Page 1

SAYFA

3 SALI

YIL

2

SAYI 102

www.haber56gazetesi.com

SÝÝRT BUÐDAYDA REKOR YILINI YAÞIYOR S

iirt Ziraat Mühendisleri Odasý Baþkaný Ergün Demirhan, 2011'in buðday verimi için altýn ve rekor yýlý olduðunu söyledi. Demirhan, "Kurtalan Gökdoðan köyünde kuru tarým arazisinde dekara 750 kg buðday hasadý yapýlarak verim rekoru kýrýlmýþtýr. Kurtalan'ýn bazý köylerinde kuru tarým arazisinde ortalama 500600 kilogram civarýnda verim alýnmýþtýr. Bu oranda yüksek verimler ancak sulu arazilerden alýnabilmektedir. Ýlimizin hububat ambarý olan Kurtalan ilçesinde 300350 kilogram olan dekar baþýna verim ortalamasý 2011 yýlýnda 400 kilogramýn üzerinde gerçekleþmiþtir. " dedi. Siirt'te yaþanan bu verim artýþý zamanýnda ve yeterli gelen yaðýþla birlikte tarýmda makineleþmenin artmasý, uygun tohumluk kullanýmýnýn etkili olduðunu söyleyen Demirhan, AB ülkeleri buðday verim ortalamasý 520 kilogram, dünya buðday verim ortalamasý 300 kilogram, ülkemiz buðday verim ortalamasý 220 kg civarýndadýr. 2010 yýlý Ülkemiz buðday üretimi 19, 66 milyon ton, arpa üretimi 7, 24 milyon ton olarak gerçekleþmiþtir. 2011 yýlýnda hasadýn yapýldýðý bölgelerde buðday ve arpalarda kalite normal, verim yüksektir. 21 milyon tonun üzerinde buðday verimi beklenmektedir. " dedi.

TARIM'DAN SÝÝRT FISTIÐI AÇIKLAMASI

S

iirt Tarým Ýl Müdürlüðü, Siirt Fýstýðý ile ilgili yapmýþ olduðu araþtýrmaya iliþkin bir basýn duyurusu yayýnladý. Yapýlan duyuru þöyle: "Ýlimizde son yýllarda yapýlan barajlardan dolayý, nemin artacaðý ve bunun Siirt Fýstýðý üretimini olumsuz yönde etkileyeceði þeklinde çiftçilerimizin endiþelerini belirtmeleri üzerine Gaziantep Fýstýkçýlýk Araþtýrma Enstitüsü Müdürlüðü ile koordinasyon saðlanarak, fýstýk bahçelerindeki gerekli araþtýrmalar yaptýrýlarak Teknik Rapor hazýrlattýrýlmýþtýr. Rapora Göre; Barajlardan dolayý fýstýk aðaçlarýnda verim, kalite ve aðaç geliþimi yönünden herhangi bir olumsuzluk yaþanmayacaðý, aksine yapýlan araþtýrmalar sonucu artan hava nemiyle birlikte fotosentez hýzýnýn artmasýyla fýstýðýn geliþimine ve verimine olumlu yönde bir etki yapacaðý bildirilmiþtir. Barajlarda hava neminin kýsmen artabileceði ihtimali sonucu ilimizin stratejik öneme sahip kültür bitkisi Antepfýstýðýnýn önemli hastalýðý olan Septoria (kara zenk) hastalýðýna karþý çiftçilerimiz ilkbahar ortamýnda nem olsa da olmasa da söz konusu hastalýða karþý mutlaka koruyucu bakýrlý preparatlarla ilaçlamanýn yapýlmasý gerekmektedir. Sonuç olarak Antepfýstýðý bahçelerinde yeterli miktarda uygun erkek bulundurulmasý ve ilkbaharda Septoria (kara zenk ) hastalýðýna karþý koruyucu ilaçlanma yapýlmasý kaydýyla barajlarýn Antepfýstýðý aðaçlarýna ve bahçelerine herhangi bir olumsuzluðunun olmayacaðý konusunda Antepfýstýðý Araþtýrma Enstitüsünün Bölgede yaptýðý araþtýrmalar neticesinde anlaþýlmýþtýr. Tüm Çiftçilerimize Duyurulur."

Ýmtiyaz Sahibi Burak Reklam Yayýncýlýk ve Pazarlama A.Þ. Yazý Ýþleri Müdürü Abdurrahman ÇÝVÝ Adres: Kýzýlay Binasý Kat : 6/B SÝÝRT Gazete Basým Merkezi: Medya Matbaacýlýk Tel: 0(488) 212 28 33 Adres: Gülistan Cad. No 64 BATMAN www.haber56gazetesi.com e-mail : haber56gazetesi@hotmail.com

Þ

irvan ilçesine baðlý Yolbaþý köyü yardýmlaþma ve dayanýþma derneði yönetim kurulu üyeleri Siirt Belediye Baþkaný Selim Sadak'ý ziyaret ederek, son bir yýlda Þirvan ve köylerinin tanýtýlmasýna yönelik verdiði destekten dolayý teþekkür ettiler. Dernek Baþkaný Fikri Övenç ziyaret esnasýnda yaptýðý açýklamada ziyaretlerinin sebebinin Siirt Belediye Baþkaný Sayýn Selim Sadak ve belediye yönetime son yýllarda Þirvan ve köylerinin tanýtýlmasý için yapýlan etkinlilere verdikleri destek ve saðladýklarý katýlýmlardan dolayý teþekkür etmek olduðunu ifade ederek bu desteklerin devam etmesini istediklerini belirtti.

Siirt Belediye Baþkaný Selim Sadak'ta Þirvan ve köylerinde yetiþine tarým ürünlerinin dünya çapýnda tanýtýlmasý ve pazar bulmasý için belediye olarak her türlü desteði vermeye devam edeceklerini ve bu amaçla yapýlacak etkinliklere de katký vermeye devam edeceklerini söyledi. Sadak konuþmasýnýn sonun ziyaretin kendilerini çok mutlu ettiðini ifade ederek, Yolbaþý köyü yardýmlaþma ve dayanýþma derneði Baþkaný ve yönetim kurulu üyelerinin bu nazik ziyaretleri için teþekkür ettiðini ifade etti.

GRAFÝKER

MUHABÝR

SAYFA EDÝTÖRÜ

Fatih ETEKER Mehmet YILMAZ Ozan SÖYLER

Akif KULAÇ

ABONELÝK ÞARTLARI Yýllýk abonelik

:

100 TL

AKBANK Hesap No : HALKBANK Hesap No : ZÝRAAT BANKASI Hesap No :

00540921 10260002 497555545001

Reklamlarýnýz Ýçin Tel: 0484 223 40 80 - Gsm: 0545 937 79 07

26 TEMMUZ 2011

TSK soðuk savaþ konseptinden nasýl çýkacak? Bir hafta sonra 2011 yýlýnýn Yüksek Askeri Þûrâ (YAÞ) sürecine bir daha giriyoruz. Daha þimdiden, hatta epey öncesinden beri, bu sürecin sarsýntýlarýný yaþýyoruz. YAÞ süreci her yýl kendini belli eden veya etmeyen ama mutlaka Türkiye siyasetine hatta sosyal hayatýna yansýyan etkileriyle kendini hissettiriyor. Stratejik Düþünce Enstitüsü yaklaþan YAÞ süreci dolayýsýyla Türkiye'deki asker-siyaset iliþkilerini de masaya yatýrdýðý bir çalýþtayýn sonuç raporunu dün kamuoyuna açýkladý.YAÞ'taki terfi, tayin, görev uzatmalarý veya ihraçlar Türkiye'nin komuta kademesini belirlemekle kalmadý þimdiye kadar. Askerin siyaset ve sivil hayat üzerinde normal demokrasilerde görülmeyen etkinliði devam ettikçe YAÞ süreci herkesi ilgilendiriyor. Normal demokrasilerde kimin hangi komuta kademesine geldiði çok az kiþiyi ilgilendirir, çünkü zaten asker siyasetin emrinde olduðu için insanlarýn birinci derecede ilgilendiði husus, siyasi karar alma mekanizmasýna kimi getirmiþ olduklarýdýr. Oysa Türkiye'de þimdiye kadar asýl iþbaþýna gelen siyasetçilerin kimler olduklarý çok önemli olmamýþ, asýl komuta kademelerine kimlerin geldiði neredeyse daha fazla önemsenmiþtir. Siyaset üzerindeki askeri vesayetin boyutlarý bu durumu fiili bir gerçeklik haline getirmiþ.Diðer yandan Türkiye, BM üyesi 200'e yakýn ülke arasýnda ekonomisi 16. sýraya kadar yükselmiþken demokrasiyle yönetilmekte olan 110 ülke arasýnda hâlâ 87. sýrada yer alýyor. Bu çeliþkiyi nasýl izah etmeli? Üstelik son zamanlarda yaþanmakta olan gözle görülür ve gündelik hayat içinde hissedilir derecedeki demokratikleþme açýlýmlarýna raðmen bu böyle.Doðrusu demokratikleþme ölçümlerinde ilk bakýlan noktalardan biri asker-siyaset iliþkileridir. Türkiye'nin ilerleme kaydettiði hususlar hâlen yetersiz kalmakta, askerin sistem üzerindeki vesayetçi konumu demokratik ülkeler sýralamasýnda onu halen aþaðýlarda tutmaya devam etmektedir.Askerin deðiþik yollarla siyaset üzerindeki vesayeti, ilgili ilgisiz birçok kurumda asker temsilcilerin bulunmasý üzerinden veya MGK'daki askeri varlýðýn ülkenin yine ilgili ilgisiz birçok konusu üzerinde bir denetim konumunda tutulmasý, demokrasi seviyesindeki düþüklüðün nedenlerinden sadece bir kaçý. Hiç ilgisi olmayan hususlarda sürdürdüðü bu vesayet TSK'yý kendi içinde verimsizleþtirmekte, kendi konularýnda dahi bir zaafa düþürmektedir. Bugün daha açýk bir toplumda bu tespitleri daha kolay dikkat çekilebilir örneklerle söyleyebiliyoruz.Diðer önemli bir konu da YAÞ'taki yapýlanma. Öyle görünüyor ki, askeri bürokrasinin kendi içindeki yapýlanma, askerlere terk edilemeyecek boyutlara gelmiþtir. Geçtiðimiz yýl YAÞ krizi dolayýsýyla yaþananlar, YAÞ'ta tayin, terfi, ihraç gibi konularda "teamül" diye bahsedilen unsurlarýn hiçbir ölçüsünün olmadýðýný gösterdi. YAÞ'ýn bu tür hususlarda istiþari bir organdan karar alýcý bir organa gelmesinin tarihi yine darbelerin tarihiyle yakýndan ilgili. Yine bir darbe ortamýnda askerler kendi terfi, atama ve kadrolaþmalarýyla ilgili bütün kurallarý sivilleri tamamen devre dýþý býrakacak tedbirleri alarak tesis etmiþler. Demokratik bir ortamda bu durumun sürdürülmesi imkânsýzdýr.Geçtiðimiz yýl hükümet karþý çýkmasýna raðmen YAÞ, Balyoz Davasý sanýðý 3 generalin bir üst rütbeye terfisine karar vermiþti. Bunun üzerine Hükümet ve Cumhurbaþkaný, adý geçen komutanlarýn terfi ve atama kararnamelerini imzalamamýþtý. Bu komutanlar "bir üst rütbeye terfi ettirilmeme iþleminin iptali" için AYÝM'e baþvurmuþlardý. AYÝM de bu 3 generalin terfi ettirilmesi yönünde karar vermiþti. Kararda terfi kararýnýn tüm YAÞ baþkan ve üyelerince þerh düþülmeksizin imzalandýðý, bu imzalý kararýn hukuken geçerli olduðu, yani YAÞ kararlarýnýn geçerli olmasý için Cumhurbaþkanýnýn onayýnýn gerekli olmadýðý hükme baðlanmýþtý. Bu kararla YAÞ'ýn kendini konumlandýrdýðý siyaset-üstü baðýmsýz konum bir yana, komutanlarýn terfisinde bu kadar ýsrar edebilmesi apayrý bir varlýk ispatý meselesine dönüþtürülmüþtü. Oysa buna hiç gerek yok. Bununla aranan þey TSK'nýn zayýflatýlmasý veya yýpratýlmasý deðil, daha verimli ve etkili bir TSK yapýlanmasý için bir sistem arayýþýdýr. Doðrusu bugünkü haliyle TSK hem verimsizliðini ve hantallýðýný hem de demokratik bir ortama uygun olmadýðýný kanýtlamýþ durumda.En basitinden terfi mekanizmasýnýn dayandýðý mantýk en basit örgüt sosyolojisi verileri açýsýndan tespit edilebilen bir zaafýn yansýmasý. 926 Sayýlý TSK Personel Kanununun 49/d maddesine göre: Hizmet ve görev ihtiyacý sebebiyle bulunduklarý rütbede hizmete devam etmelerinde zaruret görülen general ve amirallerden her yýl en fazla 36 general ve amiral, Genelkurmay Baþkanýnýn teklifi ve YAÞ'ýn üçte iki çoðunluðunun kararý ile bir yýl daha ayný rütbede hizmete devam edebilmektedirler. Terfinin bir müktesep hak gibi deðerlendirilmesi sonucu, üstelik hiçbir "zorunluluk hali" tanýmlanmaksýzýn her yýl bu rakam fazlasýyla aþýlmakta ve General-Amiral sayýsý normalin (301) çok üstüne (363) çýkarýlmaktadýr. Balyoz ve Ergenekon'dan dolayý tutuklu askerlerin TSK'da bir zafiyet oluþturacaðý düþüncesi de bu rakamlara bakýldýðýnda anlamsýzlaþýyor.Bu hantallaþmanýn en somut görüntülerinden biri de bütün subay sayýsýnýn en az üçte birinin hâlihazýrda Ankara'da görevli olmasý. Kuþkusuz bunun hantallaþma kadar Ankara'da hükümet üzerinde vesayeti sürdürme isteðiyle de ilgisi var.TSK'nýn halen soðuk savaþ dönemlerinin ihtiyaçlarýna ve iç-dýþ düþman-tehdit konseptlerine göre yapýlanmýþ olmasý da raporda üzerinde durulan hususlardan biri. Oysa Yunanistan ve Rusya düþmanlýklarý dolayýsýyla birer ordu bulundurmanýn mantýðý yok artýk. Hele tamamen "iç düþman" tanýmýna göre Ankara'da zýrhlý birlikler bulundurmanýn bugün izahý yok. Bunlar Türkiye'nin savunmasýný güçlendirmiyor, aksine çok önemli zafiyetler oluþturuyor.Yeni ve daha güçlü bir TSK için vakit geçiyor. Ama bunu kim ve nasýl yapacak? Bir soru da bu. Cevabýn kesin olarak bilinen kýsmý bu iþin TSK'yý fazlasýyla aþtýðýdýr. Hiçbir "asker ötekileþtirmesi "mantýðýna dayanmýyor bu cevap, tamamen örgüt sosyolojisinin gerçekleri dolayýsýyla. Bu çapta bir kurumun reformu sadece o kurumun elemanlarýna býrakýlamaz. Siyasi sorumluluðu ise tabii ki iþin en önemli yaný.

sayfa 3  

10260002 0054092 www.haber56gazetesi.com 26 TEMMUZ 2011 HALKBANK Hesap No : Yazý Ýþleri Müdürü Akif KULAÇ Mehmet YILMAZ Ozan SÖYLER ABONELÝK...