Page 1

a papalin

Aylýk Haber Gazetesi Yýl 3 Sayý:23 Þubat 2011

'TORBA'DA SERMAYEYE AF EMEKÇÝYE SALDIRI VAR ÝÞÇÝLER EMEKÇÝLER KADINLAR GENÇLER TORBAYA GÝRMEYECEK

Ayvalýk'a Sanat Merkezi b Tabiat Parkýný Vermiyoruz b Dersim'in Kayýp Kýzlarý b Halk Evleri 79 Yaþýnda b

2 3 5 6

Uçakla Mücadele b Kuþ Cennetlerine Rakip b b Hayaller Gerçek Olmuþ b Gençler Ýþsiz

7 8 9 11


Berin ÖZKAN

2

papalina

TORBA YASA TÜM HALKI VURDU

Þubat 2011

PAPALÝNA GAZETESÝ 2 YAÞINDA

Ayþe S. KIRIKOÐLU

Torba yasayla yalnýz çalýþanlarýn deðil, büyük çoðunluðun hakkýný bir avuç kodamana hibe etmek için gereken önlemler gene alýndý. Çalýþanlarýn kazanýlmýþ haklarýnýn12 Eylül Darbesi'nin hemen ardýndan önemli ölçüde yok edilmiþ olmasý korkunç bir gelenek yarattý. Kapital sahipleri her istediklerini, þu ya da bu ölçüde, elde ediyorlar. Sözkonusu yasa da bu alýþkanlýðýn çok açýk bir örneði: çalýþanlarlar için sömürge benzeri, güvencesiz bir 'istihdam' düzeni; genç iþgücünün stajyer çalýþtýrma bahanesiyle neredeyse bedavaya getirilmesi; iþsizlik fonunun yatýrýmcýlara peþkeþ çekilmesi; kýdem tazminatlarýnýn da bir fona havale edilmesi (fonlarýn nasýl yönetildiði malumunuz); hepsinden önemlisi de vergi ve sigorta primi affý!... Çalýþanlarýmýz yasal biçimde protestolarýný yapma hakkýný kullanýrken gene þiddete uðratýldýlar. Muhalefet iþçilerin haklý olduðunu dile getirse de torbanýn içindeki yasalardan yargýyla ilgili olaný daha çok önemsedi. Hak-Ýþ bu arada tam bir sarý sendika tavrýyla Kýdem Tazminatý Fonu'nun iþçilerin yararýna olduðunu savundu. Yukarýda da deðinilmiþ olduðu gibi, ülkemizde belirli amaçlarla oluþturulan fonlar bir sure çýkarýlan yasalarla buharlaþtýrýlýr. Örnek olarak iþsizlik fonunu ele alalým. Bu fonun amacý emekçilere iþsiz kaldýklarý zaman gelir saðlamak için kurulmuþtur. Bu fonu dahi yeni iþ alanlarý yaratmak bahanesiyle iþverenin kullanýmýna sunmaya hazýrlananýyorlar. Hepsi bir yana, emeklilik fonlarýmýzý emanet etmiþ olduðumuz SSK son 25 yýl içinde emekli maaþlarýnýn alým gücünü üçte bire indirmedi mi? Sözkonusu fonlar da gerçek faiz haddinin resmi faiz haddinden çok yüksek olduðu dönemlerde iþverenlere ucuz kredi depsu olarak kullandýrýldý. Çalýþanlarýmýzý çalýþýrken ya da emeklilikle iligili doðrudan uðratýllan hak kayýplarýna bir nebze deðindikten sonra gelelim kamunun, daha doðru bir deyiþle sistemin kayýrmadýklarýnýn uðradýklarý büyük kayba. Bilindiði gibi Devlet yükümlü olduðu görevleri yerine getirmek için birtakým harcamalar yapar. Bu harcamalarý yapabilmek için de vatandaþtan vergi alarak gelir saðlamýþ olur. Devletimiz þimdi bu gelirin bir bölümünü zenginlere hediye ediyor. Devletin görevleri arasýndaki geliþmemiþ bölgelere altyapý götürmek, saðlýk hizmetleri, parasýz eðitim gibi özellikle daha düþük gelir gruplarýnýn daha çok yararlandýðý harcama kalemleri bütçeden giderek daha az pay almakta. Devlet vergi borçlarýný zamanýnda ödemeyenlere, çalýþtýrdýðý kiþilerin sigorta primlerini yatýrmayanlara neden af çýkarýyor ikide bir? “Ana borcu affetmiyoruz; gecikme cezalarýný yeniden yapýlandýrýp tümünü takside baðlýyoruz,” diyorlar. Bunun Türkçesi, devletin alacaðýnýn bir bölümünü hibe ediyoruz; bir bölümünü de takside baðlayýp faiz yükünden kurtarýyoruz demektir. Özürleri de kabahatlarinden büyük; yoksa hiç tahsil edemiyoorlarmýþ. Ýþ adamlarýmýz Türkiye Cumhurýyeti yasalarýna uymakla yükümlü deðil midirler ki borçlarýný ödemeleri için ödün verilmesi gerekiyor? Anlaþýlan bu gidiþi iyice benimsemiþler; aksi halde vergilerini ödeyemeyecek kadar sýkýntýda olduklarýný düþünmemiz gerekecek. Türkiye lüks tüketim açýsýndan dünyada en hýzlý büyüyen piyasalardan biri olduðuna göre sýkýntýda olamazlar. Öyle ya bizi dünyada bu övünülesi(!) duruma herhalde emekçiler getirmemiþtir. Halkýmýzýn kayýkçý kavgalarýnda taraf tutmak yerine bu gidiþi durdurmasý umuduyla.

Gazetemizin ikinci kuruluþ yýldönümü Karagöz Sanat Evi'nde düzenlenen bir kokteyl ile kutlandý. ADD, ASD, AYKÜSAD, Ayvalýk Atletizm Spor Kulübü, Ayvalýk Satranç Spor Kulübü, Birlik Ortepedik Engelliler Derneði, ÇYDD, Kýzýlay Derneði, TEMA, Verem Savaþ Derneði üyeleri, Eðitim Sen, Saðlýk Emekçileri ve Büro Emekçileri Sendikalarý temsilcileri, CHP Kadýn Kollarý Yöneticileri, Tarlakuþu Organik Stüdyo iþletmecileri, Hamdibey Mahalle Muhtarý Öznur Kavalalý ve birçok Papalina dostu arkadaþýmýz yanýmýzdaydý.

aþamayanlarýn sesi soluðu olmak þiarýyla yola çýktýklarýný belirten Taylan,”Çýktýðýmýz bu yolda, iki yýldýr elimizden geldiðince; dilimiz döndüðünce Ayvalýk'ýn sorunlarýný dillendirmeye, çevre ve emek cephesinde farklý bir ses olmaya gayret ettik. Çýkýþýmýz bir karþý duruþtu. Denizimizin, sularýmýzýn ve çevrenin kirletildiði, toprak yoðunluðunun azaltýlýp binalarýn çoðaldýðý, iþsizliðin her gün arttýðý, küresel saldýrýlarla emekçinin boðulduðu, yoksulluðun hýzla týrmandýðý, ýrkçý-þoven yaklaþýmlarýn, dini baskýlarýn arttýðý günümüzde karþý duruþumuzu devam ettirmeye çalýþýyoruz. Buradan bize baðýþlarý, yazýlarý ve manevi destekleri ile yanýmýzda olan tüm dostlara, ikinci yaþýmýzý bizimle birlikte kutlayan siz güzel insanlara teþekkür ediyoruz” dedi. Taylan, ayrýca ikinci kuruluþ yýldönümünü çiçekleri ile onurlandýran Ayvalýk Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen ile Mimarlar Odasý, Ýnþaat Mühendisleri Odasý, Birlik Ortopedik Engelliler Derneði, Verem Savaþ Derneði, Bil-Fem Dershanesi ve düzenledikleri organizasyonda kendilerine kucak açan Karagöz Sanat Evi yetkililerine de teþekkür etti.

Papalina Dergisi adýna konuþan Ayvalýk Halkevi Baþkaný Havva Taylan, Papalina dostlarýyla bir arada olmaktan duyduðu memnuniyeti dile getirerek, “Biz biliyoruz ki hepimizin en önemli ortak paydalarýndan biri Ayvalýk sevdalýsý oluþumuzdur. Papalina Gazetemizi yayýn hayatýna baþlatma nedenlerimizden biri de bu sevdadýr” diye konuþtu. Söyleyecekleri olup da söyleyemeyenlerin, baðýrýp da sesini duyuramayanlarýn, çýðlýklarý kendi duvarlarýný

AYVALIK SANAT MERKEZÝNE KAVUÞUYOR... Berin ÖZKAN

Ayvalýk Sanat Derneði, Ayvalýk'ta uzun yýllardýr eksikliði hissedilen bir projeyi gerçekleþtirmek için ilk adýmý atarak, Ayvalýk içinde depo olarak kullanýlmakta olan tarihi bir binayý 10 yýllýðýna kiraladý ve b u r a y ý ' Ay v a l ý k S a n a t M e r k e z i ' h a l i n e dönüþtürmek için çalýþmalara baþladý. 27–30 Nisan 2011 tarihinde gerçekleþtirecek olan 2. Ayvalýk Gençlik Tiyatro Þenliði'ne kadar Ayvalýk Sanat Merkezini açmak istediklerini belirten dernek yöneticileri, bu merkezin Ayvalýk ve Körfez için nezih ve çok amaçlý, birçok sanatsal aktivasyonu içeren bir mekân olarak düþünüldüðünü söyledi. Ýçerisinde tiyatro gösterileri (Devlet Tiyatrolarý dâhil) çeþitli müzik gruplarý, koro, film gösterileri, þiir dinletileri, folklor ekibi, konferans, konser, kurslar (Tiyatro, Müzik, Halk Oyunu, Dans ve diðer kurslar) gibi

etkinliklere yer verileceðini, bunlarýn yaný sýra tüm derneklerin ve diðer toplantýlarýn da yapýlacaðý bir yer olacaðýný, kafeterya bölümünde ise kütüphane, satranç, günlük gazete ve birçok derginin yaný sýra yerel ürünlerimizi tanýtan kýsa süreli stantlar, resim sergileri ve benzeri etkinlikleri barýndýracaðýný belirtti. Ayrýca, Kültür ve Turizm Bakanlýðý'na yaptýðý baþvuru sonucu, Tiyatrocu Yavuz Ýmsel'in yönettiði 'Jeanne D'arc'ýn Öteki Ölümü' adlý oyunu ile Bakanlýktan maddi katký alan Ayvalýk Sanat Derneði, ilk turnesini Bolu'ya gerçekleþtirdi. 07–08 Ocak tarihleri arasýnda Bolu Ýzzet Baysal Üniversite öðrencileri için sahnelediði oyununu, yaklaþýk 450 kiþi izledi. ASD, bu proje kapsamýnda Ayvalýk'ýn yaný sýra Türkiye'nin deðiþik noktalarýnda tiyatro oyunlarý sahnelemeye ve ilçedeki sanatsal çalýþmalarýna devam edeceklerini söyledi.


papalina

Þubat 2011

3

AYVALIK ADALARI TABÝAT PARKINI VERMÝYORUZ...

Berrin ÖZKAN

Berin ÖZKAN

Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný Koruma Platformu 29 Ocak 2011 Cumartesi günü Cunda Adasý'nda Taþ Kahve önünde, basýn açýklamasý yapmak üzere bir araya geldi. Platform tarafýndan hazýrlanan broþür, Ayvalýk ve Cunda halkýna daðýtýldý. TÜRKÝYENÝN EN BÜYÜK TABÝAT PARKI TEHDÝT ALTINDA Çocuklarýmýza, torunlarýmýza, gelecek n e s i l l e r e k a r þ ý s o r u m l u l u k l a r ý m ý z v a r. B o r c u m u z v a r . Ya r ý n vicdanlarýmýz rahat bir þekilde yataklarýmýza uzanmak istiyorsak ve torunlarýmýza karþý yüzümüzü yere eðmeden konuþmak istiyorsak; bugün bunun gereklerini yerine getirme günüdür. Belki yarýn artýk çok, ama çok geç olabilir. Doða için, yeþil için, zeytin için, Çiçekler, böcekler, arýlar uðruna, Kuþlar aþkýna, balýklar aþkýna, denizler aþkýna,

Kýsacasý yaþamak ve yaþatmak için el ele vermeliyiz. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký Koruma Platformu adýna basýn açýklamasýný Hasan Tosya okudu. Açýklamada “Bizler bugün burada çocuklarýmýza ve gelecek nesillere karþý sorumluluk bilinciyle; doða için, zeytin için, çiçekler, böcekler, arýlar uðruna, kuþlar, balýklar, denizler aþkýna, kýsacasý yaþamak ve yaþatmak için, Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný vermeyeceðimizi haykýrmak için bir araya g e l d i k . 29 Aralýk 2010'da 6094 sayýlý yenilenebilir Enerji Kaynaklarý Kanunu'nda yapýlan son deðiþiklikle milli park, tabiat parký gibi koruma alanlarý ve doðal SÝT alanlarýnda elektrik üretim tesisleri kurulabilecek olmasý Türkiye geneli ve Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký için tehdit oluþturuyor. TBMM'nden sessiz sedasýz geçen bu kanun deðiþikliði Cumhurbaþkaný'nýn önünde imza için bekliyor.

kuracaklarmýþ. Bu 20 kiþilik kurul, doðamýzýn satýlýp satýlmayacaðýna karar verecekmiþ. Gerekirse doðamýzý santrallere açacaklarmýþ. Bizlerin ve doðanýn yaþam alanlarýný satma yetkisini onlara vermedik; vermeyeceðiz. Bizler, kurda kuzu teslim edilmeyeceðini çok iyi biliyoruz. Doðayý korumakla yükümlü yöneticiler, gözlerini para hýrsý bürümüþ bir avuç talancý ne isterse onu yapýyorlar. Bizler, onlara doðayý yok etsinler diye vekâlet vermedik. Eðer doðamýzý yasalar

TBMM önünde Anadolu'yu Vermiycez eylemi koruyamazsa bizler koruyacaðýz. Doðamýzý korumak için tek ses, tek yürek olmayý baþaracaðýz.” denildi.

Bu yeni enerji yasasýyla; Cunda'da rüzgâr tribünlerinin kurulmasý istenen yerlerin doðal SÝT ve mutlak koruma alaný bölgesinde olduðu için anýtlar kurulundan izin, belediye meclisinden onay alamayan þirketlerin önündeki engeller kaldýrýlýyor.

Doðanýn tahrip edilmesine karþý çýkan Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký Koruma Platformu Ankara'da yapýlan eyleme de temsilci gönderdi. Platform temsilcileri, 24 Ocak 2011 tarihinde Türkiye'nin çeþitli illerinden Ankara'ya gelen 180 sivil toplum kuruluþu temsilcisi ile birlikte TBMM önünde 'Tabiatý ve Biyoçeþitliliði Koruma Kanun Tasarýsý'ný protesto ettiler. Yöresel kýyafetleriyle eylem gerçekleþtiren grup, 'Anadolu'yu vermeyeceðiz' sloganlarýyla Meclis'e seslendi.

Ayvalýk Belediyesi tarafýndan kurulmak istenen rüzgâr enerji santraline izin verilmezken adalarýmýz özel þirketlere peþkeþ çekilmek isteniyor. Ayvalýkgücü taraftarlarý Bakanlýk tek yetkili makam olacakmýþ. 20 kiþilik kurul

Müjde! Anadolu doðasýný katledecek Tabiat Kanunu'nun Meclis'teki Çevre Alt Komisyonu toplantýlarý iptal edildi! Meclis'te görüþülmeye baþlanan ve geniþ tepkilere neden olan Tabiat Kanunu'nun alt komisyon toplantýlarý gelen baskýlar sonucunda iptal edildi.


4

papalina

SÝLAH YASA TASARISINA DÝKKAT Sürekli tedirginlik yaratan bir yasa tasarýsý karþýmýza çýkýyor. Tasarýya iliþkin ilk tartýþma askerin dýþýnda mit ve emniyete de aðýr silah ithal yetkisinin verilmesi olmuþtu. Bu kurumlar aðýr silahlarý kime karþý kullanacaklardýr?.. Tasarýda isteyenin beþ silaha sahip olabileceði, ikisini yanýnda taþýyabileceði öngörülmüþtü. Silah edinme yaþý av ve pompalý tüfeklerde 18,tabanca edinmede 21 olarak belirleniyor ve ruhsat almak kolaylaþtýrýlýyor. Bu açýklamalar kamuoyunda tartýþmalara neden olunca daha sonra gündeme getirilmek üzere rafa kaldýrýldý. Gündem yoðunluðu nedeniyle bu dönem yasalaþmasý mümkün olmayacaðý açýklandý. Tasarý yasalaþýrsa silah almak için tam teþekküllü hastane raporu gerekmeyecek; eski sabýkalýlar silah alabilecek; internette silah reklâmlarý yapýlabilecek. Bu uygulama ancak silah tüccarlarýnýn iþine yarayacaktýr. Genç nüfusumuz tüccarlarýn iþtahýný kabartýyor olsa gerek.

Þubat 2011

PANORAMA MISIR HALKININ BAÞARISI “Daha fazla vergi ödemek istemiyorum; iyi bir eðitim sistemi istiyorum ve en önemlisi vatandaþ olmak istiyorum,” diyen genç kadýnýn bilinçli taleplerinin ne zaman ve nelerden sonra gerçekleþebileceðini kestirmek çok güç olsa da bir gün gerçekleþmesi için Mýsýr halký tüm mazlum halklara örnek olacak bir tutum sergilemiþ durumda. Son elli yýlda üç askeri dönem yaþamýþ bir ülkenin vatandaþý olarak, elli sekiz yýldýr askeri diktatörlük sultasý altýnda yaþamaktayken böylesine cesur ve vakur bir tutum sergileyen halka saygý duymamak mümkün deðil. Hüsnü Mübarek'ten kurtulmak oyunun ilk perdesi, doðru ama oyun sahneye kondu bir defa; oynana oynana geliþir. Oyunun aksamadan geliþmesi için 'böl ve yönetçi'lere karþý Mýsýr halkýnýn çok uyanýk olmasý baþlýca etmenlerden biri gibi görünüyor; emperyalist ülkelerin ve iþbirlikçilerinin þu andaki birliði bozma hazýrlýðý içinde olduklarý besbelli. CIA ÝÞKENCE UÇUÞLARI ÝÇÝN ÝNCÝRLÝK HAVA ÜSSÜ'NÜ KULLANMIÞ Ýncirlik Hava Üssü'nün ABD tarafýndan kullaným hakký her yýl yenilenen bir kararnameyle uzatýlmakta. 2002 yýlýnda baþlayarak 2006 yýlýna kadar süren 'iþkence uçuþlarý' durum ortaya çýkýnca durdurulmuþ. Ne de olsa, ele güne karþý ayýp olmuþtur!!

Karikatür: Musa Gümüþ, "Bireysel Silahsýzlanma: Yaþama Hak Tanýyýn" Karikatür Yarýþmasý-2007 (Umut Vakfý)

G e n ç d u y g u l a r ý n ý y o ð u n y a þ a r. Sevinçlerini de üzüntülerini de en üst noktada yaþadýðýndan davranýþlarýnýn sonuçlarýný deðerlendirip sonra harekete geçme þansý azdýr. Elinin altýndaki silahý kullanma olasýlýðý artar. Sonra da piþmanlýklar, yaþanmýþ travmalar. Ýyileþtirmenin maliyeti bir tarafa saðlýksýz toplum olmanýn getirdikleri kimin iþine yarar? Öfkemizi kontrol etmeyi öðretmeyen, duygu eðitimi vermeyen eðitim sisteminden geçmiþ bireyler ve empati yoksunu yetiþkinler. Hep ben haklýyým düþüncesiyle ortaya çýkan öfke patlamalarý. Arabasýnda sopa taþýyanlar, stat önlerinde saldýrmak için bekleyenler, platonik âþýklar, sevdiðime yan gözle baktýn anlayýþlarý, namus adýna yapýlan saldýrýlar, düðün törenleri, þampiyonluk kutlamalarý vb. Türkiye ateþli silahlarla ölüm haberlerini zaten çok duyarken silah edinmenin ve taþýnmasýnýn böyle kolaylaþtýrýlmasý akla uygun deðildir. Sadece öldürmeye yarayan silahýn bu kadar kolay elde edilebilir ve taþýnabilir olmasýnýn getireceði sonuçlarý görmezden gelmek için ancak kötü niyetli olmak gerekir. Bazý kavramlarý kullanarak keskin çizgilerle insanlarýn ayrýþtýrýldýðý, ötekileþtirildiði günümüzde silah kullanýmýný kolaylaþtýrmak… Ýnsanýn dili varmýyor ama kardeþi kardeþe kýrdýrmak birilerinin iþine gelecek görünüyor. Baþka ülkelere baktýðýmýzda Ýngiltere'de bireysel silahlanmaya asla izin yok; Fransa'da ciddi þekilde tehlike altýndaysanýz silah ruhsatý talep edebilirsiniz; Yunanistan'da ruhsal yönden saðlýklý olmak þart; Belçika'da atýþ kulübü üyesi iseniz belki silah sahibi olabilirsiniz. Ülkemizde silah sahibi olmayý ve üzerinde bulundurmayý TBMM teþvik ediyor. Yeniden gündeme getirilecek olan bu tasarýya karþý vicdan sahibi ve barýþtan yana olan herkesin dik duruþla hayýr demesi gerekiyor.

MUTKÝ'DE, ELAZIÐ'DA… TOPLU MEZARLAR Bu toplu mezarlarýn oluþturulmasý için emir verenler, özellikle söz konusu yörede, o ölülerin yakýnlarýna ne yaptýklarýnýn farkýndalar deðiller mi acaba? Geleneklerine ve özellikle cenazeye iliþkin dinsel kurallara çok duyarlý Güneydoðu illerinde insanlarýn çocuklarýna, kardeþlerine reva görülen böylesi insanlýk dýþý uygulama onlara yaþam boyu acý çektirir çünkü dinin gerekleri yapýlmazsa ölülerinin sonsuza kadar azap çekeceklerini inancý yaygýndýr. Devlet bu uygulamalarý hangi kamu yararýný gözeterek düzenlediðini savunabilir ki? Cenazelerde atýlacak sloganlarý engellemek mi? Sloganlar mý kamuya daha fazla zarar verir yoksa yeni hýnçlar mý? Yoksa devletin onurunu sloganlara karþý koruyanlar ile kamu yararýný gözetmesi gerekenler gerçekten eþgüdüm içinde olamýyorlar mý ki… TOPLU MEZARLARDAKÝ ÖLÜLER PKK ÜYESÝYMÝÞ Ölü bir vücuda iþkence etmek herhalde normal bir insanýn aklýna gelmez. Devlet sorunlu bölgelere göndereceði görevlilerin yöre insanlarý ile iyi iliþkiler kurabilecek nitelikte olmasýna dikkat etmek durumunda sanýrdým. Gömülenlerin PKK üyesi olduðu söyleniyor. Bu toplu mezarlarda faili meçhuller de olduðu söyleniyor. Böyle toplu mezarlar faili meçhullerin failleri tarafýndan da kullanýlmýþsa yetkililer bu durumu açýklamakta zorlanacaklardýr.

ÝNSANLIK ANITININ YIKILMAMASI ÝÇÝN KAMPANYA Kafkasya Kültürleri Araþtýrma Merkezi (Kafkas Kültür) ve PolitiKARS.com sitesi Baþbakan'ýn Kars'taki 'Ýnsanlýk Anýtý' için 'ucube' deðerlendirmesi yaparak yýktýrýlmasýný istemesine karþý çýkýyor ve kamuoyunu www.insanlikaniti.com adresli sitede kampanyaya katýlmaya çaðýrýyor. “Kafkasya'da Barýþ Türkiye'de Demokrasi ve Ýnsan Haklarý temelinde; BU ADALETSÝZLÝÐÝ REDDEDÝYOR, ÝNSANLIK ANITI ÝÇÝN ÝMZA VEREREK YAÞATILMASINI ÝSTÝYORUM…” DEVLET KADINLARIN YAÞAMA HAKLARINI KORUMUYOR Devlet tüm vatandaþlarýnýn yaþamama hakkýný korumakla yükümlü olduðu halde uygulama aksini gösteriyor. Kocasýndan daha önce þiddet görüp yaralanmýþ olmasý da Ayþe Paþalý'nýn korunma talebinin iþleme koyulmasýna yetmedi. Kadýn boþandýktan sonra eski eþe karþý koruma altýna alýnmazmýþ. Sonunda Ayþe Paþalý öldürüldü. Sýðýnma evine baþvurmuþ olduklarý halde korunmamýþ olan Þeyma'nýn kardeþi tarafýndan, Mediha ve Sýdýka'nýn kocalarý tarafýndan öldürülmeleri gibi. Her yýl ikiyüze yakýn sayýda kadýnýn erkekler tarafýndan öldürüldüðü kayda geçiyor; ya geçmeyenler… OSTIM PATLAMALARI OSTIM'de ayný gün ardý ardýna iki tüp patlamasýnda yirmi emekçi öldü. Yirmi deðil, bir kiþi de ölmüþ olsa ya da þans eseri kimse ölmemiþ olsaydý da olay çok vahim. Baþkentimizde denetimsizlik yüzünden büyük bir facia meydana geliyor ve olayýn sorumlusu bulunamýyor. Daha da ürkütücü olan bu gibi olaylarýn önlenmesi için gerekli denetimin baþ sorumlusu böyle ruhsatsýz çalýþan yerlerin ve üretimin varlýðýndan haberdar. SÜHEYL BATUM ASKERE KAÐIT KAPLAN DEDÝ Süheyl Batum TSK'yý Balyoz davasýna gerekli tepkiyi göstermediði için 'içi boþaltýlmýþ kaðýt kaplan'a benzetti. Hakkýnda 301. maddeden dava açýlmasý olasýlýðý var. Kýlýçdaroðlu orduyu ancak Genel Baþkan olarak kendisinin eleþtirebileceðini söyledi. Genelkurmay Baþkanlýðý TSK'nýn siyasete alet edilmemesi gerektiðini belirten bir bildiri yayýnladý. Bir kesim de Süheyl Batum'un orduyu duruma elkoymadýðý için eleþtirdiðine inanýyor. Seçimlere kadar bakalým daha neler duyacaðýz? Ne olursa olsun TSK ile CHP Genel Baþkan Yardýmcýsý arasýndaki durum oldukça ironik. PINAR SELEK GENE SUÇSUZ BULUNDU Mýsýr Çarþýsý Davasý'nda yargýlanan Pýnar Selek'in beraat kararýný Yargýtay iki defa bozduðu halde 12. Aðýr Ceza Mahkemesi üçüncü kez de kararýnda direndi.

BAÞSAÐLIÐI

BAÞSAÐLIÐI

Ayvalýk Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen'in annesi

Ayvalýk Belediye Meclis Üyesi ve Kent Konseyi Kadýn Meclisi Baþkaný Hatice Arga'nýn annesi

Fatma Sacide Türközen'i kaybettik. Yakýnlarýna ve ailesine baþ saðlýðý diler, acýlarýný paylaþýrýz.

Papalina Ailesi

Mükafat Emine Arga'yý kaybettik. Yakýnlarýna ve ailesine baþ saðlýðý diler, acýlarýný paylaþýrýz.

Papalina Ailesi


papalina

Þubat 2011

EÐÝTÝM-SEN'DE YENÝ YÖNETÝM

Berin ÖZKAN

Eðitim-Sen'in Ayvalýk Temsilciliði, 15 Ocak 2011Cumartesi günü Ayvalýk Öðretmen Evi'nde 8. olaðan kurulunu gerçekleþtirdi. Divan heyetinin seçiminden sonra açýlýþ konuþmasýný yapan Baþkan Dilaver Þener “Günümüzde kapitalizme karþý emeðin örgütlü mücadelesi daha çok önem kazanmýþtýr. Çalýþanlar üzerinden yürütülen neoliberal politikalar AKP iktidarý ile birlikte, giderek bütün toplumsal dinamikleri hedef almaktadýr. “Gündemde olan ve meclis alt komisyonunda kabul edilen torba yasa, çalýþanlara cepheden bir saldýrýdýr. Bu yasa, köleleþtirmenin ve sermayenin hizmetine sunmanýn son adýmý olarak çalýþanlarýn önüne konmuþtur. Bu sorun sadece çalýþanlarýn deðil ayný zamanda bu coðrafyada yaþayan, geliþen ve büyüyen ülke ekonomisinden faydalandýðý ifade

edilen tüm insanlýðýn ortak sorunudur. Geliþtiði ve büyüdüðü söylenen ülkemiz ekonomisinde biz emekçiler en fazla vergiyi vermekte, en pahalý benzini kullanmakta, geliþmekte olan ülkeler arasýnda en fazla çalýþan emekçi kesimini oluþturmaktayýz. Bugün halkýn sýrtýndaki vergi payý direkt ve dolaylý olarak yüzde 65'ler civarýndadýr.” dedi. Yönetim kurulunun aklanmasýndan sonra yapýlan seçimlerde yönetim kurulunda ilk kez üç kadýn üye yer aldý. Edibe Keleþ, Hasan Elmacý, Güner Kars Türkdoðan, Halis Çalýk ve Oya Karagöz Þahin'den oluþan yönetim kurulu, görev daðýlýmý sonucunda yeni baþkan olarak 15 Eylül Ýlköðretim Okulu anasýnýfý öðretmeni Edibe Keleþ'i belirledi. Kongre sonucu oluþan yönetim ilk iþ olarak, Eðitim-Sen'inin kuruluþunu kutladý. EðitimSen üyeleri, 23 Ocak 2011 günü kuruluþlarýnýn 17. yýlý nedeniyle Ayvalýk Cumhuriyet Meydaný'nda yaptýklarý basýn açýklamasýnda, Türkiye'de yýllardýr kalýcý bir eðitim politikasý oluþturulmamasýnýn eðitimdeki sorunlarý daha da arttýrdýðýný vurguladýlar. Eðitim-Sen Ayvalýk Temsilciliði adýna basýn açýklamasýný okuyan Edibe Keleþ, Eðitim-Sen'in, geçmiþten gelen mücadele geleneðini sürdürerek, sorunlarýna çözüm üretmeye çalýþtýðýný ve bilimsel, laik, demokratik bir eðitim anlayýþýný savunduðunu söyledi. AKP hükümetinin kamuya ait bütün çalýþma alanlarýný kapitalizme açtýðýný söyleyen Keleþ, Milli Eðitim Þura'sýnda çaðdaþ bir eðitim sistemini öngören bir anlayýþ bulunmadýðýný belirtti.

Ýki Tutam Saç- Dersim'in Kayýp Kýzlarý Nebahat DÝNLER

Ýstanbul Film Festivali, Ankara Uçan Süpürge Film Festivali, Antalya Altýn Portakal Film Festivali, Ýstanbul 1001 Belgesel Film Festivallerinde gösterilen 'Ýki Tutam Saç- Dersim'in Kayýp Kýzlarý' belgesel i 12 Þubat günü Ayvalýklýlarla buluþtu. Pir Sultan Abdal Derneði Ayvalýk Þube Baþkaný Vedat Tekten'in yaptýðý açýlýþ konuþmasýnda, etkinliðe destek veren kurumlara teþekkür etmesinin ardýndan, mikrofona gelen Pir Sultan Abdal Derneði Genel Baþkaný Fevzi Gümüþ, “Bizler, 1937–38 yýllarý arasýnda Dersim'de yaþanýlan katliamla devletin yüzleþmesini istiyoruz. Bu yüzden de devletin arþivleri açýlmalý ve hepimiz gerçekle yüzleþmeliyiz. Çocuklarýmýz için asimilasyona tekabül eden, Alevilerin inancýný yok sayan zorunlu din dersinin kaldýrýlmasýný istiyoruz.” dedi.

EÐÝTÝMDE AYIN GÜNCESÝ ÖÐRETMENEVÝ'NE YENÝ TEMSÝLCÝLER SEÇÝLÝYOR: Ayvalýk Öðretmenevi Yönetim K u r u l u n a 1 7 . 0 1 . 2 0 11 d e O k u l Müdürlerinden,18.01.2011 de öðretmenlerden temsilci seçildi. Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü de üç yönetici atayacak. EÐÝTÝM SEN'ÝN 17. KURULRUÞ YILDÖNÜMÜ: Bütün Türkiye'de Eðitim Sen'in kuruluþ yýldönümü kutlanýyor. Balýkesir Eðitim Sen 22 Ocak'ta dayanýþma yemeði düzenledi. Kalabalýk bir katýlým olduðu geceye Ayvalýk Eðitim Sen temsilciliði de katýldý. Ayrýca 23 Ocak'ta, Ayvalýk Eðitim Sen konuyla ilgili basýn açýklamasýný Cumhuriyet Meydaný'nda yaptý. Eðitim Sen'e hak arama mücadelesinde baþarýlar diliyoruz. YARIYIL TATÝLÝ: Ýlk ve Orta öðretim kurumlarý yarýyýl tatilini yaparak 14 Þubat 2011 Pazartesi günü ikinci dönem eðitim ve öðretimlerine baþladýlar. Yine bu dönem AKP iktidarý, MEB'de yaþanan sorunlar karþýsýnda duyarsýzlýðýný göstermeye devam ediyor. Eðitim ticarileþti ve piyasa iliþkileri içine çekildi. Yaklaþýk 125 bin çocuk eðitim hakkýndan yararlanamýyor. ÖÐRENCÝ BURSU % 18 ARTTI: Maddi desteðe muhtaç ve baþarýlý öðrencilere verilen burs miktarýna zam geldi. Mili Eðitim Bakaný ilk ve orta öðretim öðrencilerini sevindiren haberi verdi. 1500 olan bursluluk göstergesi 1700 e çýkarýldý. Öðretmen çocuklarýnýn bursluluðunun iptal edileceði söylentisi üzüntü yarattý. OKUL MÜDÜRLERÝ ÝSTÝFA ETTÝ: Diyarbakýr'ýn Silvan ilçesinde On iki okul müdürü istifalarýný v e r d i . M ü d ü r l e r, o k u l l a r ý n i h t i y a ç l a r ý karþýlanmadýðý için görevlerini býraktýklarýný açýkladýlar. Eðitim Sen bu konuda görevlileri duyarlý olmaya davet etti. ÝLK DEFA MOBBÝNGE CEZA TALEBÝ: Edebiyat Öðretmeni F.Ý.'ye görev yerinin deðiþtirilmesi için yapýlan baskýlar nedeniyle Ýstanbul'da bir okul müdürü ve iki yardýmcýsý için ilk kez Mobbing (psikolojik baský)davasý gündeme geldi. Ýdarecilere kamu görevlilerine iþkence yapmak suçlamasýndan on iki yýla kadar hapis istemiyle dava açýldý. ÜÇ CANIMIZI KAYBETTÝK: Sinop'ta meydana gelen trafik kazada ikisi Eðitim Sen üyesi olan üç arkadaþýmýzý kaybettik. Ailesine, yakýnlarý baþta olmak üzere çalýþma arkadaþlarý ve tüm eðitim çalýþanlarýna baþsaðlýðý dileriz.

araþtýrmalar sonucunda bugün 80'li yaþlarýný süren Huriye ve Fatma'nýn askerler tarafýndan alýnýþlarýný, suskunluklarýný, travmalarýný ve ailelerine kavuþma süreçlerini anlatan belgeselde, halen köklerini arayan baþka kýzlar ve kýzlarýný arayan baþka ailelerin duygularý da kardeþlerine miras kalan iki tutam saçla perdeye yansýyor... Filmde evlatlýk verilen kýzlarla yapýlan röportajlarýn yaný sýra, þimdiye kadar gün yüzüne çýkmayan pek çok gerçek, belge ve fotoðraf da yer alýyor. Müziðini Mikail Aslan'ýn yaptýðý, metnini Sema Kaygusuz'un yazdýðý belgeselde seslendirmeyi oyuncu Jülide Kural yaparken, Þevval Sam da kendi bestesi olan “Yol Türküsü” ile yüreklere býraktýðý ince sýzý ile yer alýyor.

1937-38 Dersim harekâtýyla birlikte ailelerinden alýnarak rütbeli askerlere verilen kýzlar, yýllar sonra bir belgesel film aracýlýðýyla aileleriyle buluþtu. Nezahat ve Kazým Gündoðan'ýn üç yýl boyunca 20 ilde yaptýðý

5

Gösterimin ardýndan yapýmcý Nezahat Gündoðan, izleyicilerin sorularýný yanýtladý. “Dersimin kayýp kýzlarý, kayýp deðil, sizlerle buluþtular, yalnýz deðiller” diyerek sözüne baþlayan Gündoðan, belgesel ile konuþulmayan bir olgunun ortaya çýkarýlmasý ve görünür kýlýnmasýnýn önemini vurguladý.

ÖZEL EÐÝTÝM SINIFI VE DESTEK EÐÝTÝM ODALARI AÇILIYOR: Ýlçemiz Ayvalýk'ta özel eðitime muhtaç birçok öðrenci bulunuyor. Bu amaçla, özel öðretim sýnýflarý açýlmaktadýr. Burada temel erek, bu tip öðrencilerin eðitimlerine devam etmeleri, emsallerinden geri kalmamalarý, kendilerini fark etmeleri ve yaþam kalitelerini yükseltmeyi saðlamaktýr. ASKERLÝK DÜZENLEMESÝ TÜM KAMU ÇALIÞANLARINI KAPSAMALI: Eðitim Sen Genel Baþkaný Zübeyde KILIÇ, yaptýðý basýn açýklamasý ile askerlik yükümlülüðü ile ilgili yasayý eleþtirerek; yeni düzenlemenin sadece polisleri deðil; tüm kamu çalýþanlarýný da kapsamasý gerektiðini belitti. KESK'E KADIN BAÞKAN: 08 Ocak 2011'de Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu (KESK) olaðan üstü kongresini yaparak yeni yönetimini belirledi. KESK Genel Baþkanlýðýna Döndü TAKA ÇINAR seçildi. KESK Genel Baþkanlýðýna da ilk kez bir kadýn gelmiþ oldu. Kendisini kutluyoruz.


6

papalina

Þubat 2011

ÝÞSÝZLER ÇOÐALMIÞ, ÝÞSÝZLÝK AZALMIÞ! Nebahat DÝNLER

Ýþsizlik, Türkiye'nin en büyük sorunu olmaya devam ediyor. Devrimci Ýþçi Sendikalarý Konfederasyonu Araþtýrma Enstitüsü (DÝSK-AR) Ekim dönemi istihdam raporu, TÜÝK'in yüzde 11,2 olarak açýkladýðý iþsizlik oranýnýn aksine, iþsiz sayýlmayanlarla birlikte bu oranýn yüzde 21,35'e ulaþtýðýný gösterdi.

Kaynak: TÜÝK HHÝ Anketi sonuçlarý TÜÝK(Türkiye Ýstatistik Kurumu) tarafýndan açýklanan, Ekim dönemi Hanehalký Ýþgücü Anketi (HÝA) sonuçlarýna göre iþsiz sayýsý 3 milyona yaklaþýrken, iþsizlik oranýnýn geçtiðimiz yýlýn ayný dönemine göre 1,8 puanlýk düþüþle yüzde 11,2 olduðu belirtilmiþti. DÝSK-AR tarafýndan hazýrlanan rapor, iþsizlik sayýsýnýn, kriz öncesi dönem olan Ekim 2007 döneminin 536 bin üzerinde olduðunu gösterdi. Sosyal Güvence Yok Ekim 2007 döneminden bu yana yaratýlan 2 milyon 110 bin kiþilik istihdamýn, yüzde 23,8'i yani 503 bin kiþi kayýtdýþý yani sosyal güvenlikten olarak çalýþmakta.

ayrýmcýlýk da bütün çýplaklýðý ile açýða çýkmakta. Lise mezunu iþsizlik oraný erkeklerde yüzde 11,2 iken, bu oran kadýnlarda yüzde 23,4'e yükselmekte. Toplam kadýn çalýþanlarýn yüzde 60 ý ise en kötü koþullarda kayýtdýþý olarak çalýþmaktalar. Tarýmsal Ýstihdamda Artýþ Kýrsal kesimde gelir kaybý yaþadýðý için kentlere yönelen yüz binlerce emekçi, iþsizlik girdabýndan kaçarak, yine çaresizliklerine yani tarýma dönüþ, kýrsal kesime dönüþ yapmakta. Tarýmdaki istihdam kriz öncesi Ekim 2007 dönemine göre 1 milyon 97 bin kiþi artýþla 5 milyon 905 bin kiþiyi buldu. Krizin etkisi ile baþlayan kýrsala dönüþ ise, tarýmsal istihdamda artýþa neden oldu. Tarýmda çalýþanlarýn sayýsý 547 bin kiþilik artýþla 5 milyon 999 bin. 1 milyon 97 bin kiþi artýþ göstererek 5 milyon 905 bine ulaþmýþtýr Geçici, Mevsimlik Ýþçilik Yaygýnlaþtý Güvencesiz ve geleceðinden endiþeli olarak geçici bir iþte çalýþanlarýn sayýsý artarak 1 milyon 702 bin düzeyine ulaþtý. Mevcut iþsizlerin yüzde 27,5 oranýndaki 769 binini geçici iþlerde çalýþtýðý için iþsiz kalanlar oluþturdu. Bu sayýlar birlikte düþünüldüðünde, geçici iþlerde çalýþanlar için iþsizlik oraný yüzde 31'e ulaþmakta. Ýþsiz Sayýlmayanlar Esas iþinde ve diðer iþinde toplam olarak 40 saatten daha az süre çalýþmýþ olan ve 1 saat çalýþmýþ olsa bile TÜÝK verilerinde istihdamda görünen ancak iþ bakanlarýn yani gizli iþsizlerin sayýsý kriz öncesine göre artarak 1 milyon 127 bine ulaþmýþ durumda.

Kadýn Ýstihdamýnda Alt Sýradayýz Kadýnlarýn istihdama katýlým oraný yüzde 27,9 oraný ile dünya genelinde alt sýralarda yerini almakta. Kadýnlarýn iþ gücüne katýlým oranlarý eðitim düzeyi ile yükselirken, kadýnlara yönelik

Ayvalýk Halkevi'nde Yeni Dönem Ayvalýk Halkevi'nin Olaðan Genel Kurulu 23 Ocak 2011 Pazar günü saat 12.00 de Karagöz Sanat Evi'nde yapýldý. Yo k l a m a v e a ç ý l ý þ konuþmasýndan sonra Divan Baþkanlýðý seçimi yapýldý. Divan baþkanlýðýna seçilen BES Ayvalýk temsilcisi Þenol Eyigün kongre çalýþmalarýný baþlattý. Ayvalýk Halkevi Þube Baþkaný'nýn açýlýþ konuþmasýndan sonra, faaliyet ve mali raporlar okundu. Yönetimin aklanmasý sonrasýnda dilek ve öneriler için söz alan konuþmacýlar, güçlü bir halkevi için çalýþýlmalarýn hýzlandýrýlmasýný istediler. Ayvalýk'ta, demokratik güçlü bir Halkevi örgütlülüðü yaratmak için yola koyulduklarýnýn altýný özenle çizen konuþmalar yapýldý. Eski bir Halkevci olan Fethi Namlý ise, geçmiþ Halkevi çalýþmalarýndan söz etti. Fethi Namlý, “1935 yýlýnda halkevi olayýnýn gündeme gelmesi ile tüm

yurtta cehalete karþý savaþmak ve kültürel faaliyetlerde bulunmak için ataða kalkýldýðýnda Ayvalýk'ta da Halkevi faaliyete geçirildi” diyerek yapýlan çalýþmalardan örnekler verdi. Önümüzdeki süreçte halkevcilere düþen görevlerin neler olduðu tartýþýlýp seçimlere geçildi. Yapýlan seçimler sonucunda yeni yönetim þu isimlerden oluþtu: Havva Taylan, Suat Süslü, Ýlknur Kaçak, Halil Coþkun, Tayfun Kalpak. Denetleme Kurulu'na Nebahat Dinler, Kemal Gözüyaþlý ve Saniye Seval Özdemir seçilirken Kemal Gözüyaþlý üst kurul delegesi oldu. Yönetim kurulunun ilk toplantýsýnda görev daðýlýmý yapýldý. Havva Taylan tekrar baþkanlýða seçildi.

TÜÝK tarafýndan iþsiz sayýlmayan, iþe baþlamaya hazýr olup son 3 aydýr, baþta umutsuzluk olmak üzere, çeþitli nedenlerle iþ aramayanlarýn sayýsý bugün neredeyse toplam iþsiz sayýsýna yakýnlaþtý. Bu durumdaki 1 milyon 902 bin kiþiyi dahil ettiðimizde, iþsiz sayýsýnýn 4 milyon 803 bine yükseldiði görülmekte. Gizli iþsizlerle birlikte iþsizlik sayýsý 5 milyon 930 bini bulmuþ durumda. Ýþsizlik Fonu Ýþverene Kaynak Kriz döneminde iþsizleri korumak, istihdam olanaklarýný geniþletmek amacýyla kurulan Ýþsizlik Fonundan iþverene kaynak olarak aktarýlan teþviklerin iki yýllýk tutarý 8 milyar TL'yi geçmiþ durumda. Buna karþýlýk 8 yýlda iþsizlik fonundan 2 milyonu aþkýn iþsize sadece 4 milyar TL ödeme yapýlmýþ. Yine bu 8 yýllýk dönemde iþsizlik fonundan Hükümet Bütçesine aktarýlan kaynak yaklaþýk 9 milyar TL. Balýkesir ÝÞKUR'a baþvurular artýyor ÝÞKUR Balýkesir Ýl Müdürlüðü tarafýndan Haziran 2010 verileri esas alýnarak açýklanan rapora göre Balýkesir Ýl genelinde kayýtlý iþsiz sayýsý 26.053'e yükselmiþ durumda. Bu dönemde iþe yerleþtirilenlerin sayýsý ise 2.224. Ýþ arayanlar içinde Ýlköðretim mezunlarý 11.428, lise ve dengi okul mezunlarý 9.562 kiþi ile ilk iki sýrada yer alýyorlar. Yaþ gruplarýna bakýlacak olursa; 7.221 kiþi ile 25-29 yaþ arasý, 5.476 kiþi ile 30-34 yaþ arasý iþsizliðin yüksek boyutta olduðu görülüyor. Ayvalýk'ta çalýþabilir nüfusun çok küçük bir yüzdesi iþ imkanlarýndan yararlanmakta. Özellikle küçük esnaf kepenk kapatýrken geriye yalnýzca mevsimlik tarým iþçiliði dýþýnda hizmet sektörü olarak kýsa süreli esnek çalýþmalar kalmaktadýr. Özellikle ev pansiyonculuðu ve otel- lokanta iþletmeciliði mevsimlik istihdamýn ötesine taþýnamamakta ve iþsizlik oraný her yýl katlanarak artmaktadýr.

Halkevleri 79 yaþýnda 19 Þubat 1932'de kurulan Halkevleri 79. yaþýný çeþitli etkinliklerle kutluyor. Ankara'da bulunan Halkevleri Genel Merkezi tarafýndan 19- 20 Þubat'ta halkevi konulu resim ve heykellerin yer aldýðý “Ben Bir Halkeviyim Burada” sergisi açýldý. Bundan sonra gelenekselleþtirilecek olan sanat ödülünün ilki, Tayyip Erdoðan'ýn “ucube” dediði “Ýnsanlýk Anýtý” heykeli ile Mehmet Aksoy'a verildi. Ýstanbul þubeleri ise geleneksel Halkevi Yürüyüþü ile 79. kuruluþ yýldönümünü kutladýlar. Halkevleri, eðitim, aydýnlanma, sanat ve kültür örgütü olarak kurulmasýnýn ardýndan ülkenin dört bir yanýna yüzlerce kütüphane, tiyatro salonu götürmüþ, bu topraklara saðlam bir kök salmýþtý. Halkevlerinden yetiþen yüzlerce aydýn ve sanatçý ülkenin düþünsel ve sanatsal dünyasýna damgasýný vurdular. Halkevleri, Türkiye toplumsal dönüþüm ve mücadeleler tarihine tanýklýk eden büyük bir çýnar olarak, bu gün 63 þubesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.


papalina

Þubat 2011

Ayvalýk'ta “TORBA YASASI” Protesto edildi “ZAFER D Ý R E N E EMEKÇÝNÝN OLACAK” ve “ K E S K ” p a n k a r t ý arkasýnda biraraya gelen eylemcilere C H P, D S P, EMEP, ÖDP, T K P Ý l ç e Yöneticileri, Esnaf Güç Birliði D e r n e ð i , HALKEVi, Pir Sultan Abdal Derneði ve çeþitli demokratik kitle örgütlerinin

Ýsmail ÖZKAN

Ayvalýk Demokrasi Platformu, Ayvalýk Belediye-Ýþ, KESK'e baðlý SES, Eðitim-Sen, Tümbel-Sen, BES sendikalarýnýn Ayvalýk temsilcilikleri, 30 Aralýk 2010 Perþembe günü saat 12.30 da Ayvalýk Cuhmuriyet Alaný'nda bir araya gelerek "Torba Yasasýný Kabul Etmeyeceðiz" dediler.

temsilcileri destek verdiler. Ortak basýn açýklamasý, Belediye-Ýþ Ayvalýk Baþ Temsilcisi Ýsmail Aydoðan tarafýndan okundu. "Kentleri yaþanabilir kýlan belediye iþçilerinin emeklerinin bir çýrpýda çöpe atýlmasýný kabul edemeyiz" Torba yasasý, esnek çalýþma: "uzaktan çalýþma", "evden çalýþma" ve "çaðrý üzerine çalýþma" biçimleri altýnda yasalaþýyor. Kýrýntý sosyal haklar getirilirken çalýþanlarýn Ýþ Yasasý'ndan ve çalýþma haklarýndan yararlanmasý imkânsýzlaþýyor.Torba yasa, iþçi ve emekçilerin sömürüsünü derinleþtirmekte, sermaye için ucuz emek cenneti vaat etmektedir.Torba Yasasý iþverenlere vergi affý, emekçilere kölelik getiriyor... “ diyen Aydoðan, "AKP sermayeye öncelik veren, yýkým politikalarýný esas alan, barýþý deðil çatýþma

kültürünü derinleþtiren yaklaþýmda ýsrar etmektedir." dedi. Basýn açýklamasýndan sonra, Ayvalýk Postanesine kadar ellerinde, 'Krizin Bedelini Halk Deðil, Patronlar Ödesin', 'Torba Yasa AKP'nin Kafasýna Geçecek', 'Sözleþme Deðil, Kadrolu Çalýþma', 'Emekçinin Özlük Haklarýna Dokunma' yazýlý dövizler taþýyarak, yürüyen emekçiler, “Torba Yasasý” karþýtý topladýklarý 750'ye yakýn imzalarý Bakanlýklara postaladýlar. AKP'ye Siyah Çelenk Býrakýldý Ayvalýk Postanesinden AKP Ayvalýk Ýlçe binasýna doðru yürüyüþe geçen emekçiler, yürüyüþ boyunca sýk sýk "Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Erecek", "Ýþçilerin Birliði Sermayeyi Yenecek","Hükümet Yasaný Al Baþýna Çal","Susma Sustukça Sýra Sana Gelecek" sloganlarý atýlarak AKP ilçe binasýnýn önünde toplandýlar. AKP Ýlçe giriþine siyah çelenk býrakmasýna izin verilmeyen emniyet yetkilileri ile kýsa bir tartýþmadan sonra, çelengi AKP Ýlçe binasýnýn önüne býrakan iþçi ve emekçilere, Ayvalýklýlar alkýþlarla ve korna çalarak destek verdi.

TORBA YASA NEYÝN YASASI Hasan ATÝLLA

AKP hükümeti, devlet borçlarýnýn yeniden yapýlandýrýlmasý adý altýnda çok kapsamlý bir mali af projesini, sermayenin büyüklerinden gelen öneriler doðrultusunda þekillendirerek Meclise getirdi... Tabii ki yasanýn özü sistemin aksayan yanlarýnýn yeniden onarýlmasýnýn önünü açmaktýr. Bu da iþçiye, memura, köylüye ve küçük esnafa, ayný zamanda da doðaya saldýrýnýn yapý taþlarýný oluþturmak demektir. Büyük sermayenin devlete olan borçlarýnýn, küçük esnaf kesiminin devlete olan borçlarýna oraný bu mali affýn kimler için çýkarýldýðýný gözler önüne sermektedir. Yasanýn bu þekline ilave edilen diðer yasalarýn saldýrý yasalarý olduðu gizlenip, istihdam arttýrýcý yasalar diye halkýmýz yanýltýlmaktadýr. Yasalarýn neleri içerdiðine gelince sýrasýyla; ? Asgari ücret 16 yaþtan deðil 18 yaþýndan büyükler ve küçükler diye deðiþtirilmekte. Bu durumda 16- 18 yaþ arasýndaki 200 binden fazla genç ayda 80 TL daha az ücret alacak. ? Turizm sektöründe iki ay olan denkleþtirme süresi dört aya çýkarýlarak, çalýþma saatleri artacak, fazla mesaiden kaynaklý haklar gasp edilecek. ? Meslek Yüksek Okulu öðrencileri, meslek lisesi ve çýraklýk okulu öðrencilerinin stajyerlik ücretleri, 20'nin üzerinde iþçi çalýþtýran iþ yerlerinde 229 TL'den 178 TL'ye, 20 kiþiden az çalýþtýran iþ yerlerinde ise 100 TL'nin altýna çekilecek. ? Deneme süresi 2 aydan 4 aya çýkarýlacak.

? ?

Gençlerin dört ay süreyle çalýþtýrýldýktan sonra iþten atýlmasýnýn önü açýlacak. Kýsa süreli iþlerde ve ev hizmetlerinde çalýþanlarýn eksik kalan sigorta primlerini kendi ceplerinden yatýrmalarý istenecek. 18- 29 yaþ arasý çalýþanlarýn iþveren tarafýndan yatýrýlmasý gereken sigorta

?

?

?

primlerinin iþsizlik fonundan karþýlanmasý tasarlanmakta. Bu durumda iþletmeler 30 yaþ üstü kimseyi çalýþtýrmak istemeyeceklerdir. 30 yaþ üstü olanlarýn iþ bulmasý neredeyse imkânsýz hale gelecek. Belediyeler ve Ýl Özel Ýdarelerindeki norm kadro fazlasý personel, rýzalarý alýnmadan Milli Eðitim Bakanlýðý veya Emniyet Genel Müdürlüðü taþra birimlerine hizmetli olarak

gönderilecek. Atandýklarý yere 5 günde baþlamazlarsa iþlerini kaybedecekler. Ýþçiyi yollayan belediye, 5 yýl boyunca yeni kadrolu iþçi alamayacak, taþeronlaþma yaygýnlaþacak. 657 Sayýlý Devlet Memurlarý Kanunu'nda yapýlmak istenen deðiþikliklerle, sözleþmeli ve ücretli çalýþtýrma gibi esnek ve güvencesiz istihdam tüm kamu alanýnda yaygýnlaþacak. Ýþ yoðunluðu ya da performans hedeflerine ulaþma bahane edilerek, çalýþma süreleri uzatýlmaya çalýþýlacak ve personelin yeri istenildiði gibi deðiþtirilecek. Norm kadro fazlasý kamu emekçileri "ihtiyaç fazlasý personel" olarak 4/C'ye geçirilirken, çeþitli nedenlerle “istenmeyen” personel geçici görevlendirmeyle yasal olarak 6 aya kadar sürgüne gönderilebilecek.

Taslaðýn gerekçesinde iddia edilen çalýþanlar arasýndaki kayýt dýþýlýðý azaltmak, daha çok kadýna, gence iþ imkâný saðlayarak istihdamý arttýrmak ancak emekçilerin hak kayýplarý ile mümkün hale geliyor. Ayrýca taslakta, 2012 yýlýnda yürürlüðe girmesi planlanan bazý maddeler yer alýyor. AKP hükümeti emekçiler tarafýndan olumsuzluðu hýzlýca fark edilecek uygulamalarý seçimlerden sonra yürürlüðe koymak istemekte, ancak sermayeye verdiði sözler de AKP'nin üzerinde baský oluþturmaktadýr. Böylece AKP sermayenin ve emperyalizmin tercihlerini kýsa yoldan halletmeye çalýþmaktadýr.


papalina

Þubat 2011

TORBA YASA PROTESTO YÜRÜYÜÞÜ okundu. Torba yasanýn OSTÝM'de patladýðýný belirten Keleþ, birçok alanda güvencesiz ve sigortasýz çalýþtýrýlan yüzlerce emekçinin ölümüne uluslar arasý sermayenin AKP hükümetine uygulattýðý ekonomik politikalarýn sebep olduðunu söyledi. AKP hükümeti açýklamalarýnda halk iradesinin üstünlüðünden, diyalogdan bahsederken bunlara tam tersi yönde davranarak binlerce emekçiye karþý gaz bombalarý, basýnçlý su ve sis bombalarý ile þiddet kullanmýþtýr. Sermaye sýnýfýnýn istediði yasalarý biran önce tek taraflý olarak çýkarmak istemekte, emekçileri ve halký yok saymaktadýr.” diyen Keleþ, saðlýðýndan emeðine, eðitiminden emekliliðine zaten yetersiz olan bugünkü haklarýn torba yasa ile gasp edilmek istendiðini söyleyerek, emekçilerin buna sessiz kalmayacaðýný, baskýlara boyun eðmeyeceklerini vurguladý.

Havva TAYLAN

11 Þubat 2011 Cuma günü KESK in Türkiye genelinde yürüttüðü eylem etkinliði çerçevesinde KESK Ayvalýk Bileþenleri (BES, Eðitim-Sen, SES, Tümbel-Sen) Ankara saldýrýsýný ve Torba Yasayý protesto etmek, OSTÝM ve Ývedik'te yaþamýný yitirenleri anmak amacýyla bir basýn açýklamasý düzenledi. Ayvalýk Demokrasi Platformu, DSP, Emek Partisi, ÖDP, TKP'nin yanýsýra ADD, Belediye Ýþ Sendikasý Ayvalýk Baþtemsilciliði, CHP Kadýn Kollarý, ÇYDD, Genel Ýþ Sendikasý Altýnova Temsilciliði, GÜMÇED, HALKEVÝ ve Pir Sultan Abdal Derneði üyeleriyle birlikte eyleme katýlarak destek verdiler.

Ayvalýk Öðretmenevi önünde buluþan kitle TORBA YASAYLA HAKLARIMIZ ÇALINIYOR – ÝZÝN VERMEYECEÐÝZ yazýlý bir pankartla, sloganlar eþliðinde, alkýþlarla Cumhuriyet Meydanýna kadar yürüdü. Yaklaþýk 400 kiþilik topluluk Cumhuriyet Meydanýna geldiðinde ilk olarak OSTÝM ve Ývedik'te kuralsýz, güvencesiz çalýþma ve denetimsizlik sonucu yaþamýný yitiren 20 iþçi için saygý duruþu yapýldý. Basýn açýklamasý Eðitim Sen Ayvalýk temsilciliði Baþkaný Edibe KELEÞ tarafýndan

Ayvalýk'ta “Torba Yasasý” Paneli Berrin ÖZKAN

Ayvalýk Demokrasi Platformu tarafýndan “Torba Yasasý”ný protesto etmek için düzenlenen etkinliklerin ikincisi olan “Torba Yasasý ve Sendikal Mücadele” baþlýklý panel 23 Ocak 2011 tarihinde Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezi'nde gerçekleþtirildi. Eðitim-Sen üyesi Dilaver Þener'in kolaylaþtýrýcýlýðýný yaptýðý panelde “Sendikal Mücadele Tarihi ve Önümüzdeki Süreç” baþlýklý sunumu Sabri Topçu (Tüm-Týs eski Genel Baþkaný) , “Torba Yasa Neler Ýçeriyor” baþlýklý sunumu ise Gonca Turgutoðlu Demir (Yurtsever Cephe Ýþçi Birliði Ýstanbul Barosu Avukatý) yaptý. Sabri Topçu, genel olarak iþçi sýnýfýnýn geçmiþ sendikal mücadele deneyimlerinden örnekler vererek, sýnýfýn hak kayýplarýnýn liberalizmle birlikte artarak devam ettiðine vurgu yaptý ve “Torba Yasa”ya karþý mücadelenin yükseltilmesinin yetmeyeceðini, iþçilerin iktidar için mücadele etmeleri gerektiðini söyledi. “Kapitalizm ve emperyalizm ülkeyi AKP eliyle ucuz iþ cenneti yapmak istiyor.” diyen Topçu, iþçilerin birlikte olmalarýnýn ve kararlý bir mücadeleyi ortaklaþtýrarak yükseltmelerinin önemine iþaret

Eylem boyunca “Baský Zulüm Yasasýna Hayýr”, “Biz Varken Bu Yasa Meclisten Çýkmayacak”, “Ostim Ývedik Katliamdýr”, “Emekçiyiz Haklýyýz Kazanacaðýz”, “AKP Halka Hesap Verecek”, “Ostim'in Katili Ýktidardýr”, “Bu Yasa Hemen Geri Çekilsin” sloganlarý atýldý.

etti. Topçu, “Ýþçi sýnýfý mücadelesi ortaklaþtýrarak ayaða kalkabilirse, önünde ne bürokrat, ne satýlmýþ sendika yöneticileri, ne AKP ne de emperyalizm durabilir.” dedi. "Torba Yasa nedir? Ýþçi sýnýfýna nasýl bir tuzaktýr?" diyerek sözlerine baþlayan Gamze Turgutoðlu Demir, "Bu 'Torba Yasa' çorba yasa olmuþtur; ne varsa içine atýlmýþ ve bilinçli olarak karmaþýk bir hale getirilmiþtir" dedi. Sadece iþçi ve kamu çalýþanlarýný deðil, gençleri, kadýnlarý ve iþsizleri de etkileyecek düzenlemeler içeren bu yasa mutlak olarak durdurulmasý gerektiðini söyledi. Demir, esnek çalýþma ve sürgünleri daha da artýracak olan bu yasaya karþý mücadele, kapitalizme emperyalizme ve AKP iktidarýna karþý siyasallaþtýrýlmadýðý sürece kalýcý sonuç almanýn mümkün olamayacaðýný söyledi. Ayvalýk Belediye Ýþçileri ve KESK'E baðlý kamu çalýþanlarýnýn da katýldýðý paneli 300'ün üzerinde insan ilgi ile izledi. Panel, katýlan iþçi ve emekçilerin panelistlere yönelttikleri sorularýn yanýtlanmasýnýn ardýndan son buldu.

EMNÝYETTEN KEYFÝ UYGULAMA 11 Þubat Cuma günü ilçemizdeki emek örgütleri, partiler ve demokratik kitle örgütleri, KESK Genel Merkezinin çaðrýsý üzerine Türkiye çapýnda öðlen saatlerinde, torba yasa tasarýsýna karþý Ankara'da Kamu Emekçilerinin yapmýþ olduðu yürüyüþe saldýrý düzenleyen polis uygulamalarýný ve Ostim, Ývedik iþ cinayetlerine karþý basýn açýklamasý yapýlmýþtýr. Bu basýn açýklamasýndan sonra ilçemiz emniyetinin katýlan kurum, dernek ve parti temsilciliklerini hiçbir yasal dayanaðý olmadan emniyete ifade vermeye çaðýrmalarý antidemokratiktir. Basýn açýklamasýna katýlan-katýlmayan arkadaþlarýmýzýn emniyete çaðrýlmalarýndan itibaren verecekleri ifade konusunda sözel ve çeþitli görüntüler izletilerek yönlendirilmeleri hatta basýn açýklamasýna katýlmayan arkadaþlarýmýzý da emniyete ifadeye çaðýrmalarý ne kadar demokratik ve ne kadar etiktir. Ýnsanlarýn demokratik haklarýný kullanmalarýndan ne kadar rahatsýz olduklarý ortaya ç ý k m ý þ t ý r. Ya r a t ý l m a k i s t e n e n k o r k u imparatorluðunun bir ayaðýný da Ayvalýk'ta oluþturmak istemektedirler. Tabii ki; onlarý en ufak bir yasal hakkýn dahi kullanýlmasý rahatsýz etmektedir. Ýnsanlarýn demokratik haklarýný kullanmalarý birilerini rahatsýz etmiþ olabilir ancak bizler çýkarýlmak istenen torba yasaya, doða katliamý için çýkarýlan yönetmeliklere, iþsizliðe, güvencesiz çalýþmaya ve her türlü haksýzlýklara karþý sonuna kadar demokratik haklarýmýzý kullanýp mücadele edeceðimizi bir kez daha açýklýyoruz. KESK, EMEP Ýlçe Örgütü, TKP Ýlçe Örgütü, ÖDP Ýlçe Örgütü, Pir Sultan Abdal Derneði, Ayvalýk Sanat Derneði


papalina

Þubat 2011

7

MADRA DAÐI VE KAZDAÐLARI BELEDÝYELER BÝRLÝÐÝ DOÐA YIKIMINA KARÞI Madra Daðý ve Kazdaðlarý Belediyeler Birliði tarafýndan düzenlenen “Ülkemizde Doða Katliamýnýn Yeni Hukuksal Dayanaklarý ve Olasý Sonuçlarý” baþlýklý panel, 29 Ocak 2011 tarihinde Altýnoluk Ayhan Þahenk Kültür Merkezinde gerçekleþtirildi. Kolaylaþtýrýcýlýðýný Madra Daðý ve Kazdaðlarý Belediyeler Birliði Genel Sekreteri Süheyla Doðan Ünal'ýn yürüttüðü panelin ilk konuþmacýsý Doç. Dr. Yücel Çaðlar, doðal varlýklarýn kamusal olduðunu, ancak doðal varlýklarýmýzýn bir dizi hukuki düzenleme ile yýkýma uðratýldýðýný, Cumhurbaþkaný'nýn onayýný bekleyen 6094 Sayýlý Yenilenebilir Enerji Kaynaklarýnýn Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlý Þükrü KAYGISIZ Kullanýmýna Ýliþkin Kanunda deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun'un Anayasa'ya ve bazý diðer kanunlara aykýrý olduðunu, ormanlarýmýzýn yasalar marifetiyle çeþitli yatýrýmlara, dolayýsýyla da yýkýma açýldýðýný, Maden Kanunu'nun 7. Maddesi ile en önemli milli parklar, tabiat parklarý

gibi doðal varlýklarýmýzýn bile kullanýma açýldýðýný ifade etti.

Tabiatý ve Biyolojik Çeþitliliði Koruma Kanun Tasarýsý'nda yer alan çarpýcý düzenlemeleri de anlatan Doç. Dr. Yücel Çaðlar, bu tasarýnýn da yeni doða yýkýmlarýna yol açacaðýný belirtti. Panelin ikinci konuþmacýsý Av. Hüsrev Özkara, Tabiat Kanunu Ýzleme Grubu olarak alternatif bir kanun hazýrladýklarýný; ancak göz ardý edildiðini, Kanun Tasarýsýnýn ülke çapýnda bir sürü kuruluþ ve demokratik kitle örgütü tarafýndan protesto edildiðini belirtti. Türkiye'nin her yerinde yapýlmak istenen HES'lerin mevcut elektrik kurulu gücünün % 1'i olduðunu, buna karþýlýk ciddi doða yýkýmýna yol açacaðýný anlattý. Balýkesir Üniversitesi Necatibey Eðitim Fakültesi Biyoloji Anabilim Dalý Baþkaný Doç. Dr. Tuncay Dirmenci, “Kazdaðý'nýn Biyolojik Çeþitliliði” baþlýklý sunumunda Dünya çapýnda öneme sahip olan Kazdaðý'nda gerçekleþtirilecek madencilik vb. gibi faaliyetlerin korunmasý gerekli endemik türlere zarar verebileceðini ifade etti. Trakya Üniversitesi Halk Saðlýðý Bölüm Baþkaný Prof. Dr. Faruk Yorulmaz “Doða Yýkýmý: Nedeni ve Sonucu Olarak Ýnsan” baþlýklý konuþmasýnda, çevrenin önemini, çevre ve

saðlýk iliþkisini, çevre sorunlarýný ve nedenlerini, doða yýkýmýnýn yol açacaðý saðlýk sorunlarýný anlattý. Çevre ve çevre saðlýðý için mücadele etmenin önemine deðinen Yorulmaz, “umutsuz olunmamalý” diyerek dinleyicilere umut aþýladý.

“Serbest Kürsü” bölümünde, gelen demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri bölgelerindeki çeþitli doða yýkýmlarýný anlatarak destek istediler ve ortak mücadelenin önemine deðindiler. Panel sonunda katýlýmcýlarýn imzasýna açýlan bir bildiri okundu ve 50'nin üzerinde kuruluþun imza verdiði bildiride, “Tabiatý ve Biyolojik Çeþitliliði Koruma Kanun Tasarýsý”nýn Türkiye Büyük Millet Meclisinden geri çekilmesi ve 6094 sayýlý Yasanýn da Cumhurbaþkaný tarafýndan onaylanmamasý istenildi.

UÇAKLA MÜCADELEDEN GERÝ DÖNELÝM Halil COÞKUN (Ziraat Mühendisi)

Her geçen gün insan saðlýðýna zararlý kimyasallarýn olumsuz neticeleri bilimsel verilerle birer birer ortaya çýkmaktadýr. Geç de olsa Türkiye'de Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý'nýn yýllardýr sürdürdüðü zirai mücadele yöntemlerinden özellikle uçakla zirai mücadelede zeytin sineði dýþýnda vazgeçilmiþtir. Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý'nýn, çevrenin korunmasý ve AB'ye uyum amacýyla, “zeytin dýþýnda tarýmda, zirai mücadelede uçak kullanýmýnýn yasaklanmasý” yönünde aldýðý kararýn iptali için Danýþtay'a dava açýlmasýndan sonra, Danýþtay, yasaklama konusunda bakanlýðý haklý buldu. Danýþtay kararlarýnda, “Yapýlan çalýþmalar, havadan ilaçlamanýn yer aletleri ile yapýlan ilaçlamaya göre doðal dengeyi bozmakta daha fazla etkisinin olduðunu, çevrenin, ilaçlanmayan alanlarýn ve ürünlerin bu ilaçlamadan istek dýþý zarar gördüðünü ortaya k o y m a k t a d ý r. ” þ e k l i n d e d e ð e r l e n d i r m e d e bulunuldu. “Ýnsan saðlýðýnýn ve diðer canlýlarýn oluþturduðu doðal zincirin korunmasý için, zirai mücadelenin yeteri kadar ve belirli alanlarda ilaçlama ve gübreleme yapýlarak gerçekleþtirilmesi esas olduðundan, bu amaçla tesis edilen iþlemde hukuka aykýrýlýk bulunmamaktadýr.” kararý verildi. Uçaktan atýlan ilacýn yüzde 1'den daha azý hedeflenen zararlýya ulaþýyor. Yüzde 30'u havada sürükleniyor, yüzde 10'u buharlaþýp havada kalýyor, yüzde 41'i bitki ve toprak üzerinde kalýntý

o l u þ t u r u y o r. H a v a d a s ü r ü k l e n m e s i y l e soluduðumuz hava kirlenmektedir. Toprak üzerinde kalýntý olmasý su ve rüzgâr erozyonuyla hedef alanýn dýþýna çýkabilmektedir. Toprak süzme ve bünyesine alma özelliði ile kirlenme etkilerini birden göstermez. Ancak kirlenen topraðýn yüzey akýþýyla eðimli bölgelerde su kaynaklarýmýzý da kirletecektir. Kirlenen toprak 50 ile 100 yýl gibi bir

Fotoðraf: Nilgün KAYA

sürede kendisini yenileyememektedir. Havanýn, suyun ve topraðýn pestisitlere kirlenmesi kanserden doðum anormalliklere ve sinir sistemlerinin bozulmasýna kadar uzun sürede ortaya çýkan etkilere yol açacaktýr. AB'de uçakla tarýmsal mücadelede, organik ilaçlar kullanýlmaktadýr. Türkiye'de organik ilaç kullanýmý için yaygýn eðitim ve çalýþma yapýlmamaktadýr. Zeytin sineði mücadelesinde kullanýlan alphacypermethrin terkipli ULV (damla

çapý küçük sürüklenmesi daha kolay ) atýlmaktadýr. Cypermethrinden 3-4 kat daha toksik bir etkiye sahiptir (IPCS, 1992).)Arýlara ve balýklara zehirlidir. Uçakla mücadele de buharlaþmasý, havada sürüklenmesi düþünüldüðünde arýlar, kuþlar ve balýklar gibi hedef olmayan canlýlarýn azalmasýna ve insan saðlýðýna zararlý hastalýk taþýyan böceklerin kontrolden çýkmasýna neden olabilmektedir. Özellikle faydalý böceklerin bu tür ilaçlara karþý dayanýklý olmamasý diðer zararlý böceklerin oranýný artýracaktýr. Bölgemizde sorun olmayan diðer zararlý böceklerin (zeytin güvesi, zeytin pamuklu biti) artýþý ise kaçýnýlmaz olacaktýr. Ülkemizde kimyasal ilaçlarýn kullanýmý hýzlý ve yüksek orandadýr. Ýnsan ve çevre saðlýðý açýsýndan olumsuz etkilerini en aza indirmek için alternatif uygulamalardan bütünleþmiþ mücadelesi uygulanmalýdýr. Girit'te zeytin sineðini kitlesel tuzaklama yöntemi, 30 000 ha'lýk alanda cinsel çekici tuzak kullanýlarak zararýn %2.4 olduðu ve pratikte uygulanabileceði bildirilmiþtir. Zeytin sineðinin parazitoitlerin belirlenmesi, doðal düþmanlarýnýn kitle üretimi ve salýmý saðlanmalýdýr. Kimyasal pestisitlerin hiç kullanýlmadýðý veya çok az kullanýldýðý (cezbedici tuzaklar) biyolojik mücadele ve biyoteknik yöntemler gibi yöntemleri yaygýnlaþtýrýlmalý, bu konuda çalýþmalar yapan araþtýrma kuruluþlar ve üniversiteler desteklenmelidir. Bitkisel insektisitler doðaya ek toksik madde yaymamakta, toprak ve su kirliliklerine yol açmamakta, ürünler üzerinde kalýntý oluþturmamaktadýr. Topraðýn dönüþü olmayan kirlenmeye býrakýlmamasý, bitkilerin ve hayvanlarýn kimyasal ilaçlardan etkilenmemesi için uçakla mücadeleden vazgeçilmelidir.


papalina

Þubat 2011

SARDALYAM NE HALDESÝN, NÝCESÝN? Hasan TOSYA (Balýkçý-CUNDA)

Saygýdeðer Papalina okurlarý Cunda'dan merhaba. Geçen sayýdaki yazýmda sizlere Türkiye'de þuursuzca yapýlan “zýpkýnla balýk avcýlýðý” ve orkinoslarýn nasýl yakalanýp, kafeslerde nasýl esaret altýnda tutulduðundan bahsetmiþtim. Tabi bu kafeslerin sadece orkinos deðil; çipura, levrek, fangri, sargoz, kalkan aklýnýza gelen her tür balýðý üretmeye baþladýk. Ve bu kafesler Türkiye'de çok yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. Doðadaki yumurtalarýn da kullanýldýðý bu yöntem gerçekten de dikkatle incelenmesi gereken bir yöntemdir. Av yasaklarý çok isabetli olarak konmamýþ, daha çok büyük balýkçýyý korur nitelikte düþünülmüþ ve u y g u l a n m a k t a d ý r. Örneðin, yaz mevsimi sardalye balýðýnýn yumurtlama mevsimi olmadýðý dönemdir ki bu dönem bu balýðýn en yaðlý ve lezzetli olduðu dönemdir. Bu dönem diðer balýklarýn avlanmadýðý ve ikame edilmesi gereken mevsimde av yasaðý kapsamýnda olan bir dönemdir. Yani sardalye ne acý bir durumdur ki, av yasaðýnýn sona ermesiyle birlikte en yaðsýz olduðu ve yavruladýðý dönemde avlanmaktadýr. Bu yanlýþ uygulama sardalyenin Yunanistan'dan büyük miktarlarda ithal edilmesi sonucunu doðurmaktadýr. Yani anlayacaðýmýz gibi av yasaklarý balýklarýn yumurtlama dönemleri deðil gýrgýrcýlarýn isteði üzerine konmuþtur. Hatta bu yasaklar her sene bu balýkçýlarýn baskýlarýyla bazen 1 veya 1,5 ay uzatýlmaktadýr. O zaman da yavrulu olan balýklar katledilmektedir. Bu korkunç uygulamadan sonraki yýl azalan balýða da hala hayret edilmektedir. Sardalya bile bitmek üzere yaðlýyken, çok lezzetli, fakir insanlarýn alabileceði fiyatlarda ve çok büyük miktarlarda avlanan çok önemli bir balýktýr. Sardalya nasýl bitirilir denirse Türkiye'nin uyguladýðý politikalar en iyi cevaptýr. Büyük balýkçýlýðýn baskýlarýyla uzayan av mevsimi yumurtlama dönemine girmekte bu da balýk popülâsyonunda büyük kýrýlmalara neden

KATÝLLER BULUNSUN

Kadri KAYA

olmaktadýr. Kýyýlarýmýzda sýkýþtýrma denen (elleme) bir usulle deðerli balýklar tüketilmektedir ki, bu usul de yasaktýr. Bu avlanma usulü, dalgýç'ýn aðýn içine sýkýþtýrýlmýþ balýðý dalarak vurma temeline dayanan bir yöntemdir. Tekneler bu kadar büyük olunca av yasaklarý yanlýþ zamanlarda uygulanýr ve yetersiz olmasýna karþýn sürekli delinince, tekneler aðlarýný devasa büyütünce ve sürekli olarak kýyýya yakýn yasak bölgelerde avlanýnca, hiçbir þansý kalmayan balýðýn yok olmasý için her sene yeni bir ayrýntý eklenmektedir. Sanýrým bu sene çinakop veya lüferin boyutunu bir kez daha deðiþtirerek 14 santime indirdiler. Bu hiç yavrulamamýþ balýðýn avlanmasý demektir ki, zaten de avlanýyordu. Defneyapraðý kadar olan çinakopu, küçük bir çocuðun serçe parmaðý kadar tekirleri hep pazarlarda görüyoruz. Av yasaðý zamanýnda avý yasak olan balýklar her yerde satýlmakta ve h i ç b i r ta k i b a t yapýlmamaktadýr. B a þ t a k a f e s l e r d e n bahsetmiþtim. Hepimizin hakký olan ve hepimizin ortak malý olan denizlerimizin her yerine isteyen bir balýk çiftliði kurabilmektedir. Bu çiftlikler çok ciddi bir kirlilik olmalarýnýn yaný sýra, yapýlan yemleme kafesin dýþýndaki balýklarý da etkilemektedir. Bu çiftlik balýklarýna ne tür yem verildiði de çok açýk deðildir ve bu yediðimiz balýklarýn ne tür saðlýk sorunlarýna yol açabileceðini de zamanla öðreneceðiz. Henüz erken, önce hastalanmamýz gerekiyor, sonra araþtýrmalar yapýlýr. Amatör balýkçýlar gýrgýr ve troller, sýkýþtýrmacý (ellemeciler) ve dalgýçlar bu kadar hür ve sonsuz sorumsuz bir alanda hareket ederken, küçük balýkçý olta büyüklüðünden tutun da teknede eksik olan tek bir can yeleði veya günü bir iki gün geçmiþ bir belge nedeniyle büyük cezalara çarptýrýlabilmektedir. Biz küçük balýkçýlar olarak denizlerde hakkýmýzý korumakla görevli bütün birimlere, koruduðu müddetçe boynumuz kýldan ince her türlü yardýmda da sözümüzün arkasýndayýz. Saygýlarýmla.

TÜRKEL MÝNÝBAÞ AYVALIK’TA ANILDI

Uður Mumcu, ölümünün 18. yýlýnda Ayvalýk'taki evinin önünde anýldý. CHP Ayvalýk Ýlçe örgütü tarafýndan düzenlenen anma etkinliðine ÇYDD, ADD, AYKÜSAD, Halkevi, Pir Sultan Abdal Derneði üyeleri, muhtarlar, Demokrasi Platformu temsilcileri ve birçok Ayvalýklý katýldý. Uður Mumcu'nun yaz aylarýný geçirdiði Tapu Kadastro Sitesi'ndeki evinin balkonuna konulan fotoðrafý karanfillerle donatýldý ve yanýna katillerinin bir an önce bulunmasýnýn istendiði mektup býrakýldý.

KuÞ CENNETLERÝNE RAKÝP

ÇYDD Ayvalýk Þubesi tarafýndan ÇYDD Genel Baþkan Yardýmcýsý Prof. Dr. Türkel Minibaþ için Ayvalýk Belediyesi Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezi’nde anma töreni düzenledi. Törene ÇYDD üyeleri yanýsýra birçok demokratik kitle örgütü temsilcileri katýldý. Minibaþ’ýn yaþamýndan kesitler içeren bir film gösterimi ve Cumhuriyet Gazetesi yazarý Özlem Yüzak, Öner Yaðcý ve ÇYDD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Nihal Kýzýl’ýn katýldýðý bir söyleþi yapýldý. Söyleþinin ardýndan da Ceylan ve Seyit Kanioðlu müzik dinletisiyle anma töreni noktalandý.

Ayvalýk, çevresindeki kuþ cennetleri gibi geniþ ve dönemsel olarak kurumayan sulak alanlara sahip deðil. Buna raðmen kuþ çeþitliliði açýsýndan çok yakýnýndaki bu alanlarla yakýn sayýda kuþ türüne rastlanmakta. Sadece kuþlar deðil, memeli, bitki, iki yaþamlý, balýk, böcek ve sürüngen varlýðýyla Türkiye'nin önemli tabiat alanlarýndan biri olarak kabul edilen Ayvalýk, tüm bu özelliklerine raðmen koruma uygulamalarý açýsýndan son sýralarda. 16 KORUMA KALKANI VAR Türkiye'de farklý kurumlar tarafýndan hala uygulanmakta olan 19 farklý koruma statüsünden 16'sýna sahip olan Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký, sualtý ve üstü zengin biyolojik çeþitliliðini bir arada bulunduruyor. Alanýn Tabiat Parký olarak ilan edilmesinde ki tek etken biyolojik çeþitlilik deðildi, eþsiz manzaralar ve tarihi eserlerin önemi azýmsanamaz. Ama Ayvalýk ve adalarýnýn ekosistemi benzerine az rastlanýr biyolojik çeþitliliði yarattý. Anadolu'nun büyük bölümünde olduðu gibi Ayvalýk ta ya birilerinin oyun bahçesi olacak ya da rant için doðal zenginliði yanlýþ planlama sonucu geri döndürülemez þekilde yok olacak. Bu çeþitliliðin en iyi göstergelerinden biri Ayvalýk kuþlarýdýr. Türkiye'de görülen kuþlarýn yaklaþýk olarak yarýsýnýn ilçe sýnýrlarý içerisinde gözlemlenmiþ ve tespit edilmiþ olmasý önemli bir veri.

215 TÜR GÖZLENDÝ Ayvalýk'ta 2000 yýlýnda 18.000ha alanda yapýlan arazi çalýþmalarýnda 752 bitki, 86 kuþ, 142 balýk, 7 amfibi, 59 memeli, 186 böcek, 38 sürüngen yaþadýðý tespit edilmiþ. Aradan 10 yýl geçti, elimizde bu yýla ait tek gerçek rakam olarak kuþ tür sayýsý var. Bu gün Ayvalýk'ta görülen toplam kuþ tür sayýsý 215 tir. 40 bin hektar alanda koruma faaliyetlerinin sürdüðü Ýzmir Kuþ Cennetinde 286 ve 24 bin hektar alana yayýlan Manyas Kuþ Cennetin de görülen kuþ tür sayýsý ise 255. Bu sayýsal veriler ýþýðýnda Ayvalýk, Türkiye'nin bu önemli kuþ alanlarý ile rakip konumunda. Ancak Ayvalýkla ilgili bu olgunun bilinirliliði yeterli düzeyde deðil. TÜRKÝYE'DEKÝ KUÞ TÜRLERÝNÝN %48'Ý AYVALIK'TA GÖRÜLDÜ Son 5 yýldýr düzenli yapýlan kuþ gözlem ve sayýmlarý bölgenin doðal yaþamý hakkýnda bilgi vermenin yaný sýra, önemli alanlarý takip edip alanlardaki deðiþimleri diðer aktörlere aktarmak, gerektiðinde hukuki mücadele vermek için gerekli veriyi hazýrlýyor. Bu gözlem ve sayýmlar önemli çünkü Türkiye'deki toplam kuþ türlerinin yüzde 48'i Ayvalýk'ta görülüyor. Bu heyecan verici geliþmelere raðmen Ayvalýk'ýn sulak alanlarý korunmuyor. 16 ayrý koruma kalkaný, ilgili kurumlarýn gerekli özeni göstermemesi nedeniyle Ayvalýk'ý ve kuþlarýný koruyamýyor.

Fotoðraflar: Nilgün KAYA

8


papalina

Þubat 2011

HAYALLER GERÇEK OLMUÞ…

BELEDÝYE MECLÝSÝMÝZDEN Hüsniye EDÝZSOY- Halil COÞKUN

“Cumhuriyet Meydaný ve Çevresi Planlama, Kentsel Tasarým ve Peyzaj Düzenleme Proje Yarýþmasý Sergisi” açýlýþýnda Belediye Baþkaný ile yarýþma ve proje sürecini konuþtuk. Röportaj: Hayal GERÇEK Cumhuriyet Alanýnýn bir yarýþma ile düzenlenmesi sürecini, bu sürece katýlýmýn nasýl olduðunu ve kimlerin fikirleri alýndýðýný özetleyebilir misiniz? Belediye Baþkaný:Ben 29 Mart 2009'dan bugüne kadar her ay bir adým attým. Bir ay Koruma Kurulu, bir ay Meclis, bir ay Kent Konseyi gibi... Hep dolu geçti. Tek bir kiþiye yaptýrarak veya ihaleler açarak deðil yarýþmayla, tüm plancýlarýn, tüm mimarlarýn fikrini alan kentin de fikrini alan bir proje ortaya çýkarttýk. Önce halka danýþarak yapmayý düþündüm. 2010'un Ocak ayýnda Kent Konseyi'ne sundum. Kent Konseyi halkýn isteklerini belediyeye ilettiði bir platform. Halk ne istiyor burada onu önce araþtýrdým. Kent Konseyi 3 ay çalýþtý bu konuya.Kent Konseyi kim? Kent Konseyi sivil toplum örgütleri, meslek odalarý, sendikalar, siyasi partiler, kamu kuruluþlarýnýn tümü ve halk, yani muhtarlar olmak üzere tüm halk orada. Yani düþünün 80 kuruluþun temsil ettiði bir Kurul bunu tartýþtý. Söyledikleri þeyler bizim söylediklerimiz tabi ki; meydan olsun, yeþil alan bol olsun, rekreasyonu, günübirlik tesisleri bol olsun... Biz de bunlarý düþünüyorduk zaten. Kent Konseyi karar aldýðýnda ne olur? Belediye Meclisi'ne gelir, Belediye Meclisi bunu onaylar veya onaylamaz. Belediye Meclisi bunu kendi bünyesinde tartýþýrken Kent Konseyi kararlarýný

da görüþtü, inceleyerek benimsedi, ilaveler yaptý. Sonunda artýk halkýn, belediyenin ve kamunun istekleri ortaya çýkmýþ oldu. 2010'un Mayýs ayýnda baþlayan süreçte yarýþma þartnamesi hazýrladýk, jürimizi kurduk. 6 aylýk bir yarýþma süreci yaþadýk. Yarýþmanýn sonuçlanmasý Aralýk 2010'u buldu ve proje yarýþmasýnýn ilk üç derecesi bundan sonra belli oldu. Peki, halk projeyi benimsedi mi? Yoksa itirazlar geldi mi? Belediye Baþkaný: Eðer biz baþlangýçta, Belediye Baþkaný ve Belediye Meclisi olarak bir karar alsaydýk, halk çok daha fazla eleþtirirdi. Çünkü biz dayatmýþ olacaktýk. Ben yarýþmayý bilhassa istedim. Çünkü Kent Konseyi ile halkýn görüþleri ve yarýþma ile Türkiye'deki tüm projecilerin fikri alýndý. Yani hepsi katýlýmcý, ne olmasý gerektiði konusunda fikirler de katýlýmcý, yarýþma da katýlýmcýdýr. Bir ihale sonucunda biz bunu gerçekleþtirmiþ olsaydýk, ne istediðimizi tarif etseydik ve bir firmaya verseydik, çok ciddi tepkiler alýrdýk. Ama inanýn bu anlattýðým nedenlerle böyle bir sorun yaþamadýk. Kentimizde yeni yarýþmalar da olacak mý bunun gibi? Belediye Baþkaný: Yeni yarýþma gerektiren þu an bir þey yok ama alan yarattýðýmýzda böyle bir proje yapmayý düþünüyorum. Bunu da yine ihale þeklinde deðil, yarýþma ile yapmayý düþünüyorum. Teþekkür ederiz.

KARDEÞLÝK... HALKCILIK... BAÐIMSIZLIK...

1948'de hekim çýktým. Ayvalýk ve Altýnova'da çalýþtým. Altýnova'da sýtma, Ayvalýk'ta romatizma ve verem boldu. Elde çanta, kapý kapý dolaþtým; kirli sularýn açýkta aktýðý ilçenin o dar sokaklarýnda sefalet kol geziyordu. Kapýlarýn kiminin kanadý gitmiþ; yerinde bir çuval sarkmakta, önünde bir keçi... Az ötede ise varlýk içinde yüzen Çamlýk... Ufacýk ilçede apayrý iki dünya... Tek ürün zeytin, üç-beþ çamlýklýnýn elinde... Halk iþsiz ve aç... 2. Dünya Savaþý'nýn ve tek parti olmanýn olumsuzluklarýyla halktan kopanlarýn partisi durumuna düþen CHP ise “mütegallibe”nin elindeydi. Neyin ne olduðunu bilerek ve hiç hayale kapýlmadan DP'ye girdim. Halkla birlikte... 1950 seçimleri kazanýldýktan sonra, asýl ilginç olaný, belediye seçimlerine sýra geldi. Taraflar, açýk bir biçimde, CHP-DP deðil, “çamlýklýlar” ve “yalýnayaklar”dý. Halk baþlýca Midilli, Rumeli ve Girit'ten gelme olup, Girit'teki 2 siyasi partiden biri “Karavanacýlar”, öbürü “Yalýnayaklar” dý. Yalýnayaklar, baþa da beni oturtmuþlar, kazandýk. O gün halk Çamlýk'a yürüdü. Çamlýk Gazinosu'nda Ticaret Bakaný Zühtü Velibeþe'den iki þey istediler. Asgari ücret tespiti ve kiþi baþýna “Mübadil Hakký” 20 aðaç zeytin... Bunlar insanca yaþayabilmenin asgari

koþullarýydý. Çaðdaþ bir ülkede sýradan, demokratik isteklerdi. 1924 Mübadelesi' nde aldýklarý 20'þer aðaç zeytin ise, 1929 Bunalýmý' nda tanesi 1–1,5 liraya kadar düþürülerek ellerinden alýnmýþtý. Þimdi kendi zeytinliklerinde iþçi olarak çalýþýyorlardý. Velibeþe, yanýndaki Avukat Vacit Asena'ya döndü: (Balýkesir Milletvekili olup, sonradan idamlarý istenen 15 kiþilik Tahkikat Komisyonu Üyelerinden biri) - Bu ne, Vacit Bey? Her þeye müsaade ederiz, ama buna asla! Ertesi sabah Edremit'ten bir askeri birlik getirilip köþebaþýna birer süngülü dikildi. 14 Mayýs seçimlerinden hemen sonra, 16 Haziran'da Arapça ezan, Menderes'in “Siz isterseniz Hilafet” i bile getirebilirsiniz”, Bayar'ýn “Küçük Amerika olacaðýz” deyiþi... “Bu demokrasi! de bu kadarmýþ” deyip, istifayý bastým. Þimdi de “Devlet küçülsün, “Zenginler kulübü büyüsün!”… Kimden yana? Gerici, teslimiyetçi AKP'nin arkasýnda TÜSÝAD… Onun arkasýnda ÝMF… Onun da arkasýnda Bush'lara ÇUÞ'lara (Çokuluslu Þirketler) uzanan bir ihanet zinciri... Ýþbirlikçi baþka nasýl olsun? Bu yazý. 17 Aðustos 2004 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Görüþ sayfasýnda Alpaslan Berktay'ýn köþe yazýsýndan kýsaltýlarak derlenmiþtir.

Belediye Meclisi, 5 Ocak 2011 Çarþamba günü toplandý. Meclis üyesi Hatice Arga ve M. Cemil Oktay, mazeretleri nedeni ile toplantýda bulunamadýlar. Toplantý saygý duruþu ve Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen’in yeni yýlýn herkese saðlýk, baþarý ve bol kazanç getirmesini dilemesi ile baþladý. Belediye Baþkaný bu arada AKP’nin ekonomi politikalarý ile bol kazancýn hayal olduðunu belitti. Gündemin birinci maddesi, Meclis Bütçe Denetleme Komisyonu seçimiydi. Komisyona, CHP’den Fatih Ayyürek ve Serdar Demirezer’in aday gösterildiði Baþkan tarafýndan belirtilirken muhalefet adýna Meclis üyesi Sema Ünver Hakan Ediz’i aday olarak gösterdi. Oylama gizli yapýlýrken açýk tasnifte muhalefetin adayý sadece dört oy alýrken MHP’den Mehmet Baþbuð 10 oy aldý. CHP’nin adaylarý da 14 oy aldý. Meclis Üyesi Sema Ünver, muhalefete gizli aday koymalarýný protesto ederek belediye yönetiminin denetlenmekten çekindiðini düþündüðünü belirtti. Uygulamanýn antidemokratik olduðunu söyleyerek toplantýyý terk etti. (Muhalefetin de uyum içinde olmadýðý Mehmet Baþbuð’un istifa etmemesiyle kanýtlandý.) 5383 sayýlý Belediye kanunun 49. Maddesine göre insan Kaynaklarý ve Eðitim Müdürlüðünden sunulan yazýyla ilgili olarak, veteriner hekim, sanat tarihçisi, þehir planlamacýsý(arkeolog),mühendis kadrolarýnda bulunan 10 sözleþmeli personelin 01.01.2010–31.12.2011 tarihleri arasýnda sözleþmelerin yenilenmesi, mevcudun oybirliði kabul edildi Hukuk komisyonundan: Alibey Adasý’ndaki spor sahasýnýn Ada Spor’a 10 yýllýðýna verilmesi yeni tesis edilecek yapýlandýrmalarýn yapýmýnda belediyeden izin alýnmasý, iki yýl içerisinde sahanýn suni çim yapýlmasý, resmi müsabakalar ile diðer kulüplere verilmesi, sözleþme bitiminde belediyeye devredilmesi mevcudun oybirliði ile kabul edildi. Belediye harçlarý, iþyeri inþaatý, bina inþaatlarý ve otoparklardaki harçlar % 7,7 oranýndaki artýþ mevcudun oybirliði ile kabul edildi. Ýhbar ve kýdem tazminatlarýnda kullanýlmak üzere Ýller Bankasýnýn göstereceði yurt içi bankalarýndan 60 ay vade ile kredi çekilmesi için Belediye Baþkanýna yetki verilmesi kabul edildi. Açýklamada meclis toplantý tarihi itibarýyla ihbar ve kýdem tazminatý borcu kalmayacaðý belirtildi. Þehir içi þebeke suyunun modernizasyonu ve otomatik sisteme geçisin saðlanmasý, Altýnova da bulanan 1ve 2 nolu tesise jeneratörler alýnmasý ile ilgili 750 milyar kredinin saðlanmasý için Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen’e yetki verilmesi kabul edildi. Belediye bünyesinde çalýþan Ýtfaiye ve belediye zabýtalarýnýn fazla mesai ücretlerinin 187 TL brüt olarak artýrýlmasý kabul edildi. MEÝS Turizmin belediye sýnýrlarý içerisinde KÝPA maðazasýna müþteri hizmetini karþýlamak için belli noktalardan servis noktalarýnýn belirlenmesi için vermiþ olduðu dilekçe mevcudun oy birliði ile reddedildi. Halihazýr sayýsal harita yapýmýnda belediyeye düþen %25 ‘lik payýn 36 ay vadeyle 447500 TL’nin alýnmasý, mevcudun oy birliði ile kabul edildi.

9


10 papalina

Þubat 2011

SATRANÇ KÖÞESÝ Yeni yýlda tekrar merhaba satranç dostlarý. Bu yeni yýlýn ülkemiz ve dünya insanlýðýna barýþ, demokrasi ve özgürlük getirmesini dilerim. DÜNYA'DAN SATRANÇ HABERLERÝ * Türkiye'nin uluslar arasý arenada organizasyonunu üstlendiði Dünya Kadýnlar Satranç Þampiyonasý 02–25 Aralýk tarihleri arasýnda Antakya'da yapýldý. Antakya Belediyesinin ev sahipliðinde düzenlenen þampiyonaya 30 ülkeden 64 sporcu katýldý. Toplamda 450 bin dolar ödüllü turnuvada ülkemizi milli takým oyuncularýmýzdan Betül Cemre Yýldýz ve Kübra Öztürk temsil etti.23 günlük yarýþýn ardýndan birinciliði Çinli Yýfan Hou, ikinciliði yine Çinli Lufei Ruan aldýlar. Üçüncülüðü ise turnuvayý eþit puanlarla tamamlayan Hintli Sporcu Humpy Koneru ve Xue Zhoo paylaþtýlar. Turnuvanýn ödül töreninde konuþan Antakya Belediye Baþkaný

Küçükler Birincisi Fatih Yýldýrým

Doç.Dr.Lütfü Savaþ; 2013 yýlýnda yapýlacak olan Dünya Gençler Satranç Þampiyonasý'na da ev sahipliði yapmak istediklerini dile getirdi. *16.Asya Oyunlarý 12–27 Kasým tarihleri arasýnda 45 ülke ve 12 bin sporcunun katýlýmýyla Çin'in Guangzhou kentinde yapýldý. Satranç kategorisinde Erkekler takýmýnda 17 ülke yer alýrken Kadýnlar kategorisinde ise 12 ülke turnuvada yarýþtý. Bireysel olarak düzenlenen Rapid turnuvada Özbekistanlý büyük usta Rustam Kasimdzhanov erkekler kategorisinde 1. olarak altýn madalyayý alýrken Kadýnlar kategorisinde ise

Çinli büyük usta Hou Yiafan 1. oldu. *18.Dünya Bilgisayar Satranç Birinciliði oyunlarý 25 Eylül 2010–01 Ocak 2011 tarihlerinde Japonya Kanazawa'da döner sistemle oynandý. Rybka 8/9 skorla yenilgisiz turnuvayý birinci bitirdi ve 2010 yýlý dünya þampiyonluðunu kazandý. * Profesyonel satranççýlarýn örgütlenmesiyle kurulan ACP'nin düzenlediði 2'ci Dünya Hýzlý Satranç Kupasý 04–07 Ocak tarihlerinde Ukrayna'nýn Odesa kentinde oynandý.16 kiþi arasýnda eleme usulü oynanan turnuvayý genö GM Teimour Radjabov kazandý. * Hollanda'nýn Wijk aan Zee þehrinde gerçekleþen 73.Tata Steel Satranç Turnuvasýnda Hikaru NAKUMARA þampiyon olarak 10.000 Euro birincilik ödülünü kazandý. Dünya þampiyonu Viswanathan ANAND ikinci olurken, Levon ARONÝAN ile Magnus CARSLEN üçüncülüðü paylaþtýlar. * Dünya Kadýnlar Satranç Þampiyonu Hou Yifan “ Yýlýn Sporcusu” seçildi. TÜRKÝYE'DEN SATRANÇ HABERLERÝ Türkiye Küçükler Satranç Þampiyonasý 29 Ocak- 04 Þubat 2011 tarihleri arasýnda AntalyaKemer-Limra Hotel'de gerçekleþtirildi. *2010–2011 Türkiye Satranç Þampiyonasý 04–14 Þubat 2011 tarihleri arasýnda AntalyaKemer-Limra Hotel'de düzenlenecek. * Türkiye Emektarlar Satranç Þampiyonasý 29 Ocak–03 Þubat 2011 tarihlerinde Ankara Atatürk Satranç Merkezi'nde gerçekleþtirildi. Salih Muratoðlu birinci, Cem Pekün ikinci ve Metin Kayaman üçüncü oldular. * Dünya 16 Yaþ Altý Satranç Olimpiyatý 26 Kasým–05 Aralýk tarihleri arasýnda TürkiyeBurdur'da gerçekleþtirildi. Olimpiyat birincisi Ermenistan olurken, Hindistan ikinci, Rusya ise üçüncü oldu.

Hazýrlayan: Ahmet KÖKEN Mahir Demirelli ve Sakarya Ýlköðretim Okulundan Ýlayda CANTAÞ (1999) katýlarak Balýkesir Ýlini temsil ettiler. *TSF Edremit Ýlçe Temsilciliði ve Akçay Belediyesi tarafýndan organize edilen Yarýyýl Turnuvasý 3–4 Þubat 2011 tarihlerinde Akçay Belediyesi Sosyal Tesislerinde yapýldý. Ayvalýk Satranç Kulübü sporcularý yine baþarýlara imza attý. Küçükler kategorisinde; Alibey Çocuk Yuvasý'ndan Fatih Yýldýrým birincilik kupasýný Belediye Baþkaný Cahit Ýnceoðlu'nun elinden aldý. Yýldýzlarda; Mete Gündüz üçüncü, Utku Demirbaþ dördüncü olurken Büyüklerde; Acar Aktosun beþincilik elde etti. Ayvalýk'a satrancý geliþtiren Ayvalýk Satranç Kulübünü kutluyoruz ve baþarýlarýnýn devamýný diliyoruz.

BU SAYININ SORUSU: Beyaz oynar 2 hamlede mat eder. EFTIFEEVIZBINSKY 1909 ST PETERSBURG

AYVALIK'TAN SATRANÇ HABERLERÝ * MEB Balýkesir Ýl Satranç Birinciliði'ne katýlabilmek amacýyla;15 Eylül ve Atatürk Ýlköðretim Okullarýnda satranç yarýþmalarý yapýlarak listeler belirlendi. * Türkiye Küçükler Satranç Þampiyonasýna Ayvalýk Satranç Spor Kulübünden Ali Mert ÖZSOY (2003), Özcan Kolejinden Ahmet

RÜZGÂRIN ÇOCUKLARI Balýkesir'de 15 Þubat tarihinde yapýlan Kros Müsabakalarý'nda, Ayvalýk Teknik Endüstri Meslek Lisesi bayanlarda il birincisi, erkeklerde il ikincisi oldu. Mert Günaltay, Ýhsan Ertek, Engin Atala, Emre Kocabaþoðlu ve Hasrethan Karaca'dan oluþan ekip 2 Nisan 2011 tarihinde Antalya ve Kütahya illerinde yapýlacak olan Türkiye Kros Grup Müsabakalarý'nda Balýkesir'i temsil edecekler. Baþarýlarýndan dolayý sporcularýmýzý kutluyoruz.

GEÇEN SAYIDAKÝ SORUNUN ÇÖZÜMÜ: 1.Vf3 + , Vf7 2. Vxf7 + # “Satranç her þeyden önce bir mücadeledir” Em.LASKER

AYVALIKLI ATLETLERÝN ÝZMÝR BAÞARISI Ay v a l ý k A t l e t i z m S p o r Kulübü 30 Ocak 2011 Pazar günü Ýzmir'de yapýlan Yürüyüþ Deneme Yarýþmalarý'ndan 8 madalya ile döndü. Karþýyaka Sahil Yolu Maviþehir Bisiklet Yolunda yapýlan Ýzmir Yürüyüþ Deneme Yarýþlarý 16 yaþ altý A - B, Yýldýzlar, Gençler ve Büyükler kategorilerinde; kadýnlarda 41, erkelerde 33 sporcu olmak üzere toplam 74 sporcunun katýlýmýyla gerçekleþtirildi. Ayvalýk Atletizm Spor Kulübü, yürüyüþ deneme yarýþlarýna Sabahattin Tatar yönetiminde 13 atlet ile katýldý. 16 yaþ altý Erkekler A kategorisinde; Muratcan Karapýnar, Küçük Erkeklerde Doðukan Bozkurt, Yýldýz Erkeklerde Ahmet Melih Oral ve Genç Erkeklerde Mert Atlý birincilikleri elde ederek altýn madalya kazandýlar. Büyük Erkekler kategorisinde; Trabzon Spor formasýyla yarýþan Ayvalýklý

atlet Kemal Gelecek 1:48.00'lik derecesiyle altýn madalyayý aldý. Genç Erkekler Kategorisinde; Mert Atlý altýn, Özgür Ozan Pamuk gümüþ, Salih Gül bronz madalya ile ilk üç dereceyi aldýlar. Yýldýz Kýzlarda Seren Oðuz dördüncülük derecesi aldý. Kýsýtlý olanaklarla çalýþmalarýna karþýn dereceler elde eden Ayvalýk Atletizm Spor Kulübü sporcularýný ve yöneticilerini kutluyoruz.


papalina 11

Þubat 2011

GENÇLER GELECEKSÝZ, MEZUNLAR ÝÞSÝZ... RENKLERÝN KARDEÞLÝÐÝ Nebahat DÝNLER

Hasan ATÝLLA

Gençler, yeni yýla iþsizliðin gölgesinde girdiler. Türkiye'de genç iþsizliði uzun yýllardan beri yetiþkin iþsizliðinin en az iki katý. A B ülkelerinde gençlerin eðitimi artýkça iþsizlik oranlarýnýn düþmesine raðmen, bu iliþki Türkiye'de tersine iþliyor Türkiye Ýstatistik Kurumunun (TÜÝK) Hane halký Ýþgücü Araþtýrmasý, ''2010 Eylül Dönemi Sonuçlarýna (Aðustos, Eylül, Ekim 2010)'' göre de Genç Nüfusta Ýþsizlik Oraný (yüzde) 21,2 ye ulaþmýþ durumda. Kentlerde ise bu oran 25,3'e yükselmekte. Buna göre, yaklaþýk her 5 gençten biri iþsiz. Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) ilk kez geçen yýl “Gençlerin Ýþgücü Piyasasýna Geçiþi Araþtýrmasý” yaparak sonuçlarýný açýkladý. Resmi iþsiz sayýsý 3 milyona yaklaþýrken bunlarýn 1 milyondan fazlasýný yaþlarý 15- 34 arasýnda olan “gençler” o l u þ t u r u y o r. Göstergeler Türkiye'de eðitimin gençlerin iþsizlik sorununu çözmekte yeterli olmadýðýný gösteriyor. Türkiye'de yeni mezun olan, lise ve üzeri eðitim almýþ yüksek sayýdaki genç iþgücünün istihdam olanaklarý oldukça düþük. TÜÝK Araþtýrmasýna göre Nisan, Mayýs, Haziran aylarýný kapsayan 2009'un Ýkinci Dönemi itibariyle Türkiye genelinde 15–34 yaþ arasý nüfus içinde genel lise mezunlarýnda iþsizlik oranýnýn yüzde 22,4 iken meslek lisesi bitirenlerin yüzde 18,5'i iþ bulamýyor. Yi n e y ü k s e k o k u l v e ü n i v e r s i t e mezunlarýnýn yüzde 14,8 olan iþsizlik oraný, Türkiye genelinde yüzde 13,6 olan iþsizlik oranýnýn üzerinde. Milli Eðitim bakanlýðý bünyesinde 210 bin öðretmen açýðý bulunmasýna karþýn 15–34 yaþ grubu içinde “öðretmen eðitimi ve eðitim bilimleri” alanýndan mezunu olup, iþsiz olanlarýn oraný yüzde 15. Yine bu grup içinde “bilgisayar” alanýndan mezunu olup, iþsiz olanlarýn oranýnýn yüzde 20 olmasý son derece çarpýcý. Fizik bilimleri yüzde 18,2, kiþisel hizmetler yüzde 17,5 ile yine yüksek oranda iþsizliðin görüldüðü eðitim

dallarý oluyor. Türkiye'de binlerce meslek lisesi mezunu ile üniversite ve yüksek okul mezunu da iþ bulmaktan umudunu kesmiþ durumda. "Ev iþiyle uðraþma" nedeniyle iþ gücü dýþýnda kalanlarýn sayýsý ise tüm eðitim düzeylerinde yüksek. 3.4 milyon kiþi bu nedenle iþ gücü dýþýnda bulunduðunu bildirmiþ. Bu sayýnýn tamamý ise kadýndýr. Peki, bu kadar eðitim alan genç neden istihdam edilmiyor? Bu soruyu sorduðumuz vakit aklýmýza baþbakanýn verdiði cevap geliyor; “her üniversite mezunu iþ bulacak diye bir þey yok!”.Sorunu kiþisel donaným, motivasyon eksikliði ya da gençlerin kusuru olarak açýklamaya çalýþan bu anlayýþ, genç iþsizliðini çözmek için Türkiye'de yeterli politikalar uygulanmadýðýný gösteriyor. Ýktidar, kamu hizmetlerini hýzla ticarileþtirip, kamu istihdam politikasýnda güvencesizlik ve esnekliði artýk devamlý bir kural haline getirerek, taþeronlaþma uygulamalarý ve kadrolu personel alýmýnda yaptýðý sýnýrlandýrmalarla, iþ bulmada gençlerin önüne duvar örüyor Her yýl hayallerini bir baþka bahara erteleyen, 30'lu yaþlarýna gelip ailelerinden harçlýk almak zorunda býrakýlan gençler düþük ücretlerle, sosyal güvenlikten yoksun, güvencesiz ve mevsimlik olarak çalýþma yaþamýnda varolmaya çalýþýyorlar. Gençler için insan onuruna yaraþýr nitelikli ve güvenceli iþler yaratýlmasý 2011 yýlýnda zorunlu görev olarak Türkiye'nin önünde duruyor. Bunun nedenle; merkezi bütçeden gençlere ayrýlan kaynaklar mutlaka artýrýlmalý, iþsizlik fonunda birikmiþ olan kaynaklar genç iþsizliði ile mücadelede baþvurulacak bir kaynak olarak kullanýlmalýdýr. Yerel yönetimler tarafýndan gençlere ve genç kadýnlara yönelik hizmetler için bütçe ayrýlmalýdýr.

TARÝHTEN… 08 OCAK 1996 Evrensel Gazetesi muhabiri Metin GÖKTEPE izlediði haberde gözaltýna alýnýp götürüldüðü Eyüp Spor Salonu'nda polisler tarafýndan katledildi. 13 OCAK 1994 Türkiye'de 300 bin memur sendikal haklar için iþ býraktý. 18 OCAK 1886 Osmanlý'da kadýnlar, Þükufezar dergisinde '' saçý uzun aklý kýsa '' deyimine karþý mücadele baþlattý. 19 OCAK 2007 Agos Gazetesi Genel Yayýn Yönetmeni Hýrant DÝNK Gazetenin önünde kurþunlanarak öldürüldü. 27 OCAK 1943 Varlýk vergisini ödemeyen mükellefler, borçlarýný ''bedenen çalýþarak ödemeleri'' için çalýþma kamplarýna gönderildi. Tümü Ýstanbullu gayrimüslimlerden oluþan 32 kiþilik ilk kafile Aþkale'ye doðru yola çýktý. 28 OCAK 1921 Mustafa Suphi ve 14 yoldaþý Trabzon'a geldikten sonra iskele kâhyasý ittihatçý Yahya tarafýndan bir motora bindirildiler ve gece denizde öldürüldüler. 31 OCAK 1865 ABD Temsilciler Meclisi köleliði yasaklayan yasayý onayladý.

8 ÞUBAT 1935 Türkiye'de kadýnlar ilk kez seçme seçilme hakkýný kullandý. Meclise 18 kadýn milletvekili girdi. 8 ÞUBAT 1986 6 yýl aradan sonra ilk iþçi yürüyüþü Balýkesir'de yapýldý. Yürüyüþe yaklaþýk 5000 kiþi katýldý. 15 ÞUBAT 1994 Türkiye, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi kararýyla, dýþký yedirilen köylülere 300 bin Frank tazminat vermeyi kabul etti.1989 da Cizre'nin Yeþilyurt köyünde bir grup asker köylülere dýþký yedirmiþ, köylüler Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi'ne baþvurmuþlardý. 16 ÞUBAT 1969 Amerikan 6.Filosu'nun Ýstanbul'a demirlemesini protesto için “emperyalizme ve sömürüye “karþý bir miting düzenlendi. Saðcý militanlar gösteri yürüyüþüne “Müslüman Türkiye” sloganlarýyla saldýrdýlar. Ali Turgut AYTAÇ ve Duran ERDOÐAN öldürüldü, yaklaþýk 200 kiþi yaralandý. Bu olay tarihe “Kanlý Pazar” olarak geçti. 28 ÞUBAT 1984 Milli Eðitim Gençlik ve Spor Bakanlýðý 19 Mayýs törenlerinde kadýn öðrencilerin kýsa þort giymelerini yasakladý.

Papalina - Ayvalýk Halkevinin Kültür Hizmetidir - Para Ýle Satýlmaz - Aylýk Yayýnlanýr Sahibi: Ayvalýk Halkevi Adýna Havva Taylan Yazý Ýþleri Müdürü: Halil Coþkun Dizgi: Kadri Kaya Web: Berin Özkan Adresi: Sefa Çamlýk mh. Faruk Saylam cd. Doða Sitesi No-6 /Ayvalýk Telefon: 0505 687 65 84 E-Posta: papalinagazetesi@gmail.com Web: papalina.gazetesi.biz.tr Basýldýðý Yer: Ýz Ofset - Hürriyet Mh. Melih Pabuçcuoðlu Blv. No: 8/C Burhaniye Tel: 412 03 53

Galatasaray Kulübü'nün Arena Stadyumu açýlýþýnda ýslýklandýðý gerekçesiyle töreni terk eden ve stadýn yapýlýþýnda kullanýlan paralarý kendi parasýndan kullanýlmýþ gibi gösterip milyonlarca Galatasaray taraftarýný ve sporseverleri aþaðýlayan Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, tekrar ýslýklarla protesto edildi.

Kuruluþunu eski futbolculardan Metin KURT'un yaptýðý Devrimci Spor Emekçileri Sendikasý'nýn çaðrýsýyla taraftar gruplarý Taksim'de buluþarak arena protestosuna ve Galatasaraylý taraftarlara sahip çýktýlar. "Re re re re ra ra ra Tayyip Erdoðan Ýstifa", "Tayyip Stadý Al Baþýna Çal", "Yaþasýn Renklerin Kardeþliði" sloganlarýyla Beyoðlu'nda yürüyüþ yapan binlerce taraftar, "Kimse Þah Deðil, Padiþah Deðil" ve "Senden Büyük Halk Var" yazýlý dövizlerle Erdoðan'a olan tepkilerini gösterdiler. Baþkan Metin Kurt, yürüyüþ sonunda yaptýðý basýn açýklamasýnda;“Dünyanýn bütün ünlü diktatörleri spordan rant saðlamaya çalýþmýþlardýr. Spor ile halký uyutmak o kadar iþlerine gelmiþtir ki, Ýspanyol diktatör Franko, Madrid'teki Barnebau stadýný yaptýrýrken 'bana 100.000 kiþilik bir uyku tulumu yaptýrýn' demiþtir. AKP' de Arena stadýndan uyku tulumu imal etmeye çalýþmýþ fakat oyuna gelmeyen Galatasaray taraftarýnýn ýslýklý protestosuyla karþýlaþmýþtýr. Galatasaray taraftarýnýn ýslýklý tepkisi diktatörlük isteyen zihniyetin, padiþahlýk özentilerinin heveslerini kursaðýnda býrakmýþtýr. " dedi. “Renklerin Kardeþliði” sloganýyla birleþen taraftar gruplarýndan Galatasaray taraftar grubu TEK YUMRUK kendisini insan haklarýný, emeði, küfürsüz tribünleri ve centilmen sporu savunan, birlikteliðinin yarattýðý sinerji ile sosyal sorumluluk projeleri geliþtiren ve uygulayan Galatasaraylý taraftarlar olarak tanýmlýyor. Beþiktaþlý taraftar grubu, HALKIN TAKIMI adlý bir dergi çýkarýp kendilerini sadece güç olarak görenlerin yer aldýðý tribünün tam karþýsýnda, Eto'olarýn, Satürnlerin, Pakistanlý bebelerin, Iraklý dedelerin, Latin Amerikalý iþçilerin, siyahlarýnbeyazlarýn, Kýzýlderililerin-EskimolarýnÇingenelerin, pazar malý ucuz pamuklusunun üzerine siyah þeritler diktirerek mahalle maçýna çýkan veletlerin, o ucuz formayý o velete etiketini koymadan diken komþu teyzenin, sözün özü “halkýn takýmý”yýz diyerek tanýmlýyorlar. FenerbahCHE taraftar grubu ise kendilerini “futbolun bir gönül baðýndan çýkarýlarak ticari kaygýlarla ve para karþýlýðýnda yapýlan bir aktiviteye dönüþtürülmesine yani endüstriyelleþmesine karþý olan, futbolu bir emekçi sporu olarak gören Fenerbahçeliler” olarak tanýmlýyorlar.


12 papalina

Þubat 2011

Kato Panayia Kilisesi - Hayrettinpaþa Camii D i m i t r i o s P s a r r o s , AY VA L I K / KYDONÝES'IN KENTSEL TARÝHÝ* baþlýklý bildirisinde mahallelerin, kent planlamasýnýn ve Osmanlý Devletinin içindeki Hrýstiyan nüfusun idari düzeninin hücrelerini oluþturduðunu, yerleþimlerin geliþimini o yerleþimleri oluþturan mahalleleri izleyerek görebileceðimizi belirtiyor. 1773 yýlýna gelindiðinde Ayvalýk'ta kiliseler etrafýnda þekillenmiþ, Taxiahis, Agios Ioannis, Agios Dimistrios ve Mesi Panayia olmak üzere dört mahalle bulunmaktaydý. KATO PANAGÝA (PANAYA) Kilisesi ve mahallenin kuruluþ öyküsünü Dimitrios Psarros'un kaleminden okuyalým: “1773 senesinde papaz Ionnis Oikkonomos tarafýndan elde edilen ayrýcalýklarla, Ayvalýk hýzla geliþti…1780'de Oikonomos bu günkü Hayrettinpaþa Camiinin bulunduðu yerde Panayia ton Orfonon (Yetimlerin Kutsal Meryemi) kilisesi, bir okul ve hastaneden oluþan yapý topluluðu inþa eder ve bu yapýlar kýsa zamanda Ayvalýk'ta 5. yeni, büyük bir mahallenin merkezi haline gelir… 1821'e kadar Ayvalýk'ta 3 yeni mahalle oluþmuþtu: Agios Georgios, Agios Vasilios, Agios Nikolaos. Þehrin nüfusu yaklaþýk olarak 15.000'e yükselmiþti. Ayný zamanda Moschonisi'nin( Cunda) 4 mahallesi vardý ve toplam nüfusu yaklaþýk olarak 4.500'dü. Yenisarohori(Küçükköy) ise sadece br mahalleden oluþuyordu ve nüfusu yaklaþýk olarak 2.000 idi. Ancak, Yunan ihtilalinin baþlangýcýndan hemen sonra, 3 Haziran 1821'de, Ayvalýk, Moschonisi ve Yenisarohori bölgedeki çatýþmalar sýrasýnda çýkan yangýnlarla tümüyle yýkýldýlar…

Her üç yerleþimde tüm yapýlarýn yeniden inþasý ayný, “Kalfas” denilen, 1821 öncesi kullanýlan geleneksel teknikleri uygulayan, eski ustalar tarafýndan gerçekleþtirildi. Ayvalýk bölgesinde bulunan çeþitli tüm yapýlar, Midilli ve Anadolu'nun karþý kýyýsýndaki yapýlardan hiç farklý deðiller. Ayvalýk'ta 18. ve 19. yüzyýl mahalle kiliselerinin mimarisinin bir özelliðine deðinmek

Fotoðraf: Nilgün KAYA

Bu üç yerleþim 1832'ye kadar harap durumundaydý. O sene bir Ferman çýktý, ve 20.000 yerlinin kentlerine dönebilmelerine izin verildi. 1850'yekadar, çoðu yerli halk dönmüþtü ve evleri ve kiliseleri yeniden inþa edildi ya da onarýldý… istiyorum. Midilli adasýnda 70 tanesi korunan, karakteristik tipte üç nefli Ayolik Bazilikalarý'ný tanýyoruz. En önemli özellikleri, dýþ narteksin geniþ tonozlu sütunlarý. Bu sütunlar, kilisenin batý tarafýný ve kadýnlar bölümünü taþýyor. Sade ahþap çatý, genellikle iki taraf meyillidir ve tüm yapýyý kaplar. Kilise, sadece kalýn dýþ duvarlarýn yan penceresiyle aydýnlanarak, iç mekanda loþ bir ýþýk yaratýyor. Ayvalýk'ta bulunan bu tipteki kiliselerin bir baþka özelliðiyse orta nef üzerindeki ahþap çatýnýn, yan neflerin ve kadýnlar bölümünün çatýlarýndan daha yüksek olmasý. Böylece ortan nefte yüksek çatý pencereleri bulunuyor ve bu pencerelerden gelen ýþýk kilisenin içinde hayalimsi bir atmosfer yaratýyor. Bence, bu tip, “Ayvalýklý” Bazilika olarak adlandýrýlabilecek Bazilika'nýn prototipi, Ioannis Oikonomos tarafýndan yaklaþýk 1780 de inþa edilen meþhur Panayia ton Orfonon kilisesiydi. Bu kilise yerine daha sonra Kato Panayia kilisesi ve günümüzün Hayrettinpaþa Camii inþa edildi. Kanýmca, bu tip Aeolik Bazilika'larýnýn en mükemmel mimari ifadesini temsil ediyor.

Bu bölgede bu tipten sadece 4 kilise günümüze kadar korunabildi. Bunlar: Ayvalýk'ta Taxiarhis (1844), Agia Triada ( Kutsal Teslis; 1846) ve Kato Panayia (1850 civarýnda) ve Yenisarohori'de Agios Athanasios (1840–1850). Bütün bu yapýlar, Osmanlý Ýmparatorluðu'nun ilk modernleþme süreci olan, 1839- 1856 arasý, Tanzimat dönemine ait. Bu kiliseler geleneksel mimarinin özel koruma gerektiren anýtlarýdýr.” *Ege'nin Ýki Yakasý-I, Ayvalýk Kent Tarihi Çalýþmalarý Konferansý, Ayvalýk Kent Tarihi/ Kentsel Doku oturumu, 28- 30 Ekim 2004, Ayvalýk

papalina 23. sayı  

Ayvalık Papalina Gazetesinin tamamı renkli 23. sayısı

Advertisement