Page 1

LAİKLİK Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. ATATÜRK, 1930 Kaynak: Devlet’in Kavram ve Kapsamı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yayınları, Ankara 1990

1* “Devletin dini yoktur.” denilmesi devletin dinsiz olduğu anlamını taşımaz; devlet dinsiz değildir. 2* Demokrasi ve laikliğin olduğu bir dönemde Türk halkının geriye gitmesi imkânsızdır. 3* İrtica geriye dönmek demektir. 4* Laikliğe karşı görüntü verme işini Amerika ve İngiltere’nin menfi kısmı yapıyor. 5* Bu hava dıştan başlıyor. 6* İçerideki uzantıları; Marksist ve Leninistlerdir. 7* Marksist ve Leninistler, Müslüman bir ülkede dine doğrudan hücum edemediklerinden Atatürk namına hücum ederek iç kargaşa çıkarmak istemektedirler. Bu; Atatürk’ü istismardır ve dinsizliği idareye ve siyasete alet etmektir. 8* Laiklik, dinsizliğin idareye ve siyasete alet edilmesine fırsat tanımaz; çünkü laiklik sekülerizm (dinsizlik) değildir. 9* Dini politikaya alet edenler, dine en büyük kötülüğü yapanlardır. 10* Laik bir devlet olmamız irticanın önünü kesmiştir. 11* Laiklik; dinin devletten ayrılması, idarenin de dine karışmamasıdır. 12* Laiklik; herkesin istediği inanca sahip olması ve kınanmamasıdır. 13* Laiklik; dini idareye ve siyasete alet yapmamadır. 1


14* Atatürk, laikliğin dinsizliğe alet edilemeyeceğini belirtmiştir. 15* İlmi metafizikten ayırmak mümkün değildir. Atatürk, hurafelere ve din istismarına karşıdır; bu ise gerçek dindarlıktır. Laiklik, hurafecilere ve din istismarcılarına da fırsat tanımaz. 16* Batı’nın XVI. ve XVII. yüzyılda Rönesans’tan önceki ve 1789 yılında Fransız İhtilali’nden önceki problemi din ile değildi. Problemli din adamlarıyla veya dinin emirlerini kendi kişisel çıkarları için kullanan o günkü kilise teşkilatıyla alakalıydı. Eski sisteme teokratik düzen deniyordu. İhtilalden sonraki sisteme laik düzen denildi. Laiklikten önce ruhban sınıf ne söylerse doğruydu, asla sorgulanamazlardı. 17* Ruhban sınıfın baskısından ve ilme karşılığından dolayı laiklik doğmuştu. Kilise teşkilatının ilme karşılığı, Hıristiyanlık tahrif olduğundan (bozulduğundan) ve tam hayatın içinde olmadığındandı. Kilisenin bu yanlışlığına karşın bilim adamlarında tepki oluştu. 18* Tahrif olmuş din ile bilim arasında Batı’da uzun süren çatışmalar yaşandı, sonunda bilim adamlarının büyük bir kısmı din ile bilim arasında ayrılık var sandılar. 19* Fransız ihtilali ile gelişen hürriyetin arkasından sosyalistlik doğdu. 20* Sosyalistlik komünistliğe inkılap etti. 21* Komünistlik; insani ve ahlaki kuralları dinlemediğinden, anarşistlik meyvesini verdi. 22* Anarşistlik fikri ise bilimi dinden ayırmak istedi. 23* Gerçek Hıristiyanlığın dinle çatışması düşünülemezdi. 24* O tarihlerde Batılı bilim adamları, Descartes (Dekart)’ın (1596–1650) “Metafizik, bilim olmaz, bilgi ancak ölçülebilirdir.” sözünü esas aldılar. Bilimin konusunu maddeyle sınırlandırdılar. Din ve bilim iki ayrı alan olarak ele alındı. Dinin ve bilimin sahaları ayrıldı. Din ile bilimin ayrışması sonunda gerçekleşti. 25* Günümüzde üniversitelerimizde benimsenen de budur.


26* Dekartçı düşünceye, Kartezyen düşünce başka bir ifade ile Kartezyenizm de denir. Kartezyen felsefe, din ile ilim ayrılmasını netice vermiştir. O dönemde Kartezyenizm, pansuman tedavi olarak ortaya atılmıştır. İlerici ve gerici deyimleri de ilk olarak Batı’da kullanılmıştır. Kilisedekilere ve kilise taraftarlarına gerici, kiliseye karşı gelenlere ise ilerici denilmiştir. 27* Böyle bir ayrılık Müslümanlar olarak bizim inanç sistemimizde de, ilme bakışımızda da, tarihimizde de yoktur. Bilim zihnin, din ise kalbin ışığı olarak görülmüştür. 28* Din ile bilim, bizim tarihimizde hiçbir zaman çatışır görülmemiştir, birbiriyle hep iç içe yer almıştır. İbni Sina, Cabir bin Hayyan, Razi hem büyük birer kimyacı hem de dindardılar. Diğer branşlarda da durum aynıydı ve daha bunlar gibi on binlercesi vardı. 29* Batı’da bilimsel gelişmeye XVI. ve XVII. yüzyıldan sonra Rönesans’la beraber zemin hazırlayan, aslında bizim ilim tarihimizdir. 30* Rönesans’tan ve Laikliğin doğuşundan sonra dinin ilimden kopuk hâline üzülen insaflı Batı bilim adamları, her ne kadar din ile ilmi birleştirmek için gayret göstermiş olsalar da belirtilen sebeplerden dolayı bu hususta bir ilerleme kaydedememişlerdir. 31* Ancak bu konuda Müslümanlar olarak çok şanslı sayılırız. 32* Çünkü şimdiye kadar ilim adına keşfettiğimiz çok şey vardır ve bundan sonra da olacaktır. 33* “Bütün bilimsel buluşları dinimiz daha önceden söylemiştir.” demek de aşağılık kompleksini hatıra getiren bir cümle olabilir. Bu nedenle böyle bir yaklaşımda da bulunmamalıdır. 34* Atatürk’ün dediği gibi ilim adına ortaya konan hususların hiçbirinin dinimizle çelişmeyeceğini bilmek gerekir. 35* İslam dinini Hıristiyan dinine kıyas edip Avrupa gibi dine lakayt olmak, çok büyük bir hatadır. Ayrıca; Avrupa, dinine 3


sahiptir. Başta Wilson, David Lloyd George (Deyvid Loyd Corc), Venizelos gibi Avrupa büyükleri dindardılar. Bu büyüklerin bir papaz gibi dinlerine mutaassıp olmaları, Avrupa’nın dinine sahip olduğunun göstergesidir. 36* İslamiyet’i Hıristiyan dinine kıyas etmek, yanlış kıyastır; çünkü Avrupa, dinine mutaassıp olduğu zaman medeni değildi; taassubu terk etti, medenileşti. 37* Thomas Woodrow Wilson (1856–1924), Amerika Birleşik Devletleri'nin 1913–1921 tarihleri arasındaki 28. Başkanıdır. 1919 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür. 38* David Lloyd George (1863–1945), 1916–1922 tarihleri arasında İngiltere başbakanıdır. 39* Elefterios Venizelos (1864–1936) ise Yunanistan'ın 1910–1915 tarihleri arasındaki başbakanıdır. 40* İslam dininin ilme karşı olmadığı açıktır. 41* Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi yayınlarından, 2006 yılı baskı tarihli “Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I-III” kitabının “Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I” bölümünün 98. sayfasında Atatürk şöyle demektedir: “Bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa, amme menfaatine uygundur; biliniz ki o, bizzat dinimize uygundur. İslamiyet son ve kâmil dindir. Akla, mantığa ve hakikate uymaktadır.” 42* Atatürk bu sözleriyle dinimizin Hıristiyanlık ile mukayese olunamayacağını belirtmiştir. 43* Günümüzdeki bilimsel gelişmeler incelendiğinde her bir gerçeğin dinimizle örtüştüğünü ve uyum içinde bulunduğunu görmek mümkündür. 44* Zaten Batı’da din ve bilimin iki ayrı alan olarak ele alınması da, Batı’daki çaresizlikten başvurulan bir şey olarak ortaya çıkmıştı. 45* Laiklik; dinsizliği Atatürk’ü istismara vesile yapanlara


fırsat vermediği gibi, hurafecilere ve din istismarcılarına da fırsat tanımaz. 46* Başka dinin aksine, dinimize bağlı olma derecesinde milletimiz ilerlemiş; ihmali nispetinde de geri kalmıştır. Bu, tarihsel bir gerçektir. 47* Ne vakit Müslümanlar dine ciddi sahip olmuşlarsa, ilimde o zamana göre yüksek ilerleme kaydetmişlerdir. Ne vakit dine karşı lakayt vaziyeti almışlar, fen ve teknolojide perişan vaziyete düşerek tedenni etmişlerdir.

LAİKLİĞİN DOĞUŞUNDAN SONRA BATI’DA YETİŞEN DİNDAR BİLİM ADAMLARI Galilei Galileo (Geliley Gelileyo)’nun Meşhur Sözü 48* “I do not feel obliged to believe that same God who endowed us with sense, reason, and intellect had intended for us to forgo their use.” 49* “Allah bize verdiği bu aklı, akıldan istifa etmemiz (vazgeçmemiz) için vermemiştir; Allah aklı bize idrak edelim, muhakemeli ve mantıklı olalım diye vermiştir.” Galilei Galileo (1564–1642)

BLAISE PASCAL’IN MEŞHUR OLMUŞ SÖZLERİ 50* “Between us and heaven or hell there is only life, which is the frailest thing in the world.” 51* “Bu dünya ile öbür dünya arasında çok ince bir perde vardır, her an oraya da geçebiliriz veya burada da kalabiliriz.” Blaise Pascal (1623–1662) 5


52* “Faith certainly tells us what the senses do not, but not the contrary of what they see; it is above, not against them.” 53* “İman bize kesinlikle aklımızın zıddını değil; aklın gereğini hatta daha da üstünü söyler.” Blaise Pascal (1623– 1662) 54* “If you gain, you gain all. If you lose, you lose nothing. Wager then, without hesitation, that He exists.” 55* “Kazanırsan, her şeyi kazanırsın. Kaybedersen, hiçbir şey kaybetmezsin. Tereddüt etmeden, bahse gir ki O var.” Blaise Pascal (1623–1662)

ISAAC NEWTON (AYZIİK NİÜVTIN)’IN MEŞHUR SÖZÜ 56* “Nature and nature's laws lay hid in night; God said "Let Newton be" and all was light.” 57* “Tabaattaki Allah’ın kanunları karanlıktaydı (insanlar tarafından bilinmiyordu); Allah Newton'a emretti ve her şey aydınlandı (insanlar kanunlardan haberdar oldu).” ISAAC NEWTON (1642–1724)

ALBERT EİNSTEİN (ELBIRT AYNSSTAYN)’IN MEŞHUR SÖZLERİ 58*

Dinsiz ilim kör, ilimsiz din de topaldır. (İlimsiz din topal,


dinsiz ilim ise kördür.) Albert Einstein (1879–1955)

59* Kâinatın yaratıcısına olan inanç, ilmi araştırmanın en kuvvetli ve en asil muharrik (tahrik eden, harekete geçiren) gücüdür. Albert Einstein (1879–1955)

BATI’DA DİĞER DİNDAR BAZI BİLİM ADAMLARI VE DÜŞÜNÜRLER “Cehalet Tanrı’nın laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır.” William Shakespeare * (1564–1616) * İngiliz tiyatro yazarı ve düşünürüdür.

“Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler birbirlerini yiyor.” Johann Wolfgang von Goethe * (1749–1832) * Alman romancı, oyun yazarı, şair, hümanist, bilim adamı, filozof ve politikacısıdır. 7


METEFİZİK AKLA TERS DEĞİLDİR 1* Descartes, Gottfried Wilhelm Leibniz, Nicholas Malebranche akılcı insandı ama “Allah vardır.” diyorlardı. 2* Shakespeare ve Goethe de Allah’a inanıyordu. 3* Bunlar gibi başka Batılı düşünürler de iman hakikatlerinin akla ters olmadığını rahatlıkla her ortamda belirtebiliyorlardı.

Gottfried Wilhelm Leibniz (1646–1716) 4* Ünlü Alman filozofudur. 5* Bilim dünyasının en önemli sistemci düşünürlerindendir. 6* Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınır. 7* Akılcı insandır ama “Allah vardır.” demektedir.

Nicholas Malebranche (1638–1715) 8* Nicholas Malebranche, Fransız filozofudur. 9* Malebranche, zihinle beden arasındaki gözle görülür bağın Tanrı'nın müdahalesiyle kurulduğunu ifada eden okkasyonalist görüşü geliştirmiştir. 10* Akılcı insandır ama “Allah vardır.” demektedir. 11* Malebranche; “Tanrı, gücünü insana aktarmış değildir. Bir şeyi bildiğimiz zaman Tanrı'nın bildirmesiyle biliriz. Tanrı zihnindeki ideaları bilir. Bizi aydınlatmak suretiyle insana herhangi bir şeyi bilme olanağı veren Tanrı'dır.” demiştir.

Laiklik  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you