Page 1

a papalin

Aylýk Haber Gazetesi Yýl 3 Sayý:26 Ekim 2011

Sosyalist Adaylar; KARAAYIT KÖYÜ’NE Sýrrý Süreyya Önder, Abdullah Levent Tüzel DAYATILAN KARA YAZGIYA ve Ertuðrul Kürkçü

3 b sayfa:

Ayvalýk’ta Kültür Sanat b Müziðin Gücü b Denizlerimize Sahip Çýkalým b Ayvalýk Ýzlenimleri Gezisi b

2 4 5 6

Kültürel Mirasý Koruyabilmek 7 b 8 Özlediðim Cunda b b 9 Mahalle Meclisleri Çalýþýyor b AKP’nin Alevisi Olmak 11

Fotoðraf: Halil COÞKUN

HAYIR

Mecliste


2

papalina

ATATÜRK CADDESÝ'NDE NE AMAÇLANIYOR? Ayþe S. KIRIKOÐLU

Ekim 2011

AYVALIK'TA KÜLTÜR SANAT Havva TAYLAN

“Ayvalýk'ta yaþamak bir ayrýcalýktýr,” sözü “Ayvalýk'ta yaþayan bazý kiþiler yasaklara uymama ayrýcalýðýna sahiptirler,” diye anlaþýlýyor olmalý ki, park hatta durma yasaðý olan yerlerde araçlar park edilebiliyor; tek yönlü sokaklara ters yönden girilebiliyor; yasanýn kamunun kullanýmýna býrakmýþ olduðu kýyýlara bina yapýlabiliyor; tarihi mirasý ve doðayý tahrip etmeye cesaret edilebiliyorlar. Yeterince yasal park yeri bulunmamasý mazereti hiç de geçerli deðil. Ýlçe merkezine yeterince yakýn yerlerde park oluþturulabilecek yer kýtlýðý mý var yoksa bir park yeri oluþturmak yapýlmakta olan yol düzenlemesinin parasal yükünden daha büyük bir yük mü getirirdi? Özel araçlarýn sürücülerine park “ayrýcalýðý” tanýndýðý için herhangi bir aracýn trafik akýþýný durdurmadan kenara yanaþýp durmasý olanaksýz. Genel özel araçlar diledikleri yerde durup yolcu alma ya da indirme “ayrýcalýðýný” kullanabiliyorlar; dolmuþlar ise ancak belirlenmiþ duraklarda yolcu alýp indirme hakkýna sahipler. Ýþin trajikomik yaný söz konusu duraklarýn da zaman zaman park yerine dönüþmesi!!! Emekli maaþýný almaya giden yaþlýlar, çocuklular, aðýr paket taþýyanlar çarþýdan 250 metre uzaktaki dolmuþ duraðýna giderken ilgililerin kulaklarýný çýnlatýyorlar! Gerçekte, yaþadýklarý bu güçlüðün dile getirilmesini özellikle bu güçlüðü yaþayanlar ve dolmuþ þoförleri istediler. Varsayalým ki yetkililerin gücü park yasaðýný uygulatmaya yetmiyor (neden?), o zaman o yasak iþaretleri neden kaldýrýlmýyor? Bu ilçede yasak olduðu belirtilen yere araç park etmeyen, kamu düzenine saygý gösteren vatandaþa haksýzlýk edilmiþ olmuyor mu? Onca araç dizi dizi park etmiþken, ekmek parasý için yolcu alan ya da hatýr için yaþlý yolcusunu indiren dolmuþ þoförü neden ceza ödüyor? Meydandaki U dönüþü neden kaldýrýldý? Geri dönmek isteyen saygýlý sürücüler dönebilmek için epey yol yapýyor; “ayrýcalýklý” olduklarýna inananlar da en yakýn yerde dönüþ yaparak trafik keþmekeþine katkýda bulunmayý doðal sayýyorlar. U dönüþünü yok etmek pahasýna yýlda birkaç defa kullanýlan tören alanýný geniþletmek kamusal çýkar açýsýndan o kadar mý öncelikliydi? Törenler süresince meydan trafiðe zaten kapatýlýp her yer tören alaný olarak kullanýlýyor. Daha önce yolun bulunduðu yeri birkaç santim yükselterek tören alanýna yamamanýn gerekçesini anlamak gerçekten kolay deðil. Park yasaðýnýn uygulanmayacaðýný bile bile, yöneticilerimizin tören alanýný, kaldýrýmlarý, refüjleri geniþleterek yollarý daraltmalarýnýn bizce anlaþýlamayan geçerli bir nedeni olabileceðini ummaya çalýþýyoruz, konunun uzmaný bir yetkilinin danýþmanlýk hizmetinden de yararlanýlmýþ olduðuna göre…..yoksa danýþmana park konusu belirtilmemiþ olabilir mi?

Fotoðraflar: Nilgün KAYA

Bir süredir yapýlan deðiþiklik çalýþmasýnýn neyi amaçladýðýný anlamak olanaksýz. Trafik sýkýþýklýðýna çare bulmak üzere yeni bir düzenleme yapýlacaðýný duymuþtuk. Yýkma iþlemleri baþlayýnca herhalde cadde geniþletilecek diye düþünmüþtük ama yanýlmýþýz; cadde daraltýldý. Aslýnda Ayvalýk'ta trafik týkanmasýnýn nedeni, baþka kentler gibi, araç yoðunluðu ya da caddenin darlýðý olmadýðý için herhalde gerçek neden giderilecek, özel araçlarýn yol kenarýna park etmeleri bundan böyle engellenecek diye umutlanmaya baþlamýþtýk gene yanýldýðýmýzý gördük. Yaz boyunca yaþanan trafik keþmekeþi herkesin gözü önünde yaþandý. Bir sýra þimdi bazý yerlerde iki oldu park etmiþ özel araç sahipleri park yasaðýna uymak zorunda býrakýlsaydý bir günde çözülecek sorunun yaz boyu herkesi bezdirdiði apaçýk olduðu halde ilgilileri hiç rahatsýz etmemiþ olmalý ki en ufak bir önlem alýnmadý.

Günümüz Türkiye'sinde, ulusal basýnda ve televizyonlarda sanat adý altýnda dayatýlan bir sürü saçmalýða karþýn Ayvalýk'ta 1-9 Eylül tarihleri arasýnda yaþadýðýmýz Kültür Sanat Günleri, sanattan yana olanlar için tam bir arýnmaydý. Bunun yanýnda Kültür Sanat Günleri ile ilgili tartýþmalar sürüp gidecektir bir süre. Yok Ayvalýk'ýn yerli halký katýlmadý, ya da halkýn düzeyinin üzerinde bir programdý gibi. Evet, belki yerel halkýn katýlýmý az olabilir ama sanat diyorsanýz gerçek sanata yer vermelisiniz. Festival bu konuda üzerine düþeni yapmýþtýr. Halkýn katýlýmýný saðlamak ve de halk tarafýndan kabul görmesini istemek için neler yapýlabilir? Bu ayrý bir tartýþma konusu. Ancak öncelikle þunu söylemek isterim. Eðer Kültür Sanat Günleri planlanýrken Ayvalýk'taki sanat adýna çalýþma yapan kiþiler ve derneklerle iþbirliði yapýlmýþ ve Kent Konseyinin Genel Kurul üyelerinden destek istenmiþ olsaydý sanýrým katýlým sorunu büyük ölçüde çözülürdü. Yine Yerel halkýn sanata bakýþýný yükseltmek istiyorsak Ayvalýk'taki sanat dernekleri ve yerel sanatçýlar desteklenmelidir ki yýl içinde halk sanat ile gönenebilsin ve sanattan keyif alsýn. Siz okullarda bir saatlik müzik ve resim dersleri ile bireylerin sanat bakýþýný geliþtiremezsiniz. Tabiî ki hepimiz biliyoruz ki tüm bunlar bilgisizlikten deðil kasýtlý olarak yapýlmaktadýr. Çünkü sanattan uzak kalan insanlarý istediðiniz gibi yönetmek hiç zor deðildir. Ankara Devlet Opera ve Balesinin sunduðu Zorba ve Harem Baleleri belki de birçok çocuðun ilk kez izlediði baleler olmuþtur. The Free Countertenors programýnýn Cumhuriyet Alanýnda yapýlmýþ olmasý ayrý

bir güzellikti. Ancak gönül isterdi ki trafiðin yönü deðiþsin ve gelen gezi teknelerinin çaldýðý kötü sesler kesilsin. Umarýz önümüzdeki yýl bu aksaklýklar da giderilir. Yine umarýz ki yerel yönetim bu ses kirliliðini fark etmiþtir. Bodrum Oda Orkestrasýnýn verdiði Eski Gümrük Meydanýndaki konser de ayrý bir mutluluktu. Uzun yýllardýr o meydan insanlarý böyle mutlu etmemiþti. Eski Gümrük Meydanýný sanat meydaný olarak görme umudumuz hep var. Senem Diyici Tiro ve Ýdil Biret ve Öðrencileri Master Class, Birsen Tezer, Hüsnü Arkan Konserleri Ayvalýk'ýn gün batýmýný taçlandýrdý. Deðerli Þair dostumuz Turgut Baygýn'ýn özverili

katkýlarý ve ASD'nin desteðiyle düzenlenen Þiir Ayvalýk'ta etkinliði ile Ayvalýklýlar þiire doydu. Ülkü Tamer'in onur konuðu olduðu etkinlikte Turgut Baygýn'ýn sýcak sunumu, Gültekin Emre'nin söyleþideki kolaylaþtýrýcýlýðý, þairlerin þiirleri etkinliði çok keyifli hale getirdi. Söyleþide Turgut Baygýn “…Barýþýn dünyamýzdan elbirliði ile kovulduðu günümüzde; Can Yücel'in mezarýna saldýranlar; þiire, sanata barýþa, bütün dünya dillerine, bütün ezgilere, masallara kýsacasý baþlý baþýna yaþamýn kendisine saldýrmýþlardýr. Bunu yapanlarýn duygularýný sizlere ifade emdeyiz. Çünkü, o düþüncelerle hiçbir zaman bir arada olmadýk.Yaþam sayfamýzdaki þiir, barýþ, halklarýn kardeþliði, türküler ve insaný sevmek olduðu sürece de kendileriyle rastlaþmayacaðýz…” diyerek etkiliði baþlattý. Etkinlikte Arife Kalender, Arzu K. Ayçiçek, Fergun Özelli, Halim Yazýcý, Mine Ömer, Þükrü Erbaþ kendi yorumlarý ile þiirlerini seslendirdiler. Þiir Ayvalýk'ta etkinliðinin uzun ömürlü olmasýný diliyoruz. Yerelde Sanat, Metropolde Sanat Panelinde Muzaffer Akyol, Kýymet Giray, Halilhan Dostal, Selçuk Kaltalioðlu konuþmacý olarak katýlýrken, panelin kolaylaþtýrýcýlýðýný Ali Akdamar yaptý. ÇEKÜL Baþkaný Mithat Kýrayoðlu'nun Kentler Kimliðini Unutmamalý: Her Kente Kent Müzesi adlý seminerde dediði gibi "Kent müzeleri, ortak anýlar ve ortak bir kimlik altýnda buluþturan mekânlardýr. Geçmiþiyle, kültürüyle o kentin öyküsünü anlatýr. Geçmiþi bugüne ve geleceðe baðlar. Kent müzeleri bir günde oluþmuyor. Bunun evreleri var.” Bu panelde de bizi en çok mutlu eden söylem; Ayvalýk'ta ivedi olarak, her þeyden önce bir zeytin ve zeytinyaðý müzesi yapýlmasýnýn panelistler tarafýndan talep edilmesiydi. Ayrýca Yine panelistler, Ayvalýk'ta atýl vaziyette bulunan görkemli ticari binalarýn sanat galerileri yapýlarak Fikret Mualla, Orhan Peker, Burhan Uygur gibi geçmiþte Ayvalýk'ta yaþamýþ; eserler üretmiþ sanatçýlar adýna sergi salonlarýna dönüþtürülerek etkinlikler düzenlenmesinin Ayvalýk'a yakýþacaðýný belirttiler. Uzun yýllar Ayvalýk'ta resim çalýþmalarý yürüten Muzaffer Akyol “Mezarýn kasasý yok.” diyerek Ayvalýk zenginlerini ve yerel yönetimi hizmete davet ederken yerel sanatçýlarýn desteklenmesi gerektiðini özellikle vurguladý. Ayvalýklýnýn kentle iliþkisini kuramadýðý seramik müzesi yerine Zeytin ve Zeytinyaðý Müzesinin kurulmasýný özlemle bekliyoruz. Acayip Bir Oyun Adlý oyunla Müjdat Gezen Ayvalýklýlarý düþündürürken eðlendirdi. Ayþen Gruda ve oyun grubu Bavul adlý oyunla yine halký neþelendirdi. Buket Uzuner, Zeynep Oral ve Kamil Masaracý söyleþileri bizleri çok mutlu etti. Ancak gönül isterdi ki sayýn Masaracý'nýn karikatürlerini görebilelim. Bir projeksiyon ve bilgisayarla bu sorun çözülebilirdi. Ayrýca Karaburun, Milas ve Ýskenderun'da örneði olan Karikatür Evinin Ayvalýk'ta açýlacaðý müjdesi bizleri çok sevindirdi. Finalin Bulutsuzluk Özlemi ve Moðollarla yapýlmýþ olmasý genç, yaþlý tüm Ayvalýklýlarý coþturdu. “Acil Demokrasi, Biþey Yapmalý, Geri Sar” þarkýlarý halkýn özlemini dile getirdiði için Ayvalýklýlar ile birlikte söylendi. Emeði geçen herkese çok teþekkür ediyor önümüzdeki yýl için yaþanan aksaklýklarýn yaþanmamasýný diliyoruz.


papalina

Ekim 2011

3

Fotoðraflar: Halil COÞKUN

KARA YAZGIYA BOYUN EÐMEYECEÐÝZ

Halil COÞKUN

Karaayýt Köyünde yaþanan insanlýk dramýna karþý GÜMÇED ve Ayvalýk'taki çevre dostlarý 09.10.2011 Pazar günü Karaayýt köyünde buluþtular. Karaayýt Köylülerine ve yaþam savunucularýna ilk olarak GÜMÇED Baþkaný M. Akif ÖZNAL seslendi. M. Akif ÖZNAL,”Karaayýt Köylüsü yalnýz deðildir. Köylü kardeþlerimizle dayanýþma içinde olduðumuzu göstermek için buraya geldik. Hukuksuzca kurulan madenden geriye, kimyasallar ve aðýr metaller içeren yaklaþýk 2 milyon ton atýk kalacak. Bu atýklar ne olacak? Fabrikadan çýkan ve çevreye zarar veren toza karþý yetkililerce emisyon ölçümü yapýlýyor mu? Hemen yarýn suç duyurusunda bulunacaðýz. Buradan da basýn aracýlýðý ile suç duyurusunda bulunuyoruz.”dedi.

Körfez Belediyeler Birliði Danýþmaný Orman Mühendisleri Odasý Eski Genel Baþkaný Salih SÖNMEZIÞIK, “Sizler çok deðerli bir coðrafya üzerinde yaþýyorsunuz. Bunun bilinci ile köyünüze sahip çýkýn. Dedelerinizden miras kalan bu topraklarý, çocuklarýnýza temiz olarak emanet edin. Aliaða ve Foça'dan çýkan zararlý kimyasallar bile Kozak Yaylasýna zarar verirken, hemen köyünüzün yanýndaki bu maden sizleri zehirlemez mi? Size dayatýlan bu kötü koþullarla çocuklarýnýz için hayýr demelisiniz.”dedi. Karaayýt Köyü Muhtarý Mehmet ÇIRACI, tüm katýlýmcýlara teþekkür ederek davalarýndan vazgeçmeyeceklerini söyledi ve mücadeleye devam

Toplumsal Cinsiyet Eþitliði Ýçin

DÜNYA ÖÐRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

5 Ekim her yýl 100'den fazla ülkede kutlanýyor. Eðitim Sen'in de üye olduðu Uluslararasý Eðitim Enternasyonali (EI) tarafýndan 2011 Dünya Öðretmenler Günü’nde “Öðretmenler Toplumsal Cinsiyet Eþitliði için Mücadele Ediyor” baþlýðýyla yapýlan açýklama; 1994'den bu yana Dünya Öðretmenler Günü 5

Toplantý, GÜMÇED adýna Ýlknur URKUN'un okuduðu basýn açýklamasý ile sona erdi. Basýn açýklamasýnda özetle”…Marda Barajýnýn su toplama havzasýnda izin verilen demir madeninin cevher zenginleþtir mesahasý, yani fabrikasý Karaayýt'ta Karaayýtlýlara yaþamý zindan ederek konuþlandýrýldý. Üstelik köyün hemen dibinde ve yaþamlarý için can damarý olan meralarý ellerinden alýnarak madencilere tahsis edildi. Bu yetmezmiþ gibi þimdi cevher zenginleþtirme faaliyetinden dolayý oluþan tozlar, canlý yaþamýný yok ediyor. Fakir ama onurlu ve dengeli bir çevrede yaþayan köylü kardeþlerimizin yaþam haklarý ellerinden alýnýyor. Dünyanýn hangi uygar ülkesinde bunlar reva görülür. Bu uygulamalar ancak sömürge ülkelerinde karþýlaþýlan uygulamalardýr. Karaayýt'la birlikte, yýlda 40 milyon dolarlýk çam fýstýðý üretirken bugün rekoltesi çok düþen ve giderek yoksullaþan ve Koza altýn'ýn sömürgeci yöntemleriyle giderek kýstýrýlan Kozak Yaylasý köylerinin de hep yanýnda olacaðýz. Toprak kokan nasýrlý elleriyle üreten, vergisini veren, toprakla-doðayla barýþýk yaþayan, bu ülkenin yüz aký köylü kardeþlerimize dayatýlan kötü kadere, kara yazgýya boyun eðmeyeceðiz. Yaþamý ve yaþam alanlarýný savunmak için kararlýlýkla direneceðiz.”dendi.

Halkevleri Baþkaný ve Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný Koruma Platformu sözcüsü Havva TAYLAN, “Seçimden seçime yanýnýza gelen siyasi parti temsilcileri nerede? Ýktidarýn yaptýðý maden yasasý her yeri talan edebilir. Köylü yoksullaþtýrýlmasaydý, hiçbiri madende çalýþmazdý. Sizleri bölmeye çalýþan madencilere inat ayrý deðil bir olun.”dedi.

Dünya Öðretmenler Günü, çocuklar için daha iyi bir gelecek saðlamada, öðretmenlerin rolünün anlaþýlmasýnda, toplumun dikkatinin çekilmesi fýrsatýný yaratýyor. Ayný zamanda devletlerin eðitime daha fazla pay ayýrmasýný ve eðitimin önemini vurgulamayý amaçlýyor.

dedi. Köylülerden Ümmet KOCAKANAT,”Hayvanlarýmýz otlayamýyor, her yer toz içinde. Süt saðýlan kaplara bile toz yaðýyor. Suyumuz yok; elektriðimiz sýk sýk kesiliyor. Ama biz sonuna kadar direneceðiz.”dedi.

Ekim tarihinde kutlanýyor. Bu tarih UNESCO ve Eðitim Enternasyonali açýsýndan öðretmenlik mesleðini kutlamak ve mesleðe uluslararasý standartlar getirmek için bir fýrsat. Bu yýlýn temasý “Öðretmenler Toplumsal Cinsiyet Eþitliði için Mücadele Ediyor”. Her ne kadar öðretmenlik mesleði çoðunluklu olarak kadýnlar tarafýndan yapýlsa da eþitsizlik bir problem olmaya devam ediyor. Pek çok devletin politikalarýna ve anayasalarýna eþitliðin saðlanmasý bir ilke olarak girse de eþitlik hedefleri gerçekleþtirilmiþ deðil. Hem kadýn hem erkek öðretmenler birleþerek hükümetlerini verdikleri sözleri tutma konusunda uyarmalýlar. Sözden eyleme geçelim: Dünya Öðretmenler Günü sizlerin günüdür!


4

papalina

Ekim 2011

MÜZÝÐÝN GÜCÜ

PANORAMA

Berin ÖZKAN

Ayþe S. KIRIKOÐLU

Ýstanbul Kültür Sanat Vakfý (ÝKSV), Þef Gustavo Dudamel yönetimindeki Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrasý'ný dört günlük etkinlikler serisiyle Ýstanbul'da aðýrladý. Galata Meydaný'nda baþlayan etkinliklerin en önemlisi The Marmara Taksim'de gerçekleþen söyleþiydi.

ÇÖZÜM YERÝNE ÖLÜM Statükocu, ýrkçý, hýrslý, çýkarcý, öngörüsüz, hoþgörüsüz, bilerek ya da bilmeyerek baþkalarýna hizmet eden tüm yetkili ve yetkisizler sonunda çözüm yerine ölüme giden yolu döþemiþ oldular; gözleri aydýn olsun! Hepimiz biliyoruz ki, çoðu gençlerden oluþan bu ölüler bugün yaþýyor olacaklardý, yetkililer-etkililer onlarýn yaþamýný önemsemiþ olsalardý eðer…

El Sistema'nýn kurucusu José Antonio Abreu katýldýðý panelde, El Sistema'nýn nasýl geliþtiðinin yaný sýra Türkiye'de nasýl uygulanabileceðine dair örnekler tartýþýldý ve Türkiye'deki eðitmenleri, çocuk ve genç müzisyenleri El Sistema gruplarýyla bir arada çalýþmak üzere Venezüella'ya davet etti. Venezuella Simon Bolivar Senfoni Orkestrasýnýn müzisyenleri, verecekleri konserler öncesinde Sulukuleli çocuklarla sahne aldý. El Sistema'nýn kuruluþuna gelince: 35 yýl önce, 1975 yýlýnda baþlýyor hikaye. Jose Antonio Abreu baþarýlý bir ekonomist, iyi bir kariyeri var. Ayrýca iyi bir müzik öðrenimi görmüþ bir piyanist ve besteci. Abreu, varoþlarda yaþayan, suça bulaþmýþ g e n ç l e r i m ü z i k l e t a n ý þ t ý r m a k i s t i y o r. Yoksul kesimlerden gelen gençlerin müzikle kendilerini daha iyi hissettiklerine inanýyor. Amacý, varoþlardaki çocuklarýn yoksulluk ve suçla çevrili hayatlarýna, yüksek kültür denerek onlardan hep esirgenmiþ olan klasik müziði katmak. Bu amaçla yola çýkan Abreu, varoþlarda ikamet eden 12 çocukla ilk gençlik orkestrasýný kuruyor. Bu fikrin peþinde 35 yýl koþan Abreu, Müzik için Sosyal Hareket adýný verdiði bu çabasýný geliþtirerek yaþatmayý baþarýyor. Sonuç herkes için iyi, hayata potansiyel suçlu olarak baþlayan çocuklar orkestra üyesi müzisyenlere dönüþüyor. El Sistema, bugün Venezüella'da 200 kadar gençlik senfoni orkestrasýný kapsýyor. Abreu'nun hedefi, 350 bin çocuðun dahil olduðu bu dev klasik müzik aðýnýn beþ yýlda 1 milyon çocuða ulaþmasý.

Venezuelalý çocuklar için bizi çok mutlu eden bu proje, Ayvalýk'taki Roman çocuklarý için de uygulanabilir mi diye düþünmeden edemiyoruz. Ki bu çocuklar doðuþtan müzik yeteneði ile dünyaya geliyorlar. Her birinin ailesinde müzikle bir þekilde ilgili insanlar var. Ayvalýk'taki müzik insanlarý, Roman çocuklarýna el uzatamaz mý? AÝMA gibi bir müzik vakfýna sahip olmak Ayvalýk'ýn þansý ise bu þans Roman çocuklarýndan yana dönemez mi? Yapýlacak iþin güçlüðünün bilincinde olarak bunu bekliyoruz. Karagöz Sanat Evi'nden Kenan Öztürk'ün el uzatmasýyla Fransa'da konser verebilen müzisyenlerin çocuklarý bu þansý hak ediyor bizce. Umarýz bizim sesimiz duyulur; Roman çocuklarýndan müzik sesleri çýkar.

KADDAFÝ'DEN KÝM KURTULDU? Öncelikle petrol yataklarýna el koyacak olan batýlý petrol þirketleri öyle ya adam hem ülkesini petrolüne sahip çýkýyordu hem de petrol karþýlýksýz dolarlar yerine altýn karþýlýðý satýlsýn diyordu; bir de iktidarý devralacak olan muhalif kabile reisleri kurtulmuþ oldu Kaddafi'den. Libya halký zaman içinde belki de sýnýrlý bir demokratik ortama kavuþabilecek olsa da halkýn refah düzeyinin düþeceði kesin. Savaþýn getirmiþ olduðu yýkýmýn giderilmesinin parasal maliyeti yüksek olacaktýr sosyal maliyeti ise ölçülemeyecek düzeylerde. Altyapýsý, gerçekten modern donanýmlý hastaneleri, eðitim tesisleri bombalanmýþ, halký birbirine düþman olmuþ bir ülke… üstelik artýk, petrol gelirlerini halkýn refahý için harcayan Kaddafi yerine, diyet olarak petrolcülere peþkeþ çekmek zorunda bir yönetim olacak baþlarýnda. Aksi halde, petrol þirketleri bugün yenilmiþ kabileleri yarýn “demokrasi” adýna yeni yönetimi devirmek için görevlendiriverirler hemen; kimsenin demokrasisiz kalmasýna katlanamayacak kadar iyi yüreklidir bu petrolcüler! BDP MECLÝSE KATILDI BDP milletvekillerinin TBMM'ne gelmeleri, özellikle, yeni anayasa çalýþmalarý baðlamýnda çok olumlu bir geliþme. Þimdi de CHP ve MHP TBMM'nin ancakanayasada deðiþiklikler yapabileceðini, tümüyle yeni bir anayasa yapýlacaksa bir kurucu meclise gerek olduðunu öne sürüyorlar. Þimdi de kurucu meclis nasýl oluþturulur tartýþmalarýyla zaman kaybetmeye hazýr olalým; oysa, darbecilerin yapmýþ olduðu 1961 ve 1980 anayasalarý düzmece bir kurucu meclisler tarafýndan yapýlmýþ olduklarý halde 'menþe þehadetnamesi' * aranmadan içselleþtirilmiþlerdi siyasilerimiz tarafýndan. *Çýkýþ (oluþturulma) yeri BBP LÝDERÝNÝN HELÝKOPTER KAZASI SKANDALI Gene 'þüyuu vukuundan beter' bir durumla karþý karþýyayýz. Ýþin kötüsü geliþmeler 'vukuunun' da gerçek olduðunu düþündürmeye baþladý. Halkýmýzýn asker-sivil güvenlik güçlerinin soruþturmayý saptýrmakta iþbirliði yapmýþ olduklarýný öðrenmesi umarýz adalet mekanizmasýna güveni tümüyle çökertmez. FUTBOLDA ÞÝKE SORUÞTURMASI Þike iddialarý karþýsýndaki tutumumuzla da çok özel bir toplum olduðumuzu kanýtladýk gene. Þike yapýlmýþsa, önce spor-toto, loto gibi bahislerde para kaybedenler, sonra tüm futbolseverler, sonra da Maliye Ýdaresi aldatýlmýþ demektir. Aldatýlmýþ futbolseverlerin þike yapmakla suçlanan kiþilere arka çýkmalarý anlaþýlýr gibi deðil. Atýlmasý ya da kurtarýlmasý önceden kararlaþtýrýlmýþ goller için yapmýþ olduðum tezahürat, duymuþ olduðum coþku ya da endiþe aklýma gelince ben olsam kendimi kandýrýlmýþ gibi hissedip hýrslanýrdým; Sonralarý da hep ayný duruma düþme endiþesiyle maç izleme keyfimi kaybederdim. Bir de bu konunun partili didiþmesi yönü var ki “konuyu saptýrýp amacýna yontma nasýl yapýlýr?” konulu bir ödül verilse birinciliði alabilir herhalde. HSYK DENÝZ FENERÝ DAVASININ SAVCILARINI DEÐÝÞTÝRDÝ Görsel medyanýn reyting uðruna her konuyu halký bileyecek biçimde sansasyon konusu yapacaðýný bile bile ya böyle kararlar alýnmamalý ya da kararýn gerekçesi hiçbir soru iþaretini býrakmayacak biçimde açýklanmýþ olmalýydý. Giderek, amigolarýn yönelttiði ve yönettiði bir toplum

haline geliyoruz; ilgililer bu durumu engellemek yolunda dikkatli olma durumunda. ÝSRAÝL ÝLE ÝLÝÞKÝLERÝMÝZ LAHANA TURÞUSU ÝLE PERHÝZ! Bir yanda Ýsrail ile petrol sondajý konusunda savaþ hazýrlýðý yapar gibiyiz; öte yanda, Ýran'a karþý Malatya'da füze kalkaný oluþturuyoruz. Iran'a karþý blokta yer almadýðýmýz sürece Ýran'ýn bize füze yöneltmeyeceðini bilindiðine göre, kime yöneltilen füzelere kalkan oluþturuluyor ki? Ýsrail'e karþý bir bardak suda koparýlan fýrtýna, füze kalkaný konusunun gerçeðini gözden kaçýrmak için yapay bir gündem gibi görünüyor. BULGARÝSTAN'DA ÝÞSÝZLÝK IRKÇILIÐI GETÝRDÝ Basit bir trafik kazasýný bahane eden Bulgar ýrkçýlar, “Çingeneleri sabun yapalým, Türkleri býçaklayalým” sloganýyla ortalýðý birbirine kattýlar. Ýþsizliðin arttýðý dönemlerde ýrkçýlýðýn da artmasýnda þaþýlacak bir þey yok. Amaç, yetersiz sayýdaki boþ iþlere baþvurularýn sayýsýný azaltýp kendinin iþe alýnma þansýný arttýrmak. Ýþe alýnma baðlamýnda azýnlýk gruplarýnýn rekabetinden kurtulmanýn en kolay yöntemi onlarý ötekileþtirip yok etmek. Bulgaristan yönetiminin ýrkçýlýða karþý yeterli önlemi almasý her bakýmdan çok gerekli görünüyor; bir de orada yaþayan soydaþlar sorununun çýkmasý iki ülkenin de baþýný aðrýtýr sonra. YUNANÝSTAN DURULMAYACAÐA BENZÝYOR Yunanistan'ý yönetenler, AB üyesi olma yolunda ve sonrasýnda AB'den almýþ olduklarý fonlarý verimli yatýrýmlara yönlendirip ulusal gelirlerini arttýrma yoluna gitmediler. Politikacýlarýn amacý, ne yazýk ki, ellerindeki gücü gelecekte daha geliþmiþ bir ülke yaratmak için çabalamak olmuyor. Amaç, halký kýsa dönemde memnun ederek ellerindeki gücü kaybetmemek olarak beliriyor. Yunanistan'ý yönetenler de AB'den gelen fonlarý kullanýrken bu gelir düzeyini devam ettirecek kaynaðýn gelecekte nasýl saðlanacaðýný göz ardý etmiþlerdir. Þimdi halký gelirlerinin azaltýlmasýna razý etmeye çalýþýyorlar; iþleri güç. BAÞIBOÞ HAYVANLAR KISIRLAÞTIRILMAMALIYMIÞ! Ülkemizde baþýboþ hayvanlarýn kýsýrlaþtýrýlmasýna karþý çýkanlar ya son zamanlardaki artýþ oranlarýný ve sonuçta zavallý hayvanlarýn öldürüldüklerini, aç kaldýklarýný, eziyet gördüklerini bilmiyorlar ya da onlarýn içinde bulunduðu feci durumlar onlarý rahatsýz etmiyor olmalý. Aksi halde yapýlanlara karþý çýkarken kendi önerilerini getirirlerdi. Aklýma Ýndira Gandi geldi; Hindistan'da nüfus planlamasýnda erkeklerin kýsýrlaþtýrýlmasý yöntemini de önerdiði için öldürüldüðü söylenmiþti. Suikastý gerçekleþtirenler ya iktidarý ele geçirmek Ýsteyenler tarafýndan kýþkýrtýlmýþtý ya da artan nüfusun sokaklarda sürünmesini gerçekten dert edinmiyorlardý. Sorun Kadir Topbaþ'a plaket verilmesiyse, HAYTAP belediye baþkanlarý arasýnda politik ayýklama yapma durumunda deðil; belli ilkelere uyarak hayvanlarý kollayan her baþkana plaket verilmekte.

BAÞSAÐLIÐI EMEP Ayvalýk Ýlçe Örgütü Temsilcisi, Halkevi Üyesi arkadaþýmýz Mehmet Cemil Tosunoðlu’nun aðabeyi

Hasan Tosunoðlu’nu kaybettik. Arkadaþýmýza ve yakýnlarýna Papalina Gazetesi olarak Baþsaðlýðý Diliyoruz.


papalina

Ekim 2011

5

Çanakkale'den yükselen ses

''DENÝZLERÝMÝZE SAHÝP ÇIKALIM'’ Hüsniye EDÝZSOY

Çanakkale Boðazý, 13 Temmuz günü “Denizlerimize Sahip Çýkalým” sloganýyla eyleme katýlan yaklaþýk 150 tekne ile renklendi. Balýkçýlar "Sardalyemizi Ýstiyoruz", "Balýklarýmýz Tükenmesin" ve "Uskumrumuz Bitmesin" gibi pankartlar ile dertlerini anlattýlar. Eyleme destek veren Greenpeace üyeleri de "Yasa Dýþý Avý Durdur" pankartý açtý. Eylemde trollerin balýk yataklarýna verdiði zararlar nedeniyle trol avcýlýðý ve ýþýkla avlanma protesto edildi. Çanakkale Su Ürünleri Merkezi 1 no'lu Kooperatif Baþkaný Mehmet Özkurnaz ülkemizin balýk potansiyelinin büyük kýsmýnýn Çanakkale sýnýrlarýnda bulunan denizlerde yer aldýðýný; Marmara, Ege ve Akdeniz'de yaþayan balýklarýn çevrede bulunan üreme bölgelerine geldiðini ve ayný zamanda kýþý da bu bölgelerde geçirdiðini; uskumru, kolyoz, sardalye balýðýnýn ýþýkla avlanýlmasýnýn bu türlerin potansiyelini tehlikeli seviyelere indirdiðini uskumrunun yok olma aþamasýna geldiðini açýkladý. Özkurnaz “15 Temmuz itibarýyla uluslararasý sularda trol avcýlýðý açýlmýþtýr. Avcýlýðýn açýlmasý ile birlikte 500-600 trol teknesi bölgeye gelmekte, gece gündüz deniz tabaný ve doðal yaþam alanlarý tahrip edilmektedir. Yarýn düþünülmeden yapýlan bu avcýlýk için duyarlý olmak artýk bir zorunluluktur. Çanakkale'nin sembollerinden olan sardalye balýðýnda eskisi gibi üreme artýþýný görmek istiyoruz. Kuzey Ege Denizi'nde ýstakoz ve böcek avcýlýðýnda kullanýlan yöntem de oldukça zararlýdýr. Deniz dibinde bulunan doðal resiflere kilometrelerce aðlar atýlmakta ve bu aðlar bir hafta on gün süreyle denizde bekletilmektedir. Bu aðlara takýlan balýklarýn ölmesi ve zamanla bozulmasý sonucu leþlerine gelen ýstakoz ve böcekler yakalanmaktadýr” diye konuþtu.

Küçük balýkçýlar sorunlarýnýn çözüm önerilerini de þöyle sýraladýlar: ?Gýrgýr ve Trollere Araç Takip Sistemleri (AÝS) zorunlu olarak koyulmalý ve bu sistemi takip edecek bölgesel merkezler kurulmalý. Sistemi kapatan veya çeþitli mazeretlerle kullanmayan balýkçýlara caydýrýcý cezai iþlemler yapýlmalý; ?Denetimlerdeki çok baþlýlýðý ortadan kaldýracak düzenlemeler yapýlmalý, trafik kurallarý gibi kurallarý ihlal edenlere anlýk gerekli cezai müeyyideleri uygulayacak yapýlanma saðlanmalý; ?K ü ç ü k b a l ý k ç ý e s n a f ý n emeðinin karþýlýðýný alabileceði güçlü kooperatif sistemleri ve bilinçli pazarlama sistemi kurulmalý; ? Tarýmsal üretime verilen destekleme projelerine benzer çalýþmalar yaparak özellikle küçük balýkçý esnafýna destek saðlanmalý; ? Balýk üreme bölgesi olan Saros körfezi ile göç yolu olan boðazda gýrgýr ve trol balýkçýlýðýna her dönem kesinlikle izin verilmemeli; ? Gece ýþýkla balýk avcýlýðýna son verilmeli; ? Yasadýþý avcýlýk yapanlara daha caydýrýcý yasal düzenlemeler getirilmeli; ? Üniversite ile ortak çalýþmalar yaparak bölgesel balýk rezervleri belirlenmeli, türe özgü üreme dönemlerinin tespiti ve bu veriler ýþýðýnda bölgesel avcýlýk sirküleri hazýrlanmalýdýr. Geçimlerini balýk tutarak saðlayan küçük balýkçýlarýn feryadýna ilgililer kulak versin gereken daha da geç kalmadan yapýlsýn diye umuyoruz. Üç tarafý denizlerle çevrili ülkede tüm su ürünleri kooperatiflerinin birlikte ses getirmeleri çok daha güzel olurdu. Haklý çýkan seslere destek vererek daha yaþanýlýr bir yaþama kavuþmak dileðiyle…

Eðitim Sen Öðretmene Sahip Çýkýyor Berin ÖZKAN

Ayvalýk Rahim Usta Lisesi'nde bir velinin, öðrencisinin tasdiknamesini almak üzere geldiði okulda iþlemleri yapýlýrken, okul müdür yardýmcýsýna þiddet uygulamasýna tepki gösteren Eðitim-Sen Ayvalýk Temsilciliði, 26 Eylül 2011 günü saat 12.00'de okul bahçesinde toplanarak, þiddet maðduru öðretmene sahip çýktý. Eðitim-Sen Ayvalýk Temsilcisi Edibe Keleþ tarafýndan okunan basýn açýklamasýnda; 22.09.2011 tarihinde Rahim Usta Anadolu Lisesi'nde eðitim-öðretim ortamýna yakýþmayacak bir olay meydana geldiði, 9. sýnýfta iki yýl üst üste baþarýsýz olan bir öðrencinin velisinin; çocuðunun sýnýfta kalmasýnda kasýt olduðunu iddia ederek Müdür Yardýmcýsý M. Þener Önder'e þiddet uyguladýðý; bir eðitim kurumunda, mesai saatleri içerisinde görev baþýndaki bir devlet memuruna fiili olarak yapýlan bu saldýrýnýn, Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü tarafýndan nasýl deðerlendirileceðinin merak edildiði vurgulandý.

20112012 Eðitim-Öðretim yýlýnýn Ayvalýk'ta yine sýkýntýlý ve dayanaðý belirsiz uygulamalarla baþladýðýný ifade eden Edibe Keleþ; “Sýkýntýlar sadece Ayvalýk'ta yaþananlarla sýnýrlý deðildir. Cinsiyet, etnik kimlik ve mezhep ayrýmcýlýðýna iliþkin uygulamalar hala devam etmektedir Atamasý yapýlmayan öðretmenlerin durumuna, ücretli-vekil öðretmenlik uygulamalarýna hala bir çözüm bulunmamýþtýr. Yoðun siyasi kadrolaþma uygulamalarý devam etmektedir, Öðretmenlerin ek ders ücretlerinde yaþanan sorunlarýn, hizmetli, memur ve teknik personelin sorunlarýnýn, üniversitelerde yaþanan akademik ve idari sorunlarýn çözümü için adým atýlmamýþtýr. Üzerimize yöneltilen baský ve þiddet politikalarýna ve her türlü yýpratma giriþimlerine raðmen dimdik ayakta duran sendikamýz Eðitim Sen, bu gidiþe asla izin vermeyecektir. Sendikamýz gerekli hukuksal adýmlarý atmakla kalmayýp kamusal, parasýz ve nitelikli eðitim hakký mücadelesini bu güne kadar olduðu gibi bundan sonra da azimle sürdürmeye devam edecektir” dedi.

EÐÝTÝMDE AYIN GÜNCESÝ ÞEHRE SÝNEMA GELDÝ: Ayvalýk 2026 Haziran günlerinde film etkinliklerine sahne oldu. Deðiþik mekânlarda yazlýk sineme keyfini yaþadýk. Emeði geçenleri kutluyoruz. Kazým Karabekir Mahallesindeki tütün deposunun önünde de böyle bir etkinlik yapýlabilirdi. Dileriz seneye unutulmaz. Gelecek yýl da film þenliðini izlemeyi bekliyoruz. KESK'TE YENÝ YÖNETÝM: Kýsa adý KESK olan Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu 123 Temmuz 2011 tarihinde 4. Olaðan Genel Kurulunu yaptý. Yapýlan seçim sonucunda; Lami Özgen Genel Baþkan, Ýsmail Hakký Tombul, Ali Berberoðlu, Akman Þimþek, Baki Çýnar, Canan Çalaðan ve Ali Kýlýç Merkez Yürütme Kurulu üyeleri olmuþlardýr. Hepsine baþarýlar diliyoruz. Ama bütün tabaný temsil eden bir yapý oluþturulsaydý daha iyi olurdu. TEMMUZ MAAÞ ZAMLARI AÇIKLANDI: 2011 yýlýnýn Temmuz dönemi maaþ zamlarý belirlendi. Enflasyon farký verilmiyor. Maaþlara % 4 artýþ yapýlýrken aile yardýmý % 22 oldu. Bu durum büyük bir çeliþki deðil midir? Bu durum üretmemeyi teþvik etmiyor mu? Maaþ zamlarýnýn da % 22 olmasý en adaletli durumdur. TAYÝNLER DÖNEMÝ BAÞLADI: Ýl içi, il dýþý ve yönetici atama tayinleri yapýldý. Sözleþmeli olan öðretmenlerden isteyenler kadrolu olarak çalýþmaya baþladýlar. ÖÐRETMEN ATAMALARI YAPILIYOR: Ýlk atamalar, Temmuz ayýnda elektronik ortamda, KPSS puan üstünlüðüne göre kurayla yapýldý. 6 bin 472 atama gerçekleþtirildi. 26 Aðustos'ta atanan öðretmenler göreve baþladýlar. Açýk kalan 103 kadroya da atamalar yapýlýyor. ALEVÝLÝK MÜFREDATA ALINDI: Ýngiltere'de yaþayan aleviler yürüttükleri çalýþmalar sonucunda Aleviliði müfredat programýna aldýrdýlar. Londra'da Okul Ýdaresi konuyla ilgili duyuruyu Eylül ayýnda yapacak. Danimarka, Almanya ve Hollanda'da Alevilik seçmeli ders olarak okutuluyor. Ülkemizde de Alevilik Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi programýna alýnsa da içerik açýsýndan Alevi örgütlerinin tepkisini çekti. ÝSTÝKLAL ÝLKÖÐRETÝM OKULUNDA BÝRÞEYLER OLUYOR: Hemen hemen Cumhuriyet'le yaþýt okul tarih mi oluyor? 6.,7. ve 8. Sýnýf öðrencileri baþka okullara daðýtýldý. Ýstiklal ilköðretim Okulu Okul Aile Birliði Yöneticileri bu konuda imza kampanyasý baþlattýlar. MÜFETTÝÞLER ROTASYONA TUTULDU: Türkiye çapýnda müfettiþler rotasyona tabi oldular. Balýkesir'de otuz beþ tane olan eðitim müfettiþinden çoðu gidiyor. ÜNÝVERSÝTEDEN ATILANLARA GERÝ DÖNÜÞ YOLU AÇILDI: Anayasa Mahkemesi tarihi bir karara imza attý. Kendi üniversitesinden atýlan öðrenci baþka bir üniversiteye kayýt yaptýrabilecek. Bu kararýndan dolayý Anayasa Mahkemesini kutluyoruz. Resmi Gazetede yayýnlanan karar gerekçesine göre: hiç kimse eðitim hakkýndan mahrum býrakýlamaz. Daha önce herhangi bir üniversiteden atýlanýn eðitim özgürlüðü bitiyordu. Artýk bu olumsuzluk ortadan kalkýyor. KANTÝNDE DEVRÝM: Artýk okul kantinlerinde hamburger, kola satýlamayacak. Kolanýn yerine ayran ve meyve zorunlu satýlacak. Yüksek kalorili çikolata þekerleme gibi maddelere sýnýrlama getirilebilecek. Yýllardýr savunduðuz tespitler nihayet gerçekleþiyor. Birçok batýlý ülkelerde böyle uygulama var.


6

papalina

Ekim 2011

AYVALIK ÝZLENÝMLERÝ GEZÝSÝNE DAÝR Berrin AKIN

“Ýlk kez bir tatil yöresinde geçirdiðim zamanýn hakkýný vermiþ olduðumu hissediyorum. Ayvalýk'ý dolaþýrken sokaklardaki tarihsel dokunun ayný zamanda insanlarýn yaþamýna aktýðýný anlýyorsun. Tarih sadece yapýlardan ibaret deðil insan ile uyumu çok anlamlý. Sanýrým asýl mesele etrafa bakarken gerçekleri görmek için gayret etmek. (E. ÞAHÝN) “Ýnsan yaþarken her aný güzelleþtirmeye yönelik bir adý atmalý iliþkileri güzellikleri var edebilmeli. Bu gün bunu için bir adým attým. Ayvalýk'ý tanýdým. Evlerden kapý tokmaklarýna, pencerelerden kaldýrýmlara kadar her þey yerli yerinde. Benim gördüðüm Ayvalýk'ý umarým herkes görür ve burasý hakkettiði kimliðe kavuþur.”(B.YÜKSEL) “Bu gezi benim için yaþayan Ayvalýk yolculuðuna dönüþtü. Bu burayý tanýmanýn coþkusunu ve zevkini tattým. Dileðim Ayvalýk'ýn bu tarihsel dokusunun ve güzelliðinin korunmasý”.(S.DOLEN) “Ayvalýk þimdiye kadar kafamda bir deniz beldesi olarak tanýyordum. Bu gezi ile birlikte tarihi bir kültür merkezi olduðunu gördüm. Mimari tarzý kiliseleri ile Ayvalýk gerçekten harika bir yer.

Benim için bu yazýn en güzel etkinliklerinden birini Papalina Gazetesi’nin davetiyle temmuz ayýnda gerçekleþtirmiþ Ayvalýk kent tarihini, mimari dokusunu, anlatmaya çalýþtýðým “Ayvalýk Ýzlenimleri” baþlýklý kültür gezisi oluþturur. Bu gezi yeniden, hem tarihi sokaklara bakmamýza hem de o kentin kültürel kimliði ile bütünleþmiþ mekânlarda (Camlý Kahve, Þeytanýn Kahvesi gibi) Ayvalýk üzerine sohbetlere olanak saðlayan çok keyifli paylaþýmlarýn ortaya çýkmasýna vesile olmuþtur. Bu geziye katýlan herkes, Ayvalýk'ta yaþama duygusunu yaratan, O'nu sýradan bir sahil kasabasý kimliðinden sýyýranýn, tarihi sokaklarýndaki geçmiþi insanla buluþturabilmesinde saklý olduðunun bilincine sahip olmasý etkinliði daha da anlamlý kýlmýþtýr. Bu tip gezilerin önemi de tekrardan gündeme gelmiþtir. Aslýnda Ayvalýk Ýzlenimleri baþlýklý bu gezi tarafýmdan birkaç yýl önceye kadar gerçekleþtirilen bir planlý programlý etkinliðin adýdýr. Bende Ayvalýk'ý yayýn çalýþmalarý dýþýnda anlatma ve onun tarihi kent kimliðini yaþayarak paylaþma isteðinin bir sonucu olarak “Ayvalýk Ýzlenimleri Gezisi” yapma fikri, 2002 yýlýnda heyecanla ortaya atýlmýþtýr. Ayvalýk Turizm Tanýtma ve Geliþtirme Derneði'nin baþkaný rahmetli Köksal Durukan'ýn desteði ile bu fikir hayata geçmiþtir. Ýstanbul, Mardin, Safranbolu, Bursa gibi tarihi kentlerde yapýlan “Kent Kültür Turu” formatýyla benzer þekilde yapýlan, Ayvalýk ve Cunda sokaklarý arasýnda bu kenti yaratan koþullarý, mimari içeriði ile paylaþmaya yönelik bir etkinlik olarak yaklaþýk üç sene yaz aylarýnda

sürmüþtür. Sonuçta bu gezi Ayvalýk için eksik bir alaný doldurmuþtur. Çünkü farkýnda olunmasý gereken en önemli gerçek Ayvalýk'ýn yaþayan bir tarihi kent olduðudur. Bu yüzden tanýtmasý, anlaþýlmasý ve doðru okunmasý gerekir ki, bu da kentin mimari dokusuna biçim veren coðrafi ve tarihsel zemini, içinde bulunan toplumun sosyo ekonomik yapýsý gibi baþlýca etkenleri, farklý disiplinlerin bilgisi ile deðerlendirmekten geçmektir. Genelde katýlýmcýlarýn beklentileri bizim dile getirmeye çalýþtýðýmýz “bir kenti tanýmak” olgusuyla örtüþmesi bu gezilerin istenilen amaca ulaþtýrdýðýný göstermiþtir. Bambaþka gözlerle Ayvalýk'ý paylaþmak ve bu kentin derinliðinin anlaþýlmasý adýna gezi katýlýmcýlarýn izlenimlerinden bazýlarý aktarmak istiyorum… “Ayvalýk, yeniden kendimi bulduðum, keþfettiðim, tarih ve doðanýn birleþerek yarattýðý harika bir yer. Aþýklar tepesinde avucuma aldým denizi, sahili adalarý tepeden baktým dünyaya sanki. Esen rüzgarýnla kalbimi ýsýttýn Ayvalýk.” (N.SORGUT) “Açýkçasý bu gezi olmasaydý Ayvalýk klasik bir tatil yeri olarak anacaktým. Þimdi daha farklý bir gözle bakabiliyorum. Diðer taraftan bir çýðlýk kadar yakýn olan iki kýyýnýn hüznünü hissediyorum.” (A.ULAÞ) “Ayvalýk'ý tanýmanýn o dokuyu, tarihi ve saklý güzelliklerin en güzel yolu bu gezi oldu.( F. ESKÝOÐLU)

P. BÝLEN “Onlarca kez geldiðim Ayvalýk'ýn sadece güneþ, deniz ve yeþilden ibaret olmadýðýný bu güzel günle anlamýþ oldum Ayvalýlýklarýn sahip olduklarýný hazinenin farkýna vararak sahip çýkmalarý dileðiyle.( S. DEMÝRAY) “Bu gün Ayvalýk'ý kucakladýðýmý hissetim. Gezi çok etkili oldu artýk bu kente daha bilinçle bakacaðým.( S KARUM) “Geçirdiðimiz bu dört saat boyunca bize bambaþka kitaplarýn arasýnda kalmýþ ama bizim bir parçamýz olan tarihle tanýþtýrdýðýnýz için çok teþekkürler. Sadece bakmayýp gördüðümüz bu güzellikleri hep hatýrlayacaðým.” (M. ÝNAL) Bunlar gibi birçok deðerli izlenimin oluþtuðu bu geziye birkaç yýldýr ara vermiþtim ki Papalina Gazetesi’nin deyim yerindeyse beni tekrardan dürtmesi ile bu ve buna benzer etkinliklerin önemini dile getirme isteði de etkinliðin ana fikrini oluþturmuþ, böylesine önemli tarihi bir kentin tanýtýlmak zorunda olduðu gerçeði ile tekrardan yüz yüze gelinmiþtir. Fakat bu tanýtýmýn üstüne basa basa belirtmekte yarar var; ucuz bilgilerle dolu, turistik hoþnutluða yönelik, kulaktan dolma ve rivayet tarihleriyle dolu içeriklerle deðil; bu iþi eðitim sürecini alarak yetiþtirilecek yerel rehberlerle yapýlamasýnýn gereðidir. Bu eðitim sürecinde Ayvalýk ile çalýþmalar yapan bu konuda katký saðlayacak herkesin bir çaba ortaya koymasý önemlidir. En azýndan ben elimden geldiðince kendi sorumluluðumu üstüme almaya hazýr olduðumu belirtmek isterim. Son olarak bu geziyi ve konuyla ilgili düþüncelerimi önemseyen. Papalina Gazetesi’ne teþekkür ederim.

ORTUNÇ DAVASI Ortuç Motel hakkýnda, Kültür ve tabiat Varlýklarý Koruma Kanununa aykýrý hareket edildiði gerekçesiyle dava açýldý. Ortunç'ta daha önce var olan tek katlý bungalov evler yýkýlarak tadilat adý altýnda iki katlý betonarme motel ve sosyal tesisler yapýldý. Bununla ilgili olarak gazetemiz Papalinada çýkan yazý ve Sözcü Gazetesinde yapýlan haber ihbar kabul edilerek Savcýlýk tarafýndan soruþturma açýldý. Davaya konuyla ilgili bilirkiþi atamasý yapýldý. Bilirkiþi, hazýrladýðý raporu yaz baþýnda savcýlýða sundu. Savcýlýk tarafýndan yürütülen soruþturma neticesinde Kültür ve Turizm Bakanlýðý tarafýndan Ortunç aleyhine kamu davasý açýldý. Ýlk duruþma 23 Eylül2011 tarihinde yapýldý. Duruþmada Ortunç Motel sahibi olarak görülen Orhan Ortunç ile oðlu ve eþi sorgulandýlar. Ayrýca davaya çaðrýlan Þükrü Kaygýsýz'ýn da tanýklýðýna baþvuruldu. Kültür Bakanlýðý tarafýndan görevlendirilen bir avukat duruþmada hazýr bulundu.

Davada çeþitli kamu kurum ve kuruluþlarýndan( Ayvalýk Belediyesi, Kültür Bakanlýðý, Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Kurulu) bilgi ve evrak istenmesine karar verildi. Davanýn ikinci duruþmasý 30 Kasým 2011 tarihinde yapýlacak. Þükrü Kaygýsýz'ýn davaya müdahil olma isteði de bu duruþmada karara baðlanacak.


papalina

Ekim 2011

7

Kültürel Mirasý Koruyabilmek Nebahat DÝNLER

Ayvalýk, doðal güzellikleri yaný sýra mimari özellikleri nedeniyle de her zaman gezilip, görülmek istenen bir kent. Yüzyýllarýn soluðunu taþýyan tarihi yapýlarýyla Türkiye'nin en büyük kentsel sit alaný olan Ayvalýk'ta 1976 tescilli yapý bulunuyor. Zengin sivil ve dini mimari eserlerine sahip kentimiz özgün yapýsýný bu gün de koruyor…

kapýlarý tekrar kapanan kilisenin ne zaman restore edilerek yaþam bulacaðý meçhul. Ýkonalarýn bir kýsmýnýn çalýnmasý üzerine 1993'ten bu yana kapalý bulunan Merkez Taksiyarhis Kilisesi için Kültür ve Turizm Bakanlýðý tarafýndan 22.08.2011 tarihinde ihale ilaný verilmiþ olsa da henüz baþlayan bir çalýþma yok. Kapýlar duvar… Cunda'daki Taksiyarhis Kilisesi de Balýkesir Vakýflar Bölge Müdürlüðünce 2008 yýlýnda yaptýrýlan temizlik kazýsýnýn ardýndan, 2009 yýlý yatýrým programý kapsamýna alýnmýþtý. Biz Ayvalýklýlar restorasyona baþlanmasýný beklerken nasýl olduysa pazarlýklar baþladý ve sonunda Kilise 19 yýllýðýna Koç grubuna devredildi. Daha önce Cunda Aþýklar tepesindeki Agios Yannis Kilisesi Rahmi Koç'a, Tavuk adasýndaki Ay Yoannu tou Prodromou manastýrý da Eskidji'nin sahibi Dikran Masis'e 49 yýllýðýna devredilmiþti.

Yaz aylarýnda Berrin Akýn eþliðinde çýktýðýmýz Ayvalýk Ýzlenimleri Gezisi ile tarihe yolculuk yaparak bu mirasýn güzelliklerini bir kez daha keþfetme þansý bulduk. Mübadele sonrasý Rumlarýn Ayvalýk'tan ayrýlmasýndan sonra gelenlerin ihtiyacýný saðlamak üzere camiye dönüþtürülen bazý kilise yapýlarý bu gün de saðlam olarak varlýklarýný sürdürmekte. Çýnarlý Camii, Saatli Camii ve Hayrettinpaþa Camisi bir yandan dini hizmet veriyorlar bir yandan da kenti gezen turistlerin baþlýca uðrak noktasý oluyor. Uzun yýllar zeytinyaðý imalathanesi olarak kullanýlan Ayazma Kilisesi bundan bir süre önce Kültür Bakanlýðý tarafýndan kamulaþtýrýlarak, Ayvalýk Belediyesine devredilmiþti. Geçen süre içinde restore edilmeyen Ayazma Kilisesi, Ayvalýk Belediyesi'nin 2010 yaz aylarýnda yaptýðý bir düzenlemeyle, sanat galerisi olarak sergilere ev sahipliði yaptý. Ne var ki bu yýl

Bir dönem Tütün Deposu olarak kullanýlan ve Kent Arþivi Müzesi yapýlmak üzere Ayvalýk Belediyesine tahsis edilen, Biberli Cami için Belediye tarafýndan bu güne kadar yapýlmýþ bir proje mevcut deðil. Cundadaki kilisenin Koç'a verilmesinin ardýndan Biberli Camiinin yeni taliplileri de sýraya girmiþ durumda.

Belediyesi ilk olarak 1955'den beri atýl olan tarihi yapýnýn restorasyon yapýlarak, kamu yararýna kullanýlmasý için Ýl Genel Meclisi kararýyla Belediyeye tahsis edilmesini saðlýyor. Tarihi Kentler Birliði'nin desteði ile projelendirdikten sonra da mali kaynak aranýyor. Valilikler, kentlerde toplanan emlak vergilerinin %10'unu, Taþýnmaz Kültür Varlýklarý'nýn Korunmasýna Ait katký Payý'na dair yönetmelik kapsamýnda restorasyon çalýþmalarý için belediyelere ödüyor. Bergama'nýn bu parayý alabilmesi için Belediye hazýrlýk yapýp, Ýzmir Valiliðine müracaatta bulunuyor. Valilik, Bergama Belediyesinin restorasyon çalýþmalarýný uygun bularak katký payý vermeyi kabul ediyor. Ýl Özel Ýdaresi'nin saðladýðý bütçeyle de restorasyon gerçekleþtiriliyor. Bayýndýr Belediyesi ise çok yakýn zamanda alýnan kentsel sit ilanýnýn ardýndan ilçede hayata geçirdiði restorasyon çalýþmalarýyla 2010 yýlý yarýþmasýnda üç ayrý ödüle layýk görüldü. Bu projelerden biri halk arasýnda “ Ülkü Sinemasý” olarak bilinen Ermeni Kilisesinin gelecek kuþaklara aktarýlmak üzere restore edilerek “ Çok Amaçlý Salon ve Kütüphane Binasý” olarak kullanýlacak olmasý. Bu güzel örnekleri okuduktan sonra insan kendine sormadan edemiyor. Neden Ayvalýk'ta da tarihsel mirasýmýz sermaye gruplarýna devredilmek yerine Bergama ve Bayýndýr'daki gibi korunmasýn? Ayvalýklýlar olarak kültürel mirasýmýza sahip çýkmanýn vakti gelmedi mi artýk?

Yaþadýðýmýz kentin tarihi ve kültürel deðerlerine sahip çýkarak, gelecek kuþaklara aktarýlmasýný, günümüz koþullarýnýn ihtiyaçlarýný karþýlamak üzere yeniden hayat bulmalarýný saðlamak mümkün deðil mi? Tarihi Kentler Birliðinin(TKB) her yýl düzenlediði “Kültürel Mirasý Koruma Proje ve Uygulamalarýný Özendirme” yarýþmalarýnýn sonuçlarý, tarihi kent dokularýný koruma- yaþatma konusunda baþarýlý örnekleri görmemize olanak saðlýyor. Komþumuz Bergama, “Eski Gazipaþa Ýlkokulu Restorasyonu ve Butik Otel Olarak Ýþlevlendirilmesi” projesi ile 2009 yýlý yarýþmasýnda “Uygulama Ödülü”nü almýþ bulunuyor. Bergama

TABÝAT PARKIMIZ MÝRASIMIZDIR oldu (2009 Revizyon Planýna Danýþtay'ýn yürütmeyi durdurma ve Bilirkiþi Ýnceleme Kararý almasý olabilir mi?) Önce Ayýþýðý Manastýrýna nisan ayý içerisinde mühürleme kararý çýktý. Yine nedendir bilinmez bu mühürleme kararýný biz temmuz ayýnda öðrenebildik. Ancak bu nasýl mühürlemedir ki mühür inþaatýn durmasýna yetmedi. Yine Sabancýlarýn Hakkýbey Yarýmadasý'ndaki malikânelerinin içindeki bir kýsým binanýn ruhsatsýz Ýsmetpaþa Mahallesi olduðu ile ilgili Milli Parklar Müdürlüðünce suç duyurusunda bulunulduðunu öðrendik.

Mutlak koruma alanlarýnýn sýnýrlý koruma alanlarýna dönüþtürüldüðü 2009 yýlý revizyon planýndan sonra Sabancýlar aldýklarý mülk ve araziler üzerinde istedikleri gibi tadilatlar yapmaya baþladýlar. Ayrýca sadece tadilatla kalmayýp Cunda halký mekânlarýna çivi çakamazken yollar, kuyular açtýlar; elektrik taþýdýlar. Hatta kendi tapulu arazilerinin dýþýna taþarak güvenlik oluþturdular. Ne yazýk ki tüm bu olup bitenlere yerel yönetim seyirci kaldý. Ancak ne olduysa Tüm dünya insanlýðýnýn izleyebileceði ve Ayvalýk'a nasip olan bu cennet köþesi Tabiat Parkýnýn; doðal, kültürel ve tarihi mirasýn belli zümrelerin eline geçmesine ve insanlýða kapanmasýna izin verilemeyeceðinin umudunu taþýyoruz. Olmayan binalarý varmýþ gibi gösterip bina diken Sabancýlarýn bu binalarý bir de ruhsatsýz yapmalarý bardaðý taþýran son damla olmasýný diliyoruz. Dileriz kararlar kamu yararýna çýkar. Yargýya olan güvenimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz.

TABÝAT PARKINA ÝNCELEME Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký için hazýrlanan 1/25 bin ölçekli uzun devreli revizyon planýnýn iptali için dört kiþi tarafýndan bireysel olarak; Pateriça Ada Doðasýný Kültürel Hayatýný Yaþatma ve Dayanýþma Derneði ile GÜMÇED tarafýndan dernekler olarak, Ayvalýk ve Küçükköy Belediye olarak Orman ve Çevre Bakanlýðý aleyhine Danýþtay'ýn 6. Dairesine dava açýlmýþtý. TMMOB'un müdahil olduðu davada DANIÞTAY'ýn yürütmeyi durdurma kararý vermesi üzerine 19 Temmuz 2011'de Danýþtay Hâkimleri ile birlikte Danýþtay'ýn belirlediði bilirkiþiler Tabiat Parkýný incelemek üzere Ayvalýk'a geldiler. 19 Temmuz sabahý davacýlar, davacýlarýn avukatý Zehra Yetkin, Davalý Çevre ve Orman Bakanlýðý Temsilcileri, Danýþtay Hâkimleri ve Bilirkiþiler Ayvalýk Adliyesinde bir araya gelerek inceleme güzergâhýný belirlediler. Ýnceleme Þeytan Sofrasý'ndan baþladý. Þeytan Sofrasý'nda Tabiat Parký panorama ve harita üzerinden incelendi. Oradan Tabiat Parký güzergâhý takip edilerek Hakkýbey Yarýmadasý'na gidildi. Daha sonra Cunda'ya geçilerek; Ortunç, Çamlý Manastýrý, Pateriça (1. ve 2. Köy) ve Ayýþýðý Manastýrý incelendi. 20 Temmuz sabahý Tabiat Parký denizden incelenmek üzere heyet tarafýndan kiralanan tekne ile denize çýkýldý. Tabiat Parký içindeki adalar ve mülkler denizden incelendi. Tüm davacýlar, sonucu beklerken adalete olan sonsuz güvenlerini bir kez daha belirttiler.


8

papalina

Ekim 2011

ÖZLEDÝÐÝM CUNDA Hasan TOSYA (Balýkçý-CUNDA) hasan.tosya@hotmail.com

Dayý üstlenirdi. Tek at arabacýsý onlardý.( Ýki kardeþ) Balýkçý motorlarý benzinliydi o zaman. Herkes iþinde gücündeydi. Her zaman Ayvalýk'a gidilmiyordu. Benzin için her balýkçý bidonunu parasý ile birlikte kahveye býrakýr, Koçina Mustafa Dayý bidon baþýna bir lira karþýlýðýnda tüm balýkçýlarýn benzin ihtiyacýný karþýlardý.

Saygýdeðer Papalina okurlarý, Cunda'dan merhaba, Bu yazýmda gelin biraz çocukluðuma, 70'li yýllara gidelim. Deniziyle, doðasýyla, havasýyla tertemiz Cunda'ya. Elektriðimiz, suyumuz yoktu. O zamanlar zordu adada yaþamak ama o kadar da güzeldi. Gaz lambalarý vardý; þimdilerde antika oldu. O lamba ýþýðýnda hiç masal dinlediniz mi? Kendinizi masalýn içinde hissederdiniz. En zoru su taþýmaktý. Bizim mahallede yukarý kuyu vardý. Adý üstünde bayaðý da tepedeydi. Tüm mahallenin suyunu bu kuyu karþýlardý. Zor olmasýna zordu ama çok da zevkliydi. Kuyunun baþýnda onlarca insan, birbirini ýslatarak, þakalar yaparak hava kararana kadar o kuyunun baþýndaydý. Ýbrahim Aða vardý rahmetli, onun da geçimi o kuyudandý. Eþekle 15- 20 liraya su taþýrdý evlere. Ya Pirin Ali Aðabey, bütün Arka Deniz ovasýný ekerdi tek baþýna; aklýnýza gelen her þeyi. Bizim en çok yüzdüðümüz yer Arka Denizdi. Yanýmýza yiyecek almazdýk. Ýlk baþta Arka Denizin dutuna uðrardýk. Kýrmýzýya boyanýrdýk dutun üstünde. Sonra incirlere, en son Ali Aðabeye uðrardýk. Kavun, karpuz… her þey elimizin altýndaydý. Keser yerdik; bize hiç kýzmazdý. Hatta hoþuna bile giderdi onu ziyaret etmemiz. Akþam dönerken de o buz gibi kuyu suyunda duþ yapar eve gelirdik. Orta bahçe vardý eskiden. Yeni yoldan giderken saðda, çöken iskelenin olduðu yer. Papalina mevsimi

geldiðinde bizim mahalle oradaydý. Balýkçýlar akþama kadar að çeker; ada restoranlarýnýn papalina ihtiyacýný onlar temin ederdi. Orada ateþ yanardý günlerce sönmeden. Üstünde kocaman bir teneke, seyre giden mahalleli üstünde papalina piþirir, biz denize girer, yüzer, ateþin baþýna gelir, beþ, on tane papalina kapýp tekrar denize dalardýk. Salim Dayýnýn plajý, adanýn tek plajýydý. Giriþ 150 kuruþtu. Tabii biz bedava girerdik. Salim Dayý bizi koþturur, biz arka taraftan tekrar girerdik. O zaman yolcu motorlarý oraya da yanaþýr; yolcu indirirdi. Orada denize giren akþam yemeðini yemek için sahile inerdi. Hala duyar gibiyim; Bey Babanýn, Balýkçý Osman'ýn, Haydar Dayýnýn; Saki Kaptanýn baðýrýþlarýný. Balýklar leðenlerin içinde capcanlý yüzerdi. Hele Taþ Kahvede sabah erkenden toplanan yaþlýlarýn muhabbeti, birbirleriyle þaka ile karýþýk tartýþmalarý hala gözümün önünde. Allah rahmet eylesin; þimdi hiç biri yok. Rahmetli Macun Hasan, Piran Dayý (hala sað). Adanýn binlerce çuval zeytini onlarýn sýrtýndan inerdi fabrikalara. Þimdiki Pazar yeri binlerce zeytin çuvalý ile dolup taþardý. Ulaþým yoktu; eskiden denizden gelirdi her þey. Kiço Hasan Dayý, Ali Dayý iki kardeþ, nakliyeyi onlar yapardý. Takalarý ile gelen malýn da daðýlýmýný arabacý Mustafa ve Cemil

Bir de o zamanlar akþam muhabbetleri vardý. Bu akþam falanca abladayýz, filanca teyzedeyiz. Bütün mahalleli kapý önünde toplanýr, çaylar, kurabiyeler, börekler, tadýna doyulmayan muhabbetler yapýlýrdý. Evlerde kapýlar kapanmazdý. Her evin kapýsýnda perdeler vardý. Rüzgâr ön kapýdan girer, arka kapýdan çýkardý. O serinlikte de uyumak ayrý bir zevkti. Deðerli okurlar, o zamanlar bereket de bir baþkaydý. Zeytin aðaçlarýnýn dallarý kýrýlmasýn diye destekler koyarlardý. Milyonlarca sýðýrcýk kuþu zeytinleri yemesin diye beþ- on lira yevmiye ile adam tutulur; zeytin altýnda teneke çalarlardý. Pateriça'nýn köyleri aylarca tayfalarla dolup taþardý. Ne muhabbetti, ne güzeldi o günler.

Taþ Kahvenin içi ayrý bir güzeldi. Her penceresinde asýlý bir að; her köþesinde üçer beþer paragat sepeti. Balýkçýlarýn yaþadýðý heyecanla av muhabbetleri, dýþarýda duvarda kurutulmak için asýlmýþ ahtapotlar. Rahmetli Hatem Mustafa Dayý, Huso Dedem kurutulmuþ o mis gibi kokan ahtapotlarý üst üste dizer, Midilli'den gelen Yunanlýlara satarlardý. Kooperatifin orasý tersaneydi o zaman. O zaman ceyran yok imkan yok. Tekneler kýzaða oturtulur, rahmetli Ýbrahim usta kahveye gelir on- on beþ kiþi toplar, bocurgat dedikleri koca bir tomruða geçirilmiþ bir kalasla her bir ucuna beþer altýþar kiþi. O bocurgatý döndürerek tekneleri karaya çekerlerdi. Yarýsý çatlak bir makineyle döndürülen bir býçký ve elinde rendesiyle o tekneleri tamir ederlerdi. Deðerli okurlar, daha yazacak o kadar þey var ki, iþte ben böyle bir Cunda'da büyüdüm. O yüzden ben o Cunda'yý çok özlüyorum. Saygýlarýmla.


papalina

Ekim 2011

MAHALLE MECLÝSLERÝ ÇALIÞIYOR

BARIÞ ÝSTÝYORUZ Silahlar Sussun… Ýnsanlar Konuþsun…

Havva TAYLAN

Bahar aylarýnda kurulmaya baþlanan mahalle meclislerinin yürütme kurullarý yaptýklarý toplantýlarla bir yandan mahallenin sorunlarýný tespit ederken bir yandan da geliþtirdikleri önerilerle mahalle sakinlerine sunulan hizmetin kalitesinin artýrýlmasý yönünde çaba sarfediyorlar.

Ye r e l y ö n e t i m , t ü m m a h a l l e l e r d e k i olumsuzluklarý bir anda tespit edemeyebilir. Mahalle meclisleri ayný zamanda belediyenin gözü kulaðý da olarak belediyeye düþünce ve önerileriyle yardýmcý olup projeleriyle yol gösterebilirler. Nitekim Hayrettinpaþa ve kazým Karabekir mahalle temsilcileri Kazým Karabekir Mahallesi çalýþmalarýyla örnek olmaya baþladýlar. Kent Konseyinin düzenlediði toplantýda bir araya gelen Mahalle Meclisi Temsilcileri ve Muhtarlar yaþadýklarý mahalleye ait sorunlarý ve yaptýklarý iþleri paylaþtýlar. Mahalle Meclisi temsilcileri sorunlara çözüm olarak yaptýklarý çalýþmalar hakkýnda da bilgiler verdiler. Hayrettinpaþa Mahalle Meclisinin, çöp sorununa dikkat çekmek için hazýrladýklarý afiþleri Barboros Caddesi 16. sokaktan baþlayarak 13 Nisan Caddesi boyunca konteynýrlarýn çevrelerine asmalarý, bir yandan da mahalle sakini komþularýyla görüþme, deðerlendirme yapmalarý tüm katýlýmcýlarýn beðenisini kazandý. Yine Hayrettinpaþa Mahallesi temsilcileri yaþanan diðer sorunlarý dillendirirken çözüm yollarýný da projelendirdiler. Kazým Karabekir Mahallesinin temsilcileri, sokak düðünlerinden oluþan ses kirliliði, Perþembe günleri Kemalpaþa Mahallesi yaþanan otopark sorunu ve yaþlýlarýn ulaþým sorunlarýný dile getirirken çözümlerini de rapor olarak Kent Konseyine sundular. Diðer Mahalle Meclislerini raporlarý da deðerlendirildiðinde mahalleler farklý da olsa yaþanýlan sorunlarýn ve isteklerin ortak olduðu görüldü. Temizlik, Kanalizasyon, Sivrisinekler, Sahipsiz Hayvanlar, Gürültü Kirliliði, Trafik ve Otopark, Kýyýdan Yararlanma, Güvenlik, Su Kesintileri ve Ulaþým baþlýklarý altýnda toplanan sorunlar karþýsýnda mahalle temsilcileri çözüm önerileri ve isteklerini þöyle sýraladýlar: ? Temizlik sorunu yaþandýðýný söyleyen mahalle

temsilcileri, sokaklarýn temizlenmesi, çöplerin aðzý kapalý poþetlerle çöpe atýlmasý, çöp alýmý sýrasýnda konteynýrlardan yola saçýlan çöplerin de temizlenmesini, uzun yýllar kullanýlarak içindeki kirlerin tabakalaþtýðý çöp konteynýrlarýnýn yýkanarak temizlenmesini veya deðiþtirilmesini istediler. Kýyýda kanalizasyonun denize deþarjý nedeniyle kirlilik ve kokunun olduðu, denize yakýn kýsýmda rögarlarýn sürekli taþtýðý belirtilerek Ayvalýk'ýn kanayan yarasý haline gelen bu sorunun çözümü için her þeyden önce kanalizasyon sisteminin yenilenmesi ve arýtma tesisinin yapýlmasý istendi. ? Tüm mahallelerin sivrisineklerden þikâyetlerinin yaz boyunca devam ettiði belirtilerek, denize çýkan tüm kanallarýn, sokaklardaki rögarlarýn ve çöp konteynýrlarýnýn ilaçlanmasý istendi. ? Baþýboþ vaziyette, gruplar halinde gezen hayvanlardan kaynaklý olaylarýn yaþanmamasý için köpek çiftliðinin kapasitesinin artýrýlmasý ve bu durumdaki sahipsiz hayvanlarýn çiftliklere yerleþtirilmesinin uygun olacaðý belirtildi. ? Sokak içinde faaliyet gösteren çeþitli iþyerlerinin yarattýklarý gürültü ve çevre kirliliði nedeniyle þehir içinden çýkarýlýp sanayiye taþýnmalarýnýn uygun olacaðý belirtildi. Susturucusuz motosikletlerin gürültü kirliliði yaratmasý yine tüm mahallelerin sorunu olarak öne çýktý. ? B a z ý o t o p a r k iþletmecilerinin kendi iþyeri alanlarý dýþýnda sokaklara müdahale ederek, araçlarýný sokaktaki uygun yere býrakmak isteyen kiþilerden ücret talep etmelerinin önüne geçilmesi için gerekli uyarýlarýn yapýlmasý mahalle temsilcileri tarafýndan dile getirildi. ?Sahil bandýna banklar konmasý merkez mahallerdeki halk tarafýndan memnunlukla karþýlandý. Yalnýz bank sayýsýnýn ve çöp kutularýnýn yeterli olmadýðý gözlenerek sayýnýn artýrýlmasý istendi. ? Yýkýk, harap, içinde oturulmayan ev ve alanlarýn ayný zamanda güvenlik sorunu yaratýðý belirtilerek, güvenlik birimlerinin böyle sokaklarda caydýrýcýlýk önlemlerini arttýrmalarý istendi. ? Otobüs bilet ücretinin pahalý olduðu tüm temsilciler tarafýndan dile getirilirken, su tarifesinde de birim metreküp ücretinin çok yüksek olduðunu belirttiler. Diðer kentlerde olduðu gibi belediye tarafýndan Halk Ekmek Fabrikasý kurularak halkýn daha ucuza ekmek yeme imkânýnýn saðlanmasý istediler. ? Ayvalýk merkezindeki yüksek mahallelerde ve Sahil Mahallesinde su kesintilerinin büyük sýkýntý yarattýðý önümüzdeki yaz mevsimi için þimdiden önlem alýnmasý gereðini belirttiler.

Ayvalýk Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barýþ Günü nedeniyle yazýlý bir basýn açýklamasý yaptý. Ya p ý l a n a ç ý k l a m a d a , b a r ý þ a h e r zamankinden daha çok ihtiyacýmýz olduðu vurgulanarak, “Oysa biz bugün Barýþý kutlamak yerine, bombardýmanlarýn, mayýn patlamalarýnýn, silahlarýn ve uçaklarýn gürültülerinin saðýrlaþtýrdýðý kulaklara, yüreklere, vicdanlara barýþ çýðlýklarýmýzý duyuramamanýn çaresizliðini yaþýyoruz. Bugün Kürt sorununun çözümünü hala savaþta gören güçler, ne yazýk ki 30 yýldýr devam eden bu savaþtan hiç ama hiç ders çýkartmamýþlar demektir. Yýllarca daðý taþý bombalayarak, 40 binin üzerinde insanýn ölümüne neden olanlar, binlerce boþaltýlmýþ köy yaratanlar, insanlarý göçe zorlayanlar, sorunu nasýl çözemedilerse, þimdi bu savaþý devam ettirmek isteyen AKP de bu sorunu þiddetle çözemeyecektir.” denildi. “SORUN ÖLDÜREREK ÇÖZÜMLENMEZ” Açýklamada,”Son günlerde yine Türk ve Kürt gençlerinin cenaze törenlerinde aðýt yakýyor annelerimiz. Savaþta ve þiddette ýsrar eden her kim olursa olsun bilsinler ki, bundan sonra annelerin akacak gözyaþlarýnýn sorumlusu onlardýr. PKK silahlarý susturmalý, devlet operasyonlarý durdurmalýdýr. Tarafýmýz nettir. Savaþa ve þiddete karþýyýz ve çözümü kalýcý ve adil bir barýþta görüyoruz. Sivilleri hedefe koyan bir “özgürlük” anlayýþý mümkün deðildir. Sýnýr içi ve sýnýr dýþý operasyonlara nasýl karþýysak ve bunun çözüm olmadýðýný yýllardýr nasýl söylüyorsak, Kürt halkýnýn özgürlüðü için savaþtýðýný söyleyenlerin sivilleri hedef alma anlayýþýnýn da kesinlikle karþýsýndayýz. Savaþý týrmandýran bu anlayýþlarýn, halklarýn kardeþlik baðlarýný ve duygularýný yok ettiklerini görmeye çaðýrýyoruz.” Ýfadelerine yer verildi. ORTA DOÐU VE BÖLGEDE BARIÞ ÝSTÝYORUZ. AKP Ýktidarýnýn komþularla sýfýr sorun anlayýþýndan, komþularla savaþ noktasýna geldiði hatýrlatýlan açýklamada; “Býrakýn Afrika ve Ortadoðu halklarý kendi geleceklerini kendileri belirlesinler. Dün Libya ve Suriye diktatörleriyle kanka olanlarýn bugün orada yaþayan halklarýn yaþadýðý zulümden bahsetme haklarý yoktur. Kendi içindeki Kürt sorununu çözemeyenlerin baþka halkalarýn hamiliðine soyunmalarý ise sadece komiktir. ” denildi. Ayrýca, Ege denizine komþu her iki tarafýn da askeri harcamalarýnýn karþýlýklý olarak azaltýlmasý, savaþa ve silahlanmaya ayrýlan bu devasa bütçelerin insanlýðýn yararýna kullanýlmasý talep edildi.

Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Mahalle Meclislerinin raporlarýnýn Belediye Meclisine ileteceðini ve takipçisi olacaðýný belirtti.

Saðlýk Hizmetlerinde Ýyileþtirme Ýstiyoruz Ýsmetpaþa Mahallesi Hüsniye EDÝZSOY

Ayvalýk'ta yaþadýðým yýllarda hastalanýnca Ýzmir ya da Balýkesir'e gidilirdi. Yirmi dokuz yýl sonra geri dönüþ yaptýðýmda bunlarýn deðiþmiþ olduðunu düþünmüþtüm. En yakýn ilçe olan Edremit halkýný saðlýk konusunda aldýðý hizmetlerden dolayý kýskanmadýðýmý söyleyemem. Hizmetlerin geliþmesinde öncülük edip çalýþan herkesi tebrik ediyorum. Neden Edremit'te oluyor da Ayvalýk hep eksik kalýyor? Bu konuda ilgilileri düþünmeye davet ediyorum. Her branþtan hekimleri var. Ayvalýk devlet hastanesinde kardiyolog, göðüs hastalýklarý uzmaný, dermatolog, beyin cerrahi uzmaný yok. Ýhtiyaç hissettiðimizde Edremit'e gitmek zorunda kalýyoruz. Manyetik rezonans için yine öyle. Ayvalýk nüfusunun yaþ ortalamasý dikkate alýnýrsa kardiyoloða ihtiyaçlarý olmayacaðý söylenemez. Emekli olmak için Ayvalýk'a tayini basamak olarak kullanan deðil gerçekten halka hizmet amaçlý gelecek hekimlere gereksinim duyuyoruz. Randevu almak kolaylaþtý ancak polikliniklerde

hasta alýmý daha erken olamaz mý? Kronik hastalýklarý olup periyodik tahlil yaptýran hastalar için son muayenelerinde tahlil istemleri için evrak verilse , hasta tekrar geliþinde direkt o evrakla laboratuvara giriþ yapsa hasta açýsýndan hem de hastane açýsýndan iþler daha seri olmaz mý? Böyle uygulamalarý olan hastaneler var. Sorunlarýn tespiti ve çözümünü yine o kurumun çalýþanlarýndan bekliyoruz. Ýnsana dönük hizmetlerin hiç birinde ihmal, görmezden gelme olamaz ancak saðlýk hizmetlerinde hiç olmamalýdýr. Hastaneye gidince güven duygusunu hissetmek çok önemlidir. Her türlü teknik donanýmýn ve iyileþtirilmiþ fiziki koþullarýn olduðu hastanede çalýþmanýn personelin de motivasyonunu arttýracýðýný düþünüyorum. Ayvalýk Halkýna ve iþini seven saðlýk çalýþanlarýna yakýþýr bir hastaneye kavuþmak için bekliyoruz. Kurumun ihtiyaçlarýný en iyi bilecek yine o kurumun çalýþanlarýdýr. Hasta odaklý yaklaþýmlarýn amaçlanarak saðlýk hizmetlerinde geliþimi görmek istiyoruz Ayvalýk halký adýna bunun takipçisi olmaya ve geliþmeleri halka yansýtmaya hazýrýz. Ýlgililere duyurulur.

BARIÞ VE KARDEÞLÝÐÝN TARAFINDAYIZ Yazýlý açýklamanýn son bölümünde; “Biz Ayvalýk Demokrasi Platformu olarak: Savaþ ve þiddetin deðil, barýþýn yanýndayýz. Kan ve gözyaþýnýn deðil, halklarýn kardeþliðinden yanayýz. Neoliberal güçlerin Dünya'yý yeniden biçimlendirme planlarýnýn yanýnda deðil, halklarýn kendi geleceklerini kendilerinin belirlediði uluslararasý kardeþlikten yanayýz. Tüm halklarýn eþit, adil ve kardeþçe yaþadýðý demokratik bir Türkiye'den yanayýz. Silahlar sussun, insanlar konuþsun. ” Ýfadeleri yer aldý.

9


10 papalina

Ekim 2011

SATRANÇ KÖÞESÝ Merhaba satrançseverler… Bu sayýmýzda da sizlere satranç dünyasýndan haberler vermeye devam ediyoruz.

Dünya'dan Satranç Haberleri * Romanya'nýn Iasi þehrinde 14-22 Temmuz 2011 tarihlerinde düzenlenen Avrupa 18 Yaþ Altý Takým Þampiyonasý'nda Türkiye gümüþ madalya kazandý. IM Burak Fýrat (17), FM Cemi Can Ali Marandi (13), CM Batuhan Daþtan (13), CM Vahap Þanal (13), Cankut Emiroðlu (16) gibi þampiyon sporculardan oluþan milli

Ayvalýk Yaz Turnuvasý Ödül Töreni

ÖSYM tarafýndan “spor dallarýnda üstün baþarýlý adaylar” kapsamýnda deðerlendirilerek 9 Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu beden Eðitimi ve Spor Öðretmenliði bölümüne yerleþtirildi. *Milli sporculardan Nezihe Ezgi Menzi, 7. Dünya Okullararasý Bireysel Satranç þampiyonasý'nda elde ettiði bronz madalya sonucunda ek puan almaya hak kazandý. Yedinci sýnýflar SBS sýnav sorularýndaki baþarýsýyla 500 tam puan alan milli sporcu, ortaöðretim kurumlarýna geçiþ yönergesinde bu yýl ilk kez yapýlan deðiþiklik uyarýnca sýnýf puanýnýn %2'si kadar ek puan alarak 500+10 puanla Türkiye birincisi oldu. Oðulcan Kanmazalp ve Nezihe Ezgi Menzi'yi baþarýlarýndan dolayý kutluyoruz. Ayvalýk'tan Satranç Haberleri Daha önceki yýllarda sadece Ayvalýk'ta yapýlan yaz turnuvasý artýk Körfeze yayýldý. Altýnova, Akçay ve Ayvalýk'ta düzenlenen satranç turnuvalarý ile bu yýl da Körfez'de satrançlý günler yaþandý.

takýmýmýz, 3-1 yenildiði güçlü satranç geleneði ve ekolüne sahip Polonya ile eþ puanla liderliði paylaþtý. Averajla ve yenilgisiz ikinci olan genç millilerimiz tarihi bir baþarýya imza attý. Türkiye'den Satranç Haberleri * 2010 2011 Türkiye Kadýnlar Satranç Þampiyonasý 10 18 Temmuz 2011 tarihinde Konya' da yapýldý. Arzum Elektrikli Ev Aletleri A.Þ. sponsorluðunda düzenlenen yarýþmada Ýzmir'li WIM Betül Cemre Yýldýz þampiyon oldu. Zirvenin ardýndaki sýralamanýn averajla belirlendiði þampiyonada Denizli'li Kardelen Cemhan ikinci, yine Ýzmir'li WCM Selen Sop üçüncü oldu. *Avrupa Yaþ Gruplarý Þampiyonasý'nýn 2008'de 10 Yaþ, 2010'da 12 Yaþ birincisi FM Cemil Can Ali Marandi, 2011'de de 14 Yaþ Avrupa Þampiyonu oldu. Bulgaristan'ýn Albena þehrinde 1 0 - 2 1 E y l ü l 2 0 11 t a r i h i n d e g e r ç e k l e þ e n þampiyonada, 8 Yaþ Kýzlar kategorisinde Defne Sade beþinci, 14 Yaþ Genel kategorisinde Vahap Þanal yedinci, 10 Yaþ Kýzlar kategorisinde Çiðdem Onur yedincilik derecesi elde ettiler. *A Ulusal Erkek Takým sporcusu IM Oðulcan Kanmazalp, 2004 Avrupa Yaþ Gruplarý satranç Þampiyonasý'nda elde ettiði üçüncülük nedeniyle,

Hazýrlayan: Nebahat DÝNLER Ayvalýk Belediyesi, zeytin ve zeytinyaðý ürünlerinden ve Ayvalýk tanýtým materyallerinden oluþan özel hediye paketlerini armaðan etti. Satýþa sunduðu zengin organik ürünlerin yaný sýra açtýðý seramik ve resim atölyeleriyle de Ayvalýk'ýn özel mekânlarýndan biri haline gelen Tarlakuþu Gurmeko'nun sahiplerinden Ayfer Özcan'ýn kendi elleriyle hazýrladýðý zeytinyaðlý sabunlar da bütün sporculara turnuva anýsý olarak hediye edildi. * Körfez Satranç Turnuvasý, 26- 27 Temmuz 2011 tarihlerinde Akçay Belediyespor Tesislerinde yapýldý. Turnuvanýn organizasyonunu Edremit Satranç Ýlçe Temsilciliði ve Akçay Belediyesi birlikte yaptýlar. Büyükler ve Küçükler olmak üzere iki kategoride gerçekleþen turnuvaya, Bursa, Ýzmir, Ýstanbul, Manisa, Balýkesir, Edirne, Bolu, Hatay ve Adana'dan toplam 28 sporcu katýldý. Büyüklerde genç sporcu Serdar ÜNAL tecrübeli ustalarýn arasýndan sýyrýlarak birincilik koltuðuna otururken Küçükler kategorisinde Alp TUNA geleneði bozmayarak birinciliðini korudu. Ayvalýk Satranç Spor Kulübü oyuncusu Ali Mert Özsoy, küçüklerde üçüncülük derecesi elde etti.

* 6. Altýn Kumsal Kültür Turizm Festivali Satranç Turnuvasý, 20- 21 Temmuz tarihinde Altýnova Liman Otel'de yapýldý. Altýnova Belediyesinin, TSF Ayvalýk Ýlçe Temsilciliði katkýsýyla düzenlediði turnuvanýn hakemliðini Nahil Filiz yaptý. Ýsviçre sisteminde 5 tur oyun sonunda Küçüklerde; Barýþ Küçük, Ahmet Mahir Demirelli, Cumhurcan Karagöz, Büyüklerlerde; Mustafa Þahan Haser, Hakan Uzunlulu, Memduh Ruhi Þirinoðlu ilk üç dereceyi aldýlar.Ödül töreninde ilk üçe giren sporculara Belediye Baþkan yardýmcýsý tarafýndan kupa ve özel hediyeler verildi. *Ayvalýk 5. Yaz Satranç Turnuvasý 30- 31 Temmuz2011 tarihlerinde, Ayvalýk Belediyesi Sarý Zeybek Spor Tesisleri Çay Bahçesinde yapýldý. Ayvalýk Satranç Spor Kulübü ile Ayvalýk Satranç Ýlçe Temsilciliðinin organizasyonuyla Açýk Yaþ Genel Tek Kategoride yapýlan turnuvaya, Ayvalýklý sporcularýn yaný sýra Burhaniye, Edremit, Balýkesir, Bursa, Ýstanbul, Ýzmir, Kýrklareli, Manisa ve Muðla sporcularýndan da katýlým saðlandý. Ýsviçre sisteminde 5 tur oyun sonunda sýralama þöyle gerçekleþti: Birinci: Serkan DEMÝRCÝ ( Ýstanbul), Ýkinci: Osman Bora TUNÇ ( Ýstanbul), Üçüncü: Anýl Berk ERDOÐAN (Bursa), En Ýyi Kadýn Oyuncu: Ýlayda CANTAÞ (Ayvalýk),GENÇLER Mansiyon: Mustafa Görkem AKAN ( Kýrklareli), YILDIZLAR Mansiyon: Erencan ÞAHÝN (Ayvalýk), KÜÇÜKLER Mansiyon: Ali Arda CÖMERT (Manisa), MÝNÝKLER Mansiyon: Ali Mert ÖZSOY (Ayvalýk) Dereceye giren sporcularýn kupa ve madalyalarý, Ayvalýk Gençlik ve Spor Ýlçe Müdürü Metin Çimli, Ayvalýk Belediye Meclisi Üyesi Fatih Ayyürek ve turnuva hakemi Mehmet Ali Beþbudak tarafýndan verildi. Genel sýralamada ilk dörde giren sporculara

BU SAYININ SORUSU: Beyaz oynar 3 hamlede mat eder.

GEÇEN SAYIDAKÝ SORUNUN ÇÖZÜMÜ: 1.Kxd1 Siyah ne oynarsa oynasýn 2.Kxa1+, Fxa1 3.Axc1+ Mat “Ýyi bir hamle yakaladýðýnda bekle ve daha iyisini ara!”

Emanuel LASKER

AYVALIK VE SPOR... Sebahattin TATAR (Ayvalýk Atletizm Spor Kulübü Baþkaný)

Þöyle durup baktýðýmýzda yaþadýðýmýz þehirde gerek tesis gerekse de baþarý oranlarý ülke sporunun neresinde? Yapýlan çalýþmalar meyvesini verebiliyor mu? Bunca masraf edilen futbol isteneni verebiliyor mu? Ya da yeterli mi? Tesis yokluðuna çare olacak projeler yapýlýyor mu? Mesela bir iki yýl sadece tesisleþmeye yatýrým yapýlsa gelecek yýllarý kurtarabilir miyiz? Gencliðimizi doðru yönlendirebilir miyiz? Oy uðruna futbol mu yoksa baþka beklentileri karþýlamak mý? Bu sorular uzar gider. Öncelikle her yokluða ve baskýya raðmen tesis yokluðuna raðmen baþarýlý olduðuna inandýðým atletizmde Ayvalýk üstünlüðü gerçeði var. Bir araya gelerek ve inançla çalýþarak Türkiye rekorlarýna sahip, dünya ve Avrupa'da yarýþmýþ milliler ordusu oluþmasýna ne demeli? Ýmkân yoksa evimize mi sýðýnacaðýz? Dýþarý mý çýkmayacaðýz? Ya da her þeyi devletten mi bekleyeceðiz? Ayvalýk mahalli idareleri spor tesisi konusunda

ne yaptý neler yapmayý düþünüyor? bu çok önemli. Mesela Kýrlangýç Fabrikasý çevresi spor tesisi olarak düþünülebilir. Mesela pazaryerinin koca alanýn tam ortasýna denk getirilerek kenarlarýn atýl durumda kamasý israftan baþka bir þey deðildir. Neden buralar deðerlendirilmedi? Bu alanlar halkýn ve sporcularýn faydalanacaðý alana çevrilemez miydi? Mesela Baþbakanlýk Ayvalýk'a spor tesisi yapacaðýz yer gösterin diye geldiðinde Ayvalýk'ta spor tesisi için yer yok demek siyasi karar deðil de nedir? Kazanan Ayvalýk olacakken kaybedenin siyasi düþünce olacaðý mý düþünüldü? Bu gerçeði tüm halkýmýz bilmelidir. Ayvalýk spor tesisleþmesi bakýmýndan Türkiye'nin en geri kalmýþ yeridir diyorum. Bir yüzme havuzu, koþu alaný, basket sahasý v.b. yeri bile yok. Atletizm yapan gençler Cunda yolunda araçlar arasýnda adeta akrobasi yaparak antrenman yapmaktadýrlar. Baþarý bu yokluða raðmen mücadele azminde yatmaktadýr. Hele bu alanda Türkiye'yi kaplayan baþarýlar azýmsanmayacak boyuttadýr.

Sayýsýz kupa ve madalya ile Ayvalýk'ý temsil etmek öyle kolay deðildir. Bazý saygýn kurum ve kiþilerin destekleri her türlü takdirin üzerindedir. Tüm bunlarý yaparken gelirin de 2300 TL gibi bir para olduðunu düþünürsek bunun parayla yapýlamayacaðýný da görmüþ olmak gerek. Sistem çok önemli. Gençleri bir araya getirerek imkan verip rekabet ortamýný, paylaþýmý oluþturmak gerekir. Kurduðumuz Ayvalýk Atletizm Spor Kulübü bu gün tüm Türkiye'de söz sahibi olmuþ aldýðý baþarýlarla da ülke gündemine oturmuþtur. Altý tane rekor,11 tane sporcunun milli takýmda yarýþmasý, dört antrenörün de milli formayý giymesi. Umarým birilerinin ciddiyet bakýmýndan da dikkatini çekmiþtir. Her güzelliði yaþamadan önce emek vermek, çalýþmak ve inanmak gerekir. Biz sonuna kadarda inançlýyýz, azimliyiz. Tüm Ayvalýk'ý da atletizme davet ediyoruz. Yerimiz olmasa da baþaracak yüreðimiz var. Yürekli gençleri de bekliyoruz.


papalina 11

Ekim 2011

AKP'NÝN ALEVÝSÝ OLMAK Vedat TEKTEN (Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Ayvalýk ÞubeBaþkaný)

12 Eylül referandumu ile ilgili yaptýðý açýklamalarda AKP ''Ýleri Demokrasi''diye bir kavramý açýklayarak halktan 'EVET' oyu istemiþti. Bu talebe, demokrasi özlemi ile hareket eden bazý solcu gruplar da en azýndan 12 Eylül faþizmi yargýlanacak düþüncesiyle kerhen evet demiþlerdi. Türkiye gündeminin o günü incelendiðinde “EVET “çileri de “HAYIR” cýlarý da haklý çýkaracak sebepler vardý. Cumhuriyet, geçmiþi ile hesaplaþýp geleceði daha demokrat bir zemine oturtarak planlama isteðini dile getiriyordu. Cunta dönemleri yargýlanýr da karanlýkta býrakýlmýþ bazý komplolar halka açýklanýr, faillerden hesap sorulur ve bu da ileriye dönük darbe heveslilerine caydýrýcý olur. Belki de 30 yýldýr sürdürülen kirli savaþ son bulur. Savaþýn nedenleri ortadan kalkar ve toplumsal barýþ yaygýnlaþýr. Bunlar için “EVET” makul ve anlaþýlýr bir sonuçtur.”HAYIR” diyenlerin tezi ise Cumhuriyet idaresini elinde tutan AKP hükümetinin güvenilirliðinin tartýþýlýr olmasý ve sergiledikleri siyasi tavýr ile tasarýlarýnýn gerçek hayatta karþýlýðýnýn olmamasý idi. Geçen zaman her iki tarafý da haklý kýlan sonuçlar çýkardý. Aleviler olarak bizler aðýrlýklý olarak “HAYIR”cý gruptaydýk. Uluslararasý sermayenin emrindeki bir zihniyetin sözü edilen “ileri demokrasi” gereklerini yerine getiremeyeceðini ve takiye yapýldýðýný savunuyorduk. Kýsacasý samimi bulmamýþtýk. Arkasýna aldýðý muazzam sermaye gücü ile AKP, basýn ve yandaþ kalemlerin gözü kapalý desteði ile gücünü sergilemekten geri durmayacaktý. Ve çoðunlukla haklý çýktýk. Önce yargý baðýmsýzlýðý hýzla ortadan kalktý. Sonra muhalif gazeteciler halledildi. Kendilerine karþý duran herkes ve her þey Ergenekon karmaþasý içinde eritildi. Söylediklerine göre yönetim toplumun her kesimi ile aralarýndaki sorunlarý görüþerek ortadan kaldýracaktý. Bu amaçla türlü açýlýmlar tezgâhlandý. Kürt açýlýmý, Roman açýlýmý, Alevi açýlýmý, Azýnlýk haklarý gibi konularda AKP hükümeti toplantýlar, çalýþtaylar(!.) düzenledi. Gelinen noktada tüm bu açýlýmlarýn balon olduðu, asýl amacýn AKP zihniyetinin bu gruplara dayatýlmasý olduðu ortaya çýktý. Türkiye'de yaþayan yaklaþýk 20 milyon Alevi, örgütlü olduðu kurumlar aracýlýðý ile eþit yurttaþlýk temelinde somutlaþtýrdýðý taleplerinin hiç birine yapýcý ve kalýcý cevap alamamýþtýr. Aksine her fýrsatta bilinçaltýnda tuttuklarý alevi karþýtlýðýný dillendirerek, gerçek niyetlerini vurmaktan geri durmadýlar. Ýsterseniz bu yapýlanlarý kýsaca hatýrlayalým

? Biz, Madýmak Oteli “Utanç Müzesi” olsun dedik, AKP burayý kültür merkezi yaptý. Katilleri, þehitlerimizle ayný panoya yazarak onurumuzu çiðnedi. ? Bu duruma itiraz eden katliam kurbaný þair Metin ALTIOK'un kýzý Zeynep ALTIOK, “Sizin Hiç Babanýz Yandý mý?” baþlýklý yazýsý nedeniyle çalýþtýðý eðitim kurumundaki iþinden talimatla kovduruldu. ? Taylan ÇAKIR adlý Alevi öðretmen kendisiyle ayný ortamda çalýþmayý günah sayan zihniyete karþý açtýðý davayý kaybetti. Bu suçu iþleyenler ise aklandý. ? Dersim Alevi Akademisi Baþkaný Aysel DOÐAN sebepsiz bir ev baskýný ile gözaltýna alýndý. ? Suriye'ye müdahaleyi eleþtiren Kemal KILIÇDAROÐLU mezhep yandaþlýðý ile suçlandý. ? Ayný nedenle Enver AYSEVER yandaþ kalem Nagehan ALÇI ' nýn saldýrýsýna maruz kaldý. ? Bu ayrýlýkçý tavýr 2005 yýlýnda RTE'nin g a z e t e c i Ý k b a l GÜRPINAR’la yaptýðý bir söyleþide kullandýðý “Ben neden Alevilerin baþbakaný olayým ki bir sebep mi var?” cümlesi ile devamlýlýk arz etmiþtir. Konu AKP ve yandaþlarý eliyle terörize edilmektedir. B u ö r n e k l e r çoðaltýlabilir. Bize göre AKP zihniyeti güçler ayrýlýðý prensibine temelden saldýrarak güçlerin birliðine zemin hazýrlamaktadýr. Yeni Osmanlýcý bir anlayýþla yeni otokratik niyetlerin hayata geçirilmesi gayretidir. Alevi kitlesini asimile etme gayreti ile bizim tamamen kaldýrýlmasýný istediðiniz din dersleri zorunlu olma halini sürdürmesinin yaný sýra tek tip inanç anlayýþý ile pek çok yanlýþ bu dersin kitaplarýnda Alevi çocuklarýna dayatýlmaktadýr. Dinde zorlama olmayacaðý, Allah ile kul arasýna girilemeyeceði, ulusal ve uluslararasý yargý kurumlarý ve insan haklarý bildirgelerinde hükme baðlanmýþ olmasýna raðmen; hükümet yasa tanýmaz, baðnaz tavrýný sürdürmekte kararlý olduðunu göstermektedir. Din dersi kitaplarý hatalarla doludur. Dilerseniz bir kýsmýna göz atalým. ? Cem Evlerinin ibadethane olduðuna dair hiçbir ifade kullanýlmamýþtýr. ? Aleviliðin tanýmýný Ýslam'ýn içinde þekillendirerek kadim geçmiþi yok sayýlmýþ; Ali yandaþý olmakla sýnýrlandýrýlarak tarikatlaþtýrýlmak istenmiþtir. ? Hz. Ali'nin resmi kullanýlmamýþtýr. ? Gerçekte olmamasýna raðmen “Alevi-Bektaþi inancýnda hac, zekât, namaz ve oruç gibi ibadet konularýna yer verilir.” denilmektedir. ? Tüm dinlere eþit mesafede duran Alevilik Ýslam'la sýnýrlandýrýlmýþtýr. ? Düþkünlük gibi önemli kurumlarýmýz içerik itibariyle sulandýrýlmýþtýr. ? Tüm bunlar yapýlýrken Alevi kurum, kuruluþ temsilcileri ve inanç önderlerinin görüþleri alýnmamýþ; bunun yerine Sünni ilahiyatçýlarýn fikirlerine raðbet edilmiþtir. Sonuç olarak bizler din eðitiminin zorunlu olamayacaðýný savunuyoruz. Ýnanç özgürlüðünün tanýnmasý gerekliliðine inanýyoruz. Bu günkü hali ile devletin laik olmadýðýný iddia ediyoruz. Ýnanç temelinde Ta n r ý K u l i l i þ k i s i n i n d e v l e t t a r a f ý n d a n düzenlemeyeceðini, hele bunun zorunlu hale getirilmesini insan haklarý ihlali olarak görüyoruz. Farklý inanç mensubu insanlar üzerindeki devlet otoritesini reddediyoruz. Bu coðrafyada binlerce yýldýr varlýðýný sürdüren kültür çeþitliliðinin, insanlýðýn rengi olduðunu ve hiçbir gücün bu farklýlýklarý tek tip hale dönüþtüremeyeceðini söylüyoruz ve söylemeye devam edeceðiz.

Papalina - Ayvalýk Halkevinin Kültür Hizmetidir - Para Ýle Satýlmaz - Aylýk Yayýnlanýr Sahibi: Ayvalýk Halkevi Adýna Havva Taylan Yazý Ýþleri Müdürü: Halil Coþkun Dizgi: Kadri Kaya Web: Berin Özkan Adresi: Sefa Çamlýk mh. Faruk Saylam cd. Doða Sitesi No-6 /Ayvalýk Telefon: 0505 687 65 84 E-Posta: papalinagazetesi@gmail.com Web: papalina.gazetesi.biz.tr Basýldýðý Yer: Ýz Ofset - Hürriyet Mh. Melih Pabuçcuoðlu Blv. No: 8/C Burhaniye Tel: 412 03 53

Altý Kent Daha “Kadýn Dostu" Oldu Nebahat DÝNLER

"Kadýn Dostu Kentler" projesi ile yerel düzeyde kadýn erkek eþitliðinin güçlendirilmesi amaçlanýyor. Birleþmiþ Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) uygulayýcýsý olduðu "Birleþmiþ Milletler Kadýn ve Kýz Çocuklarýnýn Ýnsan Haklarýnýn Korunmasý ve Geliþtirilmesi Ortak Programý" kapsamýnda Antalya, Bursa, Gaziantep, Malatya, Mardin ve Samsun da ''Kadýn Dostu Kent'' olmak için taahhütname imzaladý. Kadýn dostu Kentler Projesi, 2007 yýlýndan bu yana Nevþehir, Ýzmir, Kars, Þanlýurfa, Van ve Trabzon'da uygulanýyor. Proje, Birleþmiþ Milletler Kalkýnma Programý(UNDP) ve Ýsveç Kalkýnma ve Ýþbirliði Ajansý (SIDA) ve Ýçiþleri Bakanlýðý Mahalli Ýdareler Genel Müdürlüðü ortaklýðýyla yürütülüyor. Proje ile kadýnlarýn kentin sunduðu ekonomik, sosyal ve siyasi fýrsatlardan eþit bir biçimde yararlanabilmesi, yerel karar mekanizmalarýnda yer almasý ve karar süreçlerinde söz sahibi olmasý amaçlanýyor. Kentlerin kadýn dostu olmasý için kentsel hizmetlerin kadýnlarýn ve kýz çocuklarýnýn özel ihtiyaçlarý doðrultusunda tasarlanmasý gerekiyor. Sýðýnmaevleri, kreþler, bakýmevleri, kadýn danýþma merkezleri kurulmasý taahhütler arasýnda. To p l u m s a l c i n s i y e t e þ i t l i ð i n i n gerçekleþtirilmesi, yerel yönetimlerin kadýn ve kýz çocuklarý için kaliteli hizmetler tasarlama ve sunma kapasitelerinin geliþtirilmesi, kadýnlarýn ve kýz çocuklarýnýn insan haklarýnýn korunmasý ve geliþtirilmesi konularýnda farkýndalýk oluþturulmasý da projenin temel hedefi. Projeye katýlan illerde, Ýl Kadýn Haklarý Koordinasyon Kurullarý kuruldu. Kadýn ve kýz çocuklarýn þikayetlerini almak üzere Valilik ve Belediyelerde Eþitlik Birimlerinin kurulmasý saðlandý. Kadýna yönelik þiddeti izleme birimleri kuruldu. Kadýn Danýþma Merkezleri ve Kadýn Sýðýnmaevleri açýldý. Ýl Genel Meclisi ve Belediye Meclislerinde Kadýn-Erkek Eþitliði Komisyonlarý kuruldu. Kadýn kuruluþlarýnýn kurullarda yer almasý saðlandý. Valilik, ilgili kurumlar, Belediye ve kadýn kuruluþlarý tarafýndan yürütülen ortak çalýþmalar sonucunda Yerel Eþitlik Eylem Planlarý hazýrlandý. Ýl Genel Meclisleri ve Belediye Meclisleri, yerel eþitlik eylem planlarýný kabul ederek kadýn ve kýz çocuklarýnýn hayat kalitesinin yükseltilmesine yönelik çalýþmalara öncelik vereceklerini taahhüt ettiler. Kadýna yönelik þiddetin önlenmesi amacýyla; ? Þiddet konusunda farkýndalýk artýrma çalýþmalarý yapmak, ? Þiddet maðduru kadýnlar için 7 gün 24 saat hizmet verebilecek acil telefon hattý kurmak, ? Þiddet maðduru kadýnýn acilen korunmaya alýnmasý için bir acil eylem birimi oluþturmak, ? Þiddete uðrayan kadýnlara hizmet sunacak kamu görevlilerini eðitmek, ? Karakollarda kadýn bürolarý kurmak, ? Kadýn danýþma merkezleri, ara istasyon ve sýðýnma evleri açmak, ? Bu faaliyetleri izleyecek, denetleyecek bir koordinasyon birimi veya kurulunu oluþturmak kadýn dostu .kent olmak için yapýlacak iþlerin baþýnda geliyor.

Programýn en güzel sonuçlarýndan biri de Belediyelerin ve Ýl Özel Ýdarelerinin bütçelerinden kadýnlar için pay ayýrmalarý oldu. Artýk 50'den fazla ülkede uygulanmaya baþlanan, cinsiyete duyarlý bütçeleme denilen bu uygulama ile harcamalarýn adil bir þekilde daðýtýlmasý ve kadýnlarýn toplumdaki statülerinin yükseltilmesi amaçlanýyor. Ýkinci etaba katýlan altý il ile "Cinsiyete duyarlý bütçe nedir?", "Eþitlikçi hizmet saðlama nedir?" sorularýna cevap aranacak.


12 papalina

Ekim 2011

Fotoðraf: Halil COÞKUN

AYVALIK ADALARI TABÝAT PARKI

Fotoðraf: Þükrü KAYGISIZ

Tabiat Parklarý, bitki örtüsü ve yaban hayatý özelliðine sahip, manzara bütünlüðü içinde halkýn dinlenme ve eðlenmesine uygun doða alanlarýdýr. Ülkemizde toplam yüzölçümü 79.047 Ha olan 33 adet Tabiat Parký bulunmaktadýr. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký, kapladýðý 7.950 Ha alan ile Türkiye'nin en büyük Tabiat Parký olma özelliðine sahiptir.

Ayvalýk Adalarý Pleistosen'deki tektonik hareketler sonucu çöken Ege çanaðýndaki tepelerin su üzerinde kalmasýyla oluþmuþ jeomorfolojik birimlerdir. Adalar kenti Ayvalýk'ta Cunda ile birlikte 24 ada bulunmaktadýr. Cunda iki mahallesiyle birlikte eþsiz güzellikte, tarihi bir yerleþim alanýdýr. Adalarýn 20'si Tabiat Parký içinde kalmaktadýr. Bunlar; Cunda(Alibey Adasý), Pýnar Adasý (Mosko,Kýlavuz), Çýplak Ada, Yellice Ada (Poyraz Ada),Güneþ Adasý(Ýlyosta), Maden Adasý, Küçük Maden Adasý, Kýz Adasý, Yumurta Adasý,Balýk Adasý, Kamýþ Adasý (Büyük Kara Ada), Hasýr Adasý, Güvercin Adasý, Taþlý Ada (Pileyit), Yelken Adasý (Ayiyalo), Yalnýz ada (Petago), Küçük Kara Ada, Yuvarlak Ada, Göz Adasý (Kalamapulo), Yumurta Adasý ve Tavuk Adasýdýr. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký taþýmýþ olduðu doðal kültürel ve arkeolojik deðerler eþsiz nitelikte olup özellikle sahip olduðu adalar Tabiat Parkýnýn en önemli kaynak deðerlerini oluþturmaktadýr. Adalar ile birlikte adalarýn çevrelediði körfezin oluþturduðu görsel peyzaj Tabiat Parký için ayrý bir önem taþýmaktadýr. Tabiat Parký Sýnýrlarý içerisindeki estetik öneme sahip görsel deðerler, kilise, manastýrlar yapay Anýtlar, doðal olaylar sonrasýnda oluþmuþ adalar doðal anýtlar olarak tanýmlanabilir. Adalar ve kýyýlarýnda oluþan küçük koylar, tarihi eserler ile birleþince, buraya gelen insanlara çevre peyzajýnýn yüksek manzara potansiyelinden yararlanma olanaðý saðlamaktadýr.

Tarihi kiliseler, manastýrlar, geleneksel mimarinin oluþturduðu eski kent dokularý ve geleneksel yaþam biçimini oluþturan taþ evler baþlýca kültürel kaynak deðerlerini oluþturmaktadýr. Tabiat Parký Sýnýrlarý Ýçerisinde; Leka Panaya (Koruyan Meryem) Manastýrý - Cunda Adasý Dalyan Boðazýnda, Ay Yoannu Tou Prodromou Manastýrý Tavuk Adasýnda, Ayios Yorgis Manastýrý - Güvercin Adasý, Taksiyarhis Ta Çamaya (Çamlý) Manastýrý - Cunda Adasý, Ayios Dimitri Ta Selina (Ayýþýðý) Manastýrý Cunda Adasý, Pateriça Mevkiinde, Ayia Paraskevi Manastýrý Hakkýbey Yarýmadasý T ý m a r h a n e Te p e s i n d e bulunmaktadýr. Tabiat Parký alaný içinde, bitki örtüsünün ve denizin çevrelediði panoramik peyzajlar eþliðinde, yürüyüþ imkâný bulunan doðal yürüyüþ hatlarý bulunmakla birlikte kullanýmý yaygýn deðildir. Özellikle jeomorfolojik evrim ile ortaya çýkan adalarýn deniz ile saðladýðý uyum ve ahengin oluþturduðu seyir, insaný gerçek dünyadan uzaklaþtýrmaya y e t m e k t e d i r. S a h a d a , b i r ç o k manzaraya hâkim nokta mevcuttur. Þeytansofrasý, Kumluk Mevkii, Patrice Koyu, Pýnar Boðazý, Kuz Koyu ve Kestanlibahçe Koyu, Parkýn eþsiz manzara bütünlüðünü seyredilmesine imkan verirler. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný ekolojik olarak irdelediðimizde, koruma alanýnda karasal ve denizel olmak üzere iki ana ekosistem bulunmaktadýr. Tabiat Parký Ýçerisinde týbbi ve ekonomik açýdan kullanýldýðý saptanan bitki sayýsý 113'dür. Örneðin; Ada Çayý, Akýz(Þevketibostan), Fafulya, Gebere (Kapari), Ýstifne, Ýzvinya, Karabaþ otu, Kazayagý, Kekik, Kuþburnu, Papatya, Salep otu, Zoho… Türkiye'nin baþka hiçbir yerinde bulunmayan dört tür d o ð a l o l a r a k y e t i þ m e k t e d i r. ( R o m u l e a columnae,Phleum exaratum, Galium recurvum,Carduncellus caeruleus). Park'ta ayrýca Türkiye'de dar yayýlýþ gösteren dört bitki türü de bulunmaktadýr. En az 752 farklý bitki türünün yetiþtiði belirlenmiþtir. Çok deðiþik canlý türlerinin yaþamasýna elveren parkta ise yoðunluk olarak karþýlaþtýrýldýðýnda Türkiye ortalamasýnýn dört misli fazlasý yetiþtiði görülmüþtür. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký sýnýrlarý içerisinde

86 kuþ türünün var olduðu belirlenmiþtir. Türkiye'de günümüze kadar saptanmýþ kuþ türü sayýsýnýn 454 olduðu göz önüne alýndýðýnda Tabiat Parký alaný içerisinde kaydedilen kuþ türü sayýsýnýn, tüm Türkiye'de kaydedilen kuþ türü sayýsýnýn yaklaþýk % 19'una karþýlýk geldiði görülür. Kýrmýzý Mercanlar; Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký, berrak denizi ve canlý sualtý yaþamý ve kýrmýzý mercanlarýyla dünyada tek mercan dalýþ bölgesi olarak gösterilen Kýzýldeniz'e rakip durumdadýr. Deli Mehmet, Kerbela ve Ezerbey sýðlýklarý zengin dip yapýsý ve çok renkli mercan resifleriyle su altý fotoðrafçýlarýna eþsiz güzellikler sunmaktadýr. 'Corallium Rubrum' olarak bilinen kýrmýzý mercanlar, Türkiye' de sadece Ayvalýk'ta görülebilmektedir. Tabiat Parký alaný çevresi ile birlikte deðerlendirildiðinde; *Sahip olduðu kültürel ve tarihi eserler nedeniyle “Tarih Turizmi”, * Ýl bazýnda yakýn yerleþim birimlerinde gelecek ziyaretçilerin yüksek talebi nedeniyle “Günübirlik Kullaným” *Sahip olduðu koylar, kumsallar nedeniyle deniz turizmi, *Zengin denizel biyolojik yapýsý nedeniyle dalgýçlýk, *Adalar ile bütünleþen körfezin sahip olduðu eþsiz doðal özellikleri nedeniyle tekne turu gibi alternatif turizm faaliyetlerinin yapýlmasý için uygun olanaklara sahiptir. Kaynak: Prof. Dr Kerim Alpýnar, “Ayvalýk ve Yakýnýndaki A d a l a r ý n F l o r i s t i k Ve E t n o b o t a n i k A ç ý d a n Deðerlendirilmesi Projesi”

Papalina 26. sayı  

Ayvalık Papalina Gazetesinin tamamı renkli 26. sayısı