__MAIN_TEXT__

Page 29

Olağan Masallar Tiyatrosu’nun ilk oyunu Mavi’nin ekibiyle oyun üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. an profesyonel bir iş yapmak kimilerine göre zor ama kimilerine göre çok kolay bir şey gibi geliyor. Aslında çok zor. Çünkü bazı yerlerde öğrenci statüsündesin, hâlbuki sen profesyonel bir iş yapıyorsun. Ama bunu bazı kimselere anlatamıyorsun, çünkü onlar hep öyle bakıyorlar. Ben 2008 yılından beri bu işin içindeyim. İlk iki yıl bu işi sadece hobi olarak yapıyordum. Başka bir işten geçinip hobi olarak yapıyordum veya kafa dağıtmak da diyebiliriz. Ya da zevk aldığım bir şey olarak bu işi yapıyordum. Fakat 2010 yılında bu işten geçinip sadece bu işi yapma kararı aldım. Şu an baktığımda iyi etmişim diyorum. Ama çevren yok, tanıdığın yok, akıl danışabileceğin veya yardım isteyebileceğin hiç kimse yok ve işte bilgin yok. Ama diyorsun ki ben bunu

sevdim, yapacağım abi. Çok radikal bir karar evet. Tabii ki çok zorlandım, şu an da zorlanıyorum ama o zamanki kadar değil. En azından şimdi bir çevrem var, bu işi yapabileceğim, destek olan güzel insanlar var hayatımda. İşte bizim üçümüzün yolu aslında bir eğitim kurumunda birleşti ve benim aklımda hiç böyle bir oyun yoktu. Öğrenciydim. Profesyonel olarak bu işi yapmaya karar verdiğimin birinci yılı, hatta ikinci yılı diyebilirim. İlk yıl tiyatro dışı işleri yapmaya başladım bu sektörün içinde. İkinci yıl buna karar verdiğimde Gösteri Sanatları Merkezi’ne giriş yaptım. Orada çok iyi insanlarla arkadaş oldum, çok iyi hocalarım oldu. Can’la daha önce farklı projelerde de birlikte çalıştık. C.Y.: Son üç projedir… Ş.S.: Hatta son üç-dört projede, bütün projelerimizde birlikte çalışıyoruz (gülüşmeler). Ş.S.: Çok güzel bir duygu. Bir de ekibi, çalıştığın insanları tanımak bir iş geldiği zaman, “Tamam o işi biz kesin yaparız”

gibi bir duruma sebep oluyor. Çünkü ekibe güvendikten sonra, birçok tiyatro oyununda çalıştım, 15-20 üzerinde oyunda oynadım, fakat Mavi’de şunu gördüm: Böyle bir ekibe ben daha önce hiç rastlamadım. Hatta bize tiyatro camiasında çok sözü geçen bir kurumun başındaki bir beyefendi bir sohbet esnasında bir şey dedi. Kendi oyununda da oynuyorum ben, ondan bahsediyorduk. Oyuncular sürekli şikayet ediyor, “Dekorla alakalı problem var, dekorcu dekoru taşımamış, servis gelmemiş” falan… Beyefendi bana döndü dedi ki, “Şahin, Mavi’de sizin dekorları kim taşıyor?”, “Biz taşıyoruz”, “Oyunu kim oynuyor?”, “Biz oynuyoruz”, “Kim topluyor?”, “Biz topluyoruz”, “Nasıl geliyorsunuz?”, “Otobüsle”. “Gördün mü işte?” dedi, “Ekip dediğin böyle olur”. Bunu demesi beni çok mutlu etti çünkü bizde hiç gocunan yok hakikaten. Şuradan örnek verebilirim, şu an biz burada oturmuş röportaj yapıyoruz, diğer arkadaşlarımız aşağıda dekor topluyor

KULTURA

29

Profile for Kultura Dergi

Kultura Dergi Nisan 2015  

Aylık kültür sanat dergisi Kultura Dergi'nin ikinci sayısında 2015'te hayatını kaybeden usta yazarı Yaşar Kemal dosyası ve genç tiyatro ekib...

Kultura Dergi Nisan 2015  

Aylık kültür sanat dergisi Kultura Dergi'nin ikinci sayısında 2015'te hayatını kaybeden usta yazarı Yaşar Kemal dosyası ve genç tiyatro ekib...

Advertisement