Issuu on Google+

Yörem Güncel

12 Gençlik Ramazan GÜÇLÜ

Gençlik bir milletin geleceği, umudu ve güvencesidir. Yarınlarımızı kendilerine emanet edeceğimiz gençlerimiz ne kadar iyi yetiştirilir, ne kadar dinine, vatanına, mukaddes değerlerine bağlı olurlarsa geleceğimizden o derece emin olabiliriz. Zira gençliğin yetiştirilmesi konusu, milletin bütün fertlerinin ortak meselesidir. Bu nedenle toplumda her bir ferdin, gelecek nesillerin, arzu edilen sağlam kişilik sahibi bireyler olarak yetiştirilmesine gayret sarf etmesi katkı sağlaması gerekir. Her türlü kötülüğün temelinde cahillik ve iman zaafiyeti bulunur. Onun için gençlerimiz imanlı, şuurlu, milli ve manevi değerlerine sahip, vatanını, milletini ve bayrağını seven fertler olarak yetiştirilmelidir. Çünkü Allah‘a ve Ahiret gününe inanan bir genç kendini her an yanlışa, gayri ahlaki davranışlara sürükleyebilecek her türlü davranıştan uzak duracaktır. Şayet gençlerimize sağlam bir şekilde, Allah ve Ahiret inancı, Peygamber sevgisi verilmezse sadece zevklerini tatmin için yaşayan; içki, kumar ve uyuşturucu bağımlısı olan, sefaya dalan, inanç boşluğuna düşen nihayet ruhlarındaki o boşluk ile kendisini zararlı ve sapık akımların pençesinde bulan bir gençlik meydana gelir. O zaman da feryatlarımız bir fayda sağlamaz. İslam dini bunun için eğitime, özellikle de gençlerin eğitimine çok büyük önem vermektedir. Hz.Peygamber’in hayatına baktığımız zaman,O’nun gençlere çok önem verdiğini,onlarla ilgilendiğini ve onları uyarmak ve eğitmek için çok önemli mesajlar verdiğini görürüz. Mesela Peygamberimiz (sav) “ Rabbine ibadetle yetişen gencin, kıyamet gününde arşın gölgesinde olacağını bildirmiş.” Allah’a itaat içinde yetişen genci övmüştür. Hz.Peygamber gençlerin sorumluluk gerektiren iş ve görevlere hazırlanması için gayret göstermiştir .Mesela vahiy kâtiplerini genellikle gençler arasından seçmiştir. İslam‘a davet mektuplarını gençlere yazdırmıştır. Gençlerin yabancı dil öğrenmelerini teşvik etmiştir. Çoğu yaşlı sahabelerden oluşan orduya, liyakatli bir genç komutan atamaktan çekinmemiştir. Bedir savaşında sancaktar olan Hz. Ali henüz 20 veya 21 yaşındadır. Efendimiz’in rahle-i tedrisinden geçen gençler onun vefatından sonra da,yeryüzünde ahlak ve fazilet timsali, örnek şahsiyetler olarak dünyayı aydınlatmaya devam etmişlerdir. Cenab-ı Hak: “Bir topluluk kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği bir nimeti / güzel bir durumu değiştirmez. Allah şüphesiz hakkıyla işitendir. Bilendir” (Enfal-53)buyuruyor.Ayeti kerimeden anlaşılmaktadır ki toplumsal değişmenin ve yozlaşmanın sebebi, fertlerin kendi iradeleriyle inançlarını ahlaki değer ve yaşayışlarını bozmuş olmalarıdır. Meseleye bu açıdan bakıldığında toplumun özellikle de gençliğin hem bedenen, hem ruhen eğitilmeye ve her türlü zararlı alışkanlıklardan korunmaya ihtiyacı vardır.Özellikle son yıllarda başta iletişim araçlarının olumsuz yönlendirmeleri ile, diğer çevresel faktörler nedeniyle, annebabalar üstün ahlaklı gençler yetiştirmekte zorlanmaktadır. Halk arasında söylenen bir söz vardır. “Gençlik çağı çabuk geçer.” Unutmamak lazımdır ki ihtiyarlıkta ömür de çabuk geçer. Önemli olan gök kubbede hoş bir seda bırakmaktır. Bu nedenle umudumuz olan gençlerimize çağın gereklerine uygun görev ve sorumluluk duygusu aşılanmalı, ahlaki ölçüler içerisinde yetiştirilmelidir. Bunun içinde başta ana-babalara, eğitim-öğretim kurumlarına ve medyaya, ham madde durumundaki gençliğin işlenmesi ve altın bir neslin yetiştirilmesi konusunda önemli görevler düşmektedir. Kendimize “Ben bir gencin üstün ahlaklı olması için ne yapabilirim” sorusunu sormalı ve buna cevap aramalıyız. “ Rabbim geleceğimize güvenle bakabileceğimiz, ahlaklı, milli ve manevi değerlerine bağlı, iyilikte ve takvada yarışan bir gençlik yetiştirmeyi nasip eylesin.

Mayıs 2013

Camiden 150 yıllık duvar saatini çaldılar Bursa’nın Büyükorhan İlçesinde tarihi Hocahasan Cami’ne giren kimliği belirsiz hırsız ya da hırsızlar içeride bulunan 150 yıllık duvar saatini çalarak kayıplara karıştı. Aydın KURMUŞ Olay İlçenin Hocahasan Mahallesi’nde bulunan tarihi Hocahasan Camii’nde meydana geldi. Öğle saatlerinde camii’ye gelen imam Yunus Kahraman, içeriye girdiğinde duvarda eski saatin yerinde olmadığını fark edince durumu hemen polise bildirdi. İhbar üzerine camiye gelen polisler, parmak izi incelemesi yapıp, yetkililerin ifadelerine başvururken, hırsızlığı yapan kişi ya da kişilerin belirlenmesine yönelik çalışma başlattı. Camii imamı Yunus Kahraman saatin sabah namazı esnasında yerinde olduğunu belirterek, her zaman olduğu gibi öğle saatinde camiye geldim, cami içerisinde dolaşırken minberin üzerinde duvarda asılı olan tarihi değeri olan 150 yıllık saatin yerinde olmadığını fark ettim. Zannedersem hırsızlık olayı sabah namazı sonrası gerçekleştirildi.

Çünkü sabah namazında saat yerinde duruyordu diyerek, saati çalan hırsız ya

da hırsızlara manevi değeri çok yüksek olan saati geri getirmeleri çağrısında

bulundu. Olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı.

Büyükorhan’da kan bağışı Büyükorhan’da Büyükorhan İlçe Müftülüğü’nün organize ettiği Kutlu Doğum Haftası Programı kapsamında Kızılay Bursa Müdürlüğü işbirliğinde ilk kez kan bağış kampanyası düzenlendi. Kan bağış kampanyasına din görevlilerinin yanı sıra vatandaşlar ve Uludağ Üniversitesi Büyükorhan Meslek Yüksek Okulu öğrencileri de yoğun ilgi gösterdi. Kutlu Doğum Haftası Kapsamında düzenlenen etkinliklerde bu yıl ilk kez Kızılay ile iş birliğine gidilerek kan bağışı kampanyası gerçekleştirildi. Belediye düğün salonunda gerçekleştirilen kan bağışı kampanyasında Kızılay yetkilileri kan bağışının önemini belirten broşürler dağıtırken, müftülük görevlileri de kan bağışının önemini anlattı. Din görevlilerinin yanı sıra vatandaşlar da Büyükorhan Belediye düğün salonuna gidip kan bağışında bulundular. Büyükorhan’da ilk defa kan bağışı kampanyası düzenlendiğine belirten

Büyükorhan’da Kutlu Doğum Haftası Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında Büyükorhan’da etkinlik düzenlendi. Bursa’nın Büyükorhan İlçesinde SİRİUS Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından Kutlu Doğum Haftası kapsamında Belediye Düğün Salonu’nda "O’nu anarken" temalı program düzenlendi. Programa; Belediye Başkanı Selami Selçuk Türkmen, İlçe Müftüsü Kadir Ünal, daire müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı ardından İlçe Müftüsü Kadir Ünal’ın Kur'an-ı Kerim okuması ile başladı. Baba Sultan İlahi Grubu’nun söylediği ilahiler ile program devam ederken, Atatürk

İlköğretim Okulu öğrencilerinden iki minik öğrencinin sunduğu semazen gösterisi ise programa katılanların

büyük beğenisini topladı. Programda konuşan Bursa İrfan Eğitimciler Derneği Başkanı Bülent Göyyasa

Dağ-Der'de seçim heyecanı Dağ-Der Genel Başkanı Mustafa Bay, olağan genel kurulda güven tazeledi. Orhaneli-Keles-BüyükorhanHarmancık Yardımlaşma ve Kültür Derneği (DAĞ-DER), 16. olağan genel kuruyla başkanını seçti. Yaklaşık 6 ay önce yapılan olağanüstü genel kurulla Dağ-Der genel başkanı seçilen Mustafa Bay güven tazeledi. 2226 üyenin oy kullandığı ve 12 oyun geçersiz sayıldığı seçimlerde 1727 oy alan Bay tekrar göreve seçildi. Diğer aday Kamil Yılmaz ise 487 oyda kaldı.

Bursa’ya hayran kaldılar Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV), dünyanın farklı ülkelerinden gelen folklor uzmanlarını Bursa’da ağırladı. Dünyanın birçok ülkesinde halk kültürleri üzerine incelemeler yapan tarihçi, akademisyen, öğretmen ve yazarlardan oluşan heyet Türk kültürünü incelemek için Bursa’ya geldi. İngiltere, Avusturya ve Hollanda’dan gelen uzmanlar, Türk folklorunu yakından tanımak için İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı ve Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı iş birliği ile hazırlanan program kapsamında Türkiye’ye gezi düzenledi. İstanbul’da konservatuarın eğitimlerine katılıp gösterilerini izleyen heyet, yaklaşık bir hafta boyunca Bursa’da kültürün geleneksel değerleriyle tanışma fırsatı buldu. Heyet Bursa’da dağ bölgesi Keles ve Menteşe köyünde incelemelerde bulundu. Harmanalan köyünden de Bursa’ya has tongurdaklı kaşıklardan satın alan uzmanlar, Karagöz Halk Dansları Topluluğu eğitimlerinden folklor oyunları eğitimi aldı. Zafer Halk Oyunları Derneği ile Kılıç Kalkan Folklor Turizm Derneği’ni de ziyaret eden heyet, Üsküp - Kosova yöresi ile kılıç kalkan oyunları hakkında da bilgi sahibi oldu. Bursa’da gördükleri büyük ilgi ve misafirperverlikten çok mutlu

"Allah insanı mükerrem olarak yaratmıştır. Dünyada olan her şeyi de bu mükerrem kıldığı insanın emrine ölçü içerisinde kullanmak üzere amade kılmıştır. Dünyada insanın var oluş gayesi Allah katında saygınlığını korumak hem de diğer insanların onurunu, kerametini, saygınlığını korumaktır. Dinin hedefi de budur. Dinin insanları dünya ve ahrette huzur ve mutluluğa ulaştıran ilahi prensiplerinin bir tanesi de insanın onuru, şahsiyetini, dinini korumaktır. Ben bu etkinliklerde emeği geçen arkadaşlarımı kutluyorum" dedi. Programın sonunda ise katılımcılara sakal-ı şerif ziyareti yaptırıldı.

İstanbul ve Ankara'da hastane kompleksleri inşaatı devam ederken, Bursa'da bürokratik engeller ve siyasi çekişmeler yeni sağlık yatırımlarını geciktiriyor. Hastane yetersizliğinin yanı sıra Bursa'daki yoğun bakım sayısı Türkiye ortalamasının altında bulunuyor. Bursa'nın Türkiye ortalamasını yakalaması için 200 yoğun bakım yatağına daha ihtiyacı olduğu bildirildi. Bursa'da 341'i devlet hastanelerinde, 210'u özel sektörde, 91'i tıp tıp fakültesinde olmak üzere 642 yoğun bakım ünitesi bulunuyor. Bursa'da 10 bin kişiye 2,4 yoğun bakım yatağı düşüyor. Bilhassa kazalarda ölümle pençeleşen hastalara yoğun bakım ünitelerinde yer bulmak için hastaneler arasında uzun telefon trafiği yaşanıyor. Bazen acil hastalar helikopterle çevre illerdeki hastanelere sevk ediliyor. Bursa'nın Osmangazi ilçesine bağlı Doğancı köyünün muhtarı Salih Koruk, hastane yetersizliğine isyan etti. Keles Kocayayla'da düzenlenen Muhtarlar Uludağ Zirvesinde konuşan Doğancı Köyü Muhtarı Salih Koruk, geçtiğimiz gün köyünde beyin kanaması geçiren bir hastayı Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne götürdüklerini, ancak şuuru kapalı hastanın Bursa'daki hastanelerin yoğun bakım üniteleri tamamen dolu olduğu için İnegöl Devlet Hastanesi'ne gönderildiğini söyledi. Bursa basınında yoğun bakım sıkıntısı haberlerini takip ettiklerini, ancak son dönemlerde bu sıkıntıları bizzat yaşamaya başladıklarını anlatan Mehmet Şirin, "Bursa'daki hastanelerde artık yatacak yer bulmak, yoğun bakıma alınmak bir şans oldu. Geçen hafta Şevket Yılmaz Hastanesi'nde yer olmadığı için

Türkiye’de her gün yeni bir gündem ortaya çıkıyor. Son olarak Reyhanlı’da yaşanan bombalı saldırı büyük üzüntüye neden oldu. 50 vatandaşımızın canına, bir o kadarının da yaralanmasına yol açan insanlık dışı bu vahşeti unutmak mümkün değil... Elbette, tüm ülkemizde meydana getirdiği kaos ortamı ise cabası… Yazıma da bu olayı kınayarak başlamak istiyorum. Ancak, kınanacak olaylar bununla bitmiyor. Bir tarafta insanlar canıyla uğraşırken, bir yanda da her türlü terbiyesizliğini yaşandığı, adına derbi denilen Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrasında gencecik bir delikanlı, sırf sırtındaki forma nedeniyle, diğer takım taraftarı tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti. Derbinizde, şampiyonluğunuzda, galibiyetiniz de yerin dibine batsın. Dileğimiz, gerekli önlemlerin alınıp, suçluların en ağır şekilde cezalandırılarak bir daha bu tür üzücü olayların yaşanmaması…

olduklarını ifade eden grup başkanı İngiliz Chirisandra Harris, “Bugüne kadar pek çok ülkeye geziler düzenledik, ancak en etkileyici seyahatimiz Türkiye’ye yaptığımız bu gezi oldu. Hem Bursa’da, hem de İstanbul’da çok güzel ağırlandık. Türk misafirperverliğini ve kültürel değerlerin en yakın şahidi olduk. Bizlere destek olan ve yüreklerini açan Bursa ve İstanbul’a teşekkür ediyoruz” dedi. Harris, Bursa’ya yeniden gelmek istediklerini sözlerine ekledi.

Mahallesi'ndeki Bursa Polis Okulu binalarının Şevket Yılmaz Hastanesi'ne verilmesi değerlendirilirken, aynı binaya Orhangazi Vakıf Üniversitesi'nin de talip olduğu öğrenildi.

İnegöl'e sevk edilen hastanın haberini televizyondan seyretmiştim. Ancak bu defa aynı olay benim başıma geldi. Bursa'da yoğun bakımlarda yer olmadığı için köyümüzden bir hastayı İnegöl'e yoğun bakıma götürdüler" diye konuştu. Sağlık konusunda Bursa'nın sıkıntılarını had safhada yaşamaya başladıklarını ifade eden muhtarlar, bu dönem milletvekillerinin daha fazla çalışması gerektiği görüşünde birleşti. SAĞLIK KOMPLEKSİNİN AKIBETİ MEÇHUL Başbakanın büyükşehirlerde hastaneleri bir komplekste toplama projesi birçok büyükşehirde yol alıp neticeye yaklaşırken, Bursa'da bir türlü gelişme sağlanamadı. Samanlı bölgesinde yapımı düşünülen kompleks, bölgenin taşkın sahasında olması yüzünden akademik odalar birliğinin şikayeti üzerine mahkeme kararıyla durduruldu. Samanlı'dan sonra şehirde yeni hastaneler yapılması yolunda hiçbir

gelişme sağlanamadı. Çekirge Devlet Hastanesi'ne yakın olması ve ulaşım kolaylığı sebebiyle Acemler'de, Nilüfer Askerlik Şubesi tarafından küçük bir kısmı kullanılan askeri alanda yapılması planlanan bir hastane için ise Genelkurmay'dan imza beklendiğine dair milletvekillerinin açıklamalarının üzerinden 5 ay geçti. Genelkurmay Başkanlığı'ndan bu konuda Bursa halkı bir açıklama bekliyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Bursa Büyükşehir Belediyesi arasında görüşmeleri süren, Yunuseli Havaalanı'nın bir kısmına hastaneler yapılması yönündeki çalışmanın da akıbeti henüz bilinmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in son açıklamayı yaptığı Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki alana Nilüfer Devlet Hastanesi yapılacağına ilişkin bilgilendirmeden 3 ay geçmesine rağmen bu konuda da resmi bir gelişme sağlanamadı. Bu arada eğitim faliyetlerine son verilen Yıldırım ilçesi Mimar Sinan

HASTANELER BİRLİĞİ AÇIĞI KAPATMAYA ÇALIŞIYOR Bursa Kamu Hastaneler Birliği ise faaliyet gösterdiği 6 ay zarfında 88 yeni yoğun bakım ünitesini devreye soktu. Yoğun bakım yatak ihtiyacını acilen ele aldıklarını belirten yetkililer, hızlı bir ihtiyaç tespiti ve mevcut yoğun bakımların kullanım durumunu inceledi. İlk olarak tecrübeli uzmanlardan oluşan bir yoğun bakım değerlendirme ve denetim ekibi oluşturuldu. Şevket Yılmaz Hastanesi'ndeki yangın sebebiyle de yoğun bakım konusunda çok geride olan Bursa'da 88 yeni yoğun bakım yatağı hizmete alındı. İnegöl Devlet Hastanesi'nde 8 yataklı 1. basamak yenidoğan, 7 yataklı 3. basamak erişkin, 14 yataklı 2. basamak erişkin yoğun bakım ünitesi, 4 yataklı 1. basamak erişkin yoğun bakım ünitesi devreye alındı. Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 24 yataklı 2. basamak erişkin, 8 yataklı 2. basamak çocuk, 6 yataklı 3. basamak yoğun bakım ünitesi hizmete açıldı. Çekirge Devlet Hastanesi'nde 23 yataklı erişkin, 2. basamak 5 yataklı 1. basamak erişkin yoğun bakım ilave edildi. Gemlik Devlet Hastanesi'nde de mevcut 6 yataklı erişkin yoğun bakım yatak sayısı 9' a çıkarıldı. Bursa; Balıkesir, Yalova, Bilecik ve Çanakkale gibi illerden de hasta kabul ederek geniş bir bölgeye hizmet veriyor.

Çobanların üzerine yıldırım düştü Elbistan’a bağlı Akbayır beldesi Hacıellez mevkiinde koyun otlatan çobanların üzerine yıldırım düştü. Bugün öğle saatlerinde, Akbayır beldesi ile Çiçek köyü arasında yer alan Hacıellez Mevkii Çal Tepesi yakınlarında koyun otlatan vatandaşların üzerine yıldırım düştü. Hasan Bahçıvan’a it sürüden koyun almak için bölgede bulunan Afşin ilçesi nüfusuna kayıtlı Mustafa Haydemir (51) ile sürüyü otlatan 35 yaşındaki

Üzüntü dolu günler Ali AYDOĞDU

Yoğun bakım sıkıntısı yoruyor

Güney Marmara Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Nihat Çakır, “Büyükorhan ilçemizde ilk defa böyle bir bağış kampanyası düzenlemekteyiz. Müftülüğümüz ile ortak yapmaktayız. Sağlıklı insanlarımızı yılda 4 kez kan bağışı yapmaya davet ediyoruz. Sağlıklı iken kan bağışlayalım ki derdimiz olduğunda kolaylıkla temin edebilelim. Biliyorsunuz bu bölgeler rakım olarak yüksek bir bölge yüksek olması nedeniyle de insanların kan değerleri yüksek ve temiz bir kan yapısına sahipler kan bağışında bulunacak kişilerin öncelikle kan değerlerinin uygun olup olmadığına bakıyoruz. Bunun neticesinde uygun ise kan alıyoruz ben herkesi burada kan bağışına davet ediyorum ve kampanyaya katılarak kan veren Büyükorhan halkına da teşekkür ediyorum” dedi. Büyükorhan’da ilk kez gerçekleştirilen kan bağışı kampanyasında 100 ünite kan toplandı. Aydın KURMUŞ

9

Yörem Güncel

Mayıs 2013

Kazım Akçadağ olay yerinde hayatını kaybetti. Adem Çiçek ve Ali Demir isimli çobanlar ise ağır yaralandı. Olayda ayrıca 19 koyun da telef oldu. Yaralılar, olay yerine güçlükle intikal eden jandarma ve 112 Acil Servis ekiplerince Elbistan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden Kazım Akçadağ isimli çobanın 1 gün önce iş başı yaptığı bildirildi. Olayın meydana geldiği bölgenin dağlık ve tarım arazisi içerisinde kalması olay yeri

ekiplerinin ve cumhuriyet savcısının ulaşımını güçleştirdi. Adli ekipler, Özel İdare’ye ait iş makineleri yardımıyla bölgeye ulaşan yollarda çalışma yaptıktan sonra bölgeye intikal edebildi. Olayda hayatını kaybeden Mustafa Haydemir (51) ile sürüyü otlatan 35 yaşındaki Kazım Akçadağ’ın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından Elbistan Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Gelelim bir başka üzücü olaya; Geçtiğimiz günlerde Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı’nın beklenmedik vefatı sadece Bursa’da değil, tüm spor camiasında şok etkisi meydana getirdi. Başkan İbrahim Yazıcı, işadamı, siyasetçi ve en belirgin yönüyle de Bursaspor’un en başarılı başkanı olarak tarihe ismini yazdırdı. İki ayrı dönemde Bursaspor’da başkanlık yapan İbrahim Yazıcı iki şampiyonluk sevinci yaşadı ve camiaya yaşattı. 1989 yıllında Bursaspor’un ikinci takımının şampiyonluğuna imza atan yönetimin başında bulunan İbrahim Yazıcı, 2010 yılında da Süper Lig şampiyonu olan Bursaspor’un da başkanıydı. Aynı zamanda Bursaspor, son yıllarda da Avrupa’yı da adeta komşu kapısı yaptı. Anlayacağınız İbrahim Yazıcı, Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam ile birlikte Bursaspor’u başarıdan başarıya koşturdu. Haklı olarak şampiyon başkan oldu. Cenazesi de şampiyon başkana yakışır nitelikteydi. Taraftar başkanına sahip çıkarak en iyi şekilde uğurladı. Hatta farklı düşüncede olanlar ve kırgınlıkları bulunanlar da bu yolculukta başkanı yalınız bırakmadı. Aslında bu konuda söylenecek çok şey var. Ancak, Başkan İbrahim Yazıcı’nın vefatı sonrası yaşanan bütünleşmenin Bursaspor camiası için bir milat olmasını diliyorum. Artık tüm camianın tek yürek olmasını ve Bursaspor çevresinde kenetlenmesi gerektiğine inanıyorum. Tabii ki, en büyük dileklerimden biri de Bursaspor taraftarının kavga-döğüşten uzak geçmişte olduğu gibi en centilmen taraftar olması... Tüm üzüntülerin son bulması dileğiyle…

Bakandan ikinci tatil müjdesi!

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dün sadece lise öğrencilerine tatil olacağı açıklanan 20 Mayıs Pazartesi gününün ilk ve ortaokul öğrencileri için de tatil edildiğini söyledi. Burdur’da düzenlenen “2. Ulusal Hayvancılık ve Süt Ürünleri Fuarı”nın açılışına katılan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeni ile lise öğrencileri ile birlikte ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin de 20 Mayıs’ta tatil yapacaklarını söyledi. Fuarın açılışının ardından Burdur Valiliğini ziyaret eden Bakan Avcı burada yaptığı konuşmada öğrencilere tatil müjdesi verdi. Bakan Avcı geçtiğimiz gün yapılan açıklamalarda bir yanlış anlaşılma olduğunu, 20 Mayıs tarihinde sadece lise öğrencilerinin değil, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin de tatil yapacağını belirtti. Bakan Avcı “Bunu Burdur’dan açıklamak güzel olur diye düşünüyorum. 19 Mayıs bayramı geliyor. Dün yapılan açıklamalarda yeterince netleştiremediğim ifadeden ötürü yanlış anlama söz konusu. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeni ile yapılacak olan kutlamalara lise düzeyinde gençler katılıyor biliyorsunuz. İlkokul ve ortaokullar 23 Nisan bayramında daha çok katılıyorlar. Tatil konusuna gelince sadece liselere değil bunu düzeltiyoruz, ilkokul ve ortaokullarımız da 20 Mayıs günü tatil yapabilecekler” dedi.


9-12 sb