Page 1


INDEX KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

4

17 yıldır birlikteyiz / We are together with you for 17 years

TEMMUZ / JULY 2011 YIL / YEAR : 17 SAYI / ISSUE : 202

GRUP BAŞKANI Group Chairman H. Ferruh IŞIK

ADRES Head Of fice İhlas Medya Center 29 Ekim Caddesi No: 23 P.K. 34197 Yenibosna İSTANBUL / TURKEY Tel : +90 212 454 25 00 Fax : +90 212 454 25 55 web : www.konfeksiyonteknik.com.tr e-mail : img@img.com.tr

İLETİŞİM MAGAZİN GAZETECİLİK SAN. TİC. A.Ş. adına sahibi SORUMLU GENEL YAYIN MÜDÜRÜ Editor-in-Chief Mehmet SÖZTUTAN msoztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ KOORDİNATÖRÜ News Editor Ali ERDEM aerdem@img.com.tr YAYIN KURULU BAŞKANI Editorial Board Chief Prof. Dr. Cevza Candan YAYIN KURULU Editorial Board Prof. Dr. Bülent Özipek Prof. Dr. H. Rıfat Alpay Prof. Dr. Yalçın Bozkurt Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş Prof. Dr. W. Oxenham Prof. Dr. Emel Önder Prof. Dr. Yusuf Ulcay Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner SÜREKLİ YAZARLAR Permanent Columnists Prof. Dr. İsmail KAYA Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN Ekrem Hayri PEKER

BİLGİ / Information: Yazı İşleri: Konfeksiyon Teknik Dergisi hakemli dergi olup, bu dergiye yazar veya yazarları tarafından başka bir dergide yayınlanmadığı beyanıyla birlikte gönderilen her yazı, ilgili kurul üyesi tarafından incelenerek bu üyenin olumlu görüşü üzerine yayımlanır. Tüm makale ve haberler elektronik posta ve CD ile gönderilebilir. Bilgi: Konfeksiyon Teknik Dergisi’nde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.


ALBA MAKİNA ........................ 12-13 ATAK MAKİNA ........................ 24-25 ATAK MAKİNA ............................. 53 ATN............................................ 57 BARELLİ ..................................... A.K CNR-CPI...................................... 73 CNR-TEXBRIDGE ......................... 67 CNR-WEDDING .......................... 63 DEĞİRMEN ................................. 33 DEKAT ........................................ 41 DOTEC ....................................... 35 ETİKET BİRSAN ............................ 47 ETİKET SANAYİ ...........................Ö.K GLENGO .................................... 19 İHLAS KOLEJİ .............................. 55 İSTANBUL MAKİNA ...................... 51 KEÇOĞLU ............................ Ö.K.İ-1 KILIÇOĞLU ................................. 31 MALKAN .................................... 2-3 MERCAN MAKİNA ....................... 45 ÖZBİLİM ....................................... 7 ÖZER MAKİNA ....................... 38-39 PRODİJİTAL ................................. 27 SANKO ....................................... 43 SİLTER ........................................ 21 TETAŞ ......................................... 15 TÜRKİYE GAZETESİ ...................... 59 UĞUR MAKİNA ............................. 9

INDEX

REKLAM İNDEKSİ ADVERTISEMENT

REKLAM MÜDÜRÜ Advertisement Manager Yılmaz ÖZKAN yozkan@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM Graphics & Design Hakan SÖZTUTAN hsoztutan@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ Foreign Relations Manager Yusuf OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr

BASKI Printed By İHLAS Gazetecilik A.Ş. 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna - İstanbul Tel: +90 212 454 35 08 MUHASEBE MÜDÜRÜ Chief Accountant Mustafa AKTAŞ maktas@img.com.tr ABONE VE DAĞITIM Subscription and Circulation Manager İsmail ÖZÇELİK ismail.ozcelik@img.com.tr

BÖLGE TEMSİLCİLİKLERİ BURSA Ömer Faruk GÖRÜN Tel: +90 224 211 44 50 Fax: +90 224 211 44 81 KONYA Metin DEMİR Tel: +90 332 238 10 71 Fax: +90 332 238 01 74 Advertising Representatives TAIWAN: Taiwan Bright Co. Ltd. Mr. Vincent Lee Tel: 88 622 755 79 01 Fax: 88 622 755 79 00 vincent@mail.taiwanbright.com.tw JAPAN: Echo Japan Corporation Mr. Ted Asoshina Tel: 8 133 263 50 65 Fax: 8 133 234 20 64 echoj@bonanet.or.jp KOREA: Jes Media Int. Mr. Young Seoah Chinn Tel: 8224813411 Fax: 8224813414 jesmedia@unitel.co.kr

İMG: Konfeksiyon Teknik, Türkiye’de sektörel yayıncılığı başlatan ve bu alanda 27 yıldır öncülüğünü sürdüren İletişim Magazin Gazetecilik’in (İMG) yayınıdır. Türkçe ve İngilizce dillerinde yayın yapan 20 dergisiyle İMG’nin ürünleri büyük bir okuyucu kitlesince takip edilmektedir. Genç ve profesyonel kadroların dinamizmiyle giderek büyüyen İMG, Uluslararası, Sektör ve Aktüel olarak 3 ana başlık altında yayıncılık yapmaktadır. Konfeksiyon Teknik Dergisi’nin bütün yayın hakları İletişim Magazin Gazetecilik Basım Tanıtım Tic. A.Ş.’ye aittir. Ayda bir yayınlanır. Konfeksiyon Teknik is published monthly. Adver tisements responsibilities published in our maga zine per tain to adver tisers.

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

5


EDİTÖR

Ekonomik büyüme...

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

6

ALİ ERDEM

Yazı İşleri Müdürü News Editor

Dünyadaki ekonomik gelişmeler sebebiyle insanlar zor anlar yaşarken, Türkiye büyümede dünya şampiyonu oldu ve “Kriz geliyor” diyenlere ilk çeyrekteki yüzde 11 büyümeyle cevap verdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2011 yılı 1. Çeyrek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla sonuçlarını açıkladı. Sözkonusu dönemde, cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 284 milyar 868 milyon lira oldu. İlk çeyrekte en hızlı büyüyen sektör ise yüzde 21.4 ile imalat sanayi oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde ulaşılan 284.9 milyar liralık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 76.6’sı iç tüketimden kaynaklandı. Ülke ekonomisinin yüzde 11 büyüme gösterdiği ilk çeyrekte, yerleşik ve yerleşik olmayan hanehalklarının yurtiçi tüketimindeki büyüme yüzde 11.6 oldu. Ekonomideki bu sevindirici gelişmeyle birlikte, dış ticaret açığının artması da düşündürücü. İthalat 2011 yılı Mayıs’ta ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42.6 arttı. İhracat 2011 yılı Mayıs’ta ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11.7 artarak, 10 milyar 948 milyon dolara, ithalat yüzde 42.6 artarak 21 milyar 5 milyon dolara yükseldi. Mayıs ayında dış ticaret açığı yüzde 104.2 artışla 4 milyar 926 milyon dolardan 10 milyar 57 milyon dolara çıktı. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 66.5’ten yüzde 52.1’e geriledi. İhracat 2011 yılının ilk 5 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.1 artışla 54 milyar 263 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 43.8 artışla 98 milyar 17 milyon dolara ulaştı. Dış ticaret açığı yüzde 90.3 artarak 43 milyar 754 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Yılın ilk 5 ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 55.4’e geriledi. Haziran ayına ait ihracat rakamlarına bir bakacak olursak, ihracat rakamları yüzleri güldürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Haziran ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 25,2 artışla 11 milyar 507 milyon dolar olurken, yılın ilk altı ayında yüzde 20,2 artışla 65 milyar 770 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. TİM verilerine göre, Haziran ayında Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,2 artışla 11 milyar 507 milyon dolar olurken, yılın ilk altı ayında yüzde 20,2 artışla 65 milyar 770 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Son 12 aylık dönemde ise bir önceki 12 aylık döneme oranla yüzde 14,47 artışla 124 milyar 936 milyon dolarlık ihracat yapıldı.


PANORAMA

İnsan odaklı tekstiller

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

8

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanırverdi, hazır giyimden oyuncağa, gıdadan dayanıklı tüketim ürünlerine kadar yaşamımızı tehdit eden kanserojen etkiye sahip kimyasal kullanımının her geçen gün arttığını belirterek, tüm kesimlerin bu konuda daha hassas olması gerektiğini söyledi. Bir İTKİB kurumu olan Ekoteks’in düzenlediği “İnsan Odaklı Tekstiller / ÇevreSağlık-Konfor” sempozyumunda, zararlı kimyasalların kullanımının yarattığı problemler ile sorunun çözümü için ABD ve Avrupa’daki uygulamalar hakkında bilgi verildi. İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, dünyanın her yerine mal sattıklarını, bu ürünlerin bir çok denetimden geçtiğini belirterek, ‘’Türk ürünlerinde bu denetimler sonucunda bugüne kadar yaşanmış çok büyük olumsuz sonuçlar yok. Türk üreticisi bu noktada bilinçlendi’’ dedi. Tanrıverdi, geçmişte salt estetik özellikleri göz önünde bulundurulan ürünlerin zaman içinde teknik özelliklerinin ağırlık kazanmaya başladığını, gelişen ekonomik ve teknik koşullarla konforun ön plana çıktığını söyledi. Başta bilinçli toplumlar olmak üzere tüm beklenen estetik ve konfor özelliklerinin yanında insan olgusunun en ön sıraya oturduğuna işaret eden Tanrıverdi, çevre, insan sağlığı, emniyetin üzerinde taviz verilmeyen en önemli aranan özellikler olduğuna dikkati çekti. Tanrıverdi, ‘’Tüm inovasyon faaliyetleri eşsiz yararları olmasına rağmen insanoğluna zarar vermemesi halinde kabul görmektedir. Aksi takdirde tüketici tarafından benimsenmemekte ve hatta günümüzde marka olması imkanını elde edememektedir’’ dedi. SAĞLIKLI ÜRÜN MARKA VE PAZAR GÜCÜNÜ ARTIRIR Bu tür uygulamaların birçok faydası da bulunduğuna işaret eden Tanrıverdi, şunları kaydetti: ‘’İnsan sağlığına odaklı ürünler, müşteriler açısından garanti belgesi gibi işlev göreceğinden müşteri sadakatini arttırıp buna bağlı olarak pazarlama masrafları azaltmaktadır. Ekonomik krizlerin atlatılmasında kolaylık sağlamaktadır. Piyasada tutulan bir firma imajı oluşturur ki bu da

marka sermayesi oluşturur. Bu tür tüketici saygınlığını kazanmış ürünler kendine has bir fiyat istikrarı oluşturur. Üreticiler yeni insan odaklı ürünlerini piyasaya sunarken zorlanmaz, pazarlama ve reklam giderleri nispeten azalacaktır. Geleneksel ürünlerle fiyat karşılaştırmasını azaltır. İnsan ve çevre sağlığını gözeten inovatif ürünler pazarda kendi fiyatlarını belirlemektedir.’’ TÜKETİCİ ODAKLI ÜRETİM ÇOK ÖNEMLİ Tüm bu ticari faydalarının yanı sıra insana odaklı ürünlerin dünyanın geleceğine sağlayacağı katkının da önemli olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, ‘’Dünyada tekstil ve hazırgiyim sanayilerinin lider ülkelerinden biri olarak Türkiye bu hususta Avrupa Birliği ülkelerinin tüm kriterlerini uygulamakla kalmayıp kendi ülkemize özgü koşulları göz önünde bulundurarak sanayilerini sürekli değişim ve geliştirme misyonuna uygun olarak desteklemektedir’’ diye konuştu. Hikmet Tanrıverdi, kendi sektörleri dışında oyuncak, mutfak eşyası dayanıklı tüketim malları gibi bir çok üründe denetimlere çok daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bundan sonra artık tüketici odaklı üretimin çok önemli olduğunu söyleyen Tanrıverdi, ‘’İnsan sağlığını direk ilgilendiren konularda daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Dünyanın her yerine mal satıyoruz. Bu ürünler bir çok denetimlerden geçiyor. Türk ürünlerinde bu denetimler sonucunda bugüne kadar yaşanmış çok büyük olumsuz sonuçlar yok. Türk üreticisi bu noktada bilinçlendi. Bizim rekabet edemediğimiz, tamamen işgücüne dayanan ülkelerde de bu konulara artık daha dikkat edilmesi, oradan gelen malların daha iyi kontrol edilmesi gerektiğini düşünüyorum’’ diye konuştu. DÜNYADA YASAKLI OLAN BAZI KİMYASALLAR TÜRKİYE’DE YASAKLI DEĞİL Ekoteks İcra Kurulu Başkanı Nilgün Özdemir ise dünya piyasalarında yasaklı olan bazı kimyasalların Türkiye’de yasaklı olmadığını, ancak AB uyum yasaları çerçevesinde bu konular üzerinde çalışıldığını belirtti.


PANORAMA

Pamuk fiyatlarındaki artış tedirgin ediyor

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

10

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanvekili Fikret Tanrıverdi, pamuk üretimini destekleyici uzun vadeli tarım politikası oluşturulması gerektiğini belirtti. Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu tarafından düzenlenen ‘’Yakın Gelecekte Pamuk Fiyatları ve Hazır Giyim, Moda ve Yan Sanayi Sektörlerine Muhtemel Etkileri’’ konulu panel, İSO Meclis Salonunda yapıldı. Federasyon Başkanı Nedim Örün, sektörün 16 aydır sürekli yükselen ve son 3-4 aydır normale dönmeye başlayan pamuk fiyatlarını tartışmak için bir araya geldiğini ifade ederek, son 16 ayda adeta doğal bir

afetin sonuçlarını yaşadıklarını, sermayelerinin küçüldüğünü anlattı. Bu doğal olmayan afette spekülatif etkinin ne kadar olduğunu, spekülasyonun önlenip önlenemeyeceğinin tartışılması gerektiğini dile getiren Örün, ‘’Pamuk fiyatlarının bu kadar yükselmesiyle pamuklu ürünler lüks mü olacak? Fast fashion (kullan at) konseptine etkileri ne olacak? Tüketici pamuk yerine kullanılan başka ürünlere nasıl tepki verecek? Bu fiyatlar nasıl dengelenir? Dünyadaki ve Türkiye’deki pamuk ekim alanlarının çoğalması söz konusu mu? Çin ve Hindistan gibi toplam nüfusu 2,3 milyar insa-


‘’8 MİLYAR DOLAR İHRACAT RAKAMI GEÇİLEBİLİR’’ İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, tekstil ve hammadde ihracatının 2009 yılında 102 milyar dolar ihracat içinde 5,5 milyar dolar, 2010 yılında 113 milyar dolar ihracat içinde 6,5 milyar dolar olduğunu belirterek, bu yılın ilk 5 ayında gerçekleşen 54 milyar dolar ihracat içinde tekstil ve hammadde ihracatının 3,5 milyar dolar olduğunu kaydetti. Bu rakama bakıldığında yıl sonu hedefi olan 8 milyar dolar ihracat rakamının geçilebileceğini belirten Gülle, pamuk fiyatlarının 140 yıllık tarihi boyunca görülmeyen ciddi

‘’ABD, GDO’LU PAMUK ÜRETİYOR’’ Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı ve İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Kocagöz, Türkiye’nin dünya pamuk üretimindeki payının 2004 yılında tavan yaptıktan sonra 2009 yılında dip yaptığını belirterek, Türkiye’nin pamuk üretiminde 7. sırada yer alırken 8. sıraya, üretimdeki payının da 4,3’ten 1,9’a düştüğünü kaydetti. Türkiye’nin Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci pamuk ithalatçı ülkesi olduğunu ifade eden Kocagöz, pamuğun stratejik ürün olmasına rağmen üretiminin düştüğünü ve ithalatının arttığını söyledi. Kocagöz, Ege Bölgesi’nde 2000 yılında pamuk üreticisi sayısı 67 bin 507 iken,

PANORAMA

‘’750-850 BİN TON İTHALAT’’ İSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Fikret Tanrıverdi, tekstil ve hazır giyimin en çok ihracat geliştiren ve istihdam yaratan sektörlerden biri olduğunu belirtti. Türkiye’de hazır giyim ürünlerinin büyük bir kısmının ve ihraç edilen ürünlerin yüzde 80’inin pamuklu olduğu düşünüldüğünde ana girdi olan pamuğun ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığını anlatan Tanrıverdi, Türkiye’nin dünyanın 7. büyük pamuk üreticisi olmasına karşın yerli üretimin artık iç talebi karşılayamadığını söyledi. Pamuk üretiminin son yıllarda düşüşe geçtiğini, pamuk üretimi için devletin sağladığı tarımsal desteklerin son 3 yıldır sektörü teşvik etmekte ve rakip ülkelerle rekabette fayda sağlamadığını kaydetti. Türkiye’nin pamuk üretiminin azaldığını ve azalmaya devam ettiğini belirten Tanrıverdi, yıllık 900 bin ton seviyelerinde olan pamuk üretiminin 2009-2010 yılında 380 bin ton olarak gerçekleştiğini ve her yıl 750-850 bin ton pamuk ithal eder duruma gelindiğini dile getirdi. Dünyada pamuk fiyatlarındaki artışa paralel olarak üreticinin tekrar pamuk üretimine yönelmesiyle rekoltenin artmasının beklendiğini ifade eden Tanrıverdi, şöyle devam etti: ‘’Artış hem yeterli değildir, hem de arzu edilen pamuk üretiminde istikrarı sağlamaz. Türkiye’de pamuk üretiminin artması ve fiyatların istikrara kavuşması pamuğu temel girdi olarak kullanan hazır giyim ve tekstil sektörünün rekabet gücüne önemli katkı sağlayacaktır. Pamuk fiyatlarında meydana gelen değişimler dünyada ve Türkiye’de pamuk ipliğinden başlayarak dokuma sanayi ve pamuklu giyim sanayini etkisi altına aldı. Yapılması gereken pamuk üretimini destekleyici uzun vadeli tarım politikası oluşturulmalıdır. Politikalar oluşturulurken de pamuklu birlikte pamuk ipliği, tekstil ve hazır giyim sektörü bir bütün olarak ele alınmalıdır.’’

miktarda arttığını anlattı. Pamuk fiyatlarında 2009 yılında üretimin beklenenin altında kalması ve stokun olmamasından dolayı ciddi artış olduğunu belirten Gülle, pamuk fiyatlarının artmasının sektör için tarihi bir fırsat olduğunu, ancak bu kadar yükselmesinin sorun oluşturduğunu kaydetti. Gülle, ‘’Artık güçlü bir konfeksiyon sektörü var. Kendi üretimimizi kaybetsek bile ithalat ile dengeleriz. Önümüzdeki dönem, 2011-2012 döneminde çok büyük rahatsızlık olmazsa, arz-talep dengesi bu şekilde sürdürülürse, pamuk fiyatı 2,5 dolar civarında olacaktır’’ dedi.

11 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

nın giyim alışkanlarının hızla değiştiğini biliyoruz. Bu dev nüfusun giyim alışkanlıklarının değişmesi pamuk fiyatlarını nasıl etkileyecek?’’ diye sordu.

2010 yılında 12 bin 682 kişiye düştüğünü belirterek, ‘’Ekonomik olarak üretici kazanmıyorsa başka ürün ekiyor ve pamuğu tercih etmiyor’’ dedi. GDO’lu pamuk üretiminden de kaynaklanan sorun olduğunu belirten Kocagöz, ABD’nin pamuklarını GDO’lu pamuk tohumundan ürettiğini, Türkiye’de ise GDO’lu pamuk tohumu kullanımının AB ülkelerindeki gibi yasak olduğunu söyledi. Türkiye’de pamuk fiyatlarının dünya piyasalarıyla paralel gelişme gösterdiğini ifade eden Kocagöz, ‘’Pamuk üzerimi 2000-2001 yıllarında 922 ton ile zirve, 2009-2010 yıllarında 380 bin ton ile dip yaptı. Bu yılı da 500 bin ton ile kapatacağız. Gelecek sezon ise en kötü ihtimalle 670 ve en iyi ihtimalle 750 bin ton üretim bekliyoruz’’ dedi. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Orta Anadolu A.Ş. Pamuk Satın Alma Müdürü Leon Piçon, Türkiye’de yeni sezonda ekim sahalarında yüzde 50 artış olduğunun söylendiğini belirterek, bunun istikrarlı olarak devamını sağlamanın önemine işaret etti.


PANORAMA

Brother Ailesi ödülü hak etti

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

14

EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Bölgesi’ndeki dağıtıcılar arasında, 2010-2011 döneminde gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda layık görüldüğü “Üstün Başarılı Satış ve Pazarlama Performansı” ödülünü, EMEA Bölgesi Genel Müdürü Andrew Hobson’dan alan Brother Türkiye Genel Dağıtıcısı Uğur Makina A.Ş. Türkiye Satış Departmanı Yöneticileri Ersin Anarat, Atilla Tikveşligil, Teknik Servis Müdürü Beşir Kapucu “ev tipi dikiş makinesi” pazarında yaptığımız ürün ve teknoloji yatırımlarımız neticesinde, hedeflediğimiz büyümeyi gerçekleştirdik. 2010 yılında dikiş makinesi pazarında yatırımlarımıza devam ettik, ürün gamımızı genişlettik. Amacımız tüketicilere en yaygın şekilde, en iyi ev tipi dikiş makinesi teknolojisini en uygun fiyat ve en iyi satış sonrası hizmet ile birlikte sunmak . Bu doğrultuda her yıl bir önceki yıldan daha iyisini başarmak için çalışıyor, hizmetlerimizi daha da büyütmek için emin adımlarla ilerliyoruz” dediler. 2010 yılında dikiş makinesi satışlarında ciddi bir sıçrama gerçekleştiren Dünya’nın lider dikiş makinesi markası Brother, bütün Türkiye’de dörtyüzü aşkın satış noktası ve yüzelliye yakın servis merkezi ile müşterilerine, kendilerine en yakın adresten hizmet alabilecekleri yapıyı kurma yolunda hızla ilerliyor. Brother olarak markamızın, dünya çapındaki kalitemizin güvencesini oluşturduğunu biliyoruz. Fakat bununla yetinmemiz mümkün değil. Daha da iyi ve kaliteli hizmetlerle sektörün parçalarını bütünleştirmeye çalışıyoruz.

Dikiş ve nakışla iş veya hobi olarak ilgilenen herkese daha verimli ve kaliteli ürünler sağlayıp teknolojik eksiklerin tamamlanması için her türlü desteği sağlıyoruz. Sloganımızdaki gibi, kullanıcılarımızın el emeği ve göz nurunu, yaptıkları işleri, sanata dönüştürmek bizim misyonumuzun önemli bir parçasıdır diyen Uğur Makine Ev Tipi Dikiş Makinaları Departmanı yöneticileri, genel eğitim destek sorumlumuz Esmeray Çörekçi ve merkez servis teknik sorumlumuz Sercan Çorakçı ile birlikte, tüm bölge distribütörleri, bayileri ve teknik servisleri ile tam bir takım ruhu içerisinde çalıştıklarını belirtip verilen Satış Ödülünü tüm brother ailesi adına aldıklarını, işbirlikleri ve başarılı çalışmaları için tüm Brother ailesini kutladıklarını belirttiler. Yüksek performans, kolay kullanım, şık tasarım ve işine değer katmayı arayan dikiş makinesi kullanıcılarına hizmet etmek amacıyla 1969 yılında kurulan Uğur Makina ve sunduğu markası Brother, son teknolojiye sahip dikiş ve nakış makinelerini güzel tasarımlarla bütünleştirip, geniş bir fiyat aralığında tüketicilere sunmaktadır. Uğur Makina, kurulduğu yıldan bu yana, her aşamada müşteri memnuniyeti sağlamak temel ilkesiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye çapında 5 Bölge dağıtıcısı, 400’ün üzerinde satış ve servis noktası ile Brother, Türkiye’nin dört bir köşesindeki dikiş ve nakış tutkunları için en uygun çözümleri sağlamaktadır.


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

16

Çevre dostu Coats üretimi ile ekolojik dikiş iplikleri Coats grup, global pazarda tam entegre tesislerinde gerçekleştirdiği özgün standartlarına bağlı üretimi, kalite ve müşteri odaklı faaliyetleri ile dikiş ipliği sektöründeki liderliğini korumakta. Faaliyetlerinin çevreyi etkilediğinin bilincinde olan Coats, ayak izlerinin çevre üzerindeki etkisini en aza indirgemek için önlemler almak üzere bir dizi yeni girişim başlattı. Bu yaklaşımlar doğrultusunda; -Enerji & su tüketimi, CO2 emisyonu ve ambalaj malzemesi kullanımını azaltmak,-Doğada çözünen ürünlerin kullanımını arttırmak, -Sürdürülebilir kaynakların kullanımını desteklemek, -İnsan sağlığına ve çevreye zararlı kimyasalların kullanımından doğan riskleri minimize etmek üzere kimyasal tüketimine sınırlamalar getirmek, -Sınırlı kaynakların kullanımını en aza indirmek, -Organik üretimi destekleyerek %100 organik pamuk dikiş ipliğini kullanıma sunmak, -Geri dönüşümlü hammaddeden üretilen dikiş ipliği geliştirmek, gibi projeleri başarıyla yönetmekte olan Coats, sosyal sorumluluğunun bilinci ile konfeksiyon üreticilerinin iyi bir iş ortağı olma hedefiyle hareket etmekte. Yakıt kaynağı bakımından petrole bağımlı olan tesislerinde, fosil yakıt ve mineral ihtiyacını azaltacak yeni yöntemler bulmak için yoğun bir çalışma


COATS ECOVERDE ORGANIC COTTON Organik pamuktan üretilen, parça boyama işlemleri ile renklendirilecek giysilerin üretiminde kullanılmak üzere %100 organik pamuk dikiş ipliği, Coats tarafından geliştirilmiş ve Türkiye’de etiket no: 30 ve 50 kalınlıklarında piyasaya sunulmuş. Coats EcoVerde organik pamuk dikiş ipliği en kaliteli Giza pamuğu elyafından üretilmekte, merserize edilerek hem parlaklık ve mukavemet kazandırıl-

makta hem de parça boyama işleminde yüksek boya alım performanslarına ulaşması sağlanmakta.

PANORAMA

COATS ECOVERDE RECYCLED POLYESTER Geri dönüştürülmüş polyester kumaşlardan üretilen giysilerin dikişlerinde kullanılmak üzere Coats geri dönüşümlü polyester dikiş ipliği geliştirilmiştir. PET şişe parçalarının tekrar işleme alınmasıyla elde edilen polyester hammaddesinin, petrolden elde edilen standart polyester cipsi yerine kullanılıp, düzelerden geçirildikten sonra tekstürize edilerek oluşturulan filament formdan dikiş ipliği elde edilir. İki tipte üretim söz konusu: -Zincir dikişlerde luper ipliği olarak kullanılmak üzere; tkt 160 (Tex 18) ve tkt 80 (Tex 35) kalınlıklarda tekstürize iplik. -Kilit dikişlerde daha yüksek dikiş performansları yakalayabilmek üzere; tkt 80 (Tex 35) kalınlıkta sonsuz elyaftan üretilmiş dikiş ipliği.

17 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

içerisinde olan Coats, tüm ünitelerindeki enerji tüketimini 2000 yılından bu yana 53% oranında düşürmüştür. Bu rakamın CO2 emisyonuna olan yansıması da 1.5 milyon tondur. Görüldüğü üzere çevreye olan katkısı göz ardı edilemeyecek kadar büyük ölçektedir. Coats yerel yasaların gerektirdiği standartlara kesinlikle uyuyor ve düzenlenmelerin yeterli olmadığı durumlarda standartları iyileştirmeyi benimsiyor. Mevcut durum itibari ile tüm tesislerinde belirlenmiş küresel atık su arıtma standartlarına uygun şekilde çalışmakta. Coats kendi üretimi için özel olarak standardize ettiği Kısıtlanmış Maddeler Listesi’ ne ‘KML’ uygun faaliyet gösteriyor ve Coats KML, tekstil ve benzeri sanayi kollarında takip edilen en kapsamlı uygulamalardan biridir. Haziran 2007’de AB kapsamında zorunlu kılınan REACH yasasının da en doğru ve sıkı uygulayıcılarından olan Coats, yasadaki gelişme ve değişiklikleri yakından takip ederek anında uygulamaya alıyor. Coats en üst derecelendirme kriterlerine sahip Oeko-tex 100-Sınıf 1 sertifikasyonuna sahip. Konfeksiyondan, otomotive, ayakkabı ve deri sektöründen, çay poşeti ipliğine kadar çok farklı alanlarda kullanım yeri bulan Coats dikiş ipliklerinin üretimi için pamuk, bambu, Çin keneviri (rami) ve keten gibi doğada kolaylıkla çözünebilen elyaflar üzerinde çalışmalar sürdürülmektedir. Coats sınırlı mineral kullanımını azaltmaya çalışır. Bu konudaki iyileştirme ipliklerin sarıldığı konik ve vaykonların yeniden kullanılabilir malzemelerden üretilmesini sağlamakla kalmayıp, yeniden kullanım için geri toplanan plastik pet şişelerden iplik üretimine kadar uzanır. Tüm bu çevre dostu faaliyetler elbet Coats markalaşması altında da hayat bulmuştur.


İnsan vücudunu tamir eden akıllı giysi ediyoruz. Bu konuda kendi markalarımızı oluşturmalıyız. Bu sektörü geliştirerek, kendi istediğimiz fiyata yurt dışına ihracat yapabiliriz” diye konuştu.

PANORAMA

ÇİN İLE ‘AKILLI’ REKABET Türk tekstilinin en büyük rakibinin Çin olduğunu hatırlatan Peker, klasik tekstil anlayışından kurtularak nano teknolojili akıllı giysiler üretilmesi gerektiğini söyledi. Akıllı giysi sektöründe Çin’in daha yeni olduğunu ifade eden Peker, Türk tekstil üreticilerinin bu konuda teşvik edilmesini istedi. Devlet desteği ve özel sektörün çabalarıyla akıllı giysilerin Türkiye’de de yaygınlaşabileceğini kaydeden Peker, “Bu sayede Çin ile rekabet ederiz. Türk tekstili nefes alır. Şu an tekstil sektörünün en büyük eksiği Ar-Ge teşviklerinde geri planda kalmasıdır. Ar-Ge’ye gereken önem verilirse, ihracatta önemli bir paya sahip tekstil sektörü de kendine gelir” diye konuştu.

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

18

Nano teknolojilerle donatılan ve insan vücudunu tedavi eden akıllı giysiler için Türkiye’de makine parkının müsait olduğunu belirten Kimya Mühendisi Ekrem Hayri Peker, akıllı giysilerin Türk tekstilinin çıkış yolu olacağını söyledi. 21. yüzyılda hayatımızı yönetir hale gelecek nano teknoloji sayesinde kıyafetler sadece insanı sıcak veya serin tutmakla kalmayacak, aynı zamanda tedavi edip, dış tehlikelere karşı ikaz edecek. Zararlı etkilerden koruyarak vücut fonksiyonları hakkında bilgi verecek olan akıllı kıyafetler, tedavi için de kullanılabilecek. Navigasyon gibi insanların bulunduğu yeri gösterecek olan akıllı kıyafetler için Türkiye’deki makina parkının müsait olduğunu belirten Kimya Mühendisi Ekrem Hayri Peker, akıllı kumaşların dünyada 2000 yılından sonra yayılmaya başladığını hatırlattı. Akıllı giysiler konusunda akademik araştırmalar yaparak projeler geliştiren Peker, bu kumaşların bazı kaplama ürünlerle asla karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Peker, “Nano teknolojiyle donatıldığı için insan sağılığına yararlı olan ürünler Türkiye’de maalesef fazla rağbet görmüyor. Akıllı giysi üretiminin yeterince olmaması sebebiyle ürünlerimizi klasik anlayışla ihraç

”YAŞLANAN AVRUPA’YA AKILLI GİYSİLER SATALIM” Avrupa nüfusunun yaşlandığını kaydeden Peker, Türkiye’de üretilen tekstil ürünlerinin yüzde 60’ının Avrupa’ya ihraç edildiğini hatırlattı. Akıllı giysi sektörünün sınırsız bir alan olduğunun altını çizen Peker, “Avrupa yaşlanıyor. Bu nüfusa konforlu ve tedavi edici ürünler satmalıyız. Bunları yaparsak, kar elde ederiz. Ucuz giysiler üreterek rekabet edemeyiz. Diğer rakibimiz olan ülkelerle de rekabet edemeyiz. Çıkış yolu akıllı kıyafetlerdir. Akılıl giysilerin alanı çok geniş. Yattığınız yatak sizin stresinizi alacak. Giydiğiniz elbiseler sizi her türlü dış etkiden koruyacak. Leke tutmayacak. Terlediğinizde kötü kokmayacaksınız. Türkiye’deki makine parkı da buna çok müsait. Nano teknolojii kullanmayan ülkeler ile bu sektörü geliştiren ülkeler arasında orta çağ ve yakın çağ arasındaki kadar fark olacak” şeklinde konuştu.


PANORAMA

Mango, CPI’da tedarikçi arayacak

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

20

Türkiye’nin tek moda fuarı olma hedefine kilitlenen Collection Premiere İstanbul (CPI), 22-24 Eylül 2011 tarihleri arasında CNR Expo İstanbul’da düzenlenecek. İspanyol mağaza zinciri Mango başta olmak üzere, Fransa, Almanya ve Avusturya gibi ülkelerin hazır giyim sektörünün ünlü markaları, CPI Fuarı’na alım heyetleri ile geliyor. CPI, 2023 yılında 60 milyar dolarlık hazır giyim ihracatı hedefleyen Türkiye’nin en büyük vitrini olacak. Ünlüleri giydiren ve 42 yıldır kadın giyiminin öncüsü olan Bessini firmasının yanı sıra Tatlıses Gömlekleri, Fransız Galeries Lafayette gibi ünlü firmalar da CPI’a katılıyor. CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık tarafından, İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) öncülüğünde düzenlenen Collection Premiere İstanbul (CPI), dünyanın en büyük hazır giyim ve moda fuarı olma hedefiyle yoluna devam ediyor. CNR Expo’da, 22-24 Eylül 2011 tarihleri arasında düzenlenecek fuar, dünyaca ünlü markalardan tasarımcılara, büyük alım heyetlerinden uluslararası üreticilere kadar sektörün tüm unsurlarını İstanbul’da buluşturacak. MANGO ALIM HEYETİ İstanbul otellerinde hiç boş yer kalmayacak bir fuar düzenleme hedefiyle yola çıkan sektör, şimdiden amacına ulaşacağını ispatlıyor. Ülkemizde de rağbet

gören, 100 ülkede bin 700 mağaza ile 2 milyar Euro ciroya ulaşan hazır giyimin devi İspanyol mağaza zinciri Mango, CPI Fuarı’na alım yapmak için gelecek. Türkiye’deki tedarikçilerinin sayısını artırmayı hedefleyen Mango’nun satın alma yetkilileri, fuarda Türk firmaları ile birebir görüşmeler yapacaklar. Moda ve hazır giyim endüstrisinin beklentilerine yanıt verecek olan CPI, ünlü markaların yanında dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğrayacak. Yurtdışı çalışmaları dünyaca ünlü IGEDO Company danışmanlığında yürütülen CPI’a başta Almanya olmak üzere Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İspanya, İran, İspanya, İsrail, Rusya, Singapur, Suudi Arabistan ve Yunanistan’ın da aralarında bulunduğu 30’u aşkın ülkeden birçok firma alım için geleceğini bildirdi. Fransa’dan Galeries Lafayette ve Who’s Next firmaları yanında, Q- BS Corporate Fashion (Almanya) Harryson Businesswaer GMBH (Avusturya), Mingechevir Shopping Center (Azerbaycan), Berrada freres-Vox (Fas), Luja Concepts Stores(Ürdün) ve Mufeed Stores(Yemen), gibi firmalar da fuara alım heyeti gönderecek. BESSİNİ VE TATLISES GÖMLEKLERİ DE CPI’DA Hazır giyim sektörünün 2023 yılı sonu için belirlediği 60 milyar dolarlık ihracat hedefine büyük katkı sağlayacak CPI, iç pazarı da canlandıracak. Katılımcı firma profili çok geniş olan CPI, sektörün önde gelen mağazaları ve mağaza zincirlerine, butik sahiplerine, tasarımcılara, yatırımcı ve girişimcilere büyük imkanlar sunarken, hazır giyim perakendecilerinin yurt dışında 20 bin mağaza açma hedefine de büyük katkı sağlayacak. Koleksiyonları Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, Rusya Federasyonu, Avrupa, Orta Doğu’da satılan ünlü giyim markası Bessini başta olmak üzere Aysquel, Exuma, Damla Triko, DLF Jeanplay-Enrico Beleno, Çelik Makas-Fomenti, Koza Tekstil, Ramons, Tutay Tekstil, Doramafi, Tatlıses Gömlekleri gibi firmalar fuarın katılım profilinin büyüklüğünün örnek firmaları oldu. SEKTÖRDEN DESTEK ARTARAK SÜRÜYOR Hazır giyim ve tasarımın çekim merkezi haline gelen CPI’a stanbul Tekstil ve Konfeksiyoncular Birliği’nin(İTKİB) öncülüğünde, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), Birleşik Markalar Derneği (BMD), Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD), Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD), Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD), Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu(TMHF), Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği(AMPD), Ankara Giyim Sanayicileri Derneği (AGSD), Ege Giyim Sanayicileri Derneği’nin de (EGSD) aralarında yer aldığı sektörün önde gelen kurumları destek veriyor.


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

22

Türkiye üretim kalitesiyle ön planda Perakende sektöründe sezonların neredeyse haftada bir değişmesi Türk tekstilcisinin net fiyatlarını Çin’le başabaş noktaya getirdi. Dünyanın en büyük entegre polimer ve elyaf üreticilerinden Invista’nın Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Hazır Giyim Satış Müdürü ve Orta Doğu-Afrika Bölge Müdürü Paolo Briatore, net maliyet açısından Türkiye”nin tekstilde global alıcılar için Çin’le eşit duruma geldiğini söyledi. Invista, dört ayrı sektörde faaliyet gösteriyor. Bunlardan en önemlisi ise tekstil. Dünya tekstilinin nabzını tutan şirket, global trendleri de yakından izleme imkanına sahip. “Yorumlarımızın tümü gözlemlere, müşterilerimizden aldığımız geri dönüşlere dayanıyor” diyen Briatore, bu perspektif içinde tekstil sektöründeki dönüşümü şöyle yorumladı. “Krizden sonra Asya’dan birçok siparişin Türkiye”ye döndüğünü görüyoruz. Bunun en önemli nedeni Türkiye’nin hizmet kalitesi ve esnekliği. Kalite çok önemli bu noktada. Türkiye üretim kalitesi ile öne çıkmaya başladı. Perakendedeki yeni trendler de Türkiye için önemli bir fırsat yarattı. Bugün artık eskisi gibi 4 sezon üretim ortadan kalkmış durumda. Zara’nın yarattığı trend tüm sektöre yayıldı. İyi kalitede hızla yeni-

lenen koleksiyonlar... Neredeyse haftalık sezonlar dönemi başladı. Her hafta koleksiyonlar değişiyor, bu durum tüm değerler zincirini dönüştürüyor. Daha küçük miktarlarda daha hızlı üretim gerekiyor. Çin’de de aynı trend yaşanıyor ve onlar da artık ithalat yapar hale gelmiş durumdalar.” Invista Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Satış Direktörü Nicolas Banyols da söz konusu trendin Türkiye için çok önemli bir fırsat yarattığının altını çizdi. Banyols, “Müşterinin hızlı değişim arayışı hızlı dağıtımı, daha az miktarda daha çabuk üretimi ön plana çıkardı. Maliyet açısından Türkiye için önemli bir fırsat söz konusu. Burada net maliyet hesapları yeniden yapılmaya başlandı” dedi. Peki bu yeni hesap Türkiye için ne anlam ifade ediyor? Paolo Briatore, tekstilde bir genelleme yapmanın çok zor olduğunun altını çizerek bu soruya şöyle yanıt verdi: “Çin’den ürünü almanın net maliyeti ile Türkiye’den almanın arasında ne fark var? Brüt maliyette yani fiyat bazında Çin hala Türkiye’den ucuz. Ancak yeni perakende trendleri ışığında finansal fırsatlar, gecikmeler, kredi, riskler, kalite, hız gibi faktörleri de içine kattığınızda net maliyet çok daha farklı bir şekilde ortaya çıkıyor. Burada net maliyet karşılaş-


TÜRK TEKSTİLCİSİNİN EN GÜÇLÜ VE EN ZAYIF YÖNLERİ Paolo Briatore, Türk tekstil sektörünü yakından tanıyor. Türk tekstilcisinin en zayıf ve en güçlü yönlerinin ne olduğu sorusuna şöyle yanıt veriyor: “Türk tekstilcisinin en güçlü olduğu nokta know how. Türk tekstilcisi en son teknolojiyi kullanıyor, teknolojisini sürekli yeniliyor. Yeniliğe çok açıklar ve denemeye hazırlar. En zayıf noktası ise kapasitesi varken bunun ödülünü, bir dünya markası yaratmaya anlayamadığım bir şekilde cesaret edememesi. Bir süre önce güzel bir analiz okudum: Türkiye’de kalite, üretim, know how yeterince var. Ancak bir adım daha atıp evet hazırız deme cesaretini gösteremiyor.” Paolo Briatore bir İtalyan. Türk tekstil sektörünü ülkesinin tekstilde yaşadığı gelişimin verdiği tecrübe ışığında analiz ediyor: “Türkiye yüksek kalitede moda yaratan İtalya ile büyük miktarlarda üretim yapan Asya arasında bir köprü. Ne biri, ne diğeri... Ama artık karar verme zamanı. Hangisi olacaksınız? Ortada çok beklerseniz yerinizi alacak bir ülke olacaktır. Türkiye’nin aynı çizgiyi izleyeceğini düşündüğüm için size İtalya”nın bu yolda yaşadığı macerayı özetlemek isterim. İtalyan tekstil üreticileri çok büyük miktarlarda üretim yapmak yerine kaliteli, moda üretimine yönelmeyi tercih etti. Bugün İtalya, Avrupa ve ABD’nin yanı sıra Hindistan’a da Çin’e de lüks marka ihracatı yapıyor. Burada şunu demek istiyorum: Türkiye bugün İtalya’nın 1960’larda o seçimi yaptığı noktada bence. Yani çok büyük miktarlarda ucuza üretim mi, kaliteli, moda ve marka mı?” ESNEYEN HER ŞEYE LYCRA DENMESİ MEMNUN ETMİYOR Tekstil sektöründe dünya genelinde en çok tanınan markalardan biri Lycra, Invista’nın ticari markası. “Biz Türkiye’de esneyen her şeye likra deriz” diyorum, Nicolas Banyols bu durumun kendilerini hiç de memnun etmediğini anlatıyor. “Bu bizim markamız için zararlı da olabilir. Türkiye’de çok yakında bir kampanyaya başlayarak, müşterilerimize ve tüketicilere Lycra’nın ne olduğunu anlatacağız. Lycra bizim teknolojimizle sadece bizim ürettiğimiz ürünümüzdür. Bir mayo alan veya jean alan bir tüketici, üründe Lycra kullanıldığını, bizim logomuzu gördüğünde anlar ve bu bir farklılaşmadır.” Invista’nın yaptırdığı tüketici araştırmaları göstermiş ki, dünyanın her bölgesinde kadınların yüzde 95”i giysilerinin kendilerini daha “şekilli” göstermesini istiyor. Bu paralelde üretilen şekil veren ürününün satış patlaması yaptığını söyleyen Banyols, kot kumaşlarda şekil koruyan yeni ürünlerinin ve spor giysilerde rahatlık ve esneklik sağlayan ürünlerinin de bu paralelde geliştirildiğini anlattı.

PANORAMA

PAMUKTA ZAMLAR SERMAYEYİ YEDİ Tekstil sektörü geçen yıl tırmanışa geçen pamuk fiyatlarının geleceğinin ne olacağına kilitlenmiş durumda. Ancak Invista’nın her iki bölge yöneticisi de pamuk fiyatları ile ilgili hiçbir öngörü açıklamıyor. “Çünkü bununla ilgili konuşmak bizim için borsa ile ilgili yorum yapmakla aynı. Elimizde bir kristal küre yok.” Peki ya pamuk fiyatlarının sektörde oluşturduğu etki? Bu soruya Paolo Briatore şöyle yanıt verdi: “Türkiye’nin pamuk üretiminin arttığını biliyoruz. Çünkü çiftçiler fiyatların arttığını gördüler ve mısır yerine pamuk ektiler. Önümüzdeki Ekim ayında Türkiye daha çok pamuk üretmiş olacak. Peki bu fiyatları nasıl etkiler? Çin”de ya da dünyanın herhangi bir bölgesinde doğal bir afet yaşanmayacağını nasıl bilebiliriz? Yani bu açıdan birebir olaylarla pamuk fiyatlarının kesin artıp düşeceğini söyleyemeyiz. Ancak fiyatlardaki artış tekstil sektöründe ciddi bir sermaye sıkıntısı yarattı. Önceden yatırım yapan tekstilci şimdi nakit parasının daha büyük kısmını pamuk almak için ayırmak durumunda. Şirketlerin nakit akışlarında sıkıntı yarattı bu durum. Aynı kalitede üretim yapmak isteyen bir tekstilcinin kasasında bugün iki kat para olmak zorunda.” Bu sadece Türkiye’de değil dünyada pek çok ülkede tekstil şirketlerinin yaşadığı bir sorun, sadece Türkiye”de değil dünyada da tekstil şirketleri zor bir süreçten geçiyor. Nicolas Banyols bu durumun en önemli nedeninin pamuk fiyatındaki artışın maliyet zincirine çok çabuk yansıtılmaması olduğunu vurguladı. “Maliyet artıyor ancak perakende fiyatlara hemen zam yapamıyorsunuz. Müşteri aynı ürüne birden bire daha fazla ödemek istemiyor çünkü, hele de yaşanan ekonomik sıkıntılardan sonra...” Türkiye’de tekstilcilerin bir diğer sıkıntısı ise büyük miktarda alım yapan dev markalara üretim yaparken, bir anda onlara bağımlı hale gelmek ve o şirketlerin üretimlerini kaydırması sonrası sıkıntı yaşamak. Banyols bu sorunun farklılık yaratarak aşılabileceğini belirtti: “Global büyük alıcılar siparişi çektiğinde Türkiye’nin tekstil sektöründe bir sıkıntı yaratıyorsa, bu o üreticilerin yeterince farklılaşmadığını gösterir. Üreticilerin tek bir müşteriye dayanmamaları gerekiyor. Çok büyük tek bir şirkete üretim yapmak hem çok büyük bir fırsat, hem de büyük bir risk. Üreticilerin farklılık yaratmalarına destek olmak bizim temel stratejimiz. Ürünlerimizi bu strateji üzerinden geliştiriyoruz. Şirketlere dur-

mayın hareket edin diyoruz. Bizim ürünlerimizi bir kaldıraç gibi kullanarak farklılaşarak kendilerine çok önemli fırsatlar yaratabilirler. Türk tekstil şirketleri arasında bunu yapıp global anlamda çok önemli yol alan başarı öyküleri söz konusu.

23 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

tırması yaptığınızda Çin ile Türkiye’deki fiyatların paralel hale geldiğini görüyorsunuz. Türkiye’den örneğin 100 parça alabilirsiniz, mal bitince yine sipariş etme ve 1 haftada alma şansınız var. Ancak Çin’den 200 parça sipariş etmelisiniz çünkü mal 1 ayda size geliyor ve o süreçte stoklarınız tükenebilir. Bu sizin maliyetinizi çok ciddi oranda artıran bir durum. Elbette bir genelleme yapmak mümkün değil ancak böyle bir değişim olduğunu gözlemliyoruz.”


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

26

Yeşim’de ülke temsilcileri buluşması Türkiye İhracatçılar Meclisi(TİM) ve Uludağ İhracatçılar Birliği’nin organizasyonu ile Dış Ticaret Müsteşarları ve Konsolos düzeyinde üst düzey bir grup Yeşim’i ziyaret etti. TİM ve Uludağ İhracatçılar Birlikleri’nin ortak organizasyonu ile Bursa ekonomisini tanıtmak amacıyla Bursa’nın seçkin üç firmasını kapsayan gezi programının son durağı Yeşim Tekstil oldu. Yeşim Tekstil ziyaretlerinde ilk olarak showroom’larda ağırlanan grup sonrasında Yeşimli yöneticilerin eşliğinde konferans salonunda tanıtım filmini izlediler ve firma ile ilgili genel bilgiler aldılar. Ardından hep birlikte üretim katına çıkarak buradaki üretim ve pazarlama sürecinin detaylarını öğrenen konuklar gördükleri sistem ve organizayon karşısında çok etkilendiklerini ifade ettiler. Gezinin son durağı ise Yeşim’in en cıvıltılı bölümü kreş oldu. Kreşi gezen grubu bekleyen süpriz

ise 4 yaş grubu öğrencilerinin misafirlere özel hazırladıkları mini show’du. Yeşimli minikleri hayranlıkla izleyen konuklar, gösteri sonunda bol bol alkışlayarak çocuklara sevgi gösterisinde bulundular. TİM ve UİB yetkilileri bu gezi programını, Türkiye’de yurtdışı ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan uluslararası standartlardaki firmaları göstermek ve bu vesileyle Türkiye ile diğer ülkeler arasında ihracat fırsatları yaratmak amacıyla düzendi. Sudan, İsviçre, Hollanda, Cezayir, Belçika, Moldova, Fransa, Sırbistan, Makedonya, Rusya, İran, Ukrayna, Pakistan ve Mısır gibi 14 ülkenin Istanbul’da yerleşik 22 yabancı misyon temsilcisinin yer aldığı grup, böylece resmi bir programla ilk kez Bursa’ya gelmiş oldu. TİM’in ve UİB’in birlikte organize ettiği programda konuklar Yeşim Tekstil’e gelmeden önce de Karsan ve Coşkunöz’ü ziyaret ettiler.


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

28

Biesseci’den akıllı kumaş üretimi 1984 yılında spor giysi üretmek için Özhan Canaydın tarafından kurulan Biesseci Tekstil, yıllardır fason kumaş üretip, yurt içi ve yurt dışı müşterilere pazarlanır. Kurulan konfeksiyon fabrikasına, örme ve boyahane ilave edilerek, entegre tesis haline dönüştürülür. Fabrikanın yönetimini Özhan Canaydın üstlenir. Biesseci Tekstil firmasının boyahanesi, Türkiye’nin ilk otomasyonuna sahip boyahanesi olarak kurulmuş. Fabrikanın makina parkı, boya makinaları, örme makinaları, dikiş makinaları, sarım makinaları, o yılların en ileri tekstil makinaları teknolojisine sahip, İtalya’dan getirtilir. Makina parkı ilerleyen yıllar içersinde yenilenir. Makina parkına; parça baskı, parça yıkama, nakış makinaları, ilave edilir. Boya makinaları yenilenir. Fizik ve kimya laboratuarları yurt dışındaki uluslararası kuruluşlardan akreditedir. 50 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu Biesseci Tekstil, örme, boyahane, konfeksiyon bölümleri 32 bin metrekare kapalı alana sahip. İşletmenin devreye alındığı 1991 yılından itibaren, hızla ihracatını arttırmaya yönelen Biesseci Tekstil, dünyanın en ünlü spor giyim markalarına, hazır giyim markalarına hizmet vermekte. Şu ana kadar hizmet verdiği markalar arasında Adidas, Nike, Puma, Quiksilver, Esprit, Edc, Next, Mavi Giyim, Reebok, Kappa, Trussardi, Lacoste, Diesel, Calvin Klein, Roxy, Esprit , Sting, Decathlon, Burberry, Celio, Tımberland, Pimkie gibi dünyanın önde firmaları bulunuyor. Müşteri talepleri doğrultusunda şardon, traş, carbon brush gibi özel makinalar, mevcut makine parkına ilave edilmiş.

Boyahanenin günlük kapasitesinin, çalışılan kumaş cinsine göre 25-30 ton civarında olduğunu, son teknolojilerle üretilmiş boya makinalarında, hemen her türlü kumaşın boyandığını belirten Biesseci Üretim Koordinatörü Oktay Pehlivanoğlu, “En kaliteli boya ve kimyasalları kullanıyoruz. Çevreye saygılı üretim yapıyoruz, ayrıca akredite labaratuarlarımızda her türlü testi yapıyoruz” diye bilgi verdi. INOVASYONA ÖNEM VERİYORUZ Bir yıldır akıllı kumaş üretimi için yoğun bir çalışma yaptıklarını belirten Pehlivanoğlu, İnovasyona büyük önem verdiklerini söyledi. Yaptıkları çalışmaları iç ve dış müşterilere sunduklarını ve yüklü sipariş alma aşamasına geldiklerini belirtti. Örme Bölümü işletme bünyesinde yer alan örme bölümünde, 40 adet örme makinası olduğunu, bunların 36 adedinin, yuvarlak örgü, 4 adedinin ise açık en lycralı süprem örgü makineleri olduğunu, ayrıca 18 adet yaka manşet ören makinenin de örme parkurunda yer aldığını; konfeksiyon ürünü olarak yılda 40-50 milyon dolarlık bir ihracatın olduğunu, geliştirecekleri yeni ürünlerle, kısa sürede ihracatlarını 70-80 milyon dolar seviyelerine, çıkarmayı amaçladıklarını belirtti. Konfeksiyon bölümünde deneyimli bir kadroya sahip olduklarını, dikilen modele göre aylık 750-800 bin adet üretim yaptıklarını, müşteri memnuniyetine, büyük önem verdiklerini, dikilen siparişlerin, istenilen termin tarihinde sevk ettiklerini, bu konuya büyük önem verdiklerini sözlerine ekledi. Oktay Bey Boya-


FARKLILAŞAN FİRMALAR AYAKTA KALIR Biesseci Üretim Koordinatörü Oktay Pehlivanoğlu yıllardır ülkemiz tekstil sektöründe seçkin bir yere sahip olan ve dünyanın en büyük spor giyim markaları için üretim yapan Biesseci firmasının geleceğe yönelik politikalarını şu sözlerle ifade etti. “Globalleşen dünyada tekstil sektöründe çok sert bir rekabet var. Bu rekabetçi ortamda farklılaşan firmalar ayakta kalabilir. Biz Biesseci olarak örme sektöründe kaliteyi temsil eden bir markayız. Dünyanın en ünlü markaları her sezonda bizimle yeni siparişleri için görüşüyorlar. Onlara istedikleri modelleri, ürünleri sunuyoruz. Ayrıca klasik ürünler dışında nano teknolojik kimyasallarla yeni ürünler üretmekteyiz. En büyük ihraç pazarımız Avrupa. Avrupa’da nüfus hızla

PANORAMA

yaşlanıyor. Türkiye’de de bildiğiniz gibi nüfus artış hızı yavaşladı. Avrupa’ya konforlu ve tedavi edici ürünler sunmalıyız. Çin, Hindistan ve benzeri rakiplerimizle ürünlerimizi farklılaştırarak rekabet edebiliriz. Biz mevcut makine parkımızla “Akıllı Kumaşlar” yapıyoruz. Yazın sizi terletmeyen; toz ve polenden koruyan; sinek-böcek-kene gibi haşaratı uzak tutan; kir-su-leke tutmayan; vücut bakımı yapan; aromatik kokulu; stres alıcı; zayıflatıcı; kötü kokuları absorbe eden, yıllar geçse de beyazlığını kaybetmeyen giysiler üretmeye başladık. Numune çalışmalarımız testlerden geçti. Yaptığımız çalışmaları dış müşterilerimize ve büyük ihracatçılara sunmaya başladık. Gelen siparişlerin artması sonucu aksesuar makineleri diyeceğimiz kalite arttırıcı makine ve ekipman dışında kapasiteyi arttıracak yatırımlarda da bulunmayı düşünüyoruz. Ülkemiz pamuk üreticisi ve bu coğrafyada olduğu sürece dünya tekstil sektörünün dev üreticilerinden biri olmaya devam edecektir. Sadece ucuz üretimi sürdürmekte ısrar edenler bu sektörden tasfiye olacaklardır.”

29 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

hane ve Konfeksiyon bölümünde, iş güvenliği ile ilgili her türlü tedbirin alındığını söyleyerek, müşterilerin uluslararası denetim firmalarının yaptığı, denetimler sonucu, kendilerine teşekkür ettiklerini belirtmiştir.


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

30

Coats’tan denim için yeni dikiş ipliği epic rugged Coats dikiş iplikleri, denim ürünlerle doğuştan gelen dostluklarını sürdürüyor. Günümüz modasında bitmiş ürüne uygulanan bitim işlemleri, her gün çeşitleri artarak sürekliliğini koruyor. Bu durum, konfeksiyonda kullanılan yardımcı malzemelerin de bitim işlemlerine dayanıklı olmasını gerekli kılıyor. Denim ürünlere uygulanan ağartmalı bitim işlemlerinde dikiş ipliği renk kaybı, son dönemde üreticilerin en çok zorluk yaşadıkları konular arasında. Coats bu soruna

çözüm getirmek için geliştirdiği yüksek haslıklı boyarmaddelerle boyanmış ilikli polyester dikiş ipliğini, epic rugged markası ile piyasaya sürüyor. Özellikle kuvvetli kalsiyum hipokloritli ağartmalarda karşılaşılan renk solmaları, epic rugged ile en aza indirgeniyor. Epic rugged, taş yıkamalarda aşınma mukavemeti ve ağır kumaşlarda yüksek dikiş performansı gösterecek özelliklerde, tkt:018, tkt: 025, tkt:030 ve tkt:050 kalınlıklarda üretiliyor.


PANORAMA

Tebliğ, tekstil ithalatını ihtiyacın 3 misli artırdı

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

32 Kumaş ve konfeksiyon ithalatına getirilen ek vergilerin temmuz ayından itibaren uygulamaya başlayacak olması iç piyasayı karıştırdı. Vergiler başlamadan yüklü ithalatlar başladı. Vergilerden etkilenmek istemeyen firmaların ithalatlarını artırması yerli üretimi sıkıntıya soktu. Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Tarık Bozbey, sektöre ilişkin değerlendirmeler yaptı. Sektörün geçmiş 6-7 yılı çok sıkıntılı geçirmesine karşın son 2 yılda oldukça iyi rakamlara ulaştığını anlatan Tarık Bozbey buna karşın, son 2 ayda yine sıkıntıların başladığını söyledi. Bu dönemde dünyada pamuk fiyatlarının çok düştüğünü, vergilerin gelecek olması nedeniyle ithalat dengelerinin bozulduğunu kaydeden Bozbey, sıkıntıların bir süre daha devam etmesini, ağustostan sonra düzelme beklediklerini bildirdi. YYENİ ÜRÜN ALINAMIYOR Pamuğun kilosunun bu dönemde 5.30 dolardan 3.30 dolara düşmesi nedeniyle piyasalarda bir tedirginlik oluştuğunu vurgulayan Tarık Bozbey, özellikle yüksek fiyatlardan aldıkları pamuklarla ellerinde stoklarla yakalanan firmaların sıkıntıda olduğunu, yeni ürün alamadığı gibi, elindeki ürünü de çıkaramadığını ifade etti. Türkiye’ye, son dönemlerde yine zehirli olduğu iddia edilen boyalarla boyanan malların geldiğini kaydeden Bozbey şunları söyledi: “Biz o mallara vergi konulmasını talep ettik ve kabul edildi. Çünkü biz yurtdışına satış gerçekleştirdiğimizde yüzde 60 vergi öderken sa-

tın aldığımız ürünlere yüzde 9 vergi ödüyoruz. Bu bir haksızlıktır. Vergi uygulaması nisan ayında başlayacaktı ancak yolda olan malların etkilenmemesi için 3 aylık erteleme istedik. Buna göre uygulama temmuz ayında başlayacak ama ne yazık ki fırsatı ganimet bilen bazı insanlar ihtiyacının 3 mislini mal ithal etti. Bu da piyasada üretimi, ticareti cılızlaştırdı.” Sezon dönüşü olması nedeniyle de mevcut dönemde siparişlerde azalma yaşandığını kaydeden Tarık Bozbey, özellikle ağustos ayında yaşanan tüm bu fırtınaların dineceğine ve eylül ayından itibaren tekstil konfeksiyon sektörünün yeniden iyi konumuna ulaşacağına inandığını söyledi. TALEP DARALMASI YAŞANIYOR Yurtdışı pazarlarda da bir talep azalması yaşandığını kaydeden Bozbey, şu bilgileri verdi: “Japonya’da deprem oldu, Çin alımlarını azalttı. Ekonomik krizin etkilerini henüz üzerinden tam olarak atamayan Yunanistan, Portekiz, İrlanda gibi ülkeler başta olmak üzere Avrupa frene bastı. Son 2 yıldır hızlı hamle yaptığımız komşu ve çevre ülkeler, Suriye, Libya, Mısır, Cezayir ve Tunus’ta yaşanan karışıklıklar nedeniyle taleplerde ciddi ölçülerde daralmalar yaşandı. Bu ülkelerle ticaretimiz son aylarda yeni yeni artmaya başladı. Önümüzdeki 2 ayın da bu durgunlukla devam edeceğini ancak ağustostan itibaren sektörümüzün yeniden şahlanacağını tahmin ediyorum.” Bozbey, kısa süreli durgunluğun ardından yılsonunu yine büyüme ile tamamlayacaklarını tahmin ettiklerini sözlerine ekledi.


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

34

JUKI LK 1900 ASS tüm standartların ötesinde JUKI’ nin üstün teknoloji ile geliştirdiği LK 1900 ASS Direct Drive Elektronik Programlı Punteriz Makinası maksimum enerji tasarrufu ile yüksek verimlilik sağlaması, direct drive ve yağsız çalışma (yağsız kafa) teknolojisi ile yağ lekelerine son vermesiyle seg-

mentinde dikkat çeken dinamik bir makine. Astaş güvencesi altında hazır giyim sektörünün hizmetine sunulmuş LK 1900 ASS Direct Drive Elektronik Programlı Punteriz Makinası ile mükemmel dikiş kalitesi elde etmek çok kolay. Standart punteriz, D – X


PANORAMA

– Y – L punteriz ve sonsuz sayıda dikiş formu oluşturabilme özelliğine sahip olan LK 1900 ASS Punteriz Makinası ile farklı kumaşlarda değişik punteriz dikişleri yapmak mümkündür. Bunun yanı sıra velcro / cırt bant ve zarf dikiş yapabilen bu otomat maksimum dikiş hızı ve enerji tasarrufu ile benzerlerinden ayrılmaktadır. Otomatik tansiyon kontrol sistemine sahip olan bu otomat, otomatik iplik kesmeli, iplik tokatlamalı ve alt iplik tutucu sistemi sayesinde pürüzsüz ve kusursuz punteriz dikişleri yapmaktadır. Bu otomatın sahip olduğu diğer bir üstün özellik ise; Direct Drive servo motor teknolojisi ile daha sessiz ve sarsıntısız üretim yapabilmesidir. LK 1900 ASS Punteriz Makinası’ n da bulunan kullanımı kolay, çok fonksiyonlu program paneli sayesinde gereken her işleme kolayca ulaşılabilir. İşlevler panel yüzeyine hatırlaması kolay simetrik bir düzenle konumlandırılmıştır. Panelde algılaması kolay şekiller kullanılarak kullanım basite indirgenmiştir. LK 1900 ASS Punteriz Makinası, üzerinde bulunan panel sayesinde farklı punteriz yapabilme özelliğine sahiptir. Vuruş sayısını ayarlayabilme özelliğine sahip olan bu panel üzerinden, arka arkaya farklı punteriz dikebilme (cycle program) ve X – Y büyültme – küçültme işlemleri yapılabilmektedir. Tüm bu özellikler, bu otomatın sahip olduğu yüksek teknolojiyi vurgulamaktadır.

35


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

36

Sanibey barajı ve HES’in resmi açılışı yapıldı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sanko Holding tarafından Adana’nın İmamoğlu İlçesi’nde Seyhan Nehri üzerinde inşa edilen Sanibey Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin (HES) resmi açılışını yaptı. Başbakan Erdoğan, “Sanko ve Abdulkadir Konukoğlu, hiç lafa gerek bırakmadan bu eseri ortaya çıkardı dedi.

Sanibey Barajı ve HES’in, gurur veren örnek bir yatırım olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Yüzde 100 Türk mühendis ve işçisinin emeği ile ortaya çıkarılan bu eser, ortaya çıkaranlara teşekkür ediyorum” diye konuştu. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’ndan tören sırasında, Sanko’nun jeotermal enerji yatırımına da yöneldiğini öğrendiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Artık Su Akar Türk Bakar yok. Su Akar, Türk Yapar var. Milletimizin azimle ve şevkle neler yapabildiğini burada görüyoruz. Bu azim ve şevkle, milletimizim ulaşamayacağı hedef yoktur. Sanko Holding yaptığı işlerle kendisini göstermiştir. Daha önce İstanbul’da rüzgar enerjisi santralini, benim memleketim Rize’de hidroelektrik santralinin açılışlarını da ben yapmıştım. Sanko Holding’i ve Abdulkadir Bey’i tebrik ediyorum.” Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu da konuşmasında, dünya rekoru kırarak bu güçteki bir barajı 3,5 yılda tamamlamanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Hükümetin çıkardığı kanunlarla özel sektörün önünü açtığını ve kendilerinin de 4 yılda 4 santrali tamamladıklarını vurgulayan Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “320 MW gücündeki bu proje sayesinde İmamoğlu Ovası’nda 750 bin dönüm alan sulanacak. Yılda 50 bin kişiye iş olanağı sağlanacaktır. Rüzgar enerjisi santrali kurarak dağlardaki rüzgarın esintisini


ÇUKUROVA’NIN GAP’I Yarım asırlık özlemi sona erdiren proje kapsamında İmamoğlu Ovası’nda 750 bin dönüm alan sulanabilecek. Bu anlamda bölgede ikinci bir Çukurova oluşacak. Ya da Çukurova’nın GAP’ı. Rezervuar hacmi 643 milyon metreküp, rezervuar alanı 14.3 kilometrekare olan Sanibey Barajı ve HES sayesinde, yılda 620 bin ton karbondioksit atmosfere salınmadan enerji üretilecek. Bu tesisten elde edilecek yıllık enerji üretimi, fosil yakıtlardan sağlanmış olsaydı, atmosfere salınacak karbondioksitin yok edilebilmesi için bir milyon 900 bin ağaca gereksinim duyulacağı hesaplanıyor.

PANORAMA

rik enerjisi üretecek. Diğer bir ifade ile 600 bin evin yıllık elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayacak. Proje bedeli 500 milyon dolar olan Sanibey Barajı ve HES’in gerçekleşme aşamasında ortalama 1500 kişi istihdam edildi. Planlama ve proje başta olmak üzere tüm işlemleri “Yüzde 100 Türk Mühendis ve Firmalarınca” gerçekleştirildi. Çukurova’da yapımı yaklaşık yarım asırdır beklenen, 50 bin kişiye istihdam kapısı açacak, elektrik üretimi ve sulama amaçlı Sanibey Barajı ve HES, bu anlamda Türkiye’nin gururu.

37 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

enerjiye çevirmiştik. Şimdi de nehirlerdeki suyu enerjiye çevirerek, ülkemize katma değer oluşturuyoruz.” Konukoğlu, tesislerin gerçekleştirilmesine katkılarından dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve EPDK Başkanı Hasan Köktaş ile emeği geçen tüm bürokratlara ve gece günden demeden, 3 vardiya halinde çalışarak 3,5 yılda projeyi tamamlayan taşeronlara, mühendislere ve tüm çalışanlara teşekkür etti. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Konukoğlu, konuşmaların ardından günün anısına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a armağan sundu. Adana’nın İmamoğlu İlçesi’nde baraj alanında düzenlenen törene, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, EPDK Başkanı Hasan Köktaş, Adana Valisi İlhan Atış, Adana Milletvekilleri, Gaziantep’ten gelens anayici ve işadamları katıldı. Temeli 2007 Temmuz ayında atılan Sanibey Barajı ve HES, kurulu güç ve baraj gövde hacmi bakımından “dünya rekoru” denilebilecek sürede, 1250 günde tamamlanarak üretime geçildi. Kurulu gücü 320 MW olan Sanibey Barajı ve HES, yılda, yaklaşık bir milyar kilovatsaat elekt-


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

40

Büyüyen Anadolu’ya kredi kolaylıkları Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin eş finansmanı ile başlatılan, Türkiye’nin Doğu’sundaki 43 ilde mikro işletme ve KOBİ’lerin krediye erişimini kolaylaştıran “Büyüyen Anadolu’ya Kredi Kolaylıkları (BAKK)” Programı ilk tanıtım toplantısı dün (22 Haziran 2011) Gaziantep Ticaret Odası’nda (GTO) gerçekleşti. GTO oditoryum salonunda yapılan toplantıya GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan, Avrupa Yatırım Bankası İstanbul temsilcisi Alain Terraillon, Avrupa Yatırım Fonu BAKK Programı Proje Yöneticisi Özlem Çotuk ile çok sayıda KOBİ temsilcisi katıldı. Tanıtım toplantısında BAKK Program ortakları Kredi Garanti Fonu ile beş aracı banka olan Akbank, Denizbank, Halkbank, Vakıfbank ve Yapı Kredi yetkilileri de hazır bulundular. Toplantının açılışında konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan, KOBİ’lerin en büyük sorunlarından biri olan KOBİ’lerin finansman kaynaklarına erişimde yaşadığı sıkıntılara işaret ederek, ‘’Ekonomik olarak Türkiye sıçrama yapacaksa, bunun yolu KOBİ’lerin finans kaynaklarına en kolay, en ucuz ve en rahat şekilde ulaşmasını temin etmekten geçer’’ açıklamasında bulundu. Aslan, Türkiye’de bulunan yaklaşık 3,3 milyon KOBİ’nin; istihdamın, üretimin, yatırımların ve ihracatın belkemiği durumunda bulunduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti: “Finansmana ulaşmanın önündeki engellerin kaldırılması ve finansman araçlarının çeşitlendirilmesi Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde bulunan Türkiye’deki KOBİ’lerin rekabet edebilirlik seviyelerinin artmasına, istihdam sağlanmasına, katma-değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesine ve KOBİ’lerin sağlıklı bir şekilde büyüyerek varlıklarını sürdürmelerini sağlayacaktır.”

“YÜZLERCE BAŞVURU BEKLİYORUZ” Avrupa Yatırım Bankası İstanbul Temsilcisi Alain Terraillon, BAKK programında Avrupa Yatırım Bankası Grubu’nun rolünü, beş aracı bankaya 250 milyon Avro tutarında uzun vadeli finansman ihtiyacı sağlamak ve onların KOBİ kredilerinde büyümeleri ile bu alanda açacakları yeni kredilere olanak sağlamak olarak bildirdi. Terraillon, programı özel kılan unsurun; ilk kez Avrupa Yatırım Fonu’nun bankalara KOBİ kredileri için sağladığı garanti sayesinde, bankalara KOBİ kredi riski alma yönünde kolaylık getirmek olduğunu ekledi. Programın uygulamaya başlanmasından itibaren faydalanan çok sayıda KOBİ olduğunu ifade eden Terraillon, önümüzdeki dönemde de yüzlerce başvuru talebinin karşılanacağını umut ettiklerini belirtti. Programa ilişkin tanıtıcı bir sunum gerçekleştiren Avrupa Yatırım Fonu BAKK Programı Proje Yöneticisi Özlem Çotuk, programın yatırımlar için daha uzun vadeli ve daha uygun faizli kredi imkanı ile kredibilitesi sağlam ancak teminat yaratma güçlüğü çeken KOBİ’ler için ek borçlanma kapasitesi imkanı sunduğunu bildirdi. Mikro işletmelere 25 bin Avro’ya kadar ve 6 ay-3 yıl vadeli kredi verileceğini belirten Çotuk, KOBİ kredi garantilerinin de 500 bin Avro’ya kadar ve 1-5 yıl vadeli olacağını kaydetti. Çotuk, program kapsamında işletmelerden, finansman ihtiyacını doğru ve gerçekçi yansıtan proje ve iş planları, tam, şeffaf ve standartlara uygun mali tablolar ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum beklediklerini açıkladı.


PANORAMA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

42

ANTEP: GİRİŞİMCİ KENT BAKK Programı’nın Gaziantep’e sağlayacağı katkıyı ele alan Gazeteci-yazar Zeynep Göğüş, kentin tarih boyunca girişimci bir kent olduğunu ve bu program vasıtasıyla KOBİ’lerin marka oluşturma, pazarlama ve kurumsallaşma alanlarında kendilerini geliştirme fırsatı bulacaklarını kaydetti. Toplantının ardından katılımcılar banka temsilcileriyle bir araya gelerek, BAKK programının kullanımına ilişkin detaylı bilgi aldılar.

BAKK NEDİR? BAKK, Avrupa Yatırım Bankası Grubu tarafından Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Avrupa Birliği Komisyonu ve Türkiye Delegasyonu ve Merkezi Finans ve İhale Birimi ile yakın işbirliği içinde geliştirilen bir programdır. Program Mayıs 2010 tarihinde Merkezi Finans ve İhale Birimi ile Avrupa Yatırım Fonu arasında imzalanan anlaşmaı ile uygulamaya konmuştur. BAKK’ın hedef bölgesi 43 ili kapsamakta.

Atalar Giyim, TurkNet işbirliği Atalar Giyim, Türkiye’nin en büyük bağımsız İnternet Servis Sağlayıcısı TurkNet’in sunduğu ses ve veri hizmetlerinden yararlanarak büyüyor. Kendi bağımsız altyapısına sahip TurkNet’in sunduğu kesintisiz, güvenli ve hızlı veri iletişim hizmetini tercih eden Atalar Giyim, yurt çapındaki 23 mağazasını özel sanal ağ işletim (MPLS VPN) hizmeti ile İstanbul’daki merkeze bağladı. Türkiye genelinde kurumlara sunduğu ses ve veri iletişim hizmetlerini yeni yatırımlarla daha da yaygınlaştıran TurkNet, kurulduğu günden bu yana Türk modasına özgün değerler katmış 100 yıllık marka Atalar Giyim ile işbirliğine gitti. Proje kapsamında Atalar Giyim Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış olan 23 mağazasını TurkNet’in sunduğu G.SHDSL VPN hizmeti ile merkeze bağladı. TurkNet’in güçlü ve yedekli IP omurgası sayesinde Atalar Giyim bünyesindeki bu mağazalar arasında kesintisiz, güvenli ve yüksek performanslı bir veri iletişimi sağlanmış oldu. 2007 yılından bugüne İstanbul’un tüm iş merkezlerine ve Edirne – Bulgaristan sınırına fiber optik kablo altyapısı döşeyerek fiber yatırımlarını artıran TurkNet, proje kapsamında Atalar Giyim’in İstanbul Kabataş’taki merkezine de fiber optik kablo altyapısı sağ-

ladı. TurkNet’in kurumları mevcut telefon hattı üzerinden yapacakları şehiriçi, şehirlerarası, GSM ve uluslararası aramalarında ucuza konuşturan A Tipi Telefon Hizmetinden de yararlanan Atalar Giyim, TurkNet’in yüksek ses kalitesi ve yedekli altyapısı sayesinde kesintisiz olarak sunduğu iletişimin ve 7 gün 24 saat boyunca takip edebildiği konuşma detaylarının mali avantajlarından faydalanıyor. Atalar Giyim, TurkNet altyapısına kavuştuğundan beri maliyetlerinde %15 oranında tasarruf sağlarken, veri hızlarında da 2 kat artışa sahip oldu. TurkNet’in 7 gün 24 saat destek kalitesinden faydalanan Atalar giyim iş süreçlerini kesintisiz bir altyapıya taşımanın avantajlarından yararlanmaya devam ediyor. TurkNet Müşteri İlişkileri Müdürü Zeliha Öztoprak Önder, proje ile ilgili düşüncelerini şöyle ifade ediyor: “TurkNet olarak MPLS VPN esaslı veri iletim hizmeti sayesinde kendi bağımsız omurgamıza Atalar Giyim’i de dahil ettik. Tekstilin ünlü markasının mağazaları arasındaki tüm veri trafiğini güvenli, hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Böyle büyük, köklü ve kapsamlı bir markaya bugüne kadarki yatırımlarımızın ürünü olan kaliteli hizmetlerimizi sunma fırsatını bulduğumuz için çok mutluyuz.”


MODA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

44

İTÜ-FIT Fashion Show 2011 defilesi göz kamaştırdı İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi ve State University of New York Fashion Institute of Technology (FIT) ortak programı olan İTÜ-FIT Moda Tasarımı Programı 4. yıl mezunlarının hazırladığı tasarımlardan oluşan İTÜ FASHION SHOW 2011, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Ünlü modeller tarafından sergilenen tasarımlar, katılımcılardan tam not aldı.

Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Tasarım Yarışması niteliğinde gerçekleştirilen Defilenin açılış konuşmasını İTÜ-FIT Moda Tasarımı Program Koordinatörü, Prof. Dr. Cevza Candan yaptı. İTÜ Rektörlüğü adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Fevzi Ünal ve Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi adına Dekan Prof. Dr. Emel Önder yaptıkları konuşmada, Moda Tasarımı Programı öğrencileri ve mezunlarının başarılarını


MODA

luğunu İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği (İTKİB) üstlendi. Diğer sponsorlar arasında ülkemizin önemli markalarından ve firmalarından Desa, Kom, Bossa, Mavi Jeans, LC Waikiki, Seven Hill, Taypa, Erba Mümessillik, Seleksiyon Tekstil, Perseus ve Özkan Shoes yanında; düzenlediği moda günleri ile adından sıkça söz ettiren Metro City Avm de yer aldı. Dünyanın en iyi moda okulları arasında ilk sıralarda yer alan New York Devlet Üniversitesi Fashion Institute of Technology’nin 4 senelik lisans programı için ortak diploma verdiği tek program olan İTÜ-FIT Moda Tasarımı Programı’ndan mezun olan öğrenciler her iki üniversiteden de en iyi eğitimi alarak diplomalarını aldı. Tekstil ve konfeksiyon sanayimizin, küreselleşen dünyada rekabet edebilir konumunu sürdürebilmesi için özgün tasarım, kalite, verimlilik, pazarlama ve dağıtım yeteneklerini daha da geliştirerek moda-marka ürünler grubuna yönelmesi bir gereklilik ve bu bağlamda moda ve marka oluşturma becerisine sahip tasarımcıların yetiştirilmesi de bir zorunluk halini almıştır. Bu gerekçeyle açılan İTÜ-FIT Fashion Design (Moda Tasarımı) Programı; İstanbul Teknik Üniversitesi ve New York Devlet Üniversitesi’ne bağlı “Fashion Institute of Technology” (FIT) gibi iki köklü kurum arasında 2004 yılında yapılan işbirliği sonucunda hayat bulmuştur. Dünyanın en iyi moda okulları arasında ilk sıralarda yer alan FIT, özellikle moda alanında eğitim veren pek çok eğitim kurumuna akademik destek vermektedir; ancak iş birliği içinde bulunduğu dünyadaki tüm üniversite ve enstitüler arasında 4 senelik lisans programı için ortak diploma verdiği tek program İTÜ-FIT Moda Tasarımı Programı’dır.

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

46

ve moda tasarımının Türk tekstil sektörü için önemini vurguladı. Açılış konuşmalarının ardından Dekan tarafından sponsor temsilcilerine teşekkür plaketleri takdim edildi. Öğrencilerin yıl içindeki çalışmalarının bir özeti niteliğinde olan ve artık gelenekselleşen İTÜ FASHION SHOW, Banu Noyan Event Office organizasyonu ve İTÜ Rektörlüğü’nün katkılarıyla bu yıl dördüncü kez düzenlenmiş oldu. Genç tasarımcılar, model çizimleri başta olmak üzere baştan sona kadar tüm tasarımları kendileri hazırladı. İlk sınavlarını veren genç tasarımcılar, defilenin ardından mankenlerle birlikte podyuma çıkarak davetlileri selamladı. Sunuculuğunu Eyşan Özhim’in yaptığı gecede Ayşe Özyılmazel de sahne aldı. Tasarım yarışmasının seçici jürisinde; sponsor firmaların temsilcilerinin yanında, Vogue Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Seda Domaniç ile birlikte Atıl Kutoğlu, Barbaros Yüksel, Ece Sukan, Zeynel Abidin, Orhan Bademli gibi moda ve sanat dünyasının ünlü isimleri de yer aldı. Jürinin puanlaması sonucu Moda Tasarımı Programı üçüncü sınıf öğrencisi Ezgi Çılgın’ın “Kentsel Gezme” temalı tasarımları birinciliğe layık görüldü. Birinci sınıf öğrencisi Hazal Aydoğdu “Çoban Yıldızı” isimli tasarımı ile ikinci olurken son sınıf öğrencisi Ayça Güngör “Fusion” isimli çalışması ile üçüncülüğü elde etti. İTÜ FASHION SHOW 2011 etkinliğinin ana sponsor-


MODA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

48

Cemal Şenoğlu;

“Ürünlerimizdeki tasarım detaylarda gizli” 2002 yılında Giovane Gentile markası olarak sektöre gerek tasarım gerekse de konsept olarak değişik bir hava katan firma, bugün Avrupa ve Rusya pazarında yapmış olduğu kaliteli ürünleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Tasarım odaklı olarak çalışmalarını sürdüren Giovane Gentile’nin başarılı yöneticisi Cemal Şenoğlu ile firmanın bugünü, geleceği hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik; Ercem Tekstil’in bugünlere geliş hikâyesinden bahseder misiniz? 2001 yılında Ata Tekstil’in zora girmesi sebebi ile Giovane Gentile markasını isim hakkını satın alarak Ercem Tekstil ile faaliyetlerimize başladık. O günden bugünlere yolumuza emin adımlarla devam etmeye çalışıyoruz. Öncelikle firmamız Avrupa pazarına giriş yaparak işe başladı, sonrasında ABD, İngiltere, İsviçre, Türki Cumhuriyetler ve son dört yıldır ise Rusya pazarına hızlı bir şekilde giriş yaptık. Şu anda Rusya’nın önde gelen alış veriş merkezlerinde yirmi civarında Giovane Gentile satış mağazamız

hizmet veriyor. Dolayısıyla üretimlerimizin yüzde ellilik kısmını Rusya pazarı üzerinden sürdürüyoruz. Rusya pazarına giriş yapmanızdaki sebepler nelerdir? İhracat politikanızdan bahseder misiniz? Öncelikle Avrupa pazarından yeterli miktarda kazanç sağlayamaz olmuştuk. Baktık para kazanamıyoruz bizde Rusya pazarına ağırlık vermeye başladık. Ancak Avrupa pazarı o yıllarda Türkiye’ye fasoncu gözüyle bakıyordu. Günümüzde ise firmalarımızın kalite bakımından üst seviyelere çıkması sebebiyle fason-


Üretim faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Üretimlerimizde ağırlık olarak tasarım ve kumaş bize ait olmak üzere fason olarak konusunda kendini kanıtlamış üreticiler ile çalışıyoruz. Ancak ayakkabı ve kemer gibi bitmiş ürünlerin tasarımını biz verip bitmiş olarak alıyoruz. Fason çalışmamızın nedeni ise tekstil bölümümüzde bu geniş koleksiyonu çıkarmamız için elli tane fabrikamız olması gerekiyor. Dolayısıyla dışarıya fason yaptırmak bizim için çok daha fazla avantajlı geliyor. Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Ar-Ge bölümümüz konusunda tecrübeli kişilerden oluşuyor. Dünyada gelişen teknolojiyi çok yakından takip ederek yeni konseptlerimizi ortaya çıkarıyoruz. Bunun en önemli göstergesi 2013 Kış koleksiyonunun

MODA

İhracat haricinde yurt içi piyasa faaliyetleriniz konusunda söylemek istedikleriniz nelerdir? Ercem Tekstil olarak yurt içi pazarda da kendimize yer edinmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim yurt içi piyasasındaki en büyük sorunumuz markamızın kalitesinin henüz insanlar tarafından tam olarak bilinmemesinden kaynaklanıyor. Bu sorunu da zamanla konsept mağazalar açarak önüne geçmeyi planlıyoruz. Yurt içi olarak Ankara’da Kent Park alışveriş merkezinde açtığımız konsept mağazamızın satışlarından oldukça memnun durumdayız. Bunun dışında Anadolu’da Ordu, Batman, Erzurum ve Çorlu mağazalarımızla hizmet veriyoruz. İstanbul’da Zorlu Grubunun yaptıracağı yeni alışveriş merkezine gerekli başvuruları yaptık sonucunu bekliyoruz. Aslında bakarsanız bu kaliteli ürün konseptimizi gördükleri zaman başvurduğumuz alışveriş merkezlerinde mağaza açmamamız için hiçbir sebep yok diye düşünüyorum. Yeter ki insanlar yerimize gelip nasıl kaliteli ürünler ortaya çıkardığımızı görsünler. Ayrıca İstanbul-Osmanbey’ de yer alan toptan mağazamızda daha çok bavul ticareti yapılan ülkelere ürünlerimizi pazarlıyoruz.

2012 yaz sezonunda müşterileri ne gibi renk kombinasyonları bekliyor? Giovane Gentile olarak 2012 yazında 1970’li yılların masumiyetini ön planda tuttuk. Bunun yanında seksenli yılların cıvıl cıvıl renkleri de var. Son on beş yıldır tüketici geniş renk seçeneği ile tanıştı ve bunu da sürdürmeye devam ediyor, ayrıca rahat kesim ürünler 2012 yılında da vitrinlerimizi süsleyecek. Renk olarak bu yıl sarı, mor, duman rengi, mavi, sarı, bej gibi renkler ön plana çıkıyor. Son iki yıldır naturel renkler ağırlıkta olmakla beraber florasan renklerde müşteriler tarafından beğeni ile karşılanıyor.

49 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

culuktan kurtulduk. Bugün yine kendi markamızda Almanya’da yedi mekâna ürünlerimizi daha güçlü bir şekilde pazarlıyoruz. İhracat yaptığımız diğer ülkeler ise Mısır, İran, Orta Asya ve Orta Doğu pazarına ürünlerimizin ihracatını gerçekleştiriyoruz.


MODA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

50

kumaş ve renk seçimlerini şimdiden başlayacak olmamız. Tasarımcı arkadaşlarımız şu an bu konu üzerinde uğraş veriyorlar. Aslında bunun böyle olması gerekir. Ne yazık ki ülkemizde ağırlıklı olarak böyle çalışmalar yapılmıyor. Bu yapmış olduğumuz uygulama ayrıca firmamıza oto kontrol sağlıyor. Müşteriler siparişlerini hazırladığımız numuneler üzerinden tek tek veriyor, burada sipariş almayan ürünlerimiz otomatik olarak üretimden çıkarıyoruz. Böylece hangi ürünün daha çok sattığını kontrol etmiş oluyoruz. Sizi diğer firmalardan ayıran en önemli özellikler nelerdir? Biz firma olarak tasarım ağırlıklı bir üretimler yapıyoruz. Yenilikçiyiz, tasarım yaparken çok küçük detaylar ile tasarım yapıyoruz. Çok fazla abartmadan tasarımlarımızı detaylarda gizleyerek müşterilerimizin beğenisini kazandık. Kumaş, işçilik, malzeme ve dikiş ipliğimize kadar kalitemizden hiçbir zaman ödün vermedik. Tamamen tasarım ağırlıklı özel ürünler üretiyoruz. Bu yıl takım ve ceket üretimlerimizde kıl tela kullanarak yarı el işçiliğine sahip özel koleksiyonlarımızı satışa sunduk.

Giovane Gentile olarak hedef ve projelerinizden bahseder misiniz? Ben küçük yaştan beri ticaretin içinden geldiğim için çok hızlı ilerlemek istemiyorum. Çünkü bizim işimiz çok nankör. Bir yıl hazırlık süresince üç ayda o ürünleri satmadığınız zaman firmanıza çok büyük zararlar veriyor. Dolayısıyla bugün emin adımlarla gidip doğru yolda ilerlediğimizi düşünüyorum. Bunun en büyük kanıtı ise tüketicilerin bize olan ilgisi. Yüzde yüz yanılma payı olmayan ürünleri müşterilerimizin beğenisine sunmayı planlıyoruz. 2012 yılında İstanbul’da hedeflediğimiz üç mağazamızı açmak istiyoruz. Yurt dışında pazarda da yerimizi sağlamlaştırmak istiyoruz. Eklemek istedikleriniz nelerdir? Derginiz aracılığı ile sektöre mesajım; Bu işi çok güzel yapan firmalarımız var. Ama bizim işimiz emek isteyen ve su istimale gelmeyen bir iş. Dolayısıyla tekstil sektöründe hep koşmalısınız. Durduğumuz anda kuyunun dibinde kendimizi bulmamız içten bile değil. Sektörümüze girecek olan kişinin tekstil aşkı olması gerekir diye düşünüyorum. Moda sektörünü çok iyi takip ederek zorlu rekabet şartlarına ayak uydurmamız şart.


MODA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

52

Ketenin hafifliği “Abdullah Kiğılı” Yaz koleksiyonunda Yaz aylarının vazgeçilmez kumaşı keten, Abdullah Kiğılı yaz koleksiyonunda özenle işlenerek çok özel bir koleksiyona dönüşüyor. Kalitesini detaylarında hissettiren Abdullah Kiğılı, bu yaz keten pantolon ve gömlek serileri ile şıklığınıza şıklık katıyor. Yaz aylarında en çok tercih edilen kumaşlardan biri olan keten, Abdullah Kiğılı koleksiyonunda özenle işlenerek çok özel gömlek ve pantolonlara dönüşüyor. Terletmeyen ve hava geçiren özelliği ile yazın sıcak günlerinde tüm gün rahatlıkla giyebileceğiniz Abdullah Kiğılı keten gömlekleri, uzun ve kısa kol seçeneklerinin yanı sıra farklı renk ve desenlerde üretildi. %100 keten saflığında ve

Abdullah Kiğılı kalitesinde üretilen gömleklerde favori renk bu yıl da beyaz. Soft renklerdeki keten pantolonlar ile kombinleyebileceğiniz Abdullah Kiğılı gömlekleri ile bu yaz hem sıcaklardan bunalmadan hem de şıklığınızdan ödün vermeden bir yaz geçirmeniz mümkün. Üstelik 89TL’lik çok cazip fiyat seçenekleri ile birlikte. Abdullah Kiğılı yaz koleksiyonunun keten grubu diğer bir özel ürünü ise pantolonlar. Mavi ve beyaz renklerin öne çıktığı seride keten pantolonlar %55 yün, %45 ketenden üretildi. Kırışmayı minimuma indirgeyen bu özel karışım ise sadece Abdullah Kiğılı mağazalarında sizleri bekliyor.


Herry kadınına “hafif” bir dokunuş

MODA

Modern kadına modayı sunan Herry, bu yaz moda tasarımcısı Müge Ersin imzalı abiye grubu ile özel günlere ve sıcak gecelere, akıcı bir zarafet katıyor. Herry by Müge Ersin Koleksiyonu, tasarımcının bu yaz çalışmalarının ana fikrini oluşturan “hafiflik” temasıyla, ağır kumaşlardan kaçınarak, rahatlık ve özgürlükten taviz vermeyen feminen bir çizgiyi yansıtıyor. Herry’nin 2011 Yaz Koleksiyonu için Müge Ersin tarafından tasarlanan abiye modeller, şıklık uğruna sıkıntı veren ağır yükler taşımaktan kurtarıyor; giyenlere kendini çok hafif, şık ve rahat hissettiriyor. Özgüveni artıran bu his, kullanılan

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

54

kumaşlarla ve elbiselerin formlarıyla oluşturulmaya çalışılıyor. Yaz akşamlarında kimi zaman şık bir davette, kimi zaman da bir kır düğününde, rahatlıkla giyilebilecek olan abiye modeller, bu yılın trendi olan maksi elbiseleri içeriyor. Koleksiyonda bu elbiselerin yanı sıra, parti ve mezuniyet törenleri için hazırlanmış kısa elbiseler de yer alıyor. Geçmişin bohem havasını, feminen ve modern bir çizgiyle birleştiren Herry by Müge Ersin koleksiyonu, daha çok pudra, gül kurusu, yeşil tonları ve fuşya renkleri hakim. Koleksiyonda ayrıca özel olarak hazırlanmış desenler de bulunuyor.


MODA KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

56

Journey’den yaz şirinliği Journey bu yaz şirin mi şirin bir koleksiyonla daha karşımıza çıkıyor. Rengarenk, cıvıl cıvıl bu koleksiyonla artık anneler kızlarıyla bir örnek giyinecek. Journey, en çok tercih edilen modellerinden, minik kız çocukları için trendy bir koleksiyon oluşturdu. Journey’nin annesine özenen minikler için hazırladığı bu koleksiyonda, elbiseden cekete, etekten pantolona, gömlekten tuluma kadar birbirinden sevimli birçok modele

rastlamak mümkün. 2-8 yaş arasındaki minik prensesler için tasarlanan bu özel koleksiyonla anne-kız bir örnek giyinmenin keyfini yaşayacak. Koleksiyona mavi, beyaz, kırmızı ve pembe gibi doğada yer alan tüm canlı renkler hakim. Annelerine özenen küçükler Journey giymek için artık büyümeyi beklemeyecek. Journey anne-çocuk koleksiyonu belirli mağazaların vitrinlerinde yerini aldı bile!


ITMA’ya birlikte uçalım...

yine birlikte ITMA’dayız... Tel: +90 212 454 25 00 Fax: +90 212 454 25 55 web: www.konfeksiyonteknik.com.tr • e-mail: yozkan@img.com.tr

Geç olmadan bize ulaşın... www.atn.com.tr ahaspolat@atn.com.tr


Levi’s® ‘WATER<LESS™’ jeans modası

MODA

Doğal kaynakların bilinçsizce kullanımı, küresel ısınma başta olmak üzere pek çok çevre sorununa neden oluyor. Sorunlar devleşerek büyürken, çevre dostu giyim ürünleri kullanmanın da gitgide yaygınlaşacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Renkler, desenler, kesimler modaya göre değişiyor. Çevre dostu ürünler kullanmak ise bilinçli tüketiciler arasında gitgide daha popüler hale geliyor. Tüketicilerin bu duyarlılığına cevap veren çevreci markalardan biri de Levi’s®. Levi’s®, suyun her damlasına önem veriyor ve üretimde kullandığı su miktarını minimuma indirgeyecek yeni ‘WATER<LESS™’

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

58

teknolojisi ile çevre koruma adına ciddi bir adım atıyor. Levi’s®’ın Sonbahar Kış 2011 koleksiyonunda 1,3 milyon adetten fazla ‘WATER<LESS™’ teknolojisiyle üretilmiş jean olacak ve böylece Avrupa genelinde toplamda ortalama 20 milyon litre su tasarrufu sağlanacak. Siz de ‘WATER<LESS™’ ürünleri tercih ederek sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunabilirsiniz. ‘WATER<LESS™’ teknolojisi ile ürünlerin kalitesi, dayanıklılığı ve dokunulduğunda verdiği histen hiçbir ödün verilmeksizin su tasarrufu sağlanıyor. ‘WATER<LESS™’ ürünler özel etiketleri ve kısa bir bilgi notuyla birlikte tüketicilerle buluşuyor.


TASARIM KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

60 Ezgi Çılgın

1988 yılında doğan Ezgi Çılgın, 1994 yılında Sair Nedim İlköğretim Okulu’na başlıyor ve 2006 yılında Cent Koleji’ni bitirerek üniversite hayatına İstanbul Teknik Universitesi (ITU) - Fashion Institute of Technology (FIT) Moda Tasarımı bölümünde başlıyor. Halen bu okulda 3. sınıf öğrencesi olan Çılgın, hedefini daha çok küçük yaştayken belirlemiş ve ITU’de böyle bir bölümün açıldığını duyduğunda tek hedefinin burası olduğuna karar vermiş. Zamanını en iyi şekilde değerlendirmek için çeşitli yerlerde çalışan Çılgın, ilk olarak 2009 yılında bir aylığına Mersin Serbest Bölge’de “BHS” adlı firmanın üretim bölümünde görev almış. Daha sonra aynı yıl 2 aylıgına İstanbul’da “BILSAR” firmasında Alex Akimoglu’nun asistanlığını yapan Ezgi, bu firmaya bağlı olan Fred Perry, Falke, Austin Reed departmanlarında da çalışmalarını sürdürüyor. En son olarak da ZeynepTosun’un yanında 6 ay boyunca staj yapan Ezgi Çılgın, tasarımdan üretime kadar her aşamayı görmüş ve takip etmiş. Defile deneyimim ilk olarak 2009 yılında gerçekleşti, İTÜ’nün düzenlediği ‘ Soft Silhouette’ temalı defileye katılmaya hak kazandım. En büyük deneyimlerden biri de 2009’daTommy Hilfiger’in düzenlemiş oldugu “East meets west’ adlı yarışmada finale kalarak, o başarıyı yaşamak oldu. 2010 yılında eğitimime Amerika’da devam ederken, Valentino için hazırlanan sergide, kendi tasarlamış ve dikmiş olduğum kıyafetimle sergiye katılmaya hak kazandım.


KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

61

TASARIM


KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

62

TASARIM


Yeni Renault Mégane Sport

OTOMOBİL

Tourer Modern Ve Dinamik Tasarım, Pratik Kullanım

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

64

Yeni Renault Mégane Sport Tourer, Yeni Mégane ailesinin, Hatchback, Coupé, Grand Scénic ve Scénic’ten sonra beşinci modeli. Haziran 2009 sonunda Avrupa’da, Ekim 2009’da ise Türkiye’de satışa sunulan Yeni Renault Mégane Sport Tourer, işlevselliklerini ve iç hacmini koruyan şık ve dinamik bir görünümle ayırt ediliyor. Türkiye’de 1.5 dCi 85 bg, 105 bg olmak üzere iki dizel ve 1.6 16V 110 bg benzinli motor seçenekleri, Expression ve Privilège olarak iki farklı donanım seviyesiyle tüketicinin beğenisine sunulacak. Palencia (İspanya) fabrikasında, Hatchback ve Coupé ile aynı üretim bandında üretilen Yeni Renault Mégane Sport Tourer fabrikada üretim sürecinde gerçekleştirilen tüm geliştirmelerden yararlanıyor. ŞIK VE DİNAMİK BİR GÖRÜNÜM Belirgin hatlar, geriye doğru eğimli tavan ve eğik arka cam. Hem gündüz hem gece göze çarpan ışıklı bir imza oluşturan kıvrımlı arka stop lambaları. TÜM YOLCULARIN KONFORU İÇİN CÖMERT BOYUTLAR Segmentin en genişleri arasında yer alan, arkada diz boşluğunun 218 mm’ye (Hatchback’e kıyasla + 61 mm) çıkmasını sağlayan 2.702 mm’lik dingil mesafesi (HB’ye kıyasla + 62 mm). Segmentin en iyileri arasında yer alan dirsek genişliği : 1 475 mm. HER MÜŞTERİNİN KULLANIMINA UYARLANMIŞ HACİM VE MODÜLERLİK Cömert bagaj hacmi : minimum 524 dm3 (Yeni Mégane Hatchback’e kıyasla + 119 dm3) / maksimum 1 600 dm3 (Yeni Mégane Hatchback’e kıyasla + 466 dm3). 2.550 mm’lik maksimum yükleme uzunluğu. Bagaj pandizotu için özel saklama bölümü. İLERİ TEKNOLOJİ Çift navigasyon arzı : Yeni entegre sistem Carminat TomTom®. Kompakt station wagon segmentinde

daha önce görülmemiş donanımlar : Araçtan uzaklaşıldığında kapıları kilitleyen eller serbest açma kapama ve motor çalıştırma kartı. YÜKSEK PERFORMANSLI VE ÇEVREYE SAYGILI MOTORLAR Renault’nun müşterilerine pazarın en iyi hizmet/fiyat oranını sunmak için sürdürdüğü sürekli iyileştirme çalışmaları sonucunda geliştirdiği 8 diesel motor seçeneği. (bizde sadece 2 tane K9K 1,5 105 VE 85 BG OLACAK) Çift kavramalı vites kutusu DCT gelecek yılın başında dCi 110 FAP motor tipinde kullanılmaya başlanacak. CVT vites kutusu ile eşleşen yeni TCe 130 ve 2.0 16v 140 bg motor dahil 6 benzinli motor. 2 yıla veya 30.000 km’ye kadar (daha önce 1 yıl veya 30.000 km’ye karşı) uzatılan revizyon aralıkları sayesinde azaltılan bakım maliyetleri. MÉGANE AİLESİNİN TEMEL DEĞERLERİ: GÜVENLİK, KALİTE, ÇEVREYE SAYGI Yeni Renault Mégane Sport Tourer, Renault’nun güvenlik, (2008 SONUNDA EuroNCAP çarpma testlerinde yetişkin korunmasında en yüksek not 37/37 alan Yeni Mégane Hatchback izinde) kalite ve çevre alanında gerçekleştirdiği tüm ilerlemelerden yararlanıyor. Yeni Renault Mégane Sport Tourer ’in 8 versiyonu Renault eco2 imzasını taşıyor : dCi 85, dCi 90 FAP, dCi 105, dCi 110 FAP, dCi 130, dCi 130 FAP ve 1.6 l 110 bg Biyoetanol. Yeni Renault Mégane Sport Tourer, ekonomik ömrünün sonunda ağırlığının %95’i düzeyinde yeniden değerlendirilebilen aksamlar ve tasarımında %11 oranında geri dönüşümlü plastik içeriyor. ESTETİK VE PRATİK AKSESUARLAR Aracın İçinde ve dışında çok sayıda kişiselleştirme aksesuarları, aynı zamanda station wagonların vazgeçilmez aksesuarları (römork kancası, yerleştirme gözleri, …)


YÜKSEK TEKNOLOJİNİN YÜCELTTİĞİ ŞIK ÇİZGİLER Yeni 308 CC’nin tasarımı Peugeot Markası’nın yeni stil kodlarını incelikle içeriyor. Boyutları değişmemiş olmasına rağmen yeni çizgiler 308 CC’nin atletik hatlarını ön plana çıkarıyor ve geniş bir görünüm sağlıyor. Aracın ön bölümündeki panjur tasarımı yeniden yorumlanırken şık ve zengin bir stil sunuyor. Otomobilin görsel olarak genişliğine katkıda bulunan ön tampon alt bölümü, bumerang şeklinde tasarlanan çift fonksiyonlu (gündüz ve park farları) yeni farları içeriyor. Sis farlarının yuvalarıyla uyumlu bir şekilde yer alan bu farlar, LED’lerle hem Yeni Peugeot 308 CC’de kullanılan üst düzey teknolojiyi simgeliyor hem de gerek gündüz gerekse gece kullanımında özgün bir görsel imza oluşturuyor. Sürüşe duyarlı yönlendirmeli Xenon farlar ile modern ve teknolojik bir stile kavuşuyor. AKICI VE PRESTİJLİ BİR İÇ MEKAN Stilistler, 308 CC’nin iç hacminin azami bir şekilde değerlendirmesine önem verdiler. İç bölümde bir Grand Tourism imajını yansıtan entegre kafalıklı dört koltuğun şıklığı

ve torpido panelinin farklı renklerde komple deri giydirme stili fark yaratıyor. Bu seçkin çizim, öndeki yolcuların ensesi seviyesine bir sıcak hava dağıtıcısı (Airwave) yerleştirmek suretiyle koltukların daha da rahat olmasını sağlıyor. Cabriolet kullanma keyfi böylece daha da uzatılmış, mevsim kavramının dışına taşınmış oluyor. Standart olarak sunulan elektrikli ve ısıtmalı ön koltuklar, çift bölgeli otomatik klima, rüzgar önleyici windstop ile sürücü ve yolcuların daha konforlu seyahat etmelerine olanak tanınıyor. HER ALANDA ÜST DÜZEY GÜVENLİK Birincil, ikincil veya üçüncül güvenlik konusunda Yeni 308 CC her zaman en üst düzeyde konumlanıyor. İlk planda mükemmel kasa sertliği yürüyen aksamın etkin şekilde çalışmasını, dolayısıyla birincil güvenliği sağlıyor. İkincil güvenlik için, kasa yapısı özellikle öndeki üçlü güç yolu sayesinde, en ciddi darbelere direnç gösterecek şekilde boyutlandırıldı. Belirli bölümlerde THLE tipi saç ve çok katlı takviye elemanlarının kullanımı, bir yandan otomobilin toplam ağırlığının kontrol altında tutulmasını sağlarken, yolcuları koruma düzeyinin de yükseltilmesini sağlıyor. Kasa yapısının üstünlüklerine ek olarak, araçta etkin tutma güvenlik sistemleri de sunuluyor. İkisi önde kafa havayastığı olmak üzere 6 hava yastığına sahip olan 308 CC ayrıca devrilme anında devreye giren roll-bar’lara sahip. MOTOR ŞANZIMAN Yeni 308 CC’de 1.6 l THP 156 hp gücündeki motor 6 ileri otomatik vites kutusu ile birlikte sunuluyor. Euro5 emisyon seviyesine sahip bu motor yakıt tüketim değerleri ve CO2 karbondioksit emisyonlarını iyileştirirken performans seviyesini de yükseltiyor.

65 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

Peugeot 308 ürün gamının yepyeni çizgilere bürünmesi ile Peugeot’nun son stil kodlarını incelikle yansıtan Yeni Peugeot 308 CC, görünümünde olduğu kadar teknolojisiyle de zerafete doğru bir değişim sergiliyor. 308 CC’nin genlerinde her zaman var olan dinamizm ve heyecan, yenilenen çizgiler ile çok daha net bir şekilde ortaya konuyor. Haziran ayı itibariyle Türkiye pazarına sunulan Yeni Peugeot 308 CC, 1.6l THP 156hp gücündeki motoru ile yüksek performans ve yakıt ekonomisini aynı anda sunuyor. Yeni Peugeot 308 CC’yi dinamik bir coupe veya şık bir cabriolet’ye dönüştürmek için 20 saniye yetiyor.

OTOMOBİL

YENİ PEUGEOT 308 CC


Senaristler İş başında

Anneler gününde, bütün annelere sevgi ve saygılarımızı sunuyor, hayal ettikleri senaryoların gerçekleşmesini, evlatlarından razı olmalarını diliyoruz. Anneler günü, babalar günü, yılbaşılar, bayramlar ve benzeri günler pazarlama uzmanlarının dört gözle beklediği satış ve kazanç vesilelerdir. Bu günleri bu uzmanlar mı hazırlar, körükler, yoksa hareketlenen piyasalarda kendilerine bereket mi ararlar, ayırt etmek kolay değil. Hayat pazarlamayla, pazarlama da hayatla iç içe. Bu günlerde, piyasa senaristleri de iyice heyecanlanır, kurdukları tezgâhların, hazırladıkları planların sonunu merak ederler. Hedefteki müşteriler bir yana, pazarlamayı satıştan

PAZAROLA

ibaret sanan, ikisini birbirine karıştıranlar da, arka

66

plandaki pazarlama uzmanlarını, piyasa senaristlerini ekseriya göremezler. Satış öldürür, pazarlama güldürür. Kısaca söylemek gerekirse, birisi birini memnun edecek bir iş yapar, bir şey verir, karşılığında bedelini, ücPROF. DR. İSMAİL KAYA

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

ismailkaya@gmail.com

retini alır, işi biterse, bu satıştır. Ama, birisi büyük ve sürdürülebilir bir iş ayarlar, bu işe başkalarını da karıştıracak bir düzen kurar, bir senaryo yazar, bir oyun tezgâhlar, oyunu dikkatle yönetir ve sonunda işe karışan-katılan herkesi memnun eder, herkese bundan bir fayda sağlarsa, bu pazarlamadır. Pazarlama sadece nihaî müşteriyi (meselâ anneleri) değil, bütün tarafları, paydaşları memnun edecek tezgâhlar kurabilmek, tezgâhları boş bırakmamak, kazançlı senaryolar yazabilmektir. Farketmişinizdir, şimdi dizileri bile bildiğimiz senaristler değil, reklâmcılar, pazarlama uzmanları, piyasa senaristleri yazar oldu. Ekranda spor konuşulurken bir anda araya bir gazoz muhabbeti karışıyor. Kolanın kutusu her dâim göz önünde. Dizilerde araya reklâm girince kızanlar, şimdi bir yere kaçamıyor. İş, yönetim, piyasa, ekonomi ve siyaset programları da öyle, serapa reklâm. Futbol zaten büyük bir pazarlama endüstrisi. Tezgâhın ve senaryonun bini bir para. Pazarlama senaristleri her fırsatta hayatlarımıza uzanıyor, her vesileyle dört koldan, aklımıza karpuz kabuğu dâhil, birşeyler sokmaya uğraşıyorlar. Senaristler her daim işbaşındalar…


Konfeksiyon üretiminde değer akışı haritalandırma Value stream mapping in apparel production

MAKALE

Doç. Dr. Mücella GÜNER Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. Önder YÜCEL Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Tekstil Teknolojisi Programı

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

68

ÖZET Günümüz tekstil sektöründe, artan rekabet koşullarının bir sonucu olarak değer yaratmayan her işlem, israf olarak görülmektedir. Müşteri talebine hızlı cevap verebilmek, farklı modellere hızlı ayak uydurmak, daha kaliteli ama daha az maliyetli üretim yapmak şirketlerin öncelikli hedefleridir. Şirketler bu hedefleri gerçekleştirebilmek için çok farklı teknikler kullanmaktadırlar. Bu tekniklerden biri de değer akışı haritalama yöntemidir. Değer akışı haritası, bir ürünü veya ürün grubunu, siparişten teslimata hazır hale getirmek için, gerekli olan malzeme ve bilgi akışının içinde yer alan her adımın basit bir diyagramıdır. Değer akışı haritalandırma, bir değer akışı üzerindeki değer, israf ve israf kaynaklarını görmek için kullanılmaktadır. Bu çalışmada, değer akısı haritalandırma yönteminin bir konfeksiyon işletmesindeki uygulaması yapılarak sonuçları analiz edilmiştir. Anahtar kelimeler: Değer akışı haritalandırma, konfeksiyon, yalın üretim ABSTRACT In the current textile industry, with the increasing competitive requirements, every second is seen as expenditure and every operation that doesn’t create value is seen as waste. Ability of responding quickly to customer requests, ability of keeping up with different paradigms, manufacture product that has more quality but less cost is the first target of companies. Companies should use various different techniques for going forward in their sectors. One of these techniques is Value Stream Mapping which is a simple diagram of every step that takes place in material and information flows needed for getting a product or a group of products ready to be delivered from order. Value stream mapping is used for observing value, expenditure and expenditure sources on a value flow in this study, applica-

tion of value stream mapping in apparel factory is examined and the resulşts are analyzed. Keywords: Value stream mapping, apparel, lean production 1. GİRİŞ Günümüzde gerek üretim gerekse hizmet sektörlerinde artan rekabet koşullarının bir sonucu olarak deger katmayan faaliyetlerin süreçlerden uzaklaştırılması temel bir ilgi odağını oluşturmaktadır Muşteri talebine hızlı cevap verebilmek, farklı ürün modellerini üretim süreçlerine sokabilmek , daha kaliteli ama daha az maliyetli uretim yapmak sirketlerin oncelikli hedefleri arasındadır. Şirketler bu hedefleri gerçekleştirebilmek ve diger sirketlerden bir adım önde olabilmek için çok farklı teknikler kullanmaktadırlar. Ürün ve/veya hizmet yaratma sürecinin israflardan arındırılıp sadeleştirilmesi sunulan değeri mükemmelleştirmektedir. Yalın düşüncenin başlangıç noktası olan değer; müşterinin parasını ödemeye hazır olduğu, ihtiyaçlarını belirli zaman diliminde, belirli fiyattan karşılayan, belirli özelliklere sahip belirli bir ürün ve/veya hizmet yaratılmasıdır. Değer akışı; her ürün için esas olan ve ana akışlar boyunca bir ürünü meydana getirmek için ihtiyaç duyulan katma değer yaratan ve yaratmayan faaliyetler bütünüdür. Bunun yanında, tüm çalışanların israf kaynaklarını görmeleri ve azaltmak için gelecek durumlar geliştirmeleri değer akısı haritalandırmayla mümkün olmaktadır. Değer akısı haritalandırma da yalın üretimin önemli konularından ve araçlarından biridir. Taiichi Ohno ve Shiego Shingo tarafından temelleri atılmış, daha sonra Womack ve Jones ve yalın enstitü derneği gönüllüleri tarafından geliştirilmiştir (1). Değer akısı”, her ürün için esas olan ve temel akışlar boyunca bir ürünü meydana getirmek için ihtiyaç duyulan katma değer yaratan ve yaratmayan faaliyetler bütünüdür. Hammaddeden müşteriye üretim akısı ve


MAKALE

2. DEĞER AKIŞI HARİTALAMA Değer akısı haritalandırma, bir değer akısındaki değeri, israfı ve israf kaynaklarını görmek ve tek bir prosesten daha fazlasını göz önünde canlandırmak için başvurulan bir yöntemdir. Değer akısı bakış açısı, yalnızca parçalar üzerinde değil büyük resim üzerinde çalışmayı ve sadece tek tek prosesleri değil bütünü iyileştirmeyi gerektirir. Değer akısı haritaları, ‘kapıdan-kapıya’ bütün akısın nasıl isleyeceğinin tasarlanmasına yardım ederek yalın uygulama için bir plan oluşturmaktadır. Katma değer yaratmayan adımlar, temin süresi, kat edilen mesafe, stok seviyesi gibi sayısal değerler, üretilen birçok nicel teknikten ve yerleşim planı hazırlamaktan daha faydalıdır. Değer akısı haritalandırma, akısı yaratmak için isletmenin nasıl çalıştırılması gerektiğinin çok detaylı bir şekilde tanımlanmasını sağlayan görsel bir araçtır (2). Bu teknikte ilk önce, müşteriler tarafından algılanan ‘değer’ belirlenmektedir. Sonra ‘değer akısı haritalandırılır’. Değer akısı haritalandırıldıktan sonra değerin aktığı yerlerde yani durma ve birikme olan yerler haricinde ‘gelecek durum’ geliştirilmekte ve iyileştirilmektedir. Daha sonra müşteri çekme sistemi devreye girmekte ve sadece bu durum oluştuğunda üretim yapılmaktadır. Döngünün tamamlanması için, ‘tekrar yeni gelecek durum haritaları’ yaratılmakta ve sürdürülebilir mükemmellik için sürekli bir şekilde geliştirilmektedir (4). Değer akısı haritalandırma ile anlatılmak istenen; müşteriden tedarikçiye ürünün üretim yolunun izlenerek malzeme ve bilgi akısında yer alan her prosesin dikkatli bir şekilde sembollerle çizilmesidir. Daha sonra, bir dizi kritik anahtar

soru sorarak akısın nasıl olması gerektiğini gösteren ‘gelecek durum’ haritası çizilir. Ürün ailesinin seçilmesi, mevcut durumun çizilmesi, gelecek durumun tasarlanması ve faaliyet planının hazırlanması, değer akısı haritalandırmanın temel adımlarıdır (Şekil1). Müşteriler tarafından algılanan ‘değerin’ belirlenmesi sonrasında başlatılan değer akısı haritalandırmada ilk adım, seçilen bir ürün veya hizmet ailesi için değer akısının tanımlanmasıdır. Tanımlanan değer akısı için sahadan bilgi toplayarak mevcut durumun haritası çizilir. Mevcut durum haritası, gelecek durumun tasarlanması için ihtiyaç duyulan bilgiyi sağlamaktadır. Mevcut ve gelecek durumdaki gelişmeler birbirini etkileyen çalışmalardır. Gelecek durum ile ilgili fikirler, mevcut durum haritası çizilirken oluşturulur. Tüm bu faaliyetlerin sonucunda bir faaliyet planı hazırlanır. Faaliyet planı, mevcut durumdan tasarlanan yeni duruma geçisin nasıl, ne zaman ve kimler tarafından gerçekleştirileceğini açıklar. Gelecek durum ile ilgili planlar hayata geçirildikçe belirli bir zaman içerisinde yeni bir mevcut duruma dönüşecektir

69 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

ürün geliştirme süreci, her bir ürün için geçerli olan temel akışlar olarak tanımlanabilir (2). Tedarikçiler, imalat ve müşteriye sevkıyatı kapsayan bir değer akısı içinde, parça ve yarı mamuller için malzeme ve bilgi akış süreçlerinin haritalarının çıkarılması ise “değer akısı haritalandırma” olarak bilinmektedir (3). İmalat ve hizmet sektörlerinde pek çok uygulama alanı bulan bu teknik tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde de kolaylıkla uygulanabilmektedir. Bu çalışmada değer akışı haritalama tekniğinin bir konfeksiyon işletmesindeki uygulaması incelenmiştir.


MAKALE

ve böylece yeni bir ve böylece yeni bir gelecek durum haritası çıkartılarak haritalandırma prosesi tekrarlanacaktır. Diğer bir deyişle değer akısı sürecinde bir “sürekli iyileştirme” sağlanmaktadır (4).

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

70

3. MATERYAL VE METOD Çalışma erkek ceketi üreten bir işletmenin üretim bantlarında değer akışı haritalama yöntemi esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada temel amaç üretim sürecindeki gereksiz işlemlerin tespit edilerek bunların elimine edilmesidir. Çalışmada kullanılan zaman türlerinin açıklamaları aşağıda verilmiştir. Net çalışma Suresi: Çalışanların bir günlük çalışma süresidir. Çevrim Zamanı (Ç.Z.): Bir proseste üretilen ardışık iki ürün arasında geçen süredir. Hazırlık Suresi (H.S.): Üretim için yapılan hazırlığın süresidir. İşgoren Sayısı (İ.G.): Aynı işlemi kaç çalışanın gerçekleştirdiğini gösterir. Makine Kullanım Oranı = Çalışma Süresi (Ç.S.); Çevrim Zamanı – Hazırlık Zamanı Makine Kullanım Oranı = _______________________________ Çevrim Zamanı Stok Zamanı (S.Z.): Prosesler arasında oluşan stoklardaki parçaların bir sonraki prosese gelene kadar geçen süredir. Çalışmada değer haritaların çiziminde bantlar esas alınmıştır ve bunlara göre 8 adet mevcut durum haritası çıkarılmıştır. Bunlar kesimhane, ön hazırlık, astar, yaka, kol hazırlık, l.montaj, son montaj ve son işlem bantlarıdır. Mevcut durum haritası hazırlanırken, her bant içinde tüm proseslerin tek tek zaman etütleri alınmıştır. Alınan süreler içinde hazırlık süreleri, çevrim süreleri ayrı ayrı belirlenmiştir. Bunun yanında her proses için çalışan işçi ve makine sayısı belirtilmiş, ve makine kullanılan yerlerde makine kullanım oranı hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında gerekli düzenleyici çalışmalar yapılarak yeni uygulama sonuçları analiz edilmiştir. 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Çalışmanın yapıldığı işletmeye ait veriler aşağıda verilmiştir. Aylık çalışma zamanı: 20 gün Günlük çalışma zamanı: 540 dak.= 32400 sn Günlük üretim: 800 ceket/gün Üretim bantlarında değer akışı haritalama yöntemi ve Şekil 1’deki proses sırası esas alınarak kesimhane, ön hazırlık, astar, yaka, kol hazırlık, l. montaj, son montaj ve son işlem bantlarında çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Söz konusu yönteme gerçekleştirilen çalışmalardan sadece yaka operasyonuna ait akış haritası (Şekil 2.) aşağıda verilmiş diğer operasyonların mevcut durumları tablolar halinde gösterilmiştir.

Yapılan calışmalar sonucunda mevcut durum haritalarındaki veriler Tablo 1’den Tablo 8’e dek verilmiştir. 5. TARTIŞMA VE SONUÇ Yapılan etüt çalışmaları sonucunda mevcut üretim akış, süresi 345696 sn. (10,7 gün), bunun içinde stok zamanı 341101 sn. ve işlem süresi 4595 sn. olduğu belirlenmiştir. Değer akışı haritalama tekniğine göre belirlenen operasyonlada gerçekleştirilen iyileştirmeler sonucunda zamanlarda ve stoklarda elde edilen kazançlar aşağıda verilmiştir


MAKALE

kontrollu bir şekilde eritilmesini sağlamaktadır ve iki ayrı prosesi çekme sistemine göre birbirine bağlamaktadır. Bir sonraki prosesin süpermarketten çekişleri, bir önceki prosesin neyi ne zaman ve ne kadar üreteceğini belirlemektedir. Bu yontem sonucunda; • Stok seviyesi 75 adet’e, • Stok bekleme zamanı: 5946 sn.’ ye inmiştir. Astar hazırlık l.bölge ile 2. bölge arasında (Montsa tela yapıştırma işlemi ile astar komple ütü işlemi arası) • Stok miktarı: 84 adet, • Bekleme zamanı: 10800 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasına supermarket konulmustur. Bu yöntem sonucunda; • Stok seviyesi 30 adet’e, • Stok bekleme zamanı: 4371 sn.’ ye inmiştir. Kol hazırlık I. bölge ile 2. bölge arasında (Kol apartura ilik işlemi ile kol dirsek dikme işlemi arası) • Stok miktarı: 1680 adet, • Bekleme zamanı: 90300 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasına supermarket konulmuştur. Bu yöntem sonucunda; • Stok seviyesi 555 adet’e, • Stok bekleme zamanı 29831 sn’ ye inmiştir. Kol hazırlık 2. bölge ile 3 bölge arasında (Kol ağzı kıvırma-ütü-zımba işlemi ile kol ağzı astar-etiket takmameto çıkarma işlemi arası) • Stok miktarı: 580 adet, • Bekleme zamanı: 31800 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bolgeler arasina 5S yontemi uygulanmistir. Bu yontem sonucunda; • Stok ve bekleme zamanı 0’a inmiştir. Ön hazırlık ile l.montaj arasında (Omuz açma ütü pres işlemi ile omuz vatka pres işlemi arası) • Stok miktarı: 116 adet, • Bekleme zamanı: 18120 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasına süpermarket konulmuştur. Bu yöntem sonucunda; • Stok seviyesi 29 adet’e, • Stok bekleme zamanı 4530 sn.’ ye inmiştir. l.montaj 1. ve 2 bölge arasında (Omuz vatka pres işlemi ile etek ütü pres işlemi arası) • Stok miktarı: 130 adet • Bekleme zamani: 10020 sn. oldugu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasına 5S yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntem sonucunda; • Stok seviyesi 32 adet’e, • Stok bekleme zamanı 2504 sn.’ ye inmiştir. 1. montaj ile son montaj arasında (On mostra pres işlemi ile kol ve beden esleme işlemi arası) • Stok miktarı: 196 adet, • Bekleme zamanı: 8400 sn. olduğu tespit edilmiştir. Astar bandındaki iyileştirme sonucunda buradaki stok ve bekleme zamanı eritilmiştir. Bu iyileştirme, astar bandında yaka ense kapama işleminde çalışan kişinin demetleri düzenli vermesinin ve bundan dolayı diğer işlemlerde oluşan karışıklığın engellenmesidir. Bu durum mevcut sürenin kısalmasını sağlamıştır.

71 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

Ön hazirlik I. ve 2 bölgeler arasında (Pens sason dikme işlemi ile pens sason dikiş, açma istemi arası) • Stok miktarı: 285 adet, • Bekleme zamanı: 22200 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasına supermarket konulmustur. Supermarket değer akış haritalama tekniğinde stogun


MAKALE

Son işlem 1. bölge ile 2. bölge arasında (Fason pres işlemi ile mostra tela yapıştırma işlemi arası) • Stok miktarı: 255 adet, • Bekleme zamanı 11280 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasına supermarket konulmuştur. Bunun sonucunda; • Stok seviyesi 112 adet • Bekleme zamani 4954 sn. olmuştur. Yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen son durum aşağıdaki gibidir. Çalışma öncesi değerler; • Toplam çevrim zamanı: 4595 sn. • Toplam stok zamanı: 341101 sn. • Tüm proseslerin toplam akış süresi: 345696 sn. (10.7 gün) Çalışma sonrası değerler; • Toplam çevrim zamanı: 4549 sn. • Toplam stok zamanı: 134500 sn. • Tüm proseslerin toplam akış süresi: 139049 sn. (4.3 gün) Bu çalışmalar sonucunda üretim akış süresinde %59.8‘lik bir azalmanın gerçekleştiği saptanmıştır.

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

72

• İyileştirmeden önce kol-beden eşleme süresi: 132 sn. (araba üzerindeki 10 adet için) • İyileştirmeden sonra kol-beden eşleme süresi: 86 sn. Son montaj 1. bölge ile 2. bölge arasında (Ceket düğme işaret alma işlemi ile ön beden AMF işlemi arası) • Stok miktarı: 200 adet, • Bekleme zamanı: 16020 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasına 5S yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntem sonucunda; • Stok seviyesi 160 adet’e, • Stok bekleme zamanı 12816 sn.ye inmektedir. Son montaj 2. bölge ile 3. bölge arasında (Ön beden AMF işlemi ile iplik temizleme kalite kontrol işlemi arası) stokun 629 adet ve bekleme zamanının 62400 sn. olduğu tespit edilmiştir. İyileştirme uygulanamamıştır. Son montaj ile son işlem arasında (Kalite kontrol işlemi ile kol tepesi ütüsü işlemi arası) • Stok miktarı: 472 adet, • Bekleme zamanının 10860 sn. olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler arasında yerleşim düzeni yapılmıştır. Kol takma işleminden sonra bulunan iki adet kol tepesi ütüsü makinesi bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesinin yeterli olduğu tespit edilmiş, ve son işlem bandı başında bu makineye ihtiyaç olduğundan buraya taşınmıştır. Bu yöntem sonucunda;Stok miktarı yarı yarıya düşmüş ve • Stok 238 adet’e, • Stok bekleme zamanı 5430 sn.’ ye inmiştir. KAYNAKLAR: 1. Özkan, K., Birgün, S., Kılıçoğulları, P. 2005, “Müşteriden Tedarikçiye Değer Yaratma: Otomotiv Endüstrisinde Değer Akışı Haritalandırma Uygulaması” V. Ulusal Üretim Araştırmaları Sempozyumu, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Bildiriler, İstanbul. 2. Rother, M. and Shook, J., (1998), “Learning to See”, Versiyon 1.2., The Lean. Enterprise Institute Inc, Brookline, Massachusetts. 3. Seth, D. and Gupta, V., (2005), “Application of Value Stream Mapping for Lean. Operations and Cycle Time Reduction: An Indian Case Study”, Production Planning and Control, 16, 1, 44- 59. 4. Birgün, S., Güven, K., Özkan, K., 2006 “Yalın Üretme Geçiş Sürecinde Değer Akısı Haritalama Tekniğinin Kullanılması: İmalat Sektöründe Bir Uygulama” İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi Yıl: 5 Sayı: 9, s.47-59.


ENGLISH KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

74

Skin protecting smart dresses are not a dream Futuristic developments are on the way in textile products that were being by nano technologies. “Turkish textile industry has been equipped with necessary machinery inventory that will be needed for manufacturing smart dresses produced by using nano technologies” says, Ekrem Hayri Peker, chemical engineer, and sees this development as a way out for Turkish textile industry. The smart outfits will not only be able to protect the body against heat and they will also be able to warn against dangers. They will protect the body and produce data about the body functions. They will even provide cure for certain skin and body diseases. They may also be used as a navigation equipment, signaling the location of the person who wears them. He reminded that these kind of fabrics have began to appear since the beginning of the century. Mr. Peker have studies and projects about smart dresses who also emphasized the fact that these fabrics are made of completely new materials and are different from coated fabrics. Mr. Peker said, “Unfortunately, nano products have not gained its deserved interest in Turkey. Since we have not enough production of smart dresses we ex-

port our products through traditional channels. We have to build our own brands in this field, thus we can increase our brand equity in world markets.” He sees China as the biggest rival for Turkish textiles. Nano technology may be a right choice in competing with Chinese manufacturers who are relatively new in this new field of textiles. However, he proposes that some new incentives have to be provided to back up the positive developments. Peker reminded that the population in Europe is aging and 60 percent of Turkish textiles have been exported to Europe. Smart dresses have an unlimited potential for further developments. Peker said, “We can sell smart dresses that heals and provide comfort for the skin and body. That will bring enormous profits. We can not compete by cutting prices on commodities. Smart dresses are a good tool for overcome the limits of traditional trade. The mattress will take your stress, dresses protect you every kind of outside effects, they will be stain resistant, keep bed scents out, etc. Machine inventory in Turkey is suitable for manufacturing smart textiles. Nano technology will make a real difference among competitors.”


DEKAT STAND ATTRACTS GREAT INTEREST IN FAIR The Dekat Ltd the leading establishment of the sewing and laser machines, exhibited its products

with a gigantic stand. The firm’s stand that displayed the latest innovations which was about the embroidery and the purling works, attracted great interest from the visitors. ‘Tang’ brand combine sewing machines drew great attention. These machines which have seizing, towel relieve, lase, cordoned, standard embroidery, 9 colors and the double sequin combination from single side offer more advantages to the embroidery machine industrialists. ‘Tang’ sewing machines, which are sold at affordable prices, present one plus advantage with the property of presenting 6 color choices in seizing to the users. Dekat, which presents lots of innovation in laser machine, was offered in 6 different laser machine versions to visitors. In addition to the machines, which make rubbing and blanking in finished product, the machines which process length in meters fabric also were displayed in the firm’s stand. Turkey representative of ‘Golden Laser’ firm, Dekat Ltd made the difference in after sales services, too. The firm ensures complete customer satisfaction with the express service and plenty of parts.

75 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

Texpo Eurasia 2011, 28th Textile, International Textile, Weaving, Spinning, Finishing, Knitting, Hosiery Machines, Related Industries and Chemicals Fair was held in TÜYAP Fair Center, May 28-31. The organization made in cooperation with Textile Machinery and Accessories Manufacturers Association (TEMSAD) was organized concurrently with 8th Istanbul International Yarn Fair. In the Texpo 2011, in particular in addition to classical embroidery machines, the washer and combine machines that could make lase, attracted great interest. The bead embodying apparatus, which is in demand recently, was among in the novelties of the fair. 25,000 visitors from over 40 countries visited The Texpo 2011 and 445 firms from over 32 countries participated. The buying delegations that come from countries such as Russia, Bulgaria, Egypt, Greece, Croatia, Montenegro, Belarus, Macedonia, Lebanon, Morocco, Syria, Uzbekistan and Iran visited the fair.

ENGLISH

Dekat exhibited last technology in fair


ENGLISH

Texpo Eurasia 2011 held in TUYAP

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

76

Texpo Eurasia 2011, 28th Textile, International Textile, Weaving, Spinning, Finishing, Knitting, Hosiery Machines, Related Industries and Chemicals Fair was held in TÜYAP Fair Center, concurrently with 8th Istanbul International Yarn Fair. Texpo 2011 offered an important marketing platform in which international suppliers and buyers came together and visitors could find their needs about textile, soft goods, yarn, finishing, knitting, embroidery, sock machines, supply industries and chemicals. The Texpo Eurasia 2011 in cooperation with Textile Machinery and Accessories Manufacturers Association (TEMSAD) presented the production technology which develops fast and meets various raw material needs. The fairs that exist as the wide range of activity of Turkey that is the most important power of Asia region aim to satisfy all expectations of the domestic and foreign investments. The need of increasing production capacity of the sector that focuses on new target markets increased the attraction of the fair. The sector professionals who want to invest in the latest technology machinery, spinning and raw materials got information about decreasing the production costs and examined the machines that were operational. The buying delegations coming from Azerbaijan, Belarus, Bosnia- Herzegovina, Bulgaria, Morocco, Croatia, Iran, Montenegro, Kosovo, Macedonia, Egypt, Russia, Serbia and Greece visited the fair in which 445 firms from 32 countries and the company representatives participated. THE MEETING POINT FOR NEW INVESTMENTS In line with the changing world conditions, the textile sector that targets 24 billion dollars for 2011, turned its route to new markets in the Eurasia region. The sector that has to increase the capacity of production in line with the big volume of the new target markets, to decrease the costs and to present new products to the market started to increase textile machinery, spinning and raw

material investments and renewal machinery. The spinning sector, the first spinning sector in Europe and the second big industry of Turkey, has been the third biggest producer of the world with the trading volume of over 1 billion US dollars after the automotive sector. The Turkish spinning sector which is the fifth of the world in the short fiber ring spinning production, the fourth of the world in ‘open-end’ spinning production met in TUYAP Fair to save existing exports, to penetrate into new markets and to increase variety. The Turkish socks producers who produce for the biggest brands of the world has high value added production capacity. The socks producers continue to increase new machinery investments to reach to the state of the leader socks producer of Europe and to provide four tenth of people in the EU countries wear made in Turkey socks. THE IMPORTANCE OF THE SECTOR TexpoEurasia, one of the most leading fairs in Europe and in the world in its sector, promoted the firms that don’t want to stay behind in the competition of products which produced by the latest technology. The machines presented every kind of needs from energy saving to low skilled labor force, from increasing batch production to decreasing the costs. When looked at current textile machine export value compared to the last years’ figures, in spite of economic recession, there is no fall. It may seem that export is limited compared import but the producer’s effort of developing themselves under difficult conditions is so successful and reaching to the new abroad market. Turkey as the third big supplier country in ready-made clothing is at the point of decider in the global arena and with the production capacity and 4.1 percent ration of the total ready-made clothing export, Turkey is an important player. It is the most indicators that the textile sector is the one of the leading sector in Turkey still.


Human-Centered textiles

ENGLISH

Hikmet Tanriverdi, Chairman of IHKIB (Istanbul Readymade and Clothing Exporters Association), pointed out that usage of carcinogenesis chemicals threatening our health from readymade garments to toys, from food to consumer durables, is increasing every day warning that this issue had to be considered strictly. Information was released at a symposium titled “Human-Centered Textiles / Environment-Health-Comfort” organized by Ekoteks. The Ekoteks Textile Laboratory and Research Center is an affiliated Member of the Istanbul Textile and Apparel Exporter’s Association (ITKIB) which has over 15,000 members realizing about 80% of Turkey’s textile and garment exports. Ekoteks, an internationally known textile institution, has organized international textile symposia for several years. This year, Ekoteks has chosen environment, safety and health issues for the theme of its symposium. In the symposium information was given about the solutions applied in Europe and the USA. Delivering a speech at the symposium, Hikmet Tanriverdi said they sold goods to all parts of the world and that those products had been through tests. He added, “There aren’t too many important negative results determined in made in Turkey products. Turkish producers are conscious of this issue.” Tanriverdi noted that the products of which aesthetical specs would be concerned in the past gained the features of technical aspects in the meantime. “Comfort

KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

77

came forefront in line with developing economic and technical conditions. Notably in conscious societies the human factor was given first priority in addition to aesthetical and comfort specs. Environment, human health and safety were placed on the first priority without any compromise. Although all innovation activities provide limitless benefits they are acceptable only if they are not harmful to humanity. Since the human-centered products will be treated as warranty it increases customer loyalty thereby reducing marketing costs. It facilitates to overcome the crisis. It builds up a respectful image in the market. ” Tanriverdi outlined.


ENGLISH KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

78

Smart fabric production by Biesseci Established in 1984 by Ozhan Canaydin as the first international textile joint venture in Turkey to produce sports and casual wear clothing Biesseci Textile has been producing top quality fabric for domestic and international markets. Initial production processes of the company included knitting and make up of garments. In 1991 the Dye House started production and the same year Knitting was restructured. Integrated each other with a practical and useful way the company has always invested to be a modern and prestigious company. During last years the company has been producing a great quantity of on demand fabric and markets in the domestic and international market. They are already supplying most leading brands of the world including Adidas, Nike, Puma, Quicksilver, Esprit, Edc, Next, Mavi Jeans, Reebok, Kappa, Trussardi,

Lacoste, Diesel, Calvin Klein, Roxy, Sting, Decathlon, Burberry, Celio, Timberland and Pimkie. The company is continuously investing to follow latest technologies in all aspects of production, including knitting, dyeing and confection. It invests not only in machinery but also in human resources. Placing special importance on innovation Biesseci Textile’s production’s main input is provided at knitting according to customer requirements. With the existing range of machinery Biesseci is able to knit different qualities and thickness of yarn. Its fabric development team constantly develops new fabric qualities. Their latest state-of-the-art fabric is a smart one. Oktay Pehlivanoglu, Production Manager of the company, said that they had been working very intensively on developing smart fabric for one year adding that they placed extra importance on innovation. He noted that they offered their works to domestic and international customers and said that they had expected to get bulk orders for this novelty. Pehlivanoglu commented on the business world also. He warned that to survive in today’s harsh and severe conditions the companies should be different, open to changes and always innovative.


Credit facility for growing Anatolia

What is GAGF? GAGF comprises three main pillars: The first is a counter-guarantee agreement for EUR 5 million with the Kredi Garanti Fonu (KGF), which aims to reach around 1,500 micro-enterprises in the target region through financial intermediaries. The second pillar, with a commitment of EUR 25 million, is a direct guarantee provided to five partner financial intermediaries, namely Akbank, Denizbank, Halkbank, Vakifbank and Yapi Kredi, which aims to generate an overall, new SME portfolio of EUR 500 million in the target region. The third pillar comprises EUR 2 million earmarked for capacity-building and promotion of the facility. The EIB is contributing EUR 250 million in loans. GAGF is co-financed by the EU and the Republic of Turkey under the IPA Component III – Regional Development and is managed by the European Investment Fund. It became operational following a contribution agreement signed between the Central Finance and Contracts Unit and the EIF in May 2010.

ENGLISH

receive only 10% of the country’s SME lending. SMEs in these regions will benefit from loans and guarantees provided by the EIB Group’s five partner banks in GAGF: Akbank, Denizbank, Halkbank, Vakifbank and Yapı Kredi. The first-loss portfolio guarantees from the EIF are backed by EU funding from the Instrument for PreAccession Assistance – IPA. Additionally, micro-enterprises operating in these regions will benefit from a guarantee provided by the Kredi Garanti Fonu (KGF) for which a counter-guarantee is provided utilizing IPA funds.

79 KONFEKSİYON TEKNİK TEMMUZ - JULY 2011

The first promotional meeting of the project titled “Greater Anatolia Guarantee Facility-GAGF” was held at the Gaziantep Chamber of Commerce. The meeting was attended by Mehmet Aslan, Chairman of the Board of GTO, Alain Terraillon, Istanbul Representative of European Investment Bank, Ozlem Cotuk, European Investmen Fund, Project Manager of GAGP and officials of many SMEs. The European Investment Bank (EIB) and the European Investment Fund (EIF) signed agreements totaling EUR 280 million with Akbank, Denizbank, Halkbank, Vakifbank, Yapi Kredi and Kredi Garanti Fonu (KGF) for small and medium-sized enterprises (SMEs) and microenterprises in Turkey’s least developed provinces. The agreements consist of EUR 250 million in EIB loans and EUR 30 million in EIF guarantees. As the EIB partner banks will match the loan amount with an equivalent from their own resources, a total of EUR 500 million will be made available to SMEs. This innovative SME funding instrument called the Greater Anatolia Guarantee Facility – GAGF (Buyuyen Anadolu’ya Kredi Kolayliklari – BAKK) was devised in partnership with the Republic of Turkey and the EU Commission and major Turkish banks. Initially launched in July by Nihat Ergun, Turkish Minister of Industry and Trade, it will provide tailor-made financial help to SMEs and micro-enterprises. GAGF covers 43 of the least developed provinces in Turkey stretching from Kastamonu, Samsun, Kayseri and Kahramanmaras to Kars and Van in the East of Turkey, home to 25% of the country’s SMEs, which


SUBSCRIPTION FORM ABONE FORMU Name / İsim : ...................................................................................................................................................... Surname / Soyadı : ............................................................................................................. Company / Firma : .......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... Mailing adress / Posta Adresi : ................................................................................................................................................................................................................................................................................. Tel : .................................................................................................................................................................................. Fax : ........................................................................................................................................................... Vergi dairesi : .................................................................................................................................................... Vergi no : .......................................................................................................................................... Business Type / Faaliyet Alanınız : ......................................................................................................................................................................................................................................................................... ...................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... ......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Subscription starts in / Abone Başlangıç : .................. / 20 .................. Ω One year EURO 100 Ω One year USD 130 Ω Two year EURO 170 Ω Two year USD 230

Subscription ends in / Abone Bitiş : .................. / 20 .................. Ω Yıllık abone ücreti ( Türkiye için ) 120 TL.

PAYMENT FORM ÖDEME ŞEKLİ Ω Check is enclosed / Çek ektedir. Ω Payment was transferred to your bank account. The receipt is enclosed. Ödeme banka hesabınıza yatırılmıştır. Makbuz ektedir. Ω Debit my credit card / Kredi kartımı borçlandırınız. Credit card no / Kredi kartı no : Security number / Güvenlik numarası : Name of the card holder Kart sahibinin adı-soyadı Expiry date / Geçerlilik süresi Type of the card / Kartın cinsi Date / Tarih : .................... /

....................

: .................................................................................................................................................................................................................................. : .................... / : Ω Visa /

....................

/ .................... Ω Master / Eurocard

....................

Stamp & Signature / İmza :

...........................................................................................................................................

Bank account name / Hesap adı : İletişim Magazin Gazetecilik Basım Tanıtım Tic. A.Ş. YURTİÇİ BANKA HESAP NUMARALARIMIZ (TL) İŞ BANKASI : İstanbul / Bakırköy Ticari Şubesi • Şube Kodu: 1396 • Hesap No: 0001028 POSTA ÇEKİ HESABI : Havaalanı Şubesi • Hesap No: 5368188 BANK ACCOUNT NO Turkiye Is Bankasi Bakirkoy Ticari Branch / 1030 (USD) / Turkiye Is Bankasi Bakirkoy Ticari Branch / 1044 (EURO)

İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş. İhlas Medya Center, 29 Ekim Cad. No: 23 34197 Yenibosna - İSTANBUL / TURKEY Tel: +90 212 454 25 22 Fax: +90 212 454 25 97 web: www.tekstilteknik.com.tr / e-mail: img@img.com.tr


Konfeksiyon Teknik  

Konfeksiyon Teknik Dergisi Temmuz Sayisi