peygambere inanmakta, işaret beklemektedir Hicaz taraflarından... Develer çöktürülür, yükler indirilir. Efendimiz kuru bir zeytin ağacının altına oturur. Ağaç yeşerir meyvelerle donanır o anda... Bu fevkaladelik Rahip Nestura'nın gözünden kaçmaz. Hızla koşar ve nefes nefese sorar: Lat ve Uzza hakkı için adını bağışla? - Bundan ağır bir söz söylenmemiştir bana! Bahira'nın bahsettiği Resul o mudur acaba? Meysere'ye döner “Gözündeki kırmızılık hep var mıdır?” -Vardır. Edeple gelir huzurunda durur ve “İsa aleyhisselama İncili

gönderen Allah hakkı için söylüyorum ki sen son Peygambersin” der, “Ah sana vahiy indiği günlere erişsem de hizmetinde bulunsam.” Sonra Meysere ile Huzeyme'yi kenara çeker, “biliyor ve inanıyorum ki Muhammed düşmanlarına galip gelecek, lâkin yine de Şam'a gitmeyin derim. Yahudilere güven olmaz.” Meysere, sahibesi Hatice'nin emrini hatırlar, “bir an önce dön, fazla oyalanma!” ÇÖLDE TEK BAŞINA Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) Busra'ya yaptıkları yolculuk esnasında altında oturdukları ağaç dayanılmaz çöle rağmen asırlardır hayatta. Şimdi Ürdün sınırları içinde bulunan (Al-Mafraq) uçsuz sahrada ondan başka tek ağaç yok. Yönetmen Mustafa Gouverneur'un bu ağaç için çektiği belgesel botanikçileri hayrete düşürüyor. MÜJDECİ! Busra'da satılacakları satar, alınacakları alır, Şam'dan dönen kafileye katılırlar. Mekke'ye üç fersah kalmıştır ki Meysere develerden birini donatır. Efendimize “haydi git” der, “sağ salim geldiğimizi müjdele hanıma!” - Ebu Cehil yanlarında biter “peki bu kumaşlar halılar nereden icap etti şimdi?” - Hanımefendi cömerttir, ihtimal onları müjdeciye bağışlar. - Ama niye Muhammed? Yol bilmez, iz bilmez, başkasını yollasana! - Bu benim işim, sen karışma! Doğrusu Efendimiz havaliyi diğerleri kadar tanımaz, hem yola çıkınca nasıl bir uyku basar anlatılamaz. Allahü teâlâ Cebrail aleyhisselamı imdadına yollar, üç günlük mesafeyi bir

Mehmet Said Arvas anda alırlar. Hazret-i Hatice cariyeleri ile evin damına çıkmıştır... Müjdeciyi görür, evet bu 'o' olmalıdır, zira iki kuş kanatlarını açmış gölge yapmaktadırlar. Habibullah kapıyı çalar, mektubu uzatır. Meysere az ve öz yazmıştır “Hanımefendi, Muhammed'ül Emin'in bereketi ile kazancımız umduğumuzdan fazla oldu. Size anlatacak çok şeyim var.” Hatice-i Kübra cevaben bir mektup yazar, uzatır. Deveyi ziynetleri ile birlikte “müjdeciye” bağışlar. Efendimiz mektubu alır ve aynı gün içindeki kervana ulaşır. Onu uzaktan gören Ebu Cehil “işte” der, “yolunu şaşırmış dönüyor, demedim mi ben sana!” Ancak cevabi mektubu görünce tutulur kalır “İnanamıyorum” der, “Olamaz! Bu sürede bu mesafe alınmaz!” Kervan Mekke'ye girerken Hatice validemiz pencerededir, gözü Fahr-i kâinatta... Hatice validemizin, Efendimizle (Sallallahü aleyhi ve sellem) evlendiğini biliyorsunuz. Ancak şimdi soracaksınız: “Meysere'ye n'oldu acaba?” Öyle ya onun gibi sadık birinin ilk Müslümanlar arasında yer alması icap etmez mi? Peki adı niye Ammarlarla, Bilal'lerle anılmaz? Efendimizin tebliğe başladıkları yıllarda hayatta mıdır, yoksa ıssız kuytularda mı kalmıştır bilmiyoruz? İbn-i Hacer-i Askalani “elİsâbe” kitabında Gulâm-ı Hatice hakkında “bi'sete yetişip yetişmediğine dair bir kayıt bulamadımsa da ihtiyaten sahabe-i kiram arasına yazdım” der. O halde bize de (radıyallahu anh) demek düşer.

Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri Osmanlı devri İstanbul velîlerinin büyüklerindendir. Asıl adı Mahmûd'dur. "Hüdâyî" ismi ve "Azîz" sıfatı kendisine sonradan verilmiştir. Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri'nin neslinden olup, "seyyid"dir. Bunu ilâhîlerinin birinde: Ceddim ü pîrim sultan Sensin yâ Resûlallâh diyerek kendisi de ifâde eder.

oçhisar’da doğmuş, çocukluğu Sivrihisar’da geçmiştir. O, bir asra yakın ömür sürmüş ve sekiz pâdişâh devrini idrâk etmiş bir gönül sultanıdır. Asrında, gerek eserleri, gerekse sohbet, irşâd, vaaz ve nasîhatleri ile ümmet için bir feyiz kaynağı olmuştur. İlim, tasavvuf ve edebiyat sahalarında parlak bir hüviyete sahip bulunan Hüdâyî Hazretleri, mâneviyat rehberleri arasında müstesnâ bir mevkii hâizdir. O, kuruluş yıllarında Şeyh Edebali Hazretleri’nin yapmış olduğu kıymetli irşâd, hizmet ve faâliyeti, aynı aşk, vecd ve heyecanla yürütebilen nâdir bir mânevî şahsiyettir. Allâh rızâsı istikâmetinde ihlâs, samîmiyyet ve gayret üzere hareket eden Hüdâyî Hazretleri, sahip olduğu zâhirî

hem pâdişâhların hem de bütün teb’anın sevdiği bir Hakk dostu olarak tebârüz etmiştir. Osmanlı’nın yükselişten yavaş yavaş duraklamaya doğru seyir takip eden bir devrinde yaşayan Hüdâyî Hazretleri, bir yandan sultanlarını âdil, gayretli ve mâneviyat bakımından zinde olmaları için büyük himmetler sarfetmiş, bir yandan da birtakım kargaşadan bunalan devlet ricâlinin ve halkın gönül yaralarını âdetâ hâzık bir hekim gibi sarmasını bilmiştir. Bundan dolayı hemen herkes, onun sohbet, irşâd ve hizmet sofrasına koşarak ferahlamış; dergâhı, bir seâdet ve gönül mekânı olmuştur. Gerçekten onun devri, seâdetle felâketin birbirini takip ettiği çileli bir zamana rastlamaktadır. Zîrâ siyâsî bakımdan gittikçe artan ve ictimâî

bünyeyi de son derece sarsan çalkantılar, bu devirde görülmeye başlamıştır. Askerdeki disiplin ve nizamın sarsılıp bozulmasının fecî bir surette II. Genç Osman’ı katletme derecesine ulaştığı ve IV. Murâd’ın tahtının önünde sadrazamı Hâfızlarının tahta bile bulaşmış olduğu düşünülürse, o günlerin siyâsî ahvâli daha iyi anlaşılır. İşte böyle çalkantılı bir devirde İslâm tasavvufunun tesellî edici nefhasıyla Hakk’ın ve hakîkatin sesine çağıran Hüdâyî Hazretleri, dergâhına diğerlerine nazaran çok farklı bir hüviyet kazandırmıştır. Öyle ki, devlet idâresinde azl ve nefyedilen kimselerin ve cemiyette zuhûr eden anarşinin önünden kaçanların yegâne sığındıkları yer, onun dergâh-ı şerîfi olmuştur. Nitekim Halil

Paşa, Dilâver Paşa ve Ali Paşa gibi zevât, başları her dara düştükçe bu dergâha sığınmışlardır. Bu yönüyle Hüdâyî Hazretleri’nin dergâh-ı şerîfi, kimsenin zarar ve ziyânının erişemeyeceği, günümüz tâbiriyle bir nevî dokunulmazlığı olan emîn bir mekân hüviyetine bürünmüştür. Denilebilir ki, o zamanlar Osmanlı mülkünde bu mekândan başka hiçbir dergâh, bu kadar nâil-i hürmet ve ihtirâm değildi. Burada Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri’nin böyle bir makama hâiz oluşu ve sahip bulunduğu müstesnâ liyâkati elde edişinin nasıl tahakkuk ettiği üzerinde hâssaten ve dikkatle durmak gerekir. Zîrâ onu bu kemâle ulaştıran metod, aynı yolda yürüyenlere müstesnâ bir nümûne-i imtisâldir. Hüdâyî Hazretleri, talebelik yıl-

larında ciddî bir ilim tahsîli yanında tasavvufî bir alâka ile gönül âlemini de az-çok yoğurmuştu. Gayret ve çalışkanlığı sebebiyle de medresede kendisiyle husûsî bir şekilde ilgilenen hocası Nâzırzâde’nin muîdi olmuştu. Sonraki yıllarda hocası Nâzırzâde ile birlikte muhtelif kadılık vazîfelerinde bulundu. Son olarak da Bursa’ya tâyin edildiler. Hocası başkadı, kendisi de Ferhâdiye medresesinde müderrisliğin yanında Câmi-i Atîk mahkemesinde kadı nâibi oldu. Onun kâmil mânâda tasavvufa sülûk edip mârifetullâha nâil olması da işte bu zamana rastlar. Şöyle ki: Her türlü ilmî liyâkat ve makamına rağmen Hüdâyî Hazretleri, o zamanlar Bursa kadılığı vazîfesini yürüten Kadı Mahmûd Efendi adında sayı-

sız kadıdan sadece biriydi. Birgün karşısına o güne kadar hiç rastlamadığı türden pek farklı bir dâvâ çıktı. İki gözünden sel gibi yaşlar akıtan bir kadıncağız, kocasından şikâyetle mahkemeye mürâcaat etmişti. Kendisini dinleyen Kadı Mahmûd’a şunları söyledi: “-Kadı Efendi! Kocam her sene hacca gitmeye niyet eder, fakat bir türlü fakirlikten dolayı gidemez. Bu sene de hacca gideceğim diye tutturdu. Hattâ: “-Eğer bu sene hacca gidemezsem seni boşayacağım!” dedi. Daha sonra kurban bayramına yakın ortalıktan kayboluverdi. Beş altı gün sonra da ortaya çıkıp hacca gidip geldiğini söyledi. Hiç böyle birşey olur mu? Kadı Efendi! Artık bu yalancı adamdan boşanmak istiyorum!..” Devamı yarın


6

09/08/2012 Perşembe

ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ DEĞİŞECEK Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nda, üniversiteye giriş sisteminin yeniden yapılandırılması kararı alındı.

Y

ılda iki kez toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun dünkü toplantısında, eğitimle ilgili dikkat çeken kararlar alındı. Toplantının sonuçlarıyla ilgili açıklama Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'den geldi. Ergün, kurulda, üniversiteye giriş sisteminin yeniden yapılandırılması kararının alındığını söyledi. Bakan Ergün, yeni üniversiteye giriş sisteminin sadece bilgiyi ölçmeye değil öğrencilerin temel yetkinliklerinin ölçülmesine ağırlık vereceğini belirterek, sistemin 2014 yılı sonuna kadar tamamlanacağını söyledi. Kurul'un, Ergün tarafından açıkladığı kararları şöyle: — Eğitim sistemi ciddi şekilde revize edilecek. Yeni sistem sa-

dece bilgiyi ölçmeye değil öğrencilerin temel yetkinliklerinin ölçülmesine ağırlık verecek, sistem 2014 yılı sonuna kadar tamamlanacak. — Dil eğitiminin yapısı değişecek ve alternatif dil eğitimi modelleri tasarlanacak. — Bin kişiye düşen araştırmacı sayısı ABD'de 5, Kore'de 5,4, Almanya'da 4 iken Türkiye'de 1 ve bu sayı artırılacak. — Eylül ayı sonunda Türkiye'deki üniversiteler girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanacak. — Bilim merkezlerinin kurulmasına 1 milyar lira bütçe ayrıldı ve bu merkezlerin 81 ilde kurulması planladı. KURULUN GÖREVLERİ 1983 tarihinde faaliyete geçen ve son yıllarda daha aktif olarak

SAĞLIK KÖŞESİ

YAZ TUZAKLARINA DİKKAT çalışan kurulun görevleri: Uzun vadeli bilim ve teknoloji politikalarının tespitinde hükümete yardımcı olunması, hedeflerin saptanması, öncelikli alanların belirlenmesi, plan ve programların hazırlanması, kamu kuruluşlarının görevlendirilmesi, özel kuruluşlarla işbirliği

Uzmanlara göre, sağlık için zararlı olan ve kilo almaya yol açan tek tip beslenme, özellikle yaz mevsiminde sıkça düşülen tuzaklardan.

sağlanması, gerekli yasa tasarıları ve mevzuatın hazırlanması, araştırıcı insan gücünün yetiştirilmesinin sağlanması, özel sektör araştırma merkezlerinin kurulması için tedbirler alınması, sektörler ve kuruluşlar arasında koordinasyonunun sağlanmasıdır.

BİZE HASTA DİYENLER ŞİMDİ YOĞUN BAKIMDA Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, krize rağmen Türkiye’nin ihracatının arttığını belirterek, “Bize hasta diyenler şu anda kendileri yoğun bakımda” dedi.

T

ürkiye’nin özel sektöre ağırlık veren bir anlayışta olduğunu söyleyen Bakan Çağlayan, “Türkiye’nin 135 milyar dolarlık ihracatına destek sağlayan ihracatçılarına, uluslararası rekabette ben de varım diyen Sivaslı ihracatçılarımıza gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum. Bu ülkeye taş üzerine taş koymuş herkesi gururla selamlıyorum. Türkiye artık üretimini, ekonomisini, yatırımını özel sektöre vermiş olan bir anlayıştadır. Şükürler olsun bugün Türkiye, dünyanın son 100 yılda en büyük ekonomik krizini yaşamış olduğu bu dönemde kriz kelimesini çöpe atmış siyasi olgunluğa, ekonomik olgunluğa sahip olmuştur. Türkiye, dünya tarafından takdirle karşılanıyor. Bugün Türkiye 135 milyar dolar ihracatı eğer Türkiye’nin dışına çıkmasaydık, dünyanın her tarafını fellik fellik dolaşmasaydık,

Türkiye ekonomik istikrarı yakalamamış olamasaydı biz şuanda farklı şeyler konuşuyor olacaktık.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 2023 hedeflerine 2023’te ulaşacağını kaydeden Bakan Çağlayan, “İhracatın 4’te 3’ünü yapmış olduğumuz pazarlarda depresyon var, ciddi yangınlar var. Türkiye bir diken tarlası içinde ihracatını 135 milyar dolara çıkardı, cumhuriyet tarihine yazdırdı. 27 ülkeli Avrupa Birliği’nin 23 ülkesinden çok daha iyi durumdayız. Geçmişte bize hasta diyenler şu anda kendileri yoğun bakımda. Allah acil şifa versin. Türkiye’nin büyümesinde, gelişmesinde tek bir kesimin imzası var. O da Türk özel sektörüdür. Türkiye 2023 hedeflerine 2023’ten önce ulaşacak. Hedefimiz 2023’te 25 bin dolar kişi başı milli gelire ulaşmak” diye konuştu. Bankaların aldığı faizlerden

yakınan Çağlayan, “BDDK’ya sesleniyorum, bankaların haksız olarak aldığı işlem maliyetini azaltın. Bankalarımızın da biraz insafa gelmesini bekliyorum. Bankacıların içinde doğu ve güneydoğuda gayrimenkulleri ipotek olarak kabul etmeyen bankacılarımız var. Buralardakileri sigorta etmeyen sigortalarımız

var. Bankalarımız sesimize kulak verirler, yoksa atacağımız çok adımımız var” dedi. Programın sonunda ihracat rekortmenlerine ödülleri verildi. Programa Vali Ali Kolat, AK Parti Sivas milletvekilleri Hilmi Bilgin, Ali Turan, Mesude Nursune Memecan ve Belediye Başkanı Doğan Ürgüp de katıldı.

TURİSTLERİN GÖZDESİ 'ÖLÜM İMPARATORLUĞU'

Paris'te 1785 yılında vebadan ölen insanların taşındığı ‘Ölüm İmparatorluğu’ olarak bilinen yeraltı mezarlıkları, milyonlarca turist tarafından ziyaret ediliyor.

H

er sene milyonlarca turistin ziyaret ettiği Fransa’nın başkenti Paris’in yeraltından bilinmeyen bir gerçek çıktı. 1785 yılında veba salgını sonucu ölümlerin artmasıyla birlikte mezar bulmakta sıkıntı oluşması sonucu, Devlet Konseyi Kararı ile o zamana kadar şehrin içinde salgınlara neden olan mezarlıklar kaldırıldı. Ölülerin kemikleri de 15 ay boyunca süren çalışmalarla bir taş ocağına taşındı. 1814 yılına kadar ölen insan-

ların yeraltına gömülmeye devam etti. Paris Belediyesi’nin düzenlediği turlarla turistlerin gözdesine dönüşe yeraltı mezarlığı, 20-30 metre derinlikte ve 11 bin metrekarelik alanı kaplıyor. 'Ölüm İmparatorluğu' olarak bilinen yer altı mezarları, 321 tünel, mağara ve galeriden oluşuyor. Yetkililer 12 milyon nüfuslu kentin ışıkları altında 6 milyon insanın da yeraltında bulunduğunu belirtiyor.

MARS'TAN İLK RENKLİ FOTOĞRAF GELDİ NASA’nın tasarladığı 'Curiosity' (Merak) adlı robot Pazar gecesi Mars’a iniş yaptı. ‘Curiosity’ Mars’taki gezisine devam ederken gezegenden ilk renkli fotoğrafı yolladı.

A

merikan Havacılık ve Uzay Dairesi(NASA)tarafından üretilen robot 'Curiosity' (Merak), Mars gezegenine indi. Aradan geçen 3 günün ardından ‘Curiosity’, MAHLI adlı kamerasıyla Mars’tan ilk renkli fotoğrafı gönderdi.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından üretilen robot 'Curiosity' (Merak), Mars gezegenine indi. Aradan geçen 3 günün ardından ‘Curiosity’, MAHLI adlı kamerasıyla Mars’tan ilk renkli fotoğrafı gönderdi.

B

eslenme ve Diyet Uzmanı Berna Çil, bol meyve tüketmek, tek tip beslenmek, geç saatte yemek, açık büfelere sık uğramak, büyük boy meyve suları ve kremalı kahveler nedeniyle yaz aylarında kilo almanın kolaylaştığını söyledi. Berna Çil, yaz mevsiminde kilo artışına yol açan başlıca 6 nedeni sıraladı ve şu önerilerde bulundu: MEYVEYİ ABARTMAYIN, BOL YAĞ TÜKETMEYİN Yazın ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durmaya çalışıyor, hafif yiyecekler arıyoruz. Ağır yağlı yiyeceklerden kaçarken, bu defa bolca meyve yiyerek, vücudumuzun yağlanmasına neden olabiliyoruz. Elbette meyveyi yaz aylarında bol tüketmek sıvı ihtiyacımızın karşılanması, vitamin ve mineral dengelerinin sağlanması açısından önemli. Ancak her besinde olduğu gibi meyvede de aşırı tüketim fazla kilo olarak karşımıza çıkıyor. Günlük yaşamda kaloriyi karbonhidrat, protein, yağdan alıyoruz. Bu üç gruptan besinlerin dengeli tüketilmesiyle sağlıklı bir beslenme mümkün olabiliyor. Meyvede yağ ve protein olmadığından, sadece karbonhidrat içerir, meyve şekeri fruktoz bulunur. Fruktoz hücre içine taşınmada insüline gereksinim duymaz. Kanda insülin düzeyimizin artması bize tokluk hissini verir. İnsülin düzeyimiz artmadığında da tokluk hissi duymayız. Bu nedenle meyvenin de belli miktarda yenilmesi gerekiyor. TEK TİP BESLENMEYİN Bir kişinin günde sadece meyve yemesi, sadece yağlı yiyecekler tüketmesi ya da sadece sebzeyle beslenmesi sağlıklı bir beslenme değildir. Kadınların günde ortalama 2000-2200, erkeklerin ise ortalama 2500 kalori almaları gerektiği teoride hep vardır. Tüm besin gruplarından beslenme uzmanlarının kişiye, yaşa, cinsiyete, yaşam risklerine, var olan hastalıklara göre hazırladıkları planlarla kilonun sağlıklı seviyelerde tutulması mümkün olabiliyor.

VAZO GİBİ BARDAKTA MEYVE SUYU İÇMEYİN Son yıllarda adeta çiçek vazosu kadar büyük bardaklarda meyve suyu tüketmek moda oldu. Taze meyve suyu elbette faydalı, ancak miktarlara her zaman dikkat etmek gerekiyor. Evde bir bardak portakal suyu elde etmek için ortalama 4-5 portakalın suyunu sıkıyoruz. Büyük boy bir bardak meyve suyu için kaç meyve sıkmamız gerektiğini siz düşünün! Oysa günde sadece ara öğünlerle beraber 5-6 porsiyon meyve yemek sağlıklı. GEÇ SAATTE YEMEK YEMEYİN Vücudun biyolojik bir saati, metabolizmanın da en çok enerji harcadığı ve en düşük enerji harcadığı saatler vardır. Bu nedenle saat 18.0019.00’dan sonra yemek yemek, yüksek kalorili içecekler içmek kiloya davetiye çıkarmaktır. Fazladan alınan her 7 bin kalori, bize kilo olarak dönebilir. AÇIK BÜFELERİN ÖNÜNDEN ÇEKİLİN Açık büfe yemekleri sadece tatilde yemiyoruz. Her hafta sonu geç kahvaltı etmek ara öğünlerin yapılmasını, yemek saatlerinin aksamasına yol açacağından çok önerdiğimiz bir durum değildir. Hafta sonları açık büfelerdeki soslu, yağlı yiyeceklerle beslenmek bize kilo olarak döner. KREMALI KAHVENİN GÖRÜNTÜSÜ GÜZEL, KALORİSİ YÜKSEK Özellikle büyük kahve zincirlerinin günlük yaşamımıza entegre ettiği kremalı, bol kalorili, büyük boy kahveler ve soğuk içecekler yazın kilo almanın en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Kremalı kahvelerden iki tane içmek günlük kalori ihtiyacının büyük kısmını karşılıyor ama sağlıklı beslenmekten de uzak düşürüyor. Çünkü vücudumuza çok yararlı olan, balığı, tavuğu, kuru baklagilleri, sebzeleri, meyveleri, tahıllı ekmeği, sütü, yumurtayı, yoğurdu hayatımızdan çıkarmış oluyoruz.


09/08/2012 Perşembe

FATSA HALKI YARDIMLARDA SINIR TANIMIYOR

D

iyanet İşleri Başkanlığı Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlara yardım kampanyası: Güneydoğu Asya’da bulunan Myanmar’ın Arakan bölgesinde yaşayan Müslüman halka karşı, son dönemde iyice artan şiddet

hareketleri nedeniyle evsiz kalan ve yurtlarını terk eden binlerce insan; mülteci durumuna düşerek komşu ülkelere sığınmaya çalışmakta, barınma, açlık, susuzluk ve salgın hastalık tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığınca; zor durumdaki Myanmar’ın Arakan bölgesi Müslüman halkı için başlatılan yardım kampanyası

devam etmektedir. Fatsa’da 27/07/2012 Cuma günü camilerimizden toplam 27.978.00 TL’dir.

Ekrem CİNOĞLU

upanisad@mynet.com

Yardım kampanyasına ait banka hesap numaraları : T.C. Ziraat Bankası Bilkent Plaza Şubesi TL Hesabı : TR470001001762342869855062 USD Hesabı : TR200001001762342869855063 EURO Hesabı : TR900001001762342869855064

DELİKLİ MAKARNA

Vakıfbank Meşrutiyet Şubesi TL Hesabı : TR470001500158007300093093 USD Hesabı : TR740001500158048013572322 EURO Hesabı : TR420001500158048013572316

İNTERNETTEN OKUL KAYDI Ünye Milli Eğitim Müdürü Musa Erdem velilere, çocukların okul kayıtlarını ve takiplerinin internet üzerinden yapılacağını söyledi.

ÇAYBAŞI’NA KÜLTÜR SİTESİ

Çaybaşı Belediyesi ilçede eksikliği hissedilen kültür sitesi ve yetersiz kalan belediye hizmet binası yaptırmak için ihale yaparken, ihaleyi kazanan firma yapım çalışmalarını başlattı.

Ü

nye Milli Eğitim Müdürü Musa Erdem, gazetemize yaptığı açıklamada, çocukların okul kayıtlarına ilişkin bilgi verdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanan e-okul sistemiyle internet üzerinden kayıtların yapılıp takibinin yapılabileceğini belirten Erdem, şunları söyledi: “Şu anda tüm öğrenci kayıt ve nakilleri sistem üzerinden yapılıyor. Birinci sınıfa kayıt olacak öğrencilerimizin velilerinin okula gitmesine veya herhangi bir yerden evrak tedarik etmesine gerek kalmadan internet üzerinden ikamet ettiği adrese göre e-okul üzerinden kayıt yapabilir. E-okul sistemiyle biz de o bölgede birinci sınıfa gidecek kaç öğrenci olduğunu biliyoruz. Okullarımızın kontenjanlarına göre bu kayıt bölgeleri belirleniyor ve sisteme atılıyor. Velilerimiz de veli bilgilendirme modülünden bakarak takibini yapabiliyor. Velilerimizin dikkat etmesi gereken husus öğrenci nakli alırken çocuğunun hangi okulun kayıt bölgesinde bulunacağını bilmeli. Veli, rastgele bir yerde oturuyor, oturduğu yerin dışında başka bir okula çocuğunu kaydını naklettirmek istiyor. Velilerimiz çocuğunu hangi okula göndermek is-

tiyorsa o çevrede kayıtlı olması gerekiyor.’’ Yeni eğitim öğretim sistemi olan 4+4+4 eğitim sisteminin uygulamaya geçtiğini hatırlatan Erdem, “Ünye olarak biz de hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Yeni eğitim sisteminde okullarımızın bir kısmını ayırdık, bir kısmında ise fiziki şartların tam olarak sağlanamamış olmasından dolayı mevcut durum geçici olarak devam etmekte. Bazı okullarda ise bu değişikliği kademeli olarak hayata geçireceğiz” dedi. Erdem, Ünye’de yeni eğitim öğretim dönemi hazırlıkları sürerken, devam eden eğitim yatırımlarına ilişkin olarak da şu bilgiyi verdi: “Ünye’de okul inşaatlarımız var devam eden. Hayırsever Arif Midilli tarafından Ünye Endüstri Meslek Lisesi’ne bir atölye yaptırılıyor, katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Yine çevre bölgelerde de okullarımızda inşaatlar devam ediyor, bu inşaatları 17 Eylül’e yetiştireceğiz. Ünye Lisesi Spor salonu ile ilgili eksiklikler var, onların da bakımı yapılacak. İlçemize biri Bayramca’ya, Gölevi Mahallesine olmak üzere 2 anaokulu yapılarak, bu yıl eğitim öğretime açılacak.”

7

Ç

aybaşı Belediye Başkanı Zekeriya Sarıkoca, Çaybaşı Kültür Sitesi ve belediye hizmet binası ihalesinin yapıldığını söyledi. İlçede kültürel faaliyetleri yapabilecekleri yer ihtiyacının olduğunu belirten Sarıkoca, ‘’İlçemizde toplantı ve her türlü organizasyonlar için diğer bir ifadeyle kültürel faaliyetlerimizi yapabileceğimiz bir yerimiz yoktu. Bunun yanında belediye hizmet binamız da yetersizdi. Bütün bu ihtiyaçlarımızı göz önüne alarak Çaybaşı’na yakışır modern bir kültür sitesi ve belediye hizmet

binası kazandırmak amacıyla ihale yaptık” dedi. İhalenin 402.177.81 TL bedelle Ege Park Yapı İnşaat Tekstil Turizm İthalat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin aldığını belirten Sarıkoca, şunları kaydetti: ‘’28 Haziran tarihinde Kültür Sitesi ve hizmet binası yapımı için yetki verilerek çalışmalara başladı. Nüfusumuz göz önüne alındığında belediyemiz imkânları ile bakarsak bu proje çok külfetli ve büyük maliyetli 1.000.000.00 TL bedelli bir projedir. Eski Belediye Lojmanı ve hal binası olarak adlandırılan ve daha önce ihale ederek yıkımını yaptığımız yere yapılmaya başlanan Kültür Sitesi ve belediye hizmet binası 380 m2 taban alan üzerine yapılıyor. Binamız bodrum katı ile birlikte 6 kat olarak planlandı. Yüzde 50’si ihaleyi alan ilgili firma tarafından 180 iş günü içersinde yapılarak, geri kalan kısmının yapımı için Kültür Bakanlığından bir kısım destek alınıp tamamlanarak halkımızın hizmetine sunulacaktır. İlçemize hayırlı uğurlu olsun ‘'

MISIRLI KARİ MUHAMMED

ABDELMEWGOOD’DAN

SBS,YGS,LYS ve KPSS gibi sınav ve tercih işlemlerinin yoğunlaştığı şu günlerde aklıma bir hikaye düşüverdi. Efendim hikaye 30-40 sene öncesine ait. Anlatanların yalancısıyım.İki Alankentli gurbete giderler.Bunlardan birisi uyanık ve akıllı;diğeri ise saf ve masumdur.Gurbet ele vardıklarında akıllı olanın önerisiyle bir işbölümüne giderler.Buna göre;akıllı olan evde kalacak ve yemek pişirecektir.Saf olan ise işe gidip çalışacaktır.Ay sonunda kazandıkları paralar tabii ki ortak olacaktır.Gerçekten kavilleştikleri gibi de yaparlar.Ancak her akşam evde buluştuklarında sürekli aynı yemek hazırdır:Delikli makarna…Bu arada bizim saf oğlan,işin verdiği yorgunlukla sızlanmaya başlar. “Of of ! Çok yoruldum,mahvoldum.Her tarafım ağrıyor.”diye. Beriki durur mu?O da basar çığlığı “mahvoldum”diye. “Sana ne oldu kardeşim,sen ne yaptın?” deyince cevap hazırdır: “Makarnanın deliklerini delmek, insanı öldürüyor birader.”Daha önce, ömründe hiç delikli makarna görmeyen masum Anadolu çocuğunun,arkadaşına hak vermekten başkaca çaresi de yoktur.Zira onca makarnanın deliğini delmek,az iş değildir? Neyse gel, zaman git zaman.Günler günleri kovalar.Bir gün yedikleri makarnanın aynısını bakkalda gören saf oğlan,işin aslını da bakkalcıdan öğrenir.Ve büyü bozulur.Masal sona erer.Sonrasında yaşanan gelişmeleri ise tahmin etmek güç değildir.Lakin çeşitli dalaklama hareketlerinin ağaç budamaya benzeyen fakat ondan çok daha sert öküz toslamasına dönüşen acıtıcı ritüelleri önünde saygıyla eğiliyorum. Şimdi durup dururken bu hikayeyi niye anlattığımı merak edenler olabilir.Gerçi benim kadim okuyucularım manzarayı hemen çakarlar ama yeni okurlarım için açıklama gerekebilir.(Yani değil mi?)Yanisi şu:Şekil bir a’da olduğu gibi,saf kalbimizin temiz harmanına çıkarcı emellerini serenler,tarih boyunca var olagelmişlerdir.Bu öyle bir organize iştir ki;bizlere iyilik yapıyorlar hissini uyandırarak arkamızdan dolaşanlara çaktırmadan iki puan aldırır.Bizler oyunun kuralını öğrenene değin,kumpas çoktan kurulmuştur bile.Masa başları tutulmuş,her yere adamlar postu sermiştir bir kere. Kalan yerler-ki eğer kaldıysa-için habire sınava girer dururuz.O yüzden midir nedir? Örneğin, masum Anadolu çocukları,Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Deniz-Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’na nasıl memur alınır bilmez.Hatta adını bile telaffuz edemez.Şimdi gözlerinizi kapatın ve düşünün.Hariciyede kaçınızın tanıdığı vardır?Bulan olursa bana yazsın lütfen.Ya şu kurumları içinizde kaç kişi biliyor? -Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü Darphane Dairesi Başkanlığı Mine ve Galvano Atölyesi, -Türkiye Ortadoğu ve Amme İdaresi Enstitüsü, -Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Ergazi Atık Kağıt Ünitesi, -İbrahim Müteferrika Matbaa Meslek Lisesi -KOSGEB Ankara Ağaç İşleri İhtisas Merkez Müdürlüğü… Şüphesiz listeyi çoğaltmakta fayda yoktur. Çünkü acılarınız derine inebilir.Zira kazandığı fakültenin beş yıllık olduğunu kayıt günü öğrenen biri olarak sizi ancak ben anlarım.Öyleyse hep birlikte rahmetli Höselek Dayı’ma kulak verelim.Ne diyordu bir keresinde bu büyük halk adamı? “Yumurta da taşın üstüne düşse,taş da yumurtanın, olan yumurtaya olur.”Hepinize sevgiler selamlar…

Fidangör ve İsmet Paşa

KUR’AN ZİYAFETİ Caddesi Renklendi Fidangör ve İsmet Paşa Caddesi, yapı-

İ

lçe Müftülüğünce Ramazan etkinlikleri çerçevesinde Mısırlı Kari Muhammed Abdelmewgood tarafından 09.08.2012 Perşembe günü öğle namazı-

na müteakiben Orta Büyük Camide yine aynı gün yatsı namazından (teravih namazı sonrasında) Sahil Büyük (Çarşı) Camiinde Kur'an Ziyafeti verilecek.

lan ışıklandırma çalışmalarıyla rengarenk bir görüntüye büründü.

ANTİKA PULLAR MÜZE EVE Ünyeli Öz ailesi, anneannelerinden kalma antika pul koleksiyonu tablosunu Ünye Müze Eve hediye etti.

1

915-1920 yıllarında anneanneleri tarafından saten kumaşa konulup her pulun etrafı küçük metal pullarla işlenen ve büyükçe bir tablo şeklinde çerçeve haline getirilen antika pul koleksiyonu Öz ailesinden M. Hasan Öz ve Faruk Öz tarafından ailesi adına Ünye Müze Eve bağışlandı.

Tabloyu Ahmet Kabayel'e teslim eden 20. dönem Milletvekili M. Hasan Öz, yine anneannelerinden kalma ve İstanbul’daki evde bulunan antika duvar saatini de müze eve hediye edeceklerini söyledi. Öz, “Elinde eskiden kalma antika olmuş her türlü eşyaların müze eve verilmesini tavsiye ediyorum” diyerek mesaj verdi.

H

er yıl ramazan ayında ve yılbaşı haftasında ışıklandırılan Fidangör ve İsmet Paşa caddesi bu yılda ışıl ışıl oldu. Ordu Belediyesi kentin daha güzel ve farklı bir görüntüye kavuşması için başlattığı ışıklandırma çalışmalarını

her yıl olduğu gibi bu yılda tamamladı. Ramazan ayı nedeniyle Fidangör ve İsmet Paşa caddesindeki ağaçlar rengarenk ışıklarla görsel bir zenginliğe kavuşurken, yapılan bu çalışmalar kentte yaşayan vatandaşların beğenisini topluyor.


8

09/08/2012 Perşembe

YARILGAÇ’TAN ORDU ÜNİVERSİTESİ Çelebioğlu Caddesinde İDARİ PERSONELİNE İFTAR YEMEĞİ Kaldırım Çalışması

Çelebioğlu Caddesinde yayalar için yeni kaldırım alanları oluşturuluyor.

Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık YARILGAÇ tarafından Meslek Yüksekokulu Uygulama Restoranı’nda düzenlenen yemeğe; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nuri YILMAZ, Genel Sekreter Metin KARAKUŞ ve daire başkanlarının yanı sıra idari personel katıldı.

O

rdu Üniversitesi ailesinin büyüyen gelişen nüfusunu yansıtan iftar yemeğinde masaları tek tek dolaşan Rektör Prof. Dr. YARILGAÇ yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi. “Her geçen yıl büyüyen üniversitemizin tüm çalışanlarını bir arada görmek hakikaten bizlere gurur veriyor. Ufuklarımızı arttırıyor. Böylesine güçlü bir kadro

üniversitemizin gelişimine şüphesiz büyük katkı sağlayacaktır. Bu nedenle ben hepinize teşekkür ediyorum. Ancak bizim ciddi bir iddiamız var. O kadar büyüyelim ki birimlerimiz birbirini tanımayacak hale gelsin. Bizleri ve üniversitemizi güzel günler bekliyor. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, ailelerinize ve sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

O

ALLAH RAHMET EYLESİN Fatsa eşraflarından merhum Hacı Cemil Bayındır’ın oğlu Hikmet Bayındır’ın kardeşi, İsmail Bayındır’ın babası, Cemil ve Ali bayındır’ın amcaları Hacı İsmet Bayındır vefat etmiştir. Cenazesi dün Orta Büyük Camiinde öğlen namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Asri Mezarlıktaki aile kabristanlığında toprağa verildi. Medreseönü Afurlu mahallesi sakinlerinden Hatipoğullarından Mehmet oğlu helvacı Sami Kaya vefat etmiştir. Cenazesi dün öğlen namazını müteakip Afurlu Camiinde kılınan cenaze namazından sonra aile kabristanlığında toprağa verildi. Kurtuluş mahallesi sakinlerinden Kani Mustafa ve İsmail Bebek’in babaları Nazım Yılmaz, Mustafa Yıldırım, Selahattin Gezidik’in kayınpederi Murat Bebek’in dedesi Ahmet oğlu İsmail Bebek vefat etmiştir. Cenazesi dün öğlen namazını müteakip Orta Büyük Camiinde öğlen namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Perşembe Çaytepe köyünde toprağa verildi.

rdu Belediyesi kentin birçok noktasında alt yapı ve çevre düzenlemelerine devam ederken yayalar için de kaldırım çalışmalarını sürdürüyor. Karşıyaka Mahallesi Çelebioğlu Caddesinin alt yapı ve asfalt çalışmalarını tamamlayan Ordu Belediyesi ekipleri, caddede son olarak

yayalar için kaldırım oluşturuyor. Yerleşimin büyük oranda tamamlandığı Karşıyaka Bulvarını, Çelebioğlu Caddesine bağlayan yolun tamamında kaldırım çalışması yapacak olan Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, kısa süre içerisinde bu çalışmaları bitirerek, vatandaşların hizmetine sunacak.

630 AİLE SEVİNDİRİLDİ Ünye Ticaret ve Sanayi Odası (ÜTSO) bu Ramazan’da da muhtaç aileleri sevindirdi.

ATIK PİL VE AKÜLERİN ZARARLARI ÜNFADDER Ünye (Elektrik Elektronik Mekan,ik ve benzer meslekler) Fen Adamları Derneği ve Türkiye Teknikerler Birliği Ordu İl Temsilcilisi Musa Kıranlı pillerle ilgili çok önemli, pillerin çevreye ve sağlığımıza verdiği zararlar hakkındaki şaşırtıcı bilgiler verdi.

M

usa Kıranlı’nın verdiği bilgiyer şöyle; “Pillerde “CİVA” bulunmaktadır. İçme suyu veya gıda zinciri yoluyla insan vücuduna giren cıvanın, parastezi, ataksi, dişarti ve sağırlık gibi nörolojik bozukluklara, merkezi sinir sisteminin tahribine, kansere, böbrek, karaciğer ve beyin dokularının tahribine neden olabileceği ihtimali söz konusudur. Civadan başka kadmiyum, kurşun… Yapılan araştırmalarda yine pilin içeriğinde bulunan ağır metaller arasındaki en tehlikeli ve toksit maddelerden birinin "Kadmiyum" olduğu, pillerin çöp depo sahasında bozularak kadmiyum ve bileşiklerinin serbest hale geçtiği ve suya karıştığı ifade edildi. Kadmiyumlu sızıntı suyunun, içme suyu ve toprağı kirleterek gıda zinciri ve su yoluyla insan vücuduna girdiği ve “kadmiyumun’un”, akciğer hastalıklarına, prostat kanserine, kansızlığa, doku ve böbrek üstü bezlerin tahribine neden olduğu söylenmektedir. İşte gördüğünüz üzere “PİL” deyip geçmeyiniz; Pillerin ve akülerin yapısında bulunan toksit maddelerden bir diğerinin "kurşun" ol-

duğu, bu maddenin de vücuda solunum, içme suyu veya gıda zinciri yoluyla girdiği, vücuda giren kurşunun, ciğerlere kadar ulaştığı ve ciğerlerde yavaş yavaş emilerek kana karıştığı, maddenin kan yoluyla ulaştığı karaciğer, böbrek, beyin ve kas gibi yumuşak dokularda 35-40 gün bekledikten sonra kurşun metabolitleri yardımıyla kemik ve diş gibi sert dokularda toplandığı ifada edilmiştir. Araştırmalarda, 0-6 yaş grubu çocukların “kurşun” kirliliğinden yetişkinlere göre en az 4 kat daha fazla etkilendikleri, maddenin, işitme bozukluğuna, sinir iletim sisteminde ve hemoglobin bileşiminde düşmeye, kansızlığa, mide ağrısına, böbrek ve beyin iltihaplanmasına, kansere ve ölüme neden olduğu vurgulanmaktadır. Çöpe atılarak zamanla bozulan ve gövdesinde akıntı meydana gelen pillerin içeriğinde bulunan cıva, kadmiyum ve kurşunun, kansere, nörolojik bozukluklara, akciğer hastalıklarına, beyin iltihaplanmasına ve bir çok önemli sağlık sorunlarına yol açtığı açıkça ortadır. Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı tarafından hazırlanan, "PilAkü Kullanımı ve Atık Piller ile Akülerin Zararları" başlıklı araştırmada, enerjisi bitmiş pillerin, çöpe atılmaları durumunda hava, su ve toprak kaynaklarını kirleterek insanların sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olacağı vurgulanmıştır. Bu konudaki önerilerimiz: Piyasada NiMh şarjlı piller tanesi yaklaşık 5 YTL' ye satılmaktadır. 1000 kez şarj yapılabilen NiMh pillerin her kullanım için maliyeti en çok 0,5 kuruş olmaktadır. (1 kuruş bile değil) Piyasada 4 tanesi 1 YTL satılan sıradan pillerden kullanıldığında bir pil 25 kuruşa mal olmaktadır. Ucuz gibi gözüken bu sıra-

dan pillere, şarjlı pillerin tam 50 katı para ödediğinin kaç kişi farkındadır acaba? Bunun yanında her kullanımda bu ucuz gibi gözüken pilleri kullananlar, çevreye çok zararlı atıkların yayılmasına aracılık etmiş olmaktadırlar. Hem çevreniz hem de cebiniz için NiMh şarjlı pil kullanın ve piilerin ömürleri tükendiğinde kullandığınız her çeşit pili çöpe değil, özel toplama kutularına atın. Pillerin içeriğinde bulunan cıva, kadmiyum ve kurşun elementleri, kansere, nörolojik bozukluklara, akciğer hastalıklarına, beyin iltihaplanmasına yol açtığını asla unutmayınız. -Hiçbir pili çöpe atmayın. (Saat, cep telefonu, dizüstü bilgisayar pilleri gibi her türlü elektronik aygıtların pilleri dahil) -Ömrü tükenmiş pillerinizi biriktirerek, özel pil toplama kutularına atın. -Pillerinizi biriktirerek size en yakın pil kutularına atın.(Bu konuda ki kampanya ve çalışmaları için Ordu Belediyesine ve kampanya ya destekleri için her camide her kuran kursunda bir atık pil toplama kutusu bulunduracakları için Ordu Müftülüğüne de şükranlarımızı sunuyoruz.) Ünye’mizde de çevreye duyarlı insan sağlığını önemseyen bir yerel yönetim idarecilerimiz ve belediye başkanımızın olumlu çalışmalarını görmekteyiz. Çevreye konulan atık toplama özel çöp kutularına ilave olarak birkaç noktaya da “PİL” atık kutusu konulmasını diliyorum. -Pil toplama kutularının, büyük alışveriş mağazalarında, çevremizde yoğun halk akışının olduğu cadde ve sokaklarda ve yine destekleri için teşekkür ettiğimiz Sayın Ordu Müftülüğü çalışmaları parelelinde Ünye de camilerimizde ve kuran kurslarımızda da bulundurulması

da olumlu olacaktır. -Pil toplama kutularından alınan piller, özel depolarda, zararsız duruma saklanmaktadır. -Alkalin ve diğer sıradan piller yerine şarjlı pil kullanın. -Toplam kullanım süresi düşünüldüğünde (1000 kez şarj) şarjlı piler sıradan pillere göre çok daha ucuzdur. -Alkalin ve diğer sıradan piller şarj edilemezler. (Patlar) -Şarjlı pillerin üzerinde "Rechargeable" yazar. -NiCd şarjlı pil kullanmayın. (NiCdNikel Kadmiyum) -NiCd piller şarjlı pil olmasına karşın, içerdiği Kadmiyum elementi, halk sağlığı ve çevre üzerinde çok fazla olumsuz etkileri bulunmaktadır. -Ayrıca, NiCd piller sahip oldukları "bellek etkisi" nedeniyle ömürleri kısadır. -NiMH şarzlı pil kullanın. (NiMHNikel Metal Hydride) -NiMh piller yaklaşık 1000 kez doldurulabilir. -mAh değeri yüksek piller daha uzun dayanır. Günümüzde AA serisi 2700 mAh, AAA serisi 1100 mAh gücünde, çok uzun süre enerjisini koruyan NiMH pilleri piyasada rahatlıkla bulabilirsiniz. -Hızlı dolum, pillerinizde "pişme etkisine" neden olarak pilin ömrünü kısaltır. Kalem pillerin şarz süresi en az 16 saat olmalıdır. Daha kısa sürede dolum yapan aygıtlar, pillere zarar verir. -Şarjlı pilleri, tam boşalmadan şarj etmeyin. Normalde 1000 kez olan dolum sayısı, her şajda bir azalır. -NiMH pilleri, yarım şarjdan sonra tam boşalmaya izin verirseniz eski gücüne kavuşturmuş olursunuz. (Bellek etkisi sıfırlanır. Bu da 1000'in çok üzerinde dolum yapabileceğiniz anlamına gelir.)

T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden (TOBB) gelen 25 bin TL’lik para ile gıda malzemesi alan ÜTSO 630 adet Ramazan paketi hazırladı. Kuru gıda, çay, şeker yağ gibi temel ihtiyaç malzemelerinden oluşan çeşitli kalemlerdeki Ramazan paketi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Ünye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şimşek konuy-

la ilgili yaptığı açıklamada, “Her yıl Ramazan ayında Ünye TSO olarak Ramazan paketi olarak yardım yapmaktayız. Bu yılda 25 bin TL’lik 630 adet yardım paketi hazırlayarak Ünye’de ihtiyacı olan ailelere dağıtılmıştır” dedi. Başkan Şimşek ayrıca Ramazan yardımı için 25 bin TL gönderen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na da teşekkür etti.

Yedaş Aracı Kaza

Yaptı 3 Yaralı Kabadüz ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı.

E

dinilen bilgiye göre, Turnalık Yaylası Arpacık mevkisinde Deniz Dursun yönetimindeki YEDAŞ'a ait 52 RA 506 kamyonet henüz bilinmeyen nedenle 150 metre şarampole yuvarlandı. Kaza son-

rası hurdaya dönen araç içersinde bulunan Deniz Dursun, Tuncay Kabataş ve ismi henüz belirlenemeyen bir kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılar Ordu Devlet Hastanesine kaldırıldı.


09/08/2012 Perşembe

KÖYE DEĞİL EVE HİZMET VAR Ordu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın Fatsalı muhtarlara hitaben yaptığı konuşmada Ordu’nun büyükşehir olamaması halinde ödeneklerin yine az geleceğine vurgu yaparak büyükşehir olunduğunda gelen ödeneklerin çok fazla artacağını dolayısıyla hizmetin de artacağını söyledi.

/ Muhsin YILMAZ rdu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın köy yollarının asfalt olmasında iç bölgelere çok geride kaldıklarını belirterek, “Bizim bölgede köylere hizmet götürme yok evlere hizmet götürme var” dedi. Ordu ilinin büyükşehir olması konusunda Fatsalı muhtarlara hitaben bir konuşma yapan Ordu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın Ordu’nun coğrafi özelliği külfetleri beraberinde getirdiğini belirterek, “Şu anda bölgemizde bulunan bizim özelliklerimize aynı hususiyetlere sahip olan Trabzon vilayeti büyükşehir olmayı neden ısrarla istediği konusunda bunu kafamızda net canlanması için rakamlardan bahsetmek istiyorum.Ordu 6 bin kilometre kare alan. 11 bin kilometre sadece köy ağı olan alan. Bu alana göre İstanbul’a kadar 6 defa gidip geliyorsunuz. Türkiye’de en fazla yol ağı olan vilayetiz. 480 köyümüz, 53 belde, 18 ilçe, 73 belediyemiz var. Bu kadar geniş alana, bu kadar yerleşim birimine bizler Ordu’nun genelinde yaşayan Ordu halkına hizmet götürmeye çalışıyoruz. Kimler götürüyor, Ordu İl Özel idaresi olarak başta biz kırsal olan köylerimize, belediyelerimiz kendi sorumluluk sahalarına, ilçe belediyelerimiz kendi sorumluluk sahalarında, belde belediyelerimiz kendi sorumluluk ağlarında, yol götürüyoruz, içme suyu götürüyoruz, kanalizasyon götürmeye çalışıyoruz, başka başka hizmetler götürmeye çalışıyoruz.Yıllarca bu hizmetler götürülüyor.Yani Ordu vilayet oldu-

O

ğu tarihten bu yana aynı şekilde devam ediyor ama 1990’lardan sonra hızlı bir yeni belediye kurma furyesi oldu ve bir sürü belediler kuruldu. Ondan sonra tabi o zaman amaç neydi; daha nitelikli, daha kısa süreli, halka daha yakın olsun. Belki daha hızlı hizmet gider beklentileriy-

le bu belediyeler kuruldu. Yeni ilçeler kuruldu ama geldiğimiz noktada Ordu’nun şu anda sahip olmuş olduğu gerçekler, hizmet rakamları, asfalt miktarı, stabilize miktarı, Türkiye ortalamasıyla ne kadar orantılı, Türkiye ortalamasının biz neresindeyiz diye bir karşılaştırma yapmak bakımından söylüyorum” dedi. TÜRKİYE ORTALAMASINDA ASFALT ORANI YÜZDE 50 Türkiye ortalamasında bir ilin

toplam köy yol ağının şu anda yüzde 50 asfalt olduğuna dikkat çeken Ordu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın, “Buradan Çorum’a geçin, Amasya’ya geçin, Ankara’ya, Kayseri’ye, Konya’ya gidin. Bazı vilayetlerde bu rakam yüzde 80-90’lara kadar çıkabiliyor. Ege bölgesinde yüzde 100’e varıncaya kadar köy yollarının tamamının asfaltlanmış vilayetler var. Bizdeki rakam ne peki? Bizdeki rakam ölçüyoruz, biçiyoruz, topluyoruz, kazıyoruz yüzde 15’in üzerine çıkamıyoruz. 1500 kilometre,1400 kilometre ve bu sene onca çalışmamıza rağmen 260 kilometre yeni asfalt yapmamıza rağmen ve beton yol yapılmasına rağmen 100 kilometre civarında da köy kısmında beton olmasına rağmen bu rakam yine 1500’lerde kalacak. Neden çünkü bizim coğrafyamız engebeli bir coğrafya. Maliyetler çok fazla, en önemli bizi zorla-

yan hususların başında bu gelmekte. BİZİM BÖLGEDE KÖYE HİZMET GÖTÜRMEK YOK EVLERE HİZMET GÖTÜRMEK VAR İç Anadolu ve Ege bölgesinde bir köye girildiği zaman 3 dakikada o köyden çıkıldığına dikkat çeken Genel Sekreter Aydın, “Bütün evler oradadır ve topludur. Buraya yolda götürürsünüz, yolda yaparsınız, ka-

nalizasyonda yaparsınız, gerekirse bütün sokaklarına parke yol yaparsınız. Ama bizde köye hizmet götürme yok eve hizmet götürme var adeta. Bir ev burada, bir ev karşı tepede böyle zorluklarımız var. Karadeniz bölgesinin özelliği her tarafta böyle sadece Ordu’da böyle değil. Giresun’da da böyle, Trabzon’da da böyle, Artvin’de de çalıştım, Artvin de böyle, Rize’ de de böyle. Dolayısıyla bu coğrafyadan daha fazla hizmet götürebilmek için bu bölgeye gelen ödenek miktarlarının diğer bölgeye göre daha fazla olması lazım.Yani bizdeki coğrafi özelliklere göre bir miktar belki fazla gönderiliyor ama yeterli olmaktan çok zarar” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR OLMAZSAK ASFALT ORANINDA DÜŞÜK KALIRIZ Temel alt yapı hizmetleri, yol, su, kanalizasyon bütün bu üç ana başlığın ve ulaşımı da, bütün bu hizmetleri yapan 4 tane kurum olduğunu ifade belirten Ordu İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Aydın, “Bunlar İl Özel İdaresi, il belediyesi, ilçe belediyesi, belde belediyesi. Bu 4 ayrı kurum mağrifetiyle aynı kurumlarda 4 ayrı kurum hizmet veriyoruz. Bu şartların tamamını dikkate aldığımız zaman Ordu’nun coğrafi özelliklerini dikkate aldığımız zaman bu yapıdan nitelikli, hızlı,verimli, ekonomi ve etkin hizmet çıkması mümkün değil. Biz farklı bir şekilde yolumuza devam etmememiz lazım bir şekilde. Geldiğimiz şekilde devam edersek Türkiye ortalamasını yıllarca beklesek de yakalayamayacağız, bu bir gerçek. Buna 15 sene sonra bir şekilde karşılaşırsak eğer büyükşehir olmazsa burası yine benzer rakamları 3 aşağı 5 yukarı 1500,1800, 2000 olur ama 3000 olmaz. Ordu’ya gelen devletten almış olduğumuz paylar yüzde 200, yüzde 300 varan oranlarda artmış olacak. Hizmet demek para demek, eğer bütçeniz yeterliyse hizmet edersiniz. Ama büyükşehir olunduğunda gelen ödenekler çok fazla artacaktır” şeklinde konuştu

Ordu'da Kuvvetli Yağış Bekleniyor Yurdumuzun bazı bölgelerinde yağışlar sürüyor. Yağışların bazı illerimizde kuvvetli olması bekleniyor. Hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacak.

Y

ağış beklenen iller:İç Anadolu'nun kuzeyi ile Karadeniz bölgesinde yağışlar sürüyor. Yağışların; Sinop, Samsun, Ordu, Trabzon, Rize ve Hopa çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Bu arada, hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacak. BÖLGELERDE HAVA DURUMU- Yapılan son değerlendirmelere göre bugün bölgelerde hava durumu şöyle olacak: MARMARA: Az bulutlu ve açık, zamanla doğusunun parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. EGE: Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimlerinin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. AKDENİZ: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İÇ ANADOLU: Az bulutlu ve açık, zamanla kuze-

yi parçalı bulutlu, öğle saatlerinde Kırıkkale, Yozgat, Sivas ile Ankara'nın kuzeydoğu kesimlerinin kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. BATI KARADENİZ: Parçalı yer yer çok bulutlu, doğusu ile zamanla bölge genelinin kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Sinop çevrelerinde yerel olarak şiddetli (76-100 kg/ m2) olması bekleniyor. ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Samsun ve Ordu'nun batı kesimlerinde yerel olarak şiddetli (76100 kg/m2), Trabzon'un doğu-

su, Rize ve Hopa çevrelerinde yerel olarak kuvvetli (20-50 kg/ m2) olması bekleniyor. DOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık, zamanla kuzey kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Erzurum, Erzincan, Kars, Ar-

dahan ve Iğdır çevrelerinin kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. GÜNEYDOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

9

YAĞMUR, MEVSİMLİK FINDIK İŞÇİLERİ ETKİLEDİ Güneydoğu Anadolu’dan Ordu’ya fındık toplamaya gelen 160 mevsimlik fındık işçisi konakladıkları Ünye- İkizce sapağındaki alanda sağanak yağmur nedeniyle zarar görünce, Ünye Kaymakamlığı ekiplerince alınarak gece İmam Hatip Lisesi’nde misafir edildi.

D

iyarbakır ve Şanlıurfa’dan Ordu’ya fındık toplamaya gelen ve Gocuklu Köyü sınırları içinde Ünye İkizce Sapağı’nda kurdukları çadırda kalan 160 fındık işçisinin kaldığı çadırlar, dün akşam saatlerinde yağan sağanak yağmur nedeniyle sular altında kaldı. Durumu öğrenen Ünye Kaymakamı Mustafa Demir, bölgeye ekip

göndererek mevsimlik fındık işçisini araçlarla aldırdı. Ünye İmam Hatip Lisesi Yurdu’nda misafir edilen fındık işçileri yemekleri verilerek ve gece lise yurdunda konakladı. Fındık işçileri bugün havanın iyi olmasıyla birlikte çadır kurdukları alana geri döndü. Fındık işçilerinin eşyalarının sular altında kaldığı, çadırların zarar gördüğü öğrenildi.

SAMSUN’U SEL KAPANI KURTARDI Samsun’da gece boyunca devam eden şiddetli sağanak yağmur sonrasında Kürtün Çayı taşarken, çay üzerine yapılan sel kapanı muhtemel bir faciayı önledi.

U

zun süredir sel felaketlerinin yaşandığı Samsun’da en son gece boyunca yağan sağanak nedeniyle Kürtün Çayı taştı. Çayın taşması sonucu bazı evler ve meyve bahçeleri zarar görürken, DSİ tarafından Kürtün Çayı üzerine daha önceden yapılan sel kapanı muhtemel bir facianın önüne geçti. Dağlardan gelen sel sularını tutan sel kapanı, debisi yüksek suyun Samsun’a ulaşmasını engellerken, sel kapanında biriken sel suları kont-

rollü bir şekilde boşaltıldı. Kürtün Çayı çevresinde yaşayan vatandaşlar, sel kapanı sayesinde muhtemel bir facianın önlendiğini söylerken, sel kapanının tuttuğu sel sularının Samsun’un büyük bir bölümünü sürükleyebilecek büyüklükte olduğunu söyledi. Kürtün Çayı'ndan akan sel suları Samsun Ankara karayolunun bir kısmında heyelana neden olurken, çevre köylerde yaşayan vatandaşlar da gölette biriken odun parçalarını topladı.


www.gazetekuzey.com

09/08/2012 Perşembe

Tel: 0452 407 10 11

KABZE: ŞAMPİYONLUK HAYAL DEĞİL ORDUSPOR'U LİG Orduspor'un başarılı oyuncusu Hasan Kabze, Rubin Kazan ve Montpellier'in yaşadığı şampiyonluğu örnek göstererek 'Orduspor hiç de uzak değil' dedi.

F

utbolseverler onu Galatasaray'da tanıdı, 2 sezon sarı-kırmızılı formayı giydikten sonra Rusya'ya taşındı! Rubin Kazan'da üst üste 2 kez şampiyonluk yaşayan, sonrasında Fransa'nın Montpellier takımına transfer olan yıldız forvet, vatan hasretine daha fazla dayanamadı, geçen sezon Orduspor formasıyla Süper Lig sahnesine yeniden çıktı. Hector Cuper göreve geldikten sonra pek çok isimle yollar ayrılırken, Arjantinli efsane hoca 30 yaşındaki golcüye kaptanlık pazubandını verdi. Futbolunun olgunluk dönemine giren Hasan Kabze, AMK'ya konuştu. A'dan Z'ye tüm sorularımızı yanıtlayan yıldız futbolcu, samimi cevaplar verdi. Sadece Orduspor ve kendisinden değil, gündemdeki konulardan da bahsetti... *Geçtiğimiz sezon sürpriz bir şekilde Orduspor’a transfer oldun. Rusya’da ve Fransa’da oynadıktan sonra Türkiye’ye neden döndün? Futbola başlarken hedeflerim arasında her zaman yurtdışında oynamak vardı, ben de Galatasaray'dan ayrılırken bu hedef doğrultusunda hareket ettim. 4.5 yıl ülkemi yurt dışında en iyi şekilde temsil ettim. Montpellier'den ayrılırken Avrupa'dan 2-3 tane ciddi teklif almıştım, ama ülkemi çok özlediğim için dönmek istedim. *Galatasaray’da önemli bir sezon geçirdikten sonra kazanılan şampiyonlukta büyük pay sahibiydin. Sonrasında Türkiye’den teklifler de olmasına rağmen neden yurt dışına gittin? Dediğiniz gibi Türkiye den çok teklif vardı, ama dediğim gibi yurt dışında bir şeyler başarmak istiyordum. O dönem Rubin Kazan antrenörü Kurban Berdiyev'in sadece benimle görüşmek için İstanbul'a gelip, hedeflerinden ve beklentilerinden bahsetmesi çok etkileyiciydi. Sonrasında Rubin Kazan'a giderek doğru bir karar aldığımı gördüm. *Sadece Galatasaray’da değil, Rusya’da da şampiyonluklar yaşadın. Orduspor’un da uzun vadede hedefi bu. Sence Bursaspor’un ardından bunu başaran ikinci Anadolu takımı olabilir misiniz? Ben Rusya yı seçtiğimde, ''Neden Rusya, neden Rubin Kazan gibi adı sanı duyulma-

mış bir takıma gitti?'' dediler, ama ben bu kararı verirken nereye gittiğimi, takımın nasıl hedefleri olduğunu çok iyi biliyordum. Bana söylenen planları harfiyen yerine getiren bir takımdı Rubin Kazan. Gittiğimde devre arasına denk gelmişti. O sezon ligde kaldık ve 2. yılımızda çok iyi transferler yaparak 2. yılda kulüp tarihindenki ilk şampiyonluğu yaşadık, sonrasında 2. şampiyonluğu... Bunlar benim için çok önemlidir. Şimdi dışarıdaki çocuğa sorsanız Rubin Kazan' bilirler, Montpellier'de de geçen sene yarım sezon forma giydim, orada kalsaydım orada da şampiyonluk yaşamış olacaktım. Bunları gördükten sonra Orduspor'un şampiyon olmaması için hiçbir engel yok. Çünkü bunu diğer takımlarda başardım ve tecrübe ettim. Anadolu takımlarının büyüklere karşı mücadele etmesi çok zor, ancak doğru bir planlama ile şampiyon olabiliriz. *Bu sezon Orduspor’da ciddi bir revizyon yaşandı, ama sen takımda kaldın, hatta kaptan oldun. Artık beklentiler daha da arttı diyebilir miyiz senin için? Tabiki öncelikle hocamıza teşekkür ederim kaptanlıkla ilgili. Benle birlikte Ali ve Fevzi arkadaşlarımız da kaptanıdır bu takımın. Sonuçta hepimiz bu görevi elimizden geldiğince yapmaya calışıyoruz. Takım içerisindeki sorumluluklarım arttı ama gerçekten iyi bir grubumuz var ve hep birlikte Orduspor'un daha iyi yerlere gelmesi için çalışacağız. *Mehmet Topal, Selçuk İnan, Gökhan Zan gibi önemli isimler Çanakkale Dardanelspor’da parladı, aynı senin gibi. Ancak şimdi Körfez ekibi yavaş yavaş bu özelliğini kaybediyor, altyapı konusunda ülke olarak çok mu eksiğiz?

Gerçekten bizin oynadığımız yıllar Çanakkale Dardanelspor'un en güzel dönemleriydi. Bu isimler dışında o dönem birlikte oynadığımız Fevzi Elmas, İlkem Özkaynak, Mehmet Çoğum gibi bir çok arkadaşımız hala Süper Lig'de oynuyor. Alt yapı konusunda diğer ülkelere göre eksiğiz, bu çok doğru. Oradaki sistem ve oyuncuya bakış açısı ülkemize göre çok farklı, çünkü bazı kulüpler günü kurtarmayı düşündükleri için ne kadar yetenekli olursa olsun gençlerimize şans vermiyorlar. Ancak yavaş yavaş bizde de altyapı konusu önem kazanmaya başladı. Bucaspor'a bu konuda ayrı parantez açmak gerekir. Türkiye'de bazı ilkleri gerçekleştirip Futbol Akademisi'ni kurdular, çok değerli oyuncular yetiştirdiler. Eski bir Bucasporlu olarak bundan dolayı çok mutluyum. Orduspor'da da bu sene altyapıda değişikliğe gidildi. Yurt dışından destek alınarak yeni bir altyapı oluşumuna başlandı. Eskiye göre daha iyiyiz ülke olarak. Zaten böyle olması gerekiyor. Yoksa milli takımlar seviyesinde oynayacak oyuncu bulmakta zorlanacağız. *David Barral transfer edildi, Stancu’nun bonservisi alındı. İkisi de çok önemli golcüler. İlk 11’de oynayabileceğini düşünüyor musun? Takıma mutlaka forvet alınacaktı. Çünkü sadece ben kalmıştım golcü olarak. Sonuçta ikisi de değerli oyuncular. Elbette kararı hocamız verecek. İnşallah hep beraber başarı çıtamızı daha da yukarıya çekeriz. *30 yaşındasın ve futbolunun en olgun dönemindesin. Bundan sonraki kariyer planlaman nasıl, hedeflerin neler? Aynı zamanda Orduspor olarak bu sezonki hedefleriniz… Hayatta her zaman hedeflerim olmuştur. Bu zamana kadar da koymuş olduğum he-

HEYECANI SARDI

deflere ulaştım ve hiçbir zaman amaçsız hareket etmedim. İnşallah bu sezon iyi bir performans göstererek tekrar A Milli Takım formasını giyerim. Takım olarak da geçen seneden çok daha iyi yerde bitirmek istiyoruz ligi. Umarım UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak ekiplerden biri de biz oluruz. *Ordu nasıl bir şehir, günlerin nasıl geçiyor? Ordu, doğal güzelliklerin bol ol dugu güzel bir Karadeniz şehri. Derli toplu, aradığımızı rahatlıkla bulabildiğimiz bir şehir. Yaz olduğundan sahil kenarı kışa göre çok daha hareketli ve güzel, sahil kenarında yürümek gerçekten keyif veriyor insana. Belki yatırım konusunda daha iyi teşviklerle önü açılabilir. Havalimanın da seneye gelmesiyle birlikte bunların yapılacağını ve Ordu’ nun daha da cazip bir şehir olacağı düşüncesindeyim. Şunu belirtmeden de geçemeyeceğim; Ordu halkına da teşekkürlerimi iletiyorum çünkü çok yardımseverler, her konuda, her zaman yanımda oluyorlar… *Türk insanı olarak kendimizi çok mu yüksekte görüyoruz? Ve oyunculara verilen ücretler yurt dışına göre fazla değil mi? Bence kendimizi yüksekte görmüyoruz, futbolculara ödenen ücretlerin de çok da fazla olduğunu söyleyemeyeceğim. Türkiye'de, diğer ülkelerin köklü kulüplerinin çok iyi bütçeleri olduğu için ve yaptıkları büyük transferler göze çarpıyor. Aslında yurt dışında ülkemizden çok daha maliyetli oyuncuların olduğunu hepimiz biliyoruz, ancak büyük kulüplerin dışında kalan Anadolu ekipleri için aynı şeyleri söylemek zor. Ücretler her ülkenin standartlarına göre belirleniyor. Tabii vergi sisteminin de ücretlere olan etkisi Avrupa'da çok fazla. *Senin gözünden Hector Cuper nasıl bir hoca? Öncelikle işine aşık bir adam var karşımızda. O yüzden kendisine karşı çok büyük saygı duyuyorum, gerçekten müthiş bir tecrübe onunla çalışmak. Sadece saha içerisindeki duruşu ve öğrettikleriyle değil, saha dışında da yaptığımız sohbetlerden dolayı ondan çok şeyler öğreniyorum. Takımımız adına büyük bir şans..

* Kurumsal Kimlik, Logo, Kartvizit * Dergi, Katolog, Broşür, İnsert * Plaket, Kupa, Laminasyon Kaplama * Puzzle, Afiş, Bilboard * Araç Giydirme, Işıklı Işıksız Led Tabela * Matbaamız Maliye Antlaşmalıdır. * Resmi Evrak Basımı Yapılır. * Agfa 70x100 Renk Ayırımı (Film Çıkış) * Roland 200 Ofset Baskı * 115 EM Polar Bıçak * Strafor (Köpük) Kesim Makinası * Selefon Makinası * Konica-Minolta Dış Mekan Baskı Makinası * Heidelberg Baskı Makinası * Konica-Minolta Dijital Baskı Makinası * Kırım Makinası *

O

Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden Orduspor yeni sezon hazırlıklarını sürdürürken, alt yapıdan yetişen ve geçtiğimiz sezon Çankırı Belediyespor’da kiralık olarak oynayan Hüsamettin Tut, yeni sezonda hedeflerinin büyük olduğunu ve Orduspor’a geri döndüğü için çok mutlu olduğunu söyledi.

rduspor alt yapısında futbol hayatına başlayan ve çizdiği iyi grafikle A takıma yükselen Orduspor’un 21 yaşındaki savunma oyuncusu Hüsamettin Tut, "Ordulu olduğum için, sahaya çıktığımda müthiş bir duygu yaşıyorum” dedi. Genç yetenek Tut, geçtiğimiz yıl Çankırı Belediyespor’a kiralandığını bu yıl Orduspor’a geri geldiği için çok mutlu olduğunu belirtirken, 19 Eylül Stadyumu'nda tekrar forma giyecek olmasından dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi. Orduspor'a 1999 yılında geldiğini ifade eden Tut, "Alt yapıda sürekli çalışarak A takımda antrenmanlara ve maçlara çıkmaya başladım. Ordu’nun öz çocuğuyum. Orduspor A takıma çıkıp, forma şansı buldum. Kamplara gittim. Başarılı günler geçirdim. Orduspor’u layık olduğu yerlere inşallah taşıyacağız. Orduspor’da forma giymek, kamplara gitmek çok güzel bir duygu. Geçtiğimiz sezon Çankırıspor’da kiralık oynadım. Bu sezon evime geri

döndüm. Çok iyi bir kamp sezonu geçirdik. Kazasız belasız kampı sona erdirdik. Şuan ligi bekliyoruz. Orduspor’u layık yere getirmek için çalışacağız. Orduspor’da alt yapıya şuan daha fazla önem veriliyor. Alt yapıdan daha iyi futbolcular çıkacağına inanıyorum. Çok büyük aşamalar kaydettik" diye konuştu. "BENİ DAHA ÇOK HIRSLANDIRIYOR" Hüsamettin Tut, Orduspor taraftarına seslenerek, "Taraftarımızdan sadece bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Biz Orduspor’un menfaatleri için buradayız. En zor günlerinde bile buradaydık. Biz para için burada değiliz. Mor-beyazlı formayı daha yükseklerde taşıyacağız. Orduspor formasını kendi şehrinde 15 bin seyircinin içinde giymek daha fazla duygu ve heyecan veriyor. Ailede tribünde seni izleyince mutlu oluyorsun. Çünkü onlar senin mutluluğunla başarınla gurur duyuyor. Oda beni daha çok hırslandırıyor” şeklinde konuştu.

Sezer ve Cumali, Rize'de! Beşiktaş Kulübü, genç futbolcuları Sezer Özmen ve Cumali Bişi'yi, TFF 1. Lig takımlarından Çaykur Rizespor'a verdi.

B

eşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda da yer alan açıklamaya göre, Sezer Özmen ve Cumali Bişi, Karadeniz ekibine 300 bin lira karşılığında transfer edildi. Bu arada, Sezer Özmen'in Çaykur Rizespor'la arasındaki sözleşme devam ettiği süre içerisinde mavi-yeşilli takım Süper Lig'e yükselirse, ayrıca 100 bin lira ek ücret alınacağı bildirildi.

MİRKUZEY 154  

MİRKUZEY 154. SAYISI

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you