Issuu on Google+

SAYFA

5 SALI YIL

1

SAYI 42

www.haber56gazetesi.com

29 HAZÝRAN 2010

GÖZ YAÞI NE ÝÞE YARAR Gözlerimizdeki gözyaþý bezlerinin salgýladýðý gözyaþý, tuzlu bir sývýdýr. Gözyaþý, göz küresinin kendi boþluðu içinde hareket etmesine yardýmcý olur. Üzerine konan tozlarý ve yabancý maddeleri siler. Gözün nemli ve temiz kalmasýný saðlar.

ÝL KOORDÝNASYON KURULUNUN ÝKÝNCÝ TOPLANTISI YAPILDI YAZ KUR'AN KURSLARI BAÞLADI FARENÝN Siirt Ýl Koordinasyon Kurulu 2010 yýlýnýn ikinci toplantýsý yapýldý. Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantýda konuþan Vali Musa ÇOLAK, insanlar arasýnda düþünce ve etnik yapýlarýna göre bir ayýrým yapmadýklarýný belirtirken; Türk, Kürt ve Arap ayrýmý yapmaksýzýn bütün vatandaþlara eþit þekilde hizmet götürmeye çalýþtýklarýný, insan odaklý bir hizmet anlayýþýný sunduklarýný, 2010 yýlý içerisinde 248 adet projenin uygulandýðýný belirtti. Bu projelerin 48'i tamamlanýrken diðerlerinin devam ettiði ve proje aþamasýnda olduðu kaydedildi. Edindiðimiz bilgilere göre bu projelerin toplam tutarý 837 milyon olup bu projelerin gerçekleþme oranýnýn çok düþük olduðu öðrenildi. Vali ÇOLAK: “Bunlarýn seri bir þekilde gerçekleþtirilmesini istiyorum, yýlýn ilk altý ayýný geride býraktýk. Halen birçok projelerimizin %50'lerin altýnda olduðunu görüyoruz. Siirt'e iyi ödenek var, bunlarý yerinde ve zamanýnda iyi bir þekilde kullanmamýz gerekir. Ýl müdürlerine çalýþmalarýmýzda inisiyatifi kullanmalarý gerektiðini söyledi. Her þeyde valilikten emir gelmesini beklemeyin, kendi görev alanlarýnýzda iþlerinizi en iyi þekilde yürütün dedi.” Toplantýda daha sonra yatýrýmcý kurum ve kuruluþ yetkilileri il genelinde yürüttükleri yatýrýmlar hakkýnda kurula bilgi verdiler.

VATANDAÞ BELEDÝYEDEN ÝLGÝ BEKLÝYOR Siirt'in tarihi ve kültürel yapýsýný oluþturan, Siirt'in en köklü mahallelerinden biri olan Çal Mahallesi þimdilerde belediyenin sorumsuzluðuyla boðuþuyor. Belediyenin yaklaþýk bir ay önce 203.sokaðýn yolunu kazýp, kazýyý bitirmeden býrakmasý insanlarýn hayatýný olumsuz bir þekilde etkiliyor. Zaten yokuþ olan yolun ortadan kazýlýp taþlarýnýn evlerinin önüne atýlmasýný çevrede yaþayan insanlarýn hayatlarýný daha da çekilmez hale getirdi. Mahalle sakinlerinden Ebru DENÝZ bu durumu bizlere þöyle açýkladý; “Bizler bu Siirt'in vatandaþý deðil miyiz, bu yolu böyle býraktýklarý için çöp arabasý bile buraya gelemiyor. Bizler, çöpün içinde yaþýyoruz. Benim kayýnbabam bu yoldan geçerken düþtü. Çocuklarýmýzý dýþarý çýkaramaz olduk, hamile olan komþumuz bize gelmez oldu.”dedi. Mahallenin daha birçok sorununu dile getiren mahalle sakinleri yetkililerin bir an önce bu duruma el koymalarý gerektiðini söylediler.

Yatýlý Bölge Kur'an Kursunda düzenlenen açýlýþ törenine Siirt Müftüsü Faruk ARVAS, Siirt Müftü Yardýmcýsý Baki BÝLGÝLÝ, Kur'an Kurslarý Müdürü Yaðmur BULUT Ahmet ULUÇ ve Kur'an Kurslarý öðreticileri katýldý. yagmurbulut@haber56gazetesi.com

HÝKAYESÝ

Siirt Müftüsü Faruk ARVAS, açýlýþ programýnda yaptýðý konuþmada, “Yaz Kur'an kurslarýmýzda ihtiyacýnýz olacak bilgileri elde edecek, bilgilerinize yeni bilgiler ekleyecek, güzel dostluklar kuracak, sevgi, kardeþlik, paylaþma ve yardýmlaþma gibi önemli deðerleri kazanacaksýnýz.

DOÐRU HABERCÝLÝÐÝN ÖDÜLÜ Manþetine taþýdýðý haberlerle doðruluðunu ve tarafsýzlýðýný koruyan Haber56 Gazetesi, benimsediði yayým ilkeleriyle; Vali Musa ÇOLAK'ýn takdirini kazandý.

ÝLETÝÞÝM VE GÜVENLÝÐÝN GÜVENLÝK GÜÇLERÝNDEKÝ ÖNEMÝ Siirt Polis Meslek Yüksek Okulu'nun davetlisi olarak konferans veren Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Remzi FINDIKLI, yaþanan sorunlarýn temelinde iletiþimsizliðin yattýðýný belirtti. Kültür Merkezi'nde 'Ýletiþim ve Güvenlik' konulu konferans veren Prof. Dr. Fýndýklý, yaþanan sorunlarýn temelinde dört 'T'nin yattýðýný ifade etti. Fýndýklý, "Bu sorunlar test, tost, terör ve trafiktir. Test, insanýmýzýn muhakeme kabiliyetini yok eden, onu robotlaþtýran ve monotonlaþtýran bir imtihan biçimidir. Tost, bizim milli yemeðimiz deðildir, insanýmýzýn kolestrolünü yükseltir. Terör, milli beraberliðimizi bozmaya yöneliktir. Trafik ise her yýl on binlerce kiþiyi kaybetmemize neden oluyor."dedi. Prof. Dr. Fýndýklý, bu sorunlarýn temelinde ise iletiþimsizlik ve güvensizliðin yattýðýný vurguladý. Fýndýklý sözlerini þöyle sürdürdü: "Ýçinde bulunduðumuz iletiþim çaðýnda en büyük sorun iletiþimsizliktir, özellikle de polisin iletiþimi halký karþýsýna almak deðil, arkasýna almasýdýr ve onunla kaynaþmasýdýr.'Ýnsanlarýn en temel meselesi güvenliktir, güvenliðin birinci unsuru bilmektir. Bilmemek de onun düþmanýdýr.' Polis önce bir insandýr, güvenlik memurudur. Bu nedenle polis, mesleðini kimliðinin önüne geçirmemesi gerekir. Mesleði bir güvenlik ve iletiþim mesleðidir." dedi.

KÜLTÜR ÞÖLENÝ Siirt'in 12 baþarýlý ve yetenekli öðrencisi, Mardin Valisi Hasan DURUER'ÝN baþkanlýðýnda yürütülen Akademi-GAP eðitimlerine katýldý. Ýl Milli Eðitim Þube Müdürü Ercan METÝN ve resim öðretmeni Bülent ONGAN'IN refakat ettiði 12 öðrenci, Siirt öðretmen evi önünden Mardin'e hareket etti. Öðrencilerin katýlacaðý eðitim programý hakkýnda bilgilendirmede bulunan Ýl Milli Eðitim Þube Müdürü Ercan METÝN :“Mardin Valiliði'nin GAP idaresi ile ortaklaþa yürüttüðü Akademi-GAP'ta öðrencilerin Hilmi YAVUZ'DAN, Zeki ALASYA' YA, Ayþe KULÝN'DEN Ahmet Turan ALKAN'A ve adýný daha sayamadýðým , ülkenin tanýnmýþ 40 yazar ve yönetmeniyle birlikte 15 gün süre ile atölye çalýþmasý yapma þansýna kavuþtular.” dedi.

Kültür Merkezinde gerçekleþen Ýl Koordinasyon toplantýsýnda,Haber56 Gazetesi için bir d e ð e r l e n d i r m e d e b u l u n a n S i i r t Va l i s i M u s a ÇOLAK:“Haber56 Gazetesinin takipçisiyim,her sayýsý elime ulaþýyor ve gazetenin gerçeklerden ödün vermeyerek , halkýn nabzýný çok iyi tutan baþarýlý bir gazete olduðunu düþünüyorum .'' dedi ve baþarý dileklerinde bulundu. Etik bir yayým anlayýþýný benimseyen Haber56 Gazetesi, bugüne kadar çýkardýðý her sayýsýnda; doðru, cesur, objektif, baðýmsýz ve güvenilir habercilik anlayýþýyla halkýn sorunlarýný benimseyen, Siirt'in haber dünyasýna damgasýný vuran bir haber gazetesi oldu. Bundan sonrada bu anlayýþýný koruyarak, Sayýn Valimiz Musa ÇOLAK gibi birçok kiþinin takdirini alacaktýr.

SÝÝRT'LÝ ÇÝFTÇÝLER MEYVECÝLÝK VE AÞILAMA EÐÝTÝMÝNE KATILDI Tarým ve Köy Ýþleri Bakanlýðýnca yürütülmekte olan, bir kýsým finansmaný Uluslararasý Tarýmsal Kalkýnma Fonu tarafýndan karþýlanan kredi ile “Diyarbakýr, Batman, Siirt Kalkýnma Projesi” kapsamýnda Gaziantep Fýstýk Araþtýrma Enstitüsü Müdürlüðü'nde “Aþý Ustasý Yetiþtiriciliði” kursu düzenlendi.25 çiftçi 5 teknik elemanýn katýlýmýyla gerçekleþen eðitimde, fýstýkta ve baðda aþýlama konusu teorik olarak anlatýldýktan sonra pratik olarak uygulandý. Bu eðitime katýlan çiftçi ve teknik elemanlara Gaziantep Araþtýrma Enstitüsü tarafýndan katýlým belgesi verildi.

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eþinin mutfakta bir paketi açtýklarýný gördü. Kendi kendine: - 'Ýçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye düþündü. Bir süre sonra gördüðü paketin bir fare kapaný olduðunu anladýðýnda yýkýlmýþtý ve "Evde bir fare kapaný var!, evde bir fare kapaný var!" diye baðýrarak telaþla bahçeye fýrladý. Minik fareyi telaþ içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavýrla baþýný kaldýrdý ve gýdakladý: "Zavallý farecik... Bu senin sorunun, benim deðil. Bana bir zararý olamaz küçücük kapanýn" dedi. Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaþla domuzun yanýna koþtu ve: "Evde bir fare kapaný var!, evde bir fare kapaný var!" diye adeta çýrpýndý. Domuz anlayýþla karþýladý ama "Çok üzgünüm fare kardeþ ama dua etmekten baþka yapacaðým bir þey yok. Dualarýmda olacaðýndan emin ol” dedi. Minik fare çaresizlik içinde ineðe döndü ve ,"Evde bir fare kapaný var, evde bir fare kapanývar!" dedi. Ýnek; Bak fare kardeþ, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor." dedi. Sonunda farecik, baþý önde umutsuz þekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzaðý ile bir gün tek baþýna karþýlaþmak zorunda olduðunu anladý. O gece evin içinde sanki ölüm sessizliði vardý. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktý ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliðini bölen gürültü, fare kapanýnýzdan geliyordu. Çiftçinin karýsý, ne yakalandýðýný görmek için yataðýndan fýrladý ve mutfaða koþtu. Karanlýkta kapana, zehirli bir yýlanýn kuyruðunun kýsýldýðýný fark edememiþti. Kuyruðu kapana kýsýlan yýlanýn caný yanýyordu ve aniden çiftçinin karýsýný ýsýrdý. Çiftçi, karýsýný apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardý. Çiftçi karýsýný eve getirdi, yatýrdý. Karýsýnýn ateþi yükseldi ve bir türlü düþmüyordu. Kadýncaðýz ateþ ve ter içinde kývranýp duruyordu. Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduðunu herkes bilir, çiftçi de býçaðýný alýp bahçeye koþtu. Karýsý taze tavuk suyu çorbasýný içti, biraz kendine geldi. Karýsýnýn hastalýðýný duyan komþular ziyarete geldiler. Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti. Çiftçinin karýsý gittikçe kötüye gidiyordu. Yýlan, belli ki çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karýsý iyileþemedi ve öldü. Cenazesine çok sayýda kiþi gelince hepsine yeterli et saðlamak için çiftçi ineði mezbahaya yolladý. Fare tüm bu olanlarý büyük üzüntü ile duvardaki deliðinden izledi… Birisi, sizi ilgilendirmediðini düþündüðünüz bir tehlike ile karþý karþýya ise, unutmayalým ki ayný tehlike bir gün hepimiz içindir !


sayfa5