Issuu on Google+


!"#$%&'()*)&+,-./01-2/1-3,4/#-&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&& &/!-2-5)/0-&!'6'7&6*0/#)-&'!-2-5&7/0#/%-& #89185!,8&8)!,4!:::

tim e -isoft9000 Yöne ı Sistemleri Yazılım amı S ertifik a Pro gra


‹Ç‹NDEK‹LER

5 Editörden fiekillendiren Gönüllü Kurulufllar 6 Gelece¤i Prof. Dr. Ali R›za Kaylan KalDer Yönetim Kurulu Baflkan›

10 20

Dosya / STK’lar›n Kalk›nmadaki Rolü Baflar› Öyküsü • Doç. Dr. Ercan Türeci • Kalite Dan›flman›, Kadir Erkan

26

Haber

36

Çevre / Enerjiyle birlikte Dünya’y› da tüketiyoruz.

38

E¤itim / KalDer - Borusan iflbirli¤i ile: “Yal›n 6 Sigma - Fark›ndal›k” e¤itimi

Prof. Dr. Tahir Özgü Prof. Dr. Ayfle Yüksel Rona Y›rcal› Erdo¤an Toprak

sf.14

40 UKH / Difl Dostu Derne¤i 42 Sanat / Erol Evgin 48 fiube Haberleri 52 Soka¤›n Sesi 54 Yenilikler 56 Gezi 60 Kitap 62 Ajanda 64 Abone

Prof. Dr. Ayfle Yüksel: STK’lar aktif insan gücüne ihtiyaç duyuyor

S›n›r tan›mayan Dünya doktoru Ercan Türeci sf.20

40. Sanat y›l›nda Erol Evgin sf.42 sf.36 Prof. Dr. Mikdat Kad›o¤lu uyar›yor: Dünya’y› tüketiyoruz. 4


ED‹TÖRDEN KalDer Ad›na Sahibi: Genel Yay›n Yönetmeni ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü: Yay›n Kurulu:

Yay›n Yönetmeni: Haber Merkezi:

Neslihan Gök

Prof. Dr. Ali R›za Kaylan

GÖNÜLLÜLÜK VE TOPLUMSAL GEL‹fiME ‹çinde yaflad›¤› topluma, çevreye ve gelece¤e karfl› duyarl› ve sorumluluk duygusu geliflmifl bireylerin artmas› gelece¤e güvenle bakmam›z› sa¤layacakt›r. Bu say›m›zda Türkiye'de Sivil Toplum Kurulufllar›n›n durumunu özetleyerek, gönüllü kat›l›m›n önemini vurgulamak amac›yla “Sivil Toplum Kurulufllar›n›n Kalk›nmadaki Rolü”nü ele ald›k.

Neslihan Gök neslihan.gok@kalder.org Prof. Dr. Ali R›za Kaylan Hamdi Do¤an ‹rfan Onay Neslihan Yeflilyurt Vedat Çakmak Serra Sönmez serra.sonmez@konakmedya.com Gülizar Büyükkara gulizar.buyukkara@konakmedya.com Demet fieker demet.seker@konakmedya.com

Yay›n Koordinatörü:

Nida Ö¤ütveren nida.ogutveren@konakmedya.com

Grafik Tasar›m:

Aktan Akmefle aktan.akmese@konakmedya.com Emre Alptekin emre.alptekin@konakmedya.com

Foto¤raf: ‹dare Merkezi:

Yap›m:

Bask›:

Muhsin Ergün - muhsin@muhsinergun.com Onur K›l›ç - onurkilic6@gmail.com Türkiye Kalite Derne¤i (KalDer) Centrum ‹fl Merkezi, Ayd›nevler Sanayi Cad. No: 3 Küçükyal› 34854 ‹stanbul Tel: 0 216 518 42 84 Faks: 0 216 518 42 86 www.kalder.org - kalder@kalder.org Konak Biliflim Teknolojileri ve Kültürel Ürünler Tic. A.fi. Abbasa¤a Mah. Y›ld›z Cd. No: 21 Befliktafl / ‹stanbul Tel: 0212 236 23 10 Özgün Ofset Yeflilce mah. Aytekin sok. no: 21 34418 4. Levent/‹stanbul Tel. : 0212 280 00 09

Prof. Dr. Ali R›za Kaylan Görüfl köflesinde fikir ve yorumlar›n› bizimle paylaflt›. “Gelece¤i flekillendiren gönüllü kurulufllar” bafll›¤›n› tafl›yan makalesinde, Kaylan, Türkiye'de sivil toplumun mevcut durumunu özetlemifl, derneklerle ilgili istatistiklere ve gönüllü kat›l›m performans›na de¤indikten sonra, KalDer'in yirmi y›ll›k serüvenini ve kazand›¤› deneyimleri aktard›. Kaylan, KalDer'in kurumsal kültürünü ortaya ç›kartan en çarp›c› özelliklerini 7G ad› alt›nda flöyle özetliyor: Gönüllülük, Genifl Bak›fl Aç›s›, Gelece¤e Odaklanmak, Geliflimde Süreklilik, Giriflimci Ruh, Güç Birli¤i ve Genç Kat›l›m. Bu say›m›zda dosya köflemizde keyifle okuyabilece¤iniz ve sizlere yeni bak›fl aç›lar› kazand›raca¤›na inand›¤›m›z birçok isim var: TOVAK'›n en çok ses getiren projelerinden biri olan ‹MECE projesini, vakf›n kurucusu ve baflkan› Prof.Dr.Tahir Özgü, STK'lar›n en büyük eksi¤inin insan gücü oldu¤unu vurgulayan ÇYDD Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Prof.Dr. Ayfle Yüksel, “STK'lar, Ticaret ve Kalk›nma” bafll›¤› ile görüfllerini bizlerle paylaflan DE‹K ‹cra Kurulu Baflkan› Rona Y›rcal› ve STK-Futbol-Siyaset üçgeninde Türkiye'nin kalk›nmaya iliflkin sorular›n› yan›tlayan BJK Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Erdo¤an Toprak gibi önderlerle gerçeklefltirilen söyleflilerimizi ve önderlerin yorumlar›n› keyifle okuyaca¤›n›z› umuyoruz. Baflar› Hikayeleri bölümünde ise y›ll›k izinlerinde dünyan›n farkl› yerlerinde, çat›flmalarda yaralanm›fl olan insanlar› gönüllü olarak tedavi eden Cerrahpafla T›p Fakültesi'nden Doç.Dr. Ercan Türeci ve GEA Arama Kurtarma ve Ekoloji Grubu'nun Haiti operasyonunu anlatan Kalite Dan›flman› Kadir Erkan'›n görüfllerini bu say›m›zda okuyucular›m›zla buluflturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu ay 8.Kalite ve Baflar› Sempozyumu 16-17 Nisan tarihlerinde Bursa'da gerçekleflecekir. Ayr›ca geçmifl y›llarda sadece ‹stanbul'da gerçeklefltirilen Kazananlar Konferans› da yirminci y›l nedeniyle, bu y›l Anadolu'da KOB‹'lerin a¤›rl›kl› oldu¤u flehirlerde düzenlenecek olup, ilki 19 Nisan tarihinde Kayseri'de yap›lacakt›r.

Faks: 0212 264 74 33

Yay›mlanan yaz›lar›n sorumlulu¤u yazarlar›na aittir. Yay›nlanan yaz›lardan kaynak gösterilmeden al›nt› yap›lamaz. Önce Kalite Dergisi Türkiye Kalite Derne¤i taraf›ndan ayda bir yay›mlan›r. Ulusal-Türkçe-Ayl›k-‹lmi ISSN: 1301-4978

Son olarak, de¤erli KalDer üyelerini 29 Nisan 2010'da gerçekleflecek “KalDer Ola¤an Genel Kurul Toplant›s›'na” davet ediyorum. Sevgilerimle, Neslihan Gök

Kurumsal Sponsorlar

5


GÖRÜfi

GELECE⁄‹ fiEK‹LLEND‹REN GÖNÜLLÜ KURULUfiLAR Prof. Dr. Ali R›za Kaylan KalDer Yönetim Kurulu Baflkan›

“Gönüllü kat›l›m, yap›lacak ifli coflkuyla ve flevkle yapmak demektir. Ortak bilinç ve ortak ak›l oluflturarak, düfllerimizi gerçe¤e dönüfltürmek için güç birli¤i oluflturmakt›r.”

S

a¤l›kl› toplum nas›l oluflur? Yoksullu¤un azalt›lmas›, iflsizli¤in önlenmesi, çevre duyarl›l›¤›n›n gelifltirilmesi, giderek yayg›nlaflan, derinleflen, kronikleflen ve yaflam› tehdit eden yerel, bölgesel ve küresel sorunlar›n çözümünü devletten beklemek ne kadar ak›lc›d›r? Toplumsal yarar› kiflisel yarar›n önüne koyabilen, içinde yaflad›¤› topluma, çevreye ve gelece¤e karfl› duyarl› ve sorumluluk duygusu geliflmifl bireylerin artmas› gelece¤e güvenle bakmam›z› sa¤layacakt›r. Türkiye'de sosyal de¤iflimi olumlu yönde etkileyecek önemli bir aktör ve dinamik bir sektör olarak sivil toplum, giderek a¤›rl›¤›n› daha çok hissettirmektedir. Ancak bu konuda toplumsal alg›lama ve bilinçlenme arzu edilen düzeyde de¤ildir. Buna ra¤men Türkiye'de sivil topluma bak›fl aç›s›n›n son 15 y›lda ciddi ölçüde de¤iflim geçirdi¤i söylenebilir. Bu de¤iflim sürecinde 1996 y›l›nda ‹stanbul'da gerçekleflen Habitat Konferans›n›n ve 2001'de AB üyelik süreci çerçevesinde kabul edilen Kopenhag Kriterlerinin katk›s› büyüktür. Sivil toplumun dünya çap›nda artan önemi konusunda bilinçlenme do¤al olarak artmaktad›r. Ayr›ca AB'nin demokratik de¤er ve uygulamalar›n› benimsemede önemli ad›mlar at›lmaktad›r. Böylece ülkemizde üçüncü sektörün örgütlenmesinde 1980'den beri süregelen k›s›tlamalar büyük ölçüde kalkm›fl ve sivil toplum faaliyetleri için daha elveriflli bir iklim oluflmufltur. Son y›llarda sürdürülebilir kalk›nma ve sosyal adalet konular› daha a¤›rl›kl› olarak gündeme girmekte ve küresel sivil toplum hareketine Türkiye'den de kat›l›m artmaktad›r. Bu yaz›da öncelikle Türkiye'de sivil toplumun mevcut durumunu özetleyece¤im. Derneklerle ilgili istatistiklere ve gönüllü kat›l›m performans›m›za de¤indikten sonra, Türkiye Kalite Derne¤i'nin yirmi y›ll›k serüvenini ve kazand›¤› deneyimleri paylaflaca¤›m.

6

Türkiye'de sivil toplumun durumu Türkiye Üçüncü Sektör Vakf› (TÜSEV) taraf›ndan Ocak 2004 - Aral›k 2005 tarihleri aras›nda CIVICUS (Yurttafl Kat›l›m› için Dünya ‹flbirli¤i) uluslararas› kuruluflunun Sivil Toplum Endeksi Projesi (STEP) gerçeklefltirilmifltir. (1) Böylece sivil toplum sektörünün güçlü ve zay›f yönleri belirlenmeye ve sektörün darbo¤azlar› ve gereksinimleri hakk›nda fark›ndal›k yaratmaya çal›fl›lm›flt›r. Son derece kapsaml› ve analitik bir çerçeve oluflturan bu çal›flmayla uluslararas› karfl›laflt›rmal› bir bak›fl aç›s› da edinilmektedir. Kavramsal çerçeve, yap›, ortam, de¤erler ve etki olmak üzere dört ana boyuttan oluflmaktad›r. Yap›sal boyut dendi¤inde üye say›lar›, sivil toplum altyap›s›, insan kaynaklar› ve mali kaynaklar, ba¤›fl yapma ve gönüllülük oranlar›, flemsiye kurulufllar›n varl›¤› gibi göstergeler akla gelmektedir. Ortam boyutu yasal, siyasi, kültürel ve ekonomik ba¤lamlar, devlet ve özel sektör iliflkilerini içermektedir. De¤erler dedi¤imizde demokrasi, hoflgörü, cinsiyet eflitli¤i, çevresel sürdürülebilirlik gibi benimsenen ve savunulan kavramlar anlafl›lmaktad›r. Etki boyutunda ise kamu politikalar›n› etkileme, yaflam standart›n›n yükseltilmesi gibi göstergeler anlafl›lmaktad›r. 74 gösterge ile tan›mlanan modelde söz konusu dört boyut Sivil Toplum Karosu fleklinde görsellefltirilmifltir. Araflt›rma, Türkiye'de sivil toplumun geliflmeye aç›k ve h›zl› bir de¤iflim süreci içinde oldu¤unu vurgulamaktad›r. Ancak bulgular, güçlü yönlerden çok zay›f yönler ortaya koymaktad›r. Raporda sunulan geliflmeye aç›k alanlar aras›nda özellikle üç noktay› belirtmek isterim. 1.Gönüllü kat›l›m›n zay›fl›¤›: Türk halk›n›n geneli sivil toplum hareketinden kopuk yaflamaktad›r. 2.Kurumsal kapasitenin yetersizli¤i: STK'lar›n özellikle insan kaynaklar› ve teknik altyap› alanlar›nda kurumsal kapasiteleri son derece k›s›tl›d›r.


3.STK'lar aras›nda iflbirli¤inin yetersizli¤i: Ortak amaçlar için çal›flan STK'lar aras› güç birli¤i sa¤layacak a¤ ve platformlar son y›llarda say›ca artmakla beraber, STK'lar aras› iflbirli¤i ve iletiflim düzeyleri oldukça s›n›rl›d›r. Uluslararas› benzer STK'larla etkileflim ve bilgi paylafl›m› yetersizdir. Araflt›rmada sivil toplumun güçlenmesi için çözüm önerileri de yer almaktad›r. Bunlar aras›nda yer alan iyi yönetiflim ve kurumsal sosyal sorumluluk kavramlar›n› vurgulamakta yarar görüyorum. 1.STK'larda iyi yönetiflim: STK'larda iyi yönetiflim ilkelerinin kurumsal kültür içerisine yerlefltirilmesi, fleffafl›k ve hesap verebilirli¤in sa¤lanmas› gerekir. 2.Kurumsal sosyal sorumluluk ve özel sektör deste¤i: Özel sektör kurulufllar›n›n STK'lara bir kerelik ba¤›flç› ve destekçi olmak yerine stratejik ve süreklilik gösteren iflbirlikleri yapmas›, çal›flanlar›n›n gönüllü ve üye olarak STK'lara kat›l›m›n› teflvik etmesi STK'lar› çok daha güçlendirecektir. Belirtilen iyi yönetiflim ilkeleri aras›nda fleffafl›k, hesap verebilirli¤in yan› s›ra, tutarl›l›k, etkililik, kat›l›mc›l›k, etik de¤erlere ba¤l›l›k say›labilir. Bu ilkeler önemli ölçüde Marilyn Wyatt'›n STK Yönetiflim Rehberi raporunda yer almaktad›r.(2) Gönüllü kurulufllar›n tüm paydafllar ve toplum karfl›s›nda aç›k ve fleffaf olmas›, gerçeklefltirilen tüm etkinlikler ve kaynaklar›n kullan›m› konusunda bilgilere kolayca eriflimin sa¤lanmas› beklenir. Misyon ve vizyon do¤rultusunda gerçeklefltirilen etkinliklerin ve kaynak kullan›m›n›n tarafs›z bir kurulufl taraf›ndan denetlenmesi ve hesap verme mekanizmalar›n›n kurulmas› tüm paydafllarda güven duygusunu güçlendirir, üye ve gönüllülerde ba¤l›l›¤› art›r›r. STK'lar amaçlar› çerçevesinde faaliyet gösterdikleri sürece tutarl›d›rlar. Yönetim kurulu etkin planlamayla ve düzenli de¤erlendirmelerle etkinliklerin misyon ve vizyonla uyum içinde oldu¤unu gözetir. Amaçlar do¤rultusunda de¤er yarat›l›rken en az kaynakla en yüksek etkiyi yaratmaya özen gösterilmelidir. STK'lar paydafllar›n, üye ve gönüllülerin kat›l›m›n› ve deste¤ini sa¤lamak için uygun ortamlar› gelifltirmelidir. Yönetim Kurulu yüksek etik de¤erleri gelifltirir, tüm çal›flanlar ve paydafllarla paylafl›r, bu de¤erlerin benimsenmesini ve özenle korunmas›n› gözetir. Gönüllülük karnemiz ne durumda? Ülkemizdeki aktif dernek say›s› Nisan 2010'da 84 bin 205 olarak görülmektedir (www.dernekler.gov.tr). En fazla derne¤in aktif oldu¤u befl ilimiz s›ras›yla ‹stanbul (17 bin 315), Ankara (8 bin 269), ‹zmir (4 bin 642), Bursa (3 bin 294), Kocaeli (2 bin 455)'dir. Y›llara göre dernek say›s›ndaki art›fla paralel olarak toplam üye say›lar› da 4 milyon 738 bin 414 (2004), 6 milyon 935 bin 419 (2005), 7 milyon 674 bin 066 (2006), 7 milyon 181 bin 499 (2007), 7 milyon 349 bin 454 (2008) fleklinde giderek yükselmektedir. Aktif dernekler hizmet alanlar›na göre s›n›fland›r›ld›¤›nda ilk üç s›rada dini hizmetler (15 bin 072), spor (14 bin 488) ve yard›mlaflma (14 bin 016) yer almaktad›r. Daha sonra s›ras›yla kalk›nma (9589), mesleki dayan›flma (8 bin 217), toplumsal yaflam

(5 bin 429), dostluk (4 bin 108), kültür (3 bin 241) ve sa¤l›k (bin 896), imar (bin 465) gelmektedir. Görüldü¤ü gibi gençlik (614) ve ö¤renci (260) dernekleri say› olarak ilk on içerisinde de¤ildir. Gönüllülük konusunda yap›lan araflt›rmalara göre, Türkiye için ortaya ç›kan genel tablo oldukça flafl›rt›c›d›r. Bu alanda bir uluslararas› ve bir ulusal düzeyde gerçeklefltirilen iki çal›flman›n sonuçlar›na k›saca de¤inmek isterim. Birincisi 1981 y›l›ndan bu yana dünyan›n pek çok ülkesinde yürütülen “Dünya De¤erler Araflt›rmas›”, ikincisi ise Türkiye E¤itim Gönüllüleri Vakf›'n›n Infacto araflt›rma flirketine yapt›rd›¤› ve Kas›m 2008'de gerçeklefltirilen “Türkiye'de Gençlik, Gönüllülük ve Sosyal Sermaye Araflt›rmas›”d›r. Dünya De¤erler Araflt›rmas›'na göre Türkiye'de gönüllü faaliyetlere kat›lanlar›n oran› s›ralamas›nda Türkiye yüzde 1,7'lik de¤erle, 55 ülke aras›nda sonuncu s›rada yer alm›flt›r. Gönüllü kat›l›m yüzdesi ABD'de yüzde 67,8, ‹sveç'te yüzde 56,4, Hollanda'da yüzde 49,8'dir. Bu çal›flmaya göre kentsel alanda yaflayan, 18-35 yafl aras› gençlerin gönüllü faaliyetlere kat›l›m› da benzer bir s›ralama göstermektedir. Gençlerin kat›l›m› ABD'de yüzde 70,6, ‹sveç'te yüzde 54,4 ve Hollanda'da yüzde 48,7, Türkiye'de ise yüzde 7,7'dir. TEGV'in araflt›rmas› incelendi¤inde, olumsuz sonuçlar daha belirgin olarak ortaya ç›kmaktad›r. 15 ilin kentsel bölgelerinde 18-35 yafl diliminde 748 gençle yap›lan yüz yüze görüflmelere göre, son bir y›l içinde Türkiye'deki gençlerin sadece yüzde 4,8'inin gönüllülük faaliyetlerine kat›ld›¤› görülmüfltür. Baflka bir deyiflle gençlerin yüzde 95,2'si son bir y›lda hiç gönüllü faaliyette bulunmam›flt›r. Türk gençlerinin gönüllülük faaliyetlerine bu kadar düflük oranda kat›lmalar›n›n nedenleri aras›nda, zaman ve maddi olanaklardaki yetersizlikler en önemli neden olarak görülmektedir. Ayn› araflt›rmada evet yan›t› verenlerin ço¤unlu¤u (yüzde 53), gönüllülük faaliyetine haftada ancak dört veya daha az zaman ay›rabilmektedir. Haftada 9 saatten fazla zaman ay›ranlar ise yüzde 23,4'dür. Bu sonuçlara göre ülkemizin gönüllülükte ne kadar geride kald›¤›n› daha iyi alg›layabilmek için ABD'deki benzer araflt›rmalara göz at›labilir.(3) 2008 y›l›nda 61,8 milyon Amerikal› yetiflkin (nüfusun yüzde 26.4'ü) toplam 8 milyar saat gönüllü hizmet sunmufltur. Ekonomik krize ra¤men toplam kat›lan birey say›s› 2007'ye göre bir milyon kifli artm›flt›r. 16-24 yafl grubunda kat›lan genç say›s› 2007'de 7,8 milyon iken, 2008'de 441 bin kifli artarak 8.2 milyon olmufltur. Gençlerin gönüllü faaliyetlere kat›lmas›n›n yararlar› ne olacakt›r? Araflt›rma sonuçlar› bu soruya da ›fl›k tutmaktad›r. Gönüllülük etkinlikleri, anomi olarak adland›r›lan “Bireylerin toplumsal norm ve de¤erler konusunda ak›llar›n›n kar›fl›k olmas›” duygusunu azaltmaktad›r. Ayn› zamanda, bireylerin tan›mad›klar› kimselere de güvenebilmeleri anlam›na gelen “genellefltirilmifl güven” ve empati duygular›n› yükseltmekte, kendine olumlu bak›fl› getirmektedir. Özetle gönüllü kat›l›m gençleri kendisinden daha memnun, çevresine ve gelece¤ine karfl› daha güvenli ve dünyaya karfl› daha hoflgörülü bakmas›n› sa¤lamakta ve gençlerin kiflisel geliflimini ve meslek

7


GÖRÜfi

yaflam›n› olumlu yönde etkilemektedir. Bu nedenle gönüllü yaklafl›m daha iyi bir topluma ulaflabilmek için önemli bir kald›raç oluflturmaktad›r. Araflt›rma sonuçlar›yla ilgili olarak www.tegv.org web adresinden daha ayr›nt›l› bilgi elde edinilebilinir. KalDer'in Mükemmellik Yolculu¤u Kamu ve özel sektörlerin yan› s›ra misyon temelli gönüllü kurulufllar›n güç olarak ortaya ç›kmas›, demokrasinin gelifltirilmesi, insana sayg›yla bafllayan bilinçlenme ve yaflam kalitesinin artmas› için bir güvencedir. Türkiye genelinde gönüllülük konusunda yap›lan araflt›rma sonuçlar›n›n, ülkemizin gönüllülükte s›n›fta kald›¤›na iflaret etmesi üzücüdür. Di¤er taraftan Türkiye Kalite Derne¤i'nin misyonu do¤rultusunda KalDer gönüllülerinin fark yaratmas› örnek uygulama olarak gurur vericidir. KalDer Mükemmellik yolculu¤unda yirminci y›la girmifltir. Yirmi y›lda gelinen nokta tüm üye ve gönüllülerimizin eseridir. KalDer Ulusal Kalite Hareketi, e¤itim programlar›, d›fl de¤erlendirme çal›flmalar›, mükemmellik aflamalar› program›, yerel ve ulusal kalite ödül süreçleri, her y›l düzenlenen Kalite Kongresi, Ankara Kamu Kalite Sempozyumu, Bursa Kalite ve Baflar› Sempozyumu, ‹zmir Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu, Eskiflehir Kalite fiöleni, Kazananlar Konferans›, Türkiye Müflteri Memnuniyeti Endeksi (TMME) projesi, Küresel ‹lkeler Sözleflmesi çerçevesinde tasarlanan Yönetim Kad›n›n Hakk›d›r projesi ve di¤er etkinliklerle ülkemizde mükemmellik anlay›fl›n›n yay›l›m›nda öncü rol oynamaktad›r. Yirminci y›l nedeniyle geçmifl y›llarda sadece ‹stanbul'da gerçeklefltirilen Kazananlar Konferans› bu y›l Anadolu'da KOB‹'lerin a¤›rl›kl› oldu¤u flehirlerde yap›lacakt›r. Bu bölümde gönüllü kurulufllar için örnek oluflturabilece¤i düflüncesiyle KalDer için önemli gördü¤üm son iki y›lda gerçeklefltirilen çal›flmalar›n bir k›sm›na k›saca de¤inece¤im. Misyon ve vizyonun güncellenmesi: 2009 y›l›nda, genifl paydafl gurubunun kat›l›m›yla misyon, vizyon ve de¤erler gözden geçirilmifl ve misyonumuz “Mükemmellik kültürünü yaflam biçimine dönüfltürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katk›da bulunmak” ve vizyonumuz “Cumhuriyetimizin 100. y›l›nda sürdürülebilir kalk›nma yaklafl›m› çerçevesinde ülkemizi ça¤dafl yaflam düzeyine ulaflt›rmak amac› ile, Türkiye'nin tüm bölgelerinde mükemmellik kültürünü içsellefltirmifl, rekabetçi kurum ve kurulufllar yarat›lmas›na katk›da bulunan bir kurulufl olmak” fleklinde benimsenmifltir. Kurumsal de¤erlerimiz ise “Güvenilir olmak, ‹nsana sayg›, Sürekli iyilefltirme, Gönüllülük” fleklinde Haziran 2008'de yap›lan Kurum Kültürü Çal›fltay›nda belirlenmiflti. Etik Kurallar ve Etik Kurul: KalDer etik kurallar konusunda duyarl›l›¤›n› her zaman koruyarak, iyi yönetiflim ilkelerinin benimsenmesi ve kurumsal sosyal sorumluluk bilincinin artmas›na özen göstermektedir. 2008'de Yönetim Kurulu taraf›ndan KalDer'in Etik ilkeleri saptanm›fl ve bu kurallar çal›flanlar, üye ve gönüllüler ve ifl ortaklar›yla paylafl›lm›flt›r. KalDer ailesi için etik pusula olacak bu kurallar›n uygulanmas› ve yönetimi için Etik Kurul oluflturulmufltur.

8

D›fl De¤erlendirme: KalDer'in tüm kurulufllara yaymaya çal›flt›¤› özde¤erlendirme ve d›fl de¤erlendirme kültürünü kendisi için de uygulamas› son derece anlaml›d›r. ‹lki Mart 2009'da gerçeklefltirilen d›fl de¤erlendirme, Mart 2010'da da tekrarlanm›flt›r. Geliflmeye aç›k alanlar›n belirlenmesiyle puan tablosunun ikinci y›l önemli ölçüde iyileflmesi sevindiricidir. Genç-Kal Gençlik Platformu: KalDer'e genç gönüllü kat›l›m›n art›r›lmas›, KalDer'in gelece¤inin güvencesi olacakt›r. Bu inançla, 2009 yaz›nda Genç-Kal ad›yla KalDer Gençlik Platformu oluflturulmufl ve Genç-Kal ilk etkinli¤ini 14 Kas›m 2009 tarihinde gerçeklefltirmifltir. Kiflisel geliflim amaçl› 5K E¤itim Çal›fltay›'nda gençler için ”Kalitem, Kiflili¤im, Kariyerim, Katk›lar›m ve Kazançlar›m” temas› bir dizi seminerle ifllenmifltir. Benzer bir uygulama 17 Nisan 2010 tarihinde KalDer ‹zmir flubesi ev sahipli¤inde gerçeklefltirilecektir. Di¤er STK'larla Güç Birli¤i Oluflturmak: KalDer düzenledi¤i etkinliklerde ortak amaçlar do¤rultusunda ilgili STK'larla ifl birli¤i yapmaktad›r. Nitekim 16-18 Kas›m 2009 tarihlerinde gerçeklefltirdi¤i 18. Kalite Kongresinde ”Sürdürülebilir Topluma Dönüflüm: Yeni ifl Yapma Biçimleri” temas› ifllenirken ‹fl Dünyas› ve Sürdürülebilir Kalk›nma Derne¤i'yle yak›n iflbirli¤i yapm›flt›r. Ayn› flekilde ABD'nde Türk bilim insanlar›m›z›n oluflturdu¤u TASSA Derne¤i ile de kongrelere konuk konuflmac› sa¤lamakta destek almaktad›r. ‹lgili STK'larla bir iflbirli¤i sözleflmesi imzalayarak bu tür ifl birliklerinin daha uzun süreli olmas›n› ve iliflkinin güç birli¤ine dönüflmesini planlamaktay›z. Bu kapsamda ilk sözleflme Sa¤l›kta Kalite ‹yilefltirme Derne¤i (SK‹D) ve ‹fl Dünyas› ve Sürdürebilir Kalk›nma Derne¤i ile imzalanm›flt›r. Kat›l›mc› demokrasi ve aktif sorumlu bir yurttafl olman›n önkoflulu gönüllülüktür. E¤er dünyadaki sorunlar›n de¤il, çözümün bir parças› olup yaflam kalitemizi yükseltmek istiyorsak, daha iyi bir dünya için sivil toplum kurulufllar›nda gönüllü olarak çal›flmak en ak›lc› yaklafl›md›r. Bu noktada KalDer'in en büyük varl›¤›n›n KalDer gönüllüleri oldu¤unu bir kez daha vurgulamak isterim. Gönüllü kat›l›m, yap›lacak ifli coflkuyla ve flevkle yapmak demektir. Ortak bilinç ve ortak ak›l oluflturarak, düfllerimizin gerçe¤e dönüfltürmek için güç birli¤i oluflturmakt›r. KalDer'in kurumsal kültürünü betimleyen en çarp›c› özellikleri, Gönüllülük, Genifl bak›fl aç›s›, Gelece¤e odaklanmak, Geliflimde süreklilik, Giriflimci ruh, Güç birli¤i ve Genç kat›l›m fleklinde 7G flifresi olarak özetlemek istiyorum. Kat›l›mc› demokrasinin vazgeçilmez ö¤esi olan sivil kat›l›m›n, genel güven duygusunu güçlendiren, sosyal sermayenin geliflimine katk› yapan örgütlü gönüllülü¤ün toplumda daha fazla yayg›nlaflmas›n› içtenlikle diliyorum. Kaynaklar: 1.Filiz Bikmen, Zeynep Meydano¤lu (Editörler), Türkiye'de Sivil Toplum: Bir De¤iflim Süreci, Uluslararas› Sivil Toplum Endeksi Projesi Türkiye Ülke Raporu, TÜSEV Yay›nlar› No:39, 2006. 2.Marilyn Wyatt, STK Yönetiflim Rehberi, TÜS‹AD ve TÜSEV Yay›n›, Ekim 2007. 3.Corporation for National and Community Service, Volunteering in America Research Highlights, July 2009, Web adresi: www.VolunteeringInAmerica.gov


DOSYA

Röportaj

Kalk›nma amac›n›n, STK’lar›n hedefleri içerisinde yer almas› gerekiyor “‹nsanlar kendi bafllar›na b›rak›lsa da bilgi sahibi olabilirler. Ama bilgiyi düzenli olarak sa¤latan fley e¤itimdir. Son derece aç›k ki e¤itim kalk›nman›n temel unsurlar›ndan bir tanesidir.”

T

ürkiye Toplum Hizmetleri Vakf› kuruldu¤u günden bu yana Türkiye'nin e¤itim alan›ndaki imkâns›zl›klar›n› yenmek için çal›flan bir gönüllü kurulufl. Vakf›n Kurucu Baflkan› Prof. Dr. Tahir Özgü de bu gönüllülük anlay›fl› içinde gelifltirdi¤i projelerle e¤itime ve kalk›nman›n kendi tabiriyle “hizmetkâr›” olmaya devam ediyor. TOVAK'›n en çok ses getiren projelerinden biri ise ‹MECE. Bu proje karfl›l›kl›l›k esas›na dayan›yor. Salt yard›m da¤›tma ya da dilenme anlay›fl›n› reddederek, insanlar›n çal›flarak, u¤raflarak kendi elleriyle güzel ifller yapabilece¤ini ö¤retmeye çal›flan ‹MECE projesi, bulundu¤u her köyde velilerin, ö¤retmenlerin ve köy halk›n›n deste¤ini al›yor. Sivil toplum kurulufllar›n›n kalk›nmaya yönelik ifllevi hakk›nda neler söylenebilir? Her fleyden önce sivil toplum kuruluflu ile gönüllü

10

kurulufllar aras›ndaki fark› iyi anlamak laz›m. Sivil toplum kurulufllar› hükümetlere ba¤l› olmayan kurulufllard›r. Bu aç›dan bakt›¤›m›zda her sivil toplum kuruluflunun kalk›nmayla alakal› olarak kurulmufl olmas› gerekmez. Örne¤in kanarya severler derne¤i STK tarifine uyuyor. Bat›'daki NGO (Non-Governmental Organisations) tarifine de uyuyor, ama kalk›nmaya dair bir ifllevi yoktur. Bu nedenle STK'lardan bahsederken, kalk›nmay› amaçlam›fl sivil toplum kurulufllar›ndan söz etmek daha do¤ru olur. Yani gönüllü kurulufllardan… Kalk›nmada etkili olmas› için bir STK'n›n nas›l olmas› gerekiyor? Kalk›nma amac›n›n, örgütün hedeflerinin içinde yer almas› gerekiyor. Kooperatifler alt›nda da etkili olan kurulufllar var. Bir sivil toplum kuruluflunun kalk›nmada etkili olabilmesi için STK tan›mlamas›n›n içinde olmas› yeterli de¤il, bunu amaçlam›fl da olmas› laz›m.


Kalk›nma ile e¤itim düzeyi aras›nda nas›l bir ba¤ bulunuyor? Bugüne kadar yap›lm›fl çal›flmalar bir ülkenin e¤itim düzeyiyle kalk›nma düzeyi aras›nda çok büyük korelasyon bulundu¤unu söylüyor. Gerçi bu sonuç ikisinin iliflkisine iflaret etmez. Bir ülke e¤itimde iyi oldu¤u için mi kalk›n›r? Yoksa kalk›nm›fl oldu¤u için mi iyi e¤itim verir? Bunu anlatmaz bu iliflki. E¤itim ve kalk›nma iliflkisinde e¤itimin belirleyici etken oldu¤u, ülkelerin e¤itimli olduklar› için kalk›nm›fl olduklar›n› söylemek için sunu konuflabiliriz. Metalar› de¤erlendiren fley üretimdir. Bir bilgisayar m› yoksa bir bilgisayar boyutunda demir mi daha de¤erlidir? Bunun gibi örnekleri ço¤altabiliriz. Bu konuda Prof. Dr. ‹brahim Kavrako¤lu'nun bir araflt›rmas› var, “içinde bilgi olan ürünler daha de¤erlidir” diyor. Bilgiyi e¤itim sa¤l›yor. ‹nsanlar kendi bafllar›na b›rak›lsa da bilgi sahibi olabilirler. Ama bilgiyi düzenli olarak sa¤latan fley e¤itimdir. Son derece aç›k ki e¤itim kalk›nman›n temel unsurlar›ndan bir tanesidir. Tabii flu da var: “Mademki e¤itimdir, kalk›nmaya etkilidir” diyemeyiz. Sizce kalk›nmaya etkili olan e¤itimin nas›l olmas› gerekiyor? Kalk›nmada etkili olmas› için e¤itimin, kalk›nmay› teflvik eden unsurlar› tafl›mas› laz›m. Mesela e¤itimin; bir üretim bilgi ve becerisini ihtiva etmesi laz›m. Bunu artt›r›yorsa e¤itim kalk›nmaya yöneliktir. E¤er e¤itim sana sadece bir zevk veriyorsa, faydal›d›r, ama kalk›nmayla ilgisi nedir? E¤itim insanlara üretimi ö¤retirken, ayn› zamanda üretim sürecinden de kopuk olmamal›. Köylerde çocuklar› okula göndermemelerinin sebebi tarlada insan gücünün azalmas›d›r. E¤itimin üretimle ba¤dafl›k olmas› laz›m ki, topluma alternatif maliyet yüksek olmas›n. Bir de e¤itimin kitlesel olmas› gerekiyor. Yani k›saca kalk›nma e¤itimi diyebilece¤imiz bir e¤itim türü var. Kalk›nmay› dikkate alan bir e¤itim anlay›fl› var. Toplumsal sorumluluk sahibi insanlar› yetifltirmek gibi bir sorumlulu¤u da olmal› e¤itimin. E¤er bir gönüllü kurulufl, kalk›nmaya yönelik e¤itim alan›nda faaliyetlerini yo¤unlaflt›r›rsa tabii ki faydal› olur. TOVAK bu konuda ne yap›yor? Gönüllü olarak burs verir insanlar örne¤in… Oysa ayn› bursu verirken, çocuklar› burs karfl›l›¤› bir sosyal görevle koflulland›r›rsan kalk›nmaya dönük bir ad›m daha atm›fl olursun. Ne yaparlar insanlar, örne¤in k›zlara dikifl ö¤retelim derler. Ama bunu

Prof. Dr. Tahir Özgü Türkiye Toplum Hizmetleri Vakf› Kurucu Baflkan› ‹MECE projesi ‹mece özellikle k›rsal yörelerde ifllere s›ras›yla ve el birli¤i ile bafllay›p tamamlama dayan›flmas›d›r. Türkiye Toplum Hizmetleri Vakf›, ‹mece anlay›fl›n›n toplum hizmetlerinde uygulanmas›n› gönüllülük dünyam›zda önemli bir soluk olarak görüyor. ‹mece Projesi, gönüllü kurumlar›n, kiflilerin, hatta sosyal sorumluluk anlay›fl›na sahip ticari kurulufllar›n emek ve kaynaklar›n› ayn› noktaya odaklayarak, küçük ya da büyük çapta bir toplum hizmetini el birli¤i ile tamamlama dayan›flmas› olarak tan›mlanabilir. TOVAK, ‹mece çal›flmalar›n› özellikle k›rsal yörelerde ya da kentlerin yoksul bölgelerinde okul onar›m›, e¤itim koflul ve ortamlar›n›n iyilefltirilmesi gibi amaçlara yöneltiyor. Günümüze kadar 200'ü aflk›n okula hizmet götürmekle TOVAK bu alanda güçlü bir deneyim de gelifltirdi. ‹mece’yi anlaml› k›lan en önemli unsur, kuflkusuz yard›mseverlik, hay›rseverlik anlay›fl›n›n hak etme ilkesine uygun biçimde tatbik edilmesidir. Çünkü ‹mece'de uygulanan projelerin tümünde ifller, köy ya da mahalle halk›, ö¤retmen, hatta ö¤rencilerin elbirli¤i ile yap›l›r. Bu yönü ile ‹mece, s›radan bir toplumsal hizmet de¤il, umut ve özgüven e¤itimi projesidir. ‹mece hiçbir flekilde tek bafl›na TOVAK'›n ifli de¤ildir. Türkiye'nin kalk›nmas›na gönül veren ve istendi¤i takdirde bunun süratle yap›labilirli¤ini nokta hareketleriyle kan›tlamay› ülkü olarak kabul eden herkes, her kurum, onuru ve k›vanc› tamamen kendisine ait olmak üzere ‹mece’nin istedi¤i bir alan›nda yer ve görev alabilir. Bu toplumsal hizmete herhangi bir biçim ve ölçüde katk›da bulunmak isteyen duyarl› kifli ve kurumlar imece@tthv.org adresine yazabilirler.

11


DOSYA

Röportaj

“Gönüllü kurulufllar e¤itime yapt›klar› katk›lar› salt bir vicdan ifli olarak görürlerse bu yanl›fl olur.” bugünkü ça¤dafl imkânlardan faydalanarak tüm da¤ köylerine, belki de web üzerinden verebilirsen, kitlesellik üzerinden kalk›nmaya dönük bir e¤itim olur. Bizim ‹MECE projesi de bunlardan biridir. Bu durumda sizce gönüllü kurulufllar›n ne yapmas› gerekir? Gönüllü kurulufllar e¤itime yapt›klar› katk›lar› salt bir vicdan ifli olarak görürlerse bu yanl›fl olur. Asl›nda bu vicdan ifli insanlar›n yoksulluklar›na çare bulmak için kendini aklama iflidir. Gönüllü kurulufllar›n bu amaca dönük olarak e¤itim ya da oryantasyon sunmas› laz›m. Yurtd›fl›ndaki gönüllü kurulufllarla Türkiye'dekiler aras›nda fark var m›? Çok önemli bir fark var. Gönüllü kurulufllarda, geliflmifl ülkelerde yap›lan çal›flmalar salt bir vicdan ifli olmaktan uzaktad›r, her fley daha amaçl›d›r. ‹fller “‹yilik yapal›m haydi” düzeyinde de¤ildir. Daha ideolojiktir. Düflünsel temele

12

dayan›r. Daha da önemlisi, en büyük eksikli¤imiz, biz bir ifli gönüllü olarak yap›yorsak, yap›p yapmamakta kendimizi serbest hissederiz. Oysa bir Avrupal›, bir ifli yapaca¤›na dair bir söz vermeden önce birçok defa düflünür ve yapaca¤›m dedi¤i ifli yapar. Bu sosyal bir ö¤reti meselesi… Pek çok fleye hâkim olan söyleme - yapma disiplini bu konuda da kendisini gösteriyor. STK'lara ve tüm insanlara bu konuda bir e¤itim vermek flart. STK'lar›n daha etkili olabilmesi için neler yap›labilir? STK'lar›n daha etkili olabilmesi için sosyal ö¤retinin herkese ulaflmas› gerekir. Bir de STK'n›n kalk›nmay› mesele edinmesi gerekir. Ayr›ca gönüllü kurulufllar aras›nda kalk›nma birli¤i, iflbirli¤i mekanizmas› oluflturmak laz›m. Ayr› ayr› ifller yap›labilir, gönüllülük s›n›r tan›maz, ama bu iflbirli¤i içinde önermeler olmas› laz›m, bir amac› kabul edip ifl bölümü yapmak laz›m. Böyle bir iflbirli¤i mekanizmas› içinde biz de TOVAK olarak bu giriflimin hizmetkâr› olmay› isteriz.


DOSYA

Röportaj

STK'lar›n en büyük eksi¤i insan gücü ÇYDD Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Prof. Dr. Ayfle Yüksel STK'lar›n karfl›laflt›¤› en büyük eksikli¤in; gönüllü insan gücünün yaln›zca ka¤›t üzerinde olmas›ndan lkemizde halen 5 milyon civar›nda kaynakland›¤›n› söylüyor.

Ü

okuma yazma bilmeyen kad›n vatandafl›n oldu¤unu dile getiren Ça¤dafl Yaflam› Destekleme Derne¤i Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Prof. Dr. Ayfle Yüksel “Kad›n - erkek eflit diyorsak k›zlar›m›z›n da e¤itimde f›rsat eflitli¤i aç›s›ndan çeflitli olanaklara sahip olmas› gerekir” diyor. Ça¤dafl Türkiye'nin Ça¤dafl K›zlar› projesiyle binlerce k›z çocu¤una e¤itim bursu sa¤layan ÇYDD'nin hedefi okumayan k›z çocu¤u kalmayana dek bu çal›flmalar› yürütmek. Van Yüzüncü Y›l Üniversitesi'nde uzun y›llar görev yapan Yüksel bu amaç do¤rultusunda, toplumu oluflturan her bireyi, elini tafl›n alt›nda koymaya davet ediyor. STK'lar›n kalk›nmadaki rolü nedir? Sivil Toplum Kurulufllar› geliflmenin lokomotifleri, olmazsa olmazlar›d›r. Özellikle geliflmekte olan ülkelerde ya da az geliflmifl ülkelerde, kalk›nma, geliflmifllik, ça¤dafllaflma h›zl› flekilde STK'lar sayesinde geliflebilir. Geliflmifl ülkelerde ise yaflam›n rahat sürmesi için farkl› gereksinimler do¤uyor. Bunlar› gidermek için de geliflmifl ülkelerde de STK'lara ihtiyaç duyuluyor. Sonuçta geliflmifl, geliflmekte olan ya da az geliflmifl ülkelerde STK'lar farkl› fonksiyonlara sahip olsalar da demokratik toplumun oluflmas›nda önemli bir rol oynuyor.

Prof. Dr. Ayfle Yüksel Ça¤dafl Yaflam› Destekleme Derne¤i Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s›

14

STK'lar›n çal›flmalar› ile kalk›nman›n nas›l bir ba¤› var? STK'lar›n say›s› de¤il niteli¤i önemlidir. Uygulamada bunlar›n ne kadar›n›n aktif, ne kadar›n›n çal›fl›yor olmas› önemli. “Devlet sivil el ele” anlay›fl›yla yol al›n›rsa hem devlet kendi yapmak zorunda oldu¤u görevlerini sivil inisiyatifle gerçeklefltirmifl olur hem de sonuçlar›n› kamuoyuna daha kolay kabul ettir. Üstelik devlet kendisinin daha uzun sürede yapaca¤› çal›flmalar› STK'larla daha k›sa sürede hayata geçirebilir. Geliflmekte olan ülkelerde devletin olanaklar› bütün ülkenin refah› için yetmeyebiliyor. ‹flte bu noktada STK'lar devreye girerek devletle beraber yol al›rsa hem zaman hem de imkânlar daha do¤ru kullan›lm›fl olur.


STK'lar›n öncelikleri neler olmal›? Y›llar önce Time dergisinde okudu¤um bir makale vard›. “E¤itim sadece e¤itimcilerin ifli olarak kalmamal›” diyordu. Tabii ki e¤itim profesyonel bir alan. E¤itimci olabilmek için pedagojik formasyon gerekiyor. Ama e¤itimde profesyonellerin daha iyi çal›flabilmesi ve olanaklar›n yarat›labilmesi için STK'lar devreye giriyor. Okul öncesi e¤itimden üniversiteye kadar yayg›n e¤itimde rol almak üzere STK'lar tabii ki bilimsel ve evrensel de¤erler do¤rultusunda eksik olan› tamamlamak için çabalamal›. Böyle olunca ça¤dafl bir e¤itimden, yani pozitif bilimlere dayanan, bilimsel düflünceye inanan, evrensel de¤erlere ba¤l› ve laik bir e¤itim anlay›fl›ndan söz edebiliriz. Çünkü sadece Ça¤dafl e¤itim ülkedeki baflar›y› artt›r›r, kalk›nmay› h›zland›r›r. E¤itimle kalk›nman›n iliflkisini ele alacak olursak neler söyleyebiliriz? E¤itim ve kalk›nma olumlu anlamda birbirini destekleyen iki faktördür. E¤er toplumu e¤itirseniz, nitelikli insan yaparsan›z, meslek sahibi yaparsan›z, nitelikli insan gücüyle elde etti¤iniz gelir artar, böylece kalk›nma da h›zlan›r. Kalk›nma art›nca e¤itime ayr›lacak bütçe de artacakt›r. ‹kisi de birbirine ba¤l›d›r. Sizce her STK'n›n biraz da olsa e¤itimle ilgilenmesi gerekmiyor mu? S›n›rlar› iyi belirlenirse neden olmas›n? Örne¤in bir meslek odas› -ki o da bir STK'd›r- kendi görev alan›ndaki yenilikleri, güncellenmifl bilgileri üyelerine sunmakla yükümlüdür. Onun d›fl›nda bir okul yapt›rabilir, kurum olarak burs verebilir ya da mesleki e¤itimlerle ö¤rencilere destek sa¤layabilir. ‹fl dünyas›n›n sosyal sorumluluk projelerinde yeterince yer ald›¤›n› düflünüyor musunuz? Art›k sosyal sorumluluk projelerinde yer almak oldukça yayg›nlaflan bir davran›fl oldu. Örne¤in Ça¤dafl Türkiye'nin Ça¤dafl K›zlar› Projesi'nden sonra birçok kurum bize gelerek neler yapabilecek-

lerini sordular. Bu projeler böylece ço¤al›yor. Ancak tabii ki yeterli de¤il. Bu çal›flmalar Türkiye'de e¤itim ça¤›nda olmas›na ra¤men e¤itim alamayan k›z çocuklar› kalmayana kadar devam etmeli. Özelefltiri yapmak gerekirse STK yap›lanmalar›ndaki sorunlar nelerdir? Bir sivil hareket içinde yarat›c›l›k ve inisiyatif kullanmak çok önemli. Bunlar do¤al olarak gönüllülere ve insan gücüne dayan›yor. Ancak ülkemizde bulunan STK'lar›n birço¤unda üyeler yaln›zca ka¤›t üzerinde yer al›yor. Bir baflka aç›dan bakmak gerekirse STK üyelerinin sadece yüzde 10'u aktif olarak çal›flmalara kat›l›yor. Uluslararas› örgütlerin ya da gönüllülerin maddi deste¤i sayesinde finansal kaynaklar bir flekilde kullan›l›yor. Ancak en büyük eksiklik insan gücü… Hâlbuki herkesin yapabilece¤i birçok ifl var. Di¤er üyeleri kazanmak, onlar› atefllemek, sürece dâhil etmek gerekir. Çünkü herkes elini tafl›n alt›na koyarsa sorunlar daha çabuk çözülür. STK'lar›n önündeki engeller nelerdir? Asl›nda biz bir hukuk devletiyiz. Dolay›s›yla sivil toplum kurulufllar›, belirledikleri dernek tüzü¤ü do¤rultusunda çal›fl›r. Böyle olunca bürokrasi de onun öyle çal›flt›¤›n› bilir. Zaten her y›l denetimleri yap›l›r, her STK y›lda bir kere nas›l çal›flt›¤›na dair beyanname vererek kendi kendini denetletmifl olur. Bu koflullarda yasal olarak zaten engel olmamas› gerekir. Ama insan›z, bu yasal engellemeler olmasa bile bazen inisiyatif kullanarak baz› fleylere izin vermeyebiliyoruz. Tabii bunun olmamas› gerekiyor, çünkü biz hukukla çal›fl›yoruz, hat›rla gönülle de¤il. Bu gibi olumsuz geliflmelerin yaflanmamas› için e¤itimli nesiller yetifltirmemiz gerekiyor. Di¤er taraftan bürokraside yer alan kiflilerin de bunu özümsemesi gerekiyor. Bu noktada özellikle anne babalara büyük görevler düflüyor. Ebeveynler çocuklar›n› yetifltirirken bireysel de¤il toplumsal düflünmeyi ö¤retmeliler. ‹nsanlar, hayat›n her döneminde, içinde yaflad›klar› toplum için duyarl› olmal›, gördü¤ü sorunun çözümünde yer almal›. Bu duyarl›l›k da ancak aileler taraf›ndan afl›lanabilir.

Ça¤dafl Türkiye'nin Ça¤dafl K›zlar› Projesi BM ödülü tescil edilen bu proje Siirt'in Pervari ilçesinde do¤du. Burada görev yapan dönemin kaymakam› son sekiz y›l›n kay›tlar›n› inceledi¤inde k›z çocuklar›n›n okula kay›t edilmedi¤ini görüyor ve hemen ÇYDD'ye baflvuruyor. ‹lk etapta 17 k›z ö¤rencinin 6. s›n›fa devam etmeleri için e¤itim bursu sa¤lan›yor. Takip eden y›llarda bu rakam 217'ye ç›k›yor, daha sonra 464 k›z çocu¤una ulafl›l›yor ve derken bu baflar› Turkcell'in de ilgisini çekiyor. 5 bin k›z ö¤renciye ulaflman›n hayalini kuran ÇYDD ve Turkcell 2000 y›l›ndan bu yana bu projeden destek alan k›zlar›n say›s›n› 10 bine ç›karmay› baflard›. fiimdiki hedef ise 100 bin burs. Uzun vadede ise ÇYDD “Ben okula gitmek istiyorum, ama imkânlar›m elveriflsiz” diyen k›z çocuklar› kalmayana dek bu burslar›n da¤›t›laca¤›n› taahhüt ediyor.

15


DOSYA

Görüfl

STK'lar, Ticaret ve Kalk›nma “Örgütlenme ve bir arada var olabilme kültürünün bir ülkede güçlü olmas›, o ülkenin istikrar efli¤inin yüksek oldu¤unun göstergesi olarak yorumlan›r.”

S

TK'lar›n ticaret üzerindeki etkisi iki temelde gruplanabilir. Öncelikle STK'lar›n ilgili ülke hakk›nda yaratt›¤› alg› vesilesiyle sa¤lad›¤› dolayl› katk› var. Bir de DE‹K gibi, ticarete destek sa¤lamak amac›yla kurulan STK’lar›n do¤rudan katk›s› var.

Sivil toplum kurulufllar› politikay› etkileyen kurumlar olmalar›na ra¤men tam olarak politikan›n arac› olmad›klar›ndan ötürü d›fl ticarette güven duyulan kurumlar haline gelirler. Siyasi çalkant›lara duyarl› ve hassas olmad›klar›ndan flirketler aras› iliflkilerde DE‹K gibi kurumlar›n olmas›, siyasi iliflkiler gerginleflse de ticari iliflkilerin süreklili¤ini sa¤lar. Öte yandan, yeni düflünceleri destekleyen, e¤itim, sa¤l›k, ulafl›m gibi hizmetleri do¤rudan veya dolayl› olarak destekleyen STK’lar bir ülkenin istikrarl› alg›lanmas›na olanak sa¤lad›klar›ndan ticari iliflkileri de olumlu yönde etkilerler. Örgütlenme ve bir arada var olabilme kültürünün bir ülkede güçlü olmas›, o ülkenin istikrar efli¤inin yüksek oldu¤unun göstergesi olarak yorumlan›r. Ayr›ca, kat›l›mc›l›k, saydaml›k ve demokratik uygulamalar›n da göstergesidir.

16

Rona Y›rcal› DE‹K ‹cra Kurulu Baflkan› - Uluslararas› Ticaret Odas› Baflkan› (International Chamber of Commerce)


“Bilinç ve fark›ndal›k kat›l›mc›l›¤› tetikler. Kat›l›mc›l›k ise saydam ve demokratik bir toplumun temeli olarak de¤erlendirilebilir.” Kalk›nmaya katk› sa¤lamak

Aksakl›klar ve sebepleri

Türkiye'de e¤itim, çevre, kad›n, ekonomi alan›nda faaliyet gösteren birçok örgüt var. TEGEV, TEMA, MorÇat›, AÇEV ve DE‹K bunlar›n en önde gelenleri aras›nda say›labilir. Her biri kendi alan›nda farkl› projeler ve programlarla bir ülkenin geliflmifllik ve kalk›nma endeksini oluflturan de¤iflkenlere olumlu etki yapmaya çal›fl›rlar.

Sivil Toplumun hedefledi¤i kalk›nma her kurulufla göre belirli bir konu ve grupla iliflkili gibi alg›lanmas›na ra¤men, uzun vadede tüm ülkeler küresel kalk›nmay› hedefliyor. Küreselleflmenin gerekliliklerinden biri bu. Ancak bu fark›ndal›k ve bilinç pek yayg›n de¤il. Bu durum üye ve fon bulma s›k›nt›s›na yol aç›yor. STK'lar bir dönem ayr›mc› olarak alg›lan›yordu. Bu alg› bence yavafl yavafl ortadan kalk›yor, ancak flimdi de “Nas›l olsa suya sabuna dokunamazlar” alg›s› yerleflmifl gibi görünüyor. Bu durum, vatandafl alg›s› ve kat›l›mc›l›k kültürü ile ilintili. Türkiye'de toplumsal geliflmeye, kanuna yön veren kat›l›mc› bir vatandafl olmak pek al›fl›k olunan bir durum de¤il.

Tüm bu çal›flmalar sadece istatistiki olarak bir düzelme de¤il ayn› zamanda, toplumda tabandan yukar›lara do¤ru t›rmanan bilinç ve fark›ndal›k sa¤lar. Bilinç ve fark›ndal›k kat›l›mc›l›¤› tetikler. Kat›l›mc›l›k ise saydam ve demokratik bir toplumun temeli olarak de¤erlendirilebilir. Ço¤ulcu ve kat›l›mc› demokrasinin temellendirilmeye çal›fl›ld›¤› Türkiye'de firmalar ve çok uluslu kurulufllar›n oluflturdu¤u ifl dünyas› sivil toplumun önemli bir aya¤›n› oluflturuyor. DE‹K'ten örnek verecek olursak, DE‹K'in Deloitte ve Sanayi ve Ticaret odalar›n›n deste¤i ile yürütülen “Sanayi ve Güven Araflt›rmas›” projesi temel olarak, Anadoluda faaliyet gösteren firmalar da dahil olmak üzere 10 bini aflk›n firmaya ulaflmaktad›r. ‹fl dünyas›n›n vizyonu ve motivasyonlar› Türkiye'nin gündeminin belirlenmesi için belirleyici olabiliyor. Ankette de de¤inilen genel ifl ortam› memnuniyeti, enflasyona yönelik tahminler ile Türkiye'nin ekonomik istikrar›n› bozmaya yönelik tehditlerin belirlenmesi, politik belirsizlikler gibi konular Türkiye'nin yaln›z ekonomi gündeminin de¤il, siyasi ve sosyal gündeminin belirlenmesi ve kalk›nma politikalar›na temel oluflturabilmesi bak›m›ndan da anlaml›. Biz kendi örgütlenmemizle de bu hedefin gerçekleflmesini destekleyebilece¤imizi düflünüyoruz. DE‹K'in Anadolu’daki illerde 46 oda temsilcili¤i var. Moskova, Washington, Brüksel’de yurtd›fl› temsilciliklerimiz var. fiangay’da ise aç›lmas› hedefleniyor. Anadolu temsilcilikleri sayesinde yurt d›fl›ndaki a¤›m›z›, Anadolu'nun k›lcal damarlar›na getirmek gibi bir düflüncemiz var.

Ticaret ve Uluslararas› örgütlenme Ticarette örgütlenme güven yarat›yor. Yapt›r›m gücü yükseliyor. Beklentilerin karfl›l›k bulmas› kolaylafl›yor ve tabii ki “networking” anlam›nda büyük katk› sa¤l›yor. Uluslararas› örgütlenmeler ise örnek teflkil etmesi anlam›nda önemli, küresel düzene aidiyet duygusunu güçlendirdi¤i kanaatindeyim. Uluslararas› alanda ortak paydalarda insanlar›n birleflmesi önemli. Çözümler toplumdan topluma farkl›l›k gösterse de kayg›lar ve sorunlar temelde oldukça benzefliyor. Örne¤in Avrupa Birli¤i, 21 Ocak’ta Madrid'de topland›. Bu üst düzey konferansta, '2010 - Avrupa Yoksulluk ve Sosyal D›fllanm›fll›kla Mücadele Y›l›' program› duyuruldu. Bunun yan› s›ra DE‹K ve benzeri kurulufllar her ülkede yoksulluk, iflsizlik gibi sorunlarla mücadele edebilmek için ihracata dayal› kalk›nma modellerini gelifltirmenin yolunu aramaya devam edecek. Küreselleflen dünyada kalk›nma ve ticaret birbirinden ayr› düflünülemez. Kalk›nma için at›lan ad›mlar ticareti, ticaret için at›lan ad›mlar kalk›nmay› besler ve destekler. Sivil toplum örgütleri de hem kalk›nmay› hem ticareti ayr› ayr› desteklemelerinin yan›nda ticaret - kalk›nma iliflkisinin güçlenmesini ve do¤ru flekilde ifllemesini sa¤layan araçlar olarak görülebilir.

17


DOSYA

Röportaj

3F geride kald›, flimdi spor; lokomotif sektör

‹stanbul 3. Bölgeden 20 ve 21. dönem milletvekili Erdo¤an Toprak, flimdi BJK Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s› olarak spor sektöründe yöneticilik yap›yor. Toprak, STK-Futbol-Siyaset üçgeninde Türkiye'nin kalk›nmaya iliflkin sorunlar›n› irdeliyor.

F

iesta, Fado ve Futbol üçlemesiyle ülke yönetmek çok geride kald›” diyen Erdo¤an Toprak, sporla iç içe yaflam›fl bir siyasetçi olmas›na ra¤men siyasetin futbola alet edilmemesi gerekti¤ini savunuyor. BJK Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Toprak, bacas›z endüstriye dönüflen sportif faaliyetlerin lokomotif sektör olarak dünya ekonomisinde çok önemli yer tuttu¤unu söylüyor. Kalk›nmayla do¤rudan iliflkili olan sportif faaliyetlerin takipçilerinin de oldukça etkin flekilde örgütlendiklerini belirten Toprak, gençlerin spordan kopar›lmamas› gerekti¤ini söylüyor. Sivil örgütlenmelerin belki de en yo¤un oldu¤u alan sportif sektörler… Bu ba¤lamda Türk futbolunun geldi¤i noktay› nas›l buluyorsunuz? Futbolun siyasallaflmas› söz konusu mu? Sadece istikrarl› olarak kotalarda yer alan dört büyüklerin de¤il, Eskiflehir, Bursaspor ya da Diyarbak›rspor gibi tak›mlar›n taraftarlar› da örgütleniyor. Asl›nda Franco'lar›n Salazar'lar›n yapt›¤› gibi futbolun siyasal bir araç olarak kullan›ld›¤› dönemler çok geride kald›. Yani 3F dönemi bitti. Çünkü bugün futbol bacas›z endüstri olarak kabul ediliyor. Ancak bugünün Türkiye'sinde Diyarbak›rspor örne¤inde oldu¤u gibi,

18

futbol siyasete alet edilmek isteniyor. Ortada terör örgütünün oynad›¤› bir oyun var ve bu oyunda gençlerin spordan kopmas› isteniyor. Bence Diyarbak›rspor'a kucak açmal›y›z ki, gençler spordan kopmas›n. Sportif faaliyetlerin kalk›nma ile iliflkisini biraz açabilir miyiz? Dünyada art›k futbol ekonomisini kimse yads›yamaz. Bu bir sektör ve milyonlarca insan bundan ekmek yiyor. Dünya ekonomisinin yüzde 2'si spordan dönüyor, aslan pay› da futbola ait… Milyar dolarlardan bahsediyoruz ki, bunun bir de borsas› var. Yaln›zca Brezilya'n›n futbolcu ihrac›ndan elde etti¤i gelir y›lda 18 milyar dolar… Futbol ve di¤er sportif faaliyetler di¤er sektörlerin lokomotifi olmufl durumda. Turizmin, kültürel tan›t›m›n, reklam›n, sayg›nl›¤›n ve prestijin lokomotifi… Örne¤in Nijerya'y› eskiden bu kadar tan›yor muyduk? Ama ülkemize gelen Nijeryal› futbolcular sayesinde bu ülkeyi daha çok tan›d›k. Bu nedenle sporun kalk›nmayla do¤rudan iliflkisi oldu¤unu söyleyebiliriz. Sivil toplum kurulufllar›n›n etkinliklerini yeterli buluyor musunuz? Sivil örgütlenme; balolar ve yemekler düzenlemekle s›n›rl› kalmamal›. Sivil toplum kurulufllar› savunduk-


lar› toplulu¤un içinden ç›kt›kça baflar›l› olur. O toplulu¤a uzak duran örgütlenmelerden bir yarar sa¤lanamaz. Türkiye'de insanlar tepkilerini yanl›fl yöntemlerle yanl›fl hedefe koyuyorlar. Rejimle sorunu oldu¤unu zanneden birinin asl›nda rejimle de¤il rejimin bafl›nda bulunanlarla, idarecilerle sorunu var. Ama bunun fark›nda de¤il ne yaz›k ki. ‹flte STK'lar bu noktada devreye girebilmeli. Demokratik mücadele yollar›n›n en önemli araçlar›ndan olan sivil kurulufllardan yeterince faydalan›l›rsa, daha k›sa sürede daha çok yol al›n›r.

Toplumlar ve siyasi üslup Türkiye'de siyasetin üslubunu nas›l buluyorsunuz? Toplumlar hak edildikleri gibi yönetilir. Siyasetin üslubu da toplumla paralel ilerler. Toplum gerilerse bu durum üsluba da yans›r, toplum ilerlerse üslup da geliflir, ilerler. Türk toplumu kendini yönetece¤i kifliyi iyi bir incelemeden geçirmifl olsayd› kötü siyasi üslubu reddederdi. Ancak ne yaz›k ki bunun tersi oluyor. Osmanl› ‹mparatorlu¤u'nun duraklama döneminden yok olmas›na kadar geçen süreci iyi incelemek laz›m. Osmanl› ne zaman bilimi, geliflmeyi, ilerlemeyi ikinci plana att›, iflte o zaman gerilemeye bafllad›. Öte yandan siyasetin üslubu küreselleflmeye ba¤l› olarak tüm dünyada de¤iflmeye bafllad›. Küçük bal›¤›n büyük bal›¤› yuttu¤u bir yap›lanmada güçlü olan›n sesini yükseltmesi ve sonucunda siyasi üslubun bozulmas› ola¤an de¤il mi? Toplumlar nereye siyasi üslup oraya… Türk siyasetinin gelece¤ini nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Türk insan›, dünyada birçok halk›n u¤raflarak, didinerek elde etti¤i haklara Mustafa Kemal Atatürk ve arkadafllar› sayesinde sahip oldu, tabandan gelen özgürleflme dalgas› veya zorlamas›yla olmad›. Bu rahatl›k da insanlar›n de¤er bilmemesine sebep oluyor. Böylece tüm de¤erlerimizi mirasyediler gibi harc›yoruz. Buna ra¤men gelece¤e dair büyük bir umut tafl›yorum. ‹nsanlar yavafl da olsa bu durumun fark›na varmaya bafllad›lar. Sahip oldu¤umuz hak-

lar›m›z elimizden gitmeden önce önlem almal› ve mücadele vermeliyiz. Burada baflta toplumun en dinamik kesimi gençler olmak üzere birçok kesime ifl düflüyor. Türkiye'de siyasetçi olman›n zorluklar› neler? Türkiye'de siyasetçi olmak özellikle ülkesini seven insanlar için çok onurlu bir görev. Ancak ülkemizde siyasi kurumlar›n tam oturdu¤unu ve kurumsallaflt›¤›n› söyleyemem. Bu kurumsallaflman›n zaman alaca¤›n› düflünüyorum. Çünkü 60, 70 ve 80'lerde gerçekleflen ihtilallerde, ülkenin yetifltirdi¤i siyasetçiler siyasetin d›fl›nda b›rak›ld›. Böyle olunca kurumsallaflma gecikti. Siyasetin ve siyasetçinin standartlar› da tart›flmal› hale geldi. Yetiflmifl kadrolar devre d›fl› kal›nca bu durum kaç›n›lmaz oldu. Bölgesel huzurevleri ve tafl›mal› e¤itim sistemi projelerinizle ilgili bilgi verir misiniz? Bölgesel huzurevleri güzel bir projeydi, ama kültürel sebeplerden dolay› hayata geçirilemedi. Anadolu insan›, “Ben annemi, babam› huzur evine b›rakmam” diyor. Ama ekonomik sebepler yüzünden baflka flehirlere göç etmek zorunda kal›nca annesini ve babas›n› Anadolu'nun da¤ köylerinde ve mezralar›nda yaln›z b›rak›yorlar. Hedefimiz bu insanlar› daha merkezi bir yerde toplayarak yard›ma muhtaç büyüklerimize hayatlar›n›n son dönemlerinde kaliteli sa¤l›k hizmeti sunmakt›. Ama olmad›. Bu durumda ma¤dur olan yine anne ve babalar oluyor. Projenin sadece bir k›sm› hayata geçirilebildi. Tafl›mal› e¤itim sistemi projesi ise, gurur duyarak söylüyorum, çok baflar›l› oldu. Terör nedeniyle bin 600 okulun kapal› oldu¤u bir bölgede, çat›flman›n ortas›ndaki gençleri e¤itimle ve kitaplarla tan›flt›rmay› baflard›k. Bu projeyi olufltururken Kanada'daki bir benzerinden esinlenmifltim. Orada da¤ köylerine gezici kütüphaneler gidiyor, kitaplar› b›rak›yor ve bir hafta sonra gelip al›yormufl. Biz de ö¤retmenleri sabah götürür, akflam getiririz diye düflündük. Ancak daha sonra projede bir de¤ifliklik yapt›k ve ö¤rencileri götürüp getirmeye bafllad›k. Hiç e¤itim vermemektense böyle tafl›mal› bir e¤itim sistemi gelifltirerek bu soruna yara band› olduk.

Erdogan Toprak Kimdir? 10 Aral›k 1961 tarihinde Zeytinli'de dünyaya gelen Erdo¤an Toprak, üniversitede sosyal bilimlerden mezun oldu ve 1983'te serbest ticaret ile ifl hayat›na at›ld›. 1992'de Bülent Ecevit'in davetiyle DSP'nin Bahçelievler Belediye Baflkan› aday› olarak aktif siyasete at›ld› ve daha sonra “Türkiye - Hindistan Parlamentolararas› Dostluk Grubu” Baflkanl›¤›, “Türkiye-‹ngiltere Parlamentolararas› Dostluk Grubu” baflkan yard›mc›l›¤›n› yürüttü. 20 ve 21. dönemlerde parlamentoya giren Toprak, 57. hükümet döneminde Spordan Sorumlu Devlet Bakan› olarak kabinede görev ald›. Sporla ilgili bir ifl adam› ve siyasetçi olan Toprak, ayn› zamanda BJK Yönetim Kurulu Baflkan Yard›mc›s› oldu.

19


fiA ARI H‹KAYES‹ BAfi

Bir “Dünya” doktorunun hikayesi Doç. Dr. Ercan Türeci, Cerrahpafla T›p Fakültesi'nde Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim dal›nda görev yap›yor. Buraya kadar her fley ola¤an. Ancak onun, bir doktor olarak s›ra d›fl› bir özelli¤i var. Türeci, ülkemizdeki di¤er doktorlardan farkl› olarak, y›ll›k izinlerinde dünyan›n çeflitli yerlerinde, savafl, çat›flma ve do¤al afetlerden etkilenmifl insanlar›n tedavilerine gönüllü olarak kat›l›yor. S›n›r Tan›mayan Doktorlar Örgütü'nün (Médecins Sans Frontières, MSF) aktif tek Türk gönüllüsü olan Türeci son olarak K›z›lhaç (International Committe of the Red Cross, ICRC) ile Pakistan'›n Peflaver kentinde üç ay kald› ve oradaki “Silah yaral›lar›n›n” tedavisine katk›da bulundu. Cerrahpafla T›p Fakültesi'nde ziyaret etti¤imiz Türeci, MSF'den örgütlenmeye, savafllardan bürokrasiye kadar birçok konuda sorular›m›z› yan›tl›yor.

Ercan Türeci kimdir? 1958'te Rize'de do¤an Doç Dr. Ercan Türeci, ilkokulu Samsun'un Çarflamba ilçesinde okudu. 1973'te Cerrahpafla T›p Fakültesi'ne girdi, 1983'te mezun olduktan sonra uzun y›llar uzman olarak çal›flt›. 2005'te MSF üyesi olan Türeci bu örgütle beraber flu ana kadar alt› defa göreve kat›ld›. 2008'te doçent olan Türeci'nin Alpdo¤an ad›nda bir o¤lu var. Türeci ayn› zamanda Sosyal Dayan›flma ve ‹letiflim Derne¤i'nin (SOD‹D) Yönetim Kurulu üyesi.

20


S

›n›r Tan›mayan Doktorlar Örgütü'nde (MSF) ya da K›z›lhaç'ta (ICRC) yapt›¤›n›z çal›flmalar için ne düflünüyorsunuz? Nijerya'ya ilk gitti¤imde ABD'li misyon sorumlusu ayn› soruyu sormufltu. Ben de “Sana verece¤im yan›t hofluna gitmez” demifltim. Verece¤im yan›t sizin de hoflunuza gitmeyecektir. “Bana bal›k verme, bal›k tutmay› ö¤ret” demifl Mao Zedung, kendisine atfedilen ünlü sözde... Biz burada sadece bal›k veriyoruz. Çünkü elimizden daha fazlas› gelmiyor. Peflaver'de, Port Harcourt'da ya da bir baflka yerde… Ameliyatlar yap›p hastalar›, yaral›lar› iyilefltiriyoruz ama sonra gidiyoruz. Bugün orada m›y›z? Hay›r. Biz ülkelerimize geri döndükten sonra orada da “sel sular›” b›rakt›¤›m›z yere yeniden geliyor. Her fley eskisi gibi oluyor. Dolay›s›yla bizler gönüllü olarak sadece yara band› ifllevi görüyoruz, bütünüyle gövdeye yararl› olabilecek bir gücümüz yok. Bütünüyle gövdeye yararl› olmak için neler yap›labilir? Gitti¤imiz yerlerde birkaç ay kal›yoruz, bu süre oldukça k›sa. Dolay›s›yla biz gidince arkam›zdan oradaki personel bu ifli nas›l biliyorsa öyle yapmaya devam ediyor. Varolan yap›lanmay› de¤ifltiremiyor ve buna ba¤l› olarak onun bir

yans›mas› olan sa¤l›k sektöründeki uygulamalar› da düzeltemiyoruz. Oysa cerrahlardan hemflirelere kadar tüm personeli al›p uluslararas› merkezlere götürüp e¤itebilsek, onlara standartlar› ö¤retebilsek, belki daha ye¤dir bu koflullar içersinde. Bu personel, hem teorik hem pratik düzeyde yetkin insanlar haline getirilip, ülkelerine geri getirilse ve ard›ndan onlara sürekli lojistik destek sa¤lansa muhtemelen “gövdeye” daha yararl› olur. Hani “ehven-i fler” gibilerinden... Ama “ehven-i fler”in, “fler”lerin en kötüsü oldu¤unu da unutmadan! Görev yerinde nas›l çal›fl›yorsunuz? Her ne kadar “misyon”lar öncesi bilgilendirme toplant›lar› yap›l›yor ve bir tak›m dokümanlar

iletiliyorsa da ilk bir-iki gün ortam, çal›flma koflullar› ve insan faktörünü gözlemlemeye çal›fl›r›m. Kendimce sorunlu olan neyse özellikle onu düzeltmeye çal›fl›p ifle koyulurum. Gidilen yerler çat›flma ya da afet bölgesi oldu¤undan haliyle oldukça yo¤un oluyoruz, bazen 18 saat çal›flt›¤›m›z oluyor. fiu ana kadar nerelerde görev yapt›n›z? ‹ki defa Nijerya'ya gittim. Gazze'de bir kere ve Pakistan'a üç defa bulundum. Pakistan'a son gidiflim K›z›lhaç örgütüyle oldu. fiimdilik yapt›¤›m en yo¤un ve verimli çal›flman›n “Hardcore” dedi¤imiz Port Harcourt'da (Nijerya) oldu¤unu düflünüyorum. Gitti¤iniz yerlerde hem S›n›r Tan›mayan Doktorlar Örgütü'nün bir gönüllüsü hem de bir Türk olarak neler yafl›yorsunuz? Gazze'de halk›n dostu düflman› ay›rt edebildi¤ini söyleyebilirim. Bizim iyi bir amaçla orada bulundu¤umuzu genelde anl›yorlar. Ancak, ‹srail yetkilileri MSF elemanlar›na karfl› oldukça tav›rl›. Üstelik bir MSF üyesi Türk pasaportu tafl›yorsa ona bafltan “geçmifl olsun” demek gerekir. Frans›z, ‹ngiliz ya da Yunan, bu ülkelerin gönüllülerine de zorluk ç›kar›l›yor elbette. Ancak onlar›n 15 dakikada tamamlad›klar› geçifl süreci benim için de¤iflik,

b›kt›r›c› ve usand›r›c› uygulamalarla 2 saate yak›n sürüyor. Buna eziyet de diyebilirsiniz, haks›zl›k da… Ama sonuçta özellikle de yönetimler taraf›ndan pek sevilmeyip, istenmedi¤imiz bir gerçek. Neden gitti¤iniz yerlerde MSF'i istemiyorlar? Pakistan ordusu diyor ki ”Ben çat›fl›yorum, sen benim çat›flt›¤›m “teröristleri” tedavi ediyorsun.” Peflaver'de görev yapt›¤›m›z hastanenin tabelas›nda uluslararas› literatüre göre “War Wounded” yani “Savafl Yaral›s›” yazmas› gerekiyordu. Ama bu anlay›fltan ötürü bizim hastanede “Weapon Wounded” yani “Silah Yaral›s›”

21


fiA ARI H‹KAYES‹ BAfi

yaz›yor. ICRC de durumu böyle kurtarmaya çal›fl›yor… Sadece Pakistan de¤il, gitti¤imiz her yerde böyle. Yasak silahlar› kullan›yorlar… Örne¤in, misket bombas›n›n kullan›lmas› yasak, ama Peflaver'de ameliyat etti¤imiz k›z çocu¤unun kafas›nda iki tane misket vard›. Birini ç›karabildik, di¤eri kald› ve o çocukca¤›z benim ayr›lmamdan bir hafta sonra ikinci beyin kanamas›yla ölmüfl. Ç›kan misketi hala sakl›yorum. ‹srail'de ise yine yasak olmas›na ra¤men fosfor bombas› kullan›ld›¤› biliniyor… Sri Lanka'dan bir örnek… Geçen y›l gönüllü olarak oraya gitmem önerildi. MSF'ten bir sayfa dolusu “vize için istenen evraklar” listesi aktar›ld›, Sri Lanka hükümetinin istedi¤i... O kadar çok fley istendi ki dolayl› flekilde söyleyen fley flu: “Gelme bu ülkeye…” Hiçbir iktidar kontrol edemeyece¤i fleyi istemiyor; kendi insanlar›n›n yarar›na çal›flacak, ba¤›ms›z, tarafs›z sivil toplum örgütlenmelerini bile. Bu kadar tepkiye karfl› yine de gönüllü olarak çal›fl›yorsunuz. Siz neler hissediyorsunuz? Bizler zaten alk›fl ya da teflekkür bekleyen insanlar de¤iliz. Hatta bu bak›fl aç›s›n› anlayabiliriz

de… Ortada tarihsel bir nefret var. Ama yine de insan›n içi burkuluyor, çünkü ortada iki yüzlülük var, çok rahats›z edici bir duygu. Belli ki ben turist de¤ilim, K›z›lhaç arac›yla gelip al›flverifl yap›yorum. Yine de 30 rupilik so¤an›, domatesi 60 rupiye satmak istiyorlar… Tabii buradaki insanlar›n bizim durumumuzu anlamas›n› beklemiyoruz. Adam›n can› yan›yor, Afrika'da, Afganistan'da ya da Pakistan'da, durum her yerde birbirine çok benziyor. Orada yaflayanlar kimseyi görecek durumda de¤il. Bir yanda da bizler; bir grup gönüllü, bir yanda bizlerin ülkeleri… Nereden gelir bu adamlar? ‹ngiltere'den, Fransa'dan… Bu ülkeler de¤il mi benim ülkemi bombalayanlar? Evet onlar… Mesele bu ve orada yaflarken can› yanan insanlardan bu ayr›m› yapmalar›n› beklemiyoruz tabii ki. Bu yüzden her fleye ra¤men devam ediyoruz. Denizy›ld›z› ölçüsü… Ne kadar denizy›ld›z›n› denize gönderirsek o kadar iyi… Tabii sevgisini ya da flükranlar›n› dile getiren insanlar “Hiç yok” dersem bu da çok haks›zca olur.

S›n›r Tan›mayan Doktorlar Örgütü hakk›nda Fransa'da 1971 y›l›nda Bernard Kouchner taraf›ndan kurulan S›n›r Tan›mayan Doktorlar Örgütü (MSF-Médecins Sans Frontières) savafl yüzünden zarar görmüfl bölgelerde ve geliflmekte olan ülkelerdeki endemik hastal›klara karfl› projeler üreten insani yard›m amaçl› bir sivil toplum kuruluflu olarak görev yap›yor. Tamamen gönüllülük esas›na dayanan çal›flmalar› sebebiyle 1999 y›l›nda Nobel Bar›fl Ödülü'ne lay›k görülen örgütün y›ll›k bütçesinin yaklafl›k 400 milyon ABD Dolar› civar›nda oldu¤u biliniyor.

22


Ö¤renilmifl çaresizlik içinde olan insanlar yeterince örgütlenemiyor

MSF'in Türkiye aya¤› neden yok? MSF asl›nda federatif örgüt… Merkezi bir yap› var ama Nijerya'daki görevi ABD örgütlemifl, Pakistan'dakini Belçika, Gazze'dekini Fransa… Böyle bir yap›s› var. MSF ‹sviçre y›llar önce Türkiye'de bir flube kurmak istedi. Dalita Çetino¤lu adl› Ermeni as›ll› bir gönüllü arkadafl›m›z dosya haz›rlad›, randevular ald›, ‹ç ‹flleri Bakanl›¤› ile görüfltü, dosyay› teslim etti ve sonuçta reddedildi. Bir kere reddedilince üç y›l tekrar baflvuram›yorsunuz. Neden Türkiye'de MSF yok sorusunun yan›t› burada sakl›. Bizde de bürokratlar kendi kontrollerinin d›fl›nda kalan oluflumlara izin vermiyorlar. Üstelik bu bir yabanc› örgütse “‹flimize yabanc›lar burnunu sokuyor” alg›lamas› hâkim oluyor. Asl›nda mesele yine persona non grata* olmaktan kaynaklan›yor. Türkiye'den gönüllü olarak bir tek siz vars›n›z. Sizce bunun sebebi nedir? Türkiye'de herkesin belli bir yaflam kalitesi var. Can›m›z s›k›l›rsa yeme¤e gideriz, sinemaya, tiyatroya gideriz. Bir sosyal hayat›m›z var, üstelik can güvenli¤imiz de var. Kendim gitti¤im için söylemiyorum ama yedi¤imiz yemeklerden tutun da bulundu¤umuz ortama kadar her fley Türkiye'deki yaflam standartlar›m›z›n çok alt›nda. Üstelik can güvenli¤iniz de yok, gönüllü oldu¤umuz kurulufllar bize koruma da vermiyor-

lar. fiimdi bütün bunlar› bir terazinin kefelerine koyacak olursak, Türkiye'deki imkânlar› b›rak›p sadece temel ihtiyaçlar›n karfl›lanabildi¤i bir yere gitmek fikri herkese çok s›cak gelmeyebilir. Sebebi de bu olsa gerek… Türkiye'de sa¤l›k sektöründe çal›flanlar›n örgütlenmeleri hakk›nda neler düflünüyorsunuz? Ülkemizde baz› örgütlenmeler var ama ne kadar etkin çal›flt›klar› tart›fl›l›r. Kimse elini tafl›n alt›na koymak istemiyor. Bu durum, ülkenin yaflad›¤› askeri darbelerin bir sonucudur asl›nda… Özellikle 12 Eylül döneminde, ekonomik geliflme, sosyal geliflmenin önüne geçirildi. Tüm askeri darbelerde, bu ülkenin düflünen, sorgulayan, okuyan, soru soran gençleri saf d›fl› b›rak›ld›. Eskiden “Halk›m›z saflara” fleklinde sloganlar at›l›rd›. Çünkü bir grev ya da miting oldu¤unda halk onu kald›r›mlardan izlerdi. fiimdi ise insanlar o kadar sindirilmifl ve korkutulmufl ki b›rak›n kald›r›mdan izlemeyi, art›k pencereden bile bakm›yorlar. Bir çeflit ö¤renilmifl çaresizlik içinde olan insanlar da haliyle yeterince örgütlenemiyor, belki de örgütlenmeye korkuyorlar. Çünkü ö¤rendikleri tek fley “Biz bir fley yapamay›z.” Sa¤l›k sektöründe de durum ayn›.

*Persona non grata: ‹stenmeyen kifli

23


fiA ARI H‹KAYES‹ BAfi

“Toprak Ana”yard›m elini uzat›nca…

Kadir Erkan Kalite Dan›flman›

GEA Arama Kurtarma ve Ekoloji Grubu Haiti operasyonunda insanl›¤a bir kez daha yard›m elini uzatt›.

G

EA Arama Kurtarma grubu 1994 y›l›nda Yeni Yüksektepe Kültür Derne¤i bünyesinde kuruldu. Grubun kurulufl amac›, her türlü felakette bireyin sosyal sorumluluklar›n› gerçeklefltirebilmesi için yurt içinde ve yurt d›fl›nda arama ve kurtarma faaliyetleri gerçeklefltirmek, ekoloji çal›flmalar› organize etmek ve sosyal yard›m kampanyalar› düzenlemek. Çok kifli GEA'n›n bir k›saltma oldu¤unu düflüyor, fakat GEA Toprak Ana anlam›na geliyor. GEA grubunun faaliyetleri arama kurtarma, ekoloji ve sosyal yard›m kampanyalar› olmak üzere üç ana bafll›k alt›nda toplan›yor. Bu faaliyetlerin içinde yer alan Kalite Dan›flman› Kadir Erkan ayn› zamanda GEA Tak›m lideri olarak görev yap›yor. Son olarak Haiti'de depremzedelerin yard›m›na koflan Erkan sorular›m›z› yan›tl›yor. GEA olarak kat›ld›¤›n›z Haiti operasyonundan bahseder misiniz? Nas›l gerçeklefltirdiniz? Ekip olarak kat›ld›¤›m›z en son uluslararas› operasyon Haiti deprem operasyonudur. 12 Ocak 2010 geceyar›s›ndan hemen sonra depremi haber

24

ald›¤›m›z andan itibaren haz›rl›klara bafllad›k ve ilk uçuflla bölgeye hareket ettik. Yap›lan haz›rl›k çal›flmalar› sonunda benim de içerisinde yer ald›¤›m dokuz kiflilik bir ekiple bölgeye hareket ettik. Fakat Haiti - Port Au Prince havaliman›n›n kapal› olmas› sebebiyle ayn› ada üzerinde bulunan Dominik cumhuriyetinin baflkenti Santo Domingo'ya gitmek zorunda kald›k. Ekip olarak yan›m›zda götürdü¤ümüz ve Santo Domingo'dan temin etti¤imiz yaklafl›k 2 tonluk ekipman›n tafl›nmas› için Dominik Cunhuriyetinden iki araç kiralad›k ve bu araçlar› yükleyerek Haiti’nin baflkenti Port Au Prince'e do¤ru hareket ettik. Yaklafl›k 10 saatlik bir kara yolculu¤u sonunda Port Au Prince'e varabildik. Baflkent Port Au Prince'e yaklafl›rken depremin y›k›c› etkisi kendini göstermeye bafllam›flt›. Ço¤unlu¤u tek katl› binalardan oluflan flehrin d›fl mahallelerindeki yerleflim yerlerinde binalar›n pek ço¤u y›k›lm›flt›. Depremin 50. saatinde bölgeye ulafl›r ulaflmaz, yerel yetkililer taraf›ndan acil olarak arama kurtarma çal›flmas› yap›lmas›na ihtiyaç duyulan bir süpermarket enkaz›na, Carribean Market'e yönlendirildik. Marketin Genel Müdürü ile yapt›¤›m›z görüflmede


buran›n bölgenin en büyük marketi oldu¤unu ve depremin yerel saatle akflamüstü 17:00 civar› gerçekleflmesi sebebiyle 100'den fazla kiflinin al›fl verifl yaparken enkaz alt›nda kald›¤›n› ö¤rendik. Gerekli haz›rl›klar› yapt›ktan sonra derhal çal›flmalara bafllad›k. Depremin 105. saatinde ilk önce yedi yafl›nda bir k›z çocu¤u olan Cassandra Ely'yi, daha sonra 33 yafl›nda bir market çal›flan› olan Lamy Jasme'yi ve bundan üç saat sonra da 41 yafl›ndaki Mireille Boulos Dietmer isimli bir bayan› enkaz alt›ndan canl› olarak ç›kartabildik. Sadece üç kifli mi kurtarabildiniz? Bu saatten sonra s›k s›k gelen artç›lar ve bina direncinin zay›flamas› sebebiyle çal›flmalar a¤›r ilerleyebilmifl ve daha zorlu hale gelmiflti. Fakat uzun u¤rafllar neticesinde 125. saatte Indra La Fontain isimli 40 yafl›nda bir erkek ve 126. Saatte ise Jean Philippe isimli 30 yafl›nda bir bayan› da enkazdan canl› olarak ç›kartmay› baflard›k. Biz yurda döndükten yaklafl›k iki hafta sonra bir artç› depremde marketin tamamen çöktü¤ü ö¤rendik. Arama kurtarma çal›flmalar›n›n tamamlanmas›ndan sonra bölgeden ayr›lmadan önce insani yard›m çal›flmalar›na da destek vermek istedik. Bölgede biraz araflt›rma yap›t›ktan sonra bu amaçla yan›m›zda götürdü¤ümüz ilaçlar› depremden en çok etkilenen Petion Ville bölgesinde bir klini¤e teslim ettik. Haiti'nin bugünkü durumunu de¤erlendirir misiniz? Bugün depremin üzerinden yaklafl›k üç ay geçmifl olmas›na ra¤men hala pek çok ihtiyaç var ve Haiti her konuda yap›lacak yard›mlar› bekliyor. GEA olarak biz de bölgeye gönderilmek üzere ilaç toplama çal›flmas› ya¤›yoruz.

GEA'n›n üç bafll›¤›ndan bahsedelim biraz da… Ne gibi çal›flmalar yap›yorsunuz? GEA'n›n Arama Kurtarma bafll›¤› alt›nda gerçeklefltirdi¤i en önemli faaliyetler do¤al olarak, Dünya'da gerçekleflen her türlü afette ihtiyac› olan insanlara yard›m etmek için Arama ve Kurtarma çal›flmalar› gerçeklefltirmesidir. 1999 y›l›nda UN INSARAG (International Search and Rescue Advisory Group) taraf›ndan akredite edilen GEA bu amaçla bu güne kadar 30'dan fazla ulusal ve uluslararas› operasyona kat›ld›k. Ekoloji bafll›¤› alt›nda, çevre temizlikleri, a¤açland›rma çal›flmalar›, do¤ada hayatta kalma e¤itimleri gibi faaliyetleri sayabiliriz. Sosyal yard›m kampanyalar› faaliyetleri olarak, okul onar›mlar›, ev onar›mlar›, oyuncak kampanyalar› ve bunlar gibi pek çok sosyal kampanya gerçeklefltiriliyor. Arama kurtarma bafll›¤› alt›nda ise gerçeklefltirilen en önemli faaliyetlerden birisi, toplumun afetlere haz›rl›kl›k bilincini gelifltirmesi için gönüllü olarak verilen e¤itimlerdir. Bu e¤itimler, deprem bilinçlendirme e¤itimlerinden, kurumlar›n arama kurtarma ekiplerinin yetifltirilmesine kadar genifl bir alanda olabilmektedir. Bugüne kadar anaokullar›ndan üniversitelere, tüm e¤itim kurumlar›na, özel ve kamudaki pek çok kurumda binlerce kifliye “Depremle birlikte yaflam” e¤itimleri verilmifltir. Ayr›ca GEA kendi ekip üyelerinin bilgilerini güncel tutabilmek için sürekli olarak e¤itimler ve tatbikatlar organize ediyor. Ulusal ve uluslararas› pek çok organizasyonla iflbirli¤i içerisinde olan GEA, bu ekiplerle düzenli olarak uluslararas› kat›l›ml› deprem tatbikatlar› düzenleyerek ekibinin her zaman haz›rl›kl› olmas›n› sa¤lamaya çal›fl›yor. Örnek vermek gerekirse bu çerçevede 2009'da ‹ngiltere, Almanya ve Amerika'dan baz› ekiplerden ve üniversitelerden e¤itimler al›nd›. GEA'n›n Haiti operasyon raporu ve kat›ld›¤› di¤er operasyonlar›n raporlar› www.gea.org.tr sayfas›nda görülebilir.

Haiti'nin bu depremden sonraki bilançosu nedir? Bütün dünyadan gelen ve canla baflla çal›flan arama kurtarma ekipleri yaklafl›k 140 civar›nda kazazedeyi enkazlardan canl› ç›kartabildiler. Fakat depremin yaratt›¤› kay›plar ne yaz›k ki çok daha a¤›r. Resmi tahminlere göre 222 bin 570 kifli hayat›n› kaybetti, 300 bin kifli yaraland›, 1,3 milyon kifli evlerini terk etti. 97 bin 270 ev tamamen y›k›ld› ve 188 bin 383 ev hasar gördü.

25


HABER

Türkiye Müflteri Memnuniyeti Endeksi 2009 y›l› 4. çeyrek sonuçlar› aç›kland› • 2009 3. çeyre¤inde 75 olarak ölçülen ulusal müflteri memnuniyeti endeksi, 4. çeyrekte de ayn› seviyeyi korudu.

TMME Q4/2009 endeks sonuçlar›, 27/Aral›k/2009 26/fiubat/2010 tarihleri aras›nda, KA Araflt›rma Limited taraf›ndan, 81 vilayette 10 bin 967 müflteri görüflmesi ile bilgisayar destekli telefon anketi (CATI) yap›larak toplanan verilerin, ACSI/Fornell Modeli ile özel olarak analizinden elde edilmifltir. Ulusal Endeks Sonuçlar›, son 1 y›lda geriye dönük 4. çeyrekte yürütülen çal›flmalar›n ortak analizinden elde edilmektedir. Y›llara göre TMME k›yaslama sonuçlar›, geçen y›l ayn› dönemde yürüwtülen çal›flmalardan, ABD - ACSI sonuçlar›, TMME sistemi ile ayn› bilgi toplama ve analiz modelini kullanan ABD-Michigan Üniversitesi'nden temin edilmektedir. TMME metodolojisi, analiz modeli ve sonuçlar› ile ilgili daha detayl› bilgi için, TMME Yöneticisi Özlem Yücekurt (ozlem.yucekurt@kalder.org) ile temas edebilirsiniz.

26

• TMME çal›flmas› kapsam›nda, 2009 y›l›n›n 4. çeyre¤inde beyaz eflya, televizyon, ulusal kargo, sa¤l›k sigortas›/kasko, binek otomobil, zincir marketler, bireysel bankac›l›k ve arac› kurumlar sektörleri ölçüldü. • Beyaz eflya sektöründe Bosch, televizyon sektöründe Philips, ulusal kargo sektöründe Yurtiçi Kargo, sa¤l›k sigortas›/kasko sektöründe Allianz Sigorta ve Axa Sigorta, binek otomobil sektöründe Volkswagen ve Toyota, zincir marketler sektöründe B‹M, bireysel bankac›l›k sektöründe (kamu bankalar›nda) Ziraat Bankas› (özel bankalarda) ‹fl Bankas› rakiplerini geride b›rakarak müflteri memnuniyeti ölçümünde lider oldular. Türkiye Müflteri Memnuniyet Endeksi çal›flmas› 5 y›ld›r aral›ks›z sürdürülüyor. Lisansl› ve bilimsel bir model olan TMME ile 2005 y›l›ndan beri her y›l, cep telefonundan kredi kart›na, binek otomobilden beyaz eflyaya, g›dadan gsm operatörlerine kadar onlarca sektör ve 100’ün üzerinde kurulufl ölçülüyor. Bu araflt›rma Türkiye için çok önemli, çünkü ülkemizde ba¤›ms›z bir organizasyon taraf›ndan yürütülen bu kapsamda baflka bir memnuniyet ve kalite araflt›rmas› yap›lm›yor. Çal›flma kapsam›nda sadece memnuniyet endeksinin de¤il, ayn› zamanda marka ve sektör baz›nda müflteri beklentilerinin, alg›lanan kalite ve de¤erin, müflteri flikâyetleri ve ba¤l›l›¤›n› da ölçülüyor. Kurulufllar TMME'ye üye olarak ayr›nt›l› raporlara ulaflabilirler. TMME'nin bir anlamda tüketicinin sesi oldu¤unu belirten Prof. Dr. Ali R›za Kaylan, “TMME raporlar›; kurulufllara, kendilerinin ve rakiplerinin sektördeki durumunu görme ve strateji gelifltirme imkan› verirken, yat›r›mc›lara da sektörler ve sektördeki markalar hakk›nda gelece¤e iliflkin de¤erlendirme yapma ve gelecekte hangi markalar›n müflteriye daha yak›n olaca¤›n› saptama olana¤› sunmaktad›r” diyor.


HABER

E¤itim için yenilikçi ad›mlar... Bahçeflehir U¤ur E¤itim Kurumlar› ve Türk Telekom grup flirketleri Avea, TTNETve Sebit'ten “U¤urlu Evim E¤itim Paketi” geliyor.

L

ise ve üniversiteye haz›rl›kta e¤itim veren U¤ur Dershaneleri'nin, Avea, TTNET ve Sebit ile birlikte haz›rlad›klar› U¤urlu Evim E¤itim Paketi ile art›k ö¤renciler 7/24 ihtiyaç duyduklar› bilgilere ulaflabilecek, online oluflturulan sanal s›n›flarla Türkiye'nin bir ucundan di¤er ucundaki ö¤retmene istedikleri konu hakk›nda sorular sorabilecek ve istedikleri konu anlat›ml› video ya da deneyi izleyebilecekler. Türkiye'nin ilk online-mobil e¤itim platformu U¤urlu Evim Paketi ile internet üzerinden sesli ve görsel ders anlat›mlar›, canl› e¤itimler ve rehberlik hizmetleri verilebiliyor. Türkiye'de e¤itimin önündeki en büyük engellerden biri olan okul, ö¤retmen, s›n›f, derslik ve kitap eksi¤i nedeniyle e¤itim alamayan gençler, TTNET'in ADSL a¤› sayesinde evlerinden e¤itimlerine destek alabilecek, böylece e¤itimin önündeki olumsuzluklar sona erdirilecek.

‹lkö¤retim ve lise olmak üzere iki ayr› tipte sunulan paketin içinde Sebit'in gelifltirdi¤i TTNET e¤itim paketi U¤urlu Vitamin ve U¤urlu Vitamin Canl› Ders ile Avea taraf›ndan sunulan Türkiye'nin ilk ve tek ö¤renciye özel, e¤itim amaçl› GSM markas› U¤urcell bulunuyor. Bahçeflehir U¤ur E¤itim Kurumlar› Baflkan› Enver Yücel e¤itim paketinin tan›t›m toplant›s›nda yapt›¤› konuflmas›nda, sözlerine “Bu projenin önemi iki - üç y›l sonra projeden verim al›nmaya baflland›¤›nda ortaya ç›kacak” ifadesiyle bafllad›. Türkiye'de genç kuflak için e¤itimin yetersiz oldu¤unu ve ortalama e¤itim süresinin artt›r›lmas› gerekti¤ini belirten Yücel, “Türk Telekom, 20 y›ld›r bünyesindeki Vitamin ile teknoloji ve e¤itimi birlefltiriyor” dedi. Yücel, ABD'nin en iyi içerik ödülünü alan, ayn› zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olan Vitamin'in ‹stanbul'daki e¤itim kalitesini tüm Türkiye'ye götürerek f›rsat eflitli¤i sa¤layaca¤›n› ve teknolojinin yard›m›yla e¤itimi ucuzlataca¤›n› sözlerine ekledi. Art›k ö¤rencilerin 7/24 istedikleri soruyu ö¤retmenlerine sorabileceklerinin alt›n› çizen Yücel, ister plajda, ister k›rda, ister evde ö¤rencilerin e¤itim alabilece¤ini belirterek sözlerini tamamlad›.

28

Avea CEO'su Erkan Akdemir ise Türkiye'nin ilk online e¤itim platformu U¤urlu Evim projesine katk›da bulunmaktan gurur duydu¤unu belirterek, bu projeyle mobil telekom sektöründeki tecrübelerini e¤itim alan›na aktarmak istediklerini söyledi. Akdemir, Türkiye'nin ilk ö¤renciye özel GSM markas› U¤urcell ile ö¤rencilerin, ö¤retmenleri, arkadafllar› ve aileleriyle indirimli konuflacaklar›n›n bilgisini verdi. U¤urcell ile ö¤rencilerin e¤itimle ilgili güncel konularda bilgi alabileceklerini, içeriklere ve bilgilendirmelere kolayca ulaflabileceklerini belirten Akdemir, U¤urcell ile 150 bin abone say›s›na ulaflmay› hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tan›t›mda, TTNET CEO'su Tahsin Y›lmaz, bilgiye aç, genç beyinlere e¤itim imkân› sa¤lamaktan çok mutlu olduklar›n›n alt›n› çizdi. Bu projeyle e¤itimdeki fiziki engellerin yok olaca¤›n› söyleyen Y›lmaz, “S›n›f, ö¤retmen, kitap dolay›s›yla da e¤itim s›k›nt›s› çeken bölgelerimizde bile TTNET sayesinde ö¤renciler e¤itimlerinden geri kalmayacak” dedi. Mekan s›n›rlamas›n› ortadan kald›ran bu projeyle internet üzerinden canl› derslerle Türkiye'nin dört bir yan›ndan ö¤renciler ayn› s›n›ftaym›fl gibi iletiflim kurup, e¤itim alabilecekler. Y›lmaz, lise ve ilkö¤retim Vitamin ile tan›flm›fl ö¤rencilere yepyeni bir imkan sunuldu¤una de¤indi ve sözlerini bütün bu hizmetlerin yan› s›ra ö¤rencilere ve ailelere online rehberlik hizmetinin de verildi¤ini belirterek tamamlad›.E¤itim alan›nda, dünyada neler oldu¤undan söz eden Sebit Genel Müdürü Ahmet Eti ise “E¤itim sistemi 100 y›ld›r de¤iflmiyor, sistem; s›n›f - ö¤renci - ö¤retmen üçgeninde devam ediyor” diyerek, günümüzde de¤iflimin yavafl yavafl hissedildi¤ini ve 10-15 y›l içerisinde mobil iletiflim ve internetle e¤itim sisteminin çok daha h›zl› de¤iflece¤ini belirtti. Art›k müfredatlar›n tüm dünyada yak›nlaflt›¤›n›, içeriklerin ise farkl›lafl›p zenginleflti¤ini ifade eden Eti, teknoloji sayesinde kifliye özel e¤itim alma f›rsat›n›n ö¤rencilere sunuldu¤unun alt›n› çizdi. E¤itime özel bir arama motorunun olmad›¤›n› ve bu konuda da çal›flmalar› olaca¤›n› bildiren Eti, ö¤renciler için yap›lan ölçme ve de¤erlendirmelerin art›k ak›ll› hale geldi¤ini de sözlerine ekledi. Haz›rlayan: Gözde Akç›nar


HABER

Sivil Toplum Örgütlerinin Karar Verme Süreçlerine Kat›l›mlar›n›n Güçlendirilmesi E¤itimi 06-09 May›s 2010 Ankara E¤itim Hakk›nda Sivil Toplum Gelifltirme Merkezi (STGM) taraf›ndan düzenlenen Sivil Toplum Örgütlerinin (STÖ) Karar Verme Süreçlerine Kat›l›mlar›n›n Güçlendirilmesi E¤itimi, özellikle hak temelli STÖ’lerin kat›l›m süreçlerinde dönüfltürücü özelliklerinin güçlendirilmesini hedefliyor. E¤itime Davetli ‹ller Ankara'da düzenlenecek çal›flmaya tüm illerden baflvuru kabul edilmektedir. E¤itim Süresince ! E¤itim program› kapsam›nda kat›l›mc›lar sivil toplum, demokrasi ve örgütlenme kavramlar›n› politika bil(!)imi araçlar›n› kullanarak de¤erlendirebilecekleri çal›flmalara kat›lacaklar. ! Kat›l›mc›lar, hak temelli yaklafl›m ve savunuculuk alan›ndaki temel yaklafl›mlar›, güncel geliflmeleri, uluslararas› ve yerel örnekleri birlikte tart›flacaklar. ! Kat›l›mc›lar, dünyadaki ve Türkiye'deki örnekler ›fl›¤›nda karar verme süreçlerine kat›l›m mekanizmalar›n› inceleyecekler. Kamu kurumlar›n›n ve STÖ'lerin karar verme süreçlerine kat›l›m süreçlerine yönelik gelifltirdikleri araçlar› ve bu araçlar›n kulan›m yollar›n› ö¤renecekler. ! Karar verme süreçlerine kat›l›m süreçlerinde STÖ'lerin a¤ kurma ve koalisyonlar ile çal›flma deneyimleri ve sivil alana bütüncül yaklafl›m› tart›flma olana¤› bulacaklar. E¤itimin ‹çeri¤i, ! Sivil Toplum, Örgütlenme ve Demokrasi ! Hak Temelli Yaklafl›m, Savunuculuk, Ayr›mc›l›kla Mücadele ! Kat›l›m Nedir? ! Karar Verme Süreçlerine Kat›l›m Mekanizmalar›, Türkiye'den ve Dünyadan Örnekler ! Karar Verme Süreçlerine Kat›l›m Stratejileri ! A¤ Kurma, Diyalog ve Kurumlar Aras› ‹letiflim Organizasyona dair E¤itimler 6-9 May›s tarihleri aras›nda, 09-18 saatleri aras›nda yap›lacakt›r. Kat›l›mc›lar›n yol ve konaklama masraflar› STGM taraf›ndan karfl›lanacakt›r. E¤itim çal›flmas› Ankara'da gerçeklefltirilecektir. Bu e¤itim kimler için? Toplumsal cinsiyet, ekoloji, çocuk haklar›, insan haklar›, engelli haklar›, gençlik, kültürel haklar alanlar›nda çal›flan STÖ aktivistleri ve çal›flanlar› için. Taslak Program ve E¤itmenler 1. Gün Nilgün Toker-Devlet Alg›s› ve Sivil Toplum 2. Gün Murat Çekiç-Hak Temelli Yaklafl›m ve Ayr›mc›l›kla Mücadele 3. Gün Ebru A¤duk-Karar Verme Süreçlerine Kat›l›m: ‹yi Örnekler ve Türkiye'de Merkezi Karar Verme Süreçlerine Kat›l›m Araçlar› 4. Gün Sunay Demircan-A¤ Kurma ve Diyalog Baflvurular için, STÖ'lerin Karar Verme Süreçlerine Kat›l›mlar›n›n Güçlendirilmesi E¤itimi baflvurular›n› STGM'nin web sayfas›ndan online yap›lmas› gerekiyor. Online baflvuru formunu en geç 30 Nisan Pazar günü 17.00'a kadar buradan ve duyurunun alt›ndan ki ba¤lant›dan yapabilir. Son baflvuru tarihi: 30 Nisan E¤itim baflvurular›n›n sonuçlanmas›: 3 May›s E¤itim Baflvuru Formu için http://www.stgm.org.tr/egitimtalep/form/index.php?type=kvs adresini ziyaret edebilirsiniz.

29


HABER

TÜSEV “Dernekler Mevzuat›” e¤itimini gerçeklefltirdi TÜSEV taraf›ndan 4 Mart 2010'da ‹stanbul'da gerçeklefltirilen “Dernekler Mevzuat›” e¤itimi 25 dernek temsilcisinin kat›l›m›yla gerçeklefltirildi.

T

ÜSEV, 4 Mart 2010'da ‹stanbul'da çeflitli alanlarda çal›flan 25 dernek temsilcisinin kat›l›m›yla “Dernekler Mevzuat›” e¤itimi düzenledi. E¤itimde, derneklerin mevzuattan kaynaklanan sorumluluklar› ve yan›nda mevzuattaki son de¤ifliklikler hakk›nda da bilgilendirme yap›ld›. TÜSEV Genel Sekreteri Nam›k Ceylano¤lu'nun aç›l›fl konuflmas›yla bafllayan e¤itim, TÜSEV Program Direktörü Tevfik Baflak Ersen'in sunumuyla devam etti.

Derneklerin Beyanname Yükümlülükleri Bilindi¤i üzere derneklerin y›ll›k beyannamelerini verme dönemi 1 Ocak itibariyle bafllay›p Nisan ay›n›n sonuna kadar devam ediyor. Dernek yönetim kurulu baflkanlar›, bir önceki y›la ait Dernek Beyannameleri'ni Dernekler Yönetmeli¤inin (EK-21) ekini doldurarak, mülki idare amirli¤ine vermekle yükümlüdürler. ‹l merkezlerinde ve büyükflehir belediyesi s›n›rlar› içinde kalan ilçelerde bulunan dernekler beyannamelerini bir adet, di¤er ilçe merkezinde bulunanlar ise iki adet olarak verirler. fiubeler, mülki idare amirli¤ine verecekleri beyannamelerin birer örne¤ini ba¤l› bulunduklar› derne¤e de vermekle yükümlüdürler. Dernekler, www.dernekler.gov.tr adresinden sisteme girifl yaparak beyannamelerini internet üzerinden doldurabilir ve beyannamenin ç›kt›s›n› ‹l Dernek Müdürlüklerine elden teslim edebilirler.

30

TÜSEV 1993 y›l›nda aralar›nda Türkiye'nin önde gelen vak›f ve derneklerinin bulundu¤u 23 sivil toplum kuruluflu taraf›ndan üçüncü sektörün yasal, mali ve ifllevsel altyap›s›n› gelifltirmek amac›yla kurulmufltur. Bugün vakf›n 100'ü aflk›n mütevellisi, TÜSEV çat›s› alt›nda iflbirli¤i yapmaktad›r. Bu do¤rultuda TÜSEV çal›flma alanlar›: • STK'lar için daha destekleyici bir yasal ve mali ortam yarat›lmas›, • STK'lara stratejik ve etkin kaynak aktar›m›n›n sa¤lanmas›, • Kamu, özel sektör ve üçüncü sektör aras› iflbirli¤inin teflvik edilmesi, • Uluslararas› toplulu¤un ülkemiz üçüncü sektörünü tan›mas› ve iflbirlikleri kurmas›, • Sivil toplumla ilgili araflt›rma projelerinin haz›rlanmas›, bu araflt›rmalar›n sivil toplum paydafllar›n›n gelecek faaliyet ve programlar›nda yol gösterici flekilde kullan›lmas›, olarak özetlenebilir.


HABER

“Türkiye'de Yerel Yönetiflim ve Yerel Kalk›nma” çal›flmas› yay›mland› Prof. Dr. Korel Göymen'in son 15 y›lda kalk›nma alan›nda yapt›¤› çal›flmalardan oluflan “Türkiye'de Yerel Yönetiflim ve Yerel Kalk›nma” günümüzde yönetim ve kalk›nma kavramlar›n›n içeri¤inin ve vurgu noktalar›n›n de¤iflimine dikkati çekiyor. 14 bölümde haz›rlanan çal›flmalar yeni bir toplumsal ifl bölümünü iflaret ederken, bu ifl bölümünde birlikte ifl yapma anlay›fl›, kat›l›mc›l›k, saydaml›k ve hesap verebilirlik gibi özelliklerin ön plana ç›kaca¤› vurgulan›yor. Kalk›nma süreçlerinin iflsizlik ve yoksulluk gibi temel sorunlar›n önüne geçemedi¤i noktas›ndan hareketle ise bireyin yaflam kalitesini iyilefltirilebilecek yöntem olarak yerel yönetiflim öneriliyor. Boyut Yay›nlar›'ndan ç›kan kitap 0212 4445353 no.lu telefondan istendi¤i takdirde adrese gönderiliyor. IPA - Sosyo-Ekonomik Ortakl›k Program›, teklif ça¤r›s› Avrupa Komisyonu Kat›l›m Öncesi Arac› (Instrument for Pre-accession Assistance -IPA) Balkanlar ve Türkiye'deki ortak projeleri desteklemeye yönelik bir mali destek program› bafllatt›. Projeler iflyeri sa¤l›¤› ve güvenli¤i; tüketicinin korunmas› da dâhil olmak üzere ürün güvenli¤i, rekabet edebilirlik ve inovasyon (araflt›rma ve gelifltirme), iflletmelerin ve sektörlerin özellefltirilmesi, rasyonalizasyonu ve yeniden yap›land›r›lmas›, çevre ve enerjinin rasyonel kullan›m›, flirketlerin sosyal sorumlulu¤u ve savunmas›z gruplar›n sosyallefltirilmesi (kad›nlar, az›nl›klar, engellilerin entegrasyonu vs.) alanlar›nda uygulanmas› gerekiyor. EuropeAid/129637/C/ACT/Multi referans numaral› teklif ça¤r›s›na baflvurular için son tarih 6 May›s 2010'dur. Baflvuru ve detayl› bilgi için https://webgate.ec.europa.eu/europeaid/onlineservices/index.cfm?do=publi.welcome adresini ziyaret edebilirsiniz. Umut Vakf› "Yurttafll›k Bilinci Ve Ayr›mc›l›¤›n Önlenmesi" Bilimsel Araflt›rma Ve ‹nceleme Yar›flmas› Umut Vakf› taraf›ndan “yurttafll›k bilinci ve ayr›mc›l›¤›n önlenmesine” iliflkin ekonomik, sosyal, hukuki, kriminal araflt›rmalar ve

incelemeleri desteklemek ad›na bir yar›flma düzenleniyor. Yar›flma ile bilimsel araflt›rma ve incelemelerle, belirtilen alt konular çerçevesinde, disiplinleraras› yaklafl›mla farkl› bak›fl aç›lar›n›n ortaya ç›kmas›, tespitler ve çözüm önerilerinin bilimsel yollarla belirlenmesi amaçlan›yor. Baflvurular Dr. Ayhan Akcan, Dr. Erdal Atabek, Nazire Dedeman, Prof. Dr. Timur Demirbafl, Rag›p Duran, Av. Fikret ‹lkiz, Prof. Dr. Yasemin ‹nceo¤lu, Prof. Dr. Nilüfer Narl›, Doç. Dr. Bülent fiam, Prof. Dr. Durmufl Tezcan ve Prof. Dr. ‹smail Tufan'dan oluflan Seçiciler Kurulu taraf›ndan de¤erlendirilecek. Baflvuru ve kat›l›mc› araflt›rmalar›n son teslim tarihi 31 A¤ustos 2010 Sal› günü saat 17:30'a kadard›r. Detayl› bilgi için www.umutvakfi.org TGKY Manisa Evi Aç›ld› Türkiye Güçsüzler ve Kimsesizlere Yard›m Vakf›'nca (TGKY) yöresel el ifli ürünlerin tan›t›l›p sat›laca¤›, geliriyle ö¤rencilere yard›m yap›lacak Manisa Evi 30 Mart 2010 tarihinde törenle aç›ld›. Manisa Evi'nin aç›l›fl›na, Vak›f Genel Baflkan› Gülgen Dural, Vali Celalettin Güvenç ve efli Turan Güvenç, CBÜ Rektörü Prof. Dr. Semra Öncü, ‹l Emniyet Müdürü Adem Aydemir ve efli Süheyla Aydemir, ‹l Milli E¤itim Müdür Vekili Aziz Ersoy ile sivil toplum örgütü temsilcileri kat›ld›. Manisa Evi'nde hem flirketler, hem de sivil toplum kurulufllar›, kendi belirledikleri bir ba¤›fl karfl›l›¤›nda yöresel k›yafetleri, hal›lar›, el ürünlerini sergileyebilecek, sat›fla sunup gelir elde edebilecek. Bu ba¤›fllarla vak›f, üniversite ö¤rencilerine yönelik burs program› için gelir elde edecek. Fark Yaratanlar› Aday Gösterin Türkiye'de toplumsal geliflmeye katk›da bulunanlar›n öykülerini ve çal›flmalar›n› görünür k›larak insanlarda fark›ndal›k uyand›rmak, daha duyarl› ve aktif vatandafl olmalar›n› teflvik ederek ilham vermek amac›yla Sabanc› Vakf›'n›n katk›lar›yla CNN Türk'te yay›mlanmaya bafllayan “Fark Yaratanlar” program›na www.farkyaratanlar.org adresinden aday›n›z› önerebilirsiniz. Her programda; yurttafl kat›l›m›, ekonomik geliflme, sa¤l›k, cevre, e¤itim/ö¤renim ve sosyal adalet konular›nda insanlar›n hayat›na katk›da bulunarak fark yaratan bir kiflinin hikâyesi anlat›l›yor, 's›rad›fl› kifliler, ola¤anüstü etkiler' halkla paylafl›l›yor.

31


HABER

KalDer, TÜS‹AD'›n Yönetim Kurulu Baflkan› Ümit Boyner'i ziyaret etti

K

alDer Yönetim Kurulu Baflkan› Prof. Dr. Ali R›za Kaylan, KalDer Genel Sekreteri ‹rfan Onay ve KalDer ‹letiflim Sorumlusu Neslihan Gök TÜS‹AD Yönetim Kurulu Baflkan› Ümit Boyner'i ziyaret etti.

Boyner'i TÜS‹AD Yönetim Kurulu Baflkanl›¤› görevi dolay›s› ile kutlayan Kaylan, KalDer ve TÜS‹AD'›n kuruluflundan bu yana 20 y›ld›r gerçeklefltirilen iflbirliklerini gelifltirerek sürdürmek istediklerini vurgulad›. Kaylan ayn› zamanda ülkemizin sürdürülebilir kalk›nmas›na ve yaflam kalitesinin yükseltilmesine hizmet etmek için TÜS‹AD'›n çok önemli ifllere imza att›¤›n› belirterek ülkemizin seçkin bir sivil toplum kuruluflu oldu¤unun alt›n› çizdi. Boyner ise KalDer'in çal›flmalar› konusundaki takdirlerini ilettikten sonra, bundan sonraki süreçte de elinden gelecek her türlü deste¤i sa¤layaca¤›n› ifade etti.

32


HABER

Avrupa Kalite Yönetim Vakf› Kazananlar Konferans› Anadolu'da Her y›l geleneksel olarak düzenlenen Avrupa Kalite Yönetim Vakf› Kazananlar Konferans› Kayseri'ye tafl›n›yor.

B

u y›l, 20. kurulufl y›ldönümünü kutlayan KalDer, her y›l geleneksel olarak ‹stanbul'da düzenledi¤i Avrupa Kalite Yönetim Vakf› Kazananlar Konferans›'n› Anadolu'ya tafl›yor. H›zl› geliflmekte olan illerin hedeflendi¤i bu toplant›lar›n ilki, 19 Nisan tarihinde KAYSO iflbirli¤i ile Kayseri'de gerçeklefltirilecek. Ülkemizin mükemmellik yolculu¤unda baflar› çizgisini sürekli yukar›lara tafl›may› hedefleyen, kurulufllar›n›n iyi uygulamalar›n›, yerel kurulufllarla paylaflmak üzere, paylafl›m platformlar› yaratan KalDer, 19 Nisan'da Kayseri Sanayi Odas›'nda düzenleyece¤i etkinlikle; Özel sektör, Üniversite, Sivil Toplum Kurulufllar› ve Yerel Yönetimlerin iflbirli¤ine örnek teflkil edecek.

KAYSO Toplant› Salonu'nda gerçekleflecek etkinlik, aç›l›fl konuflmalar›n›n ard›ndan; EFQM Mükemmellik Modeli ve Mükemmellik Aflamalar› Program› tan›t›m›, Yerel Kalk›nma ve Mükemmellik Yolculu¤u Paneli ve Ulusal Kalite Ödülü Süreci'nde baflar›ya ulaflm›fl kurulufllar›n temsilcilerinin deneyim paylafl›mlar› ile devam edecek. ‹yi uygulamalar› paylaflmak üzere programda yer alan kurum ve kurulufllar; Bosch, Kocaeli Sanayi Odas› ve Bursa Nilüfer Belediyesi olacak. Kayseri'den sonra ise; ikinci ad›m May›s ay›nda Denizli'de at›lacak. Ayr›nt›l› bilgi için www.kalder.org adresini ziyaret edebilirsiniz

33


Ulusal kalite ödülü

2010 Ulusal Kalite Ödülü'ne baflvuran kurulufllar belli oldu 18. Ulusal Kalite Ödülü'ne aralar›nda kendi sektöründe en iyi kurulufllar›n yer ald›¤› 4'ü kamu olmak üzere toplam 11 kurulufl baflvuruda bulundu.

1

8. Ulusal Kalite Ödülü'ne Kamu Kategorisinde 4, ‹flletme Kategorisinde 6, Mükemmellikte Süreklilik Kategorisinde 1 baflvuru gerçekleflti. Kamu Kategorisi süreci May›s ay›nda, ‹flletme kategorisi süreci ise Kas›m ay›nda sonuçlanacak. Konuyla ilgili aç›klamas›nda KalDer Yönetim Kurulu Baflkan› Prof. Dr. Ali R›za Kaylan, “Mükemmellik kültürünü yaflam biçimine dönüfltürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katk›da bulunmak misyonunu benimseyen KalDer için, mükemmellik kültürünün e¤itim alan›nda ana okuldan ilkö¤retime, meslek lisesinden yüksekokula ve üniversiteye kadar bütün aflamalarda uygulanmas›, hastanelerin, KOB‹'lerimizin ve büyük iflletmelerimizin artan say›larla yer almas›, yay›l›m aç›s›ndan umut vericidir” ifadesine yer verdi. Bu y›l 18'ncisi verilecek Ulusal Kalite Ödülü’ne aralar›nda kendi sektöründe en iyi kurulufllar›n yer ald›¤› 4'ü kamu olmak üzere toplam 11 kurulufl baflvuruda bulundu. Kamu Kategorisinde 4, ‹flletmeler Kategorisinde 6, Mükemmellikte Süreklilikte ise 1 kurulufl'un çok önemli bir sürece ad›m att›¤›n›, ödüle baflvurman›n bile büyük bir baflar› oldu¤unu ifade eden Kaylan, tüm kurulufllara baflar› diledi¤ini söyledi. KalDer'in toplum için yaratt›¤› katma de¤erle Türkiye'nin gelece¤ine yön verdi¤ini belirten Kaylan, amaçlar›n›n mükemmellik yolculu¤undaki kurulufllar› Ulusal Kalite Ödülü'ne yönlendirerek daha yüksek hedeflere ulaflmalar›n› teflvik etmek oldu¤unu söyledi.

34


Ülkelerin rekabet gücünü o ülkedeki özel sektör kurulufllar›n›n rekabet güçleri ile kamu yönetiminin yaklafl›mlar›n›n belirledi¤ini kaydeden Kaylan, “Ulusal Kalite Ödülüne kat›lma süreci, kurumlara ulusal, bölgesel ve küresel pazarlarda rakiplerine oranla farkl›laflma yaratacak temel noktalar› ve öncelikli geliflme gerektiren alanlar› öne ç›karmada en önemli yol göstericidir” aç›klamas›nda bulundu. 2010 Ulusal Kalite Ödülü'ne baflvuran kurulufllar› aç›klayan Kaylan flöyle devam etti: “Bu y›l Ulusal Kalite Ödüllerine 4'ü kamu kategorisinde olmak üzere toplam 11 kurulufl baflvuruda bulundu. ‹smini aç›klayan kurulufllar; ‹flletmeler Kategorilerinde 2008'de Mükemmellikte 4 y›ld›z Yetkinlik belgesi alan ve 2007 y›l› Bursa Kalite Baflar› Ödülü'nü kazanan Aktafl Hava Süspansiyon Sistemleri, 2009'da Mükemmellikte 5 y›ld›z Yetkinlik belgesi alan Barem Pazar Araflt›rma ve Özel E¤itim Merkezi, 2008'de Mükemmellikte Kararl›l›k belgesi alan Beflsan Makarna G›da, Kamu Kategorisinde ise 2008'de Mükemmellikte 4 y›ld›z Yetkinlik belgesi alan Sakarya Üniversitesi, 2009'da Mükemmellikte 3 y›ld›z Yetkinlik belgesi alan Karabük Devlet Hastanesi, 2009'da Mükemmellikte 4 y›ld›z Yetkinlik belgesi alan ve Ege Bölgesi Kalite Baflar› Ödülü'nü kazanan Dokuz Eylül Üniversitesi ‹zmir Meslek Yüksekokulu ve Özel Kültür Fen Lisesi'dir. 2010 Ulusal Kalite Tak›m›m›z›, ülkemizde Toplam Kalite Y��netimi'nin bir yaflam biçimi olarak yayg›nlaflt›r›lmas›ndaki de¤erli katk›lar›, mükemmellik yolculu¤unun süreklili¤i ve kurumsal kültürün parças› olup modelin içsellefltirilmesi konusundaki gayretleri için kutluyor, kendilerine baflar›lar diliyorum.” K›sa bir süre sonra Kamu Kategorisinde finale kalan kurulufllara saha ziyaretleri yap›larak bu kurumlar›n kalite yolculu¤undaki baflar›lar› de¤erlendirilmeye bafllanacak. Cumhurbaflkan›m›z›n himayelerinde yap›lacak Kamu Kalite Sempozyumunda, UKÖ Kamu Kategorisinde ödüller May›s ay›nda sahiplerini bulacak. ‹flletmeler Kategorisi'ndeki ödülleri kazananlar ise Kas›m ay›nda belli olacak.

35


Enerjiyle birlikte Dünya'y› da tüketiyoruz ‹TÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisli¤i Bölüm Baflkan› Prof. Dr. Mikdat Kad›o¤lu, Türkiye'nin dünyada sera gaz› sal›m›n› en h›zl› artt›ran ülke oldu¤unu ve bunun önüne geçmek için sera gaz› sal›n›m›n› kontrol alt›na almak gerekti¤ini vurguluyor.

TÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisli¤i Bölüm Baflkan› Prof. Dr. Mikdat Kad›o¤lu, iklim de¤iflikli¤inin dünya var oldu¤undan beri gerçekleflti¤ini, ancak günümüzde iklimin geçmifltekinden bin kat daha h›zl› de¤iflti¤ini dile getiriyor. Küresel ›s›nma ve iklim de¤iflikli¤ine insanlar›n neden oldu¤unu söyleyen Prof. Dr. Kad›o¤lu, sanayi devrimiyle birlikte fosil yak›tlar›n kullan›lmaya baflland›¤›n›, bunun da atmosferdeki sera gaz›n› h›zla art›rd›¤›n› belirtiyor. Prof. Dr. Kad›o¤lu, “Sürekli tüketim halindeyiz. En çok da enerjiyi tüketiyoruz. Enerjiyle birlikte Dünya'y› da tüketiyoruz” diyor. Küresel ›s›nma ve iklim de¤iflikli¤inin bugünkü etkilerini anlat›r m›s›n›z? Dünya’da neler de¤ifliyor? ‹klim de¤iflikli¤i denilince, insanlar sadece s›cakl›k ve ya¤›fltaki de¤iflimi alg›l›yorlar. Oysa iklim de¤iflikli¤inin parametreleri çok daha farkl›. Dünyada iklim de¤iflikli¤inden tar›m, enerji, sa¤l›k ve ormanc›l›k gibi sektörler etkileniyor. Hava s›cakl›¤›n›n bir derece artmas› bu¤day rekoltesinde yüzde 10 düflüfle neden oluyor. Ormanlarda iklim de¤iflikli¤i, “dumans›z orman yang›n›” denilen a¤açlar›n böcekler taraf›ndan yenilmesine ve hastalanmas›na neden oluyor. Tar›mda, üzüm ba¤lar› bir ay önce hasat

36

ediliyor. Hayvanlar daha erken do¤um yap›yor ya da yumurtluyor. A¤açlar olmas› gerekti¤inden erken çiçek aç›p donarak, büyük bir tar›msal kayba neden oluyor. Su kaynaklar› zarar görüyor. Ya¤›fl rejiminde de farkl›l›klar ortaya ç›k›yor. Yazlar giderek daha s›cak hale geliyor. Sizce dünya küresel ›s›nmay› konuflmak ve önlem almak için geç kalmad› m›? Halk›n gündemiyle, bilim insanlar›n›n gündemi birbirinden farkl›. Küresel ›s›nma, uzun süredir bilim insanlar›n›n gündeminde. 1800'lerden itibaren iklim de¤iflikli¤iyle ilgili çal›flmalar yap›l›yor. 1980'lerden önce nükleer silahlanma yar›fl› vard›. Bir nükleer savafl›n ç›kaca¤›, dünyada nükleer bir k›fl yaflanaca¤› ve bütün atmosferin tozla kaplanaca¤› söyleniyordu. Silahs›zlanma ve nükleer silah›n azalt›lmas› anlaflmas› yap›ld›ktan sonra, dünyada nükleer k›fl senaryosu gündemden düfltü. Çevre konusu ön plana ç›kmaya bafllad›. Ama bu defa küresel ›s›nmaya müdahale etmede geç kald›k. Sera gaz› sal›m›n› durdursak bile, geçmiflte dedelerimizin yakt›¤› ateflten ç›kan karbon hala atmosferde duruyor. Çünkü karbonun atmosferdeki etkisi 200 y›l sürüyor. Ancak alaca¤›m›z tedbirlerle sera gaz› sal›m›n› azaltabiliriz.


Yeflil binalara yönelmeliyiz

Küresel ›s›nma ve sera gaz›n›n etkilerini azaltmak için ne tür önlemler alabiliriz? ‹ki flekilde tedbir alabiliriz. ‹lk olarak atmosfere ve çevreye verdi¤imiz zarar› azaltmam›z, ikinci olarak da uzun y›llar küresel ›s›nman›n etkisine maruz kalaca¤›m›z için onunla bafl etmek ad›na uyum sa¤lamam›z gerekiyor. Küresel ›s›nman›n zarar›n› azaltmak için atmosfere verdi¤imiz sera gaz›n› azaltacak faaliyetlerde bulunmal›y›z. Sera gaz›, karbondioksit, metan ve su buhar› gibi azot oksitlerin en büyük kayna¤› enerji sektörü. Enerji elde etmek için fosil yak›tlar› kullan›yoruz. Bu yak›tlar›n kullan›m›n› azaltmam›z gerekiyor. Bunun için de enerjide tasarruf etmeli ve evlerden bafllayarak temiz enerji kullanmal›y›z. Bu noktada yal›t›m çok önemli. Özellikle yaz›n serinlemek için klima kullan›yor ve çok enerji harc›yoruz. Klimayla serinlemenin sa¤l›kl› olmad›¤›n›, yal›t›m yapt›r›larak serinlenebilece¤ini herkese anlatmal›y›z. ‹kinci tedbir olarak söz etti¤imiz uyum için, uzun vadede iklim de¤iflikli¤inden daha az nas›l etkilenece¤imizi düflünmemiz gerekiyor. ‹klim de¤iflikli¤inin etkisini art›rmamak için do¤aya zarar vermemeliyiz. ‹lerleyen y›llarda ya¤›fllar azalaca¤› için ya¤an ya¤murdan daha fazla yararlanmam›z gerekiyor. Küresel iklim de¤iflikli¤inden en fazla Türkiye'nin etkilenece¤i söyleniyor. Neden? Çünkü Türkiye 36-42 derece enleminde yer al›yor. 30 dereceye yak›n olsayd›k çölde yaflayacakt›k. 60 derece yukar›da olsayd›k, ülkemiz sürekli ya¤›fl alacakt›.

Prof. Dr. Mikdat Kad›o¤lu ‹TÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisli¤i Bölüm Baflkan›

Türkiye yar› kurak bir ülke. Su seviyesinin yar›dan alta düflmesi sorunlara neden olur. Türkiye gittikçe kuraklafl›yor. ‹leride M›s›r, Libya ve Suriye ülkelerindeki iklimi yaflayabiliriz. S›cakl›k artt›kça ya¤›fllar azalacak. ‹klim de¤iflikli¤inden etkilenecek olmam›z da bundan kaynaklan›yor. Ya¤›fl ve su seviyemiz çok kritik seviyede. Küresel ›s›nma ve iklim de¤iflikli¤i konusunda önlemler almak için toplumda kime, ne tür görevler düflüyor? Çal›flmalara önce bireylerden bafllamak gerekiyor. Türkiye'de halk›n gündemine almad›¤› bir konuyu, politikac›lar da gündeme alm›yorlar. Bireyler üzerlerine düflen görevi yapmal›lar. “Ben yapsam ne de¤iflir ki” dememeliler. Bunun için de yaflam tarz›m›z› de¤ifltirmemiz gerekiyor. Su ve enerji gibi tüketime yönelik alanlarda, tasurrufu bir yaflam tarz› haline getirmeliyiz. Bu konuda yerel yönetimlere büyük görevler düflüyor. Kendi beldeleri ve ilçelerini iklim de¤iflikli¤ine göre haz›rlamalar› gerekiyor. Öncelikle kendi binalar›nda ve ruhsat verdikleri binalarda enerji tasarruflu ürünler ve yal›t›m malzemeleri kullanmaya özen göstermeliler.




E⁄‹T‹M

KalDer - Borusan iflbirli¤i ile: “Yal›n 6 Sigma - Fark›ndal›k” e¤itimi Borusan iflbirli¤i ile “Yal›n 6 Sigma - Fark›ndal›k” e¤itimi KalDer e¤itim portföyüne eklendi.

M

ükemmellik kültürünü yaflam biçimine dönüfltürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katk›da bulunmak KalDer'in misyonlar›ndan biri ve bu amaç do¤rultusunda yarat›lan ortamlar içinde "E¤itim" de önemli bir rol oynuyor. ‹flte bu e¤itimlere bir yenisi daha eklendi. “Yal›n 6 Sigma - Fark›ndal›k” e¤itimleri Borusan Akademi ile yap›lan iflbirli¤i sonucunda KalDer portföyüne eklendi. Borusan Grubu yaln›z Türkiye'de de¤il, yurtd›fl›nda da Yal›n 6 Sigma uygulamas›nda bir baflar› öyküsünün yarat›c›s› olarak tan›n›yor. Bu anlamda, Borusan'›n deneyimleri bugüne kadar çeflitli ortamlarda, özel sektör kurulufllar›, üniversiteler, ö¤renciler, sivil toplum kurulufllar› ile paylafl›ld›. Bu program, Yal›n 6 Sigma'y› bir kültürel dönüflüm ve mükemmellik arac› olarak kullanan Borusan ile Mükemmellik kültürünün yayg›nlaflt›r›l›p içsellefltirilmesini misyon edinmifl KalDer'in ortak vizyonlar› çerçevesinde hayata geçirildi. Bu iflbirli¤i ile Borusan'›n Yal›n 6 Sigma deneyiminin, KalDer arac›l›¤› ile daha aç›k, sistematik ve kolay eriflilebilir

38

flekilde ilgilenenler ile buluflturulmas› hedefleniyor. E¤itimde Yal›n 6 Sigma'n›n temel kavramlar›, metodolojik proje yap›fl yaklafl›m›, Yal›n 6 Sigma'daki roller ve sorumluluklar, kültürel dönüflüm için kritik baflar› faktörleri ve bunlarla ilgili Borusan deneyimi kat›l›mc›lar ile paylafl›l›yor.

Hedef kitle Yal›n 6 Sigma'yla ilgili genel bilgi sahibi olmak isteyen, Yal›n 6 Sigma'y› kuruluflunda bafllatmak isteyen veya program› uygulamakta olup farkl› bir perspektiften bilgi, fikir ve deneyim duymak isteyen kat›l›mc›lar için e¤itimin son derece yararl› olaca¤› öngörülüyor. Borusan'›n 2002 y›l›ndan bu yana Yal›n 6 Sigma yönteminin uygulanmas› ile kazand›¤› deneyimlerini paylafl›laca¤› Fark›ndal›k e¤itimine, üretim ve hizmet kesimlerinden, üst ve orta kademe yöneticiler ve uzmanlar›n kat›lmas› hedefleniyor. Borusan Holding Yal›n 6 Sigma Program› Yöneticisi Tevfik Durmuflo¤lu taraf›ndan tasarlanan bu e¤itim 2 ayda bir tekrarlanacak. E¤itime kat›lmak isteyenler http://egitim.kalder.org adresinden ön kay›t yapt›rabilecekler.


KalDer - Genel Kat›l›ma Aç›k E¤itimlerinden baz›lar› ‹stanbul Merkez Yal›n 6 Sigma Fark›ndal›k E¤itimi (12 May›s 2010) E¤itimin amac›, Yal›n 6 Sigma felsefesini tan›tmak, hem bir süreç iyilefltirme/yaratma arac›, hem de bir yönetim felsefesi olarak modern ifl hayat›nda nas›l kullan›labilece¤i konusunda fikir vermek, Borusan Grubu'nun de¤iflim yönetimi deneyimlerini paylaflmakt›r. K›yaslama E¤itimi (14 - 15 May›s 2010) K›yaslama sürecinin sistematik bir flekilde yap›labilmesi için gerekli ad›mlar›n aç›klanmas› hedeflenmektedir. Süreç Olgunluk Seviyesi Araçlar› (SOS) E¤itimi (28 - 29 May›s 2010) Bu seminerin hedefi, SOS araçlar›n› kurulufllar›nda tan›tmak ve uygulamaya koymak isteyecek kat›l›mc›lara tasar›m mant›¤›n›, de¤erlendirmelerin nas›l kan›tlarla desteklenece¤ini, bulgular›n raporlanaca¤›n› ve süreçlerin ileri seviyelere yükselmesi için kuruluflun stratejik hedefleri do¤rultusunda öncelikli eylemlerin nas›l belirlenece¤ini aktarmakt›r.

Ankara fiubesi ISO 9001: 2008 Kurulufl ‹çi Kalite Denetçisi (29 - 30 Nisan - 1 May›s 2010) E¤itimde; hizmet, hammadde, yar› mamul al›nan tedarikçi kurulufllar ile fason ifller yapan tedarikçilerin, ba¤lant› yap›lmadan önce kalite sistemi aç›s›ndan de¤erlendirilmesi ve sözleflmeden sonra da periyodik olarak denetlemesi ve performans›n›n izlenmesi için modeller tan›t›lmaktad›r. Müflteri Memnuniyetinin Etkili Yönetimi ifl süreçleri ile iliflkilendirilmesi (7 - 8 May›s 2010) Müflteri Memnuniyeti Yönetimi; bir kuruluflun pazar araflt›rma, tasar›m, üretim, tan›t›m, sat›fl ve sat›fl sonras› hizmetler gibi ana süreçlerle birlikte di¤er birçok destek sürecinin de müflteri beklentilerini karfl›layacak flekilde yap›land›r›lmas›; her aflamada en iyinin ve mükemmelin hedeflenmesidir.

Bursa fiubesi De¤er Ak›fl› Haritalama ve Planlama Çal›fltay› (30 Nisan 2010) VSM (Value Stream Mapping) & VSP (Value Stream Planning) konusunda genel bir bak›fl aç›s› kazanmak hedeflenmektedir. Tak›mdafll›k (14 May›s 2010) Kat›l›mc›lar›n iletiflim, tak›m kurma, gelifltirme ve yarat›c›l›k konular›ndaki bilgilerini ve becerilerini gelifltirmeye keskinlefltirmeye, yeni ve daha etkili al›flkanl›klar oluflturmalar› için cesaretlendirmeye çal›fl›lacakt›r. Verimlilik Ölçme ve De¤erlendirme Çal›fltay› (28 May›s 2010) Bütün iyilefltirme çal›flt›rmalar›n›n temel altyap›s› olan verimlilik bak›fl aç›s›n› kazand›rmak ve tekniklerini anlatmakt›r.

‹zmir fiubesi Ekonomik Kriz Ortam›nda ‹K Yönetimi: Alternatif Stratejiler & Uygulamalar (21 - 22 Nisan 2010) Etkin kriz yönetiminde kriz risklerine karfl›, h›zl› flekilde hareket etmeyi, kolektif bir savunma aksiyonu gelifltirmeyi ve rollerin yeniden tan›mlanmas›n› amaçlamaktad›r.

Genel Kat›l›ma Aç›k Güncel E¤itim Program›m›z için www.kalder.org adresini ziyaret edebilirsiniz.


ULUSAL KAL‹TE HAREKET‹

Sa¤l›k için “Önce Kalite” Selda Alemdar Dinçer Difl Dostu Derne¤i Genel Sekreteri

KalDer'in 2008'den bu yana üyesi olan Difl Dostu Derne¤i kendi sektöründe kalite anlay›fl›n›n yayg›nlaflmas› için öncülük ediyor.

M

erkezi ‹sviçre'de bulunan ve temelleri 1982'ye kadar uzanan Toothfriendly International'›n Türkiye'deki kardefl kuruluflu olan Difl Dostu Derne¤i sektöründe kalite çal›flmalar›n›n öncülü¤ünü 2005 y›l›ndan bu yana sürdürüyor. 1997'den bu yana Türkiye'de faaliyetlerini sürdüren örgütlenmenin misyonu, her meslekten gönüllüleri e¤iterek difl çürüklerinin yayg›nlaflmas›n› durdurmak ve önlemek. Difl Dostu Logosu uluslararas› kabul edilmifl bir logo olmas› nedeniyle, bu faaliyetleri destekleyen firmalar›n ve 2010 y›l› itibariyle Difl Hekimleri'nin kulland›¤› bir Kalite markas› olarak karfl›m›za ç›k›yor. Kalite yolculu¤u kapsam›nda görüfltü¤ümüz Difl Dostu Derne¤i Genel Sekreteri Selda Alemdar Dinçer, KalDer'den gelen Ulusal Kalite Hareketi'ne kat›lma fikrini tereddütsüz kabul ettiklerini belirterek UKH'ye kat›lmadan öncesi için “Kalite ve güven bize çok yabanc› bir kavram de¤ildi” diyor. Kalite faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Difl Dostu Logosu öncelikle, üzerinde bulundu¤u ürünlerin Üniversite taraf›ndan test edilmifl oldu¤unu ve a¤›z ve difl

40


sa¤l›¤›m›za zarar vermedi¤ini gösterir. Okuma ve yazma bilmeyen çocuklar›n bile çok çabuk alg›layabildi¤i bu logonun Türkiye'de bir kalite markas› olarak yayg›nlaflt›r›lmas›na çal›fl›yoruz. fiu anda 79'dan fazla ülkede bu marka kullan›l›yor. Ülkemizde ise Cadbury, Ülker, Banat gibi firmalar bu logoyu kullan›yor ve derne¤imizin sosyal sorumluluk projelerine destek veriyor. fiu anda 150 kadar üyesi bulunan derne¤imiz, 2008'de Türkiye Kalite Derne¤i'nin üyesi oldu ve bir y›l sonra UKH anlaflmas›na imza att›. Amac›m›z, derne¤imiz yönetiminin ve buna ek olarak içinde bulunan difl hekimi üyelerinin kalite anlay›fl›n› benimsemeleri, ö¤renmeleri ve uygulamalar›d›r. Bu nedenle, son üç y›ldan bu yana üzerinde çal›flt›¤›m›z A¤›z ve Difl Sa¤l›¤› kliniklerinin Difl Dostu Kriterlerini uygulayarak Difl Dostu Klinik unvan› alabilmesi için ISO 9001:2008 yönetim sistemine uygun olarak bir kalite sistemi gelifltirdik. 2010 y›l› itibariyle projemizin duyurulmas›na bafllayaca¤›z. Ulusal Kalite Hareketi'ne kat›lma fikri nas›l do¤du? Fikir asl›nda KalDer'den geldi, biz de tereddütsüz kabul ettik. Zaten Difl Dostu logosu kaliteyi ve güveni temsil ediyor. Bize çok yabanc› bir kavram de¤ildi. Ama UKH'ye kat›ld›ktan sonra derne¤imiz de¤iflim sürecine girdi. Sonras›nda da klinikler için bir yönetim sistemi oluflturmam›z gerekti¤i bilincine vard›k. Ard›ndan harekete geçtik. Kalite yolculu¤unda geçirdi¤iniz evreleri ve kaydedilen aflamalar› anlat›r m›s›n›z? fiu anda UHK hareketinde çok yeniyiz. Difl hekimli¤i kliniklerinde kaliteyi yayg›nlaflt›rmak bizim için önemli. Bununla yapmak istedi¤imiz Avrupa Birli¤i kriterleri gere¤ince tüketiciyi korumak. Türkiye'de 20 bin difl hekimi var. Tüm muayenehane ve kliniklere “Koruyucu Hekimlik” ve “Hijyen” kriterlerini sokmay› hedefliyoruz. Sistemin içinde olan Difl Hekimleri bu anlamda çok büyük bir fark›ndal›k yaratacaklar. KalDer'in çal›flmalar›n› nas›l buluyorsunuz? KalDer firmalara çok güzel destekler veren bir dernek. Ayr›ca ekibi de çok bilgili, her türlü soruya cevap bulabiliyoruz. Bizim de KalDer'e

a¤›z ve difl sa¤l›¤› konusunda edindi¤imiz bilgiyi sunmak ve paylaflmak üzere bir misyonumuz oldu¤unu düflünüyorum. Biz bir ekip olduk, flimdi ise görevimizi bunu herkese duyurmak. Ülkemizde kalite anlay›fl›n›n geliflmesi için verece¤iniz tavsiyeler var m›? Bu konuda tüketiciyi bilgilendirmek için çal›flmalar yap›lmal›. Firmalar, kalite çal›flmalar›nda epeyce mesafe kat ettiler, ancak tüketici bunlardan haberdar olmal› ki, bu firmalar›n de¤erini fark etsinler ve bu firmalar›n ürünlerini seçsinler. Sektörünüzdeki kalite anlay›fl›n›n geliflmesi için neler yap›lmas› gerekti¤ini düflünüyorsunuz? Mutlaka e¤itim gerekiyor. Dernek olarak bizim Difl Dostu Klinik projesi ile hedefimiz tüketiciyi bilinçlendirmek ve onlar› difl hekimlerinden güvenli hizmet almas›n› talep etmelerini sa¤lamak. Biz dernek olarak, sürekli e¤itimler veriyoruz. Bundan sonra tüketiciye ve difl hekimlerine daha sistematik e¤itimlerimiz olacak. Bu konuda KalDer'in deste¤ini bekliyoruz.

Difl Dostu Klinik projenizin hedefi nedir? A¤›z ve difl sa¤l›¤› olmazsa olmaz sa¤l›k kriterimiz asl›nda. Hiç kimse difl hekimine gitti¤i zaman Hepatit, Aids gibi kandan bulaflan hastal›klar› kapmak istemez. Kimse boflu bofluna diflinin çekilmesini istemez. Difl Dostu Klinik projesi KalDer'in de Sa¤l›kta kaliteyi gelifltirme hedefine uygun olan bir proje. Bu proje ile sa¤l›k için derne¤imiz ve KalDer bir ad›m daha atm›fl olacak. Üniversiteler ve ilgili kurulufllar da bu projede beraber çal›flaca¤›m›z paydafllar›m›z. Bu anlay›fl› bize kazand›rd›¤› için KalDer'e teflekkür ederiz.

41


SANAT

Müzikle dolu 40 y›l

Erol Evgin, bu y›l 40. sanat y›l›n› kutluyor. Müzisyen olarak tan›d›¤›m›z Evgin, müzi¤in yan›nda resim, mimarl›k ve tiyatro gibi sanat›n farkl› alanlar›yla da iç içe yaflad›. Ancak y›llar Evgin'in enerjisinden hiçbir fley kaybettirmedi.

E

rol Evgin, Türk Pop Müzi¤i'ne kazand›rd›¤› birbirinden güzel flark›lar›n yan›nda, alçak gönüllülü¤ü ve beyefendili¤iyle de insanlar›n gönlünde yer etmifl bir sanatç›. Müzik tutkusu Evgin'in içine küçük yafllarda girmifl. Ailesi onu müzik yolunda desteklemifl, ancak bir meslek edinmesi flart›yla… Evgin ailesini dinlemifl ve mimarl›k okumufl. Ama içinde bir yerlerde hep müzik varm›fl. Caddebostan Gazinosu'ndaki yar›flmada “Ses Kral›” seçilmifl. ‹lk 45'li¤ini ise 1969'da dinleyiciyle buluflturmufl. Evgin, uzun y›llar çal›flt›¤› Çi¤dem Talu ve Melih Kibar ile birlikte, bugün klasikleflen flark›lara imza att›. ‹flte Öyle Bir fiey, Sevdan Olmasa, Bir De Bana Sor, Evgin'in hala büyük keyifle dinledi¤imiz flark›lar›ndan sadece birkaç›.

araya getirdi. Evgin, “Resim yaparken büyülü bir yolculu¤a ç›k›yorsunuz. Resim yapmak meditasyon etkisi yarat›yor. Müzik eflli¤inde resim yap›yorum ve saatlerin nas›l geçti¤ini fark etmiyorum” diyor.

Evgin, müzi¤in yan› s›ra uzun y›llar kendisi gibi mimar olan efliyle birlikte mimarl›k çal›flmalar›n› sürdürdü. Ancak son yaflad›¤›m›z ekonomik krizle birlikte mimarl›¤a nokta koymaya karar verdi. 2001'den itibaren befl y›l boyunca Mahir Güven'den resim dersleri alan Evgin, resimlerini “Miras” isimli sergide bir

Mimarl›k e¤itimi alman›z›n müzi¤e katk›s› oldu mu? Evet oldu. Çünkü müzikle, mimarl›k birbirine çok yank› sanatlar. Mimarl›k e¤itiminin temelinde, temel sanat e¤itimi yatar. Sanat ve esteti¤in kurallar›, sanat›n sorgulanmas›d›r. Mimarl›kta da sorgulama vard›r. Neyi, neden yapt›¤›n›z› sorgulars›n›z. O y›llarda

42

Evgin'i son olarak sunuculu¤unu yapt›¤› “Bir fiark›s›n Sen” isimli televizyon program›nda izledik. Evgin program›n hem izlenme rekorlar› k›rmas›n›n hem de çok elefltirilmesinin nedenini, “Meyve veren a¤aç tafllan›r” fleklinde aç›kl›yor. En son yay›nlad›¤›, “‹flte Öyle Bir fiey” ve “Tüm Bir Yaflam” isimli iki albümünde unutulmayan flark›lar›na yeren sanatç› ile müzikten resme, mimarl›ktan programc›l›¤a kadar pek çok konuda keyifli bir sohbet gerçeklefltirdik.


mimarl›k e¤itimindeki sanat› sorgulamadan gelen sistematik anlay›fl›yla, müzikte do¤ru fleyler yapt›¤›m› düflünüyorum. Mimarl›kta, objektif fonksiyonlar, yani ifllevsellik vard›r. Müzikte de ayn› kural geçerlidir.

“Armut dibine düfltü” Bu mesle¤e 40 y›l vermek, yani bir ömür vermek nas›l bir duygu? 40 y›l çok uzun bir zaman. Çok flansl› oldu¤umu düflünüyorum. Bugüne kadar sa¤l›kl› bir yaflam›m oldu. Her fley yolunda gitti. ‹nsan hayatta sevdi¤i ifli yapt›¤› sürece, ne kadar uzun y›llar çal›fl›rsa çal›fls›n yorulmaz. Her zaman çal›fl›rken e¤lenir ve keyif al›rs›n›z. Ben de çocuklar›ma, “Sevdi¤iniz ifli yap›n” diye ö¤ütlüyorum. 1969'da ilk 45'lik pla¤›m› ç›kartt›m. Onun öncesinde amatör olarak müzikle ilgileniyordum. Türk Pop Müzi¤i'ne 40 y›l hizmet etmeye, güzel flark›lar yapmaya çal›flt›m. Sevdi¤im ifli yapt›m. Ben, Pop Müzi¤in emekleme döneminde flark› söylemeye bafllad›m, onunla birlikte gelifltim ve büyüdüm. Bu da büyük bir flans. O¤lunuz da sizin gibi sanatç›. O¤lunuzu müzi¤e siz mi yönlendirdiniz? O¤lumu müzi¤e ben yönlendirmedim. O beni görerek müzi¤e yönlendi. “Armut dibine düfler” diye bir söz vard›r. K›z›m mimar, o¤lum ise müzisyen oldu. Ama o¤lum ayn› zamanda radyo televizyon yay›nc›l›¤› üzerine e¤itim ald›. Yaln›z sahne sanatç›s› de¤il, iflin mutfa¤›nda da çal›fl›yor. Bir stüdyosu var, o stüdyoda dizi ve film müzikleri, beste ve düzenlemeler yap›yor. O¤lumdan beste al›yorum. Birlikte konserler veriyoruz. 1980'li y›llarda Hisseli Harikalar Kumpanyas›'nda oynad›¤›n›z dönemi anlat›r m›s›n›z? O dönemde konser gelene¤i yoktu, alaturka gazinolar vard›. Pop Müzik sanatç›lar› gazinolarda çal›fl›r ve Anadolu turnelerine ç›kard›. 40 günde 80 konser verirdik. Turneye otobüsle giderdik. Çok a¤›r ve yo¤un bir maratondu. O dönemde Maksim Gazinosu'nda flark› söylüyordum. Bir gün Egemen Bostanc› gazinoya geldi. Bir müzikalde benimle çal›flmak istedi¤ini söyledi ve “Yedi Kocal› Hürmüz” oyununu izlemeye davet etti. Ben de izlemeye gittim, çok güzeldi. Genelde aileler vard› ve büyük bir coflkuyla izliyorlard›. Ben de bu müzikalde oynamay› kabul ettim. Müzikal çok sevildi, iki y›l boyunca sahnelendi. Müzikali bir milyona yak›n insan izledi. Bu, bugün bile k›r›lmam›fl bir rekordur. 25 y›l sonra müzikal tekrar sahnelendi, ayn› rolü oynad›m.

Y›llar sonra ayn› rolü oynamak nas›l bir duygu? Çok güzel bir duygu. 25 y›l önce bizi izlemeye gelen k›z çocuklar›, bugün anne olarak çocuklar›yla birlikte bizi izlemeye geldiler. fiark›lar› ezbere biliyorlard›, birlikte söyledik. Müzikalde flark›lar çok önemlidir. Müzikalin baflar›s›, bir anlamda flark›lar›n baflar›s›na ba¤l›d›r. Resim çal›flmalar›n›zdan bahsedelim biraz da… Nas›l bafllad›n›z? Eserlerinizde vermek istedi¤iniz bir mesaj var m›? Mimar Sinan Üniversitesi'nde Neflet Günal ve Devrim Erbil resim ö¤retmenlerimdi. 2001 krizinden sonra Mahir Güven'den befl y›l boyunca resim dersleri ald›m. Resim yapmay› çok seviyorum. Resmi, mimarl›kla buluflturdum. “Miras” isimli bir de sergi açt›m. Sergide bu topraklardaki kültürel miras› konu edindim. Binlerce y›ld›r gururlu ve vakur bir flekilde ayakta duran Topkap› Saray› ve Ayasofya gibi büyük eserleri resmettim. Resimlerimle insanlara, “Acaba bu eserlere lay›k m›y›z?” sorusunu sordurtmak istedim. Ayasofya, bin 400 y›ll›k bir eser. Dünyada bu özelliklere sahip, bu kadar uzun y›llar ayakta kalan tek yap›. Y›lbafl›nda bütün dünyada belli yerlerde canl› yay›nlar yap›l›r. Bizde de Sultanahmet Meydan› ve Ayasofya'da, bütün dinlerin bir araya geldi¤i kutlamalar yap›labilir. Bütün dinlerin ‹stanbul'da mabetleri var. ‹stanbul'un, bir hoflgörü flehri oldu¤unu göstermemiz gerekiyor. “Bir fiark›s›n Sen” isimli program› sunmaya nas›l karar verdiniz? Befl y›ld›r yo¤un flekilde konserler veriyorum. Televizyonda da program yapmak istiyordum. Çünkü televizyona ç›kmay›nca insanlar, “Erol Bey ortada yoksunuz” diyorlar. Birçok teklif geldi. Ama hiçbir program format›n› be¤enmedim. Her fleyden önce yar›flma programlar›ndaki jürili¤e karfl›y›m. Yar›flmac›lar› azarl›yorlar, birbirleriyle tart›fl›yorlar. Ben tart›flmay› sevmiyorum, özellikle de televizyonda hiç sevmiyorum. Bu program›n format›n› duydu¤umda çok heyecanland›m ve çok be¤endim. ‹talya'da Odeon Tiyatrosu'nda program yap›l›yordu. Ayn› mekan yarat›larak ayn› format uyguland›. Sizce program neden çok sevildi ve ayn› zamanda çok elefltirildi? Program çok baflar›l› oldu¤u için elefltirildi. Çünkü Türkiye'de, meyve veren a¤aç tafllan›r. Bir fiark›s›n Sen, sorumlulu¤u olan bir program ve bizden sonra Portekiz ve Fransa'da da yay›nlanmaya bafllad›. Türkiye'de program› izleyen baz› insanlar, “Çocuklar istismar ediliyor” diye ayakland›lar. Bu, elefltiriyi bizim

43


SANAT

program›m›z için söylemek do¤ru de¤il. Çünkü Türkiye'de ilkokulu baflar›yla bitirmifl çocuklar› kolej s›navlar›na haz›rl›yorlar. Bu stresi çocuklara ilkokul birinci s›n›ftan itibaren yaflat›yorlar. Çocuklar as›l dershanelerde istismar ediliyor. Programda çocuklar geçmifl 50 y›l›n flark›lar›n› söylüyorlar. Geçmiflle

diye soruyorum. “Allah bize yetenek vermifl. Ne yapal›m?” diyorlar.

gelece¤i buluflturan ›fl›kl› köprüleri kuruyoruz. Bunda ne kötülük olabilir ki? Çocuklar›n büyüklere özendiklerini söylüyorlar. Çocuklar her zaman büyüklere özenirler. Örne¤in, çocuklar annelerinin topuklu ayakkab›lar›n› giyerler, makyaj malzemelerini kullanmak isterler. Çünkü bir an önce büyümek isterler. Çocuklar›n programda giydikleri k›yafetleri elefltiriyorlar. O k›yafetleri çocuk butiklerinden ald›k. Dü¤ünlere gitti¤inizde de çocuklar› ayn› k›yafetlerle görürsünüz. Programda çocuklar içlerinden geldi¤i gibi dans ediyorlard›. Biz onlara dans ö¤retmedik. Dans etmelerine engel olursak, o zaman s›cakl›k ve samimiyeti koruyamay›z. Çocuklara, “Ne kadar güzel flark› söylüyorsunuz. Bunun s›rr› ne?”

Spor yap›yorum. Düzenli uyumaya özen gösteriyorum. Hayat›m boyunca hiç sigara içmedim. Genç ve sa¤l›kl› görünmenin s›rr› insan›n ruhuna ve bedenine özen göstermesinde sakl›d›r. Sa¤l›kl› olmak, yaln›zca beden sa¤l›¤› anlam›na gelmez. Ruhunuzu da hofl tutman›z gerekiyor. Benim gereksiz ihtiraslar›m yoktur. Kimseye kin tutmam. Çocuklar hep mutludur. Çünkü hep bir fleylerle meflguldürler. Bir de yaflad›klar›n› unuturlar. Ben de hep ifllerimle meflgul oldum. Baflkalar›n›n yapt›klar›n› kafamda kuracak zaman›m olmad›. Empati kurdum, kendimi her zaman insanlar›n yerine koydum. ‹nsanlar› hiç suçlamad›m. Hep ileriye bakt›m.

Erol Evgin kimdir? ‹stanbul, Moda'da do¤an Evgin, ‹stanbul Erkek Lisesi'ni bitirdi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yüksek Mimarl›k Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre üniversite ö¤retim kadrosunda görev ald›. 1969'da, sözlerini kendi yazd›¤› “Sen” ve “Eski Günler” adl› bir single ile müzik dünyas›na girdi. 1976'da Türk Pop Müzi¤i'nde ilk kez kitlelerle kucaklaflan bir ekip çal›flmas›na Çi¤dem Talu ve Melih Kibar ile birlikte imza att›. “‹flte Öyle Bir fiey” (Alt›n Plak), “Sevdan Olmasa”, “Bir de Bana Sor”, “Etme Eyleme”, tam yedi y›l süren bu ekip çal›flmas›n›n baz› ürünleriydi. 19801984 y›llar› aras›nda, “Hisseli Harikalar Kumpanyas›” ve “fien Saz›n Bülbülleri” müzikallerinde rol ald›. Beyaz perdede ise “Meryem ve O¤ullar›”, “Renkli Dünya” ve “Bir ‹lkbahar Sabah›” adl› üç müzikal filmde baflrol oynad›. 1986'da efli Yüksek Mimar Emel Evgin ile birlikte mimarl›k bürosunu açt›. 1989'da sanatç› dostlar›yla birlikte POPSAV'› 20002003 y›llar› aras›, Kanal D ve Star TV'de “Bir Sevda Masal›” adl› program› haz›rlay›p sundu. Çi¤dem Talu ve Melih Kibar ile gerçeklefltirdi¤i 20 unutulmaz flark›y› Aral›k 2005'te “‹flte Öyle Bir fiey” albümüyle bir araya getirdi. Ayr›ca sekiz y›ld›r resim çal›flmalar› yapan sanatç›, 2005'te “Miras” adl› ilk kiflisel resim sergisini açt›. 100'ü aflk›n sanat ödülü sahibi olan sanatç›n›n, Yüksek ‹ç Mimar Elvan Evgin Sheehan ve Sanatç› Murat Evgin isimli iki çocu¤u var.

44

Herkes sizin genç görüntünüzü neye borçlu oldu¤unuzu merak ediyor. Bunun s›rr› nedir? Kendime iyi bak›yorum. Yediklerime dikkat ediyorum.


fiU UBE HABERLER‹ - ANKARA fi

‹nsan Kaynaklar› Kongresi 25 fiubat'ta gerçeklefltirildi KalDer Ankara fiubesi ‹nsan Kaynaklar› Kongresi'ni “Rengarenk” temas›yla düzenledi.

K

alDer Ankara fiubesi taraf›ndan 25 fiubat 2010 tarihinde, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde Rengarenk ana temas› ile ‹nsan Kaynaklar› Kongresi düzenlendi. Kongrede, ‹K konusunda çeflitli yöntemler ve uygulama örnekleri ile konuflmac›lar›n bilgi ve deneyimleri, kat›l›mc›lara aktar›ld›. Kongre etkinlikleri kapsam›nda, ilk üç gün çal›fltaylar yap›ld›, 25 fiubat Perflembe günü de befl oturumda kongre gerçeklefltirildi. Kongreye yaklafl›k 610 kiflilik kat›l›m sa¤land›. Kongre kapsam›nda; Çanakkale Savafl› Maketi Sergisi, Flamenko Dans Gösterisi ve 12 STK'n›n kat›ld›¤› Sivil Toplum Kurulufllar› Panay›r› gibi pek çok renkli etkinlik gerçeklefltirildi. Hayat Veren ‹K Uluslararas› Çal›flma Örgütü (ILO) Türkiye Temsilcisi Gülay Aslantepe'nin konuflmac› olarak kat›ld›¤›, yeflil renk ile temsil edilen “Hayat Veren ‹K” oturumunda, örgütün 1998'te yay›mlad›¤› deklarasyondan baz› maddeler ele al›nd›. Ayr›ca, Aslantepe, bu maddelerin Avrupa Birli¤i sürecinde temel olarak an›ld›¤›n› da de¤indi. Turuncu Oturum Oturum baflkanl›¤›n› Türk Telekom ‹fle Al›m, Ücretlendirme ve Yetenek Yönetimi Direktörü Savafl Usta'n›n yapt›¤›, verimlili¤in ve direncin rengi olan turuncu renk ile temsil edilen “Motivasyon ve Ödüllendirme” konulu oturuma ise Sabanc› Holding Kurumsal Yönetim Platformlar› Direktörü R›za Murat

Y›lmaz, Gürkaynak Yurttafll›k Enstitüsü Efl Baflkan› Prof. Dr. Mehmet Gürkaynak ve PwC Türkiye ‹K Hizmetleri Bölüm Yöneticisi Murat Demiro¤lu kat›ld›. Gürkaynak, motivasyonu, “bir fleyi isteme niyetinde olmak” tan›mlamas›yla aç›klad›. Ödüllendirmenin de bu anlamda çok önemli oldu¤unu söyleyen Gürkaynak, “Do¤an›n motivasyon denklemi flöyle der: Yafla ve yaflat. Ama bizler hakkaniyet, insaf gibi kavramlara yak›n de¤iliz. Bu yüzden yaflamaktan vazgeçerek ömrümüzü tüketmeyi tercih ediyoruz” ifadesine yer verdi. Alt›n Yaka Ödülleri Geçti¤imiz y›l düzenledikleri Alt›n Yaka Ödülleri'ndeki kategorileri anlatan R›za Murat Y›lmaz, yar›flmada toplamda 273 kifli, 15 flirketin yar›flt›¤›n› söyledi. Alt›n Yaka Ödülleri sayesinde, agresif, provakatif olabilmenin, tak›m çal›flmas›n› art›rman›n ve süreçleri fleffaflaflt›rman›n önemini bir kez daha anlad›klar›n› belirtti. Yapt›¤›n›z ‹flten Zevk Almal›s›n›z “Güven ve Ba¤l›l›k” konulu panelde konuflmac› olan, ‹zgören&Ak›n Yönetim Kurulu Baflkan› Ahmet fierif ‹zgören, sa¤lam karakterli ve güvenilir insana her fleyin ö¤retilebilece¤ini belirtti. Saz çalman›n kendisini hayata ba¤lad›¤›n› belirten Gazi Hüseyin Özlük ise Güneydo¤u'da gözlerini ve parmaklar›n›n bir k›sm›n› kaybettikten sonra da çabalayarak saz çalmaya devam etti¤ini söyledi. Beyaz Oturum: Ali Poyrazo¤lu Beyaz Oturum'da Renk Ahenk bafll›¤›yla kongrenin kapan›fl konuflmas›n› yapan Tiyatro Sanatç›s› Ali Poyrazo¤lu ise “‹nsan kaynaklar›n› çökerten, tedavisi bulunamam›fl hastal›k yabanc›laflmad›r. Öncelikle, size sizden haber vermeniz gerekiyor” dedi.

48


flu ube haberler‹ - BURSA fl

8. Kalite ve Baflar› Sempozyumu 16 - 17 Nisan’da Bursa’da KalDer Bursa fiubesi taraf›ndan sekizincisi 16-17 Nisan 2010 tarihlerinde gerçeklefltirilecek olan Kalite ve Baflar› Sempozyumu Bursa'da kat›l›mc›lar›yla bulufluyor.

T

oplam Kalite Yönetimi'nin yaflam›n her alan›nda uygulanmas›na yönelik genifl bir düflünce paylafl›m forumu oluflturmak amac›yla 2003 y›l›ndan bu yana her y›l de¤iflik bir tema çerçevesinde düzenlenen Kalite ve Baflar› Sempozyumu'nun sekizincisi 16-17 Nisan 2010 tarihlerinde De¤iflen Dünya Düzeni “Yeni iklim, Yeni Ekonomi, yeni Yaflam” temas› ile Bursa'da kat›l›mc›lar›yla buluflacak. Kalite ve Baflar› Sempozyumu; KalDer Bursa fiubesi ile Bursa Sanayicileri ve ‹fl Adamlar› Derne¤i (BUS‹AD) iflbirli¤inde; T.C. Bursa Valili¤i, Uluda¤ Üniversitesi ve AIESEC Bursa fiubesi destekleriyle geleneksel olarak düzenlenmektedir. Zengin ve sürekli yenilenen organizasyon yap›s›yla her y›l kat›l›mc› say›s› artan sempozyuma son olarak 2009 y›l›nda 3 bin 112 kifli kat›lm›flt›r. 8. Kalite ve Baflar› Sempozyumu, krizin etkisindeki küreselleflme, kal›c› enerji darl›¤›, do¤an›n insan eliyle tahribat› ve k›sa vadeli ihtiyaçlar›n› giderme e¤iliminde olan kitlelerin bask›s› alt›nda flekillenen dünya’da, sürdürülebilir kalk›nma kavram›n› tart›flmaya aç›yor. Sempozyum süresince 1 ana oturum, 8 paralel oturum, Yaflam Kalitesi Paneli, Bursa Kalite Ödülü töreni ve 8. Kalite ve Baflar› fuar› yer alacak. Sempozyum süresince bir karikatür sergisi aç›k olacak ve konuflmac›lar kitaplar›n› imzalayacak.

Sempozyumda yer alacak konuflmac›lar aras›nda TÜS‹AD Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kibar, CNN Turk D›fl Haberler Müdürü fiirin Payz›n, TÜRSAB Baflkan› Baflaran Ulusoy, Pricewaterhousecoopers (Pwc) Türkiye Baflkan› Cansen Baflaran Symes, Makine ‹malatç›lar Birli¤i Baflkan› Mustafa Dirin, Bilkent Üniversitesi, Uluslararas› Nano Teknoloji Merkezi Direktörü Prof. Dr. Salim Ç›rac›, Koleksiyon Contract&Office Genel Müdürü Koray Malhan, Fütüristler Derne¤i Baflkan›-M-Gen Gelecek Planlama Merkezi Genel Müdürü Ufuk Tarhan, Oyak Renult Genel Müdürü Tar›k Tunal›o¤lu, Tofafl Ceo'su Ali Pand›r, Sabanc› Holding Risk Yönetimi Direktörü Tamer Saka, MEB Talim Ve Terbiye Kurulu Baflkan Yard›mc›s› Dr. Vahap Özpolat, Hayat›m›z S›nav Kitab› Yazar›E¤itim Dan›flman› Cihat fiener, Bosch Genel Müdürü Hermann Butz, ‹DO Genel Müdürü Dr. Ahmet Paksoy bulunuyor. 2009 Bursa Kalite Ödülü sonuçlar› 17 Nisan'da aç›klan›yor 15 Eylül 2009'da bafllayan 2009 Bursa Kalite Ödülü'nün sonuçlar› 17 Nisan 2010 Cumartesi günü düzenlenecek törenle aç›klanacak. Farba, Bursa G›da Kontrol Ve Merkez Araflt›rma Enstitüsü, Makbule Atadan Anaokulu, Zübeyde Han›m K›z Meslek Lisesi'nin heyecanla sürdürdükleri örnek kalite yolculu¤u bu gecede taçlanacak.




flu ube haberler‹ - ‹zm‹r fl

Ege Bölgesi'nin beklenen sempozyumu bafll›yor...

T

ürkiye Kalite Derne¤i (KalDer) ‹zmir fiubesi'nin her y›l düzenledi¤i Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu, 05-06 May›s 2010 tarihlerinde Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde gerçekleflecek. Bu y›l on birincisi düzenlenen Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu “Sürdürülebilir Baflar›” ana temas›yla kat›l›mc›lar› ile bulufluyor. Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu 2 Özel 11 Paralel Oturumla Ege ifl dünyas›na ›fl›k tutacak Gelece¤i Yakalamak - ‹novasyon, ‹yi Uygulamalar (5S TPM, Alt› Sigma, EFQM), Baflar›da Ölçek Ne Kadar Önemli, Yönetici Yetifltiren Liderler Mutlu Çal›flanlar, ‹maj m›? ‹tibar m›?, G›da Sektöründe Sürdürülebilir Baflar›, Afetlerde Acil Sa¤l›k Hizmetleri ve Afete Haz›rl›k, Sa¤l›kta Dönüflüm Projesi ve ‹zmir oturumlar› bu y›l›n konular›n› oluflturuyor. Elbette her y›l sempozyumun merakla beklenen Yaflamda Kalite oturumu da çok özel konu¤unu ‹zmirliler ile buluflturacak. Yenilikçilik ve yarat›c›l›k bazl› farkl›l›k yaratmak gelece¤i yakalaman›n en önemli unsuru. M- GEN Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu Ufuk Tarhan bu oturumda yenilikçi ve yarat›c› düflünme konusunu bizlerle paylaflacak. ‹ngiltere'den önemli konuk St. Mary's College Müdürü Mrs. Marie Lindsay E¤itimde Sürdürülebilir Baflar›lar›n›n s›rlar›n› anlatacak. Sempozyumun ilgi çekecek bir di¤er oturumu da E¤itimde Sürdürülebilir Baflar› konusunda. Bu oturum için ‹ngiltere'den gelen St. Mary's College Müdürü Mrs. Marie Lindsay, IIP' nin kullan›m›, Avrupa Kalite Yönetim Vakf› Mükemmellik Modeli çat›s› alt›nda örgütsel geliflim ve standartlar›n yükseltilmesi konular› ve bunlara ba¤l› olarak E¤itimde Sürdürülebilir Baflar› konusunda aç›kla-

50

malarda bulunacak. Sempozyumun Baflar› ‹çin Ölçek Ne Kadar Önemli? Oturumu için çok önemli 3 isim bir araya geliyor. Bu oturumda Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, Özsüt Genel Müdürü Y›ld›r›m Çullu, Verde Ya¤ Besin Maddeleri Genel Müdürü Cemali K›rm›z›o¤lu baflar›l› flirketler için ölçe¤in önemini tart›flacaklar.Her y›l büyük ilgi uyand›ran ‹yi Uygulamalar oturumlar› da 11. Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu'nda yerini ald›. Kat›l›mc›lar 5S TPM, Alt› Sigma ve EFQM konular›nda Borusan, Kocaeli Sanayi Odas›, Rexam, Teknosa, Tetrapak, Eti gibi ödüllü kurulufllar›n bu konulardaki uygulamalar›n› birinci a¤›zlardan dinleme f›rsat› yakalayacaklar. Sempozyumun di¤er bir oturum konusu olan Yönetici Yetifltiren Liderler Mutlu Çal›flanlar oturumu çok önemli isimleri a¤›rl›yor. Unilever'in CEO'su ‹zzet Karaca ve DBE Davran›fl Bilimleri Enstitüsü Kurucu Baflkan› Emre Konuk bu konu hakk›ndaki görüfllerini ve güzel uygulama örneklerini kat›l›mc›lar ile paylaflacaklar.Toplum sa¤l›¤›n›n korunmas› ve g›da sektörünün sa¤l›kl› geliflebilmesi için G›da güvenli¤i vazgeçilmez bir ön koflul. G›da sektöründeki sürdürülebilir baflar›n›n anahtarlar›n› bu konunun en yetkili a¤›zlar›ndan biri olan G›da Güvenli¤i Derne¤i Yönetim Kurulu Baflkan› Samim Saner kat›l›mc›lara aktaracak. Sa¤l›k Sektörünün ilgisini çekecek 2 Oturum Sa¤l›k Bakanl›¤›'n›n da kat›l›mlar›yla Sa¤l›kta Dönüflüm Projesini ve bunun ‹zmir'deki Uygulama alanlar›n›n aktar›laca¤› Sa¤l›kta Dönüflüm Projesi ve ‹zmir Oturumu'na ‹zmir ‹l Sa¤l›k Müdürü Mehmet Özkan baflkanl›k yapacak. Sa¤l›k Bakanl›¤› Yatakl› Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Hasan Güler ve ‹zmir ‹l Sa¤l›k Müdür Yard›mc›s› Demet Hayali Y›ld›r›m'›nda konuflma olacaklar› oturuma sa¤l›k sektörünün yo¤un ilgisi bekleniyor. ‹zmir ‹l Sa¤l›k Müdürlü¤ü taraf›ndan benimsenen, Risk Yönetimi anlay›fl› do¤rultusunda


gerçeklefltirilen ve planlanan afete haz›rl›k çal›flmalar› konusunda bilgi verilecek olan Afetlerde Acil Sa¤l›k Hizmetleri ve Afete Haz›rl›k oturumunun da konuflmac›s› ‹zmir ‹l Sa¤l›k Müdür Yard›mc›s› Turhan Sofuo¤lu. KalDer üyeleri bu fuarda bulufluyor Her y›l sempozyum kapsam›nda düzenlenen Kalite Stand Alan›'n›n bu y›l yo¤unlukla KalDer'e üye olan kurulufllar›n kat›laca¤› “Üye Fuar›” olarak organize edilecek. Üye Fuar› 6 May›s 2010 tarihinde Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu kat›l›mc›lar›n›n ziyaretine aç›lacak. Stand alan›nda yerinizi almak için KalDer ‹zmir fiubesi ile irtibata geçebilirsiniz.

10 Gündem Çal›fltay› Beklenen MAS Çal›fltaylar› 5 May›s 2010 tarihinde Her y›l oldu¤u gibi bu y›lda sempozyumun ilk günü çal›fltaylara ayr›ld›. TPM - 5S, Baflar› ‹çin Etkili ‹letiflim, Kaizen (Sürekli ‹yilefltirme), Sunufl Atölyesi, Performans De¤erlendirme Sistemine Dayal› Ücretlendirme Modelleri ve Uygulamalar›, Tan›ma Taktir ve Ödüllendirme Yaklafl›m›, Çat›flma Yönetimi, De¤er Ak›fl Haritalama, SA 8000 (Sosyal Sorumluluk Standard›), TOYOTA'n›n DNA's› (Karfl›tl›klar ve Çeliflkiler Kültürü) konular›nda aç›lacak çal›fltaylar konusunda uzman moderatörler taraf›ndan yönetilecek. Türkiye Kalite Derne¤i ‹zmir fiubesi taraf›ndan 11 y›ld›r düzenlenen Yerel Kalite Ödülleri süreci bafllad›. Kazananlar, 6 May›s 2010 tarihinde düzenlenecek Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu'nda ilan edilecek. Rekor say›da baflvuru... 2010 y›l› Ege Bölgesi Kalite Ödülü'ne Kamu sektöründen Ege Genç ‹fladamlar› Derne¤i ve ‹zmir Mesleki E¤itim Merkezi baflvururken Y›l›n Baflar›l› Ekibi Ödülü'nde ise Denizli Çivril Devlet Hastanesi 2, Denizli Devlet Hastanesi 3, Denizli Servergazi Devlet Hastanesi 2, Denizli ‹l Sa¤l›k Müdürlü¤ü 1, Göztepe Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi 1, Hayes Lemmerz ‹nci Jant Alüminyum 2, Hayes Lemmerz ‹nci Jant Saç ‹flletmesi 1, Karfl›yaka A¤›z ve Difl Hastanesi 1, Petkim 2, Sek Süt 2 ve isminin aç›klanmas›n› istemeyen bir kurulufltan 3 ekip olmak üzere toplam 20 ekip yar›flacak. Rekor seviyede baflvurunun oldu¤u Y›l›n Baflar›l› Ekibi Ödül'ü bu y›l da geçti¤imiz y›l gibi ulusal çapta baflvurular› kabul etti. Kurulufllar ve ekipler özel e¤itim alacak de¤erlendiricilerin gönüllü olarak çal›flaca¤› üç buçuk ayl›k bir süre zarf›nda de¤erlendirilecekler. Masa bafl› de¤erlendirmelerinin tamamland›¤› süreçte saha ziyaretlerine bafllan›yor. Baflvuruda bulunan kurum ve kurulufllar›n ödülleri Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu'nda sahiplerini bulacak.

Taner Berksoy 10. Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu'nun özel konuklar› aras›ndayd›… Hüsnü Özye¤in Mükemmelli¤i Aray›fl Sempozyumu'nda ‹zmir'de do¤an ve çok baflar›l› bir e¤itim hayat›ndan sonra ifl dünyas›na at›lan ÖZYE⁄‹N, 1974-1977 tarihleri aras›nda Pamukbank T.A.fi. Yönetim Kurulu Üyesi, 1977-1984'de Pamukbank T.A.fi. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi, 1984-1987 tarihleri aras›nda Yap› ve Kredi Bankas› A.fi. Yönetim Kurulu Baflkan Vekili, Murahhas Üye ve Genel Müdür olarak görev yapt›. Yaflamda Kalite'nin özel konu¤u Altan Erkekli… Altan Erkekli, 1955 y›l›nda ‹stanbul'da do¤du. Lise ö¤renimini Kad›köy Maarif Koleji'nde, flimdiki ad›yla Kad›köy Anadolu Lisesi'nde tamamlad›. 1975'te Ankara Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde lisans e¤itimine bafllad›. Bu y›llarda profesyonel anlamda oyunculu¤a da bafllad›. Erkekli, üniversiteye bafllad›¤› y›l Ankara Sanat Tiyatrosu'na girdi. Altan Erkekli birçok televizyon dizisinde de rol ald›. Bunlar “Kurtulufl”, “Bir Demet Tiyatro”, “Havada Bulut”, “Bir ‹stanbul Masal›”, “Beyaz Gelincik”tir. Erkekli halen “Bahar Dallar›” isimli dizide rol al›yor. Sanatç›, 1982'de ve 1996'da Sanat Kurumu En ‹yi Erkek Oyuncu, 1997'de Altan Erbulak En ‹yi Erkek Oyuncu, 1998'de Tiyatro Elefltirmenleri En ‹yi Erkek Oyuncu, 2001'de Vizontele'deki rolüyle Antalya Film Festivali'nde En ‹yi Erkek Oyuncu, 2002 ‹smail Dümbüllü (‹nad›na Yaflamak adl› oyunla), 2003 Afife Jale En ‹yi Erkek Oyuncu (Bana Bir fieyhler Oluyor adl› oyunla) ve 2009'da Yeflilçam En iyi Yard›mc› Erkek Oyuncu Ödüllerini (O... Çocuklar› adl› filmle), ald›. Erkekli ayr›ca SERÇEV (Serebral Palsili - Beyin Felçli Çocuklar Derne¤i)'nin de Yönetim Kurulu Baflkan› ve Befliktafl Belediyesi Meclis Üyesidir.




SOKA⁄IN SES‹

Yaflam kalitesi deyince “Yaflam kalitesi” kifliden kifliye göre de¤iflen ve hatta farkl› alg›lamalar oluflturan bir kavram olarak karfl›m›za ç›k›yor. Kimileri için “para” kaliteli bir yaflam sürmenin olmazsa olmaz›... Kimileri için her fleyin bafl› sa¤l›k... Halk›m›za sorduk, ald›¤›m›z yan›tlar bizi flafl›rtmad›. Peki ya siz? Yaflam kalitesi deyince akl›n›za ilk önce ne geliyor?

Tamer Neidik - Emekli Yaflam kalitesi deyince akl›ma ilk olarak sa¤l›k geliyor. Sa¤l›kl› olmak için maddi durumumun iyi olmas› gerekiyor. Çünkü paras› olan rahat yaflar, rahat yaflayan›n stresi olmaz, stres olmazsa sa¤l›k problemi de olmaz.

Necmi K›l›ç - Özel güvenlik Yaflam kalitesini artt›rmak için önce e¤itimli olmak gerek. Çünkü çevre bilinci ancak e¤itimle olur. Do¤ay› korursak temiz bir çevreye sahip oluruz. Bu da yaflam kalitemizi artt›r›r.

Mediha Güney - Emekli Güzel hava, temiz su, güzel yönetilen bir ülkede yaflamak, gelece¤imizin güvence alt›nda oldu¤unu bilmek yaflam kalitemizi yükseltir. Örnek vermek gerekirse ‹ngiltere'deki kad›nlar›n yaflam kalitesinin yüksek oldu¤unu düflünüyorum. Onlar›n yerinde olmak isterdim.

Cumhur Kufl - Apartman Görevlisi Yaflam kalitesinin yüksek olmas› do¤rudan maddiyata ba¤l›d›r. Mutluluk için, sa¤l›k için, iyi beslenmek için ilk gereken fley parad›r. Maddi imkânlar k›s›tl›ysa az yaflars›n.

Harun Demiröz - Ö¤renci Sa¤l›kl› bir bedenimiz varsa yaflam kalitemizi artt›rabiliriz. Bunun için düzenli spor yapmak laz›m. Mesela ben tekvando yap›yorum. Ancak herkes düzenli spor yapam›yor, bu nedenle o insanlar›n kötü ve sa¤l›ks›z bir yaflam sürdüklerini düflünüyorum.

Müfit fiehirlio¤lu - Emlakç› Kaliteli bir yaflam sürebilmem için mümkün oldu¤u kadar iyi giyinmem, iyi g›da almam, iyi yerlerde bulunmam, iyi yerde yaflamam ve iyi davran›fllarda bulunmam gerekir diye düflünüyorum. ‹yi bir muhitte yaflamak da elbette yaflam kalitesini art›r›r.

52


akl›n›za ne geliyor? Tu¤çe fiahin - Lojistik Uzman› Yaflam kalitesi deyince akl›ma ilk olarak yaflad›¤›m flehrin olanaklar›ndan, sosyal faaliyetlerinden faydalanmak geliyor. Ard›ndan sa¤l›k gelir diye düflünüyorum. Zaten insan sosyalse ve huzurluysa sa¤l›kl› da olur. Bu biraz da kültürel bir durum asl›nda.

Büflra Öksüz - Ö¤renci Temiz çevre, GDO'suz do¤al g›dalar, sa¤l›kl› yaflam ve temelde iyi e¤itim yaflam kalitesini artt›r›r. Çünkü insanlar cahil oldukça yaflamlar› da kötü oluyor. Bu da yaflam kalitesini etkiliyor.

Aysun Yalç›n - Modelist - Yönetici Asistan› Yaflam kalitesi deyince akl›ma çok fley geliyor, çok kapsaml› bir konu. Sa¤l›kl› yaflam m›? Kültür mü? Medeniyet mi? Sosyal yaflam m›? Do¤a m›? Bir kere herkesin çal›flma güvencesinin olmas› laz›m. Herkes iyi bir yerde çal›flmak ister, ama günümüz flartlar›nda çok zor. Do¤a desen, bizler kendi ellerimizle onu katlettik... Böylesi bir ortamda yafl›yoruz, ama nas›l? Bence tesadüfen yafl›yoruz.

Ayflenur Güvenir - ‹letiflim Dan›flman› Kaliteli yaflam›n bence befl maddesi var. ‹lki güzel bir çevrede yaflamak, sonra iyi yaflamak, iyi yemek, iyi kitap okumak geliyor. Son olarak da iyi bilgiye eriflimin olmas› yaflam kalitesini artt›r›r.

Nükhet Parlaöz - Ev Han›m› Yaflam kalitesi deyince her fleyiyle gerçekten düzgün bir yaflant› geliyor akl›ma. Her fleyden önce içki ve sigara gibi zararl› al›flkanl›klardan uzak durmak gerekiyor. Sonra yediklerinize dikkat etmeniz laz›m, ama ben pek dikkat etmiyorum. Yine de seçiciyim. Ayr›ca yaflad›¤›n›z çevrenin de düzgün olmas› gerekir.

Deniz Biçer - Esnaf Yaflam kalitesi paran›n çoklu¤uyla do¤ru orant›l›d›r. Bence ideal kaliteli bir yaflam lüks anlay›fl›ndan geçiyor. Lüks araba, lüks ev, lüks mekanlar, lüks yazl›k…

53


YEN‹L‹KLER

Ericsson Türkiye Ar-Ge merkezi aç›ld› 100 y›l› aflk›n süredir Türkiye'ye yat›r›m yapan Ericsson, Ulaflt›rma Bakan› Binali Y›ld›r›m'›n kat›l›m›yla gerçekleflen törenle ‹stanbul'daki AR-GE Merkezi'ni açt›. Merkez iki farkl› lokasyonda, üç farkl› ofis alan›nda, kuruluflunun ilk senesinde 194 AR-GE Mühendisi ile hizmet verecek. Ericsson, ‹TÜ Ar›2 Teknopark yerleflkesinde yüzde 100 ifltiraki Bizitek firmas› ile ifl destek sistemleri oda¤›nda yeni yaz›l›m araflt›rma ve gelifltirme faaliyetleri üzerinde yo¤unlafl›rken, yine ayn› yerleflkede bulunan ve yüzde 50 Ericsson ifltiraki ST-Ericsson firmas› ise mobil platformlar için çip dizayn› üzerinde araflt›rma, gelifltirme faaliyetleri gerçeklefltiriyor. Bugün, ST-Ericsson bünyesinde yer alan laboratuarlarda tasarlanan çipler, dünyan›n en büyük befl cep telefonu üreticisinden 4'ünün mobil platformlar›n› ifllevsel k›l›yor. Ericsson ‹stanbul, Maslak yerleflkesindeki AR-GE laboratuarlar›nda, IP ortam›nda çal›flan küçük bir operatörün çekirdek flebeke ihtiyac›n› karfl›layacak ekipman; IPTV ve Mobil TV çal›flmalar›na iliflkin altyap› ve en yeni IMS çekirdek flebekesi bulunuyor. Laboratuar, Türkiye'deki tüm operatörlerin, akademik birimlerin ve yerel yaz›l›m gelifltiricilerin kullan›m›na aç›k olan Ericsson'un dünyadaki 3. IMS Merkezi'ni de içeriyor. Uygulama gelifltiricilere IMS tabanl› çözümlerini gerçek flebeke üzerinde test etme f›rsat› sunan IMS Merkezi, yerel yaz›l›mc›lar›n ihtiyaç duydu¤u teknik platformu sunmas› itibariyle Türkiye'de bir ilk.

TÜB‹SAD'tan dikkat çekici bir araflt›rma: Gelecek ‹çin Biliflim Türkiye'nin ilk KOB‹ biliflim araflt›rmas› olan ve TÜB‹SAD taraf›ndan Avea, Intel, Microsoft ve TT Net ve Türk Telekom'un katk›lar›yla gerçeklefltirilen Gelecek ‹çin Biliflim, KOB‹'lerin biliflim teknolojilerine bak›fl›yla ilgili çarp›c› bulgular› ortaya koydu. ‹nterpromedya araflt›rma flirketi taraf›ndan Türkiye çap›nda 25 ilde 1 ila 49 çal›flana sahip KOB‹'lerde toplam 1645 yönetici ile yap›lan görüflmelerle gerçeklefltirilen araflt›rma, KOB‹'lerin teknolojiden nas›l yararlanacaklar›n› bilmediklerini gösterdi. Araflt›rma kapsam›nda ifllerini yürütürken teknolojiye ne kadar ihtiyaç duyduklar› sorulan KOB‹ yöneticilerinin yüzde 37'si teknolojiye düzenli ihtiyaç duydu¤unu, yüzde 63'ü ise düzenli ihtiyaç duymad›¤›n› ifade etti. Teknolojiye ihtiyaç duydu¤unu söyleyen her üç yöneticiden biri de, ihtiyaç duymas›na ra¤men teknolojiyi nas›l kullanaca¤›n› bilmedi¤ini söylüyor. Araflt›rmaya göre Türkiye'de iflyerinde bilgisayar kullan›lan KOB‹'lerin yüzde 92'sinde internet eriflimi bulunuyor. ‹nternet eriflimi olan 1,5 milyon iflyerinde yaklafl›k 4 milyon kifli internet kullan›yor. Araflt›rmaya göre ülkemizde her dört KOB‹'den sadece birinin web sitesi bulunuyor. KOB‹'lerin yüzde 26's›, yani sadece dört KOB‹'den biri web sitesini sat›fl amaçl› yapt›¤›n› belirtiyor. Araflt›rmaya kat›lan KOB‹'lerin sadece yüzde 6's› eticaret yap›yor. KOB‹ yöneticilerinden web sitesi olmayanlar›n yüzde 26's› yapt›rmay› düflünürken, yüzde 74 gibi yüksek bir orandaki yöneticinin böyle bir plan› bulunmuyor.

Mayo Clinic ve IBM'den Beyin Anevrizmas› ata¤› Mayo Clinic, IBM'in iflbirli¤iyle, ABD'de en yayg›n ölüm nedenlerinden biri olan “beyin anevrizmas›”n›n erken teflhis edilmesine olanak sa¤layan bir yöntem gelifltirdi. Minnesota eyaletinin Rochester kentindeki Mayo Clinic tesislerinde IBM'in deste¤iyle kurulan “T›bbi Görüntüleme Biliflim ‹novasyon Merkezi'nde gelifltirilen bu yöntemle elde edilen verilerin do¤ruluk oran›n› yüzde 95'e ç›kar›ld›. Mayo araflt›rmac›lar›; “IBM WebSphere Process Server” üzerinden yürütülen bir algoritmadan yararlan›yor. Görüntüler “IBM DB2 for Linux” ve “Windows” veri hizmetinde depolan›rken, ifl ak›fl› mant›¤› “IBM System x” sunucular›nda ve IBM depolama sistemlerinde yürütülüyor. IBM, yüksek performansl› bilgiifllem konusundaki deneyimini sa¤l›k analizine uygulayarak, zaman ve verim s›n›rlamalar›n› ortadan kald›r›yor. Sistem, daha h›zl› teflhis için, anevrizma olas›l›klar›n› belirlemek üzere geliflmifl görüntüleme ve analizlerden yararlan›yor. Böylece, radyologlar›n beyin kanamas› veya nörolojik hasar oluflmadan hastal›¤› teflhis etmesine yard›mc› oluyor. Mayo Clinic, gelecekte ayn› yaklafl›m›n kanser veya vücudun di¤er k›s›mlar›ndaki damar anormalliklerinin tespiti gibi radyolojik teflhis testlerinde de kullan›labilece¤ini tahmin ediyor. IBM yetkilileri ise bundan sonra at›lacak ad›m›n, bulut bilgiifllemden yararlanarak bu yetene¤e daha genifl kapsaml› eriflim sa¤lanmas› olaca¤›n› belirtiyor.

54


Sony, 3D teknolojisinde Sony, Avrupa LCD TV pazar›na dinamizm katacak Full HD 3D BRAVIA® TV'leri ve evdeki sinema salonlar›n›, 3D baflta olmak üzere yeniden tan›mlayacak en yeni teknolojilerini Sony Avrupa Teknik Pazarlama K›demli Yöneticileri Guido Huebner ve Tim Page'in Türkiye ziyaretleri kapsam›nda gerçeklefltirilen toplant›da paylaflt›. Sony Eurasia A.fi. Teknik Pazarlama Müdürü Mete Emiro¤lu'nun ev sahipli¤ini yapt›¤› toplant›da, Sony'nin, Avrupa LCD TV ve ev e¤lence pazar›na dinamizm katacak olan 1080p Full HD 3D BRAVIA® TV'lerini, Haziran ay› itibariyle Türk tüketicisi ile buluflturaca¤› aç›kland›. Yeni BRAVIA® TV'lerin, Full HD 3D ile yaratt›¤› görüntü kalitesine ek olarak, sinema ekran›n›n güzelli¤ini ve detaylar›n› getirdi¤ini belirten Emiro¤lu, “Yeni Sony BRAVIA 3D TV'lerin sahip oldu¤u Image Blur Reduction (görüntü bulan›kl›¤›n› azaltma) ve Advanced Motionflow 200 Hz PRO teknolojisi sayesinde son derece düzgün, gerçekçi ve ak›c› hareketli görüntüler elde ediliyor” dedi. Bunu klasik 50 Hz'lik TV'lerden dört kat daha fazla performansla sa¤land›¤›n› belirten Mete, “TV'deki görüntülere gerçek sinema görüntüsü hissi vermek için ise yine Sony'ye ait olan yenilikçi LED arka ayd›nlatma teknolojisini kullan›yor” ifadesine yer verdi.

C‹SCO araflt›rmas›na göre bankac›l›¤› Y kufla¤› flekillendirecek Cisco'nun ‹nternet ‹fl Çözümleri Grubu taraf›ndan ABD'de bin 55 tüketici üzerinde, perakende bankac›l›k alan›nda gerçeklefltirilen araflt›rma, banka müflterilerinin finansal öncelikleri ve hizmet beklentileri ile video uygulamalar› ve etkileflimli iletiflim konular›ndaki tercihlerini ölçmek amac›n› tafl›yor. Araflt›rma sonucunda, son dönemde finansal kurumlar›n yaflad›¤› s›k›nt›lara ra¤men Y Kufla¤›'n›n önemli finansal kararlar al›rken bankalara güvendi¤i sonucu ortaya ç›kt›. Araflt›rmaya göre bankalar, 1980 ile 1922 y›llar› aras›nda do¤an ve Y Kufla¤› diye an›lan neslin ihtiyaçlar› do¤rultusunda ürün ve hizmetlerini gelifltirerek gelirlerini art›rma f›rsat› yakalayabilecekler. Y Kufla¤›'n›n video ve online araçlar gibi iletiflim teknolojilerini tercih etmeleriyle bankalar›n karlar› yüzde 10 artt›¤›, operasyonel giderlerin de düfltü¤ü görülüyor. Araflt›rman›n öne ç›kan sonuçlar›na göre Y Kufla¤›'n›n yüzde 50'sinden fazlas› web kameras›na sahip, yüzde 20'si YouTube'u günde birkaç kez ziyaret ediyor, yüzde 97'si mobil telefon kullan›yor ve yaklafl›k yüzde 40'› bir finansal dan›flmanla video arac›l›¤›yla görüflmeye s›cak bak›yor. Yap›lan araflt›rmaya göre Y kufla¤›, bir veya iki önceki neslin mensuplar›na k›yasla finansal konularda blog ya da forumlarda dört kat daha fazla görüfl belirtiyor, yüzde 40'› web tabanl› kiflisel finansal yönetim (PFM) araçlar› kullan›yor ve yüzde 33'ten fazlas›, bankalar› profesyonel dan›flmanl›k hizmetleri konusunda öncelikli kanallar› olarak görüyor.

CERN'de 10 milyon çarp›flma gerçekleflti, Dünya yerinde duruyor CERN'in Büyük Hadron Çarp›flt›r›c›s›nda beklenen felaket yaflanmad› ve atom alt› parçac›klar aras›nda, deneyin son aflamas›n›n yap›ld›¤› son 1 hafta içinde yaklafl›k olarak 10 milyon kez çarp›flma gerçeklefltirildi¤i ö¤renildi. 27 kilometrelik oval tünelde h›zland›r›larak, bugüne kadarki rekor düzeyde, 7 TeV enerjiyle, ›fl›k h›z›na yak›n bir h›zla yol al›rken çarp›flt›r›lan parçac›klar›n parçalanma anlar›n›n kayda al›nmas›nda da aflama kaydedildi¤i ö¤renildi. Önceki deneylerde çarp›flma anlar› saniyede 50 milyon kez görüntülenirken, deneyin bu safhas›nda bu say›, saniyede 100 milyona yükseltildi.

55


Gez‹ Foto¤raf ve Yaz›: Arzu Ad›yaman-Beyhan ‹slam

Bir masal gibi Bangkok-Vietnam-Kamboçya Bangkok-Vietnam-Kamboçya yolculu¤umuz, yeni keflifler ve lezzetlerle bir masal gibi geçti. Kald›r›mlar›n üzerine taflan kahvelerde Vietlerle tatl› ayçekirde¤i çitledik. Vietnam masallar›ndaki onurlu insanlar›n gerçekte de oldu¤unu görmek bizi mutlu etti. Kamboçya'da ise gördüklerimiz karfl›s›nda üzüldük. Her güne bir masal yerine, bir flehir çektik içimize, küçük sohbetlerle yaflamlar› tan›maya çal›flt›k, da¤lar, köyler bol vakitli günlere kald›...

Y

olculu¤umuzun gidifl-dönüfl biletlerini “Gidecek misiniz gerçekten?” sorusu soruldu¤unda çoktan alm›flt›k. Dönüfl biletimiz olmas›na ra¤men, zaman zaman dönmeme hayali kuruyorduk. Neydi bu yerleflik kayg›lar, ba¤land›klar›m›z, bizi ba¤layan, gitmeyi uzak ihtimal kategorisine atan nedenler... Dönmemek bizim için bir hayalken, dönememe ihtimali sevdiklerimizin korkulu rüyas›yd›. Bilinmeyen yolda, bir kurdun karfl›m›za ç›k›p büyük anneyi mideye indirdikten sonra bizi yolumuzdan etme olas›l›¤› bir türlü ak›llardan ç›km›yordu.

Yolculu¤umuzun ilk dura¤› Bangkok'a ulaflt›¤›m›zda, daha önce duydu¤umuz bilgileri arad› gözlerimiz, hatta yüzümüzü s›cak bir havan›n yalayaca¤›n› düflünerek ç›kt›k havaalan›ndan. Bu k›s›tl› duyumlarla yolculu¤un bizim olamayaca¤›n› o an anlad›k. Her an› biz keflfetmeli, biz duymal›, biz solumal›yd›k ki yolculuk bizim olsun. Ne rehber kitaplar, ne daha önce yaflananlar ne de dinledi¤imiz masallar... ‹stersek müze gezmeli, istersek bir parkta aylak aylak etraf›

56

izlemeliydik. fiartlanmalardan ar›nmal›, kofluflturmalardan uzaklaflmal›, gerçe¤imiz bizim yaflad›klar›m›z olmal›yd›. Rotam›z, biletlerimiz, az eflyal› çantalar›m›z ve hayallerimiz yolda olmak için yeterliydi. Bangkok'ta iki gün kalacakt›k, tüm s›rt çantal› gezginler gibi biz de Khaosan'a yerlefltik. Renk cümbüflü ve yemek kokan sokaklara b›rakt›k kendimizi. Ne zaman geldi¤imizi unutmufl, evimizdeki aidiyeti çoktan hissetmeye bafllam›flt›k? Bangkok'ta gündüz geceye kar›flt›, sokakta yedi¤imiz yiyeceklerle yemek saati kalmad›. Tan›flt›¤›m›z her yabanc›n›n, “You will trust her, she will trust you... Ok?” (Sen ona güveneceksin, o sana güvenecek) uyar›s›, korku belle¤imizdeki, her an bir cad›n›n bize zehirli elma ikram edebilece¤i bilgisini tazeledi. Buna ra¤men kafede unuttu¤umuz yüklü miktar Tayland baht›, “iyilik et iyilik bul” masallar›ndan ç›km›fl garson taraf›ndan bize geri getirildi. Bangkok'ta kimi turistik, kimi tarihi, kimi inanç amaçl› gezilesi, görülesi yerlerden en önemlileri; Grand Palace, Wat Phra Kaeo, Wat Arun, Wat Pho,


National Museum, Chinatown, Jim Thompsos's House, Dusit Park, Bangkok Kanallar›, Damnoen Saduak Floating Market, Chatuchak Market... Genç Vietlere hayran kald›k Evden ayr›l›fl›m›z›n dördüncü gününde nihayet son bir y›ld›r say›klad›¤›m›z Vietnam'›n baflkenti Hanoi'ye ayak bast›k. Ülkeye girifl-ç›k›fl uçak biletlerine göre verilen vize süresi, havaalan›nda üniformal› çal›flanlar›yla, sosyalist rejim uygulamalar›, merak›m›z› ve heyecan›m›z› daha da artt›rd›. Hanoi'de Vietnam kahvesinin muhteflem tad›n› keflfettik. Dört bir yandan ›fl›ks›z ve kurals›z iflleyen motosiklet trafi¤inde karfl›dan karfl›ya geçmeyi ö¤rendik. Kaosun aras›nda “ben çok özelim” dedirten vitrinleri, tasar›m

k›yafetleri olan minik dükkanlarda al›flverifl yapma iste¤imizi kontrol etmeye çal›flt›k. Kald›r›mlar›n üzerine taflan kahvelerde Vietlerle tatl› ayçekirde¤i çitleyip, gece kapan›flta temizlenmek üzere kald›r›mlar› çekirdek kabuklar›yla doldurduk. Bir günümüzü üç saat uzakl›ktaki Halong Bay'› görmeye ay›rd›k. Trafikte çalan klakson seslerine ve sollamalara al›flt›k. Halong Bay do¤as›yla bizi etkilerken, teknede yenilen bol deniz ürünlü yemekte, Türkiye'deki güney tekne turlar›n› bol bol and›k. S›rr›n› ö¤renemesek de, tan›flt›¤›m›z Vietlerin genç kal›fllar›na hayran olduk. Vietnam masallar› do¤ruymufl Vietnam'›n Nguyen Hanedan› dönemindeki baflkenti olan Hue'da, birçok önemli eser aras›nda tarihte yolculuk yapt›k. Surlarla ve hendeklerle çevrili yönetim merkezi, yasak mor flehir ve imparator mezarlar›, Tu Duc, Minh Mang, Khai Dinh görülmeye de¤erdi. Hue'da kal›p kalmama karars›zl›¤› içinde, otel mi baksak, otobüs bileti mi alsak diye düflünürken, foto¤raf makinesini kaybetti¤imizi anlay›p kendi etraf›m›zda dönmeye bafllad›k. O çantada m›, bu cepte mi ararken, motosikletli bir k›z önümüzde durup, “Foto¤raf makinenizi mi kaybettiniz?” diye soru verdi. Do¤ru mu duyuyoruz diye birbirimize bakt›k. Az sonra makineyi getirmeleri, bize yolculu¤a ç›karken

anlat›lan Vietnam masal›n› hat›rlatt›. Masalda oduncu Cahn baltas›n› nehre düflürür, nehir kenar›nda üzülürken, sudan ejder kral ç›kar ve üzülen adama ne oldu¤unu sorar. Baltas›n› düflürdü¤ünü söyleyen Chan'a yard›m etmek isteyen ejder, suya dalar bir alt›n balta ç›kar›r. Chan, “Bu benim de¤il” der. Tekrar suya dalar ejder ve gümüfl bir balta ç›kar›r. “Bu da benim de¤il” der Chan. Üçüncü kez suya dalan ejder, Chan'›n demir baltas›n› ç›kar›r. Baltas›n› gören Chan çok sevinir. Bu do¤rulu¤undan dolay› ejder di¤er baltalar› da ç›kar›p Chan'a verir. Makineyi bulmaktan daha çok, Vietnam masallar›nda s›kça konu edinilen onurlu, erdemli, insan olman›n sadece masallarda kalmay›p, burada yaflam›n ta kendisi oldu¤unu görmek, mutlu etti bizi.

Hue'da kalmay›p, üç saat uzakl›ktaki Hoi An'a gitmeye karar verdik. ‹lk gündüz yolculu¤unda ya¤mur efllik etti, köy, kasaba ve pirinç tarlalar› seyrimize. Akflamüstü renkli minik flehir Hoi An'a vard›¤›m›zda ya¤mur da bizle indi. Mekong Deltas› kollar›ndan birinin iki k›y›s›nda gece keflfi yaparken, terzi dükkanlar›yla dolu flehirde pazarl›k yapman›n zevkini ç›kard›k. Ertesi gün My Son'› ve Japon Köprüsünü gezip Nha Trang'a gitmek için art›k çok al›flt›¤›m›z yatakl› otobüsümüzle, tekrar yola koyulduk. Sabah Nha Trang'a, ‹zmir'deyiz hissiyle ayak bast›k. Oysa Hue, ‹zmir'in kardefl flehriymifl. Pazar sabah› Nha Trang halk›yla sahildeki kahvelerden birinde, uzun zamand›r yiyemedi¤imiz peynir, ekmek ile kahvalt› yapt›k. Vietnam trafi¤inde Vietnaml› gibi bisiklet kullanabildik. Büyük flehir kalabal›¤› yaflad›k, bal›kç› köyü say›klad›k, en sonunda att›k kendimizi adalardan birine. Denizin üstüne kurulu evlerin aras›ndan ilerleyerek, sepetlerin içinden indik karaya. Yürüdük, ›sland›k, bol bol yasemin çay› içtik, akflam olunca Saigon'a do¤ru yola ç›kt›k. Ho Chi Minh City'de, Cu Chi Tünelleri'ni ziyaret ettik önce, Vietnam'›n bir savafl ismi de¤il, bir ülke ismi oldu¤unu, savafl sonras› nas›l bar›flt›klar›n› kendileriyle ve tüm dünyayla anlamak için. Ertesi gün




Gez‹

Mekang Deltas› kenar›nda kurulu köylerde envai çeflit hindistancevizi ve pirinçten yap›lan yiyecek ve içecekleri deneyerek su üzerinde yol ald›k. Kamboçya'da hüzünlendik Yolculu¤umuzun son üç gününü geçirece¤imiz Kamboçya'ya Mekong Deltas› üzerinden geçmeyi hayal ederken, uçakla bir saatte iniverdik Kamboçya'n›n baflkenti Phnom Penh'e. Gezdi¤imiz Tuol Sleng Müzesi, ölüm tarlalar› Pol Pot ve K›z›l Kmerlerin yapt›klar›; tüm turistik olma çabas›na, fl›k otellerine, e¤lenceli mekanlar›na, hatta insanlar›n gülen yüzlerine karfl›l›k hüzünle doldurdu yüreklerimizi. Bir gün bir gece geçirdi¤imiz Phnom Penh'de tuktukç› (Tuktuk: Güney Asya ülkelerinde kullan›lan ulafl›m arac›, Tuktukç›: Arac› kullanan kifli) Chan'la tan›flt›k. Otelden kafam›z› henüz uzatm›flt›k ki, Chan flehir gezdirme önerileriyle yan›m›zda belirdi. “Sen bizi kaz›kl›yorsun Chan”, cümlemiz karfl›l›¤›nda kocaman gülümsemesiyle gönüllerimizi fethetti. En sonunda, “Hadi flimdi size gidelim Chan” deyiverdik. Bol bol turist a¤›rlayan nehir kenar›ndaki fl›k kafe-otellerin tam da karfl› k›y›s›nda baflka hayatlar oldu¤unu bilmemize ra¤men flafl›rtt› bizi, küçük gölcü¤ün üzerine kurulu küçük baraka, “Chan'›n evi”. Phalla ve Tyda Chan'›n k›z kardefllerinden dinledik gündelik PhnomPenh yaflam›n›, yemek tariflerini, Türkiye hakk›nda bildiklerini, aileleriyle aralar›ndaki iliflkiyi. Phnom Penh, Chan ve ailesiyle haf›zam›zda ve yüreklerimizde yerini ald›. fiehir içindeki lüks oteller aras›ndan otobüsümüzle ilerledik. Befl y›ld›zl› otellerin aras›ndan, uzakta, karanl›k bir sokakta durdu otobüsümüz. Gezimizin son günlerinde, yorgunlu¤umuz yüzümüzde iyice belirginleflmiflti. Pazarl›ks›z, güler yüzlü bir tuktukç›ya bizi ucuz bir otele götürmesi için kendimizi teslim ettik. Güler yüzünü hiç kaybetmeden bize

58

bir-iki pansiyon gösterdi, birinde karar k›ld›k. Bu flehirde her fley bu an›tlar› gezmek ve gezdirmek üzerine kurguland›¤›ndan biz turistler için her fley haz›rd›. Tuktukç› rehber kitap盤› ve an›t planlar›n› ç›kararak rotalar hakk›nda bilgi verdi ve üç günün uygun olaca¤›n› söyledi. Üç gün mü? Bizim yaln›zca bir günümüz var. Ertesi gün sabah 5.00'da bilet gifleleri aç›lan bu dünya miras›n› görmek üzere sabah serinli¤i içinde, iki kenar› a¤açl› asfalt yolda ilerleyerek 06.30'da Angkok Wat'›n önüne geldik. “Gün do¤umu Angkor Wat'tan, gün bat›m› da Phnom Bakeng'dan izlenmeli” kural›, çoktan turistlere ö¤retilmifl ve uygulamaya koyulmufltu. Yemeden içmeden dokuz saat süren Angkor Wat gezimizde, “One dolarrr madammm” vurgusu beyinlerimize kaz›nm›fl, hakk›yla olmasa da Angkor Wat d›fl›nda daha eski olan Preah Khan, Angkor Thom, Preah Neak Pean, Ta Prohm, Prasat Kravan, Benteay Srei gibi yerleri gezip, görüp, havas›n› solumufltuk en az›ndan. Kazand›klar›m›z, ö¤rendiklerimiz, ö¤renmek istediklerimiz, hayata katmak istediklerimizle dolup dolup tafl›yoruz... Turlar, müzeler, turistlik rotalar ve büyük flehir kargaflas›... Her güne bir masal yerine, bir flehir çektik içimize, küçük sohbetlerle yaflamlar› tan›maya çal›flt›k, da¤lar, köyler bol vakitli günlere kald›... Ayn› dili konuflur, ayn› heyecanlar› yaflar›z, Gezenlere, Gezmeyip okuyanlara, Hem gezip hem okuyanlara, Yemek için gezenlere, Gezmek için yaflayanlara, Gezme nedir bilmeyenlere, Kar›fl kar›fl rota arfl›nlayanlara, Çok isteyip henüz buralar› göremeyenlere...


KalDer OLA⁄AN GENEL KURUL TOPLANTISI 29 Nisan 2010 Türkiye Kalite Derne¤i Ola¤an Genel Kurul Toplant›s› afla¤›daki gündem do¤rultusunda, 29 Nisan 2010 Perflembe günü 15:00 - 18:00 saatleri aras›nda Bo¤aziçi Üniversitesi Albert Long Hall Salonu, Bebek ‹stanbul'da ço¤unluk aranmaks›z›n yap›lacakt›r. Tüzü¤ümüz gere¤ince, tüm Tüzel ve Bireysel As›l Üyelerimiz (*) oy kullanmak ve di¤er üyelerimiz katk›da bulunmak üzere davetlidir. Toplant›n›n bafl›nda Do¤an Cücelo¤lu ‘De¤erler bilinci içinde YAfiAM, BAfiARI ve ‹NSAN’ bafll›kl› bir konuflma yapacak. Kat›l›m›n›zla bizleri onurland›rman›z› dileriz.

2010 YILI OLA⁄AN GENEL KURUL

TOPLANTI GÜNDEM‹

1. Aç›l›fl, Yoklama ve Sayg› Duruflu 2. Genel Kurul Divan Heyeti Seçimi 3. Yönetim Kurulu'nun 2009 y›l›na iliflkin Faaliyet Raporu ile Bilanço ve Gelir-Gider Tablolar›n›n; Denetleme Kurulu'nun Denetim Raporu'nun sunulmas› ve görüflülmesi 4. Faaliyet Raporu, Bilanço ve Gelir-Gider Tablolar› ve Denetim Raporu'nun oylanmas› 5. Yönetim ve Denetleme Kurulu'nun ibras› 6. 2010 y›l› Dernek Bütçesi'nin Görüflülmesi ve Oylanmas› 7. Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu As›l ve Yedek Üyeleri'nin seçilmesi 8. Dilek ve Öneriler (*) Aidat borcu olmayan üyelerimiz Genel Kurul'a kat›labilir. Borcu olan üyelerimiz, borçlar›n› Genel Kurul öncesi ödeyerek kat›labilirler.

59


önce kal‹te k‹tapli⁄i

Babamdan Hayaller Barack Obama Çeviren: Zeynep Ar›kan, ‹stem Erdener Pegasus Yay›nlar›, 2009

ABD’de ve dünyada büyük bir ço¤unlu¤un umut olarak gördü¤ü Baflkan Barack Hussein Obama “Babamdan Hayaller” adl› kitab›yla hayat hikâyesini dünya ile paylafl›yor. Ancak Obama kitapta geçmifl ve bitmifl bir hikâyeyi de¤il, halen yaz›lmakta olan bir hikâyeyi anlatt›¤›na dikkat çekiyor. Bu gerçekçi ve etkileyici an›da, Kenya as›ll› Müslüman bir baba ve Amerikal› beyaz bir kad›n›n o¤lu olarak hayat›n anlam›n› aray›fl›ndan bahsediyor. Amerika’n›n en iyi okullar›nda okumufl, dünyan›n en yoksul halk› aras›nda yaflam›fl bu lider, babas› hakk›nda ö¤rendi¤i gerçekler ve onun parçalanm›fl hayat›n› bir araya toplama hikâyesini yer yer roman, yer yer biyografi tad›nda okuyuculara aktar›yor.

Tükenen Dünya Al Gore Çeviren: Nurflan Üstüntafl Siren Yay›nlar›, 2008

ABD eski baflkan yard›mc›s›, halen Google ve Apple’da dan›flmanl›k ve yöneticilik yapan Al Gore, krizin efli¤indeki biz insanlar› bilgilenmeye, bilince ve sorumlulu¤a davet ediyor. Ülkemizde “Uygunsuz Gerçek” ad›yla gösterilen belgeselle Oscar Ödülü alan Al Gore, baflar›l› siyaset ve ifl yaflam›ndan hareketle yaflanan küresel krizin dünyan›n her köflesindeki insanlar›n yaflam›n› nas›l tehdit etti¤ini sade ve kendine özgü bir dille anlat›yor. Gore, Krizin farkl› yönlerini de¤erlendirirken, hayat›m›z› etkileyecek gerçekler karfl›s›nda resmin bütününü görmemizi sa¤layacak bir bak›fl aç›s› sunuyor.

Clausewitz ve Strateji Bolko von Oetinger, Tiha von Ghyczy, Christopher Bassford Çeviren: Zülfü Dicleli Optimist Yay›nlar›, ‹stanbul, fiubat 2010

“Stratejide her fley çok basittir, ama bu iflleri kolaylaflt›rmaz" diyen 19. yüzy›l›n Prusyal› generali Carl Von Clausewitz 21. yüzy›l›n yöneticilerine ya da giriflimcilerine ne ö¤retebilir? Her fleyi! ‹ttifaklar›n ›fl›k h›z›yla kurulup bozuldu¤u, efli görülmedik durumlar karfl›s›nda deneyimin çaresiz kald›¤›, bilinen ilke ve reçetelerin art›k geçersiz oldu¤u günler, gerçek stratejicinin parlad›¤› günlerdir. Clausewitz ve Strateji istikrars›zl›k, belirsizlik ve h›zl› de¤iflim dönemlerine nas›l yaklaflmak gerekti¤ini aç›kl›yor.

Benden Sonra Devam Ak›n Öngör Do¤an Kitap, ‹stanbul

Ak›n Öngör 1991-2000 y›llar› aras›nda yürüttü¤ü Genel Müdürlük görevi süresince ekibiyle birlikte bugün efsane olarak anlat›lan çok önemli baflar›lara imza att›. Tüm zorluklar›na ra¤men yönetilen de¤iflim süreci sonunda “Y›l›n en iyi bankas›”, “Dünyan›n en iyi bankas›” gibi unvanlara lay›k görüldü ve Avrupa’n›n en iyi kurulufllar› aras›nda Türkiye’den seçilen tek kurulufl, en be¤enilen banka, en giriflimci banka gibi say›s›z ödüle sahip oldu. Ak›n Öngör bu çal›flmaya iliflkin, “Ben bu kitab›, yaflad›¤›m müthifl deneyimi genç kuflaklara aktarmak, “ekip” olarak yakalad›¤›m›z baflar›lar›n öyküsünü paylaflmak için yazd›m” diyor.

Brida Paulo Cohello Çeviren: Seçkin Selvi Can Yay›nlar›, ‹stanbul, Nisan 2010 Usta romanc›dan çarp›c› bir aflk, tutku, gizem ve esriklik öyküsü daha… Brida, güzel bir ‹rlandal› k›z›n ve onun bilgiye eriflme çabas›n›n öyküsüdür. Brida, ona korkular›n›n üstesinden gelmeyi ö¤reten bilge bir erkekle ve dünyan›n gizli müzi¤ine ayak uydurarak dans etmeyi ö¤reten bir kad›nla karfl›lafl›r. 60


BKBOEB

Müzikal: GREASE MUSICAL Broadway'in en çok sevilen ve en çok sahnelenen efsane Grease Müzikali Türkiye'ye geliyor. Müzikal, 25 May›s-2 Haziran tarihleri aras›nda her akflam Turkcell Kuruçeflme Arena'da sahne al›yor. 50'li y›llarda aflk›, gençli¤i, müzi¤i ve dostlu¤u müthifl bir koreografi ve müzikalle zenginlefltiren Grease, izleyicilerine unutamayacaklar› görsel bir flölen sunuyor. ‹lk kez 14 fiubat 1972'de New York Eden Tiyatrosu'nda sahnelenmeye bafllayan müzikal, bugüne kadar dünyan›n 26 ülkesinde sahnelendi. 2007'den bu yana ise tekrar izleyicileriyle buluflmaya bafllad›. Grease Müzikali, 2003'te dünyada flimdiye kadar sahnelenmifl en iyi müzikal seçildi ve ilk gösteriminden bu yana sadece Londra'da 10 milyon izleyiciyle bulufltu. 25 May›s-2 Haziran 2010, Turkcell Kuruçeflme Arena, ‹stanbul

Konser: JOHN MCLAUGHLIN CAZ KONSER‹ Tüm zamanlar›n en büyük gitaristlerinden kabul edilen, müzi¤in unutulmazlar› aras›na girmeyi baflaran John Mclaughlin, “The Fourth Dimension (Dördüncü Boyut)” ad›ndaki son projesiyle ‹stanbullu caz severlerle ‹fl Sanat Kültür Merkezi'nde bulufluyor. Do¤u ile Bat›n›n farkl› kültür ve müzik geleneklerini bir araya getiren bir ekip oluflturan Mclaughlin, ekibiyle tüm bu özellikleri harmanlayarak caz›n özel dokusunu korumay› baflar›yor. Mclaughlin ve ekibi, 18 May›s 2010'da saat 20.00'de ‹stanbul'a renk getirecek. 18 May›s 2010, ‹fl Sanat Kültür Merkezi, ‹stanbul

Etkinlik: DÜNYA SA⁄LIK GÜNÜ ETK‹NL‹⁄‹ Dünya Sa¤l›k Örgütü' nün kurulufl gününü kutlamak ve dünya ölçe¤inde bir sa¤l›k konusunu gündeme getirip o y›l içerisinde ayn› konu üzerinde çal›flmalar yapmak için 7 Nisan günü dünyada Sa¤l›k Günü olarak kutlan›yor. Dünya Sa¤l›k Günü'nde uluslararas› düzeyde toplumlar›n bilgilendirilmesi ve gereken önlemlerin al›nmas› amac›yla çeflitli etkinlikler düzenleniyor. Bu y›l Karaköy Rotary Kulübü'nün Kadir Has Üniversitesi Konferans Salonu'nda gerçeklefltirece¤i Dünya Sa¤l›k Günü konulu etkinlik saat 17.00'de bafll›yor. Etkinlikte yer alan konuflmac›lar ise; Prof. Dr. Erdo¤an Ertüngealp ve Prof. Dr. Taner Damc›o¤lu. 7 Nisan 2010, Kadir Has Üniversitesi Konferans Salonu, ‹stanbul

Dans Gösterisi: 29 N‹SAN DÜNYA DANS GÜNÜ ETK‹NL‹⁄‹ Dünya Dans Günü, ilk kez UNESCO Uluslararas› Tiyatro Enstitüsü'nün Dans Komitesi taraf›ndan 1982'de bafllat›ld› ve 29 Nisan günü, modern balenin kurucusu Jean-Georges Noverre'nin do¤um günü olmas› nedeniyle seçildi. Kendi evrenselli¤i içinde bütün siyasal, kültürel ve etnik s›n›rlar› ortadan kald›rmak, insanl›¤› “dans” ortak dili ile bar›fl ve dostluk içinde birlefltirmek amac›n› tafl›yan bugün her y›l dünyada dans tutkunlar›nca coflkuyla kutlan›yor. Bu y›l Kad›köy Halk E¤itim Merkezi'nde düzenlenen Dünya Dans Günü etkinli¤inde Uluslar Aras› Flamenco Dansç›s› Milena Rodriguez ve Pera Flamenco Dans Toplulu¤u saat 20.00'de izleyenlere doyurucu bir gösteri sunacak. 29 Nisan 2010, Kad›köy Halk E¤itim Merkezi, ‹stanbul




Etkinlik: 23 N‹SAN ULUSAL EGEMENL‹K VE ÇOCUK BAYRAMI 23 Nisan'da nefleli ve e¤lenceli etkinlikler ile çocuklar Atatürk'ün kendilerine arma¤an etti¤i günlerinin keyfini ç›karacak. o Bay Hoop Evde fiamata Ankara 50.Y›l Tiyatro Salonu (‹stanbul Avrupa) 23 Nisan 2010 Saat: 11.00-13.00 o Hayal Kurma Oyunu Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi 23-25 Nisan 2010 Saat: 14.00 o Disney Konserleri Türker ‹nano¤lu Maslak Gösteri Merkezi 23-24-25 Nisan 2010 Saat:20.00 11-18 yafl aras› yetenekli ve genç ö¤rencilerinin oluflturdu¤u Do¤ufl Çocuk Senfoni Orkestras›n›n, Çocuk Bayram›n› kutlamak amac›yla befl özel konser verecek. Bu konserler Walt Disney Studio'nun arflivinden sa¤lanan Disney'in efsane film müzikleri ve animasyon görüntüleriyle birlikte çocuklarla buluflacak.

E¤itim: S‹V‹L TOPLUM KURULUfiLARINDA KAYNAK GEL‹fiT‹RME TEMELLER‹ E⁄‹T‹M‹ Bo¤aziçi Üniversitesi Yaflamboyu E¤itim Merkezi, “The Center on Philanthropy, Indiana University - Purdue University Indianapolis” iflbirli¤i ile 9-11 Haziran 2010 tarihleri aras›nda Bo¤aziçi Üniversitesi'nde Sivil Toplum Kurulufllar›nda Kaynak Gelifltirme Temelleri kursu düzenleyecek. Program›n amac›, Sivil Toplum Kurulufllar›nda kaynaklar›n gelifltirilmesi, sürdürülebilirli¤i ve yönetimin temel e¤itimini vermektir. E¤itimde sivil toplum kurulufllar›na daha fazla kaynak bulma yollar›, kurumsal kaynak gelifltirme, ba¤›fl kampanyas› haz›rlanmas›, ba¤›fl projesi haz›rlanmas› gibi konularda e¤itim verilecektir. E¤itim dili ‹ngilizcedir ve e¤itim s›ras›nda gün boyu simültane tercüme hizmeti sa¤lanacakt›r. 9 - 11 Haziran, 2010, Bo¤aziçi Üniversitesi, ‹stanbul www.buyem.boun.edu.tr ve Ece Gökak›n - ece.gokakin@boun.edu.tr - 0212 257 31 27

Konferans: 9. ULUSLARARASI ISTR KONFERANSI Sivil toplum alan›nda araflt›rma yapan akademisyen, enstitü, üniversite ve sivil toplum kurulufllar›n› bir araya getiren Üçüncü Sektör Araflt›rmalar› Birli¤i'nin (ISTR - International Society for Third Sector Research) 9. Uluslararas› ISTR Konferans› 7-10 Temmuz 2010 tarihlerinde TÜSEV ev sahipli¤inde ‹stanbul'da yap›lacak. ‹ki y›lda bir dünyan›n farkl› bir flehrinde düzenlenen konferans›n 2010 y›l› temas› “Krizle Yüzleflmek: Üçüncü Sektör ve Sivil Toplumun Karfl›laflt›¤› Güçlükler ve F›rsatlar” olarak belirlenirken, konferans mekân› ise Kadir Has Üniversitesi olacak. Etkinli¤in aç›l›fl›n› Birleflmifl Milletler Genel Sekreter Yard›mc›s› ve Nüfus Fonu Direktörü Thoraya Ahmed Obaid yapacakt›r. Konferans›n dili ‹ngilizcedir ve kat›l›m için kay›t zorunludur. 7 - 10 Temmuz 2010, ‹stanbul - www.tusev.org.tr

Konferans: 17 ULUSLARARASI ECLO KONFERANSI - European Consortium for the Learning Organisation Bireyler, tak›mlar, örgütler ve toplumlar s›k›nt›l› durumlarla karfl›laflabilmektedir. Bu durum da esnekli¤i, de¤iflimi ve adaptasyonu gerekli k›lmaktad›r. S›k›nt›lar› aflmak için yap›lmas› gereken temel fley “ö¤renmedir.” Bu hayatta kalmay› de¤il ayn› zamanda liderli¤e ulaflmay› da sa¤layan temel faaliyettir. ECLO 2010 Konferans› bu yoldan hareketle mükemmelin ö¤renilmesinin nas›l sa¤lanaca¤›na odaklan›yor ve sizleri konu hakk›nda yeni yaklafl›mlar› ve metotlar› tart›flmaya davet ediyor. 12-14 May›s 2010, ‹stanbul http://www.eclo.org/ - http://www.ti-saeto.com

63


Abone Hizmetleri

ÖNCE KAL‹TE Abone Fiyatlar› (Bireysel Abonelik) (Adet-Y›l) Abonelik Fiyat›...............................: 70.- TL

(Adet-Y›l) KalDer Üyeleri...........................: 60.- TL

Abone Fiyatlar› (Toplu Abonelik) (Adet-Y›l) Ayn› iflyerinde 10 kifli......................: 50.- TL

Ayn› iflyerinde 20 kifli.................: 40.- TL

Fiyatlara KDV dahildir. Abonelik Bilgileri Ad› Soyad› Kurulufl Ad› Faaliyet Alan› Dergi Teslim Adresi Telefon (ev) Fatura Adresi Vergi Dairesi

:................................................................................................................................................. :................................................................................................................................................. :................................................................................................................................................. :................................................................................................................................................. :................................................................................................................................................. :...........................................Telefon(ifl) :.........................................Faks:.................................... : :............................................Vergi No:......................................................................................

ÖDEME B‹LG‹LER‹ Havale gönderiyorum. Garanti Bankas› Suadiye fiubesi Hesap Numaras› 1299686 (Garanti Bankas› Suadiye fiubesi 1299686 No’lu hesaba toplam bedeli ödedikten sonra 0 216 518 42 86’ya fakslay›n) Banka, havale ücreti talep edebilir. Toplam bedeli kredi kart›mdan çekin.

! Visa Kart Sahibinin Ad› Soyad› Kart No Geçerlilik Tarihi

! Mastercard :........................................................................................................................................... :........................................................................................................................................... :...........................................Güvenlik No:............................................. Tarih:......................

‹mza :.................................................................................................................... Abone Bedeli ile ilgili dekont ve formlar›n dernek merkezimize fakslanmas› ya da postalanmas› yeterli olacakt›r. Abonelik sistemi, abone olunan tarihten itibaren 1 y›ld›r. Centrum ‹fl Merkezi Ayd›nevler Sanayi Cad. No:3 Küçükyal› 34854 ‹stanbul Tel. : +90 (216) 518 42 84 PBX Faks: +90 (216) 518 42 86

Reklam Tarifesi: Arka kapak Ön kapak içi Arka kapak içi Tercihli Tercihli çift sayfa (4-5, 6-7, 8-9) 3. Sa¤ sayfa ‹ç sayfalar

Tek Frekans 6.000 TL 5.500 TL 4.000 TL 2.000 TL 3.600 TL 3.000 TL 1.200 TL

3 Frekans 5.500 5.000 3.500 1.800 3.300 2.500 1.050

6 Frekans 4.500 TL 4.000 TL 3.000 TL 1.500 TL 2.800 TL 2.200 TL 900 TL

12 Frekans 3.000 TL 2.500 TL 2.000 TL 1.000 TL 1.800 TL 1.400 TL 600 TL

Tema sponsorlu¤u: 6 say› için(Birim Fiyat)..................................4 sayfa: 2.000 TL.................................8 sayfa: 3.500 TL (Fiyatlara %18 KDV eklenecektir)

64


!"! "#$%&'(#)*+* #$%$&'($ )*+,-$".$"/$-,0"1$-&$20

!"#$%#$#&'()&)$*+,-,$./ ?6

/@)%A B!

C6

1$2$+"%3T0-%M)(0.0%3.')0207

D6

&,+'(.0%340.'2)0+7'%\>"$E'&F

G6

&5-52%@)*.4'Q0

B6

P'+A>+7$-Q%9'?'+.'-#0+7'%&0Q)'70-'%9$4$."%;B+').'-#0+7'%G>#'..'+0%D'% L465.$7$.$+"

H6

Y$-"7$%Y$()0+%D'%<#,..'-#0+7'%R$(.$2"7"

I6

V$)"27$%R*-')070

J6

9'?'+%@("2%C$+0)$.$7$

K6

&@%]^^^%\&>Q4$.%&>+57.5.5(%&)$-#$+#"_

?L6 YEREY@`-"- 9U@`Q"%\K$+2")."(.$+%D'%V'.02(0.'+%K,.),+,_

'56789,:;<,= >&9"?4@&ABCB <='.%K>-527$B" C,Q-,%G:%<=4'?0-!W-F*&783)-+9&;?+26->&LE5E3E&M*HD*+(& M?0)07#'%&,+#,+,.'/0.0+%1$2$+" )(-6%)"($'%7$&8-"9!"%60$*5,N@&O833292&:#DE3&$4)454

!"#$%&'()*+,-#'%&,+#,+,.'/0.0+%1$2$+" !"#$#%!"&'(%!"#$%&"'()*+,-,&.)/*)-,&01*)2,3&45/5+5&6%78%*# )*("+%,"-"!!"#$%!&'()*&%*+*,-&.-/0&!010&'2+23&$4)454

!'.'B'?0%R$($.$7$(%S 3->D$Q4>:1*2%/"(3"&%!"8= 1>?--1"/"@"#-A/'$/'+'-8"2#"<)-.323@3&3 1$2$+"#$%<.T'(%U'%K$#$+%<-'7.0J C$4$)0%<=),+(!=26D->&=2658D->,*&!010:'2+23&$4)45 R".#"+"7%V5..5!PQ%R.:'2+23&$4)454 W'7$.0%K"+7"=">?.5!S25)2&;*C&M2@-+&$*))2325-:'2+23&$4)45 340%5465.$7$.$+%X%&%YPG @.F'+%<='.%Z.265*T*D&!010:UO$&K2&L*3-62&'4K2+/2&$4)45 ;"2"&%<(8"%!V6-&.*>&'()*&M-@D4K-&W*F5-D*@(&.=$&$4X2+)-@-& 90#'7%M+>?.5%!V6-&.*>&'()*&M-@D4K-&W*F0R526->&%452Y&;?+26-/-@-&

340%5465.$7$.$+%8%!$.#" 9+:%;70)%<='-!!"#$%&' !36(&()*+' ,"-.'/)0"-1234-$4)454 /'01$2%95+752>?.5!5%23&'$ 783)-+9&:&;*3(+&<&()*+' =5895*>&;?+26-/-@@A').'+#'%@B0.%&$?."(%C0=7').'+0%D'%@A')'%C$="+."( EF:%9+:%G'H7')%<=($-!AB>-5&A3&%*C3(D&$4)454 /*(3"&%!41*4.5*!AB>-5&A3&%*C3(D&$4)45&;*5)(>/(@( 9+:%E($-%<=7'-!A3&%*C3(D&$4)0!/-3&%*C3(D&7-B>26325-&1EF2&$)0 37$I%7"J%3)0/$+%7"J% !"5$#%K$#"/'2'60.!#"%!&%65*62G-D&A326-H->&I*+0;?+26->-&I*+(H>*+( 340%L465.$7$.$+%MNOG !'(2"&%@(6,-'2!6"7'+ %452D3-&'23-H->&J-)25-&K2&L*3-62&'4K2+/2&892:@:C$7#0%9>?$-!L8/*23-&%*+*,-&#)*@(&:&'2+23&%2D52625

R*-')0B0%R')02)0+'-%[0#'+.'+%G5).5%V$."2$-.$+% 3==')%K$+$B$!B$)/","2-C>D =#('%>4&*2!IMV&I*K5*+(H&M-3->325-&V+@6-64@4&LE5E/E&M*HD*+(

&$?."()$%9*-,2,7%P+>I'Q0%D'%3=70+% 9+:%C$Q$-%!,.'+!%*C3(D&M*D*+3(C(&;*6*D3(&.2)*K-&;)<0'2+23&$4)454 9'7')%C$4$.0%R".#"+"7!AB>-5&A3&%*C3(D&$4)45&;*5)(>/(@( !"#"$%"&'"()*+ ,(*"-&./0+0()&1&2"-"*34

aa:%G,('77'..0?0%@+$4"2%&'7F>=4575%($FQ$7"-#$%#,='-.'-'-%K$.0)'%A5$+"-$%0.60%H'+%6'T'-%6,-%$+)"4>+:%K$.9'+%,4'.'+0-0-%$+$Q"-#"2$ +$M"($%0'%-4-9"5% 0.02(0.'+0-%6'.02)0+0.7'Q0%0T0-%/0+%/$2.$-6"T%>.$B$(%/5%F.$)A>+7#$%Q0=%#'%4'+0-0=0%$."-b%V>(%*='.%($)"."7%(>25..$+"%0T0-%K$.9'(%3=70+%c5/'Q0d-0%6'B0(7'#'-%$+$4"-b

!"#$%&'"(')*#)

!"#$#%&'()*+)$,-$.

/01%2"&'()*+)$,-$.

K@ReY%D'%1@cfLgL

9'/8,:)&4%+,2)&.)/*)-,&4%+.)/&;<3,/&=5>)?, @AB&CD8E&FDG&HI&4%2G&J&.GJKL&4D*%8&;<3,/&9)+G&K&IJI&L@I&JK&HK&M%8?G&K&IJI&L@I&K@&LK& #$%&"'''()*+,$-(.-/!0120- 3"4.56*&"0120-7)*+,$-(.-/


Nisan 2010