Page 1

NEDEN ZAYIFLAMA ÇEMBERİ? Burada neden zayıflama çemberi gibi bir şablona ihtiyaç duyulduğunu 3 temel soru başlığı altında verilen cevaplar doğrultusunda anlamaya çalışıp, neden bütün olarak değerlendirdiğimizi göreceğiz… Bu sorular HK Performans anketlerinde olduğu gibi çoğunlukla da çeşitli internet sitelerinin forumlarına serpme yöntemiyle bırakılmış olup cevaplayanlar da şimdiye kadar hep çözümsüzlükle muhatap olmuş, kilolu psikolojisini derinden yaşayan ve artık kesin çözüm arayanlar arasından rastgele seçilmiş kişilerdir. Haliyle HK Performans’ın yönlendirmesi ile sorulan sorular ve verilen cevaplar olmadığından dolayı varılan sonucu problemin geneline yayarak ortak bir kanıya varılmış ve bu tablo ortaya çıkartılmıştır.

Bu sorulardan birincisine ve almış olduğumuz cevaplara bir bakalım; Bu güne kadar denediğiniz farklı diyetler, ilaçlar, bitkisel yöntemler, akupunktur gibi alternatif zayıflama çalıĢmaları nelerdir? Bu süreçleri detaylıca yazar mısınız?

O kadar çok oldu ki, sayısını ben bile unuttum. 15 yaşlarımdayken kendi çabalarımla aç kalarak başlayan diyet serüvenim, bu güne yani 37 yaşıma gelene kadar diyetisyenler ve akupunkturcular, mezoterapi uygulamaları, çeşitli jeller, zayıflama haplarıyla yani sürekli uygulamayla geçti durdu. Bu süreçlerde ya aşıktım ya üzgün ya kızgın ve hiçbiri işe yaramadı. En son cumartesi günü akupunktur uzmanı olan Faruk beyle ilişkimi de kestim. Sebebi aç kalmam, mide bulantılarım, sinir krizlerim ve en sonda dizlerimin üzerine düşüp kalmam oldu. Kendisinin sözde mucize tedavi dediği işkenceyle bir haftada delirecek boyuta geldim. Kendisinin savunması ise “yanlış uyguladın ve aç kaldın” küstah bir tavırla, yüzüme bile bakmadan söylediği aşağılayıcı cümlesiydi ve ben bu insana tüm imkanlarımı, elimdeki son altınlarımı da satarak umutla gittim. 1 milyar gibi bir parayı bu gün ihtiyaçlarım varken ona bir seferde yatırarak gittim. Sonuç mükemmel sağlığımdan oldum. F.S.A

Ben ilk liposuction ile bu hataya başladım ve şuan şekil bozukluğu var vücudumda. Sonra 4 ay herbalife diye bitkisel ürün seti kullandım, kabızlık ve kusma sonuca onu da bıraktık. Sonra lahana kapsülü kullandım fakat o benim iştahımı daha da açtı ve şu an 1 sene önce zayıflamak için uyguladığım yöntemlerden dolayı 70 kg dan 82 kg ma çıktım. A.T

Farklı diyet denemedim, açıkçası hep bildik diyetler yaptım. Bitki çayları içtim ama işe yaramadı. Bitkisel zayıflatıcı macun yedim oda olmadı. En sonunda gazetede gördüm zayıflama ilacı lida diye etkilerini anlatmış insanlar sağlıkları bozulmuş ciddi derecede ama ben dinlemedim, sağlığımı OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 1


hiçe sayarak aldım ilacı kullanmaya başladım. İlk gün garipti kalbim biraz daha hızlı atıyordu ama yinede bu yan etkisini bildiğim için önemsemedim devam ettim. 17 gün kullandım günün hep aynı saatinde hastalanıyordum kafamı kaldıramıyordum ama zayıflarım diye birazda süzülmüştüm hırsla kullanmaya devam ettim. 17 nci günü ömrüm boyunca unutamam, kalbim öyle şiddetli atıyordu ki nefes alırken zorlanmaya başlamıştım, kalbim ağzımdan fırlayıp çıkacak sandım ve sol tarafım uyuşmuştu, kolumu kaldıramıyordum. Ağlamaya başladım o duyguyu anlatamam öleceğim artık dedim. Hissetmiyordum vücudumu sadece kalp çarpıntımı duyuyordum annem panikle geldi. Elini kalbime koydu ve çok korktu o bile şaşırmıştı ve hemen hastaneye götürdü doktor kalp grafiği çekti ve nabzım çok kötü atıyormuş müdahale etti, ilaç verdi kalp ritmin bozulmuş diye ve sonra kalanı attım zaten buda işe yaramamıştı ve az kalsın zayıflamak uğruna ölecektim. F.S

Piyasadaki hemen hemen bütün diyetleri yaptığımı söyleyebilirim. Ama hiçbiri işe yaramadı. Otacı güzellik merkezi, Nutra Slim, İstanbul’da ünlü birkaç özel diyetisyen, akupunktur, bütün hepsini denedim. Otacıda uzun bir zaman diliminde (sanırım 2 ay kadar) 5-6 kilo verdim, sonra bıraktım. Nutra Slimde ise sürekli mesai dolayısı ile gidemedim, bütün param yandı... Akupunktur hiç bir etki göstermedi bence şarlatanlıktan başka bir şey değil. M.G

İlk kez kendime bir bisiklet aldım bir süre sonra askı olarak görev yapmaya başladı. Hamilelik sonrası kendiliğinden bir yıl içinde 80 den 70 düştüm. Tıp fakültesinden bir diyet aldım günde bir saat beden eğitimi öğrencisi eşliğinde egzersiz yaptım 57 kiloya indim iki yıl sonra 64 kiloydum ama sigarayı bıraktım birdenbire 77 oldum. Yeniden diyetisyene gittim ve 70 kiloya düştüm sonra herbalife kullandım bir haftada iki kilo aldım. Çeşitli otlar, macunlar, keten tohumu, kefir beş altı ay kadar kullandım. Hiç bir gr bile vermedim. Vücuda elektrik veren ıslak bir yöntem kullandım pasif jimnastik, bütün vücudum sızladı. Onlara göre bir kaç santim incelmiştim ama bana göre hiçbir şey olmadı. Sonra mezoterapi ve karboksi denedim, korkunç acı veren bir sistemdi. Kilo vermek bir yana o günden sonra ayak bileklerim daha çok şişti. Bir süre Kazakistanlı masajcılara gittim çeşitli kremlerle ovuldum, kilo veremedim. Çok rahatlatıcıydı ama gittiğim masajcı fuhuştan basılıp gazetelere çıkınca okuldan birlikte gittiğimiz birkaç arkadaşla şok yaşadık ama kilo veremedim. 14 günlük sadece et yenen bir diyet yaptım arkadaşlar 6-8 kilo vermişlerdi. Ben sadece 2,5 kilo verdim ama en kötüsü buydu. 14 gün etten başka bir şey ağzına koymuyorsun arkasından hemen montinyak diyetine başladım, kiloda oynama olmadı normal yaşantıma dönünce 2,5 kg 4 kg olarak geri döndü. Sonra hipnoza gittim, bir haftada bir buçuk kilo verdim. Kilolarıma değil ama bana çok yararı oldu birçok açıdan işe yaradığını düşünüyorum. Şimdi her şeyi bıraktım haftada 1-2 kez birer saat yüzme 1-2 kez birer saatlik yürüyüşle ve dikkatli yiyerek en azından olduğum kiloda kalmaya çabalıyorum. P.T Akupunktur:

10 gün dayanabildim…

Sonuç:

Başarısızlık, hayal kırıklığı, para kaybı…

Zayıflama kliniği:

10 gün devam…

Sonuç:

5 kilo. Bir ay sonra aynen iade.

Lahana suyu:

8 gün uyguladım…

Sonuç:

3 kilo verdim daha fazla dayanamadım...

AkĢam yememe: En başarılısı bu oldu, uzun sürede ama zorlanmadan 5 kilo verdim. Sonuç:

Artık akşamları daha fazla yiyorum…

OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 2


M.E.S

İlk akupunktur denedim çok güzeldi tabi 2 hafta sebze yedim:) sonuç muhteşem 9 kilo verdim. Ama bıraktığımda tam bir sene içinde 22 kg aldım sonra Hollywood 48 içtim bir hafta aç gezdim 4-5 kg fark etti işte sonra onlar yine geri geldi sonra apple cider kullandım. O da sadece kilo almamı engelledi 1/2 kilo verdim o kadar. Sonra hımm 4.3.2.1 kullandım onunla 5 kg verdim, tabi onlar bitti ben almaya başladım. En son geçen yaz diyetisyene gittim devlet hastanesine, kadın yüzüme bile bakmadan bir liste tutuşturdu elime bir ay sonra gel dedi. Çok üzüldüm kendimi çok değersiz hissettim, sonra o gevşek diyetini de uygulayamadım. En son cla kullandım ondada kutuyu bitiremedim, açıkçası beni çok tatmin etmedi. A.E

İsviçre diyeti 3 gün sonuç sıfır… Diyetisyen kontrollü diyet 3 hafta sonuç 3 kg, spor salonu 3 hafta 4kg, akupunktur 1 ay 3,5 kg, eph2000 1 ay 2 kg, Hollywood 48 iki sefer her seferinde sadece 900 gram civarı… reductil 6 ay 3-4 kg civarı… xenical 1 ay 3 kg civarı… 2005 yılında boşanma sürecim sırasında günde sadece 2-3 paket sigara ve bol kahve dışında hiç bir şey yemediğim dönem en başarılı dönemdi 12 kg kadar verdim. K.Ç

Muzaffer kuşana gitmiştim. 1 ay kaldım açlıktan akşam odamda ağlıyordum, günde 4 saat spor yaptırıyorlardı. 1 ayda 8 kilo verdim ama ben benlikten çıkmıştım. Merkezden çıktığımda gözüm dönmüştü, öyle ki önüme ne çıkarsa yemek istiyordum. İlaç lida kullandım ama Allahtan 1 hafta sonra “yaaa ben ne yapıyorum, kendimi mi öldüreceğim” dedim ve bıraktım. İnanılmaz çarpıntı ve ağızda kuruluk hissi yaratıyordu, iğrenç bir duygu. Gitmediğim akupunkturcu kalmadı, bir işe yaramıyor. En son gittiğim doktora dedim ki: “Bu küçük iğneler bir işe yaramıyor, en iyisi siz bana temel çivisi takın “:) adam suratıma tuhaf tuhaf bakmıştı, çok eğlendimmmmmmmmm :) Daha ne yazayım gerisini siz anlayın artık, hiçbir işe yaramadılar anlayacağınız. En son tepem attığı için mide kelepçesi taktırdım, 22 kilo verdim 5 ayda. Sonra sürekli sıvıyla beslendiğim için kelepçeyi açtırdım ki salata vs. yiyebileyim ve anında 3 kilo geri alınca doktorum kelepçeyi tekrar daralttı. Katı hiçbir Ģey yiyemiyor ve yemeğe teĢebbüs ettiğimde de kusuyordum. Bende aklımı çalıĢtırdım dondurma yemeğe baĢladım, çikolata erittim o Ģekilde tükettim. Daha sonra kelepçenin de sorunumu çözmeyeceğini anladığımdan kelepçeyi açtırdım ve verdiğim 22 kiloyu aynen 3 ayda geri aldım :( inanın bıktım artık... Yakın çevrem çok şişman olduğumu düşünüyor. Kızım her dakika tepemde yeme yeme diyip duruyor ama oğlum sana bu çok yakışıyor boş ver anne diyor. (Eh ne de olsa evlat. Benim üzüldüğümü bildiği belki de bana kendimi kötü hissettirmemek için böyle söylüyor). Bana kilo vermem konusunda kimse yardımcı olmuyor, çevremdeki insanların yardım anlayışı negatife yönelik. Yani bana “aman çok şişmanladın, bak ne kötü görünüyorsun” dediklerinde benim yemek yemeyeceğimi sanıyorlar, aslında tam tersi negatif bir yaklaşım beni daha da agresifleştirip daha da çok yemek yememe neden oluyor. Bana pozitif yaklaşımlarla yaklaşan bir insan olsa daha akılcı düşünebilirim. Psikolojik olarak kendimi çöp kutusu gibi hissediyorum ve sokağa çıktığımda bu dünyadaki en ĢiĢman insan benmiĢim gibi bir duyguya kapılıyorum ve çabucak eve yani güvenlik alanıma dönmek istiyorum. Bu durumdan da nefret ediyorum ve çok üzülüyorum... S.Ö OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 3


SONUÇ:

Bu sorunun cevaplarında görmüş olduğumuz gibi piyasada mevcut zayıflama yöntemlerinin hepsinin çeşitli kişiler tarafından defalarca kullanıldığını, hatta aynı kişilerin çoğunlukla birden çok yöntemi tekrar tekrar denediğini net bir şekilde görmekteyiz.

Verilmiş olan cevapların tümünde tek bir ortak nokta göze çarpmaktadır o da kişiler ne yaparlarsa yapsınlar, sonuçta hep ilk noktaya geri döndükleri, hatta baĢlangıç noktasından harekete dahi geçemedikleri noktasıdır.

Bu kapsamda gelelim ikinci soru ve verilen cevaplarına; Mevcut zayıflama programlarının ve bu programlarla ilgili sektörün sizin zayıflama daha doğrusu zayıflayamama yada verilen kilolarınızı fazlası ile geri almadaki katkılarının neler olduğunu düĢünüyorsunuz?

Sanki sektör kilo vermek için değil de kilo verdirmemek için çabalıyor. Çünkü sizi belli bir süreç kısıtlıyorlar, ellerini çektiklerinde ise bocalıyorsunuz. Oysa size nasıl yaşanması gerektiğini öğretmeli, yani ömrün boyunca bir kibrit kutusu peynir yiyemeyeceğin açık bir şey olduğuna göre bunu dengelemeyi öğretmeliler. Sabah kahvaltısında 5 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir yediysem günümün geri kalanını nasıl değerlendirmeliyim, ne gibi kesintiler yapabilirim gibi şeyleri açıklamak yerine işleri bittiğinde ellerini çektiklerinde olan onca kiloyu veren ve bir kaç ayda alan biz şişkolara oluyor. E.Y

Onların niyeti bizleri kendilerine bağımlı hale getirmek… Sanki onlarsız kilo vermemiz mümkün değilmiş gibi bizi kendilerinden medet umar hale getiriyorlar. Medyanın da bunda çok büyük etkisi var. Kısa süreli sonuçlar aldığımızda ise ürünün işe yaradığını düşünüp, nasıl olsa tekrar kullanır yine veririm duygusuyla yedikçe yiyoruz. Ama bu ve benzeri çabalar yüzünden harap ettiğimiz metabolizmamızın sesini duyamıyoruz. O da kendini korumaya alıp iyice yavaşlıyor. Kısaca çırpındıkça batar hale geliyoruz... B.P

Yıllar önce kekeme bir öğrencim vardı. Öğretmenlik staj derslerine giriyordum. Ders anlatma sırası ona geliyordu. Kendimi onun yerine koydum ellerini tuttum gözlerinin içine baktım ona kendine inanmayı anlattım günlerce. Sonra staj başladı, ders verdiği okula gidip rehber öğretmenle daha anlayışlı olması konusunda konuşacaktım. Kekeme bir öğrencinin olmadığını söyledi. Kapının arkasından öğrencimi izledim. Bülbül gibiydi. Ertesi gün okulun kapısında karşıladım kucaklaştık. Bahçede sarmaş dolaştık. Bu sektör asla ve asla bana kimsenin yapamayacağını yaptı. Kendime olan inancımı yitirmemi sağladı. Hayır, henüz ölmedim. Ben insana inanıyorum. Evrenin en muhteşem varlığına inanıyorum. Ben Allaha inanıyorum, onun çalışan ve düşünen insanlara sonsuz destek verdiğini biliyorum. Onlar beni epeyce tökezlettiler. Zayıflayacağıma değil zayıflayamayacağıma OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 4


inandırmayı seçtiler. Bende zayıflamamak için ne gerekiyorsa yapmışım. Keşke inancımı kaybetmemeyi başarabilseydim. Asıl üzücü olan bu benim için. P.T

Günümüzde insanlar eskisi gibi değiller artık daha bilinçli ve maddi olarak da gelir elde eden bir çoğunluk var. Durum böyle olunca da iyi yaşamak iyi görünmek istiyorlar, bundan dolayı çok güçlü bir sektör oluştu. Şu an en revaçta olan işler sağlık ve kişinin kendini iyi hissetmesini mutlu olmasını sağlayan merkezler ve bu merkezlerde çok ciddi cirolar dönmekte. Eğer kesin çözüm üretilirse bu sektöre ihtiyaç kalmayacak yada bu kadar talep olmayacak bundan dolayı çok iyi hizmet verildiğini düşünmüyorum. E.N.S

Aynı şeyler devam etmeli ki bu çark dönsün, insanlar zayıflasın tekrar verdiği kiloyu alsın. Zayıflamak için tekrar para versin; böle devam etmeli ki birileri para kazansın. Uzmanlara gelince ezberci zihniyet olduğunu hiç araştırmadan kendi çabalarıyla bir şeyler üretmeden aynı şeyleri tekrar ettiklerini bu kitabi okumadan anlamamışım. Sağlıklı şekli böyledir diye düşünürdüm hep yanıldığımı anladım bu kadar eziyetten sonra hep aynı şeyleri bıkmadan ne çok tekrar etmişim meğer bir işe yaramadığını bile bile bir umut işte ama anladım artık F.S

Hayal kırıklığı, pişmanlık, zaten deneyip deneyip başaramadıktan sonra yaşama sevincini de yitiriyorsun ki inanç olmadan hiçbir şey olmuyor ne yazık ki insanoğlu da böyle yıpranınca inancını yitirmeye başlıyor umutlar sönüyor durum kabullenilmeye çalışıyor ama ne zaman gardırobunu açsan ve üzerine göre bir şey bulamasan kendine kızmaya başlıyorsun. Kendine yüksek sesle bağırıyorsun “Allah'ın salağı bir şeyi beceremedin” diyorsun, millet güzel güzel giyinirken sen eşofmanla geziyorsun, ailen üstüne geliyor. Yani katkıyı bırakın zararları o kadar çok ki denediğinize pişman olup kuyruğunuzu sıkıştırıp yerinizde saymaya devam ediyorsunuz. A.E SONUÇ: Bu ikinci sorunun cevaplarına baktığımızda da ortak payda kilodan daha çok öz güven eksilttiği yönünde. Yani denenen tüm bu yöntemler, haliyle genel anlamda bu sektör “bizi sadece maddi anlamda değil manevi anlamda da çok büyük yıkımlara uğratarak, bu çarka bağımlı hale getiriyor” fikrinde buluşuyoruz.

OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 5


Gelelim “Neden Çember” puzzle’ını tamamlayacak olan son soru ve cevaplarına;

ġiĢmanlığı ve ĢiĢman olma duygusunu hiç tanımamıĢ, yıllardır kalıcı sonuçlar alınmadığı halde hep aynı Ģeyleri tekrarlayan ve aynı yöntemleri öneren “Uzmanlar!!!” hakkında ne düĢünüyorsunuz? Kısaca zayıflama sektörü ve bu sektörün Ģimdiye kadar baĢarısız olma nedenlerine iliĢkin yorumlarınız nelerdir?

Şişmanlığın psikolojisini yaşamayan bilemez. Ben şişmanlığı artık hem fiziksel hem de ruhsal olarak bir hastalık olarak görüyorum. Ve bu hastalığın tedavisinde ruhsal terapinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Maalesef diyetisyenlerde bunu bulamıyorsunuz. Etrafınızda sizin psikolojinizi anlayan, size destek veren birisi yoksa ki böyle birini ben hiç bulamadım, başarısız olacağınız kesin. B.T

Ticaret yapıyorlar galiba, bir de en nefret ettiğim şey güzel güzel mankenleri reklamlara çıkarıp da ürün tanıtmıyorlar mı deli oluyorum. Ya anlamıyorum birinin evet dediğine biri hayır diyor bu nasıl tıp anlayışı merak ediyorum. İnsanları kullanıyorlar, en zayıf noktalarından vuruyorlar. Ama onlara da diyecek yok çünkü bende o kananlardan biriyim, her defasında inandım, bir umut dedim ve buda benim son umudum S.K

Onlar için her şey kitapta yazdığı gibi. Yani okuduklarının yapılabilir olduğunu sanıyorlar. Ama o kadar kolay değil hiçbir şey. Çevrenizdekiler istediği her şeyi yerken siz gramaj hesabı yapmak zorunda kaldığınızda ne kadar can sıkıcı bir durumla karşılaştığınızı diyetisyenler anlamıyorlar. Ben size yemin edebilirim şu anda bir diyet kliniği açabilir çok değişik diyet menüleri hazırlayabilirim. Hepsini biliyorum gram gram ne yenilmesi gerektiğini söylerim çok güzel insan yönlendiririm ama böyle olmuyor işte. Kendimi zayıflatamıyorum. M.E.S

Bunlar için söylenecek o kadar çok kelime var ki benim terbiyem buna asla izin vermez. Kilolu olan insanların üzerinden duygularıyla oynayarak para kazanan şahıslar. Ben belki de 1 yılda 15.000 tl para harcadım zayıflama uğruna. Artık dayanamadım mide balonu taktırmak istedim tam bu esnada sizi buldum. T.Y

Herkes kendi çektiğini bilir... Aynı sıkıntıları yaşamamış, aynı duyguları tatmamış insanların birbirini anlaması çok zordur. Empati kabiliyeti olsa bile hep bir yere kadardır. Mesela ben en çok diyabetli arkadaşlarımla anlaşabiliyorum çünkü aynı dili konuştuğumu görüyorum. Ailem yaşadığım sıkıntıların en yakın şahidi de olsalar beni ne yazık ki anlayamıyorlar… Yapma etme demekle her şeyin olabileceğine inanmışlar. Diyetisyenlerin en büyük hatası ise kiloyu sadece görsel olarak OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 6


değerlendirmeleridir. Aslında kilo buzdağının görünen kısmıdır. Önce bunun fizyolojik ve psikolojik nedenleri araştırılmalıdır. Bir kere her şeyin başı moral... Kişi düzgün bir psikolojiye sahip olmadan hiç bir konuda motive olamaz. Kişilerin günlük yaşamı, aktivitesi, zevkleri yeterince araştırılmadan verilen her diyet baştan başarısız olur bence... Kişi o tür beslenmeye alışık değilse bıçak gibi kesemez, bir süre sonra bıkar, bırakır... Diyet kişiye özel olmalıdır, standart bir diyet olamaz, çünkü hepimiz farklıyız... Zaten öncelikle bu bir diyet programı değil, sağlıklı beslenme düzeni olarak görülmezse ve bu şekilde hayata geçirilmezse eninde sonunda bitmeye mahkumdur. Bence tüm bunlar insanların zayıf duygularını sömürmekten başka bir şey değil... Bu bir sektör olmuş ve önüne gelen, bilgili bilgisiz herkes rant sağlamaya çalışıyor. Bizler de onların ekmeğine yağ sürmeye devam ettikçe ne yazık ki hep var olacaklardır... B.P

Vücudun şifresindeki her kelimeye aynen katılıyorum. Kitabı okuyuncaya kadar başarısız olanın hep ben olduğumu düşündüm. Onlar işlerini yapıyorlardı. Zayıflamak için kalıcı ve etkili bir yöntem yoktu. Hayatı ezbere yaşıyorlar ve durumlarını koruyorlar, duyguları yokmuş gibi. Oğlumda yüksek kolesterol çıktı 8-10 yaşlarında doktora götürdüm. Hastanenin diyetisyenine yönlendirdi. Kibrit kutusu diyetlerinden birini aldık. İlk kez o gün onların aybaşına kadar işlerini yapan robotlar olduğunu düşünmüştüm. Orada çocuğuna çözüm arayan bir anne değil sohbetini kesmiş baştan savılması gereken bir iştim. O sadece bir çocuktu. Duygularımız kimsenin umurunda değildi…

Bir başka sefer arkadaşım olan ve her gün arabamla kendisini işe götürdüğüm akademisyen bir diyetisyenden yardım istemiştim. Listeyi hafta sonları çalıştığı kliniklerden birine çağırarak yazmış ve para almıştı. O zaman bunun “sürdürülmesi için ĢiĢman insanlara ihtiyacı olan bir sektörün var olduğunu ve baĢarılı olunduğunda onların aç kalacağını” düşünmüş sonra da yok canım daha neler deyip iç sesimi susturmuştum. Artık biliyorum ki onlar böyle bir yöntem varsa bilmiyorlar, bilmekte istemiyorlar gibi gözüküyor. Çünkü işinde gelişme bilinciyle çoğu tanışmamış. Bu bilince yakın olanlar gelişme alanı olarak bilimselliği değil medyayı kullanıyorlar. Ortada diyetisyen yada beslenme uzmanı yok, doğru şeyler söyleyen ama inanarak yaşayan ve benim son derece ciddiye aldığım diyetisyen değil bir cerrah olan, sağlıklı bilgiler veren Mehmet Öz’ün dışında*** Mevcut tv diyetisyenlerinin ve müdavimlerinin yazık ki yaratılan popüler kültürün ezber oyuncuları olduklarını şöhret olamayanların ise sadece figüranlıkla yetindiklerini düşünüyorum. İnsan duyguları musluk değildir. Her canınız istediğinde açıp kapatamazsınız. Başarısızlar çünkü şişman insana ihtiyaç duyan çok büyük yatırımlarla kurulan zayıflama sektörünü beslemek zorundalar. Gelişen bir toplum değil şişman bir toplum daha kazançlı görünüyor olsa gerek. Bunları yazarken aklıma bir şey geldi şu anda saat sabah altıya geliyor ve bana bu olayı çağrıştırdı. Birkaç yıl önce bir dershane hızlı okuma kursu açtı. Koşa koşa gittim ilk sırada kaydımı yaptırdım. Sınıfın yaş ortalaması öss hazırlık öğrencileri kadar. Çocuklar soru çözmek için hızlı okumak istiyorlar, bense okunacak kaynak çok ömür kısa diye. Neyse sürekli ödevlerimi yapıp en ön sıraya oturuyorum. Üç gün sonra müdürün odasına çağırıp beni kovdular, çünkü çok çalışıp düzeni bozuyormuşum. Müdüre şaşkınlıkla çalışmama sevinmeleri gerektiğini söyledim. Bana “Hanımefendi burası bir işletme” dedi. Öyle büyük bir tokat gibi geldi ki. Hayır, tokat değil tekme. Eğitim ve işletme yan yana, aman Allah’ım. Ben 25 yıllık eğitimciyim. Hiç eğitime işletme zihniyeti ile bakabilen bir sistemle tanışacağımı düşünmemiştim. Kovuldum!!! Öğrenmek istediğim için ağustos ayında sabahın sekizinde bebelerle OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 7


aynı sınıfta oturup ders çalışmayı göze alıp çalıştığım için kovuldum. Utanç içinde bütün gün ağladım. Kendimden utanıyordum. Ben düzenlerine çomak sokmuştum. Hızlı okumayı öğrenmeyi istemem kimseyi ilgilendirmiyordu. Düzeni bozmam kötüydü. Ben o düzenin Halil Kargulu’suydum, o yüzden kovdular. İnsana hizmet sektörlerinin hedefleri insana hizmet değil. Gelişmek değil küçük olanlar maaşlarını, büyük olanlar daha fazlasını istiyorlar. Ben onlar için kaybedilmemesi gereken bir müşteri olduğum için beni sürekli şişirmek zorundalar. Başardılar. En büyük başarıları beni “BaĢaramayacağıma inandırmalarıydı”. P.T

Bu son cevap içinde geçen *** lı ve altı çizili bölüm hakkında biz susalım yine bu sektörün içinden olan farklı bir meslektaĢı cevap versin istiyoruz. *** Daha birkaç yıl önce TV programlarında "Acai Berry" haplarını tavsiye eden ünlü bir hekimin milyonlarca kişi tarafından izlenen bir başka programda "Ġstediğinizi yiyip için. Sadece dört hafta süreyle mango özü hapları yutun. En az beĢ-altı kilo vereceğinizi garanti ederim!" demesi üzerine Amerika’da yaklaşık 1 milyar dolara yakın bir satış rakamına ulaşan mango özü haplarının hiç bu işe yaramadığı anlaşılınca olaya Amerikan Ticaret Bakanlığı el koydu. Üretici firmalara büyük olasılıkla ciddi cezalar, önemli yaptırımlar uygulanacak. Yani oyun; sadece Türkiye’de değil, pek çok ülkede oynanıyor. Mucize zayıflatıcı bugün mango, yarın Meksika Biberi, öbür gün lahana tozu oluveriyor. Sonuç. Bedeniniz değil cüzdanınız zayıflıyor. hürriyet.com.tr - 19-07-2011

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Ve yine Dr. Mehmet Öz ile ilgili iki haber linki: http://ekonomi.milliyet.com.tr/mehmet-oz-un-bagirsaklarindaki-mercimekler/ekonomi/ekonomiyazardetay/17.07.2011/1415355/default.htm http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1001980

SONUÇ: Üçüncü ve son sorumuzda da “uzmanlar ve sektör hakkında neler düşünüldüğünü” sormuştuk ve bu yazılanlardan çıkan sonucu da iki madde halinde ele almak yanlış olmaz; 1- Zayıflama adına sahip olunan derin bir CEHALET!!! 2- Büyük bir kısırdöngü ve bu döngüden elde edilen çok büyük bir RANT.

Şimdi tüm bu yazılanlardan çıkarmış olduğumuz sonuçları alt alta topladığımız zaman dünyanın günden güne ġĠġMANLATILDIĞINI ve bunun da insanların Ġradeleri, Özgüvenleri, Huzur ve Mutlulukları ellerinden alınarak yapıldığını, böylelikle kurulmuş olan düzenin değişmez dişlileri haline getirildiklerini görüyoruz.

OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 8


Bireylerin “kendi içlerine dönmeleri, kendi gerçeklerini bulmaları”, bilimsellik adı altında, görsel ve yazılı medyada günden güne yapılan “ĢiĢirme, kopyala-yapıĢtır, doğruluğu sınanmayan batı tercümesi” haberlerle ellerinden alınmıştır. Böylelikle “Zihinsel KöleleĢtirilen” bireyler her pazartesi sıfırdan başlayıp Salı günü başarısızlıkla sonuçlanacak ve yeni arayışlar içine itilerek düzenin “Kandırılma Bağımlıları” haline getirilmişlerdir. Böyle bir düzeni, yine ancak bu sıkıntıları derinden yaşamış birilerinin çözüme ulaştırmasının kaçınılmaz olduğu noktada, Halil Kargulu kendi kişisel çalışmalarını zaman içinde yapmış olduğu bireysel koçluklardan da etkilenerek bir şablona dökmüş ve doğruları, yanlışları değerlendirerek 10 sene gibi bir zaman diliminde, 1200 kişinin zayıflama süreçlerini de dikkate alarak, bu çemberi ortaya çıkartmıştır. Buna rağmen hayat dinamiklerinin hareketli olması ve günden güne değişiyor olması nedeniyle de hala bitmiş değil ve kendisini yenilemektedir.

Şimdi soruyu tekrardan sorup cevaplarına bir daha bakalım…

Neden zayıflama çemberi? Çünkü bizlerin hayatını derinden etkileyen böylesine bir hastalıkta, şimdiye kadar hiçbir kesin çözüm sunulmamış aksine çözümsüzlükler içinde kiĢiler tüketilmiĢtir.

Neden zayıflama çemberi? Çünkü artık bilimsellik adı altında bize dayatılan, hiçbir mantıklı dayanağı olmayan ve tek düze yöntemlere daha fazla ne verilecek para, ne de bağlanacak umut kalmadı.

Neden zayıflama çemberi? Çünkü artık bu zihinsel kölelikten kurtulup, kandırılma bağımlılığımızı bir yana koyarak kendi gerçeklerimizle yaşayıp, hayatın geri kalanını hayal ettiğimiz gibi, olması gerektiği gibi, geçmiĢin tüm acılarına inat tadını çıkartabilmek ve uzun bir ömür sağlıklı, mutlu, huzurlu yaĢayabilmek için.

Tüm bu yazılanlardan sonra şimdi çembere dört elle sarılıp kendi ışığımızı bulana kadar onu hiç bırakmamaya geldi sıra.

OMDER & HK PERFORMANS = Kaliteli Hizmet Üstün Performans Sayfa 9

Neden çember  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you