Issuu on Google+

SAYFA

2 SALI

YIL

3

SAYI

116

www.haber56gazetesi.com

29 KASIM

2011

Özel Siirt Hastanesi

Sağlıklı bir Yaşam için

Paylaşmanın Yüceliği Erkek kardeşlerin ikisi de babalarından kalma çiftlikte çalışırlardı. Kardeşlerden biri evliydi ve çok çocuğu vardı. Diğeri ise bekârdı. Her günün sonunda iki erkek kardeş ürünlerini ve kârlarını eşit olarak bölüşürlerdi.Günün birinde bekâr kardeş kendi kendine: "Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de hakça değil" dedi, "Ben yalnızım ve pek fazla gereksinimim yok" Böylelikle, her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin evindeki tahıl deposuna götürmeye başladı.Bu arada evli olan kardeş, kendi kendine: "Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de hakça değil. Ben evliyim, bir eşim ve çocuklarım var ve yaşlandığım zaman onlar bana bakabilirler.Oysa kardeşimin kimsesi yok, yaşlandığı zaman hiç kimsesi yok bakacak" diyordu.Böylece evli olan kardeş her gece evinden çıkıp,bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin tahıl deposuna götürmeye başladı.İki kardeş yıllarca ne olup bittiğini bir türlü anlayamadılar, çünkü her ikisinin de deposundaki tahılın miktarı değişmiyordu. Sonra, bir gece iki kardeş gizlice birbirlerinin deposuna tahıl taşırken çarpışıverdiler. O anda olan biteni anladılar. Çuvallarını yere bırakıp birbirlerini kucakladılar. Hayattaki en yüce mutluluk, sevildiğimize inanmaktır.

Engelli Olmak,Hayata ve Başarıya Engel Değildir.. Japon çocuğun tek hayali çok ünlü bir karateci olmaktı. Fakat ailesi buna izin vermezdi. Bir gün talihsiz bir kaza sonucu çocuk sol kolunu kaybetti. Ailesi çocuğun moralinin çok kötü olduğunu görünce ona bir karate hocası tuttu. Hoca ilk dersinde çocuğa karşısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurmayı gösterdi. Hatta ikinci, üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep ayni hareketi yapıyorlardı. Çocuk bir gün hocasına -"Hocam ben çok sıkıldım, artık başka hareketlere geçsek" dedi. Hoca ise bunu kabul etmeyerek dünyada bu işi en hızlı yapan kişi olmadıkça bitirmeyeceğini söyledi. Çocuk o kadar hızlanmıştı ki, hocasını bile göz açıp kapayıncaya kadar yerden yere vuruyordu.Bir gün hoca elinde bir kâğıtla geldi kâğıtta çocuğun gençler karate şampiyonasına katılabileceği yazıyordu. Çocuk çok şaşırdı.Ertesi gün salonda ilk rakibinin karşısına çıkacakken heyecanla hocasına sordu, - "Hocam bu iş nasıl olur? Ben sadece tek hareket biliyorum kesin kaybederim". Hocası ise "sen sadece hareketi yap" cevabını verdi. Çocuk ringe çıktı ve hareketiyle rakibini eledi. Hatta tek hareketle finale kadar çıktı. Finalde karşısında kendisinin iki katı birisi vardı. Önce çok korktu ama gene bildiği hareketi yaparak son rakibini de yendi ve şampiyon oldu.Sevinçle hocasının yanına koştu ve sordu, -"Hocam nasıl olur anlamıyorum, sadece bir hareket biliyorum, tek kolluyum ve şampiyon oldum". Hocası çocuğa baktı ve dedi ki, - "Senin yaptığın hareket karatedeki en zor hareketlerden biridir… Ve bir tek savunması vardır o da, rakibin sol kolunu tutmak."

IHLAMUR HER DERDE DEVA

Özellikle soğuk kış günlerinde sıcak içecek olarak tüketilen ıhlamurun insan sağlığına birçok faydasının bulunuyor. Yurdumuzda Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgeleri'nde bol miktarda yetişen ıhlamurun çiçek, yaprak, kabuk ve ağacından faydalanılıyor. Hoş kokulu bir bitki olan ıhlamur aynı zamanda iyi bir ev ilacı. Kurutulmuş ıhlamur yaprakları, çiçekleriyle birlikte kaynatılarak yapılan hoş kokulu içecek sinirleri yatıştırır, bağırsak kurdunu düşürür, bağırsak sancısını giderir, öksürüğü keser, damar tıkanıklığını açar, gribi iyileştirir, hazımsızlığa karşı kullanılır, mide üşütmesini ve uykusuzluğu giderir. Ihlamur ayrıca idrar söktürücü, terletici, yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı özelliğe de sahiptir. Ihlamur çiçeği balla karıştırılıp içilirse mide ülserine iyi gelir. Kan dolaşımını düzenler... Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve b vitamini, reçine ve enzimler de bulunuyor. Mide şikayeti olanlar ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Bunun yanısıra ıhlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de kusma türü rahatsızlıklara iyi gelir. Bunların yanında ıhlamur kan dolaşımını düzenler. Kabızlıkta da ıhlamurdan yararlanabilirsiniz. Kramplar için de ıhlamurun iyi bir ilaç olduğunu unutmamalısınız. Sabah aç karnına içilmeye devam edilen ıhlamur zayıflamak isteyenlere bu hususta yardımcı olur. Ihlamurun migren için de birebir olduğu bilinir. Ancak ıhlamuru uzun süre ve fazla miktarda kullandığınızda kalbinize zarar verebileceğini de unutmamalısınız!

SAĞLIKLI YAŞAM Az uyku ölüm riski getiriyor

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre düşük kaliteli uyku ölüm riskini artırıyor. Penn State Tıp Fakültesi'nde yapılan çalışma, uyuyamama hastalığı (insomnia) olanların, kâbus görenlerin ve uykuda bölünme sorunu yaşayanların ölüm riskinin daha fazla olduğunu ortaya koydu. 1741 kişiyle yapılan araştırmada rahat uyku uyuyamayan erkeklerde ölüm oranı yüzde 19.6 iken, kadınlarda yüzde 10.3 olduğu kaydedildi. Normal uyku düzeni olanlar ile 6 saatten az uyuyanlar karşılaştırıldığında az uyuyanlarda ölüm riskinin beş kat daha fazla olduğu görüldü. Erkeklerin ise insomniaya kadınlara oranla daha meyilli oldukları da belirtildi. Hasta değil susuzsunuz! Güzellik ve sağlıkla ilgili her türlü yayında bol bol su içilmesi önerilir. Bu öneriler baştan sona kadar haklıdır.Günde 2,5 litre su içmek, inanamayacağınız kadar önemlidir. Sadece içmekle kalmamalı, aynı zamanda su kaybına karşı da dikkatli olmalıyız. Doğduğumuzda ağırlığımızın yüzde 75'i sudan oluşur. Ancak yaşlandıkça vücudu¬muzun su tutma oranı düşer. Çünkü hücreleri çevreleyen koruyucu yağlar gittikçe fakirleşir. Yani yağlar sandığımızdan daha önemlidir! Son dönemlerde suya sandığımızdan da fazla önem veren ilginç bir araştırma yayımlandı. "Hasta Değil, Susuzsunuz" adıyla dilimize çevrilen İranlı hekim F. Batmanghelidj'in kitabına göre tüm hastalıkların nedeni vücudun susuz kalması. Dr. Batmanghelidj, suyun tüm hastalıklara iyi geldiğini hapishanede öğrenmiş. Siyasi nedenlerle tutuklanan ve 3-5 yıl içinde yaklaşık 2 bin tutukluyu suyla tedavi etmiş. Özgürlüğüne kavuşunca da Amerika'ya giderek 22 yıl boyunca suyu araştırmış. Yazara göre vücudumuz tam 46 nedenle suya ihtiyaç duyuyor:

NE DEMİŞLER?

1- Hiç bir şey susuz yaşayamaz. 2- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür. 3- Su temel enerji kaynağıdır. 4- Vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, yaşam gücü verir. 5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır. 6- DNA hasarını önler ve bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasına yardımcı olur. 7- Bağışıklık sistemini, kanser de dahil olmak üzere hastalıklara karşı güçlendirir. 8- Bütün besinlerin, vitamin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Besinleri küçük parçalara ayırır. Sindirimlerinde ve son metabolik aşamalarında gereklidir. 9- Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur. 10- Su besinlerin emilimini arttırır. 11- Besinlerin taşınmasına yardımcı olur. 12- Kan hücrelerinin verimini arttırır. 13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları akciğerlere taşır. 14- Zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere ulaştırır. 15- Su eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir. Her türlü artrit ve sırt ağrılarının önlenmesine yardımcı olur. 16- Omurgadaki diskleri 'şok emici su yastıklarına dönüştürür. 17- Bağırsakları en iyi çalıştıran maddedir. 18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur. 19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler. 20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için gereklidir. 21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için güç ve enerji verir. 22- Seratonin ve diğer sinir ileticileri için gereklidir. 23- Beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir. 24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununu çözer.


sayfa2