Issuu on Google+

SAYFA

7

YIL 2

SAYI 70

www.haber56gazetesi.com

MÝLLÝ EÐÝTÝM BAKANLIÐI HEYETÝ SÝÝRT'TE

M

illi Eðitim Bakanlýðý Müsteþarý Esengül Civelek Baþkanlýðýndaki bir heyet Siirt'te eðitimle ilgili incelemelerde bulunuyor. Aralarýnda müsteþar yardýmcýsý Sadettin Sabaz'ýn da bulunduðu üst düzey yöneticilerden oluþan üst düzey 8 kiþilik heyet Vali Musa Çolak'ý ziyaret etti. Siirt'in eðitim durumu hakkýnda bilgi veren Vali Musa Çolak, eðitim fiziki alt yapýsý açýsýndan çok iyi durumda olduklarýný ve eðitim sektöründe çok güzel geliþmeler yaþandýðýný söyledi. Vali Çolak ”Geçmiþle kýyaslandýðýnda eðitim alanýnda durumumuz çok iyidir. Ancak bu hiçbir zaman yeterli deðildir. Geçen yýl üniversite lisans yerleþtirmede çok iyi durumdaydýk. Bunda SODES projelerinin büyük katkýsý vardýr. Sayýn Baþbakanýmýzýn gözünün kulaðýnýn Siirt'in üzerinde olduðunu da biliyoruz.”dedi. Müsteþar Civelek “Hepimiz biliyoruz ki ülkemizin en önemli ve öncelikli konusu eðitimdir. Dün de bu günde olduðu gibi bundan sonrada eðitim ülkemizin en öncelikli ve önemli konusu olmaya devam edecektir. Okul öncesi eðitimden ilköðretime, ilköðretimden ortaöðretime, orta öðretimden yüksek öðretime, yetiþkin eðitiminden açýk öðretime kadar her alanda fiziki mekan teknolojik alt yapý, insan kaynaklarý okullaþma oraný gibi konularda ve ücretsiz ders kitaplarý daðýtýmý, bursluluk, yatýlýlýk, taþýmalý eðitim, yenilenen müfredatýmýz ve dezavantajlý gruplarýn eðitime eriþim uygulamalarýnda Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesini

yakalamýþ bulunmaktayýz. Daha iyiye, daha mükemmele ulaþabilmek için çalýþmalarýmýza devam edeceðiz. Hedefimiz eðitim kalitesinin arttýrýlmasý, eðitim ortamlarýnýn standartlarýnýn yükseltilmesidir.” Þeklinde konuþtu. Civelek, eðitim sektöründeki çalýþmalar nedeniyle Vali Çolak ve eðitim camiasýna teþekkür etti. Civelek özellikle Vali Çolak'ýn eþi Gülsüm Çolak'ýn kýzlarýn okullaþtýrýlmasý konusunda önemli çalýþmalar yaptýðýný belirterek kendisine teþekkür etti. Vali Çolak Türk Bayraðý motifli bir Siirt battaniyesini Müsteþar Civeleke hediye etti. Heyet valilik makamýndaki görüþmenin ardýndan, toplantý salonunda, ilçe kaymakamlarý ve milli eðitim müdürlüðü yöneticilerinin de katýldýðý bir toplantýda eðitim durumu hakkýnda bir toplantý yaptý. Heyette bulunan iki hemþerimiz Sadettin Sabaz ve M.Nezir Kahramaný saygýyla selamlýyoruz. Sabaz Valilikteki törende katkýlarýndan Müsteþar Civelek ve diðer yetkililere teþekkür etti.

STSO OTÝSTÝK SINIFINI DONATTI BAÞKAN VEKÝLÝ KUZU ENGELLÝLERE TOPLUMUN SAHÝP ÇIKMASI GEREKÝR

S

iirt Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkanlýðý, engelli öðrencilere yönelik eðitim yapan Türk Telekom Ýlköðretim ve Ýþ Okulunda otistik engelliler sýnýfýný donattý. O k u l d a düzenlenen teslim töreninde konuþan Oda Baþkan vekili Nedim Kuzu, toplumun tüm bireylerinin engellilere sahip çýkmasý ve yaþadýklarý sorunlarý çözümünde katkýda bulunmalarý gerektiðini belirtti. Kuzu “Engelli icle Kalkýnma Ajansý'nýn (dika) Açtýðý Doðrudan Destek ve vatandaþlarýmýzda bu toplumun birer Teknik Destek Programlarýndan Yararlanacak Olan bireyidirler. Bu nedenle toplum olarak onlara Projelerin Ýmza Töreni Yapýldý. sahip çýkmamýz gerekir. Eðitimleri dahil DÝKA Yatýrým Destek Ofisi'nde düzenlenen imza törenine yaþadýklarý her sorunun çözümüne katkýda Genel Sekreter Abdullah Erin ve projeleri desteklenecek 11 bulunmaya çalýþmalýyýz. Bu sorunlarýn kurumun yöneticileri katýldý. Erin, Siirt'in, her iki programdan çok çözümünde herkesin devlete yardýmcý iyi yararlandýðýný, amaçlarýnýn bölgedeki 4 ilin kalkýnmasýný olmaya çalýþmasýnda yarar görüyoruz. Oda saðlamak olduðunu söyledi. olarak bu düþünceyle okulumuzda otistik Siirt Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkan Vekili Nedim Kuzu da öðrencilerin devam ettiði bir sýnýfý donattýk. DÝKA'nýn bölgenin kalkýnmasýna büyük katkýlarda bulunacaðýn Sýnýfýn mefruþatýný ve bu öðrencilerimizin inandýðýný belirtti. eðitiminde kullanýlan baþta kavram setleri DÝKA'nýn desteðiyle 120 gence uygulamalý giriþimcilik kursu olmak üzere gerekli araç ve gereçleri verileceðini ifade eden Kuzu, 'Gençleri ilimizin ekonomisine saðladýk.” Dedi. katkýda bulunabilecek hale getirmeye çalýþacaðýz. Bütün ajans Okul Müdürü Abdullah Acarda personeline teþekkür ediyorum' dedi. katkýlarýndan dolayý oda yetkililerine teþekkür ederek “Bu tür katkýlar eðitim kalitemizi yükselterek bu öðrencilerimizin daha iyi eðitilmelerini ve toplumda üretken hale gelmelerini saðlýyor. Ayrýca bizleri de motive ediyor. Bütün kurum ve vatandaþlarýn katkýlarýný bekliyoruz.” Þeklinde konuþtu. Kuzu daha sonra okulun diðer bölümlerini gezerek çalýþmalar hakkýnda bilgi iirt'in Baykan Ýlçesinde Kýz Yatýlý aldý. Okulda; otistik, hafif düzeyde zihinsel, iþitme ve görme engelli öðrencilere eðitim Ýlköðretim Bölge Okulu (yibo)'nda Okuyan Öðrencilere Seracýlýk veriliyor. Sýnýfýn donatým törenine okul yetkililerinin yaný sýra bazý öðrenci velileri de Eðitim Verilecek. katýldý.

D

YÝBO'DA OKUYAN KIZ ÖÐRENCÝLERE SERACILIK EÐÝTÝMÝ VERÝLECEK

S

S

iirt Belediyesi Su ve Kanalizasyon Ýdaresi (SÝSKÝ) 2011 yýlýnýn ilk ayýnda 4 ayrý mahallede sürdürdüðü içme suyu ve kanalizasyon çalýþmalarýna devam ediyor. SÝSKÝ Bünyesinde Ocak ayý içerinde yapýlan çalýþmalar kapsamýnda Yeni Mahalle de 30 ve Conkbayýr mahallesinde 140 metre olmak üzere topla 170 metre kanalizasyon hattý döþenirken, Yeni Mahalle de 120 ve Gökçebað yolunda 500 metre olmak üzere toplam 620 metre içme suyu hattý döþendi.

Baykan Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü tarafýndan hazýrlanan ve SODES 2010 kapsamýnda desteklenen 'Üreten Nesil' ve 'YÝBO'da Seracýlýk' adlý projesi uygulama çalýþmalarý sürüyor. Konuyla ilgili açýklamalarda bulunan Baykan Kaymakamý Murat Süzen, Baykan Kýz YÝBO'da kuracaklarý serada, farklý köylerden gelen öðrencilere uygulamalý seracýlýk eðitimi vermeyi ve birer yetiþkin olarak hayata atýlmalarýný hedeflediklerini söyledi. Kaymakam Süzen, öðrencilerin gittikleri köylerinde veya baþka yerlerde seracýlýk yaparak, üretime katkýda bulunacaklarýna iþaret ederek, "Amaç bilinçli üreten bir nesil ve bilinçli çiftçi ve istihdama katký saðlamaktýr. Bu da bir meslektir. Bu meslek her yerde geçerlidir. O yüzden 'YÝBO'da Seracýlýk' önemli bir projedir." Dedi.

01 ÞUBAT 2011

BEDÝÜZZAMAN Genç Yazar... SAÝD NURSÝ

B

ediüzzaman Said Nursi, yüzyýlýmýzýn yetiþtirdiði en önemli Ýslam bilginlerinden biridir. 1876'da Bitlis'in Hizan kazasýna baðlý Ýsparit nahiyesinin Nurs köyünde dünyaya gelmiþ, 23 Mart 1960'da Þanlýurfa'da Hakkýn rahmetine kavuþmuþtur. Keskin zekasý, harikulade hafýzasý ve üstün kabiliyetleriyle çok küçük yaþlardan itibaren dikkatleri üzerinde toplayan Said Nursî, normal þartlar altýnda yýllar süren klasik medrese eðitimini üç ay gibi kýsa bir zamanda tamamlamýþtýr. Gençlik yýllarýný tamamen Ýslam ilmine ayýran Said Nursi; ilimdeki üstünlüðünü, devrinin ulemasýyla çeþitli zeminlerde yaptýðý münazaralarda fiilen ispatlamýþtýr. Bu üstün zekasý ve üstün Ýslam bilgisiyle, ilim çevresine kendini kabul ettirerek, "Bediüzzaman" , yani "çaðýn eþsiz güzelliði" ile anýlmaya baþlanmýþtýr. Said Nursi medrese eðitiminin yanýnda fen ilimleri ile de ilgilenmiþ hiç bir bilgiye kayýtsýz kalmamýþtýr. Diðer taraftan, doðup büyüdüðü þark topraklarýnýn sýkýntý ve problemlerini bizzat yaþayarak gören Said Nursi, en önemli ihtiyacýn eðitim olduðunu düþünmüþ; bunun için de þarkta din ve fen ilimlerinin birlikte okutulacaðý bir üniversite kurulmasý için 1907'de Ýstanbul'a gitmiþtir. Ýstanbul'da da ilim dünyasýna kendisini kýsa sürede kabul ettiren Bediüzzaman, çeþitli gazetelerde yazdýðý makalelerle, o günlerde Osmanlýyý ve Ýstanbul'u çalkalayan hürriyet ve meþrutiyet tartýþmalarýna katýlmýþ; meþrutiyete Ýslam namýna sahip çýkmýþtýr. 1909'da patlak veren 31 Mart Olayýnda yatýþtýrýcý bir rol oynamýþ; buna raðmen, haksýz ithamlarla Sýkýyönetim Mahkemesine çýkarýlmýþ, ancak beraat etmiþtir. Bu olaydan sonra Ýstanbul'dan ayrýlarak þarka geri dönmüþtür. Birinci Dünya Savaþýnýn patlak verdiði günlerde Van'da bulunan Bediüzzaman, talebeleriyle birlikte gönüllü milis alaylarýný kurarak cepheye koþmuþtur. Vatan müdafaasýnda çok büyük hizmeti geçmiþ; savaþta birçok talebesi þehit olmuþ; kendisi de Bitlis müdafaasý sýrasýnda yaralanarak esir düþmüþtür. Yaklaþýk üç yýl Rusya'da esaret hayatý yaþadýktan sonra Ýstanbul'a dönmüþtür. Ýstanbul'da devlet ileri gelenlerinin büyük sevgisiyle karþýlanan Bediüzzaman, Dârü'l-Hikmeti'l Ýslamiye'ye tayin edilmiþtir. Aldýðý maaþla kendi kitaplarýný bastýran ve bunlarý parasýz daðýtan Bediüzzaman, Ýstanbul'un iþgali sýrasýnda yazdýðý Hutuvât-ý Sitte adlý broþürle büyük hizmet etmiþ ve iþgal kuvvetlerinin planlarýný bozmuþtur. Ýþgalcilerin baskýsý altýnda verilen ve Anadolu'daki kuvayý milliye hareketini "isyan" olarak nitelendiren þeyhülislâm fetvasýna karþý, millî kurtuluþ hareketinin meþruiyetini ilan etmiþtir. Bu hizmetleri, Anadolu'da kurulan Millet Meclisi'nin takdirini kazanmýþ ve Bediüzzaman bizzat Mustafa Kemal tarafýndan ýsrarla Ankara'ya davet edilmiþtir. Ankara'da kaldýðý günlerde, yeni kurulan devlete, on maddelik bir beyanname hazýrlayarak Meclis üyelerine daðýtmýþtýr. Bediüzzaman'ýn amacý; gerçekleþtirilecek olan inkýlaplarýn Ýslam kaidelerine uygun olmasý idi. Bu beyanname ile ilgili Mustafa Kemal'le bir kaç görüþmesi olmuþtur. Kendisine; Þark umumi vaizliði, Milletvekilliði ve Diyanet üyeliði teklif edilmiþ; ancak Bediüzzaman bu teklifleri kabul etmeyerek Van'a dönmüþtür. O sýralarda çýkan Þeyh Said olayý ile hiç bir ilgisi olmadýðý, hatta olay öncesinde kendisinden destek isteyen Þeyh Said'i bu niyetinden vazgeçirmeye çalýþtýðý halde, Bediüzzaman olay sonrasýnda, Van'dan alýnarak Burdur'a, oradan da Isparta'nýn Barla nahiyesine götürülmüþtür. Burada "Manevi Cihad" hizmetini baþlatmýþ, peþi sýra keleme aldýðý eserlerde iman esaslarýný göstermiþtir. Bu eserler, imanýný tehlikede hisseden halkýn büyük manevi sevgisiyle karþýlanmýþ, bu eserler ile halk, imanlarýný vicdan muhasebesine almýþlardýr. O devirde elle yazýlarak çoðaltýlan eserlerin toplamý 600.000'i bulmuþtur. Bediüzzaman'ýn baþlattýðý hizmetin halkla bütünleþmesi, devrin idarecilerini rahatsýz ettiðinden 1935'te Eskiþehir, 1943'de Afyon, 1952'de de Ýstanbul mahkemelerine çýkarýlmýþtýr. Bunlardan netice alýnamamýþ, ancak Bediüzzaman yine rahat býrakýlmamýþ; Kastamonu'da, Emirdað'da, Isparta'da sýký takip altýnda yaþamaya mecbur býrakýlmýþtýr. Ömrünün son günlerine kadar eziyetlerden kurtulamayan Bediüzzaman, buna raðmen, iman hizmetini büyük bir kararlýlýkla devam ettirmiþ; o zor þartlar altýnda 6000 küsur sayfalýk Risale-i Nur Külliyatý'ný tamamlamýþ ve yaymýþtýr. Kur'an'ý en güzel þekilde açýklayan ve insanlara en güzel þekilde aktarýp ikna edici bir tarzda yazýlan bu eserler, Bediüzzaman'ýn insanlara hediye ettiði en deðerli varlýktýr. Bediüzzaman'ýn yaþam boyunca tek bir davasý vardý. O da Ýslam'dýr. Amacý; Ýmanlarýn Ýslam ile bütünleþmesi idi. Milletini her zaman hak yolunda görmek isteyen ve bu uðurda canýný bile hiçe sayan Üstad'ýn þu sözleri, onu ve davasýný en güzel þekilde anlatmaktadýr: ”Milletimin imanýný selamette görürsem, Cehennem'in alevleri arasýnda yanmaya razýyým.


sayfa7