Issuu on Google+

49

1 Aralýk - 15 Aralýk 2011

GELÝYORUZ !

09.05

5 yýldýr yayýn hayatýna aralýksýz olarak devam eden DPÜ öðrencilerinin sesi olan Kampüste Yaþam Gazetesi 2.yarý yýlda büyük deðiþimlerle karþýnýza çýkacak. Geçtiðimiz haftalarda Kampüste Yasam yayýn ekibi olarak Rektör Ahmet KARAASLAN’I makamýnda ziyaret ettik. Bu ziyarete Sayýn Karaaslan ile öðrenci sorunlarýný tartýþtýk ve Kampuste Yaþam Gazetesi hakkýnda beyin fýrtýnasý yaptýk. Kampüste Yaþam’ý beðendiðini vurgulayan rektörümüz bizden gazete hakkýndaki beklentilerini de dile getirdi. Ayrýca Kampüste Yaþam Gazetesi’nin tamamýný Dumlupýnar Üniversitesi öðrencilerinin çýkarmasýný takdir etti. Türkiye’deki üniversite gazetelerinin çoðu profesyonel kiþiler tarafýndan çýkarýldýðý biliniyor. Ekimizin gazetemizi geliþtirmeye yönelik taleplerini Sayýn Rektör KARAASLAN olumlu karþýladý ve sonsuz destek vereceðini belirtti. Biz de bunun karþýlýðýnda Türkiye’nin en iyi öðrenci gazetesinin Kampüste Yaþam Gazetesi

... bu sayýda ... bu sayýda ...

DEDEMÝN ÝNSANLARI

> Sayfa 5

DPܒDEN HABERLER...

olacaðýnýn sözünü verdik. Gazetemiz 50.sayýsýndan itibaren gerek yeni dizayný ile gerek artan sayfa sayýsýyla ve gerek ise içeriðinde bir çok yeni baþlýklarla karþýnýza çýkacak. Bu yeni öðrenim döneminde siz deðerli

okuyucularýmýzdan da destek bekliyoruz. Yeni dönemde aramýza katýlmak isteyen tüm öðrenci arkadaþlarýmýzý bekliyoruz. Rektörümüz Sayýn Ahmet KARAASLAN’a Kampuste Yaþam’ a verdiði destekten dolayý çok teþekkür ediyoruz.

-GÜNEÞ ARABASINI DUYDUNUZ MU? -MASUM TÜRKER: HAYATLA BARIÞIK OLUN! > Sayfa 3

KEREM GÖNLÜM ÝLE RÖPORTAJ

> Sayfa 2

Gülþen AKDERELÝ

NELER YAÞADIK

Uður GÜZEL

E-KÝMLÝK

Geldik iþte bir dönemin sonuna. Ýyisiyle kötüsüyle yaklaþýk üç ay geçti. Ýlkyazýmda bahsetmiþtim zaman göz açýp kapayýncaya kadar geçecek diye. Ýþte þimdi tamamladýk hem bir dönemi hem de bir seneyi...

Teknolojinin insanlarýn günlük yaþamýnda önemli kolaylýklar saðladýðý gerçeðini gören devlet, e-okul, e-devlet, tablet bilgisayarlý eðitim uygulamasýndan sonra 2012 yýlýnda, ekimlik projesini hayata geçirmek üzere.

> Sayfa 3

> Sayfa 4

Kampüste Yaþam Gazetesi’ni artýk internetten de takip edebilirsiniz.

Vildan ÇELÝK

“ÝTÝRAZ MI, ANARÞÝ Mݔ SORUNU Bu aralar pek bir itaatkar sanki insanlar. Hiç eleþtirmeden, düþünmeden her þeye olur veriyorlar gibi. Haliyle sormadan edemiyor insan “neden” diye. Neden hiç düþünmeden ve bazen yanlýþ olduðunu bildiði halde susar da ...

> Sayfa 2

SORDUK!!!

Öðrenci arkadaþlarýmýza sorduk.

Öðrenci Konseyi seçimleri hakkýnda yeteri kadar bilginiz var mý? Yeni Konsey Baþkanýndan beklentileriniz Sayfa 8 nelerdir?

http://issuu.com/kampusteyasamgazetesi


2

Kulüpler EDÝTÖR GÖZÜNDEN

Bircan UYAR bircanuyar-@hotmail.com

Ve bir dönem daha biterken...

“Okuyun, diyor okuyun. Çünkü mürekkebin akmadýðý yerde kan akýyor.” Ali Þeriati KEREM GÖNLÜM ÝLE RÖPORTAJ

HAZIRLAYAN: MUHAMMMED ALÝ KARAKAÞ

MUHAMMED KARAKAÞ: 19 Yaþýnda basketbol hayatýnýza baþladýnýz. Sizi o günlerde basketbola iten neden neydi? KEREM GÖNLÜM: Basketbola geç baþladým ama açýkçasý tesadüf eseri baþladým bu hayata. Üniversite sýnavýnýn bittiði gün Aþkýn Nur Yengi konseri vardý. O konserde Þeker Spor’un antrenörü beni görmüþ ve benim hakkýmda bilgiler almýþ babamdan. Onlar o zaman amatör ligdeydi. Akþam babamla konuþtuk. Ben zaten üniversitede Ankara da bir yeri kazanacaðýmý biliyordum. Basketbola baþlamaya karar verdim. Ama amacým basketbolcu olmak deðil aileme ek gelir olsun diyeydi. Þeker sporda Ýkinci sene amatör ligden ikinci lige çýktýk ve ardýndan TED Ankara Koleji beni transfer etti. Ýki sene TED Ankara da oynadým. Onlarda ikinci ligdeydi ve ikinci senemde birinci lige çýktýk. Sonradan Ülker Spor’a transfer oldum ve altý senem orada geçti. Son olaraktan altý sene Efes Pilsen’deydim. Dediðim gibi basketbolu oynuyordum ama hayalim basketbolcu olmak deðildi. M.K: Basketbol mesleðiniz olmasaydý hangi meslek dalýna yönelirdiniz? K.G: Üniversitede istatistik okuyordum. Onunla ilgili bir iþ yapardým galiba. Ama öncelikle bölümümü bitirmem gerekli. Okula 95 giriþliyim. Hala dördüncü sýnýftayým. Üniversiteyi bitirmek istiyorum. Çünkü eðitim gerçekten önemli. M.K: Basketbol hayatýndan sonra koçluk gibi bir düþünceniz var mý? K.G: Tabi ki basketbol camiasýnda kalmak istiyorum ama koçluk bana biraz uzak kalýyor. Daha çok idari kýsýmlarda; takým yöneticiliði, menajerlik gibi alanlarda yer almayý düþünüyorum. M.K: 2004 yýlýnda San Antonio Spurs'ten transfer teklifi aldýnýz ancak o zamanlar oynadýðýnýz Ülkerspor gitmenize izin vermedi. O zamanlarda neler düþünüyordunuz?

K.G: 2004 te yazýn San Antonio yaz kampýna gitmek istiyordum. Ancak Ülker Spor sakatlanýrým diye ona da göndermediler. O yaz milli takýmýn maçýnda Amerika milli takýmýn antrönörü (o zaman San Antonio Spurs’un antrenörüydü) beni kendi takýmlarýna çaðýrdý. Takýmýna çok uygun fiziki yapýya sahipmiþim. Direk takýmýmdan beni istemeyi önerdiler. Þimdiki aklým olsa bütün gemileri yýkar giderdim San Antonio takýmýna. M.K: Eski ses sanatçýsý Rýza Gönlüm’ ün öz yeðenisiniz. Bizim bilmediðimiz bu yönde bir yeteneðiniz var mý? K.G: Rýza amcam çok erken vefat etti. Ben basketbola baþlamadan önce sporla çok ilgilenmezdi. Ancak ben baþladýktan ilgi duymaya baþladý. Bana þampiyon derdi her zaman. Babam da bateri çalarmýþ üniversite zamanýnda. Benim de müziðe kulaðým var açýkçasý. Hatta evde benim orgum vardý. Notasýz kulaktan dinleyip çalabiliyordum. Ailem bu durumu gördü ve notalý ders almamý istedi. Ancak notasýz çalmaya alýþtýðýmdan notalý eðitime devam edemedim. M.K: Çok önemli maçlarda yer aldýnýz. Bizimle hiç unutamayacaðýnýz bir anýnýzý paylaþýr mýsýnýz? K.G: En son Dünya Þampiyonasýndaki son saniyede Kerem Tunçeri’ nin attýðý basket ile Dünya Þampiyona finale çýktý. O aný gerçekten unutamýyorum. Basketbolda ne olacaðý gerçekten belli olmuyor. Kerem basketi attý üç saniye vardý. Karþý takým mola aldý. Kenardan topu çýkarttýlar ama bize yetiþemediler. O son saniye heyecanýný gerçekten unutamýyorum. M.K: Basketbol alanýnda veliahdýnýz olarak bir isim söyleyebilir misiniz? K.G: Veliaht olarak konuþmak çok doðru deðil. Herkes kendi çapýnda bir yetenek. Oyun tarýnda belki bana benzeyen oyuncular vardýr ama veliaht diyemem. Ama yeni nesilde çok yetenekli oyuncular geliyor. Gençlerden Semih, Ömer Aþýk, Enes Kanter bizleri temsil ediyorlar yurt dýþýnda. Önümüz açýk diyebilirim bu konuda. M.K: Sizi örnek alan gençlere önerileriniz nelerdir? K.G: Öncelikle bence eðitimlerini hiçbir

zaman aksatmasýnlar. Basketbol kýsa ve sakatsýz bir dönem. Bu dönem bittiðinde eðitim aldýklarý alana yönelmek zorunda kalacaklar. Tabi ki de bir yol ayrýmýna gelecekler basketbol mu eðitim mi diye ama benim düþüncem ikisini bir arada yürütmeleri. M.K: Sizi örnek alan çok fazla gencimiz var. Onlara önerileriniz nelerdir? K.G: Ne kadar çalýþýrsan o kadar artý kazanýrsýn düþüncem var. Mesela ne kadar antrenman yaparsan o kadar baþarýlý olursun, tecrübe katmýþ olursun kendine. Öncelikle sporcularýn neyi iyi yaptýklarýný iyi bilmeleri gerekli. Ben kariyerim boyunca çok skorel bir oyuncu olmadým ama savunmadaki agresif yapýmla sahaya her þeyi vermek istiyorum takýmým adýna. Rivant sezgim var mesela benim ve kendimi o yönde geliþtirmeyi istedim. Diðer yapamadýklarýmla deðil yaptýðým þeylerin üzerine gittim. Ýyi bir sporcu olmak istiyorsan düzgün yaþaman gerekiyor. Özel hayata, uykuya, beslenmeye çok dikkat edilmesi gerekli. Kondisyonlarýný sürekli yerinde tutmalarý gerekli. M.K: Türkiye basketbol liginde son yýllarda bir deðiþme var mý?

KARELÝ CÜMLELER

Taner ALDAÞ taneraldas@hotmail.com

ÇOK SIKICIYIZ

Bu dünya bizden sýkýlýyor mudur acaba? Yoksa dünya mý sýkýcý geliyor insanlara? Bana sanki dünya insanlardan sýkýlýyordur gibime geliyor. Kendi dünyamýzdan(sosyal çevremiz, yaþam alanýmýz) çok basit bir örnek verecek olursak, bir sevgiliden ayrýlýk sonucu kendi ufak dünyamýzda her gün yaptýðýmýz; iþe ve okula gitmek, uyumak ve konuþmak gibi pek sýradanýn dýþýna çýkamadýðýmýz davranýþlar ve durumlar bile çekilmez hale gelir. Fakat bize sýradan gelen davranýþlarýn içinde bile dünya, bize imkanlarýný ve nimetlerini sunmaya devam eder. Güzel bir hava ve çýkýp sokaklara bir þeyler yapmak, yaðmur altýnda ýslanmak damlalarý deðdikçe tenimize tat almak, bir rüzgâra kafa tutarcasýna yürümek daha birçok þey sayamadýðým. Böyle güzelliklerin tadýna vararak yaþamak varken tüm olabileceklere ve dünyanýn güzelliklerine karamsar bir gözlük çerçevesinden bakmak dünyaya yapýlan en büyük haksýzlýklardan biri olsa gerek. Bir de insanlar arasýnda yaþanan fikir çatýþmalarý, kutuplaþmalar ve dünyanýn bize sunduðu kaynaklara hâkim olma çabasý var. Bu da beraberinde fiziksel çatýþmalarý getiriyor. Ayrýca dünyanýn doðasýna verdiðimiz zararlar günden güne doðal yapýsýný bozduðu için zamanla bizlere sunduðu kaynaklarda ve güzelliklerde kýsýtlamaya gidecektir.

K.G: Tabii ki de çok geliþme var. Bu da milli takýma yansýyor. Türkiye basketbolu çok iyi yerlere geldi bundan on yýl öncesine göre. Ýtalya’yýnýn Muhammet önündeyiz mesela. BÝRAL - muhammedbiral@gmail.com Çevremde birçok insanýn ne kadar M.K: Türk sporlarýndaki istikrarsýzlýðýmýz neden kaynaklanýyor sizce? K.G: Bence bu spor kültürü ile alakalý. Ýki ay Belçika da kaldým ben ve spor kültürü çok farklý. Biz 70-80 milyon nüfusa sahibiz ancak bir elin parmaklarýný geçmiyor olimpiyatlara gönderdiðimiz sporcular. Ancak þu anda geliþme içerisindeyiz. Spor açýsýndan daha da geliþeceðimize eminim. M.K: Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir acaba? K.G: Türk sporcusu önemli aþama kaydediyor. Türk genci saðlam bir þekilde ilerlesin. Dumlupýnar Üniversitesi ve Kampuste Yasam Ekibi’ne de buradan sevgilerimi gönderiyorum.

sýkýcý bir dünya ifadesini kullandýðýna birkaç kez þahit olmuþumdur. Aslýnda sýkýcý olan kendi ufak dünyamýzdýr. Dünya ondan sýkýlamayacaðýmýz kadar güzellikte ve büyüklüktedir. Dünya bizden sýkýlsa yeridir.


3

Haber EDÝTÖR

Gülþen AKDERELÝ gulsen_akdereli@hotmail.com

NELER YAÞADIK

Geldik iþte bir dönemin sonuna. Ýyisiyle kötüsüyle yaklaþýk üç ay geçti. Ýlkyazýmda bahsetmiþtim zaman göz açýp kapayýncaya kadar geçecek diye. Ýþte þimdi tamamladýk hem bir dönemi hem de bir seneyi. Bakalým bu bir dönem içinde neler yaþadýk: • Tüm kulüpler stantlarýný açtý. Aramýza yeni katýlanlar olduðu gibi aramýzdan ayrýlanlar da oldu. Beþiktaþ kulübü bu dönemde toplu kan baðýþýnda bulundu.

• Okulumuzun TEMA gönüllüleri tüpleme, eðitim, trekking çalýþmalarýný yürüttüler. Özellikle bahar döneminde çalýþmalarýný daha da arttýrmayý düþünüyorlar. Doðayý koruyarak bizim geleceðimizi korumuþ oluyorlar aslýnda.

Kýzýlay Kan Alma Merkezi’ni okulumuzda misafir ettiler. Böylesine duyarlý bir çalýþmadan sonra Masum Türker’i aðýrladýlar. Muhasebe mesleði hakkýnda engin tecrübelerinden tüm arkadaþlarýmýz yararlandý.

• Genç Giriþimciler Kulübü öncelikle herkesin sevdiði Hayrettin’i bizlerle buluþturdu. Bu eðlenceli günlerin üstünden fazla bir zaman geçmeden ZÝRVE programý düzenlediler. Herkes için çok yararlý bir etkinlik oldu.

• Yeni nesil radyomuz olan Radyo Dumlupýnar kulübü Kütahya ya seslenmeye devam etti. Bu süre zarfýnda 7. Yaþýný kutlayan radyo Yasemin Þefik ve Soner Sarýkabadayý’ yý bizlerle buluþturdu. Ayný zamanda bu kutlamada birçok sanatçý telefonla canlý yayýna baðlanýp üniversitemizi ve Radyo Dumlupýnar’ý tebrik etti. Rektörümüz ve üç hafta sonra da Belediye Baþkanýmýz ile yaptýklarý söyleþilerde çoðu öðrenci arkadaþlarýmýzýn sorularý cevap buldu.

• DPÜAKUK ise hiç kimsenin cesaret edemeyeceði bir gönüllülükle Van deprem bölgesine gitti. Depremzedelere çok büyük yardýmda bulundular. Orada bizi temsil ettikleri için ekiplerine çok teþekkür ediyorum. • Sigortacýlýk ve Risk Yönetimi Kulübü üç yýldýr süregelen etkinliðini devam ettirdiler ve üçüncü yýllarýnda da

• Daðcýlýða gönül veren bir kulüp olarak DPÜDAK daðcýlýðý doruklarda hissetmek adýna 13-19 Ocak tarihlerinde murat daðý kýþ temel eðitimlerini organize

etti. • En son olarak da Kampuste Yasam Ekibimiz de Dumlupýnar Üniversitesi Öðrencilerinin sesi olmaya devam etti ve gazetelerimizi ara vermeden sizlerle buluþturdu. Sürç-i lisan ettiysem affola bu yazýmda. Çünkü eminim diðer kulüplerimiz de aktif bir þekilde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bunlar nacizane benim gözüme takýlanlardýr. Tüm gönüllü çalýþan arkadaþlarý Kampuste Yasam Ekibi adýna tebrik ediyorum. Gönüllü çalýþmayý herkes yapamaz. Herkese baþarýlarýnýn devamýný diliyorum… SENEYE GÖRÜÞMEK ÜZERE

DPÜ Haberler Güneþ Arabasýný Duydunuz Mu? Dumlupýnar Üniversitesi mühendislik fakültesi ögrencileri sessiz sedasýz çalýþan bir araç yaptýlar. Mühendislik fakültesi ögrencileri TÜBÝTAK ýn düzenlemis oldugu FORMULA G (alternatif enerji yarýslarý) yarýslarýna katýlmak için günes enerjisi ile çalýsan tek kiþilik araba yaptýlar.

Geçen sene yapýlan araç ile geçtiðimiz yaz Ýzmir’deki yarýþlara katýlan ekip bu yýl yeni araçlarý için çalýsmaya baþladýlar. Araç için ortalama 45-50 kilogram aðýrlýðýnda bir sürücünün de arandýðýný belirtelim. Mühendislik fakültesi öðrencilerini yaptýklarý bu çalýþmadan dolayý caný gönülden destekliyoruz.

MASUM TÜRKER: HAYATLA BARIÞIK OLUN! Geçtiðimiz haftalarda Kütahya Dumlupýnar Üniversitesi Sigortacýlýk ve Risk Yönetimi Kulübü’nün daveti üzerine okulumuza gelen Masum Türker(Ýstanbul Ticaret Üniversitesi Öðretim Üyesi ve DSP Genel Baþkaný) , Öðrencilerin hedefleri konusu üzerine deðinen Türker, þunlarý konuþmasýna ekledi: “ Daima gördüklerimizin etkisinde kalýp önce öðretmen olmak isteriz. Ailede polis varsa polis olmak, doktor varsa doktor olmak isteriz. Niçin istediðimizi hiç bilmeyiz. Ne yapmak istediðimizi, ne olmak istediðimizi bilmeyiz. Bilmemiz gereken zamanda da ya evlenmiþ oluruz, evin ekmeðini düþünmeye baþlarýz ya da birilerinin önümüze bir þey koymasýný bekleriz. Bundan sýyrýlabilenler gelip bizi yönetirler. Eðer biz kendi kendimize geleceðimizi tayin etme noktasýnda erk olamazsak o zaman hak etmediðimiz insanlar tarafýndan yönetiliriz ve iki de

Türker öðrencilere kiþisel geliþimle ilgili çok sayýda tavsiyelerde bulundu. Okutmanlara ise derecelendirme konusuna daha çok eðilmeleri ile ilgili ricada bulundu. Okulumuza son derece önemli bu ismi getirdiði için DPÜ Sigortacýlýk ve Risk Yönetimi Kulübü’ne teþekkür ediyoruz.

Hiç Merak Ettiniz Mi?

Nuriye ALPASLAN-nuriye_alpaslan@hotmail.com

Ýngiltere’de trafik niçin soldan akar? Bir zamanlar herkes Ýngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Bunun için de çok geçerli bir sebep vardý.Yüzyýllarca önce yolun karþýsýndan gelenin dost mu, yoksa düþman mý olduðunu kestirmek mümkün deðildi. Ýnsanlarýn çoðu sað ellerini kullandýklarý için, yolun solundan, duvar dibinden (yaya veya atla) giderek sol taraflarým emniyete alýr, sað ellerini kýlýçlarýný hemen çekecek þekilde hazýr bekletirlerdi. Bir süre sonra aslýnda kendisi de bir solak olan Napolyon, ordularýndaki ikmal arabalarýnýn yollarýn saðýndan gitmeleri emrini verdi ve zapt ettiði her ülkede de bu uygulamayý hayata geçirdi.Ýngiltere hiçbir zaman Napolyon

bir hayýflanýr dururuz… Bir þeyi muhakkak yapýn; hayaliniz ve hedefiniz hep olsun. Hiçbir hayal, hedef ol yýlýn altýnda olmasýn. Çünkü hemen gerçekleþtirilecek bir hayal düþünürseniz çok çabuk moraliniz bozulur…”

tarafýndan zapt edilemediðinden Ýngilizler yolun solundan gitme alýþkanlýklarýndan vazgeçmediler. Avustralya, Hindistan gibi tüm eski sömürgelerinde de bu usulü devam ettirdiler. Erkek bebeklerin giysileri niçin mavidir? Yüzyýllarca önce insanlarda þeytani güçlerin, bebeklerin veya küçük çocuklarýn odalarýnda dolaþtýklarýna, onlarýn vücutlarýna girmek için fýrsat kolladýklarýna iliþkin ortak bir inanç vardý. Ayrýca bu þeytani güçlerin, mavi renk tarafýndan kovulduðuna da inanýlýyordu. Çünkü mavi göklerin rengi idi. Hatta bugün bile hala Ortadoðu'da þeytaný kovmak için, bazý evlerin kapýlarý maviye boyanmaktadýr.O zamanlarda, sülalenin devamý için, erkek bebeklerin önemi daha fazla olduðu için, þeytan korkar da gider diye, erkek bebeklerin ve küçük erkek çocuklarýn giysilerinin mavi olmasý adet haline geldi ve yüzyýllar boyunca devam etti.Çok sonralarý kýz bebekler de "erkek bebekler kadar önem kazanýnca", onlarýn giysilerine de bir renk verilmesi ihtiyacý

doðdu ve de çiçeklerin en güzeli olan gülün rengi, yani pembe renk verildi.

Aðustos Böcekleri Niçin Durmadan Ötüyor ? Aðustos böcekleri ölmeden önce eþlerini bulup, üreyebilmeleri için sadece üç haftalarý var. Eriþkinlik yaþamlarý kýsa ama, toprak altýnda yýllarca larva halinde kalabiliyorlar.Aðustos böceklerinin yalnýzca erkek olanlarý ötüyor, diþiler deðil. Bu hayvanlarýn kulaklarý karýnlarýnda bulunuyor. Karnýn tabanýnda, erkekte kas kasýlmalarýnýn etkisiyle þekil deðiþtirmiþ kütiküle plaklarý bulunuyor. Bunlar, saniyede 300 ila 900 kez çatýrdayarak duyduðumuz sesleri

üretiyorlar. Aðustos böcekler üç farklý ses çýkartýyor, bunlar; Saldýrýya uðradýklarýnda, Eþ aradýklarýnda ve sonuncusu diþiyi uyarmak için söylediði kur sesi Birçok Otelde Resepsiyonu Aramak Ýçin Niye 9 Tuþuna Basýlýyor ? Bu geleneðin kökeni, telefonun kadranlý olduðu günlere uzanýyor. O zamanlar "9" çevrilerek operatöre, oradan da aranýlan numaraya ulaþýlýrdý. Ayrýca, "0" çevrilerek de PTT santralýndan görüþülecek numara istenirdi. Kadranýn en üstünde bulunan "1" in yanlýþlýkla çevrilebileceði gerekçesiyle, en alttaki "0" tuþu yeðlenmiþti. Böylece, o dönemlerde çok ender görülmekle birlikte, hattýn gereksiz yere iþgali de önleniyordu. Bu nedenle "0", iþ yerlerinde ve otellerde dýþ hatta çýkýþ numarasý olarak kabul edildi. Ve bunu izleyen "9" tuþu da standart olarak bina içi görüþmelerini baðlamak için seçildi. Bugün isteðe göre çeþitli numaralar programlanabiliyor. Ama "9", büyük çoðunlukla otellerde resepsiyonu aramak için kullanýlýyor.


4

Güncel

Medyadan Patlamalar Hazýrlayan: Gamze ÖZDEMÝR

Altýn Küre Adaylarý Açýklandý !! Oscar ödüllerinin habercisi olan, 15 Ocak'ta sahiplerini bulacak 69. Altýn Küre adaylarý açýklandý. 'The Artist' filmi 6 adaylýkla iddiasýný ortaya koydu. Onu 5'er dalda adaylýkla George Clooney'li 'The Descendants' ve Amerika'da beðeni toplayan 'The Help' izledi. Martin Scorsese'nin üç boyutlu filmi Hugo, en iyi film ve yönetmen dallarý da dâhil üç dalda aday olurken, Brad Pitt'in oyunculuðuyla Oscar adaylýðýna kesin gözüyle bakýlan 'Moneyball' filmi dört dalda aday gösterildi.

Lazerle Göz Rengi Deðiþebilecek! Yeni lazer teknolojisiyle kalýcý göz rengi deðiþikliði artýk mümkün. Mavi göz isteyenlerin lens takmasýna gerek kalmayacak. Alýndaki kýrýþýklýktan, ayaktaki kemik çýkýntýsýna kadar insan vücudunun her yerine el atan plastik cerrahinin hedefinde þimdi de göz renkleri var. Ýðne ve neþter kullanmadan lazerle gerçekleþen yeni yöntemle göz rengini birkaç hafta içinde kahveden maviye dönüþtürülebiliyor. Yöntemin patentini elinde bulundurduðunu duyuran Dr. Gregg Homer, teknolojinin tamamen güvenli olduðunu söylüyor. Eðer insanlar üzerinde yapýlan testlerde sorun yaþanmazsa yöntem 18 ay içinde dünyanýn birçok yerinde kullanýlabilir hale gelecek.

Bir Zamanlar Anadolu'da Oscar'da Favori Cannes'da Jüri Büyük Ödülü kazanan Bir Zamanlar Anadolu'da filmi, Oscar'da favoriler arasýnda gösterildi. Türkiye'nin Oscar adayý olan Nuri Bilge Ceylan'ýn son filmi Bir Zamanlar Anadolu'da, altýn heykelcik için favoriler arasýnda. Amerikan dergisi ‘Deadline’ Oscar adayý olabilecek ilk dokuz film arasýna ‘Bir Zamanlar Anadolu'da’ yý da koydu ve derginin eleþtirmenlerinden Tim Adler, yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ýn sinemasýndan övgüyle söz etti. Bir doktor ile bir savcýnýn 12 saatlik gerilimli öyküsünün yer aldýðý filmin baþrollerinde Muhammet Uzuner, Yýlmaz Erdoðan ve Taner Birsel yer alýyor. Senaryoda Ebru ve Nuri Bilge Ceylan'ýn yaný sýra Ercan Kesal'ýn da imzasý var.

Ýnci Sözlük Mahkeme Kararýyla Engellendi Sosyal medyanýn önde gelen topluluklarýndan Ýnci Sözlük' ün web sitesi mahkeme kararýyla engellendi. Ýnci Sözlük, kararýn Adana 6.Sulh Ceza Mahkemesi tarafýndan alýndýðýný açýkladý. Ýnci Sözlük admini Serkan Ýnci, kendilerine ulaþan bir tebligat olmadýðýný ve bu kapatýlmaya anlam veremediðini ifade etti. Serkan Ýnci bu karara tepkisini twitter sayfasýndan gösterdi. Ýnci Sözlük' ten yapýlan açýklamada “Adana 6. sulh ceza mahkemesini aldýðý kararla sitemiz kapatýlmýþ” denilerek kararý Digitürk avukatlarýnýn aldýrdýðý açýklandý.

TÝTANÝC 3D Olarak Dönüyor Hikâyesiyle efsaneye dönüþen “Titanic” gemisi, batýþýnýn 100. yýlý dolayýsýyla gelecek yýl 6 Nisan’ da 3 boyutlu versiyonuyla sinemaseverlerle buluþacak. Açýklamada görüþlerine yer verilen Cameron, þunlarý bildirdi: “Titanic’i dev perdede görmemiþ yeni bir jenerasyon var. Bu izleyeceðiniz, daha önce görmediðiniz, Dijital olarak 4K’ da yeniden yapýlmýþ, itina ile 3D’ye aktarýlmýþ bir film olacak. Duygusal bütünlüðü korunmuþ, ama çok daha güçlü görüntülerle desteklenmiþ hali eski hayranlarý ve ilk kez izleyecek olanlar için efsanevi bir deneyim olacak.

Spor

Giray ÇITLAK giray_citlak@hotmail.com

Ayþe Himmetoðlu (16 Kasým 1995- ) Size bir peri masalý anlatacaðým bir kar prenses vardý. Ben onu bundan 5 sene önce tanýdým. Tanýmak dediysem öle sadece merhaba merhaba hemen göze çarpan bir özelliði vardý. Bu küçük prensesin anýnda göze çarpýyordu. Konuþkanlýðý gülüþü; öðrendiðim arkadaþýmýn kuzeniymiþ. Çok net tavýrlý ve önder bir insan gibi duruyordu. Uzaktan yaþýtlarý arasýnda dikkat çekiyordu hemen. Voleybol oynuyordu. Gördüðüm kadarýyla yenilmek karakterinde yoktu. Voleybolcu olmasý aileden geliyormuþ prensesin Galatasaray Voleybol Spor Okullarý Genel Koordinatörü Ali

Selman KESKÝN mechul_dehliz@msn.com

Bir iþin eyleme geçirilmesi, söylenilen sözlere göre deðil; söylenip faaliyete dökülen argümanlarýn hayata geçirilmesi ile olur ancak. Sözlerin taþýdýðý anlamlarý sadece yerinde korumak yetmez. Yerinde kullanýlan sözlerin, zamanýnda uygulamaya geçirilmesidir aslýnda sözleri anlamlandýran. Çoðu zaman verilen vaatlerin göz boyamadan veyahut kulak hoþnutluðundan öteye geçmediðine þahit oluruz. Böyle olunca da, göz ve kulak neye aþina olacaðýna karar veremeyebiliyor. Ýþte tam bu noktada kalýplaþmýþ sözlerin taþýdýðý anlam ortaya çýkýyor.

KAR PRENSES Himmetoðlu ile Galatasaray Voleybol bayan takýmýnýn eski oyuncusu Zeynep Himmetoðlu'nun kýzýymýþ. Yetenekleri genetik. Ýlkokul 5. Sýnýfta baþlamýþ bu yola ES SPORLA orda yýldýz takýma kadar yükselmiþ. Daha sonra hayalini kurduðu takýma gitmiþ 2010-2011 sezonunda Galatasaraya transfer olmuþ. Sporda ilerlemek için sadece yetenek yetmez baþka vasýflarda gerekir. Karakter kiþilik olgunluk dürüstlük sorumluluk alabilme bunlarýn hepsi mevcutmuþ ki prenseste gittiði takýmda kaptanlýða kadar yükselmiþ. Prenses bir Galatasaraylý olmasýna raðmen okuduðu lise Fenerbahçe Lisesi buda Ayþeyi farklý ve özel klan önemli unsurlardan biri. Ayþenin voleybolunu giderek geliþtiriyor. A takýma birkaç sene sonra yükseleceði konuþuluyordu. Þimdi Neslihaný Gözdeyi nasýl tanýyorsak Ayþe’yi de öle tanýyacaktýk. Ama kader bu baþarýlý prenses 2 Mart 2011 günü beyin

kanamasý geçirdi. Dualar ve ümitler hep prensesin geri dönecek baþaracak bu zorluðunda altýndan kalkacak dedirtti. Beklediðimiz güzel haberi alamadýk. 9 Mart Günü KAR PRENSESÝN kalbi daha fazla dayanamadý ve gözlerini yumdu. Prensesin organlarý 6 kiþiye hayat ýþýðý oldu. Voleybol il temsilciliði ve Ýstanbul Gençlik Spor il Müdürlüðü’nün aldýðý kadar çerçevesinde 2010-2011 sezonu Ýstanbul Yýldýz Kýzlar Voleybol liginin adý – ‘Ýstanbul Ayþe HÝmmetoðlu Yýldýz kýzlar ligi’ olarak deðiþtirilmiþtir. Alýna karar doðrultusunda her yýl Ýstanbul yýldýzlar liginde þampiyon olan takýma Ayþe HÝmmetoðlu þampiyonluk kupasý verilecektir. Bende onu tanýyan bir abisi olarak ona vefa borcumu bu þekilde bir nebzede olsa ödemek isterim. Ayþeye Allahtan rahmet yakýnlarýna baþ saðlýðý diliyorum. Huzur içerisinde yat KAR PRENSES

Köþe Yazýsý

LAFLA PEYNÝR GEMÝSÝ YÜRÜMEZ Rivayetlere göre; bir zamanlar Ýstanbul’da peynir tüccarlýðý yapan Edirneli Aksi Yusuf isminde bir tüccar, Trakya’dan getirdiði peynirleri Ýstanbul pazarlarýnda satar, geriye kalaný da gemiyle Ýzmir’e gönderir. Aksi Yusuf o kadar cimridir ki gemiye yüklettiði peynirlerin taþýma ücretini peþin vermeyerek gemi kaptanlarýný sürekli oyalar ve hep ayný þeyi söylermiþ: - ‘’ Hele peynirler sað salim varsýn, paranýzý fazla fazla veririm’’… Yine bir alýþ veriþ sonrasý kaptanlardan biri taþýma ücretini peþin ister. Aksi Yusuf yine ayný lafý söyler. Bunun üzerine gemi kaptaný, sürekli ayný

lafý duymaktan bunalmýþ ki en sonunda Aksi Yusuf’a patlar: - ‘’ Efendi! Lafla peynir gemisi yürümez. Tayfalarýma para vereceðim. Geminin kalkmasý için kömür lazým. Bir sürü masraf yaptým. Parayý vermezsen Sarayburnu’nu bile dönmem.’’ Bunu duyan Aksi Yusuf neye uðradýðýný þaþýrýr. Gün boyu da gemi kaptanýnýn söylediði laf kulaklarýnda çýnlar. Ýnsanýn baþkalarýný boþ yere avutmasý nasýl bir duygudur acaba hiç düþündünüz mü? Ya da Verilen vaatlerin süresiz kalmasý…

Bilim ve Teknoloji

Uður GÜZEL uurgzl@gmail.com

Teknolojinin insanlarýn günlük yaþamýnda önemli kolaylýklar saðladýðý gerçeðini gören devlet, e-okul, e-devlet, tablet bilgisayarlý eðitim uygulamasýndan sonra 2012 yýlýnda, e-kimlik projesini hayata geçirmek üzere. TÜBÝTAK’ýn 2006 yýlýndan bu yana üzerinde çalýþtýðý çipli e-kimlik; elektronik ortamda kullanýlabilen nüfus cüzdaný anlamýna geliyor. Türk mühendislerce geliþtirilen e-kimlik mobil, kurumsal ve bireysel alanda kullanýlabilecek, nüfus cüzdanýndan daha çok iþleve sahip olacak. Nüfus cüzdanlarýnýn yerini alacak e-kimliklerle birçok yolsuzluðun ve sahteciliðin önüne geçilebilecek. Ýçinde þifre bulunan ve gerekli kurumlarda

E-KÝMLÝK parmak izi ile çalýþan, elektronik ortamda tek þifre ile her þeye kolayca ulaþma imkaný saðlayacak olan e-kimliði sahibinden baþkasý kullanamayacak. Böylece kurumlar vatandaþtan emin olup hak sahipliði denetimini kolayca yapabilecek. Ayrýca e-kimlik akýllý kart vizesiz gidilen ülkelerde “seyahat belgesi” yerine geçecek. Vatandaþlar askerlik yoklamalarýný, araç ve ehliyet durumlarýný, hastanedeki randevularýný, okul durumlarýný ve hakkýnda açýlan davalarý e-kimlik sayesinde takip edebilecek. Nüfus cüzdaný, ehliyet, pasaport gibi belgeler e-kimliðin içerisinde toplanarak kimlik karýþýklýðýnýn önüne geçilmiþ olacak. Bunca yeni uygulamaya sahip olan, vatandaþa ve devlete büyük kolaylýklar saðlayacak olan e-kimlik projesinde pilot il olarak Bolu seçildi. Bolu’da tarlada çalýþan insanlarýn parmak izleri

kaybolunca, uygulamanýn kusursuz iþlemesini hedefleyen TÜBÝTAK, önlem olarak parmak izi yerine damar izini kullanacak. Bolu’dan olumlu tepkiler alan TÜBÝTAK, Bakanlar Kurulu’ndan çýkacak kararnameyle 2012 yýlýnda projeyi tüm Türkiye genelinde hayata geçirecek. Tamamen yerli yazýlýmlarla üretilen ekimlik akýllý kartýný almak ise çok kolay. Vatandaþlar nüfus cüzdanlarý ve bir fotoðraf ile birlikte en yakýn nüfus müdürlüðüne baþvurarak yeni e-kimlik kartýna sahip olabilecek. Vatandaþ nüfus müdürlüðüne gittiðinde kendisine ilk önce 6 haneli bir þifre verilecek. Daha sonra vatandaþýn adresine e-kimlik akýllý kartlarý postalanacak. Bilgiler doðrulandýktan sonra e-kimlik aktif hale gelmiþ olacak. Umarýz bu proje ,kýsa zamanda hedefine ulaþarak, vatandaþ ile devlet arasýndaki bürokrasi yoðunluðunu azaltacak bir misyonu üstlenmiþ olur.


5

Kültür-Sanat

Vildan ÇELÝK vildan_c_@hotmail.com

“ÝTÝRAZ MI, ANARÞÝ Mݔ SORUNU Bu aralar pek bir itaatkar sanki insanlar. Hiç eleþtirmeden, düþünmeden her þeye olur veriyorlar gibi. Haliyle sormadan edemiyor insan “neden” diye. Neden hiç düþünmeden ve bazen yanlýþ olduðunu bildiði halde susar da cevap vermez insan. Ýnsan psikolojisinden ne kadar anlarým tartýþýlýr ama birkaç tespitim var bu konu üzerine. Bir yerden baþlamak gerekiyorsa eðer olayýn derinine inmek gerek sanýrým. Bu uyumun (!) baþlangýcý nerde diye düþünmek gerek. En baþta “otoritenin bittiði yerde anarþi baþlar.” diye telkin edildi hep. Karþý çýkmak, kendi görüþünü savunmak hep bir baþkaldýrý, isyan olarak sayýldý. Fikirler hoþ karþýlanmadýðýnda hep bir tehdit unsuru bulundu. Ortam, çevre ne kadar deðiþirse deðiþsin hep biri vardý kurallarý koyan ve buna itaatkar bir þekilde uyulmasýný bekleyen. Bu kimi için evde baba, kimi içinde okulda hoca oldu. Ama hep o baskýyý hep hissettirenler oldu bir þekilde. Kurallara uymayan, sosyal uyum sorunu var diye tanýmlandý. Hiyerarþi zincirinden kopmak cezayý gerektiren bir durum olarak görüldü. Ýsyanla (ya da genelleþtirip söyledikleri gibi anarþi (!) ile) itiraz hakký hep bir tutuldu. Ýnce çizgi hep bilinemedi kimilerince. Dinlemek veya önerileri dikkate almak yerine katý tutumun benimsenmesi; her þeye tamam diyen, inandýðý doðrularý savunamayan kiþilikler yarattý. Okul da anlamadýðý konuyu soramayan bu yüzden de öðrenemeyip öðrenmiþ numarasý yaparak kafa sallayan öðrenciler olduk zamanla. Belki bir çoðumuza üniversiteye baþlamadan önce çalkantýlý dönemlerde yaþamýþ olan ebeveynlerimiz tarafýndan kulaðýmýza küpe olsun diye “aman bir þeye bulaþma” dendi. Kastettikleri aslýnda tam olarak neydi sorsak onlarda tanýmlayamayabilir üstelik. Ýþte tüm bu öðretiler bizi sorgulamamaya, araþtýrmamaya ve dolayýsýyla susmaya yöneltti. Ýtirazýn ya da fikir beyan etmemenin aslýnda kötü bir þey olmadýðý bilinci yerleþmedi bu yüzden. Geçmiþin bilinçaltýmýzda yarattýðý korku imgesi en ufak itirazda su yüzüne çýktýðý için bizde haliyle, sormadan öðrenmek ne kadar mümkünse o kadarýyla yetindik. Sistemi eleþtirip Wall Street’i iþgal edenler varken bir yerlerde, birkaç kiþinin itirazý ve karþýt görüþü sorun olmamalý bu ülkede de. Ne kadar doðru bir tespittir tartýþýlýr ama bir sonraki jenerasyonun bizden daha cesur ve sorgulayan bir yapýya sahip olmalarý daha olasý gibi. Deðiþen dünya insanlarý da deðiþtirecek mi göreceðiz. Hepinize iyi tatiller...

Ali Burak ÇALIMLI - aliburakcalimli@gmail.com Seda KÜÇÜKOKUR sedakücükokur@gmail.com

Dedemin Ýnsanlarý Ozan, Ege'nin sevimli ve küçük bir sahil kentinde geniþ ailesiyle yaþayan 10 yaþýnda bir çocuktur. Ailesinin kökenleri þimdi Yunanistan'a baðlý olan Girit adasýna dayanmaktadýr ve dedesi Mehmet Bey zamanýnda mübadele ile Türkiye'ye göçmek durumunda kalan Giritli bir göçmendir. Bu yüzden mahallede Ozan'a arkadaþlarý "gavur" diye seslenmektedir. Dýþlanmaktan korkan Ozan ise gavurluðu reddederek "Biz Türküz!" diye ailesine ve dedesine kafa tutar. Yaþadýklarý kasabanýn saygýn eþrafýndan olan Mehmet Bey ise çevresindeki herkese el uzatan, yardýmsever biriyken torununun bu hýrçýn haline üzülmektedir. Kendisi henüz 7 yaþýnda küçük bir çocukken Giritten Ýzmir'e göç etmek zorunda kalan Mehmet Bey, þimdi torununa atalarýnýn geçmiþini, doðduðu topraklarý ve içinde sakladýðý özlemi Ege'nin mavi sularýna býraktýðý þiþelerle anlatacaktýr... Çaðan Irmak, Babam ve Oðlum ile çok baþarýlý olduðu sulara, Dedemin Ýnsanlarý ile geri dönüyor. Çaðan Irmak’ýn senaristliðini ve

Film Tanýtýmý yönetmenliðini üstlendiði Dedemin Ýnsanlarý, küçük bir kasabada yaþayan on yaþýnda bir çocuk ve dedesi aracýlýðýyla, bir ailenin ve bir ülkenin geçirdiði büyük deðiþimi anlatýyor. Filmin mübadele yýllarýna uzanan hikayesi I. Dünya Savaþý ile deðiþen, parçalanan hayatlarý sinemaya taþýyor... Çekimleri yaz aylarýnda tamamlanan filmin oyuncu kadrosunda baþta Çetin Tekindor, Hümeyra, Mert Fýrat ve Yiðit Özþener olmak üzere birçok ünlü isim yer alýyor...

Cem UYANIK nietzs-che@hotmail.de

Hilkat garibesi: Bedeninde doðuþtan normal olmayan gariplikler bulunan kimse. Gayya kuyusu: Karmaþýk iþlerin döndüðü yer veya çok çapraþýk durum. Zatýalileri: "Saygýn bir kiþi olan siz" anlamýnda bir söz. Serencam: Bir iþin, bir olayýn sonu, akýbet. Muvaffak olmak: Baþarmak. Jurnal: Biriyle ilgili olarak yetkililere verilen kötüleme, ihbar yazýsý. Üstat: Bilim veya sanat alanýnda üstün bilgisi ve yeteneði olan kimse. Hasbelkadar: Bilim veya sanat alanýnda üstün bilgisi ve yeteneði olan kimse. Lafügüzaf: Boþ söz. Yeis: Umutsuzluktan doðan karamsarlýk, üzüntü. Muktedir: Bir þeyi yapmaya, baþarmaya gücü yeten, erkli. Histeri: Duyu bozukluklarý, türlü ruh karýþýklýklarý, çýrpýnma, kasýlmalar ve bazen inmelerle kendini gösteren bir sinir bozukluðu, isteri. Elzem: Vazgeçilmez. Güruh: Deðersiz, aþaðý görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü. Biat etmek: Birinin egemenliðini tanýmak, kabul etmek. Biteviye: Tekdüze.

Müzik

Merve ER merve_er_1991@hotmail.com

BURCU GÜNEÞ “OFLAYA OFLAYA”

Yorumculuðu, çok yönlü sesi ve düzgün çizgisiyle yýllardýr kendine geniþ ve sadýk bir hayran kitlesi yaratan Türk pop müziðinin baþarýlý ismi Burcu Güneþ, yeni single çalýþmasý "Oflaya Oflaya" ile 22 Kasým'da müzik severlerle buluþtu. Single da toplam 4 Versiyon ve 1 remix yer alýyor. Yapýmcýsý Gnl Entertainment olan "Oflaya Oflaya" single albümünün stüdyo çalýþmalarý 4 ay sürdü. "Oflaya Oflaya" þarkýsý ve klibi 17 Kasým günü itibari ile tüm müzik kanallarýnda ve radyolarda yayýnlanmaya baþladý. Þarký radyolara daðýtýldýðý ve çalýndýðý ilk yarým saat içersinde, þarkýya gelen yoðun ilgi ve yorumlarý ile birlikte, Dünya'nýn en çok ilgi gören sosyal

POWERTÜRK TOP 10 1.Sýla-Boþ Yere 2.Model-Pembe Mezarlýk 3.MFÖ-Hep Yaþýn 19

mecrasý "Twitter.com" da trendtopic'ler de 3. sýradan giriþ yaptý. "Oflaya Oflaya" ýn sözü ve müziði Eflatun'a ait. Düzenlemesi ise Mustafa CECELÝ imzasý taþýyor. Ayrýca "Oflaya Oflaya"nýn bir versiyonunu Sinan CECELÝ, Dance ve Ballad versiyonlarýný Erhan BAYRAK, remix'ini de Dj Kaan GÖKMAN yaptý. "Oflaya Oflaya" single albüm fotoðraflarýný Zeynel Abidin Aggul, klibini ise Murad Küçük çekti.

LADY GAGA “BORN THIS WAY”

Lady Gaga 2011 Son Albümü Born This Way (Böyle Doðdu) ile müzik marketlerde yerini aldý. Lady Gaga “Born This Way” Albümünün; bu 10 yýl içindeki, en iyi albüm olacaðýna söz verdi. Albümde Toplam 20 Þarký Bulunuyor. Gaga, Twitter sayfasýnda yaptýðý açýklamada bu albümden çýkacak olan ilk single’ýný 13 Þubat’ta gerçekleþecek olan 2011 Grammy Ödülleri’nde seslendirileceðini söyledi.

4.Hadise-Aþk Kaç Beden Giyer 5.Ferhat Göçer-Mehtabýn Rengi 6.Burcu Gündeþ-Oflaya Oflaya 7.Tan Ft Serdar Ortaç-Benim Gibi Olmayacak 8.Ajda Pekkan-Arada Sýrada 9.Sezen Aksu-Vay 10.Zakkum-Anason

Marjinal görünüþü, sahne þovlarý ve Grammy'de topladýðý ödüllerle müzik dünyasýnýn en çok konuþulan ismi Lady Gaga'nýn merakla beklenen albümü 'Born This Way'in fotoðrafý Nick Knight tarafýndan çekildi. Trendleri adým adým takip eden Lady Gaga, yeni albümünden çýkan ilk parçasýnýn görseli için 'Avatar'ýmsý bir kýlýða bürünmüþ. Her adýmý olay olan 24 yaþýndaki þarkýcý Lady Gaga, ‘Fame’ ve ‘The Fame Monster’ albümlerinin ardýndan çýkaracaðý yeni albümü ‘Born This Way’in (Böyle Doðdu) ilk görselini yayýnladý.


6

Kiþisel Geliþim

Özgür KIZILDAÐ dvdoz@hotmail.com

BÝZ YA DA... Herkesin kendi küçük çevresinde yaþadýðýnýn farkýndayýz. Bizden çok ama çok baþka olan insanlar sürüsü her gün sokaklarda. Kendimize yakýþtýramadýðýmýz giysileriyle arþýnlýyorlar yollarý. Oradan oraya (sadece kendimizin yaptýðý yolculuðu mantýklý bulurken) amaçsýzca dolaþýp duruyorlar. Hepsinde bizden olmayan pek çok þey var. Bizim gibi deðiller. Ayný kokmuyoruz hiç biriyle. Zamanýmýz çok deðil ve uzaklaþýyoruz yanlarýndan. Kendimiz olabildiðimiz yerlere gidiyoruz. Kendimizi herkesten farklý yaþadýðýmýz dünyamýza býrakýyoruz. Orada düþünüyoruz biz. Orada nefes alýyoruz. Orada herkes bizden küçük ve biz hepsini yukarýndan görebiliyoruz. Biz, biz olduk sadece. En kýsa melodiler bile bir þeyler býrakýyor insanlardan. Ve biz aslýnda onlara çok deðer verdik. Deðer vermenin ya da bunu kazanmanýn ne demek olduðunu bilmeden yaptýk sadece bunu. Biz bunu hep yapýyoruz. Ýçimizden geldiði gibi mi yaþýyoruz yoksa? (ama yalan söylemeye gerek yok ) Her þeyin cevabýný bilmiyoruz. Küçük bir çocuktan farkýmýz yok. Yüzümüzde saklý bütün duygularýmýz. Çok istiyoruz, çabuk vazgeçiyoruz. Çok seviyoruz ve çok nefret ediyoruz. Biz nasýlsak öyle olmaya çalýþýyoruz. Büyümek sadece zaman meselesi, içinden geçerken hem deðiþip hem ayný kalýyoruz. Pazartesi, Salý, Çarþamba... Aylarý, günleri parçalayýp duruyoruz. Ruh halimizden farký yok dünyanýn, dünyamýzýn. Biz orda baþkalarýna benziyoruz. Çünkü oraya yalnýz gittiðimize inanýyoruz. Aklýmýzda, ruhumuzda taþýmasak bazýlarýný, belki bir þansýmýz olur öyle deðil mi? Yeni olan ne varsa bizim için var. Biz her gün eskiyen bir bedene sahip olurken, içimizdekiler de ayný kalamaz. Bugünün ya da yarýnýn bir farký yok inanýn. Sadece sen deðiþiyorsun. Yani biz deðiþiyoruz. Sen ya da ben, bir farkýmýz yok.

Hazýrlayan: Burak YAÐLI - burakyagli_1907@hotmail.com

Bir Baþarý Öyküsü

HAMDÝ AKIN-AKFEN HOLDÝNG Hamdi Akýn, son dönemlerin en çok konuþulan iþadamlarýndan biri. Tav ile hýzlý bir çýkýþ yapan Akýn için, baþarýlý bir giriþimci diyebiliriz. Kendisini benzerlerinden farklý kýlan ve baþarýya taþýyan pek çok özelliðe sahip ayný zamanda. O da kendini ve grubunu farklý kýlan özellikleri, þu sözlerle anlatýyor: “Riski minimize ediyoruz, riskli iþin peþinde dolaþmýyoruz. Mümkün olduðu sürece girdiðimiz iþte ilk olmayý tercih ediyoruz. Ýþlerin tekel veya monopol hüviyetinde olmasý ya da alým garantili, yolcu garantili olmasý, risk içermemesi iþ seçiminde en temel modelimiz.’’ Bugüne kadar yaptýðý iþlere bakacak olursak yukarýda saydýðý iþ modellerini ne kadar baþarýlý bir þekilde uyguladýðýný görmekteyiz. Kamuoyundan gizleyecek bir þeyi olmayan her þirketin halka açýlmasý gerektiðini savunan Akýn: “Þirketlerimle duygusal bað. Onlarý birer menkul, alýnýr satýlýr varlýklar olarak görüyorum’’ diyor. Akfen Holding’in Türkiye’de eþi benzer bulunmadýðýný söyleyen Akýn, Akfen Holding’in bir altyapý Holding’i olduðunu tamamen monopol hüviyetinde veya yarý monopol yada garantili iþlere yönelen bir grup olduklarýný söylüyor.

Elif Duygu ARIK

Holding’in altýnda geliþtirmiþ olduklarý iþlere yada þirketlere baktýðýmýzda; havaalaný gibi yolcu garantisi olan yada monopol özelliðindeki Mersin Limaný ve muayene istasyonlarýnda olduðu gibi kar garantili yada devletin alým garantisi olan enerji iþlerini tercih ettiklerini görmekteyiz. Ayrýca bütün bu iþlere girerken finansal ya da teknik anlamda yetersizlik hissederlerse mutlaka ortaklarýný dünyanýn büyük ve önemli oyuncularýndan seçmeye çalýþýyorlar, sýradan þirketlerle iþ yapmamaya büyük özen ve gayret gösteriyorlar. Bu þirket kararlarýnýn hem prestij olarak þirketi belli yerlere taþýdýðýný hem de baþarýlý oyunculardan oluþan bir kadronun kurumsallýk adýna önemli dersler verdiðini, baþarýlý oyunculardan oluþan kadroyla vizyonlarýnýn açýldýðýný, cesaretlerinin arttýðýný sonuç olarak ta Akfen Holding’in diðer rakiplerinden farklý olduðunu dile getiriyor Hamdi Akýn. Biraz da Akfen Holding’in büyük baþarýlar yakaladýðý Tav Havalimaný þirketinden bahsedecek olursak; Sani Þener’in CEO’luk görevini yürüttüðü bu þirketin; 4 farklý ülkede 7 havalimaný ve 8 adet þirketi bulunuyor. Geçtiðimiz 10 yýlda havaalaný iþi Avrupa’da küçülürken,

Köþe Yazýsý

YÝTÝK NESLÝN ÇOCUKLARI farklý þeyler gördüðümüz için kýskandým.

erke_siyah@hotmail.com

Bir biyoloji öðretmeni, öðrencileri hücreyi daha iyi öðrensin diye hücreyle ilgili þarký yazmýþ. Sanayiye gidip gerekli malzemeleri alýp mikroskop yapmýþ. Baþarýlý olan öðrencilere yeterlilik ehliyeti vermiþ. Hücreyi daha iyi öðrensinler diye. Hocamýz bu videoyu seyrettirdiðinde katýksýz kýskandým. Laboratuarý ilk defa lisede görebildiðim için kýskandým. Yýllarca kuru ezber yapýp unuttuðum için kýskandým. Ayný sýralardan geçtiðimiz öðrencilerle ayný yöne baksak da çok

Ortadoðu ve geliþmekte olan ülkelerde hýzlý bir þekilde büyüme gösterdi. Tav Holding bu dinamik sektörde önemli baþarýlar elde etti. Sýfýrdan baþlayarak 10 yýlda havalimaný inþaatý ve iþletmeleri içinde Dünyada ilk 5 þirket arasýna girmiþtir. Tav Havalimanlarý bugün Borsa deðeri 1,8 milyar Dolar olan bir þirket konumunda. Grubun CEO’su Sani Þener Tav Ýþletmeciliðinin büyümesini ise þöyle açýklýyor: “Küreselleþmeyi iyi okuduk, rakiplerimizin iþ yapma kültürü nedeniyle baþarýlý olamadýðýný yakýn coðrafyamýzdaki ihaleleri alarak büyük aþamalar kaydettik’’diyor. Atatürk Havalimaný’nýn inþaatý ve iþletmesindeki baþarýlarýnýn Tav’ý küresel baþarýya sürükleyen etkenlerden olduðunu sözlerine ekliyor.

Dijital medyayla büyüyen nesle alternatif eðitim öðretim programlarý getiren zihniyet, benim yitik neslimde neredeydi? Biz sadece susup, konuþmazken, ezberlere boðulurken, neredeydi? Pavlov’un iti gibi uyarýcýlarýmýz vardý. Cetvel, deðnek ya da müdürdü bu uyarýcýlar. Asýk yüzlü, patrondu bu müdür. Artýk tamahkarým ve istiyorum. Sýnýfý gruplara ayýrýp, fen bilgisi konularýný tahtada anlattýran; ama anlatýlanlarý dinlemeyip uyuklayan öðretmenimden yýllarýmý istiyorum. Bilgisayar bile

hayalken, bilgisayar dersi görmek zaten mucizeydi. Bari tozlara terk ettiðiniz kütüphanemizi bize býraksaydýnýz. Kitapsýz geçen zamanlarýmý istiyorum. Bana lisede öðretilen þeyleri, daha ilkokuda bilen çocuklardan öðrencilik hayallerimi istiyorum. “Öðretmenler, öðrenme paydaþý öðrenme yoldaþý olmalýdýr.” Diyenler; bizim yitik neslin yoldaþý olmadý. Ya yola çýkamadýk ya da yolda kaldýk. Öðreme paydaþý olun diyen zihniyet, biz o sýralarda otururken uykuda mýydý? Hadi uykudaydý diyelim bu fütursuzca yatýlan uykunun faturasýný bize hangi eller kesti?

Kariyer ve Geliþim

Zeliha TURAN - zelihaturan@hotmail.com

KENDÝNÝ TANIMA TESTÝ (BÝLÝNÇALTI TESTÝ) Kendini tanýma testine baþlamadan önce lütfen cevaplarýnýzý bir kenara not ediniz. 01-1- Çok nadir bir taþý bulmak için daða týrmanmak üzere yola çýkýyorsunuz. Dað hakkýnda neler düþünüyorsunuz? 01-2- Sonunda aradýðýnýz taþý buldunuz. Ne tür bir taþ? Boyunu, aðýrlýðýný ve deðerini tanýmlayýn. CEVAPLAR : 01-1-Dað hakkýndaki düþünceniz babanýzýn gözünüzde nasýl biri olduðunu gösterir 01-2-Taþý tanýmlayan sözleriniz deðeriniz hakkýnda hissettiklerinizdir. 02-1- Senaryoya verdiðiniz tepki hayatýnýzda ilk defa cinsel içerikli film gördüðünüzde verdiðiniz tepkiye eþittir.

02-1- Bir safari parkýndasýnýz, yolu takip ederek otlakta ilerliyorsunuz ve bir diþi ile bir erkek aslanýn büyük parçalar halinde çið etleri koparýp yediklerini görüyorsunuz. Ne düþünüyorsunuz?

03-2- Derken karanlýðýn içinden birinin sesini duydunuz. Bu kiþi yavaþça aðlýyor mu? Ýnliyor mu? Yoksa sizinle konuþuyor mu?

03-1- Yýllardýr kimsenin ayak basmadýðý eski bir binadasýnýz ve yerin altýna doðru inen bir merdiven keþfettiniz aþaðýya doðru kaç basamak indiniz?

04-1- Külkedisi masalýndaki yakýþýklý prens camdan ayakkabýnýzý çirkin üvey kýz kardeþinizin ayaðýnda denerken siz de oradasýnýz ve ayakkabý üvey kýz kardeþinize uyuyor. Bu kötü sürprize nasýl tepki verirsiniz?

03-1- Terk edilmiþ binalar ve yer altý odalarý gömülmüþ anýlarý ve eski psikolojik yaralarý sembolize eder. Az sayýda basamak inenler geçmiþten daha az etkilenen insanlardýr. Çok fazla inenler içlerinde derin yaralar. Taþýrlar. 03-2- Kendisiyle konuþan bir ses duyduðunu söyleyenler eski acýlarýný bir madalya gibi göðüslerinde taþýrlar inleme sesi duyduðunu söyleyenler zor

zamanlarýný yalnýz geçirmiþ kiþilerdir. 04-1- Bu durumda vereceðiniz tepki gerçek hayatta eþinizi çalmaya kalkýþan bir rakibe vereceðiniz tepkiye eþittir. Sabýrlý olmak bilgelik belirtisidir. Ama zaman zaman insan kendisine ait olaný elinde tutmak için savaþmalýdýr. 05-1- Çaldýðýnýz çilek sayýsý aþýk olduðunuza inandýðýnýz kiþi sayýsýný gösterir. Bir tane yedikten sonra

05-1- Bir çilek bahçesine girdiniz. Çilekleri yemeye baþladýnýz. Kaç tane yediniz? 05-2- Çileklerini çalmakta olduðunuz çiftçi ortaya çýktý ve baðýrmaya baþladý. Kendinizi savunmak için ne dediniz? 05-3- Tüm olaný biteni bir kenara býrakýp söyleyin, çileklerin tadý nasýldý? durduðunuzu söylediyseniz aþk hayatýnda sadýk birisiniz. Ýki haneli sayýlarla cevap verenleriniz ise libidolarýný frenlemeyi düþünmeliler. 05-2- Bu sözler yasak iliþki sýrasýnda yakalanýrsanýz söyleyeceklerinize eþtir! 05-3- Çileklerin tadý hakkýnda söyledikleriniz geçmiþ iliþkiniz hakkýnda düþündüklerinize eþdeðer.


7

Söyleþi

Tarihten Bir Hikaye

Ali KARAKAÞ alikarakas_25@hotmail.com

Tuðrul Bey dedesi Selçuk Beyin yanýnda büyümüþ heybetli, çeþitli yeteneklere sahip bir komutan, onun ötesinde bir hükümdardý.Dedesinden öðrendiklerini çok iyi uygulayan ve devletin bekasý için her ihtimali göze alan bir karakteri vardý..Sýnýrlarý geniþletmek ve Selçuklularýn refahý için mücadele vermiþti bütün hayatý boyunca.Tuðrul Bey vakti zamanýnda evliliðinden bugüne bir çocuk sahibi olamamýþ ve ömrü boyunca bunun kahrý içerisinde yaþamýþtý.Aradan yýllar geçtikçe bu özleme dayanamasa da artýk tahtý da devretme vakti de onun içinde gelmiþti.Kafasýnda bir çok aday vardý fakat o saðlýðýnda da özel olarak çalýþtýrdýðý kardeþi Çaðrý Beyin oðlu Süleyman’ý tahta geçirmek istiyordu.Ölümünden hemen önce Baþ vezir Kunduri’ye vasiyetini bildirdi.Kunduri açýk gözlü ve ileri görüþlü bir vezirdi. Süleyman’a tahtý verirse birçok iç savaþ yaþanacaðýný, isyanlar çýkacaðýný biliyordu. Süleyman’ýn pasif, saf ve etkisiz hali onu tahtan uzaklaþtýran sebepler oldu. Tuðrul Beyin ölümü ile birlikte Kunduri Çaðrý beyin bir diðer oðlu Kutalmýþ ile anlaþarak tahtý ona verme planlarý yaptý, kendisinin bir çýkarý olmasa da devletin

Sadýk ÇINAR sadikcinar@hotmail.com.tr

Üniversite hayatýna yeni baþlamýþ arkadaþýmýz yurdun yemeklerine alýþamamýþ, bütün öðünleri yurt haricinde bir yerde yemeðe karar vermiþti. Babasý ile görüþüp parasýna biraz daha ek yapmasýný istedi ve babasý bunu zor da olsa kabul etti. Babasýndan gelen dört yüz lira dört günde bitiveriyordu sanki. Yurt parasýný da yol parasýný da ayrý gönderen babasý paranýn neden yetmediðini anlamak için oðluna devamlý sorular yöneltiyor, bizimki “Baba para yok, baba kitap parasý, baba not parasý, baba ara sýra dýþarýda yemek...” gibi bahanelerle geçiþtiriyordu. Parasýný beþ yüz liraya çýkarmýþtý

Ahmet ÖZGÜN ahmetozgun07@hotmail.com

Ýþ hayatýnda tecrübeli CEO’lar artýk yönetim kurularýnda baðýmsýz yönetim kurulu üyesi olarak görev alýyorlar. Emektar CEO’lar iþ dünyasýndan uzaklaþýp kafa dinlemek yerine bilgi ve iþ tecrübeleriyle þirketlere yön veriyor, böylece hem þirketler bu tecrübeden yararlanýyor hem yýllarýn deneyimi boþa gitmemiþ oluyor. Günümüzde kurumsallaþmanýn önemi arttýkça iþ dünyasýnýn baðýmsýz yönetim kurulu

ALP ARSLAN DÖNEMÝ

bekasý için bu tercihi yapmýþtý. Zira Kutalmýþ Kunduri gibi açýkgözlü ve sivri zekâlý bir karakterdi, Kunduri Kutalmýþýn adeta çýkarýna çalýþýyordu. Vezir Kundiri vasiyette Kutalmýþ’ý açýklayýnca ise Süleyman adeta kabuðuna çekildi. Süleyman amcasýnýn onca öðüdünün boþ yere olduðunu düþündü. Hayata küstü ve savaþmayý bile göze alamadan çaresizce tahtý kaptýrdý, bunu birazda kendisine devlet içerisinde yandaþ edinmemeye baðlýyordu. Bu haberi alan asýl adý Muhammed Davud bin Çaðrý, lakabý ile Alparslan hazýrladýðý planlarý üst üste uygulamaya geçirecekti. Alparslan daha küçük yaþta ata binip ok atmayý öðrenmiþ valilikler yapmýþ, birçok insan tanýmýþ, hayatýnýn en taze günlerinde savaþlarda boy göstermiþtir. Alparslan’ýn asýl amacý Vezir Kunduri’yi konuþturarak taht mücadelelerini çözmekti bu Alparslan’ýn hayat felsefesi haline getirdiði bir düþünceydi hedef gördüðü yerde karýþýklýða dayanamamýþtý, Kunduri Kutalmýþ’ýn gölgesinde vezirliðe devam ededursun, Süleyman Kundiri’yi öldürme planlarý hazýrlamaya baþladý. Çünkü amcasýnýn kendisine kesinlikle vereceðini düþündüðü tahtý vezir Kundiri Kutalmýþ olarak açýklamýþ fakat bu Süleyman’ý ne kadar üzse de düþmanlýk güttüðü Kunduri’yi kesinlikle öldürecekti. Çok düþündüðü bu konuyu karara baðlamýþ suçlu olarak kimseyi bulamasa da egosunu tatmin etmek için bir kurban

seçti buda tabi ki Vezir Kunduri olacaktý. Bu sýrada Alparslan ise Kunduri’ye gitti. Kunduri’yi iyice sýkýþtýran Alparslan sarayýn meydanýna çýkarak gerçek padiþahý açýklamasýný istiyordu. Kunduri yaþlanmýþ artýk takati kalmamýþtý ve yardým eli olan Kutalmýþ da saray dýþýnda olunca çaresiz kalmýþtý. Bu baskýný beklemiyordu belki de. Alparslan Kunduri’yi iyice sýkýþtýrýnca ikna etti ve tüm halký, saraya gelen Kutalmýþ ile birlikte meydana çýkardý. Halk þaþkýn Kunduri’nin aðzýndan dökülecek kelimeleri beklerken meydana dalan Süleyman atýn üstüne okunu hazýrlamýþ ve Kunduri’ye niþan almýþtý. Ok Kundiri’ye isabet etti. Alparslan ne olup bittiðinin farkýnda deðildi ama artýk Kundiri vurulmuþtu, Süleyman atýndan inip Kunduri’ye doðru yürüyünce hakikat anlaþýldý. Kunduri can havliyle Süleyman’a doðruldu ve ''Evlat bu halk sana Tuðrul Beyin emaneti, taht senindir, beni affet'' nidalarýyla son nefesini verdi. Süleyman bunlarý duyduktan sonra tek kelime etmeden baþý aþaðýda sarayýn bahçesinden usulca gitti halk þaþkýn Alparslan þaþkýndý, daha sonra onu ne gören oldu nede bir duyan oldu. Alparslan bu olayýn ardýndan Süleyman’ýn gitmesini de fýrsat bilerek Kutalmýþ ile savaþtý. Alparslan bu iç savaþtan halkýn zarar gördüðünü anlayýnca Ýyi bir plan hazýrladý ve Kutalmýþý kendi yandaþý olan kale komutanýna öldürttü. Kutalmýþý kale

padiþahýna öldürten Alparslan tahta geçti fakat bu defa baþýna tahta hak iddia eden Ýnanç Yaðbu musallat oldu, Yaðbu diþli çýktý ve iç isyanlarla Alparslan’ý düþürmeye çalýþtý. Süleyman uzun bir aradan sonra tekrar tahtý aklýna getirmiþ ve gidip devletin baþýna geçmesi onun için ancak vasiyetinden öteye deðildi. Fakat bu vasiyet onun için çok önemliydi, amcasýna güveniyordu o güveni boþa çýkarmayan amcasý yaþasaydý onu tahta görmek isterdi diye düþünerek ülkesine döndü. Sarayda kuþatma gören Süleyman kýlýk deðiþtirerek Ýnanç Yaðbu’nun askeri haline dönüþtü ve iki üç gün olaylarý süzdükten sonra kuþatma esnasýnda, Yaðbu’yu öldürdü. Daha sonra askerler tarafýndan kendiside ebediyete intikal etti. Alparslan artýk tahta oturmanýn rahatlýðýný yaþamak istiyordu. Alparslan, beþ meþhur kumandanýný yanýna çaðýrarak Anadolu topraklarýnýn belirli yerlerini hedef göstererek kendilerine tahsis eder. Ýþte bu kumandanlar Anadolu’nun ilk fatihleri olacaktýr. Ýsimlerinin baþýnda ne melik ne sultan nede baþka bir debdebeli unvan yoktur. Ama bunlardan çok daha anlamlý yüce bir ünvan taþýmaktadýrlar; Gazi! Ýþte böyle kumandanlarla yola çýkan Alparslan baþarýlý olmuþtur, zira Türklere Anadolu’nun kapýlarýný ardýna kadar açmýþtýr. Ne yazýk ki sonu Kutalmýþ’ý öldürttüðü gibi bir kale komutanýnýn elinden oldu.

Bir Üniversitelinin Günlüðü

BABA PARA YOK

babasý. Hemen arayýp teþekkür etti ve arkasýndan da “Baba ne gerek vardý, o kadar fazla bile, sen kendini sýkma iyi kötü yetiyor bana.” demiþti. Önce istiyoruz sonra itiraz ediyoruz. Bu en önemli taktik olsa gerek. Babasý bu sözleri duyunca kýsmen sevinse de bir yandan da içi acýyordu oðluna.” Ne yiyor ne içiyor bu çocuk?” diye düþünüyordu. Sorularýna devam eden baba telefonu kapatýrken oðlundan bir ihtiyacý olup olmadýðýný sordu. Genç “ Baba üstüme baþýma bir þey alamadým, bir ara yüz lira kadar gönder de birkaç bir þey alayým üzerime.” dedi. Babasý yine dudaklarýný sýkarak bir yandan üzülerek “Peki tamam” dedi. Ertesi sabah hesabýnda yüz lira ile uyanan genç, kendine yeni bir telefon almak için biriktirdiði paraya gelen parayý da katýp hemen maðazaya gitti. Kendine

yeni bir telefon aldý ve yurda döndü. Hayatýn tadýný çýkarmaya devam etti ve aylarca gelen beþ yüz liranýn hakkýný vermek için derslerini de aksatmadý. -2 Yýl Sonra... Artýk üniversite hayatýnýn yarýsýna gelmiþti ve gözleri hiçbir þeyi görmez olmuþtu. Babasý ile birkaç hafta da bir görüþüyordu. Ayný zamanda notlarýný satýp kendisi para kazanýyordu. Yaptýðý ödevler, verdiði özel derslerle kendisi bir bütçe oluþturmuþtu. Babasýndan gelen paranýn birkaç ay hesapta kalmasýný saðladý ve daha sonra babasýný aradý. “ Baba bana bu ay yüz lira göndersen yeter.” dedi. Aslýnda ona da ihtiyacý yoktu. Kazandýðý para ve hesabýndaki paralarla tam beþ bin lira olmuþtu parasý. Sürekli özel ders veriyordu. Kendisini bu þekilde

geliþtirdi. -2 Yýl Sonra... Okulun son yýlý olmasý sebebiyle artýk kafasýný dersten, tezden kaldýramaz olmuþtu. Hesabýndaki parayý kendi bile bilmiyordu. Artýk babasý da para göndermiyordu. Okulun son haftasý gelmiþti ve mezuniyet için babasýna ve annesine gelmelerini söyledi. Geldiklerinde babasý oðlunu kutlamak için ona sarýldý ve tören sonunda bankaya giderek hesabýnda maaþtan son kalan beþ yüz lirayý ödül olarak oðluna verecekti. Babasýnýn bankaya gittiðini annesinden öðrenince bizimki sevindi. Ama neden? Babasý bankaya gitmiþti ve hesabýný kontrol etti. Hesap Bakiyeniz: 20.500 TL...

Ekonomi Köþesi

EMEKTAR CEO’LAR PART-TIME ÇALIÞIYOR

üyelerine olan talebi de artýyor. Bu üyeler, görev aldýklarý þirketlerde yönetim politikalarýnýn belirlenmesinde objektif bakýþlarýyla önemli katkýlarda bulunuyorlar. Danýþmanlýk þirketi MY Executive tarafýndan yürütülen ‘’ Halka Açýk Þirketlerde Yönetim Kurulu Yapýsý’’ adlý anket çalýþmasýndan, Türkiye’nin 49 büyük þirketinin yönetim yapýlarýnýn baðýmsýz üyelik açýsýndan analizi ve þirketlerin baðýmsýz yönetim kurulu üyeliðine yaklaþýmlarýnýn tespitine yönelik çalýþmanýn sonuçlarýna göre, ankete katýlan þirketlerin yalnýzca % 35 ‘ inde

baðýmsýz yöneticilerin görev yaptýðý belirlenmiþ.

Baðýmsýz üyeler full-time bir çalýþma yapmadýklarýndan ve sahada terlemeden, hobilerine, ailelerine ve çocuklarýna zaman ayýrma fýrsatý buluyorlar hem de iyi gelir elde ediyorlar. Bu uzman kiþiler bilgi ve deneyimlerini baðýmsýz üyesi olduklarý þirketlerde paylaþarak þirketin stratejiler oluþturmasýna, faaliyetleri deðerlendirmesine katký saðlamanýn yanýnda dýþarýdan bakan bir göz olmasý da bazý durumlarda yaþanan organizasyon körlüðünü engellemede yardýmcý oluyor. Ayrýca kurumlarýn

eksiklerinin giderilmesinde, kurumsal yönetim ilkelerinin doðru deðerlendirilip uygulanmasýnda ve yatýrýmlarýn güvenceye alýnmasýnda büyük rol oynuyor. Yönetimde kurumsallaþmanýn öne çýktýðý düþünüldüðünde baðýmsýz yönetim kurulu üyeliði iþ dünyasý açýsýndan oldukça önemli. Yeni Türk Ticaret Kanunu tasarýsýnýn da bu konuya vurgu yapmasý, emektar CEO’lar ile geliþmek ve saðlam adýmlarla ilerlemek isteyen þirketleri birlikte hareket etme hususunda teþvik etmektedir.


8

Bizim Kampüs

SORDUK!!!

Hazýrlayanlar : Said ÝBÝLÝ - Sadýk ÇINAR (sadikcinar@hotmail.com.tr) Seda KÜÇÜKOKUR (seda0kucukokur@gmail.com.tr)

Öðrenci arkadaþlarýmýza sorduk. Öðrenci Konseyi seçimleri hakkýnda yeteri kadar bilginiz var mý?

Yeni Konsey Baþkanýndan beklentileriniz nelerdir?

Duygu ERAT / 3.Sýnýf / Ýktisat

Sema YALÇIN / Okul Öncesi / 2.Sýnýf Seçim hakkýnda ya da seçilen temsilci hakkýnda bir bilgim yok. Haberim olsa bile sorunlara çözüm bulacaðý konusunda þüpheliyim. Çünkü BESYO’dan çýkan bir temsilciye sorunlarýmýzý nasýl iletebiliriz ki? Sorun olarak otobüslerin gelmesi konusunda belli bir saat ya da program yok. Bu önemli bir sorun. Bu sorunun çözülmesi konusunda elinden geleni yaparsa sevinirim. Seçimler ve seçilen kiþinin de bilinmesi konusunda da sorun var kimse bu durumdan haberdar deðil.

Metin ÇETÝNKAYA / Sosyal Bilgiler Öðr. / 3.Sýnýf Sýnýf temsilcilerini seçiyoruz ama konsey baþkaný hakkýnda bilgim yok. Sorun olarak otobüsler çok kalabalýk ayrýca sýk gelmiyorlar sýnav zamaný sýnavlara yetiþmekte bu durum problem yaratýyor. Otobüs saatlerinde ve sistemde sorun var. Kart 43 vizesi olaylarý da çok uðraþtýrýcý. Bizim fakültede kantin 3. katta biz zemin kattayýz bu da sorun oluyor. Ayrýca yapýlan etkinliklerin herkese açýk olmasýný istiyorum.

KARÝKATÜR

Özlem MEYDAN / 4.Sýnýf / Arkeoloji Bir fakülte baþkanýmýz olduðundan haberim vardý. Ancak öðrenci konseyi baþkanýmýzýn seçildiðinden sayenizde haberdar oldum. Öncelikle hepimiz için hayýrlý olmasýný diliyorum. Baþta bu oluþum sayesinde öðrenci ve okul yönetimi arasýndaki mesafenin azalmasýný ümit ediyorum. Konsey baþkanýmýzdan da bizim haklarýmýzý daha iyi gözetip öðrenci odaklý, daha aktif çalýþmalar yapmasýný bekliyorum. Son olarak konsey baþkanýnýn tanýtýmýnýn yapýlmasýný önemle rica ediyorum. Atilla ÝLKER / 4.Sýnýf / Fizik

Habip TAYLAN / Endüstri Mühendisliði / 4.Sýnýf Yapýlacak aktiviteler fakülte bazýnda yapýlýrsa uygun olur. Sadece bir fakültede yapýldýðýndan sýkýntý ve kalabalýk oluyor. Genelde ÝÝBF’de yapýlýyor ve duyuruda da sýkýntý ayný þekilde sýkýntý var. Ayrýca devlet erkânlarýndan kimsenin geldiðini görmedik, eðer gelirse üniversitemizin Türkiye’de duyurulmasý ve tanýnmasý için iyi olur. Örneðin ekonomi bakaný ya da spor gençlik bakanýnýn gelmesi çok iyi olur. Üniversite için yapýlacak þeyler açýkça duyurulsun, kapalý iþler yapýlmasýn.

Öðrenci konseyi baþkaný seçimleri hakkýnda herhangi bir bilgim yok. Ama sorunlarýmýz konusunda bize çok faydasý olacaðýný düþünüyorum. Özellikler geçerliliði daha fazla olan konferanslar ve sertifika programlarý konusunda çalýþmalar bekliyorum. Ayrýca öðrenci kimliklerimiz konusunda büyük bir deðiþime de önem vereceðini düþünüyorum. Bu deðiþim sayýlý üniversitelerde hayata geçirilen akýllý kart sistemi hakkýnda olmalý. Hepimiz için güzel iþler yapmasýný bekliyoruz.

Abdullah BAÞLIK / Makine Mühendisliði / 1.Sýnýf Öncelikle bu seçim olayýndan haberimiz yoktu. En azýndan bildirim amaçlý olarak gazetenin bir önceki sayýlarýnda olsun ya da duyurularda olsun bununla ilgili haberler çýkabilirdi. Görevinin ne olduðunu da bilmiyorum. Eðer okula ve biz öðrencilere faydalý olacaksa herkesin bilmesi gerekir. Umarým güzel iþler yapar. Bize ve okula faydalý olur.

Bu konu hakkýnda geniþ bir bilgiye sahibim. Fizik bölümü baþkaný olmamda bunun etkisi var, ancak tanýtým yetersizliði olduðunu bende düþünüyorum. Fizik bölümü baþkaný olmama raðmen adaylar konusunda bilgiye sahip deðildim. Bunun sebeplerinden biriside seçimlerin bölümler, daha sonra fakülteler olmak üzere kademeli ilerlemesinden kaynaklanmasýdýr. Ama her kim olursa olsun öðrencinin sesi olacaðýndan hiç bir þüphem yoktur. Okulumuz için hayýrlý olmasýný diliyorum.

BULMACA Soldan-Saða 1.Yetki(E.DÝLDE). 2. Etap,bölüm. – Ýsim. 3.Yaþ,meslek,toplumsal durum bakýmýndan ayný durumda olan. – Taramaktan emir. 4. Bir dönem Fenerbahçe’de teknik direktörlük yapan Christoph… - As. 5. Yabancý. - Bilinen, belli. 6.Allah’ý anma,zikir. 7. Engebeli toprak. – Kalsiyum simgesi. 8. Birbiri üzerinde bulunan yassýca maddelerin her biri, tabaka.- Dilsiz. 9. Utanma,namus. – Hayatta olan,yaþayan canlý. 10. Baðýrma. - Baþlangýcý olmayan, eski, ezeli. Yukarýdan-Aþaðýya 1. Mutlukuk. – Hayati sývý. 2. Erzurum’un bir ilçesi. – Tarihte eski bir kavim. 3. Orta Asya’da Kazakistan’dan Rusya’ya doðru uzanan bir dað kuþaðý. – Bir malýn azami tüketim tarihi. 4. Bebek yemeði (TERSÝ) . – Eðitim’den sorumlu bakanlýk(TERSÝ). 5. Konaklama yeri. – Örnek. 6. Doðaüstü yollardan gizli, bilinmeyen þeyleri, geleceði bilme iddiasýnda bulunan kimse. 7. Yataða baðýmlý olarak yaþamýý sürdüren. – Rusçada evet. 8. Arama kurtarma ekibi. – Lisan(TERSÝ). 9. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koþullarda korunmasý, iþlenip deðerlendirilmesi ve pazarlanmasý, ziraat. - Geçerli olan, yürürlükte olan. 10. Tavan,çatý(E.DÝLDE). – Eðitim. Dumlupýnar Üniversitesi Ýletiþim ve Haberleþme Kulübü Adýna Ýmtiyaz Sahibi Öðr. Gör. Taþkýn ÝNAN Danýþman

Genel Yayýn Yönetmeni Ali Burak ÇALIMLI

Editörler

Ekibimiz

Grafik Tasarým-Baský EKSPRES MATBAASI

Gülþen AKDERELÝ Bircan UYAR

Ali KARAKAÞ-Burak YAÐLI-Duygu ARIK-Enes ESER-Gamze ÖZDEMÝR-Giray ÇITLAK-Kaan KALA Muhammed BÝRAL-Nuriye ALPARSLAN – Özgür KIZILDAÐ Sadýk ÇINAR-Said ÝBÝLÝ-Seda KÜÇÜKOKUR-Taner ALKIÞ-Uður GÜZEL

Yayýn Ekibi

‘KAMPÜSTE YAÞAM ÝLETÝÞÝM VE HABERLEÞME KULÜBÜNÜN YAYIN ORGANIDIR’

Merve ER Vildan ÇELÝK Zeliha TURAN

www.facebook.com/dpukampusteyasam kampusteyasamgazetesi@gmail.com

2011 Ekspres Gazetecilik ve Mad. Ltd. Þti. Menderes Bul. Ata Apt. Zemin Kat/KÜTAHYA Tel: 0 274 216 00 01 www.kutahyaekspres.com ekspresmatbaa@gmail.com


49.sayı-Kampuste Yaşam-