Page 12

12 papalina

Nisan 2011

YEDÝ KUYULAR Havva TAYLAN

Birinci Paylaþým Savaþý, Yunan ve Türk halkýnýn arasýna girmiþti. Artýk beraber yaþayamazlardý. Mübadele ile doðduklarý, büyüdükleri topraklarý hafýzalarýna ve kalplerine koyup yeni yaþamlara baþladýlar. Geçmiþ günler de yaþlarý 85- 100 arasýnda deðiþen bir avuç yaþlý, duygulu, güzel insanlarda saklý.

Bu güzel insanlardan geçmiþimizi ne kadar iyi öðrenir ve sözlü tarihimizi geniþletirsek o kadar zenginleþebiliriz. Ne yazýk ki birçok konuda yazýlý tarihe ulaþamýyoruz. Ancak sayýlarý çok azalan güzel insanlarýmýz bize ýþýk tutabilir; geçmiþimizin farkýna vardýrarak, geleceðimizi çok daha iyi görmemizi saðlayabilir. Ýþte onlardan biri Abdullah Amca. Biz, Abdullah Amca ile Ayvalýk'ýn Kazým Karabekir Paþa Mahallesindeki Yedi Kuyularý konuþtuk. Ondan aldýðýmýz bilgileri dilimiz döndüðünce sizinle paylaþýyoruz. Ýnsanlýðýn ve tüm canlý yaþamýnýn temel kaynaðýný oluþturan, devamlýlýðýný saðlayan, kültürlere biçim veren, tarih boyunca uygarlýklarýn geliþmesinde önemli rol oynayan su vazgeçilmez bir deðerdir.

Mübadele ile Ayvalýk'a gelenlerin en önemli gereksinimi su idi. Ýþte Yedi Kuyular bu anlamda çok önemliydi. Abdullah Amca, Yedi kuyularý bize þöyle anlattý: “Biz geldiðimizde Ayvalýk'ta su sýkýntýsý çekiliyordu. Mahalle aralarýnda çeþmeler vardý ama sularý biraz kireçliydi. Ýçme suyu olarak bizlerin damak tadýna da çok uygun deðildi. Kullanma suyu olarak da evlerdeki sarnýçlar kullanýlýrdý. Evi çeþmelere yakýn olanlar çeþmelerden de yararlanýrdý. Oysa Yedi Kuyularýn suyu çok güzeldi. Ýçme suyu olarak bu kuyularýn suyu kullanýlmaya baþlandý. Ancak buradaki suya ulaþmak o kadar da kolay deðildi. Ayvalýk geniþ bir alana daðýlmýþ bir kentti. Suyu evlere getirmek gerekiyordu. Hemen bir iþ alaný oluþtu ve sakalar sahneye çýktý. Sakalar, kuyulara yakýn evlere suyu sýrtlarýnda taþýyarak; uzak evlere ise eþeklerden yararlanarak taþýyorlardý. Suyun tenekesini de beþ kuruþa satarlardý. O dönemin sakalarýnýn baþýnda Ahmet Sucu, Çek Baba lakaplý zat ve babasý Hüseyin Efendi, Arif Sucu gelirdi. Sayýlarý oldukça fazla olan sakalardan anýmsadýklarým bunlar. Yedi Kuyularýn, günümüzden farký; kuyu aðýzlarý yerle birdi. Kuyularýn birbirleri ile baðlantýlarý vardý. Daha sonra kuyu aðýzlarý yükseltildi. Yedi Kuyular, hem içme suyu aldýðýmýz yerler hem de eðlence yerlerimizdi. O bölgede evler de yoktu. Hýdrellezler genelde burada kutlanýrdý. Yine yedi kuyular, gençlerin kaçak raký içtiði, türküler söylediði bir yerdi. Kuyular halk için çok deðerliydi. Su çektiðimiz kovalarýmýzý sakalar dâhil asla yere koymazdýk. Kuyularýn suyu kirlenecek diye çok korkardýk. Kuyulara sahip çýktýðýmýz gibi ayný zamanda oralarý aðaçlandýrdýk. Dönemin Zabýta Müdürü önce fidanlarý bahçesinde tenekelerde büyüttü. Sonra da bize onlarý diktirdi. Ben o gün bu

gündür aðaç dikerim; dikmeye de devam edeceðim. Ben 89 yaþýndayým. Bu yýl da dikecek aðaçlarým var. Meyvesini kim isterse o yesin; ben ölene kadar aðaç dikmeye devam edeceðim. Su almak için sýraya girerdik. Yedi Kuyular, hiçbir zaman tenha olmazdý. Her zaman sakalar ve su almaya gelenlerle doluydu. Ayvalýk'ta Avni Baskýn'ýn Belediye Baþkanlýðý dönemine kadar suyla iliþkimiz böyle sürüp gitti. Avni Baskýn, þehir suyunu getirince çeþmelerin bir kýsmýnýn üzerine içilmez yazýldý. Bunun sebebi belki þehir suyunun alýmýnýn yaygýnlaþmasýydý. Ama gerçekten de þehir suyu, eski çeþme sularýndan daha güzeldi.” Yedi Kuyular, belki de gelecekte yine bizim su gereksinimimizi karþýlayacak. Ama biz yine de aman diyelim; suyu ticarileþtirmek isteyenler duymasýnlar. Yoksa yedi kuyularýmýzý da satmaya kalkarlar. Biz en son ne demiþtik: Anadolu'muzu, Tabiat Parkýmýzý, suyumuzu, doðamýzý VERMEYECEÐÝZ! Kaynak: Abdullah ARICI

Fotoðraflar: Halil COÞKUN

papalina 24. sayı  
papalina 24. sayı  

Ayvalık papalina gazetesinin 24. sayısı

Advertisement