Page 2

2

papalina

NÜKLEER TEHLÝKEYÝ KOVALAYACAK YOK GÝBÝ Ayþe S. KIRIKOÐLU

Nisan 2011

Sendikal Mücadelede ve Yasalarda Kadýnýn Yeri Panele konuþmacý olarak katýlan SES (Saðlýk ve Sosyal Hizmet Çalýþanlarý Sendikasý) MYK üyesi Meryem Özsöðüt, kadýn mücadelesinin tarihsel geliþimi ve çalýþma hayatýndaki yeri ile ilgili bilgi verdi. Kadýnýn çalýþma hayatýnda, kadýn olmaktan kaynaklanan sýkýntýlarý, eþitsizliði yaþamaya devam ettiðini, fiziksel ve psikolojik tacize maruz kaldýðýný, yönetim kademelerinde yeterli oranda temsil edilmediðini dile getirdi.

“Köpeksiz köy görmüþ, çomaksýz dolaþýyor,” deyiþini bilirsiniz. Son günlerde sýk sýk aklýma geliyor. Sonunda bir konuda seçilmiþlerimiz ayný doðrultuda görüþ açýkladýlar; nükleer santraller ülkemiz için kaçýnýlmazmýþ. Darbelerle, barajlarla sol partilerin Meclise girmeleri engellenirse olacaðý budur. 1965 yýlýndaki seçilmiþlerin meclisinde TÝP, 15 milletvekili ile diðer partilerin halkýn yararýna olmayan önerilerini saðduyu ve içtenlikle öylesine irdeliyorlardý ki basýn ister istemez tartýþmalara geniþ yer veriyordu. Þimdi herkes ayný kafada; tek dertleri birbirlerine iktidar nimetlerini býrakmamak. Bu kavga da gerek görsel gerekse yazýlý basýný yeterince meþgul ediyor zaten. Japonya’da yaþanan felaketten sonra, tüm dünya halklarýný nükleer santrallerin tehlikesinden korumak, mevcut santralardan kurtulmak için çareler ararken bizim baþýmýzdakiler santral(ler) kurmak konusunda kararlý. Olasý nedenleri irdeleyelim. - Baþýmýzdakiler nükleer santral konusunda geri dönüþü güç birtakým Sözleþmeler yapmýþ olabilirler. Bu sözleþmelerin ülkeye maliyeti Japonya’da Halen yaþanmakta olan insanlýk dramýndan daha yüksek olamaz, ödenmelidir. Kendi ülkelerinde artýk yeni santral yapmak zorlaþtýðý için birilerinin uygulamýþ Olabileceði fiyat indirimlerinin cazibesine de kapýlmak korkunç bir yanlýþ olur. - Nükleer silah yapabilecek teknolojiye sahip olabilmek santrallerin gerekli olduðunu söyleyenler var. Nükleer silaha sahip ülkelerin bu silahlarý bugüne kadar ne iþine yaradý ki? Bir tek ABD atom bombasý kullanarak Süper Güç haline gelmeyi baþarmýþtý; buna karþýlýk Sovyetler de ayný güce sahip olunca denge kuruldu. Ayrýca bir ülkeyi iþgal etmek ya da o ülkeyi dize getirmek için ambargo uygulanmasý için nükleer silahlara sahip olma tevatürünün bile yeterli mazeret addedildiðini hatýrlamakta yarar olabilir. - Parasal baðlamda nükleer enerjinin en ucuz olduðu öne sürülmektedir. Bunun aksini açýklayan akademisyenler var. Nükleer atýk sorunu ile ilgili bir çözümün bahsi edilmemektedir. Ucuz enerji herhalde halkýn kiþisel kullanýmý için deðil sanayi için bu kadar önemsenmektedir. Halk enerjiye ödemekte olduðu faturayý düþürmek uðruna kendinin ve gelecek kuþaklarýnýn saðlýðýný tehlikeye atmayý göze almaz. Hiroþima’yý Nagazaki’yi yaþayanlardan vazgeçtim, Çernobil’den etkilenen Karadenizlilere gidip bir sorulsa yeter. Gerçek neden, ülkemizi ucuz emek cenneti yaptýktan sonra, þimdi de ucuz enerji cenneti yaparak yabancý yatýrýmcýlara ve onlarýn yerli iþbirlikçilerine peþkeþ çekmek olmalý. Yeraltý kaynaklarýmýz zengin ve çeþitli, tarým alanlarýmýz geniþ. Kendi ülkelerinde halk aðýr sanayi, kirli sanayi, kimya sanayi, nükleer tehlike diye baþkaldýrýyor; üstelik sosyal haklar da sanayiciye yük. Ülkemizi kirletip tehlikelere bizi maruz býrakarak yapmýþ olduklarý üretimi de yerli iþbirlikçileri aracýlýðýyla ihraç edip istatistiklere geçirince, birtakým ekonomi profesörleri televizyon programlarýnda mucize büyümemizi anlatýrlar. Bizler de onlarýn verdiði yanýltýcý milli gelir istatistiklerine ve küçük bir azýnlýðýn yaþam standardýna bakarak “geliþiyoruz” deriz. Hindistan da sözde böyle geliþiyor ama halkýn çoðunluðu hep ayný durumda. Baþbakanýmýzýn evdeki bütan gazý tüpünün riski ile nükleer santral riskini birlikte ele almasý tam bir kara mizah konusu. Bütan gazý tüpü ile çalýþan taþýtlar dahi sigortalandýðý halde nükleer santralleri neden dünyada hiçbir sigorta þirketinin sigortalamadýðýný sorabilecek bilinçte insanlarýn mevcut olabileceðini herhalde aklýna getirmemiþ olmalý. Seçim barajýný düþürsünler, onlarcasýyla Mecliste tekrar karþýlaþabilirler.

Eðitim Sen Ayvalýk Ýlçe Temsilciliði,8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü etkinlikleri kapsamýnda 19 Mart 2011 tarihinde Boðaziçi Otel'de “Sendikal Mücadelede ve Yasalarda Kadýnýn Yeri” konulu bir panel düzenledi. Panelin açýlýþýnda bir konuþma yapan Eðitim-Sen Ýlçe Temsilcisi Edibe Keleþ, kadýnlarýn birlik, dayanýþma ve mücadele günü olan 8 Mart'ý tek bir günle sýnýrlandýrmak yerine, yapýlacak etkinlikleri, güncelliðini ve ihtiyacýný sürekli hissetmemiz ve yaþamamýz nedeniyle sürece yaymak gerektiðini ifade etti.

Balýkesir Barosu'ndan Avukat Çiðdem Dönmez Gül ise, kadýna yönelik ayýrýmcýlýk ve bu hususta ulusal ve uluslararasý mevzuattaki durum hakkýnda bilgi verdi. Türkiye'nin uluslar arasý CEDAW Sözleþmesi (Kadýna Yönelik Her Türlü Ayýrýmcýlýðýn Yok Edilmesi Sözleþmesi) 'ne imza attýðýný belirterek, sözleþmenin etkin bir biçimde kullanýlmadýðýný aktardý. Ailenin korunmasýna dair 4320 sayýlý kanun ile ilgili açýklamalarda da bulunan Gül, tüm kadýnlarýn yasa hakkýnda bilgilenmesi gerektiðini, özellikle þiddete uðrayan kadýnlarýn haklarýný bilmesi açýsýndan bunun önemli olduðunu ifade etti. Kadýnýn yasalarýmýzda hak ettiði yere tam olarak gelemese de, son yýllarda bazý yasalarda olumlu düzenlemeler yapýldýðýna da dikkat çekti.

TÝYATRO ÞENLÝÐÝNDE GERÝ SAYIM BAÞLADI Ýlki geçen yýl gerçekleþtirilen Ayvalýk Gençlik Tiyatro Þenliði'nin ikincisi bu yýl 27–30 Nisan 2011 tarihleri arasýnda Ayvalýk Sanat Derneði (ASD) ve Ayvalýk Kültür Sanat Derneði ( AY K Ü S A D ) ' n i n e v s a h i p l i ð i n d e gerçekleþtirilecek. A m a t ö r, p r o f e s y o n e l , üniversite ve lise tiyatrolarýnýn seçkin örneklerini Ayvalýk'ta buluþturarak, atölye çalýþmalarý, deneysel tiyatro anlayýþlarý ve her yerde tiyatro kavramýný da vurgulamak için farklý yaratým ve özgün eserlerin katýlmasýný hedefleyen þenlik komitesi, oyunlarýn tamamýnýn ücretsiz olacaðýný açýkladý. Kültürel yönü de aðýr basacak þenlikte oynanan oyunlar üzerine söyleþilerde olacak. Oyunculuk, güncel tiyatro konularý ve üsluplarýnýn da konu edileceði söyleþilere halkýn katýlýmý saðlanacak ve kültürel anlamda paylaþým hedeflenecek. Sosyal bir sorumlulukla yola çýktýklarýný, Ayvalýk halkýndan ve sanatseverlerden yoðun destek aldýklarýný ve

bundan da mutluluk duyduðunu aktaran Festival K o o r d i n a t ö r ü H . S a d i M A S TA R , t ü m sanatseverleri þenliðe davet etti. Ayvalýk Sanat Fabrikasý'nda 26 Nisan 2011 günü saat 18.30'da verilecek bir kokteyl ile baþlatýlacak olan þenlik, katýlýmcý tiyatro gruplarýnýn 27 Nisan günü Ayvalýk Tansas önünden Cumhuriyet Alaný'na kadar yapacaklarý yürüyüþ ile devam edecek. Ataþehir Adýgüzel Güzel Sanatlar Lisesi, Burhaniye Belediyesi Kent Tiyatrosu, Marmaris 75. Yýl Kýz Teknik Lisesi, Ayvalýk Tek. Ve End. Meslek Lisesi, Bozdoðan Meslek Yüksek Okulu, Yeryüzü S a h n e s i , ATA L T i y a t r o Topluluðu, Nilüfer Belediyesi Yerel Gündem 21, Kadir Has Üniversitesi, Adnan Menderes Üni. Týp Fakültesi ve Eskiþehir Savaþ Kubaþ Anadolu Lisesi'nin sergileyecekleri tiyatro oyunlarýnýn yaný sýra çocuk oyunu, halk oyunlarý ve atölye çalýþmalarýna da yer verilecek.

RESÝM SERGÝSÝ 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü dolayýsýyla, çoðunluðu kadýnlardan oluþan, Ayvalýk Halk Eðitim Merkezi resim kursiyerlerinin çalýþmalarý Karagöz Sanat Evi'nde sergilendi. Ressam Metin Benek yönetimindeki Resim Kursunda üretilen Yaðlýboya resimlerin yanýsýra kuruboya ve guvaþ boya ile yapýlmýþ resimlerin de yer aldýðý serginin açýlýþ kokteyline Kaymakam Nihat Nalbant, eþi Nihal Nalbant, Ýlçe Milli Eðitim Þube Müdürü Ali Tümen, Ýlçe Halk Eðitim Merkez Müdürü Nurbin Kolsuz, Ýlçe Halk Eðitim Merkez Müdür Yardýmcýsý Songül Yolver, Ressam Metin Benek, Karagöz Sanat Evi sahiplerinden Veysel Öztürk, kursiyerler ve birçok davetli katýldý.8–12 Mart tarihleri arasýnda açýk olan sergi Ayvalýklý sanatseverler ve öðrenciler tarafýndan gezildi.

papalina 24. sayı  
papalina 24. sayı  

Ayvalık papalina gazetesinin 24. sayısı

Advertisement