Külliye Karabük (Sayı 5 - Eylül 2017)

Page 1

ULUSLARARASI Karabük Üniversitesi

KAMPÜS GÜNDEM

ilk 5'te

Rektör ve öğrenciler Külliye'de

ll Üniversitemiz son üç yılda uluslararası alanda yaptığı önemli iş birliklerinin yanı sıra uluslararası öğrenci sayısında da büyük bir Sayfa 6'da artış yakaladı.

ll Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat ve öğrenciler Külliye'de gerçekleşen akademik yıl açılış törenine Sayfa 3'te katıldı.

kulliye.karabuk.edu.tr

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ

30 Eylül 2017 SAYI 5

Dünya üniversitesi olma yolunda REKTÖR

Prof. Dr. Refik Polat

BAŞYAZI Sayfa 3'te

ÜNİVERSİTELİNİN GAZETESİ ŞEHİR

Teknokent onaylandı

ll Karabük'te kurulacak Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda onaylanarak Bakanlar Kurulu kararı ile resmi gazetede yayımlandı. Sayfa 10'da

Bir aşure Bi dünya bereket ÜNİVERSİTEMİZ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ile konuğu Çad Büyükelçisi Djidda

Moussa Outman'ın da katıldığı etkinlikte 50 farklı ülkeden öğrenci kendi dillerinde ‘bereketli olsun’ duaları eşliğinde aşure pişirdi. SAYFA 5'te

KAMPÜS GÜNDEM

10. yıla özel etkinlikler ll Üniversitemizin kuruluşunun 10’uncu yılı münasebetiyle 25 Eylül – 13 Ekim tarihleri arasında edebiyat, sanat, spor, müzik ve sosyal sorumluluk gibi çok çeşitli alanlarda bir dizi etkinlik düzenlendi. Sayfa 2'de

RÖPORTAJ

Yeni öğrencilerden

ÖZEL HABER Karabük'ün doktorları

Somali'ye şifa oldu

ll 25 yıldır iç savaşla ve kıtlıkla mücadele eden, dünyanın en tehlikeli topraklarından biri olarak söz edilen Somali’de üç fedakar vatan evladı şifa dağıtıyor.

Sayfa 12'de

SPOR

Karabük'te Off-Road rüzgarı

KBÜ ve şehirle ilgili ilk izlenimler

Sayfa 8 ve 9'da

BİLİM İNSANLARI NÜKLEER FİZİK İÇİN KBÜ'DELER (4)• 3. ULUSAL SİGORTA VE AKTÜERYA KONGRESİ KBÜ'DE YAPILDI (5) • KBÜ AVRUPANIN EN BÜYÜĞÜ EAIE 2017'YE KATILDI (6) • MEZUNLARDAN 10. YILA ÖZEL SERGİ (10) • 18. ULUSLARARASI ALTIN SAFRAN'DA ÖDÜLLER SAHİBİNİ BULDU (11)

ll Üniversitemiz Çamlı köy mevkiinde Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından düzenlenen Türkiye Off-Road Şampiyonası’nın 7. ve son ayağı yarışları yapıldı. Sayfa 16'da


2

.

KÜLLIYE

KAMPÜS GÜNDEM

KARABÜK

30 Eylül 2017 Sayı 5

www.karabuk.edu.tr

yıla özel etkinlikler

10. Yıl

ÜNİVERSİTEMİZİN kuruluşunun 10’uncu yılı münasebetiyle 25 Eylül – 13 Ekim

tarihleri arasında edebiyat, sanat, spor, müzik ve sosyal sorumluluk gibi çok çeşitli alanlarda bir dizi etkinlik düzenlendi.

ğışı a b n a K

ll Karabük Üniversitesi 10. yıl etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “10. Yıla Özel 2007 Ünite Kan Bağışı” kampanyası öğrenciler ve personel tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. Teknoloji Fakültesi önünde kurulan çadırda gerçekleştirilen ve Kızılay ile Karabük Üniversitesi Kızılay Topluluğu’nun organize ettiği kampanyada Üniversitemizin kuruluş yılına özel 2007 ünite kan toplandı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kan Bağışçısı Uzmanı ve Organizasyon sorumlusu Dinçer Karagöz ise "Karabük Üniversitesi kan bağışı ve gönüllük konusunda üniversiteler arasında lider konumda ve gıpta ile izleniyor. Diğer üniversitelere örnek teşkil ediyor" dedi.

oyun s a v i t Mo

ll Öğrencilerin Üniversiteye motive olması amacını taşıyan ‘motivasoyun’ adlı etkinlik eğlenceli anlara sahne oldu. Turuncu kantinin yanındaki alanda gerçekleşen etkinlikte öğrenciler dört gün boyunca doyasıya eğlenme imkanı buldu. “Motivasoyun” etkinliği boyunca golf, boks, trambolin, bowling, langırt, bilardo, hokey, futbol, denge ve akıl oyunları gibi birçok aktivite gerçekleştirildi.

l Özel 10. Yuıs u Koş

ll Üniversitemizde 10.Yıl Etkinlikleri kapsamında düzenlenen “10. Yıl Özel Koşusu”nda erkek ve kız öğrencilerin kampüs girişinden başlayarak, stadyum ve ardından turuncu kantin binası önünde son bulan yarışı büyük heyecana sahne oldu. Kızlar kategorisinde Kübra Ayar 13 dakika 10 saniyelik performansıyla birinci olurken, Umut Çavuşoğlu ise 9 dakika 5 saniye gibi kısa bir sürede parkuru tamamlayarak erkekler kategorisinde birinciliği elde etti. Dereceye giren öğrencilere ödüllerini Rektör Prof. Dr. Refik Polat ve Genel Sekreter Prof. Dr. Mücahit Coşkun verdi.

caz e M p u Gr seri kon

ll Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı öğretim elemanlarından ve mezunlarından oluşan Grup Mecaz, 10. yıl etkinlikleri kapsamında Üniversitemizde sahne aldı. Sosyal Yaşam Merkezi'nde düzenlenen konserlerde Türk Halk Müziği’nin sevilen gruplarından “Grup Mecaz” ‘Yalelli’ ve ‘Derun’un ardından bu yıl çıkardıkları ‘Heybe’ adlı albüm ile öğrencilerin karşısına çıktı. Grup, dinleyenlerini Ege’den Orta Anadolu’ya, Karadeniz’den Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya, Akdeniz’e ve Balkanlar’a kadar uzanan eserleriyle Türkiye’yi adım adım dolaştırdı.

leri n ü G p 3. Kita

ll Geleneksel hale gelen ve bu yıl 3.’sü yapılan “Kitap Günleri” etkinliği kapsamında çok sayıda yayınevinin binlerce kitabı öğrenciyle buluştu. Etkinliğin açılışını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Refik Polat "10. yıl dönümümüzde bazı etkinliklerle kuruluşumuzu kutlamak istedik. Kitap günleriyle başlamak en güzeliydi." dedi. Kitap Günleri'nde açılan kitap fuarına üniversitemiz bünyesinde yer alan Demir Çocuk Anaokulu 5 yaş üstü öğrencileri de öğretmenleri eşliğinde ziyarette bulundu. 23 öğrencisi ile kitap fuarına ziyarette bulunan Demir Çocuk Anaokulu öğretmeni Nebiye İlteroğlu fuarda yer alan bütün çocuk kitaplarını öğrencilerine tanıttı.


30 Eylül 2017 Sayı 5

KAMPÜS GÜNDEM

.

KÜLLIYE

www.karabuk.edu.tr

3 KARABÜK

BAŞYAZI Prof. Dr. Refik Polat Rektör

Dünya üniversitesi olma yolunda

B

Rektör Polat ve öğrenciler Külliye’deki akademik yıl açılış töreninde yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül, Genel Sekreter Prof. Dr. Mücahit Coşkun, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sinan Yılmaz, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Yrd. Doç. Dr. Meryem Çolak, Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Külliye Karabük Doç. Dr. Melik Çetin, Üniversitemiz Öğrenci kulliye@karabuk.edu.tr Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi öğrenciler Mehmet Can Ünal, Betül Karabudak, Doğuhan Kayan ve Yasin Yılmaz yer aldı. ll Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın katıİlk kez geçen yıl üniversite rektörleri lımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapıCumhurbaşkanı Külliyesinde düzenlenen lan 2017-2018 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Refik Polat konuşmasıyla başlayan törenle toplu olarak ile akademisyenler ve öğrenciler de katıldı. akademik yıl açılışını yapmıştı. Bu yıl da ikinCumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet cisi gerçekleştirilen akademik yıl açılış töreKültür ve Kongre Merkezi’inde ikinci kez ninde üniversite rektörleri, akademisyenleri gerçekleşen akademik yıl açılış töreninde ve öğrencileri Cumhurbaşkanı ile bir araya Üniversitemizi temsilen Rektör Polat’ın geldi.

Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat ile akademisyenler ve öğrenciler Külliye'de gerçekleşen Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı.

ambu ağacını hikayesini bilir misiniz? Çin’de yetişen Bambu ağacının önce tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat, inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır. Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı yoksa beş yılda mı ulaşmıştır? Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum, beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edilebilir miydi? Toprağa atılan tohuma belli aralıklarla ve özenle suyunun verilmesi, yağmur, rüzgar gibi olumsuz fiziki koşullardan korunması gibi uzun zamana yayılmış bir emek ve sabırla beklenilmesi sonucunda altı hafta içinde boyu 27 metreyi bulan Bambu Ağacı… Eğitim-öğretim de böyle bir şeydir; bugün toprağa ekilen tohumların sonuçlarını 5 yıl, 10 yıl, 15 yıl sonra görmeye başlarız. Sözü nereye getireceğimi tahmin ettiniz. Karabük Üniversitesi henüz 10 yaşında. Anadolu’nun orta ölçekli bir sanayi şehrinde 2007 yılında kurulan üniversitemiz, Safranbolu’nun tarihi ve kültürel mirasıyla kendisini harmanlayarak genç bir fidan oldu. Lisans, yükseklisans, doktora eğitimi verdiği 56 bin öğrenci gibi genç ve dinamik… Genç yaşına rağmen, Türkiye’nin pek çok köklü üniversitesini geride bırakarak, Türkiye’de en çok tercih edilen yedinci üniversite ve şehir nüfusunun yarısı kadar öğrencisi olan tek üniversite. Karabük Üniversitesi, uluslararası alanda başarısını ispat etmiş fakülte ve bölümleriyle, proje ve yarışma başarılarıyla, daha şimdiden varlığını dünyaya kabul ettirmiş bir üniversite. Uluslararası öğrenci sayısı bakımından Anadolu’da kurulan üniversiteler arasında birinci, Türkiye genelindeki 193 üniversite arasında beşinci sırada olma başarısını göstermiş bir üniver-

site. Bu yıl Çad ve Cibuti’den gelen öğrencilerimizle birlikte dünyanın 48 ülkesinden öğrenci barındıran bir Devlet Üniversitesi. Dünya üniversitesi olmak, uluslararası bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapmaktan geçer, hedefiyle uluslararası sempozyum, kongre, çalıştay vb. sayısını her yıl katlayarak arttıran bir üniversite. Üniversitemizin önlisans, lisans, yükseklisans programlarına bu yıl başlayan öğrencilerimiz, yazıma son vermeden önce sizlere birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum. Okuduğunuz bölümün/alanın en iyisi olmak için çaba sarf edin. Hocalarınızın size anlattıklarıyla yetinmeyin, hep daha fazlasını isteyin, hocalarınızın ilminden ve tecrübesinden en üst seviyede istifade etmeye çalışın. Derslerde size önerilen kaynakları yeterli görmeyin, ilave kaynaklar araştırın, alanınıza yakın disiplinlerden de okumalar yapın. Üniversitenin içinde ve dışında bir sosyal hayatınız olsun, edebiyatla, sanatla, resimle, müzikle, şiirle, sporla ilgilenin. Kişisel gelişiminize katkı sağlayacak eğitimlere katılın. Yabancı dilinizi geliştirin, bir yabancı diliniz varsa ikinciyi öğrenin. Şu an öğretim gördüğünüz şehirle ünsiyet kurun, evden okula, yurttan okula gidip gelmeyin; Karabük ilinin tarihi, kültürel, turistik mekanlarını gezin, doğal güzelliklerini görün. Alanınızla ilgili kurumları, fabrikaları, sanayi bölgelerini, işyerlerini ziyaret edin. Hepsinden önemlisi üniversite hayatınızda okuyabildiğiniz kadar çok okuyun. Sevgili Öğrenciler, bu saydıklarımı yapabilmeniz için üniversite ve şehir size her türlü imkanı sunuyor, her türlü kolaylığı sağlıyor. Ben, şunu yapmak istedim de yapamadım, dediğiniz bir nokta olursa, Karabük Üniversitesindeki bütün yöneticilerin ve benim kapım her zaman, hepinize sonuna kadar açık. Sizler yeter ki isteyin, talep edin; bizler yol göstermeye ve imkan sağlamaya hazırız. Bunu mevcut öğrencilerimiz çok iyi bilirler. Bu duygularla, 10. Yılımızın hepimize sağlık, mutluluk, başarı ve aydınlık gelecek getirmesini temenni eder; devletimizin ve milletimizin birliğinin, dirliğin, refahının ve huzurunun daim olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederim.

Köprü görselleri yenilendi

Mimarlık öğrencilerine oryantasyon

ll Karabük – Kastamonu

ll Mimarlık Bölümü’ne yeni başlayan öğrenciler için “2017-2018 Akademik yılı Güz Yarıyılı Oryantasyon Programı” düzenlendi. Mimarlık Bölümü birinci sınıf öğrencilerinin üniversite ortamına uyum sağlamalarına yardımcı olmak amacıyla Mimarlık Bölümü tarafından düzenlenen oryantasyon programına yaklaşık 100 öğrenci katılım sağladı.

yolu üzerindeki alt geçidin sağ ve sol kısmında yer alan Üniversitemize ait görseller yenilendi. İklim şartları etkisi ile yıpranan görsellerin yerini; Karabük Üniversitesi’nin 10’uncu yılına uygun olarak akademik, bilimsel, sosyal ve kültürel faaliyetleri ile öne çıkan özelliklerinin anlatıldığı fotoğraflar ve sloganlar aldı.


4

.

KAMPÜS GÜNDEM

KÜLLIYE Süs tavukları ilgi odağı KARABÜK

www.karabuk.edu.tr

ÜNIVERSITEMIZDE özel güvenlik görevlisi olarak çalışan 30 yaşındaki Recep Orkun, evinin kümesinde beslediği süs tavuklarını kampüse taşıdı. Birbirinden renkli tavuklar öğrencilerin ilgi odağı oldu. Külliye Karabük kulliye@karabuk.edu.tr

ll Üniversitemizde özel güvenlik

görevlisi olarak çalışan 30 yaşındaki Recep Orkun, Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat’ın isteği üzerine evinin kümesinde beslediği süs tavuklarını kampüse taşıdı. Üniversitemiz botanik bahçesi alanına kurulan kümeslerdeki birbirinden renkli tavuklar öğrencilerin ilgi odağı oldu. Karabük Üniversitesi’nde 9 yıldır özel güvenlik görevlisi olarak çalışan Recep Orkun, iki yıl önce Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ın isteği üzerine evinin kümesindeki 12 çeşit süs tavuğunu kampüse taşıdı. Orkun, iki senede ırk sayısını 20’ye yükseltti. Öğrenciler de boş zamanlarında kümeslere gelerek süs tavuklarını besliyor, vakit geçirip stres atıyor. Evinin önünde daha dar bir alanda kampüste ise daha geniş

bir alanda süs tavuklarını besleme imkanı bulduğunu söyleyen Recep Orkun şöyle devam etti: “Rektör hocamızla birlikte karar aldık. Üniversitede görselini kullanalım dedik. Bu şekilde de bir etkinlik düzenledik. Bakımları zor oluyor ama zevkli bir iş. 70’e yakın anaç hayvanımız var. 200’e yakın da yavru civcivimiz var. 20 çeşit süs hayvanı bulunuyor. Elimizdeki çoğu ırk nadir ırk. Appenzeller mesela Türkiye’de 20-30 kişide bulunur.”

Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat ise şöyle konuştu: “Güvenlik görevlimizin böyle bir işle uğraştığını öğrendikten sonra bizzat yerinde görme fırsatım oldu. Çok etkilendim. Bu sıradan bir yumurta tavukçuluğu değil, süs tavuğu bunlar. Bunu öğrencilerimizle paylaşmamız lazım dedim. Bu iş için, üniversitemiz içerisine böyle boş bir alanı tahsis ettik. Dünyanın farklı yerlerinden gelmiş tavukları burada

yetiştiriyoruz hemde öğrencilerimizin, misafirlerimizin görüşüne bırakıyoruz. Stres atmak için çok güzel oluyor. Bunları izlemek çok keyifli bir şey. Görenler çok etkileniyor. Çok şaşıranlar var. Böyle tavuklarda varmış mı diyen çok insan var. Öğrencilerimize ücretsiz, zararsız güzel bir rehabilitasyon alanı oldu burası.” Mekatronik Mühendisliği son sınıf öğrencilerinden Fahriye Boz, “Onları gelip seviyoruz. Onları besliyoruz. Bunlar her yerden göreceğimiz cinsten tavuklar. Buraya gelip stresimizi atıyoruz. Vatandaşlarımızda buraya gelip tavukları sevebilirler. Burası güzel bir gerçekten” dedi. Doğuhan Kayan ise “Onlarla vakit geçiriyoruz. Sadece bizim ülkemizde yetişen değil, Hindistan’dan, Çin’den gelen tavuklar ve horozlar var burada. Çok eğlenceli. Hem bizim için hem de tavuk ve horozlar için değişik bir aktivite oluyor” diye konuştu.

2 bin öğrenci online İngilizce sınavına girdi KÜLLİYE KARABÜK kulliye@karabuk.edu.tr

llYeni eğitim – öğretim yılında

İngilizce hazırlık eğitimi alacak 2 bin öğrenci Yabancı Diller Yüksekokulu dil laboratuvarlarında online sınava girdi. Bilgisayar başında gözetmenler eşliğinde yapılan sınavdan belirli barajın üstünde puan alan öğrenciler 12 Eylül Salı günü muafiyet sınavına girdi. Bu sınavlar neticesinde seviyelerine göre sınıflara yerleştirilen öğrencilerin dersleri 20 Eylül Çarşamba günü başladı.

30 Eylül 2017 Sayı 5

Bilim insanları Nükleer fizik için Üniversitemizdeler ‘Nükleer Yapı Fiziği ve Nükleer Bilim’ alanında çalışan ve farklı üniversitelerden araştırmacılar ile yurt içinden ve yurt dışından katılan davetli konuşmacılar güncel nükleer fizik konularını tartıştı. KÜLLİYE KARABÜK kulliye@karabuk.edu.tr

ll Nükleer Fizik alanında çalı-

şan genç araştırmacılar ile alanında yetkin yerli ve yabancı davetli bilim insanlarının bir araya geldiği 10. Uluslararası Nükleer Yapı Özellikleri Konferansı’nın açılışı Rektör Prof. Dr. Refik Polat’ın da katılımıyla gerçekleşti. Üniversitemizin Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda açılışı yapılan konferansa Rektör Prof. Dr. Refik Polat’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Osman Yenidoğan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Güneş, Prof. Dr. Mustafa Yaşar ve Prof. Dr. İbrahim Kürtül ile çok sayıda akademisyen ve araştırmacı katıldı. Üç gün süren konferansta ‘Nükleer Yapı Fiziği ve Nükleer Bilim’ alanında çalışan ve farklı üniversitelerden araştırmacılar ile yurt içinden ve yurt dışından katılan davetli konuşmacılar güncel nükleer fizik konularını tartıştı. Etkinlikte; Nükleer Yapı ve Nükleer Modeller, Nükleer Saçılma ve Reaksiyonlar, Nükleer Analitik Teknikler ve Metotlar, Yüksek Enerji ve Parçacık Fiziği, Medikal ve Sağlık Fiziği, Radyasyon Ölçümleri ve Dozimetreleri ile ilgili sözlü ve poster sunumları yer aldı.

Dekan Prof. Dr. Uluer 10. Uluslararası Nükleer Yapı Özellikleri Konferansı’nın açış konuşmasını yapan Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Uluer en son 2013 yılında gerçekleşen konferansın Rektör Prof. Dr. Refik Polat’ın da arzusuyla 10.’sunu yeniden Karabük Üniversitesi’nde düzenlendiğini

belirtti. Uluer, konferansın gerçekleşmesinde katkı sağlayan TÜBİTAK ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’na teşekkür ederek konuşmasının devamında kısaca nükleer bilimin ne olduğuna ve konferansın tarihçesine değindi. Rektör Prof. Dr. Polat Rektör Prof. Dr. Refik Polat da 10. Uluslararası Nükleer Yapı Özellikleri Konferansı’nda yaptığı konuşmasında konferansın önemine işaret ederek nükleer dendiğinde birçok kişinin ilk aklına gelenin atom bombası olduğunu söyledi. Polat, “Bu tür bilimsel aktivitelerle nükleerin sağlık, sanayi ve pek çok dalda etkin olarak kullanıldığını görüyor ve daha nasıl geliştirilebileceğinin yollarını arıyoruz.” dedi. Rektör Prof. Dr. Refik Polat, bilimsel çalışmalara her zaman kapılarının açık olduğunu belirterek Karabük’ün bilimin merkezlerinden olabilmesi adına her hafta bir kongre düzenlemek istediklerini söyledi. Karabük Üniversitesi olarak ikinci kez ev sahipliği yapılan Konferansa ulusal ve uluslararası düzeyde katılım sağlayan akademisyenlere teşekkür eden Polat, konferansın başarılı geçmesi temennisinde bulundu. Vali Yardımcısı Yenidoğan Konferansın açılışına katılan Vali Yardımcısı Osman Yenidoğan, “Tüm katılımcıları Karabük Valisi Kemal Çeber adına selamlıyorum. Böyle önemli ve güncel bir konu hakkında bilimsel çalışmanın Karabük’te gerçekleşmesinden büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Konferansın gerçekleşmesinde emeği geçenlere başta Rektörümüz olmak üzere herkese teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.” dedi. Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Refik Polat katılımcılara teşekkür sertifikası takdim etti.


30 Eylül 2017 Sayı 5

KAMPÜS GÜNDEM

.

5

KÜLLIYE

www.karabuk.edu.tr

KARABÜK

3. Ulusal Sigorta ve Aktüerya Kongresi KBÜ'de yapıldı

KÜLLİYE KARABÜK kulliye@karabuk.edu.tr

Bir aşure, bi dünya bereket

llTürkiye’de sigorta sektöründe çalışanlar ile akademisyenleri bir araya getiren 3. Ulusal Sigorta ve Aktüerya Kongresi Üniversitemizde gerçekleştirildi. İlahiyat ve Fen Fakülteleri konferans salonlarında 2 gün boyunca devam eden Kongre’nin açılışına Üniversitemiz Rektörü Prof. Refik Polat, Hazine Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç, İşletme Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Murat Ağarı, İşletme Fakültesi Bölüm Başkanı ve Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Süleyman Dündar, Aktüerya ve Risk Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fazıl Alioğlu ile farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

ÜNİVERSİTEMİZ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ile konuğu Çad Büyükelçisi Djidda

Moussa Outman'ın da katıldığı etkinlikte 50 farklı ülkeden öğrenci kendi dillerinde ‘bereketli olsun’ duaları eşliğinde aşure pişirdi. 50 farklı ülkeden öğrenci bir araya geldi ve birlikte aşure pişirdi. KAMPÜS GÜNDEM basin@karabuk.edu.tr

ll Üniversitemizde aşure günü dolayısıyla 50 farklı ülkeden öğrencinin katılımıyla aşure pişirme ve dağıtımı etkinliği gerçekleştirildi. Sosyal Yaşam Merkezi’nde yapılan etkinliğe Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Çad Ankara Büyükelçisi Djidda Moussa Outman, Karabük İl Müftüsü Halil Bektaş, fakülte dekanları, enstitü müdürleri, aka-

demisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı. Farklı ülkelerden üniversitemize eğitim için gelen öğrencilerin yerel kıyafetleri ile katıldığı etkinlik renkli anlara sahne oldu. Etkinlik alanının ortasına kurulan kazana öğrenciler kendi dillerinde ‘bereketli olsun’ diyerek ellerindeki aşure malzemesini sırayla kazana döktü. Öğrencilerin ardından Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ile Çad Büyükelçisi Djidda Moussa Outman da öğrenciler gibi aşure kazanına malzeme bıraktı. Pişirilen aşure Karabük İl Müftüsü Halil Bektaş’ın yapmış olduğu duanın ardından katılımcılara servis edildi.

“Ülkemiz ve milletimiz için bereketli olur inşallah”

“Çad Devleti adına Karabük Üniversitesi’ne teşekkür ederiz”

Aşure dağıtımı sırasında açıklamalarda bulunan Rektör Polat, “Geçen yıl Hoca Ahmed Yesevi’yi anma etkinliklerinde Karabük Üniversitesi’nde öğrenim gören yabancı öğrencilerle ‘hoşgörü ekmeği’ yapmıştık. Bu yıl da aşure ayına denk getirdik. Uluslararası öğrencilerimizle gerçekleştirdiğimiz aşure etkinliği inşallah ülkemiz için, milletimiz için bereketli olur. Ayrıca Çad Büyükelçimize davetimizi kırmayıp geldikleri için teşekkür ediyorum” dedi.

Çad Ankara Büyükelçisi ise konuşmasında Aşure Günü için davetlerinden dolayı Rektör Polat’a teşekkür ederek şunları söyledi: “Karabük Üniversitesi’nin aşure etkinliğine katılmaktan dolayı mutluyuz. Bereketli olur inşallah. Karabük Üniversitesi’nde okuyan öğrencilere başarılar diliyorum. Ayrıca 200’ün üzerinde Çadlı öğrenci aldıkları için Çad Devleti adına teşekkürlerimi sunuyorum” Çekilen hatıra fotoğrafının ardından etkinlik sona erdi.

Kongrenin açılışında konuşan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Refik Polat “Yıllar önce üniversite – sanayi iş birliğinin konuşulduğu bir programa katılmıştım. Orada bir konuşmacı aç olan üniversiteler ile tok olan sektörü buluşturmamız lazım diye konuşmuştu. Şimdi çok şükür üniversitelerimiz çok gelişti. Devletimiz bizlere akademik çalışmalarımız için her türlü desteği veriyor. Artık fon bulmak için sanayicilerin kapısını çalmıyoruz. Beraber ortaklaşa projeler gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Toplumlar geliştikçe sigorta sektörünün de geliştiğini söyleyen Rektör Polat “Benim asıl değinmek istediğim nokta geçmişte sigortanın olmadığı zamanlarda neslimiz evi, tarlası yanan ihtiyaç sahiplerine ortaklaşa yardım etmişler. Sigortacılık sistemi gelişirken Müslüman Türk toplumu olarak bizler yardımsever geleneklerimizden vazgeçmemeliyiz. Şimdi Müslüman toplumları arasında Arakan’a en çok yardımda bulunan ülke biziz. Yani şu an bu konuda Arakanlıların sigortası biziz diyebiliriz” şeklinde konuştu.


6

.

ULUSLARARASI

KÜLLIYE

kulliye.karabuk.edu.tr

KARABÜK

30 Eylül 2017 Sayı 5

KBÜ, Avrupa'nın en büyüğü EAIE 2017'de

Üniversitemiz, Avrupa’nın ve dünyanın birçok yerinden katılımın olduğu ve yükseköğretimde kalite, uluslararasılaşma gibi konularda toplantı ve senimerlerin yer aldığı EAIE 2017'de temsil edildi.

K

arabük Üniversitesi Avrupa Uluslararası Eğitim Birliği tarafından İspanya’nın Sevilya şehrinde düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük eğitim fuarı olan ‘EAIE 2017’ye katıldı. Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat başkanlığındaki heyette Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Oya Çepni Önalan da yer aldı. Avrupa’nın ve dünyanın birçok yerinden katılımın olduğu ve yükseköğretimde kalite, uluslararasılaşma gibi konularda toplantı ve senimerlerin yer aldığı EAIE 2017, 6 bin katılımcıyı ağırladı. Dünyanın ikinci, Avrupa’nın ise en büyük uluslararası eğitim fuarı olan EAIE 2017’de Türk üniversiteleri arasında en çok ilgiyi Karabük Üniversitesi gördü.

Karabük Üniversitesi ilk 5'te

ÜNİVERSİTEMİZ son üç yılda uluslararası alanda yapılan iş birliklerinin yanı sıra öğrenci

sayısını da 3 bin 600'lere çıkartarak Türkiye'de en fazla uluslararası öğrenciye sahip ilk 5 üniversite arasında yer aldı. Külliye Karabük kulliye@karabuk.edu.tr

ll Rektör Prof. Dr. Refik Polat,

Üniversitemizin 10. yıl etkinliklerinde yaptığı açıklamada Karabük Üniversitesi’nin uluslararası alanda önemli çalışmalara imza atarak ciddi bir yükseliş içinde olduğunu kaydetti. Öğrenci sayısının bu yıl da artarak 56 bini aştığını kaydeden Rektör Polat, bunun 3 bin 600’ünün uluslararası öğrenci olduğunu söyledi.

“Türkiye’de en fazla uluslararası öğrenciye sahip ilk 5 üniversite içerisindeyiz” Rektör Prof. Dr. Refik Polat, sözlerinin devamında Karabük’ü uluslararası öğrenci boyutunda Türkiye’nin başlıca merkezlerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Yaklaşık olarak Türkiye’deki üniversiteler arasında en çok uluslararası öğrenci barındıran ilk 5 üniver-

site içerisindeyiz. Buna yavaş yavaş uluslararası hocaları da katıyoruz. Bu konuda arkadaşlarımız çalışıyorlar. Tabi uluslararası bir üniversite olabilmek için bunlara ihtiyacınız var.”

“Dünya üniversitesi olmak için iş birliklerini artırıyoruz” Açıklamalarının devamında dünya sıralamasına giren üniversitelere bakıldığı zaman bu sıralamaya girmek için bazı kriterlerin olduğuna dikkat çeken Rektör Polat “Bunlardan biri de uluslararası öğrenci sayısı ve uluslararası hoca sayısıdır. Bu açıdan önemli bir yerde olmanız lazım, işte biz de tam olarak Karabük için bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bir yerden başlamak lazım.” Rektör Polat bir diğer önemli faktörün de uluslararası üniversitelerle iş birliği yapmak olduğunu söyleyerek “Biz yurtdışından birçok üniversiteyle birlikte kongreler sempozyumlar düzenlemeye başladık. Ekim ayında

bu şekilde iki tane sempozyumumuz var. Bu konuda hızlı bir şekilde ilerliyoruz. İnşallah diğer adımları da tamamlarız. Belki bizim dönemimizde olmaz ama bir 10 yıl sonra Karabük Üniversitesi’nin herkesi şaşırtacak bir şekilde dünya sıralamasında yer alacağını tahmin ediyorum.” şeklinde konuştu.

Belki bizim dönemimizde olmaz ama 10 yıl içerisinde Karabük Üniversitesi’nin herkesi şaşırtacak şekilde dünya sıralamasında yerini alacağını tahmin ediyorum. PROF. DR. REFİK POLAT

Filistin'e eğitim desteği Karabük Üniversitesi ile Malezya’da bulunan Unirazak ve Management and Science Üniversiteleri arasında Mevlana değişim programının uygulanması için karşılıklı protokol imzalandı. Ayrıca, fuara Brezilya, Endonezya, İtalya, Letonya, Romanya, İspanya, Güney Kore, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Fas ve Hırvatistan’dan katılan üniversite temsilcileri ile Mevlana ve Erasmus protokolleri hazırlanması ve yakın zamanda imzalanması üzerine anlaşmalara varıldı.

Külliye Karabük kulliye@karabuk.edu.tr

ll Filistin Milletvekili Sayyid Abo

Musameh ve Filistin Dayanışma Derneği Kaynak Geliştirme ve Projeler Direktörü Dr. Şadi Ragıp, Üniversitemiz Rektörü Prof. Refik Polat’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede eğitimde iş birliği konuları ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türk halkının Filistin’e olan desteklerine her daim müteşekkir olduklarını belirten Milletvekili Sayyid Abo Musameh “Verilen tüm desteklerin yanı sıra eğitimde de iş birliğini artır-

mak istiyoruz. Karabük Üniversitesi olarak sizlerin eğitim, kültürel ve iktisadi anlamda desteklerinizi bekliyoruz.” diye konuştu. Filistinli Vekilin konuşmasının ardından söz alan Rektör Prof. Dr. Refik Polat ise “Bizim Filistin ile ayrımız gayrımız yok. Biz iki kardeş ülkeyiz. Eğitim noktasında her zaman sizlere kapılarımız açık. Üniversitemizde eğitim almak isteyen Filistinli öğrenci kardeşlerimize elimizden geldiğince destek vermekten memnuniyet duyarız” dedi. Eğitimde iş birliğinin artırılması konusunda mutabık kalınan görüşme karşılıklı hediye takdimi ile son buldu.


30 Eylül 2017 Sayı 5

ULUSLARARASI

.

kulliye.karabuk.edu.tr

7

KÜLLIYE

KARABÜK

Üniversitemiz öğrencisinin gözünden Azerbaycan ve tarihi sorunlar

Azerbaycan Röportaj: Çağla Tütünen cagla.1014@gmail.com

ÜNIVERSITEMIZ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğrencisi Şamil Hüseynli,

Türkiye’de öğrenim gören Azerbaycan Türkü'nden sadece biri. Şamil ile KBÜ'de öğrenim gören Azerbaycanlı öğrencilerin durumlarının yanı sıra Azerbaycan'ın siyasi ve tarihi sorunları üzerine konuştuk. "Karabük küçük ama güvenli bir yer" Karabük Üniversitesi'nde çok sayıda Azerbaycan Türk’ü öğrenim görmekte. Üniversitemizin bu kadar çok rağbet görmesinin sebebi sence nedir? Karabük’ün coğrafi konum itibariyle Ankara’ya çok yakın olması ulaşım olarak bize kolaylık sağlıyor. Aynı zamanda küçük ve güvenli bir yer olması büyük bir etken. Karabük’te okuyan Azerbaycanlı arkadaşlarımızın bize burası hakkında iyi şeyler söylemesi tercihlerimizi artırıyor.

Şamil Hüseynli Azerbaycanlı, Karabük Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi

Üniversitede anma günleri, Nevruz kutlamaları gibi birçok etkinlik yaptınız. Etkinlikleri gerçekleştirirken sıkıntı yaşadığınız oluyor mu?

Etkinlikleri gerçekleştirmek için öncelikli olarak burada bizimle ilgilenen Azerbaycanlı hocalarımız var, onlarla görüşüyoruz. Konferans veya etkinliklerin yeri, saati gibi düzenlemeleri hocalarımız belirliyor. Ilk yaptığımız etkinlik Hocalı Soykırımı’nı anma etkinliği oldu. Nevruz kutlamaları da gerçekleştiriyoruz.

"Ateist bir toplum yetiştirmek için bizlerden dinimizi almaya çalıştılar" Azerbaycan’ı ve geçmişini bize biraz anlatır mısın?

28 Mayıs 1918 yılında Mehemmed Emin Resulzâde tarafından Azerbaycan Demokrasi Cumhuriyeti kuruldu. Fakat 28 Nisan 1920’de Sovyetler tarafından işgale uğradık. Bu işgal 18 Ekim 1991’e kadar devam etti. Bu 71 yıl içerisinde Azerbaycan’da iki kez alfabe değişikliği oldu. Bizlerden dinimizi almaya çalıştılar. Ateist bir toplum yetiştirmek için çalıştılar. Stalin Ahıska'nın eli silah tutan gençlerini Almanlara karşı savaşa sürerken geride kalan analarını babalarını, eşlerini ve çocuklarını 1944 yılında, bir gece yarısı hayvan taşınan yük vagonlarına doldurarak kanlı bir yolculuğa çıkardı. "Kısa sürede geri döneceksiniz, yanınıza hiçbir şey almayın" denilen 70 - 80 bin civarındaki Ahıskalı'yı kara kışta ölüm trenine dönen bir yolculuğa çıkarıldılar. Ölüler Sovyet askerleri tarafından karlı arazilere, boş çukurlara atılarak kurda kuşa yem edildi. 1990 yılından sonra Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Konseyi baştaki “Sovyet Sosyalist” kelimesini kaldırdı. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık birliğini kabul ettiler. Devlet bayrağı olarak Azerbaycan Demokrasi Cumhuriyet’inin belirlediği bayrak yeniden kullanıldı. Günümüzde ise bu işgallerin etkileriyle iki farklı kuşak oluşmuştur Azerbaycan’da. Sovyet Rusya döneminde yaşamış büyüklerimiz onların eğitimlerini almış, dini öğretilerden mahrum olarak yetişmiştir. Fakat Azerbaycan bağımsızlığını kazanınca o dönemden sonra yetişen

nesil dini yaşama özgürlüklerine kavuştu, dil birliği sağlamak için Latin alfabesine geçildi. Bu çalışmalarla milletine, diline, dinine bağlı bir nesil yetiştirmek için uğraştılar.

"Hocalı Soykırımı tarihimize kanlı harflerle yazıldı" Dağlık - Karabağ Sorunu ile ilgili neler söylersin?

Bağımsızlığımızın ilk yıllarında baş gösteren Ermenistan’ın işgalci politikası ile başlayan Dağlık - Karabağ Savaşı'nın etkileri Azerbaycan’ın bağımsızlık sürecine çok büyük zararlar vermiştir. Ermeniler, Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal etti. Yaklaşık 30 bin kişi hayatını kaybetti ve 1 milyonu aşkın insan sürgün edildi. 25 - 26 Şubat 1992’de Ermenistan’a bağlı kuvvetler Azerbaycan Türklerini topluca katletmiş, işkenceler yapmıştır. Hocalı Soykırımı tarihimize kanlı harflerle yazıldı. Bu soykırım sadece Azerbaycan Türklerine yönelik olmadı, tüm Türk dünyasına yapılmış bir soykırımdır.

"Güney Azerbaycan Iran’ın şu ana kadar tüm dünyadan sakladığı en büyük sorunudur" Güney Azerbaycan’da yaşayan Türkler ne tür zorluklar yaşıyor, oraya gitmiş biri olarak neler söyleyebilirsin?

Güney Azerbaycan Iran’ın şu ana kadar tüm dünyadan sakladığı en büyük sorunudur. Azerbaycan Türkleri Iran’dan şu ana kadar iki defa ayrılmışlardır. Fakat her defasında çok büyük katliamlara maruz kalmış tekrar Iran’a bağlanmıştır. Ben Güney Azerbaycan’a gittiğimde sınırdan itibaren Fars rejiminin baskısını hissettim. Azerbaycan dilini bilmelerine rağmen bize Farsça cevaplar veriyorlardı. Sınırı geçince sivil insanlar Azerbaycan dilini konuşuyorlardı. Tek bir kişi bile orada Farsça konuşmuyordu. Iran yönetimi Tebriz’e yatırım yapmıyor ve oradaki halkın sorunlarıyla ilgilenmiyor. Tarihi yapıların yıkılmakta olduğunu gördüm buna göz yumuluyor. Fakat oradaki soydaşlarımızın milli duygularını kaybetmediklerine şahit oldum. Güney Azerbaycan Türklerinin en büyük talepleri ana dillerinde eğitim almalarıydı. Okullarında Azerbaycan Türkçesi'nin anadil olarak görülmemesi onlara çok büyük sıkıntılar veriyor. Kuzey Azerbaycan’ın güçlü olması demek Güney Azerbaycan’ın güçlü olması demek bu yüzden Iran, Karabağ sorununa yönelik bir çözüm bulmamaktadır. Ermenistan ile her türlü ilişkiyi devam ettirmektedir. Güney Azerbaycan’ın Iran’dan ayrılması demek Iran’ın Türkiye ve Ermenistan ile sınırının kalmaması ve Ortadoğu’da 50 milyon nüfusa sahip bir Azerbaycan devletinin ortaya çıkması demektir ki bu da ne Rusya’nın ne Avrupa’nın ne de Amerika’nın isteyebileceği bir durumdur.


8

RÖPORTAJ

.

KÜLLIYE

kulliye.karabuk.edu.tr

KARABÜK

Uzun yıllardır Karabük'te yaşıyorum. Kendi şehrimde okumayı avantaj olarak gördüm. Betül Ulukaya Karabük, Türk Dili ve Edebiyatı

Neden Karabük Üniversitesi?

ll BETÜL ULUKAYA Aslında lisede istediğim şehir farklıydı. Fakat istediğim yerler, bulunduğum yere çok uzaktı ve ben gitmeye cesaret edemedim. Uzun yıllardır Karabük’te oturuyorum. Kendi şehrimde okumayı avantaj olarak gördüm ve seçtim. ll İBRAHİM RIZAYEV Daha önce Azerbaycan’da Karabük’ün ismini duymuştum. Hemşehrilerimin sayısı çok fazla burada ve yabancılık çekmeyeceğimi düşündüm. Bir de Azerbaycan’da üniversitede okumak daha pahalı bu yüzden buraya geldim.

Turizm ve Otel İşletmeciliği

rak da güzel bir üniversite ve tabi ki en önemli sebep puanım buraya yetti.

lerdi ama geldiğim zaman beni moralli tutmaları için söylediklerini anladım.

ll ROKEA ARJAH Çünkü yabancı öğrenci sayısını fazla buldum. Bu konuda burası çok iyi. Barınma sorunu yaşamadım. Şehre ve okula çabuk adapte oldum.

ll BURAK SAYAR İstanbul’dan geldiğim için hareketli bir yaşama alışkınım buradan da bunu bekledim ama bulamadım. Sadece yerleşkenin içi daha aktif ama şehir sakin. Daha çok 100. Yıl mahallesinde zaman geçirerek bir nebze hareketli bir ortam yakalayabiliyorum.

ll SAMİR MAMMALOV Arkadaşımın önerisi üzerine geldim ve pişman değilim. Bence eğitimi gayet başarılı. ll İREM EZGİ TOMBUL Beni bu üniversiteye çeken en önemli etkenlerden biri doğup büyüdüğüm şehrin üniversitesi olmasıdır. İkinci olarak sürekli gelişen bir üniversite olmasıdır. ll İSMAİL ALİYEV Gelmeden önce bir araştırma yaptım ve burası tam benim hayal ettiğim gibi bir yerdi. Küçük, sakin olması çok önemli bir sebep benim için.

ll SELEN ÖNDER Aklımda olan bir bölüm değildi Endüstriyel Tasarım. Tercih zamanı araştırınca önü açık bir bölüm olarak gördüm. Hem Kadir Has Üniversitesi’ni hem de Karabük Üniversitesi’ni yazdım. Burası nasip oldu. Üniversite hakkında pek bilgim yoktu kazandıktan sonra biraz araştırdım, gayet memnunum. ll BURAK SAYAR Öncelikle İstanbul’a yakın olması benim için önemliydi. İstediğim zaman gelip gidebiliyorum. Bir de burada okuyan arkadaşlarım vardı. Onlarla adaptasyon sürecini daha kolay atlatırım diye düşündüm.

Azerbaycan’da Karabük’ün ismini duymuştum. Hemşehrilerimin sayısı burada çok fazla ve yabancılık çekmeyeceğimi düşündüm. İbrahim Rızayev Azerbaycan,

Ne umdun, ne buldun?

ll HATİCE AKAY Oturduğum yere çok yakın olması ve çevremdeki birkaç arkadaşım burada olduğundan dolayı Karabük Üniversitesi'ni tercih ettim.

ll BETÜL ULUKAYA Açıkçası büyük bir beklentim yoktu. Yıllardır buradayım ve şehrin yetersiz olanaklarına, mütevazi yaşamına alışkınım. Ancak üniversitenin gelişmesiyle olanakların da artması gerektiği düşüncesindeyim. Ayrıca okul kütüphanelerini aktif ve yararlı buldum.

ll BURAK ÖZTÜRK Yaşadığım şehre yakın. Üniversite ola-

ll SELEN ÖNDER Ailem ve çevrem Karabük’ü çok övmüş-

ll SAMİR MAMMALOV Azerbaycan’da Mingeçevir’de yaşıyordum. Orası elektirik üretimi yaptığı için buraya göre daha zengin ya da olanaklı diyeyim. Şuan yaşadığım yer Bostanbükü ve köy yeri, bazen bu yüzden sıkıntı yaşayabiliyorum.

30 Eylül 2017 Sayı 5

Karabük küçük, mütevazi bir şehir. Ulaşım, barınma gibi konularda sıkıntı yaşamıyoruz. Selen Önder Aydın,

Endüstriyel Tasarım Mühendisliği

Yeni öğre KBÜ ve ilgili ilk iz

Röportaj: ÇAĞLA TÜTÜ

ll İREM EZGİ TOMBUL Daha sosyal bir üniversite beklerdim. Henüz o sosyalliği göremedim. Akademik personelin ilgili ve bilgili olmasını ummuştum, bunu bulduğumu düşünüyorum. ll İSMAİL ALİYEV Gelmeden önce bir araştırma yaptım ve burası tam benim hayal ettiğim gibi bir yerdi. Küçük, sakin olması çok önemli bir sebep benim için.

Üniversitenin eğitim düzeyi ve hocaları sizce nasıl?

ll BETÜL ULUKAYA Duyduğum kadarıyla eğitim düzeyi bölümden bölüme değişiyor. Ben kendi bölümümden memnunum.

Özellikle uluslararası öğrencinin çok olması gayet iyi bir şey. Yemekler ve kampüs de gayet güzel.

Hocalarım çok iyi ders anlatıyorlar ve bize çok iyi davranıyorlar. Şehre ve üniversiteye çabuk adapte oldum.

Buraya arkadaşımın önerisi üzerine geldim ve pişman değilim. Bence eğitimi gayet başarılı.

Burak Öztürk İstanbul,

Rokea Arjah Suriye,

Samir Mammalov Azerbaycan,

Hzırlık | Makina Mühendisliği

Endüstri Mühendisliği

Çocuk Gelişimi


30 Eylül 2017 Sayı 5

RÖPORTAJ

.

kulliye.karabuk.edu.tr

9

KÜLLIYE

KARABÜK

Mühendislik Fakültesi olarak benim gördüğüm kadarıyla çok iyi bir üniversitedeyiz. Hocalarımız da alanlarında oldukça başarılı.

Burada öğrenim gören arkadaşlarım vardı. Adaptasyonsürecini daha çabuk atlatırım diye düşündüm.

Kampüsü çok beğeniyorum, kütüphanesi, camisi ve çok fazla öğrenci olması çok iyi. Arkadaş ortamı da çok iyi.

Ebru Burçak Sakarya,

Burak Sayar istanbul,

Hatice Akay Düzce,

İşletme

Metalurji ve Malzeme Mühendisliği

encilerin şehirle zlenimleri

ÜNEN - SALİH TURAN

Sosyoloji

Akademisyenlerin de yeterli ve başarılı olduğunu söyleyebilirim.

ll HATİCE AKAY Duman, sanayi ve safranbolu

ll EBRU BURÇAK Hocalar hakkında olumsuz bir düşüncem olmadı. Hepsi de alanlarında gayet başarılı. Mühendislik Fakültesi olarak benim gördüğüm kadarıyla çok iyi bir üniversitedeyiz.

ll BURAK ÖZTÜRK Sıkıcı, soğuk ve dumanlı

ll ROKEA ARJAH Hocalarım çok iyi ders anlatıyorlar. Bize çok iyi davranıyorlar. Ben çok memnunum. ll İREM EZGİ TOMBUL Hocalarımı çok sevdim hepsi çok cana yakın insanlar. Eğitim düzeyi de gayet iyi ama öğrenciler olarak bizim daha çok çalışmamız gerekiyor.

ll ROKEA ARJAH Vatan, soğuk ve rahatlık ll SAMİR MAMMALOV Ormanlık ll İREM EZGİ TOMBUL Samimiyet, tarih, duman ll İSMAİL ALİYEV Mavi ateş, manzara, duman ll RUMEYSA ÇALIŞKAN Demir çelik fabrikası, yeşillik ve Safranbolu

Üç kelimeyle Karabük'ü anlatır mısın?

ll BETÜL ULUKAYA Sosyal faaliyet açısından kısıtlı bir şehir. Fiyatlar öğrencilerin bütçelerine uygun değil, bunlar düzenlenmesi gerekir. Şehir akşam saatlerinde canlılığını yitiriyor. Fakat ulaşım çok rahat. Şehir insanlarının da gayet samimi olduğunu düşünüyorum.

ll BETÜL ULUKAYA Sanayi, Lokum, Samimiyet ll İBRAHİM RIZAYEV Sakinlik, Yeşil, Duman ll SELEN ÖNDER Küçük, yeşil, deniz yok

ll İBRAHİM RIZAYEV Safranbolu’da kalıyorum orası çok güzel ama yol uzak olduğu için biraz yoruluyorum. Barınma konusunda sorun yaşamadım. Azerbaycan’daki hayatım tabi ki daha rahattı ama buraya da alışıyorum

ll EBRU BURÇAK Sessizlik, duman ve soğuk ll BURAK SAYAR 100. Yıl, merkez, işçi

Beni bu üniversiteye çeken en önemli şey doğup büyüdüğüm şehrin üniversitesi olmasıdır.Ayrıca sürekli gelişen bir üniversite. İrem Ezgi Tombul karabük, Türk Dili ve Edebiyatı

Şehrin olanaklarını nasıl buluyorsun?

yavaş yavaş. Burası sevilesi bir şehir. ll SELEN ÖNDER İlk geldiğimde 100. Yıl merkez diye tanıtmışlardı çok şaşırmıştım. Sadece kafe görüyordum etrafta sonra merkezi çarşıları öğrenince rahatladım. Yine de küçük mütevazi bir şehir. Ulaşım, barınma gibi konular çok sıkıntılı değil onu farkettim. ll EBRU BURÇAK Büyükşehirlere göre haliyle bazı seçenekler kısıtlı ama yine de hiçbir şey yapılmayacak kadar olanaksız değil. Mesela barınma sorunum olmadı. Yurtta kalıyorum ve okula yakın mesafede. Ulaşım da gayet iyi bence. ll BURAK SAYAR Ulaşımda çok sıkıntı görmedim. Sadece saatleri biraz erken bitiyor. Barınma sorunu yaşamadım. Kültürel olarak Safranbolu dışında merkezin de biraz geliştirilmesi gerek bence. ll HATİCE AKAY Sosyal aktiveler konusunda biraz yetersiz. Çok fazla kafe var. Gerek tiyatro, gerekse diğer kültürel faaliyetler artırılmalı. ll BURAK ÖZTÜRK Şehir öğrenciye sosyallik sağlamalı, bu açıdan yetersiz buluyorum. Ulaşım rahat, sıkıntı yaşamıyorum o konuda. ll İREM EZGİ TOMBUL Karabük gitgide gelişiyor,olanakları artıyor.Bu gelişmeler beni sevindiriyor. ll İSMAİL ALİYEV Havasını pek sevmiyorum, alışmakta güçlük çekiyorum. Esnaf konusunda biraz sıkıntı çektiğimiz söylenebilir. ll RUMEYSA ÇALIŞKAN Öğrencilere herhangi bir konuda ayrıcalık tanınmıyor. Gerek fiyat konusunda, gerekse yardımcı olma noktasında büyük eksiklik görüyorum. Ulaşım konusunda ise gayet rahat bir şehir olduğunu düşünüyorum.

Gelmeden araştırdım ve burası tam benim hayal ettiğim gibi bir yerdi. Küçük, sakin olması çok önemli bir sebep benim için.

Hazırlıkta iyi bir eğitim alıyorum. Hocalarımdan çok memnunum. Üniversitenin merkez bir yerde olması çok büyük bir artı.

İsmail Aliyev Azerbaycan,

Rumeysa Çalışkan

Girişimcilik

Manisa,

Hazırlık | Uygulamalı İngilizce ve Çevirmenlik


10

.

KÜLLIYE Kulüpler kahvaltıda buluştu

ÖĞRENCİ

kulliye.karabuk.edu.tr

KARABÜK

30 Eylül 2017 Sayı 5

Rektör, kampüste öğrencilerle Külliye Karabük

kulliye@karabuk.edu.tr

R llÜniversitemiz Sağlık

Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, öğrenci kulüpleri ile Safranbolu’da düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Safranbolu eski çarşıdaki KBÜ Çiçekler Evi Konağı’nda düzenlenen kahvaltılı toplantıda 2017 – 2018 Akademik Yılı’nda gerçekleştirilmesi planlanan etkinliklerle ilgili değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca toplantıda Üniversitemizin düzenleyeceği 10. yıl etkinlikleri hakkında da bilgiler verildi. Toplantıya Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Bünyamin Gün, idari personel, Öğrenci Konseyi üyeleri ile Kulüp ve Topluluk üyesi öğrenciler katıldı. Toplantıda konuşan SKS Başkanı Bünyamin Gün, öğrencilere 2017 – 2018 Akademik Yılı’nın hayırlı olması temennisinde bulunarak programa katılanlara teşekkür etti.

ektör Prof. Dr. Refik Polat, beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Kürtül ile birlikte kampüsü gezdi. Rektör Polat, kampüste incelemelerde bulunduğu sırada bazı öğrencilerle de bir araya geldi. Yeni eğitim – öğretim yılında öğrencilere başarılar dileyen Rektör Prof. Dr. Refik Polat, onların sorunlarını ve taleplerini dinleyerek sohbet etti.

Şehit Aybüke öğretmenin kardeşi KBÜ'de Mezunlardan 10. yıla özel sergi Külliye Karabük kulliye@karabuk.edu.tr

Yeni kayıtlı öğrencilere

Çorba jesti BATMAN'DA şehit olan Aybüke öğretmenin erkek kardeşi 18 yaşındaki Aybars Yalçın, Karabük Üniversitesi'ni kazandı. llKarabük Üniversitesi

Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, 2017 ÖSYS ile Üniversitemize yerleşen öğrenciler ve aileleriyle sabah çorbası içti. 14 Ağustos Pazartesi günü itibariyle Karabük Üniversitesi’ni kazanan ve aileleriyle kayıt yapmaya gelen öğrenciler sabahları çorba sürprizi ile karşılaştı. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından Sosyal Yaşam Merkezi’nde bulunan yemekhanede sabahları çorba ikramı yapılıyor. Kayıtların üçüncü gününde Rektör Prof. Dr. Refik Polat ile Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş de Sosyal Yaşam Merkezi’ne gelerek yeni kayıtlı öğrencilere ve ailelerine eşlik etti.

Külliye Karabük kulliye@karabuk.edu.tr ll Batman’ın Kozluk İlçesi’nde geçen yıl PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan Aybüke öğretmenin ailesi, Karabük Üniversitesi’ni kazanan oğulları Aybars Yalçın’ın eğitimi için Karabük’e taşındı. Kozluk’ta belediye başkanının aracına yönelik saldırıda, araçla olay yerinden geçerken şehit olan müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın’ın ailesi, Karabük Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nü kazanan oğulları 18 yaşındaki Atıf Aybars Yalçın’ın eğitimi için Balıkesir’in Edremit İlçesi’nden Karabük’ün Safran-bolu İlçesi’ne taşındı. Batman’da kızının adının verildiği Şenay Aybüke Yalçın Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde yeni eğitim öğretim yılı açılışına gidemediklerini, bunun üzüntüsünü yaşadıklarını söyleyen baba Sadık Yalçın, “Bu yeni eğitim ve öğretim yılında okula

davet edildik. Fakat ev taşımamız ve işlerimizin yoğunluğu nedeniyle gidemedik. Hepsinden özür diliyoruz, kusura bakmasınlar. Şu anda Safranbolu’ya taşınmış bulunmaktayım. 2017 – 2018 eğitim- öğretim yılının tüm öğrencilerimize, velilerimize, ülkemizin insanlarına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Allah herkese hayırlı uğurlu eğitim, öğretim, kazasız belasız gidip gelmeyi nasip etsin” diye konuştu.

LYS’ye girip ablasının cenaze törenine yetişmişti Şehit müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın’ın kardeşi 18 yaşındaki Atıf Aybars Yalçın’ın, Lisans Yerleştirme Sınavı’nın (LYS) LYS-1 Matematik oturumuna Balıkesir’de girmesi gerekiyordu. Durumu öğrenen Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın da girişimleriyle Yalçın sınava Çorum’da girip, ardından cenaze namazına katılmıştı.

ll Üniversitemizin kuruluşunun ve Resim Bölümü’nün de eğitim öğretime başlamasının 10. yılı dolayısıyla Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde Resim Bölümü tarafından “10. Yıl Mezunlar Sergisi” düzenlendi. 2007’de açılan Resim Bölümü’nün ve Üniversitemizin 10. yılı bütün mezunların katıldığı bir sergi ile kutlandı. Serginin açılışını Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş gerçekleştirdi. Prof. Dr. Karaş “Üniversitemizin ve Bölümümüzün 10. yılını kutluyorum. Eser veren herkese teşekkür ederim, hayırlı olsun” ifadelerini kullanarak açılış kurdelesini kesti. 17 öğrencinin resimlerinin sergilendiği “10. Yıl Mezunlar Sergisi”nde birçok farklı tarzda çalışma yer aldı.


30 Eylül 2017 Sayı 5

ŞEHİR

.

kulliye.karabuk.edu.tr

KÜLLIYE

Teknokent onaylandı

Aşılamayla antep fıstığı üretildi llKarabük’te sakızağacı

(menengiç) ve çitlembik (melengiç) ağaçlarına yapılan aşılama sonucu Antep fıstığı üretilmeye başlandı. Karabük merkeze bağlı Çerçiler Mahalle Muhtarı Halim Kaya, mahallerinde eski üzüm bağlarının bulunduğu alanda atıl durumdaki ağaçları aşılayarak bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlayacak bir girişimde bulundu. Kaya, engebeli ve kıraç alanlarda bulunan sakız (menengiç) ve çitlembik (melengiç) ağaçlarına aşılama yaparak Antep fıstığı üretti. Bölgede 7 bin 500 adet sakız ağacı ve çitlembik ağaçları olduğunu belirten Halim Kaya, bunların aşılanması durumunda Antep fıstığı üretiminin daha da artacağını aktardı.

Eflani'nin Hindi Bandırması tescilleniyor llBilim Sanayi ve Teknoloji

Bakanı Faruk Özlü, sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye’nin değişik illerinin yöresel yemeklerinin görsellerini tek tek paylaşarak tescilleme aşamasında olduğunu duyurdu. Bakan Özlü'nün paylaşımları arasında, Eflani Hindi Bandırması’nın Türk Patent Enstitüsü tarafından tescilleneceğdiği de yer aldı. Karabük’ün organik hindileri ile meşhur Eflani ilçesinde hindi yemeğinin suyundan yapılan ‘Hindi Bandırması’nın tescillenecek olması Eflanilileri sevindirdi.

KARABÜK'TE kurulacak Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme

Bölgesi, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda onaylanarak Bakanlar Kurulu kararı ile resmi gazetede yayımlandı.

R

Külliye Karabük kulliye@karabuk.edu.tr

llKarabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylandı. Üniversite ile sanayi arasında iş birliğinin güçlendirilmesi ve katma değeri yüksek ürünlere yönelik AR-GE çalışmalarının yapılabilmesine imkân sağlayacak olan Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB), 4691 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri kapsamında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onay aldı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat; “Üniversitemiz ’de kurulacak Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin şehrimize ve üniversitemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Günümüzde bir ülkenin küresel rekabet edebilirlik düzeyi, o ülkenin ‘yeni bilgi’ üretebilme kapasitesi ve ‘teknolojik gelişimi’ ile doğru orantılıdır. Yeni bilgi ile teknolojik uygulamanın aynı çatı altında toplandığı üniversite – sanayi iş birliği modeli, ülkelerin teknoloji tabanlı kalkınmasına doğrudan etkileri kanıtlanmış dünya çapında bir modeldir. İnanıyorum ki biz de üniversitemize kuracağımız Teknopark ile üniversite sanayi iş birliği modelimizi çok daha ilerilere taşımış olacağız” dedi. Teknopark’ın malzeme geliştirme, makine üretimi, otomasyon, yazılım vb. gibi alanlarda Ar-Ge çalışması yapmak isteyen girişimcilere hizmet sunacağını belirten Rektör Prof. Dr. Refik Polat son olarak, “Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinin kurulumunda emeği geçen tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunarım. Kampüs içerisinde Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak kullanılması planlanan ve proje çalışmalarının tamamlandığı bina en kısa zamanda tefrişatı bitirilerek tüm girişimcilerin hizmetine sunulacaktır.” dedi.

ektör Polat, Karabük Üniversitesi’ne kurulacak olan Teknokent’in AR-GE faaliyetinde bulunacak girişimcilere sağlayacağı avantajları da şu maddelerle sıraladı; • Yazılım geliştirme ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlar 31 Aralık 2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır. • TGB içinde üretilen uygulama yazılımlarının satışı 31 Aralık 2023 tarihine kadar KDV’den muaftır. Bunlara sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, farklı iş sektörleri, internet, mobil telefonlar ve askeri komuta kontrol sistemlerinde kullanılan yazılımlar dâhildir. • Bölgede çalışan, Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31 Aralık 2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır. • İşletmeler, bölgede başlatıp sonuçlandırdıkları Ar-Ge projeleri sonucu elde ettikleri teknolojik ürünün üretilmesi için gerekli yatırımı, yönetici şirketin uygun bulması ve Bakanlığın izin vermesi şartıyla bölge içerisinde yapabilirler.

11 KARABÜK

Safranbolu'da çekilen 'Seven Ne Yapmaz' dizisi ilgi gördü

ll .Safranbolu’da çekimlerine başlanan ‘Seven Ne Yapmaz’ dizisi 1’inci bölümü ile 6 Eylül'de Atv’de yayın hayatına başladı. Yapımcılığını MF Yapım’ın üstlendiği, başrollerini Yusuf Çim ve Seren Şirince’nin paylaştığı Seven Ne Yapmaz dizisinin çekimleri Temmuz ayında Safranbolu’da çekilmeye başlamıştı. Safranbolu’dan İstanbul’a uzanan bir aşk hikayesini konu alan dizi 6 Eylül Çarşamba akşamı ilk sınavını verdi. Dizi ilk bölümüyle sosyal medyada çok konuşuldu. Özellikle oyuncuların performansı ve samimi diyalogları ile izleyiciden tam not aldı.

Resmi gazetede yayımlandı llKarabük Üniversitesi Teknoloji

Geliştirme Bölgesi; Bakanlar Kurulu kararı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlar Kurulu, Zonguldak ve Karabük’te bazı alanların teknoloji geliştirme bölgesi olarak tespit edilmesine karar verdi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararına göre Karabük’ün merkez ilçesi Kılavuzlar köyünde koordinatları belirtilen sahanın “Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olarak kullanılmasına karar verildi.

• 12.2024 tarihine kadar beş yıl boyunca SGK primi işveren payının %50’si devlet tarafından karşılanmaktadır.”

Karabük en iyi 20 şehir arasında ll Forbes, “İş Yapmak ve Yaşamak İçin En İyi Kentler” araştırmasının sonuçlarını yayınladı. Ünlü ekonomi dergisi Forbes şehirleri yaşanabilirlik, yenilikçilik, ticaret becerisi, üretim potensiyeli ve hizmetlere erişebilirlik verilerine göre sıraladı. Türkiye’nin yaşamak ve çalışmak için en iyi şehirleri arasında Karabük 20'inci sırada yer aldı. ilk 10 şehir arasında ise sırasıyla; İstanbul, Ankara, İzmir, Tekirdağ, Kocaeli, Antalya, Yalova, Bursa, Eskişehir, Trabzon bulunuyor.

18. Uluslararası Altın Safran'da en iyi filmler ödüllendirildi Alzheimer hastalarına müzikli terapi llKarabük Alzheimer

Derneği tarafından Alzheimer hastalarına yönelik Üniversitemiz akademisyenlerinin de desteğiyle müzikli terapi programı düzenlendi. Alzheimer hastalığı ile ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı, hastalara, hasta yakınlarına ve bakıcılara sağlık, sosyal ve psikolojik destek vermeyi amaçlayan etkinlik Safranbolu Bağlar Konak’ta gerçekleştirildi.

ll Safranbolu'da düzenlenen 'Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali'nde, Asuman Fırtına'nın hazırladığı 'Üç Eşik - Doğum, Düğün, Ölüm' adlı belgesel birincilik ödülüne layık görüldü. Safranbolu Belediyesi tarafından bu yıl 18'incisi düzenlenen

Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali'nin ödül töreni Üniversitemiz Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar Tasarım Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene, Karabük Vali Yardımcısı Osman Yenidoğan, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Fatih Ürkmezer, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Enver Arslan, bazı sinema sanatçıları ve davetliler katıldı. Festival kapsamında Asuman Fırtına'nın hazırladığı 'Üç Eşik -

Doğum, Düğün, Ölüm' birincilik ödülüne layık görülürken Elif Ertürk'ün hazırladığı 'Ağaçeriler' isimli belgesel ikinci, Fikret Fırat'ın hazırladığı 'Kollarımdaki Yaşam' isimli belgesel ise üçüncü oldu. Amatör film kategorisinde ise Savaş Yavuz'un hazırladığı 'Koncolos' isimli belgesel birinci, İbrahim Aybek'in hazırladığı 'Musahip' isimli belgesel ikinci, Zeynep Altay'ın hazırladığı 'Kıllıt' isimli belgeselde üçüncü oldu. Kazakistan'lı yapımcı, yönetmen Prof. Dr. Sergey Azimov'a Yaşam Boyu

Onur Ödülü'nün verildiği törende Süha Arın, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve TÜRKSOY özel ödülleri de sahiplerini buldu.


12

.

KÜLLIYE

ÖZEL HABER

kulliye.karabuk.edu.tr

KARABÜK

30 Eylül 2017 Sayı 5

2

Karabük’ün doktorları Somali’ye şifa oldu 1

25 YILDIR iç savaşla ve kıtlıkla mücadele eden, dünyanın en tehlikeli topraklarından biri olarak söz edilen Somali’de üç fedakar vatan evladı şifa oldu.

K

arabük’te görev yapan Yrd. Doç. Dr. Ufuk Turan Kürşat Korkmaz, Uzm. Dr. Ali Akıncı ve Hemşire Emine Akdoğan gönüllü olarak gittikleri Mogadişu’da Recep Tayyip Erdoğan Mogadişu Somali Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 4 ay çok zor şartlar altında görev yaptılar. Bir an bile bundan pişman olmadıklarını belirten Yrd. Doç. Dr. Korkmaz’ın ağzından orada yaşanan dramı ve Türkiye’den uzanan yardım elini sizlerle paylaşıyoruz.

3

Ülkemizin her zaman gündeminde olan, Afrika’nın en fakir ülkelerinden birisi Somali… Açlık ve susuzluktan binlerce çocuk, kadın ve erkeğin ölmesiyle bile dünya gündeminde yer alamamış ancak Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın girişimleriyle yardım almaya başlamış bir ülke. Aslında Somali Hint Okyanusu’na sahili olan, birçok meyvenin yetiştiği verimli topraklara sahip, envai çeşit deniz ürününün çıktığı bereketli ve stratejik bir ülke. Fakat, bu özelliklerinden dolayı yıllarca emperyalist ülkeler tarafından sömürülmüş, tüm zenginlikleri ellerinden alınmış ve kendi kaderine terk edilmiş, ta ki Türkiye yardıma gelene kadar. Haber: Ebubekir Işık

Yapılan bu yardımların en önem-

Anabilim Dalı Öğretim lilerinden biri de “Yola çıkarken Üyesi Yard. Doç. Dr. Cumhurbaşkanımız vatandan, Ufuk Turan Kürşat Recep Tayyip ailem, eşim ve Korkmaz’a bırakalım: Erdoğan’ın katılımevlatlarımdan larıyla 2015 yılında ayrılmanın hüznü ve açılan Recep Tayyip onların 4 ay yanında "Devletimizin Erdoğan Mogadişu olamamanın görevlisi olma Somali Türkiye Eğitim endişesi vardı.” şuuru ve vakarı ve Araştırma Hastanesi. ile içimizden 205 yataklı olan hastadualarla uçağımız ne, eğitim ve araştırma hashavalandı..." tanesi statüsünde. Yalnızca hasta tez Gönüllülük esasına göre bu göreve davisi değil aynı zamanda hekim ve didaha önce talip olmuştum. Bakanlık ğer sağlık personeli yetiştirmek için de görevlisi beni arayıp Nisan sonunda giönem arz ediyor. Toplamda 63 bin metder misiniz dediğinde ben de evet serekare olan kampüs alanında aynı zave seve gelirim lakin Fakülte yönetimanda lojman, hemşirelik okulu ve cami ve Üniversite yönetimi ile görüşemi de bulunuyor. Ayrıca hastanenin yim dedim. Sağ olsunlar yöneticilerimiz 400 araç kapasiteli otoparkı da mevdestek ve kolaylık sağladılar. Özellikle cut. Hastane’de poliklinikler, yataklı Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat Bey ‘isservisler, ameliyathaneler, doğum satersen iki sene git yeter ki oradaki karlonları, yoğun bakım ünitesi, MR, todeşlerimize faydalı ol bizi ve ülkemizi mografi ve taş kırma üniteleri aktif şegüzel temsil et’ diyerek çok yardımcı olkilde çalışıyor. dular. Sağlık Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü çalışanlarının özveriYazının buradan sonraki kısmınli gayretleri ve yönlendirmeleri sonrası da sözü kendisiyle Somali’de verdikgerekli prosedürleri yerine getirdik. 27 leri hizmet ile ilgili mülakat yaptığımız Nisan gecesi buraya her gün düzenli seve bizlere görev sırasındaki gözlemleriferi olan tek havayolu Türk Hava Yolları ni, orada yaşadıkları zorlukları ve deneuçağı ile yola çıktık. Yola çıkarken vayimlerini anlatan Karabük Üniversitesi tandan, ailem, eşim ve evlatlarımdan Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi

ebubekirisik@karabuk.edu.tr

FOTOĞRAF ALT YAZILARI

1. 2. 3. 4. 5. 6.

Recep Tayyip Erdoğan Mogadişu Somali Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hemşire Emine Akdoğan ve diğer hastane çalışanları Yrd. Doç. Dr. Ufuk Turan Kürşat Korkmaz Recep Tayyip Erdoğan Mogadişu Somali Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin içinden Uzm. Dr. Ali Akıncı Hastane çalışanları hasta ve hasta yakınlarıyla


30 Eylül 2017 Sayı 5

ÖZEL HABER

.

kulliye.karabuk.edu.tr

KÜLLIYE

13 KARABÜK

6

4

5

ayrılmanın hüznü ve onların 4 ay yanında olamamanın endişesi vardı ama buraya göreve gelen 50 civarında arkadaşım ile birlikte bir bilinmeze doğru lakin devletimizin görevlisi olma şuuru ve vakarı ile içimizden dualarla uçağımız havalandı. 8 saatten uzun süren yolculuğumuz Mogadişu hava alanında son buldu.

"Zırhlı araçlar ve silahlı asker korumasında yola çıktık" z Bizi hastane idaresinden yüzleri gülen arkadaşlarımız sıcak bir şekilde karşıladılar. Hastane idaresinin ve Mogadişu Büyük Elciliğimizin ayarladığı zırhlı araçlar ile silahlı asker korumasında yola çıktık. Barikatlardan geçerek 63 dönümlük bir alan üzerinde kurulu hastane, okul, cami ve lojmandan oluşan, etrafı 5 metrelik duvarlarla çevrili ve duvarlarında silahlı nöbet tutan askerlerin yer aldığı hastaneye ulaştık. Kahvaltı yapıp dinlendik ve göreve başladık. Sıcak saygılı sevecen, yaptığımız işe minnet gösteren teşekkür eden Somalili kardeşlerime sağlık hizmeti sunmaya başladık. Daha önce iki defa Kalp ve Damar Cerrahı arkadaşım gelip burada görev yapmışlar. Onların önerileri doğrultusunda hazırlanmış cerrahi setlere ilave gereken cerrahi aletler, greft ve sütürleri hastane yönetimine bildirdiğimde beni ilgi ile dinleyip en kısa sürede gerekli temini yaptılar. Daha önce planlanmış poliklinik odası gün ışığından az yararlanıyordu. Yönetime daha fazla gün ışığı olan bir oda daha iyi olur diye talepte bulunduğumda öğleden sonra bu talebim hemen yerine getirildi. İki setimiz ve haftada bir gün ameliyat günüm vardı. Bana iki gün verirseniz daha fazla iş yapabilirim dediğimde ilave olarak bütün öğleden son-

T

raları ameliyathanede vaka alabileceğim söylendi. Bizzat ameliyathane aylık çalışma programına bu şekilde yazıldı. İyi bir idarenin nasıl olabileceğini ve iyi bir yönetim ile çalışmanın ne kadar mükemmel bir şey olduğunu burada ifa eden Ali Kalyoncu ve Ali Akıncı Beylere ayrıca teşekkür ederim.

"Şimdiye kadar 120’dan fazla ameliyat, 290’den fazla poliklinik yaptım" z Zaman ilerledi Kalp Damar Cerrahisi Somali halkı tarafından bilinir oldu ve 800 kilometreden hastalar gelmeye başladı. Bu arada 120’den fazla ameliyat, 350 işlem, 290’dan fazla poliklinik ile 4 aylık görevlendirme süresini tamamlamaya yaklaştık. Ayrıca mükemmel mimari ile yapılmış Büyükelçiliğimiz, TİKA Benadır ek bina gezileri, piknikler, Hint Okyanusu’nda yüzmeler (ki bu yüzme sırasında elçilikte görevli Özel Harekat polisimizin refakati ve onların emniyetinde olmak ayrıca gurur verici idi), Mogadişu limanda mangal dahil zaman zaman kampüs dışına gerekli güvenlik tedbirleri eşliğinde çıktık. Hastanemizin çalışanlarının ve Türkiye’den hayırseverlerin yardımları ile (Karabük’ten Tıp Fakültesi’nden arkadaşlar ve Karabük Genç Eksen İzcileri’nin gönderdikleri yardımlara aracılık ettik) hastanemizin yemek yardımında bulunduğu kampa gidip yemek dağıttık. Kampı yerinde gördük, inceledik ve insanlarla muhabbet ettik. Bu kamplar binlerce insanın sağlıksız bir şekilde toplandığı ve gıda vb. ihtiyaçlar açısından onları bu kamplara mahkûm bırakanlara muhtaç olduğu her türlü eleman devşirme ve kullanma durumlarına açık derme çatma yerler. Su, banyo, tuvalet mutfak olmayan ve çoğu zaman bir öğün yemeği (bir gün makarna

bir gün etli pilav) zor buldukları yerler.

"FETÖ 3 yıl önce gelmeme engel oldu" z Ben 3 yıl önce de Somali’ye gelmek için müracaat etmiştim. Lakin o dönemde devletin her bir kurumuna sirayet eden Fetö kendi çıkarlarına ters olacağını düşündüğü için herhâlde gelmeme engel olmuştu.

"Dönüş vakti… Hüzün, sevinç ve gurur" z Dönüş vakti yaklaştıkça Somali’den ve Somalili kardeşlerimizden ayrılmanın hüznü, yaptığımız hizmetlere yapılan teşekkürler, aldığımız hediyeler ve uğurlama etkinlikleri bizi ziyadesi ile duygulandırdı. Geleceğimiz gün sabah saat 6’da zırhlı araçlarla gelerek bizi güvenli bir şekilde havaalanına ulaştıran hastane elçilik çalışanları ve özellikle Özel Harekat polislerimiz hem göğsümüzü kabarttı hem minnetimizi kazandı hem de gururlandırdı . Cennet yurdumuz Türkiye’ye eşim, evlatlarım, anam ve kardeşlerime kavuşacak olmak sevinci hele İstanbul’a indiğimizde ki halimiz dünyalara değerdi. z Yaptığım ameliyat ve girişimler ile Somalili kardeşlerimizin hayatlarını kaybetmelerini, organ ve uzuv kayıplarını bir ölçüde önleyerek bu kutlu görevi kayıtlı veçhile ifa etmeye, Karabük Üniversitesi’ni Karabük’ü ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini güzel bir biçimde temsil etmeye çalıştım. Allah’ın bana böyle bir kapı açıp milletimizin gönül coğrafyamıza yaptığı bu güzel hizmetin parçası olduğum için çok mutlu ve bahtiyarım. Rabbime hamd ediyorum. Böyle bir görev imkânı olursa seve seve tekrar gönüllü olurum.

ürkiye, Somali’ye karşılık beklemeden en çok ve etkili yardım yapan ülke konumunda. Ağustos 2011’den beri yapılan insani ve kalkınma yardımları yarım milyar ABD Dolarını geçmiş. 2016 ve 2017 yıllarında ülkede yaşanan kuraklık nedeniyle, Kızılay ve TİKA tarafından Somali’ye acil insani yardım ulaştırılmış. Ayrıca, Somali’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımız ve THY de kuraklıkla mücadele bağlamında destek vermeyi sürdürüyor.


14

.

KÜLLIYE

ç RÖPORTAJ:

Oğuzhan Yıldırım oguzhn1425@hotmail.com

30 Eylül 2017 Sayı 5 KARABÜK

Üç soruda Karabük Üniversitesi Kütüphanesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Özcan Büyükgenç ile Karabük Üniversitesi Kütüphanesi hakkında ve hem öğrenciye hem akademisyenlere sunulan kütüphane hizmetlerine dair söyleşi gerçekleştirdik. Özcan Büyükgenç

Kütüphanemizin içeriğiyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Bu konuda öğrencilerden ne gibi yorumlar geliyor?

Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı

Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı'nın görevleri ve sağladığı imkanlar nelerdir? llKütüphaneler, bilimin ve ilimin merkezleridir. Kütüphaneler aynı zamanda üniversitelerin kalbi olarak görülmektedir. Kitaplar ise hayatımızdır. Kitaplar, ufkumuzu genişleterek hayata geniş açıdan bakabilme ve hayatımızdaki ayrıntıyı görebilme fırsatı sunar. Devir ise, hayat boyu öğrenme, hayat boyu eğitimi sürdürme devridir. Eğitim kademelerinde elde ettiğimiz bilgileri sürekli güncelleyerek, bunun yanında sürekli daha ileriye taşıyarak ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefine katkı vermek mecburiyetindeyiz. Bunun için de akademik kurumlara ve kütüphanelere çok büyük görevler düşmektedir. Biz de bu görev ve sorumluluklarımız çerçevesinde öğrencilerimize, akademik ve idari personelimize en güncel, en yeni ve aynı zamanda en köklü bilgileri sunma konusunda çaba sarf ediyoruz. Süreli yayınlarımızla bugünü takip ederek, geleceğe ışık tutarken,

elektronik kaynaklarımızla yararlanıcılarımızın tüm dünyayı takip etme ve oralardaki bilgiye ulaşma imkânı sunuyoruz.

Geçtiğimiz dönem içerisinde yeni Kütüphanemize kavuştuk. Tasarımıyla da epey dikkat çekiyor. Bina tasarımının kütüphanedeki ilgiyi arttırma konusunda etkisi nedir? ll3 Nisan 2017 yılında açılışı yapılan Karabük Üniversitesi Kamil Güleç Kütüphanesi, hayırsever iş adamı Kamil Güleç tarafından yaptırıldı. Kütüphane 4000 m2’den oluşmaktadır. İçinde Sezer Güleç Sanat Galerisi, Sanat Atölyesi ve 120 kişilik cep konferans salonu da mevcut olan kütüphane, aynı anda 500 öğrencinin ders çalışabileceği veya kitabını okuyabileceği bir mekandan oluşmakta. Sizin de bahsettiğiniz gibi mimarisi çok dikkat çekti ve bu da özellikle ilk zamanlarda ziyaretçi sayımızı arttırdı. İnsanlar merak etti ve bunun için görmek istediler. Tabi bizim arzumuz bu yoğunluğun her zaman devam etmesi yönünde. Gençlerimiz gelsin, iklimlendirilmiş sessiz, sakin ve nezih ortamlarda araştırmalarını yapsın.

Kütüphanenin iç müştemilatını üniversite olarak biz üstlendik. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat hocamızın destekleriyle son teknolojik sistemle akıllı kütüphane olarak hizmet verecek şekilde donattık. Herhangi bir yararlanıcımıza kütüphaneye girdiğinde ihtiyaç duyduğu her şeye ulaşabilecek bir hizmet mekanı sunulmuş oldu. Öğrencilerimiz ve tüm araştırmacılar için tarama bilgisayarları ve personele ihtiyaç duymadan kendi kendine kitap alış-verişi yapabilecekleri self-çek makinalarından oluşan son teknoloji ile donatılmış bir sistem kurduk kütüphanede. Yine kitapları temizlemek için sterilizasyon makinası aldık ki paradan daha fazla üzerinde mikrop barındıran kitapları temizleyelim ve yararlanıcılarımıza o şekilde sunalım diye. Tüm kitaplarımız bir periyot dahilinde bu sterilizasyon makinasından geçerek temizlenmektedir.

llKütüphanemiz içerik olarak da farklı bir tasarım sunuyor. Biz de bunu kaynak ve teknoloji yönünden destekleyince ortaya gençlerimizin beğendiği bir kütüphane çıktı. Şimdilerde Kütüphanemize 7 adet grup çalışma odası da yaptırdık. Gençlerimiz bu kısımlarda birlikte projelerini veya ortak araştırma konularına çalışabilecekler. Üniversitemiz kütüphaneleri bünyesinde 50 bin basılı kaynak olup bunu yakın bir zamanda 100 bin bandına çekmek istiyoruz. Ayrıca 25 elektronik veri tabanı ile sözleşmemiz vardır. Yararlanıcılarımız bu veri tabanlarına ister Kütüphanemizde bulunan bilgisayarları kullanarak ister kendi bilgisayarlarını kullanarak kampüs içinden ve dışından bu veri tabanlarıyla altı milyon kaynağa ve 50 milyon tam sürüm makaleye ulaşabilmektedir. Elektronik kaynaklar bize her yerden kaynağa erişme kolaylığı sağlamakta ve bir kaynaktan aynı anda onlarca kişinin yararlanmasına imkân sunmakta. Ayrıca, Kütüphanemizde Cep Kütüphane Hizmeti, Kütüphaneler Arası İş Birliği Hizmeti (Kits), YÖK Tez Hizmeti, Makale İsteme Hizmeti, İntihal Analiz Hizmeti gibi hizmetleri de sunmaktayız. Çok sayıda güncel süreli yayınlarımız mevcut. Gençlerimiz bunları takip edebilmekte. Yine çok sayıda bilgisayardan elektronik kaynaklara ulaşabilmekteler. Yararlanıcılarımıza aldıkları her kitap için ücretsiz kitap ayraçları da hediye ediyoruz. Kütüphanemiz hafta içi 08.30’dan 22.30’a kadar hizmet vermekte, ayrıca cumartesi-pazar günleri de gençlerimiz gelsin araştırmalarını yapsın diye sabah 10.00’dan 17.00’ye kadar hizmet vermekteyiz. Üniversitemize bu kütüphaneyi kazandıran Sayın Kamil Güleç beyefendi ve ailesine, Kütüphanemizin her türlü ihtiyacının karşılanması ve kaynak alımında sınırsız destek olan Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat hocamıza teşekkürü de bir borç bilirim.


30 Eylül 2017 Sayı 5

YORUM

.

kulliye.karabuk.edu.tr

KÜLLIYE

Okurken Felsele ışığında bilimin anlaşılması

A

zmin, istikrarın ve dolayısıyla başarının önde gelen isimlerinden Cemal Yıldırım, bir köy enstitüsünde başlayan eğitimini ABD'de İndiana Üniversitesi’nde, Eğitim Felsefesi ve Bilim Felsefesi alanlarında yaptığı doktora ile sürdürmüştür. 1974'te "Türk Mantık ve Felsefe Profesörü" ünvanını alan Cemal Yıldırım, 80'li yıllardan beri Türkiye'de Bilim Felsefesi’nin önde gelen isimlerinden olup Türkiye Felsefe Kurumu Kurucu Üyesi’dir. Yazın dünyasına kazandırdığı eserler, içerik açısından konunun ne olduğu kadar nasıl olması gerektiğinin vurgusu ile de karşımıza çıkmaktadır. Yazar, bilim felsefesi başlığı altında topladığı eserinde, bilimi anlamaya yönelik bir çalışma gerçekleştirmiştir. Eser isminden de anlaşılacağı üzere bilimin dilsel yapısını çözümleme, eleştirme ve aydınlatma çabası üzerine kaleme alınmıştır denilebilir. 4 ana başlık altında toplanmış bulunan eserin 14 bölümü mevcut olmakla birlikte, eserde bilim felsefesi üzerine kümülatif bir ilerlemenin söz konusu olduğu gözlemlenmektedir.

Süreç olarak Bilim Felsefesi, bilimi anlama çabasını başlıca iki temel ayrım üzerinden yürütür: ’Olgu Ve Teori İlişkisi’ , ‘Buluş Ve Doğrulama Bağlamları’. Birinci ayrımda; gözlem, deney, ölçme gibi olgu saptama amacı güden işlemler ve akabinde bir hipotez veya teorinin ışığında bilimsel incelemeye veri niteliğinin kazandırılması gayesi güdülmüştür. İkinci ayrıma gelindiğinde ise elde edilen verinin düşünsel süreçlere dayandığının belirtilmesi amacı güdülmüştür. Bu iki temel ayrımı eserin dört ana başlığında irdelemek mümkündür: Yazar eserin birinci kısmında, bilimin anlamı ile yaptığı girişi, bilimin ortakduyu, din ve felsefe ile ilişkisi üzerine sürdürür. Bilimin formel disiplinler ile doğrudan bir ilişki halinde olduğu ise yine eserin ilk kısmında belirtilmiştir. İkinci bölüme gelindiğinde bilimsel yönteme dair işlemlerden bahsedilmiştir. Bilimin başta gelen amacının evreni anlamak olduğundan bahseden yazar, metafiziksel problemlerin bilimin inceleme alanı dışında kaldığını ve bilimsel yöntemde gözlem, deney ve ölçme gibi işlemlerin olgu toplamada kullanılan başlıca yollar olduğuna da değinmiştir. Kitabın üçüncü kısmında yazar, bilimsel yöntemin açıklama ve teorik temelleri üzerinde durmuştur. Yazar bilimsel olgulara ulaşmanın yolunun, olguları önceden kestirme gücü (ön-deyi) ile mümkün olacağından bahsetmiş ve eğer bilim bu ön-deyi gücünü taşımıyor olsa idi bütün bilgi ve açıklamalarımızın bilme ve anlama merakını gidermek dışında fazla bir sonuç veremeyeceğinin de vurgusunu yapmıştır. Ön-deyi vasıtası ile elde edilen öner-

Çocuklar nasıl eğitilmeli?

B

üyüten bizsek, eğiten de neden biz olmayalım? Evet, hayatımızın güzelliği olan çocuklardan bahsediyorum. Çocuklar bebeklikte, evin bir süsü gibidirler. Onlar olmazsa evin neşesi de olmaz. Emekleme dönemlerinde apayrı bir güzellik katarlar aile yaşamına. En zor dönemleridir, yürüyebilmek için atmaya çalıştıkları ilk adımları. Yürümeye de başladıktan sonra evin her tarafını karıştırırlar ve her şeyi merak ederek ‘’bunun adı ne, neden onun adı öyle ’’ vs. sorularıyla da insanları bıktırırlar. ‘’Ne gerek var çocuk zaten öğrenecek’’ diyen aileler olabilir ancak; küçük ama çok önemli bir detay var ki çocuğun istekli olması. Eğer çocuk is-

tiyorsa, almaya hazırsa neyi bekleyelim ki… Ama çocuğun sıkıldığı ve istemediği durumlarda olabilir; o zamanlar da asla çocuğun üstüne düşmemek, çocuğu akışına bırakmak gerekir. İstediğimiz gibi olmalarını beklemeyip, onları olduğu gibi kabul etmeye özen göstermeliyiz ki onlarda iyi bir birey olabilsin. Çocuğun toplumda, yararlı veya zararlı bir birey olabilmesinde, en fazla ailenin etkisi ve daha sonra içinde büyümeye çalıştığı toplumun etkisi vardır. Bu nedenle çocuklarımıza ne kadar zaman ayırdığımız değil; onları nasıl yetiştirdiğimiz, onlara verdiğimiz ilginin kalitesi çok önemlidir. Elbette, çocuklara zaman ayırıp onlarla bol bol oynayabilmek, sohbet edebilmek, on-

melerin bilimsel yasa sayılabilmesinin, önermenin gerçek bir genelleme (potansiyel olarak sınırsız) niteliğinde olması gerektiği ile bağlantılı olduğunu ifade eden yazar, ulaşılan genellemelerden tüm gözlem ya da deney sonuçları göz önüne alındığında doğrulanmış olanlara ‘yasa’ , henüz doğrulanmamış ya da yeterince doğrulanmamış olanlara ise ‘hipotez’ denildiğinden bahsetmiştir.

Bilim zeka ya da dahi işi değil, yaratıcı düşünmenin bir ürünüdür Yine bu bölümde değindiği bir başka husus ise; bilimsel yasaların belli bir ifade biçiminin olmaması hasebiyle, matematik dilin sağladığı açıklık, kesinlik ve kısalık özelliklerinden dolayı her bilim kolunun, bulgularını matematiksel formül veya denklemler ile ifade etme çabasının da gayet doğal olduğu yönündeki kanaatidir. Kitabın dördüncü kısmında ise yazar, bilimin insancıl sorunlarına değinmiştir. Tarih boyunca bilime yöneltilen suçlamalardan bahseden Cemal Yıldırım’ın;

"Bilim ne insanlığın tüm sorunlarını çözme iddiasını gütmüş, ne de sanatın, edebiyatın, felsefenin ve dinin yerini almak istemiştir. Bilim insanlar için önemli bazı sorulara yanıt aramamışsa, bu soruları reddettiğinden veya yok saydığından değil, bilimsel yöntemin, bu

Yayın Yönetmeni Bünyamin GÜN

tür sorunları incelemeye yeterince elverişli olmamasındandır... Bilim, yüzyılların sınavından geçmiş değer sanılan bazı hurafeleri reddetmiştir. Bilimin yol açtığı büyük teknik olanaklar, insanların refahı ve mutluluğu için olduğu kadar insanların birbirini ve doğanın güzelliklerini yok etme yolunda da kullanılabilir. Ama insanlar, kendiliklerinden ne iyi ne de kötü olan teknik olanakları kötü amaçlar için kullanırlarsa bundan bilimi değil, insanları sorumlu tutmak gerekmez mi?"

cümleleri ise bu husus hakkındaki görüşlerini ifade için yeterli olacaktır. Yazar bilimin yanlış anlaşılmasında bilim adamlarının tutumlarının da etkili olduğundan bahseder. Bilimi bir çeşit insanüstü zeka gibi gösterip küçük çaplı seçkinler grubu oluşturma eğiliminin bilimsel düşünceye aykırı nitelikler arz ettiğini, bilim adamlarının genel ilkeye hitap edecek bir biçimde, bilimsel düşünmenin yaratıcı ve entelektüel niteliklerini özellikle belirtme yoluna gitmesi telkinlerinde de bulunmuştur. Elde ettiğimiz bu veriler ışığında denilebilir ki; bilimin mahiyeti ancak felsefe ışığında bilimi anlama yoluyla elde edilecektir. Yazarın da dediği gibi bilimsel düşüncenin genel ilkeye hitap edebilmesi, bilime olan bakış açımızı bir nebze de olsun değiştirecek ve bilimin zeka ya da dahi işi değil, yaratıcı düşünmenin bir ürünü olduğunu belirleyecektir."Bilim yapmak" diye nitelendirilen uğraşın ne olduğu hakkında bir bilgi birikimi oluşturmak isteyen okuyucuların merakını önemli ölçüde tatmin edebilecek bir yapıt olduğunu söyleyebiliriz.

Gülsüm Kızılçıbık gulsumkzlcbk42@gmail.com

ları anlayıp dinleyebilmek ve beden dilini doğru konuşturabilmek de gerekir. Çocuğa yeterli eğitimi aldırabilmeli ve çocuklarla oyunlar oynayarak onların bilgilerini daha fazla pekiştirip, geliştirebilmeliyiz. Onlar için planlayacağımız etkinlikler, onların hem psikomotor hem hayal güçlerini geliştirecek hem de bilgi ve yeteneklerini keşfetmelerini sağlayacak etkinlikler olmalıdır ki çocuğa faydası olabilsin. Aile, çocuğun toplum içerisinde ki yerinin iyi olmasını istiyorsa, çocuğuna kaliteli eğitim vermeli, ona güzel model olabilmelidir. Bu amaçla aile, davranışlarında tutarlı, eğitme sürecinde kararlı olduğu müddetçe kendine güvenen ve kendini geliştirebilen çocuklar yetiştirebilecektir.

Künye İmtiyaz Sahibi Prof. Dr. Refik POLAT KARABÜK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ

KARABÜK

Bedia Aybey

Gül Dumlukaya guldumlukaya@gmail.com

Cemal Yıldırım, Bilim Felsefesi, İstanbul 2004

15

Karabük Üniversitesi Gazetesi 30 Eylül 2017 | Sayı 5

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Ebu Bekir IŞIK Yayın Danışmanları Yrd. Doç. Dr. Tahir Güneşer Okt. Mesut Doğan Okt. Yılmaz Bacaklı

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Öğr. Gör. Abdurrahim TOPAL Haber Editörü Şeyma Silmaz Foto Muhabir Mahmut Gümüş

Külliye Karabük Gazetesi Karabük Üniversitesi Demir Çelik Kampüsü, Rektörlük Binası, C Blok 78050 Karabük Tel : +90 370 418 78 25 (2338) kulliye@karabuk.edu.tr

seyhanbedia@gmail.com

Okumalı! Acaba telefona baktığımız heyecanla kitaplara bakmış olsaydık, yeniden kıtalara hükmedebilir miydik?

M

alumunuzdur ki teknolojinin hızına yetişmek için âdeta dörtnala koşuyoruz. En son çıkan telefon modelini alıp hava atmayı bile sıradan hale getirmiş durumdayız. Hepimizin aklında hep aynı soru; "Ya telefonuma bir zarar gelirse?’" Eyvah! O zaman ben ne yaparım! "Gerçekten de öyle" dediğinizi duyar gibiyim. İşte tam da bu noktada iki dakikanızı ayırıp düşünmenizi istiyorum. Söylediklerinizi duymayan, derdinizi dinlemeyen, tüm boş vakitlerinizi çalan, sizi ailenizden ve arkadaşlarınızdan uzaklaştıran bu alet, böylesine bir değeri hak ediyor mu?

Okuyan bir beynin algılama ve anlama oranının, hiç kitap okumayan bir insana göre %60 daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Okuyan beyin, üreten beyin olup insanı hantallıktan kurtaran tek ilaçtır. Bence de hak etmiyor. Bundan sebep, teknoloji gelişse de okuma alışkanlığımızı ömür boyu sürdürmeliyiz. Okuyan bir beynin algılama ve anlama oranının, hiç kitap okumayan bir insana göre %60 daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Okuyan beyin, üreten beyin olup insanı hantallıktan kurtaran tek ilaçtır. Gelişmiş toplumların çoğu, kitap okuma alışkanlığı sayesinde bugünkü konumlarını elde etmişler; çünkü okumak, kişinin anlama ve algılama yetisini, hayal gücü ve yaratıcılığını, bilgi birikimini, iletişim kurma kabiliyetini artırır. Okunulan kitap sayısı ne kadar artarsa, toplumsal zenginlik de o kadar artar. Saltanat-ı Âlem Penâh Osmanlı Devletinin başarısının sırrını hiç merak ettiniz mi? Osmanlı devletinin birçok hükümdarı kitap okuma sayesinde çoklu zeka alışkanlığı kazanmış olup, pratik zekaları sayesinde başarıya ulaşmışlar. Nitekim Ali Kuşçular, Piri Reisler, Katip Çelebiler, Sabuncuoğlu Şerafettinler ve daha niceleri de bu hükümdarlığın büyük alimleridir. Onlar sadece tek bir alanda değil; tıp, matematik, tarih, coğrafya ve daha birçok alanda uzmanlaşmışlardır. Artık bu noktada bizler, bu yüce ecdâdın evlatları olarak daha çok okumalı, anı yaşayan değil, geleceğe sağlam adımlar atan nesil olmalıyız. Yüce Allah’ın da peygamber efendimize ilk emri ‘’oku’’ değil miydi? Okumak bu kadar önemli iken bizler hala neden okumuyoruz? Eğer kendimizi geliştirmek, neslimizi yetiştirmek istiyorsak bunun yolu okumaktan ve bilimden geçer. Bu sebeple telefona baktığımız heyecanla kitaplara bakalım, daha fazla okuyup her dalda uzman olmaya gayret edelim. Kim bilir, belki yeniden kıtalara hükmederiz…


SPOR

kulliye.karabuk.edu.tr

30 Eylül 2017 | Sayı 5

Geleceğin okçuları KBÜ'de yetişiyor Kübra Demirci kulliye@karabuk.edu.tr

llKarabük Üniversitesi Geleneksel Sporlar Kulübü tarafından verilen geleneksel okçuluk eğitimleriyle geleceğin okçuları Üniversitemizde yetişiyor. Geleneksel Sporlar Kulübü tarafından İlahiyat Fakültesi binasında gerçekleştirilen eğitimlere öğrencilerin ilgisi yoğun. Haftada 2 gün yapılan eğitimlerde okçuluğa dair teorik ve pratik bilgiler veriliyor. Üniversitemiz Geleneksel Sporlar Kulübü Danışmanı Öğr. Gör. Mustafa Yılmaz ve öğrencileri ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide hem Üniversitemiz okçuluk takımı hem de genel olarak okçulukla ilgili olarak önemli bilgiler edindik. Üniversitemiz okçuluk takımı daha önce birçok müsabakada yer aldı. Fetih 1071 Malazgirt Okçuluk Turnuvası ve 5. Fetih Kupası Okçuluk Yarışması’na katıldı. Ayrıca bu sene Nisan ayında Üniversitemiz Geleneksel Sporlar Kulübü tarafından “2. Geleneksel Yaya Okçuluğu Müsabakaları” düzenlendi. 2014’de topluluk olarak kurulan ve sonraki süreçte kulüp haline dönüşen Geleneksel Sporlar Kulübü’nün şu an aktif olarak kırk kız üyesi ve yetmiş erkek üyesi bulunuyor. “HEDEFIMIZ DÜNYA ÜZERINDEKI REKORLARA ULAŞMAK”

Üniversitemiz Geleneksel

Otomobil Sporları Federasyonu'nun düzenlediği Türkiye OffRoad Şampiyonası’nın 7. ve son ayağı Üniversitemiz yakınında yer alan parkurda tamamlandı.

TÜRKİYE

Fotoğraf: Mehmet Zahid Çetinkaya KÜLLİYE KARABÜK

Sporlar Kulübü Kulüp Danışmanı Öğr. Gör. Mustafa Yılmaz, geleneksel okçuluğun atalarımızdan kalan bir miras olduğunu ve yayın bize Hz. Âdem’den kalan emanet olduğunu belirterek bu emaneti devam ettirmek için öğrencilerle birlikte çeşitli müsabakalar düzenlediklerini ifade etti. Yılmaz, geçmişi çok eski zamanlara dayanan okçuluğun İslam’da da geniş bir şekilde yer aldığını, bununla ilgili olarak pek çok hadis ve ayet olduğunu kaydetti. Okun Allah’ın rahmetini temsil ettiğini de söyleyen Yılmaz “Dünya üzerinde erişilebilecek rekorlar var ve biz bu rekorlara ulaşmak istiyoruz” dedi. Öğrenciler ise “Okçuluk peygamberimizin sünneti, o hiçbir zaman ok ve yaya abdestsiz dokunmamış biz de dokunmuyoruz, nişan almıyoruz, tamamen hissiyat ile atış yapıyoruz” diyerek eğitimlere nasıl başladıklarını anlattı.

Satranca ilgi yoğun llÜniversitemiz Satranç Topluluğu yaptığı etkinliklerle yoğun ilgi görüyor. Topluluk tarafından Üniversitemiz Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksekokulu’nda satranç oynama etkinliklerinin yanı sıra takım her yıl Antalya’da düzenlenen Üniversiteler Arası Satranç Şampiyonası’nda Üniversitemizi temsil ediyor. Üniversitemiz Satranç Topluluğu Danışmanı İsmail Kırmızı, Üniversitemizde satranç sporuna ilginin çok fazla olduğunu söyledi. Kırmızı sözlerine şöyle devam etti: "Hiç satranç bilmeyen öğrenci-

Karabük'te Off Road rüzgarı esti

lere satranç öğretiyoruz. Kendi aramızda turnuvalar düzenliyoruz. Ayrıca takımdaki öğrencileri özellikle hakem ve antrenörlüğe teşvik ediyoruz. Takımdan öğrenci arkadaşlarımız antrenör ve hakem oldu, üniversite öğrencilerimiz arasında 5 il hakemimiz, aday hakemlerimiz ve antrenörlerimiz var. Hem antrenör hem de hakemlik yapan Üniversitemiz Satranç Topluluğu başkanı Ahmet Gedik ise “Milli takım oyuncusu olma hayalim var, bu başarıyı yakalamak için çok zaman ayırmam gerekiyor.” dedi.

Üniversitemiz Çamlı köy mevkiinde Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından düzenlenen Türkiye Off-Road Şampiyonası’nın 7. ve son ayağı yarışları yapıldı. Külliye Karabük kulliye@karabuk.edu.tr

llÜniversitemiz Çamlı köy mevkiinde Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından 14-15 Ekim tarihlerinde düzenlenen Türkiye Off-Road Şampiyonası’nın 7. ve son ayağı tamamlandı. Karabük – Safranbolu Otomobil ve Doğa Sporları Arama Kurtarma Derneği (KARDOFF) ve Üniversitemiz Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nın katkılarıyla Üniversitemizin arkasında hazırlanan özel parkurda başlayan yarışların ikinci gününde 14 aracın katılımıyla seyirci etabı gerçekleştirildi. Yarışların ikinci gününe katılan Rektörümüz Prof. Dr. Refik Polat, Karabük Valisi Kemal Çeber ve Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal ile birlikte yarışlara start verdi. Dereceye girenlerin kupaları, Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi’nde düzenlenen törenle Vali Kemal Çeber, Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal ve Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Refik Polat tarafından verildi. S2 KLASMANI’NDA DERECEYE GIRENLER Yarışlarda, S2 klasmanında Mehmet Birkan ve Bekir Sami Başkal ikilisi birinci, İrfan Korkmaz ve Ali Özsoy ikilisi ikinci, Mustafa

Akın ve Mustafa Dikici ikilisi ise üçüncü oldu.

GENEL KLASMAN’DA DERECEYE GIRENLER

S3 VE S4 KLASMANI’NDA DERECEYE GIRENLER

Genel klasmanda Erdoğan Kovancı ve Halil İbrahim Elieyi ikilisi birinci olurken, İsmail Ayan ve Levet Köremezli ikilisi ikinci, Mustafa Saray ve Samet Zurnacı ikilisi ise üçüncü oldu.

S3 klasmanında İsmail Ayhan ve Levent Köremezler birinci, Özgür Yaprak ve Hasan Armutçu ikinci, Zeki Karaçaylı ve Engin Bal ikilisi üçüncülüğü elde ederken, S4 klasmanında Erdoğan kovancı ve Halil İbrahim Elieyi birinci, Mustafa Saray ve Samet Zurnacı ikilisi ise ikinci oldu.

Etkinlikle ilgili daha fazla fotoğraf için ziyaret edin kulliye.karabuk.edu.tr


Millions discover their favorite reads on issuu every month.

Give your content the digital home it deserves. Get it to any device in seconds.