Page 1

AY L IK

TAKI

MÜCEVH ER AT

VE

KUY UMCUL UK

Mücevher İhracatçıları Birliği Yön. Kur. Başkanı Güner:

EN ÖNEMLİ SORUN ÖTV

D ER G İS İ

AKGÜN SİLVER ALTINİŞ KUYUMCULUK ÇETİNOL EKOL PIRLANTA FALKO GALİP ERTAN İSGOLD KAMİSGOLD MARAŞLI BİLEZİK MERILL ALYANS MERT ALYANS NİLA GOLD ÖZCAN GÜMÜŞ SEDAŞ KUYUMCULUK SERDİAMOND SESA KUYUMCULUK SEZGİN JEVELS SİNA KUYUMCULUK SİS KUYUMCULUK UFUK ALYANS VAV DİAMOND ZERGERAN


ocak’14 ADOR emeklemeden...

6 20

AKGÜN SİLVER ALTINİŞ KUYUMCULUK ÇETİNOL EKOL PIRLANTA FALKO GALİP ERTAN İSGOLD KAMİSGOLD MARAŞLI BİLEZİK MERILL ALYANS MERT ALYANS NİLA GOLD ÖZCAN GÜMÜŞ SEDAŞ KUYUMCULUK SERDİAMOND SESA KUYUMCULUK SEZGİN JEVELS SİNA KUYUMCULUK SİS KUYUMCULUK UFUK ALYANS VAV DİAMOND ZERGERAN

KUYUM HABE duyurularınızı

LİON DİAMOND ÇOK ÖZEL

13

SEKTÖR ENGELİ ÖTV!

4

Dergimize yay gili firmalara a içeriğinin yasa yayınlamaktad


İmtiyaz Sahibi Yalçın Altın haber@kuyumhaber.net Genel Yayın Yönetmeni Aysun Altın mail: aysun@kuyumhaber.net Yazı İşleri Müdürü Savaş Aytunca aytuncasavas@gmail.com Editör Yalçın Altın haber@kuyumhaber.net Görsel Tasarım MYD - 0544 775 59 50 Gsm: 0554 256 60 40 Tartıda yeni bir yorum...

11

ER Dergisinde yayınlanmasını istediğiniz tanıtım haber ve her türlü haber@kuyumhaber.net adresine ulaştırablirsiniz!

yınlanan haberler ve tanıtımlarda yer alan bilgilerin sorumluluğu ilaittir. KUYUM HABER yayınlanan reklam, tanıtım ve haber alara uygun olduğunun beyan edildiğini esas alarak dır. Sorumluluk kabul etmez!

Reklam reklam@kuyumhaber.net Reklam Tel: 0 507 031 58 60 www.kuyumhaber.net Basın Yayın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir Yönetim Yeri Mevlana Kapı Mahallesi Dingil Sokak Pınar Apartmanı No: 31 Kat:4 Daire: 10 Şehremini/Fatih

3


Mücevher İhracatçıları Birliği Yön. Kur. Başkanı Ayhan Güner:

Sektörün en önemli sorunu ÖTV

Türk mücevher sektörü ihracatta sürdürdüğü başarılı performans ile parlamaya devam ediyor. Mücevher İhracatçıları Birliği verilerine göre; sektör, 2013 yılını geçen yılın aynı dönemine oranla külçe altın hariç yüzde 8,67 artışla 2 milyar 253 milyon dolar ihracat ile kapattı. Aralık 2013’te ise külçe altın hariç miktarda yüzde 150 artış yakalandı. Sektör en çok “altından mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası” ihraç etti. 2013 yılı mücevher ihracatında yüzde 223,84 artışla Kırgızistan, yüzde 113,63 artışla Libya dikkatleri çekti

4

M

ücevher İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 2013 yılı verilerine göre; Türkiye’nin külçe altın hariç mücevher ihracatı değer bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,67 artarak 2 milyar 253 milyon dolara ulaştı. Miktar bazında ise sektörün ihracatı ise 2 milyon 440 bin kilogram oldu. Sektörün 2013 yılı ihracatı ürün gruplarına göre incelendiğinde; “altından mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası” 2 milyar 21 milyon dolarlık ihracat ile ilk sırada yer aldı. Bu ürünleri sırasıyla 115 milyon 851 bin dolar ile “gümüşten mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası” ve 56 milyon 926 bin dolar ile “pırlantalı altın ve gümüşten mücevherci eşyası ve aksamı” izledi. Mücevher sektörünün 2013 yılında en çok ihracat yaptığı ülkeler; Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Rusya, ABD ve Litvanya olarak sıralanırken, ihracatın değerde yüzde 223 arttığı Kırgızistan ve yüzde 113 arttığı Libya dikkat çeken ülkeler oldu. Bölgeler açısından değerlendirildiğinde ise Ortadoğu 946 milyon 626 bin dolar ile ilk sırada yer alırken, bu bölgeyi 494 milyon 249 bin dolar ile Diğer Avrupa ülkeleri, 433 milyon 914 bin dolar ile AB ülkeleri, 125 milyon 575 bin dolar ile Kuzey Amerika izledi. Mücevher ihracatı Aralık ayında yüzde 150 arttı… Mücevher İhracatçıları Birliği verilerine göre; 2013 Aralık ayı mücevher ihracatı, geçen yılın aynı ayı ile kıyaslandığında, değer bazında 12,39

artış ile 184 milyon 550 bin dolar oldu. Miktarda ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 150 artış yakalayarak 452 bin 801 kilograma ulaştı. 2013 yılı ihracatını değerlendiren Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner; “Son on yıllık süreçte giderek büyüttüğümüz ihracat başarımızı bu yıl da sürdürdük ve 2013 yılını ihracatımızı 2012’ye göre yüzde 8,67’lik artış ile 2,25 milyar dolar ile tamamladık. Yılsonu hedefimizin biraz altında da olsa seneyi yükselişle kapatmaktan sektörümüz adına son derece mutluyuz. 2014 yılında da gerek üretim gerekse ihracat olarak yüzde 10-12 oranında büyümeyi hedefledik. Özellikle sektörümüzün en önemli sorunları arasında yer alan yurt dışından ithal edilen hammadde pırlantaya uygulanan ÖTV sorunu kesin olarak çözüldüğünde; üretim açısından ülkemizde önemli bir artış yaşayacağımıza ve ihracatta daha da yukarılara çıkacağımıza inanıyoruz” dedi. Ayhan Güner, “2014 yılında ihracatta olumlu gelişmeler bekliyoruz. Ancak iç piyasa satışlarımızı önemli oranda etkileyecek bir uygulamadan burada tekrar bahsetmek istiyorum. 1 Şubat 2014 tarihinden itibaren mücevher alımlarında kredi kartına taksit uygulaması kaldırılıyor. Özellikle ürünlerin toplam bedelleri yükseldikçe nihai tüketici açısından taksit imkânı satışları teşvik ediyordu. Uygulamanın tüm ürünlerimizi kapsaması bu anlamda sektörümüzün satışlarını yavaşlatacaktır” diyerek sözlerine son verdi.


Çetinol Kuyumculuk Sahibi Ahmet Çetinol:

TAKILARIMIZ GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERLERDE DAHA ÇOK ALICI BULUYOR

Ç

etinol Kuyumculuk imzası taşıyan butik antik ve mitolojik takılar; yurtiçinde ve yurtdışında sınırlı sayıda kuyumcuda yer alıyor. Bu kuyumculara kısıtlı sayıda verilen el işi tarihi takılar, kuyumcuların müşterileri için vitrinlerde değil özel yerlerde, gizli bölümlerde saklanıyor. Saf altından, tamamen el işi yaptığı tarihi ve antik takılarla sektörümüzde önemli bir yer edinen Çetinol Kuyumculuk; uzun bir dönemdir kuyumcuların vitrinlerinde değil gizli özel bölümlerde müşterilerini bekliyor. Tamamen el işçiliği ile hazırlanan bu kıymetli takılar, uzun bir işçilik zamanının ardından gün yüzüne çıkıyor. Özellikle zor beğenen ve benzersiz bir takıya sahip olmak isteyenleri hedefleyen Çetinol imzalı takıları, üretmek kadar satmak da ayrı bir maharet ve bilgi istiyor. Çetinol Kuyumculuk firma sahibi, deneyimli usta Ahmet Çetinol; tarihi ve mitolojik olayları anlattıkları takıların üretim kadar satış aşamasının da büyük bir emek istediğini dile getiriyor. Her takının anlattığı bir olay ve üstünde bir mesaj barındırdığını kaydeden Ahmet Çetinol; “Bizim ürünlerimizi kuyumcular genelde vitrinlerine taşımıyorlar. Birçok kuyumcunun müşterisi Çetinol yeni ne getirdi? Diye soruyor. Bunlar bizim tarzımızı bilen ve ürünlerimizle daha önce tanışmış kişiler. Bir de en zor beğenen ve tam kuyumcudan alım yapmadan çıkan ki-

şilere son olarak, bizim ürünlerimiz özel bölümlerden çıkarılarak gösteriliyor. Bu tip satışlar çok daha ağırlıkta gerçekleşiyor” diye konuştu. Çetinol Kuyumculuk bu yıl PR ve reklam faaliyetlerine büyük hız verdi. Medya ilişkilerinde önemli çalışmalara imza atan markanın, yenilenen internet sitesi de büyük beğeni topluyor. 3 farklı dilde yayın yapan www.cetinol.com internet sitesinin, markanın adeta bir podyumu olduğunu, ellerinde geniş stoklar bulunmadığı için yeni müşteri adaylarının tarzlarını internet sitelerinden incelediklerini kaydeden Çetinol; “Yaklaşık 6 ay önce hizmete giren sitemiz yoğun bir ziyaretçi trafiği yaşıyor. İnternet sitemiz sayesinde Dünyanın her yerine showroomumuzu yanımızda götürme şansımız oluyor” dedi. Son yıllarda tamamen “adet bazlı satış fiyatı” müşterilerine sunduklarını vurgulayan Çetinol; ürünün üzerinde bulunan maden değerinden ziyade, harcanan işçiliğin çok daha önemli yekun tuttuğunu ve endüstriyel ürünlerde 2 günde 30 yüzük yapılıyorsa kendilerinin 2 günde 1 yüzük yaptığını ifade etti. Antik ve mitolojik tarzda takı tasarımı yapan piyasada tasarımcıların olmamasından yakınan Çetinol; hem sanat tarihi, hem mimari hem de tarih bilgisi olan kişilerin tarzlarını yansıtacak takılar ortaya çıkarabileceklerini, bu vasıflarda kişiler olmadığı için, üretimin A’dan Z’ye tüm aşamasında kendisinin bizzat yer aldığını sözlerine ekledi.

5


6

Ador Kuyumculuk Yön. Kur. Başkanı Cavit Koçak


ADOR EMEKLEMEDEN YÜRÜYÜŞE GEÇTİ Yılın başında, sektörümüzün deneyimli ismi Cavit Koçak tarafından kurulan ADOR Kuyumculuk; kısa süre içinde hedeflediği rakamların üstüne çıktı. Çalışanlarının %90’ının kuyumculuk sektöründe daha önce deneyimi olmamasına rağmen, bu kadar kısa sürede önemli mesafeler alınması başarılı yöneticiliğin ve büyük bir inancın yansıması. Sektörümüzde herkesin yakından tanıdığı, işadamı Cavit Koçak; yepyeni bir marka ile 2013 yılına hızlı giriş yapmıştı. Latince heyecan anlamına gelen “Ador” isimli kelimeyi markasına taşıyan Cavit Koçak; yılın sonu itibariyle, başlarken koyduğu hedefin %25 üstüne çıkmış olmanın büyük mutluluğunu yaşıyor. Sektöre markalarının ismi gibi büyük bir heyecan katmak için yeni bir başarı yolculuğuna başladıklarını belirten Ador Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Cavit Koçak; “Firmamız ilk olarak Balkan ülkeleri, Almanya ve Hollanda’da yoğun ticari faaliyet içinde oldu. Bu pazarlarla ilgili olarak geçmişte elde ettiğimiz engin tecrübe, bizim kısa sürede çok yol almamıza yardımcı oldu” dedi. Markalarını kurduktan hemen bir ay sonra İstanbul Jewellery Mart Fuarına katılım gösterdiklerine dikkat çeken Koçak; “Mart fuarına katılmamız yeni markamızın tanıtımı açısından etkin sonuçlar doğurdu. Yepyeni ve sektör tecrübesi olmayan bir kadro ile yola çıkmamız birçok kişi için çılgınlık olarak nitelendirilebilir. Fakat biz başarıya odaklanmış, başarılı olma hırsı çok yoğun olan arkadaşlarımızdan markamızı oluşturmayı planladık. Ta-

mamen müşteri memnuniyeti odaklı çalışma prensibimiz ve satışı kuyumcuya ürün vermekle biten bir süreç olarak görmeyen yaklaşımımız, bize hızla olumlu geri döndü” diye konuştu. Yönetim Kurulu Başkanı Koçak; Ador’dan ürün alan müşterilerinin herhangi bir şart olmaksızın istedikleri zaman mevcut ellerindeki ürünleri yeni ürünlerle değiştirme opsiyonuna sahip olduğunu ve en yüksek kaliteyi en uygun fiyata alabilme şanslarının bulunduğunu kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuyumcunun satamadığı bir ürün kuyumcunun stok maliyetini arttırır ve kuyumcuya büyük sıkıntı yaratır. Biz; adeta sektörde ezber bozan bir anlayışla, müşterilerimizin zaman ve herhangi bir şart olmadan istedikleri an ürünlerini yeni ürünlerle değiştirme şansı sunuyoruz. Biliyoruz ki; bizim ürünümüzün esas satışı, son tüketiciye ulaştığı andır. Artık yurtiçinde de Ador Kuyumculuk etkinliğini arttırma kararı almıştır. Yurtiçi ve yurtdışı ekiplerimiz ayrı ayrı pazarlama faaliyetlerine devam edecektir. Öncelikle büyükşehirlerde kuyumcularla iletişim kuracağız ardından yerel toptancılarla beraber çalışma koşulları oluşturacağız. 2014 yılında markamızı hem ulusal hem uluslararası fuarlara taşımaya devam edeceğiz. Yurtdışındaki başarılı çalışmalarımızı yurtiçinde de sergilemek istiyoruz.” Ador Kuyumculuk; 14 ayar A’dan Z’ye tüm takı çeşitlerini, farklı fiyat skalalarında müşterilerine sunuyor. Yüksek kaliteli ürünleri en uygun fiyata sunmak için azami gayret gösteren Ador; ismindeki anlam gibi sektöre “Heyecan” katıyor…

7


8

Akgün Silver Genel Müdürü Halit Ağca

YENİ BİR ANLAYIŞ YENİ BİR YAKLAŞIM

ÜRETEAM”


En son teknolojiyle donatılmış olan Akgün Silver üretim merkezi; işinin profesyonelleri sayesinde, koordineli ve yenilikçi üretim anlayışıyla başarılı takım oyununu Dünya arenasında sergiliyor. Ülkemizin önde gelen Gümüş takı üreticilerinden Akgün Silver; 2012 yılında köklü bir revizyona gittiği üretim merkezini, 2013 yılında daha da geliştirerek branşında bir Dünya markası olma sorumluluğuna uygun hale getirdi. İleri teknolojiyi uzman ellere emanet eden Akgün Silver; geçtiğimiz yıl üretim kapasitesini yüzde yüz seviyesinde tuttu. Bir önceki yıla göre 2013 yılında %30 daha fazla gümüş işleyen Akgün, zincir markası Bezek ile hem gümüş hem de altın zincir ve altın yarı mamül alanında da iddialı çalışmalar ortaya koydu. Artan müşteri taleplerine etkin ve hızlı cevap verebilmek adına sürekli kendilerini daha ileriye taşıyacak hamleler yapma gayretinde olduklarını belirten Akgün Silver Genel Müdürü Halit Ağca; 2013 yılında üretimde beklentilerinin üstünde bir performans ortaya koyduklarını, her geçen yıl ithal ettikleri ürün gruplarını hızla minimum seviyeye indirdiklerini ifade etti. Bu yıl zincir markaları Bezek’in ürün çeşitliliğini arttırdığını ve düşen altın fiyatlarıyla birlikte, bugün tüm gümüş zincirlerinin altın versiyonlarını üretim bandına aldıklarını kaydeden Halit Ağca; “Tüm Dünyada altının yükselen bir trendi var. Bugün Bezek markamız, ileri teknolojisi ve uzman kadrosuyla üretim tesisimizin parlayan yıldızıdır. 2014 yılında zincir üretim bölümümüze eklemeyi düşündüğümüz yeni makineler ile belki zincir haricinde de bazı ürün gruplarında altın takı üretimimiz söz konusu olabilir” dedi. Akgün; gümüş alyans gibi bazı spesifik ürün gruplarında Dünyada trendi takip eden değil, trend ortaya koyan konumda olduğunu dile getiren Halit Ağca; Dünyanın önde gelen gümüş perakende mağazalarına ,ürün tedariğini arttırarak devam ettiklerini sözlerine ekledi.

9


ÖNCE EĞİTİM SONRA SATIŞ

10

Ekol Pırlanta; 2014 yılında 14’üncü yaşına adım atmaya hazırlanıyor. Kurulduğu günden buyana yüksek kaliteli pırlantalı ürünlerini kendisine ait 5 perakende mağazasında ve Türkiye’nin dört bir yanındaki kuyumcularda sunan Ekol; yeni yılda daha önce girmediği illerde de yer almayı planlıyor. Pırlanta eğitiminin çok önemli olduğunu ısrarla vurgulayan Ekol; ilk kez pırlanta satacak kuyumcuların pırlanta ile ilgili en azından ön eğitim almalarının önemini vurguluyor. Ekol Pırlanta Toptan Satış Direktörü Kadircan Kameroğlu; başarılı geçen bir yılın ardından yeni yıla konsantre olduklarını, çeşitli siyasi karışıklıkların ardından vasat geçen yılbaşı satışlarını, sevgililer gününde çeşitli kampanyalarla üst seviyeye çıkartmak istediklerini söyledi. Türkiye’de pırlanta ile yeni yeni tanışan iller bulunduğunu kaydeden Kadircan Kameroğlu; yeni bölgelere hemen satış yapmaktan ziyade önce son tüketiciye pırlanta satacak kişilerin belirli bir eğitimden geçmesinin altını çiziyor. Günü kurtarmak kaygısında hiçbir zaman olmadıklarını belirten Kameroğlu; “Her geçen gün son tüketici bilinçleniyor ve bilgi dağarcığı genişliyor. Satıcı; mutlaka alıcıdan daha fazla bilgiye sahip olmalı ki, ürünün tüm detaylarını aksettirsin ve böylelikle ürünler arasındaki fiyat, taş farklılıklarının mantıklı açıklamasını yapabilsin” dedi. Geçmiş yıllara göre 2013 yılında işçiliği yoğun olan, daha zor satılır denen gösterişli pırlanta ürünlerine çok daha ilgi olduğunu ve bu beklenmedik durumun yeni üretim stratejilerinde değişime yol açtığını vurgulayan Kameroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir tarafta işçiliği yoğun ve gösterişli pırlanta takılara ilgi olurken, bir taraftan da pırlanta kullanan kişilerin yaşları her yıl daha aşağılara iniyor. Biz de bu farklı beklentilere cevap verebilmek için ürün çeşitliliğimizi sürekli genişletme gayretindeyiz. Her ay yaklaşık 100 farklı ürün vitrinlerimizde yer alıyor. Modellerimizi oluştururken mutlaka yurtdışında yıl içinde birçok fuarı yakından izleyerek, Dünya trendlerini ürünlerimize taşıyoruz. Yaklaşan Sevgililer günü için hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Hafif kolye ve bilekliklerin haricinde her zaman olduğu gibi tektaş pırlantanın zirve yapmasını ön görüyoruz. Kendi perakende mağazalarımızda özel indirim kampanyaları yapacağız. Yurtiçinde bizimle çalışan kuyumcuların da bu özel gün öncesi rahat satış yapabilmeleri için gerekli maddi manevi desteği sağlayacağız.”

Ekol Pırlanta Toptan Satış Direktörü Kadircan Kameroğlu


YÜZDE YÜZ YERLİ FİKİR YÜZDE YÜZ MEMNUNİYET İlk olarak geçtiğimiz İstanbul Ekim Fuarında tanıtılan ve Dünyada bir ilk olan “Gesse Ölçüm ve Kontrol Sistemi” vitrinlerde güven içinde bilezik sergilenmesi ve günsonu son derece hızlı, konforlu toplanmasına yönelik müthiş bir yenilik oldu. Tamamen bir ihtiyaçtan doğan ve bir hayalin gerçeğe dönüşmesinin bir sonucu olan “Gesse Ölçüm ve Kontrol Sistemi” Galip Ertan Kuyumculuk firma ortağı Gökhan Ertan, imzası taşıyor. Kuyumcu vitrininde yer alan bileziklerin anlık olarak gramlarını hatasız bir şekilde elektronik veriler eşliğinde gösteren Gesse, aynı zamanda günün başlangıcı ile gün sonu arasında son derece sağlıklı bir sonuç veriyor ve rapor sunuyor. Yaklaşık bir yıllık bir AR-GE çalışmasının ardından hayata geçen Gesse sistemi, 4 farklı ülkeden gelen elektronik sistemlerin birleştirilmesinden gerçekleştirilen benzeri olmayan Made In Turkey kaşeli, patentli bir ürün. Elektronik mühendisi akrabası ile bu ürünün ortaya çıkması için büyük emek harcayan kuyum ustası Gökhan Ertan; “Çok kısa süre önce tanıtımını yaptığımız ürünümüze, beklediğimizin üstünde bir ilgi oluştu. İlk önce ülke çapında kuyumcu vitrinlerine ürünümüzü taşımak ardından Dünyanın çok farklı coğrafyalarına bu önemli buluşu sunmak istiyoruz” dedi. Herşeyden önce kendi ihtiyaçları nedeniyle bu ürünü yapmaya karar verdiklerini belirten Ertan; “Her akşam mağazamızın vitrinlerini toplarken uzun bir zaman, hesaba ayırıyorduk. Şimdi Gesse ile bu uzun hesap zamanları tarihe karıştı. Montajı gayet kolay olan ürünümüz aynı zamanda en uygun açıya ayarlanarak üzerinde taşıdığı bilezikleri de en şık bir şekilde müşterinin görünümüne sunuyor. Yüksek hassasiyet ile çalışan Gesse ölçüm sistemimiz; yakında bayilikler eşliğinde ülkemizin her noktasındaki kuyumcunun kullanımına sunulacak” diye konuştu. Ülkemiz üniversitelerinin elektronik mühendisliği bölümüne danışarak bu ürünün hatasız bir çalışma sistemine kavuşmasını sağladıklarını kaydeden Ertan; ürünün piyasaya yeni çıktığı için çok özel bir lansman fiyatıyla satışa sunulduğunu, Tuzla’da fabrika ortamında üretilen Gesse’nin, mevcut 20 kg maksimum tartma kapasitesine sahip hassas terazilerden yaklaşık %40 daha ucuza satıldığını ifade etti. Gesse Ölçüm ve Kontrol Sisteminin parçalarının %80’i yurtdışından getirilmiş. ABD, Çin, Japonya ve Tayvan’dan ithal edilen elektronik parçalar; daha önce hiç denenmemiş bir amaç için kombine edilmiş ve 1 yıllık bir test sürecinin ardından, servis garantili bir şekilde piyasaya sunulmuş.

Galip Ertan Kuyumculuk firma ortağı Gökhan Ertan

11 Gesse terazinin vitrin tavanına montajlı hali


12

ŞANS YOLU YOĞUN YAYA TRAFİĞİ YAŞADI “Outlet Mücevher Fırsatları” organizasyonuna İsgold İstanbul damga vurdu. Tüketiciye yönelik sürekli kazandırmayı hedefleyen yeni ürünü “Şans Altını” ile büyük ilgi toplayan İsgold’un standı, 5 gün boyunca yüzlerce kişiyi misafir etti. Sereks Fuarcılık tarafından bu yıl 4’üncü kez organize edilen Lütfi Kırdar Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen “Outlet Mücevher Fırsatları” organizasyonu; son tüketici ile altın takı, mücevher ve yatırım altını üreticilerini buluşturdu. Organizasyona bu yıl ilk kez katılan İsgold İstanbul Kıymetli Madenler; uzun bir süredir merakla beklenen “Şans” temalı ürünün lansmanını yaptı ve ilk şanslı altın yatırımcıları belli oldu. Geniş bir ekip ve titiz bir AR-GE çalışması ardından ortaya çıkan, “Şansa Giden Yol” mottosuyla tanıtılan İsgold’un yatırım altını büyük ilgiyle karşılandı. Fuar organizasyonu boyunca eski İstanbul sokaklarını anımsatan koreografisiyle ilgi çeken İsgold; “Şans Altını” ürününü tüketiciyle buluşturdu. Çeşitli eğlenceli oyunlar eşliğinde tanıtılan “Şans Altını”, bu oyunlarda başarılı olanlara ücretsiz takdim edildi. İsgold Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Aşık; yatırım altınına “Şans Altını” ile farklı bir boyut kazandırmayı düşündüklerini, tasarruf sahiplerinin ufak yatırımlarının sü-

rekli değerlenmesi ve daha fazla kazanma şansına sahip olmasını planladıklarını söyledi. Alırken de satarken de “Şans Altını”nın çok avantajlı olduğunu ve sürekli yatırımcısına kazandırmayı hedeflediğini kaydeden Aşık; sözlerini şöyle sürdürdü: “Outlet Mücevher Günlerine ilk kez katıldık. Ürünümüzün lansmanı bu özel organizasyona nasip oldu. “Şans Altını”nı alan kişilerin çeşitli oyunlara katılma ve bu eğlenceli oyunlar sonunda ücretsiz tekrar “Şans Altını”na sahip olma imkanları bulunuyor. Yıl içinde çeşitli platformlarda ve AVM’lerde bu ürünümüzü halkımıza sunacağız. Bugüne kadar yatırım altını hiç bu kadar kazandırmaya yönelik ve eğlenceli bir yatırım aracı olmamıştı. Organizasyon boyunca ürünümüze ilgi gösteren tüm halkımıza teşekkürlerimizi sunarız. “ 2014 yılı içinde çeşitli ortamlarda karşınıza çıkacak “Şans Altını” oyunlarını takip etmeyi ve sizde şansınızı denemeyi unutmayın.


Lion Diamond firma ortağı Ahmet Bay

BU TAKILAR ÇOK ÖZEL ÇÜNKÜ SİZ ÇOK ÖZELSİNİZ!... 13 Gelişen teknoloji ve yüksek iletişim imkanları, insanların isteklerini de yükseltmesine sebebiyet veriyor. Artık azıyla yetinmek istemeyen İnsanlar, sadece kendine özel olan nesnelere sahip olmak istiyor. Kişilerin tarzlarını yansıttığı mücevherler de bu özel istek grubunun başında yer alan ürünler. Ülkemizin butik mücevher üreten genç markalarından biri olan Lion Diamond; kişilerin kendini özel hissetmesi için birbirinden özel mücevherler hazırlıyor. Lion Diamond firma ortağı Ahmet Bay; Dünyada sadece mücevher alanında değil birçok farklı ürün grubunda da kişiye özel ürünlerin daha çok ilgi gördüğünü ve gittikçe butik üretimin bütçesinin aşağıya çekilebildiğini söylüyor. Lion Diamond’ın sonradan butik üretim tarzını seçen bir marka olmadığına dikkat çeken Ahmet Bay; “Birçok firma kişiye özel üretim yapma tarzını seçecek. Fakat kişiye özel takı yapmak; ayrı bir uzmanlık, ayrı bir üretim sistemi, ayrı bir konsantrasyon, yüksek tasarım kabiliyeti ve herşeyden önce sabır isteyen bir çalışma gerektiriyor” dedi. Lion Diamond’ın müşterilerine daha etkin ulaşmak için son derece farklı bir internet

sitesi hizmete soktuğunu, sosyal medya ayağında da markalarının yer aldığını kaydeden Bay; “İnternet sitemizde daha önce yapmış olduğumuz birbirinden özel ve güzel mücevherleri sergileyeceğiz. Özellikle 3 boyutlu videosunu çektiğimiz mücevherlerimizi inceleyen kişi, ürünü her açıdan yakından hissetmiş olacak” diye konuştu. 2014 yılında ilk olarak Şubat ayında gerçekleşecek mücevher perakende fuarına katılacaklarını ardından İstanbul Jewellery Show Mart Fuarında markalarının yer alacağını belirten Ahmet Bay; sözlerini şöyle sürdürdü: “Yurtiçinde tanıtım faaliyetlerini arttırmaya devam ederken aynı zamanda yurtdışında da pazarlama faaliyetlerimize hız veriyoruz. Ülkemiz içinde, çeşitli sosyal sorumluluk projelerine ürünlerimizle katkı sağlamaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz ay Büyük Kulüp bünyesinde gerçekleştirilen “Türk Kadınını Güçlendirme Vakfı” yararına Sevgi Yıldırım’ın defilesinde ürünlerimiz yer aldı. Lion Diamond; özel ürünleriyle birlikte ülkemizin birçok şehrinde bu tip faaliyetlere açıktır. 2014 yılının sektörümüze ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”


14

İskender Yıldırım / KAMİ’S GOLD


KISA BİR ARANIN ARDINDAN KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR

‘canlanan tarih’ 15

Yıllardır başarılı bir şekilde altın, gümüş ve altın ile gümüşün karışımdan ürettiği hafif ve modern takılarıyla tanınan Kamis Gold; bir süredir faaliyetlerine ara vermek durumunda kalmıştı. Uzun bir süredir işbirliği yaptığı bir kişinin ihanetine uğrayan ve maddi olarak ciddi zarar gören Kamis; hızlı bir toparlanma sürecine girdi. Kuyum camiasının deneyimli isimlerinden biri olan ve aynı zamanda önemli bir kuyum ustası olan İskender Yıldırım; yıllardır çalıştıkları kişilerden hiç beklemedikleri bir darbe yediklerini, sözleşmesiz çalışmanın bedelini çok ağır ödediklerini söyledi. Yaşadıkları büyük sıkıntının ne yazık ki sektörümüzde sık sık görülmeye başlandığını ve sözleşmesiz ticari faaliyet içinde olmanın çok riskli olduğunu kaydeden İskender Yıldırım; “Biz ne yazık ki bu risk bizim için gerçek oldu. Ciddi miktarda birikimimiz adeta gasp edildi. Yaşadığımız bu olayların başkalarının da başına gelmemesini arzu ediyo-

rum. Bu yüzden tüm ticari çalışmalarda sözleşmesiz hareket etmememiz gerektiğini söylemek isterim” diye konuştu. Şu an itibariyle Beyazıt’ta yeni bir çalışma ofisi ve toptan satış mağazası açtıklarını ve hızla kaldıkları yerden üretimlerine devam edeceklerini belirten Yıldırım; yüksek kalite eşliğinde, farklı tasarımları hayata geçirme vizyonlarını devam ettireceklerini dile getirdi. “Canlanan Tarih” isimli koleksiyonlarını yeni piyasaya sürdükleri anda başlarına böyle talihsiz bir olay geldiğini ifade eden Yıldırım; şunları söyledi: “En kötü günlerimizde yine sektörümüzün değerli markalarından ve kişilerinden çok önemli destek gördük. Ayrıca çeşitli zincir marketler ile iş yapmamız bizim kısa zamanda toparlanmamıza vesile oldu. Şimdi yepyeni modellerimizi ve “Canlanan Tarih” koleksiyonumuzu tekrar canlandırmaya başlıyoruz. Tekrar sektörümüzün içinde olmaktan dolayı çok büyük mutluluk yaşıyoruz.”


Ü

16

lkemizin köklü bilezik markalarından Maraşlı Kuyumculuk; geçtiğimiz günlerde hakkı rahmetine kavuşan Naci Maraşlı’dan yoksun bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. Son iki yıldır hastalığı nedeniyle işlerinden uzak kalan ve oğullarının koordinesine geçen marka, aynı zamanda çok sağlam temellere sahip. Bileziğe ömrünü adayan ve sırasıyla 20, 30 ve 40 yıldır Maraşlı Bilezikte çalışan 3 kıdemli usta; Naci beyin oğullarına

BABA MİRASI bıraktığı en kıymetli miras. Mehmet Gökkaya, Yılmaz Dinçtürk, Ersin Öztürk toplamda 90 yıllık çalışma süreleriyle Maraşlı’nın tam anlamıyla kemik kadrosu. Gelişen ileri teknolojiyle firmaya yeni katılımlar ve yeni işinin uzmanı teknik ustalar da katıldı. Her yeni gelen çalışma arkadaşlarını kucaklayan bu 3 değerli usta; aynı zamanda inanılmaz bir adaptasyon örneği göstererek yeni üretim bandına, yeni teknolojiye sahip üretim sürecine başarıyla geçiş yaptılar. Maraşlı Kuyumculuk firma ortaklarından Serhan Maraşlı; bebekliğinden beri tanıdığı ustalarla aynı ortamda çalışmanın ve bir amaç için mücadele etmenin çok farklı bir duygu olduğunu, 3 büyük ustanın babalarından kalan en kıymetli miras olduğunu ifade ediyor. Bir şirkette 40 yıl 30 yıl gibi çalışma sürelerinin çok nadir görüldüğünü kaydeden Serhan Maraşlı; “Geçen bunca yılın ardından akraba olmasak dahi adeta bir aileye dönüştük. Bugün markamızın başarısının en temel sebebi mükemmel bir çalışma ortamı yaratmamızdır” dedi. Markanın en kıdemli isimlerinden biri olan bilezik ustası Mehmet Gökkaya, firma sahibi Serhan Maraşlı’nın adeta ellerinde büyüdüğünü, bugün hep beraber çalışabilmenin ilginç bir kader olduğunu dile getiriyor. Firma kurucusu Naci Maraşlı’dan mesleğin tüm inceliklerini öğrendiklerini ve iş disiplini ile insani ilişkileri ayırmayı başardıklarını belirten Gökkaya; daha uzun yıllar çalışabilme gücünü kendinde bulduğunu, tecrübelerini gençlere aktarmaktan keyif aldığını sözlerine ekliyor. Ayakta Solda Serhan Maraşlı... Solda oturan Mehmet Gökkaya- sağda oturan Yılmaz Dinçtürk ve onun arkasında ayakta duran Ersin Öztürk


ALYANSIN EN KALABALIK VE EN MUTLU OLDUĞU YER

“MERRILY ALYANS CENTER”

Merrily Alyans Gen. Müd. Y. Yunus Öztek

Ü

lkemizin köklü kuyum firmalarından Özkan Grubun alyans markası Merrily; 2013 yılında önemli atılımlar yaparak, hem kendi hedeflerini yükseltti hem de binlerce çeşit ürünü bir çatı altında müşterilerine sunma imkanı elde etti. Merrily Alyans Genel Müdür Yardımcısı Yunus Öztek; ilk başta Merrily markalarını ihracatta kullandıklarını, son yıllarda yurtiçinde de Merrily markasının geniş bir kitle tarafından çok yakından tanındığını ifade etti. 2013 yılında Merrily alyans markalarının yüzlerce farklı ürününü kategorize ettiklerini, temalarına ve üzerinde ifade ettikleri hikayelere göre farklı koleksiyonlar yaparak kuyumcuların çok daha kolay satabilecekleri alyanslar ortaya koyduklarını belirten Yunus Öztek; “Geçtiğimiz yıl şirketimiz çok önemli yatırımlar yaptı. 2012 yılındaki kurumsal atağımızı 2013 yılında tamamlamış olduk. Wedding World AVM (Kuyumcukent AVM)’de 250 m2 genişliğinde daha önce benzeri olmayan bir alyans sunum merkezi açtık. Merrily Alyans Center; 6000 farklı alyans çeşidiyle, son derece ferah bir ortamda kuyumcularımızın rahatlıkla ürün seçebilmesine imkan tanıyor” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl Merrily Alyansın işlem hacmini %20 arttırdığını ve 2014 yılında yapılan büyük yatırımların karşılığını almak istediklerini kaydeden Öztek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bu benzersiz çalışmaları hayata geçirirken esasında sektörel olarakta bir gelişimin ortaya çıkmasına vesile olmak istiyoruz. Yüksek kaliteli, özgün tarzlara sahip olan her biri bizim için ayrı maddi ve manevi kıymete sahip olan ürünlerimizi çok özel bir ortamda sergilemek istedik. Ülke genelinde 40’ın üstünde ilimizde Merrily satış noktaları bulunuyor. Ürünlerimize gösterdiğimiz özeni bizim gibi gösterebilecek titizlikle seçtiğimiz kuyumcu partnerlerimizle çalışmayı tercih ediyoruz. Bugün ürünlerimiz özel akıllı (elektronik) etiket sistemi ile sergileniyor ve üzerindeki barkot, ürünün anlık fiyatını size ifade ediyor. Ayrıca Almanya’dan ithal ettiğimiz özel kaplamalar ve malzemeler ile yaptığımız demolarımız da büyük ilgi görüyor. Nerdeyse birebir orjinaliyle aynı olan Demolarımıza dahi altın kullanmak istemeyenlerden talep geldiğini duyuyoruz. Demolarımız sayesinde kuyumcu dostlarımızın stok maliyetlerine dur demiş oluyoruz. “ Merrily Alyans 2014 yılında da çarpıcı tasarımlara imza atmaya devam edecek. Büyük beğeni toplaması beklenen yeni koleksiyonlarının bazıları özel üretim tekniği sayesinde çok ihtişamlı ve ağır bir görüntüye sahip olacak ama terazide hafifliğiyle şaşırtacak.

17


2014 YILINDA KLASİK ALYANSLAR POPÜLERLİĞİNİ ARTTIRACAK

Y

ıl boyunca yepyeni ürünler dizayn eden ve Dünya alyans modasının, trendlerinin oluşmasına önemli katkılar sağlayan Mert Alyans; yeni yılda yeniliklerine hız kesmeden devam ederken, klasik modelleri de ihmal etmeyecek. Son 10 yılda özellikle takı grupları arasında Dünya çapında en fazla alyans alanında ülkemizin ön plana çıktığını vurgulayan Mert Alyans Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saraç; “Bugün itibariyle Türk alyansları Dünya genelinde yüksek kabul görüyorlar. Alyans denince Dünyada akla gelen İsviçre ve Alman firmalarına artık “know how” verebilecek bir pozisyondayız. Bu durum ülkemiz için büyük bir gurur tablosudur” dedi. 2013 yılında Dünyada alyans trendlerinin oluşumunda artık Türk markalarının izleyici ve takip edici konumdan sıyrılarak, trend oluşturan bir üst kimliğe geçtiklerini belirten Hakan Saraç; çok farklı madenleri ve farklı elementleri kullanan Mert Alyans’ın daha önce denenmemiş modeller ile cesur hamleler yapmasının, ürün çeşitliliği adına yapılmış çok önemli adımlar olduğunu ifade etti. Yeni yılda klasik alyans modeli olarak tabir edilen bombeli alyans modellerine ilginin artacağını ön gördüğünü kaydeden Saraç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alyans, diğer takılardan farklı olarak yıllarca parmaktan çıkmadan kullanılabilme özelliği var. İnsanlar bu durumun uğruna inanıyorlar. Çok çeşitli, renkli ve farklı madenlerin birbiriyle kombin olmasıyla alyanslar üretiliyor. Ama klasiğin her zaman bir duruşu vardır. 2014 yılında klasik modellerin ön plana çıkacağını ön görüyoruz. Klasik modellerin üzerinde fazla oynamamak lazım. Sadece parmakta ergonomik bir şekilde yer alması, konforlu bir kullanım ortaya çıkması için üretimde bazı detaylara dikkat etmek gerekiyor. Yaklaşık olarak Türkiye’de satılan alyansların %30’unun klasik alyans olduğunu gözlemliyoruz. Klasiğin ayrıca bir koleksiyonunu yapabilir ve vitrinlerimize taşıyabiliriz. Ayrıca önümüzdeki dönemde üretimimizde butik üretim tarzına da daha fazla yer ayırmayı planlıyoruz.” Yeni piyasaya sunulan ve alyansta daha önce ülkemizde denenmemiş farklı elementlerin birleştiği Mert Alyans koleksiyonunun geri dönüşümünün önümüzdeki yaza doğru net bir şekilde ortaya çıkacağını sözlerine ekleyen Saraç, alyansın manevi değerinin maddi değeri karşısında çok daha güçlü olduğunu ve bu yüzden altın olmayan madenlerin daha rahat kullanılabildiğini söyledi.

18

Mert Alyans Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saraç


Başarılı satışın yeni formülü;

“NABZA GÖRE ŞERBET” Yakın zamana kadar kuyum üreticileri belli bir model grubundan belli sayıda üreterek piyasaya sunuyorlar ve nasıl olsa satılacak olduğu için çok farklı model maceralarına girmiyorlardı. Bölgelere göre oluşan tüketicinin farklı taleplerini karşılamayan ve süzmeyen bu anlayış, günümüzde tamamen değişti. Artık bırakın bölgelere göre ürünlerin ayrımlaştırılmasını, illere göre dahi değişen talepler söz konusu. Marmara ve İç Anadolu Bölgesinde farklı illere ürün sunan, sektörümüzün genç markası Nila Gold; pazarlama stratejisini “Nabza Göre Şerbet” ilkesi üzerine kuran firmalardan birisi. Uzun bir dönemdir kuyumculuk mesleğini icra eden Nila Gold Satış Pazarlama Direktörü Gökhan İnce; günümüzde işçiliği yoğun olan ve 5-10 yıl önce bu modeller Anadolu’da satılmaz denen gösterişli, fantezi takıların artık yoğun talep gördüğünü ifade etti. Bugün İstanbul’daki bir takı kullanıcısının zevkleriyle Eskişehir, Kütahya, Bilecik gibi farklı şehirlerdeki takıseverin tercihlerinin birbirine çok yakın olduğunu belirten Gökhan İnce; “Yine de farklı şehirlerde daha fazla giden ve daha az giden modeller mevcut. Bilecik ve ilçelerinde Halep tarzı klasik küpeler, hafif ürünler ve kırmızı altın daha çok ilgi görürken hemen yakınındaki Eskişehir ve Kütahya’da bu tip ürünler çok az satılıyor. Bu bölgelerde ise fantezi ürünler, fantezi kelepçeler gibi takılar daha çok tercih ediliyor. Geniş ürün çeşitliliği eşliğinde, bölgenin talebine uygun hazırladığımız ürünlerimizle çok daha efektif satışlar yapabiliyoruz” diye konuştu. Kuyumcuların sürekli yeni model taleplerinin artarak devam ettiğini, bir modelin ömrünün geçmişe göre çok kısaldığını kaydeden İnce; geniş ürün çeşitliliğine sahip olmayan, hızlı servis hizmeti sunmayan, müşteri memnuniyetine azami önem göstermeyen ve ürününün arkasında durmayan markaların piyasada arzu ettikleri hedefe ulaşamayacaklarını söyledi.

Nila Gold Satış Pazarlama Direktörü Gökhan İnce

19


20

Miranda Kerr, Roberto Bravo Defilesi’nde göz kamaştırdı


A

ntalya’da düzenlenen Dosso Dossi Fashion Show’da dünyaca ünlü mücevher markası Roberto Bravo, gerçekleştirdiği defileyle dikkatleri üzerine çekti. 5000 kişinin izlediği Roberto Bravo’nun 2014 koleksiyonu defilesinde, dünyaca ünlü top model Miranda Kerr, Roberto Bravo’nun özel tasarımıyla şov yaptı. Roberto Bravo’nun tasarımcılarının 3 ay süren yoğun çalışması sonucunda tasarlanan sette, 2014 adet mükemmel kesim pırlanta kullanıldı. Miranda Kerr’in podyumda taşıdığı set, kullanılan pırlantalar ve özel işçiliği ile izleyenlerin büyük beğenisini topladı. Değerinin 3 milyon dolar olduğu açıklanan set, fuar süresince özel güvenlik önlemleriyle korundu. Baş mankenliğini Miranda Kerr’in yaptığı defilede Roberto Bravo’nun 2014 koleksiyonuna ait tasarımlar birbirinden güzel mankenler tarafından sergilenerek göz kamaştırdı.

Roberto Bravo’nun kış 2014 kataloğundan...

21


22

B

üyük bir titizlikle ürettiği gümüş takılarını ağırlıklı olarak ihraç eden Özcan Gümüş; yeni yılda ihracat çalışmalarında vites yükseltmeyi hedefliyor. 2013 yılının özellikle 2. yarısından itibaren yeni modeller ve yeni markalar, yeni koleksiyonlar oluşturan Özcan Gümüş; şimdi yoğun bir antreman döneminin ardından sahada arzu ettiği sonuçları almak istiyor. Şu ana kadar 44 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini, üretiminin %80’ini yurtdışına sunduklarını belirten Özcan Gümüş Genel Müdürü Sinan Araç; yeni yıl ile birlikte mevcut olan ve yeni keşfedecekleri pazarlara iddialı bir hazırlıkla girmek üzere olduklarını, yeni ekipleriyle Dünyanın 5 farklı kıtasına Özcan Gümüş’ün ürünlerini pazarlamak istediklerini söyledi. Geçtiğimiz aylarda piyasaya sundukları Chiara ve Moschetto markalarının yeni ihracat stratejileri için büyük önem teşkil ettiğini, günümüzde gümüş takı kullanan kişilerin artık gümüş takı bir konsept içinde almak istediklerini kaydeden Sinan Araç; “Bizde bu değişime hızla adapte olabilmek için kendi bünyemizde çeşitli koleksiyonlar oluşturduk. Bugün bir pırlanta üretimindeki titiz işçiliğin aynısı gümüş mücevher olarak adlandırdığımız ürün gruplarımızda uygulanıyor. Uluslararası arenada rekabet önceliğini fiyattan çıkartarak, yüksek kalite ve özgün tarzımızla daha çok ön plana çıkmayı tercih edeceğiz. Farklı bölgeler, farklı kültürler için ayrı ayrı tasarımlara sahip ürünler hazırladık” diye konuştu. Dünya pazarlarında daha agresif marketing teknikleri kullanmayı planladıklarını ve özellikle Dünya çapında ön plana çıkan gümüş takı perakende mağazalar zincirleriyle daha fazla çalışma yolları arayışında olduklarını belirten Araç; önümüzdeki yıl Özcan Gümüş’ün hem ulusal hem de uluslararası fuarlarda çok daha fazla katılımcı kimliği ile yer alacağını, fuar sonrası müşteri ziyaretlerinde sıcak teması daha da arttıracaklarını dile getirdi.


H

er türlü ürün grubunda büyük bir rekabet içinde olduğumuz İtalya ile bir çeşitte aynı oranda başa çıkamıyoruz. Ayrı bir üretim ve ayrı bir teknoloji parkuru isteyen “Zincir Ürün Grubunda” henüz İtalyanların eline su dökebilmiş değiliz. Uzun bir dönemdir ülkemize İtalyan zinciri ithal eden Sedaş Kuyumculuk; “Lisa” markasıyla son dönemde zincirin yanısıra kolye ve küpe de müşterilerine sunmaya başladı. Belki her ülkede zincir üretiliyor ama İtalyan zinciri kuyum camiasının otoriteleri tarafından bir başka kabul ediliyor. Sedaş Kuyumculuk Genel Müdürü Murat Haliloğlu; İtalyanların zincir üretimine yaklaşık 100 yıl önce başladıklarını, bizden çok önce yol almalarının bugün hala büyük avantajını yaşadıklarını söyledi.

Tamamen ayrı bir teknolojik altyapı, makine parkuru ve ciddi miktarda maddi yatırım isteyen zincir üretiminde, İtalyanların her çeşitte yüksek kaliteli üretim yapabildiklerini ve bu konuda şu an için rakipsiz olduklarını belirten Murat Haliloğlu; “Biz bu gerçeği kabul ederek, Türk takıseverlere en kaliteli zinciri en uygun şartlarda ülkemize getirmeyi bir misyon edindik. Bugün itibariyle İtalya’da bizim için üretilen ve tasarlanan modellerimizde çok ciddi bir fikir beyanımız bulunuyor. Yüzde yüz İtalyan kalitesini, Türk takıseverin zevkiyle harmanlıyoruz” dedi. Türkiye’de üretilen zincirlerde her çeşit modelin hayata geçirilemediğini belirten Haliloğlu; eğer arzu ettikleri modelleri Türkiye’de bulabilmiş olsalardı İtalya’dan ithal etmek zorunda kalmayacaklarını dile getirdi.

23


SERDİAMOND

Serdiamond firma sahibi Yakup Alpdoğan

24 OUTLET MÜCEVHER GÜNLERİ’NİN ARANAN MARKASI

S

erdiamond firma sahibi Yakup Alpdoğan, Outlet mücevher ve takı satış organizasyonuna markalarının düzenli bir katılım sergilediğini ve artık bu özel günlerde Serdiamond ile buluşmak isteyen bir kitle oluştuğunu söyledi. Son tüketicinin karşısına bu sefer ilk kez modern mücevher tasarımlarıyla çıktıklarını ve stoklarında bulunan son otantik mücevherleri çok uygun fiyatlar eşliğinde satış sunduklarını belirten Alpdoğan, “Amacımız bu organizasyon ile yüksek rakamlı perakende satışlar yapmak değil. Geçtiğimiz günlerde tamamen tarzımızda bir değişikliğe gittik. Bilindiği üzere artık Serdiamond, modern ve yenilikçi mücevher tasarımlarına imza atacak. Elimizde kalan son otantik takılarımız yeni sahipleriyle buluştu. Bu organizasyon çerçevesinde bazen maliyetine, bazen maliyetinin altında, bazen de çok az bir karla stoklarımızdaki takılarımızı ve ihracat faz-

lası ürünlerimizi elden çıkarmış oluyoruz. Böylelikle bizim yeni tasarımlara imza atmamız için bir itici unsur oluşuyor” diye konuştu. Anneler gününde, sevgililer gününde olduğu gibi ürünlerine vatandaşların yoğun ilgisi olduğunu kaydeden Alpdoğan, “Bu organizasyonun esas kazananı, alışveriş yapan kişiler. Gerçekten %70’e varan indirimlerle birbirinden güzel takılara sahip olabiliyorlar veya sevdiklerine hediye ederek paha biçilmez mutluluk yaratıyorlar” dedi. “Outlet Mücevher Günlerinde” Serdiamond standında firmanın son otantik takılarının haricinde, ilk kez İstanbul Ekim fuarında görücüye çıkan yeni modern takılardan bazıları da satışa sunuldu. Serdiamond’ın yeni tarzı büyük beğeni topladı. Bu yıl özellikle gençlerin de ilgi gösterdiği Serdiamond standı, 4 gün boyunca mücevher tutkunlarının akınına uğradı.


SESA’nın iki kalbi var!

Yaklaşık 2 yıllık bir aranın ardından 2013 yılı İstanbul Mart Fuarında ihracata keskin bir dönüş yapan SESA; bir firmanın hayati departmanlarından biri olarak kabul edilen ve adeta markanın kalbi olarak ifade edilen üretim departmanından iki birime sahip. Sektörümüzde çok fazla benzer bir uygulamaya sahip olmayan bu üretim ayrışımı, SESA’nın geçmiş tecrübelerinin ve gelecek planlarının bir sonucu. Geçmişte, ihracat çalışmaları ile iç piyasayı beraber yürüttükleri dönemde farklı ürünlerin tek bir noktadan çıkmasının ciddi zorluklarını yaşadıklarını ifade eden SESA Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Selim Sarışın; “İki yıllık bir aranın ardından bu sefer ihracata giriş yaparken iki farklı üretim departmanı hayata geçirmeyi planladık. Tecrübeli ve işinin ehli kişilerle ihracat üretim departmanımızı oluşturduk. Şu anda kendi içimizde çok tatlı bir rekabet söz konusu. Birbirinden değerli ustalarımız ortak bir başarı için farklı tezgahlarda ama aynı amaç için emek harcıyorlar” diye konuştu. Yurtdışına ağırlıklı olarak 18 ve 21 ayar, daha ağır gramajlarda ürün hazırladıklarını belirten Selim Sarışın; yurt içinde ağırlıklı olarak 8,14 ve 22 ayar üretim gerçekleştirdiklerini, bir anda üretim bandına farklı ayarda bir sipariş gelmesinin mevcut düzenin dengesini bozan bir durum ortaya çıkardığını, iki farklı üretim departmanının bu sorunu da ortadan kaldırdığını dile getirdi. İki farklı üretim departmanının dengeli bir şekilde tek bünyede faaliyette olmasını sağlamanın sanıldığı kadar kolay olmadığını belirtti.

SESA EGEDEKİ AĞIRLIĞINI 25 YURT GENELİNE YAYIYOR Kurulduğu günden bu yana Ege Bölgesine ayrı bir önem veren ve bu bölgede kendini yurtiçine tanıtan SESA; son dönemde artık Türkiye’nin hemen hemen her noktasına ürünlerini sunuyor. Ege’nin çok farklı ve zengin bir takı kültürüne sahip olduğunu kaydeden Selim Sarışın; “Ege Bölgesinde büyüyen markamız; o bölgenin çok geniş ürün çeşitliliği taleplerine cevap vermeyi başararak bugünlere geldi. Ege, adeta bir Türkiye mozaiği oluşturuyor. Ege’de edindiğimiz tecrübe sayesinde şu anda tüm Türkiye’nin farklı bölgelerinin taleplerine daha rahat cevap verebiliyoruz” dedi.

Kuyum haber  

Kuyumculuk ve Mücevher Sektörü Haber Dergisi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you