Page 1

4

Büyükorhan Güncel

Ocak 2013

5

Büyükorhan Güncel

Ocak 2013

Harmancık’a 2,5 milyonluk yatırım

Ebedi mutluluk yurdu cennet Ramazan GÜÇLÜ

Bir müslümanın en büyük gayesi Yüce Allah’ın hoşnutluğunu ve cennetini kazanmaktır. Dünyada iyilik ehli olarak yaşayıp Yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazananlara ise ahirette mükafat olarak Cennet vaat edilmektedir…O cennet ki, iman edip sâlih amel işleyenlerin ahiret yurdundaki kutlu makamı… Rabbinin huzuruna günahkar olarak varmaktan korkanların ve nefsini kötülüklerden arındıranların ebedî yurdu…Güzel ameller işleyerek elde edilmesi teşvik edilen hoş bir mekan… Bu konuda Yüce Allah Kur”anda şöyle buyuruyor:“Rabbinizin bağışlamasına ve gökler ve yer genişliğinde olan, müttakiler için hazırlanmış bulunan cennete koşun. O müttakiler bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcar, öfkelerini yener ve insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.” [ Âl-i İmran 133-134 ] Kişi bu mükafata, imanı, ibadeti, güzel ahlakı ve yararlı işleriyle erişecektir. Yeri geldiğinde canını ve malını Allah yolunda feda ederek, insanların iyiliği için çalışarak, helal rızık kazanmak için çalışıp çabalayarak ve büyük-küçük demeden her türlü güzel işleri yapmaya çalışarak gelecektir bu kutlu mekana… Yüce Rabbimiz cennet ehlinin bazı niteliklerini şöyle dile getiriyor: “Onlar Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle savanlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır. Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler): “ Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir.”[ Rad 22-24 ] Bu seçkin insanlar bölük bölük girerler mutluluk ülkesine… Üzüntü, yorgunluk ve hoşa gitmeyen her şeyden uzak oldukları halde en güzel makamlar tahsis edilir kendilerine… Günah işlemekten sakınan müminler için artık hoş bir hayat başlamaktadır ahiret yurdunda.. Müminlerin Cennet’e girişlerini tasvir eden diğer bir ayette, gıbta edilecek bu manzara şöyle anlatılır: “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar bölük bölük cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere girin cennete.”[ Zümer 73 ] Bir kısmı dünyadakileri andıran, bir kısmı ise daha önce hiçbir nefsin görüp bilmediği, çeşit çeşit cennet nimetleri, hayal ve ifade sınırlarımızın çok ötesindedir. Gönüllerin çekip gözlerin hoşlanacağı her şey oradadır. İşte Rabbimizin bizlere hazırlamış olduğu cenneti anlatan ayetlerden bir demet: Gerçek şu ki bugün cennet ehli sevinç ve mutluluk dolu bir yaşantı içindedirler. (Yasin 55) Kendileri ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. (Yasin 56) Orada taptaze-meyveler ve arzu ettikleri her şey onlarındır. (Yasin 57) Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak kendilerine “Selam” (vardır). (Yasin 58) Onlara altından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetler vardır. Allah onlardan, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’ budur. (Maide 119) Bu güzel sonuca yalnızca dünyanın imtihan yeri olarak yaratıldığını bilen, Allah ve Rasülünün mesajlarına uyan, yararlı işler yaparak Allah’ın rızasına uygun yaşayanların ulaşacaklarını asla unutmayalım.Allahın lutfu ile hepimize nasip olsun… Sözlerimi Necip Fazıl Kısakürek üstadın bir beyti ile bitiriyorum… “Dünya da Her Nimeti Bıraksam Ne Çıkar ki.. Orda O Varken, Burda Bırakılmaz Ne Var ki?”

Yeni bir Sivil toplum yapısı…

Harmancık Belediye Başkanı Mustafa Çetinkaya, Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu’nun ilçeye gelmesinin ardından ilçedeki otel ve hamam eksikliğini Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin sayesinde çözdüklerini, 2,5 milyon liralık yatırımın 2013 yılında yapılacağını söyledi.

Oğuz HAYAT

Harmancık Belediye Başkanı Mustafa Çetinkaya, Bursada Bugün’e önemli açıklamalar yaptı. 2012 yılının Harmancık Belediyesi için dolu dolu geçtiğini belirten Başkan Çetinkaya, “Yoğun bir çalışma temposu içerisinde 2012 yılını geçirdik. 2013’de yapacağımız çalışmaları 2012’de başlayarak hazırlık aşamasında yeni yıla girdik. İlçemizin çehresini değiştirecek projelerle 2013 yılına giriyoruz. Bu projelerimize 2013 Mart ayında temel atma törenleriyle start vereceğiz. İlçemizin gerçekten ihtiyacı olan yatırımlarını gerçekleştirmiş olacağız” dedi. İLÇEMİZİN ADINI DÜNYAYA DUYURUYORUZ Harmancık gibi bir ilçede otel ve hamamın olmadığının altını çizen Çetinkaya, “Harmancık ilçesinin diğer dağ ilçeleriyle kıyaslanması mümkün değil. Bursa, Balıkesir ve Kütahya illerinin kesiştiği nokta olan ilçemizde dışarıdan gelenler için otel ve hamamımız yok. 3 ilin ortasında kalan bir ilçe olduğumuz için dışarıdan gelen misafirlerimiz çok oluyor. Onun için bir misafirhaneye, bir otele ihtiyacımız vardı. Uzun yıllar Harmancık siyasetinin içerisindeyim. Otel ve hamam benim içimde bir ukteydi. Bu projeleri hazırlarken Harmancık ilçesine Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu geldi. Bursamızı, Uludağ Üniversitemizi, Harmancık ilçemizi Türkiye genelinde duyuran bir meslek yüksek okulumuz oldu. Aşçılık bölümümüz uluslararası yarışmalarda bütün ödülleri alarak şehrimizi dünyaya duyuruyor” şeklinde konuştu. RECEP ALTEPE’DEN DEV YATIRIM Bacasız sanayi denilen yatırımları da Harmancık ilçesine kazandırmaya başladıklarını belirten Mustafa Çetinkaya, “Meslek yüksek okulumuzun ilçeye kazandırdığı ekonomik getirinin yanı sıra akademik getirileri de var. Ben akademik getirileri daha da önemsiyorum. Ben

Son yıllarda, toplumsal değişiminin temel ve birincil aktörlerinden birisi konuna yükselmeye başladığı gözlemlenen ‘Sivil Toplum’ kavramı, aslında demokratikleşmenin ve ekonomik kalkınmanın da önemli bir unsurudur. Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de geç de olsa soyut ve somut anlamda önemi giderek artan bu kavramın ne olduğu yahut ne olması, nasıl tanımlanması, uygulamada nasıl var olması ve hangi alanı temsil etmesi üzerine çeşitli düşünceler seslendirilmektedir. Siyaset yapma eylemiyle de yakından ilgili olan bu kavramın ülkemizde şimdiye dek uygulana gelen yapısını ele alırken, olması gerekeni de birlikte ele almakta yarar var.

Büyükorhan’da sergi açılışı belediye başkanı seçildiğimde meslek yüksek okulunda 75 öğrencimiz vardı. Şimdi 428 öğrencimiz var. Meslek yüksek okulumuzun belediye tarafından bütün ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu için de, ilçeye otel ve hamam ihtiyacı olmazsa olmaz duruma gelmişti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Recep Altepe’ye projelerimizi sunduk. Yaklaşık 2,5 milyon liralık projelerimizi kendisi onayladı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe sayesinde ilçemiz 2 dev projeye kavuşmuş oluyor” diye konuştu. ÖĞRENCİLERİN BARINMA SORUNUNU ÇÖZDÜK Öğrencilerin ilçede barınma sorununu da belediye olarak çözdüklerini ifade eden Başkan Çetinkaya, “İlçemiz meslek yüksek okuluna çocuklarını gönderen aileler, öğrencilerin barınma konusuna çok önem veriyor. Bizde belediye olarak lojman binamızı 350 bin lira ödenekle restore ederek yurt haline getirdik.

Belediyemizin misafirhanemizi de öğrencilerimizin kullanımına sunduk. Şuanda 150 öğrencimizi belediye olarak barındırıyoruz. Diğer öğrencilerimizi de özel yurt ve apart evlere yerleştirdik. Öğrencilerimizin barınma sorunlarını bu şekilde çözdük” şeklinde konuştu. Belediye olarak sosyal projelere de ağırlık verdiklerini vurgulayan Çetinkaya, “Her yıl geleneksel yaptığımız güreş ve panayır festivallerimizi düzenli olarak gerçekleştiriyoruz. Alt yapı çalışmalarında sıkı bir çalışma gerçekleştirerek alt yapı sorununu çözdük. 1973 yılında kurulan belediyemizde görev yapan belediye başkanlarımız şimdiye kadar 40 bin metrekare kilitli parke yapılmış. Biz göreve geldikten sonra 2 yıl içerisinde 110 bin metrekare kilitli parkeyi ilçemize kazandırdık. İlçemizde bir yerimizi tekstil yapan firmaya verdik. İşkur ile birlikte ortak çalışma ile ilçedeki bayanlarımıza tekstil kursu açtık. Kursu bitiren bayanlarımız bu firmada kadrolu işe başladı. Yeni

başlayanlarla birlikte toplam 75 civarında bayanımıza iş sahası yaratmış olduk” diye konuştu. 5 PROJE İLE GÖÇÜ DURDURACAĞIZ Büyükşehir Yasası’nın Harmancık’a çok şeyler kazandıracağına da işaret eden Çetinkaya, şunları kaydetti; “Bursa, Recep Altepe gibi bir başkanı olduğu için çok şanslı. Bu yasa ile birlikte Harmancık ilçesinin Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde girdiğini hissettireceğini söyledi. Recep Altepe’den Harmancık’a 12 tane hizmet aracı getirdik. Her alanda Büyükşehir hizmetlerini alacağız. Projelerimiz peşpeşe geliyor. Gerçekten dolu dolu, çok önemli projelerimiz var. Bir ilçe düşünün, oteli, hamamı, terminali, düğün salonu yok. Bu 5 projeyi de hayata geçireceğiz. İlçemizden Bursa’ya çok göç yaşanıyor. Bu göçleri durdurma noktasında Büyükşehir Belediye Başkan Recep Altepe’nin çok büyük faydası olacağı inancındayım.”

Bursalı perdeciyi güldüren vergi! Anti damping vergisi diye bilinen, Çin’den gelen polyester mamul perdelik ve döşemelik kumaşa konan yüzde 70.44 vergi, Bursa başta olmak üzere pek çok sanayici için dönüm noktası oldu. Ev tekstili sektörü yeniden ayağa kalktı. SON iki yıldır Çin’den ithal edilen bazı ürün gruplarına getirilen anti damping vergisi ve ek vergiler, ev tekstili sektörüne nefes aldırdı. Bu önlemler, durma noktasına gelen ev tekstili sektörünü yeniden ayağa kaldırdı. Denizli, Bursa, Uşak, Kayseri gibi illerde kapanan ev tekstili fabrikaları yeniden üretime geçti. Sektör bu yıl yüzde 15 büyümeyi ve 3.3 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyor.

ÇİN TEHDİDİ BİTTİ 2010 yılında yürürlüğe giren Çin Halk Cumhuriyeti’nden gelen, suni veya sentetik liflerden yapılmış perdelik ve döşemelik mensucat ile ilgili yüzde 70.44 (azami 5 ABD doları/ kilogram) oranında anti damping vergisi uygulanma kararı bunların başında geliyor. Ayrıca 2011 yılın da bu ürünlerin dışında kalan, özellikle örme ve kadife döşemelik kumaş, yatak takımları ve bazı dokuma kumaşlar için uygulamaya konulan yüzde 20 oranındaki ek vergi de ( koruma ) sektörü rahatlatmış bulunuyor. Her iki tebliğe ilişkin hükümet ile sektörü adına görüşmeler yürüten, iki ayrı derneğin birleştirilmesi ile oluşturulan Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) yönetiminin yürüttüğü girişimler, Çin tehdidini önemli ölçüde ortadan kaldırdı.

DURMA NOKTASINDAYDI Ekonomist dergisine konuşan Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) Başkan Yardımcısı Ali Sami Aydın, önlemler alınmadan önce Türkiye’de ev tekstili sektörünün durma noktasına yaklaştığını vurguluyor. Soruna hükümet ile kurulan iyi diyalog sonucunda zamanında neşter vurulmasından duydukları mutluluğu ifade ediyor. Sorunun üretim koşullarının eşitsizliğinden kaynaklandığını belirten Aydın, “Türkiye’deki üretim maliyetleri ürünlerin rekabet koşullarını güçleştiriyordu. Türk firmaları; üretimini yaparken, Dünya Çalışma Örgütü ve Uluslararası Ticaret

Kuralları’na uygun üretim yapıyor ve devlet sübvansiyonu almıyor” diyor. TEZGAHLAR ÇALIŞIYOR Ev tekstilinde polyesterden mamül perdelik ve döşemelik kumaş üretimi ağırlık olarak Bursa ve Çorlu civarında gerçekleşiyor. Anti damping vergisi denilen, Çin Halk Cumhuriyeti’nden gelen polyester mamul perdelik ve döşemelik kumaşa konan yüzde 70.44 vergi, Bursa başta olmak üzere pek çok sanayici için dönüm noktası oldu. Kapanmış olan tezgahlar tekrar çalışmaya ve yeni işçiler istihdam edilmeye başlandı. Ali Sami Aydın, “Denizli başta olmak üzere Uşak, Kayseri ve diğer bazı illerimizde pamuklu dokuma yapılmakta. Başta Denizli olmak üzere, pek çok

dokumacımızın işlerine dönme nedeni oldu” dedi. 1.5 milyon kişiye istihdam sağlıyor · 1000 yakın firmanın faaliyet gösterdiği ve yaklaşık 1.5 milyon kişiye istihdam sağlayan ev tekstili sektörünün üretim hacmi 12–13 milyar dolar civarında. · Üretimin 8 milyar dolarını iç piyasa oluşturuyor. Sektör 2013’te yüzde 15’lik büyüme hedefliyor. · Türkiye’nin 2011 yılında 3 milyar dolar olan ev tekstili ihracatının 2012’de yüzde 6.5 gerileyerek 2.8 milyar dolara düşdüğü gözleniyor. · İhracatın düşmesinde en büyük etken olarak, ekonomik krizle boğuşan Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde insanların harcamalarını kısması gösteriliyor. · Sektör 2013’te ise 3.3 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmayı amaçlıyor. Ortalama birim fiyatı 10.70 dolar SEKTÖRLE ilgili birim fiyat konusunda da olumlu gelişmeler söz konusu. Türkiye ihracatında ortalama kilogram fiyat 1.48 dolar iken, ev tekstili ihracatındaki ortalama birim fiyat 10.70 dolara yükseldi. Bu başarının tasarım, moda, inovasyon ve Ar-Ge’ye yapılan yatırımlarla elde edildiğini belirten Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Başkanı İbrahim Burkay’da, “Almanya’nın 14 dolar civarındaki birim fiyatını yakalamayı hedefliyoruz. Tekstil sektöründe kopyacılığa karşı mücadelemizi de sürdüreceğiz. Ülkeler ve kurumlararası işbirliği ile ürünlerimizin taklit edilmesinin önüne geçildiğinde birim fiyatımız buna bağlı olarak daha da yükselecek” diyor.

‘Büyükorhan’da kadınlar üretime başlıyor’ projesi kapsamında üretilen ürünler düzenlenen bir törenle sergilendi. BEBKA, Büyükorhan Belediyesi , Kınık Belediyesi , Büyükorhan Kaymakamlığı ortak projesi olan ’Büyükorhan’da kadınlar üretime başlıyor’ projesinde üretilen ürünlerin sergi açılışında Büyükorhan Belediye Başkanı Selami Selçuk Türkmen , ilçede böyle bir projenin uygulanarak bayanlara meslek edinmeleri amaçlanmıştır. Bugünde bu sergide gördüğümüz gibi çeşitli ürünlerin ortaya çıkarılarak kursa katılan bayanların el becerilerini görmüş bulunmaktayız.Bu projeye emeği geçen herkese teşekkür eder , bu tür projelerin devamı için Büyükorhan Belediyesi olarak destek olmaya devam edeceğiz dedi. Sergi açılışına Büyükorhan Kaymakamı İbrahim Ethem Kazak, Büyükorhan Belediye Başkanı Selami Selçuk Türkmen, Harmancık Belediye Başkanı Mustafa Çetinkaya, Büyükorhan Ak Parti İlçe Başkanı Bayram Çetinkaya, Ak Parti Bursa İl Yönetim Kurulu üyesi Hasan Taş ve çok sayıda davetli katıldı.

Ette fiyat tartışması Türkiye’nin et üretiminde ithalatını geride bırakıp, ihracata başlayacağını duyuran haber ette fiyat tartışması başlattı. Geçtiğimiz birkaç yılda canlı hayvan ithalatının gündemde olduğu Türkiye’de şimdi de et stoklarındaki aşırı büyümeden dolayı et ihracatına başlanması söz konusu olacak. Türkiye, ilk etapta Suudi Arabistan’a 5 milyon küçükbaş, 1 milyon da

büyükbaş olmak üzere toplam 6 milyon adet canlı hayvan ihraç edecek. Irak’la da 2 milyon damızlık ihracatı için anlaşma imzalanmak üzere. Dört ayrı ülke ile de görüşmeler sürdürüldüğü belirtilirken, iç piyasada da ‘madem hayvan nüfusunda ihracat yapacak kadar artış var, 14 TL düzeyindeki fiyatlar neden düşmüyor’ ya da ‘fiyat düşmüyorsa etbolluğu gerçeği

yansıtmıyor’ tartışmaları yapılıyor. Konya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Nazif Karabulut, 2010 yılından önce 9.5 milyon civarında olan büyükbaş hayvan stoğunun da devletin verdiği faizsiz krediler ve teşviklerle sektöre giren yeni yatırımcılkar sayesinde 11.5 milyon seviyesine yükseldiği kaydetti. 2010 yılında et ithaline başlamıştı.

"Hedefimiz iş kazalarının sayısını düşürmek"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “Türkiye’de 2002 yılında 100 bin çalışandan 17 kişi hayatını kaybederken, bugün 100 bin çalışandan 8 kişi hayatını kaybediyor. Hedef, iş kazalarında oranı 100 binden 1’e inmektir” dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İntes Yönetim Kurulu Geleneksel Toplantısı’na katıldı. Sheraton Otel’de düzenlenen programda konuşan Bakan Çelik, çalışma dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, “2004 yılında 10,8 olan işsizlik oranının Ekim 2012’de 9,1’e, 2004’te 20,6 olan genç işsizlik oranımız Ekim 2012’de 18,1’e geriledi. 2009’dan bu yana 4 milyon 232 bin kişiye istihdam sağladık” şeklinde konuştu. İnşaat sektörünün gelişiminden bahseden Bakan Çelik, 2011 yılında bu sektörün yüzde 11,2 büyüdüğünü söyleyerek, “Bunun istihdama yansımaları da olumlu oldu. 2002 yılında inşaat sektöründeki istihdam oranı yüzde 4,5 oranında, 2012 yılında ise bu oran yüzde 10’lara yükseldi” ifadesini kullandı.Çalışma ve sosyal güvenlik alanında önemli reformlar yapıldığını dile getiren Çelik, “İntibak Kanunu, İş Sigortası, Sosyal Güvenlik Reformu gibi yenilikler yaptık. Kadınların istihdamında işveren prim desteğini sürdürüyoruz. 2004’ten bu

Tüketici davaları yüzde 532 arttı

hayatını kaybediyor. Hedef, iş kazalarında oranı 100 binden 1’e inmektir” ifadesini kullandı.

yana 24 milyar liralık bir destek sağladık” diye konuştu. Türkiye’de mesleksizlik sorunu olduğuna dikkat çeken Çelik, “48 bin açık meslek var. Yani 48 bin vatandaşımıza iş bulabilme imkanımız varken, o mesleğe uygun insan bulamıyoruz. İş var, mesleksizlik sorunu ciddi problem teşkil ediyor” dedi. İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İstihdam açıdan hedeflerin olduğunu bildiren Bakan Çelik, ‘Ulusal İstihdam Stratejisi’ çerçevesinde 2023 hedeflerini açıkladıklarını hatırlatarak, “40 hedef, 57 politika ve 205 tedbiri içeren planı tamamlamış bulunuyoruz.

Vatandaşlar, mahkeme kapılarını en çok kredi kartı aidatı ve kredi dosya masraflarının iptali için aşındırdı. İkinci sırayı kaçak elektrik kullanım bedelleri, üçüncülüğü ise devre tatil mağdurlarının açtığı davalar aldı. Tüketici davalarındaki rekor artış herkesi ürküttü. 2011 yılında bin 28 kişinin dava açtığı Bursa'daki Tüketici Mahkemesi'ne 2012 yılında 6 bin 430 kişi başvurdu. İki hakim, bir müdür ve 9 personelin görev yaptığı tek duruşma salonunda toplam bin 51 dosya karara

İnşallah 2023 yılında yüzde 5’e inmiş bir işsizlik oranıyla karşı karşıya kalacağız” şeklinde konuştu. İş Sağlığı Güvenliği konusuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çelik, “2011 yılında iş kazalarının 11,2’si, ölümlerin de yüzde 33,5’i inşaat sektöründe meydana geliyor. Türkiye’de her gün 171 iş kazası meydana geliyor. Dünyada her yıl 2 milyon 300 bin insan hayatını kaybediyor. Türkiye’de 2002 yılında 100 bin çalışandan 17 kişi hayatını kaybederken, bugün 100 bin çalışandan 8 kişi hayatını kaybediyor. Avrupa Birliği ülkelerinde 100 bin çalışandan 4 kişi hayatını kaybediyor. 15 Avrupa ülkesinde 100 bin çalışandan 1 kişi

bağlandı. 5 bin 949 dosya ise 2013 yılına devretti. 2012 yılından devreden dosya sayısı 570 oldu. Devreden dosya sayısı da 2012'ye göre 2013'de 10 kattan fazla arttı. Vatandaşlar Tüketici Mahkemesi'ne en çok bankaların kredi çekiminde aldığı dosya masrafları ve kredi kartı aidatlarının iptali için başvurdu. İkinci sırada faturalarına yansıyan kaçak elektrik bedellerinin iptali, üçüncülüğü ise devre tatil mağdurları aldı. Mahkeme, değeri bin 161 Lira’nın

“DUAYEN BİR GAZETECİYİ KAYBETTİK” Bakan Çelik, gazeteci Mehmet Ali Birand’ın vefatı üzerine, “Duayen bir gazeteciyi kaybettik. Allah’tan rahmet diliyorum. Soyadı Birand, hayat böyle bir şey işte. Bir anlık hadise. Hayat da öyle bir an var bir an yok” dedi. Ülkede yaşanan terör sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Çelik, “Kandan çok çektik, bu topraklarda büyük acılar var. Son günlerde barış kelimesi gür bir seda ile yankılanmaktadır. Bugün Diyarbakır’da düzenlenen cenaze töreninde bir olayın olmaması ve barışın hakim olması konusunda bütün kesimlerin duyarlı davranması Türkiye’nin geleceği açısından son derece önemlidir. Kan kin oluşturuyor. Kan ve kin Türkiye’ye çok pahalıya patladı. Bu yüzden kan da dursun, kin de ortadan kalksın. Bizim milletimize bu yakışmıyor. Bizim milletimiz cumhuriyeti birlikte kurdu. Çanakkale’de birlikte yatıyor, Yemen’de Sarıkamış’ta birlikte yatıyor. İç içe yaşayan insanların barış içinde yaşaması gerekiyor. Barış bu coğrafyaya yakışıyor. Umarız ebedi dostluk sağlanır” diye konuştu. altında olduğu için hakem heyetlerine açılan tüm davaların itiraz merciini oluşturuyor. Osmangazi Yıldırım ve Nilüfer’deki hakem heyetleri başta olmak üzere Tüketici Mahkemesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan Gürsu, Gemlik, Kestelve Mudanya’daki tüketici davalarına da bakıyor. Yıldırım Belediyesi Hakem Heyeti üyesi Avukat Murat Öz, tüketici davalarındaki olağanüstü artışın sebeplerini aktardı.

Sivil toplum kavramı, batı toplumlarının gelişim sürecinin ve batı siyasal geleneğinin içinde doğup gelişmiş bir yapı olarak karşımıza çıkmış gibi görünse de, doğuda da başka adlarla benzer çokça örgütlenmelerin göründüğünü söylemek gerek. *** Sivil Toplum Örgütleri’nin farklı alanlarda çalışan gönüllü örgütlerden, düşünce kuruluşlarına, sosyal hareketlerden vatandaşlık inisiyatiflerine, hükümet-dışı örgütlerden sendikalara ve meslek odalarına kadar geniş bir yelpaze içinde hareket eden bir alanı temsil ettiği söylense de, aslında Meslek Odalarını bu alan içinde görmek yanlıştır. Hem Liberal anlayış ve hem de Marksizm’in ortak görüşüne göre Sivil Toplum, örgütlü sosyal yaşamın gönüllü, kendi kendini üreten, kendi kendini destekleyen, devletten özerk olup bir yasal düzen ya da ortak kurallara bağlı olan alanı ifade eder. Bu tanımıyla Sivil Toplum Örgütü, özel alan ile devlet arasında duran aracı bir varlık olarak görülür, kabul edilir. *** Yanlış bir kanı olarak toplumumuzda Meslek Odaları, Sivil Toplum Kuruluşu olarak tanınır. Ama, bir Meslek Odası ne bir Sivil Toplum Kuruluşu’dur ne de bir Demokratik Kitle Örgütü. STK ile Odalar asında önemli farklar bulunur.. STK’lar daha zayıf kaynak ve olanaklara sahiptir. Odalar ise zorunlu aidat nedeniyle daha büyük finansal kaynaklara sahiptir. Ayrıca odalar kamu niteliğinde kuruluşlar olduklarından yasayla zorunlu kılınan fonksiyonları yerine getirmek üzere bazı personeli bünyelerinde bulundururlar. STK’lar belli bir amaca yönelik olarak kurulmuş gönüllü kuruluşlar olduklarından kendi içlerinde birbirine daha yakın görüşte insanları barındırır. Odalar içinde çok geniş bir sosyal ve siyasal düşünce yelpazesine yayılmış üyeler bulunur. Çoğu odaların geçmişi eski yasalara dayanır. Çağdaş değildir, çağdaş hale de getirilemez, çünkü kuruluş yasasının temeli ve çerçevesi yanlıştır. *** Bir başka durum TOBB ve Ticaret ve Sanayi Odaları’nda görülür. TOOB’da birbirinden çok farklı çıkar guruplarını bir arada toplamıştır. Bu yanlıştır… Ticaret ve Sanayi Odalarında da durum aynıdır. Sanayici ve tüccar aynı yerdedir. Toplum yapısı… Türkiye’nin yıllık 1.5 milyar dolar dış-satım yaptığı dönemlerin uygulama alışkanlıklarıyla 2023 hedeflerini karşılaması olası değildir. Bu nedenle Sivil Toplum tanımının doğasına uygun yeni bir yapılanmaya gidilmeli, Ticaret Sanayi Odaları dâhil bütün Meslek Odaları’nın yapısı ve işlevleri yeniden düzenlenmelidir. Bunun ideolojik kaygılarla engellenmesine fırsat verilmemelidir… *** Sözün özü: Bir yengece doğru yürümesini asla öğretemezsiniz… ARİSTO

4-5 sb  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you