Page 1

Krizin faturasını ödememek için...

Mücadele barikatlarını kuralım,

genel direnişi yükseltelim! İşçiler, emekçiler! İşçi kıyımları, ücretsiz izinler, ücretlerin düşürülmesi, ikramiye gibi sosyal hakların tırpanlanması, temel tüketim ürünlerine yapılan fahiş zamlar, sağlığın ve eğitimin paralı hale getirilmesiyle büyüyen soygun ve katlanan vergiler... Bugün kapitalistlerin önümüze koyup ödememizi istedikleri fatura böyle uzayıp gidiyor. Her bakımdan ağır bir yıkım, sefalet ve derin acılar anlamına gelen bir fatura bu! Şu an yüzbinlerce işçi işten atılmış durumda. Yüzbinlercesi de ücretsiz izne çıkarıldı. Milyonlarca insan asgari geçim imkanlarından yoksun bırakıldı. Ücretler eriyip pul oldu. Ama sermaye sınıfı ve hükümeti daha fazlasını istiyor. Kriz bahanesiyle işçi ve emekçinin avucunda kalan kırıntılara gözünü dikiyor. Bunun için işsizliği bir tehdit olarak kullanıyor. Buna rağmen yine de en çok sesi duyulanlar onlar... Yıllarca ucuz işgücüyle servetlerine servet katan onlar... Kriz yaygarasıyla fedakarlık masalları okuyan onlar... İşçilerin canı ve kanı pahasına devasa kârlar elde eden onlar... Şimdi de “İşsizlik Sigorta Fonu”nda biriken kaynakları yağmalamak ve kıdem tazminatımızı gaspetmek için yine onlar seslerini yükseltiyorlar. Yani “krizi fırsata çeviriyor”lar. Kapitalistler işçi ve emekçilerin başına çullanırken hükümet de onların hizmetinde koşturuyor. İşçi ve emekçiler ağır zamlarla soyulup soğana çeviriyor. Kaynaklar, “krize karşı önlem” adı altında kapitalistlere aktarılıyor. İşsizlik Sigorta Fonu yağmaya açılıyor. Kıdem tazminatı hakkının iç edilmesi için çalışmalar yürütülüyor. İMF ile anlaşıp yeni bir özelleştirme ve köleleştirme paketine imza atılıyor. Açıktır ki, işten atılan ve zamlarla beli bükülen, açlığın ve sefaletin pençesine itilen milyonlarca insan onların umurunda değil. Değil çünkü, bu tabloyu yaratanlar onlar. Gemilerini milyonların açlığı ve sefaleti uğruna yüzdürüyorlar. Bir avuç asalağı beslemek için milyonlarca insanı hiçe sayıyorlar. Arkadaşlar! Faturayı ödemesi gerekenler bizler değil, kapitalistlerdir. Yıllardır bu fatura döne döne biz işçi ve emekçilere ödettirildi. Bunun sonucunda ise kazanan, kâr rekorları kıran kapitalistler oldu. Öyleyse artık bu faturayı onlar ödemelidirler. Tayyip Erdoğan’ın itiraf ettiği gibi, sırtımızdan yaptıkları servetlerle oluşturdukları “zulaları”nı bunun için kullanmalıdırlar. Ama böyle olmuyor. Büyük bir zorbalıkla binlerce işçi kapı dışarı ediliyor. Ücretler düşürülüyor, haklar gasp ediliyor. Böyle oluyor çünkü, işçi sınıfı bu asalak zorbalara karşı ‘dur’ diyemiyor. Bunun için örgütlü bir mücadele yürütülemiyor. Bu durumda da krizin ağır yükü bir kez daha işçi ve emekçilerin sırtına binmiş oluyor. Krizin faturasını ödememek ve bu faturayı krizin gerçek sahipleri olan kapitalistlere ödetmek için birleşik mücadele tek yoldur.


Bunun için BDSP, kitlesel işsizliğin ve sefaletin tehdidi altındaki tüm işçi ve emekçileri ortak mücadeleyi omuzlamaya çağırmaktadır. Yürütülecek mücadeleyle krizin faturasını ödememek için kapitalistlerin saldırılarına karşı bir barikat örülmelidir. Bu amaçla, “İşten çıkarmalar yasaklansın!”, “Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi!”, “7 saatlik işgünü, 35 saatlik çalışma haftası!” talepleri öne çıkarılmalıdır. “Zamlar geri çekilsin!”, “İMF ile yapılan kölelik anlaşması iptal edilsin!”, “Eğitim ve sağlık parasız hale getirilsin!”, “GSS Yasası iptal edilsin!”, “Artan oranlı gelir ve servet vergisi alınsın!” gibi talepleri de beraberinde ileri sürmeliyiz. Bu taleplerle yürütülecek mücadeleyi omuzlamak üzere fabrikalardan biraraya gelmeli, ortak örgütlenme zeminleri oluşturmalı ve eyleme geçmeliyiz. Eylemlerimiz bu talepleri kapitalistlere ve onların işlerini yürüten hükümete dayatma hedefiyle gerçekleştirilirken, mücadelenin kapsamını

genişletmeli, gücünü arttırmalıyız. Bunun için örgütlü işçi bölükleri başta olmak üzere sendikaların harekete geçmesi yönünde bir basınç oluşturmalı, harekete geçmemekte ayak direyenleri sendikalarımızdan kovmalıyız. Sonuç almak ancak ve ancak işçilerin ve emekçilerin ortak ve kararlı bir mücadelesiyle, genel grev-genel direnişle mümkündür. Bunun için bugünden yürütülecek mücadeleyi bu hedef doğrultusunda örgütlemeliyiz. BDSP, işçi sınıfı ve emekçileri böylesi bir ortak genel direniş doğrultusunda hazırlanmaya ve bugün tek tek fabrikalardan boy gösteren saldırılara karşı direnişi yükseltmeye çağırmaktadır. Kitlesel işçi kıyımlarının olduğu fabrikalarda patronların dayatmaları tanınmamalı, fabrikalar terkedilmemelidir. İşten atmaların olduğu her fabrika direnişin merkezi haline getirilmelidir. Hak gaspları ve ücretleri düşürme girişimleri de kabul edilmemeli ve direnişle yanıtlanmalıdır.

Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu

BDSP

Sosyalizm İçin Kızıl Bayrak 137 * Fiyatı: 25 YKr * Aralık 2008 * Sahibi ve S. Yazı İşleri Md.: Gülcan CEYRAN EKİNCİ * EKSEN Basım Yayın Ltd. Şti. * Mollaşeref Mah. Millet Cad. 50/10 Fatih/İstanbul * Tel/Fax: 0 (212) 621 74 52 * * Baskı: Özdemir Mat Davutpaşa Cad Güven Sanayi sit C Blok No: 242 Topkapı İstanbul * 577 54 92

Mücadele barikatlarını kuralım, genel direnişi yükseltelim! - BDSP  

Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu'nun kriz bildirisi.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you