Page 1

a papalin

Aylýk Haber Gazetesi Yýl 2 Sayý:22 Kasým 2010

ZEYTÝN VE EMEK

Mevsimlik Ýþçinin Hakký Genelgede Kaldý

6 b sayfa:

Füze Kalkaný b Kadýna Yönelik Þiddete Son b Türban b Aile Hekimliði b

2 3 4 5

7 Kanalizasyon Yenilenmeli b Bu Deniz Bize Lazým Deðil mi? 8 b b Zeytin Küspesinden Elektrik 9 b Atletizm Kulübü 1 Yaþýnda 11


2

papalina

Kasým 2010

BÝZÝ BARIÞÇILIK KORUSUN NATO DEÐÝL

ALLÝANOÝ'DA KÝTLESEL BULUÞMA

Ayþe S. KIRIKOÐLU

Füze kalkanýna gereksinimimiz yok Son sayýmýzda çýkan “Neden Ýran” baþlýklý yazýmýzla ilgili farklý yorumlar yapýldý. Molla rejiminin kabul edilemez edimlerini hatýrlatarak karþý çýkanlar yanýnda Türk kamuoyunda Ýran konusuna yeni bir açýdan bakmaya baþladýklarýný belirterek teþekkür edenler de. Yazýmýzýn tek amacý molla rejimine duyulan alerjiden yararlanarak kamuoyumuzda Ýran'a karþý düþmanlýk yaratmaya çalýþan emperyalist ülkelerin amaçlarýna dikkat çekmekti. Amaçlarýný Lizbon'daki Nato zirve toplantýsýnda açýða vurdular. Nato Türkiye'ye füzesavar füzeler konuþlandýrmak peþinde. Yýllardýr ülkemizi yönetenler aksi yönde yaklaþýmlar sergilemiþ olsalar da ülkemizdeki ABD üslerini kamuoyumuz hiçbir zaman içine sindirememiþtir. Þimdi de Ýran'a karþý olduðu – yazýya dökülmemiþ olsa da – belli edilen Nato Füze Kalkaný için Türkiye'nin topraklarýmýzýn kullandýrýlmasý kamuoyumuza nasýl kabul ettirilecek? Iran'ýn adý belgelenmedi diye en çok gürültü yapan Fransa'ya Ýran neden füze göndersin ki, en geniþ ekonomik iliþkisi olan ülke Fransa. Daha da ötesi, saldýrýya maruz kalmadýkça Ýran herhangi bir Nato üyesi Avrupa ülkesine neden saldýrsýn? Yüzyýllardýr kimseye saldýrmamýþ bir ülke Ýran. Ondan korunmaya çalýþan Nato ülkelerinin saldýrganlýk sicillerine bakýlsýn bir de. Ýran'ýn sürekli barýþ dönemine girdiði Yeni Çað baþlarýnda, sözkonusu ülkeler hem birbirleriyle savaþýyorlardý hem de ulaþabildikleri deniz aþýrý ülkelerin hepsini savaþarak iþgal ediyorlardý ve 20. yüzyýlýn baþýnda milyonlarca insanýn ölümüne yol açan iki Dünya Savaþý yaþattýktan sonra artýk kendi topraklarý üzerinde savaþmamaya karar verdiler ve baþka iklimlerdeki halklarýn baþýna savaþ belasýný sardýlar. Bugün birbirini yiyen Afrika kabilelerinin beyazlarýn istilasýndan önceki 300 yýl birbirleriyle savaþmamýþ olduklarýný Batýlýlar ne kadar saklamaya çalýþsalar da gizli kalmýyor. Vahþiler diye tanýtýlan bu kabileler sorunlarý çözmek için reislerini toplantýya gönderip, birbirleriyle anlaþmaya varmadýkça da onlarýn geri gelmelerine izin vermiyorlarmýþ! Biz de barýþýn mutluluk, savaþýn elem olduðunu bizi yönetenlere kabul ettirelim. Bize saldýrmasý için hiçbir nedeni olmayan bir ülkeye karþý topraklarýmýza füze yerleþtirtip de saldýrý nedeni yaratmayalým. Nato'dan çýkmanýn yolunu bulalým çünkü Nato ülkesi olduðumuz için baþýmýzda hangi hükumet olsa Lizbon'da evet demek zorundaydý. Nato bizi koruyacaðýna biz de Afrikalýlarýn geçmiþte yaptýðý gibi barýþý korursak, korunmak zorunda kalmayýz.

BAÞSAÐLIÐI Halkevi Ayvalýk Þubesi Yönetim Kurulu üyesi ve Ýnsan Haklarý Derneði Ayvalýk Temsilcisi, arkadaþýmýz Þükrü Kaygýsýz'ýn annesi Sakine Kaygýsýz'ý kaybettik. Arkadaþýmýza ve ailesine baþ saðlýðý diler, acýsýný paylaþýrýz.

Papalina Ailesi

Nebahat DÝNLER

Kumla örtülme iþlemi devam eden Allianoi antik kentinde, Allianoi Giriþim Grubu öncülüðünde çeþitli çevre örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafýndan bir buluþma gerçekleþtirildi. Ayvalýk Demokrasi Platformu, Ayvalýk Halkevi, Pir Sultan Abdal Derneði Ayvalýk Þubesi, Ayvalýk Çevre Koruma ve Güzelleþtirme Derneði, ÇYDD üyeleri de pankartlarýyla eyleme katýldý. Buluþmaya bini aþkýn kiþi katýlýrken bir grup aktivist Allianoi'nin karþýsýndaki yola bedenleri ile KURTAR yazdý. Topluluk adýna TTB Genel Sekreteri Feride Aksu Tanýk ve Allianoi Giriþim Grubu sözcüsü Ýffet Diler tarafýndan okunan basýn açýklamasýnda; “1800 yýllýk geçmiþi, kaplýcasýnýn yaný sýra köprüleri, caddeleri ve sokaklarý ile dünyanýn (hâlâ kullanýlabilir durumdaki) ilk suyla tedavi merkezi olan Allianoi'nin bu özellikleri ile dünyada tek örnek olduðu belirtilerek, Mart 2001'de Allianoi'nin I. Derecede Arkeolojik Sit kararý ile koruma altýna alýnmasýna karar veren

Kurul, Ekim 2007'de çamur altýnda býrakýlmasýna hükmetti. Bergama'nýn ikiz kardeþi, Antik çað týbbýnýn en önemli merkezlerinden Allianoi, Yortanlý Barajý'na kurban ediliyor” denildi. Bizi duyan var mý? Tarým ve kültür politikalarýný, varsa gözden geçirmek isteyenler neredeler? diye sorulan basýn açýklamasýnda, “Allianoi ilk adým!.. Hasankeyf, Munzur, Karadeniz de sýrada bekliyor. Gelin, elele verelim; insana, bilgiye, aydýnlýða yönelik bu katliamý hep birlikte durduralým. Allianoi Karanlýða Gömülmesin.” çaðrýsýnda bulunuldu. Basýn açýklamasý insan zinciri oluþturulmasý ile bitti. Ardýndan Bergama Kýzýlavlu'dan yürüyüþle Bergama Müzesine gidilerek Allianoi'den çýkarýlan Su Perisi heykeli görüldü. Eylem boyunca “Yalancý Bakan, Ýþin Gücün Talan”, “Emeðine, Ülkene, Tarihine Sahip Çýk”, “Gerçek Sulama, Gerçek Koruma” sloganlarý atýldý.

ÇAKIRCA BÖYLE BUYURDU: DÝSPANSERE GEREK YOK Havva TAYLAN

AKP Ýlçe Baþkaný Melih Çakýrca'nýn basýna yaptýðý “Dispansere gerek yok, aile hekimleri ve uzman doktor var” açýklamasýna tepki yaðdý. Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan Aile Hekimliði'ne geçilmesi gerekçesiyle, Ayvalýk'ta bulunan Verem Savaþ Dispanseri'nin kapatýlarak, Edremit'e taþýmasýna tepki gösteren Ayvalýklýlar, 7 Ekim 2010 Perþembe günü düzenledikleri yürüyüþ ve miting ile 'Verem Savaþ Dispanserimiz Kapatýlmasýn' diyerek yetkilileri uyarmýþtý. Çakýrca'nýn bu sözlerine karþýlýk Tertip Komitesi tarafýndan yapýlan açýklamada þu ifadelere yer verildi: “…Bu konuda Saðlýk Bakanlýðý yaptýðý uygulamalar ile kendisiyle çeliþmektedir. Þöyle ki; verem hastalarýnýn kullandýklarý ilaçlarýn doktorlar tarafýndan yazýlamayacaðý, eczaneler tarafýndan satýlamayacaðýný ve dispanserlerden ücretsiz alýnacaðýný saðlýk kurumlarýna teblið etmiþ bulunmaktadýr. Peki, verem savaþ Dispanserleri kapatýlan hastalar ilaçlarýný nereden alacaklar? Aile hekimlerinin, bu sorunu çözeceðine iliþkin iddialar da çok þaþýrtýcý. Ayvalýk'ta Aile hekimliði uygulamasýnda bir hekime ortalama 3 bin hasta düþmekteyken sürekli takip edilmesi gereken tüberküloz hastalarýnýn tedavisi nasýl mümkün olacaktýr? Aile hekimliði, saðlýkta özelleþtirmenin birinci ayaðýdýr. Saðlýðýn piyasalaþmasýna çanak tutanlar halkýn deðil, partilerinin sözcülüðünü yapmaktadýrlar.”

Miting sonunda baþlatýlan imza kampanyasýna ise halk tarafýndan yoðun ilgi gösterildi. Tertip komitesinin Cumhuriyet Meydanýnda açtýðý imza standýnda 6 bine yakýn imza toplandý. Toplanan imzalar, Verem Savaþ Derneði Baþkaný Ýbrahim Meriç ve yönetim kurulu üyesi Mehmet Gezgin tarafýndan Ankara'ya götürüldü. Ankara'da Verem Savaþ Daire Baþkanlýðý, “Ýl saðlýk müdürünün kapatma kararý ile ilgili raporu deðiþtirirse bizler tekrar dispanseri açarýz.”demesine karþýn ne ilçede ne de ilde çözüm adýna hiçbir giriþimde bulunulmadý.


papalina

Kasým 2010

3

Ayvalýk'ta Kadýna Yönelik Þiddete Son Berrin ÖZKAN

“25 Kasým Kadýna Yönelik Þiddete Karþý Uluslararasý Mücadele Günü” nedeniyle Ayvalýk Cumhuriyet alanýnda buluþan kadýnlar tarafýndan bir çok etkinlik gerçekleþtirildi. Kadýn Cinayetlerine Son 24 kasým 2010 Çarþamba günü Cumhuriyet Alanýnda Ayvalýk Baðýmsýz Kadýn Ýnsiyatifince basýn açýklamasý yapýldý. Son 7 yýlda kadýn cinayeti oranýnýn yüzde 1400 arttýðý belirtilirken, Kadýn Cinayetlerinin Son bulmasý çaðrýsýnda bulunuldu. Sema Tamusta tarafýndan okunan basýn açýklamasýnda; Kadýn örgütleriyle birlikte kadýn cinayetlerinin sona ermesi için acil bir eylem planý hazýrlanarak uygulamaya geçirilmesi, kadýn cinayetleri davalarýnda “haksýz tahrik indirimi” uygulanmamasý, þiddet gören, ölümle tehdit edilen kadýnlarýn 'aile meselesi' denerek evlerine geri gönderilmemesini, tüm yasal haklarýný kullanmalarýnýn saðlanmasý yanýnda özel önlemler alýnarak koruma altýna alýnmasý, sýðýnma evlerinin sayýsý 38'den ivedilikle 3800'e, kýsa sürede her 7500 kiþilik nüfusa bir sýðýnma evi düþecek sayýya getirilmesi istendi. 25 Kasým Perþembe günü, Cumhuriyet Alanýnda Ayvalýk Baðýmsýz Kadýn Ýnisiyatifinin geleneksel sokak sergisi vardý. Ýnisiyatif, her gün gazetelerin 3. sayfalarýnda yer alan kadýn cinayetleri haberlerine dikkat çekmek üzere Aðustos-Eylül-Ekim 2010 aylarýnda iþlenen kadýn cinayetlerinin sembolize edildiði bir sergi düzenledi. 45 çift ayakkabý ile her bir ayakkabýnýn altýna yazýlý olarak konan, hayatttan koparýlmýþ kadýnlarýn hikayeleri, izleyenler üzerinde büyük etki yarattý.

Kadýna Yönelik Þiddet Suçtur

Ayvalýk Kent Konseyi Kadýn Meclisi ile KASAÝD tarafýndan 25 Kasým 2010 Perþembe

günü Cumhuriyet Alanýnda , “kadýna yönelik þiddet suçtur” pankartý açýlarak bir basýn açýklamasý yapýldý. KASAÝD baþkaný Filiz Karayelli tarafýndan okunan açýklamada;”Þiddet gelir ve eðitim düzeyi ne olursa olsun farklý toplumlarda ve kültürlerde yaþayan kadýnlarýn ortak sorunudur. Þiddet bir halk saðlýðý problemidir.. Önlenmesi için gerekli tedbirler alýnmalý, ulusal bir strateji oluþturulmalý, alt yapý ve destek programlarý geliþtirilmelidir” denildi. Avukat Þehber Ferda Demirel, kadýný koruyan 4320 sayýlý yasal düzenlemeyi anlattý. Konuþmalarýn ardýndan Þeref Çetin Tiyatrosu oyun sergiledi.

Þiddet kader deðildir

paylaþýldýðý bir konferans düzenledi. 04 Aralýk Cumartesi Günü Ayvalýk Belediyesi Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezi'de gerçekleþen söyleþiye konuþmacý olarak, Ýzmir Büyükþehir Belediyesi Kadýn Danýþma Merkezinden Koordinatör Yardýmcýsý MELEK SARI, Psikolog ÖZGE KARAKUÞ ile Çanakkale Belediyesi Sosyal Ýþler Sorumlusu-ELDER- Kadýn Danýþma Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Gülay Sarýþen katýldýlar. Özge Karakuþ, duygusal ve fiziksel þiddet türlerinin en sýk görülen þiddet olduðunu anlatarak, “Sözel saldýrý, tehditlerle yýldýrma gibi yoksayma da bir þiddettir. 'Acaba alkolden mi oldu, yoksa bal gibi adam' derler ancak alkol þiddetin nedeni deðil sadece bahanesidir” dedi.

Ayvalýk'ta açýlsýn

Kadýn Danýþma Merkezi

Melek Sarý, kadýn danýþma merkezinde verilen hizmetleri anlatýrken Gülay Sarýþen de kurumlar arasý iþbirliði ile toplum merkezlerinde yaptýklarý çalýþmalarý anlattý. Toplantýya katýlan kadýnlarýn konuþmacýlara yönelttikleri sorularla toplantý çok canlý geçti.

Ayvalýk Baðýmsýz Kadýn Ýnisiyatifi üyeleri 25 Kasým 2010 Perþembe günü Cumhuriyet Alanýnda yaptýklarý imza kampanyasý ile Ayvalýk'ta bir Kadýn Danýþma ve Dayanýþma Merkezi açýlmasýný talep ettiler. Kadýna yönelik aile içi þiddetle mücadele etmenin, tüm toplumun görevi olduðunu söyleyen Ýnisiyatif üyesi Nebahat Dinler; Yerel Yönetimler tarafýndan, kentte yaþayan her sosyal kesimden kadýnlarýn bilgilendirilmeleri, bilinçlendirilmeleri, desteklenmeleri, güçlendirilmeleri ve korunmalarý amacýyla kadýn danýþma merkezleri açýlmaktadýr. Biz Ayvalýklý kadýnlar olarak; Ayvalýk'ta ücretsiz hukuksal ve psikolojik danýþmanlýk hizmeti verilebilmesi için Kadýn Danýþma Merkezi açýlmasýný istiyoruz”dedi. Toplanan imzalar Ayvalýk Belediye Baþkanlýðýna sunuldu. Ayvalýk Baðýmsýz Kadýn Ýnisiyatifi imza kampanyasýnýn ardýndan, Kadýn Danýþma Merkezlerinin çalýþmalarý ve kadýnlara verilen destekler hakkýnda bilgi ve deneyimlerin

Gergin Engelli Töreni 3 Aralýk Dünya Engelliler Günü Ayvalýk'ta yapýlan törenlerle kutlandý. Cumhuriyet Meydaný'nda düzenlenen törene Kaymakam Nihat Nalbant, Ayvalýk Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen, Altýnova Belediye Baþkaný Asým Sürer, Ayvalýk Birlik Ortopedik Engeliler Derneði, Ýþitme ve (ASTED) Adil Sosyal Tüm Engelliler Derneði, siyasi partilerin ilçedeki temsilcileri, sivil toplum kuruluþlarýnýn temsilcileri, öðretmen ve öðrencilerle, çok sayýda vatandaþ katýldý. Birlik Ortopedik Engelliler Derneði Baþkaný Muharrem Parmaksýz;3 Aralýk gününün, engellilerin topluma kazandýrýlmasý ve insan haklarýnýn tam ve eþit ölçüde saðlanmasý amacýyla tanýnmasýnýn istendiðini belirterek, ülke genelinde engelliler için yapýlan çalýþmalarýn yeterli olmadýðýný, engellilerin toplumla bütünleþme yönünde yoðun sorunlar içinde

yaþadýklarýný vurguladý. Parmaksýz;" Bizler artýk sorunlarýmýzý dile getirmekten býktýk. Bu sorunlar çözülmüþ olsaydý bugün binlerce engelli kardeþim pozitif ayrýmcýlýk için yaþadýklarý yerden kalkýp bugün baþkentte düzenlenen yürüyüþ için yollarda bu eziyeti çekmek zorunda kalmazlardý" diyerek eleþtirilerini dile getirdi. Ardýndan kürsüye gelen Ayvalýk Kaymakamý Nihat Nalbant, Parmaksýz'a sert tepki gösterdi. Parmaksýz'ýn, ülke genelinde ve Ayvalýk'ta engellilere yönelik sanki hiçbir çalýþma yapýlmýyormuþ gibi bir havayý oluþturmaya çalýþtýðýný söyledi. Yaþanan gergin törenin ardýndan, Ayvalýk Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen öncülüðünde, Ayvalýk Kaymakamý Nihat Nalbant, Altýnova Belediye Baþkaný Asým Sürer ve çok sayýda engellilerin bir araya gelerek sohbet ettiði çay bahçesinde engellilere yapýlan ikramlarla son buldu.


4

papalina

Kasým 2010

TÜRBANLININ KADININA DUR ERKEÐÝNE GEÇ

PANORAMA

Havva TAYLAN

Biz alýþmýþýz iðneyi kendimize, çuvaldýzý baþkasýna batýrmaya. Türban konusu olunca yine biz kadýnlarý sorgulamakla baþlýyorum iþe. Konunun öznesi kadýn, konuyu tartýþanlar ya da karar verenler erkek. Þimdi ben türbanlý kadýn- kýz kardeþlerime sormak istiyorum. Sevgili kadýn ve kýz kardeþlerim, erkeklerin sizi ve türbanýnýzý siyasi malzeme yapmalarýný nasýl sindirebiliyorsunuz içinize? Neden sorununuza sahip çýkmaz, erkeklerin sizin üzerinizden ahkâm kesmelerine izin verirsiniz? Türbanýnýzýn sadece baþýnýzý örttüðünü düþünüyorsun deðil mi? Çok fazla yanýlýyorsunuz oysa. Sizin türbanýnýz öyle büyük ki devletin AKP'lileþmesini, memleketin satýlmasýný, tüm kamu mallarýnýn özelleþtirilmesini, ýrkçýlýðýn artýrýlmasýný, insanlarýn iþsizleþtirilmesini, emek düþmanlýðýný, sömürüyü yani aklýnýza gelebilecek ve bu vatana yapýlacak bütün kötülükleri örtüyor. Aynen Kýrmýzý Baþlýklý Kýz'da ki kurdun baþýný örtüp onu sevimli büyük anneye dönüþtürdüðü gibi. Oysa hepiniz bu masalý okumuþsunuzdur. Okudunuz da niye unuttunuz bu kurdun kötülüklerini? Masalda kurdun karný yarýlýp büyük anne ve küçük kýz kurtuluyor ama yaþadýðýnýz masal deðil. Türbanlý kurt sizi yedi mi bir güzel sindirecek. Ama ben bir kadýn olarak içime sindiremiyorum yaþadýklarýnýzý.

Sevgili türbanlý kýz kardeþler, kadýn arkadaþlar, sizin baþýnýzý örttüren babalarýnýz, amcalarýnýz, aðabeyleriniz, eþleriniz eðer erkekse niçin her Ýslami siyasette sizi ortaya atarlar ve sonra kenara çekilip olaný biteni seyrederler? Siz onlarýn önünde güvenlik duvarý gibi durmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Kadýnlara bu kadar dokundurmak yeter diyorsunuz sanýrým. Haksýz da sayýlmazsýnýz. Sizin türbanýnýza karþý çýkanlar, Ýmam Hatip liselerin mantar gibi türemesine karþý çýkmadýlar. Türban davasýný yaratan tarikatlara, siyasi oluþumlara oy kaygýlarýndan dolayý seyirci kaldýlar. Kendini demokrat ya da solda görenleri bile Fettullah Gülen'den söz etmeyi onur saydýlar. Onun açtýðý okullarý övenler de oldu. Yani sizi bu hale getirmekte elbirliði yapýp ne yazýk ki baþarýlý oldular. Þimdi farklý bir bakýþ açýsý sunmak istiyorum. Daha doðrusu farklý bir bakýþý sorgulamanýzý istiyorum. Þu an TBMM'nde, üniversitelerde, Milli Eðitim Bakanlýðýna baðlý okullarda, mahkemelerde, kýsacasý tüm kamuya ait kurumlarda türbanlý kadýnlarýn düþüncesinde hatta daha da muhafazakâr kaç tane erkek var düþündünüz mü? Düþüncenin kadýný- erkeði arasýnda fark olur mu? Ýdeolojide cinsiyet farký olur mu? Ancak erkeði Cumhurbaþkaný, baþbakan olurken, hatta Anayasa Mahkemesi'nin en üst görevine gelebilirken, kadýný okuyamýyor. Kadýnlarýný býrakýp ne zaman erkeklerine dur denecek? Türban yasaðý üzerinden beslenen siyasetçiler, görüntüleri çaðdaþ erkek imajý verdiði için mi türbanlýlarýn erkekleri ile uðraþmýyor? Yoksa güçleri mi yetmiyor? Bu sorularýn yanýtlarýný siz okuyanlarýn bulmasýný diliyorum. Ancak þunu biliyorum ki kadýnýmýzý eðitmezsek aydýnlanamayýz.

YENÝ HSYK HÂKÝM VE SAVCILARI NE ÖLÇÜDE TEMSÝL EDÝYOR? HSYK'nin yapýsý kürsü hâkim ve savcýlarý gene büyük ölçüde kurum dýþý kaldýlar. YSK seçimde anlamsýz bir propaganda yasaðý uygulayarak oy sahiplerini bakanlýðýn hazýrlatmýþ olduðu bürokratlar listesine oy vermek zorunda býraktý. YSK aksaklýklarý hazýrlýk süresisin kýsa olmasýna yoramaz. Anayasa oylanýrken bu seçimin yapýlmasý olasýlýðýnýn yüksek olduðunu biliyorlardý. Olasýlýk yüksek ya da sýnýrlý, YSK gibi güvenilirliði birinci þart olan bir kurum, þaibeye yol açabilecek her olasýlýðý bertaraf edecek biçimde yönetilmek zorundadýr; doðrudan seçimin ikincil seçime dönüþtürülmesini önleyecek yetkiyi kullanmasý gerekirdi.

“HRANT'IN ARKADAÞLARI” GRUBU, OGÜN SAMAST'IN YERÝNE YÜCE MAHKEMENÝN ÖNÜNE ABÝLERÝNÝN GETÝRÝLMESÝNÝ ÝSTÝYOR. Samast suçu iþlediði tarihte 18 yaþýndan küçük olduðu için çocuk mahkemesinde yagýlanacak. Çocuktan katil yetiþtirip suç iþleten, onu koruyup arkasýna saklananlarýn sanýk sandalyesine oturtulmalarý istendi. SÖZ BÝTER YUMURTA KONUÞUR ÝTÜ 2008 Akademik Yýlý açýlýþýnda Baþbakan R.T. Erdoðan'ý protesto eden 18 öðrenciye verilen hapis cezasý ÝTÜ'de öðrenciler, aileleri, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, sendikalar, sanatçýlar tarafýndan kýnandý. Öðrenciler “ÝTÜ öðrencilerindir,” diyerek ayný hareketi gene yapacaklarýný belirttiler. Eskiþehir Anadolu Ünivesitesi öðrencileri de durumu protesto için Anayasa Mahkemesi Baþkaný Haþim Kýlýç'a yumurta attýlar. 4 Aralýkta basýn açýklamasý ve forum yaparak taleplerini dile getirmek isteyen öðrencilere, polisin copla karþýlýk vermesinden sonra; Ankara'da AKP'li Burhan Kuzu'nun yumurta yaðmuruna tutulmasý Türkiye'nin gündemine oturdu. Öðrenci Kolektifleri üyesi üniversiteli gençler, en çok haklarýndaki 'beyinsizler' ve 'Ergenekoncu' suçlamalarýna bozuluyor. Gençler 'AKP üniversiteyi þov arenasý haline dönüþtürmeye çalýþtýkça yumurtalarý atmaya devam edeceklerini' belirtip, “Söz biter yumurta konuþur” diyorlar. ÝLGÝLÝ BAKAN ÞÝLÝ'DEN DAHA BECERÝKLÝYÝZ DÝYOR AMMA…! Becerimizi uygulayabilmek için gerekli yasal yapýsal önlemler karþýlanýyor mu? Maden Mühendisleri Odasý Baþkaný Mehmet Torun 400 yeraltý iþletmesinin bulunduðu ülkemizde, yalnýz dört madende 20 iþçinin 55 saat yaþayabileceði sýðýnma odasý bulunuyor. Sýðýnma odasý olmadan Þili'yi nasýl yaya býrakacaðýmýzý da açýklasalar iyi olur herhalde…

CHP 18 ARALIK HAZIRLANIYOR.

K U R U LTAY I N A

Toz duman ortadan kalkacak mý; hava tahmini büsbütün mü güçleþecek bakalým. Eski yönetimle yeni yönetim ateþkes durumunda gözüküyor. Daha eski küskünler, eski yönetimin partiden uzaklaþtýrdýklarý, eski CHP ve DSP milletvekillerinin bir bölümü partiye dönmek istiyor. Kýlýçdaroðlu kimseye adaylýk vaadinde bulunmadýðýný söyledi. Ýþte bu çok önemli! Kýlýçdaroðlu'nun temaslarý partinin rotasý hakkýnda bugüne kadar hep çeliþki yarattý. Danýþmanlarýnýn her biri ayrý ideolojiyi temsil ediyor. Öyleyse geri dönenlerin partinin rotasýyla ilgili bir beklentileri olmaz herhalde. Gönüllerinden eli kulaðýndaki seçimde ikinci büyük partiden aday olmak geçiyorsa, kurultay çok hararetlenebilir.

YARGITAY BAÞSAVCISINDAN MUHTIRA GÝBÝ BEYANAT Partiler türban konusunda ortak bir çözüm ararken; YÖK sýnavlarda 'baþý açýk olma' zorunluluðunu kaldýrýrken; Fahrünnisa Gül ilkokul çaðýnda türbanýn söz konusu edilmesinin abes olduðunu beyan edip Cumhurbaþkaný tarafýndan onaylanýrken; Yargýtay Baþsavcýsý yüksek

öðretim kurumlarýnda öðrencilerin türban kullanýmýna geçerlik tanýyacak bir yasal düzenlemenin laiklik ilkesine aykýrý olacaðýný belirterek “Bundan sonraki siyasi… sorumluluklar tüm siyasi partilere ait olacaðý…” diyerek gözdaðý verdi. Soldaki partilerden ÖDP. EMEP, SP, EDP yetkilileri, açýklamayý siyasete müdahale olarak gördüklerini belirtirken TKP yetkilisi açýklamadan yana görüþ belirtti. AYÝM GENERALLERÝN AÇIÐA ALINMASINA KARÞI ÇIKMADI. Askeri Yüksek Ýdare Mahkemesi Askeri Baþsavcýnýn açýða alýnan üç general hakkýnda yürütmeyi durdurma talebine görevsizlik kararý verdi. ÝZMÝR BAROSUNA ÝLK KADIN BAÞKAN Çaðdaþ Avukatlar Grubu'nun adayý Sema Pekdaþ altý erkek adayý geride býrakarak baþkanlýða seçildi. 102 yýllýk baronun ilk kadýn baþkanýný kutluyor, Manisalý gençlerin haklarýný savunurken izlemiþ olduðu kararlý yaklaþýmýn Sayýn Sema Pekdaþ'ý yeni görevinde de baþarýya götüreceðine inanýyoruz. KCK EYLEMSÝZLÝK SÜRESÝNÝ SEÇÝMLERE DEÐÝN UZATTI. KCK kararýný açýklarken eylemsizliðin devamý için öne sürülen koþullarý yineledi. PKK'nýn politikasýný onaylamayan TAK adlý Kürt örgütüTaksim eylemini kendi inisiyatifiyle gerçekleþtirdiðini açýkladý. W I K I L E A K S B E L G E L E R Ý H E RY E R D E KONUÞULUYOR. Belgeler hakkýnda fikir belirtmek için henüz erken gibi görünmekle birlikte dünyanýn deðiþtiðini belgelediði kesin. ÞÝÝRÝN HARÝKA ÇOCUÐU ARÝF DAMAR'I KAYBETTÝK Yýkýlmayýp ayakta kalan “Barikat” Arif Damar'ý kaybettik.Karacaoðlan, Dadaloðlu, Pir Sultan Abdal gibi sade ve kendine özgü bir dil yaratan þair yazar Arif Damar, bize “Gitme Kal” þiiri ile seslenirken þimdi ayný þiirle biz kendisine sesleniyoruz. Gitme Kal...Nice nice acýlarý aklýna getir/ Bunca yoksulluðu aklýna getir/Gözyaþlarýný aklýna getir/"GÝTME KAL" var yok dinlemez bir çocuk isteðidir/Gitme aklýna getir... Y O L D A Þ L A R I N Ý H AT KARANFÝLLERLE UÐURLADI

SARGIN'I

Türkiye sosyalist hareketinin önemli isimlerinden, Türkiye Ýþçi Partisi'nin Genel Sekreteri ve Türkiye Birleþik Komünist Partisi kurucularýndan Nihat Sargýn 83 yaþýnda Ýstanbul'da hayatýný kaybetti. Sargýn, uzun sosyalizm mücadelesi boyunca pek çok kez tutuklandý, 12 Eylül darbesinin ardýndan 7 yýl sürgünde yaþamak zorunda kaldý. Her türlü zorluða raðmen sosyalizm uðrana mücadele etmekten

vazgeçmedi. Sargýn'ýn kurucusu olduðu ve bir dönem baþkanlýðýný yaptýðý Türkiye Sosyal Tarih Araþtýrma Vakfý'nýn (TÜSTAV) hazýrladýðý anma kartýnda þöyle yazýyordu: "NÝHAT SARGIN (1927 - 2010) 62 yýldýr baðýmsýzlýk, demokrasi, sosyalizm mücadelesinin yürekli, coþkulu, sevgi dolu üyesi, her daim davanýn emektarý" ON YIL SONRA, O'NSUZ ... Paris'te sürgünde ölen Ahmet Kaya,ölümnden 10 yýl sonra ilk kez müzik, þiir, dans ve belgesel gösterimiyle anýldý. Gecede, yönetmen Ümit Kývanç'ýn, ''Uçurtmam Tellere Takýldý'' adlý Ahmet Kaya belgeselinin Türkiye'deki ilk gösterimi yapýldý. Gülten Kaya, "Ahmet Kaya sürgünde kaybettiðimiz son sanatçý olsun istiyoruz. Bu amaçla Türkiye'nin renklerini ve seslerini bir araya getirmeye çalýþtýk" dedi;


papalina

Kasým 2010

AÝLE HEKÝMLÝÐÝ Havva TAYLAN

Koruyucu ve geliþtirici saðlýk hizmetleri veren Saðlýk ocaklarýnýn yerini alan aile hekimliði uygulamasý, Balýkesir'de 11 Ekim'de baþladý. Ýl genelinde 313 doktorun görev yapacaðý sistemde yurttaþlarýn ücretsiz týbbi takibinin yapýlmasý ve ilk basamak saðlýk hizmetlerini almasý öngörülüyor. Ýl genelinde olduðu gibi Ayvalýk'ta da, Saðlýk Ocaklarý boþaltýlarak aile hekimliði uygulamasýna geçildi. Ne kadar aile hekimine ihtiyaç olduðunu her ilde valilik ve bakanlýk birlikte belirliyor. Ayvalýk için aile hekimi baþýna yaklaþýk 3200–3300 kiþi düþecek þekilde bölünme yapýlarak altý tane Aile Saðlýðý Merkezi belirlendi.

Bir hekim ve bir saðlýk elemaný bir Aile Saðlýk Merkezi birimi açabiliyor. 1nolu Nejat Sarlýcalý ASM (Aile Saðlýk Merkezi) ve 2 Nolu ASM' de beþer aile hekimi,3 Nolu Enver Güreli ASM' de bir aile hekimi, 4 No'lu Altýnova ASM' de 4 aile hekimi,5 Nolu Küçükköy ASM' de 2 aile hekimi ve 6 Nolu Baðyüzü Köyü ASM' de bir aile hekimi olmak üzere Ayvalýk genelinde toplam 18 aile hekimi görev yapacak. Aile Hekimliði uygulamasý baþlar baþlamaz, sorunlar da baþladý. Yeniköy, Akçapýnar, Týfýllar, Çamoba, Hacýveliler, Karaayýt köyleri, Aile hekimliði uygulamasýnda Baðyüzü Köyüne baðlandý. Ancak köylüler bu durumdan þikayetçi. Çünkü bu köylerde yaþayanlar, Baðyüzü köyüne ulaþmakta zorluk çekmekteler. Oysa Ayvalýk'a her gün minibüsleri çalýþan köylüler Ayvalýk'a çok daha kolay ulaþabiliyorlar. Þimdilik köylerine haftada bir doktor geliyor, eczacýlar da kendi aralarýnda oluþturduklarý sýra ile reçeteleri

alýp ilaçlarýný teslim ediyorlar. Muhtarlýk binasý da muayene odasý olarak kullanýlmakta. Ancak köylüler haftanýn bir gününün dýþýnda hastalandýklarýnda çok büyük sýkýntý çekeceklerini belirtiyorlar. Ayvalýk 1 Nolu Saðlýk Ocaðý ise idari bina olarak Toplum Saðlýðý Merkezi'ne dönüþtürüldü. Aile hekimliði uygulamasýna geçmeyen hekim ve saðlýk çalýþanlarý, Toplum Saðlýk Merkezinde ya da Devlet Hastanelerinde görevlendirildi. Balýkesir Ýl Saðlýk Müdürlüðü'nün www.balikesir.saglik.gov.tr adresinden TC kimlik numarasýyla aile hekiminizi öðrenmeniz mümkün. Zorunlu olmadýkça üç aydan önce hekim deðiþtirmek mümkün deðil. Yeni bir il ve ilçeye taþýnanlar istedikleri hekime kayýt olabiliyorlar.Aile hekimine gitmek ücretsizdir. Ancak Aile hekimi sevk etmeden -acil durumlar hariç- hastaneye gidenler katký payý ödemek zorundalar. Sosyal Sigortalar ve Genel Saðlýk(sýz) Sigortasý Yasasý ile dayatýlan Aile Hekimliði, toplumun saðlýk sorunlarýný çözecek gibi görünmüyor. Hem saðlýk çalýþanlarý hem de halk saðlýk konusunda olumsuz etkilenecektir. Koruyucu hekimliðin ortadan kaldýrýlmasý ile saðlýk hizmetleri piyasalaþtýrýlacaktýr. Almanya'da aile hekimliði çöküyor Almanya'da 130 yýl önce baþlayan aile hekimliðine dayalý saðlýk sistemi çökmüþ durumda. Çünkü hekimler kendilerine izin verilen bütçeyi aþmamak için daha basit ve ucuz tahlillere yöneliyorlar, özel saðlýk sigortasý olanlara öncelik veriyorlar ve ilaç yazarken sigorta þirketlerinin anlaþmalý olduklarý firmalarýn ürünlerine öncelik vermek zorunda kalýyorlar. Almanya'da artýk daha iyi bir saðlýk hizmeti almak için özel bir saðlýk sigortasýna üye olmak gerekiyor. Kýsaca, ne kadar paran varsa o kadar saðlýk! Saðlýk Emekçileri Sendikasý (SES) Uygulamaya Karþý SES Genel Merkez tarafýndan 4 Kasým 2010 tarihinde yapýlan basýn açýklamasýnda; “Bu sistemin uygulandýðý Almanya gibi geliþmiþ bir ülke bile bunun bedelini ödeyemiyor ve sistem çöküyor. Her iþin baþý saðlýksa saðlýkla oynamak bütün bir toplumun hayatýyla oynamaktýr. Henüz yolun sonuna gelmeden tüm bu uygulamalardan vazgeçin.” çaðrýsýnda bulunuldu.

Dünya Çocuk Haklarý Günü Türkiye'de ilk kez 20 Kasým 2010 Dünya Çocuk Haklarý Günü nedeniyle Refik Durbaþ tarafýndan bir bildiri yazýldý. Refik Durbaþ'ýn kaleme aldýðý metin þöyle: “ Ç o c u k l u ð u m H a k ' t ý r, haklýlýðýmdýr benim. Çocukluðum en temel hakkýmdýr çünkü... Adýmý çocukluðumdan alýrým; yeryüzünden ve gökyüzünden; aydan ve yýldýzlardan, akarsular ve denizlerden, kimliði kimliðimde yazýlý ovalar ve daðlardan, ayvanýn sarýsýndan ve elmanýn tadýndan; kavaklarýn kederinden ve söðütlerin n e þ e s i n d e n a l ý r ý m . A d ý m k e n d i m d i r, k i þ i l i ð i m d i r, b e n l i ð i m d i r . Kendim görüþlerimin ifadesi; kiþiliðim her türlü bilgiyi edinme becerisi, benliðim din ve vicdan özgürlüðüdür. Soyadým fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal geliþmem açýsýndan yeterli yaþam standardýna ulaþma hakkýna sahipliðimdir. Eðitim hakkýna sahipliðimdir. Oyunlarýmda savaþ yoktur, baþkasýnýn hakkýna tecavüz, hýrsýzlýk, yalan-

d o l a n , u y u þ t u r u c u k u l l a n ý m ý y o k t u r. Beþiðime tank, tüfek, bomba gölgesinin düþmesini istemem; düþlerimin talan edilmesini, geçmiþimin tarihi ne kadar ki, ama geleceðimin tecavüze uðramasýný da istemem. Rüyalarýmda açlýk, iþkence, ceza ve yasa dýþý i þ l e m l e r y o k t u r . Rüyalarýmda derenin kumu güneþtir, bulut yaðmura kardeþtir. Dað daða komþudur, ama bulut yoksa baþýnda dað kimle konuþur? Ben aç kalýrsam, çocukluðumu daha yaþamadan en zor koþullarda çalýþýrsam, tapusuz mal misali diyardan diyara savrulursam, her türlü tecavüze maruz kalýrsam içinizdeki, kalbinizdeki çocuk ve çocukluðunuz kimle konuþur? Dünya yüzünde kim ki çocukluðu ile barýþýktýr, onun dünyasý bütünüyle barýþtýr. Kar yaðdý kar üstüne, nar düþtü kar üstüne Ateþ içinde köz vardýr, söz içinde söz vardýr. Benim yüreðimde sevinç vardýr, özgürlük vardýr, çocukluðum vardýr. Çocuðum çünkü, çocukluðum çocuktur benim.”

5

EÐÝTÝMDE AYIN GÜNCESÝ CUMHURYET BAYRAMI KUTLANDI: Ayvalýk ve tüm ülkede Cumhuriyet Bayramý kutlandý. Koþu, resim ve kompozisyon dallarýnda baþarý gösterenlere ödülleri verildi. Kutlama günü çok soðuk ve stadyum çamurlu idi. Törenlerin bir gün sonraya ertelenmesi uygun olurdu. ÇOCUKLARA ÝSTÝSMAR TEDBÝRÝ:

Çocuklara istismar konusunda ilave tedbirler getirildi. Kadýn ve Aileden Sorumlu Devlet Bakaný Selma Aliye KAVAF çocuklara cinsel istismar konusunda ilave tedbirler getirildiðini belirtti. ÖÐRETMENE GARDÝYANLIK GÖREVÝ: Kayseri'nin Sarýz Kaymakamý ilçedeki kadýn öðretmenleri bir yýl boyunca cezaevlerinde üst aramasý yapmakla görevlendirdi. “Kadýn gardiyan yok, karþý gelene soruþturma açarým” diye belirtti. Bakanlýðýn konudan haberi yok. ÝLKÖÐRETÝMDE TÜRBAN: Konya, Diyarbakýr, Van ve Mersin illerinde okullara türbanla girme giriþimleri var. YAVRU ÖRDEK VAK VAK: Kaldýrýlmasý istenirken zorunlu Din Dersleri Anaokullarýna kadar girdi. Ýzmir Milli Eðitim Müdürlüðü'nün okullara gönderdiði hikâye kitabý Din Dersi gibi: “Yavru ördek yüzebildiði için Allah'a þükretti.” ÝMAMLAR ÖÐRETMEN OLDU: Edirne Valiliði camilerde görev yapan üç imamý lise ve ilköðretimde görevlendirdi. Haftada 8'er saat derse girebiliyorlar. Formasyonu olmayan kiþilerin derslere girmesi düþündürücüdür. 200 bin öðretmen atanmamýþken, imam camiye, öðretmen okula diyoruz. TRAFOLAR OKUL BAHÇELERÝNE KONUYOR: Ýstanbul Ýl Genel Meclisi raporuna göre; Anaokulu, Ýlköðretim ortaöðretim okullarýyla saðlýk ocaklarýna trafo konabilecek. Þimdiden iki okula trafo kuruldu bile. Yetkililer yer bulunamadýðýndan böyle bir uygulamaya gidildiðini belirttiler. ZORUNLU DÝN DERSÝNÝ PRETOSTO: Alevi Bektaþi Federasyonu Ýzmir Bileþenleri zorunlu din derslerinin kaldýrýlmasý için eylem düzenlediler. Ýzmir-Konak meydanýna yürüyerek gelen eylemciler oturma eylemi de yaptýlar. EÐÝTÝM SEN ÞÜRADAN ÇEKÝLDÝ: Milli Eðitim Bakanlýðý tarafýndan düzenlenen Eðitim Þurasý'ndan Eðitim Sen çekildi. Çekilme nedeni olarak; gündemden ve iþleyiþten uzaklaþýldýðý belirtildi. Katýlýmcý, bilimsel, demokratik, eleþtirisel nitelik, farklý düþüncelere tahammülsüzlükle siyasi iktidara yaranýldýðý ve 17. Milli Eðitim Þurasý'nda alýnan kararlarýn yaþama geçirilmediði açýklandý. GEÇMÝÞ OLSUN: Ayvalýk Eðitim-Sen Temsilciliði yönetim kurulu üyesi ve Abdulvahit Saðlam Ýlköðretim Okulu Müdür Yardýmcýsý Ersin AYAR kaza sonucu ayaðýný kýrmýþtýr. Kendisine ve ailesine geçmiþ olsun dileklerimizi iletip saðlýklý günler temenni ediyoruz. DEMOKRASÝ SINAVI:

Ayvalýk'taki Ýlk ve Orta öðretim okullarýnda öðrenci temsilciliði seçimleri yapýldý. Daha sonra Ayvalýk Öðrenci Temsilcisi belirlendi. Önümüzdeki süreçte Balýkesir Öðrenci Temsilciði oluþturulacak. BAÞSAÐLIGI DÝLÝYORUZ: Ayvalýk Atatürk Anadolu Lisesi öðretmeni, EÐÝTÝM SEN üyesi FahrettinAKGÜNEÞ' in aðabeyi Remzi AKGÜNEÞ genç yaþta vefat etti. Ayrýca Eðitim-Sen üyelerinden, Cumhuriyet Ýlköðretim Okulu Müdür Yardýmcýsý Hilmi ÖZAY'ýn aðabeyi Hamdi ÖZAY da vefat etmiþtir. Öðretmenlerimize, ailesine ve Eðitim-Sen'e baþsaðlýðý diliyor acýlarýný paylaþýyoruz. 15 EYLÜL ÝLKÖÐRETÝM OKULU YENÝ BÝNASINA GEÇTÝ: Ayvalýk yeni okul binasýna kovuþtu. 15 Eylül Ýlköðretim Okulu 18 derslikli yeni binasýna taþýndý.


6

papalina

Kasým 2010

ZEYTÝN VE VE EMEK EMEK ZEYTÝN

Havva TAYLAN Ölümsüzlüðün ve barýþýn simgesi, ana tanrýça Kybele'den bu yana tüm tanrýlarýn ve tüm kutsal kitaplarýn aðacý zeytin, onu hasat eden iþçilerin yüzünü güldürmekte pek baþarýlý deðil. Tabi bu suç zeytinin olamaz. Geçen yýl da gazetemiz Papalina'da dosya halinde iþlediðimiz zeytin konusu hasat mevsiminin baþlamasý ile yine gündemimize oturdu. 24 Mart 2010 tarihli Resmi Gazetede Mevsimlik Gezici Tarým Ýþçilerinin Çalýþma ve Sosyal Hayatlarýnýn Ýyileþtirilmesi ile ilgili yayýnlanan genelge ile iþçilerin bu yýl çalýþma ve yaþam koþullarý biraz olsun düzelmiþtir diye düþündük. Ancak iþçileri ziyaret ettiðimizde yaþam koþullarýnda hiçbir deðiþiklik olmadýðýný gördük. Oysa mevsimlik tarým iþçileri için Balýkesir iline 1 milyon TL geldiðini duyduk. Bu para iþçilerin barýnma ve yaþam koþullarýnýn iyileþtirilmesi için gelmiþtir. Yeterli mi? Tabi ki deðil ama bir nebze de olsa yararý olabilir. Köylerinden, evlerinden, kendilerine ait hissettikleri güvenli ortamlarýndan uzak yerlere çalýþmak için gelen iþçiler, banyosuz, tuvaletsiz, mutfaksýz ortamlarda yaþamak zorunda býrakýlýyorlar. Oysa yayýnlanan genelgede; Ýlçe Mevsimlik iþçi Ýzleme Kurulu oluþturulacaðý, Ýþçilerin saðlýklý ve güvenli yolculuk

yapmalarýnýn saðlanacaðý, Ekmek ve yemek piþirme, çamaþýr ve bulaþýk yýkama ile tuvalet ve banyo mahalleri gibi asgari ihtiyaçlarýn karþýlandýðý barýnma yerlerinin iþverenlerce karþýlanacaðý; bunlarýn saðlanamadýðý yerlerde; iþçilerin yoðun olarak çalýþtýðý yerlere en yakýn mesafede, alt yapýsý il özel idarelerince hazýrlanacak toplulaþtýrýlmýþ uygun yerleþim yerleri oluþturulacaðý, Ýþçilerin barýnacaðý yerlerin elektrik, su, kanalizasyon, saðlýk þartlarý uygun, iþçi sayýsýna göre büyük hazine arazilerine yapýlacaðý, Ýþçilerin bulaþýcý ve salgýn hastalýklara karþý düzenli saðlýk taramalarý, çocuklarýn geliþimi ve gebelik takipleri periyodik olarak yapýlacaðý, mobil saðlýk ekiplerinin kurulacaðý, · Ýþçilerin zorunlu eðitim çaðýndaki çocuklarýnýn eðitimlerini devam ettirmek üzere; kendi yörelerindeki veya gittikleri yerlerdeki Yatýlý Bölge Okullarýna misafir öðrenci olarak alýnacaðý ya da taþýmalý eðitimden yararlandýrýlacaðý, çocuklarýn okul kýyafetleri ve malzemeleri il/ilçe Sosyal Yardýmlaþma ve Dayanýþma Vakýflarýnca temin edileceði, Ýþçilerin sosyal güvenlikleri açýsýndan mevcut durumlarý Sosyal Güvenlik Kurumu Baþkanlýðý tarafýndan yürütüleceði, çocuk iþçiliði ve çocuk emeðinin istismarý ile etkin mücadele edileceði, Tüm bu tedbirler ve çalýþmalar valiliklerin gözetim ve denetiminde icra edileceði, Tüm bu faaliyetler için ihtiyaç duyulan kaynak, valilerce hazýrlanacak projeler doðrultusunda 4447 sayýlý Ýþsizlik Sigortasý Kanununun geçici 6. Maddesinde yer alan ekonomik kalkýnma ve sosyal geliþmeye yönelik

altyapý yatýrýmlarý için iþsizlik sigortasý kaynaklarýndan aktarýlacaðý, Çalýþma döneminin baþýnda ve sonunda o, il ve ilçede yürütülen faaliyetler, karþýlaþýlan sorunlar ve çözümler Mevsimlik Gezici Ta r ý m Ý þ ç i l e r i Ý z l e m e Kurulunda görüþülüp rapor düzenleneceði; Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanlýðýna gönderileceði açýkça belirtilmiþtir. Yazýlanlarýn ne kadarý gerçekleþti? Ýþçi barýnaklarýný gezip gördüðümüz kadarý ile henüz yazýlanlarýn ve verilen sözlerin hiç biri gerçekleþmemiþtir. Zorunlu eðitim ve öðretim çaðýndaki çocuklarýn okula gidemediði, barýnýlan yerlerin saðlýksýz olduðu açýkça görülmektedir. Ýþçilerle görüþebilmek için saat 16.30'da yanlarýna vardýðýmýzda kadýnlarýn taþýma suyla çamaþýr yýkadýðýný ve ekmek, yemek yaptýðýný; çocuklarýn okula gidemediðini, bebeklerin tüm hastalýklara karþý korumasýz olduðunu gördük. Hele kadýnlar; tüm gün tarlada çalýþýp barýnaklarýna döndüklerinde yemek ve ev iþleri ile uðraþtýklarýný gördük. Ama konukseverliklerinden hiçbir þey yitirmeden bizi aþlarýna çaylarýna ortak olmaya davet ettiler. Kendilerine genelgeden söz ettiðimizde, hiç birinin bu genelgeden haberdar olmadýðýný öðrendik. Kâðýt üzerinde tüm haklar var gibi görülse de gerçekler hiç de öyle deðil. Ama onlar da yoksulluðun kader olmadýðýný biliyorlar. Yani onlar gerçeði biliyorlar. Barýþ dileyen ve barýþ isteyenler, zeytin dalýndan taç takmýþlar baþlarýna. Soframýzý zeytinyaðý ile taçlandýran iþçilerimizin emeðini taçlandýracak yetkilileri göreve davet ediyoruz. Bir sonraki hasat mevsimin daha huzurlu ve saðlýklý geçmesi en büyük dileðimizdir.


papalina

Kasým 2010

AYVALIK KANALÝZASYON SÝSTEMÝ YENÝLENMELÝDÝR Papalina Gazetemizde, Ayvalýk'ýn kanalizasyon sorununa daha önce de deðinmiþtik. Hiç eðip bükmeden, anlaþýlýr bir dille söylüyoruz: Ayvalýk kanalizasyon sistemi yenilenmeli; ileri biyolojik arýtma sistemi kurulmalýdýr. Gerçek þudur ki; býçak kemiðe dayanmýþtýr... Ayvalýk halký artýk bu sorunun çözülmesini istiyor. Sorun bütün ciddiyeti ile orta yerde duruyor. Çözümlenene kadar takipçisi olacaðýz. Sorunun birinci dereceden muhatabý yerel yönetimlerdir. Günümüzde tüm Þükrü KAYGISIZ etkileri ile yaþanan hýzlý kentleþme, bir yandan kentlerin ölçeðini büyütmekte, öte yandan yapýlanma süreçlerini d e ð i þ t i r m e k t e d i r. B u çerçevede yerel yönetimler, sýk sýk büyük projeleri gerçekleþtirmek durumunda kalmaktadýrlar. Öncelikle bütünsellikli ve köklü bir çözüm için Ayvalýk Belediyesi'nin ve meclisin elini taþýn altýna sokmasý gerekiyor. Marmara ve Boðazlar Belediyeler Birliði'nin sunduðu “Atýk Su Yönetimi” proje desteðini alabilmenin koþullarý zorlanmalýdýr. Ayvalýk Demokrasi Platformu, körfezdeki bütün siyasi partileri, meslek örgütlerini, sendikalarý, demokratik kitle örgütlerini ve odalarý sorunun

çözümü için hep birlikte kampanyalar düzenleyip baský oluþturmalarýna öncülük etmelidir. 27.06.2009 tarih 27271 sayýlý Resmi Gazetede yayýnlanan Kentsel Atýk Su Yönetmeliðinde, hassas alanlar belirtilmiþ ve hassas alanlarýn 2010 yýlýna kadar arýtma tesislerinin projelendirilip faaliyete geçirilmesi þart koyulmuþtur. Ayvalýk da hassas alan kategorisinde bulunmaktadýr. Ayvalýk halký ile birlikte Papalina Gazetesi olarak sorunun çözümü için yetkilileri göreve çaðýrýyoruz. Artýk yeter! Yetkililer elini taþýn altýna koysun, gelecek kuþaklarý da düþünerek Ayvalýk'ýn bu sorunu çözülsün! Ayvalýk'ýn çevresindeki belediyeler, kanalizasyon arýtma tesisi çalýþmalarýna baþlamýþ ya da protokol imzalamýþtýr. Burhaniye'de ise yýllar önce yapýlmýþtýr. En son Pelitköy Belediyesi ihalesini tamamlamýþtýr. Hemen þimdi, Ayvalýk Belediye Meclisinde sorun ele alýnmalý ve Ayvalýk'ýn eskimiþ olan kanalizasyon sisteminin yenilenmesi ve biyolojik arýtma tesisinin yapýlmasý için somut bir çözüm üretilmelidir. Üretilen bu somut çözüm Ayvalýk halký ile paylaþýlmalýdýr.

Doða Korumaya, Doða Koruma Yasasýyla Darbe

Nebahat DÝNLER Türkiye'nin doðasý yeni bir kanun taslaðýnýn kýskacý altýnda. “Tabiatý ve Biyolojik Çeþitliliði Koruma Kanunu” adý altýnda hazýrlanan yasa taslaðý, Ýkizdere'nin sit alaný ilan edilmesinden sonra apar topar Bakanlar Kurulu'nca onaylanarak Ekim ayýnda TBMM Gündemine alýndý. Yeni Tabiatý Koruma Kanunu, Çevre Bakanlýðý bünyesinde oluþturulacak 20 kiþilik bir kurula bugüne kadar doðal sit alaný ilan edilen tüm yerlerin durumunu yeniden gözden geçirme ve bu statülerini ortadan kaldýrma yetkisi veriyor. Tasarýnýn Meclis'ten geçmesinin Anadolu doðasý için ölüm fermaný olacaðýný söyleyen Doða Derneði Baþkaný Güven Eken, 'Adý tabiatý koruma olan ancak içeriði ile tabiatý katletme kanunu olan bu tasarýnýn yasallaþmasý halinde Türkiye'de bir tek korunan alan bile kalmayacaktýr.” dedi. Karadeniz Ýsyandadýr Platformu tarafýndan 5 Aralýk 2010 tarihinde Galatasaray Lisesi önünde yapýlan basýn açýklamasýnda, "Tabiatý Bozuk Yasaya Hayýr" pankartý a ç ý l a r a k ; " Ta s a r ý y l a k o r u n m a s ý g e r e k e n alanlardaki yatýrýmlar hakkýnda bakanlýk tek yetkili makan kýlýnmýþ, 49 yýla kadar kullaným hakkýnýn devredilebilmesi öngörülmüþ, izinlerin hangi koþul ve kýstaslarla verileceði dahi düzenlenmemiþtir. Yasa vadi ve derelerimizin yok edilmesi için planlanýyor; meclisten geçmemesi için Türkiye'nin

her yerinde tepki vermeliyiz." denildi. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký için hazýrlanan 2009 Yýlý Revizyon Planý ile; koruma unsuru zayýflatýlmýþ, 2004 yýlýndaki Mutlak Koruma Alaný'nýn neredeyse tamamý, 2009 Planýnda Sýnýrlý Kullaným Alanýna dönüþtürülmüþ, hazine arazilerin satýþý ile bu alanlarý yatýrýma açan yeni düzenlemeler yapýlmýþ, “doðal yapýyý deðiþtirici hiçbir faaliyete izin verilmez” hükmü kaldýrýlmýþ, su kaynak ve ortamlarýnýn korunmasý düzenlemesinden vazgeçilmiþ, tescilli sivil mimarlýk örneklerine “fonksiyon yüklenebilir” þeklinde düzenlemeler yapýlarak sermaye gruplarýnýn isteði yerine getirilmiþti. Dün Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký için hazýrlanan plan bu gün Türkiye'nin tüm doða koruma alanlarýna uygulanmak isteniyor. AB Tabiatý Koruma Kanun Taslaðýný Endiþeyle Karþýladý Avrupa Birliði, Kasým ayýnda açýkladýðý 2010 Türkiye Ýzleme Raporu'nda Türkiye'nin doða koruma konusunda hiçbir ilerleme kat etmediðini belirterek, Meclis'e gönderilen Tabiatý Koruma Kanunu tasarýsýnýn AB uyum yasalarý ile bir iliþkisi olmadýðýný ifade etti ve durumu "endiþe verici bir geliþme" olarak deðerlendirdi. Kanunun Meclis'e gönderilmesinin ardýndan açýklama yapan Çevre ve Orman Bakaný Eroðlu, bu çalýþmanýn AB uyum yasalarý çerçevesinde hazýrlandýðýný ve HES'ler ile bir iliþkisi olmadýðýný ifade etmiþti.

7

HANGÝ KIÞ TEMÝZ BÝR HAVA SOLUYACAÐIZ? Ahmet KÖKEN Yine kýþ geldi çattý; karbon monoksit, kükürt dioksit, havada asýlý partiküler maddeler vb. diðer gazlarýn oluþturduðu aðýr hava kütlesi Ayvalýk þehir merkezinin üstüne adeta bir karabasan gibi yine çökmekte. Ayvalýk; coðrafi yapýsý, dar sokaklarý ve bitiþik nizam evleri ile kýþ aylarýnda hava kirliliðine uygun bir ortam saðlayan bir kentimizdir.Nitekim burada bugüne kadar hava kirliliði ölçümleri yapýlmamýþ olsa da hava kalitesinin bozulduðu herkes tarafýndan görülmekte ve hissedilmektedir. Hal böyleyken, kentimizdeki hava kirliliðine çözüm bulma yönünde hiçbir çabanýn olmadýðýný görmekteyiz.Ýlçemizin baðlý olduðu Balýkesir il merkezinin sabit ölçüm kabinlerinde hava kirliliði ölçümleri düzenli olarak yapýlýrken, Ayvalýk Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen'in bu ölçümlerin yapýlacaðýna dair bir sözü olmasýna karþýn, bugüne kadar herhangi bir ölçüm yapýlmamýþ ve bu yönde de hiçbir ölçüm talebi olmamýþtýr. Sorunun önemi ve aciliyeti itibariyle her yýl yaptýðýmýz gibi þimdi de hava kirliliðinin çözümü yönündeki önerilerimizi sýralýyoruz.Bu öneriler ayný zamanda bu kentte yaþayanlar olarak hakkýmýz ve de haklý talebimizdir.Çünkü, Ayvalýk'ýmýzý seviyoruz.Sevmek sahiplenmek ve emek vermektir. Hava kirliliðini oluþturan tespitlerimiz ve çözüm önerilerimiz þöyle ; * Ayvalýk'ýn topografik özellikleri ve dokusal yapýsý dikkate alýndýðýnda kýþ sezonu için kullanýlmasý gereken yakýtlara göre 2.grup ilçeler arasýnda olmamasý ve yakýt olarak kullanýlan kömürlerin kalitesinin yüksek olmasý gerekir. * Þehre giren kömürler Belediye tarafýndan denetlenmelidir. * Sosyal Yardýmlaþma Vakfý tarafýndan daðýtýlan kömürler düþük kalitededir.500'er kilo olarak daðýtýlan bu kömürlerin daha az kiloda da olsa kalitesi yüksek kömür olarak daðýtýlmasý hava kirliliðinin önlenmesi konusunda katký saðlayacaktýr. * Yakýt olarak kullanýlan prina mutlaka yaðý alýnmýþ ve kurutulmuþ olmalýdýr.Genelgede belirtilen standarda uygun olarak paketlenip, kontrolleri yapýlarak satýþa sunulmalýdýr.Dökme olarak daðýtýlmasýna izin verilmemelidir. * Hava kirliliði ölçümü mutlaka yaptýrýlmalý, halkýn duyarlýlýðýnýn arttýrýlmasý için bu ölçüm sonuçlarý günlük olarak duyurulmalýdýr. * 2010/14 sayýlý Hava Kirliliðinin Kontrolü ve Önlenmesi genelgesine mutlaka uyulmalýdýr. Kirli havanýn insan saðlýðý üzerinde yaratmýþ olduðu olumsuz etkileri de þöyle ; Baðýþýklýk sisteminin zayýflamasýna neden olur, Kanýn oksijen taþýma özelliðinin azalmasýna sebebiyet verir, Sinir ve akciðer sistemlerini olumsuz etkiler, fonksiyonlarýný azaltýr, Çocuklarda beyin zararlarýna sebebiyet verir, Akciðer dokusunu erken yaþlandýrýr. Bu çok önemli sorunun muhatabý yerel y ö n e t i m d i r, s a ð l ý k k u r u m l a r ý d ý r, m ü l k i idaredir.Çözümü getirecek olanlar, yine onlardýr.


8

papalina

Kasým 2010

BU DENÝZ BÝZE LAZIM DEÐÝL MÝ? Hasan TOSYA (Balýkçý-CUNDA)

Saygýdeðer Papalina okurlarý Cunda'dan merhaba. Türkiye'de uzun yýllardýr zýpkýnla balýk avlayan ve amatör olduðunu savunan bir kýsým avcý, vurduðu balýðý satmaktadýr. Sorunun en önemli kýsmý bu kiþilerin balýklarý vururken kullandýklarý yöntemdir. Gece dalýyor ve ýþýk kullanýyorlar. Kaldý ki bu hem yasak, hem ahlaki, hem de vicdan sahibi olan bir kiþinin yapacaðý bir iþ deðil. Ve de küçük balýkçýnýn ekonomik haklarýný elinden alan bir davranýþ. O balýklardan hiçbir vergi vermeden büyük kazanç saðlýyorlar. Bu dalgýçlar, Anamur'dan tutun, Kekova, Datça, Foça, Gökçe Ada'nýn insan eli deðmemiþ

kayalýklardan ta Enes'e kadar birçok kiþinin bilmediði en ücra köþelere kadar dadanmýþ ve kullandýklarý ýþýk sayesinde karþýlarýnda felç olmuþ gibi duran (orfoz, sinarit, sargoz, çipura, akya, levrek) aklýnýza gelen ekonomik deðeri olan her balýðý avlýyorlar. Kimi yerde bunlarý uyaran küçük balýkçýyý tehdit dahi ediyorlar. Küçük balýkçý bu ülkenin belki de organize olmamýþ en uysal ve ayný zamanda hakký en çok gasp edilen insanýdýr. Bu kiþilerden birkaç yazým öncesi de bahsetmiþtim, yani bu tür amatörlerden. Ama hala elini kolunu sallaya sallaya gözümüzün önünde gezmekteler ve böyle giderse gezecekler, katliam yapmaya devam edecekler. Daha önceki yazýlarýmdan birinde konu ettiðim trol ve gýrgýr konusuna tekrar dönmek istiyorum. Trol ve gýrgýr tekneleri çok sayýda ve de devasa büyüklükteler. Bizim sularýmýz (özellikle de kanunlara hiç uyulmadan avcýlýk yapýldýðý için, istisnalar hariç) bu büyüklükteki tekneleri kaldýrmamakta ve taþýyamamaktadýr. Akdeniz zaten önceden beri narin ve çok zengin olmayan

Halil COÞKUN

bir denizdir. Devasa trol ve gýrgýr tekneleri son sistem sonar ve radarlarla donatýlmýþ yüksek teknolojiye sahiptirler. Bu teknolojiyi yapan Japonlar bile kendi denizlerinde bu devasa c i h a z l a r ý k u l l a n m a m a k t a d ý r l a r. Ay v a l ý k Limanýndan açýlan bir gýrgýr teknesi hemen hemen Behramkale açýklarýndaki balýk sürüsünü görebiliyor. Bu balýklarýn boyutunu ve miktarýný anlayabiliyor ve o devasa aðlarla hiçbir þans tanýmadan yakalýyor. Yerel küçük balýkçýnýn kendi ekmeðini korumasý için denize attýklarý hurda arabalarý bile bir ceviz kabuðu gibi yukarý çekiyor. Bunlarýn lamba kayýklarýna yasal olarak verilen 8000 watt yerine, çok daha büyük voltajda ýþýk yakýyorlar ve deniz geceleyin týpký bir film seti gibi ýþýklar içinde kalýyor. Iþýðý gören balýk su üstüne çýkýyor, tutulan tutuluyor, kalanlarda kör olup telef olup gidiyor. Bunlarý denetleyen kurum, belirli günlerde denizde olduðundan ki bu iþleri yapanlar iyi biliyor, zaten çýkýlsa da telefonlarla bir þekilde bildiriliyor ve böyle deniz her gün olduðu gibi katledilmeye devam ediyor. Þimdi de ülkemizin deniz ve balýkçýlýðýnýn diðer bir sorununa deðinmek istiyorum. Akdeniz'de; Antalya ve Kýbrýs arasýnda orkinoslarýn en önemli buluþma ve yumurtalarý dölleme alanlarýndan biri bulunmaktadýr. Bu orkinos, Japonlarýn suþi için bayýldýðý çok deðerli mavi orkinostur. Burada bu balýklar tam da üreme döneminin ortasýnda yumurta býrakýr ve yumurtalar döllenirken denize sardalye, kan ve balýk artýklarý dökülerek yüzletilmekte, yani su üstüne çýkarýlarak devasa gýrgýr aðlarýnla çevrilerek çok büyük miktarlarda yakalanarak, denizde yüzen dev kafeslere konulmaktadýr. Bu orkinoslar aklýnýza gelebilecek her kýyý þeridimize taþýnarak bu kafeslerde 200-300 kilo olduðunda Japonlara satýlmaktadýr. Bu balýk kafesleri çevrede büyük bir kirlilik yaratmakta ve Akdeniz'in en büyük besin zincirlerinden biri olan orkinosun bu kadar büyük sayýlarda doðal yaþamdan alýnarak esaret altýnda büyütülmesi, besin zincirinde kalýcý hasarlara yol açmýþtýr ki, bunun bir kýsým sonuçlarýný baþýmýza geldiðinde anlayacaðýz. Bu korkunç orkinos avcýlýðýnýn ne gibi olumsuz etkileri olabileceðine dair bir araþtýrma yapýlmýþ mýdýr? Tabi ki, hayýr. Acele etmeyelim, bir gün yapýlacaktýr bu araþtýrmalar. Daha denizlerimizde birkaç yüz tane orkinos var. Þöyle bir iki tane kalsýn, sonra düþünürüz. Saygýlarýmla.

AYVALIK LÝMANI YENÝDEN HÝZMETE AÇILDI Ahmet KÖKEN

Kurban Bayramý arifesinde kapatýlan Ayvalýk Limaný 8 Aralýk 2010 tarihinde yeniden açýldý. Ayvalýk Belediyesince inþa edilen yeni Ayvalýk Limaný ayný zamanda “Gümrük Kapýsý” hizmeti de vermekteydi. Ýki kez verilen uzatma sürelerine karþýn eksik belgelerin Ayvalýk Belediyesince 10 ay içinde tamamlanmamasý üzerine 05.11.2010 tarihinde Denizcilik Müsteþarlýðý Çanakkale Bölge Müdürlüðü tarafýndan liman kapatýldý. Ayvalýk ekonomisine büyük katký saðlayan Ayvalýk-Midilli arasý seferler yapýlamamasý hem deniz iþletmecilerine hem de Ayvalýk esnafýna hayal kýrýklýðý yaþattý. Þimdi mart ayýna kadar geçici olarak açýlan limanda kýyý emniyetinin istediði direðin dikilmesi ve Müsteþarlýktan gelecek onay b e k l e n i y o r. Ya þ a n a n b u o l u m s u z l u k münasebetiyle diyoruz ki; eðer ders alýnsaydý tarih tekerrür eder miydi dememek için, bu yaþanandan bir ders çýkaralým.

AYVALIK ZEYTÝN HASAT GÜNLERÝ Ayvalýk Belediyesi ile Ayvalýk Ticaret Odasý tarafýndan ortaklaþa organize edilen 6. Zeytin Hasat Günleri etkinlikleri, 22.10.2010 Cuma günü Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezi'nde kurulan geleneksel Zeytin Pazarý'nýn açýlmasýyla baþladý. Zeytinyaðý Pazarý'nda Kültür Merkezi'nde kurulan stantlarda 16 ulusal ve yerel firmanýn ürünleri tanýtýlýrken, ziyaretçiler yeni hasat Ayvalýk sýzma zeytinyaðýný alma þansýna sahip oldular. Ayvalýklý Ressam Metin Benek'in resim sergisi izlenirken, Aynur Tartan'ýn yazdýðý "Bak Mutfakta Kim Var!" adlý yemek kitabýnýn tanýtýmý yapýldý.

Cumartesi günü Mutlu Köyü'ndeki Nostalji Bahçesi Çiftliði'nde düzenlenen etkinliklerde konuklarla birlikte zeytin hasadýný yapýldý. Ardýndan Ulusal Zeytin ve Zeytinyaðý Konseyi (UZZKK) Baþkaný Mustafa Tan ile Dünya Gazetesi Tarým Yazarý Ali Ekber Yýldýrým'ýn konuþmacý olarak katýldýðý "Zeytin Altýndan Deðerlidir" temalý söyleþi gerçekleþtirildi. Ali Ekber Yýldýrým þöyle konuþtu; “Ben tarým konusunda yazý yazan bir gazeteciyim. Elbette tarýmdan, çevreden, doðadan, üreticiden yana tarafým… Zeytinin ve altýnýn buluþma noktasý toprak. Biri topraðýn altýnda diðeri üstünde. Altýn rezervi olan ve tükenen bir kaynak, zeytin ise, binlerce yýl yaþayan ve ürün veren bir kaynak. Madencilik faaliyeti, zeytine, doðal yaþama, çevreye, biyoçeþitliliðe ciddi zarar verebiliyor. Bu durumda bir tercih yapmak gerekiyor.Bu tercihi de deðerli olandan, insanlýk için yararlý olandan yana yapmak en doðrusu. Hem ekonomik olarak hem de yaþam için yerin üstündeki yerin altýndakinden daha deðerli. Yani zeytin altýndan daha deðerli.” Ayvalýk Ticaret Odasý Baþkaný Rahmi Gencer, Ayvalýk Zeytin Hasat Günleri'nin artýk geleneksel hale geldiðini belirterek, "Türk halkýna zeytinyaðýný tanýtmak lazým. Ayvalýk, bu iþin lokomotifi oldu" dedi. Madencilik yapan çok uluslu þirketlerin, Zeytinlik alanlara göz diktiðini ileri süren Gencer þöyle konuþtu: "Onlardan ve yöneticilerimizden sadece Zeytincilik Kanunu'nu deðiþtirmemelerini istiyoruz. Bu yörenin topraklarýnda altýn varmýþ. Altýn ancak siyanürle çýkartýlabiliyor. Bunu istemiyoruz. Egeli milletvekillerinden destek istiyoruz." Söyleþi ardýndan konuklara Tolga Çandar'ýn seslendirdiði Ege müzikleri eþliðinde Ayvalýk'a özgü lezzetler sunulurken, ikram edilen erken hasat zeytinyaðlarý, lezzeti ve kokusuyla damaklarda hoþ bir tat býraktý. Mutlu Köyü kadýnlarýnýn hazýrladýðý keþkek ve pilav ayrý bir renk kattý. Etkinlikler Pazar günü Cunda Adasýnda düzenlenen kitap tanýtým toplantýsýyla son buldu. Gazeteci Celal Baþlangýç 'Trilye'den Derik'e Adatepe'den Yusufeli'ne Hayat Aðacýyla Yaþayanlar' adlý bir kitabýný imzaladý. Ana Gýda tarafýndan yayýnlanan kitaptaki fotoðraflar Tolga Sezgin'e ait.


papalina

Kasým 2010

ZEYTÝN KÜSPESÝNDEN ELEKTRÝK ENERJÝSÝ Piraye BAYMAN

BELEDÝYE MECLÝSÝMÝZDEN Havva TAYLAN

Bundan on beþ yýl önce, göz alabildigine zeytinle kaplý olan Güney Ýspanya'nýn Endulus bölgesinde pirinadan elektrik enerjisi üretmiþler. Ýlk elektrik üretim tesisi Palenciana'da kurulmus ve 27,000 eve elektrik saðlamýþ. Geçtiðimiz yýllarda eklenen yeni tesislerle bugün Endulus bölgesinde 130,000 eve pirinadan elektrik saðlaniýyor. Artýk Ýtalya, Yunanistan, Ýsrail de pirinadan elektrik üretiyorlar. Biyokütle olarak pirinanýn tercih edilmesinin baþlýca nedenleri yandýðýnda ulaþtýðý yüksek kalori deðeri ve yanma iþlemi sonundaki yok denecek kadar az olan kül miktarý. Zeytini olmayan kuzey Avrupa ülkeleri bile pirina ithal ederek pirinadan elektrik enerjisi üretme yoluna gitmisler. Örneðin Ingiltere, 2003 yýlýndan beri, elektrik üretimine ithal pirina ile katkýda bulunuyor. Halbuki ülkemizde pirina, yaðý çýkarýldýktan sonra, yakýt olarak pazarlanýyor. Yakýt olarak iþlenmiþ pirinanýn içindeki yað oraný %1.5'u geçmemesi gerekiyor. Bazi Avrupa ülkelerinde bu oran %1ile sýnýrlandýrýlmýþ. Çünkü pirina da kömür gibi atmosferi kirleten bir yakýt. Yað orani yükseldikce çevreye daha cok zarar veriyor. Pirina kömüre nazaran daha az kükürt içeren bir yakýt. Yine de pirinayý yakýt olarak kullanmak yerine yeni geliþtirilmiþ metodlarla elektrik enerjisi üretiminde kullanmak çevre icin daha doðru bir seçim olabilir. Biyokütleden enerji uretimi konusunda Israil'de araþtýrma yapan Genova adlý þirket 1 kilo pirina ile 1kW elektrik üreten ufak (30kW) ve orta boy (200kW) reaktörler geliþtirmiþ. Patent sahibi

þirket pirinayý ilk önce oksijensiz bir ortamda cok yüksek ýsýya tabii tutuyor (800 derece), gaza dönüþmesini saðlýyor (metan ve carbon monoksit), bu gazla da geleneksel metodla elektrik üretiyor. Biyokütle ile enerji üreten diðer þirketlerle kýyaslandýðýnda maliyet açýsýndan Genova açýk farkla önde geliyor. Genova'nýn ürettiði elektriðin maliyeti kW/saat baþýna 2 sent iken, rakip þirketlerin maliyeti kW/saat baþýna yaklaþýk 9 sent. Türkiye'de yýlda ortalama 150,000 ton zeytin yaðý üretiliyorsa, ortalama 300,000 ton kadar yaþ pirina çýkýyor demektir. Yaþ pirinanin yaðý alýndýktan ve yuksek ýsýda kurutulduktan sonra geriye yaklaþýk 150,000 ton kuru pirina kalýyor demektir. Genova þirketinin geliþtirdigi teknoloji ile Türkiye'nin pirinadan üretilen elektrik enerjisi potensiyeli 150 megawattýr. Türkiye'de rüzgardan elde edilebilecek temiz enerjiye kýyasla pirinadan elde edilebilecek temiz enerji az gibi gözükse de bir atýk olan pirinanýn doðaya zarar vermeden enerji olarak geri dönüþümü saðlanmýs olacaktýr. O halde pirinadan elektrik üreterek hem doðayý korumuþ, hem de fosil yakýt kullanýmýmýzý azaltmýþ oluruz. Tekrar Ýspanya örneðine dönecek olursak, Ispanya rüzgar ve güneþ enerjisi kullanýmýnda öncülerden biri. Pirinadan da biyokütle olarak yararlanmayi ihmal etmemiþ ve 2020 yýlýna kadar enerjisinin yüzde yirmisini temiz enerji kaynaklarýndan elde etme yolunda ilerliyor. Dünyanýn dördüncü büyük zeytin üreticisi olarak, pirinadan elektrik enerjisi elde etme konusunda dünyanýn en büyük üreticisini örnek alabiliriz.

Taþerona Karþý Mücadele Nebahat DÝNLER

Türkan Albayrak Kazandý

Burhaniye Devlet Hastanesinde taþeron firmaya baðlý çalýþýrken iþlerine son verilen 11 iþçi Burhaniye Cumhuriyet Alanýnda basýn açýklmasý yaptý. Turan Taþköprü ve Davut Balaban tarafýndan yapýlan açýklamada;Bizler yýllardanberi M.N.A þirketinde çalýþmakta olup yine yýllara

dayalý haklarýmýzý talep ettiðimiz için iþimizden olduk. Taþeronlaþtýrma ile geleceðimiz karartýlmakta, örgütlenme hakkýmýz elimizden alýnmakta, sigortadan doðan haklarýmýz ve kýdem tazminatlarýmýzýn ödenmesi taþeron firmanýn insafýna terkedilmektedir” dediler. Ýþçiler, iþe dönme haklarý baþta olmak üzere, gasp edilen ve yasalardan kaynaklý haklarýnýn iadesini istediler.

10 Aralýk Ýnsan Haklarý Günü Birleþmiþ Milletler, Ýnsan Haklarý Evrensel Bildirgesi’ni bundan 62 yýl önce 10 Aralýk 1948 tarihinde kabul ve ilan etti.

yapýlmasý, adil yargýlanma hakký baþta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin güvence altýna alýnmasý için herkesi mücadeleye davet etti..

Evrensel Bildirge’nin kabul ediliþinden 62 yýl sonra, bildirgede yer alan hak ve özgürlüklere dayalý uluslararasý bir düzen hala kurulamadý. Hâlâ adalet ve eþitlik için mücadele ediliyor.

Uluslararasý Af Örgütü Türkiye Þubesi baþlattýðý “Haklar Ýçin Mektup Yazma Maratonu” ile insanlarý gerek mektup yazarak gerekse internet dilekçelerini imzalayarak tüm bireylerin haklarýna saygý duyulmasý, haklarýnýn daima korunmasý ve haklarýnýn özgürce kullanýlmasý için baský oluþturmaya çaðýrdý.

Ýnsan Haklarý Derneði yaptýðý basýn açýklamasý ile bildirge’nin kabul ediliþinin 63. yýlýnda insan haklarýna dayalý yeni bir Anayasa

Bizleri en çok ilgilendiren konulardan biri; Nejat Sarlýcalý Saðlýk Ocaðýnýn, Aile Hekimliðine geçilmesiyle saðlýk ocaðý vasfýný yitirmiþ olmasý ve saðlýk ocaðýnýn Aile hekimlerine kiralanmasýydý. Baþkan sembolik bir kira alýnmasý amacý ile konuyu meclise getirdiðini belirttikten sonra burayý 100 TL'ye kiralamak istediðini belirtti ve Aile Hekimliðinin yararlarýný bir güzel anlattý. Bizler þaþkýnlýk içindeydik. Aile Hekimliðinin halkýn saðlýk haklarýndan bir çoðunu elinden alacaðýný defalarca anlattýk. Duyarlý olan herkesin yeni saðlýk yasasýnýn kabul edilmemesi için bunca mücadele verdiðini sizler de çok iyi biliyorsunuz. CHP'de

Aile Hekimliðine karþý tavýr geliþtirmiþ olmasýna karþýn Ayvalýk Belediye yönetiminden onay görmesi en büyük þaþkýnlýðýmýzdý. Ýktidar partisi gibi davranmalarý ve konuyu savunmalarý Aile Hekimliði konusunda yeteri kadar bilgiye sahip olmadýklarýný düþündürdü. Biz de bu sayýmýzda yine Aile Hekimliði hakkýnda bilgi verdik. Aile Hekimleri bile uygulamadan memnun deðilken Belediye Baþkanýnýn memnunluðu bizi üzdü. En önemlisi, o mekan Nejat Sarlýcalý tarafýndan sadece saðlýk ocaðý olarak kullanýlmasý amacý ile Belediyeye baðýþlanmýþtý. Artýk saðlýk ocaðý yoksa ve mekan bir muayenehane ise baðýþ özelliðini bile yitirir. Gönül isterdi ki belediye orayý halk saðlýðý merkezine dönüþtürsün. Birçok belediyede bu uygulama yapýlmýþtýr. Ne yazýk ki mekan 250 TL'ye beþ doktora kiralanmýþtýr.

Paþabahçe Devlet Hastanesi'nde sendikalý olduðu için iþten çýkarýldýktan sonra tek baþýna direniþe geçen Taþeron temizlik iþçisi Türkan Albayrak, direniþinin 118'inci gününde iþine geri döndü. Türkan Albayrak'ýn direniþini sonlandýrýrken yaptýðý açýklamada: “Ben bu direniþimle; halkýma, iþçi kardeþlerime, direnerek kazanýlacaðýný gösterdim. Direnenlerin yalnýz kalmayacaklarýný gösterdim. Ýþe geri dönmekle, mücadeleden vazgeçmiyorum. Taþeronlaþtýrmaya, güvencesiz çalýþtýrmaya, sendikasýzlaþtýrmaya ve örgütsüzlüðe karþý mücadelem devam edecek.” dedi.

Burhaniyeli Ýþçiler Direniyor

Belediye Meclisinin gündemi her zamanki gibi imar konularýydý. Meclise yeni gelen konular imar komisyonuna; imar komisyonundan gelenler ise komisyon kararýna uygun olarak kabul edilmektedir. Yani komisyon ile meclis uyum içinde çalýþmaktadýr.

Belediye hizmetlerine %10 zam gelirken su ve taþýmacýlýða zam gelmedi. Yalnýzca öðrenciler artýk nakit ücretle otobüse binemeyecekler. Deniz kenarýndaki otoparklarýn, yeþil alan ve toplu taþýma araçlarýnýn (Dolmuþ taksi ve minibüsler) turnike yeri olacaðý belirtildi. Ayný zamanda bu yerlerin yeþillendirilip dinlence ve eðlence alanlarý olacaðý söylendi. Cunda iskelesinin 'T' þeklinde büyütüleceði ve gezi tekneleri ile büyük balýkçý teknelerinin buraya baðlanacaðý belirtildi. Bu da denizi doldurmaktan farklý bir þey deðildir. Meydanýmýz yine kötü görünecek ve bizler yine gün batýmýný izleyemeyeceðiz. Bu konuyu bir kez daha düþünmelerini diliyoruz. Çünkü orasý Cunda motorlarýnýn yeridir ve halk için anlamlýdýr. Ayvalýk'ta yapýlacak herhangi bir imar deðiþikliði Ayvalýk'ýmýzýn ruhuna uygun olmalýdýr. Ayvalýk sýradan bir sahil kenti deðildir. Her istediðimizi rahatýmýz için de olsa yapmamalýyýz. Ayvalýk'ýn farklýlýðýnýn fark edilmesi en büyük dileðimizdir.

9


10 papalina

Kasým 2010

SATRANÇ KÖÞESÝ Tekrar merhaba satranç dostlarý. Satranç dünyasýndan haberler vermeye devam edelim. DÜNYA'DAN SATRANÇ HABERLERÝ * 39. Dünya Satranç Olimpiyatlarý Sibirya'da þiirsel bir gösteriyle baþladý. Her bir satranç taþýný canlandýran oyuncularla trampetler eþliðinde sahneye çýkan satranç taþlarý masalsý bir havada dans ederek katýlýmcýlara eþsiz anlar yaþattýlar. Turnuvaya 149 ülkeden 1300'den fazla sporcu katýldý. Olimpiyatlarda ülkemizi temsil eden Türk Milli Açýk takýmý ilk turu rahat geçse de sonraki turlarda ayný baþarýyý gösteremedi.21 Eylül'de baþlayan karþýlaþmalar 3 Ekim'de kapanýþ töreniyle sona erdi. * 2010 Avrupa Yaþ Gruplarý Þampiyonasý 19–29 Eylül 2010 tarihlerinde Gürcistan'ýn Batum þehrinde düzenlendi.30 sporcuyla katýldýðýmýz turnuvada 12 yaþ altý erkekler kategorisinde FM Cemil Can Ali Marandi 9 tur üzerinden düzenlenen turnuvada 7,5 puan alarak Avrupa þampiyonu oldu. * 2010 Dünya Yaþ Gruplarý Þampiyonasý

19–31 Ekim 2010 tarihlerinde Yunanistan'ýn Halkidiki þehrinde düzenlendi. Þampiyonaya ülkemiz adýna 25 sporcu katýldý. * Tüm zamanlarýn en iyi Danimarkalý satranççýsý LARSEN 09 Eylül'de yaþama veda etti.

TÜRKÝYE'DEN SATRANÇ HABERLERÝ *Bu yýl büyük ustalýk konusunda bir patlama yaþandý. Kývanç HAZNEDAROÐLU ve Barýþ ESEN' in ardýndan kýrýlmasý zor bir rekorla yirmi yaþýndaki Emre CAN “En Genç Büyük Usta” unvanýný aldý. AY VA L I K ' TA N S A T R A N Ç HABERLERÝ * TSF Ayvalýk Ýlçe Temsilciliði, Ayvalýk Satranç Spor Kulübü ve Ayvalýk Gençlik ve Spor Ýlçe Müdürlüðü tarafýndan organize edilen “29 Ekim Cumhuriyet Bayramý Satranç Turnuvasý” 30–31 Ekim 2010 tarihlerinde Ayvalýk Belediyesi Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezi'nde yapýldý. Her yýl yapýlmasý artýk geleneksel hale gelen, Gençler, Yýldýzlar, Küçükler ve Minikler olmak üzere 4 kategoride gerçekleþtirilen Cumhuriyet Satranç Turnuvasý'na Ayvalýk, Altýnova ve Burhaniyeli toplam 78 lisanslý satranç sporcusu k a t ý l d ý . Tu r n u v a n ý n hakemliðini Nahil FÝLÝZ ve Ali BEÞBUDAK yaptýlar. Ýsviçre sisteminde oynanan 5–7 tur oyun sonunda sýralama þöyle gerçekleþti; MÝNÝKLER: 1. Ali Mert ÖZSOY, 2. A.Mahir DEMÝRELLÝ, 3. Sude SAMANGÜL, 4. Arda KARADEMÝR, 5. Sudenaz KAYA, En Ýyi Bayan Oyuncu: Aybike DERÝCÝ KÜÇÜKLER: 1. Barýþ KÜÇÜK, 2. Uðurcan GÜNAYDIN, 3. Fatih YILDIRIM, 4. Utkun KAYA, 5. Ceren ÇELÝKTAÞ, En Ýyi Bayan Oyuncu: Sevda GÜZEY

Hazýrlayan: Ahmet KÖKEN MANSÝYON: Fuat BAÞARAN, Tansel ÇELÝKTAÞ, Fýrat ALUMERT YILDIZLAR: 1. Utku DEMÝRBAÞ, 2. Ýlayda CANTAÞ, 3. Adem Seçkin DOÐAN, 4. Mehmet KUTLU, 5. Hilmi ALTINOVALI, En Ýyi Bayan Oyuncu: Gökþe ÇÝÇEK GENÇLER: 1. Mehmet Can ÖZDEN, 2. M.Kerem AKÇA, 3. Bahtiyar KOÇOÐLU, 4. Tolga YALÇIN, 5. Üsamet DEÐÝRMENCÝ, En Ýyi Bayan Oyuncu: Nazire KARAKAYA Turnuva sonunda yapýlan ödül töreninde, birinci olan sporcularýn kupalarý ve diðer derecelerin madalyalarý, Ayvalýk Gençlik ve Spor Ýlçe Müdürü Metin ÇÝMLÝ tarafýndan verildi.

BU SAYININ SORUSU: Beyaz oynar 2 hamlede mat eder.(Corzo Y Prinzipe-Capablanca Havana)

GEÇEN SAYIDAKÝ SORUNUN ÇÖZÜMÜ: 1.Kxc7+ Þxc7 2.Ve7+ Þc8 3.Vd7+ Þb8 4.Ff4+ Ae5 5.Fxe5+ Vxe5 6.Kf8+ # “En zoru, kazanýlmýþ oyunu kazanmaktýr.” Em.LASKER

BAZ ÝSTASYONLARI YETKÝSÝ BELEDÝYELERDE Halil COÞKUN

Türkiye'de sayýlarý 45 bin üzerinde olan baz istasyonlarýnýn yaydýðý ýþýnlarýn bilim çevrelerince aðýrlýklý olarak elektromanyetik kirliliðe yol açtýðý belirtilmektedir. Bu çalýþmalar sonunda baz istasyonlarýnýn yaydýðý elektromanyetik ýþýnlarýn depresyondan uyku bozukluðuna, kan hücrelerinin bozulmasýndan, beyin tümörleri oluþumuna kadar birçok rahatsýzlýða neden olduðu görülmektedir.15. Pratisyen Hekimlik Kongresi sonuç bildirgesinde baz istasyonlarýn insanlarý etkilemeyecek yerlere kurulmasýna yer vermiþtir. Hindistan'da ise Dr. Sainuddin Pattazhy tarafýndan yönetilen araþtýrmalarda ise elektromanyetik dalgalarýn iþçi arýlarýn yön bulma duygularýný zayýflattýðýný, bunun sonucu olarak polen toplamak için yuvalarýndan ayrýlan iþçi arýlarýn tekrar yuvaya dönmediðini tespit etmiþtir. Baz istasyonlarýnýn zararlý etkilerinden halký korumak için ruhsat ve yapý izniyle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi, Yargýtay ve Danýþtay bu konuda kararlar alarak belediyeleri yetkilendirmiþtir. Yargýtay 4. Hukuk Dairesi 11.06.2009 tarihli son kararýnda “Kullanýlan istasyonun konumuna göre uzun sürede kiþi, çevre ve bitkilere zarar verdiði, bu nitelikteki bir istasyonun halen bulunduðu yerde kullanýlmasýnýn sakýncalý

bulunduðu, bunun daha uygun ve yerleþim yerinden daha uzakta kurulmasý gerektiði anlaþýlmaktadýr.” diyerek hukuken kamu kurumlarýný baðlayan karara imza atarak neticelendirmiþtir. Anayasa Mahkemesi 01.10.2009 tarihinde aldýðý kararla elektronik haberleþme alt yapýsýnda kullanýlan mal ve teçhizatýn, yapý ruhsatiyesine ve yapý kullanma iznine tabi tutulmamasýna iliþkin istisnai düzenleme yapan, Telgraf ve Telefon Kanunu'ndaki maddeyi iptal ederken iptal gerekçesi Resmi Gazete'de yayýmlanýncaya kadar da yürürlüðü durdurma kararý verdi. Danýþtay, 5189 sayýlý yasanýn baz istasyonlarýnýn kurulumunda yasanýn 5. maddesine eklenen 35. maddesini iptal etmesiyle ruhsat ve yapý izni belediyelere devredilmiþtir. Ýlçe sýnýrlarý içinde baz istasyonu kurmak isteyen firma yetkilileri bundan sonra belediyeden ruhsat almak zorunda kalacaklar. Baz istasyonlarýnýn kurulmasý ile ilgili saðlýk ve çevre koþullarýnýn dikkate alýnmasý gerekliliði yatmaktadýr.

Ayvalýk'taki baz istasyonlarýnýn büyük bir çoðunluðu da yerleþim alaný içindedir. Kýrlangýç Fabrikasý, Hamdibey mahallesi ve çarþý içindeki baz istasyonlarý, Ayvalýk halký için çok büyük bir tehdit oluþturmaktadýr. Yasal dayanaktan yoksun yapý ve ruhsat izni olmayan baz istasyonlarý sökülmelidir.


papalina 11

Kasým 2010

Sendikal Hak ve Özgürlüklerin Önündeki Engeller Kalkacak mý?

Aslýnda

Hüsniye EDÝZSOY

Referanduma sunulan 26 maddelik anayasa deðiþikliði paketinin 5.,6.,7.,12.,13. ve 23. maddeleri doðrudan 11.ve 18. maddeleri dolaylý olarak çalýþma hayatý ile ilgilidir. Bu deðiþiklik paketi yürürlüðe girdiðinde çalýþan için ne deðiþecek? Anayasanýn 53. maddesinde yer alan ''ayný iþ yerinde ,ayný dönem için, birden fazla toplu iþ sözleþmesi yapýlamaz ve uygulanamaz'' yasaðý kaldýrýlmýþtýr. Böylece ayrý ayrý sendikalarýn ayrý ayrý iþ sözleþmesi yapmasýnýn yolu açýlacaktýr. Bu deðiþiklik sendikal kaos ve rekabet riski taþýmaktadýr. Bu durumda toplu iþ sözleþmesi hakký fiilen gasp edilmiþ olmayacak mý? Ayný anda birden çok sendikaya üye olma yasaðý da kaldýrýlýyor. Çoðulcu bir toplu pazarlýk sistemi oluþturulmadan ayný anda iki sendikaya üyelik, yetki kaoslarýný artýrmaktan baþka iþe yaramayacaktýr. Memur ve diðer kamu görevlilerinin Toplu görüþme hakký, ''Toplu iþ sözleþmesi ve Toplu sözleþme hakký'' olarak deðiþtiriliyor. Memurlar toplu sözleþme haklarýný kullanýrken uyuþmazlýk çýkmasý halinde, taraflarýn uzlaþtýrma kuruluna baþvuracaðý bu kurulun kararlarýnýn kesin ve toplu sözleþme hükmünde olacaðý kuralý getirilmektedir. Aslýnda bu sistem kesin grev yasaklarýnýn bulunduðu toplu pazarlýk rejiminde görülür. Pakette de olduðu gibi, uyuþmazlýk, grevsiz çözülecektir. Yapýsý yasa ile belirlenecek bu kurulun baðýmsýz olabileceði de düþündürücüdür!... Ayrýca, grev haklarýný içermeyen toplu sözleþme hakký göstermeliktir. Çünkü sendikal haklar bir bütündür. Bu deðiþikliklerde memura ,emekliye yeni sendikal hak yoktur. Emeklilerin önündeki sendikalaþma engelleri kaldýrýlmamýþtýr. Ýþçi- memur ayrýmý devam etmektedir. Tüm çalýþanlar için ortak sendikalaþma hukuku yaratýlmamýþtýr.

Genel grev, siyasi grev, iþ yavaþlatma ve iþ yeri iþgali gibi yasaklar anayasa metninden çýkarýlýyor. Bu güzel; ancak her türlü grev hakký olanaklý hale gelmiyor. Zira anayasanýn 54. madde 1.fýkrasýnda ''Ýþçiler sadece toplu iþ sözleþmesi sýrasýnda uyuþmazlýk çýkmasý halinde grev hakkýna sahiptir.'' diyor. Anayasa bunun dýþýndaki grevlerin önünü kesmektedir. Hiçbir Avrupa Anayasasýnda yer almayan lokavt anayasa hükmü olarak korunmuþtur. Anayasanýn 125.maddesinde yapýlan deðiþiklik, idarenin eylemlerinin yerinde olup olmadýðýnýn yargý denetiminden kaçýrýlmasýný mümkün hale getiriyor. Özelleþtirmelerde yargýya baþvurma hakký yok ediliyor. Yargýnýn kamu yararý gerekçesiyle karar vermesi zorlaþtýrýlýyor. Grev ve toplu iþ sözleþmesi haklarý tüm çalýþanlar için anayasal güvenceye alýnmamýþtýr. Ücretsiz saðlýk ve eðitim, barýnma, sosyal güvenlik gibi sosyal haklarýn anayasal hak olarak güvence altýna alýndýðý, sosyal devlet ilkesini hayata geçirecek bir anayasanýn kucakladýðý vatandaþlar olmak dileðiyle...

AYVALIK ATLETÝZM KULÜBÜ 1 YAÞINDA geçtiðini belirterek, aldýklarý sayýsýz kupa ve madalyalarýyla sevinçlerini dile getirdiler. Madalyalarla süslendirdikleri baþarýlarýyla, milli formanýn gururunu bir kez daha yaþattýlar.

Türkiye ve Balkan Þampiyonluklarý bulunan Ayvalýklý atletlerin, Sebahattin Tatar ve Rüya Atlý'nýn öncülüðünde bir araya gelerek kurduklarý Ayvalýk Atletizm Kulübü birinci yaþýný kutladý. Kuruluþ amaçlarýnýn gençlerle el ele verip sporu ve baþarýyý kitlelere yayarak Ayvalýk adýný Ayvalýklýlarla duyurmak olduðunu belirten sporcular, sayýlarýnýn gün geçtikçe arttýðýný söylediler. Kulüp yöneticileri, üyeler ve sporcular, Cunda Adasýnda düzenledikleri yemekte, baþarýlarýný hep birlikte kutladýlar. Gecede objektiflere poz veren atletler 2010 yýlýnýn baþarýlý

Basýn sözcüsü Berat Öveyik, “Bilindiði gibi bu yýl beþ sporcumuz, milli takýma seçilirken iki tane de antrenör milli formaya hizmet için seçildi.5 Aralýkta Arnavutluk'ta Balkan kupasýna da iki sporcu gidecek. Bu sporcularýmýzdan da madalya bekliyoruz. Ekip olarak kenetlenmiþ durumdayýz. Antrenmanlarý Cunda sahilinde her gün disiplinli þ e k i l d e y a p m a k ta y ýz . Ye r ö n e m l i a m a bulamýyoruz . Bu bahane d e ð i l ; çalýþma için her türlü o l a n a ð ý zorluyoruz. Ýnþallah baþarýmýz d e v a m edecektir.” dedi ve kendilerine destek veren Ayvalýk Ticaret Odasý yönetimine ve baþkan Rahmi Gençer 'e teþekkür etti.

Papalina - Ayvalýk Halkevinin Kültür Hizmetidir - Para Ýle Satýlmaz - Aylýk Yayýnlanýr Sahibi: Ayvalýk Halkevi Adýna Havva Taylan Yazý Ýþleri Müdürü: Halil Coþkun Dizgi: Kadri Kaya Web: Berrin Özkan Adresi: Sefa Çamlýk mh. Faruk Saylam cd. Doða Sitesi No-6 /Ayvalýk Telefon: 0505 687 65 84 E-Posta: papalinagazetesi@gmail.com Web: papalina.gazetesi.biz.tr Basýldýðý Yer: Ýz Ofset - Hürriyet Mh. Melih Pabuçcuoðlu Blv. No: 8/C Burhaniye Tel: 412 03 53

Ilýca, kült yapýsý, Caddeler, sokaklar, köprüler, çeþmeler, yapý adalarý, atelyeler, evler, mezarlýklar, …. yoktu. Biz sadece zannettik, 9 yýl boyunca yüzlerce iþçi çalýþmadý. Geceli gündüzlü onlarca zorlu macera yaþanmadý. Hiç zehirlenmedik, Ne cerenimo vardý ne de makarna, 400 metal týp aleti çýkmamýþtý, Yüzlerce seramik tümlanmemiþti, 10 bin sikke de bulunmamýþtý, Hepsi abartýlmýþtý. Yüzlerce öðrenci orada yetiþmemiþti, Binlerce kalabalýk da korunmasý için gelmemiþti, Tarihsel deðerlerin korunmasý için toplumsal duyarlýlýk hiç oluþmamýþtý, Oluþmasý da zaten hep tehlikeli görülmüþtü, Orasý Roma Çaðý'nda da tam da bu isimle 'Paþa Ilýcasý' olarak biliniyordu, Sýcak su filan da yoktu, Þifalý sýcak su zaten hiç ama hiç olmamýþtý, Hiç kimse bu sularda þifa bulmamýþtý, Bunlarý iddia edenler yalan söylüyorlardý, Dünya'nýn en büyük ve en saðlam kalmýþ ýlýcasý tamamen safsataydý, Baþka bir yer 1. Derecede Arkeolojik Sit Alaný olmuþtu. Onlarca Mahkeme baþka bir yer için karar almýþtý. Koruma kuruluna boþuna baský yapýlmýþtý. Danýþtay boþuna yüksek kurulun kararlarýný iptal etmiþti. Ýhaleler, mütahitler, taþaronlar… Yazýþmalar, mahkemeler, yürütmeyi durdurmalar, iptaller, Mitingler, yüyüþler, kampanyalar, basýn açýklamalarý.. Binlerce dilekceler, sözlü baþvurular, Kitaplar, makaleler, þiirler, öyküler, masallar… Onca aþk hiç yaþanmadý, Paþaköy Fay Hattý diye bir þey hiç yoktu, Bu bölgede deprem hiç olmamýþtý, Zaten deprem Allahýn iþiydi, yapýlacak hiçbirþey yoktu, Barajýn flora ve faunaya hiç etkisi yoktu, Suladýðý kadar bir alaný zaten yok da etmiyordu. Barajla ovaya su götürülecekti, Köylü suya bedava ulaþacaktý, Barajlar yakýn zamanda özelleþtirilmeyecekti, Ýsteyen ihtiyacý kadar suya kavuþacaktý. Ýstihdam saðlanacaktý, Daha çok daha çok dometes üretilecekti. Bölge halký su götürülen köylüler! gibi zenginleþecekti. Kestel Barajý'nda da olduðu gibi bolluk bereket olacaktý. Evet, evet; Etkili ve yetkili ihale veren büyük makam sahipleri, Dediðiniz doðruydu, Gördüðümüz sadece iki gavur taþýydý. Biz bu ülkede sit kararýnýn uygulanacaðýna dair bir rüya görmüþtük. Uluslarasý antlaþmalara uyulacaðýný düþünmüþtük. Hatta ve hatta evrensel deðerler içeren kültür politikasýnýn olduðunu sanmýþtýk, Yanýlmýþýz. Uyandýrýldýk. Aslýnda Allianoi denen bir yer yoktu. Zaten hiç olmamýþtý, Aslýnda bu sisli mevsimde, ortaya çýkartmanýn gereði de yoktu… Biz böyle Kültür Varlýklarýmýzý koruyorduk… Dr. Ahmet YARAÞ Allianoi (Tel Çitlerinin Önü), Bergama 2 Ekim 2010


12 papalina

Kasým 2010

Panayia Kilisesi ve ÇAN kulesi Ayvalýk'ta olmadýðý gibi Ýstanbul'da dahi görmedim. Ne yazýk ki o çan kulesinden þimdi elimizde yanlýz iki sütun baþlýðýyla bir sütun alt taþý bulunmaktadýr. Çan, Bergama Müzesi'nde sergilenmektedir. Fakat hikayesinden arýndýrýlmýþ ve ait olduðu yerden kopartýrýlmýþtýr. Alibey adasýndan, Ayvalýk'a, oradan da Bergamay'a. Oysa çan adanýn malýdýr. Bergama'da ne olduðu bilinmeyen bir çan olarak görülmektedir. Adada ise tarihi temsil edecektir. Çan, Bergama'dan alýnarak ait olduðu Panayia Kilisesi'nin yýkýntýlarý üzerine konularak herkesin görmesi saðlanmalýdýr.» *Ýskenderiye Yazýlarý - Sayý 24 (Alibey Adasý'ndaki Panayia Kilisesi'nin Ýnþaasý ve Yýkýlýþý-Ali Onay)

1863 yýlýnda yapýlan Panayia Kilisesi, Cunda Adasý'nýn en büyük ve en görkemli kilisesiydi. Yüksek duvarlarla çevrilmiþ geniþ bir avlunun içerisinde yer alýrken; kilisenin güney tönünde çok yüksek bir çan kulesi yer almaktaydý. Ýnsani ve doðal tahribata, çýkan yangýna ve 1944 yýlýnda meydana gelen depremden hasar görmesine raðmen bütün göz alýcýlýðýyla ayakta duran Panayia Kilisesi, 1954 yýlýnda bir okulun yapýmý sýrasýnda yýkýma uðruyor. Kilisenin o muhteþem çaný ise 1935 yýlýnda Sivil savunma seferberliði sýrasýnda herhangi bir tehlike karþýsýnda halký uyarmak için bir araca gereksinim duyulduðu gerekçesiyle Profit Ýlia tepesine taþýnýyor. Hikayeyi Girit Mübadillerinden Cundalý Ali Onay beyin Panayia Kilisesi'nin Ýnþaasý ve Yýkýlýþý* adlý yazýsýndan sizlere aktarýyoruz. "1928 yýlýnda, Mübadele öncesi Ayvalýk'ýn yerlilerinden Çakýrakis ile babam arasýnda baþlayan ticari iliþki samimi bir dostluða varmýþtý... Birgün babama yukarýdaki mahallede bulunan Panayia Kilisesi'ne gitmek için teklifte bulundu... Kilisenin güney yönünde çok yüksek bir çan kulesi vardý. Çakýrakisle beraber kilisedeki gezintimizde çan kulesinin dibine geldiðimizde onun yine üzüldüðüne tanýk oldum... Çakýrakis bir kaç defa daha "yazýk, yazýk" dedikten sonra anlatmaya devam etti. "Bu kilisenin inþasýna bir Türk neden olmuþtur". Babam þaþýrarak "nasýl olur" dedi. Çakýrakis devam eder; "Moskonisi'de (Alibey Adasý) yaþayan Rumlar tarafýndan çok sevilen Emin Ali Baltacý adýnda yetenekli bir demirci ustasý vardý. Demirci üç gece üst üste ayný rüyayý görür. Rüyasýnda Azizler, þimdi içinde bulunduðumuz kilisenin yerini göstererek 'git söyle bu yere bir kilise inþa etsinler, kilisenin çanýný da sen yapacaksýn' derler. Ali Aða ilk gece rüyayý önemsemez, doðal karþýlar. Fakat ikinci gece de ayný rüyayý görünce þaþýrýr ve heyecanlanýr. Yine de kimseye bir þey söylemez. Üçüncü gece Azizler kilisenin yapýlmasýyla ilgili söylediklerinin ilgililere söylenmesi hususunda Ali Aðayý sýkýþtýrýrlar. Biraz

korkan fakat fazlasýyla heyecanlanan Ali Aða yataðýndan fýrladýðý gibi soluðu Episkopos'un evinin kapýsýnda alýr. Kapýyý çalarak Episkopos'un uyandýrýlmasýný ve anlatacak çok önemli þeylerinin olduðunu söyler. Episkopos, Ali Aðayý tanýyan hizmetkarý tarafýndan uyandýrýlýr. Ail Aða ziyaretinin sebebini anlatmaya baþlar; 'Aziz peder bu saatte sizi rahatsýz ettiðim için beni affediniz. Üç gecedir azizler rüyama girerek belirttikleri yerde bir büyük ve güzel bir kilise yapýlmasýný istediklerini size söylememi emrediyorlar. Ýnþa edilecek kiliseye uygun bir çanýn da benim tarafýmdan yapýlmasýný þart koþuyorlar. Bu konu için sizi rahatsýz ettim.' Episkopos, 'Geldiðine çok iyi ettin, ben böyle mukaddes meseler için rahatsýz olmam. Sen þimdi evine dön ve uyu, yarýn sabah kiliseye gel. Ben Kiliseler Kurulunu ve Þehir Meclisini toplayarak rüyalarýnýzý kendilerine anlatacaðým. Elbet toplantýda konu deðerlendirilir ve bir karara varýlýr' diyerek Ali Aðayý gönderir. Ali Aða Episkoposun ellerini öper ve evine döner. Sabah olduðunda doðruca Episkopi olan Ayia Triada Kilisesine gider. Heyetler toplantý halindedir. Görüþmeler bittiðinde Ali Aðayý çaðýrýrlar bir kez daha onu dinlerler. Daha sonra hep beraber rüyasýnda gördüðü araziye, yani þimdi kilisenin bulunduðu yere gelirler. O zamana kadar herhangi bir yerleþimin olmadýðý bu boþ arazi beðenilir ve kilisenin inþasýna karar verilir. Yýl 1860. Derhal hazýrlýklar baþlar. Sarmýsaktan gemilerle getirilen taþlar bütün ada halkýnýn ortak çabasýyla limandan kilisenin yapýlacaðý tepeye kadar elden ele taþýnýr. Hýzlý bir çalýþma baþlar. Adanýn en büyük ve en görkemli kilisesi yavaþ yavaþ yükselmeye baþlar. Bu arada Ali Aða planlanan çan kulesine uygun büyük bir çanýn imalatý için Almanya'nýn Bochum Dökümhanelerine sipariþ verir. Çaný yaptýranýn isminin ve imal tarihinin çan üzerine yazýlmasýný da ister. Kilisenin inþaatý bittiðinde çan kulesi yörenin ve Ayvalýk'ýn en yüksek ve taþ iþlemesi bakýmýndan en güzel çan kulesi olmuþtu. Kilisenin inþasýnýn bitiþ tarihiyle çanýn imal tarihi aynýdýr; 1863." Çan gemiyle limana getirildiðinde adanýn bütün halký toplanmýþ sevinç çýðlýklarý arasýnda çaný karaya çýkarmýþlar, elbirliðiyle arabaya yükleyerek kiliseye götürmüþler. Çan kuleye çekildikten ve yerine asýldýktan sonra büyük bir törenle kiliseyi ayine açmýþlar. Çan sesinin Midilli'den ve Anadolu köylerinden duyulduðunu büyük bir heyecanla anlatmýþtý Çakýrakis. Kilisenin çan kulesi, alt bloðundan sonraki iki katý pembe sarmýsak taþýndan, çeþitli motiflerle iþlenerek inþa edilmiþti. Görülmeye deðer bir sanat þaheseriydi. Böyle iþlemeli ve yüksek bir çan

Mübadeleyi Anlatan Yeni Bir Roman Midilli'de Söðüdün Gölgesinde Þükrü Levent Deniz kaleme aldýðý “Midilli'de Söðüdün Gölgesinde” isimli romaný ile Türk Edebiyatýnda yeterince ele alýnmamýþ “Mübadele” konusunu iþlerken Türk Yunan dostluðuna vurgu yapýyor. Roman Mübadele sýrasýnda Ayvalýk'tan Midilli'ye, Midilli'den Ayvalýk'a yapýlan göçü anlatýyor. Romanýn tanýtým yazýsýndan: " G ö ç ediyoruz dedi kaptan; þivesinden Rum olduðu anlaþýlýyordu. Sigarasýndan bir nefes aldýktan sonra sordu: " S i z kimlerdensiniz, n e r e y e gidiyorsunuz?" "Biz Midilli'nin A ð r a Köyü'ndeniz, biz de göç ediyoruz, Anadolu'ya." dedi babam. "Kader." dedi kaptan. Kendi t e k n e s i n i n i ç i n e doðru, soðuktan birbirlerine sokulmuþ, bitkin ve üzgün olduklarý belli olan kadýn ve çocuklara acýyan gözlerle baktý. Derin bir iç çekip ekledi: "Biz Ayvalýk'tan Midilli'ye, siz Midilli'den Ayvalýk'a..." Sigarasýndan tüm ciðerlerini dolduracak kadar güçlü bir nefes daha çekti ve konuþmasýna devam etti: "Duymadýnýz daha galiba. Smyrni dün sabah düþtü." Kitap hakkýnda ayrýntýlý bilgi için: www.midilli.tc

Profile for kadri kaya

papalina 22. sayı  

papalina gazetesi 22. sayı

papalina 22. sayı  

papalina gazetesi 22. sayı

Profile for kadrikaya
Advertisement