Issuu on Google+

6

Büyükorhan Güncel

Ağustos 2012

Orman yangını korkuttu

30 Agustos Zafer Bayramı Ramazan GÜÇLÜ

Şanlı tarihini, altın sayfalarla süsleyen aziz milletimizin unutulmaz zaferlerinden birisi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı hürriyet ve istiklalimizi kazandığımız bir zafer günüdür. Zafer Bayramı Türk Milletinin istiklâl destanıdır. 1071 Malazgirt zaferimizi hazmedemeyenler, Anadolu’ya gelişimizden itibaren, bize karşı düşmanca saldırılarına devam ede gelmişlerdir. Bu saldırılar, Haçlı seferleri ile başlamış, asırlarca sürmüş ve nihayet I. Dünya Savaşı ile Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasında en önemli rolü oynamıştır. Hatta bununla da yetinilmemiş, Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşması ile topraklarımız paylaşılmaya ve istila edilmeye başlanmıştır. Kahraman ecdadımız, bu istila ve taksimi asla kabul etmemiş, topyekûn bir mücadeleye girişmiştir. Tarihe, “Türk İstiklal Savaşı” olarak geçen bu ölüm-kalım savaşını kesin zaferle sonuçlandırmıştır. Bu büyük zaferin tek hedefi, vatanımızı düşman işgalinden kurtarmak, istiklalimizi yeniden kazanmaktı.Hürriyet; ancak savaş meydanlarında kazanılan zaferlerle korunur. Hürriyeti korumak için savaş anında dahi izlenmesi gereken yolu, Cenabı Allah şöyle bildirmektedir. “Sizinle savaşan düşmanlarla, Allah yolunda siz de savaşın. Sakın aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.” Bakara, 2/190. “Gevşeklik göstermeyin.Üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.” (Al-i İmran, 3/139.) Ecdadımız; yokluklar içinde ve en ağır şartlar altında, yedi düvele karşı, tarihte benzeri görülmemiş bir destan yazmıştır. Müslüman Türk milletinin savaş meydanındaki kahramanlığını ve azmini, bu savaşın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal şöyle anlatır: “Karşılıklı siperler arasında mesafemiz, sekiz metre idi. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler, hiç biri kurtulamadan kâmilen şehit düşüyor. İkinciler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir itidal ve tevekkülle; biliyor musunuz? Şehit olanı görüyor, üç dakikaya kadar şehit olacağını biliyor, en ufak bir fütur bile getirmiyor. Sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, Cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu; Türk askerindeki imanı ve ruh kuvvetini gösteren, şayan-ı hayret ve şayan-ı tebrik bir misaldir.” (Ruşen Eşref, Mustafa Kemal Çanakkale’yi Anlatıyor 1981, s. 22) 30 Ağustos zaferi, Türk milletinin asla esir edilemeyeceğini; semaları süsleyen Türk Bayrağı’nın gönderden indirilemeyeceğini ve gök kubbeyi çınlatan ezan seslerinin dindirilemeyeceğini bütün dünyaya ilan eden kutsal bir zaferdir. Bu zafer, namusumuzu ve mukaddes değerlerimizi düşman saldırısından kurtarmakla kalmamış; aynı zamanda esaret altında bulunan diğer Müslüman milletlere de ilham kaynağı olmuştur. Bu savaşta mücadelede bulunan, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine, tüm kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz.Ruhları şad olsun.Zafer Bayramınız Kutlu Olsun.

Büyükorhan'ın Demirler ve Piribeyler köyleri yakınlarında ormanda henüz bilinmeyen nedenle orman yangını çıktı. Yangına, Büyükorhan, Orhaneli ve Harmancık,Balıkesir,Dursunbey,Kemalpaşa Orman İşletme müdürlüklerinden arazözler ile yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü'nden iki helikopterin de bölgeye gönderildiği öğrenildi. Büyükorhan'daki Orman Yangını kontrol altına alındı. Ali ERDEM Bursa-Balıkesir sınırında meydana gelen orman yangını tamamen kontrol altına alınırken, yangında 4 hektarlık alan kül oldu. Edinilen bilgiye göre, saat 12.30 sıralarında Bursa'nın Büyükorhan ilçesine bağlı Pirebeyler ve Demirler köyleri ile Balıkesir'in Dursunbey ilçesi yakınlarında henüz bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. Yangın bölgesine, Büyükorhan, Orhaneli, Harmancık, Keles ve Dursunbey Orman İşletme müdürlüklerinden arazözler ile yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Dursunbey'den bölgeye 3 arazöz, 3 su tankı, 2 ilk müdahale aracı, 3 pikap sevk edildi. Ayrıca yangında 3 helikopter ve 1 yangın söndürme uçağı da görev aldı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü'nden de bölgeye 10 arazöz sevk edilirken, yangında 12 ekip görev aldı. Bursa Orman Bölge Müdür

Yardımcısı Salih Akbaş, yangının tamamen kontrol altına alındığını, soğutma çalışmalarında sona yaklaşıldığını ifade ederek, "Ekiplerimiz yangını 1 saat içinde kontrol altına aldı. Yangın sonucu 1 hektarı tarım arazisi olmak üzere

BEBKA’da çalışmalar hızlandı Büyükorhan Mesleki Eğitim Merkezinde faaliyetler tüm hızı ile devam ediyor. Bursa-Eskişehir-Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından desteklenen, “Büyükorhan’da Kadınlar Üretime Başlıyor” projesinin uygulama merkezinde çalışmalar ve eğitimler 2. ayına girdi. Proje kapsamında eğitim alan 73 kadın kursiyerin okul öncesi çağındaki çocukları da çocuk oyun odasında uzman bir gözetmen eşliğinde gönüllerince oyunlar oynayarak vakit geçiriyor. Büyükorhan Belediye Başkanı Selami Selçuk Türkmen, “Her geçen gün kadınlarımız üretime daha da yaklaştırıyoruz. Gerçekleştirilen kurslar ve eğitimler sonrasında aile bütçelerine katkı koyacak olan hanımlarımızın yaşam standardı bir nebze olsun artacak. Bu vesileyle ilçe ekonomisine de olumlu yansıyacak. Kursiyerler, kurs süresince verilen eğitimleri iyi değerlendireceklerinden endişemiz yok.” diye konuştu.

Yerel Aylık Süreli Yayın

Yörem Güncel gazetesinin ücretsiz ilavesidir. Yonca Tanıtım ve Yayıncılık Adına İmtiyaz Sahibi

Mustafa BALSEVEN

Yazıişleri Müdürü Fatih Mehmet AZER Haber Müdürü Hukuk Danışmanı Fatih GÜÇTÜRK Av. Fevzi MARAL Görsel Yönetmen Serkan BALSEVEN Katkıda Bulunanlar Faruk ANBARCIOĞLU, Yunus Emre COŞAN, Orhan BOZDEMİR, Aydın KURMUŞ, Tarık AS, Tuğba Akbey İNAN, Saadettin TOPÇU, Ramazan GÜNHAN, Cihan ERDEN, Kamile EMET, Şevki GÜR YayınYönetim Yeri : Tahtakale Mah. Veziri Cad. Aralıkhan No: 5/15 Osmangazi-BURSA Tel&Fax: 224 56 84 İrtibat Bürosu : Cuma Mh. I. Murat Cd. No:14/A Keles-BURSA Tel&Fax: 861 28 70 Baskı Yeri : Özcan Ofset Baskı Matbaacılık Gülbahçe Mah. Akmal Sok. No: 10 BURSA Tel: 0.224 254 77 14 Büyükorhan Güncel gazetesi basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.

Türkmen’den Mutlu’ya ziyaret

Büyükorhan Belediye Başkanı Selami Selçuk Türkmen Merkez Cami Yaptırma Derneği Başkanı Ethem Kaya, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’yu makamında ziyaret ettiler. Büyükorhan’ın ilk kaymakamlığını yapan Hüseyin Avni Mutlu ve Vali Yardımcısı Ahmet Deniz’in de hazır bulunduğu ziyarette Büyükorhan’ın geçmişten bugüne kat ettiği mesafeler görüşüldü. İlçenin eksik kalan hizmetlerine ve yapımı devam eden merkez camiye İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’dan destek sözü geldi. Büyükorhan Belediye Başkanı Selami Selçuk Türkmen: “Samimi bir ortamda Sayın Valimizle görüştük. Bizlere çok büyük misafirperverlik gösterdi. Kendileri Büyükorhan’ımızın ilk kaymakamı olduğu için yöreyi çok iyi tanıyor. Vali Yardımcımız Ahmet Deniz de Büyükorhan kaymakamlarımızdan. Bu görüşmeyi sağladığı için Ahmet Deniz’e teşekkür ediyoruz.” dedi.

Büyükorhan’a yeni Emniyet Amiri

Tatlıoğlu’ndan Personeline Gıda Paketi

Ağustos 2012

Yıl:2 Sayı:25

toplam 4 hektarlık alan kül oldu" dedi. Köylüler, yangının başladığı alanda Tren İstasyonunun geçtiğini ve trenden izmarit veya yanıcı madde atılarak ateş çıktığını düşünüyor.3 yıldır da aynı yerde buna benzer yangınlar meydana geldiğini de dile getirdiler.

Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu, Ramazan ayı kapsamında tüm personeline gıda paketi dağıttı. Ramazan paketlerinin hazırlanması sürecinde tek tek ilgilenen ve hiçbir personelini ayırmayan Tatlıoğlu her yıl olduğu gibi bu yıl da aile bütçelerine katkısı olması münasebetiyle iftariyelikler hazırladıklarını ifade etti. Tatlıoğlu: ” Belediye hizmetleri personelin moralli olmasıyla daha verimli yürür. Biz de mübarek Ramazan ayı dolayısıyla personelimize hem teşekkür mahiyetinde hem de Ramazan ayının bereketli geçmesi dileğiyle gıda paketleri hediye ettik. Ramazan ayı personelimize de manevi güç katarken, çalışmalarını da daha düzenli ve verimli hale getirecektir. Dileğimiz ağız tadıyla, huzurlu bir Ramazan ayı geçirmek. Belediyemizin yorulmaz neferlerine Orhaneli’nin fedakar personeline teşekkür ediyorum.” dedi. Öte yandan hazırlanan gıda paketlerinin içerisinde, ayçiçeği yağı, toz şeker, kesme şeker, çay, pirinç, un, zeytin, kuru bakliyat, tatlı gibi ürünlerin olduğu öğrenildi.

Büyükorhan Güncel

Ağustos 2012

Aydın KURMUŞ Büyükorhan İlçe Emniyet Amiri İsa Tekin’in Bursa İl Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasıyla boşalan Büyükorhan İlçe Emniyet Amirliği’ne atanan Ahmet Yılmaz görevi İsa Tekin’den devralarak ilçedeki yeni görevine başladı. 1977 Balıkesir-Gönen doğumlu olan Ahmet Yılmaz 2003 yılında İzmir’ de mesleğe başladı. 2006-2010 yılları arasında 5 yıl süre ile Diyarbakır’da şark görevinde bulunan Yılmaz 2010-2011 yıllarında Çanakkale-Yenice’de görev yaptı. Girdiği komiser yardımcılığı sınavını kazanarak İstanbul’da hizmet içi eğitimde bulunan Ahmet Yılmaz, kursun ardından İlçe Emniyet Amiri olarak Büyükorhan’a atandı. Büyükorhan’da görev yapmaktan büyük bir mutluluk duyacağını belirten Ahmet Yılmaz, öncelikli olarak ilçe halkını ve yöreyi daha yakından tanımak istiyorum. Burada halkla diyalog içerisinde halkla içiçe görev yapmak halkla bir bütün olarak ve halkın desteğini alarak görev yapmak istiyorum” dedi. Büyükorhan’ın küçük ve şirin bir ilçe olduğunu ifade eden Ahmet Yılmaz, amacım uzunca bir zaman burada görev yapmak ve bu yöreye hizmet etmek istiyorum, diye konuştu. Evli olan Ahmet Yılmaz 1 çocuk babası.

Koçdemir ciddi tarım politikaları oluşturulmalı

Polanya’da düzenlenen tarım fuarına katılan Büyükorhan Süt Üreticileri Birliği Başkanı Osman Koçdemir, 4 gün süren tarım fuarının kendileri açısından çok olumlu geçtiğini belirtti. Koçdemir, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımcıları buluşturan fuarda, tarım ve hayvancılığın ciddi bir sektör olması gerekliliğini ortaya koyduğunu, bölgemizde yapılan tarım ve hayvancılık şeklinin

Avrupa’da ve Dünya’da artık uygulanmadığını belirti. Ülkemizde ciddi tarım politikasının sadece Atatürk zamanında gerçekleştirildiğini belirterek, bunun sonrasında uygulanan tarım politikalarının yanlış ve yetersiz olması sebebi ile hayvancılık sektörünün de buna bağlı olarak olumsuz etkilendiğini belirtti. Koçdemir, tarım hayvancılık sektöründen geçimini sağlayan

çiftçilerimizin artan saman ve yem fiyatlarından olumsuz etkilendiğinin altını çizdi. 2-3 inek 20-30 koyun ve keçi ile bu sektörde söz sahibi olunmasının imkansız olduğunu belirten Koçdemir, büyük çiftliklerin kurulması ve işletilmesi, bakanlık düzeyinde ciddi tarım politikalarının uygulanması ile ancak istikrarın yakalanacağını savundu.

3 Askerliğin yolu yokuş(muş) Ali AYDOĞDU

Malum ülkemizin Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir yangın var. Hainler, dost ve müttefik bildiğimiz ülkelerin desteğiyle her gün canımızı yakmaya devam ediyorlar. Hainler belli… Ama bir de bu durumdan para kazanmaya çalışan asalaklar var. Elbette iyileri tenzih ediyorum. Ama o bölgenin bazı insanları(!)bunu ranta dönüştürüyor. Deyim yerindeyse şehit kanlarıyla yıkanmış paraları ceplerine dolduruyorlar. Anlatacağım hikayeyi dinleyince bana hak vereceksiniz. Olay, olayların şiddetli olduğu 1990’lı yıllarda yaşanıyor. Ve asker bir hemşerimizin başından geçiyor. Asker hemşerimizin dağıtımı Hakkari’ye çıkmış. Hakkari’ye gitmek için önce toplanma bölgesi Van’a gidecek. Asker torbasını alıyor, şu an Kent Meydanı’nın bulunduğu yerdeki eski terminale geliyor. O zaman çığırtkanlar meşhurdu. Çığırtkan, askerimize nereye gideceğini soruyor. “Van’a gideceğim” cevabını alınca, “Gel bizim firma da gidiyor” diyerek, bilet alması için bizim askeri yazıhanesine götürüyor. Hakikaten asker hemşehrimize Van’a gidiş bileti kesiliyor. Hatta yaklaşık 10 kadar askere aynı muamele yapılıyor. Ve saati gelince yolculuk başlıyor. Ankara’ya gidene kadar sorun yok. Ankara’ya gelince, otobüs şoförü ve muavin, “Asker ağalar. Bundan sonrası sizin otobüste olmanız tehlikeli. Sizi bagaja alalım. Orada daha güvende gidersiniz” diye... Elbette korkuyorlar. Bizim askerler de inanıyor ve muavinin dediklerini yapıyor. Ankara’dan öbür tarafa yedek şoförün uyuduğu otobüsün alt bölümündeki bagaja geçiyor. Tabii otobüs onların yerine Ankara’da yeni yolcular alıyor. Sıkıntılı yolculuk Muş’a gelince yeni bir boyut kazanıyor. Muavinin askerlere sürprizi, “Asker ağalar burası son durak” sözü oluyor. Askerler itiraz ediyor; “Olur mu? Siz bize Van’a gideceğiz diye bilet kestiniz.” Muavin, “Ne yapayım kardeşim, bizim firma buraya kadar çalışıyor” diyerek bizim askerlere çıkışıyor. Çaresiz oradan ayrılan askerler, soluğu Muş İl Jandarma Komutanlığı’nda alıyor. Dertlerini ve yaşadıklarını anlatıyor. Oradan firma aranıyor ve firma bir minibüs tutarak askerleri Van’a götürmek zorunda kalıyor. Durun daha bitmedi… Yolculuk başlıyor, Bitlis civarında mola veriliyor. Askerler ihtiyaçlarını gidermek için indiklerinde minibüs şoförü, askerlerin malzemelerini yola indirip kaçıyor. Askerler geri dönüşlerinde minibüsü görmeyince şoke oluyorlar. Çaresiz, malzemelerini alıp yolda beklemeye koyuluyorlar. Beklerken Van’a giden bir otobüs geliyor. Ancak otobüs dolu… Durumlarını anlatıp arada da olsa Van’a gidebileceklerini belirtiyorlar. Sonunda otobüs şoförünü ikna ediyorlar. Ve nihayet Van’a ulaşılıyor. Ama askerlerin çilesi bitmiyor. Toplanma bölgesi olduğu için Van’daki askeri birliğin kontenjanı belli. Askerler nizamiyeye gidiyorlar, ancak “Yerimiz yok. Sizi içeri alamıyoruz” cevabıyla geri dönüyorlar. Oteller dolu, kalacak yer yok. Van merkezindeki parklar bizim askerlerin ve içeri alınmayan diğer askerlerin yeni mekanı oluyor. Bir gün parkta sabahlanıyor. Ertesi gün parkta otururken bizim askerlere bir polis yaklaşıyor ve nereli olduklarını soruyor. “Bursalıyız” cevabını alınca, kendisinin de Bursalı olduğunu belirtip, onları parktan alıp evine götürüyor. Bizim askerler her sabah, evinde kaldıkları polisle vedalaşıp nizamiyeye gidiyor. Ancak, her seferinde geri dönüyorlar. 15 gün boyunca bu böyle devam ediyor. Askerler, gerçi yiyecekiçeçeck açısından destek veriyorlar ama evinde kaldıkları polise rahatsızlık verdiklerini düşünüyorlar. Ama, Van’da da sığınacak yer buldukları için sevinçli. Olan Bursalı polis memuruna oluyor. Bir gün için evine konuk ettiği hemşehrilerine 15 gün bakmak zorunda kalıyor. Sonunda Hakkari’ye geçebiliyorlar. Ve onlar için sıkıntı bitmiş oluyor.


3-6 sb