Page 1

SAYFA

2

SALI YIL 1

SAYI

49

www.haber56gazetesi.com

17 AÐUSTOS 2010

m.yardim@haber56gazetesi.com

?

MÝSTÝK

R A M A Z A N Müzeyyen YARDIM A Y I N I N FAZÝLETLERÝ

Peygamber efendimiz (s.a.v.), Ramazan-ý þerifin fazileti hakkýnda buyuruyor ki: (Ramazan ayý mübarek bir aydýr. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kýldý. O ayda rahmet kapýlarý açýlýr, Cehennem kapýlarý kapanýr, þeytanlar baðlanýr. O ayda bir gece vardýr ki, bin aydan daha kýymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrýndan mahrum kalan, her hayýrdan mahrum kalmýþ sayýlýr.) (Ramazan ayý gelince, “Hayýr ehli, hayra koþ, þer ehli, kötülüklerden el çek” denir.) (Ramazan bereket ayýdýr. Allah bu ayda, günahlarý baðýþlar, dualarý kabul eder.) (Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiðfar etmelerini emreder.) (Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayý, sonraki Ramazana Baykan ilçesi ve civar bölgesinin büyük din âlimi olan Molla Ömer Efendi kadar olan günahlara kefaret olur.) 1323 Rumi ve 1911 Miladi yýlýnýn bir bahar ayýnda Arýnç köyü camiinde (Peþ peþe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu sabah namazýný kýlýp evine döndüðün de hamile olan eþi Halime Haným tutmasý gerekir.) efendinin bir erkek çocuðu doðurduðunun müjdesi ile karþýlandý. Müjdeyi (Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahlarý alan Hoca Ömer Efendi bunun üzerine abdestini tazeledikten sonra yeni yakýp erittiði içindir.) doðmuþ olan bebeði kucaðýna alarak bir kulaðýna ezan, diðer kulaðýna da tekbir okuduktan sonra doðan çocuðun Memlekete ve Millete hayýrlý bir evlat (Ramazanýn baþý rahmet, ortasý maðfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluþtur.) olmasý için Cenabý Hak'a dua ettikten sonra bebeðe Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (a.s) amcasýnýn oðlu ve damadý olan Hz. Ali'nin ismini verdi. (Ýslam, kelime-i þahadet getirmek, namaz kýlmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Böylece ilerde yurdun her tarafýna ismi yayýlacak. Acemden ziyaretçi haccetmektir.) çekecek kadar manevi yönden yüksek derecelere yükselecek olan bu (Allahü teâlânýn, gözlerin görmediði, kulaklarýn çocuða Ali ismi verildi.5 Yaþýnda iken babasýndan kuran dersi almaya iþitmediði ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen baþladý, 6 yaþýnda namaz kýlmaya baþladý ve 8 yaþýnda oruç tutmaya nimet dolu sofrasý, ancak oruçlular içindir.) baþladý. Gençlik devresi böylece temiz ve dinine baðlý bir ailenin içinde Ýmam-ý Rabbani hazretleri de buyuruyor ki: Mübarek geçirdi. Ramazan ayý, çok þereflidir. Bu ayda yapýlan, nafile YORGAN : Þeyh Ali Hz. Þeyh Adulhakim Hüseyni hazretleri tarafýndan namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere mezun edildikten sonra onu irþada gönderdi. Bu arada eskiden köy olan ve verilen sevap, baþka aylarda yapýlan farzlar gibidir. þimdi Baykan'ýn merkez mahallesi haline getirilen Ceffan'a gider gündüzün Bu ayda yapýlan bir farz, baþka aylarda yapýlan camide halka vaaz verir geceyi de bu köyde bir evde geçirir. Þeyh Ali yetmiþ farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin hazretlerinin bulunduðu eve de; bir çok ziyaretçi gelir onu dinler ve kendisine nasihat alýr. Yatma zamaný gelince kendisine ayrýlan odada serilen yatakta yatar, odada da ev sahibinden birisi de yanýnda kalýr.Þeyh uyuduktan sonra rüyasýnda Hizan Þeyhini görür ve ona "bu yorganý üzerinden günahlarý affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabý kadar, ayrýca buna da sevap verilir. at" der. Þeyh Ali uyanýr ve kendi kendine bu bir rüyadýr. Yorganýn neyi var ki, ve ayný yorganla örtünerek tekrar uyur. Ama; ayný rüyayý tekrar görür ve uyanýr.Yine düþünür ve kendi kendine þöyle der,bu; gördüðüm rüyanýn bir tesiri neticesi olabilir ve bunun hikmetini bir türlü çözemiyor.Ve O oruçlunun sevabý hiç azalmaz. Bu ayda, emri altýnda bulunanlarýn, iþlerini hafifleten, onlarýn ibadet yine uyur,fakat Þeyh uyku ve uyanýklýlýk arasdýnda iken bu sefer Hizan þeyhi Þeyh; Sebðatullah hazretlerinin; huzurunda görür ve Þeyh etmelerine kolaylýk gösteren âmirler de affolur, Sebðatullah hazretyleri; elindeki baston ile Þeyh Ali 'nin örtündüðü yorganý alýr ve fýrlatýr.Þeyh Ali gözlerini açar ve yorganýn bir köþeye atýldýðýný Cehennemden azat olur. Ramazan-ý þerif ayýnda, görür.Bu arada þeyhin yanýnda yatmakta olan ev sahibi de uyanýr. Ve yorganýn bir köþeye atýldýðýný görür.Þeyh Ali hazretleri yanýndaki adama "bu Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen þeyi evin en yaþlýsý kimdir?" diye sorar.Ev sahibi en yaþlýmýz bir kadýndýr der,bunun üzerine Þeyh Ali hazretleri bu kadýný çaðýrýr ve yorganýn nereden verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iþ yapabilenlere, bütün geldiðini sorar.Kadýn yorganýn temiz olduðunu,kendi eliyle yýkadýðýný ve böyle kýymetli misafirlere ayrýldýðýný söyler.Þeyh Ali hazretleri "peki bunu sene bu iþleri yapmak nasip olur. Bu aya saygýsýzlýk nereden almýþsýnýz"sualini sorunca:Kadýn bu sefer yorganý söker ve içine baktýktan sonra Þeyh hazretlerine siz çok haklýsýnýz ve hakikaten biz edenin, günah iþleyenin bütün senesi, günah sizi bildiðimizden daha büyük bir zatsýnýz diyerek yorganýn hikayesini anlatýr ve der ki:Bundan senelerce önce Van ilinden hicret edip Veysel iþlemekle geçer. Bu ayý fýrsat bilmeli, elden geldiði Karani hazretlerinin köyüne gelen muhacirlerin Ziyaret köyüne geldiklerini duyan köylümüz oraya gidip muhacirlerin talan ve gasp edip köye getirmiþ ve paylaþmýþlardý.Bu talandan da bize; ufak bir yogan düþmüþtü.Ýþte o küçük yorganý bu gördüðünüz yorgana kattýk ve misafirlerimiz için kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânýn razý olduðu iþleri yapmalýdýr. Bu ayý, ahireti kazanmak için fýrsat sakladýk.Demek ki o çalýntý ufak yorganý bu yorgana kattýðýmýz için yorganýn tümü haram olmuþtur ve bu yüzden yorgan alýnýp fýrlatýlmýþtýr.Bu bilmelidir. Kur'an-ý kerim Ramazanda indi. Kadir olay köye yayýlýr bunu duyan köylüler tekrar Þeyh Ali hazretlerine gelerek tövbelerini tekrar ederler. gecesi bu aydadýr. Ramazan-ý þerifte iftarý erken ÞÝFA VEREN CENNET GÜLÜ : Þeyh Abdulhakim (Ks) Kasrý köyündenken bir köylü küçük oðlu ile birlikte ziyarete gelir.Þeyh Ali arinci de orada yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu hazýrdý. Akþam olur ziyarete gelen köylü çocuðu ile beraber sýrasýylan þeyh Abdulhakim (Ks.) ve onun halifesi þeyh alinin elini öperler. Þeyh Ali iki sünneti yapmaya çok önem verirdi. Ýftarda acele (Ks) çocuða der ki "Sen ilerde benim müridim olacaksýn.Ama çocuk þeyh alinin kim olduðunu idrak edecek yaþta deðildi. Aradan zaman geçer. etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanýn aczini, Þeyh Abdulhakimö (Ks) vefat eder ve; Þeyh Ali (Ks) tarikat vermeye baþlar. Bir süre sonra ayný çocuk gelir Þeyhe intisap eder ve tarikata girer. yiyip içmeye ve dolayýsýyla her þeye muhtaç Tabii çocuk buarada büyümüþtür ve seneler önce elini öptüðü zatýn Þeyh Ali olduðunu hatýrlar ve öyle bir aþk ve muhabbetle baðlanýrki fýrsat olduðunu göstermektedir. Ýbadet etmek de zaten bu buldukça þeyhin yanýndan ayrýlmaz.Bir zaman gelirki bu adamdaki demektir. Hurma ile iftar etmek sünnettir. Ýftar tüm muhabet ve aþký söner, Þeyhe görünmez olur. Bu arada çok edince, (Zehebez-zama' vebtellet-il uruk ve sebet-elaðýr bir hastalýða yakalanýr. þifa arayan bu kimse gitmediði doktor ecr inþaallahü teâlâ) duasýný okumak, teravih kýlmak ve hastahane kalmamýþtýr ama hiçkimse bunun derdine bir çare ve hatim okumak önemli sünnettir. Bu ayda, her bulamaz.Ölümü bekler bir durumda iken bir gece Þeyh Ali gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce hazretlerini rüyasýnda görür.Þeyh Ali ona "evladým korkma ben Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet hayatta iken sana bir þey olmaz.Þimdi Cennetten bir gül kapýlarý açýlýr. Cehennem kapýlarý kapanýr. Þeytanlar, getireceðim onu kokla hemen iyileþirsin" der; ve az sonra Þeyhin zincirlere baðlanýr. Rahmet kapýlarý açýlýr. Allahü getirdiði Gülü hasta koklar.Bunun üzerine hasta feryadý teâlâ, bu mübarek ayda Onun þanýna yakýþacak, bastýrýr.Baðýrmasýna uyanan aile efradý hastanýn yanýna koþar ne kulluk yapmayý ve Rabbimizin razý olduðu, oldu dediklerinde durumu anlatýr.Ve birden bire iyileþtiðini beðendiði yolda bulunmayý, hepimize nasip eylesin! söyler.Aylarca yatalak bir halde bulunan hasta týð gibi ayaða Açýktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiþ olur. kalkar.Kendisine þifa veren gülün kokusu halen evde Namaz kýlmayanýn da, oruç tutmasý ve haramlardan hissediliyordu.Evdekilerin hepsi bu kokuyu duyduðu gibi bu koku kaçýnmasý gerekir. Bunlarýn orucu kabul olur ve ayný evde bir hafta kadar sürmüþ ve köydekiler de bu acaip kokuyu imanlarý olduðu anlaþýlýr. Ramazanda oruç tutmak koklamak için bu eve adeta hücum etmekte ve bu acaip olayýn hakkýndaki hadis-i þeriflerde buyuruluyor ki: nedenini bir türlü anlayamýyorladý.Ýyileþen hasta eskisinden çok (Ramazan orucu farz, teravih namazý ise sünnettir. daha fazla bir inançla Þeyh Ali'ye baðlandý.O na hizmet etmeye Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin baþladý.Çünkü doktorlarýn veremediði ilacý Þeyh Ali bir gül kokusu günahlarý affolur.) ile vermiþti.

TARÝHÝMÝZ - KÜLTÜRÜMÜZ

GÜNE BAKAN

GELÝÞMEYE ÇALIÞAN KENTÝN, ÇARPIK KENTLEÞME YOLUNDA KÝ ADIMLARI

ÞEYH ALÝ'YE ARÝNCÝNÝN HAYATI

Plansýz bir þekilde yapýlan binalar, gecekondular, çevreye zarar veren ve zamanla çevrenin güzelliklerini yok eden yapýlaþmalar, sanayinin þehirle iç içe girmesi vb durumlar çarpýk kentleþmenin meydana geldiðinin göstergesidir. Ýlimizde maalesef bu durum çok fazla bir þekilde kendisini gösteriyor. Örneðin Siirt'in Kooperatif Mahallesi'nde yapýlan yüksek binalar sanki mahallenin geliþmeye doðru gidildiði sanýlýyor; fakat gittikçe beton yýðýný haline geliyor. Ýlimizin bir diðer mahallesi olan Çakmak Mahallesi'nde ise yapýlan gecekondular gerçektende ilimizin gittikçe plansýz bir kent görüntüsü aldýðýnýn göstergesi olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Bu benim yalnýzca belirtmiþ olduðum bir örnek

maalesef ki ilimizin bütün mahallerinde yapýlan binalar çarpýk kentleþmeye doðru yol alýyor. Çarpýk kentleþmeyi durdurmaya çalýþan yetkililerin ortak zihniyeti mi dersiniz ne dersiniz bilmem ama hep dümdüz yollar yapmak ve yan yana apartmanlar dikmek ve de bunlarýn önlerine küçük küçük çocuk parklarý yaparak yeþilliðe önem verdiklerini göstermeye çalýþýrlar. Bu zihniyet Türkiye'nin seksen bir vilayetinde kendini göstermeye baþlamýþ. Sizce kenti kent yapan o þah þahlý gökdelenleri, dümdüz yolarýmýdýr? Bence bunlar deðil bir kenti kent yapan onun tarihidir, kültürüdür, doða güzellikleri ve insanlarýdýr. Örneðin siz bir Adýyaman'a gittiðinizde Nemrut'a

çýkmadan o þehrin Adýyaman olduðuna karar verebilir misiniz? Bana soracak olursanýz siz o kenti Nemrut Daðý ile bütünleþtirmiþsiniz ve o yokken oraya da Adýyaman diyemiyorsunuz . Ýþte sizler Siirt'e geldiðiniz zaman da buranýn Selçuklulardan kalma Ulu Camisini, Cas evlerini, Evliyalar diyarý olan Aydýnlar ilçesine görmeden; zivzik narýný, büryan kebabýný,fýstýðýný Pervari balýný tatmadan giderseniz buraya gelmemiþsiniz demektir. En son olarak ÞEHÝRLERÝ ÞEHÝR YAPAN ONUN TARÝHÝDÝR, KÜLTÜRÜDÜR, DOÐA GÜZELLÝKLERÝ VE ÝNSANLARIDIR diyorum. Zehra KAYAR

sayfa2  

RAMAZAN AYININ FAZÝLETLERÝ ADIMLARI KENTLE Þ ME YOLUNDA K Ý www.haber56gazetesi.com 17 AÐUSTOS 2010 GEL ÝÞ MEYE ÇALI Þ AN KENT Ý N, ÇARPIK M...