Issuu on Google+

İKTİSADA GİRİŞ I AÖF 2013 GÜZ ARA SINAVINDA TOPLAM İLK 4 ÜNİTEDEN SORU SORULMUŞTUR. SORULAN 20 SORUDAN

TOPLAM 16 SORU

İKTİSADA GİRİŞ I KOLAY AÖF ÖZETİNDEN

ÇIKMIŞTIR. BAŞARIMIZI SİZİNLE PAYLAŞIYORUZ. AŞAĞIDA SORULARIN ÇIKTI BÖLÜMLERİ İNCELEYEBİLİRSİNİZ.

Tam İsabet

İKTİSADA GİRİŞ I KISA ÖZET KOLAYAOF


İKTİSADA GİRİŞ-I

2

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 2


İKTİSADA GİRİŞ-I

İÇİNDEKİLER

1. ÜNİTE- İktisadın Temel Kavramlarına Giriş…………………………………………….…………....…..……4 2. ÜNİTE-Arz, Talep ve Piyasa Dengesi………….…………………………………………………………………...9 3. ÜNİTE-Talep ve Arz Esneklikleri ve Uygulamaları.... ......................................................12 4. ÜNİTE-Tüketici ve Üretici Tercihlerinin Temelleri..........................................................15 5.ÜNİTE- Üretim ve Maliyet Analizi............. ……………………………………...…………………...….....17 6. ÜNİTE- Tam Rekabet Piyasası……………………………………………………………………………………...19 7. ÜNİTE-Eksik Rekabet Piyasaları....................................................................................20 8. ÜNİTE-Kamusal (Sosyal) Mallar, Dışsallıklar, Asimetrik Bilgi veSosyal Tercih ………...….27

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 3

3


İKTİSADA GİRİŞ-I

1. Ünite –İktisadın Temel Kavramlarına Giriş İKTİSADIN TANIMI İktisadın bugün yaygın olarak kullanılan tanımına ulaşılıncaya kadar, iktisadın yapısı ve kapsamını belirlemeye dönük çeşitli girişimler olmuştur. Bu kapsamda ilkolarak Kanadalı iktisatçıJacobViner’in çabalarından bahsetmek mümkündür. Viner’egöre iktisat, ‘iktisatçıların yaptığı iş’ ti. JacobViner (1892-1970); Viner’in iktisat yazınına başlıcakatkıları, kısa ve uzun dönemmaliyet eğrileri ile gümrükbirliğinde ‘’ticaret yaratıcı’’ ve‘’ticaret saptırıcı’’ etkilerinanalizidir.1937 yılında yazdığı,‘’Uluslararası Ticaret Teorisindeİncelemeler’’ adlı eseri; İktisadidüşünce tarihi alanında başlıcakatkılarından biri olarakgösterilmektedir.JacobViner’den sonra, yaklaşık 80 yıl öncesine kadar yaygın bir biçimde kullanılan iktisat tanımını; ünlü İngiliz iktisatçısıAlfred Marshall yapmıştır. Marshall’agöre iktisat, ‘sıradan iş yaşamında insanoğlunun incelenmesi’ dir. Alfred Marshall (1842-1924); “İktisadın İlkeleri’’ adlı eserindegünümüz iktisadında kullanılanbirçok kavram yer almaktadır.tüketiciArtığı, ceterisparibus varsayımı,fiyat değişiminin yarattığı gelirve ikame etkileri, marjinal fayda,ortalama maliyet, marjinalmaliyet, marjinal gelir, ortalamagelir, esneklik gibi kavramlarvardır. Ayrıca Marshall, “Para,kredi ve Ticaret’’ adlı eserindede miktar denklemini ele alarakyeniden yorumlamıştır.LionelRobbins’in iktisat tanımı, biraz detaylandırılarak ve genişletilerek günümüzdeyaygın olarak kullanılan iktisat tanımı elde edilmiştir. LionelRobbins (1898-1984); “İktisat Biliminin Yapısı veÖnemi’’ adlı, eseri onauluslararası bir şöhretkazandırmıştır. Eserde iktisattapozitif ve normatif konularıbirbirinden ayırmıştır. Robbins,iktisatçının ne olduğu ile dahaçok ilgilenmesi gerektiğinibelirtmektedir.Amerikalıiktisatçı Paul A. Samuelson iktisadı, ‘farklı malları üretmek ve toplumdaki farklıgruplar ve kişiler arasında şimdi veya gelecekte tüketilmek amacıyla dağıtmakiçin; insanlar ve toplumun kıt kaynakları nasıl kullandıkların incelenmesi’ olaraktanımlamaktadır. Paul Samuelson (1915-2009); İktisatta matematiği yoğunolarak kullanan Samuelson,iktisadi analizlerde analitik vemetodolojik tekniklerigeliştirmiştir. İktisat teorisininönemli konularını basitleştirmesive yeniden ele almasındakikatkılarından dolayı Nobelödülüne layık görülmüştür.Enflasyon ve işsizlik gibi iktisadisorunlar üzerine yoğunlaşmış,bu sorunların çözümü içinmakroekonomik politika teorilerigeliştirmiştir. Keynesyen veNeoklasik yaklaşımlarıbirleştirerek, ana akım iktisadınoluşturulmasında ‘’NeoklasikSentez’’i meydana getirmiştir. TEMEL İKTİSADİ KAVRAMLAR Kıtlık, Tercih ve Fırsat Maliyeti Kıtlık: Temel iktisadisorundur ve isteklerimizin,bu istekleri tatmin etmekiçin kullanabileceğimizsınırlı kaynaklardan fazlaolması durumudur.Kıtlık sorunu nedeniyle hem tercihlerimiz sınırlanır hem de sınırlı tercihler arasında bir seçim yapmak Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 4

4


İKTİSADA GİRİŞ-I zorunda kalırız. İstediğimiz her şeyi elde edemeyeceğimize göre, varolan seçenekler arasında bir tercih yapmak durumundayız. Bir başkadeyişle, istediğimiz her şeyi elde edememekten dolayı, neyi elde edeceğimize venelerden de vazgeçeceğimize karar vermemiz gerekmektedir. Yani hangi isteklerimizitatmin edeceğiz, hangilerini etmeyeceğiz bunların kararını oluşturmalıyız. Bunuyaparken, tercihlerimizin fayda ve maliyetlerini değerlendirmemiz gerekir. Bunagöre de isteklerimiz arasında, önceliğine göre bir sıralama yapmamız, yani hangiistekleri öncelikle tatmin edeceğimizi belirlememiz gerekir Fırsat maliyeti: Bir şeyi eldeetmek için veya bir isteğitatmin etmek için vazgeçilenen iyi alternatiftir. İstekler ve İhtiyaçlar İstekler: Gelir sınırsız ikentatmin edilmek istenenduygulardır. İhtiyaç, sınırlı gelirle tatminedilmek istenen duygulardır. Mallar ve Hizmetler Mallar: Bireylerin tatminveya mutluluk elde ettikleritüm nesneler olaraktanımlanır. MAL TÜRLERİ İktisadi Mallar: Sıfır fiyattabile, talep edilen miktarı, arzedilen miktarından fazlaolan mallardır. Tüketim malı: Tüketicilertarafından isteklerinikarşılamakta doğrudankullanılan mallardır. Üretim (sermaye/yatırım)Malı: Diğer üretici malları yada tüketici mallarıüretiminde kullanılanmallardır. Dayanıklı mal: düzenliolarak kullanıldığında, en azüç yıl fayda sağlayanmaldır. Dayanıksız mal: tüketicilertarafından isteklerinikarşılamakta doğrudankullanılan vekullanıldıklarında yok olanmallardır.

5

Hizmetler: Tüketicilercesatın alınan fiziki veyazihinsel emek veyayardımdır. Diş hekimleri,avukatlar, eğitimciler vetoptan ve perakendesatıcıların yardımları birerhizmettir. Bunların herhangibir fiziksel özelliği yoktur. Tüketici: İsteklerini tatminetmek için mallar vehizmetleri kullananinsanlardır. Fayda, Değer ve Fiyat: Fayda, bir kişinin bir malın tüketiminden elde ettiği doyumdur. Örneğin, susuzlukbir ihtiyaç ve su da bu ihtiyacı tatmin ettiği için faydaya sahiptir. Bir mal veya hizmetinfaydası, o mal veya hizmetin bir isteği giderme özelliğidir.Değer, belli bir mal veyahizmetin, diğer mal veya hizmetlerle değiştirilebileceği oran demektir. Değeriolan bir mal veya hizmet istekleri tatmin etme özelliğine sahiptirGerçek yaşamda bir malı elde etmek için karşılığında mutlaka başka bir mal vermeyiz.Yani, her zaman malları mallarla değiştirmek zorunda kalmayız. Bunun içinpara kullanırız ve bütün malların değerini para ile ifade ederiz. Mal ve hizmetinstandart para birimi cinsinden ölçülen değeri fiyat olarak tanımlanır. Üretim ve Üretim Faktörleri Üretim, iktisadi ürünlerin miktarını veya faydasını artırmak veya yararlı hizmetlersunmak amacıyla harcanan tüm çabaları ifade eder. Bir başka deyişle üretim, istekleritatmin etmek için fayda yaratılmasıdır. Üretimin temelunsurları, • Girdilerin çıktıya dönüştürülmesi ve • Farklı girdilerin bir bileşimi olarak çıktıdır. Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 5


İKTİSADA GİRİŞ-I Emek (işgücü): Mallar vehizmetleri üretmek içinkullanılan insanların fizikive zihinsel çabalarıdır. Üretim faktörleri: Mal vehizmet üretmek içinkullanılan miktarı sınırlı veemek, sermaye, toprak vegirişimcilik olarak sınıflandırılan nesnelerdir. Sermaye: Mallar vehizmetlerin üretimindekullanılan makine veekipman gibi unsurlardır. Girişimcilik: Üretimfaktörlerini mal ve hizmetüretmek için bir arayagetiren ve bunun için risküstlenen ve karşılığında dakar elde eden insan işlevidir. Temel Karar Birimleri İktisadi aktörler de denilen, temel karar birimleri, hanehalkı, firmalar ve devlettir.Her karar birimi, insanın yaşamdaki rolünden çok, insanın iktisadi fonksiyonlarınıtanımlar. Bu nedenle, bir insan gün boyunca, bu iktisadi fonksiyonlardan birdenfazlasını gerçekleştirebilir.Hanehalkı, aynı çatı altında yaşayan ve ortak finansal kararlar alan tüm insanlarolarak tanımlanabilir. Hane halkları tek kişiden oluşabileceği gibi birden fazlakişiden de oluşur. Ayrıca hanehalkını oluşturan kişilerin akraba olmaları gerekmez. İKTİSADIN YÖNTEMİ Tüm doğal bilimler ve diğer sosyal bilimlerde olduğu gibi, iktisat bilimi de yöntemolarak bilimsel yöntem kullanır. Burada dört aşamadan oluşan bir süreç izlenir: Sürecin birinci aşamasında, gerçek yaşamla ilgili gözlemler yapılır. Gerçekdünyada davranışlar ve sonuçlara bakılır. Bu gözlemler kullanılarak, neden-sonuç ilişkilerine bir açıklama getirilir (hipotez). Bu açıklamanın ne kadar geçerli olduğunu belirlemek için, formüle edilenaçıklama; belli olayların sonuçları ile bu olaylara ilişkin hipotezden kestirilen(hipoteze dayanılarak elde edilen) sonuçlar karşılaştırılarak teste tabi tutulur. Hipotez gerçeklerle sürekli olarak teste tabi tutulur ve eğer hipotezin geçerliolduğu yönünde bulgular elde edilirse; hipotez bir teoriye dönüştürülür.Çok iyi test edilmiş ve öngörüleri gerçek yaşamdan elde edilen sonuçlarla(gerçeklerle) desteklenmiş ve iktisatçılar arasında genel kabul görmüş birteori, iktisadi bir yasa ya da ilke olarak değerlendirilir. Ayrıca bu iktisadi ilkelerle ilgili bilinmesi gereken bazı konular da vardır. Herşeyden önce bu iktisadi ilkelerin, iktisadi davranış veya ekonominin kendisi ile ilgilibir genelleştirmeden ibaret olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu ilkeler, tipik yada ortalama olarak adlandırılan bir tüketicinin, işçinin ve firmanın eğilimleri olarakifade edilmektedirler. İkincisi, bu teoriler oluşturulurken, iktisatçılar ceterisparibus,yani diğer şeyler sabitken varsayımını kullanmaktadırlar. Bir değişken dışındadiğer tüm değişkenlerin sabit kaldığını varsaymaktadırlar.Ceterisparibusveya diğerşeyler sabitken: iki değişkenararsındaki ilişkiyi analizederken, diğer değişkenlerinsabit varsayıldığı analizaracı.iktisadi teorileri ve modelleri geliştirirken çok yanlışsonuçlara yol açabilecek iki nedenseme hatasından da kaçınmak gerekmektedir.Bunlar, terkip hatası ve nedenseme yanlışlığıdır. Terkip hatası: Birey için iyiveya doğru olan bir şeyintoplum için de iyi veya doğruolacağı biçimindeki yanlışgörüş.Nedenseme yanlışlığı ise, olayların zamanlaması nedeniyle yapılan neden-sonuçilişkisine dair değerlendirme hatalarını içerir. Bu yanlışlık nedeniyle, arka Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 6

6


İKTİSADA GİRİŞ-I arkayaolan iki olaya bakarak, birinci olay ikinci olayın gerçekleşmesine neden oldubiçiminde yanlış bir sonuca ulaşılabilmektedir

İKTİSADIN BÖLÜMLERİ İktisat, iktisatçıların sordukları soruların tipine göre dört farklı kategoriye ayrılır.Bunlar, Mikro ve Makro İktisat ile Pozitif ve Normatif İktisattır. Mikro İktisat ve Makro İktisat Mikro iktisat, iktisadın insan davranışı ve insanların piyasa, endüstri ve firma gibinispeten küçük birimlerle ilişkili tercihlerini inceleyen bölümüdür. Burada temelyoğunlaşma konuları, bireysel firmalar ve hane halkları ile özellikle ürün ve kaynakpiyasalarıdır. Mikro iktisadın temel konuları arasında, tüketici davranışı, faydamaliyetanalizi, firmaların kârlarının belirlenmesi ve ürün piyasalarında fiyatlamayer alır. Mikro iktisatta bir ekonominin bireysel parçaları analiz edilmeye çalışılır. Makro iktisat ise iktisadın, bir bütün olarak ekonomiyi ve toplulaştırılmış ekonomikdavranışı inceleyen bölümüdür. Makro iktisat, milli gelir, para, bankacılık,enflasyon, ekonomik büyüme gibi makro konuları inceler. Mikro iktisatta iktisatçılar tek bir fiyat üzerinde incelemede bulunurlarken, makro iktisatta genel fiyat düzeyiüzerinde dururlar. Mikro iktisat belirli bir mal veya hizmetin talebi ile ilgilenirken,makro iktisat mal ve hizmetlerin toplam talebi ile ilgilenir. Pozitif ve Normatif İktisat Pozitif iktisatta, ne olduğu ile ilgilenilir. Pozitif iktisat, gerçekler ve neden-sonuçilişkileri üzerine odaklanır. Burada tanımlama, teori geliştirme ve teorilerin sınaması yapılır. Pozitif iktisat değer yargıları içermez. İktisadi olaylarla ilgili bilimselaçıklamalar oluşturulmaya çalışılır. Örneğin, Türkiye’de gelir vergisi oranlarıdüşürüldüğünde, ekonomi daha hızlı büyür mü? Eğer büyürse, hangi oranda büyür?Bu büyümenin toplam istihdam üzerinde ne tür etkisi olacaktır gibi sorularpozitif iktisat sorularıdır.Normatif iktisatta ise iktisadi olaylar ne olması gerekir, ne olması daha iyidir bakış açısından irdelenmeye çalışılır. Normatif iktisat, ekonomi ile ilgili sorunları tanımlamak ve çözümler sunmak için kullanılır. Normatif iktisatta değer yargılarınadayanılarak, ekonominin nasıl olması ve arzulanan amaçlara ulaşmak için ne türpolitikalar tavsiye edilmesi gerektiği belirlenir. Yani pozitif iktisatta sadece gerçeklerönemli iken, normatif iktisatta değer yargılarını kullanmak gereklidir. ÜRETİM İMKÂNLARI MODELİ Modelin Varsayımları Modelin dört temel varsayımı vardır. Bunlar: 1. Tüm üretim faktörlerinin miktarı sabittir. Yani işçi sayısı, makine ve ekipmanmiktarı, kamyon ve diğerlerinin sayısında bir değişiklik yoktur. 2. Tüm kaynaklar tam olarak kullanılmaktadır. İsteyen herkes iş bulabilmekteve kullanılmayan kaynak söz konusu olmamaktadır. 3.Varolan teknoloji değişmemekte ve aynı kalmaktadır. Yeni icatlar söz konusuolmamaktadır. 4. Ekonomide biri üretim malı (sanayi robotu), diğeri de yüksek teknolojili dayanıklı tüketim malı olmak üzere (cep telefonu) iki mal üretilmektedir.

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 7

7


İKTİSADA GİRİŞ-I Üretim imkânları eğrisi:Sabit teknoloji ve tümkaynakların kullanılması ileüretilebilecek tüm olası malüretim bileşimlerini göstereneğridir

Artan fırsat maliyetleriyasası: Bir mal daha fazlaüretildikçe, o malın fırsatmaliyetinin artmasıdır.Bir maldan daha fazla üretildikçe fırsat maliyetinin artmasının nedeni, iktisadikaynakların, alternatif kullanımlara tamamen adapte olamamasıdır. Birçok kaynakbelli malların üretimine, diğerlerine oranla daha uygundur. Bu nedenle belli birmalın üretimini artırmak için önce en uygun kaynaklar kullanılmaya başlanır. Dahasonra ortaya çıkan kaynak gereksinimlerini karşılamak için o malın üretiminedaha az uygun kaynaklar kullanılır. İktisadi Kavramlar ve Üretim İmkânları Eğrisi Kıtlık, Tercih ve Fırsat Maliyeti Kıtlığın, sınırlı kaynakların, sınırız istekleri karşılamada yetersiz olması durumu olduğunu biliyoruz. Kaynakların sınırlı olması durumu, üretim imkânları eğrisi ilegösterilmektedir. Mal bileşimleri ile ilgili tercihlerimiz, eğri üzerinde veya altındayer alan noktalarla sınırlıdır. Eğrinin dışında yer alan herhangi bir mal bileşiminiseçmemiz olanaksızdır, çünkü bu mal bileşimini mevcut kaynaklarla üretmemizmümkün değildir. Üretimde etkinlik: Mevcutkaynaklar ve teknoloji ilemaksimum çıktınınüretildiği durumdur. Üretimde etkinsizlik:Mevcut kaynaklar veteknoloji ile maksimumçıktının üretildiği durumdur.Üretimde etkinlikgerçekleşmezse, bir maldandiğerinin miktarıazaltılmadan daha fazlaüretilebilir. 8

İktisadi Büyüme: Üretim imkânları modelinin varsayımlarından, kaynakların ve teknolojinin sabit olduğu varsayımları geçerliliğini yitirdiğinde, üretim imkânları eğrisinin pozisyonu veekonominin potansiyel olarak üretebileceği maksimum üretim değişir. Bir ekonomininüretken kapasitesindeki artışa, iktisadi büyüme denir ve bu da üretim imkânlarıeğrisinin dışa doğru değişmesi ile gösterilir. İKTİSADİ SORUN VE İKTİSADİ SİSTEMLER Ülkelerin, iktisadi sistemleri ne olursa olsun, o ülkeyi yöneten iktidar kim olursaolsun veya ülkeler ne kadar zengin veya fakir olurlarsa olsunlar, yanıtını bulmalarıgereken bazı temel iktisadi sorular vardır. Bunlar, hangi malların ne kadar, nasılve kimin için üretileceği sorularıdır. Bu sorular iktisatçılar tarafından iktisadi sorunolarak da adlandırılmaktadır. İktisadi sorun, ülkenin kıt kaynaklarının nasıl dağıtılacağı ile ilgilidir. İktisadi sistem: İktisadisorunun çözümü için, birekonominin organize edilmebiçimidir. Sosyalist sistemde, devlet büyük ölçüde kaynakların mülkiyetine sahiptir, yanikolektif mülkiyet vardır ve iktisadi karar verme sürecinde merkezi iktisadi planbelirleyici rol oynar. Hükümet tarafından atanan merkezi planlama örgütü üyeleri,üretim faktörlerinin nasıl kullanılacağı, hangi malların ne miktarda üretileceği vedağıtımı ve üretimin organizasyonu gibi hemen hemen tüm önemli iktisadi kararlarıalır. Sosyalizm: Üretimfaktörlerinin kolektifmülkiyetinin ve gelirdağılımını eşitlemegirişimlerinin olduğu biriktisadi sistemdir.

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 8


İKTİSADA GİRİŞ-I Karma ekonomi: Piyasasistemi ile merkezi planlamasisteminin belli bir bileşimiolan bir iktisadi sistem. Kapitalizm: Serbest girişimve özel mülkiyet haklarınınolduğu ve iktisadi kararlarınpiyasa sistemi içerisindegerçekleştiği bir iktisadisistemdir.

2.Ünite – Arz, Talep ve Piyasa Dengesi ARZ VE TALEP Bir mal veya hizmet piyasasının arz ve talep olmak üzer iki tarafı vardır. Arz satıcı (üretici) tarafını; talep ise alıcı (tüketici) tarafını oluşturur Talep ve Talep Edilen Miktar: Herhangi bir mal veya hizmetintalebi denildiğinde, belirli bir dönemde, farklı fiyatlardan tüketicilerin satınalmakistedikleri ve satınalabilecekleri mal miktarları anlaşılır.Talep edilen miktartüketicilerin satın almayaniyetli ve satın alma gücünesahip oldukları miktardır.Talep Kanunu diğerdeğişkenler sabitken yüksekfiyat düzeylerinde talepedilen mal ve hizmetmiktarının daha düşük veyadaha düşük fiyatdüzeylerinde tüketicilerinmal ve hizmet talebinindaha yüksek olacağını ifadeeder.Bir malın fiyatı ile talep edilen miktarı arasındaki ters yönlü ilişki, simgelerle,tablo ya da grafik ile gösterilebilir. Qd, talep edilen miktarı ve P’de malın fiyatınıgösterdiğinde simgelerle talep yasası; PQd PQd

Talep Şedülü ve Bireysel Talep Eğrisi: Talep şedülü, diğer faktörlersabitken, talep edilenürünün fiyatı ile miktarıarasındaki ilişkiyi ortayakoymaktadır.Ürünün fiyatı ile talep edilenmiktarı arasındaki ilişkiyiortaya koyan grafik talepeğrisini verir.Talep eğrisi, malın fiyatının değişmesi sonucu ortaya çıkan gelir ve ikame etkilerinedeniyle azalan eğime sahiptir. Burada sözünü ettiğimiz ikame etkisi, malınfiyatının artması durumunda, ilgili malın diğer mallara göre nisbeten pahalı olmasınedeniyle daha az talep edilmesidir. Malın fiyatı arttığında tüketicilerin fiyatı artanmal yerine benzer mallara yöneldikleri görülür. Örneğin; tereyağıfiyatı arttığındatüketiciler tereyağı yerine margarin kullanarak fiyatı artan tereyağınımargarinile ikame ederler. Gelir etkisi ise malın fiyatı arttığında, tüketicinin satınalma gücüazalacağı için; hem fiyatı artan hem de diğer mallardan satınalabileceği miktarlarazalır Piyasa Talep Eğrisi Bir mal veya hizmetin piyasa talep eğrisi elde edilirken, o mala olan bireysel talepeğrileri kullanılır. Bunun için her fiyat düzeyinde bireysel talep edilen miktarlar yatayolarak toplanır. Piyasa talep eğrisi, diğerdeğişkenlerin sabit olduğuvarsayımı altında, bir malınfiyatındaki değişmelerintalep edilen miktardayaratacağı ters yönlüdeğişmeleri ortaya koyar. Talepteki Değişmeler (Kaymalar)bir mal veya hizmetin kendifiyatı dışında talebini etkileyen başka etkenler de vardır. Bu etkenler, tüketicininparasal geliri, söz konusu malla ilişkili malların fiyatı, zevk ve tercihler, beklentilerve alıcı sayısıdır. Bu etkenlerin herhangi birindeki değişme, talep eğrisinde sağa veya sola doğru bir kayma yaratır.

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 9

9


İKTİSADA GİRİŞ-I Gelir: Gelirle talep ilişkisini incelerken önce malları normal ve düşük mal diye ikiye ayırmamız gerekir. Normal mal, talebi gelirle doğru yönlü değişen mal iken; düşükmal talebi gelirle ters yönlü değişen maldır. Bu nedenle, diğer şeyler sabitken gelirarttığında mal normal mal ise talebi de artar, yani sağa doğru bir kayma olur.Ama eğer mal düşük mal ise talebi azalır ve sola doğru kayar. Malla İlişkili Malların Fiyatı:Bir malla ilişkili malları ikame ve tamamlayıcı mallar olmak üzere ikiye ayırabiliriz.İkame mal, aynı gereksinmeyi karşılayan ve birbirinin yerine kullanılabilen mallardır. Eğer bir ürünün fiyatındakibir düşüş diğer ürününtalebinde azalışa nedenoluyorsa bu iki ürününikame ürünler olduklarısöylenirÖte yandan, eğer iki mal tüketimde birlikte kullanılmak zorundaysa; o mallarada tamamlayıcı mallar denir. Örnek çay ve şekerdir. Malın tamamlayıcı malının fiyatıarttığında talebi azalırken; azaldığında da artar.Bir ürünün fiyatındaki düşüşdiğer malın talebinde artışaneden oluyorsa bu ikiürünün tamamlayıcıürünleroldukları söylenir. Alıcı Sayısı: Bireysel talep eğrisini etkileyen yukarıdaki faktörler dışında piyasa talebi, alıcı sayısından da etkilenir.Talepteki değişme ile talepedilen miktardakideğişmeler farklışeylerdir.Bir malın fiyatındakideğişmeler talep edilenmiktarda değişikliğe, fiyatdışındaki faktörlerdekideğişmeler ise taleptedeğişmeye sebep olur. Arz ve Arzedilen Miktar: Bir malın arzı denildiğinde, belirli bir dönemde, üreticilerin çeşitli fiyatlarda ürettiklerive satmak amacıyla piyasaya sundukları mal miktarları anlaşılır. O nedenlebir buzdolabı üreticisinin ürettiği 1000 adet buzdolabından sadece 750 tanesini satmakamacıyla piyasaya sunuyorsa; arz miktarı üretilen miktar değil 750 olur. Eğersadece belirli fiyattan üretilmek ve satılmak istenen miktar söz konusu ise ona daarzedilen miktar denir.Bir malın arzedilen miktarı ile fiyatı arasındaki ilişki arz yasası ile ifade edilir. Arz yasasına göre, bir malın fiyatı arttıkça arz edilen miktarı da artar; azaldıkça azalır. Dolayısıyla bir malın arzedilen miktarı ile fiyatı arasında pozitif ilişki vardır.Diğer değişkenler sabitken,bir malın fiyatındaki artışarz edilen miktarında artışave fiyattaki azalış ise arzedilen miktarda azalışasebep olur. Fiyat ile arzedilen miktar arasındaki budoğrusal (pozitif) ilişkiye arzkanunu denir. Arz Şedülü ve Arz Eğrisi: Diğer faktörlerin sabitolduğu varsayımı altında,mal veya hizmetin fiyatı ileüretilecek miktarı arasındakiilişkiyi gösteren tabloya arzşedülüdenir.Bir malın fiyatı ile arz edilenmiktarı arasındaki pozitifilişkiyi ortaya koyan grafikarz eğrisini verir.Piyasa arz eğrisi diğerdeğişkenlerin sabit olduğuvarsayımı altında, bir malınfiyatındaki değişmenin arzedilen mal miktarındaki aynıyönlü değişikliği ifade eder. Arz Edilen Miktardaki Değişme ve Arzdaki Değişme Bir maldan üreticilerin belli bir dönemde ne kadar üreteceklerini etkileyen faktörler;malın fiyatı, girdi fiyatlarındaki değişmeler, teknolojideki değişmeler, üreticilerinbeklentileri, vergi ve sübvansiyonlar ve üretici sayısı’dır.Bir malın fiyatındaki değişmeler, ceterisparibus varsayımı altında, o maldan arzedilecek mal miktarını aynı yönde değiştirir. Malın fiyatındaki artışlar arz edilenmiktarı artırır, fiyattaki azalışlar ise arz edilen miktarda azalmaya sebep olur. Fiyatlaarz edilecek mal miktarıarasıdaki bu pozitif ilişkiye arz kanunu denir.Fiyattaki değişmeler arzedilen miktarda değişmeyesebep olur ve arz eğrisiüzerinde harekete sebepolur.Fiyat dışındaki faktörlerdekideğişmeler arzda değişmeyesebep olur ve arz Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 10

10


İKTİSADA GİRİŞ-I eğrisinisağa veya sola kaydırır.Arz edilen miktardakideğişme ile arzdaki değişmeaynışeyler değildir. Fiyattakideğişmeler arz edilenmiktarı değiştirir ve arzeğrisi üzerinde hareketesebep olur. Fiyat dışındakifaktörlerdeki değişmeler isearzda değişmeye sebep olurve arz eğrisinin tamamiylesağa veya sola kaymasınasebep olur. Girdi Fiyatlarındaki Değişmeler Muz üretebilmek için üreticiler işgücü, toprak, tohum gibi çeşitli girdiler kullanırlar.Bu girdilerden herhangi birisinin fiyatının artması muz üretim maliyetlerininartmasına ve muz üretiminin daha az kârlı olmasına sebep olacak ve çiftçiler dahaaz muz üreteceklerdir. Eğer girdi fiyatları ciddi şekilde artarsa çiftçilerin muz üretimindentamamen çekildikleri bile görülebilir. Bu yüzden malın arzı girdi fiyatlarıile ters yönlü ilişki içindedir. Teknolojik Gelişmeler Arz eğrisinde kaymaya neden olacak faktörlerden bir tanesi de teknolojik gelişmelerdir.Çünkü teknolojik gelişme sonucu, üreticiler ya belirli bir miktar malı dahadüşük maliyetle ya da aynı miktar kaynaklarla daha fazla mal üretme kapasitesikazanırlar. Her iki durumda da maliyet azalması neticesinde üreticinin kâr marjıartar ve dolayısıyla arz da artar. PİYASA DENGESİ Herhangi bir mal veya hizmetin piyasa dengesi, o mal veya hizmetin piyasa arz ve talep eğrilerinin keşistiği noktada oluşur. Talep edilen mal miktarını arz edilen mal miktarına eşitleyen fiyata piyasa denge fiyatıvedenge fiyatında arz ve talep edilen mal miktarına da piyasa denge miktarıdenirDenge noktasında bahsi geçen malın arz edilen miktarı ile talep edilenmiktarı birbirlerine eşit olduğundan piyasaya getirilen bütün mallar satılmış ve tüketicilerise satın almaya razı oldukları mal miktarınısatınalmışlardır. Yani piyasatemizlenmiştir. Bu anlamda piyasa denge fiyatı aynı zamanda piyasayı temizleyenfiyat olarakta bilinir.Talep fazlası talep edilenmiktarın arz edilen miktarıaşması durumunda ortayaçıkar. Arz fazlası ise arzedilen miktarın talep edilenmiktarı aşması durumundaortaya çıkar. Arz fazlası sözkonusu olduğundaüreticilerin satmayı arzuettikleri her miktarısatmaları söz konusuolamaz. Piyasa Dengesindeki Değişmeler: Piyasa dengesi, piyasa talep ve arzındaki değişmeler veya her ikisindeki değişmelersonucu değişir. Burada önemli olan, bu değişmeler sonucunda denge fiyat vemiktarının bu değişmeden nasıl etkilendiğinin belirlenmesidir Talepteki Değişmelerin (Kaymaların) Piyasa Dengesine Etkisi:Piyasa talep eğrisi fiyat dışındaki etkenlerden bir veyabirkaçının değişmesi sonucu artar veya azalır. Piyasa arzı sabitken, örneğin normalbir mal için tüketicinin gelirinin artması nedeniyle talepteki bir artış, yani talepeğrisinin sağa doğru kayması, hem denge fiyatının hem de denge miktarınınartmasına neden olur. Arzdaki Değişmelerin (Kaymaların) Piyasa Dengesine Etkisi:Piyasa talebi sabitken, arzın artması durumunda, denge fiyatı azalırken denge miktarıartar. Arz ve Talepteki Birlikte Kaymanın Piyasa Dengesine Etkisi:piyasanın bir tarafını sabit kabul edip, diğer tarafındakideğişmenin denge fiyat ve miktarı üzerindeki etkilerini analiz etmeye çalıştık.Oysa takdir edileceği gibi, piyasanın her iki tarafı da aynı anda eşanlı olarak Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 11

11


İKTİSADA GİRİŞ-I değişebilir.Bu değişmeler; hem arz hem de talebin artması; hem arz hem de talebinazalması; arz artarken, talebin azalması veya talep artarken arzın azalması biçimindegerçekleşebilir Bu değişmelerden hangisi gerçekleşirse geçekleşsin, denge fiyat ve miktarınaolan etkisi, yukarıda dikkatlerle belirttiğimiz sonuçları bir arada düşünerek belirlenebilir.Talep sabitken arzın artması,denge fiyatını düşürürken, denge miktarını arttırmakta; azalması ise fiyatı arttırırkenmiktarı azaltmaktaydı. Benzer biçimde arz sabitken talep değişmesi hem miktarıhem de fiyatı aynı yönde değiştirmekteydi. Dolayısıyla her ikisinin birlikte artmasıveya azalması durumunda her ikisinin miktarda yaratacağı etki aynı yönlü, yani artış yönünde olacaktır. Fiyat üzerindeki etkisi ise belirsiz olacaktır. Bu durumda fiyatane olacağı arz ve talepteki nispi artışa göre belirlenecektir. Eğer arz, talepten dahafazla değişirse, fiyata ne olacağını arz değişmesi; ama aksine talep arzdan nispetendaha fazla değişirse talepteki değişme belirleyecektir Örneğin, eğer arzdaki artış, talepteki artıştan fazla olursa, denge fiyatı düşerken, denge miktarı artacaktır. 3. Ünite –Talep ve Arz Esneklikleri ve Uygulamaları ESNEKLİK NEDİR VE NEDEN HESAPLANIR? Esnekliği, tüketici ve üreticilerin piyasa koşullarındaki değişmelerene kadar tepki göstereceklerini ifade eden bir ölçü birimi olarak tanımlayabiliriz.Esneklik ölçümü; piyasadengesinde değişikliğesebep olacak faktörlerdekideğişmelerin, dengede nekadar değişikliğe sebepolacağı, özellikle debireylerin bir malın fiyatındaveya fiyat dışı değişimlereyüzde olarak ne kadarreaksiyon göstereceğini nicelolarak görmemizi sağlar.Ayrıca esneklik sayesindepiyasa dengesinde meydanagelecek değişmelerkonusunda standart birölçüt sağlanmış olur. TALEP ESNEKLİKLERİ Talep esneklikleri, talep edilen miktardaki değişme ve talepteki değişmelerle ilgiliolarak; talebin fiyat esnekliği, talebin gelir esnekliği ve çapraz fiyat esnekliği olmaküzere üç tanedir. Hatırlanacağı gibi bir mal veya hizmete yönelik talep miktarını belirleyenilk üç faktör; malın fiyatındaki değişmeler, tüketici gelirindeki değişmelerve ilgili diğer malların fiyatlarındaki değişmelerdir. Malın fiyatındaki bir değişme ilemalın talep edilen miktarı arasında ters yönlü bir ilişki mevcuttur. Yani, ceteris-paribusvarsayımı altında, malın fiyatındaki bir artış o malın talep edilecek miktarındaazalmaya sebep olur ve bundan dolayı da talep eğrisinin eğimi negatiftir.Tüketici gelirindeki bir artıştüketicinin “normal” maldandaha fazla miktardatüketmesine sebep olurİkame malın fiyatınınartması bahsi geçen malınveri fiyattan tüketicitarafından daha fazlamiktarda talep edilmesine,tamamlayıcı bir malınfiyatının artması ise o malındaha az miktardatüketilmesine sebep olur. Talebin Fiyat Esnekliği Talebin fiyat esnekliği, malın talep edilecek miktarının fiyat değişimlerine yüzdeolarak ne kadar tepki göstereceğini ortaya koyar. Diğer bir anlatımla talebin fiyatesnekliği, talep edilen miktardaki yüzde değişimin malın fiyatındaki yüzde değişimeoranıdır Talep kanunu bir malın fiyatıyla talep edilen miktarı arasında ters yönlü (negatif)bir ilişkinin olduğunu ve malın fiyatındaki bir artışın talep edilecek mal miktarında azalmaya sebep olacağını ortaya koyar. Talebin fiyat esnekliği ise malın fiyatındaki yüzde değişimlere tüketicinin talep edeceği mal miktarında yüzde olarakne kadar tepki göstereceğini ortaya koyar. Fiyattaki artışlar talep edilen mal miktarında azalışa sebep olacağından, talebin fiyat esnekliği her zaman eksi Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 12

12


İKTİSADA GİRİŞ-I (negatif)işaretlidirİktisat literatüründe talebin fiyat esnekliği ve talep esnekliği kavramları birbirlerininyerine kullanılır. Talep esnekliği katsayısı sıfır (0) ile eksi sonsuz (-°) arasında değerler alabilir.Eğer tüketiciler bir malın fiyatındaki %10’luk bir artışa/azalışa malın talep edilenmiktarında %50’lik bir azalma/artış ile cevap veriyorsa bu durumda bahsi geçenmalın talebinin esnek (elastik) olduğu, yani malın esnek talebe sahip olduğu söylenir.Tam tersine eğer tüketiciler bir malın fiyatındaki %10’luk bir artışa/azalışa malın talep edilen miktarında %5’lik bir azalma/artış ile cevap veriyorsa bu durumdabahsi geçen malın talebinin inelastikolduğu yani malın esnek olmayan talebesahip olduğu söylenir Talep Esnekliğini Etkileyen Faktörler:Talep esnekliğini etkileyen temel faktörleri; mal ve hizmetlerin tüketiciler içinzorunlu veya lüks mal olup olmadıkları, yakın ikamelerinin var olup olmadığı, piyasanın nasıl tanımlandığı ve zaman olarak sıralayabilirizLüks mallar zorunlu mallaragöre daha esnek talebesahiptir.Yakın ikamesi olan mallarıntalebi tüketicinin fiyatartışları durumundaalternatif mallarayönelebilecek olmasınedeniyle yakın ikamesiolmayan mallara göre dahaesnektir. Piyasanın Nasıl Tanımlandığı:Dar anlamda tanımlananpiyasalardaki mallarıntalebi geniş anlamdatanımlanan piyasalara göredaha esnektir. Bunun nedenidar anlamda tanımlananmalların yakın ikamelerininolması ve bu mallarınfiyatlarındaki artışlarıntüketiciler tarafından yakınikamelerinin kullanılmasıyoluyla karşılanmasıdır.Genel olarak dar anlamda tanımlanan piyasalardaki malların talebi geniş anlamdatanımlanan piyasalara göre daha esnektir. Antep fıstıklı dondurma talebi genelanlamda dondurma talebine göre, benzin talebi ise genel anlamda akaryakıt(enerji) talebine göre daha esnektir. Esnekliklerine Göre Talep EğrileriEsnekliklerine göre talep eğrileri (doğrularını) şöyle sıralanır; Єp = 0 : Sıfır Esnek (Tam İnelastik) Talep Eğrisi (Fiyattaki değişme ne olursaolsun talep miktarındaki yüzde değişiklik sıfır) - Dikey Talep Eğrisi 0 ≤Єp<1 : Esnek Olmayan (İnelastik) Talep Eğrisi (Talep miktarındaki yüzdedeğişiklik fiyattaki yüzde değişiklikten daha küçük) Єp = 1 : Birim Esnek Talep Eğrisi (Talep miktarındaki yüzde değişiklikfiyattaki yüzde değişikliğe eşit) Єp>1 : Esnek Talep Eğrisi (Talep miktarındaki yüzde değişiklik fiyattakiyüzde değişiklikten daha büyük) Єp = ∞: Sonsuz Esnek (Tam Esnek) Talep Eğrisi (Veri fiyattan talep miktarındaki yüzde değişiklik sonsuz (∞) -Yatay eksene paralel sonsuzesnek talep eğrisi) Doğrusal (Lineer) Talep Doğrusu ve Talep Esnekliği Negatif eğimli doğrusal talep eğrisi üzerinde talep esnekliği her noktada farklılıkgösterir. Fiyat ve miktar kolonları incelendiğinde malın fiyatı ile talep edilen miktarları arasında ters yönlü bir ilişkinin olduğu görülür. Fiyattaki artışlar, talep edilen mal miktarında azalışa sebep olmaktadır.Üçüncü kolon fiyat artışları durumunda talep esneklik değerlerini göstermektedirve fiyat arttıkça esneklik değerlerinin arttığı görülmektedir.Doğrusal talep eğrisinin tamorta noktasında talebin fiyatesnekliği bir’e eşittir. Ortanoktanın sol üst

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 13

13


İKTİSADA GİRİŞ-I kısmındakalan kısmında talepesnekliği birden büyük(esnek) ve sağ alt kısmındakalan kısmında ise talepesnekliği birden küçüktür(inelastiktir). Doğrusal Talep Eğrilerinde Toplam Gelir İle TalepEsnekliği İlişkisi Firmaların amacı kârı maksimize etmektir. Veri maliyetler varsayımı altında firmanın kârını maksimize etmesinin yolu toplam gelirini (hâsılatını) maksimize etmesidir. Toplam gelir, satışfiyatı ile toplam satış miktarının çarpımına eşittir. Eğer toplamgeliri TR harfleriyle kısaltarak gösterirsek, toplam gelir; TR = P x Qolarak ifade edilir. Talep eğrisi negatif eğimlidir ve fiyatla talep edilen miktarınters yönlü ilişkili olduğunu ifade eder. Bunun anlamı eğer bir firma negatif eğimlibir talep eğrisi ile karşı karşıya ise, firma malının satış fiyatını değiştirirse, budeğişiklik talep edilen miktarda ters yönlü bir etkiye sebep olacaktır. Talebin esnek olduğu bölgede (Єp> 1); o Fiyattaki azalışlar toplam geliri artırır, o Fiyattaki artışlar ise toplam geliri azaltır. Talebin inelastik olduğu bölgede ise (0 ² Єp< 1); o Fiyattaki artışlar toplam geliri artırır, o Fiyattaki azalışlar ise toplam geliri azaltır. Toplam Gelir İle Talep Esnekliği Arasındaki İlişki Nedir? Talebin inelastik olduğu durumlarda fiyattaki artışlar talep edilen miktarda nispiolarak daha az azalışa sebep olur ve sonuçta toplam gelir artarÖrneğin, başlangıçta fiyatın 1 lira ve talep edilen miktarın da 100 birim olduğu bir durumda, toplamgelir, TR = 1 x 100 = 100 liradır. Fiyatın 1 liradan 3 liraya yükselmesi durumundaeğer bu fiyat artışı talep edilen miktarı 80 birime düşürüyorsa bu durumda toplamsatış geliri, TR = 3 x 80 = T240 olacaktır. Talebin Gelir Esnekliği Talebin gelir esnekliği, gelirdeki değişme durumunda tüketicinin talep edeceğimal miktarının ne kadar değişeceğini gösterir ve talep edilen mal miktarındaki yüzde değişmenin gelirdeki yüzde değişmeye oranı olarak ifade edilir. Talebin gelir esnekliği normal mallar için pozitif, düşük mallar içinise negatiftir. Gelir Esnekliği (normal mallar için) : fI> 0 Gelir Esnekliği (düşük mallar için) : fI< 0 Çapraz Talep Esnekliğİ:Çapraz talep esnekliği Ymalının fiyatındaki yüzdedeğişmenin X malının talepedilen miktarında nekadarlık değişmeye sebepolacağını gösteren birkatsayıdır.Eğer çapraz talep esnekliğini fpykısaltması ile ifade edersek,Eğer fpy> 0 ise; x ve y ikame mallardır ve y malının fiyatındaki bir artış x malının talep edilen miktarında artışa sebep olmaktadır.İkame mallara örnek olarak çay ve kahveyi alabiliriz. Kahve fiyatlarındaki birartış kahvenin talep edilen miktarını azaltırken çayın tüketiminin artmasına sebepolur.Eğer fpy< 0 ise; x ve y tamamlayıcı mallardır ve y malının fiyatındaki bir artışx malının talep edilen miktarında azalışa sebep olmaktadır. Arz Esnekliği:Arz esnekliği, genel olarak arz edilen mal miktarının piyasa şartlarındaki değişmelerene kadar tepki gösterdiğini ifade eder.Arzın fiyat esnekliği ise, fiyattaki yüzde değişimlerin arz edilecek mal miktarındameydana getireceği yüzde değişimin ne kadar Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 14

14


İKTİSADA GİRİŞ-I olacağını ifade eder.Arz esnekliği, fiyattaki yüzdedeğişimlerin arz edilecekmal miktarında meydanagetireceği yüzde değişiminne kadar olacağını gösterirve işareti arz kanunundandolayı pozitiftir. Arz Esnekliğini Etkileyen Faktörler Arz esnekliğini belirleyen faktörler; • Üretim faktörlerinin (girdilerin) mevcudiyeti • Teknoloji • Zamanolarak sıralanır. Arz Eğrileri ve Esneklik Arz kanunu bir malın fiyatındaki artışların o malın arz edilen miktarında artışa sebepolacağını; fiyattaki azalışların ise, arz edilen mal miktarında azalışa sebep olacağını ifade eder ve bu nedenle de arz eğrileri pozitif eğimlidir. Arz kanunundandolayı arz esnekliğinin işareti de pozitiftir ARZ VE TALEP ESNEKLİKLERİ UYGULAMALARI Neden AVM’lerde Hep Fiyat İndirimleri Olur? TüketicileriÇok mu seviyorlar? Alış-Veriş Merkezlerine gittiğimizde genelde ünlü markaların ürünlerinin satıldığını görürüz. Bu mal ve hizmetlerin genel özelliği bu malların esnek talebe sahip olmasıve bu mal piyasalarının tam rekabetçi değil de eksik rekabet piyasaları olmalarıdır. Eksik rekabet piyasalarında firmaların karşı karşıya oldukları talep eğrilerinegatif eğimlidir.Talep esnekliğitoplam gelir ilişkisi konusundan hatırlanacağı gibi, talebin esnekolduğu durumda fiyattaki indirimler toplam gelirin artmasına sebep olur.AVM’lerdeki ürünlerin talebini esnek olması bu firmaların önce yüksek fiyattanmal satmaya başlamalarını ve daha sonra da fiyat farklılaştırmasına giderek indirimleregitmesine sebep olur. Bu fiyat stratejisi bu firmaların esneklik dolayısıylatoplam gelirlerinin artmasına ve tüketici rantının tüketicilerden bu firmalara transferinesebep olur.Bundan dolayıAVM’lerdeki firmaların indirimlere gitmesi tüketicilere olan sevdalarından değil kendi toplam gelirlerini artırma isteklerinden kaynaklanır. 4. Ünite – Tüketici ve Üretici Tercihlerinin Temelleri Rasyonel DavranışRasyonel davranış, biriktisadi birimin tercihyapması veya karar almasıgerektiğinde, kendi hedefineuygun biçimde hareketetmesidir. Karar Alma İktisadi düşünme tarzı, kararların nasıl alındığına ilişkin bazı varsayımları da içerir.İktisatçılar karar alınırken bir eylemin olası yarar ve maliyetlerinin göz önüne alındığını kabul ederler. Örneğin, bol kalorili bir akşam yemeğinin yenmesi konusundatüketiciler, olası yarar (güzel ve leziz bir yemek yemek gibi) ile maliyetleri (kolesterolve kilo problemi) karşılaştırırlar. Eğer bu akşam yemeğinin yararları maliyetlerinikarşılıyorsa tüketici bu yemeği yiyecektir. Aksine kilo ve kolesterol sorunuolan bir tüketici ise, bol kalorili yemeklerden uzak durmaya çalışacak ve dahahafif yiyecekleri tercih edecektir Marjinal analiz, mevcut koşullar değiştiğinde ortaya çıkacak yeni durumunnasıl değiştiğinin incelenmesidir.

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 15

15


İKTİSADA GİRİŞ-I Toplam ve Marjinal Fayda Belirli bir dönemde, bireyin diğer mal ve hizmet tüketimleri sabit iken, bir malınçeşitli miktarlarının tüketilmesi sonucu ulaşılan tatmin düzeyi toplam fayda olaraktanımlanır ve TU harfleriyle ifade edilir. Diğer bir ifadeyle toplam fayda, bir kişininmal ve hizmet tüketiminden aldığı yarar veya tatmin toplamıdır. Marjinal fayda ise, belirli bir zaman diliminde bir maldan (örneğimizdeki çaydan)bir birim daha fazla tüketilmesi sonucunda toplam faydada meydana gelendeğişme olarak tanımlanır. Kısaca ilave tüketilen birimin sağladığı fayda marjinalfayda olup MU harfleriyle gösterilirAzalan marjinal fayda, birmalın ilave miktarlarıtüketildikçe bu tüketiminsağlayacağı ek faydanın(marjinal faydanın) giderekazalacağı ilkesidir.Marjinal analize göre herhangi bir malın tüketim amaçlı belirli bir miktarına sahipolunduğunda, önemli olan kullanım alanı ya da toplam miktarı değil malınmarjinal yararlılığıdır. Dünyada Afrika’nın bir bölümü hariç birçok insan için suyeterince ve hatta bazen fazlasıyla mevcuttur. Tüketici Dengesi: Fayda Maksimizasyonu:Fayda maksimizasyonukuralı, bir mal için harcananbir birim paranın marjinalfaydasını bir başka malaharcanan bir birim paranınmarjinal faydasına eşitleyenmal bileşimlerinin tercihedilmesi ile elde edilenfaydanın maksimumolacağını ifade edenkuraldır.Örneğin tüketicinin yalnızca çay ve börek tükettiğini varsayarsak,elde edilecek faydanın maksimize edilebilmesi için aşağıdaki eşitliğin sağlanmasıgerekir:(Bir Bardak Çayın Marjinal Faydası / Bir Bardak Çayın Birim Fiyatı) =(Bir Dilim Böreğin Marjinal Faydası / Bir Dilim Böreğin Birim Fiyatı)rasyonel davranan tüketici kendisine en yüksek faydadüzeyini sağlayan mal bileşimini tercih edecektir. Elde edilen toplam faydanınmaksimum olduğu bu tercih bileşimi tüketici dengesi olarak adlandırılmaktadır.Buna göre tüketicinin dengeye gelebilmesi için gerekli şart, her mal için harcananson liraların sağladığı faydaların birbirine eşit olmasıdır. ÜRETİCİ TERCİH VE KARARLARI Üretim, insanlarınihtiyaçlarını dolaylı ya dadoğrudan karşılayacak malve hizmetleri meydanagetirme çabasıdır.Firma, üretimi gerçekleştirenve bunların satışıkonusunda karar verenekonomik birimdir.İmalat, hammadde veya yarımamullerin üretim sürecisonunda şeklini değiştirerek,yeni bir mamul elde edilmesisürecidir.Üretim fonksiyonu, belirli birdönemde kullanılanalternatif girdibileşimlerinin olasımaksimum çıktı ileilişkilendirilmesidir. Sabit girdiler, ürünmiktarındaki değişmekarşısında belirli bir süreiçin miktarı değişmeyengirdilerdir.Değişken girdiler, arzuedilen üretim düzeyine göremiktarı değişen girdilerdir. Kısa Dönem: Kısa dönem, üretimfaktörlerinden sadece birtanesinin değiştirilmesineolanak tanıyan süredir. Toplam, Ortalama ve Marjinal Fiziki Üretim:Toplam fiziki ürün, değişkengirdi miktarınınarttırılmasına bağlı olarakelde edilen çıktıdır. Değişken üretim faktörü olarak emeğin kullanılması durumunda emek girdisi ile ürün miktarı (çıktı) arasındaki ilişki bir tablo,grafik ya da fonksiyonla açıklanır. Fiziki ürün deyimiyle fiilen gerçekleştirilen üretim miktarından söz edilmektedir,fiziki ürünle kastedilen parasal değer değildir. Fiziki ürünün parasal değeredönüşmesi, bu ürünün piyasada satılmasıyla mümkün olur.Azalan verim yasası, diğerüretim faktör miktarlarısabitken, bir üretimfaktörünün üretimdekullanılan miktarınınarttırılması durumunda, herilave birimin sağladığı ürünmiktarının azaldığını Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 16

16


İKTİSADA GİRİŞ-I ifadeeden ilişkidir.Marjinal fiziki ürün, emekmiktarındaki bir birimlikdeğişmenin toplam ürünmiktarında meydanagetirdiği değişmedir.Ortalama fiziki ürün, birbirim emek için elde edilenürün miktarıdır. Uzun Dönemde Üretim: Uzun dönem, üretim fonksiyonundaki bütün girdiler değiştirilebilmektedir. Tümgirdileri değişken olduğu uzun dönemde azalan verimler kanunu artık işlememektedir.Uzun dönemde tüm girdilerin miktarlarının değiştirilebilir olması, ölçek veölçek verimliliği kavramlarını ortaya çıkarır. Girdilerin miktarlarının aynı orandadeğişmesi, üretim ölçeğinin değişmesi anlamındadır. Girdilerdeki değişimle beraberüretim ölçeği değiştiğinde, çıktı miktarındaki değişime bakılarak ölçeğin verimihakkında karar verilebilir. Buradan hareketle üç farklı ölçek verimi ile karşılaşılır. Bunlar; ölçeğin sabit, artan ve azalan verimleri olarak isimlendirilir. Faktör Bileşiminin Seçimi:Firma, bu soruları cevaplarken iki çeşit bilgiden hareket etmektedir. Bunlar: Farklı üretim faktörleri (girdi) miktarları için, her bir üretim faktörünün(emeğin ve sermayenin) marjinal fiziki ürünü, Her bir üretim faktörünün (girdinin) fiyatıdır. Bir üretim faktörünün (girdinin) marjinal fiziki ürünü, söz konusu girdinin birbirim artırılması durumunda, toplam fiziki üründe (üretimde) ortaya çıkan artıştır.Girdideki artış ile birlikte artan üretimin piyasada satılması sonucunda elde edilengelir ise, bu girdi için marjinal ürün değeri olarak adlandırılır. Marjinal ürün değeri, birgirdinin marjinal fiziki ürünüile ürünün piyasa fiyatınınçarpımı sonucu bulunur vemarjinal ürünün satışısonucu elde edilecek gelirigösterir. Azalan verimler kanunu, kullanılan üretim faktörü (girdi) miktarı artırıldıkça,girdilerin marjinal fiziki ürünlerinin er ya da geç azalacağını ifade etmektedir. İşteazalan verimler kanunu dolayısıyla girdilerin marjinal ürün değerleri de azalacaktır. Bu yüzden; firma, marjinal fiziki ürünün parasal değeri ile girdi fiyatının birbirineeşit olduğu yere kadar girdi kullanımını artırmak suretiyle en yüksek karaulaşmış olacaktırFirma, üretim sürecinde iki ya da daha fazla girdi kullandığında, kullandığı girdilerdenbirine ait marjinal fiziki ürünü hesaplayabilmek için diğer girdi ya da girdilerinmiktarının sabit kalması gerekir. Ancak, girdinin marjinal fiziki ürünü, sabitkabul edilen diğer girdi ya da girdilerin miktarından etkilenmektedir. Diğeryandan, belirli miktardaki bir çıktıyı elde edebilmek için her bir girdinin ne kadarkullanılacağı, girdilerin fiyatlarına bağlıdır.

Kolayaof.com 0 362 2338723

Sayfa 17

17


Ikt103u aof ders ozeti