Page 1

a h a a m T S TFF’nin Ayl›k Futbol Dergisi

l fiubat 2008 l Say›: 40

Ayhan Akman

Art›k haz›r... Büyük hedefler onu bekliyor


Türkiye Futbol Federasyonu Adına Sahibi: Affan M. Keçeci Yayın Yönetmeni: Zeki Çol

Volkan fien 62

Ayhan Akman 12

Musa Ayd›n 18

Antonio de Nigris 56

Bursa’n›n son arma¤an›

Hayat›m gençlere örnek

Hem teknik hem biyonik

Rengârenk bir Meksikal›

Sorumlu Yazıiflleri Müdürü: Mazlum Uluç Yazıiflleri: Ba¤›fl Erten ‹lker U¤ur Cem Zamur Bar›fl Tar›k Mutlu Nihat Özten Mustafa Kemal Artalan Görsel Tasar›m: Hasan Teoman Baskı: Elma Bas›m

Koray Gençerler 26

Helenio Herrera 46

Hakemlik için mesle¤imi de¤ifltirdim

Futbolun asma kilidi

Organize Sanayi Bölgesi Keresteciler Sitesi 13/B Blok Kat: 4 D: 3

Ertan Adatepe 42 Futbolun yüce tepesi

‹kitelli / ‹stanbul Tel: (212) 670 05 25 Faks: (212) 670 28 58 Yazıflma Adresi: Türkiye Futbol Federasyonu Medya ‹letiflim Departmanı Konaklar Mah. Ihlamurlu Sok. No: 9 34330 4. Levent/‹stanbul Telefon: (212) 282 70 20 Dahili: 157-159 e-mail: tamsaha@tff.org.tr

‹brahim Kafl 34

Serkan Balc› 68

Giovani dos Santos 74

Haddimi biliyorum

Altyap› yat›r›m› mutlaka geriye döner

Babas›n›n o¤lu

Hasan Kabze 49 Risk ald›m ve baflard›m

Web Sitesi: http://www.tff.org YEREL SÜREL‹ YAYIN Para ile sat›lmaz Bu sayıya foto¤raf katkısı sa¤layan Vatan ve Türkiye gazeteleriyle foto muhabiri dostlar›m›z Haydar Tan›flan, Eser Erenler, Bahad›r Çokifller, Ümit ‹nce, Süha Gürsoy, Halid Kayacan ve Fehim Kayacan’a teflekkür ederiz.

4 TamSaha

Euro 2008

Futbolun co¤rafyas›

Futbol Ekonomi

Schalke 04-B. Dortmund

Arjantin futbolu

Rusya Ligi

Forvet

6

16

32

38

40

54

60

Türkiye için 300 milyon dolarl›k pasta

Gel, nereli olursan ol gel

Futbolun de¤iflen mabetleri

Ruhr Vadisi’nde hâkimiyet savafl›

Tango art›k daha renkli

Patronlar ve tak›mlar›

Santrforun yeni varisi TamSaha 5


Futbol Ekonomi

kald›ran tak›m 7.5 milyon euro, kaybeden ise 4.5 milyon euro alarak turnuvay› tamamlam›fl olacak. Buna göre tüm maçlar›n› kazanarak finale kalan bir tak›m, finali de kazand›¤›nda 23 milyon euroyu kasas›na koymufl olacak. 2004 Haziran’›nda bafllayan ve Yunanistan Milli Tak›m›’n›n flampiyonlu¤u ile sonuçlanan organizasyonda, turnuvay› kazanan Yunanistan 16.8 milyon euro (27 milyon ‹sviçre Frang›) para ödülü elde etmiflti.

Euro 2008... Türkiye için 300 milyon dolarl›k pasta! Futbol elbette sadece futbol de¤il ve ulaflt›¤› maddi de¤erler milyar dolarlarla ölçülen dev bir ekonomik aktör. Avrupa fiampiyonas› Finalleri ise Dünya Kupalar› ile birlikte bu dev ekonominin en büyük motorlar›ndan biri. Yaklaflan Euro 2008 finalleri öncesi ekonomistler ellerinde ka¤›t kalemleriyle bu organizasyonda hangi ülkenin ne kadar maddi gelir sa¤layaca¤›n› hesaplamaya u¤rafl›yor. Bu çal›flma da Türkiye ekonomisinin Euro 2008’den elde edece¤i gelirleri ortaya koyuyor. Tu¤rul Akflar 006’da Almanya’da düzenlenen Dünya Kupas›’na kat›lamayan Türk Milli Tak›m› yaklafl›k 250 milyon dolarl›k bir kazançtan mahrum kalm›flt›. Bu kez hedefi ›skalamad›k ve 2008 Haziran’›nda Avusturya ve ‹sviçre’de yap›lacak Euro 2008’e kat›lma baflar›s›n› gösterdik. Bu sportif performans›n mali karfl›l›¤› hem Türk ekonomisine hem de Türk futboluna olumlu yans›yacak gibi görünüyor. Türk Milli Tak›m› Euro 2008’e kat›lmakla sadece para kazanmayacak, FIFA s›ralamas›nda da üzerinde bulunan Meksika, Romanya, ‹skoçya hatta ‹ngiltere’yi alaca¤› puanlarla yakalay›p geçebilecek. S›ralamadaki ilk 10’a

2

6 TamSaha

do¤ru hareketlenme flüphesiz ki, Türk Milli Tak›m›’na önümüzdeki y›llarda yap›lacak uluslararas› organizasyonlarda rekabet üstünlü¤ü de sa¤layabilecek. Euro 2008 Avusturya ve ‹sviçre ortak yap›m› olarak karfl›m›za ç›k›yor. Bu turnuvan›n bütçesi daha flimdiden 8.5 milyar euroya ç›km›fl durumda. Avrupa Birli¤i fonlar›, FIFA ve UEFA bu iki ülkede düzenlenecek turnuvaya ciddi bütçe ay›rm›fl durumda. Bu turnuva di¤erleriyle k›yasland›¤›nda gerçekten de endüstriyel futbolun flimdiye kadar yap›lm›fl organizasyonlar›ndan daha ileride bir teknoloji ile izleyenlerin karfl›s›na ç›kacak. Bu nedenle

2004 Avrupa Futbol fiampiyonas› Parasal Ödülleri Ödül Toplam› Tak›mlar O Yunanistan 6 Portekiz 6 Çek Cumhuriyeti 5 Hollanda 5 ‹ngiltere 4 Fransa 4 ‹sveç 4 Danimarka 4 ‹talya 3 ‹spanya 3 Rusya 3 Almanya 3 H›rvatistan 3 Letonya 3 ‹sviçre 3 Bulgaristan 3 Toplam

turnuvaya kat›lan tüm tak›mlar bu organizasyondan ne kadar para kazanabileceklerini hesaplamakla meflgul. Kimileri de bu turnuvaya kat›lamamakla ne kadar kaybettiklerini hesaplamakla. Sport Business’in bir haberine göre Euro 2008’e kat›lamayan ‹ngiliz futbolu yaklafl›k 2 milyar sterlinden (yaklafl›k 3.9 milyar dolar) oldu.

UEFA kazanan tak›mlar› paraya bo¤acak! Euro 2008, perdelerini 7 Haziran 2008 günü ‹sviçre-Çek Cumhuriyeti maç›yla açacak ve yine 29 Haziran’da oynanacak finalle kapatacak. Bu turnuva nedeniyle futbol dijital platformlar arac›l›¤›yla yaklafl›k bir ay boyunca milyarlarca insan›n ilgi oda¤› olmaya devam edecek. 29 Haziran gecesi yap›lacak final karfl›laflmas›yla 16 tak›mdan hangisinin kupay› kald›r›laca¤› belli olacak. Biz bu süre içinde tribünlerden ya da ekranlardan

tam 31 maç izleyece¤iz. Milli Tak›m›m›z, bu turnuvada A Grubu’nda ‹sviçre, Çek Cumhuriyeti ve Portekiz’le mücadele edecek. Finale kadar uzanabilirsek tam alt› maç oynayaca¤›z. Ya da 2002 Dünya Kupas›’nda oldu¤u gibi üçüncülük maç› oynamaya hak kazan›rsak, bu say› yediye yükselecek. Mastercard’›n yapt›rd›¤› bir araflt›rmaya göre bu organizasyondan d›flsal etkileriyle birlikte, organizatör iki ülkenin yaklafl›k 1.4 milyar euro civar›nda bir gelir sa¤lamas› bekleniyor. Avrupa’n›n spor ekonomisi konusunda lider uzmanlar›ndan Prof. Simon Chadwick taraf›ndan yürütülen araflt›rmada, Euro 2008’in ‹sviçre’nin Luzern flehrinde yap›lan kura çekilifli ile birlikte bilet, yiyecek-içecek sat›fllar›nda, yolculuklarda, ticarette, sponsorluk ve reklam gelirlerinde yaflanacak art›fl›n yan› s›ra telekomünikasyon ve yeni medya servislerinin daha fazla kullan›lmas›yla sa¤lanacak pozitif

ekonomik etkilerin yerel, ulusal ve uluslararas› düzeyde hissedilece¤i belirtiliyor. Futbolda kazanmak kadar kaybetmek de güçlü bir olas›l›k do¤al olarak, fakat organizasyon bu kadar büyük olunca kay›plar da bir müsabakada yenilmekle s›n›rl› kalm›yor. Çünkü gruplara kalmakla parasal ödül almaya hak kazanan milli tak›mlar, flampiyonlu¤a kadar giden süreçte sadece sportif performans nedeniyle 23 milyon euro parasal ödül alabilecek. UEFA 2000 y›l›ndaki organizasyonda 72.5 milyon euro (120 milyon ‹sviçre Frang›), 2004’te düzenlenen flampiyona için de 129 milyon euro da¤›tm›flt›. 2008’te da¤›t›lacak ödül ise yüzde 42 art›r›larak 184 milyon euro olarak aç›kland›. UEFA’dan yap›lan aç›klamaya göre 13. Avrupa Futbol fiampiyonas›’nda toplam 184 milyon euro, elde edilecek baflar›lara göre 16 tak›m aras›nda da¤›t›lacak. Turnuvaya kat›lan her tak›m kat›l›m pay› olarak 7.5 milyon euro (Euro 2004’te 4.5 milyon euro) alacak. Grup maçlar›nda al›nacak her galibiyete 1 milyon (Euro 2004’te 625 bin euro), beraberli¤e de 500 bin euro (Euro 2004’te 300 bin euro) ödül verilecek. Çeyrek finale kalan tak›mlar ekstra olarak 2 milyon, yar› finale kalan tak›mlar da 3 milyon euro alacak. 29 Haziran’da Ernst Happel Stad›’nda oynanacak final karfl›laflmas›nda kupay›

G 4 3 4 1 2 2 1 1 1 1 1 0 0 0 0 0

B 1 1 0 2 1 1 3 2 2 1 0 2 2 1 1 0

M 1 2 1 2 1 1 0 1 0 1 2 1 1 2 2 3

(Bin CHF) 27.000 23.000 17.500 16.500 13.000 13.000 13.000 12.500 9.500 9.000 8.500 8.500 8.500 8.000 8.000 7.500 203.000

Yukar›daki tablodan da görülebilece¤i üzere Euro 2004’te Yunanistan ve Portekiz tak›mlar›, sportif baflar›lar› sonucunda en fazla ödül kazanan tak›mlar olmufltu. Bu iki tak›mdan Yunanistan 27 milyon ‹sviçre Frank›, Portekiz ise 23 milyon ‹sviçre Frank› ile toplam 50 milyon ‹sviçre Frank› ödül kazanm›fllard›. Bu iki ülkenin Euro 2004 futbol pastas›ndan ald›klar› pay, toplam parasal ödülün yüzde 24.63’üne ulaflm›flt›. Toplam 203 milyon euroluk ödülün yüzde 24.63’ünü bu iki tak›m paylafl›rken, di¤er 14 tak›m ise parasal ödüllerin geriye kalan k›sm›n› bölüflmüfltü.

Turnuva 1.4 milyar euro gelir yaratacak! Avusturya ve ‹sviçre’nin ortaklafla düzenleyece¤i bu organizasyonun yaklafl›k 1.4 milyar euro (yaklafl›k 2.1 milyar dolar) gibi bir gelir yarataca¤› tahmin ediliyor. ‹sviçre ve Avusturya’n›n dörder kentinde oynanacak maçlar için haz›rl›klar neredeyse bitirilmek üzere. Statlar›n bak›m›, güvenlik harcamalar›, tak›mlar›n konaklama tesisleri, otoyollar, altyap› ve maçlar›n naklen yay›nlar›n›n high definition (yüksek çözünürlük) yay›na uyumlu hale getirilebilmesi için teknolojik altyap›n›n haz›r hale getirilmesi gibi maçlar›n güvenlik içinde oynanmas›ndan, televizyonun bafl›nda izleyecek seyircilere var›ncaya kadar birçok detay›n hatas›z tamamlanabilmesi için yap›lan bütçenin 8.5 milyar euroyu bulaca¤› tahmin ediliyor. Bu turnuva nedeniyle ‹sviçre ve Avusturya’ya yaklafl›k 400 bin turistin gelmesi bekleniyor.

2006 Dünya Kupas›’nda ve Euro 2004’te FIFA ve UEFA ciddi maç günü geliri elde etmiflti. Bu turnuvadan da yine baflta maç biletleri olmak üzere, hat›r› say›l›r bir maç günü geliri bekleniyor. Maç biletleri flimdiden sat›fla ç›km›fl vaziyette.

Bilet fiyatlar› 1. Kategori 2. Kategori 3. Kategori Euro Euro Euro Aç›l›fl maçlar› 250 170 70 Grup maçlar› 110 80 45 Çeyrek final maçlar› 180 110 60 Yar› final maçlar› 300 180 80 Final maç› 550 335 160

Avrupa futbolu iktisadi olarak da büyüyor Milyar dolarlara ulaflan küresel gelirleriyle dev bir endüstri haline gelen futbolun finansal ve iktisadi gücünü Euro 2008’le bir kez daha görme f›rsat› bulaca¤›z. Sadece bu turnuvay› düzenleyen ülkelere de¤il, ayn› zamanda bu turnuvaya kat›lan 16 ülkeye de futbol ekonomik anlamda ciddi bir gelir katk›s› sa¤layacak ve ekonomik katma de¤er üretecek. Turnuvaya kat›lan 16 ülkenin toplam gayri safi milli has›lalar› 11 trilyon 971 milyar dolar civar›nda. 43 trilyon dolara ulaflan dünya GSMH’s›n›n yüzde 27.6’s›n› oluflturan bu büyüklük, iktisadi anlamda oldu¤u gibi sportif anlamda da K›ta Avrupas›’n›n gücünü ortaya koyuyor. (‹ngiltere’yi de ekledi¤imizde bu oran yüzde 32’ye yükselmektedir.) Euro 2004’e kat›lan ülkelerin GSMH’lar› toplam› ise 9.5 trilyon dolar düzeyindeydi ve bu turnuvaya kat›lamayan ‹ngiltere’yi de dikkate ald›¤›m›zda, 2004’ten bu yana Avrupa ekonomisinin de yüzde elliye yak›n büyüdü¤ünü görüyoruz. Yine 2004 y›l›nda Avrupa futbol gelirleri toplam› Deloitte’un raporlar›na göre 12.5 milyar dolarken, ayn› kurumun 2006 y›l sonu raporlar›na göre Avrupa futbolunun yaratt›¤› gelir yüzde 40 artarak 17.5 milyar dolara ulaflm›fl durumda.

Her maç 42 milyon euro kazand›racak! Birbeck Spor Endüstrisi Merkezi’nin kurucusu ve yöneticisi olan, ayn› zamanda Coventry Üniversitesi’nde Spor Endüstrisi Stratejileri ve Pazarlama Bölümü’nde profesörlük görevini sürdüren Chadwick’in Mastercard ad›na haz›rlad›¤› raporda, Türkiye’nin oynayaca¤› her maç›n ortalama 42 milyon euro de¤erinde olaca¤› tahmini yap›l›yor. Rapora göre, elde edilecek kazanc›n önemli bir k›sm› maç› oynayan ve ev sahibi ülkeler aras›nda paylafl›laca¤› gibi, Avrupa ekonomisinin tümüne yans›yan olumlu etkileri de olacak. En kazançl› maçlar›n potansiyel geliri maç bafl›na 49-56 milyon euroya kadar yükselebilecek. Euro 2008 kura çekilifline dayanarak yap›lan hesaplamalarda, en fazla gelir üretme potansiyeli olarak (ki bu gelir 168 milyon euro civar›nda olabilecek), hepsi C Grubu tak›mlar› olan Fransa-‹talya (Zürih), Hollanda-Fransa (Bern) ve ‹talya-Hollanda (Bern) aras›nda oynanacak

TamSaha 7


maçlar görülüyor. Bu maçlar, turnuvada en yüksek gelir yaratma potansiyeline sahip maçlar olarak de¤erlendiriliyor. Di¤er gruplarda en yüksek kazanc›n ise Basel’de oynanacak ‹sviçre-Portekiz (Grup A), Viyana’da oynanacak Avusturya-Almanya (Grup B) ve Innsbruck’ta oynanacak ‹spanya-Rusya (Grup D) maçlar›nda olmas› bekleniyor. Profesör Chadwick, bununla beraber ayr›ca getirisi en yüksek muhtemel maçlar›n turnuvan›n çeflitli safhalar›nda Almanya taraf›ndan oynanacak maçlar olabilece¤ine de dikkat çekiyor. Bu maçlar› da Almanya-‹talya, Almanya-Fransa, Almanya-Hollanda maçlar› olarak iflaretliyor. Avrupa Futbol fiampiyonas›’n›n k›tan›n en önemli spor etkinliklerinden biri olmas› sebebiyle, Euro 2008’in, öncelikle kat›l›mc› 16 ülkeye olmak üzere tüm Avrupa ekonomisine 1.4 milyar euro dolay›nda bir katk› sa¤layabilece¤ini ifade ediyor. Ayr›ca bu katk›n›n grup baz›nda her bir maça ortalama 42 milyon euro de¤erinde olabilece¤ini hesapl›yor. Özellikle sponsorluk ve ticaret gelirlerindeki yükselme sayesinde birçok ülkede bu etkinin hissedilebilece¤ini, flampiyonan›n ilerleyen safhalar›nda oynanacak maçlar›n ekonomik getirisinin ise çok daha fazla olabilece¤ini tahmin ediyor. Asl›nda çok basit bir hesaplamayla Prof. Chadwick’in hesaplamas› do¤ru olarak görülebilir. Toplam parasal geliri (1.4 milyar euroyu), turnuvada oynanacak toplam maç say›s›na böldü¤ümüzde maç bafl›na tahmini gelir 45.1 milyon euro civar›na yükseliyor.

Biz bu turnuvadan ne kazanaca¤›z? Her ne kadar Prof. Dr.Chadwick, Euro 2008’e kat›lacak tak›mlar›n maç bafl›na ülke ekonomilerine katk›lar›n› 42 milyon euro civar›nda hesaplam›flsa da bizim yapt›¤›m›z hesaplar Milli Tak›m›m›z›n ülke ekonomisine d›flsal etkileriyle birlikte yaklafl›k 300 milyon dolarl›k (209 milyon euro) bir katk› sa¤layaca¤› yönünde. Buna göre Milli Tak›m›m›z›n oynayaca¤› maç bafl›na ülke ekonomisine do¤rudan ve dolayl› olarak katk›s› (finale kadar ulaflmas› halinde) 34.9 milyon euroya kadar yükselebilecek. Milli Tak›m›m›z›n sportif performans›n›n ne olaca¤›n› bilemiyoruz ama günümüzün “show-business”i olan futbolun, Türk futbol ekonomisine katk›s›n›n olumlu yönde olaca¤› görünüyor. Tak›m›m›z›n gösterece¤i sportif performans ayn› 8 TamSaha

zamanda UEFA taraf›ndan mali performansa da dönüfltürülecek. Tak›m›m›z›n daha turnuvaya kat›l›m›yla kasas›na giren ve sportif performansla gelecek olan paralar› bir kenara b›raksak bile, bu organizasyon bize afla¤›daki konularda önemli faydalar sa¤layacak. Milli Tak›m›n sponsorluk gelirlerinde 15 milyon dolara ulaflan bir gelire ulaflmas› bekleniyor. Futbol birçok sektörü etkileyen ve d›flsal etkileri güçlü, ayn› zamanda sinerjik bir endüstri kolu. Bu ba¤lamda 2002 Dünya Kupas›’na kat›lan Milli Tak›m›m›z›n formas›, bayraklar› ve di¤er logolu ürünlerin sat›m›ndan tekstil sektörüne yaklafl›k 50 milyon dolar gibi k›sa süreli bir katk› sa¤lam›flt›. Euro 2008’de bu tutar›n 70 milyon dolar civar›nda gerçekleflece¤ini bekliyoruz. Ayn› zamanda Milli Tak›m›m›z ve turnuvaya yönelik hediyelik eflya ile turnuvan›n PC’ye uyarlanm›fl oyun CD’leri, DVD’leri ile PlayStation gibi hediyelik eflya ve e¤lence sektörüne de bu nedenlerle yaklafl›k 5 milyon dolar gibi bir paran›n girece¤ini beklemekteyiz. 2002’de patlayan TV ve uydu sat›fllar› elektronik ve iletiflim sektörüne yaklafl›k 75 milyon dolarl›k bir katk› sa¤lam›flt›. Bu kez yine teknolojideki geliflmeler de gözönüne al›nd›¤›nda minimum 100 milyon dolar civar›nda plazma TV ve uydu paketi sat›fl›ndan sektöre bir para girmesi beklenmektedir. 2002’de 10 milyon dolara turnuvan›n yay›n hakk›n› alan TRT, 15 milyon dolar reklam geliri sa¤lad›¤›n› aç›klam›flt›. Bu kez turnuvan›n resmi yay›n hakk› ATV ve Digitürk’te. Bu turnuvada tak›m›m›z›n gösterece¤i sportif performansa göre 2002 Dünya Kupas›’ndaki gelirlere ulaflma olana¤› yüksek görülüyor. 2002 Dünya Kupas›’n›n yap›ld›¤› Güney Kore ve Japonya’y› ülkemizden 2 bin kifli ziyaret etmiflti. Avusturya ve ‹sviçre’nin yak›nl›¤› dikkate al›nd›¤›nda bu say›n›n 20 bine ulaflmas› tahmin

ediliyor. Turizmdeki bu hareketlili¤in baflta turizm acenteleri olmak üzere, seyahat turlar›na 5 milyon dolar civar›nda bir gelir yaratma olana¤› sa¤layacak. 2006 Dünya Kupas›'n› ise yaklafl›k 3.5 milyar kifli izlemiflti. Kültür ve Turizm Bakanl›¤›’n›n 2004 y›l›nda Türkiye’nin tan›t›m› için ay›rd›¤› 35 milyon dolarl›k bütçe baz al›nd›¤›nda, 2008’de en az 50 milyon dolarl›k bir tan›t›m olana¤›na da ulaflm›fl olaca¤›z. Yine özellikle 2006 Dünya Kupas›’nda gollerin cep telefonlar›ndan izlenmesi olana¤› yarat›lm›fl, bu türden telefon üretimi ve sat›fl› dolay›s›yla ciddi bir canl›l›k yaflanm›flt›. GSM flebekeleri ve Türk Telekom bu organizasyondan ciddi paralar kazanm›flt›. Bu ba¤lamda mobil cep telefonlar› sat›fllar› ile görüntü ve ses iletiflimi nedeniyle iletiflim sektöründe de minimum 5 milyon dolarl›k bir ticaret hacminin oluflaca¤›n› tahmin etmekteyiz.

Sonuç Yukar›daki verilerden hareket etti¤imizde, Milli Tak›m›m›z›n Euro 2008'e gidiyor olmas›, bize 285 ile 300 milyon dolar civar›nda bir katk› sa¤layacak. 360 milyar dolarl›k GSMH’s› olan Türk ekonomisine, bu turnuvan›n makro bazda etkisi ise belki sembolik anlamda ama onbinde sekiz düzeyinde olacakt›r. Bu futbol turnuvas›n›n dünya ekonomisine katk›s› ise onbinde befl civar›nda gerçekleflecek. Bizim aç›m›zdan bak›ld›¤›nda bu turnuva bize iktisadi anlamda afla¤›daki kalemlerde katk› sa¤larken, sportif anlamda ise alaca¤›m›z sonuçlara göre bundan sonraki organizasyonlara kat›l›m ve rakip eflleflmelerinde rekabet üstünlü¤ü de sa¤layabilecek.

Turnuva’n›n Türkiye’ye kazand›racaklar› ‰En az 100 bin adet TV sat›fl›ndan 100 milyon dolar. ‰Forma ve bayrak gibi tekstil ürünlerinden 70 milyon dolar. ‰Yay›nc› kuruluflun 15 milyon dolarl›k reklam geliri. ‰En az 50 milyon dolarl›k tan›t›m f›rsat›. ‰Seyahat acentelerinden 5 milyon dolar. ‰Milli Tak›m’›n 10 milyon ile 35 milyon dolar aras›nda turnuva geliri. ‰Milli Tak›m’›n 15 milyon dolarl›k sponsor geliri. ‰‹letiflim ve mobil telefon sektöründen 5 milyon dolar. ‰Hediyelik eflya ve PC oyunlar› sat›fl›ndan 5 milyon dolar. ‰Yaklafl›k kazanç 285 ile 300 milyon dolar aras›nda olacak (Sözkonusu rakamlar 2002 ve 2006 Dünya Kupas› verilerine göre haz›rland›.) n


Kupada Demir leblebi

Maç Sonuçlar› ‰31 Ekim 2007 Befliktafl-Ç. Rizespor: 1-2 Ankaragücü-D.B.B. D‹SK‹ Spor: 3-1 ‰5 Ocak 2008 D.B.B. D‹SK‹ Spor-Befliktafl: 0-4 Ankaraspor-Ankaragücü: 2-0 ‰8 Ocak 2008 Befliktafl-Ankaraspor: 3-1 Ç. Rizespor-D.B.B. D‹SK‹ Spor: 2-1 ‰16 Ocak 2008 Ankaragücü-Befliktafl: 1-1 Ankaraspor-Ç. Rizespor: 0-0 ‰23 Ocak 2008 D.B.B D‹SK‹ Spor-Ankaraspor: 2-3 Ç. Rizespor-Ankaragücü: 1-0

Puan Durumu

10 TamSaha

Çeyrek Final eflleflmeleri

C Grubu

B Grubu

A Grubu

Tak›mlar O Ç. Rizespor 4 Befliktafl 4 Ankaraspor 4 Ankaragücü 4 D.B.B. D‹SK‹ Spor 4

Fortis Türkiye Kupas› son üç sezondur Çaykur Çaykur Rizespor-Befliktafl Rizespor-Befliktafl uygulanan yeni statüsüyle sürpriz Fenerbahçe-Galatasaray Fenerbahçe-Galatasaray tak›mlar› üst G. G. OFTAfi OFTAfi Spor-Kayserispor Spor-Kayserispor turlara tafl›may› sürdürüyor. Adana Adana Demirspor-Gençlerbirli¤i Demirspor-Gençlerbirli¤i Geçti¤imiz sezon Süper Lig’den düflen Kayseri Erciyesspor’un final oynad›¤› kupada bu sezon da TFF 2. Lig tak›m› Adana Demirspor çeyrek finale yükseldi. Hem de grubunda Trabzonspor ve Vestel Manisaspor gibi Süper Lig tak›mlar›n› ard›nda b›rakarak. Fenerbahçe, Befliktafl ve Galatasaray’›n tur vizesini son maçlarda alabildi¤ini, üstelik Befliktafl’la Galatasaray’›n gruplar›n› ikinci s›rada bitirdi¤ini hat›rlat›rsak, kupadaki rekabeti anlatmak biraz daha kolaylafl›r.

G B M 3 1 0 2 1 1 2 1 1 1 1 2 0 0 4

A 5 9 6 4 4

Y 2 4 5 5 12

P 10 7 7 4 0

Kuralar çekildi¤inde favori Befliktafl’t› ama siyah-beyazl› tak›m, dört maç›n› tamamlad›ktan sonra tur vizesini alabilmek için Diyarbak›r B. Belediye D‹SK‹ spor ile Ankaraspor aras›ndaki karfl›laflman›n sonucunu beklemek zorunda kald›. Siyah-beyazl›lar, D‹SK‹ ve Ankaraspor’u yenmifl, evinde Çaykur Rizespor’a yenilmifl, Ankaragücü ile de berabere kalarak maçlar›n› 7 puanda tamamlam›flt›. Son maç gününde Çaykur Rizespor, Ankaragücü’nü yenerek 10 puanla grubu birinci bitiriyor, Befliktafl’›n turu geçip geçemeyece¤i ise D‹SK‹ ile Ankaraspor aras›nda oynanacak maç›n sonucuna kal›yordu. Ankaraspor deplasmanda alt› farkl› bir galibiyet ald›¤› takdirde Befliktafl’› averajla geride b›rakacak ve kupan›n d›fl›na itecekti. Nitekim Ankaraspor bir ara 3-0’l›k üstünlü¤ü sa¤lam›fl ve Befliktafl için tehlike çanlar› da çalmaya bafllam›flt›. Ancak D‹SK‹ daha sonra iki gol bulup maç da 3-2 sona erince Befliktafl averajla çeyrek finalin yolunu tuttu. Grubun puans›z kalan tek tak›m› ise TFF 2. Lig temsilcisi D‹SK‹ Spor oldu.

Maç Sonuçlar› ‰30 Ekim 2007 Vestel Manisaspor-Trabzonspor: 3-0 ‰31 Ekim 2007 MKE K›r›kkalespor-Adana Demirspor: 1-3 ‰6 Ocak 2008 Gençlerbirli¤i-Vestel Manisaspor: 3-0 Trabzonspor-MKE K›r›kkalespor: 5-0 ‰9 Ocak 2008 Adana Demirspor-Trabzonspor: 1-0 MKE K›r›kkalespor-Gençlerbirli¤i: 0-4 ‰15 Ocak 2008 Gençlerbirli¤i-Adana Demirspor: 1-0 ‰16 Ocak 2008 Vestel Manisaspor-MKE K›r›kkalespor: 2-1 ‰24 Ocak 2008 Trabzonspor-Gençlerbirli¤i: 3-2 Adana Demirspor-Vestel Manisaspor: 2-1

Puan Durumu Tak›mlar Gençlerbirli¤i A. Demirspor Trabzonspor V. Manisaspor K›r›kkalespor

O G 4 3 4 3 4 2 4 2 4 0

B 0 0 0 0 0

M 1 1 2 2 4

A 10 6 8 6 2

Y 3 3 6 6 14

P 9 9 6 6 0

Fortis Türkiye Kupas›’n›n en büyük sürprizi bu grupta yafland›. Adana Demirspor, Gençlerbirli¤i, Trabzonspor ve Vestel Manisaspor gibi Süper Lig tak›mlar›n›n yer ald›¤› gruptan çeyrek finale yükselmeyi baflard›. Adana Demirspor, deplasmanda elde etti¤i 3-1’lik K›r›kkalespor galibiyetinin ard›ndan, Trabzonspor’u da 1-0 ma¤lup etti. Gençlerbirli¤i’ne 1-0 ma¤lup olan lacivert-mavililerin çeyrek finale ç›kma flans› son maça kalm›flt› ve rakipleri de kendileri gibi 6 puana sahip Vestel Manisaspor’du. Averaj› daha iyi olan ve bir beraberlikle tur vizesini cebine koymas› kesinleflen Adana Demirspor, rakibini 2-1 yenerek çeyrek finalist oldu. Gençlerbirli¤i’nin ilk s›rada bitirdi¤i grupta Trabzonspor ise umutlar›n› son maça bile tafl›yamad›. ‹lk maçta Vestel Manisaspor’a 3-0 yenildikten sonra K›r›kkalespor galibiyetiyle umutlanan bordo-mavililer, Adana Demirspor ma¤lubiyetiyle kupaya veda etti. Formalite maç›ndaki 3-2’lik Gençlerbirli¤i galibiyeti ise teselliden öteye geçemedi. Bu grubun da puans›z tek tak›m› TFF 2. Lig temsilcisi MKE K›r›kkalespor’du.

D Grubu

Maç Sonuçlar› ‰31 Ekim 2007 Fenerbahçe-Gaziantepspor: 0-0 fianl›urfaspor-Alanyaspor: 3-0 ‰5 Ocak 2008 Gaziantepspor-fianl›urfaspor: 1-1 ‰6 Ocak 2008 Kayserispor-Fenerbahçe: 0-0 ‰8 Ocak 2008 Alanyaspor-Gaziantepspor: 0-3 ‰9 Ocak 2008 fianl›urfaspor-Kayserispor: 1-1 ‰16 Ocak 2008 Fenerbahçe-fianl›urfaspor: 3-2 Kayserispor-Alanyaspor: 5-0 ‰23 Ocak 2008 Gaziantepspor-Kayserispor: 0-2 Alanyaspor-Fenerbahçe: 3-10

Puan Durumu Tak›mlar Fenerbahçe Kayserispor fianl›urfaspor Gaziantepspor Alanyaspor

O 4 4 4 4 4

G B 2 2 2 2 1 2 1 2 0 0

M 0 0 1 1 4

A 13 8 7 4 3

Y 5 1 5 3 21

P 8 8 5 5 0

Fenerbahçe’nin tur vizesini son maçta ald›¤› C Grubu’nda da büyük bir çekiflme yafland›. Sar›-lacivertli tak›m, evindeki Gaziantepspor beraberli¤iyle bafllad›¤› gruptaki ikinci maç›nda da Kayserispor’la yeniflemedi. ‹lk galibiyetini üçüncü maç›nda TFF 2. Lig temsilcisi fianl›urfaspor’u Kad›köy’de güçlükle 3-2 yenerek alabilen Fenerbahçe için tur flans› zora girmiflti. Kayserispor, Gaziantepspor ve Fenerbahçe’nin 5’er puan› vard›. Son haftada oynanacak Kayserispor-Gaziantepspor ve Alanyaspor-Fenerbahçe maçlar› beraberlikle sonuçlan›rsa sar›-lacivertliler kupaya veda edecekti. Ancak Fenerbahçe bütün ihtimal hesaplar›n› bir kenara b›rakarak Alanyaspor karfl›s›nda kupan›n en spektaküler sonucunu elde etti ve 10-3’lük galibiyetle grubu ilk s›rada tamamlad›. Gruptan ç›kacak ikinci tak›m ise Gaziantepspor-Kayserispor karfl›laflmas›yla belirlenecekti. Averaj› daha iyi olan ve bir beraberlikle bile çeyrek finale yükselmeyi garantileyen Kayserispor, mücadeleden 2-0’l›k galibiyetle ayr›larak turu geçmesini bildi. Bu grupta da Alanyaspor puan alamad›.

Maç Sonuçlar› ‰30 Ekim 2007 Sar›yer-G. OFTAfi Spor: 0-3 ‰1 Kas›m 2007 Galatasaray-Denizlispor: 2-1 ‰5 Ocak 2008 Bursaspor-Galatasaray: 2-2 ‰6 Ocak 2008 Denizlispor-Sar›yer: 3-1 ‰9 Ocak 2008 G. OFTAfi Spor-Denizlispor: 3-1 Sar›yer-Bursaspor: 3-2 ‰15 Ocak 2008 Galatasaray-Sar›yer: 3-0 ‰16 Ocak 2008 Bursaspor-G. OFTAfi Spor: 1-0 ‰23 Ocak 2008 Denizlispor-Bursaspor: 0-0 G. OFTAfi Spor-Galatasaray: 3-0

Puan Durumu Tak›mlar G. OFTAfi Spor Galatasaray Bursaspor Denizlispor Sar›yer

O 4 4 4 4 4

G B 3 0 2 1 1 2 1 1 1 0

M 1 1 1 2 3

A 9 7 5 5 4

Y 2 6 5 6 11

P 9 7 5 5 3

Favori tak›m›n ikinci bitirdi¤i gruplardan biri daha. Süper Lig’in yeni tak›m› Gençlerbirli¤i OFTAfi Spor’un ilk s›rada çeyrek finale yükseldi¤i D Grubu’nda Galatasaray da son haftada Denizlispor-Bursaspor maç›n›n beraberlikle sonuçlanmas› üzerine tur atlayabildi. Asl›nda Denizlispor ve Sar›yer’i yenip Bursaspor’la berabere kalarak son maçlara 7 puanla giren Galatasaray için büyük bir tehlike görünmüyordu. Ancak son haftada Gençlerbirli¤i OFTAfi Spor, sar›-k›rm›z›l› tak›m› 3-0 gibi bir skorla ma¤lup etti¤inde, Denizlispor ile Bursaspor maç›n›n 0-0 sona ermesi Galatasaray’›n ifline yarad›. Bu karfl›laflmay› Bursaspor’un 2-0 kazanmas› halinde Galatasaray kupaya veda etmifl olacakt›. Denizlipor’un 3-0’l›k galibiyeti de yine ayn› kap›ya ç›kacakt›. Ancak iki tak›m da bu f›rsat› de¤erlendiremeyince Galatasaray, ikinci s›rada gruptan ç›kmay› baflard›. Sar›yer’in de 3 puan ald›¤› bu grupta s›f›r çeken tak›m olmad›.

TamSaha 11


Hayat›m gençlere örnek

Ayhan Akman 12 TamSaha

Anadolu’da parlay›p rekor transfer ücretiyle ‹stanbul’a tafl›nan ve ilk aflamada bu büyük yükün alt›nda ezilse de aya¤a kalkmay› baflaranlardan biri o. ‹kinci bahar›n› yaflamas›n›, oyunculuk karakterinde yapt›¤› de¤iflikli¤e ba¤l›yor ve futbolun savunma yönünü ö¤rendikten sonra komple futbolcu olmay› baflard›¤›n› anlat›yor. Yaflad›klar›n›n ve bugünkü durumunun genç oyuncular için iyi bir örnek oldu¤unu söylerken, “30’lu yafllara geldim ama hâlâ futbol hakk›nda ö¤renmem gereken çok fley oldu¤unu biliyorum. Gençlere de ö¤renmeye aç›k olmalar›n› tavsiye ediyorum” diyor.


Bir oyuncuda yetenek vard›r ya da yoktur. Befliktafl’tayken çok fazla sakatl›k yaflad›m. Galatasaray’a geldim ve burada iyi oynamaya bafllad›m. Demek ki ben iyi bir futbolcuymuflum. Demek ki benden faydalanabilinirmifl. Büyük tak›mlar›m›zda hem bask› hem de tahammülsüzlük var. Asl›nda oralarda futbolcu biraz rahat b›rak›lsa zaten bir flekilde karfl›l›¤›n› verecek. Futbolcuyu günlük performans›na göre de¤il, yetene¤iyle de¤erlendirmemiz laz›m. Dünyada savunma futbolu a¤›rl›k kazand›. Çift ön liberoyla oynan›yor. ‹ki forvetten birisi bile asl›nda orta saha oyuncusu. Üstelik bu noktada da yabanc›lar tercih ediliyor. Bunun üzerine “Demek ki benim farkl› görevler yapmam gerekiyor” diyerek oyun karakterimi de¤ifltirdim. Topu kullanmakta hiçbir s›k›nt›m yok. fiu anda dünyada oynanan futbol komple oyuncular istiyor. Yani hem çok koflacaks›n hem top kazanacaks›n hem de topu iyi kullanacaks›n. Önemli tak›mlar›n hemen hepsinde bu özellikteki ön liberolar var. Linderoth ve Lincoln çok iyi oyuncular. Ayr›ca Alex’in Fenerbahçe’ye çok fley katt›¤›n›, çok iyi bir oyuncu oldu¤unu düflünüyorum. Keza Aurelio da en az Alex kadar faydal› ve kaliteli bir oyuncu. Gerçi bu sezon sakat ama bence Appiah da iyi futbolcu. Gelen yabanc›, genç oyunculara Hagi gibi, Taffarel gibi bir fleyler ö¤retmeli. En yak›n örnek Roberto Carlos. Düflünün bir kere, insan Carlos’tan bir fleyler ö¤renmez mi? Ben sol bek olsam onun peflini b›rakmazd›m. Nihat Özten tUzun süredir sahalardan uzaks›n. Öncelikle geçmifl olsun diyorum. Ne zaman futbola dönebileceksin? sAsl›na bakarsan›z ameliyattan önce yap›lan planlara göre flimdiye kadar sahalara dönmüfl olmam gerekiyordu. Ama topla antrenmanlara bafllad›ktan sonra a¤r›lar›m artt›. Tedavim sürüyor ve dönüflümün tam tarihini ben de bilemiyorum aç›kças›. tSenin için talihsiz bir sakatl›k oldu,

çünkü adeta ikinci bahar›n› yafl›yordun. Böyle bir dönemde futboldan uzak kalmak seni nas›l etkiledi? sÖzellikle iyi performans gösterdi¤im bir dönemde sakatlanmak üzücü. Beni en iyi anlayacak olanlar bu tip sakatl›klar› yaflayan arkadafllar›m›zd›r. ‹nsan bir an önce dönmek, oynamak istiyor ama bu süreç gerçekten zor olacak. Bu tür sakatl›klar› daha önce de

geçirmifltim. O yüzden neler yaflayabilece¤imi çok iyi biliyorum. tBir oyuncu için en zor fleylerden birisi de tak›m›n› kenardan seyretmek olsa gerek. Sakat bir futbolcu tak›m›n›n maç›n› izlerken neler hisseder? sZaten iflin en kötü ve zor taraf› da bu. Sonuçta insan elinde olan bir fleyi de¤ifltirebilir ancak sen sakatl›¤›n nedeniyle olman gereken yerde de¤ilsin ve çaresiz bir flekilde

oyunu izlemek zorundas›n. tGalatasaray, senin oynad›¤›n bölgede sorunlar yafl›yor. sEvet, ama bu sadece benim sakatl›¤›mla ilgili de¤il. Lincoln, Linderoth ve Okan’›n sakatl›klar› üst üste geldi. Sonuçta hepimiz orta saha oyuncular›y›z. Tak›m da bu sakatl›klardan olumsuz etkilendi. tGenç oyuncular için önemli örneklerden birisin asl›nda. Erken yafllarda büyük bir mebla¤

TamSaha 13


karfl›l›¤›nda transfer oldun ancak bu yükü kald›ramad›n. Ard›ndan bir yeniden do¤ufl yaflad›n. Ülkemizde yeni yeni parlayan genç oyuncular›n üzerine çok fazla m› gidiliyor? sBak›n, bir futbolcu ya iyidir ya da kötüdür. Yani oyuncuda yetenek vard›r ya da yoktur. Kötü olan bir oyuncuyu üç-befl gün sonra iyi yapamazs›n›z. Siz bir yerlerde oynuyorsunuz, birileri yetene¤inizin fark›na var›yor ve büyük tak›mlardan birine geliyorsunuz. As›l zorluk ondan sonra bafll›yor. Büyük tak›mlar›m›zda hem bask› hem de tahammülsüzlük var. Asl›nda oralarda futbolcu biraz rahat b›rak›lsa zaten bir flekilde karfl›l›¤›n› verecek. Futbolcuyu günlük performans›na göre de¤il, yetene¤iyle de¤erlendirmemiz laz›m. Sezonun içinde sakatl›klar, formsuzluklar var. Yani olaya bütün olarak bakmam›z gerek. Befliktafl’tayken çok fazla sakatl›k yaflad›m. Etkili oldu¤um dönemler de oldu ama yetmedi ve Befliktafl’tan ayr›ld›m. Galatasaray’a geldim ve burada iyi oynamaya bafllad›m. Demek ki ben iyi bir futbolcuymuflum. Demek ki benden faydalanabilinirmifl. Mesela önümüzde Burak örne¤i var. Belli ki çocukta yetenek var ama siz ona tahammül etmezseniz, hemen gönderirseniz, tabii ki o da ç›k›fl gösteremez. Asl›nda bu konu ayr›ca uzun uzun tart›fl›lmas› gereken bir konu. tBu olumsuzlu¤u en uç noktada yaflayan bir oyuncu olarak, genç arkadafllar›na ne gibi tavsiyelerde bulunursun? sYaflad›klar›m ve flimdiki durumum genç arkadafllar için iyi bir örnek. 10 y›ld›r büyük tak›mlarda oynuyorum. Genç arkadafllar bizim gibi oyuncular›n yaflant›lar›na bakacak ve de¤erlendirecek. T›pk› geçmiflte a¤abeylerimizin bize anlatt›¤› gibi biz de tecrübelerimizi onlara aktarmaya çal›fl›yoruz. Ama önemli olan bizim

14 TamSaha

anlatt›klar›m›zdan ziyade onlar›n bunu alabilmesi. Yani ö¤renme kapasiteleri ve bu konudaki hevesleri. Ben 30’lu yafllara geldim; afla¤› yukar› 4-5 y›l daha oynar›m. Ama hâlâ futbol hakk›nda ö¤renmem gereken çok fley oldu¤unu biliyor ve herkesten bir fleyler almaya çal›fl›yorum. Her gün farkl› bir fleyler ö¤reniyorum ve ö¤renmeye devam edece¤imi de biliyorum. Genç arkadafllar da sürekli yeni fleyler ö¤renmeye aç›k olmal› ve bu ö¤rendiklerini pozitif yönde uygulamal›.

Benim agresifli¤im sadece maç konsantrasyonuyla ilgili. Hakeme veya rakip oyunculara terbiyesizlik yapmam, küfür etmem. Birkaç kez yanl›fl yapt›m ama onlar›n da geçmifli var, birdenbire yaflanan fleyler de¤il. Ama flimdi sorsan›z, onlar için de piflman›m.

Oyun karakterimi de¤ifltirdim tGaziantepspor’da tipik bir 10 numara olarak oynuyordun ve Befliktafl’a da bu özelli¤inle transfer edilmifltin. Galatasaray’da ise futbol kimli¤in de¤iflti. Bazen orta sahan›n solunda ama a¤›rl›kl› olarak ön libero oynuyorsun. Bu bölgelerde sergiledi¤in performansla Milli Tak›m’a kadar yükseldin. Futbolculuk yap›ndaki bu de¤iflimi anlat›r m›s›n? sAsl›nda bu çok uzun anlat›lmas› gereken, apayr› bir röportaj konusu. Ama en az›ndan flöyle özetleyebilirim. Ben geçmiflte hep forvet arkas› oynad›m. Öyle yeteneklerim vard› ve tamamen ona konsantre olmufltum. Yani neredeyse hiç savunma yapmayan, gole yönelik oynayan ve iflin kayma¤›n› yiyen bir mevkide oynuyordum. Ama dünyaya bakt›¤›m›zda futbol geçmifle nazaran art›k daha defansif oynan›yor. Defansif oyuncular daha fazla önem kazanmaya bafllad›. Dünyan›n hemen hemen tamam›nda 4-4-2 oynan›yor. Bu oyun tarz›nda da genellikle çift ön libero kullan›l›yor. Hatta forvetteki iki oyuncudan birisi de asl›nda eskiden 10 numara tabir etti¤imiz orta saha oyuncusu oluyor. Bir de 10 numara bölgesinde genel olarak yabanc› oyuncular tercih ediliyor. Yani siz ikinci planda düflünülüyorsunuz ve bir aray›fla girmeye bafll›yorsunuz. “Demek ki benim farkl› görevler de yapmam gerekiyor” diyorsunuz. Ben de böyle düflünerek de¤iflime bafllad›m. Bakt›m ki koflu ve mücadele performans›m hiçbir oyuncudan eksik de¤il, ben de oyunumu defansif yönde gelifltirmeye bafllad›m. Zamanla gördüm ki, bu görevi ifli bir flekilde yapabiliyor ve tak›ma katk›

sa¤l›yorum. Tabii bu süreçte birlikte çal›flt›¤›m hocalar›mla da uzun uzun de¤erlendirmeler yapt›m. Onlar›n tavsiyelerini dinledim ve yönlendirmeleri do¤rultusunda çal›flt›m. Bu yönde kendimi gelifltirmeye de devam ediyorum. t10 numara konumundaki yabanc› oyunculardan çok fazla koflmas› ve mücadele etmesi beklenmezken yerli oyunculara ayn› tolerans tan›nm›yor galiba. sEvet, bizde böyle bir düflünce var. “10 numara kim oynar?” diye sorsan›z, herkes “Hagi, Lincoln, Alex” der. Üstelik bu oyunculardan koflup mücadele etmeleri de beklenmiyor. Mesela Sergen bence gelmifl geçmifl en iyi 10 numaralardan birisi ama flu anda TFF 1. Lig’de oynuyor. Çünkü onun koflmadan oynamas›na, bir yabanc›ya gösterilen tolerans tan›nm›yor. tModern futbol ön libero mevkinde art›k sadece koflan ve mücadele eden de¤il, ayn› zamanda top kullanabilen oyuncu istiyor. ‹talya Milli Tak›m› Dünya fiampiyonu olurken Pirlo’nun pay› büyüktü. Mesela Aurelio da eski bir 10 numara. San›r›m sen de bugün, geçmiflte 10 numara olman›n avantaj›n› yafl›yorsun. sEvet, aynen öyle. Benim topu

kullanmakta hiçbir s›k›nt›m yok. fiu anda dünyada oynanan futbol komple futbolcular istiyor. Yani hem çok koflacaks›n hem top kazanacaks›n hem de topu iyi kullanacaks›n. Ön libero da bu özelliklerin en belirgin oldu¤u mevki. Önemli tak›mlar›n hemen hepsinde bu özellikteki ön liberolar var. Ama bana hâlâ “Niye eskisi kadar gol atam›yorsun?” diyorlar. Ya kardeflim, ben nas›l gol atay›m? Koskoca bir orta alan›n sorumlulu¤u bende. O bölgeyi terk edip de sürekli ileride gol arayamam ki. Bu bölgedeki bir oyuncu sezonda ancak 3-4 tane gol atabilir. tFutbolundaki bu de¤iflimde, birlikte çal›flt›¤›n hangi teknik adam›n daha fazla katk› sa¤lad›¤›n› düflünüyorsun? sOyunun çift yönlü oynanmas› gerekti¤ini önce Lucescu, sonra da Fatih Terim’le ö¤rendim. Benim bu de¤iflimimde onlar›n katk›s› çok büyüktür. tLinderoth ve senin yoklu¤unda ön libero mevkinde oynayan Mehmet Topal, Mehmet Güven gibi genç oyuncular hakk›nda neler düflünüyorsun? sBence ikisi de oldukça kaliteli oyuncular ve ikisini de baflar›l› buluyorum. Ama bir gerçek var ki;

benim 10 sene önce yaflad›¤›m› onlar flimdi yafl›yor. ‹kisi de çok genç. Ön libero mevki tecrübenin en fazla önem kazand›¤› bölge. Onlar da bu tecrübeyi zamanla kazanacak ve daha da iyi olacaklar.

Fenerbahçe ile çekifliriz tSivasspor sürpriz bir biçimde sezonun ilk yar›s›n› lider tamamlad›. Bu ç›k›fl› nas›l de¤erlendiriyorsun? fiampiyonluk yar›fl› sence nas›l geçecek? sAç›kças› Sivasspor’un buraya kadar bile gelece¤ini tahmin etmiyordum. Sezon bafl›nda yakalad›klar› ç›k›fl›n geçici oldu¤unu düflünüyordum ama sürekli kat ederek bu noktaya kadar geldiler. Yine de ikinci yar›da ayn› baflar›y› gösterebileceklerini sanm›yorum. fiampiyonluk yar›fl› bizimle Fenerbahçe aras›nda geçer. tPeki, bu düflüncen sadece Sivasspor için mi geçerli, yoksa hiçbir Anadolu tak›m›n›n flampiyon olamayaca¤›n› m› düflünüyorsun? sBu konuda daha önce de yaflad›¤›m›z örnekler var. Kocaelispor, Gaziantepspor, Vestel Manisaspor gibi. Sonuçta biz de flampiyonluk için mücadele ediyoruz. Bu yüzden de öyle

tahmin ediyor, öyle istiyorum asl›nda. Ama çok ciddi bir rakip Sivasspor. Belki ilk yar›da oldu¤u gibi ikinci yar›da da beni yan›ltabilir. tGalatasaray, Türkiye’yi y›llarca yurtd›fl›nda baflar›yla temsil etmifl kulüplerin bafl›nda geliyor. Ancak son y›llarda ciddi bir gerileme söz konusu. Bu sezon da UEFA Kupas›’nda bir üst tura ç›k›lmas›na ra¤men kimse tatmin olmufl de¤il. sEvet, Avrupa kupalar›nda son y›llarda flanss›z ve kötü maçlar oynad›k ama bu demek de¤ildir ki böyle devam edecek. ‹nan›n bana gerçek performans›m›z› sahaya koyabilirsek sonras› çok kolay olacak. tUEFA Kupas›’ndaki rakibiniz Bayer Leverkusen hakk›nda ne düflünüyorsun? sLeverkusen’i birkaç defa izledim. ‹yi bir tak›m. Sonuçta bir Alman ekibi, fizik kondisyonlar› oldukça iyi ama bizim flans›m›z›n onlardan daha yüksek oldu¤unu düflünüyorum. Leverkusen’i geçmemiz halinde eflleflece¤imiz Hamburg veya Zürih’i de rahat geçece¤imizi düflünüyorum. tTürkiye’de en be¤endi¤in yabanc› oyuncular kimler? sLinderoth ve Lincoln çok iyi oyuncular. Ayr›ca Alex’in Fenerbahçe’ye çok fley katt›¤›n›, çok iyi bir oyuncu oldu¤unu düflünüyorum. Keza Aurelio da en az Alex kadar faydal› ve kaliteli bir oyuncu. Gerçi bu sezon sakat ama bence Appiah da iyi futbolcu. t6+1 yabanc› s›n›rlamas›n› nas›l de¤erlendiriyorsun? Bunun Türk futboluna yans›mas› sence nas›l oluyor? sGetirilecek yabanc› oyuncular›n bizden fazlas› olmal›. Hem yaflant›s› hem profesyonelli¤i hem de sahada gösterece¤i performansla bize bir fleyler kazand›racak kapasitede olmal›. S›rf kontenjan› doldurmak için yabanc› oyuncu transfer edilmemeli. S›radan oyuncular› getirip Türk oyuncular›n yerine oynatmamam›z gerekiyor. Böyle olunca oyuncu da yetifltiremeyiz zaten.

Roberto Carlos’un peflini b›rakmazd›m tFutbol hayat›n boyunca ö¤retici yabanc› oyuncular için kimleri örnek verebilirsin? sMesela Hagi bize çok fley ö¤retti. Taffarel keza öyle. En yak›n örnek Roberto Carlos. Düflünün bir kere, insan Carlos’tan bir fleyler ö¤renmez mi? Yani insan özellikle onun yan›na

gider sorar, “Maça nas›l haz›rlan›yorsun, neler yap›yorsun?” diye. Bir sol bek oyuncusu olsam peflini b›rakmazd›m. Topu nereye atmam laz›m, defansta ne yapmal›y›m, hücuma ç›karken nas›l davranmal›y›m diye sürekli konuflurdum onunla. Sonuçta dünyan›n iyi oyuncular›ndan birisi. tSence bizim genç oyuncular›m›zda bu heves var m›? sÖyle bir oyuncudan bir fleyler ö¤renme hevesi olmayan oyuncuya flaflar›m. Bak›n ben flu yafl›mda senden, futbolcu arkadafllar›mdan, hocalar›mdan ne ö¤renebilirim derdindeyim. Sonuçta ö¤rendi¤in her fley sana bir flekilde dönecektir. Dedi¤im gibi bu tarz oyuncular›n faydas› çok büyük olur. Tabii Roberto Carlos biraz uç bir örnek. Mesela Linderoth onun kadar flöhretli de¤il ama adamdan yaflam tarz›, karakteri ve oyunculu¤uyla ile çok fley ö¤renebiliyorsunuz. Demek istedi¤im, gelecek yabanc› bir flekilde bize bir fleyler kazand›rs›n. tH›rç›n, h›rsl› ve hakemle oldukça fazla diyalo¤a giren oyuncular aras›nda gösteriliyorsun. Bu konuda ne söylemek istersin? sBu tamamen benim motivasyonumla ilgili. Maç› kazanmak için motive olur ve topa karfl› agresif oynar›m. Ama bu demek de¤ildir ki terbiyesizlik yap›yorum. Hakeme veya rakip oyunculara terbiyesizlik yapmam, küfür etmem. Benim agresifli¤im topa karfl›. Kendi içimdeki sinirden, savafltan, kazanma arzusundan baflka bir fley de¤il. E¤er hakeme ya da rakibime karfl› bir terbiyesizlikte bulunuyorsam bunun zaten savunulacak taraf› yok. Ama ben bunu elimden geldi¤ince yapm›yorum. Çünkü karakter olarak bu tip bir oyuncu de¤ilim. Baz› oyuncular vard›r, küfür eder, hakemi bunalt›r, rakibini sürekli taciz eder. Benim öyle bir yap›m yok. Ben sadece maça konsantre oluyorum. Bu da pozitif alg›lanmal›. Ha, birkaç defa sözünü etti¤iniz anlamda yapt›¤›m agresiflikler var. Ama onlar›n da geçmifli var, birdenbire yaflanan fleyler de¤il yani. Ha flimdi sorsan›z “Onlardan da piflman m›s›n?” diye; “Keflke o olaylar yaflanmasayd›” derim. Yanl›fl yapt›¤›m zaman özür dilemesini de bilirim. “Bana ne” deyip olay› savuflturmam. tBüyük olarak tabir edilen tak›mlar›n oyuncular› sürekli olarak medyan›n gündeminde oluyor. Sen de büyük tak›mda oynayan biri olarak medya ile futbol aras›ndaki iliflkiyi nas›l de¤erlendiriyorsun? sBu konuyla ilgili olarak da saatlerce konuflabilirim ama belirli bir çerçeve koymak laz›m. Futbol ve medya birbirinin olmazsa olmaz›. Güzelli¤i de bu asl›nda. Bazen ipin ucu kaç›yor belki ama ne yapal›m. tFutbol d›fl›nda neler yapars›n? sFutbol d›fl›ndaki zaman›m›n

tamam›n› ailemle geçiriyorum. ‹ki çocu¤um var. Onlarla olmay›, al›flverifle, sinemaya gitmeyi seviyorum. “Baflka ne yap›yorsun?” derseniz, aç›kças› hiçbir fley yapm›yorum. Genel olarak da futbolcular›n böyle yaflad›¤›n› düflünüyorum. Çünkü zaten sabah-akflam antrenman yap›yoruz. Yani d›flardan düflünüldü¤ü gibi bu adamlar sürekli geziyor, tozuyor, sürekli e¤leniyor gibi de¤il. 365 günün 350 günü antrenmanla geçiyor zaten. tMilli Tak›m›m›z Euro 2008 finallerinde Çek Cumhuriyeti, ‹sviçre ve Portekiz’le ayn› grupta yer alacak. fians›m›z› nas›l de¤erlendiriyorsun? sAvrupa fiampiyonas›’na kat›lan tak›mlar›n hepsi sonuçta güçlü ekipler. Grupta veya sonras›nda mücadele edece¤imiz tak›mlar aras›nda ayr›m yapmak istemiyorum. As›l önemli olan bizim gösterece¤imiz performans. E¤er biz kendi gücümüzü ilk maçtan son maça kadar tam olarak sahaya yans›t›rsak büyük baflar›lara imza atar›z. Türk oyuncusuna çok inan›yorum. Türk futbolcusunun istedi¤i, inand›¤› zaman zaten neler yapabilece¤ini yak›n zamanda gördük. Elemelerdeki Norveç maç› büyük stres alt›nda oynanmas›na ra¤men kazan›ld›. Bu çok ciddi bir baflar›d›r. Biz inanal›m ve kendimiz gibi oynayal›m yeter. Sonras›nda baflar› zaten gelecektir. tKendini Milli Tak›m›m›z›n Euro 2008 kadrosuna ne kadar yak›n görüyorsun? sHem yafl hem de tecrübe olarak Avrupa fiampiyonas›’nda mücadele edecek Milli Tak›m›m›z›n kadrosunda olmam gayet do¤al. Geriye dönüp bakt›¤›mda 20’li, 25’li yafllarda iyi performans sergiledi¤im zamanlar oluyordu ama futbolu flimdiki kadar bilmiyordum. fiu anda futbolu her yönüyle çok daha iyi bildi¤imi, ayr›ca iyi de oynad›¤›m› düflünüyorum. Sakatl›ktan döndükten sonra öncelikle Galatasaray’da iyi bir performans sergileyerek flampiyonlu¤a ulaflmak, sonra da Milli Tak›m›m›zla Avrupa fiampiyonas›’nda mücadele etmek istiyorum. n

TamSaha 15


Futbolun Co¤rafyas›

‹brahim Koçyi¤it

Gel, nereli olursan ol gel! Türkiye genifl bir co¤rafya, bir mozaik... Her bölgesinde, her köflesinde bin bir çeflit insan var ve bu insanlar› en kolay bir araya getiren fley kuflkusuz futbol. Sadece tribünde yan yana maç seyreden taraftardan bahsetmiyoruz. Sahada ter döken oyuncular da buna dahil. Peki, Turkcell Süper Lig’de forma giyen oyunculara “Hemflerim memleket nire?” desek cevaplar› ne olur? Hangi bölge, hangi flehir, hangi tak›ma kaç oyuncu vermifltir? Hemflehrili¤i do¤du¤u yer olarak alg›lay›p, TamSaha’da bu sorulara yan›t arad›k. ‹flte bu sezon en az bir maçta forma giyen Türk oyuncular›n nereden geldikleri. u sezon Turkcell Süper Lig’de 342 Türk statüsünde futbolcu en az bir maçta ter döktü. Bu isimlerden 280’i Türkiye do¤umlu. Geriye kalan 62 futbolcu; Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Brezilya, Bulgaristan, Fransa, Hollanda, ‹ngiltere, ‹sviçre, M›s›r ve Kamerun’da dünyaya gelen isimler. Tahmin edilebilece¤i gibi Almanya do¤umlular, “gurbetçi” oyuncular pastas›n›n en büyük dilimini oluflturuyor. Ligimizde forma giyen 40 oyuncu Almanya’da do¤du ve bu isimler ligdeki 18 tak›m›n 17’sinde oynama f›rsat› buldu. Kadrosunda Almanya do¤umlu bir oyuncuya yer vermeyen tek tak›m Denizlispor. Galatasaray’da yedi, Ankaraspor’da ise alt› tane “Almanc›” var. Gençlerbirli¤i ise kadrosunda yaln›zca bir Almanya do¤umlu oyuncu bulunduruyor: Engin Baytar. Almanya’dan sonra, Turkcell Süper Lig’e en fazla göç veren ülke Belçika. Belçika’da do¤mufl alt› futbolcu flu anda ligimizde top koflturuyor. OFTAfi ve Sivasspor ikifler Belçika do¤umlu oyuncu oynat›rken, Fenerbahçe ve Ankaraspor’un kadrosunda birer Belçika do¤umlu var. Hollanda ve Brezilya do¤umlu Türk oyuncular›n say›s› ise dört. Hollandal›lar dört tak›ma

B

16

TamSaha

(Ankaraspor, Befliktafl, Çaykur Rizespor ve Gaziantepspor) eflit da¤›l›rken, Brezilyal› pastas›n›n yar›s› Fenerbahçe’de. Konyaspor ve Befliktafl’ta da birer Brezilya do¤umlu Türk oyuncu yer al›yor (Nobre ve Batista). Ligdeki üç Bulgaristan do¤umlu oyuncu ise Fenerbahçe, Gençlerbirli¤i ve Kas›mpafla kulüplerinde. ‹ngiltere do¤umlulara gelince, Ankaragüçlü Murat Erdo¤an ve Fenerbahçeli Kâz›m Kâz›m futbolun befli¤inden ‹stanbul yollar›na düflmüfl. Avustralya do¤umlu Ersan Adem Gülüm (Vestel Manisaspor), Avusturya do¤umlu Turgay Bahad›r (Kayserispor), Azerbaycan do¤umlu Ilgar Gurbanov (Sivasspor), ‹sviçre do¤umlu Ferhat Çökmüfl (Trabzonspor), M›s›r do¤umlu Ayman (Trabzonspor) ve do¤du¤u Kamerun’da Bebbe ad›yla bilinen Alper Ayd›n (Ankaragücü) ligin di¤er “göçebe” futbolcular› aras›nda. Peki, yurtd›fl›nda do¤up futbol hayat›n› Türkiye’de devam ettiren futbolcular, yeflil sahalar›n hangi bölümünde ter döküyor? Kulüplerimiz bu oyunculara neredeyse her mevkide eflit görev vermifl. 23 orta saha ve 22 defans oyuncusu yurtd›fl› do¤umlu. ‹leri uçta ise 15 isim görev yap›yor. Ama ifl “yedi metre”yi emanet etmeye gelince, sadece iki

oyuncuya flans tan›m›fl tak›mlar›m›z. Galatasaray Aykut Çetin’e, Sivasspor ise Volkan Ünlü’ye... Tabii bu durum aslen, Türk tak›mlar›n›n yabanc› kaleci tercih etmesiyle aç›klanmal›.

En fazla oyuncu Marmara’dan Gelelim Türkiye’de do¤mufl olan oyuncular›n bölgelere göre da¤›l›m›na. Turkcell Süper Lig’e en fazla oyuncu veren bölge Marmara Bölgesi. Marmara s›n›rlar›nda do¤mufl tam 87 oyuncu ligde bu sezon forma giydi. Kadrosunda Marmara do¤umlu futbolcu bulundurmayan Süper Lig tak›m› yok. Kas›mpafla 17, ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi 9 Marmara do¤umlu oyuncu oynat›rken, Sivasspor’un ve Kayserispor’un kadrosunda birer Marmaral› var. Marmaral› futbolcular›, Karadenizliler takip ediyor. 60 tane Karadeniz delikanl›s›, ligdeki 18 tak›mda da kendine yer bulmufl durumda.

Trabzonspor’da 11, Çaykur Rizespor’da ise 9 Karadenizli oyuncu forma giyiyor. Ankaragücü, Bursaspor, Galatasaray ve Vestel Manisaspor ise kadroda birer Karadenizliye yer vermifl. Tak›mlar›n kendi bölgelerinden futbolculara daha fazla yer verme e¤ilimi Ege tak›mlar› için de geçerli. Ege do¤umlu 41 oyuncunun 10 tanesi Denizlispor formas›n› terletirken, dört tanesi de Vestel Manisaspor’da. Marmaral› Bursaspor, Vestel Manisaspor’dan bir Egeli fazla oynatarak bu s›ralaman›n tek istisnas› durumunda. Ligde ayr›ca 39 ‹ç Anadolu, 20 Do¤u Anadolu, 17 Akdeniz ve 12 Güneydo¤u Anadolu do¤umlu futbolcu mücadele veriyor. Ligde, Türkiye’nin tüm bölgelerinden futbolcu bar›nd›ran

iki tak›m var. Biri Fenerbahçe, di¤eri Gaziantepspor. Bu iki tak›mda da yedi co¤rafi bölge oyuncular› kendilerine flans bulmufl durumda. Befliktafl, Bursaspor ve ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi’nin kadrolar›nda ise alt› bölgeden oyuncu bulunuyor. Fenerbahçe ve Gaziantepspor’un bu anlamdaki kadro çeflitlili¤ine ulaflabilmeleri için Befliktafl’›n Do¤u Anadolu, Bursa’n›n ‹ç Anadolu, ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi’nin ise Güneydo¤u Anadolu bölgesinden en az bir futbolcuya formay› teslim etmesi gerekecek. Futbolcular›n bölgelere da¤›l›m› konusunda en az çeflitlilik gösteren tak›m ise Çaykur Rizespor. Rize ekibinde sadece üç bölgeden futbolcu var: Karadeniz, Do¤u Anadolu ve Marmara. Befl tak›mla, Turkcell Süper Lig’de en fazla temsil edilen flehir olan

‹stanbul, futbolcu baz›nda da kendine ilk s›rada yer buluyor. Ligimizde oynayan futbolcular›n 52 tanesi ‹stanbul do¤umlu. Bu oyuncular 18 kulübün 15’inde forma flans› bulurken; Kas›mpafla 13, ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi ise sekiz ‹stanbullu oynat›yor. Ligin di¤er ‹stanbullu tak›mlar›ndan Galatasaray’da dört, Fenerbahçe’de üç, Befliktafl’ta iki “yerel” futbolcu var. Ankaragücü, Kayserispor ve Sivasspor ise kadrosunda ‹stanbul do¤umlu oyunculara yer vermeyen üç tak›m. Süper Lig’de tak›m› olmayan ‹zmir ise bu eksikli¤i lige gönderdi¤i 22 ‹zmirli ile kapatmaya çal›fl›yor. 13 tak›m›n kadrosunda bu kentten oyuncu var. Denizlispor dört, Ankaraspor ise üç ‹zmirliye forma flans› tan›m›fl. Üç büyüklerde ‹zmirli oyuncu oynatan tek tak›m

Fenerbahçe. Fenerbahçe’nin eski “part-time”, yeni “full-time” golcüsü Semih fientürk “Kordon”dan gelme. Ligde Trabzon do¤umlu oyuncular›n say›s› ise 20. Bu oyuncular 10 tak›ma da¤›l›rken, Trabzon, memleketinden 7 oyuncu oynatm›fl. Üç büyükler ise dördüncü büyük tak›m›n kentinden oyuncu oynatm›yor. Ligde dört tak›m› bulunan Ankara ise lige, bu oranla karfl›laflt›r›ld›¤›nda fazla olmayan say›da oyuncu vermifl durumda. 10 tak›mda toplam sadece 15 Ankaral› futbolcu yer al›yor. Kulüplerin, kadrolar›nda kendi flehirlerinden oyuncu bar›nd›rma e¤ilimlerine bakt›¤›m›zda, Kas›mpafla 13 ‹stanbullu ile zirvede, ‹stanbul Büyükflehir Belediyespor ise 8 ‹stanbullu ile ikinci s›rada. Trabzonspor’da 7 Trabzonlu yer al›yor. Di¤er tak›mlar›n kadrolar›nda kendi flehirlerinden çok say›da futbolcu bar›nd›rmad›¤›n› görüyoruz. Rize 5, Galatasaray, Bursaspor ve Kayserispor da flehirlerinden 4’er oyuncu oynat›yor. Fenerbahçe ve Gençlerbirli¤i kadrosunda 3’er “yerli” oyuncu var. Ankaragücü, Befliktafl, Denizlispor, Gaziantepspor ve OFTAfi ise kendi flehrinde do¤mufl olan 2’fler oyuncuya sahip. Ankaraspor, Konyaspor, Sivasspor ve Manisaspor da kadrolar›nda birer hemfleri bar›nd›r›yor. Turkcell Süper Lig’de kuruldu¤u kentte do¤mufl olan bir oyuncuya kadroda yer vermeyen bir kulüp bulunmuyor. “Mevkilerde hangi flehirlere flans verilmifl?” sorusunun cevab› da ‹stanbul. Her mevkinin

s›ralamas›n›n zirvesinde tafl› topra¤› alt›n olan kentte do¤mufl oyuncular var. En fazla kaleci (7), en fazla defans (15), en fazla orta saha (17) ve en fazla forvet (5) ç›karan kent ‹stanbul. Ligde Antalyal› defans oyuncusu yok. Sadece birer oyuncuyla kendilerine yer bulan Ardahan ve Artvin, bu oyuncular› Çaykur Rizespor (Serkan fien) ve Trabzonspor’a (Tolga Zengin) kaleci olarak göndermifl. 11 oyunculu Rize ve 8 oyunculu Sakarya’dan kaleci, 7 oyunculu Manisa ve 5’er oyunculu Ayd›n ile Kocaeli’den forvet, 4 oyunculu Denizli’den orta saha ç›kmam›fl. 9 oyuncuyla temsil edilen Samsun’dan ise kalede veya forvette oynayan oyuncu yok.

Gençler Karadeniz ve Marmara’dan Son olarak, oyuncular›n yafl gruplar›na göre hangi co¤rafi bölgelerden geldiklerine bakal›m. Turkcell Süper Lig tak›mlar› bu sezon sadece 7 tane 20 yafl alt› Türk futbolcuya flans verdi. Ege, Karadeniz ve Marmara’dan 2’fler genç oyuncu forma bulurken, bir oyuncu da Almanya do¤umlu (Okan Kanarya). Yafllar› 20 ile 25 aras›nda de¤iflen 131 oyuncu var. Bu oyuncular›n 27 tanesi Marmara, 20 tanesi Karadeniz bölgesinde dünyaya gelmifl, 18’i ise Almanya do¤umlu. 26-30 yafl aras›ndaki futbolculara gelince. Bu yafl grubunda 149 oyuncu var. Marmara Bölgesi’nin geneldeki hâkimiyeti bu yafl grubunda da devam ediyor. Bu bölgede do¤mufl 38 oyuncu flu an Turkcell Süper Lig’de ter döküyor. Bu yafl grubunda 25 Karadenizli, 19 da ‹ç Anadolulu oyuncu bulunuyor. Almanya’n›n 20-25 yafl grubundaki etkinli¤i ve s›ralamadaki yeri, 26-30 yafl grubunda biraz yumuflam›fl görünüyor. Zira Almanya do¤umlular›n say›s› 14’e düflüyor ve genel s›ralamada da ikincilikten dördüncülü¤e geriliyorlar. 30 yafl üzeri oyunculara bakt›¤›m›zda yine Marmara Bölgesi’nin a¤›rl›¤›n› görüyoruz. 55 “tecrübeli” oyuncunun 19’u bu bölgeden. Karadeniz’in ise bu yafl grubunda 10 temsilcisi var. “Tecrübelilere” dair ilginç bir bilgi, her co¤rafi bölge bu yafl grubunda temsil ediliyor ama Güneydo¤u Anadolu’da do¤up, ligde forma giyen tek isim var: Ümit Bozkurt. n

TamSaha 17


Hem teknik hem biyonik Musa Ayd›n

‰ IOl›scmasapnorK’daangoayln, abrekneinTarnabtrzeonnösrpüomr’a vermek istedi. O zaman Trabzonspor’un bafl›nda Özkan Sümer vard› ve beni izleyip be¤endi. Ancak 14-15 yafl›ndayd›m ve Samsun’da yaflayan ailem beni Trabzon’a göndermek istemedi.

‰ oEyrtnuu¤yrourldSua. ¤Olanmu,çSoakmbseu¤nesnpiyoorr’dhaep onun gibi bir futbolcu olmak istiyordum. O zamanlar kendisini tan›m›yor ve beyefendili¤ini bilmiyordum. Kiflili¤ini görünce ilerleyen yafllarda da onu örnek almaya çal›flt›m.

‰ eStikvaesnspBoürl’eunsteHçmoceamdd›re. kAi seln›ndbaüyük Nihat Özten tLider Sivasspor’un sezon bafl›ndan beri oynad›¤› maçlar›n tamam›na ilk 11’de bafllad›n ve tak›m›n en fazla sahada kalan oyuncusu unvan›na sahipsin. Öncelikle bu istikrar› neye ba¤l›yorsun? sAsl›na bakarsan›z bu istikrar geçen sezon Sakaryaspor’dan beri devam ediyor. Geçen sezon 31 lig maç›nda forma giymifltim. Bu sezon Sivasspor’da da istikrar›m› devam ettirmemin arkas›nda, Bülent Hocan›n bana çok güvenmesi ve ekstra çal›flt›rmas›n›n yan› s›ra benim de çok çal›fl›p, kendime iyi bakmam, yani profesyonelli¤in gerektirdi¤i gibi yaflamam›n pay› var. tSüper Lig’de 200’e yak›n maçta forma giydin ama biz hikâyenin en bafl›na dönelim istersen. Futbolla bafllaman nas›l oldu? s‹lkokul 5. s›n›fa gidiyordum. Okulumuza amatör bir tak›m olan Il›caspor’un antrenörü geldi ve seçme yapmak istedi. S›n›f arkadafllar›m›n zoruyla girdim ve kazand›m. Ertesi akflam evimize gelerek lisans ç›kartmak istediler. Babam önce flafl›rd›. Futbola da pek iyi bakm›yor, e¤itimime devam etmemi istiyordu. Ama a¤abeylerim araya girdi ve babam› ikna ederek imzay› att›rd›lar. tSeni be¤enip evine kadar gelen antrenör kimdi? sOsman Kangal Hocamd›. Kendisiyle hâlen görüflürüz. Çok sevdi¤im ve de¤er verdi¤im bir insand›r.

Özkan Sümer be¤endi ama ailem izin vermedi tIl›caspor’da amatör olarak bafllad›ktan sonra neler yaflad›n? sIl›caspor’da 3-4 y›l oynad›m. Bu süreçte Samsun’da hep göz önünde oldum. Samsunspor beni istiyordu ama Osman Hocam›n niyeti Trabzonspor’a vermekti. Bir ara Trabzon’a gitmifltik. O zamanlar Trabzonspor’un bafl›nda Özkan Sümer vard›. Beni izleyip be¤endi ve kalmam› istedi ama ailem izini vermedi. Sonuçta 14-15 yafllar›ndayd›m ve ailem Samsun’da yafl›yordu. Annem yafll› bir insan, o zamanlar 65 yafllar›ndayd›. 18 TamSaha

Sivas hakk›nda kafamda soru iflaretleri vard› ama buraya gelince ön yarg›lar silindi. Futbol aç›s›ndan bakt›¤›m›zda Sivas, Türkiye’de futbol oynanacak en iyi flehirlerden birisi. aça ç›karken hiçbir stres ‰M yaflam›yoruz. Sivasspor’da “Bu maç› mutlaka kazanmam›z gerekiyor, flöyle olmal›, böyle olmal›” gibi fleyler yok. Bülent Hoca da biliyor ki sahaya ç›kt›¤›m›zda elimizden gelenin en iyisini yapaca¤›z.

‰ Ealvmeta,dm›kaaçmbaaflö›nyalepbairraslaarm›mim›zi›yehtenvaürz ki kulüpte, bir söz her fleyi bitiriyor. Geçen sezon da böyle fleyler yaflanm›fl ama sezon sonunda futbolcular›n bütün paralar› ödenmifl. Ayr›ca maçlara ç›karken bu konular› hiç düflünmüyoruz.

Yedi çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak dünyaya geldi. Samsunspor’un altyap›s›ndan yetiflti. Oynad›¤› iki tak›m küme düfltü ama o gösterdi¤i performansla hep gözde olmas›n› bildi. Bugün Anadolu’dan flampiyonluk hasretine son vermek isteyen Sivasspor’un kilit oyuncular›ndan birisi. Top tekni¤inin yüksekli¤i, oyun zekâs› ve golcülü¤üyle ön plana ç›k›yor. Geçti¤imiz sezon Sakaryaspor’da, bu sezon da Sivasspor’da neredeyse maç kaç›rmayarak fiziksel üstünlü¤ünü de kan›tlad›.

tKaç kardeflsiniz? sDört erkek, üç k›z, yedi kardefliz ve ben ailenin en küçü¤üyüm. Benimle en küçük a¤abeyim aras›nda 15 yafl fark var. En büyük ablam 54 yafl›nda. Trabzonspor beni istedi¤inde bütün kardefllerim evlenmiflti ve ben evin tek çocu¤u gibiydim. O yüzden Trabzon’a göndermediler. Sonras›nda da Samsunspor’a transfer oldum. ‹ki y›l genç tak›mda oynad›ktan sonra PAF tak›ma ç›kt›m ve arkas› geldi. tFutbola bafllad›¤›n dönemde etkilendi¤in, örnek ald›¤›n bir oyuncu var m›yd›? sErtu¤rul Sa¤lam, o zamanlar Samsunspor’da oynuyordu. Onu çok be¤eniyor, hep onun gibi bir futbolcu olmak istiyordum. Tabii ki o zamanlar kendisini tan›m›yordum ve beyefendili¤ini de bilmiyordum. Kiflili¤ini görünce ilerleyen yafllarda da onu örnek almaya çal›flt›m. tBugün futbola bafllayan gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursun? Geçmifle dönmek gibi bir flans›n olsayd› neyi farkl› yapard›n? sFutbola yeni bafllayan demeyelim de belli bir yere gelmifl genç arkadafllara tavsiyem hiçbir zaman küsmemeleri, her zaman daha fazla çal›flmalar›. Samsunspor’da A tak›ma ç›kt›¤›mda bazen oynuyor bazen oynam›yordum. Oynamad›¤›m zamanlar kendime ve futbola çok çabuk küsüyordum. Bu olaylar 22-23 yafllar›mda oluyordu. Derler ya “Sen çal›flacaks›n, kul görmezse Allah görür” diye. Yani sen çal›flt›¤›n zaman bir yerlerden sana o flans geliyor. Çal›flman›n karfl›l›¤›n› mutlaka al›yorsun. tBirkaç sene öncesine kadar Championship Manager oyununda gelecek vaat eden oyuncular›n bafl›ndan geliyordun ve oyundaki transfer ücretin oldukça yüksekti.

Bu oyunu sen de oynuyor muydun? sHiç oynamad›m ama oynayan arkadafllardan bu konuyu çok duydum. Oyundaki bilgiler bilgisayara baya¤› bir araflt›rma yap›larak yükleniyormufl. O zamanlar demek ki gerçekten iyiymiflim (Gülüyor). Diyorum ki gelece¤i

görmüfller ama keflke daha iyi yerlerde olabilseydim (Gülüyor). tSamsunspor, Celil, Mehmet Nas, Serkan, Adnan, Tanju ve senin gibi birçok önemli oyuncunun yetiflti¤i bir tak›m ama Süper Lig’de yok. Bunu neye ba¤l›yorsun? sBu çok ac› bir durum. Samsunspor asl›nda Süper Lig’de ilk 5-6’n›n aras›na girmesi gereken bir tak›m. Ama bildi¤iniz gibi çok büyük bir maddi s›k›nt›lar› var. Bu da tak›m›n belini büktü. Neticesinde benim oynad›¤›m dönemde de küme düfltü. Ben ve birçok arkadafl›m dayanabildi¤imiz yere kadar dayand›k. Son iki sezon para alamad›k. Samsunspor’u çok seviyoruz ama bu ifli de profesyonel olarak yap›yoruz. Hayat›m›z› sürdürmemiz içinde de maddi anlamda bir fleyler kazanmam›z gerekiyor. tSivasspor d›fl›nda profesyonel olarak iki farkl› tak›mda, Samsunspor ve Sakaryaspor’da oynad›n. ‹ki tak›m da senin oynad›¤›n dönemlerde küme düfltü. sEvet, maalesef. Samsunspor’un küme düflmesi tamamen mali s›k›nt›lardand›. Sakaryaspor’un düflmesi ise yönetimin hatas›yd›. Sakaryaspor ile önceki y›l sezona bafllarken tak›m›n hiç borcu yoktu. Ama küme düfltü¤ümüz sezon tak›m›n 14-15 milyon dolar borcu olmufltu. Asl›nda çok iyi bir kadroya sahiptik ama çok fazla antrenör de¤iflikli¤i yaflad›k ve bir türlü gereken uyumu sa¤layamad›k.

‰ Aiçinnaduo¤lrua’fld›yaonrubziraflmama paiyyno›nzaç›mkmanadsa› da biliyoruz ki dört büyük tak›mla aram›zda da¤lar kadar fark var. Biz de gidebildi¤imiz yere kadar gitmek istiyoruz. Bunun için tabii ki Sivas halk›n›n da bize destek olmas› gerekiyor. TamSaha 19


Sivasspor’a Bülent Hoca için geldim tSakaryaspor küme düfltü ama sen transferin gözde oyuncular›ndand›n. Transfer döneminde ad›n ‹stanbul tak›mlar›yla da an›l›yordu ancak sen Sivasspor’a gittin. Neden ‹stanbul tak›mlar›n› de¤il de Sivasspor’u seçtin? sAç›kças› medyada ad›m ‹stanbul tak›mlar›yla geçiyordu ama resmi bir teklif gelmemiflti. Bunda belki de tak›m›m›z›n küme düflmesinin etkisi oldu. Sivasspor’u seçmemdeki en büyük etken ise Bülent Hocad›r. Sakaryaspor’da oynarken de onunla sürekli görüflüyordum. Ama Sivas hakk›nda kafamda soru iflaretleri vard›.

olarak hiçbir yorgunluk hissetmiyoruz. Daha önceki tak›mlar›mda böyle olmuyordu. Kendimizi psikolojik olarak da yorgun hissediyorduk. Bülent Hoca öyle bir sistem kurdu ki; hangi oyuncu oynarsa oynas›n sistem de¤iflmiyor. Ayr›ca maç içerisinde bana verdi¤i bir özgürlük var. Beni belli bir mevkide oynatm›yor. “Her fleyi bildi¤in gibi yap” diyor. Asl›nda bizim serbest oyuncumuz Mohammed A¤abey ama bana da özgürlük tan›yor. Bu da beni olumlu etkiliyor. tSivassporlu her futbolcu tak›m içerisindeki arkadafll›¤› ön plana ç›kart›yor. Böyle bir uyumu nas›l sa¤lad›n›z? sBu kadroyu Bülent Hoca yapt›. Sonuçta futbolu çok iyi bilen bir

fiampiyonluk yar›fl›nda Fenerbahçe, Galatasaray ve Befliktafl bizi çok zorlayacaklar elbette. Ama oynanan futbol aç›s›ndan bakt›¤›m›zda Fenerbahçe di¤erlerine nazaran biraz daha fazla zorlayacak gibi görünüyor. tNeydi bu soru iflaretleri? sOrada futbol anlam›nda negatif fleyler yaflayan arkadafllar›m olsun, orada yaflayan tan›d›klar›m olsun pek olumlu fleyler söylemiyordu. Önyarg›lar›m vard›. Ama Sivas’a gitti¤imde bu önyarg›lar silindi. Sosyal anlamda s›k›nt› yafl›yorum tabii ama futbol aç›s›ndan bakt›¤›m›zda Sivas, Türkiye’de futbol oynanacak en iyi flehirlerden birisi. Tesisleri olsun, yönetimi olsun çok iyi durumda ve sürekli gelifliyor. Bülent Hocan›n da Sivas’a katt›¤› çok fley var. O Sivasspor’da sadece bir teknik direktör de¤il, bir baflkan, bir yönetici ya da herhangi bir personel gibi her ifli yap›yor. tBülent Uygun’la yapt›¤›m›z röportajda, futbolcularla a¤abey-kardefl iliflkisi oldu¤unu söylemiflti. Bülent Uygun’un senin bu yükseliflindeki pay› nedir? sEn baflta psikolojik olarak beni çok rahatlat›yor. Maça ç›karken benim aç›mdan stres diye bir fley olmuyor. Bu bütün arkadafllar›m›z için geçerli. “Bu maç› mutlaka kazanmam›z gerekiyor, flöyle olmal›, böyle olmal›” gibi fleyler yok. Bülent Hoca da biliyor ki sahaya ç›kt›¤›m›zda elimizden gelenin en iyisini yapaca¤›z. Karfl›l›kl› sevgi ve sayg› içinde ifller çok iyi yürüyor. Üzerimdeki etkisini cümlelerle anlatamam, onu inan›lmaz derecede seviyorum. tTeknik olarak sana ve tak›ma neler katt›¤›n› düflünüyorsun? sBülent Hoca’n›n en büyük art›lar›ndan birisi uygulad›¤› antrenman teknikleri. ‹dmanlar›m›z inan›lmaz nefleli geçiyor. Vücut olarak belki yoruluyoruz ama psikolojik 20 TamSaha

Milli Tak›m›m›z çok kaliteli oyunculardan olufluyor. Özellikle benim oynad›¤›m orta saha bölgesinde mükemmel oyuncular var. Ben de onlar›n seviyesine gelmek için çal›fl›yorum ve yavafl yavafl geldi¤imi düflünüyorum.

insan. Bir futbolcuyu transfer ederken sadece teknik özelliklerine bakm›yor. Karakterini de çok iyi araflt›r›yor ve etüt ediyor. Onun etkisiyle böyle bir uyum ve arkadafll›k olufltu. Bu arkadafll›k skorlara ba¤l› da de¤il.

Param›z›n kalmayaca¤›n› biliyoruz tSezon bafl›ndan beri maç bafl›na paralar›n›z›n aksad›¤›n› biliyoruz. Birçok tak›m sizden çok daha fazla olanaklara sahipken, siz bu imkâns›zl›klar içinde yar›fl› sürdürüyorsunuz. sSon 5-6 s›radaki tak›mlarda bile arkadafllar›m›z›n sadece 3-4 maç paralar› içerde kalm›fl. Bizim ise 12 maç bafl› param›z içeride ve hâlâ flampiyonluk koval›yoruz. Tabii ki paray› düflünüyoruz. Sonuçta biz bu ifli para kazanmak için yap›yoruz. Ama öyle bir samimiyet var ki kulüpte, bir söz her fleyi bitiriyor. Bize paran›z flu zaman verilecek dendi¤inde biliyoruz ki para o zaman elimizde olacak. Geçen sezon da böyle fleyler yaflanm›fl ama sezon sonunda futbolcular›n bütün paralar› ödenmifl. Ayr›ca maçlara ç›karken bu konular› hiç düflünmüyoruz. tBalili, Mehmet Y›ld›z ve Mohammed Ali ile birlikte ileri uçta çok etkili bir dörtlü oluflturdunuz. Sen de att›¤›n gollerle tak›ma büyük katk› sa¤lad›n. De¤iflen futbol anlay›fl›nda orta saha oyuncular› gol yollar›nda daha etkili olmaya bafllad› de¤il mi? sBizim tak›m›n en önemli özelliklerinden birisi hücuma çok çabuk ç›kmas›. Türkiye’de bizim

kadar çabuk kontrata¤a ç›kan tak›m yok. Bildi¤iniz gibi Balili zaten çok h›zl›. Mehmet Y›ld›z bo¤a gibi güçlü. Mohammed A¤abey ve ben de ortadan bindirdi¤imiz zaman rahat pozisyon buluyoruz. Zaten dedi¤iniz gibi de¤iflen futbol anlay›fl›nda art›k orta saha oyuncular› hücuma daha fazla ç›k›yor. Genel olarak da tak›mlar›n ço¤u art›k dörtlü defans ve tek forvetle oynuyor. Rakibin tek forvetini stoperlerden biri tutuyor, bir stoper de boflta kal›yor ve bu flaflk›nl›k yarat›yor. Bu flaflk›nl›k da orta saha oyuncular› lehine bir avantaj oluyor. tPetkoviç, Sedat, Yasir ve Balili gibi önemli oyuncular›n›z sakat. Ayr›ca Sylla ve Diallo Afrika Kupas› için milli tak›mlar›na gitti. Bu eksiklikler tak›m› nas›l etkiler? sAç›kças› bu eksiklikler beni tedirgin ediyordu. Kendi kendime “Hadi sezonun ilk yar›s›n› lider tamamlad›k ama ikinci yar›da nas›l olacak?” diye çok düflünüyordum. Sedat bildi¤iniz gibi sezonun ilk yar›s›nda müthifl bir performans ortaya koymufltu. Petkoviç bence Türkiye’nin en iyi kalecisi. Defanstaki bu eksiklikler beni

korkutuyordu. Üstelik Trabzonspor maç›n›n iki-üç gün öncesine kadar transfer de yap›lmam›flt›. Ama hocam›z son anda Saidi ad›nda bir oyuncu getirdi. Saidi aram›za kat›lal› daha iki-üç gün olmufltu ama Trabzonspor maç›nda öyle oynad› ki, sanki sezon bafl›ndan beri bu tak›m›n oyuncusu. Bu konuda hocam›z› ayr›ca tebrik etmek istiyorum. Saidi’yi gördükten sonra benim de tedirginli¤im kalmad›. Art›k tak›mdaki herhangi bir eksiklik beni korkutmuyor. t‹lk yar›y› lider tamamlad›n›z ve ikinci yar›ya da iyi bafllad›n›z. Sence Sivasspor futbolseverlerin y›llard›r bekledi¤i Anadolu’dan bir tak›m›n flampiyon olmas› hasretine son verebilecek mi? sBu hasrete son vermek için u¤rafl›yoruz ama ayn› zamanda da biliyoruz ki dört büyük tak›mla aram›zda da¤lar kadar fark var. Biz de gidebildi¤imiz yere kadar gitmek istiyoruz. Bunun için tabii ki Sivas halk›n›n da bize destek olmas› gerekiyor. tGeçmiflte V. Manisaspor, Gaziantepspor, Gençlerbirli¤i,

Kocaelispor flampiyonlu¤a yaklaflm›flt› ama bir türlü olmad›. Sizin hakk›n›zda da bugün, yar›n tak›lacaklard›r diye düflününler ço¤unlukta. sEvet, herkes nerede kopacaklar diye bekliyor ama bizim de¤iflik bir özelli¤imiz var. Mesela Vestel Manisaspor, geçen sezonun ilk haftalar›n› lider götürdü ama biz bu sezon liderli¤i sezonun bafl›nda almad›k. Yavafl yavafl, hazmederek bu noktaya ulaflt›k. Zaten sezon bafl›nda Bülent Hoca’n›n bize koydu¤u hedef, Avrupa’dan bir tak›m› Sivas’a getirmekti. Bunun da gerçekleflmesi için ilk üçe girmemiz ya da Türkiye Kupas›’n› kazanmam›z gerekiyor. Öncelikle ilk üçün içindeyiz. Bu gerçekleflince de “Neden flampiyonluk olmas›n?” diye düflünmeye bafllad›k ve ilk yar›y› lider bitirdik. Di¤er tak›mlar gibi flampiyonluk stresimiz de yok. Sadece gidebildi¤imiz yere kadar gitmek istiyoruz.

En zorlusu Fenerbahçe tfiampiyonluk yolunda sizi en çok hangi tak›m›n zorlayaca¤›n› düflünüyorsun?

sBurada tak›m de¤il de tak›mlar demek daha do¤ru olur san›r›m. Fenerbahçe, Galatasaray ve Befliktafl bizi çok zorlayacaklar elbette. Ama oynanan futbol aç›s›ndan bakt›¤›m›zda Fenerbahçe di¤erlerine nazaran biraz daha fazla zorlayacak gibi. tAnadolu tak›mlar›n›n taraftarlar› bile birinci tak›m olarak büyüklerden birini tutuyor. Bu konuda ne düflünüyorsun? sBunun de¤iflmesi bence Anadolu tak›mlar›n›n elinde. Mesela Trabzonspor bunu yapmay› baflard›. Nas›l baflard›? fiampiyon olarak baflard›. E¤er Anadolu tak›mlar›ndan biri flampiyon olursa o da baflar›r. fiampiyonluk halinde taraftarlar kendi tak›mlar›n› daha çok destekler. Bizim de flimdi taraftarlar›m›z var ama birço¤u sizin de dedi¤iniz gibi bizi ikinci tak›mlar› olarak tutuyor. tSivas’ta futbolcu olmak nas›l? fiehir deste¤ini arkan›zda hissediyor musunuz? sDedi¤im gibi, Sivas bir futbolcunun spor yaflant›s› için güzel bir yer. Sivas halk› da futbolu inan›lmaz seviyor ve bize çok büyük sevgi, sayg› gösteriyor. Tak›ma da manevi yönden destek oluyorlar ama maddi anlamda bunu söyleyemiyorum. Bildi¤iniz gibi bizim bir 5058 diye bir SMS kampanyam›z var. Sivas’ta yaflayan insanlar›n imkânlar› belli. Bu konuda Sivas d›fl›nda yaflayan Sivasl›lardan da destek bekliyoruz. tSekiz y›ld›r devam eden profesyonel futbol hayat›nda kendine koydu¤un hedeflerin ne kadar›na ulaflt›n? Gelecekle ilgili planlar›n neler? Avrupa’da oynamak gibi bir hayalin var m›? sSamsunspor PAF Tak›m›’nda oynarken bir hedefim vard›. A tak›mda oynayay›m ve futbolu orada b›rakay›m diye düflünüyordum. 22 yafl›ndayken Samsunspor’un en fazla oynayan oyuncusuydum. Ama sonraki sezon o performans› devam ettiremedim. O zamanlardaki hedefim ise önce Milli Tak›m’a, sonra da büyük tak›mlardan birine gitmekti ama olmad›. fiimdi en büyük hedefim Milli Tak›m’da oynamak ve Sivasspor’u arkadafllar›mla birlikte en üst noktaya tafl›mak. ‹leride Avrupa’da oynamay› da istiyorum. tfiimdiye kadar hiç milli formay› giymemifl bir oyuncu olarak

kendini oraya ne kadar yak›n hissediyorsun? Euro 2008 kadrosunda seni görebilecek miyiz? sÖncelikle Milli Tak›m›m›z› çok be¤eniyorum. Çok kaliteli bir tak›m, mükemmel oyuncular var. Tabii ki ben de o kadronun içinde olmak isterim ama benim dezavantaj›m Milli Tak›m›m›zda çok iyi orta saha oyuncular›n›n bulunmas›. Ben de onlar›n seviyesine gelmek için çal›fl›yorum ve yavafl yavafl geldi¤imi düflünüyorum. Fatih Terim Hocam›z ileride beni ça¤›r›rsa, milli formay› büyük bir gururla giyerim. tEuro 2008 finallerinde Milli Tak›m›m›z›n flans›n› nas›l de¤erlendiriyorsun? s‹sviçre ile yak›n zamanda oynad›¤›m›z maçlar hâlâ haf›zalar›m›zda. ‹sviçre maç› zorlu geçecek mutlaka ama Portekiz ve Çek Cumhuriyeti maçlar› daha zor olacak. Ancak söyledi¤im gibi, bizim tak›m›m›z çok kaliteli oyunculardan olufluyor ve bu maçlar› kazan›p turnuvada baflar›l› ifller yapacakt›r. tSüper Lig’de oynanan futbolu nas›l de¤erlendiriyorsun? sFutbol kalitemiz her geçen gün biraz daha gelifliyor. Avrupa ile aram›zdaki farkl›l›klara gelince; bence onlar bize nazaran daha çabuk oynuyor. Türkiye’de futbol ileriye dönük olarak iyi oynan›yor ama defansif olarak eksiklikler var. Defans oyunumuzu gelifltirmemiz gerekiyor. Avrupa liglerini elimden geldi¤ince takip etmeye çal›fl›yorum. ‹ngiltere, ‹spanya ve Almanya liglerini be¤eniyorum.

tTrabzonspor’la eksi 20 derecede gibi dondurucu bir so¤ukta oynad›n›z. Futbolcular›n bir bölümünün kulaklar›nda donmalar yafland›. Bu kadar so¤uk bir havada oynamak seni nas›l etkiledi? sBence o kadar so¤uk havada kesinlikle futbol oynanmamal›. Futbolu bir kenara b›rakal›m, biz de birer insan›z. Hakem faul verdi¤i ya da top taca, auta ç›kt›¤›nda herkes titriyor, kulaklar›n› korumak istiyordu. Ayak parmaklar›m›z›, burnumuzu hissetmiyorduk. Nefes ald›¤›m›zda, bo¤az›m›zda ve ci¤erlerimizde yanma oluyordu. ‹nan›n a¤z›m› açt›¤›mda içeri hava girecek diye, maç s›ras›nda konuflmak bile istemiyordum. tHayat futboldan ibaret de¤il elbette. Sen futbolun d›fl›ndaki hayat›nda neler yap›yorsun? sAilemle evde vakit geçirmeyi çok seviyorum. ‹ki ay önce Ceylin ismini koydu¤um bir de k›z›m oldu. Onunla birlikte olmay› çok seviyorum. Sivas’ta sosyal anlamda yapacak pek bir fley olmad›¤› için evde zaman geçirmek zorunda kal›yorsunuz. Stresten uzak yaflamay› seven bir insan›m. Ufak tefek fleyleri kendime s›k›nt› yapmam. Bir sahil çocu¤u oldu¤umdan denizi ve günefli de çok severim. Hayatta en sevmedi¤im fley ise suiistimaldir. Suiistimal edilen iliflkilerden, insanlar›n ikiyüzlülü¤ünden hiç hofllanm›yorum. Geçenlerde bir flairden “Keflke ikiyüzlü arkadafl›m olsa, art›k befl yüzlü, on yüzlü insanlar oldu¤u için onlar›n aras›nda ikiyüzlüleri tercih eder duruma geldim” sözlerini okudum. Bu cümleler çok hofluma gitmiflti. n

Bence afl›r› so¤ukta futbol oynanmamal›. Trabzonspor maç›nda oyun durdu¤unda herkes titriyor, kulaklar›n› korumak istiyordu. Ayak parmaklar›m›z›, burnumuzu hissetmiyorduk. Nefes ald›¤›m›zda, bo¤az›m›zda ve ci¤erlerimizde yanma oluyordu. TamSaha 21


Araflt›rma

Türk futbolunda solak oyuncu yetersizli¤i Türk toplumun yüzde 90’›n›n sa¤lak, yüzde 10’unun ise solak oldu¤u göz önünde bulunduruldu¤unda solak oyuncu konusunda yaflanan s›k›nt›n›n kayna¤› da ortaya ç›k›yor. Ancak yine de solak oyuncu yetifltirilmesine verilecek özel önemle bu sorunun üstesinden gelmek mümkün. Ülkemizde altyap›lar için seçilen ve yetifltirilen çocuklar için kulland›klar› ayakla ilgili bir seçim ve test yap›lm›yor. Hem kulland›klar› ayak bak›m›ndan hem de Laterizasyon anketinin sonuçlar›na göre tak›mlar›n altyap›lar›nda solak futbolcular›n azl›¤› dikkati çekiyor. Türk futbolunda sol tarafta oynayacak futbolcu eksikli¤i sorununun; tak›mlar›n altyap›lar›ndaki futbolcu seçim aflamas›na kadar dayand›¤› görülüyor. Prof. Dr. Osman ‹mamo¤lu Ondokuz May›s Üniversitesi Yaflar Do¤u Beden E¤itimi ve Spor Yüksekokulu

Yrd. Doç. Dr. Ertan K›lc›gil Ankara Üniversitesi Beden E¤itimi ve Spor Yüksekokulu u araflt›rma, Türk futbolcular›nda solak oyuncu yetersizli¤inin küçük yafllarda futbola bafllayan futbolcular›n seçiminden itibaren bafllad›¤› düflünülerek; Türkiye’deki minik futbolcularda reaksiyon zaman› (bir uyarana veya tepkiye en h›zl› yan›t verme süresi), vital kapasite (akci¤erlerin solunum kapasitesi) de¤erlerinin belirlenmesi ve Türkiye’de sol kulvarda oynayabilecek futbolculardaki yetersizlik sorununun kayna¤›n› tespit etmek amac›yla yap›lm›flt›r. Araflt›rmaya 10-13 yafllar› aras›nda Samsun ilinde bir-iki y›l aras› futbolla u¤raflan ve haftada iki-üç defa antrenman yapan 54 erkek sporcu kat›lm›flt›r. Vital kapasite ve reaksiyon zamanlar› ölçümüyle birlikte laterizasyon (vücut organlar›ndan özellikle sa¤ veya sol el kullan›m tercihlerinin belirlenmesi) anketi de uygulanm›flt›r. ‹statistiksel olarak tek yönlü varyans analizi ve Schefe testleri kullan›lm›flt›r (Bu analizler, çok de¤iflkenli olan ve bu de¤iflkenler aras›nda iliflki olup olmad›¤›na bak›lan bilimsel bir

B

22

TamSaha

yöntemdir. Örne¤in; solak olmayla, solunum kapasitesi ve performans aras›nda bir iliflki olup olmad›¤› veya Türkiye’deki bayan nüfusun; e¤itim seviyesi ile yaflad›¤› yer aras›nda bir iliflki olup olmad›¤›, bu testlerle ölçülür). Reaksiyon Zaman›n›n Ölçülmesi: Ifl›k ve sese karfl› reaksiyon zaman› “Newtest Reaction Timer” aleti ile ölçülmüfltür. Ifl›k ve ses uyar›lar›na karfl› sa¤ ve sol el tepki zamanlar› ölçülmüfltür. Reaksiyon ölçümü s›ras›nda, “haz›r” komutundan sonra 3 saniye içinde ›fl›k ya da ses dü¤mesine bas›laca¤› araflt›rma grubu bireylerine söylenmifl ve araflt›rma grubu bireyleri de bu süreyi dikkate alarak basaca¤› dü¤me üzerine parma¤›n› koyarak konsantre olmufltur. ‹lk befl ölçüm deneme kabul edilerek de¤erlendirmeye al›nmam›flt›r. Son befl ölçümün en iyi ve en kötü de¤erleri at›larak üç ölçümün ortalamas› al›nm›flt›r. Ölçüm 1/100 saniye hassasiyetinde al›nm›flt›r. Lateralizasyonun (El kullanma Tercihi) Belirlenmesi: El tercihinin belirlenmesinde kullan›lan anket; yaz› yazma, resim

yapma, top veya tafl atma, makas tutma, difl f›rçalama, çatals›z b›çak tutma, çatal tutma, kürek sap› tutma, kibrit çakma, bir kutunun kapa¤›n› açmak için hangi elin kullan›ld›¤› ile ilgili sorular› kapsamaktad›r. Yan›t sütunlar› “daima sa¤ el ile” (+10 puan), “genellikle sa¤ el ile” (+5 puan), “her iki el ile” (s›f›r-0 puan), “genellikle sol el ile” (-5 puan), ve “daima sol el ile” (-10 puan), olarak de¤erlendirilmifltir. Vital Kapasite: Derin bir inspirasyondan (al›nan) sonra derin ekspirasyonla (verilen) at›lan hava volümüdür (mililitre veya litre ile de¤erlendirilir). Araflt›rma grubuna en az iki defa 7.1 litrelik vitalogroph spirometre aleti ile ölçüm yap›lm›fl ve en iyi sonuç kaydedilmifltir. Spirometreye uyum sa¤layamayan araflt›rma grubu bireylerinin bulgular› istatistiksel de¤erlendirmeye dahil edilmemifltir. Bu araflt›rmada, çocuklar›n yafl ortalamas› 11.7±0.18 yafl, boy ortalamas› 146.52±1.07 santimetre, vücut a¤›rl›k ortalamas› 38.35±1.03 kilogram bulunmufltur. Reaksiyon

ortalamalar›, ›fl›¤a karfl› sa¤ el, 0.22±0.01 saniye ve ›fl›¤a karfl› sol el 0.23±0.01 saniye iken sese karfl› reaksiyon ortalamalar› 0.27±0.03 saniye bulunmufltur. Vital kapasite ortalamas› 2.22±0.06 litre olarak tespit edilmifltir. Futbol sahas›nda oynad›klar› mevkilere göre yafl, boy uzunlu¤u, vücut a¤›rl›¤›, sese ve ›fl›¤a karfl› reaksiyon zamanlar› ve vital kapasite de¤erleri aras›nda anlaml› bir farkl›l›k ve iliflki bulunmam›flt›r. Yafllara göre, boy uzunlu¤u, vücut a¤›rl›¤› ve ›fl›¤a karfl› reaksiyon zamanlar› ve vital kapasite de¤erleri aras›nda anlaml› bir farkl›l›k bulunmufltur. Sese karfl› reaksiyon zamanlar›nda farkl›l›k bulunmam›flt›r. Futbol sahas›nda oynad›klar› mevkilere göre da¤›l›m›nda çocuklar›n % 42.6’s› sa¤ tarafta, % 13’ü de ortada oynamaktad›r. Kaleciler hariç sol tarafta oynayanlar›n oran› % 13’tür. Futbol oynarken % 83.3’ü sa¤ ayaklar›n› daha çok kullan›rken %16.7’si sol ayaklar›n› kullanmaktad›r. Laterizasyon anketine göre de % 68.5’i kuvvetli


sa¤lak ve %25.9’u zay›f sa¤lak bulunmufltur. Türkiye’de hem kulland›klar› ayak hem de laterizasyon anketine göre altyap›da solak futbolcular›n azl›¤› dikkati çekmektedir. Türk futbolunda sol tarafta oynayacak oyuncu eksikli¤i sorununun altyap›da seçim aflamas›na kadar dayand›¤› görülmüfltür. Sol ayaklar›n› kullanan çocuklar›n daha fazla seçilmesine dikkat gösterilmelidir.

TABLO: 1 Oynad›klar› Mevkilere Göre Yafl, Boy, A¤›rl›k, Reaksiyon Zamanlar› ve Vital Kapasite De¤erleri Analizi

Kriterler

Mevkiler

N (kifli)

Ortalama

Yafl (y›l)

Defans Orta saha Forvet Kaleci

19 15 15 5

11.58 11.93 11.67 11.60

yafl yafl yafl yafl

Boy (cm)

Defans Orta saha Forvet Kaleci

19 15 15 5

148.05 144.33 145.93 149.00

cm. cm. cm. cm.

Vücut a¤›rl›¤› (kg)

Defans Orta saha Forvet Kaleci

19 15 15 5

41.58 36.13 36.13 39.40

kg. kg. kg. kg.

Ifl›¤a reaksiyon sa¤ el (sn)

Defans Orta saha Forvet Kaleci

19 15 15 5

0.23 0.23 0.21 0.22

sn. sn. sn. sn.

Ifl›¤a reaksiyon sol el (sn)

Defans Orta saha Forvet Kaleci

19 15 15 5

0.24 0.22 0.22 0.24

sn. sn. sn. sn.

Sese karfl› reaksiyon sa¤ el (sn)

Defans Orta saha Forvet Kaleci

19 15 15 5

0.30 0.30 0.22 0.23

sn. sn. sn. sn.

Vital kapasite (lt)

Defans Orta saha Forvet Kaleci

19 15 15 5

2.22 2.30 2.09 2.34

lt. lt. lt. lt.

Tart›flma ve sonuç Futbolda pozisyon öncesi topun alg›lanmas›, tepkinin 40-50 milisaniye önce verilmesini ve rakibe göre yap›lacak eylemde rakipten önce hareket etmeyi sa¤lar. Bu durum önsezi yetisi olarak ele al›nmaktad›r.(1) Reaksiyon zaman› ço¤u sporda belirleyici faktördür ve düzenli antrenmanlarla gelifltirilebilir. Konter(2), Zatzyorski’nin (1980) belirtti¤ine göre; görme uyar›s›na karfl› reaksiyon zaman›n›n antrenmans›z kiflilere göre (0.24-0.35 sn.) antrenmanl› kiflilerde daha k›sa (0.15-0.20 sn.) oldu¤unu belirtmektedir. Montes-Miro ve arkadafllar›(3), futbol oynayan çocuklar›n oynamayanlara göre daha iyi reaksiyon zaman›n›n oldu¤unu belirtmektedir. ‹mamo¤lu ve arkadafllar›(4), profesyonel futbolculardaki reaksiyon zamanlar›n›n (0.16 sn. ve 0.17sn.), amatör futbolculardan (0.16 sn. ve 0.18 sn.) daha iyi olduklar›n› belirtmektedir. 1999-2000 futbol sezonunda Danone Kupas› Dünya ‹kincisi olan Galatasaray minik futbol tak›m›nda (11-12 yafl) görsel reaksiyon 0.251 sn., iflitsel reaksiyon 0.199 sn. bulunmufltur.(5) Bozkurt ve arkadafllar›n›n yapt›¤› bu çal›flmada; reaksiyon zaman› ortalamalar› 10 yafl›ndakiler için

›fl›¤a karfl› sa¤ 0.29 sn. ve sol TABLO: 2 0.31sn. iken sese karfl› reaksiyon 0.27 sn.’dir. 11 Yafllara Göre Boy, A¤›rl›k, Reaksiyon Zamanlar› ve yafl›ndakilerde bu de¤erler 0.26 Vital Kapasite De¤erleri Analizi sn. iken 12 yafl›ndakilerde 0.22 sn. ve 13 yafl›ndakilerde de Kriterler Yafllar N (kifli) Ortalama 0.32 sn. olarak bulunmufltur. Ifl›¤a karfl› hem sol hem de sa¤ 10 6 146.83 cm. reaksiyon zamanlar› 10 11 16 141.50 cm. Boy (cm) yafl›ndakilerde; 11, 12 ve 13 12 14 144.50 cm. yafl›ndakilerden anlaml› flekilde 13 18 152.44 cm. kötüdür. Bizim bu çal›flmam›zdaki reaksiyon 10 6 32.50 kg. Vücut zamanlar›, belirtilen çal›flmalara 11 16 35.06 kg. a¤›rl›¤› (kg) göre daha kötüdür. Bu durum, 12 14 36.86 kg. araflt›rma grubu çocuklar›n›n 13 18 44.39 kg. daha az spor geçmifli olmalar›na ba¤lanabilir. 10 6 0.29 sn. Ifl›¤a 90 dakika gibi uzun süreli 11 16 0.22 sn. reaksiyon eforlarda solunum sisteminin 12 14 0.21 sn. sa¤ el (sn) ekonomik çal›flmas› için, vital 13 18 0.21 sn. kapasitenin yüksek olmas› bir avantajd›r. Kalkavan ve 10 6 0.31 sn. Ifl›¤a arkadafllar›(6) taraf›ndan, 10 yafl 11 16 0.23 sn. reaksiyon basketbolcu çocuklarda vital 12 14 0.23 sn. sol el (sn) kapasite 2,4±0,5 lt. 13 18 0.20 sn. bulunmufltur. Çoksevim ve (7) arkadafllar› , çocuklar üzerinde 10 6 0.27 sn. Sese karfl› yapt›¤› bir çal›flmada vital 11 16 0.26 sn. reaksiyon kapasite de¤erini 2,9±0,8 lt. 12 14 0.22 sn. sa¤ el (sn) bulmufltur. ‹bifl ve 13 18 0.32 sn. arkadafllar›n›n(8) yapt›¤› çal›flmada 12-14 yafl grubu 10 6 1.64 lt. çocuklarda vital kapasite Vital 11 16 2.04 lt. de¤erleri; futbol okuluna kat›lan kapasite (lt) 12 14 2.30 lt. çocuklarda 2.58 lt.den 2.72 13 18 2.50 lt. lt.’ye ç›karken, kat›lmayan çocuklarda ise vital kapasite ön testte 2.62 lt. ve son testte 2.64 TABLO: 3 lt. bulunmufltur. Da¤l›o¤lu ve Oynad›klar› mevkiler, Ayak ve El Kullan›m› arkadafllar›(9); yüzme yaz Tercih Da¤›l›m› okuluna kat›lan 7-13 yafl grubu çocuklarda vital kapasite Kriterler Tercih N (kifli) Yüzde de¤erini yüzme kursu öncesi 1.74±1.13 lt. bulurken, kurs Sa¤ 23 42.6 sonras› 2.42±1.12 lt. olarak Sol 7 13.0 ölçmüfllerdir. Bizim bu Oynad›¤› Orta 19 35.2 çal›flmam›zda; vital kapasite taraf Kaleci 5 9.3 de¤erleri 10 yafl ortalamas› için Toplam 54 100.0 1.64 lt. iken 11 yafl için 2.04 lt., 12 yafl için 2.30 lt. ve 13 yafl Sa¤ 45 83.3 için 2.50 lt. bulunmufltur. 10 Kulland›¤› Sol 9 16.7 yafl›ndakilerin vital kapasitesi Ayak Toplam 54 100.0 12 ve 13 yafl›ndakilerden, 11 yafl›ndakilerin de 13 Defans 19 35.2 yafl›ndakilerden anlaml› flekilde Orta 15 27.8 düflüktür. Vital kapasitede Oynad›¤› Forvet 15 27.8 farkl›l›k 1 y›l farkl› olan yafl Yer Kaleci 5 9.3 gruplar›nda de¤il, 2 y›l farkl› Toplam 54 100.0 olan gruplarda görülmüfltür. Vital kapasite de¤erleri Kuvvetli sa¤lak 37 68.5 bahsedilen literatürdeki Zay›f sa¤lak 14 25.9 gruplarla benzer bulunmufltur. Her iki elli 1 1.9 Geliflime paralel olarak, Laterizasyon Zay›f solak 1 1.9 solunum kaslar› ve akci¤erleri Kuvvetli solak 1 1.9 gelifltiren egzersizlere yer Toplam 54 100.0 verilmelidir. Sa¤lakl›¤› ve solakl›¤› anne karn›ndaki konum ve hormon sisteminin etkileri ile aç›klamaya çal›flan görüfller olmakla birlikte, yayg›n ve kabul gören görüfl el ve ayak kullan›m› tercihinin genetik olarak belirlenen bir özellik oldu¤udur. Sa¤lak ve solaklar›n toplumdaki da¤›l›m› eflit olmay›p; insanlar›n yaklafl›k % 90’› sa¤lak, % 10’u solakt›r.(10) Bizim bu çal›flmam›zda

TamSaha 23


Laterizasyon anketine göre % 68.5’i kuvvetli sa¤lak ve % 25.9’u zay›f sa¤lak bulunmufltur. Kuvvetli solak ve zay›f solaklar›n oran› ise % 3.8’dir. Araflt›rmam›zda futbolcular›n büyük ço¤unlu¤u sa¤ tarafta oynamaktad›r (% 42.6) ve kulland›klar› ayak da büyük ço¤unlukla sa¤ ayakt›r (% 83,3). Sol aya¤›n› kullananlar ise % 16.7 oran›ndad›r. Lateralizasyon durumunda ise zay›f solak ve kuvvetli solak toplam› çok az bulunmufltur (%1.9+%1.9=3,8). Bu demektir ki futbolcular›n bir k›sm› sa¤lak oldu¤u halde sol aya¤›n› da kullanabilmektedir. Ya da oynad›¤› mevkinin gerçek verimli ayak kullan›m› sol olmas›na ra¤men, sa¤ aya¤›n› kullanmakta ve gerçek performans verimine ulaflamamaktad›r. Bu durum; solak olmad›klar› halde antrenör taraf›ndan sol kulvarda oynat›lmalar›ndan kaynaklanabilir. Sar›tafl ve arkadafllar›(11); futbolcular›n sa¤ ayaklar›n›n sol ayaklar›na göre reaksiyon zamanlar› aras›ndaki farklar› önemli bulmufl olup bu durumu, toplumumuzun büyük ço¤unlu¤unun sa¤lak olmas› ve örneklemlerinin de sa¤lak bireylerden oluflmas› ve antrenmanlarda ayn› ayaklar› kullanmalar› sonucu sa¤ ayak reaksiyon zamanlar›n›n daha k›sa oldu¤una ba¤lam›fllard›r. Karada¤ ve Kutlu(12) yapt›klar› araflt›rmada, futbolcular›n, futbol yaflant›lar›yla birlikte oluflan reaksiyon zamanlar›n›n, görsel ve iflitsel uyaranlara karfl› bask›n olan ve olmayan ayaklar aras›nda karfl›laflt›r›larak de¤erlendirilmesinde, uzun dönem yap›lan futbol çal›flmalar›n›n futbolcular›n reaksiyon zamanlar›n›n gelifliminde etkili oldu¤unu belirtmektedirler. Yakovlev(13), yapt›¤› çal›flmada tercih edilen tarafa gelen motor lif say›s›n›n tercih edilmeyen tarafa göre belirgin olarak fazla oldu¤unu bildirmektedir. Bu ba¤lamda ayak kullan›m›na ba¤l› olarak tercih edilen ayak de¤iflebilmektedir. Fakat yine de sa¤lak olanlar›n sol ayaklar›n› tercihli olarak kullanmak zorunda b›rak›lmalar› yerine gerçekte solak olanlar›n sol kulvarda oynamas›, yeteneklerinin daha iyi sergilenmesine katk› sa¤layabilir.

Öneriler Türkiye’de futbol tak›mlar›na futbolcu yetifltirmek üzere küçük yafllarda oyuncu seçerken ve yetifltirirken (tak›mlar›n altyap›s›) kulland›klar› ayakla ilgili bir seçim ve test yap›lmamaktad›r. Hem kulland›klar› ayak bak›m›ndan hem de Laterizasyon anketinin sonuçlar›na göre tak›mlar›n altyap›lar›nda solak futbolcular›n azl›¤› dikkati çekmektedir. Türk futbolunda sol tarafta oynayacak futbolcu eksikli¤i sorununun; tak›mlar›n altyap›lar›ndaki futbolcu seçim aflamas›na kadar dayand›¤› görülmektedir. Böyle çal›flmalar, araflt›rma grubu daha fazla say›da olan minik futbolcu ve tak›mlar üzerine uygulanabilir. Farkl› yafl grubu ve farkl› yar›flma kategorilerinde uygulanabilir. Bu tür çal›flmalar sonucunda, pozisyona yönelik olarak futbolcular›n e¤itiminde teknik ve taktik 24 TamSaha

becerilerin yan› s›ra reaksiyon zaman›n›n da antrenmanla geliflebilece¤i dikkate al›narak, reaksiyon zaman› gelifltirici çal›flmalar›n yap›lmas› gerekti¤i antrenörlere an›msat›lmal›d›r. Türkiye Futbol Federasyonu’nun antrenörlere zaman zaman uygulad›¤› e¤itim seminerlerinde veya kurslar›nda bu konuda bilgiler aktar›lmal› ve uygulamaya dönük denetim, teflvik, yard›m ve destek verilmelidir. Solak olan çocuklar futbola tak›mlar›n altyap›lar›ndan itibaren daha fazla kazand›r›lmal›d›r. n Kaynaklar: 1. fiahin, R., “Erkek Hentbol'de Kalecilerle Saha Oyuncular›n›n Reaksiyon Zamanlar›n›n Karfl›laflt›r›lmas›”, Gazi Üniversitesi, Sa¤l›k Bilimleri Enstitüsü Beden E¤itimi ve Spor Anabilim Dal› Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1995 2. Konter, E., “Futbolda Süratin Teori ve Prati¤i”, Ba¤›rgan Yay›nevi, s.136164, Ankara, 1997 3. Montes-Mico R., Bueno, I., Condel, J., Pons, A.M., Eye hand eye foot visual reaction times of young soccer players, Spain Optomtry; 71: 775-80, 2000. 4. ‹mamo¤lu, O., A¤ao¤lu, S.A., A¤ao¤lu,Y.S., “Profesyonel ve Amatör Futbolcular›n Sprint ve Reaksiyon Zamanlar›n›n Karfl›laflt›r›lmas›”, Gazi Üniversitesi Beden E¤itimi ve Spor Yüksekokulu,1.Ulusal Gazi Üniversitesi Beden E¤itimi ve Spor Bilimleri Kongresi, 26-27 May›s, Ankara, 2000 5. Bozkurt, S., Koç, Z., Kavas, B., “Danone Dünya ‹kincisi Galatasaray Futbol Tak›m› Oyuncular›na Uygulanan Motorik ve Futbol Beceri Testleri”, 2. Futbol ve Bilim Kongresi, Ege Üniversitesi, 2001 6. Kalkavan, A., P›nar, S., K›l›nç, F., Yüksel, O., “Basketbolcu Çocuklar›n Fiziksel Yap›lar›n›n, Baz› Fizyolojik ve Biyomotorik Özellikler Üzerine Etkisinin Araflt›r›lmas›”, Sa¤l›k Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 14(2) 111-118, 2005 7. Çoksevim, B., Karahan, M., Yaba, G., Duman, F.A., “‹lkö¤retim Ö¤rencilerinin Atletik Performanslar›n›n De¤erlendirilmesi”, VII. Spor Bilimleri Kongresi Seminer Kitab›, 27-29 Ekim, s.128, Antalya, 2002 8. ‹bifl, S., Gökdemir, K., ‹ri, R., “12-14 Yafl Grubu Futbol Yaz Okuluna Kat›lan ve Kat›lmayan Çocuklar›n Baz› Fiziksel ve Fizyolojik Parametrelerinin ‹ncelenmesi”, Kastamonu E¤itim Dergisi, Cilt:12, No:1, 285292, 2004 9. Da¤l›o¤lu, Ö., Ç›nar, V., Bostanc›, Ö., Da¤l›o¤lu, T., Hazar, M., “Yaz Spor Okullar› Yüzme Program›na Kat›lan Çocuklar›n Solunum Parametrelerinin De¤erlendirilmesi”, 9. Uluslararas› Spor Bilimleri Kongresi Bildiri Kitab›, s. 459-461 Mu¤la/Turkey, 2006 10. Annett, M., “The distribution of manual asymmetry”, Br. J. Psychol.; 63: 343- 358, 1972 11. Sar›tafl, N., Kaya, M., Koç, H., Karakufl, S., Çoksevim, B., “Futbolcu Ve Tenisçilerde Ekstremiteler Aras› Reaksiyon Zamanlar›n›n ‹ncelenmesi”, 9. Uluslararas› Spor Bilimleri Kongresi Bildiri Kitab›, s.200-202, Mu¤la/TURKEY, 2006 12. Karada¤, A., Kutlu, M., “Uzun Dönem Futbol Antrenmanlar›n›n Futbolcular›n Bask›n ve Bask›n Olmayan Ayaklar›n›n Görsel ve ‹flitsel Reaksiyon Zamanlar›na Etkileri”, F›rat T›p Dergisi;11(1): 26-29, 2006 13. Yakovlev, P.I., A proposed definition of Lymbic system, (ed: Hocman, G.H.), Springfield, 1972

Futbol Kültürü Ba¤›fl Erten

Pullarla Dünya Kupas› Tarihi Hayri Cem / Chiviyaz›lar› Yay›nevi

amsaha’da pek çok futbol kitab› tan›tt›k, pek çok kitaptan övgüyle bahsettik. Genelde tezimiz de hep ayn›yd›. Futbol kitaplar› artmal›, hem de her türünden bol bol kitap okurun ilgisine sunulmal›. Sunulmal› ki futbol denen oyunun kültürel aç›l›mlar› ço¤als›n. Bu yüzden gün geldi an› kitab›n› sevdik, gün geldik bir romandan dem vurduk, gün geldi akademik bir çal›flmay› öne ç›kartt›k, gün geldi derlemeleri, monografileri övdük. Ama futbol ad›na görselli¤i de yüksek pek çok kitap geçti elimize. Renkli büyük boy, kaliteli ka¤›da bas›lm›fl prestij iflleri ise pek düflmedi masam›za. Kitapl›¤›m›z›n futbol bofllu¤unu pek çok kitapla dolduruyorduk ama böyle hacimli bir fleyi bir türlü Türkçede bulam›yorduk. Oysa dünya literatürü bunun envai çeflidini bar›nd›r›yordu. Özellikle renkli y›ll›klar, Pele kitab›, Manchester United tarihini anlatan dev eser gibi görkemli çal›flmalara pek rastlamak mümkün de¤ildi bizde. Manchester City’nin Maine Road’u terk etmeden ç›kard›¤› albüm gibi eserlerin ihtiflam›n› gördükçe k›skanm›yor de¤ildik. ‹flte bu bofllu¤a çok iyi denk gelen bir kitaptan bahsedece¤iz bu ay. Çünkü gerçekten övgüyü hak eden bir çal›flma ve Türkçede efli benzeri ya yok ya da çok az. Hayri Cem’in Pullarla Dünya Kupas› Tarihi iflte bu aç›dan ayr› bir k›ymeti haiz. Kendi özel koleksiyonunu okurlar›n be¤enisine sunan Cem, o özledi¤imiz kalitede bir çal›flmaya imza atm›fl. Renkli, kaliteli k⤛da bas›lm›fl dev pul resimleri sadece albüm bakar gibi bakmaya bile heveslendiriyor insan›. Tüm pullar orijinal boyutunda. Ayr›ca pullar›n ait oldu¤u kupan›n ayr›nt›l› bilgileri de cabas›. Hem Türkçe hem ‹ngilizce olmas› da kitab›n önemli bir art›s›. Bakal›m Türkiye’deki futbolsever bu tip eserlere ne kadar ra¤bet edecek? Tereddüdü olanlar varsa, biz kaliteye kefil olmaya çoktan haz›r›z! n

T


Koray Gençerler

Hakemlik için mesle¤imi de¤ifltirdim 2004 y›l›na kadar Türkiye’nin 1 numaral› yard›mc› hakemiydi ancak o dönemde radikal bir karar vererek s›f›rdan bafllay›p hakemli¤e geçmeyi tercih etti. Eme¤inin karfl›l›¤›n› bu sezon bafl›nda Süper Lig kadrosuna yükselerek ald›. 30 yafl›nda, ‹ngilizce ve Almanca biliyor. Turizm üzerine e¤itim yapt› ama hakemlik kariyerini etkileyece¤i endiflesiyle çok sevdi¤i mesle¤inden vazgeçti. Yard›mc› hakem olarak hak etti¤i ama prosedür gere¤i gidemedi¤i büyük finallerde hakem olarak yer almay› amaçl›yor.

yard›mc› hakem olarak görev almaya bafllad›m. Bu maçlar da iyi gidince Süper Lig yard›mc› hakem kadrosuna al›nd›m ve birkaç ay sonra da FIFA kokart› takt›m.

‹yi ki yard›mc› hakem olmuflum

Mazlum Uluç tSizin hakem olarak ilginç iki durumunuz var. Birincisi kuzeniniz de sizin gibi üst düzey bir hakem, ikincisi siz yard›mc› hakem olarak FIFA kokart› takt›ktan sonra neredeyse s›f›rdan bafllayarak hakemli¤e döndünüz. Öncelikle sizi biraz tan›yal›m istiyorum. s1978 Almanya do¤umluyum. Gurbetçi bir ailenin çocu¤uyum. Ama ben 2 yafl›ndayken ailem Türkiye’ye dönüfl yapm›fl. Aslen Manisal›y›m. Lise e¤itimimin sonuna kadar Manisa’da okuduktan sonra Mersin Üniversitesi Turizm ‹flletmecili¤i ve Otelcilik Yüksekokulu’nu bitirdim. Orada 6 y›l kald›m. fiimdi Manisa’da yafl›yorum ve serbest meslekle u¤rafl›yorum. Gaz ölçüm cihazlar› sat›yorum. tFutbolla iliflkiniz nas›l bafllad›?

Bir futbolculuk geçmifliniz var m›? sKüçük yafllardan beri futbola ilgim vard›. Kuzenim Serkan’la birlikte yaz›n futbol okullar›na gidiyordum. ‹lginçtir, Serkan’la ilkokulu birlikte okuduk, Anadolu Lisesi’ni de birlikte kazand›k. Lise 2. s›n›ftayken hakem kursu aç›ld›¤›n› duyduk. O dönemde hakemli¤e bafllama yafl› 16’yd›. Biz de Serkan’la birlikte 1994’te kursa bafllad›k ve o günden beri bu camian›n içinde devam ediyoruz. t16 yafl›ndayken nereden akl›n›za geldi hakem olmak? Sizi bu mesle¤e yönelten düflünce neydi? sDedi¤im gibi spora karfl› bir ilgim vard›. Ama derslerimin yo¤unlu¤undan dolay› yaz okullar›n›n d›fl›nda futbol oynamam mümkün de¤ildi. Futbolu çok seviyordum ve o dönemde 3. Lig’de oynayan Manisaspor’un maçlar›n› kaç›rmazd›m. ‹zmir’e gider, Karfl›yaka’n›n, Altay’›n maçlar›n› da seyrederdim. Futbolu gerçekten çok seviyordum ve içinde bulunmak istiyordum. Bunun için de hakemli¤i tercih ettim. tHakemlerin de futbolcular gibi

“‹yi ki de beni yard›mc› hakem kadrosuna alm›fllar” diyorum. Çünkü bana çok büyük tecrübe kazand›rd›. Çok say›da üst düzey maça ç›kt›m ve bugün o avantaj› yafl›yorum.

Türkiye’de hakemler çok çabuk y›pran›yor. 25 yafl›nda Süper Lig’e ç›ksayd›m, 45 yafl›ma kadar önümde 20 sene olacakt›. Türkiye flartlar›nda 20 y›l hakemlik yapmak çok zor.

FIFA yard›mc› hakemiyken Türkiye’den elit kategoriye giren ilk isimdim. Ama büyük organizasyonlara gitme flans›m yoktu. Bu nedenle cesur bir kararla hakemli¤e döndüm.

Maçlara haz›rlan›rken, stada gitti¤im an benim aç›mdan film kopuyor. Sadece maç› düflünmeye çal›fl›yorum. Çok fazla gülmem ve arkadafllar›mla flakalaflmam.

26 TamSaha

keflfedilme hikâyeleri oluyor. Sizi de keflfeden biri var m›yd›? s1996’da il hakemi oldum ve üniversiteyi kazand›¤›m için Mersin’e gittim. Mersin’in hakemlik hayat›mda çok önemli bir yeri var çünkü oraya il hakemi olarak gittim, FIFA yard›mc› hakemi olarak geri döndüm. O dönemde Musa Ery›lmaz’›n üzerimdeki eme¤i büyüktür. C klasman›nda oldu¤um dönemde hem hakem hem de yard›mc› hakem olarak maçlara ç›k›yordum. Süper Lig yard›mc› hakem kadrosunda bir azaltma yap›lm›flt› ve ben de Süper Lig’de

tC ve B klasman›nda oldu¤unuz dönemde yard›mc›l›¤›n yan›nda hakemlik de yap›yordunuz. Sonras›nda ihtisaslaflma nedeniyle mi yard›mc› hakemlikte karar k›ld›n›z? sEsas›nda bize böyle bir fley söylemediler. Ben iki görevi de sürdürüyordum. Sene sonunda klasmanlar aç›kland›¤›nda Süper Lig yard›mc› hakem kadrosundayd›m. Buna üzülmedim. Çünkü hakem-yard›mc› hakem ayr›m›na kat›lm›yorum. Sonuçta ikisinde de bir ifl yap›yorsunuz. “‹yi ki de beni yard›mc› hakem kadrosuna alm›fllar” diyorum. Çünkü bana çok büyük tecrübe kazand›rd›. Çok say›da üst düzey maça ç›kt›m ve bugün o avantaj› yafl›yorum. Ama flu da var, “Yard›mc› hakem olay›m, hakemlik için basamak olsun” diye de düflünmedim. fians›m›z varm›fl, bize hakemli¤e dönme konusunda bir f›rsat tan›d›lar ve ben de hakemli¤i seçtim. tBirçok yard›mc› bu yolu seçmezken siz neden

1997’den beri klasmanday›m ve izlemedi¤im, kaç›rd›¤›m maç çok azd›r. Son seminerde yaklafl›k 100 pozisyon gösterdiler, ben o pozisyonlar›n hepsini izlemifltim.

hakemli¤e dönmek istediniz? Yard›mc› hakem olarak bir dönem Türkiye’nin 1 numaras› olmufltunuz ama sonras›nda s›f›rdan bafllayarak hakemli¤e geçtiniz. Bu de¤iflikli¤in gerekçesi neydi? sFIFA yard›mc› hakemiyken Türkiye’den elit kategoriye giren ilk isimdim. 2002 y›l›yd› ve 24 yafl›ndayd›m. 2004’teki Avrupa fiampiyonas›’na gitme flans›m vard›. UEFA Hakem Komisyonu Baflkan› Wolker Roth, seminer için Kufladas›’na geldi¤inde “Euro 2004’te Türkiye’den de bir yard›mc› hakem olacak, bu da Koray Gençerler” diye bir aç›klama yapm›flt›. 2002 Dünya Kupas›’na kadar hakemlerle yard›mc› hakemler ayr› ayr› s›ralan›yordu. Dolay›s›yla hakem ve yard›mc› hakemler farkl› ülkelerden olabiliyordu. Ancak 2002 Dünya Kupas›’nda farkl› ülkelerden

hakemlerle, yard›mc› hakemler aras›nda problemler yaflan›nca FIFA karar de¤ifltirdi. Art›k hakemlerle, yard›mc› hakemler ayn› ülkeden olacakt›. Bu durumda benim de Euro 2004’e gidebilme flans›m ortadan kalkt›. 25 yafl›ndayd›m, Türkiye’de ç›kmad›¤›m derbi kalmam›flt› ve yurtd›fl›nda da çok önemli maçlarda görev alm›flt›m. Bu tecrübeyi hakemli¤e döndürmek istedim. Birçok kifli benim bu karar› alamayaca¤›m› düflünmüfltü. “Koray, Türkiye’nin 1 numaral› yard›mc› hakemi. Her sezon naklen yay›ndaki 25 maça ç›k›yor. Hakemli¤e dönmez” diyordu. Ama ben bu karar› verdim. Bu sezon ilk yönetti¤im maç ‹stanbul Büyükflehir BelediyesiBursaspor karfl›laflmas› oldu ve Olimpiyat Stad›’nda

Tecrübe, yap›lan hatalardan ders almakt›r. Ben sadece kendi hatalar›mdan ders almaya kalkarsam buna ömrüm yetmez. Baflkalar›n›n hatalar›ndan da dersler ç›karmam›z gerekiyor. TamSaha 27


oynand›. O maçtan dönerken kendi kendime “Çok cesur bir karar alm›fl›m” dedim. ‹flin ilginci yard›mc› hakem olarak en son maç›m Galatasaray-Befliktafl maç›yd› ve yine Olimpiyat Stad›’nda oynanm›flt›. Yani kald›¤›m yerden devam etmifl gibi oldum. Hedefim, yard›mc› hakem olarak hak etti¤im halde gidemedi¤im büyük finallere hakem olarak gidebilmek. t30 yafl›ndas›n›z. Kendinizi yafl konusunda geri kalm›fl hissediyor musunuz? sTürkiye’de hakemler çok çabuk y›pran›yor. E¤er 25 yafl›nda hakem olarak Süper Lig’e ç›ksayd›m, 45 yafl›ma kadar önümde 20 sene olacakt›. Türkiye flartlar›nda 20 y›l hakemlik yapmak çok zor. 30 yafl›nda Süper Lig’e yükselmem bence bir avantaj. tÖrnek ald›¤›n›z, stilini be¤endi¤iniz hakemler var m›? sFIFA yard›mc› hakemiyken Türkiye’nin en üst düzey hakemleriyle maçlara ç›kma avantaj›n› elde ettim. Her biri iyi hakemlerdi ve ben öne ç›kan farkl› yönlerini gördüm. Kiminin duruflunu, kiminin otoritesini, kiminin memorandum yaparkenki renklili¤ini, kiminin mesle¤ine duydu¤u sayg› ve antrenman yapma biçimini kendime örnek ald›m. tYard›mc›l›ktan gelmifl olman›n, flimdi maç yönetirken yard›mc›lar›n›zla diyalog kurma aç›s›ndan bir avantaj› var m›?

28 TamSaha

sKesinlikle var. Yard›mc› hakem arkadafllar›n ço¤uyla ayn› kadrodayd›k ve birbirimizi iyi tan›yoruz. Bu benim için önemli bir avantaj. Ayr›ca benim üst düzeyde yard›mc› hakemlik yapmam onlar›n da bana duyduklar› sayg›y› art›r›yor. Cesur bir karar verdi¤im için içlerinde benim yerimde olmak isteyenler var.

Hakemlikteki haz anlat›lmaz tSüper Lig’deki ilk maç›n›zdan ve o maça ç›karken neler hissetti¤inizden söz edelim biraz da. Gerçi birçok derbide yard›mc› olarak görev ald›n›z ama bu baflka bir fley olsa gerek. sKesinlikle baflka bir fley. ‹lk maç olmas›ndan dolay› bir heyecan vard›. Orada duydu¤unuz haz anlat›lmaz. Hakemli¤e yeni bafllayanlara “Hakemlik mi yard›mc› hakemlik mi?” diye sorsan›z hiç kimse yard›mc› hakem olmak istemez. ‹nsanlar›n kafas›nda hep hakemlik vard›r. Ben yard›mc› hakem oldu¤um dönemde insanlar hep “Ne zaman hakem olacaks›n?” diye soruyorlard›. Tabii hakem olarak sahaya ç›kmak beni çok mutlu etti. tO maç öncesi nas›l bir haz›rl›k yapt›n›z? sMaçlara haz›rlan›rken, stada gitti¤im an benim aç›mdan film kopuyor. Sadece maç› düflünmeye çal›fl›yorum. Çok fazla gülmem ve arkadafllar›mla flakalaflmam. Benim için sadece maç vard›r. Bu benim konsantre olma yöntemim. Zaten tebligat› ald›¤›m andan itibaren konsantre olmaya bafll›yorum. Mesela Cuma günü tek bafl›ma antrenman yapar›m. Orada “Maçta flu pozisyon olabilir, böyle fleylerle karfl›laflabilirim” diyerek maç› kafamda yafl›yorum. Hem maça haz›rlan›yorum hem de ter atarak rahatl›yorum. tBu maç› yaflama durumu bir önyarg› oluflturmuyor mu? sHay›r oluflturmuyor. Diyelim ki bir oyuncu eliyle gol atm›fl. Ben meseleyi A tak›m›, B tak›m› diye düflünüyorum. Ama oyuncular›n yüzleri ve tak›mlar›n renkleri yok. A tak›m›n›n santrforu eliyle gol atabilir diye düflünüyorum ve o anda nerede olmam gerekti¤i üzerine kafa yoruyorum. Ya da yard›mc› hakemimle nas›l

anlaflmam gerekti¤ini planl›yorum.

Hiçbir maç› kaç›rmam tBu analizleri yapt›¤›n›za göre tak›mlar› incelemeniz gerekiyor. Bu konuda nas›l bir çal›flma yap›yorsunuz? s1997’den beri klasmanday›m ve izlemedi¤im, kaç›rd›¤›m maç çok azd›r. Son seminerde yaklafl›k 100 pozisyon gösterdiler, ben o pozisyonlar›n hepsini izlemifltim. Hiçbir pozisyon için “Aaa, bu maçta böyle bir fley mi olmufl?” demedim. Bir de ben izledi¤im maçlarda “Bu hata nas›l yap›l›r?” demek yerine, “Hakem ya da yard›mc› hakem o anda ne düflünüyordu? Ne yapsayd› hata olmazd›? Yeri mi kötüydü, konsantrasyonu mu düflüktü, bir önceki pozisyondan m› etkilendi?” diye düflünürüm. Sonuçta tecrübe yap›lan hatalardan ders almakt›r. Ben sadece kendi hatalar›mdan ders almaya kalkarsam buna ömrüm yetmez. Baflkalar›n›n hatalar›ndan da dersler ç›karmam›z gerekiyor. tBir spor yazar› ile taraftar maç› farkl› gözlerle izler. Hakem için de böyle bir fley söz konusu mudur? Siz maç› hangi gözle takip edersiniz? s‹stiklâl Marfl›’nda tak›mlar s›raland›¤›nda ben oyunculara de¤il hakeme bakar›m. E¤er kaleci olsam kaleciyi izlerim ama hakem oldu¤um için hakemi takip ediyorum. Taraftar maç› kendi tak›m›n›n lehine izliyor. Ben hakem olarak kendimi sahada maç yöneten arkadafl›m›n yerine koyuyorum. Hatta bazen onunla yer bile de¤ifltiriyorum. Tribünde izledi¤im maç› yafl›yorum yani. tBir de hakemlerin bask› alt›nda tutulmas› meselesi var. Yo¤un elefltiriler al›yorsunuz. Televizyonlarda futboldan çok hakemler konufluluyor. Bu bask›yla nas›l bafla ç›k›yorsunuz? sBu bask›yla bafla ç›kamazsak zaten hakemlik yapma flans›m›z yok. Ben spor gazeteleri d›fl›ndaki bütün gazeteleri okuyorum. Birçok spor program›n› da izliyorum. Özellikle hakem kökenli olanlar›n program›n› daha fazla izliyorum. Hatta bu programlar›n faydal› oldu¤unu da düflünüyorum. ‹nsanlar bu yorumcular sayesinde kurallar› ö¤reniyor ve maçlar› daha farkl› izliyor. Beni rahats›z eden, kiflili¤e yönelik elefltiriler. tGaliba hakem programlar›n›n flöyle bir avantaj› daha var; ayn›

kriter haline geldi. Siz Anadolu Lisesi mezunu ve ayr›ca üniversitede haz›rl›k okuyan bir hakem olarak bu konuda avantajl›s›n›z san›r›m. sÜst düzeyde ‹ngilizcem var. Haz›rl›k s›n›flar›n›n d›fl›nda turizm staj› yapmam›n da katk›s› büyük. Anadolu Lisesi’nde Almanca e¤itimi de ald›m. Ama Almancam ‹ngilizcem kadar iyi de¤il. tSahada hakem-futbolcu diyalo¤u çok önemli. Baz› hakemler güleryüzle maç yönetmeyi tercih ederken, baz›lar› otoritelerini daha sert tav›rlarla sergiliyor. Siz hangi kategoridensiniz? sBen sahada çok ciddiyim. Herkesin bir yo¤urt yiyifli vard›r ya benim de duruflum böyle. Dördüncü hakem oldu¤um maçlarda bile beni izleyen arkadafllar›m “Çok ciddi görünüyorsun” diyorlar. Bu benim konsantrasyonumdan kaynaklanan bir fley. Asl›nda çok sakin bir insan›m ama o konsantrasyon beni ciddiyete itiyor. Futbolcularla iliflkilere gelince, hepimiz ayn› camian›n insanlar›y›z. Herkes kendi iflini yapt›ktan sonra arada bir problem yaflanaca¤›n› düflünmüyorum.

Spor kültürümüz çok farkl›. Kazanmak için her yol mubah görünüyor. Bir oyuncu hakemi aldatt›¤›nda herkes hakeme yükleniyor. Ama Avrupa’da fatura aldatan futbolcuya ç›k›yor. Ailemin maçlar›ma gelmesini istemiyorum. ‹zmir'de ç›kt›¤›m bir maç s›ras›nda annem, a¤abeyim ve eflinin bulundu¤u tribünden küfür edildi. O günden beri ailem maçlar›ma gelmiyor.

Spor kültürümüz de¤iflmeli

pozisyon üzerine eski hakemler farkl› yorumlar yapt›¤›nda, insanlar, “Bu ifl bu kadar da kolay de¤ilmifl” diye düflünerek hakeme daha toleransl› bak›yor. sDo¤ru gerçekten. Biz an›nda izleyip an›nda karar veriyoruz. Zaten akflam evde izledi¤imde ben de hangi karar›n do¤ru, hangisinin yanl›fl oldu¤unu görüyorum. tAvrupa s›ralamas›nda Milli Tak›m›m›z ya da kulüp tak›mlar›m›zla hakemlerimizin bulundu¤u nokta eflit de¤il. Bir Türk hakemi, en iyi ihtimalle 2012 Avrupa fiampiyonas› finallerinde görebilece¤iz. Bunu neye ba¤l›yorsunuz? Neden hakemlerimiz uluslararas› arenada yeterince baflar›l› de¤il?

sAvrupal› hakemlerle Türk hakemler aras›nda yetenek aç›s›ndan hiçbir fark görmüyorum. Ama dedi¤iniz gibi ortada bir problem var. Çünkü 1996’dan bu yana hiçbir hakemimiz üst düzey organizasyonlarda görev alamad›. Bunu geride b›rakmam›z ve bundan sonra ne yapaca¤›m›za bakmam›z laz›m. Son olarak Antalya’daki seminerde yedi arkadafl›m›z FIFA kokart› takt›. Hepsi genç, yetenekli, fiziksel olarak üst düzeyde ve yabanc› dil bilen arkadafllar. Ben bu yedi hakemimizden en az bir tanesinin Avrupa fiampiyonas› veya Dünya Kupas› finallerinde görev alaca¤›na inan›yorum. tTürk ve Avrupal› hakemler

aras›nda yetenek fark› yok diyorsak, sorunu biraz da yaflan›lan ortama ba¤lamak gerekiyor herhalde. Bir ‹ngiliz ya da Alman hakemle bir Türk hakemin liglerinde maç yönetti¤i ortamlar aras›nda da fark var galiba. sEvet, bu görüfle kat›l›yorum. Bazen bas›nda da bu tip haberler yer al›yor. Mesela “Koray Gençerler’in Türkiye’de problemli maçlar› var ama gidiyor Avrupa’dan en yüksek notu al›p geliyor” diyorlar. Tabii ki bu bask›n›n etkisi var. Hakem olarak bundan en alt düzeyde etkilenmeye çal›fl›yoruz ama sonuçta hepimiz insan›z. tFIFA kokart› takabilmek için yabanc› dil bilmek önemli bir

tBazen oyuncular hakemleri aldatabiliyor. Böyle bir pozisyonu televizyondan izledi¤inizde neler düflünüyorsunuz? sBizim spor kültürümüz çok farkl›. Hep kazanmak üzerine kurulu. Kazanmak için her yol mubahm›fl gibi görünüyor. Hakemler iyi niyetle maç yönetmeye ve gördü¤ünü çalmaya çal›fl›yor. Ama bir oyuncu hakemi aldatt›¤›nda Türkiye’de herkes hakeme yükleniyor. Ama Avrupa’da fatura aldatan futbolcuya ç›k›yor. Bizim spor kültürümüzden kaynaklanan bir problem bu. Dilerim ileride düzelir ama biz görür müyüz bilemem. Diyelim ki bizde ev sahibi tak›m ma¤lup oluyor ve taraftarlar› deplasman tak›m›n› alk›fll›yor. Asl›nda bu alk›fllar deplasman tak›m› için “Çok güzel oynad›n›z, bravo size” anlam›na gelmiyor. Orada kendi tak›m›n› protesto

etme amac›, bir kinaye var. tHakemlik oldukça yo¤un bir mesai istiyor. ‹flinizle hakemli¤i birlikte yürütmek zor olmuyor mu? sTurizm mesle¤ini kendi iste¤imle seçtim. Üniversiteye giderken puan›m baflka okullara da tutuyordu ama ben turizmci olmay› çok istemifltim. Fakat turizmci olsayd›m özel sektörde çal›flacakt›m ve bu durum hakemlik yaflant›m› çok etkileyecekti. Çünkü turizmcinin belli bir çal›flma süresi yok. Sabah 8’den akflam 12’ye kadar zaman alan bir ifl. Ben hakemlik yapmay› kafama koydu¤um için çok sevdi¤im mesle¤imden vazgeçtim. fiimdi kendi iflimi yap›yorum ve kendi kendimin patronuyum. Yapt›¤›m ifl çok da vaktimi alm›yor ve hakemlik hayat›m› engellemiyor. tArkadafllar›n›zla, yak›n çevrenizle hakemli¤iniz hakk›nda konufluyor musunuz? Nas›l de¤erlendirmeler yap›yorlar hakk›n›zda? sÖrne¤in babam her maç›m› televizyondan izler ve maçlardan sonra onu mutlaka arar, “Sana göre bir problem var m›yd›?” diye sorar›m. Ama ailemin maçlar›ma gelmesini istemiyorum. Çünkü bu konuda kötü bir olay yaflad›m. Mersin’de ö¤renciyken ‹zmir’de maç yönetmeye gelmifltim. Annem, a¤abeyim ve efli de o maç› izlemeye geldiler. O zaman yard›mc› hakemdim. Arkamdaki tribüne oturmufllard›. O tribünden bana küfürler gelmeye bafllad›. Bu sefer hatal› kararlar vermeye bafllad›m. Hatta maçtan sonra Manisa’ya ailemin yan›na gitti¤imde onlarla iki gün konuflamad›m. Moralim çok bozulmufltu. O günden beri ailem maçlar›ma gelmiyor. tHakemlik d›fl›ndaki hayat›n›zda neler var? Nelerden hofllan›r, nelere ilgi duyars›n›z? sSporun her dal›yla ilgileniyorum. Basketbol ve voleybol da oynad›m. Çok fazla sevmesem de televizyon çok fazla vaktimi al›yor. Çünkü neredeyse tüm spor müsabakalar›n› izliyorum. Üniversitedeyken ev arkadafl›m NBA hayran›yd›, gece 03.30’da kalk›p basketbol maç› izlerdik. Yine çok samimi bir arkadafl›m Formula 1 hayran›yd›, onunla birlikte Formula 1’i kaç›rmazd›m. Ama Schumacher b›rakt›ktan sonra benim de Formula’ya ilgim azald›. Müzikle pek aram yok, köpeklerden korkar›m. Arkadafllar›mla vakit geçirmeyi seviyorum. Sinemaya gidemesem de evde film izliyorum. n

TamSaha 29


2014... Samban›n ç›k›fl kap›s› Avrupa’daki Brezilyal› y›ld›zlar›n parlakl›¤› göz kamaflt›rsa da ülke futbolu ciddi bir kaos yafl›yor. Brezilya Ligi, sadece y›ld›zlar›n› de¤il, biraz sivrilen s›radan oyuncular›n› bile Avrupa kulüplerine kapt›r›yor. Kulüp ekonomileri iflas s›n›r›nda. Futbolseverler devasa statlar›n tribünlerini çoktan terk etti bile. Kulüp yönetimlerindeki yolsuzluklar da art›k vaka-i adiyeden say›l›yor. Brezilya futbolunun önündeki tek ç›k›fl kap›s› ise 2014 Dünya Kupas› organizasyonu gibi görünüyor. Bakal›m 2014’e ev sahipli¤ine haz›rlanan ve dünya standartlar›n› yakalamak zorunda olan Brezilya futbolu sorunlar›n› ne kadar çözebilecek? Dr. Cem Çetin ünya Kupas›’n› en çok kazanan ülke konumundaki Brezilya, bu organizasyona en son 1950 y›l›nda ev sahipli¤i yapm›flt›. 2014’te futbol ailesi uzun bir aradan sonra, ikinci defa sambac›lar›n evinde toplanacak. Bu karar› FIFA, May›s 2008’de aç›klayacakken, 6 ay geriye çekerek, Brezilyal›lar› bekletmedi. 2014’ün organizasyonu için 2010 ya da 2006’daki gibi bir belirsizlik söz konusu de¤ildi. 2006’da Almanya ile Güney Afrika çekiflmifl, 2010 için de Güney Afrika ile Fas kozlar›n› paylaflm›flt›. Bu defa Brezilya tek adayd› ve Almanya ya da Güney Afrika gibi çok fazla terlemeden kazand›. Sambac›lar›n tek aday olmas›nda, FIFA’n›n 2003 y›l›ndaki rotasyon ilkesi belirleyici rol oynad›. Bu karara göre bundan böyle Dünya Kupas›, bütün k›talar› dolaflarak düzenlenecekti. 2006 Avrupa, 2010

D

30

TamSaha

Afrika’dan sonra futbolun dev organizasyonu 2014 Güney Amerika’da olacakt›. 100. y›l kutlamalar› için Arjantin-Uruguay ikilisi 2030’u bekledi¤inden 2014’ü pas geçti. Kolombiya ise zaman›nda dosyas›n› haz›rlayamad›. Durum böyle olunca k›ta deste¤ini arkas›na alan Brezilya, tek aday olarak bu yar›fla girdi ve FIFA da 2014’ü sambac›lara vermemezlik etmedi.

Siyasi deste¤in gereklili¤i “Adayl›k sürecinde en büyük kozumuz futbol kültürümüz oldu” diyen Brezilya Futbol Federasyonu Baflkan› Ricardo Teixeira, yeflil sahalar›n›n en de¤erli organizasyonunu ülkesine kazand›rmak için çok büyük enerji harcad›. Önce politikac›lar› ikna edip desteklerini alan Baflkan

Teixeira, daha sonra ifladamlar›n› da yan›na çekmeyi baflard›. “Böyle bir organizasyon için siyasi destek flart” görüflünü dile getiren Teixeira, geçmifle gönderme yap›p, “E¤er böyle büyük bir projeye soyunuyorsan›z mutlaka siyasetçileri ikna etmeniz gerekiyor; yoksa ifliniz çok zor. 1986’da Meksika’n›n yerine bu organizasyona ev sahipli¤i yapmak istedi¤imizde, baflar›l› olamad›k. Çünkü o devirde hükümet bu projeye s›cak bakmam›flt›” örne¤ini hat›rlat›yor. 2014 sürecinde Baflkan Teixeira’n›n en büyük destekçisi, futbolu seven ve bilen Cumhurbaflkan› L. Ignacio Lula da Silva oldu. 2002’de baflkanl›k koltu¤una oturan, 2006’da yeniden seçilen “Corinthians” taraftar› Lula, güven duydu¤u ve inand›¤› Teixeira’n›n arkas›nda yer ald› ve hiç bir zaman yaln›z

b›rakmad›. Federasyon Baflkan›’n›n bir baflka politik destekçisi Aecio Neves’di. Minas Gerais eyaletinin baflkan› s›fat›n› tafl›yan Neves, Brezilya’da Teixeira’ya yak›nl›¤›yla tan›n›yor. 2010’da görev süresi bitecek olan Lula’n›n yerini almas› beklenen Neves, yerel imkânlar› kullanma sözüyle Teixeira’n›n iflini fazlas›yla kolaylaflt›rd›.

Umut ›fl›¤› futbol 190 milyona yak›n nüfusu ve 8.5 milyon kilometrekare yüzölçümüyle Brezilya, Güney Amerika K›tas›’n›n en büyük ülkesi. Ne var ki bu göz kamaflt›ran say›sal veriler, düzensizlikler ve kurals›zl›klardan ötürü, de¤er yaratma sürecinde çok bir anlam ifade etmiyor. Bu yaklafl›m› destekleyecek dikkat çekici bir örnek vermek gerekirse;


ediliyor. Halbuki pek ço¤u Brezilya’da bile tan›nm›yor. Bu da ülke futbolunun imaj›na zarar veriyor” aç›klamas›nda bulunuyor.

Kötü yönetilen kulüpler

kifli bafl›na gelirin 8 bin 500 dolar oldu¤u Brezilya’da nüfusun yüzde 40’l›k bölümü yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda yaflam mücadelesini sürdürüyor. Bu tablo ülkede ciddi bir gelir da¤›l›m› eflitsizli¤inin bulundu¤unu gözler önüne seriyor. Hayattan çok fazla beklentisi bulunmayan bu yoksul insanlar için futbol bir umut ›fl›¤›. Gecekondularda son derece zor flartlarda yaflayan aileler, erken say›labilecek yafllarda erkek çocuklar›n› futbol dünyas›n›n içine atarak, içler ac›s› hayat çizgilerinin de¤iflmesini hayal ediyor. Önlerinde Cafu ve Adriano gibi örnekler olunca, bu insanlarda beklentiler, umutlar daha da art›yor. Sambac›lar›n ülkesinde futbol nas›l yoksullar için bir umut ›fl›¤› tafl›yorsa, 2014 de son birkaç y›ld›r de¤er yaratma ve mevcudu koruma sürecinde ciddi sorunlar yaflayan Brezilya futbolu için bir umut ›fl›¤› özelli¤i tafl›yor. Bugünkü Brezilya futbolunun yaflad›¤› sorunun temelinde, yetenekli futbolcular›n erken say›labilecek bir yaflta ülkelerinden ayr›l›p kariyerlerini yurtd›fl›nda sürdürmeleri yat›yor. “Para bulmakta zorlanan kulüpler, ellerindeki en iyi oyuncular› yurtd›fl›na satarak yaflamaya çal›fl›yor” yorumunu yapan Wanderley Luxemburgo, bunun getirdi¤i olumsuzlu¤u da “Yetenekli isimlerin Avrupal›lara sat›lmas›, ligdeki futbol kalitesinin düflmesine neden olurken, statlara giden seyirci say›s› da azal›yor” fleklinde aç›kl›yor. Kasalar›n› doldurmak isteyen kulüpler sadece ellerindeki en iyileri yurtd›fl›na pazarlam›yor. Ülke futbolunun önde gelenleri, “Yurtd›fl›na giden her Brezilyal› sanki çok kabiliyetliymifl gibi lanse

Brezilya futbolundaki oyuncu göçünü kulüplerin kötü yönetimlerine de ba¤layanlar var. Bunlar›n bafl›nda Spor Bakan› Orlando Siva Junior geliyor. Genç yafl›na (36) ra¤men Junior, ülke futbolunun sorunlar›n›n çözüm bulmas› ve imaj›n›n düzelmesi için büyük gayret gösteriyor. “Brezilya futbolu gerçekten çok kötü bir dönem geçiriyor” ifadesini kullanan Spor Bakan›, ortaya ç›kan karamsar tabloyu, “Ne yaz›k ki kulüp yönetimleri iyi de¤il; bu da futbolcu göçlerine neden oluyor. ‹yi isimlerin ayr›lmas›, ülke liglerindeki futbol kalitesini düflürüyor. Bu da statlara giden seyirci say›s›n›n azalmas›na neden oluyor. Bu arada statlara gidip, fliddete neden olanlar da var. Tüm bu olumsuzluklar, televizyonlar› da futboldan uzaklaflt›r›yor” fleklinde özetliyor. Her ne kadar Bakan, “televizyon futboldan kaç›yor” dese de TV Globo flimdilik Brezilya futboluna ciddi anlamda ekonomik destek veriyor. Maç yay›nlar› için bu y›l 115 milyon euro ödeyen TV Globo, yeni sezondan itibaren bu miktar› ikiye katlamaya haz›rlan›yor. Bu arada statlar›n boflalmas›, kulüplerin gifle has›lat›, merchandising gibi gelirlerini de olumsuz etkiliyor. Bu konuda Brezilya futbolunun içindekiler, “Kulüplerin gifle gelirleri yüzde 8’lerde dolafl›yor. Avrupa’da oldu¤u gibi merchandising geliri Brezilya’da söz konusu de¤il” bilgisini veriyor. Bakan Junior gibi Brezilya futbolunu efsane ismi Pele de ülke futbolunun sorunlar›n›n kulüp kaynakl› oldu¤una inan›yor. “Bir Brezilyal› olarak objektif bir bak›fl aç›s› getirmem elbette kolay de¤il. Bu konuda çok ac›mas›z olamam ama bir tak›m gerçekleri de görmemezlik edemem” diyen Pele, tespit etti¤i sorunlar›, “Yetenekli

isimlerin göçüne ba¤l› olarak teknikte bir gerileme var. Ayr›ca yarat›c›l›¤›m›zda da bir gerileme görüyorum. Oynanan futbol eskisi kadar spektaküler de¤il ve futbolcu kalitesi de düflük. Bir de kulüp yönetimleri profesyonellerden oluflmuyor. Bu da beraberinde sadece kötü kararlar› de¤il, baz› sahtekârl›klar› da getiriyor. Bu sahtekârl›klardan dolay› ülke futbolu yetenekli isimleri tutam›yor” fleklinde s›ral›yor. Pele’nin bu yaklafl›m›n› destekleyen en güncel örne¤ini, ülkenin önde gelen kulüplerinden Corinthians oluflturuyor. Kara para aklama iddias›yla bafllat›lan “Perestroika Operasyonu” çerçevesinde, baflta kulüp baflkan› Alberto Dualib olmak üzere pek çok yönetici görevinden istifa etmek zorunda kald›. Brezilya’n›n 2014 adayl›k süreci, sadece ülke futbolunun ciddi bir kriz yaflad›¤›n› ortaya ç›karmakla kalmad›, Brezilya Futbol Federasyonu ile efsane isim Pele’nin aras›n›n aç›k oldu¤u gerçe¤ini de gözler önüne serdi. FIFA’n›n 2014 organizasyonunu Brezilya’ya verdi¤i gün, ‹sviçre’deki Brezilya delegasyonunda Cumhurbaflkan› Lula, üç bakan, dört büyükelçi, bir senatör, onbir eyaletin baflkan›, ünlü yazar Paulo Coelho, teknik direktör Dunga, futbolculardan Romario haz›r bulunurken, pek çok göz Pele’yi arad›. Ne var ki Pele, Zürih’te yoktu. Bu büyük eksiklik, “Brezilya futbolu eflittir Pele” diyen UEFA Baflkan› Michel Platini’nin gözünden de kaçmad›. Bu konuda France Football’un sorular›n› cevapland›ran Pele, “Bu projeyle ilgili olarak Baflkan Teixeira’dan bir davet

almad›m. Bu konuda önümüzdeki günlerde hükümetle federasyon aras›nda toplant›lar olacak. Bakal›m zaman neler gösterecek” diyerek, flimdilik bu dev projenin uza¤›nda kald›¤›n› bir flekilde aç›klad›. Bakal›m 2014 organizasyonu hem Brezilya futbolundaki krizi hem de ülke futbolunun önde gelenleri aras›nda yaflanan so¤uk savafl› sonland›rabilecek mi?

Dört yeni stat infla edilecek Adayl›k dosyas›nda Brezilya dört yeni stat inflaat› taahhüdünde bulunuyor. Bu dört yeni stat (Maceio/Alagoas, Natal, Recife/Pernambouc, Salvador/Bahia) ülkenin kuzeydo¤u sahillerinde yer al›yor. Ayr›ca sambac›lar dosyalar›nda 14 aday kent (Belem, Belo, Horizonte, Brasilia, Campo Grande, Cuiaba, Curitiba, Florianopolis, Fortaleza, Goiania, Manaus, Porto Alegre, R. Branco, Rio de Janeiro ve San Paulo) gösterdi. Bu kentler statlar›n› yenileme sözü vererek adayl›k dosyas›nda kendilerine yer buldu. Ancak FIFA’n›n belirledi¤i kriterler çerçevesinde 14 olan bu say› 10’a düflürülecek. Ne var ki Brezilyal›lar bu say›n›n 12 olmas›n› istiyor. Bu konuda kesin karar Haziran 2008’de verilecek. 2014’ün aç›l›fl maç› São Paulo’daki Morumbi Stad›’nda, final ise 1950 Dünya Kupas› için infla edilen Rio’daki tarihi Maracana Stad›’nda oynanacak. Son yap›lan modernlefltirme çal›flmalar›ndan sonra Maracana'n›n seyirci kapasitesi de 90 bine geriledi. n

TamSaha 31


Futbol Ekonomi

Futbolun de¤iflen mabetleri Günümüzde futbol maçlar›n›n oynand›¤› stadyumlar eskiye k›yasla bambaflka bir hâl ald›. Bugün statlarda her türlü konforun yan›nda, mekâna baflka fonksiyonlar yüklenmesi ve stad›n sadece iki haftada bir maç yap›lan, onun d›fl›nda at›l duran mekânlar olmaktan ç›kar›lmas› söz konusu. Son 12 ay içerisinde, dünya genelinde yap›m› süren veya sonra ermifl ve hem dizayn hem de fonksiyon olarak s›n›rlar› zorlayan stadyumlar iflte bu anlay›flla infla edildi. Burak Gürkan skiden stadyumlar, seyircilerin bir gün önceden stad›n önünde beklemeye bafllad›klar›, bilet edinebilenlerin maça girebildi¤i, edinemeyenlerin hüsran içerisinde evlerine döndü¤ü, içeri girdi¤iniz zaman size herhangi bir konfor sa¤lamayan, koltuklar› bulunmayan, insanlara tafl zeminlerde maç seyretme olana¤›ndan fazlas›n› veremeyen mekânlard›. Günümüzde art›k futbol maçlar›n›n oynand›¤› stadyumlar eskiye k›yasla bambaflka bir hâl alm›flt›r. Bugün statlarda her türlü konforun yan›nda, mekâna baflka fonksiyonlar yüklenmesi ve stad›n sadece iki haftada bir maç yap›lan, onun d›fl›nda at›l duran mekânlar olmaktan ç›kar›lmas› söz konusudur. Dünyan›n en büyük spor yay›nc›lar›ndan Sport Business’›n yapt›¤› bir araflt›rma, son 12 ay içerisinde, dünya genelinde yap›m› süren veya sona ermifl ve hem dizayn hem de fonksiyon olarak s›n›rlar› zorlayan 10 spor tesisini tan›tmaktad›r. Söz konusu 10 spor tesisinin Pekin’de infla edilen Beijing Shooting Range Hall d›fl›nda kalanlar› futbol ve yan›nda di¤er faaliyetler için, çok amaçl› olarak kullan›labilecek stadyumlard›r. Araflt›rman›n kapsam›na giren 9 stadyumun iki tanesi ABD’de, di¤erleri ise Ukrayna, Kuveyt, ‹sviçre, Avusturya, ‹ngiltere, Kanada ve Brezilya’dad›r.

E

32 TamSaha

Prudential Center 25 Ekim 2007 tarihinde aç›lm›fl olan bu stadyum Newark/New Jersey’de bulunmaktad›r. Kapasitesi 17 bin 625 kiflidir. 375 milyon dolara mal olan bu stadyumun aç›l›fl› Jon Bon Jovi konseri ile gerçekleflmifl, NHL tak›mlar›ndan New Jersey Devils, ilk maç›n› Ottawa Senators’e karfl› oynam›flt›r. Stad›n yap›m› s›ras›nda Newark Belediyesi 210 milyon dolar katk› sa¤lam›fl, kalan miktar›n 165 milyon dolar›n› New Jersey Devils, 105 milyon dolar›n› ise stada 20 sene için ismini veren Prudential Financial Services ödemifltir. Stadyumda üç kat tribün, birinci ve ikinci katlar aras›nda ise 76 süit ve 2 bin 330 özel koltuk bulunmaktad›r. Süitlere ve özel koltuklara hizmet edecek, biner kifli kapasiteli 2 adet lounge ve 350 kiflilik lüks bir restoran yer almaktad›r. D›fl yüzeyde 446 metrekare büyüklü¤ünde bir HD ekran, içeride ise dört yüzeyinde de ekran bulunan bir skorbord ile seyircilere hizmet edecek 733 adet televizyon yer almaktad›r. Stadyum tam bir e¤lence merkezi olarak tasarlanm›fl ve sadece maç oynanan bir mekân olmaktan ç›kar›lm›flt›r.

BMO Field Kanada’n›n Toronto kentinde bulunan, 20 bin 522 kiflilik bu futbol stadyumu MLS tak›mlar›ndan Toronto FC ve Kanada Futbol Federasyonu taraf›ndan kullan›lmaktad›r. ‹nfla edilen yedinci futbol amaçl› MLS stadyumu olma özelli¤ine sahiptir. Stadyumun sundu¤u imkânlar, futbola ilgiyi artt›rm›fl ve David Beckham’l› LA Galaxy’ye oranla maçlara daha çok seyirci gelmesini sa¤lam›flt›r. Kompakt bir futbol mekân›d›r ve birbirinden ba¤›ms›z üç adet, üstü aç›k tribüne sahiptir. Tasar›m›n› bu konuda uzman olan BBB Architects gerçeklefltirmifltir. ‹sim sponsorlu¤u, 10 y›ll›k bir süre için 27 milyon dolar ödemifl olan Bank of Montreal’e verilmifltir. Fakat stadyum, 2007 FIFA 20 Yafl Alt› Dünya Kupas› gibi uluslararas› turnuvalarda “Ulusal Futbol Stadyumu” olarak isimlendirilmektedir. Finansman›n sa¤lanmas› konusunda özel bir flirket olan MLSE 16.3 milyon dolar, federal ve bölgesel hükümetler ile belediye de s›ras› ile 24.4, 7.2 ve 8.9 milyon dolar ödemifllerdir. Stadyum çok amaçl› kullan›labilmektedir.

Bright House Networks Stadium Orlando-Florida’da yer alan stadyum, 54 milyon dolara mal olmufl ve 15 Eylül 2007 tarihinde hizmete aç›lm›flt›r. Futbol, Amerikan futbolu ve beysbol amaçl› kullan›labilmektedir. Kapasitesi 45 bin 301 kiflidir. Sahibi ve iflletmecisi Central Florida Üniversitesi’dir. Yap›m›nda herhangi bir devlet deste¤i bulunmamaktad›r. Finansman› için 29 milyon dolar de¤erinde ba¤›fl toplanm›fl, süitler ve koltuklar önceden sat›lm›fl, bunlara ek olarak isim sponsorlu¤u da 15 milyon dolara pazarlanm›flt›r. Stadyum çok maliyetli olmamas›na ra¤men, içinde iki adet Daktronics video ekran ve 63 adet HD plazma televizyon bulunmaktad›r. Ayr›ca 24 adet çok lüks süit ve 390 metrekare büyüklü¤ünde bir lounge içermektedir. Amerikan futbolu tak›m› Golden Knights’›n bu stadyumda Texas Longhorns’a karfl› oynad›¤› maç› 45 bin 266 biletli seyirci izlemifltir. Stadyum futbol, Amerikan futbolu ve beysbol d›fl›nda konser amac›yla da kullan›labilmektedir.


Dnipro Stadion FC Dnipro’nun bu stadyumu infla ettirmesindeki en önemli sebep, y›llard›r Ukrayna’da süren Dinamo Kiev ve Shaktar Donetsk hâkimiyetini k›rmak için kendisine finansman sa¤lamakt›r. UEFA taraf›ndan ev sahibi ülke aç›klanmadan çok önce inflas›na bafllanm›fl olmas›na ra¤men, turnuvan›n özelliklerine uygun oldu¤undan FC Dnipro’nun yan›nda 2012 Avrupa Futbol fiampiyonas›’nda da kullan›lacakt›r. Maliyeti 40 milyon euro civar›ndad›r. Dizayn› ‹ngiliz stadyumlar› gibi yap›lm›fl, FC Dnipro’ya eskiden maçlar›n› oynad›klar› Meteor Stadyumu’na göre çok daha fazla ticari gelir imkân› sa¤lamaktad›r. Stadyumda, 293 VIP koltuk, 550 özel koltuk ve 60 metrekare büyüklü¤ünde video ekran yer almaktad›r.

Letzigrund Stadion Zürih’te bulunan bu stadyum, 1925’te infla edilen orijinal haline uygun olarak yeniden tasarlanm›fl ve 16 ayda bitirilmifltir. Maliyeti 66.5 milyon euro olarak hesaplanm›fl fakat Euro 2008 maçlar› için eklenen ekstra 4 bin koltuktan dolay› maliyet 70 milyon euroya yükselmifltir. Ancak söz konusu 4 bin koltuk, Euro 2008 sonras› kald›r›lacak ve kapasite 26 bin kifliye indirilecektir. Futbol için ideal bir ortam sa¤laman›n yan›nda, IAAF Golden League’in en ünlü ayaklar›ndan birisi olan Weltklasse yar›fllar› için de kullan›lmaktad›r. Aç›l›fl› da Weltklasse yar›fllar› ile 30 A¤ustos 2007 y›l›nda gerçeklefltirilmifltir. ‹lk futbol maç› ise Eylül 2007’de oynanm›fl ve 210. Zürih derbisinde FC Zürih, Grasshoppers’› 4-0 yenmifltir.

Wembley Stadium

Wembley Stadyumu, ‹ngiltere için ikon haline gelmifl, sembolleflmifl mekânlardan bir tanesidir. Eski, klasik kulelerin sembolize etti¤i Wembley Stadyumu yenilendikten sonra bu özelli¤ini yitirmifltir. Ortaya ç›kan yeni eser, 90 bin kiflilik, dev bir stadyumdur. 133 metre uzunlu¤unda, 7 bin tonluk, 44 bin 515 metrekare büyüklü¤ündeki çat› dünyan›n en 45 bin kifli kapasiteli bu tesis, futbol ve atletizm büyük tek parça çat›s› özelli¤ini tafl›maktad›r. stadyumu olarak tasarlanm›fl ve Rio’da Futbol ve rugby maçlar›n›n oynanmas› ile konser organizasyonlar› için tasarlanm›fl, yaflayan bir gerçeklefltirilen 2007 Pan Amerikan Oyunlar›’nda mekân olmas› özellikle hedeflenmifltir. Mimari ihtiflam›n›n yan›nda sa¤lad›¤› ticari imkânlar da çok kullan›lm›flt›r. 2014 FIFA Dünya Kupas› fazlad›r. “Club Wembley” ad› ile sat›lan koltuklara sahip olan kifliler, 10 y›l süreyle ‹ngiltere Milli Stadyumlar›ndan birisi olacakt›r. 20 y›ll›k kullan›m Tak›m›’n›n bütün maçlar›n›, ‹ngiltere Federasyon Kupas› final maçlar›n›, ‹ngiltere Federasyon Kupas› sözleflmesi ile ünlü futbol kulübü Botafogo yar› final maçlar›n›, FA maçlar›n› oynamaya bafllam›fl ve iflletmesini de Community Shield, The Football üstlenmifltir. Haziran 2007’de oynanan ilk maç›nda League ve The Rugby League Botafogo, bir di¤er ünlü futbol kulübü Challenge Kupas› final maçlar› ile Fluminense’yi 2-1 yenmifl ve yeni stadyumuna iyi di¤er tüm konser Euro 2008 için bir bafllang›ç yapm›flt›r. Bulundu¤u lokasyondan organizasyonlar›n› tasarlanm›fl dolay› Engenhao Stadyumu olarak da an›lmaktad›r. izleyebilme imkân›na sahiptir. olan 32 bin ‹çerdi¤i ekstra tribünler sayesinde futbol ve atletizm Wembley, hiç flüphesiz kiflilik branfllar› aras›nda geçifle imkân vermektedir. ‹ngiltere’nin 2018 FIFA Dünya stadyum, Stadyumda 98 adet hospitality süiti ve 2 adet video Kupas› adayl›¤› için büyük destek nüfusu 91 bin ekran bulunmaktad›r. sa¤layacak, eflsiz bir olan Klagenfurt stadyumdur. kentinde yer almaktad›r. Euro 2008 Yukar›da özellikleri s›ralanan bittikten sonra ise kapasitesi 12 bin kifliye indirilecektir. stadyumlarda görülece¤i gibi, Bu nedenle üç katl› tasarlanm›fl olan stadyumun en üstte günümüz stadyumlar› tek amaçl› yer alan üçüncü kat› ortadan kald›r›l›p, çat›s› afla¤› tasarlanmamaktad›r. Mutlaka indirilecektir. Benzer bir kapasite indirimi sistemi, 2012 birkaç spor branfl›n› içermekte, Olimpiyat Stadyumu için de düflünülmüfltür. Yap›m› 66.5 spor aktiviteleri d›fl›nda da milyon euro tutan stadyumun kapasitesinin azalt›lmas› ise yaflayan mekânlar olmalar›na 7 milyon euroya mal olacakt›r. Futbol maçlar›n›n yan›nda özellikle dikkat edilmektedir. atletizm yar›fllar›na ve konserlere imkân verecek flekilde Ülkemizin stadyumlar› göz tasarlanm›flt›r. önünde bulunduruldu¤u zaman bu konuda çok ciddi bir eksiklik içerisinde oldu¤umuz, stadyumlar›m›z›n çok büyük k›sm›n›n günümüz konseptine uygun olmad›¤› aç›kça görülmektedir. Stadyumlar›n Kuveyt’te infla edilmekte olan bu stadyum, 60 bin kifli kapasitesi ile çok amaçl› fonksiyon ve konfor olarak olarak hizmet edecektir. 400 bin metrekare alana yay›lm›fl ve ulusal stadyum günümüz flartlar›na uygun hale olarak düflünülmüfltür. FIFA ve IAAF gibi uluslararas› federasyonlardan da getirilmesinin hem seyirci say›s›n› onay al›narak futbol sahas›n›n yan›nda bir spor müzesi, yüzme havuzu, çok artt›raca¤› hem de uluslararas› amaçl› spor salonu ve atletizm pisti içermektedir. 6 bin 500 araçl›k otopark›na organizasyonlara ev sahipli¤i ek olarak VIP müflterileri ve Kuveyt Kraliyet ailesi mensuplar› için helikopter yapma konusunda büyük avantaj alan› da mevcuttur. Tribün tasar›m› üç katl› olarak oluflturulmufl, altta yer alan iki kat 22 bin, en üstte yer alan kat ise sa¤layaca¤›, bunun sonucu olarak 38 bin kifli alacak flekilde tasarlanm›flt›r. Normal süitlere ek olarak, saha seviyesinde önü caml›, özel süitler da ticari aç›dan çok büyük düflünülmüfltür. Böylelikle seyircilerin çok farkl› bir atmosfer yaflamalar› hedeflenmifltir. Stadyum, toplamda 54 adet faydalar yarataca¤› aflikârd›r. n çok lüks süit, 250 koltuklu kraliyet bölümü ve 400 adet özel koltuk içermektedir.

Estadio Olimpico Joao Havelange

Wötrherseestadion

Jaber Al-Ahmad International

TamSaha 33


Annem benden ayr› kalmay› düflünemezdi. Beni kulüpte b›rak›p ç›kt›ktan sonra babama, “Hadi geri dönüp çocu¤umuzu alal›m” demifl zaten, ama babam onu ikna etmifl. Benim aç›mdan da çok zordu. Kaç defa kaç›p ailemin yan›na gitmeyi düflündüm.

Futbola Karabük’te Beflbinevler Spor Kulübü isimli bir amatör tak›mda bafllam›flt›m. Daha sonra Karabükspor’a geçtim. Befliktafl'a 15 yafl›mda geldim ve altyap›da üç sezon kald›m. Alt› y›ld›r tesislerde yafl›yorum.

‹brahim Kafl

Haddimi biliyorum Futbola Karabük’te bafllad›, 15 yafl›nda Befliktafl’a geldi, A tak›mda oynamak için s›ra beklerken kendisini Milli Tak›m’da buldu. Fatih Terim onun çabuklu¤unu, h›rs›n› ve agresifli¤ini be¤eniyor. Genç stoper de bu özelliklerinin fark›nda ama top kullanma konusunda kendisini eksik hissediyor ve “Topu yan›mdakine verebiliyorum elbette ancak üst düzeyde bir tekni¤im oldu¤unu söyleyemem” diyor. Befliktafl’ta istikrar ve baflar›y› yakalad›ktan sonra Premier Lig’de boy göstermeyi amaçl›yor. Mazlum Uluç tBefliktafl’ta banko oynayamazken A Milli Tak›m kadrosuna al›nd›n ve ad›n bir anda gündeme geldi. Ancak bu s›rada 21 yafl›ndayd›n. Avrupa’da 17-18 yafllar›nda ön planda yer alan oyuncular› görünce senin 21 yafl›ndaki bu ç›k›fl›n için biraz “Geç kalm›fl” diyebilir miyiz? sBenim Befliktafl A tak›m›na ilk ç›k›fl›m R›za Çal›mbay dönemiydi. Daha sonra kiral›k olarak Kocaelispor’a gönderildim. Orada 30’a yak›n maç oynad›m ve 4 gol att›m. Bu performans›m Tigana’n›n dikkatini çekince geri ça¤›r›ld›m. Ancak o dönemde de flans bulamad›m. Haliyle bu durumda göze batmak zor oluyor. Ancak Ümit Milli Tak›m’daki performans›m oldukça iyiydi ve Fatih Hocam›z da beni orada be¤endi. tKarabüklüsün ama Befliktafl’›n altyap›s›nda yetiflti¤ini biliyoruz. Karabük’ten Befliktafl’a uzanan hikâyeni dinleyebilir miyiz? sBefliktafl’a 15 yafl›mda geldim ve altyap›da üç sezon kald›m. Futbola Karabük’te Beflbinevler Spor Kulübü isimli bir amatör tak›mda bafllam›flt›m. Daha sonra Karabükspor’a geçtim. Zonguldak’ta grup maçlar›nda oynarken, flimdi rahmetli olan Befliktafll› Rauf amca beni be¤enmifl. Ard›ndan ‹stanbul’a seçmelere geldim ve oldukça kalabal›k bir grup aras›ndan seçildim. 34 TamSaha

Kaç›p gitmeyi düflündüm t15 yafl›nda ailenden ayr›lman zor olmad› m›? sOlmaz m›? Babam futbol oynamam› çok istiyordu ama annem benden ayr› kalmay› düflünemezdi. Beni kulüpte b›rak›p ç›kt›ktan sonra babama, “Hadi geri dönüp çocu¤umuzu alal›m” demifl zaten, ama babam onu ikna etmifl. Benim aç›mdan da çok zordu. Kaç defa kaç›p ailemin yan›na gitmeyi düflündüm. Ama sa¤olsunlar antrenörlerim bana sahip ç›kt›. Sonras›nda kendimi çal›flmaya verdim ve direndim. tBaban bu kadar ›srar etti¤ine göre senin futbolcu olaca¤›na inanm›fl olmal›. sAsl›nda babam›n futbolla bir ilgisi yok ama bana çok iyi bakard›. Geceleri ball› sütler içirir, muz yedirirdi. Futbolcu olmam› çok istiyordu ve bugün geldi¤im noktada ona çok fley borçluyum. tForma numaran 78. Yani Karabük’ün plaka numaras›. Do¤du¤un kente aidiyet duygun üst düzeyde san›r›m. sBeni Befliktafl ve Milli Tak›m formas›yla görmek Karabük’te büyük yank› uyand›r›yor. Karabük’e gitti¤imde herkes önümü kesiyor ve “Sak›n 78 numaradan vazgeçme” diye rica ediyor. Ben de

Kocaelispor’a gitmek hayat›m›n dönüm noktas›yd›. Orada profesyonelli¤i ö¤rendim. 1. Lig, Süper Lig’den daha farkl›. Daha önce görmedi¤iniz zorluklarla karfl›lafl›yor ve bunlarla mücadele etmeniz gerekti¤ini anl›yorsunuz.

Bülent Korkmaz’› çok be¤eniyordum. Kimine antipatik görünebilir ama ben sahadaki h›rç›nl›¤›na ve kazanma arzusuna bay›l›yordum. Bir taraftan da onun profesyonelli¤iyle ilgili yaz›lar› okuyordum. Onun gibi bir oyuncu olmak istedim her zaman.

onlar›n gönlünü yapmak için 78 numaral› formay› giymeyi sürdürece¤im. Senede en az iki-üç kez Karabük’e giderim. Eski arkadafllar›mla da en az›ndan telefonla sürekli görüflüyorum. tKarabük için önemli bir figür oldu¤unu söyleyebiliriz herhalde. sKarabüklü olup da Süper Lig’de forma giyen bir Burak A¤abey var. Konyaspor’da oynuyor. Geçmiflte Vedat, ‹brahim Üzülmez ve Hakan Ünsal A¤abeyler de Karabükspor’da oynad› ama hiçbiri Karabüklü de¤ildi. Dolay›s›yla Karabük flehrinin bana sahip ç›kmas› farkl› oluyor. tPeki, seni ilk keflfeden teknik adam kimdi? sKarabük’te Metin Hocam vard›. Yavru Metin diye tan›n›r. Bir gün sahan›n kenar›nda topla oynarken gördü ve “Gel bakal›m, flu hareketlerini sahada yap” dedi. O günden itibaren de beni tak›m›na ald›. tBafllang›c›ndan itibaren stoper mi oynuyorsun? sEvet, fizik olarak yafl›tlar›mdan farkl›yd›m, iri yar› bir çocuktum ve bafllang›çtan itibaren stoper oynad›m. tKarabük’ten ayr›l›p ‹stanbul’a gelirken e¤itim konusunu ne yapt›n bu arada? sHer Befliktafll› oyuncu gibi ben de Befliktafl Lisesi’nde okudum. Üniversite s›nav›nda Spor Akademisi’ni kazand›m. Ama o s›rada Elaz›¤spor’a gittim. Bu dönemde kay›t flans›n› kaç›rd›m. Ancak teknik direktörle ters düflünce sözleflme imzalamadan ‹stanbul’a kaçt›m. Befliktafl’ta kadro kalabal›k oldu¤u için PAF tak›mla idmanlara ç›kmaya bafllad›m. O s›rada ‹brahim Üzülmez A¤abey, Kocaelispor’un beni istedi¤ini söyledi. Para pul düflünmeden kabul ettim.

Kocaelispor dönüm noktamd› tDolay›s›yla Befliktafl’tan ayr›l›p Kocaelispor'a gitmek senin için hayal k›r›kl›¤› de¤ildi. sHay›r, hay›r, kesinlikle de¤ildi. Bence Kocaelispor’a gitmek hayat›m›n dönüm noktas›yd›. Altyap›daki baz› arkadafllar›m›z d›flar›ya gitmeye korkuyor ama bence

TamSaha 35


gitmek ve baz› fleyleri yaflamak laz›m. Kocaelispor’da profesyonelli¤i ö¤rendim. 1. Lig, Süper Lig’den daha farkl›. Orada mücadeleler k›ran k›rana geçiyor. Hani “tekmeyle a¤z›na bas›yorlar” denir ya, orada bunlar› yafl›yorsunuz. Daha önce görmedi¤iniz zorluklarla karfl›lafl›yor ve bunlarla mücadele etmeniz gerekti¤ini anl›yorsunuz. tNe gibi zorluklar mesela? sBefliktafl’ta bir malzemeyi neredeyse bir kez giydikten sonra ç›kar›p at›yorsunuz. Orada ise bir eflofman tak›m›yla sezonu geçiriyorsunuz. O zaman Befliktafl’›n k›ymetini çok daha iyi anl›yorsunuz. Kocaelispor bana her anlamda çok fley katt›. Orada 30 maç oynamak da kolay de¤ildi. Çünkü Befliktafl’tan ayr›ld›¤›n›zda gitti¤iniz ilk tak›mda oynayamazsan›z her fley biter; kaybolup gidersiniz. Ama ben Kocaelispor’da bu evreyi baflar›yla atlatt›m. tHer genç oyuncunun benzemek istedi¤i, örnek ald›¤› bir y›ld›z vard›r. Senin de böyle bir idolün var m›yd›? sBülent Korkmaz’› çok be¤eniyordum. Kimine antipatik görünebilir ama ben sahadaki h›rç›nl›¤›na ve kazanma arzusuna bay›l›yordum. Bir taraftan da onun profesyonelli¤iyle ilgili yaz›lar› okuyordum. Aç›kças› onun gibi bir oyuncu olmak istedim her zaman. tR›za Çal›mbay seni A tak›ma alan ilk teknik direktör. Ancak o dönemde de pek fazla oynama flans›n› buldu¤un söylenemez. sEvet, sadece son maç›n 5 dakikas›nda oynayabildim. Ama A tak›ma alarak önemli bir ad›m atmam› sa¤layan teknik direktör R›za Hocayd›. O dönemde altyap› hocalar›m›zla konuflup “Gelece¤i çok iyi, onunla ilgili güzel planlar›m var” demiflti. Bu sözleri duymak da beni hem h›rsland›rm›fl hem de umutland›rm›flt›. Kocaelispor’a kiralanarak daha haz›r bir oyuncu olmam› da o istemiflti. tTigana döneminde neler yaflad›n Befliktafl’ta? Pek oynama f›rsat› bulamad›n çünkü. sO dönemde Serdar Özkan’la birlikte müthifl çal›flt›k. Hatta Tigana ile konuflarak “fians bulamayacaksam bir sezon daha kiral›k gideyim” dedim. Ama o “Hiç de¤ilse yar›m sezon kal, e¤er flans bulamazsan seni kendi elimle en iyi tak›ma verece¤im” dedi. Çok çal›fl›yorduk ve her fley mükemmel gidiyordu. Beni s›k s›k odas›na ça¤›r›yor ve “Keflke bir rezerv lig olsa da sizi orada de¤erlendirsek” diyordu. Devre aras›nda benim ayr›lmam› yine istemedi. Kald›m ama yine oynayamad›m. tSeni hem seviyor ve be¤eniyor ama bir türlü oynatm›yor gibi bir durum var yani ortada. sEvet. San›r›m benim oynamasam da hiç küsmememden memnundu. Zaten 36 TamSaha

Agresifli¤im bafllang›çta bana zarar veriyordu. Ama her maçtan sonra müsabakan›n CD’sini izlerim ve yapt›¤›m yanl›fllar› de¤erlendiririm. Bu yanl›fllardan s›yr›l›p her geçen gün kendime bir fleyler katmaya u¤rafl›yorum. Kendimi frenlemeyi ö¤rendim

giderken de benimle özel olarak konufltu ve “Hep böyle devam et, profesyonelli¤ini hiç elinden b›rakma” dedi. Tabii o da kendisine göre hakl›yd›. Çünkü tak›m flampiyonluk mücadelesi veriyordu ve tecrübesiz bir oyuncuya savunman›n ortas›nda flans tan›mak kolay de¤ildi.

Sadi ve Fuat Hocalar› unutamam tTüm bunlar› de¤erlendirirsek, üzerinde en fazla eme¤i bulunan teknik adam hangisi? sAsl›nda bir tek isim vermek do¤ru de¤il. Ama Kocaelispor’da Sadi Tekelio¤lu ve Fuat Yaman’›n hayat›m›n o bölümündeki katk›lar› çok büyük. Kocaelispor’daki ikinci maç›mda rakibimiz Bursaspor’du. Bu maçlar›n önemini bilirsiniz. ‹yi bafllad›m ama bir pozisyonda auta gidecek diye b›rakt›¤›m topu kapan Yunus A¤abey golü att›. Dünyam bafl›ma y›k›ld› tabii. Statta ç›t ç›km›yor, sanki herkes üstüme geliyor. Soyunma odas›na gittik, Sadi Hoca orada “Bu çocuk belki bugün size bir maç kaybettirir ama yar›n en az 20 maç kazand›r›r” dedi ve sonras›nda da beni oynatmaya devam etti. Ard›ndan göreve gelen Fuat Yaman da bana çok güvendi. Befliktafll› oldu¤u için beni adeta o¤lu

gibi seviyordu. tTeknik adam›n güven hissini belirtmesi oyuncu için önemli bir fley de¤il mi? sMesela burada Ertu¤rul Hocan›n yan›ma gelip bafl›m› okflamas›, “Demek ki hocam beni seviyor, bana güveniyor” duygusunu veriyor. Befliktafl’ta bu sezon bunu fazlas›yla hissediyorum. tFatih Terim senin çok çabuk bir stoper oldu¤unu söylüyor. Defans›n göbe¤inde oynayan oyuncular için bu önemli bir avantaj tabii. Sen de çabuklu¤unu en önemli art›n olarak m› görüyorsun? Kendini elefltirecek olursan ne gibi eksiklerin var? sFatih Hocam›n tespiti do¤ru. Gerçekten de Türkiye’de çabuk stoper say›s› fazla de¤il ve ben çabuk bir oyuncuyum. Ama bir çok stoper gibi tekni¤im iyi de¤il. tAncak modern futbol art›k tüm oyuncular›n katk› yapt›¤› bir kurguda oynan›yor ve bu noktada stoperlerin de oyuna kat›lmas› bekleniyor. sElbette bir stoper topu yan›ndakine verebilmeli ve ben bunu yapabiliyorum. Ama üst düzeyde bir tekni¤im oldu¤unu söyleyemem. Haddimi biliyorum. Bir stoper olarak hava toplar›nda iyiyim. H›rs›m› ve agresifli¤imi be¤eniyorum. Kademelerde baflar›l› olma konusu ise oynad›kça becerilebilecek bir fley.

tPeki, agresifli¤inin sana zarar verdi¤ini düflünmüyor musun? sBafllang›çta zarar veriyordu. fiampiyonlar Ligi eleme maçlar›n›n neredeyse hepsinde sar› kart görmüfltüm. Ama son oynad›¤›m dört maçta hiç kart görmedim ve bunun önemli bir geliflme oldu¤unu düflünüyorum. tBu geliflmeyi nas›l sa¤lad›n? s‹lk maçlarda insan kendisini gösterebilmek için çok h›rsl› oynuyor. Bazen h›rs›n ve kuvvetin akl›n›n önüne geçebiliyor. Bu durumda kontrolsüz hareketler yap›yorsun. Ama ben her maçtan sonra mutlaka müsabakan›n CD’sini izlerim. Mesela bazen arkas› dönük bir oyuncuya gereksiz faul yapt›¤›m› görüyorum. Bu tip yanl›fllardan s›yr›lmaya çal›fl›yorum ve her geçen gün kendime bir fleyler katmaya u¤rafl›yorum. tOynad›¤›n bölge fiziksel olarak çok güçlü olman› gerektiriyor. Güçlü kalabilmek için hayat›n› nas›l programl›yorsun? sAltyap›dan beri her hafta en az iki-üç defa salona girip a¤›rl›k çal›flmas› yapar›m. Bunu hâlâ sürdürüyorum. Bu arada en önemlisi uyku ve beslenme. Bu konuda da çok titiz davran›yorum. Tesislerde kald›¤›m için dinlenme ve beslenme konusunda son derece disiplinliyim. ‹stanbul’a geldi¤im günden beri 6 y›ld›r hep tesislerde yafl›yorum. tProfesyonelce yaflamak aç›s›ndan bu durum belki iyi olabilir ama insan olarak bakt›¤›nda s›k›nt› vermiyor mu? sHay›r, ben tesislerde kendimi çok rahat hissediyorum. Burada her fleye sahibiz. Çal›flanlarla da aile gibi olduk.

Sa¤ bek de¤ilim tBiz seni Befliktafl’ta ve ilk milli deneyiminde sa¤ kanatta izledik. Sen kendini hangi mevkide daha rahat hissediyorsun? sTabii ki stoper oynad›¤›mda kendimi rahat hissediyorum. Fatih Hocam da Norveç maç› öncesi bana “Stoper oynad›¤›n› biliyorum. Zaten bu maçta da sa¤ bekte senden stoper gibi oynaman› bekliyorum. ‹leriye


Altyap›dan beri her hafta en az iki-üç defa salona girip a¤›rl›k çal›flmas› yapar›m. Bunu hâlâ sürdürüyorum. Bu arada en önemlisi uyku ve beslenme. Bu konuda da çok titiz davran›yorum. Tesislerde kald›¤›m için dinlenme ve beslenme konusunda son derece disiplinliyim.

ç›kman, hücuma kat›lman gibi beklentilerim yok” demiflti. Asl›nda iyi bir sa¤ bekin hücuma kat›lmas›, iyi ortalar yapmas› gerekir ama ben böyle fleylere yatk›n de¤ilim aç›kças›. tNorveç maç›nda ilk kez A milli formay› giydin ve henüz 16. dakikada sakatlanarak oyundan ç›kt›n. Yerine giren Gökhan Gönül iyi oynay›nca neredeyse “‹yi ki sakatland›” gibi bir duruma düflürüldün. Bu tip yorumlar karfl›s›nda neler hissettin, neler düflündün? sAsl›nda gazetelerin spor sayfalar›n› hiç okumam. Birçok spor yazar› var ve hepsi futbolu farkl› yorumluyor. Birisi sizin için iyi derken di¤eri kötü yazabilir. Onlar› okuyup da hiç moralimi bozmam. Ama tabii ki sizinle ilgili yaz›lanlar› duyuyorsunuz. T›pk› demin sözünü etti¤iniz yorum gibilerini. Tabii ki kötü bir fley. Siz orada kaval kemi¤inizin k›r›lmas›ndan saliseyle kurtuluyorsunuz ve ba¤lar›n›z kopuyor ama neredeyse bir hain ilan edilmedi¤iniz kal›yor. 21 yafl›nda genç bir oyuncusunuz ve bu yaz›lanlar elbette zorunuza gidiyor. tSakatl›k oyuncular için ciddi bir kâbus. Bugün büyük tak›mlardan birinin oyuncususun ve gelece¤in de futbol oynamana ba¤l›. Ama ya o günkü sakatl›¤›n futbol oynaman› engelleyecek boyutlarda olsayd› ne yapard›n? Yani hayatla ilgili bir B plan›n var m›? sB plan› gerçekten yok. Bunu hiç düflünmedim. Her fley güzel geliflecek diye bak›yorsunuz. Ama Allah korusun böyle bir sakatl›kla karfl› karfl›ya kal›rsan›z, bugün yavafl yavafl yapt›¤›n›z yat›r›mlar sizi nereye kadar idare edebilir? Belki yeniden üniversite s›nav›na girip Spor Akademisi’ne gidebilirim. Ama bu defa hayallerinizin çok d›fl›nda baflka bir dünyayla karfl›lafl›rs›n›z. Asl›nda Koray A¤abey böyle bir olay yaflam›flt› ve bana da anlat›yordu. Geçirdi¤i

trafik kazas›n›n ard›ndan uzun bir sakatl›k dönemi geçirmifl ve ne yüzüne bakan olmufl ne de selam veren. t‹nsan›n ilk A milli maç›nda sakatlanmas› ciddi bir flanss›zl›k. Sonras›nda da uzun süre futboldan uzak kald›n. Bir oyuncu sahan›n içinde olmad›¤›nda neler düflünüyor? sAsl›nda sakatland›¤›mda devreyi kapatt›¤›m söylenmiflti ama dört haftada iyilefltim. Bu da bünyeyle ve tedavi sürecinde doktorlar›n tavsiyelerine uymakla ilgili bir fley. Yedek kalmaya gelince; sizin yapabilece¤iniz pek fazla bir fley yok. Çok çal›flacak ve s›ran›z› bekleyeceksiniz. Zaten ben son iki sezonda hep kenarda f›rsat bekledi¤im için nas›l bir fley oldu¤unu çok iyi biliyorum. tBefliktafl savunmas›nda sen, Toraman ve Üzülmez olmak üzere üç ‹brahim var. Maç s›ras›nda arkadafllar›n›z ya da siz birbirinize nas›l sesleniyorsunuz? sBana Kafl diyorlar. Rüfltü A¤abey, ‹brahim Toraman’a ‹brahim, kaptan›m›za ise Üzülmez diye sesleniyor. tTak›mdaki genç ve tecrübeli oyuncular aras›ndaki iliflkiler nas›l? sGeçmiflte Sergen ve Tümer A¤abeyler burada oldu¤u zaman çok rahat hareket edemezdik, çekingen davran›rd›k. Kalpleri alt›n gibi ama yüz ifadeleri ve hitap flekilleri biraz sertti. Ama flimdi Üzülmez A¤abey olsun, Rüfltü A¤abey olsun hepsiyle arkadafl gibiyiz. Hem çok rahat flakalaflabiliyoruz hem de en ciddi konular› çekinmeden konuflabiliyoruz. Zaten a¤abeylerimiz arkadafl canl›s› insanlar ve bize de hep bu anlay›flla yaklafl›yorlar.

Yabanc›lar›m›z Türk gibi tYabanc›larla iliflkileri de merak ediyorum. Hep “Yabanc› oyuncunun kalitelisi gelsin, genç oyunculara örnek olsun” denir. Bu konuda Hagi örne¤i verilir. Befliktafl'›n yabanc›lar› için ne söyleyebilirsin? sBizim yabanc›lar›m›z Türk gibi. Onlar› yabanc› gibi görmüyoruz ve hepsi arkadafl›m›z. Baz› Türk

arkadafllara yapmad›¤›m›z flakalar› Nobre’ye yap›yoruz. Delgado için melek diyebilirim mesela. Antrenmanlarda o olsun, Ricardinho, Bobo veya Nobre olsun yan›ma gelip, “fiunu flöyle yaparsan daha iyi olur” diyorlar. Bunu hiçbir zaman ukalal›k gibi görmedim ve sürekli bir fleyler kazanmaya çal›flt›m. Kariyerleri belli ve bana göre çok daha fazla fleyler yaflam›fl, tecrübe biriktirmifl oyuncular olduklar›n› biliyorum çünkü. tSezonun ilk yar›s›n› Sivasspor lider tamamlad› ve bu çok istisnai bir durum. Sence Sivasspor sonuna kadar bu yar›fl›n içinde kalabilir mi? s‹lk yar›da Sivasspor’la oynad›k ve nas›l bir tak›m olduklar›n› biliyorum. O maçta Toraman A¤abeyle yan yana oynuyorduk ve rakibe pozisyon bile vermemifltik. Ama 1-0 öne geçtikten sonra Toraman A¤abey k›rm›z› kart gördü. Bu arada frikikten bir gol yedik. Eksik de kal›nca oyunun dengesi bozuldu ve 2-1 yenildik. Sivasspor’a flans da biraz yard›m ediyor diye düflünüyorum. Ama Milli Tak›m kamp›nda Mehmet Y›ld›z, Sedat ve Hayrettin A¤abeylerle beraberdim. Hâlâ da telefonla konufluyoruz. 16-17 kifli toplan›p pikni¤e gidiyorlarsa art›k tak›m olmufllar demektir. tLigin üstünde dört tak›m birbirine çok yak›n durumda. Sen ikinci yar› boyunca nas›l bir mücadele bekliyorsun? sBence avantaj bizden yana. Çünkü derbileri içeride oynayaca¤›z. Çok k›sa bir sürede liderli¤i ele geçirip sonuna kadar b›rakmay›z diye düflünüyorum.

Kariyer için Avrupa’y› istiyorum tPeki, gelece¤inle ilgili nas›l planlar yap›yorsun? sElbette hedeflerim var. Öncelikle Befliktafl’a uzun y›llar hizmet etmek istiyorum. Ama nihai hedefim Avrupa’da futbol oynamak. tNeden Avrupa’da oynamak istiyorsun? Büyük tak›m oyuncular› burada daha fazla para kazan›yor ve bu nedenle Avrupa’ya gitmeyi pek fazla tercih etmiyor. sHer fley para de¤il, kariyer daha önemli. Bence insanlar›n hedefleri

Sadi Tekelio¤lu ve Fuat Yaman’›n bana katk›lar› çok büyük. Daha ikinci maç›mda yapt›¤›m bir hatan›n ard›ndan Sadi Hocam›n “Bu çocuk belki bugün size bir maç kaybettirir ama yar›n en az 20 maç kazand›r›r” sözünü unutamam. olmal›. Mesela Karabük’te oldu¤um dönemde gözümde hep Befliktafl formas›n› canland›r›rd›m. Komik ama yolda yürürken karfl›dan bir adam›n geldi¤ini gördü¤ümde, içimden “Baksana bana… ‹leride benimle foto¤raf çektirmek isteyeceksin” derdim (Gülüyor). Bunlar› annemlere anlatt›¤›mda onlar da gülerdi. Ama hep bunun için çal›flt›m ve sonunda hedefledi¤im Befliktafl’a geldim. fiimdi yeni hedeflerim var ve onlara do¤ru yavafl yavafl ilerliyorum. tAvrupa’da oynamak istedi¤in, futbol stiline uygun oldu¤unu düflündü¤ün bir lig var m›? sBu konuda arkadafllar›m›zla konufltu¤umuzda ‹ngiltere Ligi üzerinde fikir birli¤ine var›yoruz. Benim stilimdeki bir stoper için en uygun ligin Premier Lig oldu¤unu düflünüyorum. Ama öncelikle Befliktafl’ta kendimi kabul ettirmem laz›m. Mesela bir Toraman A¤abey gibi sürekli oynamam ve her gün kendime bir fley katmam gerekiyor. tTürkiye’de çok yetenekli oyuncular var ama birço¤u Avrupa’ya gitme konusunda istekli de¤il. Bunun alt›nda lisan bilmemek, kültür farkl›l›¤›, uyum problemleri gibi nedenler var. Birçok oyuncumuz gittikten birkaç ay sonra geri döndü. Sen bu konuda kendini nas›l görüyorsun? sBence insanlar›n kendisini gelifltirmesi ve hedefleri konusunda ilerleme kaydetmesi laz›m. Mesela ben elimde ‹ngilizce sözlükle yat›p kalk›yorum. Her gün bir kelime ö¤rensem benim için avantajd›r. tAlt› y›ld›r tesislerde kalan bir oyuncu için futbolun d›fl›ndaki bir hayat sorusu anlams›z gelebilir ama yine de soray›m. sYok, yok, d›flar› ç›k›yorum. Özellikle her yeni filmi mutlaka izliyorum. Belki ilginç gelecek ama moda olan playstationla hiç ilgim yok. Daha çok k⤛t oynamay› seviyorum. Babam kulüpçü oldu¤u için her türlü oyunu bilirim. n


Alternatif Derbiler Da¤han Irak 0. yüzy›l›n bafl› Almanya’s›... ‹mparatorluklar ça¤›n›n son bölümünü ulusal birli¤ini sa¤lamakla geçiren ülke, art›k bir vakit kolonileri sayesinde küpünü dolduran rakiplerini yakalam›fl vaziyette. Sömürge pastas›ndan, biraz da co¤rafi dezavantaj› nedeniyle pay›n› alamayan Almanya, elindeki kaynaklar›n üzerinde yükseltti¤i endüstrisiyle art›k Avrupa’n›n devlerinden biri. Endüstrinin lokomotifi ise sanayi bölgeleri. Yeralt› kaynaklar›n›n hemen yan› bafl›nda yükselen fabrikalar, Almanlar›n zenginli¤ini yerin alt›ndan üstüne tafl›yor. Ülkenin tam ortabat›s›nda bulunan Ruhr Vadisi de kömür ve çelik üretimiyle Alman sanayinin gözbebe¤i. Essen, Dortmund, Duisburg ve Bochum gibi dört büyük endüstri flehrinin bulundu¤u bu bölge, zamanla tüm Avrupa’n›n gözünü dikti¤i bir yer haline gelecek. Yaflanan iki dünya savafl›nda baflrolü oynad›¤› yetmedi¤i gibi, savafl sonras›nda kurulacak ve daha sonra Avrupa Birli¤i’ne dönüflecek Avrupa Kömür-Çelik Birli¤i’nin kalbini oluflturacak bir bölge Ruhr Vadisi... 20. yüzy›l›n bafl›nda fabrikalarla ayn› h›zla kurulan futbol kulüpleri özellikle ucuz bir e¤lence olarak iflçi s›n›f›na hitap ediyor. 1904’te Gelsenkirchen’de Schalke, befl y›l sonra ise Dortmund’da Borussia Dortmund kuruluyor. Schalke 04 maden iflçilerinin, Borussia ise ad›n› ald›¤› bira fabrikas›n›n çal›flanlar›n›n deste¤iyle mücadelesine bafll›yor. Almanya’n›n en köklü kulüplerinden ikisi konumundaki Schalke ile Dortmund, her ne kadar erken kurulmufl olsalar da ilk y›llar›nda fazla bir baflar› gösteremediler. Bu arada Almanya, I. Dünya Savafl›’ndan yenik ç›km›fl, galip devletler taraf›ndan dayat›lan flartlar ülkenin dengesini bozmufltu. Birinci dereceden darbe alan sektör ise savafl endüstrisine hammadde sa¤layan kömür ve çelik sektörüydü. ‹mzalanan Versailles Antlaflmas›’yla Ruhr Bölgesi’nin adeta flahdamar› kesilmiflti. Bu durumdan bölgedeki futbol kulüpleri de pay›n› ald›. 1927 y›l› geldi¤inde Borussia Dortmund iflas›n efli¤indeydi. Schalke 04 için ise bu dönem çok enteresan bir flekilde avantaja dönüflmüfltü. Di¤er kulüplere k›yasla çok daha büyük bir kitlesel deste¤e sahip olan kulüp, bu dönemde önce di¤erlerinin düflen performans›ndan yararlanarak bölge futbolunun zirvesine kurulmufl, daha sonra da yakalad›¤› baflar›y› ve

2

38

TamSaha

Schalke 04 -Borussia Dortmund

Ruhr Vadisi’nde hâkimiyet savafl› Ruhr Vadisi kömür ve çelik üretimiyle Alman sanayinin gözbebe¤i. ‹flte bu vadide 1904’te Schalke, befl y›l sonra ise Borussia Dortmund kuruluyor. Schalke maden iflçilerinin, Borussia ise ad›n› ald›¤› bira fabrikas›n›n çal›flanlar›n›n deste¤iyle mücadelesine bafll›yor. Nazilerin iktidar›nda Almanya’n›n hatta dünyan›n en iyi tak›m› konumuna yükseltilen Schalke’nin, anti-faflist Borussia Dortmund’a karfl› üstünlü¤ü 1947’ye kadar sürüyor. ‹ki tak›m aras›ndaki unutulmaz maç›n tarihi ise 12 May›s 2007. Borussia, 50 y›ll›k flampiyonluk hasretine son vermeyi bekleyen Schalke’nin umutlar›n› 2-0’l›k galibiyetle söndürüyor. popülerli¤i nakte tahvil etmek için yeni bir stadyum infla etmiflti. 1928’de kimi Schalke maçlar›ndaki seyirci say›s› 70 bini buluyordu. Bir y›l sonras›nda ise kulüp, tarihindeki ilk Bat› Almanya fiampiyonlu¤u’na ulafl›yordu. Ayn› y›llarda, h›zla yükselen bir baflka organizasyon ise Avusturya göçmeni h›rsl› bir genç adam›n bafl›n› çekti¤i Nasyonel Sosyalist Parti’ydi. Yeni dönemin bu iki yükselen y›ld›z›n›n yollar› k›sa bir süre sonra kesiflecekti. 1933’te düzmece Reichstag Yang›n›’yla siyasi rakiplerini yok eden ve ipleri tek bafl›na eline geçiren Naziler; Versailles Antlaflmas›’n› y›rtma ve Almanya’y› yeniden büyütme vaatleri içeren popülist politikalar ve tüm suçu Yahudi sermayeye atan ›rkç› bir söylemle kitleselleflmenin yollar›n› ar›yordu. Temel amaç, muhalif unsurlar› yok ederken, bir taraftan fazlas›yla motive olmufl bir kitlenin deste¤ini yan›na çekmekti. Ülkeyi tekrar bir savafl makinesi haline getirmeye niyetlenen Nazi rejimi için Ruhr Bölgesi vazgeçilmez bir stratejik öneme sahipti. Bu bölgedeki kontrolü sa¤larken, her hafta heyecan dolu 50 bin kifliyi 1.5 saatli¤ine bir araya toplayan bir oluflum da tabii ki Nazi Partisi’nin gözünden kaçmayacakt›. Schalke 04’e piyango ç›km›flt›. 1934’ten itibaren Schalke 04, önce kendi bölgesinin, daha sonra da tüm Almanya’n›n zirvesine ç›kt›. Szepan ve

Kuzorra gibi önemli futbolcular› bünyesine toplayarak tamam› parti üyesi güçlü bir kadro kuran Schalke, hem Nazilerin Ruhr’daki popülerli¤ini artt›r›yor hem de yavafl yavafl bir propaganda tak›m› hüviyetine sahip oluyordu. Schalke 04, bu dönemde 10 kez Almanya fiampiyonu olurken, 8 kez de Almanya Kupas›’n› ald›. Mavi-beyazl›lar›n maçlar› yaln›z Gelsenkirchen’de de¤il, Berlin’de de büyük seyirci çekiyordu. Öyle ki Almanya Kupas› finallerinde rakip tak›m sanki Alman tak›m› de¤ilmifl gibi muamele görebiliyordu. Kulüp, “saf Alman ›rk›”n›n dünyaya tan›t›lmas› için de önemli bir araçt›. Olimpiyat Oyunlar›’nda bafllayan spor propagandas› Schalke’yle devam ediyordu. Tak›m da bu yolda üstüne düfleni baflar›yla yapm›fl, 1938’de Almanya Kupas›’n› yeni iflgal edilen Avusturya’n›n tak›m› Rapid’e kapt›rmak d›fl›nda bir “vukuat”a bulaflmam›flt›. O y›llarda Avrupa çap›nda kupalar düzenleniyor olsayd›, büyük ihtimalle Schalke o kupalar› da alacakt›. Borussia Dortmund ise Nazi dönemini oldukça farkl› geçiriyordu. Dortmund flehri, Nazi rejiminin ilk y›llar›nda Ruhr Bölgesi’nde direniflin merkezi olmufltu. Bölgenin komünistleri, sosyal demokratlar› flehirde toplanm›fl ve anti-faflist bir cephe oluflturmufltu. Borussia Dortmund da bu direniflte

önemli bir kitlesel ayakt›. Sosyalist Egon Pentrup baflkanl›¤›ndaki kulüp, ayn› zamanda Nazi karfl›t› yay›nlar›n, bildirilerin bas›ld›¤› bir merkezdi. Bu durum, Reichstag Yang›n› sonras›nda kulübün üzerindeki bask›n›n artmas›na neden oldu. 1934’te Nazi Partisi’ne üye olmay› reddeden Pentrup görevden el çektirilerek yerine August Busse isimli bir Nazi getirildi. Bu dönemde, son y›llar› zor koflullarda geçiren kulübe, ço¤unlu¤u parti üyesi olmas› kofluluyla, güçlü bir kadro kurabilmesi için olanak da sa¤lanm›flt›. Ancak Dortmund, rejimin gözünde asla bir Schalke de¤ildi. Dortmund, yerel düzeyde Schalke’yi zorlayabiliyor ama geçemiyordu. Naziler, Borussia’y› kontrolü alt›na alm›fl ama çok da palazlanmas›na izin vermemiflti. Dortmund’un rejimin nimetlerinden Schalke kadar faydalanamamas›, bu dönemde iki kulüp aras›nda fark›n büyük oranda aç›lmas›n› beraberinde getirmiflti. Ancak II. Dünya Savafl› bitip de Naziler tasfiye edildi¤inde, bu durum Dortmund’un lehine ifllemifl, savafl sonras› dönemde kulüp, Schalke kadar hasar almam›flt›. Her ne kadar iki kulüp de Müttefikler taraf›ndan Nazi geçmifllerinden temizlenmeleri için kapat›lm›fllarsa da hem Schalke hem de Dortmund arkalar›ndaki kitlesel destek sayesinde çabuk toparland›. 1947 y›l› geldi¤inde iki kulüp, Westfalya fiampiyonlu¤u için finaldeydi. Schalke, 18 May›s’ta, Herne’de, 30 bin kifli önünde oynanan finale büyük baflar›lar kazanan kadrosunu hemen hemen koruyarak ç›km›flt›. Ancak Michallek, Ruhmhofer ve Sandmann’›n golleri galibiyeti 3-2’lik skorla Dortmund’a getiriyor; Borussia ilk kez Schalke’den zirveyi

devral›yordu. Bu pekçoklar› için bir devrin kapan›fl›, Dortmundlular için ise bir büyük rekabetin gerçek bafllang›c›yd›. Y›llar sonra Dortmund Baflkan› Reinhard Rauball bu durumu flöyle tan›mlayacakt›: “Bizim aram›zdaki rekabeti bafllatan, onlar›n senelerce bize sa¤lad›¤› üstünlük ve bizim onlara 18 May›s 1947’de yaflatt›¤›m›z travmad›r.” Gerçekten de Schalke bu maçtan sonra, hiçbir zaman eski Schalke olmayacakt›. 1947’den sonra Schalke düflüfle geçerken, Dortmund bölgeyi Almanya çap›nda temsil etmeye bafllam›flt›. 1948-49 sezonunda Almanya fiampiyonas›’nda final oynayan Dortmund, art›k hem ülke çap›nda tan›n›yor, hem de bölgedeki taraftar taban›n› güçlendiriyordu. Ancak bölge tak›mlar› Stuttgart, Kaiserslautern gibi ekiplerin oldukça gerisinde kalm›flt›. Ruhr Bölgesi’nin Almanya çap›ndaki yükselifli 1950’lerin ikinci yar›s›nda gerçekleflecekti. Önce 1956-57 y›llar›nda Dortmund, ilk Almanya fiampiyonluklar›’n›, hem de üst üste kazan›yor, sonraki y›l ise Schalke, Almanya çap›ndaki son flampiyonlu¤unu elde ediyordu. 1960’lar›n bafl›nda Dortmund bir flampiyonluk daha alm›fl, bir kez de finalde, o y›llar›n kaliteli tak›mlar›ndan Köln’e kaybetmiflti. Öte yandan Alman futbolunda yine de¤iflim rüzgârlar› esiyordu. Almanya’daki rejim de¤ifliklikleriyle beraber pekçok kez yeniden flekillendirilen futbol, art›k profesyonel bir çerçevede, flampiyonadan lig esas›na döndürülüyor, günümüze kadar gelecek Bundesliga’n›n temelleri at›l›yordu. Dortmund, eski sistemin son flampiyonu olarak tarihe geçmiflti.

1963’te ilk kez oynanan Bundesliga'ya davet edilen tak›mlar aras›nda hem Dortmund hem de Schalke vard›. Dortmund, o y›l Almanya'y› fiampiyon Kulüpler Kupas›'nda da temsil ediyordu ve yar› finale ç›km›flt›. Yar› finaldeki rakip, kadrosunda Sandro Mazzola gibi bir müthifl golcüyü bulunduran Inter'di. Hem Almanya'da de¤iflen sistem hem de Avrupa kupalar› nedeniyle senede oynad›¤› maç say›s› neredeyse ikiye katlanan Dortmund'un gücü Inter'e yetmemiflti. Avrupa serüveni, ligi de olumsuz etkilemifl, tak›m ancak dördüncü olabilmiflti. Schalke ise ilk Bundesliga'da sekizinci s›radayd›. Bu y›llarda ligi Schalke'nin üzerinde tamamlayan Dortmund, sürekli olarak Avrupa'da mücadele etme hakk› kazan›yordu. Nitekim 1965'te al›nan Almanya Kupas›, tak›m› Kupa Galipleri Kupas›'na tafl›m›flt›. 1965-66'da bu kupada çok baflar›l› sonuçlar alan Dortmund, Atletico Madrid ve West Ham'› eledikten sonra finalde Liverpool'u da 2-1 yeniyor ve kupay› Almanya'ya tafl›yordu. Bir zamanlar dünyan›n en iyi tak›m› olarak gösterilen Schalke için bu k›skançl›kla izlenen bir durumdu. Öte yandan 1960'lar›n son y›llar› iki tak›ma da iyi gelmeyecekti. Nürnberg ve Bayern gibi tak›mlar bu y›llarda zirveye oynarken, Ruhr ekipleri küme düflme hatt›nda geziniyordu. Dortmund'un zirve y›llar› da çok uzun sürmemiflti. 1971-72 sezonu ise iki ekip aras›nda güç dengesinin yine el de¤ifltirdi¤i sezon oldu. Bu y›l da Schalke bunal›mdan kurtularak flampiyonlu¤a oynam›fl, ancak 15 y›l beklenen flampiyonlu¤u Bayern'e averajla kapt›rm›flt›. Senelerce düflmekten zor kurtulan Dortmund ise o y›l çok daha büyük bir hayal k›r›kl›¤› yaflayarak ilk kez küme düflmüfltü. Dortmund'un olmad›¤› ilk sezonda Schalke hem Almanya Kupas›'n› ald› hem de Avrupa'da çeyrek final oynad›. Ancak sar›-siyahl› ekibin geri döndü¤ü 1976-77 sezonuna kadar Schalke'nin baflka bir baflar›s› olmad›. Dortmund geri döndü¤ünde ise mavi-beyazl›lar flampiyonlu¤u bu kez Mönchengladbach'a bir puanla

kaybetmiflti. Bu, uzun süre için iki tak›mdan birinin flampiyonluk mücadelesi verdi¤i son sezon oldu. Hem Dortmund hem de Schalke, 20 y›ll›k bir süreci hayal k›r›kl›klar›yla geçirdi. Mönchengladbach ve Bayern Münih’in tafl›d›¤› Alman futbolu, dünya çap›nda baflar›l› y›llar yafl›yordu ama Ruhr kulüpleri bu dalgaya dahil de¤ildi. Dortmundlu kaleci Eike Immel ve Schalkeli Olaf Thon, 1982 ve 1986 Dünya Kupalar›’nda final oynayan Alman tak›m›nda yer alm›fllard› ama tak›m›n belkemi¤i de say›lmazlard›. Ancak futbol de¤ifliyordu ve Alman endüstrisinin merkezi olan Ruhr Bölgesi, futbolun endüstrisini iyi de¤erlendirecekti. 1990’lar özellikle Dortmund için iyi bafllam›flt›. 1989’da Almanya Federasyon Kupas›’n› alarak y›llar sonra müzesine bir kupa koyan kulüp, finansal durumunu da düzelterek önemli transferlere imza att›. Frankfurt’tan al›nan Andreas Möller ve Bayern’den gelen Michael Rummenigge tak›m›n flafl isimleriydi. 1991-92’de Dortmund, nefes kesen bir mücadele sonunda flampiyonlu¤u Stuttgart’a kapt›rd›. Bu ayn› zamanda 1988’de ilk kez küme düflen Schalke’nin lige geri döndü¤ü y›ld›. Ertesi sezon UEFA Kupas›’nda final oynayan Dortmund, Juventus’a kupay› kaybetmiflti. 1994-95’te ise özlemle beklenen flampiyonluk geliyordu. Ligi Werder Bremen’in bir puan önünde bitiren Dortmund, sonunda Bundesliga’da flampiyon olmufltu. Bunu ertesi sene al›nacak bir flampiyonluk daha izleyecek, o y›l Dortmund ilk kez fiampiyonlar Ligi’nde de mücadele ederek çeyrek finale ç›kacakt›. Schalke ise yaflanan tüm krizlerden sonra bir dönüflüm süreci geçiriyor ve modern bir kulüp olma yolunda ilerliyordu. Bu y›llar, baflar› için biraz erkendi. Ancak 2000’li y›llarla beraber Schalke yine t›rman›fla geçecekti. Schalke, 2001 ve 2002 y›llar›nda üst üste iki kez Almanya Kupas›’n› ald›. 2001-02 sezonu, Ruhr için Alman futbolundaki en iyi sezon olmufltu. Çünkü o sezon ligin flampiyonu da Dortmund’du. Bu y›llar, ayn› zamanda bu iki kulübün endüstriyel

futbola uyumlar›n› da belgeliyordu. Art›k iki kulüp de maçlar›n› dev stadlarda oynuyordu, ki sonradan bu stadlar›n isimlerini de sponsorlara satacaklard›. Ruhr kulüplerinin görünümleriyle tabanlar› enteresan bir z›tl›k oluflturuyordu art›k. Fabrikalardaki iflçiler, hafta sonlar› tak›mlar›n› görebilmek için dünyan›n en pahal› maç biletlerini karfl›lamak zorundayd›. Ruhr Vadisi derbisinin en ilginç günlerinden biri ise 12 May›s 2007’de yaflan›yordu. 2006-07 sezonunun büyük bölümünü lider götüren ve 50 y›ll›k flampiyonluk hasretine son vermeyi hedefleyen Schalke’nin sondan ikinci haftadaki rakibi Dortmund’du. Westphalenstadion’da oynanacak maçta al›nabilecek bir galibiyet, Schalke’yi son haftaya lider tafl›yabilirdi. Sahada üçü milli, toplam dört Türkiye kökenli futbolcunun oldu¤u maçta Dortmund, golü ilk yar›da Sebastien Frei ile bulmufltu. Son dakikaya kadar hiç de¤ilse bir puan için yüklenen Schalke’nin umutlar›n› Ebi Smolarek’in golü bitiriyor, mavi-beyazl›lar önce liderli¤i, sonra da flampiyonlu¤u Stuttgart’a teslim ediyordu. 18 May›s 1947’nin 60. y›ldönümünde Dortmund, Schalke’ye bir travma daha yaflatm›flt›. Günümüzde Ruhr derbisi Almanya’n›n en önemli derbisi olarak kabul ediliyor. Bunda en önemli etken hiç flüphesiz, iki tak›m›n arkas›ndaki müthifl taraftar deste¤i. Kulüplerin, ço¤u orta ve alt s›n›fa dahil taraftarlar›n›n al›m gücünü fazlaca zorlamas›, bir gün bu deste¤in ‹ngiltere’deki gibi kaybolmas›na ve yerini zengin ve yerinden kalkmayan seyircilerin almas›na neden olur mu bilinmez ama senede iki kez, tribünlerin mavi-beyaz ya da sar›-siyah renklerle t›kl›m t›kl›m dolmas› Bundesliga’ya baflka bir heyecan kat›yor. n

TamSaha 39


Tango art›k daha renkli River Plate, Boca Juinors ve Velez Sarsfield’dan oluflan “üç büyükler” hegemonyas›ndaki Arjantin Ligi’nde bir fleyler de¤ifliyor. 2007’de Aç›l›fl Ligi’nin flampiyonu Lanus, 93 y›ll›k tarihinde bu baflar›ya ilk kez ulaflt›. fiu bir gerçek ki, Arjantin’de 2007 “küçük tak›mlar”›n y›l› olarak hat›rlanacak. ‹kinci olan Tigre lige yeni yükselmiflti. Üçüncülü¤ü alan Banfield da zay›f tak›mlardan biri. Yine mütevaz› ekiplerden Arsenal de Sarandi ise Copa Sudamericana 2007’yi kazand›. Böyle bir sezonu ülkemizde yaflayabilmek için san›r›m biraz daha beklememiz laz›m. Caner Eler uenos Aires’in banliyösünde binlerce Lanus taraftar› heyecan içerisindeydi. Tutkunu olduklar› El Granate lakapl› tak›mlar›, Arjantin Apertura 2007’de yani Aç›l›fl Ligi’nde son haftaya en yak›n rakipleri Tigre’nin 3 puan önünde giriyordu. Azimli takipçileri Tigre’yi umutland›rmamak için bir beraberlik onlara kâfi gelecekti. Son haftada ise olabilecek en kötü fikstürle, çok da uzak olmayan Boca deplasman›na do¤ru bir yolculuk onlar› bekliyordu. Boca Juniors ise bir önceki hafta ma¤lup olup flampiyonluk yar›fl›ndan uzak kalm›fl olsa da önceki sezon kendilerini yenerek kupadan eden Lanus’a ayn› hayal k›r›kl›¤›n› yaflatmak istiyordu. 50 bin kiflinin h›nca h›nç doldurdu¤u efsane La Bombanera al›fl›k oldu¤u üzere bir kez daha tarihe tan›kl›k ediyordu. Maça h›zl› bafllayan Lanus olurken, konuk ekip eski Riverl› Jose Sand’›n aya¤›ndan buldu¤u golle 35. dakikada 1-0 öne geçti. Futbolda her an her fleyin olabilece¤ini, herkesten daha iyi bilen Lanus taraftar› azar azar kutlamalara bafllasa da yine de temkinliydi. 67. dakikada Martin Palermo’nun att›¤› gol temkin balonlar›n› iyice fliflirirken, Tigre’nin Argentina Juniors’a yeniliyor olmas› en büyük güvenceydi. 90 dakikalar bitti¤inde sar›-lacivert renkteki flampiyonluk kutlamalar›na al›fl›k olan futbol mabedi Bombanera’da, ilk kez rakip tak›m›n flampiyonluk 盤l›klar›

B

40 TamSaha

yükseliyordu. 38 puana ulaflan Lanus flampiyonlu¤u kutlarken, taraftarlar›n baz›lar› bu baflar›n›n verdi¤i flaflk›nl›kla sevinemiyordu bile. Y›llarca sevip, destekleyip, u¤runa birçok s›k›nt›y› göze ald›klar›, tuttuklar› tak›m, Tribün teröründen en çok çeken ülke Arjantin. ilk defa Konu, “Boca iki yemiflti, gittiler iki öldürdüler, flampiyon 2-2 oldu” kadar s›¤ durumda de¤il. Arjantin’deki oluyordu. Tarif tüm futbol müsabakalar›nda fliddetin boyutlar›, edilmez bir lig ay›rt etmeksizin giderek art›yor. Üstelik kavga duyguydu bu. sadece rakip tribünler aras›nda de¤il. Rant Futbolun kavgas› gruplar›n içinde bölünmelere yol aç›nca romantizmi, sokak ortas›nda adam da vuruyorlar. River Plate kökleri taraftar› Gonzalo Acro’nun ölümünde oldu¤u ölmemiflti gibi. Arjantin futbol tarihinde tribün olaylar›nda ne de olsa. hayat›n› kaybeden insan say›s› 223. Önlem Sar›-lacivertin olarak ise çeflit çeflit kararlar al›n›yor. En yerini bir sonuncusu flöyle: 2009 y›l›ndan itibaren tüm süreli¤ine statlara “biometrics” teknolojisinin yerlefltirilmesi. “koyu k›z›l Bu teknik ne anlama m› geliyor? Stada giren kahverengi görevli, polis dahil herkes sezon bafl›nda foto¤raf al›yordu” art›k. ve parmak izi verecek. Taraftarlar da ayn› flekilde ‹spanyolca fifllenecek ve biletler parmak izi kontrolünün “El Granate” yap›ld›¤› bankamatiklerden sa¤lanacak. anlam›na gelen bu renk hikâyenin kökleri bundan 12 y›l Lanus’un simgesiydi. Bu simge öncesine kadar uzan›yordu. yarat›ld›¤› 1915’ten bu yana, yani 93 y›ld›r 1. Lig flampiyonlu¤unun Cuper’le at›lan temel tad› nedir bilmiyordu. Yar›flt›¤› rakiplerine oranla çok düflük bir Maradona’n›n doping floku henüz bütçeyle ulafl›lan bu baflar›, k›sa atlat›lamad›¤› s›ralarda, Arjantin vadeli yat›r›mlarla gelmemiflti. halk› ABD 94 Dünya Kupas›’ndan Asl›nda bu peri masal›n› and›ran

Taraftar terörü

kalan hayal k›r›kl›klar›n› yeni yeni dima¤lar›ndan uzaklaflt›r›yordu. Neyse ki bir sene önce kazan›lan Copa America’n›n keyfi ve tad› hâlâ damaklar›ndayd›. ‹flte bu halet-i ruhiye içerisinde 1994 Apertura, yani Aç›l›fl Ligi yeni tamamlanm›fl, River Plate 31. flampiyonlu¤unu kutluyordu. 1995 Ocak ay› itibariyle kulüpler yavafl yavafl 95 Clausura’n›n haz›rl›klar›na bafllarken, 1993’te Arjantin Primera

Division’a yeniden ve alt›nc› kez yükselen Lanus tak›m› da teknik direktörlü¤e Patricio Rodriguez’in yerine Hector Cuper’i getiriyordu. 40 yafl›ndaki genç teknik adam, 92’de futbolcu olarak b›rakt›¤› Huracan tak›m›n› üç sene kenardan idare etmifl ve oynatt›¤› futbolla dikkatleri çekmiflti. Lanus’a gelifli hem Arjantin hem de Avrupa futbolu aç›s›ndan önem tafl›yacakt›. Tabii bunu o günlerde kimsenin kestirmesi mümkün de¤ildi. Cuper y›llard›r asansör tak›m› hüviyetinden kurtulamayan, yaflad›¤› en büyük baflar› 70’lerde ulaflt›¤› ‹kinci Lig flampiyonlu¤u ve 1956’daki lig ikincili¤i olan

Lanus’a bambaflka bir hava ve en önemlisi organizasyon getiriyordu. O y›llardan itibaren endüstriyel futbolun da etkisiyle, fabrika usulü üretti¤i genç oyuncular›n› yavafl yavafl Avrupa’ya kapt›rmaya bafllayan Arjantin’de milli tak›m ad›na müthifl bir jenerasyon oluflmaya bafllam›flt›. Kulüpler de gençlere yapt›klar› yat›r›mlar› artt›r›yordu. Bu çerçevede Cuper de Lanus’ta altyap›y› kuvvetlendirmifl, ayn› zamanda çok sa¤lam bir tak›m oluflturmaya bafllam›flt›. Bunun semeresini de 95 Apertura’dan itibaren üst üste üç turnuvada üçüncülük elde ederek al›yordu. Ligde bir türlü flampiyonlu¤a ulaflamayan Lanus, tarihinin en büyük baflar›s›na flimdilerde ad› Copa Sudamericana olan Copa Conmebol 1996’y› kazanarak ulafl›yordu. fiu s›ralar Avrupa’da düzenlenen UEFA Kupas›’na denk düflen bu turnuvada, zafere ulaflan Cuper’in ö¤rencileri, ertesi sene bu sefer finalde kaybedeceklerdi. Arjantinli teknik adam›n da kariyeri boyunca yakas›n› b›rakmayan “finalde kaybetme laneti” belki de o gün bafll›yordu. Ayn› y›llarda Arjantin Milli Tak›m› da 96 Atlanta Olimpiyat finalini Nijerya’ya kaybediyordu. O y›llardaki Lanus’un önemli isimlerinden baz›lar› Ariel Ibagaza, dindar kaleci Carlos Roa, Ariel Lopez, Hugo “El Diez” Morales, Gabriel Schürrer’di. Ibagaza ve Roa 1997 sonunda Mallorca’ya giden Cuper’le birlikte Avrupa yolunu tutmufl, iyi kariyerlere sahip olmufllard›. Ibagaza hâlâ Mallorca’da oynuyor, onu da belirtelim. Cuper ile s›n›f atlayan Lanus ise art›k bir k›ta kupas›na sahip, belli bir altyap› sistemi olan ve ligde görünür bir istikrara ulaflm›fl bir ekipti art›k. Arjantin Milli Tak›m› 1998’de Hollanda engeline tak›l›rken, o y›llar›n ligdeki f›rt›na tak›m› müthifl bir genç jenerasyon yakalayan River Plate’ti. 1998’de Lanus, Cuper’in miras›n› iyi tafl›yarak ligi Velez Sarsfield’in arkas›nda ikinci tamamlarken tarihinde ikinci kez bu baflar›ya ulafl›yordu. 1999 ve 2000’deki üst üste iki River flampiyonlu¤u sonras›nda hiçbir tak›m 2000’den 2005’e kadar üst üste flampiyonluk sevinci yaflayam›yordu. Müthifl bir çeflitlilik gösteren ligde Newell’s Old Boys, San Lorenzo, Independiente ve Racing Club gibi tak›mlar flampiyonluklara ulaflabiliyordu. Avrupa kulüplerinin Arjantinli futbolculara artan ilgisi, genç oyuncular›n de¤erini bir hayli art›yordu. O y›llarda bunu iyi gören Ramon Cabrero adl› teknik adam, hem Racing hem de Lanus altyap›lar›nda önemli çal›flmalara imza at›yordu. Bu konuda ona en büyük deste¤i, flimdilerde milli tak›m›n bafl›nda bulunan Alfio Basile veriyordu. Genç tak›mlar› çal›flt›rmay› b›rak›p, 2005 y›l›nda Arnavutluk’un Dinamo Tiran’›na giden Cabrero k›sa süre sonra kovulunca, Lanus’un teklifini geri çevirmeyerek 60’larda futbolcu olarak hizmet verdi¤i kulübüne teknik direktör olarak dönüyordu. Cabrero ile birlikte altyap› sistemini iyice elden geçiren, gençlere önemli yat›r›mlar yapan kulüp, bunun karfl›l›¤›n›, statlar› olan La Fortelaza’daki güzel

futbolu ve 2006’daki Kapan›fl Ligi ikincili¤i ile al›yordu. O sene ligi flampiyon kapatan Boca ise o günden bu yana flampiyonlu¤a hasret. Bunu önce Veron’lu Estudiantes, sonras›nda Gaston Fernandez’li San Lorenzo ve bu y›l Lanus engelledi. River bu y›llarda yetifltirdi¤i gençlerle ayn› h›zda kan kaybederken, Lanus’un peri masal› ‹spanya do¤umlu Cabrero’nun gençlere olan güveni ve inanc›yla gerçeklefliyordu.

Yeni gözde Jose Sand Kanada 2007’de Dünya U20 fiampiyonu olan Arjantin kadrosunun üyeleri olan 19 yafl›ndaki iki y›ld›z aday›, savunmac› Leonardo Sigali ve ofansif oyuncu Lautaro Acosta lig boyunca bu güveni bofla ç›karmayanlar›n bafl›nda geldi. Yeni y›ld›z aday› 21 yafl›ndaki Diego Valeri görünüflüyle Riquelme’yi and›r›rken, futboluyla hem kanatlardan hem de ortadan çok önemli katk›lar sa¤lad›. Ayn› zamanda 6 da gol att› rakip filelere. fiimdiden Inter, Juventus dahil birçok tak›m›n gözdesi konumunda. Ancak tak›m›n as›l y›ld›z› Lanus’un 19 maçta att›¤› toplam 34 golün 15’ine hem de sadece 15 maçta forma giyerek imzas›n› koyan çal›flkan golcü Jose Sand oldu. Gol krall›¤›nda da 18 gollü Independienteli German Denis’in ard›ndan ikinci geldi. Ço¤u futbolseverin ismini flimdilerde duydu¤u 27 yafl›ndaki golcü, asl›nda River Plate akademisi tarihinin, tüm zamanlardaki en golcü ismi olma unvan›na sahip. Ancak altyap›dan üstyap›ya geçiflte bir türlü beklenen patlamay› gerçeklefltirememiflti. Asl›nda bireysellikten daha çok tak›m oyununun prensipleri ile baflar›ya ulaflan Lanus, Arjantin futbolundaki de¤iflimin de simgelerinden biri oldu. Uzun y›llard›r süregelen üç-dört tak›m›n flampiyonluk hegemonyas› düzenine tafl koyarak, “küçük” tak›mlar›n Arjantin Ligi’ndeki yükseliflinin simgesi haline geldi. Sosyal uçurumlar›n bir hayli fazla oldu¤u ülkede, Lanus gibi (Maradona’n›n do¤du¤u yerdir bu arada) Buenos Aires’in kenar›nda, köflesinde kalan kulüplerin lig flampiyonlu¤una ulaflabilmeleri bambaflka anlamlar tafl›maktad›r. Genelde ülkemizde de s›k s›k yaflanan maafllar›n geç ödenmesini, al›flkanl›k haline gelen kulüp içi maddi-manevi organizasyon bozukluklar›n›, bir flekilde sistemli davranarak çözen Lanus, kendisiyle ayn› yöntemleri uygulayan Tigre ve Arsenal de Sarandi gibi kulüplerle birlikte bu tip tak›mlara örnek teflkil etmekte. Böylece Boca, River ve Velez gibi tak›mlar›n hâkimiyetini de k›rmay› baflararak, liglerine heyecan ve katma de¤er kat›yorlar. Lanus’un baflar›s›n›n devam›n› getirecek kilit noktalar ise yetifltirdikleri genç yetenekleri ne kadar ellerinde tutabilecekleri ve istikrarl› kulüp yap›s›n› ne kadar sürdürebilecekleri gibi gözüküyor. fiu bir gerçek ki, Arjantin’de 2007 “t›rnak içinde” küçük tak›mlar›n y›l› olarak hat›rlanacak. ‹kinci olan Tigre lige yeni yükselmiflti. Ayr›ca üçüncülü¤ü alan Banfield yine zay›f tak›mlardan biri. Yine mütevaz› ekiplerden Arsenal de Sarandi de Copa Sudamericana 2007’yi kazand›. Böyle bir sezonu ülkemizde yaflayabilmek için san›r›m biraz daha beklememiz laz›m. n Not: 2008 Kapan›fl Ligi fiubat’›n ilk haftas› bafll›yor. Arjantin Ligi 1985’den bu yana Kapan›fl ve Aç›l›fl Ligi olarak ikiye ayr›l›yor, maksat turnuvaym›fl gibi gözüksün. “Kapan›fl” fiubat-Haziran,” Aç›l›fl” A¤ustos-Aral›k aylar› aras›nda düzenleniyor. Bir nevi 20 tak›m birbirleriyle ilk maçlar›n›n rövanfl›n› kapan›flta oynuyor. Ulusal Kupa organizasyonu ise Arjantin’de bulunmuyor.

TamSaha 41


Y›ld›zlar Geçidi Ertan Adatepe Cem Zamur

Futbolun yüce tepesi Ankaragücü’nde bir sene oynad›ktan sonra 18 yafl›mda Galatasaray’a geldim. O zaman Metin Oktay, Galatasaray’›n her fleyiydi. Ben de Metin’le ayn› tarzda oynad›¤›m için fazla forma flans› bulamad›m. Gündüz K›l›ç bana “Ankara’ya dönme, ben Galatasaray’a geliyorum. Metin Palermo’ya gidiyor, seni banko oynataca¤›m” dedi. Ama Gündüz a¤abeyi dinlemedim ve 1960’ta tekrar Ankara’ya döndüm.

Türk futbolunun baflkentten ç›kard›¤› en önemli golcü. ‹ki sene üst üste gol kral› olmufl, 1938 do¤umlu bir delikanl›. 1956’da bafllad›¤› futbol yaflant›s›nda Ankaragücü, Galatasaray ve PTT formalar›n› tafl›d›. Ama hep Ankaragüçlü Ertan olarak an›ld›. 1970 y›l›nda formas›n› ast›. Formas›n›n yan›nda, Türkiye liglerinin iki kez üst üste gol kral› olmufl tek Ankaral›s› unvan› vard›. Hâlâ bir sporcu gibi yaflayan, güleç, samimi bir beyefendi Ertan Adatepe. Futbol oynad›¤› y›llar› ilk elde yetene¤i, baflar›lar›yla de¤il bambaflka bir bak›fl aç›s›yla özetliyor: “‹yi ki oynam›fl›m, benim dünya tatl›s› dostlar›m oldu.” 42 TamSaha

ehre sanki pudra flekeri serpilmifl gibi. So¤uktan ve rüzgârdan uçuflan karlar›n ortaya ç›kard›¤› bu görüntü yol boyunca bize efllik ediyor. Baflkente vard›¤›m›zda heyecan›m›z› so¤uk diriltiyor. Eksi 7 derece biraz da olsa bizi kendimize getiriyor. Kolay de¤il, Türk futbol tarihinin ismi her zaman sayg›yla ve sevgiyle an›lan bir figürüyle tan›flaca¤›z. Anlat›lanlardan dinledi¤imiz, okuduklar›m›zdan bildi¤imiz, Ankara’n›n ve futbol tarihimizin en yüksek tepesinin konu¤uyuz: Ertan Adatepe’nin. Telefondaki samimiyetiyle uyumlu bir sevecenlikle karfl›l›yor bizi Ertan A¤abey ve 1965’ten

beri müdavimi oldu¤u tenis kulübünde a¤›rl›yor. Tenis kulübünün çal›flanlar› da ayr› seviyor ve say›yorlar Ertan A¤abeyi; en rahat köfleye buyur ediyorlar bizi. Bafll›yoruz sohbetimize, yafl› yetmeyenler ve tan›mayanlar için kendisini anlatmas›n› rica ediyoruz önce: “1938 Ankara do¤umluyum. ‹ktisadi ve Ticari ‹limler Akademisi mezunuyum. Futbola 1956’da 19 May›s Stad›’nda Gençlik ve Spor ‹l Müdürlü¤ü’nün yaz spor okullar›nda bafllad›m. O zaman Vahap Özaltay antrenörümüzdü. Seçme yapt›lar. Yaz turnuvalar›na kat›ld›m. O seçmelerde Ankaragücü transfer etti beni. 1956’da Ankaragücü’ne transfer

oldum. Ayn› dönemde Ticaret lisesinde tahsilime de devam ediyordum.” Ankaragücü’nde bir sene oynad›ktan sonra Galatasaray’a gidip orada mutsuz olarak Ankara’ya geri dönüflünü merak etti¤imizi, bu hikâyeyi bizzat kendinden dinlemek istedi¤imizi belirtiyoruz, devam ediyor Ertan A¤abey: “Do¤ru söylüyorsunuz, mutlu olamad›m. 1956’da Ankaragücü’nde bafllad›ktan sonra, ‹stanbul’a bir özel maça gittik Galatasaray’la. O zaman Galatasaray'›n antrenörü ‹ngiliz George Dick’ti. Mithatpafla Stad›’nda Turgay’a bir gol att›m, deniz taraf›ndaki kaleye. Top iç demire çarpt›, geri geldi. O arada

seni banko oynataca¤›m’ dedi. Ben tabii Gündüz a¤abeyin o sözünü dinlemedim. 1960’ta tekrar Ankara’ya döndüm. Asl›nda kalabilirdim.” Bu cevapta bir “Keflke” sezinledi¤imizden, “Piflman m›s›n›z?” diye soruyoruz. Cevap bizi do¤rular nitelikte: “Piflman›m, Gündüz A¤abey 1965-66’da Metin’le bana garanti vermiflti. Çünkü çekifliyoruz. ‹kimizin de 18 beni iyi tan›yordu. Koyu bir Feriköy’ü golü vard›. Bana bir gün Galatasarayl›yd›. çal›flt›r›yordu ama bizim telefon etti, “Ertan benim bu Mecidiyeköy’deki toprak sene gol kral› olmam laz›m' sahaya gelip her idman›m›z› seyrederdi. Beni idmanda, dedi. Kitap ç›kar›yormufl, maçlarda falan görüp çok gol kral› olmazsa be¤eniyor. ‹yi oynuyordum ‹ngiliz beni tak›ma satamayaca¤›n› söyledi. fakat koyam›yordu. Hakl›yd› da. Son iki maçta Metin Oktay’› kim kesecek? iki gol at›p Gelmifl geçmifl en iyi Ben bekliyordum onu geçtim. santrfor. ama Gündüz A¤abey Ankara’ya dönece¤imi hissetti ve “Dönme” dedi. ‹ngiliz beni be¤enmifl. ‘Derhal bu Onu dinlememekle çok büyük hata çocu¤u transfer edeceksiniz,’ demifl. ettim. Keflke dönmeseymiflim.” O zaman tahsilim de var, yafl›m 18. Do¤an Kolo¤lu geldi Galatasaray Metin Oktay’› geçtim ad›na. Eski gazeteci olan enifltem, Raflit Giray’la konufltu. Tabii o zaman Dönüflünün iki kere üst üste gol kral› bu kadar transfer yok. ‘Galatasaray istiyor’ dediler... Ben de ilk heves, unvan›n› almas›yla ve Ankaragücü’nde do¤ru dürüst Ankaragücü’nün simge isimlerinden oynamad›¤›m halde Galatasaray’a biri olmas›yla neticelendi¤ini transfer oldum. Mutlu olamamam da hat›rlatarak bu düflüncelerini açmas›n› flöyle: Benim gitti¤im zaman Metin rica ediyoruz bu sefer: “Kötü bir Oktay, Galatasaray’›n her fleyiydi. Ben Galatasaray tecrübesi geçirmifltim ve de Metin’le ayn› tarzda oynad›¤›m Ankaragücü’ne döndükten sonra için fazla forma flans› bulamad›m. kendimi ispat etmek zorundayd›m. Hatta bir-iki sene bekledim. O s›rada Ankaragücü’nde tekrar bafllad›¤›mda rahmetli Gündüz K›l›ç, Feriköy’ü iyi form yakalad›m, istekliydim de. çal›flt›r›yordu. Bana ‘Ertan sen Ard›ndan gol krall›¤› geldi. 1965-66 Ankara’ya dönme, ben Galatasaray’a senesi Metin’le çekifliyoruz. Metin geliyorum. Metin Palermo’ya gidiyor, beni, ben de onu çok severdim ama

bir gol kral›n›n da Ankara’dan ç›kmas› laz›md›. Rahmetliyle bir de de¤iflik bir durumumuz oldu. ‹kimizin de 18 golü vard›. Bana bir gün telefon etti ve ‘Ertan benim bu sene gol kral› olmam laz›m,’ dedi. Kitap ç›kar›yormufl, ama gol kral› olmazsa onu satamayaca¤›n› söyledi. ‘Valla kaptan flimdi ben de böyle bir f›rsat› yakalad›m, b›rakal›m kim olursa olsun. ‹nflallah sen olursun’ dedim. Son iki maç kalm›flt›. Sonra ben iki gol daha att›m, Metin atamad›. 20’ye 18’le ben ald›m. Rahmetliyle sonra bulufltuk ‘Sen de hakl›yd›n’ dedi. Bu enteresand›r, çünkü gol krall›¤› neredeyse onun hükümranl›¤› alt›ndayd›.” Bir sene sonra tekrar gol kral› olmas›n›, PTT’ye istemedi¤i halde gönderilmesiyle beraber anlatmas›n› rica ediyoruz bu kez. “O zaman›n paras›yla 60 bin lira çok büyük transferdi. 35 bin liraya kalmak istedim fakat Ankaragücü benden çok büyük para kazan›yor. Kulüp paras›z, beni satmak istiyorlar, ben gitmek istemiyorum. Bir hafta uyumad›m neredeyse. Enifltem rahmetli Raflit Giray, Ankaragücü yöneticileriyle görüflüyor, ‘Sataca¤›z’ diyorlar. O zaman PTT’nin Antrenörü Bülent Giz. Birinci maçta kaptanl›¤› bana verdi. Öyle bir mesuliyet yükledi ki bana, kaptan olunca iyi oynamam laz›m. O sene de gol kral› olmak istedim, çok arzu ettim. Kadromuzda Tamer Güney, kaleci Yavuz, Metin Kurt, Köksal vard›. Bu arkadafllar›mla beraber o sezon da gol kral› oldum.” O sezon Ankaragücü’nün çok kötü bir sezon geçirdi¤ini ve Feriköy’le beraber küme düfltü¤ünü hat›rlat›yoruz Ertan A¤abeye. “Ankaragücü’nden gitti¤im zaman, o sezon küme düflmesi beni de yaral›yor tabii. Ben gol kral› oluyorum, Ankaragücü küme düflüyor. Ankaragüçlü topçularla o zaman da görüflüyoruz. Candan Dumanl›, rahmetli Y›lmaz Yücetürk orada oynuyor. MKE’de yöneticiler memur zihniyetindeydi, bilemediler ifli. Beni para için sat›yorsun ama yerime adam alm›yorsun. Adam alamay›nca, Ankaragücü düfltü. Çok üzüldüm tabii. Ben do¤ma büyüme Ankaragüçlüyüm.” “Çok ilginç bir hikâyeniz var o sezon. Ankaragücü maç›nda zor durumdalar diye haber gönderiyorsunuz” diyoruz. Anlatmaya devam ediyor Ertan Adatepe: “Devre aras›nda gönderdim haberi. Maç 0-0. Malzemeciyle Candan Dumanl› ve Y›lmaz Yücetürk’e haber yollad›m. Berabere biterse Ankaragücü puan al›yor, biz yenersek çok tehlikeli bir duruma do¤ru gidiyorlar. ‘0-0’a oynayal›m’ dedim. Haber flöyle geri döndü, ‘Ç›ks›n istedi¤i gibi oynas›n, kabul etmiyoruz.’ Benim iyi niyetim bir anda ters tepti. Ama bunu PTT’deki tak›m arkadafllar›m duydu. ‘Öyle mi?’

dediler. Maç 3-1 bitti, iki golü ben att›m. O sezon zaten küme düfltüler.” 1970’te futbolu b›rakt›ktan sonra teknik adaml›¤› düflünüp düflünmedi¤ini soruyoruz bu sefer Ertan A¤abey’e: “O tarihten sonra teknik adaml›k için C ve B kursuna gittim. A’ya gidecekken annem rahats›zland›, dolay›s›yla onu b›rakamad›m. Eflim de zaten Ankara d›fl›na ç›kmam› istemiyordu. O tarihten itibaren kurslar› b›rakt›m. Beraber gitti¤imiz kurslardan sonra rahmetli Gürsel, Fevzi, Candan ve Zeynel antrenör oldular. Ben b›rakt›m ve bir daha da istemedim.” Saha içindeki çekiflmeleri soruyoruz. “Özellikle Befliktafll› Tatar Süreyya ile çok çekiflirmiflsiniz,” diyoruz. “Tatar, Befliktafl’ta santrhaf, ben de PTT’de oynuyorum o y›llarda. Devaml› arkadan tekme at›yordu. ‹stanbul’da Mithatpafla'da hiç unutmam ‘Yapma, flurada top oynuyoruz, b›rak oynayal›m’ dedim. Yirmi dakika bunu söyledim. ‘Bak ben vurursam sen gidersin,’ dedim. Hakikaten bir pozisyonda top aram›zda kald›. Bir yakalad›m ben bunu, Süreyya gitti. Futbolda sakatlamak çok kolay, herkes herkesi isterse sakatlar. Ama ben yalvar›yorum, ‘Yapma,’ diye. Süreyya’yla biz zaten Genç Milli Tak›m’da da beraber forma giymifltik. O Eskiflehir’den gelmiflti, Ogün ‹zmir’den, ben Ankara’dan, kaleci Özcan ‹stanbul Vefa’dan. Antrenörümüz Sabri Kiraz’d›. Hepimiz arkadaflt›k yani. Saha d›fl›nda hiçbir zaman problemimiz olmazd›, her fley saha içinde kal›rd›.”

Milli Tak›m denince ‹stanbul akla gelirdi Genç Milli Tak›m günlerini anlat›rken merak›m›z› çeken bir konuya temas ediyoruz. Ertan Adatepe Türk futbolu için çok önemli bir isim, fakat milli olma say›s› bu durumla örtüflmeyecek kadar az. Bunun sebebini soruyoruz, “Bir kez A milli olman›z› neye ba¤l›yorsunuz?” diyerek. “Milli Tak›m dendi¤i zaman ‹stanbul akla gelirdi ilk. Anadolu’dan bir-iki oyuncu seçilirdi. Beni al›rlard› ama oynayamazd›m, çünkü Metin vard›. O zamanki Milli Tak›m’› düflünebiliyor musunuz? Hilmi’ler, Lefter A¤abeyler, Metin, Kadri. Müthifl yani. Oralara girmek o kadar zor ki. Biz ancak yedek gidebiliyorduk o kadar oynad›¤›m›z halde.


Tabii milli maçlar da azd›. Ara s›ra bizi de gol kral› olmufl diye ça¤›r›rlard› fakat oynama flans›m›z çok azd›. Ben Genç Milli Tak›m ve Ordu Milli’de oynad›m, ama A Milli flans›n› çok yakalayamad›m.” fiu anki durumu nas›l buldu¤unu soruyoruz. “fiu anda ben gol kral› olsam, Milli Tak›m’da oynard›m. Hem d›fl temas fazla hem de iyi oynayan› zaten tak›ma al›yor Fatih. Biz o flans› yakalayamad›k. Benim gibi çok arkadafl böyleydi. Zeynel mesela, ‘Rüzgâr›n o¤lu’ müthifl sol aç›k... Oynayam›yor. Hilmi A¤abey oynuyor orada. Kadri var, Lefter A¤abey var, nas›l oynayacak?”

Ankara flampiyon ç›karamaz Ankara’n›n futboldaki yerini nas›l gördü¤ünü sorduk, ayn› samimiyetle devam ediyor: “Ankara hiçbir zaman flampiyon ç›karamaz. Sebebi çok basit, bir kere Nurettin Çaml›kl› yönetimdeyken sordu, ‘Biz nas›l flampiyon oluruz’ diye. Üç fley var dedim. Bir para, iki hakem, üç bas›n. ‘fiimdi paray› anlad›m da, hakemle bas›n› anlayamad›m,’ dedi. Dedim ki, hakem müessesesi paradan sonra gelir. Hakemler isterse bizi flampiyon yaparlar. Ama bunu yanl›fl anlamay›n. Bu hakem deste¤ini siz saha içinde samimi olursan›z, onlara yard›mc› olursan›z al›rs›n›z. Ulusal bas›n da bizi desteklerse o zaman gideriz dedim. ‹flte en basiti Sivasspor çok iyi gidiyor, bas›n yine de çok ilgi göstermiyor. Ama bana sorarsan›z Ankara’dan bir flampiyon ç›kmas› mümkün de¤il. Bir ara Trabzonspor k›rm›flt› bunu, o kadar. Örne¤in ‹zmir’den tak›m kalmad› ligde. Ama tabii baflka faktörler de var. Geçenlerde Cemal Ayd›n söylemifl, Ankaragücü’nün bütçesi 8 milyon dolar. Fenerbahçe’nin bütçesine bak›nca durumu anl›yorsunuz. Ara 44 TamSaha

s›ra Ankaragücü Fener’i, Galatasaray’› yenebilir ama çok farkl› teraziler var. Fenerbahçe flu an kulüp, Ankaragücü daha tak›m. Bugün herkes Galatasarayl›, Fenerbahçeli do¤uyor. Ankaragüçlü yok. Bugün ben Metin Oktay diyorum mesela, çikletlerden ç›kard› foto¤raflar›. O zamanki çocuklar kadrolar› ezbere sayarlard›, flimdi sayam›yorlar.” Ankara’daki tak›m say›s›n›n fazlal›¤›n› hat›rlatt›¤›m›zda devam ediyor Ertan a¤abey: “Alt› tane tak›m vard›. Biz herkesi yenebiliyorduk, ama bunlar hep gölgede kal›yordu. Daha ileri gidemiyorduk, flimdi de öyle. Hatta fark gitgide büyüyor. Kulüp olmak baflka bir fley. Bence Türkiye’de en iyi kulüp Fenerbahçe. Galatasaray daha yeni gelmeye çal›fl›yor. Befliktafl stad› emaneten ald›, büyütece¤im falan diyor.”

Seyircinin kalitesi bozuldu Taraftar›n ilgisinin zaman içinde sanki azald›¤›n› söyleyince onayl›yor bizi: “Çok azald›. Neden azald›¤›n› da söyleyeyim size, eskiden alt› tane tak›m vard›. fiu gördü¤ün 19 May›s Stad› müthifl dolard›. Herkes de gelirdi. fiimdi seyircinin kalitesi bozuldu. Ben gitmiyorum maça iki senedir. Hofl bu kalite ‹stanbul’da da bozuldu. Fenerbahçe, Befliktafl, Galatasaray taraftarlar› beraber otururdu. Sa¤da Befliktafl, ortada Fenerbahçe, solda Galatasaray yan yana oturuyorlard›. Herkes de tezahürat yap›yordu, kavga gürültü olmaks›z›n. Bu çok önemliydi. fiimdi bu bozuldu mesela. fiimdi maça gitti¤im zaman futbol seyircisinden rahats›z oluyorum. ‹ngiliz lig maçlar›n› görünce bay›l›yorum. Herkes el ele, kol kola. Befl sene sonras›na kombine bilet sat›yorlar. Bizde kombine alanlar bile ma¤dur oluyor. Kombine alm›fls›n ama bir bak›yorsun adam›n biri senin yerinde oturuyor. Polise söylüyorsun, ‘Ben kar›flmam’ diyor. Kim kar›flacak, yerine oturabilmek için kavga m› edecek yani? Adam ailesiyle gelmifl, bir daha kombine al›r m›?” Hangi ligleri takip etti¤ini merak ediyoruz Ertan A¤abeyin. “‹ngiltere” diyor çok net bir biçimde ve ekliyor: “‹ngiltere ligini birinci s›rada tutuyorum. Benim kuvvetli fizi¤im vard›, topa da iyi vururdum. Belki o yüzden bana çok güzel geliyor. ‹ngiliz Ligi olmazsa, ‹spanya, o da olmad› ‹talya Ligi’ni takip ediyorum. Almanya Ligi dördüncü s›rada. Bize benziyor çünkü.”

Favorim Lefter A¤abeydi Kimlerle oynarken zevk ald›¤›n›, sahada kimlerle beraber oldu¤unda mutlu oldu¤unu soruyoruz bu kez de. “Ben çok küçükken Befliktafll›yd›m. Befliktafl Ankara’ya geldi¤inde Bellevue Oteli’nde kal›rd›. Önünde ba¤›r›rd›k. fiükrü Gülesin, Hakk› Yeten ç›kar, balkondan el sallard›, bize yeterdi. Taraftara bak. Sonra ben futbol oynamaya yeni bafllam›fl›m, Hacettepe beni denemek istedi. Befliktafl’la burada oynayacaklar. Ben o kadroyu o zamanlar çikletlerden topluyorum. Eflref, Ali ‹hsan, Nusret üçlüsü mesela. Yirmi dakika oynatt›lar beni ama ben yirmi dakika sahada onlar› seyretmekten topa de¤emedim bile. Hacettepe de tabii beni b›rakt›. Kaz›m Türesin vard› yönetici; ben Ankaragücü'ne gittikten sonra kafas›n› vuruyor yerlere, ‘Yahu seni biz getirdik, niye gönderdik’ diye. Ama oynayamad›m ki… O zaman o çikletten ç›kan insanlar bize ilah gibi geliyordu. fiimdikiler de belki bugünkü çocuklara öyle geliyordur. O zaman yabanc› da yok, hep Türk futbolcusu. Hiç kimseye özenmedim ama. Yani onlara özenerek futbol oynamaya bafllamad›m. Ama saha içinde gördü¤üm en büyük yetenek Lefter A¤abeydi. Ben onu çok severdim, o da beni. Daha Fenerbahçe’ye gitmeden mesela fienol-Birol iyi futbolculard›, hem de çok iyi arkadaflt›k. O zaman futbolcular aras›nda dostluk müthiflti. fiimdi de öyle mi bilemiyorum. Belki de o dönem bu kadar para dönmüyordu ortada, o yüzden dostluklar çok iyiydi.” Akl›m›za bu sefer de yaflad›klar› komik bir prim öyküsü tak›l›yor, onu da teyit etmek istiyoruz. “fieker Hilal’le Ankaragücü sahas›nda oynuyoruz. Kulüpte para yok, prim de veremiyorlar. Gol bafl› 5 lira dediler. 14 gol att›k, 70 lira ald›k. Maç uzasa belki 20 olacak. Zaten o dönem para konusunda hep s›k›nt› olurdu. Ben Ankaragücü’nde tak›m kaptan›y›m, prim almadan oynuyoruz. Bir gün çocuklar› toplad›m ‘Ne yapaca¤›z arkadafllar?’ diye sordum, ‘Sen tak›m kaptan›s›n, yöneticilerle konufl’ dediler. Yöneticilere gittim dedim ki, ‘Biz ne zaman prim alaca¤›z, on maç› geçti.’ ‘Ertan, flu an param›z yok,’ dediler. Ziya Taner antrenörümüz, Ercan Taner’in babas›. Yöneticiler dedi ki ‘Ziya Hocaya veriyoruz bir tek.’ Hemen gittim, ‘Ziya Hoca biz para alam›yoruz ama size veriyorlarm›fl, o zaman sizin de almaman›z gerekir’ dedim. ‘Ertan biz burada kira veriyoruz, bir anlamda mecburum’ dedi. Bunun üzerine futbolcu arkadafllar›m› toplad›m, hâl böyleyken o antrenör bana ‘Ç›k, maç kazan’ diyebilir mi? Futbolcu arkadafllar›ma flöyle dedim: ‘Arkadafllar hepimizin transferi var. ‹sterseniz oynay›n, isterseniz

oynamay›n. Primi unutun, ç›kaca¤›z oynayaca¤›z.’ Biz o sezonu öyle bitirdik. Ercan Taner, Bahçeli’de do¤du. Ben onu kuca¤›mda büyüttüm. Bir gün geldi ‘Ertan A¤abey, ben spiker olabilir miyim?’ dedi. ‘Anlat bakal›m palavradan bir maç’ dedim. Bafllad› anlatmaya ‘Olursun tabii, git TRT imtihanlar›na gir’ dedim. Onu çok seviyorum ama bir tek fleyi ö¤retememiflim, çok ba¤›r›yor. Bir lakab› var m›yd› acaba Ertan A¤abeyin, merak ediyoruz. “King’di lakab›m. Onu bana Candan takm›flt›. O zamanlar ‹talyanlar›n Calcio mecmuas›n› takip ediyor. Golleri krokilerle falan gösterirlerdi. ‹talyanlar›n meflhur bir santrforlar› varm›fl, ona da King diyorlarm›fl. O da bana King lakab›n› takm›flt›. Biz de onu mahçup etmedik herhalde.” Ertan A¤abey’e tüm o koflullarda hayat›n› nas›l idame ettirdi¤ini soruyoruz. “Primlerimizde bir tek demin anlatt›¤›m dönem s›k›nt› yaflad›k. Onun d›fl›nda Ankaragücü ödemelerimizi düzenli yapt›. 1970’te b›rakt›m, ticaret yapmak hiç akl›ma gelmedi. ‹ktisadi ve Ticari ‹limler Akademisi’ni bitirdim. Galatasaray’a gitti¤im dönem Çemberlitafl’ta okudum. Dönünce kayd›m› Ankara’ya ald›rd›m, Ankara’dan da mezun oldum. Ticaret de yapm›yorum, ne olursun? O zaman memuriyet yapacaks›n. Beden Terbiyesi Genel Müdürlü¤ü hemen beni ald›. Daire Baflkan› olarak görev yapt›m ve oradan da emekli oldum.”

fiimdiki idmanlar müthifl Oynad›¤› dönemdeki en büyük eksi¤in ne oldu¤unu soruyoruz bu büyük spor adam›na. “Biz sal›-perflembe idman yapard›k. Bugün düflünebiliyor musunuz, haftada 4 saat idman yapan bir futbolcunun oynayabilece¤ini. Biz flimdiki idmanlar› yapm›fl olsayd›k iki misli daha iyi oynarm›fl›z. ‹dman yetmedi¤i için biz kendimiz çal›fl›rd›k mesela. Herkes içeri girerdi, biz iki saat daha sahada kal›rd›k. ‹ri vücutlu oldu¤um için bana idman zaten az gelirdi. A¤›r idman yapmam laz›md›. Ben de kendim telafi ederdim onu. fiimdiki futbolcular çok flansl›. O kadar iyi ve çeflitli idman yap›yorlar ki. R›dvan Dilmen bana bir defa dedi ki, ‘Ertan A¤abey siz bu zamanda olsa oynayamazd›n›z. Metin A¤abey de oynayamazd›.’ Ona, ‘Sen Metin A¤abeyini hiç gördün mü? Metin ceza sahas› içinde her topu gol yapard›. Ona flimdiki gibi 6-7 idman verseydin, çok daha müthifl olurdu,’ dedim. Turgay fieren’in kalede idman yapt›¤›n› hiç görmedim. ‹dmanda hep santrfor oynard›. Bu kimin eksi¤i? O zamanki antrenörler ve Türkiye flartlar›n›n. O tarihlerde d›flar› ç›kt›¤›nda 5-6 gol yiyiyordun. fiimdi kondisyonu bile yakalad›k Avrupa’yla.


Sonuçta onlar da iki ayakl›. O zamanlar biz yapam›yormufluz, onlar idman› çok yap›yorlarm›fl demek ki. Ayn› zamanda malzeme konusunda da s›k›nt› yafl›yorduk. 19 May›s Stad›’nda bir gün gece maç› yap›lacak. O tarihte Vahap Özaltay Ankara’da iki tak›m› karfl› karfl›ya getirecek ama Ankara’da ›fl›kland›rma yok. ‹tfaiye arabalar›n› getirdiler, farlar›n› duvara vurdurup öyle ayd›nlatt›lar sahay›. Aya¤›mda kötü lastik beyaz bir ayakkab› var. Onu siyaha boyayay›m bari dedim. Gittim siyah boya ald›m, kendim boyad›m. fiartlar çok zordu tabii o zaman. Bir tane ayakkab›m›z var. Ben ayakkab›lar›m› maçtan sonra eve götürür, y›kar, temizler, domuz ya¤›yla ya¤lard›m. Bir hafta sonraki maça kadar öyle beklerdi. Ayakkab›y› çamurlu sahadan sonra temizlemezsen kaskat› olurdu, giyemezdin bir daha.”

Deparda kimse geçemezdi ‹zleyemeyenler için sahada nas›l bir oyuncu oldu¤unu tarif etmesini rica ediyoruz bu kez de Ertan A¤abeyden. Gülerek anlatmaya devam ediyor: “Ben oynarken öyle tek santrfor gibi oynamazd›m. Forvet arkas› gibi oynard›m. Vücut itibar›yla çabuk de¤il, ama süratliydim. Bir çabuk vard›r R›dvan Dilmen gibi, bir de süratli vard›r. Depara kalkt›¤›mda beni kimse geçemezdi. Ama k›sa mesafede çabuk de¤ildim. Onun idman›n› bana kimse yapt›rmad›. Yapt›rsayd› belki k›sa mesafede de çabuk olacakt›m. fiimdilerde bana benzeyen kim oynuyor bilemiyorum ama mesela Alex gibi diyebilirim. Forvet arkas›ndan gelerek gol atan bir oyuncuydum. Gol kral› oldu¤umda da direkt santrfor de¤ildim. Penalt›lar› falan da atmazd›m. Candan atard› onlar›. Penalt› kullansayd›m belki o say› da daha yüksek olurdu.” Bazen de seyrederken kendini tutamad›¤›ndan bahsediyor Ertan A¤abey. “O sahalarda, o ayakkab›larla, o topa öyle mi vurulur dedi¤im çok olur” diyor. Bunun sebebinin de çal›flmamak oldu¤unu söylüyor. ‹dman bitince herkesin hemen içeri girmesini anlayamad›¤›n› özellikle vurguluyor. “Sabri Kiraz duvara yuvarlak çizerdi, Metin de çal›flt› öyle. 1000, ertesi gün 1100 kere topu o daireye vururduk. Basketçiler flimdi ayn›s›n› yap›yor. Ne kadar çok çal›fl›rsan o kadar daha iyi atars›n. Çok tekrar önemli. Ben idman› çok severdim, baz›s› idman› sevmez. Ama maalesef yetene¤imin yüzde 100’ünü kullanamad›m, yüzde 60’ta kald›m.” Att›¤› en güzel golün Galatasaray’a transferine neden olan gol oldu¤unu belirtiyor büyük golcü. “fiimdi ‹ngiliz liglerinde çok at›yorlar o golleri.

Hareketli dönen bir topa gelifline vurdum. ‹ç demire vuran top geri geldi, Turgay göremedi bile topu.” Ertan A¤abeyle baflkenti konufluyoruz sonra. Ankara’da olmaktan ve yaflamaktan memnun oldu¤unu belirtiyor. Son on senedir neredeyse ‹stanbul’a gidemedi¤ini belirtiyor. Ama dostlar›n› görmeye gelece¤ini eklemeden de edemiyor. Bu arada onlar›n aras›nda oldu¤umuzu ö¤renmek sevindiriyor bizi. Ertan A¤abey yazlar›n› da çok uzun süredir Marmaris’te geçiriyor. Neredeyse 25 senedir ayn› biçimde, karavan›nda. Futbolun son halini soruyoruz, Adatepe nas›l görüyor acaba? “Futbolda flimdi daha çok pres var, daha çok kofluyorlar. Biz daha rahatt›k o anlamda. Presli futbol oynamak zordur. Futbolu b›rakmaya yak›n ‹stanbul’da bir Galatasaray maç› oynad›m mesela, aya¤›ma top de¤meden 5-0 oldu maç. Galatasaray o zaman onu oynuyordu. Top Galatasaray tak›m›nda, bak›yorsunuz ben bomboflum. Asl›nda ben bofl kalmayaca¤›m, Galatasarayl›lar› kovalamam laz›m. Bana top geliyor, Galatasaray’dan üç kifli benim yan›mda. fiimdi o anda benim gördüklerimin çok daha fazlas› oynan›yor. fiimdiki idmanlar›n neticesinde kuvvet ve direnç artt›. Bu da haliyle oyuna yans›yor.” Yeni futbolcu adaylar›na da söyleyecek sözü var Ertan A¤abeyin: “Futbolculuk art›k meslek oldu. Doktor nas›lsa futbolcu da öyle. Nas›l doktor gidip sabah ameliyat›n› yap›yorsa futbolcu da ayn›. Kimse meslek de¤il diyemez. Ben futbol oynarken her sezon bafl› t›rna¤›m batt›¤› için iki hafta top oynayamazd›m. Çünkü yaz›n tatil yapard›m, gelip s›k› ayakkab›y› giyince, topa da vurdu¤um anda t›rnak batard›. Hiç kimse bana ‘Pedikür yapt›r’ demedi. fiimdi ben merak ediyorum, acaba pedikür yapt›ran futbolcu var m›? Bu ay›p de¤il ki, futbolcu da bakmal› kendine, özen göstermeli. Eskiden futbol oynayan okuyamazd›. Cahil insanlar futbolcu olurdu. Ben nadir bitirebilenlerdenim. Ben eflimi istedi¤im zaman, futbolcuyum diye vermek istemediler. fiimdi öyle mi? Ama futbolcu kendini de yetifltirmeli. Kendine iyi bakacaks›n, g›dan› alacaks›n, idman› iyi yapacaks›n. Her idman sonras› nerede oynuyorsan ona göre tekrar, ekstra idman yapacaks›n. Çünkü sezon sonunda

para kazanacaks›n. Ben flimdi oynuyor olsayd›m çok para kazan›rd›m. Çünkü idman›, futbolu, gol atmay› seviyordum. Meziyetim vard›, kuvvetliydim. Hâlâ ayn› flekilde yafl›yorum. Mesela içkim, sigaram yok. Sporcunun hayat›n›n da sporcu gibi olmas› gerekli bence.” Ertan A¤abeyin söylediklerine hak vermemek elde de¤il. Çünkü karfl›m›zda söyledi¤i yafltan en az on-on iki yafl daha genç görünen bir fizik ve bununla yo¤rulmufl müthifl de bir olgunluk var. Her dem taze golcü Ertan Adatepe sanki bugün ç›kartsan›z gollerine kald›¤› yerden devam edecek gibi. Futbol ve medya konusunu nas›l de¤erlendiriyor Ertan A¤abey acaba? “Ben y›llarca futbol oynad›m, kendimi hiç seyretmedim. Televizyon yok, rahmetli annem hiç bilmiyor. Ben maç›m› tekrar tekrar seyretseydim çok daha iyi olurdum. Hatam›, eksi¤imi görürdüm çünkü. Biz maçlar›m›z› sinemalarda, Ziraat Bankas› program›nda seyrederdik. O zaman maç bitiyordu, bitti. Hatal› m› gol yedik, sistemde mi bir hata var, bilemiyordun ki. Bu arada TV’deki elefltirileri de olumlu buluyorum. Keflke ben oynarken televizyon olsayd› da beni de elefltirselerdi.” Ertan Adatepe’ye son sorumuz,“Futbol oynad›¤›n›z, futbolcu oldu¤unuz için mutlu musunuz?” oldu. Cevab› gülümseyerek verdi yine: “‹yi ki oynam›fl›m, benim dünya tatl›s› dostlar›m oldu. Ben top oynamasayd›m, çok param olsayd›, bu dostlu¤u kazanamazd›m. Parayla kazan›lmaz dostluklar. fiu anda yetmifl yafl›nday›m ve jenerasyonum beni çok sever. Sevilmek de önemlidir. Düzgün insan, adam gibi adam diyorlar ya, ben hep öyle olmaya gayret ettim. O yüzden de kimseyle bir sorunum olmad›. Herkes beni nas›l severse, ben de herkesi severim.” Teflekkür ediyoruz Ertan A¤abeye ama bizi b›rakm›yor ki, “Buraya kadar gelmiflsin yemek yiyece¤iz beraber,”

diyor. Sayg› duyuyoruz, susuyoruz. Tenis Kulübü’nde çal›flan arkadafllar da pervane oluyor etraf›m›zda. Her fleyin fark›nday›z asl›nda, onlar Ertan A¤abeyle iki dakika sohbeti bile kazanç bellemifller, ne güzel! Vedalafl›rken sanki k›rk y›ll›k dostunu yolcular gibi Ertan Adatepe. Karfl›larkenki gibi... Öylesine samimi, öylesine sahici. Gitmeden tembih etmeyi unutmuyor: “Ankara’ya geldi¤inde mutlaka bekliyorum yine.” Baflkentten ayr›l›rken rüzgâr flehrin sokaklar›ndaki pudra flekerini oradan oraya süpürüyor. Bu görüntünün ortas›nda bir roman kahraman› gibi çevreyi gözlerken, Ertan A¤abeyle sohbetimizden bir cümleyi an›ms›yorum: “Benim dünya tatl›s› dostlar›m oldu.” Sessizce gülümsüyorum... n

TamSaha 45


Futbolun Beyin Tak›m› K›vanç Koçak

Helenio Herrera

Futbolun asma kilidi Tak›mlar›n›n oynad›klar› oyunun “›fl›lt›l›” olmas› ayr›ca k›ymetlidir elbette ama parlak olmasa da ifle yarayan bir takti¤in peflinden gitmek de kabul edelim ki ayr›ca bir maharettir. ‹flte bugün Helenio Herrera isminin de futbol dünyas›nda hâlâ bir yeri varsa bunun arkas›nda sadece kazand›¤› kupalar›n de¤il, belki de onlardan çok daha önemlisi yaratt›¤› takti¤in, “catenaccio”nun pay› vard›r. Çünkü o, oyunun seyrini de¤ifltiren adamlardand›r. Herrera’n›n elindeki malzemeyi kendi futbol felsefesiyle harmanlamadaki büyük baflar›s› “catenaccio”yu ortaya ç›kard›. ‹talyan futbolunun yap›sal özelliklerini çok iyi analiz eden, kendi tak›m›n›n s›n›rlar›n› da net flekilde ortaya ç›karan “Sihirbaz”, duvar gibi sa¤lam bir defans yap›s›n›, h›zl› kontratak futboluyla birlefltirince zaferler birbirini ard›na geldi.

F

utbolun özü kar›fl›kt›r. Yetenek, flans, keramet, ilahi adalet, çal›flma, kondisyon, inanç, mücadele, teknik... Metafizik ve rasyonalitenin bu kadar iç içe geçmifl olmas› belki de bu oyunu bu kadar “büyülü” yapar. Asl›nda oyuna içerik olan tüm “metafizik” unsurlar›n tam tersine iflaret eden her fleyi “taktik” olarak özetlemek mümkündür. ‹yi bir taktik, sa¤lam bir kurgu, manal› bir sahaya yay›lma plan› oyunun gidiflat› üzerinde temel derecede öneme sahiptir. Bu yüzden iyi taktisyenler aradan on y›llar da geçse unutulmazlar. Tak›mlar›n›n oynad›klar› oyunun “›fl›lt›l›” olmas› ayr›ca k›ymetlidir elbette ama parlak olmasa da ifle yarayan bir takti¤in peflinden gitmek de kabul edelim ki ayr›ca bir maharettir. ‹flte bugün Helenio Herrera isminin de futbol dünyas›nda hâlâ bir yeri varsa bunun

46 TamSaha

arkas›nda sadece kazand›¤› kupalar›n de¤il, belki de onlardan çok daha önemlisi yaratt›¤› takti¤in, “catenaccio”nun pay› vard›r. Çünkü o, oyunun seyrini de¤ifltiren adamlardand›r...

‹spanyol, Arjantinli, Fasl›, Frans›z… Kendisi daha sonra gerçek do¤um y›l›n›n 1916 oldu¤unu söylese de do¤um y›l› kay›tlara 1910 olarak geçen Herrera, hayata gözlerini Arjantin’in baflkenti Buenos Aires’te açt›. ‹spanyol bir çiftin çocu¤u olan Helenio, ailesinin o henüz dört yafl›ndayken dönemin Frans›z kolonisi Fas’›n Kazablanka flehrine göçmesiyle, Frans›z vatandafl› da oldu. Bir marangoz olan babas›, önceki üç o¤lunu kaybetti¤inden, dördüncü o¤luna çok büyük sevgi duyuyordu. Böylece futbol aflk›n› rahat rahat gelifltiren Helenio, Roches Noires tak›m›nda kendine yer bulmaya bafllad›. Bir savunma oyuncusu olarak yavafl yavafl sivrilen genç futbolcu, 1931-32 sezonunda Racing Casablanca tak›m›na geçti. Sezon sonunda Paris’e giden ve CASG Paris tak›m›nda forma giymeye bafllayan

Gerçek bir öncü

Helenio için yeni bir sayfa aç›lm›fl oluyordu. Bir yandan Citroen’de çal›fl›p bir yandan futbol oynamaya devam eden Herrera, Stade Français’de gösterdi¤i baflar›l› performans›n ard›ndan FCO Charleville tak›m›na transfer oldu. 1937’de Excelsior Roubaix, 1939’da ise Red Star Paris tak›mlar›n›n formas›n› giyen futbolcu, burada milli tak›ma kadar yükseldi. 1942’de ise Fransa Kupas›’n› kazanan ekibin içinde yer ald›. Gösteriflsiz, sade oyununa, yerinde müdahaleleri ve oyun okumadaki baflar›s›n› da ekleyen Herrera, iyi bir savunma oyuncusunda bulunmas› gereken özellikleri tafl›yordu. Bundan sonra Stade Français’e dönen, EF Paris-Capitale ve Puteaux tak›mlar›nda da oynayan Herrera, dizinden geçirdi¤i sakatl›k bir türlü tam olarak düzelmeyince futbolu b›rakmaya karar verdi ve Stade Français’de k›sa bir süre oyuncu-menajer olarak görev yaparak teknik adaml›kla tan›flt›.

‹spanya futboluna at›lan imza 1945-1948 aras›nda Stade Français’i çal›flt›r›rken bir yandan da Fransa

Herrera, bir teknik adam›n tak›m› üstünde en üst düzeyde hâkim olmas›n›n da hemen hemen ilk örneklerindendi. Oysa dönem, teknik adamlar›n de¤il y›ld›z futbolcular›n dönemiydi. Tak›mlar ilk on birin y›ld›z› kimse o futbolcunun ad›yla an›l›yordu. Ne var ki, özellikle futbolcu psikolojisi üzerindeki etkileyici konuflmalar›, disiplini her fleyin önüne koyan tav›rlar›yla (lakaplar›ndan birisinin “Futbolun Hitler’i” oldu¤unu eklemeden geçmeyelim!) birleflince 60’l› y›llar boyunca bunun tam tersi oldu ve görev ald›¤› her tak›ma “Herrera’n›n tak›m›” dedirtmeyi baflard›. Futbolcular›n yemesiyle, içmesiyle yak›ndan ilgilenen (içkiyi, sigaray›, abur cubur yemeyi yasaklayan) ilk teknik adamlardan olan Herrera, ayr›ca taraftar›n oyun içindeki öneminin de gayet fark›ndayd›. Taraftar için “12. adam” laf›n› ilk kullanan teknik adamlardan olmas›n›n yan› s›ra günümüzde sadece ‹talya’n›n de¤il, dünyan›n en ateflli taraftarlar›ndan olan “Ultras” hareketinin serpilip geliflmesinde de bizzat yer alm›flt›.


Milli Tak›m›’n›n tek seçicili¤ini yürüttü (1946-1948). Herrera, 1949’da rotas›n› ‹spanya’ya çevirdi. Real Valladolid’de bafllayan ‹spanya serüveni, k›sa sürede Atletico Madrid’e uzand›. Önceleri çok elefltirilse de 1950’de ve 1951’de kazan›lan flampiyonluklarda H.H. imzas› vard›. Atletico’yu ‹spanya’n›n say›l› tak›mlar›ndan birisi haline getirse de 1953’te bir Malaga ma¤lubiyetinin ard›ndan görevine son verildi. Herrera’n›n Madrid’den intikam› a¤›r oldu. Ligin dibine demir atan Malaga, Real Madrid’i 6-0’l›k inan›lmaz bir galibiyetle yenmeyi baflar›yordu. Ancak Malaga’yla da fazla çal›flma imkan› bulamayan H.H., o sezon Deportivo La Coruna’y› küme düflmekten kurtararak ustal›¤›n› bir kez daha ispatlad›. Galiçya’dan sonraki durak ise Endülüs’tü. 1953’ten, 1957’ye kadar Sevilla’n›n bafl›nda kalan Herrera, yaratt›¤› sürekli yukar›lar› zorlayan tak›mla kulüp tarihinin en baflar›l› teknik adamlar›ndan birisi oldu. 1958-1960 aras›nda çal›flt›rd›¤› Barcelona’da ise kariyerine yeni kupalar ekleyecekti. 1959 ve 1960’ta üst üste “üçleme” yaparak kazan›lan lig flampiyonlu¤u, ‹spanya Kupas›, o zamanki ad›yla Fuar fiehirleri Kupas›. Özellikle futbolcularla kurdu¤u güçlü ba¤ sayesinde gitti¤i her tak›ma, “tak›m ruhu”nu kazand›ran “Sihirbaz” bir kez daha çal›flt›rd›¤› tak›ma damgas›n› vurmay› baflarm›flt›.

Herrera, Inter, Catenaccio Yenilmez Üçlü! 1960’a gelindi¤inde art›k dünyan›n say›l› teknik adamlar›ndan birisi olan H.H., Barcelona’n›n bafl›ndayken Fuar fiehirleri Kupas›’nda eledi¤i ve yeni bir at›l›m peflindeki Inter’le anlafl›p ‹talya’n›n yolunu tuttu. Böylece 1960’l› y›llar boyunca tüm dünyan›n bir yandan çekinerek, bir yandan elefltirerek ama esas olarak hayranl›kla izledi¤i birliktelik bafllam›fl oldu. Herrera’n›n elindeki malzemeyi kendi futbol felsefesiyle harmanlamadaki büyük baflar›s› “catenaccio”yu ortaya ç›kard›. ‹talyan futbolunun yap›sal özelliklerini çok iyi analiz eden, kendi tak›m›n›n s›n›rlar›n› da net flekilde ortaya ç›karan “Sihirbaz”, duvar gibi sa¤lam bir defans yap›s›n›, h›zl› kontratak futboluyla birlefltirince zaferler birbirini ard›na geldi. 1963’te lig flampiyonlu¤u, 1964’te Avrupa flampiyonlu¤u, K›talararas› Kupa

flampiyonlu¤u, 1946-48 y›llar› 1965’te lig aras›nda Fransa’y›, flampiyonlu¤u, 1959-1962 aras›nda Avrupa Herrera’n›n futbolcularla aras›nda geçen birçok ilginç ‹spanya’y›, 1966-67’de flampiyonlu¤u, diyalo¤un hepsine yer vermek pek mümkün olmasa da K›talararas› ise ‹talya’y› çal›flt›rarak bir-iki örnek, oyuncularla iliflkisini göstermesi aç›s›ndan Kupa bu üç büyük futbol yerinde olabilir. Inter’deyken gittikleri bir Roma flampiyonlu¤u, ü l k e s i n i n m i l l i deplasman› öncesinde oyunculardan birisi “Roma’yla iyi 1966’da lig bir maç yapmaya geldik” dedi¤i için Herrera taraf›ndan flampiyonlu¤u... tak›mlar›nda görev cezaland›r›l›r. Zira Herrera’n›n futbolcular›ndan Ne var ki her yapan tek teknik adam kurmalar›n› istedi¤i cümle “Roma’ya kazanmak için güzel fley gibi olan H.H., sadece geldik”tir! bu müthifl oralarda de¤il, futbol Stade Français’i çal›flt›rd›¤› birlikteli¤in de dünyas›n›n tamam›nda dönemde ise maç günü sonu vard›. tak›m›n önemli bir silinmez bir iz b›rakt›. 1968’de oyuncusu 38 derece atefli tak›m›n Kimileri taraf›ndan oldu¤unu, sahaya ç›kacak doping yapt›¤› futbolu çirkinlefltirdi¤i durumda olmad›¤›n› iddialar›n›n gerekçesiyle söyler. Cevap H.H.’ye ortaya yak›fl›r tarzdad›r: “38 e l e fl t i r i l s e d e o y u n u n at›lmas›yla derece mi? Harika. Birçok “rasyonalitesini” görevinden atlet, önemli dereceleri ayr›lan Herrera, çok iyi kavram›fl bir böyle ateflliyken elde Roma’n›n futbol adam›yd›. etmifltir.” bafl›na geçti. Doping iddialar›na dönen H.H., ise ‹talya’y› çal›flt›rarak bu cevab› 1969’da baflkent 1979-1981 üç büyük futbol ülkesinin temsilcisiyle de ‹talya Kupas›’n› aras›nda bir milli tak›mlar›nda görev kald›rarak verdi. 1973’te bir kez kez daha yapan tek teknik adam daha Inter’in bafl›na geçen teknik Barcelona’n›n olan H.H., sadece adam, bu kez dikifl tutturmay› teknik oralarda de¤il, futbol baflaramay›nca 1974’te direktörü dünyas›n›n tamam›nda emeklili¤ini ilan etti. Fakat futbol olarak görev silinmez bir iz b›rakt›. sevgisini bast›rmas› pek mümkün ald›. Bu “Sihirbaz”, kimileri gözükmüyordu. Dört y›ll›k aradan seferki geliflinde ise sadece taraf›ndan afl›r› defansif oyun sonra Rimini ile kulübeye geri ‹spanya Kupas›’yla yetinmek anlay›fl›yla baflar›ya ulaflan bir zorunda kald› ve Barcelona sistemin yarat›c›s› oldu¤u için maceras›n›n ard›ndan teknik futbolu çirkinlefltirdi¤i adaml›k sayfas›n› tamamen gerekçesiyle elefltirilse de oyunun kapatarak ölümüne kadar “rasyonalitesini” çok iyi kavram›fl yaflayaca¤› Venedik’e yerleflti. bir futbol adam›yd›. Kabul 9 Kas›m 1997’de geçirdi¤i kalp edelim,futbol biraz da en krizi Helenio Herrera’n›n hayata az›ndan çözülünceye kadar vedas› oldu. 1946-48 y›llar› herkesi flafl›rtan büyük taktikler aras›nda Fransa’y›, 1959-1962 yüzünden güzel aras›nda ‹spanya’y›, 1966-67’de de¤il mi? n

‹yi oynamak de¤il, kazanmak

Günümüz futbolunda özellikle ofsayt takti¤inin yo¤un olarak kullan›lmas› ve savunmada “libero”nun ortadan kalkmas›yla birlikte geçerlili¤i kalmayan “catenaccio”, ‹talyancada “asma kilit” anlam›na geliyor. Sistemin özü basit: “Çok iyi savunma yap, kanat oyuncular›n› etkili kullan, kontrataklar› sonuçland›racak iyi son vuruflçulara sahip ol! Bu sayede at›lan bir gol, maç› kazan›p kupalar› toplamak için yeterli olabilir.” Esas olarak Avusturyal› Karl Rappan’›n “verrou” (zincir) sisteminin gelifltirilmifl hali olan Herrera’n›n catenaccio’sunda, dörtlü savunman›n arkas›nda “süpürücü” olarak görev yapan libero ve geriden at›lan uzun toplarla h›zla hücuma ç›kan savunma kanatlar›n›n ve gerçek “haf”lar›n rolü büyüktü. 1-4-4-1, 1-4-3-2 ya da 1-4-1-2-2 dizilifliyle sahaya yay›lan tak›m maç boyunca oyun

disiplininden taviz vermiyor, yakalad›¤› say›l› pozisyonlar› da golle sonuçland›r›nca, bir tür “gol at›p üstüne yatma” anlay›fl›yla rakibin maça olan tutkusunu baltal›yordu. Sistemin oyundaki yarat›c›l›¤› baltalad›¤›, “sevimsiz” hali de baflka gerçekti elbette. Nitekim bizzat sistemin mucidi Herrera, 1967’deki Avrupa Kupas› finalinden sonra bunu aç›kça itiraf edecekti sanki. Final maç›nda Celtic karfl›s›nda henüz 8. dakikada buldu¤u penalt› golüyle öne geçen Inter, karfl›laflman›n büyük bölümünü de önde götürdü. Ne var ki 63. ve 85. dakikalarda yedi¤i gollerle kupay› kaybetti. ‹lginç olan ise iki gol atan Celtic’in k›rktan fazla gol giriflimi olmas›yd›! Herrera maç sonras›nda rakibi tebrik ediyordu: “Celtic kazanmay› hak etti. Galibiyetleri sporun baflar›s›d›r.”

Sihirbaz›n itiraf›!

TamSaha 47


Hasan Kabze

Risk ald›m ve baflard›m Galatasaray’da hep kritik gollerin oyuncusu oldu. 2005-06 sezonunda Befliktafl’a att›¤› iki golle tak›m›na flampiyonlu¤u getiren adamd›. Ancak bu sezonun bafl›nda Feldkamp taraf›ndan “istenmeyenler” listesine konulunca kariyeri aç›s›ndan çok önemli bir karar alarak Rusya’da Rubin Kazan tak›m›n›n yolunu tuttu. Oyuncular›n s›çrama yapmak için risk almalar› gerekti¤ini söylüyor ve ilk onbirde oynamaya bafllayarak özgüvenini kazand›¤›n› anlat›yor. Yak›n vadede Milli Tak›m’›n Euro 2008 kadrosunda yer almay›, ileride ise ‹spanya’da oynamay› hedefliyor. Mazlum Uluç tGalatasaray’da ilginç bir çizgin vard›. Hep yedek golcü olmana ra¤men flans buldu¤un hemen hemen her maçta golünü att›n. Ama hat-trick yapt›¤›n bir maç›n ard›ndan bile ilk onbirde oynat›lmad›n. Genellikle bu tip durumlarda oyuncular isyan eder ama sen hiç sesini ç›karmad›n.

Galatasaray dönemimin benim aç›mdan baflar›l› oldu¤unu düflünüyorum. fians geldi¤inde bunu de¤erlendirmek, ancak mükâfat›n› görmemek tabii ki zor bir durum. Baz› fleyleri d›fla vurmuyorsunuz ama içinizde mutlaka bir fleyler yafl›yorsunuz.

Bir teknik direktör bir oyuncu için olumsuz düflünüyorsa, bu düflünceyi olumluya çevirmek futbolcunun elinde olan bir fley. Ancak bunun için bir süreye ihtiyaç var. Feldkamp’›n hakk›mdaki düflüncelerini olumluya çevirecek bir f›rsat›m olmad›. TamSaha 49


sGalatasaray dönemimin benim aç›mdan baflar›l› oldu¤unu düflünüyorum. Büyük bir kulüpte futbol oynad›¤›m›n fark›ndayd›m ve kendimi sürekli haz›r tutmam gerekti¤ini biliyordum. Bu nedenle de çok çal›fl›yordum. fians geldi¤inde bunu de¤erlendirmek, ancak mükâfat›n› görmemek tabii ki zor bir durum. Baz› fleyleri d›fla vurmuyorsunuz ama içinizde mutlaka bir fleyler yafl›yorsunuz. tNeler hissediyor insan böyle durumlarda, ne gibi s›k›nt›lar yafl›yor? sHangi iflte olursa olsun hak etti¤iniz

düflünmedi¤ini söyledi. tFeldkamp seni çok fazla tan›m›yordu. Kampta da fazla izleme f›rsat› bulamam›flt›. Seni istemedi¤ine hangi kriterlere göre karar verdi? Çünkü sen bir sezon önce Befliktafl’a att›¤›n kritik gollerle Galatasaray’a flampiyonlu¤u getiren oyuncu olmufltun. sFeldkamp’›n hangi kriterlere göre karar verdi¤ini gerçekten bilmiyorum.

Kalmak için direnmedim tPeki, Kalli’nin seni istemedi¤ini ö¤renince kalmak için direndin mi? sHay›r, hiç direnmedim aç›kças›. E¤er bir teknik direktör bir oyuncu için olumsuz düflünüyorsa, bu düflünceyi olumluya çevirmek futbolcunun elinde olan bir fley. Ancak bu süre 10-12 günlük bir kamp dönemi olarak düflünülemez. Kamptan döner dönmez bana direkt gitmemi söylediler. O kamp döneminde do¤ru dürüst bir maç oynanmad› ve kendimi gösterme flans›m olmad›. Yani Feldkamp’›n hakk›mdaki düflüncelerini olumluya çevirecek bir f›rsat›m yoktu. Sonuçta böyle bir durumla karfl›laflt›m ve Galatasaray’dan güle oynaya gitmedim yani. Vermifl

oynayamad›¤›m için ‹ngiltere yolu zaten bana kapal›yd›. Onun d›fl›nda Almanya’dan teklifler geldi ama ben bu tekliflerden önce Rubin Kazan’la anlaflm›flt›m.

Beni Kurban Berdiev istedi tBu da ilginç bir transfer asl›nda. Rubin Kazan seni nerede izleyip be¤enmifl? sRubin Kazan’›n Teknik Direktörü Kurban Berdiev daha önce Süper Lig’de Gençlerbirli¤i’ni çal›flt›rm›fl bir futbol adam›. Türk futbolunu y›llard›r takip ediyor ve buradan Rusya’ya oyuncu götürmek istiyormufl. Birkaç oyuncuyu izlemek için Türkiye’ye geldi¤inde gözüne ben çarpm›fl›m. Galatasaray’da böyle bir problemim oldu¤unu duyunca da hemen devreye girip transferimi gerçeklefltirdi. Bu transfer için bizzat ‹stanbul’a gelip benimle görüfltü. tOyuncunun beslenme kaynaklar›ndan birisi de gördü¤ü ilgi ama Türk medyas› Rusya Ligi’ne, dolay›s›yla da Hasan Kabze’ye çok fazla ilgi göstermiyor. sBen Rusya’ya gittim ama neticede bir Türk futbolcusuyum ve

Rubin Kazan’›n Teknik Direktörü Kurban Berdiev daha önce Süper Lig’de Gençlerbirli¤i’ni çal›flt›rm›fl bir futbol adam›. Oyuncuyu izlemek için Türkiye’ye geldi¤inde gözüne ben çarpm›fl›m. Bu transfer için bizzat ‹stanbul’a gelip benimle görüfltü. Kazan Müslüman bir flehir oldu¤u için Türklere büyük ilgi gösteriyorlar. Zaten Galatasaray’› herkes tan›yor. Galatasaray’dan gelen bir oyuncuya da çok daha farkl› bir gözle bak›l›yor. Tataristan’a gelen ilk Türk futbolcu olmam da bir avantaj. fleyler verilmedi¤i zaman huzursuz olursunuz. Bu hem normal yaflant›n›z› hem de meslek yaflant›n›z› olumsuz etkiler. Ama bu etkileri en aza indirgedi¤iniz ölçüde baflar›l› olursunuz. Ben de bunu yapmaya ve Galatasaray’da baflar›l› olmaya çal›flt›m. tBir yandan da Galatasaray’dan ayr›lmay› düflünmedin. Ne umuyordun o süreçte? sYeteneklerime güvendi¤im için Galatasaray’dan ayr›lmam›flt›m. Baflar›l› olmam›n sebeplerinden biri de buydu. E¤er “Ben bu tak›mda oynayamam” diye düflünseydim çoktan kaybetmifl olurdum. Ama hep olumlu düflündüm ve bu nedenle flans buldu¤um her maçta görevimi yapt›m. tO dönemde bir çok teknik direktörle çal›flt›n de¤il mi? sEvet. George Hagi döneminde Galatasaray’a gelmifltim. Hagi döneminde gerçekten de iyi bir performans göstermifltim. Ard›ndan tak›m›n bafl›na Eric Gerets geldi. Onunla da iki y›l çal›flt›m. Ama Feldkamp geldikten sonra kamp döneminde beni tak›mda 50 TamSaha

oldu¤um karar da yurtd›fl›nda oynamak yönündeydi. Rubin Kazan’dan teklif geldi¤inde enine boyuna düflündüm ve Rusya Ligi’ne gitmeye karar verdim. tGalatasaray seni ve Necati’yi gönderdikten sonra golcü transferi yapt›. Bu durumu nas›l de¤erlendiriyorsun? sDemek ki bizden çok fazla rand›man alamad›lar ve hedeflerine daha uygun gördükleri bir oyuncuyu transfer ettiler. tHer fleye ra¤men Bursaspor maç›nda Galatasaray tribününde arkadafllar›n›n ve eski tak›m›n›n yan›ndayd›n. Arada bir k›rg›nl›k yok san›r›m. sKesinlikle yok. Zaten Galatasaray’da bulundu¤um 2.5 y›l içinde ne yöneticilerle ne tak›m arkadafllar›mla ne de taraftarla herhangi bir problem yaflad›m. Taraftar beni hâlâ seviyor. Karfl›laflt›¤›m birçok insan “Seni yeniden burada görmek istiyoruz” diyor. Bu da benim Galatasaray’da bir fleyleri baflard›¤›m›n göstergesi olmal›. tSenin hayalindeki ligin ‹ngiltere oldu¤unu biliyoruz. Ama Rusya Ligi’ne Rubin Kazan’a gittin. Bu çeliflkili bir durum de¤il miydi? Rusya Ligi çok da göz önünde bir futbol platformu de¤il. sElbette ben de ‹ngiltere’de oynamay› çok istiyordum. Ancak ‹ngiltere’nin yabanc› oyuncu transferiyle ilgili milli olma kriteri var. A Milli Tak›m’da çok fazla

ülkemin bayra¤›n› tribünlerde gördü¤ümde çok mutlu olan bir insan›m. Öncelikle kendimden ziyade Türk futbolunu temsil etmek üzere Rusya’ya gittim. Ortaya koydu¤um performansla, Türk futbolcusunun yurtd›fl›nda da baz› fleyleri baflaraca¤›n› ispatlamaya çal›fl›yorum. Gitti¤im flehirde her maç›ma 100 civar›nda Türk seyirci geliyor ve tribünlerde Türk bayra¤› aç›l›yor. Bu benim aç›mdan büyük bir mutluluk. Yurtd›fl›nda oynayan futbolcular›m›z›n say›s› iki elin parmaklar›n› geçmezken, benim gibi oyunculara biraz daha fazla ilgi gösterilmesi gerekti¤ini düflünüyorum. t‹lgisizlik moral bozucu oluyor mu? Mesela Tolga Seyhan, Shakthar Donetsk’ten geri dönerken, bu ilgisizli¤in, verdi¤i dönüfl karar›nda önemli rol oynad›¤›n› söylemiflti. sGalatasaray gibi çok büyük bir camiadan ayr›l›p Rusya Ligi’ne gitmek, çok daha farkl› bir kültüre ve futbol mantalitesine al›flabilmek öyle kolay bir ifl de¤il. Rusya Ligi’nde 2 ay oynad›m ve çok da iyi ifller yapt›m. Tamam, gol att›¤›m zaman Türkiye’de duyuluyor ama hiçbir zaman Avrupa’n›n di¤er ülkelerinde oynayan Türk oyuncular kadar ilgi görmüyorsunuz. Bu da düflündürücü tabii. tRubin Kazan’da Dinamo Moskova’ya att›¤›n golle tak›m›n›n ligde kalmas›n› sa¤lad›n. Oradaki iki ayl›k performans›n›


nas›l de¤erlendiriyorsun? sRusya Ligi’nde 11 maça ilk onbirde ç›kt›m ve 4 gol att›m. ‹lk onbirde oynamak çok farkl› bir durum çünkü bir anda özgüveninizi geri kazan›yorsunuz. Tak›ma transfer olarak gelmiflsiniz ve sizden beklentiler var. E¤er bu beklentileri karfl›layamam›fl olsayd›m s›k›nt› çekerdim. Ama k›sa dönemde hem ülke flartlar›na hem de Rus futboluna adapte olmam, benim aç›mdan da Rubin Kazan aç›s›ndan da çok sevindirici bir geliflmeydi. Performans›m›n çok iyi oldu¤unu düflünüyorum. Çünkü Rusya Ligi bir forvet oyuncusu için gerçekten çok zor. Sürekli defans› düflünen bir anlay›fla sahipler. Rubin Kazan da Rusya Ligi’nde Anadolu tak›mlar› ayar›nda bir ekip. Spartak, Zenit, CSKA, Dinamo Moskova gibi güçlü bir tak›m de¤il. Dolay›s›yla daha çok kapal› bir futbol oynan›yor ve “Bir pozisyon bulursak gol atal›m” diye bak›l›yor. Bu da beni biraz zorluyor. Çünkü çok fazla pas alam›yorsunuz. Zaten Dinamo Moskova’ya att›¤›m

Kazan’da Türk televizyonlar›n› seyredebiliyorum. Dizi izleme al›flkanl›¤›m var. Pazartesi günü B›çak S›rt› ile bafll›yorum, Sal› günü Binbir Gece’yi, Çarflamba günü Yaprak Dökümü’nü, Perflembe günü de Kavak Yelleri’ni seyrediyorum.

‹ngilizce bilmemeleri dezavantaj

tYani flehirde pek de yabanc›l›k hissetmiyorsun? sYok yok, baya¤› yabanc›l›k hissediyorum. Rubin Kazan’a futbol oynamak, özgüvenimi yeniden Çünkü Rusça ö¤renilmesi kazanmak için geldim. Ama tabii ki daha büyük çok zor bir dil. Bir kere ideallerim var. Bilinen Avrupa’da futbol oynamak alfabesi farkl›. Ben ‹ngilizce biliyorum ama istiyorum. Özellikle ‹spanya Ligi’de forma giymeyi orada da ‹ngilizce bilen çok istiyorum. insan say›s› çok az. Tak›mdaki di¤er yabanc› bafllamam› sa¤lad›. Hem taraftarlar gol de bir frikik golüydü. oyuncularla ‹ngilizce anlafl›yorum. hem tak›m arkadafllar›m›n gözünde tKulüp yönetiminin, teknik Bu arada Rusça futbol terimlerini de iyi bir konumday›m. ö¤rendim. Saha içinde bir zorluk direktörün ve taraftarlar›n sana tTatar medyas›n›n sana olan ilgisi çekmiyorum ama d›flar›ya ç›kt›¤›mda bak›fl› nas›l? nas›l? rahat al›flverifl yapma imkân› sKazan flehri Tataristan’›n baflkenti. sRusça bilmedi¤im için gazeteleri bulam›yorum. Mutlaka ‹ngilizce Müslüman bir flehir oldu¤u için okuyam›yorum. Ama çevremdeki bilen birilerini bulmam gerekiyor. Türklere büyük ilgi gösteriyorlar. insanlar, medyan›n benimle ilgili Bu nedenle biraz s›k›nt› yafl›yorum. Zaten Galatasaray’› herkes çok olumlu fleyler yazd›¤›n› söylüyor. tHiç bilmedi¤in, tan›mad›¤›n bir büyük bir tak›m olarak tan›yor. tKazan’da yaflayan Türklerle ortama gittin. Birçok oyuncumuz Dolay›s›yla Galatasaray’dan gelen iliflkilerin sadece onlar›n maça gelip yurtd›fl›nda herhangi bir ülkeye bir oyuncuya da çok daha farkl› bir seni desteklemesi fleklinde mi, yoksa gitti¤inde bu yabanc› ortama ayak gözle bak›l›yor. Nas›l ki Türkiye’de d›flar›da da dostluklar›n var m›? uyduramay›p geri dönmüfltü. Sen bu yurtd›fl›ndan gelen baz› oyunculara çok fazla ilgi gösteriliyorsa, Kazan’da sHepsiyle iletiflim kurmam mümkün konuda neler yaflad›n, neler da insanlar bana ayn› ilgi ve sevgiyle de¤il ama d›flar›da görüfltü¤üm düflünüyorsun? sÖncelikle kafa olarak kendinizi yaklafl›yor. Tataristan’a gelen ilk Türk birkaç kifli var. Kazan’da Türk lokantas› var, camiler var, Türk haz›rlaman›z gerekiyor. Mesela futbolcu olmam da bir avantaj. kasab› var. Dolay›s›yla Türklerle herkes Rusya deyince korkuyor, çok Bir de içeride oynad›¤›m›z ilk maçta görüflme f›rsat›m oluyor. so¤uk bir ülke oldu¤unu düflünüyor. gol atmam pozitif bir enerjiyle

Bizim ligimiz Kas›m’›n 11’inde sona erdi. Ben bu süre içinde hiç so¤uk görmedim. ‹stanbul’a geldi¤imde gördü¤üm so¤uk, orada yoktu. Kas›m’dan sonra a¤›r bir k›fl bafll›yor ama o dönemde de futbol oynanm›yor. Ben Mart’›n 14’üne kadar Kazan’a u¤ramayaca¤›m. Mart’tan sonra da zaten havalar gayet güzel oluyor. Futbolcu arkadafllar›m›n kendi kariyerlerini düflünmesi ve bir fleyler yapabilmek için risk almas› laz›m. Ben bu riski göze ald›m ve baflar›l› oldum. Ama “Türkiye’den ayr›l›yorum, yan›mda hiçbir arkadafl›m yok, oralarda ne yapaca¤›m” gibi negatif düflüncelerle giderseniz, zaten baflar›l› olman›z mümkün de¤il. tRubin Kazan’da Tomas’la birlikte olmak da senin aç›ndan bir avantaj olmufltur herhalde. sElbette. Oraya gidip de hiç kimseyi tan›m›yor olmakla Tomas’la birlikte oynamak aras›nda fark var. Tomas’la Galatasaray’da 2.5 y›l›m›z birlikte geçti. ‹yi geçindi¤im bir arkadafl›md›. Benden sonra Kazan’a gelmesi ikimiz ad›na da uyum dönemini geçirmek için iyi bir tesadüf oldu. tRubin Kazan çok farkl› ülkelerden oyuncular›n bulundu¤u bir tak›m bildi¤im kadar›yla. sEvet, tak›mda Brezilyal›, Ekvadorlu,

TamSaha 51


H›rvat, Gürcü, Türk, Güney Koreli gibi farkl› ülkelerden oyuncular var. Bu sayede ‹ngilizce çevresinde bir anlaflma platformu bulabiliyoruz. Ama Rus oyuncularla anlaflmak kolay de¤il. Aralar›nda ‹ngilizce bilen yok. Tek çaremiz futbol terimlerinin Rusças›n› ö¤renmek. Ben de bunu yapt›m. tRusya’ya aileni de götürdün mü? sEflimle birlikte gittim. Ama tabii o zaman zaman Türkiye’ye dönüyor. tRus yemekleriyle aran nas›l? Sadece Türk restoranlar›nda m› yemek yiyorsun yoksa? sRus yemeklerini çok fazla yemiyorum. Ama Kazan’da daha çok Tatar yemekleri var. Hamur ifllerini çok güzel yap›yorlar. Bir de ünlü Özbek pilav› var. tKurban Berdiev’le iliflkilerin nas›l? Senden neler bekliyor? sHocam›zla gerçekten çok yak›n›m. Aram›zdaki ba¤ mükemmel. Onunla her fleyi konuflabiliyorum. Zaten biraz Türkçe de bildi¤inden anlaflmam›z kolay oluyor.

Kendime güvenimi kazand›m tRubin Kazan’da umduklar›n› buldu¤unu söyleyebilir misin? sEvet. Benim için önemli olan bana güvenilen ve sürekli oynama f›rsat› bulaca¤›m bir tak›mda forma giyebilmekti. Rubin Kazan’da bu flans› yakalad›m. ‹lk onbirde yer almak bir oyuncunun kendisine güvenini kazanmas› aç›s›ndan gerçekten önemli. tRusya’da futbolcu hakem iliflkileri nas›l? Orada da Türkiye’deki kadar hakem tart›fl›l›yor mu? sHakem konusunun Türkiye’den bir fark› yok. Orada da hakem kararlar› tart›fl›l›yor. Dedi¤im gibi Rusça bilmedi¤im için televizyonda ne konufltuklar›n› anlam›yorum. Onlar›n da Erman Toro¤lu’lar›, Ahmet Çakar’lar› var m› bilmiyorum. Ben genellikle Türk televizyonlar›n› izliyorum. tÖyle mi? Hangi programlar› takip ediyorsun? sBenim dizi izleme al›flkanl›¤›m var. Pazartesi günü B›çak S›rt› ile bafll›yorum, Sal› günü Binbir Gece’yi, Çarflamba günü Yaprak Dökümü’nü, Perflembe günü de Kavak Yelleri’ni seyrediyorum. tTürkiye Ligi’nden maçlar› izleyebiliyor musun? sGenellikle bizim maçlar›m›zla çak›flt›¤› için Türkiye Ligi’ni izleyemiyorum. Ama daha sonra özet görüntüleri takip ediyorum tabii. tRusya’da kulüp-oyuncu iliflkileri nas›l? Mesela alacaklar›n›z›n gecikti¤i oluyor mu? sHay›r hay›r, bu konuda Rus kulüpleri oldukça iyi durumda. Ödemelerde hiçbir aksama yok. Tak›m›n ald›¤› sonuçlar›n da ödemelere yans›mas› gibi bir fley söz konusu de¤il. 52 TamSaha

Bilinen Avrupa’ya gitmek istiyorum

Ben profesyonel bir oyuncuyum ve gelen her teklifi de¤erlendiririm. Önemli olan bu teklifin benim kariyerime olumlu etki yapmas›. Fenerbahçe veya Befliktafl'tan gelecek teklifleri de bu çerçevede de¤erlendiririm.

tHerhalde hayallerin Rubin Kazan’la s›n›rl› de¤il. Gelece¤inle ilgili neler planl›yorsun? sZaten buraya gelirken Kurban Berdiev’le de bunlar› konuflmufltum. Ben Rubin Kazan’a futbol oynamak, özgüvenimi yeniden kazanmak için geldim. Ama tabii ki daha büyük ideallerim var. Bilinen Avrupa’da futbol oynamak istiyorum (Gülüyor). Özellikle de ‹spanya Ligi’nde. tGalatasaray’a dönmek gibi bir idealin de var m›? Fenerbahçe veya Befliktafl’tan teklif al›rsan ne düflünürsün mesela? sBen profesyonel bir oyuncuyum ve gelen her teklifi de¤erlendiririm. Önemli olan bu teklifin benim kariyerime olumlu etki yapmas›. Fenerbahçe veya Befliktafl’tan gelecek teklifleri de bu çerçevede de¤erlendiririm. tRubin Kazan tercihinde, daha do¤rusu sürekli oynayabilece¤in bir tak›ma gitme iste¤inin ard›nda Milli Tak›m’da oynamak gibi bir düflünce de var m›? Euro 2008 kadrosunda yer alabilmeyi bekliyor musun? sElbette. En büyük hedeflerimden birisi Milli Tak›m’la Euro 2008 finallerine gidebilmek. Rubin Kazan’a gelirken düflüncelerimden birisi de buydu. Asl›nda burada gösterdi¤im performansla, Norveç ve Bosna-Hersek maçlar›n›n kadrosunda yer almay› beklemifltim ama olmad›. Rusya Ligi’nde sezon Mart ay›nda bafllayacak. Ben de o süreçte kendimi gösterip Milli Tak›m kadrosunda yer almak istiyorum. tMilli Tak›m›m›z›n Euro 2008’deki flans›n› nas›l de¤erlendiriyorsun? Gruptaki rakiplerimizi de¤erlendirebilir misin? sGruptaki her tak›m›n flans› birbirine çok yak›n. Bence Milli Tak›m›m›z›n finallerdeki kaderini bafllang›çtaki maç belirleyecek. E¤er iyi bafllay›p bir hava yakalayabilirsek sonuna kadar gidebiliriz. 2002 Dünya Kupas›’nda kimse bizim üçüncü olaca¤›m›z› beklemiyordu. Ya da 2004 Avrupa fiampiyonas›’nda Yunanistan’›n flampiyon olaca¤› hiç kimsenin akl›na gelmezdi. Bizim de ayn› baflar›y› göstermememiz için hiçbir neden yok.

Burada gösterdi¤im performansla, Norveç ve Bosna-Hersek maçlar›n›n kadrosunda yer almay› beklemifltim ama olmad›. Rusya Ligi’nde sezon Mart ay›nda bafllayacak. Ben de o süreçte kendimi gösterip Euro 2008 kadrosunda yer almak istiyorum. tSon dönemde tak›mlar tek santrforlu bir oyun sistemini benimsiyor. Bir santrfor olarak bu konuda ne düflünüyorsun? sAsl›nda benim için tek veya çift santrfor oynamaktan çok yan›n›zdaki arkadafllar›n›zdan ne kadar destek ald›¤›n›z önemli. Tek santrfor oynarken orta sahan›z ve özellikle hemen arkan›zda oynayan oyuncu ile uyum içindeyseniz bir sorun yaflamazs›n›z. tGalatasaray’da 58 numaral› formay› giyiyordun. Rubin Kazan’da ise 99 numaray› seçtin. sBenim giymek istedi¤im numara asl›nda 9. Ama Galatasaray’a geldi¤imde 9 numara Hakan A¤abeydeydi. Ben de memleketim Sivas’›n plaka numaras› olan 58’i seçtim. Kazan’a geldi¤imde de 9 numaral› formay› bir baflka oyuncu giyiyordu. 58 numara da olmay›nca 99’u tercih ettim.

tBu arada ayakkab› numaran›n 45 oldu¤unu ö¤rendim. Bu kadar büyük ayaklar futbol oynaman› nas›l etkiliyor? sAsl›nda topa iyi vuranlar hep küçük ayakl› oyunculard›r. Ama benim ayaklar›m›n büyük olmas›n›n da avantajlar› var. Mesela d›flar› ç›kacak bir topu çevirirken ya da rakipten top çalarken oldukça ifle yar›yor. Aya¤›m› araya koyup topu çald›¤›mda arkadafllar›m “Palet gibi ayaklar›n var” diyor. tSenin sadece futbola de¤il, di¤er spor branfllar›na da yatk›n oldu¤un söyleniyor. sEvet, voleybol, basketbol, masa tenisi ve bilardo oynar›m. Spora karfl› bir yetene¤im var iflte. Galatasaray’da oynad›¤›m dönemde yapt›¤›m›z masa tenisi maçlar›nda genellikle baflar›l› olurdum. n


Liglerin Tarihi Da¤han Irak

Rusya Ligi

Patronlar ve tak›mlar› Sovyetler Birli¤i döneminde ordunun, polisin ve sendikalar›n tak›mlar› vard›. O dönemde flampiyonluklar Moskova ile Kiev aras›nda mekik dokudu. Sovyetlerin y›k›lmas›n›n ard›ndan ise kulüpler yeni peydahlanan dolar milyarderlerinin eline geçti. Rus futbolu art›k para içinde yüzüyor. En büyük y›ld›zlar olmasa da önemli oyuncular tekrar Rus Ligi’nde boy göstermeye bafllad›. Fakat de¤irmen tafl›ma suyla dönüyor ve bu suyun ne kadar akaca¤› belirsizli¤ini koruyor.

2

0. yüzy›la son h›zla giden trenin kaçak yolcusu olan ve modernleflmenin gitti¤i her yere giren futbolun Rusya’ya ulaflmas› 19. yüzy›l›n son y›llar›nda oldu. Bu y›llar, Çarl›k Rusya’s›n›n “s›cak denizlere inme” planlar›na en çok yaklaflt›¤›, ama bu u¤urda içten içe zay›flad›¤› bir dönemdi. Yaln›zca Osmanl›yla sürekli temas halinde olmak Rusya için al›fl›lmad›k bir fley de¤ildi ama Osmanl›lar›n “denge siyaseti” izleyerek durmadan Bat› ile ittifak aramas› durumu güçlefltiriyor, bu sefer ‹ngiltere de iflin içine dahil oluyordu. Bir dünya savafl›, Rusya’n›n burnunun dibinde patlamak üzereydi. Rusya bu hareketli gidiflat›n içinde yuvarlan›rken, St. Petersburg sahalar›nda yuvarlanan baflka bir fley de futbol topuydu. Futbolun, Rusya’n›n merkezi olma rolünü Moskova’dan çoktan devralm›fl olan bu liman kentinden ülkeye girifli pek sürpriz say›lmazd›. Çünkü St. Petersburg, ülkedeki pek çok geliflmenin merkezi olmas›n›n yan› s›ra Rusya’n›n d›fl dünyaya aç›lan kap›s›yd›. Bilinen ilk futbol maç›, bu flehrin Vasilyevskiy Ostrov semtinde ‹ngilizlerin kurdu¤u “Ostrov” tak›m›yla, Ruslar›n “Petrograd” tak›m› aras›nda oynand› ve ‹ngilizler bu maç› 6-0 kazand›. Ancak birkaç y›l içinde flehir, futbol alan›nda muazzam bir geliflme kaydetti ve 1901’de Nevka, Nevski ve Viktoria tak›mlar› aras›nda ilk lig oynand›. Futbolun Rusya’daki yaflama bir daha ç›kmamak üzere girdi¤i bu günlerde, Vladimir ‹lyiç Lenin de ülkenin tüm kaderine yön verecek “Ne Yapmal›?”y› yazmaktayd›. Petersburg, hem futbolda sürekli geliflim gösterip, hem de siyasal geliflmelerle çalkalan›rken, Moskova da meflin yuvarlaktan pay›n› almaya

54

TamSaha

bafllam›flt›. 1910’dan itibaren yerel liglerin oynanmaya baflland›¤› flehirlere Moskova da kat›l›yordu. Bu y›llarda Orechovo tak›m› flampiyonluklar› üst üste kazan›rken, 1912’de flehir karmalar› aras›ndaki flampiyonalar bafllam›flt›. Rusya’da futbol ülke çap›na yay›lm›fl ve St.Petersburg-Moskova rekabeti futbola da tafl›nm›flt›. Ama Birinci Dünya Savafl› da kap›dayd›. 1913’te oynanan ve birinci olan Odessa’n›n yabanc› say›s›ndaki ihtilaf nedeniyle kupas›n› alamad›¤› fiehirler fiampiyonas›, bu turnuvan›n k›sa ömrünün sonunu iflaret ediyordu. Birinci Dünya Savafl›, Rusya’y› ekonomik olarak derinden etkiledi. ‹flte bu koflullar 1917’nin fiubat ay›nda beklenmedik bir geliflmeyi haz›rlad›. Yeni ad›yla Petrograd’da (Petersburg savafl dönemi için fazla Alman bir isimdi) iflçiler isyan›n bafl›n› çekiyor, fiubat Devrimi’yle liberaller ve sosyalistler Çarl›k rejimini bir anda indiriveriyordu. Ekim’de ise yeni bir devrimle sosyalizm Rusya’ya hâkim oluyordu. Sosyalist devletin savafltan çekilmesiyle beraber Rusya’da futbol faaliyetleri h›zland›. Moskova’da kupa maçlar› hemen 1917’de yeniden start al›rken, yeni rejimin futbola antipatik bakmayaca¤› da anlafl›lm›flt›. Bu süreçte OLLS isimli bir Moskova kulübü son derece aktif bir rol üstlenecekti. Bafllang›çta kayak ve günümüzde biatlon halini alan askeri devriye sporunu icra eden bu kulüp, devrim sonras›nda futbol flubesini de açm›flt›. Bir y›l sonras›nda ise o y›llarda kulübün her fleyi say›labilecek Konstantin Jiboedov yeni rejimin hedefleri do¤rultusunda gençlere ve askerlere sportif e¤itim vermek için gönüllü oldu. OLLS’nin kayakç›lar›, genç proleterlere yar› askeri bir e¤itim

sa¤larken, hat›r› say›l›r bir bütçe de kulübün kullan›m›na aç›lacakt›. K›z›l Ordu’nun onuncu y›ldönümü olan 1928’de bu kulüp, resmi ordu kulübü CDKA’ya, sonras›nda da CSKA Moskova’ya dönüflecekti. Ülkenin merkezinin tafl›nd›¤› Moskova’da, birbiri ard›na yeni kulüpler kurulurken, her kulübün ard›nda bir devlet kurumunun deste¤i göze çarp›yordu. Bu deste¤in kurumsal bir hâl almas› ise Stalin döneminde gerçekleflecekti. Bu arada, Rusya’n›n d›fl›ndaki di¤er Sovyetik ülkeler de yavafl yavafl komünist yönetime dahil oluyor, Sovyetler Birli¤i olufluyordu. Bu, kuflkusuz futbolu da etkileyecekti. 1930’lar, futbolun patlama yapt›¤› y›llar oldu. Önce flehir flampiyonalar›yla baflta Rusya ve Ukrayna’y›, ama daha uzaktaki Tacikistan, Özbekistan gibi federe cumhuriyetleri de etkisi alt›na alan futbol, 1936’da ulusal ligin de bafllamas›yla daha da h›z kazand›. Bu arada “Gönüllüler Spor Teflkilatlar›” ad› verilen sistem de özellikle flehirleflmifl bölgelerde iyice oturmufltu. Ordu kulübü CDKA’n›n yan› s›ra polis teflkilat› Cheka’n›n destek verdi¤i Dinamo, sendikalar›n kulübü Spartak, Lokomotiv, Torpedo gibi teflkilatlar önce Moskova’da, sonras›nda ise tüm Sovyet ülkesinde “proleter halk”› spor yapmaya ça¤›r›yordu. Çelik bilekli, y›k›lmaz iflçi portresinin ikonlaflt›¤› bu y›llarda, kuflkusuz her türlü fiziksel e¤itim aktivitesi destek görüyordu. Bu s›rada dikkat çeken bir di¤er durum ise teorideki sosyalizmin çözüm getirmekte zorland›¤› k›rsal›n futbolda da göz ard› edilmesi, bu esnada Çarl›k döneminin merkezi Petrograd’›n

(sonraki ad›yla Leningrad) da gözden düflmesiydi. Öte yandan flehirleflmeye daha müsait Ukrayna ve onun baflkenti Kiev, her alanda öne ç›kmaya bafllam›flt›. Bu koflullar alt›nda ilk kez oynanan Sovyetler ‹lkbahar Ligi’ni Dinamo Moskova puan kaybetmeksizin kazand›. Dinamo Kiev ligi di¤er Moskova ekiplerinin önünde ikinci bitirirken, yedi tak›ml› ligde son iki s›ray› Leningrad tak›mlar› alm›flt›. Dikkat çekici bir nokta ise lig organizasyonu daha ilk kez düzenlenirken bile üç alt ligin hemen devreye sokulmas›yd›. Bakü, Harkov, Tiflis gibi flehirlerin tak›mlar› da böylelikle Moskova’n›n ve di¤er büyük flehirlerin alt düzeydeki tak›mlar›yla oynama flans› bulmufltu. Alt liglerin pek çok ülkede y›llarca bafllat›lamad›¤› düflünülürse, ülkedeki spor hareketlili¤ini göstermesi bak›m›ndan çarp›c› bir veriydi bu. Ayn› y›l sonbaharda ikincisi düzenlenen ligi bu kez Spartak Moskova kazand›. ‹lkbahar Ligi’nde beraberlik dahi almayan Dinamo Moskova, bu sefer flans›n› üst ligde deneyen Gürcü ekibi Dinamo Tiflis’e karfl› zorlanm›fl, ikincili¤i zor kurtarm›flt›. Ayn› Dinamo Tiflis, yine ilk kez düzenlenen Sovyet Kupas›’nda da final oynuyor, ama bu sefer de Lokomotiv Moskova’ya kaybediyordu. Futbol, tüm Sovyetlere yay›lmaya bafllam›flt› art›k. Ancak buna ra¤men 1930’larda flampiyonluk hep Moskova’da kald› ve Spartak ile Dinamo aras›nda paylafl›ld›.


Bafllang›çta “dünyadaki tüm iflçileri birlefltirmek” amac›yla kurulan Sovyetler Birli¤i, Stalin döneminde bir anlay›fl de¤iflikli¤ine gitmiflti. Daha önce milliyetçili¤i tamamen reddeden komünist yönetim, Stalin’in bir ulus tan›m› yapmas›yla beraber farkl› bir yöne savrulmufltu. Böyle olunca da ülkenin patlak vermekte olan II. Dünya Savafl›’ndan uzak durmas›na imkân yoktu. Savafl döneminde futbola ara verildi. Savafl sonras›nda dünya kutuplafl›rken, bu y›llar Sovyetlerde de ordunun k›ymetinin artt›¤› dönem oldu. Savafl kahramanlar› ülkede övülürken, ordunun kulübü CDKA da bundan nasibini alm›flt›. 1945’ten önce ligde ikincilik dahi elde edemeyen kulüp, 1946-48 y›llar› aras›nda üst üste üç kere flampiyon oldu. Dinamo-CDKA ya da polis-asker rekabeti resmen bafllam›flt›. Befl y›l boyunca ilk iki s›ra hep bu kulüplerin oldu. 1950’li y›llarda da durum de¤iflmiyordu. Bu arada Stalin’in ölümüyle beraber, onun döneminde uygulanan pek çok politika da ask›ya al›nm›fl, ülke çap›ndaki sorunlarla u¤raflmaktansa d›fl politikada bozulan iliflkileri tamire yönelinmiflti. Sovyetler bu dönemde, yavafl yavafl komünist olmayan ülkelerin tak›mlar›yla da oynamaya bafllad›. Bu kapsamda davet edilen ilk kulüplerden biri Fenerbahçe’ydi. 1956’da Moskova ve Leningrad’da maçlar oynayan sar›-lacivertliler, t›kl›m t›kl›m tribünlerle karfl›land›. Statlara Türkçe sevgi mesajlar› veren pankartlar›n as›ld›¤› bu maçlardan öylesine memnun kal›nm›flt› ki, Fenerbahçe kimi maç tekliflerini reddetmek zorunda kalarak ‹stanbul’a dönebilmiflti. 1958’de ise Sovyetler Birli¤i ilk kez Dünya Kupas›’na kat›ld› ve çeyrek final oynad›. D›fl dünyayla temas edilirken farkedilmiflti ki, Sovyet futbolu dünyadaki her tak›mla bafledebilecek bir kalitedeydi. Nitekim iki y›l sonra, Fransa’da yap›lan ilk Avrupa Futbol fiampiyonas›’nda Sovyetler Birli¤i flampiyon oldu. Bu arada ilk kez bir Sovyet futbolcusu, Avrupa çap›nda bir y›ld›za dönüflüyordu. Dinamo Moskova’n›n siyah formas›yla meflhur kalecisi Lev Yaflin, flampiyonaya damgas›n› vurmufltu. Yaflin’in o zamanlar Dinamo’nun buz hokeyi tak›m›nda da kaleci olarak görev yapmas› ve iki sporu ayn› anda sürdürmesi, belki de Sovyet fiziksel e¤itiminin nas›l bir düzeyde gitti¤inin göstergesiydi. Sovyet futbolunun dünyaya aç›lmas›, bir süre sonra ülke içindeki futbol atmosferinin de hareketlenmesini beraberinde getirdi. 1960’ta Torpedo Moskova, Spartak-Dinamo tekelini k›rarak flampiyon olurken, iki y›l sonra da flampiyonluk ilk kez Moskova d›fl›na Dinamo Kiev’le ç›kt›. 1962’de Dünya Kupas›’nda bir kez daha

çeyrek final oynayan kadroda ço¤unluk yine Moskoval›larda da olsa Rostov, Tiflis ve Kiev’den de pek çok oyuncu yer al›yordu. ‹lk günlerden beri Sovyet futbolunun bafl›n› çeken Tiflis, Dinamo ile flampiyonlu¤a da yine bu dönemde ulaflm›flt›. Sonraki y›llarda ise Dinamo Kiev flampiyonlu¤u devralacak, bu arada Avrupa kupalar›nda temsil edilen ilk Sovyet tak›m› olma flans›n› da yakalayacakt›. Bir di¤er Ukrayna tak›m› Zorya ve Ermenistan temsilcisi Ararat da 1970’lerin bafl›nda flampiyonlu¤a ulaflan ekipler aras›na kat›ld›. 1970’lerin ortalar›ndan itibaren ortayan ç›kan bir teknik adam ise Sovyet futbolunun ikinci yükseliflini gerçeklefltirmeye haz›rlan›yordu. Senelerce Dinamo Kiev’de oynayan ama futbolcu olarak hiç bir baflar› yaflayamayan Valeri Lobanovski, 1973’te teknik adaml›¤a getirildi¤i Dinamo Kiev’e daha önce görülmemifl tipte bir futbol oynatmaya bafllam›flt›. Makina intizam›nda iflleyen, tüm futbolcular›n kolektif performans›na dayanan, h›zl› ve dayan›flmac› futbol anlay›fl› önce Sovyetlerde, sonra da Avrupa’da baflar› kazand›. Lobanovski’nin futbolunun hem baflar› kazanmas› hem de bunu Sovyetlerin vurgulamay› sevdi¤i temel ilkeler üzerinden yapmas›, bir anda ülkenin futbol merkezini Kiev’e kayd›r›yor, Lobanovski’yi de yavafl yavafl bir futbol gurusu haline getiriyordu. Art›k Sovyet futbolu, bu zeki adama emanetti. Onun yönetimindeki Dinamo Kiev, 1975 ve 1986’da iki kez Kupa Galipleri Kupas›’n› al›rken, Zavarov, Belanov, Blohin, Baltacha gibi y›ld›zlar› da dünya futboluna sunuyordu. 1980’lerde yine Lobanovski komutas›ndaki Sovyetler Birli¤i, Dünya Kupas›’nda en etkileyici performanslardan birini sergiliyor, ancak ikinci turda Belçika’ya 4-3’lük müthifl maç sonunda uzatmalarda yenilerek eleniyordu. 1988 Avrupa fiampiyonas›’nda Hollanda’ya kafa tutan ve finalde kaybeden tak›m bir teselli verse de Sovyetlerin dünyan›n zirvesine ç›kma flans› art›k kayboluyordu. Çünkü bir sonraki Dünya Kupas› gelip çatt›¤›nda ne art›k o eski tak›m kalm›fl olacakt› ne de o eski ülke. Sovyetler eriyordu, hem futbolda hem de haritada... 1990’lar geldi¤inde art›k Dinamo Kiev’ler, Tiflis’ler, Dinyeper’ler, Ararat’lar kalmam›fl, Rusya futbolu bafllang›çtaki duruma dönmüfltü. Yeni düzene ayak uydururken Avrupa’n›n çok gerisinde kalm›fl Moskova ekipleri ve St. Petersburg’un (ad› kuflkusuz art›k Leningrad de¤ildi) tek temsilcisi Zenit bundan sonra Rus futbolunu tafl›mak zorundayd›. Milli tak›m ise art›k kat›ld›¤› flampiyonalarda pek ciddiye al›nmayan bir ekip halini alm›flt›. Bu y›llarda Rus Ligi’nde

üstünlük Spartak Moskova’dayd›. K›rm›z›-beyazl› ekip, ayn› y›llarda Rusya’y› fiampiyonlar Ligi’nde de temsil ediyor ama çok da parlak sonuçlar alam›yordu. Kald› ki art›k Rus y›ld›zlar› ülke tak›mlar›nda tutmak da mümkün de¤ildi. Alexandr Mostovoi, Sergei Yuran, Andrei Kanchelskis gibi isimler Avrupa’n›n büyük liglerinde y›ld›zlafl›rken, Rus tak›mlar›n›n bu oyuncular›n birini alacak kadar bile bütçesi yoktu. Öte yandan, Sovyet döneminde devlet yönetiminde bulunan yeralt› zenginliklerinin bir anda kapan›n elinde kalmas›, yeni bir sermayenin oluflmas›n› beraberinde getirmiflti. Dünyadaki pek çok ülkenin bütçesini aflan zenginliklere sahip Rus ifladamlar›, dünya piyasas›nda at koflturuyordu. Tart›flmal› edinilen servetin ak›t›ld›¤› bafll›ca alanlardan biri futboldu. Bu pek çoklar›na göre bir kara para aklama yöntemiydi. Çok fazla soru iflareti vard› ama Rus futbolu art›k para içinde yüzüyordu. Roman Abramovich ve Aleksiy Fedoriçev gibi zenginler, art›k hem yurtiçinde (CSKA, Dinamo) hem de yurtd›fl›nda (Chelsea, Monaco) kulüp hissedar› olmufllard›. En büyük y›ld›zlar olmasa da önemli oyuncular tekrar Rus Ligi’nde boy göstermeye bafllam›flt›. Vagner Love, Maniche, Fatih Tekke, Costinha art›k bu ülkede top oynuyorlard›. Fakat de¤irmen tafl›ma suyla dönüyordu, üstelik suyun durulu¤u da kuflku götürüyordu. Nitekim, Alexiy Fedoriçev milyonlarca dolar yat›r›m yapt›¤› Dinamo’yu yaln›zca dokuz milyon dolara satarak sessiz sedas›z futboldan çekilmiflti. Bu dönemin en önemli baflar›s› olan UEFA Kupas› flampiyonlu¤unu elde

eden CSKA Moskova ise bu zaferden birkaç ay sonra kendisine inan›lmaz bir katk› sa¤layan petrol flirketi sponsorunu bir günde kaybediyordu. Geçti¤imiz y›l›, seneler sonra flampiyon olan Zenit St. Petersburg’un zaferiyle kapatan Rus Ligi’nde önümüzdeki ilkbahar bafllayacak mücadele de yine bu ekiple Moskoval›lar aras›nda geçece¤e benziyor. Bu sene, Rusya’n›n Hiddink yönetiminde Avrupa fiampiyonas›’na kat›l›yor olmas› aç›s›ndan da önemli. Ancak her gün yeni bir skandala sahne olan Rus ekonomisine ve futbolsever milyonerlere ba¤›ml› durumdaki Rus Ligi’nin ilerleyen y›llarda kaderi ne olacak bilinmiyor.

Bir günde zengin olanlar›n pompalad›¤› sermayeyle dirilen ligin, ileride kendi kendini çevirecek istikrar› sa¤layamamas› halinde yak›n geçmiflte baflka ülkelerde ortaya ç›kan kulüp iflaslar›n›n ve sistemin çöküflünün yaflanmas› olas›. Yukos skandal› krizlerde Abramovichgiller’in ad›n›n s›kl›kla geçmesi, mevcut sistemin pamuk ipli¤ine ba¤l› oldu¤unu gösteriyor. Bir günde devletlerin y›k›ld›¤› bu co¤rafyada istikrar futbolda da moda olacak gibi gözükmüyor. n

TamSaha 55


Rengârenk bir Meksikal› Gaziantepspor formas›yla att›¤› klas goller onu futbol gündemimize oturttu. Devre aras›nda ise sürpriz bir biçimde Ankaraspor’a transfer oldu. Asl›nda o bir futbol gezgini. Ülkesinde bafllayan futbol kariyerini ABD, ‹spanya, Kolombiya ve Brezilya’n›n de¤iflik tak›mlar›nda forma giyerek zenginlefltirdi. Onu ilginç k›lan özelliklerinden birisi, bafllang›çta Amerikan futbolu ve tenis oynamas›. Üstelik ülkesinde flampiyonluk kazanacak ve Meksika’y› Davis Cup’ta temsil edecek kadar usta bir tenisçi. ‹ki erkek kardeflinden biri Meksika 1. Ligi’nde futbol oynarken, di¤eri de ülkesinin önemli pop starlar›ndan biri. Bar›fl Tar›k Mutlu

Antonio de Nigris ‹ki erkek kardeflim var ve biri Meksika’n›n en ünlü pop starlar›ndan Alfonso de Nigris. Di¤er kardeflim Aldo ise Meksika Birinci Ligi tak›mlar›ndan De la Cruz’da futbol oynuyor. Spora Amerikan futboluyla bafllad›m. Ard›ndan befl y›l kadar da tenis oynad›m. Gençler kategorisinde Meksika’da birincili¤im var. Ayr›ca Meksika ad›na Davis Cup’a kat›ld›m. 56 TamSaha

tÖncelikle Antonio de Nigris’i bize biraz anlat›r m›s›n? sMeksika Monterrey’de 1978’de dünyaya geldim. Bir k›z ve iki erkek kardeflim var. Erkek kardeflim Meksika’n›n en ünlü pop starlar›ndan Alfonso de Nigris. Di¤er kardeflim Aldo ise Meksika Birinci Ligi tak›mlar›ndan De la Cruz’da futbol oynuyor. Babam emekli bir muhasebeci, annem de ev han›m›. Babam flu an yan›mda. Türkiye’ye beni ziyarete geldi. Eflim Sonya ve 3 yafl›mdaki k›z›m Miranda flu an tatil için Meksika’da bulunuyor. tMeksikal› bir çocuk olarak futbola ilgin nas›l bafllad›?

sAsl›nda gençken futbol oynam›yordum. Amerikan futbolu oynard›m. 8-10 yafllar› aras›nda amatör olarak Amerikan futbolu oynad›m. Ard›ndan 5 y›l kadar da tenis oynad›m. Gençler dal›nda Meksika’da birincili¤im var. Ayr›ca Meksika ad›na Davis Cup’a kat›ld›m. Futbol için beni bir tak›ma ça¤›rd›lar, denediler ve be¤endiler. Monterrey’de bulunan ve Meksika ‹kinci Ligi yani Primera A’da mücadele eden Tigres’te bir sezon oynad›m. Daha sonra 1. Lig tak›mlar›ndan Monterrey’e geçtim ve bir sezon da orada oynad›m. tMeksika’da futbola olan ilgiden bahseder misin? Genç yeteneklere gerekli

imkânlar sa¤lan›yor mu? sMeksika’da futbol çok popüler. Hatta en popüler spor dal›. Futbolculara da çok de¤er veriyorlar. 1. Lig tak›mlar›nda genç futbolcular için oldukça iyi imkânlar sunuluyor. tMeksika futbolu deyince senin akl›na kim geliyor? sTart›flmas›z en iyi Meksikal› futbolcu Hugo Sanchez. O benim için tek isimdir. tGenç futbolcular aras›nda y›ld›z adaylar› var m› Meksika’dan? sBarcelona’da oynayan Giovani dos Santos Ramirez çok iyi bir futbolcu. Gelecekte de çok iyi fleyler bekliyorum ondan. tBirçok ülkede futbol oynad›n. Futbol kariyerinden bahseder misin? sMonterrey’de bir sezon oynad›ktan sonra, ABD tak›m› olan America’ya geçtim. Oradan da ‹spanya’n›n Villarreal tak›m›na transfer oldum.

sorunlar›m sürüyordu ve çok k›zg›nd›m. Bu yüzden kendi çabalar›mla Monterrey'le sözleflmemi bitirdim. t‹spanya'dan sonra turuna devam ettin... sMonterrey'e dönmemek için ‹spanya'da ‹kinci Lig tak›m› Polideportivo Eljido'ya geçtim.

Hugo Sanchez’den çok fley ö¤rendim

Oradan da Kolombiya’n›n Once Caldas tak›m›na transfer oldum. Japonya’da 2004 y›l›nda Intercontinental Kupa finalinde Porto’ya karfl› oynad›k ve penalt›larla 8-7 kaybettik. O maçta benim de penalt›dan bir golüm vard›. Ard›ndan Puebla’ya geçtim ve 6 ay oynad›m. Ama Monterrey peflimi yine b›rakmad›. Meksika Kulüpler Birli¤i, ülke içinde oynad›¤›m takdirde Monterrey oyuncusu say›laca¤›ma dair bir karar ald›. Alt› ayl›k kiral›k param› ödeyince Hugo Sanchez yönetimindeki Pumas’a geçtim. Alt› ay sonunda Pumas beni almak istedi¤inde, Monterrey yine pürüz ç›kard›. “Bu adam› satm›yoruz, bize gelmek zorunda” diye karfl›

tEn sevdi¤in futbolcu Hugo Sanchez’in yönetti¤i tak›mda oynamak nas›ld›? Onunla çal›flmak sana neler kazand›rd›? sHugo Sanchez ile 6 ay çal›flma f›rsat› yakalad›m. Uzaktan topa nas›l vuraca¤›m›, sahada nerelere ne kadar hareket etmem gerekti¤ini, hava toplar›na nas›l ç›kaca¤›m› tamamen ondan ö¤rendim diyebilirim. Çok zeki bir insan. Ondan ö¤rendi¤im bir fley daha var ve bence çok önemli; pozitif olmay›, olumlu düflünmeyi ö¤rendim. Bir flampiyona ya da maç bafllamadan önce insan› mutlaka baflaraca¤›na inand›r›rd›. Motivasyonun çok önemli oldu¤unu, pozitif düflünme mantalitesini ondan ö¤rendim. tBrezilya’n›n en önemli tak›mlar›ndan Santos’ta geçirdi¤in dönemin futboluna katk›s› ne oldu? sSantos çok iyi bir tak›m. Belki buradaki gibi çok fazla fizik gücüne ve uzun topa dayal› bir futbol oynanm›yor. Orada daha çok yüksek teknik ön plana ç›k›yor. Ayr›ca dünyan›n en iyi teknik direktörlerinden Vanderlei Luxemburgo ile çal›flma flans›n› da Santos’da yakalad›m. Ancak Monterrey kulübü benimle sözleflmesi oldu¤unu ileri sürerek yine ortaya ç›kt›. Meksika Federasyonu’nu da inand›rd›lar ve onlar da Brezilya Federasyonu’na yaz› yazd›lar. Brezilya Federasyonu da Monterrey’e inand›. Ben de direkt FIFA’ya giderek, Monterrey ile sözleflmem olmad›¤›n›, Santos’la sözleflmemi bitirerek

Hayat›m›n golünü Brezilya’ya att›m tABD Ligi’nden ‹spanya’ya transfer olmak kolay olmasa gerek. Villarreal’e transferin nas›l gerçekleflti? sAmerica’da oynarken Meksika Milli Tak›m›’na ça¤›r›ld›m. ‹lk maç›mda Brezilya karfl›s›ndayd›k. Çok güzel bir golüm vard›. Hayatta att›¤›m en güzel goldü o. Sonras›nda Villarreal’den yetkililer geldi ve America ile görüfltüler. Böylece Villarreal’e geçtim. t‹spanya futbolunu nas›l de¤erlendiriyorsun? sBana göre dünyan›n en güzel futbolu ‹spanya’da oynan›yor. Orada olmaktan dolay› çok mutluydum. Ama Monterrey’le ilgili sorunlar yaflad›m. Monterrey beni ucuza satmak istemiyor, çok fazla para talep ediyordu. Villarreal bu pozisyonda devam edemeyece¤ini söyledi ve oradaki kariyerimi sona erdirmek zorunda kald›m. Monterrey ile

ç›kt›lar. Ama çok k›zg›nd›m ve dönmeyece¤imi bildirdim. Çok sevdi¤im Pumas’ta da oynayamayaca¤›m› anlay›nca Brezilya’da Santos’a transfer oldum.

America’da oynarken milli tak›ma ça¤r›ld›m. ‹lk maç›m›z Brezilya’ylayd›. O maçta hayat›m›n en güzel golünü att›m. Sonras›nda Villarreal’den yetkililer gelip beni transfer etti. Bana göre dünyan›n en güzel futbolu ‹spanya’da oynan›yor. Orada olmaktan dolay› çok mutluydum. Ama Monterrey’le ilgili sorunlar yaflad›m ve Villarreal’den ayr›lmak zorunda kald›m. Hugo Sanchez’den futbol anlam›nda çok fley ald›m. Ama en önemlisi pozitif olmay› ve olumlu düflünmeyi ö¤rendim. Her maçtan önce insan› mutlaka baflaraca¤›na inand›r›rd›. Santos’ta problem yaflarken, ‹talya’dan bir tak›mdan teklif alm›flt›m. Ama Walter Zenga teknik direktör olarak Gaziantepspor’a gelip de beni isteyince bu teklifi de¤erlendirdim. Türkiye ile ilgili olarak sadece insanlar›n farkl› bir dinden oldu¤unu biliyordum. Hatta buray› Arap ülkeleri gibi san›yordum. Ama geldi¤imde çok farkl› ve güzel bir yer oldu¤unu gördüm. Alex birlikte oynad›¤› forvetlere çok iyi paslar veriyor. Onunla ayn› tak›mda oynamak isterdim. Delgado’yu ve Gökdeniz’i çok be¤eniyorum. Ayr›ca Zurita da iyi oyuncu. TamSaha 57


tamamen serbest kalmak istedi¤imi bildiren bir dilekçe verdim. tNeden Monterrey senin peflini hiç b›rakmad›? sBenden bekledikleri ölçüde paray› kazanamay›nca böyle sorunlar ç›kard›lar. Aç›kças› beni orada çok seviyorlar. Hatta en son Noel tatiline gidince, Monterrey yöneticileri yine “Bize gel, kontrat yapal›m” dediler. Monterrey’de 19 yafl›nda oynamaya bafllad›m, 29 yafl›ma kadar onlarla u¤raflt›m. Orada bir idoldüm, çok taraftar›m vard›. Milli tak›ma da oradan gittim. Benim için önemli bir tak›m ama orada oynamay› düflünmüyorum. tÇok say›da ülkede oynaman›n senin için ne tür avantaj› veya dezavantaj› oldu? sBirçok ülkeye Monterrey sorunum nedeniyle gittim. Aç›kças› çok zor oluyor. Her gitti¤in ülkede adaptasyon sorunu yafl›yorsun. Genelde pozitif bir insan›m ama al›fl›ncaya ve o ülkenin futbolunu tan›y›ncaya kadar bir süre geçiyor.

Zenga için Gaziantepspor’a geldim tGaziantepspor’a transferin nas›l gerçekleflti? sSantos’ta problem yaflarken, ‹talya’dan bir tak›mdan teklif alm›flt›m. Ama Walter Zenga teknik direktör olarak Gaziantepspor’a gelmiflti. Menajerim, Zenga’n›n beni izledi¤ini, çok be¤endi¤ini, beni almak istedi¤ini ve Zenga ile daha iyi yerlere gidece¤imi söyledi. Ben de onun için tercih ettim Gaziantepspor’u. tTürkiye hakk›nda neler biliyordun gelmeden önce? sAsl›nda hiçbir fley bilmiyordum. Sadece insanlar›n farkl› bir dinden oldu¤unu biliyordum. Hatta Arap ülkeleri gibi san›yordum Türkiye’yi. Ama geldi¤imde gördüm ki çok farkl›, çok güzel bir yer buras›. ‹nsanlar çok cana yak›n, insanc›l, her yerde yard›ma kofluyorlar. Gerçekten insanlar› çok seviyorum. Latin Amerika kültürüne çok yak›n buran›n insanlar›. Bu durum adaptasyonumu çok kolaylaflt›rd›. tBrezilya, Meksika ve ‹spanya’da oynam›fl bir futbolcu olarak Türk futbolunu de¤erlendirir misin? sTürk futbolu bence çok iyi durumda. Fenerbahçe’nin Avrupa’daki baflar›s› ortada. Milli Tak›m, Avrupa fiampiyonas› finallerinde ve bu da Türk futbolunun iyi yolda oldu¤unun göstergesi. Çok da iyiye gidecek gibi görünüyor. Burada özellikle fiziksel mücadeleye dayal› bir futbol oynan›yor. Brezilya futbolu daha rahat ama oldukça teknik özellikte. Meksika futbolu ise ikisinin kar›fl›m› gibi. Ama ‹spanya’da oynanan futbol, her iki anlamda da üst düzeyde. Hem fiziksel güç kullan›m› hem de teknik aç›dan. tTürkiye’deki futbolun fizik güce dayal› oldu¤unu söylüyorsun. Burada karfl›s›nda oynamaktan zorland›¤›n defans oyuncular› var m›? 58 TamSaha

sTürkiye'de defans oyuncular› genellikle çok sert karakterli. Ama beni en çok zorlayan defans, antrenmandaki Gaziantepspor defans›yd›. Beni en çok yoran oyuncular onlard›. tTurkcell Süper Lig’de hangi oyuncular› be¤eniyorsun? sAlex birlikte oynad›¤› forvet oyuncular›na çok iyi paslar veriyor. Onunla ayn› tak›mda oynamak isterdim. Delgado’yu ve Gökdeniz’i çok be¤eniyorum. Gaziantepspor’da Zurita da oldukça iyi bir oyuncu. tKendi futbol stilini nas›l tan›ml›yorsun? sKesinlikle olumlu bir düflünce yap›s›na sahibim. Hava toplar›nda çok etkiliyim. Alan boflaltarak yan›mda oynayan futbolcuya iyi imkânlar yarat›r›m. Dar alanda tekni¤imin de iyi oldu¤unu ve flut kabiliyetimin yüksek oldu¤unu düflünüyorum. Bunlar›n yan›nda her zaman savaflç›y›m. tBir forvet olarak hangi futbol sistemini kendine uygun görüyorsun? sÇift forvetle oynanan 4-4-2 sistemi bana benim için en uygunu diyebilirim. tGeçen sezona göre daha baflar›l› bir performans çiziyorsun... sBu sezon performans›m daha iyi. Bundan sonraki dönemde daha da iyi olacak. Geçen sezon hem Türkiye’ye hem de burada oynanan futbola uyum sa¤lamaya çal›flmakla geçmiflti.

Tatmin olmayan bir oyuncuyum tGol krall›¤›nda iddial› m›s›n? sEvet, gol krall›¤›nda da iddial›y›m. Atabildi¤im kadar çok gol ataca¤›m. Kaç gol atarsam atay›m dönüp bakt›¤›mda “Daha fazlas›n› atabilirdim, daha iyisini yapabilirdim” diyorum. Yani hiçbir baflar› beni tatmin etmez. tNe tür goller atmay› seviyorsun? sGol atmak olduktan sonra tüm gollerimi seviyorum. En be¤endi¤im golüm ise daha önce de söyledi¤im gibi Brezilya’ya att›¤›m goldü. Dostluk maç›yd› ama benim milli tak›mdaki ilk maç›m ve golümdü. Sa¤dan top ortaland›, Brezilya defans›ndan Cafu yükseldi ama topa vuramad›. Hemen arkas›nda topu voleyle a¤lara gönderdim. Hayatta unutamayaca¤›m bir goldü. tFutbolda neler hedefliyorsun? sMeksika Milli Tak›m›’nda forma giymek istiyorum. Kulübümle sözleflmem bitti¤inde kesinlikle büyük bir tak›mda oynamak istiyorum. Türkiye ya da baflka ülkede fark etmez. Avrupa’da ‹spanya ve ‹ngiltere’yi tercih ederim. tUzun zamand›r Meksika Milli Tak›m›’nda oynamaman› neye ba¤l›yorsun? sEski teknik direktör Ricardo La Volpe

Meksika Milli Tak›m›’nda forma giymek istiyorum. Sözleflmem bitti¤inde Türkiye’de veya baflka bir ülkede kesinlikle büyük bir tak›mda oynamak amac›nday›m. Türkiye’de oynayan bir futbolcu olarak Türk Milli Tak›m›’n›n Euro 2008’de baflar›l› olmas› benim için de önemli. fiampiyonada Portekiz’le Türkiye’nin gruptan ç›kaca¤›n› düflünüyorum.

ile iletiflimimiz iyi olamad›. S›k s›k tak›m de¤ifltirince performans sorunu yaflad›m. La Volpe de benim problemli bir insan oldu¤umu düflündü. fiimdi Hugo Sanchez milli tak›m› yönetiyor ve benim de oraya dönme flans›m var. tHugo Sanchez’den teklif geldi mi? sHenüz beni aramad›. Ama 6 fiubat’ta oynayaca¤›m›z ilk milli maça ça¤›r›laca¤›m duyumunu ald›m. ‹nan›yorum ki çok yak›nda Hugo Sanchez beni arayacak. Türkiye’deki performans›m sonras›nda Meksika bas›n› da bana büyük ilgi gösterdi.

Türkiye ile Portekiz gruptan ç›kar tTürkiye'nin 2008 Avrupa fiampiyonas›’ndaki flans›n› nas›l de¤erlendiriyorsun? sTürkiye’nin baflar›l› olaca¤›na inan›yorum. Ben de Türkiye’de oynayan bir futbolcuyum. Benim için de Türkiye’nin baflar›l› olmas› önemli. fiampiyonada Portekiz’le Türkiye’nin gruptan ç›kaca¤›n› düflünüyorum. tO kadar ülke gezdikten ve farkl› kültürler tan›d›ktan sonra Türkiye’yi nas›l buldun? sGaziantep’te çok iyi arkadafllar›m vard›. ‹nsanlar çok s›cakt›. Buraya büyük oranda uyum sa¤lad›m say›l›r. Kebap ve baklavaya bay›l›yorum. Mutfak olarak da Meksika ve Latin mutfa¤› ile benzerlikleri var. Özellikle bol baharatl›, ac›l› yemekler. Ancak din ve baz› fleyler farkl›. Bu kültürü ve insanlar› tan›mak istiyorum. Bana çok iyi yaklafl›yorlar ve ben de onlar›n kültürlerini, inan›fllar›n› ö¤renmeye çal›fl›yorum. tTürkiye’de sana ilginç gelen neler var? s‹lk geldi¤imde eve giriflte ayakkab› ç›kar›lmas› bana çok farkl› geldi örne¤in. Bir eve yeme¤e gitti¤imizde erkekler için ayr›, çocuklar için ayr› yerlerin haz›rlanmas› da farkl› gelen fleylerdi. tEvlisin, böyle ülke ülke dolaflmak eflin için de sorun olmuyor mu? sEvet, 4 y›ll›k evliyim ve onun için de çok zor. Ama eflim Sonya seyahati seviyor. Asl›nda iflin zorlu¤u k›z›m Miranda’y› çok etkiliyor. Okula gidecek ve bu konuda sorun yaflayaca¤›z. Önceli¤imiz onun rahat ve huzuru. tFutbolun d›fl›ndaki hayat›nda neler yap›yorsun? sK›z›m Miranda hayat›m›z›n büyük k›sm›n› kapl›yor. Futbol d›fl›nda Amerikan futbolu ve tenisi seviyorum. Meksika’ya gitti¤imde s›kça tenis oynuyorum. tFenerbahçe maç›nda att›¤›n golden sonra maske takman oldukça tart›fl›ld›. Maske neyi simgeliyordu? sMaske takmay› seviyorum. Futbol da bir flovdur. Bizim orada çok popüler bir dövüfl sanat› var. Kökü Azteklere dayanan bu dövüflün simge ismi El Santo’dur. Takt›¤›m maske de onun maskesiydi. Benim favori dövüflçüm El Santo. n


Mevkilerin Öyküsü

Forvet

Shevchenko

Ba¤›fl Erten

Santrforun yeni varisi Futbol gol demek ve gol de santrforun uzmanl›k alan›. Ama oyun zaman içinde önemli de¤ifliklikler yaflamaya bafllad›. Art›k tak›m savunmas›, tak›m oyunu gibi kavramlar öne ç›k›yor, futbol bir bütün olarak alg›lan›yor. Bu yüzden t›pk› di¤er mevkilerde oldu¤u gibi santrfordan da gol d›fl›nda Blochin baflka ifller beklenir oldu. Ve tek bafl›na gol atmaktan baflka ifle yaramayan santrforun yerine, yeni ifl tan›mlar›yla donat›lm›fl forvetler ön plana ç›kt›.

G

eçen say›da santrforun, yani futbolun esas o¤lan›n›n öneminden bahsetmifltik. Onun, futbolun ilk günlerinden beri oturdu¤u imtiyazl› koltu¤un hakl› gerekçelerini sunmufltuk. Sonuçta futbol gol demekti, gol de santrforun uzmanl›k alan›yd›. Bütün tak›m onlar›n ataca¤› bir gole muhtaçt› ve onlar için herkes daha fazla koflmaya raz›yd›. Ama futbol zaman içinde önemli de¤ifliklikler yaflamaya bafllad›. Art›k tak›m savunmas›, tak›m oyunu gibi kavramlar öne ç›k›yor, futbol bir bütün olarak alg›lan›yordu. Bu yüzden t›pk› di¤er mevkilerde oldu¤u gibi santrfordan da gol d›fl›nda baflka ifller beklenir oldu. Çünkü tak›m savunmadayken eli belinde oyuncu devri kapanmaya bafllam›flt›. Bu durumda sadece gol atmaktan ibaret olan santrforun ifl tan›m› de¤iflmeye yüz tuttu. Art›k onlar da tak›m›n önemli bir difllisiydiler ve gol atmak d›fl›nda da görevleri belirdi. Peki, neydi bu görevler? Yeni mevkinin tan›m› nas›ld›? Forvetin eskisinden, yani

60

TamSaha

santrfordan fark› neydi? Her fleyden önce santrforla ilgili beklentiler farkl›yd›. Özellikle futbolun bol hücum oyuncusuyla oynand›¤› y›llarda tek beklenti gol atmaktan ibaretti. Ama oyun zorlaflt›kça ve defansif görevler oyun içindeki a¤›rl›¤›n› art›rd›kça talepler de de¤iflmeye bafllad›. ‹lk olarak kafa toplar›nda etkinli¤in kriteri de¤iflti. Eskiden degajda ve gol için kulland›klar› kafalar›n› art›k pivotaj için de yani pasör olarak da kullanmaya bafllad›lar. Zamanla bu pivotaj hareketleri içinde vücutlar› da önemli hale geldi. Art›k ataklar› açacak duvar görevi de görmeliydiler. Bu yüzden güçlü ve fizikli olmal›yd›lar. Bir süre sonra pres özellikleri ön plana ç›kt›. Bu da h›z demekti. Eskiden Rummenigge defans, defans bölgesinde

Dennis Bergkamp

Chris Waddle

yap›lan bir fleydi. Bir süre sonra forvetler de defansif duruflun bir parças› olmaya bafllad›lar ve ön alanda yapt›klar› presle savunman›n bafllang›c› haline geldiler. Yani topa müdahale yetenekleri de olmal›, savaflmay› bilmeliydiler. Yetmedi, top tutma, oyunu yönetme özellikleri de talepler listesine girdi. ‹lk top teknikleri, driplingleri de neden olmas›nd› ki? Bununla bile kalmad› ifl. Tek bafllar›na kald›klar›nda dahi bol bol çapraz koflularla orta alandan gelecek sürpriz golcülerin yolunu açmalar› istendi. Yani kondisyonlar› da çok iyi olmal›yd›. Bir zamanlar›n santrforlar› muhtemelen bu

Rochteau

de¤ifliklikleri flaflk›nl›kla izliyordu. Çünkü as›l soru fluydu: Bütün bunlar› yapabilen bir forvet golü nas›l atacak? Do¤rusu bu ya, onun da yolunu buldular. Tek vurufl yetenekleri de alabildi¤ine geliflmeye bafllam›flt› çünkü. Peki, ilk ne zaman ortaya ç›kt› forvet? Hangi dönemde santrfor forvete do¤ru evrilmeye bafllad›? Bu yaz› dizisinin vazgeçilmez izle¤i Dünya Kupalar› üzerinden konuya tarihsel bir içerik kazand›ral›m flimdi. fiuras› kesin, 1974’e dek ileri uç oyuncular›n›n çok ezici bir bölümü santrfordu. Leonidas da buna dahildi, Puflkafl da Pele de Fontain de Eusebio da. 1970’lerle birlikte iflin rengi de¤iflmeye bafllad› yavafltan. 1970’de henüz tam emareleri yoktu ama Pele sadece bir nokta santrfor olmaktan yavafl yavafl s›yr›lan oyunuyla bir fleylerin habercisi gibiydi. Ama as›l de¤iflim ya da bir di¤er deyiflle futbol tarihinde k›r›lma noktas› 1974 Dünya Kupas›’nda yafland›. Gerd Müller tabii ki o kupan›n en büyük santrforuydu. Ama Hollanda ve onlar›n total futbolu da gösterdi ki, forvet


oyuncusu art›k baflka ifllere de soyunmal›yd›. Cruyff tam bir forvet de¤ildi, kanada yak›nd›. Lakin de¤iflen forvet tan›m›n›n da en büyük simgesiydi. 48 milli maçta 33 gol att›. Ama hiç kimse onu sadece att›¤› gollerle tan›mlamad›. O oyun içinde bambaflka görevleri de tafl›d›. Yine de 1974 Dünya Kupas›, finali Almanya'n›n kazanmas›nda da görüldü¤ü gibi tam anlam›yla forvetin öne ç›kt›¤› bir kupa de¤ildi. 1978

rengi de¤ifliyor gibiydi. O yüzden ‹spanya, Butragueño gibi bir y›ld›z› Salinas’la beslemeye çal›fl›yordu. Ayn› durum Lineker-Waddle ikilisinde de vard›. Hiç de¤ilse bundan böyle ikisi de onbirde yer alacakt›. Brezilya ise Careca’n›n salt bitiricilikten ibaret performans› yüzünden aks›yordu. 1990 ve 1994 Dünya Kupalar› gelmifl geçmifl en s›k›c› kupalar olarak tarihe geçti. Bu dönemin baflar›lar› da baflar›s›zl›klar› da bu geçifl dönemi özelli¤i yüzünden belirginleflmedi. Birinde Klinsmann gibi bugünkü

anlamda bir forvet Almanya’y› kupaya tafl›m›fl, Van Basten gibi bir forvet idolü ç›km›fl, di¤erinde ise eski tüfek topçular›n temsilcisi Romario ve Bebeto Brezilya’y› zafere götürmüfltü. Neyin ne oldu¤unu anlamam›z için 1998 gerekiyordu belli ki. Ronaldo bize hem forvet hem santrfor olman›n nas›l mümkün oldu¤unu ispatlad›. Fransa tak›m› ise santrforsuz ama forvetli bir tak›mla,

Marco van Basten

Trevor Francis George Weah finali de durumu de¤ifltirmedi. Cruyff’suz ama yine forvetli Hollanda tak›m› Kempes gibi santrfor-forvet kar›fl›m› bir oyuncuya sahip olan Arjantin’le oynad› finali. Kempes forvete benziyordu, ama ille de bir s›n›fa ayr›lmas› gerekseydi o hâlâ bir santrfordu. O yüzden forvet görmeye bafllamak için 1982 Dünya Kupas›’na gitmek flartt›. Asl›nda sonuç olarak bakt›¤›n›zda santrforlar aç›s›ndan eflsiz bir kupayd› 1982. Çünkü ‹talya mucizesinin ard›ndan tam bir gol adam› olan Paolo Rossi vard›. Lakin rakipleri art›k baflka bir faza geçmenin emarelerini göstermeye bafllam›flt›. Bat› Almanya’da Rummenigge, ‹ngiltere’de Trevor Francis, Fransa’da Rocheteau, Sovyetler Birli¤i’nde Blochin baflka türlü bir hücum oyuncusu kimli¤ine sahipti. Nitekim 1986’da art›k her fley belirginleflmeye bafllam›flt›. ‹talya bile Rossi’yle de¤il, Altobelli’yle gelmiflti. fiampiyon Arjantin, Valdano’nun bofl alan koflular›ndan çok yararlanm›flt›. Tamam, Papin gibi isimler de vard› ve eski ekol bir aç›dan varl›¤›n› sürdürmüyor de¤ildi. Fakat art›k iflin

Thierry Henry

Jorge Valdano

Julio Salinas

golcüsü olmadan flampiyon olarak ifllerin ne noktaya geldi¤ini gösterecekti. 2002 Dünya Kupas› art›k santrforla forvetin ayn› anda oynamas›n›n zor oldu¤unu ve biri ille de tercih edilecekse ibrenin forvete kayd›¤›n› gösterir gibiydi. Yar› final oynayan dört tak›m›n tamam› da klasik anlamda bir santrfordan önce forvet bar›nd›r›yordu. Bir tek Ronaldo her ikisi birden olabildi¤inden farkl›yd›. O da tak›m›n› flampiyonlu¤a götürdü. 2006’da ise ‹talya Rossi’lerin bugünkü versiyonu golcü mü golcü Inzaghi yerine Totti ve Toni, onlar›n yede¤i olarak da Gilardino ve Iaquinta’y› tercih etmiflti. Fransa ise Henry klas›n› yakalayarak finali bulmufltu. Almanya Klose’nin de¤erini anlam›fl, Ukrayna olmad›k baflar›lar› yine hem santrfor hem de forvet olabilen Shevchenko sayesinde yakalam›flt› (O Sheva ki, Chelsea’de fazla santrfor görününce yerini Drogba’ya kapt›rd› bir süre sonra). Bugünden geriye do¤ru bakt›¤›m›zda

art›k forvetin futboldaki öneminin santrfor karfl›s›nda galebe çalmaya bafllad›¤›n› söylemek mümkün. Bugün Semih-Kezman tart›flmas› da Hakan fiükür-Ümit Karan’›n ötesine geçen Nonda tercihi de, Nobre’nin her tak›mda forma bulmas› da, Mehmet Y›ld›z’›n Sivasspor’u tafl›yan performans› da bu tezi do¤ruluyor. Art›k forvetsiz olmuyor. Santrforun forvete dönüflümü sürecinde, kimi köfle bafllar›n› anarak bu yaz›y› ba¤layal›m. Çünkü baz›lar› Dünya Kupalar›n›n ötesinde bir etkiyle bunu baflard› ve simge oldu. Tabii ki en bafla Marco Van Basten’i yazmak gerek. Ama bir Mark Hughes’u, Kenneth Anderson’u, George Weah’›, Dennis Bergkamp’› da unutmamak laz›m. ‹ki ismi de bu iflin abart›l› bile olsa ne kadar önemli oldu¤unu göstermesi aç›s›ndan zikredelim ve bitirelim. Bundan 20 sene önce Crouch ya da Koller’den futbolcu yaratmak mümkün müydü acaba? Ya da bu adamlar› kim tak›m›na al›rd› ki? n

TamSaha 61


Bursa’n›n son arma¤an›

Volkan fien

Önce Bursaspor altyap›s›ndan Merinosspor’a gönderildim. Daha sonra Arabayata¤› tak›m›nda oynad›m. Bir kez daha Merinos’a döndüm. Sezon bafl›nda Bursaspor A tak›m›yla kampa kat›ld›ktan sonra bu defa PAF tak›ma indirildim.

Bursaspor, Türk futboluna kazand›rd›¤› y›ld›zlarla adeta bir futbolcu fabrikas›. O da yeflil-beyazl› kulübün vitrine ç›kard›¤› yeni y›ld›z aday›. Bu noktaya gelene kadar sürekli inifller ve ç›k›fllar yaflam›fl ama sonunda Samet Aybaba taraf›ndan de¤eri anlafl›larak tak›ma kazand›r›lm›fl. Futbolun mekanikleflti¤i bir dönemde yüksek top tekni¤i, oyun zekâs› ve son vurufl ustal›¤›yla futbolsever gözlere ziyafet çeken 20 yafl›nda bir genç. 62 TamSaha

Sezon bafl›nda transferin son günü bana “Kendine tak›m bul” denildi. Gitmek istemedi¤imi, Bursaspor’da futbol oynamay› arzulad›¤›m› belirttim. ‹kinci Baflkan Osman Çelik, Bursa’n›n çocu¤u oldu¤umu söyleyerek tak›mda kalmam› sa¤lad›.

Koray Gürtafl tVolkan, bize bafllad›¤›n zamandan bugüne futbol öykünü anlat›r m›s›n? sFutbola Bursasporlu Profesyonel Futbolcular Dayan›flma Derne¤i’nin okulunda bafllad›m. Orada alt› ay geçirdim. Daha sonra ö¤renim gördü¤üm Ak›nc›türk ‹lkö¤retim Okulu’nun seçmelerine kat›ld›m. Hocam›z Ali Yaz›r beni tak›ma seçti. Orada kendimi çok iyi hissettim ve ç›k›fl yakalad›m. Sonra Kudret Kar beni Bursaspor’a ald›. 10-12 yafl tak›m›yla Bursa flampiyonlu¤unu kazand›k. Lisans›m kayboldu¤u için finalde oynayamad›m. Bu büyük bir talihsizlikti benim için. Ard›ndan bir flanss›zl›k daha yaflad›m. Antrenörümüz Y›lmaz Burul bize tak›mda yetersiz bulduklar› isimleri Merinos’a yollayacaklar›n›

söyledi. Benim de ‹brahim diye bir arkadafl›m vard›. Bir gün mahallede onu gördüm. Bana Merinos’ta toplanma oldu¤unu söyledi ve “Senin haberin yok mu?” diye sordu. Beni kimse aramam›flt›. Y›lmaz Hoca’n›n sözleri ise tamamen akl›mdan ç›km›flt›. Babam› da al›p Merinos’a gittim. Bir bakt›m Bursaspor’da birlikte oynad›¤›m›z ekibin as oyuncular›ndan kimse yok. Çok flafl›rd›m. Babama “Ne yapay›m diye?” sordum. O da bana “Oyna” dedi. Babamdan söz etmiflken futbol yaflant›mda en büyük destekçimin o oldu¤unu mutlaka belirtmeliyim. Merinos’ta bize maç yapt›rd›lar ve Mesut Hoca beni be¤endi. Y›lmaz Hoca’dan benim Merinos’ta kalmam› istemifl. Y›lmaz Hoca bana sordu. A¤lad›m. Çünkü bütün arkadafllar›m di¤er tarafta kalm›flt›. Ama Mesut Hoca çok istedi¤i için Merinos’ta devam ettim. Sonra Merinos’tan da gönderildim. Ertesi sene yine bir deneme maç› yap›ld›. Sadece son dört dakika forma flans› buldum. Kendimi gösterme f›rsat›m yoktu. Merinos sonras› Arabayata¤›’na gittim ve orada iki sene geçirdim. Bu süreçte hocam Mehmet Güleç bana çok yard›mc› oldu. Sonra Fazl› Hoca beni yeniden Bursaspor’a ald›. Ard›ndan dokuz arkadaflla birlikte Bursa Merinos’a gittik. Burada 1.5 sezon oynad›m. Bu arada Ümit Milli oldum.

Arnavutluk’la oynanan özel maçta forma giydim. tSonras›nda neden Ümit Milli Tak›m’a ça¤›r›lmad›n? sÜmit Milli Tak›m’da biraz tutuktum. Daha iyi olmam gerekirdi. Bunun etkisiyle bir daha flans yakalayamad›n. tGeçen sezon Merinos’ta iyi bir ç›k›fl yakalad›n. Bunu nas›l baflard›n? sDedi¤iniz gibi Merinos’ta ç›k›fl yapt›m. Teknik direktörümüz fienol Ulusavafl bana çok yard›mc› oldu. Kendisi gerçekten çok iyi bir teknik adam. Play-off’a yükseldik ama De¤irmendere’ye flanss›z bir flekilde elendik. tSezon bafl›nda Bursaspor’la kamplara kat›ld›n. Oradan gelen haberler de kendini kan›tlad›¤›n ve bu y›l›n y›ld›zlar›ndan olaca¤›n yönündeydi. Fakat lig bafllad›ktan k›sa bir süre sonra A tak›m›n d›fl›nda kald›n. Bu süreçte neler yafland›? sHaz›rl›k dönemini Bursaspor’la geçirdim. Kamplarda çok iyiydim. Çok çal›flt›m. Haz›rl›k maçlar›nda Bülent Korkmaz bana flans verdi. En iyi flekilde de¤erlendirmeye çal›flt›m. Kampta biraz bocalad›m. Çünkü orada her fley çok düzenliydi. Bursa’da ayn› ortam› bulamad›m. Fakat tesiste kalmaya bafllay›p yeniden o ritmi yakalad›m. Ligde iki maç k›sa süreli de olsa forma flans› buldum. Çok iyi bir performans sergileyemedim. Galatasaray maç›ndan sonraki karfl›laflmada kadroya al›nmad›m. Önce Merinos’a gittim idmanlara. Ard›ndan ise PAF’a gittim. Oynamam gerekiyordu, çünkü

maç eksi¤ini gidermem laz›md›. Bülent Hoca böyle düflünmüfl. tBülent Korkmaz’la bu karar sonras› konuflma f›rsat› buldun mu? sHocam benimle konuflmad›. Son gün bana “Kendine tak›m bul” denildi. Tarsus ‹dman Yurdu beni istiyordu. O dönemki yöneticilerimizden Ekrem Senal’›n yan›na gittim. Ona kalmak istedi¤imi, Bursaspor’da futbol oynamak istedi¤imi belirttim. Kendime güvendi¤imi söyledim. ‹kinci Baflkan Osman

Çelik de oradayd›. Bana Bursa’n›n çocu¤u oldu¤umu, telefonumu kapatmam› ve gelen teklifleri kabul etmememi söyledi. Ona da teflekkür borçluyum. Kalmam›n en büyük nedenlerinden biri Osman Çelik’tir. tBülent Hoca, seninle görüflse kendini daha iyi hisseder miydin? sPAF’ta oynarken de Bülent Korkmaz benimle görüflmedi. Belki konuflup hatalar›m› söylese, benden beklentilerini aktarsa ve düzeltmem gereken fleyleri anlatsa daha iyi olurdu. Her fleye karfl›n ona teflekkür borçluyum. Çünkü bana flans verdi. tA tak›mdan uzak kald›¤›n dönemde PAF Tak›m’da nas›l bir grafik çizdin? sBu sezon bafl›nda yaflad›¤›m olay büyük tecrübeydi. Sezona

ligde bafllay›p sonra PAF’a geçmek bir olumsuzluktu belki ama futbolda böyle fleyler oluyor. Gönderildi¤imde ilk bafllarda kendimi b›rakm›flt›m. Fakat hocalar›m aya¤a kalkmam› sa¤lad›. ‹dmanlarda çok istekliydim. PAF tak›mda çok iyi maçlar oynad›m. Hem goller att›m hem goller att›rd›m. Burada antrenörümüz Musa Öztürk de beni iyi yönlendirdi. Çok çal›flt›m, kendimi b›rakmad›m ve sonunda geri döndüm. tBu kadar çabuk geri dönece¤ini düflünüyor muydun? sBu kadar erken beklemiyordum. Samet Aybaba sayesinde buralara geldim. Geldi¤im hafta Samet Aybaba bana güvendi ve oynatt›. Benimle çok yak›ndan ilgilendi. Beklentilerini aktard› ve beni yönlendirdi. Tabii bu arada Adnan Örnek’in katk›s›ndan da bahsetmeliyim. Adnan Hoca zaten ben PAF tak›mdayken de yard›mc› oluyor ve yönlendirmeye çal›fl›yordu. t‹lk kez ilk onbirde oynad›¤›n Ankaragücü maç›nda nas›l duygular içindeydin? s‹lk onbirde oldu¤umu maç günü ö¤rendim. Çok mutlu oldum. Bu bana verilen büyük bir flanst›. ‹lk maç›mda iyi oynad›¤›m› düflünüyorum. Amac›m Bursaspor’u iyi yerlere getirmek, Bursaspor’da iyi yerlere gelmekti. Her altyap› oyuncusu A tak›mda oynamay› hayal eder. Bunu baflarmak gerçekten harika bir duygu. tBugün dünya futbolunda yarat›c› futbolcular›n eksikli¤i hissediliyor. Sen kendini bu kategoride bir oyuncu olarak görüyor musun? sYarat›c› bir oyuncu olarak görüyorum. Bu güveni Samet

Aybaba’dan ald›m. Hocam benden geride basit oynamam›, ileride ise yeteneklerimi kullanmam› istiyor. Yani rakip sahada özgürlük veriyor. Topla oynamay› çok seviyorum. Bunu azaltmaya çal›fl›yorum. t‹leriye dönük hedeflerin neler? sBursaspor’da kal›c› olmak ve kaptanl›k pazuband›n› takmak. Ümit ediyorum bu hedeflerime ulafl›r›m. tSeni orta alan›n solunda izliyoruz. Daha önce de bu bölgede mi oynuyordun? sBen uzun süre ileri ikilinin arkas›nda oynad›m. Merinos’ta fienol Ulusavafl beni sol kanada ald›. ‹lk bafllarda biraz zorland›m ama sonra al›flt›m. Bursaspor’da da bu mevkide görev yap›yorum. tEksiklerin neler? sTabii ki halen çok eksi¤im var. Savunma yönüm biraz zay›f. Hücum aç›s›ndan da tam olarak istedi¤im seviyede de¤ilim. Hocamdan, a¤abeylerimden ö¤renece¤im çok fley var. tBursaspor’un orta sahas›nda Mustafa Sarp ve Sumulikoski gibi iki çal›flkan oyuncunun varl›¤› senin daha rahat oynaman› sa¤l›yor mu? sSumulikoski ve Mustafa Sarp çok koflup çok mücadele ediyorlar. Tak›m için savafl›yorlar. Hem defansif hem de ofansif özellikleri çok iyi. Onlar›n varl›¤› beni çok rahatlat›yor. tTaraftar›n sana bak›fl› nas›l? sTaraftar bana karfl› çok anlay›fll›. Maça ç›kt›¤›m›zda büyük destek veriyorlar. Onlara kendimi sevdirdi¤imi düflünüyorum. Hata yapsam bile alk›fll›yorlar. Onlarla iç içe olmal›, birbirimize sar›lmal› ve hedefe birlikte koflmal›y›z. tGenç bir oyuncu olarak nas›l vakit geçiriyorsun? sTesislerde kal›yorum. Hatta izin günlerinde bile burada olmak istiyorum. Çünkü bu sayede futbola daha iyi konsantre oluyorsunuz. Odamda küçük bir topum var, onunla oynuyorum. Yani bir anlamda futboldan hiç kopmuyorum. Bir de di¤er gençler gibi playstation oynamay› çok seviyorum. Tabii bolca da uyuyoruz. Çünkü çok yorgun düflüyoruz. n

PAF tak›mda att›¤›m ve att›rd›¤›m gollerin ard›ndan Samet Aybaba sayesinde buralara geldim. A tak›ma ç›kt›¤›m hafta Samet Aybaba bana güvendi ve oynatt›. Benimle çok yak›ndan ilgilendi. Beklentilerini aktard› ve beni yönlendirdi. Kendimi yarat›c› bir oyuncu olarak görüyorum. Bu güveni Samet Aybaba’dan ald›m. Hocam benden geride basit oynamam›, ileride ise yeteneklerimi kullanmam› istiyor. Yani rakip sahada özgürlük veriyor. Topla oynamay› çok seviyorum. Bunu azaltmaya çal›fl›yorum. Tesislerde kal›yorum. Hatta izin günlerinde bile burada olmak istiyorum. Çünkü bu sayede futbola daha iyi konsantre oluyorsunuz. Odamda küçük bir topum var, onunla oynuyorum. Yani bir anlamda futboldan hiç kopmuyorum. TamSaha 63


David Beckham

Galaxy’nin sorunlu sevgilisi

futbolun sayfalar›n› biraz geriye çevirdi¤imizde karfl›m›za Ertegün (Ahmet ve Nasuhi) kardefller ç›k›yor. 1971’de Kuzey Amerika Ligi’nde (NASL) New York Cosmos’u kuruyorlar. Hat›rlanaca¤› gibi zaman içinde Pele, Carlos Alberto, Franz Beckenbauer ve Galatasarayl› Yasin Özdenak’›n da yer ald›¤› “Dream Team”le futbolun çehresini renklendirmeyi baflarm›fllard›. 1980’lerde de Giorgio Chinaglia, Romerito, Vladislav Bogicevic, Roberto Cabanas, Johan Neeskens, Gerd Müller gibi y›ld›zlar da Amerikan futboluna zenginlik katan isimler olmufltu. Evet bu afl› ABD’de güçlü bir milli tak›m oluflumuna katk› sa¤lam›fl, hatta futbolu yeni ö¤renen ülkenin çocuklar› Dünya Kupalar›nda baflar›yla boy göstermeye de bafllam›flt› ama lig organizasyonu bir türlü istenilen seviyeye ç›kamam›flt›. O halde flimdi s›ra Avrupa futbolunun son 10 y›ldaki en önemli figürlerinden David Beckham’a gelmiflti.

Tak›m›n bir parças› olmak Otoriteler, 32 yafl›ndaki Beckham’›n, profesyonelli¤in ikinci s›n›f oldu¤u Amerika’da ne verece¤i konusunda tereddütleri bulundu¤unu belirtiyordu. Bütün bunlara ra¤men Beckham, Los Angeles’te kendisini karfl›layan medya mensuplar›na, “Ben bir süper star olarak an›lmay› de¤il, tak›m›n bir parças› olmay› ve birlikte kazanmay› hedefliyorum. E¤er

Hasan Cemali avid Beckham Los Angeles Galaxy’ye gelene de¤in Amerika’daki futbol ligi Major League Soccer (MLS) bu denli ilgi oda¤› olmam›flt›. ‹ngiliz y›ld›z, k›taya ayak basar basmaz hayranlar› taraf›ndan büyük bir coflkuyla karfl›lan›yor, paparazzilerin ellerinde patlayan deklanflörlerin ›fl›¤›ndan

D

kurtulmaya çal›fl›rken bir pop star gibi genç k›zlar›n hücumuna u¤ruyordu. O, Amerika’daki futbol anlay›fl›na yeni bir imaj 64

TamSaha

getirmek için k›tay› “flereflendiren” bir büyükelçiydi. Amerikal›lar için futbol baflka bir fleydi. Bizim futbolumuza onlar “soccer” diyordu. Holiganizm ve tribün olaylar› onlar için sadece adlar› duyulan kelimelerden ibaretti. Ama anlamlar› son derece mu¤lakt›. Bir Amerikal› için spor, Amerikan futbolu, beyzbol, basketbol ve buz hokeyi ile efl anlaml›yd›. Böyle bir ülkede, futbol denilen oyunu canland›rma misyonu David Beckham’›n omuzlar›na yüklenmiflti. MLS’in itibar›n› tazelemek için belki de gerçekten Beckham markas›na gereksinim vard›.

Beckham ilk de¤il Asl›nda ülke futbolunu y›ld›zlar eliyle kurtarma projesi bugünün buluflu de¤il. Amerika’daki

buradaysam bir de¤ifliklik yapmak için geldim ve futbolu daha üst bir seviyeye tafl›mak için gayret edece¤im. Futbolu Amerika’da en üst seviyeye ç›karaca¤›m diye bir iddiam yok, çünkü bunu gerçeklefltirmek oldukça zor” diyordu. Unutulmamas› gereken bir husus da Real Madrid’deki teknik direktörü Fabio Capello’nun tak›mda kalmas› için sarf etti¤i çabalar› geri çevirmesiydi.


LA Galaxy tak›m›na 250 milyon dolara transfer oldu¤u duyuruldu¤unda yerinden z›plamayan kimse yoktu; çünkü bu inan›lmaz bir rekordu. O, bir türlü yeterli ilgiyi görmeyen ABD Futbol Ligi’nin kurtar›c›s› olacakt›. Ancak sadece 5 lig maç›nda oynayabilmesi futbolseverlerin tepkisini topluyor. Hele oynamas› beklenen iki maç için yüksek bilet bedeli ödeyip sahada onu göremeyenler öfkelerini protesto gösterileriyle sergiledi. Ancak ABD Ligi’nin seyirci rekoru da yine onun sayesinde k›r›ld›. Üstelik Galaxy yönetimi ve tak›m arkadafllar› böyle bir y›ld›za sahip olmaktan mutlu. Baflkan Lalas, Beckham’a y›lda 6.5 milyon dolar ödediklerini ve bu paray› çoktan ç›kard›klar›n› söyleyerek, “Biz onu önemli bir yat›r›m olarak gördük ve Beckham’›n iyi bir kazanç oldu¤unu düflünüyoruz. Biz kazand›kça o da bunun karfl›l›¤›n› alacakt›r” diyor. ‹spanya Ligi’ni kazanan Real Madrid’den kopmas›n›, Capello ile Beckham aras›ndaki hoflnutsuzlu¤a ba¤layanlar vard›. Capello herkese aç›k aç›k Beckham’›n Amerika’ya gitmesini engelleyece¤ini, çünkü Real Madrid’in ona ihtiyac› oldu¤unu söylüyordu. Ancak bu vaatler sadece sözde kal›yor ve hiç bir zaman gerçekleflmiyordu.

Do¤al lider Beckham gibi ünlü bir oyuncuya sahip olman›n mutlulu¤unu yaflayan LA Galaxy taraftarlar›n›n, bafllang›çta ondan umduklar›n› bulduklar›n› pek de söyleyemeyiz. Amerika’n›n gönlünü fethetmesi beklenen Beckham ne yaz›k ki ülkeye aya¤›n› sakat olarak basm›flt›. Uzun bir süre de yedek kulübesinde oturmufl ve tak›m arkadafllar›n› sahada yaln›z b›rakmak zorunda kalm›flt›. Ancak eski bir milli oyuncu olan Kulüp Baflkan› Alexi Lalas, bafllang›çta yaflanan bütün bu olumsuzluklara ra¤men Beckham hakk›nda ümitli konufluyor: “Hepimizin tek arzusu Beckham’› sahada sakatl›ktan kurtulmufl ve tam anlam›yla sa¤l›¤›na kavuflmufl görmek. Fiziksel olarak kendini toparlad›¤› an kendinden beklenen verimi alaca¤›z. Bundan eminim.” Beckham uzun süren sakatl›¤› süresinde yedek kulübesinde kalmas›na ra¤men tak›m arkadafllar› taraf›ndan bu durum hiç bir vakit hoflnutsuzlukla karfl›lanmad›. Galaxy tak›m›n›n kaptan› Landon Donovan bile arabas›na davet etti¤i Beckham’a tak›m kaptanl›¤›n› sundu. Galaxy’nin orta saha oyuncusu Ante Jazic, Beckham’l› tak›m›n rakip oyuncular› h›rsland›rd›¤›n› ve oyunun kalitesini yükseltti¤ini belirterek onu bir do¤al lider olarak tan›ml›yor.

O iyi bir yat›r›m Kaptan olarak ç›kt›¤› ilk maç› olan MLS SuperLiga Kupas› yar› finalinde DC United’a kendine has serbest vurufltan att›¤› gol taraftarlar› aya¤a kald›rm›flt›. Bu gol taraftarlar›n gönlüne su serpmiflti. Ancak Beckham’la ifller ligde beklenildi¤i gibi gitmiyordu. Yedek kulübesine çekildi¤i Toronto ve DC United

maçlar›nda yüksek bilet fiyatlar› taraftarlar› k›zd›rm›fl, yuhalanmas›na neden olmufltu. Neden sakat olarak transfer edildi¤i sorgulanmaya bafllanm›flt›. Taraftar onu sahada sa¤lam görmek istiyordu. Bir süre sonra Beckham sakatl›¤›n› atlat›yor ve Galaxy’nin New York’ta konuk oldu¤u Red Bulls maç›n› tam 66 bin futbolsever izliyordu. Bu rakam MLS tarihinde bir seyirci rekoruydu. Evet, belki Galaxy gol düellosundan 5-4 ma¤lup ayr›l›yordu ama Beckham, tak›m›n›n att›¤› dört golden üçünün asistini yaparak nihayet kalitesini

karfl›l›¤›n› alacakt›r. Bunu da flu anda gerçeklefltiriyor.” Beckham’›n bir sezonda kazanaca¤› ücretin 6.5 milyon dolar oldu¤unu belirten ilgililer, reklam gelirlerinin bunun d›fl›nda tutuldu¤unu aç›kl›yor. Beckham görüldü¤ü gibi futbol oynaman›n d›fl›nda reklam gelirlerinden de önemli bir pay›n sahibi olacak. Pele, New York Cosmos formas›n› giydi¤i 1970’ler döneminde bugünlerde oldu¤u gibi ayn› ilgiyi görmüfltü. Ne var ki bugün flartlar oldukça de¤iflik. Uydu televizyonu ve promosyonlar sporcular› daha iyi

elde ediliyordu. Galaxy’nin evi olan California’daki Home Depot Center’da oynad›¤› maçlarda seyirci rekorlar› k›r›l›yordu. Galaxy’nin deplasmana gitti¤i Toronto’da yerel gazeteler ad›m ad›m Beckham’› takip ederek gitti¤i lokantalarda, al›flverifl yapt›¤› dükkânlarda adeta karargâh kurmaktan üflenmiyor, sosyete sayfalar›nda ad›ndan s›kça söz ediliyordu. Bir ara da adeta kaç›r›l›rcas›na bir arabaya bindirilip Harlem’de çocuklar yarar›na düzenlenen futbol klini¤inde konuflmac› olarak bulunmas› istenmiflti. ‹lk önce korktu¤unu belirten Beckham, bu ilginç ayr›nt›y› flöyle dile getiriyor: “New York’un baz› yerlerinin tekin olmad›¤› do¤ru. Montclair State College’in sahas›ndaki idmandan henüz ç›km›flt›m ki beni bir arabaya bindirip bilinmeyen bir yere götürdüler. Me¤er Harlem’deki küçük çocuklar konuflmac› olarak beni istemifl.”

Kendisini sevdirmeyi baflard›

konuflturuyordu. Art›k Beckham patentli formalar, tiflörtler ve di¤er ürünler kap›fl kap›fl sat›l›yordu. Kötü günler geride kalm›flt›. “Befl y›lda alaca¤› 250 milyon dolar› acaba hak ediyor mu?” tart›flmalar› sürerken, Kulüp Baflkan› Lalas, bu rakam›n net olmad›¤›n›, kulübün sahibi olan Anschutz Entertaintment Group’un çok güçlü bir kurulufl olarak bu yat›r›m›n alt›ndan kalkabilece¤ini belirterek flöyle diyordu: “Biz Beckham’› önemli bir yat›r›m olarak gördük ve bunun karfl›l›¤›n› almaya bafllad›k. Amerika’da spor, yap-ifllet-kazan üzerine kuruludur. Beckham’›n iyi bir kazanç oldu¤unu düflünüyoruz. Biz kazand›kça o da bunun

tan›t›yor, bundan Beckham da nasibini fazlas›yla al›yor. Amerika’da futbol deyince ilk akla gelen kulübün LA Galaxy olmas›n› arzulayan Baflkan Lalas, flimdiden bunun meyvelerini almaya bafllad›klar›n›, Beckham’a ödenen bir sezonluk ücretin de karfl›land›¤›n› vurgulayarak flunlar› söylüyor: “Uluslararas› düzeyde isim yapmak için Beckham ve onun gibi markalara gerek duyuyoruz. Genç taraftarlar› bu isimler ateflleyecek. Amac›m›z Galaxy’yi herkese duyurmak.” Asya, Avustralya ve ‹ngiltere turlar› Beckham’l› Galaxy’yi tan›t›m amaçl› olarak planlanm›flt›. Bunu yaparken de Beckham patentli kulüp formalar›ndan büyük bir gelir

Tak›m arkadafllar› Beckham’›n ne denli mütevaz› oldu¤unu anlata anlata bitiremiyor. Jaziç bu konuda flöyle konufluyor: “‹nan›l›r gibi de¤il. Tak›m›n her gitti¤i yerde hayranlar› taraf›ndan adeta kuflat›l›yor. Magazin dünyas› peflinden ayr›lm›yor. Beckham’›n hayat tarz›, olaylara bak›fl› herkesi ilgilendiriyor. ‹lgi gösterene ilgiyle karfl›l›k veriyor. Kendinden emin ve sevecen haliyle herkesin sevgisini kazanm›fl. Etraf›na imza vermekten kaç›nm›yor. Maçtan sonra tak›mla beraber bulundu¤umuz ortamlarda bizimle birlikte olmaktan mutluluk duydu¤unu görüyoruz. Bizimle kaynaflmas›ndan mutluluk duyuyoruz. Güzel bir espri anlay›fl› var. Kibar ve sessiz. Ondan futbol d›fl›nda da ö¤renece¤imiz çok fley oldu¤unu düflünüyoruz.” Görünüfle göre Beckham’la her fley yolunda gidiyor gibi. Ancak önünde kalan dört y›lda Amerika’daki futbola ne denli katk› sa¤layacak, bunu zaman gösterecek. “Oynad›¤› befl lig maç›nda gol atamayan Beckham’a taraftarlar daha ne kadar katlanacak?” sorusu ise hâlâ gündemdeki yerini koruyor. n

TamSaha 65


Futbol Hukuk Av. Talat Emre Koçak

Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu T

ürkiye Futbol Federasyonu’nun 3813 Say›l› Kurulufl Kanunu, 4 Aral›k 2007 tarihinde Resmi Gazete’de yay›mlanarak yürürlü¤e giren 5719 Say›l› Kanun ile baz› de¤iflikliklere u¤rad›. Asl›na bak›l›rsa, bu de¤ifliklik 3813 Say›l› Kanun’un geçirdi¤i ilk de¤ifliklik de de¤ildi. Bugüne kadar birçok farkl› sebepten ötürü 3813 Say›l› Kanun’a müdahale edilmifl ve yap›s›nda yenilikler yap›lm›flt›. Peki, neydi 5719 Say›l› Kanun ile getirilen önemli de¤ifliklikler? Bunlar› belki de birkaç alt bafll›k alt›nda incelemek daha uygun olacakt›r. Öncelikle bu de¤ifliklik talebinin, FIFA’n›n 2005 y›l› içinde bafllatt›¤› ulusal federasyonlarla uyum çal›flmalar› kapsam›nda FIFA’dan geldi¤ini belirtmek gerek. FIFA, 3813 Say›l› Kanun’u inceleyerek Türkiye’de futbolun özerk yap›s›n›n istenilen düzeyde olmad›¤›n›, FIFA ve UEFA prensiplerinin Kanun’da yeterli düzeyde belirtilmedi¤ini ve yarg›sal yap›n›n da gerekli ba¤›ms›zl›¤a sahip olmad›¤›n› ifade etmifltir. Bunun üzerine yap›lan yo¤un çal›flmalar neticesinde bugün 5719 Say›l› Kanun olarak bildi¤imiz Kanun ile de¤ifltirilen 3813, daha modern, daha özerk ve adil yarg›lama prensiplerini içeren bir hal alm›flt›r. Yarg›sal anlamda 5719 say›l› Kanun’un getirdi¤i en önemli de¤ifliklik, hiç flüphe yok ki, futbol yarg›m›za yeni giren Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’dur (“UÇK”). 1992 y›l›ndan bu yana yürürlükte bulunan sistem uyar›nca, futbolun aktörleri aras›nda sözleflmelerden do¤an ihtilaflara TFF Yönetim Kurulu ilk derece yarg› mercii s›fat›yla karar vermekte ve bu kararlara karfl› da TFF Tahkim Kurulu nezdinde itiraz edilebilmekteydi. Bizim de defalarca elefltirdi¤imiz bu sistemin en önemli sorunu TFF Yönetim Kurulu üyelerinin hukukçu olmalar›n›n 66 TamSaha

Futbolun yeni kanunu ile getirilen yeni oranlardan biri de Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu. FIFA’n›n “yarg› ba¤›ms›zl›¤›” talebi üzerine oluflturulan bu yeni kurulun kurulufl amaçlar› neler? Kurul kimlerden kurulacak ve nas›l karar alacak? Bu yaz›da, literatürümüze yeni giren Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu ile ilgili bilinmeyenlere ›fl›k tutaca¤›z. gerekmemesi ve teknik hukuki konulara da hukuki bir e¤itimden geçmemifl futbol yöneticilerinin karar veriyor olmas›yd›. Bu durum ise ilk derecede yap›lan yarg›lamalar›n s›hhatine önemli ölçüde zarar vermekteydi. Her ne kadar TFF Hukuk Kurulu bir dan›flma kurulu s›fat›yla ihtilaflarla ilgili olarak TFF Yönetim Kurulu’na yard›mc› olmaya gayret etse de nihai kararlar hukukçu olmayan TFF Yönetim Kurulu üyelerince verilmekteydi. Sistem içindeki bir di¤er sorun ise TFF Yönetim Kurulu üyelerinin genellikle futbol kulüpleri temsilcilerinden oluflmas›yd›. Yönetim Kurulu’nun karara ba¤lad›¤› ihtilaflar›n büyük ço¤unlu¤unun futbolcular ile kulüpler aras›nda cereyan etti¤ini de hesaba katt›¤›m›zda bu kurulun tarafs›zl›¤› önemli ölçüde elefltirilmekteydi. 5719 ile hukuk sistemimize giren Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu ise yukar›da belirtti¤imiz sorunlar› büyük ölçüde gidermektedir. Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu modeli, uzun y›llardan beri FIFA taraf›ndan baflar› ile uygulanmakta ve uluslararas› nitelikli futbol ihtilaflar›n›n çözümünde adil ve eflit bir çözüm sistemi sunmaktad›r.

Önemli nokta, hakemlerin belirlenmesi Sistemin en önemli noktas›, Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’nda görev yapacak hakemlerin belirlenmesidir. Buna göre, ihtilaf›n taraflar›n› teflkil eden futbolcular, kulüpler ve teknik

adamlar bu sistemde dolayl› bir yöntemle ve kendilerini temsil eden kurulufllar eliyle, Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu heyetlerinde görev alacak hakemleri belirlemektedir. Biraz açmak gerekirse, 3813 Say›l› Kanun’da futbolcular› temsil etti¤i kabul edilerek Genel Kurul’da delegesi bulunan Profesyonel Futbolcular Derne¤i bundan sonra Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’nda görev yapmas› için befl adet hakem belirleyerek bildirecektir. Ayn› flekilde ihtilaflar›n bir di¤er taraf› olan kulüpler de Kulüpler Birli¤i Vakf› eliyle Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’na befl adet hakem bildirecektir. Ayn› belirleme hakk› TÜFAD için de geçerlidir. Böylelikle ihtilaflar›n taraflar›n› temsil eden kurulufllar, hukuk bilgisine güvendikleri toplam on befl adet hakemi Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’na atayacaklard›r. Futbol Federasyonu ise bu belirlemelere ek olarak Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’na baflkanl›k edecek bir adet hukukçuyu kurula atayacakt›r. Yukar›da izah etti¤imiz belirleme ile bundan böyle ihtilaflar›n taraflar›, heyet oluflumlar›na eflit müdahale imkân›na sahip olmad›klar›n› veya Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’nun tarafs›z ve ba¤›ms›z bir yap›s›n›n bulunmad›¤›n› ileri süremeyeceklerdir. Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’na atanan on alt› kiflilik hakem heyeti, kendilerini atayan kurulufllar›n temsil etti¤i aktörlerin ihtilaflar› neticesinde befler kiflilik heyetler oluflturacaklard›r. Bir örnekle açmak gerekirse, X futbolcu ile

Y kulübü aras›nda ç›kan ihtilafta, Profesyonel Futbolcular Derne¤i’nin atad›¤› befl kiflilik listeden iki kifli ile Kulüpler Birli¤i Vakf›’n›n atad›¤› listeden iki kifli bir panel oluflturacakt›r. Oluflan tüm heyetlere ise Federasyon taraf›ndan belirlenen Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu Baflkan› baflkanl›k edecektir. Böylelikle her somut ihtilafta, taraflar› temsilen ikifler hakem ile karar istikrar›n› sa¤lamak ve Federasyonu temsil etmek amac›yla atanan bir baflkandan oluflmak üzere befl kiflilik spesifik heyetler oluflacakt›r. Ayn› örnek antrenör ile kulüpler aras›nda ç›kacak ihtilaflar için de geçerlidir. Bu sistemin sa¤l›kl› iflleyebilmesi için ise t›pk› CAS mahkemesinde veya FIFA DRC’de oldu¤u gibi, spor hukuku bilgisine sahip ve içtihat bütünlü¤ü sa¤lamaya ehil, hukukçulardan oluflan güçlü bir sekretaryan›n da oluflmas› flartt›r. Bu sekretarya taraflar aras›ndaki yaz›flmalar› ve süreci takip ederek Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu’nun spesifik heyetlerine destek verecektir. Uyuflmazl›k Çözüm Kurulu taraf›ndan verilen kararlara karfl› da yap›s› yenilenen ve taraf temsilinin tam olarak sa¤land›¤› TFF Tahkim Kurulu’na itiraz edebilmek mümkün olacakt›r. Yeni yap›lanma neticesinde; 1) TFF Yönetim Kurulu’nun ve TFF’nin tamamen d›fl›nda bir yarg› yap›lanmas› oluflturulmufl olacak ve yarg›sal ba¤›ms›zl›k net bir flekilde sa¤lanacakt›r. 2) ‹htilaf›n taraflar›n› temsil eden kurulufllar›n belirleyece¤i hakemlerin verece¤i kararlar neticesinde bir hukuki içtihatlar bütünü oluflmas›n›n önü aç›lacakt›r. 3) Daha adil, daha fleffaf ve taraflar›n eflit temsilinin sa¤land›¤› bir ilk derece yarg› sistemine kavuflulacakt›r. 4)Tamamen hukukçulardan oluflan bir yarg› mercii sayesinde yarg›sal yap› daha sa¤l›kl› bir hâl alacakt›r. n


Serkan Balc›

Altyap› yat›r›m› mutlaka geriye döner Türk futbolunun yetifltirdi¤i önemli oyunculardan biri. Pamukspor’da bafllad›¤› futbol hayat›n› Bodrum Yal›kavakspor’da devam ettirirken ‹lhan Cavcav taraf›ndan keflfedilip Gençlerbirli¤i’ne transfer edildi. K›sa zamanda aflama kaydedip Fenerbahçe formas›n› giydi ve flampiyonluk yaflad›. Ayn› baflar›ya Trabzonspor formas›yla da ulaflmak amac›nda. Türkiye’de oyuncu yetifltirilmesi yönünde yeterli çaban›n gösterilmedi¤ini söylüyor ve Türk futbolunun ç›k›fl noktas› olarak altyap› e¤itimine vurgu yap›yor. 68 TamSaha

sGeçmiflteki oyuncular›n hayatlar›n› araflt›rd›¤›mda, gece kulüplerine gittiklerini, kumar oynad›klar›n› ö¤rendim. Ama internetin yayg›nlaflmaya bafllamas›yla birlikte bu tür fleyler sona erdi. Konu vakit geçirme oldu¤u için art›k bofl zamanlarda internet

tGelecekte teknik direktörlü¤ü düflündü¤ünü söyledin; peki flimdi olaya bir teknik adam gözüyle bakmaya çal›fl›yor musun? sBazen kendimi teknik direktörün yerine koyuyorum ve iflinin çok zor oldu¤unu anl›yorum. Kadroda 25-26 oyuncu var. Hepsi

Bugünkü futbolcular›n kötü al›flkanl›klardan uzak durdu¤unu söyleyebilirim. Bu zamana kadar kötü fleyler yaparak paras›z kalan oyuncu görmedim. Hepsi gelece¤ine yat›r›m yap›yor. Ben de öyleyim. Gelece¤imi düflünüyorum.

Avrupal› oyuncunun çok küçük yafllarda gördüklerini biz çok daha ileri yafllarda ö¤reniyoruz. Son dönemlerde bunu aflmaya bafllad›k ama henüz yeterli de¤il. Tesisleflme ve e¤itim için büyük yat›r›mlar yapmak gerekiyor.

tAnadolu’da yetiflip daha sonra büyük tak›mlarda forma giyen bir oyuncusun. Türkiye’deki oyuncular›n yetiflme koflullar› ve yetiflme yöntemleriyle ilgili ne düflünüyorsun? sBen hal› sahada yetifltim diyebilirim. Avrupa’da ise ailelerin bilinciyle birlikte çocuklar 5-6 yafl›ndan itibaren futbol e¤itimi almaya bafll›yor. Top tekni¤i ve vurufl stillerini ö¤reniyorlar. Biz ise onlar›n küçük yaflta gördüklerini çok daha ileri yafllarda ö¤reniyoruz. Bunu son dönemlerde aflmaya bafllad›k ama henüz yeterli de¤il. Tesisleflme ve e¤itim için büyük yat›r›mlar yapmak gerekiyor. Avrupa’da büyük kulüpler kurduklar› futbolcu tarama a¤›yla Afrika ve Brezilya gibi bölgelerde bulunan yetenekli çocuklar› altyap›lar›na kat›p ileride çok büyük paralara sat›yor. Buna Lyon’u örnek gösterebilirim. Bizde de böyle fleyler olmal›. Altyap› için paraya k›y›lmal›. Bu yöndeki yat›r›m kesinlikle geri döner diye düflünüyorum. tOyuncular›n ellerine büyük paralar›n geçti¤ini görüyoruz. Sence futbolcular aktif dönemde veya futbolculuk sonras› bu paray› do¤ru kullanabiliyor mu? Bu konuda geçmiflten günümüze bir geliflim yafland› m›?

Avrupa'da büyük kulüpler kurduklar› futbolcu tarama a¤›yla Afrika ve Brezilya’dan yetenekli çocuklar› altyap›lar›na kat›p ileride çok büyük paralara sat›yor. Altyap› için paraya k›y›lmal›. Bu yöndeki yat›r›m kesinlikle geri döner diye düflünüyorum.

Bazen kendimi teknik direktörün yerine koyuyorum ve iflinin çok zor oldu¤unu anl›yorum. Kadroda 25-26 oyuncu var. Hepsi oynamak istiyor. Morali bozulan, kapris yapan olabiliyor. Bu nedenle yap›lan ifl çok zor ve sayg› duymak gerekli. Bana göre futbolcunun hocas›n› anlamas› gerekiyor. Bire bir konuflabilmeliyiz. Türklerin verdi¤i moral motivasyonu yabanc›lar veremiyor. Tercüman arac›l›¤›yla konufltu¤unuz için anlat›lanlar size gerçekçi gelmiyor. kullan›l›yor. Futbolcunun sosyal yaflam› k›s›tl›. Herkesin yapt›¤›n› yapamazs›n›z. Benim dönemimde flu zamana kadar kötü fleyler yaparak paras›z kalan oyuncu görmedim. Hepsi gelece¤ine yat›r›m yap›yor. Ben de öyleyim. Gelece¤imi düflünüyorum. Futbolcunun al›flt›¤› yaflam› sürdürebilmesi için paras›n› iyi kullanmas› gerekir. Bana göre futbolculuk sonras› ayl›k gelirinin en az 20 milyar lira olmas› gerekir. Ancak bu flekilde al›fl›lm›fl düzen devam eder. Tabii bunu söylerken hayatta her türlü durumla karfl›laflabilirsiniz. Allah sa¤l›k versin.

Okul yapt›rmak istiyorum tHenüz gençsin ve önünde futbol oynamak için uzun y›llar var. Yine de futbolculuk yaflam›n bitti¤inde neler yapaca¤›n› düflünüyor olmal›s›n. sTeknik direktör olmak istiyorum. Asla futboldan kopamam. Ancak futbolculuk kariyerimi noktalad›ktan sonra bir-iki y›l dinlenirim. Bunun d›fl›nda okul yapt›rmak istiyorum. Bunlar benim en büyük hedeflerim.

oynamak istiyor.Morali bozulan, kapris yapan olabiliyor. Aradaki mesafeyi iyi ayarlamak gerekiyor. Bu nedenle yap›lan ifl çok zor ve sayg› duymak gerekli. Teknik adamlar bazen bir futbolcuyu tutmayabilir. Ama bizim çok çal›flmaktan baflka yapaca¤›m›z bir fley yok. E¤er çal›flmazsak kimseye de¤il kendimize zarar vermifl oluruz. tBugüne kadar yerli-yabanc› pek çok teknik direktörle çal›flt›n. Oyunculu¤unun geliflimine katk› aç›s›ndan yerlilerin mi yabanc›lar›n m› daha faydal› oldu¤unu düflünüyorsun? sBu ay›p ama dil bilmedi¤imiz için yerli teknik adamlar› tercih ediyoruz. Okul döneminde dersleri hayat›m›zdan ç›kartt›¤›m›z için kendimizi yeteri kadar gelifltiremedik. Bana göre futbolcunun hocas›n› anlamas› gerekiyor. Bire bir konuflabilmeliyiz. Türklerin verdi¤i moral motivasyonu yabanc›lar veremiyor. Tercüman arac›l›¤›yla konufltu¤unuz için anlat›lanlar size gerçekçi gelmiyor.

Fenerbahçe’de sa¤ bek oldum. Ersun Hoca’n›n Gençlerbirli¤i’ni çal›flt›rd›¤› dönemde orta sahada görev yap›yordum. Orta sahada oynay›nca daha özgür bir flekilde mücadele edebiliyorum. Sa¤ bekte ise bir adama ba¤l› kal›yorsun. Küçük bir baflar›s›zl›kta 25 y›ll›k stres oyuncular›n üzerine yükleniyor. Bunu her oyuncu kald›ramaz. Bask›n›n etkisiyle sahada yapmak istedi¤inizi yapamayabiliyorsunuz. Baflar›ya yavafl yavafl ilerlemeliyiz. Camia kenetlenirse tak›m iyi yerlere gelir. TamSaha 69


tBazen orta sahada bazen de sa¤ bekte görev yap›yorsun. Sana göre en verimli oldu¤un mevki hangisi? sBence orta saha. Fenerbahçe’de sa¤ bek oldum. Ersun Hoca’n›n Gençlerbirli¤i’ni çal›flt›rd›¤› dönemde orta sahada görev yap›yordum. Trabzonspor’da ise her iki mevkide de oynad›m. Orta sahada görev al›nca daha özgür bir flekilde mücadele edebiliyorum. Sa¤ bekte ise bir adama ba¤l› kal›yorsun. Ancak futbolcu her mevkide oynayabilmeli. Mutlaka “flurada oynar›m” diyemez. tKendi mevkinde örnek ald›¤›n futbolcular var m›? sKüçüklükten beri Okan Buruk ile Emre Belözo¤lu’nu çok be¤enir ve örnek al›r›m. Ayr›ca fizik olarak da yak›n oldu¤umuz için çevremiz taraf›ndan bu oyunculara benzetiliyorum. Onlara karfl› oynad›¤›m için çok mutluyum. Her ikisi de Türkiye standartlar›n›n üzerinde futbolcular. tTrabzonspor’un flu andaki yap›s›n› nas›l görüyorsun? sTak›m kötü gidince yap› da kötü gözüküyor. Bence baz› fleyleri aflmam›z gerekiyor. Küçük bir baflar›s›zl›kta 25 y›ll›k stres oyuncular›n üzerine yükleniyor. Bunu her oyuncu kald›ramaz. Bask›n›n etkisiyle sahada yapmak istedi¤inizi yapamayabiliyorsunuz. Baflar›ya yavafl yavafl ilerlemeliyiz. Camia kenetlenirse tak›m iyi yerlere gelir. Al›nan bir ma¤lubiyette karamsarl›¤a kap›lmamak laz›m. Sabretmek gerekiyor. Lyon, Fransa’da uzun y›llard›r flampiyonlu¤u kimseye b›rakmamas›na karfl›n Avrupa’da baflar› elde edemiyor. Sezon bafl›nda ald›¤›m›z hükmen ma¤lubiyet ne yaz›k ki bizi çok olumsuz etkiledi. Nas›l bafllarsan öyle gidersin. tGenç nesle bakt›¤›nda ileride y›ld›z olabilecek oyuncular görebiliyor musun? sBefliktafl’ta Serdar Özkan ve Batuhan var. ‹kisi de çok yetenekli. Ayr›ca Galatasaray altyap› konusunda baflar›l›. ‹yi oyuncular ç›kart›yorlar. Kendilerini kan›tlam›fl Arda ve Sabri var. Ancak Türkiye’de gençlere fazla önem verilmiyor. Bir-iki maç kötü oynad›¤›nda tahammül gösterilmiyor. Genç oyucu stres alt›nda olursa hata yap›yor, hata yapt›kça da kötüye gidiyor. Bunlar› ben de yaflad›m. Gençlere kesinlikle sabretmek gerek. tOyuncular›n takvimleri çok yo¤un. Sürekli maç, antrenman ve kamp yap›yorsunuz. K›s›tl› olan bofl vakitlerini nas›l de¤erlendiriyorsun? s‹zmir’e ailemin yan›na gidiyorum. Köpe¤imle ilgileniyorum. Trabzon’da olursam da genelde evde internette zaman geçiriyorum. Tak›m kötü gitti¤i zamanlar d›flar› ç›kmak istemiyorum. Genelde böyleyim. Bunun kentle bir ilgisi yok. Sonuçlar biraz daha iyi gitmeye bafllay›nca flehri gezece¤im. tGençlerbirli¤i tak›m›n›n Türkiye ve Avrupa’da derece yapt›¤› dönemde 70 TamSaha

kadroda yer al›yordun. Taraftar›n›z›n olmay›fl›, kadro ne kadar kaliteli olursa olsun baflar›n›z› etkiliyor muydu? sElbette etkiliyordu. Futbol sonuçta bir e¤lence. Avrupa’da insanlar sinemaya gidermifl gibi maça gidiyor. Gençlerbirli¤i tak›m›nda hiçbir sorun bulunmamas›na ra¤men taraftar›m›z hiç yoktu. Yenilsek de Baflkan ‹lhan Cavcav iyi oynad›¤›m›z için bize prim veriyordu. Sonuç anlam›nda çok iyi gitmemize ra¤men her maç tribünde polislere oynuyorduk. O tür kulüpler futbolcu satarak bir yerlere geliyor. Bunun aksi yap›lsayd›, kulübün taraftar› olmad›¤› için geliri de olmayacakt›. Baflkan ‹lhan Cavcav bunu çok iyi ayarlad›. Beni 50 milyara ald›lar, 2 milyon euroya satt›lar. Ersun Yanal döneminde neredeyse flampiyon olacakt›k ama Türkiye’de yaflanan farkl› durumlardan dolay› olamad›k. tAnadolu’da oynayan oyuncular bu durumu Türkiye’deki farkl› flartlara ba¤l›yor herhalde. sSürekli k›rm›z› kartlar görüyorduk. Nas›l gördü¤ümüzü biz de anlam›yorduk. Belki de hakl›yd›lar ama o saatten sonra biz de flampiyon olamay›z diye düflünmeye bafllad›k. Büyük tak›mlar›n taraftar say›lar› çok üst düzeyde. Böyle olmas› yay›n gelirlerini de etkiliyor. Benim gönlüm tekrar Anadolu’dan bir flampiyon ç›kmas› yönünde. ‹nflallah bu yine Trabzonspor olur. tMedyay› takip ediyor musun? sDi¤er arkadafllar›m› bilemiyorum ama ben kesinlikle takip etmiyorum. Çünkü futbolu bilen bilmeyen, hayat›nda topa vurmayan kifliler yorum yap›yor.

Milli Tak›m'da kaliteli oyuncular var tMilli Tak›m 2008 Avrupa fiampiyonas›’na gidecek. Grubu ve flampiyonay› nas›l de¤erlendirirsin? sBu flampiyonada kötü tak›m yok. Grupta ev sahibi ‹sviçre, Portekiz ve Çek Cumhuriyeti yer al›yor. Milli Tak›m da eleme sürecinde kötü bir dönemden geçti. Art›k olumsuzluklar›n geride kald›¤›na inan›yorum. Asl›nda oldukça kaliteli bir oyuncu kadrosu var. Bu flartlar alt›nda gruptan ç›k›l›r diye düflünüyorum. Milli Tak›m›m›z nas›l dünya üçüncüsü olduysa, bu flampiyonada da beklenen baflar›y› gösterebilir. tMilli Tak›m’da dünya üçüncülü¤ü sonras› zamana yay›lan bir jenerasyon de¤iflikli¤i oldu. fiimdi Avrupa fiampiyonas› finallerine bu de¤iflimle birlikte gidiliyor. Sence Türkiye’de bu de¤iflimi gerçeklefltirecek ve baflar›y› devam ettirebilecek potansiyel var m›? sBana göre oradaki zihniyet çok önemli. Milli Tak›m için oynuyorsun. Özel bir unvan sahibi oluyorsun.

Tabii ki tecrübe ve amatör ruh laz›m. Herkes var gücüyle mücadele ederse baflar› kendili¤inden gelir. Bir bütün olmak gerekiyor. Tecrübeyle gençli¤in iyi yo¤rulmas› flart. Çünkü bir anda de¤ifliklik olmaz. Bunun yavafl yavafl gerçekleflmesi gerekir. tYabanc› oyuncular›n Milli Tak›m’da oynad›klar›n› görüyoruz. Bunun örnekleri dünyan›n baflka ülkelerinde de yaflan›yor. Sen Türkiye aç›s›ndan bu olay› nas›l yorumluyorsun? sBaflar› isteniyorsa, yabanc›lar›n milli tak›mlarda oynayabilece¤ini düflünüyorum. Zaten yabanc›dan daha iyi Türk oyuncu varsa o tercih edilir. Bu durum bana mant›kl› geliyor. Marco Aurelio bunu ispatlad›. ‹yi de oynuyor. Dünyada da örneklerini görüyoruz. Mesela Fransa’n›n Dünya ve Avrupa fiampiyonu olmufl kadrosunda çok say›da kökeni farkl› oyuncu vard›. Baflar›y› sadece Frans›z oyuncularla elde etmediler. Bu nedenle normal karfl›l›yorum. Ama bunu yaparken de Türk insan›n› kaybetmememiz gerekir. tTürkiye’de tart›fl›lan konulardan biri de yabanc› oyuncu say›s›n›n s›n›rland›r›lmas›. Kimisi bunun serbest b›rak›lmas›n›, kimisi azalt›lmas›n›, kimisi de mevcut say›n›n korunmas›n› istiyor. Senin bu konuda görüflün nedir? sBana göre mevcut say› gayet iyi. Azalt›lmas› da gerekmez. Ancak transfer edilen yabanc› oyuncunun, Türk futbolcudan birkaç kat daha iyi olmas› gerekir. Çünkü onlara verilen paralar Türklerle ayn› de¤il. Kaliteli, örnek olacak düzeyde oyuncular getirilmeli. Ama Türk oyuncuyla ayn› seviyede olduktan sonra transfer etmenin bir anlam› yok. fiu ana kadar büyük tak›mlara gelen yabanc›lar da bence gayet iyi.

Türk oyuncunun mantalitesi de¤iflmeli tGerek Avrupa’da yetiflmifl, gerekse de Türkiye’de baflar› elde edip Avrupa’ya transfer olmufl oyuncular›m›z var. Bunlar›n ülke d›fl›ndaki performanslar›n› nas›l de¤erlendiriyorsun? Ya da sana göre onlar ne tür s›k›nt›lar yafl›yorlar ve bizim onlardan fark›m›z ne?

sTuncay yeni yeni form tuttu. Emre Belözo¤lu y›llard›r oynuyor. Tugay a¤abey ayn› flekilde. Bence Türk oyuncusunun mantalitesini de¤ifltirmesi gerekiyor. Çünkü ülke d›fl›na ç›kt›¤›n›zda yabanc›l›k çekiyorsunuz. Kültürüne, diline, örfe ve adetlerine al›flam›yorsunuz. Burayla oras› farkl›. Mesela burada maça bir-iki gün kala kampa giriyorsunuz, orada ise futbolcu müsabakaya sevgilisiyle geliyor. Olay› profesyonel anlamda de¤erlendiriyorlar. Bir de Avrupa’da Türk futbolculara farkl› gözle bak›yorlar. Di¤er ülkelerin oyuncular›yla, Türk oyuncular aras›nda bir farkl›l›k göze çarp›yor. Avrupa kulüpleri Türk oyuncusunu transfer etmeden önce çok farkl› yönlerden de¤erlendirmelerde bulunuyor. Üç-befl defa düflünüyorlar. Bu afl›l›rsa Avrupa’da daha fazla say›da Türk oyuncu oynayabilir. Yetenek ve karakter anlam›nda çok kaliteli oyunculara sahibiz. Bana göre önümüzdeki 5 y›l içinde Avrupa’da forma giyen oyuncu say›s› bir hayli artacakt›r. tAvrupa fiampiyonas› da bunun için bir flans olarak de¤erlendirilebilir mi? sSonuçta bu tür organizasyonlar oyuncular için vitrin niteli¤indedir. Ülkenin baflar›l› olmas› tüm Türk oyuncular› etkileyecektir. Bu flampiyonada ikincilik veya üçüncülük alsak, yabanc› kulüpler oyuncular›m›z hakk›nda üç defa düflünmek yerine bir defa de¤erlendirip transfer yapabilir. tSon olarak Trabzonspor camias›na vermek istedi¤in bir mesaj var m›? sBaflar›l› olmak, galibiyet serisini bafllatmak, ligin ikinci yar›s›nda da çok farkl› bir Trabzonspor izlettirmek istiyoruz. Bunun için de tüm camiadan destek bekliyoruz. n


Futbol Sa¤l›k Doç. Dr. Mitat Koz Ankara Üniversitesi, Beden E¤itimi ve Spor Yüksekokulu

koz@sports.ankara.edu.tr

Futbolda bandaj ve bantlama B

ir sektör haline gelmifl olan futbolda üst düzey oyunculara ödenen ücretler günden güne artmaktad›r. Oyuncu maliyetlerinin yükselmesi oyunculardan beklentileri de art›rmaktad›r. Bu beklentiler sakatl›k geçiren bir futbolcunun bir an önce tekrar sahalara dönmesi konusunda oyuncu üzerinde bask› oluflturabilmekte, tedavisi tamamlanmadan ve rehabilitasyonun gerekleri tam olarak yerine getirilmeden oyuncular tekrar sahalara dönebilmektedir. Bununla iliflkili olarak da futbolda, son y›llarda yaralanma nedeniyle zay›flam›fl vücut bölümlerini destekleyerek, futbolcuyu bir an önce tekrar sahalara döndürmek amac›yla bandaj ve bantlama uygulamalar›na olan ilgi giderek artmaktad›r. Bu da zaman zaman oyuncular›n, yöneticilerin ve teknik sorumlular›n bantlama uygulamalar›nda, gere¤inden fazla bir beklenti içerisine girmesine ve rehabilitasyon aflamalar›n›n atlanmas›na yol açabilmektedir. Bandaj ve bantlama, bir vücut bölümünün fonksiyonel hareketlerinin devam›na izin verirken ayn› zamanda koruma ve destek sa¤layan uygulamalard›r. Bandaj ve bantlama koruyucu ve önleyici etkileri yan›nda rehabilitasyon esnas›nda yeniden yaralanma riskini azaltmak için de yayg›n bir flekilde kullan›lmaktad›r. Yaralanm›fl vücut bölgesinin bu flekilde desteklenmesi aktiviteye erken dönüflü ve iyileflmeyi engelleyebilecek istenmeyen hareketlerin kontrolünü sa¤lar. Bant ve bandaj kullan›m amaçlar› l Acil ilk yard›m sa¤lamak. l Afl›r› eklem hareketlerini s›n›rland›rmak. l A¤r›s›z fonksiyonel hareketlere izin vermek. l Yaralanm›fl vücut bölümünü desteklemek. l Koruyucu pedleri ve malzemeleri tutturmak, sa¤lamlaflt›rmak. l Aktiviteye erken dönüfl sa¤lamak. Bandaj ve bantlama tekniklerinin kullan›m› bireylerin erken aktiviteye dönüflüne izin vermesine karfl›n, bu tür yöntemlerin kullan›m› yaralanm›fl vücut bölgesinin kuvvetlendirilmesi

72 TamSaha

olanlara köpükten yap›lm›fl ince bir materyal (poliüretan köpük) bantlamadan önce band›n alt›na uygulanmal›d›r. Bu uygulama tek kat halinde yap›lmal›d›r. Uygulama an›nda vücut parças› istenen etkiyi sa¤layacak pozisyona getirilmelidir. Diz ve kalçan›n hafif fleksiyona getirilmesi gerekiyorsa topu¤un alt›na 3-5 cm’lik bir ped konulabilir. K›r›fl›kl›klar›n önlenmesi için bant rulo fleklinde amac›yla dizayn edilmifl kapsaml› bandaj gerilmeye izin verecek tutulmal› ve uygulama öncesi 5-6 bir rehabilitasyon program›n›n lifler de ihtiva eder. Elastik cm.’den fazla aç›lmamal›d›r. yerini kesinlikle almamal›d›r. bandajlar buzu veya koruyucu Bant sar›mlar› düzgün bir flekilde Bu nedenle çok uzun süre pedleri vücut bölümüne tutturmak yap›ld›ktan sonra avuç içi ile flekil kullan›lmamal›d›r. Ayr›ca d›flar›dan ve kompresyon sa¤lamak amac›yla verilmeli ve k›r›fl›kl›klar sa¤lanan deste¤in vücudun kendi kullan›l›r. Elastik olmayan önlenmelidir. Sirküler elemanlar›n›n sa¤lad›¤› deste¤in bandajlar ise sadece eklem bantlamadan kaç›n›lmal›d›r. yerini tutamayaca¤› da hiçbir hareketlerini s›n›rland›rmak ve Özellikle elastik olmayan zaman unutulmamal›d›r. destek sa¤lamak amac›yla bantlamada bu kural geçerlidir ve Vücudun hemen her bölgesine kullan›lmaktad›r. Bant yerine dolafl›m bozuklu¤una yol açabilir. bandaj ve bantlama uygulamas› kullan›labilmesine karfl›n bant Band›n her bir fleridi di¤erinin yap›lmakla birlikte, futbolda ayak kadar etkili de¤ildir. üzerine uygulan›rken arada aç›kta bile¤i ve diz eklemi bantlamas› en Bant uygulama prensipleri deri sahas› kalmamal›d›r. Bu deride yayg›n yap›lan uygulamalardand›r. Bant uygulamas›ndan önce tahrifle yol açabilir. Her bir flerit bir Özellikle ayak bile¤ini uygulama sahas› temizlenmeli, önceki sar›m›n yar›s›n› ya da üçte burkulmalardan korumak amac›yla kurutulmal› ve k›llardan birini kapatacak flekilde yap›lan bantlama en s›k olan›d›r. ar›nd›r›lmal›d›r. Kesik, s›yr›k gibi uygulanmal›d›r. Uygulama Bandaj ve bant tipleri küçük yaralar varsa serum sonras›nda o bölgenin hareketine fizyolojik ile temizlenmeli ve kuru Çok çeflitli bant ve bandaj ba¤l› a¤r› veya hassasiyet ortaya materyalleri mevcuttur. Bant elastik steril bir ped ile üzeri ç›karsa bantlama yanl›fl yap›lm›flt›r. kapat›lmal›d›r. Aflil tendonu ve ya da elastik olmayan tarzda Mutlaka sökülüp yeniden yap›lmal›d›r. Bantlaman›n uygulanmamas› gereken durumlar Bantlama tamamland›¤›nda l Yaralanman›n tan›s› tam olarak konulamam›flsa. dolafl›m kontrol l Akut bir yaralanma sonras› bu bölgenin daha kötüye gitmesi bekleniyorsa. l Sadece yumuflak doku, ligament hasar› de¤il, yaralanman›n boyutu daha büyük ise. edilmelidir. Sportif aktivite biter bitmez deri tahriflini ayak s›rt› gibi sürtünmeye duyarl› olabilir. Elastik bant s›kl›kla önlemek için bant sökülmelidir. vücut bölümleri bir ped ya da koruyucu pedleri yerlerine Bant söküldükten sonra deri, alkol kayganlaflt›r›c› ile korunmal›d›r. tutturmak amac›yla ya da veya eterle temizlenmeli ve Deri bu flekilde haz›rland›ktan maksimum hareket gerektiren kurutulmal›d›r. Deri çok kuru ise sonra bant yap›flt›r›c› spreyinden eklemelerin çevresine uygulan›r. nemlendirici sürülmelidir. Tahrifl, ince bir tabaka deriye s›k›l›r ve Bu eklemlere elastik bant su toplamas› ve enfeksiyon kurumas› için beklenir. Bu band›n uygulamas› dolafl›msal ve nörolojik deriye daha s›k› yap›flmas›n› sa¤lar. belirtileri aç›s›ndan deri dikkatli bir fonksiyonlar engellenmeden flekilde gözlenmelidir. Bant sökerek Banda duyarl› olan bireylere kaslar›n kas›lmalar›na izin verir. ç›kart›lmamal› veya kopar›lmamal›, uygulama her gün yeniden Elastik bantlar elastisitesinin yar›s› makasla kesilmelidir. n yap›lmal› ya da banda alerjisi ya da üçte biri kadar gerilerek uygulan›r. Çok s›k› elastik bant uygulamas›, dolafl›m› Bandaj uygulama prensipleri ve o bölgenin hareketlerini engeller, a¤r› ve rahats›zl›¤a l Sar›mlar distalden proksimale do¤ru yani kalp yönüne do¤ru yap›lmal›. yol açar. Elastik olmayan l Bandaj bir önceki sar›m›n yar›s›n› kapatacak flekilde yap›lmal›d›r. bant, afl›r› hareketleri l Sar›mlar aras›nda deri katman› kalmamal›d›r. engelleyerek eklemlere l Bandaj›n iki ucu aras›ndaki bas›nç eflit olmal›d›r. destek sa¤lar. l Sar›mlar çok s›k› olmamal›d›r. Bandaj›n da iki tipi l Bandaj sahip oldu¤u gerimin yar›s› ya da üçte biri kadar gerilmelidir. bulunmaktad›r; elastik ve l Futbolcu maça ya da antrenmana ç›kacaksa bandaj bantla tespit edilmelidir. elastik olmayan. Her ikisi de l Klipler sökülürken bandaja zarar vermesi önlenmelidir. pamuklu kumafltan yap›lm›fl l Sökülen bandaj sabunlu su ile y›kan›p kurutulmal›d›r. olmakla birlikte elastik

Bandaj ve bantlama tekniklerinin kullan›m› bireylerin erken aktiviteye dönüflüne izin vermesine karfl›n, bu tür yöntemlerin kullan›m› yaralanm›fl vücut bölgesinin kuvvetlendirilmesi amac›yla dizayn edilmifl kapsaml› bir rehabilitasyon program›n›n yerini kesinlikle almamal›d›r. Bu nedenle çok uzun süre kullan›lmamal›d›r. Ayr›ca d›flar›dan sa¤lanan deste¤in vücudun kendi elemanlar›n›n sa¤lad›¤› deste¤in yerini tutamayaca¤› da hiçbir zaman unutulmamal›d›r.


Giovani dos Santos

Babas›n›n o¤lu Futbolda soyaçekimin en önemli örneklerinden birisi o. Brezilyal› ünlü oyuncu Zizinho’nun o¤lu olarak 1989’un May›s ay›nda Meksika’da dünyaya geldi ve ikisi üvey dört kardefliyle birlikte yine babas›n›n futbol okulunda e¤itimden geçti. Fransa’da düzenlenen bir turnuvada Barcelona scoutlar› onu keflfedince, kendisini hayallerinin tak›m›nda ve idolü Ronaldinho’nun yan› bafl›nda buldu. Barça, son dönemde Ronaldinho’nun tak›mdan ayr›laca¤› yolundaki geliflmelere pek de önem vermiyorsa, bunun arkas›nda Giovani dos Santos'un varl›¤›n› aramak gerekiyor. ‹lker U¤ur

Zizinho: “O¤luma disiplin ve tevazuyu ö¤rettim. Çünkü hayatta bir baflar›ya ulaflmak istiyorsan›z bunun yolunun bu iki kavramdan geçti¤ini biliyorum. Baz›lar› onun bu kadar genç yaflta bu kadar fley baflar›p, Barcelona gibi bir kulüpte oynayarak fl›maraca¤›n› düflünebilir ama bu Gio için geçerli de¤il. Gio ne kadar iyi bir futbolcuysa bunun iki kat› kadar iyi bir evlat olmay› baflarm›flt›r.” Bu baflar›lara ulaflmada önemli bir pay sahibinin Ronaldinho oldu¤unu söylemek gerek. Brezilyal› süper star, dos Santos’u adeta kanatlar› alt›na alm›fl ve yetifltiriyor. Gio çocukluk idolüyle ilk buluflmas›n› tarif edilemez olarak nitelendiriyor ve onu sahadaki babas› olarak kabulleniyor. Bu arada Zizinho ile Ronaldinho'nun yak›n arkadafl olduklar›n› da belirtmemiz gerek. 74 TamSaha

B

arcelona’n›n yolu sezon öncesi haz›rl›k kamp›nda Danimarka’ya düfler. 29 Temmuz’da oynanan ve di¤er s›k›c› haz›rl›k maçlar›ndan pek de fark› olmayan özel maçta, Barcelona’n›n rakibi AGF’dir. Karfl›laflman›n 18. dakikas›nda ismen takip etti¤imiz, milli tak›m performanslar›n› izledi¤imiz ve pek çok kimsenin Ronaldinho’nun varisi olarak adland›rd›¤› Giovani dos Santos sa¤ kanattan topla birlikte iner. Kendisine ikili olarak bask› yapan AGF savunmac›lar›n›

içeri kat ederek geçer ve kaleciyle göz göze geldi¤i anda s›f›ra yak›n bir aç›dan ters köfleye füze gibi bir flut ç›kar›r. Potansiyelin realiteyle bulufltu¤u bu an futbolseverler için de bir rahatlama an›d›r ayn› zamanda. Post Messi döneminin ilk y›ld›zlar› kabuklar›ndan ç›km›fl ve genifl Barcelona kadrosunun en iyi 25 oyuncusu aras›na girmeyi baflarm›flt›r. Bojan Krkic’le dos Santos aras›nda öncelik s›ras› belirlerken futbol kamuoyunda yaratt›klar› etkiyi göz önüne alm›flt›m. Dos Santos birkaç

sene önce Meksika Genç Milli Tak›m›’nda büyük bir patlama yapm›fl ama arkas›n› biraz da küçük yafl› nedeniyle getirememiflti. Bojan’›n Milli Tak›m baflar›s› ise daha yak›n dönem oldu¤u için, TamSaha sayfalar›nda yer al›fl› da daha erken olmufltu. Bu aç›klaman›n ard›ndan bu yaz›n›n öznesi dos Santos’a dönelim. Saçlar›, vücut yap›s›, oyun stiliyle Ronaldinho’yu and›ran genç Giovani 11 May›s 1989’da Meksika’n›n Monterrey kentinde dünyaya geldi¤inde kaderi asl›nda önceden yaz›lm›fl


gibiydi. Futbolculuk yeteneklerini, Brezilya’n›n ünlü futbolcular›ndan birisi olan ve Zizinho olarak tan›nan Gerardo dos Santos’tan alm›flt›. Bu yetenekleri Meksika’da bir futbol efsanesi olarak kabul edilen babas›n›n futbol tecrübesiyle birleflince küçük Giovani’nin önü aç›ld›. Monterrey’de kurdu¤u futbol okulunda Giovani’yle birlikte ikisi üvey dört kardeflini de e¤iten Zizinho, São Paolo ad›ndaki okul tak›m›n› Amerika Birleflik Devletleri’nde düzenlenen prestijli Dallas Kupas›’na götürdü ve tak›m burada çok baflar›l› oldu. Tak›m›n y›ld›z› küçük Giovani’ydi.

Küçük yaflta Barça’da Futbol becerileri, Giovani’yi Monterrey Kulübü’nün kap›s›ndan soktu ve 12 yafl›nda Giovani profesyonel futbolculuk yolunda ilk ad›mlar›n› böylece att›. Kariyeri bir gençler turnuvas›yla bafllayan genç oyuncu, ayn› sezon Fransa’da düzenlenen bir turnuvadaki baflar›s› sonucu rüyalar›n›n tak›m›na gitti. Dos Santos’un yeteneklerinden etkilenen Barcelona scoutlar› genç oyuncunun ‹spanya’ya gelmesini sa¤lam›flt›. Giovani dos Santos’un kariyer hikâyesinin Barcelona aya¤›, asl›nda ilk kez profesyonel oldu¤u maça kadar Katalan temsilcisinin genç tak›mlar›nda baflar› dolu günlerle geçti. Ama dos Santos’un futbolseverlerin gözüne girdi¤i yer Barcelona’dan önce Meksika Milli Tak›m›’n› flampiyonlu¤a tafl›d›¤› U17 Dünya Kupas›’yd›. Peru’da düzenlenen ve Milli Tak›m›m›z›n dördüncü oldu¤u organizasyonun en baflar›l› oyuncular›ndan birisi Giovani dos Santos’tu. 8 numaral› formas›yla tak›m›n›n att›¤› gollerin yar›s›n›n asistini yapan dos Santos, Brezilyal› Anderson’un ard›ndan turnuvan›n en iyi ikinci oyuncusu seçildi ve Gümüfl Top ödülünü ald›. Herkesin kim bu çocuk dedi¤i dönemde onun Barcelona formas› giyiyor oluflu büyük kulüplerin ifltah›n› kapatm›flt›r san›r›z.

‹yi futbolcu, iyi evlat Dos Santos, k›sa kariyerinde yaflad›¤› baflar›lara ra¤men oldukça mütevaz› bir kiflili¤e sahip. Babas› Zizinho flu yaflananlara hâlâ inanamad›¤›n› söylese de o¤lu için en önemli gördü¤ü fleyin disiplin oldu¤unu vurguluyor. Zizinho

flöyle devam ediyor: “O¤luma disiplin ve tevazuyu ö¤rettim. Çünkü hayatta bir baflar›ya ulaflmak istiyorsan›z bunun yolunun bu iki kavramdan geçti¤ini biliyorum. Baz›lar› onun bu kadar genç yaflta bu kadar fley baflar›p, Barcelona gibi bir kulüpte oynayarak fl›maraca¤›n› düflünebilir ama bu Gio için geçerli de¤il. Gio ne kadar iyi bir futbolcuysa bunun iki kat› kadar iyi bir evlat olmay› baflarm›flt›r.” Bu baflar›lara ulaflmada önemli bir pay sahibinin Ronaldinho oldu¤unu söylemek gerek. Brezilyal› süper star, dos Santos’u adeta kanatlar› alt›na alm›fl ve yetifltiriyor. Gio çocukluk idolüyle ilk buluflmas›n› tarif edilemez olarak nitelendirse de Ronaldinho

fiampiyonas›’nda ise Giovani dos Santos, Bronz Top ödülünü kazanmay› baflard›. Bu turnuvan›n gruplar›nda Gambiya, Portekiz ve Yeni Zelanda’yla ayn› gruba düflen Meksika, grup maçlar›nda tulum ç›kar›p 9 puanla ikinci tura yükselmiflti. Tak›m›n att›¤› 8 golün ikisinde dos Santos imzas› vard›. Genç Giovani ikinci turda oynanan Kongo karfl›laflmas›nda da golünü atarak görevini yapt› ve tak›m›n› çeyrek finale tafl›d›. Ama Meksika’n›n flanss›zl›¤›, bu turda karfl›lar›na Sergio Agüero’nun y›ld›zlaflt›¤› Arjantin’in ç›kmas›yd›. Agüero gol kral› ve en iyi oyuncu olarak seçilerek tamamlad›¤› turnuvan›n sonunda kupay› al›p Buenos Aires’e götürmüfltü. Arjantinli Maximiliano Morales’in 45. dakikada att›¤› gol Meksika’y› ve dos Santos’u üzmüfltü. Tak›m çeyrek finalde elenmesine ra¤men dos Santos turnuvan›n en iyi üçüncü oyuncusu seçilmeyi baflararak

ne kadar önemli bir isim oldu¤unu göstermiflti. Nitekim daha sonra Meksika A Milli Tak›m›’na davet edildi ve bugüne kadar dört kez A Milli Tak›m formas›n› giydi. Turnuva sonras› ise bildi¤iniz hikâye asl›nda. Yaz›n›n bafl›na dönerseniz flu an b›rakt›¤›m›z noktadan devam edebilirsiniz. Giovani her geçen gün kendisini gelifltirmeyi sürdürüyor ve Barcelona kadrosunun önemli oyuncular›ndan birisi olma yolunda ilerliyor. Barcelona’n›n Ronaldinho’yu gönderebilece¤inin konufluldu¤u flu günlerde Ronaldinho’nun gidifli bu kadar önemsenmiyorsa e¤er, bunun nedeni Giovani’nin varl›¤›d›r. Belki Messi kadar etkili bir figür olamad› henüz ama dos Santos aradaki 2 yafl fark› h›zla kapat›p Arjantinliyi k›sa sürede yakalayabilir. Genç Giovani bu sezon buldu¤u f›rsatlar› iyi de¤erlendirmeye devam ederse önümüzdeki sezon Barcelona’n›n de¤iflmezlerinden birisi olaca¤a benziyor. n

ile çal›flmaya al›flm›fl görünüyor. Hatta onu sahadaki babas› olarak kabullenmifl bile. Bu arada Zizinho ile Ronaldinho’nun yak›n arkadafl olduklar›n› da belirtmemiz gerek.

Hiç düflünmeden Meksika’y› seçti Giovani hayat›nda yaflad›¤› en unutulmaz maç›n U17 Dünya Gençler fiampiyonas› Finali oldu¤unu söylerken, bu karfl›laflmada Brezilya’y› ma¤lup etmelerinin kendisi aç›s›ndan önemli oldu¤unu belirtiyor. Babas› nedeniyle Brezilya Milli Tak›m›’n› seçme flans› bulunan dos Santos, Meksika’y› tercih ederken bir an bile düflünmedi¤ini, çünkü Meksika do¤umlu bir oyuncu olarak ülkesinin formas›n› giymesinin önemli oldu¤unu söylüyor. 2007 U20 Dünya

TamSaha 75


TFF G 端ndemi

Futbol seni unutur mu?


TFF Gündemi TFF Baflkan Bafldan›flman› ve AR-PEG Koordinatörü Gündüz Tekin Onay hayata veda etti.

Türk futbolu duayenini yitirdi

T

FF Baflkan Bafldan›flman› ve AR-PEG Koordinatörü Gündüz Tekin Onay’› kaybettik. Yakaland›¤› amans›z hastal›k nedeniyle uzun süredir tedavi gören Gündüz Tekin Onay, 4 Ocak’ta hayata gözlerini yumdu. Onay’›n naafl› 5 Ocak Cumartesi günü düzenlenen törenlerin ard›ndan topra¤a verildi. Gündüz Hoca için ilk tören Futbol Federasyonu’nun Levent’teki merkezinde düzenlendi. TFF Yönetim Kurulu üyeleri, Milli Tak›m Teknik Direktör ve antrenörleri ile Gündüz Hoca’n›n futbol ailesinden çok say›da seveninin kat›ld›¤› törende bir konuflma yapan Futbol Federasyonu Baflkan› Haluk Ulusoy flunlar› söyledi: "Ölümü kimsenin akl›na gelmezdi. Benim hiç akl›ma gelmezdi. fiaka sand›m ama gerçekti. Herkes ifllerini anlat›r, Gündüz Tekin Hocam ise yapt›¤› ifllerlerle, hizmetleriyle ve projeleriyle konuflurdu. Gönlümün yar›s› gitti. Yola onunla beraber ç›km›flt›k. Futbol Federasyonu’nun ne oldu¤unu bilmedi¤im zamanlarda, Futbol Federasyonu Baflkanl›¤›n› hayal edemedi¤im günlerde, bana ‘Federasyon Baflkan› olur musun diye sorduklar›na sak›n olmam deme’ dedi. Ben de ‘Olur mu hocam, bu kadar adam varken neden bana sorsunlar?’ dedim. Birkaç dakika sonra gazeteciler arad›, ‘Baflkanl›¤› düflünür müsünüz?’ dediklerinde, ‘Neden olmas›n?’ demifltim. Federasyon baflkanl›¤› yolunda ilk ad›m› Gündüz Tekin Onay sayesinde att›m. Ama Gündüz Tekin Hoca bana inan›yordu, bana güveniyordu. Bana bir dost olarak güveniyordu. Yürekli bir insan oldu¤umdan dolay› beni çok seviyordu. Gündüz Tekin Onay'›n insanl›¤›n›, dostlu¤unu anlatmak mümkün de¤il. Adam gibi adamd›, dosttu, insand›. O kadar büyük eserler b›rakt› ki. Türkiye’de ve dünyada Gündüz Tekin Onay ile bir dakika birlikte olma mutlulu¤unu yaflayan insanlar var. A¤abey-kardefl gibiydik. Bir gün bir yerde onunla birlikte olaca¤›m›za inan›yorum." Törende ayr›ca Gündüz Tekin Onay’›n o¤lu Güntekin Onay ile k›z› Zeynepgül Ene ve TÜFAD Baflkan› ‹smail Dilber de birer konuflma yapt›. Onay’›n naafl› daha sonra Levent Camii’ne götürüldü. ‹kindi namaz›n› müteakip k›l›nan cenaze namaz›n›n ard›ndan Onay’›n naafl› Zincirlikuyu Mezarl›¤›’ndaki kabrine defnedildi.

78 TamSaha

Hayat›n› futbola adam›flt› G

ündüz Tekin Onay 1942 y›l›nda Çank›r›’da do¤du. Futbola 1957 y›l›nda Eskiflehir’de bafllad›. Bursa Ak›nspor, D.Ç. Karabükspor, Muhaf›zgücü, Ordu Milli Tak›m›, Karfl›yaka, fiekerspor ve Kastamonuspor’da futbol oynad›. 26 yafl›nda Kastamonuspor’da antrenörlü¤e bafllad›. 27 yafl›nda Genç Milli Tak›m antrenörü ve A Milli Tak›m yard›mc› antrenörü oldu. Bu görevlerine 1969-1972 y›llar› aras›nda Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde devam etti. 30 yafl›nda Profesyonel 1. Lig’e Adanaspor ile ad›m att› ve aral›ks›z 21 y›l Türkiye 1. Ligi’nde Zonguldakspor, Befliktafl, Bursaspor, Mersin ‹dmanyurdu, MKE Ankaragücü, Kayserispor, Gençlerbirli¤i, Adana Demirspor, Konyaspor ve Denizlispor tak›mlar›nda teknik direktörlük yaparak 462 maçla lig rekoru k›rd›. TÜFAV, Türkiye Futbol Federasyonu Vakf›, Türkiye Futbol Vakf› kurucusu olarak yönetim kurullar›nda görev yapt›. TÜFAD’da Genel Sekreterlik ve Asbaflkanl›k görevlerinde bulundu. Teknik direktörlük yapt›¤› Adanaspor kulübüne, baflkanl›k yaparak bir ilki gerçeklefltirdi. Çeflitli gazetelerde spor yazarl›¤› ile futbol ad›na 14 kitap yazarak, özellikle gençlerin gelifliminde önemli rol oynad›. Yurtiçinde kurs ve seminerlerde e¤itimcilik yapt›. Ayr›ca, yurtd›fl›nda UEFA-UEFT gibi 30’a yak›n seminere kat›ld›. 1997-2004 y›llar› aras›nda Türkiye Futbol Federasyonu Genç Milli Tak›mlar Koordinatörü ve Baflkan Bafldan›flman› olarak bir çok projeye

imza att›. UEFA U19 Avrupa fiampiyonas›’nda ikinci olan Genç Milli Tak›m’›n sorumlusuydu. 2007 y›l›nda TFF AR-PEG Genel Koordinatörü olarak, "Van Futbol Köyü Projesi" ile Türk Futbolu ad›na Türkiye'de bir ilke imza att›. Bu proje sayesinde, tüm Türkiye'den kat›lan çocuklarla birlikte futbol ad›na do¤u ve bat› sentezini gerçeklefltirdi. "Van Futbol Köyü Projesi”ni hayata geçirerek, Y›l›n Projesi dal›nda birçok ödül kazan›rken, UEFA’dan da kutlama mesaj› ald›. 2007 y›l› UEFA TFF Grassroots Yaz Etkinlikleri çerçevesinde, I. Uluslararas› Riva Düfl Köyü Grassroots Futbol Festivali’ni birçok yabanc› ülke çocuklar› ile gerçeklefltirdi. Ayn› y›l içerisinde I. Grassroots Engelliler Futbol Festivali’ni düzenledi. 2007 y›l›nda, Türk Spor Ajans› taraf›ndan Memorial Hastanesi Sponsorlu¤unda organize edilen 11 Alt›n Adam yar›flmas›nda Y›l›n Alt›n Yöneticisi Ödülünü ald›. 2007 y›l› Aral›k ay›nda, Grassroots Etkinlikleri çerçevesinde farkl› yafl gruplar›ndaki çocuklar› futbol oynamaya davet etmek amac›yla, Türkiye Futbol Federasyonu Beylerbeyi Gündüz Tekin Onay Grassroots Merkezi’ni açt›. UNESCO Taraf›ndan 2007 y›l›n›n MEVLANA Y›l› ilan edilmesi nedeniyle, Türkiye Futbol Antrenörleri Derne¤i taraf›ndan, Futbol Adam› dal›nda "HOfiGÖRÜ ve ÖRNEK DAVRANIfi" ödülüne lay›k görüldü. Ayn› y›l, Milliyet Gazetesi’nin düzenledi¤i 2007 y›l› 54. y›l›n Sporcusu Anketinde, "Nam›k Sevik" Ödülünü ald›.


Futbol Federasyonu Genel Kurulu, mahkeme karar›yla topland› Toplant›y› FIFA ve UEFA’dan gelen gözlemciler de takip etti.

14-15 fiubat’ta seçime gidiliyor

stanbul Bak›rköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin atad›¤› “‹htiyati Tedbir Kurulu”nun karar› do¤rultusunda yap›lan Futbol Federasyonu Genel Kurulu 17 Ocak’ta Ankara Sheraton Otel’de gerçeklefltirildi. Genel Kurul’da 14-15 fiubat 2008 tarihinde seçime gidilmesi karar› al›nd›. Toplam 263 delegenin 225’i hazirun cetvelini imzalayarak Genel Kurul’da haz›r bulundu. Genel kurul bafllamadan geçici divana 200 imzayla verilen önerge sonras›nda Galatasaray delegesi Mehmet Helvac› oy çoklu¤uyla divan baflkan› seçildi. Helvac›’n›n yard›mc›l›klar›n› Befliktafl delegesi Fikret Orman, Fenerbahçe delegesi fiekip Mosturo¤lu ve Trabzonspor delegesi Zeyyat Kafkas getirildi. Gözlemci olarak Türkiye’ye gelen FIFA Baflkan› Joseph Blatter’in dan›flman› Jerome Champain, FIFA Hukuk Kurulu Üyesi Marcel Benz ve UEFA Genel Sekreteri David Taylor, Genel Kurul öncesinde UEFA Asbaflkan› fienes Erzik ve “‹htiyati Tedbir Kurulu”nda yer alan Lutfi Ar›bo¤an ile toplant› yapt›.

anayasas›n› de¤ifltirme yetkisi Genel Kuruldad›r. Genel Kurulu ben, futbolun parlamentosu olarak de¤erlendiriyorum” dedi. Türk futbolunu dünyadaki en sayg›n yerine kavuflturmak için, futbolun sayg›nl›¤›n› en üst seviyede tutmak zorunda olduklar›n› dile getiren Baflesgio¤lu, “Burada esas gaye, futbolun özerkli¤i ve uyumlu çal›flmas› konusunda parlamentonun ve siyasilerin hiçbir endiflesinin olmay›fl›d›r. Bu uyumlu çal›flman›n yap›labilmesi için de Genel Kurulun toplanarak, statünün FIFA ve UEFA kriterlerine uydurulmas› gerekmektedir. Bundan sonra Genel Kurulun iradesine baflvurarak bir güven tazelemesi yap›lmas› gerekmektedir. Bu asla ve asla bir seçim dayatmas› de¤ildir. Biz yetkilerimizden vazgeçtik, futbolun gelece¤ine siz karar verin diye. Bir çerçeve kanun olmak kayd›yla, futbol yönetiminin bir ana statüsünün de yer almas›n› tasvip ediyorum. Ancak bunun parlamentoda tart›fl›lmas› gerekiyor. Ben bu konuda, sonuna kadar burada al›nan kararlar›n savunucusu olaca¤›m” fleklinde konufltu.

FIFA’dan ba¤›ms›z statü talebi

Seçim karar› al›nd›

FIFA Onursal Asbaflkan› David Will, Genel Kurul’da yapt›¤› konuflmada, TFF için ba¤›ms›z statü haz›rlamak üzere bir çal›flma grubu oluflturulmas›n›, bu grubun haz›rl›klar›n› 30 Nisan’a kadar tamamlamas›n› ve statüyü May›s ay›n›n ilk haftas›nda yap›lacak TFF Genel Kurulu’na sunmas›n› önerdi. Will, Genel Kurul gündeminin 7. maddesi olan, Federasyon Baflkan›, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu’nun seçimlerinin yenilenmesi ve oylama fleklinin belirlenmesiyle ilgili maddenin gündemden ç›kar›lmas›n› da teklif etti.

FIFA’n›n iste¤i üzerine, Divan Kurulu taraf›ndan gündemden ç›kar›lan, federasyon baflkan, yönetim kurulu ile denetim kurulu seçimlerinin yenilenmesi ve oylama fleklinin belirlenmesine iliflkin 7. madde, Genel Kurul’da oylanarak, oybirli¤iyle yeniden gündeme al›nd›. Delegelerden 229’unun imzas›yla verilen önerge, Genel Kurul’un onay›na sunuldu. Oylamaya kat›lan 241 delegeden 192’si 14-15 fiubat tarihlerinde seçimli ola¤anüstü genel kurul toplanmas›ndan yana oy kulland›. 48 delegenin seçime ‘hay›r’ dedi¤i oylamada, 1 oy da geçersiz say›ld›. Oylama sonuçlar›na göre Futbol Federasyonu delegeleri, 14-15 fiubat tarihlerinde, federasyon baflkan›, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerini seçmek üzere yeniden sand›k bafl›na gidecek.

Baflesgio¤lu “Yetki Genel Kurulda" Devlet Bakan› Murat Baflesgio¤lu da Genel Kurul’da yapt›¤› konuflmada, “Futbolun

Bu arada FIFA Onursal Asbaflkan› David Will taraf›ndan gündeme getirilen çal›flma grubu için, 85 imzal› önerge verildi. Delegeler, çal›flma grubu için, Lutfi Ar›bo¤an, Süheyl Önen, Mehmet Helvac›, Emre Koçak ve Yunus Egemeno¤lu isimlerini önerdi. Önerge, yap›lan oylamada kabul edildi.

Ulusoy: "Karar› hukukçular verecek" Futbol Federasyonu Baflkan› Haluk Ulusoy, toplanan Genel Kurulun “ola¤anüstü” olmas› gerekti¤ini belirterek, hukuki bir hata yap›ld›¤›n› savundu. Baflkan Ulusoy, Bak›rköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin atad›¤› ‹htiyati Tedbir Kurulu’nun iste¤iyle yap›lan Genel Kurulun, ola¤anüstü olmas› gerekti¤ini ifade ederek, “Ola¤anüstü Genel Kurulda gündeme madde ekleyemeyeceklerini bildiklerini için, genel kurulu ‘ola¤an’ toplad›lar. Böyle fley olmaz. Bu genel kurul ola¤anüstüdür” dedi. Genel Kurul’un karar›yla ilgili olarak hukuk yoluna gitmeyece¤ini söyleyen Baflkan Ulusoy, “Ancak gidenlere de sayg› duyaca¤›m. Nas›l ki bu Genel Kurul’u mahkeme yoluyla toplayanlara sayg› duyduysak, onlara da sayg› duymak zorunday›z. Bundan sonra karar› hukukçular verecek” ifadelerini kulland›.

Erzik “Bu Genel Kurul ola¤anüstü” Genel Kurul toplant›s›n›n ard›ndan gazetecilerle sohbet eden UEFA Asbaflkan› Erzik, Genel Kurulun ola¤an olup olmad›¤› ile ilgili bir soru üzerine, “Deneyimlerime göre bu Genel Kurul ola¤anüstü” yorumunu yapt›. FIFA ve UEFA gözlemcilerinin Genel Kurula gelmesinin üzüntü verici oldu¤unu da belirten Erzik, “Gönül isterdi ki böyle olmas›n. Ancak mahkeme karar›yla genel kurula gidildi¤i için böyle bir durum olufltu” diye konufltu. n

TamSaha 79


TFF Gündemi

Naklen Yay›n Komisyonu kuruldu ürkiye Futbol Federasyonu, yay›n haklar›n›n birden fazla kurulufla sat›lmas› konusunda önemli aç›klamalar yapt›. Kulüplerimizin gelirlerini art›rmak ve Avrupa Birli¤i rekabet kurallar›na uygun bir naklen yay›n sistemine sahip olmay› hedefleyen federasyon, ikili yay›n konusunu gündeme getirerek tart›flmaya açt›. TFF, ilk olarak 15 Ocak’ta yapt›¤› toplant›da futbolun yay›n gelirlerini asgari yüzde yüz oran›nda artt›racak, kulüplerimizin ve futbol ailesinin ekonomik darbo¤azdan k›sa zamanda kurtulmas›n›

T

aç›klamada flu noktalara de¤indi: “Dünyadaki ve ba¤l› bulundu¤umuz UEFA’daki geliflmeleri yak›ndan izlemekte olan Federasyonumuz, son üç ay içinde zincirleme flekilde yaflanan aflamalar› da dikkatle takip etmektedir. 2003 y›l›nda ‹ngiltere Premier Ligi ile Avrupa Birli¤i’nin rekabet kurullar› aras›ndaki görüflmelerle bafllayan bu yeni süreç ‘Liglerin yay›n haklar›n›n televizyon kurulufllar› aras›nda haks›z rekabet’ yaratmayacak flekilde da¤›t›m› için düzenlemelerle kendini göstermifltir. ‹ngiltere ve Almanya ligleri bu

kuruluflla son yap›lan anlaflma da ihale konusu olan sezonun bafllamas›ndan iki y›l önce yenilenmifltir. Üzerinde titiz çal›flmalar›n yürütüldü¤ü bu yeni modelden hem kulüplerimiz hem de do¤an rekabet ortam›n›n faydas›n› görecek futbol izleyicilerimiz en iyi flekilde yararlanacakt›r. Bu futbol dünyam›z›n tüm paydafllar› için çok önemli bir geliflmedir. AB, tüm liglere bu yeni düzenlemeleri tavsiye eder ve rekabet kurullar›n›n bu konuda çal›flmalar yapmas›n› isterken, serbest piyasa

D-Smart’›n yay›nlar›n iki yay›nc›ya bölünmesi fleklindeki teklifi, AB normlar›na uygun olmas› yan› s›ra kulüplerin gelirlerini maksimize etmesi aç›s›ndan büyük önem tafl›maktad›r. D-Smart’›n yapm›fl oldu¤u teklifin en önemli bölümü ise 2010 y›l› için en k›sa sürede aç›lacak bir ihalede kendisine düflen maddi sorumlulu¤un yüzde 50’sini tüm kulüplerimize peflin olarak ödemeyi taahhüt etmesidir. Kulüplerimiz ekonomik s›k›nt›larla mücadele ederken, yay›n gelirlerini iki kat›na ç›karabilecek böylesi yeni

sa¤layacak bu büyük projeyi hayata geçirmeye karar verdi. D-Smart taraf›ndan yap›lan ve 2010 y›l›ndan itibaren Turkcell Süper Lig'in yay›n haklar›n› birden fazla yay›n kurulufluna sat›lmas›n› içeren teklifi de¤erlendiren TFF Yönetim Kurulu, ayn› toplant›da en k›sa sürede bu konuda gerekli giriflimleri bafllatma karar›na vard›. D-Smart'›n bu teklifinin ard›ndan TFF Yönetim Kurulu, mevcut yay›nc› kuruluflla da görüflerek yeni bir yay›n anlaflmas›n›n zeminini haz›rlamak üzere Baflkanvekili Affan Keçeci baflkanl›¤›nda bir komisyon oluflturdu. Komisyonda Yönetim Kurulu üyeleri Metehan Berktafl, Cihangir Onger, Mustafa Yaz›c› ile Genel Sekreter Vekili Özcan fiepik yer ald›. Bu önemli aç›klaman›n ard›ndan kamuoyunun baz› kesimlerinde yaflanan anlaflmazl›klar› gidermek amac›yla bir aç›klama daha yay›nlayan Futbol Federasyonu, bu

düzenlemeleri baflar› ile hayata geçirmifltir. Sadece son 1 ay içinde Danimarka, Hollanda, ‹talya federasyonlar› ve lig kurullar› yeni yay›n ihalelerini Avrupa Birli¤i rekabet kurallar›na göre açacaklar› ilan etmifllerdir. ‹talya meclisi de bu konuda bir yasay› yürürlü¤e sokmufltur. Bu konudaki tüm geliflmeler, bu aç›klaman›n zamanlamas›n›n ne kadar do¤ru oldu¤unu göstermektedir. ‹ngiltere Premier Ligi de 2007-08 sezonundan bafllayan yay›n haklar›n› içeren ihalenin flartlar› 2 y›l öncesinden, 17 Kas›m 2005'te belirlemifl ve 5 May›s 2006'da da ihaleyi sonuçland›rm›flt›r. 2010 sezonundan bafllayacak bir ihale için de paralel bir zamanlama ile çal›flmalar› bafllat›yor olmam›z, bu ve birçok benzer örnekten dolay› son derece do¤ald›r. Türkiye'deki yay›n ihaleleri için uygulanan standart prosedür de baz› istisnalar d›fl›nda bu flekilde ifllemifl ve yay›nc›

ekonomisinin en basit kurallar›n› göz önüne alm›flt›r. Futbol yay›n haklar›n›n tek bir yay›n kuruluflunun elinde toplanmas›n›n “tekel” uygulamalar›na yol açaca¤› nettir. Bilindi¤i üzere tart›flmal› da olsa bizden bir önceki federasyon taraf›ndan 2010 y›l›na kadar uzat›lm›fl olan sözleflmeye, D-Smart taraf›ndan çok yüksek bir teklif yap›lm›fl olmas›na ra¤men, federasyonumuz konuya kesinlikle müdahale etmemifltir. Bugün için D-Smart'tan alm›fl oldu¤umuz yeni teklif, tüm kulüplerimizin gelirlerini asgari iki kat›na ç›karacak çok önemli bir geliflmedir. Rakamsal boyutu 240 milyon dolara varan bu teklifi Türk futbolu lehine de¤erlendirmememiz, tüm kulüplerimiz ve futbol endüstrisi ad›na büyük bir haks›zl›k olacakt›r. Tüm kararlar›n› futbolun geliflmesi lehine kullanan federasyonumuz bu yoldaki kararl›¤›n› ayn› flekilde sürdürecektir.

bir modelin varl›¤› göz ard› edilemez. Federasyonumuz, sa¤l›kl› büyüme, geliflme ve ilerleme motivasyonunu Türk futbolundaki büyük potansiyelle bir araya getirerek daha iyi bir gelecek için çal›flmak yönündeki vizyonunu ortaya koymaktad›r.” Bu aç›klaman›n ard›ndan oluflturulan Naklen Yay›n Komisyonu 23 Ocak’ta Baflkanvekili Affan Keçeci baflkanl›¤›nda topland› ve AB Yay›n ‹lkeleri çerçevesinde yay›n yapan Fransa, ‹ngiltere, ‹talya liglerinde uygulanan modelleri detayl› olarak inceledi. Uzunca bir süredir devam eden konuya iliflkin araflt›rma ve çal›flmalar›n sonuçlar›n› de¤erlendiren komisyon, Türkiye’de uygulanmas› düflünülen model konusunda karar aflamas›na geldi. Toplant›da ayr›ca yay›n pastas›n›n geniflletilmesi için bulunan yeni mecralar›n pazarlanmas› konusu da masaya yat›r›ld›.

80 TamSaha


Euro 2008 Komitesi oluflturuldu “Hedef Final” slogan›yla Euro 2008 haz›rl›klar›na bafllayan TFF, 16 Aral›k’ta Ankara'da yap›lan Yönetim Kurulu toplant›s›nda duyurdu¤u Euro 2008 Komitesi’ni oluflturdu. TFF Baflkan› Haluk Ulusoy yönetiminde ilk kez 28 Aral›k’ta bir araya gelen komite, toplant›da görev da¤›l›m›n› yapt›. Haluk Ulusoy’un baflkanl›¤›ndaki komitenin ‹letiflim Sorumlulu¤u’nu Metehan Berktafl, Mali ‹fller Sorumlulu¤u’nu Erdal Batmaz yapacak. Türkiye’nin tan›t›m› konular›yla ilgili çal›flmalar› ise Ender Alkoçlar ile Mustafa Yaz›c› yürütecek. Komitede Genel Sekreter Lutfi Ar›bo¤an da yer al›yor. Euro 2008 Komitesi ilk toplant›s›nda “Her ilçeden bir yürek, 70 milyon tek yürek” kampanyas›n›n detaylar›n› görüfltü.

“Her ilçeden bir yürek 70 milyon tek yürek” kampanyas›na start verildi

Türkiye Futbol Federasyonu, “Her ilçeden bir yürek, 70 milyon tek yürek” kampanyas›n›n tan›t›m start›n› verdi. Milli Tak›m'›n ‹sviçre’de oynayaca¤› Avrupa Futbol fiampiyonas› grup müsabakalar›na, Türkiye’nin her ilçesinden bir taraftar› götürmeyi hedefleyen projeyle ilgili tan›t›m filmi, ATV, SHOW TV, Kanal D, STAR, FOX TV, STV, KANAL 7, KANAL 1, NTV, CNN TÜRK, CNBCE, SKY TÜRK, L‹G TV, E 2, KANAL A, KANAL TÜRK ekranlar›ndan yay›nlanmaya baflland›. Tüm ülkenin ortak bir sinerji oluflturarak, Avrupa fiampiyonas›’nda Milli Tak›m’› desteklemesinden yola ç›kan ve sosyal odakl› bir projenin hayata geçirilmesini hedefleyen kampanya uyar›nca, Türkiye’nin 928 ilçesinden birer taraftar, Milli Tak›m›m›z›n Portekiz, ‹sviçre ya da Çek Cumhuriyeti maçlar›ndan birini, karfl›laflman›n oynand›¤› statta izleyecek. TFF, bu kampanya s›ras›nda uygulanacak yöntemle kendi kasas›ndan harcama yapmayacak.

Hakem semineri Antalya’da yap›ld›

Dereli ve Çak›r 2. Kategoride UEFA Hakem Komitesi, FIFA kokartl› hakemlerimizin kategorilerini belirledi. Yeni s›ralamaya göre Selçuk Dereli ile Cüneyt Çak›r 2. Kategori, F›rat Ayd›nus ile Bülent Demirlek 3. Kategori, Bülent Y›ld›r›m, Hüseyin Göçek ve Vedat Yüksel 4. Kategoride yer al›yor. FIFA kokartl› bayan hakemlerimizden Hilal Tuba Tosun 2. Kategoride, D. Deniz Gökçek ile Kadriye Gökçek ise 3. Kategoride bulunuyor.

MHK taraf›ndan düzenlenen devre aras› Hakem Semineri, 3-6 Ocak tarihleri aras›nda Antalya’da gerçeklefltirildi. Papillon Ayscha Otel’de yap›lan seminere Turkcell Süper Lig ve yard›mc› hakemleri ile A klasman, Bayan FIFA hakemleri kat›ld›. Hakemlerin atletik testleri 3 Ocak Perflembe günü saat 09.00’da 100. Y›l Atletizm Pisti’nde yap›l›rken, ayn› akflam düzenlenen törenle FIFA hakemlerinin kokartlar› tak›ld›.

Çak›r’a mentör geldi Pro Lisans Kursu’nun ilk aflamas› tamamland› Jira Konvansiyonu çerçevesinde TFF ve UEFA taraf›ndan ortaklafla düzenlenen UEFA Pro Lisans kursunun ilk aflamas› Ocak ay› içerisinde tamamland›. Antalya Titanic Otel’de “Teknik direktörleri, üst düzey profesyonel futbolcularla ve tak›mlarla etkin bir flekilde çal›flmaya haz›rlamak” amac›yla bafllat›lan kursa 22 kursiyer kat›ld›. Kursa kat›lan antrenörler, oyuncular›n, teknik kadronun, performans›n ve rekabetin etkin bir flekilde nas›l de¤erlendirilece¤i, yeni sezona iliflkin nas›l planlama ve haz›rl›k yap›laca¤›, sezon öncesi antrenmanlar› ve maçlar›n› kullanarak gerekli de¤iflimi gerçeklefltirmeyi ve çal›flmalar›n sonucunun etkin bir flekilde nas›l de¤erlendirilece¤i konular›yla ilgili 14 gün boyunca e¤itim ald›lar. Pro Lisans kursunun ikinci aflamas›n›n Haziran, üçüncü aflamas›n›n ise Temmuz’da yap›lmas› planlan›yor.

UEFA, FIFA kokartl› hakemlerimizden Cüneyt Çak›r’›n lig performans›n› izlemek için mentör görevlendirdi. UEFA Delegesi Karl-Erik Nilsson, 13 Ocak Pazar günü fiükrü Saraco¤lu Stad›’nda oynanan Fenerbahçe-‹stanbul Büyükflehir Belediyespor karfl›laflmas›nda Cüneyt Çak›r’› izledi.

Dereli’ye UEFA Kupas›'nda görev UEFA Kupas›’nda 21 fiubat’ta oynanacak Bordeaux-Anderlecht üçüncü tur rövanfl karfl›laflmas›n› FIFA kokartl› hakemlerimizden Selçuk Dereli yönetecek. Dereli’nin yard›mc›l›klar›n› Bahattin Duran ve Cem Satman yapacak. Karfl›laflman›n dördüncü hakemi ise Hüseyin Göçek.

Gözlemci ve Temsilcilere seminer verildi Türkiye Futbol Federasyonu Gözlemciler ve Temsilciler Kurulu taraf›ndan düzenlenen 2007-2008 Futbol Sezonu Devre Aras› Temsilci ve Gözlemci Seminerleri, 03-06 Ocak 2008 tarihleri aras›nda Antalya Sheraton Oteli’nde yap›ld›. Seminerlere; TFF Temsilcileri, Süper Lig Gözlemcileri, A Klasman Gözlemcileri, E¤itimciler ve KKTC Gözlemci ve Temsilcileri kat›ld›.

TamSaha 81


TFF Gündemi

U17 Milli Tak›m›m›z ‹srail’de flampiyon

U18’ler beflinci oldu Teknik Direktör Abdullah Ercan yönetimindeki U18 Milli Tak›m›m›z, Rusya'da düzenlenen Valentin Granatkin Turnuvas›'n› beflinci s›rada tamamlad›. Turnuvada befl maç oynayan Milli Tak›m›m›z 3 galibiyet ve 2 ma¤lubiyet al›rken 10 gol at›p 6 gol yedi. U18 Milli Tak›m›m›z, Belçika’y› 1-0, Slovakya’y› 4-0 ve iki kez karfl›laflt›¤› Polonya’y› ikinci maçta 3-1 yenerken, ayn› rakibine ilk maçta 2-1, ayr›ca Ukrayna’ya da 3-1 yenildi.

Futsal Milli Tak›m›m›z ikinci oldu Teknik Direktör Ömer Kaner yönetimindeki Futsal A Milli Tak›m›m›z, Romanya Özel Futsal Turnuvas›'n› ikinci s›rada bitirdi. ‹lk maç›nda ‹talya’ya 6-0 ma¤lup olan Futsal Milli Tak›m›m›z, ikinci ve son maç›nda Yunanistan’› 4-2 yendi. Romanya’n›n Buzau flehrindeki Iamandi Stad›’nda oynanan karfl›laflmada Milli Tak›m›m›z›n gollerini 13 ve 18. dakikalarda Mustafa fien, 21. dakikada ‹smail Çelen ve 37. dakikada Yasin Erdal kaydetti. Al›nan bu sonuçlardan sonra dünya üçüncüsü ‹talya turnuvay› ilk s›rada tamamlarken, millilerimiz ikinci, Yunanistan üçüncü ve ev sahibi Romanya dördüncü oldu.

82 TamSaha

Teknik Direktör fienol Ustaömer yönetimindeki U17 Milli Tak›m›m›z, ‹srail’de düzenlenen Özel K›fl Turnuvas›’nda flampiyon oldu. Ev sahibi ‹srail’in yan› s›ra Ukrayna ve Slovakya’n›n da mücadele etti¤i turnuvan›n ilk maç›nda rakip Ukrayna’yd›. 7 Ocak’ta Nazareth Elite Stad›’nda oynanan karfl›laflmay› Milli Tak›m›m›z 79. dakikada Muhammet Demir’in att›¤› golle kazand›. 9 Ocak’ta Nariya Stad›’nda Slovakya karfl›s›na ç›kan millilerimiz karfl›laflmadan 1-1’lik skorla ayr›l›rken, Muhammet Demir bir kez daha fileleri havaland›r›yordu. 11 Ocak’ta final niteli¤indeki

grubun son karfl›laflmas›nda gençlerimiz ev sahibi ‹srail’le karfl› karfl›ya geldi. Nariya Stad›’nda oynanan karfl›laflma 4-0 galibiyetimizle sonuçlan›rken, gollerimizi 16. dakikada Volkan Dikmen, 27. dakikada Cem Sultan, 48. dakikada Muhammed Demir ve 53. dakikada Gökhan Töre kaydetti. Bu sonuçla turnuvay› flampiyon olarak bitiren millilerimiz, U17 Avrupa fiampiyonas› haz›rl›klar›ndaki baflar›lar›na bir yenisini daha ekleyerek yurda döndü. Milli Tak›m›m›z May›s ay›nda Türkiye’de düzenlenecek U17 Avrupa fiampiyonas›'na ev sahibi olarak kat›larak flampiyonluk mücadelesi verecek.

U19 Tak›m›m›z Portekiz’e yenildi Teknik Direktör Ahmet Ceyhan yönetiminde, U19 Avrupa fiampiyonas› Elit Turu’na haz›rlanan U19 Milli Tak›m›m›z, deplasmanda oynad›¤› iki özel karfl›laflmada Portekiz’e yenildi. Complexo Desportivo da Tocha Stad›’nda oynanan ilk karfl›laflmay› 3-0 kazanan Portekiz, Estadio Municipal de Cantanhede Stad›’nda oynanan ikinci karfl›laflmadan da 2-1 galip ayr›ld›. Milli Tak›m›m›z›n tek golünü Tayfur Emre Y›lmaz kaydetti.

Milli Tak›m›m›z ‹sveç’le oynayacak

A Milli Tak›m›m›z, Euro 2008 öncesi ilk özel maç›n› 6 fiubat’ta ‹sveç’le oynayacak. ‹nönü Stad›’ndaki Türkiye-‹sveç karfl›laflmas›n› ‹talya Futbol Federasyonu’ndan Paolo Tagliavento yönetecek. Tagliavento’nun yard›mc›l›klar›n› Massimiliano Grilli ve Roberto Carrer yapacak. Maç›n biletleri aç›k tribün 10, kapal› tribün 20 ve numaral› tribün 50 YTL fiyatlar›yla sat›fla ç›kar›lacak.


Tamsaha  

Şubat-2008

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you