Issuu on Google+

2

SALI YIL 1

SAYI

42

www.haber56gazetesi.com

DOÐRU TARAFSIZ OBJEKTÝF HALKTAN OLAN HALKLA OLAN HABERCÝLÝK www.kanal56.net

TARÝHÝMÝZ - KÜLTÜRÜMÜZ GÜNEYDOÐU ANADOLU BÖLGESÝ YEMEKLERÝ Mardin Yemekleri :Baþlýcalarý; Sembusek, Kýzarmýþ Ýçli Köfte(irok), Kaburga Dolmasý, Zerde, Mercimekli Köfte (Bello), Çoban Çorbasý (Lebeniye), Kavurma, Mevlüt Çöreði (Kliçe), Acý Kahve (Mýrra), Kuzu Dolmasý, Tava Yemeði (Güveç), Þehriyeli Bulgur (Býrgýl), Mumbar Dolmasý, Patlýcan Kebabý (Maldum) Bir çok kavimlere ev sahipliði yaptýðý ve kervan yollarýnýn kesiþtiði bir noktada olmasý sebebi ile Mardin'deki yemek kültürünü de geliþtirmiþ ve yemek çeþitlerini de çoðaltmýþtýr. Güney ve Doðu Anadolu'nun bol baharlý, yaðlý beslenme özelliði Mardin'de de görülmektedir. Yörenin en meþhur yemekleri, daha ziyade köylerde yapýlmakla birlikte merkezde de yapýlmaktadýr. Et ve süt ürünlerine hemen tüm yemeklerde rastlanýr. Sebzenin beslenmedeki yeri oldukça sýnýrlýdýr. Pazardan saðlanan biber, patlýcan gibi sebzeler kurutularak, domates de salça yapýlarak kýþa saklanýr. Kavurma, sucuk, üzüm sucuðu yanýnda evde hazýrlanan kýþlýk yiyeceklerin baþýnda bulgur ve þehriye gelmektedir. En yaygýn yiyeceklerden çið köfte ve pilavýn ana öðe olmasý, bulguru beslenmede ön plana çýkarmaktadýr. Çorbalýk olarak hazýrlanan “dövme” yanýnda, kullaným alanlarýnda bulgur çeþitlilik gösterir. Köfteliðe “ihþane”, içli köfte yapýmýnda kullanýlýr. Ayrýca acý kahve içme ve ikram etme geleneði Güneydoðu Anadolu illerinin bazýlarýnda gelenek halindedir. Çoðu kez mevlüt, doðum, tebrik ve yaþ günlerinde ikram edilir. Þanlýurfa Yemekleri: Urfalýlar asýrlardan bu yana damak zevkinin en güzel örneklerini veren zengin çeþitte yemeklerle beslenmesini bilmiþlerdir. Yöre yemeklerinin lezzetleri yanýnda besin deðerleri de çok yüksektir. Yemek yapma becerisinin yanýnda yaptýklarý yemekleri misafirleriyle paylaþmak geleneði bütün Anadolu insanýna mahsus bir özelliktir. Ancak Urfalýlarýn misafir sevme özelliðinin, hiç bir öðün misafirsiz yemeðe oturmayan Hz. Ýbrahim (A.S.)'dan geldiði söylenmektedir. “Halil Ýbrahim Sofrasý” herkesce bilinen bir deyimdir. Urfalýlar bugün de misafir aðýrlamak ve onlara çeþitli yemekler ikram etmekten büyük zevk duymaktadýrlar. Toplu yemek yemenin verdiði hazzý tatmýþ bu insanlar, yaptýklarý her türlü toplantýyý baþta “Çiðköfte” olmak üzere zengin yemek çeþitleriyle süslemiþlerdir. Urfa'da yemek yer sofrasýnda yenir. Sofrada “Besmele” ile önce büyükler yemeðe baþlar, küçükler onlarý takip eder. Oburluk hiç bir zaman benimsenmeyen bir davranýþtýr. Yemek yeme sýrasýnda konuþulmaz, kaþýk sesi duyulmaz. Sofrada misafirin ulaþamadýðý yemekler misafire ikram edilir, ýsrarda bulunulur. Ev sahibi sofraya oturmaz, hizmet eder, misafir çok ýsrar ederse sofraya oturur. Erkek misafirler ayrý, kadýn misafirler ayrý sofralara otururlar ve böylece herkesin daha rahat etmesi saðlanmýþ olur. Yemeðin sonunda “sofra duasý” okunarak kalkýlýr. Çorbalar: Ayran çorbasý, hamurlu, pýt pýt, sarý þorba. Yemekler: Çaðala aþý, pakla aþý, hýttý bastýrmasý, soðan tavasý, su kabaðý, bütün balcan, sarýmsak aþý, kaburga, isot çömleði, bamya çömleði, acýr annaziði, sac kavurmasý, tatlý bamya, erik tavasý, lolaz dürmüðü, saca basma, döðmeç, ekmek aþý, kenger aþý, semsek, has (marul) dolmasý, mimbar, acýr bastýrmasý, soðan tavasý, aðzý açýk, aðzý yumuk, pendirli ekmek, elma aþý, masluka, lebeni, boraný. Pilavlar: Kuzu içi, duvaklý pilav, üzlemeli pilav, meyhane pilavý, firikli pilav, ciðerli bulgur pilavý, baklalý bulgur pilavý, mýðrýbi pilav. Köfteler: Basma köftesi, aya köftesi, lýklýký köfte, dolmalý köfte, köfteli erik, tiritli köfte, yuvalak, kýyma, yumurtalý köfte, mercimekli köfte, firenkil köfte, yaðlý köfte, etli köfte (çiðköfte). Kebaplar: Kýyma kebabý, patatesli kebap, haþ haþ kebabý, kemeli kebap, tike kebabý, kazan kebabý, tepsi kebabý, kemeli tas kebabý, balcanlý kebap, soðanlý kebap, müftehi tas kebabý, frenkli (domatesli) kebap, ciðer kebabý. Salata ve Cacýklar: Kemeli cacýk, bostana, zeytun bostanasý, koruk salatasý, pencer cacýðý. Tatlýlar: Peynirli kadayýf, katmer, daþ ekmeði, aþýr aþý, palýza, fakir þýllýðý, þýllýk, haside, küncülü akýt, kuymak, zingil, zerde, kadý beyni, pendirli helva, un bulamacý, palýza. Diyarbakýr Yemekleri : Diyarbakýr'da yemekler genellikle bol acýlý ve yaðlýdýr. Yöremizde geleneksel yemek çeþitlerinde etin özgün bir yeri vardýr. Anadolu'nun çoðu yerinde olduðu gibi yiyecekler kurutularak kýþýn saklanýp çeþitli yemekler yapýlýr. Kýþýn saklanan yiyeceklerden peynir ve çeþitleri, üzümden yapýlan pestil, pekmez etten ise kavurma , sucuk gibi yiyecekler vardýr. Diyarbakýr bölge mutfaðýnýn merkezidir. Meftuneler : Patlýcan Meftunesi, Kabak Meftunesi, Kenger Meftunesi Dolmalar: Etli eþkili dolma(Sumaklý), Etsiz zeytinyaðlý dolma, Kibe Mumbar Zahire Yemekleri: Bulgur Pilavý, Belluh, Ýçli Köfte, Lapa, Hýllorik, Pýçýk,

29 HAZÝRAN 2010

Mübarek üç aylar ve ehemmiyeti

Müzeyyen YARDIM

m.yardim@haber56gazetesi.com

?

MÝSTÝK

SAYFA

Bizi bir kere daha rahmet deryasý olan mübarek üç aylara ulaþtýran Rahmeti sonsuz Rabbimize ne kadar hamdetsek azdýr. Allah Resulü s.a.s bu mübarek aylarýn önemini bizi þu kutlu ifadeleriyle haber veriyor. “Yarabbi Recep ve Þaban’ý hakkýmýzda hayýrlý eyle ve bizi Ramazana ulaþtýr.” Bu üç aylar bir yýkanma ve temizlenme sebili, manevi kir ve paslardan arýnmamýzý saðlayan rahmet ýrmaðýdýr. Dokuz ay boyunca yüklendiðimiz günah yükünü ancak bu kutlu zaman dilimi içinde temizleyip onlardan kurtulabiliriz. Üç aylarla birlikte Cenabý-Hak dikkatimizi Ramazan’a, Ramazan ile de Kadir Gecesi’ne, Kadir Gecesi ile de o gece inen Kur-an’a dikkatleri çekiyor. Sanki þöyle bir mesaj veriliyor bu Kur-an’ýn inmesi ile ilahi ziyafet ilahi sofralar kuruluyor, ey insanlar dolaysýyla dünyevi yemek içmekleri bir kenara býrakýp, ilahi sofraya koþun diyor. Öyle bir sofra ki dünyevi uhrevi bütün ihtiyaçlarýnýza cevap verecek þekilde hazýrlanmýþ adeta bire bin veren Pazaryeri kurulmuþ ve bütün ihtiyaçlarýnýz içinde dolaysýyla Pazaryerini devþirin asýl ihtiyaçlarýnýzý tedarik edin tali meseleleri sonraya býrakýn der gibi. Bu aylar veya bu zaman dilimlerine, Allah özel önem atfediyor, Kadir Gecesi’ne Allah kadir kýymet veriyor öyleyse bizde kadirþinas olmalýyýz, bu kadri yüce aylarýn Saniyelerini bile dolu dolu yaþamalýyýz. Bu öylesine bereketli, bir mevsimdir ki bu mevsimde bir çiftçi titizliðinde elden geldiðince çokça tohum ekip hasat zamanýnda yüzü gülenlerden olmanýn yollarýný aramalýyýz. Normal zamanlarda Kuran’ýn her bir harfine 10 sevap verilirken, bu aylarda bazen bire 700, bire 1000 bire 30 bin sevap verildiðini Allah Resulu ve dostlarý ifade ediyorlar. Ve her bir sevap cennete tecessüm ederek karþýmýza kim bilir ne sürprizler olara çýkacaktýr. Þöyle küçük bir hesap yaparsak bir dakikada 6 kere Fatiha okunur, Fatiha Suresi 122 harften oluþuyor, 122. 10=1220 sevap. Bunu Bediüzzaman hazretlerinin ifadeleri doðrultusunda özellikle Kadir Gecesi’nde 30 binle çarparsanýz yani fatihayý her harfine 30 bin sevap düþeceðini hesaplayýn o zamanda üç milyar küsur sevap ediyor. Ýþte ahiretleri adýna kurnaz olanlar, bu üç ayda senede yaptýklarý veya yapamadýklarý bütün hayýr hasenatý bu aylarda yapmak adýna daha çok gayretli olmalýlar. Zekâtlar, sadakalar, talebe okutmalar, fakir fukarayý gözetmeler, yetimleri sevindirmeler, dualar, oruçlar, kaza-nafile namazlar, zikirler fikirler, tehliller, tahmidler, tespihler bire otuz bin kazandýran zaman dilimleridirler. Lütuflarla tüllenen aylardýr, bu öyle bir sevap fabrikasýdýr ki her saniyesi insanýn sonsuzluk yolundaki yolculukta her karesini aydýnlatan nurani farlardýr. Bu aylar cehennemden kurtuluþ, cennete ulaþma, rabbimizini rýzasýna erme adýna gafletle geçirilmemesi, her anýnýn deðerlendirilmesi gereken belki son üç aylarýmýz nazarý ile bakýlýp deðerlendirmemiz gereken zamanlardýr. Cenab-ý-Hak hepimize bu aylarýn kadrini bilip ona göre bir hayat yaþayan hayýrlý kullarýndan eylesin âmin.

Sýðma, Lebeni (ayranlý çorba), Duzaklý Pilav, Kibe Kudur, Keþkek, Habenisk

Ýsmet NAKÝPOÐLU BÝYOLOG

GÖÇ MEVSÝMÝ

Hayat siz ne kadar istemeseniz de, duymazdan görmezden gelseniz de bazen gürül gürül bazen usul usul akýp gidiyor, hem elimizden hem de çaresizce gözlerimizin önünden. Sonra geliyor ömrümün kaçýnýlmaz kaçýþlarýnýn bir baþka adý olan göçler, göç mevsimleri ve bazen de mevsimsiz göçler. Yine bir göçün eþiðinde bulmaktayým kendimi. Ömrümce göçüp kaçtýðým, sýðýndýðým, bunaldýðým limanlar buldum kendime ve aldanýþlarýmýn buruk sevinci kýsa sürede nedenli nedensiz piþmanlýða ve yalnýzlýða dönüþtü sonra. Alýþkýným aslýnda bu duyguya, bu yazgýya… Belki bir göç bekliyor yine beni. Öncekiler gibi biraz tanýdýk sanki ya, göç baþladý mý bir kez nerede nasýl sonlanacaðý, ne ile karþýlaþacaðým kestirilemiyor çoðu kez. Bir yolculuk görünüyor ama bu defa göçmekte kararsýzým. Yuvasýz göçmen kuþlar gibi göçüp duran serüvenimde hiçbir yer vatan olamadý bana ve hiçbir þey kendileþtiremedi asi yüreðimi ve yeniden apansýz yeni yolculuklarýma mani olamadý hiç kimse. Bu kez geri dönmem biliyorum, bu kez dönemem. Ýstesem de dönemem. Bir göç var ufukta sanki. Týpký ruhumun derin acýlarýndan sevimli, umut saçan bir pencereye ve yalnýz hayallerin perdesine odaklanmýþ bir göz gibi… Evet, belki fiziksel bir gidiþ olmayacak bu kez ama ruhum, özüm, derinliðim bir göçe hazýrlanýyor artýk. Belki mevsimsiz olur bu gidiþ belki ümitsiz! Neden ve nereye diye düþünmeden. Ne eski telaþ, eski coþku, eski umut, ne de sonsuz bir karanlýk. Öylesine bir göç iþte… Oysa göçler ömrümün, son on yýlýna yüz yýllýk kederler sýðdýrdýðým ömrümün, en uslanmaz ve en yaramaz çocuðu gibiydi. Yeniyi eski acýlarýyla baþtan yazan gibiydi. Yinede istenendi, özlenendi. Yine bir göç bekliyor beni… Ne olursa olsun belki bu kez aydýnlýða biraz olsun aydýnlýða belki sonsuz yalnýzlýða belki derin bir huzura belki ey sevgili sana belki sadece özlediðim çocukluðumun masum oyunlarýna… Olur ya bu gidiþ bir sana belki sonsuz uykuya…


sayfa2