Issuu on Google+

2

SALI YIL 1

SAYI

9

www.haber56gazetesi.com

3 KASIM 2009

Şeyh Memduh (Memdun) Camisi (Aydınlar)

DOĞRU TARAFSIZ OBJEKTİF HALKTAN OLAN HALKLA OLAN HABERCİLİK

S

iirt ili Aydınlar ilçesinin batısındaki yüksek bir tepe üzerinde bulunan Şeyh Abdurrahman için Sultan Memduh 1830 yılında yaptırılmış olan türbenin yanına 1893 yılında bir cami yapılmıştır . Cami kesme taştan, kare planlı bir yapıdır. Önünde altı sütunun taşıdığı beş bölümlü, üzeri kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerindeki sütunları birbirine bağlayan yuvarlak kemerler alternatif dizilmiş iki renkli taşlarla hareketli bir görünüm kazandırılmıştır. İbadet mekânını örten kubbe pandantiflerle duvarlar üzerine oturtulmuştur. Mihrap ve minberi özellik taşımamaktadır. Yakın tarihlerde onarılan caminin mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır.

www.kanal56.net

TARİHİMİZ - KÜLTÜRÜMÜZ

Müzeyyen YARDIM

OKU

MİSTİK

SAYFA

MAK

HER YÖNÜYLE SİİRT TARİHİ Ege Üniversitesi tarafından son yıllarda yapılan arkeolojik kazılarda Siirt'in İ

m.yardim@haber56gazetesi.com

6 bin yıllık çok köklü bir tarihe ve kültüre sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır SİİRT ADININ KAYNAĞI

S

iirt adının Sami Dili'nden geldiği öne sürülmektedir. Bazı kaynaklarda bu adın, Keldani Dili'nden, kent anlamına gelen Keert (Kaa'rat) sözcüğünden kaynaklandığı yazılıdır. Siirt sözcüğü, isim kaynaklarında; Esart, Sairt, Siirt, Siird, gibi çeşitli biçimlerde kullanılmıştır. Süryani'ler kente Se'erd (yöresel söyleniş biçimiyle Sert) demişlerdir. XIX.Yy.'da Sert, Seerd, Sört, Sairt olarak kullanılmış, günümüzde de Siirt biçimiyle benimsenmiştir. Diğer bir kaynakta Siirt isminin, "Seert" anlamındaki "üç yer" manasına geldiği söylenir. Siirt adının nereden geldiği konusunda değişik görüşler vardır. Kadri Perk'in, Cenup Doğu Anadolu Tarihi'nde Siirt, Sert, Tigra, Mosert; Hüseyin Cahit Tarihi'nde Serad; Şemsettin Sami'nin Kamus'unda Tiğrakert olarak geçmektedir. Şimdiki Siirt, eski Siirt'in üstündeki sırtlarda kurulmuş olduğu için yukarıdaki sözü edilen "Sırt" kelimesi mevki ve kelime ilgisi bakımından daha uygun olarak görülmektedir. SİİRT'İN TARİHSEL GELİŞİMİ

Siirt, Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının kesiştikleri alanda kurulmuştur. Bu yüzden kuzeyinde ve güneyinde ortaya çıkan uygarlıklar, yörenin kültürel gelişmesinde etkili olmuştur. Bölgenin dağlık oluşu ve ulaşım imkanlarının yetersizliği, gelişmiş kentlerin kültür merkezlerinin ortaya çıkmasını engellemiştir. Yakın zamana kadar Siirt tarihinin İ.Ö. IV.Yy. öncesi dönemleri bilinmemekteydi. 1963 yılında Halet Çamlıbel ve R.J.Braıdwood başkanlığında kurulan Güneydoğu Anadolu Tarih Öncesi Araştırmaları K a r m a P r o j e s i kapsamında, Siirt İli'nde y a p ı l a n y ü z e y araştırmalarında Neolitik, K a l k o l i t i k , Tu n ç v e Helenistik, Roma, Bizans–İslam ve Ya k ı n ç a ğ ' ı k a p s a y a n dönemlere ait buluntular o r t a y a ç ı k a r ı l m ı ş t ı r.

Birinci okuma şekli yüzeysel üstün körü okuma şeklidir ki bugün okullarımızda okutulan, ezbere dayalı şekildir. Yani orda varlık ile var eden yaratıcı arasında bir irtibat kurulmadığından bu okumaların çok kuşatıcı olacağı söylenemez. meselâ güneş yaratıcısından ayrı tutulunca o sadece bir ateş kütlesidir, başıboştur, her an her şey yapabilir. Ama onunla yani yaratıcısıyla irtibatlı okununca dünyamızı ışıtan, ısıtan yedi çeşit renk gönderen ve direksiyonu, dizgini yaratıcının elinde olan itaatkâr bir memur olur. Keza ağaç, bulut, gece, gündüz, yıldız, börtü, böcek hâsılı bütün varlık bu minval üzere okunursa bir mana ifade eder. Böyle okunmadığındandır ki, hiç bir şeyin gerçek değeri bilinmiyor, hayata daha güzel anlamlar yüklenemiyor. Bakın Mevlanalar, Bediüzaman, İbrahim Hakkılar hayatı ve varlığı doğru okumuş, hayattan kâm almışlar, hayata hayranlık duymuş ve duyurmuşlar Hz. Mevlana'nın bakışında bütün mahlûkat döner, makro âlem, mikro âlem zerreler ve küreler, bunların itaat etiği emre bende katılayım der oda döner adeta kâinata tempo tutar. Bediüzzaman hazretleri her çiçeği her böceği bir ilahi mektup gibi okur, onlarda ki manayı anlar hayatın bütün ünitelerinden böyle manalar çıkarır ve bu manalarla marifet balı yapar, İbrahim Hakkı her anını böyle değerlendirir. Elinde bastonu yıldızları rasat eder, okur ve okutur. Böyle okumalar gerçek bilgiye götürür insanı, diğer okuma şekillerini de diğer yazılarda ele alarak gerçek okumanın insana neler kazandırdığını, okumak ile okumamak arasındaki muhteşem kaybı göstereceğiz inşallah Hakikaten okuyan insan, okumadığı zaman neler kaybettiğini anlıyor. Bir büyüğümüz okumak başkasının beyniyle düşünmektir diyor. Bu ne kadar muhteşem bir hazinedir bilmem bize bir şey anlatabiliyor mu? O halde gelin biz bu büyük hazinelerden istifade etmenin yolu olan okumaya devam edelim ki rabbim hepimize bu güzel birbirinden harika hazinelere ulaşmanın yollarını kolaylaştırsın. .

Osmanlı Devleti'nin bu döneminde Siirt Yöresi'nde genellikle yarı özerk bir yönetim biçimi hakimdi. 1831'de yapılan Osmanlı nüfus sayımı kayıtlarında, XIX.Yy.'da Siirt Yöresi'nde Hazzo (Kozluk)'nun Diyarbakır Eyaleti'ne bağlı bir hükümet olduğu belirlenmiştir. Bugün Siirt İli'nin kazalarından biri olan Şirvan (Şirve) ise liva olarak Van Eyaleti içinde yer almaktaydı. DEVAMI HAFTAYA...

Ulu Cami (Merkez)

iirt il merkezinde bulunan Ulu Cami, minare kaidesindeki kitabesine göre Selçuklu Sultanı Mugiziddün Mahmut tarafından 1129 yılında yaptırılmıştır. Siirt Tarihi isimli eserde Irak Selçuklularından olan Mugiziddin Mahmut'un ismi belirtilmektedir. Buna dayanılarak caminin Büyük Selçuklular devrinde yapıldığı da anlaşılmaktadır. Cizre Valisi Atabey El Mücahit İshak tarafından da camiye bazı ilaveler yapılmıştır. Bu ilaveler ve daha sonraki yıllarda yapılan değişikliklerle cami genişletilmiş ve orijinalliğinden uzaklaşmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü 1965 yılında bu camiyi restore etmiştir Caminin ilk yapımında ön tarafında toprağa gömülmüş halde birer mihrap izi ile karşılaşılmıştır. İlk yapımında iki tuğla paye üzerine oturan tromplu bir kubbeden meydana gelen camiye daha sonra bir eyvan eklenmiştir. Böylece Büyük Selçuklu Ulu Cami tiplerinden farklı olarak bu eyvanın iki yanına dikey olarak tonozlu iki sahın eklenmiştir. Bunun yanı sıra ilk kubbenin doğusuna daha küçük ve alçak, batısına da daha küçük ve alçak olarak birer kubbe eklenmiştir. Böylece kemerlerle üç kubbeli bir mekân birbirine bağlanmıştır . Cami dıştan kesme taş, içten moloz taşla yapılmıştır. Birbirine bitişik kemerlerle birbirine bağlanmış üç kubbeli bir mekân ve tonozlu neflerle enine gelişmiş dikdörtgen bir plan şekli göstermektedir. İç mekân sıvalı olduğundan erken dönemlere ait bezemelerin yalnızca kalıntıları günümüze gelebilmiştir

S

.

nsana dikkat edilirse sanki o bu dünyaya okumak için gönderilmiş ve öyle dizayn edilmiş. Okumak ve anlamak için birçok meleke verilmiş, hafıza, akıl, göz, idrak, şuur gibi cihazlarla donatılmış. Sonrada okumaya nereden başlayacağı söylenmiş. Önce kendini okuyup anlaşılması istenmiş, sonrada bütün varlığı ve okumanın yolları gösterilmiş. tâbi okumanın çok çeşitleri ve şekilleri var. âdeta okuma mertebeleri diyebileceğimiz bazı aşamaları var. Bunları bir kaç başlık altında âcizane irdeleyelim.

.

.

.

.

.

HAFTALIK YAYIN AKIŞI SALI 3 KASIM 2009

07:00 ANADOLU'DA SABAH 09:00 ANA HABER ÖZEL 09:20 KLİP SAATİ 10:00 YEŞİL OBA 10:30 TARÇIN ve ARKADAŞLARI 11:00 GÜN IŞIĞI 12:30 ÖĞLE BÜLTENİ 13:00 HABER 14:30 TÜRK SİNEMASI 16:00 YABANCI SİNEMA 18:00 TANITIM 18:30 AKŞAM AJANSI 19:30 ANA HABER 20:00 TANITIM 21:00 TÜRK SİNEMASI 01:00 YABANCI SİNEMA 03:00 YABANCI SİNEMA 05:00 KLİP SAATİ

ÇARŞAMBA 4 KASIM 2009

07:00 ANADOLU'DA SABAH 09:00 KLİP SAATİ 10:00 YEŞİL OBA 10:30 TARÇIN ve ARKADAŞLARI 11:00 GÜN IŞIĞI 12:30 ÖĞLE BÜLTENİ

13:00 HABER 14:30 TÜRK SİNEMASI 16:00 YABANCI SİNEMA 18:00 TANITIM 18:30 AKŞAM AJANSI 19:00 BELGESEL 19:30 ANA HABER 21:00 TÜRK SİNEMA 23:00 ANA HABER-ÖZET 01:00 YABANCI SİNEMA 03:00 YABANCI SİNEMA

PERŞEMBE 5 KASIM 2009 07:00 ANADOLU'DA SABAH 09:00 ANAHBAER 09:20 KLİP SAATİ

10:00 YEŞİL OBA 10:30 TARÇIN ve ARKADAŞLARI 11:00 GÜN IŞIĞI 12:30 ÖĞLE BÜLTENİ 13:00 HABER 14:30 TÜRK SİNEMASI 16:00 YABANCI SİNEMA 18:00 ANA HABER 18:30 AKŞAM AJANSI 19:00 BELGESEL 19:30 ANA HABER 21:00 GÖNÜL DÜNYAMIZ «CANLI» 23:00 ANA HABER 01:00 YABANCI SİNEMA 03:00 KUR'AN ZİYAFETİ 05:00 İLAHİ SAATİ

CUMA 6 KASIM 2009 07:00 ANADOLU'DA SABAH 09:00 ANA HABER 09:20 İLAHİ SAATİ

10:00 YEŞİL OBA 10:30 TARÇIN ve ARKADAŞLARI 11:00 GÜN IŞIĞI 12:30 ÖĞLE BÜLTENİ 13:00 HABER 13:30 KLİP SAATİ 14:30 TÜRK SİNEMASI 16:00 YABANCI SİNEMA 18:00 HABER56 18:30 AKŞAM AJANSI 19:00 BELGESEL 19:30 ANA HABER 21:00 ÇOBAN SHOW «CANLI» 23:00 ANA HABER-ÖZET 01:00 DİNİ SOHBETLER 03:00 İLAHİ SAATİ

CUMARTESİ 7 KASIM 2009

08:30 TATİL SABAHI 10:00 GONCA 12:00 AYNA 12:30 ÖĞLE BÜTENİ 13:00 HABER 14:00 TÜRK SİNEMASI 16:00 YABANCI SİNEMA 18:45 BELGESEL 19:30 ANA HABER 20:30 TÜRK SİNEMASI 22:00 YABANCI SİNEMA 23:00 ANA HABER 01:00 YABANCI SİNEMA 03:00 İLAHİ SAATİ

.

PAZAR 8 KASIM 2009

08:30 TATİL SABAHI 10:00 GONCA 12:00 AYNA 12:30 ÖĞLE BÜTENİ 13:00 HABER 14:00 TÜRK SİNEMASI 16:00 YABANCI SİNEMA 18:45 BELGESEL 19:30 HABER PANORAMA 21:00 TÜRK SİNEMASI 00:00 YABANCI SİNEMA 01:30 YABANCI SİNEMA 03:00 BELGESEL 05:00 MÜZİK

PAZARTESİ 9 KASIM 2009 07:00 ANADOLU'DA SABAH 09:00 ANA HABER ÖZEL 09:20 KLİP SAATİ 10:00 YEŞİL OBA 11:15 GÜN IŞIĞI 12:20 ÖĞLE BÜLTENİ 13:00 ANA HABER 13:30 İLAHİ SAATİ 14:30 TÜRK SİNEMASI 16:00 YABANCI SİNEMA 18:00 ANA HABER ÖZEL 18:30 AKŞAM AJANSI 19:00 BELGESEL 19:30 ANA HABER 21:00 PAZAR ERTESİ >CANLI< 01:00 YABANCI SİNEMA 03:00 YABANCI SİNEMA 05:00 KLİP SAATİ


sayfa2