Issuu on Google+

SAYI 5 / 2013

DOSYA KONUSU

DOSYA KONUSU

KAMUDA TEKNOLOJİ

SAP BUSINESS SUITE

powered by

SAP HANA


........................................................................................................................................................................... ÖNSÖZ

Büyük veri kamuyu değiştiriyor Veri patlamasının yaşandığı 2000’li yıllarda büyüme sadece hacim ile sınırlı kalmadı. Verinin değişim hızı da artış gösterdi. Öte yandan, başta kamu olmak üzere, kurumsal çevrede alışık olduğumuz Excel tablosu benzeri yapısal verinin yerini, sosyal medya başta olmak üzere pek çok yapılandırılmamış, dağınık veri kümesi aldı. Kurumların, büyük veriden işletmelerine fayda sağlayabilmeleri için tüm bu veriyi doğru yönetmeleri geliyor. Yapılan araştırmalar, büyük veriden en büyük faydayı sağlama potansiyeli bulunan sektörlerin başında kamu olduğunu gösteriyor. Milyonlarca vatandaşın hizmet aldığı, birçok hizmet sağlayıcıdan dış kaynak hizmeti alan, bütün vatandaşlarına memnun olacakları kalitede hizmet sunması gereken kamu sektörünün büyük veriyi başarıyla yönetmesi durumunda ne gibi faydalar sağlayacağına dair pek çok uluslararası örneği görüyoruz.

noktası. Bellek içi teknolojinin sunduğu yüksek performansı, SAP HANA ile temel iş uygulamalarına adapte eden Business Suite on HANA, şirketlerin iş süreçlerinin en önemli bölümünü oluşturan kurumsal kaynak planlama (ERP) için benzersiz bir çözüm sunuyor. SAP çözümlerinin kamu sektörünü dönüştürme potansiyelini SAP Forum Ankara’da “Yepyeni Bir Yarış” temasıyla paylaşıyoruz. Ancak 2013 bizim için henüz yeni başlıyor; yıl boyunca İnovasyon, Mobilite ve Teknoloji gibi başlıklar altında kurumsal iş uygulamalarının tüm sektörlere faydalarını gözlemlemeye ve paylaşmaya devam edeceğiz.

Zeynep Keskin SAP Türkiye Genel Müdürü

Biz 2013’ü lider olduğumuz sektörleri genişleterek ve ekosistemimizi yeniliklerle büyüterek geçireceğiz. Sizlere de başarılarla dolu bir yıl diliyorum.

Bu örnekler arasında kuşkusuz, her gün daha fazla ülke vatandaşı tarafından talep edilen şeffaflığı artırıcı uygulamalar öne çıkıyor. Özellikle yerel yönetimler, vatandaşlara sundukları hizmetleri yalnızca sonuçlarıyla değil, öncesindeki hedefleriyle paylaşıyor. Üstelik bununla yetinmiyor, bu sayımızda yer verdiğimiz, SAP çözümleriyle ortaya çıkan Boston About Results Performans Yönetimi Çözümü örneğindeki gibi güncel verileri karşılaştırmalı tablolarla birlikte paylaşıyor. Bu ve benzer örnekler, demokrasinin teknolojiyle nasıl bir dönüşüm geçirdiğini net bir şekilde gösteriyor. SAP olarak, kamu sektörünün her kademesine fayda sağlayacak çözümlerle portföyümüzü genişletmeye devam ediyoruz. Yeni tanıttığımız Business Suite on HANA, bizim için bu anlamda bir dönüm

1


İÇİNDEKİLER........................................................................................................................................................................................

36 DOSYA KONUSU: KAMUDA TEKNOLOJİ 04 / KAMUDA TEKNOLOJİ KULLANIMININ ÖNEMİ 08 / SAP’DEN KAMUYA VERİMLİLİK KATAN ÇÖZÜMLER 12 / TÜM DÜNYADA KAMU SEKTÖRÜ SAP İLE YOL ALIYOR 15 / KÖŞE YAZISI YEREL YÖNETİMLER ŞEFFAFLIĞA TEKNOLOJİ İLE ULAŞIYOR 18 / KÖŞE YAZISI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN PROJELERE SAP NASIL KATKIDA BULUNABİLİR? DOSYA KONUSU: BÜYÜK VERİ 20 / BÜYÜK VERİNİN BÜYÜK FAYDASI 24 / VERİ DÜNYASININ SÜPER KAHRAMANLARI: VERİ BİLİMCİLER 26 / BÜYÜK VERİ, İŞ HAYATINI DÖNÜŞTÜRÜYOR 30 / BAŞARI ÖYKÜSÜ ÇALIK'TA SAP DÖNÜŞÜM HİKAYESİ 32 / TEKNOLOJİ PAROLALARIN HAYATIMIZA GERÇEK MALİYETİ 34 / TEKNOLOJİ SAP BUSINESS SUITE POWERED BY SAP HANA İLE GERÇEK ZAMANLI İŞ SÜREÇLERİNİ YENİDEN KEŞFEDİN 36 / PORTRE SAP TÜRKİYE’DE DÖNÜŞÜM TAMAM, HEDEF DAHA HIZLI BÜYÜMEK 42 / HAYATIN İÇİNDEN ORTAK BİR ZİHNİYET: THE MINDSET 44 / HAYATIN İÇİNDEN BAKİYE DURAN: HEDEFE ODAKLANMA, KARARLILIK, DAYANIKLILIK 46 / HABERLER

04

32

44

24

42

Konak Medya adına İmtiyaz Sahibi: Cem Tecimen Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu): Aylin Tarhan Kuru (aylin.tarhan@konakmedya.com) Yazı İşleri: Ayşe Başçı, Melih Çelik, Erhan Kahraman, Demet Şeker Görsel Yönetmen: Kadir Kaymakçı Fotoğraf: Celal Kenç, Doğu Kendigelen Katkıda Bulunanlar: Erdem Aksakal, Ekin Erim, Cansu Cığa, Rengin Köşkli, Ahmet Engin Tekin, Cihat Onbaşı, Faruk Emre Güngör, Alper Akbal, Koray Çelik Reklam Sorumlusu: Ayşen Erdoğan (aysen.erdogan@konakmedya.com) Yapım-Yönetim ve Reklam Satış: Konak Medya - Selahattin Pınar Cad. Cemal Sahir Sok. Polat İş Merkezi No: 29 Kat: 4-5 D: 45 Mecidiyeköy/İstanbul İletişim: 0212 216 97 00 www.konakmedya.com, Scala Basım Yayım - Yeşilce Mah. Girne Cad. Dalgıç Sok. No: 3 4. Levent/İstanbul FORUM dergisi, SAP Türkiye ile yapılan sözleşme gereği Konak Medya tarafından T.C. yasalarına uygun olarak kurumsal bir yayın olarak yayımlanmaktadır. FORUM dergisinde yer alan görüşler sadece yazarlarına aittir. FORUM dergisinde yayınlanan yazı, fotoğraf ve konuların tüm hakları Konak Medya’ya aittir. Kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz alıntı yapılamaz. SAP logosu sözleşme gereği, SAP Türkiye’nin izniyle kullanılmaktadır.

2

w | www.sap.com.tr t | twitter.com/sapturkiye f | facebook.com/sapturkiye


DOSYA KONUSU: KAMUDA TEKNOLOJİ ............................................................................................................................................

KAMUDA TEKNOLOJİ KULLANIMININ ÖNEMİ Kamunun, geleceği hazırlama adına gerçekleştirmesi gereken yatırımların arasında teknoloji yatırımları ayrı bir önem taşıyor. Yalnızca hızlanmış bürokrasi değil, şeffaflığa giden yol da yine teknoloji ile sağlanıyor. Türkiye’de ilk bilgisayarın, o dönemki adıyla “elektronik beyin”in 1960 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü’ne kurulmasının üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçti. İnsanların görmek için kuyruk oluşturduğu, kendini ifade etmesi için özel bir yazının kaleme alındığı bu cihaz, kamunun teknolojiyle tanışmasının da ilk örneğiydi. Sonraki kamuda teknoloji hamleleri ise yine donanım ağırlıklıydı. 1963’te İstanbul Teknik Üniversitesi ve o zamanlar bir kamu kurumu olan Başak Sigorta, kendi sınıflarında bilgisayarı ilk kullanan kurumlar olarak sıralanmış; özel sektör ise ancak 1966’da bu yatırımı yapma kararı almıştı. 1971 yılında yapılan bir araştırma, Türkiye’de o dönemin bilgisayar ve

4

teknolojiden faydalanma oranlarını bugüne taşıyor. Bu araştırmaya göre maaş ve sigorta bordrolarının hazırlanması yüzde 12,8’lik payla ilk sırada yer alırken, genel istatistik işlemleri yüzde 11,3’le ikinci sırada bulunuyor. Bu iki maddeyi stok kontrol, işletme muhasebesi ile fatura – hesap pusulası işlemleri takip ediyor. Takvim yapraklarını hızlıca çevirip 1994’te hazırlanmış ve daha sonra Türkiye Bilişim Derneği tarafından yayınlanmış bir araştırmaya bakınca, kamu kurumlarının teknolojiye ne kadar yaklaştığını görüyoruz. Bu araştırma bize, kamu kuruluşlarının yüzde 71’inde ücret bordrolarının hazırlanmasında bilgisayarların kullanıldığını anlatırken, yüzde 32’sinde muhasebe, yüzde 30’unda personel, yüzde 20’sinde stok

kontrolü ve yüzde 16’sında ise bütçe işlemlerinin yine teknolojik olanaklar kullanılarak yapıldığı bilgisini veriyor. Elbette 1960’ların, 70’lerin ve 90’ların Türkiye’si ile günümüz koşulları arasında ciddi farklar bulunuyor. Yapılacak BT yatırımları artık yalnızca donanım değil, yazılım, hatta mobil uygulamalarla da planlanıyor. Ancak, 1960’larda kamunun ön ayak olduğu teknoloji harekatı, günümüzde özel sektörün girişimleriyle gelişiyor. Kamu ise, mevcut bürokratik yapısında iyileştirmelere giderken kriter olarak satın alma maliyetleri ile donanımın yeterliliği üzerinde duruyor. Oysa bugünün gündeminde, e-Devlet uygulamaları ile buna paralel olarak dünyadaki adıyla Gov 2.0 yatırımları bulunuyor. Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yayınlanan Bilgi Toplumu İstatistikleri 2011 başlıklı raporda da bu duruma dikkat çekiliyor. Merkezi yönetim tarafından gerçekleştirilen bilgi işlem yatırımlarında 2002-2011 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde 4 katlık bir artış yaşandığına dikkat çekilen raporda 2009 sonrası hızlı bir artışın gerçekleştiği görülüyor. Sektörel dağılıma bakıldığında ise eğitim sektörü %43 ile ilk sırayı alırken; ulaştırma


............................................................................................................................................................................................................................... ve haberleşme, sağlık, tarım, enerji, madencilik, imalat ve turizm bu sektörü izliyor. Rapordaki verilerde dikkat çeken bir başka unsur ise kamudaki bilgi işlem yatırımlarında dış kaynak kullanımının oranı. 2011 yılında yürütülen projelerde 70 farklı kurumun tamamının projelerinde dış kaynak kullanımını tercih ettiği açıklanıyor. Bu kurumların 40’ının %10 seviyesinde, 11’inin ise %90’ın üstünde bir oranda dış kaynak kullamından faydalandığı görülüyor. Farklı sektörlerden onlarca kamu kurumunun bilgi işlem yatırımlarına ağırlık vermesi, e-dönüşüm uygulamalarının yaygınlığını da ortaya koyuyor. Artık kamudaki pek çok bilgi işlem yöneticisi, entegre kurumsal uygulamalarda yaşadıkları gelişimin süreçlerinde verimlilik sağladığını bizzat deneyimliyor.

Vatandaş memnuniyeti, hızlanan süreçler ve geleceğin kamu yönetimi

Teknolojiyi artık hayatının her alanında hisseden ve yaşayan vatandaşların kamu idaresinden beklentisi de aynı paralellikte seyrediyor. Artık her vatandaş, çalıştığı bankadan, alışveriş yaptığı marketten, sahip olduğu otomobilin servisinden aldığı hizmetten daha kalitelisini ve hızlısını kamudan bekliyor. Özellikle genç nesil, müşterisi olduğu firmaya sosyal medyadan istediği her an ulaşır gibi, kamu kurumlarına ulaşmayı tercih ediyor. Her sektörden firmanın önceliklerinden biri haline gelen müşteri memnuniyeti, kamu özelinde baktığımızda karşımıza vatandaş memnuniyeti olarak çıkıyor. Böyle bir ortamda; kamu kurumlarının yapacağı teknoloji yatırımları yalnızca nicelik değil, nitelikleriyle de önem kazanıyor. Bulut bilişim türleri arasında gösterilen kamu bulutu kavramının günümüzde yaygınlaşmaya başladığı da düşünüldüğünde, arka planda hangi uygulamaların görev aldığı, bu uygulamaların, diğer kamu kurumlarındaki sistemlerle ne kadar etkileşimli çalıştığı önem kazanıyor. Bir ülkenin en büyük hizmet şirketi olarak da tanımlayabileceğimiz “kamu” daha modern süreçler ve şeffaflık için adımlar atıyor.

Türkiye’de kamu sektörünün teknoloji kullanımı ne durumda? Mevcut tabloyu incelediğimizde kamuda BT bütçelerinin yaklaşık

%80’inin donanım ve altyapı yatırımlarına ayrıldığı görülüyor. Kalan %20’nin büyük bölümü de telekom sektörü için kullanılıyor. Bu iki oran, yazılıma ayrılan bütçenin ne kadar az olduğunu ortaya koyuyor. Dünyadaki duruma bakıldığında ise donanımın, yazılım fonksiyonlarının hayata geçirilmesi için bir araç olarak kullanıldığı bir resimle karşılaşıyoruz. Pek çok ülkede kamu kurumları, sürecin kendisini ön planda tutarak realizasyonda hazır ticari ürünleri kullanıyor. Bu ürünlerin, endüstri ve endüstriden bağımsız en iyi iş süreçlerini içermesi, ayrıca global yazılım üreticileri tarafından desteklenmesi sürdürülebilir bir yapının kurulmasını sağlıyor. Türkiye’deki bir diğer farklılık da tam bu noktada karşımıza çıkıyor: Pek çok kamu kurumu yazılım projelerini kendi içlerinde oluşturdukları ekipleri aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu durum, orta ve uzun vadede korunması gereken standartlara uyulamaması ihtimalini beraberinde getirirken, aynı konuda pek çok mükerrer yatırım yapılarak maliyetlerin yükselmesine de neden oluyor. Kamuda sürdürülebilirliği olumsuz etkileyen bu ortamda geliştirilmek istenilen projeler ise orta ve uzun vadede gelişimi kısıtlayan bir tabloyla karşılaşılmasına neden olabiliyor. Türkiye’de kamu sektörünün yazılım odaklı yatırımlarına bakıldığında ise üzerinde düşünülmesi gereken bir durum karşımıza çıkıyor. O da bu yatırımlarda kullanılacak ürün

ya da çözümün tercih noktasında ilk satınalma maliyetinin ön planda tutulması. Oysa, uzun vadeli ve toplumun genelini ilgilendirebilecek tipteki bu yatırımlarda ilk satın alma maliyeti yerine orta ve uzun vadede toplam sahip olma maliyetinin; yani ilk satınalma, işletme/bakım, projenin başarısızlığı durumunda tekrarlanan proje maliyeti ile yeni projede kurum personelinin motivasyon kaybının bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Bu konudaki bir diğer başlık ise, kamu kurumlarındaki BT’den sorumlu isimlerin sorumluluk alanları. Üst yöneticiler, bu birimlerdeki çalışanları yalnızca veritabanı, network, web sitesi ya da switch, depolama gibi donanım odaklı işlerle sınırlı görüyor. Oysa özel sektördeki duruma baktığımızda, özellikle CIO konumundaki yöneticiler doğrudan karar alma mekanizmalarına dahil oluyor ve şirketin geleceğine yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Bu nedenle, artık teknolojiyi tüm süreçlerine dahil eden kamu kurumlarında da benzer bir yöntem izlenmesi anlamlı hale geliyor. Bu geçişin sağlanabilmesi aşamasında kamu kurumlarının, gerçekleştirilen projelerde entegratörden, teknoloji sağlayıcı firmadan kalite kontrol desteğini talep etmesi, proje kapsamının belirlenmesinde hızlı devreye alınabilir ve en büyük katma değeri sağlayacak çözümlere yoğunlaşılması gerekiyor. Diğer taraftan kamu kurumlarının büyük projelerde kendi yetkinliklerini kazanabilmeleri için çekirdek bir ekip bulundurmaları ve bu ekibin kurum adına güncel teknolojileri takip etmesi de kritik aşamalardan biri olarak listedeki yerini alıyor. Elbette her çalışmanın başarıya ulaşması için kamu kurumlarında da uzun vadeli hareket edilmesi, buna uygun planların yapılması gerekiyor. İlk temelin oluşturulmasının ardından, zaman içinde küçük fonksiyonel projelerle adım adım kurumun ileriye taşınması, gerçekleştirilecek yatırımlardaki riski azaltarak başarı oranını yükselten bir etken. Çizilecek yol haritasında hizmet verecek teknoloji sağlayıcı firmadan destek alınması, orta ve uzun vadede teknoloji yatırımlarından elde edilecek faydayı yükselten bir aşama olarak karşımıza çıkıyor.

5


SAP HANA Test Sürüşü

itelligence farkı ile

bu deneyimini yaşayın

SAP HANA yazılım ve donanım teknolojilerinin güçlü bir bileşimi olan yüksek performanslı In-Memory teknolojisiyle büyük hacimli veriler süratle aksiyonlara dönüştürülüyor. SAP HANA ile milyarlarca veriye ulaşmak sadece saniyeler içerisinde mümkün oluyor. Uzman kadromuzun işletmenize özel hazırlayacakları demo sayesinde HANA çözümlerinin iş süreçlerinize nasıl etki ettiğini görebilirsiniz. 21 ülkede, 2700’den fazla danışmanıyla hizmet veren itelligence’ın SAP HANA uygulamaları ile ilgili birçok sektör özelinde gerçekleştirdiği global ve lokal deneyimlerinden sizde faydalanın.


itelligence ile SAP HANA deneyimini yaşamak için tek yapmanız gereken bize ulaşmak. Deneyimli danışmanlarımız, datanızı inceleyerek sizin ihtiyacınıza en uygun çözümü sunuyor. Çözümlerimiz; ·

SAP Business Suite – ERP, CRM, SRM

.

SAP – Karlılık ve Maliyet Analizi

·

SAP – Operasyonel Raporlama

·

SAP – Veri Ambarı

·

Yüksek Performanslı İş Zekası


DOSYA KONUSU: KAMUDA TEKNOLOJİ ............................................................................................................................................

SAP’DEN KAMUYA VERİMLİLİK KATAN ÇÖZÜMLER Kamunun ihtiyaçları için zengin bir portföyü barındıran SAP,  kamu kurumlarına, farklı süreçleri etkileyen projelerle elde edilen faydaların entegre bir yapıya kavuşmasında aracılık ediyor. Bu hizmeti alan kurumlar yalnızca hızlanmakla kalmıyor, ellerindeki değerli veriyi çok daha etkin kullanabilme fırsatı da elde ediyor.

Kamu sektörünün ihtiyaç duyduğu teknolojik hedeflerin arasında bürokratik aşamaların kolaylaşması, şeffaflık ilkesinin sağlanarak vatandaş memnuniyetinin yükseltilmesi ve elbette tedarik zinciri, insan kaynakları, gelir yönetimi gibi, özel sektör şirketlerinde de yaşanan süreçlerin kamuya adaptasyonu bulunuyor. Bu hedefler, özel şirketlerde şirketin büyüklüğüne göre farklı ölçeklerle ifade edilse de bazı kamu kurumlarının toplumun geneline yönelik hizmet vermesi, proje tasarımlarının ve hazırlıklarının farklılaşmasına neden oluyor. Kurumsal uygulama ve yazılım alanında dünya liderliğini elinde bulunduran

8

SAP, özel sektör şirketlerine yönelik sunduğu çözümlere ilave olarak kamu kurumlarının ihtiyaç duyduğu alanlarda da dikey uzmanlık gerektiren çözümler üretiyor. 120’den fazla ülkede, 200 binin üzerinde şirketin gelişimine katkıda bulunan SAP sistemleri üzerinde üretilmiş ürünlerin hemen her evde kullanılması gibi, kamu kurumları da toplumun geneline daha verimli hizmet verebilmek adına SAP çözümlerinden faydalanıyor. SAP çözümleri, bugün 35 milyon kişiye ulaşıyor ve dünya üzerindeki toplam GDP’nin %60’ı SAP sistemleri üzerinden geçiyor.

Gelir yönetiminden askeri kurumlara, zengin bir portföy

SAP, kamunun ihtiyaçlarına yönelik zengin bir portföyü bünyesinde barındırıyor. Bu portföydeki çözümler, kamu kurumlarına öncelikle farklı süreçleri etkileyen projelerle elde edilen faydaların entegre bir yapıya kavuşmasında aracılık ediyor. Bu sayede farklı ada çözümlerinin idamesine ait maliyetlerin düşmesini sağlayan SAP, farklı projeler için belirlenmiş garanti


............................................................................................................................................................................................................................... Çözümleriyle, İstihbarat kurumlarına ise İstihbarat Analiz çözümleri ile hizmet verebiliyor.

Her hizmetin temelinde veri bulunuyor

Günümüzün teknoloji destekli modern dünyasında veri, tarihte belki de hiç olmadığı kadar önem kazanmış durumda. Veriler oluşturuluyor, kaydediliyor, yedekleniyor, işleniyor, analiz ediliyor, raporlanıyor ve elde edilen bilgiler, içinde bulunduğumuz modern dünyanın gelişiminde kullanılıyor. SAP’nin kamu kurumlarına yönelik sunduğu faydaların temelinde de bu süreçler öne çıkıyor. SAP, verinin oluştuğu anda bilgiye dönüşümünü sağlayan çözümleriyle hizmet verirken, bu bilgilere her yerden ve anlık erişim sağlayabilmenin yolunu açıyor. Verinin sisteme girildiği andan itibaren, ömür devri boyunca değişmemesi ve bozulmamasının garanti altına alınmasını sağlayan SAP, sunduğu entegre yapı sayesinde, çözümlerinden elde edilen faydanın optimum seviyede kullanılabilmesi için gerekli ortamı sunuyor.

sürelerinin bitimi sonrasında, ilgili kamu kurumlarının yaşadığı durgunluk döneminin ortaya çıkmasını da önlemiş oluyor. SAP bu sayede, verdiği bakım hizmetiyle kamu kurumlarının güncel teknolojiyi sistemlerine adapte edebilmesinin ve kullanılan teknolojinin her zaman güncel tutulmasının da yolunu açıyor.

Verinin bulunduğu alanlara bakıldığında ise son yılların yükselen trendi olarak tanımlayabileceğimiz bulut teknolojileri kendini gösteriyor. SAP’nin sahip olduğu ve sektörü yönlendirdiği bulut vizyonu, kamu kurumlarının yazılım barındırma, işletme, bakım, güncelleme maliyetlerinin ciddi oranda düşürülmesini sağlıyor. Bulut teknolojilerini tercih eden kurumlara bakıldığında ise yurt dışında

çeşitlilik arz eden bir liste karşımıza çıkarken, Türkiye’de kamunun bulut teknolojilerine geçişte daha temkinli hareket ettiği gözleniyor. SAP’nin yakın gelecekteki hedefleri arasında, dünyada pek çok başarılı örneğini gördüğümüz kamuda bulut teknolojileri çözümlerini Türkiye’de de sunmak bulunuyor.

Kamu, mobil dünyanın kapılarını SAP ile açıyor Günümüzde verinin oluştuğu cihazlara bakıldığında mobil dünyanın büyük bir ivmeyle yükselen oranı karşımıza çıkıyor. Kullanıcılar artık yalnızca kişisel bilgisayarlar üzerinden değil, cep telefonu ve tablet bilgisayarlarıyla da dünya veri zenginliğine katkıda bulunuyor. Yapılan araştırmalar, orta ve uzun vadede bu trendin devam edeceğini gösteriyor. İnternete bağlı cihaz sayısının toplam internet kullanıcılarının sayısını geçecek olması, bu rotanın en belirgin çizgisi olma niteliği taşıyor. Uygulamalar, veritabanı ve teknoloji, iş zekası/analitik ve bulut bilişimle birlikte mobilite alanını da stratejik alan olarak belirleyen SAP, gerek kamu gerekse özel sektör şirketlerinin geçiş sürecini hızlı ve uzun vadeli ihtiyaçları karşılayacak şekilde oluşturabilmesi için gerekli ortamı sunuyor. Mobil cihazların etkisi kendini kamu kurumlarıyla vatandaş arasındaki etkileşimde de gösteriyor. Acil durumlarda artan mobil trafik ve yükselen veri yoğunluğunun doğru analiz edilmesi, doğru kaynakların zamanında ihtiyaç duyulan noktalara

Kamu kurumlarının en önemli özelliklerinden biri, kuşkusuz farklı ihtiyaçlara yönelik hizmet sunmaları. Örneğin Gelir İdaresi Başkanlığı vergi toplama ve yönetimi konusunda söz sahibiyken, bir askeri kurum kendi içinde adeta küçük ölçekli bir ülkenin ihtiyaç duyduğu yazılım çözümlerinden faydalanabiliyor. Dolayısıyla SAP’nin her iki kuruma sunduğu ürün ve çözümler de birbirinden farklı oluyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nda kullanılan Veritabanı ve Veriambarı Çözümleri, veri kaybını azaltıp sistem verimliliğini artırıyor, vergi tahsil oranlarının yükselmesine katkı sağlıyor. SAP askeri kurumlara Karargâh ve Taktik Saha Lojistik Entegrasyon Çözümleri ve Entegre Komuta Kontrol

9


DOSYA KONUSU: KAMUDA TEKNOLOJİ ........................................................................................................................................... hızlı bir şekilde yönlendirilmesi ve acil durum operasyonlarının bir etkileşim merkezi vasıtası ile sonradan değerlendirmelerde bulunabilmek üzere kayıt altına alınması özellikle felaket durumlarında önem kazanıyor. SAP’nin Vatandaş Etkileşim Merkezi Çözümleri, oluşan verinin doğru yönetilmesini sağlarken özel şirketlerdeki müşteri memnuniyeti kavramının da kamuda vatandaş memnuniyetine dönüşmesine aracılık ediyor. Vatandaşların kamu kurumlarıyla etkileşimi pek çok farklı şekilde gerçekleşebiliyor. Y kuşağının iş dünyasında daha fazla yer alması, bu etkileşimin online kanallar aracılığıyla gerçekleştirilme oranını yükselten bir etken. Artık Y kuşağı başta olmak

SAP Kamu Çözümleri • Acil Durum Yönetimi • Gayrimenkul Yönetimi Çözümleri • Veritabanı ve Veriambarı Çözümleri • Hastane Bilgi Otomasyon Çözümü • Karar Destek Çözümleri • Karargâh ve Taktik Saha Lojistik Entegrasyon Çözümleri • Kurumsal Kaynak Planlama • Mobilite Çözümleri (Kurumsal mobil uygulamalar geliştirme ve cihaz yönetimi) • Performans Bazlı Lojistik Çözümleri • Personel Yönetimi (Bordro, performans, organizasyon, uzaktan ve yerinde eğitim, yetenek, oryantasyon, rotasyon, işe alma yönetimi) • Portföy ve Proje Yönetimi Çözümleri • Satınalma ve İhale Yönetimi Çözümleri • Strateji Planlama ve Performans Bazlı Bütçeleme Çözümleri • Taktik Saha Lojistik Konsepti ile Entegre Komuta Kontrol Çözümleri • Tapu Kadastro Çözümleri • Vatandaş Etkileşim Merkezi Çözümleri • Vergi ve Gelir Yönetimi • Yükseköğretim Çözümleri

10

üzere pek çok kişi, gerek teknolojinin sağladığı kolaylıklar gerekse yoğunluğu artan günlük yaşamın zaman kısıtı gerektirmesi nedeniyle kolay ve hızlı süreçleri tercih ediyor. Bu durum; birbiriyle entegre, basit adımlar içeren, hızlı geri dönüş alınabilen kamu servislerine talebin artması olarak yansıyor. SAP, yukarıda değindiğimiz Vergi ve Gelir Yönetimi ile Acil Durum Yönetimi çözümleri haricinde sunduğu Veritabanı ve Veriambarı çözümleri, Stratejik Planlama ve Performans Bazlı Bütçeleme Çözümü, Hastane Bilgi Otomasyon Çözümü, Tapu Kadastro Çözümü, Gayrimenkul Yönetimi Çözümleri gibi hizmetleriyle kamu kurumlarının bu talebi doğru ve etkin bir yolla karşılayabilmesi için uygun ortamı yaratıyor.

Etkin kamu yönetimi için verimlilik sağlayan çözümler SAP’nin farklı dikey sektörler için sunduğu kurumsal uygulama çözümleri, kamu projelerinin gerçekleştirilmesi aşamasında da fayda sağlıyor. Kendi iç dinamiklerine sahip olan kamu kurumları, SAP’nin telekom, bankacılık, enerji, madencilik, medya gibi sektörlere yönelik sunduğu özel çözümlerin çeşitliliğinden sonuna kadar faydalanabiliyor. SAP, kamu kurumlarına ulaşmak için sahip olduğu büyük iş ortağı ekosistemiyle yol alıyor. Kamu projelerini gerçekleştiren lokal sistem

entegratörleri, çözümlerini kurumsal iş süreçleri alanında dünyada kabul görmüş SAP altyapıları üzerine kurgulayarak altyapı yatırımlarının sürdürülebilirliğini garanti altına alıyor. SAP iş ortakları, diğer yandan gerçekleştirdikleri projeler sonucu elde ettikleri deneyimleri yeni projelere de kolaylıkla aktarabilme olanağı elde ediyor.

Şeffaf ve etkin bir kamu yönetimi

Kamunun içinde bulunduğu teknoloji odaklı dönüşüm, kurumları, diğer kamu kurumlarıyla entegre hareket etmeleri için yönlendiriyor. SAP’nin entegre çözümlere sahip olması ve sunulan çözümlerin birbiriyle etkileşim için hareket edebilme yetenekleri, farklı alanlarda hizmet veren kamu kurumları arasında bir sinerji ortaya çıkmasını sağlıyor. Son 10 yıl içinde pek çok e-dönüşüm projesine imza atan kamu kurumları, günümüz koşullarının gerektirdiği sorunları SAP Kamu Çözümleri ile sonuca ulaştırarak modern ve etkin devlet yapısının kurulmasına katkıda bulunuyor. SAP Kamu Çözümlerinin bir diğer önemli faydası ise şeffaflık ilkesinde kendini gösteriyor. Sağladığı olanaklarla hızlı ve etkin bir kamu yönetiminin kapısını açan SAP, tüm dünyada daha fazla kişinin sorguladığı ve talep ettiği daha şeffaf bir ortamın da kamu yöneticileri tarafından sunulmasına katkıda bulunuyor.


DOSYA KONUSU: KAMUDA TEKNOLOJİ ............................................................................................................................................

TÜM DÜNYADA KAMU SEKTÖRÜ SAP İLE YOL ALIYOR SAP uygulamaları, tüm dünyada kamu kurumları arasındaki yaygınlığını artırıyor. Gerek merkez hükümete bağlı birimler gerekse yerel belediyeler ve ilgili lokal kuruluşlar, yönetimleri altındaki bölgelerin idaresinde daha etkin davranabilmek ve çözüm sunabilmek için SAP çözümlerinden faydalanıyor. SAP kamu çözümlerinin çeşitliliği, bu uygulamaları kullanan kamu kurumlarının da değişkenlik göstermesini sağlıyor. Oluşan verilerin hızlı bir şekilde analiz edilip değerlendirilmesi, kamu yatırımlarında aranan şeffaflığın sunulabilmesinin ötesinde orta ve uzun vadede gerçekleştirilecek farklı yatırımların maliyetlerinin düşmesine de aracılık ediyor. Bunun en güzel örneklerinden biri ABD'nin Washington eyaletinde kendini gösteriyor. Ulaşım Geliştirme Kurumu yetkilileri, 2003 yılında çalışmalarına başlanan projeyle, eyalet genelindeki 320 yerleşim bölgesindeki sokak yapım ve bakım

12

süreçlerinin yönetimi ve planlaması için SAP BusinessObjects çözümünden faydalanıyor. Bu proje kapsamında oluşturulan Performans Yönetim Ekranı, kurumun mevcut durumu analiz etmesinde ve ileriye yönelik planlamalarında destek oluyor. İnternet üzerinden ulaşılabilen Performans Yönetim Ekranı, sağladığı şeffaflıkla toplumun kendisine duyduğu güveni de artırmayı başarmış durumda. Kullanılan çözümün başarısı, kendisini maliyetlerin düşüşünde de gösteriyor. 2001 yılında kurumun yürüttüğü 970 farklı proje, detaylı analiz olanaklarıyla bugün 400’e düşmüş durumda. Yine aynı dönemde ortalama 5 ay olan iç süreçler ise 17 güne kadar geriledi. Projelerin işleyişinde %70’lere varan verimlilik artışı, kamu yatırımlarında milyonlarca dolarlık tasarrufu da beraberinde getiriyor.

Şehir yöneticilerinizin performansını izleyin

Tıpkı Washington gibi Boston şehri yönetimi de hizmetlerinin performansını SAP çözümleri ile

ölçüyor. Kütüphanelerden indirilen e-kitap adedinden itfaiye teşkilatının yangınlara ortalama müdahale süresine, suç oranlarındaki değişimden dikilen ağaç sayısına kadar pek çok bilgiye tüm Boston halkı internet üzerinden kolayca erişebiliyor. Belediyenin tüm hizmetlerinden elde edilen veriler SAP platformu üzerinde işlenerek kullanıma sunuluyor. Belediyelerin teknolojiyi en etkin kullanma örneklerinden biri olan Boston About Results programında ayrıca, SAP’nin akıllı cihazlarda çalışan mobil uygulaması Citizens Connect ile şehir genelinde vatandaşlardan bilgi toplanıyor. Bu bilgiler kırık bir sokak lambasından yanmayan trafik ışığına, çocuk parkındaki arızalı salıncaklardan yollardaki çukurlara kadar pek çok farklı alanı kapsayabiliyor.

Felaket durumlarında SAP çözümleri devreye giriyor

SAP’nin kamu kurumlarında yaygın olarak kullanılan bir başka çözümünü ise felaket ve acil durumlara yönelik ürünler oluşturuyor. 20 milyonu aşan nüfusuyla


............................................................................................................................................................................................................................... dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri olan Mumbai (Hindistan), SAP’nin kamu çözümlerinden en fazla faydalanan şehir yönetimi unvanına da sahip bulunuyor. SAP iş çözümleri ile vergi ve gelir yönetimi süreçlerini yöneten Mumbai, bulunduğu coğrafi konum ve muson yağmurları nedeniyle her yıl yaşadığı felaketlerle dünyanın gündemine giren bir şehir. Her felaket sonrası binlerce insanın barınma, enerji ve içme suyu sıkıntısı yaşadığı Mumbai, iyileşme dönemlerinde ihtiyaç duyduğu kaynakların yönetiminde SAP ERP çözümlerinden faydalanıyor. Mumbai yönetiminin SAP’den faydalandığı bir diğer konu ise CRM uygulamaları. Her gün 400 ailenin yerleşme amaçlı giriş yaptığı şehir, dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri olmasının yanında en hızlı nüfus artışının yaşandığı yerlerden de biri. Felaket durumlarında SAP’den faydalanan bir diğer büyük metropol ise New York. 6,3 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip acil durum uyarı sistemi NYALERT, 160 farklı organizasyondaki 800 farklı birimin acil durum mesajlarını kayıtlı kullanıcılara iletiyor. Her ay 10 bin yeni üyenin dahil olduğu sistem SAP SMS 365 Mobile Service çözümü üzerinde kullanılıyor. Platformun sağladığı olanaklar sayesinde New York’taki fırtına sırasında 15 dakika içinde 1 milyon SMS gönderimi yapılırken 388 bin telefon çağrısı yapıldı ve 4 milyon e-posta gönderildi.

Kamuda şeffaflığın en güzel örneklerinden biri

Kamu kurumlarındaki şeffaflık uygulamaları dünyanın dört bir yanında yaygınlaşmaya başladı. Bu uygulamaların çoğu belediye ya da kamu kurumu özelinde olmakla

birlikte, uluslararası nitelikte projelere de rastlamak mümkün. Bu sınıfta yer alan “Open Government Partnership” inisiyatifi, aralarında Türkiye’nin de olduğu 43 ülke tarafından desteklenmesiyle farklılaşıyor. 20 Eylül 2011 tarihinde 8 ülkenin imzaladığı deklerasyonla hayata geçen “Open Government Partnership”in hedefinde, kamuda şeffaflığın artması, süreçlerin daha etkin işletilmesi, vatandaş odaklı yaklaşımların yaygınlaşması ve bu amaç doğrultusunda kullanılacak teknolojilerin desteklenmesi bulunuyor. “Open Government Partnership” inisiyatifiyle gerçekleşen projeler arasında “Recovery.gov” projesi, ABD’deki tüm eyaletlere sağlanan fonların hangi amaçla kullanıldığı, hangi kurumun hangi projelerde yer aldığı, projelerin durumu ve bu projeler sonucu oluşturulan istihdama dair raporların detaylarıyla paylaştığı bir portal üzerinde işliyor. Oluşturulan veriler, hem bir coğrafi bilgi sistemi entegrasyonu ile harita üzerinde hem de SAP’nin “BAT platformu ve Explorer” diğer adıyla “Recovery Explorer” kullanılarak sunuluyor.

Sağlık kurumlarında hasta memnuniyeti

SAP’nin farklı alanlarda hizmet veren kamu kurumlarına yönelik bir diğer başarılı uygulaması ise tüm dünyada pek çok projede hayata geçmiş HANA teknolojisinde kendini gösteriyor. Almanya, Berlin’de bulunan Charite Üniversitesi Hastanesi, iç süreçlerinde SAP HANA platformu ile SAP BusinessObjects Explorer çözümünü kullanıyor. 13 bine yakın çalışanı, yıllık 1,2 milyar Euro’yu bulan geliri ve yalnızca 2010 yılında 600 bini aşan hasta sayısıyla Avrupa’nın en büyük kliniği olan Charite, çok sayıda hastaya

STM, daha etkin proje yönetimi süreci için SAP’yi tercih etti 1991 yılından bu yana Ar-Ge hizmetleri başta olmak üzere yazılım ve sistem mühendisliği hizmetleri sunan STM, proje yönetim aracı olarak kullandığı Primavera ile ERP çözümlerinden faydalandığı SAP arasındaki entegrasyonla proje yönetim süreçlerini daha etkin hale getirdi. 400’ün üzerindeki personeliyle savunma, enerji, eğitim, sağlık, ulaştırma ve anayurt güvenliği alanlarında danışmanlık hizmeti veren STM, yalnızca Türkiye’de değil yurtdışında da pek çok proje gerçekleştiren bir firma. Gerçekleştirilen projeyle iki uygulamayı daha verimli kullanmaya başlayan STM, ilerleyen dönemlerde SAP PI aracılığıyla kurum içi farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonu tamamlamayı amaçlıyor. ait verinin azaltılmasını amaçlıyordu. Bu kapsamda SAP AG ile işbirliğine giden Charite, gelinen noktada terabaytlar seviyesindeki veriyi saniyeler içinde analiz edebiliyor. Charite Üniversitesi Hastanesi CIO Yardımcısı Martin Peuker, elde edilen avantajı hem doktorlar hem de hastalar için oldukça etkili bulduğunu belirtiyor.

Güvenlik kurumları teknolojiyi kullanmaktan memnun

SAP Kamu çözümlerinden faydalanan kamu kurumları arasında güvenliği sağlayan asker ve polis teşkilatları da bulunuyor. Bu projelerden birinde ABD Savunma Lojistik Ajansı, tedarik zinciri yönetimi dönüşümünü SAP ile birlikte gerçekleştirdi. Her gün 50 binin üzerinde talep gerçekleştiren ajans, dünya genelindeki ABD birliklerine dair lojistik süreçleri de yönetiyor. Lojistik işlemlerin geri dönüşünde yaklaşık %30, operasyon maliyetlerinde ise %35 tasarruf sağlayan ABD Savunma Lojistik Ajansı, SAP’den hizmet alan tek kurum değil. ABD Kara Kuvvetleri Malzeme Komutanlığı da (AMC) SAP’nin kurumsal kaynak planlama çözümünü kullanıyor. 30 yıl boyunca kullandıkları eski sistemi

13


DOSYA KONUSU: KAMUDA TEKNOLOJİ ............................................................................................................................................

Aselsan, SAP kullanımını artırıyor Türk savunma sanayiinin gelişiminde önemli projelere imza atan Aselsan, mali raporlama ihtiyaçlarının karşılanması ile bunun beraberinde lojistik ve mali operasyonların bütünlüğünün sağlanması amacıyla SAP çözümlerinden faydalanmaya başladı. 2500’den fazlası mühendis olmak üzere 4500’e yakın çalışana sahip olan Aselsan, 2004 yılında başlayan ve zaman içinde sayıları artan SAP uygulamaları ile entegre bir sistem içinde süreçlerin yönetimini sağlayabiliyor. Gelişen dünyada daha etkin olma hedefiyle hareket eden Aselsan, SAP ile birlikte karar verme mekanizmalarının hızlanmasını sağlarken daha esnek hareket etme olanağına ulaşıyor ve verimlilik artışı elde ediyor. 10 yıla yaklaşan SAP deneyimi ile gelecek planlarını daha rahat yapan Aselsan, ilerleyen dönemlerde tedarikçi ilişkileri, ürün ömrü yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi servis hizmetleri kapsam artırımı ile kurum iştirakleri için de SAP ile birlikte hareket etmeyi hedefliyor. SAP’nin modern uygulamalarıyla değiştiren AMC, ABD’nin 41 eyaleti dışında 38 ülkedeki operasyonlarında da devrede olan bir kurum olarak öne çıkıyor. AMC, süreçlerinde SAP Business Suite ve Active Global Support hizmetlerinden faydalanıyor. ABD Deniz Kuvvetleri de SAP’nin askeri kurumlara yönelik çözümlerinden faydalanan bir başka kurum. SAP çözümleri, ABD Deniz Kuvvetleri’ne gemi bakım ve tamir sürelerinde %16 zaman tasarrufu sağlıyor. SAP’nin bu çözümlerinden faydalanan tek ülke elbette ABD değil. Fransa, askeri personele ait bilgileri tamamen dijital ortama taşıyarak kağıt kullanımı ve bilgi girişi için harcanan zamanı ciddi oranda azaltmayı başardı. Slovakya Savunma Bakanlığı ise hatalı girişlerden kaynaklanan hatalarda %70 düşüş sağladı. Singapur, askeri lojistik süreçleri ile havacılık mühendisliği uygulamalarında SAP ile ilerlerken İsrail’den Avustralya’ya,

14

Kolombiya’dan Filipinler’e kadar çok sayıda ülkenin askeri birimleri başta lojistik olmak üzere çeşitli süreçlerde SAP uygulamalarını kullanıyor. Savunma sanayiinde Lockheed Martin Aeronautics Tedarikçi Ağı İşbirliği Altyapısı, SAP uygulamalarının sektörde kullanımının en çarpıcı örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. 30 bine yakın çalışana sahip olan şirket, ABD içinde sekiz farklı lokasyonda faaliyet gösteriyor. Ürettiği F-35 savaş uçakları pek çok ülke tarafından tercih edilen şirket, süreçlerinde gerçekleştirmek istediği dönüşüm için 1970’lerden bu yana kullandığı sistemi bırakarak 2006 yılında SAP’ye geçiş yaptı. O tarihten bu yana başta kurumsal kaynak planlama uygulamaları olmak üzere çeşitli süreçlerde SAP ile birlikte hareket eden Lockheed Martin, 300 kadar tedarikçisinden aldığı ürünlerin yönetimini SAP platformları üzerinde gerçekleştiriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde tedarikçileri bulunan şirketin, müşterilerinin resmi kurumlar olmasının da etkisiyle titiz bir tedarik zinciri yönetimine sahip olması önem kazanıyor. Şirket, bu amaçla SAP’nin ERP uygulamaları haricinde SNC, NetWeaver BW, NetWeaver Portal ve BusinessObjects Global Trade Services çözümlerinden faydalanıyor. SAP’nin güvenlik kurumlarına yönelik hizmetleri yalnızca askeri birimler tarafından tercih edilmiyor. Örneğin Tayvan Polis Teşkilatı, mobil dünyanın sağladığı olanaklardan SAP Sybase çözümlerini kullanarak fayda sağlıyor. Sybase’in SQL Anywhere, MobiLink, Afaria ve IQ çözümlerini kullanan kurum, bilgi toplama ve elde edilen bu bilgileri kullanarak suçla mücadelede etkinliğini artırıyor. Tayvan Polis Teşkilatı, SAP Sybase çözümleriyle yalnızca suç oranlarını düşürmekle kalmadı. Kurum, kayıp kişilerin ve çalıntı araçların bulunmasında da %50’nin üzerinde bir gelişme sağlamayı başardı. Sistemi, teşkilattaki 30 bin personelin 8500’ü aktif olarak kullanıyor. Sahadaki ekip, mobil cihazları üzerinden günde 800 kadar sorgulama gerçekleştirerek şehri daha güvenli bir hale getiriyor.

Kamuda başarılı sonuçlar için doğru seçim

SAP çözümlerini kullanan kamu kurumlarının dağılımına ve etkinliğine

bakıldığında belli birkaç nokta öne çıkıyor. Örneğin Boston ve Washington’daki örneklerde her iki şehir yönetimi de eskiye oranla çok daha şeffaf. Diğer yandan New York, geçtiğimiz aylarda yaşanan ve pek çok haberle dünya gündemine yerleşen fırtına öncesi ve sırasındaki bilgilendirme mesajlarıyla, oluşabilecek hasarı minimum düzeyde tutmayı başardı. Benzer bir yolla hareket eden Hindistan’ın önemli şehirlerinden Mumbai, 20 milyonu aşan ve her yıl tekrarladığı doğal olaylarla mücadelesinde yine SAP’yi tercih ediyor. Tayvan, suç oranını düşürmede Sybase’in mobil çözümlerinden yararlanırken Türkiye’de ise Aselsan, STM ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın projeleri öne çıkıyor.

Gelir İdaresi Başkanlığı, e-Dönüşüme SAP ile katıldı T.C. Maliye Bakanlığı bünyesinde, devletin gelir politikalarını adil bir şekilde uygulamak ve bu bağlamda mükelleflerin haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak üzere çalışmalarını sürdüren Gelir İdaresi Başkanlığı, mükellef şirketlerin internet üzerinden beyanname bildirimi, mizan kontrolü ve mevzuat desteği almalarını sağlamak için SAP ile birlikte hareket etti. Yüksek veri sıkıştırma kapasitesi, iş sürekliliği ve veri kurtarmadaki deneyimi ile profesyonel servis organizasyonu nedeniyle SAP’yi tercih eden kurum, gerçekleştirilen proje kapsamında Sybase Mirror Activator, Adaptive Server Enterprise 15, IQ ve Professional Services hizmet ve çözümlerinden faydalandı. Projeyle birlikte mükellefler, işlemlerini çok daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilirken, vergi tahsil oranlarında da artış yaşandı. Çalışan verimliliğinin artmasını da sağlayan projede ilerleyen dönemlerde e-Faturalama hizmetinin de devreye alınması hedefleniyor.


...............................................................................................................................................................................................................................

Yerel Yönetimler Şeffaflığa Teknoloji ile Ulaşıyor vatandaşlarca yönetilmesi ilk akla gelenler.

Cihat Onbaşı SAP Türkiye Çözüm Yöneticisi

Eski çağlarda, bir şehrin sakinleri, yaşadıkları kentle ilgili kararları yönlendirmek amacıyla büyükçe meydanlarda toplanır ve görüşlerini dile getirirlerdi. Demokrasinin ilk örnekleri de diyebileceğimiz bu uygulama, zaman içinde şehirlerin büyümesi, nüfusun artması ve yeni idare kademeleri ile kurumların hayata geçmesiyle bir anlamda gözden düştü. Cumhuriyetin telaffuz edildiği dönemlerde ise bambaşka yönetim şekilleri devredeydi ve günümüz dünyasının terimleri arasında sayabileceğimiz “şeffaflık” belli başlı filozoflar dışında gündeme getirilmiyordu. Ancak içinde bulunduğumuz dünya, özellikle internet ve teknolojinin toplum geneline yaygınlaşmasıyla şeffaflık kavramının yeniden ön sıralardaki yerini almasını sağladı. Tarih tekerrürden ibarettir sözünü hatırlatan bu gelişmede artık şehir sakinleri yalnızca seçim sırasında oy kullanarak tercihlerini belli etmiyor, seçim sonrasında da farklı denetim mekanizmalarıyla sürece dahil olmak istiyor. Ülke bazındaki örneklere baktığımızda İzlanda’nın yeni anayasasını vatandaşlarıyla birlikte oluşturması, Finlandiya’da elektronik imzayla onaylanmış 50 bin başvuruyla bir konunun mecliste görüşülmesi zorunluluğu ile İsveç hükümetinin twitter’daki resmi @sweden hesabının

Kamuda ve demokrasinin etkinliğinde yaşanan bu değişimin en güzel örneklerinden biri Open Government Partnership inisiyatifi. 20 Eylül 2011 tarihinde Brezilya, Endonezya, Meksika, Norveç, Filipinler, Güney Afrika, İngiltere ve ABD’nin imzaladığı ortak deklorasyonla hayata geçen bu inisiyatif, bugün, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 43 ülkenin desteğiyle çalışmalarını sürdürüyor. İnisiyatifin ilk başarısı olarak gösterilen uygulama ise ABD’de hükümet tarafından veri portalı olarak geliştirilen “Data.gov” projesi. Bu proje kapsamında yaklaşık 390 bin veri seti barındırılıyor ve savunma, sağlık, mali yapı, enerji gibi farklı alanlarda kamuoyu merak ettiği, hükümetleri tarafından gerçekleştirilen çalışmaları ve sonuçlarını net bir şekilde görebiliyor.

Yerel yönetim şeffaflığında örnek bir uygulama Dünya genelindeki yerel yönetimler de tıpkı ülkeler gibi şeffaflığı artırıcı projeleri hayata geçiriyor. Bu projeler arasında öne çıkan Boston About Results projesi, şehir sakinlerine, eski bürokratik yollar üzerinden zorlukla ulaşılabilecek verileri, güncel değerleri dikkate alarak sunabiliyor. Proje kapsamında hazırlanan performans yönetimi ekranına yalnızca Boston

halkı değil, tüm dünyadan herkes www.cityofboston.gov/bar adresinden kolayca ulaşılabiliyor. Bu adreste sunulan verilerin çeşitliliği gerçekten etkileyici. İndirilen e-kitap sayılarından itfaiye teşkilatının yangınlara ortalama müdahale süresine, şehirdeki suç oranındaki değişimden Boston genelinde kaç graffiti çalışması yapıldığına kadar çok sayıda bilgiye ulaşılabiliyor. Uygulamanın Boston

halkına sağladığı şeffaflık yalnızca sonuçların paylaşılmasıyla sınırlı değil. Belediyeye bağlı her kurum, belirlenmiş periyodlar dahilinde hedeflerini bu site aracılığıyla paylaşıyor. Arka planda çalışan SAP Kurumsal Performans Yönetimi sistemi, bu 16 farklı veriyi işleyerek, gerçekleşen değerlerle hedeflerin karşılaştırmalı olarak sunulabilmesini sağlıyor. Boston About Results programı ayrıca, SAP’nin akıllı cihazlarda çalışan mobil uygulaması Citizen Connect ile vatandaşların karşılaştıkları sorunları yönetime iletmesine olanak tanıyor. Gelen bilgiler arasında kırık bir sokak lambasından yollardaki çukurlara kadar pek çok fotoğraflı veri bulunuyor. Her gün daha da yaygınlaşan şeffaflık odaklı çalışmalar, modern dünyanın gereksinimlerini karşılamakta önemli rol oynuyor. İsteğimiz, elbette benzer uygulamaların Türkiye’de de devreye alınması.

15


BORUSAN EnBW Enerji – ÇÖZÜMEVİ Consulting ile SAP süreçlerini devreye aldı... - Firmanız ve faaliyetlerinizle ilgili bilgi verebilir misiniz? Faaliyet gösterdiğimiz Türkiye Elektrik Piyasası oldukça dinamik bir yapıdadır. Sektörün liberalleştirilmesi ve şeffaflaştırılmasına yönelik kabul edilen birçok yeni düzenleme ile birlikte gerek yerli gerek yabancı yatırımcılar için piyasa daha da cazip bir hale gelmektedir. Hızla gelişen bu pazarda, lider oyuncular arasında olma hedefi doğrultusunda Borusan Holding ve EnBW AG, Türkiye’de faaliyet göstermek üzere ortaklık kararı almış, 2009 yılından bu yana Borusan Enerji faaliyetlerine Borusan EnBW Enerji olarak devam etmeye başlamıştır. Borusan EnBW Enerji, stratejik olarak portföyünde yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik ve önem vermektedir. Borusan EnBW Enerji, ilk yatırımı olan Bandırma Rüzgar Enerji Santrali (RES) tesisini 2010 yılında tamamıyla devreye almıştır. Erzurum İspir’de yer alan Borusan EnBW Enerji'nin ilk hidroelektrik santrali olan Yedigöl Hidroelektrik Santralinin ilk fazı Ekim 2011’de, ikinci fazı ise Eylül 2012’de devreye alınarak ticari faaliyete başlamıştır. Böylece, Borusan EnBW Enerji’nin toplam kurulu gücü 110 MW’a ulaşmıştır. Borusan EnBW Enerji’nin elektrik enerjisi satış ve ticaret faaliyetleri de 2007 yılından beri Hidiv Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. çatısı altında gerçekleştirilmektedir. Borusan EnBW Enerji, stratejik olarak 2 milyar $ yatırım yaparak 2020 yılında yenilenebilir enerji ağırlıklı 2.000 MW’lık kapasiteye ulaşmayı hedeflemektedir. - Başarı öyküsüne konu olan SAP projenizi kısaca tanımlar mısınız? SAP iş çözümlerinin, faaliyet gösterdiğiniz sektördeki özel ihtiyaçlardan hangilerini karşıladığın�� düşünüyorsunuz ? Şirketimizde SAP’nin proje yönetimi, satın alma yönetimi modülleri entegre bir şekilde kullanılır hale gelmiştir. Bu kapsamda, şirketin departman satın almaları, proje satın almaları, sözleşmeleri, hakedişleri, avans ödemeleri, şantiye ve bölgelerdeki kasa kullanımları aktif hale getirilmiştir. Bunun yanında, Borusan EnBW Enerjinin yatırım projelerinde, proje adımları bazında bütçe ve fiili tutar kontrolleri, işin sahadaki plan ve fiili tamamlanma yüzdeleri izlenebilir hale gelmiştir.

16


- Bu projeye neden ihtiyaç duydunuz? Projeyle ilgili hedeflerinizi paylaşabilir misiniz? Yatırım projelerindeki bütçeyi, daha proaktif yönetmek en temel amacımız olmuştur. Satınalma sisteminin kurulması ile de, amir onayları, iş bazlı bütçe kontrolleri, tedarikçi yönetimi, avans ve hakediş yönetimi ihtiyaçlarımız karşılanmıştır. - Proje kurumunuza ne gibi faydalar sağladı? Sizce en öne çıkan faydalar neydi? Projenin ilgili adımındaki bir iş talebi, daha talep aşamasında iken, bütçe kontrollerinden geçmekte ve o adımla ilgili beklenmeyen bir sürpriz en başından yakalanmaktadır. Bütçe kontrolleri yanında, ek olarak geliştirilen statü raporlamaları ile işin “tahmini tamamlanma maliyetleri” ile yöneticilerine sunulmaktadır. İmzaya hazır veya imzalı satınalma kontratlarının da sistem üzerine yüklenebilmesi, kontratların hem tek bir platformda saklanmasını, hem de SAP’nin MM modülü üzerindeki siparişlerin, fiziki kontratla ilişkilenmesini sağlamıştır. Proje izleme raporlama sistematiğinin gelişmesi, fiziki evrak akışı ve kontrollerinin sistem üzerine taşınarak, dijital iş akışı ile yalınlaşması, projenin öne çıkan faydalarındandır. - SAP projesini hangi SAP çözüm ortağıyla, nasıl gerçekleştirdiniz? Projeye SAP çözüm ortağının katkılarından bahsedebilir misiniz? Projeyi SAP’nin Kanal İş Ortağı ve aynı zamanda en büyük Servis Partner’leri arasında olan Çözümevi Consulting firması ile başarılı bir şekilde yürüttük. Olağan proje ölçeği dışında, hakedişlerin sisteme taşınmasında servisler ile satınalma yapılması, fiziki iş ilerleme takibi için bize özgün ilerleme raporlamaları geliştirmesi gibi konularda farklılaşan ve beklentimizi aşan çözümler geliştirmişlerdir.

Müşteri olarak beklentilerimizi, doğru algılayıp, özellikle detaylı takip gerektiren alanlarda, uyarıcı ve yönlendirici olmuşlar, yönetilebilir bir yapı kurmamızı sağlamışlardır. - Çözümevi ‘ni tercih etme nedenlerinizi aktarır mısınız? . Diğer fırmalara da tavsiye eder misiniz ? Sektörde benzer projeler yürütmüş olmaları ve işin devamında karşımıza çıkan mobil çözümler için, çok hızlı ve tamamlayıcı çözüm önermeleri tercihimizi bir kez daha haklı kılmıştır. Kendilerine teşekkür ederiz. - İlerleyen dönemlerde ne tür uygulamalar ve yenilikler düşünüyorsunuz? Satın alma ve satın alma sipariş onaylarını mobil çözümlere taşımak istiyoruz. Bunun için Çözümevi Consulting ile projenin devamında SAP Sybase Mobile ortamında bir proje başlattık. Bunun yanında yine talep ve siparişe ERP içinden yüklenen sözleşme belgesinin veya teknik dokümanların “opentext” portal tarafına, index alanlarını otomatik güncelleyerek akmasını planlıyoruz. Bu sayede, ERP ve Opentext portallarını entegre kullanabilmeyi amaçlıyoruz. Şantiyede kullanılan ve sahadaki iş adımlarını takibe yarayan yazılımlar ile entegrasyon da bir diğer gelecek dönem projemizdir. - Benzer çözümler kullanmak isteyen firmalara ne gibi tavsiyeleriniz olur? Büyük bir dönüşüm seferberliği ile, tüm departmanları işe katarak proje yönetmeleri tavsiyemizdir. Bu dönüşümün sadece SAP’nin ERP çözümleri ile sınırlı kalmayacağı, BPC bütçe yönetimi, opentext doküman yönetimi, SUP mobile çözümler gibi pek çok araca kolayca kendilerini adapte edecekleri bilinmelidir.


DOSYA KONUSU: KAMUDA TEKNOLOJİ ............................................................................................................................................

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Gerçekleştirilen Projelere SAP Nasıl Katkıda Bulunabilir? Kamuda yürütülen Bilişim Teknolojileri (BT) ağırlıklı projelere bakıldığında aşağıdaki üç belirgin trendin gözlemlendiğini söyleyebiliriz.

Faruk Emre Güngör İş Geliştirme Müdürü Linkedin: tr.linkedin.com/in/farukemregungor/ Twitter: @farukemregungor

1. Projelerin donanım ve veritabanı ağırlıklı olması, 2. Projelerdeki yazılım bölümlerinin özel geliştirmeler ile yapılıyor olması, 3. Projelerin ister tanımlama aşamasından kabulüne kadar olan sürecin çok uzun yaşanıyor olması. Kamuda başlatılan BT projeleri sadece BT projesi olarak değil, ülkenin geleceğini üzerine inşa ettiğimiz “BT altyapı” projeleri olarak görülmelidir. Bu yönüyle BT, teknolojik gelişmelerin inanılmaz hızda yaşandığı günümüzde stratejik bir faktör haline gelmiştir. E-devlet dönüşümünü yaşayan ve dünya ekonomisine yön veren gelişmiş ülkelerin her biri teknolojik altyapı projelerini çok önemsemiş ve ciddi şekilde desteklemişlerdir.

18

Kamu sektöründe gerçekleşen projelerin fiyat kalemlerinin detayları incelendiğinde sunucu, veritabanı, “switch”, depolama üniteleri, yazılım geliştirme bedeli gibi kalemler standart fiyat kırılımı maddeleridir. Bu kalemler için yazılan standart şartname maddeleri vardır. Yazılım bölümünü tarifleyen isterler, muhtelif departmanlardan toplanan isterlerin bir araya getirilmesi ile oluşturulmakta ve şartnameye konulmaktadır. Kamu projelerinin bakım destek/ konseptinde ise kabulü müteakip 2-3 yıllık bir garanti süresi şartnamede tanımlanmakta, projenin garanti süresinden sonra birer yıllık ayrı bakım sözleşmeleri imzalanmaktadır. Şartname aşamasından garanti süresi sonuna kadar olan bu sürecin her aşamasında SAP’nin müşterilerinin


............................................................................................................................................................................................................................... kullanımına sunabileceği pek çok alan vardır. Kamu sektöründe bir ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) firması olarak bilinen SAP, dünyada ve Türkiye’de bu alandaki liderliğini sürdürmekle birlikte, aslında bu tanımlamanın çok ötesine geçmiştir. İster tanımlama aşaması için SAP’nin müşterilerinin kullanımına sunduğu “Design Thinking” metodolojisi, SAP’nin Stanford Üniversitesi ile birlikte geliştirdiği ve müşterideki ihtiyaçların/ gereksinimlerin ortak çalışmalar ile hızlı bir şekilde belirlenebilmesi ve prototiplendirilmesini sağlamaktadır. SAP’nin diğer bir hizmeti olan “İş Süreçleri Transformasyonu” danışmanlığı, yazılım projelerini sadece tanımlı isterlerin realizasyonu, yani özel yazılım geliştirme kalıbından çıkarıp projeleri gerçek anlamına, yani süreç dönüşümünü sağlayan birer altyapı projeleri haline getirmektedir.

SAP çözüm çeşitliliği

SAP’nin kamu müşterilerinin kullanımına sunduğu çözümlerin çeşitliliği inanılmaz ölçüde artmıştır. Sybase ASE geleneksel veritabanı, HANA bellek-içi veritabanı teknolojisi, Sybase IQ veriambarı teknolojisi, BusinessObjects iş zekası ve raporlama yazılımları SAP’nin çözüm portföyünden sadece bir kısmıdır. SAP, müşterilerin talep edeceği kalite kontrol çözümleri ile projelerin belli bir kalitenin üzerinde gerçekleşmesini sağlayan muhtelif danışmanlık hizmetlerini de sağlayabilmektedir. SAP teknolojilerinin kamu kurum ve kuruluşlarında kullanımında vurgulanması gereken en önemli noktası ise süreklilik ve sürdürülebilirliktir. Sistem entegratörleri tarafından gerçekleştirilen ve 3-5 yıl arası süren bir proje sürecinden sonra şu ya da bu nedenle projeyi gerçekleştiren firmanın faaliyetlerini sürdüremez hale gelmesi, ciddi bütçelerle hayata geçirilen yazılımların bakım, idame ve garanti sürecini sürdürülemez hale getirebilmektedir. Kurumların kendi yazılım ekipleri tarafından yazılım altyapı projelerinin gerçekleştirilmesi durumunda ise

genellikle karşılaşılan sonuç, yazılımı geliştiren ekiplerin tayin, emeklilik gibi nedenlerle dağılması veya yazılım geliştirilirken dokümantasyonun iyi yapılamaması sonucu yazılımın, dolayısıyla yıllar boyu yapılan yatırımın belli bir süre sonra yine atıl hale gelmesidir.

İhtiyaca özel çözümler

Kamu müşterilerimizin standart SAP süreçleri içerisinde bulamadıkları özel bir süreci talep etmeleri durumunda SAP, müşterilerinin özel ihtiyaçlarına yönelik özel yazılımlar da geliştirmektedir. SAP’nin Müşteriye Özel Yazılım Geliştirme (Custom Development Projects) hizmeti kapsamında geliştirilen yazılımların bakım desteğinin global bir firma tarafından veriliyor olması, özel olarak geliştirilen yazılımların ve dolayısıyla projelerin sürdürülebilir olmasını sağlamaktadır. Yıllık bakım bedelleriyle desteklenen SAP’nin profesyonel bakım/idame hizmetleri, altyapı yazılımlarında kullanılan teknolojilerin versiyonlarının günün koşullarına uygun olarak kurumlar tarafından takip edilmesini sağlamaktadır. Ciddi emeklerle hayata geçirilen yazılım altyapı projelerinin teknolojisinin arkasında, bakım hizmetlerini yıllar boyunca aksatmadan verebilecek global bir teknoloji firmasının ve otuzu aşkın iş ortağı ile SAP’nin yaygın bir ekosisteminin olduğunun bilinmesi, kamu

kurumlarına aynı altyapı üzerinde farklı SAP yatırımları yapabilmenin güvencesini de sağlamaktadır. Vatandaş odaklı hizmet verebilmek ve vatandaş memnuniyetini artırabilmek için, süreçlerin teknoloji platformu üzerinde çok iyi bir şekilde tanımlanması ve vatandaşın hayatını kolaylaştırabilmek için vatandaşkamu arayüzünde işleyen süreçlerin çok fazla değişmemesi gerekir. Bu yıllar içerisinde vatandaşta kamu hizmetleri açısından bir tutarlılık ve standardizasyon algısı oluşturacaktır. SAP’nin gelişmiş ülkelerin kamu süreçlerinde yaygın şekilde kullanımının temel nedeni; SAP’nin standart iş yapış biçimlerini, yani projelerde tanımlanmaya çalışılan katma değerli süreç gereksinimlerini projelere standart olarak getirebilmesi, projelerin süreç danışmanlığını ve projelerde hayata geçirilen yazılım altyapılarının günün teknolojik koşullarına göre sürdürülebilir kılınmasını sağlayacak teknolojileri kullanıcılarına sunabilmesidir. SAP, lider teknoloji firması olarak özel sektör firmalarına ve dolayısıyla Türkiye’nin ekonomisine ciddi katkılar sağlamaktadır. Benzer şekilde SAP, kamu alanında da yukarıda belirtilen çözüm ve hizmetlerle projelerde yüksek katma değerler oluşturarak Türkiye Cumhuriyeti’nin e-devlet dönüşümüne her yıl artan biçimde katkılarını sürdürmek niyet ve arzusundadır.

19


DOSYA KONUSU: BÜYÜK VERİ ...........................................................................................................................................................

BÜYÜK VERİNİN BÜYÜK FAYDASI

Şirketler, giderek artan veri trafiğini saklamak ve yönetmekle yükümlü. Ancak bu sorumluluğun, bir avantaja dönüştürülmesi şart. Kurumların artan veri hacmini, hızını ve çeşitliliğini işletmelerine rekabet avantajı sağlayacak hale getirmeleri noktasında ise karşımıza “büyük veriyi faydaya dönüştürme” çalışmaları çıkıyor. Gordion Düğümü’nü bir kılıç darbesiyle ikiye bölen Makedonya Kralı, yaptığı fetihlerle adını tarihe Büyük İskender olarak geçirmeyi başarmıştı. İskender’in büyüklüğü ise, hiç şüphesiz fiziksel özellikleriyle ilgili değildi. “Büyük” sözcüğü esasen tek yönlü bir özellik değil, çok-boyutlu bir sıfattır. Big Data, yani “Büyük Veri” dediğimiz zaman da aslında verinin sadece miktar olarak büyüklüğünden bahsediyor olamayız. Verinin büyüklüğü yalnızca boyutuyla ölçülüyor olsaydı, büyük veri için oldukça geç kalmış bir tanımlama diyebilirdik. Çünkü hem kurumların hem de son kullanıcıların, herhangi bir zaman aralığındaki donanıma oranla büyük boyutlarda veriyi yönetmeleri yeni bir trend değil. Her insan, hayatı boyunca beş duyusuyla etkileşime geçerek kaydettiği “büyük veriyle” zaten iç içe yaşıyor. Peki, büyük veri derken, verinin büyüklüğünün tanımlandığı nitelikler hangileri?

20

Her gün üretilen verilerin kayda alınması, saklanması ve yönetilmesini kapsayan büyük veri konusu, son yıllarda kurumsal ölçekte yaygın bir popülarite kazandı. İlk olarak 2000’li yıllarda kullanılmaya başlayan büyük veri kavramı, zamanla genişletilen kapsamıyla bugünkü karşılığına ulaştı. Büyük veri denince hemen Facebook'u düşünebilirsiniz. Dünyanın en büyük sosyal ağında milyarı aşkın kullanıcı her gün, inanılmaz hacimde ve farklılıkta veri üretiyor. Yüklenen her yeni fotoğraf, atılan her mesaj, hatta beğenilen her bir sayfa yeni bir veri oluşturuyor. Klik! Bir veri oluşturdunuz. Klik! İşte bir veri daha!

Tüm bu verinin girdi olarak kayda alınması, takip edilmesi ve yönetilmesi için güçlü bir altyapı ve teknolojinin doğru kullanılması gerekiyor. SAP Türkiye’ye giderken büyük veri hakkında aklımızdan geçenler ve kulağımızda “klik”leyenler işte bunlardı. Ama elbette yeterli değildi. Zaten bu ziyaretimizin nedeni de kapak konusu için belirlediğimiz büyük veriyi daha yakından tanımaktı. Fotoğrafçımız Doğu ile birlikte sabah saatlerinde SAP’nin İstanbul ofisine vardık. SAP Türkiye ekibi, Barselona’da düzenlenen yıllık toplantıdan henüz dönmüştü. Bir hafta süren bu etkinlik sonrası oluşan yorgunluğa karşın, birikmiş işler kendilerini bekliyordu. SAP Veritabanı ve Teknoloji Çözümleri Satış Yöneticisi Ahmet Engin Tekin'in de yoğun bir programı vardı. Bu sıkışık programında bize ayırdığı sürenin önemini iyi biliyorduk. Ne var ki Ümraniye'de


............................................................................................................................................................................................................................... Saat 9.04'ü gösterirken turnikeleri geçip asansörde 4. kata çıkmış ve sessizce açılan otomatik cam kapıyı geride bırakmıştık. Görüşme yapacağımız odaya girdiğimizde saat 9'u 8 dakika geçiyordu. Bir duvarına zirveye ulaşan dağcıların fotoğrafının boydan boya işlendiği küçük toplantı odasında, diğer duvar koyu mavi renkteydi. (Tabii geciktiğimiz için bizim yüzümüz de koyu kırmızıya yakındı.) Geri kalan cepheler ise camdı. Odanın büyük çoğunluğunu kaplayan beyaz masanın etrafına beş-altı sandalye dizilmişti. Masaya yatay olarak yerleştirdiği iPad’inde, birazdan anlatacağı konuları son kez gözden geçiren Ahmet Engin Tekin, kapıyı açtığımızda bizi karşıladı. Kısa bir selamlaşmanın ardından masaya yerleşip dizüstü bilgisayarımı ve ses kayıt cihazımı (yani bilindik röportaj ekipmanını) hazırladım. Doğu ise çantasından fotoğraf makinesini çıkarmış, uygun objektifi seçmek için odadaki olası çekim açılarını ve ışıklandırmayı inceliyordu.

Ahmet Engin Tekin

bulunan SAP ofisine geldiğimizde saat 9’u geçmişti. Görüşmeyi saat 9 için planlamıştık ve böylesi yoğun bir günde geç kalmıştık. Ahmet Engin Tekin'i daha önce SAP Forum'da işlenen Veritabanı&Teknoloji dosya konusu için yaptığımız görüşmeden tanıyordum. Otuz yaşlarında, güler yüzlü, konuşurken etkileyici cümleler kuran bir adam... Yaz aylarında bize ayırdığı bir saati ne bir dakika eksik ne de bir dakika fazla kullanmıştı. Şimdi ise biz, daha başlarken birkaç dakikasını çalmıştık.

Neler konuşmak istediğimizi kısaca özetledikten sonra, aklımızdaki ilk soruyla başladık:

Büyük veri ne demek oluyor? Veri hangi anlamda büyük? Ahmet Engin Tekin, notlarına bakma ihtiyacı bile duymadan anlattı:

“Büyük veri dendiği zaman, normal olarak akla ilk olarak verinin hacmi geliyor. Fakat hacim, büyük verinin ölçülmesi için kullanılan özelliklerden

sadece biri. Büyük veri genel olarak, “şirketlerin verinin kaydedilmesinden görselleştirilmesine varan süreçte yönetmekle yükümlü oldukları ancak geleneksel yazılım araçları ile yönetilmesi zor olan veri” şeklinde tanımlanabilir. Bu tabirin son yıllarda ön plana çıkmasına ise, şirketlerin veriden ne kadar çok fayda sağlayabileceklerini fark etmeleri neden oldu diyebiliriz. Müşterilerini daha iyi tanınmak, iş süreçlerini daha verimli hale getirmek, maliyetlerini düşürmek ve işletmesinin kârlılığını artırmak isteyen kurumlar, veriyi bu hedefler doğrultusunda kullanabileceklerini keşfetti.”

Veri çeşitliliği ve veri kaynakları artıyor

Öncelikle yönetmemiz gereken veriyi doğru tanımamız gerekir. Dev bir Excel tablosu düşünün: Satır bölümünde şirketinizin tüm ürün gamı tek tek yazılmış durumda. Sütunlarda ise her biri için ayrı ayrı kayıt altına alınmış satış adedi, fiyat bilgileri, satılan bölge, birlikte çalışılan iş ortakları ve daha pek çok bilgi sıralanmış. Ahmet Engin Tekin, bunu “yapısal veri” olarak tanımlıyor. Çünkü veri satır ve sütunlardan oluşan bir yapıya sahip. Örneğin bir perakende mağazasının karar alma yetkilisi, “Kutu içeceklerimizden Marmara bölgesinde kaç adet satıldı?” sorgulamasını yaptığında, ilgili satır ve sütunlar taranarak istenilen cevaba sistematik bir şekilde ulaşabiliyor. Yönetilmesi gereken diğer veri türü ise “yapısal olmayan” veri. “Sosyal medya önemli bir örnek.” Yapısal olmayan veriyi anlatan Ahmet Engin Tekin böyle diyor, “Ya da web sayfaları ve metin dokümanları.” Herhangi bir yazının içerisinden, “Ahmet Engin Tekin kimdir, hangi konularda uzmandır, hangi konularda çalışıyor” gibi verileri yapısal bir tablo yerine ilgili metin içerisinden ayıklayabilecek mekanizmalara ihtiyacımız var. Alışık olduğumuz veri türlerinin ötesindeki bu “yapısal olmayan veri”, hızlı bir artış gösteriyor. İnsanlar artık her türlü veriyi bir yapıya oturtmaya zaman harcayacak durumda değiller. Örneğin tam da şu anda Facebook’a girip bir durum güncellemesi yaptınız.

21


DOSYA KONUSU: BÜYÜK VERİ ........................................................................................................................................................... tek bir müşteriye özel, bireysel seviyede kampanyalar oluşturmak mümkün oluyor. Büyük verinin doğru yönetilmesiyle, satışların artırılması hiç de zor değil.”

Veri artık daha hızlı

Eskiye oranla çok daha hızlı veri üretiyoruz. Gerek internet ortamında gerek sensorlardan, RF cihazlarından, cep telefonlarının ürettiği sinyallerden saniyeler içerisinde muazzam miktarda veri üretiliyor. Akıllı cihazlar artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Cihazların birbirleriyle iletişim kurmaya başlaması, verinin kaynaklarını da artırarak çeşitlendiriyor. Verinin çok daha hızlı üretildiği ve tüketildiği bir dünyada yaşıyoruz. Tüketici olarak konumlandırdığımız son kullanıcılar, veriyi çok fazla üretiyor ve tüketiyor. İnternetten hava durumuna bakıyoruz, sinema biletleri alıyoruz, otel rezervasyonu yapıyoruz, kredi kartıyla harcama yapıyoruz ve tüm bu aktiviteler bizim ile ilgili farklı sistemlerde bir “veri izi” bırakıyor. Şirketler bütün veri kaynaklarını, olabilecek en kısa sürede işlenebilir, analiz edilebilir ve işletmeye fayda sağlayabilir hale getirmek istiyor. Elbette kolay bir iş değil, ancak büyük verinin iyi yönetilmesi için hedeflenen bu. Klik! Nerede olduğunuz, nelerden hoşlandığınız, ne yediğiniz hakkında veriler belirli bir yapıya bağlı olmaksızın yaratıldı bile. Bir perakende mağaza zincirine gidip satın aldığınız herhangi bir üründen memnun kalmadığınızı belirten bir tweet attınız.

olan tüm iş bilgisinin %80’inin yapısal olmayan veriden sağlandığını 1998 yılında tahmin etmişti. Yapılan bir analiz ya da araştırmaya dayanmasa da 2000’li yıllarda bu hesaplama büyük ölçüde kabul gördü. Dahası, pek çok analiste göre yapısal olmayan verinin büyüme hızı, günümüzde yapısal veriyi 10 ila 50 kat arasında aşmış durumda.

Mağaza yetkilileri, Twitter ya da Facebook’tan bu yorumunuzu okuyup sizinle irtibata geçti bile.

Temel iş uygulamalarında yapısal veri kullanımının devam edeceğine şüphe yok. Ahmet Engin Tekin, işin püf noktasını “yapısal olan veri ile yapısal olmayan veriyi harmanlayıp anlamlı ifadeler çıkararak gerçek fayda görülebilir” diye açıklıyor ve örnekliyor:

Ahmet Engin Tekin, burada yapısal olmayan veri ile oluşan veri çeşitliliğinin (varyasyon) büyük veriye etkisini Merill Lynch’in öngörüsüyle açıklıyor: Bank of America’nın Servet Yönetimi Bölümü Merrill Lynch, fayda potansiyeli

“Müşteriye yapılan satışların bilgileri CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) sistemlerinde tutuluyor. Aynı müşterinin, şirket hakkında sosyal medyada paylaştığı yorumlar ile bu satış bilgilerini birleştirerek,

Klik!

22

Ahmet Engin Tekin, büyük veriyi özetlerken, Gartner analisti Doug Laney’in yaptığı “3V” tanımlamasını kullanıyor: “Büyük verinin zorluk ve fırsatları üç boyutta değerlendirilebilir; hacim (volume), verinin giriş-çıkış hızı (velocity), veri türlerinin ve kaynaklarının çeşitliliği (variety).” Büyük verinin neyi ifade ettiğini daha iyi anladıktan sonra, benim de zihnimde bir ışık yanıyor. Klik! Ahmet Engin Tekin ile söyleşimizin geri kalan 45 dakikasında veri bilimcilerden, büyük verinin sektörlere faydalarından ve SAP’nin bellek içi teknolojisi HANA’nın büyük veriyi kurumlar için nasıl büyük bir faydaya çevirdiğinden bahsettik. Bunlar da ilerleyen sayfalarda... Klik!


...............................................................................................................................................................................................................................

UNO, düşünce hızına Metric Technology danışmanlığında SAP HANA ile ulaştı sunarak, UNO’nun planlamalarını Bellek içi alanında dünyada ilk daha detaylı yapmasını mümkün Bütçe Planlama, Türkiye’de ilk veriambarı projesi olma özelliği kıldı. Hızlı simülasyon kabiliyeti taşıyan proje için UNO, SAP’nin İş kazanan UNO, değişen pazar Zekası çözümlerinde ilk Gold Partneri koşullarına göre farklı senaryolar ve resmi eğitim partneri olan Metric üzerinde çalışabilir hale geldi. Technology yetkinliğine güvendi. Metric Technology farkıyla SAP SAP BusinessObjects uygulayıcısı ürünlerinin üstün özelliklerinden ve yeni teknolojilerin öncüsü yararlanmayı seçtiklerini belirten Metric Technology tarafından Unmaş Yönetim Bilişim Sistemleri yürütülen proje, 10 ay gibi kısa Müdürü Caner Bayıralan, “Bu bir sürede tamamlandı ve Aralık tercihin arkasında danışman 2012’de canlıya geçirilerek önemli firmanın yetkin bilgi seviyesi, bir başarıya imza atıldı. Metric müşteri dilinde iletişim kurabilmesi, Technology yetkinliğinde ve UNO olan ve oluşabilecek veri ekibinin katılımıyla gerçekleşen büyüklüklerini proje öncesi analiz proje sonrasında firma, bellek içi edip, ihtiyaç duyalabilecek donanım teknolojisi ile operasyonel raporlama, ve proje kapsamını şeffaf bir şekilde karlılık analizi, bütçe ve planlama maliyetleriyle beraber ortaya süreçlerini hızlandırdı. koyabilmesi yer alıyor” dedi. Barış Çekiç – Metric Technology , Yönetici Ortak Bellek içi çalışan SAP HANA Metric Technology Yönetici Ortağı, vasıtasıyla UNO, gelir ve maliyet verilerini düşünce hızında analiz UNO Proje Yöneticisi Barış Çekiç, proje hakkında görüşlerini şöyle etme, ürün ve müşteri bazındaki satış ve karlılığını daha etkin özetledi: “Tek bir faaliyet alanınız olduğu zaman, o alan ile ilgili yönetebilme, bütçe ve planlama süreçlerinde gerçek zamanlı ve derinlemesine bilgiye, tüm detaylarıyla hakim olma şansını elde hızlı simülasyonlar yapma imkanına sahip oldu. Büyük hacimli ediyorsunuz. Metric Technology olarak biz de Türkiye’de ilklerin operasyonel veriler de bu sistem sayesinde, gerçek zamanlı ve öncüsüyüz. Bu doğrultuda UNO’da yapmış olduğumuz proje, düşünce hızında analiz edebiliyor. bütçe planlamada dünyada ilk ve bellek içi DWH -veriambarında Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. İş Zekası çözümlerinde Sayısı 50’ye yakın aktif kullanıcının bulunduğu projede BW SAP’nin İş Zekasında en çok proje tamamlamış iş ortağı olarak on HANA ve BPC on HANA için farklı modüller kuruldu. SAP başarılı ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmuş durumdayız. SAP HANA’nın üstün performansıyla yüksek miktarda veriyi çok daha BusinessObjects alanındaki bilgi ve birikimimizle kurumların hızlı şekilde raporlayabilir hale gelen UNO, esnek raporlama doğru teknolojiyi doğru yatırımlarla hayata geçirmelerini kabiliyeti ile kullanıcılarına kendi raporlarını tasarlama imkanı sağlıyoruz. SAP HANA bellek içi teknolojisi ile yeni nesil analitik sundu. Detaylı analiz yeteneği sayesinde önceden analiz ve İş Zekası uygulamaları, şirketlerin mevcut iş sorunları ile edilmemiş trendleri gün ışığına çıkaran SAP BW on HANA, mücadele etmeye yarayan gerçek zamanlı, ezber bozan yeni bir planlama ve stratejik karar süreçlerinde iyileşme yaşanmasını sağladı. BPC on HANA ise ürün, kanal ve müşteri bazlı kırılım yaklaşım sunuyor.” www.metric.net - 0216 469 24 29

Bu bir ilandır.

SAP’nin İş Zekası çözümlerinde ilk Gold Partneri ve resmi eğitim partneri Metric Technology, Türkiye’nin ambalajlı ekmek sektör lideri UNO’da gerçekleştirdiği ve dünyanın ilk bellek içi planlama projesi olan SAP HANA ile SAP Forum 2012’de Yılın En İnovatif SAP Projesi ödülüne layık görüldü.


DOSYA KONUSU: BÜYÜK VERİ ...........................................................................................................................................................

VERİ DÜNYASININ SÜPER KAHRAMANLARI:

VERi BiLiMCiLER Hayatımıza büyük veri ile birlikte giren “veri bilimcisi” kavramı gelip geçici bir trend mi, yoksa bu alanda somut bir yaygınlaşma görülecek mi? Henüz bu soruya yanıt vermenin güç olduğunu belirten Ahmet Engin Tekin, “Bunu biraz da zaman gösterecek” diyor. Google ve Amazon gibi tüm yapısını veri üzerine kurmuş durumda bulunan öncüler, veri bilimcisi olarak konumlandırdığı çalışanlara sahipler. Bu mesleğin günümüzde henüz çok fazla yaygınlaşmamış olması, biraz da aranan niteliklerin enderliğinden kaynaklanıyor. Zira, veri bilimcilerinin sadece kod yazmaları, SQL sorgularından anlıyor olmaları veya yazılım alanında bilgiye sahip olmaları

24

yeterli olmuyor. Veri bilimcilerin çalıştıkları şirkete asıl faydaları, tıpkı bir iş analisti gibi, sahip olunan verinin, kuruma nasıl bir fayda sağlayacağını öngörmekten geçiyor. Diğer bir deyişle, veri bilimcilerin hem verinin şirkete sağlayacağı faydayı belirleyecek öngörüye hem de yapısal ve yapısal olmayan veri yığını içerisinden bu öngörüyü gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan veriyi çıkaracak yazılım becerisine sahip olması gerekiyor. Endüstriyi bilmek, şirketin işleyişine hakim olmak ya da daha spesifik bir örnek olarak hangi kampanyaların satışı artıracağını belirli varsayımlarla ya da sezgilerle öngörmek artık yeterli değil. Şirketler, alınacak kararları

mümkün olduğunca gerçek ve doğru veriye dayalı olarak vermenin önemini kavramaya başlıyorlar. Bu noktada da veri bilimcilerin önemi devreye giriyor. Veri bilimciler kod yazıyor, SQL ile karmaşık web günlükleri içinde sorgulama yapabiliyor. Beş yıl önce iş analistlerinin yaptığı işletmeyi daha verimli hale getirme, kârlılığı artırma ve maliyetleri düşürme çalışmaları, bugün teknik taraflarıyla birlikte veri bilimcilere düşüyor. Profesyonel sosyal ağ LinkedIn ilk hayata geçtiğinde, yeni kullanıcılar sitedeki arama yönetimiyle tanıdıkları kişileri ağlarına ekledi ve platform çok hızlı biçimde doyuma ulaştı. Ancak kurumun popülaritesini artırması için, her bir üyenin ağını sürekli genişletmesi gerekiyordu ve kullanıcılara ağlarını sadece arayarak genişletme imkanı tanımanın ötesinde bir çözüme ihtiyaç vardı. Bunun üzerine LinkedIn’de görev yapan veri bilimciler, tasarıma yeni bir yaklaşım getirdi. Ana sayfanın sağ kısmında


............................................................................................................................................................................................................................... görebileceğiniz “Tanıyor olabileceğiniz kişiler” bölümünde, kullanıcılara aynı okullarda okudukları, aynı konulara ilgi duydukları, daha önce aynı şirketlerde çalıştıkları ya da bir şekilde ortak ağı paylaştıkları kişiler, karmaşık algoritmalarla tespit edilerek sunuluyor. Kişilere bu düzeyde, bireysel olarak yaklaşabildiğinde, platformun büyüme hızı da artırılmış oluyor ve bugün LinkedIn, en büyük sosyal ağlar arasında sayılıyor.

mekanizmalarında önemli bir rekabet avantajının yolunu açıyor." “Büyük veri hangi süreçlerde kullanılabilir?” sorusuna kurumlar önceliği finansal süreçlerine veriyor, ardından ise pazarlama ve satış diyor. Ancak, çok benzer olmasına karşın, “Büyük veriyi yönetmeye başladığınızda ilk olarak hangi projeyi

yapacaksınız?” sorusunda yanıt değişiyor. Bu sefer kurumlar, öncelikle satışı düşünüyor. Ahmet Engin Tekin, bu durumu, büyük verinin doğru biçimde yönetilmesi için yapılan yatırımlara bağlıyor. “Şirketler, doğal olarak yatırımlarından hızlı geri dönüş almak istiyor. Bunun öncelikli yolu ise satış ve pazarlama süreçlerini daha verimli hale getirmek.”

Kurumlar büyük veriden ne istiyor?

Verinin sağlayacağı faydaların netleştirilmesinin ardından, kurumların bu vizyonu gerçeğe dönüştürmesi gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre, şirketlerin büyük veriyi kullanmakla ilgili öncelikli beklentileri: İş ve BT süreçlerinde maliyetleri düşürmek. Hemen ardından rekabette avantaj sağlamak geliyor. Ahmet Engin Tekin, “SAP olarak, büyük verinin etkisini biz de kurum içi süreçlerimizde görüyoruz ve bunu bir avantaja dönüştürebilmek için kullandığımız en önemli araç SAP HANA” diyor. Hızın bir teknolojik memnuniyetten öte, işletmeye sağladığı fayda açısından önem taşıdığını söylüyor. SAP Türkiye’nin 1.500’ün üzerinde müşterisi bulunuyor. Tüm müşteriler için, hangi üründen hangi fiyatla satış yapıldığını, sunulan hizmetleri, promosyonları ve benzeri etkenleri bir araya getirdiğimizde karşımıza yine büyük veri çıkıyor. Tüm bu verinin içerisinde isabetli trend analizleri yapabilmek için, çok farklı kombinasyonlarda analiz yapmak gerekiyor. Satış analizi sürecinde, veriyi hazırlama aşamasından bahsediyor Ahmet Engin Tekin: "Hangi üründen, hangi kategoride, hangi ay, hangi kanaldan, ne kadar satış yapılmış gibi kombinasyonlar arka uçta harmanlanıyor ve rapor haline getiriliyor. Karmaşık değişkenlerin bulunduğu bu veri tablosunu eskiden güncellemek iki gün alıyordu. Yani satılan bir ürün, detaylı satış raporlarına ancak 2 gün sonra yansıyabiliyordu. SAP’nin bellek içi teknolojisi HANA sayesinde, veri yığınının işlenerek analiz edilmesi ve detaylı raporlanması çok daha kısa sürüyor. Artık SAP satış ekibi, istedikleri raporlara gerçek zamanlı olarak erişebiliyor. Bu da karar

25


DOSYA KONUSU: BÜYÜK VERİ ...........................................................................................................................................................

BÜYÜK VERİ, İŞ HAYATINI DÖNÜŞTÜRÜYOR Bireysel ölçekte her gün üretilen yüzlerce veri, işletmeler için devasa bir yığın haline geliyor. Sosyal medya, bloglar, web günlükleri ve daha birçok yapılandırılmamış veri kaynağı, işletmeler için adeta bir cevher niteliği taşıyor. Ne var ki kurumlar, faaliyet gösterdikleri sektörde rekabet avantajı sağlamak için bu veriyi iyi yönetmek zorunda. Büyük verinin başarıyla saklanıp, yönetilmesi için SAP HANA işletmelerin ihtiyacına yanıt veriyor.

26

İletişimin bugününde büyük veri var

Büyük verinin iyi yönetilmesinin önemiyle ilgili en iyi örneklerden biri telekomünikasyon şirketlerinde gözleniyor. Bir GSM operatörü düşünün; milyonlarca müşteriye hizmet veren ve devasa boyutta, sürekli yenilenen bir veriyi yöneten bu şirketin pek çok noktada baz istasyonları bulunuyor. Herhangi bir baz istasyonunda arıza yaşanması durumunda, kontrol

merkezine bir uyarı mesajı gidiyor. Kimi zaman, aynı anda onlarca arıza kaydı bir anda merkeze ulaşıyor. Peki, merkezin hangi sıralamayla arızalara odaklanması gerekiyor? “Bir önceliklendirme yapmanız şart” diyor Ahmet Engin Tekin. Bunun neye göre yapılacağı ise, büyük veriyi ne kadar etkili kullandığınızla ilgili. Bir kesinti 100 kişiyi etkilerken, diğer kesinti 3 kişiyi etkilemiş olabilir. Ancak bu veri, tek başına yeterli değil. Bir tarafta etkilenen 3 müşterinin tamamı, görüşmesinin kesinlikle etkilenmemesi gereken VIP müşterilerden oluşuyor olabilir. Diğer istasyondan hizmet alan 100 kişi ise telefonunu çok az kullanan aboneler olabilir. Bir operatör ancak bu detaya inip, veri kümesinden bu bilgiyi çok hızlı biçimde analiz edebilirse, büyük veriyi faydaya dönüştürmeyi başarabiliyor.


............................................................................................................................................................................................................................... Bunu gerçekleştirmek için ise çok hızlı analiz yetenekleri gerekiyor. Baz istasyonunda arıza yaşandığı an, etkilenen müşterilerin profillerinin operatöre fayda sağlayacak bir algoritma ile panele yansıması gerekiyor: yaş grubu, çoğunlukla kullanılan paket, sözleşme tarihleri... Şirkette büyük veriyi yöneten mekanizmanın, hangi bilgilerin en başarılı biçimde faydaya dönüştürülebileceğini tespit etmeleri önem taşıyor.

Eğlence yarıda kalmıyor

Sanal dünyadaki en çetin savaşlara dahil olmak için, birkaç fare tıklaması yeterli oluyor. Bam! Rakiplerinizden birini indirdiniz. Bam! İşte biri daha düştü. Ne var ki, online oyunlarla ilgilenen herkes, başladıkları anda o kadar yetenekli olmayabiliyor. 2002 yılında kurulan BigPoint.com adlı online oyun şirketi, ücretsiz sunduğu eğlencenin daha fazla oyuncu tarafından oynanması için çözüm arayışına girdi.

Üç hakkını da kaybeden bir oyuncu, “Daha fazlası için ödeme yap ya da oyundan ayrıl” ekranı geldiğinde, kendisine özel bir teklifle karşılaşmaya başladı. BigPoint bunu, SAP HANA sayesinde gerçek zamanlı olarak takip edilen kullanıcı alışkanlıklarıyla kişiye özel teklifler hazırlayarak gerçekleştirdi. Arka planda saniyede 5.500 vaka yakalandı ve bu büyük veri, çeşitli örneklerle karşılaştırılarak bireysel bazda, küçük ölçekli, gerçek zamanlı kampanyalar hazırlanabildi. Örneğin sürekli iyi bir oyun çıkaran, ancak el bombası karşısında zayıf kalan bir oyuncuya, küçük bir ekstra ödeme karşılığında el bombalarının etkisini azaltan bir zırh sunuldu. SAP HANA ile arka uçtaki süreçleri iyileştirip, bunu başarılı bir fikirle müşterilere sunan BigPoint, gelirlerinde önemli ölçüde (yıllık %10-%30 arası) artış yakaladı.

Kanser testleri saatler içerisinde tamamlanıyor

Vücudunda kanser hücresi olup olmadığını belirleyecek olan testin sonucunu beklemek, her insan için dayanılmaz bir süreçtir. Her yıl 150 bini yataklı olmak üzere toplam 750 binin üzerinde hastaya hizmet veren, Avrupa’nın en büyük üniversite hastanesi Charité, bu sıkıntılı süreci

kısaltmak için önemli çalışmalar yapıyor. Sağlık ve araştırma alanında öncülük eden 3.800 doktor ve bilim insanı, her gün binlerce hastanın oluşturduğu tıbbi veriyi yönetmeye devam ederken, bir yandan da süreçlerin iyileştirilmesi ve teknolojinin sağlık hizmetinde kullanılması için beyin fırtınaları yapıyor. Milyonlarca veri noktasına göz atıp, esnek bir raporlama ortamında sorgulamalar yapmak isteyen araştırmacılar, hastane içi analitik sistemlerinin de Google aramaları kadar basit ve hızlı olmasını amaçladı. Medikal malzeme üreticileriyle ortaklaşa gerçekleştirilen araştırmalarda, hastaneye kalan kısıtlı araştırma süresinin genişletilmesi ve uygun deneklerin en hızlı biçimde bulunması gerekliydi. Bunu sağlamak için, SAP’nin bellek içi teknolojisi HANA, tıbbi kayıtlar bulunduran büyük veriyi yönetmek için seçildi. SAP HANA ilk olarak hastanenin kanser veritabanına uygulandı. SAP HANA Oncolyzer çözümüyle kanser ve tıbbi yönetim veritabanlarındaki veriyi analiz eden Charité, araştırma kriterlerine dayalı olarak tümör tipleri, yaş aralığı, cinsiyet,

Oyuncuların birbirine karşı mücadeleye girdiği, web tarayıcı tabanlı bir oyunda oyunculara üç hak tanıyan şirket, 3 kez kaybeden oyunculara –potansiyel müşterilerebelirli bir ücret karşılığında tekrar oynama hakkı tanıyor. Kurumun en büyük sorunu ise, oyunları deneyen 11 milyonu aşkın kullanıcının çok azının (yaklaşık olarak %2) ücret ödemesiydi. Üstelik, tüm haklarını çok kısa sürede kaybeden oyuncuların morali bozuluyor ve bir daha gelmemek üzere siteden ayrılıyorlardı. Gelirlerini artırmak isteyen BigPoint, SAP HANA’yı altyapısına entegre etti ve oyun sırasında gerçekleşen tüm hareketleri SAP HANA ile gerçek zamanlı olarak yakalayıp, belirli örnekler oluşturmaya başladı. Örneğin bir dakikanın altında bir sürede tüm haklarını tüketen bir oyuncunun, son 7 günde aynı şekilde oyundan ayrılmak durumunda kaldığı görüldüğünde, bu kişinin oyunu bırakma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirlendi.

27


DOSYA KONUSU: BÜYÜK VERİ ...........................................................................................................................................................

risk faktörleri gibi pek çok kırılımda en iyi adayları tespit edebiliyor. Gelecekte DNA’yı da veri setine eklemeyi planlayan Charité, böylelikle hasta başına 500 bine kadar veri noktasını analiz edebilecek. Yapısal ve yapısal olmayan verinin bir arada işlenmesi, tanımlama sürecini oldukça kısaltırken, Charité’ye aynı araştırmayı paylaşmak durumunda olduğu iş ortaklarına oranla avantaj sağladı.

Üniversiteler öğrencilerini daha iyi tanıyor

Her bir öğrencinin ve öğretim üyesinin kişisel bilgileri, ders kayıtları, sınav sonuçları, ağırlıklı ortalamaları ve diğer detayları hem büyük bir veri kümesi oluşturuyor hem de sürekli biçimde değişip yenileniyor.

28

Amerika’da bulunan Kentucky Üniversitesi, öğrencilerin mezuniyet ve dönem uzatma oranlarını analiz edip öngörmek, öğrencilerin birbiriyle olan iletişimini desteklemek, üniversite çalışanları ve kilit noktalardaki karar alıcılara isabetli ve gerçek zamanlı bilgi sunmak amacıyla SAP HANA platformuna geçiş yaptı. HANA sayesinde üniversite, öğrencilerine bireysel tavsiye araçları, öngörülmüş mezuniyet puanları ve rehber oturum tavsiyeleri gibi hizmet sunmaya başladı. Bilgilendirme hizmetine katılan ebeveynler ve öğrenciler, üniversite tarafından sunulan bilgilere kolayca ulaşma imkanına kavuştu. Her türlü veri kaynağından operasyonel bilgi

toplayabilen SAP HANA platformu, yapısal ve yapısal olmayan veriyi bir arada kullanarak; öğrenciler arasında popüler olmayan dersler veya öğrencilerin derse katılım göstermedikleri saatler gibi analizler yapabiliyor. Bu sonuçların alınmasında yapısal olan ders kayıtları, yoklama listeleri gibi verilerin yanı sıra, öğrencilerin sosyal medyadaki yorumları da etkili oldu.

Büyük tıbbi veri, hedef odaklı analiz ediliyor

Bağımsız 12 bölgesel sağlık sigortası fonu, 24 milyon sigortalı, 370 milyonun üzerinde ayakta tedavi vakası ve 1,5 milyar teşhisin yanı sıra, sayısız tıbbi veri; Almanya’nın en büyük sağlık sigortası sağlayıcısı AOK’un


...............................................................................................................................................................................................................................

SAP HANA, hızın ötesinde fayda Geleneksel sabit disk yerine, bellek içi mimariyi kullanarak benzersiz performans sunan SAP HANA platformu, bugün dünya genelinde 1000’den fazla müşteriye sahip bu müşterilerinden birçoğunu 100 bin kata varan oranlarda hızlandırıyor. Hızdaki bu muazzam artış, işletmeye sağlanan faydayla anlam kazanıyor. “Eskiden sistemin üzerinde çalıştığı kodlar o kadar kötüymüş ki, 10 bin kat hızlanabilmiş ya da antik bir donanımdan uzay çağı bilgisayarlarına geçilmiş.” Ahmet Engin Tekin, HANA’nın sağladığı hızlanma karşısında ilk başta bu gibi yorumlar yapılabildiğini belirtiyor. Oysa sağlanan devrimsel değişikliğin çok daha temel bir noktada, veriyi depolama ve işleme mimarisinde yattığını öğreniyoruz. “SAP HANA öncesinde kullanılan veritabanlarının ortak özelliği, her birinin disk üzerinde çalışmasıdır. Geleneksel depolamanın olmazsa olmaz unsuru sabit disk ise, bir bilgisayar donanımındaki en zayıf halkayı temsil eder.” Bunun sebebini, başta işlemci ve RAM bellek gibi pek çok bileşen yıllardır kendini aşarken, sabit disklerin fiziksel kısıtlar nedeniyle veri işleme hızı konusunda aynı gelişmeyi yaşayamaması olarak açıklıyor. Sabit diskler nedeniyle ortaya çıkan kısıtlamayı, iki şeritli bir köprüye benzetiyor Ahmet Engin Tekin: "Köprünün çıkışı 10 şeride ulaşsa dahi, köprü girişinde trafiğin iki şeride düşmesi, yolun verimli kullanılmasına mani oluyor." Geleneksel depolamanın mimarisinden kaynaklanan bu kısıtlama, aynı zamanda veri girişi için ayrı, analiz işlemleri için ayrı birer veritabanı tutulmasına da neden oluyor. Sadece giriş yapılabilen, sorgulama kabiliyeti sınırlı olan veritabanına saklanan veriler, belirli aralıklarla kopyalanarak, iş analitiğinin yapıldığı sistemlere aktarılıyor. Aradaki bu süreç işe, şirketlerdeki karar alma mekanizmalarının hızlı değişen pazar dinamiklerine zamanında müdahale etmesini özellikle günümüz koşullarında yetersiz kılıyor. Bellek içi teknolojinin kurumsal ölçekteki ilk uygulaması SAP HANA; bahsi geçen mimariyi köklü biçimde değiştirerek, aradan sabit diski tamamen çıkarıyor ve tüm verinin bellek üzerinde işlenmesini sağlıyor. Standart bir sabit diskten çok daha hızlı biçimde veri yönetimine olanak tanıyan bellekler, doğrudan işlemci ile iletişim kuruyor. Üstelik SAP HANA’da hem veri girişi, hem de veri sorgulama tek bir veritabanı üzerinden, gerçek zamanlı olarak yapılıyor. Performansta yaşanan sıçramaya işlemci teknolojisinin ayak uydurabilmesi için paralel işleme yöntemi kullanılıyor. Diğer bir deyişle, bellek üzerinden çok kısa sürede çıkan çok fazla verinin işlenmesi, birden fazla işlemci arasında paylaştırılıyor. yönetmesi için devasa bir veri kümesi oluşturuyor. Sigortalıların öncelikle hastalıktan korunmalarını sağlamak isteyen AOK, her bir sigortalı için özel olarak hazırlanmış risk programlarını iyileştirmek ve sahip olduğu verileri işletmeye fayda sağlayacak niteliğe getirmek istiyordu. Büyük veri tanımlamasıyla bire bir örtüşen tıbbi verilerin gerçek zamanlı analizini gerçekleştirip, potansiyel sağlık risklerini belirleyerek çok çeşitli önlem programları oluşturmak için AOK’un tercihi SAP HANA oldu. Bellek içi teknolojinin üstün analitik yeteneklerini, her abonesine ayrı birer önlem paketi oluşturabilmek için kullanan AOK, bir sigorta sağlayıcının en önemli gideri olan

SAP HANA ile ortaya çıkan muazzam performans, büyük verinin daha iyi yönetilmesi için başta sağlık, eğitim, eğlence, iletişim ve perakende olmak üzere pek çok sektörde önemli faydalar sağlıyor. tedavi masraflarında kayda değer tasarruf sağladı. SAP HANA’nın sunduğu yüksek performansın, AOK için nasıl faydaya dönüştüğünü bir örnekle anlatıyor Ahmet Engin Tekin: "Örneğin bir hasta, üç yıl boyunca her Şubat ayında öksürük şikayetiyle doktora gitmiş, sonrasında da öksürük şurubu almış olsun. AOK, bu verilerin analizi sonucunda, ilgili hastanın birkaç yıl içerisinde daha tehlikeli bir üst solunum yolu hastalığına yakalanma ihtimalinin %70 olduğunu tespit ediyor. Önceden belirlenmiş algoritmalarla belirlenen bu tespitler sonucunda, bahsi geçen hastaya

ücretsiz sağlık önlem paketleri sunuluyor. Hastanın solunum yolları kontrol edilerek, ciddi tehdit içeren bir rahatsızlığı olup olmadığı muayene ediliyor. Sigorta şirketinin oluşturduğu farkındalık sayesinde, hastalar da kendilerine dikkat ediyor, olası erken teşhis durumunda önlem almak için daha fazla vakitleri oluyor." Sigorta şirketine maliyet avantajı sağlayan SAP HANA; aynı zamanda sigorta abonelerini hastalıklara karşı korumakta ve gerekli önlemlerin alınmasında bireysel seviyede destek sağlıyor.

29


TEKNOLOJİ ...........................................................................................................................................................................................

ÇALIK'TA SAP DÖNÜŞÜM HİKAYESİ Şirketler için sadece büyümek yeterli değil; bu büyümeyi iyi yönetmek de gerekiyor. Kurumun sahip olduğu kaynakları doğru ve etkili biçimde yönetmesi, genişleyen müşteri portföyüyle olan ilişkilerini ve çalışanlarının performansını başarıyla idare etmesi büyümeyi sürekli kılıyor. Enerji dağıtım sektöründe faaliyet gösteren YEDAŞ’ı bünyesine katan Çalık Holding, bu şirketi için farklı bölgelerdeki operasyonlarını verimli, etkin ve rekabetçi biçimde yürütmeye ihtiyaç duyuyordu. Entegre ve güçlü raporlama araçlarına sahip bir platform arayışına giren Çalık Holding, YEDAŞ için diğer holding şirketlerinde de standart hale getirilmiş olan SAP ERP sistemini seçti. Çalık Dağıtım Grubu bünyesine geçişte ilk günden itibaren SAP kullanmaya başlayan Çalık YEDAŞ’ta, temel ERP modülleri olan Finans Yönetimi (FI), Maliyet Muhasebesi ve Kontrol (CO), Nakit Yönetimi (TR), Sabit Kıymetler (AA), Malzeme Yönetimi (MM), Bakım Onarım (PM), Proje Yönetimi (PS) ve İnsan Kaynakları (HR) sadece 5,5 ay gibi kısa bir sürede canlı kullanıma geçti. Bu sayede, SAP ERP’nin sağladığı altyapıyla üretilen her veri kayıt altına alınıyor, bu veriler ileri düzey iş zekası uygulamalarıyla bilgiye dönüştürülüyor, yönetimin stratejik kararlarında kullandığı değerli bilgiler haline getiriliyor. Enerji dağıtım sektöründeki faaliyetlerini, bünyesine kattığı YEDAŞ

30

ile sürdüren Çalık Holding, Çalık YEDAŞ firmasıyla 5 il ve 69 ilçede 1 milyon 600 bin aboneye hizmet veriyor. Her ilde bir koordinatörlüğü bulunan kurumda, veri yapısının ve bilgi teknolojilerinin merkezi Samsun’da konumlanıyor. Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık tarafından belirlenen vizyon çerçevesinde, Çalık bünyesine katılmasıyla birlikte sektörde bir marka oluşturması amaçlanan firma için, faaliyetlerini verimli, etkin ve rekabetçi bir profilde yürütmek için entegre ve güçlü raporlama araçlarına sahip bir platforma gereksinim duyuldu. 7 ayrı sektörde faaliyet gösteren Çalık Holding, SAP’nin farklı modüllerini en fazla kullanan kurumlardan biri. Holding tüm süreçleri SAP’de takip ediyor. Kurumsal standartları kapsamında, bünyesine katılan her şirkette SAP ERP entegrasyonunu gerçekleştiren Çalık Holding, grup standartlarında bir yönetişim ve raporlama için Çalık YEDAŞ’ta da ilk günden itibaren SAP ERP’yi uygulamaya karar verdi.

Çalık Holding’in SAP tecrübesi süreci hızlandırdı

Çalık Holding BT ekibi, bugüne kadar gerçekleştirilen onlarca SAP projesi sayesinde SAP ürünleri üzerinde deneyim sahibi. BT ekibinin,

standart ERP projelerindeki ileri düzey deneyimlerine ilave olarak IS-Medya, Telecom, Utility ve daha birçok farklı alanda ciddi projelere imza attığını hatırlatan Çalık Holding Bilgi Teknolojileri Direktörü Ebubekir Şimşek, YEDAŞ şirketi henüz Çalık bünyesine alınmadan önce başlayan SAP ERP projesi kapsamında YEDAŞ personeli ile bir proje ekip oluşturulduğunu anlatıyor: “YEDAŞ çalışanı arkadaşlar bizimle gönüllü olarak çalışmak istediklerini ifade ettiler. Senelik izinlerinde ve cumartesi, pazar günleri çalışarak ERP’nin 8 modülünün kavramsal tasarım ve test aşamalarını bitirdik. Kısa sürede tamamlanan bu başarılı çalışmada, YEDAŞ ekibinin özverili çabası ile Çalık BT ekibinin deneyimi kilit rol oynadı.” Çalık YEDAŞ İcra Kurulu Üyesi Kenan Akgümüş, SAP ERP sistemine geçişte hızlı bir adaptasyon süreci yaşandığını ifade ediyor: “Bir işe gönül vermek ve bir iş için görevlendirilmek ayrı şeylerdir. Biz bu açıdan şanslıydık. Çalışanlarımız henüz bordromuza geçmeden önce gönüllü olarak bu projeye emek verdiler. SAP’nin dünyanın en büyük şirketlerinde kullanılan bir yazılım olduğunu çalışacağımız arkadaşlara anlattım ve bundan sonra bu platform üzerinde çalışacağımızı söyledim. Daha önce farklı sistemlerde çalışan arkadaşlarımız vardı ve insanların alışkanlıklarından kolay vazgeçemeyeceğini biliyordum. Ancak tüm çalışanlarımız, daha ilk


...............................................................................................................................................................................................................................

günden itibaren özverili bir şekilde SAP çalışmalarımıza tam destek verdiler. Çalık Holding’in bu alandaki deneyimi de hızlı sonuç alınmasında çok etkili oldu.” Kurallarına uygun kullanıldığında, SAP’nin sunduğu altyapının, dünyanın en iyi sistemlerinden biri olduğunu vurgulayan Ebubekir Şimşek, ERP sisteminin çalışma mantığını bir benzetmeyle açıklıyor: “SAP size bir bina teslim ediyor ve binayı nasıl döşemeniz gerektiğini söylüyor. Bu binayı tamamlama sürecinde verilen malzemeleri kullanırsanız sıkıntı çekmeden çalışabilirsiniz diyor. Burada belirlediği belli standartlar var. Bu standartların içinde kalmak, başarılı bir kullanımı garanti ediyor.”

Gerçek zamanlı verilerle sunum yapılıyor

SAP ERP ile güçlü bir raporlama sistemine kavuşan kurumda yönetim kuruluna yapılan sunumlarda bile anlık veriler kullanılıyor. SAP ERP öncesinde muhasebe entegrasyonu olmaması nedeniyle rapor alınması istendiğinde, bir saatten önce mümkün olmuyor ve iki rapor arasında tutarlılık da her zaman sağlanamıyordu. SAP ile sağlanan dönüşüm sonrasında tüm süreçleri SAP üzerinde olduğu için yönetim kuruluna yapılan sunumlar gerçek zamanlı veriler üzerinden yapılabiliyor. Yönetim istediği zaman anlık verileri kendisi de görebiliyor. Alt yönetim ise manipülatif olmayan verilere ulaştığını bilmenin rahatlığı ile çalışıyor. Halen beş şehirde elektrik dağıtım hizmeti veren ve bu hizmetlerini yaygınlaştırmayı hedefleyen Çalık YEDAŞ ve bağlı bulunduğu Çalık Dağıtım Grubu, bu hedef için gereken altyapı ve yatırım çalışmalarını sürdürüyor. SAP ERP projesi, güçlü hedeflerinde grubun ihtiyaç duyduğu

altyapıyı sağlıyor. SAP ERP sayesinde, şirket faaliyetleri sonucu üretilen her veri ayrı ayrı kayıt altına alınıyor. Bu veriler, ileri düzey iş zekası uygulamaları ile bilgiye dönüştürülüyor ve yönetimin stratejik kararlarında kullandığı değerli girdiler haline geliyor. SAP IS-Utility projesi birlikte Çalık YEDAŞ’ın, günümüzde kullanılan en yenilikçi ve ileri düzey yönetim araçları ile yönetilir hale geldiğini belirten Çalık Holding Bilgi Teknolojileri Direktörü Ebubekir Şimşek, “Böylece müşterilerimize kaliteli hizmet verirken, sorumluluğumuz altındaki 5 ilin ilçeleri ve en ücra köylerine kadar tüm elektrik şebekesinin entegre bir şekilde izlenmesi ve yönetilmesi mümkün olmuştur. Özet olarak bu projede teknik süreçler, mali süreçler, yönetim süreçleri ve müşteri süreçlerinin tek bir SAP platformu üzerinden entegre edilerek yönetilebilmesi sağlanmıştır,” diyor. Hazırlık, kavramsal tasarım, geliştirme ve modül testlerinin ardından, entegrasyon testlerinin gerçekleştirildiği projede bir yandan da verilerin sahadan toplanması, temizlenmesi ve yeni sisteme aktarıma hazır hale getirilmesi için çalışmalar yapıldı. Proje sonrasında 720 Çalık YEDAŞ personelinin 400’ü SAP lisanslı terminallerde çalışmalarını sürdürüyor. Müşteri hizmetleri bölümü, SAP CRM modülünü Çalık YEDAŞ’ın hizmet verdiği tüm il ve ilçelerde kullanıyor. Saha operasyonlarındaki çözüm ortakları da 1 Ocak 2013 itibarıyla SAP mobil çözümlerini kullanmaya başladı. Yeni kurulan sistemde, iş süreçleri araçlardaki tabletlere otomatik olarak aktarılıyor. Proje ile birlikte Çalık YEDAŞ, gelişmiş Batı pazarlarında faaliyette bulunan dağıtım şirketlerinin kullandığı bilgi yönetim altyapısına kavuşmuş bulunuyor. Bu imkanlar

sayesinde, müşteri memnuniyetini üst seviyelere çıkaran araçlara sahip olan şirket, enerji dağıtım sektörü için de yenilikçi ve rekabetçi, ileri düzey bir yönetim ve hizmet firması olarak rolmodel bir işletmeye dönüşüyor. SAP ERP sistemlerine tek merkezden veri girişinin mümkün olması sebebi ile fazlasıyla güven verici olduğuna değinen Çalık BT İş Süreçleri Bölüm Müdürü Murat Temizer; muhasebe, malzeme alım, bakım, insan kaynakları başta olmak üzere tüm modülleri aktif olarak kullandıklarını ifade ediyor: “EPDK’nın 2013 yılı itibariyle dağıtım şirketlerinin, dağıtım ve perakende olarak iki ayrı şirket olarak faaliyetlerine devam etmesi yönündeki kararı doğrultusunda Temmuz ayında tamamlamak üzere IS-U modülünün çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu projeler ile GIS (Coğrafi Bilgi Sistemi), IS-U, SCADA ve OSOS’un (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) entegre çalıştığı bir sistemi hayata geçirmeyi hedefledik. Her biri başlı başına büyük ölçeğe sahip olan bu projeleri SAP merkezli olarak tasarlanmıştır .” 5 ilde toplam 1,5 milyon aboneyi haritaya geçiren Çalık YEDAŞ, abone sayaç ilişkisini ve barkodlamasını gerçekleştirdi. Yaklaşık 3 ayda ikinci katman enerji envanterinin GIS üzerinde işaretlemesini yaptı ve 1500 adet IS-U test senaryosu hazırladı. Böylece Çalık YEDAŞ, hangi abonenin, hangi direkten elektrik aldığını görüntüleyebilecek. Her akşam bilgiler okunduğunda, bilgiler daha kolay karşılaştırılabilecek. Sistem aynı zamanda görselleştirme imkanı da sağlıyor. Verilerin tablette görselleştirilebilmesi ekiplerin çalışmalarını kolaylaştırıyor. Çalık YEDAŞ çalışanları bir aboneye ulaştığında daha önceki kullanımlara ait bilgileri elindeki tabletten net olarak görebiliyor.

31


TEKNOLOJİ ...........................................................................................................................................................................................

PAROLALARIN HAYATIMIZA GERÇEK MALİYETİ Alper Akbal Ahmet Bey, haftanın ilk iş gününün sabahında bilgisayarını açtı. Bilgisayarını açarken girmesi gereken parolanın süresi dolmuştu ve yeni bir parola belirlemesi için uyarı aldı. Yeni parolanın kabul edilmesi içinse, önceki 5 paroladan farklı olması ve bir önceki parolaya da benzerlik göstermemesi gerekiyordu. Her zaman olduğu gibi de, uzunluk ve karmaşıklık ölçütlerine uyması gerekiyordu. Ahmet Bey, 5 kat merdiven inip çıkmayı, yeni bir parola üretmeye tercih edecek duruma gelmişti. Bilgisayarını açtıktan sonra kişisel e-posta okumak için ayrı, sosyal medya için ayrı, günlük işlerini yürütmek üzere kullandığı sistemlere giriş için de ayrı parolalar hatırlaması gerekiyordu. Daha da kötüsü, bu parolaları farklı zamanlarda ve farklı karmaşıklık ölçütlerine göre belirlemesi gerekiyordu.

32

Bu durum, hiçbirimize yabancı gelmemiştir. Bilgisayar sistemlerine çevrimiçi ya da çevrimdışı yapılan saldırıların artması, BT bölümlerini daha geniş kapsamlı ve sıkı güvenlik önlemleri almaya zorluyor. Bunun sonucunda ise kullanıcıların omuzlarına hatırı sayılır bir ek yük gelebiliyor. Birçok sistem için kimlik denetimi hala kullanıcı adı ve parola çifti ile gerçekleşiyor. Bu durumda da kurumlar, güvenlik düzeylerini parola kuralları ile belirlemeye çalışıyorlar. Basit parola kuralları, zayıf bir güvenlik düzeyi anlamına geliyor. Bu durumda parolayı tahmin etmek kolay oluyor. Peki ya çok karmaşık parola kuralları? Bu da kullanıcıları çok zorluyor ve parolalar küçük notlar halinde bir yerlere yazılmaya başlanıyor. Özetle, kullanıcı adı ve parola kullanımında yandaki grafiğe benzer bir sonuç elde ediliyor.

Son yıllarda hayatımıza giren yeni bir kavram var; “parola yorgunluğu”1. Günlük hayatlarının her anında farklı parolalar hatırlamak zorunda kalan birçok insanın yaşadığı yorgunluk ve kaos duygusuna bu ad veriliyor. Microsoft Research2 tarafından yapılan bir araştırmaya göre ortalama bir insanın hatırlaması gereken 7 adet parola var. İşi gereği gününü bilgisayar başında geçiren ofis kullanıcılarının ise yaklaşık 25 parola hatırlamaları gerekiyor. E-posta hesapları, internet siteleri, bankalar, telefonlar, bilgisayarlar, iş uygulamaları ve diğer tüm sistemleri ve uygulamaları ekleyince karşımıza epeyce korkutucu bir manzara çıkıyor. Durum böyle olunca da kullanıcılar akıl sağlıklarını korumak için kendilerince geliştirdikleri bazı yöntemler kullanıyorlar. En yaygın olarak başvurulan yöntem, aynı


............................................................................................................................................................................................................................... parolayı birden çok yerde kullanmak. Böyle bir durumda parolasını herhangi biriyle paylaşmak zorunda kalan bir kullanıcı, orta yerde çırılçıplak kalıyor. Parolayı öğrenen kişi, aynı kullanıcı için diğer sistemlerde aynı parola ile erişim deneyebilir, daha kötüsü, kullanıcının kendine parola belirleme yöntemini keşfedip diğer parolalarını tahmin edebilir hale geliyor. Kullanıcıların omuzlarındaki bu manevi yükün sonucunda ise parolaların unutulması ya da hesapların kilitlenmesi anormal bir durum olarak karşılanmıyor. Bu noktada ise şirketlerin yardım masası ekipleri zamanlarının çoğunu parola sıfırlamak ile harcıyor. Gartner Group'un bir araştırmasına3 göre yardım masası çağrılarının %20 ile %50 arasındaki bir oranı parola sıfırlama amacıyla açılıyor. Parolaların kurumlara ve çalışanlarına zaman olarak etkisini 4 ana başlıkta toplayabiliriz: 1. Oturum açma esnasında kullanıcı adı ve parola yazarken harcanan zaman 2. Parola yenilerken harcanan zaman 3. Parolanın unutulması durumunda kaybedilen zaman 4. Yardım masası çalışanının "parola sıfırlama" çağrısına harcadığı zaman Aberdeen'in 2008 yılında yaptığı bir araştırmadaki4 ortalama rakamları kullanarak her bir başlık için bir kullanıcının yılda ne kadar zaman harcadığı Tablo 1'de gösteriliyor. Yardım Masası için yapılan benzer bir hesaplama da Tablo 2'de yer alıyor. Kullanıcının oturum açma süresinin, tüm yöntemlerle aynı olacağını varsayabiliriz. Fakat kullanıcı adı ve parola çifti ile oturum açıldığında, son kullanıcı açısından her çalışanın yılda ortalama 2 saatini parola hatırlamak ve sıfırlamak için harcayacağını söyleyebiliriz. Yardım Masası ekip üyelerinin her birinin ise yılda ortalama 66 iş gününü parola sıfırlama işlemine ayırdığını söyleyebiliriz. Bu durumda maliyet kabaca: Kullanıcılar için maliyet = Tüm çalışanların bir günlük maliyeti / 4 Yardım Masası için maliyet = Tüm Yardım Masası maliyeti / 3

İllüstrasyon: Koray Çelik

Şirketlere gelen maddi yükün yanı sıra parola kullanımının ve parola kurallarına uyma zorunluluğunun kullanıcılara psikolojik etkisi de bulunuyor. Bu etki, kullanıcıların mutsuz olması sonucunu doğuruyor ve finansal etki olarak hesaplanamıyor. Peki ne yapmalı? Herhangi bir sisteme erişen kullanıcının kim olduğunu ve ne tür işlemlere yetkili olduğunu belirlemek için kimlik denetimi olmazsa olmaz. Fakat bu işlem kullanıcı adı ve parola ile olmak zorunda değil. Örneğin aynı kullanıcının kimliği farklı bir sistem tarafından önceden doğrulanmış ise bu bilgiye güvenilerek işleme devam edilebilir. Bu işlem genel olarak Tekil Oturum Açma (Single Sign-On) olarak bilinir ve SSO şeklinde kısaltılır. Çeşitli SSO yöntemlerinden en yaygın olarak kullanılanı, yine bir kullanıcı adı ve parola çifti ile ilk oturumun açılması ve buradan bir oturum bileti alınması yöntemidir. Oturum bileti genel olarak kaynak sistem tarafından imzalanır ve belirli bir süre için geçerli olur. Bu süre boyunca, bilet üzerinde imzası bulunan sisteme Tablo 1 İşlem Sistem sayısı İşlem sıklığı Bir işlem için harcanan süre Bir yıldaki iş günü sayısı Toplam süre (1 yılda)

Oturum Açma 5 Günde 2 kez 10 saniye 220 6,1 saat

güvenen diğer sistemler, kullanıcıyı bilet içinden çözümlerler. Sonuç olarak kullanıcı, yalnızca ilk giriş için bir kullanıcı adı ve parola ezberlemek zorundadır. Ayrıca parola yenileme periyodu ve parola kuralları da yalnızca bir ortam için, ilk oturum açılan ortam için geçerlidir. Sonuç olarak, kurumunuzda çalışan tüm personelin bir günlük maliyetini hesaplayın ve dörde bölün. Ayrıca kurumunuzun Yardım Masası ekibinin bir yıllık maliyetini hesaplayın ve üçe bölün. Çıkan iki değeri topladığınızda yaklaşık olarak parolaların size yıllık maliyetini bulacaksınız. Bu maliyeti bertaraf etmek ve daha mutlu çalışanlarla daha güvenli sistemlere sahip olmak istiyorsanız bir SSO çözümüne ihtiyacınız var demektir. http://en.wikipedia.org/wiki/Password_fatigue

1

http://research.microsoft.com/en-us/um/people/ cormac/Papers/www2007.pdf

2

META Group resp. Gartner IT Key Metrics Data, Summary Report, 2011

3

The Many Faces of Single-Sign-On, Aberdeen,

4

March 2008

Parola Yenileme 5 Yılda 4 kez 2 dakika 220 40 dakika

Tablo 2 "Parola sıfırlama" çağrılarının toplam çağrılara oranı Bir Yardım Masası çalışanının günlük mesai süresi Bir yıldaki işgünü sayısı Toplam süre (1 yılda)

Parola Sıfırlama 5 %17 olasılık (2) 60 dakika 220 51 dakika

%30 8 saat 220 528 saat (66 gün)

33


TEKNOLOJİ ..........................................................................................................................................................................................

SAP BUSINESS SUITE POWERED BY SAP HANA İLE GERÇEK ZAMANLI İŞ SÜREÇLERİNİ YENİDEN KEŞFEDİN SAP, gerçek zamanlı işlemleri ve analitikleri tek bir bellek-içi platformda bir araya getiren SAP® Business Suite powered by SAP HANA’nın global lansmanını gerçekleştirdi. SAP® Business Suite powered by SAP HANA, şirketler için inovasyonu ve hızı yeniden tanımlıyor ve iş dünyasına yepyeni büyüme fırsatları sunuyor. SAP, Frankfurt, New York ve Palo Alto’da gerçekleştirdiği eşzamanlı lansman ile SAP Business Suite müşterileri için yeni bir seçenek olan SAP® Business Suite powered by SAP HANA® ürününü piyasaya sundu. Böylece SAP, işlemsel verileri gerçek zamanlı olarak tek bir bellek-içi platformda analiz edebilen entegre kurumsal uygulamaların tek tedarikçisi konumuna yerleşti. SAP Business Suite powered by SAP HANA sayesinde kurumlar iş dünyasının öngörülmesi mümkün olmayan koşullarında anında ve proaktif olarak işlem, analiz ve tahmin yapabilme olanağına kavuşarak iş süreçlerini gerçek zamanlı yürütebilecekler. Böylece lüzumsuz veri ve sistemlerin oluşturduğu karmaşıklığı ortadan kaldıran şirketler, benzersiz bir yeteneğe kavuşarak gerçek zamanlı öngörülerini en hızlı şekilde faaliyetlerine aktarabilecekler. İş süreçlerine uçtan uca değer katmak amacıyla tasarlanmış bu çığır açan inovasyon, şirketlerin iş yapış biçimlerini ve birbirleriyle etkileşimlerini temelden değiştirecek özelliklere sahip. Ürün kapsamında pazar analizi, finansal kapanışlar, alacak yönetimi, malzeme kaynak planlaması,

tüketici ve sosyal duyarlılık analizi gibi çok çeşitli iş senaryolarının yanı sıra en çok kullanılan operasyonel raporlama ile analitikler de müşterilere en yüksek değeri sunmak hedefiyle belirgin biçimde optimize edilmiş bulunuyor. SAP Business Suite powered by SAP HANA, iş dünyası için hız ve inovasyonu yeniden tanımlayarak şirketlere büyüme fırsatlarıyla dolu yepyeni bir dünya sunuyor. Müşteriler artık planlama, uygulama, raporlama, analiz gibi kritik iş süreçlerini gerçek zamanlı olarak ve aynı canlı veriyi kullanarak yönetebiliyor. Gerçek zamanlı yeni SAP Business Suite, operasyonel analitik ve raporlamanın canlı veriler kullanılarak yapılabildiği açık bir çalışma ortamı sunuyor. SAP, şirketlerin SAP Business Suite’in yeni avantajlarından faydalanabilmeleri için kolaylıkla kullanılabilecek bir hizmet paketinin yanı sıra SAP HANA platformuna geçiş yapmak isteyen müşterileri için de hızla uygulanabilecek çözümler geliştirmiş bulunuyor. SAP bu modern platform ile daha akıllı iş inovasyonları, daha hızlı iş süreçleri

ve daha basit ticari işlemler için şirketlerin tüm işlerini gerçek zamanlı olarak yapmalarına ve asgari kesintiyle dönüştürmelerine yardımcı oluyor.

Daha Akıllı İş İnovasyonları Daha Hızlı İş Süreçleri Daha Basit Ticari İşlemler Müşteriler için serbest seçenek ve tam destek

SAP, SAP HANA’ya geçmek isteyen müşterilerine kapsamlı hizmetler sağlıyor. Bunlar arasında hızlı kurulum çözümleri ve SAP’nin iş ortaklarından oluşan geniş ekosistemindeki eğitimli danışmanlar bulunuyor. 2013’ün ilk çeyreğinde piyasaya sunulması planlanan özel hızlı kurulum çözümü, müşterilerin sistem kullanımına altı aydan kısa bir süre içinde başlamasını sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Bu çözüm, önceden sektöre özel yapılandırılmış yazılımları, uygulama hizmetlerini, içerik ve son kullanıcı eğitimlerini içeren, sabit bir kapsam ve fiyat ile sunulacak. SAP, SAP HANA’ya geçişi hızlandırmak için fiyatlandırmasını SAP kullanıcı grupları ve müşterilerinden aldığı geri bildirimlerden yararlanarak bugün veritabanı satışlarında uygulanan modele göre uyarladı. Fiyatlandırma modeli uygulama değeri oranını temel alacak ve pazardaki alternatiflere göre oldukça rekabetçi bir fiyat sunacak. Tüm bu inovasyonlar SAP Business All-in-One ürünleri için de planlanıyor ve böylece her ölçekten şirketin SAP HANA’nın avantajlarından faydalanması hedefleniyor. Bu çözümler, SAP HANA platformu üzerinden sunulan SAP Business Suite uygulamalarıyla birlikte tüm iş ortağı ekosistemine yeni satış, hizmet ve iş fırsatları getirecek.

34


linkedin.com/company/d-cat-technologies


PORTRE ................................................................................................................................................................................................

SAP TÜRKİYE’DE DÖNÜŞÜM TAMAM, HEDEF DAHA HIZLI BÜYÜMEK SAP 2012 yılında büyük dönüşümlere tanık oldu. Hedeflenen kritik pazar kategorileri için yapılan satın almalar, SAP’nin bulut ve mobilite gibi yeni pazarlardaki rekabet gücünü ve inovasyon yeteneğini önemli ölçüde artırdı. Yılın bir diğer önemli değişikliği ise, SAP Türkiye’nin organizasyon yapısında gözlendi. Yenilenerek, daha sektör odaklı bir yapıya bürünen yönetim ekibi sayesinde, SAP Türkiye 2012 yılını farklı iş alanlarında iki ve üç haneli rekor büyümelerle kapatmayı başardı.

36

Bulut, bellek içi ve mobilite alanlarında liderliğini genişleten SAP, bu alanlarda yaptığı yatırımların başarıya dönüşümünü görmek için 2013’ü beklemedi. Avrupa’daki durağan ekonominin aksine, gösterdiği istikrarlı büyüme rakamlarıyla bölgenin parlayan yıldızı olarak görülen Türkiye, yeni alanlarda en çok başarı hikayesi çıkaran ülkelerden biri oldu. Onaylanan SuccessFactors, Ariba ve Syclo gibi 2012 yatırımları, henüz yıl bitmeden SAP Türkiye tarafından başarılı projelere dönüştürüldü ve

Türkiye’de sektöründe lider kurumlara önemli faydalar sağlamaya başladı. Dönüşümün benimsenmesiyle birlikte, 2013 yılı için hedefler belli oldu: SAP Türkiye, varlık gösterdiği sektörlerde büyümeyi hızlandırmak ve liderliğini yeni hizmet vermeye başladığı sektörlere genişletmek istiyor. 2013 yılı içerisinde, bir yandan ekosisteme yön verecek başarı öyküleri oluştururken, diğer yandan yeni endüstrilerde SAP’nin esnekliğini artıracak yeni programları hayata geçiriyor. İş ortaklarının yetkinliklerini


...............................................................................................................................................................................................................................

yeni pazar kategorileriyle genişleterek, bu uzmanlıkların inovasyon ve faydaya dönüştürmesini sağlamak, SAP Türkiye’nin ekosistem bazında hedefini oluşturuyor. SAP ekosisteminin inovasyon kabiliyetinin artmasıyla birlikte, sadece Türkiye değil, çevre ülkelere de teknoloji alanında hizmet ihracatı yapmak söz konusu olacak.

İş Uygulamalarında Kurallar Değişiyor

2013 yılı, SAP’nin bir rüyayı gerçeğe dönüştürmesiyle başladı: Kurumsal

Kaynak Planlama (ERP) alanında öncü Business Suite, bellek içi mimariyle veri işleme sürelerini muazzam oranlarda kısaltan SAP HANA platformuna taşındı. Temel iş uygulamalarının doğrudan SAP HANA üzerine taşınmasıyla birlikte, SAP müşterilerinin ERP ile sağlayacağı faydalar tamamen hayal gücü ve inovasyonla ölçülür hale geldi. Ana iş süreçlerini yüksek hızlı HANA platformuna taşıyan kurumlar, bellek içi teknolojinin sunduğu yenilikçi yaklaşımlar sayesinde satışlarında çift haneli büyümeler yakaladı.

Bir Pazartesi sabahı, SAP Türkiye’nin geleneksel yönetim ekibi toplantılarından birine katıldık ve onlara hem 2012 değerlendirmelerini, hem de 2013 ve sonrası için hedef ve beklentilerini sorduk. Tüm yönetim ekibinden aldığımız yanıtlar, SAP Türkiye’nin sadece satış operasyonları ve inovasyon alanında değil; eğitimden danışmanlığa, pazarlamadan iletişime kadar faaliyet gösterdiği tüm iş alanlarında ve ekosistemiyle birlikte yepyeni bir yarışta, yepyeni ufuklara doğru pedal çevirdiğini gösteriyor.

37


Zeynep Keskin

Zeynep Keskin

Genel Müdür Kuruluşumuzun 40. yılında, hem global anlamda hem de Türkiye pazarında çok hızlı bir dönüşüme tanık olduk. SAP Türkiye için de pek çok “ilk”e sahne olan 2012 yılında hızlı gelişen pazarlar arasındaki yerimizi sağlamlaştırmanın mutluluğunu duyuyoruz. Geride bıraktığımız yıl içerisinde 100’den fazla yeni müşteri kazandık. Bu aynı zamanda ekosistemimizin sağlıklı bir biçimde büyümeye devam etmesi demek oluyor. İş ortaklarımızla birlikte 2000 kişiye ulaşan SAP Türkiye ekosistemi, müşterilerimizin büyük ölçekli dönüşümlerinde daha iyi çalışır hale gelmelerinde kilit rol oynadı. Onların stratejik dönüşüm planları içinde yer almanın ve bu planları başarıya taşımanın mutluluğuna, yenilenen ekibimizin oluşturduğu sinerji ve ortak çalışmalar eklendi. 2012 yılında kurduğumuz yeni takım, kısa sürede uyum içerisinde çalışmaya ve sonuç odaklı çözümler üretmeye başladı. Güçlü dönüşümler ve başarılı sonuçların ışığında 2013 için büyük hedefler taşıyoruz. 2012’de gösterdiğimiz çift haneli büyüme, SAP için

38

Musa Zorbozan

Türkiye’nin EMEA bölgesinde dikkat çekici bir pazar olmasını sağladı. 2013’te de büyümemizi yeni sektörlerle genişletmenin heyecanını yaşıyoruz. Sosyal medya veri trafiği açısından öncelikli alanların yaygın olarak kullanıldığı Türkiye, SAP’nin mevcut ve yeni çözüm portföyü için önemli rol oynuyor. Benzer şekilde, Türkiye'nin 2023 vizyonunda SAP Türkiye itici güç olmak istiyor. Başta enerji, sağlık ve eğitim olmak üzere Türkiye, pek çok sektörde 2023 için bölge liderliğini hedefliyor. SAP, kamu sektöründe süreçlerin iyileştirilmesine olanak tanıyacak çözüm portföyü, güçlü ekosistemi ve bölgeye hizmet ihraç etme potansiyeliyle Türkiye’nin 2023 hedeflerini gerçekleştirmesinde önemli rol oynayacaktır.

Uğur Candan

Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gerçekleştirdiğimiz çift haneli büyümelerle EMEA bölgesinde en hızlı büyüyen 2-3 coğrafyadan biri olduk. SAP’nin 2012’deki operasyon göstergelerine göre Türkiye en iyi notu alan ülke olarak ödül aldı. Bu konuda aldığımız ödül elbette önemliydi ama bizi daha da

Ulaş Evirgen

mutlu eden konu, pazara yeni dahil edilen HANA, mobilite gibi inovasyon ürün gruplarında en çok ve en hızlı satışın gerçekleştiği ülke olmamız oldu. Burada elbette klasik Kıta Avrupa’sından farklı olarak yeni teknolojileri denemeye ve uygulamaya açık olan Türk şirketlerinin payı büyük. Gurur duyduğumuz bir diğer nokta da SuccessFactors ve Ariba gibi şirket satın almalarının hemen sonrasında bu konuları da ürün ve çözüm portföyümüze hızlıca katarak Türkiye’deki müşterilerimize sunabiliyor olmamız. SuccessFactors satın alınmasından kısa bir süre sonra büyük bir telekomünikasyon firmasıyla bulut tabanlı bir HR anlaşmasının yapılmış olması bunun en iyi kanıtıdır. Geçen sene mobilite ve HANA konusunda gerçekleştirdiğimiz başarıyı bu sene bulut alanına da taşıyacağımızın da işaretidir. 2013’te ayrıca daha önce yer almadığımız sektörlere girme hedeflerimiz bizi heyecanlandırıyor. Örneğin sağlık sektörü önemli hedeflerimiz arasında. Enerji sektöründe büyüme hedefimiz önemli. Kamu sektöründe de farklı bir

Bülent Karal

rol alarak, yurtdışında başarılı örnek çalışmaları gerçekleştirmiş kamu kuruluşlarıyla Türkiye’deki kamu kuruluşlarını kardeş kuruluş programlarıyla bir araya getirerek birbirinden öğrenme ile iş süreçlerini iyileştirmelerine katkıda bulunacağız.

İsmail Hakkı Bosnalı

Danışmanlık Direktörü SAP Danışmanlık olarak 2012’de müşterilerimizin başarılarını artırmalarına, yatırım yaptıkları SAP yazılımlarının yaşam döngüsü süresince, onlardan en çok faydayı etmelerine yardımcı olmayı sürdürdük. Bu kapsamda 2012’de müşterilerimizle uygun fiyatlara önceden uyarlamaları yapılmış, en iyi iş uygulamalarına dayanan ve belirli bir kapsamı olan SAP Hızlı Kurulum Çözümlerini paylaştık. Müşterilerimizden aldığımız talepler doğrultusunda, stratejik yönetim ve günlük yönetim arasındaki farkın kapatılması ve inovasyonun ortaya çıkartılması için yeni İş Dönüşüm Hizmeti'ni (Business Transformation Service) sunduk. 2013’te de Design Thinking yaklaşımını kullanarak müşterilerimizin yaratıcı güçlerini ortaya koymalarına


PORTRE .......................................................................................................................................................................................... yardım etmeye devam edeceğiz. SAP’nin üst seviye destek hizmeti SAP ActiveEmbedded ile müşterilerimizin SAP projelerini ve işletimi uçtan uca korumalarına ve iyileştirmelerine katkı sağlayacak, SAP HANA ve mobilite konularında müşterilerimize ilk elden destek olacağız.

Musa Zorbozan

İnovasyon Satış Direktörü İnovasyon açısından bakıldığında SAP 2012’de ilkleri başardı. Son yıllarda önemli şirket satın almaları gerçekleşti. Mobilitede Syclo, veritabanında Sybase, bulut bilişimde SuccessFactors gibi önemli satın almalarla portföyümüze katılan ürün ve çözümleri hızlıca Türkiye’deki müşterilerimizde uygulamaya almamız dikkat çekici bir başarıdır. Bu başarıda portföyümüze katılan ürünleri hemen pazara konumlayabilme gücümüz, uygulamaları yapacak iş ortaklarımız ve bu vizyona açık olan müşterilerimizin büyük rolü var. 2013’teki beklentimiz ise Türkiye’de de gelişmiş ülkelerdeki bir birim donanım satışına karşılık bir birim yazılım satışı oranına yaklaşılacağı yönünde. Bu da yazılım dünyasında

Orkun Dernek

önemli bir çıkışı sağlayacak. Burada SAP güvenli bir liman olmayı sürdürecek. Geçmişte SAP’yi seçen müşterilerimiz bu seçimlerinin ne kadar isabetli olduğunu daha iyi anlayacaklar. Çünkü geçmişte sadece uygulamalar alanında hizmet sunan SAP artık bugün önemli bir teknoloji çözüm sağlayıcısı. Bunun faydalarını bu sene önemli ölçüde göreceğiz. Yeni teknolojilerle ilgili başarıları elde etmeye geçen sene başladık. Bu sene bu başarılar daha çok artacak.

Bülent Karal

Stratejik Endüstriler Direktörü Stratejik Endüstriler ekibimiz Bankacılık, Sigortacılık, Enerji, Perakende ve Kamu sektörlerinin bulunduğu çok geniş bir sorumluluk alanıyla ilgileniyor. Bu endüstriler aynı zamanda SAP’nin yatırımlarını yoğunlaştırdığı ve sektörel çözümleri ile kurumlara rekabet avantajı sağlayabildiği alanlar. Diğer endüstrilerde olduğu gibi Stratejik Endüstriler ekibi de 2012 senesi çift haneli büyüme rakamları ile kapattı. 2013 için ilk önceliğimiz ise SAP ekosistemini endüstri ihtiyaçlarına yönelik olarak genişletmek, yazılım geliştiren ya da yazılım hizmeti sunan tüm yerel

Erdem Şekeroğlu

iş ortaklarımız ile işbirliği alanlarımızı derinleştirmek. Global deneyimleri yerel tecrübe ile birleştirerek pazarda fark yaratmayı amaçlıyoruz. Stratejik Endüstrilerde bulut yazılım çözümleri, mobil uygulamalar ve bellek içi teknolojiler için önemli bir sene olacağını düşünüyoruz.

Selçuk Öznal

Ekosistem ve Kanal Direktörü 2012 bizim bölümümüz için çok başarılı geçti. Özellikle son çeyrekte bir önceki yılın son çeyreğine kıyasla %75 büyüme sergiledik. Bu bir rekordu. 2013 yılında KOBİ’lere daha odaklı yaklaşmayı hedefliyoruz. Büyük firmalar ihtiyaçlarını daha iyi analiz edebiliyorlar ama KOBİ ölçeğindeki firmalar bu noktada daha çok zorlanıyorlar. Dolayısıyla biz onlara öncelikle bu konuda yardımcı olmayı ve buna bağlı olarak yol haritası oluşturmalarını sağlamayı istiyoruz. KOBİ’lerin de rekabette öne çıkması gerekiyor. Bunun için de hızlı ve doğru karar verebilmeleri önemli. Biz de KOBİ’lerin karar verme mekanizmalarını hızlandırmayı ve doğru karar vermelerine yardımcı olmayı hedefliyoruz. Kanalımız da SAP’nin önemli bir değeri. Özellikle KOBİ’lere

Selçuk Öznal

yönelik çalışmalarımızda çok önemli bir yeri var. SAP olarak hem kendi kaynaklarımızla, hem de ekosistemin kaynaklarıyla daha çok alana erişmeye çalışıyoruz. 2013’ün en önemli hedeflerinden biri de mümkün olduğunca çok müşteriye, çok daha fazla kaynakla erişebilmek olacak. Bunu gerçekleştirebilmek için de 2013’te kanalımızın satış yetkinliğini daha da artırmak istiyoruz. Sonuç olarak hep birlikte 2013’te yeni rekorlar kırmak istiyoruz.

Ulaş Evirgen

Portfolyo Endüstriler Satış Direktörü 2012 yılı bizim bölümümüz için de bir değişim ve yeniden yapılanma yılı oldu. Aynı zamanda çok başarılı sonuçlar aldığımız, ciddi bir büyüme gerçekleştirdiğimiz, müşteri penetrasyonumuzu artırdığımız ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını farklı açılardan kapsadığımız bir yıl oldu. Odaklandığımız 24 büyük müşterimizde, birlikte oluşturduğumuz inovasyona yönelik yol haritalarına uygun çalışmalar yaptık. Hatta projelerin bir kısmı son derece faydalı sonuçlarla tamamlandı bile. 2013 yılındaki hedefimiz ise daha çok sayıda müşteriye odaklanmak ve onlarla birlikte şimdiye kadar

Uğur Candan

39


PORTRE ............................................................................................................................................................................................... yapılmamış farklı işler yapmak. Müşterilerimizin iş önceliklerini daha iyi anlayıp sadece bir satış, üretici firma şapkasıyla gitmek yerine onlara nasıl katma değer üretebiliriz sonucuna odaklı hipotezler üreteceğiz. Teknolojileri onlara daha iyi anlatarak onların da fikirleriyle uzun dönemli yol haritaları hazırlamayı ve ortak bir işbirliği, ortak bir inovasyon gerçekleştirmeyi istiyoruz. Birbirimizi ne kadar iyi anlarsak hem ekonomiyi büyütebileceğimizi, hem de Türkiye’den de dünyaya örnek oluşturacak iş modelleri oluşturabileceğimize inanıyoruz.

Orkun Dernek

Stratejik İş Ortakları Yöneticisi 2012 her anlamda olduğu gibi iş ortakları tarafında da çok başarılı geçti. Yeniden yapılanmamızın verdiği enerji iş ortaklarımıza da yansıdı. Onların çok organize, odaklı, geleceğe dair net planlar yaptıklarını ve cirolarını önemli ölçüde arttırdıkları bir dönem yaşadık. 2013 için iş ortaklarıyla ilgili en büyük hedeflerimizden biri SAP’nin lider teknoloji şirketi vasfına uygun olarak iş ortakları ağımızda da farklılaşma ve teknolojiye yakınlaşmayı sağlamak.

Merter Yeniay

40

Geçen sene başlattığımız ve bu sene sürdüreceğimiz uzmanlık validasyonu çalışmalarına devam ederek, iş ortaklarımızın uzmanlaşmak istedikleri alan ve sektörleri seçerek bu konuda yetkinleşmelerini ve sertifikasyonlarını sağlayacağız. Türkiye bu alanda pilot ülke olarak çalışmaya başladı. Bu seneki önemli başlıklarımızdan biri de satış odaklılık olacak. İş ortaklarımızın geçen sene başlayan satış anlamında yapılanmasına bu sene de devam edilecek. Bu sene üzerinde duracağımız üçüncü konu ise SAP’nin dünyada stratejik gördüğü bazı sektörlerde ve teknolojilerde daha fazla iş yapmamızı sağlayacak şekilde SAP ekosistemini büyütmek ve geliştirmek olacak. Kurumsal kaynak planlamasındaki oturmuş yapıyı hedef sektörlerimiz ve sunduğumuz teknolojiler alanında da gerçekleştirmek istiyoruz.

Erdem Şekeroğlu

Satış Destek Direktörü Departman olarak 2012’de pazara sunulan bellekiçi teknolojiler ve veritabanı, mobil çözümler gibi yeni ürünlerimizin pazara tanıtılmasına, penetrasyonunun artırılmasına destek olduk.

Burçak Aksoy Kılınçer

Veritabanı ve teknoloji tarafından dünyada HANA ile ilkleri oluşturduk. Mobil uygulamalar konusunda ise Türkiye’deki firmalar önemli bir bilinç kazandı. Mobilite ile ilgili olarak 2012’nin başında konunun ne olduğunu anlatırken yıl sonunda önemli satışlar gerçekleştirip mobil satış hedefimizin üzerine çıktık. Mobilite, bellekiçi teknolojiler ve veritabanı alanlarında 2012’de rekor düzeyde üç haneli büyümeler gerçekleştirdik. 2013’te beş odak noktasına ağırlık vermeye devam edeceğiz. İş çözümleri, analitik, mobilite, bellek içi teknolojiler, bulut bilişim alanlarında 2013’te de önemli başarılara imza atıp yine üç haneli büyüme rakamlarını yakalayacağımıza inanıyoruz. 2012’de pazara girme stratejilerimizde gerçekleştirdiğimiz farklılıklar sayesinde artık sadece bir iş çözümleri uygulayıcısı olmak yerine teknolojiyi de müşterilerimize sunan bir teknoloji firması olarak önümüzdeki sene daha büyük başarılara imza atacağız.

Murat Benlidayı

Danışmanlık Yöneticisi 2013 senesinde de, kıdemli danışmanlık ekibimiz ile SAP

Murat Benlidayı

yazılım çözümlerinin gücünü müşterilerimize göstermek amacıyla öncü organizasyon olarak örnek projelere imza atmaya devam edeceğiz. 2012 senesinde, danışmanlık ekibimiz 2013 için dönüşümünü tamamladı. Geçtiğimiz sene içerisinde danışman başına ortalama 20 günlük eğitim yatırım gerçekleştirdik, sertifika oranımızı yüzde 140’a çıkarttık. Çözüm mimarı (Solution Architect) eğitimlerimizi tamamlayıp, kendi alanlarında özelleşmiş yetkin bir Çözüm Mimarı takımı oluşturduk. Ayrıca İş Süreçleri (Business Transformation) danışmanlık ekibimize ciddi bir yatırım yapıp, süreç danışmanlığı konusunda da yeni alanlarda müşterilerimizi desteklemeye devam edeceğimiz bir yapıya dönüştük. Her zaman ilklere imza atmış örnek bir ekip olarak, yeni alanlarda da ekosistemimizin ve müşterilerimizin yanında olacağız. 2013 ekibimizin özellikle stratejik endüstriler, bellek içi teknolojiler, mobilite, kurumsal performans yönetimi, müşteri ilişkileri, finansallar ve tedarik zinciri gibi alanlarda müşterimizi desteklemek üzere yoğun faaliyet göstereceği bir yıl olacak.

İsmail Hakkı Bosnalı


Erdem Aksakal

Ekin Erim

2013 senesinde SAP Türkiye, farklı bir yarış olarak tanımladığımız bu yarışta birçok alanda SAP ismini daha çok duyuracak. Bu yarışta SAP Danışmanlık’ın yeni çözümlere sağlayacağı destek önemli rol oynayacak.

teknolojilerin eğitimleri hızlı bir şekilde yapılacak. 2012’de HANA en popüler eğitimlerden biriydi. Yükselen endüstrilerden de perakende sektöründe çok fazla eğitim verdik. Bu eğitimler devam edecek.

Burçak Aksoy Kılınçer

Erdem Aksakal

SAP Türkiye Eğitim Müdürü SAP Türkiye Eğitim Birimi olarak çok önemli iki stratejik hedefimiz var: SAP kullanan firmalardaki son kullanıcıların ve IT ekiplerinin SAP’yi en hızlı ve en verimli şekilde içselleştirmeleri; ekosistemimizdeki iş ortaklarımızın ve danışmanların sertifikasyonunun tamamlanması. 2012, SuccessFactors ve Datango satın almalarıyla önemli bir yıldı. 2 ay gibi kısa bir sürede SAP Workforce Performance Builder ürünü ortaya çıktı. Son 6 ayda EMEA bölgesinde 400’e yakın firma bu sistemi kullanmaya başladı. 2013’te bu sistemi Türkiye pazarında daha fazla tanıtacağız. Eğitim teknolojileri açısından 2013’te 2 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğü bekliyoruz. Sanal sınıfları kullanarak daha yaygın ve daha esnek eğitimler vereceğiz. HANA, Ariba, Syclo gibi yeni

SAP Türkiye Pazarlama Direktörü 2012, SAP’nin inovasyon gündemini pazarda yaygınlaştırdığı bir yıl oldu. İnovasyon gündemiyle bellek içi bilişim, bulut, analitik, mobilite çözümlerimizi kastediyoruz. SuccessFactors ve Ariba satın almalarıyla, bulut ve bellek içi bilişim alanlarında çok sayıda müşteriye ulaşarak bu alandaki fikir önderliğimizi pazar önderliğine dönüştürdük. Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliklerini yapmaya devam ederek 10 binden fazla insanla buluştuk. Online mecraları doğru kullandık. Yeni gelen bir IDC raporuna göre SAP Türkiye bölgenin yıldızlarından biri. Bu bağlamda 2013’te de yeni çözüm portföyümüzü anlatmaya devam edeceğiz. Dünyanın en değerli 25 markasından biri olan SAP’yi sergilemeyi sürdüreceğiz. Özellikle endüstriyel ve iş çözümlerimizle

Hande Genç

doğru mesajları vermeye çalışacağız. Endüstri ihtiyaçlarını anlayıp bunlara yönelik çalışmalar yapacağız. Hem teknolojilerimizle hem de endüstrilerle ilgili büyük etkinlikler yapacağız. Sosyal medyada da varlığımızı sürdüreceğiz.

Ekin Erim

SAP Türkiye İletişim Yöneticisi 2012’yi çözümlerimizle Türkiye’de daha fazla firmaya ulaşarak çift haneli büyüme ile tamamladık. Bu büyümeye paralel olarak SAP ekosistemi de genişlemeye devam etti. Üniversite İş Birliği programımıza önde gelen 14 üniversite katıldı. Bilişim teknolojileri alanındaki en büyük etkinlik olan SAP Forum’da binlerce yönetici ve uzman, ‘Yepyeni Bir Yarış' başlığı altında son teknolojileri ve SAP çözümlerini izlemek üzere biraraya geldi. “Daha iyi bir dünya için topluma ve sosyal yaşama destek” ilkesiyle hayata geçirdiğimiz ve kurum kültürümüzün çok önemli bir parçasını oluşturan Kurumsal Sosyal Sorumluluk girişimlerimiz eğitim, spor ve çevre projeleri ile devam etti. 2013’e SAP tarihindeki en büyük ürün lansmanı olan Business Suite on Hana’nın pazara sunulması

ile başladık. Gerçek zamanlı işlemleri ve analitikleri tek bir bellek-içi platformda bir araya getiren SAP® Business Suite powered by SAP HANA® şirketler için inovasyonu ve hızı yeniden tanımlıyor ve iş dünyasına yepyeni büyüme fırsatları sunuyor. 2013 yılında bilişim sektörü hız kesmeden gelişmeye ve değişmeye devam edecek, biz de yenilikçi teknolojilerimiz ile müşterilerimizin işlerine değer katmaya, dönüşümlerinin ve büyümelerinin bir parçası olmaya devam edeceğiz.

Hande Genç

İK Direktörü SAP’in son dönemlerde yaptığı en önemli alımlardan biri olan SuccessFactors’u her geçen gün daha fazla iç süreçlerimize entegre ediyor, tüm İnsan Kaynakları süreçlerimizi SuccessFactors’e taşıyoruz. SuccessFactors’un kullanımı ve İnsan Kaynaklarına ve iş süreçlerine faydalarının gösterilmesi konularında Türkiye’de ürün sahibi firma olarak öncü olmayı hedefliyoruz. SuccessFactors ve benzeri yeni alımlarla iş hacmimizin büyümesi ile birlikte daha fazla tecrübeli ve yeni mezun adaya istihdam imkanı sağlamayı planlıyoruz. Özellikle yeni mezun adaylar için son yıllarda başlattığımız SAP Genç Yetenekler programını daha verimli kullanmayı, geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Bu program kapsamında her yıl üniversite eğitiminin sonlarına yaklaşmış veya yeni mezun olmuş adayları bünyemize katmaya devam edeceğiz. Bu şekilde Türkiye’deki bilişim teknolojileri sektöründeki kaynak sayısını arttırmayı ve aynı sektörde faaliyet gösteren diğer firmalara da örnek oluşturmayı hedefliyoruz.

41


HAYATIN İÇİNDEN................................................................................................................................................................................

ıcı Hakan Yak

inde. P ekosistem i. 15 yıldır SA is tic ne Yö üm Müşteri Çöz . or lıy ça r Basgita

Erhan Ergü n

5 yıldır SAP Tü çalışıyor. Ka rkiye’de na Elektrogitar l Satış Yöneticisi. çalıyor.

r Buğra Teze

Türkiye’de 8 yıldır SAP oji emli Teknol d Kı . or ıy çalış or. üy yl sö Şarkı Danışmanı.

Taylan Erg eneman

1 yıldır SAP Tü çalışıyor. Müş rkiye’de te Davul çalıyor ri Yöneticisi. .

ORTAK BİR ZİHNİYET: THE MINDSET Onlar, yıllardır IT sektöründe çalışan mühendisler ve işletmeciler... Ailelerinden, kendilerinden, sevdiklerinden çaldıkları zamanı başka bir yerde kullanıyorlar. Haftada bir kez... Düzenli olarak... Fedakârlık ederek... Herkesin bilgisi dâhilinde... Ortak bir “zihniyet” uğruna... Bu 6 kişiyi buluşturan tek ortak özellik SAP Türkiye çalışanı olmaları değil. Onlar aynı zamanda SAP Türkiye’yi 22-24 Ocak’taki FKOM etkinliğinde de temsil ettiler. Üstelik IT alanındaki çalışmalarıyla değil, müzikle. Sizi The Mindset’le tanıştıralım. Hepiniz SAP’de mi tanıştınız, yoksa okul arkadaşlığı gibi bir geçmişiniz de var mı? Buğra: Farklı okullarda ve bölümlerde eğitim aldık. Yani hepimiz SAP’de tanıştık. Daha önce hiç kimse birbirini tanımıyordu. The Mindset ne zaman kuruldu? Fikir kimden çıktı? Önder: The Mindset’i Nisan 2012’de kurduk. Yani 9-10 aylık bir grubuz. Fikir aslında benden çıktı. Eski işyerimde de bu tür bir deneyimim vardı. Arkadaşlara bir müzik grubu kurmayı önerdim. Onlar da kabul edince yola çıktık. İsminiz neden The Mindset? Erhan: The Mindset ismi birkaç alternatif arasından seçildi. Burada herkesin farklı beğenileri ve bakış açıları var. En

42

sevdiğimiz müzik türlerinden hayat görüşlerimize kadar farklıyız. İş hayatında da hepimizin birbirinden farklı kariyerleri var. Ama stüdyoya girdiğimiz anda hepimiz ortak bir iş yapıyoruz, ortak bir hedefe doğru ilerliyoruz. Dolayısıyla ismimizin The Mindset olmasına karar verdik. Bizi temsil eden iyi bir isim olduğunu düşünüyoruz. Müzik geçmişiniz hakkında bilgi verir misiniz? Erhan: Üniversitede gitar çalıyordum ama sonra bir kenara bırakmıştım. The Mindset’le birlikte gitarı tekrar elime aldım. Yani 20 yaşında yapmayı hayal ettiğim şeyleri 38 yaşımda yaptım. Taylan: Yaklaşık 1,5 yıldır davul çalıyorum. Bu kadar geç başlayıp, bu kadar kısa süre çalıp konsere çıkabilmek çok değişik bir duygu. Bagetleri ilk defa elime aldığımda böyle bir şey olacağını hiç tahmin etmezdim. Hakan: Müzikle her zaman çok ilgiliydim. İyi bir rock dinleyicisi olduğumu söyleyebilirim. Üniversitede

davul çalmaya yeltendim. 30 yaşımdan sonra gitar eğitimi aldım ve The Mindset’te bas çalmaya başladım. Buğra: Üniversite yıllarında Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü’nün Taşoda Konserlerinde şarkı söylüyordum. Son sınıfta Taksim’de bazı barlarda da sahne aldık. Ama 8-9 senedir şarkı söylemiyordum. The Mindset bu ateşi yeniden yaktı. Önder: Daha önceki şirketimde Band Idea kapsamında çalıyordum zaten. SAP Türkiye’de de bu süreç devam etti. Berkay: Aynı şekilde, eski şirketimde bizim de bir grubumuz vardı. SAP Türkiye’de işe başladıktan sonra Önder böyle bir teklif getirince hemen harekete geçtik. Peki SAP Türkiye’de başka müzik grubu var mı? Hakan: Henüz yok. The Mindset olarak ilk ve tekiz bu anlamda. SAP müzik çalışmalarınızda size destek veriyor mu? Taylan: SAP Türkiye maddi manevi her türlü desteği veriyor. Buğra: Burada, yani Band Idea’nın stüdyosunda her hafta çalışıyoruz.


.............................................................................................................................................. ................................................................................. Çalmayı en çok sevdikleri şarkı: Hakan: Rebel Yell Buğra: House of the Rising Sun Erhan: Bu Akşam Taylan: With or Without You Önder: It’s a Sin Berkay: Rebel Yell

İş arkadaşlarının bu tür bir toplulukta bir araya gelmesinin iş verimliliği açısından avantajları ya da dezavantajları var mı? Hakan: Burada çalışırken herhangi bir sorun çıkmıyor çünkü bizim hep belirli hedeflerimiz oldu: Şu tarihte sahneye çıkacağız, o zamana dek bu kadar şarkı bitireceğiz gibi... Tartışmaya, kapris yapmaya pek fırsat olmuyor. Taylan: Zaten herkes enstrümanının başına geçtiği zaman SAP kimliklerimizi bir tarafa bırakıp sadece müziğe odaklanıyoruz.

er Berkay Alp

de SAP Türkiye’ isi. tic Müşteri Yöne lıyor. ça r ita og tr Elek

Provalar sırasında müzik koçlarımızın da desteğini, danışmanlığını alıyoruz. Stüdyonun kira bedelini ve müzikal koçluk masrafını SAP Türkiye karşılıyor. Erhan: Ayrıca büyük bir manevi destek de veriyor SAP Türkiye. Hayal Kahvesi Bistro’daki konserlerimize geldiler, bizi yalnız bırakmadılar. Bu yıl Barselona’da yapılan FKOM Band Contest 2013 yarışmasında da bize ciddi bir destek sağladılar. Özellikle inovasyon konuşulan bir ortamda çok inovatif bir çözüm ürettiler: Kimsenin yanında bayrak olmayınca iPad’lerde pırıl pırıl Türk bayrağı açtılar. Bu da bizi çok gururlandırdı. Önder: Hem üst yönetimden hem de arkadaşlarımızdan hep destek gördük. Onların bu geri bildirimleri bizi her zaman motive etti. Günlük iş temponuz nasıl? Bu tempo içinde provalara nasıl zaman buluyorsunuz? Taylan: Sürekli müşteri karşısında olduğumuz için elbette en büyük önceliğimiz her zaman müşteridir. Özel zamanımızdan fedakârlık yapıyoruz. Buğra: Her Perşembe 7-9 arasında prova yapıyoruz. Bazen iş çıkışı buraya yetişmek zor oluyor. Ama mutlaka gelmeye çalışıyoruz. Elbette hiçbir zaman mesaimizi de aksatmıyoruz.

Önder Şah in

3 yıldır SAP Tü çalışıyor. M rkiye’de üşteri Yöne ticisi. Klavye çalıy or.

Kişisel zamanımızdan fedakârlık yapıyoruz. Konser öncesinde hafta sonları da gelip çalışıyoruz. Berkay: 6 kişiden 1 ya da 2 kişi gelemese bile çalışmamızı yapabiliyoruz. Kolay değil zaten bu kadar kişinin bir araya gelmesi. Önder: Zaten The Mindset’te hepimiz için en önemli olan kavramlardan biri fedakârlık. Erhan: Yoğun iş temposu içinde, müzik severek yaptığımız bir şey. Buna zaman ayırmak istiyoruz. Bunun için de fedakârlık yapmak gerekiyor. Mesela Hakan’ın bebeği yeni doğmuştu, daha 2 haftalıktı; Hakan, eşinin de desteğiyle provalara aksatmadan devam etti. Buğra eşiyle geçirebileceği zamandan ayırıp buraya geliyor. Bundan önceki konsere hazırlanırken haftada 3 kez prova yaptığımız oldu. Benim kızım, “Baba, yine mi konsere gidiyorsun?” diyor. Gerçekten bu çalışmalar evdeki hayatı da etkileyebiliyor. Ama severek yaptığımız için ailelerimiz de destek oluyor. Hakan: Benim eşim de “Ben bunu basit bir hobi zannediyordum, biraz abartmadınız mı?” diyor. Hele afişleri, FKOM fotoğraflarını görünce iyice şaşırdı.

Müziğin iş performansınız üzerindeki etkisi nedir? Erhan: İçerideki iletişimimizi, insanlarla olan bağımızı güçlendirdi. İlk konserimizden sonra aldığımız tepkiler, gelen e-postalar, yöneticilerimizin bakışı çok olumluydu. Herkes şunu söyledi: “Bir SAP etkinliğinde herkesi bu kadar çok eğlenirken görmek çok güzeldi.” Tabii ki bütün SAP etkinlikleri çok güzel ama biz sahneye çıkınca insanlar “Arkadaşlarımızı görmeye gidiyoruz,” diye geldiler. Bu yıl FKOM’daki yarışmaya katıldınız. Nasıl geçti? Taylan: Her FKOM etkinliğinde Band Contest yarışması yapılıyor. Bu yıl 11 ülkenin müzik grupları yarışıyordu. İngiltere, Hollanda, Afrika, İtalya, Rusya, CIS bölgesi gibi gruplar çıktı. Biz ilk kez katıldık Türkiye’yi temsilen, bu da ayrı bir gurur oldu. Berkay: Yarışmada House of the Rising Sun’ı söyledik. Band Idea’dan Alper Yüce’nin aranjmanıyla katıldık. Hakan: Zaten biz hiçbir şarkıyı standart formunda çalmıyoruz. Mutlaka bazı kısımlarında düzenleme yapıyoruz. Buğra: Yarışmada birinci olamadık ama çok iyi tepkiler aldık hem kendi arkadaşlarımızdan hem de diğer ülkelerden. Hatta hiç tanımadığımız insanlarla tanışma fırsatı bulduk. Mindset için planlarınız, hayalleriniz neler? Buğra: Farklı müzik türlerini de ele alarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hakan: Belki ileride besteler de yaparız.

43


HAYATIN İÇİNDEN ...............................................................................................................................................................................

BAKİYE DURAN: HEDEFE ODAKLANMA, KARARLILIK, DAYANIKLILIK Ultra maraton koşucusu ve macera yarışçısı Bakiye Duran, sıra dışı başarılara imza atmış bir direnç abidesi... Bakiye Duran’ın Samsun’un Hilmiye Köyü’nde başlayan yaşamı İstanbul, Fransa, Patagonya gibi pek çok durağa uğramış. Mart’ta ise Nepal’e gitmeye hazırlanıyor. Bir yandan da ülkemizde macera yarışlarını ve ultra maratonu yaygınlaştırmaya çalışıyor. Bakiye Duran’la hem spor hem de iş dünyası hakkında sohbet ettik. Maraton ve ultra maraton maceranız nasıl başladı? Çocukluğumdan beri köyde sürekli koşuyordum zaten. İlk kez Kahramanmaraş’ta, Öğretmen Lisesi'nde statta koştum. Ama eşofmanım, spor ayakkabım yok diye hoca beni takıma almadı. Spor Akademisi’ne girecektim ama ailem karşı çıktı. Ağabeyim beni Fizik-KimyaBiyoloji Öğretmenliği’ne yazdırmış. Okulu bitirince öğretmen olarak önce

Mardin’e, sonra İstanbul’a tayin oldum. Bir gün Avrasya Maratonu ilanını görüp kayıt yaptırdım. Pazardan bir spor ayakkabı, okul takımından atlet ve şort alıp maratona gittim. Türk bayanlarda birinci oldum. 3000 lira verdiler. Böylece profesyonel hayatım başladı. Fenerbahçe’de, Beşiktaş’ta, Şişli'de, Esenler’de koştum. Çok iyi dereceler aldım. Yurt dışından da davetler gelmeye başladı. Yunanistan’daki bir koşuda bir Alman grupla tanıştım. Beni kendi düzenledikleri ultra maratona davet ettiler. Bunun ne olduğunu bilmiyordum. Yarışa başladıktan sonra öğrendim ki 100 kilometreymiş. Soğuğa ve yedek kıyafetimin olmamasına karşın yarışı 3. olarak bitirdim. Meğer Avrupa Şampiyonası’ymış. Peki macera yarışlarına katılmaya ne zaman başladınız? Bir yarışta Ali Rıza isminde bir arkadaşla tanıştım. “Macera yarışına gidiyoruz, gelir misin?” dedi. Güney Afrika’da bir çöl yarışıymış ve bisiklete de binmek gerekiyormuş. 42 yaşında bisiklete binmeyi öğrendim. Ama sonra iç karışıklıklar yüzünden yarış iptal oldu. Daha sonra Dünya Şampiyonası’nın çeşitli eleme etapları için Karpat Dağlarına, Bern Alplerine, Kanada’ya, Patagonya’ya, son olarak da Darwin Adası’na çıktık. Dünya üçüncüsü olduk. Daha sonra Çin’e, İtalya’ya ve başka ülkelere de gittim. Çocukluğunuzda böyle bir hayatı hayal eder miydiniz? Babam haritalara çok meraklıydı. Onun sayesinde bende keşif ruhu ortaya çıktı. Haritadaki yerlere koşarak gitmeyi hayal ederdim. Köyümüzde dolaşırken, dağların arkasında Fransa mı var diye düşünürdüm mesela. En uzun maratonunuz kaç kilometreydi? Kaç gün sürdü? Macera yarışları 400 kilometreyi

44

buluyor ama sürekli koşmuyoruz tabii. Arada kamp yapıyoruz. Örneğin Patagonya’da 400 kilometreden fazla koştuk. Üç gün hiç durmadan, uyumadan gittik. Herhangi bir maraton sırasında vazgeçmeyi hiç düşündünüz mü? Ya da yarım bıraktığınız bir maraton oldu mu? Tek bir yarışı kendi isteğimle bıraktım. Fransa’da 168 kilometrelik bir yarıştı. Yarışın kuralları değişmiş ama bize haber verilmedi. Böylece bazı haksızlıklar ortaya çıktı. Ben de bu koşullarda yarışmayı anlamsız buldum ve 60. kilometrede yarışı bıraktım. Ultra maraton bir strateji meselesi mi? Kazanmak için nelere dikkat etmek gerekir? Ultra maratonda önemli olan dayanıklılık, hız değil. Şunu bilmek lazım: Dünyada “olmaz, yapamayız” diye bir şey yok. Her şey yapılıyor. Kendinizi geliştirebilirsiniz. Bu işin tek stratejisi istemek. Biyolojide yüksek lisans yaptım, genetiğe çok meraklıyım. İnsan buzda da yürüyor, ateşte de yürüyor, çölde de yaşıyor. Beyninize “bunu yapacağım” derseniz beyin size onu yaptırıyor ama vazgeçmemek lazım. Yeterince istemiyorsanız mutlaka bir sebep çıkar ve vazgeçersiniz. Ultra maraton ile iş dünyası arasında benzerlikler var mı? Konuşmalar yaptığınız şirketlere neler öneriyorsunuz? Öncelikle kararlılık çok önemli. İkinci olarak da hedef belirlemek şart. Örneğin şimdi benim hedefimde 9 Mart’taki Nepal yarışı var, tamamen ona göre çalışıyorum. Nepal’i inceledim, araziyi inceledim, videolar izledim, benzer araziler bulmaya çalıştım. Ayrıca her gece uyumadan önce hayalimde Nepal’de koşuyorum. Yeme-içme alışkanlıklarımı, uykumu bu yarışa göre ayarlıyorum. İş dünyasındaki yarışta da şirketlere kararlı, hedefe odaklı ve dayanıklı olmalarını öneriyorum.


...............................................................................................................................................................................................................................

Bakiye Duran kimdir?

Samsun-Havza’nın Hilmiye Köyü’nde doğdu. Kökleri Kazan Tatarlarına dayanıyor. Köyünde çok küçük yaşta çiftçiliğe başladı. Ortaokulu Samsun’da okuduktan sonra Kahramanmaraş’ta öğretmen lisesini kazandı. Üniversitede Fizik-KimyaBiyoloji Öğretmenliği okudu ve önce Mardin’e, sonra İstanbul’a tayin oldu. Profesyonel koşuya Avrasya Maratonu’nda başladı. Çeşitli kulüplerde koştu. Dünyanın farklı ülkelerinde ultra maratonlara ve macera yarışlarına katıldı. “Cesaret Yalnızdır” isimli bir kitap yazdı. Halen yarışlara ve maratonlara katılmaya devam ediyor; Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ultra maratonlar düzenliyor; ayrıca Haliç Üniversitesi’nde doğa sporları, spor yöneticiliği, ultra maraton, macera sporları dersi veriyor.

Bakiye Duran’ın katıldığı yarışlardan bazıları • • • • •

İtalya-Verona, 100 km pist yarışı (Dünya üçüncüsü) Çek Cumhuriyeti, 241 km (Dünya dördüncüsü) Çek Cumhuriyeti, non-stop 178 km (Dünya üçüncüsü) Lübnan, 100 km (Yaş grubunda birinci) İsviçre-Bern dağ yarışı (Bu kapsamda bütün koşulmuş yarışların rekoru: Bayanlardan 3, erkeklerden 1 saat önce finish) • Kalahari çöl yarışı

45


HABERLER..........................................................................................................................................................................................

Uluslararası SAP İş Ortakları Mükemmeliyet Ödülleri’nde Pazarlama Uygulamaları alanında ‘En İyi İş Ortağı’ Detaysoft oldu SAP’nin, EMEA(Avrupa, Orta Doğu, Afrika) ülkeleri arasında en iyi performans gösteren iş ortaklarına verdiği ‘‘2013 SAP EMEA Bölgesi İş Ortakları Mükemmeliyet Ödülleri’’nde (SAP EMEA Regional Partner Excellence Award 2013) Pazarlama alanında gerçekleştirdiği başarılı çalışmaları sebebiyle En İyi Partner Ödülü’ne Detaysoft layık görüldü. Detaysoft, ödülünü, SAP çalışanları ve uluslararası iş ortaklarından oluşan 5000’den fazla kişinin katılımıyla 21-23 Ocak 2013 tarihlerinde Barcelona’da gerçekleştirilen EMEA (Avrupa, Orta Doğu, Afrika) ve DACH (Almanya, Avusturya ve İsviçre) bölgesi yıllık değerlendirme toplantısında yapılan bir törenle aldı. 2012 yılında Pazarlama kategorisinde öne çıkan faaliyetleri sonucunda SAP EMEA bölgesinde Pazarlama Uygulamaları alanında ‘En İyi İş Ortağı’ (‘‘SAP EMEA Partner Excellence Award, Marketing Best Practice-Top Partner’’) seçilen Detaysoft; İngiltere, Almanya, Fransa,

İtalya gibi ekosistemde güçlü konuma sahip ülkelerin de dahil olduğu yaklaşık 15 ülkeden rakiplerini geride bırakarak bu ödülün sahibi oldu. 1999 yılından beri SAP Türkiye’nin servis iş ortakları arasında yer alan ve ‘SAP Gold Partner’ statüsünde kanal iş ortağı olan Detaysoft, 2011 yılında da ‘‘SAP İş Ortakları En İyi Performans Ödülleri’’ (Best Performance Challenge 2011 for SAP Partners) kapsamında EMEA bölgesinde birincilik ödülünü kazanmıştı.

Özsüt’te SAP İş Zekası projesi hayata geçti 1938 yılından beri Türkiye’de en son ve ileri teknolojileri kullanarak, günden güne büyüyen Özsüt, geleneksel modern sunumlarıyla, ürünlerini yurdun dört bir yanına taptaze ulaştırmakta. Tatlı sektöründe Türkiye’nin lider firmalarından olan Özsüt’ün, kurum içi verimliliği artırmak ve müşteri memnuniyetini daha da yukarı seviyelere taşımak için başlattığı İş Zekası projesindeki iş ortağı tercihi ise D-CAT Technologies oldu. D-CAT Technologies, yetkinlik sahibi olduğu SAP BusinessObjects ürün ailesi ile bu projeyi gerçekleştiriyor. Aralık 2011’de başlanan proje Mayıs 2012 itibarıyla kullanıma açıldı. İş zekası projesinin kullanıma girmesiyle beraber, D-CAT Technologies uzmanları, Özsüt çalışanlarına SAP

46

BusinessObjects ürün eğitimlerini vermeye başladı. Kurulduğu günden beri mobil teknolojiler, iş zekası, yazılım geliştirme ve inovasyon projelerinde başarıyla yer alan D-CAT Technologies Genel Müdürü Ali YILDIRIM konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı; “İş zekası konusunda yıllardır edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi, Türkiye tatlı sektörünün önde gelen firmalarından birisi olan Özsüt’ün hizmetine sunmuş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İş zekası projeleri artık rekabette bir adım öne geçmek isteyen kurumlar için vazgeçilmez hale geldi. Biz de D-CAT olarak Özsüt ile birlikte bir yıl önce yola çıktığımız bu projede, müşterimizin daha verimli analizler yapmasına ve performansına verdiğimiz katkıdan ötürü sevinçliyiz.”

Koza Altın, SAP Mobil Platorm’a geçti Farklı mobil cihazlar üzerinden iş süreçlerini görüntülemek ve yönetmek isteyen Koza Altın, FIT Grup şirketi bünyesindeki Dotto danışmanlığında SAP Mobil Platform’a geçiş yaptı. Koza Altın İşletmeleri A.Ş., ülkemizdeki altın madenlerini aramak ve işletmek üzere kurulmuş %100 Türk sermayeli bir Türk şirketidir. Koza, yöneticileri ve çalışanları için farklı mobil cihazlar üzerinden SAP ERP ve SAP SRM (SAP Tedarikçi İlişkileri Yönetimi) sistemlerine giriş yapmadan iş süreçlerini görüntüleyebilecekleri bir uygulama istedi. Koza Altın, iş süreçleri üzerinde onaylarında bekleyen istekleri görüntüleyebilecekleri, onaylama, reddetme veya iade etme seçeneklerini de yönetebilecekleri bir yapıya ihtiyaç duydu. FIT grup şirketi içinde Mobil ve Microsoft çözümleri ile öne çıkan Dotto, mühendisleri ile KOZA’nın altyapısını inceledi ve Mobil cihazların hemen hepsiyle entegre olabilen SAP Mobil Platform üzerinde bir çalışmanın ihtiyaçlarını karşılayacağını öngördü. 2012 yılının son çeyreğinde bu konudaki çalışmalar başladı. İlk fazda Satınalma Siparişleri, Satınalma Talepleri, Sabit Kıymet ve Sözleşme onayı süreçlerini iPad ve iPhone üzerinde geliştirildi. Uygulamada yöneticiler ve çalışanların onaylarında bekleyen süreçlerini görüntüleyebildikleri, hem kalem bazında hem de toplu şekilde onaylama, reddetme ve iade yapabildikleri yapı canlıya alındı. Koza’da gerçekleştirilen bu yenilikçi çözüm ile şirketin iş süreçleri mobilleştirilmiştir. Uygulama sayesinde onay süreçlerinin aksamaması, zamanında karşılık alınması ve süreçlerin işleyişleri için yöneticilerin bilgisayarlarına olan bağımlılıkları ortadan kaldırıldı. Ayrıca süreçler için harcanan zamanda oldukça büyük bir tasarruf elde edildi.


7/24


HABERLER...........................................................................................................................................................................................

Häfele Roll Out Projesi canlıya geçirildi Merkezi Almanya’da bulunan, dünya çapında mobilya üretiminde kullanılan bağlantı elemanları ve donanımları, mimari donanımlar, elektronik kilit sistemleri, el aletleri, sarf malzemeleri ve teknik danışmanlık alanlarında uzmanlaşmış, sektöründe lider, global bir şirket olan Häfele, UNITEAM danışmanlığında Hafele Türkiye SAP projesini tamamladı. Dünyada uygulanmakta olan mevcut SAP şablon yapısı üzerine Hafele Türkiye’yi konumlandırmayı amaçlayan proje altı ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak sorunsuz olarak 30.11.2012’de canlıya geçti. Şu ana dek Almanya’da kurulan sistem için dünya roll out projeleri sadece Almanya’daki SAP danışmanlık şirketi tarafından yapılmakta iken bu başarılı proje ile Uniteam ekibinde görev alan danışmanlar bundan böyle tüm dünya projeleri için ikinci ekip olarak paralel çalışacaklar. Häfele grubuna bağlı diğer şirketlerle aynı ortak yapının kullanılması ile operasyonel yük azaldı, anaveri temizliği yapıldı. Bunlara ek olarak Häfele Türkiye için kurgulanan maliyet sistemi Hafele’nin diğer ülke roll out projelerinde uygulanabilir hale geldi. Proje uygulamasında, Mali Muhasebe (FI), Maliyet Muhasebesi ve Kontrol (CO), Satış Dağıtım (SD), Satın Alma ve Stok Yönetimi (MM), Üretim Planlama (PP), İleri Depo Yönetimi( EWM) ve Franchise mağazalar ile entegrasyon uygulamaları yapıldı.

DESA, SAP ile tek platformdan yönetiliyor DESA Deri, sektöründeki lider konumunu korumak, daha etkin yürüttüğü sipariş/tedarik süreciyle müşterilerine daha iyi hizmet sunabilmek için, faaliyetlerine itelligence Türkiye olarak devam eden Elsys uzmanlığında SAP Retail çözümünü kullanıyor. Proje kapsamında mağazacılık uygulamalarının yanı sıra finans, lojistik ve insan kaynakları uygulamaları hayata geçirilirken, SAP BW ve Business Objects iş zekası projeleri DESA sistemlerine entegre ediliyor. DESA, SAP Retail çözümü ile ham deriden çantaya giden üretim sürecinin takibi ile perakende satış yönetiminin aynı platformda sunulması, tüm çalışanların işlerini tek bir entegre platform üzerinden yürütebilir hale gelmesi, ortak bir dilin konuşulması ve tüm süreçlerin aynı sistem üzerinde yürütülmesiyle birlikte süreçlerin verimliliğini arttırıyor. DESA, itelligence Türkiye danışmanlığında hayata geçirilen SAP çözümleriyle üretimden sevkiyata, mağaza yönetiminden internet siparişlerinin takibine kadar iş sürecinin pek çok aşamasında etkin bir entegrasyona ve iş takibi sağlıyor.

48

Medyasoft ve SAP Türkiye'den ücretli staj ve istihdam imkânlı SAP eğitimleri

Medyasoft, SAP Türkiye ile geliştirdiği ücretli staj ve istihdam imkanlı yeni SAP danışmanlık eğitimlerine başlıyor. SAP Akademi ile 2006 yılından bugüne sektöre 1000'den fazla danışman kazandıran Medyasoft, SAP Çözüm Akademisi’ndeki yeni eğitimde başarılı olan 50 gence, Aydınlı, Basistek, En Kurumsal, Koçsistem, Medyasoft, İKSAP ve ISIS ile birlikte ücretli staj yapabilme imkanı sağlayacak. Staj bitiminde sertifika sınavından başarılı olan 25 aday istihdam edilecek. Kurumsal iş çözümleri alanında dünya lideri olan SAP için 2006 yılında ‘SAP Çözüm Akademisi’ çatısı altında danışman yetiştirmeye başlayan

Medyasoft, SAP Türkiye ile geliştirdiği ücretli staj ve istihdam imkanlı yeni danışmanlık eğitim projesi başlatıyor. Eğitim sonunda yapılan sınavlarda başarılı olan adaylar, uluslararası geçerliliğe sahip ‘SAP Danışmanlık’ sertifikasıyla gerek Türkiye’de gerekse yurtdışında iş ve kariyer fırsatı yakalayabiliyor. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde 4 yıllık lisans eğitimi alanların katılabildiği SAP danışmanlık eğitimlerinde, öğrencilerin iyi derecede İngilizce bilmesi gerekiyor. 22-30 yaş sınırının bulunduğu eğitime katılmak isteyen erkek adayların askerliğini yapmış ya da en az 2 yıl tecil ettirmiş olmaları gerekiyor.

UNO’da bellek içi Bütçe Planlama ve Veriambarı projeleri canlıya geçti Metric Technology danışmanlığında yürütülen proje, ilk bellek içi Bütçe Planlama ve bellek içi veriambarı projelerinden biri olarak dikkat çekiyor. SAP BusinessObjects uygulayıcısı Metric Technology tarafından yürütülen proje 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Metric Technology yetkinliğinde ve UNO ekibinin katılımıyla gerçekleşen proje sonrasında firma, bellek içi teknolojisi ile operasyonel raporlama, karlılık analizi, bütçe ve planlama süreçlerini hızlandırdı. Bellek içi çalışan SAP HANA vasıtasıyla firma, gelir ve maliyet verilerini düşünce hızında analiz etme, ürün ve müşteri bazındaki satış ve karlılığını daha etkin yönetebilme, bütçe ve planlama süreçlerinde gerçek zamanlı ve hızlı simülasyonlar yapma

imkanına sahip oldu. Büyük hacimli operasyonel veriler de bu sistem ile gerçek zamanlı ve düşünce hızında analiz edebiliyor.


Oyun Devam Ediyor! 15 Mart SAP İNOVASYON FORUM İSTANBUL • Analitik • Mobilite • Bellek içi Teknolojiler

15 Mart 2013 Cuma günü İstanbul Kongre Merkezi, Harbiye’de düzenlenecek olan “SAP İnovasyon Forum İstanbul”da iş dünyası; yılın en yenilikçi platformunda bir araya geliyor. SAP’nin dünyada çığır açan en son ürünü “SAP® Business Suite powered by SAP HANA®” ile tanışmak ayrıca iş analitikleri, mobil çözümler ve bellek içi teknolojilerdeki yenilikleri keşfetmek üzere davetlisiniz. SAP İnovasyon Forum İstanbul’da yerinizi alın çünkü OYUN DEVAM EDİYOR! Saygılarımızla, SAP Türkiye www.sap.com.tr/sapinovasyonforum

SAP İNOVASYON FORUM İSTANBUL Altın Sponsorlar

Gümüş Sponsorlar

Bronz Sponsorlar



SAP Forum Dergisi sayi 5