Issuu on Google+

4

Büyükorhan Güncel

Şubat 2013

Vali Koçdemir’e geçmiş olsun ziyareti

Ticaret ahlakı Ramazan GÜÇLÜ

Ticaret yapanların, uymaları veya sakınmaları gereken durum ve davranışları düzenleyen ahlak kuralları bütününe ticaret ahlakı denmektedir. İslâm , ticaret ahlakına ilişkin pek çok kurallar getirmiştir. İslam ticaret ahlakına aykırı olan, yasak ve günah sayılan bazı hususlar şunlardır: *Ölçü ve tartıda hile yapmak. *Kalitesiz bir malı iyi mala karıştırarak satmak. *Malı olduğundan farklı göstermek için yemin etmek. *Malı fiyat yükselsin diye piyasadan çekip saklamak. *Müşteri kızıştırmak için alıcı değilken fiyat ileri sürmek. *Malı Pazar dışında piyasaya arz etmeden yolda karşılayarak satın almak. *Daralmış birinin malını ucuza kapatmak. *Çalıntı mal satmak. *Domuz eti, alkollü içecekler gibi İslâm’ın mal saymadığı şeyler satmak. Allah Teâlâ ticaret ahlakına aykırı davrananlara çok ciddi tehdidde bulunmaktadır. Mutaffifin süresinin başında şöyle buyrulmaktadır. “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı? İslâm’ın getirmiş olduğu ticaret ahlakının kurumsallaştığı ve en canlı yaşandığı yerlerden birisi Anadolu’dur. Anadolu’da Müslüman Türklerin kurmuş olduğu Ahilik teşkilatı İslam ticaret ahlakını en canlı şekilde yaşatmıştır. Ahilik,alperenler eliyle imanın ilimle yoğrulması, çalışma ve emekle şekillenmesidir. Mükemmel insanların mükemmel toplum oluşturma çabasıdır. Ahiler , Kuran ve Sünnet hükümleri gereğince yaşamışlar ve çevresindeki insanlarla bu ilkeler doğrultusunda ilişkiler kurmuşlardır. Ahiliğin ilkelerinden bahseden adına futuvvetnâme denen eserlerde geçen yüzlerce kural ve ilkeler temelde Peygamber sünnetine dayandırılır. Yani bu Milet Peygamber sünnetini kendi özünde olan yiğitlik, teşkilatçılık ve dayanışma ruhu ile yoğurarak Ahiliği meydana getirmiştir. Adeta madde ile manayı birleştirmiş, güzel ahlakı ticaretle birleştirmiştir. Ahilikte ilimle amel, din ile ticaret birlikte ve iç içedir. Bir esnaf ve zanaatkârlar kurumu olan ahilik basit bir esnaf teşkilatı değil aynı zamanda sosyal, eğitim, din ve ahlak boyutu olan örnek bir sivil toplum teşkilatı idi. 13. Yüzyılı başından 18. Yüzyıl başlarına kadar beş asır devam eden Ahilik teşkilatının yürüttüğü bazı görevler şunlardır: *Esnafın sayısını, malların fiyatını, kalitesini belirlemek. *Haksız rekabeti önlemek, üretim ihtiyacını belirlemek. *Üyelerine kredi temin etmek ve sosyal güvenliğini sağlamak. *Sanat ve esnaf ahlakını düzenlemek. *Müşteri haklarını korumak. *Meslek elemanı yetiştirmek. *Şehirde güvenlik ve temizlik sorunlarını çözmek. *Cihad ve vatan savunmasına katılmak. Ahilik devri kapanmış bir kurum değildir. insanın kapitalizmin çarkında ezildiği çağımızda Ahilik güzel bir örnektir. Eskimez bir modeldir. Ahiliğin toplumlar ve devirler üstü prensipleri yalnız Türk insanın değil, bütün inanlığın refahı için gereklidir. Günümüzde de Ahilik teşkilatı gibi bir teşkilata ve prensiplerine geçmişten daha çok muhtacız… Ahilik teşkilatının kurucusu olan, esnaf ve sanatkârların piri kabul edilen ve günümüzden 8 asır önce vefat etmiş olan Ahi Evran diye tanınan Nasirü’d-din Mahmud”un sözleriyle bitirmek istiyorum: Ey Oğul! Gerektir ki güzel ahlaktan, aklı selimden dışarı adım atmayasın. Nefsine, şeytana uymayasın. Haramdan ve iğrenç şeylerden kaçınasın. Sünnetleri kısaltmayasın. Elinle koymadığını götürmeyesin. Kimsenin sanatına tamah etmeyesin. Kimsenin çoluk çocuğuna hıyanet nazariyle bakmayasın. Kimseye kibir, buğuz, cimrilik ve hased etmeyesin. Her kimin ayıbını görsen, örtesin. Dünyaya aşırı muhabbet göstermeyesin. Senden büyüğe varıp, ona izzet-i ikram edesin. Bir elinin kazancını kendine yetecek kadar ayırasın, bir elinin kazancını Ahiret günü için fakir fukaraya sarf edesin. Hayır işlerinde elinden geleni yapmakta kusur etmeyesin. Darısı başımıza…

Büyükorhan Belediye Başkanı Selami Selçuk Türkmen, Ak Parti İlçe Başkanı Bayram Çetinkaya, Karıncalı Belediye Başkanı Halil İbrahim Karagöz ve Büyükorhan Camii Yaptırma Derneği Başkanı Ethem Kaya,Eskişehir Valisi Kadir Koçdemir’i makamında ziyaret ettiler. Geçtiğimiz ay trafik kazası geçiren vali Koçdemir’e geçmiş olsun temennilerini ileten heyet kazadan dolayı duydukları üzüntüyü ileterek bir daha yaşanmaması için dua ettiklerini söylediler. Ziyaretten son derece memnun kalan Eskişehir Valisi Kadir Koçdemir,Dağ yöresine yapılan çalışmalar hakkında da bilgi alarak,gönlünün yöre insanı ile birlikte olduğunu belirtti.

Baloğlu köyü derneğinin DKM’de düzenlediği danışık coşkulu anların yaşanmasına sahne oldu. Düzenlenen etkinliğe eski Bursa valisi Zekai Gümüşdiş onur konuğu olurken dernek üyelerinin ve Baloğlu köyü sakinlerinin yüksek katılımları coşkunun artmasına neden oldu. Zekai Gümüşdiş yaptığı konuşmada; Dağ yöresinin hemen hemen tüm köylerini gezdiğini,buralarla ilgili özel anılarının olduğunu ve bu bölgeye yapılan hizmetlerden dolayı mutlu olduğunu,bugün burada olmaktan da son derece kıvanç duyduğunu belirterek Baloğlu köylülerine teşekkür etti. Danışığa katılanlar yöresel türkülerle etkinliğin tadını çıkarttılar.

Harmancık'ta kamyonet devrildi: 2 yaralı Bursa'nın Harmancık ilçesinde kamyonun devrilmesi sebebiyle meydana gelen kazada biri ağır iki kişi yaralandı. Alınan bilgiye göre, olay, Harmancık - Bursa karayolunda meydana geldi. Bursa istikametinden gelip Kütahya istikametine doğru gittiği öğrenilen Şerif Kara idaresindeki 43 AL 772 plakalı kamyonet, Meyran dağı mevkii yakınlarında sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Devrilen araçta sıkışan Şerif Kara'yı güçlükle çıkaran sağlık personeli yaralıyı Orhaneli Devlet Hastanesine kaldırdı. Şerif Kara'nın durumunun ciddi olduğu öğrenilirken, araçta bulunan akrabası Mehmet Kara'nın da kazayı ufak sıyrıklarla atlattığı öğrenildi. Jandarma kazayla ilgili soruşturma başlattı.

78 sürücü kursundan 40'ı sınıfı geçti Yurt genelindeki 3 bin 298 sürücü kursundan bin 410'u hakkında direksiyon eğitiminde kurallara uymadıkları gerekçesiyle soruşturma açılmasının ardından gözler sürücü kurslarına çevrildi. Bursa'da denetlenen 78 sürücü kursundan 8'si hakkında soruşturma açıldı. Özel motorlu taşıt sürücüleri kurslarına yönelik denetimlerinde 3 bin 298 kurstan bin 410'u hakkında direksiyon eğitiminde, bin 57'si hakkında ise teorik derslerde kurallara uymadıkları gerekçesiyle soruşturma açılınca gözler sürücü kurslarına çevrildi. Sürücü kursu sahipleri, çoğu kursların sadece tabeladan ibaret olduğunu ve birçoğunun eksikliklerinin olduğunu

Yeni yasayla dağ ihya olacak Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Dağ-Der mahalle danışığında yeni kanunla büyükşehir hizmetlerini Bursa’nın dağ köylerine de daha rahat taşıyacaklarını söyledi.

Baloğlu Zekai Gümüşdiş’i ağırladı

ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı denetimlere tam destek verdi. İlk kez ehliyet almak isteyen sürücülere ilkyardım, motor ve trafik eğitiminin zorunlu olarak verilmesi gerekirken bazı sürücü kurslarında yeterli teçhizat bulunmadığı için dersler verilmiyor. Sürücü kurslarını 2 ayda bir denetleyen Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, Bursa'daki 132 sürücü kursunu denetledi. Denetimler kapsamında yetkililer, sürücü kursundaki sınıf sayısı ile öğrenci kontenjanının yeterli olup olmadığına bakıyor. Yetkililer, motor dersinde sürücü adaylarına pratik olarak gösterilmesi için elektrikle çalışan motor olup

olmadığına, ilkyardım dersinde ise manken üzerinde ilkyardım tekniklerinin gösterilip gösterilmediğine, öğrencilerin derslere devam etmesine, sürücü kursunda trafik levhalarının olup olmadığına, öğrencilere zamanında ders verilip verilmediğine bakıyor. Şayet öğrenci devamsızlık yapmışsa, elektrikli motor aksamı ve trafik levhası yoksa, ilkyardım dersi için manken ve ilkyardım çantası yoksa sürücü kursları hakkında soruşturma açılıyor. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, şu anda kadar 78 sürücü kursunu denetlerken, bu sürücü kurslarından 40'ı sınıfı geçti. Bazı sürücü kurslarına eksikliklerini

tamamlaması için süre verilirken, pistleri iyi kullanmayan, dersleri zamanında vermeyen ve kursta araçla ilgili teçhizat bulundurmayan 8 sürücü kursu hakkında soruşturma açıldı. Yine Bursa'daki 69 sürücü kursundan 30'u direksiyon eğitimini tam verirken, 8'i hakkında direksiyon eğitimi verememekten soruşturma açıldı. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, sürücü kurslarında her 10 kişiye bir test aracı düştüğünü, kontenjanın 11 olması halinde soruşturma açıldığını belirttiler. Her 2 ayda bir kursların denetlendiğini ifade eden Heykel Sürücü Kursu sahibi Kaya Ali Bilbey, bazı sürücü kurslarının sadece tabelası olduğunu, teknik donanımlarının olmadığını söyledi.

Orhaneli, Keles, Büyükorhan, Harmancık Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nin (Dağ-Der) birlik ve beraberlik gösterisine sahne olan mahalle danışığı, yerel yöneticileri de Dağ-Der üyeleriyle bir araya getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, “Bursa olarak büyük bir kültürün emanetçisiyiz. Yörük ve Türkmen kültürüyle 9 yıldır beraberiz. Bundan sonra da bu kültürün gelişimi için çalışmaya devam edeceğiz. Biz, ecdadımıza ve kültürümüze sahip çıkıyoruz” dedi. Dağ yöresi kültürünün son dönemlerde Bursa’da yeniden canlanıp değerlendiğine dikkati çeken Altepe, “Bursa’da kent kültürü, Yörük ve Türkmen kültürü çok önemli eserler verdi. Hedefimiz sahip olduğumuz bu emaneti, en güzel şekilde yaşatmaktır” diye konuştu. Dağ-Der’e her zaman destek vereceklerini ifade eden Başkan Altepe, “Artık dağ yöresi de Büyükşehir Belediyesi sınırlarına dahil oluyor. İnsanımızın en güzel şekilde yaşamasını, dağ yöresinin kalkınmasını ve göçün önlenmesini hedefliyoruz. Bu bölgenin gelişmesi ve kalkınması için çalışıyoruz. Bugüne kadar konuşulup yapılmayanlar artık yapılacak, insanımız kazanacak. Yarınlara hep beraber hazırlanacağız. Dağ yöresi ihya olacak” şeklinde konuştu.

Okuma? Dağ yöresi! Ramazan BAYAT

Okuma, insanlık tarihinin ilk gününden bu yana önemini hiç kaybetmeden devam etmiş, okunan düşünen gelişen medeniyetler her zaman bir adım ileride olmuştur.Kitaplar bilgilerin,tecrübenin toplandığı,insanoğlunun gelişmesine ve yeniliklere ayak uydurmasında önemli rol oynamış temel taştır.Bu taşı kim yerinden oynatmışsa o medeniyet hep ileride olmuştur. Yani kitap okumayla gelişmişlik arasında doğrudan bağlantı vardır. Bir millet ne kadar okuyorsa geçmişte de gelecekte de en gelişmiş ülke orasıdır. Tarihimizin ilk dönemlerinden itibaren eğitime ve okumaya önem vermiş olan milletimiz okumanın gelişimi için bir çok eğitim kurumunu açmıştır. Bunlardan bazıları; Nizamiye Medreseleri, Samara Medreseleri,Yağbasan Medresesi,Sahn-ı seman medreseleridir. Dünyanın en gelişmiş medeniyeti olduğumuz zamanlarda ilim adamı, alim,yazar,şair sayımız oldukça fazlaydı öyle ki sultanlarımız dahil ülke okumuştur. Hüseyin Baykara, Avni, Adli, Muhibbi gibi şairler olmuşlardır.Osmanlının büyümesinde Osman bey ne kadar önemli ise Edebali’de o kadar önemlidir. Selçuklunun kurulmasında Alparslan ne kadar önemli ise Nizamül Mülk de o kadar önemlidir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi sadece bir gencin hayali sonucu olmamıştır. O aynı zamanda sabahlara kadar kitap okuyor ve gündüzleri de bir o kadar kitap okuyordu.

BESAŞ’ta kalitenin sırrı eğitim Bursalıları 30 yıldır sağlıklı ve ekonomik ekmekle buluşturan BESAŞ, meslek hastalıkları ve iş kazalarını ortadan kaldırmak amacıyla personele yönelik iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerini artırdı. Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Türkiye’nin üçüncü Bursa’nın en büyük ekmek üretim tesisi olan BESAŞ, kaliteli ve geniş ürün yelpazesiyle hizmet çıtasını her geçen daha da artırırken, çalışanlara yönelik hizmet içi eğitimleri de aksatmadan sürdürüyor. Fabrikada karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik risklerinin ortadan kaldırılması hedefiyle düzenlenen iş sağlığı ve güvenliği eğitimi tüm personelin katılımı ile BESAŞ eğitim salonunda yapıldı. İş Güvenliği Uzmanı Musa Yıkılmaz, fabrikada karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik riskleri, bu risklere karşı koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması, çalışanların yasal hak ve sorumlulukları konusunda tüm çalışanları bilgilendirdi. Bu eğitim çalışmalarıyla tüm personelin iş sağlığı ve güvenliği konularında bilinçlendirilmesi ve sıfır iş kazası ile iş hayatını sürdürülebilmesi hedefleniyor.

Akdemir: “Siyasete ara vereceğim” Bursa İl Genel Meclisi Başkanı Nedim Akdemir, il özel idarelerinin kapanacak olmasını olumlu karşıladığını belirterek, siyasete ara vermeyi düşündüğünü söyledi. Geçtiğimiz günlerde yapılan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi genel kurulunun ardından Başkan seçilen Yüksel Baysal ve yönetim kurulu üyelerini, kentin önde gelen isimleri ziyaret ediyor. ÇGD lokalinde Başkan Baysal ve yönetimi, İl Genel Meclisi Başkanı Nedim Akdemir’i ağırladı. Ziyarette gündeme ilişkin konular ele alınırken Akdemir, kapatılacak olan il özel idareleriyle ilgili kararı değerlendirdi. Akdemir, kararı olumlu karşıladığını ifade ederek, Türkiye genelinde eyalet sistemi olması gerektiğini dile getirdi. İl özel idarelerinin kapanmasıyla,

5

Büyükorhan Güncel

Şubat 2013

görevler geri çevrilmez. Bana yine görev verilirse tabiki yaparım” dedi.

belediyelerin daha güzel hizmet yapacağına işaret eden Akdemir, bu sayede belediyelerin bütçeden aldıkları payın yaklaşık yüzde 30 artacağını kaydetti.

Akdemir, ziyarette ayrıca siyasete ara vereceğini de açıklayarak, “Önümüzdeki dönem siyasete ara vermeyi düşünüyorum. Siyasette kuraldır; görev talep edilmez, verilen

“OLUMLU BAKIYORUM” ÇGD Bursa Şubesi Başkanı Yüksel Baysal da başta kendisi olmak üzere yeni yönetim kuruluna gösterilen ilgi ve yapılan ziyaretlerden duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Yerel demokrasinin işlemesi açısından yerel medyanın güçlü olması gerekir. Çünkü medya, denetim mekanizmasıdır. Denetlenmeyen iktidarların yolsuzluklara, usulsüzlüklere, hukuk dışılıklara sapabileceği açıktır. Bu nedenle medya 4. kuvvettir. Yerelde en önemli kurumlar da yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimlerin birleştirilip, yerel parlamentolarını oluşturmasına olumlu bakıyorum” diye konuştu.

Yavuz Sultan Selim’i yavuz yapan sadece cesareti değil, onun kitaplarla olan diyalogunun da çok iyi olmasında aranmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk siyasi ve askeri dehasını harp meydanlarında dahi kitap okuyacak kadar kitap sevgisine borçludur. Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devleti kurmak ve dünya devletlerinin gözü önünde böylesine büyük savaşları vererek kazanmak çokta kolay bir şey değildir. Okumak bu kadar önemliyken günümüzde ülkemizin durumu içler acısıdır.Kişi başına okunan kitap sayısı,kitap alım oranı, okumaya ayrılan zaman olarak dünyan��n en gelişmiş ülkelerinden epey gerideyiz. Türkiye’de bir kişinin ayırdığı zamanın; 300 katını bir Norveçli, 210 katını bir Amerikalı,87 katını bir İngiliz,87 katını bir Japon ayırıyor,dünya ortalaması bile bizim ayırdığımız zamandan üç kat fazla.Bir Japon yılda 25 kitap okurken ülkemizde altı kişiye bir kitap düşüyor. Hal böyleyken gelişmişlik düzeyimize şükretmemiz bile lazım. Ülkemizde tablo buyken yöremizde durum daha da kötü ve yaklaşık olarak Zimbabwe,Eritre, Nijer gibi ülkelerle aynı durumdayız. Dağ yöresinde kütüphanelerde bulunan kitap sayısı şu şekilde; Orhaneli İlçe Halk Kütüphanesi 6.506,Keles İlçe Halk Kütüphanesi 6.077,Büyükorhan İlçe Halk Kütüphanesi 7.000,Harmancık Halk Kütüphanesi 6.950. Türkiye’de altı kişiye yılda bir kitap okuma oranı düşerken dağ yöresinde 20 kişi bir kitap okuma oranı düşüyor. Kitaba ayrılan para konusunda da diğer ilçelerden çok düşük. Şimdi çıkarsama yaparsak dağ yöresinin isminin bile duyulmaması normal değil mi bizim Zimbabwe’den Eritre’den ne farkımız var? Bursa’nın gelişmemiş ilçeleri arasında olmamız normal değil mi? Okumadan bir yere varamayız.Tarihte de açıkça gördüğümüz gibi gelişmek için okumamız gerekiyor. Şapkayı öne atıp düşünmemiz gerekiyor. Bizi yok sayanlar değil biz suçluyuz...


4-5 sb